ULUSARARASI TİCARET ANLAŞMALARININ
SOSYAL HÜKÜMLERİ
SOCIAL CLAUSES EMBODIED
IN INTERNATIONAL TRADE AGREEMENTS
Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ*
Özet: Sosyal hükümler, uluslararası ticaret anlaşmalarına konu-
lan ve çalışanların temel haklarına saygı gösterilmemesi halinde tica-
ret kısıtlamalarının uygulanmasını ya da ticaret ayrıcalıklarının geri
alınmasını öngören hükümlerdir. Bu çalışmada uluslararası ticaret ve
sosyal normlar arasında uluslararası ticaret anlaşmalarının sosyal hü-
kümleri vasıtasıyla kurulan bağlantı incelenmektedir.
Anahtar Sözcükler: Uluslararası Ticaret Anlaşmaları, Sosyal
Hükümler, Sosyal Normlar, Çalışanların Temel Hakları, Uluslararası
Çalışma Standartları, Temel UÇÖ Sözleşmeleri.
Abstract: Social clauses are provisions that are embodied
in international trade agreements providing for the use of trade
restrictions or the withdrawal of trade preferences where
fundamental workers’ rights are not respected. In this study, the link
between international trade and social norms that are established
by means of the social clauses incorporated in international trade
agreements will be examined.
Keywords: International Trade Agreements, Social Clauses,
Social Norms, Fundamental Workers’ Rights, International Labour
Standards, Core ILO Conventions.
GİRİŞ
Uluslararası ticaret kavramı, genel anlamda, uluslararası mal ve
hizmet mübadelesini içeren tüm ticari ve ekonomik faaliyetleri ifade
eder.
1
Devletler arasında her bir devletin dış ekonomi politikaları ile
sınırlı olmak üzere, malların ve ticari hizmetlerin değişimine yönelik
ilişkilerin tümü “dünya ticareti” olarak tanımlanır.
2
Küreselleşme sü-
*
Yrd. Doç.Dr., Dokuz Eylül Üniversitesi İşletme Fakültesi Ticaret Hukuku Anabi-
lim Dalı Öğretim Üyesi.
1
Şanlı Cemal, Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkların Çö-
züm Yolları, 2.Bası, Beta, İstanbul 2002, s. 3
2
Telli Serap, Devletler Hukuku Açısından Uluslararası Ticaret ve Kurumlaşması,
Ankara, 1991, s. 13.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri82
recinde ticaretin ve para piyasalarının serbestleştirilmesine bağlı ola-
rak uluslararası ticaret hacmi ve mali işlemler artmıştır.
3
Bu süreçte,
dünyada ekonomik büyümenin, ticaretin serbestleştirilmesi ve ulus-
lararası işbölümü ve rekabetin artmasıyla sağlanması öngörülmekte;
ülkeler arasındaki ticaret engellerinin azaltılması, serbest ticaret böl-
gelerinin kurulması ve bölgesel blokların oluşturulmasıyla, çok sayıda
ülkenin dünya ticaretine katılması beklenmektedir.
4
Dünya ticareti,
giderek artan oranda, işgücü maliyeti ve çalışma hakları bakımından
farklı düzeylerde olan ülkeler arasında gerçekleşmektedir.
5
Küresel-
leşme sürecinde uluslararası piyasaların bütünleşmesi, üretimin re-
kabet avantajı elde etme düşüncesiyle firmaların rekabetçi bir şekilde
faaliyette bulunabileceği bir başka yere taşınmasını kolaylaştırmıştır.
Ekonomik bütünleşme, mal ve hizmet pazarlarının paylaşılması ve ya-
tırımların çekilmesi konusunda uluslararası rekabetin artmasını teşvik
etmektedir.
6
Bu durum, uluslararası pazarlarda rakip devletlerin, işlet-
meleri ülkelerine çekme düşüncesiyle, çalışma standartlarını mümkün
olduğu kadar düşük tutmak için yarışmalarına yol açmaktadır.
7
Ulus-
lararası ticaret sistemi bütünleştikçe, bir ülkede çalışma standartları-
nın düşük tutulması, diğer ülkeleri standartları düşürmeye zorlamak-
tadır.
8
Çok uluslu şirketler, sermaye ve doğrudan yatırımları üretim
maliyetini azaltmak kaygısıyla ücretlerin yüksek olduğu ülkelerden
düşük olduğu ülkelere taşımakta, serbest ticaret anlaşmalarının geliş-
mesi ve uluslararası ticaret engellerinin azaltılması, devletleri yabancı
sermaye ve yatırımları ülkelerine çekebilmek için iç hukuk kurallarını
değiştirmeye sevk etmektedir.
9
Gelişmekte olan ülkelerle giderek ar-
3
Klare Karl, “The Horizons of Transformative Labour and Employment Law”, Labour
Law in an Era of Globalization, Oxford, 2005, s. 5.
4
Uluslararası Çalışma Örgütü, Uluslararası Çalışma Konferansı 81. Dönem, De-
ğerleri korumak, değişimi desteklemek, Küresel ekonomide sosyal adalet, Genel
Müdür Raporu (Bölüm I), Ankara, 1994, s. 14.
5
Hepple Bob, “New Approaches to International Labour Regulation”, Industrial Law
Journal, Vol. 26, No. 4, December 1997, s. 355.
6
Banks Kevin, “The impact of globalization on labour standards”, Globalization and
The Future of Labour Law, 2006, s. 79.
7
Davies A.C.L, Perspectives of Labour Law, Cambridge University Press, 2004, s.
55; Hepple, New Approaches, s. 355; Stone Katherine Wan Wezel, “Labour and
Global Economy: Four Approaches to Transnational Labour Regulations”, Michigan Jo-
urnal of International Law, 1995, Vol.16: 987, s. 992.
8
Krueger Alan B., Observations on International Labor Standards and Trade, Nati-
onal Bureau of Economic Research Working Paper 5632, 1996, s. 8.
9
Stone, s. 992;
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ83
tan ekonomik bütünleşme, serbest ticaret anlaşmalarına sosyal norm-
lara uyulmasını öngören hükümlerin dâhil edilmesinin ve bu şekilde
çalışma standartlarının uluslararası ticaretle ilişkilendirilmesinin baş-
lıca argümanlarından birisini oluşturmuştur.
10
Üretim sistemlerinin çok uluslu hale gelmesi bunların devletin
yetki alanı dışına çıkmasına yol açmakta; hükümetlerarası örgütlerin
devletlere yönelik normatif faaliyetinin etkisi azalmakta; bölgesel bü-
tünleşme sistemlerinde klasik uluslararası örgütlerin eylemlerinden
farklı mekanizmalar oluşmaktadır.
11
Geleneksel yöntemlerle konulan
uluslararası çalışma normlarının denetim mekanizmalarının etkili ol-
maması ve somut ve caydırıcı yaptırımlarının bulunmaması çalışanla-
rın temel haklarına ilişkin uluslararası normların etkililiği sorununu
gündeme getirmektedir
12
. Uluslararası ticaret anlaşmalarına sosyal
hükümler konulması, uluslararası ticaret ve çalışanların hakları ara-
sında ilişki kurulmasına yönelik bir stratejidir.
13
Sosyal hükümler yo-
luyla uluslararası ticaret ve sosyal normlar arasında ilk kez doğrudan
ve radikal bir ilişki kurulmaktadır.
14
I) KAVRAM
Uluslararası ekonomik ve ticari ilişkilerin hukuki çerçevesi, dev-
letlerin egemen iradeleriyle yaptıkları veya sonradan katıldıkları
andlaşmalarla, ya da uluslararası andlaşmalarla kurulan kurumların
koydukları kurallarla düzenlenir. Devletler bu andlaşmaların oluş-
turduğu genel yasal çerçeve içinde, dış ticaret ilişkilerini düzenler ve
kendilerinin ve uyruklarının ekonomik ve ticari hak ve özgürlüklerini
korurlar.
15
Uluslararası andlaşma, uluslararası hukuk kişileri arasın-
10
Banks, s. 77.
11
Sur Melda, “Globalleşme Bağlamında Sosyal Haklar”, Türkiye’de İnsan Hakları, TO-
DAİE, 1. Baskı, Ankara, Haziran 2000, s.599.
12
Sur Melda, “Sosyal Standartların Uluslararası Ticaretle İlişkilendirilmesi” Prof.
Dr. Nuri Çelik’e Armağan, Cilt I, İstanbul 2001, s.769.; “Uluslararası Çalışma Ör-
gütü Sözleşmelerinin üye devletlerce onaylanmasının zorunlu olmaması; onay-
lanmış olsa dahi her ülkenin sözleşmenin onaylanmasından doğan yükümlülük-
lerin ihlâli halinde yaptırımlarının manevi nitelikte olmasının sistemin zafiyetine
neden olduğu” görüşü için Bronstein Arturo, International Comparative Labour
Law, International Labour Organization, Current Challenges, Palgrave Macmil-
lan, 2009, s.92-93.
13
Bronstein, s.95.
14
Sur, Globalleşme Bağlamında, s. 601.; Sur, Sosyal Standartların, s.769.
15
Telli, s. 40; Şanlı Cemal – Ekşi Nuray, Uluslararası Ticaret Hukuku, İstanbul, 2002, s. 4.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri84
da, uluslararası hukuka tâbi hukukî sonuçlar doğurmak üzere mey-
dana gelen irade uyuşmasıdır.
16
Andlaşmanın tarafları, uluslararası
hukukun taraf olma yeteneği tanıdığı egemen devletler ve uluslararası
örgütlerdir. Taraf iradelerinin, uluslararası hukuka tâbi haklar ve yü-
kümlülükler doğurma, bunları değiştirme ya da sona erdirme yönün-
de birleşmesi, andlaşmanın bir akit olduğunu gösterir.
17
Andlaşmala-
rın konusuna göre yapılan ayrım, iç hukukta andlaşmaya bağlayıcılık
kazandırma yönteminin belirlenmesi bakımından önemlidir.
18
Ulusla-
rarası ekonomik, mali ve ticari andlaşmaları ifade etmek için “anlaşma”
sözcüğü kullanılmaktadır
19
.
Uluslararası ticaret anlaşmalarının amacı uluslararası toplumda
ticaret özgürlüğünün ve karşılıklı güven ve istikrar ortamının sağlan-
masıdır. Bu anlaşmalarda genellikle, malların, sermayenin ve işgücü-
nün dolaşımı önündeki engellerle, ticaret kısıtlamalarının azaltılması
ve uyuşmazlıkların çözümlenmesi konularındaki düzenlemelere yer
verilir.
20
Uluslararası andlaşmalar, tarafların sayısına ya da ilişkilerde-
ki durumuna göre ikili ya da çok taraflı andlaşma olarak sınıflandırı-
lır.
21
İkili ticaret anlaşmalarının bir kısmı sınırlı sayıda veya sadece bir
konuda yapılan düzenlemelere ilişkindir.
22
Bunlar bazen belirli malla-
ra ilişkin tarife ve kotaların belirlenmesi, ikili ticari ilişkiler önündeki
engellerin kaldırılması, işgücü ve sermaye dolaşımının sağlanması gibi
somut taahhütleri, bazen de karşılıklı ticari ilişkilerin geliştirilmesine
yönelik niyetleri içerir.
23
Ticari ilişkilerin çok taraflılaşması ile birlikte
ikili ticaret anlaşmalarının yerini giderek çok taraflı ticaret anlaşmaları
almıştır. Çok taraflı ticaret anlaşmaları taraf devletlerin yetkileri, hak
ve yükümlülükleri üzerinde olduğu kadar, hukuk kuralları ve yargı
erkleri üzerinde de etkilidir. Bu nedenle taraf devletlerin iç hukukun-
16
Sur Melda, Uluslararası Hukukun Esasları, İstanbul 2008, s. 18.
17
Pazarcı Hüseyin, Uluslararası Hukuk, Gözden Geçirilmiş 8. Bası, Turhan Kitabe-
vi, Ankara, 2009, s. 43; Sur, Uluslararası Hukukun Esasları, s. 19.
18
Sur, Uluslararası Hukukun Esasları, s. 21.
19
Viyana Sözleşmesinin 2/a maddesi uyarınca, bir andlaşmayı ifade etmek için kul-
lanılan isim, o belgenin “andlaşma” olarak nitelenmesini etkilemez. Sur, Uluslara-
rası Hukukun Esasları, s. 20; Terimler hakkında ayrıca Pazarcı, s. 47-48.
20
Şanlı, s. 4.
21
Pazarcı, s. 49.
22
Telli, s. 64-65; Halatçı Ulusoy Ülkü; Dünya Ticaret Örgütü’nde Uyuşmazlıkların
Çözümü Mekanizması, Turhan Kitapevi, Ankara, 2009, s. 12-13.
23
Şanlı, s. 4.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ85
da belirli düzenlemelerin yapılmasını gerekli kılmaktadır.
24
Bölgesel
serbest ticaret anlaşmaları, taraf devletlerin mal ve hizmetleri için bir
ortak pazar oluşturan anlaşmalardır.
25
Serbest ticaret, malların ithalatı
önündeki tarife ve benzeri diğer engellerin azaltılmasını ya da ortadan
kaldırılmasını ifade eder.
26
Serbest ticaret bölgeleri, üyeleri arasında
ticareti kısıtlayan veya engelleyen tarife ve kota gibi sınırlamaların or-
tadan kaldırıldığı ve üye ülkelerin birlik dışında kalanlara karşı ortak
bir tarife uygulama yükümlülüğü altında bulunmadığı bir ekonomik
birleşme türüdür.
27
Gümrük birliği, aralarında gümrük resimleriyle,
ticareti sınırlayan diğer düzenlemeleri kaldıran ve üçüncü devletlerle
olan ticari ilişkilerde, ortak tarifeye göre tespit edilen resim ve diğer
düzenlemeleri uygulayan devletler grubudur.
28
Gümrük birliği ya da
serbest ticaret bölgeleri olarak oluşturulan bölgesel örgütler, uluslara-
rası ticaret hukukunu yönlendiren ve kontrol eden uluslararası ekono-
mik örgütlerin bir alt grubunu oluşturmaktadır.
29
Bölgesel bütünleş-
melerde, mali düzenlemeler, çalışanların hakları, vergilerde eşgüdüm
ve yatırım teşviklerine ilişkin ortak çerçeveler, bu alanlardan herhangi
birinde kıyasıya rekabet riskinin önlenmesine yönelik bölgesel hedef-
lerdir.
30
Bölgesel serbest ticaret anlaşmalarında, ekonomik konular ve
sosyal kaygıların birbirlerinden ayrılmadığı görülmektedir.
31
Bölgesel
bütünleşmelerin birçoğu, istihdam, eğitim, çevre, çalışma standartları,
insan hakları, kadın erkek eşitliği ve diğer sosyal hedeflere odaklanan
politika ve kurumları içermekle birlikte, sosyal hedefler, ekonomik ve
siyasi hedeflerin gerisinde ve ikincil konumda kalmaktadır.
32
Bir uluslararası ekonomik veya ticari andlaşmada ya da bir ek pro-
tokolde, çalışanların korunmasına yönelik birtakım sosyal normlara
yer verilerek ya da atıfta bulunularak, bunlara uyulması şart koşula-
bilir ve uyulmaması halinde bir takım ticari yaptırımlar öngörülebi-
lir.
33
Uluslararası ticaret anlaşmalarına konulan ve çalışanların temel
24
Telli, s. 65;Halatçı Ulusoy, s. 20.
25
Klare, s. 23-24.
26
Klare, s. 23-24.
27
Karluk Rıdvan, Küreselleşen Dünyada Uluslararası Kuruluşlar, İstanbul, 2007, s. 520.
28
Telli, s. 113.
29
Halatçı Ulusoy, s. 12-13.
30
ILO, “A Fair Globalization: Creating Opportunities For All”, The World Commission
on the Social Dimension of Globalization, ILO 2004, s. 71.
31
Servais J-Micheal, International Labour Law, Kluwer, 2005, s. 182.
32
ILO, A Fair Globalization, s. 73.
33
Sur, Sosyal Standartların, s. 769; Sur, Globalleşme Bağlamında, s. 601.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri86
çalışma haklarına saygı gösterilmemesi halinde ticaret kısıtlamaları-
nın uygulanması ya da ticaret ayrıcalıklarının geri alınması şeklinde
birtakım iktisadi yaptırımların uygulanmasını öngören kayıtlar, “sos-
yal kayıtlar” ya da “sosyal hükümler” terimleriyle ifade edilir.
34
Sosyal
hükümler, çalışanların uluslararası belgelerle kabul edilmiş bulunan
haklarının anlaşmaya taraf devletlerce uluslararası rekabeti etkilemek
amacıyla ihlâl edilmesi halinde başvurulması öngörülen soruşturma
yöntemleriyle yaptırımları gösterir.
