hakemli makaleler N. Münci ÇAKMAK
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009149
İDARÎ YARGILAMA USULÜ KANUNU’NUN
4. MADDESİ VE DİLEKÇELERİN
KAYDA GİRİŞ TARİHİ
N. Münci ÇAKMAK
∗
Çalışmamızın amacı “idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer”
ifadesinin, verilen dilekçelerin kayda girdiği tarihi belirlemede yol
açtığı sorunu incelemek ve Danıştay’ın bu konuda verdiği kararların
tahlilini yapmaktır.
İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 4. maddesi uyarınca “Dilekçe-
ler ve savunmalar ile davalara ilişkin her türlü evrak, Danıştay veya ait oldu-
ğu mahkeme başkanlıklarına veya bunlara gönderilmek üzere idare veya vergi
mahkemesi başkanlıklarına idare veya vergi mahkemesi bulunmayan yerlerde
asliye hukuk hakimliklerine veya yabancı memleketlerde Türk konsoloslukla-
rına verilebilir”.
Dava dilekçesi, savunmalar ve diğer dilekçelerin 4. maddede sayı-
lan yerlere verildiği tarih, görevli ve yetkili idarî yargı merciine veril-
diği tarih olarak kabul görmektedir.
1
Danıştay, dilekçelerin verilebileceği yerleri düzenleyen 4. madde-
nin (ve 6. maddenin) getiriliş amacını “yasakoyucunun; idarî yargı merci-
lerinde açılabilecek herhangi bir davada, davanın taraflarının, o davaya ilişkin
dilekçe ve savunma ile her türlü evrakı, davanın görülmekte olduğu yargı
merciine kolaylıkla ulaştırabilmelerini sağlamayı amaçlaması”
2
olarak de-
*
Dr., Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi İdare Hukuku Bilim Dalı araştırma görev-
lisi.
1
Candan, Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Güncelleştirilmiş ve Ge-
nişletilmiş 2. Baskı, Ekim 2006, s. 260. Detaylı bilgi için bkz. Karavelioğlu, Celâl,
Açıklama ve Son İçtihatlarla İdarî Yargılama Usulü Kanunu, Madde 1-14, Cilt 1, 6. Bası,
2006, s. 488 vd.; Gözübüyük, A. Şeref / Turgut Tan, İdare Hukuku, Cilt 2, İdari
Yargılama Hukuku, 2. Bası, Ankara 2006, s. 1029 vd.; Gözübüyük, A. Şeref / Güven
Dinçer, İdari Yargılama Usulü, 2. Bası, Ankara 1999, s. 294-297.
2
5.D. 10/03/1999 E.1999/322 K.1999/633, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
N. Münci ÇAKMAK hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009150
ğerlendirmektedir. Yine Danıştay’a göre “Kanunun bu hükümlerle ama -
cı, kişilerin Anayasal hakkı olan dava açma haklarını kullanma konusunda
açıklanan iradelerinin saptanmasına yöneliktir. Bu açıklamayı tespit edecek
merciler arasında asliye hukuk hakimlikleri de sayılmış bulunmaktadır.”
3
Dilekçelerin verilebileceği yerler arasında asliye mahkemelerinin
sayılması davacılara kolaylık sağlamaktadır.
4
Danıştay’a göre İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun “4’üncü
maddesinde sözü edilen “yer” ibaresinden belediye ya da büyükşehir beledi-
yesi sınırları içerisinde bulunan tüm alanın anlaşılması gerekmektedir. Bu
bakımdan; büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde bu belediye sınırları içe-
risinde yer alan ilçelerin 4’üncü maddenin uygulanması açısından ayrı yer
olarak kabulü olanaklı değildir.”
5
İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan yer kavramı ile ilgili
olarak dilekçelerin kayda geçtiği tarihlerle ilgili ihtimaller şu şekilde
karşımıza çıkmaktadır:
İdare veya Vergi Mahkemesi Bulunmayan Bir İlden,
İdare veya Vergi Mahkemesi Bulunan Bir İle Dilekçe
Gönderilmesi Hali
İdare veya vergi mahkemesi bulunmayan bir ilden, idare veya
vergi mahkemesi bulunan bir ile dilekçe gönderilmesi halinde dilek-
çenin kayda girdiği tarih, dilekçenin idare veya vergi mahkemesi bu-
lunmayan yerdeki asliye mahkemesine verildiği tarihtir. Bu hususta
konumuz açısından her hangi bir problem yaşanmamaktadır.
