BELEDIYELERDE SULH YETKISI
COMPROMISE AUTHORITY OF MUNICIPALITIES
Burç Volkan ZOR
Özet: “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan dava konusu uyuş-
mazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek.” belediyelerin gö-
revleri içinde yer almaktadır. Belediyelerin bu görevi belediye meclisi
veya belediye encümeni tarafından yerine getirilir. Belediye uyuş-
mazlıklarının sulh yoluna gidilmesinde bazı kriterlerin varlığı önem
kazanmaktadır. Bunlar uyuşmazlığın varlığı, maddi değer taşıyan
bir uyuşmazlık olması ve dava konusu edilmiş olmasıdır. Bu yetkinin
belediye organları arasında paylaşılmasında ise uyuşmazlığın maddi
değeri esas alınır. Buna göre sulh yetkisi; dava konusu uyuşmazlığın
parasal miktarı
1
beş bin TL ve daha az olması durumunda belediye
encümenine, fazla olması durumunda belediye meclisine ait olacak-
tır. Hangi durumların dava konusu şartını sağlayacağı, sulh yetkisinin
kapsamının ne olduğu, idari yaptırımların sulh yetkisi kapsamında
değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ile arabuluculuk ve icra taki-
binin dava şartını sağlayıp sağlayamayacağı konuları da ayrıca üze-
rinde durulması gereken konular arasındadır.
Anahtar Kelimeler: Belediye Meclisi, Belediye Encümeni, Sulh
ile Tasfiye, Sulh Yetkisi, Uzlaşma
Abstract: “To decide the liquidation of the dispute subjects ot-
her than taxes, pictures and fees by agreement by litigation” is inclu-
ded within the duties of municipalities. This duty of municipalities is
fulfilled by the municipal council or municipal board. The existence
of some certain criteria regarding compromises of municipal dispu-
tes becomes important. For this, there should be a dispute which
has material value and this dispute should be brought before the
court. While sharing of this authority between the municipal bodies,
the material value of the dispute is taken as the basis. Accordingly,
the authority to compromise belongs to the municipal board in
*
Yüksek Lisans Öğrencisi, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hu-
kuku Anabilim Dalı, burcvolkan@gmail.com, ORCID: 0000-0003-0184-5008, Ma-
kalenin Gönderim Tarihi: 27.09.2019, Kabul Tarihi: 27.09.2019
1
Çalışmanın devamında parasal miktar, 5393 sayılı Kanun madde 83: “Bu Kanun’un
15, 18 ve 34 üncü maddelerinde belirtilen parasal miktarlar, her yıl 213 sayılı Vergi
Usul Kanununa göre belirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır” hük-
mü kapsamında yeniden değerleme oranında artırılarak hesaplanacaktır.
*
52Belediyelerde Sulh Yetkisi
cases where the dispute subject is worth five thousand TL or less,
otherwise the municipal council is in charge. The issues of which
cases will provide the conditions for a law case, what is the scope
of the compromise authority, whether administrative sanctions can
be evaluated within the scope of the compromise authority, and
whether mediation and enforcement proceedings can provide the
conditions for a law case are also among the issues that need to be
examined.
Keywords: Municipal Council, Municipal Board, Liquidation
with Compromise, Compromise Authority, Compromise
GİRİŞ
Belediyelerin sulh yetkisi, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 15.
maddesinin birinci fıkrasının (k) bendinde; “Vergi, resim ve harçlar dışın-
da kalan dava konusu uyuşmazlıkların anlaşmayla tasfiyesine karar vermek”
belediyenin imtiyaz ve yetkileri
2
arasında sayılmıştır. Aynı Kanun’un
18. maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde de; “Vergi, resim ve harç-
lar dışında kalan ve miktarı beş bin YTL’den fazla dava konusu olan belediye
uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek” beledi-
ye meclisinin görevleri arasında sayılmıştır. Belediye Kanunu’nun 34.
maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde ise “Vergi, resim ve harçlar
dışında kalan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının anlaşma ile tas-
fiyesine karar vermek” belediye encümeninin görevleri arasında sayıl-
mıştır. Görüldüğü gibi kanun koyucu belediyenin yetkilerinden olan
sulh yetkisini kendi organları arasında paylaştırmıştır. Madde metin-
leri incelendiğinde belediye meclisinin sulh yetkisini kullanmasında
belirli bir miktarın üzerinde olan uyuşmazlıklar için kullanılabileceği
özel olarak belirtildiği halde encümene ait olan sulh yetkisinde belirli
bir parasal miktar veya bu miktara ait eşik ya da tavan değer belirtil-
memiştir. Bunun sonucu olarak encümenin sulh yetkisi kapsamında;
konusunun para dışında olan uyuşmazlıklarda da uygulanıp uygu-
lanamayacağı, encümenin yetkisinin eşik ya da tavan değerinin olup
olmadığı hususlarında akla soru işaretleri gelebilir. Çalışmanın deva-
mında bu hususlarda ayrıntılı değerlendirme yapılacaktır.
Sulh yetkisi ile ilgili madde metinleri incelendiğinde belediye
meclisinin görevlerinde dava konusu uyuşmazlıkların “sulh ile tasfi-
2
Ramazan Çağlayan, İdare Hukuku Dersleri, 4. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara
2017, s. 106; Kemal Gözler, Mahalli İdareler Hukuku, 1. Baskı, Ekin Yayınevi, Bur-
sa 2018, s. 343.
53TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
yesine, kabul ve feragate” karar verilebileceği belirtilmişken, beledi-
yenin yetkilerinde ve encümenin görevlerinde “anlaşmayla tasfiyesi-
ne” karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Her üç düzenlemede
farklı kelimeler kullanılmış olsa da anlatılmak istenen husus aslında
aynıdır. Şöyle ki; Belediye Kanunu’nun taslak metninde belediye mec-
lisinin görevlerinde, sulh yetkisini düzenleyen madde metni diğer
maddelerle uyumlu olacak şekilde “anlaşmayla tasfiyesine karar ver-
mek” şeklinde düzenlenmiş iken, meclis genel kurulu görüşmelerinde
hukuk terminolojisi ile ifade edilmesini sağlamak maksadıyla “sulh ile
tasfiyesine, kabul ve feragate karar vermek” şeklinde değiştirilmiştir.
Tasfiye kelimesinin; arıtma, ayıklama, temizleme veya ticari olarak
alacaklılara ortada kalan mal varlıklarından payları oranında verilme-
si anlamları
3
bulunmaktadır. Belediyenin dava konusu uyuşmazlıkları
sulh ile tasfiye etmesi ise alacakların veya borçların kamu yararı ve
hizmet gerekleri gözetilmek şartıyla kısmen veya tamamen ortadan
kaldırılması demektir.
Sulh ise kelime anlamı olarak; tarafların karşılıklı istekleriyle daha
önceden var olan ve halen devam eden çekişmenin ortadan kaldırıl-
ması veya doğabilecek bir çekişmenin ortaya çıkmasının engellenme-
si
4
demektir. Başka bir deyişle sulh, taraflar arasında meydana gelen
uyuşmazlıkların tarafların her birinin bir takım haklarından feragat
ederek uyuşmazlık konusunun ortadan kaldırılmasına yönelik irade
açıklamasında bulunmaları
5
şeklinde de tanımlanabilir.
Bu çalışmada özellikle belediyelerde sulh yetkisinin kaynağı, sulh
ile tasfiyeye yetkilendirilmiş organlar, bu organların yetkilerinin sı-
nırları, yetkinin kapsamı, belediyenin idari yaptırımlarında sulh yet-
kisinin kullanılıp kullanılamayacağı, sulh yetkisinin koşulları, arabu-
luculuk ve icra takibinin dava koşulunu sağlayıp sağlayamayacağı ile
belediyelerde sulh yetkisinin diğer ülkelerdeki durumu konuları yargı
kararları doğrultusunda değerlendirilecektir.
3
Türk Dil Kurumu Sözlüğü (http://sozluk.gov.tr/), E.T: 15.05.2019.
4
Ejder Yılmaz, Hukuk Sözlüğü, Yetkin Yayınevi, 6. Baskı, Ankara 2016, s. 632.
5
Necip Bilge/Ergun Önen, Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları (422), Ankara 1978, s. 614; Aynur Hasoğlu,
“İdarenin Sorumluluğu Bağlamında Yargı Dışı Çözüm Yolu Olarak Sulh”, Selçuk
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 25, Sayı: 2, Yıl: 2017, s. 79.
54Belediyelerde Sulh Yetkisi
I. BELEDİYELERDE SULH YETKİSİNİN KAYNAĞI
Belediyelerde sulh yetkisinin kaynağını belirleyebilmek için ön-
celikle; idari birimlerin taraf oldukları uyuşmazlıklarda yargı yoluna
gitmeden önce sulh yoluna başvurulmasını düzenleyen
6
“adli uyuş-
mazlıklarda sulh” ve “idari uyuşmazlıkların sulh yoluyla halli ve vaz-
geçme yetkileri” maddelerini düzenleme altına alan 659 sayılı “Genel
Bütçe Kapsamındaki Kamu İdareleri ve Özel Bütçeli İdarelerde Hukuk
Hizmetlerinin Yürütülmesine İlişkin Kanun Hükmünde Kararname”
7
mevzuatının belediyeler için uygulanabilir olup olmadığının tespit
edilmesi gerekmektedir. Belediyeler de kamu kurumları gibi yargı dışı
çözüm yolu olarak 659 sayılı KHK kapsamında sulh yoluna gidebi-
lecekler midir? Ya da belediyenin bir kamu kurumu ile uyuşmazlık
yaşaması halinde sulh yoluna gitme yetkisinin kaynağı nereden gele-
cektir?
659 sayılı KHK’nın 1. maddesi “Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin
amacı; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelerin…
uygulama birliğinin sağlanmasına yönelik usul ve esasların belirlenmesidir”
hükmü ile kanunun kapsamı içinde olan kurumları “kamu idareleri”
ve “özel bütçeli idareler” olacak şekilde belirlemiştir.
