hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200835
AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNDA VE
TÜRK HUKUKUNDA TÜKETİCİ KREDİLERİ
– I –
Ebru CEYLAN
∗
GİRİŞ
Çağımızda liberal veya kapitalist ekonomi düzeninin ayırt edici
özelliklerinden olan serbest piyasa ekonomisinde kitle üretimine bağlı
olarak tüketim artmıştır, ancak tüketicinin piyasaya müdahale etme-
si sınırlanmıştır. Liberal veya kapitalist ekonomi sisteminde özellikle
sanayide üretim araçları mülkiyetinin belirli ellerde toplanması veya
kontrolü etkili olmaktadır. Arz tarafındaki birleşmeler ve rekabeti ön-
leyici anlaşmalar ekonomik gücün yoğunlaşmasına sebep olmuştur.
1
Bu gelişmeler nedeniyle tüketicinin korunması amacını gerçekleş-
tirmek için ulusal ve uluslararası alanda çeşitli hukuk düzenlerinde
hukuk reformları yapılmıştır ve sözleşme adaletini sağlamak için 20.
yüzyılda çeşitli çözümler
2
üretilmiştir.
*
Yrd. Doç. Dr., İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siya-
set Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi.
1
Ceylan, Ebru, “Tekelleşmenin Rekabet Düzenine Etkisi ve Hukuki Durumu”, Mal-
tepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Aydın Aybay’a Armağan Özel Sayısı,
2007/II, s. 345.
2
Atamer, piyasa işleyişini destekleyen ve piyasa işleyişine müdahale eden hukuki
düzenlemeler olarak bu çözümleri ikiye ayırmaktadır. Piyasa işleyişini destekle-
yen hukuki düzenlemeler, sözleşme özgürlüğü ilkesine bir müdahale teşkil etmez,
aksine sözleşme özgürlüğü sonucu sözleşme adaletinin sağlanması için ön şartla-
rın yaratılmasını sağlarlar. Piyasa işleyişine müdahale eden hukuki düzenlemeler
ise, piyasa mekanizmasının taraflar arasındaki dengesizliği ortadan kaldırmak için
yetersiz kaldığı durumlarda doğrudan sözleşmeye müdahale imkânı vermektedir.
bkz. Atamer, Yeşim M., Tüketici Hukukunun Gelişimi: Dünü, Bugünü ve Yarını,
Tüketicinin Korunması Semineri, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın ve Avru-
pa Konseyi Proje Ofisi’nin Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Tüke-
ticinin Korunması Semineri, 2-4 Kasım 2006,Türkiye Adalet Akademisi Yayınları,
Ankara 2007, s. 24.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200836
Tüketici hukuku, 19. yy. medeni ve borçlar kanunlarının tüketi-
ciyi korumada yetersiz kalmaları nedeniyle 20. yüzyılda bu kanunlar
yanında özel bir mevzuat olarak ortaya çıkmıştır.
3
Avrupa Birliği hu-
kukunda tüketici sorunlarına global bir yaklaşımla bakılmaması üye
ülkelerin hukuk düzenlerinde ortak ilkelerin belirlenmesini zorlaş-
tırmıştır. 21. yy. kanun koyucusunun önündeki sorun, klasik borçlar
hukuku ve tüketici hukuku arasındaki ilişkiyi belirlemek ve bu ikiliği
devam ettirmek veya ettirmemek konusunda bir seçim yapmaktır. Av-
rupa Birliğinde tüketici hukuku, bütün üye ülkelere ortak bir borçlar
kanunu hazırlanması düşüncesinin itici gücünü oluşturmaktadır.
4
Avrupa Birliği tek pazarı, üye ülkelerin vatandaşlarının tüketici
kabul edildiği ve malların serbestçe ticaretinin yapıldığı 27 üye ülke-
nin ortak pazarıdır. Bu pazarda amaçlanan sınırların kaldırılmasıyla
sanayi ve hizmet sektörüne daha iyi büyüme imkânları ve tüketicilere
daha düşük fiyatlarla daha geniş ürün edinme imkânını sağlamaktır.
5
Avrupa Birliği müktesebatının önemli politika alanlarından birini
3
Zevkliler/Aydoğdu, Tüketicinin Korunması Hukuku, Ankara 2004, s.70 vd; Atamer,
Tüketici hukuku, s. 29; Halfmeier, yasakoyucunun yapısal eşitsizlikten zarar gören
tüketicilerin çıkarlarını korumak için sözleşme özgürlüğü ilkesini düzeltmeye ça-
lıştıklarını belirtmektedir. Yapısal eşitsizliğin tüketicinin yaşamak için gerekli olan
veya modern şartlar altında gerekli oldukları düşünülen şeyleri satın almaktan
başka seçeneği olmadığından, profesyonel tedarik edene göre daha az pazarlık
gücüne sahip olmasını ifade ettiğini açıklamaktadır. Bu düşüncelerin sonucunda
özel hukuka toplumsal adaleti katmak gerekliliğinin doğduğunu belirtmektedir.
Halfmeier, Axel, Avrupa Birliği’nin Tüketici Politikası ve Almanya’da Tüketicile-
rin Korunması, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın ve Avrupa Konseyi Pro-
je Ofisi’nin Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Tüketicinin Korunması
Semineri, 2-4 Kasım 2006, Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara 2007, s. 159;
Calais-Auloy, Jean, Steinmetz, Frank, Droit de la consommation, 4 ème édition, 1996
Paris, s.10 vd.
4
Atamer, Tüketici Hukuku, s. 29.
5
AB’de üye devletler tüketici haklarını korumak için ortak asgari standartlar ha-
zırlayabilir. Ancak bu durum AB politikasının ulusal kuralları geçersiz hale ge-
tirmemektedir. Bu standartlarla ulusal kuralların birbirini tamamlaması amaçlan-
maktadır. AB tüketici politikası, 2002-2006 yıllarını kapsayan dönem için ortak bir
tüketici koruma seviyesinin belirlenmesini, tüketici koruma yasalarının etkin ola-
rak uygulanmasını ve tüketici derneklerinin AB tüketici politikasına katılımlarının
sağlanmasını hedeflemiştir. Sezgin, Ali, Tüketicilerin Korunmasında Avrupa Bir-
liği Hukukunun Etkisi, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın ve Avrupa Kon-
seyi Proje Ofisi’nin Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Tüketicinin
Korunması Semineri, 2-4 Kasım 2006, Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara
2007, s.170-171; Avrupa Birliği’nin Tüketici Politikası ve Türkiye’nin Uyumu, 2001, İKV
Yayını: 7, İstanbul 2001, s. 5 vd.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200837
oluşturan tüketici hakları ve korunması son yıllarda ülkemizde de ge-
lişmeye başlamıştır.
Tüketicilerin ekonomik çıkarlarının korunması amacıyla Avrupa
Birliği çerçevesinde gerçekleştirdiği hukuki düzenlemelerden büyük
bölümü sözleşmeler hukukuyla ilgilidir.
6
Çalışmamızda, tüketici kre-
disi sözleşmesiyle ilgili kurallar AB hukuku ve Türk hukuku bakımın-
dan incelenmektedir.
1. Avrupa Birliği Hukukunda
Tüketici Kredilerine İlişkin Direktif
Avrupa Birliği Tüketici Kredilerine İlişkin Direktifin 1.1.
Amacı ve Kapsamı
AB hukukunda AB Antlaşması’nın m.153 hükmünde “yüksek dü-
zeyde bir tüketici güvenliği ve ekonomik çıkarları” korunması hedeflen-
mektedir.
Avrupa Birliği hukukunda tüketici kredileri, tüketici kredisi hak-
kında AB Konsey Direktifi
7
22 Aralık 1986 tarihinde düzenlenmiştir.
Bu Direktif, 22 Şubat 1990 tarihinde 90/88 EEC sayılı (Konsey) ve 16
Şubat 1998 tarihinde 98 /7/EC sayılı (AB Parlamentosu ve Konsey) Di-
rektifleriyle değişikliklere uğramıştır. Değişikliğe uğramış olan AB’nin
87/102 sayılı Direktifi 28/10/2004 tarihinde Brüksel’de kabul edildi.
Avrupa devletlerinde tüketici kredileri özel yasalarda veya Medeni ve
Borçlar Kanunu’nun sözleşme özgürlüğü çerçevesinde konuya çözüm
aranmıştı. AB üyesi Belçika’da tüketici kredileriyle ilgili 12/6/1991 ta-
rihli özel yasa
8
çıkarılmıştı.
AB üyesi olmayan İsviçre’de ise tüketici kredileriyle ilgili 23/3/2001
tarihli özel bir yasa
9
yürürlüktedir.
6
Atamer, Yeşim M.(Tekinalp/Tekinalp), Avrupa Birliği Hukuku, 2. Baskı, İstanbul
2000, s. 658.
7
http//eur-lex.europa.eu; Journal Officiel No:L 04 du 12/02/1987, 0048-0053.
8
Ceylan, Ebru, Belçika Hukukunda Tüketici Kredileriyle İlgili 12 Haziran 1991 Ta-
rihli Yasa, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’a Armağan, GSÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2002/1,
s. 747 vd.
9
Bkz. Paisant, Gilles/Dutoit, Bernard/Favre-Bulle, Xavier/Piotet, Denis/Stau-
der, Bernd, La nouvelle loi fédérale sur le crédit à la consommation, Travaux de
la demi- journée organisée le 6 Mars 2002 à L’Université de Lausanne, Lausanne
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200838
1986 tarihli tüketici kredisi hakkında Konsey Direktifi’nin çıkarıl-
masında etkili olan çeşitli sebepler vardır.