3
4.D. 27/12/1995 E.1995/1175 K.1995/5867, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
4
Gözübüyük/Tan, s. 1030.
5
“2577 sayılı Kanun’un anılan 4. maddesinde sözü edilen “yer” ibaresinden beledi-
ye ya da büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde bulunan tüm alanın anlaşılması
gerekmektedir. Bu bakımdan; büyükşehir belediyesi bulunan yerlerde bu beledi-
ye sınırları içerisinde yer alan ilçelerin 4’üncü maddenin uygulanması açısından
ayrı yer olarak kabulü olanaklı değildir. Sözü edilen hukuki durum karşısında;
davanın, dilekçenin Şişli ... Asliye Hukuk Hakimliği kaydına girdiği tarihte değil,
anılan Hakimlikçe gönderilmesi üzerine İstanbul ... Vergi Mahkemesi’nin kaydına
girdiği tarihte açılmış sayılmasının kabulü zorunlu olduğundan; aksi yolda verilen
vergi mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.” 7. D. 13/10/2005 E.2005/492
K.2005/2453, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
hakemli makaleler N. Münci ÇAKMAK
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009151
İdare veya Vergi Mahkemesi Bulunan İllerde; Dilekçenin,
Belediye veya Büyükşehir Belediyesi Sınırlarına
Bağlı Olmayan Bir İlçedeki Asliye Hukuk Hakimliğine
Verilmesi Hali
İdare veya vergi mahkemesi bulunan illerde; eğer dilekçe belediye
veya büyükşehir belediyesi sınırlarına bağlı olmayan bir ilçedeki asliye
hukuk hakimliğine verilirse; başvuru tarihi, dilekçenin asliye hukuk
hakimliğine verildiği tarihtir. Bu durumda da her hangi bir problem
söz konusu değildir.
İdare veya Vergi Mahkemesi Bulunan İllerde; Dilekçenin,
İldeki İdare veya Vergi Mahkemesinin Yetki Alanı İçinde Olan
İlçedeki Asliye Mahkemesine Verilmesi Hali
Bu durumda Danıştay iki farklı şekilde karar vermektedir. Birinci
halde, idare veya vergi mahkemesi bulunan illerde; eğer dilekçe, ildeki
idare veya vergi mahkemesinin yetki alanı içinde olan ilçedeki asliye
mahkemesine verilirse, başvuru tarihi olarak dilekçenin asliye mahke-
mesine kaydı esas alınmamaktadır. Kayıt tarihi, asliye mahkemesinin
dilekçeyi idare veya vergi mahkemesine göndermesi üzerine, idare
veya vergi mahkemesine ulaştığı ve kaydolduğu tarih olarak kabul
edilmektedir.
6
Örneğin Ankara İdare Mahkemesi yerine Gölbaşı Asliye
6
- “Dosyanın incelenmesinden, düzeltilmesi istenilen Danıştay ... Dairesi kararının
davacıya 28.12.1985 gününde tebliğ edildiği, davacının karar düzeltme istemini
içeren dilekçesini yukarıda anılan kurala aykırı olarak söz konusu yerde idare ve
vergi mahkemeleri bulunmasına karşın Kartal Asliye Hukuk Hakimliğine verdiği,
dilekçenin 17.1.1986 gününde İdare Mahkemesinde kayda geçtiği anlaşılmış olup,
15 günlük yasal sürenin geçirildiği açıktır. Bu nedenle istemin süre aşımı yönün-
den reddine karar verildi.” 6.D. 15/04/1986 E.1986/323 K.1986/369, bkz. Danıştay
Bilgi Bankası.
