Mustafa ALBAYRAK makaleler
226TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanu
nu’nun 272-285. maddeleri kanun yollarından olan istinafla ilgili hü
kümleri içermektedir.
7.10.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan ve 1 Haziran 2005 ta
rihinde yürürlüğe giren 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri
ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkın
da Kanun adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkeme
lerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenlemektedir. Kanunun geçici
2. maddesi “bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç iki yıl
içinde bölge adliye mahkemelerinin kurulması”nı öngörmüştür.
1
* Yargıtay Tetkik Hakimi.
1
Ortada faaliyete geçmiş bir mahkeme olmamasına rağmen bu konuda şu kararlar
alınmıştır.
Adalet Bakanlığından:
BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULMASINA
İLİŞKİN KARAR
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkeme
lerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü alınarak bölgelerin coğ
rafi durumları ve iş yoğunluklarına göre; İstanbul, Bursa, İzmir, Ankara, Konya,
Samsun, Adana, Erzurum ve Diyarbakır’da bölge adliye mahkemeleri kurulmuş
tur. (RG 5 Haziran 2007 – 26543)
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Kararı: Hâkimler ve Savcılar Yüksek Ku
rulu Başkanlığından:
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
İSTİNAF İNCELEMESİNDE
DÜZELTEREK RED (ONAMA)
KARARI VEREBİLECEK Mİ?
(Ceza)
Mustafa ALBAYRAK
*
makaleler Mustafa ALBAYRAK
227TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu’nun en önemli yeniliklerin
den biri istinaf kanun yolunu getirmiş olmasıdır. Bölge Adliye Mah
kemeleri (BAM) faaliyete geçtikten sonra Adli Yargı ilk derece mahke
melerinin kararlarına karşı, ayrık durumlar hariç, doğrudan temyize
başvurmak mümkün olmayacaktır.
İstinaf kanun yolu, ilk derece mahkemesinin verdiği hükümle
re karşı (m. 223) başvurulacak bir kanun yolu olup hem maddi mese
leyi (fiilin sanık tarafından işlenip işlenmediğini) hem de suçun sübu
tundan sonra hukuksal sorunu (suç fiilinin hangi suç tipine uyduğu
ve hangi cezanın verileceği) incelemesini yapar ve gerekirse yeniden
hüküm kurar.
Bölge Adliye Mahkemeleri istinaf incelemesini istisnalar dışında
2
Karar Tarihi : 15.5.2007
Karar No : 206
5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 25 inci maddesi uyarınca Hâkim
ler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun olumlu görüşü alınarak bölgelerin coğrafi du
rumları ve iş yoğunluklarına göre Adalet Bakanlığı’nca kurulmuş bulunan Bölge
Adliye Mahkemelerinden;
1- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; İstanbul, Kırklareli,
Edirne, Tekirdağ, Kocaeli, Sakarya ve Düzce,
2- Bursa Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Bursa, Çanakkale, Balıke
sir, Kütahya, Bilecik ve Yalova,
3- İzmir Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; İzmir, Manisa, Uşak, Ay
dın, Denizli ve Muğla,
4- Konya Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Konya, Afyonkarahisar,
Isparta, Burdur, Antalya, Aksaray ve Karaman,
5- Adana Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Adana, Mersin, Niğde,
Kayseri, Hatay, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman, Gaziantep, Malatya ve Ki
lis,
6- Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Ankara, Eskişehir, Bolu,
Zonguldak, Karabük, Bartın, Kastamonu, Çankırı, Çorum, Kırıkkale, Kırşehir, Nev
şehir ve Yozgat,
7- Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Samsun, Sinop, Amas
ya, Tokat, Sivas, Ordu, Giresun, Gümüşhane, Trabzon, Rize ve Artvin,
8- Erzurum Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Erzurum, Erzincan,
Bingöl, Muş, Ağrı, Iğdır, Kars, Ardahan ve Bayburt,
9- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesinin yargı çevresinin; Diyarbakır, Elazığ,
Tunceli, Şanlıurfa, Mardin, Batman, Siirt, Bitlis, Van, Şırnak ve Hakkari
İllerinin mülki hudutlarını kapsayacak şekilde belirlenmesine karar
verilmiştir.(RG 5 Haziran 2007 – 26543)
2
- CMK, Madde-272 - (1) İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı is
tinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, onbeş yıl ve daha fazla hapis cezalarına ilişkin
hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
228TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ilgililerin (Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve katılan) başvurusu
üzerine yapar.
BAM ceza dairelerinin şu andaki yasal düzenlemeye göre doğ
rudan bakacakları davalar bulunmamaktadır. Dolayısıyla BAM ceza
dairesinin önüne uyuşmazlık ancak ilgilileri tarafından (resen istinafa
tabi olanlar hariç) ilk derece mahkemesi kararından sonra getirilecek
tir.
Yukarıda belirttiğimiz gibi CMK’da istinafla ilgili 14 madde bu
lunmaktadır. Bu maddelere baktığımızda halen 1402 sayılı CMUK’nın
322. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen, Yargıtay’ın davanın esasına
hükmedilecek haller (ıslah, düzelterek onama) istinaf için öngörülme
diği buna mukabil aynı kanunun (5271 sayılı CMK) 303.maddesinde
Yargıtay’ca davanın esasına hükmedilecek haller, hukuka aykırılığın
giderilmesi başlığını taşımakta ve CMUK’nın 322. maddesinde sayı
lanlara benzer sebeplerin olması halinde Yargıtay’ın davanın esasına
hükmedebilmesini ve hükümdeki hukuka aykırılığı gidererek noksan
lığın giderilmesini kabul etmiştir.
