powered by

powered by

makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008275 MADDE BAĞIMLILARININ REHABİLİTASYONUNDA YENİ DÖNEM DENETİMLİ SERBESTLİK Vehbi Kadri KAMER ∗ I. Giriş Ülkemizde, 1 Haziran 2005 tarihinde kurulan denetimli serbestlik sistemi ile madde bağımlılarının rehabilitasyonunda yeni bir döneme geçilmiştir. Bu dönemin en önemli özelliği; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da bulunduranların, gerek soruşturma ve kovuş- turma aşamalarında gerekse bu kişiler hakkında verilen kararların in- fazında rehabilitasyonun hedeflenmesidir. Bu yeni sistem ile bir yandan uyuşturucu veya uyarıcı madde kul- lanan ya da bulunduranların rehabilitasyonu sağlanmakta, diğer yan- dan madde kullanımının kişiye, sosyal çevresine ve topluma verdiği zarar önlenmekte sonuçta madde kullanımının neden olduğu suçlarda azalma olmaktadır. Makalede; madde bağımlılarının rehabilitasyonunda önemli bir yere sahip denetimli serbestlik sistemi ile ceza ve infaz mevzuatımız- daki uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da bulunduranlara ilişkin düzenlemeler açıklanacaktır. II. Mukayeseli Hukukta Madde Bağımlılarının Rehabilitasyonu Mukayeseli hukukta; İngiltere ve Hollanda’daki madde bağımlıla- rının rehabilitasyon uygulamaları incelenecektir. * Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü Denetimli Serbestlik ve Yardım hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanı. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008276 A. İngiltere’de Madde Bağımlılarının Rehabilitasyonu 1 İngiltere’de uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da bulun- duranlara yönelik uyuşturucu müdahale programı için hükümet yerel yönetimlere fon sağlamaktadır. Yerel yönetimlerin içinde “Uyuşturucu ve Alkol Tim”leri oluşturulmuştur. Bu timde; güvenlik güçleri, dene- timli serbestlik görevlileri ve yerel yönetim temsilcileri görev almak- tadır. Bu timin en önemli görevi, hükümet tarafından yerel yönetime ayrılan fonun harcanması konusunda karar vermek bulunmaktadır. Yapılan araştırmalarda bir kısım suçların, bazı ciddi suçları tetikle- diği tespit edilmiştir. Bu nedenle ciddi suçlardan yakalanan şüpheliler uyuşturucu testine tabi tutulmaktadır. Yapılan bu testin sonucunun pozitif çıkması halinde kişi uyuşturucu müdahale programına alınarak tedavisine hemen başlatılmaktadır. Bu halde kişi yakalandığı tarihten mahkemeye çıkarıldığı tarihe kadar tedavi programına alınmakta, yar- gılama sonunda bu programın devamına karar verilebilmektedir. İngiltere ceza adalet sisteminde; uyuşturucu müdahale programına diğer ceza ve tedbirler ile birlikte karar verilebilmektedir. Bu program, hükümlünün haftada bir kez veya haftada on-on beş saat denetimli ser- bestlik merkezine gelmesi şeklinde uygulanmaktadır. Denetimli ser- bestlik merkezi, hakkında tedavi programına karar verilen hükümlü- nün tedavi tedbirlerine uyup uymadığını takip etmektedir. Bu hüküm- lülerin durumu, denetimli serbestlik merkezlerince hazırlanan rapor çerçevesinde mahkemece her ay değerlendirilmektedir. Bu kişiler te- davinin ilk on altı hafta süresince haftada üç kez kontrolden geçmekte- dir. Yapılan kontrol sonucu tahlillerin pozitif çıkması halinde bu sonuç denetimin ihlal edildiği şeklinde değerlendirilmemekte, hükümlünün eğilimi, bağımlılık derecesi denetim süresince takip edilmektedir. İngiltere’de uyuşturucu madde tedavi programı farklı kategoriler- de yapılmaktadır. İkinci düzey tedavi kategorisinin masrafları mahalli idarelerce karşılanmaktadır. Bu düzeyde tedavi konusunda standart bulunmayıp tedavinin şekli bölgeden bölgeye değişmektedir. Ancak yapılan araştırmalarda bu kategoriye giren tedavilerin devamlılığının olmaması nedeniyle etkin sonuç vermediği belirlenmiştir. Bu tedavi- 1 Kamer, Vehbi Kadri, 4-11 Şubat 2006 Tarihleri Arasında İngiltere’ye Yapılan Ça- lışma Ziyareti Raporu, 7 Şubat 2006 tarihinde Jonathan Joels ile Uyuşturucu De- netim Birimi’nde yapılan toplantı, rapor yayımlanmamıştır. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008277 ler, uyuşturucu bağımlılığından kurtarmaya yönelik giriş müdahalesi olarak değerlendirilmektedir. Üçüncü düzey kategoriye giren tedaviler ise iyi organize edilmiş, plânlı, programlı ve on bir-on iki hafta süren tedavilerdir. Bu tedavi süresince haftanın beş günü tedavi dışında hü- kümlüye iyileştirme programları ayrıca uygulanmaktadır. Dördüncü düzey kategoriye giren tedavi ise yataklı tedavilerdir. Mahkemeler daha çok bu düzeydeki tedavi programına karar vermektedir. Hükümlü bu tedavide on iki hafta boyunca bir sağlık kuruluşunda kalmaktadır. Londra’da yapılan araştırmada uyuşturucu problemi olan kişilerin barınma sorunlarının bulunduğu belirlenmiştir. Dördüncü kategoriye giren tedavi programı bu soruna çözüm getirmektedir. Ancak uygula- mada mahalli idarelerin bu düzeydeki tedavi programının masrafları- nı karşılamakta bazen isteksiz olduğu görülmektedir. Mevzuat değişikliğinden önce mahkemelerin şüpheli ve sanıklar üzerinde uyuşturucu araştırma kararları vermesi son derece sınırlıy- dı. Bu kapsamda sadece mükerrer bulunanlar ile uyuşturucu geçmişi olanlara, haftada en az yirmi saat tedavi kararı veriliyordu. Yine mev- zuat değişikliğinden önce ilk kez uyuşturucu kullanan ve suç işleyen kişiler tedaviye tabi tutulmuyordu. Yapılan mevzuat değişikliği ile yukarıda sayılan hallerde ikinci seviyede başlayan tedavi kararları ve- rilebilmektedir. Yine 2006 Nisan ayında yapılan bir değişiklikle şüphelinin yaka- landığı anda uyuşturucu kontrolünden geçmemesi uygulamasından vazgeçilerek, şüpheli veya sanığın işlediği suçun uyuşturucu kullanımı nedeniyle tetiklenen bir suç olması halinde şüpheli veya sanık uyuştu- rucu kontrolünden geçmekte ve hakkında tedavi kararı verilmektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması veya bulundurması nedeniyle denetim altında bulunan hükümlülerin profili incelendiğin- de, bunların büyük bir kısmının yirmi beş yaş üzerinde erkek ve uyuş- turucuya başlamadan önce suç işleyen kişiler olduğu görülmektedir. Yine yapılan araştırmalarda, bu hükümlülerin çok sık suç işledikleri belirlenmiştir. Bu nedenle bu kişilerin çok sıkı takip edilmesi gerek- mektedir. Güvenlik güçleri bu kişileri yakaladığında önce polis merke- zine götürmekte, burada denetimli serbestlik görevlileri tarafından kişi ile yapılan görüşmeler sonunda mahkemeye yoğun bir denetim planı önermektedir. Denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında, polis ile işbirliği yapılmakta kişiye denetim planına uyması, kendisi için hazır- Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008278 lanan programlara devam etmesi konusunda öneride bulunulmakta, aksi halde ceza infaz kurumuna alınacağı bildirilmektedir. Kişiye uygulanacak programın düzeyi denetimli serbestlik görev- lisinin önerisine bağlı bulunmaktadır. Yapılan araştırma sonucunda programların, %60 oranında başarılı olduğu ve katılan kişilerin bu programları tamamladığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklandığı gibi uyuşturucu tedavi programları devam ederken, denetimli serbestlik merkezince aynı zamanda kişiye sosyal beceriler kazandırılması konusunda çalışmalar yapılmaktadır. Mevzuat değişikliğinden önce kişinin tedavi edilmesi için istekli olması gerekmekte iken yapılan yeni düzenleme ile tedavi kişinin iste- ğine bırakılmayarak, istememesi halinde dahi tedavi programı başla- tılmaktadır. Londra’da bu konuda bir tedavi merkezi bulunmaktadır. Ülke genelinde yapılan araştırmalarda; esrar kullanma yaşının sayı olarak çok fazla olmamakla birlikte 10-11 yaşına kadar indiği, eroin ve kokain kullanma yaşının ise 13-14 yaşları olduğu belirlenmiştir. Özellikle ailede anne ve babada uyuşturucu kullanımının olması veya ailede alkol, şiddet, cinsel istismarın bulunması hallerinde çocukların uyuşturucuya yöneldikleri belirlenmiştir. Denetimli serbestlik personelinin takip ettiği uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi sayısına bakıldığında, iki kıdemli dene- timli serbestlik görevlisi ile üç denetimli serbestlik görevlisi yüz yirmi ile yüz otuz kişiyi takip edebildiği belirlenmiştir. Uyuşturucu tedavisinin yatarak yapılması halinde haftalık mali- yetin 1.000 sterlin olduğu, tedavinin toplam maliyetinin ise 6.600 ster- lin olduğu tespit edilmiştir. B. Hollanda’da Madde Bağımlılarının Rehabilitasyonu 2 Hollanda’da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilerin rehabilitasyonunda bir vakıf şeklinde örgütlenen “Bouman Bağımlılık Merkezi” bulunmakta ve sağlık kuruluşu gibi faaliyet göstermektedir. 2 Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Denetimli Ser- bestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, 11-18 Haziran 2006 Tarihleri Arasında Hollanda’ya Yapılan Çalışma Ziyareti Raporu, rapor ya- yımlanmamıştır. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008279 Bu merkez; denetim altında bulunan uyuşturucu madde kullanıcıları ile denetimli serbestlik altında bulunmayan uyuşturucu madde kulla- nıcılarına hizmet vermektedir. Bu kapsamda, merkezde tedavi olan- ların %20’sini denetimli serbestlik altında takip edilen kişiler oluştur- maktadır. Bouman Bağımlılık Merkezi idari yönden beş bölümden oluşmak- tadır. Bunlar; yönetim kurulu (idari personel – iletişim), poliklinik, ekonomik faaliyetler bölümü ve kronik hastalar bölümündür. Bu Mer- kezde toplam 800 kişi çalışmakta olup 45 görevli denetimli serbestlik hizmetlerinden sorumludur. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler, merkezin po- liklinik bölümünde tedavi edilmektedir. Bu bölümde, denetimli ser- bestlik altında bulunan 6.000-7.000 kişiye hizmet verilmektedir. Ayrıca Merkez, sadece kendisine başvuran bağımlılara değil, sokakta tespit ettiği bağımlılara da tedavi hizmeti sunmaktadır. Merkezin dışında bir madde bağımlısının belinlenmesi halinde, kişi derhal kliniğe getiril- mekte ve tedavisine başlanmaktadır. Kişi isteksiz olsa dahi bu işlem uygulanmaktadır. Bouman Bağımlılık Merkezi’nin denetimli serbestlik kapsamına temel amacı uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilerin yeni- den suç işlemelerini önlemektir. Bu kapsamda Merkez, adli sistem ile sağlık sistemi arasında bir köprü görevini sürdürmektedir. Merkezin bütçesi, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenmektir. Polis merkezinde gözaltına alınan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler mahkemeye gönderilmeden önce denetimli serbestlik görevlileri tarafından ziyaret edilmektedir. Gözaltında yapılan görüş- mede, kişiyi madde kullanımına yönelten nedenler belirlenmeye çalı- şılmaktadır. Denetimli serbestlik görevlisi yaptığı görüşme sonucunu mahkemeye raporla bildirmektedir. Merkezin hazırladığı rapor hüküm verilmeden önce hâkime su- nulmaktadır. Hâkimler merkezin uzmanlığına itibar etmekte ve rapor- daki önerilenlere yönelik karar vermektedirler. Rotterdam Ceza İnfaz Kurumu’nda bu merkeze ait on altı kişiye hizmet sağlayabilecek birim bulunmaktadır. Ceza infaz kurumunda bulunan madde bağımlısı hükümlüler ile iletişim bu birim aracılığıyla sağlanmaktadır. Bu birimde, tam zamanlı ve yarı zamanlı çalışan dört Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008280 personel bulunmakta olup bunlardan bir tanesi merkezin terapisti di- ğerleri denetimli serbestlik görevlileridir. Bouman Bağımlılık Merkezi, SOV şeklinde kısaltılan kâr amacı gütmeyen bir vakıfla işbirliği yapmaktadır. SOV’da üç aşamadan olu- şan iki yıllık bir program uygulanmaktadır. Bu program çerçevesinde iş, kalacak yer, borçlanmış kişiler için borcun ödenmesi gibi konularda plan yapılmaktadır. Programın ilk aşamasında orduya ait bir barakada hükümlülere barınma imkanı sunulmakta tedaviye başlanmaktadır. İkinci aşamasında hükümlü Rotterdam’a gelmekte ve burada da ken- disine barınma imkânı verilmektedir. Son aşamasında programa kendi evinde kalarak devam etmektedir. III. Ülkemizin Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla İlgili Politikası Ülkemizin bağımlılık yapıcı maddeler ve bağımlılıkla ilgili poli- tikası; 22 Aralık 2006 tarihli Başbakanlık Makamı oluru ile yürürlüğe giren “Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Po- litika ve Strateji Belgesi 2006-2012” ile bu belgeye dayanılarak İçişleri Bakanlığı’nca hazırlanan “Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mü- cadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanması İçin Eylem Pla- nına 2007-2009” dayanmaktadır. A. Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi 2006-2012 Ulusal politika ve strateji belgesinde yaklaşım; yasal olmayan mad- delerin arzına yönelik suçları insanlık suçu, madde bağımlılığını ise hastalık ve önemli bir halk sağlığı sorunu olarak kabul edilmiştir. 3 Hedefler; madde kullanımının ve kaçakçılığının önlenmesi, tüm nüfus ve risk gruplarının korunması, risk gruplarıyla ilgili tüm tarafla- rın daha etkin çalışmalar yapmaları için var olan kurumsal ağın etkin- liğinin geliştirilmesi, bedensel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönlerden sağlıklı, bağımsız, yaratıcı, üretken, nitelikli çocukların ve gençlerin 3 İçişleri Bakanlığı, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesi 2006-2012, Ankara, 2006, makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008281 yetiştirilmesi hedeflenmiştir. 4 Öncelikler; madde talebinin ve arzının azaltılması, mücadelenin et- kin bir düzeyde sürdürülmesi, risk gruplarının korunması, toplumun mevcut tehditler konusunda bilgilendirilmesi ile mücadele ve önleme çalışmalarına katkı verecek bir güç yaratılması, insan kaynaklarının ni- telik ve nicelik olarak yükseltilmesi olarak belirlenmiştir. 5 Zorunluluklar; arz ve talebin azaltılması yönünde çalışmalar ya- pılması, madde kullanımı riski ve eğilimi içinde olanların önlenmesi, bilgilendirme etkinliklerinin yapılması, tedavi sonrası süreçlerde ye- niden bağımlılık içine girilmemesi için tedavi sonrası hizmet boyutu- nun geliştirilmesi, tedavi sürecindeki bağımlıların toplumsal yaşama yeniden uyum ve katılımlarını sağlayacak sosyal destek mekanizma- larını harekete geçirecek hizmet birimlerinin oluşturulması olarak değerlendirilmiştir. 6 B. Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009 Eylem planında amaç; bağımlılık yapıcı maddeler ve madde kul- lanımı ile mücadelede bir “Ulusal Koordinasyon Kurulu” oluşturmak ve çalışmasını sağlamak, çok disiplinli bir yapının oluşturulması çalışma- sını sağlamak, ulusal tedavi ünitelerinin veya merkezlerinin kapasi- tesini ve erişebilirliğini artırmak, bilgi altyapısını ve ulusal bilgi ağını güçlendirmek olarak belirlenmiştir. 7 Eylem planının öncelikleri olarak; madde talebinin ve arzının azal- tılmasına, mücadelenin etkin bir düzeyde sürdürülmesine, risk grup- larının korunmasına, insan kaynaklarının nicelik ve nitelik olarak yük- seltilmesi olarak değerlendirilmiştir. 8 4 a. g. e., s. 7. 5 a. g. e., s. 8. 6 a. g. e., s. 9-10 7 İçişleri Bakanlığı, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009, Ankara, 2007, s. 2. 8 a. g. e., s. 10. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008282 VI. Ceza Adalet Sistemimizdeki Madde Bağımlılığı ile İlgili Düzenlemeler Ceza adalet sistemimizdeki madde bağımlılığı; 13 Mart 1926 tari- hinde yürürlüğe giren 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki düzen- lemeler kapsamında açıklanacaktır. Bu suretle Ülkemizin uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da bulunduranlara kişilere karşı izle- diği ceza politikasının zaman içindeki değişimi ortaya konulacaktır. A. 1 Mart 1926 Tarihli ve 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nda Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduranlara İlişkin Düzenlemeler 9 1 Mart 1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. mad- desinde uyuşturucu madde kullanan veya bulunduranlara ilişkin dü- zenleme yapılmıştır. Kanunun bu düzenlemesi beş kez değiştirilmiş- tir. 1. 1 Mart 1926 Tarihli ve 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 403 ve 404. Maddelerindeki Düzenlemeler 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 403. maddesinde uyuşturucu madde ticareti, 404. maddesinde uyuşturucu madde kullanımı ve bu- lundurulması yaptırıma bağlanmıştır. Anılan Kanun2un 403. maddesinde “Tıbbi afyon ve afyon hulasasını, morfin ve emlahını ve diasetil morfin ve bunların emlahını ve kodeinden maa- da afyon şiphi kaleviyatını ve bunların emlah ve müştakkatını ve kokain emlah ve müştakkatını ve esrar ve müstahzaratını kaçak suretiyle ithal ve Türkiye dahilinde bir mahalden diğer bir mahalle nakil edenler ve ettirenler ve izinsiz satanlar ve alanlar veya satmak üzere nezdinde bulunduranlar ve bunların alınıp satılmasına ve her ne suretle olursa olsun tedarikine vasıta olanlar veya mahsus bir mahal tedarikiyle veya diğer bir suretle halkı celbederek bunların kullanılmasını kolaylaştıranlar altı aydan aşağı olmamak üzere hapis olunur ve yüz liradan bin liraya kadar ağır cezayı nakdi alınır.”, 404. maddesin - 9 http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=5.3.765&MevzuatIl iski=0&sourceXmlSearch =, 16 Temmuz 2008, saat 9:32 makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008283 de “Yukarıdaki maddede yazılı şeyleri her ne suretle olursa olsun verenler, alanlar veya bir yere toplanarak kullananlar veya yanında bulunduranlar iki aydan altı aya kadar hapis olunur ve beş liradan elli liraya kadar ağır ceza- yı nakdiye mahküm edilir. Cezayı hafifletecek sebepler bulunduğu takdirde kullananlar hakkında yalnız ağır cezayı nakdi hüküm edilebilir.” hükümleri getirilmiştir. Kanun uyuşturucu madde türlerini tek tek sayarak kazuistik bir yöntem belirlemiştir. 404. maddesinde, 403. madde de sayılan uyuştu- rucu maddeleri vermeyi, almayı, toplanarak kullanmayı ya da yanın- da bulundurmayı suç olarak belirlenmiştir. Bu suçun yaptırımı olarak; iki aydan altı aya kadar hapis ve beş liradan elli liraya kadar ağır para cezası öngörülmüştür. 2. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. Maddesinde 8 Haziran 1933 tarihli ve 2275 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesinde 8 Haziran 1933 tarihli ve 2275 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “403. maddede yazı- lı şeyleri bir yere toplanarak kullananlar veya bu maksatla yanında bulundu- ranlar iki aydan altı aya kadar hapis ve beş liradan yüz liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilir. 403. maddede yazılı şeyleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derece- sinde ise altı aydan noksan olmamak şartıyla salahı tıbben tebeyyün edilin- ceye kadar hastanede tevkif ve tedavisine hükmolunur. Hastane bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bulunan yerlere sevk edilir.” hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile 403. madde de sayılan uyuşturucu mad- delerin verilmesi ve alınması 404. maddenin kapsamından çıkarılmış, sadece toplanarak 403. madde de yazılı uyuşturucu maddelerin kulla- nılması ya da bu maksatla bulundurulması suç olarak belirlenmiştir. Bu tarihte yapılan düzenlemenin başka bir yönü, alışkanlığın “iptila” derecesinde bulunması halinde iyileşinceye kadar kişinin hastahanede tedavi altına alınmasına karar verilmesidir. Bu suçun yaptırımı olarak öngörülen hapis cezasının süresinde bir değişiklik yapılmamış, sadece ağır para cezasının üst sınırı elli liradan yüz liraya çıkarılmıştır. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008284 3. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. Maddesinde 11 Haziran 1936 Tarihli ve 3038 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesinde, 11 Haziran 1936 tarihli ve 3038 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “403. madde- de yazılı şeyleri kullananlar veya yanında bulunduranlar iki aydan altı aya kadar hapis ve beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahkûm edilirler. Bunları kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise altı aydan eksik olmamak şart ile, salahı tıbben tebeyyün edinceye kadar, hastanede tevkif ve tedavisine hükmolunur. Hastane bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimse- ler hastane bulunan yerlere sevk edilir” hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile Türk Ceza Kanunu’nun 404. madde- sinde izlenen “ceza politikası” esaslı olarak değişmiştir. 