35
Uluslararası ticaret terminoloji-
sinde sosyal hükümler, ithalatçı ülkeler tarafından uluslararası asgari
çalışma normlarına uymayan ihracatçı ülkelere karşı bir takım ticari
önlemlerin alınmasını öngören uluslararası ticaret anlaşması hüküm-
lerini ifade eder.
36
Söz konusu ticari önlemler, ihracatçı ülkenin “ge-
nelleştirilmiş tercih sistemleri” veya “en çok gözetilen ulus statüsü” gibi
imtiyazlı ticari statü sağlayan düzenlemelerin dışında tutulması; ta-
rifelerin yükseltilmesi ve/veya kota kısıtlaması ya da miktar kısıtla-
maları yoluyla ticaret engellerinin konulması ya da bu ülkede üretilen
malların ithalatının tamamen kısıtlanması gibi çeşitli şekillerde ola-
bilir.
37
Uluslararası ticaret anlaşmalarına sosyal kayıtlar konulmasın-
da amaç uluslararası ekonomik ve ticari ilişkilerde haksız rekabetin
önlenmesi ve rekabetin arttırılmasıdır.
38
Anlaşmaya taraf devletlerin
belirli sosyal normlara uyması, uluslararası ticarete katılmanın ya da
ticaret önceliklerine erişmenin ön koşuludur.
39
Sosyal hükümlerin başlıca işlevi, ihracatçı ve ithalatçı ülkelerde uy-
gulanan çalışma standartlarının uyumlu hale ya da aynı düzeye getiril-
mesidir. Bu şekilde, anlaşmaya taraf devletlerde uluslararası çalışma
normlarının uygulanması ve uluslararası belgelerle çalışanlara sağla-
nan hakların güvence altına alınması sağlanmaktadır.
40
Sosyal hüküm-
34
Hepple Bob, Labour Laws and Global Trade, Hart Publishing, 2005, s. 89, dn. 1.
35
Bronstein, s. 95.
36
Limm Hoe, “The Social Clauses: Issues and Challenges” Actrav; http://actrav.itcilo.
org/actravenglish/telearn/global/ilo/guide/hoelim.htm#1.1 Liberalisation of
International Trade and Capital Flows Erişim:27.08.2010.
37
Limm, http://actrav.itcilo.org/actravenglish/telearn/global/ilo/guide/hoelim.
htm#1.1
38
Bronstein, s. 95; Hepple, Labour Laws, s. 90,
39
Rodgers Gerry – Lee Eddy - Sweptson Lee - Van Daele Jasmien, “The International
Labour Organization And The Quest For Social Justice, 1919-2009”, International La-
bour Organization, 2009, s. 213.
40
Servais, International Labour Law, s. 34.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ87
lerin ihracatçı ülkede yürürlükte olan iş hukuku mevzuatının temel
çalışma normlarıyla uyumlu olmasını sağlama işlevi de bulunmakta-
dır.
41
Anlaşmalara sosyal hükümler konulmasından yana olanlar, bu
yöntemle ihracatçı ülkede çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi,
ithalatçı ülkede sanayinin haksız rekabete karşı korunması biçiminde
iki yönlü avantaj sağlandığı görüşündedirler.
42
Karşı görüşte olanlar,
yüksek çalışma standartlarına sahip güçlü ülkelerin aslında “korumacı”
amaçla hareket ettiklerini, kendi sanayilerini korumak için gelişmekte
olan ülkeleri düşük çalışma standartları vasıtasıyla elde ettikleri reka-
bet avantajından mahrum bırakmak istediklerini iddia etmekte;
43
ge-
lişmekte olan ülkeler tarafından rekabetçi maliyetle üretilen ürünlerin
ticareti önündeki engellerin yükseltilmesinin, örtülü bir korumacılık
olacağını savunmaktadırlar.
44
Özellikle gelişmekte olan ülkeler, geliş-
miş ülkelerce korumacı amaçlarla uygulanacağı kaygısıyla sosyal hü-
kümlere karşı olmuşlardır.
45
Sosyal hükümlerin, siyasi ve ekonomik
olarak güçlü gelişmiş ülkelerce gelişmekte olan güçsüz ülkeler üzerin-
de bir baskı kurma ve içişlerine karışma aracı olarak kullanılabileceği
şeklindeki sakıncalara işaret eden görüşler bulunmaktadır.
46
II) GÜMRÜK TARİFELERİ VE TİCARET GENEL ANLAŞMASI
(GATT) ve DÜNYA TİCARET ÖRGÜTÜ
A) Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)
Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması (GATT)
47
, Birleş-
miş Milletlere üye yirmi dört ülke tarafından bağıtlanan (1947) ve ta-
41
Hepple, Labour Laws, s. 90.
42
Servais, International Labour Law, s. 34. Sosyal hükümler hakkındaki görüşler
hakkında ayrıca bkz. Servais, “The social clause in trade agreements: Wishful thinking
or an instrument of social progress?”, International Labour Review, Vol. 128, 1989,
No: 4, s.423; Sur, Sosyal Standartların, s. 775.
43
Davies, s. 55.
44
Servais, International Labour Law, s. 34.
45
Bronstein, s. 97.
46
Sur, Sosyal Standartların, s. 775.
47
GATT’ın (General Agreement on Tariffs and Trade) âkit tarafları Avustralya Ulus-
lar Topluluğu, Belçika, Brezilya, Burma, Kanada, Seylan, Şili, Çin Halk Cumhuri-
yeti, Küba, Çekoslovakya, Fransa, Hindistan, Lübnan, Lüksemburg, Hollanda, Yeni
Zelanda, Norveç, Pakistan, Güney Rodezya, Suriye, Güney Afrika Birliği, Büyük
Britanya Birleşik Krallığı, Kuzey İrlanda ve Amerika Birleşik Devletleridir. Anlaş-
manın İngilizce metni: www.wto.org/english/docs_e/legal_e/gatt47_e.html.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri88
raf ülkeler arasında gümrük tarifelerinin karşılıklı olarak indirilmesi-
ni, uluslararası ticaret önündeki engellerin ve ayrımcı muamelelerin
kaldırılmasını öngören çok taraflı bir uluslararası ticaret anlaşmasıdır.
GATT’ın bağıtlanmasıyla birlikte, çok taraflı bir uluslararası anlaşma
ve bu anlaşmanın işleyişini sağlayan bir kurumdan oluşan çok taraflı
bir ticaret sistemi kurulmuştur.
48
GATT, bir uluslararası örgüt değil-
dir. Uluslararası Ticaret Örgütünü Kuran Şart’ın (Havana Şartı) yürür-
lüğe girmemesi nedeniyle,
49
Dünya Ticaret Örgütünün kurulmasına
dek, âkit taraflarca çok taraflı ticaret görüşmelerinde alınan kararlarla
yönetilen, özgün bir kurumsal yapı içerisinde faaliyet göstermiştir.
50
Taraflar arasında karşılıklı olarak gümrük tarifelerinin indirilmesini,
uluslararası ticaret önündeki engellerin azaltılmasını ve ayrımcı mu-
amelenin ortadan kaldırılmasını öngören ilk çok taraflı ticaret anlaş-
ması olan GATT, âkit tarafların uyma tahhüdünde bulundukları bir
kurallar bütünü olma ve çok taraflı ticaret görüşmelerinde uluslararası
ticaretin serbestleştirilmesi konusunda bir forum oluşturma işlevini
üstlenmiştir.
51
Uluslararası Ticaret Örgütünü Kuran Şart (Havana Şartı) küresel
ticaret sisteminin temel ilkeleri olarak, hem istihdam yaratma hedefine
hem de adil çalışma standartlarına saygı gösterilmesine açıkça atıfta
bulunmaktaydı.
52
Şartın 7. maddesinde üye devletler, özelikle ihracat
için yapılan üretimde, adil olmayan çalışma koşullarının uluslararası
ticareti güçleştireceğini kabul etmiş ve kendi ülkelerinde bu koşulla-
rın ortadan kaldırılmasına uygun ve tatbik edilebilir tüm önlemleri
48
GATT, âkit taraflarca 30 Ekim 1947 tarihinde imzalanmış, 10 Ocak 1948 tarihinde
yürürlüğe girmiştir. Anlaşmanın Türkiye tarafından onaylanması 23.12.1953 tari-
hinde 6202 Sayılı Kanunla uygun bulunmuştur. R.G:31.12.1953/8597.
49
“Uluslararası Ticaret Örgütünün kurulmasını öngören andlaşma taslağı, BM Eko-
nomik ve Sosyal Konseyi (ECOSOC) Uluslararası Ticaret ve İstihdam Konferansı
Hazırlık Komitesi tarafından Cenevre’de gerçekleştirilen toplantılarda hazırlan-
mış (1947); Birleşmiş Milletlere üye elli altı ülkenin katılımıyla Havana’da düzen-
lenen Konferansta kabul edilmiştir (1948). Uluslararası Ticaret Örgütünün kuru-
luşu, Havana Şartının, aralarında ABD’nin de bulunduğu çoğunluğu oluşturan
taraf devletlerce onaylanmamış olması nedeniyle gerçekleşmemiştir.” Telli, s. 67;
Hudec Robert E., The GATT Legal System and World Trade Diplomacy, 1990,
s.11-12; Breining-Kaufmann Christine, Globalisation and Labour Rights, 2007, s.
135; Halatçı Ulusoy, s.19.
50
Telli, s. 69; Güran Nevzat –Aktürk İsmail, Uluslararası İktisadi Kuruluşlar, Isparta
2001, s. 128-131; Karluk, s. 267-268.
51
Karluk, s.267;
52
Rodgers – Lee – Swepston – Van Daele, s. 213.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ89
almayı taahhüt etmişlerdi.
53
Havana Şartı’nın, hükümlüler tarafından
üretilen malların ithalatının kısıtlanmasına ilişkin hükmü, sonradan
GATT’a dahil edilerek, Anlaşmanın “Genel İstisnalar” başlıklı XX (e)
maddesinde düzenlenmiştir.
54
GATT’da sosyal hükümlere yer verilmemiştir. Anlaşmada sos-
yal hüküm olarak nitelendirilebilecek tek düzenleme GATT yüküm-
lülüklerine bir dizi istisna getiren “Genel İstisnalar” başlığını taşıyan
XX. maddede yer almaktadır.
55
GATT’ın temel ilkelerinden olan ayrım
gözetmeme ilkesi “en çok gözetilen ulus muamelesi” ve “ulusal muamele”
yükümlülüklerini içerir.
56
En çok gözetilen ulus muamelesi, DTÖ üyesi
ülkelerin, diğer üye ülkelerden gelen mal ve hizmetlere ilişkin uygu-
lamalarında ayrım yapmamalarını gerektirir. Ulusal muamele kuralı,
yabancı ürün ve hizmetlerin iç pazara girmesinden sonra benzer yerli
ürün ve hizmetlere göre ayrımcı muameleye tâbi tutulmalarının ya-
saklanmasını öngörmektedir.
57
Genel istisnalar kapsamında, birtakım
malların satışını ve ithalatını yasaklayan bir ülkenin bu muamelesi,
GATT yükümlülükleriyle çelişmeyecektir. Bu düzenleme, en çok gö-
zetilen ulus ve ulusal muamele yükümlülüklerinin esnek uygulanışını
düzenler biçimde yorumlanmaktadır.
58
XX. maddede yapılan düzen-
leme gereğince, anlaşmanın hiçbir hükmü gerek aynı şartlar altında
bulunan ülkeler arasında keyfi ve sebepsiz bir ayrım vasıtası, gerekse
uluslararası ticarete gizli bir kısıtlama vasıtası oluşturacak şekilde uy-
gulanmamak kaydıyla, herhangi bir âkit tarafı (a) genel ahlâkın korun-
ması; (b) insan, hayvan ve bitkilerin hayat ve sağlıklarının korunması
bakımından gerekli tedbirleri almak ve uygulamaktan men edecek bi-
çimde yorumlanmayacaktır.
59
XX. maddenin (e) fıkrası, cezaevlerinde
53
Hepple, Labour Laws, s. 129.
54
Bronstein, s. 95; Hepple, Labour Laws, s. 130,
55
“Bunlardan bazıları genel ahlâk, insan ve hayvanların hayat ve sağlıkları, altın gümüş
ithalat ve ihracatı, telif hakları, cezaevlerinde üretilen mallar, kültür malları, doğal zen-
ginlikler, yerli hammadde ihracatı, kıtlığı çekilen mallar ve savaş gerekleridir.” Telli, s.
134.
56
Halatçı Ulusoy, s. 27; Karluk, s. 276.
57
Kaya Talat; “DTÖ Hukukunda Ayrımcılık Yapmama İlkesi”, AUHFD, 59(2), 2010:182-
242; s. 5-6, auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd/AUHF-2010-59-02-kaya.pdf.; Ay-
rım gözetmeme ilkesiyle ilgili ayrıca, Karluk, s. 276; Pazarcı, s. 324.
58
Telli, s. 134.
59
Baklacı Pınar, Uluslararası Yatırım Hukukunda En Çok Gözetilen Ulus Muamele-
si, İstanbul, 2009, s. 68.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri90
üretilen mallarla ilgili önlemler hakkındadır. Bu maddede, hükümlü-
lerin çalıştırılmasıyla üretilen mallarla ilgili önlem alma hakkı saklı
tutmaktadır.
60
Genel istisnalara ilişkin düzenlemeler, çalışma standartlarına ay-
kırılık halinde ticari önlemlerin alınmasına imkân vermemekte, bunun
için GATT’da açıkça bir düzenleme yapılması gerekmektedir.
61
XX.
maddenin (a), (b) ve (e) fıkralarındaki düzenlemeler çalışanların temel
haklarıyla ilgili görülmekte
62
ve GATT’ın sosyal hükümleri olarak de-
ğerlendirilebilmektedir.
63
Bununla birlikte, üye devletlerce işçi sağlığı-
nın korunması ya da çocuk işçiliğiyle mücadele gerekçesiyle yapılacak
muamelelerin XX. maddenin genel ahlâk ve insanların hayat ve sağ-
lıklarının korunmasını öngören (a) ve (b) fıkraları kapsamında olup
olmadığı tartışmalıdır.
64
B) Dünya Ticaret Örgütü
1) Uruguay Çok Taraflı Ticaret Görüşmeleri Son Senedi
Dünya ticaretinin serbestleştirilmesi konusundaki çabalar bir ulus-
lararası ticaret örgütünün kurulması yolunda gelişmiştir.
65
Uruguay
Çok Taraflı Ticaret Görüşmeleri Son Senedi’nin yürürlüğe girmesiyle
birlikte (1995)
66
geçici bir nitelik taşıyan GATT kurumsallaşarak Dün-
ya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) dönüşmüştür.
67
DTÖ’nün kurulmasıyla
uluslararası ticaretin işleyişinde uygulanacak kurallar ve anlaşmazlık
çözüm mekanizmaları hukuksal bir temele dayandırılmış olmakta-
dır.
68
DTÖ, Birleşmiş Milletler bağımsız uzmanlık kurumları arasında
60
Breining-Kaufmann, s. 144; Hepple, Labour Laws, s. 141.
61
Hepple, Labour Laws, s. 130.
62
Hepple, Labour Laws, s. 141.
63
Limm, http://actrav.itcilo.org/actrav-english/telearn/global/ilo/gide/hoelim2.
html.; Hepple, Labour Laws, s. 141.
64
Breining-Kaufmann, s. 144; Hepple, Labour Laws, s. 141.
65
ILO, A Fair Globalization, s. 33.
66
Uruguay Çok Taraflı Ticaret Görüşmelerinin Sonuçlarını İçeren Son Senedin
(Uruguay Round Final Act, Marakesh, 1994) İngilizce metni için: www.wto.org/
english/docs_e/legal_e/04_wto_e.html.; Dünya Ticaret Örgütünü Kuran And-
laşmanın Türkiye tarafından onaylanması, Bakanlar Kurulunun 3.2.1995 tarihli ve
95/6525 Sayılı Kararıyla, 31.12.1994 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere uygun
görülmüştür. R.G: 25.2.1995/22213 Mükerrer.
67
Halatçı Ulusoy, s. 51; Sur, Uluslararası Hukukun Esasları, s. 200.
68
Güran-Aktürk, s. 152-153.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ91
yer alan, iktsadi ve mali kuruluş türünde, tüzel kişiliği haiz bir hükü-
metler arası örgüttür.
69
Örgüt, GATT ve tamamlayıcı anlaşmalar olan
Hizmet Ticareti Genel Anlaşması (GATS) ve Ticaretle Bağlantılı Fik-
ri Mülkiyet Hakları Anlaşmasının (TRIPS) ve örgütün diğer hukuki
araçlarının uygulanmasından sorumludur.
70
Sosyal hükümler konusu
Uruguay Çok Taraflı Ticaret Görüşmelerinde (1986-1994) gündeme
getirilmiştir.
71
Öneri, ABD ve Avrupa Birliği’ne üye bazı devletler ta-
rafından desteklenmiş;
72
uluslararası sendika hareketi önerinin kabul
edilmesi için yoğun lobi faaliyetlerinde bulunmuştur.
