M. Lamih ÇELİK makaleler
338TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken ve adaletin ger-
çekleşmesine çalışırken, ulusal ve uluslararası hukukun tanıdığı insan
haklarını ve temel özgürlükleri yüceltmeye çalışırlar ve hukuka ve hu-
kukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kuralla-
rına uygun biçimde serbestçe ve özenle hareket ederler. (Havana Ku-
ralları m. 14). Avukatlar haklarını kullanırlarken, her zaman hukuka
ve hukuk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve mesleki ahlak
kurallarına uygun davranırlar. (Havana Kuralları m. 23) “Avukatlar,
yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde özen, doğru-
luk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı
ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliğince belirlenen
meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler.” (Av. K. m. 34) “Serbest bir ira-
de sonucu kabul edilen meslek kuralları, bir toplum yaşamı için vazgeçilmez
olarak kabul edilen avukatlık mesleğinin en iyi şekilde çalışmasını garanti al-
tına alır. Stajyerler, meslek kurallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara
uymak zorundadırlar” (Av. K m. 23). Bu kurallara uyulmaması avukat
için bir disiplin cezasına çarptırılmakla sonuçlanır (Av. K m. 134).
“Meslek kuralları” mesleğin düzen ve geleneklerini korumak yer-
leştirmek ve yasaların avukatlara yüklediği görevlerin onurlu bir şekil-
de yerine getirmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Avukatlık
mesleğini yapanlar avukatlık yasası ve yönetmeliği ile birlikte meslek
kurallarını da iyi bilmek ve özümsemekle yükümlüdür.
*
Avukat, Şanlıurfa Barosu.
12.11.2004 T. E. 2004/260 K. 2004/358 - 25.6.2005 T. E. 2005/134 K. 2005/211.
MESLEK KURALLARINDA
AVUKATIN ÖZEN YÜKÜMLÜLÜĞÜ
M. Lamih ÇELİK
*
makaleler M. Lamih ÇELİK
339TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Bu çalışmamızda Avukatlık Meslek Kuralları’nda yer alan avuka-
tın özen yükümlülüğü konusu Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulu
Kararları ışığında ele alınmıştır.
1. Meslek Kuralı m. 3
“Avukat mesleki çalışmasını kamunun inancını ve mesleğe güvenini sağ-
layacak biçimde ve işini tam bir sadakatle yürütür.”
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukat mesleğinin itibarını zedeleyecek, kamunun inancını ve güvenini
sarsacak tutum ve davranışlardan kaçınmak, mesleğin gerektirdiği dürüstlük-
le çalışmak zorundadır. (28.6.1986 T. E. 1986/41 K. 1986/443)”
“Müvekkili ile arasında ücret sözleşmesi bulunmayan avukat, sadece
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen miktarda ücrete hak kazanaca-
ğından, müvekkili adına tahsil ettiği paranın tarifede yazılı ücretin üstünde
olan bir bölümü iş sahibine ödemeyerek alıkoyması ve bunun sonucunda hak-
kında alacak davası açılıp hüküm alınmasına ve icra takibi yapılmasına neden
olması Yasaya ve Meslek Kurallarına aykırıdır”. (9.12.1989 T. E. 1989/73 K.
1989/80)
“Avukatın yardımcı olmak vaadiyle ciro ettiği çekin karşılıksız çıkması
önce imzasını inkar, sonradan da vazgeçme yoluna gitmesi, kamunun mes-
leğe olan güvenini sarsacağından, Yasaya ve Meslek Kurallarına aykırıdır.
(16.6.1990 T. E. 1990/39 K. 1990/52)”
5
“Avukatın üstlendiği davayı hiçbir haklı neden olmadığı halde açmak-
ta gecikmesi ve müvekkilinin zarar görmesine neden olması disiplin suçu
oluşturur.(19.12.1992 T. E. 1992/ 97 K. 1992/109)” ilkenin ihlal edilme-
sinde, zararın doğması şartı aranamaz. (05.09.2005 T. E .2005/182 K.
2005/278)
Avukatlık Kanunu Yönetmeliği -Uzlaşma Müzakereleri
Madde 16-……..Avukatlar, uzlaşma müzakereleri sırasında, uyuşmazlığın tarafları
arasında yansız bir şekilde hareket etmeye ve taraflardan hiçbirinin etkisi altında kalmaksı-
zın tarafları uzlaştırmaya özen gösterirler…..
Ankara Barosu Dergisi, S. 1986/5.
Ankara Barosu Dergisi, S. 1990/2.
5
Antalya Barosu Dergisi, S. 1999/66.