10
AB üyesi devletlerin tü-
ketici kredisi ile ilgili hukuk kurallarının farklı olması, ortak pazarda
tüketici kredisi verenler arasında rekabeti bozabilir. Farklı hukuki dü-
zenlemeler, tüketicilere bir başka üye devletten tüketici kredisi alma
imkânını ortadan kaldırabilir. Ayrıca hukuk kurallarındaki farklılık-
lar, tüketici kredilerinin hacmi ve niteliği üzerinde olumsuz etkiler ya-
ratabilir, krediye bağlı mal ve hizmetlerin serbest dolaşımı üzerinde
olumsuz şekilde etkili olabilir.
AB içinde tüketici kredisi hacmi arttığı için ortak bir tüketici paza-
rı oluşturmak tüketiciler, kredi verenler, üreticiler/imalatçılar, toptan
veya perakende işletmeler ve hizmet sunanlar aynı oranda yararlı ola-
caktır. AB’nin tüketicilerin bilgilendirilmesi ve korunması politikası
programları haksız şartlara karşı tüketicinin korunması için tüketici
kredileriyle ilgili genel şartların uyumlaştırılmasını öngörmektedir.
Tüketici kredisi alanında üye devletlerdeki farklı kurallar ve uygula-
malar, tüketicinin aynı korumadan yararlanmasını engellemektedir.
Bunun avantajı malı tedarik edenler için üye devletlerde benzer pa-
zarlama şartlarını kullanabilmek ve farklı ulusal yasaları araştırma ve
bunları uydurma maliyetinden kaçınmaktır.
11
Son yıllarda, tüketicilere sunulan ve kullandıkları kredi çeşitleri-
nin yeni formları ortaya çıkmıştır ve ortaya çıkmaktadır.
Tüketici, kredi şartları, kredinin maliyeti ve yükümlülükleri hak-
kında bilgilendirilmelidir. Özellikle bu bilgiler, kredinin yıllık faizi ve
bu belirlenemiyorsa alınan kredi için ödenecek toplam para tüketici-
ye söylenmelidir. Topluluğun metodu veya metotlarına ilişkin bir ka-
rar alınana kadar, üye devletlerin yıllık faizin hesaplanmasına ilişkin
mevcut metotları veya usulleri devamlı kullanılmak zorundadır veya
bu mümkün değilse üye devletler kendi toplam maliyetlerine ilişkin
tüzük çıkarmak zorundadır.
2002, s. 3 vd.
10
Özsunay, Ergun, AB Hukukunda Tüketici Kredileri (AB Hukukundaki Çözüm-
lerin Işığında 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ‘un Tüketici
Kredilerine İlişkin Çözümlerinin Değerlendirilmesi), İKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi,
C.: 3, S. 1-2, (Türk-Avusturya Hukuk Haftası Özel Sayısı” Avrupa Hukuku ve Ulu-
sal Hukuklar Bağlamında Tüketicinin Korunması Hukuku” İstanbul 03-06 Nisan
2004) Aralık 2004, s. 49 vd.
11
Halfmeier, s.159.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200839
Kredi sözleşmesindeki şartlar, tüketicilerin aleyhine olabilir. Tü-
keticilerin daha iyi korunmasına, bütün kredi şekilleri için geçerli belli
kuralların belirlenmesiyle ulaşmak mümkündür.
Belli kredi sözleşmeleri veya belli ticari işler özellikleri nedeniyle
kısmen veya tamamen bu Direktifin uygulama alanı dışında kalmak-
tadır.
Üye devletler AB Komisyonu’na danışarak belirli ticari olmayan
özel şartlar altında verilmiş kredileri bu Direktif’in uygulama alanı dı-
şında bırakabilirler.
Bazı üye devletlerde noter veya mahkeme tarafından onaylanmış
sözleşmelerin kullanıldığı durumlar bu Direktif’in hükümlerinin uy-
gulanmasını etkisiz hale getirebilir. Bunları üye devletler Direktif’in
uygulama alanı dışında tutabilirler.
Çok yüksek miktarlar için yapılan kredi sözleşmeleri alışılmış tü-
ketici kredisinden ayrılmaktadır. Çok küçük miktarlar için yapılmış
kredi sözleşmelerini de bu Direktif’in hükümlerine tâbi tutmak hem
tüketici, hem kredi veren için gereksiz idari masraflara yol açabilir. Bu
nedenle belirli bir miktarın üstünde veya altında yapılan sözleşmelere
bu Direktif uygulanmaz.
Kredi verenin veya krediye aracı olanın işyerinde ve reklamlarda
maliyetler üzerinden yapılan açıklamalar tüketicilere çeşitli teklifler
arasında karşılaştırma yapmayı kolaylaştırır.
Tüketici, kredi sözleşmelerinin yazılı yapılmasıyla ve sözleşme
şartlarıyla ilgili belirli asgari bilgilerin yer almasıyla daha fazla koru-
nacaktır.
Üye devletler malların satın alınması için alınan kredilerde, malla-
rın geriye alınması şartlarını özellikle de tüketicinin rızasının olmadığı
durumlarda belirlemelidir. Burada hesap kesmede geri alma hiçbir şe-
kilde haksız kazanç yaratmamalıdır.
Tüketiciye borcunu zamanından önce ödeme izni verilmelidir.
Böyle bir durumda tüketiciye toplam kredi maliyetinde uygun bir in-
dirim imkânı tanınmalıdır.
Kredi verenin haklarını devretmesi durumunda tüketicinin huku-
ki durumu hiçbir şekilde daha kötü hale gelmemelidir.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200840
Kredi sözleşmelerinde tüketiciye kıymetli evrak, bono veya çek
verme izni veren üye devletler, tüketicilere uygun bir koruma sağla-
malıdır.
Tüketici, mal ve hizmetleri bir kredi sözleşmesi çerçevesinde satın
alıyorsa malları veya hizmetleri sunanlara karşı sözleşmeden doğan
haklarını kredi verenlere karşı da ileri sürebilir. Bu durum, önceden
yapılmış bir anlaşmaya dayanarak kredinin mal alınması veya hizmet
sunulması amacıyla kredi veren tarafından verilmesi durumudur.
Üye devletlere bu Direktif’te Ecu AET’nin 2626/84 numaralı yö-
netmelikle değişik 3180/78 nolu yönetmeliğine göre hesaplama birimi
olarak geçerli kabul edildiğinden dolayı bazı miktarları hesaplarken
kendi para birimleriyle belli sınırlar içinde düzenleme yapabilme yet-
kisi verilmelidir. Ekonomideki ve para piyasalarındaki gelişmelere
göre bu Direktif’teki miktarlar da kontrol edilmelidir ve gerektiğinde
düzeltilmelidir.
Üye devletler, kredi verenlerin veya krediye aracı olanların izni ve
onların denetlenmesi yönünde ve tüketicilerin kredi sözleşmelerine ve
şartlarına karşı dava açabilmelerini sağlayıcı tedbirler almalıdır.
Kredi sözleşmeleri bu Direktif’in tüketicilerin aleyhine olarak uy-
gulanmasını ve hükümlerini ortadan kaldırıcı olmamalıdır.
Bu Direktif ile üye devletlerin tüketici kredileri üzerine hukuki,
idari düzenlemeleri uyumlu hale gelecektir, ancak üye devletlerin tü-
keticilerin korunması için daha sıkı tedbirler almalarına engel yoktur.
AB Direktifi, 22 Şubat 1990 tarihli ve 90/88/EEC Konsey
Direktifi’yle, bazı değişiklikler yapılmıştır. Şu değişiklikler yapılmış-
tır: Kredinin tüketiciye toplam maliyeti ve yıllık efektif faiz m. 1 (2
d,e) tanımları değiştirilmiştir. Ayrıca m. 1a hükmü eklenmiştir, m. 2
(3) ve m. 4 (2) hükümlerinde bazı değişiklikler öngörülmüştür ve m. 5
hükmü kaldırılmıştır. Ek ise “Ek 1” olarak değiştirilmiştir ve bazı ekle-
meler yapılmıştır, ayrıca “Ek II” ilave edilmiştir.
98/7 EC (Avrupa Parlamentosu ve Konsey) Direktifi ile yeniden
değişiklik yapılmıştır. m. 1a(1) a hükmü değiştirilmiş, m. 1a (3) ve m.
1a (5) hükümleri kaldırılmış, m. 3 yeniden düzenlenmiştir. Ek II’nin
yerine Ek I geçmiş, Ek II yerine ise Ek III geçmiştir. Ek I ve Ek III’te
kredinin hesaplanması şekilleri düzenlenmiştir.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200841
AB üye devletler, kendi iç hukuklarında AB Direktifi’yle uyumlu
gereken düzenlemeleri yapmışlardır.
Bu Direktif, tüketici kredilerini düzenlemek için çıkarılmıştır. Bu
Direktif’in kapsamına girmeyen işlemler şunlardır: (m. 2 (1) a-g )
Esas amacı bir taşınmaz üzerinde veya mevcut veya yapılması a.
planlanan bir yapıda mülkiyet hakkı kazanmak veya bu hakları alı-
koymak için verilecek kredi sözleşmeleri veya kredi verme vaatleriyle
ilgili sözleşmeler
Kiralananın sözleşme sonunda kiracıya devrine ilişkin durum-b.
lar dışındaki kira sözleşmeleri
Faiz veya başka bir masraf ödemesi olmayan kredi sözleşme-c.
leri
Tüketicinin tek bir ödeme yaparak krediyi geri ödemeyi kabul d.
etmesi şartıyla faiz ödeme olmadan yapılan kredi sözleşmeleri
Bir kredi kuruluşu veya finans kuruluşunca kredi kartı hesabı e.
dışında cari hesapta avans şeklinde verilen krediler
200 Euro’dan az veya 20.000 Euro’dan fazla miktardaki kredi f.
sözleşmeleri
Tüketicinin 3 ayı geçmeyen bir süre içinde veya 12 ayı geçme-g.
yen bir süre içinde azami 4 taksitte ödeme yapmayı kabul ettiği kredi
sözleşmeleri
Bu tüketici kredisi sözleşmeleri dışında üye devletler, bazı kredi
türlerini Direktif dışında bırakabilirler. Bu krediler, piyasada cari faiz
oranlarının altındaki faizle verilen ve genel olarak kamuya yönelik ol-
mayan krediler (m. 2 (2)).