73
Gelişmekte
olan ülkeler, sosyal hükümlerin gelişmiş ülkeler tarafından koruma-
cı amaçlarla kullanılacağı endişesiyle öneriye karşı çıkmışlardır. Son
Senette, sosyal hükümlere ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
74
2) Dünya Ticaret Örgütü Bakanlar Bildirisi
DTÖ’nün sosyal kayıtlar konusuna yaklaşımı, örgütün karar alma
mekanizmasında en yüksek organı olan
75
ve ilk kez Singapur’da top-
lanan (Aralık, 1996) Bakanlar Konferansı Bildirisinde “Temel Çalışma
Standartları” başlığı altında ortaya konulmuştur. Bildiride, temel ulusla-
rarası çalışma standartlarına riayet etme taahhütleri yinelenmektedir.
76
Uluslararası Çalışma Örgütü (UÇÖ)’nün uluslararası çalışma standart-
larıyla ve oluşturulmasıyla ilgili uzmanlık kuruluşu olduğu ve çalış-
malarında destek verileceği ifade edilmektedir. Bakanlar, uluslararası
69
Birleşmiş Milletler Örgütü bağımsız uzmanlık kurumları, belirli konularda yetkili
(uzman) ve birleşmiş milletler Örgütü ile özel ilişki içinde bulunan, ayrı tüzel kişi-
liği haiz evrensel hükümetlerararası örgütlerdir. Ayrıntılı bilgi, Sur, Uluslararası
Hukukun Esasları, s. 198-202.
70
Karluk, s.309.
71
Bronstein, s.95; Rodgers – Lee – Swepston – Van Daele, s.213; Charnovitz Steve,
“The influence of international labour standards on the world trading regime, A historical
overview” International Labour Review, Vol.128, No.5, September - October 1987,
s. 565.
72
Bronstein, s. 95.
73
Rodgers – Lee – Swepston – Van Daele, s.213; Erdoğdu Seyhan, Küreselleşme Sü-
recinde Uluslararası Sendikacılık, 2006, s.330.
74
Rodgers – Lee – Swepston – Van Daele, s.213; Servais, International Labour Law,
s.36; Bronstein, s.95.
75
Karluk, s.315.
76
Kellerson Hilary, “The ILO Declaration of 1998 on fundamental principles and rights:
A challenge for the future”, International Labour Review, Vol. 137 (1998), No. 2,
http://training.itcilo.it/ils/foa/library/labour_review/1998_2/english/keller -
son_en.html
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri92
ticaretin artması ve serbestleştirilmesiyle hızlanan ekonomik büyüme
ve gelişmenin, uluslararası çalışma standartlarının gelişmesine katkıda
bulunacağı inancındadırlar. Bildiride, çalışma standartlarının korumacı
amaçlar için kullanılması reddedilmekte; ülkelerin mukayeseli avantaj-
larının, özellikle düşük ücretin geçerli olduğu gelişmekte olan ülkelerin
mukayeseli avantajlarının hiçbir şekilde sorgulanamayacağı konusunda
anlaşmaya varıldığı; DTÖ ve UÇÖ arasında mevcut işbirliğinin sürdü-
rüleceği ifade edilmektedir.
77
Bakanlar Bildirisi, çalışma normları ve ti-
caret ilişkisinin ilk kez resmi bir DTÖ belgesinde ifade edilmiş olması
bakımından bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Uluslararası çalışma
standartlarına sadece UÇÖ üyesi olarak değil, DTÖ üyesi olarak da
destek verileceği açıkça beyan edilmekle birlikte, uluslararası çalışma
normları ilgili uzman kuruluşun UÇÖ olduğu vurgulanmakta ve böy-
lece DTÖ’nün çalışma standartlarının konulması ve uygulanmasında
önderlik etmesine ilişkin teklifler reddedilmiş olmaktadır.
78
III) KUZEY AMERİKA SERBEST TİCARET ANLAŞMASI
(NAFTA) / ÇALIŞMA İŞBİRLİĞİNE DAİR KUZEY AMERİKA
ANLAŞMASI (NAALC)
Çalışma İşbirliğine Dair Kuzey Amerika Anlaşması (North Ame-
rican Agreement on Labor Cooperation/NAALC),
79
Amerika Birleşik
Devletleri, Kanada ve Meksika arasında bağıtlanan Kuzey Amerika
Serbest Ticaret Anlaşması’na (North American Free Trade Agreement
NAFTA)
80
ek anlaşmadır.
81
NAALC, Kuzey Amerika Çevresel İşbir-
77
Bildirinin İngilizce metni : WTO, Ministerial Conference, Singapore, WT/ MIN
(96) DEC, www.wto.org/english/thewto_e?minist_emin96_e/singapore_decla-
ration 96_e.pdf.; Bronstein, s.96;
78
Leary Virginia A., “The WTO and the Social Clause: Post-Singapore” EJIL(1997)
http://ejil.oxfordjournals.org/cgi/reprint/8/1/118.pdf; Bu konuda ayrıca,
Bronstein, s.95; Breining-Kaufmann, s. 70.
79
ABD ve Meksika ve Kanada tarafından 14 Eylül 1993 tarihinde bağıtlanan Anlaş-
ma, 1 Ocak 1994 tarihinde yürürlüğe girmiştir.” Secretariat of the Commisison for
Labor Cooperation, www.naalc.org/index.cfm?page=147
80
“NAFTA ile ABD, Kanada ve Meksika arasında, tarım, otomotiv, enerji, finansal
hizmetler, telekomünikasyon, tekstil, ulaştırma ve benzeri sektörlerde gümrük
vergilerinin ve tarife dışı araçlarla, ticaret ve yatırımları sınırlayan tüm engellerin
GATT kuralları çerçevesinde belirli bir geçiş süreci içinde ortadan kaldırılması ve
bir serbest ticaret alanının oluşturulması öngörülmektedir.” Karluk, s. 569-570;
Güran - Aktürk, s.340
81
Bronstein, s.103; Hepple, Labour Laws, s.107; Muchlinski Peter T, Multinational
Enterprises & The Law, Oxford, 2007, s. 241.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ93
liği Anlaşması (North American Agreement on Environmental Coo-
peration/ NAAEC) ile birlikte, NAFTA’nın bir bölümünü oluşturur.
82
NAFTA’ya ek anlaşmaların bağıtlanmasında, ABD’deki işçi sendikala-
rının ve çevre hareketinin, serbest ticaretin sosyal dampinge yol açma-
sından duydukları kaygıların giderilmesi etkili olmuştur.
83
NAALC,
çok uluslu firmalar ve yatırımcılar için çok kapsamlı bir koruma sağla-
yan NAFTA’ya göre çalışanların hakları ve çalışma koşullarıyla sınırlı
kalmakla birlikte, işçi sendikaları arasında sınırları aşan bir dayanış-
manın sağlanmasında vasıta olmuştur.
84
NAALC’nin önerilmesinde
ABD yönetimine egemen olan düşünce, işçi sendikalarının Kanada ve
ABD’den çok sayıda işyerinin iş hukuku uygulamasının alt seviyede
olduğu Meksika’ya taşınması ve bunun önemli ölçüde iş kaybına yol
açması konusundaki kaygılarının giderilmesi ve Meksika’da iş huku-
ku mevzuatının uygulanmasının sağlanmasıdır.
85
NAALC’nin yapıl-
ması âkit taraflar arasında ulusal iş hukuku uygulamalarının izleme ve
uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına açık olması ve ticari yaptırımla-
rın belirli koşullarla sınırlı olarak uygulanmasına ilişkin bir uzlaşma-
nın yansımasıdır.
86
NAFTA/NAALC ticaretle çalışanların hakları arasında açıkça bir
bağlantı kuran ve bu özelliğiyle daha sonra yapılan serbest ticaret an-
laşmalarına model oluşturan ilk anlaşmadır.
87
Anlaşmanın amacı, taraf
ülkelerde çalışma ve yaşam standartlarının iyileştirilmesini (m.1/1),
Ek:1’de belirtilen çalışma ilkelerinin azami ölçüde teşvik edilmesi
82
Muchlinski, s.241.
83
Burkett Brian, “The international labour dimension; an introduction”; Globalization
and the Future of Labour Law, Cambridge,2006,s.27; Hepple, Labour Laws, s.109;
Muchlinski, s.241; Bronstein, s. 103;
84
Compa Lance, NAFTA’s Labor Side Agreement and International Labor Solida-
rity; Editorial Board of Antipode, 2001, s.451.
85
Bronstein, s.103; Servais, International Labour Law, s.38; NAALC’yi hazırlayan
ekonomik, sosyal ve siyasal koşullarla ilgili ayrıntılı bilgi için ayrıca; Muchlinski,
s.241; Burkett, s.27; Hepple, Labour Laws, s.109; Williams Lucy A., “Beyond Labour
Law’s Prochalism: A Revisioning of the Discourse of Redistribution”, Labour Law in an
Era of Globalization, Oxford, 2005, s. 111; Breining-Kaufmann, s. 189; Compa Lance,
“The First NAFTA Labor Cases: A New International Labor Rights Regime Takes Shape”,
US_Mexico Law Journal, Vol.3 HeinOnline—3 U.S.-Mex.L.J.159 1995,s.159.
86
Hepple, Labour Laws, s. 109.
87
Hepple, Labour Laws, s. 107; Ticaret ve iş hukuku bağlantısının zayıf olduğu yo-
lundaki değerlendirme için Compa Lance “ Trade Liberalization and Labour Law”
XVIII World Congress of Labour and Socail Security Law, Paris, September 5th to
8th 2006, s.8.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri94
(m.1/2), verimlilik ve kalitenin arttırılması ve yeniliklerin teşvik edil-
mesi konusundaki çabaların desteklenmesi (m.1/3), çalışanlarla ilgili
kurumlar ve kurallar konusundaki yayınların, verilerin, taraflar ara-
sında işbirliğinin ve bilgi değişiminin özendirilmesi (m.1/4), çalışan-
larla ilgili faaliyetlerde karşılıklı çıkarlar temelinde işbirliğinin sağlan-
ması (m.1/5); taraf ülkelerin kendi iş yasalarını iç hukuku ile uyumlu
ve etkili bir biçimde uygulanması (m.1/6) ve çalışma yönetiminde şef-
faflığın arttırılmasıdır(m.1/7).
NAALC’nin başlıca iki özelliği bulunmaktadır. Bunlardan ilki,
âkit devletlerin iç hukuk kurallarını uyarlamakla yükümlü oldukları
yeni ortak standartlar konulmaması ve her devletin iç egemenlik yet-
kisi çerçevesinde kendi ülkesinde çalışma normlarını belirleme hakkı-
nın kabul edilmiş olmasıdır. İkincisi, iş uyuşmazlıklarını yargılamak
ve yaptırıma karar vermekle görevli devletler üstü bir yargı yerinin
oluşturulmaması ve ulusal hukukun uygulanmasının ulusal düzey-
de yetkili mercilere bırakılmasıdır.
88
Anlaşma’da belirli uluslararası
çalışma standartları tesis edilmemekte, Uluslararası Çalışma Örgütü
normlarına da açık bir atıfta bulunulmamaktadır.
89
Uyulması gereken
asgari normlar yerine temel konular soyut bir biçimde belirlenmek-
tedir.
90
NAALC, NAFTA’ya üye ülkelerde, ulusal iş hukuku düzen-
lerinin bağımsız işleyişine müdahale edilmeksizin, iş yasalarının ve
çalışma standartlarının etkili bir şekilde uygulanmasının sağlanması
için özgün bir mekanizma oluşturur.
91
Bununla birlikte çalışanların
temel haklarının etkili olarak uygulanmasının değerlendirilmesini ön-
gören tarafsız ve nesnel bir mekanizma kurulmamış, bu konu hükü-
metlerarası görüşmelere bırakılmıştır. NAALC, taraf devletlerdeki iş
hukuku uygulamalarının sınırlar ötesinde izlenmesini öngören yeni
88
Compa Lance, “Labour Rights in the FTAA”, Globalization and the Future of the Labour
Law, Oxford, 2005, s. 251; Aynı konuda; Hepple, Labour Laws, s.109; Breining-Kauf-
mann, s. 189; Doumbia Henry, Cleopatra -Gravel Eric, “Free trade agreements and labo-
ur rights: Recent developments” International Labour Review, Vol,145, (2006), No.3,
s.192.
89
Bunun, Kanada ve ABD tarafından onaylanan uluslararası çalışma sözleşmeleri-
nin toplamının, Meksika tarafından onaylanan sözleşmelerden az olmasıyla iliş-
kili olabileceği yolundaki görüş için, Bronstein, s. 104.
90
Sur, Sosyal Standartların, s. 772.
91
Secretariat of the Commisison for Labor Cooperation, www.naalc.org/index.
cfm?page=147
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ95
ve benzeri bulunmayan bir sistem olarak nitelendirilmektedir.
92
NA-
ALC, NAFTA’ya üye devletlerdeki kurumların geliştirilmesini teşvik
etmekte ve uygulamanın izlenmesi ve şikâyetlerin tartışılması için bir
düzenleyici mekanizma temin etmektedir.
93
Anlaşma, bir işbirliği ve
danışma mekanizmasını ve çalışanların haklarının ve çalışma normla-
rının ihlâli halinde birtakım mali ve ticari yaptırımların uygulanmasını
öngören yargı benzeri bir denetim mekanizmasını içermektedir.
94
A) Taraf Devletlerin Yükümlülükleri
Anlaşma’nın 2. maddesinde, taraf devletlerden her birinin anaya-
sasına mutlak olarak saygı gösterilmesi ve her devletin kendi çalışma
standartlarını koyma ve kendi iş yasalarını ve yönetmeliklerini kabul
etme ve değiştirme hakkı olduğu teyit edilmektedir. Taraf devlet-
ler, kendi iş hukuku mevzuatlarında, kaliteli ve üretken işyerleriyle
uyumlu yüksek çalışma standartlarının bulunmasını sağlamak ve bu
standartları geliştirmekle yükümlüdürler.
95
NAALC’de “Çalışma İlkeleri” başlığı altında taraf devletlerin ge-
liştirmekle yükümlü oldukları ilkelere yer verilmektedir. (Ek:1) Taraf
devletler, çalışma ilkeleriyle ilgili konularda ulusal iş hukuku kuralla-
rını etkili olarak uygulamayı taahhüt etmişler; kendi uygulamalarının
diğer taraf devletlerin incelemesine tâbi olması konusunda anlaşma-
ya varmışlardır. Taraf devletlerin çalışma ilkelerinin etkili bir biçimde
uygulama yükümlülüğü, genel olarak yüksek çalışma standartlarının
sağlanması, iş hukuku kurallarının etkili olarak uygulanması, işçilerin
haklarının ihlâl edilmesi halinde idareye ve yargı yoluna başvurma-
sı, iş hukuku uygulamasından doğan davaların hızlı, saydam ve et-
kili yöntemlerle görülmesi ve karara bağlanması, iş yasaları ve yönet-
meliklerinin halka duyurulması ve hakları ve çıkarlarını ilgilendiren
konulardaki değişiklik tekliflerini yorumlama fırsatı tanınması ve iş
hukuku ve çalışanların hakları konusunda bilincin arttırılması konula-
rındaki yükümlülüklerini içerir.
96
92
Hepple, Labour Laws, s. 107; Hepple, New Approaches, s. 363.
93
Blanpain, R., “Multinational Enterprises and Codes of Conduct” Comparative Labour
Law and Industrialized Market Economies, Kluwer Law International, 2004, s. 204.
94
Compa, The First NAFTA Labour Cases, s. 163.
95
NAALC’nin İngilizce metni için www.naalc.org/naalc/naalc-full-text.htm.
96
Compa, Labour Rights In The FTAA, s. 250.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri96
Anlaşma’nın 3. maddesi çerçevesinde, taraf devletler iş hukuku-
na uyulmasını ve etkin bir biçimde uygulanmasını sağlamakla yü-
kümlüdürler. Anlaşmanın 49/1. maddesi uyarınca “iş yasaları” terimi,
Ek:1’de onbir madde halinde sayma yoluyla belirtilen çalışma ilkele-
riyle doğrudan ilişkili yasa, tüzük ve yönetmeliklerle, ilgili mevzuat
hükümlerini ifade etmek üzere kullanılmaktadır. Çalışma ilkeleri, her
taraf devletin iç hukukuna tâbi olan rehber ilkelerdir; iç hukuk mev-
zuatları için ortak asgari norm oluşturmamaktadır. Çalışma ilkeleri,
NAFTA’ya taraf üç ülkede, çalışanların hak ve çıkarlarının korunma-
sını öngören yasa, yönetmelik ve uygulamalarıyla geliştirmeleri öngö-
rülen ilkeleri gösterir.
