hakemli makaleler Gamze TURAN
87TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Giriş
Teknolojideki hızlı gelişmeler, beraberinde farklı iletişim araçla-
rının kullanımını hayata geçirmiştir. Bu anlamda özellikle bilgisayar
teknolojisindeki gelişmeler, internetin bireyler arasındaki hukuki iliş-
kilerin kurulmasında bir araç olarak kullanılmaya başlanmasını bera-
berinde getirmiştir. Bireyler arasındaki hukuki ilişkilerin internet vası-
tasıyla kurulması neticesinde, elektronik ticaret ve bu ticari ilişkilerin
gerçekleştirilmesinin aracı olarak elektronik sözleşme kavramaları or-
taya çıkmıştır.
İnternetin dünyanın her yerinden erişilebilen uluslararası bir ağ
olması, internet üzerinden uluslararası nitelikli sözleşmelerin kurul-
masını daha kolay hale getirmektedir. Zira internet, uluslararası sınır-
ları ortadan kaldırarak, birçok farklı ülke vatandaşları arasında sözleş-
mesel ilişkiler kurulmasına imkân vermektedir.
İnternet üzerinden kurulan elektronik sözleşmelerin birden çok
ülkeyi ilgilendirir nitelikte olması halinde, bu sözleşmelere hangi ülke
hukukunun uygulanacağı hususu gündeme gelmektedir.
ELEKTRONİK SÖZLEŞMELER VE
ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERE
UYGULANACAK HUKUKUN TESPİTİ
Gamze TURAN*
* Ar. Gör., Çankaya Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı.
Gamze TURAN hakemli makaleler
88TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
I. Elektronik Ticaret (E-Ticaret) ve Elektronik Sözleşmeler
A. Elektronik Ticaret (E-Ticaret) Kavramı
1. Genel Olarak
Elektronik sözleşmeler, elektronik ticaret ile ilgili hukuki ilişkilerin
gerçekleştirilmesinin bir aracı olduklarından, elektronik sözleşmeleri
incelemeye geçmeden önce genel hatları ile elektronik ticaret kavramı
üzerinde durulacaktır.
Elektronik ticaret, mal veya hizmetlerin elektronik ortamda, üreti-
mine, pazarlanmasına, satımına ve dağıtımına yönelik gerçekleştirilen
ticari işlemlerin bütünü olarak tanımlanabilir.
1
Yukarıda yapılan tanımdan da anlaşıldığı üzere elektronik ticaret
kavramı, “elektronik ortam” ve “ticari işlem” olmak üzere iki unsur ihti-
va etmektedir.
Elektronik ortam, telefon, teleks, faks, elektronik posta gibi tüm
elektronik iletişim araçlarını kapsayacak kadar geniş bir kavramdır.
Ancak söz konusu olan elektronik ticaret olduğunda, uzun zamandan
beri kullanmakta olduğumuz faks, telefon, teleks gibi iletişim araçları-
nı da, internetin doğumu ile birlikte hukuk hayatına giren elektronik
ticaretin içinde saymak gerekir mi, sorusu akla gelmektedir. Elektro-
nik Ticaret Koordinasyon Kurulu tarafından yapılan elektronik ticaret
tanımında, telefon, faks, televizyon, bilgisayar, EDI
2
ve internet gibi
ticari işlemleri kolaylaştıran her türlü teknolojik ürünlerin elektronik
ticaretin gerçekleştirilmesinde araç olarak kullanılabileceği belirtil-
miştir.
3
Ancak elektronik ticaret kavramı, internetin ticari işlemlerde
kullanılmasıyla birlikte ortaya çıktığından ve esas olarak internet üze-
rinde yapılan ticari işlemleri ifade etmek üzere kullanıldığından, her
türlü iletişim aracıyla değil, yalnızca bilgisayar ağları aracılığıyla ku-
1
Kocasakal Özdemir, Hatice, Elektronik Sözleşmeden Doğan Uyuşmazlıkların Çö-
zümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkemenin Tespiti, İstanbul, 2003,
s. 5; Güngör, Gülin, “Yeni Düzenleme Çalışmalarında Elektronik Akitlerin Kuruluşu ve
Click-wrap Yazılım Lisansı Sözleşmelerinde Hukuk Seçimi Kaydı”. AÜHFD, 2002, C. 51,
Sy. 1, s. 19; Altınışık, Ulvi, Elektronik Sözleşmeler, Ankara, 2003, s. 25; Sözer, Bü-
lent, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul, 2002, s. 21.
2
EDI hakkında ayrıntılı bilgi için bkz., s. 6.
3
http://www.e-ticaret.gov.tr/tanim/tanim.htm, (E.T: 15.01.2008).
hakemli makaleler Gamze TURAN
89TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
rulan ticari ilişkilerin elektronik ticaret adı altında incelenmesi yerinde
olacaktır.
4
Elektronik ticaret kavramı bünyesinde yer alan ticari işlemlerin
kapsamının belirlenmesinde görüş farklılıkları bulunmaktadır. Tica-
ri işlem ve faaliyetleri dar yorumlayan bir görüş, yalnızca elektronik
yoldan perakende satış ve teslim ile ilgili işlemlerin bu kapsamda ol-
duğunu kabul etmektedir.
Ancak elektronik ticareti yalnızca tüketi-
cilere yönelik satışlar olan perakende satış işlemleri ile sınırlamak bu
kavramın kapsamını çok daraltacaktır. Nitekim elektronik ticaret kap-
samında her iki tarafın tacir ya da tüketici olduğu ticari işlemler de bu-
lunmaktadır. Dolayısıyla mal satışının yanında, mal veya hizmetlerin
gelir elde etmek üzere el değiştirmesine yönelik üretim, pazarlama,
reklâm gibi faaliyetlerin de ticari işlem olarak kabul edilmesi gerek-
mektedir.
2. Elektronik Ticaret Türleri
Elektronik ticaretin türleri, elektronik ticarete konu olan ürünlerin
niteliği ve elektronik ticarete taraf olan kişilerin sıfatı dikkate alınarak
tasnife tabi tutulabilir.
a. Elektronik Ticarete Konu Olan Ürünlerin
Niteliği Bakımından
Giyim, gıda, mobilya, kitap, kaset, film, bilgisayar programları, be-
lirli konularda danışmanlık hizmetleri gibi her türlü ürün ve hizmet-
lerin elektronik ticarete konu olması mümkündür. Bu ürün ve hizmet-
lerin niteliğine bağlı olarak ifalarının internet ortamında gerçekleşip
gerçekleşmemesine göre doğrudan ve dolaylı elektronik ticaret ayrımı
söz konusu olmaktadır.
T
4
Altınışık, s. 25–26; Kocasakal Özdemir, s. 12; Gezder, Ümit, Mukayeseli Hukuk Açı-
sından İnternette Akdedilen Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul, 2004,
s. 9.
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 6.
Kocasakal Özdemir, s. 8–9.
T
Altınışık, s. 26; Kocasakal Özdemir, s. 25.
Gamze TURAN hakemli makaleler
90TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
aa. Dolaylı Ticaret
Dolaylı ticaret, sözleşmenin kuruluşunun internet ortamında ger-
çekleştiği, ancak sözleşmeden doğan mal veya hizmet teminine ilişkin
edimlerin fiziksel ortamda ifa edildiği ticari işlemlerdir.
Elektronik ticaretin konusunun, cep telefonu, kitap, kaset, gibi fi-
ziksel (maddi) bir ürün olması halinde dolaylı ticaret söz konu olacak-
tır.
Dolayısıyla bu ürünlerin alıcıya teslimine kadar olan aşamaların
internet ortamında gerçekleşmesi mümkün iken, teslim işleminin in-
ternet ortamında gerçekleşmesi mümkün olmayacaktır.
bb. Doğrudan Ticaret
Doğrudan ticaret, sözleşmenin hem kuruluşunun, hem de sözleş-
meden doğan, mal veya hizmet teslimine ilişkin edimlerin ifasının in-
ternet ortamında gerçekleştirildiği ticari işlemlerdir.
10
Doğrudan ticaretin konusunu, bilgisayar programları gibi dijital
hale getirilerek dünya çapında dağıtılabilen, yüklenebilen, kullanılabi-
len, kopya edilebilen ürünler ile belirli konularda danışmanlık yapıl-
ması veya bilgi verilmesi hizmetleri gibi maddi olmayan ve buna bağlı
olarak fiziksel bir temas olmadan internet ortamında ifa edilmeye el-
verişli mal veya hizmetler oluşturmaktadır.
11
b. Ticari İlişkinin Tarafları Açısından
Elektronik ticaret, ticari ilişkiye taraf olanların sıfatına göre; tacir-
ler arası işlemler (business to business, B2B), tacirlerle tüketiciler arası
Kırca, Çiğdem, “İnternette Sözleşme Kurulması”, BATIDER, 2000, C.XX, Sy. 4, s. 101;
Güngör, Elektronik Akitlerin Kuruluşu, s. 21; Kocasakal Özdemir, s. 26; Altınışık,
s. 26; Sözer, s. 21; Özel, Sibel, “Sözleşmesel İlişkide MÖHUK m. 24/II’de Öngörü-
len Objektif Bağlama Kuralının Mukayeseli Hukuk Açısından Değerlendirilmesi”,
MHB, 2002, S. 2, s. 610.
Kocasakal Özdemir, s. 26; Elektronik Ticaret Hukuk Çalışma Grubu Raporu
(http://www.e-ticaret.gov.tr/raporlar/hukuk.htm, E.T: 17.01.2008).
10
Kırca, s. 100-101; Rüssmann, Helmut, “İnternette Hukuki İşlemler: Hukuki Geçerliliği
ve İspat(Alman Hukukuna Göre)”, (Çev. Özekes, Muhammet), Uluslar arası İnternet
Hukuku Sempozyumu- 2001, İzmir, 2002, s. 326; Kocasakal Özdemir, s. 27; Sözer, s.
21.
11
Kocasakal Özdemir, s. 26; Rüssmann, s. 326; Kırca, s. 100–101.
hakemli makaleler Gamze TURAN
91TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
işlemler (business to consumer, B2C), tüketiciler arası işlemler (consu-
mer to consumer, C2C) tacirlerle idare arası işlemler (business to admi-
nistration, B2A) gibi ayrıma tabi tutulmaktadır.
12
aa. Tacirler Arası İşlemler
Tacirler arası işlemler, internet üzerinde gerçekleşebileceği gibi,
genellikle aralarında sürekli iş ilişkisi olan, dolayısıyla birbirini tanı-
yan taraflar arasında kurulan kapalı ağ (intranet) sistemi üzerinde de
gerçekleştirilebilir.
13
Tacirler arası işlemlerle, bir ürünün imalatçısı veya toptancısı ta-
rafından hazırlanan kataloglarının sanal ortamda incelenmesi, ürünün
siparişi ve ödeme işlemlerinin gerçekleştirilmesi mümkündür.
14
Tacirler arası işlemler hem EDI (elektronik veri değişimi, electro-
nic data interchange) sisteminde hem de elektronik pazar yerlerinde
gerçekleştirilebilir. EDI bilgi ve belgelerin, insan faktörü olmaksızın,
bilgisayar ağları yardımıyla bilgisayarlar arasında otomatik olarak de-
ğişimine imkân sağlayan bir sistemdir.
15
Elektronik pazaryerleri ise,
çeşitli işletmelerin, mal veya hizmetlerini tanıtmalarına ve bunları sat-
malarına, ihtiyaç duydukları ürünleri satın almalarına imkân veren ve
web sitesi şeklinde oluşturulmuş sanal ticaret merkezleridir.
