BİRLEŞMİŞ MİLLETLER’İN
ÖZEL YÖNTEMLERİ ÇERÇEVESİNDE
ÖZEL RAPORTÖRLÜK KURUMU
THE INSTITUTION OF SPECIAL RAPPORTEUR CONTEXT OF
SPECIAL PROCEDURES OF UNITED NATIONS
Fatmagül KALE ÖZÇELİK
*
Özet: Birleşmiş Milletler sisteminde bağımsız uzman olarak anı-
lan özel raportörler, sözleşme-dışı koruma yöntemleri arasında yer
alan özel yöntemlerin ana unsurlarındandır. Süreklilik arz eden insan
hakları sorunlarına dikkat çekme ve devletlerin uluslararası insan
hakları hukukundan doğan yükümlülüklerini iyileştirme konusunda
dünya genelinde önemli rol oynarlar. Bu rollerini, ülkesel ve konusal
olarak ayırdıkları çalışma alanlarıyla gerçekleştirirler. Yaptıkları ülke
ziyaretleri, hükümetlere yönelik acil başvurular ve iddia mektupları,
çalışmalarının sonucunda hazırladıkları ve alenileştirdikleri raporları
ve tavsiyeleri çalışma faaliyetlerini oluşturur. Ancak, faaliyetlerini
yaparken çeşitli sorunlarla karşılaşırlar. Örneğin, özel raportörlerle
devletlerin işbirliğinin olmaması faaliyetlerinin önündeki en büyük
engeldir. Ayrıca yetersiz kaynaklar, tavsiyelerinin takibi için sistema-
tik bir prosedürün öngörülmemesi gibi bir dizi başka engellerde söz
konusudur. Bu engellere rağmen özel raportörlük kurumu, doğru-
dan ve ilk elden hak ihlallerine temas etme özelliğine sahip olduğu
için uluslararası insan hakları sisteminin en etkili araçlarından birisini
temsil etmektedir. Bu çalışmada da, ilk olarak genel itibariyle özel
yöntemlere, sonrasında da özel raportörlerin önemine, çalışma
alanlarına, faaliyet türlerine, diğer koruma mekanizmalarıyla olan
ilişkisine ve çalışmalarını yürütürken karşılaştıkları sorunlara yer ve-
rilecektir.
Anahtar Kelimeler: Özel Raportörlük Kurumu, İnsan Hakları,
İnsan Haklarının Korunması, Özel Yöntemler, Birleşmiş Milletler
Abstract: Special rapporteurs, referred to as independent ex-
perts in the United Nations system, are the main elements of special
procedures that are among the non-contractual protection mecha-
nisms. They play an important role all over the world in attracing at-
tention to the continuing human rights problems and improving the
obligations of states in international human rights law. Their study
*
Dr. Öğr. Üyesi, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Ge-
nel Kamu Hukuku Anabilim Dalı, fatmagul.kale@omu.edu.tr, ORCID: 0000-0002-
8700-2150, Makalenin Gönderim Tarihi: 11.12.2018, Kabul Tarihi: 11.12.2018
80Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
areas are divided into thematic and territorial. Their work activities
are country visits, urgent appeals and letters of allegation to go-
vernments, reports and recommendations prepared and publicized
as a result of their work. However, there are various problems while
doing these activities. For example, the absence of cooperation bet-
ween the special rapporteurs and the states is the biggest obstacle
in front of their activities. There are also a number of other obstac-
les, such as insufficient resources, the lack of a systematic procedu-
re for follow-up of their recommendations. Despite these obstacles,
the institution of special rapporteurs represents one of the most
effective instruments of the international human rights system, as it
has the ability to directly and firstly touch violations of rights. In this
study, firstly special procedures will be given in general, then the
importance of the special rapporteurs, the areas of work, the types
of activities, their relation to other protection mechanisms and the
problems in their work will be addressed.
Keywords: Institution of Special Rapporteur, Human Rights,
Protection of Human Rights, Special Prosedures, United Nations
GİRİŞ
İnsan haklarının uluslararası alanda korunması günümüzde ol-
dukça önemlidir. Bunun nedeni, bireyin haklarını ihlal etmede özne
olan devletin aynı zamanda hakları korumada da görevli kılınması
ve çelişen bu durumdan dolayı devletlerin insan haklarını koruma-
da yeterli başarıyı gösterememeleridir. Bu nedenle, bireyin haklarını
koruma ve bu hususta yükümlülük üstlenme anlayışının özellikle 21.
yy sonrasında yerleşik hale gelmesinden sonra uluslararası alanda çe-
şitli adımlar atılmıştır. Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Amerikan
Devletleri Örgütü, Afrika Birliği Örgütü gibi örgütlerin kurulması bu
adımların başında gelir.
İlgili örgütler aracılığıyla uluslararası alandaki koruma iki şekilde
gerçekleşir. İlki, evrensel ya da bölgesel düzeyde bir uluslararası ör-
gütün kurucu anlaşmasına dayalı olan korumadır. Burada devletler,
kurucu anlaşmayı onaylamakla beraber örgüte üye devlet statüsüyle
doğrudan koruma sistemine tabi olurlar. İkincisi ise, bu örgütler bün-
yesinde oluşturulan insan hakları sözleşmelerine taraf olma halinde
gerçekleşen korumadır. Anlaşılacağı üzere, devletlerin bu örgütlerden
birine üye olmasıyla ya da herhangi bir insan hakları sözleşmesine
taraf olmasıyla birlikte uluslararası alanda koruma devreye girmek-
tedir. Bu korumalardan üye devlet olunması halinde işlerlik kazanan
81TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
koruma yöntemine sözleşme-dışı koruma; taraf devlet olunması halin-
de yürürlüğe giren koruma mekanizmasına da sözleşme-içi koruma
denilmektedir.
1
Sözleşme-içi koruma yöntemi, insan haklarının ulus-
lararası alanda korunmasında en yaygın yöntemlerin başında gelir ve
genel olarak rapor, bireysel ve devletlerarası şikâyet ve soruşturmaya
dayalı denetim şeklinde gerçekleşir. Bu denetimi yapmak üzere, ilgili
sözleşme ile Komite veya Komisyon adıyla bir organ kurulur.
Sözleşme-dışı koruma yöntemi ise, ilk olarak 1919 tarihinde kuru-
lan Uluslararası Çalışma Örgütü bünyesinde gerçekleşmiştir. Bu örgüt
içinde, örgüte üye olan devletlerden taraf oldukları veya olmadıkları
sözleşmeler ve tavsiye kararları hakkında rapor sunması ve bireysel
şikâyetleri almaları öngörülmüştür.
2
İlk olarak, örgütlenme özgürlü-
ğünü konu edinerek oluşturulan sözleşme-dışı koruma yönteminin
hukuksal dayanağı, Uluslararası Çalışma Örgütü Anayasası’nın Baş-
langıç bölümündeki “örgütlenme özgürlüğü ilkesi” ve 1944 tarihli Fi-
ladelfiya Bildirisi’nin “ifade ve örgütlenme özgürlüğünün, sürekli bir
ilerlemenin kaçınılmaz koşulu” olduğunu belirten kuralı olmuştur. Bu
kapsamda, örgütlenme özgürlüğüne ilişkin ihlal iddialarını içeren baş-
vurular, 87 ve 98 Numaralı Sözleşmeleri onaylamasalar dahi, örgüte
üye devlet olmaları sebebiyle işleme alınmıştır. Günümüzde sözleş-
me-dışı koruma yöntemi, Birleşmiş Milletler nezdinde işletilir ve bu
yöntem örgütün kurucu metni olan Birleşmiş Milletler Şartı’na bağlı
olarak yapılır. Bu nedenle, “Şart temelli usuller” yahut “Şart temelli
denetim usulleri” şeklinde de adlandırılır.
3
Esasen Birleşmiş Milletler örgütü, kurulduğu ilk yıllarda insan
haklarının korunması adına herhangi bir hukuki yol öngörmemiştir.
Ancak zamanla örgüte insan hakları ihlallerini konu edinen çok sayı-
da başvuru yapılmıştır. Bunun üzerine örgüt, Birleşmiş Milletler Şartı
kapsamında üye devletlerin işbirliği yükümlülüğünü göz önünde bu-
1
Mesut Gülmez, “İnsan Haklarının Uluslararası Korunmasında Sözleşme-Dışı Sis-
temler ve Türkiye”, Türkiye’de İnsan Hakları, TODAİE, Ankara, 2000, s. 162-163.
2
Theodoor C. Van Boven, “Distinguishing Criteria of Human Rights”, The Interna-
tional Dimensions of Human Rights, ed. Karel Vasak, Vol. I, Unesco, 1982, s. 46;
Gülmez, s.164.
3
Henry J. Steiner, Philip Alston, Ryan Goodman, International Human Rights In
Context, Law, Politics, Morals, Third Edition, 2008, s. 737; Mehmet Semih Gemal-
maz, Ulusalüstü İnsan Hakları Hukukunun Genel Teorisine Giriş, 7. Baskı, Legal
Yayıncılık, İstanbul, 2010, s.16.
82Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
lundurarak, İnsan Hakları Komisyonu’nun talebi ve Ekonomik ve Sos-
yal Konsey’in kararları doğrultusunda sözleşme-dışı koruma yöntem-
lerini uygulamaya başlamıştır. Söz konusu yöntemler ise 1235 Usulü,
1503 Usulü ve Özel Yöntemler olarak üçe ayrılmaktadır. Bu usuller
arasında yer alan ve çalışma konumuzu oluşturan Özel Yöntemler, İn-
san Hakları Konseyi Başkanı tarafından atanan farklı kişi veya çalışma
gruplarınca yürütülmektedir. Bu kişilerden birisi de özel raportördür.
Çalışmamızda da, Birleşmiş Milletler’in özel raportörlük kurumunun
önemine, çalışma yöntemlerine ve özel raportörlerin çalışmaları sıra-
sında karşılaştıkları sorunlara yer verilecektir.
I. ÖZEL YÖNTEMLER
Özel yöntemler, İnsan Hakları Komisyonu tarafından kurulan ve
İnsan Hakları Konseyi tarafından devam ettirilen, belirli bir ülkenin
insan hakları durumunu veya konusal meseleleri ele almak için yü-
rütülen mekanizmalara verilen genel addır.
4
Özel yöntemlerin önemli
özelliği, dünyanın herhangi bir yerinde meydana gelen insan hakları
iddialarına hızlı cevap verebilmeleridir.
Sözleşme-içi koruma mekanizmaları kapsamında hareket eden
sözleşme organlarının aksine, bir devletin herhangi bir anlaşmayı
onaylama gereği olmaksızın özel yöntemler devreye girebilir ve özel
yöntemlere başvurmak için iç hukuk yollarının tüketilmiş olması gibi
şekil şartları da gerekli değildir. Özel yöntemlere bireyler ve sivil top-
lum örgütleri bireysel ya da toplu olarak başvurabilirler. Bu kimselerin
yapmış olduğu başvurular neticesinde, özel yöntem görevlileri belirli
insan hakları durumları hakkında bilgi edinir ve bu başvurular yapa-
cakları ülke ziyaretlerine önemli bir gerekçe teşkil eder.
Özel yöntemler, farklı kişi veya kişilerce yürütülür. Her bir özel
yöntem görevlisinin yetki ve görevi, somut yöntemin şartları ve ge-
reklerine göre tanımlanır. Ancak genel olarak özel yöntem yetkilileri,
belirli ülkelerdeki veya bölgelerdeki (ülke çalışmaları) insan hakları
durumlarını yahut dünya genelinde (konusal çalışmalar) gerçekleşen
büyük insan hakları ihlallerini incelemek, izlemek, tavsiye etmek ve
4
Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights, Working with
the United Nations Human Rights Programme: A Handbook for Civil Society,
http://www.ohchr.org/civilsocietyhandbook/, s.109.
83TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
kamuoyuna açıklamak amacıyla görevlerini yerine getirir.
5
Özel yön-
temleri yürüten kişiler, ya özel bir raportör, Genel Sekreterlik özel
temsilcisi, Genel Sekreter temsilcisi ya da bağımsız uzman şeklinde bir
bireydir ya da çalışma grubu olarak addedilen bireylerden oluşan bir
gruptur.
6
Bu uzmanlar arasında bir hiyerarşi bulunmaz; yetkilerinin
niteliği de farklılaşmaz. Buradaki fark, verilen yetkinin kapsamında-
dır. Bu kimseler, kişisel olarak en fazla altı yıl boyunca faaliyet yürü-
türler
7
ve yürüttükleri faaliyetlerinden dolayı maaş ve başka herhangi
bir maddi tazminat almazlar. Bu kişilere çalışmalarında yardımcı ol-
mak üzere, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi
görevlidir. Bu kapsamda Komiserlik, personel desteği, lojistik yardım
ve araştırma yardımı sağlar.