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 13 Mart 1926 tarihinden 11 Ha- ziran 1933 tarihine kadar, toplu madde kullanımı suç sayılır iken, bu tarihten sonra 403. madde de sayılan uyuşturucu maddelerin kulla- nılması veya yanında bulundurulması suç olarak öngörülmüştür. Bu suçun yaptırımı olarak öngörülen hapis cezasının süresinde değişiklik yapılmamış, sadece ağır para cezasının üst sınırı yüz liradan beş yüz liraya çıkarılmıştır. 4. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. Maddesinde 2 Haziran 1941 Tarihli ve 4055 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesinde, 2 Haziran 1941 tarihli ve 4055 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “Uyuşturucu maddeleri kullananlar veya yanında bulunduranlar iki aydan altı aya kadar hapis ve beş yüz liraya kadar ağır para cezasına mahküm edilirler. Mükerrirler hakkında hapis ve para cezasından başka ufak kasabalardan birinde infaz edilmek ve altı aydan aşağı olmamak üzere sürgün cezası da verilir. Uyuşturucu maddeleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise tıbben salahı tebeyyün edinceye kadar hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Hastane bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bu- lunan yerlere sevk edilir. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008285 Uyuşturucu maddeleri kullanmayı iptila derecesine vardıranlar hakkın- da, hastanede salah bulduklarından sonra infaz edilmek üzere, altı ay sürgün cezası da hükmolunabilir” hükmü getirilmiştir. Yapılan bu düzenleme ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda uyuş- turucu veya uyarıcı madde kullanan veya bulunduranlara ile ilgili ceza politikası 3038 sayılı Kanunla ilk kez esaslı değiştirildikten sonra, yapılan ikinci değişiklik ile “mükerriler” ile “iptila derecesinde uyuşturu- cu kullananlar” hakkında denetimli serbestlik sistemine benzer bir sis- temin uygulanması ile 4055 sayılı Kanun’la olmuştur. Mükerrirler hakkında, hapis ve para cezasına ek olarak “küçük ka- sabalarda infaz edilmek koşuluyla altı aydan az olmayan sürgün cezasının” verilmesi öngörülmüştür. Aynı hüküm “iptila derecesinde uyuşturucu kullananlar” hakkında uygulanması esası getirilmiştir. 5. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. Maddesinde 9 Temmuz 1953 Tarihli ve 6123 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesinde 9 Temmuz 1953 tarihli ve 2275 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “1. Mahsus bir yerde tedariki ile veya başka surette bir veya daha ziyade kimseleri celbe- derek uyuşturucu maddelerin kullanılmasını kolaylaştıranlarla bu maddeleri 18 yaşını bitirmeyen küçüklere veya görülür şekilde aklen malül olanlara veya müptelalarına verenler hakkında 403. maddenin 3 ve 4. bentlerinde yazılı ce- zalar altıda bir nispetinde artırılarak hükmolunur. 2. Uyuşturucu maddeleri kullananlarla bu maksatla yanında bulundu- ranlar üç seneden beş seneye kadar hapis ve 100 liradan 1 000 liraya kadar ağır para cezasına mahkum edilirler. Mükerrirler hakkında hapis ve para cezasından maada istihsal mıntıkala- rı dışında ve polis teşkilatı bulunan kaza merkezlerinden birinde infaz edilmek ve bu müddet içinde emniyeti umumiye nezareti altında bulundurulmak ve bir seneden aşağı olmamak üzere sürgün cezası da verilir. Uyuşturucu maddeleri kullanan kimsenin alışkanlığı iptila derecesinde ise salahı tıbben tebeyyün edinceye kadar hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Hastane bulunmayan yerlerde ise bu kabil kimseler hastane bu- lunan yerlere sevk edilirler. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008286 Alışkanlığı iptila derecesine vardırdığı tıbben tespit edilenlerin hastane- de muhafaza ve tedavilerine salahiyetli mahkemece tahkikatın her safhasında karar verilebilir. Uyuşturucu maddeler alışkanlığını iptila derecesine vardıranlar hakkın- da altı aydan bir seneye kadar emniyeti umumiye nezareti altında bulundu- rulmak cezası da hükmolunur. 3. 403. madde ile bu maddede yazılı cürümlerden birine iştirak etmiş olan kimse resmi makamlar tarafından haber alınmadan evvel keyfiyeti ve cürüm ortaklarını ve uyuşturucu maddeleri sakladığı veya imal eylediği yerleri mer- cilerine haber vererek bunların yakalanmalarını ve elde edilmelerini kolaylaş- tırırsa fiiline terettüp eden cezadan muaf tutulur. Bu cürümler haber alındıktan sonra cürmün meydana çıkmasına veya şeriklerinin yakalanmasına hizmet ve yardım eden kimseler hakkında idam ce- zası on beş ve müebbet ağır hapis cezası on seneden aşağı olmamak üzere ağır hapse çevrilebilir ve diğer cezalar yarıya indirilebilir.” hükmü getirilmiştir. Bu madde yeni İtalyan Ceza Kanunu’nun 447. maddesinden ay- nen alınmıştır. 10 6123 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme üç yönü ile önem taşımaktadır. Birincisi; uyuşturucu madde kullanmanın ve bu- lundurmanın cezası ağırlaştırılmıştır. İki aydan altı aya kadar olan ha- pis cezasının süresi üç yıldan beş yıla çıkarılmıştır. Yine beş yüz liraya kadar olan ağır para cezasının miktarı, yüz liradan bin liraya kadar be- lirlenmiştir. İkinci önem taşıyan değişiklik, “emniyeti umumiye nezareti altında bulundurmak” cezası getirilmiştir. Son olarak etkin pişmanlık ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır. 6. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. Maddesinde 6 Haziran 1991 Tarihli ve 3756 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesinde 6 Haziran 1991 tarihli ve 3756 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “1. Özel bir yer sağlayarak veya başka suretle bir kimsenin uyuşturucu madde kullanmasını kolaylaştıranlar ile bu maddeleri onsekiz yaşını bitirmeyen küçüklere veya ak- len malullere veya müptela olan kişilere verenler hakkında 403. maddenin 5 10 Gözübüyük, Abdullah Pulat, Türk Ceza Kanunu Gözübüyük Şerhi, Kazancı Hukuk Yayınları, 5. Baskı, s. 671. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008287 ve 6 numaralı fıkralarında yazılı cezalar altıda biri oranında artırılarak hük- molunur. 2. Uyuşturucu maddeleri kullananlar ile bu maksatla yanında bulundu- ranlara, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası verilir. 3. Uyuşturucu madde kullanan kimse, hakkında herhangi bir tahkikata girişilmeden resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isteyecek olur- sa, kullanma fiilinden dolayı hakkında kovuşturma yapılmaz. 4. Uyuşturucu maddeleri kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesin- de ise, salahı tıbben anlaşılıncaya kadar bir hastanede muhafaza ve tedavisine hükmolunur. Bu kimselerin hastanede muhafaza ve tedavilerine, yetkili mah- kemece tahkikatın her safhasında da karar verilebilir.” hükmü getirilmiştir. 6123 sayılı Kanun’la yapılan düzenleme ile bugünkü mevzuata benzer değişiklik yapılmıştır. Üç yıldan beş yıla kadar olan uyuştu- rucu madde kullanmanın veya bulundurmanın cezası bir yıldan iki yıla indirilmiş ayrıca “para cezası” ile “emniyeti umumiye nezareti altında bulundurmak cezası” kaldırılmıştır. B. 1 Haziran 2005 Tarihinde Yürürlüğe Giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununda Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduranlara İlişkin Düzenlemeler 11 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde uyuşturucu madde kullanan veya bu- lunduranlara ilişkin düzenleme yapılmıştır. Kanun’un bu düzenleme- si iki kez değiştirilmiştir. 1. 26 Eylül 2004 Tarihli ve 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesindeki Düzenleme Anılan Kanun’un 191. maddesinde “(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kendisi tarafından kullanılmak üzere uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran bitkileri yetiştiren kişi, 11 http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=5.3.765&Mevzuat Iliski=0&sourceXmlSearch=, 16 Temmuz 2008, saat 9:32 Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008288 bu fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur. (3) Hakkında tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişi, belirlenen kurumda uygulanan tedavinin ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmakla yükümlüdür. Hakkında denetimli serbestlik tedbirine hükmedilen kişiye rehberlik edecek bir uzman görevlendirilir. Bu uz- man, güvenlik tedbirinin uygulama süresince, kişiyi uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirir, kişiye so- rumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunur ve yol gösterir; kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle rapor düzenle- yerek hâkime verir. (4) Tedavi süresince devam eden denetimli serbestlik tedbirine, tedavinin sona erdiği tarihten itibaren bir yıl süreyle devam olunur. Denetimli serbest- lik tedbirinin uygulanma süresinin uzatılmasına karar verilebilir. Ancak, bu durumda süre üç yıldan fazla olamaz. (5) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundur- maktan dolayı hükmolunan ceza, ancak tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri- nin gereklerine uygun davranmaması hâlinde infaz edilir. Kişi etkin pişman- lıktan yararlanmışsa, davaya devam olunarak hakkında cezaya hükmolunur.” hükmü getirilmiştir. 12 12 Madde gerekçesinde; madde metninde, izlenen suç politikası gereği olarak, uyuş- turucu veya uyarıcı madde kullanmak değil, kullanmak için uyuşturucu veya uya- rıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak fiilleri suç olarak tanım- lanmıştır. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, aslında tedavi ve terapiye ihtiyaç duyan bir kişidir. Bu nedenle, maddenin ikinci fıkrasında, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tu- tulması gerektiği kabul edilmiştir. Üçüncü fıkrada, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hak­ kında uy- gulanacak tedavi ve denetimli serbesti tedbirine ilişkin düzenleme yapılmıştır. Bu düzenleme yeterli açıklıkta yapıldığı için, ayrıca izaha gerek görülmemiştir. Dör- düncü fıkrada, bu denetimli serbestlik tedbirinin süresi belirlenmiştir. Maddenin beşinci fıkrasına göre; uyuşturucu veya uyarıcı madde kul­ lanan kişi hakkında, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak dolayısıyla değil ve fakat kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak dolayısıyla cezaya hükmedilecektir. Ancak, bu nedenle hükmolu- nan cezanın infazına sınırlama getirilmiştir. Buna göre, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin tedavi ve denetimli serbest­ lik tedbirinin gereklerine uy- makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008289 Yapılan bu düzenleme ile uyuşturucu madde kullanan veya bu- lunduranların tedavi ve terapiye ihtiyaç duyduğu kabul edilmiştir. Bu nedenle uyuşturucu madde kullananlara “tedavi ve denetimli serbest- lik tedbiri” öngörülmüştür. 2. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde 25 Mayıs 2005 tarihli ve 5377 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde 25 Mayıs 2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi madde met- ninden çıkartılmış ve maddenin ikinci fıkrası; “(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi hakkında, tedaviye ve denetimli serbestlik tedbirine; kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuştu- rucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkın- da, denetimli serbestlik tedbirine hükmolunur.” şeklinde değiştirilmiştir. 5377 sayılı Kanun’la yapılan değişiklik ile maddenin ilk dü- zenlemesinde yer almayan, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulun- durmak fiilinin yaptırımı olarak “sadece denetimli serbestlik tedbiri” öngörülmüştür. 13 gun davranması hâlinde, hükmolunan ceza infaz edilmez. Buna karşılık, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gereklerine uygun davranmayan kişi ile ilgili olarak hükmolunan ceza infaz edilecektir. Aşağıda etkin pişmanlık maddesinde düzenlendiği gibi, etkin pişmanlıktan yararlanan kullanıcı hakkında belli koşul- ların varlığı hâlinde cezaya hükme­ dilmeyecektir. Ancak, tedavi ve denetimli ser- bestlik tedbirinin gereklerine aykırı davranan kişi hakkında, etkin pişmanlıktan yararlanmış olsa bile, da­ vaya devam olunarak cezaya hükmedilecek ve bu ceza infaz edilecektir. 13 27 Mayıs 2005 tarihli ve 5357 sayılı Türk Ceza Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 7 Temmuz 2005 tarihinde tekrar görüşülmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisine geri gönderilmiş, 8 Temmuz 2005 tarihli ve 25869 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 29 Haziran 2005 tarihli ve 5377 sayılı Kanun’la kabul edil- miştir. Madde gerekçesinde; teklife; Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birin- ci fıkrasının ikinci cümlesinde yer verilen suç tanımına gerek görülmediğinden madde metninden çıkartılmasına, ayrıca ikinci fıkrasında, kişi uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi kullanmamakla birlikte, kullanmak için satın almış, kabul etmiş veya bulundurmuş olabileceğinden ve bu kişi, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı maddeyi satın aldığı, kabul ettiği veya bulundurduğu için tehlikeli bir kişi- lik arz ettiğinden, bu bakımdan hakkında tedavi tedbirine hükmedilemeyecek ise Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008290 3. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. Maddesinde 6 Aralık 2006 Tarihli ve 5560 Sayılı Kanun ile Yapılan Değişiklik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde 6 Aralık 2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile “(1) Kul­ lan­mak için uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın alan, ka­ bul eden ve­ ya bu­lun­du­ran ki­şi, bir yıl­dan iki yı­ la ka­dar ha­ pis ce­za­sı ile ce­ za­lan­dı­rı­lır. (2) Bu suç­ tan do­ la­yı açı­lan da­va­da mah­ ke­me, bi­rin­ci fık­ra­ya gö­re hü­küm ver­me­den ön­ ce uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­la­nan ki­ şi hak­kın­da, te­da­ vi­ye ve de­ ne­tim­li ser­best­lik tedbiri­ ne; kul­ lan­ma­mak­la bir­lik­te, kul­ lan­mak için uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın alan, ka­ bul eden ve­ ya bu­lun­du­ran ki­şi hak­kın­da, de­ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­ne ka­rar ve­re­bi­lir. (3) Hak­ kın­da te­da­vi­ye ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­ne ka­rar ve­ri­len ki­şi, be­lir­le­nen kurum­ da uy­gu­la­nan te­ da­vi­nin ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin ge­rek­le­ri­ne uy­gun davranmak­ la yü­küm­lü­dür. Hak­ kın­da de­ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­ne hük­ me­di­len ki­şi­ye rehberlik ede­ cek bir uz­ man gö­ rev­len­di­ri­lir. Bu uz­ man, gü­ ven­lik ted­bi­ri­nin uy­ gu­la­ma süresince, ki­ şi­yi uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­de­nin kul­ la­nıl­ma­sı­nın et­ki ve so­ nuç­la­rı hak­kın­da bil­gi­len­di­rir, ki­şi­ye so­ rum­lu­luk bi­lin­ci­nin ge­liş­me­si­ne yö­ne­lik ola­rak öğüt­ te bu­lu­nur ve yol gös­ te­rir; ki­şi­nin ge­ li­şi­mi ve dav­ ra­nış­la­rı hak­kın­da üçer ay­ lık sü­re­ler­le ra­por dü­ zen­le­ ye­rek hâki­ me ve­rir. (4) Te­da­vi sü­re­sin­ce de­vam eden de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­ne, te­da­vi­nin so­na er­di­ği tarih­ ten iti­ba­ren bir yıl sü­ rey­le de­vam olu­ nur. De­ ne­tim­li ser­best­ lik ted­bi­ri­nin uy­ gu­lan­ma süresi­ nin uza­ tıl­ma­sı­na ka­rar ve­ri­le­bi­lir. An­ cak, bu du­rum­da sü­re üç yıl­ dan faz­ la ola­maz. (5) Te­da­vi­nin ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­nin ge­rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ra­ nan ki­şi hak­kın­da açıl­ mış olan da­ va­nın düş­ me­si­ne ka­rar ve­ri­lir. Ak­ si tak­dir­de, da­va­ya de­vam olu­ na­rak hü­ küm ve­ ri­lir. (6) Uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­la­nan ki­ şi, hak­ kın­da kul­ lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu veya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın al­mak, ka­ bul et­mek ve­ ya bu­lun­ dur­mak­tan do­ la­yı ce­za­ya hükmedildik­ ten son­ ra da iki ilâ dör­ dün­cü fık­ra­lar hü­küm­le­ri­ne gö­re te­da­vi­ye ve de­ ne­tim­li serbest­ lik ted­ bi­ri­ne tâbi tu­ tu­la­bi­lir. Bu du­ rum­da, hük­ mo­lu­nan ce­ za­nın in­ fa­zı er­te­le­nir. An­ cak, bu­ nun için ki­ şi de denetimli serbestlik tedbirine hükmedilebilmesini sağlamak amacıyla değişik- lik yapan yeni 24. madde eklenmiştir. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008291 hak­kın­da bu suç ne­ de­niy­le ön­ce­den te­ da­vi ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ne karar ve­ ril­me­miş ol­ma­sı ge­re­kir. (7) Ki­şi­nin mahkûm ol­ du­ğu ce­za, te­da­vi­nin ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ ri­nin ge­rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ran­ma­sı ha­lin­de, in­faz edil­ miş sa­yı­lır; ak­si tak­dir­ de, der­ hal in­faz edi­ lir.” şeklinde değiştirilmiştir. Yapılan düzenleme ile hükümden önce uyuşturucu veya uyarıcı mad- de kullanan sanıklar hakkında “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine” veya uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanıklar hakkında “sadece dene- timli serbestlik tedbirine”, hükümden sonra uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanıklar hakkında “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine” veya uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanıklar hakkında “sadece dene- timli serbestlik tedbirine” karar verilmesi olanağı getirilmiştir. 14 14 Madde gerekçesinde “Mad­ dey­le, 5237 sa­ yı­lı Ka­nu­n’un 191. mad­ de­si de­ğiş­ti­ril­miş­ tir. Ye­ ni Türk Ce­ za Ka­ nu­nu’n­da, iz­le­nen suç si­ ya­se­ti­nin ge­ re­ği ola­rak, uyuş­ tu­ru­ cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­ lan­mak de­ ğil, kul­ lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­de sa­tın al­mak, ka­ bul et­ mek ve­ ya bu­ lun­dur­mak fi­ il­le­ri suç ola­ rak ta­ nım­lan­ mış­tır. Uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­ la­nan ki­ şi, as­lın­da te­da­vi­ye ih­ti­yaç du­ yan bir ki­ şi­dir. Bu ne­ den­le, ye­ni Türk Ce­ za Ka­nu­nu­’nun 191. mad­ de­sin­de, ki­şi­nin ön­ce­lik­le te­da­vi edil­ me­si­ni ve tek­ rar uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­ lan­mak­ tan ko­ run­ma­sı­nı sağ­ la­ma­ya yö­ne­lik ola­ rak hak­ kın­da de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ nin uy­ gu­lan­ma­sı­nı ön­gö­ren bir dü­ zen­le­me ya­ pıl­mış­tır. An­cak, bu dü­ zen­le­me­nin içe­ ri­ğiy­le il­gi­li ola­rak uy­ gu­la­ma­da te­red­düt­le­rin oluş­ tu­ğu göz­ lem­len­miş­tir. Bu te­ red­düt­le­ri gi­der­mek ama­ cıy­la söz ko­ nu­su mad­ de met­ nin­de de­ği­şik­lik ya­pıl­ma­sı ge­re­ği ha­sıl ol­muş­tur. Bu­na gö­re, ki­şi­nin te­da­vi ol­ma­yı ka­bul et­me­si ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin ge­rek­le­ri­ne uy­ gun dav­ ran­ma­sı ha­lin­de, kul­ lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­de sa­tın al­mak, ka­ bul et­ mek ve­ ya bu­lun­dur­mak do­ la­yı­sıy­la hak­ kın­da ce­za­ya hük­mo­lun­ma­ya­cak­tır. Baş­ ka bir de­ yiş­le, bu du­ rum­da mah­ ke­me, uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­rı­cı mad­ de­yi kul­ lan­mak için sa­ tın alan, ka­ bul eden ve­ ya bu­lun­du­ran ki­ şi hak­ kın­da ce­za­ya hük­ met­me­den te­ da­vi ile bir­ lik­te de­ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ne ya da sa­de­ce de­ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ne ka­rar ve­ re­cek­tir. Uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­ la­nan ki­ şi­nin te­ da­vi­ye ih­ti­ya­cı­nın olup ol­ ma­dı­ğı, tıp bi­ li­mi­nin ve­ ri­le­ri çer­çe­ve­sin­de be­lir­le­ne­bi­le­cek olan bir so­ run­dur. Bu ne­den­le, mah­ ke­me, kul­ lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın alan, ka­ bul eden ve­ ya bu­ lun­du­ran ki­ şi­nin uyuş­ tu­ru­cu mad­ de kul­ la­nıp