Ayrıca m. 2(1) a paragrafına göre uygulama dışında bırakılmayan
taşınmazlar üzerine ipotek verilerek güvence altına alınmış kredi söz-
leşmeleri ile kredi verme vaadi sözleşmeleri de Direktif’in m. 4 ile m.
6-12 uygulanması dışında uygulama dışında bırakmak mümkündür
(m. 2 (3)).
Direktif’te, üye devletler bir noter veya hâkim önünde senetlenmiş
kredi sözleşmelerini m. 6 -12 hükümleri dışında bırakmak mümkün-
dür ( m. 2 (4)).
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200842
AB Konseyi, her 5 yılda bir komisyonun teklifi üzerine ekonomisin-
deki ve para piyasasındaki gelişmeleri dikkate alınarak bu Direktif’teki
miktarları gerektiğinde değiştirebilir (m. 18).
1.2. Avrupa Birliği Direktifindeki
Tüketici Kredilerine İlişkin Tanım
Avrupa Birliği Tüketici Kredisi Direktifi’nde tüketici kredisinin
tanımı yapılmamıştır. “Kredi sözleşmesi”, ise “kredi veren kişinin tüke-
ticiye ödemenin ertelenmesi veya ödünç vermesi veya başka bir mali yardım
etmesini öngören veya bunların taahhüdü niteliğindeki sözleşmedir” (m. 1
(2c)).
Türk Tüketici Hukukunda 1.
Tüketici Kredilerine İlişkin Düzenleme
2.1. TKHK’daki Tüketici Kredilerine ilişkin Düzenlemenin
Amacı ve Kapsamı
23.02.1995 tarihli ve 4077 sayılı TKHK’da
12
sosyal ve ekonomik
yaşamdaki gelişmeler karşısında tüketicinin daha etkin bir şekilde
korunması ve Avrupa Birliği’nin tüketici ile ilgili mevzuatına daha
uyumlu olması için 06.03.2003 tarihli ve 4822 sayılı “Tüketicinin Korun-
ması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”
13
ile önemli
değişiklikler yapılmıştır.
TKHK m. 10 hükmünde “Tüketici Kredisi” düzenlenmiştir.
Bu hükme göre “Tüketici kredisi, tüketicilerin bir mal veya hizmet edin-
mek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir. Tüketici kredisi
sözleşmesinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüke-
ticiye verilmesi zorunludur. Taraflar arasında akdedilen sözleşmede öngörü-
len kredi şartları, sözleşme süresi içerisinde tüketici aleyhine değiştirilemez.
12
08.03.1995 tarihinde RG’de yayımlanarak 08.09.1995 tarihinde yürürlüğe girmiş-
tir.
13
14.03.2003 tarihinde RG’de yayımlanarak 14.03.2003 tarihinde yürürlüğe girmiş-
tir. Sadece Geçici m.1 14.03.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. bkz. Ceylan, Ebru,
4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasına
Dair Kanun’un Getirdiği Yeni Düzenlemeler, GSÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2002/2,
s. 267 vd.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200843
Sözleşmede; a) Tüketici kredisi tutarı, b) Faiz ve diğer unsurlarla birlik-
te toplam borç tutarı, c) Faizin hesaplandığı yıllık oran, d) Ödeme tarihleri,
anapara, faiz, fon ve diğer masrafların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı, e) İs-
tenecek teminatlar, f) Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere
gecikme faizi oranı, g) Borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları,
h) Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar, ı) Kredinin ya-
bancı para birimi cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin
taksitlerin ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun
dikkate alınacağına ilişkin şartlar yer alır.
Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde ka-
lan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak
kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin
birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde düşmesi halinde kulla-
nılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta
süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin
teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya baş-
vurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.
Tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden ödeyebileceği
gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit ödemesinde
de bulunabilir. Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli
faiz ve komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür. Bakanlık ödenen miktara
göre gerekli faiz ve komisyon indiriminin ne oranda yapılacağının usul ve
esaslarını belirler.
Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın
alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi
şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç ya da zamanın-
da teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye karşı satıcı veya
sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur.
Kredi verenin ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da krediyi kıy-
metli evrak kabul etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır. Bu yasağa
rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alınacak olursa, tüketici bu kıymetli ev-
rakı kredi verenden geri istemek hakkına sahiptir. Ayrıca, kredi veren kıymet-
li evrakın ciro edilmesi sebebiyle tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle
yükümlüdür”.
Bakanlık, Tüketici Kredisinde Erken Ödeme İndirimi ve Kredinin
Yıllık Maliyet Oranının Hesaplama Usul ve Esasları Hakkında Yönet-
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200844
meliği yayınlamıştır.
14
TKHK m. 2 hükmüne göre “Bu Kanun, birinci maddede belirtilen
amaçlarla mal veya hizmet piyasalarında tüketicinin taraflarından birini
oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar”. Bu hükme göre, taraf-
larından birinin tüketici olduğu her türlü kredi verme işlemi de bu
kanun kapsamına girmektedir.
15
Tüketici kredisi sözleşmesinin kre-
di sözleşmesinden çeşitli bakımlardan önemli farkları vardır. Tüke-
tici kredisi sözleşmesinde kredi tüketiciye doğrudan doğruya nakit
olarak verilmektedir, kredi sözleşmesinde ise kredi çeşitli şekillerde
verilebilir.
16
Tüketici kredisi sözleşmesinde, kredi genellikle bir defada
kullanılır, kredi sözleşmesinde ise kredi bir defada veya kısım kısım
kullanılabilir.
17
Tüketici kredisi sözleşmesinde ticari ve mesleki amaç
yoktur, kredi sözleşmesinde ise ticari ve mesleki amaç vardır, çünkü
kredi veren belirli bir limit çerçevesinde sürekli olarak kredi vermeyi
taahhüt eder ve bunun karşılığında faiz ve komisyon alır.
18
Tüketici
kredisi sözleşmesinde, alınan kredinin geri ödenmesi sonucunda kredi
ilişkisi sona ererken, kredi sözleşmesinde ise kredinin geri ödenmesiy-
le sözleşme sona ermez.
19
Tüketici kredisi sözleşmesi, TKHK m. 10 hükmü ile düzenlenmiş-
ken, kredi sözleşmesi ise hukuki nitelik bakımından bağımsız kendine
özgü yapısı olan ve kredi açanı kredi verme borcu çerçevesi içinde çe-
şitli edimlerde bulunma yükümlülüğü altına sokar.
20
2.2. TKHK‘nın Tüketici Kredilerine İlişkin Tanımı
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan önce tüketici kredisi TKHK m.
10/I hükmünde tanımı yapılmamıştır, ancak tanımdan tüketici kredi-
sinin unsurlarını görmek mümkündür: “Tüketicilerin banka veya benzeri
14
01.08.2003 tarih 25186 sayılı RG’de yayınlanmıştır.
15
Aslan, İ. Yılmaz, Tüketici Hukuku, Bursa 2006, s. 354.
16
Akipek, Şebnem, Türk Hukuku ve Mukayeseli Hukuk Açısından Tüketici Kredisi, Anka-
ra 1999, s. 215; Gezder, Ümit, Tüketici Kredisi Sözleşmeleri, İstanbul 1998, s. 71-72.
17
Aslan, s. 357.
18
Akipek, s. 215; Deryal, Yahya, 4077 sayılı Kanuna Göre Tüketici Kredisi Sözleşme-
leri, Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu’na Armağan, İstanbul 2001, s. 146.
19
Deryal, Tüketici Kredisi, s. 146.
20
Deryal, Tüketici Kredisi, s. 146.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200845
finans kurumlarına, bir mal veya hizmeti satın almak amacıyla tüketici kre-
disi almak için başvurmaları durumunda, banka veya finansman kuruluşları
ile tüketiciler arasında yazılı bir sözleşmenin yapılması ve bu sözleşmenin bir
nüshasının da tüketiciye verilmesi zorunludur”.
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan sonra ise tüketici kredisi TKHK
m. 10/I c. 1’de şu şekilde tanımlanmıştır: “Tüketici kredisi, tüketicilerin
bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları
kredidir”.
Tüketici kredisi sözleşmesi, Tüketici Kredisiyle ilgili Yönetmelik
m. 4a’ ya göre “Kredi veren ile tüketici arasında bir mal veya hizmet edinmek
amacıyla kredi verenden nakit olarak alınan krediye ilişkin sözleşme” yi ifade
etmektedir. Bu iki tanımdan tüketici kredisi sözleşmesinin taraflarının
tüketici ve kredi veren olduğu, tüketici kredisinin konusunun nakit
olarak alınan kredi olduğu ve tüketicinin kredi almaktaki amacının bir
mal veya hizmet edinmek olduğu anlaşılmaktadır.
21
TKHK’nın ve ilgili Yönetmeliğin tanımları göz önüne alındığın-
da bir sözleşmenin “tüketici kredisi sözleşmesi” niteliği taşıması için şu
unsurlar mevcut olmalıdır: Sözleşmenin taraflarının “tüketici ve kredi
veren” olması gereklidir. Tüketici kredisinin konusuna nakit olarak
alınan kredi girmektedir. Tüketicinin kredi alma amacı, bir mal veya
hizmet edinmek olmalıdır.
