hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
41TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
l. Genel Olarak
Demokratik toplumlarda, temel hak ve özgürlükler güvence altına
alınmalıdır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin başlangıcında da be-
lirtildiği gibi temel özgürlükler, bir yandan etkin bir siyasal demokrasi
ve diğer yandan bunların dayandığı insan haklarının yerine getirilme-
si ile korunabilir. Bu bakımdan kişinin temel hak ve özgürlüklerinin
korunabilmesi, demokratik toplumun da korunmasını zorunlu kılar.
Demokrasiyi ve hukuk düzenini korumak için, bazen bireyin hak ve
özgürlüğüne müdahale edilebilir. Ancak bu müdahalenin, demokra-
tik toplumun gerektirdiği ölçüde ve hukukun üstünlüğü göz önünde
tutularak yapılması gerekir.
Bu bağlamda kişinin temel hak ve özgürlüklerinden olan haberleşme
özgürlüğüne yönelik müdahale, belli sebeplerle, ancak kanuni dayanağı
olduğu sürece ve demokratik toplum düzeninin gereklerine ve ölçülülük
ilkesine uyularak söz konusu olabilir (AY m. 22, AY m. 13, AİHS m.
8). AY m. 22/2
ve AİHS m. 8/2,
haberleşme özgürlüğünü sınırlama
* Yrd. Doç. Dr., Dicle Ü. Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usul Hukuku Anabilim Dalı.
AY m. 22’ye göre; “Herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği
esastır.”
Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel
ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerin-
den biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça;
yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla
yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve giz-
liliğine dokunulamaz. Yetkili merciin kararı yirmi dört saat içinde görevli hakimin
onayına sunulur. Hakim, kararını kırk sekiz saat içinde açıklar; aksi halde karar
kendiliğinden kalkar.
“İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları kanunda belirtilir.”
AİHS m. 8: 1. “Herkes özel ve aile yaşamına, konutuna ve haberleşmesine saygı
KOLLUK TARAFINDAN
SUÇUN ÖNLENMESİNE YÖNELİK
YAPILAN İLETİŞİMİN DENETLENMESİNE
İLİŞKİN DEĞERLENDİRMELER
Handan YOKUŞ SEVÜK
*
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
42TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
sebeplerini tahdidi olarak saymış, sınırlama sebepleri arasında milli gü-
venlik, kamu düzeni ve suç işlenmesinin önlenmesini de öngörmüştür.
Bu sebeplerle haberleşme özgürlüğüne kamu makamlarınca yapılacak
müdahale, bir başka deyişle haberleşmenin denetimi mümkündür.
AİHM, demokratik toplumların son zamanlarda, örgütlü suçlar,
casusluk ve terörizmin tehdidi ile karşı karşıya kaldığını ve bunları
önlemek için iletişimin denetlenebileceğini kabul etmektedir.
AİHM, Almanya’ya karşı Klass ve diğerleri kararında
4
devletin
bu tür tehditlerle etkin bir biçimde mücadele edebilmesi için, kendi
egemenlik alanı içinde faaliyet gösteren yıkıcı unsurları gizli gözetime
alması gerektiğini; bu nedenle istisnai koşullar çerçevesinde mektup,
posta ve telekomünikasyon üzerinde gizli gözetim yetkisi veren bir
kanunun, demokratik bir toplumda ulusal güvenlik nedeniyle ve/veya
suç ve düzensizliği önlemek için gerekli olduğunu belirtmektedir.
Ancak devletlere tanınan bu olanağın sınırsız olmadığını, demokra-
siyi savunma gerekçesiyle çıkarılan ve haberleşme özgürlüğünü sınır-
layan böyle bir kanunun, demokrasiyi zayıflatabilecek hatta yıkılması
tehlikesini de beraberinde getirdiği için, devletlerin bu suçlarla müca-
dele adına kendilerince uygun görülen her önlemi alamayacaklarını da
vurgulamaktadır.
