HABERLEŞME ÖZGÜRLÜĞÜNÜN KOVUŞTURMA
EVRESİNDE SINIRLANDIRILMASI
*
LIMITING FREEDOM OF COMMUNICATION
IN SERVE PROCEEDINGS STAGE
Bilgehan SAVAŞCI
**
Özet : Ceza Muhakemesi Kanunu’nda kovuşturma evresinde
haberleşme özgürlüğünü sınırlayan ve eski Ceza Muhakemeleri Usu-
lü Kanunu’nda bulunmayan hükümler yer almaktadır. Bu hükümler
haberleşme özgürlüğü ile olduğu kadar evrensel bir ilke olan adil
yargılanma hakkı ile de yakın ilişkilidir. Makalede haberleşme özgür-
lüğü kavramı açıklanmaya çalışıldıktan sonra Kanun’da yer alan ilgili
hükümlere değinilmiştir.
Anahtar Kelimeler : Haberleşme özgürlüğü, ceza muhakemesi,
kovuşturma evresi ve duruşma, açık duruşma, kapalı duruşma, aleni-
yet, adil yargılanma hakkı, ses ve görüntü alıcı aletlerin kullanılması
yasağı.
Abstract : There’re clauses that limiting freedom of
communication in The Code of Criminal Procedure not included in
old Criminal Procodure Act. These clauses are related with not only
freedom of communication but also right to due process which
is a universal principle. It is mentioned that these clauses after is
explained the freedom of communication in article.
Keywords : Freedom of communication, criminal procedure,
serve proceedings stage and trial, public trial, secret trial, publicity,
right to due process, ban of using voice and vision recording device.
1
*
Bu çalışma, 2010-2011 Eğitim Öğretim döneminde, Ankara Üniversitesi Sosyal Bi-
limler Enstitüsü Kamu Hukuku Doktora Programı kapsamında Sayın Prof. Dr. Mu-
harrem Özem tarafından verilen “ İletişim Hukuku” dersi sırasında hazırlanmıştır.
**
Ar. Gör., T.C. Okan Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza ve Ceza Usul Hukuk Ana
Bilim Dalı.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması270
1. Haberleşme Özgürlüğü Kavramı
Radyo, televizyon ve sinema gibi kitle iletişim araçlarının yay-
gınlaşmasıyla birlikte kitle haberleşme alanında gereken özgürlük “
haberleşme ve iletişim özgürlüğü” ifadesi ile belirtilmeye başlanmıştır.
1
Kitle iletişimi; radyo-televizyon, sinema filmleri, internet ve video
bantları ile yapılan her türlü iletişimi kapsamaktadır.
2
Kitle iletişim
araçlarından yararlanmak suretiyle bilgi, düşünce ve tutumların in-
san topluluklarına ulaştırılması kitle haberleşmesi olarak adlandırıl-
maktadır.
3
Haberleşme özgürlüğü kapsam itibariyle basın özgürlüğünden
daha geniştir.
4
Basın; düşüncelerin kamu oyuna yazılı biçimde ve ba-
sılmış eserlerle açıklandığı bir kitle yayın aracı olarak ifade edilmekte-
dir.
5
Basın özgürlüğü ise fikir ve düşüncelerin serbestçe toplanmasını,
yorumlanmasını, eleştirilmesini, basılarak çoğaltılmasını ve dağıtılma-
sını gerektirmektedir.
6
Basın hürriyetinin içeriği de kullanılan basın
aracı sebebiyle niteliklidir.
7
Düşünce özgürlüğü basın hürriyetinin te-
melini oluşturmakta, kişi düşüncelerini uygun gördüğü araçlarla ifade
edebilmekte ya da açıklamaktan kaçınabilmektedir.
8
Günümüzde dü-
şünce ve ifade özgürlüğü haberleşme özgürlüğü ile birbirini tamamla-
makta, kitle iletişim araçları vasıtasıyla kullanılmaktadır.
9
Haberleşme özgürlüğü; basın hürriyetinin yanında, radyo, film ve
internet özgürlüklerini de içine almaktadır.
10
Haber, düşünce ve ka-
nıların kitle iletişim araçlarıyla alınmasını ve yayılmasını kapsamakta
çağdaş yaşamın bir parçası olan haber, düşünce ve kanıların okunma-
sı, dinlenmesi ve izlenmesini de içermektedir.
11
Ancak her ne kadar
1
Kayıhan İçel, Yener Ünver, Kitle Haberleşme Hukuku, Beta Yayınları, 8. Bası,
İstanbul, 2009, s. 23.
2
İçel, Ünver, s. 10.
3
İçel, Ünver, s. 10.
4
İçel, Ünver, s. 10.
5
Ahmet Kılıçoğlu, Şeref, Haysiyet ve Özel Yaşama Basın Yoluyla Saldırılardan Hukuksal
Sorumluluk, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakütesi Yayınları, Ankara, 1982, s. 17.
6
Sulhi Dönmezer, Basın ve Hukuku, İstanbul, 1976, s. 41.
7
Çetin Özek, Türk Basın Hukuku, İstanbul, 1978, s. 34.
8
Nermin Abadan, Basın ve Haberleşme Hürriyeti, Türkiye’de İnsan Hakları Semineri,
9-11 Aralık 1968, Ankara, 1970, s. 89.
9
İçel, Ünver, s. 10.
10
İçel, Ünver, s. 10-11.
11
Abadan, s. 91.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI271
Anayasa’da “haberleşme hürriyeti” kenar başlığı altında düzenlenmiş
olsa da haberleşmenin gizliliği konuyla ilgili bir kavram değildir.
12
Zira hükümde sözü edilen; kitle iletişim araçlarına ilişkin değil telefon,
mektup ve telgraf gibi özel iletişim araçlarına ilişkin bir gizliliktir.
13
Haberleşme özgürlüğü; kolektif bir özgürlük, sosyal bir hak ni-
teliğindedir.
14
Devlet hakkın pasif sujesini oluşturmakta, hakka sahip
olanlar hakkın korunmasının yanı sıra hakkın kullanılması için ola-
naklar sağlanmasını devletten talep edebilmektedir.
15
Haberleşme özgürlüğünün temel öğesi niteliğinde olan haklar;
haber, düşünce ve kanıları serbestçe öğrenebilmek ve toplayabilmek
hakkı, düşünce ve kanıları serbestçe açıklayabilmek hakkı ile haber
düşünce ve kanıları serbestçe yayabilmek hakkıdır.
16
Ülkedeki her türlü haber ve düşüncelerin serbestçe öğrenilebil-
mesi ve toplanabilmesi fırsatının olması haberleşme özgürlüğünün ilk
şartıdır.
17
Bu özgürlük iki yönlü bir görünümdedir, vatandaşlar bakı-
mından haber alma hakkını, yayın mensupları açısından ise haberlere
ulaşmak ve haberleri toplamak hakkını içermektedir.
18
Habere ulaş-
mak hakkı; haber, bilgi ve fikirlerin serbestçe toplanabilmesidir.
19
Ha-
ber kaynaklarının çeşitliliği ve habere ulaşma kanallarının açık olması
hakkın kullanılabilmesi için gereklidir.
20
Devlet kurumları bireyleri
doğrudan ilgilendiren idari ve siyasi bilgileriyle bu noktada en önemli
haber kaynaklarından birisini oluşturmaktadır.
21
Basının ve diğer kitle
iletişim araçlarının işlevi bu bilgiler ile kamuoyu arasında köprü kur-
maktır.
22
Fakat bu işlevin kanuni düzenlemelerle sınırlandırılabilmesi
mümkündür.
23
Bilginin temel bir hak olarak görüldüğü sistemlerde
kamu otoriteleri barındırdıkları bilgileri bu hakkın etkili kullanımını
12
İçel, Ünver, s.11.
13
İçel, Ünver, s. 11.
14
Dönmezer, s. 227.
15
Dönmezer, s. 79.
16
Dönmezer, s. 94.
17
Dönmezer, s. 94-95, Abadan, s. 100.
18
İçel, Ünver, s. 58.
19
Özek, s. 33.
20
Reyhan Sunay, Avrupa Sözleşmesinde ve Türk Anayasasında İfade Hürriyetinin
Muhtevası ve Sınırları, Avupa Komisyonu Yayınları, 2001, Ankara, s. 146.
21
Sunay, s. 146.
22
Sunay, s. 146.