97
Bunlar; (1)Örgütlenme özgürlüğü ve sendika
hakkının korunması;
98
(2)Toplu pazarlık hakkı;
99
(3)Grev hakkı;
100
(4)
Zorla çalıştırmanın yasaklanması;
101
(5) Çocuk ve genç işçilerin korun-
ması;
102
(6)Asgari çalışma standartları;
103
(7)Irk, din, yaş ve taraf dev-
letlerin iç hukukunda belirlenen diğer sebeplerle dayalı ayrımcılığın
ortadan kaldırılması;
104
(8)Kadınlar ve erkekler için eşit ücret;
105
(9) İş
kazası ve meslek hastalıklarının önlenmesi;
106
(10) İş kazası ve meslek
hastalığı tazminatları;
107
(11)Göçmen işçilerin korunmasıdır.
108
97
Blanpain, s.203.
98
(1) İşçilerin çıkarlarını savunmak ve geliştirmek üzere serbestçe ve herhangi bir
engel olmaksızın kendi seçtikleri örgütleri kurma ve bunlara katılma haklarının
korunması.
99
(2) Örgütlü işçilerin iş ilişkisinin hüküm ve koşullarıyla ilgili konularda serbestçe
toplu pazarlık yapma haklarının korunması.
100
(3) İşçilerin toplu çıkarlarını savunmaları için grev haklarının korunması.
101
(4) Zorunlu askerlik hizmeti, yurttaşlık yükümlülükleri, özel amaçlarla olmamak
kaydıyla hükümlülerin çalıştırılması ve olağanüstü durumlarda görülmesi mec-
bur tutulan işler gibi taraf devletlerce genel olarak uygun görülen zorunlu çalış-
malar hariç olmak üzere; her şekilde zorla ya da zorunlu çalıştırmanın yasaklan-
ması ve kaldırılması.
102
(5) Çocuk ve gençlerin eğitimi ve güvenliği de dâhil olmak üzere fiziksel, zihinsel
ve ahlâki bakımdan tam olarak gelişmelerini tehdit eden etmenler dikkate alına-
rak çalıştırılmalarına kısıtlamalar konulması.
103
(6) Toplu sözleşme kapsamı dışında olanları da içerecek şekilde ücretliler için as-
gari ücret, fazla çalışma ücreti gibi asgari çalışma standartlarının tespit edilmesi.
104
(7) İş ve mesleğin gerektirdiği vasıflar, emeklilik yaşına ilişkin kural ve uygulama-
larla ayrımcılığa maruz kalan belirli gruplar için öngörülen özel yardım ve korun-
ma önlemlerine ilişkin belirli istisnalarla, istihdamda ırk din, yaş, cinsiyet ya da
diğer sebeplere dayalı ayrımcılığın kaldırılması.
105
(8) Aynı işyerinde eşit iş için eşit ücret ilkesinin uygulanması; kadınlar ve erkekler
için eşit ücret.
106
(9) İş kazası ve meslek hastalıklarının nedenlerini en aza indirecek standartların
öngörülmesi ve uygulanması.
107
(10) İşçilerin ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin, görülen işle bağlantılı ya
da işin görüldüğü sırada ortaya çıkan iş kazası, yaralanma veya ölüm halinde
edim ve yardımlardan yararlanmalarını sağlayan bir sistemin kurulması.
108
(11) Taraf ülkelerde bulunan göçmen işçilere, çalışma koşullarında vatandaşlarla
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ97
Taraf devletlerin, iş hukuku kurallarına uyulması ve bunların
etkili olarak uygulanması için almaları gereken önlemler; iş müfet-
tişlerinin görevlendirilmesi ve eğitilmesi, uygulamanın izlenmesi ve
iş hukuku ihlâllerine ilişkin iddiaların soruşturulması, iş hukuku ku-
rallarına gönüllü olarak uyulmasının sağlanması, işyeri kurallarının
oluşturulması için işyerlerinde işçi-işveren kurullarının kurulmasının
teşvik edilmesi, arabuluculuk, uzlaştırma ve hakemlik hizmetlerinin
temin ya da teşvik edilmesi ve iş hukuku ihlâllerinin hukuki sonuçla-
rına ve yaptırımların uygulanmasına ilişkin yöntemlerin araştırılması
gibi idari önlemlerdir.(m.3) Taraf devletlerden her biri kendi ülkesinde
bir işçi, işveren veya bunların temsilcileri ya da ilgili diğer kişiler ta-
rafından bir iş hukuku ihlâlinin yapıldığı iddiasıyla soruşturma tale-
binde bulunulması halinde, başvurunun yetkili makam ve mercilerce
yürürlükteki hukuk kuralları çerçevesinde dikkate alınmasını sağlaya-
caktır. Taraf devletlerin diğer bir yükümlülüğü, ülkelerinde bulunan
ve hukuken korunan bir çıkarı olan herkesin, yürürlükteki iş hukuku
kurallarının uygulanması istemiyle idari ve adli yargı mercileriyle, iş
uyuşmazlıklarının çözümlenmesiyle görevli mahkemelere başvurma-
sının sağlanması konusundadır. Taraf devletlerin iç hukuklarında iş
sağlığı ve güvenliği, istihdam standartları, toplu iş ilişkileri ve göçmen
işçilerle ilgili düzenlemeler de dâhil olmak üzere iş hukukundan ve
toplu iş sözleşmelerinden doğan haklarını kullanmalarına elverişli
yöntemlere yer vermeleri öngörülmüştür (m.4).
Taraf devletlerde iş hukuku uygulamasından doğan uyuşmazlık-
larda adli ve idari yargılama yöntemlerinin hukuka uygun, adil, eşit
ve şeffaf olmasını sağlanması öngörülmüştür (m.5). Bu düzenlemeye
göre, yargılama yargıcın aksi yönde bir kararı mevcut olmadıkça, ka-
muya açık olmalı; davacı ve davalı taraflara savunma, bilgi, belge ve
delillerini sunma haklarını kullanmalarına imkân vermeli ve yargıla-
ma yöntemleri karmaşık olmamalı; gereksiz ve yersiz masrafları, za-
man sınırlamalarını ve ertelemeleri gerektirmemelidir. Taraf devletler,
işçileri ya da sendikalarını temsil etmek ya da bunlara danışmanlık
yapmakla görevli bürolar kurabilirler. Yargılama sonucunda verilen
kararlar hukuka uygun, yazılı ve gerekçeli olmalı; davada dinlenilen
iddia, savunma ve delillere dayandırılmalıdır. Davanın taraflarına
eşit hukuki koruma sağlanması.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri98
yargılama sonucunda verilen kararlara karşı temyiz yoluna başvurma
hakkı tanınmalı; hükmün bağımsız ve tarafsız bir şekilde gözden geçi-
rilmesi sağlanmalıdır. Çalışanların haklarının kullanılması, para veya
hapis cezası, tedbir kararı ya da işyerinin kapatılması gibi yaptırım-
larla güvence altına alınmalıdır. Anlaşmanın hiçbir hükmü, taraf dev-
letlerin iş hukuku uygulaması için iç hukuk düzeninden ayrı bir yargı
düzeni kurmasını gerektirir ya da bu tür bir düzen kurmasının engel-
ler biçimde yorumlanamaz. Taraf ülkelerde, idari ve adli yargı yerleri
tarafından verilen kararların ve ilgili olduğu davaların, bu Anlaşma
hükümleri çerçevesinde gözden geçirilmesi ya da yeniden görülmesi
mümkün değildir.
B) Çalışma İşbirliği Mekanizması
Taraf devletlerce çalışma işbirliği için bir komisyon kurulmuştur.
(m.8) Komisyon, bakanlar konseyi ve sekreterlikten oluşur. Taraf ül-
kelerde kurulan ulusal yönetim büroları Komisyon’a yardım etmekle
görevlidir. Çalışma işbirliği mekanizması, sosyal boyuta önem verildi-
ği ve taraf devletlerce kabul edilir ve gerçekçi bir model oluşturulduğu
şeklinde değerlendirilmektedir.
109
Taraf devletlerin çalışma bakanları ya da görevlendirdikleri kişi-
lerden oluşan Bakanlar Konseyi (m.9) Komisyon’un yönetim organı-
dır. Yılda en az bir kez düzenli olarak; taraflardan birinin istemiyle
özel olarak toplanır. Konsey, çalışma yöntemini ve kurallarını kendi
tespit eder. Oturum başkanlığı, taraf devletlerce sırasıyla yerine geti-
rilir. Konsey’in başlıca işlevleri Anlaşma’nın uygulanmasını izlemek
ve gelişmesi için tavsiyelerde bulunmak ve 11. madde çerçevesinde
taraf devletler arasında, iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliği, göçmen
işçiler, insan kaynaklarının gelişmesi, çalışma istatistikleri, ücret ve
sosyal programlar, istihdam standartları, işçi işveren ilişkileri, toplu
pazarlık yöntemleri, iş kazası ve meslek hastalığı edimleri, sendika,
toplu pazarlık ve iş uyuşmazlıklarının çözümlenmesiyle ilgili mevzuat
ve uygulanması; işyerinde kadın-erkek eşitliği, işçi, işveren ve devlet-
ler arasında işbirliği, çalışma standartlarının geliştirilmesi için teknik
destek sağlanması ve tarafların kararlaştırabilecekleri diğer konularda
işbirliğini ve ortak faaliyetleri teşvik etmektir.
109
Sur, Globalleşme Bağlamında, s. 603,
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ99
Taraf ülkelerin her birinde, bakanlıklar düzeyinde bir ulusal yö-
netim bürosunun (National Administration Office-NAO) kurulması
öngörülmüştür (m.15). Her devlet, ulusal yönetim bürolarının işleyişi
ve giderlerinden sorumludur. Ulusal yönetim bürosunun, bir başka
devletin ülkesinde ortaya çıkan iş hukuku sorunlarını gözden geçirme
yetkisine sahip bir ulusal kurum olarak, çalışanların haklarıyla ilgili
başka herhangi bir rejimde bir benzeri bulunmamaktadır.
110
Ulusal yö-
netim bürosunun başlıca işlevi, Anlaşmada belirtilen çalışma ilkeleriy-
le ilgili şikâyetlerin alınmasıdır.
111
Ulusal yönetim büroları, taraf dev-
letlerdeki ulusal yönetim bürolarından gelen bilgi edinme taleplerini
karşılar, taraf ülkelerde iş hukukuyla ilgili sorunlar hakkında bilgi alır
ve yöntemine uygun olarak gözden geçirir.
112
Taraf ülkelerde Anlaşma’nın uygulanması ve daha da geliştirilme-
si için danışmalarda bulunmak üzere iki kurulun oluşturulması öngö-
rülmüştür. Bunlardan biri, işçi ve işveren kuruluşlarının temsilcileri-
nin de katılımıyla oluşturulan Ulusal Danışma Kurulu (m.17); diğeri
federal, federe ya da bölgesel hükümetlerin temsilcilerinden oluşması
öngörülen Hükümetler Kuruludur.
C) Danışma ve Değerlendirme Mekanizması
1) Danışma
NAFTA ülkelerinden herhangi birinde bulunan kişiler ya da grup-
lar, Ulusal Yönetim Bürosuna bir dilekçe ile başvurarak bir veya birden
fazla devletin Anlaşmada belirtilen çalışma ilkeleriyle ilgili iş hukuku
mevzuatını etkili olarak uygulamadığını iddia edebilir. Ulusal yöne-
tim bürosu, başvurunun kabulüne karar vermesi durumunda, diğer
ulusal yönetim bürolarından, iş hukuku, çalışma yönetimi ve işgücü
piyasası koşulları konusunda danışma talebinde bulunabilir.
113
Danış-
ma sürecinde, kendisinden talepte bulunulan ulusal yönetim bürosu,
yasa, yönetmelik ve yöntemleri, politika ve uygulamalarıyla ilgili ge-
110
Compa, The First NAFTA Labour Cases, s.159.
111
Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 251.
112
Ulusal Yönetim Bürolarının işleyişi hakkında; Sur, Globalleşme Bağlamında, s.
601; Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 251; Hepple, Labour Laws, s. 110.
113
Hepple, Labour Laws, s. 110; Breining-Kaufmann, s. 190; Compa, Labour Rights in
the FTAA, s. 251;
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri100
rekli açıklamaları içeren bilgi ve verileri temin etmekle yükümlüdür.
Danışma sürecine, diğer taraf ülkenin ulusal yönetim bürosunun da
katılması mümkündür. Ulusal yönetim büroları arasındaki danışma-
lar, değerlendirme ve tavsiyelerle sona erer.
114
Danışma yöntemi, bakanlıklar düzeyinde de uygulanabilir. Taraf
devletlerden herhangi birisinin hükümeti veya ulusal danışma büro-
su çalışma ilkeleriyle ilgili tüm konularda diğer bir taraf devletle ba-
kanlıklar düzeyinde yazılı danışma talebinde bulunabilir.
115
Üçüncü
taraf devletin sorunla ilgili menfaatinin bulunması halinde taraflara
ihbarda bulunmak koşuluyla danışmalara katılması mümkündür.
Danışmalarda bulunan taraflar, sorunun tam olarak irdelenmesi için
karşılıklı bilgi alışverişi de dâhil, çözüme yönelik her türlü girişimde
bulunacaklardır. Bakanlıklar düzeyindeki danışmalar değerlendirme-
ler ve bağlayıcı olmayan tavsiyelerle son bulur.
116
2) Değerlendirme
Bakanlıklar düzeyindeki danışma safhasında sorunun çözümlen-
memesi durumunda, danışma talebinde bulunan taraf, uzmanlardan
oluşan bir değerlendirme kurulunun kurulmasını talep edebilir. Uz-
manlardan oluşan Değerlendirme Kurulu (Evaluation Committee of
Experts-ECE) üç üyeden oluşur. Kurul Başkanı, Uluslararası Çalışma
Örgütü’ne danışılarak oluşturulan bir uzmanlar listesinden; diğer
üyeler ise taraflarca hazırlanan bir listeden seçilirler. Anlaşma’nın 24.
maddesi uyarınca, kurul üyeleri, çalışma ile ilgili sorunlarda deneyimi
ve uzmanlığı olan, tarafsız, bağımsız, güvenilir bir kişi olmalı, Konsey
tarafından konulan davranış kurallarına uymalıdır.
Kurul, Anlaşma’nın 23. maddesi uyarınca, taraf devletlerin iş sağ-
lığı ve güvenliği ve diğer teknik çalışma standartlarıyla ilgili uygula-
ma biçimlerini Anlaşma hükümleri ışığında incelemekle görevlidir.
Teknik çalışma standartları, Anlaşma’nın 49/1. maddesinde (d) ve (k)
alt başlıkları arasında sayma yoluyla belirtilen, zorla çalıştırmanın ya-
saklanması, çocuk ve genç işçilerin korunması, toplu pazarlık kapsamı
dışında olanlar da dâhil olmak üzere ücretlilerin, asgari ücret ve fazla
114
Breining-Kaufmann, s.190.
115
Hepple, Labour Laws, s.110
116
Breining-Kaufmann, s.190.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ101
çalışma gibi asgari istihdam standartları, ırk, din, yaş ve taraf devlet-
lerin iç hukukunda belirlenen diğer sebeplere dayalı ayrımcılığın orta-
dan kaldırılması, kadınlar ve erkekler için eşit ücret, iş kazası ve mes-
lek hastalıklarının önlenmesi, iş kazası ve meslek hastalığı tazminatları
ve göçmen işçilerin korunmasıyla ilgili çalışma standartlarıdır. İlk üç
sırada sayılan (a) Örgütlenme özgürlüğü ve sendika hakkı; (b) Toplu
pazarlık hakkı ve (c) Grev hakkı ile ilgili sorunlar, Kurulun görev ve
yetkisi dışındadır. “Uygulama biçimleri” deyimi, Anlaşma’nın yürürlü-
ğe girdiği tarihten itibaren taraf devletlerin, iş sağlığı ve güvenliği ve
teknik standartlar konusunda bir eylemlilik ya da eylemsizlik halini
ifade eder. Söz konusu olan bir defalık bir durum ya da olay değil,
sürekli ve yinelenen uygulamalardır.
Kurulun toplanması için, gündeme gelen sorunun, taraflar ara-
sındaki ticareti ilgilendirmesi ve taraf devletlerin iş yasalarının kap-
samında bulunması şarttır. (m.23/3) Kurul, incelemesi sırasında taraf
devletleri yazılı olarak beyanda bulunmaya davet edebilir; Sekreter-
likten, taraf ülkelerdeki ulusal yönetim bürolarından, konuyla ilgili
uzman kişi ve kuruluşlardan ve halktan bilgi temin edebilir. Kurul,
önce bir taslak değerlendirme raporu hazırlar. Bu raporda incelenen
sorunla ilgili karşılaştırmalı bir değerlendirme ve sonuca ve gerekirse
sorunla ilgili olarak taraflara yardımcı olabilecek pratik tavsiyelere yer
verilir. Tarafların taslak rapora karşı yazılı olarak görüşlerini bildirme-
lerinden sonra, altmış gün içinde nihai rapor hazırlanarak Konsey’e
sunulur. Taraflar nihai raporun yayımlanmasından sonra, raporda
belirtilen tavsiyelere karşı birbirlerine ve Sekreterliğe yazılı olarak ce-
vap verirler. Nihai rapor ve taraflarca verilen cevaplar Konsey’in bir
sonraki olağan toplantısına sunulur. Konsey, sorunu gözden geçirmek
üzere tutabilir.