Bu yazımızda temyiz incelemesi için öngörülen CMK’nın 303.
maddesindeki hallerin varlığı halinde aynı uygulamanın Bölge Adliye
Mahkemelerinin istinaf incelemesinde yapılıp yapılmayacağı üzerinde
düşüncelerimizi açıklayacağız. Düzelterek ret (onama) konusunu in
celemeden önce BAM’ın istinaf incelemesini nasıl yapacağı hususunda
kısa bir açıklamadan sonra bu konu irdelenecektir.
İSTİNAF İNCELEMESİ
İstinaf incelemesinin dört aşaması vardır. Bunlar:
1. Dosya üzerinde ön inceleme.
2. Dosya üzerinde esaslı inceleme.
3. Davanın yeniden görülmesi ve duruşma açılması kararı.
4. Duruşma açıldıktan sonra sanığın duruşmaya gelmemesi üzeri
ne ret kararı.
5. Duruşma sonrası kararları.
makaleler Mustafa ALBAYRAK
229TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
I. DOSYA ÜZERİNDE ÖN İNCELEME
İlk derece mahkemesi karar dosyasının CMK’nın 278.maddesine
göre
BAM Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderilmesi üzerine, savcı
lıkça dosyanın incelemesi yapılır. Bu incelemede tebligat eksiklikleri
bulunup bulunmadığı, eksiklikler varsa giderilmesin yoluna gidilir.
Cumhuriyet Başsavcılığı bu aşmada dosyaya konmasını uygun gör
düğü belge ve delilleri ekleyerek tebliğname ile birlikte ceza dairesine
gönderir. Bölge Adliye Mahkemesi ceza dairesine gelen dosya başkan
tarafından iş bölümü çerçevesinde ilgili üyeye verilir. BAM ceza da
iresince tebliğname ilgililere tebliği edilir. Bu ilgililer kararı temyiz
edenler (Cumhuriyet Savcısı hariç) ve tebliğnamenin aleyhine hüküm
doğurduğu kişilerdir.
Dosyayı alan üye dosya üzerinde ön inceleme yapar. Ön inceleme
de sırasıyla şu hususlara bakılır:
1. Yetki Araştırması: İlk olarak BAM’ın bu dava bakımından yet
kili olup olmadığına bakılır. BAM’ın yetki alanına giren iller veya ilçe
ler kurul (HSYK) kararıyla belirlenecek olduğundan bu yetki sorunu
çok istisnai durumlarda hata sonucu oluşabilecektir. Bu gibi durum
larda BAM yetkisizlik kararı vererek dosyayı yetkili BAM’ye gönderir.
BAM ceza dairesi kendisini yetkili görmesi halinde bundan sonraki
aşamalardaki incelemesini yapacaktır.
2. Süre: İstinaf istemi, hükmün açıklanmasından itibaren yedi gün
içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt kâti
bine bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır, beyan tutanağa geçiri
lir ve tutanak hakime onaylattırılır. Tutuklu sanık 263. madde hükmü
ne göre istinaf başvurusunu ceza infaz kurumuna yapar.
Hüküm, istinaf yoluna başvurma hakkı olanların yokluğunda
açıklanmışsa, süre tebliğ tarihinden başlar.
Asliye ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet Savcıları, mah
kemelerinin yargı çevresi içerisindeki sulh ceza mahkemelerinin; ağır
-Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Savcısının görevi
Madde 278 - (1) Dava dosyası, bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılı
ğına geldiğinde incelenerek, varsa tebligat eksikliklerinin giderilmesi sağlandıktan
ve sunulması gereken belge ve deliller de eklendikten sonra, yazılı düşünceyi içe
ren bir tebliğname ile birlikte bölge adliye mahkemesi ceza dairesine verilir. Bölge
adliye mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğname ilgililere de
tebliğ olunur.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
230TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet Savcıları, mahkemelerinin
yargı çevresi içerisindeki asliye ve sulh ceza mahkemelerinin hüküm
lerine karşı, kararın o yer Cumhuriyet Başsavcılığı’na geliş tarihinden
itibaren yedi gün içinde
istinaf yoluna başvurabilirler.
Bu incelemede istinaf başvurusunun süresinde yapılıp yapılmadı
ğı araştırılacak ve süresinde yapılmadığı anlaşılırsa bu durumda isti
naf başvurusunun reddine karar verilecektir.
3. Kararın BAM’nin İnceleyebilecek Olduğu Karalardan Olup
Olmadığı: İlk derece mahkemelerinden verilen hükümlere karşı isti
naf yoluna başvurulabilir. Ancak, on beş yıl ve daha fazla hapis ceza
larına ilişkin hükümler, bölge adliye mahkemesince re’sen incelenir.
Hükümden önce verilip hükme esas teşkil eden veya başkaca ka
nun yolu öngörülmemiş olan mahkeme kararlarına karşı da hükümle
birlikte istinaf yoluna başvurulabilir.
Ancak;
a. Sonuç olarak belirlenen iki bin lira dahil adlî para cezasına mah
kûmiyet hükümlerine,
b. Üst sınırı beş yüz günü geçmeyen adlî para cezasını gerektiren
suçlardan beraat hükümlerine,
c. Kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümlere,
Karşı istinaf yoluna başvurulamaz.
BAM yaptığı bu araştırmada kararın incelenebilecek karalardan
olmadığına kanaat getirirse red kararı verecektir.
4. İstinafa Başvuranın Buna Hakkı Olup Olmadığı (Kanun Yol
larına Başvurma Hakkı): Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cum
huriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu kanuna göre katılan sıfatını al
mış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya
katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için
kanun yolları açıktır.