Özel yöntem görevlileri, çeşitli kaynaklardan insan haklarına iliş-
kin süreklilik arz eden bir biçimde bilgi edinirler ve edindikleri bu
bilgileri analiz ederler. Birleşmiş Milletler’in bünyesinde veya dışın-
da faaliyet gösteren hem hükümet örgütleriyle hem de hükümet-dışı
örgütlerle iletişim kurar ve bilgi alışverişinde bulunurlar. İddia edi-
len ihlaller hakkında devletlerden açıklama yapmalarını isterler ve
gerektiğinde, devletlerin insan haklarını güvence altına almalarını ve
koruma tedbirlerini uygulamalarını talep ederler. Şartların oluşması
halinde ise, devletler hakkındaki endişelerini medya veya diğer yol-
larla kamuya iletirler. Görev alanlarına dâhil konularda insan hakları
durumunu değerlendirmek için ülke ziyaretleri gerçekleştirir ve bu
ziyaretler sonucunda devletlere tavsiyelerde bulunurlar. Ülke ziya-
retleri, özel yöntem görevlilerinin önemli yetkilerinden birisidir. Bu
yetki sayesinde, insan hakları ihlallerinin gerçek ve potansiyel mağ-
durlarıyla doğrudan iletişim kurabilirler ve bu kimselerin haklarının
korunması için acil çağrılarda bulunabilirler. Bunun sonrasında ise, bi-
reysel şikâyetler ya da daha genel konularla ilgili devletler ile doğru-
dan iletişim kurularak, insan haklarının korunması amacıyla hareket
ederler. Ülke gerçeklerini tespit etmek amacıyla yapılan bu ziyaretler
5
Ibıd, s.107.
6
Lyal S. Sunga, “The Special Procedures of the UN Commission on Human Rights:
Should They Be Scrapped?”, International Human Rights Monitoring Mechanism:
Essays in Honour of Jacob Th. Moller, Gundmundur Alfredsson (ed.), Martinus
Nijhoff Publishers, 2001, s. 234.
7
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 7, s. 6.
84Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
neticesinde, önerilerini de içeren rapor hazırlanır ve devletle ilgili bu
raporlar, insan hakları alanında faaliyet gösteren insan hakları organ-
larının bilgisine açık hale gelir. Bu kapsamda, 2008 tarihli Özel Yön-
temler El Kitabı
8
’na göre özel yöntemlerin başlıca işlevleri şu şekilde
sıralanmıştır:
9
• Konusal bir sorunu veya ülke durumunu analiz eder.
• Hükümet(ler)in ve diğer ilgili aktörlerin alması gereken önlemleri
tavsiye eder.
• Birleşmiş Milletler organlarını ve kurumlarını, özellikle İnsan
Hakları Konseyi’ni ve uluslararası toplumu belirli durumları ve
sorunları ele alma gereği konusunda uyarır. Bu bağlamda, erken
uyarıda bulunma ve önleyici tedbirleri teşvik etmede rolleri vardır.
• İlgili devletlerden acil eylemde bulunulmasını talep eder ve insan
hakları ihlalleri ile ilgili iddialara cevap vermeleri ve tazminat
sağlamaları için çağrılarda bulunarak; ihlallerin mağdurları adına
savunuculuk yapar.
• Belirli insan hakları sorunlarını ele almak ve hükümetlerle sivil
toplum kuruluşları ve hükümetler arası örgütler arasında işbirli-
ğini teşvik etmek için uluslararası ve ulusal toplulukları ve İnsan
Hakları Konseyi’ni harekete geçirir.
- Tavsiyelerinin takibini yapar.
II. ÖZEL RAPORTÖRLER
A. Özel Raportörlerin Önemi
Uluslararası insan haklarının genel ilkelerinin belirlenmesi ve bu
alanda belirli standartların oluşturulması amacıyla bir dizi bağlayıcı
niteliğe haiz olan ve olmayan belge kabul edilmiştir. Bu girişimlerin
8
Bahsi geçen El Kitabı, ilk olarak 1999 yılında özel yöntem görevlilerinin 6. Yıllık
Toplantısında kabul edilmiştir. Ancak Birleşmiş Milletler’in insan hakları sistemi-
nin değişen yapısı, görevlerle ilgili yeni gelişmeler göz önünde bulundurularak
ve devletlerin, sivil toplum kuruluşlarının bu konudaki görüşleri göz önünde bu-
lundurularak 2008 yılında revize edilmiştir. El Kitabı’nın yeni hali, Haziran 2008
yılında 15. Yıllık Özel Yöntemler Toplantısı’nda kabul edilmiştir.
9
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 5, s. 5
85TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
ardından, Birleşmiş Milletler örgütü insan haklarına ilişkin kabul ettiği
belgelerde yer alan normların uygulanıp uygulanmadığını raporlama,
izleme ve yerine getirme yoluyla takip etmek üzere harekete geçmiştir.
Böylece Birleşmiş Milletler Şartı’nın 2. maddesinin 7. fıkrasında dü-
zenlenen devletlerin iç işlerine müdahale etmeme ilkesine rağmen, in-
san haklarının iç hukuklardaki durumunu bireyler eliyle inceleme ve
elde edilen sonuçları kamuoyuyla açıklamak şeklinde bir süreci baş-
latmıştır. İşte önemli yetkilerle donatılmış ve detaylı araştırmayı amaç
edinmiş özel raportörler, bu amaç için geliştirilen mekanizmalardan
birisidir. Bu çerçevede özel raportörler, birincil görevleri gerçeği bul-
ma ve raporlama olan bağımsız Birleşmiş Milletler uzmanlarıdır.
10
Do-
layısıyla özel raportörlerin atanması ve faaliyet yürütmesi, devletlerin
egemenliği ilkesini göz ardı ederek, ciddi insan hakları ihlallerini ele
almaya yönelik bir girişimdir. Bu nedenle, Birleşmiş Milletler eski Ge-
nel Sekreteri Kofi Annan tarafından Birleşmiş Milletler’in insan hakla-
rını koruma çabalarında özel raportörlük kurumu “önemli bir unsur”
ve Birleşmiş Milletler sisteminin “taç mücevheri” olarak tanımlanmış-
tır.
11
Aynı şekilde Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri
Louise Arbour’da özel raportörleri “insan haklarının ön cephesi”
12
ola-
rak adlandırarak, özel raportörlere özel önem atfetmiştir.
İnsan haklarının korunmasında özel yöntemler olarak adlandırı-
lan usul içinde yer alan özel raportörlük kurumu, Birleşmiş Milletler’in
insan haklarını dünya genelinde korumak ve devletlerin yükümlülük-
lerini gerçekleştirmeleri için kullandığı temel yöntemlerden birisidir.
Özel raportörler, baskıcı yönetimi benimsemiş rejimlerde dâhil olmak
üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde insan haklarının korunmasında, ge-
liştirilmesinde ve ağır ihlal sorunlarının çözüme kavuşturulmasında
önemli rol oynamışlardır.
13
Bunun önemli bir nedeni, özel raportörle-
rin birebir hak ihlalinin kaynağıyla temas edebilmesinden kaynaklı-
dır. Bu nedenle söz konusu kurum, Birleşmiş Milletler İnsan Hakları
10
Ingrid Nifosi, The UN Special Procedures in the Field of Human Rights, Intersen-
tia, Oxford, 2005, s. 46.
11
Bu tanımlama Kofi Annan tarafından ilk kez 2006 yılında kullanılmıştır. Bkz:
http://www.un.org/apps/news/story.asp?NewsID=20770#.VjO8cbQT1H8,
01.04.2018.
12
Surya P. Subedi, “Protection of Human Rights through the Mechanism of UN Spe-
cial Rapporteurs”, Human Rights Quarterly, Vol. 33, No. 1, 2011, s. 203.
13
Ibid, s. 201.
86Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
Yüksek Komiserliği Ofisi tarafından, “uluslararası insan hakları siste-
minde doğrudan erişimi sağlayabilen en önemli mekanizma” olarak
tanımlanmıştır.
14
Özel raportörlerin temel görevi, insan hakları ihlal iddialarını in-
celemek, izlemek, tavsiyede bulunmak ve kamuya açıklamaktır. Böy-
lece, dünya çapında insan haklarının korunması ve tanıtılmasında kri-
tik bir rol oynarlar. Çalışma konularına ise kişisel, siyasi, ekonomik ve
sosyal olması fark etmeksizin tüm hak türleri dâhildir. Bu görevleri-
ni, 2006 yılına kadar İnsan Hakları Komisyonu, 2006 yılından beri ise
İnsan Hakları Konseyi bünyesinde yürütürler. Raportörlerin çalışma
alanları konusal veya ülkesel olmaktadır. Ülkesel olması durumunda,
belirli bir ülkede insan haklarının gelişimi veya ihlalleri hakkında ra-
por hazırlarlar. Konusal görev üstlenmeleri halinde ise, belirli bir hak
ve özgürlüğün durumunu rapor ederler. 1960 yılının sonlarından beri
varlığını koruyan özel raportörler, keyfi gözaltı, işkence, kölelik, kadı-
na yönelik şiddet ve çocukların hakları gibi oldukça geniş insan hakla-
rı konularında çalışırlar. Ayrıca Ruanda, Şili, Burma, Kamboçya, Haiti,
Liberya gibi pek çok ülke özelinde çalışmışlardır. Ancak genel olarak
bakıldığında özel raportörlerin bir ülkede veya bölgede acil müdahale
gerektiren ciddi insan hakları ihlallerini incelemek üzere görevlendi-
rildiği gözlenir. Pek tabii belirli bir ülkeye veya bölgeye raportör atan-
ması, uluslararası toplumun o ülkede veya bölgede insan haklarının
korunmasına ilişkin endişeleri olduğunu da ortaya koyar ve bu duru-
mun ortadan kaldırılması için bir baskı oluşturur.
Özel raportörler, sadece izleme ve olgu bulma değil, aynı zaman-
da standart ortamlar aracılığıyla insan haklarının desteklenmesi ve
korunması için çok önemli işleve sahiptirler. Uluslararası insan hakla-
rı hukukunun ayrıntı hale getirilmesini, yorumlanmasını ve uygulan-
masını önemli ölçüde etkilerler ve Birleşmiş Milletler’in insan hakları
çalışmalarından toplumu haberdar etmektedirler. Özel raportörlerin
kuruluşu aynı zamanda, insan hakları ihlallerinin mağdurları için hızlı
ve somut faydalar yaratabilecek ve hem ulusal hem de uluslararası
medyada bu tür ihlallere dikkat çekebilecek canlı, özerk ve esnek bir
mekanizmadır.
14
Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights, United Nati-
ons Special Procedures, Facts and Figures, 2013, s. 1.
87TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
2. Özel Raportörlerin Ortaya Çıkışı
Birleşmiş Milletler, kurucu belgesi olan Birleşmiş Milletler Şartı’nın
1. maddesi uyarınca, uluslararası barış ve güvenliği ve kişilerin hak-
larına ve özgürlüklerine saygının gerçekleştirilmesi için uluslararası
işbirliğini sağlamayı amaç edinen devletlerarası bir örgüttür. Şart’ın
ilk maddesinden de anlaşılacağı üzere, örgütün başlıca amaçları ara-
sında insan haklarının korunması yer almaz. Yalnızca insan haklarına
ve özgürlüklerine saygının geliştirilip güçlendirilmesi için uluslararası
işbirliğini sağlamayı amaçlar. Ancak bu düzenleme Birleşmiş Milletler
örgütü bünyesinde bir insan hakları sistemi olmadığı anlamına da gel-
mez. Nitekim Birleşmiş Milletler, aynı zamanda insan odaklı bir örgüt-
tür. Bu nedenle örgüt, kuruluşundan bu yana insan haklarına saygıyı
gerçekleştirebilmek adına çeşitli girişimlerde bulunmuştur.
Önceleri bu girişimler, yalnızca insan haklarına ilişkin genel ilke-
lerin belirlenmesine yöneliktir ve erken dönemlerde insan haklarının
korunması fikri henüz geçerli hale gelmemiştir. Şart’ın 62. maddesi
gereğince, ekonomik, sosyal, kültürel, eğitim, sağlık alanlarında araş-
tırma yapma ve rapor hazırlama yetkisine sahip olan Ekonomik ve
Sosyal Konsey, bu kapsamda insan haklarına etkin bir biçimde saygı
gösterilmesini sağlamak üzere tavsiyelerde bulunma yetkisine sahip
kılınmıştır. Aynı maddede, Konsey’in yetki alanına giren konulara iliş-
kin Genel Kurul’a sunmak üzere sözleşme hazırlayabileceği de kabul
edilmiştir. Ekonomik ve Sosyal Konsey, kendisine verilen görevleri
yerine getirmek üzere, Şart’ın 68. maddesinin “ekonomik ve sosyal
konularda ve insan haklarının ilerletilebilmesi için komisyonlar kura-
bileceği” şeklindeki hükmüne dayanarak 1946 yılında İnsan Hakları
Komisyonu’nu kurmuştur.
