powered by

powered by

TBB Dergisi 2023 (167)   s.47-82 SOSYAL MEDYA DÜZENLEMESİ İÇİN BİR TÜRKİYE DENEMESİ A TURKEY PRACTICE FOR SOCIAL MEDIA REGULATION* Kadir YILDIZ** Özet: Yüksek hızlı internetin kolay ulaşılabilir olması ve bilgiye ulaşmayı kolaylaştırması insanların interneti kullanım oranını arttır- mıştır. Böylelikle web 2.0 araçlarından olan sosyal medya bilginin daha hızlı ve daha çok kişiye yayılabilmesinin aracı olmuştur. Bu avantajlarının yanında yalan haber ve dezenformasyon gibi yıkıcı ve yanıltıcı yanları da bulunmaktadır. Bu konularda kanunlarla düzenle- me yapılması konusunda Türkiye’nin de aralarında yer aldığı küresel bir yönelim bulunmaktadır. Bu çalışmada Türkiye’de yapılan yasal düzenleme konusunda süregiden tartışmalar ekseninde yasa incele- nip sorunlar ve olası sonuçlar irdelenmiştir. Dünyadaki düzenlemeler düşünce özgürlüğüne yaklaşımları açısından tasniflenerek Türkiye açısından uygulanabilecek bir pratik sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Medya, Düzenleme, Yalan Haber, Dezenformasyon, Sosyal Medya Denetimi Abstract: The fact that high-speed internet is easily accessible and facilitates access to information has increased the rate of peo- ple’s use of the internet. Thus, social media, which is one of the web 2.0 tools, has become a means of spreading information faster and to more people. In addition to these advantages, there are also de- structive and misleading aspects such as fake news and disinforma- tion. There is a global orientation, including Turkey, in the regulation of these issues by law. In this study, the law has been examined on the axis of the ongoing debate on the legal regulation in Turkey, and the problems and possible consequences have been examined. The regulations in the world are classified in terms of their approaches to freedom of thought and a practice that can be applied in terms of Turkey is presented. Keywords: Social Media, Regulation, Fake News, Disinforma- tion, Social Media Regulation * Çalışma, araştırma ve yayın etiğine uygun olarak hazırlanmıştır. ** Kocaeli Üniversitesi Hukuk Fakültesi Lisans Öğrencisi, avyildizkadir@gmail.com, ORCID: 0000-0003-1886-5830 Makalenin Gönderim Tarihi: 10.02.2023, Kabul Tari- hi: 12.06.2023 48Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi GİRİŞ Günden güne gelişen dijital tabanlı medya araçları gerek insanlar gerek şirketler ve gerekse de devletler tarafından kullanımı kaçınıl- maz hale gelen mecralar olagelmiştir. Şöyle ki günümüz dünyasında insanlar kendilerini sosyal medya araçları aracılığı ile ifade etmekte, şirketler tanıtımlarını bu mecralar üzerinden yapmakta ve devletler hem merkezi hem de yerel yönetimler açısından kendilerini ve hiz- metlerini bu mecralar üzerinden vatandaşlarıyla paylaşmaktadır. Do- layısıyla sosyal medya artık herkes için bir zorunluluk haline gelmiş- tir. Sosyal medyanın çekici yanları olduğu kadar herkes için tehlike arz eden yanları da bulunmaktadır. Devletlerin, şirketlerin ve vatan- daşların neredeyse tamamının sosyal medya ile bir şekilde yollarının kesiştiği ve sosyal medya kullanmamanın neredeyse imkânsız hale geldiği günümüz dünyasında bu alanın avantajlarını ve dezavantajla- rını görmezden gelme lüksüne sahip değiliz. Sosyal medya kavramını günümüzde bu kadar önemli hale getiren durum avantajlarının yanı sıra içerisinde barındırdığı tehlikelerdir. Sosyal medya, daha önce de belirttiğimiz üzere, içerisinde avantajları barındırdığı gibi bireylerin kişilik haklarının yanında, devletlere ve şirketlere yönelik haksız sal- dırılar için de çok uygun bir zemin hazırlamaktadır. İncelenebilecek konuların kapsamı her ne kadar geniş olsa da yoğunlaşmak açısın- dan bu makalede, yalan haberin ve dezenformasyonun sosyal medya aracılığıyla ne kadar hızlı yayıldığı, zarar verme gücünün ne kadar yüksek ve etkili olduğu çizgisi üzerinden ilerlenecektir. Bu minvalde bu makalede üç bölüm altında incelenen çalışmanın birinci bölümün- de; sosyal medyanın tanımı, gelişimi, avantajları-dezavantajları, kolay- lıkları, kattıkları, etkileme gücü gibi kavramlar incelenecektir. İkinci bölümünde yalan haber ve dezenformasyonun ne olduğu, sosyal med- yanın yalan haber ve dezenformasyonun yayılmasına sağladığı kolay- lıklar gündelik hayattan örnekler ile açıklanacaktır. Son olarak üçün- cü bölümde ise dünyadaki ve Türkiye’deki uygulamalarıyla beraber nasıl bir denetleme yoluna gidilebileceğinin pratiği yapılacaktır. 1. SOSYAL MEDYA Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre “sosyal” kelimesi bir sıfat ol- makla beraber toplum bilimi manasına gelmektedir. Bununla beraber “medya” için ise iletişim ortamı ve iletişim araçları tanımları yapıl- 49TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ maktadır. 1 Dolayısıyla sosyal medya kavramı kelime üzerinden gider- sek dahi toplumun fertlerinin birbiriyle iletişim kurduğu ortamlar ve araçlar olarak nitelendirilebilmektedir. Gerçekten sosyal medya, in- sanların internet aracılığı ve/veya birçok uygulama ile siyasi, felsefi, dünyevi, dini vb. fikirlerini, düşüncelerini ifade ettikleri ve/veya gör- sel-işitsel verilerini paylaştıkları alanlar olarak tanımlanabilmektedir. Evvela sosyal medya modern demokrasilerin gelişimi için mükemmel bir araç olarak öne çıkarılabilir. Bir demokraside ne kadar fazla farklı düşünce olursa ve bu düşünceler ne kadar rahatça ifade edilirse de- mokrasinin o toplumda o kadar gelişmiş olduğu genel kabuldür. İfade özgürlüğü gelişmiş demokrasilerde anayasalarla koruma altına alın- mış negatif statü haklarındandır. İfade özgürlüğü Türkiye Cumhuri- yeti Anayasası’nın 26. maddesinde “Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açık- lama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmi makamların mü- dahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yol- larla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir” hükmü ile koruma altına alınmıştır. Sosyal medya bireylerin kendile- rini ifade etmeleri açısından önemlidir. Devletler ifade özgürlüğünü koruma altına almayı ve ifade özgürlüğüne dokunmamayı taahhüt etmişlerdir. Diğer taraftan sosyal medyanın bu kadar iyi bir alan ol- masına rağmen oluşan bu endişenin sebebini anlayabilmek için ön- celikle onun nasıl bir süreçten geçtiğini ve nasıl çalıştığını anlamak gereklidir. 1970’li yıllara gelinmesi ile birlikte öncelikle askeri alanda kulla- nılmaya başlayan internet Türkiye’de 1990’lı yıllarda kullanılmaya baş- lanmış ve 2000’li yıllarla beraber yaygınlaşmıştır. 2 Hayatın her alanına giren internetin hızlı bir şekilde gelişimi 1990’lı yıllarda gerçekleşmiş ve sosyal medya kavramı internetin ulaşılabilir olması sonucu birey- lerin kullanımına açılmasıyla hızla yayılma eğilimine girmiştir. Hatta bu gelişim günümüz dünyasının ayrılmaz bir parçası olmuş ve kişi- 1 Türk Dil Kurumu Sözlükleri, https://sozluk.gov.tr/ Erişim Tarihi: 15.12.2022. 2 Murat Cihan/Sıtkı Yıldız, “Sosyal Medya Aracılığı İle İşlenen Suçlar: Facebook, Twitter ve Instagram Örnekleri”, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 2021, C. 11, S. 1, s. 136. 50Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi ler arası iletişim bu yolla gerçekleşir duruma gelmiştir. 3 İnternet erişi- minin çok yüksek hızlara ulaşması ile web 2.0 teknolojisi hayatımıza girmiştir. Bu doğrultuda Facebook gibi her yaş grubundan insanın kullandığı ve iletişim kurduğu platformlar ortaya çıkmıştır. İnsanlar arasında hızla yayılan bu platformlar sosyal medya kavramının geli- şimini hızlandırmıştır. 4 Facebook, Myspace gibi platformlardan sonra Instagram, Twitter, Tiktok gibi birçok sosyal medya uygulaması da sahnedeki yerlerini almıştır. Günümüzde milyarlarca abonesi olan bu sosyal medya platformları sınır, dil, din, ırk, siyasi görüş fark etmeksi- zin kullanıcılarını bir araya getirmektedir. Sosyal medya; televizyon, gazete, radyo gibi geleneksel medya araçlarından birçok açıdan farklı- dır. Bu farklılığın en önemli olanı bireyin pasif yani edilgen konumda değil bilakis aktif yani etken konumda bulunmasıdır. Şöyle ki birey bu mecrada kendi içeriğini yaratabilmekte, yorum yapabilmekte ve içeri- ğe katkı sağlayabilmektedir. Sosyal medya metin, ses, video, resim gibi birçok aracı paylaşma olanağı sağlayarak bireyler arasında çok yönlü bir etkileşim oluşturmaktadır. 5 Böylece kullanıcılarına birbirlerinin hayatlarından birinci elden haberdar olma imkânı vermesi sayesinde onlara kendi koşullarını sorgulamaları ve geliştirmeleri açısından ina- nılmaz fırsatlar sunmaktadır. Birbirinden çok uzakta olan insanlar da- kikalar içinde haberleşebilmekte ve ihtiyaç olan durumlarda yardım- laşabilmektedir. Sözgelimi öğrencilerinin ihtiyacı için sosyal medyada yardım kampanyası başlatan bir öğretmen bu amacına ulaşabilmekte- dir. 6 Kızılay 7 ve AFAD 8 gibi yardım kuruluşları da yardımseverlere bu şekilde ulaşabilmektedir. Dolayısıyla daha fazla insana daha hızlı ve etkili ulaşmak için sosyal medya platformları büyük önem arz etmek- tedir. Bu hızlı etkileşimin yanında sosyal medya insanlar üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Mesela Nike PG 2,5 model spor ayakkabısı- 3 Kıvanç Tuğsan, “Sosyal Medya Bağımlılığının Sonuçları”, International Journal of Social Science, 2021, C. 11, S.1, s. 90. 4 Cihan/Yıldız, s. 136. 5 Veysel Eren/Abdullah Aydın, “Sosyal Medyanın Kamuoyu Oluşturmadaki Rolü ve Muhtemel Riskler”, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal Ve Ekonomik Araştırmalar Dergisi, 2014, C. 2014, S. 3, s.198. 6 Öğrencileri için sosyal medyada yardım kampanyası başlattı, https://www. aa.com.tr/tr/pg/foto-galeri/ogrencileri-icin-sosyal-medyada-yardim-kampan - yasi-baslatti- Erişim Tarihi: 16.12.2022. 7 Sosyal Medyanın İyilik Kampanyası ‘Minik Eller Üşümesin2’, https://www.kizi- lay.org.tr/Haber/HaberDetay/1965 Erişim Tarihi: 16.12.2022. 8 Afad, https://www.afad.gov.tr/yardim-kampanyalari Erişim Tarihi: 16.12.2022. 51TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ nın hiçbir müdahale olmadan karşılaşma sırasında ikiye ayrılmasının sosyal medyada yayılması sonucu Nike’ın ABD borsasında yaşadığı 1,1 milyar dolar hisse kaybı bu etkiye örnek verilebilir. Boeing 737 Max tipi uçakların 5 ay aralıklarla düşmesi ile ilgili tweetler sebebiyle Boeing’in 12,7 milyar dolar pazar kaybı 9 ; Volkswagen marka araba- ların dizel motorda emisyon hilesinin sosyal medyada yayılması ile Volkswagen markasının yanı sıra diğer Alman arabalarının da itibar algısının zedelenip zarar görmesi bizlere sosyal medyanın insanlar üzerindeki etkisini göstermesi açısından önemli başka örnekler olarak verilebilir. 10 Sosyal medya insanların vereceği tepkiler üzerinde de bü- yük bir belirleyiciliğe sahiptir. Misalen Amerika’da Wall Street Olay- larında polisin orantısız güç kullanımının Youtube videoları yoluyla yayılması ile polise gösterilen tepki bütün toplumda karşılık bulmuş, Fransa’da Clichy-sous-Bois’da polisten kaçan iki Kuzey Afrikalı gencin elektrik akımına kapılarak ölmeleri ile başlayan ve şehir isyanlarına neden olan olay yine sosyal medya ile yayılmıştır. Arap Baharı ve Gezi Parkı Protestoları da hep sosyal medyanın başrolde olduğu halk hare- ketleri olmuştur. 11 Şöyle ki Gezi Parkı protestolarında 31 Mayıs günü akşam 16.00’dan itibaren sadece 12 saat içinde 2 milyon tweet atılmış- tır. Kişiler içinde bulundukları durumun heyecanıyla doğruluğunu araştırmadan ve düşünce süzgecinden geçirmeden bu tweetleri sosyal medyalarında paylaşmışlardır. Bu tweetler halk üzerinde büyük bir etki yaratmışlardır. 