TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 451
KONSORSİYUM SÖZLEŞMESİ
Consortium Contract
Turan ŞAHİN
∗
Özet: İçerisinde bulunduğumuz yüzyılda teknolojideki hızlı ge-
lişmeler ve modernleşme doğrultusunda otoyollar, hızlı raylı sistem-
ler, devasa havaalanları, barajlar vb. yatırımların icrası söz konusu ol-
maktadır. Ancak bu ve benzer yatırımların tek bir kişi veya şirket ta-
rafından gerçekleştirilmesi mümkün olamamaktadır. Anılan bu yatı-
rımların yapılması çok büyük ekonomik gücü gerektirdiği gibi teknik
bilgi ve uzmanlığı da gerektirmektedir. Bu bağlamda kişi veya şirket-
ler bir ortaklık kurmak ve riski paylaşmak suretiyle yüklendikleri işin
üstesinden gelmektedirler. Bu noktada kurulan ortaklıklar hukuk li-
teratürüne konsorsiyum ve Joint Venture kurumlarını kazandırmış-
tır.
Anahtar Sözcükler: Konsorsiyum, joint Venture, konsorsiyum
lideri, adi ortaklık, müteselsil sorumluluk.
Abstract: Within the century in the line with rapid de-
velopments in technology and modernization, execution of
investments in highways, rapid rail systems, huge airports,
dams, etc. are concerned. However, these and similar invest-
ments are impossible to be achieved by one person or com-
pany. These investments in question require the enormous
economic power as well as technical knowledge and exper-
tise. In this context, people or companies can overcome the
work that they undertake by establishing a partnership and
sharing risk.Thereby the concepts of consortium and joint
venture have been prescribed by law in accordance with tho-
se partnerships.
*
Turan Şahin, Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı
araştırma görevlisi.
Konsorsiyum Sözleşmesi452
Keywords: Consortium, joint venture, consortium lea-
der, ordinary partnership, successive responsibilities.
GİRİŞ
Hukukumuzda ayrıntılı bir biçimde düzenleme alanı bulmayan
konsorsiyumlar, konsorsiyum sözleşmesi ile kurulmaktadır. Konsor-
siyum sözleşmesi Borçlar Kanunu’nda düzenlenmediği için isimsiz
bir sözleşmedir. Bu çalışmada konsorsiyum sözleşmesinin tanımı, tür-
leri ve özellikleri üzerinde durulduktan sonra konsorsiyumlarda adi
ortaklık ilişkisinin varlığı incelenecektir. Daha sonra konsorsiyum ile
çoğu zaman aynı müessese olduğu ileri sürülen Joint Venture’ın karşı-
laştırması yapılacaktır. Bunlardan başka konsorsiyum sözleşmesinde
bulunan unsurlara değinilecek ve konsorsiyum sözleşmesinde tarafla-
rın sorumluluklarının neler olduğu değerlendirilecektir. Son olarak ise
konsorsiyum sözleşmesinin sona ermesi incelenecektir.
I. KONSORSİYUM SÖZLEŞMESİ
A. Tanımı
Konsorsiyum kelimesi köken itibariyle latincedeki ‘consortium’
veya ‘consortio’ kelimelerinden gelmekte olup birlik, katılım, ortak
mülkiyet gibi anlamlara gelen bir kavramdır.
1
Konsorsiyum, iki veya
daha çok gerçek ya da tüzel kişiden her birinin belli bir işi yapmak
maksadı ile ortaklaşa taahhüt etmiş oldukları işin bir bölümünün yeri-
ne getirilmesinin sorumluluğunu diğerlerinden bağımsız olarak yük-
lenmek suretiyle katkılarını birleştirmeleridir.
2
Bir başka tanıma göre
3
konsorsiyum belirli bir veya birkaç ticari işi gerçekleştirmek ve bun-
1
Acar Hakan, İnşaat Sektöründe Konsorsiyum Sözleşmeleri, Doktora Tezi, İstanbul
2000, s. 7.
2
Tekinalp Gülören / Tekinalp Ünal, “Joint Venture, Prof. Dr. Yaşar Karayalçın’a 65.
Yaş Armağanı, Ankara 1988, s. 162; Korkut Ömer, “Türk Hukuku Bakımından Or-
tak Girişim (Joint Venture) ve İş Ortaklığı, Legal Hukuk Dergisi, Nisan 2007, s. 1164.
3
Kaplan İbrahim, İnşaat Sektöründe Müşterek İş Ortaklığı-Joint Venture, Ankara 2007,
s. 37; Yapılan bu tanım konsorsiyumu ticari işlere özgü kılması ve kazanç elde
etme amacına yer vermesi bakımından hatalıdır. Çünkü bu unsurlar bütün kon-
sorsiyumlar açısından örneğin oy konsorsiyumları açısından söz konusu değildir
(Barlas Nami, Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, İstanbul 1998, s. 174).
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 453
dan kazanç elde etmek için birden fazla teşebbüsün meydana getirdi-
ği, adi şirket niteliğinde akdi bir birleşmedir.
Konsorsiyumda her gerçek veya tüzel kişi yüklenilen işin sadece
bir bölümünün yerine getirilmesinden sorumludur. Örneğin bir hava-
alanı inşasını yüklenmek isteyen üç şirketten birisi havaalanı binası-
nın yapımı, diğeri havaalanı içerisindeki yolların yapımı bir diğeri ise
altyapının yapılması konusunda uzmandırlar. Bu üç şirket havaalanı
ihalesini açan kurum ile yapacakları sözleşmede her biri işin kendi uz-
manlık alanını ilgilendiren kısmı açısından taahhüt altına girerler ve
yalnızca o kısmın sorumluluğunu üstlenirler. Bu üç şirket tek başları-
na bir varlık gösteremeyecekleri için, kendi aralarında yaptıkları kon-
sorsiyum sözleşmesi ile bir araya gelerek bir grup oluştururlar ve iha-
leye grup olarak katılırlar. Anılan bu üç şirket arasındaki ilişki ise kon-
sorsiyum teşkil eder.
Konsorsiyumlar hukukumuzda ayrıntılı bir biçimde düzenlen-
miş değildir. Ancak yürürlükten kaldırılan eski 3182 sayılı Bankalar
Kanunu’nun 38. maddesinde bend 4 ve 5/a hükümlerinde bankalar-
ca “…konsorsiyum şeklinde verilecek teminat mektupları…”ndan bahse-
dilmiştir. Ancak söz konusu kanunu ilga eden gerek 4389 sayılı Ban-
kalar Kanunu gerekse bu kanunu da ilga eden 5411 sayılı Bankacılık
Kanunu’nda bu konuya ilişkin bir hüküm söz konusu değildir. Bunun
yanında iş ortaklıklarına ilişkin kurallar içeren 31 seri numaralı Ku-
rumlar Vergisi Genel Tebliği’nin 1. maddesinin (b) bendinin 2. fıkrası
hükmünde konsorsiyum bahsi yer almaktadır. Bu hükme göre; “her or-
tağın işin belli bir bölümünün yapımını taahhüt ettiği konsorsiyumlar, iş or-
taklığı tanımı dışında kalmaktadır. Bu tür ortaklıklarda (konsorsiyum) her bir
ortağın yapacağı işin taahhüt sözleşmesinde açıkça belirtilmesi zorunludur.
Ancak taahhüt sözleşmesinde belirtilmemekle beraber, ortakların kendi arala-
rında yapacakları mukavele ile her bir ortağın yükleneceği işin belirlenmesi ve
işveren idarece de bu mukavelenin kabulü halinde iş ortaklığı söz konusu ol-
mayacak, bu tür ortaklık konsorsiyum olarak adlandırılacaktır.”
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesinde ortak girişi-
min, ihaleye katılmak üzere birden fazla gerçek veya tüzel kişinin ara-
larında yaptıkları anlaşma ile oluşturulan iş ortaklığı veya konsorsi-
yumları ifade ettiğine ilişkin bir düzenleme söz konusudur. Yine aynı
Kanun’un 14. maddesinde de konsorsiyum üyelerinin hak ve sorum-
Konsorsiyum Sözleşmesi454
luluklarını ayırarak işin kendi uzmanlık alanlarıyla ilgili kısımları yap-
mak üzere ortaklık yaptıklarından bahsedilmektedir.
B. Özellikleri
Hukukumuzda açık bir biçimde düzenleme alanı bulmayan kon-
sorsiyum ilişkisinin temel özellikleri olarak şunlar söylenebilir. İlk ola-
rak konsorsiyum ilişkisi bir sözleşmeye (konsortialvertrag) dayanır.
Bu sözleşmenin tarafları gerçek kişiler olabileceği gibi tüzel kişiler de
olabilir. Konsorsiyum sözleşmesinin tarafı olacak olanların tacir olma-
sı zorunluluğu yoktur.
4
Konsorsiyum sözleşmesi Borçlar Kanunu’nda açık bir biçimde dü-
zenlenmediği için isimsiz bir sözleşmedir. Konsorsiyum sözleşmesi-
nin geçerliliği herhangi bir şekle tabi değildir. Sözleşme yazılı olarak
yapılabileceği gibi sözlü olarak da yapılabilir. Ancak yapılacak olan
işlerin ekonomik açıdan büyüklüğü dikkate alınırsa sözleşmenin uy-
gulamada sözlü olarak yapılmasına pek de rastlanılamayacaktır. Kon-
sorsiyumda ortak amaç esas olarak iktisadi niteliktedir. Bununla be-
raber amacın yalnızca kazanç elde etmek olması ve bunun paylaşımı-
na dönük olması şart değildir. Nitekim oy konsorsiyumlarında durum
böyledir.
5
Konsorsiyum belirli bir veya birkaç iş için oluşturulur. Bu bağlamda
konsorsiyumun amacı mahiyet itibariyle süreklilik arz etmemektedir.
6
Bu noktada konsorsiyuma geçici ortaklık da denilebilir.
7
Ancak bazen
nadiren de olsa amaç süreklilik arz edebilir. Örneğin süre veya top-
lantı bazında sınırlama olmaksızın belirli bir konuda daima aynı yön-
de oy kullanmanın kararlaştırıldığı oy konsorsiyumlarında durum
böyledir.
8
4
Barlas, s. 176.
5
Barlas, s. 176.
6
Kaplan, s. 20; Aksoy Mehmet Ali, Ortak Girişimler ve Konsorsiyum Sözleşmeleri, YLT,
Ankara 2005, s. 69.
7
Barlas, s. 176.
8
Barlas, s. 177; Ancak bu tarz bir konsorsiyumda da (daima aynı yönde oy kullanıl-
masına ilişkin konsorsiyumda) kişi özgürlüğü hukuka aykırı bir şekilde sınırlandı-
rıldığı gerekçesiyle sözleşmenin butlanla batıl olması ve geçersizliği gündeme ge-
lebilecektir.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 455
Kurulan konsorsiyumun işlerini sevk ve idare yetkisi, sözleşme
veya karar ile konsorsiyum ilişkisine katılan ortaklardan birine bırakı-
lır ki bu ortağa konsorsiyum lideri (konsortialführer) denir. Bu konsor-
siyum lideri yönetim yetkisinin yegane sahibidir. Konsorsiyumu oluş-
turan diğer ortakların yönetime doğrudan katılma ve müdahalede bu-
lunma hakları söz konusu değildir. Bununla birlikte yönetim yetkisi-
nin aynı anda birden fazla ortağa verilmesi de mümkündür. Bu halde
ortaya ‘eş liderlik’ çıkmaktadır.