15
Ekonomik ve Sosyal Konsey’in tali bir or-
ganı olarak 1946 ve 2006 yılları arasında faaliyet gösteren İnsan Hak-
ları Komisyonu, Evrensel İnsan Hakları Bildirisi ve diğer insan hakları
sözleşmelerini hazırlayan organdır.
16
Yerine getirdiği bu görevlerle
insan haklarının genel ilkelerinin belirlenmesine önemli katkılarda
15
Ulrika Sunberg, “Five Years of Working in the UN Commission on Human Rights:
Some Reflections fort he Future Work of the UN Human Rights Council”, Inter-
national Human Rights Monitoring Mechanism: Essays in Honour of Jacob Th.
Moller, , Gundmundur Alfredsson (ed.), 2nd Revised Edition, Martinus Nijhoff
Publishers, 2009, s. 153.
16
Nifosi, s. 6-7.
88Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
bulunmuştur. Ancak sadece standartların belirlenmesi insan haklarına
saygının sağlanması için yeterli olmamıştır. Bunun için insan hakları-
nın ilgili örgüt tarafından etkin bir şekilde korunması da gerekir. Bu
nedenle İnsan Hakları Komisyonu, ilk yıllarında sadece standart belir-
leme şeklinde faaliyet yürütmesinden dolayı insan haklarının korun-
ması noktasında yetersiz kalmıştır.
Öyle ki, Birleşmiş Milletler örgütünün 1945 yılında kurulma-
sından sonra, bireyler ve hükümet-dışı kuruluşlar insan haklarının
ihlal edildiği iddiasıyla çok sayıda şikâyette bulunmuşlardır. 1947-
1957 tarihleri arasında, yaklaşık olarak altmış beş bin dilekçe örgüte
ulaşmıştır. Bu sayı devam eden yıllarda da, her yıl yirmi bin olacak
şekilde artmıştır.
17
1947 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey’in kara-
rı ile Komisyon’un bireylerden gelen şikâyetleri alma yetkisi kabul
edilmiştir
18
ancak bu yetki sınırlı bir yetki olarak tanınmıştır. Nitekim
Komisyon’un bu tür şikâyetlerle ilgili herhangi bir harekete geçme yet-
kisi kabul edilmemiştir.
19
Buna paralel olarak Komisyon’da, devletle-
rin egemenlik alanına müdahale anlamına geleceği için insan hakları
ihlallerine karşı harekete geçme yetkisinin olmadığını belirtmiştir.
20
İnsan hakları ihlalleri hakkında gelen şikâyet sayısının devam etmesi
üzerine, 1959 yılında Ekonomik ve Sosyal Konsey’in diğer bir kararıy-
la, Komisyon’un gelen şikâyetleri toplama, danışma ve ilgili devletler-
den cevap isteme yetkisi tanınmış ancak yine bu organa şikâyetle ilgi-
li herhangi bir harekete geçme yetkisinin olmadığı tekrarlanmıştır.
21
Bu karar kapsamında Konsey, BM Genel Sekreterliğinden başvurular
hakkında iki ayrı liste tutmasını istemiştir. Bu listelerden biri, genel
insan hakları ile ilgili tüm başvuruların yer aldığı aleni bir liste; diğeri
ise tüm ülkeler hakkında gelen özel başvurulara dair kısa bilgilerin yer
17
Mesut Gülmez, Birleşmiş Milletler Sisteminde İnsan Haklarının Korunması, Türki-
ye Barolar Birliği, Ankara, 2004, s. 383.
18
Communications Concerning Human Rights, ESCOR Res. 75 (V), U.N. ESCOR, 5th
Sess., at 20, U.N. Doc. E/573 (1947); Sundberg, s. 154.
19
Marc Limon, Hilary Power, History of the United Nations Special Procedures Mec-
hanism, Origins, Evolution and Reform, Universal Rights Group, 2014, s. 4; Nifosi,
s. 8.
20
Ekonomik ve Sosyal Konsey’in ve Komisyon’un belirtilen tarihler arasında hare-
kete geçme yetkisini kabul etmemeleri, uluslararası doktrinde “‘no power to act’
doctrine” olarak adlandırılmıştır. Bkz. Nifosi, s. 8; Limon, Power, s. 4.
21
Communications Concerning Human Rights, ESCOR Res. 728 (F), U.N. ESCOR,
28th Sess., Supp. No. 1, at 19, U.N. Doc. E/3290 (1959).
89TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
aldığı gizli bir listedir. Kararda, gizli listenin, Komisyon toplantıları
öncesinde üyelerine dağıtılması ve bu listede yer alan şikâyetlerin bir
nüshasının da, hakkında başvuru yapılan ülkeye cevap verme hakkı
da tanınarak gönderilmesi yer almıştır. Ülkelerden gelen cevaplar ise,
karara göre, Komisyon tarafından değerlendirilecektir. Konseyin 1959
tarihinde öngördüğü bu sistem, Komisyon üyelerinin hak ihlallerin
hakkında herhangi bir harekette bulunma, inceleme veya soruşturma
yapma yetkisi vermemiştir. Yalnızca Komisyon’un bu ihlaller hakkın-
da bilgilenmesine ve haberdar olmasına vesile olmuştur.
İlerleyen yıllarda, Komisyon’un insan hakları ihlallerini ele alma
yönteminde değişiklikler olmaya başlamıştır. Bunun nedeni, örgüte
üye olan devlet sayısının artmasıyla beraber kendisine gelen şikâyet
sayısının artmasıdır. 1963 yılında İnsan Hakları Komisyonu Başkanı
liderliğindeki bir heyet tarafından, ülkedeki Budist topluluğundaki in-
san hakları durumunu incelemek üzere Vietnam’a yapılan bir ziyaret,
özel yöntemler ve raportörlük kurumlarının öncüsü olmuştur.
22
Bunun
devamında Ekonomik ve Sosyal Konsey, 1967 yılında Komisyon’dan
Güney Afrika’daki ırk ayrımcılığı ve apartheid uygulamaları hakkın-
da araştırmalar yapmasını istediği
23
dönemde, Komisyon’un Birleşmiş
Milletler üyesi devletlerin herhangi birinde insan hakları ihlalleri hak-
kında inceleme yapma ve kamuoyu tartışması oluşturmasına ilişkin
1235 (XLII) sayılı kararını kabul etmiştir. Bu karar, Komisyon tarafın-
dan herhangi bir ülkede insan haklarının durumunu incelemek için
özel raportörlerin atanmasının yolunu açmıştır. Örneğin, Komisyon
ilgili karara dayanarak 1967’de Güney Afrika’da bir geçici çalışma
grubu oluşturmuştur. Güney Afrika’da uygulanan ırk ayrımcılığına
bağlı insan hakları ihlallerinin durumuyla ilgili Komisyon tarafından
geliştirilen özel yöntemlerin ilk örneği olmuştur. Başka bir özel yön-
tem ise 1968’de, Genel Kurul tarafından İsrail’de gerçekleşen insan
hakları ihlalleriyle ilgili olarak kabul edilmiştir. İlgili devlet özelinde
Genel Kurul, “İşgal Altındaki Topraklarda Yaşayan Nüfusun İnsan
Haklarını Etkileyen İsrail Uygulamalarını Araştırmaya Yönelik Özel
22
Sunga, s. 263-264.
23
Philip Alston, “The Commission on Human Rights”, The United Nations and
Human Rights-A Critical Appraisal, Philip Alston (ed.) Clarendon Press, Oxford,
1992, s. 143.
90Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
Komite” oluşturmuştur.
24
Özel raportörlük kurumuna ilişkin ilk adım
1979 yılında atılmıştır. 1974 yılında, demokratik yollarla seçilmiş hü-
kümetin askeri darbeyle devrilmesinin ardından, Şili’deki gelişmelerle
ilgili olarak 1979 yılında bugünkü haliyle ülkesel konuya sahip ilk özel
raportör atanmıştır. Daha sonraları bu atamalar yoğunlaşarak devam
etmiştir. 1980’li yılların başında El Salvador, Ekvator, Bolivya ve Gua-
temala ve 1984 yılında da Afganistan ve İran’daki insan hakları duru-
muyla ilgili özel raportör atamaları yapılmıştır.
1980 yılında İnsan Hakları Komisyonu, dünyanın herhangi bir
yerinde işlenen insan hakları ihlallerini ele almak için konusal özel
yöntemlerin başlangıcı olarak, Zorla veya İstenmeyen Kayıplar Çalış-
ma Grubu’nu oluşturmuştur.
25
1982 yılının Ağustos ayında atanan ilk
konusal bireysel raportör, Yargısız, Özet ve Keyfi İfadeler konusunda
özel raportördür.
26
1985 yılında da, İşkence ve Diğer Zalim, İnsanlık ve
Aşağılayıcı Muamele konularında özel raportör görevlendirildi. Ko-
nusal veya ülkesel özel yöntem mekanizması Komisyon’un neredeyse
her yıl oturumlarında kabul edilerek 1980 ve 1990 yıllarında da devam
etmiştir. 1998 yılında da Komisyon ekonomik, sosyal ve kültürel hak-
ların çeşitli yönlerini ele alan yeni özel raportörler tayin etmiştir.
27
Özel
yöntemler kapsamında yalnızca hükümetlerin faaliyetleri incelenmez;
farklı örgütlerinde faaliyetleri ele alınır. Örnek olarak, 1990’larda La-
urent Kabila liderliğindeki isyancı örgütün güçleri tarafından işlendi-
ği iddia edilen katliamların raporlarını incelemek üzere Demokratik
Kongo Cumhuriyetine bir raportör atanmıştır.
1990’lı yıllar insan haklarının geniş bir alanında özel yöntem me-
kanizmalarının çoğaldığı yılları temsil etmektedir. Örneğin, 1990’ların
sonuna doğru yaklaşık yirmi altı ülke görevlisi varken, yirmi yedi de
konusal görev yürütülmekteydi. Günümüzde ise, 31 Aralık 2017 ta-
24
Subedi, s. 207.
25
David Weissbrodt, “The Three “Theme” Special Rapoorteurs of the UN Commis-
sion on Human Rights”, The American Journal of International Law, Vol. 80, No. 3,
1986, s. 685.
26
Marc J. Bossuyt, “The Development of Special Procedures of the United Nations
Commission on Human Rights”, Human Rights Law Journal, 1985, Vol. 6, No. 2-4, s.
186-188.
27
Christophe Golay, Claire Mahon, Ioana Cismas, “The Impact of the UN Special
Procedures on the Development and Implementation of Economic, Social and Cul-
tural Rights”, The International Journal of Human Rights, Vol. 15, No. 2, 2011, 299-318,
s. 299.
91TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
rihinden itibaren geçerli olan ve halen devam eden kırk dört tematik
görev ve on iki ülke görevlisi vardır. Bu görevlerin bir kısmı, Çalış-
ma Gruplarının yanı sıra özel raportörler tarafından yürütülmektedir.
Mevcut durumda, kırk dört konusal görevin otuz ikisi özel raportör
tarafından yürütülürken; on iki ülke görevlisinin de yedisinin özel ra-
portör olduğu görülmektedir.
28
3. Özel Raportörlerin Çalışma Alanları
Özel raportörler, insan hakları ihlallerini incelemek, bu konuda
hazırlanan raporlarını Ekonomik ve Sosyal Konsey, Birleşmiş Millet-
ler Genel Kurulu ve dünya kamuoyuna açıklamak amacıyla faaliyet
yürütürler. Çalışma konularını oluşturan insan hakları ihlalleri ya be-
lirli bir ülkedeki insan haklarının durumuna ya da dünyada yaygın bir
şekilde gündem olan konulara ilişkin olmaktadır. Bu nedenle özel ra-
portörlerin çalışma alanları, somut bir insan hakkı ihlaline ilişkin ya da
belli bir ülkeye yönelik insan hakları ihlallerinin incelenmesi amacıyla
“konusal” ya da “ülkesel” yöntemler şeklinde ikiye ayrılır.
29
a. Konusal Çalışma Alanı
Konusal çalışma alanı kapsamında özel raportörler, insan hakları
sözleşmelerine taraf olup olmadığına bakmaksızın Birleşmiş Milletler’e
üye tüm devletlerde, belirli bir konu kapsamında, insan hakları ihlalle-
rine ilişkin soruşturma yapmaktadırlar.
30
Konusal çalışma alanına ve-
sile olan ilk karar, Ekonomik ve Sosyal Konsey’in 1235 sayılı kararıdır.
İlgili karar kapsamında normatif dayanağını bulan özel raportörler, ilk
konusal çalışmalarını 1979 tarihinde gözden kaybolmaları incelemek
üzere yürütmüştür. Belirtilmelidir ki, bu konuda özel raportörlerin
yanı sıra, iki uzman ve 1980 tarihinde kurulan çalışma grubu da faali-
yet yürütmüştür. Bu tarihlerden sonra ekonomik, sosyal, kültürel hak-
lar da dâhil olmak üzere özel raportörler pek çok konuda çalışmışlar-
dır. Birleşmiş Milletler’in resmi internet sitesinin 2018 tarihli verilerine
28
http://www.ohchr.org/EN/HRBodies/SP/Pages/Currentmandateholders.aspx,
04.06.2018.