M. Lamih ÇELİK makaleler
340TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
“Avukatlar, taşıdıkları unvanın gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şe-
kilde hareket etmekle yükümlüdürler.(11.6.1994 T. E. 1994/43 K.1994/45)”
“Şikâyetli avukatın 13 adet bonoyu, icra takibi yapmak üzere 600.000 TL.
gider avansı ile birlikte şikâyetçiden teslim aldığı halde hiçbir işlem yapma-
dığı, bunun üzerine kendisine noterden ihtarname gönderildiği ve vekâletten
de azledildiği dosyadaki kanıtlarla sabit bulunmaktadır. Şikâyetli, itirazında,
şikâyetçinin icraya konulmak üzere verdiği senetlerin teminatı olarak kendi-
sinden bir bono aldığını ve daha sonra bonoyu icraya koyarak hakkında takibe
geçtiğini, ileri sürmektedir. Bir avukatın, yasal işlem yapmak üzere teslim
aldığı senetlere karşı teminat olarak kendi imzasını taşıyan bir bono vermeyi
kabul etmesi, avukatlık onuru adına kabul edilemeyecek bir davranıştır. Kaldı
ki, bononun icraya konulmasına ve kendisi adına takip yapılmasına neden
olmakla, hatalı davranışını sürdürdüğü anlaşılmaktadır. Avukatın eylemi
disiplin suçu oluşturduğundan, Baro Disiplin Kurulu’nca yapılan değer-
lendirme isabetli bulunmuş ve kararın onanması gerekmiştir.(5.2.1994 T. E.
1994/10 K. 1994/13)”
“Şikâyetli avukatın üstlendiği bir davanın Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki
yargılanması sırasında birçok duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı, mü-
vekkiline bilgi vermediği ve iş sahibinden yazılı muvafakat almaya gerek gör-
meden aleyhte tesis edilen kararı temyiz etmediği anlaşıldığından, Baro Disip-
lin Kurulu’nca yapılan değerlendirme isabetli görülmüş ve kararın onanması
gerekmiştir. (5.3.1994 T. E. 1994/ 16 K. 1994/24)” “Avukatlık, ‘doğruluk
karinesi’nden yararlanan mesleklerdendir. Kişilerin bu mesleğin mensupları-
na inançları asıldır. Bu nedenle, avukatların, kolektif inanca ters düşecek ve
bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle kaçınmaları gerekir.(9.4.1994 T.
E. 1994/27 K. 1994/31 )”
“Müvekkilin öldüğünü bilinmesine karşın bunu mahkemeye bildirmeye-
rek davaya devam eden avukatın eylemi disiplin suçudur.(14.06.2002 T. E.
2002/59 K. 2002/187)”
“Avukatlık, diğer mesleklerden farklı olarak “kolektif inanç”ı gerektiren
mesleklerdendir. Avukatın yaptığı tüm işlemlerde yasaya ve adalete uygun
hareket ettiği, doğruluk ve dürüstlük ilkelerine sadık davrandığı kabul edilir.
Bu nedenle, mesleki faaliyetin yürütülmesi sırasında bu güveni sağlamak ve
meslek itibarını sarsabilecek her türlü davranıştan kaçınmak avukatın başlıca
görevidir. (18.05.2002 T. E. 2001/325 K. 2002/136)”
“Avukat bağlı olduğu meslek kuruluşuna karşı saygı ve nezaket kuralları
içinde davranmak ve bu kurumları yanıltacak yanlış bilgiler vermemeye özen
makaleler M. Lamih ÇELİK
341TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
göstermekle yükümlüdür. (16.03.2002 T. E. 2001/278 K. 2002/88)”
“Avukatın mahkemede gerçek dışı beyanda bulunması, kamuda mesleğe
olan güvenin ve inancın sarsılmasına neden olacak nitelik taşıdığından mes-
lek kurallarının 3.maddesi hükmüne aykırıdır.(16.03.2002 T. E. 2001/273 K.
2002/83)”
“Müvekkile açılacak davanın garantisi olarak teminat senedi verilme-
si avukatlık mesleği yönünden onur kırıcı bir davranıştır.(16.03.2002 T. E.
2001/272 K. 2002/82)”
“Avukat, esas hakkında açtığı bir davanın görülmekte olduğunu ve tedbir
isteminin de reddedildiğini yeni başvurusunda saklamamış ve belirtmiş olsa
idi, bu başvurunun olumlu sonuçlanması mümkün olmayacaktı. Şikâyetlinin,
usul hukukunun açık hükmüne aykırı bir taleple yasaya uygun olmayan bir
sonucu-mahkemeye de noksan bilgi vererek-elde etmesi Avukatlık Kanununun
34.maddesinde yer alan doğruluk ve özen ilkelerine aykırı bulunduğundan,
disiplin suçu oluşturmaktadır. (16.03.2002 T. E. 2001/270 K. 2002/81)”
“Masraf ve vekâlet ücretinden doğan alacağı tahsili için, hasım taraftan
borca teminat olarak nüfus cüzdanı alınamaz. Avukat bu alacakları için yasal
yollara başvurması gerekir. (19.01.2002 T. E. 2001/188 K. 2002/16)”
“Avukatın dava giderlerini üstlenmesi, meslektaşlar arasında rekabete
yol açabilecek nitelikte ve meslek etiğine uygun düşmeyen bir davranıştır.