23
Sunay, s. 146.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması272
sağlayacak ölçüde paylaşırken, bilginin temel bir hak kabul edilme-
diği sistemlerde bilgiyi kendi mülkiyetlerinde gören kamu otoriteleri
yasaklayıcı bir tutum benimsemektedir.
24
Devlet sırrı, devlet güvenliği, devlet çıkarı, gizli bilgi gibi kav-
ramlar habere ulaşma hakkı ile sıklıkla karşı karşıya gelmektedir.
25
Bu
sorunu çözümleyebilmek için gizlilik, çıkar, sır, güvenlik gibi ifade-
lerin açık anlamını belirlemek faydalı olacaktır.
26
Haberleşme özgür-
lüğünün; milli güvenlik, milli savunma ve yargının serbest çalışması
bakımından belli bilgi ve olayların gizli tutulması gereği sınırlandı-
rılabileceği kuşkusuzdur.
27
Fakat siyasi iktidarın eleştirilmesini veya
belli politikaların kamuoyunda tartışılmasını önlemek amacıyla muğ-
lak kavramların gerekçe olarak gösterilmesi haberleşme özgürlüğü-
nü engellemektedir.
28
Bilgi kaynaklarının korunması da bilgi akışının
serbestçe gerçekleştirilebilmesini sağladığı için önemlidir.
29
Haber
kaynağının gizliliği haberleşme hürriyetinin temel esaslarındandır.
30
Kaynakların korunması sağlanmadığında kamunun aydınlanmasını
sağlayacak bilgiler ortaya çıkmayacağı gibi basının haber verme işlevi
de zayıflamaktadır.
31
Haber alma hakkı; duymaya, görmeye ve okumaya ilişkindir.
32
Haber alma hakkı ile ifade özgürlüğü yayın aracı ile alıcının bütünleş-
mesi gibi birbirini tamamlamaktadır.
33
Haber alma hakkının bireysel
ve demokratik yönü bulunmaktadır.
34
Bireysel yön temelini, mümkün
olduğu kadar çok kaynaktan faydalanmanın, kişisel bilgileri geliştir-
menin ve bu sayede birey olarak gelişim sağlamanın insanın temel
24
Manuel Nunez Encabo, “Ethics of Journalism and Democracy”, European Journal of
Communication, C:10, S:4, 1995, s. 517-519.
25
Sunay, s. 147.
26
Sunay, s. 147.
27
Sunay, s. 147.
28
Sunay, s.147.
29
Sunay, s. 148.
30
Bkz. Uluslar arası Adalet Divanı Kararı, Goodwin/İngiltere, 17488/90, 27.3.1996,
Sunay, s.146.
31
Bkz. Uluslar arası Adalet Divanı Kararı, Goodwin/İngiltere, 17488/90, 27.3.1996,
Sunay, s.147.
32
Klaus Finkelnburg, “Demokraside İfade Özgürlüğü”, Çeviren: Nihat Ülner, in:
Düşünce Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi
Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul, 1998,.s. 202.
33
Finkelnburg, s. 202.
34
Finkelnburg, s. 202.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI273
ihtiyaçlarından birisi olduğu fikrinden almaktadır.
35
Demokratik yön
ise özgür ve bilgi sahibi olmayan bir toplum olmaksızın demokratik
bir devletin varlık sahibi olamayacağı düşüncesine dayanmaktadır.
36
Düşüncelerin oluşturulması bireylere haber alma hakkı tanındığı tak-
dirde serbestçe gelişebilmektedir.
37
Enformasyon hakkı şeklinde de
nitelendirilen haber, bilgi ve belgelere ulaşabilme hakkı insanın bilme
ve öğrenme ihtiyacına hizmet etmektedir.
38
Haber alma hakkı sadece
sansürün olmadığı ve devletin etkisi altında olmayan özgür bir basın
ile mümkündür.
39
Sadece basın değil radyo, televizyon, internet ve di-
ğer kitle iletişim araçlarının özgürlüğü de aynı ölçüde önemli ve bilgi
akışının sağlanması açısından vazgeçilmezdir.
40
Bu bakımdan devlet
yayınların ve haberlerin içine herhangi bir müdahalede bulunmama-
lıdır.
41
Yayınlar kanuni bir düzen içinde gerçekleştirilmekle birlikte
içerik devlet ya da sosyal grupların baskısından korunmalıdır.
42
Do-
layısıyla yazılı basına yönelik uygulanan tedbirler, radyo televizyon
ve diğer kitle iletişim araçlarına yönelik olarak uygulanan tedbirler bi-
reylerin haber alma hakkını engelleyecek nitelikte olmamalıdır.
43
Kitle
iletişim araçlarıyla haber alma özgürlüğüne dair bir ölçüt her çeşit gö-
rüşün öğrenilebilme imkanının olmasıdır.
44
Burada en önemli tehlike
kitle iletişim araçlarının ekonomik güç ve baskı sebebiyle belli grup-
larda toplanması, siyasi ya da kişisel menfaatler dolayısıyla haber ve
bilgilerin tarafsızlığını kaybetmesi, belli yönlere çekilmesi, gerçeklerin
gizlenmesi ya da değiştirilmesi ve verilen haberlerin siyasi iktidara
ya da belli çıkar gruplarına bağlı olmasıdır.
45
Düşüncelerin yönlendi-
rilmesinde ulusal olduğu kadar uluslararası kitle iletişim araçları da
önemlidir.
46
Zira bazı olaylarda ekonomik, kültürel, siyasi sebeplerle
35
Finkelnburg, s.202.
36
Finkelnburg, s. 202.
37
Finkelnburg, s. 203.
38
Volker Diesbach, “The Concept of Freedom of Information In International Guarantees
of Human Rights”, Law and State, Vol:19, 1979, s. 99.
39
Finkelnburg, s. 202.
40
Finkelnburg, s. 203.
41
Finkelnburg, s. 203.
42
Finkelnburg, s. 203.
43
Diesbach, s. 96-97.
44
İrfan Erdoğan, İletişim Egemenlik Mücadeleye Giriş, İmge Yayınevi, Ankara, 1997, s.
242.
45
Erdoğan, s. 242-243.
46
Alpaslan Işıklı, “Demokratikleşmenin Sınırlılıkları”, Mülkiyeliler Birliği Dergisi,
C:16, S: 144, s. 4., Erdoğan, s. 310.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması274
haberin gerçek niteliği saklanabilmekte ve gerçek durumla yansıtılan
arasında farklılık olabilmektedir.
47
Haberleşme özgürlüğünün ikinci temel öğesi düşünce ve kanılarını
serbestçe açıklayabilmek hakkıdır. Genel nitelikte bir hak olan düşün-
ce ve ifade özgürlüğü aynı zamanda haberleşme özgürlüğünün de en
önemli gereklerinden birisidir.
48
Düşünce özgürlüğünü bir hak olarak
kavramlaştırabilmek için insan hakları ve temel özgürlükler fikrinin
ve düşünce teriminin açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
49
İnsan
hakları düşüncesi her insanın doğuştan, insan olması sebebiyle bir ta-
kım haklara sahip olduğunu ve belirli şekilde muamele görmesi ge-
rektiğini içermektedir.
50
Temel özgürlükler ise devlet dahil hiçbir kişi
ve kurumun dokunamayacağı önemde haklardır, bu hakları korumak
onları uluslararası belgelerle, anayasalarla ve ulusal hukuk sistemleriy-
le güvence altına almaktır.
51
Düşünce ise zihinsel bir süreç olan düşün-
menin bir ürünüdür.
52
Düşünme; kendiliğinden değildir, çaba ve emek
isteyen, deneylerle beslenen, sezgi ve duygularla güçlendirilen ve bilgi
gerektiren bir faaliyettir.
53
Düşünce ürünleri arasında; fikirler, anlayış-
lar, kanaatler, inançlar ve gereklilik önermeleri bulunmaktadır.
54
Bilgi
önermeleri ise önermeyi ortaya koyandan bağımsız bir nitelikleri ol-
dukları için bu ürünlerin içinde değildir
55
Düşüncelerin kişisellikleri-
nin aksine bilgiler doğrulanabilir ya da yanlışlıkları kanıtlanabilir.
56
Düşünme faaliyeti sonucu ortaya çıkacak olan düşüncelerin; bilgi
düzeyini arttırıp yanlış inançları yıkmak suretiyle toplumun gelişim
düzeyini yükseltebilmesi gibi, bilgi yerine inançları güçlendirmesi ve
toplumun gelişimi yavaşlatması da olanak dahilindedir.
57
Ancak birin-
47
Işıklı, s. 4, Erdoğan, s. 311.