29
Rhona K. M. Smith, Text and Materials on International Human Rights, Second
Edition, Routledge, 2010, s. 199; Nifosi, s. 55.
30
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 4, s. 5.
92Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
göre, farklı şekillerde yürütülen mevcut 44 konusal özel yöntem bu-
lunmaktadır. Bunlardan otuz ikisi özel raportör, altısı çalışma grubu,
altısı da bağımsız uzman tarafından yürütülmektedir. Özel raportör-
ler tarafından yürütülen konusal çalışmaları arasında, gelişme hakkı,
engelli hakları, eğitim hakkı, çevre hakkı, yiyecek hakkı, düşünce ve
ifade özgürlüğü, barışçıl toplanma ve dernek kurma hakkı, hâkimlerin
ve avukatların bağımsızlığı, yerli halkların hakları, insan ticareti ya-
sağı gibi konular yer almaktadır. Türkiye özelinde konusal çalışma-
lara baktığımızda, çeşitli defalar raportörlerin incelemelerde ve ziya-
retlerde bulunduğu gözlenmektedir. 1982 tarihinde Yargısız İnfazlar
Özel Raportörü’nün yürüttüğü faaliyetler kapsamında Türkiye’de ele
alınmış ve hakkında raporlar hazırlanmıştır. 1986 yılında Din Üzerine
Özel Raportör, 1994 tarihli İşkence Üzerine Özel Raportörü ve 1994 ta-
rihinde atanan Yargıç ve Avukatların Bağımsızlığı Özel Raportörü’de
hazırladığı raporlarda Türkiye’ye yer vermiştir. 2000’li yıllarda da
Türkiye nezdinde konusal çalışmalar devam etmiştir. Eğitim, zehirli
atıklar, terörle mücadele, kadına karşı şiddet, hâkimlerin bağımsızlığı,
mülteciler, ifade özgürlüğü, işkence gibi konular bunlar arasındadır.
2018 yılında ise Türkiye özelinde örgütlenme özgürlüğü, konut, terör-
le mücadele ve insan hakları savunucularını ele almak üzere konusal
çalışmalar yürüten özel raportörler bulunmaktadır.
31
b. Ülkesel Çalışma Alanı
Özel raportörlerin ülkesel çalışma alanlarını, belli bir ülkeye yö-
nelik ileri sürülen tüm insan hakları ihlal iddiaları oluşturur. Yalnızca
belirli bir ülke veya belli topraklarda yaşanan insan hakları ihlallerini
incelemek üzere atanan özel raportörlük uygulamasına, tarihsel olarak
konusal yöntemlerden daha önce başlanmıştır.
32
Birleşmiş Milletler’in
resmi internet sitesinin 2018 tarihli verilerine göre, 12 ülkesel çalışma
alanı bulunmaktadır. Bunlardan sekizi özel raportör tarafından yürü-
tülürken, dördü bağımsız uzmanlar tarafından yerine getirilmektedir.
Özel raportörler tarafından şu anda, Belarus, Kamboçya, Kore, Eritre,
İran, Myanmar, Filistin ve Suriye’deki insan hakları durumuna iliş-
31
http://spinternet.ohchr.org/_Layouts/SpecialProceduresInternet/ViewCountr -
yVisits.aspx? Lang=en&country=TUR, 04.06.2018.
32
Gülmez, 2000, s. 170.
93TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
kin çalışmalar yürütülmektedir.
33
Türkiye özelinde ise ülkesel çalışma
türü henüz hiç yapılmamıştır.
4. Özel Raportörler’in Atanmasına ve Faaliyetlerine İlişkin
Genel Esaslar
Özel raportörler, daha önce Birleşmiş Milletler Ekonomik ve Sos-
yal Konsey’in bir yan kuruluşu olan İnsan Hakları Komisyonu, 2006
yılından beri Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun bir yan kuruluşu
olan İnsan Hakları Konseyi
34
tarafından yönetilen ve “özel yöntemler”
olarak bilinen sistemin parçası olarak geliştirilmiştir. Birleşmiş Mil-
letler, insan haklarını yapıcı diyalog, katılım ve hükümetlerle işbirliği
gibi çeşitli yollarla desteklemeyi ve korumayı amaçlar ve özel rapor-
törlerde bu çabaların bir parçasıdır.
Birleşmiş Milletler özel raportörleri, BM insan hakları sisteminin
kamuoyu yüzü olarak kabul edilir ve yaptıkları işlerde yüksek dere-
cede özerkliğe sahiptirler.
35
Bu özerklik kapsamında raportörler, geniş
kapsamlı bir hareket özgürlüğünden, düşünce ve ifade özgürlüğün-
den faydalanırlar. Uygulamada özel raportörler, zorlayıcı güce sahip
değildir. Diğer bir deyişle, yaptırım gücü bu kişilerde bulunmaz. De-
netleme, danışma, tavsiye veya izleme fonksiyonlarına sahiptirler. Di-
ğer uluslararası yargısal veya siyasi nitelikte organlara benzer şekilde,
devletler nezdinde bağlayıcı güce haiz olmayan tavsiyelerde bulunur-
lar. Yetkileri, devletlerin insan hakları sözleşmelerine taraf olmasından
kaynaklanmaz. Bunun için ilgili devletin Birleşmiş Milletler örgütüne
üye olması yeterlidir.
Özel yöntemler çerçevesinde görevlendirilen raportörler, İn-
san Hakları Konseyi Başkanı tarafından atanırlar. İnsan Hakları
Konseyi’nin 5/1 sayılı kararına göre, sivil toplum kuruluşları ya da
BM kurumları, hükümet dışı ve hükümetler arası kuruluşlar ve hü-
kümetler özel raportörler olarak atanacak kişileri aday gösterebilir
33
http://www.ohchr.org/EN/HRBodies/SP/Pages/Currentmandateholders.aspx,
04.06.2018.
34
Konsey, Birleşmiş Milletler reformunun bir parçası olarak, insan haklarını koru-
mak ve teşvik etmek için BM sistemini yeniden canlandırmak ve daha etkili hale
getirmek umuduyla kurulmuştur.
35
Subedi, s. 209.
94Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
veya özel kişiler bağımsız adaylıklarını koyabilirler.
36
Atama yapılır-
ken, Konsey Bürosunun görüşü alınır. Atanacak olan raportörlerde,
uzmanlık, profesyonellik, deneyim ve bağımsız olma şartları aranır.
Bu nedenle atanacak olan kişilerin, bir kere atandıktan sonra artık
vatandaşı oldukları ülkeleriyle olan bağlarını koparmaları beklenir.
Atamalarda adil bir coğrafi ve cinsiyet dağılımı dikkate alınır. Atanan
raportörler, Birleşmiş Milletler’in çalışan memuru statüsünde değildir.
Çalışmaları için herhangi bir maaş almazlar. Yaptıkları masraflar Bir-
leşmiş Milletler örgütü tarafından karşılanır. Özel raportörler, ülkesel
çalışma alanları için bir yıllığına; konusal çalışmalarda ise üç yıllığına
atanırlar ve görev süreleri bir yıl ve üç yılın sonunda gözden geçirilir
ve tekrar aynı süreyle atanabilirler. Ancak 1999 yılında Komisyon ka-
rarıyla, raportörlerin en fazla altı yıl çalışabilecekleri öngörülmüştür.
Özel raportörler, diğer Birleşmiş Milletler çalışanları gibi ayrıca-
lık ve bağışıklıklardan yararlanırlar. Birleşmiş Milletler örgütü bün-
yesinde faaliyet gösteren kimselerin bu durumları, Birleşmiş Milletler
Şartı’nın 105. Maddesinin ikinci fıkrasından kaynaklanır. Söz konusu
düzenlemeye göre, “Birleşmiş Milletler üyelerinin temsilcileri ile ör-
gütün memurları da, aynı şekilde, örgütle ilgili görevlerini tam bir
bağımsızlık içinde yerine getirebilmek için gerekli ayrıcalık, bağışık-
lık ve dokunulmazlıklardan yararlanır.” Bu düzenleme ile örgütün
üye devletlerinin temsilcileri ve memurların ayrıcalık ve bağışıklık-
lardan yararlanacağı hüküm altına alınmıştır. Özel raportörler de bu
kapsamda değerlendirilmektedir. Aynı maddenin üçüncü fıkrasıyla
Genel Kurul’a bu amacın gerçekleşmesi için tavsiyelerde bulunma
ve sözleşme hazırlama yetkisi de verilmiştir. Buna dayanarak Genel
Kurul, 1946 tarihinde Birleşmiş Milletler Ayrıcalık ve Dokunulmazlık
Sözleşmesi’ni kabul etmiştir. Sözleşme’ye göre, özel yöntemler kap-
samında atanan özel raportörler, yasal olarak “misyon uzmanları”
şeklinde sınıflandırılmış ve VI. maddesinin 22. bölümünde sıralanan
ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan yararlanacakları hüküm altına alın-
mıştır. Buna göre özel raportörler, tutuklama ve gözaltına alınma ve
el bagajlarına el konulma, görevlerini yerine getirdikleri sırada söyle-
dikleri söz ve yazılar ya da davranışlarla ilgili olarak, her türlü yasal
36
Human Rights Council, 5/1. Institution-building of the United Nations Human
Rights Council, para. 42.
95TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
takibe karşı dokunulmaz iken; tüm evrak ve dokümanların dokunul-
mazlığına, Birleşmiş Milletler örgütü ile iletişimi sağlamak amacıyla
şifreler kullanma ve kuryeyle ya da mühürlenmiş zarflarla mektup ve
belge alma hakkı, döviz ve parasal sınırlamalarda geçici resmi hükü-
met görevlilerine gösterilen kolaylıklardan yararlanma ve diplomatik
temsilcilere tanınan kişisel bagajlarına ilişkin aynı kolaylıkların göste-
rilmesi ayrıcalığına sahiptirler.
Özel raportörlerin, yürüttükleri faaliyete ilişkin sahip oldukla-
rı ayrıcalık ve dokunulmazlıklar ile ilgili konular, Uluslararası Ada-
let Divanı tarafından 1989 ve 1999 yıllarında verilen iki farklı danış-
ma görüşünün konusu olmuştur.
37
İlk dava, Romanya hükümeti
tarafından Ayrımcılığın Önlenmesi ve Azınlıkların Korunması Alt
Komisyonu’nun özel raportörünün, bu sıfatla hazırladığı kişisel rapo-
runu sunmak üzere Cenevre’ye seyahat etmesinin engellendiği D. Ma-
zilu hakkındadır.
38
Divan 1989 tarihli danışma görüşünde, 1946 tarihli
Sözleşme’nin VI. maddesinin 22. bölümüne atıfta bulunmuştur ve BM
memurlarından başka, BM tarafından verilen bir görevi yerine geti-
ren kişilerin de 22. bölümde tanınan ayrıcalık ve dokunulmazlıklardan
yararlandırılması gereğini belirtmiştir. Ayrıca, seyahat edip etmeme-
si fark etmeksizin, böyle bir görevin tüm aşamalarında raportörlerin
tüm ayrıcalık ve dokunulmazlıklar kapsamında olduğunu hüküm
altına almıştır. Bu gibi durumlarda, Sözleşme’nin 22. bölümündeki
hükümlere bir çekince konulmadıkça, ilgili kişilerin kendi vatandaşı
olduğu ya da ikamet ettiği devlete karşı koruma isteyebileceğini be-
lirtmiştir. İkinci dava ise, 1995 yılında, BM uzmanı olarak yürüttüğü
çalışmasına ilişkin bir röportajında hakaret içeren bir uslüp kullandığı
iddia edildiği için Malezya’da yargılanan, Hâkim ve Avukatların Ba-
ğımsızlığı Özel Raportörü Dato Param Cumaraswamy’nin durumuyla
ilgilidir.
39
1999 tarihli danışma görüşünde Uluslararası Adalet Divanı,
bu davada Sözleşmenin VI. maddesinin uygulanabilir olduğunu be-
lirtmiş ve görevlerini yerine getirirken söylediği sözlerden dolayı Bay
Cumaraswamy’nin “her türden yasal süreçten dokunulmazlık hakkı-
37
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para.14, s. 8.
38
Ademola Abass, Complete International Law, Text, Cases and Materials, Oxford
University Press, 2012, s. 115.
39
Ibıd, s. 115.
96Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
na” sahip olduğuna karar vermiştir. Divan, Malezya mahkemeleri tara-
fından verilecek herhangi bir tazminat tutarından da raportörün muaf
tutulması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca, Malezya hükümetinin ulus-
lararası yükümlülüklerini yerine getirmesi ve Bay Cumaraswamy’nin
dokunulmazlığına saygı gösterilmesi için, bu kararın yerel mahkeme-
lere bildirme yükümlülüğü doğurduğunu da hüküm altına almıştır.