22
Türk hukuk doktrininde, tüketici kredilerinin çeşitli tanımları ya-
pılmıştır. Bu tanımların ortak noktası tüketici unsurunun tüketici kre-
disinin belirleyici unsuru olmasıdır.
Arkan’a
23
göre tüketici kredisi şöyle tanımlanmıştır: “Bir mal ve
hizmet tedarikinde kullanılmak amacıyla, banka tarafından, nispeten küçük
miktarlarda olmak üzere, kredi alana (ona duyulan kişisel güven, onun geliri
ve malvarlıksal durumu dikkate alınarak) verilen ve önceden belirlenmiş ko-
21
Ceylan, Ebru, Tüketici Kredileri, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın ve Av-
rupa Konseyi Proje Ofisi’nin Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Tü-
keticinin Korunması Semineri, 2-4 Kasım 2006, Türkiye Adalet Akademisi Yayınları,
Ankara 2007, s.86.
22
Aslan, s. 358.
23
Arkan, Sabih, “Tüketici kredisi ve Uygulaması”, Batider 1989, C.XV, S. 1 s. 21.Bu
tanım, 4077 sayılı Kanun’dan önce yapıldığı için kredi veren kuruluşları sadece
banka ile sınırlandırması ve tüketici kredilerini küçük meblağlı belirtmesi nede-
niyle dar bir tanımdır.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200846
şullar (faiz, vade) çerçevesinde taksitlerle iade edilen kredidir”.
Kuntalp’e
24
göre, “Tüketicinin mal ve hizmet satın almak amacıyla, bir
banka veya benzeri finans kurumundan aldığı kredidir”.
Akipek’e
25
göre “Tüketici kredisi, herhangi bir mal veya hizmetin satın
alınması/tedarik edilmesi amacıyla ve mutlaka ticari amaçlar dışında yarar-
lanmak kaydıyla, gerçek veya tüzel kişilere, onlara duyulan kişisel güven ve
gelir ile malvarlıksal durumları dikkate alınarak, banka veya finans kurumları
tarafından, ödünç, avans veya mali yardım şeklinde, önceden belirlenmiş ko-
şullarla geri ödenmek üzere verilen kredi” şeklinde tanımlanmıştır.
Gezder’e
26
göre “Bir mal veya hizmetin tedarik edilmesi amacıyla ve
bu amaç ticari amaçlar dışında işlemek kaydıyla gerçek veya tüzel kişilere,
bunlara duyulan kişisel güven, gelir ve malvarlıkları nazara alınarak, banka
veya benzeri finans kurumlarınca, önceden belirlenen koşullar çerçevesinde
taksitlerle geri ödenmek üzere verilen kredi” olarak belirtilmiştir.
Çeker’e
27
göre “Ticari amaçlar dışında bir mal veya hizmetten yaralan-
mak gayesiyle, gerçek kişi veya tüzel kişilerin başvurusu üzerine, banka veya
finans kurumlarının bu kişilere açmış olduğu kredilerdir”.
Deryal’a
28
göre ise “Genel olarak tüketici kredileri herhangi bir mal veya
hizmetin satın alınması şartına bağlı olarak ya da olmaksızın, ticari amaçlar
dışında ve belli bir ödeme planı içinde iade edilmek üzere verilen krediler”
olarak tanımlanmıştır.
Tüketici kredisi sözleşmesi, tüketim ödüncü verenin tüketiciye
kredinin mülkiyetini devretmesini gerektiren bir sözleşmedir. Kredi,
tüketiciye sağlanan her çeşit ödeme kolaylığıdır. Bu kapsama tüketici-
ye doğrudan kredi verilebileceği gibi kiralama yöntemleri içinde diğer
ödeme kolaylıkları da girmektedir. Tüketici kredisi sözleşmesinin sabit
vadeli para ödüncü şeklinde işlediğinden dolayı, bu kredi sözleşmesi
tüketici aldığı krediyi bir defada veya taksitler halinde ödeyeceğinden
24
Kuntalp, Erden, “ Yargıtay Kararları Işığında Kredi Kartı” Ticaret Hukuku ve Yargı-
tay Kararları Sempozyumu, Bildiriler-Tartışmalar, Ankara 28-29 Nisan 1995, s. 284.
25
Akipek, s. 6.
26
Gezder, s. 22.
27
Çeker, Mustafa, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Tüketici Kredileri
Açısından Bankalara Getirdiği Yükümlülükler, Bankacılık Dergisi, 1995, S. 15, s. 14.
28
Deryal, Tüketici Kredisi, s. 141.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200847
kredi döner değildir.
29
Tüketici kredisinin nakit kredi olması, kulla-
nılan kredinin bir süreye bağlı olmaması mesleki veya ticari olmayan
bir amaçla kullanılması, özel ihtiyacının karşılanması için alınması en
önemli özellikleridir.
30
3. Tüketici Kredisi Sözleşmesinin Şartları
3.1. Avrupa Birliği Hukukunda
3.1.1. Sözleşmenin Tarafları
Tüketici kredisi sözleşmesinin tarafları, tüketici ve kredi verendir.
AB Direktifi’nde “tüketici”, mesleki veya ticari faaliyet dışındaki
amaçlarla bir kredi sözleşmesine taraf olan gerçek bir kişidir (m. 1 (2 a).
AB Direktifi’nde “kredi veren” açıkça mesleki veya ticari faaliyet-
lerinin sürdürülmesi çerçevesinde kredi veren gerçek veya tüzel kişi
veya bu kişilerin oluşturduğu gruplardır (m.1 (2b). Bu tanım, sayma
değil, kapsayıcı bir tanım yapılmıştır.
31
3.1.2. Sözleşmenin Şekli
AB Direktifi’ne göre kredi sözleşmeleri, yazılı şekle bağlıdır. Tüke-
ticiye yazılı sözleşmenin bir örneği verilir (m. 4 (1)) .
3.1.3. Sözleşmenin İçeriği
Tüketici kredisi sözleşmesinde şu şartların olması gerekir:
Yıllık efektif faiz oranıa.
Yıllık efektif faiz oranının değiştirilebileceği şartların belirtil-b.
mesi
Yıllık efektif faiz oranının belirtilebilmesi mümkün değilse, tüke-
ticiye yazılı sözleşmesinde amaca uygun bilgi verilmelidir. Bu bilgide,
29
İnal, Tamer, Açıklamalı-İçtihatlı Tüketici Kredileri ve Tüketici Kredisi Sözleşmeleri: İs-
viçre Hukuku - Fransız Hukuku ve Avrupa birliği Konseyi Yönergeleri Işığında, İstanbul
2002, s. 236.
30
İnal, s. 243 vd.
31
Aslan, s. 361.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200848
m. 6 (1) 2. paragrafındaki hususlar olmalıdır.
Tüketicinin kredinin ödenmesi ve faiz ve diğer masrafların ifa-c.
sını öğrenebileceği, ödemelerin zamanının veya zaman aralıklarının
ve sayıları ve bedelin listesi
Sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesinden d.
doğan masraflar hariç olmak üzere, yıllık efektif faizin hesaplanma-
sında dikkate alınmayan, fakat belirli şartlar gerçekleştiğinde tüketi-
ci tarafından kullanılmak zorunda olan, m. 1/2’deki masraf unsurla-
rının listesi, ayrıca bu belirli şartların ne olduğunu gösteren liste bu
masrafların tam olarak bilinmesi halinde yapılacaktır. Aksi takdirde
hesaplama metodu veya mümkün oldukça gerçeğe uygun bir tahmin
yapılacaktır.
Sözleşme metninde diğer sözleşme şartları da yer almalıdır. Ek 1
de bu bilgilerin bir listesi bulunmaktadır. Bunlar yazılı sözleşmelere
üye devletler tarafından başlıca kayıtlar olarak önceden yazılabilirler.
AB Direktifi’ne göre kredinin tüketiciye toplam maliyeti “faizler ve
tüketicinin kredi için ödemek zorunda olduğu diğer bütün masraflar
da dâhil olmak üzere tüm maliyetleri” ifade etmektedir (m. 1(2 d) .
AB Direktifine göre yıllık efektif faiz “Kredinin tüketiciye m.1a ya göre
bulunan ve yıllık % oran olarak ifade edilen toplam maliyeti” belirtmektedir
( m. 1 (2e)).
3.1.4. Özellik Taşıyan Kredi Sözleşmeleri
AB Direktifinde bazı kredi sözleşmeleri için özel düzenlemeler
getirilmiştir.
32
Kredi kartı hesabı dışında kredi veya finans kuruluşu ile tüketi-
ci arasında cari hesap üzerinde avans biçiminde bir kredi sözleşmesi
yapılmış ise sözleşme yapılmadan önce veya en geç yapıldığı sırada,
tüketicinin varsa kredi limiti, sözleşmenin yapıldığı andan itibaren uy-
gulanacak yıllık efektif faiz oranı ve bunun hangi şartlarda değiştirile-
bileceği ve sözleşmenin sona erdirilmesi konularında bilgilendirilmesi
gereklidir. Bilgi vermenin yazılı olması gerekir (m. 6 (1)).
32
Özsunay, AB Hukuku, s. 54-55.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200849
Kredi sözleşmelerinde, sözleşme süresi içinde faiz oranlarında bir
değişiklik olursa, değişiklik, bir hesap bildirimiyle veya üye devletler-
ce kabul edilebilecek başka bir tarzda tüketiciye bildirilir (m. 6 (2)) .