9
Konsorsiyumu temsil yetkisi konsorsiyum liderine aittir. Liderin
bu temsil yetkisini icra biçimi, konsorsiyumun ne tarzda yapılandı-
ğına bağlıdır. Konsorsiyum bir dış ortaklık biçiminde yapılanmış ise
lider, konsorsiyumun diğer üyeleri adına ve hesabına hareket eder.
Böylelikle konsorsiyumun varlığı ve işlemin konsorsiyum ile yapıldı-
ğı üçüncü kişiler nezdinde de bilinir. Buna karşılık konsorsiyum sade-
ce bir iç ortaklık ilişkisi biçiminde ise ki bu çok nadir bir durumdur, o
halde lider dışa karşı işlemi kendi adına fakat iç ilişkide konsorsiyum
hesabına gerçekleştirir (dolaylı temsil); bu halde işlemden doğan hak
ve borçlar ilk etapta ve doğrudan doğruya liderin üzerinde doğar.
10
Konsorsiyumda çoğu kez ortakların birlikte (paylı veya elbirliğiy-
le) mülkiyetine tabi bir ortaklık malvarlığı bulunmaz. Konsorsiyum or-
takları, işleme konu ekonomik değerler (örneğin, kredi konsorsiyum-
larında borçluya karşı doğan kredi alacağı; emisyon konsorsiyumla-
rında pazarlanan kıymetli evrak) üzerinde kendi payları oranında bi-
reysel mülkiyet hakkına sahiptirler.
11
İfade edilen bu bilgiler ışığında konsorsiyumun ayırıcı ve en önem-
li özelliğinin konsorsiyumun belirli bir veya birkaç iş için kurulması ve
mahiyet itibariyle süreklilik arz etmemesi söylenebilir.
C. Türleri
Konsorsiyum, geçici ortaklık karakterinin ve günümüzün oldukça
zengin çeşitliliğe sahip ekonomik, ticari ve mali ilişkilerinin etkisiyle
9
Barlas, s. 177.
10
Kohler, s. 92 (Barlas, s. 178’den naklen).
11
Fischer, s. 180 (Barlas, s. 179’dan naklen).
Konsorsiyum Sözleşmesi456
çok çeşitli biçimlerde ortaya çıkabilir. Bu açıdan konsorsiyumun türle-
rini tümüyle ortaya koymak ve sınırlandırmak mümkün olmamakta-
dır. Bununla beraber uygulamada sıkça rastlanan ve artık bir ‘tip’ ha-
linde özel olarak ele alınan konsorsiyum ilişkileri de mevcuttur. Bun-
lardan bir tanesi emisyon konsorsiyumlarıdır. Emisyon konsorsiyum-
larında, bir kuruluşun (çoğu kez anonim şirketin) ihraç edeceği hisse
senedi ve tahvillerin sadece tedavüle çıkarılması ya da hem tedavülü-
nün sağlanıp hem de bizzat konsorsiyumca üstlenilerek üçüncü kişile-
re plase edilmesi amacıyla bankaların bir sözleşme ile bir araya gelme-
leri söz konusudur.
12
Konsorsiyumun bir diğer türü kredi konsorsiyumlarıdır. Bu tür
konsorsiyumlarda büyük bir kredinin birden fazla banka tarafından
birlikte temini amaçlanır. Kredi konsorsiyumlarının normal halinde
konsorsiyum lideri, kredinin tamamını kredi kullanıcısına kendisi ver-
mekte ve kredi geri ödemesini de yalnızca kendisi tahsil etmektedir.
Ancak gerek tahsis olunan kredi tutarını gerekse kredi kullanıcısının
yaptığı kredi geri ödemesini iç ilişkide diğer konsorsiyum ortakları ile
paylaşır. Bu şekilde risk dağıtılmış olmaktadır. Bu çeşit kredilere ger-
çek konsorsiyal kredi denir.
13
Buna karşılık gerçek olmayan konsor-
siyal kredide konsorsiyum ortakları, konsorsiyum sözleşmesine göre
kendi paylarına düşen oranda krediyi eş içerikli ama birbirlerinden
bağımsız sözleşmelerle ile kredi kullanıcısına vermekteler ve bu orana
karşılık gelen kredi geri ödemesini de kendileri tahsil etmektedirler.
Bu durumda konsorsiyum liderinin görevi kredinin teminini ve geri
ödemesini denetlemekten ibarettir.
14
Bir başka konsorsiyum türü ise oy konsorsiyumlarıdır. Oy kon-
sorsiyumlarında bir ortaklığın pay sahipleri müşterek bir amaca ulaş-
mak için oy haklarını belirli bir yönde kullanmak veya kullanmamak
üzere anlaşmaktadırlar. Oy konsorsiyumları sadece bir toplantıdaki
belirli bir gündem maddesine yönelik olarak yapılabileceği gibi genel
ve süreklilik arz edecek şekilde de yapılabilir. Konsorsiyum ortakları-
nın ne yönde oy kullanacakları, baştan konsorsiyumu oluşturan söz-
leşmede belirlenebileceği gibi sonradan belirlenmek üzere ileriye de
12
Barlas, s. 180.
13
Barlas, s. 181.
14
Barlas, s. 182.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 457
bırakılabilir.
15
Konsorsiyum her zaman yapma edimi şeklinde gerçekleşmeyebi-
lir. Bazen de yapmama edimi şeklinde ortaya çıkabilir. Buna örnek ola-
rak ‘alacağın tahsili için harekete geçmeme konsorsiyumu’ verilebilir. Bu-
rada alacaklılar ödeme güçlüğü içerisinde bulunan borçluya karşı he-
men harekete geçmeme noktasında ve ona belli bir süre tanıma husu-
sunda aralarında anlaşırlar.
Alacağın tahsili için harekete geçmeme konsorsiyumunun bir ile-
ri aşamasında ise karşımıza iyileştirme konsorsiyumları çıkmakta-
dır. Burada alacaklılar yalnızca alacağın tahsili yolunda, bir süre ha-
reketsiz kalma konusunda anlaşmakla yetinmeyip, borçlunun ticareti-
ni sürdürerek kazanç elde etmesi ve bu şekilde ödeme gücüne tekrar
kavuşmasını sağlamak amacıyla anlaşırlar. Bu yardım borçluya yeni iş
imkânları sağlama, kısa vadeli kredinin uzun vadeye dönüştürülmesi,
alacağın bir kısmı itibariyle borçlunun ibrası şeklinde olabilmektedir.
16
Yapı konsorsiyumları ise birbirinden bağımsız kişi veya kuruluş-
ların, büyük bir yapı işini işverene karşı her biri işin belirli bir bölü-
münden sorumlu olmak üzere birlikte yapmak maksadıyla bir araya
gelmelerini ifade eder.
17
Yapı konsorsiyumları iş ortaklığı kurumu ile
benzerlik taşır ise de bir salt sözleşmeye dayalı Joint Venture niteliği-
ni taşıyan iş ortaklığından, konsorsiyum ortaklarınca işin sadece be-
lirli bir bölümünün sorumluluğunun üstlenilmesi yönünden ayrılır.
18
II. KONSORSİYUMLARDA ADİ ORTAKLIK İLİŞKİSİNİN
VARLIĞI
Konsorsiyum doktrinde adi ortaklık olarak nitelendirilmektedir.
19
15
Barlas, s. 183.
16
Barlas, s. 183.
17
Tandoğan Haluk, “Eser Sözleşmesinde Müteahhidin İşi Yardımcı Kişilere, Alt Mü-
teahhitlere Yaptırması, Başkasına Devretmesi, Müteahhitler Konsorsiyumu (Joint
Venture), Batider, C.XIII, S. 3-4, Y.1986, s. 83; Barlas, s. 183.
18
Barlas, s. 184.
19
Karayalçın Yaşar, Ticaret Hukuku II, Şirketler Hukuku, Ankara 1973, s. 132; Yalman
Macit/Taylan Erbay, Adi Ortaklık, Ankara 1976, s. 40; Tandoğan, s. 84; Kaplan, s.
37.
Konsorsiyum Sözleşmesi458
Bizimde katıldığımız üzere konsorsiyumun türü ve ana hedefi ne olur-
sa olsun konsorsiyuma katılanlar arasında sözleşme bağına dayalı bir
ortaklık ilişkisi kurulur ve bu ortaklık BK m. 520 vd. anlamında adi or-
taklıktan başka bir şey değildir. Her ne kadar konsorsiyumlar kural
olarak ortakların elbirliğiyle mülkiyetine tabi bir ortaklık malvarlığı-
nın mevcut olmaması ve ortakların müteselsil sorumluluklarının söz-
leşmeyle bertaraf edilmiş bulunması sebebiyle adi ortaklığın normal
düzeninden sapmalar gösterse de bu rejimler kanunun emredici ni-
telik taşımayan, yedek hukuk kuralı niteliğindeki hükümlerinde yer
almakta ve aksinin kararlaştırılması her zaman mümkün olmaktadır.
Başka bir deyişle müteselsil sorumluluk ve elbirliğiyle mülkiyete tabi
ortaklık malvarlığının bulunması adi ortaklığın varlığı bakımından zo-
runlu unsurlar değildir. Hal böyle olunca ifade edilen sapmalara rağ-
men ilişkinin adi ortaklık olarak nitelendirilmesi mümkündür. Kon-
sorsiyumun adi ortaklık şeklinde yapılanması adi ortaklığın esnek ka-
rakteri ve adi ortaklığa ilişkin kanun hükümlerinin sözleşme özgürlü-
ğü ilkesine geniş uygulama alanı tanıyan yedek hukuk kuralları niteli-
ğini taşıması sayesinde mümkün olabilmektedir.
20
Konsorsiyum adi ortaklık niteliği taşıdığına göre adi ortaklığa iliş-
kin BK m. 520 vd. hükümleri konsorsiyum hakkında doğrudan uygu-
lama alanı bulacaktır. Konsorsiyum sözleşmesinin hükümleri BK m.
520 vd. düzenlemesine (emredici nitelik taşıyanları hariç) nazaran ön-
celikle uygulanacaktır. Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise
kanun hükümleri devreye girecektir.
III. JOINT VENTURE KAVRAMI, JOINT VENTURE’IN
TÜRLERİ ve JOINT VENTURE’IN KONSORSİYUM
İLE KARŞILAŞTIRILMASI
A. Joint Venture Kavramı
Joint venture kelimesinin sözlük karşılığı riski müştereken yük-
lenmek, risk için birleşmektir. Joint venture, iki ya da daha fazla ger-
çek veya tüzel kişinin ortak bir kazanç elde etmek gayesiyle ve hukuki
bir tüzel kişilik oluşturmaksızın, malvarlıklarını, emeklerini, bilgileri-
20
Barlas, s. 184.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 459
ni bir araya getirerek oluşturdukları birliktir.