16
bb. Tacirler ile Tüketiciler Arasındaki İşlemler
Tüketici işlemleri, kişisel veya ailevi ihtiyaçları karşılamak üze-
re yapılan mal ve hizmet teminine ilişkin işlemlerdir.
17
Tüketiciler bu
işlemleri internet üzerinde de yapabilir. Bu amaçla internet ortamın-
da sipariş verebilir, satın alabilir ve ödeme yapabilirler. Örneğin, bir
mağazanın sunduğu ürünleri o mağazanın web sitesi üzerinden satın
alabilirler.
12
Altınışık, s. 30; Kocasakal Özdemir, s. 27.
13
Kocasakal Özdemir, s. 28.
14
Güngör, Elektronik Akitlerin Kuruluşu, s. 20; Altınışık, s. 31.
15
Gezder, s. 11; Kocasakal Özdemir, s. 29; Altınışık, s. 30; Sözer, s. 90; Özel, s. 613.
16
Kocasakal Özdemir, s. 31.
17
Kocasakal Özdemir, s. 32. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanununda tüketici
işlemi, mal veya hizmet piyasalarında tüketici ile satıcı-sağlayıcı arasında yapılan
her türlü hukuki işlem olarak tanımlanmıştır(m. 3/h).
Gamze TURAN hakemli makaleler
92TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
cc. Tüketiciler Arası İşlemler
Tüketiciler arası ticari işlemler uygulamada en çok internet orta-
mında gerçekleştirilen açık artırmalar şeklinde görülür.
18
Bu uygulama
ilk olarak bazı arama motorları tarafından başlatılmış, daha sonra bu
amaca hizmet edecek özel web siteleri kurulmuştur. Örneğin, www.
ebay.com, www.gittigidiyor.com bu amaçla faaliyet gösteren siteler-
dir.
dd. Taraflardan Birinin İdare Olduğu İşlemler
E- devlet projesinin hayata geçirilmesi ile birlikte resmi bir takım
işlemler internet aracılığıyla gerçekleştirilebilmektedir. Örneğin, tapu,
nüfus, vergi idareleri gibi resmi kurumların işlemlerinin büyük çoğun-
luğu internet üzerinden yapılmaktadır. Bu işlemler ticari nitelikte ol-
madığından bu konu kapsamında incelenmeyecektir.
B. Elektronik Sözleşmeler
1. Elektronik Sözleşme Kavramı ve Türleri
Elektronik sözleşmeler, elektronik ortamda internet araçları kulla-
nılarak yapılan sözleşmeler olarak ifade edilebilir.
19
Elektronik sözleş-
me kavramında yer alan elektronik deyimi, sözleşmenin kuruluşu ve/
veya ifasında kullanılan araçları ifade eder. Dolayısıyla sırf bu özel-
liği nedeniyle elektronik sözleşmeler şeklinde ayrı ve kendine özgü
bir sözleşme kategorisi yaratıp, bu sözleşmelere uygulanacak özel ku-
rallar oluşturulmasına ihtiyaç yoktur. Borçlar Hukuku’nda yer alan,
sözleşmelerin kuruluşuna, geçerliliğine ve ifasına ilişkin hükümler
niteliğine uygun düştüğü ölçüde elektronik sözleşmelere de uygula-
nabilecektir.
20
Konusu bakımından elektronik sözleşmeler, mal satımına, dijital
ürün satımına ve hizmet sunumuna yönelik elektronik sözleşmeler
olarak ayrıma tabi tutulmaktadır.
21
18
Kocasakal Özdemir, s. 33.
19
Sözer, s. 89; Altınışık, s. 33.
20
Kocasakal Özdemir, s. 37.
21
Altınışık, s. 33–34; Kırca, s. 100–101.
hakemli makaleler Gamze TURAN
93TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Mal satımına yönelik sözleşmelerde, kitap, oyuncak, giysi gibi her
çeşit malın satımı söz konusudur. Bu sözleşme türünde, sözleşme in-
ternette kurulmakta, ancak sözleşmenin ifası posta veya kurye gibi alı-
şılagelmiş yöntemlerle yapılmaktadır.
22
Dijital ürün satımına yönelik sözleşmelerde, sözleşmenin hem ku-
ruluş hem de ifası internet üzerinde gerçekleşmektedir. İnternet veri
bankası sözleşmesi olarak da nitelendirilen
23
bu sözleşmelerin konusu
yazılım, melodi, film, makale, kitap gibi elektronik ortamdaki ürünle-
rin veri bankasından alınıp, alıcının bilgisayarına yüklenmesine iliş-
kindir.
24
Hizmet sunumuna yönelik sözleşmeler, konusu bir hizmetin ye-
rine getirilmesi olan sözleşmelerdir. Bu sözleşmelerde hizmet edimi
internet ortamında ifa edilmektedir.
25
Örneğin, uçak, konser, sinema
bileti temini, otel rezervasyonu yapılması, bankacılık hizmetleri gibi.
2. Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşu
a. Genel Olarak
Borçlar Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca, sözleşme, iki tarafın
karşılıklı ve birbirine uygun iradelerini açıklamaları ile kurulur. Klasik
sözleşmelerde olduğu gibi, elektronik sözleşmelerin de kurulabilmesi
için tarafların karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının bulun-
ması gerekmektedir.
Tarafların fiziksel olarak bir arada bulunduğu durumlarda, taraflar
sözleşmenin kuruluşuna ilişkin beyanlarını birbirlerinin yüzüne karşı
açıkladıkları için, tarafların iradelerini birbirine iletmesini sağlayacak
araçlara ihtiyaç duyulmaz. Ancak tarafların bir arada bulunmadığı
durumlarda tarafların sözleşmenin kuruluşuna yönelik iradelerinin
birbirlerine iletilmesini sağlayacak araçlara ihtiyaç vardır. Teknolo-
jik gelişmelere paralel olarak, önce telefon, telgraf, daha sonra teleks
ve faks hazır olmayanlar arasında sözleşmelerin kuruluşunda kulla-
nılmıştır. Bu gün artık bilgisayar teknolojisinin gelişmesi neticesinde
22
Kırca, s. 101; Altınışık, s. 33.
23
Kırca, s. 100.
24
Altınışık, s. 33; Kırca, s. 100.
25
Kırca, s. 101; Altınışık, s. 34.
Gamze TURAN hakemli makaleler
94TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
internet aracılığıyla da sözleşmenin kuruluşuna ilişkin beyanların ile-
tilmesi mümkün hale gelmiştir.
Elektronik sözleşmeler her ne kadar yeni bir takım iletişim
araçları kullanılarak kurulsa dahi, Borçlar Kanunu’nda yer alan sözleş-
menin kuruluşuna ilişkin kurallar uygun düştüğü ölçüde elektronik
sözleşmeler için de uygulama alanı bulacaktır.
26
b. Elektronik Sözleşmelerin Kuruluş Aşamasında
Gösterdiği Özellikler
Sözleşmeler, iradenin açıklanması ile karşı tarafa ulaşması arasın-
da bir zaman aralığı bulunup bulunmamasına göre, hazırlar arası ve
hazır olmayanlar arası sözleşmeler olarak farklı gruplara ayrılabilir.
Hazırlar arası sözleşmeler, tarafların sözleşmenin kuruluşuna iliş-
kin beyanlarını birbirinin yüzüne karşı açıkladıkları sözleşmelerdir.
Hazır olmayanlar arası sözleşmeler ise, sözleşmenin kuruluşuna iliş-
kin iradelerin açıklanması ile bunların muhatabına ulaşması arasında
bir zaman aralığının olduğu sözleşmelerdir.
27
Sözleşmelerin hazırlar arasında yapılıp yapılmadığını belirleyen
unsur tarafların fiziksel olarak bir arada bulunmaları değil, tarafların
karşılıklı olarak birbirlerinin beyanlarını anında öğrenme ve buna kar-
şı cevap verme imkânlarının bulunup bulunmadığıdır.
28
Elektronik sözleşmelerin hazırlar veya hazır olmayanlar arası söz-
leşme olarak nitelendirilmesi, bu sözleşmelerin kuruluşunda kullanılan
araçlara bağlı olarak değişmektedir. Kullanılan araçlar, sözleşmenin
kuruluşuna ilişkin beyanların anında karşı tarafa ulaşmasına imkân
veriyorsa hazırlar arası bir elektronik sözleşme söz konusudur. Örne-
ğin, internet ses telefonu ile veya video konferans aracılığıyla yapılan
sözleşmeler hazırlar arası elektronik sözleşmelerdir Buna karşılık kul-
lanılan araçlar tarafların irade beyanlarının belirli bir zaman aralığın-
dan sonra muhataba ulaşması sonucu doğuruyorsa hazır olmayanlar
26
Öngören, Gürsel, İnternet Hukuku, İstanbul, 2006, s. 94; Kocasakal Özdemir, s. 39.
27
Oğuzman, Kemal/Öz, Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 3. bs., İstanbul,
2000, s. 57; Eren, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8. bs., İstanbul, 2003, s.
123.
28
Oğuzman/Öz, s. 57.
hakemli makaleler Gamze TURAN
95TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
arası bir elektronik sözleşmeden söz edilir. Örneğin, elektronik posta
ile yapılan sözleşmeler bu niteliktedir.
29
Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da mesafeli sözleşmeler,
“yazılı, görsel, telefon ve elektronik ortamda veya diğer iletişim araçları kul-
lanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya gelinmeksizin yapılan ve malın veya
hizmetin tüketiciye anında veya sonradan teslimi veya ifası kararlaştırılan
sözleşmeler” şeklinde tanımlanmak suretiyle, elektronik sözleşmeler bir
anlamda mesafeli sözleşme kapsamına da alınmıştır.
Elektronik sözleşmelerin bir kısmı kuruluş şekli bakımından ilti-
hakî (katılmalı) sözleşme niteliği taşımaktadır. İltihakî sözleşmelerde,
sözleşme şartlarının bir kısmını ya da tamamını taraflardan biri önce-
den belirlemiş olup, diğer tarafın sözleşmeyi bu şartlar altında yapmak
veya sözleşmeyi yapmaktan vazgeçmekten başka seçeneği bulunma-
maktadır. Bu tür sözleşmelerde taraflar sözleşmenin içeriği ve şartları
üzerine görüşüp müzakere etmezler.
30
Elektronik sözleşmelerden ise
özellikle web sitesi üzerinden kurulan sözleşmelerde, sözleşme şartla-
rı sitenin sahibi tarafından tek taraflı olarak hazırlanmakta ve muhata-
ba bu şartlar üzerinde müzakere etme imkânı tanınmamaktadır. Genel
işlem şartları olarak nitelendirilen bu şartlar karşısında, muhatabın iki
seçeneği vardır: Ya sözleşmeyi bu şartlar altında yapmak ya da bu söz-
leşmeyi yapmaktan vazgeçmek.
31
c. Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin Beyanlar
aa. İcap ve Kabul
Bir sözleşmenin yapılması için açıklanması gereken ilk irade be-
yanı icap, diğeri ise kabuldür. İcap, sözleşme yapma teklifini içeren ve
karşı tarafa yöneltilmesi gereken bir irade beyanıdır.