12 Bununla beraber sosyal medya suç işleme konusunda suçlulara ulaşılabilir bir zemin hazırlamaktadır. Başka bir ifadeyle suç işleme eylemini kolaylaştırıcı bir ortam sunmaktadır. Bu kişiler profesyonel suçlular olabildiği gibi, suç işlediğini dahi bilmeyen kişiler olabilmek- tedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesindeki cinsel sal- dırı ve 103. maddesindeki çocuğun cinsel istismarı suçları mağdurun vücuduna fiziksel bir temas gerektirmektedir. Sosyal medya bu suçlar için faile kolaylaştırıcı bir zemin hazırlamaktadır. Aynı Kanun’un 105. maddesindeki cinsel taciz, 106. maddesindeki tehdit, 107. maddesindeki 9 Zeynep Bayazıt/Ali Altuğ Biçer, “Sosyal Medya İletişiminde Sosyal Medya Dene- timinin Önemi”, Muhasebe ve Denetime Bakış, 2019, C. 19, S. 57, s. 148. 10 Bayazıt/Biçer, s.149. 11 Eren/Aydın, s. 200. 12 Eren/Aydın, s. 201. 52Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi şantaj, 125. maddesindeki hakaret, 134. maddesindeki özel hayatın giz- liliğini ihlal, 158. maddesinin f fıkrasındaki bilişim sistemlerinin, ban- ka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlen- mesi yoluyla yapılan nitelikli dolandırıcılık, 244. maddesindeki sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme gibi suçlar sosyal medya kullanılarak direkt işlenebilen suçlara örnek olarak verilebilir. 13 Sonuç olarak, kişilerin kişisel haklarına saldırı, haksız fiil oluşturan eylemler sosyal medya ile kendine yeni bir zemin edinmiştir. Bunun- la beraber sosyal medyayla ilgili Yargıtayın önüne 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu 14 ile bununla bağlantılı olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 299. 15 maddesindeki Cumhurbaşkanına hakaret ve 301. 16 13 Cihan/Yıldız, s. 145. 14 Y.3.CD., 29.06.2022, E. 2021/7892, K. 2022/3993; “Oluş, iddia, savunma, sanığa ait Facebook paylaşımlarına ilişkin tutanak ve tüm dosya kapsamına göre; sanığın sosyal medya platformu üzerinden yapmış olduğu paylaşımlarının DEAŞ silahlı terör örgütüne ait amblem, resim veya işaretler içermediği hususu ve sanığın aşa- malarda alınan inkara yönelik istikrarlı savunmaları gözetilerek; sanığın, anılan örgüte mensup olup olmadığı belli olmayan, yüzü maskeli ve elinde silah bulunan bir şahsın fotoğrafının altında “Cihat kıyamete kadar devam edecek bir farzdır” yazılı görseli sosyal medya hesabı üzerinden paylaşmaktan ibaret eyleminin si- lahlı terör örgütünün başvurmuş olduğu cebir, şiddet ve tehdit içeren yöntemleri meşru gösterecek, bu yöntemleri övecek, yada bu yöntemlere başvurmayı teşvik edecek nitelikte olmaması nedeniyle 3713 Sayılı Kanun’un 7/2 maddesinde yazılı silahlı terör örgütünün propagandasını yapma suçunun unsurlarının oluşmaya- cağı gözetilmeksizin, delillerin değerlendirilmesinde düşülen yanılgı neticesinde atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi…”(www.kazanci.com. – Erişim Tarihi: 29.01.2023). 15 Y. 16. CD., 28.01.2021, E. 2020/7346, 2021/271; “16 Temmuz tarihinde; “Sen şimdi bu askerden vatanına bağlılık bekle üzerinde koruduğu halkın üniforması hal- kından dayak yiyor. Kin yuttuk kan kusturacağız”, “Paraları sıfırlayıp dönmüş... yazık... Ailecek sizi ayakta...”, “Her olayda yayın yasağı getirirler, dün nasıl oldu oldu da her olan biteni canlı izledik? Camilerden cihad çağrısı yaptılar, halkın gerizekalılık seviyesini ölçtüler, askeri linç ettirdiler, linci meşru kıldılar. Er yada geç hepsinin hesabı sorulacak kubilayı katledenlerin tohumları”, “Çok güzel bir tiyatroydu emeği geçen herkesin...”, “Şimdi bu salak it oğlu itler mi demokrasiyi kurtardı hem de askerimizin kafasını keserek” şeklindeki yorumlarını da içerir paylaşımlarda bulunduğu ile,19 Temmuz’da, bir paylaşıma yönelik yanıt oldu- ğuna dair ibarenin olduğu görülen, “Gönder gitsin...Darbeye destek vermiyorum ama tayyiti sizin gibi baş tacı da etmiyorum... Ula kara cahil”, “İp adreslerimi iyi al ama ip adreslerimi” şeklinde gönderide/paylaşımda bulunduğu görülmüş - tür”. (www.kazanci.com. – Erişim Tarihi: 30.01.2023). 16 Y. 16. CD., 28.01.2021, E. 2020/7718, 2021/267; “Dosya kapsamına göre, şüphelinin serhat.cabuk.52 isimli Facebook hesabından bir video paylaştığı ve bu videoda “Ro- java şehitlerine selam olsun, tüm Kürdistan milleti çok büyüktür, bu Türkler faşist, Suriye tarafı yarın kan gölüdür, Biz A. Öcalanı orada bırakmayız, Faşist Türk bilsin ki Kürt milleti şehitler için, topraklar için canını verir, Faşist Türk biliyor ki Rojava 53TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ maddesindeki Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçları ile ilgili de birçok dava taşın- maktadır. Daha önceden geleneksel medya alanında yer alan yalan ha- ber sorunu da sosyal medya ile yeni bir boyuta taşınmıştır. Yalan haber üreten hesapların bu haberleri çok hızlı şekilde yayabilme ve dezen- formasyon ile kullanıcılarını yanıltma kabiliyetlerinin derecesi o kadar yüksektir ki bu platformlar faile avantaj sağlarken mağduru dezavan- tajlı bir duruma sokmaktadır. İşin daha vahim durumu ise zarar verici bu edimlerin geri dönüşü ve tamiri çok zor ya da imkânsız olmaktadır. Bu durum sosyal medyanın ne kadar yanıltıcı ve yıkıcı olduğunu gös- termesi açısından son derece önemlidir. Sosyal medyanın dezavantajlı yanını ortaya koymak açısından bu suçlar bile yeterli olmakla birlikte ilerleyen bölümlerde ana başlıklarımız olan yalan haber ve dezenfor- masyonun bu yıkıcılığı ve yanıltıcılığı üzerinde durulacaktır. 2. YALAN HABER ve DEZENFORMASYON Bir tanıma göre yalan haber sosyal medya aracılığıyla çevrimiçi olarak yayınlanan ve dolaşan güvenilir haberleri maskelemek için üre- tilmiş medya ürünleridir. 17 Diğer bir tanıma göre ise yalan haberler kaynağı olmayan, doğrulanmamış ve genellikle uydurulmuş bilgiler- den oluşturulup gerçek ve güvenilir habermişçesine manipüle edile- rek güvenilir ve gerçek haberlerin yerine geçerler. 18 Verdiğimiz bu iki Kürdistan’ın başıdır, Türkiye’deki İran’daki Iraktaki Suriye’deki Kürtler hepimiz faşist Türkiye’nin karşısında birlik olup savaşmamız lazım” şeklinde sözlerin yer aldığı, bu suretle şüphelinin terör örgütü propagandası yapmak suçunu işlediğinin iddia edildiği somut olayda, sanığa yüklenen fiilin Türk Milletini, Türkiye Cumhu- riyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama suçunu oluşturup oluştur- madığı hususunun ancak mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda delillerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden sonra tespit edilebileceği, suç vasfının 5237 sayılı Kanun’un 301. maddesi kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde mahkeme- since tefrik kararı verilerek evrakın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesinin her za- man mümkün olduğu, Cumhuriyet savcısınca suçun nitelemesi yapıldıktan sonra mahkemenin yargılamaya başlamadan iddianamenin değerlendirilmesi aşamasında delil takdirine girerek suçun niteliğini tespit ve tayin etmesinin açıkça kanuna aykırı olduğu gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesin- de isabet görülmemiştir”. (www.kazanci.com. – Erişim Tarihi: 31.01.2023). 17 Nina I. Brown/Peters Jonathan, “Say This, Not That: Government Regulation and Control of Social Media” , Syracuse Law Review, 2018, C. 68, s. 521. 18 Alexandra Andorfer, “Spreading Like Wildfire: Solutions For Abating The Fake News Problem On Social Media Via Technology Controls And Government Regu- lation” , Hastings Law Journal, 2017, C. 69, s. 1413. 54Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi tanımın yanı sıra Türk Dil Kurumunun yalan haber için tanımı kısa ve özdür: Gerçek olmayan, uydurma haber. 19 Allcott ve Gentzkow ise yalan haber için kasıtlı olarak okuyucularını yönlendiren ve yalan ol- duğu doğrulanabilir haber makaleleri ifadesini kullanmaktadır. 20 Bu tanımları yüzeysel olarak toparlayacak olursak sonuçta hepsi aynı so- nuca varmakla birlikte bir haberi yalan haber olarak nitelendirebilmek için şu şartları sağlaması gerektiğini söyleyebiliriz: 1. Kaynağı olmayan 2. Doğrulanmamış 3. Genellikle ve kasten uydurulmuş 4. Güvenilir haberleri ya da gerçek haberleri maskeleyen 5. Güvenilir ve gerçek habermiş gibi sunulan Eğer bu sosyal medya aracılığıyla yapılıyorsa iki şık daha ekleye- biliriz: 1. Çevrimiçi olarak yayınlanan 2. Çevrimiçi hesaplar arasında ve internette dolaşan Dolayısıyla yalan haberin amacının gerçekleri saklamak ve insan- ları gerçek olmayan olgu ve bilgileri kasten paylaşmaya yönlendirmek olduğunu söyleyebiliriz. Yalan haberi yapan her ne kadar bu hikâyeyi gerçek bir habermiş gibi pazarlasa da bu olgunun uydurma ve gerçek dışı olduğunu bilmektedir. Çoğunlukla yayan kişiler hikayenin ilk ya- ratıcısını bilemedikleri ve ona ulaşamadıkları için kaynağının da be- lirsiz olduğu sonucuna varabiliriz. Yine aynı mantıkla ilerleyecek olursak yabancı kökenli bir keli- me olduğu anlaşılan dezenformasyon kavramının Türk Dil Kurumu Sözlüğündeki karşılığı bilgi çarpıtma olarak geçmektedir. 21 Cambrid- ge Sözlüğünde ise yanlış bilginin insanları kandırmak için birileri veya bir şey aracılığıyla yayılması tanımı verilmektedir. 22 Dezenfor- 19 Türk Dil Kurumu Sözlükleri, https://sozluk.gov.tr/ Erişim Tarihi: 22.12.2022. 20 Hunt Allcott/Matthew Gentzkow, “Social Media And Fake News In The 2016 Election”, Journal Of Economic Perspectives, 2017, C. 31, S. 2, s. 213. 21 Türk Dil Kurumu Sözlükleri, https://sozluk.gov.tr/ Erişim Tarihi: 22.12.2022. 22 Cambridge Dictionary, https://dictionary.cambridge.org/tr/sözlük/ingilizce/ disinformation Erişim Tarihi: 23.12.2022. 55TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ masyonun tipe uygun bir tanımı da yanlış ve yanıltıcı bilginin zarar vermek amacıyla kasıtlı olarak paylaşılması ve yayılmasıdır. 23 Bennett ve Livingston’un siyasi hedefleri gerçekleştirmek için yayılan ve pay- laşılan haber hikâyeleri ya da kurgulanmış belgeseller tanımının da diğerleriyle paralel çizgide olduğu söylenebilir. 24 Dolayısıyla bu tanımlardan yola çıkarsak dezenformasyon için de belli kıstaslar oluşturabiliriz. Bunlar: 1. Yanlış bir bilgi olmalıdır. 2. Yanlış bilgi kasten paylaşılmalıdır. 3. Belirli bir saik olmalıdır. 4. Yanlış bilgi paylaşılırken zarar verme amacıyla hareket edilmeli- dir. Kastın hukuki karşılığının bilmek ve istemek olduğu 25 düşünül- düğünde dezenformasyon yapmak isteyen fail davranışının farkında olarak bunu gerçekleştirmektedir. Amacı zarar vermektir. Bununla beraber burada misenformasyon konusuna değinmekte fayda vardır. Şöyle ki çoğu insan yanlış ve yanıltıcı bilgiyi farkında olmadan pay- laşmaktadır. Dolayısıyla bir bilgiyi yanlış veya yanıltıcı bilgi olduğunu bilmeden kasten paylaşan kişiler için dezenformasyon yerine farklı bir kavram kullanılmaktadır. Bu bilgileri kasten paylaşıyor olsa dahi bunu yapan kişilerin edimini misenformasyon terimi karşılamaktadır. İn- gilizce karşılığı misinformation olan misenformasyonda yanlış bilgi, içeriğinin yanlış olduğunun veya kendinin yanlış yönlendirildiğinin farkında olunmadan paylaşılmasıdır. 26 Dolayısıyla dezenformasyonda aradığımız kast ile misenformasyonda bulunan kast bilginin yalan ve yanıltıcı olduğunu bilip bilmememe konusunda ayrışmaktadır. Her iki failde kasten bu bilgiyi yaymaktadır ama saikleri farklıdır. Üçün- 23 Hicran Özlem Ilgın, “Sosyal Medyada Dezenformasyon ve Halkla İlişkiler İlişki- si”, İletişim Çalışmaları Dergisi, 2021, C. 7, S. 2, s. 305. 24 W. Lance Bennett/Steven Livingston, “The Disinformation Order: Disruptive Communication And The Decline Of Democratic Institutions”, European Journal Of Communication, 2018, C. 33, S. 2, s. 124. 25 Veli Özer Özbek/Koray Doğan/Pınar Bacaksız, Türk Ceza Hukuku Genel Hü- kümler, 11. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020, s. 255. 26 Mehmet Büyükafşar, “Sağlık Mezenformasyonu: Çevrimiçi Kanallardan Yayılan Yanlış Bilgi Salgını”, Marmara Üniversitesi Öneri Dergisi, 2022, C. 17, S. 57, s. 75. 56Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi cü ölçütümüz olan belirli bir saiki olma bu durumu karşılamaktadır. Her iki eylemi de yapan kişi yaptığını bilerek ve isteyerek yani kasten yapmaktadır ama biri endişe, korku, panik yaratmak saiki ile hareket ederken diğeri belki de yaptığının faydalı olduğunu düşünmektedir. Son olarak failin zarar verme ereği olmalıdır. Yani sonucunda ulaş- mak istediği bir amaç olmalıdır. Bu amaç ise mağduruna bir şekilde zarar vermektir. Her ikisi de aslında zarar verme potansiyeline sahip bir eylemi yapmalarına rağmen misenformasyon yapan kişinin ama- cı zarar vermek değildir. Aksine insanları zarardan korumak gibi bir amacı bile olabilir. Zaten kendince insanları uyarmak için muhteviya- tını araştırmadan bilgiyi yayan kişi ile bunu ne için yaptığını tam ma- nasıyla bilerek yani zarar verme amacıyla yapan kişiyi aynı derecede sorumlu tutmak adil olmayacaktır. Burada misenformasyona ayrı bir pencere açmamızın sebebi ise 13.10.2022 tarihinde kabul edilen 7418 numaralı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince 5237 numaralı Türk Ceza Kanunu’na eklenen 2 17/A 27 hükmüdür. Bu hükmün lafzını incelediğimizde hükümde bu- lunan saik kavramı dezenformasyon yapan kişi ile misenformasyon yapan kişiyi ayırmayı zorlaştırmaktadır. Çünkü her iki failde de ince- lenecek şey sosyal paylaşım sitelerinde yaptıkları paylaşımlar olacak- tır. Paylaşım aynı olacağı için her ikisinin saikleri de aynı gibi görüne- cektir. Aslında daha büyük bir kusura sahip olan dezenformasyonun faili için saiki belirlemenin yolu çoğunlukla vereceği ifadeye bağlıdır. Başka bir açıdan bakarsak misenformasyonu yapan kişi de dezenfor- masyon oluşturma saikiyle hüküm giyebilecektir. Ayrıca ispat hukuku açısından saiki tespit etmenin zor olması sebebiyle dezenformasyon saikiyle bunu yapan kişi için perdeleme görevi de üstlenecektir. De- zenformasyonu ürettiği tespit edilemeyen kişinin sadece kasıtlı ola- rak yayma eylemini yaptığı bahsiyle cezalandırılabileceği gerçeği saik ifadesinin burada yeterli olmadığını göstermektedir. Dolayısıyla söz konusu hükmün özgürlüğü kısıtlayıcı bir hüküm olduğu da göz önün- de tutularak dezenformasyon ve misenformasyon tasnifinin net bir şekilde yapılması, ihdas edilen suçun müeyyidesinin ne az ne de çok 27 “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma Madde 217/A- (Ek:13/10/2022-7418/29 md.) (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.”. 57TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ verilmesi açısından elzemdir. Sırası gelmişken dezenformasyon yapan kişinin gerçek haberi maskelemek ya da çarpıtmak amacından çok ya- lan ve yanıltıcı bilgiyi yayarak insanları manipüle etme amacı vardır. Bu ince çizgi bize dezenformasyon ve yalan haber kavramının ayrımı- nı göstermesi açısından önemlidir. Dezenformasyon kavramının sınırlarını böylece çizdikten sonra tarihsel süreçte geçirdiği aşamalara bakmak kavramın önemini anla- mak açısından önemli olacaktır. Öncelikle dezenformasyon kavramı sosyal medya ile ortaya çıkmış bir kavram değildir. Dezenformasyon kavramı eski çağlardan bu yana bir araç olarak kullanılmıştır. Dezen- formasyon için, Antonius’un Kleopatra ile tanıştığı Roma Dönemi’ni dahi örnek verebiliriz. Octavian tarafından, Antonius’un itibarını kirletmek için tasarlanmış bir propaganda kampanyası başlatılmıştır. Bu kara propaganda ile Octavian, Antonius’u zampara ve ayyaş biri olarak göstermektedir. Octavian; Antonius’un Kleopatra’nın her de- diğini yaptığını, Kleopatra’ya olan aşkı sebebiyle dejenere olduğunu iddia etmektedir. Bu dezenformasyon sayesinde Octavianus Augus- tus, Roma’nın ilk imparatoru olmuştur. Bu büyük güçle Octavianus, imparatorluk yönetimini getirerek cumhuriyet sistemini ortadan kal- dırmıştır. 28 Bununla beraber, başka bir rivayete göre de “dezenformas- yon” ifadesinin ortaya çıkışıyla ilgili kesin bir tarihin olmadığı ancak Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin kapitalizme ve kapitalist uluslara zarar vermek maksadıyla kullandığı ve Rusça “dezinformat- zia” kelimesinden türetildiği ileri sürülmektedir. 29 Sonuç olarak de- zenformasyona tarihi açıdan bakarsak dahi yukarıda tespit ettiğimiz üç kıstasın isabetli olduğunu söyleyebiliriz. Oxford Sözlüğü tarafından 2016 yılının kelimesi olarak seçilen post-truth 30 kavramı gerçeğin yerine yalanların pazarlanması ve ter- cih edilmesidir. Türkçeye hakikat ötesi olarak çevrilen bu kavram in- sanların inançları veya korkuları çerçevesinde gerçek yerine inanmak istediğini kabul etmesi üzerine kurgulanmıştır. 31 Eski çağlardan bu 28 Ilgın, s. 305. 29 Hakan Irak, “Post-Truth Çağda Dijital Dezenformasyon: Covid-19 Aşı Karşıtlığı Üzerine Bir İnceleme”, Ahi Evran Akademi, 2022, C. 3, S. 1, s.120. 30 Oxford Languages, “Word of the Year 2016” , https://languages.oup.com/word- of-the-year/2016/ Erişim Tarihi: 31.12.2022. 31 Ali Fikret Aydın, “Post-Truth Dönemde Sosyal Medyada Dezenformasyon: Co- vid-19 (Yeni Coronavirüs) Pandemi Süreci”, Asya Studies, 2020, C. 4, S. 12, s. 78. 58Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi yana daha önce de belirttiğimiz gibi insanları kandırmak ve onları yönlendirmek için yalan haber ve dezenformasyon kullanılagelmiştir. Fakat post-truth dönemde hakikatin yerini alan gerçek dışılığın temel sebebi internetin bu denli hızlanmasıdır. Gerçek dışılığın bu kadar ra- hat ve hızlı yayılmasının ana sebebinin de günümüz dünyasında sos- yal medya olduğunu iddia etmek yersiz olmayacaktır. Sosyal medya kullanıcıları kaynağını araştırmadan gerçek dışı haberleri çok hızlı bir şekilde bir an önce paylaşma arzusuyla yaymaktadır. 32 Dolayısıyla bu kadar hızlı bir platformda paylaşılan enformasyon miktarını göz önü- ne alacak olursak bilgi kirliliğinin kaçınılmaz olacağını saptamak çok da zor değildir. 33 Bilgi kirliliği başka bir sorun olmakla birlikte burada- ki daha büyük sorun bu bilginin yanlış veya yalan olmasıdır. Çünkü yayılan bu yanlış ya da yalan haberler istemli veya istemsiz bir şekilde birilerinin menfaatine zarar vermektedir. Kişilerin kendilerine yakın olduğunu düşündüğü görüş ve inançları düşünmeden sabırsızca pay- laşmaları olumsuz sonuçlara neden olabilmektedir. Bunun sonucun- da zarar gören kişilerin zararlarını gidermek bazen çok zor bazen de imkansız olmaktadır. Bu nedenle yalan haber ve dezenformasyon için alınacak önlemler bilgi kirliliğinin temizlenmesinden daha öncelikli ve önleyici olmalıdır. Yalan haberi ve dezenformasyonu kendi oluşturduğumuz kıstas- larla tespit etmek ve onların etkilerini belirlemek açısından birkaç ör- nek vermekte fayda vardır. Covid-19 pandemi sürecinde sosyal med- ya paylaşımları dünya çapında önceki yıllara nazaran çok daha fazla olmuş ve hatta altın çağını yaşamıştır. Sosyal medya paylaşımlarının bu denli kontrolsüz artması beraberinde yalan, yanlış ve yanıltıcı bil- gi ve habere de kaynaklık etmiştir. Türkiye özelinde ise 2021 yılında yaşanan büyük çaplı orman yangınları sırasında bazılarının haber de- ğeri de olan birçok dezenformasyon yapılmıştır. Sözgelimi 29.07.2021 tarihinde paylaşılan Türkiye’deki yangınların kundaklama olduğunu gösterdiği iddia edilen bir video Twitter’da paylaşılmıştır. Nitekim bu video aslında 2020 yılı ağustos ayında yapılan planlı yakma yöntemin- 32 Aydın, s. 79. 33 Ahmet Ayhan/Gülsüm Erken, “Siyasal İletişimde Dezenformasyon Ve Sosyal Medya: Bir Doğrulama Platformu Olarak Teyit.Org”, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi Özel Sayısı, S. 29, Y. 2018, s.205. 59TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ den başka bir şey değildir. 34 Bu bir dezenformasyon örneğidir. Dezen- formasyon için oluşturduğumuz ölçütlerle test edersek öncelikle bu bir yanlış bilgidir. Bu tweeti ilk oluşturan kişi bunun planlı yakma yönteminde çekilen bir video olduğunu bilmediğini iddia edemez. Çünkü ilk montajlama aşamasında videoyu kullanırken onun ne için, nerede ve ne zaman çekildiğini bilmektedir. Dolayısıyla videonun ori- jiniyle paylaşım anındaki niteliği uyuşmamaktadır. Ortada yanlış bir bilgi mevcuttur. İkinci olarak, ilk kıstası sağlayan bu paylaşımın kas- ten paylaşılıp paylaşılmadığını tespit etmemiz gerekir. Bilerek montaj- layan ve yanlış olduğunu bilerek paylaşan kişi hedefine vereceği zararı hesap ederek kasten paylaşmıştır. Aynı zamanda halk arasında endişe oluşturma saikiyle paylaşması da üçüncü ölçütümüzü sağlamaktadır. Çünkü bu durum devleti güçsüz gösterecek ve halkta korku, panik gibi duygular hakim olabilecektir. Dördüncü ve son kıstasımız olan zarar verme amacı da olmalıdır ki dezenformasyondan bahsedebile- lim. Bu videoyu ilk olarak alıp montajlayan ya da başka bir içerikle paylaşan kişinin zarar verme amacının olmadığını ileri süremeyiz. Dezenformasyonu oluşturan kişi nihai olarak devleti yönetenlerin be- ceriksizliği üzerine bu bilgiyi kurgulamıştır. Böylece yalan ve yanıltıcı bilgilerle onların itibarına saldırmaktadır. Sonucunda halkın da ga- leyana gelip değişimi arzuyla istemesini sağlamayı amaçlamaktadır. Belki de meşru olmayan ve antidemokratik yollara başvurma konu- sunda halkı teşvik etmektedir. Her ne kadar yalan haber ve dezenformasyon kavramları birbir- leriyle yüksek derecede ilişkiliyse de kanımca aralarındaki temel fark haber değeri taşıyıp taşımamalarıyla ilgilidir. Misalen Ahaber, Sabah ve The World News’ün internet web sitelerinde 03.08.2021 tarihinde yayınladıkları Türkiye’nin yangına müdahaledeki başarısını gösteren haberde referans verdikleri raporu uydurma ya da çarpıtma haber olarak tanımlayabiliriz. 35 Söz konusu haberin içeriğinde paylaşılan ra- por için Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi 2020 tarihli rapor baz alınmıştır ancak bu raporda Türkiye’nin yangınlara müdahalede hızlı olduğunu ortaya koyan bir veri yoktur. Yalan haberler ile ilgili geliş- 34 Kadriye Kobak/Şuheda Soğukdere, “Sosyal Medyadaki Dezenformasyon: 2021 Türkiye Orman Yangınları Örneği”, Uluslarası Medya ve İletişim Araştırmaları Ha- kemli Dergisi, 2021, C. 4, S. 2, s. 174. 35 Kobak/Soğukdere, s.180. 60Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi tirdiğimiz kıstaslarla yorumlarsak ilk olarak bakacağımız şey kaynağı olacaktır. Her ne kadar kaynağı Avrupa Orman Yangını Bilgi Sistemi raporu gibi gözükse de olmayan bir verinin kaynak teşkil edebileceği- ni söyleyemeyiz. Çünkü buradaki kaynak rapor değil raporun içindeki veridir. Dolayısıyla haber yapılan olgu rapor değil veridir. Bu veri ise Türkiye’nin yangınlara müdahalede hızlı olduğudur. Veri yoksa kay- nak ta yoktur ve kaynağı olmayan bir haber mevcuttur. İlk geçerlilik sebebimiz olan kaynağı olmayan haber ölçütümüz sağlanmıştır. İkinci olarak doğrulanmamış bir haber vardır. Hâlihazırda olmayan bir bilgi- yi doğrulayamayız. Doğru veya yanlış diyebilmemiz için ortada doğ- ru veya yanlış bir bilgi olmalıdır. Üçüncü kıstasımız ise yalan haberin genellikle ve kasten uydurulmuş olmasıdır. Uydurma haberler ya ger- çek haberleri maskeler ya da olmayan bir şeyi varmış gibi gösterirler. Bu haber ise Türkiye’nin yangınlara nasıl müdahalede bulunduğunu değil, hızlı ve başarılı bir şekilde müdahale ettiğini haberleştiriyor. As- lında bir habercinin yapması gereken objektif olarak nasıl müdahale edildiğini haber yapmak iken, bu haberin yerine olmayan, uydurma bir haberi kasten koyarak mevcut durumu maskelediğini söyleyebi- liriz. Nihayet son kıstasımız olan güvenilir ve gerçek habermiş gibi sunulmaya gelirsek mevcut haber güvenilir bir rapora dayandırıldığı için insanlarda güven duygusu ve gerçekmiş hissi uyandırmaktadır. Yalan haber için belirlediğimiz beş ölçütü de sağladığımıza göre bu haberi yalan haber olarak nitelendirebiliriz. Bu haberin ülke menfaat- leri için böyle sunulduğunu savunanlar olabilir. Fakat bu savunucular şunu unutmamalıdır ki bunun tam tersine yani ülke menfaatlerinin aksine hareket edenlere hukuk dışılığı teşvik etmiş olacaklardır. Zira hangi platformda olursa olsun bir habercinin yapması gereken objek- tif, tarafsız, doğru ve dürüst haber olmalıdır. Yalan haber ve dezenformasyonu örneklerle ölçütlendirdikten son- ra etkilerinin ne denli yıkıcı olduğuyla ilgili örneklerle devam edersek meselenin önemi daha iyi algılanacaktır. Daha önce ölçütler üzerinde çalışıldığı için bu kısımda tek tek ölçütler üzerinde durmak yerine yı- kıcı etkileri üzerinde durulacak ve sonuçları irdelenecektir. Facebook, Instagram, Twitter, WhatsApp gibi sosyal medya uygulamalarının bil- gi kirliliğine aracılık ettiğine; daha da kötüsü yalan haber ve dezenfor- masyona alet olarak zararlı olabileceği üzerinde durulmuştu. Facebo- ok ve Twitter gibi uygulamalarda insanlar kendi görüş ve inançlarına 61TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ uygun kişilerin paylaşımlarını benimsemektedirler. Ayrıca bunları de- rin bir inançla ve gerçekmişçesine savunmakta ve paylaşmaktadırlar. Post-truth dönemin bir özelliği olduğunu aktardığımız bu inanmak is- tediğini gerçek kabul etmek durumu sosyal medya uygulamalarında sıklıkla karşılaştığımız bir olgudur. WhatsApp uygulaması bir web 2.0 aracı olmakla birlikte insanların birbiriyle haberleştiği bir kanal ola- rak sosyal medya kavramı içine dâhildir. Bu uygulamada diğerlerine nazaran daha farklı bir pekiştireç karşımıza çıkmaktadır ve bu pekiş- tireç WhatsApp uygulamasını diğer sosyal medya uygulamalarından ayrıştırmaktadır. Çünkü WhatsApp uygulamasında telefon rehbe- rimizdeki kişilerle muhatap olunmaktadır. Yani diğer uygulamalara göre daha özel daha ailevi bir alanda hareket edilmektedir. Bu durum çemberi daraltmakta ve dolayısıyla güven duygusunu artırmaktadır. WhatsApp uygulamasında iletişimde olduğumuz kişilerin aile üyele- ri ve arkadaş grupları gibi daha yakından tanıdığımız kişiler olması gelen bilgiye şüpheyle yaklaşma ihtimalini büyük oranda düşürmek- tedir. 36 Sözgelimi ‘Dikkat dikkat! Suudi Sağlık Bakanlığı uyarı yayınla- dı.’ cümlesiyle başlayan ve WhatsApp aracılığıyla sosyal medyada hız- la yayılan bir dezenformasyon örneği covid-19 pandemisi döneminde oluşturulmuştur. Hurmaların önce yıkanması gerektiğini çünkü bu sezon hurma ağaçlarında çok sayıda yarasa olduğu ve hurma ağaçla- rına yarasaların koronavirüs taşıdıkları iddiası yayılmıştır. 37 İşin daha vahim durumu bu bilgi Ramazan ayında yayılmıştır. Bu bilgi bir ülke- yi yerinden oynatacak kadar etkili olmayabilir fakat etkileyeceği kişi- ler illaki olacaktır. Bu yalan bilgiyi ekonomik, toplumsal ve dini olarak üç açıdan ele alarak inceleyelim: Ekonomik açıdan Ramazan ayı öncesi yüklü miktarda hurma ithal eden esnaf ve tacirler ürünleri satamaya- cağı için direkt olarak zarar edecektir. Devlet satılamayan ürünlerden vergi alamayacağı için devletin de dolaylı bir maddi zararı olacaktır. Toplumsal açıdan incelersek zaten korku ve endişe içinde olan toplum içinde bu yalan bilgiler daha fazla korku ve endişe yaratmaktadır. Pan- demi sebebiyle yediklerinden, içtiklerinden ve hatta soludukları hava- dan dahi mikrop kaparak ölebileceklerini düşünen insanların olduğu 36 Recep Ünal/Ahmet Taylan, “Sağlık İletişiminde Yalan Haber-Yanlış Enformas- yon Sorunu Ve Doğrulama Platformları”, Atatürk İletişim Dergisi, 2017, S. 14, s.94. 37 Gülin Çavuş, “Hurmalardaki Corro Virüs Ve Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı’nın Uyarısı” https://teyit.org/hurmalardaki-virus-ve-suudi-arabistan-saglik-bakan liginin-uyarisi Erişim Tarihi: 02.01.2023. 62Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi bir toplumda bu hurmayı tüketen ve tüketmiş olanların içine düşeceği endişe ya da korkunun tarifi veya telafisi yoktur. Son olarak dini açı- dan incelersek Müslümanlar için kutsal bir ay olan Ramazan ayında yine kutsiyet addedilen bu yiyeceği tüketememek insanları mevcut psikoloji içinde daha huzursuz ve mutsuz edebilecektir. Sadece kısa bir sürede oluşturulup kısa bir sürede paylaşılabilen ve kaynağı bel- li olmayan bu dezenformasyon örneği birçok kişi ve kuruma, birçok açıdan zarar verebilmekte ve onları yanlış yönlendirebilmektedir. Bir hurma ile ilişkilendirilen olumsuz bir olgunun bile halk arasında ve devlet açısından birçok olumsuz sonucu olduğu düşünülürse bu bilgi- lerin ne kadar tehlikeli boyutlara ulaşabileceğinin sınırı öngörülemez bir durumdadır. Yine başka bir örnekle devam edecek olursak, Ameri- ka Birleşik Devletleri’nin 2016 seçimlerinde Donald Trump’ın neden ol- duğu dezenformasyon ile Brexit referandumu süreci yanlış ve yanıltıcı bilginin ulaşabileceği boyutları göstermek açısından çarpıcı örnekler olarak verilebilir. 38 Örneğin Papa Francis’in Trump’ı desteklediği 39 asıl- sız bilgisi Obama destekçilerinin yüzde sekizi tarafından doğru kabul edilmiştir. 40 Bu oran önemlidir çünkü seçimin sonucunu değiştirecek büyüklüktedir. Dolayısıyla bir sonraki bölümümüzde işleyeceğimiz konu olan düzenlemelerin bu örnekler ışığında bakıldığında dahi ne kadar gerekli olduğu görülmektedir. Yine belirtmek gerekir ki bir bil- gi sosyal medya aracılığıyla paylaşıldığında geri dönüşü zor ve telafi edilemez sonuçlara neden olabilmektedir. Hızlı bir reaksiyon ile bu tür yanıltıcı ve yanlış bilgilere müdahale etmek tabii ki elzemdir fakat bu müdahalede ölçülü olmak şarttır. Bu ölçü ise düşünce özgürlüğünün zedelenmemesidir. Tekrar üstünden geçecek olursak dezenformasyon ile yalan haber birbirlerine o kadar yakın kavramlardır ki ayırt etmek çok zor olabil- mektedir. Belli ölçütler geliştirmiştik ve kanımca aralarındaki ince çiz- gi haber değeri taşıyıp taşımaması ile alakalıdır. Yalan haber örneğini 38 Nefise Şirzad, “Kovid-19 Sürecinde Aşı Kararsızlığı: Aşı Karşıtı Tweetlere İlişkin Bir Analiz”, TRT Akademi Dergisi, 2022, C. 7, S. 14, s. 61. 39 Sydney Schaedel, Did the Pope Endorse Trump https://www.factcheck. org/2016/10/did-the-pope-endorse-trump/ Erişim Tarihi: 02.01.2023. 40 Blake Aaron, “A New Study Suggests Fake News Might Have Won Donald Trump The 2016 Election”, The Washington Post https://www.washingtonpost. com/news/the-fix/wp/2018/04/03/a-new-study-suggests-fake-news-might- have-won-donald-trump-the-2016-election/ Erişim Tarihi: 02.01.2023. 63TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ bu çizgi üzerinden incelersek haber olarak aktarılmış ve haber olarak yayınlanmış olması kabaca onu dezenformasyondan ayırabilmekte- dir. Kavramı daha anlaşılır kılmak adına T24, Hürriyet, Star, Ontrava, Posta, ABC, Akşam gibi haber sitelerinde yer alan bir haber örnek ve- rilebilir. 41 Haberin içeriğinde Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan 87 yaşındaki eski bir postacının 1300’den fazla çocuğun babası olduğu- nun ispatlandığı aktarılmaktadır. Biraz magazinsel ve trajikomik olan bu haberin çok yıkıcı etkileri olabileceği aşikârdır. Bu haberi yalan ha- ber kabul etmemizin ilk sebebi bu haberi yapan ve yayan ilk sitenin gerçekdışı haberler daha doğrusu yalan haberler yaptığının sonradan fark edilmiş olmasıdır. Her ne kadar kaynağı var gibi gözükse de bu haberin doğruluk temeli olmadığı için kaynağı olduğu iddia edile- mez. Çünkü kaynağı olmak demek bir yayıncısı olmak demek değil, temellendirilebilecek doğru bir dayanağı olmak demektir. Bu yanlış bilgiyi yalan haber kategorisinde incelememizin başka bir nedeni ise haber kanalları aracılığıyla bir haber değeri taşıyarak sunulmuş ol- masıdır. Bu yalan haber örneği ise toplumsal açıdan ve halk arasında oluşturabileceği infial açısından incelenebilir. Öncelikle bu eski pos- tacı olan yaşlı adam için hayati tehlike doğmaktadır. Öfkeli bir baba bu yaşlı adamı öldürebilir, yaralayabilir veya sözlü ya da fiziki şidde- te maruz bırakabilir. Hatta bölgenin halkı tarafından linç girişimiyle veya toplum dışına itilmeyle karşı karşıya bırakılabilir. Diğer yandan bu çocukların anne ve babaları arasındaki ilişkinin bozulmasına, aile kurumunun zarar görmesine ve kitlesel boşanmalara neden olabilir. Anneler atılı bu iftira sebebiyle kendilerini aklayamadıkları için mev- cut eşleri tarafından yaralama, psikolojik şiddet ve cinayet eylemleri- nin mağduru durumuna getirilebilirler. Hatta daha ileri gidersek bazı anneler bu sebeple intihar edebilirler. Bunların hepsinin dışında dev- lete de bir yük ve karmaşa getirecektir. Sözgelimi bu çocukların babası kim olacak, nüfusa nasıl kayıt edilecek, nüfusa kayıtları sırasında iş yoğunluğu nasıl düzenlenecek, olası boşanmalar iş yüküne nasıl da- ğıtılacak, mahkemeye gelecek darp, şiddet, cinayet gibi vakalar nasıl yönetilecek gibi birçok soru ve sorunla boğuşulmak zorunda kalına- caktır. Burada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus güvenilir say- 41 Selim Gerçeker, “2017’de Viral Olmuş Ve Gerçekliğine Birçok İnsanı İnandır- mış 17 Yanlış Haber” https://listelist.com/viral-yanis-haberler/ Erişim Tarihi: 02.01.2023. 64Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi dığımız haber kanallarının kaynağının doğruluğunu araştırmadan bu haberi yayınlamasıdır. Artık haber yerel bir haber olmaktan çıkmış küresel bir düzeye ulaşmıştır. Yalan bir haberin kişiler ve devletler açı- sından ne derecede bir infial yaratabileceğini göstermek açısından bu haber güzel bir örnek olarak verilebilir. Yalan haberin bu kadar kolay yayılabilmesinin önüne geçmek için yayımcıların haberin kaynağını teyit etmeden yayınlamamaları konusunda geleneksel medyada etik düzenlemeler ve hukuki düzenlemeler mevcuttur. Bununla beraber sosyal medya için belirlenmiş düzenlemelerin yeterli gelmediği ülke- yi yönetenler tarafından düşünülmüştür. Bu sebeple kanun koyucu tarafından 13.10.2022 tarihinde 7418 numaralı Basın Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kabul edilmiştir. Ka- nun teklifinde sosyal medya ile ilgili düzenlemelerin gerekçeleri be- lirtilmiştir. 42 Bu düzenlemeler dijital çağa uygun bir şekilde düşünce özgürlüğüne zarar vermeden yerine getirilmelidir. Bir sonraki bölüm- de de irdeleyeceğimiz üzere kanun hükümlerindeki belirsizlik öngö- rülemez, hukuk dışı ve istenmeyen sonuçlar ortaya çıkarabilmektedir. 3. SOSYAL MEDYA DÜZENLEMELERİ VE BİR TÜRKİYE DENEMESİ Her geçen gün abone sayısını artırarak büyüyen sosyal medya platformları eğlenme, vakit geçirme, paylaşım, mesajlaşma gibi iş- levleri yerine getirirken birçok olumsuzluklara da neden olmaktadır. Özellikle 2016 Amerika Birleşik Devletleri başkanlık seçimleri ile Bre- xit oylaması sonrası, devletler münferit bir şekilde ve Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler gibi uluslararası kuruluşlar üyeleri için sosyal med- yanın denetlenmesi konusunda çeşitli adımlar atmışlardır. Daha ön- celeri dolandırıcılık, cinsel istismar, hakaret gibi daha belirgin suçlar için kendi kanunlarında yaptıkları düzenlemelerle durumu idare eden 42 “Değişiklik Teklifiyle yalan haberin vardığı nokta ve etkileri dikkate alınarak dezenformasyonla mücadele kapsamında bir taraftan idari tedbirler güçlendiri- lirken diğer taraftan 5237 sayılı Kanun’un “Kamu Barışına Karşı Suçlar” başlıklı beşinci bölümünde “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığıyla müstakil bir suç ihdas edilmektedir. Bu doğrultuda, sırf halk arasında endişe, panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilginin, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayılması suç olarak düzenlenmektedir. Böylelikle failde özel kast, gerçeğe aykırı bilgi de özel nitelik ve eylemde elverişlilik aranmaktadır”. 65TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ bu devlet ve kuruluşlar sosyal medya şirketlerinin ulaştığı ekonomik ve siyasi güçten dolayı sosyal medya ile ilgili düzenlemeleri tam anla- mıyla yasal bir zemine oturtma ihtiyacı hissetmişlerdir. Bu amaçla her ülke kendi kültürel ve sosyolojik yapısına göre düzenlemeler yapma yoluna gitmiştir. Bazı ülkeler bu düzenlemeleri sansür ve zorlama de- recesine getirecek şekilde genişletirken bazıları daha esnek davranmış diğer üçüncü grup ise neredeyse hiç karışmamayı tercih etmiştir. Bu ayrışmanın temel sebebi ise düşünceyi ifade etme ve özgürce yayma hakkını ihlal etme endişesidir. Bu kısımda konuyu dağıtmamak açı- sından ülkelerin ve kuruluşların tarihsel bağlamda uyguladığı yasa- ları ayrıntılı bir şekilde incelemek yerine sosyal medyayı düzenleme düşüncesi üzerine kurulu yasaları incelenecektir. Bu yasalardan Türkiye özelinde en çok tanınanı Almanya’da uy- gulanan Ağ Yaptırım Yasası (Network Enforcement Act) diğer adıy- la NetzDG yasasıdır. Bu yasanın Türkiye’de yapılmak istenen sosyal medya kanununa ilham verdiği söylenmektedir. Yine konu bütünlüğü açısından makalemizde yasayı hüküm bazında inceleme yoluna gidil- meyecektir. Hangi konuların yaptırıma bağlandığı ve nasıl denetle- neceği konumuz açısından önem arz etmektedir. Öncelikle internette nefret söylemi ve yasa dışı sosyal medya paylaşımlarını konu edinen kanun, ilgili paylaşımın 24 saat içinde kaldırılmasını aksi takdirde para cezası uygulanacağını ifade etmektedir. 43 Ayrıca Alman Sosyal Medya Kanunu Bölüm 1’de kanunun kapsamı açıklanırken sosyal ağ kullanıcılarına yaptırım uygulamak için 2 milyon kullanıcı sınırı ge- tirilmiştir. Yani 2 milyondan az kullanıcılı sosyal medya şirketleri ya- sanın bildirme yükümlülüğü ve yasa dışı içerikle ilgili şikâyetlerin ele alınması açısından muaf tutulmaktadır. 44 Özellikle üye sayıları bazı ülkelerin nüfusunu geçen sosyal medya kurumlarının bu şekilde di- rekt hedef alınması kanunun net olması açısından önem arz etmekte- dir. Böylece hem hangi sosyal medya platformlarının büyük bir infial yaratabileceği kanun koyucu tarafından muhataplarını uyaracak şe- kilde netleştirilmekte hem de fikir özgürlüğüne zarar vereceği düşün- 43 Taylan Gülaslan, “Sosyal Medya Güncel Tartışmalar: Sosyal Medyanın Kontrolü & Medya Hizmet Ve Gizlilik Sözleşmeleri & Yerli Ve Milli Sosyal Medya”, Ulusla- rarası Yönetim Akademisi Dergisi, 2021, C. 4, S. 1, s.5. 44 Sena Kontoğlu, “Alman Sosyal Medya Kanunu”, Küresel Bakış Çeviri Hukuk Dergi- si, 2018,C. 8, S. 24, s. 143. 66Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi cesine bir bariyer görevi görmektedir. Çünkü ifade özgürlüğüne zarar vereceği düşüncesi taşıyan çoğunluk bu yasalar sebebiyle üç kişi bile bir platformda bir araya gelip bir konu hakkında konuşurlarsa kanun- ların onları sorumlu tutacağı endişesini taşımaktadırlar. Bir sayı be- lirlenmiş olması kişilerin yanlış bir bilgiyi böylesi büyük bir ortamda yaydıklarında ne gibi sonuçlar doğuracağını bir an için düşünmeleri açısından da onlara bir otokontrol sorumluluğu yükleyecektir. Başka bir ifadeyle bu platformlarda kişiler bilgiyi yaymadan önce biraz daha düşünmeyi tercih edebileceklerdir. Bununla beraber büyümeye çalı- şan daha az üyeye sahip sosyal medya platformlarının büyük sosyal medya mecraları tarafından suistimale uğramalarına kanun koyucu mevcut kanun hükmüyle bir önlem almış görünmektedir. Bir diğer önemli nokta ise bu yasa dışılığı ya da suistimalleri kim ya da hangi kurum inceleyecek ve yaptırıma bağlayacak sorusunun cevabıdır. Al- manya Federal Cumhuriyeti yasada bu görev için Adalet Federal Ofi- sini görevlendirmiştir. Hatta bahsi geçen kurum Facebook’a 2 milyon avro üzerinde bir ceza uygulamıştır. 45 Bir diğer Avrupa ülkesi olan Fransa’da da bir sosyal medya düzen- lemesi yapılmaya çalışılmış fakat bazı hükümler Anayasa Mahkemesi tarafından ifade özgürlüğünü engellediği gerekçesiyle iptal edilmiştir. Fransa, 2018 yılında sosyal paylaşım sitelerinin Fransa’da bir temsilci bulundurmasını ve kişisel veriler konusunda şeffaf olmalarını talep eden hükümleri kabul etmiştir. 46 Mart 2019’da halk arasında Avia Kanu- nu olarak bilinen Fransa Ulusal Meclisi üyesi Laetitia Avia tarafından önerilen ve 13 Mayıs 2020’de kabul edilen bu kanunun bazı hükümleri Anayasa Mahkemesi tarafından 18 Haziran 2020’de Fransa Cumhuriyeti Anayasası’na aykırı bulunarak iptal edilmiştir. 47 Kanundan iptal edilen- lerden geriye kalan hükümler, nefret suçlarına özgü yeni bir mahkeme kurulacağı kararı, Yüksek Yayıncılık Kurulu tarafından görev tanımı yapılacak bir gözlem merkezi kurulacağı kararı ve 250 bin avroluk adli para cezasını düzenleyen hükümler Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından 24 Haziran 2020’de imzalanarak yürürlüğe girmiş- 45 Gülaslan, s.5. 46 Mehmet Burak Ünal, “Seçili Örneklerde Sosyal Medya Şirketlerinin Yasal Yüküm- lülükleri”, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bi- limi Bölümü, 2021, s.20. 47 Ünal, s. 21. 67TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ tir. 48 Fransa’da yapılan düzenlemelerle ise sosyal medyanın küresel dü- zeyde etkileyebildiği suçlara önlem alınmak istenmiştir. Sosyal medya platformlarından ırk, din, cinsel yönelim ve cinsiyet temelli nefret söy- leminin yanı sıra cinsel taciz kapsamına giren içeriklerin 24 saat içeri- sinde kaldırılması, terör ve çocuk istismarı içeren içeriklerin kaldırılma- sı için öngörülen sürenin bir saat olması zorunluluğu bu suçlara sosyal medyanın alet edilemeyeceğini göstermek açısından kayda değerdir. Ayrıca idare tarafından bu hükümlere uymayan gerçek kişilere 250 bin avroya, tüzel kişilere ise 1,2 milyon avroya varan para cezaları verilebil- mesi işlenen suçun cezasız kalmayacağını göstermektedir. Fransa’daki ilgili düzenleyici kurum olan Görsel-İşitsel Üst Konseyine (CSA), sü- rekli ve tekrarlanan ihlaller için şirketlerin küresel cirosunun yüzde dördüne kadar daha ağır cezalar verme yetkisi verilmesi ise yargının yükünü alması ve davaların ivedilikle çözülmesi açısından isabetlidir. Ancak Anayasa Konseyi idareye verilen yetkinin çok olması sebebiyle kanunun bazı hükümlerini iptal etmiştir. 49 Fransa da Almanya gibi belli düzenlemeler getirerek sosyal medya üzerinde devletin bir kontrolü- nün olmasını istemiş fakat Almanya’dakinden daha fazla bir dirençle karşılaşmıştır. Bu daha önce de belirttiğimiz gibi ülkelerin kendi sosyo- lojik ve kültürel yapısıyla alakalı olduğu kadar kendi yargı yapısıyla da alakalı olduğunu göstermektedir. Karşılaştırmalı hukuktan bildiğimiz üzere Almanya’da yargı erki Fransa’ya göre daha etkin ve baskındır. Almanya’da da çeşitli karşı görüşler olmasına rağmen yürürlüğe girebi- len sosyal medya yasası Fransa’da dirençle karşılaşmıştır. Nitekim her iki ülkenin de sosyal medya konusundaki ortak yanları bizim konumuz açısından odak noktasıdır. Her ikisinde de para cezaları bulunmakta, yargı yolu takip edilmekte ve bu sorunlarla ilgilenen bir kurul veya ku- rum bulunmakta ya da bulunacaktır. Kıta-Avrupası devletleri Almanya ve Fransa örneğindeki gibi ka- nunlar aracılığıyla sosyal medyayı kontrol etme yöntemini kullanırken Anglosakson ülkeleri konuya daha farklı bir açıdan bakmayı tercih et- 48 Ünal, s. 22. 49 Denge Ve Denetleme Ağı, “Dünyada Sosyal Medya Düzenlemelerine Karşılaştır- malı Bakış ve Türkiye için Somut Öneriler”, Demokrasi Barometresi, 16.05.2022, Analiz Raporu No: 16, s.8. (Açık erişim: https://www.dengedenetleme.org/pub- lication/182/Dunyada-Sosyal-Medya-Duzenlemelerine-Karsilastirmali-Bakis- ve-Turkiye-icin-Somut-oneriler-Raporu) Erişim Tarihi: 05.01.2023. 68Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi mektedirler. Anglosakson ülkelerini Amerika Birleşik Devletleri, İngil- tere, Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda olarak sayabiliriz. 50 Bu ülke- ler liberal bir siyasi sisteme sahip olmaları ve serbest piyasa ekonomisi anlayışı 51 sebebiyle sosyal medya platformlarına müdahale konusunda ya çok temkinliler ya da gönülsüzler. Avustralya hariç Anglosakson ülkelerinin genel bakış açısı sosyal medya şirketlerinin kendi özde- netimlerini kurmaları yönündedir. Amerika Birleşik Devletleri’nde 6 Ocak 2021 tarihinde Donald Trump’ın destekçileri tarafından başkent Washington’da yaşatılan olaylar ve özellikle kongre baskınının sosyal medya aracılığıyla kışkırtılmış olması 52 sosyal medyanın denetlenmesi gerektiği görüşlerinin bu ülkede de yaygınlaşmasına neden olmuştur. Yaklaşım ise Avrupa’dan farklı ilerlemektedir. Devletin müdahalesi yerine kendi kendini denetleme (self–regulation) sistemi savunulmak- tadır. Daha önce de belirttiğimiz gibi liberal devlet anlayışı devletin özgürlüklere müdahalesini azaltması minvalinde ilerlediği için sosyal medya platformlarının kendi kendilerini denetlemeleri gerektiğini sa- vunanlar ön plana çıkmaktadır. Hatta bunun için nasıl video oyunları, televizyon şovları ya da filmler kendini uygunluk derecelerine göre etiketliyorsa; nasıl mobil uygulamalar, bilgisayar oyunları kendilerini derecelendiren bir sisteme gönüllü olarak katlanıyorsa sosyal medya platformları da gönüllü ve kendi kendini takip eden bir derecelendir- me, izleme ve denetleme sistemi kurabilirler düşüncesini savunanlar bulunmaktadır. 53 Bu düşüncenin gerekçesi ise bu denetimin devlet kontrolüne bırakılması sosyal medya platformlarına güvensizlik duy- gusu oluşturabilir ve platformların başarısını azaltabilir kaygısıdır. Çünkü devletin baskısının olduğu bir alana insanların güveni azala- bilmektedir. 54 Bundan dolayı şirketler aslında başarısız olmak istemi- yorlarsa bu düzenlemeleri devlet yapmadan kendileri yapmalılar ki güven kaybına uğramasınlar. Diğer yandan kendi kendine denetleme konusunda şirketlerin çok da gönüllü olduğu söylenemez. Amerika’nın 50 Fatih Yıldız, “Anglosakson Ve Kıta-Avrupası Geleneğinde Darbeler” , Ekonomik İşletme Ve Siyaset Ve Uluslararası İlişkiler Dergisi, 2019, C. 5, S. 1, s.37. 51 Yıldız, s. 41. 52 Michael A. Cusumano, Annabelle Gawer & David B. Yoffie, “Social Media Compa- nies Should Self-Regulate. Now”, Harvard Business Review, Yıl 2021, s.1. https:// www.hbs.edu/faculty/Pages/item.aspx?num=59517 Erişim Tarihi: 03.01.2023. 53 Cusumano, s.3. 54 Cusumano, s.7. 69TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ yaklaşımı açısından bakacak olursak şirketlerin kendi kendini denet- leme (self-regulation) konusunda yeterli itici gücü bulamaması anlaşı- labilmektedir. Birleşik Devletler Kanunu’nun 47. Başlığının ( Title 47 of the United States Code  ) 230. Bölümünde (Section 230) ‘Etkileşimli bir bilgisayar hizmetinin hiçbir sağlayıcısı veya kullanıcısı, başka bir bilgi içeriği sağlayıcısı tarafından sağlanan herhangi bir bilginin yayıncı- sı veya konuşmacısı olarak kabul edilmeyecektir.’ 55 denilmektedir. Bu hüküm sayesinde devlet sosyal medya sitelerine kanunu bir kalkan teşkil etmekte ve bu kanunla açıkça onları korumaktadır. Yine daha önce üzerinden geçtiğimiz 2016 yılında ABD başkanlık seçimlerinde yaşanılanlardan sonra bu kanun hükmü tartışmaya açılmıştır. Görü- nen o ki devlet her ne kadar şirketlerin kendilerinin inisiyatif almala- rını istese de şirketler sorumluluklarını yerine getirmekten bu denli kaçınmaya devam ederlerse devlet denetleme mekanizmalarını dev- reye sokmak zorunda kalacaktır. İngiltere ise çocuk istismarı, siber zorbalık, terörizm, nefret söyle- mi ve pornografi gibi konulara yoğunlaşarak dijital dünyayı denetle- menin yolunu ilk olarak Nisan 2019’da takdim edilen Online Harms White Paper ile resmi olarak açmıştır. Günümüze kadar ve halen süre- giden kanuni eklemelerle denetimin içeriği genişletilmektedir. Kültür Bakanı Nadine Dorries’in kanunun anlamı hakkında söylediği şu iki cümle bakış açısını anlatması açısından önemli olacaktır. 