makaleler Ömer MAVİ
269TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
A. GENEL OLARAK
Türk Medeni Kanunu’na göre boşanma durumunda velayet ha-
kim tarafından eşlerden birine verilebilir (TMK 336). Bu durumda
çocuğun ikametgâhını belirleyen; bakımı, eğitimi, gelişimi ve gözeti-
minde birinci derecede sorumlu olan velayet hakkına sahip ebeveyn
1
çocukla sürekli kişisel ilişki içerisindedir. Diğer ebeveyn ise çocukla
mahkemenin belirlediği şekilde kişisel ilişki kurabilmektedir (TMK
182). “…Velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin çocuk ile kişisel
ilişkisinin düzenlenmesinde, çocuğun özellikle sağlık, eğitim ve ahlak bakı-
mından yararları esas tutulur…” (TMK 182). Çocukla velayet hakkına
sahip olmayan ebeveyn arasında kişisel ilişki şekli belirlendikten sonra
kişisel ilişkinin kurulması aşamasında her iki ebeveyn de “…diğerinin
çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesi-
ni engellemekten kaçınmakla yükümlüdür…” (TMK 324). Ancak çocuğun
velayet hakkına sahip olmayan ebeveyniyle kişisel ilişki kurmasında
sorunlar yaşanırsa çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyn icra
yoluna başvurabilmektedir (İİK 25/a).
B. İCRA TAKİBİYLE ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ
KURULMASININ SEBEPLERİ
Ebeveynlerin boşanması durumunda çocuğun her iki ebeveyniyle
de sağlıklı ilişki içerisinde olması, birlikte zaman geçirmesi ve payla-
şımlarda bulunması aralarındaki karşılıklı sevgi, saygı ve iletişimin ni-
teliğine bağlı olarak kurulan duygusal bağın gelişmesini sağlayacak bu
*
Antalya 2. Aile Mahkemesi Pedagogu.
1
Öztan, Prof. Dr. Bilge, Aile Hukuku, 5. Baskı, Ankara 2004, s. 467, 468.
İCRA TAKİBİYLE
ÇOCUKLA KİŞİSEL İLİŞKİ KURULMASININ
SEBEPLERİ, İCRADA UZMANIN ROLÜ
VE ÇOCUĞUN DURUMU
Ömer MAVİ *
Ömer MAVİ makaleler
270TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
da çocuğun gelişimini olumlu etkileyecek ve sağlıklı bir birey olarak
topluma katılmasını sağlayacaktır.
2
Aksi durumda boşanma ile yıkıma
uğrayan ve boşanma sonrasında da ebeveynleri arasındaki çatışmaya
maruz kalan çocuğun gelişimsel alanlarında (fiziksel, duygusal, zihin-
sel, kişisel, sosyal, ahlaki vb.) ve akademik başarısında problemlerin
olması dışında davranış problemleri geliştirmesi de beklenen bir du-
rumdur.
Ayrıca parçalanmış aile çocuklarının suça yönelme konusun-
da daha fazla risk altında oldukları söylenebilir.
Çocuğun ebeveynleriyle sağlıklı iletişimi çocuk için mutlak bir
ihtiyaçken çocuğun kişisel ilişki kurması gereken ebeveyniyle bu ih-
tiyacını karşılayamamasının ya da kişisel ilişki kurulması sırasında
problemlerin yaşanmasının sebepleri aşağıda maddeler halinde açık-
lanmaya çalışılmıştır. Ancak belirtmek isterim ki bunlardan farklı veya
benzer ya da başka özel sebepler de olabilir.
1. Görüşlerini oluşturma yeteneğine sahip çocuk kişisel ilişki kur-
mayı reddedebilir. Çünkü:
• Boşanma konusunda sorumlu tuttuğu ya da aile birlikteyken ken-
disine veya diğer ebeveynine fiziksel şiddet ve psikolojik baskı uygula-
dığı için kişisel ilişki kuracağı ebeveynini cezalandırmak isteyebilir.
• Kişisel ilişki kuracağı ebeveyniyle arasında uzun zamandır gö-
rüşmemesi ya dayeterli paylaşımlarda bulunmaması sebebiyle kuv-
vetli bir duygusal bağ olmayabilir.
• Daha çok zaman geçirdiği; daha mutlu ve huzurlu olduğu; daha
çok eğlendiği ve arkadaş çevresinin olduğu ortamından ayrılmak iste-
miyor olabilir. Ya da görüşme takvimine tutarlı bir şekilde uyulmama-
sından dolayı bu yeni düzene alışamamış olabilir.
• Kişisel ilişki kurarak daha önce aile içinde yaşanan kötü olayları
hatırlamak
ya da ebeveynleri arasında aracı olarak kullanılmak istemi-
yor olabilir.
2
Ayrıntılı bilgi için bkz., Yavuzer, Prof. Dr. Haluk, Ana-Baba ve Çocuk, Remzi Kitabe-
vi, On Beşinci Basım, Ekim 2002, s. 13 vd.