8
Genel bütçe
kapsamındaki idareler (1 sayılı cetvel) ile özel bütçeli idareler (2 sayılı
cetvel) 5018 sayılı “Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu” ile belir-
lenmiştir.
9
Her iki cetvel de incelendiğinde belediyelerin, genel büt-
çe kapsamındaki veya özel bütçeli idareler arasında olmadığı tespit
edilebilmektedir. Yani belediyelere karşı vatandaşlar tarafından veya
kamu idareleri tarafından 659 sayılı KHK kapsamında sulh başvuru-
sunda bulunulamaz ve sulh anlaşması yapılamaz.
Özetle; belediyelerin taraf olduğu uyuşmazlıklarda sulh yetkisi-
nin kaynağı, 659 sayılı KHK’ya değil, yukarıda da belirtilen
10
5393 sa-
yılı Belediye Kanunu’na dayanmaktadır.
6
Aynur Cidecigiller, İdarenin Taraf Olduğu Uyuşmazlıkların Sulh Yolu ile Çözül-
mesi, Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya 2014, s. 194.
7
02 Kasım 2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır.
8
Allı Yeşilyurt Duran, “İptal Davalarında Sulh”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 2, Yıl: 2016, s. 132.
9
Hasoğlu, s. 80.
10
“I. Giriş” bölümüne bakınız.
55TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
II. SULH İLE YETKİLENDİRİLMİŞ ORGANLAR VE YETKİNİN
SINIRLARI
Belediyenin imtiyaz ve yetkileri, Belediye Kanunu’nun 15. mad-
desi ile düzenlenmiştir. Bu kapsamda; vergi, resim ve harçlar dışında
kalmak koşuluyla dava konusu olmuş uyuşmazlıklar sulh ile tasfiye
edilebilecektir. Kanun, 18 ve 34. maddeleri ile de yetkili organ olarak
belirli şartlarda belediye meclisi ve belediye encümenini sulh ile tasfi-
ye yapmak konusunda yetkili kılmıştır.
Belediye Kanunu’nun 18. maddesi ile belediye meclisinin
görevleri,
11
34. maddesi ile de belediye encümeninin görevleri
12
sayıl-
mıştır. Bu maddelere göre; “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve mik-
tarı beş bin YTL’den fazla dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh
ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar vermek.” belediye meclisinin, “Vergi,
resim ve harçlar dışında kalan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının
anlaşma ile tasfiyesine karar vermek” ise belediye encümeninin görevleri
içinde sayılmaktadır. Madde metinlerine dikkat edecek olursak, bele-
diye meclisinin “sulh ile tasfiye, kabul ve feragate karar vermek” göre-
vi varken belediye encümeninin “anlaşma ile tasfiyeye karar vermek”
görevi bulunmaktadır. Bu maddeleri kelimelerin tek tek anlamlarına
bakarak yorumladığımızda birbirinden farklı anlamlara geldiği yö-
nünde görüşler
13
olmasına karşın; uygulamadaki örneklerini, belediye
meclisinin görevlerinin taslak metninin aynı olmasına karşın hukuk
literatürü ile ifade edilmesi maksadıyla mevcut haline dönüştürüldü-
ğünü
14
ve yargı kararlarında iki organın yetkisi konusunda maddi kri-
ter hariç bir kriterin söz edilmemiş olmasını göz önünde bulundurarak
her iki ifade de kanaatimizce aynı yetkiyi işaret etmektedir.
11
Turan Yıldırım/Melikşah Yasin/Nur Kaman/Eyüp Özdemir/Gül Üstün Özge
Okay Tekinsoy, İdare Hukuku, 7. Baskı, On İki Levha Yayınevi, İstanbul 2018, s.
92; Metin Günday, İdare Hukuku, 11. Baskı, İmaj Yayınevi, Ankara 2017, s. 496.
12
Nuri Tortop/Burhan Aykaç/Hüseyin Yayman/Akif Özer, Mahalli İdareler, 2.
Baskı, Nobel Yayınevi, Ankara 2008, s. 348; Yıldırım/Yasin Kaman/Özdemir/
Üstü /Okay/Tekinsoy, s.94; Günday, s. 501.
13
Sedat Turan, “Belediye Alacaklarının Sulh Yoluyla Tasfiye Edilmesi”, Yönetişim
Dergisi, Cilt: 39, Sayı: 4, Yıl: 2012, s. 8.
14
Belediye Kanunu’nun taslak metninde belediye meclisinin görevleri içerisinde yer
alan sulh yetkisi diğer maddelerle uyumlu olacak şekilde “anlaşmayla tasfiyesine
karar vermek” şeklinde düzenlenmiş iken meclis genel kurulu görüşmelerinde
hukuk terminolojisi ile ifade edilmesini sağlamak maksadıyla “sulh ile tasfiyesine,
kabul ve feragate karar vermek” şeklinde değiştirilmesi teklifi kabul ederek mev-
cut halini almıştır.
56Belediyelerde Sulh Yetkisi
Anayasa Mahkemesi encümenin “Vergi, resim ve harçlar dışında ka-
lan dava konusu olan belediye uyuşmazlıklarının anlaşma ile tasfiyesine karar
vermek” görevinin karar organının alabileceği nitelikte bir görev olma-
sı ve karar organlarının seçimle oluşturulması gerekirken atanmış üye-
lerin varlığının anayasaya aykırı olduğu gerekçesiyle açılan davada,
yasanın genel gerekçesinde encümenin yürütme organı olduğunun
ve encümenin gündeminin belediye başkanı tarafından belirlendiğine
vurgu yaparak belediye meclisinin ve belediye encümeninin sulh yet-
kisini değerlendirmiştir. “Bu iki maddenin birlikte değerlendirilmesinden,
kuralın parasal uyuşmazlıklarla ilgili olduğu ve ‘miktarı beş bin YTL’den faz-
la’ olan uyuşmazlıklarda belediye meclisi yetkili olduğuna göre, encümenin
bu konudaki yetkisinin, ‘miktarı beş bin YTL ve daha az’ olan uyuşmazlıklara
ilişkin olduğu sonucu çıkmaktadır”.
15
Anayasa Mahkemesi de bu değer-
lendirmesinde sulh yetkisinin sadece para alacaklarına yönelik oldu-
ğuna ve yetkili organların sınırının kanun metninde belirlenen para
miktarı olduğuna yönelik karar vermiştir. Görüldüğü gibi kabul, fe-
ragat gibi kelimeleri geniş yorumlayarak daha geniş bir yetkinin var-
lığından bahsetmemiştir. Kanun koyucu tarafından belediye meclisi-
nin görevleri içinde yer alan sulh yetkisine yönelik kanun metninde
yapılan düzeltmenin
16
belediye encümeninin görevleri içinde yer alan
sulh yetkisi yönünden yapmamasını, encümenin yürütme organı olup
olmadığının tartışıldığı;
17
tasfiyeye, kabule, feragate karar vermek şek-
linde yapılan düzeltmenin bu tartışmaları ateşleyeceği düşüncesiyle
göz ardı edildiği kanaatindeyim.
Özetleyecek olursak, belediyeler sulh yetkisini yalnızca belediye
meclisi ve belediye encümeni eliyle kullanırlar. Yetkili organlar ta-
rafından yapılmayan sulh veya kabul kararı bozmayı gerektirir.
18
Bu
15
Anayasa Mahkemesi’nin E: 2005/95, K: 2007/5 ve 24.01.2007 tarihli kararı (29 Ara-
lık 2007 tarih ve 26741 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanmıştır.).
16
Dipnot 13’e bakınız.
17
Bu konudaki tartışmalar için: Kemal Gözler, Mahalli İdareler Hukuku, 1. Baskı,
Ekin Yayınevi, Bursa 2018, s. 331; Tortop/Aykaç/Yayman/Özer, s. 347.
18
“5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18.maddesinin (h) bendi uyarınca; vergi, resim
ve harçlar dışında kalan ve miktarı beş bin YTL’den fazla dava konusu olan bele-
diye uyuşmazlıklarının sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme yetkisinin
Belediye Meclisinde olduğu, dosya içerisinde taraflar arasındaki uyuşmazlığa iliş-
kin olarak Belediye Meclisinden alınmış bir sulh ve kabul kararı bulunmadığı an-
laşıldığından, isin esasına girilerek bozma kararı uyarınca inceleme ve işlem yapı-
larak karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesi, doğru
57TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
organların görevlerinin düzenlendiği madde metinlerinde belediye
meclisinin kabul, feragat gibi farklı yetkilerinin de var olduğu düşü-
nülse de “sulh ile tasfiye” yetkisi bahsedilen her iki yetkiyi de içinde
barındırmaktadır. Sulh yetkisinin organlar yönünden sınırını ise Ana-
yasa Mahkemesinin de belirttiği gibi uyuşmazlığın para miktarı çiz-
mektedir.
III. SULH YETKİSİNİN KAPSAMI
A. Maddi Konulara İlişkin Uyuşmazlıklarda Sulh
Belediyelerin yetkili organlarının sulh yetkisini düzenleyen mad-
de metinlerinde belediye meclisi tarafından yapılacak sulhlarda mad-
di bir eşik değer belirlenmişken belediye encümeninin sulh yetkisin-
de herhangi bir maddi değer belirtilmediği dikkat çekmektedir. Her
iki maddeyi birlikte değerlendirdiğimizde, Anayasa Mahkemesi’nin
kuralın para uyuşmazlıkları ile ilgili olduğuna dair kararı
19
da göz
önünde bulundurularak, sulh yetkisinin kapsamının yalnızca maddi
uyuşmazlıklarla ilgili olduğu söylenebilir. Bu konudaki yaygın görüş
de sulh yetkisinin kapsamının maddi uyuşmazlıklara ilişkin
20
olduğu
yönündedir.