Bu tür kredilerin zımnen kabul edildiği üye devletlerde kredi söz-
leşmesinin 3 aylık süreden fazla olması halinde, tüketicinin yıllık efek-
tif faiz oranı ve masraflar ile bunlarda yapılacak değişikliklerle ilgili
bilgilendirilmesi düzenlenmiştir (m. 6 (3)).
3.2. Türk Hukukunda
3.2.1. Sözleşmenin Tarafları
Tüketici kredisi sözleşmesi, tüketici ile kredi veren arasında yapı-
lan tam iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bu sözleşmede kredi
veren tüketicinin mal veya hizmet edinmesi için kredi verme borcuna
karşı tüketici de bu krediyi faiz ve komisyon gibi ek ödemelerle geri
ödeme borcu altına girmektedir.
Tüketici kredisi sözleşmesinin tarafları tüketici ve kredi verendir.
Önce tüketici kavramını daha sonra ise kredi veren kavramını incele-
yeceğiz.
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan önce tüketici kavramı TKHK
m. 3/f’ye göre “Bir mal veya hizmeti özel amaçlarla satın alarak nihai ola-
rak kullanan veya tüketen gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımı yapılmış-
tı. Doktrinde bazı yazarlar
33
özel amaç ile ticari ve mesleki olmayan
amacın anlaşılması gerektiğini belirtmiştir. Tacir olmayan gerçek kişi,
TKHK. kapsamındaki mal ve hizmetleri son kullanıcı olarak aldıkları
sürece “tüketici” sayılırlar. Gerçek kişi tacir ancak, mal veya hizmetin
satın alınma işleminin ticari işletmesi için vazgeçilmez olmadığını is-
patlaması durumunda TKHK kapsamında “tüketici” sayılmalıdır. Tü-
zel kişi tacir için doktrinde aynı şekilde dar yorum yoluyla ticaretha-
neye ilişkin rutin faaliyetlerin ticari işlem sayılması, diğer işlemlerin
ise ticari işlem sayılmaması ispatlandığı durumda TKHK kapsamında
33
Aslan, s. 7; Akipek, s.196; Ceylan, Ebru, 4822 sayılı Kanun, s. 270. Gezder, s.18-19;
Ozanoğlu, Hasan Seçkin, Mukayeseli Hukuk ve Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun Açısından Tüketiciyi Koruyan Düzenlemelerin Kişi Bakımından Uygulan-
ma Alanı, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın Anısına Armağan, İstanbul 2000, s. 690.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200850
“tüketici” sayılması gerektiği görüşü
34
yanında bu konuda bir istisna-
nın olmadığı görüşü
35
de mevcuttur.
Kanımızca, bazı tüzel kişilerin aynen gerçek kişi gibi mesleki ve
ticari faaliyetleri dışındaki bir alanda mal ve hizmetleri kullanma ve
tüketme amacıyla hukuki işlemler yapmasının TKHK ile korunması
olumlu olmuştur. Özelikle ticaret dışı faaliyet yapan derneklerin ve
vakıfların bakımından isabetli bir düzenlemedir. Tüzel kişi tacirlerin
bütün iş ve işlemlerinin ancak ticari iş niteliğinde olabileceğinden “tü-
zel kişi tüketici” sayılmalarının hem TTK m. 21 hükmüne ve hem de
zayıf durumu nedeniyle özel korunması gereken tüketici kavramına
ve 4077 sayılı Kanun’un amaç ve gerekçesine aykırı olduğu ve bu ne-
denlerle tüzel kişi tacirin faaliyetleri bakımından bir istisna olmadığı
görüşüne katılmaktayız. Ayrıca Yargıtay çeşitli kararlarında
36
şirketle-
rin aldıkları kredilerin tüketici kredisi olarak kabul edilemeyeceğini,
bunların genel kredi sözleşmesi niteliğinde olduğunu belirtmiştir.
Diğer özel hukuk kişileri olan dernek, vakıflar ise amaçlarına var-
mak için ticari işletme işletmedikleri sürece TKHK kapsamında “tüke-
tici” olduğu kabul edilmelidir.
37
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan sonra ise tüketici kavramı
TKHK m. 3e hükmüne ve ilgili Yönetmelik m. 4 a hükmüne göre “Bir
mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya
yararlanan gerçek veya tüzel kişi”yi ifade etmektedir.
Yeni tanım, eski tanıma göre AB düzenlemeleriyle daha uyumlu
olarak kabul edilmektedir.
38
Eski tanım dar ve tartışmaya açık bir ta-
34
Altop, Atilla, Türk Hukukunda, Avrupa Birliği Hukukunda ve Uygulamada Tü-
ketici Kavramı, İKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 3 S. 1-2, (Türk-Avusturya Hukuk
Haftası Özel Sayısı” Avrupa Hukuku ve Ulusal Hukuklar Bağlamında Tüketicinin
Korunması Hukuku” İstanbul 03-06 Nisan 2004 )Aralık 2004, s. 10-12.
35
Aslan, s. 6. Aslan, burada tacir niteliğindeki tüzel kişileri ilgilendiren bütün işlem-
lerin fill ve işlerin ticari işlerden olduğunu belirten TTK m. 3 hükmüne dayanmak-
tadır. TKHK’da yer alan “tüzel kişi” ifadesinin sadece ticari amaç taşımayan tüzel
kişileri gösterdiğini belirtmektedir. Aslan, s. 8. Bu görüşe katılan Deryal de tüzel
kişi tacirlerin bütün iş ve işlemlerinin ancak ticari iş niteliğinde olabileceğinden
“tüzel kişi tüketici” sayılmalarının hem TTK m. 21 hükmüne ve hem de zayıf duru-
mu nedeniyle özel korunması gereken tüketici kavramına ve 4077 sayılı Kanun’un
amaç ve gerekçesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Deryal, tüketici kredisi, s. 152.
36
bkz. Kararlar için Ceylan, Tüketici Kredileri, s. 86 dn. 5.
37
Altop, s. 9.
38
Aslan, s. 3; Altop, s. 14; Ceylan, 4822 sayılı Kanun, s. 270.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200851
nımdı. Bu tanım, tartışmaları ortadan kaldırmıştır ve öncekine göre
daha kapsamlıdır. Böylece bir sözleşmenin tarafı olan kişi yanında ai-
lesi, misafirleri, mal veya hizmeti kullanan veya yararlanan çevresi de
“tüketici” sayılır.
39
Bu tanıma göre, “tüketici” sayılmak için, şu hususlar mevcut olma-
lıdır: mal veya hizmetin edinilmesi, kullanılması veya yararlanılması
gereklidir. Bu mal veya hizmeti edinme, kullanma veya yararlanma-
nın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla yapılmalıdır. Tüketici, ger-
çek veya tüzel kişi olabilir.
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan önce, “kredi veren” kavramıyla
ilgili TKHK “diğer finans kurumları” ifadesinin kapsamına Özel Finans
Kuruluşları, Finansal Kiralama Şirketleri, Ödünç Para Verme İşleri
Hakkında Kanun’a göre, ödünç para verme işleriyle uğraşan kişiler, 90
sayılı KHK’de 545 sayılı KHK ile yapılan değişiklikliklerle 1994 yılın-
da düzenlenen finansman şirketleri ve özel bir kanuna dayanmasa da
özel hukuk hükümleri çerçevesinde ödünç para verme işlerini meslek
edinen kişiler de girmekteydi.
40
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan sonra ise TKHK m. 3 k hük-
müne ve ilgili Yönetmeliğin m. 4b gereği “kredi veren” “ Mevzuatları
gereği tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuru-
luşu ve finansman şirketleri”ni ifade etmektedir. Bu hükme göre “kredi
veren” olarak sayılan kişiler dışındaki kişiler, tüketici kredisi sözleşme-
sinin tarafı olamaz, hüküm sınırlayıcıdır. Banka,
41
5411 sayılı Bankalar
Kanunu’na göre kurulmuş bir tüzel kişidir. Finansman Şirketlerinin
Kuruluş ve Çalışma Esasları Hakkında Yönetmelik
42
m. 2a bendine
göre finansman şirketi, devamlı ve mutat iştigal konusu olarak her tür-
39
Aslan, s. 3, 9.
40
Aslan, s. 360.
41
Bankacılık Kanunu’na göre bankalar mevduat bankası, katılım bankası ve yatırım
bankası olmak üzere üç grupta toplanır. Mevduat bankası; kendi nam ve hesabına
mevduat kabul etmek, kredi kullandırmak faaliyetleri gibi bütün bankacılık faali-
yetlerinde bulunur, ancak katılım fonu kabul edemez, finansal kiralama işlemleri
yapamaz. Katılım bankası, mevduat kabulü dışında kalan ve yasada belirtilen tüm
bankacılık faaliyetlerinde bulunabilir. Kalkınma ve yatırım bankası mevduat ve
katılım fonu kabul edemez, ama diğer bankacılık işlemlerini yapabilir. Kostakoğlu,
Cengiz, Banka Kredi Sözleşmeleri ve Kredi Kartlarından Doğan Uyuşmazlıklar, Ankara
2006, s. 4.
42
RG 26.07.1994 S.22002
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200852
lü mal ve hizmet alımını kredilendirmek için ödünç para veren tüketici
kredi şirketidir. Özel finans kuruluşu ise, bankalarla aynı faaliyetleri
yürütürler.
Hükmün kapsamına girmeyen diğer kredi kuruluşlarıyla ya-
pılan tüketicinin taraf olduğu sözleşmelere de TKHK m. 10 kıyasen
uygulanmalıdır.
