303
1
*
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Üyesi
ANLAŞMALI BOŞANMA DAVALARINDA
“ANLAŞMA” ALDATMACASI
THE “CONSENSUAL” DECEPTION
IN THE CONSENSUAL DIVORCE CASES
Ömer Uğur GENÇCAN*
Özet: Bu makalede Eşler arasındaki silahların eşitliği ilkesi Yargı-
tay tarafından anlaşmalı boşanma davalarında belirli durumlara özgü
olarak içtihat uygulaması ile sonlandırılmaktadır. Anlaşmalı boşanma
davası adı içerisinde anlaşma sözcüğünü içermekte ise de anlaşma
aldatmacası adı altında toplanabilecek hallerde gerek anlaşmanın
sonlandırılması gerekse anlaşmanın değiştirilmesi gibi durumlarda
bu davanın hiç de anlaşmaya bağlı olmadığı gibi bu adlandırmanın da
isabetli olup olmadığı değerlendirilmektedir.
Anahtar Sözcükler: anlaşma, anlaşmalı boşanma, silahların
eşitliği, davadan feragat, temyiz
Abstract: The equality of arms principle is concluded by the Su-
preme Court of Appeal with judicial precedent peculiar to specific
cases when it comes to uncontested divorce cases. It is discussed in
this article that even though the term Consensual Marriage contains
the word consensual, whether naming this term as such is discussed
in this article as well as the very case not really being consensual due
to the fact that the consensus may be ended or altered under condi-
tions where the consensual deception takes place.
Keywords: consensus, consensual divorce, equality of arms,
withdraw of the lawsuit, appeal
GİRİŞ
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun genel boşanma sebebi olan
TMK m. 166 hükmü ile anlaşmalı boşanmaya ilişkin hükümlere yer
verilmiştir. Tarafların irade ilkesine göre boşanma yönündeki irade-
lerini belirli koşulların gerçekleşmiş olması durumunda açıklamaları
ile evlilik birliğinin sarsılması ilkesinin gerçekleştiği kanun koyucu
tarafından kabul edilmektedir.
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 166 f. III hükmüne göre evlilik
en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğe-
rinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış
304
sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları
bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi
ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda ta-
raflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, ta-
rafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada
gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca
da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur.
Eşler arasındaki silahların eşitliği ilkesi Yargıtay tarafından an-
laşmalı boşanma davalarında belirli durumlara özgü olarak içtihat
uygulaması ile sonlandırılmaktadır. Anlaşmalı boşanma davası adı
içerisinde anlaşma sözcüğünü içermekte ise de anlaşma aldatmacası
adı altında toplayabileceğim hallerde gerek anlaşmanın sonlandırıl-
ması gerekse anlaşmanın değiştirilmesi gibi durumlarda bu davanın
hiç de anlaşmaya bağlı olmadığı gibi bu adlandırmanın da isabetli ol-
madığı ibretle gözlemlenebilir.
I. ANLAŞMALI BOŞANMA DAVASINDA DAVA DİLEKÇESİNDE
ADIN SOLA YAZDIRILMASININ ÜSTÜNLÜKLERİ
4721 sayılı Türk Medenî Kanunu m. 166 f. III hükmüne göre evli-
lik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin
diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliği temelinden sar-
sılmış sayılır.
Anlaşmalı boşanma davasına ilişkin dava dilekçelerinde harcın
kimin tarafından yatırıldığı eşler tarafından hiç önemsenmez. Genel-
likle dilekçe erkek eş tarafından mahkemeye götürülür ve dava harcı
da erkek eş tarafından yatırılır.
Görünüm itibariyle davayı açan eşin diğer bir ifadeyle dava di-
lekçesinde adını sola yazdıran
1
eşin hiçbir üstünlüğü olmadığı sanılır.
Hatta dava harcını yatırmadığı için dava dilekçesinde adını sağa yaz-
dıran eş kendini şanslı bile sayabilir. Oysa işler öyle değildir.
