hakemli makaleler Fatih BİLGİLİ
29TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (HGK), 11.04.2007 tarih, 2007/2-
206 Esas ve 2007/202 sayılı kararında,
düzenleyen tarafından bono-
ya (emre muharrer senet) düşülen “ciro edilemez” kaydının bononun
kambiyo senedi olma vasfını kaybetmesi sonucuna yol açmayacağı
neticesine ulaşarak, bu konudaki yerel mahkemenin direnme kararını
bozmuş ve 12. HD’nin kararındaki görüşüne iştirak etmiştir. Aşağıda-
ki çalışmada HGK’nın bonoda düzenleyenin “ciro edilemez” kaydına
ilişkin anılan bu kararı değerlendirilmektedir.
I. UYUŞMAZLIĞA KONU OLAY VE YEREL VE YÜKSEK
MAHKEMENİN KARARI
Uyuşmazlık konusu olayda, aradaki inşaat sözleşmesi gereği borç-
lu, borcu için 12 Milyar TL bedelli bir bono düzenlemiş ve alacaklıya
vermiştir. Borçlu bonoya “ciro edilemez” kaydı düşmüştür. Alacaklı
(lehtar) sözleşme gereği teslim etmesi gereken daireyi teslim etmediği
gibi düzenleyen (borçlu) aleyhine kambiyo senetlerine mahsus icra ta-
kibi yoluna girişmiştir.
Düzenleyen-borçlu (davacı), senedin üzerine “ciro edilemez” şerhi
yazılması nedeniyle bononun kambiyo senedi olma niteliğini yitirdiği
bu nedenle kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamaya-
cağını ileri sürerek şikayet yoluyla takibin iptaline ve ayrıca, davalının
*
Doç. Dr., Balıkesir Üniversitesi Bandırma İİBF İşletme Bölümü Ticaret Hukuku
Anabilim Dalı.
Terazi Aylık Hukuk Dergisi, Yıl 2, Sayı 14, Ekim 2007, s. 124-127.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU’NUN
BONODA “CİRO EDİLEMEZ”
KAYDINA İLİŞKİN
2007/202 NO’LU KARARI ÜZERİNE
BİR DEĞERLENDİRME
Fatih BİLGİLİ*
Fatih BİLGİLİ hakemli makaleler
30TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
kendi edimini yerine getirmeden icra takibi yaptığından bedelsizlik
nedeniyle itiraz yoluyla takibin durdurulmasına karar verilmesini is-
temiştir.
Lehtar-alacaklı (davalı), “ciro edilemez” kaydının sadece senedin
ciro edilmesini yasakladığını, senedin kambiyo senedi olma niteliğini
etkilemediğini, kendisinin de senedi ciro etmeden icraya koyduğunu
savunma olarak ileri sürmüştür.
Üsküdar 1. İcra Hukuk Mahkemesi, “ciro edilemez” kaydı nedeni
ile bononun teminat, müteselsil mesuliyet fonksiyonlarının ve tedavül
edebilme kabiliyetinin ortadan kalkması nedeniyle senedin kambiyo
senedi olma niteliğini yitirdiğini, adi senede dönüştüğü, bu nedenle
kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılamayacağı gerekçe-
leri ile icra takibinin iptaline, takibin iptali sebebiyle borca itiraz hak-
kında inceleme yapılmasına ve karar verilmesine yer olmadığına karar
vermiştir (20.02.2006 tarih ve 2006/74 Esas, 89 Karar no).
Lehtar-alacaklı (davalı), mahkemenin kararını temyiz etmiştir.
12. HD, “ciro edilemez” veya “emre yazılı değildir” şeklindeki ka-
yıtların bononun kambiyo senedi vasfını etkilemeyeceği ve böyle bir
bonoya dayalı olarak lehtarın, düzenleyen-borçlu (davacı) aleyhine
kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapabileceğini karar-
laştırarak yerel mahkemenin kararını bozmuştur (09.05.2006 tarih ve
2006/7431-10310 sayılı ilam).
Yerel mahkeme icra takibinin iptali kararında ısrar (direnme) et-
miş ve dava Yargıtay HGK’ya intikal etmiştir.
Yargıtay HGK kararda özetle:
“Somut olayda takip konusu bono üzerine düzenleyen tarafından “ciro
edilemez” şerhi konulmuş, lehtar tarafından senet ciro edilmemiş ve bizzat
icra takibine konu edilmiştir. Hal böyle olunca, bono üzerine konulan “ciro
edilemez” şerhinin senedin kambiyo senedi olma niteliğini engellemeyeceğin-
den Daire Bozması doğrudur.