-
“Bu itibarla, davacının, dava dilekçesini, Ankara İdare Mahkemesi’ne gönde-
rilmek üzere, Ankara İl Merkezi dışında bir yer sayılması olanaksız olan Altındağ
ilçesindeki ... Asliye Hukuk Hakimliği’ne verdiği tarihin dava tarihi olarak kabulü
olanaksız olup; dava dilekçesinin Ankara İdare Mahkemesine intikal ettiği tarihin
dava tarihi olarak kabul edilmesi gerekmektedir.” 10.D. 07/11/1988 E.1986/451
K.1988/1807, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
-
“Dosyanın incelenmesinden, 17.11.2004 günlü İstanbul ... İdare Mahkemesi
kararının davacı vekiline 29.3.2005 gününde tebliğ edildiği, yukarıda anılan yasa
hükümleri uyarınca 30 günlük temyiz süresi dikkate alınarak en geç 28.4.2005
günü mesai saati bitimine kadar temyiz başvurusunda bulunulması gerekirken,
bu süre geçirildikten sonra 2.5.2005 günü İstanbul ... İdare Mahkemesi kayıtlarına
N. Münci ÇAKMAK hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009152
Hukuk Mahkemesi’ne verilen dilekçenin kayda giriş tarihi, dilekçenin
Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesi kalemine kaydolduğu tarih değil,
bu mahkemenin Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermesiyle Ankara
İdare Mahkemesinin kalemine kaydolduğu tarihtir. İdari Dava Daire-
leri Kurulu’nun kararı
7
bu yönde olmasına rağmen Danıştay’ın uygu-
laması dairelere göre farklılık göstermektedir.
8
Bu uygulamayı benimseyen Danıştay’ın bazı dairelerine göre
9
asliye mahkemesinin bulunduğu yer, belediye veya büyükşehir bele-
diyesi sınırları içerisinde olduğu takdirde, dilekçenin asliye mahke-
mesi kaleminde kayda geçtiği tarih dikkate alınmamaktadır. O halde
bulunulan yerde ayrı bir adliye teşkilatı bulunsa bile veya bu yer mer-
keze ne kadar uzak mesafede olursa olsun dilekçelerin kayda geçtiği
tarih, asliye mahkemesinin dilekçeyi idare veya vergi mahkemesine
göndermesi üzerine dilekçenin idare veya vergi mahkemesine ulaştığı
tarih olarak kabul edilmektedir.
Ancak bu uygulama, İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. mad-
desi ile çelişir gibi görünmektedir. Kanun’un 6/1 maddesi uyarınca
“Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına veya 4 üncü
maddede yazılı yerlere verilen dilekçelerin harç ve posta ücretleri alındıktan
giren dilekçe ile temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar, temyiz
dilekçesinin 27.4.2005 gününde Pendik Asliye Hukuk Hakimliği’ne sunulduğu gö-
rülmüş ise de, İstanbul İlinde idare ve vergi mahkemesinin bulunması ve Pendik
İlçesi ayrı bir ilçe olsa bile İstanbul İlinin içinde yer alması nedeniyle, yukarıda
Yasa hükmünde belirtilen, İdare ve Vergi mahkemelerinin bulunmadığı bir yer
olarak değerlendirilmesi olanağı bulunmamaktadır.” 8.D. 24/10/2005 E.2005/5247
K.2005/4229, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
-
“Olayda, 2577 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, İstanbul ilinde idare ve
vergi mahkemeleri bulunması karşısında Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkeme-
si kanalıyla gönderilen temyiz dilekçesinin İstanbul ... İdare Mahkemesi’nde kayda
girdiği tarih esas alınmaktadır. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 15.12.2005
günlü, E:2005/3326, K:2005/2807 sayılı kararı da bu yöndedir. Açıklanan nedenler-
le, 2577 sayılı Kanun’un 55. maddesinin 5. fıkrası ve 48. maddesinin 7. fıkrası uya-
rınca temyiz isteminin süre aşımı yönünden reddine, dosyanın İstanbul ... İdare
Mahkemesi’ne gönderilmesine, 18.9.2006 gününde oybirliğiyle karar verildi.” 6.D
18/09/2006 E.2006/181 K.2006/4145, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
-
Benzer yönde karar için bkz. İdari Dava Daireleri 10/03/2005 E.2005/102
K.2005/74, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
7
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 15.12.2005 E:2005/3326, K:2005/2807 sayılı
kararı, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
8
Candan, s. 260-261.