5
Haberleşme özgürlüğüne bir müdahale oluşturan telekomünikas-
yon yoluyla yapılan iletişimin kolluk tarafından önleme amaçlı denetimi,
3.7.2005 tarih 5397 sayılı kanun ile düzenlenmiştir. 5397 sayılı kanun,
telekomünikasyon yoluyla yapılan önleme amaçlı iletişimin denetimi-
nin usul ve esaslarını, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu’nun
ek 7. maddesine fıkralar (5397 sayılı kanun m. 1), 2803 sayılı Jandarma
gösterilmesini isteme hakkına sahiptir.”
2. “Bu hakların kullanılmasına ulusal güvenlik, kamu güvenliği, ülkenin ekonomik
refahı, suçun ve düzensizliğin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması,
başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla, hukuka uygun olarak
yapılan ve demokratik bir toplumda gerekli bulunan müdahalelerin dışında, kamu
makamları tarafından hiçbir müdahale yapılamaz. ”
Bu konuda kararlar için bkz., Alderson J., İnsan Hakları ve Polis, Çev. İhsan Kuntbay,
Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü Yayınları, No. 232, 1989, s. 62-64.
4
Bu kararın tam metni için bkz., Doğru Osman, İnsan Hakları Avrupa İçtihatları, İstanbul
1997, s. 142-161.
5
AİHM’in 1978 tarihli Almanya’ya karşı Klass ve diğerleri kararı parg. 48-49. Benzer
yönde 1984 tarihli Malone kararı için bkz., Alderson, s. 63-64.
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
43TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Teşkilatı, Görev ve Yetkileri Kanunu’na ise ek 5. madde (5397 sayılı
kanun m. 2) eklemek suretiyle belirlemiştir.
5397 sayılı kanun ile kolluğa bu yetki verilmeden önce de kolluk
görevi gereği bilgi toplayabilmekte ve gerekli tedbirleri alabilmekte idi.
PVSK ek m. 7/1 ve JTGYK m. 7-a’da yer alan düzenlemeler, kolluğa
hem yetki hem görev vermekte idi.
U
Bir suç işlendiği duyumu ve şüphesi ile hareket eden kolluğun
farklı derecedeki birimleri, kamu hukuku ve özel hukuk tüzel kişileri
ile gerçek kişilerden bilgi toplayabilme yetkisine sahip olup, bu çerçe-
vede telekomünikasyon kuruluşlarından da bilgi almakta idi.
Ancak
bu durum Anayasa’ya ve AİHS’ne
10
aykırılık teşkil etmekteydi.
11
Anayasa’nın 22. maddesi, kişinin temel hak ve özgürlüklerinden
3.7.2005 tarihli 5397 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun,
23.7.2005 tarihli 25884 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 5397 sayılı kanunla aynı
yetki 2397 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilat Kanunu 6.
maddesi uyarınca, Milli İstihbarat Teşkilatı’na da tanınmıştır.
“Bu tür bilgi toplama polisin etrafı kollaması konusundaki görevinden kaynaklanır.
Bu göreve “istihbarat” adı verilir”. Cihan Erol/Yenisey, Feridun, Ceza Muhakemesi
Hukuku, 2. Bası, İstanbul 1997, s. 207.
U
Ersoy Yüksel, “Özel Telefon İşletmelerinin Dinleme ve Bilgi Verme Sorunları”, Prof
Dr. Çetin Özek Armağanı, İstanbul 2004, s. 341; Cihan/Yenisey, s. 211; Sokullu/Akıncı,
kolluğun suçun önlenmesi amacıyla iletişimin denetlemesini, kanuni dayanağı ol-
madığı dolayısıyla bunu “cevaz vermeme” şeklinde yorumladığını belirterek, kabul
etmemektedir. Sokullu/Akıncı Füsun, Polis Toplumsal Bir Kurum Olarak Gelişmesi
Polis Alt-Kültürü ve İnsan Hakları, İstanbul 1990, s. 127.
Ersoy, uygulamada polis karakollarının dahi doğrudan ilgili kuruluştan bilgi istedi-
ğini, hatta kural olarak istemin resmi bir yazı ile olması gerekli iken, polisin bu resmi
yazıyı aciliyetine binaen faksla ilettiğini de belirtmektedir. bkz., Ersoy, s. 341.