48
İçel, Ünver, s. 60.
49
İoanna Kuçuradi, “Düşünce Özgürlüğü: Nedir Acaba?”, in: Düşünce Özgürlüğü,
Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi Yayınları:3, AFA
Yayınları, İstanbul, 1998, s. 20.
50
Kuçuradi, s. 20.
51
Kuçuradi, s. 22.
52
Ahmet İnam, “ Düşünce Özgürlüğünden Özgür ve Özgürleştirici Düşünceye.”, in:
Düşünce Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi
Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul, 1998, s. 37.
53
İnam, s. 37.
54
Kuçuradi, s. 24.
55
Kuçuradi, s. 24.
56
Kuçuradi, s. 24.
57
Vehbi Hacıkadiroğlu, “Bilginin Sağladığı Özgürlük”, in: Düşünce Özgürlüğü,
Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi Yayınları:3, AFA
Yayınları, İstanbul, 1998, s. 30.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI275
ci ihtimalin gerçekleşmesi daha mümkündür.
58
Burada önemli olan dü-
şüncelerin yayılmasının engellenmemesidir.
59
Zira düşünceler olumlu
ya da olumsuz etkilerini hemen göstermemektedir, düşünceyi yayma
hürriyeti sayesinde yanlış düşünceler olumsuz etkisini göstermeden
önce doğru düşüncelerle karşılaşacak, her iki düşüncenin çarpışması
sonucunda ise inanç değil bilgi kazanacaktır.
60
Düşüncelerin serbestçe
yayıldığı toplumlarda zaman bilgi lehine çalışmakta ve bilgi birikimi
sürekli olarak artmaktadır.
61
Düşünme zihinsel bir süreç olduğu için baskı altında tutulması
imkansız gibi görülse de özgür düşünmeyi önlemenin propoganda
ya da eğitim gibi dolaylı bir takım yolları bulunmaktadır.
62
Çocukluk
döneminden itibaren etkili baskı araçlarıyla koşullandırılan kişilerin
serbest düşünme yetisinden ve dolayısıyla düşünce özgürlüğünden
mahrum oldukları açıktır.
63
Özellikle dikta rejimlerinde rejimin kurul-
ması ve devam ettirilmesi için özel eğitim ve propaganda yöntemleri
benimsemekte ve uygulanmaktadır.
64
Bu noktada ifade özgürlüğü kavramını açıklamak yerindedir. İfa-
de özgürlüğü demokrasilerin vazgeçilmez unsurlarından birisidir.
65
Hukukun esas olarak açıklanmamış düşünceyle ilgisi olmadığı belir-
tilmektedir.
66
İfade özgürlüğüne ilişkin bir eksiklik aynı zamanda de-
mokraside var olan bir noksanlıktır.
67
Bu konuda kısıtlamalar sınırlı
olmalı, örneğin ceza hukuku bazında kamusal alanda şiddet kullan-
maya, insan öldürmeye yönlendiren ya da askeri sırları vermeyi içeren
açıklamalar yasaklanmalıdır.
68
İfade özgürlüğü konuşmaya, tartışma-
ya ve yazmaya yönelik bir özgürlüktür.
69
58
Hacıkadiroğlu, s. 30.
59
Hacıkadiroğlu, s. 30.
60
Hacıkadiroğlu, s. 30.
61
Hacıkadiroğlu, s. 30.
62
Hacıkadiroğlu, s. 31.
63
Hacıkadiroğlu, s. 31.
64
Hacıkadiroğlu, s. 31.
65
Finkelnburg, s. 200.
66
Adnan Güriz, “ İfade Hürriyetinin Sınırları”, in: Düşünce Özgürlüğü, Editör:
Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi Yayınları:3, AFA
Yayınları, İstanbul, 1998, s.82.
67
Finkelnburg, s. 203.
68
Finkelnburg, s. 200.
69
Finkelnburg, s. 202.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması276
İfade hürriyetinin sınırlandırılamayacağını ileri süren görüşler
olsa da uygulamada ifade hürriyetinin sınırlandırılabileceği kabul
edilmiştir.
70
Demokratik düzenin kendisini yok etmek isteyenlere karşı
bu özgürlüğü sınırlandırması, özgürlüğü ortadan kaldırmak için öz-
gürlük tanınmasını engellemek ve geri dönüşü olmayan sonuçları ön-
lemek bakımından akılcıldır.
71
Devletin yaşayan bir organizmaya ben-
zediği ve varlığına yönelmiş olan tehlikelere karşı kendini savunma
hakkı olduğu ileri sürülmektedir.
72
İfade hürriyeti bireysel menfaatleri
ya da kamusal ya da kamu düzenini diğer bir deyişle devleti ilgilendi-
ren menfaatleri korumak için sınırlandırılabilmektedir.
73
Ancak ifade
hürriyeti devlet için sınırlandırılabildiği kadar aynı zamanda devlete
karşı korunmak da zorundadır.
74
Düşüncelerin açıklanması özgürlüğü; kişinin edindiği bilgiler ara-
sından yapmış olduğu tercihleri dış dünyaya yansıtabilmesidir.
75
Bir
kararın zihin dışındaki uygulaması düşüncelerin açıklanmasını oluş-
turmaktadır.
76
Seçme işleviyle tespit edilen amaçlara ulaşmak için ya-
pılan faaliyettir, bu faaliyet sözle, yazıyla ya da başka vasıtalarla tek
başına ya da toplu olarak gerçekleştirilmektedir.
77
Düşünceleri açıklama özgürlüğü engellendiği durumda zaman,
haber, fikir ve bilgi akışı durmakta toplum statik bir hale dönüşmek-
tedir.
78
Açıklama hürriyeti bireye eleştirme, fikir ve inançlarına uygun
şekilde davranabilme ve doğru olduğuna inandığı fikirleri başkasına
da kabul ettirme imkanı sağlamaktadır.
79
Dolayısıyla eleştiri ve bilgi
verme sınırlarını aşan, yandaş kazanma ve bireylerin tutumlarını et-
kilemeyi içeren propaganda faaliyetleri de açıklama özgürlüğünün
kapsamındadır.
80
Şiddet kullanımına ortam hazırlanmaması ve zor
70
Güriz, s. 82.
71
Güriz, s. 82.
72
Güriz, s. 84.
73
Güriz, s. 84.
74
Güriz, s. 86.
75
Sunay, s. 63.
76
Sunay, s. 63, Necati Öner, İnsan Hürriyeti, Vadi Yayınları, Ankara, 1995, s. 69.
77
Öner, s. 69.
78
Sunay, s. 63.
79
Sunay, s. 64.
80
H. Terence Qualter, “Propaganda Teorisi ve Propagandanın Gelişimi ”, Çeviren: Ünsal
Oskay, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, C:XXXV, S: 1-4,
1980, s. 279-280.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI277
kullanılmaması propaganda faaliyetlerinin sınırıdır; bu sınır aşıldı-
ğı takdirde suç sayılan bir alana girilmekte ve devletin cezalandırma
hakkı söz konusu olmaktadır.
81
Düşünceleri açıklama hakkının fiilen kullanılabilmesi için gerekli
olan düşünceleri yayma özgürlüğü haberleşme özgürlüğünün üçüncü
unsurudur.
82
Bu özgürlük yazıların yayınlanmadan önce kontrol edil-
memesini ve basılmış eserlerin serbestçe dağıtılması zorunluluğunu
gerektirir.
83
Özel kişilere ait basın dışı kitle haberleşme araçları ile bu özgürlü-
ğün kullanılması Anayasa’nın 26. maddesinde düzenlenmiştir.
84
Kamu
tüzel kişilerine ait basın dışı kitle haberleşme araçları söz konusu ise
bu hak Anayasa’nın 31. maddesi gereği bu araçlardan yararlanma hak-
kına dönüşmektedir.
85
Ancak bu tür kitle iletişim araçlarından radyo,
televizyon ve sinema esaslı bir sınırlamaya tabidir.
86
Devlet tekeli bu
iletişim araçlarının üzerinden her ne kadar kaldırılmış olsa da bu araç-
lar üzerinden yapılan yayınların izne bağlanmasına engel değildir.
87
İnternet ise Anayasa’da düzenlenen kitle iletişim araçlarının içinde yer
almamaktadır, teknik olarak da internet üzerinden yapılan yayınların
denetime tabi tutulması mümkün olmamaktadır.
88
2. Ceza Muhakemesinde Duruşma
Suçlar bireylerin olduğu kadar toplumun da menfaatlerine zarar
vermektedir.