9
Bkz. 6 numaralı dipnot.
hakemli makaleler N. Münci ÇAKMAK
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009153
sonra deftere derhal kayıtları yapılarak kayıt tarih ve sayısı dilekçenin üzerine
yazılır. Dava bu kaydın yapıldığı tarihte açılmış sayılır”.
Danıştay’ın diğer uygulaması ise aksi yönde bir sonuç ortaya çı-
karmaktadır. İlgili karara göre “... 4. maddenin uygulanmasında, idare
veya vergi mahkemelerinin bulunduğu illerde, idari yönden ayrı adliye teş-
kilatı kurulmuş yerlerde asliye hukuk hakimliklerine, idare veya vergi mahke-
mesi başkanlıklarına gönderilmek üzere dilekçe verilmesi halinde, dilekçelerin
asliye hukuk mahkemesinde kayda geçtiği tarihte davanın açılmış sayılması
gerekir.”
10
Görüldüğü gibi aynı konuda iki farklı uygulama mevcuttur. Bu
farklılığın giderilmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Yapılması gereken
bu iki uygulamadan bir tanesinin seçilmesi veya ikili uygulamaya
meydan vermeyecek şekilde 4. maddenin yeniden düzenlenmesidir.
Danıştay’ın idare veya vergi mahkemesi bulunan yerlerde asliye mah-
kemelerine yapılan başvuru tarihini esas almaması şu anki mevzuatın
mantığına daha yakın bir uygulama olmasına rağmen, aksi yönde olan
daire kararlarının gerekçeleri de “kolaylık sağlanması” açısından daha
yararlıdır. Ayrıca İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. maddesi kar-
şısında başka bir yola başvurmak da mümkün değil gibi görünmekte-
dir.
10
4.D. 10/04/1990 E.1987/3882 K.1990/1302, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
Benzer
yönde karar:
“Davacı
kurumun ihtirazi kayıtla verdiği 2000 Nisan ayı muhtasar beyanna-
mesi üzerinden yapılan tahakkuka karşı açılan davaya ilişkin dilekçe Çerkezköy
Asliye Hukuk Mahkemesi kanalıyla gönderilmiştir. Çerkezköy Asliye Hukuk Ha-
kimliğinin davacının dilekçesine derkenar ettiği 3.11.2000 günlü yazıda, dava di-
lekçesinin 14.6.2000 gününde .../114 muhabere no’su ile kayıtlarına girdiği ancak,
harç ve posta ücretinin 19.6.2000 günü ödenmesi nedeniyle muhabere defterinin
.../116 numarasına kaydının yapıldığı bildirildiğinden ve dava açma süresinin son
günü olan 14.6.2000 tarihinde kayda girdiği anlaşılan dilekçeyle açılan davanın
süresinde olduğu sonucuna varıldığından; mahkemece, uyuşmazlığın esası incele-
nerek bir karar verilmesi gerekirken, davanın süre aşımı nedeniyle reddi hukuka
uygun bulunmamıştır. Bu nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile ısrar kararının
bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yö-
nünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 8.11.2002 gününde oyçokluğu
ile karar verildi.” Vergi Dava Daireleri 08/11/2002 E.2002/277 K.2002/409, bkz.
Danıştay Bilgi Bankası. Benzer kararlar için bkz Candan, s. 261.
N. Münci ÇAKMAK hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009154
İdare veya Vergi Mahkemesi Bulunan Bir İlden
Başka Bir İldeki İdare veya Vergi Mahkemesine
Dilekçe Gönderilmesi Durumu
İdare veya vergi mahkemesi bulunan bir ilden başka bir ildeki
idare veya vergi mahkemesine dilekçe gönderilmesi durumunda di-
lekçe, asliye hakimliğine verildiği tarihte değil, idare veya vergi mah-
kemesine ulaşınca kayda girmiş sayılmaktadır.