10
AİHS m. 8/2’deki “kanuna uygunluk” ifadesi, kullanılan tedbirin hukukta bir teme-
linin olmasını gerektirir. Bu ifade ayrıca ilgili kanunun niteliğini de ilgilendirmekte
olup, bu kanunun ilgili kişi tarafından ulaşılabilir olmasını ve bu kimsenin kanunun
sonuçlarını önceden öngörebilmesinin mümkün olmasını ve ayrıca kanunun hukuk
devletinin temel unsurlarına uygun olmasını gerektirmektedir. AİHM İsviçre’ye
karşı Kopp Kararı parg. 55 için bkz., Künhe/Hans/Heiner, “Avukat Telefonlarının
Dinlenmesi” (AİHM Kararı Değerlendirmesi), Çev. Hakan Hakeri, Adil Yargılanma
Hakkı ve Ceza Hukuku, Karşılaştırmalı Güncel Ceza Hukuku Serisi 3; Ankara 2004, s.
100.
11
Cihan/Yenisey, kolluğun önleme amacıyla haberleşmeyi denetlemesinin pozitif hu-
kuka aykırı olduğunu, ancak şartları gerçekleştiğinde kullanılması gereken bir yetki
olduğunu belirterek, şartların ortaya çıktığı durumun kanun tarafından gösterilmesi
gerektiği, ancak bu konuda hakim kararı alınarak da bilgi toplanmasının mümkün
olduğu kanaatindedir. Cihan/Yenisey, s. 210-211.
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
44TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
olan haberleşme özgürlüğüne hangi amaçlarla ve hangi koşullarda
müdahale edilebileceğini,
12
Anayasa’nın 13. maddesi ise temel hak ve
özgürlüklerin “ancak kanunla sınırlanabileceği”ni hükme bağlayarak ha-
berleşmenin denetimi bakımından anayasal güvence getirmiştir. AY ve
AİHS gereğince, kolluğun önleme amaçlı iletişimin denetiminin usul ve
esaslarının, açıkça kanunla düzenlenmiş bulunması zorunlu olmasına
rağmen,
13
bu hususa ilişkin açık bir düzenleme söz konusu değildi. 5397
sayılı kanun ile PVSK ve JGTYK’da iletişimin önleme amaçlı denetimi
düzenlenerek, kolluğun haberleşme özgürlüğüne müdahalesinin kanuni
dayanağı oluşturulmuştur.
II. Önleme Amaçlı İletişimin Denetlenmesinin
Usul Ve Esasları
PVSK ve JTGYK, kolluğa suçu önleme görev ve yetkisi vermiştir.
14
Kolluğun önleme yetkisinin amacı ileriye yönelik olup, suç işlenmesi
tehlikesini önlemek ve gelecekte doğabilecek tehlikeleri yaratan sebep-
leri ortadan kaldırmaktır. Önleme görevi, suç işleninceye kadar olan
safhadan oluşur.
15
12
Öztürk, AY m. 22/2 deki “İstisnaların uygulanacağı kamu kurum ve kuruluşları
kanunda belirtilir.” Hükmünü, bir istihbarat kanunu yapılmasının yolunu açtığını
belirtmektedir. Öztürk Bahri, “Avrupa Birliğine Uyum Yasarlının Ceza Muhakeme-
sine Etkileri”, Prof. Dr. Çetin Özek Armağanı, İstanbul 2004, s. 731.
13
Öğretide de Sözüer tarafından, kanun koyucunun haberleşme özgürlüğünü, suçların
önlenmesi ve kamu düzeni gerekçeleriyle sınırlandırırken haberleşme özgürlüğüne
yönelik tedbirlere başvurmak için gerekli koşulları ayrıntılı olarak düzenlemesi ve
kötüye kullanmalara karşı etkili tedbirler alması gerektiği belirtilmektedir. Sözüer,
Adem, “Türkiye’de ve Karşılaştırmalı Hukukta Telefon, Teleks, Faks ve Benzeri
Araçlarla yapılan Özel Haberleşmenin Bir Ceza Yargılaması Önlemi Olarak Denet-
lenmesi”, İHFM 1997, Türkan Rado’ya Armağan, C. LV, S. 3, s. 76.