(19.01.2002 T. E. 2001/197 K. 2001/24)”
“Hasmın tebligat adresi bilinmesine karşın, bir başka adrese tebligat çı-
karmak eylemi “ Doğruluk ” ilkesine aykırı olduğundan disiplin suçudur.
(12.01.2003 T. E. 2002/262 K. 2003/5)”
“Avukat mesleki faaliyetini yürütürken, kamunun mesleğe olan güve-
nini sarsan eylem ve işlemlerden kaçınmak zorundadır. Aleyhe verilmiş bir
kararın temyizinde hukuki yarar bulunmadığı kanısında ise, bu husus mü-
vekkile yazı ile bildirilmeli ve temyiz edilmemesi hususunda yazılı muvafakat
alınmalıdır. Bir haktan vazgeçme sonucunu doğuran işlemlerde iş sahibinin
yazılı muvafakatinin alınması zorunludur. (05.12.2003 T. E. 2003/255 K.
2003/378)”
“Borçlunun muhtemel bilgisizliğinden yararlanarak icra takiplerinde ya-
sal sınırlar üzerinde faiz isteminde bulunmak ve itiraz edilmediği veya itiraz
süresi kaçırıldığı takdirde haksız kazanç sağlamak düşüncesi avukatlık mesle-
ğinin saygınlığı ve onuru ile bağdaşmayan bir davranıştır. Avukat, kamunun
M. Lamih ÇELİK makaleler
342TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
avukatlık mesleğine olan güveninin sarsılmamasını sağlayacak bir biçimde
çalışmak zorundadır. Yasal oranın üzerinde faiz talep etmek de aynı nedenler-
den dolayı yasaya ve meslek kurallarına aykırıdır.(05.12.2003 T. E. 2003/299
K. 2003/408)”
“Şikâyetli avukatın şikâyetçinin olurunu almadan mahcuz malların satı-
şını durdurması ve mahcuzların borçluya yediemin olarak teslimini istemesi
henüz müvekkili aleyhine bir sonuç doğurmasa dahi, görevin yürütülmesinde
uyulması gereken “özen” borcuna aykırı davranış disiplin suçu oluşturmak-
tadır. (11.07.2003 T. E. 2003/105 K .2003/218)”
“Avukatlık Yasası’nın 34. maddesinde öngörüldüğü şekilde, avukat, yük-
lendiği görevi bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde ve özen içinde yerine
getirmek zorundadır. Bir haktan vazgeçmeyi gerektiren işlemlerde vekil ede-
nin yazılı muvafakatinin alınması zorunludur. Avukat kararın temyizinde
yarar görmediği kanısında ise, mütalaasını iş sahibine yazılı olarak bildirmek
ve nedenlerini açıklamakla yükümlüdür. Kovuşturma konusu olayda bu il-
keye uygun davranmayan şikâyetli kusurlu görülmüştür. (19.03.2004 T. E.
2003/420 K. 2004/88)”
“Kararın temyiz edilmemesi yolunda şikâyetçinin yazılı bir oluru yok-
tur. Oysa bir haktan vazgeçme sonucunu doğuran işlemlerde vekil edenden
yazılı olur sağlanması zorunludur. Vekilin hukukî yöndeki takdir hakkının,
daha ağır suç ve cezayı içeren kararın temyiz edilmeyişi şeklinde uygulan-
ması, Avukatlık Yasası’nın 34. maddesinde öngörülen “özen” yükümlülüğü
ile bağdaşmadığından “disiplin suçu” oluşturmaktadır. (21.02.2004 T. E.
2003/371 K. 2004/38)”
“Zorunlu müdafii olarak atanan sanığın, gerekli özeni gösterip işi sonu-
na kadar takip etme zorunluluğuna ilişkin Avukatlık Yasası’nın 34 ve 171.
maddelerine aykırı biçiminde, yargılama sonunda verilen hükümlülük kara-
rını temyiz etmeme eyleminin TCY’nın 230/1. Görevi Savsama Suçu madde-
sine uyduğunun gözetilmemesi, yasaya aykırıdır. (Yargıtay 4. Ceza Dairesi
20.10.2004 T. E. 2003/12388 K. 2004/11948)”
2. Meslek Kuralı m. 4
“Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan
kaçınmak zorundadır. Avukat özel yaşantısında da buna özenmekle yüküm-
lüdür.”
makaleler M. Lamih ÇELİK
343TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
“Mesleğin genel yararı, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla
olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni egemen kılma çabası, salt avukatlık
işlemleriyle sınırlandırılamaz. Geniş biçimde değerlendirilmesi mesleğin özel-
liği gereği olan bu alan, bir anlamda özel yaşamı bile kapsar. İnan ve güven
sarsıcı durumlar, kaçınılmaz olaylar sonucunda ortaya çıksa da meslek üyesi,
mesleği için özveride bulunarak çekilebilecektir..