Ayrıntılı bilgi için bkz., Yavuzer, Prof. Dr. Haluk, Çocuk ve Suç, Remzi Kitabevi,
Mayıs 2001, S. 125 vd.; Yörükoğlu, Prof Dr. Atalay, Çocuk Ruh Sağlığı Çocuğun Kişilik
Gelişimi Eğimi ve Ruhsal Sorunları, Özgür Yayınları, 26. Basım, Nisan 2003, S. 269
vd. Türkarslan, Dr. Nesrin, “Boşanmanın Çocuklar Üzerine Olumsuz Etkileri ve
Bunlarla Başetme Yolları”, Aile ve Toplum Dergisi, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel
Müdürlüğü, Ocak-Şubat-Mart 2007 Yıl: 9, Cilt: 3, Sayı:11, s. 99 vd.
4
Yavuzer, Çocuk ve Suç, s. 144, 152
makaleler Ömer MAVİ
271TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
• Diğer ebeveyninin davranışlarından dolayı kişisel ilişki kuracağı
ebeveynine karşı olumsuz tavır sergileyecek şekilde etkilenmiş olabi-
lir.
• Kişisel ilişki kurması sonrasında beraber yaşadığı ebeveynini
bulamamaktan
veya kişisel ilişki kurduğu ebeveyni tarafından kaçı-
rılmaktan ya da fiziksel şiddete ve psikolojik baskıya
maruz kalmak-
tan korkabilir.
• Çocuk büyüdükçe ebeveynlerine daha az, arkadaşlarına ya da
kendisine dahafazla zaman ayırmak isteyebilir. Örneğin ergenlik ça-
ğındaki bir çocukla ilk çocukluk çağındaki sağlıklı bir çocuğun duygu,
düşünce ve beklentileri farklı olacaktır.
8
2. Çocuğun psikolojik veya fiziksel rahatsızlığı veya davranış
problemleri (Öfke nöbetleri, inatçılık, altını ıslatma, dışkı kaçırma,
kıskançlık vb.) olabilir; ya da çocuk kişisel ilişki kurmanın anlamını
bilmeyecek kadar küçük olabilir veya çocuğun gelişim alanlarında ge-
rilik olabilir.
3. Velayet hakkına sahip ebeveyn çocuğun diğer ebeveynle kişi-
sel ilişki kurmasını istemiyor olabilir. Çünkü:
• Çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyni bu şekilde ceza-
landırmak istiyor olabilir.
• Ya da bu ebeveynin çocuğu kaçıracağını veya çocuğa zarar vere-
ceğini ya da çocuğa iyi bakamayacağını düşünüyor olabilir.
4. Velayet hakkına sahip ebeveyn, diğer ebeveyni zor durumda
bırakmak istediği (özellikle mali olarak) veya bu ebeveynin çocuğu ka-
çırmasını engelleyeceğini düşündüğü için çocuğun icra yoluyla alın-
masını istiyor olabilir.
5. Çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyn, çocukla ilişkile-
rinde yanlış tutum ve davranışlar sergiliyor olabilir.
Elissa P. Benedek / Catherine F. Brown, Boşanma ve Çocuğunuz, Çocuğunuzun Boşan
manızla Başetmesine Nasıl Yardımcı Olursunuz? Çev: Serap Katlan, HYB Yayıncılık,
Ankara 1997, s. 111; Köseoğlu, Bilal, Terazi Dergisi, Seçkin Yayıncılık, Aralık 2006,
Sayı 4, s. 133.
S
Elissa P. Benedek/Catherine F. Brown, s. 67, 105.
Ayrıntılı bilgi için bkz., Yavuzer, Ana-Baba ve Çocuk, s. 58.
8
Ayrıntılı bilgi için bkz., Kulaksızoğlu, Prof. Dr. Adnan, Ergenlik Psikolojisi, Remzi
Kitabevi, Aralık 2002, s. 11 vd.
Ayrıntılı bilgi için bkz., Kulaksızoğlu, s. 117 vd.
Ömer MAVİ makaleler
272TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
6. Bu ebeveyn çocuğun uyum sağlayamadığı yeni eşi veya sevgili-
sini çocukla aynı ortamda bulundurmak istiyor olabilir.
7. Ya da bu ebeveyn kişisel ilişki kurmak için çocuğu teslim alır-
ken, kendini güvende hissetmek ve zarar görmemek ya da karşı tarafı
zor durumda bırakarak(özellikle çevreye karşı) intikam almak için ki-
şisel ilişkinin icra dairelerince kurulmasını istiyor olabilir.
C. İCRADA GÖREV ALAN UZMANIN ROLÜ
İcra takibiyle çocukla kişisel ilişki kurulması durumunda İcra ve
İflas Kanunu 25/b maddesi gereğince bir uzman(pedagog, psikolog,
sosyal çalışmacı, çocuk gelişimcisi veya eğitimci) görevlendirilir. İcra-
nın huzurlu bir ortamda gerçekleştirilebilmesi ve çocuğun psikolojik
ve rahatsız edici unsurlardan etkilenmemesi için uzmanın mesleki bil-
gi, tecrübe ve yaklaşımı ve tespit ve görüşleri çok önemli olacaktır.
