1/95 SAYILI ORTAKLIK KONSEYI KARARI TÜRK
HUKUKUNDA ETKI DOĞURUR MU:
MALLARIN SERBEST DOLAŞIMININ ÜÇ ALT
UNSURU ÖZELINDE BIR DEĞERLENDIRME
DOES ASSOCIATION COUNCIL DECISION NO 1/95 HAVE EFFECT
IN TURKISH LAW: AN EVALUATION ON THE BASIS OF THREE
SUB-ELEMENTS OF FREE MOVEMENT OF GOODS
İlke GÖÇMEN
Özet: Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) kendi aralarında bir ortaklık
kurmuştur. Bu ortaklık, kurumsal açıdan, Ankara Anlaşması’nı temel
alır ve uluslararası anlaşmalar ile Ortaklık Konseyi Kararları (OKK)
aracılığıyla derinleştirilir. Ortaklık, maddi açıdan, esasen, taraflar
arasında bir gümrük birliği kurmayı, dolayısıyla malların serbest do-
laşımını, içerir. 1/95 sayılı OKK, malların serbest dolaşımına ilişkin en
güncel ve detaylı metin olup, bu serbest dolaşım ile ilgili üç alt unsu-
ru, yani gümrük vergisi ve eş etkili vergi yasağını, ayrımcı veya koru-
yucu iç vergi yasağını ve miktar kısıtlaması ve eş etkili tedbir yasağını
AB’nin kurucu antlaşmasındaki hükümler ile paralel biçimde kaleme
almıştır ve bu alt unsurların AB iç pazar hukukundaki gibi yorumlana-
cağını düzenlemiştir. Öte yandan, OKK’ların AB hukuk düzenindeki
etkileri netken Türk hukuk düzenindeki etkileri netleşmemiştir. Bu
çalışma, 1/95 sayılı OKK’nın malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt
unsuru özelinde, ortaklık hukukunun Türk hukukundaki etkilerini çö-
zümlemeye çalışmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Türkiye-Avrupa Birliği, Ortaklık Hukuku,
1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı, Yerel Hukuktaki Etkiler
Abstract: Turkey and European Union (EU) established an as-
sociation between themselves. As regards institutional dimension,
this association is based on Ankara Agreement and deepened via
international agreements or Association Council Decisions (ACD). As
regards substantive dimension, this association essentially consists
of establishment of a Customs Union, hence free movement of go-
ods, between the parties. ACD No 1/95, which is the most actual and
detailed document as regards the free movement of goods, drew
up three sub elements of this free movement, namely prohibition
on customs duties and charges having equivalent effect, prohibition
on discriminatory or protective internal taxation and prohibition on
quantitative restrictions and measures having equivalent effect in
*
Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Avrupa Birliği Hukuku Anabilim
Dalı Başkanı, Jean Monnet Chair, igocmen@ankara.edu.tr, ORCID: 0000-0002-
6076-1368, Makalenin Gönderim Tarihi: 01.05.2020, Kabul Tarihi: 01.05.2020
*
2541/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
parallel to the provisions in the EU Founding Treaties and regula-
ted that these sub elements will be interpreted like the EU internal
market law. On the other hand, while the effects of ACD’s in the EU
legal order are clear, the effects of ACD’s in the Turkish legal order
are unclear. This paper tries to evaluate the effects of association
law in Turkish law, as to the three sub elements of free movement
of goods in ACD No 1/95.
Keywords: Turkey-European Union, Association Law, Associa-
tion Council Decision No 1/95, Effects in Domestic Law
Giriş
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB), 1960’lı yılların başlarında, kendi
aralarında bir ortaklık kurmuştur. Bu ortaklık, kurumsal açıdan, An-
kara Anlaşması’nı
1
temel almakta ve bir yandan örneğin Katma Pro-
tokol (KP)
2
gibi uluslararası anlaşmalar,
3
diğer yandan örneğin 1/95
sayılı Ortaklık Konseyi Kararı (1/95 sayılı OKK)
4
gibi OKK’lar
5
aracılı-
ğıyla derinleştirilmektedir. Ortaklık, maddi açıdan, diğerlerinin yanın-
da, taraflar arasında bir gümrük birliği kurmayı, dolayısıyla malların
serbest dolaşımını, içermektedir.
6
Malların serbest dolaşımı, en güncel ve detaylı olarak Türkiye ile
AB arasındaki gümrük birliğinin son döneminin uygulamaya konma-
sına ilişin 1/95 sayılı OKK ile düzenlenmektedir. 1/95 sayılı OKK, ta-
raflar arasında malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsuru, yani
gümrük vergisi ve eş etkili vergi yasağını,
7
ayrımcı veya koruyucu iç
vergi yasağını
8
ve miktar kısıtlaması ve eş etkili tedbir yasağını
9
AB’nin
kurucu antlaşmasındaki hükümler
10
ile paralel biçimde kaleme almış-
1
Türkiye yönünden bkz. 11858 sayılı ve 17 Kasım 1964 tarihli Resmi Gazete. AB
yönünden bkz. [1973] OJ C 113, 1.
2
Türkiye yönünden bkz. 13675 sayılı ve 22 Kasım 1970 tarihli Resmi Gazete. AB
yönünden bkz. [1972] OJ L 293, 1.
3
Türkiye yönünden bkz. 1961 Anayasası md. 65, 1982 Anayasası md. 90. Avrupa
Ekonomik Topluluğu yönünden bkz. Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması
md. 228 ve 238. (Şu an için bkz. AB’nin İşleyişi Hakkında Antlaşma md. 218 ve
217.)
4
1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı, 6 Mart 1995 imza ve 31 Aralık 1995 yürürlük
tarihlidir. Avrupa Topluluğu yönünden bkz. [1996] OJ L 35, 1.
5
Ankara Anlaşması md. 6, 22-25.
6
Ankara Anlaşması md. 2(1, 2).
7
1/95 sayılı OKK md. 4.
8
1/95 sayılı OKK md. 50.
9
1/95 sayılı OKK md. 5-7.
10
O günkü adıyla Avrupa Topluluğu Antlaşması, bugünkü adıyla AB’nin İşleyişi
255TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
tır.
11
Dahası, 1/95 sayılı OKK, bu alt unsurların AB iç pazar hukukun-
daki gibi yorumlanacağını da düzenlemiştir.
12
Ortaklık hukuku kaynaklarının, yani Ankara Anlaşması’nın, onu
temel alan uluslararası anlaşmaların ve OKK’ların AB hukuk düzenin-
deki etkileri netken Türk hukuk düzenindeki etkileri netleşmemiştir.
Bu bakımdan, Avrupa Birliği Adalet Divanının (ABAD) ortaklık hu-
kukunun AB hukuk düzenindeki etkileri ile ilgili pek çok kararı mev-
cutken
13
Türk mahkemelerinin –tespit edilebildiği kadarıyla– ortaklık
hukukunun Türk hukuk düzenindeki etkileri ile ilgili (ilkesel nitelikte)
herhangi bir kararı bulunmamaktadır.
14
Ortaklık hukukunun, özel olarak 1/95 sayılı OKK’nın, Türk hukuk
düzenindeki etkileri meselesi özellikle 1990’larda ve 2000’lerde belirli
yönleriyle tartışılmışsa bile, günümüzde, birkaç nedenle bu tartışmayı
tekrar açmak yerinde gözükmektedir. Birincisi, 1/95 sayılı OKK, AB
tarafında ilk kez ABAD’ın 19 Ekim 2017 tarihli Istanbul Lojistik kara-
rı ile malların serbest dolaşımının alt unsurları bakımından belirli bir
ölçüde de olsa aydınlatılmıştır.
15
İkincisi, 1/95 sayılı OKK, Türkiye ta-
rafında da yine malların serbest dolaşımının alt unsurları bakımından
uyuşmazlık konusu olmaya başlamıştır.
16
Üçüncüsü, Türkiye ve AB
ilişkileri bağlamında, şu an için hareketsiz gözükmekle birlikte, güm-
rük birliğinin güncellenmesi süreci başlatılmıştır.
17
Hakkında Antlaşma.
11
Sırasıyla krş. ABİHA md. 30; 110 ve 34-36.
12
1/95 sayılı OKK md. 66.
13
Örneğin bkz. Case C-65/16 Istanbul Lojistik Ltd v Nemzeti Adó- és Vámhivatal
Fellebbviteli Igazgatóság [2017] ECLI:EU:C:2017:770.
14
En fazla, tek bir kararda, Türk hukukunun AB hukukuna uygun yorumunun
bir aracı olarak 1/95 sayılı OKK md. 41’in karar metni içerisinde geçtiği tespit
edilebilmiştir. E. 2001/4817, K. 2003/4770, Danıştay 10. Daire. Konuyla ilgili ola-
rak ayrıca bkz. İlke Göçmen, “Avrupa Birliği ile Türkiye İlişkileri Çerçevesinde
Türk Mahkemelerinin Avrupa Birliği Hukuku Karşısındaki Tutumuna Yönelik
Bir Öneri: AB-Dostu Yorum Yöntemi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi,
Cilt: 63, Sayı: 1, 2014, s. 131–167.
15
Istanbul Lojistik, dn. 13. Buna, doğrudan 1/95 sayılı OKK temelinde karara bağ-
lanmamakla birlikte, bu OKK’yı karar metni içinde tartışan 11 Temmuz 2018 ta-
rihli CX kararı da eklenebilir. Case C-629/16 Proceedings brought by CX [2018]
ECLI:EU:C:2018:556.
16
Örneğin bkz. İstanbul 14. Vergi Mahkemesi’nin E. 2017/2758 ve K. 2019/707 sayılı
Kararı.
17
29 Kasım 2015 tarihli Türkiye – AB Zirvesi Bildirisi pt. 10.
2561/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
Bu arka planda, bu çalışma ile 1/95 sayılı OKK’nın malların ser-
best dolaşımı ile ilgili üç alt unsuru özelinde, ortaklık hukukunun Türk
hukukundaki etkileri ile ilgili dört ana mesele –AB hukuku ile karşılaş-
tırmalı olarak ve doktrindeki görüşlere yer verilerek– ele alınacaktır.
Birinci mesele, 1/95 sayılı OKK’nın Türk hukukunun bir parçası olup
olmadığıdır. Cevap olumluysa ikinci mesele, 1/95 sayılı OKK’nın ve
ilgili hükmünün kendi kendine icra edilebilir (self-executing) nitelik ta-
şıyıp taşımadığı, başka bir deyişle herhangi bir somut uyuşmazlıkta
Türk mahkemeleri önünde ileri sürülebilir olup olmadığıdır. Cevap
olumluysa üçüncü mesele, 1/95 sayılı OKK’nın ilgili hükmünün nasıl
yorumlanacağı, dördüncü mesele, 1/95 sayılı OKK’nın ilgili hükmü-
nün, bu yorum temelinde, ulusal hukuktaki başka bir kaynak ile çatış-
ması halinde ne olacağıdır.
1. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunun bir
Parçası mıdır?
Birinci mesele, 1/95 sayılı OKK’nın Türk hukukunun bir parçası
olup olmadığıdır.
Bir ön tespit olarak OKK’lar ile ilgili düzenlemelere kısaca yer ve-
rilebilir. Ortaklık Konseyi, bir yanda Türkiye, diğer yanda AB üyesi
devletler, Konsey ve Komisyon temsilcileri ile oluşur ve oybirliği ile
karar alır.
18
Ankara Anlaşması md. 6’ya göre:
“Ortaklık rejiminin uygulanmasını ve gittikçe gelişmesini sağla-
mak için Akit Taraflar, Anlaşma ile verilen görevlerin sınırları içinde
eylemde bulunan bir Ortaklık Konseyi’nde toplanırlar.”
18 Mart 2016 tarihli Türkiye – AB Zirvesi Bildirisi pt. 7.
Genel olarak bkz.
Ayrıca bkz. Mert Akyüz & Abdülkadir Develi, “Ticaret Savaşlarının Gölgesinde
Türkiye - Avrupa Birliği Gümrük Birliğinin Güncellenmesi: Nedenleri, İçeriği ve
Yöntemi”, Murat Çetinkaya & Gönül Muratoğlu, eds, Ticaret ve Kur Savaşları:
Küresel Ekonomik Politiğe Yansımaları, Gazi Kitabevi, Ankara, 2019, s. 335–363;
İlke Göçmen, “Avrupa Birliği ile Türkiye Arasındaki Gümrük Birliğinin Güncel-
lenmesinin Yöntemi ve Usulü: Avrupa Birliği Açısından Bir Bakış”, Ankara Avrupa
Çalışmaları Dergisi, Cilt: 15, Sayı: 1, 2016, s. 85–115.
18
Ankara Anlaşması md. 23.
257TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
Ankara Anlaşması md. 22’ye göre:
“1. Anlaşma ile belirtilen amaçların gerçekleştirilmesi için,
Anlaşma’nın öngördüğü hallerde Ortaklık Konseyi’nin karar yetkisi
vardır. İki taraftan her biri, verilmiş kararların yerine getirilmesinin
gerektirdiği tedbirleri almakla yükümlüdür. …
3. Geçiş döneminin başlaması ile ortaklık rejiminin gerçekleşmesi
yolunda, Anlaşma amaçlarından birine ulaşmak için, Akit Taraflar’ın
bir ortak davranışı gerekli görüldüğü takdirde, Anlaşma bunun için
gerekli davranış yetkisini öngörmese bile, Ortaklık Konseyi uygun ka-
rarları alır. …”
Konuya AB hukuku açısından yaklaşıldığında, 1/95 sayılı OKK,
AB hukukunun ayrılmaz bir parçası olarak kabul görmektedir. Bir
ön tespit olarak, kurucu antlaşmanın konuyla ilgili olabilecek tek
hükmüne göre: “Birlik tarafından akdedilen anlaşmalar, Birlik ku-
rumları ve üye devletler için bağlayıcıdır”.