Sulh yetkisini içeren madde metinlerinin tamamı “Vergi, resim,
harçlar dışında kalan uyuşmazlıklar” ifadeleri ile başlamaktadır. Be-
lediye meclisinin sulh yetkisi görevinde de para ile ölçülebilen bir eşik
değer belirlenmiştir. Acaba encümen için 5393 sayılı Kanun ile mül-
ga edilen 5272 sayılı Kanun’da yer alan parasal tavan değerin
21
yeni
kanunda yer almaması, kanun koyucunun encümene parasal değeri
olmayan uyuşmazlıklarda da sulh yetkisi vermek istediği şeklinde
yorumlanabilir mi? Anayasa Mahkemesi’nin ve uygulayıcıların da
yaptığı yoruma göre söz konusu uyuşmazlıkların maddi değeri olma-
görülmemiştir.” Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin (Y5D), E: 2019/3871, K:2019/13118
ve 01.07.2019 tarihli kararı; Y5D, E: 2019/927, K:2019/12509 ve 25.06.2019 tarihli
kararı (www.sinerjimevzuat.com.tr; E.T: 13.09.2019).
19
“Bu iki maddenin birlikte değerlendirilmesinden, kuralın parasal uyuşmazlıklar-
la ilgili olduğu…” dipnot 14’e bakınız.
20
Turan, s. 9; Çelik, Lamih: “Belediye Meclisinin Uzlaşma Yetkisi”, Yerel Yönetim ve
Denetim Dergisi, Cilt:13, Sayı: 1, Yıl: 2008, s. 35.
21
Mülga 5272 sayılı Belediye Kanunu md 34/f “Vergi, resim ve harçlar dışında ka-
lan ve miktarı beş milyar Türk Lirasına kadar, dava konusu olan belediye alacak-
larının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek”.
58Belediyelerde Sulh Yetkisi
sı gerektiği yönündedir. Kanaatimizce; maddi konular dışında kalan
işe iade, işlemin iptali ve benzeri uyuşmazlıklarda da belediyelerin
sulh yoluna gidebilmesi gerektiğidir. Ancak bu şekilde yapılan sulh
kabulleri belediye meclisince, belirlenen eşik değerden dolayı yapıla-
mayacaktır. Belediye encümeni ise bu şekilde yapacağı sulh işlemle-
rinde yetki sınırının çok geniş olacağı için adeta bir karar organı haline
gelecektir. Yani mevcut düzenlemelerle maddi konular dışında sulh
yoluna başvuru imkânı bulunmamaktadır.
B. Alacak ve Borçlara İlişkin Uyuşmazlıklarda Sulh
Üzerinde durulması gereken bir diğer husus da belediyelerin sulh
yetkisine sadece alacakları veya borçlarına ilişkin mi başvurabilece-
ği yoksa her ikisine birden mi başvurabileceğidir. Mülga 5272 sayılı
Kanun’da sulh yetkisinin sadece alacaklara yönelik yapılabileceği
22
hüküm altına alındığı halde 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda alacak
veya borç ayrımı gözetilmeksizin yalnızca “uyuşmazlık” ifadesi yer
almaktadır. Bu sebeple belediyeler hem borç hem de alacaklarına iliş-
kin uyuşmazlıklarda sulh yetkisini kullanabilirler.
23
Belediyenin sulh
yetkisini sadece “su alacağı, kira alacağı, ücret alacağı gibi özel hukuk
hükümlerine tabi alacaklar”
24
şeklinde sınırlandıran görüşler mevcut-
tur. Madde metninden çıkarılmadığı veya yargı kararlarınca bu doğ-
rultuda istikrarlı kararlar mevcut olmadığı halde belediyelerin sulh
yetkisini yalnızca alacaklara ilişkin olacak şekilde sınırlandırmak, ka-
nun metinlerini son derece dar bir şekilde yorumlamak olacaktır. Bu
da yetkinin özüne uygun olmayacaktır.
C. Kesinleşmiş Mahkeme Kararlarına Karşı Sulh
Tüm borçları ve alacakları her şart altında sulh yetkisinin kapsamı
içinde değerlendirmek yerinde bir yaklaşım olmayacaktır. Belediyeler
sulh yetkisini dava şartı sağlanmış uyuşmazlıklar için kullanabilmek-
tedirler. Ancak bu dava şartı halen görülmekte olan davalar veya karar
verilse bile henüz kesinleşmemiş olan mahkeme kararlarına ilişkin ola-
22
Mülga 5272 sayılı Belediye Kanunu md 18/h, “Vergi, resim ve harçlar dışında ka-
lan ve miktarı beş milyardan yirmi beş milyar Türk Lirasına kadar, dava konusu
olan belediye alacaklarının anlaşma ile tasfiyesine karar vermek”.
23
Çelik, s. 35.
24
Turan, s. 9.
59TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
bilir. Aksi halde belediyeler tarafından verilen idari bir karar ile yargı
yetkisi kapsamında mahkemeler tarafından verilen bir kararın uygu-
lanmasının engellenmesi gibi bir durum ortaya çıkacaktır. Nitekim Sa-
yıştay Dairesi tarafından
25
da kesinleşmiş mahkeme kararlarının ifa-
sını engelleyici nitelikte sulh yoluna gidilemeyeceğine ve belediyenin
sulh yetkisinin kesinleşmiş mahkeme ilamlarından doğan alacakların
tasfiyesinde kullanılamayacağına yönelik karar verilmiştir.
D. Belediye Uyuşmazlıkları Dışında Kalan Konularda Sulh
Belediyenin yetkili organlarının sulh yetkilerini kullanabilmeleri
için söz konusu uyuşmazlıkların belediye hizmetlerinin yürütülmesi
ile ilgili olması gerekmektedir. Örneğin su borcu, işçilik alacağı, be-
lediye mallarının satışından elde edilecek alacak, belediye hizmetle-
rinde kullanılmak üzere yapılan taşınmaz alımlarına ilişkin borçlar ve
benzeri alacak veya borçları sayabiliriz. Sulh yetkisi belediyenin taraf
olduğu tüm uyuşmazlıkları kapsamı içine almaz. Belediye ve beledi-
yenin işleyişine ilişkin diğer özel düzenlemelerin kapsamına girmeyen
alacak veya borç ilişkilerinde belediyenin sulh yetkisinden bahsedile-
mez.
Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından verilen bir karara
26
göre de
“5393 sayılı Kanun’un 18 ve 34’üncü maddeleri ile… belediye uyuşmaz-
lıkları tanımına girmeyen özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek gösterge
tutarına ilişkin fazla ödeme miktarını, affetme ya da silme gibi bir yetki tanın-
mamıştır.” Özel hizmet tazminatı, yan ödeme ve ek gösterge tutarına
ilişkin fazla ödeme miktarları belediye uyuşmazlığı olmayıp 657 sayılı
Kanun’un 152. maddesine göre çıkarılan “Yan Ödeme Kararnamesi”
düzenlemesini ilgilendirmektedir. Bu sebeple belediyelerin sulh yetki-
si kapsamına girmemektedir.
Sulh yetkisi kullanılırken uyuşmazlığın belediye uyuşmazlığı ta-
nımına girip girmediğinin tespit edilmesi önem kazanmaktadır. Bele-
25
“…Belediye meclisinin feragat yetkisini kullanabileceği konuları dava konusu
belediye uyuşmazlıkları ile sınırlamış bulunmaktadır. Sayıştay ilamı bakımından
ortada dava konusu bir uyuşmazlık değil, infazı gereken bir kesin hüküm vardır”.
Sayıştay 4. Dairesi’nin K: 2008/30582 ve 12.03.2008 tarihli kararı (www.sinerji-
mevzuat.com.tr; E.T: 23.05.2019).
26
Sayıştay Temyiz Kurulu’nun K: 2008/29902 ve 05.02.2008 tarihli kararı (www.si-
nerjimevzuat.com.tr; E.T: 23.05.2019).
60Belediyelerde Sulh Yetkisi
diye Kanunu ile belediyelerin işleyişine ilişkin diğer düzenlemelerde
yer almayan veya belediye hizmetlerinin yürütülmesi ile ilgili olma-
yan uyuşmazlıklar belediye uyuşmazlığı tanımına girmemektedir. Söz
konusu Sayıştay kararında da 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
kapsamına giren uyuşmazlıkların belediye uyuşmazlığı olmadığına
ve sulh yoluna gidilemeyeceğine yönelik karar verilmiştir.
E. İdari Yaptırımlarda Sulh
Yaptırım (müeyyide), herhangi bir hukuk kuralına aykırı davranı-
şın önceden öngörülebilir ve belirli olan bir tepkiyle karşılanmasıdır.
Yaptırım bir kural ihlaline karşı uygulanır ve hukuksal bir cebir (zor-
lama) içerir.
27
İdari yaptırımlar
28
ise idari düzeni korumaya yönelik
29
olarak bu müeyyidelerin idari organlar tarafından uygulanmasıdır.
İdari yaptırımlar nitelik olarak idari cezalar ve idari tedbirler olarak
ikiye ayrılır.
30
İdari cezaların caydırıcılık özellikleri, idari tedbirlerin
ise önleyicilik özellikleri bulunmaktadır. Konumuza ilişkin olarak be-
lediyeler tarafından verilecek idari yaptırımları ise Kabahatler Kanu-
nu kapsamında verilen cezalar, aylıktan kesme disiplin cezaları, imar
mevzuatı kapsamında verilen para cezaları,
31
yine imar mevzuatı kap-
samında verilen yıkım kararları ile diğer özel mevzuatlar kapsamında
verilen yaptırımlar olarak örneklendirebiliriz.