Asliye ceza mahkemesinde bulunan Cumhuriyet Savcıları, mah
kemenin yargı çevresindeki sulh ceza mahkemelerinin; ağır ceza mah
- CMK, Madde 38-(1) Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan tebligat, tebliği gereken
evrakın aslının verilmesi suretiyle olur. Tebliğ ile bir süre işlemeye başlıyorsa veril
diği gün, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından evrakın aslına yazılır.
makaleler Mustafa ALBAYRAK
231TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
kemelerinde bulunan Cumhuriyet Savcıları, ağır ceza mahkemesinin
yargı çevresindeki asliye ve sulh ceza mahkemelerinin kararlarına kar
şı kanun yollarına başvurabilirler.
Cumhuriyet Savcısı, sanık lehine olarak da kanun yollarına başvu
rabilir. (260)
İstinaf başvurusunun yukarıda sayılan kişiler tarafından yapılma
mış olması halinde istinaf başvurusunun reddine karar verilecektir.
II. DOSYA ÜZERİNDE ESASLI İNCELEME
Ön inceleme sonunda haklarında yetkisizlik veya istinaf başvuru
sunun reddine kararları verilmeyen dava dosyalarını BAM ceza dai
resi incelemeye başlar. Bölge adliye mahkemesi dosyayı her yönüyle
inceler (olaydan karara kadar bütün belge, ifade, sorgu, tebliğname,
temyiz dilekçeleri, cevap dilekçeleri) ve inceleme sonunda şu kararları
verir:
1. İstinaf Başvurusun Esastan Reddi: BAM ceza dairesi ilk derece
mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka
aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir ek
siklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde oldu
ğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine karar verir.
2. Hükmün Bozulması: BAM ceza dairesi ilk derece mahkeme
sinin kararında CMK 289. maddesinde belirtilen bir hukuka aykırılık
nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeni
den incelenmek ve hüküm kurulmak üzere hükmü bozulan ilk derece
mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir
ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verir.
Kanunun 289. maddesinde kesin hukuka aykırılık halleri düzen
lemiş ve bu aykırılıkların bulunması halinde hükmün bozulması ge
rektiği amir hüküm olarak getirilmiştir. Bunlar maddede dokuz başlık
altında tek tek sayılmışlardır. Bu hukuka aykırılıkların tespiti halinde
BAM muhakkak bozma kakarı verecektir. Çünkü kanunun hükmü
emredici olduğundan bu gibi hallerde aşağıda açıklayacak olduğumuz
üzere duruşma açarak kendisi yargılama yapıp karar veremeyecektir.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
232TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Hükmün Bozulmasını Gerektiren
Kesin Hukuka Aykırılık Halleri
a. Mahkemenin Kanuna Uygun Olarak
Teşekkül Etmemiş Olması
Mahkemelerin oluşumu kanunla belirlenmiştir. Mahkemelerde
hakim, katip bulundurulması bir zorunluluk olduğu gibi Asliye ceza
ve Ağır Ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısının bulunması zo
runludur. Ayrıca ağır ceza mahkemesi bir başkan ve iki üyeden oluş
ması gerektiğinden üyelerden birinin bulunmaması halinde mahkeme
kanuna uygun olarak oluşmamış demektir.
Ayrıca tutanağa hakim, katip, savcı ve duruşma katibinin isminin
yazılması gerekir.
b. Hakimlik Görevini Yapmaktan Kanun Gereğince
Yasaklanmış Hakimin Hükme Katılması
CMK’nın 22 ve 23. maddelerinde hakimin davaya bakamayacağı
haller gösterilmiştir. Bu hallerin bulunmaması gerekir. Bu düzenleme
ile Anayasa’da ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde belirlenen
yargının bağımsızlığını ve tarafsızlığını güvence altına almanın, adil
yargılama kurallarının gereği olarak düzenlenmiştir. Bu çerçevede ha
kimin gördüğü dava ile kişisel ilişkisin bulunması, taraf tutma açısın
dan mutlak bir karine kabul edilmiş ve bu nedenle hakimin davaya
bakamayacağı haller sayılmıştır. Bunlar:
a. Suçtan kendisi zarar görmüşse,
b. Sonradan kalksa bile şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında
evlilik, vesayet veya kayyımlık ilişkisi bulunmuşsa,
c. Şüpheli, sanık veya mağdurun kan veya kayın hısımlığından
üstsoy veya altsoyundan biri ise,
d. Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında evlat edinme bağlan
tısı varsa,
e. Şüpheli, sanık veya mağdur ile aralarında üçüncü derece dahil
kan hısımlığı varsa,
f. Evlilik sona ermiş olsa bile, şüpheli, sanık veya mağdur ile ara
larında ikinci derece dahil kayın hısımlığı varsa,
makaleler Mustafa ALBAYRAK
233TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
g. Aynı davada Cumhuriyet Savcılığı, adli kolluk görevi, şüpheli
veya sanık müdafiliği veya mağdur vekilliği yapmışsa,
h. Aynı davada tanık veya bilirkişi sıfatıyla dinlenmişse,
Karşılaştırmalı yargılama hukukunda bu konu daha kapsam
lı olarak ele alınmıştır. Genel ilke, hakimlerin önceden bir fikir veya
soruşturmaya katılmamış olmalarıdır. Hakimlerin, bir işe müdahale
ettiklerinde önceden bir fikir ve düşüncelerinin olmaması gereklidir
ve tarafsız kalmanın bir koşuluda budur. Avrupa İnsan Hakları Mah
kemesi, sözleşmenin 6. maddesi hakimin önce soruşturmasını veya
soruşturma işlemini yaptığı davadaki usul işlemlerine katılmasını hu
kuka aykırı saymıştır. Kanunun 23. maddesindeki düzenleme de şu
şekildedir:
(1) Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkeme
ce bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz.