Bu nedenle uzman, mümkün olduğunca icra sırasındaki gözlem-
lerini ve koşulların elverdiği ölçüde edinebildiği bilgileri aşağıda açık-
lanmaya çalışılan sorumluluklar ve kendi mesleki bilgi ve tecrübeleri
çerçevesinde değerlendirmelidir.
Aşağıda icrada görev alan uzmanın; mesleki etikten, TMK’dan,
BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden ve bu konuyla ilgili yayınlanmış
genelgelerden doğan sorumluluklarına değinilmeye çalışılacaktır.
a. Uzmanın Etik Sorumlulukları
1. Uzman kesinlikle icradaki gözlemlerini, değerlendirmelerini ve
görüşlerini rapor haline getirerek icra dosyasına sunmalıdır. Çünkü
bu rapor, ebeveynlerin kişisel ilişki şeklinde ya da velayet konusunda
değişiklikler için aile mahkemelerine açacakları davalarda önemli ve
aydınlatıcı olacaktır.
2. Çocuğun kişisel ilişki kurmak istememesi durumunda uzman
bunun sebeplerini belirlemeye çalışmalı ve çocuğun yararını tehlikeye
atacak bir durum olmadığı izlenimine varması durumunda ebeveyn
ve çocuk arasındaki uyumu sağlayıp çocuğu ikna ederek teslim edil-
mesine yardımcı olmalıdır. Çünkü çocuk bu ebeveyniyle zaman geçir-
dikçe daha uyumlu hale gelecektir.
10
10
Elissa P. Benedek/Catherine F. Brown, s. 110.
makaleler Ömer MAVİ
273TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
3. Uzman çocuk hakları ile ilgili mevzuatımızın ilgili kısımları
(kanunlar, yönetmelikler vb.) ve uluslararası sözleşmeler hakkında
bilgili olmalıdır.
4. Uzman öncelikle çocuğa karşı sorumlu olduğunu ve onun ya-
rarını gözettiğini unutmamalı; mali getiriden çok çocuğun yararını ön
planda tutmalı; tarafsız, hoşgörülü, saygılı ve demokratik davranmalı
ve mesleğinin gerektirdiği etik kurallara bağlı olmalıdır.
b. Uzmanın TMK’dan Doğan Sorumlulukları
1. Uzman TMK’nın 23, 24 ve 28. maddeleri gereğince icra sırasında
çocuğun özgürlüğünün kısıtlanması ve onurunun zedelemesi gibi ki-
şilik haklarına
11
aykırı bir durum olup olmadığını değerlendirmelidir.
2. Uzman TMK’nın 324. maddesine göre ebeveynlerin her birinin
diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedeleme çabasının olup olmadığı-
nı ve kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun bozulup bozulmadı-
ğını değerlendirmelidir.
c. Uzmanın BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’nden
Doğan Sorumlulukları
1. Uzman sözleşmenin 12. maddesi gereğince görüşlerini oluştur-
ma yeteneğine sahipçocuğun düşüncelerini özgürce açıklaması için
gerekli ortamı oluşturmalı, çocuğa yeterli zaman ayırarak onu dinle-
meli ve düşüncelerine gereken özeni göstermelidir.
2. Sözleşmenin 3. maddesine göre “…çocukları ilgilendiren bütün fa-
aliyetlerde çocuğun yararı temel düşüncedir...” Bu nedenle uzman sözleş-
menin 9. maddesi gereğince kişisel ilişkinin çocuğun yüksek yararına
aykırı olup olmadığını değerlendirmelidir.
3. Çocuk kişisel ilişkiyi bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya
kötü muamele gibi durumlardan her hangi birine maruz kalabilece-
ğini ifade ederek reddediyorsa, uzman çocuğun ifade ettiği bu muh-
temel durumların araştırılması ve gerekiyorsa sözleşmenin 4. ve 19.
maddeleri gereğince yasal, idari, toplumsal ve eğitsel bütün önlemle-
rin alınabilmesi için kişisel ilişki kurulmasının ertelenmesini önerme-
11
İmamoğlu, “Çocuğun Kişiliğinin Ana Babaya Karşı Korunması”, Ankara Üniversi-
tesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005 Cilt 54 Sayı, s. 184, 185.
Ömer MAVİ makaleler
274TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
lidir. Çocuğun bizzat bedensel veya zihinsel saldırı, şiddet veya kötü
muameleye maruz kalması kadar, kişisel ilişki kurmak için gideceği
ortamın da çok önemli olduğu göz ardı edilmemelidir.
12
4. Uzman sözleşmenin 16. maddesi gereğince icrada çocuğun onu-
ru ve itibarına haksız bir saldırı olup olmadığını değerlendirmelidir.