İdari yaptırımlar karşısında belediyelerin sulh yetkisini kullanıp
kullanamayacağı hususunda yargı kararları üzerinden inceleme ya-
parak sonuca ulaşılması daha faydalı olacaktır. Belediye Kanunu’nun
34. maddesine göre “Kanunlarda öngörülen cezaları vermek.” görevi
encümene ait bir görevdir. Kabahatler Kanunu, İmar Kanunu ve diğer
özel kanunlara göre belediyeler tarafından kesilmesi emredilen ceza-
27
Ali Ulusoy, İdari Yaptırımlar, 1. Baskı, On İki Levha Yayınevi, İstanbul 2013, s. 5;
Ramazan Çağlayan, İdari Yaptırımlar Hukuku, 1. Baskı, Asil Yayınevi, Ankara
2006, s. 10.
28
“Kanunların açıkça yetki verdiği veya yasaklamadığı durumlarda, kendi faaliyet
ve tasarruflarıyla ilgili emir veya yasaklara uygun hareketi sağlamak amacıyla
araya bir mahkeme kararı girmeden, idarenin doğrudan doğruya bir işlemi ile
ve idare hukukuna özgü usullerle verdiği ‘tenkil’ edici niteliği ağır basan idari
işlemlere idari yaptırım denir. .Halil Kalabalık, İdare Hukuku Dersleri (Cilt-II), 4.
Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara 2019, s. 105-106.
29
Çağlayan, s. 23.
30
Ulusoy, s. 25; Günday, s. 232.
31
3194 sayılı İmar Kanunu madde 42 kapsamında verilen idari müeyyideler.
61TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
lar encümen tarafından bir idari yaptırım olacak şekilde yerine getiri-
lir. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu “Genel Kanun Niteliği” başlıklı 3.
maddesi ile bu Kanun’un genel hükümlerinin diğer kanunlarda yer
alan idari para cezalarında da uygulanabileceğini hüküm altına almış-
tır.
32
Sayıştay Temyiz Kurulu tarafından verilen bir kararda
33
da encü-
men tarafından İmar Kanunu kapsamında verilen bir cezanın, encü-
men kararlarının idari nitelikte birer karar olmasına vurgu yapılarak,
Kabahatler Kanunu’nun “Vazgeçme ve Kabul” başlıklı 30. maddesi
34
kapsamında yine encümen tarafından geri alınabileceği, kaldırılabile-
ceği, değiştirilebileceği ve aynı konuda yeni işlem tesis edilebileceğine
hükmetmiştir. Aynı kararda encümen kararlarının idari yargının ko-
nusuna giren idari işlemlerden olduğu ve aksine hüküm bulunmaması
halinde yetki ve usulde paralellik ilkesi
35
kapsamında işlem tesis edi-
lirken izlenen aynı yol, usul ve esaslar takip edilerek geri alınabileceği-
ne ve değiştirilebileceğine ayrıca vurgu yapılmıştır.
Somut olay incelendiğinde dava şartı gerçekleşmemiş ve sonra-
dan iptal edilen kanunun hükmüne dayanılarak verilen mükerrer bir
ceza söz konusudur. Kabahatler Kanunu’nun “Vazgeçme ve Kabul”
başlıklı hükmüne dayanılarak idari işlemin geri alınması söz konusu
olmuştur. Ancak, belediye encümenince verilen idari para cezasına
karşı uyuşmazlık çıkması ve dava şartının gerçekleşmesi halinde hem
Kabahatler Kanunu’nun 30. maddesi kapsamında ceza işleminin de-
ğiştirilebileceği hem de Belediye Kanunu’nun 18 veya 34. maddeleri
kapsamında sulh yetkisinin kullanılabileceği bir durum ortaya çıka-
32
5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 3 (Genel Kanun Niteliği) “(1) Bu Kanunun; a)
İdarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda
aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idarî para cezası
veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkın-
da, uygulanır.”
33
Sayıştay Temyiz Kurulu’nun K: 2013/37056 ve 30.04.2013 tarihli kararı (www.
sinerjimevzuat.com.tr; E.T: 23.05.2019).
34
“Madde 30 - (1) Kanun yoluna başvuran kişi, bu konuda karar verilinceye kadar
başvurusundan vazgeçebilir. Vazgeçme halinde bir daha aynı konuda başvuruda
bulunulamaz. (2) İlgili kamu kurum ve kuruluşu da mahkeme tarafından karar
verilinceye kadar kanun yolu başvurusunu kabul ederek idarî yaptırım kararını
geri alabilir”
35
“Bir idari işlemi tesis etmeye yetkili olan makamın, aksine bir hüküm bulunma-
dıkça, o işlemin ortadan kaldırılması, değiştirilmesi veya geri alınması sırasında
da yetkili olmasına denir”. Bahtiyar Akyılmaz/Murat Sezginer/Cemil Kaya, Türk
İdare Hukuku, 11. Baskı, Savaş Yayınevi, Ankara 2019, s. 368.
62Belediyelerde Sulh Yetkisi
caktır. Bu gibi bir durumda belediyenin hangi yetkisinin kullanılması
gerektiğinin tespitinde kanunlar ihtilafının varlığı ve kesilen cezaların
hukuki niteliğinin göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Kana-
atimizce bu konuda kanunlar ihtilafından öte kesilen cezaların hukuki
niteliğinin göz önünde bulundurulması gerektiğidir.
Öncelikle idari cezaları değerlendirecek olursak, belediye encüme-
ni tarafından kesilen cezalar birer idari ceza ve idari işlemdir. İdari
işlemlerin icraîlik özelliği gereği tek yanlı olarak açıkladığı iradeye da-
yalı sonuç doğurabilir
36
ve kamu gücü ayrıcalıklarından yararlanırlar.
Bir idari işlem olan cezaların zorlama, ıslah etme, belirlenen kurallara
uyulmasını sağlamak gibi tek taraflı üstünlüğünün olduğu özellikle-
ri vardır. Bu sebeplerle idari cezalar için sulh yoluna gidilmesi, idari
işlemin özüne uygun olan bir durum değildir. Kanaatimizce kesilen
cezalar, dava konusu bir uyuşmazlık haline gelse bile pazarlık konusu
edilerek kaldırılması, değiştirilmesi ve yerine yeni ceza verilmesi sulh
yoluyla yapılacak bir işlem değildir.
37
Verilen cezanın ağır ve bariz ola-
rak hatalı olduğunun tespit edilmesi halinde belediye encümeni tara-
fından Kabahatler Kanunu hükümlerine göre aynı usul ve esaslar uy-
gulanarak tek taraflı bir işlem ile geri alınması daha uygun olacaktır.
İdari tedbirlerde sulh yoluna gidilmesinde ise; idari tedbirlerin
zorlama, ıslah etme, caydırma özelliklerinden öte kamu hizmetinin
daha sağlıklı yürümesini sağlamak için tedbir alma özellikleri bulun-
maktadır. Kanaatimizce idari cezalar için sulh yoluna gidilemese de
idari tedbirler için sulh yoluna gidilebilmelidir. İdari tedbirler için
kamu yararı ve kişi yararı dengesi gözetilmek koşuluyla kamu hiz-
metlerinin yürütülmesi konusunda sakınca oluşturmayacak uyuşmaz-
lıklar için sulh yoluna gidilebilmesi
38
gerekmektedir.
36
Kemal Gözler/Gürsel Kaplan, İdare Hukuku Dersleri, 14. Baskı, Ekin Yayınevi,
Bursa 2013, s. 279; Ramazan Yıldırım/Serkan Çınarlı, Türk İdare Hukuku Dersleri
(C:II), 1. Baskı, Astana Yayınevi, Ankara 2019, s. 67.
37
Mehmet Karaarslan, “İdarenin Taraf Olduğu Uyuşmazlıkların Alternatif Uyuş-
mazlık Çözüm Yöntemleri ile Giderilmesi”, TBB Dergisi, Cilt: 140, Yıl: 2019, s. 108;
Gürsel Özkan, “Tazminat Uyuşmazlıklarının İdari Yargı Öncesi Sulh Yoluyla Çö-
zümü”, Uluslararası Avrasya Ekonomileri Konferansı, 29-31 Ağustos 2016, s. 263.
38
Salihli Belediye Meclisinin, K:2017/26 sayılı ve 01.03.2017 tarihli tapu iptali ve
tescil davasına yönelik sulh talebinin kabulüne yönelik karar; Salihli Belediye
Meclisi’nin, K:2017/10 sayılı ve 03.01.2017 tarihli tapu iptali davasından feragat
kararı.
63TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
IV. SULH YETKİSİNİN KOŞULLARI
Sulh yetkisinin kullanılabilmesi için bir takım koşulların birlikte
gerçekleşmesi gerekmektedir. Bu koşullar; taraflar arasında bir uyuş-
mazlık bulunması; bu uyuşmazlığın vergi, resim ve harçlar dışında
olması; uyuşmazlığın dava konusu edilmesi ve uyuşmazlığın parasal
miktarıdır. Bu koşullardan ilk üçünün birlikte gerçekleşmesi gerek-
mektedir. Parasal miktarın değerine göre ise sulh ile yetkili organ be-
lirlenecektir. Bu sebeple önce parasal miktar koşulu incelenecek müte-
akiben diğer koşullar sırasıyla değerlendirilecektir.
A. Parasal Miktar (Beş bin TL)
Belediye meclisinin görevlerinde sulh yetkisinin miktarı beş bin
TL’den fazla olan uyuşmazlıklara yönelik kullanılabileceği hüküm al-
tına alınmıştır. Encümenin sulh yetkisi ile ilgili görevinde ise parasal
bir limit bulunmamaktadır. Her iki organın görevleri birlikte değer-
lendirildiğinde, yukarıda da bahsedildiği gibi,
39
miktarı beş bin TL ve
daha az olan uyuşmazlıklar için yetkili organ encümen, miktarı beş
bin TL’den fazla olan uyuşmazlıklar için yetkili organ belediye meclisi
olacaktır.