32
29
Kırca, s. 108–109; Rüssmann, s. 329; Öngören, s. 95; Gezder, s. 113-114; Özsunay, Er-
gun, “Uluslararası Çalışmaların ve Bazı Ulusal Düzenlemelerin Işığında Elektronik Tica-
ret ve E-Sözleşmelerin Temel Sorunları”, Uluslararası İnternet Sempozyumu–2001, İzmir,
2002, s. 131; Şenocak, Zarife, “İnternette Kurulan Açık Artırma İle Satım Sözleşmesi”,
AÜHFD, 2001, C. 50, Sy. 3, s. 105.
30
Eren, s. 197.
31
Güngör, Elektronik Akitlerin Kuruluşu, s. 34–35; Sözer, s. 115–116.
32
Oğuzman/Öz, s. 49; Eren, 219,228; Tekinay, Selahattin Sulhi/Akman, Sermet/Bur-
cuoğlu, Haluk/Altop, Atilla, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, C. 1, 5.bs., İstanbul,
1985, s. 108.
Gamze TURAN hakemli makaleler
96TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Bir irade beyanın icap sayılabilmesi için, karşı tarafın kabul beyanı
ile sözleşmenin kurulmasına imkân verecek nitelikte olmalıdır. Dola-
yısıyla sözleşmenin bütün esaslı unsurlarını içermesi gerekir. Sözleş-
menin esaslı unsurlarını içermeyen bir teklif icaba davet olarak nite-
lendirilebilir. Nitekim bu halde karşı tarafın kabul beyanı sözleşmenin
kurulmasını sağlamaya yetmeyecektir.
33
İcabın varlığı için gerekli unsurlardan bir diğeri, icabı yapanın
icabı ile bağlı kalmak niyetinde olmasıdır. İcabı yapanın icabı ile bağlı
olmak niyetinde olmadığı anlaşılıyorsa, yine icaba davet söz konusu
olacaktır.
34
Son olarak sözleşme yapmaya yönelik irade beyanın icap niteliği
taşıyabilmesi için, karşı tarafa yöneltilmiş olması gerekir. İcap, belirli
bir veya birkaç kişiye yöneltilebileceği gibi (bireysel icap), herkese yö-
neltilmiş de olabilir (umumi icap).
35
İnternet aracılığıyla mal ve hizmetlerinin tanıtımını yapmak ve
bunlarla ilgili sözleşme yapmak isteyen kişilerin icapta bulunurken
yararlanabilecekleri çeşitli yöntemler ve araçlar bulunmaktadır. Söz-
leşme yapma teklifinin açıklanmasında kullanılan araçlar ve yöntem-
ler ne olursa olsun, bu teklifin hukuken geçerli bir icap sayılabilmesi
için, yukarıda belirtilen şartları taşıması gerekir.
Sözleşmenin kurulabilmesi için, muhatabın, kendisine yapılan ica-
bı kabul etmesi ve kabule ilişkin irade beyanının icabı yapana ulaşması
gerekir.
Bir beyanın kabul beyanı sayılabilmesi için, icapta yer alan şartlara
uygun olması gerekmektedir. İcapta yer alan şartları değiştiren veya
yeni şartlar ilave eden beyanlar kabul beyanı değil, yeni bir icap olarak
değerlendirilir.
36
İnternet üzerinden yapılan sözleşmelerde kabul beyanı, web say-
fasında ilan edilen genel şartların altında yer alan “kabul ediyorum” bu-
tonunun tıklanması suretiyle açıklanabileceği gibi,
37
elektronik postay-
33
Oğuzman/Öz, s. 54; Reisoğlu, Safa, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 13. bs., İstanbul
1999, s. 53; Eren, s. 220; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 108.
34
Oğuzman/Öz, s. 55; Reisoğlu, s. 54; Eren, s. 221; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Al-
top, s. 109.
35
Eren, s. 220; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 110; Reisoğlu, s. 53.
36
Oğuzman/Öz, s. 60; Eren, s. 229; Reisoğlu, s. 57.
37
Genel şartların altında yer alan kabul butonuna basılarak kurulan sözleşmelere
hakemli makaleler Gamze TURAN
97TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
la gönderilen icaba, yine elektronik posta yoluyla açıkça kabul beyanın
gönderilmesi yoluyla da açıklanabilir.
38
bb. Elektronik Sözleşmelerde
İcabın Yapılmasında Kullanılan Araçlar
aaa. Web Siteleri
Mal veya hizmetlerini internet aracılığıyla halka sunmak isteyen
tacirler bu amaçla kendilerine bir web sitesi oluştururlar. Web siteleri,
hem satışa sunulan ürünlerle ilgili katalogların görülmesi, hem de bu
ürünlerle ilgili siparişlerin verilmesi için kullanılmaktadır.
39
Web sitelerinde yer alan bilgilere, internet ağına bağlanabilen her-
kesin ulaşabileceğinden, web sitesi aracılığıyla yapılan icaplar umumi
icap niteliğindedir.
Web sitesinde satışa sunulan ürünlerle ilgili bilgilerin icap mı,
yoksa icaba davet mi olduğu konusunda doktrinde farklı görüşler ileri
sürülmektedir.
Doktrinde ağırlıklı olarak savunulan görüş, bu bilgilerin icap de-
ğil, icaba davet olarak kabul edilmesi yönündedir. Bu görüşe göre,
web sitelerinde yer alan bilgileri açıklayan kişiler, bu bilgiler çerçeve-
sinde sözleşmeyi kurma iradesinde değildirler. Ürünlere ilişkin bilgi-
leri sunan kişi, sözleşme yapmadan önce muhatabın ödeme gücü hak-
kında bilgi sahibi olması ve talep edilen ürünün stoklarında bulunup
bulunmadığını kontrol etmesi gerekmektedir. Eğer web sitelerindeki
bilgiler icap olarak kabul edilirse, satıcı bu sitenin ulaştığı her yerden
gelen kabul cevabı ile sözleşmeyi kurmak zorunda kalacaktır. Böylece
bir yandan stoklarında kalmamış ürünleri satmak ve teslim etmek yü-
kümlülüğü altına girmiş olacak bir yandan da muhatabın ödeme gücü
hakkında araştırma yapma imkânı bulamayacaktır. Bu itibarla icap,
ancak internet kullanıcısının web sitesinde yer alan sipariş formunu
doldurarak internet üzerinden göndermesi ile yapılmış olacağı kabul
edilmektedir.
40
click-wrap sözleşmeler denilmektedir (Kocasakal Özdemir, s. 76); Altınışık, s. 46.
38
Özsunay, s. 132; Altınışık, s. 46.
39
Kocasakal Özdemir, s. 56.
40
Kırca, s. 103–104; Özsunay, s. 130; Özel, s. 612.
Gamze TURAN hakemli makaleler
98TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Bu görüşü savunan yazarlar, görüşlerini Borçlar Kanunu’nun 7/II.
maddesine dayandırmaktadırlar. Buna göre, web sitelerinde yer alan
mal ve hizmetlere yönelik açıklamalar, tarife ve fiyat listesi gönderil-
mesine benzetilerek, Borçlar Kanunu’nun 7/II. maddesinden hareket-
le icaba davet olarak nitelendirilmiştir.
41
Bu görüşte olan yazarlar, doğrudan ticarete konu olan dijital ürün-
lerin web sitelerinde sergilenmelerini ise, icap olarak kabul etmekte-
dirler. Şöyle ki, bu ürünler bir bilgisayar tuşuna basmak suretiyle çok
fazla sayıda kopya edilmeye ve yüklenmeye elverişlidir. Dolayısıyla
bu ürünler bakımında stokların kontrol edilmesine ihtiyaç yoktur. Ay-
rıca müşteri kredi kartı ile ödeme yaptığından müşterinin ödeme gü-
cünün araştırılması da gerekmemektedir.
42
Bir diğer görüşe göre ise, web sitesinde yer alan bilgilerin icap
mı, icaba davet mi olduğu tam olarak anlaşılmadığından, aksine bir
açıklama olmadığı takdirde, web sitesinde yer alan bilgileri icap ola-
rak kabul etmek gerekir. Bu görüşü savunan yazarlara göre, eğer satıcı
veya sağlayıcı teklifi ile bağlı olmadığını göstermek üzere “teklifimiz
stoklarımızla sınırlıdır” veya “bağlayıcı değildir” şeklinde ifadelere yer
vermişse, web sitesinde ilan edilen bilgiler icap değil, icaba davet ola-
rak nitelendirilir.
43
Web sitelerinde yer alan bilgiler, mal veya hizmetlerin fiyatı, ürün-
lerin temel özellikleri gibi sözleşmenin objektif bakımdan esaslı unsur-
larını içermesi ve satıcı veya hizmet sunan tarafın yapmış olduğu tek-
lifi ile bağlı olmadığını gösteren bir ifadeyi içermemesi halinde, icap
olarak kabul edilmelidir.
44
41
Kırca, s. 103; Özsunay, s. 130.
42
Kırca, s. 104.
43
Mehring, Josef, “Vertragsabschluss im Internet, Eine neue Herausforderung für das alte
BGB”, MMR, 1998, s. 32; Widmer Ursula/Baehler, Konrad, Rechtsfragen beim elek-
tronic Commerce, Sichere Geschaftstransaktionen im Internet, Zürich, 1997, s. 150
(naklen, Kırca, s. 103).
44
Kocasakal Özdemir, s. 63; Sözer, s. 96-97.
hakemli makaleler Gamze TURAN
99TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
bbb. Elektronik Posta
aaaa. Bireysel Elektronik Posta
Elektronik posta ile yapılan icaplar, hukuki açıdan mektupla yapı-
lan icaplara benzemektedir.
45
Normal posta ile gönderilen mektuplar
gibi, elektronik posta ile gönderilen mesajlar da, sözleşmenin kurulu-
şuna yönelik icapların açıklanmasında bir araç olarak kullanılabilir-
ler.
46
Web siteleri aracılığıyla yapılan icaplar, umumi icap niteliğinde
iken, bireysel elektronik posta ile yapılan icaplar bireysel icap niteliği
taşırlar. Nitekim elektronik posta ile icap yapan kişi, bunu belirli bir
veya birkaç kişiye göndermektedir.
bbbb. Spamming
Spamming, “genellikle ticari amaçlı elektronik postaların, çok fazla sayı-
da ve bazen de tekrarlanarak, bu konuda herhangi bir talepte bulunmayan ve
göndericinin hiçbir ilişkisi olmayan kişilere gönderilmesidir.”
47
Spamming yoluyla gönderilen icapların bireysel icap mı, umumi
icap mı olduğunu tespit ederken elektronik postanın ismen gönderil-
miş olup olmadığı dikkate alınmıştır. Elektronik postalar ismen gön-
derilmemiş ise umumi icap söz konusudur. Çok sayıda kişiye ismen
elektronik posta gönderilmesi halinde ise bireysel icap söz konusu-
dur.
48
Esas olarak elektronik posta ile çok sayıda kişiye aynı anda me-
saj gönderilmesi suretiyle yapılan icaplar açısından böyle bir ayrıma
gitmeye ihtiyaç yoktur. Nitekim elektronik posta gönderen kişi, ha-
zırladığı mesajı muhatapların elektronik posta adreslerine ayrı ayrı
göndereceğinden, muhatapların her biri açısından bireysel olarak bir
icapta bulunmuş olur. Dolayısıyla mesajın üst kısmına muhatabın is-
minin yazılmış olup olmaması önemli değildir. Zaten mesajı alan kişi
45
Rüssmann, s. 328: Öngören, s. 95; Özel, s. 611.