5. İcra sırasında ebeveynler her şeyden önce çocuğun yüksek ya-
rarını göz önünde
bulundurmuyorlarsa (“…Bu kişiler her şeyden önce çocuğun yüksek
yararını göz önünde tutarak hareket ederler…” m. 18) veya çocuğa beden-
sel ya da psikolojik zarar verecek tutum ve davranışlar içerisindeyse-
ler ve bu nedenlerle icrada yaşanan olaylar çocuğun yararına aykırıysa
(“…çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşünce-
dir…” m. 3), uzman gerekli araştırmaların yapılarak gerekiyorsa Söz-
leşmenin 3, 18 ve 4. maddeleri gereğince uygun yasal, idari ve diğer
önlemlerin alınabilmesi için kişisel ilişki kurulmasının ertelenmesini
önermelidir.
d. Uzmanın Genelgelerden Doğan Sorumlulukları
1. Uzman Adalet Bakanlığı’nın 30/11/2006 tarih ve 115 nolu ge-
nelgesine göre kişisel ilişki sırasında çocuğu psikolojik yönden rahat-
sız edici unsurlardan etkilenmesini önlemeye çalışmalıdır.
2. Uzman Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun
26/08/2003 tarih ve 2003/07 nolu genelgesine göre çocuk tesliminin
sevgi ve saygı ortamında olmasını sağlamak için gereken önlemlerin
alınmasını sağlamalıdır. Bu nedenle çocuğu mümkün olduğunca icra
ve polis memurlarıyla muhatap etmemeli; ebeveynlerle ve memurlarla
görüşerek icra gerçekleştirilirken çocuğa karşı nasıl bir tavır takına-
caklarını açıklamalı; ebeveynlere kişisel ilişkinin zedelenmemesi ve
çocuğun yararının korunması için sorumluluklarını hatırlatmalı; ebe-
veynler arasında yaşanabilecek gergin ortamdan çocuğu uzak tutma-
ya çalışmalı ve çocuğu bu ortama psikolojik olarak hazırlamalıdır.
3. Uzman yine Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu’nun
genelgesine göre icra tarihinden önce çocuğun yararına uy -
gun olacak şekilde çocuk ve aile ile görüşmeli ve gerekli bilgileri
12
UNICEF, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Uygulama El Kitabı, İkinci Baskı 2003, s.
266.
makaleler Ömer MAVİ
275TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
edinmelidir(tarafların aile mahkemesindeki dosyalarına da bakılabi-
lir). İcra dairesi de icradan en az birkaç gün önce uzmana icrada görev-
lendirileceğini haber vermeli ve uzmanın gerekli bilgileri edinmesine
yardımcı olmalıdır.
D. İCRADA ÇOCUĞUN DURUMU
Daha önce de belirtilmeye çalışıldığı gibi çocukla kişisel ilişki ku-
rulması sırasında sorunlar yaşanabilir. Bu durumda çocukla kişisel
ilişki kurmak isteyen ebeveyn İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 25/a
maddesine göre icra dairelerine başvurabilir.
Burada açıklık getirmeye çalışılacak konu, icrada görev alan uzma-
nın kişisel ilişkinin çocuğun yararına olmadığı kanaatine varması ya da
çocuğun kişisel ilişkiyi reddetmesi durumunda ne yapılacağıdır.
İİK’nın 25/a maddesinde: “Çocukla şahsi münasebetlerin düzenlen-
mesine dair ilam hükmünün yerine getirilmesi talebi üzerine icra memuru,
küçüğün ilam hükümleri dairesinde lehine hüküm verilen tarafla şahsi mü-
nasebette bulunmasına mani olunmamasını; aksi halde ilam hükmünün zorla
yerine getirileceğini borçluya 24 üncü maddede yazılı şekilde bir icra emri ile
tebliğ eder.
Bu emirde ilam hükmüne aykırı hareketin 341 inci maddedeki cezayı
müstelzim olduğu da yazılır. Borçlu bu emri tutmazsa ilam hükmü zorla ye-
rine getirilir. Borçlu alacaklının şikayeti üzerine ayrıca 341 inci maddeye göre
cezalandırılır.” denilmektedir.
Ancak kanun maddesinde borçlu ya da alacaklı olmayan çocuk
adeta bir mal gibi ifade edilmekte ve alacağın tahsili usulü uygulana-
rak gerekirse ilam hükmü zorla yerine getirilir denilmektedir. Yaygın
olan anlayış da zorlada olsa ilamın icrasıdır. Çünkü ilam hükmünü
yerine getirmemenin adli görevi ihmal olup olmadığı tereddüdü ya-
şanmaktadır. Bu konuya açıklık getirmek için öncelikle icrada uzman
bulundurulmasının amacına bakalım.
Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Genel Müdürlüğü’nün 25/03/
2003 tarihli İcra ve İflâs Kanunu’nda değişiklik yapılmasına dair kanun
tasarısı ve adalet komisyonu raporunun genel gerekçe bölümüne göre
“Çocuğun, ülkemizin de taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesinde öngörü-
len yüksek yararının gözetilmesi ve ana-babasından veya bunlardan birinden
ayrılmasına karar verilen çocuğun, kendi yüksek yararına aykırı olmadıkça,
Ömer MAVİ makaleler
276TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki kurma ve doğrudan
görüşme hakkına sözleşmenin 9. maddesi uyarınca taraf devletlerin saygı gös-
terecekleri esasına uyum sağlanması amacıyla, çocuk teslimine ve çocukla ki-
şisel ilişki kurulmasına dair ilâmların icrasında icra müdürünün yanında bir
uzmanın hazır bulundurulması zorunluluğu getirilerek çocuğun psikolojik ve
rahatsız edici unsurlardan etkilenmesinin önlenmesi amaçlanmıştır.”