Avukatlık, tutum ve davranışlarda, giyimde, konuşmada, özel yaşamda
bile özen isteyen bir meslektir. Görevin doğrudan ilgili olduğu yargı-adalet-
hukuk kesimi, hiçbir gölge, kuşku ve söylentiye elverişli olmayan yücelikler
alanıdır. Serbest meslek üyesi de olsa, kamu hizmeti gören avukatın tutum ve
davranışlarında sorumluluk bilinciyle özenli davranması, mesleğin onurunu
ödünsüz, kuşkusuz koruyup sürdürmesi ve her yönden üstün nitelikler taşı-
ması kamunun beklediği bir husustur.
Avukat, meslek disiplin ve ahlâkını olumsuz yönde etkileyecek her eylem-
den uzak duracak, genelde ve özelde meslek onurunu güçlendirip yükseltecek-
tir. (Anayasa Mahkemesi 23.06.1989 T. E. 1988/50 K. 1989/27 Resmi Gazete
4/10/1989-20302)”
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukatın, müvekkiline ait duruşmalarda başlangıçta hazır bulunup,
daha sonra aralıksız katılmaması görevi ihmal niteliğindedir. (8.4.1989 T. E.
1989/21 K. 1989/21)”
“Avukatlık mesleğinin amacı, her türlü hukuksal sorun ve anlaşmazlık-
ların adalete uygun olarak çözümlenmesine ve hukuk kurallarının tam olarak
uygulanmasına yardımcı olmaktır. Avukatın bu amacı aşarak, vekâlet görevi-
ni eyleme dönüştürmesi disiplin suçunu oluşturur. (14.7.1990 T. E. 1990/47
K. 1990/60)”
T
“Avukat mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan
kaçınmak ve özel yaşantısında da buna özenmekle yükümüdür. (6. 4. 1991 T.
306/23)”
“Avukat, mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davranıştan
kaçınmak ve avukatlık unvanının gerektirdiği saygı ve güvene yakışır bir şe-
Ankara Barosu Dergisi, S. 1990/1.
T
TBB Dergisi, S. 1990/4.
TBB Dergisi, S. 1991/3 s.1421.
M. Lamih ÇELİK makaleler
344TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
kilde hareket etmek zorundadır. (1.2.1997 T. E. 1997/101 K. 1997/12 )”
“Avukatın yasal olmayan bir işleme karşı aynı şekilde yasal olmayan ve
mesleğinin itibarı ile de bağdaşmayan davranışlar içine girmesi Meslek Ku-
rallarına aykırıdır. (6.4.1999 T. E. 1999/25 K. 1999/34)”
“Şikâyetli avukatın alman vatandaşı olan müvekkillerinin satın aldığı
taşınmazların tapusunu, müvekkillerinin talebi üzerine kendi adına aldığı
sabittir. Yabancı uyruklu kişilerin köy hudutları içerisinde mülk edinmesini
yasaklayan yasayı delmek için bu işlem yapılmıştır. Yasalara saygılı olmak
ve yasaların amacı doğrultusunda hareket etmek avukatların öncelikli görev
ve yükümlülükleri içerisindedir. Avukatlar iyi niyet ile bile olsa hiçbir za-
man yasaların uygun görmediği bir hususun bertaraf edilmesinde görev ala-
maz ve rol üstlenemezler. Avukatın yaptığı işlem şekil olarak hukuka uygun
olsa bile amaç olarak hukuka uygun değildir. (13.12.2002 T. E. 2002/237 K.
2002/366)”
“Vekâlet alınmasına ve davanın kabul edilmesine karşın, ücretin öden-
memiş olması, Avukatın üstlendiği işten doğan sorumluluğunu ortadan kal-
dırmaz. Ücret alacağı için müvekkilin yazılı olarak uyarılması ve yasal yollara
müracaat edilmesi gerekir. (13.12.2002 T. E. 2002/217 K. 2002/352)”
“CMUK görevlisi avukat barodan aldığı müdafilik ücreti dışında şahsen
ücret isteyemez. (13.07.2002 T. E. 2002/92 K. 2002/224)”
“Avukat tahrik altında olsa dahi meslek vakarına aykırı davranamaz.
Açılan ceza davasında haksız tahrik hükümlerinin uygulanması ve hatta ce-
zanın ıskatına karar verilmiş olması, avukatın kusurunu tamamen ortadan
kaldırmaya yeter neden olarak düşünülemez. (12.07.2002 T. E. 2002/72 K.
2002/205)”
“Vekâletsiz duruşmaya giren ve verilen süreye rağmen vekâletname-
sini süresinde ibraz etmeyen avukatın davranışı “özen” ilkesine aykırıdır.
(12.07.2002 T. E. 2002/68 K. 2002/202)”
“Bir haktan vazgeçme anlamındaki işlemlerde mutlak yazılı muvafakat
alınması zorunludur. Herhangi bir vazgeçme eyleminde müvekkilin zararı
olmayacağı düşünülse dahi, bu hususun vekil edene yazılı olarak bildirilme-
si ve yazılı olurunun sağlanması avukatlı mesleğinin ciddiyeti ve görevin
özenle yerine getirilmesi ilkesinin gereğidir. (16.03.2002 T. E. 2001/265 K.