46
Kocasakal Özdemir, s. 67; Sözer, elektronik postanın klasik haberleşme yöntemle-
rinin elektronik ortamda uygulanmasından ibaret olduğunu ve dolayısıyla elektro-
nik posta ile yapılan sözleşmelerin elektronik sözleşme olmadığını ileri sürmekte-
dir (Ayrıntılı bilgi için bkz. Sözer, s. 92).
47
Öngören, s. 136.
48
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 69.
Gamze TURAN hakemli makaleler
100TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
bu mesajın başka kişilere de gönderilip gönderilmediğini bilmesi söz
konusu değildir. Bu nedenle, mesaj gönderilen her bir muhatap kendi-
sine yapılan icabı kabul ederek sözleşmenin kurulmasını sağlayabilir.
Mesajı gönderen kişi buna engel olmak için mesajını icap değil, icaba
davet şeklinde gönderebilir.
49
d. Elektronik Sözleşmelerin Kuruluş Anının Tespiti
Sözleşmenin kuruluş anın tespiti, söz konusu sözleşmenin hazırlar
arasında veya hazır olmayanlar arasında olmasına göre farklılık gös-
termektedir.
Hazırlar arasında yapılan sözleşmeler, muhatabın kabul beyanını
açıklaması ile kurulur ve hükümlerini doğurmaya başlar.
50
Hazır ol-
mayanlar arasında sözleşmenin kuruluş anını belirleyen çeşitli teori-
ler ileri sürülmektedir.
51
Borçlar Kanunu hazır olmayanlar arasındaki
sözleşmelerin, kabul haberinin gönderildiği andan itibaren hüküm ve
sonuçlarını doğurmaya başlayacağını belirtmekle birlikte (m. 10/I), bu
sözleşmelerin hangi andan itibaren kurulmuş sayılacağına ilişkin bir
düzenleme içermemektedir. Doktrinde ağırlıklı olarak kabul edilen
görüş, bu sözleşmelerin kabul haberinin muhataba ulaştığı andan iti-
baren kurulmuş sayılacağı yönündedir.
52
Burada kabul beyanın ulaş-
masıyla kast edilen, kabul beyanının muhatabın hâkimiyet alanına gir-
mesidir.
53
Elektronik posta ile yapılan sözleşmeler bakımından da sözleş-
menin, kabul beyanının muhatabın hâkimiyet alanına girdiği anda
kurulduğu kabul edilmelidir. Ancak elektronik posta yoluyla yapılan
49
Kocasakal Özdemir, s. 70.
50
Oğuzman/Öz, s. 67; Eren, s. 235; Reisoğlu, s. 57.
51
1. Açıklama (İzhar) Teorisi: Bu teoriye göre, irade açıklandığı anda hukuki etkisini
göstermeye başlar.
2. Gönderme (İrsal) Teorisi: Bu teoriye göre, irade muhataba gönderildiği anda hu-
kuki etkisini göstermeye başlar.
3. Varma (Vüsul) Teorisi: Bu teoriye göre, irade karşı tarafa vardığı andan itibaren
hukuki etkisini göstermeye başlar.
4. Öğrenme (Ittıla) Teorisi: Bu teoriye göre, irade muhatap tarafından fiilen öğrenil-
diği tarihten itibaren hukuki etkisini göstermeye başlar (Eren, s. 234–235; Tekinay/
Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 125).
52
Eren, s. 235; Reisoğlu, s. 58; farklı görüş için bkz. Oğuzman/Öz, s. 68.
53
Eren, s. 234.
hakemli makaleler Gamze TURAN
101TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
sözleşmeler serverlar
54
aracılığıyla gerçekleştirildiğinden, kabul beya-
nının ne zaman muhatabın hâkimiyet alanına girmiş sayılacağının tes-
piti önemlidir.
55
Bir görüş, kabul beyanı, elektronik postanın servera ulaştığı anda,
bir diğer bir görüş ise elektronik postanın muhatabın bilgisayarına ak-
tarıldığı anda ulaşmış sayılacağı yönündedir.
56
Burada esas olan muhatabın hâkimiyet alanının tespitidir. Server
muhatabın hâkimiyet alanı kapsamında yer almadığından kabul be-
yanı ancak muhatabın kendi bilgisayarına aktarıldığı anda ulaşmış sa-
yılır. Bir başka ifade ile muhatap, başka kişilerin müdahalesi olmaksı-
zın, sadece elektronik posta kutusuna girmek suretiyle kabul beyanını
içeren elektronik posta mesajını görebiliyorsa, kabul beyanı ulaşmış
sayılır.
57
Web sitesi üzerinden ilan edilen genel şartların kabul edilmesi su-
retiyle kurulan sözleşmelerin (click-wrap) kuruluş anı, kabul beyanı-
nın icabı yapana ulaştığı an olarak kabul edilmelidir.
58
İnternet aracılığı ile yapılan sözleşmelerde irade beyanının varmış
sayılması için, muhatabın bu beyanı öğrenme imkânına sahip olması
da aranmakatadır. Ticari ilişkilerde elektronik yoldan iletilen irade be-
yanlarında öğrenme imkânının bulunduğu an olarak, normal iş saatle-
ri içinde herhangi bir an kabul edilmektedir. Elektronik posta adresini
ticari ilişkilerinde kullanılmak üzere herkese duyurmayan kişilerin,
elektronik posta kutularını her gün kontrol etme yükümü olmadığın-
dan hareketle, bunların kendilerine gönderilen irade açıklamasını fii-
len öğrendikleri anın varma anı olduğu kabul edilmektedir. Buna kar-
şılık elektronik posta adresini başkalarına bildirerek bu yolla iletişim
kurma yöntemini seçenlerin ise, elektronik posta kutusunu her gün
kontrol etmeleri gerektiği ileri sürülmektedir. Ancak bu halde elek-
tronik posta kutusunun devamlı olarak kontrol edilmesi bekleneme-
54
Server, belli kapasitesi olan ve diğer bilgisayarlara hizmet sağlayan bilgisayarlara
denilmektedir. Server aynı zamanda dijital belgelerin saklandığı bir manyetik or-
tam olarak, kendisine veya başka bilgisayara ait verileri depolamakta ve bu verileri
diğer bilgisayar kullanıcılarının erişimine sunmaktadır (Sözer, s. 101).
55
Kocasakal Özdemir, s. 82–83; Kırca, s. 109.
56
Bu görüşler hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kırca, s. 110; Sözer, s. 102; Özsunay, s.
131.
57
Kocasakal Özdemir, s. 83; Sözer, s. 102; Gezder, s. 122.
58
Kırca, s. 110; Altınışık, s. 53; Sözer, s. 100.
Gamze TURAN hakemli makaleler
102TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
yeceği ve dolayısıyla irade beyanının ertesi gün kişiye ulaştığı kabul
edilmektedir.
59
e. Elektronik Sözleşmelerin Kuruluş Yerinin Tespiti
Borçlar Kanunu’nda sözleşmenin kurulduğu yeri tespit etmeye
yarayacak özel bir düzenleme yoktur. Ancak bu konuda sözleşmenin
kuruluş anı dikkate alınarak sözleşmenin kurulduğu yerin tespit edi-
lebileceği kabul edilmektedir.
60
Buna göre, hazırlar arasındaki sözleş-
meler, kabul beyanın muhataba yöneltilmesi ile kurulduğundan, bu
sırada muhatabın bulunduğu yer sözleşmenin kurulduğu yer olarak
kabul edilmelidir. Hazır olmayanlar arasındaki sözleşmeler ise, kabul
cevabının icabı yapana ulaştığı anda kurulduğu kabul edildiğinden,
bu anda icabı yapan kişinin bulunduğu yer sözleşmenin kurulduğu
yer olarak kabul edilmelidir.
Elektronik sözleşmelerin kurulduğu yerin belirlenmesi hususun-
da da yukarıda kabul edilen yöntem izlenebilir. Ancak özellikle taşına-
bilir bilgisayarlar aracılığıyla işlem yapılması halinde, taraflar sözleş-
menin kurulduğu sırada dünyanın her hangi bir yerinde olabilirler. Bu
durum taraflar arasında öngörülebilirliği zedeleyecektir. İşte internet
aracılığı ile yapılan sözleşmelerde taraflar arasında öngörülebilirliğin
sağlanabilmesi açısından, aksi öngörülmedikçe, icabı yapanın veya
muhatabın bulunduğu yer olarak, bu kişilerin belirli bir anda fiilen
bulundukları yerin değil, tacir iseler işyerlerinin, tacir değilseler ika-
metgâhlarının bulunduğu yerin esas alınması daha uygun olacaktır.
61
f. Elektronik Sözleşmelerde İfa Yeri
Sözleşmeden doğan, mal veya hizmet teslimine ilişkin edimlerin
ifasının internet ortamında gerçekleştirildiği doğrudan ticarete ilişkin
sözleşmelerde, ifa yerinin tespitine ilişkin farklı ihtimaller vardır.
59
Bu hususta ayrıntılı bilgi için bkz. Şenocak, İnternette Kurulan Satım Sözleşmesi, s. 105
vd.
60
Birsen, Kemaleddin, Borçlar Hukuku Dersleri Borçların Genel Hükümleri, 4.bs., İstan-
bul, 1967, s. 53.
61
Kocasakal Özdemir, s. 89.
hakemli makaleler Gamze TURAN
103TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Bu ihtimallerin ilkinde, ifa yeri olarak, yüklenecek bilgileri temin
etmekle yükümlü olan tarafın ikametgâhının kabul edilmesi söz konu-
sudur. Doğrudan ticarete ilişkin sözleşmelerde her ne kadar ifa sanal
ortamda gerçekleştiriliyor olsa da, ifa için ihtiyaç duyulan bir takım
faaliyetler fiziksel ortamda gerçekleşmektedir. Şöyle ki, bilgileri temin
etmekle yükümlü olan taraf, bu bilgilere erişimi sağlamak üzere serve-
ra yerleştirme işlemini genellikle kendi ikametgâhının bulunduğu yer-
de gerçekleştirdiğinden, ifa yeri bilgiyi temin etmekle yükümlü olan
tarafın ikametgâhıdır.
62
Bir diğer ihtimal, yüklenecek veriler veya temin edilecek bilgiler,
ondan yararlanacak olan tarafın serverı aracılığı ile alındığından, ifa
yeri olarak, programı yükleyecek veya hizmetten yararlanacak olan
tarafın serverının bulunduğu yerin kabul edilmesi yönündedir.
63
Son ihtimal ise, doğrudan ticarete ilişkin sözleşmelerde, ifa yeri-
nin, alıcının sözleşme konusu ürüne veya hizmete ulaştığı yer olduğu
yönündedir. Söz konusu ürüne veya hizmete bilgisayar vasıtasıyla eri-
şildiğinden, ifa yeri, alıcının bilgisayarının bulunduğu yerdir.
64
Ancak fiziksel olarak bilgisayarın bulunduğu yerin ifa yeri olarak
kabul edilmesi bazı hallerde tesadüfî ve buna bağlı olarak öngörülebi-
lirliği ortadan kaldıracak sonuçlar doğuracaktır. Örneğin, Türkiye’de
ikâmet eden bir Türk vatandaşı, seyahati süresince tesadüfen Londra’da
bulunduğu sırada bilgisayar programını yüklemesi halinde, ifa yerinin
Londra olarak kabul edilmesi gerekecektir. Ancak böyle bir durum,
her iki taraf açısından öngörülebilirliği zedeleyecektir.