(2) Aynı işte soruşturma evresinde görev yapmış bulunan hakim,
kovuşturma evresinde görev yapamaz. (Kanunun 163 üncü maddesi
hükmü dışındaki hallerde uygulanmaz.
5
)
(3) Yargılamanın yenilenmesi halinde, önceki yargılamada görev
yapan hakim, aynı işte görev alamaz.
c. Geçerli Şüphe Nedeniyle Hakkında
Ret İstemi Öne Sürülmüş Olup da bu İstem
Kabul Olunduğu Halde Hakimin Hükme Katılması
veya bu İstemin Kanuna Aykırı Olarak Reddedilip
Hakimin Hükme Katılması
Hakkında red istemi kabul edilen yada red isteği kanuna aykırı
olarak reddedilen hakimin hükme katılması mutlak bozma sebebidir.
Kanunun 22. maddesindeki düzenlemeye göre, hakimin davaya ba
kamayacağı hallerde reddi istenebileceği gibi, tarafsızlığını şüpheye
düşürecek diğer sebeplerden dolayı da reddi istenebilir.
5
- Soruşturmanın sulh ceza hakimi tarafından yapılması
Madde 163 - (1) Suçüstü hali ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, Cumhu
riyet savcısına erişilemiyorsa veya olay genişliği itibarıyla Cumhuriyet savcısının iş
gücünü aşıyorsa, sulh ceza hakimi de bütün soruşturma işlemlerini yapabilir.
(2) Kolluk amir ve memurları, sulh ceza hakimi tarafından emredilen tedbirleri alır
ve araştırmaları yerine getirirler.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
234TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
d. Mahkemenin Kanuna Aykırı Olarak
Davaya Bakmaya Kendini Görevli veya Yetkili Görmesi
Mahkeme her aşamada görevli olup olmadığını gözetmesi gere
kir. Madde 6 hariç her zaman görevsizlik kararı verebilir. Yetki yasada
öngörülen zamanda
yapıldığında buda nazara alınır. Yetkili olmayan
mahkemenin davaya bakması kanuna aykırılık oluşturur.
e. Cumhuriyet Savcısı veya Duruşmada Kanunen
Mutlaka Hazır Bulunması Gereken
Diğer Kişilerin Yokluğunda Duruşma Yapılması
Duruşmada Cumhuriyet Savcısı yanında yargılama faaliyetini
zapta geçiren bir katibin bulunması gerekir. Ayrıca belirlenen duruş
ma gününden ayrı olarak duruşmanın sanığın hazır olmadığı günde
veya zorunlu müdafii hazır olmadan da duruşma yapılması hukuka
kesin aykırılık halidir.
f. Duruşmalı Olarak Verilen Hükümde Açıklık Kuralının
İhlâl Edilmesi
İstisnalar dışında duruşmalar açık olarak yapılması kuralına uyul
maması hukuka kesin aykırılık hallerinden sayılmıştır.
g. Hükmün 230. Madde Gereğince Gerekçeyi İçermemesi
Anayasa’nın 14. maddesine göre mahkeme kararlarının gerekçeli
olması öngörülmüş ve CMK 34 ve 230 maddeler de bu yönde düzen
lemeler getirmiştir. Hakim ve mahkemelerin her türlü kararı, karşı oy
- Madde 18-(1) Sanık, yetkisizlik iddiasını, ilk derece mahkemelerinde duruşmada
sorgusundan, bölge adliye mahkemelerinde incelemenin başlamasından ve duruş
malı işlerde inceleme raporunun okunmasından önce bildirir.
(2) Yetkisizlik iddiasına ilişkin karar, ilk derece mahkemelerinde sanığın sorgu
sundan önce, bölge adliye mahkemelerinde duruşmasız işlerde incelemenin hemen
başlangıcında, duruşmalı işlerde inceleme raporu okunmadan önce verilir. Bu aşa
malardan sonra yetkisizlik iddiasında bulunulamayacağı gibi mahkemeler de bu
hususta re’sen karar veremez.
(3) Yetkisizlik kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.
makaleler Mustafa ALBAYRAK
235TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
dahil, gerekçeli olarak yazılır. Kararların örneklerinde karşı oylar da
gösterilir.
Kararlarda, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekil
leri belirtilir.
Mahkumiyet hükmünün gerekçesinde; iddia ve savunmada ileri
sürülen görüşler, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, hükme
esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi; bu kapsamda dosya
içerisinde bulunan ve hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delillerin
ayrıca ve açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu
sabit görülen fiili ve bunun nitelendirilmesi; bu hususta ileri sürülen
istemleri de dikkate alarak, Türk Ceza Kanunu’nun 61 ve 62. madde
lerinde belirlenen sıra ve esaslara göre cezanın belirlenmesi; yine aynı
kanunun 53 ve devamı maddelerine göre, cezaya mahkumiyet yerine
veya cezanın yanı sıra uygulanacak güvenlik tedbirinin belirlenmesi,
cezanın ertelenmesine, hapis cezasının adli para cezasına veya tedbir
lerden birine çevrilmesine veya ek güvenlik tedbirlerinin uygulanma
sına veya bu hususlara ilişkin istemlerin kabul veya reddine ait daya
naklar net ve anlaşılır biçimde gösterilir.