14
Almanya’da suç gerçekleşmeden önce, “önleme dinlemesi” şeklinde yapılmak
üzere, Alman Polis Kanunları’nın polise yetki verdiği görülmektedir. Çerçeve Polis
Kanunu’nun 8c maddesi doğrultusunda Schlezwig/Holstein/Saarland gibi eyalet-
lerin polis kanunları; kişinin hayatı tehlikede ise bu tehlikeyi önlemek ve ortadan
kaldırmak için kaçınılmaz olduğu hallerde; Baden/Württemberg Polis Kanunu ise,
devletin güvenliği açısından ortaya çıkan ve halen mevcut olan bir tehlike vukuunda,
evin içindeki bütün konuşmalar da dahil, tüm konuşmaların önlenmesi konusunda
polise yetki vermiştir. Yenisey, Feridun, “Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele
Yöntemeleri”, Ankara Barosu Hukuk Kurultayı 2000, 12-16 Ocak, C. 2, s. 118.
15
Kunter, Nurullah/Yenisey, Feridun, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak Ceza Muhakemesi
Hukuku, Birinci Kitap, 12. bası, İstanbul 2002, no. 26. 11 dn. 36.
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
45TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Kolluk kuvvetlerinden polisin görevi,
16
devletin ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, Anayasa düzenine ve genel güvenliğe ilişkin
önleyici ve koruyucu tedbirleri almak, güveni ve düzeni sağlamak üzere,
ülke düzeyinde haber alma faaliyetlerinde bulunmak, topladığı bilgileri
değerlendirmek, yetkili mercilere veya kullanma alanına ulaştırmaktır.
Polis, devletin diğer haber alma kuruluşlarıyla işbirliği yapar (PVSK
ek m. 7). Kolluk kuvvetlerinden Jandarma’nın sorumluluk alanı, görev
sahası dışında, il ve ilçe belediye hudutları haricinde kalan veya polis
teşkilatı bulunmayan yerlerdir (JTGYK m. 10).
Jandarma, sorumluluk alanlarında emniyet ve asayişi, kamu
düzenini sağlamak, korumak ve kollamak, kaçakçılığı men, takip ve
tahkik etmek, suç işlenmesini önlemek için gerekli tedbirleri almak ve
uygulamak ile görevlidir (JTGYK m. 7-a). Kolluk, bu görevlerinin gereği
olarak, önleme amaçlı telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin de-
netlenmesi tedbirini uygulayabilir. Kolluk tarafından yapılan önleme
amaçlı iletişimin denetlenmesi tedbiri, idari niteliktedir.
17
Suçun önlenmesi amacıyla iletişimin denetlenmesi, Telekomüni-
kasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgile-
rinin Değerlendirilmesi ve Kayda Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın Kuruluş Görev ve Yetkileri
Hakkında Yönetmelik de belirlenen usul ve esaslara göre yerine getiri-
lir.
18
Haberleşmenin gizliliği esas olup, bu yönetmelikte belirlenen esas
ve usuller dışında hiç kimse, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla
iletişimini denetleyemez (Yönetmelik m. 4).
Telekomünikasyon, her türlü işaret, sembol, ses ve görüntünün ve
elektrik sinyallerine dönüştürülebilen her türlü verinin kablo, telsiz,
optik, elektrik, manyetik, elektromanyetik, elektrokimyasal, elektro-
mekanik ve diğer iletim sistemleri vasıtasıyla iletilmesi, gönderilmesi
16
Sokullu/Akıncı, polisin temel görevinin kamu düzeninin bozulmamasını sağlamak
olduğunu belirtmektedir. Sokullu/Akıncı, 97; Bu bağlamda Kunter/Yenisey ise,
polisin önleme görevinin bir kısmının doğrudan doğruya konusu suç teşkil eden
fiil ve hareketlere karşı tedbirlerden oluştuğunu, bir kısmının da konusu suç teşkil
etmediği halde kamu düzenini ve asayişi temine yönelik olduğunu tespit etmektedir.
Kunter/Yenisey, No. 26. 11, dn. 37.
17
Suçun aydınlatılması amacıyla yapılan 5271 sayılı CMK m. 135 ve devamındaki mad-
delerde iletişimin denetlenmesi ise adli iletişim denetlemesidir. Centel Nur/Zafer
Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Yenilenmiş 3. Bası, İstanbul 2005, s. 315, 320.