kul­ lan­ma­dı­ğı­nı, kul­lan­mak­ta ise te­ da­vi­ye ih­ti­ya­cı­nın olup ol­ ma­dı­ğı­nı bi­lir­ki­şi ma­ri­fe­tiy­le be­lir­le­ ye­cek­tir. Uyuş­tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de kul­ la­nan ki­ şi­nin ih­ ti­ya­cı olan te­ da­vi­nin sü­ re­si ka­nun­da be­lir­len­me­miş­tir. Çün­ kü te­da­vi, ya­lın bir tıb­ bi ol­gu­dur. Uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­rı­cı mad­ de kul­ la­nan ki­ şi, bu mad­ de­nin et­ki­sin­den kur­ tu­la­bil­me­si için ken­ di­siy­ le il­gi­li ola­rak uy­ gu­la­nan te­ da­vi­nin ge­ rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ran­mak­la yü­küm­lü­dür. Ki­şi te­da­vi sü­re­cin­de ay­rı­ca de­ne­tim ser­ best­lik ted­ bi­ri­ne ta­bi tu­tu­lur. Uy­gu­la­nan te­ da­vi­nin olum­ lu so­nuç ver­ me­si ve ar­ tık ge­rek kal­ ma­dı­ğı için te­ da­ vi­ye son ve­ ril­me­si ha­lin­de de de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin uy­ gu­lan­ma­sı­na de­ Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008292 III. Ülkemizde Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan Kişiler Hakkında Uygulanan Tedavi Sistemi Ülkemizde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler hak- kında uygulanan tedavi sistemi ile uyuşturucu madde kullanımının önlenmesi, bağımlı hale gelen kişilerin tedavisi ve topluma kazandı- rılması, başkalarını madde kullanmaya sevk etmelerinin önlemesi, Ülkedeki madde talebinin bu yolla azaltılması amacıyla, Sağlık Ba- kanlığınca bu alanda hizmet veren kurumların nitelik ve nicelik yö- nünden yeterliliğini arttırılması hedeflenmiştir. Mevcut yapı itibariyle, tedavi talebinde bulunan bağımlıların tedavileri büyük oranda karşı- lanabilmekle beraber, hizmete kolay ulaşabilirliği sağlamak açısın- dan bağımlılık tedavisine yönelik hizmetlerin yurt geneline yayılması planlanmaktadır. 15 vam edi­ lir. Te­ da­vi­nin so­ na er­di­ği ta­rih­ten iti­ ba­ren de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin uy­gu­lan­ma­sı­na as­ga­ri bir yıl sü­ rey­le de­vam olu­ nur. An­ cak, mah­ ke­me, top­ lam üç yı­lı geç­me­mek üze­ re, bu sü­ re­nin uza­ tıl­ma­sı­na ka­rar ve­ re­bi­lir. Ki­şi­nin hak­ kın­da uy­ gu­la­nan de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin de ge­ rek­le­ri­ne uy­ gun dav­ ran­ma­sı ha­lin­de, bu sü­ re so­nun­da, hak­ kın­da açıl­ mış olan ka­ mu da­ va­sı ile il­gi­li ola­rak mah­ ke­me­ce düş­ me ka­ ra­rı ve­ri­lir. Bu­nun ifa­ de et­ti­ği an­lam şu­ dur: Kul­ lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın al­mak, ka­ bul et­ mek ve­ ya bu­lun­dur­mak su­ çun­dan do­ la­yı hak­ kın­da ka­mu da­va­sı açıl­ mış olan sa­ nık­la il­gi­li ola­rak ce­ za­ya hük­ met­me­den te­ da­vi ile bir­ lik­te de­ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ne ya da sa­ de­ce de­ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ne ka­rar ve­ ril­me­si ha­lin­de, açıl­ mış olan ka­ mu da­ va­sı der­dest ol­ ma­ya de­vam et­ mek­te­dir. Ki­şi­nin, ken­ di­siy­le il­gi­li ola­rak uy­ gu­la­nan te­ da­vi­nin ve­ ya de­ne­tim­li ser­best­lik ted­bi­ri­nin ge­ rek­le­ri­ne uy­ gun dav­ ran­ma­ma­sı ha­lin­de, açıl­ mış olan da­ va­ya de­vam olu­na­rak hak­ kın­da 191. mad­ de­nin bi­ rin­ci fık­ra­sı hük­ mü­ne is­ti­na­den ce­ za­ya hük­ mo­lu­nur. Mad­de­nin al­ tın­cı fık­ra­sın­da, ki­ şi hak­ kın­da ce­za­ya hük­ mo­lun­duk­tan son­ ra da te­da­vi ve de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri uy­gu­lan­ma­sı­nın yo­ lu açık tu­ tul­muş­tur. Kul­lan­mak için uyuş­ tu­ru­cu ve­ya uya­ rı­cı mad­ de sa­tın al­mak, ka­ bul et­ mek ve­ ya bu­lun­dur­mak su­ çun­dan do­ la­yı mah­ kum edil­ miş olan ki­ şi­nin te­da­vi­yi ka­bul et­me­si ve bu­nun­la bağ­ lan­tı­lı ola­rak uy­ gu­la­nan de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin ge­ rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ran­ma­sı ha­lin­de, hak­ kın­da hük­ mo­lu­nan ce­ za­nın in­ fa­zı­na baş­ lan­maz. Olum­ lu so­nuç ver­ me­si do­la­yı­sıy­la uy­gu­la­nan te­ da­vi­ye son ve­ ri­len ta­rih­ten iti­ ba­ren as­ ga­ri bir yıl, aza­ mi üç yıl sü­ rey­le de­vam eden de­ ne­tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­ nin ge­ rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ran­ma­sı ha­lin­de, ki­şi hak­ kın­da hük­ mo­lu­nan ce­ za in­faz edil­miş sa­ yı­la­cak­tır. Bu­na kar­ şı­lık, ki­ şi­nin ken­ di­siy­le il­gi­li ola­rak uy­ gu­la­nan te­ da­vi­nin ve­ ya de­ne­ tim­li ser­best­lik ted­ bi­ri­nin ge­ rek­le­ri­ne uy­gun dav­ ran­ma­ma­sı ha­lin­de, hük­ mo­lu­nan ce­za der­ hal in­faz edi­ lir.” hükmü getirilmiştir. 15 Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Baş- kanlığı, 2006 Yıllık Raporu, Reitox Ulusal Temas Noktası Türkiye, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılık ile Mücadele 2006 Yılı Ulusal Raporu, Reitox, 2006, s. 33. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008293 Genel olarak tedavi merkezlerindeki tedavi uygulamalarıyla, madde kullanımının azaltılması veya ortadan kaldırılması, yoksunluk ile ilgili sorunların giderilmesi, tekrar madde kullanmaya başlamanın önlenmesi ile psikolojik ve sosyal işlevsellikte düzelme sağlanması amaçlanmaktadır. 16 Ülkemizde uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişilere yö- nelik uygulanan tedavi sistemi üç basamakta verilen sağlık hizmetle- rinden oluşmaktadır. Pratisyen hekimler; hastaların sağlık problemleri sebebiyle ilk kez başvuruda bulunduğu birinci basamak sağlık hizmet- lerinde yer almaktadır. Birinci basamaktaki hastalar, ikinci ve üçüncü basamak sağlık hizmetleri almak üzere sevk edilmektedir. Bağımlılık tedavisi veren kurumlar, bütün bağımlıları kapsayacak şekilde, hem yatarak hem de ayakta tedavi hizmetleri sunmaktadır. Madde almak- sızın tedavi, seçime bağlı olarak gerçekleşmektedir. Tedavide siste- matik tedaviler, sosyo-eğitimsel tedavi ve motivasyonel görüşmede dahil olmak üzere hem psikoterapatik hem de destekleyici yöntem- ler kullanılmaktadır. Tedavi uzun sürmektedir. Hem ayakta teda- vi hem de yatarak tedavi servislerinde maddenin kesilmesi tedavisi uygulanmaktadır. 17 Bu tedavi sisteminin teşkilat yapısına baktığımızda; merkezde Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne bağlı “Tütün ve Bağımlılık Yapıcı Maddelerle Mücadele Daire Başkanlığı” 5 Tem- muz 2007 tarihinde kurulmuştur. Bu Daire Başkanlığı’nın üç şubesin- den biri de “Alkol Dışı Madde Bağımlılığı ile Mücadele ve Kontrol Şube Müdürlüğü”dür. 18 Bu birim dışında Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü bünyesinde bulunan “Tıbbi Hizmetler Daire Başkanlığı”na bağlı “Tıbbi Hizmetler Şube Müdürlüğü” kurulmuştur. Özellikle AMATEM’lerin ruhsatlandırma işlemleri bu birim tarafından yapılmaktadır. 19 Tedavi sisteminin taşra teşkilatında; madde bağımlısı olmayan ki- 16 A. g. e., s. 34. 17 A. g. e., s. 34. 18 Kamer, Vehbi Kadri, 29 Mayıs 2008 tarihinde Kızılcıhamam’da Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği “Denetimli Serbestlik Uygulamaları Seminerin- de” madde bağımlılığı konusunda tebliğ, yayınlanmamıştır. 19 A. g. t. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008294 şilerin takip edildiği bünyesinde ruh sağlığı ve sinir hastalıkları uzma- nı bulunan sağlık kurumları ile madde bağımlısı kişilerin tedavi edil- diği AMATEM’ler bulunmaktadır. 20 30 Nisan 2008 tarihi itibariyle 19 merkezde AMATEM hizmet ver- mektir. Bu merkezler 517 yatak kapasitesine sahiptir. 21 VI. Ülkemizde Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan veya Bulunduran Kişiler Hakkında Uygulanan Denetimli Serbestlik Tedbiri Ülkemizde; a. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında “teda- vi ve denetimli tedbiri”, b. Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran kişiler hakkında “sadece denetimli serbestlik tedbiri” uygulanmaktadır. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ve 5275 Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Ka- nun ile denetimli serbestlik sistemimizin temeli atılmış, 5402 sayılı De- netimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu ile sistem ülkemizde kurulmuştur. 22 Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan veya bulunduran kişiler hakkında uygulanan denetimli serbestlik tedbiri açıklanmadan önce denetimli serbestlik sistemi, bu sistemde görev alan personel ile eğiti- mi konularında bilgi verilecektir. 20 A. g. t. 21 Kamer, Vehbi Kadri, 30 Nisan 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi “Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunları- nın Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda” uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan veya bulunduranlar hakkında ceza ve infaz sistemimiz konusunda tebliğ, yayınlanma- mıştır. 22 Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Yayınevi, Anka- ra, Ekim, Hukuk Yayınları Dizisi 291, 2007, Birinci Baskı, s. 28. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008295 A. Denetimli Serbestlik Kavramı Denetimli serbestlik, hükümlülerin suç işlemesine neden olan dav- ranışlarının düzeltilerek, tekrar suç işlemelerinin önlenmesi, ceza infaz kurumundan salıverilen hükümlülerin takip edilmesi, madde bağım- lılarının rehabilitasyonu, mağdurların uğradıkları zararın giderilmesi ve bu yolla toplumun korunmasıdır. 23 Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere denetimli serbestlik, ceza ada- let ve infaz sistemi içinde çok farklı alanlarda verilen hizmetler bütü- nüdür. B. Denetimli Serbestlik Sisteminin Teşkilat Yapısı Denetimli serbestlik sisteminin teşkilat yapısını, merkez teşkilat ile taşra teşkilatı olmak üzere iki başlıkta inceleyebiliriz. Merkez teşkilat yapısında; denetimli serbestlik ve yardım ile ko- ruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak görev yapan Adalet Bakanlığında, Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezleri ile Koruma Kurulları Danışma Kurulu, 24 Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde ise Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden So- rumlu Daire Başkanlığı bulunmaktadır. Daire Başkanlığı 15 Ağustos 2005 tarihinde kurulmuştur. 