43
3.2.2. Sözleşmenin Şekli
Türk hukukunda tüketici kredisi sözleşmesinin yazılı olarak ya-
pılması ve bu sözleşmenin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorun-
luluğu getirilmiştir (TKHK m. 10/I c.son). Bu düzenleme, emredici
niteliktedir.
44
Sözleşmenin bir nüshasının verilmesi
45
ve yazılı şekil,
tüketicinin korunması bakımından önemli tedbirlerdir. Ayrıca tüketici
kredisi sözleşmesi TKHK m. 6/VI hükmüne göre en az 12 punto ve
koyu siyah harflerle düzenlenir. Bu hususta eksiklik olursa bu eksiklik
giderilir, sözleşmenin geçersizliğini yaratmaz. 23/2/2006 günü kabul
edilip 1/3/2006 tarihinde RG’de yayınlanarak yürürlüğe giren 5464
sayılı Banka Kartları ve Kredi kartları Kanun’un m. 24 hükmüne göre
de bir tüketici kredisi sayılan kredi kartı sözleşmesinin yazılı şekilde
en az 12 punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşmeyle
düzenleneceği belirtilmiştir. Ayrıca sözleşmenin bir örneği kart hami-
line ve varsa kefile verilir. Sözleşmenin yazılı şekle uyulmaması geçer-
sizlik yaptırımına sebep olur.
46
TKHK m. 10/B/III hükmüne göre de
konut finansmanı sözleşmelerinin yazılı olarak yapılması ve bu sözleş-
menin bir nüshasının tüketiciye verilmesi zorunludur. Taraflar arasın-
da akdedilen sözleşmede öngörülen şartlar, sözleşme süresi içerisinde
tüketici aleyhine değiştirilemez.
Tüketiciyi korumak için sözleşmede zorunlu unsurlar belirtilerek
43
Aslan, s.360.
44
Zevkliler, Aydın/Havutçu, Ayşe, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, 9. Baskı, An-
kara 2007, s. 274.
45
Tüketici sözleşme metni sayesinde hak ve borçlarını ayrıntıları ile öğrenebilecek,
elinde yazılı bir ispat olacaktır. Zevkliler/Havutçu, s. 275.
46
Bahtiyar, Mehmet, Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun, Sözleşme Şekli
ve Genel İşlem Şartlarına İlişkin 24-26. maddelerinin Değerlendirilmesi, Makaleler
II, İstanbul 2008, s. 334.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200853
sözleşmenin içeriğini belirleme özgürlüğü sınırlanmıştır.
47
Tüketici
kredisi sözleşmesinde bulunması zorunlu hususlar, tüketici kredisi
tutarı, faiz ve diğer unsurlarla birlikte toplam borç tutarı, faizin hesap-
landığı yıllık oran, ödeme tarihleri, anapara, faiz, fon ve diğer masraf-
ların ayrı ayrı belirtildiği ödeme planı,
48
istenecek teminatlar, akdi faiz
oranının
49
yüzde otuz fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı,
borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları, kredinin vade-
sinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar, kredinin yabancı para birimi
cinsinden kullandırılması durumunda, geri ödemeye ilişkin taksitlerin
ve toplam kredi tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dik-
kate alınacağına ilişkin şartlardır (TKHK m. 10/II).
Kanımızca, döviz kredileriyle ilgili olarak sözleşmenin yapılması
sırasında karşılıklı edimler arasındaki denge sonradan şartların ola-
ğanüstü derecede değişmesi durumunda büyük ölçüde bozulabilir.
Bu durumda borçlunun Tüketici mahkemesi hâkiminden sözleşmeye
müdahale ederek işlem temelinin çökmesinin tespitini ve sözleşmenin
yeni şartlara dürüstlük kuralı kapsamında uyarlanmasını isteme hakkı
vardır.
50
Tüketici Kredisi Yönetmeliği m. 8 gereği yıllık maliyet oranının
51
da
47
Deryal, Tüketici Kredisi, s. 163.
48
Ödeme planı, tüketiciye tahsis edilen tüketici kredisinin geri ödemesinde esas alı-
nacak taksit, tutar ve vadeleriyle birlikte anapara, faiz, fon, vergi ve diğer masraf-
ların ayrı ayrı belirtildiği tabloyu ifade etmektedir (Tüketici kredisiyle ilgili Yön.
m. 4h)
49
Akdi faiz oranı, tüketici kredisi sözleşmesinde yer alan faiz oranını ifade etmekte-
dir (Tüketici kredisiyle ilgili Yön. m. 4d)
50
Burcuoğlu, Haluk, “Hukukta Uyarlama-Özellikle Taşınmaz Kiralarında ve Dövize
Endeksli Kredi Sözleşmelerinde Uyarlama”, Prof. Dr. İsmet Sungurbey’e Armağan,
MHAD 1996-20, s. 79.
51
Yıllık maliyet oranı ,” kredi veren ve tüketici tarafından kabul edilmiş olan faiz, ücret,
masraf ve kamusal yükümlülükler dâhil tüm taahhütlerin bugünkü değerlerinin yıllık
olarak toplamına eşit olan oranını” ifade etmektedir. (Tüketici kredisiyle ilgili Yön.
m. 4k) Ayrıca yıllık maliyet oranıyla ilgili Tüketici kredisi Yönetmeliğinin m.8
hükmünde hesaplanmasının nasıl olacağı gösterilmiştir.“ Kredinin tüketiciye yıllık
maliyet oranı, Ek 2’de verilen formül doğrultusunda, kredinin tüketiciye verildiği tarihte,
aşağıdaki bedeller hariç tutularak hesaplanır ve sözleşmede gösterilir. a- Gecikme faizi oranı
,b- Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal veya hizmet satın alınması ya da
belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda
bu mal veya hizmetin satış fiyatı dışında kalan ve tüketicinin ödemekle yükümlü olduğu
her türlü bedel c- Tüketicinin makul bir seçim özgürlüğünün bulunmadığı durumlar ile
ödenmesi gereken bedellerin normalin çok üstünde olduğu durumlar hariç, fon transferine
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200854
zorunlu unsurlara eklenmesi gereklidir. Kanımızca Tüketici kredile-
rine ilişkin Yönetmelik’te formüllere göre hesaplanacak yıllık maliyet
oranının sözleşmede gösterilmesi öngörülmüştür. Ancak bu Yönetme-
lik m. 8 hükmünün hukuki dayanağı yoktur. TKHK m. 10/IV hük-
müne göre Bakanlık ödenen miktara göre gerekli faiz ve ve komisyon
indiriminin ne oranda yapılacağının usul ve esaslarının belirlenmesi
konusunda yetkilidir. TKHK m. 10 hükmünde tüketici kredisi sözleş-
mesinde yer alacak şartlar sınırlı olarak düzenlenmiştir. Bu sayılanlar
arasında “yıllık maliyet oranı” yoktur. Yönetmelikte böyle bir zorun-
luluk getirilmesi TKHK’ya aykırı olmuştur. Hâlbuki AY. m. 124 hük-
müne göre “Yönetmeliklerin Kanun ve Tüzüklere aykırı olmaması” açıkça
belirtilmiştir. Bu nedenle Yönetmelik ekinde düzenlenmiş olan denk-
lemin yeniden düzenlenmesi ve TKHK’daki eksikliğin giderilmesi ge-
reklidir.
Bu konuda bilinmesi gereken diğer tanımlar Tüketici Kredisiyle
İlgili Yönetmelik’te yer almaktadır. Taksit ile ödeme planında kredinin
geri ödenmesi için belirlenen tarihlerin hizasında gösterilen anapara,
faiz, kamusal yükümlülükler ve komisyon toplamından oluşan ödeme
tutarı (Yön. m. 4ı); taksit vadesi ile ödeme planında belirtilmiş olan tak-
sitlerin ödeneceği tarihi (Yön. m. 4j); komisyon ile geri ödeme planında
her bir taksit tutarında anapara, faiz ve her türlü kamusal yükümlü-
lükler haricinde ayrı bir kalem olarak yer alan ve kredi verenin gelir
olarak tahsil edeceği tutarları (Yön.m.4e); erken ödeme ile tüketicinin
kredi verene borçlandığı toplam tutarı veya vadesi gelmemiş bir veya
birden çok taksiti vadesinden önce ödemesini, asgari ödeme tutarı ile
taksit tutarlarının farklı olması halinde en düşük olan taksit tutarını,
taksit tutarlarının eşit olması halinde en az bir taksit tutarını, tek taksit-
li kredilerde ise toplam bakiye borcun yüzde onuna denk gelen tutarı
(Yön. m. 4f) ifade etmektedir.
Tüketici kredisi sözleşmesinde zorunlu unsurlara uyulmadan bir
ilişkin bedeller ile kredi geri ödemeleri, faiz ödemeleri ve diğer masraf ve harçların tahsili
amacıyla açılmış bir hesabın muhafaza edilmesine ilişkin bedeller. Ancak, söz konusu öde-
me ya da geri ödemelerin tahsili için yapılan masraflar yıllık maliyet oranı hesabına dahil
edilecektir. d- Kredi şartları üzerinde belli bir etkisi olsa dahi kredi sözleşmesinden ayrı söz-
leşmelerden doğan üyelik aidatları. e- Tüketicinin ölümü, maluliyeti, hastalanması ya da
işsiz kalması halinde yasal faiz ve alacaklı tarafından kredinin verilmesi için şart koşulmuş
diğer masraflarla birlikte, toplam kredi miktarına eşit ya da bu miktardan az bir meblağın
kredi verene ödenmesini sağlamak amacıyla tasarlanmış bedellerin dışında kalan sigorta ya
da teminat masrafları”.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200855
sözleşme yapılmışsa hukuki yaptırımının ne olacağı TKHK m. 10’da
düzenlenmemiştir. TKHK m. 10’un emredici bir hüküm olması nede-
niyle sözleşme kesin geçersiz olacaktır. Bu durumda kesin geçersizlik,
sözleşme ilişkisini geriye etkili olarak ve kendiliğinden sona erdirece-
ğinden tüketici kredi tutarını taksitler halinde ödeyeceği krediyi he-
men ve tamamen ödemek zorunda kalır. Bu ise tüketici aleyhine bir
sonuç doğurur. Emredici kurala aykırılığın sonucunda sözleşmeye
dayanılarak alınmış krediler, sebepsiz zenginleşme kurallarına göre
geri istenebilir. Ancak şekle aykırılık nedeniyle kesin geçersizliği ileri
sürmek MK m. 2 anlamında hakkın kötüye kullanılması olup olmadığı
dikkate alınarak tüketici lehine çözüme ulaşılmalıdır. Özellikle kredi
verildikten sonra bankanın şekle aykırılığı ileri sürmesi hakkı kötüye
kullanma sayılır.