18
Bu yönetmelik 10. 11. 2005 Tarih ve 25989 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır.
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
46TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
ve alınmasını ifade eder (Yönetmelik m. 3-l). Bu bakımdan elektronik
ortamdaki haberleşme de kolluk tarafından denetlenebilir.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi, ileti-
şimin tespit edilmesi, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi
ve kayda alınması şeklinde olabilir.
İletişimin tespitinde, içeriğine müdahale etmeden iletişim araçları-
nın diğer iletişim araçlarıyla kurduğu iletişime ilişkin arama, aranma,
yer bilgisi ve kimlik bilgilerinin tespiti söz konusudur (Yönetmelik, m.
3-f).
İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması ise, telekomünikasyon yo-
luyla gerçekleştirilmekte olan konuşmalar ile diğer her türlü iletişimin
uygun teknik araçlarla dinlenmesi ve kayda alınmasına yönelik işlemleri
ifade eder (Yönetmelik m. 3-e). İletişime müdahale yollarından biri olan
sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, bir şebekede haberleşmenin iletimi
veya faturalama amacıyla işlenen her türlü verinin (Yönetmelik m. 3-k)
değerlendirilmesidir.
1. Tedbirin Uygulanabileceği Suçlar
İletişimin önleme amaçlı denetlenmesi, sadece belirli suçlar için
öngörülmüştür. Kolluk, bu tedbire 5271 sayılı CMK m. 250’de belirtilen
suçlarda başvurulabilir (PVSK ek m. 7/2, JTGYK ek m. 5).
19
Bu suçlar;
Türk Ceza Kanunu’nda yer alan; 1) Örgüt faaliyeti çerçevesinde işle-
nen uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu, 2) Haksız
ekonomik çıkar sağlamak amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde cebir ve tehdit uygulanarak işlenen suçlar, 3) TCK m. 305,
318, 319, 323, 324, 325 ve 332 yer alan suçlar ve casusluk suçları hariç,
devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine, milli
savunmaya ve devlet sırlarına karşı suçlardır.
19
Milli İstihbarat Teşkilatı ise Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen temel niteliklere
ve demokratik hukuk devletine yönelik ciddi bir tehlikenin varlığı halinde devlet
güvenliğinin sağlanması, casusluk faaliyetlerinin ortaya çıkarılması, devlet sırrının
ifşasının tespiti ve terörist faaliyetlerin önlenmesine ilişkin olarak iletişimi denetle-
yebilir (5397 sayılı kanun ile değişik 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli
İstihbarat Teşkilat Kanunu m. 6/1).
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
47TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
2. Tedbire Karar Verecek Mercii
Suçun işlenmesinin önlenmesi amacıyla yapılacak iletişimin denet-
lenmesine kural olarak hakim karar verir. Ancak gecikmesinde sakın-
ca bulunan hallerde; Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat Dairesi
Başkanı’nın ve Jandarma Genel Komutanı veya İstihbarat Başkanı’nın
yazılı emri ile iletişim denetlenebilir.
20
Yazılı emir, saat içinde yetkili
ve görevli hakimin onayına sunulur.
21
Yetkili ve görevli hakim, ilgili
kurumların talepte bulunan biriminin bulunduğu yer itibarıyla yetkili
olan ve 5271 sayılı CMK m. 250/1’e göre kurulan özel yetkili ağır ceza
mahkemesinin üyesidir (Yönetmelik m. 26). Hakim, kararını en geç
yirmi dört saat içinde verir.
22
AİHM, 8. madde de garanti edilen haberleşme hakkının birey tara-
fından kullanılması ile demokratik bir toplumun korunması için gizli
denetime ihtiyaç arasında bir denge bulunmasının gerekliliğine işaret
etmektedir.