Uzmanlardan oluşan Değerlendirme Kurulu tarafından, taraf
devletlerden birinde, iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliği ya da as-
gari ücret konusundaki teknik standartları uygulanması konusunda
Anlaşmanın 26. maddesi çerçevesinde verilen nihai raporun Konsey’e
sunulmasını takiben, taraf devletlerden her biri, bu devletin söz konu-
su standartları etkin bir biçimde uygulamadığı yolunda ısrarlı bir tutu-
munun olup olmadığı konusunda danışmalarda bulunulmasını talep
edebilir. Danışmalarda bulunan taraflar, karşılıklı olarak tatmin edici
bir çözüme varmak üzere her türlü girişimde bulunacaklardır.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri102
Sorunun danışmalarda bulunan taraflarca bir çözüme ulaştırıla-
maması halinde, Konsey uyuşmazlığın çözümü için bir özel oturum
düzenleyebilir. Anlaşma’nın 28. maddesi çerçevesinde, Konsey, uyuş-
mazlığa taraflarca tatmin edici bir çözüm bulunmasına yardımcı olmak
için gerekli görürse, teknik danışmanlar davet edilebilir; bir uzmanlar
kurulu ya da bir çalışma grubu oluşturulabilir; uyuşmazlık ve arabu-
luculuk yöntemlerine başvurabilir ve tavsiyelerde bulunabilir. Sorun
bu safhada da çözümlenememişse, Anlaşma’nın 29. maddesi uyarınca,
uyuşmazlığın taraflardan birinin talebi üzerine Hakem Kuruluna ha-
vale edilmesine karar verilir.
3) Hakem Kurulu
Taraf devletlerde, çocuk işçiliği iş sağlığı ve güvenliği, asgari çalış-
ma standartlarıyla ilgili teknik normların ihlâli konusunda üye devlet-
ler arasında ticareti ilgilendiren sürekli ve sistematik bir uygulamanın
olması halinde, ilgili devletin talebi üzerine Konsey’in verdiği karar-
la, konu Hakem Kurulu’na intikal eder. Hakem Kurulu’nun kararları
bağlayıcıdır.
117
Hakem Kurulu, Konsey tarafından hazırlanan listedeki hakemler
arasından uyuşmazlığa taraf devletlerin anlaşmasıyla belirlenen, biri
başkan beş üyeden oluşur. Hakemler, iş hukuku ve uygulamasında
veya uluslararası anlaşmalardan doğan uyuşmazlıkların çözümlen-
mesinde ya da diğer bilimsel, teknik ya da mesleki konularda uzman-
lığı ve deneyimi bulunan, tarafsız ve güvenilir kişilerdir.
Hakem Kurulu, uyuşmazlığı Anlaşma’nın 33. maddesi çerçevesin-
de ve Konsey tarafından belirlenen usul kuralları çerçevesinde inceler.
Kurul toplantısından önce en az bir duruşma yapar; taraflara yazılı
açıklamalarını ve delillerini ibraz etme olanağı verir. Uyuşmazlığın
tarafları dışındaki üçüncü taraf, taraflara ve Sekreterliğe yazılı olarak
ihbarda bulunmak kaydıyla müdahil olabilir. Hakem Kurulu, taraflar-
dan birinin istemi üzerine ya da resen herhangi bir kişi ya da kuru-
luştan bilgi ve teknik görüş alma talebinde bulunabilir. Anlaşmanın
35. maddesi uyarınca Hakem Kurulu, uyuşmazlığa konu olan olayda,
taraf devletlerde iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliği ve işin düzenlen-
117
Breining-Kaufmann, s. 190.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ103
mesiyle ilgili teknik normlar konusunda ticaretle ilişkili olarak sürege-
len, yaygın ve sistematik bir uygulama olup olmadığını incelemek ve
ilk raporunda bulgularını, belirlemelerini ve tavsiyelerini belirtmekle
görevlidir. Hakemler ayrı görüşte olabilirler; bu sebeple kararlarda oy-
birliği aranmamaktadır.
İlk raporun sunulmasından sonra, tarafların yazılı olarak yorumla-
rını belirtirler. Hakem Kurulu tarafların talebiyle ya da resen taraflardan
görüşlerini talep edebilir; raporunu gözden geçirebilir ya da incelemeyi
derinleştirebilir. Kurul, bu aşamadan sonra nihai raporunu hazırlar ve
taraflara sunar. Rapor, taraflarca Konseye havale edilir. Hakem Kurulu
nihai raporunda, şikâyet olunan taraf devletin iş sağlığı ve güvenliği,
çocuk işçiliği ve asgari ücretle ilgili teknik standartları etkili bir biçimde
uygulamama yolunda ısrarlı bir tutum içerisinde olduğunu belirlemiş-
se; uyuşmazlığın çözümüne ilişkin tavsiyelerini içeren ve ihlâlin telafi
edilmesi için tatmin edici bir eylem plânı hazırlar. Uyuşmazlığın taraf-
ları, Anlaşma’nın 38. maddesi uyarınca, kurulun tespitleri ve tavsiyele-
riyle uyumlu olarak, bu eylem planı üzerinde anlaşma yoluna gidebilir-
ler. Uyuşmazlığın taraflarının anlaşmaya varamamaları halinde Hakem
Kurulu’nun yeniden toplanmasını talep edebilirler. Hakem Kurulu ye-
niden toplandığında, bir eylem planı oluşturarak taraflara verir. Eğer
şikâyet olunan devlet, bu planı uygulayamaz ya da uygulamayı red-
dederse, Kurul tarafından bir tazminatın belirlenmesi yoluna gidilir.
118
NAALC, uluslararası düzeyde bir icra mekanizması oluşturma-
maktadır. Taraf devletlerde çalışma ilkeleriyle ilgili konularda bireysel
ve toplu iş hukuku uyuşmazlıklarının çözümlenmesi, ulusal mevzuata
ve uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına bırakılmıştır.
119
NAALC’nin
amacı, çalışanların bireysel şikâyetlerine konu olan sorunlara değil sis-
temle ilgili sorunlara ulaşmaktır. Anlaşma, örgütlenme, toplu pazarlık,
iş sağlığı güvenliği, göçmen işçilerin korunması, asgari çalışma stan-
dartları, kadına karşı ayrımcılık, iş kazası tazminatı gibi her ülkenin
ulusal iş hukuku sistemi içerisinde saklı kalan ve herhangi bir şekilde
uluslararası incelemeye ve hesap verme zorunluluğuna tâbi olmayan
konuların uluslararası düzeyde incelenmesine imkân tanımıştır.
120
118
Hepple, Labour Laws, s. 111; Sur, Globalleşme Bağlamında, s. 603; Sur, Sosyal
Standartların, s. 771.
119
Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 252.
120
Compa, NAFTA’s Labor Side, s. 454.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri104
4) Yaptırımlar
NAALC’de taraf devletlerde çocuk işçiliği ve asgari çalışma stan-
dartları ve iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili iş hukuku kurallarının etkili
olarak uygulanmaması hallerinde tazminat ve ticari nitelikte birtakım
yaptırımların uygulanması öngörülmektedir.
121
Tazminat, Ek:39’daki düzenleme çerçevesinde, uyuşmazlığın ta-
rafları arasında gerçekleşen ve mevcut verilere göre belirlenen toplam
mal ve hizmet ticaretinin azami binde yedisi tutarında bir paranın
ödenmesidir. Tazminatın belirlenmesinde, eylemin kapsam ve süre-
si, kaynak kısıtları dikkate alınarak makul ölçülerde beklenebilecek
uygulama düzeyi, eylem planını yerine getirmemişse bunun sebeple-
ri ve nihai raporun verilmesinden sonra gösterdiği çabalar ve benzer
etmenler göz önünde tutulacaktır. Ödemenin yaptırıma tâbi tutulan
devletin para birimiyle ve Konsey tarafından açılan bir fon hesabına
yapılması ve o ülkede iş hukukuna uygun uygulamaların geliştirilme-
si için harcanması öngörülmüştür. (Ek:39.m.3) Tazminatın ödenme-
mesi halinde, şikâyetçi taraflar, tazminat miktarını aşmamak kaydıyla,
şikâyet olunan devlete NAFTA çerçevesinde sağlanan avantajları bir
yıl süreyle askıya alabilirler. Şikâyet olunan devlet, eylem planını tam
olarak uygulamaması durumunda da aynı yaptırıma tâbi tutulacaktır.
(Ek:41, m.2)
NAFTA çerçevesinde sağlanan avantajların askıya alınması,
şikâyet olunan devlet menşeli mallara uygulanan vergi oranlarının
yükseltilmesi biçiminde gerçekleştirilebilir. Söz konusu yaptırımın,
uyuşmazlığa konu iş sağlığı ve güvenliği, çocuk işçiliği ya da asgari
ücretle ilgili teknik çalışma standartlarıyla ilgili sektörlere, bu müm-
kün değilse diğer sektörlere uygulanması esastır. (Ek:41/B.2) Denetim
ve yaptırım sisteminin taraf devletlerce kabul edilebilecek şekilde dü-
zenlenmiş olması, zafiyet olarak değil, sistemi etkili kılması muhtemel
bir özellik olarak değerlendirilmektedir.
122
121
Bronstein, s.102; Compa, Trade Liberalization and Labour Law, s.8; Breining- Ka-
ufmann, s. 190; Sur, Sosyal Standartların, s. 771; Hepple, Labour Laws, s. 113.
122
Sur, Sosyal Standartların, s. 772.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ105
IV) GÜNEY AMERİKA ORTAK PAZARI (MERCOSUR) KURUCU
ANDLAŞMASI / MERCOSUR ÇALIŞMA ve SOSYAL
BİLDİRİSİ
Güney Amerika Ortak Pazarı (Mercado Comun del Sur/ MER-
COSUR) Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay arasında imzalanan
Asuncion Andlaşması (1991) ile kurulmuştur.
123
Bu girişimin amacı,
bölgede bir gümrük birliğinin oluşturulması ve ekonomik politikala-
rın uyumlu hale getirilmesidir.
124
MERCOSUR Ouro Preto Protokolü
ile (1994) ile ortak pazar niteliğinde bir ekonomik birleşmeye dönüş-
müş, malların ve insanların serbest dolaşımı ile dövize getirilen kısıt-
lamalar kaldırılmıştır.
125
MERCOSUR’un kurumsal yapısı, Ouro Preto
Protokolü ile tamamlanmış ve çalışma alanında görevli iki organ oluş-
turmuştur. Bunlar, 10. Çalışma Grubu ve Ekonomik ve Sosyal Danış-
ma Kuruludur. 10. Alt Çalışma Grubu, MERCOSUR üyesi ülkelerin
çalışma bakanlıkları tarafından görevlendirilen işçi, işveren ve hükü-
met temsilcileri ile dört üye ülkedeki her sektörden birer temsilciden
oluşur. Ekonomik ve Sosyal Danışma Forumu işçi sendikaları, işveren-
ler ve bölgesel ekonomik bütünleşme ile ilgili sivil toplum örgütlerinin
katılımıyla oluşmuştur. Hükümetler, bu üçlü yapının dışındadır. Üye
ülkelerde, bu yapıya koşut olarak, sivil toplum kuruluşlarının ve Ulus-
lararası Çalışma Örgütü gibi uluslararası örgütlerin katıldığı komiteler
oluşturulmuştur.
126
10. Alt Çalışma Grubu’nun kurulmasında, kuru-
cu andlaşmada ekonomik ve ticari konulara ağırlık verildiği yolunda
paydaşlardan ve özellikle işçi sendikalarından gelen tepkiler etkili ol-
muştur.
127
İşçi sendikalarının baskısıyla bir sosyal şartın hazırlanması
gündeme gelmiş ise de, hükümetlerin ve işverenlerin muhalefeti nede-
123
“MERCOSUR’un kurucu üyelerine 2006’da Venezuela katılmıştır. Ortak üyeler,
Bolivya, Şili, Kolombiya, Ekvator ve Peru’dur. Meksika gözlemci üyedir.” Karluk,
s.566; Andlaşmanın İngilizce metni: http:// actrav.itcilo.org/actrav-english/te-
learn/global/ilo/blokit/mercoa.htm. Southern Common Market (MERCOSUR)
Agreement (The Treaty of Asuncin). Rotman Edgardo, “A Guide to MERCO-
SUR”, Legal Research: Sources and Documents, www.nyulawglobal.org/Globa-
lex/Mercosur.html.
124
Güran-Aktürk, s.347.
125
Karluk, s. 566.
126
Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 253.
127
Motta Veiga Pedro da - F.Lengyel Miguel, “International Trends on Labour Stan-
dards; Where does Mercosur Fit in?”, 2003, Facultad Lationoamericana de Ciencas
Sociales, IDRC, http://idl-bnc.idrc.ca/dspace/handle/10625/27827, s. 13-14.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri106
niyle gerçekleşmemiştir. 10. Alt Çalışma Grubu, üye devletlerin iş ya-
salarının uyumlu hale getirilmesini ve bu çerçevede aralarında temel
sözleşmelerinde bulunduğu otuzdört uluslararası çalışma sözleşmesi-
nin üye devletlerce onaylanmasını önermiştir.
128
MERCOSUR Çalışma ve Sosyal Bildirisi (Declaracion Sociolabo-
ral) kurucu üyeler Arjantin, Brezilya, Uruguay ve Paraguay tarafın-
dan, Kurucu Andlaşma’nın eki olarak imzalanmıştır(1998).
129
Bildiri,
bölgesel serbest ticaret anlaşmalarında, çalışma ile ilgili temel haklar
ve ilkeleri genel olarak kabul gören kurallar halinde getirme yolunda-
ki bir siyasi iradeye dayalıdır, Ancak bu stratejinin etkili olduğuna iliş-
kin bir kanıt bulunmamaktadır.
130
Âkit taraflar, ekonomik bütünleşme
sürecinin sosyal politika boyutunun pekiştirilmesini ve sosyal alanda
sürekli işleyişinin sağlanmasını taahhüt etmişlerdir.
131
Bildirinin ka-
bul edilmesinde amaç, üye ülkelerde UÇÖ’nün temel sözleşmelerinin
onaylanmasının sağlanması ve bu şekilde çatışan iş hukuku mevzuat-
larının uyumlu hale getirilmesidir.
132
Ortak pazarı paylaşan ülkelerin,
rakiplerinin iş hukuku mevzuatından daha avantajlı bir mevzuata sa-
hip olmaması ve bunun sonucunda mukayeseli üstünlük elde etme-
mesi, iş hukuku kurallarının uyumlu hale getirilmesiyle sağlanmak-
tadır.
133
MERCOSUR Sosyal Çalışma Bildirisi’ne taraf devletler, temel
uluslararası çalışma sözleşmelerini onaylamak ve uygulamak suretiy-
le, bütünleşme sürecinin sosyal boyutu üzerinde kaydedilen ilerlemeyi
pekiştirmeyi ve sosyal alanda gelecek için sürekli ilerlemenin temelle-
rini atmayı taahhüt etmişlerdir.
134
Bildiri’nin başlangıcında, tarafların
Temel Haklarla ilgili İlkeler UÇÖ Bildirgesi’ni destekledikleri,
135
Ulus-
128
Motta Veiga - F.Lengyel, s.16.
129
http://www.mercosur.int?msweb/Documentos/Publicados/Declaraciones%20
Conjuntas/003671668_CMC_10-12-1998_DECL-DPR_S-N_IN_SocioLaboral.Pdf
(23.01.2011)
130
Bronstein, s.108.
131
Doumbia Henry-Gravel, s. 191;
132
Motta Veiga - F.Lengyel, s. 17,
133
Bronstein, s. 93.
134
Doumbia Henry-Gravel, s. 191.
135
Çalışmaya İlişkin Temel Haklarla İlgili UÇÖ İlkeleri Bildirgesi ve İzlenmesi 18
Haziran 1998 tarihinde Cenevre’de toplanan 86. Uluslararası Çalışma Konferansı
tarafından kabul edilmiştir. ÜÇÖ üyeleri, Uluslararası Çalışma Örgütü Statüsün-
de ve Filadelfiya Bildirgesinde belirtilen ilke ve hakları, örgüte serbestçe katıl-
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ107
lararası Çalışma Örgütü üyesi olarak temel uluslararası çalışma sözleş-
melerini
136
onayladıkları, sağlıklı çalışma koşullarının, kaliteli işlerin,
sosyal diyaloğun ve çalışanların refahının sağlanmasına yönelik tüm
tavsiye kararlarını benimsedikleri beyan edilmektedir. Taraflar, İnsan
Hakları Evrensel Bildirisi, Uluslararası Kişisel ve Siyasal Haklar Söz-
leşmesi, Uluslararası Ekonomik, Sosyal, Kültürel Haklar Sözleşmesi
ile insan haklarıyla ilgili diğer uluslararası andlaşma, sözleşme, bildiri
ve protokolleri kabul ettiklerini ifade etmekte, demokrasi ve hukukun
üstünlüğü ilkesine bağlı kalmayı; kişisel ve siyasal haklara saygı gös-
termeyi taahhüt etmektedirler.