Düşünceme göre eşler anlaşmalı boşanmayı sonlandırma konusun-
da eşler arasındaki silahların eşitliği ilkesinin doğal bir sonucu olarak
eşit hak ve yetkilere sahiptir. Oysa Yargıtay sadece harcı yatıran eşe di-
ğer bir ifadeyle adını sola yazdıran eşe bu hak ve yetkiyi vermektedir.
1
Bilindiği üzere dava dilekçesinde davacı eşin adı sola yazılmaktadır.
305
Türkler işi rast gitmeyenlere “Bugün solundan mı kalktın!” der-
ler. Anlaşmalı boşanma davalarında ise temyiz işi rast gitmeyenlere
2
“Temyize, dava dilekçesinin sağından mı
3
kalktın!” derler.
4
Anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra harcı yatırmayan eş
boşanma iradesi ile sonsuza kadar bağlı iken harcı yatıran eş anlaş-
mayı keyfe keder bozma hak ve yetkisine sahiptir. Bu nasıl anlaşmalı
boşanma oluyor anlamak mümkün değil.
Davalı gösterilen eş anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra
oluşan yeni koşullar sebebiyle boşanmak istemediği halde davadan
feragat hakkı verilmediği için boşanmak zorunda kalmaktadır. Tuhaf
şekilde davalı gösterilen eş boşanmak istediği halde harcı yatıran eş
istemezse
5
anlaşmalı boşanma kararına rağmen boşanmak mümkün
olmuyor. Bu davaya da öğretide anlaşmalı (!) boşanma deniliyor.
Oysa evliliğin kaderini belirleyen tamamen dava harcını yatıran eş.
Davalı gösterilen eş anlaşmalı boşanma kararı verildikten sonra
oluşan yeni koşullar sebebiyle boşanmak istemediğini temyiz dilek-
çesinde açıklasa bile bu irade açıklaması Yargıtay tarafından ciddiye
alınmamaktadır. Davalı gösterilen eş boşanmak istemediğini açıkla-
masına rağmen boşanma kararı onanmaktadır.
En yeni bir örnek verelim;
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun se-
beplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine
göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin
6
reddiyle usul ve kanuna
uygun olan hükmün onanmasına
7
Karşı oy: Anlaşmalı boşanma tarafların anlaşması ile oluşur. An-
laşmanın bozulması ise anlaşmanın tarafları olan her eşin hak ve yet-
kisidir. Farklı düşünüyorum.
Üye
Ömer Uğur GENÇCAN
2
Anlaşmalı boşanmaktan vazgeçtiği için/halde temyiz istemi Yargıtay tarafından
ciddiye alınmayanlara.
3
Davalı eş sıfatıyla.
4
Dava dilekçesinin sağına harcı yatırmayan yani davalı eş sıfatını kullananın adı
yazılır. Bu yazım ise tamamen bir tesadüftür.
5
İstemediği için davadan feragat ederse.
6
Temyiz istemi adını sağa yazdıran eş tarafından diğer bir ifadeyle dava harcı
yatırmayan eş tarafından gerçekleştirilmiştir.
7
Y2HD, 31.10.2011, E. 2010/16465, K. 2011/17521
306
Oysa davalı gösterilen eş anlaşmalı boşanma kararı verildikten
sonra oluşan yeni koşullar sebebiyle boşanmak istemediğini temyiz
dilekçesinde açıklasa bile bu irade açıklaması Yargıtay tarafından cid-
diye alınmaz iken harcı yatıran eş keyfe keder olarak boşanmak iste-
mediğini temyiz dilekçesinde açıklarsa bu irade açıklaması Yargıtay
tarafından ciddiye alınmaktadır.
En yeni bir örnek verelim;
Mahkemece, tarafların Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi
uyarınca boşanmalarına karar verilmiş, kararı davacı vekili süresinde
verilen dilekçe ile temyiz etmiştir. Hükmü temyiz eden davacı vekili,
14.04.2010 tarihli temyiz dilekçesinde; “tarafların boşanmaktan vaz-
geçtiklerini
8
, boşanma kararının bu nedenle bozulmasını” talep etmiş-
tir. Bu beyan davadan feragat niteliğindedir. Bu husus dikkate alına-
rak bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
9
Görüldüğü üzere davanın adı anlaşmalı olsa bile karar verildik-
ten sonra ipler dava dilekçesinde dava harcını yatırdığı için adını sola
yazdıran eşe geçmiş durumdadır. Siz aile mahkemesinde imzaladı-
ğınız karşılıklı irade beyanı ile evlilik sıkıntısından kurtulduğunuzu
sanıyorsanız bilesiniz ki yanılmaktasınız. Bu iş asıl şimdi zorlaşıyor.