21
Bir başka tanıma göre ise joint venture; hukuken ve iktisaden bir-
birinden bağımsız birden fazla gerçek veya tüzel kişinin belirli bir işi
ya da süreklilik arz eden bir faaliyeti, bir ticaret ortaklığı kurarak veya
böyle bir ortaklık söz konusu olmaksızın gerçekleştirmek ve kazanç
elde etmek amacıyla bir sözleşme çerçevesinde bir araya gelmeleri ve
o faaliyetin rizikolarını her biri müteselsil sorumluluk altına girmek
suretiyle üstlenmeleridir.
22
Joint Venture’ın Türkçe karşılığı olarak genelde ‘müşterek iş ortaklı-
ğı’, ‘ortak girişim’ kavramları kullanılmaktadır. Yargıtay ise bir kararın-
da
23
‘müşterek iş ortaklığı’ terimini kullanırken, başka bir kararında
24
‘jo-
int venture’ terimini tercih etmiştir. Ancak son yıllardaki kararlarında
‘ortak girişim’ kavramının kullanımının yerleştiği görülmektedir.
25
5520
sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2/7. maddesinde
26
ise iş ortaklı-
ğı ibaresi kullanılmaktadır. İş ortaklığı tüzel kişiliği olsun ya da olma-
sın bütün ortaklıklar için kullanılan bir kavram iken, kendine özgü bir
ortaklık türü olan joint venture için kullanılmasının doğru olmayaca-
ğı gerekçesiyle bu kullanım doktrinde eleştirilmektedir.
27
4734 sayılı
Kamu İhale Kanunu’nun 4. maddesinde ise ortak girişim birden faz-
la gerçek veya tüzel kişinin aralarında yaptıkları anlaşma ile oluştu-
rulan iş ortaklığı veya konsorsiyum olarak ifade edilmektedir. Aynı
Kanun’un 14. maddesinde ise ortak girişimlerin iş ortaklığı veya kon-
sorsiyum şeklinde kurulabileceği düzenlemesi vardır. Ortak girişim iş
21
Acar, s. 22.
22
Barlas, s. 188.
23
Yargıtay 13. HD, 02.10.1995 T. 1995/7761 E. 1995/8331 K. (YKD, Y.1996, C.XXII, S.
1, s. 55- 59)
24
Yargıtay 11. HD, 30.03.1990 T. 1990/1595 E. 1990/3298 K. (YKD, Y.1990, C.XVI, S.
10, s. 1491- 1493)
25
Yargıtay HGK, 08.10.2003 T. 2003/12- 574 E. 2003/564 K.; Yargıtay 15. HD,
11.02.2004 T. 2003/7121 E. 2004/647 K.
26
“İş ortaklıkları: Yukarıdaki fıkralarda yazılı kurumların kendi aralarında veya şa-
hıs ortaklıkları ya da gerçek kişilerle, belli bir işin birlikte yapılmasını ortaklaşa
yüklenmek ve kazancını paylaşmak amacıyla kurdukları ortaklıklardan bu şekilde
mükellefiyet tesis edilmesini talep edenler iş ortaklıklarıdır. Bunların tüzel kişilik-
lerinin olmaması mükellefiyetlerini etkilemez.”
27
Akyol Şener, Know-How, Management, Joint Venture ve Büyük Çaplı İnşaat Sözleşme-
leri, İstanbul 1997, s. 58.
Konsorsiyum Sözleşmesi460
ortaklığından daha geniş bir kavram olup, iş ortaklığı ortak girişimin
özel bir türüdür.
28
Joint venture’ın temel özellikleri olarak genellikle tek iş için ku-
rulma (bazen süreklilik arz eden faaliyetler içinde kurulabilir, örneğin
sermayeye dayalı joint venture’de olduğu gibi), tüzel kişiliğin şart ol-
maması, amacın ortakların taahhüt edilen işi birlikte yerine getirmek
ve kâr elde etme olduğu, ortakların hukuki ve ekonomik açıdan bir-
birinden bağımsız olduğu, ortakların joint venture adına yapılan iş-
lerden dolayı müteselsilen sorumlu olduğu ve amacın gerçekleşme-
si halinde veya öngörülen süre bitince joint venture’ın sona ereceği
sayılabilir.
29
B. Joint Venture’ın Türleri
Joint venture’ı sözleşmeye dayalı joint venture ve sermayeye da-
yalı joint venture olarak türlere ayırmak mümkündür.
30
Sözleşmeye dayalı joint venture’da tarafların bir şirket kurma-
larına gerek olmadığı gibi çoğu zaman bir organizasyona da ihti-
yaç yoktur.
31
Fakat organizasyonu gerekli kılan durumlarda mevcut
olabilir.
32
Salt sözleşmeye dayalı joint venture’da genellikle ortaklığa
özel bir sermaye tahsis edilmez.
33
Müşterek amaca ulaşılması ortak-
ların birleştirdikleri katkılarla mümkün olmaktadır.
34
Sözleşmeye da-
yalı joint venture genellikle tek bir iş veya kısa süreli taahhütler için
elverişli bir modeldir. Fakat “tek iş” joint venture’ın bu türünde dahi
28
Tekinalp/Tekinalp, s. 157.
29
Korkut, s. 1154.
30
Dayınlarlı Kemal, Joint Venture Sözleşmesi, Ankara 1999, s. 227; Korkut, s. 1157;
Tekinalp/Tekinalp, s. 157; Öztürk Pınar, “Rekabet Hukuku Açısından Joint
Venture’ların Değerlendirilmesi, Prof. Dr. Oğuz İmregün Armağanı, İstanbul 1998,
s. 494.
31
Korkut, s. 1161; Tekinalp/Tekinalp, s. 156.
32
Örneğin iki mühendislik şirketinin Haliç’in temizlenmesi işini yüklenmek ama-
cıyla joint venture oluşturmaları halinde bir organizasyona ihtiyaç söz konusudur.
(Barlas, s. 194)
33
Tekinalp/Tekinalp, s. 156.
34
Tekinalp/Tekinalp, s. 156.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 461
kavramsal açıdan zorunlu bir unsur teşkil etmemektedir.
35
Sözleşmeye
dayalı joint venture ilişkisinde taraflar arasındaki ilişki adi şirket söz-
leşmesi niteliğindedir.
36
Burada ortaklar joint venture’ın borçlarından
müteselsilen sorumludurlar. (BK m. 534)
Sermayeye dayalı joint venture’da çift katlı ve karmaşık bir yapı
söz konusudur. Burada ilişkiye katılan taraflar önce aralarında bir jo-
int venture sözleşmesi akdederek adi ortaklık niteliğini taşıyan bir or-
taklık ilişkisi oluştururlar. Bunun ardından tüzel kişiliğe sahip bir tica-
ret şirketi
37
kurarlar veya zaten mevcut olan böyle bir ortaklığa katılır-
lar ve bu ortaklığı çeşitli özel-münferit sözleşmeler çerçevesinde sağla-
dıkları katkılarla beslerler.
38
Sermayeye dayalı joint venture’da şu temel özelliklerin varlığın-
dan bahsedilir.
- İki veya daha fazla sayıda birbirinden ekonomik ve hukuki ba-
kımdan bağımsız şirket mevcut olmalıdır.
- Bu şirketler gayelerine erişebilmek için bir yavru şirket kurmak
veya mevcut bir şirkete ortak olmak isteğine sahip olmalıdırlar.
- Ana şirketler yavru şirketi gerek ellerindeki hisse senetleri yo-
luyla gerekse kendi aralarında yaptıkları sözleşmelerle (oy sözleşmesi,
esaslar sözleşmesi
39
) kontrol ederler.
- Müşterek yavru şirket vasıtasıyla yeni bir pazarı ele geçirmekten,
teknoloji yardımlaşması ve risklerin paylaşımına kadar çeşitli gayeler
gerçekleştirilmek istenmektedir.
- Yavru şirket ana şirketlere bağımlıdır ve bu şirketlerin çıkarları-
nı korur.
40
35
Barlas, s. 194; Aksoy, s. 8; Aksi yönde görüş için bkz. Akyol, s. 79.
36
Dayınlarlı, s. 226.
37
Kurulacak şirketin tüzel kişiliğe sahip olması şart değildir yönündeki görüş için
bkz. Tekinalp/Tekinalp, s. 166.
38
Barlas, s. 195.
39
Joint venture sözleşmesi çoğu kez esaslar sözleşmesi diye anılır. (Tekinalp/Teki-
nalp, s. 166.)
40
Yılmaz Lerzan, “Çeşitli Hukuk Sistemlerinde Joint Venture Anlaşmalarının Yoru-
mu ve Hukuki Düzenlemeye Kavuşturulması İhtiyacı, Mahmut Refik Belik’e Arma-
ğan, İstanbul 1993, s. 477; Öztürk,s. 495.
Konsorsiyum Sözleşmesi462
C. Joint Venture’ın Konsorsiyum ile Karşılaştırılması
Konsorsiyum sözleşmesi ile joint venture sözleşmelerinin aynı ni-
telikte sözleşmeler olup olmadığı noktasında fikir birliği söz konu-
su değildir. Türk Hukukunda konsorsiyum sözleşmesi ile joint ven-
ture sözleşmesinin farklı sözleşmeler olduğunu ileri sürenler bu ay-
rımı faaliyet alanına göre değil sorumluluk ve konu kriterine göre
yapmaktadırlar.
41
Barlas adi şirket joint venture ile konsorsiyumların birbirlerine çok
yakın iki müessese olduğunu, ancak konsorsiyumda tarafların kendi
üstlendiği sözleşme kısmından sorumlu olduğunu, joint venture’da
ise ortakların girişimin tüm faaliyetinden dolayı müteselsilen sorum-
lu olduklarını ifade etmektedir.
42
BK m. 534 hükmü “hilafına mukavele
edilmiş olmadıkça” ortakların müteselsil sorumluluğunu düzenlemiştir.
Bu nedenle tarafların Türk hukukunun adi şirketle ilgili hükümlerin-
den istifade ederek Barlas’ın belirttiği şekilde sorumluluk sistemi ve
buna bağlı olarak konsorsiyum sözleşmesi oluşturabilmeleri için kar-
şı tarafla yaptıkları anlaşmada bu tür sorumluluğu kararlaştırılmala-
rı gerekir.
43
Acar, konsorsiyumlarda herhangi bir sermaye katılımı olmaması-
na rağmen, joint venture’larda sermaye ve iş gücü katılımı olmasının
konsorsiyum ile joint venture arasındaki temel fark olduğunu ileri sür-
mektedir. Acar’a göre konsorsiyumlarda ortaklar herhangi bir serma-
ye katılım borcu altında değildirler, sadece kendisine düşen işin yapıl-
masından sorumludur.
44
Tekil, bir işin şirket kurma niyeti olmaksızın üstlenildiğini
belirtmektedir.
45
Tekil’e göre iki sözleşme arasındaki asıl fark kon-
sorsiyumda kâr gayesinin her zaman aranmamasına rağmen joint
venture’da bu gayenin mutlaka mevcut olmasıdır.
46
41
Aksoy, s. 66.
42
Barlas, s. 194; Aynı yönde görüş için bkz. Korkut, s. 1164.