52
Tüketici kredisi sözleşmesinde zorunlu unsurla-
ra uyulmazsa idari bir yaptırım olarak para cezası vardır (TKHK m.
25/I).
Özellik arz eden tüketici kredisi türü olan konut finansma-
nı
53
sözleşmelerinde asgari olarak şu hususlara zorunlu olarak yer
verilmelidir:
54
a) Konut kredisi sözleşmeleri için kredi tutarı, finansal
kiralama sözleşmeleri için toplam kira bedeli, b) Kredi sözleşmeleri
için üzerine ipotek tesis edilen konuta, finansal kiralama sözleşmeleri
için finansal kiralamaya konu olan konuta ilişkin bilgiler, c) Yıllık faiz
oranı ve yıllık maliyet oranı (değişken faizli sözleşmelerde yıllık faiz
oranı ve yıllık maliyet oranı başlangıç ve azami faiz oranı için ayrı ayrı
hesaplanır), d) Toplam borç tutarının anapara, faiz ve diğer giderler
52
Aslan, s. 367-368; Zevkliler ise “zorunludur” ifadesinin hükmün mutlak emredici
niteliğini belirttiğini, sözleşmenin yazılı olmaması halinde BK.m.20 gereği geçersiz
olacağını söylemektedir. Zevkliler/Aydoğdu, s. 284.
53
“İpoteğe dayalı konut finansmanı sistemi, hem ekonomik, hem hukuki unsurları
içinde barındıran, özü itibariyle finans ağırlıklı “karma” “bir tanımlamadır”. AB
Tüketici Kredileri Direktifi’nde mortgage kredisi kapsamına almıştır, ancak tüm
üye ülkeleri kapsayan standart bir özel yasaya sahip değildir, bu konuda çalışma-
ları devam etmektedir. AB, çeşitli Direktiflerinde (15/12/1989 tarihli AB Banka-
cılık Direktifi, 93/13 sayılı AB Direktifi, 4/6/1997 tarihli AB Direktifi, 26/5/2000
tarihli AB Direktif ve 8/6/2000 tarihli AB Direktifi, 9/10/2002 tarihli AB Direktifi)
mortgage ile ilgili düzenlemeler yapmıştır. Bozkurt, Kutluhan/Türe, Murat/Oral
Ümit, Avrupa Birliği ve Belçika Hukuk Sistemlerinde İpoteğe Bağlı Konut Finans-
man Sistemi, Prof. Dr. Hüseyin Ülgen’e Armağan, C. II, İstanbul 2007, s. 1764,1770
vd.
54
Mermer, Suat, Tüketici Hukuku Bakımından Konut Finansmanı, Finans Hukuku ve
Mortgage, İstanbul Barosu Yayını, 2007, s. 180.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200856
itibarıyla dağılımı (değişken faizli sözleşmelerde başlangıç faiz oranı
veya kira bedeli ve azami faiz oranı veya kira bedeli esas alınarak he-
saplanacak toplam borç tutarları), e) Değişken faizli sözleşmelerde baz
alınan endeks ve faiz oranındaki veya kira bedellerindeki değişmenin
hesaplanma yöntemi, f) İlk yıl için dönemsel olarak, kalan yıllar için
yıllık olarak hazırlanan, ödenen anapara, ödenen faiz, diğer giderler,
kalan anapara, ilgili dönemler için geri ödeme veya kira bedellerinin
yer aldığı ödeme planı (Değişken faizli sözleşmelerde, başlangıç ve
azami faiz oranları kullanılarak iki ayrı ödeme planı oluşturulur.), g)
Geri ödeme veya kira ödeme sayısı, ödeme tarihleri, belirlenen ödeme
tarihinin resmi tatile gelmesi durumunda ödemelerin ne zaman yapı-
lacağı, ilk ve son ödeme tarihleri, h) İstenecek teminatlar, i) Ödeme-
lerde temerrüde düşülmesi halinde, kredi sözleşmeleri için akdi faiz
oranının (değişken faizli sözleşmelerde cari faiz oranının) yüzde otuz
fazlasını geçmemek üzere gecikme faizi oranı, finansal kiralama söz-
leşmeleri için uygulanacak gecikme faiz oranı, j) Borçlunun temerrü-
de düşmesinin hukuki sonuçları, k) Kredi geri ödemelerinin veya kira
ödemelerinin vadesinden önce yapılmasına ilişkin şartlar ve sabit faiz-
li sözleşmelerde erken ödeme ücreti öngörülmekte ise hesaplanmasına
ilişkin esaslar, l) Kredinin veya kira bedellerinin yabancı para birimi
cinsinden belirlenmesi durumunda, kira ve geri ödeme tutarları ile
toplam borç tutarının hesaplanmasında, hangi tarihteki kurun dikkate
alınacağına ilişkin şartlar, m) Sözleşmeye konu olan konutta kıymet
takdiri yapılmasını gerektirebilecek haller ve kıymet takdirinin kimler
tarafından yapılabileceği, n) Varsa sözleşmeye konu olan konuta iliş-
kin sigorta bilgileri (TKHK m. 10/B /XV).
Tüketiciye gönderilecek dönemsel ödeme dekontlarında ödeme-
lerin on beşinci fıkranın (d) bendinde yer aldığı şekliyle dağılımına ve
kalan borç miktarına yer verilir (TKHK m. 10/B XVI)
3.2. 3.Sözleşmenin İçeriği
Tüketici kredisi sözleşmesinin konusu, nakit paradır. Nakit para
Türk Lirası olabileceği gibi yabancı para da olabilir. Tüketicinin top-
lam borç miktarının önceden belirli olması ve sabit olması gerektiğin-
den dolayı TKHK m. 10 kapsamında tüketici kredisi dövize endeksli
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200857
Türk lirası üzerinden açılamaz.
55
Doğrudan döviz üzerinden tüketici
kredisi açılabilir.
56
Tüketiciler, tüketici kredileriyle mal ve hizmet edinebilmektedir.
Mal kavramı, 4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan önce TKHK m.3/
c’ye göre “ticaret konusu taşınır eşya” iken, tüketiciler taşınmaz dışında-
ki malları satın almaktaydı. 4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan sonra
TKHK m. 3/c’ye göre mal kavramı “alışverişe konu olan taşınır eşyayı,
konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üze-
re hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları” ifade
etmektedir.
57
Böylece konut kredisi
58
de bir tüketici kredisi olarak ka-
bul edilmiş olmaktadır.
59
Hizmet kavramı ise, 4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan önce
TKHK m. 3d’ye göre “bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan bedeni
ve/veya fikri faaliyetleri” ifade ederken, 4822 sayılı yasayla değiştirildik-
ten sonra hizmet kavramı “bir ücret veya menfaat karşılığında mal sağlama
dışındaki her türlü faaliyeti” ifade etmektedir.
60
Tüketici kredisi, kredi veren tarafından serbest ve bağlı olmak
üzere iki çeşit verilebilir. Tüketici, serbest tüketici kredisinde, krediyi
kullanmada serbesttir, bağlı kredide ise krediyi kullanmada kredi ve-
renin talimatlarına göre kullanmak durumundadır.
61
Serbest tüketici
55
Aslan, s. 362.
56
Akipek, s. 35.
57
Ceylan, 4822 sayılı Kanun, s. 272.
58
5582 sayılı Konut Finansman Sistemine ilişkin Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Ya-
pılması Hakkında Kanun 21 Şubat 2007 tarihinde TBBM tarafından kabul edilerek
yasalaşmıştır. Çetin, Ali, Mortgage (Tut-Sat) Yasası, İstanbul Barosu, Tüketici Hak-
ları ve Rekabet Hukuku Özel Sayısı, Kasım 2007, s. 53-58.
59
İnal, ise konut satın almak amacıyla yapılan kredi müracaatının bir yandan tüke-
tici kavramına uygun olmadığını, konut satın almanın bir yatırım işi olduğunu,
tüketici hukukunun kapsamı dışında olduğunu belirtmektedir. Ayrıca TKHK m.
3/c’deki “konut ve tatil amaçlı taşınmaz” ile taşınmaz mal satın almakla ilgili ol-
madığını, tüketicinin konuta ilişkin yaptırdığı herhangi bir imalat eksikliğine veya
ayıba ilişkin haklarının korunması için TKHK hükümlerinin uygulanabileceği ile
ilgili olduğunu ve bu yöndeki ihtilafların tüketici mahkemelerinde görüleceğin-
den ibaret olduğunu ifade etmektedir. bkz. İnal, Tamer, Konut Amaçlı Taşınmaz
Alımından Doğan, Şahsi Hakka Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davasında Görevli
Tüketici Mahkemesi, Kazancı Hakemli Hukuk Dergisi, S.35-36, 2007, s. 229.