Özel raportörler, faaliyetleri dolayısıyla güvenlik ve sigorta hakkı-
na da sahiptir.
40
Bu kişilerin güvenli bir şekilde çalışmaları, Birleşmiş
Milletler’in Güvenlik Yönetimi Sistemi tarafından sağlanır. Bu sistem,
Birleşmiş Milletler’in dünya genelinde çalışan memurlarının güvenlik
ve emniyetini sağlamayı ve görevlerin yerine getirilmesinde karşıla-
şılacak riskleri azaltmayı amaçlar. Güvenlik Yönetimi Sistemi kapsa-
mında, BM adına herhangi bir resmi seyahatte bulunan veya sözleş-
meli statüsüne sahip olan herkes “memur” olarak kabul edilir ve bu
kapsama özel yöntemler çerçevesinde atanan raportörler de dâhildir.
Özellikle saha çalışmalarında, özel raportörler kendi istekleri doğrul-
tusunda, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Ofisi ile istişareli bir şekil-
de ve ev sahibi hükümet ile ortak bir kararla, görevlerini yerine getir-
meleri için gerekli olan gizlilikleri ihlal edilmeksizin, resmi güvenlik
korumasına erişim hakkına sahip olacaklardır. Sigorta konusunda ise,
BM, kendi görevlileri için hayat ve kaza sigortaları almalarını sağla-
maktadır. Bu hususta 1980 yılında Uluslararası Çalışma Örgütü İdare
Mahkemesi, uluslararası kuruluşların, kendi personellerinin potansi-
yel olarak tehlikeli bölgelere tayin edilmesi veya seyahat etmesi halin-
de sorumluluk aldığını ve bu kapsamda çalışanın yeterli sigorta kap-
samına alınmadığı takdirde işverenin yararına olacak şekilde olağan
dışı riskler üstlenmek zorunda olmadığını belirtmiştir. Bu doğrultuda,
sigortanın kapsamı savaş, saldırı, yabancı düşmanlığı, devrim, isyan,
ayaklanma, askeri ihtilal, isyan ve sivil kargaşa, sabotaj, bombalama,
terörist faaliyetler, yabancı düşmanlığı kapsamında saldırı veya diğer
tehdit nedenleriyle, doğrudan ya da dolaylı şekilde gerçekleşen sa-
katlıklar veya ölüm gibi kötü niyetli eylemlerdir. Önceleri sigortadan
raportörler yararlanamazken, 1990 yılından itibaren sigortadan yarar-
lanan kimselerin kapsamı genişletilmiş ve resmi bir görevle ya da bir
40
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 16, s. 9.
97TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
ülke ziyareti ile görevlendirilmiş özel yöntemler kapsamında atanan
uzmanlar ve raportörler de bu kapsama dâhil edilmiştir.
41
4. Özel Raportörlerin Çalışma Yöntemleri
Çalışmalarından dolayı İnsan Hakları Konseyi’ne karşı sorumlu
olan
42
özel raportörlerin yetki ve görevleri, yürütecekleri faaliyetin
süresine ve kapsamına göre değişmektedir. Ancak bu yetki ve gö-
revlerin genel itibariyle, belirli ülkelerdeki veya bölgelerdeki insan
hakları durumlarını ya da dünya genelindeki insan hakları ihlallerini
incelemek, izlemek, tavsiye etmek ve kamuya açık bir şekilde rapor-
laştırmak şeklinde olduğu söylenebilir.
43
Bu faaliyetlerinin hukuksal
dayanakları ise esas olarak iki belge ekseninde gerçekleşir.
44
Birinci-
si, İnsan Hakları Konseyi tarafından 2007 tarihinde kabul edilen Özel
Yöntem Uzmanları İçin Davranış Kuralları (Code of Conduct for Special
Procedures Mandate-holders of the Human Rights Council)’dır. İkincisi ise,
2008 yılında Özel Yöntemler Koordinasyon Konseyi tarafından özel
raportörler toplantısı sonucunda kabul edilen İnsan Hakları Konseyi
Özel Yöntemler El Kitabı (Manuel of Operations of the Special Procedures
of the Human Rights Council)’dır. İlgili düzenlemeler kapsamında, ata-
nan özel raportörler görevlerini yerine getirirken insan hakları ihlalleri
ile ilgili belirli iddialar hakkında bilgi alırlar ve açıklama için hükü-
metlere acil itiraz veya iddia mektubu gönderirler. Birleşmiş Milletler
kaynaklarına göre, 2017 yılında, özel yöntem yetkilerince 128 ülkenin
hükümetine 1.000’den fazla mektup gönderilmiştir. Faaliyetlerinin bir
diğer önemli bir özelliği ise, insan hakları durumunu araştırmak için
ülke ziyaretleridir. Ülke ziyaretlerini ve genel çalışmalarının neticesini
rapor hazırlayarak bitirirler.
45
Bu bağlamda, özel raportörler tarafın-
41
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 19, s. 9-10.
42
Code of Conduct for Special Procedures Mandate-holders of the Human Rights
Council, 2007, madde 15.
43
Smith, s. 199.
44
Subedi, s. 211.
45
2017 yılında yayınlanan İnsan Hakları Konseyi verilerine göre, bu yılda yalnızca
özel raportörler tarafından 55 ülke ziyareti gerçekleşmiştir. Bunun yanı sıra özel
raportörlerce sadece 2017 yılında, 34 konusal ve 12 ülkesel rapor hazırlanmıştır.
Facts and figures with regard to the special procedures in 2017, Human Rights
Council, Thirty-seventh session, Annual report of the United Nations High Com-
missioner for Human Rights and reports of the Office of the High Commissioner
and the Secretary-General.
98Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
dan yürütülen çalışmalar, bilgi toplama, topladığı bilgiler neticesinde
harekete geçme, ziyaretler, rapor oluşturma şeklinde sıralanabilir.
A. Bilgi Toplama
Özel raportörler, görevli oldukları konularda ilgili gördükleri ve
güvenilir olduğunu düşündükleri her türlü bilgi kaynağını dikkate
alırlar. Hakları ihlal edilen bireyler veya insan hakları ihlalleri mağ-
durlarının çıkarlarını temsil etmek isteyen sivil toplum kuruluşları
da dâhil olmak üzere farklı kaynaklardan bilgi veya şikâyet gelebilir.
Bu kapsamda, hükümetlerden, hükümetler arası örgütlerden, ulusal
ve uluslararası sivil toplum kuruluşlarından, ulusal insan hakları ku-
rumlarından, akademik topluluklardan, mağdurlardan, mağdurların
yakınlarından ve tanıklardan konu hakkında bilgi alabilirler.
46
Dola-
yısıyla, bilgi veya şikâyet herhangi bir gerçek kişi, tüzel kişi veya hü-
kümet dışı örgütler gibi çeşitli kaynaklar olabilir. Buna ilişkin olarak
raportörler, bu tür kaynaklara danışmak ve onlarla buluşmak için çaba
gösterir ve alınan bilgiler karşılaştırmalı şekilde onlar tarafından kont-
rol edilir.
Şikâyette bulunanlar nezdinde başvuru konusu haklar bakımın-
dan özel bir sınırlama bulunmamaktadır. Bu durumun istisnasını ko-
nusal çalışmalar oluşturur. Konusal çalışmalarda, başvuru konusu
özel raportörün çalışma alanı içinde olmalıdır. Yine yapılan başvuruda
bireysel mağduriyet aranmaz. Şikâyet, tüm toplumu ilgilendiren bir
yasa ya da uygulama hakkında da olabilir. Ayrıca, gerçekleşmiş bir
ihlalin yanı sıra, devam etmekte olan ya da gerçekleşme ihtimali çok
yüksek olan durumlarda da başvuruda bulunulabilir. Şikâyetler, mek-
tup, faks veya telgraf gibi farklı iletişim araçlarıyla yapılabilir.
Raportörlerin bilgi toplarken eşitlik, dürüstlük ve şeffaflık içinde
hareket etmeleri gerekir.
47
Hükümet temsilcilerine inceleme konusu
hakkında görüşlerini bildirme fırsatı ve bu görüşlere nihai olarak ha-
zırlanan raporda yer vermeleri gerekir. Raportörler, kişilerin ve ku-
ruluşların bilgilerini alabilir ancak inceledikleri konu hakkında bilgi
46
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 23, s. 11.
47
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 24, s. 11.
99TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
aldıkları kişilere tekrar alınan önlemler hakkında bilgi verme zorunlu-
luğu yoktur; bununla birlikte bazı bilgileri ise vermeyi tercih edebilir.
Bu durumda verilen bilgi, hükümetlerle olan iletişimlerin içeriği ola-
maz. Ülke ziyaretlerinin olması halinde, ziyarete ilişkin tüm detaylar
hazırlanan resmi raporda ayrıntılı bir şekilde yer alır. İnsan hakları
ihlallerine ilişkin başvurularda, başvurulara ilişkin bilgiler, periyodik
olarak İnsan Hakları Konseyi’ne gönderilen raporlarda yer alır. Rapor-
törler, bilgi kaynaklarına yönelik herhangi bir saldırı ya da misilleme
olmaması için tüm önlemleri alırlar ve bu önlemlerin hayata geçirile-
bilmesi için gerekli takipleri yaparlar.
B. Bilgiye Göre Harekete Geçme
Özel raportör, farklı kaynaklardan edindiği bilgileri değerlen-
dirmekte ve bilgilerin güvenilirliği konusunda emin olduktan sonra
harekete geçmektedir. Bir davada veya duruma göre harekete geçme
kararı, bağımsız uzman olarak, özel raportörün takdirine bağlıdır.
48
Raportör olaya müdahale etme kararı alırken, başvuru kaynağının gü-
venilirliği, verilen bilgilerin inandırıcılığı ve kendi yetki alanını göz
önünde bulundurur. Burada öncelikle ihlalin gerçekleştiği iddia edilen
devlete ileti (communication) göndererek, iletişime geçer. Özel rapor-
törlerden devletlere gönderilen iletiler, ulusal düzeyde yargılamaların
yerine geçmez veya ülkedeki yargılamaları etkilemez ve suçlayıcı veya
yargılayıcı karakterde olamaz. Bu tür iletilerin amacı, ihlal iddialarına
açıklık getirmek ve söz konusu hakları korumak için devlet tarafından
öngörülen tedbirleri teşvik etmektir. Ayrıca, ilgili ülkede iç hukuk yol-
ları tüketilmemiş olsa bile, başvuru yapılabilir ve özel raportör tarafın-
dan bir ileti gönderilebilir. Bu ileti, ilgili insan hakları organı tarafın-
dan devletlere diplomatik kanallarla gönderilen mektup şeklindedir.
49
Özel raportörler, gönderilen mektuplara verilen cevapların yeter-
siz olduğu kanaatine vardıklarında daha fazla araştırma yapma yet-
kisine sahiptir. Elde ettiği bilgiler ışığında ilgili devletten veya kay-
naklardan daha fazla bilgi almak için neler yapılacağını belirleme özel
raportörün takdirindedir. Daha fazla araştırmanın başlatılması, ra-
48
Subedi, s. 214.
49
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 34, s. 12.
100Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
porda yayınlanacak tavsiye ve gözlemlerin detaylandırılması, gerekli
görülen diğer uygun tedbirler bu kapsamdadır. İlgili devletle yapılan
yazışmalar ve gelen cevaplar özel raportörün raporunu yayınlamasına
kadar gizlidir ve rapor yayınlanıncaya kadar bilgilerin gizli kalması
için gerekli tedbirler raportör tarafından alınır. Raportör tarafından
hazırlanan periyodik raporlarda, ilgili ülkeye gönderilen iletiler, ilgili
ülkenin verdiği cevaplar ve raportörün devletle olan diyaloğun sonu-
cuna ilişkin gözlemler yer alır. İhlal iddiasına ilişkin yapılan başvu-
runun mağdurlarının isimleri raporlarda yer alır; ancak çocuklara ve
şiddet mağdurlarına ilişkin istisnalar olabilir.
C. Acil Başvurular ve İddia Mektupları
İnsan hakları ihlaline ilişkin alınan bilgilerin güvenilir olması ha-
linde özel raportör harekete geçer. Süreç, ilgili devlete söz konusu id-
diaya ilişkin bilgi verme, konuyu araştırma ve önlem alma şeklinde
talepleri içeren bir mektubun İnsan Hakları Komiseri aracılığıyla gön-
derilmesiyle başlar. Mektup öncelikle ilgili ülkenin Cenevre’deki Bir-
leşmiş Milletler’in Daimi Temsilcisi’ne gönderilir. İlgili ülkenin daimi
temsilcisinin olmaması halinde ise öncelikle merkezdeki daimi temsil-
ciye yoksa ilgili ülkenin Dış İşleri Bakanlığına gönderilir. Hükümete
gönderilen mektupta açıklanmasını ayrıca istemedikçe, herhangi bir
olası saldırıyı bertaraf etmek için insan hakları ihlali konusunda baş-
vuruda bulunanın kimliği gizlenir. İlgili ülkeye gönderilen mektuplar
iki şekilde olur. Bunlardan birincisi acil başvurular, ikincisi ise iddia
mektupları olarak anılır.