65
Doğrudan ticarete ilişkin sözleşmelerde ifa yerinin tespitinde orta-
ya çıkacak sakıncaları ortadan kaldırmak için, mal veya hizmet temini-
ne ilişkin edimlerin ifa yerinin, aksi ispatlanmadığı sürece, bunlardan
yararlanacak olan kişinin mutad meskeni, bu kişinin tacir olması ha-
linde ise işyeri olduğu kabul edilmelidir.
66
Dolaylı ticarete ilişkin sözleşmelerde ise, edimlerin ifası fiziksel
ortamda gerçekleştirildiğinden, Borçlar Kanunu’nun 73. maddesi bu
sözleşmelerin ifa yerinin tespitinde de uygulanabilir. Buna göre, ta-
62
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 104.
63
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 104.
64
Sözer, s. 157.
65
Kocasakal Özdemir, s. 105.
66
Kocasakal Özdemir, s. 106.
Gamze TURAN hakemli makaleler
104TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
raflar ifa yerini açıkça veya zımnen kararlaştırabilirler. Sözleşmede
aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde, parça borçlarında sözleş-
me konusu malın sözleşmenin kurulduğu esnada bulunduğu yer; cins
borçlarında borcun doğumu esnasında borçlunun ikamet ettiği yer ifa
yeridir.
g. Elektronik Sözleşmelerde İfa Zamanı
İfa zamanı açısından elektronik sözleşmelerde özellik arz eden
bir husus söz konusu değildir. Bu nedenle, Borçlar Kanunu’nun 74.
maddesi elektronik sözleşmeler açısından da uygulama alanı bulacak-
tır.
67
Bu düzenlemeye göre, taraflar, sözleşmeden doğan edimlerin ne
zaman ifa edileceğini açıkça öngörebilirler. Sözleşmede, edimlerin ifa
edileceği belirli bir tarih öngörülmediği takdirde, işin niteliği de ifanın
belirli bir tarihte yapılmasını gerektirmiyorsa, borç doğduğu anda he-
men ifa edilebilir ve alacaklı da ifayı hemen talep edebilir.
Dolaylı ticarete konu olan sözleşmelerde, satıcının sözleşme ko-
nusu malı, sözleşme yapıldığı sırada derhal teslim etmesi mümkün
değildir. Buna karşılık doğrudan ticarete konu olan sözleşmelerden
özellikle dijital ürün satımına ilişkin sözleşmelerde satıcı veya sağla-
yıcının edimi derhal ifa edilir. Örneğin, program yüklenmesine ilişkin
sözleşmelerde yükleme butonuna basılması ile birlikte yükleme işlemi
başlar ve yükleme bitince edim ifa edilmiş olur.
h. Elektronik Sözleşmelerde
Hukuki Güvenliğin Sağlanması Bakımından Dijital İmza
Elektronik sözleşmeler konusu incelenirken, internet üzerinden
sözleşmelerin kurulmasında hukuki güvenliği sağlamaya yönelik ola-
rak ortaya çıkan dijital imzanın genel hatlarıyla ele alınması faydalı
olacaktır.
Dijital imza elektronik imza türlerinden biridir. Bir üst kavram
olan elektronik imza Elektronik İmza Kanunu’nda, “başka bir elektronik
veriye eklenen veya elektronik veriyle mantıksal bağlantısı bulunan ve kimlik
doğrulama amacıyla kullanılan elektronik veriler” şeklinde tanımlanmıştır
67
Kocasakal Özdemir, s. 110.
hakemli makaleler Gamze TURAN
105TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
(m. 3/b). Elektronik imza en basitten en karmaşığa kadar birbirinden
farklı teknikler kullanılarak oluşturulabilir. Örneğin, kişinin el yazısı
ile attığı imzanın tarayıcıda okutularak bilgisayar ortamına aktarıl-
ması ve hazırlanan metinler veya mesajların altına eklenmesi en basit
elektronik imza tekniğidir. Yine kişinin parmak izi, avuç içi, ses, retina
gibi vücut özelliklerinin kullanılmasıyla elde edilen biyometrik yön-
tem bir diğer elektronik imza tekniğidir.
68
Hukuki açıdan el yazsı imzanın fonksiyonlarını yerine getirebi-
lecek elektronik imza yöntemi dijital imzadır. Dijital imza, elektronik
olarak yaratılan ve gönderilen belgelerin çift anahtarlı şifrelenme tek-
niği ile şiflenmesi esasına dayanmaktadır.
69
Dijital imza yönteminde, imzalayan kişinin, aralarında matema-
tiksel bir bağlantı olan ve fonksiyonel olarak bir birlik arz eden, açık ve
gizli olmak üzere iki anahtarı bulunmaktadır. Sadece imzalayan kişi
tarafından bilinen gizli anahtar, hazırlanan bir metni şifrelemek yani
imzalamak için kullanılır. Herkes tarafından bilinen açık anahtar ise,
gizli anahtar ile oluşturulan imzanın okunması, bir başka ifade ile im-
zalayan kişiye ait olup olmadığını tespit etmek için kullanılır.
70
Dijital imza yönteminde, şifreleme programı yardımıyla, elektro-
nik bir metin üzerinde uygulanan iki aşamalı bir prosedür söz konusu-
dur. İlk aşamada, gönderilecek elektronik metnin tamamı seçilmekte
ve şifreleme programı ile bu metne hash
71
algoritması tatbik edilerek,
metin harf ve rakamlardan oluşan bir mesaj özetine, diğer bir deyim-
le hash değerine çevrilmektedir. Daha sonra yine şifreleme programı
yardımıyla, elde edilen bu mesaj özeti göndericinin gizli anahtarı ile
şifrelenmekte ve elektronik metne eklenerek muhataba gönderilmek-
68
Şenocak, Zarife, “Dijital İmza ve Dijital İmzanın Borçlar Kanunu Hükümleri Açısın-
dan Ele Alınması”, AÜHFD, 2001, C. 50, Sy. 2, s. 98–99; Altınışık, s. 78–79; Öngören,
s. 87.
69
Şenocak, Dijital İmza, s. 99; Kocasakal Özdemir, s. 99; Sözer, s. 127; Keser Berber,
Leyla, “İmzalıyorum O Halde Varım”, Dijital İmza, Dijital İmza Hakkındaki Yasal
Düzenlemeler, Dijital İmzalı Elektronik Belgelerin Hukuki Değeri, TBBD, 2000, S.
II, s. 503.
70
Şenocak, Dijital İmza, s. 101; Altınışık, s. 82.
71
Bilgisayar terminolojisinde “hash (öz)” yazılan bir metnin kısaltılmış şeklini ifade
etmektedir (Keser Berber, s. 524.
Gamze TURAN hakemli makaleler
106TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
tedir.
72
Sonuç olarak dijital imzanın, göndericinin gizli anahtarı ile şif-
relenmiş mesaj özetinden ibaret olduğu söylenebilir.
73
İkinci aşamada, muhatap, öncelikle gelen mesajın hash değerini
hesaplar. Daha sonra açık anahtarla elektronik belgedeki dijital imzayı
deşifre ederek orijinal metnin hash değerini elde eder. Muhatap bu
şekilde elde ettiği hash değeri (mesaj özeti) ile ilk elde ettiği hash de-
ğerini (mesaj özetini) karşılaştırır. Bu iki değer birbiriyle örtüşüyorsa,
metnin göndericinin gizli anahtarı ile imzalanmış olduğu ve elektronik
belgenin metninin, gönderme esnasında veya sonradan üçüncü kişiler
tarafından değiştirilmemiş olduğu doğrulanmış olur.
74
Netice itibariyle dijital imza, bir taraftan elektronik belgeyi gönde-
ren kişinin kimliğinin tespit edilmesini sağlarken, diğer taraftan elek-
tronik belgenin orijinal şekli ile muhataba ulaşmasını sağlamaktadır.
II. Elektronik Sözleşmelere Uygulanacak Hukukun Tespiti
A. Genel Olarak
Elektronik sözleşmeler yabancılık unsuru içermesi halinde, bu
sözleşmelere uygulanacak hukukun tespiti hususu gündeme gelmek-
tedir. Bu bağlamda bir sözleşmenin hangi hallerde yabancılık unsuru
taşıyan bir sözleşme haline geleceği konusunda doktrinde farklı gö-
rüşler ileri sürülmektedir.
Bir görüşe göre, yabancılık unsuru çok geniş yorumlanmakta ve
tarafların ikametgâhı, vatandaşlığı, sözleşmenin yapıldığı yer, söz-
leşmenin ifa yeri gibi sözleşme ile ilgili unsurlardan herhangi birinin
yabancı bir ülke ile bağlantılı olması halinde, sözleşmenin yabancılık
unsuru taşıyan bir sözleşme haline geleceği kabul edilmektedir.
75
72
Şenocak, Dijital İmza, s. 100.
73
Şenocak, Dijital İmza, s. 100; Erol, Hüseyin/Akcayol, M. Ali, “Türkiye’de Elektro-
nik İmza Uygulamalarında Durum Analizi ve Önerileri”, Türk Hukuk Dünyası, 2007,
Sy. 3, s. 159.
74
Şenocak, Dijital İmza, s. 101; Kocasakal Özdemir, s. 100; Erol/Akcayol, s. 159; Altı-
nışık, s. 83–84.
75
Tekinalp, Gülören, Milletlerarası Özel Hukuk-Bağlama Kuralları, 7. bs., İstanbul,
2002, s. 282; Nomer, Ergin/Şanlı, Cemal, Devletler Hususi Hukuku, 12. bs., İstan-
bul, 2003, s. 5.
hakemli makaleler Gamze TURAN
107TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Bir diğer görüş ise, bir sözleşme uluslararası ticareti ilgilendir-
diği hallerde yabancılık unsuru taşıyan bir sözleşme haline geleceği
yönündedir.
76
Bir sözleşmenin uluslararası ticareti ilgilendirmesi ise,
o sözleşmenin, mal, emek veya sermaye gibi parasal değer taşıyan
unsurların ülkeler arası transferine yol açması halinde söz konusu
olacaktır. Böyle bir sözleşme, yapıldığı yere, tarafların vatandaşlığına
veya ikametgâhına bakılmaksızın yabancılık unsuru taşıyan bir söz-
leşme olarak kabul edilir.
77
Tüketici sözleşmelerinde zayıf konumda olan tüketicinin korun-
ması amacıyla, bu sözleşmeler açısından yabancılık unsurunun belir-
lenmesinde tüketicinin mutad meskenin bulunduğu yer esas alınmış-
tır. Buna göre, bir tüketici sözleşmesinin yabancılık unsuru taşıması
için, sözleşmenin yapıldığı yer veya edimlerin ifa yeri gibi unsurların
tüketicinin mutad meskenin bulunduğu ülkeden farklı bir ülkede bu-
lunması gerekmektedir. İnternet aracılığı ile kurulan tüketici sözleş-
meleri açısından da bu kriter esas alınmalıdır.
78
B. Elektronik Sözleşmelere
Uygulanacak Hukukun Tespitinde Başvurulan Yöntemler
İnternet niteliği gereği, dünyanın hemen hemen her yerinden eri-
şimi mümkün olan uluslararası bir ağ olduğundan, uluslararası nite-
lik taşıyan sözleşmelerin internet vasıtasıyla kurulması, diğer iletişim
araçlarına oranla çok daha kolay olmaktadır.
Uluslararası nitelik taşıyan sözleşmelere uygulanacak hukukun
tespitinde kanunlar ihtilafı yöntemi ve yabancı unsurlu ilişkiyi doğru-
dan düzenleyen maddi nitelikli kuralların uygulanması yöntemi söz
konusu olmaktadır.