A) İlkeler
(i) Ayrımcılığın kaldırılması
Tüm işçiler, yürürlükteki hukuk kurallarına uygun olarak, ırk, ulu-
sal köken, renk, cinsiyet, cinsel yönelim, yaş, inanç, siyasi görüş, sen-
dika, ideoloji, ekonomik ve ailevi durum ve sosyal koşullar sebebiyle
ayırım ya da dışlanmaya maruz kalmaksızın, eşit haklara sahip olma,
eşit davranma ve fırsat eşitliği bakımından güvence altındadır. Taraf
makla kabul etmişler; örgütün genel hedeflerine ulaşmak için kaynakları imkân
verdiği ölçüde ve özel koşullarına uygun biçimde çalışma yükümlülüğünü üst-
lenmişlerdir. (m.1/a) Bu ilke ve haklar, örgüt içinde ve dışında temel kabul edi-
len uluslararası çalışma sözleşmelerinde, belirli hak ve yükümlülükler biçimin-
de ifade edilmekte ve geliştirilmektedir. (m.1/b) UÇÖ üyesi ülkeler, söz konusu
sözleşmeleri onaylamamış olsalar dahi, örgütün üyesi olmakla, bu sözleşmelerle
düzenlenen ve bu bildirgede sayılan temel haklara ilişkin ilkelere, iyi niyetle ve
UÇÖ Statüsünün gereği olarak saygı göstermek, bu ilkeleri geliştirmek ve gerçek-
leştirmekle yükümlüdürler. (m.2) Bildirgede sayma yoluyla belirtilen temel hak-
lara ilişkin ilkeler, sendika özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının etkin biçimde
tanınması (m.2/a); zorla ya da zorunlu çalıştırmanın tüm biçimlerinin ortadan
kaldırılması(m.2/b); çocuk işçiliğine etkin biçimde son verilmesi (m.2/c); ve istih-
damda ve meslekte ayrımcılığın ortadan kaldırılmasıdır. (m.2/d)
136
Uluslararası Çalışma Örgütü Yönetim Kurulunun 1995 yılında aldığı bir kararla,
Sendika Özgürlüğü ve Örgütlenme Hakkının Korunmasına İlişkin 87 Sayılı Söz-
leşme (1948), Örgütlenme ve Toplu Pazarlık İlkelerinin Uygulanması Hakkında 98
Sayılı Sözleşme (1949), Zorla veya Zorunlu Çalıştırma Hakkında 29 Sayılı Sözleş-
me (1930), Zorla Çalıştırmanın Yasaklanması Hakkında 105 Sayılı Sözleşme(1957),
Kadın ve Erkek İşçiler Arasında Eşit Değerde İş İçin Ücret Eşitliği Hakkında 100
Sayılı Sözleşme (1951), 111 Sayılı Ayırım (İş ve Meslek) Sözleşmesi (1958) ve As-
gari Çalıştırma Yaşı Hakkında 138 Sayılı Sözleşme (1973) temel sözleşme olarak
kabul edilmiştir. Uluslararası Çalışma Konferansı tarafından 1999 yılında kabul
edilen Kötü Şartlarda Çocuk İşçiliğinin Kaldırılmasına ilişkin 182 Sayılı Sözleşme-
nin de ilavesiyle, temel sözleşmelerin sayısı sekize yükselmiştir.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri108
devletler, eşit davranma ilkesinin güvence altına alınmasını, özellikle
işgücü piyasasında dezavantajlı gruplara yönelik ayrımcılığın kaldırıl-
ması için gerekli önlemlerin alınmasını taahhüt ederler. (m.1)
(ii) Eşitliğin geliştirilmesi
Özel ihtiyaçları olan kişilere değer verilmesi, işgücü piyasasıyla
ve toplumla bütünleşmeleri için ayrımcı muameleye maruz bırakılma-
ması sağlanacaktır. Bu durumdaki kişilerin üretime katılma fırsatına
sahip olmaları için, öğretim, eğitim, mesleki yönlendirme, çalışma
ortamına uyum sağlama, mal ve hizmetlere erişme konusunda etkili
önlemler alınacaktır(m.2). Ulusal düzeyde, iş hukuku mevzuat ve uy-
gulamalarında kadınlar ve erkekler için eşit davranma ve fırsat eşitliği
ilkesi güvence altına alınacaktır(m.3).
(iii) Göçmen işçiler ve yurt dışında çalışan işçiler
Göçmen işçiler, bulundukları ülkede, uyrukluğu dikkate alınmak-
sızın vatandaşlarla aynı çalışma koşullarında, aynı haklardan yararla-
nacaklardır. Anlaşma’ya taraf devletler emeğin bölge sınırları içerisin-
de dolaşımıyla ilgili ortak standartlar ve yöntemler oluşturulmasını,
istihdam, çalışma ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için gerekli ön-
lemlerin alınmasını yüklenirler. (m.4)
(iv) Zorla ve zorunlu çalıştırmanın kaldırılması
Herkes, ulusal mevzuat çerçevesinde, işini serbestçe seçme, bir iş
ya da meslek sahibi olma hakkına sahiptir. Taraf devletler, bir kimse-
nin ceza tehdidi altında, isteği olmadan, zorla gördürülen iş ve hizmet-
leri ortadan kaldırmayı, ayrıca zorla ya da zorunlu çalıştırmaya izin
verilmemesi ya da müsamaha gösterilmemesi için gerekli önlemleri
almayı yüklenirler. Siyasi bir zorlama veya eğitim tedbiri olarak ya da
bir kimsenin bir siyasi düşünceye sahip olan, bu düşüncesini beyan
eden ya da siyasal, sosyal ve ekonomik düzene muhalif görüşlerini
açıklayan bir kimseye ceza olarak, emeği ekonomik kalkınma ama-
cıyla kullanma yöntemi olarak, bir iş disiplini ya da greve katılmanın
cezası olarak ve ırk, din, sosyal ve ulusal kökene dayalı ayrım vasıtası
olarak, zorla ve zorunlu çalıştırma men edilecektir. (m.5)
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ109
(v) Çocukların ve gençlerin çalıştırılması
İşe kabulde asgari yaş, zorunlu öğretimin tamamlandığı yaşın al-
tında olmamak üzere, ulusal mevzuatla belirlenecektir. Taraf devlet-
ler, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ve işe kabulde asgari yaşın
aşamalı olarak yükseltilmesi konusundaki politikaları benimseyecek-
lerdir. Çocuklar, istihdamda asgari yaşın tespiti ve özellikle fiziksel,
zihinsel ve manevi olarak gelişmelerini sağlayacak önlemlerin alınma-
sında özel bir korumadan yararlanacaklardır. Çocuklar, fiziksel, zihin-
sel ve manevi gelişimlerini etkileyebilecek işlerde ve sağlığa ve ahlâka
aykırı, tehlikeli ortamlarda çalıştırılmayacaklardır. Bu tür işlerde asga-
ri çalışma yaşı onsekiz yaşın altında olmayacaktır. Çalışma süresi ulu-
sal mevzuatla sınırlandırılacak, fazla çalışma ve gece çalışması yoluyla
arttırılamayacaktır.(m.6)
(vi) İşverenlerin hakları
İşverenler, ulusal mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde örgütlen-
me hakkına ve işletmelerini ekonomik ve teknik olarak yönetim hak-
kına sahiptirler. (m.7)
(vii) Örgütlenme ve sendika özgürlüğü
Tüm işçi ve işverenler, ulusal mevzuat çerçevesinde, kendi örgüt-
lerini serbestçe seçme ve bunlara katılma hakkına sahiptirler. Taraf
devletler, örgütlenme özgürlüğünün örgütlerin yönetimine herhangi
bir müdahale olmaksızın yasal olarak tanınmasını ve işçi ve işveren
sendikalarının üyelerinin çıkarlarını temsil etme ve savunma hakları-
nın meşruiyetinin tanınmasını taahhüt etmişlerdir.(m.8)
İşçiler, işe girmede sendikal nedenlerle ayrımcılığa karşı yeterli bir
korumadan yararlanacaklardır. Bir işe girmenin veya bir işi muhafaza
etmenin, bir sendikaya üye olmaya, üye kalmaya ya da üyelikten ayrıl-
maya bağlı tutulmaması, işçilerin sendika üyeliğine veya sendikal faa-
liyetlere katılmaları sebebiyle ayrımcı muameleye tabi tutulmalarının
ya da işten çıkarılmalarının önlenmesi; sendika hakkı ulusal mevzuat
ve toplu iş sözleşmeleriyle güvence altına alınmalıdır. (m.9)
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri110
(viii) Toplu pazarlık, grev, uyuşmazlıkların çözümlenmesi
İşçi temsilcileri ve işçi sendikalarıyla, işverenler ve işveren kuru-
luşları, ulusal mevzuat ve uygulamalar çerçevesinde çalışma koşulla-
rının düzenlenmesi amacıyla toplu görüşme ve toplu sözleşme hakkı-
na sahiptirler. (m.10)
İşçilere ve sendikalarına grev hakkı tanınmalı, grev hakkının dü-
zenlenmesine ya da iş uyuşmazlıklarının önlenmesine ya da çözüm-
lenmesine ilişkin yöntemler, bu hakkın amacına uygun olarak kulla-
nılmasını engellememelidir. (m.11) Taraf devletler, bireysel ve toplu
iş uyuşmazlıkların önlenmesine ilişkin düzenlemelerin yapılmasını ve
objektif yöntemlerin kullanılmasını teşvik etmeyi ve geliştirmeyi yük-
lenirler. (m.12)
(ix) Sosyal diyalog
Taraf devletler, bölgede sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın
ve sosyal adaletin sağlanmasına elverişli koşulların sosyal mutabakat-
la oluşturulması ve yaşam koşullarının iyileştirilmesi için, hükümetler
ile işçi ve işverenler arasında etkin danışma mekanizmaları kurmak
suretiyle, ulusal ve bölgesel düzeyde sosyal diyaloğu teşvik edecek-
lerdir. (m.13)
(x) İstihdamın arttırılması, işsizlerin korunması
Sosyal ve bölgesel eşitsizliklerin giderilmesi ve yaşam standartla-
rının yükseltilmesi için taraf devletlerce ekonomik büyümenin teşvik
edilmesi, bölgesel ve iç piyasaların genişletilmesi, istihdam yaratılma-
sına ve arttırılmasına yönelik etkin politikaların geliştirilmesi taahhüt
edilmiştir. (m.14) Taraf devletler bu çerçevede, ulusal mevzuat ve
koşullar dâhilinde, işsizliğe karşı koruyucu mekanizmaları kurmak,
sürdürmek ve geliştirmek, istekleri dışında işsizlikten etkilenenlerin
haklarını güvence altına almak, aynı zamanda işe yerleştirmelerini ko-
laylaştırmak üzere eğitim programlarına erişmelerini sağlamakla yü-
kümlüdürler. (m.15)
(xi) İnsan kaynaklarının eğitimi ve geliştirilmesi
İşçiler mesleki eğitim ve rehberlik alma ve vasıflarını geliştirme
haklarına sahiptirler. Taraf devletler, işçilerin üretime katılmak için
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ111
gerekli vasıflara sahip olmalarını mümkün kılmak, teknolojideki ge-
lişmeleri dikkate alarak bilgilerini arttırmak için gönüllü kuruluşlarla
birlikte, sürekli mesleki eğitim ve rehberlik programlarını oluşturacak-
lardır. Taraf devletler ayrıca, mesleki eğitim ve rehberlik hizmetlerinin
eşgüdümünü sağlamak için gerekli önlemlerin alınmasını, istihdamı
koruyucu kamu hizmetlerinin yanı sıra işçilerin işgücü piyasasıyla bü-
tünleşmeleri için gerekli koşulların hazırlanmasını, ulusal ve bölgesel
düzeyde, işçilere işgücü piyasalarına ilişkin bilgilerin ve serbest dola-
şımın sağlanmasını taahhüt ederler. (m.16)
(xii) İş sağlığı ve güvenliği
Tüm işçiler, fiziksel ve ruhsal sağlıklarını koruyucu, mesleki ge-
lişimlerini ve iş görmelerini teşvik edici, sağlıklı ve güvenli bir çalış-
ma ortamında çalışma hakkına sahiptirler. Taraf devletler, iş kazası ve
meslek hastalıklarının önlenmesi ve çalışma ortamındaki koşulların
iyileştirilmesi için, işçi ve işveren sendikalarıyla işbirliği halinde, işçi-
lerin sağlık ve güvenliklerine ilişkin politika ve programları oluştur-
mayı, uygulamayı ve güncelleştirmeyi yüklenirler. (m.17)
(xiii) Çalışma ortamının denetlenmesi
Tüm işçiler, çalışma ortamı ve koşulları bakımından uygun bir ko-
rumadan yararlanırlar. Taraf devletler, çalışma ortamının, iş sağlığı ve
güvenliği standartlarına uygun olup olmadığının denetlenmesi için, iş
teftiş hizmetlerinin kurulmasını ve sürdürülmesini yüklenirler.(m.18)
(xiv) Sosyal güvenlik
Tüm işçiler, ulusal mevzuatla belirlenen hüküm ve koşullarda
sosyal güvenlikten yararlanırlar. Taraf devletler, ülkelerindeki yer-
leşiklerin, hastalık, yaşlılık, malullük ve ölüm risklerine karşı sosyal
güvenliğini sağlamayı; hak sahiplerinin ulusal kökenleri nedeniyle
ayrımcılığa maruz kalma ihtimalinin ortadan kaldırılmasına yönelik
politikalar oluşturmayı yüklenirler. (m.19)
B) Uygulamanın İzlenmesi
Bildirinin uygulanması ve izlenmesiyle, üye ülkelerdeki işçi, işve-
ren ve hükümet temsilcilerinden üçlü yapıda oluşturulan MERCOSUR
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri112
Sosyal Çalışma Komisyonu görevlidir. Bildiri, taraf devletler bakımın-
dan oldukça kapsamlı taahhütleri içermesine karşın, yaptırım gücü
bulunmamaktadır. Taraf devletlerin ulusal hukukunun üstünlüğünün
kabul edilmiş olmasının bir sonucu olarak, uluslarüstü bir uyuşmazlık
çözüm mekanizması da öngörülmemiştir.
137
Bildiri’nin bağlayıcı güç-
ten yoksun olmasının sebebi ortak standartların oluşturulmaması ve
ticari yaptırımların öngörülmemiş olmasıdır.
138
Sosyal Çalışma Komisyonu, üye devletlerce Bildirideki taahhütle-
ri konusunda verilen raporları incelemek, Bildiriye uygun uygulama
plan ve programları hazırlamak, uygulamadaki güçlüklere ve hatalara
ilişkin görüşleri izlemek ve kayıtları oluşturmakla görevlidir. Bildiride
yer verilen çalışma ilkelerinin ulusal düzeyde uygulanmasını izlemek,
iş teftiş kurumlarının görevidir. İş teftiş kurumları bu görevi, işçi ve
işveren sendikalarının katılımıyla yerine getirirler. Üye devletlerce su-
nulan raporlar, çalışma bakanlıkları tarafından en fazla temsil gücüne
sahip işçi ve işveren sendikalarıyla danışmalarda bulunmak suretiyle
yıllık olarak hazırlanır ve Bildiri’de yer verilen ilkelerin uygulanması
konusunda ulusal mevzuatta yapılan değişikliklerin ve uygulamadaki
güçlüklerin bir özetini içerir. Bildiri’nin 21. maddesinde Komisyon’un
yılda en az bir kez toplanarak raporları incelemesi, bu raporlara daya-
narak Ortak Pazar Grubu’na sunulmak üzere geniş kapsamlı bir rapor
hazırlaması öngörülmüştür.
139
V) DOMİNİK CUMHURİYETİ –ORTA AMERİKA SERBEST
TİCARET ANLAŞMASI (CAFTA-DR)
Dominik Cumhuriyeti- Orta Amerika Serbest Ticaret Anlaşması (Do-
minican Republic-Central America Free Trade Agreement CAFTA-DR)
ABD ve Dominik Cumhuriyeti ile Kosta Rika, El Salvador, Guatemala,
Honduras ve Nikaragua tarafından 5 Ağustos 2004 tarihinde bağıtlanan
bir serbest ticaret anlaşmasıdır. CAFTA-DR, ABD ile bir grup gelişmekte
137
European Commission, The Use, Scope and Effectiveness of Labour and Social
Provisions and Sustainable Development Aspects in Bilateral and Regional Free
Trade Agreements, Final Report. Contract VC/2007/0638, 2008, http://ec.europa.
eu/social/BlobServlet?docId=2112, s.51.