43
Aksoy, s. 66.
44
Acar, s. 29.
45
Tekil Fahiman, Şirketler Hukuku C.I, İstanbul 1996, s. 78.
46
Tekil, s. 78
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 463
Kanaatimizce yukarıda ifade edilen ve konsorsiyumu joint
venture’dan ayırmaya yarayan kıstaslardan en önemlisi sorumlulu-
ğun müteselsil olup olmadığıdır. Konsorsiyumda ortakların mütesel-
sil sorumluluğu söz konusu değildir.
Ortakların olağan sorumluluk rejimi açısından konsorsiyum adi
ortaklığın normal düzenine oranla farklılık taşır. Üçüncü kişi ile yapı-
lan sözleşmede, konsorsiyuma katılan ortakların müteselsil sorumlu-
lukları bertaraf edilmektedir.
47
Kaldı ki konsorsiyumun yapısı da bunu
gerektirir. Konsorsiyumda her bir ortak diğer âkide karşı sadece ken-
di yüklendiği iş kısmı bakımından sorumluluk altındadır. Şayet kon-
sorsiyum ortakları diğer âkide karşı böyle bir paylaşım olmaksızın her
biri işin tümünün ifasından sorumlu olmak üzere taahhüt altına gir-
mekte iseler, bu halde ortada gerçek ve teknik anlamda bir konsor-
siyum mevcut değildir. Bu çeşit ilişkiyi ‘salt sözleşmeye dayalı Joint
Venture’
48
veya müteselsil sorumluluğun hüküm sürdüğü diğer bir
adi ortaklık modeli, hatta yalın halde bir adi ortaklık ilişkisi olarak ni-
telendirmek gerekir.
49
Bu noktada 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun
14. maddesindeki “iş ortaklığı anlaşma ve sözleşmesinde, iş ortaklığını oluş-
turan gerçek veya tüzel kişilerin taahhüdün yerine getirilmesinde müştere-
ken ve müteselsilen sorumlu oldukları, konsorsiyum anlaşma ve sözleşmesin-
de ise konsorsiyumu oluşturan gerçek veya tüzel kişilerin, işin hangi kısmını
taahhüt ettikleri ve taahhüdün yerine getirilmesinde koordinatör ortak aracı-
lığıyla aralarındaki koordinasyonu sağlayacakları belirtilir.” ifadesinden de
yorum yolu ile konsorsiyum ortaklarının müteselsilen sorumlu olma-
dıkları çıkarılabilir. Çünkü kanun hükmünde iş ortaklığında ortakla-
rın mütesilsil sorumluluğu açık bir şekilde kabul edilmişken, konsor-
siyumda müteselsil sorumluluktan bahsedilmemiştir.
47
Tekinalp / Tekinalp, s. 162; Barlas, s. 178; Konsorsiyumda ortakların müteselsilen
sorumlu olduğu yönündeki görüş için bkz. Yılmaz, s. 481.
48
Birden fazla müteahhidin iş sahibine karşı işin tümünün ifasından müteselsilen
sorumlu olmak üzere bir büyük yapı işini birlikte yüklenmeleri halinde ilişkinin
‘müteahhitler konsorsiyumu’ olarak nitelendirilmesi kavram karışıklığı yaratmak-
tadır. Bu ilişki gerçekte bir konsorsiyum değil, salt sözleşmeye dayalı türden bir
joint venture niteliği taşımaktadır. (Barlas, s. 178); Bu müessesenin müteahhitler
konsorsiyumu olduğu yönünde görüş için bkz. Tandoğan, s. 57- 89.
49
Barlas, s. 178- 179.
Konsorsiyum Sözleşmesi464
IV. KONSORSİYUM SÖZLEŞMESİNDE BULUNAN
UNSURLAR
50
Sözleşmenin tarafları sözleşmede açıkça gösterilmelidir. Tarafla-
rın ticari ünvanları, şirket şekli, şirket merkezinin bulunduğu yer ve
bu şirketlerin faaliyet konuları sözleşmede bulunması gereken unsur-
lardır.
Konsorsiyum sözleşmesinin amacı, tarafların gerek teklif, gerek ön
görüşme, gerekse bir eser sözleşmesi söz konusu ise bu sözleşmenin
ifası sırasındaki sorumluluk ve haklarının belirtilmesidir.
51
Genellikle
ortaklar konsorsiyum sözleşmesini; iş sahibine sunmak üzere ortak bir
teklif hazırlamak, ön görüşme ve bunun başarılı olması durumunda iş
sahibi ile eser sözleşmesi yapmak amacıyla yaparlar.
52
Konsorsiyum sözleşmesinde yer alması gereken önemli unsurlar-
dan biriside iş sahibine yapılacak teklifin oluşturulması amacına dö-
nük olarak her bir üyenin teknik ve mali sorumluluklarının neler ol-
duğudur. Sözleşmenin hazırlanmasından sonra taraflardan biri diğer-
lerinden bağımsız olarak tek başına veya üçüncü kişilerle birlikte iş sa-
hibine teklif verme hakkına sahip olmamalıdır. Yine hiçbir ortak aynı
projeyle ilgilenen bir başka grubun alt müteahhidi olarak hareket ede-
mez. Taraflar sözleşmede işin kendilerine düşen kısmının yapılması
hususunda bir yol haritası belirlemeli, bunu takvimlendirmelidir.
53
İş sahibi ile yapılacak olan görüşmelere kimlerin katılacağı, katı-
lan ortağın diğerlerine görüşmeler hakkında bilgi vermesi gerektiği de
sözleşmede yer almalıdır. Ayrıca sözleşme ile her bir ortağa, ihtiyaç
duyulması halinde iş sahibi ile görüşme yapan lider firma ile gerekli
özen içinde ortak ve çabuk hareket etme yükümlülüğü yüklenmelidir.
Yapılacak olan konsorsiyum sözleşmesinde ortakların ileride ya-
pacakları işlerin paylaşımının nasıl olacağı düzenlenmelidir. Sözleş-
mede ortakların ileride yapacakları bu işlerin dağılımı detaylı ve bü-
50
Konsorsiyumlar uygulamada çok yaygın ve baskın şekilde eser oluşturmak ama-
cıyla kurulduğundan bizde konsorsiyum sözleşmesinde bulunması gereken un-
surları özellikle eser sözleşmesi penceresinden bakarak inceleyeceğiz.
51
Acar, s. 74.
52
Acar, s. 75.
53
Acar, s. 75- 76.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 465
tün durumları içine alır şekilde yer almalıdır.
54
Burada zikredilmesi
gereken bir husus da ortakların alt müteahhit seçimlerinde diğer or-
takların rızalarının gerekip gerekmediğidir. Eğer böyle bir rıza gerek-
miyorsa en azından diğer ortakların ilişkiye girilecek olan alt müteah-
hitlerin isimlerinin ve bunlarla ilgili diğer konularda bilgilendirilmesi
ile ilgili hüküm konulmalıdır.
55
Konsorsiyum sözleşmesinde konsorsiyum üyeleri arasındaki mali
konular da ayrıntılı düzenlenmelidir. Bu anlamda sözleşme konusu
işin yapılması sonucu ortaya çıkacak toplam bedelin hesaplanması
yöntemi ve prosedürü ile ilgili hükümler sözleşmede yer almalıdır.
Konsorsiyumlarda yönetim çoğu kez üyelerden birine bırakılmak-
tadır. Kendisine yönetimin bırakıldığı lider firmanın sorumluluk ve
görevleri sözleşme ile belirlenmelidir. Lider firmanın görevi ticari ve
teknik konulardaki koordinasyon ve temsile ilişkindir. Bu noktada li-
der firmanın temsil yetkisinin sınırları da tespit edilmelidir. Genel ola-
rak lider firmanın diğer ortaklar adına sözleşme ya da hukuki ilişkiye
girme yetkisi bulunmamaktadır. Ancak o konuyla ilgili ortağın sözleş-
me ile lider firmaya açık yetki vermesi durumu söz konusu ise bu hal-
de lider firmanın temsil yetkisi vardır denilir.
56
Konsorsiyumda ortakların tamamının menfaatini ilgilendiren ka-
rarlar konsorsiyumun bütün taraflarının ortak rızasını gerektirir. (BK
m. 524) Ancak bu hüküm emredici değildir. Dolayısıyla sözleşme ile
çoğunlukla karar alınabileceği belirlenebilir.
Konsorsiyum sözleşmesinde ortakların sözleşme ile yükümlülük
altına girdikleri borç şahsi niteliklidir. Ortakların teknik ve mali du-
rumları diğer üyeler tarafından dikkate alınarak böyle bir işe kalkışıl-
mıştır. Ortakların birbirlerine karşı güvenleri gerek sözleşmenin imza-
lanması gerekse sözleşmenin icrası aşamasında çok önemlidir. Dolayı-
sıyla ortaklardan herhangi birinin hak ve yükümlülükleri üçüncü kişi-
lere devretmesi mümkün değildir. Ortakların rızası olmaksızın yapı-
lan böyle bir devir geçersiz olacaktır.
57
54
Rosener, s. 100 (Acar, s. 77’den naklen)
55
Acar, s. 77.
56
Acar, s. 78.
57
Acar, s. 83.
Konsorsiyum Sözleşmesi466
V. KONSORSİYUM ÜYELERİNİN SORUMLULUKLARI
58
A. Konsorsiyum Üyelerinin Birbirlerine Karşı Sorumlulukları
ve Konsorsiyum Üyeleri Arasındaki Rücu İlişkisi
Türk hukukunda konsorsiyum sözleşmelerine adi ortaklığın uy-
gulanacağı noktasında bir görüş birliği söz konusudur.
59
Bu bağlam-
da Borçlar Kanunu’nun adi ortaklığa ilişkin 520 ila 541. maddeleri ni-
teliğiyle bağdaştığı oranda konsorsiyumlara da uygulanır. Söz konu-
su hükümler sözleşmede bu konuda düzenlenmeyen hallerde öncelik-
le uygulanır.
Konsorsiyum sözleşmesinde yüklenilen işin hangi kısmının kim
tarafından yerine getirileceği açıkça belirtilir. Taraflardan her biri ken-
di yüklendiği işin gereği gibi ve tam ifasından sorumludur. Taraflar-
dan birinin yükümlülüklerini hiç veya gereği gibi ifa etmemeleri ha-
linde diğer üyeler sözleşmeye dayanarak işin gereği gibi ifasını talep
etmeye yetkilidir. Yapılan tüm ihtarlara rağmen borcunu yerine getir-
meyen üyeye karşı mahkemeye başvuru yolu ile ifa talebi yöneltilebi-
lir. Bunun yanında gecikmesinde sakınca olan hallerde, masrafları ku-
suruyla bu işi ifa etmeyen tarafa ait olmak üzere söz konusu iş başka
bir üye tarafından ifa edilebilir.
Konsorsiyum üyeleri birbirlerine karşı objektif iyi niyet kuralları-
na uygun hareket etme borcu altındadırlar. (MK m. 2) Buradaki iyi ni-
yet sadece makul ve şartların gerektiği şekilde davranmak değil, aynı
zamanda o iş alanında gerekli olan örf adet ve genel ahlak kuralları-
na uygun hareket etmeyi icap ettirir. Konsorsiyum üyeleri sözleşmeyi
tehlikeye atacak her türlü davranıştan kaçınmalıdır.