2002/78)”
TBB Dergisi, S. 1992/1 s. 107.
makaleler M. Lamih ÇELİK
345TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
“Olayın gelişme biçimine göre şikâyetli avukatın ağır hakarete maruz
kaldığı kuşkusuzdur. Ancak, hangi olumsuz koşullar altında olursa olsun,
Avukatın mahkeme salonunda kendisine yapılan hakarete tokatla karşılık
verilmesi kabul edilemeyecek bir davranıştır. Avukatın, hakkını yasal yollar-
dan araması ve kaba kuvvete başvurmaması zorunludur. (16.02.2002 T. E.
2001/223 K. 2002/52)”
“Şikâyetlinin “Avukat” unvanını kullanarak yazdığı kovuşturma konu-
su metinde “Göğüsler ortada, kalçada iki top ve yarıklar, bağır ve göbek açık.
Mukaddes Türk anası bu olamaz”, “Bir kadının yatak odasından başka yerde
saklayacağı bu cinsel uzuvları teşhir metaı olmuş. Karısına kızına yan bakan-
lara kurşunu reva gören Türk insanı, bu felaketi nasıl hazmedip, nasıl seyret-
mektedir.?” sözlerine yer verdiği anlaşılmıştır. Metnin altında, “not” olarak
“yazının gazetelere, radyolara, tv.lere, bazı okullara, bazı dairelere, barolara,
partilere gönderileceği” belirtilmiştir. Kimse başkasının inançlarına karışmak
hakkına sahip bulunmadığı gibi, kendi inançlarını ve görüşlerini de toplum
ve kamu düzenine ters düşecek bir şekilde, çirkin yakıştırmalarla ve sözlerle
uygulama hakkına sahip değildir. Bu ilkeler doğrultusunda şikâyetli avukatın
mesleğin itibarını zedeleyecek tutum ve davranışlar sergilemesi, kendi hoşuna
gitmeyen kıyafetleri kullananlara karşı mücadele için dernek kuracağını ifade
edip Türk kadınlarını acımasızca eleştirmesi ve hatta tehdit etmesi, avukatlık
mesleği ile bağdaşmayan, TBB Meslek Kuralları’na aykırı bir davranış olarak
kabul edilmelidir. Mesleğin itibarını zedeleyecek her türlü tutum ve davra-
nıştan kaçınmak zorunda olan avukat, özel yaşantısında da buna özenmekle
yükümlüdür. (TBB Meslek Kuralları Md 4). Kovuşturma konusu eylemin
mesleki faaliyet alanı dışında kaldığı varsayılsa bile, “Avukat” unvanı kul-
lanılarak yazılan ve yayınlanan metin meslek itibarını önemli ölçüde zede-
lediğinden disiplin suçu oluşturmaktadır. Ayrıca, avukat söz ve yazılarında
belirli bir üslup düzeyini korumak, seçtiği sözcük ve deyimlere dikkat etmek
zorundadır. Kovuşturma konusu yazının bu ilkeye de açıkça aykırı bir düzey-
de olduğu tartışmasızdır. (12.09.2003 T. E. 2003/132 K. 2003/251)”
“Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 1998/59 E. sayılı dosyasına
Şikâyetli tarafından verilen delil listesinin son bendinde, davaya konu trafik
kazası ile ilgili fotoğraflar, delil olarak gösterildiği halde, davaya bakan mah-
kemenin birkaç kere mehil vermesine rağmen, dosyaya ibraz edilmediği gö-
rülmüştür. Fotoğrafların müvekkil tarafından avukata verilmediği varsayılsa
bile, avukatın yazı ile vekil edenini uyarması, fotoğrafların teslimini istemesi
ve ibraz etmemenin sonuçlarını bildirmesi zorunludur. Şikâyetli avukat tara-
fından şikâyetçiden alınan ibraname avukatın bu konudaki sorumluluğunu
M. Lamih ÇELİK makaleler
346TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
ortadan kaldırmaz. Şikâyetli avukatın bu eylemi şikâyetçinin zarar etmesi-
ne, mağdur olmasına sebebiyet verebilecek bir eylem niteliğindedir. Avukat-
lar yüklendikleri görevleri, bu görevin kutsallığına yakışır bir biçimde özen,
doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektirdiği
saygı ve güvene uygun bir biçimde davranmak zorundadırlar. (11.07.2003 T.
E. 2003/94 K. 2003/207)”
“Avukat dava ve keşif mahalline alkollü olarak gelemez. (12.09.2003 T.
E. 2003/134 K. 2003/253)”
“Hukukun hizmetinde olan Avukat, meslek faaliyeti dışında da mesleğin
itibarını korumak zorunda olduğundan borç ve taahhütlerini yerine getirmeli
ve aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet vermemelidir. ( 22.04.2003 T. E.