19
Eeckhout’un belirtti-
ği gibi, “bu hüküm bağlayıcılığın hukuki sonuçlarını veya etkilerini
tanımlamamaktadır”,
20
o halde bunu yapmak ABAD’a düşecektir.
21
Birincisi, Demirel kararı uyarınca “[AB üyesi] olmayan bir ülke ile
özel, ayrıcalıklı bağlar yaratan bir ortaklık anlaşması” olan Ankara
Anlaşması’nın hükümleri, “[Anlaşma] yürürlüğe girdiği andan itiba-
ren [Birlik] hukuk sisteminin ayrılmaz bir parçasını oluşturur”.
22
İkin-
cisi, Sevince kararı uyarınca “[Ankara Anlaşması] ile kurulan ve [An-
kara Anlaşması’nın] uygulanması için sorumluluk verilen” “Ortaklık
Konseyi’nin kararları, etki verdikleri [Ankara Anlaşması] ile doğrudan
bağlantılı olduklarından, [Ankara Anlaşması’nın] kendisi ile aynı bi-
çimde yürürlüğe girdikleri andan itibaren [Birlik] hukuk sisteminin
ayrılmaz bir parçasını oluşturur”.
23
Konuya Türk hukuku açısından yaklaşıldığında, ilk önce (1961
Anayasası md. 65 ile esaslı bir farklılık taşımayan
24
) 1982 Anayasası
md. 90’dan bahsetmek gerekir. Bu maddeye göre:
19
ABİHA md. 216(2).
20
Piet Eeckhout, EU External Relations Law, 2. Baskı, Oxford University Press, Ox-
ford, 2012, s. 327.
21
ABA md. 19(1).
22
Case 12/86 Meryem Demirel v Stadt Schwäbisch Gmünd [1987] ECR-3719, paras
9, 7.
23
Case C-192/89 Sevince v Staatssecretaris van Justitie [1990] ECR I-3461, paras 10, 9.
24
Bu tespit için örneğin bkz. Yücel Acer & İbrahim Kaya, Uluslararası Hukuk, 10.
Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2019, s. 88; Ergun Özbudun, Türk Anayasa Hu-
kuku, 13. Baskı, Yetkin Yayıncılık, Ankara, 2012, s. 223.
2581/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
“Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı devletlerle ve milletlerara-
sı kuruluşlarla yapılacak andlaşmaların onaylanması, Türkiye Büyük
Millet Meclisinin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.
Ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı
aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme ge-
tirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mül-
kiyet haklarına dokunmamak şartıyla, yayımlanma ile yürürlüğe ko-
nabilir. Bu takdirde bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay
içinde Türkiye Büyük Millet Meclisinin bilgisine sunulur.
Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile
kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik
veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bu-
lunması zorunluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik,
ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlan-
madan yürürlüğe konulamaz.
Türk kanunlarına değişiklik getiren her türlü andlaşmaların yapıl-
masında birinci fıkra hükmü uygulanır.
Usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşmalar
kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası
ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. (Ek cümle: 7.5.2004-5170/7
md.) Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere
ilişkin milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hü-
kümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası
andlaşma hükümleri esas alınır.”
Görülebileceği üzere,
25
90. madde (veya başka maddeler) OKK’lar
gibi bir uluslararası anlaşma ile kurulmuş organın kararları ile ilgili
açık bir düzenlemeye yer vermemektedir. Ayrıca, “milletlerarası and-
laşma”, “uygulama andlaşması” veya “andlaşma” ile tam olarak ne
anlaşılması gerektiği net olmaktan uzaktır, dahası üst mahkemeler de
–tespit edilebildiği kadarıyla– bu kavramları (90. madde anlamında)
25
Ayrıca 244 sayılı (2.7.2018 tarihli 703 sayılı KHK’nin 181 inci maddesiyle değişik
adıyla) “Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Cumhurbaşkanına Yetki Verilmesi
Hakkında Kanun” da, OKK’lar gibi bir uluslararası anlaşma ile kurulmuş organın
kararları ile ilgili açık bir düzenlemeye yer vermemekte ve “milletlerarası andlaş-
ma”, “uygulama andlaşması” veya “andlaşma” gibi kavramları tanımlamamakta-
dır.
259TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
tanımlamamıştır,
26
bir başka deyişle 90. madde OKK’ların ne şekil-
de Türk hukukunun bir parçası haline geleceği bakımından yoruma
açıktır.
27
Bu arka planda, 1/95 sayılı OKK’nın Türk hukukunun bir parçası
haline gelip gelmediği ile ilgili iki ihtimalden bahsedilebilir. Birinci ih-
timalde, ana hatlarıyla, OKK’ların Türk hukukunun bir parçası haline
gelmesi için bir (iç) onay işlemi yapmak gerekir: 1/95 sayılı OKK’nın
1982 Anayasası md. 90 anlamında bir “milletlerarası andlaşma” ol-
duğu, dolayısıyla 90/1’e tabi tutulması gerektiği veya bir “uygulama
andlaşması” olduğu ve/veya Türk kanunlarına değişiklik getirdiği,
dolayısıyla 90/3 ve/veya 4’e tabi tutulması gerektiği söylenebilir. Bu
görüşü kabul edecek olursak 1/95 sayılı OKK Türk hukukunun bir
parçası haline gelmiştir diyemeyiz, çünkü 1982 Anayasası md. 90/1, 3
ve/veya 4 çerçevesinde (RG’de yayımlanmamış ve) TBMM’nin uygun
bulma kanununa tabi tutulmamıştır.
Bu görüşte olanlara birkaç örnek verilebilir.
28
Örneğin Toluner’e
(1996) göre:
29
26
Örneğin Danıştay ile ilgili bir çalışma için bkz. Nazile İrem Yeşilyurt, “Danıştay
Kararlarında Uluslararası Antlaşmaların Normatif Değeri”, İnsan Hakları Yıllığı,
Cilt: 32, 2014, s. 1–29.
27
Dahası, 1982 Anayasası ve özellikle de 90. maddesi çerçevesinde uluslararası an-
laşmalar ve Türk hukuk sistemi arasındaki ilişki de oldukça tartışmalıdır. Bkz.
Deniz Tekin Apaydın, “Monizm-Düalizm İkileminde Türk Hukuk Sistemi: Ulus-
lararası Hukuka Bakış Üzerine Doktrinel Uzlaşmazlığın Nedenleri ve AB Huku-
ku Işığında Bir Değerlendirme”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9,
Sayı: 1, 2018, s. 529–560.
28
Örneğin Can’ın 2010 tarihli çalışmasına göre –1/95 sayılı OKK ile kurumsal açı-
dan karşılaştırılabilir olan– 1/80 sayılı OKK, 1982 Anayasası md. 90 “anlamında
iç hukukumuza dâhil edilmemiştir; bu nedenle, şu an itibariyle iç hukukumuzda
geçerli olup doğrudan uygulanabilirliği bulunmamaktadır”. Hacı Can, “Türk Fut-
bol Takımlarında Oynayan Avrupa Birliği Vatandaşı Profesyonel Futbolcuların
Yabancı Statüsüne Tabi Tutulması Sorunu”, TİSK Akademi, Sayı: 1, 2010, s. 186.
Ayrıca bkz. Bertil Emrah Oder, “Türkiye - AB İlişkilerinde Anayasal Tartışmalar:
Gümrük Birliği, İnsan Hakları ve Kurumsal Kapasite”, Nevhis Deren-Yıldırım,
ed, Hâlâ Avrupa Birliği’ne Tam Üyelik? Tehditler, Avantajlar ve Çözüm Önerileri,
XII Levha, İstanbul, 2008, s. 102 vd. Ercüment Tezcan, “Türkiye - Avrupa Birliği
İlişkilerinin Hukuki Çerçevesi: Kurumsal Boyut”, Belgin Akçay & Sinem Akgül
Açıkmeşe, eds, Yarım Asrın Ardından Türkiye - Avrupa Birliği İlişkileri, 2. Baskı,
Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2017, s. 89–90.
29
Sevin Toluner, “6 Mart 1995 Tarihli Ortaklık Konseyi Kararı: Milletlerarası Hukuk
Açısından bir Değerlendirme”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt:
55, Sayı: 1–2, 1996, s. 20.
2601/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
“…Anayasamızda öngörüldüğü anlamda bir uygulama andlaş-
ması olmadığına göre, Ortaklık Konseyi gibi bir milletlerarası teşkilat
kararlarına bağlayıcılık ve uygulanabilirlik kazandıracak bir anayasa
hükmü de bulunmadığına göre, [1/95 sayılı OKK’nın] içerdiği bazı
hükümlerin niteliğinden ötürü yeni bir andlaşma olarak değerlendiril-
mesinden başka bir yol yokken, niçin yeni bir andlaşma olarak değer-
lendirilmesinden kaçınılmıştır?”
Örneğin Başlar’a (2004) göre “[1/95 sayılı OKK’nın] uluslararası
bir antlaşma olarak [kabulü gerekir;] bu niteliğe sahip bir [belge] [1982
Anayasası md. 90 çerçevesinde] usulüne göre yürürlüğe girmediği için
hukuksal geçerlilik [taşımaz]”.
30
Örneğin Oder (2008) ise, OKK’ların
Türk hukukunun bir parçası olup olmadığı tartışmasına girişmemiş-
se bile, kendisine göre “[1/95 sayılı OKK’da] yer alan ekonomik ve
siyasi tercihin, Anayasa’nın 90. maddesindeki usullerden birine tabi
tutularak [RG’de] yayımlanması hem demokratik devlet ilkesi hem de
uluslararası hukukun “ahde vefa ilkesi” ile uyumlu olurdu”.
31
İkinci ihtimalde, ana hatlarıyla, OKK’ların Türk hukukunun bir
parçası haline gelmesi için bir (iç) onay işlemi yapmaya gerek yoktur:
OKK’lar “usulüne göre yürürlüğe konulmuş Milletlerarası andlaşma”
olan Ankara Anlaşması’nın verdiği yetki ile alınır, dolayısıyla OKK’lar
için 1982 Anayasası md. 90 temelinde tekrardan işlem yapmaya gerek
yoktur. Bu görüşü kabul edecek olursak 1/95 sayılı OKK yürürlüğe
girmekle birlikte Türk hukukunun bir parçası haline gelmiştir sonucu-
na varmak gerekir.
Bu görüşte olanlara birkaç örnek verilebilir.
32
Örneğin Reçber’e
30
Kemal Başlar, “Gümrük Birliği ‘Anlaşması’nın (1/95 sayılı Ortaklık Konseyi
Kararı’nın) Hukuksal Niteliği”, Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 1,
2004, s. 153.
31
Oder, dn. 28, s. 104.
32
Ayrıca örneğin Örneğin Can’ın 2003 tarihli çalışmasına göre: “[OKK’ların] iç
hukukta uygulanabilmesi için bir “onaylanma” süreci gerekli değildir[;] çünkü
[OKK’lar] Türk hukuk düzeninin parçasını oluşturan bir andlaşmanın kapsamı
dâhilinde vuku bulmaktadır”. Hacı Can, “Türkiye - Avrupa Topluluğu Ortaklık
İlişkisinin Hukuki Çerçevesi”, Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt: 3, Sayı: 1,
2003, s. 40. Ayrıca: “[OKK’larda] uluslararası hukuk açısından “onaylama” şartı
söz konusu değildir[;] çünkü taraflar Ortaklık Andlaşması ile [OKK’ların] otoma-
tik olarak kendini bağlayacağını ve iç hukuklarında kararın gereklerini yerine ge-
tireceklerine dair yükümlülük altına girmişlerdir [ve] Ortaklık Andlaşması her iki
âkit tarafın iç hukuklarında usulüne uygun şekilde yürürlüğe girmiştir”. Ibid.
261TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
(2016) göre OKK’ların, diğerlerinin yanında 1982 Anayasası md. 90
“itibarıyla onaylanmasına ve yürürlüğe sokulmasına hukuk tekniği
açısından gerek yoktur”,
33
dahası:
“…Türk kanunlarına değişiklik getiren her uluslararası hukuk iş-
lemini 1982 Anayasası [md. 90] hükümlerine istinaden bir uluslararası
anlaşma kabul edip, uygun bulma yasası ile yürürlüğe sokmak pek an-
lamlı olmamaktadır[;] zira Ortaklık Konseyi’nin kararlarına kaynaklık
eden Ankara Anlaşması 1961 Anayasası [md. 65] düzenlemelerine uy-
gun olarak zaten uygun bulma yasası ile onaylanmıştır.”
34
Örneğin Günuğur (1995), OKK’ların Türk hukukunun bir parçası
olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre “ulus-
lararası hukuk açısından antlaşma “yeni bir hukuki durum yaratan
belge”dir[,] oysa [1/95 sayılı OKK] daha önce [KP] ile yaratılan duru-
mu yaşama geçiren ve tamamen prosedüre ilişkin olan bir “uygulama
belgesi”dir”.
35
Örneğin Tekinalp (1996) OKK’ların Türk hukukunun
bir parçası olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine
göre “[1/95 sayılı OKK], devletler hukuku anlamında bir anlaşma
[değildir]”.
36
Son olarak, Toluner’in aktardığına göre (1996) tartışmalı
Örneğin Özkan (2007), OKK’ların Türk hukukunun bir parçası olup olmadığı tar-
tışmasına girişmemişse bile, kendisine göre “[OKK’lar] ne bir uluslararası söz-
leşme, ne de uluslararası örgüt kararı olduğu için onaylanmaları söz konusu de-
ğildir[,] bu kararlar dayanağını bir uluslararası anlaşmadan (Ankara Anlaşması)
alan uygulama kararlarıdır. Ancak Anayasa 90. maddede de belirtilen sınırları
aşmaları halinde imzalayanlara sorumluluk getirir”. Işıl Özkan, “Türk Vatandaş-
larının Avrupa Ülkelerine Giriş Hakkı ve Vize Sorunu”, Dokuz Eylül Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: Özel Sayı, 2007, s. 421.