Ayrıca Adalet Bakanlığı’nın 30/11/2006 tarih ve 115 nolu genel-
gesine göre “…kanun koyucu…çocuk teslimine ilişkin ilâmların icrasında,
çocuğun yüksek yararının korunması amacıyla… bir uzmanın, bunların bu-
lunmadığı yerlerde ise bir eğitimcinin mesleki bilgi ve tecrübesinden yarar-
lanılması amacıyla hazır bulunmasını öngörmüş, böylece çocuğun, Birleşmiş
Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de öngörülen yüksek yararının gö-
zetilmesi ve Sözleşmenin 9 uncu maddesinde yer alan ilkelere uyum sağlan-
ması suretiyle, psikolojik yönden rahatsız edici unsurlardan etkilenmesinin
önlenmesi amaçlanmıştır.”
Görüldüğü gibi kişisel ilişkinin kurulabilmesi için öncelikle çocu-
ğun yüksek yararına aykırı olmaması gerekiyor, eğer böyle bir durum
yoksa çocuğun ana-babanın ikisiyle de düzenli bir biçimde kişisel ilişki
kurma ve doğrudan görüşme hakkı vardır. Yani kişisel ilişkinin ön şar-
tı çocuğun yüksek yararıdır.
13
Burada devletin görevi çocuğun kişisel
ilişki kurma hakkına saygı duymak ve korumaktır (BM Çocuk Hakları
Sözleşmesi m. 9).
14
Hukuki açıdan alacaklının şikâyetiyle çocuğun bu
hakkını koruyan devlet kurumu icra daireleridir (İİK 25/a).
Bu sebeplerle icrada görev alan uzman çocuğun yüksek yararına
aykırı olduğu için çocukla kişisel ilişki kurulmamasını talep ederse ki-
şisel ilişki kurulmamalıdır.
15
Zaten uzman bulundurulmasının amacı
13
Köseoğlu, Bilal, Aile Mahkemelerinin İşleyişi, Birinci Baskı, Nisan 2005, s. 293; Özlü,
Hakkı, Türk Medeni Hukukunda Velayetin Kaldırılması, Ankara 2002, s. 5; Unıcef, s.
252, Öztan, s. 472, 605, 610.
14
Öztan, s. 516.
15
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme’de de çocuğun
iadesi için çocuğun yararı ön plandadır (m. 13/b). Köseoğlu, Bilal, Uluslararası Ço-
cuk İadesi ve Uluslararası Nafaka Alacakları Davaları, Türkiye Barolar Birliği, Ankara
2007, s. 26, 54. (uluslararası)
TMK 324’e göre çocuğun huzurunun bozulması bile kişisel ilişki şeklinde deği-
şiklik şartı olarak görmektedir.
Ayrıca Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Yön ve Kapsamına Dair
Kanunun(Kanun No: 5717) 22. maddesine göre : “İlamın yerine getirilmesinin, ço-
cuğun fiziksel ve duygusal yönden gelişimini ağır bir tehlike altında bırakacağının
makaleler Ömer MAVİ
277TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
da “çocuğun psikolojik ve rahatsız edici unsurlardan etkilenmesinin önlen-
mesi” ve “uzmanın mesleki bilgi ve tecrübesinden yararlanılması”dır. Bu
nedenle icra sırasında kişisel ilişkinin çocuğun yararına olup olmadı-
ğına karar verecek kişi uzmandır.
Diğer bir konu çocuk kişisel ilişki kurmayı reddediyorsa
16
ne yapıl-
ması gerektiğidir. Bunun için çocuğun ebeveyniyle kişisel ilişki kurma
hakkının korunmasına kaynak olan BM Çocuk Hakları Sözleşmesi’ne
bakalım. Sözleşmenin 12. maddesinde “Taraf devletler, görüşlerini oluş-
turma yeteneğine sahip çocuğun kendini ilgilendiren her konuda görüşlerini
serbestçe ifade etme hakkını bu görüşlere çocuğun yaşı ve olgun derecesine uy-
gun olarak, gereken özen gösterilmek suretiyle tanırlar.” denilmektedir.
17
Bu nedenle uzman çocuğun görüşlerini öğrenmeli kişisel ilişkiyi
yüksek yararına aykırı olmadığı halde reddeden (bunu uzman belir-
leyebilir) çocuğu ikna etmeye çalışmalıdır.