Ancak burada dikkat edilmesi gereken bir husus da 5393 sayılı
Belediye Kanunu’nun “Bu Kanunun 15, 18 ve 34 üncü maddelerinde be-
lirtilen parasal miktarlar, her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanununa göre be-
lirlenecek yeniden değerleme oranına göre artırılır.” şeklinde hüküm altı-
na alınan 83. maddesinin göz önünde bulundurulması gerekliliğidir.
Yani sulh yetkisi kullanılırken her yıl yeniden değerleme oranına göre
artırılarak yetkili organın belirlenmesi gerekmektedir.
40
01.01.2020 ta-
rihinde yürürlüğe giren Vergi Usul Kanunu genel tebliğine (No: 512)
göre 2019 yılı için belirlenen yeniden değerleme oranı
41
%22,58’dir.
2020 yılı içinde yapılacak sulh işlemlerinde uygulanacak parasal mik-
tar 19.165 TL
42
olarak uygulanacaktır. Bu miktarda ve altında yapılacak
39
“III. Sulh ile Yetkilendirilmiş Organlar ve Yetkinin Sınırları” bölümünde içtihatlar
ışığında değerlendirilmiştir.
40
Turan, s. 8.
41
23 Aralık 2019 tarih ve 30987 sayılı Resmi Gazete’de (Tebliğ No: 512) yayınlanmış-
tır.
42
Parasal miktar hesaplanırken kanunun yayınlandığı yıl olan 2005 yılı için belirle-
nen 5.000 TL her yıl belirlenen yeniden değerleme oranı miktarında artırılmıştır.
64Belediyelerde Sulh Yetkisi
sulh işlemlerinde yetki belediye encümeninde, bu miktarın üzerindeki
uyuşmazlıklar için yetki belediye meclisinde olacaktır.
B. Uyuşmazlığın Varlığı
Uyuşmazlık; taraflardan her hangi birinin bir hukuk kuralına,
davranış biçimine veya bir olguya ilişkin iddia ya da talebinin diğeri
tarafından itiraz, karşıt iddia veya inkâr edilmesi şeklinde karşılanan
bir anlaşmazlık hali olarak tanımlanabilir.
43
Basit olarak düşünce, çıkar
ve benzeri aykırılıklardan doğan anlaşmazlık
44
şeklinde de tanımlana-
bilir. Belediyelerin sulh yetkisini kullanabilmesi için öncelikle taraflar
arasında bir uyuşmazlığın (ihtilaflı su borcu, işçi alacağı, kiralama be-
deli vb.) var olması gerekmektedir. Uyuşmazlığın var olması için kar-
şı tarafın açık olarak iddia, inkâr gibi eylemlerde bulunmasına gerek
yoktur. Karşı tarafın iddiasını kabul ettiği halde kabulünün gereğini
yerine getirmemesi veya getirememesi de (örneğin borcu olduğunu
kabul etmesine karşılık ödeme yapılmaması) uyuşmazlığın fiili olarak
var olduğunu göstermektedir.
Anayasa Mahkemesi de uyuşmazlığı “Yargı yerine taşınmış ya
da taşınmamış bir konuda, konunun tarafları arasında anlaşmazlık,
görüş ayrılığı bulunması halini ifade eder.” şeklinde tanımlamıştır.
45
Görüldüğü gibi sulh yetkisinin kullanılabilmesi için öncelikle ortada
bir uyuşmazlık durumunun var olması gerekmektedir. Belediyelerde
uyuşmazlığın çözüm yolu olarak da sulh yolu belirlenmiştir.
C. Uyuşmazlığın Vergi, Resim ve Harçlar Dışında Olması
Belediyelerde sulh yetkisi kapsamında düzenlenen maddelerde
açık olarak “Vergi, resim ve harçlar dışında kalan uyuşmazlıklar” için
sulh yoluna gidilebileceği belirtilmiştir. Vergi, resim ve harçlar için
sulh yoluna başvurulduğunda yapılacak işlemler “Mahalli İdareler
2020 yılı için 2019 yılına kadar hesaplanan miktar %22,58 oranında artırılmıştır.
43
Şule Şahin Ceylan, Geleneksel Toplumdan Modern Topluma Alternatif Uyuşmaz-
lık Çözümü, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul 2009, s. 75; Karaarslan, s.
75.
44
Google sözlükten alınmıştır (E.T: 28.05.2019).
45
Anayasa Mahkemesinin E: 2005/32, K: 2007/3 ve 18.01.2007 tarihli kararı (29 Ara-
lık 2007 tarih ve 26741 sayılı Resmi Gazete’ de yayınlanmıştır.); Çelik, s. 34.
65TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
Uzlaşma Yönetmeliği”
46
hükümlerine göre yapılacaktır. Bu yönetme-
liğin 2. maddesi
47
ile belediyelerin vergi, resim ve harçlarının yönet-
meliğin kapsamı içine girdiği belirtilmiştir. Belediyelerde vergi, resim
ve harçlar için uzlaşma yapılması söz konusu yönetmelikte ayrıntılı
olarak anlatıldığı için bu konu hakkında değerlendirme yapılmaya-
caktır. 5393 sayılı Kanun kapsamında sulh yetkisinin kullanılabilmesi
için mutlak suretle söz konusu uyuşmazlığın vergi, resim ve harçlar
dışında olması gerekmektedir.
D. Dava Konusu Olma Şartı
1. Genel Olarak Dava Şartı
Belediye uyuşmazlıklarının sulh yoluyla tasfiye edilebilmesi için
bir diğer şart da açılmış ve devam eden bir davanın var olması gerekli-
liğidir. Taraflar uyuşmazlığa düşmüş olsalar bile dava şartı sağlanma-
dan sulh yoluna gidilebilmesi mümkün değildir. Dava konusu olma
şartı sayesinde uyuşmazlık olsa bile taraflardan herhangi birisi dava
açma şartını sağlamadan sulh yoluna gidilemeyecektir. Belki de ka-
nun koyucu, belediyelerin sulh yetkisini dava şartı ile sınırlamak iste-
miştir. Ya da aslında arada bir uyuşmazlık olmadığı halde muvazeneli
olarak uyuşmazlık varmış gibi gösterilerek sulh yoluna gidilmesinin
önünün kapatılması istenmiştir. Çünkü gerçekten uyuşmazlık olması
ve tarafların bunu dostane yollarla çözmek istemesi halinde önce dava
açılması hem gereksiz usul işlemleri ile uğraşılmasına sebep olmakta,
hem yargılama gideri, vekâlet ücreti gibi ilave maddi yükümlülükler
doğurmakta hem de yargı mercilerinin gereksiz yere meşgul edilmesi-
ne sebebiyet vermektedir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde devletin yargı
yetkisi dışında kalan alternatif çözüm yöntemlerinin tercih edilmesi-
nin belli başlı sebepleri ve avantajları bulunmaktadır. Bunlar; uyuş-
mazlığın makul sürede çözüme kavuşturulması, yargı yerlerinin iş
yükünün azaltılarak diğer yargı işlemlerinin makul sürede tamam-
lanması, düşük meblağlı uyuşmazlıklar için ayrı bir yargılama mercii
46
01.08.2003 ve 25186 sayılı Resmi Gazete ile yayınlanmıştır.
47
“Bu Yönetmeliğin kapsamına il özel idareleri ve belediyelerce ikmalen, re’sen
veya idarece tarh ve tebliğ edilen vergi, resim ve harçlar ile bunlara ilişkin olarak
kesilecek vergi ziyaı cezaları girer.”
66Belediyelerde Sulh Yetkisi
olmadığı için aynı yargılama usulüne göre çözüme kavuşturulması ek-
sikliğinin giderilmesi gibi avantajlardır.
48
Belediyenin sulh yetkisinde
temel amaç uyuşmazlığın kamu yararı ve hizmet gerekleri
49
göz önün-
de bulundurularak çözüme kavuşturulmasıdır. Uyuşmazlığın çözüme
kavuşturulması için dava açma şartının var olmasının sulh yetkisinin
özüne pek uygun olmadığı kanısındayım.
Sulh yetkisinin temel amacı uyuşmazlığın taraflar arasında çö-
züme kavuşturulmasıdır. Nitekim Anayasa Mahkemesi’nin il genel
meclisinin, il özel idaresi alacaklarının tasfiyesine karar verme yetki-
sini yasanın diğer bir maddesi ile çeliştiği gerekçesiyle iptal ettiği ka-
rarında “…mevzuatımıza göre, davaya veya icraya intikal etmiş olsun veya
olmasın ihtilafların sulh yoluyla hallinde menfaat bulunduğu takdirde, yasa
ile yetkili kılınan makamların yine yasada belirlenen ölçütler çerçevesin-
de bu yöntemi uygulamalarında Anayasal bir sorun bulunmamaktadır”
yönünde karşı oy
50
yazıları mevcuttur. Kanaatimizce tarafların men-
faatinin bulunması halinde sulh yetkisinin amaç unsuru yönünden,
dava şartı oluşmasa dahi diğer belirli şartların oluşması durumunda
uyuşmazlıkların çözümü için sulh yoluna gidilebilmesi gerekmekte-
dir. Belediyenin bu işlemdeki menfaati de belde sakinlerinin huzur ve
sükûnunun, kamu yararının ve hizmet gereklerinin sağlanmasıdır.
Dava açma şartı belediyenin sulh yoluna gidilebilmesi için işle-
min amaç unsuru yönünden gerekli olmasa da kanunun açık ve bağ-
layıcı hükmü gereği usul işlemi olarak olmazsa olmaz bir koşuldur.
Dava açma şartının icra takibi ve arabuluculuk kurumuna başvurul-
ması halinde sağlanıp sağlanmayacağına özel olarak değinmek fay-
dalı olacaktır.
2. İcra Takibi
İcra organları tarafından cebri icranın ilerlemesini sağlayıcı bir ni-
teliği bulunan ve borçluya karşı yapılan işlemlere icra takip işlemleri
48
Gülgün Ildır, “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü ve Hak Arama Özgürlüğü”, TBB
Prof. Dr. Baki Kuru Armağanı, Cilt:1, Sayı:55, Yıl:2004, s. 386.