Konsorsiyum sözleşmesinde tarafların ortak hareket etme yüküm-
lülüğü söz konusudur. Bu bağlamda ortak hareket etme yükümlülü-
ğünün bir gereği olarak taraflar sözleşme ile yerine getirme borcu altı-
na girdikleri ortak amacın gerçekleştirilmesi için diğer üyelerin işleri-
ni gereği gibi ifa etmelerini sağlayacak her türlü faaliyeti yapmak zo-
rundadır. Konsorsiyum üyeleri ortak amacın yerine getirilmesinde her
58
Konsorsiyumlar uygulamada çok yaygın ve baskın şekilde eser oluşturmak ama-
cıyla kurulduğundan bizde konsorsiyum sözleşmesinde bulunması gereken un-
surları özellikle eser sözleşmesi penceresinden bakarak inceleyeceğiz.
59
Barlas, s. 184; Dayınlarlı, s. 240.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 467
türlü gayreti gösterecek ve diğer üyelerin işlerini yapmalarını engel-
leyici ya da geciktirici hareketlerden kaçınacaklardır. Bunun sağlan-
ması için her bir üyenin, işin kendisine düşen kısmını zamanında söz-
leşmede belirlenen şekilde bitirme yükümlülüğü vardır. Geç ifa veya
gereği gibi ifa etmeme diğer üyelerin işlerini geç yapmalarına neden
olabilecektir.
60
Konsorsiyum sözleşmelerinde üyelerin sorumlulukları kendi yük-
lendikleri iş kısmı ile sınırlıdır. Üçüncü şahısla yapılan sözleşmede
konsorsiyuma katılan ortakların müteselsil sorumlulukları bertaraf
edilmektedir.
61
Kaldı ki konsorsiyumun yapısı da bunu gerektirir. Her
ortak diğer âkide karşı yalnızca kendi üstlendiği iş kısmı için sorum-
luluk altındadır. Eğer konsorsiyum ortakları diğer âkide karşı böyle
bir paylaşım olmaksızın her biri işin tamamından sorumlu olmak üze-
re taahhüt altına girmekte iseler bu takdirde ortada gerçek ve teknik
anlamda bir konsorsiyum mevcut değildir. Bu ilişkiyi salt sözleşmeye
dayalı joint venture veya müteselsil sorumluluğun hâkim olduğu di-
ğer bir adi ortaklık modeli, hatta yalın halde bir adi ortaklık ilişkisi ola-
rak nitelendirmek gerekir.
62
Bu noktada bir başka görüş konsorsiyumda üyelerin iş sahibine
karşı sorumluluğunun aksi kararlaştırılmadıkça
63
müteselsil olduğu
yönündedir.
64
Bu anlamda konsorsiyum ortaklarından biri ortak eser
sözleşmesine aykırı davranırsa diğerleri BK.m.144’e
65
rağmen onun bu
eyleminden müteselsilen sorumlu olurlar, zira her ortak sözleşmenin
ifası bakımından diğerlerinin BK m. 100 anlamında yardımcısı sayılır.
Ortakların haksız eylemleriyle iş sahibine birlikte verdikleri zarar için
BK m. 50/1’e ve ortak yardımcılarının haksız eylemlerinden dolayı da
BK m. 55’e göre sözleşme dışı müteselsil sorumlulukları ortaya çıkabi-
lir. Buna karşılık bir ortağın ortaklıkla ilgili görevinin ifasıyla bağlan-
60
Acar, s. 108- 109.
61
Barlas, s. 178; Tekinalp/Tekinalp, s. 162; Korkut, s. 1164.
62
Barlas, s. 178- 179.
63
Aksi kararlaştırılmışsa alelade bir adi ortaklık veya salt sözleşmeye dayalı joint
venture olacağı yönünde görüş için bkz. Barlas, s. 178; Aksoy, 91.
64
Tandoğan, s. 83; Yılmaz, s. 481.
65
Hilafına mukavele olmadıkça müteselsil borçlulardan biri kendi fiili ile diğer borç-
luların vaziyetlerini ağırlaştıramaz. (BK m.144)
Konsorsiyum Sözleşmesi468
tılı olarak yaptığı haksız eylemden diğer ortaklar BK m. 55 uyarınca
sorumlu tutulamazlar, zira ortaklar eşit durumda olup aralarında ba-
ğımlılık ilişkisi bulunmamaktadır.
66
Konsorsiyum üyelerinin iş sahibi-
ne karşı müşterek ve şahsi sorumluluğuna rağmen diğer üyelerin ken-
di fiiliyle zarara sebep olan üyeye karşı rücu hakları vardır. Üyelerin
iş sahibine karşı müteselsil ve şahsi sorumluluğundan dolayı meyda-
na gelen zararı tazmin etmek zorunda kalan üye, kusuruyla bu zarara
sebep olan üyeden kendi ödemiş olduğu tutarın tazminini isteyebilir.
67
Kanaatimizce konsorsiyumda her üye kendi yüklendiği iş kısmı
ile sorumludur. Bu noktada üyelerden birinin yüklendiği işi yerine
getirmemesi halinde iş sahibi o üyeye başvurmak durumundadır. Bu
üyenin işi yerine getirmemesi halinde diğer üyeler de kendi işlerini
zamanında yerine getirememişler veya eksik yerine getirmişlerse bu
noktada her bir üye iş sahibine karşı bir tazminat ödemek zorunda ka-
lırsa kendi aralarındaki iç ilişki doğrultusunda diğer üyeden ödedikle-
ri meblağı talebe yetkilidirler.
68
B. Konsorsiyum Üyelerinin İş Sahibine Karşı Sorumlulukları
1. Genel Olarak
Konsorsiyum üyeleri iş sahibine karşı işin kendi yüklendiği kıs-
mı ile sorumludur. Üyelerden birinin yüklendiği işi yerine getirmeme-
si halinde iş sahibi o işi yerine getirmeyen konsorsiyum üyesine baş-
vuracaktır.
2. Sözleşmenin Yürütülmesi Esnasında Konsorsiyum
Üyelerinin Sorumlulukları
a. Konsorsiyum Üyelerinin İnşa Eserini Meydana Getirme ve
Eseri Teslim Borcu
Eser sözleşmesinde müteahhidin ilk asli borcu sözleşmede belirti-
len eseri meydana getirme borcudur. Nitekim BK m. 355’e göre müte-
66
Tandoğan, s. 86.
67
Acar, s. 118.
68
Aynı yönde görüş için bkz. Aksoy, s. 91.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 469
ahhit bir şeyin imalini borçlanır. Eser sözleşmesinde iş sahibi işin ifası
sırasında bazı talimatlar verebilir. Bu talimatlar uygulamada genellik-
le lider firmaya yapılmaktadır. Lider firma ise işin o bölümünü yapa-
cak olan üyeye talimatın içeriği hakkında bilgi verir.
Eser sözleşmesinde müteahhit işe zamanında başlamamışsa veya
sözleşme şartlarına aykırı şekilde işi geciktirmişse yahut tahminlere
göre işi zamanında bitiremeyeceği anlaşılıyorsa iş sahibi teslim için ka-
bul edilen süreyi beklemeksizin sözleşmeyi feshedebilir. (BK m. 358/1)
Konsorsiyum üyelerinin eseri bizzat meydana getirme borcu var-
dır. BK m. 356/2’ye göre müteahhit üstlenmiş olduğu inşa eserini biz-
zat yapmaya veya kendi yönetimi altında başkasına yaptırmakla yü-
kümlüdür. Fakat işin mahiyetine nazaran şahsi maharetin önemi yok
ise taahhüt edilen şey başkasına da yaptırılabilir. Konsorsiyum sözleş-
melerinde de bu hükme uygun olarak inşa eserinin yapılmasında da
işin başkasına yaptırılması mümkündür. Ancak işin tamamının bir alt
müteahhide devredilmesi mümkün değildir.
69
Böyle bir durum esa-
sen konsorsiyumun yapılış gayesiyle de bağdaşmaz. Çünkü konsorsi-
yum üyelerinin kendi aralarında uzmanlık alanlarına göre bir iş bölü-
mü ilişkisi söz konusu olmakta ve iş sahibi de kişilerin uzmanlık alan-
larındaki tecrübelerine bakarak işi onlara havale etmektedir.
70
Kon-
sorsiyum sözleşmelerinde alt müteahhidin atanmasında diğer üyele-
rin izninin arandığı ve aranmadığı durumlara rastlanmaktadır. Diğer
üyelerin izninin aranmaması halinde alt müteahhidin kim olduğunun
ve hangi iş nedeniyle atandığının diğer üyelere bildirilmesi gerektiği
konsorsiyum sözleşmelerinde genelde yer almaktadır.
71
Konsorsiyum sözleşmesinde konsorsiyum üyesinin devir yetkisi
sözleşmede açıkça kararlaştırılır veya işin niteliği itibariyle bir başkası
tarafından da yapılmaya elverişli olmasına dayanır.
72
Sözleşmede be-
lirli işlerin alt müteahhide verilebileceği ya da verilemeyeceği belirti-
lir. Bu noktada sözleşmede bir açıklık yoksa devrin mümkün olup ol-
mayacağı tarafların anlaşması ile belirlenir.
69
Tandoğan, s. 80.
70
Acar, s. 125.
71
Acar, s. 125.
72
Tandoğan, s. 78.
Konsorsiyum Sözleşmesi470
Bayındırlık işleri genel şartnamesinin 46.maddesinde müteahhi-
din üstlenmiş olduğu işi kısmen veya tamamen başkasına devredeme-
yeceği belirtilmektedir. Bu devrin gerçekleşebilmesi için birinci dere-
ce veya yetkili kılınan ikinci derece ita amirinin yazılı izni gereklidir.
Müteahhidin izinsiz devir yapması halinde sözleşme bozulur. Bu bağ-
lamda konsorsiyumda da kısmi bir devir söz konusu olacak ise yetkili
makamdan izin almak ileride ortaya çıkacak anlaşmazlıkları önlemek
açısından gereklidir.
73
Konsorsiyum üyesi işi alt müteahhide kendi ad ve hesabına yap-
tığı bir sözleşme ile devreder. Bu açıdan ikisi arasında asıl sözleşme-
den bağımsız yeni bir sözleşme kurulur. Alt müteahhit asıl müteah-
hide karşı sözleşmede belirtilen işi yapmak ve ona teslimle yükümlü-
dür. Alt müteahhit karşısında iş sahibini değil asıl müteahhidi görür.
Alt müteahhidin borcu konsorsiyum üyesi olan asıl müteahhide karşı
söz konusu olur.
74
Konsorsiyum üyesinin işin bir kısmını alt müteahhi-
de devretme yetkisinin bulunması halinde alt müteahhit konsorsiyum
üyesinin yardımcı kişisi sayılır ve konsorsiyum üyesi bunların eylem-
lerinden dolayı iş sahibine karşı ancak bunları seçmekte veya talimat
vermede kusurlu olması halinde BK m. 100’e göre sorumlu olur. Bura-
da konsorsiyum üyesinin alt müteahhidi denetleme yetkisi olmadığın-
dan onun denetimdeki özensizlik nedeniyle sorumluluğu söz konusu
değildir.