50
a. Acil Başvurular
Acil başvurular, yaşamların son bulduğu ya da yaşamı tehdit eden
durumlar veya doğal afetlerin yakın ya da devam eden zararları gibi
çok ciddi ve ağır insan hakları ihlallerinin zaman açısından hassas ol-
duğu durumlarda bilgi almak için kullanılır.
51
Bu başvurunun amacı,
ilgili devlet yetkililerinin mümkün olduğu kadar kısa bir zamanda in-
50
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 43-48, s. 14-15.
51
Code of Conduct for Special Procedures Mandate-holders of the Human Rights
Council, 2007, madde 10.
101TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
san hakları ihlallerini sana erdirmek veya engellemek için müdahalede
bulunmalarını sağlamaktır. Acil başvurular, devlet ve İnsan Hakları
Komiserliği arasında aksi kararlaştırılmadıkça, ilgili hükümete diplo-
matik yollardan gönderilir. Başvuru mektubunda konunun esası hak-
kında bir yargı da bulunulmaz, sadece ilgili ülkenin konuya dikkati
çekilir. Acil başvurular, genel olarak dört bölümden oluşan standart
bir formata sahiptir:
52
(i) ilgili özel raportörün yetkilerini doğuran karara referans
(ii) mevcut bilgilerin bir özeti ve benzer davada uygulanan önceki
eylemler
(iii) ilgili uluslararası belgeler ve içtihatlar ışığında konunun özel
raportörün kaygılarına ilişkin veriler
(iv) Hükümetten ilgili iddiaların esası hakkında bilgi vermesi ve
iddia edilen ihlallerin önlenmesi veya durdurulması için gerekli acil
önlemlerin alınması talebi.
Acil başvurulara, ilgili ülkenin otuz gün içinde cevap vermesi is-
tenir. Gerekli durumlarda özel raportör acil başvuru hakkında basın
açıklaması yapma ve konu hakkında kamuoyuna duyuruda bulunma
kararı da alabilir.
b. İddia Mektupları
İddia mektupları, hali hazırda gerçekleşmiş olduğu iddia edilen
ihlaller hakkında bilgi almak için acil başvuruların geçerli olmadığı
durumlarda kullanılır. Bu tür bir ihlal başvurusu özel raportöre ulaş-
tığında, ilgili devletten konu hakkında bilgi almak amacıyla iddia
mektubu gönderilir. 2007 tarihli Özel Yöntem Uzmanları İçin Davra-
nış Kuralları’nın 9. maddesine göre, özel raportörün devletlere iddia
mektubu gönderebilmesi için kendilerine ulaşan iddiaların ise birta-
kım şartları taşıması gerekir. Buna göre, kendilerine ulaşan iddiaların
açıkça dayanaktan yoksun ve siyasi olmamaları, ihlal iddiasına konu
edilen fillerin açıkça belirtilmesi, iddia edilen olayları açıklarken kul-
lanılan dilin kötü olmaması, haklarının ihlal edildiğini ileri süren kişi
52
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 45, s. 14.
102Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
veya kişilerce bu iddiaların yapılması ve sadece kitle iletişim araçları
tarafından yayınlanan raporlara dayanmaması gerekir.
53
Kendilerine
ulaşan iddiaların bu kriterlere uygun olduğu sonucuna varmaları ha-
linde özel raportör, ilgili devlete iddia mektubu gönderiler ve iddia
mektupları genel olarak dört bölümden oluşan standart bir formata
sahiptir:
54
(i) ilgili yetkileri doğuran karara referans
(ii) mevcut bilgilerin bir özeti mevcut bilgilerin bir özeti ve benzer
davada uygulanan önceki eylemler
(iii) ilgili uluslararası belgeler ve içtihatlar ışığında konunun özel
raportörün kaygılarına ilişkin veriler
(iv) devletten şu konularda bilgi sağlanması talebi yer alır: (a) ilgili
iddiaların esası, (b) ihlali gerçekleştirdiği iddia edilen kişileri araştır-
mak ve cezalandırmak için alınan önlemler, (c) mağdur olduğunu id-
dia eden kişilere sağlana tazminat, koruma ve yardımlar, (d) gelecekte
benzer ihlallerin tekrarlanmasını önlemek için alınan yasal, idari ve
diğer adımlar ve (e) diğer ilgili bilgiler.
Bu mektuplarda, özel raportör, genellikle ilgili hükümetin iki ay
içinde ciddi şekilde yanıt vermesini talep eder.
Alınan ve gönderilen mektuplar, raportörün nihai raporuyla bir-
likte İnsan Hakları Konseyi’ne sunulur ve gerektiğinde Genel Kurula
da bu raporlar iletilebilir. Bu organlar da gerekli tavsiye ve önerileri
devlete yaparlar. Böylece, özel raportörün elde ettiği bilgiler ışığında
harekete geçmesi, ihlalin önlenmesi için önemli bir adımdır ve sonu-
cunda devletlerin uyarılmalarına vesile olur.
D. Kamuoyu ve Basın Açıklamaları
Yukarıda da belirtildiği gibi, özel raportörler, gerekli olması ha-
linde acil başvurulara ilişkin olarak basın açıklamasında bulunabilir
ya da konu hakkında kamuoyuna duyuruda bulunabilir. Bu durumun
53
Code of Conduct for Special Procedures Mandate-holders of the Human Rights
Council, 2007, madde 9.
54
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 46-47, s. 15.
103TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
yanı sıra devletler kendilerinden istenen cevapları vermekten çekinir
ya da çok gecikirlerse, özel raportörler konu hakkında bir basın açık-
lamasında bulunabilir.
55
Pek tabi bu yola başvurmadan önce ilgili dev-
letle iletişime geçmelidir. Verilen yanıtlarda bu açıklamada yer alma-
lıdır. Konu hakkında basın açıklaması yapılmadan önce ilgili ülkenin
daimi temsilcisine bilgi verilir. Basın açıklaması veya kamu duyurusu
İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin İletişim Bölüşü tarafından kay-
da alınır ve Komiserliğin web sayfasında yayınlanır.
56
Burada amaç,
ilgili devleti uluslararası insan hakları normlarına uyan bir politika
benimsemeye yöneltmek amacıyla ulusal ve uluslararası kamuoyunu
harekete geçirmektir.
57
E. Ülke Ziyaretleri
Ülke ziyaretleri, özel raportörün yürüttüğü faaliyetlerinden en be-
lirgin ve yaygın olandır. Doğrudan ve ilk elden bilgi edinmenin gerekli
bir aracıdır;
58
çünkü bu ziyaretler insan hakları durumunun doğrudan
gözlemlenmesine imkân tanır. Ülke ziyaretleri, özel raportörlerin tüm
ilgili devlet makamlarıyla iletişimini kolaylaştırır. Nitekim yasama,
yürütme, yargı alanındaki tüm yetkililer ile doğrudan diyalog imkânı
sağlar. Buna ek olarak, mağdurlar, tanıklar, uluslararası ve yerel hü-
kümet dışı örgütler, diğer sivil toplum üyeleri, akademik topluluklar
ve ilgili ülkede bulunan uluslararası kurumların yetkilileri ile iletişim
kurması ve bilgi toplanması için bir fırsat verir. Ülke ziyaretlerinin ni-
hai amacı, ilgili ülkede insan haklarının durumuna ilişkin ülkede, böl-
gesel ve uluslararası arenada farkındalık yaratmaktır
59
.
Ülke ziyaretleri, devlet tarafından yapılan bir davet ya da raportör
tarafından gönderilen ziyaret isteği şeklinde başlar. Devlet tarafından
yapılan davetlerde, bir hükümet kendi isteği ile özel raportörü ülkesi-
ne davet edebilir. Bir ülkenin kendi talebiyle yapılacak olan ziyaretler,
diğer hususların yanı sıra, kendi ülkesindeki insan hakları alanındaki
55
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 49, s. 15.
56
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 51, s. 15.
57
Subedi, s. 215.
58
Nigel S. Rodley, “On the Responsibility of Special Rapporteurs”, The International
Journal of Human Rights, Vol. 15, No.2, 2011, s. 326.
59
Subedi, s. 215.
104Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
olumlu veya olumsuz gelişmeler hakkında ilgili raportörü bilgilendir-
mek amacı taşır. Özel raportörün kendi isteği ile yapılan ziyaretlerde
ise, öncelikle raportör ülkenin yetkilileriyle iletişime geçerek ziyaret
isteğini bildirir. Böyle bir ziyaret için BM Genel Kurulu, İnsan Hakları
Konseyi veya İnsan Hakları Yüksek Komiserliği de bir öneri ve talepte
bulunabilir. Bu gibi durumlarda, devlet yapılmak istenen ziyaret ta-
leplerine cevap vermediğinde, raportör, ilgili devlete hatırlatmalarda
bulunabilir, Konsey’in bu konuya dikkat çekmesini isteyebilir ve diğer
bütün uygun önlemleri alabilir.
60
Bu iki ziyaret türünün yanı sıra, 2004
yılından itibaren süresiz davet adı altında bir ziyaret türü daha gelişti-
rilmiştir. Süresiz davet, bir ülkenin konusal özel yöntemler için yapmış
olduğu açık davetin genişletilerek, özel yöntemler çerçevesinde yapıla-
cak olan herhangi bir ziyaret talebini doğrudan kabul edecekleri anla-
mına gelmektedir. Diğer bir deyişle, süresiz davetin kabul edilmesiyle
birlikte herhangi bir özel raportör, ilgili ülkeyi istek olmaksızın ziyaret
edebilme imkanına kavuşmaktadır. Bu ziyaretlerin yapılmasında ilgili
devletlerin gösterdikleri işbirliği çabası İnsan Hakları Konseyi’ne üye
seçiminde göz önünde bulundurulur.
61
Ülke ziyaretlerinin hazırlanması, raportörler ile devletin daimi
temsilcisi, İnsan Hakları Yüksek Komiserliği ve diğer BM organları
arasında dayanışma ve işbirliği çerçevesinde yürütülür. Bu kapsam-
da ziyaretleri öncesinde raportörlere, Komiserlik tarafından, ilgili ül-
kedeki mevzuat, politika, programlar, kurumlar, idari uygulamalar,
içtihatlar ve insan hakları ihlal iddiaları hakkında bir brifing olarak
“ülke değerlendirme” belgesi verilir.
62
Ülkeye yapılacak ziyaretin asıl
gündemi ise, özel raportör tarafından belirlenir. Özel raportör, ülkede
yapacağı ziyaretler sırasında görüşeceği kamu kurumları ve makam-
larına ilişkin ilgili hükümet ile önceden müzakerede bulunur. Bu mü-
zakerelerde genellikle görüşmelerin zamanı, toplantı yapılacak ma-
60
Bu önlemler arasında örneğin, komşu ülkelerde dâhil olmak üzere başka ülkelere
seyahatler gerçekleştirilerek, göçmenler, mülteciler ve diğer aktörlerle görüşmeler
yapılabilir ve bilgi toplanabilir. United Nations, Human Rights Fact Sheet No. 27,
s. 9.
61
Türkiye nezdinde 1998 yılından itibaren özel raportörler tarafından çeşitli konu-
larda toplam 16 ziyaret gerçekleştirilmiş ve bu ziyaretlere ilişkin raporlar yayın-
lanmıştır. http://spinternet.ohchr.org/_Layouts/SpecialProceduresInternet/Vi-
ewCountryVisits.aspx?Lang=en&country=TUR, 05.06.2018.
62
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 63, s. 18.
105TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
kamların listesi ve ziyaretler boyunca özel raportöre yardımcı olacak
ev sahibi ülkenin resmi bir görevlisinin belirlenmesi istenir. Ayrıca,
görüşülen kimselerin herhangi bir misillemeye maruz kalmaması için
ilgili ülkeden yazılı güvenceler istenir.
Özel raportörler, ziyaretleri sırasında yetkileri göz önünde bulun-
durularak, ülkenin genel insan hakları durumuyla ilgili değerlendir-
melerde bulunurlar. Ziyaretleri esnasında devlet-dışı aktörler de dâhil
olmak üzere pek çok yetkiliyle, mağdurlarla ve tanıklarla görüşürler.
Bu görüşmeler, tarafsızlık, saygı, gizlilik, doğrulanabilir olma, takdir
hakkı da göz önünde bulundurularak yapılır. Görüşmeler, her zaman
özel ve gizli yapılır. Ülke ziyaretleri genellikle on günlük bir süreyi
kapsar ancak, ülkenin büyüklüğüne veya ele alınacak konuların kar-
maşıklığına bağlı olarak bu süre değişebilir.