Bu nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire
bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasa-
ya aykırıdır. Direnme kararı bozulmalıdır.
Öte yandan, davacı dava dilekçesinde yukarıda açıklanan şikayet nedenle-
ri ile birlikte itiraz nedenlerini de ileri sürmesine, şikayet nedenlerinin geçerli
hakemli makaleler Fatih BİLGİLİ
31TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
bulunmamasına göre, daha önce incelenmeyen itiraz nedenlerinin incelenip,
o yönden de olumlu-olumsuz bir karar verilmesi gerekir”.
II. DEĞERLENDİRME
A. TÜRK DOKTRİN VE YARGITAY KARARLARINDA
BONODA “CİRO EDİLEMEZ” KAYDI
TTK’nın 736. maddesinde emre yazılı senetler “Emre yazılı olan veya
kanunen böyle sayılan kıymetli evrak, emre yazılı senetlerdendir” şeklinde
tanımlanmıştır. Bu maddeye göre emre yazılı senetler, ya senedi dü-
zenleyen düzenleyenin (borçlunun) senet üzerine “emre yazılı” kaydını
yazmasıyla emre düzenlenebilmektedirler veya senet üzerinde emre
yazılı kaydı yazılmış olmasa dahi, söz konusu senedin kanunen emre
yazılı senet sayılmış olmasından dolayı emre yazılı senet olabilmek-
tedirler.
Emre yazılı senetler ciro yoluyla devredilirler veya tedavül
ederler.
Kambiyo senedi
olarak bono, poliçe ve çek gibi kanunen emre
yazılı senetlerdendir.
Bonoda ikili ilişki vardır.
Buna göre, bonoda
senedi düzenleyen ve lehtar vardır. Bu nedenle, bonoyu düzenleyen
kişi esas borçlu durumundadır ve poliçeyi kabul eden muhatap gibi
sorumludur (TTK m. 691). Bono kanunen emre yazılı senet olduğu için
ciro yoluyla devredilir.
Poroy, Reha/Tekinalp, Ünal, Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 17. bası, İstanbul 2006,
s. 73-75 kn. 92-96; Pulaşlı, Hasan, Kıymetli Evrak Hukuku, 8. bası, Ankara 2007, s. 49;
İmregün, Oğuz, Kıymetli Evrak Hukuku, 3. bası, İstanbul 2003, s. 14; Tuna, Ergun,
Ticaret Hukuku, Cilt: III Kıymetli Evrak Hukuku, İstanbul 1989, s. 34; Deryal, Yahya,
Ticaret Hukuku, 4. bası, Trabzon 2000, s. 151, 152.
Poroy/Tekinalp, s. 76 kn. 98; Pulaşlı, s. 49, 50; Kaçak, Nazif, Açıklamalı-İçtihatlı Tüm
Yönleriyle Bono Poliçe Çek, 2. bası, Ankara 2006, s. 37; İmregün, s. 14; Kayar, İsmail,
Kıymetli Evrak Hukuku, 3. bası, Ankara 2003, s. 12; Tuna, s. 38; Deryal, s. 152.
Türk hukukunda kambiyo senedi üç tanedir. Bunlar poliçe, bono ve çektir. Bkz.
Poroy/Tekinalp, s. 112, 113 kn. 166-168; Pulaşlı, s. 83.
Poroy/Tekinalp, s. 74 kn. 94; Pulaşlı, s. 49; İmregün, s. 14; Kayar, s. 12;Tuna, s. 35;
Deryal, s. 152.
Diğer kambiyo senetleri olan poliçe ve çekte ise üçlü ilişki vardır. Bkz. Poroy/Teki-
nalp, s. 243 kn. 409; s. 251 kn. 425; Pulaşlı, s. 161, 162, 188 vd.
TTK m. 690 uyarınca niteliğine aykırı düşmemek koşuluyla poliçeye ilişkin hüküm-
ler bonoya da uygulanacaktır. Bundan dolayı, emre yazılı senet olarak poliçenin
devir şekli ciro, bonoya da geçerlidir. Bkz. Poroy/Tekinalp, s. 247 kn. 420; Pulaşlı,
s. 167.
Fatih BİLGİLİ hakemli makaleler
32TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
Bononun düzenlenmesinde senede isteğe bağlı olarak bazı ka-
yıtlar düşülebilir.