56 “Teknoloji şirketleri üzerlerine düşen görevi yapmaları için beklenmeyecektir.” 57 , “Teknoloji şirketleri kendi platformlarında yaşanan zarar, taciz ve suç- lu davranışlarından şu ana kadar sorumlu tutulmadı.” 58 Bu iki cümle artık devletin sabrının tükendiğini ve ipleri eline alacağını ifade et- mesi açısından belirleyicidir. Bu bağlamda sosyal medya şirketlerine verilecek cezalar için İletişim Kurumu (Office of Communication-Of- com) yetkilendirilmiş ve yetkisi de gittikçe genişletilmektedir. İlk baş- 55 “No provider or user of an interactive computer service shall be treated as the publisher or speaker of any information provided by another information content provider”. 56 Jane Wakefield/Tom Gerken, “Online Harms Bill: Cyber-flashing added to pro- posed legislation”, BBC Technology, 2022, https://www.bbc.com/news/techno- logy-60750463 Erişim Tarihi: 05.01.2023. 57 “Technology companies would not be left to check their own homework”. 58 “Tech firms haven’t been held to account when harm, abuse and criminal behavi- our have run riot on their platform”. 70Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi larda sosyal medyayı genelde kanunda suç olan konularda denetleme yoluna giden kurumun yetkisi genişletilmiş, şirketlerden bilgi isteme yetkisi de verilmiştir. Hatta daha ileri gidilerek kuralları ihlal eden bir firma cirosunun yüzde onuna kadar para cezasına çarptırılabi- lirken, uyumlu olmayan web siteleri tamamen engellenebilmektedir. İngiltere yıllar içinde kendi ülkesinde yaşanan olumsuzlukları ve hu- kuk dışılıkları bertaraf edebilmek için bu düzenlemeleri yapmaktadır. Yine Avrupa ülkelerine benzer şekilde denetleyici bir kurum kurma ve cezai yaptırımlar uygulama yoluna gidilmektedir. Avustralya ise diğer Anglosakson ülkelerinden bazı konularda ayrılmaktadır. Sosyal medyayı kendi kaderine bırakmak yerine ilk yasal düzenlemeler 2015 tarihli Çevrimiçi Güvenliğin Artırılması Yasası (Enhancing Online Safety Act 2015) ile oluşturulmuştur. Denetleme ve değerlendirme için e-Güvenlik Komiserliği (eSafety Commissioner) görevlendirilmiştir. 59 Yeni Zelanda’da iki camiye gerçekleştirilen silahlı terör saldırılarının sosyal medyada naklen yayınlanması 60 nedeniyle devlet Ceza Yasa- sına bir değişiklik de eklemiştir. Bu değişikliğin sınırları terör, adam öldürme, adam öldürmeye teşebbüs, işkence, cinsel saldırı, adam ka- çırma eylemleri olarak belirlenmiştir. 61 Türkiye’de de meclis komisyo- nu tarafından incelenen ve 18.10.2022 tarihinde kanun olarak Resmi Gazete’de yayımlanan 40 maddelik kanunun 29. maddesi için kamu- oyunda çıkan belirsiz ve muğlak ifadeler olduğu yönündeki iddialar için Avustralya’nın sayma yöntemi kullanılabilir. Bu konuyu son kı- sımda inceleyeceğimiz için yeri gelmişken anlaşılması açısından vur- gulamak, ayrıntılı inceleme için ise daha sonraya bırakmak yerinde olacaktır. Böylelikle diğer Anglosakson ülkelerinden ayrışarak Avust- ralya özelinde cezai bir müeyyide olarak para cezasının yanında hapis cezası da ihdas edilmiştir. Ufukta gördüğümüz tablo devletlerin siyasi yapıları ya da hukuk düzenleri nasıl olursa olsun sosyal medya dene- timi konusunda global bir kabule varılacağıdır. Çünkü global ölçekte güçlü olan bu şirketlere bölgesel yaptırımlar ve düzenlemeler yapmak açık ve halen kanayan bir yaraya yara bandı ile müdahale etmeye ben- 59 Taylan Gülaslan, s.5. 60 Recep Sakar/Emel Öz Gözellik, “Yeni Zelanda’da iki camiye terör saldırısı: 49 kişi yaşamını yitirdi”, Anadolu Ajansı, 2019, https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ yeni-zelandada-iki-camiye-teror-saldirisi-49-kisi-yasamini-yitirdi/1418614 Eri- şim Tarihi: 07.01.2023. 61 Gülaslan, s.5. 71TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ zemektedir. Ulusal yönde yapılan düzenlemelerin temel haklara ve düşünce özgürlüğüne aykırı olmaması için devletlerin taraf olacağı bir uluslararası denetim mekanizması kurulması temel insan hakları açı- sından da çarpıcı bir çözüm olabilir. Son olarak sosyal medya konusunda direkt devlet müdahalesini öngörüp sosyal medya şirketlerinin kendilerini denetlemeleri konu- sunda alan açmayan devletlerde liberal görüşün tam zıttı noktada durmaktadırlar. Bu bölümde Belarus, Çin, Bangladeş gibi ülkelerde- ki düzenlemeleri inceleyip sosyal medya denetiminin gelebileceği uç noktalar gösterilecektir. İlk olarak Belarus’ta internet kısıtlamaları ta- mamen devletin keyfiyetine bağlı yönlendirilmekte ve hatta Belarus Medya Yasası 38. maddesi uyarınca hiçbir hukuki sebep gerektirmek- sizin idarenin kararı ile bir site engellenebilmektedir. Gün geçtikçe yetkili kurum olan Enformasyon Bakanlığının yetkileri genişletile- rek anonim kişilerin 62 yorumlarından dahi site sahiplerinin sorum- luluğuna gidilmektedir. 63 Devletin mutlak bir güce sahip olması onu keyfiyete sürükleyecek bir olgudur. Belarus uygulamasında maalesef düşünce özgürlüğü iklimi olabileceği iddia edilemez. Herhangi bir gerekçe sunmadan cezalandırma yapılmaması gerekirken, bu şekilde yaptırım uygulanması keyfiyete yol açacaktır. İngiliz tarihçi Sir John Emerich Edward Dalberg-Acton’un tarihe düştüğü not gibi: ‘Güç bo- zulmaya meyillidir ve mutlak güç mutlak biçimde bozulur.’ 64 Çin ise sosyal medya konusunda en katı kuralları uygulayan ülkeler arasında bulunmaktadır. Şöyle ki Çin uygulaması direkt sansür ve yasaklama üzerine kuruludur. Çin; Facebook, Twitter, Youtube, Yahoo gibi birçok uygulamaya daha sonra bazılarına izin verse de çeşitli sebeplerle erişi- 62 “Anonimlik, bir kişinin kimliğine ilişkin bilgilerin başkaları tarafından bilinmedi- ği bir duruma işaret etmektedir. Anonimlikte cinsiyet, yaş, din, ırk, sınıf ve daha birçok kişinin tanımlanmasına olanak tanıyacak nitelemeler iç içe geçmektedir. Gerçek yaşamda bireyler tanımlanabilecekleri görsel ve işitsel ipuçları sunarken, çevrim içi olduğu platformlarda kimliksel unsurlardan sıyrılabilmektedir. Birey- ler, internet ve sosyal medya platformlarında kendi gerçek isimlerini ve görselle- rini kullanmadan oluşturdukları profiller aracılığıyla varlıklarını anonim olarak kurgulamakta ve paylaşımlarını bu oluşturduğu yeni kimlik üzerinden gerçek- leştirmektedir”. (Sertaç Kaya, “Sosyal Medyada Anonim Olmanın Söylemler Üze- rindeki Etkisinin Haber Yorumları Üzerinden İncelenmesi”, İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 2022, S. 60, s.170). 63 Ahmet Taha Gedikli, “Karşılaştırmalı Hukukta İnternet Ortamındaki Asılsız Bilgi Paylaşımlarının Önlenmesi” , Bilişim Hukuku Dergisi, 2020, C. 2, S. 2, s.238. 64 “Power tends to corrupt and absolute power corrupts absolutely.”. 72Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi mi engellemiş ve yerli alternatiflerinin doğmasını sağlamıştır. Böylece muhalif sesleri kısmak için sansür uygulamanın yolunun kontrol et- mekten geçtiğini bilen Çin yönetimi sunucuları ülkesi içinde olmayan ve kendi çıkarlarına ters düşen platformları engellemiştir. Yerli plat- formların sunucuları ülke içinde olduğu için kontrolü kolay olmuştur. Hatta paylaşımları izleyerek kullanıcıları takip ederken, kullanıcılar takip edildiklerini bildikleri için kendi oto-sansürlerini yaratmışlar- dır. 65 Çin 2015 yılında yaptığı düzenlemesinde dezenformasyona 7 yıla kadar hapis cezası öngörmüştür. 2020 yılı düzenlemesiyle devlet yapay zekâ ve sanal gerçeklik teknolojisini kullanarak denetleme yolunu aç- mış, sahte haberlerin yayınlanması ve paylaşılmasını yeni kurallara ve yaptırımlara bağlamıştır. 66 Çin Siber Ortam İdaresi (Cyberspace Admi- nistration Of China (CAC)) sosyal medyadaki yorumları bile sansürle- me üzerine çalışmalar yapmaktadır. 67 Daha önce ifade ettiğimiz mut- lak güç mutlak biçimde bozulur ifadesi ekseninde alınabilecek keyfi kararların sınırsızlığını göstermesi açısından Çin uygulaması dikkate değerdir. Mutlak gücün gezindiği bireysel özgürlükler ile totalitarizm arasındaki bu ince çizgi devletleri yönetenler için zorlayıcıdır. Dene- tim bazı durumlarda gerekli olabildiği gibi bazı durumlarda özgür- lükleri baltalayabilmektedir. Misalen, “Çin’de hükümetin Covid-19 politikasını eleştiren sosyal medya hesaplarına sansür” başlıklı haber- de uzmanlara, akademisyenlere ve sağlık çalışanlarına kişisel saldırı içermesi ve covid politikasıyla ilgili kışkırtıcı nitelikte olmaları gerek- çesiyle 12 bin 854 mesajın incelendiği, 1120 hesabın ise topluluk kural- larını ihlal ettiği gerekçesiyle geçici veya sürekli kapatıldığı belirtildi. 68 Bu haberden de anlaşıldığı üzere eleştirilere tahammül seviyesi maa- lesef çok aşağılarda kalmaktadır. Bununla beraber sosyal medya dene- timi bazı konularda da kesinlikle gereklidir. Sözgelimi “Çin’den sosyal medya fenomeni Xu Guohao’ya 277 milyon lira vergi cezası” başlıklı 65 İlhan Aras, “Çin’de Sosyal Medya”, Teknoloji ve Uluslararası İlişkiler, ss. 277-290, Ömer Aydın/Çağdaş Cengiz, Nobel Akademik Yayıncılık, 1. Baskı, Ankara 2021. 66 Gedikli, s.239. 67 Çin Hükümeti, İnternet Yorumlarını Sansürlemek İstiyor, https://www.enson- haber.com/teknoloji/cin-hukumeti-internet-yorumlarini-sansurlemek-istiyor Erişim Tarihi: 08.01.2023. 68 Çin’de hükümetin Covid-19 politikasını eleştiren sosyal medya hesaplarına san- sür, https://www.ntv.com.tr/dunya/cinde-hukumetin-covid-19-politikasini- elestiren-sosyal-medya-hesaplarina-sansur,jlG1S-pT6kunOfM58t-tNA Erişim Ta- rihi: 26.01.2023. 73TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ haber ise vergi kaçakçılığının önüne geçilmesi açısından önemlidir. 69 Bahsi geçen haberin içeriğinde ayrıca çocukları güvence altına alabi- lecek sosyal medya ile ilgili düzenlemelerde yapıldığına değinilmiştir. Gençlerin ve çocukları korumak için alınan bu önlemler kanımca ye- rinde önlemlerdir. Görüldüğü üzere ülke değerlerini korumak, halkı denetlemek, aykırı sesleri engellemek, hak taleplerini görmezden gel- mek ve üstünü kapatmak için bu denetim mekanizması kullanılabil- mektedir. 70 Demek ki sosyal medya denetiminde önemli olan öncelik devletin ve toplumun çıkarlarını korumak ve ifade özgürlüğünü en- gellememektir. Bangladeş ise 2018 yılında “Digital Security Act” adın- da bir kanun çıkarmıştır. Bu kanun hapis cezası, para cezası ve yetkili kurum olarak dijital güvenlik birimi kurulmasını öngörmektedir. 25. maddede 71 ise dezenformasyonu açık bir şekilde ele almaktadır. Ka- nunun verdiği yetkiyle birçok kişinin tutuklanması ve soruşturulması ise ifade özgürlüğünü engellediği düşüncesini uyandırmaktadır. 72 De- zenformasyonu net bir şekilde tanımlaması açısından önemli olan bu yasa çok fazla tutuklama ve soruşturma nedeniyle amacını aşmış ve düşünce özgürlüğüne zarar vermiştir. Ayrıca 25. maddedeki muğlâk ve göreceli bir ifade olan ülke imajına zarar verme eyleminin neleri içerdiği gerekirse tahdidi bir şekilde belirlenmeli ki suçta ve cezada belirlilik ilkesi gereği kanun meşruiyet kazanabilsin. Aksi takdirde ülke imajına zarar vermek eleştiri boyutunda kalan ifadeleri de içine alabilecektir ve düşünce özgürlüğünü yok edebilecektir. Devletler kendi siyasi bakış açıları ve yönetim şekillerine göre belli başlı düzenlemeler yapmışlardır. Genel olarak her devlet bir ka- nun ihdas etmiş, bu kanunu takip edecek ve denetleyecek bir kurum yetkilendirmiştir. Hemen hemen bütün devletlerde gördüğümüz or- tak iki nokta bu olmakla beraber her birinde içerik ve yöntemlerde değişiklikler olmuştur. Liberal görüş temelinde her ne kadar aksini iddia edenler olsa da milyonlarca insanın kullandığı sosyal medyayla 69 Çin’den sosyal medya fenomeni Xu Guohao’ya 277 milyon lira vergi cezası, https:// www.ntv.com.tr/dunya/cinden-sosyal-medya-fenomenixu-guohaoya-277- milyon-lira-vergi-cezasi,2d-Uzu2mq0eqt26w_0v4MA Erişim Tarihi: 26.01.2023. 