89
Devlet gerek kamu düzenini gerekse de toplumun gü-
venliğini sağlamak için suç ve suçluyla mücadele etmek durumun-
dadır.
90
Suçluların cezalandırılması, suçsuzların cezalandırılmaması,
81
Zeki Hafızoğulları, “Liberal Demokratik Bir Hukuk Düzeninde İfade Hürriyetinin
Sınırı”, İnsan Hakları Merkezi Dergisi, C:2, S:2, Ekim 1994, s. 14, Qualter, s. 282-
284.
82
İçel, Ünver, s. 61.
83
Dönmezer, s. 96.
84
İçel, Ünver, s.61.
85
İçel, Ünver, s. 96.
86
İçel, Ünver, s. 97.
87
İçel, Ünver, s. 62.
88
İçel, Ünver, s. 62.
89
Nevzat Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi, Ankara, 2009, s. 96.
90
Hakan Karakehya, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Maddesi Bağlamında
Duruşma, Savaş Yayınevi, Ankara, 2008, s. 18.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması278
suçluya hak ettiğinden az ya da çok ceza verilmemesi gibi hususların
hepsi topluma ait menfaatlerdir.
91
Kişiye ceza verilirken suçlunun in-
san olduğu gözden çıkarılmamalı ve onuru korunmalıdır.
92
Ceza muhakemesi faaliyeti sırasında sanık başta olmak üzere mu-
hakemeye katılan herkesin haklarına saygı gösterilmelidir, aksi bir du-
rum bu faaliyetlerin bireylerin haklarına zarar verilmesine ve toplu-
mun zarar görmesine neden olabilmektedir.
93
Hukuk devletinin insan
hakları ihlali olmaksızın suç ve suçlulukla mücadele etmesi ve maddi
gerçeğe ulaşması esastır.
94
Adil yargılanma hakkı da bu bağlamda sa-
nığın haklarının korunmasını ve sanık bakımından yargılamanın ulus-
lararası sözleşmelerle kabul edilen ilkelere uygun yapılmasını garanti
altına almaktadır.
95
Tüm ceza yargılaması faaliyetinin temelini ve esasını oluşturan
duruşma mahkemenin delilllerle doğrudan doğruya temas edip mad-
di gerçeğe ulaşmaya çalıştığı en önemli devredir.
96
Duruşma, madde
ve yer yönünden yetkili mahkemede, duruşma hazırlığı devresinde
belirlenen günde, mahkeme başkanı veya hakimin duruşmayı açtığını
açıklamasıyla başlamakta, delillerin ortaya koyulup tartışılması sure-
tiyle maddi gerçeğin bulunmaya çalışılmakta ve son söz sanığa verilip
duruşmanın bittiğinin açıklanmasıyla bitmektedir.
97
Ceza muhakeme-
sinde öne gelen uyuşmazlığın çözümünde öncelikle sanığa yüklenen
fiilin suç olup olmadığı belirlenir, fiil suç ise sanığın bu suçun faili olup
olmadığı, suçlu ise cezalandırılıp cezalandırılmayacağı ve cezalandırı-
lacaksa cezanın ne olacağı tespit edilmektedir.
98
Modern ceza muhakemesinde soruşturma ve kovuşturma ma -
kamlarının her şekilde maddi gerçeğe ulaşmasına izin verilmemekte-
dir ve bu husus önemli bir kazanç sayılmaktadır.
99
Ceza muhakemesi
91
Karakehya, s. 23.
92
Karakehya, s. 23.
93
Karakehya, s. 18-19.
94
Karakehya, s.19.
95
Karakehya, s.19.
96
Erdener Yurtcan, Ceza Yargılaması Hukuku, Vedat Kitapçılık, İstanbul, 2005, s. 401.
97
Bahri Öztürk,, Mustafa Ruhan Erdem, Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin
Yayınevi, Ankara, 2006, s. 652.
98
Nevzat Toroslu, Metin Feyzioğlu, Ceza Muhakemesi Hukuku, Savaş Yayınevi,
Ankara, 2009, s. 20.
99
Karakehya, s. 45.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI279
kuralları muhakeme tarafları arasında bir değerlendirme yapmakta ve
anayasal ilkeler doğrultusunda hem maddi gerçeğin bulunması olana-
ğını sağlamakta hem de sanığın asgari haklarını teminat altına almak-
tadır.
100
Ceza muhakemesinin temel amacı bu çerçevede muhakemeye
katılan bireylerin haklarına zarar vermeksizin maddi gerçeği bulmak
ve buna bağlı olarak cezai uyuşmazlığı çözmektir.
101
Duruşma devresinde ceza muhakemesinin çözmeye çalıştığı mad-
di ve hukuki iki temel sorundan maddi sorunun çözümü için çaba
sarfedilmektedir.
102
Toplu mahkemelerdeki duruşmalarda temel amaç
duruşma bittikten sonra hakimlerin kendi aralarında tartışabilecekleri
bir fikir olgunluğuna getirilmesi, duruşma devresinde kişisel kanaatle-
ri oluşan hakimlerin hüküm devresinde bu kanaatleri tartışarak ortak
bir yargıya ulaşabilmeleridir.
103
3. Kapalı Duruşmanın İçeriğinin Hiçbir İletişim Aracıyla
Yayınlanamaması
Adil yargılanma ilkesi muhakeme hukukunun temel ve evrensel
ilkelerinden birisi olduğu gibi aynı zamanda bir insan hakkıdır.
104
Adil
yargılanma, hukuken oluşturulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme
önünde yeterli savunma olanağı tanınarak hukuk devleti ilkesine uy-
gun bir biçimde, önceden kanunla öngörülmüş esaslar çerçevesinde
aleni bir şekilde yargılanmadır.
105
Aleniyet ilkesi de demokratik toplumun temel prensiplerinden
biri olan adil yargılanmanın gerçekleşmesine katkıda bulunan ilkeler-
den birisidir.
106
İnsan Hakları Evrensel Bildirisi, İnsan Hakları Avrupa
Sözleşmesi, BM Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi ile TC Anaya-
100
Karakehya, s. 45-46.
101
Karakehya, s. 46.
102
Karakehya, s. 46.
103
Nur Centel, Hamide Zafer, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Yayınevi, İstanbul,
2011 s. 638.
104
Bahri Öztürk, Mustafa Ruhan Erdem, Vali Özer Özbek, Uygulamalı Ceza
Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Temmuz 2007, s. 135.
105
Handan Yokuş Sevük, “Adil Yargılanma Kapsamında Ceza Yargılamasında Aleniyet
İlkesi”, Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, Galatasaray Üniversitesi Yayınları,
İstanbul, 2004, s. 747.
106
Yokuş Sevük, s. 747.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması280
sa’sında duruşmaların aleniliği bir hak olarak düzenlenmiştir.
107
Aleni
duruşma; herkesin toplumun belirli bir grubuna ait olup olmadığına
bakılmadan herhangi bir kayda tutulmaksızın mahkeme duruşmaları-
na dinleyici olarak katılmasıdır.
108
Aleniyet ilkesi ceza muhakemesinde 19. yy.da yapılan reformlar-
la getirilmiştir.
109
Ceza muhakemesinin gizli yapılması yoğun insan
hakları ihlallarine yol açtığı için liberalizmin de etkisiyle Aydınlanma
Dönemi düşünürleri duruşmaların halka açık yapılması gereğini sa-
vunmuşlardır.