11
Örneğin; Ankara’dan
İstanbul idare mahkemelerine gönderilecek bir dilekçe 4. madde uya-
rınca Ankara idare mahkemelerine verildiği takdirde, verildiği bu
tarih kayda geçecektir. Dilekçenin Ankara asliye hukuk hakimliğine
verilmesi halinde ise dilekçe, İstanbul’a ulaştığı gün kayda geçecektir.
Üzerinde durulması gerektiğini düşündüğümüz ikinci ihtimal ise bu-
dur. Madem ki 4. maddenin getiriliş amacı tarafların “her türlü evrakı,
davanın görülmekte olduğu yargı merciine kolaylıkla ulaştırabilmelerini sağ-
lamayı amaçlamak”
12
olarak değerlendirilmektedir o halde idare veya
vergi mahkemesi bulunan bir ilden başka bir ile dilekçe gönderileceği
takdirde taraflar dilerse idare veya vergi mahkemesi bulunan ildeki
asliye mahkemesine de başvurabilmelidirler. Aynı yargı çevresinde
bile bazı Danıştay daireleri, asliye mahkemesine verilen dilekçeleri
kayda geçmiş saymalarına rağmen (yukarıda incelediğimiz durum)
farklı şehirlerde sayılmaması istikrarsızlığa neden olmaktadır. Yine bu
uygulama da İdarî Yargılama Usulü Kanunu’nun 6. maddesi ile ters
düşmektedir. Dosya, Ankara’dan İstanbul’a gönderilecektir, gönderen
mahkemenin idare veya vergi mahkemesi, veya asliye mahkemesi ol-
masının bir farkı olmadığı kanaatindeyiz. 4. maddenin lafzı karşısında
Danıştay’ın bu uygulaması hukuka uygundur. Buna karşılık 4. mad-
dede yeni bir düzenleme yapılarak yukarıda açıklamaya çalıştığımız
istisnai durumla ilgili düzenleme yapılması yararlı olacaktır.
Sonuç olarak, Danıştay’ın farklı uygulamaları gerekçe açısından
11
“İstanbul ilinde idare mahkemelerinin bulunması nedeniyle Kadıköy ilçesinin
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 4. maddesinde belirtilen idare ve
vergi mahkemesi bulunmayan yer olarak değerlendirilemeyecek olması karşısın-
da, 26.5.2006 tarihinde Kadıköy ... Asliye Hukuk Mahkemesi kayıtlarına giren ka-
rar düzeltme dilekçesinin 15 günlük yasal süreden sonra 02.06.2006 tarihinde idare
mahkemesi kayıtlarına girdiği anlaşıldığından karar düzeltme isteminin süre aşı-
mı nedeniyle inceleme olanağı bulunmamaktadır.” 11.D. 18/09/2006 E.2006/6070
K.2006/4283, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
12
5.D. 10/03/1999 E.1999/322 K.1999/633, bkz. Danıştay Bilgi Bankası.
hakemli makaleler N. Münci ÇAKMAK
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009155
kendi içerisinde tutarlı olmasına rağmen, farklı Dairelerin aynı konu-
da başka hükümler vermesi gibi bir sonuç karşımıza çıkmaktadır. Bu
durumun bir içtihadı birleştirme kararı veya mevzuat değişikliği ile
ortadan kaldırılması bireyler açısından olumlu sonuçlar doğuracaktır.
KAYNAKLAR
Candan, Turgut, Açıklamalı İdari Yargılama Usulü Kanunu, Güncelleşti-
rilmiş ve Genişletilmiş 2. Baskı, Ekim 2006.
Danıştay Bilgi Bankası için bkz. www.danistay.gov.tr
Gözübüyük, A. Şeref / Güven Dinçer, İdari Yargılama Usulü, 2. Bası,
Ankara 1999.
Gözübüyük, A. Şeref / Turgut Tan, İdare Hukuku, Cilt 2, İdari Yargıla-
ma Hukuku, 2. Bası, Ankara 2006.
Karavelioğlu, Celâl, Açıklama ve Son İçtihatlarla İdarî Yargılama Usulü
Kanunu, Madde 1-14, Cilt 1, 6. Bası, 2006.