63
Ziyaretler sonucunda
elde edilen bulgular neticesinde özel raportör, görüşmelerin ayrıntıla-
rını, durumun analizini ve hükümete ve diğer ilgililere yönelik bir dizi
değerlendirme ve tavsiyeleri içeren bir rapor hazırlar. Taslak rapor,
yanlış anlamaları ve fiili yanlışlıkları düzeltmek için ilk olarak devlete
sunulur ve hükümetin cevabı için en az dört haftalık bir süre tanınır.
64
Nihai raporlar ise genellikle ayrı bir belge olarak yayınlanır. Bu rapor-
lar aynı zamanda raportör tarafından hazırlanacak genel raporun bir
parçasını oluşturur. İlgili devletin raporun esası hakkındaki yorumla-
rı, bu rapora da eklenir.
F. Rapor Oluşturma
Özel raportörler, kendi görevlerinin niteliğine bağlı olarak ilgili
BM organlarına ve özellikle İnsan Hakları Konseyi ve Genel Kurul’a
yaptıkları faaliyetlerle ilgili rapor hazırlar.
65
Bu raporlar bir yıllık çalış-
maları kapsar ve her yıl bu birimlere sunulur. Hazırlanan raporlarda
raportör, kendi çalışma yöntemini, analizlerini, görev alanına giren ko-
nulardaki gelişmeleri ve bu konulardaki tavsiyelerine yer verir. Aynı
63
United Nations Human Rights Office of the High Commissioner, Official Country
Visits, https://www.ohchr.org/EN/Issues/TruthJusticeReparation/Pages/Co-
untryVisits.aspx, 18.06.2018.
64
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 74, s. 20.
65
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 84, s. 22.
106Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
zamanda raporlarda devletlerle kurulan iletişim bilgileri ve alınan ce-
vapların bir özeti yer alır.
Raporlarda, ülke ziyaretleri sırasında yapılan gözlemler, burada
oluşturulan raporlar ve akademik çalışmalar ile araştırma kurumları
ve sivil toplum örgütlerinin raporları gibi çeşitli kaynaklardan alınan
bilgilere dayanan veriler, sonuçlar ve öneriler yer alır. Bu nedenle,
diğer raportörler, uluslararası kalkınma kurumları, sivil toplum tem-
silcileri ve akademik ve araştırma enstitüleri tarafından çok çeşitli
amaçlar için özel raportörlerin hazırladıkları bu raporlara başvurur.
66
Özel raportörler tarafından hazırlanan raporların sonuçları, özel yön-
temlere ait web sitesinde yer alır. İnsan Hakları, kendisine sevk edilen
raporları yıllık toplantılarında görüşür ve raporlara ilişkin görüşlerini
ve eleştirilerini belirtir.
G. Gelişmeleri Takip Etme
Özel raportörlerin çalışmalarının takibi, yürütülen herhangi bir
yöntem çerçevesinde yapılan önerilerin uygulanmasını teşvik etmek,
kolaylaştırmak ve denetlemek için alınan önlemleri kapsar. Böylece,
özel raportörler önerdikleri önlemlerin yerine getirilip getirilmediğini
takip eder. Bu kapsamda gelişmeleri takip etme, raportörlerin yaptık-
ları çalışmaların karşılığında uygun önlemlerin alınması için önemli
bir faaliyettir.
Gelişmeler çeşitli şekillerde takip edilir. Bunlardan birincisi, baş-
vuruların takip edilmesi şeklindedir. İnsan hakları ihlallerini konu edi-
nen başvuruların takip edilmesi ise üç şekilde gerçekleşir. İlk olarak,
yapılan başvurular, devletlerden alınan cevaplar, eldeki bilgiler ve
yapılan gözlemler hakkında İnsan Hakları Komitesi’ne ve diğer ilgili
kurumlara rapor sunmak şeklinde olur. İkincisi, yaşanan olumlu geliş-
melerde dâhil olmak üzere, genel eğilimlerin analiz edilmesidir. Üçün-
cüsü olaraksa, ilgili devlet, başvurucu ve diğer taraflarla, sistematik
ve yapıcı bir diyalog sürdürülerek takip etmedir. Diğer bir takip etme
usulü, yapılan ziyaretlerin takip edilmesidir. Özel raportörler, yaptık-
ları ülke ziyaretlerinin sonuçlarını daha etkin hale getirmek amacıyla
birtakım takip etme çalışması yaparlar. Bu çerçevede, önerilerini, uy-
66
Subedi, s. 215.
107TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
gulanmasını ve izlenmesini kolaylaştıracak şekilde açık ve kesin bir
biçimde ifade edebilir, ek ziyaretlerde bulunabilir ve ilgili taraflarla
işbirliği halinde olarak takibi gerçekleştirebilir.
Sonuncu takip etme yöntemi ise, özel raportörlerce belirli bir konu
hakkında yürütülen konusal çalışmalara ilişkindir. Yukarıda da ele
alındığı gibi özel raportörler dünya genelinde belirli insan hakları ko-
nularına ilişkin çalışmalar yapar ve bu çalışmalar, karmaşık sorunların
anlaşılmasına ve olası çözümlerine önemli katkılarda bulunmaktadır.
Belirli insan hakları sorunlarına farkındalığı artırmak ve insan hakları-
na saygıyı sağlayacak olan kanun, politika ve program gibi önlemlere
öncü olmaktadır. Konusal çalışmalar sonrasında hazırlanan raporlar,
İnsan Hakları Yüksek Komiserliği web sitesinde yayımlanır. Raporlar
ayrıca, basın toplantıları veya konferanslar aracılığıyla da duyurul-
maktadır.
5. Özel Raportörlerin Diğer Koruma Mekanizmalarıyla İlişkisi
Özel raportörler, insan haklarını koruma amacıyla hareket eden
pek çok oluşumla sıkı bir ilişki içindedir. Bu ilişki, genel itibariyle ko-
ordinasyon ve işbirliği şeklindedir. Özellikle hem özel raportörler ve
diğer özel yöntem görevlileri arasındaki koordinasyonu hem de özel
yöntemlerle diğer koruma mekanizmaları arasındaki koordinasyonu
sağlaması amacıyla 2005 tarihinde beş kişiden oluşan bir Koordinas-
yon Komitesi kurulmuştur.
67
Bu Komite’nin amacı genel olarak, özel
yöntemler sisteminin ve her bir özel yöntemin etkinliğinin artırılması-
dır. Bu kapsamda, özel yöntem görevlilerinin bağımsızlığını ve özerk-
liğini güçlendirir. En temel görevi ise, Birleşmiş Milletler’in insan hak-
ları alanında faaliyet gösteren yetkilileri ve sivil toplum başta olmak
üzere özel yöntem görevlileri arasında koordinasyonun sağlanmasına
ve köprü görevi görmesidir. El Kitabı’nda Komite’nin işlevleri genel
itibariyle şu şekilde sıralanmıştır:
68
(a) özel yöntem görevlilerinin bağımsızlığı ve etkinliğini artırmak ve
çalışmalarını kolaylaştırmak,
67
Limon, Power, s. 12.
68
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 111, s. 27.
108Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
(b) bu kişilerin çalışma yöntemlerine ilişkin tecrübelerini paylaştır-
mak,
(c) özel yöntemler sistemine ilişkin endişelerin İnsan Hakları Komi-
tesi tarafından dikkate alınmasını ve bu konudaki gelişmelerin ra-
por edilmesini sağlamak,
(d) görevlileri ilgilendiren konuları belirlemek ve benzer konular üze-
rinde ortak davranışları kolaylaştırmak,
(e) bilgi alışverişini sağlamak ve görevlileri, diğer meslektaşları tara-
fından yürütülen faaliyetlerden haberdar etmek,
(f) özel yöntemlerin yıllık toplantılarının gündemi için bir taslak
önermek ve toplantıda rapor sunmaktır.
Koordinasyon Komitesi tarafından sıralanan bu işlevler, özel ra-
portörler nezdinde önemini korur. Böylece raportörlerin, diğer mes-
lektaşlarıyla olan iletişimi güçlenmekte ve çalışmalardan hem haber-
dar olmakta hem de kendi çalışmaları hakkında bilgi verebilmektedir.
Bu durumun yanı sıra, özel raportörler tarafından hazırlanan rapor-
lara, sözleşme içi denetim organları tarafından dikkate alınmaktadır.
Her iki koruma türleri arasındaki işbirliği, özel raportörlerin hem ül-
kesel hem de konusal çalışmalar hakkında sözleşme organlarını bilgi-
lendirmesi, sözleşme organları tarafından düzenlenen genel görüşme
toplantılarına katılması, sözleşme organlarının genel yorumlarının ha-
zırlanmasına katkı sunması, bu organların içtihat ve bilgilerinden özel
raportörlerin çalışmalarında faydalanması ve kendi önerilerini sözleş-
me organlarına sunması şeklinde gerçekleşir.
Özel raportörler, çalışmaları esnasında bölgesel koruma mekaniz-
malarıyla da işbirliği içerisindedir. Bu işbirliği, karşılıklı bilgilendir-
me, diyalog ve çalışmalar hakkında destek verme şeklindedir. Özel
raportörler ayrıca ulusal insan hakları kurumları ve sivil toplumla da
işbirliği halindedir. Özellikle bağımsız ulusal insan hakları kurumları
özel raportörlerin çalışmalarını kolaylaştırmak, tavsiyelerinin uygu-
lanmasında büyük katkı sunarlar. Buna karşılık raportörlerde, ulusal
kurumların kurulmasını ve güçlendirilmesini destekler, belirli alanlar-
da çalışmalarını kolaylaştırır ve teşvik eder, Paris Prensipleri’ne uygun
bir şekilde bağımsızlıklarının güçlenmesine yardımcı olur ve herhangi
109TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
bir tehdit altındayken harekete geçerler.
69
Ulusal insan hakları kurum-
larının yanı sıra sivil toplum örgütleri olan uluslararası, bölgesel ve
ulusal kuruluşlar özel yöntemler ve özelinde raportörlere çok büyük
destek sunarlar. Örneğin, bilgileriyle ve analizleriyle özel raportörlerin
çalışmalarının sonuçlarını yaymalarına yardımcı olurlar. Ayrıca özel
raportörün takibi altındaki konuların iyileştirilmesi için insan hakları
eğitimi de dâhil olmak üzere ulusal politika ve programların hazırlan-
masına ve uygulanmasına yardımcı olurlar.
6. Özel Raportörlerin Çalışmalarında Karşılaştıkları Sorunlar
Özel raportörlerin çalışmaları ve bu çalışmaların sonuçları, yargı-
sal fonksiyona sahip sözleşme organlarının kararlarında olduğu gibi,
insan hakları mağdurları için bireysel ve somut çözümler ortaya koy-
maz. Bunun aksine, herkes nezdinde etki doğuracak şekilde adımlar
atılmasına vesile olur. Uluslararası insan hakları normlarını pratik
hale getirmede bağımsız, esnek ve pratik araç olarak görülebilecek
özel raportörler, bu önemli işlevlerine rağmen, faaliyetleri esnasında
ve sonrasında birtakım zorluklarla da karşılaşırlar. Örneğin, çalışma-
ları sonrasında yaptıkları tavsiyelerin dikkate alınıp alınmadığına dair
etkili bir takip sisteminin olmaması, bu kurumun en önemli eksiği-
dir.
70
Gerçekten de, etkili bir takip sisteminin mevcut olmaması do-
layısıyla, özel raportörlerin devletlere yönelik birçok raporu ve tavsi-
yesi uygulanmamaktadır.
71
Bu hususta Birleşmiş Milletler bünyesinde
takip sistemini mümkün kılan adımların acilen atılması gerekir. Bu
durumun yanı sıra, ilgili devletlerin kendilerinin özel raportörlerle iş-
birliği yapmamaları, özel raportörlerin karşılaştıkları diğer bir önemli
sorundur.
72
İnsan hakları ihlallerinin başladığı ve şiddetlenerek devam
69
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council,
2008, para. 131, s. 31.
70
Jeroen Gutter, “Special Procedures and the Human Rights Council: Achievements
and Challenges Ahead”, Human Rights Law Rewiev, 7:1, 2007, s. 104.
71
Ted Piccone, “The Contribution of the UN’s Special Procedures to National Le-
vel Implementation of Human Rights Norms”, The International Journal of Human
Rights, Vol. 15, No. 2, 2011, s. 210.