18
Eğer çocuk ikna edilemi-
yorsa ve kişisel ilişki kurmayı yüksek yararına aykırı alacak sebeplerle
reddediyorsa sözleşmenin 3. maddesindeki “…çocukları ilgilendiren
bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir…” prensibiyle zor
kullanma yoluna gitmeden icra takibine kişisel ilişki kurulmadan son
verilmelidir.
19
Çünkü zorla icra olunur hükmü borçlunun, çocuğun diğer ebe-
veyniyle kişisel ilişki kurma hakkını ihlal ettiği durumlarda borçluya
karşı yapılacak bir işlemdir (İİK 25/a). “Alacaklının alacağına kavuşması
için yapılan bir işlem değildir.” Çocuğa zor kullanmak hem Çocuk Hak-
uzman tarafından tespit edilmesi durumunda, icra müdürü tarafından, talep üzeri-
ne veya re’sen söz konusu tehlike ortadan kalkıncaya kadar icra ertelenir.”
16
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme’de de çocuğun
iadesi için çocuğun görüşü göz önünde bulundurulmaktadır (m. 13/b). Köseoğlu,
(Uluslararası), s. 55.
17
“12. madde, çocukların görüşlerini serbestçe ifade etme hakkına ilişkin bir alt sı-
nır getirmemektedir. Çocukların daha küçük yaşlarda görüş oluşturabilecekleri
ve oluşturdukları açıktır. Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, çocukların görüşlerinin
teyidi ya da dikkate alınabilmesi için bir alt yaş sınırı getirilmesine destek verme-
mektedir…” Bkz., Unıcef, s. 170.
18
Uluslararası Çocuk Kaçırmanın Hukuki Veçhelerine Dair Sözleşme’ye göre de “Ço-
cuğun isteyerek iadesini veya dostane bir çözümü kolaylaştırmak için uygun tüm önlemle-
rin alınması gerekmektedir” (m. 7/c). Köseoğlu, (Uluslararası), 51.
19
Kişisel ilişki kurmayı uzmanın tüm telkinlerine rağmen reddeden çocuğun itiraz
sebepleri çocukla ilgili daha ayrıntılı psiko-sosyal bir araştırmayla anlaşılabilir ve
çözüm üretilebilir. Bu konuyu destekler yönde bkz. Köseoğlu, (Uluslararası), s. 27.
Ömer MAVİ makaleler
278TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ları Sözleşmesi’ne hem kişisel ilişkinin amacına
20
hem de çocuğun kişi-
lik haklarına
21
aykırı bir davranış olacak ve çocuğun hakları ve yüksek
yararı savunulmaya çalışılırken çocuk psikolojik olarak örselenecek,
nesneleştirilecek ve suçluymuş gibi cezalandırılmış olacaktır.
Burada icra takibiyle çocukla kişisel ilişki kurulmaması durumun-
da çocukla kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveynin çocuğuyla görüş-
me hakkı ne olacak sorusu akla gelebilir. Bu ebeveyn çocuğuyla kişi-
sel ilişki kurmanın başka yolarını aramalıdır (zorla güzellik olmaz).
Örneğin çocuğuyla arasındaki problemlerin çözüm yollarını bulmaya
çalışmalı(psikolog ya da pedagog gibi bir uzmandan yardım alabilir)
ya da aile mahkemelerine kişisel ilişki davası açmalıdır. Çünkü daha
önce de belirtildiği gibi kişisel ilişkide her zaman çocuğun yararı ön
plandadır ve ana-babanın yetkilerinin ve haklarının kaynağı çocuğun
sağlıklı gelişmesi, yetiştirilmesi ve menfaatlerinin korunması ile ilgili
yükümlülüklerinden ileri gelir.
22
Bu nedenle ana-baba her şeyden önce
çocuğun yüksek yararını göz önünde bulundurmalılar; bu gibi önemli
bir konuda olabildiğince çocuğun düşüncesini göz önünde tutmalılar;
çocuğun huzurunu bozmamalılar ve icrada bir alacak tahsil eder gibi
davranmalarının ve birbirlerini hasım gibi görmelerinin her iki tarafa
da bağlı olan çocuğa zarar vereceğini unutmamalıdırlar.
İcra dairesince kişisel ilişkinin kurulmaması durumunda, çocukla
kişisel ilişki kurmak isteyen ebeveyn durumu İcra Mahkemesine de
şikayet edebilir (İİK 16).
23
İcra Mahkemesi de şikayeti kabul eder ya da
reddeder. Hakim şikayetin kabulüne göre işlemin bozulmasını, işle-
min düzeltilmesini veya işlemlerin yapılmasını isteyebilir (İİK 17).
24
Bu
durumda çocuğun yararının gözetilmesi için çocukla kişisel ilişki ku-
rulmaması hadiseye uygun bir davranış olarak kabul edilmeli ve icra
mahkemesince çocuğun yüksek yararına yönelik uygun yasal, idari ve
20
Öztan, s. 469, 470.
21
Ayrıntılı bilgi için bkz., İmamoğlu, Dr. S. Hülya, Çocuğun Kişiliğinin Ana Babaya
Karşı Korunması, s. 189 vd.