49
Danıştay 12. D, E: 1996/518, K: 1996/755, T: 12.03.1996; Danıştay 5. D, E: 1988/3400,
K: 1991/178, T: 12.02.1991; Danıştay 11. D, E: 2001/3678, K: 2004/94, T: 21.01.2004
(Akt. Çelik, s. 37).
50
Anayasa Mahkemesi’nin E: 2005/32, K: 2007/3 ve 18.01.2007 tarihli kararının Üye
Necmi Özler’in karşı oy yazısından alınmıştır. (29 Aralık 2007 tarih ve 26741 sayılı
Resmi Gazete’ de yayınlanmıştır.); Çelik, s. 36.
67TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
denir. İcra takip işlemleri bir usul işlemi olup, aralarında büyük fark-
lılıklar olmasına karşın usul işlemleri arasından en çok mahkeme usul
işlemlerine benzemektedir. İcra takip işlemleri icra organları tarafın-
dan yerine getirilmektedir. Bu organlar yargı mercilerinden bağımsız
idari organlardır. İcra takip işlemi taraflar arasında uyuşmazlığın çö-
zümüne yönelik olarak yapılır.
51
Görüldüğü gibi icra takibi aslında bir
yargı tasarrufu değildir. İcra takibine başlanmış olması dava açıldığını
göstermez. Yalnızca arada borç ilişkisine yönelik uyuşmazlığın icra or-
ganı aracılığıyla ileri sürülmesinden ibarettir. İcra takibinin muhatabı-
nın takibe itiraz etmesi halinde, itirazın iptaline yönelik dava açılması
durumunda dava şartı tartışmasız olarak sağlanacaktır. Bu konuda
dava açma şartının sağlanıp sağlanmayacağına yönelik yargı kararları
incelendiğinde icra takibine başlanmış olmasının dava konusu sayıla-
cağına ilişkin yerleşmiş içtihatlar
52
bulunmaktadır. Mevcut içtihatlar
değerlendirildiğinde icra takibi başlatılmış olması dava şartının yerine
getirildiğini göstermektedir. İcra takibi başlatılmış olan bir uyuşmaz-
lık için belediyenin yetkili organlarınca sulh yoluna gidilebilir.
3. Arabuluculuk
Arabuluculuk; 6325 sayılı “Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucu-
luk Kanunu” 2. maddesi ile düzenlenen tanıma göre “Sistematik tek-
nikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları
bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini
kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulma-
sını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde
çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız
bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çö-
51
Nilüfer Boran Güneysu, “İcra Takip İşlemleri”, TBB Dergisi, Cilt: 101, Yıl: 2012, s.
37.
52
“İlgili hakkında icra takibine başlanılmış olması da dava konusu sayılacağın-
dan…” Sayıştay Temyiz Kurulu’nun, K:2013/37253, 28.05.2013 tarihli kararı;
“Ödenmeyen kira bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmakla, kira
alacakları dava konusu haline gelmiş, kiracılar ile belediye arasında uyuşmazlık
doğmuştur” Yargıtay 4. HD, E: 2015/16458, K: 2016/6988, T: 26.05.2016; “…icra
takibi başlatılmakla, kira alacakları dava konusu haline gelmiş…” Yargıtay 4. HD,
E: 2016/8785, K: 2016/12384, T: 20.12.2016; “Kiracılar aleyhine, ödenmeyen kira
bedellerinin tahsili amacıyla icra takibi başlatılmakla, kira alacakları dava konusu
haline gelmiş…” Yargıtay 4. HD, E: 2017/2567, K: 2017/7776, T: 30.11.2017 (www.
sinerjimevzuat.com.tr; E.T: 25.05.2019).
68Belediyelerde Sulh Yetkisi
züm yöntemi” şeklinde tanımlanmıştır.
53
Belediyeler de aynı Kanun’un
1. maddesi
54
gereği olarak; serbestçe tasarrufta bulunabileceği iş ve
işlemlerden doğan ve özel hukuk ilişkisine dayanan uyuşmazlıkların
çözümlenmesi için arabuluculukta taraf olabilirler. Arabuluculuk ile
sulh yetkisi arasındaki ilişkide incelememiz gereken iki önemli husus
bulunmaktadır. Birincisi belediyeler arabuluculuk kapsamında sulh
yetkisini kullanabilir mi? Diğeri ise uyuşmazlığın çözümü için arabu-
lucuya başvurulması dava şartı olarak kabul edilebilir mi?
Uyuşmazlığın çözümü için arabulucuya başvurulması halinde
belediyenin sulh yetkisini kullanabilmesi için, 6325 sayılı Kanun’un
1. maddesine göre belediyelerin bu konuda serbestçe tasarrufta bu-
lunabilmesi ve uyuşmazlığın özel hukuk ilişkisine dayanması ge-
rekmektedir. Belediyelerin sulh yetkisinin kullanılmasında, Belediye
Kanunu’nun 15, 18 ve 34. maddeleri gereği belediyenin sulh ile yetkili
organlarının diğer koşulların gerçekleşmesi halinde serbestçe tasarruf
yetkisine sahip olduğunu söyleyebiliriz. Bu tasarruf yetkisi uyuşmaz-
lığın niteliğine göre belediye meclisi ve belediye encümenine aittir.
Yani belediyeyi temsilen arabulucu görevlendirme işlemi, eğer sulh
yetkisi kullanılacaksa duruma göre belediye meclisi tarafından veya
encümen tarafından usulüne uygun olarak verilmiş bir karara daya-
narak yapılmalıdır.
55
Aksi halde görevlendirilen arabulucu sulh yetkisi
kapsamında bir işlem yapamayacaktır. Örneğin belediye başkanı sulh
yetkisi konusunda serbestçe tasarruf edebileceği bir yetkiye sahip ol-
madığı gibi belediye başkanının bu konuda bir görevlendirme veya
vekâlet vermesi de söz konusu değildir.
53
Benzer tanımlar için: Hakan Pekcanıtez/Muhammet Özekes/Mine Akkan Hülya
Taş Korkmaz, Medeni Usul Hukuku C. III, 15. Baskı, On İki Levha Yayıncılık,
İstanbul 2017, s. 2813; Karaarslan, s. 77.
54
“Bu Kanun, yabancılık unsuru taşıyanlar da dâhil olmak üzere, ancak tarafların
üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk
uyuşmazlıklarının çözümlenmesinde uygulanır”.
55
“Belediye uyuşmazlıklarında belediye meclisinin bu yönde bir kararı olmaksızın
belediye başkanının temyizden feragatinin mümkün olmadığı” Yargıtay Hukuk
Genel Kurulunun, E:2016/7-2655 K:2018/682 sayılı ve 04.04.2018 tarihli karar; “…
belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiyeye, kabul ve feragate karar verme yetki-
sinin Belediye Meclisinde olduğu, dosya içerisinde taraflar arasındaki uyuşmaz-
lığa ilişkin olarak Belediye Meclisinden alınmış bir sulh ve kabul kararı bulunma-
dığı…” Y5D, E: 2019/3871, K: 2019/13118 sayılı ve 01.07.2019 tarihli karar; benzer
bir karar Y5D, E: 2019/927, K: 2019/12509 sayılı ve 25.06.2019 tarihli karar (www.
sinerjimevzuat.com.tr; E.T: 25.08.2019).
69TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
Arabuluculuğa başvurunun dava şartını karşılayıp karşılamaya-
cağının tespit edilmesi de önemli bir husustur. Sulh yetkisinin madde
metinleri açık olarak dava şartını zorunlu kılmıştır. Arabuluculuk da
bir yargılama işlemi olmadığı için dava şartını karşılayacak hukuki so-
nuç doğurmaya elverişli bir işlem değildir. Mevcut düzenlemeler ile
arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilemez.
Ancak arabuluculuk müessesesi, Belediye Kanunu’nun yürürlüğe gir-
diği tarihte henüz var olmayan bir düzenleme idi. Belediye Kanunu
hazırlanırken kanun koyucunun dava şartında arabuluculuğu göz
önünde bulundurmasının da imkânı yoktu. Ayrıca icra takibi de aslın-
da bir yargılama işlemi olmadığı halde yargı mercilerince dava şartını
karşıladığı yönünde yorumlanmaktadır. Kanaatimizce bu yorum kar-
şısında arabuluculuğun da uyuşmazlığın çözümüne katkı sağlayacak
olması sebebiyle kamu yararı ve hizmet gereklerinin gözetilmesi şar-
tıyla dava şartı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Mevcut düzen-
lemelerle bu kabulün uygulanması güç olarak gözükmekte ise de ara-
buluculuğun dava şartı olarak kabul edilebilmesi için Arabuluculuk
Kanunu’nda veya Belediye Kanunu’nda ilgili maddelerinin düzenlen-
mesi ile kanun boşluklarının doldurulmasına veya yargı mercilerinin
vereceği istikrarlı kararlara ihtiyaç duyulmaktadır.
V. SULH YETKİSİNİN DEVRİ
İdari bir makama verilmiş olan bir yetki sadece o makam tarafın-
dan kullanılabilir. İstisnai olarak ve ancak kanunen izin verilen du-
rumlarda
56
bu yetki diğer makamlara devredilebilir.
57
Yetki devrinin
hukuka uygun olabilmesi için bir takım koşulların gerçekleşmesi ge-
rekmektedir. Bu koşullar; yetki devrinin kanunla öngörülmesi, açıkça
veya zımnen yasaklanmamış olması, yazılı ve kısmi olması, sınırları-
nın belirli olması, kişiye değil makama olması ve yetki devrinin gizli
kalmamasıdır.