Örneğin protestodan muafiyet kaydı, bedel kaydı,
ihbardan vazgeçme kaydı gibi. Bonoya atılabilecek kayıtlardan birisi
de düzenleyen tarafından yazılan “emre değildir” veya “ciro edilemez”
kayıtlarıdır (TTK m. 593 f. 2). İsteğe bağlı olarak bonoya koyulan tüm
bu kayıtların belli bir anlam ve amacı vardır.
Kambiyo senetlerinin temlik amaçlı cirosunda cironun fonksiyon-
larından birisi de garanti (teminat) fonksiyonudur
(TTK m. 597). Ci-
ronun bu fonksiyonu maddede “Aksine şart bulunmadıkça, ciranta, poli-
çenin kabul edilmemesinden ve ödenmemesinden mesuldür” şeklinde ifade
edilmiştir. Garanti fonksiyonu hukuken geçerli bir devirle başlar ve
muhatap tarafından ödeme yapılıncaya kadar devam eder. Zamanaşı-
mı veya hakkı koruyucu işlemlerin yapılmaması hallerinde sona erer.
Müracaat hakkının kullanılmaması durumu ortaya çıkmışsa müracaat
borçlusunun yapacağı ödemeyle garanti fonksiyonu son bulacaktır.
Kambiyo senetlerinin temlik amaçlı cirosunda ciranta garanti bor-
cunu iki şekilde ortadan kaldırabilir.
10
İlkin, cirantanın poliçenin (bononun) kabul edilmemesinden veya
ödenmemesinden sorumlu olmayacağını poliçe (bono) üzerine yaza-
rak senetten doğan sorumluluğunu bertaraf edebilir (TTK m. 597 f. 1).
Buna sorumsuzluk veya ademi mesuliyet kaydı adı verilmektedir. Bu-
nun için bir takım ifadeler kullanılmaktadır. Örneğin, “bila mesuliyet”,
“bila teminat”, “ödenmemeden sorumlu değilim”, “kabulden sorumlu deği-
lim” gibi şerhler koyarak ciranta sorumluluğunu ortadan kaldırabilir.
Diğer yandan, “ciranta poliçenin tekrar ciro edilmesini yasak edebilir”
(TTK m. 597 f. 2). Cirantanın, poliçenin (bononun) tekrar tekrar ciro
edilmesini yasaklayarak da, bu yasağa rağmen poliçeyi ciro yoluyla
Bu kayıtlar şöylece sıralanabilir: Bedel kaydı, karşılık kaydı, ihbar (avis) kaydı, he-
saba kaydı, ihbardan vazgeçme kaydı, olumsuz emre (rekta) kaydı, düzenleyenin
kabul etmemeden, cirantaların kabul etmeme ve ödemeden sorumsuzluğu kaydı,
cirantanın tekrar ciroyu yasaklaması kaydı, ikametgah ve adres kaydı, kabule arz
yasağı kaydı, masrafsız iade kaydı, araya girme kaydı, nüsha kaydı, aynen ödeme
kaydı, tahkim ve yetki kaydı. Bu konuda bkz. Poroy/Tekinalp, s. 134, 135 kn. 217;
Pulaşlı, s. 108-115.
Temlik cirosunda cironun fonksiyonlar için bkz. Poroy/Tekinalp, s. 160-169 kn.
266-275; Pulaşlı, s. 143-146; Kaçak, s. 257; İmregün, s. 75, 76; Kayar, s. 62-64; Tuna, s.
160-168.
10
Poroy/Tekinalp, s. 168 kn. 273, 274; Pulaşlı, s. 146;İmregün, s. 76; Kayar, s. 63;Tuna,
s. 164.
hakemli makaleler Fatih BİLGİLİ
33TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
devralan kişilere karşı temlik cirosunda garanti fonksiyonunun doğur-
duğu sonuçlardan (yükümlülüklerden) kurtulması mümkündür.
Cirantanın “ciro edilemez” kaydını koyabilmesi gibi düzenleyen de
TTK m. 593 f. 2 uyarınca aynı nitelikte kayıtlar koyabilir.
11
Nitekim
bu, maddede “Keşideci poliçeye: ‘emre yazılı değildir’ kelimelerini veya aynı
manayı ifade eden bir kaydı dercetmişse, poliçe ancak alacağın temliki yolu ile
devrolunabilir ve bu devir alacağın temlikinin hukuki neticelerini doğurur”
şeklinde ifade edilmiştir.
Poliçe, bono ve çek kanunen emre yazılı senetlerdendir.