110
Muhakemenin halkın girebileceği yerlerde yapılmasını, muha-
keme tutanaklarının halka açıklanabilmesini ve hükmün de açık du-
ruşmada verilmesini içeren aleniyet ilkesi ceza muhakemesinin şekli
107
Bkz. İnsan Hakları Evrensel Bildirisi mad. 10: “Herkesin, hak ve yükümlülükle
rinin belirlenmesinde ve kendisine herhangi bir suç isnadında bağımsız ve yansız bir
mahkeme tarafından tam bir eşitlikle, hakça ve kamuya açık olarak yargılanmaya hakkı
vardır.”, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi mad. 6/1: “Herkes, gerek medeni hak
ve yükümlülükleriyle ilgili nizalar, gerek cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar
konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme ta
rafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini
istemek hakkına sahiptir. Hüküm açık oturumda verilir; ancak, demokratik bir toplumda
genel ahlak, kamu düzeni ve ulusal güvenlik yararına, küçüklerin korunması veya da
vaya taraf olanların özel hayatlarının gizliliği gerektirdiğinde, veya davanın açık otu
rumda görülmesinin adaletin selametine zarar verebileceği bazı özel durumlarda, mah
kemenin zorunlu göreceği ölçüde, duruşmalar dava süresince tamamen veya kısmen
basına ve dinleyicilere kapalı olarak sürdürülebilir”, BM Medeni ve Siyasal Haklar
Sözleşmesi mad. 14/1: “Herkes mahkemeler ve yargı yerleri önünde eşittir. Herkes,
hakkındaki bir suç isnadının veya hak ve yükümlülükleri ilgili bir hukuki uyuşmazlığın
karara bağlanmasında, hukuken kurulmuş yetkili, bağımsız ve tarafsız bir yargı yeri
tarafından adil ve aleni olarak yargılanma hakkına sahiptir. Davayı izleyenler ve basın
mensupları, demokratik bir toplumdaki genel ahlak, kamu düzeni (ordre public) veya
ulusal güvenlik nedeniyle veya tarafların özel yaşamlarının menfaatinin gerektirmesi
halinde veya mahkemenin görüşüne göre aleniliğin adaletin gerçekleşmesine zarar vere
ceği özel şartların kesinlikle gerektirdiği ölçüde, duruşmalardan tamamen veya kısmen
çıkarılabilir; ancak bir ceza davasında veya hukuk davasında verilen hüküm, gençlerin
menfaati veya aile uyuşmazlıkları veya çocuğun velayeti ile ilgili davalar aksini gerek
tirmedikçe aleni olarak tefhim edilir.”, T. C. Anayasası mad. 141/1: “Mahkemelerde
duruşmalar herkese açıktır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının kapalı yapıl
masına ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde
karar verilebilir.”
108
Yokuş Sevük, s. 749.
109
Yokuş Sevük, s. 747.
110
Öztürk, Erdem, Özbek, s. 153.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI281
ilkelerinden birisidir.
111
Duruşma salonunda fiziki koşulların elverişli
olduğu ölçüde herkesin dinleyici olarak bulunabilmesi doğrudan ale-
niyet, duruşma salonunda bulunan kişilerin görüp duyduklarını du-
ruşma dışında açıklayabilmesi ise dolaylı aleniyettir.
112
Aleniyet ilkesi adalet dağıtımında ve adli mekanizmanın işleyi-
şinde saydamlığı ve kamu denetimini sağlamak, gizli yargılamayı
önlemektir.
113
İlke ile yargılamanın adil olduğu gösterilerek mah-
kemelere duyulan güven sağlandığı gibi gizlilikten kaynaklanan
haksız keyfi işlemler de engellenmekte ve böylece adil yargılanma
gerçekleştirilmektedir.
114
Yargı kararlarının güvenilirliğine hizmet
eden ilke aynı zamanda hakimlerin daha sağduyulu karar verme-
sini, sanığın toplum önünde kendisine yöneltilen suçlamalardan
kurtulmasını ve diğer insanları suç işlemekten alıkoyarak cezanın
önleyici işlevini de sağlamaktadır.
115
Halk adına verilen kararların
halkın gözü önünde verilmesi gerektiğinden sözlülük ilkesi ile an-
lam kazanan aleniyet ilkesi ile demokratikleşme ve hukuk düzenine
tabi olanların adaletin gerçekleştirilmesine katılmaları da güvence
altına alınmaktadır.
116
Modern özgürlükçü demokratik ceza muhakemesinin temel ilke-
lerinden biri olan aleniyet; hem yargılama sujelerinin hem de toplum-
daki herhangi bir kişinin yargılamanın yapıldığı yerde hazır bulunma-
sını ve yargılamayı doğrudan izleyebilmesini mümkün kılmaktadır.
117
İlkenin uygulanması yargıçların sorumluluk bilincini yükselttiği gibi
halkın ve basının dolaylı olarak yargıyı denetlemesine olanak tanımak-
ta ve ceza yaptırımlarının genel önleme etkisini güçlendirmektedir.
118
Ancak ilkenin birtakım sakıncaları da ileri sürülmektedir. Muhatap
kimsenin aleni yargılamada damgalanması, yeniden topluma kazan-
dırılmasının zorlaşması, sanık ve tanıkların alenilik nedeniyle gerçeği
111
Öztürk, Erdem, Özbek, s. 153, Yokuş Sevük, s. 748.
112
Centel, Zafer, s. 644.
113
Yokuş Sevük, s. 747.
114
Feyyaz Gölcüklü, Şeref Gözübüyük, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Uygulaması
(Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İnceleme ve Yargılama Yöntemi), Turhan Kitabevi,
Ankara, 2009, s. 288.
115
Hamide Zafer, “Medya Özgürlüğü ve Adli Haberlerin Verilişi”, Prof. Dr. Sulhi
Tekinay’ın Hatırasına Armağan, İstanbul, 1999, s. 766.
116
Yokuş Sevük, s. 749.
117
Ünver, Hakeri, s.48.
118
Ünver, Hakeri, s.49.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması282
söylememeleri dolayısıyla maddi gerçeğe ulaşmanın güçleşmesi ve
yargılamayı izleyen toplumun tepkisinden çekineceği için hakimin
bağımsızlığının zedeleneceği bu sakıncalardan bazılarıdır.
119
Yine suç
işleme biçimlerinin kamuoyunda yaygınlaşmasının kriminolojik etki-
lerinin de olduğu ifade edilmektedir.
120
Aleniyet ilkesinin sanığın lekelenmesini önlemek ve bazı kamu-
sal menfaatler açısından zararlı yönleri bulunabilmektedir.
121
Ancak
bu istisnalar hakimin kararının konuya yabancı etkilerden korunma-
sı açısından tehlikelidir.
122
Bu nedenle dolaylı aleniyetin kısıtlanması
mümkün ise de doğrudan aleniyetin zorunlu durumlar haricinde kı-
sıtlanmaması gereklidir.
123
Ceza Muhakemesi Kanunu’nda 186. madde de kapalılık kararı ve-
rilerek aleni duruşmadan kapalı duruşma usulüne geçileceği, 187/1-d
de buna rağmen bazı kimselerin duruşmada bulunmasına karar veri-
lebileceği, 187-2 de kapalı duruşmanın içeriğinin hiçbir şekilde yayın-
lanamayacağı, 187/3 de ise belirli durumlarda mahkemenin suç işle-
mesini önlemek, milli güvenlik, genel ahlak veya kişilerin saygınlık,
onur ve haklarını korumak için duruşmanın içeriğinin de kısmen veya
tamamen yayınlanmasının yasaklayabileceği düzenlenmiştir.
Kamuya açıklık ilkesinin çeşitli nedenlerle sınırlanması mümkün-
dür. CMK 185. madde de onsekiz yaşından küçük sanıkların duruşma-
larının kapalı yapılması zorunluluğu kabul edilmiştir. Yine duruşma
disiplinin sağlanması bakımından duruşma salonundan çıkarılan kim-
seler için de aleniyet ilkesi sınırlanmış olmaktadır.
124
Aleniyet gereği olarak kamuya duyurma kitle iletişim araçlarıyla
gerçekleştirilebilir.
125
Bu durumda basının dolaysız açıklık yoluyla du-
ruşmaları izleyip haber vermek suretiyle kamuoyunu duruşmalarda
olan biten hakkında bilgilendirmek söz konusudur.
126
119
Ünver, Hakeri, s.49.
120
Ünver, Hakeri, s.49.
121
Centel, Zafer, s. 645.
122
Centel, Zafer, s. 645.
123
Centel, Zafer, s. 645.
124
Ünver, Hakeri, s.52.
125
Yokuş Sevük, s.757.
126
Yokuş Sevük, s.757.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI283
Avrupa İnsan Hakları Komisyonu mahkemelere güveni sağlamak
açısından duruşmada basının da bulunmasının özel bir öneme sahip
olduğunu ifade etmektedir.
127
Komisyona göre devletin basının duruş-
madan haberdar edilmesi ya da toplumun genel olarak bilgilenmesi
için davanın ilan edilmesi gibi bir yükümlülüğü bulunmamakta ve ba-
sının duruşmada bulunmasını engellememesi yeterli sayılmaktadır.
128
Duruşmanın kapalı yapılması yani üçüncü kişilerin duruşma sa-
lonuna girmesinin yasaklanması sadece genel ahlakın veya kamu
güvenliğinin kesim olarak gerekli kıldığı hallerde mümkündür.
129
Bu
hallerde duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına
mahkemece karar verilebilir.