58
56
“…yetki unsuru denilen karar alma yeteneğinin kamu görevlilerine tanınan bir
güç olduğu, yetki devrinin hukuken geçerli olabilmesinin kanunen izin verilmiş
olmasına bağlı olduğu…” Danıştay 1. Dairesi’nin, 84/155 sayılı ve 05.07.1984 ta-
rihli kararı. (Akt.: Serdar İğdeler, “Yönetim Sorumluluğu Açısından Belediyelerde
Yetki ve Sorumluluk”, Türk İdare Dergisi, s. 204).
57
Günday, s. 140.
58
Cengiz Derdiman/Yusuf Uysal, “Türk Kamu Yönetiminde Yetki Devri”, Uludağ
Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 27, Cilt: 2014/2, Yıl: 2016, s. 257; Yahya
70Belediyelerde Sulh Yetkisi
Belediyelerde sulh yetkisi ile yetkilendirilmiş organların bu yet-
kilerini hukuka uygun olarak devredebilmesi için de yukarıda sayı-
lan koşulların var olması gerekmektedir. Yetki devrinin yazılı olması,
gizli kalmaması, makama yapılması gibi usul işlemleri açısından sulh
yetkisinin devredilmesi hususunda belediyeler tarafından hukuka uy-
gun hareket edilebilir. Ancak sulh yetkisinin devredilebileceği ile ilgili
kanunda açık ya da zımni bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple
belediyenin organları tarafından dayanağını kanundan almayan bir
yetki devri yapılamaz. Belediye meclislerince sulh yetkisi kapsamın-
da alınan kararları incelediğimizde kanunun açık olarak meclise yet-
ki verdiği ve devredilebileceğine yönelik bir hüküm olmadığı halde
sulh yetkisini tamamen belediye başkanına devrettiği
59
hukuka aykırı
kararları görebiliriz. Belediyelerin sulh yetkisini kullanmasında temel
amaç kamu yararıdır. Sulh yetkisinin, uyuşmazlığın çözümüne katkı
sağlamak amacıyla olsa dahi usulüne uygun olmayarak belediye or-
ganları arasında yetki devri yapıldığı ve bu yetkinin hukuka aykırı şe-
kilde kamu yararı dışında kullanılabileceği açıktır.
Belediye başkanının, sulh yetkisi kapsamındaki görevi yetkili or-
ganlar tarafından alınan sulh kararlarının uygulanmasından ibarettir.
Belediye başkanının görevleri içerisinde “Meclis ve encümen kararla-
rını uygulamak.”
60
ve “Belediyeyi Devlet dairelerinde ve törenlerde,
davacı veya davalı olarak da yargı yerlerinde temsil etmek veya vekil
Kazım Zabunoğlu, İdare Hukuku (Cilt: 1), Yetkin Yayınevi, 1. Baskı, Ankara 2012,
s. 324.
59
“…vergi, resim ve harçlar dışında kalan ve miktarı beş bin TL’den fazla dava ko-
nusu olan belediye uyuşmazlıklarını sulh ile tasfiye, kabul ve feragate karar ver-
mek üzere başkanlık makamına yetki verilmesine ilişkin teklifin TEKLİF KARAR
şeklinde kabulüne meclise katılanların oy birliği ile karar verilmiştir”. Beşiktaş
Belediye Meclisi’nin, 2019/29 sayılı ve 06.05.2019 tarihli kararı (www.besiktas.bel.
tr; E.T.: 09.09.2019); “…davacı ile davalılar arasında sulhe karar verilmesi ve bu
amaçla protokol yapılması için Belediye Başkanımız…meclis kararı ile yetki ve-
rilmiştir.” Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin, 2018/36 sayılı ve 07.03.2018 tarihli
kararı (www.zeytinburnu.bel.tr; E.T.: 15.06.2020); Antalya Muratpaşa Belediyesi
tarafından “Sulh için belediye meclisince harç ve yargılama giderlerinden tasar-
ruf sağlanmak gibi bir gerekçe esas alınarak belediye encümenine yetki verildiği,
encümen kararı ile de harç yargılama giderleri davacılarda kalmak üzere piyasa
rayiç değeri oldukça yüksek olan bu gayrimenkullerin ilama bağlanmadan hak-
sız bir şekilde bağışlayanların mirasçılarına bedelsiz devredildiği…” Ekim 2018
tarihli, Antalya Muratpaşa Belediyesi 2017 yılı Sayıştay Denetim Raporu (www.
sayistay.gov.tr; E.T.: 15.06.2020).
60
5393 sayılı Belediye Kanunu md. 38/h.
71TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
tayin etmek”
61
görevleri bulunmaktadır. Bu kapsamda belediye mec-
lisi veya encümen tarafından alınan sulh kararları belediye başkanı
tarafından uygulanabilir
62
veya mahkeme huzurunda yapılan sulh
tekliflerini ilgilisine göre meclis veya encümen tarafından karar alın-
dıktan sonra kabul ya da feragat
63
edilebilir. Belediye başkanının bu
görevlerini yetki devri ile karıştırmamak gerekir.
SONUÇ
Uyuşmazlıklar karşısında alternatif çözüm yollarına başvurma ih-
tiyacının ve buna yönelik yapılan düzenlemelerin arttığı bir dönem-
de demokrasinin beşiği olarak kabul edilen yerel yönetim birimi olan
belediyelerde uyuşmazlıklara karşı çözüm yolu olarak sulh yoluna
gidilmesi kabul edilmektedir. Ancak sulh yoluna başvuru şartları, yal-
nızca maddi değeri olan uyuşmazlıklar ve dava konusu olma koşul-
ları ile adeta sulh olmama yoluna dönüştürmüş durumdadır. Oysaki
maddi değeri olan uyuşmazlıklar için sulh yoluna başvurulabiliyorsa,
maddi değeri olmayan uyuşmazlıklar için evleviyetle sulh yoluna baş-
vurulabilmesi gerektiği ve diğer bir zorlayıcı koşul olan dava konusu
olma şartının madde metninden çıkarılarak, belediyelere daha özerk
hareket edebilme imkânı verilmesi gerekmektedir. Dava konusu olma
şartında özellikle arabuluculuk kurumunu ele alacak olursak mevcut
düzenlemeler ile yargı yerlerinin iş yükünü azaltmak için oluşturulan
arabuluculuk kurumunda, dava şartı sağlanmadığı için sulh yoluna
gidilememesi gibi abes bir durum oluşmaktadır.
Belediyelerde sulh yetkisi belediye meclisi ve belediye encümeni
eliyle kullanılabilmektedir. Mevcut düzenlemelere göre sulh yetkisi-
nin organlar arası paylaşımı madde metinlerinden açık olarak anla-
şılamamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin 2007 yılında verdiği bir ka-
61
5393 sayılı Belediye Kanunu md. 38/c.
62
Örnek kararlar için: Bayındır Belediye Meclisi’nin K:2016/1-46 sayılı ve 05.02.2016
tarihli kararı (www.bayındır.bel.tr; E.T.: 09.09.2019); Malkara Belediye Meclisi’nin
59 karar numaralı ve 03.03.2016 tarihli kararı (www.malkara.bel.tr; E.T.:
09.09.2019).
63
“5393 sayılı Belediye Kanunu uyarınca miktarı beş bin Türk Lirasını geçen bele-
diye uyuşmazlıklarında belediye meclisinin bu yönde bir kararı olmaksızın be-
lediye başkanının temyizden feragatinin mümkün olmadığı sonucuna varılmış-
tır”. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, E: 2016/7-2655, K: 2018/680
sayılı ve 04.04.2018 tarihli kararı (www.kazanci.com, E.T: 19.09.2019).
72Belediyelerde Sulh Yetkisi
rarda yaptığı yorumu esas alarak beş bin TL ve daha az miktarı olan
uyuşmazlıklarda belediye encümeninin, beş bin TL’den daha fazla
olan uyuşmazlıklar için belediye meclisinin yetkili olduğu kabul edil-
mektedir.
Belediye encümeninin sulh yetkisini düzenleyen madde metnin-
den tek başına sadece maddi uyuşmazlıklara ilişkin olduğu çıkarıla-
masa bile, encümeni ve onun görevlerini yürütme organına ait olarak
kabul etme gayretimiz sayesinde yalnızca maddi uyuşmazlıklara iliş-
kin olarak sulh yoluna başvurulabildiği kabul edilmektedir.
Belediye meclisi ile encümen arasında paylaşılan sulh yetkisinin
karar organına ait bir yetki mi yönetim organına ait bir yetki mi tartış-
masına bir son vermek adına, bu yetki tamamen belediye meclisine ve-
rilmeli veya basit işlerde encümene yetki verilmek isteniyorsa aradaki
yetki sınırının daha net bir şekilde çizilerek madde metninde düzen-
lenmelidir. Kanaatimizce sulh yetkisinin özüne aykırı olan dava konu-
su edilme gibi bir koşul madde metninden çıkarılarak, sulh yetkisinin
kapsamının sadece maddi uyuşmazlıklar olmadığı ve yetkinin kapsa-
mının açık olarak belirlendiği düzenlemelere ihtiyaç duyulmaktadır.
Sulh yetkisi kapsamındaki mevcut durumda, belediye meclisi ile
encümen arasındaki yetki paylaşımında uyuşmazlığın maddi değeri-
ne göre bir sınır bulunmaktadır. Kanun metninde bu sınır beş bin TL
olarak belirlenmiştir. Yine kanun metninde bu parasal değerin her yıl
yeniden değerleme oranında artırılması gerektiği hüküm altına alın-
mıştır. 2020 yılı itibariyle bu sınır yeniden değerleme oranına göre he-
saplandığında 19.165 TL olmaktadır. Sulh yetkisinin kullanılmasına
yönelik belediye meclislerince verilen kararlar incelendiğinde karar-
ların neredeyse tamamında bu değerin tekrar hesaplanmadan madde
metnine atıfta bulunulduğu ve yetki paylaşımında göz önünde bulun-
durulmadığı tespit edilebilmektedir. Alınan sulh kararlarında yetki
yönünden sakatlık olmaması ve hukuka uygun kararlar verilebilmesi
için söz konusu parasal eşik değer yeniden değerleme oranına göre
mutlaka hesaplanarak yetkili organın belirlenmesinde göz önünde bu-
lundurulmalıdır.