Örneğin Hoffmeister’a (2002) göre: “…monist ülkelerde … [OKK’ların] ulusal
parlamentolar tarafından onaylanmasına gerek yoktur”. F Hoffmeister, “Interna-
tional Agreement in the Legal Orders of the Candidate Countries: Introduction”,
Andrea Ott & Kirstyn Inglis, eds, Handbook on European Enlargement: A Com-
mentary on the Enlargement Process, T.M.C. Asser Press, The Hague, 2002, s. 217.
33
Kamuran Reçber, Türkiye - Avrupa Birliği Ortaklık Hukuku, Dora Yayıncılık,
Bursa, 2016, s. 44.
34
Ibid, s. 46.
35
Haluk Günuğur, “6 Mart Kararı ve Gümrük Birliği”, Süreç, Sayı: 17, 18, 1995, s.
408. Günuğur, bir başka eserinde, “[OKK’lar] akit tarafların iç hukuklarında doğ-
rudan yürürlüğe girmezler[,] Türkiye’de yürürlüğe konulması için bir iç hukuk
düzenlemesinin [yapılması gerekir]” tespitinde bulunmuşsa da –eserin ilgili bölü-
münün bütününden– buradaki kastın aslında (bir iç onay işlemine tabi tutulmak
değil,) gerekli uygulama önlemlerini almak olduğu anlamı çıkabilmektedir. Ha-
luk Günuğur, Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri, Avrupa Ekonomik Danışma Mer-
kezi, Ankara, 2008, s. 122–123.
36
Ünal Tekinalp, “Gümrük Birliğinin Türk Hukuku Üzerindeki Etkileri”, İstanbul
2621/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
olmakla birlikte Türkiye’nin (o dönemki hükümetin) tezi, “[1/95 sayılı
OKK’nın] alındığı tarihte tamamlanmış bir karar olarak doğduğu ve
uygulanması için bir başka işlemin yapılmasına gerek olmadığı”dır.
37
Konuyla ilgili iki ön tespit yapılabilir. Birincisi, yukarıda da be-
lirtildiği gibi, 1982 Anayasası ve özellikle 90. maddesi, OKK’lar gibi
bir uluslararası anlaşma ile kurulmuş organın kararları hakkında bir
düzenleme içermemektedir ve üst mahkemeler de –tespit edilebildiği
kadarıyla– 90. maddedeki “andlaşma” gibi kavramları henüz tanımla-
mamıştır. İkincisi, 90. madde, OKK’ların Türk hukukunun bir parçası
haline nasıl geleceği ile ilgili olarak, yukarıdaki doktrin alıntılarının
çeşitliliğinin de işaret ettiği gibi, yukarıdaki iki görüşteki gibi yoruma
da imkân tanıyor gözükmektedir.
38
Bununla birlikte, buradaki esas mesele, 90. madde anlamında
“andlaşma” teriminin nasıl yorumlanacağı ve/veya yasama ile yü-
rütmenin dış ilişkiler hukukundaki rolleri arasındaki ilişki ile ilgili
gözükmektedir.
39
Not düşmek gerekir ki “uluslararası anlaşma” teri-
mine verilecek anlam, bağlama göre, değişiklik gösterebilir. Örneğin
uluslararası hukukta bir kaynak olarak “uluslararası anlaşma” geniş
içerikli bir tanıma sahip olabilir, ancak bir “uluslararası anlaşma” ile
bağlanmak açısından birden fazla yöntem söz konusu olabilir, dolayı-
sıyla bu bağlamda bir “uluslararası anlaşma” bir başka “uluslararası
anlaşma”dan farklı biçimde iç hukukun parçası haline getirilebilir. Ör-
neğin Türkiye’nin taraf olmadığı
40
, ancak pek çok kuralı uluslararası
teamül hukuku niteliğindeki
41
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşme-
si çerçevesinde “antlaşma”, “ister tek bir araç ister iki veya daha çok
alakalı araç ile olsun ve hususi ismi ne olursa olsun, devletlerarasında
yazılı olarak akdedilen ve uluslararası hukuka tabi olan bir uluslarara-
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt: 55, Sayı: 1–2, 1996, s. 28.
37
Toluner, dn. 29, s. 9.
38
Bu yönden, örneğin Weiler, “kimi durumlarda hukuk [birden fazla ve farklı] yo-
rumlara imkân tanıyabilir” tespitinde bulunmaktadır. Joseph H H Weiler, Brexit
- Apportioning the Blame (2020), s. 5.
39
Benzer bir tespit için bkz. Oder, dn. 28, s. 103–104.
40
Bkz.
41
Bkz. Rona Aybay & Elif Oral, Kamusal Uluslararası Hukuk, İstanbul Bilgi Üniver-
sitesi Yayınları, İstanbul, 2016, s. 51, 64; Hüseyin Pazarcı, Uluslararası Hukuk, 17.
Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018, s. 44.
263TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
sı anlaşma” olarak tanımlanmıştır.
42
Bununla birlikte, “bir devletin bir
antlaşma ile bağlı olmaya göstereceği rıza; imza, bir antlaşmayı oluş-
turan araçların değişimi, onay, kabul, uygun bulma veya katılım ya da
kararlaştırılan herhangi bir başka araç ile belirtilebilir”.
43
Bu arka planda, OKK’ların Türk hukukunun bir parçası haline gel-
mesi için bir (iç) onay işlemi yapmaya gerek yoktur, denilebilir. Zira
Ankara Anlaşması, 1961 Anayasası md. 65 (bugünkü 1982 Anayasası
md. 90) temelinde TBMM tarafından bir kanunla uygun bulunmuştur.
44
O halde, yasama organının en baştan Ankara Anlaşması’nın getirdiği
sistemi, yani kurumsal açıdan ortaklığın Ankara Anlaşması’nı temel
alan uluslararası anlaşmalar veya OKK’lar aracılığıyla derinleştirile-
ceğini, uygun bulduğunu kabul etmek gerekir.
45
Ankara Anlaşması,
taraf temsilcilerinden oluşan bir Ortaklık Konseyi kurmuş ve Ortaklık
Konseyine yetkili olduğu ölçüde
46
oybirliği ile
47
bağlayıcı karar alma
yetkisi bahşetmiştir.
48
Bu bakımdan, Ankara Anlaşması, –örneğin Tür-
kiye ile AB arasındaki Geri Kabul Anlaşması ile karşılaştırıldığında
49
–,
42
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 2(1/a).
43
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 11.
44
4.2.1964 tarihli ve 397 sayılı Kanun, 11631 sayılı ve 12.2.1964 tarihli Resmi Gazete.
45
Krş. Özbudun’a (2012) göre 1982 Anayasası md. 90(3) ile ilgili olarak “…Meclis,
ana adlaşmayı uygun bulduğuna göre, onun uygulanmasını sağlamaya yönelik
andlaşmalar konusunda da peşin bir mezuniyet vermiş olduğu varsayılabilir[;]
… bu nedenle, [uygulama andlaşmasının] son tahlilde, yasama organının dolaylı
iradesine dayandığı savunulabilir”. Özbudun, dn. 24, s. 225.
Krş. Sur’a (2018) göre “… genel olarak, andlaşma ile bağlanma aşamasında uy-
gun bulma yasasının görüşülmesi ve kabulü sırasında yasama organı tarafından
gerçek bir denetim gerçekleşebilmektedir: ülkemizin uluslararası alanda taahhüt
altına girmesini önlemek bu aşamada yasama organının elindedir. […] Ayrıca,
daha önce yapılmış bir andlaşmaya veya kanun yoluyla verilen bir yetkiye daya-
nan andlaşmaların meclisin tamamen bilgi ve iradesi dışında kabul edildikleri de
söylenemez, zira yasama organı tarafından yapılan bir yetkilendirme mevcuttur”.
Melda Sur, Uluslararası Hukukun Esasları, 12. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul,
2018, s. 50.
46
Ankara Anlaşması md. 22(1 ve 3).
47
Oder’in belirttiği üzere, bu, “Türkiye’nin karar alma sürecini bloke edebileceği ve
kendi iradesi dışında karar alınmasına engel olabileceği anlamını taşır”. Oder, dn.
28, s. 101.
48
Ankara Anlaşması md. 22 açıkça OKK’lar bağlayıcı demese bile bu bağlayıcılığı
(alınan karar yerine getirilmeli diyerek) örtülü olarak kabul etmiştir. Bkz. Günu-
ğur, dn. 35, s. 120; Reçber, dn. 33, s. 43; Toluner, dn. 29, s. 9. Örneğin Oder’e göre
AA md. 21(1) ile birlikte “Ortaklık Konseyi’nin bağlayıcı karar alabilme yetkisi
hukuksal temele kavuşmuştur”. Oder, dn. 28, s. 100.
49
Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin
Geri Kabulüne İlişkin Anlaşma md. 19(2): “[Ortak Geri Kabul Komitesinin] ka-
2641/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
OKK’ların herhangi bir (iç) onay işlemine tabi tutulmaksızın yürürlük
kazanacağı fikri üstüne kurulmuştur.
50
Öyleyse, Ankara Anlaşması ile
kurulan organın kararı olan OKK’lar,
51
yetki aşımı yapılmadığı müd-
detçe, Ankara Anlaşması’nın getirdiği sistem temelinde
52
ve 1961 Ana-
yasası md. 65 / 1982 Anayasası md. 90 içerisinde aksine açık bir tes-
pitin yokluğunda, iç hukukun bir parçası olabilmek için herhangi bir
(iç) onay işlemine tabi tutulmamış olsa gerekir. Sonuç olarak, OKK’lar,
yürürlüğe girmekle birlikte Türk hukukunun bir parçası haline gelir,
denilebilir.
2. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı ve İlgili Hükmü Kendi
Kendine İcra Edilebilir (Self-Executing) Nitelik Taşımakta
mıdır?
Eğer OKK’lar yürürlüğe girmekle birlikte Türk hukukunun bir
parçası haline gelir dersek ikinci mesele, 1/95 sayılı OKK’nın ve ilgili
hükmünün kendi kendine icra edilebilir (self-executing) nitelik taşıyıp
taşımadığı, başka bir deyişle herhangi bir somut uyuşmazlıkta Türk
mahkemeleri önünde ileri sürülebilir olup olmadığı olur.
Konuya AB hukuku açısından yaklaşıldığında, 1/95 sayılı OKK,
AB terminolojisindeki karşılığıyla doğrudan etki doğurmaya (direct ef-
fect) / kendi kendine icra edilebilmeye elverişlidir ve ilgili hükmü de
belirli koşulları taşıyorsa doğrudan etkilidir (directly effective) / kendi
kedine icra edilebilirdir. Demirel kararı uyarınca:
53
rarları Akit Tarafların yasalarının gerektirdiği her türlü zorunlu iç usulün izlen-
mesini takiben Akit Taraflar üzerinde bağlayıcı olacaktır”. (Vurgu eklenmiştir.)
Türkiye yönünden bkz. 29044 sayılı ve 28 Haziran 2014 tarihli Resmi Gazete. AB
yönünden bkz. [2014] OJ L 134/1.
50
Örneğin Oder’in not düştüğü üzere, “…Organ kararları ile taraflar, andlaşma
yapma usulünden, özellikle iç hukuktaki ulusal anayasal usullere göre onaydan
kaçınarak, basitleştirilmiş şekilde uluslararası ilişkilerini ana andlaşma üzerinden
geliştirmek yolunu seçebilirler”. Oder, dn. 28, s. 93.
51
Örneğin Oder’e göre “Ortaklık Konseyi’nin karar yetkisine ilişkin düzenlemeler,
onun taraflarla olan ilişkisinde ortaklık rejiminin “organı” niteliğine sahip oldu-
ğunu doğrulamaktadır”. Ibid, s. 101.
52
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 11 anlamında bu sistem, “bir dev-
letin bir antlaşma ile bağlı olmaya göstereceği rıza; … kararlaştırılan herhangi bir
başka araç ile belirtilebilir” içerisinde kalmaktadır. Burada kararlaştırılan araç, bir
organın (oybirliği ile) aldığı karar ile tarafın alınan karar ile bağlı olmaya rıza gös-
termiş sayılacağının kabulü olarak değerlendirilebilir.
53
Demirel, dn. 22, para 14.
265TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
“…üçüncü devletler ile [Birlik] tarafından akdedilen bir anlaşma-
nın bir hükmü, anlaşmanın lâfzı, amacı ve niteliği göz önünde tutu-
larak uygulanması veya etkisi ile ilgili olarak herhangi bir müteakip
önlemin alınmasına konu olmaksızın açık ve kesin bir yükümlülük
içeriyorsa doğrudan etkili kabul edilmelidir.”
Sevince kararı uyarınca da “… [Demirel kararındaki] ile aynı kriter-
ler, [OKK’nın] hükümlerinin doğrudan etkili olup olamayacağını be-
lirlemekte de kullanılır”.
54
Birincisi, OKK’lar, hem kendilerinin hem de
ilgili oldukları Ankara Anlaşması’nın lâfzı, amacı ve niteliği göz önün-
de tutulursa doğrudan etki doğurmaya elverişlidir.
55
Bir OKK’nın bir
hükmü, uygulanması veya etkisi ile ilgili olarak herhangi bir mütea-
kip önlemin alınmasına konu olmaksızın açık ve kesin bir yükümlülük
içeriyorsa doğrudan etkilidir. Örneğin 1/95 sayılı OKK md. 4 (gümrük
vergisi ve eş etkili vergi yasağı) bu nitelikleri taşıdığından doğrudan
etkilidir.