72
Ibid, s. 210. Oysa Davranış Kuralları’nın 1. paragrafı, devletler ve özel yöntem gö-
revlileri arasındaki işbirliğinin sağlanması için çağrılarda bulunarak başlar: “Tüm
devletlerin, görevlerinin yerine getirilmesi amacıyla özel yöntem görevlileri ile iş-
birliği yapmaları ve yardımcı olmaları ve tüm bilgileri zamanında temin etmeleri
ve gereksiz gecikmeler olmaksızın özel yöntemler aracılığıyla kendilerine iletilen
110Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
ettiği hallerde, devletlerin özel raportörlerle işbirliği halinde olmadığı
durumlarda yapacakları hiçbir şey yoktur. Bunun örnekleri, özel ra-
portörlük kurumu tarihinde yaşanmıştır. Örneğin, özel raportör ola-
rak atanan Ta deuz Mzawiescki, 1990’lı yılların başlarında, ülkenin da-
ğılması sırasında eski Yugoslavya’daki insan hakları ihlallerine çözüm
üretmek için çalışmalar yürütmüştür. Ancak etnik köken nedeniyle
yapılan ihlallerin artması ve çalışmalarının faydalı olmadığını anla-
masıyla birlikte, Yugoslavya için özel raportörlük görevinden istifa
ederek, işlenen insan hakları ihlallerine çaresiz bir tanık olmaktan vaz-
geçmiştir.
73
Benzer şekilde, ülke çalışmalarını yürütmek üzere atanan
Yash Ghai, Kamboçya hükümeti tarafından görevini yerine getirirken
çeşitli zorluklarla karşılaşmıştır. 2008 yılında da, Kamboçya yöneticile-
rinin kişisel saldırılarına maruz kalmıştır ve görevinden istifa etmiştir.
Bunun sonucunda, konusal çalışma şeklinde görevli sayısının artma-
sına rağmen, zamanla ülke çalışmalarının ve görevlilerinin sayısının
azaldığı gözlenmektedir. Ülke görevlilerinin sayısı, 1990’ların sonla-
rında en yüksek ve yirmili hanelerde iken, günümüzde tek bir haneye
düşmüştür.
74
Bunun yanı sıra, çok az sayıda devlet ülkelerini ziyaret etmesi için
özel raportörlere davet göndermektedir.
75
Birleşmiş Milletler örgütü-
ne üye olan yüz doksan iki devletten altmışaltısı yalnızca bu daveti
göndermiştir. Bunun dışındaki devletler, özel raportörlerin ülke ziya-
retleri hususunda işbirliği içinde olmamışlardır. Örneğin, Kuzey Kore
ülkesel çalışmaları gereği atanmış raportörlerin hiçbir zaman kendi
ülkelerini ziyaret etmelerine izin vermemiştir. Yine Myanmar, zaman
zaman ülke görevlisi ile işbirliğini askıya almakta ve uzun süre ziya-
retlere izin vermeyen bir başka ülkedir. Özel raportörlerin yapacakları
ülke ziyaretlerine en baştan izin vermemekse, o devletin insan hakla-
rının korunmasına olumsuz yaklaştığına dair önceden bilgi verir. Bu
nedenle, devletlerin ülke ziyaretleri hususunda özel raportörlerle iş-
birliğini geliştirmeleri gerekir.
başvurulara cevap vermeleri talep edilir.”
73
Subedi, s. 224.
74
Gutter, s. 104.
75
Piccone, s. 213.
111TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
SONUÇ
Özel yöntemler, İnsan Hakları Komisyonu tarafından kurulan ve
İnsan Hakları Konseyi tarafından devam ettirilen, belirli bir ülkenin
insan hakları karnesini veya dünya genelinde tek bir konusal mesele-
yi ele almak için yürütülen mekanizmalara verilen genel addır. Özel
yöntemlerin önemli özelliği, dünyanın herhangi bir yerinde meydana
gelen insan hakları iddialarına hızlı cevap verebilmeleridir. Bu özel-
liğini sisteme kazandıran en önemli unsur ise özel raportörlük kuru-
mudur. Özel yöntemler kapsamında faaliyet gösteren özel raportörlük
kurumu, doğrudan ve ilk elden hak ihlallerine temas etme özelliğine
sahiptir. Öyle ki, insan hakları ihlallerinin gerçek ve potansiyel mağ-
durlarıyla doğrudan iletişim kurabilme ve bu kimselerin haklarının
korunması için acil çağrılarda bulunabilme yetkisine sahiptirler. Hak
ihlali mağdurlarının yanı sıra, devletler ile de ilgili konularda doğru-
dan iletişim kurmaktadırlar ve böylece insan hakları ihlallerinin en
hızlı şekilde sonlandırılması hususunda etkin rol oynamaktadırlar.
Bu nedenle, özel raportörlük kurumu, Birleşmiş Milletler sisteminin
taç mücevheri olarak tanımlanmış ve özel raportörler, insan hakla-
rının ön cephesi olarak adlandırarak, özel öneme sahip olduğunun
altı çizilmiştir. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği
Ofisi tarafından, uluslararası insan hakları sisteminde doğrudan erişi-
mi sağlayabilen en önemli mekanizma olarak da tanımlanan özel ra-
portörlük kurumu aracılığıyla, baskıcı rejimlerde dâhil olmak üzere
dünyanın çeşitli ülkelerinde insan haklarının korunmuş, geliştirilmiş
ve ağır ihlal sorunları çözüme kavuşturulmuştur. Bu duruma somut
bir örnek olarak, Afganistan’daki idam cezasına çarptırılan kimselere
yönelik özel raportörün yaptığı çalışmalar gösterilebilir. Nitekim 1992
yılında Afganistan’a atanan özel raportör, Afganistan Devlet Başka-
nı Najibullah’ın özel bir kararnameyle, ölüm cezasına çarptırılmış 114
kişinin cezasının, 20 yıl hapis cezasına dönüştürülmesini sağlayabil-
miştir.
İnsan Hakları Konseyi tarafından ülkesel çalışma alanları için bir
yıllığına; konusal çalışmalarda ise üç yıllığına atanan ve en fazla altı
yıl faaliyet gösterebilme yetkisine sahip olan özel raportörler görev-
lerini yerine getirirken insan hakları ihlalleri ile ilgili belirli iddialar
112Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
hakkında bilgi alırlar ve açıklama için hükümetlere acil itiraz veya id-
dia mektubu gönderirler. Faaliyetlerinden bir diğeri de, insan hakları
durumunu araştırmak için yaptıkları ülke ziyaretleridir. Ülke ziyaret-
lerini ve genel çalışmalarının neticesini rapor hazırlayarak bitirirler.
Bu bağlamda, özel raportörler tarafından yürütülen çalışmalar, bilgi
toplama, topladığı bilgiler neticesinde harekete geçme, ziyaretler, ra-
por oluşturma şeklindedir. Hak ihlallerine yönelik önemli çalışmalar
yürüten ve bu çalışmalarını raporlaştırarak dünya kamuoyuyla pay-
laşan özel raportörler, esasen herhangi bir ülkede gerçekleşen ihlalin
sadece o ülkenin sorunu olmadığının, tüm insanlığı ilgilendirdiğinin
altını çizerler. Bu nedenle hazırladıkları raporlar, diğer raportörlerin,
uluslararası kalkınma kurumlarına, sivil toplum temsilcileri ve akade-
mik ve araştırma enstitülerinin çalışmalarına kaynaklık eder.
Bu önemine rağmen, özel raportörler çalışmalar esnasında çeşitli
sıkıntılılarla da karşılaşmaktadırlar. Bu sıkıntıların en başında, dev-
letlerin özel raportörlerle işbirliği halinde olmamaları gelmektedir.
Özellikle ülke ziyaretleri esnasında devletlerin bu ziyaretlere izin
vermemesi ya da ziyaret daveti göndermemesi özel raportörlerin ça-
lışmalarını sekteye uğratmaktadır. Bu hususta raportörün yapacağı
herhangi başka bir çarede bulunmamaktadır. Çalışmaları sonrasında
hazırladıkları raporlarda belirtilen tavsiyelerin dikkate alınıp alınma-
dığına dair etkili bir takip sisteminin olmaması da, bu kurumun en
önemli eksiğidir. Gerçekten, etkili bir takip sisteminin mevcut olma-
ması dolayısıyla, özel raportörlerin devletlere yönelik birçok raporu
ve tavsiyesi uygulanmamaktadır. İşbirliği ve tavsiyelerin takibi husus-
larında Birleşmiş Milletler bünyesinde çeşitli adımların acilen atılması
gerekmektedir.
Kaynakça
Abass Ademola, Complete International Law, Text, Cases and Materials, Oxford Uni-
versity Press, 2012.
Alston Philip, “The Commission on Human Rights”, The United Nations and Human
Rights-A Critical Appraisal, Philip Alston (ed.) Clarendon Press, Oxford, 1992,
s.126-209.
Bossuyt Marc J., “The Development of Special Procedures of the United Nations Com-
mission on Human Rights”, Human Rights Law Journal, Vol. 6, No. 2-4, 1985, s.
179-210.
113TBB Dergisi 2019 (143) Fatmagül KALE ÖZÇELĞK
Boven Theodoor C. Van, “Distinguishing Criteria of Human Rights”, The Internatio-
nal Dimensions of Human Rights, ed. Karel Vasak, Vol. I, Unesco, 1982, s. 43-59.
Code of Conduct for Special Procedures Mandate-holders of the Human Rights Co-
uncil, 2007.
Communications Concerning Human Rights, ESCOR Res. 75 (V), U.N. ESCOR, 5th
Sess., at 20, U.N. Doc. E/573 (1947).
Communications Concerning Human Rights, ESCOR Res. 728 (F), U.N. ESCOR, 28th
Sess., Supp. No. 1, at 19, U.N. Doc. E/3290 (1959).
Facts and figures with regard to the special procedures
in 2017, Human Rights Council, Thirty-seventh session, Annual report of the United
Nations High Commissioner for Human Rights and reports of the Office of the
High Commissioner and the Secretary-General.
Gemalmaz Mehmet Semih, Ulusalüstü İnsan Hakları Hukukunun Genel Teorisine
Giriş, 7. Baskı, Legal Yayıncılık, İstanbul, 2010.
Golay Christophe, Mahon Claire, Cismas Ioana, “The Impact of the UN Special Proce-
dures on the Development and Implementation of Economic, Social and Cultural
Rights”, The International Journal of Human Rights, Vol. 15, No. 2, 2011, s. 299-318.
Gutter Jeroen, “Special Procedures and the Human Rights Council: Achievements and
Challenges Ahead”, Human Rights Law Rewiev, 7:1, 2007, s. 93-107.
Gülmez Mesut, Birleşmiş Milletler Sisteminde İnsan Haklarının Korunması, Türkiye
Barolar Birliği, Ankara, 2004.
Gülmez Mesut, “İnsan Haklarının Uluslararası Korunmasında Sözleşme-Dışı Sistem-
ler ve Türkiye”, Türkiye’de İnsan Hakları, TODAİE, Ankara, 2000, s.159-190.
Limon Marc, Power Hilary, History of the United Nations Special Procedures Mecha-
nism, Origins, Evolution and Reform, Universal Rights Group, 2014.
Manuel of Operations of the Special Procedures of the Human Rights Council, 2008.
Nifosi Ingrid, The UN Special Procedures in the Field of Human Rights, Intersentia,
Oxford, 2005.
Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights, Working with
the United Nations Human Rights Programme: A Handbook for Civil Society,
http://www.ohchr.org/civilsocietyhandbook/.
Office of the United Nations High Commissioner for Human Rights, United Nations
Special Procedures, Facts and Figures, 2013.
Piccone Ted, “The Contribution of the UN’s Special Procedures to National Level Imp-
lementation of Human Rights Norms”, The International Journal of Human Rights,
Vol. 15, No. 2, 2011, s. 206-231.
Rodley Nigel S.,“On the Responsibility of Special Rapporteurs”, The International Jour-
nal of Human Rights, Vol. 15, No.2, 2011, s. 319-337.
Smith Rhona K. M., Text and Materials on International Human Rights, Second Editi-
on, Routledge, 2010.
114Birleİmiİ Milletler‘in Özel Yöntemleri Çerçevesinde Özel Raportörlük Kurumu
Steiner Henry J., Alston, Philip, Goodman, Ryan, International Human Rights in Con-
text, Law, Politics, Morals, Third Edition, 2008.
Sunga Lyal S., “The Special Procedures of the UN Commission on Human Rights: Sho-
uld They Be Scrapped?”, International Human Rights Monitoring Mechanism:
Essays in Honour of Jacob Th. Moller, Gundmundur Alfredsson (ed.), Martinus
Nijhoff Publishers, 2001, s. 233-277.
Subedi Surya P, “Protection of Human Rights through the Mechanism of UN Special
Rapporteurs”, Human Rights Quarterly, Vol. 33, No. 1, 2011, s. 201-228.
Sundberg Ulrika, “Five Years of Working in the UN Commission on Human Rights:
Some Reflections for the Future Work of the UN Human Rights Council”, Inter-
national Human Rights Monitoring Mechanism: Essays in Honour of Jacob Th.
Moller, Gundmundur Alfredsson (ed.), 2nd Revised Edition, Martinus Nijhoff
Publishers, 2009, s. 155-165.
Weissbrodt David, “The Three “Theme” Special Rapoorteurs of the UN Commission
on Human Rights”, The American Journal of International Law, Vol. 80, No. 3, 1986,
s. 685-699.