130
Bir durumun genel ahlaka ya da kamu
güvenliği sebebiyle duruşmanın kapatılmasını gerektirip gerektirme-
diği mahkemece takdir edilir.
131
Açıklığın kaldırılması istemine iliş-
kin verilecek karar, istem üzerine ya da resen uygun görülürse kapalı
duruşma da verilir.
132
Ancak duruşmanın kapalı yapılması konusun-
daki gerekçeli kararla hüküm açık duruşmada açıklanır.
133
Açıklığın
kaldırılması kararı nedenleriyle birlikte tutanağa geçirilir.
134
Ancak ale-
niyetin kaldırılması talebiyle veya mahkemenin resen bu konuyu ele
alması halinde var sayılan bir taleple tali ceza davası açılmış olur.
135
Bu tali ceza davasına ilişkin duruşmanın aleni yapılması ve aleniye-
tin kaldırılmasına ilişkin gerekçeli kararın aleni duruşmada okunması
aleniyetin kaldırılmasını anlamsız hale getirebilir.
136
Çocukların korunması da duruşmanın kapalılığını gerektirmekte-
dir.
137
CMK’nın 185. maddesine göre sanık on sekiz yaşını doldurma-
mış ise duruşma kapalı yapılır, hükümde kapalı duruşmada açıklanır.
Zorunlu kapalılık olarak adlandırılan bu halde mahkemenin kapalılık
127
Sibel İnceoğlu, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı,
Seçkin Yayıncılık, Ankara, Kasım 2008, s. 343.
128
İnceoğlu, s. 343.
129
Centel, Zafer, s. 646.
130
Centel, Zafer, s. 646.
131
Centel, Zafer, s. 646.
132
Centel, Zafer, s. 646.
133
Centel, Zafer, s. 646.
134
Centel, Zafer, s. 646.
135
Centel, Zafer, s. 646.
136
Centel, Zafer, s. 647.
137
Toroslu, Feyzioğlu, s. 285.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması284
kararı konusunda takdir hakkı bulunmamaktadır.
138
Sanığın duruşma
devam ederken onsekiz yaşını tamamlaması halinde tekrar aleniyete
dönülecektir.
139
Doğrudan doğruya aleniyetin kaldırıldığı yani mahkeme salo-
nuna dinleyici alınmasının yasaklandığı hallerde dolaylı aleniyet de
kaldırılarak duruşmanın kamuya aktarılması konusunda yayın yasağı
kabul edilmiş olmaktadır.
140
Kapalı duruşmanın içeriği de hiçbir ileti-
şim aracıyla yayınlanamaz.
141
4. Açık Duruşmanın İçeriğinin Kısmen ya da Tamamen
Yayınlanmasının Yasaklanması
Duruşmanın kamuya açıklığı ilkesi sadece duruşma salonunda
değil, keşif mahallerinde veya örneğin tanığın ifadesinin istinabe yo-
luyla veya naip hakim tarafından alınması durumunda da geçerlidir.
142
Tarafların bu ilkeden vazgeçmeleri mümkün değildir.
143
Duruşma kamuya açık yapılmakla birlikte, dinleyiciler tarafından
duruşma içeriğinnin kamuya yayılması yasaklanabilir.
144
Açık duruş-
manın içeriği milli güvenliğe veya genel ahlaka veya kişilerin saygın-
lık, onur ve haklarına dokunacak ve suç işlemeye kışkırtacak nitelikte
ise mahkeme bunları önlemek amacıyla ve gerektiği ölçüde duruşma-
nın içeriğinin kısmen veya tamamen yayımlanmasını yasaklar ve ka-
rarını açık duruşmada bildirir.
145
Özel yetkili ağır ceza mahkemeleri de duruşmanın düzen ve di-
siplinini bozan sözlü veya yazılı beyan ve davranışlar ile mahkemeye,
mahkeme başkanı ve üyelerden herhangi birine, Cumhuriyet Savcısı-
na, tutanak katibine veya görevlilere tahkir ve hakaret oluşturan söz
ve davranışlar hakkından yayım yasağı koyabilirler.
146
138
Centel, Zafer, s.647.
139
Centel, Zafer, s.647.
140
Centel, Zafer, s.647.
141
Centel, Zafer, s.647.
142
Centel, Zafer, s. 645.
143
Centel, Zafer, s. 645.
144
Centel, Zafer, s.645.
145
Centel, Zafer, s.647.
146
Centel, Zafer, s.648.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI285
Açık duruşma içeriğinin yayınlanabilmesi aleniyet gereği müm-
kündür, Anayasa’nın 28. maddesinde yer alan “basın hürdür” ifade-
siyle bu husus açıkça ifade edilmiştir.
147
Ancak basın özgürlüğünün
Anayasa’da belirtilen amaçlarla kanun tarafından sınırlandırılması
mümkündür.
148
Bu amaçlar arasında “yargılama görevinin amacına uy
gun olarak yerine getirilmesi” de bulunmaktadır.
149
Aleniyet ilkesi bazen zararlı sonuçlara da neden olabileceği için
mutlak değildir.
150
Kimi hallerde bazı kişilerin duruşmada bulunması-
na belli kayıt ve şartlarda izin verilmeyebilir.
151
İsteyenin duruşmada
hazır bulunması ve yapılanları görmesi olan aleniyet aynı zamanda
söylenenlerin işitilmesi ve gösterilenlerin görülmesidir.
152
Açıklık görülen ve duyulanların başkalarına yayılabilmesini de
gerektirmektedir.
153
Dolayısıyla açık duruşmada olup bitenlerin yayın-
lanması serbest olmalıdır.
154
Anayasa basın özgürlüğünün yargılama
görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınır-
lanabileceğini kabul etmiştir. ( mad. 28/3 ) Basın Kanunu görülmekte
olan bir dava kesin kararla sonuçlanıncaya kadar bu dava ile ilgili ha-
kim veya mahkeme işlemleri hakkında mütalaa yayınlamayı yasakla-
maktadır. ( mad. 19/2 ) Yargıçların etki altında kalmalarını önlemeye
yönelik bu hüküm açıklık ilkesine aykırı değildir.
155
Çünkü düzenleme
ile yargıç ve mahkeme işlemlerini yayınlamak değil bunlar hakkında
mütalaa yayımlamak yasaklanmaktadır.
156
Duruşmanın açıklığı ilkesinin ihlal edilmesi hukuka kesin aykırı-
lık nedenidir ve bozmayı gerektirir.
157
Ancak kapalı yapılması gere-
kenin bir duruşmanın açık yapılması verilen son kararın bozulmasını
gerektirmez.
158
147
Yokuş Sevük, s. 758.
148
Yokuş Sevük, s. 758.
149
Yokuş Sevük, s. 758.
150
Yokuş Sevük, s. 753.
151
Yokuş Sevük, s. 750.
152
Yokuş Sevük, s. 751.
153
Toroslu, Feyzioğlu, s. 285.
154
Toroslu, Feyzioğlu, s. 286.
155
Toroslu, Feyzioğlu, s. 286.
156
Toroslu, Feyzioğlu, s. 286.
157
Toroslu, Feyzioğlu, s. 286.
158
Toroslu, Feyzioğlu, s. 286.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması286
5. Ses ve Görüntü Alıcı Aletlerin Kullanılması Yasağı
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 183. maddesindei adliye binası
içerisinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma salonunda her türlü
sesli veya görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan aletlerin kulla-
nılması yasaklanması düzenlenmiştir.
Bir suç ile itham edilen herkes, suçluluğu yasal olarak sabit olun-
caya kadar suçsuz sayılmaktadır. Hukuk devletinin bir gereği olan
bu ilke nedeniyle bir kimsenin suçluluğu kesinleşmiş bir yargı ka-
rarıyla ispat edilinceye kadar o kişinin suçsuzluğu varsayılmakta-
dır.
159
İlke ceza muhakemesinin birçok ilke ve kurumu ile ilişkilidir
ve bunları etkilemektedir.
160
Kişinin lekelenmeme hakkının korun-
ması amacıyla adliye binası içinde ya da dışında yapılan adli işlem-
ler esnasında ses ve görüntü alıcı ve nakledici aletlerin kullanılması
yasaklanmıştır.
161
Suçsuzluk karinesi sadece polis, jandarma, savcı ve
mahkemeyi değil, bütün kamu görevlilerini ve Devlet kurumlarını
bağlamaktadır.