12
Bu senet-
ler üzerine ciranta tarafından konulan ciro edilemeyeceği kaydı senedi
nama yazılı bir kambiyo senedi haline getirmemektedir.
13
Buna karşın
TTK m. 593 f. 2’nin açık ifadesi gereği düzenleyen tarafından konulan
“emre değildir” veya “ciro edilemez” şeklindeki menfi emre kayıtları se-
nedi nama yazılı hale getirmektedir.
14
Düzenleyen tarafından konan menfi emre kaydıyla nama yazılı
hale gelen senedin
15
ciro yoluyla devri imkanı ortadan kalkmaktadır.
Alacağın temliki yolu ile devredilebilirler. Alacağın temlikine tabi ol-
manın sonucu olarak, senet borçlusu devredene karşı sahip olduğu
tüm defileri devralana karşı da ileri sürebilecektir.
Yargıtay kararlarında da istikrarlı bir şekilde, düzenleyen tara-
fından bonoya koyulan “ciro edilemez” kaydının senedin bono yada
kambiyo senedi olma özelliğini etkilemeyeceği, bu durumda bononun
devrinin alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı ve lehtarın düzen-
leyene karşı kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yoluna başvurabi-
leceği belirtilmiştir:
“TTK’nın 593’üncü maddesi uyarınca, “emre yazılı değildir” veya bu
manayı ifade eder” şeklinde mesela “ciro edilemez” şeklindeki ibarenin ya-
11
Poroy/Tekinalp, s. 135 kn. 217; Pulaşlı, s. 110.
12
Poroy/Tekinalp, s. 74 kn. 94; Pulaşlı, s. 49; İmregün, s. 14; Kayar, s. 12; Tuna, s. 35;
Deryal, s. 152.
13
Poroy/Tekinalp, s. 168 kn. 273, 274; Pulaşlı, s. 146; İmregün, s. 76; Kayar, s. 63;
Tuna, s. 164.
14
Poroy/Tekinalp, s. 61 kn. 68; s. 74 kn. 94; s. 135 kn. 217 Pulaşlı, s. 110; Öztan, Fırat,
Kıymetli Evrak Hukuku, 2. bası, Ankara 1997, s. 483; Kaçak, s. 37; İmregün, s. 55; Ka-
yar, s. 53.
15
Nama yazılı senetler hakkında geniş bilgi için bkz. Poroy/Tekinalp, s. 61 vd. kn.
68-91; Pulaşlı, s. 37 vd.; Domaniç, Hayri, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, Cilt: IV, Kıymetli
Evrak Hukuku ve Uygulaması, İstanbul 1990, s. 47 vd.
Fatih BİLGİLİ hakemli makaleler
34TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
zılması, o senedin kambiyo senedi niteliğini etkilemez ve bu senede istinaden
lehdarın borçlu aleyhine bu senetlere mahsus usul gereği takip yapma hakkını
ortadan kaldırmaz. Bunun hilafına merci kararında yer alan gerekçede isabet
yoktur.
Ancak, olayda böyle bir şerhi muhtevi bonoyu “ciro” yolu ile elde eden
kişinin, 163 örnek ödeme emri tebliğ ettirmesi ve bu yolda takip açması caiz
değildir. Zira TTK’nın 593. maddesinin 2. fıkrası hükmü uyarınca, böyle bir
kaydı taşıyan bono ancak alacağın temliki yolu ile ve BK’nın 162. maddesine
uygun şekilde devrolunabilir ve bu devir alacağın temlikinin hukuki sonuç-
larını doğurur. Alacaklının kambiyo senedine mahsus özel yol ile açtığı taki-
bin itiraz üzerine bu nedenlerle iptaline karar verilmesi yerindedir ve İİK’nın
170/a maddesi de bunu amirdir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle alacaklı vekilinin yerinde görülme-
yen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan merci kararının İİK’nın 366
ve HUMK’nın 438. maddeleri uyarınca onanmasına…”
16
“Senedin ciro edilemeyeceğinin protokolle kararlaştırılması hatta senede
yazılması, bononun vasfını ve takibini etkilemeyeceği, kaldı ki, takibin letdar
tarafından düzenleyen aleyhine yapıldığı nazara alınmadan itirazın kabul
olunması isabetsiz, temyiz itirazları yerinde olmakla merci kararının İİK’nın
366 ve HUMK’nın 428’inci maddeleri uyarınca bozulmasına , 27.3.1984 gü-
nünde, oy birliği ile karar verildi.”