23 Kamer, Vehbi Kadri, 3 Haziran 2008 tarihinde “Hukuk Devletinde Suç Yaratılma- sının Sınırları”, Uluslararası Sempozyumu’nda denetimli serbestlik konusunda su- nulan tebliğ, yayınlanmamıştır. 24 Danışma kurulu; Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın başkanlığında; Ceza ve Tevkifev- leri Genel Müdürü, Adalet Bakanlığı Kanunlar Genel Müdürü, Adalet Bakanlığı Personel Genel Müdürü, Türkiye Barolar Birliği’nin görevlendireceği bir temsilci, Yükseköğretim Kurulu’nca görevlendirilecek, üniversitelerin hukuk fakültelerinin ceza ve ceza usul hukuku ana bilim dalından bir, sosyal hizmetler yüksek oku- lu veya bölümünden bir, fakültelerin sosyoloji ve psikoloji bölümlerinden birer profesör veya doçent unvanına sahip, öncelikle bu Kanun’un içerdiği konularda çalışmaları bulunan öğretim üyesi, Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü, Sosyal Hiz- metler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü, Kadının Statüsü Genel Müdü- rü, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Genel Müdürü, Milli Eğitim Bakanlığı Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdü- rü, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’ndan üst düzey bir temsilci, Başbakan- lık Özürlüler İdaresi Başkanı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü’nün asayişten sorumlu genel müdür yardımcısı veya daire başkanı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nden bir temsilci, Türkiye Esnaf ve Sanatkârlar Konfederasyonu’ndan bir temsilci, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerin- den Sorumlu Daire Başkanı’ndan oluşmaktadır. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008296 Taşra teşkilat yapısında 133 adalet komisyonunun bulunduğu yer- lerde, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlükleri ile koruma kurulları bulunmaktadır. Şube müdürlükleri Ocak 2006 tari- hinde kurulmuştur. B. Denetimli Serbestlik Sisteminde Görev Yapan Personel ve Eğitim Durumu Denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüklerinde; 133 şube müdürü, 823 denetleme memuru ile 328 uzman personel ol- mak üzere toplam 1.284 personel görev yapmaktadır. Şube müdürlük- lerinde ayrıca; kamu kurum ve kuruluşlardan geçici görevlendirilen personel ile gönüllü çalışanlar görev yapmaktadır. 25 Denetimli serbestlik sisteminde görev yapan personel göreve baş- lamadan önce görevleri ile ilgili eğitim almışlar, aldıkları bu eğitim göreve başladıktan sonra da devam etmiştir. Bu kapsamda bu güne kadar altmış dokuz eğitim seminerinde 1.447 personel 356 gün topla- mına ulaşan eğitim almıştır. Bu eğitimlere konularında deneyimli, elli kısa dönem yabancı uzman katılmıştır. 26 Denetimli serbestlik görevlilerinin, uyuşturucu veya uyarıcı mad- de kullanan veya bulunduran kişilerle çalışmaları sırasında kullan- maları amacıyla “Madde Kullanımı Olan Hükümlülerle Çalışma Kitabı” hazırlanmıştır. İki yabancı uzman ile akademisyenlerin katkıları ile ha- zırlanan kitap beş bölümden oluşmaktadır. Kitabın; birinci bölümün- de madde kullanımına giriş, ikinci bölümünde madde kullanımının 25 Kamer, Vehbi Kadri, 12-14-16-18 Şubat 2007 tarihlerinde Ankara’da, 26-28 Şubat 2007 tarihleri ile 3-4 Mart 2007 tarihlerinde İstanbul Avrupa yakasında, 27 Şubat 2007 tarihi ile 1-2 Mart 2007 tarihlerinde İstanbul Anadolu yakasında, 12-14 Mart 2007 tarihlerinde Bursa’da, 26-28-30 Mart 2007 tarihleri ile 1 Nisan 2007 tarihlerin- de İzmir’de, 9-11 Nisan 2007 tarihlerinde Denizli’de, 24-26 Nisan 2007 tarihlerinde Antalya’da, 7-9-11 Mayıs 2007 tarihlerinde Mersin’de, 14-16-18 Mayıs 2007 tarih- lerinde Samsun’da, 21-23 Mayıs 2007 tarihlerinde Yozgat’ta, 11-13 Haziran 2007 tarihlerinde Erzurum’da, 18-20 Haziran 2007 tarihlerinde Van’da ve 25-28 Haziran 2007 tarihlerinde Diyarbakır’da denetimli serbestlik sisteminin hakim ve Cumhu- riyet savcılarına tanıtılması amacıyla 14 ilde 3582 hakim ve Cumhuriyet savcısının katıldığı seminerlerde sunulan tebliğ, yayınlanmamıştır. 26 Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, Türkiye’de Denetimli ser- bestlik hizmetlerinin Geliştirilmesi Eşleştirme Projesi, I. Ulusal Denetimli Serbestlik Konferansı, 19-20 Mart 2007, Yayım No: 4, s.10. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008297 tedavisi, üçüncü bölümünde denetimli serbestlik hizmeti ve bağım- lıların değerlendirme süreci, dördüncü bölümünde madde kullanan hükümlülerle etkili görüşme teknikleri, değişim döngüsü ve madde kullananlar, beşinci bölümünde denetim planı konuları açıklanmıştır. Ayrıca kitabın ekler bölümünde, madde kullanımının tanımı, bağım- lılık yapıcı maddeler ve etkileri, madde kullanımının yol açtığı bozuk- luklar konularında bilgi verilmiştir. Kitabın yayımlanmasından sonra; 18-22 Eylül 2006 tarihleri ile 25- 29 Eylül 2006 tarihlerinde denetimli serbestlik görevlilerine bu konuda özel eğitim verilmiştir. 29-30 Nisan 2008 tarihlerinde Kızılcahamam’da İngiltere Büyükel- çiliği ile Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün katkılarıyla, Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğü ta- rafından “Madde Bağımlılığında Denetimli Serbestlik Uygulamaları” ko- nulu seminer düzenlenmiş, Seminere ülkemizin çeşitli il ve ilçelerinde görev yapan yetmiş psikiyatri uzmanı katılmıştır. Seminerde; dene- timli serbestlik ile ilgili ceza adalet sistemi ile denetimli serbestlik uy- gulamaları konusunda katılımcılara ayrıntılı bilgi verilmiştir. Avrupa Birliği teknik yardımı kapsamında, Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce 2008 yılı Ekim ayı içinde “De- netimli Serbestlik Hizmetlerinde Madde Bağımlılarının Rehabilitasyonu” konusunda uluslararası konferans düzenlenecektir. Bu konferansa Avrupa ülkelerinde bu konuda deneyimli sekiz yabancı uzman ile ül- kemizden beş uzman katılacaktır. Seminere, başta denetimli serbestlik görevlileri olmak üzere ilgili kurumlarda ve üniversitelerde görevli yüz elli kişinin katılması planlanmaktadır. Yine Avrupa Birliği teknik yardımı kapsamında, İngiltere’ye mad- de bağımlılarının rehabilitasyonu korusunda yapılan uygulamaları yerinde incelemek amacıyla bu yıl Ekim ayında çalışma ziyareti ger- çekleştirilecektir. Bu çalışma ziyaretine dört personel katılacaktır. V. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduranlar ile İlgili Ceza Adalet Sistemimiz Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan ya da bulunduranlar ile ilgili ceza adalet sistemimiz; soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemle- ri başlıkları altında üç bölüm halinde incelenebilir. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008298 A. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduran Şüpheliler ile İlgili Soruşturma İşlemleri Soruşturma sırasında Cumhuriyet savcısı, uyuşturucu veya uya- rıcı madde kullanan ya da bulunduran şüpheli hakkında, adli kontrol tedbirlerinden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109. mad- desinin birinci fıkrasının (e) bendinde düzenlenen “Özellikle uyuşturu- cu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirine tabi olmak ve bunları kabul etmek” yükümlülüğüne karar verilmesini sulh ceza hakiminden talep etmektedir. 27 Sulh ceza hakimince adli kontrol tedbirine karar verilmesi halinde; karar Cumhuriyet başsavcılığına gönderilerek “adli kontrol kararlarının kaydına mahsus deftere kaydı” yapılmaktadır. Kayıt işleminden sonra ka- rar, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne iletil- mektedir. Adli kontrol tedbirinin yerine getirilmesi amacıyla şüpheli, dene- timli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğüne çağrılmakta ve sağlık kurumuna sevk edilmektedir. Ayrıca, şube müdürlüğünce sağ- lık kurumuna, şüphelinin sağlık kuruma başvurduğu tarih, uygula- nacak tedavi programı ile tedavinin tamamlandığı tarihin bildirilmesi konusunda yazı yazılmaktadır. Sağlık kurumu tarafından hazırlanan tedavi programının, şube müdürlüğü veya büroya iletilmesinden son- ra denetim görevlisi veya denetleme memuru tarafından denetleme planı hazırlanmaktadır. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında, 5271 sayılı Ceza Muha- kemesi Kanunu’nun 109. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gere- ğince; 2006 yılında 68, 2007 yılında 259 ve 2008 yılının ilk altı ayında 164 şüpheli veya sanık adli kontrol altına alınmıştır. 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Ka- nunu ile soruşturma aşamasında uyuşturucu veya uyarıcı madde kulla- nanların ya da bulunduranların rehabilitasyonuna başlanmaktadır. Bu son derece önemli bir düzenlemedir. Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan soruşturma sonunda; 27 Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Yayınevi, Anka- ra, Ekim, Hukuk Yayınları Dizisi 291, 2007, Birinci Baskı, s.154. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008299 a. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan şüpheli hakkında, 5237 sa- yılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları gereğince “tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine”, b. Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran şüpheli hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin birinci ve ikinci fıkrala- rı gereğince “sadece denetimli serbestlik tedbirine” karar verilmesi istemi ile kamu davası açılmaktadır. B. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduranlar ile İlgili Kovuşturma İşlemleri Yürürlükten kalkan 765 Türk Ceza Kanunu ile 1 Haziran 2005 ta- rihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanıklar hakkındaki kovuş- turma işlemleri açıklanacaktır. 1. 