Beraat hükmünün gerekçesinde ise yüklenen fiilin kanunda suç
olarak tanımlanmamış olması, yüklenen suçun sanık tarafından işlen
mediğinin sabit olması, yüklenen suç açısından failin kast veya tak
sirinin bulunmaması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine
rağmen, olayda bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve yükle
nen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gibi hallerden
hangisine dayandığının gösterilmesi gerekir
Ceza verilmesine yer olmadığına dair kararın gerekçesinde ise
yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sa
ğır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması, yüklenen su
çun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle
veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, meşru
savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması ve ku
surluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi hallerinden hangisinden
karar verildiğinin gösterilmesi gerekir.
Diğer kararlarda da bunun nedenlerini gerekçede gösterilmesi ge
rekir.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
236TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
h. Hüküm İçin Önemli Olan Hususlarda
Mahkeme Kararı ile Savunma Hakkının
Sınırlandırılmış Olması
Savunma hakkını kısıtlayacak hiçbir işleme başvurulmamalı. Eğer
hakkın suistimali söz konusu ise buda usulene uygun olarak engellen
melidir. Savunma için ve müdafii tayini için süre istenmesi hallerinde
bu süre verilmeli. Dinlenilmesi istenen tanıklar varsa bunlarda dinlen
meli.
i. Hükmün Hukuka Aykırı Yöntemlerle Elde Edilen
Delile Dayanması
Hükmün hukuka uygun delillere dayanması, usul hukuku yönün
den olağanüstü önem taşıyan ve adil yargılama ile bağlantılı bir ilke
olan delilin hakkaniyete uygunluğunu sağlamak amacını gütmekte
dir. Böylece ister soruşturma evrelerinde isterse kovuşturma evresin
de hukuka aykırı olarak, örneğin işkence, narkozla, hataya sürükleyici
eylemler, sorgulamalar, baskılar, kişinin fizik ve moral bütünlüğüne
saldırılar yolu ile elde edilmiş deliller hükme esas alınmayacaktır.
Bunlara dayanarak hüküm kurulması kesin hukuka aykırılık oluştur
maktadır.
III. DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ VE
DURUŞMA AÇILMASI
BAM ceza dairesi yukarıda sayılan usulleri geçtikten sonra yani
incelediği dosyada istinaf başvurusunun esastan reddetmediği ve ke
sin hukuka aykırılık halleri tespit edip bozma kararı vermediğinde ge
rekli tedbirleri aldıktan sonra ilk derece mahkemesinin kararını kaldı
rarak davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine
başlanmasına karar verir.
IV. DURUŞMA AÇILDIKTAN SONRA
SANIĞIN DURUŞMAYA GELMEMESİ ÜZERİNE
RET KARARI VERİLMESİ
Kanunun duruşma hazırlığı başlıklı 281/1. maddesinde “Tutuksuz
sanığa yapılacak çağrıda kendi başvurusu üzerine açılacak davanın duruşma-
makaleler Mustafa ALBAYRAK
237TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
sına gelmediğinde davasının reddedileceği ayrıca bildirilir” hükmü bulun
maktadır. Bu hükümden çıkan sonuca göre mahkeme her ne kadar du
ruşma açılmasına karar verse bile istinafa başvuran sanığın mazeretsiz
olarak duruşmaya gelmemesi halinde istinaf başvurusunun esastan
reddine karar verilecektir.
Bu hükmün çok isabetli olmadığını belirtmekle beraber aşağıda
açıklayacak olduğumuz düzelterek istinaf başvurusunun reddine ka
rar verilmesi halinde daha hakkaniyete uygun bir çözüm bu adaletsiz
liği giderebilecektir.
V. DAVANIN YENİDEN GÖRÜLMESİ VE
DURUŞMA SONRASI VERİLEBİLECEK KARARLAR
Duruşma açılmasına karar verildiğinde CMK’nın duruşma hazır
lığı (m. 175-181), duruşma (m. 182-202) ve karara (m. 227-232) ilişkin
hükümleri uygulanır. Bunun yanında bu mahkemeler bazı ayrık uy
gulamalarda yapabilecektir. Bunlar:
a. Duruşma, bu kanunun öngördüğü genel hükümlere göre başla
dıktan sonra görevlendirilen üyenin inceleme raporu okunur.
b. İlk derece mahkemesinin gerekçeli hükmü de okunur.
c. İlk derece mahkemesinde dinlenilen tanıkların ifadelerini içeren
tutanaklar ile keşif tutanakları, bilirkişi raporu, bölge adliye mahkeme
si duruşma hazırlığı aşamasında toplanan delil ve belgeler, yapılmışsa
keşif ve bilirkişi açıklamalarına ilişkin tutanak ve raporlar okunur.
d. Bölge adliye mahkemesi duruşmasında dinlenilmeleri gerekli
görülen tanık ve bilirkişiler çağrılır.
BAM ceza dairesi yapacağı yargılama sonunda aşağıdaki kararla
rı verecektir. BAM ceza dairesi duruşma açılması kararı ile ilk derece
mahkemesinin kararını kaldırdığından duruşma yaptıktan sonra yeni
bir hüküm kuracaktır. İlk derece mahkemesinin kararı ile aynı olsa bile
yeni bir hüküm kuracaktır.
Kanunun bu konudaki düzenlemesi ile ilgili olarak bakınız, Hüsamettin Uğur,
“Bölge Adliye (İstinaf) Mahkemesince İnceleme ve Kovuşturma Evresine İlişkin Bir
Sorunun Tahlili ve Öneriler”, Terazi Hukuk Dergisi, Sayı 10, Haziran 2007.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
238TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
BAM’ın Verebilecek Olduğu Kararlar
1. Beraat
Kanun aşağıdaki hallerde beraat kararı verilmesini kabul etmiştir.
a. Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması.
b. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması.
c. Yüklenen suç açısından failin kast veya taksirinin bulunmaması.
d. Yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda
bir hukuka uygunluk nedeninin bulunması.
e. Yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması.