2002/363 K. 2003/106 )”
“Ödemelerini iyi planlayarak aleyhinde icra takibine sebebiyet verilmesi
mesleğin itibarını sarsan nitelikte bir davranıştır. (11.07.2003 T. E. 2003/106
K. 2003/219)”
“Ücret ve masraf alınmasına karşın makul sürede dava açılmaması disip-
lin suçudur. (21.03.2003 T. E. 2002/347 K. 2003/86)”
“Avukatın alacaklısı boş olan senede, bir başka vekilinin ismin yazarak icra
takibi yapması disiplin suçudur. (21.02.2003 T. E. 2002/305 K. 2003/43)”
3. Meslek Kuralı m. 41
“Avukat baktığı davada görevini savsayarak, ya da kötüye kullanarak,
müvekkili zararına kendisine bir yarar sağlayamaz.”
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukatın yükümlülüğüne neden olan ve doğrudan mesleğinin yürütül-
mesi ile ilgili bulunan vekâlet görevini kötüye kullanma eylemi aynı zamanda
disiplin suçunu da oluşturur. (15.9. 1990 T. E. 1990/63 K. 1990/77)”
“Avukat üstlendiği bir dava sonunda tesis edilen kararın temyizinde
yarar olmadığı düşüncesinde ise, bu yoldaki hukuk kanaatini temyiz süresi
geçmeden ve yazılı olarak müvekkiline bildirmek zorundadır. Aynı şekilde,
temyiz giderlerinin de süresi içinde ve yine yazılı olarak iş sahibine bildiril-
mesi ve giderlerin ödenmemesinin sonuçları hakkında uyarıda bulunulması
gerekir. (15.9.1992 T. E. 1992/85 K. 1992/74)”
makaleler M. Lamih ÇELİK
347TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
“Avukatlık” doğruluk karinesinden yararlanan mesleklerdendir. Kişile-
rin, bu mesleğin mensuplarına inanmaları asıldır. Bu nedenle, avukatların
kolektif inanca ters düşecek ve bu inancı sarsacak davranışlardan dikkatle ka-
çınmaları gerekir. (11.6.1996 T. E. 1996/37 K. 1996/42)”
“Şikâyetli avukat, vekil sıfatıyla baktığı davada “ticari defterlerin ince-
lenmesine ve bilirkişiye tevdiine gerek yoktur.” Şeklindeki beyanı nedeniyle
söz konusu defterler incelenmeden dava müvekkili aleyhine sonuçlanmıştır.
Avukat, davanın esası ile ilgili sonucu etkileyecek şekilde beyanda bulunurken
müvekkile zarar verilmemeli, zarar verecek sonuç doğurucu beyan ise yazılı
muvafakat alınmalıdır. (03.12.2004 T. E. 2004/273 K. 2004/370)”
10
4. Meslek Kuralı m. 46
“Adli Müzaheretle görülen işler, başkaca işlere gösterilen özenle yürü-
tülür.”
11,
12
10
Manisa Barosu Dergisi, S. 2005/93 s.183–184.
11
AVUKATLIK KANUNU
Avukatın Vekâletten Çekilmesi
Madde 41 - Belli bir işi takipten veya savunmadan isteği ile çekilen avukatın o işe ait
vekâlet görevi, durumu müvekkiline tebliğinden itibaren on beş gün süre ile devam eder.
Şu kadar ki, adlî müzaheret bürosu yahut baro başkanı tarafından tayin edilen avukat,
kaçınılmaz bir sebep veya haklı bir özrü olmadıkça, görevi yerine getirmekten çekinmez.
Kaçınılmaz sebebin veya haklı özrün takdiri avukatı tayin eden makama aittir.
TBB ADLİ YARDIM YÖNETMELİĞİ
Adli Yardımın Yapılışı
Madde 6- …b) Adli yardım isteminin kabulüyle, gerekli iş ve işlemleri yapmak ve yürüt-
mek üzere bir veya birkaç avukat görevlendirilir. Görev yazısının bir örneği de istem sahi-
bine verilir ve gerekli bilgi, belge ve vekâletname ile birlikte görevlendirilen avukata başvur-
ması istenir. Görevlendirilen avukat, görevlendirme yazısının, işe ve ilgiliye ait bilgi, belge
ve vekâletnamenin, adli müzaheret istemi reddedilmiş ise iş için zorunlu masraf avansının
kendisine ulaşması ile avukatlık hizmetlerini yerine getirmek yükümlülüğü altına girer.