17
“Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete verdiği nakit karşılığı düzen-
lenen toplam (15.000.000) TL’lik iki adet senede dayalı olarak yaptıkları icra
takiplerinin, senetlerin kambiyo senedi olmadığından bahisle iptal edildikleri-
ni, davalının imzaya ve borca bir itirazı olmadığını ileri sürerek (15.000.000)
TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin üstlendiği kömür dekapaj işinin yürütülme-
sinde sunacağı teknik müşavirlik hizmetlerine karşılık senetleri aldığını kabul
eden davacının bir hizmet sunmadığını, yine taşeronluk sözleşmesinin de ye-
rine getirilmediğini, bu nedenle senetlerin karşılıksız kaldıklarını savunarak
davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bonolara konulan “ciro edilemez” şerhinin senedin, bono
olma niteliğini etkilemeyeceği, bononun davacı tarafından imzalanan ibra-
16
12. HD, 20.10.1981 ve 6012/7655 sayılı karar (Kaçak, s. 100).
17
12. HD, 27.03.1984 ve 292/3634 sayılı karar (Kaçak, s. 92).
hakemli makaleler Fatih BİLGİLİ
35TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
name başlıklı belgede belirtilen iş için müşavirlik hizmetine karşılık verildiği,
davacının bu iş ile ilgili olarak herhangi bir müşavirlik hizmeti yaptığını ka-
nıtlayamadığı, bonolardaki ihdas nedeni (malen) olmasına göre nakit ver-
diğini iddia ederek bono metnini talil eden davacının nakit verdiğini yazılı
delil ile kanıtlayamadığı, hatırlatmaya rağmen yemin teklifinde bulunmadığı
gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle geciktirici sebeplere ve de-
lilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün
temyiz itirazları yerinde değildir.”
18
B. KİŞİSEL GÖRÜŞÜMÜZ
Yargıtay HGK kararına konu olan olayda takip konusu yapılan
bono üzerine düzenleyen tarafından “ciro edilemez” kaydı konulmuş-
tur. Bono lehtar tarafından ciro edilmemiş ve bizzat icra takibine konu
edilmiştir. Bu durumda icra konusu senet (bono) TTK m. 593 f. 2’nin
açık hükmü gereği kambiyo senedi vasfını yitirmemiştir. Olaydaki
bono nama yazılı bir senettir. Dolayısıyla lehtar bu bonoyla icra ta-
kibi yapabilecektir. Bu nedenle, gerek TTK m. 593 f. 2’nin açık ifadesi
karşısında gerekse de öğreti görüşü ve Yargıtay uygulaması ışığında
düzenleyen tarafından “ciro edilemez” kaydının düşülmesinden dola-
yı senedin kambiyo senedi niteliğini yitirerek adi senede dönüştüğü
ve neticede icra takibinin iptali yönünde karar veren icra mahkemesi
kararına katılma imkanı yoktur ve kanımızca Yargıtay Özel Daire ve
HGK kararı isabetli görünmektedir.
III. SONUÇ
Bono kanunen emre yazılı senetlerdendir. Bonoda, bulunması ge-
reken zorunlu şekil şartları yanında isteğe bağlı bazı kayıtlar da konu-
labilir. İsteğe bağlı koyulan kayıtlardan birisi de ciranta veya düzen-
leyen tarafından “ciro edilemez” şerhidir. Cirantanın bu şekilde bonoya
koyduğu kaydın sonucu, düzenleyenin aynı şekilde koyduğundan
farklı sonuca yol açmaktadır. Cirantanın “ciro edilemez” kaydı kendin-
den sonrakilere karşı cironun garanti fonksiyonundan doğan sorum-
18
11.HD, 25.04.1989 ve 5961/2595 sayılı karar (Kaçak, s. 98).
Fatih BİLGİLİ hakemli makaleler
36TBB Dergisi, Sayı 78, 2008
luluklarını ortadan kaldırır. Ancak bononun vasfında bir değişikliğe
yol açmaz. Yani bono yine emre yazılı senet olarak kalır. Buna karşın
düzenleyenin bonoya düştüğü “ciro edilemez” kaydı senedin kambiyo
senedi vasfında bir değişikliğe yol açmasa bile senedin nama yazılı
bonoya dönüşmesine yol açar (TTK m. 593 f. 2). Bu durumda bono ala-
cağın temliki hükümlerine tabi olur ve bu ölçüye göre devredilir. Ve
tabi ki bono alacaklısının (lehtarın) kambiyo senetlerine mahsus takip
yoluna başvurmasına bir engel yoktur.