1 Haziran 2005 Tarihinden Önce Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ile Bulunduranlar ile İlgili 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Düzenlemeleri Önceki bölümlerde ayrıntılı açıklandığı gibi, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 404. maddesine göre; uyuşturucu madde kullananlar ile bu amaçla yanında bulunduranlara, bir yıldan iki yıla kadar hapis ce- zası veriliyordu. Bu hapis cezası, hâkimin takdirine bağlı olarak hapis cezası olarak infaz edilebiliyor veya yapılan indirimlerle sonuç cezanın bir yıl veya daha az süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilebiliyor ya da ertelenebiliyordu. Bu üç seçenekten birinin tercih edilmesi halinde herhangi bir rehabilitasyon uygulaması bulunmuyordu. Sadece, uyuşturucu madde kullanan kimselerin alışkanlığı iptila derecesinde olması halinde, iyileşinceye kadar bir sağlık kurumunda muhafaza ve tedavisine karar veriliyordu. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008300 2. 1 Haziran 2005 Tarihinden Sonra Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ile Bulunduranlar ile İlgili 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Düzenlemeleri 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile uyuşturucu madde kullanan veya kullanmamakla birlikte bulunduran kişilere karşı izlenen “ceza politikası” değişmiştir. 28 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanu- nu ile ülkemiz yeni bir rehabilitasyon sistemine geçerek, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişinin “tedavi ve terapiye” ihtiyaç duy- ması nedeniyle, yaptırım olarak “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri” öngörülmüştür. Ceza politikası; madde kullanan veya bulunduranlara hapis cezası verilmesi yerine rehabilitasyona tabi tutulması şeklinde değişmiştir. 29 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde; a. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanıklar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, b. Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanıklar hakkında sa- dece denetimli serbestlik tedbirine karar verilmektedir. Kanun temel ayırımı, bulundurma ve kullan- ma olarak yapmıştır. 30 Kanun bu temel ayırımdan sonra ikinci bir ayırıma daha gitmiştir. Hakimin takdir hakkına bağlı olarak, sanığın durumunu değerlendi- rerek; a. Hükümden önce uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık- lar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ya da uyuşturucu 28 Kamer, Vehbi Kadri, 30 Nisan 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi “Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunları- nın Araştırılarak Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu’nda” uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan veya bulunduranlar hakkında ceza ve infaz sistemimiz konusunda tebliğ, yayınlanma- mıştır. 29 Adı geçen tebliğ. 30 Kamer, Vehbi Kadri, 29 Mayıs 2008 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği “Denetimli Serbestlik Uygulamaları Seminerinde” madde bağımlılığı konusunda tebliğ, yayınlanmamıştır. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008301 veya uyarıcı madde bulunduran sanıklar hakkında sadece denetimli serbestlik tedbirine, b. Hükümden sonra uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sa- nıklar hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine ya da uyuştu- rucu veya uyarıcı madde bulunduran sanıklar hakkında sadece dene- timli serbestlik tedbirine karar verilmektedir. 31 Bu düzenlemenin mantığı; hükümden önce verilen tedavi ve de- netimli serbestlik tedbiri veya denetimli serbestlik tedbirine uyulması halinde davanın düşmesine karar verilmekte ve kişinin adli sicil kaydı bulunmamaktadır. Hükümden sonra verilen tedavi ve denetimli ser- bestlik tedbiri veya denetimli serbestlik tedbirine uyulması halinde sadece verilen ceza infaz edilmemekte, ancak kişinin adli sicil kaydı bulunmaktadır. Uygulamaya baktığımızda bu temel ayırım dosyada bulunan de- liller kapsamında; tanık beyanları, sanığın ifadesi, ele geçirilen uyuş- turucu maddenin cinsi ve miktarı, sanığın adli sicil kaydı ve eğitimi dikkate alınarak belirlenmektedir. C. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan ya da Bulunduran Sanık veya Hükümlüler ile İlgili İnfaz İşlemleri İnfaz işlemlerini; uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık ya da hükümlüler hakkında hükmedilen “tedavi ve denetimli serbestlik” tedbiri ile uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanık ya da hü- kümlüler hakkında hükmedilen “sadece denetimli serbestlik” tedbiri”nin infaz işlemleri olmak üzere ikiye ayırarak inceleyebiliriz. 1. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanan Sanık veya Hükümlüler ile İlgili “Tedavi ve Denetimli Serbestlik” Tedbirinin İnfazı Mahkemelerce, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık ya da hükümlüler hakkında “tedavi ve denetimli serbestlik” tedbirine karar 31 Adı geçen tebliğ. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008302 verilmektedir. Bu tedbirin; “tedavi” kısmı sağlık kurumlarınca, “sadece denetimli serbestlik” kısmı denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüklerince yerine getirilmektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık ya da hüküm- lüler hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri; Adalet Bakanlığı’na bağlı denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube mü- dürlükleri ile Sağlık Bakanlığı’na bağlı sağlık kurumları işbirliğinde yerine getirilmektedir. Uygulamada mahkemece karar, Cumhuriyet Başsavcılığı’na gön- derilmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca karar “denetimli serbestlik genel defterine” kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya iletilmektedir. Şube müdürlüğü veya büro tarafından; yetişkinler için verilen kararlar “denetimli serbestlik defterine”, çocuklar için verilen ka- rarlar “çocukların denetimine ilişkin deftere” kaydedilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinde belirtilen “te- davi ve denetimli serbestlik tedbirinin” infazı için birlikte yapılması gere- ken iki işlem bulunmaktadır. Bunlardan birincisi hükümlünün sağlık kurumuna sevk edilmesi, ikincisi rehber görevlendirilmesidir. 32 Hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbir kararı verilen sanık veya hükümlüye on gün içinde sağlık kuruluşuna sevk edilmesi için şube müdürlüğü veya büroya başvurması hususunda bildirim yapıl- maktadır. Sanık veya hükümlünün; haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelen- dirilebilen mazereti olmaksızın şube müdürlüğü veya büroya; on gün içinde başvurmaması hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca ilgili def- terdeki kayıt kapatılarak durum, Cumhuriyet başsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilmektedir. Sanık veya hükümlünün belirlenen süre içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması hâlinde, Sağlık Bakanlığınca belirlenen sağlık kurumuna sevk yazısı yazılarak, sanık veya hükümlünün “beş gün” içinde bu kuruma başvurması istenmektedir. Sağlık kurumunca yapılan tetkik ve muayene sonucunda; 32 Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Yayınevi, Hu- kuk Yayınları Dizisi 291, Ankara Ekim 2007, Birinci Baskı, s. 513. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008303 a. Bağımlı olmayanlar hakkında takip programı hazırlanarak sanık veya hükümlüye bildirilmektedir. Ayrıca programın bir örneği şube müdürlüğü veya büroya gönderilmektedir. b. Bağımlı olduğu anlaşılanlar ise, sağlık kurumunca madde bağım- lılığı tedavi merkezine sevk ederek, durumu şube müdürlüğü veya büroya bildirilmektedir. Sanık veya hükümlü “üç gün” içinde madde bağımlılığı tedavi merkezine başvurmalıdır. Şube müdürlüğü veya büroca, sanık veya hükümlünün sevk olunan madde bağımlılığı teda- vi merkezine başvurup başvurmadığı takip edilmektedir. Şube müdürlüğü veya büroca sağlık kurumuna; sanık veya hü- kümlünün kuruma başvurduğu tarih, tedavinin başladığı tarih, uygu- lanacak tedavi programı ile tedavinin tamamlandığı tarihin bildirilme- si konusunda yazı yazılmaktadır. Denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafın- dan; yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı gibi; bir yandan sanık veya hükümlüyü sağlık kurumuna tedavi amacıyla gönderirken, diğer yan- dan denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube müdürlüğü tarafın- dan sanık veya hükümlüye rehberlik etmek üzere denetim görevlisi görevlendirmektedir. Denetim görevlisi tarafından, “değerlendirme for- mu” ve “madde kullanım listesi” çerçevesinde sanık veya hükümlünün uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmasının nedenleri, etki ve so- nuçları hakkında ayrıntılı değerlendirme yapılarak on gün içinde “de- netim planı” hazırlanmaktadır. Denetim görevlisi denetim planı doğrultusunda; tedavi ve dene- timli serbestlik tedbirinin uygulama süresince sanık veya hükümlüyü uyuşturucu veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bilgilendirmekte, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunmakta ve yol göstermekte kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle “denetim raporu” düzen- lemektedir. Denetim raporu, denetimli serbestlik ve yardım merkezi şube mü- dürlüğü tarafından mahkemeye iletilmek üzere Cumhuriyet Başsavcı­ lığı’na gönderilmektedir. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008304 2. Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Bulunduran Sanık ya da Hükümlüler ile İlgili “Sadece Denetimli Serbestlik” Tedbirinin İnfazı Mahkemelerce, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanık ya da hükümlüler hakkında “sadece denetimli serbestlik” tedbirine karar verilmektedir. Bu tedbir kararı, denetimli serbestlik ve yardım merke- zi şube müdürlüklerince yerine getirilmektedir. Mahkemece ilam, Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmektedir. Cumhuriyet Başsavcılığı’nca ilâm “denetimli serbestlik genel defterine” kaydedildikten sonra şube müdürlüğü veya büroya iletilmektedir. Şube müdürlüğü veya büro tarafından; yetişkinler için verilen ka- rarlar “denetimli serbestlik defterine”, çocuklar için verilen kararlar “ço- cukların denetimine ilişkin deftere” kaydedilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191. maddesinin ikinci fıkra- sında belirtilen “kullanmamakla birlikte, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi hakkında” verilen sadece denetimli serbestlik tedbirinin infazı için yapılması gereken bir işlem bulunmaktadır. 