(Hükümdür, temyize tabidir.)
2. Kusurun Bulunmaması Dolayısıyla
Ceza Verilmesine Yer Olmadığı
BAM ceza dairesi aşağıda yazılı durumların bulunması halinde
“kusurun bulunmaması dolayısıyla ceza verilmesine yer olmadığına” karar
verir.
a. Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması.
b. Yüklenen suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine ge
tirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiy
le işlenmesi.
c. Meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle
aşılması.
d. Kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi. (Hükümdür,
temyize tabidir.)
3. Ceza Verilmesine Yer Olmadığı
BAM ceza dairesi işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirme
sine rağmen aşağıda ki hallerde ceza verilmesine yer olmadığına karar
verir
a. Etkin pişmanlık.
makaleler Mustafa ALBAYRAK
239TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
b. Şahsî cezasızlık sebebinin varlığı.
c. Karşılıklı hakaret.
d. İşlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı.
Derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerde ceza verilmesine yer ol
madığı kararı verilemez. (Hükümdür, temyize tabidir.)
4. Mahkumiyet
BAM ceza dairesi yüklenen suçun işediğinin sabit olması halinde,
sanık hakkında mahkumiyet kararı verir. (Hükümdür, temyize tabi-
dir.)
5. Güvenlik Tedbiri
BAM ceza dairesi yüklenen suçu işlediğinin sabit olması halinde,
belli bir cezaya mahkûmiyet yerine veya mahkûmiyetin yanı sıra gü
venlik tedbirine hükmedilir. (Hükümdür, temyize tabidir.)
6. Davanın Reddi
BAM ceza dairesi aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden ve
rilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar
verir. (Hükümdür, temyize tabidir.)
7. Düşme
Türk Ceza Kanunu’nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya
da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anla
şılması hallerinde, BAM ceza dairesi davanın düşmesine karar verir.
Derhal beraat kararı verilebilecek hallerde düşme kararı verilemez.
(Hükümdür, temyize tabidir.)
8. Durma
Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağ
lı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçek
leşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Derhal beraat kararı
verilebilecek hâllerde durma kararı verilemez. (Bu karara itiraz edi-
lebilir.)
Mustafa ALBAYRAK makaleler
240TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
9. Görevsizlik
BAM ceza dairesi dava konusu eylemin adli yargının görev alanı
dışında başka bir yargının görevine girdiğini kabul ederse görevsizlik
kararı verir. (Hüküm sayılır, temyize tabidir.)
10. Hükmün Açıklanmasının Ertelenmesi
CMK’un 231.maddesinde 5560 sayılı kanunla yapılan değişiklik
ten sonra 19 Aralık 2006 tarihinden itibaren bazı suçlar için hükmün
açıklanmasının geri bırakılması müessesi getirilmiştir. BAM yaptığı
duruşma sonunda bu şekilde de karar verebilecektir. (Bu karara itiraz
edilebilir.)
VI. CMUK VE CMK’DA DÜZELTEREK ONAMA
CMUK’un 322. maddesinin birinci fıkrasında 9 bent halinde sayı
lan hallerde Yargıtay yargılama yapılmasında fayda görmemesi halin
de hükmü bozar ve bu bozma ile sınırlı olarak hükmün düzeltilerek
(ıslah edilerek) onanmasına karar verir.
Islah; teknik anlamda başka bir makamın eskisinin yerine geçerek
yeni bir karar vermek suretiyle aykırılığı gidermesidir. Bu halde Yargı
tay, esas mahkemenin yerine geçerek hükmü bozup düzeltmek (ıslah)
suretiyle onamaktadır.
Maddenin yazılışına uygun olan bu açıklamalar yanında hükmü
bozmadan düzelterek onama kararları da verilmektedir. Bu uygula
ma hükmün bozulmakla ortadan kalkacağı ve düzeltilmiş olsa da ilk
mahkemenin yerine geçerek Yargıtay’ın hüküm kuramayacağı düşün
cesinden kaynaklanmaktadır. Bu düşüncelerle hükümde var olduğu
kabul edilen eksiklik ya da yanlışlığa işaret edilip tespit edildikten
sonra bunun yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği ve düzeltilmesi
nin olanaklı bulunduğu belirtilerek ve bozma yapıldığından söz edil
meden gerekli hususlar düzeltilerek hüküm bu şekliyle onanmaktadır.
Yargıtay’ın her iki şekilde uygulama yapan dairelerin karaları bulun
maktadır.
makaleler Mustafa ALBAYRAK
241TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Yargıtay’ın yerel mahkemenin verdiği kararı ıslah edebilmesi iki
temel koşulun gerçekleşmesine bağlıdır.
a. Maddi olayın daha ziyade aydınlanması için bir soruşturma ge
rekmemelidir.
b. Maddi olay bakımından mahkemeye bırakılmış serbest değer
lendirme yetkisi söz konusu olmamalıdır.