138
Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 255.
139
Compa, Labour Rights in the FTAA, s. 255.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ113
olan ekonomi arasında yapılan ilk serbest ticaret anlaşması olma niteliği-
ni taşır. Anlaşma ile tarifelerin kaldırılması, pazarların açılması hizmet-
ler önündeki engellerin azaltılması ve bölgesel bir bütünleşmeye yönelik
olarak ticaret ve yatırımların kolaylaştırılması öngörülmektedir.
140
A) Sosyal Hükümler
Anlaşmanın sosyal hükümleri, “Çalışma” başlığı altında 16.
Bölüm’de yer almaktadır. Bu bölümde ticaretle ilişkili işçi hakları ko-
nusunda geniş kapsamlı taahhütlere yer verilmektedir.
Taraflar, Uluslararası Çalışma Örgütü üyesi olarak üstlendikleri
yükümlülükleri ve Temel Haklarla İlgili İlkeler Bildirgesi çerçevesin-
deki taahhütlerini teyit etmektedirler.
141
Taraf devletler yasalarında
Temel Haklarla İlgili İlkeler Bildirgesinde belirtilen temel haklarla ilgi-
li ilkelerin tanınmasını ve korunmasını sağlamayı yüklenirler. Bunlar,
sendika özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının etkin biçimde tanınma-
sı, zorla ya da zorunlu çalıştırmanın tüm biçimlerinin ortadan kaldı-
rılması, çocuk işçiliğine etkin biçimde son verilmesi ve istihdamda ve
meslekte ayrımcılığın ortadan kaldırılmasına ilişkin temel ilkelerdir.
142
Taraflar, kendi iş yasalarının etkili olarak ve ticareti etkilemeye-
cek şekilde uygulanmasını sağlamaya çalışmayı yüklenmişlerdir. “İş
yasaları” terimi, taraf devletlerde yasama ve kural koyma yetkisine
sahip organlar tarafından konulan ve çalışanların uluslararası belge-
lerle kabul edilen haklarıyla doğrudan ilişkili hukuk kurallarını ifade
etmektedir(m.16). Bunlar, (a) Örgütlenme hakkı; (b) Sendika ve toplu
pazarlık hakkı; (c) Her ne şekilde olursa olsun zorla ya da zorunlu ça-
lıştırmanın yasaklanması; (d) Çocukların çalıştırılmasında asgari yaş
ve en kötü koşullarda çocuk işçiliğinin yasaklanması ve ortadan kal-
dırılması, (e) Asgari ücret, çalışma süreleri ve iş sağlığı ve güvenliği
bakımından uygun çalışma koşullarıyla ilgili düzenlemelerdir.
143
İş ve
meslekte ayrımcılığın kaldırılması ve kadın erkek eşitliği Anlaşmanın
Ek: 16/5. maddesi çerçevesinde oluşturulan Çalışma İşbirliği ve Ka-
140
Anlaşmanın İngilizce metni için Office of the United States Trade Representative,
www.ustr.gov/trade-agreements/free-trade-agreements/cafta-dr-dominican-
republic-central-america-fta
141
Bkz. Yukarıda 135. dipnot.
142
Bkz.Yukarıda 136.dipnot.
143
Doumbia-Henry - Gravel, s. 195.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri114
pasite Oluşturma Mekanizması’nın temel öncelikleri arasında olduğu
ifade edilmekle birlikte, bu ilkeler yukarıda sayma yoluyla belirtilen
temel haklarla ilgili ilkeler arasında sayılmamaktadır.
144
Taraflar, iş ya-
salarını ticareti etkilemeyecek şekilde uygulamakla yükümlüdürler. İş
hukuku uygulamasında ticareti etkilemeye yönelik sürekli veya yine-
lenen eylemlerde bulunmak veya eylemsizlik halinde olmak, anlaşma
hükmünün ihlâli sayılacaktır. Taraflar, iş hukuku mevzuatının düzen-
lenmesinde ve uygulamasında ticareti veya yatırımları teşvik etmek
amacıyla Anlaşmada sayma yoluyla belirtilmiş olan temel haklarla
ilgili ilkelerin herhangi birinden feragat etmeyecekler, bunlarla bağ-
daşmayan başka türlü herhangi bir kısıtlama öngöremeyecekler ve bu
yolda bir teklifte bulunamayacaklardır.
Taraf devletlerin bir diğer önemli yükümlülüğü usul hukukuna
ilişkin güvenceler konusundadır. Taraflar, iş hukukundan doğan uyuş-
mazlıklarla görevli ve yetkili yargı yerlerinin kurulmasını, yargılama-
nın açık, adil ve tarafsız bir şekilde yapılmasını güvence altına almakla
yükümlüdürler. Yargılama yöntemlerinin usul hukuku hükümlerine
uygun olması gerekir. Yargılama aleni yapılmalı, davacı ve davalının
dinlenmesine ve delillerini sunmalarına imkân verilmelidir. Yargılama
yöntemleri, ölçüsüz yargılama giderlerini gerektirmemeli, zaman kısıt-
lamalarını öngörmemeli, yersiz gecikmelere yol açmamalıdır. Yargıla-
ma sonucunda verilen karar yazılı ve gerekçeli olarak ve gecikmeksizin
taraflara duyurulmalı, kararın düzeltilmesi istemiyle tarafsız ve bağım-
sız temyiz mercilerine başvurulması sağlanmalıdır. Taraf devletler ayrı-
ca, iş yasalarının uygulanması için para ve hapis cezası ve işyeri kapat-
ma da dâhil olmak üzere uygun yaptırım türlerini düzenleyeceklerdir.
Anlaşma’ya taraf ülkelerde, çalışma bakanlıklarınca görevlendiri-
len kamu görevlilerinden oluşan birer “Çalışma Konseyi” kurulmakta-
dır. Çalışma konseyleri, Anlaşma’nın sosyal hükümlerinin uygulan-
masını ve işbirliği mekanizmalarının faaliyetlerini izlemek ve gözden
geçirmekle görevlidir. Konsey kararları kural olarak ilân edilmelidir.
Taraf devletlerin çalışma bakanlıklarında, anlaşma hükümlerinin uy-
gulanmasıyla ilgili olarak taraflara ve halka hizmet vermek üzere “Bağ-
lantı Noktası” adı verilen birer birim kurulmaktadır. Bağlantı noktaları,
Anlaşma’nın sosyal hükümlerine ilişkin sorunlarla ilgili başvuruları
144
Doumbia-Henry - Gravel, s. 196.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ115
almak ve diğer tarafları ve kamuyu bilgilendirmekle görevlidir. Taraf
devletlerde, sosyal hükümlerin uygulanmasıyla ilgili görüş ve öneri
alışverişinde bulunmak üzere, halkın ve işçi ve işveren kuruluşlarının
temsilcilerinin katılımıyla oluşan “Danışma Kurulları”nın kurulması
öngörülmüştür.
Anlaşmada ayrıca, Temel Haklarla ilgili UÇÖ İlkeleri Bildirgesi
ve En Kötü Şartlardaki Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına iliş-
kin 182 Sayılı UÇÖ Sözleşmesi ilkeleri de dâhil olmak üzere, tarafların
çalışma ile ilgili konulardaki ortak taahhütlerinin daha ileriye götü-
rülmesi ve uluslararası çalışma normlarının geliştirilmesi için, çalış-
ma bakanlıkları düzeyinde çalışma işbirliği mekanizmalarının oluş-
turulması öngörülmüştür. Çalışma bakanlıklarında kurulan bağlantı
noktaları, çalışma işbirliği mekanizmalarına da hizmet verecektir. Söz
konusu mekanizmalar, taraf devletin ulusal hukukuna tâbi olarak iş-
leyecektir. Çalışma ile ilgili temel haklar ve bunların etkili bir biçimde
uygulanması, çalışma hayatının yönetimi ve denetimi, kötü şartlarda
çocuk işçiliği, işçi ve işveren ilişkileri, işçi, işveren ve hükümetler ara-
sında işbirliği ve uyuşmazlık çözüm yöntemleri, çalışma koşulları, iş
sağlığı ve güvenliği, işsizlik yardımları ve diğer sosyal güvenlik ve
sosyal yardım programları, insan kaynakları ve yaşam boyu öğrenme,
çalışma istatistikleri, istihdam fırsatları, kadın-erkek eşitliği; teknoloji
ve üretimde verimlilik ile taraflarca kararlaştırılabilecek diğer konular,
işbirliği mekanizmalarının temel öncelikleri arasında sayılmıştır.
145
B) Uyuşmazlıkların Çözümlenmesi
Taraflardan birinin, diğer bir taraf devletin Anlaşma’nın 16. mad-
desindeki yükümlülüklerine uymadığı inancında olması durumunda,
“ortak danışma mekanizması” işletilmektedir. Sorun, taraf devletlerden
birinin iş hukukunu etkili olarak uygulama yükümlülüğünü yerine
getirmemesiyle ilgili ise, şikâyetçi taraf danışma sürecinin sonunda
Anlaşma’nın “Uyuşmazlıkların Çözümü” başlıklı 20. bölümündeki ku-
rallar çerçevesinde ilâve danışmalarda bulunulması ya da hükümet
düzeyinde serbest ticaret komisyonunun toplanması talebinde bulu-
nabilir. Komisyon, anlaşmazlığı gideremezse, sorun uyuşmazlık çö-
züm kuruluna havale edilir.
146
145
European Commission, Final Report, s.45.
146
Anlaşmanın 16. Bölümünün özeti için bkz. Summary of The Agreement, s. 21-22.
www.ustr.gov/webfm_send/2632
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri116
İş hukukunun etkili olarak uygulanmamasına ilişkin uyuşmazlık-
larda, Uyuşmazlık çözüm kurulu, uzmanlar kurulu raporunun sunul-
masından sonra şikâyet olunan devletin iş hukukunu etkili bir biçim-
de uygulama yükümlülüğünü sürekli olarak yinelenen eylemler veya
eylemsizlik yoluyla ticareti etkileyecek biçimde yerine getirmediğini
tespit eder ve uyuşmazlığın tarafları arasında çözüm üzerinde bir an-
laşma sağlanmaz, ya da şikâyetçi taraf, kuruldan bu devlete parasal
nitelikte bir yaptırım uygulanmasını talep edebilir. Kurul, tarafından
azami tutarı Anlaşma’da öngörülen miktarda bir tazminatın belirlen-
mesi ve bunun Komisyon tarafından çalışma ve çevre ile ilgili faaliyet-
ler için oluşturulan bir fona yatırılması öngörülmüştür. Şikâyet olunan
devlet tarafından bu tazminatın ödenmemesi halinde, şikâyet eden
devlet, Anlaşma’nın amacının ticaret önündeki engellerin kaldırılması
olduğunu göz önünde bulundurmak ve Anlaşma’nın taraflarının ve
uyuşmazlığın tarafı olmayan devletlerin çıkarlarını etkilemekten ka-
çınmak koşuluyla, tarife avantajlarının askıya alınması da dâhil olmak
üzere birtakım önlemlere başvurma hakkına sahiptir.
147
CAFTA-DR’de çalışanların haklarının etkili olarak uygulanması-
nın değerlendirilmesini öngören tarafsız ve nesnel bir mekanizma ku-
rulmamış; sendika özgürlüğünün korunması hükümetlerararası görüş-
melere bırakılmıştır.
148
Anlaşma, çalışma haklarına ilişkin hükümleri
içermekte; ancak yaptırımlar sadece taraf ülkelerde iş hukuku mevzu-
atının etkili bir biçimde uygulanmaması halinde uygulanmaktadır.
149
VI) İKİLİ SERBEST TİCARET ANLAŞMALARI
ABD’nin taraf olduğu ikili serbest ticaret anlaşmaları çalışma ile
ilgili hükümlerle, uyuşmazlık çözüm yöntemleri ve yaptırımlarla ilgili
düzenlemelere yer verilmektedir. Kanada ile Kosta Rika ve Şili ara-
sında imzalanan serbest ticaret anlaşmaları, çalışma alanında işbirliği
yapılmasına ilişkin ek anlaşmaları içermekte, taraf devletler çalışan-
ların temel haklarına saygılı olma ve kendi iş hukuku mevzuatlarının
uygulanmasını sağlama taahhüdünde bulunmaktadırlar.
150
147
Uyuşmazlık çözümü ve yaptırımlarla ilgili bilgi için: Summary of The Agreement,
s.25-26; Hepple, Labour Laws, s.118; European Commission, Final Report., s. 45.
148
Bronstein, s. 107.
149
Bronstein, s. 103.
150
Bronstein, s. 103.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ117
ABD’nin taraf olduğu ikili serbest ticaret anlaşmalarından seki-
zi sosyal hükümler içermektedir.
151
Bunlar ABD-Ürdün Serbest Ti-
caret Alanı Kuran Anlaşma (2001),
152
ABD- Singapur Serbest Ticaret
Anlaşması(2004),
153
ABD- Şili Serbest Ticaret Anlaşması (2004),
154
ABD-Avustralya Serbest Ticaret Anlaşması (2005),
155
ABD- Bahreyn
Serbest Ticaret Anlaşması (2006),
156
ABD-Fas Serbest Ticaret Anlaşması
(2006),
157
ABD- Peru Serbest Ticaret Anlaşması (2009),
158
ABD-Umman
Serbest Ticaret Anlaşması’dır(2009).
159
ABD ile Bahreyn, Ürdün, Şili, Peru, Singapur, Fas, Avustralya ve
Umman ile yapılan serbest ticaret anlaşmalarında taraflar, öncelikle
Uluslararası Çalışma Örgütü üyesi olmaktan doğan yükümlülükleri-
ni ve Temel Haklarla İlgili UÇÖ İlkeleri Bildirgesi çerçevesindeki ta-
ahhütlerini teyit etmektedirler. Anlaşmalardaki sosyal hükümlerinin
ortak özelliği, taraf devletlerin iş hukuku mevzuatının, uluslararası
çalışma ilkelerinin ve çalışanların uluslararası belgelerle kabul edilmiş
bulunan haklarının tanınmasını ve korunmasını sağlama taahhüdün-
de bulunmalarıdır. Bunlar, örgütlenme hakkı, sendika ve toplu pazar-
lık hakkı, zorla ya da zorunlu çalıştırmanın yasaklanması, istihdamda
çocuk ve gençlerin korunması, çocuklar için asgari çalıştırma yaşı ve
en kötü şartlarda çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılması ile asgari ücret,
çalışma süreleri ve iş sağlığı ve güvenliği konularındaki uluslararası
151
Anlaşmaların “Labor-Çalışma” baslıklı bölümleri için. Uluslararası Çalışma Ör-
gütü resmi sitesi: www.ilo.org/global/What_we_do/InternationalLabourStan-
dards/InformationResources/fta/lang-en/WCMS_115531/index.html#P6_1463;
Anlaşmalarla ilgili belgelere erişim: ABD Ticaret Bakanlığı (Office of the US Trade
Representative) resmi sitesi: www.ustr.gov/trade-agreements/free-trade-agree-
ments.
152
www.ustr.gov/webfm_send/1041.
153
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/singapore/asset_
upload_file7 08_4036.pdf.
154
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/chile/asset_uplo -
ad_file853_4012.pdf.
155
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/australia/asset_
upload_file148_5168.pdf.
156
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/bahrain/asset_up-
load_file73_6297.pdf.
157
http://www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/morocco/
asset_upload_file899_3853.pdf.
158
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/peru/asset_
upload_file73_9496.pdf
159
www.ustr.gov/sites/default/files/uploads/agreements/fta/oman/asset_
upload_file901_8812.pdf.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri118
çalışma normlarıdır. Anlaşma’nın hiçbir hükmü, asgari ücret düzeyi-
nin belirlenmesi konusunda taraf devletlere herhangi bir zorlamada
bulunulduğu biçiminde yorumlanamayacaktır. Serbest ticaret anlaş-
malarında istihdamda ayrım yasağına ilişkin temel ilkeye yer veril-
mediği dikkat çekmekte; bu konu, genel olarak karşılıklı işbirliği ya-
pılması öngörülen konular arasında sayılmaktadır.
160
Anlaşmalarda,
asgari ücret, çalışma süreleri ve sağlık ve güvenlik bakımından uygun
çalışma koşulları şeklinde üç yeni başlık altında çalışanların haklarının
korunmasını öngören normlara yer verilmektedir.