56
Bundan başka, OKK’lar Resmi Gazete’de yayımlanmamış-
larsa yatay ilişkilerde değil, sadece dikey ilişkilerde doğrudan etki do-
ğurmaya elverişli kabul edilmektedir. Nitekim Sevince kararı uyarınca:
“[OKK’ların Resmi Gazete’de] yayımlanmamış olması özel kişi-
lere karşı uygulanmasının önüne geçebilir, ancak bir özel kişi, kamu
otoritesi ile ilişkilerinde o [OKK’nın] kendisine bahşettiği hakları ileri
sürme yetisinden mahrum bırakılamaz”.
57
Konuya Türk hukuku açısından yaklaşıldığında, OKK’ların, do-
layısıyla 1/95 sayılı OKK’nın da, kendi kendine icra edilebilir (self-
executing) nitelik taşıyıp taşımadığı ile ilgili herhangi bir (üst) mahkeme
kararının yokluğunda,
58
doktrin görüşleri ikiye ayrılarak incelenebi-
lir. Bir tarafta, OKK’ların, dolayısıyla 1/95 sayılı OKK’nın da, kendi
kendine icra edilebilir olmadığını düşünenler bulunmaktadır. Örne-
54
Sevince, dn. 23, para 15.
55
Ibid, para 19.
56
Istanbul Lojistik, dn. 13, paras 37–47. İlke Göçmen, “Revealing the Potential of the
EU - Turkey Customs Union: Case C-65/16, Istanbul Lojistik, 19 October 2017,
ECLI:EU:C:2017:770”, Legal Issues of Economic Integration, Cilt: 45, Sayı: 3, 2018,
s. 292–293. Ayrıca bkz. ve krş. Case C-372/06 Asda Stores Ltd v Commissioners of
Her Majesty’s Revenue and Customs [2007] ECLI:EU:C:2007:787, para 91. Ayrıca
bkz. Oder, dn. 28, s. 95–96.
57
Sevince, dn. 23, para 24.
58
Sadece OKK’ların değil, daha genel olarak uluslararası anlaşmaların, dolayısıyla
Ankara Anlaşması’nın da, kendi kendine icra edilebilirliği ile ilgili ilkesel nitelikte
herhangi bir üst mahkeme kararı bulunmamaktadır. Örneğin bkz. Pazarcı, dn. 41,
s. 26–27.
2661/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
ğin Tekinalp’e (1996) göre “[1/95 sayılı OKK’nın] doğrudan etkisi
yoktur”.
59
Örneğin Toluner (1996), OKK’ların kendi kendine icra edi-
lebilir olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre:
“…[OKK’ların] iç hukukumuzda kendiliğinden değil ve fakat… bir
iç hukuk işleminin yapılması yoluyla uygulanabilirlik kazandırılması
gere[kir]”.
60
Örneğin Arat (1995), OKK’ların kendi kendine icra edile-
bilir olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre:
“Türkiye bakımından, [OKK’lar], uluslararası bir anlaşmaya da-
yanılarak kurulmuş ortak komitenin kararları olma özelliğinden öteye
bir nitelik taşımaz[;] iç hukuk bakımından doğrudan bağlayıcı [etki
doğurmaz;] örneğin, Türk mahkemelerinin bu kararların içeriğini doğ-
rudan doğruya uygulamaları söz konusu değildir”.
61
Diğer tarafta, OKK’ların, dolayısıyla 1/95 sayılı OKK’nın da, kendi
kendine icra edilebilir olduğunu düşünenler bulunmaktadır. Örneğin
Reçber’e (2016) göre: “[1/95 sayılı OKK’nın] düzenlemelerinin, kuraldı-
şı durumlar saklı kalmak kaydıyla, genel anlamda doğrudan uygulan-
ma kabiliyetine sahip olmaları ve/veya etki doğurmaları nedeniyle, […]
ulusal yargı organlarının da bu kararın hükümlerini dikkate almaları
gerekmektedir”.
62
Örneğin Can’ın 2003 tarihli bir çalışmasına göre:
63
“…
bir [OKK], doğrudan uygulanabilir ve doğrudan etkiye sahip norma-
tif niteliği haiz olduğu müddetçe, âkit tarafları olduğu kadar, üçüncü
kişileri de bağlayarak, onlar için hak ve yükümlülükler yaratabilir”.
64
Örneğin Günuğur (2008), OKK’ların kendi kendine icra edilebilir olup
olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre OKK’lar, “ger-
çek anlamda bir hukuk kaynağı oluşturur […] ve bizzat [Ankara An-
laşması] maddelerinde öngörülen hükümlerle aynı hukuksal etkiye
sahiptir”.
65
Ankara Anlaşması ise, –AB kurucu antlaşmalarına kıyasen–
“sıradan bir uluslararası anlaşma niteliğinde değildir” ve “herhangi bir
girişim gerektirmeyen” hükümleri kendi kendine icra edilebilmelidir.
66
59
Tekinalp, dn. 36, s. 29.
60
Toluner, dn. 29, s. 22.
61
Tuğrul Arat, “Avrupa Birliği ile Türkiye Arasındaki İlişkiler ve Gümrük Birliğinin
Yeri”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 44, 1995, s. 597.
62
Reçber, dn. 33, s. 47.
63
Can, daha sonra, bu görüşünü değiştirmiş gözükmektedir. Bkz. dn. 28.
64
Can, dn. 32, s. 42.
65
Günuğur, dn. 35, s. 119.
66
Ibid, s. 122, 121.
267TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
Konuyla ilgili üç ön tespit yapılabilir. Birincisi, yukarıda da belir-
tildiği gibi, 1982 Anayasası ve özellikle 90. maddesi, OKK’ların, dolayı-
sıyla 1/95 sayılı OKK’nın da, kendi kendine icra edilebilirliği hakkında
bir düzenleme içermemektedir ve üst mahkemeler de –tespit edilebil-
diği kadarıyla– bu konuyu henüz açıklığa kavuşturmamıştır. İkincisi,
1982 Anayasası ve özellikle 90. maddesi, OKK’ların kendi kendine icra
edilebilirliği ile ilgili olarak, yukarıdaki doktrin alıntılarının çeşitliliği-
nin de işaret ettiği gibi, yukarıdaki iki görüşteki gibi yoruma da imkân
tanıyor gözükmektedir.
67
Üçüncüsü, kendi kendine icra edilebilirlik iki
aşamalı bir incelemeyi gerektirir:
68
(i) İlgili hukuk kaynağı, (ii) ilgili
hukuk kaynağının hükmü bu niteliği taşıyor olmalıdır.
Bu arka planda, OKK’lar ve dolayısıyla 1/95 sayılı OKK, Türk hu-
kukunda, kendi kendine icra edilebilir nitelik taşır ve ilgili hükmü de
bu nitelikteyse somut uyuşmazlıkta Türk mahkemeleri önünde ileri
sürülebilir, denilebilir. İlk aşama bakımından OKK’ları Ankara Anlaş-
ması ile birlikte ele almak gerekir. Buna göre, usulüne uygun olarak
yürürlüğe konmuş uluslararası anlaşmalar, örneğin Ankara Anlaş-
ması, 1982 Anayasası md. 90(5) uyarınca “kanun hükmünde” oldu-
ğuna göre, bir hukuk kaynağı olarak kendi kendine icra edilebilir ni-
telik taşıyor olsa gerekir.
69
Bu noktada, OKK’ları, kaynağını Ankara
Anlaşması’ndan aldıklarına göre, ondan ayrı düşünmemek gerekir.
Başka bir ifadeyle, ortaklığı kuran Ankara Anlaşması (ve geçiş döne-
67
Bkz. dn. 38.
68
Örneğin Tekin Apaydın’a (2018) göre: “…Self-executing nitelikte olup olmama,
konu uluslararası andlaşmaya ve onun hükümlerine ilişkin bir özellik[tir.]” Tekin
Apaydın, dn. 27, s. 549. Ayrıca bkz. Sur, dn. 45, s. 58.
69
Bkz. Pazarcı, dn. 41, s. 25, 28. Örneğin Tezcan (2017), OKK’ların kendine icra edi-
lebilir olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre 1982 Anaya-
sası md. 90(5), “anlaşmaların Türk hukuk düzeninde ilkesel anlamda doğrudan
etki doğurmasının yolunu açmaktadır”. Tezcan, dn. 28, s. 90. Örneğin Acer ve
Kaya’ya (2019) göre: “…Türkiye’deki mahkemeler, uluslararası antlaşmaları […]
Türk yasaları ile beraber uygulayabilecekler[dir]”. Acer & Kaya, dn. 24, s. 41.
Örneğin Sur’a (2018) göre: “andlaşma onaylanıp usulüne göre yürürlüğe konul-
duğunda yasa gücünde olup tüm ulusal merci ve kişileri bağlar”. Sur, dn. 45, s.
61.”publisher”:”Beta Yayıncılık”,”publisher-place”:”İstanbul”,”title”:”Uluslarara
sı Hukukun Esasları”,”author”:[{“family”:”Sur”,”given”:”Melda”}],”issued”:{“d
ate-parts”:[[“2018”]]}},”locator”:”61”}],”schema”:”https://github.com/citation-
style-language/schema/raw/master/csl-citation.json”} Örneğin Gözler’e (2017)
göre Türkiye’de “…yürürlüğe konulmuş uluslararası andlaşmaları, mahkemeler
ve idari makamlar aynı bir kanun gibi uygulamak zorundadır”. Kemal Gözler,
İnsan Hakları Hukuku, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Bursa, 2017, s. 115.
2681/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
mi ile ilgili kuralları belirleyen Katma Protokol) ve OKK’lar, özellikle
de son dönem ile ilgili kuralları belirleyen 1/95 sayılı OKK, bir bütün
olarak değerlendirilmelidir.
70
Dolayısıyla, Ankara Anlaşması’nın bir
hukuk kaynağı olarak kendi kendine icra edilebilir nitelik taşıdığını
kabul ediyorsak, OKK’ların da etki verdikleri Ankara Anlaşması ile
doğrudan bağlantılı olduklarından
71
aynı niteliği taşıdığını kabul et-
mek uygun olur.
72
Peki, OKK’ların, özellikle de 1/95 sayılı OKK’nın, Resmi Gazete’de
yayımlanmamış oluşu bir hukuk kaynağı olarak kendi kendine icra
edilebilir niteliğini etkilemeli midir? Bu yönden, ABAD’ın Sevince ka-
rarında benimsediği tutum Türk hukuku açısından da yol gösterici
olabilir.
73
1/95 sayılı OKK, devlete karşı ileri sürüldüğünde devlet, sırf
Resmi Gazete’de yayımlanmadı diye, 1/95 sayılı OKK’nın kendi ken-
dine icra edilebilirliğinden kendisini kurtaramamalıdır. Öte taraftan,
1/95 sayılı OKK, Resmi Gazete’de yayımlanmadığı için devlet dışın-
daki bir gerçek veya tüzel kişiye karşı kendi kendine icra edilebilir ni-
telik taşımıyor olarak addedilebilir.
İkinci aşama bakımından 1/95 sayılı OKK’nın ilgili hükmünün
kendi kendine icra edilebilir nitelikte olup olmadığı tek tek ele alınma-
lıdır. Öncelikle Türk üst mahkemelerinin –tespit edilebildiği kadarıy-
la– buna ilişkin herhangi bir ilkesel kararının yokluğunda, doktrin ve
ABAD’ın Demirel kararında benimsediği kriterler yol gösterici olabilir.
Örneğin Sur (2018) bir OKK hükmünün kendi kendine icra edilebilir
70
Örneğin Ankara Anlaşması ve Katma Protokol ile 1/95 sayılı OKK arasında-
ki yakın ilişki 1/95 sayılı OKK’nın Dibacesinde de vurgulanmıştır: “Ankara
Anlaşması’nın 5. maddesinde hükme bağlanan Ortaklık ilişkilerinin Gümrük
Birliği’ne dayalı son döneme girmekte olduğunu, böylece iki tarafın karşılıklı yü-
kümlülüklerini yerine getirmesi suretiyle geçiş döneminin tamamlanacağını ve
Gümrük Birliği’nin Ankara Anlaşması ile Katma Protokol çerçevesinde etkili bi-
çimde işleyişi için gerekli yöntemlerin geliştirilmesinin yolunun açıldığını dikkate
alarak…”
Bu yönden ayrıca bkz. Toluner, dn. 29, s. 11–12.
71
Krş. Sevince, dn. 23, paras 10, 9.
72
Örneğin bkz. Hoffmeister’a (2002) göre OKK’lar gibi ikincil hukuk, ortaklık anlaş-
ması gibi birincil hukuk ile aynı kendi kendine icra edilebilirlik (self-executing)
kriterlerine tabi tutulmalıdır. Hoffmeister, dn. 32, s. 217. Örneğin krş. Sur’a (2018)
göre “basit usulle yapılan andlaşmalar ve ek işlem gerektiren andlaşmalar […]
arasında hukuki değer ve netice bakımından herhangi bir fark yoktur”. Sur, dn.
45, s. 35.
73
Sevince, dn. 23, para 24.
269TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
olup olmadığı tartışmasına girişmemişse bile, kendisine göre doğru-
dan bireye hak getirme etkisi, uluslararası anlaşmanın “bireylere süb-
jektif haklar verecek somut, dakik, kendine yeterli hükümler içermesi-
ne bağlıdır”.
74
Ayrıca, “…ek düzenlemelere ihtiyaç duyulmadan kendi
kendine yeterli, kesin içerikli ve doğrudan hak doğuracak hükümler”
kendi kendine icra edilebilir sayılır.
75
ABAD’ın Demirel kararı rehber
alınırsa da bir hüküm, “uygulanması veya etkisi ile ilgili olarak her-
hangi bir müteakip önlemin alınmasına konu olmaksızın açık ve kesin
bir yükümlülük içeriyorsa” kendi kendine icra edilebilir sayılır.