Görevlendirilen avukatın yükümlülüğü, istek sahibinin hizmetin görülebilmesi için ge-
rekli belge ve bilgiler ile avukatlık ücreti dışındaki zorunlu yargılama giderlerini vermemesi
veya vekâletname vermekten kaçınması ile sona erer. Görevlendirilen avukat, bu durumu
gecikmeden, kendisini görevlendiren adli yardım bürosuna ya da temsilciliğine bildirir. c)
Görevlendirmede, avukatların mesleki faaliyet alanlarına ilişkin beyanları dikkate alınır.
d) Görevlendirilen avukat, bu işi yapmaktan haklı bir neden olmaksızın çekinmek isterse,
görevin kendisine bildirildiği tarihten itibaren on beş gün içinde, o işin tarifede belirlenen
ücretini baroya ödeyerek görevden çekilebilir.
e) Görevlendirilen avukat, 19.3.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu hükümle-
rine göre işi sonuna kadar takip etmekle yükümlüdür. Bağlantı ve ilişki bulunsa bile başka
dava ve icra takipleri veya benzeri hukuksal işlemler, görev konusu iş kapsamında kabul
edilmez.
f) Adli yardım bürosu ve temsilcilikleri, görevlendirilen avukatın hizmeti yeri-
M. Lamih ÇELİK makaleler
348TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Adli Yardım, kişilerin hak arana özgürlüklerinin önündeki en-
gelleri aşmak ve hak arama özgürlüğünün kullanımında eşitliği sağ-
lamak üzere avukatlık ücretlerini ve yargılama giderlerini karşılama
olanağı bulunmayanların bu hizmetlerden yararlanmasıdır. Avukatlık
Kanunu’nun adli yardım kapsamı başlıklı 176. maddesine göre adli
yardım; avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama
olanağı bulunmayanlara Avukatlık Kanunu’nda yazılı hizmetlerin
sağlanmasıdır. Özetle, adli yardımın hak arama özgürlüğünün yoksul
kişiler için sağlanmasıdır diyebiliriz
. 12
5. Meslek Kuralı m. 33
“Yanına stajyer almayı kabul eden avukat, stajyerlerin iyi yetişmesi için
gerekli dikkati ve ilgiliyi gösterir ve olanaklarını hazırlar.”
6. Meslek Kuralı m. 37
b)Avukat, yardımcılarının, stajyerlerinin ve çalıştırdığı kimselerin de
meslek sırrına aykırı davranışlarını engelleyecek tedbirleri alır.
13
Avukatlık stajının yapılış amacı, biçimi ve yöntemi, TBB tarafın-
dan çıkarılan ve 12.12.2001 tarih ve 24615 sayılı Resmi Gazete’de yayın-
lanarak yürürlüğe giren “Avukatlık Staj Yönetmeliği” ile belirlenmiştir.
Yönetmeliğin 1. maddesine göre avukatlık stajının amacı “hukuk
bilgilerini bilimsel verilerden ayrılmaksızın ve bilimin yöntemlerini kullana-
rak somut olaylara uygulayabilen, yargılama süresince yargılama faaliyetinin
yönetimine ve kararın oluşumuna etkin biçimde katılabilen, meslek ilke ve
ne getirmesi ile ilgili aşamaları izler. Avukat, işin hangi aşamasında olursa olsun,
kendisinden istenen bilgi ve belgeleri vermek zorundadır. Hizmetin sonunda da,
bu konudaki raporunu ve hizmetin sona erdiğini gösterir belgeleri adli yardım bü-
rosuna ya da temsilciliğine iletir.
12
Uluslararası Barolar Birliği Oslo Kararları:
(10): “Adli yardımdan yararlanan müvekkilleri ile ilgili olanlar dâhil avukat gö-
revini titizlikle ve özenle yerine getirir”.
13
Avukatlık Kanunu Yönetmeliği
Uzlaşma Müzakereleri
Madde 16- …Uzlaşma müzakereleri sırasında taraflarca veya avukatlarınca yapı-
lan beyan ve ikrarlar, uzlaşmanın sağlanamaması halinde geçerli olmayıp, uzlaşma
konusuyla ilgili olarak açılmış ve daha sonra açılacak davalarda taraflar aleyhine
delil olarak kullanılamaz. Uzlaşma müzakereleri esnasında anlaşmazlık konusun-
da beyan edilen hususlar taraflarca ve avukatlarınca hiçbir şekilde açıklanamaz.
makaleler M. Lamih ÇELİK
349TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
kurallarına bağlı, hak arama özgürlüğünün yaşama geçmesi için uğraş veren,
insan haklarına saygılı, demokrasi ve hukukun üstünlüğü ilkesinden ayrıl-
mayan, bağımsız ve özgür avukatların yetişmesi için hukuksal, sanatsal ve
eğitsel olanakların kullanılması” olarak belirtilmiştir.
Staj yapma talebi kabul edilip baro staj listesine adı yazılan staj-
yerler, stajlarının ilk altı aylık süresinde Yönetmelikte belirli sıra ve
sürelerde mahkeme ve adalet dairelerinde staj yaparlar.
İkinci altı aylık süre, baro levhasına kayıtlı, meslekte en az beş
yıl kıdemi olan, hakkında avukatlığa engel bir suçtan dolayı son so-
ruşturma açılmasına karar verilmemiş, geçmiş beş yıl içinde Disiplin
Kurulu’nca verilmiş kesinleşmiş bir kararla para veya işten çıkarma
cezası ile cezalandırılmamış bir avukatın yanında yapılan stajla ta-
mamlanmaktadır (Staj Yönetmeliği m. 14-15).