79
İnternet aracılığı ile kurulan elektronik sözleş-
melere uygulanacak hukukun tespitinde de bu yöntemler esas alına-
rak bir çözüm bulunacaktır.
76
Çelikel, Aysel, Milletlerarası Özel Hukuk, 6. bs., İstanbul, 2000, s. 256; Kocasakal
Özdemir, s. 116.
77
Kocasakal Özdemir, s. 116.
78
Güngör, Gülin, “İnternet Yoluyla Girişilen Elektronik Tüketici Akitleri ve Milletlerarası
Özel Hukukta Tüketicinin Korunması”, AÜHFD, 1997, Sy. 1-4, s. 107; Kocasakal Özde-
mir, s. 117.
79
Tekinalp, s. 41–43.
Gamze TURAN hakemli makaleler
108TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
1. Kanunlar İhtilafı Yöntemine Göre
Uygulanacak Hukukun Belirlenmesi
İnternet elektronik sözleşmelerin kurulmasında sadece bir araçtır.
Dolayısıyla bir sözleşmenin internet aracılığı ile kurulmuş olması onun
hukuki niteliğini değiştirmeyecektir. O halde, mevcut kanunlar ihtilafı
kurallarının uygulanacak hukuku belirlemek için kullandığı kriterler,
elektronik sözleşmeler bakımından da uygulanabilecektir.
80
Türk hukuku açısından, sözleşmelere uygulanacak hukuka ilişkin
MÖHUK’nın 24. maddesinde düzenlenen kanunlar ihtilafı kuralı elek-
tronik sözleşmeler bakımından da uygulama alanı bulacaktır.
MÖHUK’nın 24. maddesinde eski kanunda olduğu gibi, sözleş-
meye uygulanacak hukukun tespitinde subjektif ve objektif iki grup
bağlama kuralı öngörülmüştür.
81
a. Subjektif Bağlama Kuralı Uyarınca
Uygulanacak Hukukun Tespiti (Hukuk Seçimi)
MÖHUK’nın 24/1. maddesinde düzenlenen subjektif bağlama ku-
ralına göre, taraflar, sözleşmeye uygulanacak hukuku kendileri seçebi-
lirler. Hiç şüphesiz bu hüküm elektronik sözleşmeler bakımından da
uygulama alanı bulacaktır.
Doktrinde hukuk seçiminin, tarafların eşit konumda oldukları ve
buna bağlı olarak sözleşmenin şartları üzerinde eşit bir şekilde mü-
zakere etme imkânına sahip oldukları sözleşmeler açısından geçerli
olduğu kabul edilmektedir. Dolayısıyla taraflardan birinin diğerine
nazaran daha güçlü konumda olduğu sözleşmelerde hukuk seçiminin
ya hiç kabul edilmemesi ya da zayıf tarafı koruyacak şekilde sınırlan-
dırılması gerektiği ileri sürülmektedir.
82
Elektronik ticaret çerçevesinde kurulan sözleşmelerde de, hukuk
seçiminin geçerli olarak yapılıp yapılamayacağı belirlenirken, sözleş-
menin taraflarının birbirleri karşısındaki konumunun esas alınması
80
Kocasakal Özdemir, s. 124.
81
Tekinalp, s. 279; Aybay, Rona/Dardağan, Esra, Yasaların Uluslararası Düzeyde Çatış-
ması (Kanunlar İhtilafı), İstanbul 2001, s. 216–217.
82
Bu konuda ayrıntılı bilgi için bkz. Tekinalp, s. 308; Doğan, Vahit, İş Akdinden Doğan
Kanunlar İhtilafı Alanında Bağlama Kuralının ve Sınırlarının Tespiti, Ankara 1996, s.
43.
hakemli makaleler Gamze TURAN
109TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
gerektiği kabul edilmektedir.
83
Buna göre, tarafların her ikisinin de ta-
cir olduğu sözleşmelerde, taraflar sözleşmenin şartları üzerinde mü-
zakere etme bakımından eşit konumda olduklarından, bu tür sözleş-
melerde hukuk seçimi geçerli olarak yapılabilir.
84
Taraflardan birinin
tacir diğerinin tüketici olduğu elektronik sözleşmelerde ise, tüketici
konumunda olan taraf, diğer tarafa nazaran daha zayıf konumda ol-
duğundan, sözleşmenin şartları üzerinde eşit olarak müzakere etme
imkânına sahip değildir. Bu nedenle, bu tip elektronik sözleşmelerde
seçilen hukukun sözleşmeye objektif olarak uygulanması gereken hu-
kuka oranla tüketicinin daha lehine hükümler içermesi halinde geçerli
olacağı kabul edilmektedir.
85
MÖHUK’nın 24. maddesinde yer alan genel hükümden böyle bir
sonuca varmak mümkün değildir. Ancak yeni MÖHUK’nın tüketici
sözleşmelerine ilişkin 26/1. maddesinde bu yönde bir düzenlemeye
yer verilmiştir. Bu düzenlemeye göre, tüketici sözleşmeleri, tüketicinin
mutad meskeni hukukunun emredici hükümleri uyarınca sahip ola-
cağı asgarî koruma saklı kalmak kaydıyla, tarafların seçtikleri hukuka
tâbi olacaktır (m. 26/1).
86
Elektronik sözleşmelerde hukuk seçiminin nasıl yapılacağı sözleş-
menin kuruluşunda kullanılan araçlara göre değişmektedir. Örneğin,
elektronik posta vasıtasıyla yapılan sözleşmelerde, elektronik postaya
tarafların hukuk seçimine ilişkin iradesi de eklenebilir. Sözleşme, ta-
rafların bilgisayarları arasında otomatik olarak iletilen mesajlar aracı-
lığı ile kurulduğu hallerde (EDI gibi), bu mesajlarda tarafların hukuk
seçimine ilişkin hükümlere yer verilebilir. Web sayfasında ilan edilen
genel şartların altında yer alan “kabul ediyorum” butonunun tıklanması
suretiyle kurulan click-wrap sözleşmelerde ise, hukuk seçimine ilişkin
83
Kocasakal Özdemir, s. 125.
84
Özsunay, s. 131; Kocasakal Özdemir, s. 125.
85
Kocasakal Özdemir, s. 126. Güngör, böyle bir sınırlamanın sadece satıcının elektro-
nik posta, reklâm, ilan gibi yollarla tüketiciye yönelmesi üzerine yapılmış elektro-
nik tüketici sözleşmelerinde söz konusu olacağını, buna karşılık tüketicinin satıcıya
yöneldiği, yani tüketicinin satıcıyı kendisinin bulduğu elektronik tüketici sözleş-
meleri bakımından böyle bir sınırlamanın olmadığını kabul etmektedir (Ayrıntılı
bilgi için bkz. Güngör, Elektronik Tüketici Akitleri, s. 105 vd.).
86
Benzer düzenleme Sözleşmelere Uygulanması Gereken Hukuk Hakkında AT Roma
Konvansiyonu’nda da yer almaktadır, Ekşi, Nuray, “Sözleşmeden Doğan Borç İliş-
kilerine Uygulanacak Hukuk Hakkında Konvansiyon”, MHB, İstanbul, 1997–1998,
S. 1–2, s. 167.
Gamze TURAN hakemli makaleler
110TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
hüküm genel şartlar içinde yer almaktadır.
87
Clik-wrap sözleşmelerde
genel şartlar arasında yer alan uygulanacak hukuka ilişkin hükmün,
sözleşmenin bu şekilde kurulması ile muhatap tarafından açıkça ka-
bul edilmiş sayılıp sayılmayacağı hususunda farklı görüşler ileri sü-
rülmektedir.
Bir görüşe göre, click-wrap sözleşmelerde, tarafların sözleşmenin
genel şartları üzerinde müzakere etme imkânı bulunmadığı için, esas
sözleşme geçerli sayılsa bile, hukuk seçimine ilişkin anlaşma geçerli
olmayacaktır.
88
Bir diğer görüşe göre, hukuk seçiminin geçerli olabilmesi için,
buna ilişkin hükmün muhatabın açıkça dikkatini çekecek şekilde ya-
zılmış olması ve muhatabın bu şartı kolay bir şekilde öğrenebilmesinin
sağlanmış olması gerekir.
89
Üçüncü bir görüş ise, muhatabın kimliğine göre bir ayrım yapıl-
ması gerektiği yönündedir. Bu görüşe göre, muhatabın tacir olduğu ve
tacir sıfatı ile hareket ettiği sözleşmelerde, muhatabın “kabul ediyorum”
butonunu tıklaması ile sözleşme, hukuk seçimine ilişkin hükümler de
dâhil olmak üzere genel şartlarda yer alan tüm hükümler çerçevesinde
kurulmuş olur. Muhatabın tacir olmadığı durumlarda ise, kabul bu-
tonunun tıklanması ile diğer şartlarla birlikte hukuk seçimine ilişkin
hükmün de açıkça onaylandığının kabul edilmesi her zaman mümkün
değildir. Dolayısıyla özellikle zayıf konumda olan ve korunması gere-
ken tüketicilerin taraf olduğu sözleşmeler bakımından, hukuk seçimi-
ne ilişkin şartın, genel şartlardan ayrı bir butonun tıklanması halinde
geçerli sayılması gerektiği kabul edilmektedir.
90
b. Objektif Bağlama Kuralı Uyarınca
Uygulanacak Hukukun Tespiti
aa. Genel Olarak
MÖHUK’nın 24/4. maddesinde tarafların açık bir hukuk seçimi
yapmamış olması halinde sözleşmeye uygulanacak hukukun tespitin-
87
Kocasakal Özdemir, s. 127–128; Sözer, s. 106.
88
Bu görüş hakkında ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 128; Güngör, Elek-
tronik Akitlerin Kuruluşu, s. 37.
89
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 129.
90
Kocasakal Özdemir, s. 130.
hakemli makaleler Gamze TURAN
111TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
de esas alınacak objektif bağlama kuralı öngörülmüştür.
91
Bu düzen-
lemeye göre, hukuk seçiminin yapılmadığı durumlarda, sözleşmeden
doğan ilişkiye sözleşmenin en sıkı ilişkili olduğu yer hukuku uygula-
nır. Sıkı ilişkili hukukun ise, karakteristik edim borçlusunun sözleşme-
nin kuruluşu sırasında mutad meskeninin bulunduğu yer hukuku ol-
duğu kabul edilmiştir.
92
Ancak hâlin bütün şartlarına göre sözleşmeyle
daha sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde sözleşme, bu hukuka
tâbi olacaktır.
Eski MÖHUK’tan farklı olarak, yeni MÖHUK’ta objektif bağlama
kuralı olarak, karakteristik edimin ifa yeri yerine, karakteristik edim
yükümlüsünün mutad meskeninin bulunduğu yer kriterinin esas alın-
ması, sözleşmeye uygulanacak hukukun tespitinde öngörülebilirliği
sağlayacak nitelikte bir düzenleme olmuştur.