Islahın gayesi davayı orada bitirmek olduğundan esas mahke
menin yapacak başka bir şeyi yoktur. Yani ıslah kararına karşı dire
nilemez, sorun çözülmüş, kesin yargı halini almıştır. (Ancak Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz hakkı her zaman vardır)
Bölge Adliye Mahkemeleri kurulup göreve başlayıncaya kadar
yürürlükte kalacak olan CMUK’nın 322. maddesi ile yeni CMK’nın
303. maddelerine göre ıslah sebepleri:
1. Vakıanın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraata veya
davanın
düşmesine yahut aşağı - yukarı haddi olmayan sabit bir cezaya
hükmolunması icabederse, (5271 sayılı CMK’da karşılığı m.303/1-a-
Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraata veya davanın
düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolun
ması gerekirse.)
2. Yargıtay Başsavcılığı’nın iddiasına uygun olarak suçluya ka
nunda yazılı cezanın en aşağı derecesini uygulamayı uygun görür
se, (5271 sayılı CMK’da karşılığı m. 303/1-b- Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı’nın iddiasına uygun olarak sanığa kanunda yazılı cezanın
en alt derecesini uygulamayı uygun görürse.)
3. Mahkemece sabit görülen suçun unsurları ve vasfı ve cezası
hükümde doğru gösterilmiş olduğu halde sadece kanunun madde
numarası yanlış yazılmış ise, (5271 sayılı CMK’da karşılığı m.303/1-
c- Mahkemece sabit görülen suçun unsurları, niteliği ve cezası hüküm
de doğru gösterilmiş olduğu hâlde sadece kanunun madde numarası
yanlış yazılmış ise.)
4. Hükümden sonra yürürlüğe giren kanun suçun cezasını azaltmış
İsmail Malkoç, Mahmut Güler, Uygulamada Ceza Muhakemesi Usulü Kanunu, Ankara
1998, s.1268.
Mustafa ALBAYRAK makaleler
242TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ve mahkemece suçluya ceza tayininde artırma sebebi kabul edilmemiş
veya yeni bir kanun ile fiil suç sayılmamış olmaktan dolayı birinci hal
de daha az bir cezanın hükmü ve ikinci halde hiç ceza hükmolunma
ması gerekirse, (5271 sayılı CMK’da karşılığı m. 303/1-d- Hükümden
sonra yürürlüğe giren kanun, suçun cezasını azaltmış ve mahkemece
sanığa verilecek cezanın belirlenmesinde artırma sebebi kabul edilme
miş veya yeni bir kanun ile fiil suç olmaktan çıkarılmış ise birinci hâlde
daha az bir cezanın hükmolunması ve ikinci halde hiç ceza hükmolun
maması gerekirse.)
5. Açıkça tespit edilmiş olan suçlunun doğum ve suç tarihlerine
göre ceza
tayininde gerekli indirme yapılmamış veya yanlış olarak indir
me yapılmış ise, (5271 sayılı CMK karşılığı m. 303/1-e- Sanığın açıkça
saptanmış olan doğum ve suç tarihlerine göre verilecek cezanın belir
lenmesinde gerekli indirim yapılmamış veya yanlış indirim yapılmış
ise.)
6. Arttırma veya indirme sonu ceza müddeti veya miktarını tayin
de maddi hata yapılmış ise, (5271 sayılı CMK’da karşılığı m. 303/1-f-
Artırma veya indirim sonucunda verilecek ceza süresi veya miktarının
belirlenmesinde maddî hata yapılmış ise.)
7. Hükmedilmiş olan ceza yerine Ceza Kanunu’nun 29.maddesin
ce adli tevbih kararı verilmesi icabederse, (5271 sayılı CMK’da karşılığı
yok)
8. Ceza Kanunu’nun 29. maddesindeki tertibin gözetilmemesi yü
zünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise, (5271 sayılı CMK’da karşılığı
m.303/1-g- Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesindeki sıralamanın gö
zetilmemesi yüzünden eksik veya fazla ceza verilmiş ise.)
9. Harçlar Kanunu ile yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve
Avukatlık Kanunu’na göre düzenlenen ücret tarifesine aykırılık yapıl
mışsa. (5271 sayılı CMK’da karşılığı m. 303/1- h- Harçlar Kanunu ile
yargılama giderlerine ilişkin hükümlere ve Avukatlık Kanunu’na göre
düzenlenen ücret tarifesine aykırılık mevcutsa.)
makaleler Mustafa ALBAYRAK
243TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
VII. BAM CEZA DAİRESİNİN
DÜZELTEREK RET KARARI VERMESİ
Bölge adliye mahkemesinin düzelterek ret kararı vermesini üç aşa
mada inceleyebiliriz.
1. Bozma Sebeplerinin Bulunmaması ve
Duruşma Açılmasını Gerektirmeyen Noksanlıklar
Halinde düzelterek Ret Kararı (Dosya Üzerinde
Esaslı İnceleme Aşamasında)
Dosya üzerindeki ilk ön incelemeden sonra BAM yetkisizlik veya
istinaf başvurusunun reddine karar verilmeyen durumlarda (dosya
üzerinde esas incelemede) dosyayı her yönüyle inceleyip ya istinaf baş
vurusunun esastan reddine, ya hükmün bozulmasına ya da gördü
ğü noksanlığı tamamlamak için duruşma açılmasına karar verecek
tir. Bu aşamada öyle noksanlıklar olabilir ki sadece bu noksanlık için
duruşma açılmasının gerekmediği yani duruşma yapılmadan da bu
noksanlıkların giderilmesi mümkün olabilir. Bu noksanlık giderilerek,
hükmün düzeltilerek esastan reddi şeklinde karar verilebilir. Bunun
yapılması ile gereksiz duruşma yapılmasının önüne geçilmiş ve yargı
lamanın kısa sürede sonuçlanması sağlanmış olur.