162
Basın ve yayın organları da suçsuzluk karinesine uy-
mak zorundadır.
163
Düzenleme sanığın, tanığın ve yargıcın psikolojisinin etkilenme-
sini önlemek amacıyla getirilmiştir.
164
Yasak adliye içinde ve dışın-
daki tüm adli işlemleri kapsamaktadır. Ancak tanık ve bilirkişinin
naiple veya istinabe yoluyla dinlenebildiği, sanığın istinabe yoluyla
sorguya çekilebildiği durumlarda aynı anda sesli ve görüntülü ile-
tişim tekniğinin kullanılması suretiyle bunların dinlenebilmeleri ve
sorguya çekilebilmeleri olanağı bulunduğunda bu yöntem ile tanık
ve bilirkişinin ifadesinin alınması veya sanığın sorgusunun yapılma-
sı mümkündür.
165
Eski Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununda (CMUK) duruşma -
da ses ve görüntü kaydının yapılıp yapılamayacağı konusunda açık
bir düzenleme bulunmamaktaydı. 378. maddenin birinci fıkrasındaki
159
Yener Ünver, Hakan Hakeri, Ceza Muhakemesi Hukuku, Adalet Yayınevi, 2009,
Ankara, s. 22.
160
Ünver, Hakeri, s.22.
161
Ünver, Hakeri, s.22.
162
Ünver, Hakeri, s.22.
163
Ünver, Hakeri, s.48.
164
Toroslu, Feyzioğlu, s. 284.
165
Toroslu, Feyzioğlu, s. 284.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI287
“Duruşma disiplinini bozan her kişiyi başkan muhakeme salonundan çıka
rabilir” hükmünden hareketle medya mensuplarının duruşmada ses
ve görüntü kaydetmesine izin verilmesi mahkeme başkanının yetki-
sindeydi.
166
Yeni Ceza Muhakemesi Kanununda ise konu ile ilgili açık
bir hüküm konulmuş, CMK 180/5 ve 196/4 maddelerindeki durumlar
hariç adliye binası içinde ve duruşma başladıktan sonra duruşma sa-
lonunda her türlü ses ve görüntülü kayıt veya nakil olanağı sağlayan
aletlerin kullanılması yasaklanmıştır.
Haberleşmenin özgür olması ceza yargılamasını etkilemek ya da
sanık haklarını ihlal etmek gibi bir hak ve özgürlük ihlali sonucunu
doğurmamaktadır.
167
Günümüzde bireylerin taleplerine uygun olarak
medya suç haberlerine yoğun ilgi göstermektedir.
168
Ancak her ne ka-
dar yargılama organlarının faaliyetlerini haber yapması medyanın iş-
levleri arasında olsa da bu birtakım tehlikeleri de barındırmaktadır.
169
Bu tehlikelerin içinde sadece kişilik haklarının ihlali değil, yargılama-
nın dürüstlüğünün etkilenmesi de bulunmaktadır.
170
Sanığın ve mağ-
durun hakları ihlal edilmeksizin yapılan yargılama dürüst yargılama-
dır.
171
Medya ise önyargılı bir kamuoyu oluşturmak suretiyle taraflı
yayınlarla mahkemenin tarafsızlığını bertaraf edebilmekte, yargıçları
etkisi altına alabilmekte ve masumiyet karinesini suçluluk karinesine
dönüştürebilmektedir.
172
Karşılaştırmalı hukukta yargıçların taraflı
medyadan etkilenme hususunda meslekten olup olmama ölçütü be-
nimsenmiş, jüri sistemini benimsemiş ülkelerde meslekten olmayan
yargıçların taraflı medyadan etkilendikleri meslekten olanların ise ta-
rafsızlıklarını korudukları ileri sürülmüştür.
173
Türkiye’de sadece mes-
lekten yargıçların görev yaptıkları göz önüne alındığında medyadan
etkilenme ihtimali azalsa da adaleti sağlamak için tüm önlemlerin alın-
ması gereklidir.
174
166
Nur Centel, “Dürüst Yargılama ve Medya Bakımından Demokrasi Kültürü”, Ankara
Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, C:49, S:3, s. 59.
167
Centel,s. 58.
168
Centel, s. 58.
169
Centel, s. 58.
170
Centel, s. 58.
171
Centel, s. 59.
172
Centel, s. 59.
173
Centel, s. 59.
174
Centel, s. 59.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması288
Duruşmada ses ve görüntülü alet kullanılmasına izin verilmesi;
birçok kişi tarafından dinlenildiğini ve izlendiğini bilen dava sujele-
rinin üzerinde psikolojik baskıya neden olmaktadır, bu baskı sonucu
sujeler kendilerini oyuncu gibi hissederek muhakemenin akışını ve
maddi gerçeğin bulunmasını olumsuz etkileyebilmektedir.
175
Masumluk karinesi sadece adli makamları değil medyayı da bağ-
lamaktadır.
176
Medya mahkemeden önce sanığı yargılayıp hüküm
vermemelidir.
177
Mahkemelerin hiçbir önyargıya sahip olmaksızın
yargılama yapabilmesi için medyadan beklenen suç haberlerinin abar-
tılmadan verilmesi, masumluk karinesinden yararlanan sanığın mah-
keme kararından önce kamuoyunda mahkum edilmemesi ve beraat
eden sanığın suçlandığı ile aynı yoğunlukta yayın yapılarak kamuo-
yunda da beraatinin sağlanması gereklidir.
178
Ceza adaleti ve haberleşme özgürlüğü arasındaki ilişki gerek hu-
kuki gerekse siyasi açıdan zorluk teşkil etmektedir.
179
En önemli nokta
basının suç haberi verirken ceza muhakemesinin maddi gerçeği bul-
mak ve sanık haklarını korumak gibi işlevlerine zarar vermemesidir.
180
Hem soruşturma hem de kovuşturma evrelerinde kapsamlı, önyargı
oluşturabilecek tarzda haberler verilmemeli, sanığın sosyal, mesleki ve
kişisel yaşamı ihlal edilmemelidir.
181
Yargı haberleri konusunda haberci hukukla bağlı olmak husu-
sunda azami özen göstermelidir.
182
Ceza muhakemesi, infaz hukuku
kuralları ve ilkeleri esas olarak insanlık onurunu korumayı hedefle-
mektedir.
183
Görülmekte olan bir dava da davaya bakan hakimin ta-
rafsızlığını korumak için kamuoyunda oluşan önyargılardan kendisini
uzak tutma sorumluluğunu medya da paylaşmalıdır.
184
Henüz kesin-
leşmemiş kararlara ilişkin haber verirken medya amacı aşan ifadeler-
175
Centel, s. 63.
176
Centel, s. 71.
177
Centel, s. 71.
178
Centel, s. 71.
179
Christian Alexander Neuling, “Ceza Adaleti ve Medya Hazırlık Soruşturmasında
Medya Aleniliği mi Yoksa Adli Susma Yükümlülüğü mü?”, Çeviren: Yener Ünver, in:
Özel Yaşam Medya ve Ceza Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara, Ocak 2007, s. 225.
180
Neuling, s. 225.
181
Neuling, s. 226.
182
Eylem Ümit Atılgan, “Yargı Haberleri ”, in: Televizyon Haberciliğinde Etik, Ed:
Bülent Çaplı, Hakan Tuncel, Fersa Matbaacılık, Ankara, 2010, s. 269.
183
Ümit Atılgan, s. 269.
184
Ümit Atılgan, s. 282.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI289
den kaçınmalı, yargılama makamlarını hedef gösteren, suçlayıcı, şüphe
ve şaibe uyandıran ifadeleri kullanmamalıdır.
185
Yargılama aşamasın-
da yargılamayı yapan hakim ve savcıların resim ve görüntülerinin
kamuoyuna sunulmasında hiçbir kamu yararı bulunmadığı hallerde
kimlik bilgilerinin ve resimlerinin medyada yer almasının tarafsızlıkla
ilgili kaygıyı arttırması ve etkiye açık bir hal yaratması mümkündür.
186
Yargıçların da birer birey olduğu ve medyayı takip ettiği göz önüne
alındığında kamuoyundan etkilenmemek için geliştirdikleri direnç
zorlanmamalıdır.