Sonuç olarak, yeni MÖHUK ile getirilen düzenleme ile birlikte,
objektif bağlama kuralına göre uygulanacak hukuk belirlenirken, ön-
celikle borç ilişkisinin ağırlığını teşkil eden, bir başka ifade ile sözleş-
meyi karakterize eden edim borçlusunun sözleşmenin kurulduğu sı-
rada mutad meskeninin bulunduğu yer tespit edilir ve bu yer hukuku
sözleşmeden doğan ilişkiye uygulanır. Örneğin, bilgisayar programla-
rının, müzik veya sinema eserlerinin ya da bilimsel bir yayının ücret
karşılığı yüklenilmesine ilişkin sözleşmelerde karakteristik edim, söz
konusu programları veya eserleri sağlamakla yükümlü olan tarafın
edimidir. Dolayısıyla bu tip elektronik sözleşmelerde hukuk seçiminin
yapılmadığı hallerde, söz konusu ürünleri sağlamakla yükümlü olan
tarafın mutad meskeninin bulunduğu yer hukuku uygulama alanı bu-
lacaktır.
bb. Tüketici Sözleşmeleri Açısından
Karşılaştırmalı hukukta, tüketici sözleşmeleri gibi, taraflardan bi-
rinin diğerine nazaran zayıf konumda olduğu sözleşmeler bakımından
91
Tekinalp, s. 290; Nomer/Şanlı, s. 296–297; Çelikel, s. 257; Aybay/Dardağan, s. 217–
218.
92
Sözleşmelere Uygulanacak Hukuk Hakkında AT Roma Konvansiyonu da, hukuk
seçiminin yapılmadığı durumlarda, sözleşmenin en yakın bağlantılara sahip oldu-
ğu ülke hukukunun uygulanmasını öngörmekte (m. 4/I) ve bu yerin, karakteristik
edim yükümlüsünün mutad meskenin veya idare merkezinin bulunduğu yer oldu-
ğuna dair bir karineye yer vermektedir (m. 4/II) ( Ekşi, s. 167).
Gamze TURAN hakemli makaleler
112TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
uygulanacak hukukun tespitine yönelik ayrı düzenlemelere yer veril-
miştir. Bu düzenlemelerde, genellikle objektif bağlama kuralı olarak,
tüketicinin sürekli olarak yaşadığı ve kendisini koruyucu hükümlerini
daha iyi bildiği kabul edilen, mutad meskenin bulunduğu yer hukuku
esas alınmaktadır.
93
Sözleşmelere uygulanacak hukuk hakkında Roma Konvansiyo
nu’nda ve buna paralel olarak yeni MÖHUK’da da tüketici sözleşme-
lerine uygulanacak hukukun tespitine ilişkin özel bir düzenleme ön-
görülmüştür. Bu düzenlemelerden tüketici sözleşmeleri bakımından,
tüketicinin mutad meskeni kriterinin, uygulanacak hukukun tespitin-
de dikkate alınması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Kanunda (m.26) ve Roma Konvansiyonu’nda (m. 5)
94
tüketicinin
mutad meskeninin bulunduğu yer hukukunun uygulanması aşağıda-
ki şartlardan birinin gerçekleşmesine bağlanmıştır:
i- Tacirin bu ülkeye yönelik aktif bir faaliyette bulunması: Sözleşme,
tacirin, kendi ürünlerini veya hizmetlerini satmak amacıyla tüketici-
nin mutad meskenin bulunduğu ülkede, özel olarak bu ülkeye yönelik
yapılmış bir teklif veya reklâm sonucunda kurulmuş ve sözleşmenin
kurulması için tüketici tarafından yapılması gereken işlemlerin bu ül-
kede yapılmış olması gerekir.
95
Elektronik ortamda gerçekleştirilen tüketici sözleşmelerinde bu
şartın, satıcı veya sağlayıcı tarafından, tüketicinin herhangi bir talebi
olmadan e-mail gönderilmek suretiyle (spamming) yapılan teklifler ve
reklamlar açısından gerçekleştiği kabul edilmektedir.
96
Web siteleri üzerinden yapılan tüketici sözleşmelerinde bu şartın
gerçekleşmiş olması için, web sitelerinin oluşturularak internet orta-
mında bu sitelere erişimin sağlanması yeterli olmayıp, sitenin içeriği-
nin tüketicinin bulunduğu ülkeye yönelik olarak düzenlenmiş olması
gerekmektedir.
97
Bu şartın gerçekleşmesi için, ayrıca tüketici, sözleşmenin kurul-
ması için gerekli olan işlemleri mutad meskeninin bulunduğu ülkede
93
Doğan, s. 43; Güngör, Elektronik Tüketici Akitleri, s. 103.
94
Ekşi, s. 167 vd.
95
Güngör, Elektronik Tüketici Akitleri, s. 107–108; Kocasakal Özdemir, s. 136–137.
96
Kocasakal Özdemir, s. 137.
97
Güngör, Elektronik Tüketici Akitleri, s. 107–108; Kocasakal Özdemir, s. 140.
hakemli makaleler Gamze TURAN
113TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
yapmış olmalıdır. İnternet vasıtasıyla kurulan tüketici sözleşmelerin-
de, tüketici bu işlemleri taşınabilir bilgisayarı ile başka bir ülkede ger-
çekleştirmesi mümkündür. Dolayısıyla burada, aksi ispat edilinceye
kadar tüketicinin bu işlemleri mutad meskeninin bulunduğu yerde
yaptığının kabul edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
98
ii- Tüketicinin siparişinin bu ülkede alınmış olması: Bu şartın gerçek-
leşmesi için, siparişin, satıcı veya sağlayıcı tarafından tüketicinin mu-
tad meskeninin bulunduğu ülkede alınmış olması gerekmektedir. Mal
veya hizmet sağlayan tarafın, tüketicinin mutad meskeninin bulundu-
ğu ülkeye gidip siparişi orda alması gerektiğinden, siparişin internet
üzerinden verildiği hallerde bu şartın gerçekleşmesi mümkün olma-
yacaktır.
iii- Sözleşmenin özel olarak düzenlenen gezi sırasında yapılması: Bu
şartın gerçekleşmesi için, tüketici, satıcının düzenlediği ve tüketiciyi
sözleşme yapmaya teşvik etmek amacı taşıyan yolculuk sonucu mutad
meskenin bulunduğu ülkeden diğer bir ülkeye gitmiş ve orada sipariş
vermiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla internet aracılığıyla yapılan
sözleşmeler açısından bu şartın uygulanması mümkün değildir.
c. Kamu Düzenin Müdahalesi
Kanunlar ihtilafı kurallarına göre tespit edilen hukukun somut
olayla ilgili hükümlerinin uygulanması halinde ortaya çıkan sonuç,
Türk kamu düzenin temel prensiplerine açıkça aykırı olması halinde
bu hükümler uygulanmayıp; gerekli görüldüğü hallerde Türk Huku-
ku uygulanarak uyuşmazlık çözümlenir (MÖHUK m. 5).
Diğer sözleşmelerde olduğu gibi elektronik sözleşmeler açısından
da kamu düzenin müdahalesi söz konusu olacaktır. Ancak elektronik
ticaretin gelişebilmesi ve tarafların elektronik ticaretten beklentilerinin
elde edilebilmesi için, kamu düzeni kavramının dar yorumlanması ve
tarafların sözleşmeye uygulanacak hukuku belirlemiş olmaları halin-
de, mümkün olduğu ölçüde bu hukukun uygulanması gerektiği ileri
sürülmektedir.
99
98
Kocasakal Özdemir, s. 141.
99
Kocasakal Özdemir, s. 145.
Gamze TURAN hakemli makaleler
114TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
d. Uygulanacak Hukukun Kapsamı Dışında Kalan Haller
Uygulanacak hukukun kapsamı dışında kalan hallerden ilki taraf-
ların ehliyetidir. MÖHUK’nın 9/1. maddesinde hak ve fiil ehliyetinin
ilgilinin milli hukukuna tabi olduğu açıkça hüküm altına alınarak bu
husus uygulanacak hukukun kapsamı dışında bırakılmıştır.
MÖHUK’nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında, milli hukukuna göre
ehil olmayan kişilerin, işlemin yapıldığı ülke hukukuna göre ehil ol-
maları halinde, yaptığı hukuki işlemle bağlı oldukları düzenlenmiştir.
Uygulanacak hukukun kapsamı dışında kalan bir diğer hal, elek-
tronik sözleşmelerin şeklidir. MÖHUK’nın 7. maddesi uyarınca, söz-
leşme, yapıldığı yer hukukunun veya sözleşmenin esasına uygulan-
ması gereken hukukun öngördüğü şekil kurallarına uygun olarak
yapıldığı takdirde geçerlidir.
Elektronik sözleşmelerin şekil bakımından geçerliliği, özellik-
le elektronik imza konusunda önem arz etmektedir. MÖHUK’nın 7.
maddesinden hareketle, sözleşmenin yapıldığı veya sözleşmenin ya-
pıldığı sırada tarafların bulundukları ülke hukuku elektronik imzayı
geçerli kabul etmese dahi, taraflarca seçilen hukukun elektronik im-
zayı geçerli kabul etmesi halinde sözleşme şekil bakımından geçerli
olacaktır. Aynı şekilde, tarafların seçtikleri hukukun elektronik imzayı
geçerli kabul etmemesine rağmen, sözleşmenin yapıldığı yer hukuku
buna imkân tanıyorsa sözleşme bu halde de şekil bakımından geçerli
olacaktır.
2. Elektronik Sözleşmelere Özgü
Maddi Özel Hukuk Kuralları (Lex Electronica)
a. Genel Olarak
Doktrinde, uluslararası nitelik taşıyan sözleşmelere uygulanacak
kuralların tespitinde başvurulan kanunlar ihtilafı yönteminin, elek-
tronik sözleşmeler bakımından uygun bir yöntem olmadığı ileri sü-
rülmektedir. Bu görüşe göre, kanunlar ihtilafı kuralları, uluslararası
nitelikli hukuki ilişkilere, bu ilişkilerle bağlantılı ülkelerin iç hukuk
kurallarının uygulanmasını öngörmektedir. Ancak iç hukuk ilişkile-
rinden farklı bir takım özellikler taşıyan uluslararası nitelikli ilişkilere,
tamamen iç hukuk ilişkileri için öngörülmüş kuralların uygulanması
hakemli makaleler Gamze TURAN
115TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
her zaman yeterli ve uygun olmayabilir. Bu nedenle uluslararası nite-
likli elektronik sözleşmelere, lex electronica olarak isimlendirilen ve bu
sözleşmelere özgü olan kurallar uygulanmalıdır.
100
Ancak şunu belirtmek gerekir ki, lex electronica, belirli bir alanda
faaliyet gösteren kişilerin karşılaştıkları belirli problemlere çözüm bul-
mak üzere düzenledikleri kurallar olduğundan, bunların elektronik
sözleşmelerden doğan bütün hukuki uyuşmazlıklara uygulanacak ku-
ralları kapsaması mümkün değildir. Dolayısıyla uluslararası nitelikli
elektronik sözleşmelere lex electronicanın yanında, kanunlar ihtilafı
kuralları da uygulanmalıdır.
b. Lex Electronicanın Kaynakları
Bu kuralların bir bölümü, bizzat elektronik ticaret ile uğraşan ki-
şilerin yaşayarak, benzer olaylar karşısında benzer şekilde davrana-
rak zamanla ortaya koydukları kurallar iken; bir bölümü ise, birçok
uluslararası kuruluş tarafından elektronik ticareti geliştirmek amacı ile
tespit edilen kurallardır.
101
aa. Autoregulation (Autoreglemention)
Autoregulation, belirli bir alandaki düzenlemelerin, bizzat bu
alanda faaliyet gösteren kişiler tarafından hazırlanması ve bu kuralla-
ra uyulmasının da yine bu kişilerce sağlanmasıdır. Bu yöntem netice-
sinde belirlenen kurallar, örf ve adet kuralı olarak nitelendirilmiştir.