60
Ceylan, 4822 sayılı kanun, s. 273.
61
Aslan, s. 378-379.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200858
kredilerinde, satıcı ile tüketici arasında satış sözleşmesi, kredi veren ile
tüketici arasında tüketici kredisi sözleşmesi olmak üzere iki sözleşme
varken; bağlı kredilerde ise üç sözleşme vardır, kredi verenle tüketici
arasında çerçeve sözleşme, satıcı ile tüketici arasında satış sözleşmesi,
kredi verenle tüketici arasında tüketici kredisi sözleşmesi vardır.
62
Ya-
pısı itibariyle tüketici kredisi olan işlemlerden kredi kartı, TKHK m.
10/A hükmüne göre tüketici kredisi kabul edilmiştir.
63
Tüketici kredisi sözleşmesinin amacı, ticari ve mesleki amaç-
lar dışında bir mal veya hizmet edinmektir. 4822 sayılı Değişiklik
Kanunu’ndan önce ise bir mal veya hizmetin “satın alınması” idi. “Edin-
me” ifadesi “satın alma” ifadesine göre daha geniş olduğu için isabetli
bulunmaktadır.
64
Tüketici kredisi sözleşmesinde “mal veya hizmetin” ne
olduğunun belirtilmesi gerekli değildir, çünkü “belirli bir mal veya hiz-
met” ifadesi yoktur.
65
4822 sayılı Değişiklik Kanunu’ndan sonra “mal”
kavramının kapsamı genişlediği için konut ve tatil amaçlı taşınmazlar
için de tüketici kredisi verilebilir. Tüketici kredisiyle ilgili bir alt veya
üst sınır getirilmemiştir. Yargıtay bir kararında ticari amaçlarla alınan
kredinin “tüketici kredisi” sayılmayacağını kabul etmiştir.
66
Tüketici kredisi sözleşmesinin şartlarının sözleşme süresi içerisin-
de tüketici aleyhine değiştirilememesi yasağı, tüketicinin korunması
için olumlu bir düzenlemedir
67
(TKHK m. 10/I). Tüketicinin aleyhine
olarak kredi veren sözleşme şartlarını tek taraflı olarak değiştirilmesi
bu yasakla engellenmiştir. Bu hükme aykırılık halinde idari para ce-
zası yaptırımı vardır (TKHK m. 25). Bu yasağa uyulmaması halinde
değiştirilen şartlar geçersiz sayılacaktır. Bu durumda sözleşme süresi
62
Özsunay, Ergun, “Türkiye’de tüketici kredileri: hukuki çerçeve ve uygulama üze-
rine bazı düşünceler”, Tüketici Kredileri ve Batı Ülkelerindeki Uygulamalar Paneli, İs-
tanbul Ticaret Odası yayını, İstanbul 1992, s. 4.
63
Ceylan, Ebru, Banka ve Kredi Kartları, 20.03.2006 günlü sempozyumun notları, İs-
tanbul Barosu Yayınları, İstanbul 2006, s.41 vd,; Ceylan, Ebru, Tüketicinin Kredi
Kartlarında Korunması, İstanbul Barosu Dergisi Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku
Özel Sayısı, Kasım 2007, s. 25 vd ( Baskı hatası nedeni ile “Kredi Kartlarından” ifa-
desi çıkmıştır)
64
Aslan, s. 362.
65
Aslan, s. 363.
66
Y. 11. HD. T.21.1.2002 E.2001/8035, K.2002/325, YKD, C.28, S.5, Mayıs 2002.
67
Zevkliler/Havutçu, s. 275; Serozan, ise faiz oranının sürekli değiştiği ülkemizde
bu hükmün gerçekçi olmadığını belirtmektedir. Serozan, Rona, Tüketiciyi Koruma
Kanunu Değişikliğinin Artıları ve Eksileri, İÜHFM, C. LXI, S.1-2, s. 344.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 79, 200859
boyunca tüketici kredilerine sabit faiz uygulanacaktır. Kredi kartı ba-
kımından ise BKKKK..m.25 hükmünde sözleşmede yapılacak değişik-
liklerin kart hamiline bildirileceği, bildirimin yapıldığı döneme ilişkin
son ödeme tarihinden itibaren hüküm ifade edeceği, bildirimin ait ol-
duğu döneme ilişkin son ödeme tarihinden sonra kartın kullanılmaya
devam olunması halinde, sözleşmede meydana gelen değişikliklerin
kabul edildiği belirtilmiştir.
Uygulamada tüketicilerin aldıkları krediyi geri ödemede zorlan-
dıkları için şikâyetçi oldukları görülmektedir. Tüketicilerin zayıf ve
istismara açık oldukları için kredi verenden tüketici kredisi alırken
yaptıkları sözleşmede ağır şartları kabul etmek zorunda kalmaları
68
önemli bir hukuki sorundur. Bu nedenle tüketicilerin sözleşme şartla-
rına karşı korunması gerekmektedir.
Tüketici kredisi sözleşmesinde öngörülen kredi şartları, sözleşme
süresi içerisinde tüketici lehine değiştirilebilir.
69
Yargıtay,
70
döviz kar-
şılığı kredilerde tüketici kredisi lehine olarak Türk parasına uyarlama
yapılabileceğini kabul etmiştir.
3.2.4. Özellik Taşıyan Kredi Sözleşmeleri
TKHK m.10 hükmünde tüketici kredisi sözleşmeleri düzenlenmiş-
tir. Tüketici kredisi sözleşmesi, taksitli satış sözleşmesi, finansal kira-
lama sözleşmesi, kredi kartı sözleşmesi gibi benzer hukuki ilişkilere
nazaran kendine özgü bir yapıya sahiptir.
71
Kredi kartı, TKHK m. 10/A hükmüne göre kredi kartı ile mal ve
hizmet alımı sonucu nakdi krediye dönüşen veya kredi kartıyla nakit
çekim suretiyle kullanılan krediler de bu kapsama girmektedir. Kredi
kartı yapısı itibariyle tüketici kredisi olarak kabul edilmiştir.
72
Kredi
68
Zevkliler / Havutçu, s. 273-274.
69
Aslan, s. 365; Deryal, Tüketici Kredisi, s.164: Zevkliler/Havutçu, s.275.
70
YHGK, T. 19/2/1997, E.11-762, K. 77 (YKD, 1997, S. 5, s.679 vd) ; Y.11. HD. T.
17.01.2006, E. 2005/83,K. 2006/184, kazancı içtihat bilgi bankası, www. kazanci.
com.tr, Y.11. HD T. 8.11.2004,.E. 2004/1727,K. 2004/10916, kazancı içtihat bilgi
bankası ,www. kazanci.com.tr; Y. 11. HD. T. 20.12.2004 E. 2004/3252K. 2004/12519,
kazancı içtihat bilgi bankası, www. kazanci.com.tr
71
Deryal, Tüketici Kredisi, s. 147.
72
Teoman ise kredi kartının bir tüketici kredisi olmadığını ileri sürmüştür. Teoman,
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 79, 200860
kartı aracılığıyla kullanılan kredilerde kart hamilinin tüketici olması
durumunda 5464 sayılı Banka kartları ve Kredi kartları Kanunu’nu
73
da dikkate almak gerekir. Bu Kanun, TKHK m. 10/A hükmüne paralel
hükümler getirmiştir.
TKHK m. 10/B
74
hükmüne göre konut kredisi de bir tüketici kredi-
si olup şu şekilde düzenlenmiştir: Konut Finansmanı Sözleşmeleri, ko-
nut finansmanı kuruluşları tüketicilere sözleşme öncesinde kredi veya
finansal kiralama işlemleri ile ilgili genel bilgiler vermek ve tüketiciye
teklif ettikleri kredi veya finansal kiralama sözleşmesinin koşullarını
içeren Sözleşme Öncesi Bilgi Formu
75
vermek zorundadır. Tüketici
teklifi kabul edip etmemekte serbesttir. Konut finansmanı kuruluşları
tarafından verilecek genel bilgilerin kapsamı ve “Sözleşme Öncesi Bilgi
Formu”nun standartları ilgili birliklerin görüşü alınmak suretiyle Ba-
kanlık tarafından belirlenir. “Sözleşme Öncesi Bilgi Formu”nun tüketi -
ciye verilmesini takip eden bir iş günü geçmeden imzalanan sözleşme
geçersizdir.
Ayrıca kredili mevduat hesaplarına ilişkin sözleşmeler, ödemenin
ertelenmesi veya taksitle ödeme olanağı sağladıkları ölçüde tüketici
kredisi sözleşmesi olarak değerlendirilmelidir.
Ömer, Hukuki Yönden Kredi Kartı Uygulaması, Güncelleştirilmiş 2. Baskı, İstanbul
1996, s.235.
73
Aslan, s. 411-425, Ceylan, sempozyum, s. 41-55;Ceylan, Kredi Kartları, s. 25 vd.;
Aycı, Emrullah/ Biçkin, İnci/ Artuç, Mustafa, Banka Kartları ve Kredi Kartları
Kanunu (Getirilen Yenilikler), Ankara 2006 , s.1 vd.; Ekinci, Mustafa, Açıklamalı-
Gerekçeli 5464 sayılı Banka kartları ve Kredi kartları Kanunu, Ankara 2006, s. 1 vd.
74
Bu hüküm, 4077 sayılı TKHK’ya 5582 sayılı Kanun’un m. 24. ile 21/2/2007 tarihin-
de eklenmiştir.
75
Bu formun RG, 31/5/2007-S.26538’da yayınlanmış olan Konut Finansmanı Kuru-
luşlarınca Verilecek Bilgi Formu Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik esaslarına
göre düzenlenmesi gereklidir.