161
Taraf devletler, iş yasaları ve yönetmelikleriyle çalışmada temel
haklar ve ilkelerle ilgili mevzuat hükümlerini etkili olarak ve ticareti
etkilemeyecek bir şekilde uygulamakla yükümlüdürler. Tarafların, bir
diğer yükümlülükleri, iş hukukundan doğan uyuşmazlıklarla görevli
ve yetkili yargı yerlerinin kurulmasını ve yargılamanın açık, adil ve
tarafsız bir şekilde yapılmasını güvence altına alınmasıdır. İş hukuku
uygulamasında ticareti etkilemeye yönelik sürekli ve sistematik eylem-
lerde bulunmak veya eylemsizlik halinde olmak, anlaşma hükmünün
ihlâli sayılacaktır. Taraflar, iş hukuku mevzuatının düzenlenmesinde
ve uygulamasında, ticareti veya yatırımları teşvik etmek amacıyla, An-
laşmada belirtilen temel haklarla ilgili ilkelerin herhangi birinden fera-
gat etmeyecekler; bunlarla bağdaşmayan başka türlü herhangi bir kı-
sıtlama öngöremeyecekler; bu yolda bir teklifte bulunamayacaklardır.
Bahreyn, Şili, Singapur, Peru, Fas, Umman ile aktedilen anlaşma-
larda Temel Haklara İlişkin İlkeler Bildirgesi ve En Kötü Şartlardaki
Çocuk İşçiliğinin Ortadan Kaldırılmasına ilişkin 182 Sayılı Sözleşme
ilkeleri de dâhil olmak üzere, tarafların çalışma ile ilgili konulardaki
ortak taahhütlerinin daha ileriye götürülmesi ve uluslararası çalışma
normlarının geliştirilmesini için, çalışma bakanlıkları düzeyinde çalış-
ma işbirliği mekanizmalarının oluşturulması öngörülmüştür. Çalış-
ma bakanlıklarında kurulan bağlantı noktaları, çalışma işbirliği me-
kanizmalarına da hizmet verecektir. Söz konusu mekanizmalar, taraf
devletin ulusal hukukuna tâbi olarak işleyebilecektir. Çalışma ile ilgili
temel haklar ve bunların etkili bir biçimde uygulanması, çalışma haya-
tının yönetimi ve denetimi, kötü şartlarda çocuk işçiliği, işçi ve işveren
ilişkileri, işçi, işveren ve hükümetler arasında işbirliği ve uyuşmazlık
160
European Commission, Final Report., s.44-45.
161
Doumbia Henry – Gravel, s. 197.
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ119
çözüm yöntemleri, çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği, işsizlik
yardımları ve diğer sosyal güvenlik ve sosyal yardım programları, in-
san kaynakları ve yaşam boyu öğrenme, çalışma istatistikleri, istihdam
fırsatları, kadın-erkek eşitliği, teknoloji ve üretimde verimlilik ile ta-
raflarca kararlaştırılabilecek diğer konular, işbirliği mekanizmalarının
temel öncelikleri arasında sayılmıştır.
162
Serbest ticaret anlaşmalarında, uyuşmazlıkların çözüm yöntemleri-
ne ilişkin düzenlemeler benzerlik göstermektedir. Taraflardan birisinin,
diğer tarafın anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediği
düşüncesinde olması halinde, öncelikle danışma mekanizması işletil-
mekte; sorun danışma sürecinde çözümlenmemiş ise bir ortak komiteye
sunulmakta; bu aşamada da bir çözüme varılamazsa hakem kuruluna
havale edilmektedir. Hakem kurulu, şikâyet olunan devletin anlaşma-
dan doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini belirlemesi ve uyuş-
mazlığın taraflarının çözüm üzerinde bir anlaşmaya varamaması ya da
şikâyet olunan devletin taraflarca üzerinde anlaşmaya varılmış bir çözü-
mü uygulamaması halinde, şikâyet eden devlet şikâyet olunan devletin
tazminat ödemesine karar verilmesini talep etmektedir.
163
ABD ve Ürdün
arasındaki serbest ticaret anlaşmasında, taraflardan birinin anlaşmadan
doğan yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde uyuşmazlığın ön-
celikle danışmalar yoluyla çözümlenmesi öngörülmekte; tarafların da-
nışmalar yoluyla bir çözüme varmaları mümkün olmazsa, uyuşmazlık
bir karma komiteye havale edilmektedir. Bu aşamada da bir çözüme
varılmamışsa, taraflarca uyuşmazlık çözüm kurulu oluşturulmaktadır.
Uyuşmazlık çözüm kurulu tarafından hazırlanan rapor karma komiteye
sunulmakta; karma komite tarafından da uyuşmazlığın çözümlenme-
si mümkün olmazsa, taraflar “uygun ve orantılı önlemler” alma hakkına
sahip olmaktadır. Diğer serbest ticaret anlaşmalarının aksine bu anlaş-
mada yaptırımlara ilişkin herhangi bir sınırlamaya yer verilmemiştir.
164
ABD ile Bahreyn, Fas, Avustralya, Şili, Singapur arasındaki serbest ti-
caret anlaşmalarında, anlaşmadan doğan yükümlülüklerini yerine ge-
tirmeyen tarafın üst sınırı anlaşmada gösterilen miktarda bir tazminatı
ödemesi öngörülmekte; belirlenen tazminatın ödenmemesi halinde bu
ülkeye sağlanan avantajların askıya alınması yoluna gidilmektedir.
165
162
European Commission, Final Report, s.45.
163
Hepple, Labour Laws, s.116; European Commission, Final Report, s.45.
164
Hepple, Labour Laws, s.117.
165
European Commission, Final Report, s. 45; Hepple, Labour Laws, s.118.
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri120
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Çalışmamızda incelenen serbest ticaret anlaşmalarının sosyal hü-
kümlerinde farklı düzenlemelere yer verildiği görülmektedir. Kuzey
Amerika Serbest Ticaret Anlaşması/Çalışma İşbirliğine Dair Kuzey
Amerika Anlaşması (NAFTA/NAALC) taraf devletlerin ulusal iş hu-
kuku mevzuatında çalışma normlarını belirlemelerini ve uyuşmaz-
lıkların kendi yargı mercilerinde çözümlenmesini öngörmektedir.
Anlaşmada, ortak normlar yerine taraf ülkelerde çalışanların hak ve çı-
karlarının korunmasını öngören ve mevzuat ve uygulamalarıyla geliş-
tirmeleri öngörülen çalışma ile ilgili ilkeler belirlenmiştir. Güney Ame-
rika Ortak Pazarı (MERCOSUR) Kurucu Andlaşması’na ekli Çalışma
ve Sosyal Bildirisi’nde âkit taraflarca Uluslararası Çalışma Örgütü’nün
temel sözleşmelerinin onaylanması ve bu şekilde çatışan iş hukuku
mevzuatlarının birbirleriyle uyumlu hale getirilmesi öngörülmekte-
dir. Ortak pazarı paylaşan ülkelerin, birbirlerinin iş hukuku mevzu-
atından daha avantajlı bir mevzuata sahip olmaması ve mukayeseli
üstünlük sağlamaması, iş hukuku kurallarının uyumlu hale getirilme-
siyle sağlanmaktadır. Dominik Cumhuriyeti – Orta Amerika Serbest
Ticaret Anlaşması’nın (CAFTA-DR) ve çalışmamızda incelenen ikili
serbest ticaret anlaşmalarının sosyal hükümlerinin ortak özellikleri:
taraflarca öncelikle Uluslararası Çalışma Örgütü üyesi olmaktan do-
ğan yükümlülüklerini ve Temel Haklarla İlgili UÇÖ İlkeleri Bildirgesi
çerçevesindeki taahhütlerinin teyit edilmesi ve örgütlenme, sendika ve
toplu pazarlık hakkı, her ne şekilde olursa olsun zorla ya da zorunlu
çalıştırmanın ve en kötü koşullarda çocuk işçiliğinin yasaklanması ve
ortadan kaldırılması, asgari çalıştırma yaşı, asgari ücret, çalışma süre-
leri ve iş sağlığı ve güvenliği bakımından uygun çalışma koşullarıyla
ilgili iş hukuku kurallarını ticareti etkilemeyecek şekilde ve etkili bir
biçimde uygulanmasının kabul edilmiş olmasıdır. Bu ilkelerden tica-
reti veya yatırımları teşvik etmek amacıyla feragat edilmesi ya da bir
kısıtlama getirilmesi, sosyal hükümlerin ihlâli anlamına gelmektedir.
Anlaşmaların sosyal hükümlerinde yer verilen normlar, genellikle
örgütlenme, sendika ve toplu pazarlık hakkı, zorla ya da zorunlu çalış-
tırmanın yasaklanması, en kötü koşullarda çocuk işçiliğinin yasaklan-
ması ve ortadan kaldırılması ve ayrımcılığın kaldırılması konularında
çalışma yaşamında temel haklarla ilgili UÇÖ normları ile asgari ücret,
çalışma süreleri ve iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin teknik normlar üze-
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ121
rinde yoğunlaşmakta; dünya ticaretiyle ilişkili bir sosyal norm katalo-
ğu oluşmaktadır. Uluslararası ilişkilerin iktisadi ve siyasi niteliği dik-
kate alındığında, uyuşmazlıkların çözüm mekanizmalarının işleyişi ve
yaptırımların etkililiği konusunda bir değerlendirme yapmanın güçlü-
ğü ortadadır. Uluslararası ticaret anlaşmalarının sosyal hükümlerinin,
çalışanların temel haklarına uluslararası hukuk belgeleri ve ulusal iş
hukuku mevzuat ve uygulamalarıyla sağlanan güvenceyi ikame etme-
si mümkün görülmemekle birlikte, sosyal normların uygulanmasının
sağlanması bakımından yararlı olabilecek özgün bir mekanizma ola-
rak değerlendirilmesinin mümkün olduğu görüşündeyiz.
KAYNAKLAR
Baklacı Pınar, Uluslararası Yatırım Hukukunda En Çok Gözetilen Ulus
Muamelesi, İstanbul, 2009,
Banks Kevin, “The impact of globalization on labour standards”, Globaliza-
tion and The Future of Labour Law, 2006.
Blanpain R., “Multinational Enterprises and Codes of Conduct”, Compa-
rative Labour Law and Industrialized Market Economies, Kluwer Law
International, 2004, s.191 - 212
Breining Kaufmann Christine, Globalisation and Labour Rights, 2007
Bronstein Arthur, International and Comparative Labour Law, Current
Challenges, Palgrave Macmillan, 2009.
Burkett Brian, “The international labour dimension; an introduction”; Glo-
balization and the Future of Labour Law, Cambridge, 2006, s. 15-51
Charnovitz Steve, “The influence of international labour standards on the
world trading regime, A historical overview” International Labour Revi-
ew, Vol.128, No.5, September-October 1987, s. 565-584.
Compa Lance “Trade Liberalization and Labour Law” XVIII World Cong-
ress of Labour and Socail Security Law, Paris, September 5th to 8th
2006. (Trade Liberalization and Labour Law)
Compa Lance, “Labour Rights in the FTAA”, Globalization and the Future
of the Labour Law, Oxford, 2005 (Labour Rights in the FTAA)
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri122
Compa Lance, “The First NAFTA Labor Cases: A New International Labor
Rights Regime Takes Shape”, US_Mexico Law Journal, Vol.3 HeinOn-
line—3 U.S.-Mex.L.J.159 1995. (The First NAFTA Labour Cases)
Compa Lance, NAFTA’s Labor Side Agreement and International Labor So-
lidarity; Editorial Board of Antipode, 2001. (NAFTA’s Labor Side)
Davies A.C.L, Perspectives of Labour Law, Cambridge University Press,
2004.
Doumbia Henry Cleopatra - Gravel Eric, “Free trade agreements and labo-
ur rights: Recent developments” International Labour Review, Vol.145
(2006), No.3.
Erdoğdu Seyhan, Küreselleşme Sürecinde Uluslararası Sendikacılık, 2006,
European Commission, The Use, Scope and Effectiveness of Labour and So-
cial Provisions and Sustainable Development Aspects in Bilateral and Re-
gional Free Trade Agreements, Final Report. Contract VC/2007/0638,
2008, http://ec.europa.eu/social/BlobServlet?docId=2112 (Final
Report)
Güran Nevzat –Aktürk İsmail, Uluslararası İktisadi Kuruluşlar, Isparta
2001
Halatçı Ulusoy, Ülkü; Dünya Ticaret Örgütü’nde Uyuşmazlıkların Çözü-
mü Mekanizması, Turhan Kitapevi, Ankara, 2009
Hepple Bob, “New Approaches to International Labour Regulation”, In-
dustrial Law Journal, Vol. 26, No. 4, December 1997, s. 353-366.
(New Approaches)
Hepple Bob, Labour Laws and Global Trade, Hart Publishing, Oxford and
Portland, Oregon, 2005 (Labour Laws)
Hudec Robert E., The GATT Legal System and World Trade Diplomacy,
1990,
ILO, “A Fair Globalization: Creating Opportunities For All”, The World
Commission on the Social Dimension of Globalization, ILO 2004, (A
Fair Globalization)
Karluk Rıdvan, Küreselleşen Dünyada Uluslararası Kuruluşlar, İstanbul
2007
TBB Dergisi 2012 (99) Ayşegül KÖKKILINÇ ERALTUĞ123
Kaya Talat “DTÖ Hukukunda Ayrımcılık Yapmama İlkesi”, AUHFD,
59(2), 2010:182-242, auhf.ankara.edu.tr/dergiler/auhfd/AUHF-
2010-59-02-kaya.pdf
Kellerson Hilary, “The ILO Declaration of 1998 on fundamental principles
and rights: A challenge for the future”, International Labour Review,
Vol. 137 (1998), No. 2, http://training.itcilo.it/ils/foa/library/la-
bour_review/1998_2/english/kellerson_en.html
Klare Karl, “Horizons of Transformative Labour Law”, Labour Law in the
Era of Globalisation, Oxford, 2005.
Krueger Alan B., Observations on International Labor Standards and Trade,
National Bureau of Economic Research Working Paper 5632, 1996,
Leary Virginia A., “The Wto And The Social Clause: Post-Singapore”
EJIL(1997) http://ejil.oxfordjournals.org/cgi/reprint/8/1/118.pdf;
Limm Hoe, “The Social Clauses: Issues and Challenges”, http://actrav.
itcilo.org/actrav-english/telearn/global/ ilo / guide/ hoelim2.
html.
Motta Veiga Pedro Da - F.Lengyel Miguel, International Trends on
Labour Standards; Where does Mercosur Fit in?”, 2003, Facultad
Lationoamericana de Ciencas Sociales, IDRC., http://idl-bnc.idrc.ca/
dspace/handle/10625/27827
Muchlinski Peter T, Multinational Enterprises & The Law, Oxford, 2007
Pazarcı Hüseyin, Uluslararası Hukuk, Gözden Geçirilmiş 8. Bası, Tur-
han Kitabevi, Ankara, 2009.
Rodgers Gerry – Lee Eddy - Sweptson Lee - Van Daele Jasmien, “The
International Labour Organization And The Quest For Social Justice,
1919-2009”, International Labour Organization, 2009.
Rotman Edgardo, “A Guide to MERCOSUR”, Legal Research: Sources and
Documents, www.nyulawglobal.org/Globalex/Mercosur.html.
Servais J-Micheal, International Labour Law, Kluwer, 2005. (Internatio-
nal Labour Law)
Servais, “The social clause in trade agreements: Wishful thinking or an ins-
trument of social progress?”, International Labour Review, Vol. 128,
1989, No: 4, s. 423 - 432 (The social clause)
Ulusararası Ticaret Anlaşmalarının Sosyal Hükümleri124
Stone Katherine Wan Wezel, “Labour and Global Economy: Four Appro-
aches to Transnational Labour Regulations”, Michigan Journal of Inter-
national Law, 1995, Vol.16:987.
Sur Melda, “Globalleşme Bağlamında Sosyal Haklar” Türkiye’de İnsan Hak-
ları, TODAİE, 1. Baskı, Ankara, Haziran 2000, s. 597-610 (Global-
laşme Bağlamında).
Sur Melda, Uluslararası Hukukun Esasları, İstanbul 2008 (Uluslararası
Hukukun Esasları)
Sur Melda, “Sosyal Standartların Uluslararası Ticaretle İlişkilendirilmesi”
Prof. Dr. Nuri Çelik’e Armağan, Cilt I, İstanbul 2001, s. 765-779 (Sos-
yal Standartların)
Şanlı Cemal – Ekşi Nuray, Uluslararası Ticaret Hukuku, İstanbul, 2002,
Şanlı Cemal, Uluslararası Ticari Akitlerin Hazırlanması ve Uyuşmazlıkla-
rın Çözüm Yolları, 2.Bası, Beta, İstanbul 2002
Telli Serap, Devletler Hukuku Açısından Uluslararası Ticaret ve Kurumlaş-
ması, Ankara 1991
Uluslararası Çalışma Örgütü, Uluslararası Çalışma Konferansı 81. Dönem
1994, Değerleri korumak, değişimi desteklemek, Küresel ekonomide sos-
yal adalet, Genel Müdür Raporu (Bölüm I), Ankara, 1994. (Değerleri
Korumak)
Williams Lucy A., “Beyond Labour Law’s Prochalism: A Revisioning of the
Discourse of Redistribution”, Labour Law in an Era of Globalization,
Oxford, 2005