102
Ancak bu kuralların örf ve adet kuralı olarak kabul edilmesi mümkün
değildir. Çünkü örf ve adet kuralı olmanın bir şartı olan, kendiliğinden
meydana gelme şartı bu kurallar bakımından gerçekleşmemiştir.
Elektronik ticaret ve elektronik sözleşmeler, yeni bir alan oldu-
ğundan, henüz bu sözleşmelere özgü, yerleşmiş, uygulamadan kay-
naklanan davranış kuralları bütünü mevcut değildir. Ancak, gerek
elektronik ticaret kullanımının yaygınlaşması ve gerekse davranış ku-
rallarının oluşturulmasına yönelik teşvik edici uygulamalar neticesin-
100
Ayrıntılı bilgi için bkz. Kocasakal Özdemir, s. 167-168.
101
Kocasakal Özdemir, s. 168.
102
Ayrıntılı bilgi için bkz., Kocasakal Özdemir, s. 168.
Gamze TURAN hakemli makaleler
116TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
de, elektronik sözleşmelere özgü bu tür kuralların oluşması mümkün
olabilecektir.
103
bb. Uluslararası Kuruluşlarca Oluşturulan Kurallar
Bilgisayar teknolojisinin ve buna bağlı olarak elektronik ticaretin
hızla ilerlemesi, Avrupa Konseyi, UNCITRAL, Dünya Ticaret Örgütü
(WTO), Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO) gibi bazı uluslararası
kuruluşların bu alanı düzenlemeye yönelik kurallar oluşturmalarına
yol açmıştır. Bu kurallar başlangıçta tavsiyeler, tip sözleşmeler gibi sa-
dece sözleşmesel değeri olan hukuki araçlar olarak ortaya çıkmalarına
karşın, daha sonra zorlayıcı gücü olan hukuki şekillere bürünmüşler-
dir.
104
SONUÇ
Elektronik sözleşme kavramı, genel olarak, sözleşmenin kurulma-
sında ve bazen de ifasında internetin kullanıldığı sözleşmeleri ifade
etmektedir. Bundan da anlaşıldığı üzere internet elektronik sözleş-
melerin kurulmasında yalnızca bir araçtır. Dolayısıyla sözleşmelerin
kurulması, hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başladığı an konusunda
Borçlar Kanunu’nda yer alan kurallar uygun düştüğü ölçüde elektro-
nik sözleşmeler bakımından da uygulama alanı bulacaktır.
Elektronik sözleşmelerde icabın yapılmasında, klasik iletişim araç-
larından farklı olarak, web sitesi veya elektronik posta gibi araçlar kul-
lanılmaktadır. İcabın yapılmasında farklı araçlar kullanılmış olsa dahi,
bir beyanın icap niteliği taşıması için aranan şartlar, web sitesi veya
elektronik posta aracılığıyla açıklanan irade beyanları için de geçerli
olacaktır. Dolayısıyla web sitelerinde yer alan bilgiler, sözleşmenin ob-
jektif bakımdan esaslı unsurlarını içermesi ve satıcı veya hizmet sunan
tarafın yapmış olduğu teklifi ile bağlı olmadığını gösteren bir ifadeyi
içermemesi halinde icap olarak nitelendirilebilir.
Elektronik sözleşmeler, bu sözleşmelerin kullanımında kullanılan
araçlara bağlı olarak hazırlar arası ve hazır olmayanlar arası elektronik
sözleşmeler olarak ayrıma tabi tutulmaktadır. Elektronik sözleşmeler,
103
Kocasakal Özdemir, s. 171.
104
Kocasakal Özdemir, s. 172.
hakemli makaleler Gamze TURAN
117TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
kuruluşlarında kullanılan araca bağlı olarak bazı hallerde katılmalı (il-
tihaki) sözleşme niteliği de kazanabilmektedir.
Ayrıca Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da ise mesafeli
sözleşme olarak nitelendirilmiştir.
Elektronik sözleşmelerin uluslararası nitelik taşıması halinde, bu
sözleşmelere uygulanacak hukukun tespiti hususunda özel olarak ha-
zırlanmış kanunlar ihtilafı kuralı mevcut değildir. Dolayısıyla mevcut
kanunlar ihtilafı kurallarının uygulanacak hukuku belirlemek için kul-
landığı kriterler, elektronik sözleşmeler bakımından da uygulanacak-
tır.
Yeni MÖHUK’nın 24/4. maddesi ile ifa yeri kriterinin kaldırılarak,
karakteristik edim borçlusunun mutad meskenin bulunduğu yerin
esas alınması, diğer sözleşmelerde olduğu gibi elektronik sözleşmeler-
de de uygulanacak hukukun tespitinde ortaya çıkabilecek belirsizlik-
leri ortadan kaldıracaktır.
Uluslararası nitelikli elektronik sözleşmelere, lex electronica olarak
adlandırılan ve bu sözleşmelere özgü olan kuralların uygulanması ön-
görülmektedir. Ancak lex electronica, belirli bir alanda faaliyet gös-
teren kişilerin karşılaştıkları belirli problemlere çözüm bulmak üzere
düzenledikleri kurallar olduğundan, bunların elektronik sözleşmeler-
den doğan bütün hukuki uyuşmazlıklara uygulanacak kuralları kap-
saması mümkün değildir. Dolayısıyla uluslararası nitelikli elektronik
sözleşmelere lex electronicanın yanında, kanunlar ihtilafı kuralları da
uygulanmalıdır.
KAYNAKLAR
105
Altınışık, Ulvi; Elektronik Sözleşmeler, Ankara, Seçkin Yayınları,
2003.
Aybay, Rona/Dardağan, Esra; Yasaların Uluslararası Düzeyde Çatış-
ması (Kanunlar İhtilafı), İstanbul, Aybay Yayınları, 2001.
Birsen, Kemaleddin; Borçlar Hukuku Dersleri Borçların Genel Hü-
kümleri, 4. Bası, İstanbul 1967.
105
Birden fazla eserinden yararlanılan yazarlara yapılan atıflarda kullanılan kısaltma-
lar parantez içinde belirtilmiştir.
Gamze TURAN hakemli makaleler
118TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Çelikel, Aysel; Milletlerarası Özel Hukuk, 6. Bası, İstanbul, Beta Yayın-
ları, 2000.
Doğan, Vahit; İş Akdinden Doğan Kanunlar İhtilafı Alanında Bağlama
Kuralının ve Sınırlarının Tespiti, Ankara, Yetkin Yayınları, 1996.
Ekşi, Nuray; “Sözleşmeden Doğan Borç İlişkilerine Uygulanacak Hu-
kuk Hakkında Konvansiyon”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası
Özel Hukuk Bülteni, İstanbul, 1997–1998, Sayı 1–2, s. 163–181.
Eren, Fikret; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 8. Bası, İstanbul, Beta
Yayınları, 2003.
Erol, Hüseyin/Akcayol, M.Ali, “Türkiye’de Elektronik İmza Uygu-
lamalarında Durum Analizi ve Önerileri”, Türk Hukuk Dünyası,
2007, Sayı 3, s. 157–174.
Gezder, Ümit; Mukayeseli Hukuk Açısından İnternette Akdedilen Söz-
leşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul, Beta Yayınları, 2004.
Güngör, Gülin; “İnternet Yoluyla Girişilen Elektronik Tüketici Akitleri
ve Milletlerarası Özel Hukukta Tüketicinin Korunması”, Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1997, Sayı 1–4, s. 101–120 (Elek-
tronik Tüketici Akitleri).
Güngör, Gülin; “Yeni Düzenleme Çalışmalarında Elektronik Akitlerin
Kuruluşu ve Click-wrap Yazılım Lisansı Sözleşmelerinde Hukuk
Seçimi Kaydı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2002,
Cilt 51, Sayı 1, s. 19–42 (Elektronik Akitlerin Kuruluşu).
Keser Berber, Leyla; “İmzalıyorum O Halde Varım” Dijital İmza, Dijital
İmza Hakkındaki Yasal Düzenlemeler, Dijital İmzalı Elektronik
Belgelerin Hukuki Değeri, Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2000, Sayı
II, s. 503–556.
Kırca, Çiğdem; “İnternette Sözleşme Kurulması”, Banka ve Ticaret Hu-
kuku Dergisi, 2000, Cilt XX, Sayı 4, s.99–119.
Kocasakal Özdemir Hatice; Elektronik Sözleşmeden Doğan Uyuşmaz-
lıkların Çözümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkeme-
nin Tespiti, İstanbul, Vedat Kitapçılık, 2003.
Mehring, Josef; “Vertragsabschluss im Internet, Eine neue Herausfor-
derung für das alte BGB”, Multimedia und Recht, 1998, s. 30 vd.
hakemli makaleler Gamze TURAN
119TBB Dergisi, Sayı 77, 2008
Nomer, Ergin/Şanlı, Cemal; Devletler Hususi Hukuku, 12. Bası, İstanbul
Beta Yayınları, 2003.
Oğuzman, Kemal/Öz, Turgut; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 3. Bası,
İstanbul, Filiz Yayınları, 2000.
Öngören, Gürsel; İnternet Hukuku, İstanbul, Öngören Yayınları, 2006.
Özel, Sibel; “Sözleşmesel İlişkide MÖHUK m. 24/II’ de Öngörülen Ob-
jektif Bağlama Kuralının Mukayeseli Hukuk Açısından Değerlen-
dirilmesi”, Milletlerarası Hukuk ve Milletlerarası Özel Hukuk Bülteni,
2002, Sayı 2, s. 577–617.
Özsunay, Ergun; “Uluslararası Çalışmaların ve Bazı Ulusal Düzen-
lemelerin Işığında Elektronik Ticaret ve E-Sözleşmelerin Temel
Sorunları”, Uluslararası İnternet Sempozyumu–2001, İzmir 2002, s.
121–143.
Reisoğlu, Safa; Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 13. Bası, İstanbul, Beta
Yayınları, 1999.
Rüssmann, Helmut; “ İnternette Hukuki İşlemler: Hukuki Geçerliliği
ve İspat (Alman Hukukuna Göre)”, (Çev. Özekes, Muhammett),
Uluslararası İnternet Hukuku Sempozyumu-2001, İzmir 2002, s. 325-
353.
Sözer, Bülent; Elektronik Sözleşmeler, İstanbul, Beta Yayınları, 2002.
Şenocak, Zarife; “Dijital İmza ve Dijital İmzanın Borçlar Kanunu Hü-
kümleri Açısından Ele Alınması”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakül-
tesi Dergisi, 2001, Cilt 50, Sayı 2, s. 97–135 (Dijital İmza).
Şenocak, Zarife; “İnternette Kurulan Açık Artırma İle Satım Sözleşme-
si”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 2001, Cilt, 50, Sayı
3, s. 93-114 (İnternette Kurulan Satım Sözleşmesi).
Tekinalp, Gülören; Milletlerarası Özel Hukuk-Bağlama Kuralları, 7.
Bası, İstanbul, Beta Yayınları, 2002.
Tekinay, Selahattin Sulhi/Akman, Sermet/Burcuoğlu, Haluk/Altop,
Atilla, Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt 1, 5. Bası, İstanbul
1985.
Widmer Ursula/Baehler, Konrad; Rechtsfragen beim elektronic Commer-
ce, Sichere Geschaftstransaktionen im Internet, Zürich 1997.
www.e-ticaret.gov.tr.