76
Bu çalışma, 1/95 sayılı OKK’nın malların serbest dolaşımı ile ilgili
üç alt unsuru, yani gümrük vergisi ve eş etkili vergi yasağı, ayrımcı veya
koruyucu iç vergi yasağı ve miktar kısıtlaması ve eş etkili tedbir yasağı
ile ilgili olduğundan, bu hükümler temelinde bir değerlendirme yapı-
lacaktır. Bu hükümler, yani sırasıyla 1/95 sayılı OKK md. 4, 50 ve 5-7,
özellikle de bir alt başlıkta incelenecek olan 66. maddedeki yorum ilke-
si (1/95 sayılı OKK’nın ABİHA’da karşılığı olan hükümlerinin o karşı-
lıklarına ilişkin ABAD kararlarına uygun olarak yorumlanacağı kuralı)
gereği, kendi kendine icra edilebilir nitelikte sayılmalıdır.
77
Zira bu hü-
kümler, ana hatlarıyla, müteakip önlem gerektirmeyen, açık ve kesin
yükümlülük getirmektedir. Öyleyse bu hükümler, herhangi bir somut
uyuşmazlıkta Türk mahkemeleri önünde ileri sürülebilirdir, denilebilir.
3. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın İlgili Hükmü Nasıl
Yorumlanmalıdır?
Eğer 1/95 sayılı OKK’nın ve ilgili hükmünün kendi kendine icra
edilebilir (self-executing) nitelik taşıdığını kabul edersek, üçüncü me-
sele, 1/95 sayılı OKK’nın ilgili hükmünün nasıl yorumlanacağıdır.
78
74
Sur, dn. 45, s. 58.
75
Ibid, s. 61.
76
Demirel, dn. 22, para 14.
77
1/95 sayılı OKK md. 4 için krş. Joined cases 2 and 3/69 Sociaal Fonds voor de
Diamantarbeiders v S.A. Ch. Brachfeld & Sons and Chougol Diamond Co. [1969]
ECLI:EU:C:1969:30, paras 22–23.
1/95 sayılı OKK md. 50 için krş. Case 57/65 Alfons Lütticke GmbH v Hauptzol-
lamt Sarrelouis [1966] ECR 205, s. 210.
1/95 sayılı OKK md. 5-7 için krş. Case 74/76 Iannelli & Volpi SpA v Ditta Paolo
Meroni [1977] ECR 557, para 13.
78
Aybay ve Oral’ın sade bir biçimde ifade ettiği üzere: “Bir hukuk kuralının somut
bir olaya uygulanabilmesi için, sözkonusu olan kuralın içeriğinin, kapsamının ve
2701/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
Bir ön tespit olarak 1/95 sayılı OKK’nın “Yorum” başlıklı 66. madde
uyarınca:
“[1/95 sayılı OKK’nın] hükümleri, [ABİHA’daki] karşılığını oluş-
turan hükümler ile esas itibariyle aynı oldukları müddetçe, gümrük
birliğinin kapsadığı ürünlere uygulanmaları bakımından, [ABAD’ın]
alakalı kararlarına uygun olarak yorumlanır.”
Konuya AB hukuku açısından yaklaşıldığında,
79
1/95 sayılı
OKK’daki malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsur, 66. madde
gereği, AB iç pazar hukukundaki gibi yorumlanmaktadır, denilebilir.
Nitekim ABAD, konuyla ilgili bugüne kadarki yegâne kararı olan İs-
tanbul Lojistik kararında –malların serbest dolaşımının alt unsurların-
dan gümrük vergisi ve eş etkili vergi yasağı hakkında– 66. maddeden
hareketle “1/95 sayılı OKK’nın 4. maddesi ABİHA’nın 30. maddesi ile
esas itibariyle aynı olduğu için [4. madde] [30. madde] ile ilgili [ABAD]
içtihat hukukuna uyumlu biçimde yorumlanmalıdır” tespitinde bu-
lunmuştur.
80
O halde, ABAD’ın İstanbul Lojistik kararındaki yorumuna
göre 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi gereği AB içi malların serbest do-
laşımının üç alt unsuru ile ilgili ilkeler (mümkün olduğu ölçüde değil,
bilakis)
81
bütünüyle ortaklık hukukuna aktarılmaktadır, denilebilir.
82
Konuya Türk hukuku açısından yaklaşıldığında, 1/95 sayılı
OKK’nın ilgili hükmünün nasıl yorumlanacağı ile ilgili herhangi bir
anlamının tam olarak belirlenmesi gerekir. Somut olayla, hukuk kuralı arasında
ilişki kurulup kurulamayacağı, ancak bundan sonra anlaşılabilir. İşte bu amaçla
yapılan ve hukuk kuralının gerçek anlamını ortaya çıkarmaya yönelik zihinsel
işleme “yorum” […] denilir”. Aybay & Oral, dn. 41, s. 95.
79
Detaylı bir inceleme için bkz. İlke Göçmen, “1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi
Kararı’nın 66. Maddesi, Malların Serbest Dolaşımı Yönünden Avrupa Birliği İç
Pazarına Erişimin Anahtarı Mı?”, Bankacılık ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt: XXXIV,
Sayı: 1, 2018, s. 5–34.
80
Istanbul Lojistik, dn. 13, paras 37–38. Bununla birlikte, Avrupa Ekonomik Alanı
ile ilgili Rimbaud kararının işaret ettiği üzere, aynı biçimde yorum, her zaman
aynı sonuç anlamına gelmeyebilir. Case C-72/09 Établissements Rimbaud SA v Di-
recteur général des impôts and Directeur des services fiscaux d’Aix-en-Provence
[2010] ECR I-10659. Bkz. Göçmen, dn. 79, s. 18–20.
81
Krş. İlke Göçmen, “Türkiye–Avrupa Birliği İlişkilerinin Hukuki Çerçevesi: Maddi
Boyut”, Belgin Akçay & Sinem Akgül Açıkmeşe, eds, Yarım Asrın Ardından Tür-
kiye - Avrupa Birliği İlişkileri, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2017, s. 120.
82
Bkz. Tolga Candan, “Türkiye- AB Ortaklık Hukukunda Son Gelişmeler: ABAD’ın
C-65/16 Sayılı ‘İstanbul Lojistik Ltd.’ Kararı Hakkında Bir Değerlendirme”, Dicle
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 23, Sayı: 38, 2018, s. 161; Göçmen, dn. 79,
s. 18.
271TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
(üst) mahkeme kararı yokluğunda, doktrin görüşleri ikiye ayrılarak
incelenebilir. Bir tarafta, 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesinin 1982
Anayasası’na aykırı olduğu / olabileceği düşüncesinde olanlar var-
dır.
83
Örneğin Toluner’e (1996) göre: “… ancak, [1/95 sayılı OKK’nın]
66. maddesinde yer alan hükmü, şekilcilikten sonuna kadar vazge-
çilmiş olsa da, ne anayasa hukukumuz açısından ve ne de bağımsız
devlet kavramıyla bağdaştırmak, kanımızca, olanaksızdır”.
84
Örneğin
Can’ın 2003 tarihli bir çalışmasına göre “[1/95 sayılı OKK md. 66],
Türk anayasa hukuku açısından sorun yaratabilir niteliktedir[;] çünkü
burada bir nevi [AB] organlarına “dolaylı bir yetki devri” durumu var-
dır[;] bu durumun Türk Anayasası’nın 6. ila 9. maddeleri ile bağdaşıp
bağdaşmadığı tartışmaya açıktır”.
85
Diğer tarafta, 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi gereği, 1/95 sayılı
OKK’daki malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsurun AB iç pa-
zar hukukundaki gibi yorumlanması gerektiği düşüncesinde olanlar
vardır. Görüşlere geçmeden evvel iki ön tespit yapılabilir. Birincisi, bu
görüşlerden bir kısmı (Peers, Lasok ve Tatham), açıktır ki Türk huku-
ku özelinde değil, 1/95 sayılı OKK çerçevesinde dile getirilmiştir. İkin-
cisi, bu görüşlerden herhangi biri, 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi-
nin mahkemeler (yargı) üstüne bir yükümlülük yükleyip yüklemediği
meselesine açıkça değinmemektedir. Bu ön tespitler ışığında, örneğin
Peers’a (1996) göre “homojenlik” başlığı altında ele aldığı 1/95 sayı-
lı OKK’nın 66. maddesi göstermektedir ki “… Türkiye, [ABİHA’ya]
ilişkin içtihat hukukunu benimsemekle kendisini bağlamıştır ve
[ABAD’ın] [ABİHA’ya] ilişkin gelecekteki içtihat hukukunu benimse-
meye açıkça hazırdır”.
86
Lasok’a (1997) göre 1/95 sayılı OKK’nın 66.
maddesi, “Türkiye’nin [AB] üyesi olmasa bile, […] [AB] içtihat hu-
83
Bunun dışında, 1/95 sayılı OKK’nın kendi kendine icra edilebilir (self-executing)
nitelik taşımadığından hareketle 66. maddesinin mahkemeleri bağlamayacağı ifa-
de edilmiştir. Tekinalp’e (1996) göre, örneğin 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi
temelinde 1/95 sayılı OKK md. 4’teki gümrük vergisi ve eş etkili vergi ile 1/95
sayılı OKK md. 5 ve 6’daki miktar kısıtlaması ve eş etkili tedbir tanımları ABAD
kararları esas alınarak yapılacaktır, ancak “yorum kuralı, [1/95 sayılı OKK’nın],
devletler hukuku açısından taşıdığı nitelik dolayısıyla, gerçek ve tüzel kişileri ve
mahkemeleri bağlamaz”. Tekinalp, dn. 36, s. 45, 40.
84
Toluner, dn. 29, s. 21.
85
Can, dn. 32, s. 28.
86
Steve Peers, “Living in Sin: Legal Integration Under the EC-Turkey Customs Uni-
on”, European Journal of International Law, Cilt: 7, Sayı: 4, 1996, s. 424; 425.
2721/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
kuku ile de bağlı olduğu” anlamına gelmektedir.
87
Örneğin Oder’e
(2008) göre “…yorum türdeşliği bakımından, [1/95 sayılı OKK] ile
[ABİHA’nın] içerik bakımından aynı nitelikli hükümlerinin yorumun-
da [ABAD’ın] içtihadının esas alınması benimsenmiştir”.
88
Örneğin
Tatham’a (2009) göre 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi, Türkiye’nin
“[1/95 sayılı OKK’nın] [ABİHA] ile aynı biçimde kaleme alınmış her
hükmünü [ABAD’ın] o hükümleri yorumladığı ile aynı biçimde yo-
rumlamasını” gerektirmektedir.
89
Örneğin Tezcan’a (2017) göre özel
bir düzenleme olan 1/95 sayılı OKK md. 66 ile “[1/95 sayılı OKK]
kapsamındaki hükümlerin [ABAD] kararlarına uygun olarak yorum-
lanması gerektiği açıkça düzenlenmiştir”.
90
Konuyla ilgili iki ön tespit yapılabilir. Birincisi, yukarıda da belir-
tildiği gibi, Türk üst mahkemeleri –tespit edilebildiği kadarıyla– 1/95
sayılı OKK veya 66. maddesi hakkında herhangi bir karar vermemiş,
dolayısıyla bu maddeye yaklaşımlarını ortaya koymamıştır. İkincisi,
1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi, yukarıdaki doktrin alıntılarının çe-
şitliliğinin de işaret ettiği gibi, yukarıdaki iki görüşteki gibi yoruma da
imkân tanıyor gözükmektedir.
91
1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesi gibi bir açık hüküm karşısında,
1/95 sayılı OKK’daki malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsur,
ABAD’ın o karşılık hükme ilişkin içtihat hukuku ile aynı biçimde yoru-
ma tabi tutulmalı, denilebilir.
92
Bir ön tespit olarak, 1/95 sayılı OKK’nın
66. maddesi, 1982 Anayasası ile özellikle de egemenlik ve yasama, yü-
rütme ve yargı yetkisi ile ilgili maddeleri ile mutlaka uyumsuzdur,
denmeyebilir. 1/95 sayılı OKK md. 66, ilk bakışta, Türkiye’yi üyesi
olmadığı bir ulusüstü örgütün (AB’nin) bir kurumunun (ABAD’ın) ka-
rarları ile bağladığı, dolayısıyla 1982 Anayasası ile uyumsuz bir durum
oluşturduğu şeklinde görülebilir. Buna karşın, bu madde, tasarlandığı
87
Dominik Lasok, The Trade and Customs Law of the European Union, 3. Baskı,
Kluwer Law International, United Kingdom, 1997, s. 374.
88
Oder, dn. 28, s. 97.
89
Allan F Tatham, Enlargement of the European Union, Kluwer Law International,
the Netherlands, 2009, s. 147.
90
Tezcan, dn. 28, s. 86.
91
Bkz. dn. 38.
92
Bkz. Göçmen, dn. 79, s. 16. Bu yönden, ayrıca, örneğin Pazarcı’ya (2018) göre
yorum yetkisinin kullanılması durumunda tarafları bağladığı durumlardan biri
de, “kimi uluslararası örgüt organlarına birtakım hukuksal belgeleri yorumlama
konusu[nun] tanın[dığı]” hallerdir. Pazarcı, dn. 41, s. 95.
273TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
amaç (gümrük birliği gibi bir ortak alanda belli hukuk kurallarının ho-
mojen yorumu) çerçevesinde net biçimde çizilmiş sınırları göz önünde
tutulursa, 1982 Anayasası ile mutlaka uyumsuz addedilmeyebilir:
93
Yalnızca Türkiye – AB gümrük birliğinin kapsadığı ürünlere yönelik
bir uygulama bakımından, 1/95 sayılı OKK’nın yalnızca ABİHA’da
karşılığı olan hükümleri, yalnızca yorumları yönünden, ABAD’ın yal-
nızca alakalı kararlarına uygun olarak yorumlanacaktır.