Adını sola yazdıran eşe sadece bu özelliği sebebiyle boşanıp bo-
şanmama konusunda ezici bir üstünlük sağlanmış durumdadır. Dava
harcını yatıran eş pazarlık gücünü değişik şekilde
10
kullanabilir. Bu
pazarlığa yanaşmayan dava harcı yatırmayan eşinizi davadan feragat
etmekle tehdit bile edebilirsiniz.
Eğer eşiniz bu cibilliyette ise sakın ola dava harcını ona yatırt-
mayınız. Çünkü hiç de aklınıza gelemeyen ek bedelleri anlaşmalı bo-
şanma kararına rağmen kendisine ödemek zorunda kalabilirsiniz. Adı
anlaşmalı boşanma olsa bile artık harcı yatırmayan eş olarak davada
hiçbir değeriniz kalmamaktadır. Harcı yatıran eşiniz ne derse o olur.
Canı boşanmak isterse boşanır istemezse boşanmaz. Siz onu harcı ya-
tırmayan eş olarak şaşkınlıkla izlerseniz.
Şimdiden söylemek isterim ki üstünlük sadece davadan feragat ile
sınırlı değildir.
8
Davacı canı isterse vazgeçebilir!
9
Y2HD, 14.07.2011, E. 2010/11136, K. 2011/12300.
10
Dava dilekçesinde adını sağa yazdıran eşten neler istenebileceği dava harcını
yatıran eşin insafına kalmıştır.
307
II. ANLAŞMALI BOŞANMA KARARINI GECİKMEDEN
TEBLİĞ EDİLMESİ GEREĞİ
Anlaşmalı boşanma kararı verilince kararı gecikmeden taraflara
tebliğ ettiriniz. Eşinizin “Bak gördüğün üzere mahkeme huzurunda
boşandık. Tüm isteklerini de kabul edip imzaladım. Gel bir müddet
daha çocukların
11
hatırına birlikte olalım. Baktın olmazsa kararı tebliğ
ederek boşanma kararını kesinleştiririz” sözlerine de aldanmayınız.
Kararın makul süreden sonra tebliğ ettirilmesi olgusu anlaşmalı
boşanma davasında açıklanan iradelerinin samimi olmadığını göste-
rir. Yargıtay artık bu anlaşmanın sonuç doğurmayacağı düşüncesin-
dedir. Siz anlaşmalı boşandık sanırsınız ama artık mahkemedeki açık-
lamalarınız bir değer ifade etmeyebilir.
Örnekler verelim;
Tarafların anlaşarak boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm al-
malarına rağmen, hüküm tebliğ ettirilmeyip, iki yıldan fazla birlikteli-
ğin sürdürülmesi, açıklanan iradelerinin samimi olmadığını gösterir. 2
yıl 6 ay sonra hükmün tebliğ ettirilmesi Türk Medeni Kanunu’nun 2.
maddesi ile bağdaşmaz. Bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir.
12
Tarafların anlaşarak boşanma taleplerine ve bu yönde hüküm al-
malarına rağmen, mahkeme kararı tebliğe verilmeyip, evliliğin 3 yıl
daha sürdürülmesi açıklanan iradenin samimi olmadığını gösterir.
Boşanma kararının 3 yıl süreyle davacı tarafından tebliğe çıkarılıp
hükmün kesinleştirilmemesi Türk Medeni Kanununun 2. maddesin-
deki dürüstlük kuralı ile de bağdaşmaz. Açıklanan sebeple kararın bo-
zulmasına karar vermek gerekmiştir.