22
İmamoğlu, Dr. S. Hülya, Yeni Medeni Kanundaki Düzenleme ve Velayete Hakim
İlkeler Çerçevesinde Tedip Hakkının Değerlendirilmesi”, Ankara Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, Yıl 2004, Cilt 54, Sayı 01, s. 165 vd.; Akıntürk, Prof. Dr. Turgut, Türk
Medeni Hukuku Aile Hukuku, İkinci Cilt, 6. Baskı, İstanbul 2002, s. 301 vd.; Köseoğlu,
s. 286 vd. Özlü, 17, Öztan, s. 625 vd.
23
Kuru, Prof. Dr. Baki/Arslan, Prof. Dr. Ramazan/ Yılmaz, Prof. Dr. Ejder, İcra ve İflas
Hukuku, 20. Baskı, Ankara 2006, s. 68 vd.
24
Kuru/Arslan/Yılmaz, s. 77 vd.
makaleler Ömer MAVİ
279TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
diğer önlemlerin alınabilmesi için gereğine göre durum velayet hük-
münü kuran aile mahkemesine bildirilebilmelidir.
25
Açıklanması gereken bir diğer konu da velayet hakkına sahip
ebeveynin, çocuğu kişisel ilişki kurmak için gittiği ebeveynden geri
alamamasıdır. Bu durumda velayet hakkına sahip ebeveyn İİK’nın 25.
maddesine göre icra dairelerine başvurabilir. Burada görüşlerini oluş-
turma yeteneğine sahip çocuk velayet hakkına sahip ebeveynine kendi
yüksek yararına aykırı olacak sebeplerle dönmek istemiyorsa teslim
yapılmamalıdır. Ancak kişisel ilişki kurmak amacıyla çocuğu alan ebe-
veyn çocuğu kaçırmış ve rızası dışında alıkoymuşsa, çocuğun yararı
ve hakları tehlikeye gireceği için İİK’nın 25. maddesine göre zorla icra
olunur hükmü çocuğa karşı değil gerekiyorsa borçluya karşı uygulan-
malı; çocuk fiziksel ve zihinsel örselemeden; uzman yardımıyla ve rıza
ile teslime öncelik verilerek ilam yerine getirilmelidir.
Yeni Medeni Kanun’un öngördüğü sisteme göre velayete ilişkin
defterler ve kayıtlar çocuk reşit olana kadar açıktır. Bu nedenle icra
mahkemesi ya da ebeveynlerden biri, çocukla kişisel ilişki kurulma-
sında ve çocuğun tesliminde yaşanan sorunları velayet ve kişisel ilişki
hükmünün kurulduğu aile mahkemesine bildirebilir. Bu durumda aile
mahkemesi değişen şartları ve çocuğun ebeveynleriyle arasındaki sağ-
lıklı ilişkinin çocuk açısından önemini göz önüne alarak, çocuğun ge-
lişmesi ve menfaatlerinin korunması için gereğine göre uygun tedbir-
leri alabilir, düzenlemeleri yapabilir ve yaptırımları getirebilir.
26
Aile
mahkemesi gerekirse bu işlemleri re’sen de yapabilir.
27
E. SONUÇ
İİK 25/a maddesi gereğince icra takibiyle çocukla kişisel ilişki ku-
rulmasında çocuğun psikolojik ve rahatsız edici unsurlardan etkilen-
25
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası m. 90: “…Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletler
arası andlaşmalar kanun hükmündedir… milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı ko-
nuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma
hükümleri esas alınır.” BM Çocuk Hakları Sözleşmesi m. 3: “Kamusal ya da özel sosyal
yardım kuruluşları, mahkemeler, idari makamlar veya yasama organları tarafından yapılan
ve çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde, çocuğun yararı temel düşüncedir…” m. 4:
“Taraf Devletler, bu Sözleşmede tanınan hakların uygulanması amacıyla gereken her türlü
yasal, idari ve diğer önlemleri alırlar…”
26
4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair
Kanun.
27
Öztan, s. 73, Özlü, s. 66, Akıntürk, s. 308 vd.
Ömer MAVİ makaleler
280TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
mesinin önlenmesi; çocuğun yüksek yararına uygun olarak teslimin
sevgi ve saygı ortamı içerisinde gerçekleştirilmesi ve çocuğun yüksek
yararının gözetilmesi için icra müdürü uzmanın mesleki bilgi ve tecrü-
belerinden yararlanmalı ve telkinlerine gereken önemi vermelidir.
İlamlı icralara bakıldığında para, taşınır ya da taşınmaz mal gibi
alacaklının alacağını tahsili işlemleri yapılabilmektedir. Ancak çocuk-
la kişisel ilişki kurulması ilamlarının icrası alacaklının değil çocuğun
hakkını alabilmesi içindir. Bu nedenle alacaklının da bir ebeveyn ola-
rak çocuğun hakkını savunmak için icra dairelerine başvurması kaçı-
nılmaz bir yükümlülük olacaktır. Ayrıca çocuk kişisel ilişki kurmayı
ve teslimi ebeveynlerinden birinin yönlendirmeleriyle reddediyorsa,
bu yönlendirmeleri yapan ebeveyne, çocuğun diğer ebeveyniyle kişi-
sel ilişkisini zedelememe sorumluluğunu hukuki ve ahlaki olarak ye-
rine getirmediği için gerekli yaptırımlar uygulanmalıdır.