Stajyerler, avukat yanında staja başladıktan sonra, avukatın yazı-
lı muvafakati ile ve onun gözetimi ve sorumluluğu altında, sulh hu-
kuk mahkemeleri, sulh ceza mahkemeleri ile icra tetkik mercilerinde
avukatın takip ettiği dava ve işlerle ilgili duruşmalara girebilir ve icra
müdürlüklerindeki işleri yürütebilirler.Bu işleri yaparken de Avukat-
lık Meslek Kuralları’nın 20. maddesine göre; “Avukat stajyerleri mesleğe
yaraşır bir kılık ve kıyafetle başları açık olarak mahkemelerde görev yaparlar”.
“Stajyerlerin bu yetkileri staj bitim belgesinin verilmesi veya staj listesinden
adının silinmesi ile sona erer. (Avukatlık Kanunu m. 26- Staj Yönetmeliği m.
19) Stajyer, yanında staj yaptığı avukatın yazılı oluru ile dava dosyalarından
fotokopi ve benzeri yollarla örnek alabilir. Stajyer ayrıca vekaletname veya
yazılı olur olmaksızın, dava ve takip dosyalarını inceleyebilir. (Avukatlık Ka-
nunu m. 46 -Staj Yönetmeliği m. 19)”
Stajyerler, avukatla birlikte duruşmalara girmek, avukatın mah-
kemeler ve idari makamlardaki işlerini yapmak, dava dosyaları ve
yazışmaları düzenlemek, baroca düzenlenen eğitim çalışmalarına ka-
tılmak, baro yönetim kurulunca verilen ve yönetmelikte gösterilecek
diğer ödevleri yerine getirmekle yükümlüdür. Stajyerler, meslek ku-
rallarına ve yönetmeliklerde belirlenen esaslara uymak zorundadırlar.
(Avukatlık Kanunu m. 23)
Yanına stajyer almayı kabul eden Avukat, stajyerini hukukun üs-
tünlüğü ilkesine, meslek ilke ve kurallarına bağlı, hukuk bilgilerini so-
mut olaylara uygulayabilecek nitelikte, bağımsız ve özgür bir avukat
olarak yetiştirmekle yükümlüdür.
M. Lamih ÇELİK makaleler
350TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Bu yükümlülük kapsamında avukat, stajyeri Avukatlık Kanu
nu’nda belirtilen duruşmalara ve cezaevi görüşmelerine birlikte git-
mek, mahkemeler ve idari makamlardaki işleri takip etmek, dava
dosyalarını ve yazışmaları düzenlemek imkanını sağlayarak eğitir.
Stajyere bu işler dışında bir iş yüklenemez. Avukat, stajyerin baro eği-
tim çalışmalarına katılmasını, devamını ve başarısını denetlemekle yü-
kümlüdür. (Staj Yönetmeliği m. 17)
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Disiplin kovuşturmasına konu olayda, stajyer avukatın staj süresini ke-
sintisiz olarak tamamlamadığı, Türkiye Barolar Birliği Staj Yönetmeliği’nin
17/son maddesine göre, Şikayetli Avukatın, yanında staj yapan Stajyer Avu-
katın Baro eğitim çalışmalarına katılmasını, devamını ve başarısını denetle-
mediği anlaşılmakla, eylem Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 33.
maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Staj Yönetmeliği’nin 17/son maddesine
aykırılık oluşturduğundan, disiplin suçunu oluşturmaktadır.
Stajyer Avukatın, Baro eğitim seminerlerine katılmadığı dosyadaki bil-
gilerden anlaşılmıştır. Şikayetli avukatın, Stajyer Avukata eğitim zamanla-
rında izin vererek gönderdiği, bunun dışında Stajyerinin eğitim seminerleri-
ne katılıp katılmadığını bilemeyeceği biçimindeki savunması, Avukatlık Staj
Yönetmeliği’nin 17/son maddesindeki yükümlülük karşısında, nazara alın-
mamıştır.
Bu nedenlerle, Baro Disiplin Kurulu’nun, eylemin Türkiye Barolar
Birliği Meslek Kuralları’nın 33. maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Staj
Yönetmeliği’nin 17/son maddesine aykırı olduğundan disiplin suçunu oluş-
turduğuna ilişkin değerlendirmesinde hukuki isabetsizlik bulunmamış ve ka-
rarın onanması gerekmiştir. (T. 30.09.2005 E. 2005/230 K. 2005/316)
“Stajyer avukatlar Avukatlık Kanunu 23. maddesinin son tümcesine
göre meslek kurallarına uymak zorundadırlar. (18.10.2002 T. E. 2002/144 K.
2002/285- 20.7.2000 T. E. 2000/75 K. 2000/108)”
14
14
TBB Dergisi, S. 2000/3 s. 924.