33 Hakkında sadece denetimli serbestlik tedbir kararı verilen sanık veya hükümlüye on gün içinde şube müdürlüğü veya büroya başvur- ması hususunda bildirim yapılmalıdır. Sanık veya hükümlünün; haklı, geçerli ve gerektiğinde belgelen- dirilebilen mazereti olmaksızın şube müdürlüğü veya büroya; on gün içinde başvurmaması hâlinde, şube müdürlüğü veya büroca ilgili def- terdeki kayıt kapatılarak durum Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla mahkemeye bildirilmektedir. Sanık veya hükümlünün belirlenen süre içinde şube müdürlüğü veya büroya başvurması halinde, denetim görevlisi tarafından “değer- lendirme formu” ve “madde kullanım listesi” çerçevesinde sanık veya hükümlüyü bu suça iten nedenler hakkında ayrıntılı değerlendirme yapılarak on gün içinde “denetim planı” hazırlanmaktadır. Denetim görevlisi denetim planı doğrultusunda; denetimli serbest- lik tedbirinin uygulama süresince, sanık veya hükümlüyü uyuşturucu 33 A. g. e., s. 517. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008305 veya uyarıcı maddenin kullanılmasının etki ve sonuçları hakkında bil- gilendirmekte, kişiye sorumluluk bilincinin gelişmesine yönelik olarak öğütte bulunmakta ve yol göstermekte, kişinin gelişimi ve davranışları hakkında üçer aylık sürelerle “denetim raporu” düzenleyerek hâkime gönderilmek üzere şube müdürlüğü veya büroya vermektedir. Denetimli serbestlik tedbiri süresince, denetim görevlisince görül- mesi hâlinde, sanık veya hükümlü, uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp kullanmadığının tespit edilmesi için sağlık kurumuna sevk edilebilmektedir. Bu durumda, Sağlık Bakanlığı’nca belirlenen sağlık kurumuna sevk yazısı yazılarak sanık veya hükümlünün beş gün için- de bu kuruma başvurması istenmektedir. VII. Değerlendirme Ülkemizde 1 Haziran 2005 tarihinde kurulan denetimli serbestlik hizmetleri; çocukların denetimi, Cumhuriyet savcılıklarına ve mahke- melere rapor hazırlanması, hapis cezası ertelenen veya ceza infaz ku- rumundan salıverilen hükümlerin denetimi konularında olduğu gibi madde bağımlılarının rehabilitasyonunda kısa zamanda kurumsal bir yapıya ulaşarak, son derece planlı, kaliteli ve başarılı hizmetler ver- mektedir. Bu kapsamda denetimli serbestlik sistemi kurulduktan sonra, bu sistemin diğer çalışma alanlarında olduğu gibi; a. Denetimli serbestlik personelinin görevlerinde kullanmaları amacıyla “Madde Kullanımı Olan Hükümlülerle Çalıma Kitabı” hazırlan- mış, b. Denetimli serbestlik personeline bu konuda eğitim verilmiş, c. Gerçekleştirilen yurt dışı çalışma ziyaretleri ile denetimli ser- bestlik personelinin uygulamaları yerinde görme imkanına sahip ol- maları sağlanmış, d. Ulusal bir konferansın yapılmasına katkı sağlanarak uygulama değerlendirilmiş, e. Uluslararası konferansın yapılması konusunda çalışmalar yapıl- mıştır. Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008306 Ayrıca madde bağımlısı çocuklar ile yapılan çalışmaları geliştir- mek amacıyla Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nce hazırlanan “Türk Denetimli Serbestlik Hizmetlerinde Çocuklar ve Mağdurlarla İlgili Çalışmaların Geliştirilmesi” Projesi hazırlanarak 16 Mart 2007 tarihinde Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu’na sunulmuştur. 2008 yılı- nın sonunda başlaması ve yirmidört ay sürmesi planlanan iki milyon avroluk proje kabul edilmiştir. Proje kapsamında; madde bağımlısı ço- cuklar ile ilgili programlar oluşturulacak ve bu programların eğitimi personele verilecektir. Eğitimlere konularında deneyimli yabancı uz- manlar katılacak ayrıca personelimiz yurt dışına çalışma ziyareti ger- çekleştirerek uygulamaları yerinde görme imkanına sahip olacaktır. Yapılan bu çalışmalar sonunda, denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında verilen madde bağımlılarının rehabilitasyonu sonucunda sadece madde bağımlılığının neden olduğu zararlar giderilmeyip, so- nuçta bunun tetiklediği suçlarda da azalmalar görülecektir. Örneğin Çek Cumhuriyeti’nde; 2004 yılında yapılan bir araştırma- da bu ülkedeki uyuşturucu üretimi ve dağıtımı suçlarının %62’sinin, dolandırıcılık suçlarının %25’inin, zimmete para geçirme suçlarının %21’inin, hırsızlık suçlarının %20’sinin madde bağımlıları tarafından ken- di tüketimlerini finanse etmek amacıyla işledikleri belirlenmiştir. Bu rakam- lar madde bağımlılığı ile mücadelenin önemini göstermektedir. 34 Yine Finlandiya’da; 2004 yılında 15-16 yaş grubu arasında gerçek- leştirilen bir araştırmada, 2003 yılında esrar kullananların yaklaşık % 7’sinin yasal olarak, yarısından fazlasının uyuşturucu satarak ve geri kalanında genellikle hırsızlık yaparak uyuşturucu ücretini finanse et- tikleri belirlenmiştir. 35 Uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanan kişiler hakkında verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararlarının sayısal durumuna baktığı- mızda; 2006 yılında 10.358, 2007 yılında 13.720 ve 2008 yılının ilk altı ayında 12.112 olduğu görülmektedir. Uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran kişiler hakkında ve- 34 Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Baş- kanlığı, 2006 Yıllık Raporu, Reitox Ulusal Temas Noktası Türkiye, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve bağımlılık ile Mücadele 2006 Yılı Ulusal Raporu, Reitox, 2006, Belçika, s. 23. 35 A. g. e., s. 23. makaleler Vehbi Kadri KAMER TBB Dergisi, Sayı 79, 2008307 rilen sadece denetimli serbestlik tedbirinin; 2007 yılında 2.227, 2008 yı- lının ilk altı ayında 2.415 olduğu görülmektedir. Sonuç olarak ceza adalet sistemimizde 2005 yılında yapılan düzen- leme ile uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan sanık ya da hüküm- lüler hakkında yaptırım olarak “tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri”, uyuşturucu veya uyarıcı madde bulunduran sanık ya da hükümlüler hakkında yaptırım olarak “sadece denetimli serbestlik tedbiri” öngörül- mesi son derece isabetli, son derece madde bağımlılığı ile etkin müca- dele sağlayan ve son derece çağdaş bir düzenlemedir. Bu kapsamda kişi ceza infaz kurumuna alınmadan, ailesinin, işinin ve okulunun bulunduğu yerde, özel eğitim almış denetimli serbestlik görevlisinin rehberliğinde rehabilitasyona tabi tutulmakta, sağlık ku- rumuna gönderilmekte, ayrıca aile ve sosyal çevrenin bu kapsamda desteği alınmakta, gerekmesi halinde denetimli serbestlik sistemimi- zin bir parçası olan koruma kurulları aracılığı ile kişiye yardım yapıl- maktadır. KAYNAKLAR Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, 11-18 Haziran 2006 Tarihleri Arasında Hollanda’ya Yapılan Çalış- ma Ziyareti Raporu, rapor yayımlanmamıştır. Adalet Bakanlığı, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü, Denetimli Serbestlik ve Yardım Hizmetlerinden Sorumlu Daire Başkanlığı, Türkiye’de Denetimli serbestlik hizmetlerinin Geliştirilmesi Eşleş- tirme Projesi, I. Ulusal Denetimli Serbestlik Konferansı, 19-20 Mart 2007, Yayım No: 4. Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücade- le Daire Başkanlığı, 2006 Yıllık Raporu, Reitox Ulusal Temas Noktası Türkiye, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılık ile Mücadele 2006 Yılı Ulusal Raporu, Reitox, 2006. Gözübüyük, Abdullah Pulat, Türk Ceza Kanunu Gözübüyük Şerhi, Ka- zancı Hukuk Yayınları, Beşinci Baskı. http://mevzuat.basbakanlik.gov.tr/Metin.Aspx?MevzuatKod=5.3.76 5&MevzuatIliski=0&sourceXmlSearch=. İçişleri Bakanlığı, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Vehbi Kadri KAMER makaleler TBB Dergisi, Sayı 79, 2008308 Ulusal Politika ve Strateji Belgesi 2006-2012, Ankara, 2006. İçişleri Bakanlığı, Bağımlılık Yapıcı Maddeler ve Bağımlılıkla Mücadelede Ulusal Politika ve Strateji Belgesinin Uygulanması İçin Eylem Planı 2007-2009, Ankara, 2007. Kamer, Vehbi Kadri, 12-14-16-18 Şubat 2007 tarihlerinde Ankara’da, 26-28 Şubat 2007 tarihleri ile 3-4 Mart 2007 tarihlerinde İstanbul Avrupa yakasında, 27 Şubat 2007 tarihi ile 1-2 Mart 2007 tarihle- rinde İstanbul Anadolu yakasında, 12-14 Mart 2007 tarihlerinde Bursa’da, 26-28-30 Mart 2007 tarihleri ile 1 Nisan 2007 tarihlerinde İzmir’de, 9-11 Nisan 2007 tarihlerinde Denizli’de, 24-26 Nisan 2007 tarihlerinde Antalya’da, 7-9-11 Mayıs 2007 tarihlerinde Mersin’de, 14-16-18 Mayıs 2007 tarihlerinde Samsun’da, 21-23 Mayıs 2007 ta- rihlerinde Yozgat’ta, 11-13 Haziran 2007 tarihlerinde Erzurum’da, 18-20 Haziran 2007 tarihlerinde Van’da ve 25-28 Haziran 2007 ta- rihlerinde Diyarbakır’da denetimli serbestlik sisteminin hakim ve Cumhuriyet savcılarına tanıtılması amacıyla 14 ilde 3582 hakim ve Cumhuriyet savcısının katıldığı seminerlerde sunulan tebliğ. Kamer, Vehbi Kadri, 29 Mayıs 2008 tarihinde Kızılcıhamam’da Sağlık Bakanlığı’nın düzenlediği “Denetimli Serbestlik Uygulamaları Se- minerinde” madde bağımlılığı konusunda tebliğ. Kamer, Vehbi Kadri, 29 Mayıs 2008 tarihinde Sağlık Bakanlığı’nın dü- zenlediği “Denetimli Serbestlik Uygulamaları Semineri’nde” mad- de bağımlılığı konusunda tebliğ. Kamer, Vehbi Kadri, 3 Haziran 2008 tarihinde “Hukuk Devletinde Suç Yaratılmasının Sınırları” Uluslararası Sempozyumunda denetimli serbestlik konusunda sunulan tebliğ. Kamer, Vehbi Kadri, 30 Nisan 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi “Uyuşturucu Başta Olmak Üzere Madde Bağımlılığı ve Kaçakçılığı Sorunlarının Araştırılarak Alınması Gereken Önlem- lerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyo- nunda” uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan veya bulundu- ranlar hakkında ceza ve infaz sistemimiz konusunda tebliğ. Kamer, Vehbi Kadri, 4-11 Şubat 2006 Tarihleri Arasında İngiltere’ye Yapılan Çalışma Ziyareti Raporu, 7 Şubat 2006 tarihinde Jonathan Joels ile Uyuşturucu Denetim Biriminde yapılan toplantı. Kamer, Vehbi Kadri, Denetimli Serbestlik Kararlarının İnfazı, Adalet Ya- yınevi, Hukuk Yayınları Dizisi 291, Ankara Ekim 2007.