13
III. ANLAŞMALI BOŞANMA KARARININ SADECE FER’İ
HÜKÜMLERİNİ TEMYİZ EDEBİLME HAKKI
Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları biz-
zat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve
boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraf-
larca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Ancak aile
mahkemesi sizin anlaşmanızla bağdaşmayacak tuhaf işler yapabilir.
11
Başkalarının hatırı da olabilir.
12
Y2HD, 20.04.2009, E. 2009/4466, K. 2009/7493.
13
Y2HD, 14.03.2011, E. 2010/3558, K. 2011/4409.
308
Örneğin; aile mahkemesi sizin anlaşmanızla bağdaşmayacak şe-
kilde kendi keyfine göre ve size bile danışmadan kişisel ilişki dü-
zenlemesi yapabilir. Siz bu durumda eğer hükmü boşanma bölümü
açısından da temyiz ettiğinizi açıklamazsanız Yargıtay anlaşmalı bo-
şanmanın fer’i hükümlerinin tek başına temyiz edilebileceğini dü-
şündüğü için sizin kişisel ilişki konusunda anlaşmanız olmadığı halde
anlaşmalı (!) boşanmış sayılırsınız. Karar Yargıtay tarafından sadece
kişisel ilişki yönünden incelenir.
Örnekler verelim.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda ma-
halli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hü-
küm kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği
görüşülüp düşünüldü. Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesine
dayalı boşanma davasında hakim tarafların ve çocukların menfaatle-
rini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri
yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya
hükmolunur. Taraflarca hazırlanan protokolde belirlenen çocuk-
la kişisel ilişki süreleri değiştirildiği halde bu hususta tarafların
onayı alınmamıştır. Anlaşma protokolünde mahkemece yapılan
değişiklik hakkında tarafların görüşü sorulmalı, uygun bulmaları
halinde Türk Medeni Kanununun 166/3.maddesi çerçevesinde bir
hüküm oluşturulması
14
gerekirken yazılı olduğu şekilde karar veril-
mesi usul ve yasaya aykırıdır.
15
Karşı oy: Bir yandan kişisel ilişki konusunda anlaşma olmadığını
söyleyip diğer yandan anlaşmalı boşanmanın kesinleştiğini söylemek
açık bir çelişki oluşturur.
Üye
Ömer Uğur GENÇCAN
14
Daire temyizi kişisel ilişki diye sınırlayarak hükmün boşanma bölümünü zaten
kesinleştirmiş durumdadır.
15
Y2HD, 21.02.2011, E. 2010/1734, K. 2011/2900.
309
Davacı Yargıtay’ın bozma kararını umursamayarak davadan fe-
ragat etse bile artık taraflar zaten boşanmış durumdadır. Diğer bir ifa-
deyle eşlerin artık kişisel ilişki konusunda uzlaşmalarına gerek kalma-
mıştır. Bozma kararının bu bağlamda hiçbir anlamı kalmamıştır. Kalan
davadan feragat eden davacıya, davalı eşin “Yargıtay’ın bozma kararı
var ama” demesine davacı eş “Ben zaten anlaşmalı boşandım ve kalan
davadan feragat ediyorum ve sen artık bu davayı kişisel ilişki yönün-
den bile sürdüremezsin!” diyerek sadece tebessüm edecektir.
Bir başka örnek daha verelim.
Aile mahkemesi sizin anlaşmanızla bağdaşmayacak şekilde kendi
keyfine göre ve size bile danışmadan maddi tazminat miktarını azal-
tabilir. Siz bu durumda eğer hükmü boşanma bölümü açısından da
temyiz ettiğinizi açıklamazsanız Yargıtay anlaşmalı boşanmanın fer’i
hükümlerinin tek başına temyiz edilebileceğini düşündüğü için sizin
maddi tazminat konusunda anlaşmanız olmadığı halde anlaşmalı (!)
boşanmış sayılırsınız. Karar Yargıtay tarafından sadece maddi tazmi-
nat yönünden incelenir.
Yargıtay tarafından hükmün sadece maddi tazminat yönünden
bozulmasının ise sizin felaketinizi önleme ihtimali yoktur. Diyelim
100.000 TL maddi tazminat için anlaştınız ve bu şekilde beyanda bu-
lunup imzaladınız. Aile mahkemesi 1.000 TL maddi tazminat verdi.