70 Aras, s.285. 71 “Herhangi bir bilgiyi ülkenin imajına zarar verecek şekilde veya karmaşa çıkar- mak amacıyla yaymak veya yayınlamak, yanlış olduğunu bilmesine rağmen bir bilginin tamamını veya bir kısmını aynı amaçlarla yaymak veya yayınlamak”. 72 Gedikli, s.236. 74Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi ilgili yeni bir düzenleme getiren kanun gerekli gözükmektedir. İhdas edilecek kanuna aykırılıkların denetlenmesi ise yargı erkine büyük bir yük getirecektir. Bu yükü azaltmak amacıyla arada RTÜK gibi denetleyici bir kurumun varlığı kırtasiye ve bürokrasiyi azaltmakla beraber yargının yükünü de azaltacak ve sorunların ivedilikle çözül- mesine katkı sağlayacaktır. Kanımca bu tür idari kurumların yaptırım açısından çok fazla yetkilendirilmesi düşünce özgürlüğünü engelleye- cektir. Devlet halen faaliyette ve etkin olan Türkiye Gazeteciler Cemi- yeti, Basın Konseyi ve Medya Etik Konseyi’ne benzer sosyal medya özelinde kurulabilecek veya mevcut özdenetim mekanizmalarının içinde oluşturulabilecek özdenetim kuruluşlarını desteklemeli ve ce- saretlendirmelidir. 73 Adı geçen özdenetim mekanizmalarının yalan habere karşı deklare ettikleri duruş zaten yeterlidir. Etki güçleri de yeterli olduğu sürece devlet müdahalesi şart olmayacaktır. Denetleyici bir kurumun yanında denetlenecek özel ve tüzel kişiler için tipikliği tanımlayan normlar olmalıdır. Bunu sağlamanın yolu da kanun dü- zenlemesidir. Kanun ihdas etmek yasama erki için çok önemli bir ko- nudur. Kanun yapıcılar için gerekli çoğunluk sağlanmışsa bir kanun yapmak çok kolaydır. Kanunun konusu ve lafzı dikkatle seçilmemişse kolayca yapılan bu kanun yarardan çok zarar getirebilir. İktidardaki- ler kanunları yaparken bir gün iktidarın başkasının eline geçebilece- ğini bilmeli ve bu kanunun ülke menfaatleri için olumsuz sonuçlar yaratabileceği düşüncesi ve sorumluluğu altında olmalıdır. Uzun lafın kısası kanunun açık ve net olması gerekmektedir. Kanunilik ve belir- lilik ilkesini sağlayamayan bir kanun ne adil ne de meşru olacaktır. Kanun ihdas etmek her ne kadar kanuniliği sağlasa da belirlilik ilke- sine aykırı olan bir norm meşru olmayacaktır. Hukukun temel ilkeleri kanun yapılırken göz ardı edilebilecek kavramlar değildir. Burada ko- nuyla ilgisi açısından sırası gelmişken kısa bir başlık açmak gerekirse 2022 yazında Meclis Komisyonu tarafından oylanan ve halk arasında sosyal medya kanunu olarak bilinen Basın Kanunu ile Bazı Kanun- larda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi 74 13.10.2022 tarihin- de kabul edilmiş ve 18.10.2022’de Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bu 73 Tülay Parlak, “Ulusal Ve Uluslararası Yasal Düzenlemeler İle Basın Etik İlkeleri Işığında “Yalan Haber Neşri” Ve Yalan Haber Neşrinin Önlenebilmesi Sorunu”, 2015, TBB Dergisi, S. 118, s.182. 74 Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, 27.05.2022, Esas No:2/4471, https://www2.tbmm.gov.tr/d27/2/2-4471.pdf Eri- şim Tarihi: 10.01.2023. 75TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ tarihten sonra artık bir teklif olmayan bu kanunun üzerinde durmak gerekmektedir. Özel bir kanun olan Basın Kanunu İle Bazı Kanunlar- da Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun genel bir kanun olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) değişiklik öngören 29. maddesi önemlidir. Çünkü belirtilen madde TCK’nin 217. maddesinden sonra gelecek şekilde “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığıyla bir düzenleme getirmektedir. Maddenin gerekçesinde çok makul ve an- laşılır açıklamalar bulunmaktadır. 75 Konumuz açısından yalan haber ve dezenformasyonun kabaca tanımı yapılmış ve kanun maddesinin eklenme sebeplerinden birinin de bu olduğu belirtilmiştir. TCK’nın 2 17/A 76 maddesi olacak şekilde düzenlenecek bu norm yaptırım açı- sından zararı daha önce de örneklerle açıklamaya çalıştığımız dere- cede büyük boyutlara ulaşabilen yalan haber ve dezenformasyonu önleme açısından isabetlidir. Fakat normun net olmaması tepkilere ve kafa karışıklığına neden olabilmektedir. Öncelikle TCK 217/A hükmü ile TCK 213 77 hükmü birbirine çok yakın ifadeler taşımaktadır. Mah- keme önüne gelen davalarda hangisinin uygulanacağı sorunu ortaya çıkabilecektir. Diğer yandan suçun manevi unsuru olan ‘sırf halk ara- sında endişe, korku veya panik yaratmak saiki’ hangi kıstaslarla belir- lenecektir. Korku, endişe ve panik kişiden kişiye değişebilen göreceli kavramlardır. Gerçeğe aykırı bilgi ise yine ölçütlere oturtulmamış bir ifadedir. Pandemi sürecinde dahi doktorlar arasında aşı ile ilgili ihti- laflar olmuştur. Bu ihtilaflardan birini gerçek kabul edersek diğerini 75 “Teknolojik gelişmelerin ve internetin yaygınlaşmasına bağlı olarak ciddi rağbet gören dijital platformlar, daha çok ‘içerik’ olarak nitelendirilebilecek bilgi veya haberlerin yayılma hızını öngörülemez biçimde artırmış ve bu içeriklerin zihin süzgecinden geçme, analiz etme ve değerlendirme süresini oldukça kısaltmıştır. Bu noktada internetin sağladığı anonim ortam yalan, yanlış veya manipülatif içe- riklerin artmasına neden olmuştur.” 76 “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma Madde 217/A- (1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. (2) Suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çer- çevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır”. 77 “Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit Madde 213- (1) Halk arasında endişe, korku ve panik yaratmak amacıyla hayat, sağlık, vücut veya cin- sel dokunulmazlık ya da malvarlığı bakımından alenen tehditte bulunan kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun silahla işlenmesi halinde, verilecek ceza, kullanılan silahın niteliğine göre yarı oranına kadar artırı- labilir”. 76Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi cezalandırmak zorunda kalabiliriz. Dolayısıyla bu norm belli sınırlar ve ölçütler içine konulmalıdır. Sözgelimi ekonomiyle ilgili görüşlerden hangisinin gerçeğe aykırı olduğu hangi kıstaslara göre belirlenecektir. Hukukçular arasında devamlı tartışma konusu olan genel ahlak, ge- nel sağlık, kamu düzeni, kamu yararı 78 gibi kavramlar kişilerin siyasi, dini, felsefi ve dünyevi görüşlerine göre değişebilmekte ve birbirinden farklı hatta zıt cenahlarda görüşler ortaya çıkabilmektedir. Kanunun lafzında kamu düzeni, genel sağlık kavramları ölçütlendirilmemiş şekilde ucu açık sunulmuştur. Bu durumun keyfiyete yol açmayacağı öngörülemez. Son olarak alenen yayma bahsinden hareketle aleniye- tin sınırı ne olacaktır? İki kişiye yapılan bir hitapta aleni sayılabilir milyonlara hitaben yapılan bir açıklamada aleni sayılabilir. Bu kadar belirlilik ilkesinden uzak ve bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ön- gören bu norm T.C. Anayasası’nın 26. maddesi ile vatandaşlara verilen düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetini olumsuz etkileyecektir. Ay- rıca otosansüre neden olacak ve anayasaya aykırılığı gündeme gele- cektir. Bütün bu açıklamalardan sonra kanuna yapılan bu eklemenin gerekli ve değerli olduğunu belirtmekle beraber normun hukukun temel ilkelerinden olan belirlilik ilkesine 79 aykırı olmasının düşünce özgürlüğüne engel olacağı aşikardır. Ölçüt olarak yalan haber ve de- zenformasyon için makalemizin ilgili bölümlerinde verilen kıstaslar kullanılabilir. Kanaatimce kanun yapmak gereklidir fakat hukukun temel ilkeleri göz ardı edilmemelidir. Sosyal medya gibi büyük ve teh- likeli sonuçlara yol açabilecek bir mecra için yapılacak kanun diğer ka- nunlara bağımlı bir şekilde değil bağımsız ve özel bir kanun olmalıdır. Türkçe diline işbirlikçi düzenleme olarak çevirebileceğimiz co- regulation kavramı kanun yaparken demokrasi ve çoğulculuğun önünü kapamaması için takip edilmesi gereken bir yol olarak tanımlanabilir. İş birlikçi düzenleme (co-regulation) devlet ile sosyal medya şirketleri- nin birlikte çalışmasını ifade etmektedir. Devletler yasa yoluyla, sosyal medya şirketleri de kendi düzenlemeleri (self-regulation) ile sürece ka- 78 Dr. Öğr. Üyesi Aras Türay/Arş. Gör. Eşref Barış Börekçi/ Arş. Gör. Aslı Ekin Yılmaz/ Arş. Gör. Yalım Yarkın Özbalcı, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m. 217/A): Ceza Hukukuna İlişkin Değerlendirmeler”, Bilgi Üniversi- tesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Aralık 2022, s. 20. 79 Murat Balcı/Kerim Çakır, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m. 217/A)”, Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, C. 9, S. 1, s. 3. 77TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ tılım sağlamaktadır. 80 Sosyal medya şirketleri kendi iç düzenlemeleri- ni yapmakta ve yaptıkları düzenlemeler kanunda gösterilen normlara paralel olabileceği gibi kendi kuruluş amaçlarına uygun da olabilmek- tedir. Bu düzenlemelerin denetlenmesi şirketlerin kendileri tarafından yapılırken, devlet kendi koyduğu kanunlarla ilgili olanlara da uyulma- sını şirketlerden talep etmektedir. Şirket kendi içinde kanunlara uygun yaptırımları uygulamakla mükellef olacaktır. Şayet şirket uygulama konusunda gönüllü olmazsa devlet devreye girecek ve hem sosyal med- ya platformuna hem de içeriğe müdahale edecektir. Bu sayede devlet konuya son müdahil olduğu için düşünce özgürlüğüne engel olunduğu argümanı asgari seviyeye çekilebilecektir. Bu yöntemin diğer bir avan- tajı da sosyal medya şirketlerinin ülke içinde kuracakları temsilci kuru- luşlar devletin RTÜK misali sosyal medya özelinde kuracağı bir kurum ile denetlenebilmesidir. Sosyal medya şirketlerinin kuracağı temsilci kuruluşlara Almanya örneğinde olduğu gibi iç hukuka hakim hukuk danışmanlarının atanması zorunluluğu getirilerek devlet müdahalesi gerekmeksizin şirketlerin iç ilişkilerinde bu durum çözümlenebilecek- tir. Çözümlenemeyen ya da kasten çözülmeyen durumlarda yargıya daha fazla yük getirmemesi açısından konusunda uzmanlardan oluşan bu denetleyici idari kurum temsilci kuruluşların hukuk danışmanları ile kanun çerçevesinde sonuca gitmek için çalışacaktır. Dolayısıyla yar- gı yolundan önce birçok çözüm yolu sunulmuş ve devletin müdahalesi minimize edilmiş olacaktır. Sonuç olarak bizim sunduğumuz sistemin üç temel öğesi bulunmaktadır. Bunlar: Kanun, Denetleyici İdari Kurum ve İşbirlikçi Düzenleme (Co-regulation) Sistemi. Bu üç öğenin de içeriği yalan haber ve dezonformasyon için oluşturmaya çalıştığımız ölçütler kullanılarak ve son bölümde açıklamaya çalıştığımız yöntemler aracılı- ğıyla hukukun temel ilkelerine uygun, adil ve düşünce özgürlüğünü en- gellemeyecek şekilde kurgulanarak yalan haber ve dezenformasyonun bütün çıkış yolları kapatılabilecektir. SONUÇ Dijital tabanlı medya araçları özelinde sosyal medya platformları gittikçe artan kullanıcı kitlesi ile sağladığı pek çok yararın yanında 80 András Koltay, “A Typology of Social Media Regulations in Europe and their Pos- sible Future Development”, Law, Identity And Values, 2021, C. 1, S. 2, s. 42. 78Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi bazen hesaplanamayacak büyüklükte zararlar verebilmektedir. Günü- müzde özel ve tüzel kişiler kendilerini sosyal medya araçları aracılığı ile ifade etmekte, amaçlarını, misyonlarını bu yolla gerçekleştirmek- tedir. Sosyal medya şirketleri büyük bütçeleri ve global güçleriyle ar- tık herkes için bir iletişim aracı haline gelmiştir. Sosyal medya birçok açıdan faydalı olmakla birlikte çığ gibi büyüyen kartopu misali halk arasında infiallere yol açabilmektedir. Herkesin bir şekilde sosyal medya ile yollarının kesiştiğini ve sosyal medya kullanmamanın ne- redeyse imkânsız hale geldiği günümüz dünyasında dezenformasyon ve yalan haberin yıkıcı etkisi göz ardı edilemeyecek büyüklüktedir. Donald Trump’ın seçimlere sosyal medya üzerinden müdahalesi, co- vid-19 pandemisindeki yalan ve yanlış bilgi akışı, Brexit referandu- mu dünya ölçeğinde; Muğla’daki orman yangınlarında yapılan yalan haberlerin çalışmaları zorlaştırması, Gezi Parkı olayları gibi konular ve dünya ölçeğindeki konular ise Türkiye ölçeğinde sosyal medyanın denetlenmesi ile ilgili yolları açmıştır. Yalan haberin amacının gerçek- leri saklama ve insanları gerçek olmayan olgu ve bilgileri yalan haber olduğunu bilerek ya da bilmeyerek bir şekilde paylaşmaya yönlendir- mek olduğunu belirleyebiliriz. Bununla beraber her ne kadar yalan haber yapıcıları bu haberi gerçek bir habermiş gibi pazarlasa da onun uydurma, gerçek dışı olduğu ve çoğunlukla da kaynağının belirsiz ol- duğu sonucuna vararak yalan haberi saptayabiliriz. İkinci kavramı- mız dezenformasyon ise yanlış bir bilginin, kasten, belli bir saikle ve zarar vermek amacıyla paylaşılmasıdır. Yalan haber ve dezenformas- yon birbirine çok yakın kavramlar olmakla beraber aralarındaki farkı temel olarak haber değeri taşıyıp taşımamasıyla ayırt edebiliriz. Yalan haber ve dezenformasyon artık hem demokrasi hem de devletler için önemli derecede tehditkar olmaya başladığı için birçok ülkede farklı konseptlerde olmakla beraber düzenleme yoluna gidilmektedir. Avru- pa devletlerinde kanun ihdası ve şirketlerle iş birliği yoluna gidilirken, Anglosakson ülkelerinde değişken uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Çin gibi daha kapalı ülkelerde ise sansür uygulamaları sosyal med- ya denetimi olarak tanımlanmaktadır. Sosyal medya denetiminin ifa- de özgürlüğüne engel olduğunu belirten hatırı sayılır çoğunlukta bir grup olduğu için demokrasi anlayışı yüksek devletler denetleme ko- nusunda hassas davranırken, Çin gibi ülkeler direkt yasaklama hatta yorumları dahi denetleme yoluna giderek vatandaşların kendi kendi- lerine bile otosansür uygulamasına neden olmaktadır. Denetleme ihti- 79TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ yacının diğer bir sebebi de sosyal medya şirketlerinin yeterli önlemleri alma konusunda gönülsüz olmasıdır. Devletler ya direkt yasaklayıcı zihniyet yolunu tercih etmiş, ya iş birliğine gitme yolunu tercih etmiş ya da Amerika gibi karışmama yoluna gitmiştir. Kanaatimce Türki- ye pratiği için ise şu yöntemler uygulanabilir: Öncelikle sosyal medya düzenlemesi ile ilgili özel, hukukun temel ilkelerini gözeten ve ayrı bir kanun yapılması gereklidir. Mevcutta bir kanunumuz vardır fakat çok fazla eleştiri aldığı için en azından revize edilmesi ilgilileri mem- nun etmesi ve kafalardaki şüpheleri yok etmesi açısından önemlidir. RTÜK gibi denetleyici bir kurumun kurulması mahkemelerin yükünü azaltacaktır. Basın Konseyi gibi özdenetim mekanizmalarının cesaret- lendirilmesi ve desteklenmesi ile kendi etiğini yaratacak sosyal med- yanın devlete olan yükü azaltılacaktır. Nihayet iş birlikçi denetleme (co-regulation) sistemi ile kurulacak ülke sınırları içindeki temsilciler aracılığıyla sosyal medya şirketlerinin iç hukuka hâkim ve devlet tara- fından zorunlu tutulan içerik denetleyici kadrosunun özdenetimi ile devlet ikinci planda kalacak ve ifade özgürlüğüne engel olunmayacak- tır. Sonuç olarak sosyal medya denetimi konusunda şirketlerin gönül- süz olması sebebiyle devletin bu alana müdahale etmesi kaçınılmaz olmuştur. Müdahale gerekli ve önemlidir, fakat izlenen yolun adil, gü- venilir ve ifade özgürlüğüne engel olmayacak şekilde düzenlenmesi demokrasi ve hukuk için daha büyük önem arz etmektedir. Kaynakça Kitaplar Aras İlhan, “Çin’de Sosyal Medya”, Teknoloji ve Uluslararası İlişkiler, s. 277-290, Ay- dın Ömer/Cengiz Çağdaş, Nobel Akademik Yayıncılık, B. 1, Ankara 2021. Özbek Veli Özer/Doğan Koray/Bacaksız Pınar, “Türk Ceza Hukuku Genel Hüküm- ler”, B. 11, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020. Makaleler Aaron Blake, A New Study Suggests Fake News Might Have Won Donald Trump The 2016 Election, The Washington Post, 03.04.2018, (Çevrimiçi erişim: https://www. washingtonpost.com/news/the-fix/wp/2018/04/03/a-new-study-suggests- fake-news-might-have-won-donald-trump-the-2016-election/). Allcott Hunt &Gentkow Matthew, Social Media And Fake News In The 2016 Election, Journal Of Economic Perspectives, 2017, C. 31, S. 2, s. 211-236. Andorfer Alexandra, Spreading Like Wildfire: Solutions For Abating The Fake News Problem On Social Media Via Technology Controls And Government Regulati- on, Hastings Law Journal, 2017, C. 69, s. 1409-1431. 80Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi Aydın Ali Fikret, Post-Truth Dönemde Sosyal Medyada Dezenformasyon: Covid-19 (Yeni Coronavirüs) Pandemi Süreci, Asya Studies, Haziran 2020, C. 4, S. 12, s. 76-90. Ayhan Ahmet & Erken Gülsüm, Siyasal İletişimde Dezenformasyon Ve Sosyal Med- ya: Bir Doğrulama Platformu Olarak Teyit.Org, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fa- kültesi Dergisi, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dergisi Özel Sayısı, 2018, S. 29, s.202-223. Balcı Murat & Çakır Kerim, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m. 217/A), Anadolu Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2023, C. 9, S. 1, s. 3. Bayazıt Zeynep & Biçer Ali Altuğ, Sosyal Medya İletişiminde Sosyal Medya Deneti- minin Önemi, Muhasebe ve Denetime Bakış, 2019, C. 19, S. 57, s. 141-164. Bennett W. Lance & Livingston Steven, The Disinformation Order: Disruptive Com- munication And The Decline Of Democratic Institutions, European Journal Of Communication, 2018, C. 33, S. 2, s. 122-139. Brown Nina I., & Jonathan Peters, Say This, Not That: Government Regulation and Control of Social Media, Syracuse Law Review, 2018, C. 68, s. 521-545. Büyükafşar Mehmet, Sağlık Mezenformasyonu: Çevrimiçi Kanallardan Yayılan Yan- lış Bilgi Salgını, Marmara Üniversitesi Öneri Dergisi, Ocak 2022, C. 17, S. 57, s. 73- 101. Cihan Murat & Yıldız Sıtkı, Sosyal Medya Aracılığı İle İşlenen Suçlar: Facebook, Twit- ter ve Instagram Örnekleri, Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Ocak 2021, C. 11, S. 1, s. 135-150. Cusumano Michael A., Gawer Annabelle & Yoffie David B., Social Media Companies Should Self-Regulate. Now, Harvard Business Review, 15.01.2021, s.1-7. (Çevrimiçi erişim: https://www.hbs.edu/faculty/Pages/item.aspx?num=59517). Denge ve Denetleme Ağı, “Dünyada Sosyal Medya Düzenlemelerine Karşılaştırmalı Bakış ve Türkiye İçin Somut Öneriler”, Demokrasi Barometresi, 16.05.2022, Ana- liz Raporu No: 16, s.8. (Çevrimiçi erişim: https://www.dengedenetleme.org/ publication/182/Dunyada-Sosyal-Medya-Duzenlemelerine-Karsilastirmali- Bakis-ve-Turkiye-icin-Somut-oneriler-Raporu). Dr. Öğr. Üyesi Türay Aras/Arş. Gör. Börekçi Eşref Barış/Arş. Gör. Yılmaz Aslı Ekin/ Arş. Gör. Özbalcı Yalım Yarkın, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma Suçu (TCK m. 217/A): Ceza Hukukuna İlişkin Değerlendirmeler, Bilgi Üniversitesi İnsan Hakları Hukuku Uygulama ve Araştırma Merkezi, Aralık 2022, s. 20. Eren Veysel & Aydın Abdullah, Sosyal Medyanın Kamuoyu Oluşturmadaki Rolü ve Muhtemel Riskler, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Sosyal ve Ekonomik Araş- tırmalar Dergisi, 2014, C. 2014, S. 3, s.197-205. Gedikli Ahmet Taha, Karşılaştırmalı Hukukta İnternet Ortamındaki Asılsız Bilgi Pay- laşımlarının Önlenmesi, Bilişim Hukuku Dergisi, 30.12.2020, C. 2, S. 2, s.221-257. Gülaslan Taylan, Sosyal Medya Güncel Tartışmalar: Sosyal Medyanın Kontrolü & Medya Hizmet Ve Gizlilik Sözleşmeleri & Yerli Ve Milli Sosyal Medya, Uluslara- rası Yönetim Akademisi Dergisi, 2021, C. 4, S. 1, s. 1-21. Ilgın Hicran Özlem, Sosyal Medyada Dezenformasyon ve Halkla İlişkiler İlişkisi, İle- tişim Çalışmaları Dergisi, 2021, C. 7, S. 2, s. 303-322. 81TBB Dergisi 2023 (167)   Kadir YILDIZ Irak Hakan, Post-Truth Çağda Dijital Dezenformasyon: Covid-19 Aşı Karşıtlığı Üzeri- ne Bir İnceleme, Ahi Evran Akademi, 2022, C. 3, S. 1, s.115-129. Kaya Sertaç, Sosyal Medyada Anonim Olmanın Söylemler Üzerindeki Etkisinin Ha- ber Yorumları Üzerinden İncelenmesi, İletişim Kuram ve Araştırma Dergisi, 2022, S. 60, 168-185. Kobak Kadriye & Soğukdere Şuheda, Sosyal Medyadaki Dezenformasyon: 2021 Tür- kiye Orman Yangınları Örneği, Uluslarası Medya ve İletişim Araştırmaları Hakemli Dergisi, 2021, C. 4, S. 2, s. 167-189. Koltay András, A Typology of Social Media Regulations in Europe and their Possible Future Development, Law, Identity And Values, 2021, C. 1, S. 2, s. 33-52. Kontoğlu Sena, Alman Sosyal Medya Kanunu, Küresel Bakış Çeviri Hukuk Dergisi, 01.06.2018, C. 8, S. 24, s. 143-150. Parlak Tülay, Ulusal ve Uluslararası Yasal Düzenlemeler İle Basın Etik İlkeleri Işığın- da “Yalan Haber Neşri” ve Yalan Haber Neşrinin Önlenebilmesi Sorunu, TBB Dergisi, 2015, S. 118, s.163-198. Şirzad Nefise, Kovid-19 Sürecinde Aşı Kararsızlığı: Aşı Karşıtı Tweetlere İlişkin Bir Analiz, TRT Akademi Dergisi, Ocak 2022, C. 7, S. 14, s. 58-81. Tuğsan Kıvanç, Sosyal Medya Bağımlılığının Sonuçları, International Journal of Social Science, 2021, C. 11, S. 1, s. 90-100. Ünal Mehmet Burak, Seçili Örneklerde Sosyal Medya Şirketlerinin Yasal Yükümlü- lükleri, TBMM Araştırma Hizmetleri Başkanlığı, Kamu Yönetimi ve Siyaset Bi- limi Bölümü, 12.08.2021, s.1-28. Ünal Recep & Taylan Ahmet, Sağlık İletişiminde Yalan Haber-Yanlış Enformasyon Sorunu ve Doğrulama Platformları, Atatürk İletişim Dergisi, 2017, S. 14, s. 81-100. Yıldız Fatih, Anglosakson Ve Kıta-Avrupası Geleneğinde Darbeler, Ekonomik İşletme ve Siyaset ve Uluslararası İlişkiler Dergisi, 2019, C. 5, S. 1, s.36-48. İnternet Kaynakları AFAD, https://www.afad.gov.tr/yardim-kampanyalari Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, https://www2.tbmm.gov.tr/d27/2/2-4471.pdf Cambridge Dictionary, https://dictionary.cambridge.org Çin Hükümeti, İnternet Yorumlarını Sansürlemek İstiyor, https://www.ensonhaber. com/teknoloji/cin-hukumeti-internet-yorumlarini-sansurlemek-istiyor Çin’de hükümetin Covid-19 politikasını eleştiren sosyal medya hesaplarına san- sür, https://www.ntv.com.tr/dunya/cinde-hukumetin-covid-19-politikasini- elestiren-sosyal-medya-hesaplarina-sansur,jlG1S-pT6kunOfM58t-tNA Çin’den sosyal medya fenomeni Xu Guohao’ya 277 milyon lira vergi cezası, https:// www.ntv.com.tr/dunya/cinden-sosyal-medya-fenomenixu-guohaoya-277- milyon-lira-vergi-cezasi,2d-Uzu2mq0eqt26w_0v4MA Hurmalardaki Corro Virüs Ve Suudi Arabistan Sağlık Bakanlığı’nın Uyarısı, https:// teyit.org/hurmalardaki-virus-ve-suudi-arabistan-saglik-bakanliginin-uyarisi 82Sosyal Medya Düzenlemesi Ğçin Bir Türkiye Denemesi Öğrencileri için sosyal medyada yardım kampanyası başlattı, https://www.aa.com. tr/tr/pg/foto-galeri/ogrencileri-icin-sosyal-medyada-yardim-kampanyasi-bas- latti- Schaedel Sydney, Did the Pope Endorse Trump?, https://www.factcheck.org/2016/10/ did-the-pope-endorse-trump/ Sosyal Medyanın İyilik Kampanyası ‘Minik Eller Üşümesin2’, https://www.kizilay. org.tr/Haber/HaberDetay/1965 Türk Dil Kurumu Sözlükleri, https://sozluk.gov.tr/ Wakefield Jane & Gerken Tom, Online Harms Bill: Cyber-flashing added to propo- sed legislation, BBC Technology, 2022, https://www.bbc.com/news/techno- logy-6075046 Word of the Year 2016, https://languages.oup.com/word-of-the-year/2016/ Yargıtay Kararları, https://www.kazanci.com. Yeni Zelanda’da iki camiye terör saldırısı: 49 kişi yaşamını yitirdi, https://www. aa.com.tr/tr/dunya/yeni-zelandada-iki-camiye-teror-saldirisi-49-kisi- yasamini-yitirdi/1418614 2017’de Viral Olmuş Ve Gerçekliğine Birçok İnsanı İnandırmış 17 Yanlış Haber, https://listelist.com/viral-yanis-haberler/