2. Duruşma Açılmasına Karar Verildikten Sonra ve
Sanığın Duruşmaya Gelmediği Hallerde Düzelterek
Red Kararı Verilmesi
CMK’nın 281/1 maddesi gereğince tutuksuz sanığa yapılacak
çağrıda kendi başvurusu üzerine açılacak davanın duruşmasına gel
mediğinde davasının red edileceği bildirildiğine göre bu hallerde de
duruşmaya gelmeyen sanığa ait önceki hükmün düzeltilerek esastan
reddine karar verilebilir.
3. Duruşma Yapıldıktan Sonra İstinaf Başvurusunun
Düzelterek Reddine Karar Verilmesi
Yukarıda açıkladığımız gibi duruşma açılmasına karar verildiğin
de yapılan duruşma sonrası yeni bir karar verilecektir. Artık duruşma
açılmasına karar verilmekle ilk derece mahkemesinin kararı kaldırıl
Mustafa ALBAYRAK makaleler
244TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
mış olduğundan mahkeme yukarıda saydığımız on çeşit karardan bi
rini verecektir. Eski hükmün düzeltilmesi (ıslah edilmesi ) mümkün
değildir. Düzeltilmesi gereken noksanlıklar yeni bir hükümle gideri
lecektir.
VIII. SONUÇ
Yukarıda özetlenen bilgilerden anlaşılacağı gibi BAM ceza dairesi
önüne gelen istinaf başvurusu ile ilgili olarak dosya üzerindeki ince
lemesi ile istinaf başvurusun reddine, hükmün bozulmasına yada
davanın yeniden görülmesi için duruşma açılmasına karar verebile
cek ve duruşmadan sonrada kanunda öngörülen kararları verecektir.
Bunun yanında bazı dosyalar bakımından duruşma açılmasına gerek
duyulmadan yapılan yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün olabilir. Bu
noksanlık dosyaya bir kaydın getirilmesi veya mahkemenin değerlen
dirme sırasında esasa ilişkin olmayan hatası olabilir. Duruşma açılma
sını gerektirmeyen bu gibi durumlarda duruşma açılmadan bir karar
verilebilmeli. Şu andaki kanunda istinaf incelemesi bakımından bu ko
nuda açık bir hüküm yoktur. Yargıtay’ın esasında çok sık uygulama
sı gereken ve uygulaması az olan düzelterek onama benzeri bir karar
şeklinin de getirilmesi faydalı olacaktır. Bundan dolayı bir kısım uygu
layıcılar bunun mümkün olamayacak olduğunu söylerken bir kısmı da
303.maddenin kıyas yoluyla uygulanabileceğini kabul etmektedirler.
9
9
Başvurunun esastan reddi kararı, temyiz kanun yolundaki “onama” kararına ben
zetilebilir. Ancak, temyiz kanun yolu için CMK’nın 303. maddesinde kabul edilen
düzeltme (düzelterek onama) yolu istinaf kanun yolu bakımından öngörülmemiş
tir. Bu nedenle kanun koyucu tarafından verilmeyen bir yetkinin BAM ceza daire
lerince kullanılması olanaklı görülmemektedir. Bu kurumun kıyasen uygulanma
sı önerilebilir is de, iki kanun yolunun ve verilecek karaların hüküm ve sonuçları
farklı bulunduğundan, burada kıyasın doğruluğu tartışılabilir durumdadır.
Diğer taraftan 303. maddede sayılan düzeltme nedenlerin bir kısmının esastan red
kararı için de geçerli olabileceği söylenebilirse de, diğer bazı nedenler arasında red
kurumuyla bağdaşmamaktadır. Örneğin, 303/1-a maddesinde belirtilen nedenler
le beraat veya düşme karır verilmesi gereken haller ile (d) bendinde gösterildiği
gibi kanun değişikliğine dayalı olarak cezanın azaltılması yada ceza verilmemesi
gereken hallerde BAM ceza dairesinin düzeltme yoluyla esastan ret kararı vermesi
doğru olmayacaktır. Bu gibi hallerde gereken kararın duruşma açılarak verilmesi
gerekir. Buna karşın hükümde yer alan maddi hataların veya yasal indirim neden
lerinin (yaş küçüklüğü gibi) uygulanmamsı hallerinde ilk derece mahkemesi hük
münde düzeltme yaptıktan sonra esastan red kararı verilmesi düşünülebilir. Hatta
bu uygulama isitinaf yolunda gereksiz yere duruşma açılmasını önlemek bakımın
dan faydalı olacaktır. Bu nedenle kanunda yapılacak değişiklik ile belirtilen kimi
makaleler Mustafa ALBAYRAK
245TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Şahsi kanaatime göre de kıyas yoluyla uygulamayı engelleyecek bir
hüküm olmamasına rağmen şu aşamada bu mahkemelerin faaliyete
geçmemesi fırsatının değerlendirilerek kanuna açık bir hüküm konul
masının uygulamada çıkacak birçok sorunu baştan çözecektir.
Yukarıda arz ettiğim gibi yapılacak düzenleme ile düzelterek ret
kararının dosyanın esaslı inceleme aşamasında (duruşma açılmadan)
ve 281/1. maddesine göre sanığın duruşmaya gelmemesi halinde uy
gulanabilecektir.
durumlara (örneğin 303. maddenin c, e, f, h bentlerindeki nedenler) özgü olarak
düzeltme yolunun açılmasında yarar bulunmaktadır. (Ceza Muhakemesinde İstinaf
El Kitabı, Mart 2007, Türkiye Adalet Bakanlığı, Hollanda Yargı Konseyi ve İsveç
Ulusal Mahkemeler İdaresi-TC Adalet Bakanlığı Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü
yayını)