Hükmü sadece maddi tazminat şeklinde sınırlayarak temyiz ederseniz
Yargıtay temyizi “temyiz maddi tazminattan” diyerek sınırlar. Sizin
1.000 TL maddi tazminat konusunda anlaşmanız olmadığı halde an-
laşmalı (!) boşanmış sayılırsınız. Hüküm sadece maddi tazminat yö-
nünden bozulur ama bu noktada artık dul statüsüne geçersiniz. Dava-
cı eşiniz
16
anlaşmalı (!) boşanma kararını elde etmiş durumdadır. Siz
ise maddi tazminat yönünden davanın süreceğini sanırsınız. Bozma
kararından sonra davacı eşiniz kalan davadan feragat ederse ne yapa-
bilirisiniz? Hiçbir şey. Aldığınız maddi tazminat yok ama Yargıtay’a
göre anlaşmalı (!) boşanmış sayıldınız. Bu arada eski eşiniz ölüver-
di? Ne yapabilirsiniz? Hiçbir şey. Aldığınız maddi tazminat yok ama
Yargıtay’a göre rahmetliden anlaşmalı (!) boşanmış sayılırsınız.
16
Artık eski eşiniz sayılır. Siz hükmün boşanma bölümünü de temyiz ettiğinizi
açıklamadığınız için bu sıfat kazanılmış olmaktadır.
310
SONUÇ
Anlaşmalı boşanma davalarında ne yapabilirsiniz? Ne yapmalısı-
nız?
Anlaşmalı boşanma davalarında ne yapıp edip dava harcını mut-
laka siz yatırın. Anlaşmalı boşanma kararını eşinizin keyfe keder boz-
ma ya da sizden şantajla ek taleplerde bulunmasını böylece önlemiş
olursunuz. Usul yönünden engel varsa anlaşmalı boşanmayı sadece
sizin dava harcını yatırmış olacağınız bir dava içinde yapabileceğinizi
eşinize anlatarak yeni dava içinde bu işe kalkışmalısınız.
Aile mahkemesinin anlaşmalı boşanma kararında yaptığı tuhaf
işleri tek başına temyiz sebebi yapmayınız. Anlaşmanın aile mahke-
mesi tarafından bozulduğunu/değiştirildiğini gördüğünüzde “Hük-
mün boşanma bölümünü de bu sebeple temyiz ediyorum. Bu şekil-
de boşanmış olmayı kabul etmiyorum” açıklamasında bulunursanız
anlaşma dışı boşanma kararının kesinleşmesini engellersiniz. Temyiz
dilekçesinde yer alan bu açıklamayı ister davacı eş ister davalı eş olun,
mutlaka yapınız.
Anlaşmalı boşanma kararına rağmen kararı tebliğ ettirmede ge-
cikmeyiniz. Aldığınız anlaşmalı boşanma kararı zaman geçerse ister
inanın ister inanmayın buhar olabilir/buharlaşabilir.
Bilmeniz isterim ki “Anlaşmalı boşanma tarafların anlaşması ile
oluşur. Anlaşmanın bozulması ise anlaşmanın tarafları olan her eşin
hak ve yetkisi içerisindedir. Farklı düşünüyorum.” ve “Anlaşmalı
boşanma davalarında fer’i hükümlerde oluşan sakatlığın hükmün
bütününü özürlü kılacağını düşünüyorum. Diğer bir deyişle anlaş-
malı boşanma bütündür. Bir kısmının kesinleştiğini bir kısmının ke-
sinleşmediğini kabul etmek Türk Medeni Kanununun sistematiğine
aykırıdır. Farklı düşünüyorum.” şeklinde verdiğim karşı oylar beni
duygusal sorumluluktan kurtarmakta ise de verdiğim bu karşı oylar
açıklamış olduğum sakıncaları ortadan kaldırıcı bir işleve o dosya için
sahip olmadığından maalesef o dosyanın taraflarının derdine derman
da olmamaktadır.