94
Başka bir
ifadeyle 1/95 sayılı OKK’nın 66. maddesinin sınırları net biçimde çi-
zilmiştir, çünkü bu maddeyi işletebilmek için özellikle birincisi 1/95
sayılı OKK’nın hükmünün ABİHA’da karşılığı olmalıdır ve ikincisi
ABAD ABİHA’da karşılık oluşturan o hükmü (doğrudan etkili adde-
derek) yorumlamış olmalıdır. 1/95 sayılı OKK’daki hükümlerden çok
azı, aslında sadece malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsur, bu
iki koşulu geçebiliyor gözükmektedir.
95
Bundan başka, Türkiye, 1/95
sayılı OKK md. 66’nın tasarlanma amacı doğrultusunda bu maddeye
rıza göstermiştir. Ayrıca, ABAD’ın 1996 yılı sonrası içtihat hukuku ile
bağlı olmayı kabul etmek, ilk bakışta gözüktüğü kadar, ucu açık bir
yükümlülük olarak görülmemelidir. Zira 1/95 sayılı OKK’daki mal-
ların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsuru özelinde, ABAD, bunların
ABİHA’da karşılığı olan hükümlerini 1996 yılına kadar zaten yorum-
lamış olup, bu yorum içtihat hukuku niteliği gereği, ana hatlarıyla,
1996 yılı sonrasında da geçerli olmaya devam etmektedir.
96
Bu ön tespit dışında, 1/95 sayılı OKK’daki malların serbest dola-
şımı ile ilgili üç alt unsurun yorumu ile ilgili iki husus daha belirtile-
93
Bu yönden, örneğin Teziç’e (2012) göre “…klasik egemenlik anlayışının günümüz
gerçeklerine uymadı[ğı], bunun artık [çağdışı] bir kavram olduğunu söylemek
yanlış olmayacaktır”. Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku, 14. Baskı, Beta Yayıncılık,
İstanbul, 2012, s. 141.
94
Krş. Avrupa Ekonomik Alanı Anlaşması md. 6. [1994] OJ L 1/3.
95
1/95 sayılı OKK md. 4, 5-7, 50. Krş. ABİHA md. 30, 34-36, 110. Bundan başka,
söz konusu iki koşul 1/95 sayılı OKK md. 32-33 (Krş. ABİHA md. 101-102), yani
teşebbüslere uygulanan rekabet kuralları, açısından da ilk planda sağlanıyor ol-
makla (hatta 1/95 sayılı OKK md. 35 özel bir yorum kuralı olarak düşünülebi-
lecek olmakla) birlikte, 1/95 sayılı OKK md. 37’nin varlığı konu hakkında daha
net bir vargıya varmayı zorlaştırmaktadır. Ayrıca bkz. Haluk Kabaalioğlu, “The
Customs Union: A Final Step before Turkey’s Accession to the European Union?”,
Marmara Avrupa Araştırmaları Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 1, 1998, s. 122–123. Bundan baş-
ka bkz. ve krş. Case C-372/06 Asda Stores Ltd v Commissioners of Her Majesty’s
Revenue and Customs [2007] ECLI:EU:C:2007:787, para 91.
96
Bu tespitimiz ile ilgili olarak iki alt paragraf ile başlayan ve dipnotlarda “krş”
olarak verilen ABAD kararlarının tarihlerine bakmak yeterli olacaktır.
2741/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
bilir. Bir üst başlık altında belirtilen OKK’ları Ankara Anlaşması ile
birlikte ele almak gerekliliği çerçevesinde, uluslararası anlaşmaların
yorumuna ilişkin kurallar gereği, genel bir kural olarak, “bir antlaşma,
antlaşmanın terimlerine kendi bağlamı içinde ve kendi hedefi ve amacı
ışığında verilecek olağan anlamıyla iyi niyetle yorumlanır”.
97
Öyleyse,
1/95 sayılı OKK’daki malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsur
yorumlanırken 66. maddedeki yorum kuralını dikkate almamak –en
azından– iyi niyet ile bağdaşmasa gerekir. Dahası, 1/95 sayılı OKK’nın
66. maddesi gibi bir madde olmasaydı bile, uluslararası anlaşmaların
yorumuna ilişkin genel kural muhtemelen 66. maddedeki ile aynı veya
benzer sonuca varmayı gerektirebilecekti, denilebilir.
Bu görüş kabul edilirse, birincisi, 1/95 sayılı OKK’nın 4. maddesi,
ABİHA’nın 30. maddesine ilişkin içtihat hukuku ile uyumlu biçimde
yorumlanacaktır.
98
İlk olarak, bu madde uyarınca gümrük vergisi mut-
lak olarak yasaktır.
99
Gümrük vergisi, bir tarife temelinde belirlenmiş olan,
ihracatçı tarafından köken devlete veya ithalatçı tarafından ev sahibi devlete
ödenmek üzere belirli bir oran veya miktar üzerinden talep edilen mali yük
olarak tanımlanabilir.
100
İkinci olarak, bu madde uyarınca gümrük ver-
gisine eş etkili vergiler mutlak olarak yasaktır. Gümrük vergisine eş et-
97
Viyana Antlaşmalar Hukuku Sözleşmesi md. 31(1).
98
ABİHA’nın 30. maddesine ilişkin içtihat hukuku için bkz. Catherine Barnard, The
Substantive Law of the EU: The Four Freedoms, 5. Baskı, Oxford University Press,
New York, 2016, s. 45–53; Paul Craig & Grainne De Búrca, EU Law: Text, Cases,
and Materials, 6. Baskı, Oxford University Press, Oxford, 2015, s. 639–647; Lauren-
ce W Gormley, EU Law of Free Movement of Goods and Customs Union, Oxford
University Press, Oxford, 2009, s. 381–394;amongst other things, free trade in go-
ods between member states. The free movement of goods is the primary pillar on
which the internal market within the European Community - the heart of the EU
- is based. This book analyses the operation of the customs union, with detailed
treatment of the Community Customs Code and its implementing and associated
measures. It also discusses the elimination of customs duties and charges having
equivalent effect, and the elimination of quantitative restrictions and measures ha-
ving equivalent effect in trade between Member States. It concludes with coverage
of state monopolies of a commercial character, and the nuclear common market.
It derives from a section in the looseleaf Law of the EU (Vaughan & Robertson,
eds İlke Göçmen, Avrupa Birliği Maddi Hukuku: İç Pazar, Seçkin Yayıncılık, An-
kara, 2017, s. 140–147; Peter Oliver & Martín Martínez Navaro, “Free Movement
of Goods”, Catherine Barnard & Steve Peers, eds, European Union Law, Oxford
University Press, Great Britain, 2014, s. 329–333; Friedl Weiss & Clemens Kaupa,
European Union Internal Market Law, Cambridge University Press, Cambridge,
2014, s. 49–51.
99
Krş. Istanbul Lojistik, dn. 13, paras 38–41 ve 49.
100
Göçmen, dn. 98, s. 140–141.
275TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
kili vergi, Türkiye – AB arası bir sınırı geçmesi nedeniyle, yerli ya da
yabancı mallara tek taraflı olarak yüklenen ve dar anlamda gümrük
vergisi olmayan –miktarı ve şekli veya uygulama biçimi nasıl olursa
olsun– her türlü parasal yük anlamına gelir.
101
İkincisi, 1/95 sayılı OKK’nın 50. maddesi, ABİHA’nın 110. madde-
sine ilişkin içtihat hukuku ile uyumlu biçimde yorumlanacaktır.
102
İlk
olarak, “benzer ürünler” bakımından birtakım yasaklar söz konusu ola-
caktır. “Benzer ürün”, benzer özellikleri olan ve tüketicinin bakış açısı-
na göre benzer ihtiyaçları karşılayan ürünleri ifade edecektir.
103
Benzer
ürünler bakımından doğrudan ayrımcı iç vergiler mutlak olarak yasak sa-
yılacaktır.
104
“Doğrudan ayrımcılık”, bir ulusal önlemin bir malın kökeni-
ne odaklanarak ithal malları yerli mallara nazaran dezavantaja sokması
hâlinde ortaya çıkacaktır.
105
Benzer ürünler bakımından dolaylı ayrımcı
iç vergiler nesnel sebepler temelinde haklı gösterilmediği müddetçe yasak
sayılacaktır.
106
“Dolaylı ayrımcılık”, bir ulusal önlemin hukuken bir ma-
lın kökenine odaklanarak ithal malları yerli mallara nazaran dezavan-
taja sokmasa da, fiilen yerli mallara nazaran ithal malları dezavantaja
sokması hâlinde ortaya çıkacaktır.
107
İkinci olarak, “diğer ürünler” bakı-
mından korumacılık yasağı söz konusu olacaktır. “Diğer ürün”, benzer
ürün sayılmayan ve ithalat yapan ülkenin belirli ürünleri ile kısmi veya
potansiyel olarak rekabet hâlindeki ürünleri ifade edecektir.
108
Diğer
ürünler bakımından korumacı iç vergiler mutlak olarak yasak sayılacak-
tır.
109
“Korumacılık”, diğer yerli ürünlerin ithal mallar karşısında bir tür
“dolaylı mali korumacılık”tan yararlanması hâlinde ortaya çıkacaktır.
110
101
Krş. Istanbul Lojistik, dn. 13, para 39.
102
ABİHA’nın 110. maddesine ilişkin içtihat hukuku için bkz. Barnard, dn. 98, s.
53–70; Craig & De Búrca, dn. 98, s. 647–662; Göçmen, dn. 98, s. 147–157; Oliver &
Navaro, dn. 98, s. 347–352; Weiss & Kaupa, dn. 98, s. 86–91.
103
Krş. Case 243/84 John Walker & Sons Ltd v Ministeriet for Skatter og Afgifter
[1986] ECR 875, para 11.
104
Krş. Case 148/77 H. Hansen jun. & O. C. Balle GmbH & Co. v Hauptzollamt de
Flensburg [1978] ECR 1787, para 17.
105
Örnek olarak krş. Ibid.
106
Krş. Case 140/79 Chemial Farmaceutici SpA v DAF SpA [1981] ECR 1, para 14.
107
Örnek olarak krş. Case C-221/06 Stadtgemeinde Frohnleiten and Gemeindebetri-
ebe Frohnleiten GmbH v Bundesminister für Land- und Forstwirtschaft, Umwelt
und Wasserwirtschaft [2007] ECR I-9643, para 47 (ve öncesi).
108
Krş. Case 170/78 Commission of the European Communities v United Kingdom
of Great Britain and Northern Ireland [1983] ECR 2265, para 7.
109
Krş. Case 184/85 Commission of the European Communities v Italian Republic
[1987] ECR 2013, paras 13, 15.
110
Krş. Barnard, dn. 98, s. 62.
2761/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
Üçüncüsü, 1/95 sayılı OKK’nın 5 ve 7. maddeleri, ABİHA’nın 34
ve 36. maddelerine ilişkin içtihat hukuku ile uyumlu biçimde yo-
rumlanacaktır.
111
İlk olarak, miktar kısıtlaması kural olarak yasak sa-
yılacaktır. “Miktar kısıtlaması”, “duruma göre ithalatın, ihracatın ya
da transit malların tamamen veya kısmen sınırlanmasına yol açan
önlemleri” ifade edecektir.
112
Miktar kısıtlaması, 1/95 sayılı OKK
md. 7’deki sebeplerden birisi ile ve orantılılık ilkesine uygun ol-
mak kaydıyla haklı gösterilmediği müddetçe yasak sayılacaktır.
113
İkinci olarak, miktar kısıtlamasına eş etkili tedbir kural olarak yasak
sayılacaktır. “Miktar kısıtlamasına eş etkili tedbir”, “üye devletler-
ce çıkarılan ve [Türkiye – AB gümrük birliği] içi ticareti doğrudan
ya da dolaylı, fiilen ya da potansiyel olarak güçleştirmeye elverişli
olan tüm önlemleri” ifade edecektir.
114
Miktar kısıtlamasına eş etkili
tedbir, eğer malın kökeni temelinde doğrudan ayrımcı ise, yalnızca
1/95 sayılı OKK md. 7’deki sebeplerden birisi ile ve orantılılık ilke-
sine uygun olmak kaydıyla haklı gösterilmediği müddetçe yasak sa-
yılacaktır.
115
Miktar kısıtlamasına eş etkili tedbir, eğer malın kökeni
temelinde doğrudan ayrımcı değilse, özetle, 1/95 sayılı OKK md.
7’deki sebeplerden birisi veya diğer meşru sebepler ile ve orantılılık
111
ABİHA’nın 34. ve 36. maddesine ilişkin içtihat hukuku için bkz. Ibid, s. 71–200;
Craig & De Búrca, dn. 98, s. 665–718; Gormley, dn. 98, s. 395–537amongst other
things, free trade in goods between member states. The free movement of goods is
the primary pillar on which the internal market within the European Community
- the heart of the EU - is based. This book analyses the operation of the customs
union, with detailed treatment of the Community Customs Code and its imp-
lementing and associated measures. It also discusses the elimination of customs
duties and charges having equivalent effect, and the elimination of quantitative
restrictions and measures having equivalent effect in trade between Member Sta-
tes. It concludes with coverage of state monopolies of a commercial character, and
the nuclear common market. It derives from a section in the looseleaf Law of the
EU (Vaughan & Robertson, eds; Göçmen, dn. 98, s. 158–194; Oliver & Navaro, dn.
98, s. 333–347; Weiss & Kaupa, dn. 98, s. 54–79.
112
Krş. Case 2/73 Riseria Luigi Geddo v Ente Nazionale Risi [1973] ECR 865, para 7.
113
Krş. Case 113/80 Commission of the European Communities v Ireland [1982]
ECR 1625, para 10 ve bkz. Opinion of Advocate General Saugmandsgaard Øe in
Case C-65/16 Istanbul Lojistik Ltd v Nemzeti Adó- és Vámhivatal Fellebbviteli
Igazgatóság [2017] ECLI:EU:C:2017:282, para 80.