Çocukla kişisel ilişki kurmak için icra dairelerine yapılan baş-
vuru sayısının azaltılması ve ebeveynler ve çocuk arasında yaşanan
problemlerin mümkün olduğunca önlenmesi için aile mahkemeleri
tarafından velayet hakkı ve kişisel ilişki şekli belirlenirken, çocuğun
düşüncesi ve uzman görüşü öğrenilmeli; kişisel ilişki şekli ana baba
ve çocuğa uygun olmalı; ana baba ve çocuk arasındaki kişisel ilişkiyi
zedeleyecek olumsuzlukları giderici uygun önlemler alınmalı ve Tür-
kiye tarafından aile hukuku davalarında uygulanacağı kabul edilen
Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesi uygulanmalıdır.
Ana baba ve çocuk arasında sağlıklı etkileşim çocuk açısından çok
önemliyken çocukla kişisel ilişki kurulması icra dairesine başvurularak
gerçekleştirilmeye çalışıldığına göre çocuğu olumsuz etkileyecek ebe-
veynlerden ya da çocuktan kaynaklanan problemlerin olduğu göz ardı
edilmemelidir. Bu nedenle çocuğun yararını gözetmek için önleyici uy-
gun yasal, idari ve diğer önlemler gerekirse re’sen alınmalıdır. Çünkü
sadece korunmaya muhtaç çocuklar için tedbirler alınması çocukların
yüksek yararına yönelik önleyici bir tutum olmayacaktır. Burada ço-
cuğun yüksek yararının gözetilmesi için özellikle icra mahkemelerinin
ve aile mahkemelerinin alacağı kararlar çok önemli olacaktır.
makaleler Ömer MAVİ
281TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
KAYNAKLAR
Akıntürk Prof. Dr. Turgut, Türk Medeni Hukuku Aile Hukuku, İkinci Cilt, 6.
Baskı, İstanbul 2002.
Elissa P. Benedek/Catherine F. Brown, Boşanma ve Çocuğunuz. Çocuğunuzun
Boşanmanızla Başetmesine Nasıl Yardımcı Olursunuz? Çev: Serap Katlan,
HYB Yayıncılık, Ankara 1997.
İmamoğlu, Dr. S. Hülya, “Yeni Medeni Kanundaki Düzenleme Ve Velayete
Hakim İlkeler Çerçevesinde Tedip Hakkının Değerlendirilmesi”, Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2004 Cilt 54, Sayı 01 (Velayet).
İmamoğlu, Dr. S. Hülya, “Çocuğun Kişiliğinin Ana Babaya Karşı Korunma-
sı”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Yıl 2005 Cilt 54, Sayı 02
(Kişilik).
Köseoğlu, Bilal, Aile Mahkemelerinin İşleyişi, Seçkin Yayıncılık Birinci Baskı,
Nisan 2005.
Köseoğlu, Bilal, Terazi Dergisi, Seçkin Yayıncılık, Aralık 2006, Sayı 4.
Köseoğlu, Bilal, Uluslararası Çocuk İadesi ve Uluslararası Nafaka Alacakları Dava-
ları, Türkiye Barolar Birliği, Ankara 2007.
Kulaksızoğlu, Prof. Dr. Adnan, Ergenlik Psikolojisi, Remzi Kitabevi, Aralık
2002.
Kuru, Prof. Dr. Baki/Arslan, Prof. Dr. Ramazan/ Yılmaz, Prof. Dr. Ejder, İcra
ve İflas Hukuku, 20. Baskı, Ankara 2006.
Özlü, Hakkı, Türk Medeni Hukukunda Velayetin Kaldırılması, Ankara 2002.
Öztan, Prof. Dr. Bilge, Aile Hukuku, 5. Baskı, Ankara 2004.
Türkarslan, Dr. Nesrin, “Boşanmanın Çocuklar Üzerine Olumsuz Etkileri ve
Bunlarla Başetme Yolları”, Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü,
Aile ve Toplum Dergisi, Ocak-Şubat-Mart 2007, Yıl: 9, Cilt: 3, Sayı: 11.
UNICEF, Çocuk Haklarına Dair Sözleşme Uygulama El Kitabı, İkinci Baskı 2003.
Yavuzer, Prof. Dr. Haluk, Çocuk ve Suç, Remzi Kitabevi, Onuncu Basım, Mayıs
2001.
Yavuzer, Prof. Dr. Haluk, Ana-Baba ve Çocuk, Remzi Kitabevi, On Beşinci Basım,
Ekim 2002.
Yörükoğlu, Prof Dr. Atalay, Çocuk Ruh Sağlığı Çocuğun Kişilik Gelişimi Eğimi ve
Ruhsal Sorunları, Özgür Yayınları, 26. Basım, Nisan 2003