75
Burada asıl önemli nokta konsorsiyum üyesinin alt müteah-
hidi seçmede ve talimat vermede bir kusurunun olmadığını ispat ede-
rek sorumluluktan kurtulup kurtulamayacağıdır. Başka bir deyişle bu
gibi hallerde asıl müteahhit vekâlette caiz olan ikame halleri için BK m.
391/2’nin tanıdığı kurtuluş kanıtının kıyas yolu ile kendisine uygulan-
masını isteyebilir mi?
BK m. 391/2 vekâlete özgü bazı gerekçelerle haklı gösterilen özel
bir hükümdür ve bunun kıyasen işin alt müteahhitlere devri halinde
de uygulanarak alanının genişletilmesi doğru olmaz. Alt müteahhit
bağımsız nitelikte de olsa yine bir yardımcı kişidir. Bu sebeple asıl mü-
teahhit, alt müteahhidin ve onun adamlarının eylemlerinden BK m.
100 uyarınca sorumlu tutulmalıdır. Böylece asıl müteahhit alt müteah-
73
Tandoğan, s. 83.
74
Tandoğan, s. 83.
75
Tandoğan, s. 64.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 471
hidin veya adamlarının sözleşmeye aykırı davranarak iş sahibine za-
rar vermeleri halinde ancak bu davranışta kendisi de bulunsaydı ku-
surlu sayılmayacağını ispat ederek sorumluluktan kurtulabilir.
76
Konsorsiyumda iş alt müteahhide bırakılmışsa bu halde iş sahibi
ile alt müteahhit arasında herhangi bir ilişki söz konusu değildir. İşin
yapılmasını isteme hakkı işi kendisine bırakan konsorsiyum üyesine
aittir. İş sahibi de ücreti konsorsiyum üyesine öder. Ancak iş sahibi
alt müteahhide karşı müteselsil borçlu sıfatıyla veya kefil olarak ücret
ödeme borcunu yüklenmiş veya garanti etmişse alt müteahhide karşı
ücret ödeme borcu doğar.
77
Böyle bir uygulama konsorsiyum sözleş-
melerinde genelde görülmez. Konsorsiyumun her bir üyesi kendi alt
müteahhidiyle doğrudan ilişkiye girer ve yapılacak ödemelerden do-
layı alt müteahhide karşı tek başına sorumludur.
78
Konsorsiyum sözleşmelerinde işin yapılması için gerekli olan alet-
ler, iş makineleri, şantiye binası teminini konsorsiyum üyeleri gerçek-
leştirecektir. (BK m. 356/3)
Konsorsiyum sözleşmesinde işin bitirilmesi üyelerin borcunu ifa
ettikleri anlamına gelmez. Sözleşmeye uygun olarak yapılan eserin iş
sahibine teslimi de gerekir.
b. Sadakat ve Özen Borcu
Konsorsiyum üyeleri işi, iş sahibinin yararına olacak biçimde ve
ona zarar verecek davranışlardan kaçınarak yapmalıdır. Buna müte-
ahhidin işi sadakatla ve özenle yapması denilir.
79
Bu sonuç vekâlet söz-
leşmesinde uygulanan BK. m. 390 hükmüne kıyasen çıkarılmaktadır.
80
Müteahhit bu borcuna uymazsa iş sözleşmesindeki işçinin sorumlulu-
ğuna ilişkin kurallar gereğince iş sahibine karşı sorumlu olur. (BK m.
356/1)
76
Tandoğan, s. 81.
77
Tandoğan, s. 88.
78
Acar, s. 128.
79
Zevkliler Aydın/Aydoğdu Murat/Petek Hasan, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri,
Ankara 1998, s. 332.
80
Seliçi Özer, İnşaat Sözleşmelerinde Müteahhidin Sorumluluğu, İstanbul 1978, s. 86.
Konsorsiyum Sözleşmesi472
Konsorsiyum üyeleri işi yaparken genellikle iş sözleşmesinde işçi-
nin göstermekle yükümlü olduğu derecede bir özen göstermek zorun-
dadır. Konsorsiyum üyelerinin özen borcunun bir gereği de işi alırken,
bu işin üstesinden gelebilecek bilgi, beceri, araç ve gereç gibi olanakla-
ra sahip olup olmadığını ayrıca işin görülebilmesi için gerekli ön işlem
ve hazırlıkların tamamlanıp tamamlanmadığını araştırmaktır.
81
Konsorsiyum üyeleri işi yaparken iş sahibini üçüncü kişilere karşı
sorumlu yapacak her türlü davranıştan kaçınmakla yükümlüdür.
c. Bildirim (İhbar) Borcu
Konsorsiyum üyeleri ortaya çıkan önemli hususları iş sahibine ge-
cikmeksizin bildirme (ihbar) borcu altındadır. BK m. 357/3’e göre iş
yapıldığı sırada iş sahibi tarafından verilen arsanın ya da malzemenin
bozuk olduğu anlaşılırsa ya da yapımın gerektiğince ve düzenli bir
biçimde yürümesini engelleyecek (örneğin grev gibi) durumları, ge-
cikmeksizin iş sahibine bildirmekle yükümlüdür. Bu yükümlülüğe hiç
uymayan ya da zamanında uymayan konsorsiyum üyesi gecikmeden
doğacak zarardan sorumludur.
4. Konsorsiyum Üyelerinin Borçlarını Yerine Getirmemeleri
Halinde İş Sahibine Karşı Sorumlulukları
a. İş Sahibinin Sözleşmeden Erken Dönme Hakkı
BK. m. 358 bağlamında müteahhidin işe zamanında başlamaması
veya sözleşmeye aykırı olarak işi geciktirmesi, ya da iş sahibine yük-
lenemeyecek gecikme nedeniyle bütün tahminlere nazaran eseri za-
manında teslim edemeyecek olması halinde iş sahibi sürenin dolması-
nı beklemeksizin sözleşmeden dönebilir. Ancak bu hükmün konsorsi-
yum sözleşmesinde uygulanması bir farklılık arz eder. Konsorsiyum-
da işin kendisine düşen kısmına zamanında başlamayan ya da gecik-
tiren üyeye lider firma tarafından öncelikle bir ihtar yapılır ve işe baş-
lanması veya işin hızlandırılması istenir. Konsorsiyum üyesi ihtarın
gereğini yerine getirmezse masrafları bu üyeden karşılanmak kaydıy-
81
Zevkliler/Aydoğdu/Petek, s. 332.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 473
la iş başka bir üye tarafından yerine getirilir.
82
b. Konsorsiyum Üyelerinin Ayıba Karşı Tekeffül Borcu
Müteahhidin iş sahibine karşı ayıba karşı tekeffül sorumluluğu BK
m. 359-363 arasında düzenlenmiştir.
aa. Ayıba Karşı Tekeffülün Şartları
Konsorsiyum üyelerinin ayıba karşı tekeffül borcunun doğması
için şu şartların gerçekleşmiş olması gerekir.
- Konsorsiyum üyelerinin sözleşme konusu eseri tamamlayarak iş
sahibine teslim etmiş olması gereklidir. (BK m. 359/1)
- Teslim edilen eser ayıplı olmalıdır. Ayıp sözleşmede üzerinde
anlaşılan niteliklerin veya lüzumlu vasıfların bulunmamasıdır.
- Ayıp iş sahibine yükletilememelidir. Nitekim bu husus BK m.
361’de ifade edilmiştir. Anılan maddeye göre yapılan şeyin kusurlu
olması müteahhidin açıkça beyan ettiği bildirime aykırı olarak iş sahi-
binin verdiği emirlerden kaynaklanmış bulunur veya her hangi bir se-
beple iş sahibine isnadı kabil olursa, iş sahibi o şeyin kusurlu olmasın-
dan doğan hakları kullanamaz.
- İş sahibinin haklarını kullanmasının tabi olduğu zamanaşımı sü-
resi BK m. 363/1’de ifade edilmiştir. Buna göre yapılan şeyin kusur-
lu olmasından dolayı iş sahibinin haiz olduğu haklar, alıcının hakları-
nın tabi olduğu zaman aşımına tabidir. Fakat gayrimenkul inşaata iliş-
kin kusurlardan dolayı iş sahibinin müteahhide ve inşaata iştirak eyle-
yen mimar ve mühendise karşı talepleri teslim tarihinden itibaren beş
yıllık zamanaşımına tabidir. (BK m. 363/2) Bu bağlamda genelde inşa-
at sektöründe başvurulan konsorsiyum sözleşmelerinde de sözleşme-
de aksine bir düzenleme olmaması halinde iş sahibinin hakları beş yıl-
lık zamanaşımına tabidir. Fakat ayıplı ifanın müteahhidin ağır kusu-
rundan ileri geldiği durumlarda kısaltmaya ilişkin anlaşmalar geçer-
siz sayılacaktır.
83
82
Acar, s. 123- 124.
83
Yavuz Cevdet, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1997, s. 486.
Konsorsiyum Sözleşmesi474
- BK m. 362/1’e göre yapılan şeyin açıkça veya zımnen kabulünü
takiben müteahhit her türlü sorumluluktan kurtulur. Kabulün ayıba
karşı tekeffülü sona erdirmesi yalnızca teslim anında açıkça görülebi-
len ayıplar hakkındadır. Gizli ayıplar bakımından ise müteahhidin so-
rumluluğu bakidir. Eğer iş sahibi kanunen tayin olunan muayene ve
ihbarı ihmal ederse zımnen kabul etmiş sayılır (BK m. 362/2). Yapılan
şeydeki kusur, sonradan meydana çıkarsa iş sahibi, vakıf olur olmaz
keyfiyeti mütaahhide haber vermeğe mecburdur. Aksi takdirde iş sa-
hibi eseri kabul etmiş sayılır (BK m. 363/3). Sözleşmede kanuni zama-
naşımı süresinden daha uzun bir sürenin garanti süresi olarak veril-
mesi durumunda zamanaşımı süresinin garanti süresi kadar uzatıldı-
ğı kabul edilebilir.
84
DİK m. 87’de ise bu Kanun kapsamına giren işler-
de ve ayıbın söz konusu olduğu hallerde zamanaşımı süresi şu şekil-
de düzenlenmiştir. “Gayrimenkullerin yapım ve onarımlarında kesin kabul
tarihinde itibaren beş yıl içinde malzemenin hileli olmasından veya yapım ve
onarımın teknik icaplara uygun olarak yapılmamasından ortaya çıkan zarar
ve ziyan, Borçlar Kanunu’nun 360. maddesi gereğince ve 363. maddesinde-
ki sürede müteahhide ikmal ve tazmin ettirilir. İdareler beş yıllık sürede orta-
ya çıkacak zarar ve noksanları tespit ile gereğinin yapılması için durumu ilgi-
li mercilere bildirmekle ödevlidirler. İşin nezareti kendine tevdi edilen mühen-
dis, mimar ve memurlar hakkında da ayrıca bu kanunun 86.maddesi (disiplin
ve ceza kovuşturması) uygulanır.”
bb. Ayıba Karşı Tekeffülden doğan Haklar
BK m. 360’da iş sahibinin ayıp halinde müteahhide karşı sahip ol-
duğu haklar düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre bu haklar sözleş-
meden dönme, ücretten indirim yapma ve ayıbın giderilmesidir. Ay-
rıca müteahhidin kusuru varsa iş sahibinin uğradığı zararın tazminini
de isteme hakkı vardır.
aaa. Sözleşmeden Dönme Hakkı
BK m. 360/1’e göre iş sahibi eseri kabulden kaçınarak sözleşme-
den dönebilir. Sözleşmeden dönme hakkının kullanılmasıyla sözleşme
84
Acar, s. 136.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 475
geçmişe etkili olarak ortadan kalkar.