114
Krş. Case 8/74 Procureur du Roi v Benoît and Gustave Dassonville [1974] ECR
837, para 5. Bkz. Istanbul Lojistik (Opinion of AG), dn. 113, para 71.
115
Krş. Commission v Ireland (Case 113/80), dn. 113, para 10 ve bkz. Istanbul Lojistik
(Opinion of AG), dn. 113, para 80.
277TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
ilkesine uygun olmak kaydıyla haklı gösterilmediği müddetçe yasak
sayılacaktır.
116
Üçüncü olarak, bir karine oluşturan karşılıklı tanıma ilke-
si gündeme gelebilecektir.
117
Bu ilkeye göre AB üyesi devlette hukuka
uygun olarak üretilen ve pazarlanan mallar Türkiye’de de kural ola-
rak pazarlanabilmelidir.
118
Bununla birlikte, Türkiye, meşru sebepler
temelinde ve orantılılık ilkesine uygun olmak kaydıyla bu karineyi
çürütebilecektir.
119
4. 1/95 sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın İlgili Hükmü ile Bir
Başka Ulusal Hukuk Hükmü Çatışırsa Ne Olacaktır?
Eğer 1/95 sayılı OKK’daki malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt
unsurun ABAD’ın o karşılık hükme ilişkin içtihat hukuku ile aynı bi-
çimde yoruma tabi tutulacağını kabul edersek, dördüncü mesele, 1/95
sayılı OKK’nın ilgili hükmünün, bu yorum temelinde, ulusal hukukta-
ki başka bir kaynak ile çatışması halinde ne olacağıdır.
Konuya AB hukuku açısından yaklaşıldığında, 1/95 sayılı
OKK’nın ilgili hükmünün AB üyesi devlet hukuku hükmü ile ve AB
hukuku hükmü ile çatışma halini birbirinden ayırmak gerekir. Doğ-
rudan etkili bir OKK hükmü AB üyesi devlet hukuku hükmü ile çatı-
şırsa, öncelik ilkesi gereği, kendisiyle çatışan AB üyesi devlet hukuku
hükmü bir kenara bırakılır, yani o olay yönünden uygulanamaz.
120
Ör-
neğin İstanbul Lojistik kararında Macaristan motorlu taşıt vergisi, 1/95
sayılı OKK md. 4 uyarınca yasaklanan bir gümrük vergisine eş etkili
116
Krş. Case 120/78 Rewe-Zentral AG v Bundesmonopolverwaltung für Branntwein
(Cassis de Dijon) [1979] ECR 649, para 8; Joined cases C-267 and 268/91 Criminal
proceedings against Bernard Keck and Daniel Mithouard [1993] ECR I-6097, paras
14–18. Ayrıca krş. Case C-110/05 Commission of the European Communities v
Italian Republic [2009] ECR I-519, paras 37, 58–59.
117
Krş. Diğer Üye Devletlerin Pazarlarına Ürünlerin Erişimini Kolaylaştırmak: Kar-
şılıklı Tanımanın Pratik Uygulanması Hakkında Yorumlayıcı Bildiri pt. 2.2. [2003]
OJ C 265/2.
118
Krş. Cassis de Dijon, dn. 116, para 14.
119
Bkz. ve krş. Lorna Woods & Philippa Watson, Steiner & Woods EU Law, 12. Baskı,
Oxford University Press, Oxford, 2014, s. 391.
120
Bkz. Joined cases C-10/97 to C-22/97 Ministero delle Finanze v IN.CO.GE.’90 Srl,
Idelgard Srl, Iris’90 Srl, Camed Srl, Pomezia Progetti Appalti Srl (PPA), Edilcam
Srl, A. Cecchini & C. Srl, EMO Srl, Emoda Srl, Sappesi Srl, Ing. Luigi Martini Srl,
Giacomo Srl and Mafar Srl [1998] ECR I-6307, paras 19, 21.
2781/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
vergi olduğundan uygulanamaz hale gelmiştir.
121
Doğrudan etkili bir
OKK hükmü bir başka AB hukuku hükmü ile çatışırsa AB hukuku-
nun kaynakları bakımından normlar hiyerarşisi devreye girecektir.
122
Buna göre, doğrudan etkili bir OKK hükmü; birincil hukuk hükmü ile
çatışırsa birincil hukukun altında olduğu için birincil hukuk hükmü
uygulanır, ancak ikincil hukuk ile çatışırsa ikincil hukukun üstünde
olduğu için kendisi uygulanır.
123
Bununla birlikte, böyle bir örnek bu-
güne kadar hiç görülmemiştir.
124
Konuya Türk hukuku açısından yaklaşıldığında, 1/95 sayılı
OKK’nın ilgili hükmünün ulusal hukuktaki başka bir kaynak ile ça-
tışması halinde ne olacağı ile ilgili herhangi bir (üst) mahkeme kararı
olmadığı gibi, açık bir doktrin görüşü de yoktur. Bununla birlikte, usu-
lüne uygun olarak yürürlüğe konmuş uluslararası anlaşmalar (ve do-
layısıyla örneğin Ankara Anlaşması) ile ilgili görüşler mevcuttur. Bu
görüşler çerçevesinde, ana hatlarıyla, Ankara Anlaşması, temel hak ve
özgürlüklere ilişkin bir uluslararası anlaşma olmadığına göre,
125
kanun
ile eş seviyede kabul edilmelidir.
126
İki üst başlıkta değinildiği üzere,
OKK’ların etki verdikleri Ankara Anlaşması ile doğrudan bağlantılı
olduklarından
127
aynı niteliği taşıdığını kabul ettiğimizde, OKK’lar da
kanun ile eş seviyede kabul edilmelidir. Bu kabul ile birlikte, kendi
kendine icra edilebilir (self-executing) bir OKK hükmü; Anayasa ile
çatışırsa Anayasa’nın altında olduğu için Anayasa hükmü uygulanır,
121
Bkz. Istanbul Lojistik, dn. 13, paras 44–47.
122
AB hukukunun kaynakları bakımından normlar hiyerarşisi için bkz. Sanem Bay-
kal & İlke Göçmen, “Avrupa Birliği Hukukunun Kaynakları Bakımından Normlar
Hiyerarşisi”, Prof Dr Erdal Onar’a Armağan, Ankara Üniversitesi Basımevi, An-
kara, 2013, s. 317–365.
123
Bkz. Sanem Baykal & İlke Göçmen, Avrupa Birliği Kurumsal Hukuku, Seçkin Ya-
yıncılık, Ankara, 2016, s. 367–368.
124
Krş. Case C-228/06 Mehmet Soysal and Ibrahim Savatli v Bundesrepublik Deutsc-
hland [2009] ECR I-1031, paras 58–59.
125
Örneğin Tezcan’a (2017) göre: 1982 Anayasası md. 90(5/son cümle) ortaklık hu-
kuku bakımından uygulanabilir gözükmemektedir, ortaklık hukukunun kanun
karşısında “hukuken otomatik olarak bir [önceliğinden] bahsetmek mümkün de-
ğildir”. Tezcan, dn. 28, s. 90–91.
126
Örneğin Acer ve Kaya’ya (2019) göre: “…Türkiye’deki mahkemeler, uluslararası
antlaşmaları […] Türk yasaları ile beraber uygulayabilecekler ancak çatışmaları
halinde uluslararası [antlaşmalara] üstünlük tanımakla yükümlü olmayacaklar-
dır”. Acer & Kaya, dn. 24, s. 41. Örneğin Gözler’e (2017) göre “milletlerarası and-
laşmaların Türk normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde yer aldığını söyleyebili-
riz”. Gözler, dn. 69, s. 115.
127
Krş. Sevince, dn. 23, paras 10, 9.
279TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
kanun altı bir işlem ile çatışırsa kanun altı işlemin üstünde olduğu için
kendisi uygulanır, kanun (veya kanun hükmünde bir işlem) ile çatışır-
sa lex posterior ve lex specialis kuralları
128
devreye sokulmalıdır.
129
Sonuç
Bu çalışma ile 1/95 sayılı OKK’nın malların serbest dolaşımı ile
ilgili üç alt unsuru özelinde, ortaklık hukukunun Türk hukukunda et-
kileri ile ilgili dört ana mesele ele alınmıştır. Sonuç olarak da, 1/95
sayılı OKK’nın malların serbest dolaşımı ile ilgili üç alt unsuru öze-
linde, ortaklık hukukunun Türk hukukundaki etkilerinin, AB huku-
kundaki etkileri gibi olma ihtimalinin mevcut olduğu gösterilmeye ça-
lışılmıştır. Bununla birlikte, görüldüğü üzere, her bir mesele, yani (i)
1/95 sayılı OKK’nın Türk hukukunun bir parçası olup olmadığı, (ii)
1/95 sayılı OKK’nın ve ilgili hükmünün kendi kendine icra edilebi-
lir (self-executing) nitelik taşıyıp taşımadığı, (iii) 1/95 sayılı OKK’nın
ilgili hükmünün nasıl yorumlanacağı (66. maddesinin etkisinin ne
olacağı), (iv) 1/95 sayılı OKK’nın ilgili hükmünün yorumu temelin-
de ulusal hukuktaki başka bir kaynak ile çatışması halinde ne olacağı
kendi içerisinde, haklı olarak, oldukça tartışmalıdır. Bunun yanı sıra,
tüm bu meseleleri çözmesini, tek başına, yargıdan beklemek de makul
olmayabilir. Hatta, gerçekçi olmak gerekirse, özellikle de Türkiye – AB
128
Lex posterior kuralı gereğince sonraki hüküm önceki hükme, lex specialis kuralı
gereğince ise özel hüküm genel hükme üstün gelecektir. Bunun için özel veya
sonraki hüküm, sırasıyla genel veya önceki hükmü sınırlamayı ya da değiştirmeyi
amaçlamalıdır. Koen Lenaerts & Piet Van Nuffel, Constitutional Law of the Euro-
pean Union, 3. Baskı, Sweet & Maxwell, London, 2010, s. 818. Bu kurallar ile ilgili
olarak ayrıca bkz. Gündüz Alp Aslan, Türk Anayasa Hukukunda Kanunlaştırma
Süreci, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2020, s. 251–252.
129
Bu son tespit ile ilgili olarak örneğin Özbudun’a (2012) göre: “andlaşmalarla ka-
nunların eşdeğerli oldukları, dolayısıyla çatışmaları halinde uygulanacak nor-
mun, “sonraki kanun-önceki kanun” ve “özel kanun-genel kanun” ilişkilerinde
ilkelere göre belirlenmesi gerektiği” söz konusudur. Özbudun, dn. 24, s. 229.
Örneğin Pazarcı’ya (2018) göre “… Türk hukuk düzeninde andlaşmalarla yasa-
lar eşdeğerli olarak kabul edilip, ilke olarak, birinin ötekine üstünlüğü yoktur”,
“Anayasamızın temel hak ve özgürlüklere ilişkin andlaşmalar dışında kalan and-
laşma ile bir yasanın çatışması olasılığı konusunda genel bir hüküm içermemesi
karşısında” lex posterior derogat priori ilkesi geçerlidir. Pazarcı, dn. 41, s. 30, 29.
Örneğin Sur’a (2018) göre genel olarak andlaşmalar bakımından yasaya nazaran
bir üstünlük bulunmaz, “bu görüşün sonucu olarak, lex posterior derogat priori
ilkesi uyarınca, sonradan çıkarılan bir yasa ile mevcut temel haklar dışında bir
andlaşma hükmünün bertaraf edilmesi mümkün ve geçerlidir”. Sur, dn. 45, s. 62.
2801/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
ilişkilerindeki gerileme göz önüne alındığında, bugün için, Türk mah-
kemelerinin OKK’lar ile ilgili bir tür “bütünleşme-dostu yorum yönte-
mi” benimseyerek
130
yukarıda değinilen etkiyi tanıma ihtimali, bunun
aksine karar vermeleri ihtimaline nazaran, oldukça düşük olacaktır.
Bununla beraber, belki gümrük birliğinin güncellenmesi süreci bir
kaldıraç olarak kullanılarak, yukarıdaki tartışmaları –en azından ileri-
de– bertaraf edebilecek ve bir veya birkaçı aynı anda kullanılabilecek,
birkaç ihtimalden bahsedilebilir. Bir tarafta, Türkiye’nin tek başına
atabileceği adımlar söz konusu olabilir. Bu yönden, bir ön tespit ola-
rak belirtmek gerekir ki, özellikle 1/95 sayılı OKK’nın başlattığı tar-
tışmalar, özünde, yasamanın, yürütmenin ve yargının dış ilişkiler hu-
kukundaki rolleri ile ilgili anayasal meselelerdir.
131
O halde, birincisi,
Anayasa, ileride yapılacak bir değişiklik ile OKK’lar gibi –en azından
bir ulusüstü örgüt ile akdedilen– uluslararası anlaşma ile kurulan ve
bağlayıcı karar alma yetkisi tanınan bir organın kararları ile ilgili açık
bir düzenleme getirebilir, böylece yasamanın, yürütmenin ve yargının
rollerini daha açık biçimde belirleyebilir.
132
İkincisi, Anayasa, ileride
yapılacak bir değişiklik ile uluslararası anlaşmaların (ve/veya organ
kararlarının) Anayasa’ya uygunluğu ile ilgili bir yargısal ön denetim
mekanizması getirebilir, böylece bu konuda yargıya bir rol verebilir.
133
Bu yönden, genel bir ifadeyle belirtilirse, eğer 1/95 sayılı OKK döne-
minde yargısal ön denetim mekanizması olsaydı ve ona başvurulabil-
seydi bugünkü pek çok tartışma son bulmuş olabilirdi.
Diğer tarafta, Türkiye ile AB’nin birlikte atabileceği adımlar söz ko-
nusu olabilir. Birincisi, Türkiye ile AB, 1/95 sayılı OKK gibi kapsamlı
130
Bu ifade ile ilgili olarak bkz. Christophe Hillion, “Withdrawal under Article 50
TEU: An Integration-Friendly Process”, Common Market Law Review, Cilt: 55, Sayı:
2/3, 2018, s. 29–56.