Sulh yetkisinin devredilmesi konusunda belediyeler tarafından
hukuka aykırı olacak şekilde yetki devri işlemleri yapılabilmektedir.
Kanunun işaret etmediği halde belediye meclislerince sulh yetkisi ta-
73TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
mamen belediye başkanlarına devredilmektedir. Bunun sonucu ola-
rak belediye başkanları tarafından yetkisiz olarak alınan sulh kararları
ile de açık olarak kanuna aykırı hareket edilmektedir. Hukuka uygun
hareket edilmesi adına sulh kararları belediyenin yetkili organlarınca
verilmeli ve belediye başkanına sadece verilen kararın uygulanmasına
yönelik talimat verilmelidir. Veyahut mahkeme huzurunda sulh ka-
bulü yapılacaksa mevcut duruma özgü olarak belediye başkanı tara-
fından sulh teklifinin kabul edilebileceğine yönelik kararlar alınarak
uygulanmalıdır.
Kaynakça
Kitaplar
Bahtiyar Akyılmaz/Murat Sezginer/Cemil Kaya, Türk İdare Hukuku, 11. Baskı, Sa-
vaş Yayınevi, Ankara 2019.
Bilge Necip/Önen Ergun, Medeni Yargılama Hukuku Dersleri, 3. Baskı, Ankara Üni-
versitesi Hukuk Fakültesi Yayınları (422), Ankara 1978.
Çağlayan Ramazan, İdare Hukuku Dersleri, 4. Baskı, Adalet Yayınevi, Ankara 2017.
Çağlayan Ramazan, İdari Yaptırımlar Hukuku, 1. Baskı, Asil Yayınevi, Ankara 2006.
Gözler Kemal/Kaplan Gürsel, İdare Hukuku Dersleri, 14. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa
2013.
Gözler Kemal, Mahalli İdareler Hukuku, 1. Baskı, Ekin Yayınevi, Bursa 2018.
Günday Metin, İdare Hukuku, 11. Baskı, İmaj Yayınevi, Ankara 2017.
Halil Kalabalık, İdare Hukuku Dersleri (Cilt-II), 4. Baskı, Seçkin Yayınevi, Ankara
2019.
Pekcanıtez Hakan/Özekes Muhammet/Akkan Mine/Taş Korkmaz Hülya, Medeni
Usul Hukuku (Cilt III), 15. Baskı, On İki Levha Yayıncılık, İstanbul 2017.
Şahin Ceylan Şule, Geleneksel Toplumdan Modern Topluma Alternatif Uyuşmazlık
Çözümü, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, İstanbul 2009.
Tortop Nuri/Aykaç Burhan/Yayman Hüseyin/Özer Akif, Mahalli İdareler, 2. Baskı,
Nobel Yayınevi, Ankara 2008.
Ulusoy Ali, İdari Yaptırımlar, 1. Baskı, On İki Levha Yayınevi, İstanbul 2013.
Yıldırım Turan/Yasin Melikşah/Kaman Nur/Özdemir Eyüp/Üstün Gül/Okay Te -
kinsoy Özge, İdare Hukuku, 7. Baskı, On İki Levha Yayınevi, İstanbul 2018.
Yılmaz Ejder, Hukuk Sözlüğü, Yetkin Yayınevi, 6. Baskı, Ankara 2016.
Yıldırım Ramazan/Çınarlı Serkan, Türk İdare Hukuku Dersleri (Cilt II), 1. Baskı, As-
tana Yayınevi, Ankara 2019.
Zabunoğlu Yahya Kazım, İdare Hukuku (Cilt I), Yetkin Yayınevi, 1. Baskı, Ankara
2012.
74Belediyelerde Sulh Yetkisi
Makaleler
Boran Güneysu Nilüfer, “İcra Takip İşlemleri”, TBB Dergisi, Cilt: 101, Yıl: 2012, s. 31-60
(http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2012-101-1197, E.T: 29.05.2019).
Çelik Lamih, “Belediye Meclisinin Uzlaşma Yetkisi”, Yerel Yönetim ve Denetim Dergisi,
Cilt:13, Sayı: 1, Yıl: 2008, s. 34-37.
Derdiman Cengiz/Uysal Yusuf, “Türk Kamu Yönetiminde Yetki Devri”, Uludağ Üni-
versitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Sayı: 27, Cilt: 2014/2, Yıl: 2016, s. 251-277 (https://
dergipark.org.tr/tr/download/article-file/235994, E.T: 20.09.2019).
Hasoğlu Aynur, “İdarenin Sorumluluğu Bağlamında Yargı Dışı Çözüm Yolu Olarak
S u l h ”, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 25, Sayı: 2, Yıl: 2017, s. 65-87
(https://dergipark.org.tr/download/article-file/387045, E.T: 22.05.2019).
Ildır Gülgün, “Alternatif Uyuşmazlık Çözümü ve Hak Arama Özgürlüğü”, TBB Prof.
Dr. Baki Kuru Armağanı, Cilt:1, Sayı:55, Yıl:2004, s. 385-392 (http://tbbyayinlari.
barobirlik.org.tr/TBBBooks/75-2004-275.pdf, E.T: 22.04.2019).
İğdeler Serdar, “Yönetim Sorumluluğu Açısından Belediyelerde Yetki ve Sorumlu-
l u k ”, Türk İdare Dergisi, s. 199-224 (www.tid.gov.tr /Makaleler, E.T: 12.09.2019).
Karaarslan Mehmet, “İdarenin Taraf Olduğu Uyuşmazlıkların Alternatif Uyuşmaz-
lık Çözüm Yöntemleri ile Giderilmesi”, TBB Dergisi, Cilt: 140, Yıl: 2019, s. 71-113
(http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2019-140-1816, E.T:17.05.2019).
Özkan Gürsel, “Tazminat Uyuşmazlıklarının İdari Yargı Öncesi Sulh Yoluyla Çözü-
mü”, Uluslararası Avrasya Ekonomileri Konferansı, 29-31 Ağustos 2016, s. 260-
267 (https://www.avekon.org/papers/1544.pdf, E.T: 11.05.2019).
Turan Sedat, “Belediye Alacaklarının Sulh Yoluyla Tasfiye Edilmesi”, Yönetişim Dergi-
si, Cilt: 39, Sayı: 4, Yıl: 2012, s. 8-10 (https://docplayer.biz.tr/4336721-2-danisma-
kurulu-yazarlarimiz-11-resmi-gazete-gectigimiz-ay.html, E.T: 01.05.2019).
Yeşilyurt Duran Allı, “İptal Davalarında Sulh”, Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi, Cilt: 11, Sayı: 2, Yıl: 2016, s. 121-154 (https://dergipark.org.tr/download/
article-file/424886, E.T: 10.05.2019).
Tezler
Cidecigiller Aynur, İdarenin Taraf Olduğu Uyuşmazlıkların Sulh Yolu ile Çözülmesi,
Yayınlanmamış Doktora Tezi, Konya 2014.
İnternet Kaynakları
www.avekon.org
www.bayındır.bel.tr
www.besiktas.bel.tr
www.dergipark.org.tr
www.kazanci.com.tr
www.malkara.bel.tr
w w w.resm igazete.gov.t r
w w w.sayistay.gov.t r
www.sinerjimevzuat.com.tr
75TBB Dergisi 2020 (149) Burç Volkan ZOR
w w w.sozluk.gov.t r
www.tbbdergisi.barobirlik.org.tr
w w w.t id.gov.t r
www.zeytinburnu.bel.tr
Mahkeme Kararları
Anayasa Mahkemesi, E: 2005/32, K: 2007/3 ve 18.01.2007 tarihli kararı.
Anayasa Mahkemesi, E: 2005/95, K: 2007/5 ve 24.01.2007 tarihli kararı.
Danıştay 5. Daire, E: 1988/3400, K: 1991/178 ve 12.02.1991 tarihli kararı.
Danıştay 11. Daire, E: 2001/3678, K: 2004/94 ve 21.01.2004 tarihli kararı.
Danıştay 12. Daire, E: 1996/518, K: 1996/755 ve 12.03.1996 tarihli kararı.
Sayıştay 4. Daire, K: 2008/30582 ve 12.03.2008 tarihli kararı.
Sayıştay Temyiz Kurulu, K: 2013/37056 ve 30.04.2013 tarihli kararı.
Sayıştay Temyiz Kurulu, K: 2008/29902 ve 05.02.2008 tarihli kararı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E: 2015/16458, K: 2016/6988 ve 26.05.2016 tarihli kararı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E: 2016/8785, K: 2016/12384 ve 20.12.2016 tarihli kararı.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin, E: 2017/2567, K: 2017/7776 ve 30.11.2017 tarihli kararı.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin, E: 2019/927, K: 2019/12509 ve 25.06.2019 tarihli kararı.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin, E: 2019/3871, K: 2019/13118 ve 01.07.2019 tarihli kararı.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun, E: 2016/7-2655, K: 2018/680 ve 04.04.2018
tarihli kararı.
Belediye Meclisi Kararları
Bayındır Belediye Meclisi’nin, K:2016/1-46 sayılı ve 05.02.2016 tarihli kararı.
Malkara Belediye Meclisi’nin, 59 karar numaralı ve 03.03.2016 tarihli kararı.
Beşiktaş Belediye Meclisi’nin, 2019/29 sayılı ve 06.05.2019 tarihli kararı.
Zeytinburnu Belediye Meclisi’nin, 2018/36 sayılı ve 07.03.2018 tarihli kararı.
Salihli Belediye Meclisi’nin, K:2017/26 sayılı ve 01.03.2017 tarihli kararı.
Salihli Belediye Meclisi’nin, K:2017/10 sayılı ve 03.01.2017 tarihli kararı.