187
SONUÇ
Haberleşme özgürlüğü; basın hürriyetinin yanında, radyo, film ve
internet özgürlüklerini de içine almaktadır. Haber, düşünce ve kanıla-
rın kitle iletişim araçlarıyla alınmasını ve yayılmasıdır. Bunun yanında
çağdaş yaşamın bir parçası olan haber, düşünce ve kanıların okunma-
sı, dinlenmesi ve izlenmesini de içermektedir. Haberleşme özgürlü-
ğünün temel öğesi niteliğinde olan haklar; haber, düşünce ve kanıları
serbestçe öğrenebilmek ve toplayabilmek hakkı, düşünce ve kanıları
serbestçe açıklayabilmek hakkı ile haber düşünce ve kanıları serbestçe
yayabilmek hakkıdır. Kolektif bir özgürlük olan haberleşme hürriyeti
sosyal bir hak niteliğindedir.Devlet hakkın pasif sujesini oluşturmak-
ta, hakka sahip olanlar hakkın korunmasının yanı sıra hakkın kullanıl-
ması için olanaklar sağlanmasını devletten talep edebilmektedir.
Ceza muhakemesi faaliyeti sırasında sanık başta olmak üzere mu-
hakemeye katılan herkesin haklarına saygı gösterilmelidir, aksi bir du-
rum bu faaliyetlerin bireylerin haklarına suçtan daha fazla zarar ver-
mesine ve toplumun zarar görmesine neden olabilmektedir. Hukuk
devletinin insan hakları ihlali olmaksızın suç ve suçlulukla mücadele
etmesi ve maddi gerçeğe ulaşması esastır.
Haberleşmenin özgür olması ceza yargılamasını etkilemek ya da
sanık haklarını ihlal etmek gibi diğer hak ve özgürlüklere saygı göste-
rilmemesi sonucunu doğurmamalıdır. Önyargılı bir kamuoyu oluştu-
rulmamalı, yargılama makamlarının tarafsızlığını etkileyecek şekilde
haber verilmemeli ve masumiyet karinesi ihlal edilmemelidir.
185
Ümit Atılgan, s. 282.
186
Ümit Atılgan, s. 283.
187
Ümit Atılgan, s. 283.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması290
KAYNAKLAR
ABADAN, Nermin, Basın ve Haberleşme Hürriyeti, Türkiye’de İnsan
Hakları Semineri , 9-11 Aralık 1968, Ankara, 1970.
CENTEL, Nur, “Dürüst Yargılama ve Medya Bakımından Demokrasi Kül
türü”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, C:49,
S:3, s. 57-72.
CENTEL, Nur, ZAFER, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Beta Ya-
yınevi, İstanbul, 2011.
DIESBACH, Volker, “The Concept of Freedom of Information In Interna
tional Guarantees of Human Rights”, Law and State, Vol:19, 1979, s.
98-107.
DONAY, Süheyl, İnsan Hakları Açısından Sanığın Hakları ve Türk
Hukuku, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, İstan-
bul, 1982.
DÖNMEZER, Sulhi, Basın ve Hukuku, İstanbul, 1976.
ENCABO, Manuel Nunez, “Ethics of Journalism and Democracy”, Euro-
pean Journal of Communication, C:10, S:4, 1995, s. 513-526.
ERDOĞAN, İrfan, İletişim Egemenlik Mücadeleye Giriş, İmge Yayıne-
vi, Ankara, 1997.
FINKELNBURG, Klaus, “Demokraside İfade Özgürlüğü”, Çeviren: Nihat
Ülner, in: Düşünce Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk
Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul,
1998, s. 196-204.
GÖZÜBÜYÜK, Şeref, GÖLCÜKLÜ, Feyyaz, Avrupa İnsan Hakları
Sözleşmesi ve Uygulaması (Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi İn-
celeme ve Yargılama Yöntemi), Turhan Kitabevi, Ankara, 2009.
GÜRIZ, Adnan, “İfade Hürriyetinin Sınırları”, in: Düşünce Özgürlüğü,
Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi
Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul, 1998, s. 82-86.
HACIKADIROĞLU, Vehbi, “Bilginin Sağladığı Özgürlük”, in: Düşünce
Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyo-
lojisi Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul, 1998, s. 27-33.
TBB Dergisi 2011 (96) Bilgehan SAVAŞCI291
HAFIZOĞULLARI , Zeki, “Liberal Demokratik Bir Hukuk Düzeninde İfade
Hürriyetinin Sınırı”, İnsan Hakları Merkezi Dergisi, C:2, S:2, Ekim
1994.
IŞIKLI, Alpaslan, “Demokratikleşmenin Sınırlılıkları”, Mülkiyeliler Birli-
ği Dergisi, C:16, S: 144, s. 4-13
İÇEL, Kayıhan, ÜNVER, Yener, Kitle Haberleşme Hukuku, Beta Ya-
yınları, 8. Bası, İstanbul, 2009.
İNAM, AHMET, “Düşünce Özgürlüğünden Özgür ve Özgürleştirici Dü
şünceye..”, in: Düşünce Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hu-
kuk Felsefesi ve Sosyolojisi Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İs-
tanbul, 1998, s. 37-46.
İNCEOĞLU, Sibel, İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında
Adil Yargılanma Hakkı, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Kasım 2008.
KARAKEHYA , Hakan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. Mad-
desi Bağlamında Duruşma, Savaş Yayınevi, Ankara, 2008.
KILIÇOĞLU, Ahmet, Şeref, Haysiyet ve Özel Yaşama Basın Yoluyla
Saldırılardan Hukuksal Sorumluluk, Ankara Üniversitesi Hukuk
Fakütesi Yayınları, Ankara, 1982.
KUÇURADI, İoanna, “Düşünce Özgürlüğü: Nedir Acaba?”, in: Düşünce
Özgürlüğü, Editör: Hayrettin Ökçesiz, Hukuk Felsefesi ve Sosyolo-
jisi Arkivi Yayınları:3, AFA Yayınları, İstanbul, 1998, s. 17-26.
NEULING, Christian Alexander, “ Ceza Adaleti ve Medya Hazırlık Soruş
turmasında Medya Aleniliği mi Yoksa Adli Susma Yükümlülüğü mü?”,
Çeviren: Yener Ünver, in: Özel Yaşam, Medya ve Ceza Hukuku,
Seçkin Yayınevi, Ankara, 225- 232.
SUNAY, Reyhan, Avrupa Sözleşmesinde ve Türk Anayasasında İfade
Hürriyetinin Muhtevası ve Sınırları, Avupa Komisyonu Yayınları,
Ankara, 2001.
TOROSLU, Nevzat, Ceza Hukuku Genel Kısım, Savaş Yayınevi, An-
kara, 2009.
TOROSLU, Nevzat, FEYZIOĞLU, Metin, Ceza Muhakemesi Hukuku,
Savaş Yayınevi, Ankara, 2009.
ÖNER, Necati, İnsan Hürriyeti, Vadi Yayınları, Ankara, 1995.
Haberleşme Özgürlüğünün Kovuşturma Evresinde Sınırlandırılması292
ÖZEK, Çetin, Türk Basın Hukuku, İstanbul, 1978.
ÖZTÜRK, Bahri, ERDEM, Mustafa Ruhan, Uygulamalı Ceza Muhake-
mesi Hukuku, Seçkin Yayınevi, Ankara, 2006.
ÖZTÜRK, Bahri, ERDEM, Mustafa Ruhan, ÖZBEK, Veli Özer, Uygula-
malı Ceza Muhakemesi Hukuku, Seçkin Yayıncılık, Ankara, Tem-
muz 2007.
QUALTER, H. Terence, “Propaganda Teorisi ve Propagandanın Gelişimi”,
Çeviren: Ünsal Oskay, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakül-
tesi Dergisi, C: XXXV, S: 1-4, 1980, s. 255-307.
ÜMIT ATILGAN , Eylem, “Yargı Haberleri”, in: Televizyon Haberci-
liğinde Etik, Ed: Bülent Çaplı, Hakan Tuncel, Fersa Matbaacılık,
Ankara, 2010, s. 269-291.
ÜNVER, Yener, HAKERI, Hakan, Ceza Muhakemesi Hukuku, Adalet
Yayınevi, Ankara, 2009.
YOKUŞ Sevük, Handan, “Adil Yargılanma Kapsamında Ceza Yargılama
sında Aleniyet İlkesi”, Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, Galatasaray
Üniversitesi Yayınları, İstanbul, 2004, s. 747-764.
YURTCAN, Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, Vedat Kitapçılık, İs-
tanbul, 2005.
ZAFER, Hamide, “Medya Özgürlüğü ve Adli Haberlerin Verilişi”, Prof.
Dr. Sulhi Tekinay’ın Hatırasına Armağan, İstanbul, 1999, s. 751-
774.