131
Örneğin Toluner’e (1996) göre: “…bu tür milletlerarası teşkilatlarla şu veya bu
biçimde ilişkiye girildiği çağımızda, bunu kolaylaştırıcı anayasal düzenlemelerin
yapılması, 1960’lı yıllarda olduğundan çok daha ağırlıklı biçimde, çözüm bekle-
yen bir sorun olarak gündemde kalacaktır”.
Toluner, dn. 29, s. 26.
132
Örneğin Başlar’a (2004) göre OKK’lar gibi belgeler açısından “… daha açıklayıcı
bir yasal düzenlemeye ihtiyaç olduğu bir gerçektir”. Başlar, dn. 30, s. 196–197.
Örneğin Toluner’e (1996) göre “Gümrük Birliği olgusuyla birlikte, acaba, Anaya-
samızın bazı hükümlerinin gözden geçirilmesi gereği, bir kez daha, ortaya çıkmış
değil midir?” Toluner, dn. 29, s. 16.
133
Bkz. Rona Aybay, “Uluslararası Antlaşmalar Konusunda Türk Hukukunun
Önemli Bir Eksikliği: ‘Ön-Denetim’”, Mülkiye Dergisi, Cilt: 32, Sayı: 258, 2014, s.
17–47; Tekin Apaydın, dn. 27, s. 542. Krş. ABİHA md. 218(11).
281TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
içeriğe sahip metinler yönünden bir OKK almak yerine uluslararası an-
laşma yapmayı tercih edebilir. Bu yönden, tıpkı Ankara Anlaşması’nın
öngördüğü geçiş dönemi ile ilgili Katma Protokol bakımından olduğu
gibi, son dönem ile ilgili metin de bir uluslararası anlaşma şeklinde
olsaydı, tartışmaların büyük çoğunluğu yaşanmayabilirdi. O halde,
gümrük birliğinin güncellenmesi esnasında 1/95 sayılı OKK, belki de
ortaklık hukukunun kaynaklarının konsolidasyonun bir parçası ola-
rak, bir uluslararası anlaşmaya çevrilebilir.
134
İkincisi, ortaklık ilişki-
sinde –bütünlüklü bir paketin parçası olmak kaydıyla
135
–, belki de bir
ortaklık mahkemesi kurmak aracılığıyla,
136
işler bir uyuşmazlıkların
çözümü mekanizması getirilebilir.
137
Böylece, hem OKK’lar ve dolayı-
sıyla 1/95 sayılı OKK ile ilgili tartışmalara çözüm üretmek mümkün
olabilir hem de gümrük birliği gibi içinde malların serbestçe dolaştığı
ortak alan olarak tanımlanabilecek ileri düzey bir bütünleşme aşama-
sının gerektirdiği, diğerlerinin yanı sıra, hukuk kurallarının homojen
yorumu sağlanabilir.
Kaynakça
Kitaplar
Acer Yücel ve Kaya İbrahim, Uluslararası Hukuk, 10. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Anka-
ra, 2019.
Aslan Gündüz Alp, Türk Anayasa Hukukunda Kanunlaştırma Süreci, Seçkin Yayın-
cılık, Ankara, 2020.
Aybay Rona ve Oral Elif, Kamusal Uluslararası Hukuk, İstanbul Bilgi Üniversitesi
Yayınları, İstanbul, 2016.
134
Krş. Peers, dn. 86, s. 428.
135
Bu yönden bkz. World Bank, Evaluation of the EU-Turkey Customs Union, 85830-
TR (2014).
136
Örneğin krş. Avrupa Ekonomik Anlaşması md. 105 vd.
137
Örneğin Peers’a (1996) göre: “… [1/95 sayılı OKK], tam hukuki entegrasyonu sağ-
lamak için gerekli olan tüm araçları sağlamamaktadır ve gümrük birliği böyle bir
entegrasyonun yokluğunda gerçek anlamda tamam olamayacaktır”. Peers, dn. 86,
s. 430. Can’ın 2003 tarihli çalışmasına göre “…Ortaklık ilişkisinin önemli bir ek-
sikliği, andlaşmanın yorum ve uygulanmasında taraflar arasında ortaya çıkacak
uyuşmazlıkları çözecek kurumsal bir yapılanmanın (yargı) yokluğudur”. Can,
dn. 32, s. 43. Örneğin Oder’e (2008) göre: “… uyuşmazlık çözümünde Ortaklık
Mahkemesi gibi özel bir yargı yerinin kurulmaması, Gümrük Birliği gibi sıkı bir
ilişki biçimine rağmen Türk ve AB tarafının karma nitelikli siyasal mekanizmalar
ve özellikle danışma ve işbirliği yoluyla ilişkilerini biçimlendirme isteğini göster-
mektedir”. Oder, dn. 28, s. 99.
2821/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
Barnard Catherine, The Substantive Law of the EU: The Four Freedoms, 5. Baskı, Ox-
ford University Press, New York, 2016.
Baykal Sanem ve Göçmen İlke, Avrupa Birliği Kurumsal Hukuku, Seçkin Yayıncılık,
Ankara, 2016.
Craig Paul ve De Búrca Grainne, EU Law: Text, Cases, and Materials, 6. Baskı, Oxford
University Press, Oxford, 2015.
Eeckhout Piet, EU External Relations Law, 2. Baskı, Oxford University Press, Oxford,
2012.
Göçmen İlke, Avrupa Birliği Maddi Hukuku: İç Pazar, Seçkin Yayıncılık, Ankara,
2017.
Gormley Laurence W, EU Law of Free Movement of Goods and Customs Union, Ox-
ford University Press, Oxford, 2009.
Gözler Kemal, İnsan Hakları Hukuku, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Bursa, 2017.
Günuğur Haluk, Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri, Avrupa Ekonomik Danışma Mer-
kezi, Ankara, 2008.
Lasok Dominik, The Trade and Customs Law of the European Union, 3. Baskı, Klu-
wer Law International, United Kingdom, 1997.
Lenaerts Koen ve Van Nuffel Piet, Constitutional Law of the European Union, 3. Bas-
kı, Sweet & Maxwell, London, 2010.
Özbudun Ergun, Türk Anayasa Hukuku, 13. Baskı, Yetkin Yayıncılık, Ankara, 2012.
Pazarcı Hüseyin, Uluslararası Hukuk, 17. Baskı, Turhan Kitabevi, Ankara, 2018.
Reçber Kamuran, Türkiye - Avrupa Birliği Ortaklık Hukuku, Dora Yayıncılık, Bursa,
2016.
Sur Melda, Uluslararası Hukukun Esasları, 12. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul, 2018.
Tatham Allan F., Enlargement of the European Union, Kluwer Law International, the
Netherlands, 2009.
Teziç Erdoğan, Anayasa Hukuku, 14. Baskı, Beta Yayıncılık, İstanbul, 2012.
Weiss Friedl ve Kaupa Clemens, European Union Internal Market Law, Cambridge
University Press, Cambridge, 2014.
Woods Lorna ve Watson Philippa, Steiner & Woods EU Law, 12. Baskı, Oxford Uni-
versity Press, Oxford, 2014.
Kitap Bölümü & Makaleler
Akyüz Mert ve Develi Abdülkadir, “Ticaret Savaşlarının Gölgesinde Türkiye - Av-
rupa Birliği Gümrük Birliğinin Güncellenmesi: Nedenleri, İçeriği ve Yöntemi”,
Murat Çetinkaya & Gönül Muratoğlu, eds, Ticaret ve Kur Savaşları: Küresel Eko-
nomik Politiğe Yansımaları, Gazi Kitabevi, Ankara, 2019.
Arat Tuğrul, “Avrupa Birliği ile Türkiye Arasındaki İlişkiler ve Gümrük Birliğinin
Ye r i ”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 44, 1995.
Aybay Rona, “Uluslararası Antlaşmalar Konusunda Türk Hukukunun Önemli Bir
Eksikliği: ‘Ön-Denetim”, Mülkiye Dergisi, Cilt: 32, Sayı: 258, 2014.
283TBB Dergisi 2020 (149) İlke GÖÇMEN
Başlar Kemal, “Gümrük Birliği ‘Anlaşması’nın (1/95 sayılı Ortaklık Konseyi
Kararı’nın) Hukuksal Niteliği”, Ankara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt: 4, Sayı:
1, 2004.
Baykal Sanem ve Göçmen İlke, “Avrupa Birliği Hukukunun Kaynakları Bakımından
Normlar Hiyerarşisi”, Prof Dr Erdal Onar’a Armağan, Ankara Üniversitesi Ba-
sımevi, Ankara, 2013.
Can Hacı, “Türkiye - Avrupa Topluluğu Ortaklık İlişkisinin Hukuki Çerçevesi”, An-
kara Avrupa Çalışmaları Dergisi, Cilt: 3, Sayı: 1, 2003.
Can Hacı, “Türk Futbol Takımlarında Oynayan Avrupa Birliği Vatandaşı Profesyonel
Futbolcuların Yabancı Statüsüne Tabi Tutulması Sorunu”, TİSK Akademi, Sayı: 1,
2010.
Candan Tolga, “Türkiye- AB Ortaklık Hukukunda Son Gelişmeler: ABAD’ın C-65/16
Sayılı ‘İstanbul Lojistik Ltd.’ Kararı Hakkında Bir Değerlendirme”, Dicle Üniver-
sitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 23, Sayı: 38, 2018.
Göçmen İlke, “Avrupa Birliği ile Türkiye İlişkileri Çerçevesinde Türk Mahkemeleri-
nin Avrupa Birliği Hukuku Karşısındaki Tutumuna Yönelik Bir Öneri: AB-Dostu
Yorum Yöntemi”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 63, Sayı: 1, 2014.
Göçmen İlke, “Türkiye–Avrupa Birliği İlişkilerinin Hukuki Çerçevesi: Maddi Boyut”,
Belgin Akçay & Sinem Akgül Açıkmeşe, eds, Yarım Asrın Ardından Türkiye –
Avrupa Birliği İlişkileri, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2017.
Göçmen İlke, “Revealing the Potential of the EU - Turkey Customs Union: Case
C-65/16, Istanbul Lojistik, 19 October 2017, ECLI:EU:C:2017:770”, Legal Issues of
Economic Integration, Cilt: 45, Sayı: 3, 2018.
Göçmen İlke, “1/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı’nın 66. Maddesi, Malların Serbest
Dolaşımı Yönünden Avrupa Birliği İç Pazarına Erişimin Anahtarı Mı?”, Bankacılık
ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt: XXXIV, Sayı: 1, 2018.
Günuğur Haluk, “6 Mart Kararı ve Gümrük Birliği”, Süreç, Sayı: 17, 18, 1995.
Hoffmeister F., “International Agreement in the Legal Orders of the Candidate Co-
untries: Introduction”, Andrea Ott & Kirstyn Inglis, eds, Handbook on European
Enlargement: A Commentary on the Enlargement Process, T.M.C. Asser Press,
The Hague, 2002.
Kabaalioğlu Haluk, “The Customs Union: A Final Step before Turkey’s Accession to
the European Union?”, Marmara Avrupa Araştırmaları Dergisi, Cilt: 6, Sayı: 1, 1998.
Oder Bertil Emrah, “Türkiye - AB İlişkilerinde Anayasal Tartışmalar: Gümrük Birliği,
İnsan Hakları ve Kurumsal Kapasite”, Nevhis Deren-Yıldırım, ed, Hâlâ Avrupa
Birliği’ne Tam Üyelik? Tehditler, Avantajlar ve Çözüm Önerileri, XII Levha, İs-
tanbul, 2008.
Oliver Peter ve Navaro Martín Martínez, “Free Movement of Goods”, Catherine Bar-
nard & Steve Peers, eds, European Union Law, Oxford University Press, Great
Britain, 2014.
Özkan Işıl, “Türk Vatandaşlarının Avrupa Ülkelerine Giriş Hakkı ve Vize Sorunu”,
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9, Sayı: Özel Sayı, 2007.
Peers Steve, “Living in Sin: Legal Integration Under the EC-Turkey Customs Union”,
European Journal of International Law, Cilt: 7, Sayı: 4, 1996.
2841/95 Sayılı Ortaklık Konseyi Kararı Türk Hukukunda Etki Doğurur Mu: Mallarin...
Tekin Apaydın Deniz, “Monizm-Düalizm İkileminde Türk Hukuk Sistemi: Uluslara-
rası Hukuka Bakış Üzerine Doktrinel Uzlaşmazlığın Nedenleri ve AB Hukuku
Işığında Bir Değerlendirme”, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 9,
Sayı: 1, 2018.
Tekinalp Ünal, “Gümrük Birliğinin Türk Hukuku Üzerindeki Etkileri”, İstanbul Üni-
versitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt: 55, Sayı: 1–2, 1996.
Tezcan Ercüment. “Türkiye - Avrupa Birliği İlişkilerinin Hukuki Çerçevesi: Kurumsal
Boyut”, Belgin Akçay & Sinem Akgül Açıkmeşe, eds, Yarım Asrın Ardından Tür-
kiye - Avrupa Birliği İlişkileri, 2. Baskı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, 2017.
Toluner Sevin. “6 Mart 1995 tarihli Ortaklık Konseyi Kararı: Milletlerarası Hukuk Açı-
sından bir Değerlendirme”, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası, Cilt:
55, Sayı: 1–2, 1996.
Yeşilyurt Nazile İrem, “Danıştay Kararlarında Uluslararası Antlaşmaların Normatif
Değeri”, İnsan Hakları Yıllığı, Cilt: 32, 2014.
Diğerleri
Weiler Joseph H H., Brexit - Apportioning the Blame (2020)
World Bank. Evaluation of the EU-Turkey Customs Union, 85830-TR (2014)