85
BK m. 360/3’e göre ise iş sahibinin arsası üzerinde yapılan eser-
lerde, özellikle yapılarda, bunların kaldırılması ve yıkımı çok masraf-
lı olacaksa, iş sahibi sözleşmeden dönemez. Bu halde iş sahibi BK m.
360/2’ye dayanarak ayıbın giderilmesini veya ücretin indirilmesini is-
teyebilir.
bbb. Ücretten İndirim Yapılmasını İsteme Hakkı
BK. m.360/2’ye göre işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykı-
rı bulunması 360/1’deki derecede ehemmiyeti haiz değil ise iş sahibi,
işin kıymetinin noksanı nispetinde ücretin indirilmesini isteyebilir. Bu
hususta müteahhidin kusuru varsa iş sahibi zarar ve ziyan da isteyebi-
lir. Görüldüğü üzere eserdeki ayıbın kabulden kaçınmayı haklı kılacak
derecede önemli olmadığı durumlarda iş sahibi ücretin kıymet noksa-
nı oranında indirilmesini isteyebilecektir.
86
Bu hakkın kullanılabilmesi için eserin tamamen değersiz olma-
yıp az da olsa değer taşıması gerekir. Eğer ayıplı eserin değeri yok
ise iş sahibi sözleşmeden dönme yolunu seçmelidir. Aynı şekilde in-
dirimin ücrete eşit olması durumunda da sözleşmeden dönme yolu
seçilmelidir.
87
ccc. Ayıbın Giderilmesini İsteme Hakkı
BK m. 360/2’ye göre işin kusurlu olması veya sözleşmeye aykı-
rı bulunması 360/1’deki derecede ehemmiyeti haiz değil ise iş sahibi
eğer o işin ıslahı büyük bir masrafı mucip değilse müteahhidi tamire
mecbur edebilir. Bu hususta müteahhidin kusuru varsa iş sahibi zarar
ve ziyan da isteyebilir.
Madde uyarınca iş sahibi müteahhitten ayıbın giderilmesini iste-
yebilir. İş sahibi ayıbın giderilmesini isterse müteahhit, eserin sözleş-
meye uygun ayıpsız hale getirilmesi için gereken her şeyi masrafı ken-
85
Yavuz, s. 489.
86
Seliçi, s. 166.
87
Yavuz, s. 491.
Konsorsiyum Sözleşmesi476
disine ait olmak üzere yapmak durumundadır.
ddd. İş Sahibinin Tazminat İsteme Hakkı
Müteahhidin ayıplı bir eser teslim etmesi halinde iş sahibi, söz-
leşmeden dönme, ücretten indirim yapılmasını isteme, ayıbın gideril-
mesini isteme hakkı yanında tazminatta isteyebilir. Bunun için müte-
ahhidin kusurlu olması ve iş sahibinin bunu ispatı gerekir. Bunun ya-
nında iş sahibi ayıbı zamanında ihbar etmelidir. BK m. 360/2’ye daya-
narak istenilecek tazminat yalnızca eserdeki ayıptan kaynaklanan bir
tazminattır.
88
VI. İŞ SAHİBİNİN ÜCRET ÖDEME BORCU
89
İş sahibinin konsorsiyum üyelerine karşı olan en önemli borcu üc-
ret ödeme borcudur. (BK m. 364-366) Esasen ücretin tespit usulü kon-
sorsiyum sözleşmesi ile değil iş sahibi ile yapılan sözleşmede belir-
lenir. Uluslararası inşaat sektöründe çok farklı türde ücret belirleme
usulleri öngörülmektedir.
90
Bunlardan özellikle anahtar teslimi inşaat-
larda işin bir konsorsiyum tarafından yapılacak olması halinde en çok
uygulanan tür, ücretin götürü usulde tespit edilmesidir.
91
Götürü ücret, meydana getirilecek eser bedelinin önceden ve ke-
sin olarak belirlenmesi anlamına gelir.
92
Bu sebeple götürü ücret, inşa-
atın fiili maliyet masrafları ve yapılan işlerin miktarlarından bağımsız
sabit bir ücrettir.
93
İnşaat maliyetini oluşturan işçilik ve malzeme mas-
rafları sözleşmenin kurulması anında belirlenenden fazla veya az olsa
bile bu ücret değiştirilemez.
94
88
Acar, s. 140.
89
Konsorsiyumlar uygulamada çok yaygın ve baskın şekilde eser oluşturmak ama-
cıyla kurulduğundan bizde konsorsiyum sözleşmesinde bulunması gereken un-
surları özellikle eser sözleşmesi penceresinden bakarak inceleyeceğiz.
90
Acar, s. 141.
91
Acar, s. 141.
92
Zevkliler / Aydoğdu / Petek, s. 324.
93
Baygın Cem, Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve Tabi Olduğu Hüküm-
ler, İstanbul 1999, s. 30.
94
Kaplan, s. 130.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 477
BK m. 365’de götürü ücret düzenlenmiştir. Maddeye göre “Götürü
pazarlık edilmiş ise, müteahhit yapılacak şeyi kararlaştırılan fiyata yapmaya
mecburdur. Yapılacak şey, tahmin edilen miktardan fazla say ve masrafı mu-
cip olsa bile, müteahhit bedelin arttırılmasını isteyemez. Fakat evvelce tahmin
olunamayan veya tahmin olunup da iki tarafça nazara alınmayan haller işin
yapılmasına mani olur veya yapılmasını son derece işkal ederse hâkim, haiz
olduğu takdir hakkı dolayısıyla ya tekarrür eden bedeli tezyit veya mukaveleyi
fesheyler. Yapılacak şey, evvelce tahmin edilen miktardan daha az bir say ile
vücuda gelmiş ise, iş sahibi bedeli tamamen vermeğe mecburdur.”
Madde bağlamında ücretin götürü olarak tespit edilmesi, meyda-
na getirilecek eserin bedelinin önceden ve kesin olarak tespiti anlamı-
nı taşır.
95
BK m. 365/2 fıkrasına göre ise önceden tahmin edilemeyen veya
tahmin edilip de iki tarafça dikkate alınmayan haller işin yapılmasına
engel olur veya yapılmasını son derece zor hale getirirse müteahhidin
başvurusu neticesinde hâkim ya bedelin artırılmasına ya da sözleşme-
nin feshine karar verebilecektir.
Konsorsiyum sözleşmelerinin konusunu teşkil eden büyük inşaat
işlerinde genellikle işin belli kısımlarının ifasından sonra kısmi ödeme-
lerde bulunulur. BK m. 364/2’de düzenlenen bu husus konsorsiyum-
da iş sahibi ile yapılan inşaat sözleşmesinde düzenlenmektedir. Söz-
leşmede iş sahibinin hangi dönemlerde ve ne oranda ödeme yapacağı
doğrudan doğruya belirlenebileceği gibi bu konudaki mesleki teamül-
lere de atıf yapılabilir.
96
Ücret alacağının muacceliyeti için işin ayıpsız ve sözleşmeye uy-
gun biçimde teslimi lazım gelir. Ayıplı bir teslimin olması halinde iş
sahibi sözleşmenin gereği gibi ifa edilmediğini ileri sürmek veya ayıba
karşı tekeffülden doğan haklarını kullanmak imkânına sahiptir.
Konsorsiyum üyelerinin ücret alacağı muacceliyet anından itiba-
ren beş yıllık zamanaşımına tabidir. Nitekim BK m. 126/4 düzenleme-
sine göre ‘müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi ye-
rine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş mey-
95
Yavuz, s. 491.
96
Yavuz, s. 501; Acar, s. 145.
Konsorsiyum Sözleşmesi478
dana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere istisna ak-
dinden doğan bütün davalar beş yıllık zamanaşımına tabidir’ hükmü söz ko-
nusudur.
Ücret alacağının zamanaşımı süresi BİGŞ’ye tabi işlerde kesin he-
sabın çıkartılmasından itibaren işlemeye başlar. Kısmi ödemenin söz
konusu olduğu hallerde bu ödememenin yapılmaması halinde kon-
sorsiyum üyeleri işin diğer kısmını ifa etmekten ve işe devamdan ka-
çınabilir. Bu durumda ortaya bir zarar çıkarsa doğan zarara iş sahibi
katlanır.
97
(BK m. 102/1) Fakat işin bırakılması ödenmemiş ücretin tu-
tarına göre oransız bir tedbir olarak görülüyorsa bu durum hakkın kö-
tüye kullanılması niteliği taşır ve bundan doğan zarara o konsorsiyum
üyesi katlanır.
Konsorsiyum üyeleri ücretin ödenmemesi nedeniyle sözleşmeden
dönerse üyeler sadece kullandığı malzemenin ve harcadığı emeğin
karşılığını isteme hakkına sahiptir. Bunun dışında üyelerin MK.m.650
uyarınca mülkiyetin kendilerine geçirilmesini isteme hakkı yoktur.
98
VII. KONSORSİYUM SÖZLEŞMESİNİN SONA ERMESİ
99
A. Genel Olarak
Konsorsiyum sözleşmesinin sona ermesi normal olarak iş sa-
hibi ile yapılan sözleşmede üstlenilen işin ifa edilmesiyle gerçekle-
şecektir. Konsorsiyum bir adi şirket olarak nitelendirildiği için adi
şirkete ilişkin hükümler uygun düştüğü ölçüde konsorsiyuma da
uygulanabilecektir.
100
BK m. 535/1’e göre; “Şirketin akdinde maksut olan gayenin elde
edilmesi yahut elde edilmesinin imkânsız hale gelmesiyle” şirket son bulur.
Bu anlamda konsorsiyum sözleşmesi, iş sahibi ile yapılan sözleşme-
97
Acar, s. 145.
98
Yavuz, s. 502- 503; Acar, s. 145.
99
Konsorsiyumlar uygulamada çok yaygın ve baskın şekilde eser oluşturmak ama-
cıyla kurulduğundan bizde konsorsiyum sözleşmesinde bulunması gereken un-
surları özellikle eser sözleşmesi penceresinden bakarak inceleyeceğiz.
100
Barlas, s. 185.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 479
de taahhüt edilen işin bitirilmesiyle yahut bitirilmesinin imkânsız hale
gelmesiyle sona erer.
BK m. 535/2’de “mirasçılar ile şirketin devamına dair evvelce yapılmış
bir mukavele olmadığı halde şeriklerden birinin ölmesiyle” şirket son bulur
denilmektedir. Anılan madde konsorsiyumda uygulama alanı bula-
mamaktadır. Nitekim konsorsiyum sözleşmesinde taraflardan birinin
ölümü halinde iş sahibinin de onayını alarak başka bir kişi ya da şirke-
tin konsorsiyuma dahili mümkündür. BİGŞ, m. 52’de böyle bir durum-
da inşaat sözleşmesinin de sona ermeyeceği ve işin devam edeceği be-
lirtilmektedir. Aynı maddede ölen ya da iflas eden firmanın lider firma
olması halinde inşaat sözleşmesinin kendiliğinden sona ereceği fakat
diğer üyelerin teklifte bulunması halinde inşaat sözleşmesinin devam
edeceği ifade edilmektedir. Buna bağlı olarak konsorsiyumda ortadan
kalkmış olmayacak ve varlığını sürdürecektir.
101
Bu bağlamda ölüm ve
iflas konsorsiyumu ortadan kaldıran bir neden değildir. Bunun yanın-
da uluslar arası uygulamada konsorsiyum sözleşmelerinde konsorsi-
yum üyelerinden birinin işin kendisine düşen kısmını ifada acze düş-
mesi halinde konsorsiyumun lideri olan firmaya o iş ile faaliyet saha-
sı aynı veya benzer nitelikte olan bir diğer üyeye, masrafları o işi ifada
temerrüde düşen üye tarafından karşılanmak üzere, bu işin yerine ge-
tirilmesini isteme yetkisi veren hükümler konulabilmektedir. Konsor-
siyumda böyle bir üye yok ise iş sahibinin de onayını alarak başka bir
kişi ya da şirketin konsorsiyuma dâhili mümkündür.
102
Konsorsiyumlarda ortaklık malvarlığı bulunmadığından tasfiye
söz konusu olmayacak ve dolayısıyla BK m. 535/3’de uygulanmaya-
caktır.
Konsorsiyumun belirli olmayan bir süre için oluşturulması müm-
kün olmadığından BK m. 535/6 hükmü de konsorsiyuma uygulana-
mayacaktır.
Konsorsiyumların sona ermesi Borçlar Kanunu’nun adi şirkete
ilişkin hükümlerinden ziyade eser sözleşmesine ilişkin hükümlerine
tabi olmaktadır.
103
101
Acar, s. 146.
102
Acar, s. 146.
103
Acar, s. 147.
Konsorsiyum Sözleşmesi480
B. İşin Bitmesi Nedeniyle Sona Ermesi
Konsorsiyum sözleşmesi genelde bir inşa işinin yapılıp bitirilmesi
maksadıyla yapılmaktadır. Bu anlamda işin, iş sahibi ile yapılan söz-
leşme uyarınca tamamlanması ve yapılan işin iş sahibince kabulü ile
sözleşme son bulur. (BK m. 535/1)
C. Haklı Nedenlerle Fesih
BK m. 535/7 de haklı sebeplerin varlığı halinde sözleşmede belirti-
len süre sona ermeden de sözleşmenin sona erdirilebileceği belirtilmiş-
tir. Eser sözleşmesinin sona erdirilmesini haklı kılacak sebeplerin var-
lığı halinde, konsorsiyum sözleşmesinin de haklı nedenle feshedilebi-
leceği sonucuna varılabilir.
104
Çünkü konsorsiyum sözleşmesinin ya-
pılmasındaki amaç belli bir işin yapılmasıdır. Bu sözleşmenin yerine
getirilmesinin çeşitli nedenlerle mümkün olmaması veya çok zorlaş-
ması halinde konsorsiyum sözleşmesinin de üyelerce sona erdirilebile-
ceği kabul edilebilir.
105
Nitekim BK m. 365/2 buna imkân vermektedir.
Önceden tahmin edilemeyen veya tahmin edilip de iki tarafça dikka-
te alınmayan haller işin yapılmasına engel olur veya yapılmasını son
derece zor hale getirirse müteahhidin başvurusu neticesinde hâkim ya
bedelin artırılmasına ya da sözleşmenin feshine karar verebilecektir.
İnşaat sözleşmesinin bu hükme dayanarak konsorsiyum üyelerinin ta-
lebi üzerine hâkim tarafından feshedilebileceği açıktır. Bu durumda
adi şirket niteliğinde olan konsorsiyumun sona erdirilmesi de mahke-
meden istenebilecektir.
106
Fakat taraflar talepte bulunmasalar da inşa-
at sözleşmesinin bu nedenle feshi halinde, konsorsiyum sözleşmesi de
konusuz kalacağından kendiliğinden sona erecektir.
107
104
Acar, s. 148.
105
Acar, s. 149.
106
Kaplan, s. 89.
107
Dayınlarlı, s. 282.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 481
D. İş Sahibinin Konsorsiyum Üyelerinin Zararlarını
Tazmin Suretiyle Sözleşmeyi Sona Erdirmesi
Yapılan şey, bitmezden evvel iş sahibi yapılmış olan kısmın bede-
lini vermek ve müteahhidin zarar ve ziyanını tam tazmin etmek şartıy-
la sözleşmeyi feshedebilir. (BK m. 369) Buna göre fesih hakkının kulla-
nılabilmesi için işin henüz tamamlanmamış olması, iş sahibinin bunu
müteahhide önceden bildirmiş olması ve müteahhidin uğradığı zararı-
nın ve yapılmış kısmın bedelinin ödenmesi gerekir.
108
Fesih iş sahibi ile
yapılan eser sözleşmesini ileri etkili olarak sona erdirir.
109
E. Tarafların Anlaşması Yolu ile Sona Erme
İş sahibinin ve konsorsiyum üyelerinin karşılıklı olarak anlaşmay-
la eser sözleşmesini sona erdirmeleri mümkündür. Bu bağlamda kon-
sorsiyum sözleşmesi de sona erecektir. Bu halde tarafların birbirlerin-
den tazminat isteyemeyecekleri ifade edilmektedir.
110
SONUÇ
İki veya daha çok gerçek ya da tüzel kişiden her birinin belli bir işi
yapmak maksadı ile ortaklaşa taahhüt etmiş oldukları işin bir bölümü-
nün yerine getirilmesinin sorumluluğunu diğerlerinden bağımsız ola-
rak yüklenmek suretiyle katkılarını birleştirmeleri olarak tanımlanan
konsorsiyum hukukumuzda açık bir biçimde düzenlenmemiştir. Kon-
sorsiyum üyeleri arasında konsorsiyum ilişkisini kuran konsorsiyum
sözleşmesidir. Herhangi bir şekle tabi olmayan konsorsiyum sözleş-
mesi isimsiz bir sözleşmedir.
Konsorsiyum uygulamada sıklıkla Joint Venture ile karıştırılmak-
tadır. Konsorsiyum ile Joint venture arasındaki en temel fark, konsor-
siyumda üyelerin müteselsilen sorumlu olmamalarıdır. Konsorsiyum-
da her bir üye karşı âkide karşı sadece yüklendiği iş kısmı bakımından
sorumludur. Konsorsiyumun ayırıcı ve en önemli özelliğinin konsor-
108
Yavuz, s. 508.
109
Yavuz, s. 508.
110
Yavuz, s. 503.
Konsorsiyum Sözleşmesi482
siyumun belirli bir veya birkaç iş için kurulması ve mahiyet itibariyle
süreklilik arz etmemesi ve ortakların müteselsil sorumluluğunun ber-
taraf edilmiş olması söylenebilir.
Konsorsiyumda bir adi ortaklık söz konusu olmaktadır. Konsorsi-
yum adi ortaklık niteliği taşıdığına göre adi ortaklığa ilişkin BK m. 520
vd. hükümleri konsorsiyum hakkında doğrudan uygulama alanı bu-
lacaktır. Konsorsiyum sözleşmesinin hükümleri BK m. 520 vd. düzen-
lemesine (emredici nitelik taşıyanları hariç) nazaran öncelikle uygula-
nacaktır. Sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde ise kanun hüküm-
leri devreye girecektir.
Son zamanlarda sıklıkla uygulanır hale gelen konsorsiyumların
açık bir kanuni düzenlemeye kavuşturulması bu kurumun uygulama-
sının daha da artırılması ve kurumun hukukumuza yerleşmesi açısın-
dan önem taşımaktadır.
KAYNAKLAR
Acar, Hakan, İnşaat Sektöründe Konsorsiyum Sözleşmeleri, Doktora
Tezi, İstanbul 2000.
Aksoy, Mehmet Ali, Ortak Girişimler ve Konsorsiyum Sözleşmeleri,
YLT, Ankara 2005.
Akyol, Şener, Know-How, Management, Joint Venture ve Büyük
Çaplı İnşaat Sözleşmeleri, İstanbul 1997.
Barlas, Nami, Adi Ortaklık Temeline Dayalı Sözleşme İlişkileri, İstan-
bul 1998.
Baygın, Cem, Türk Hukukuna Göre İstisna Sözleşmesinde Ücret ve
Tabi Olduğu Hükümler, İstanbul 1999.
Dayınlarlı, Kemal, Joint Venture Sözleşmesi, Ankara 1999.
Kaplan, İbrahim, İnşaat Sektöründe Müşterek İş Ortaklığı-Joint Ventu-
re, Ankara 2007.
Karayalçın, Yaşar, Ticaret Hukuku II, Şirketler Hukuku, Ankara 1973.
Korkut Ömer, Türk Hukuku Bakımından Ortak Girişim (Joint Ventu-
re) ve İş Ortaklığı, Legal Hukuk Dergisi, Nisan 2007, s. 1151- 1164.
Öztürk, Pınar, Rekabet Hukuku Açısından Joint Venture’ların Değer-
lendirilmesi, Prof. Dr. Oğuz İmregün Armağanı, İstanbul 1998, s.
491-524.
TBB Dergisi 2011 (92) Turan ŞAHİN 483
Seliçi, Özer, İnşaat Sözleşmelerinde Müteahhidin Sorumluluğu, İstanbul
1978.
Tandoğan, Haluk, Eser Sözleşmesinde Müteahhidin İşi Yardımcı Ki-
şilere, Alt Müteahhitlere Yaptırması, Başkasına Devretmesi, Mü-
teahhitler Konsorsiyumu (Joint Venture), Batider, C.XIII, S.3- 4,
Y.1986, s.57-89.
Tekil, Fahiman, Şirketler Hukuku, C.I, İstanbul 1996.
Tekinalp, Gülören / Tekinalp Ünal, Joint Venture, Prof. Dr. Yaşar
Karayalçın’a 65. Yaş Armağanı, Ankara 1988, s. 143- 176.
Yalman, Macit / Taylan Erbay,
Yavuz, Cevdet, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, İstanbul 1997.
Yılmaz, Lerzan, Çeşitli Hukuk Sistemlerinde Joint Venture Anlaşma-
larının Yorumu ve Hukuki Düzenlemeye Kavuşturulması İhtiyacı,
Mahmut Refik Belik’e Armağan, İstanbul 1993, s. 475-491.
Zevkliler, Aydın / Aydoğdu Murat / Petek Hasan, Borçlar Hukuku
Özel Borç İlişkileri, Ankara 1998.
Konsorsiyum Sözleşmesi484