23
Anayasa ise 13. maddesinde, temel hak ve özgürlüklerin
sınırlanmasının, Anayasa’nın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum
düzeninin ve laik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülük ilkesine aykırı
olamayacağını belirterek, bu hususu güvence altına almaktadır. Bu
nedenle kanımca hakim, iletişimin denetlenmesi kararını verirken veya
yazılı emri onaylarken, milli güvenlik ve suçun önlenmesi nedenlerinin
varlığını, bu sınırlamanın demokratik toplum düzeni için gerekliliğini
değerlendirmelidir. Ayrıca, hakim, bu tedbir ile ulaşılmak istenen milli
güvenliğin veya suçun önlenmesinin sağlanması amacı ile bireyin ha-
berleşme özgürlüğünün kısıtlanması arasındaki orantılılığı gözetmek
zorundadır.
20
Yönetmelik m. 8’e göre; “Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde; Milli İstihba-
rat Teşkilatı Müsteşarı veya yardımcısı, Emniyet Genel Müdürü veya İstihbarat
Dairesi Başkanı ve Jandarma Genel Komutanı veya İstihbarat Başkanı tarafından
telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin
değerlendirilmesi ve kayda alınması için verilen yazılı emir, yirmi dört saat içinde
26. maddenin birinci fıkrasında belirtilen yetkili ve görevli hakimin onayına sunulur.
Hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. ”.
21
Cihan/Yenisey, hakim kararının yokluğunun özel hayatın gizliliğine ilişkin İHEB
12, AİHS 8, AY 22’deki hükümlerin ihlal edilmiş olacağını belirtmektedir. Cihan/
Yenisey, s. 212.
22
Anayasa m. 22/2’de hakimin karını vereceği süre 48 saat olarak belirtilmiş olup, bu
süre azami süredir.
23
Bkz., Klass ve diğerleri Kararı parg. 59.
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
48TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
3. Tedbir Kararı ve Tedbirin Süresi
İletişimin denetlenmesine ilişkin hakim kararında ve yetkili merciler
tarafından verilen yazılı emirlerde;
a. Hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının
türü, kullandığı telefon numaraları veya iletişim bağlantısını tespite
imkân veren kodundan belirlenebilenler,
b. Tedbirin türü, kapsamı ve süresi,
c. Tedbire başvurulmasını gerektiren nedenler belirtilir (Yönetmelik
m. 9)
Tedbir kararı en çok üç ay için verilebilir; bu süre üçer ayı geç-
meyecek şekilde en fazla üç defa uzatılabilir. Bu durumda iletişimin
önleme amaçlı olarak denetim süresi, 12 ayı geçemez. Ancak, terör
örgütlerinin faaliyeti çerçevesinde devam eden tehlikelere ilişkin olarak
gerekli görülmesi halinde, hakim tarafından üç aydan fazla olmamak
üzere sürenin birçok kez uzatılmasına karar verilebilir (PVSK ek m.
7/4, JGTY ek m. 5/3, Yön. m. 9). Bir başka deyişle bu halde iletişimin
denetlenmesi süresiz olarak uygulanabilecek, ancak en çok her üç
ayda bir hakim tarafından uzatma kararı verilecektir. Tedbir süresini
uzatma kararının “aynı usulle” verileceği öngörüldüğünden, tedbirin
uygulanması için gerekli olan koşulların varlığı her uzatma kararında
tekrar değerlendirilecektir.
4. Tedbirin Yerine Getirilmesi
Suçun önlenmesine yönelik veya istihbari amaçlı iletişimin dinlen-
mesi, tespiti, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi ve kayda alınmasına
dair karar veya yazılı emirler, en son 23.7.2006 tarihine kadar, tele-
komünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşlar tarafından yerine
getirilmekte ve ilgili kurumların mevcut sistemlerinin kullanılmasına
devam edilmekteydi (Yönetmelik geçici m. 2).
24
Artık, önleme amaçlı
24
24.2.2006 tarih 26090 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Telekomünikasyon Yoluyla
Yapılan İletişimin Tespiti, Dinlenmesi, Sinyal Bilgilerinin Değerlendirilmesi ve Kay-
da Alınmasına Dair Usul ve Esaslar ile Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın
Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmelik, 1. maddesi ile eklenen yönetmeliğin geçici 2. maddesinde, suçun ön-
lenmesine yönelik veya istihbari amaçlı tedbirlere dair usul ve esaslarını düzenleyen
hükümlerden; hakim kararları ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen
yazılı emirlerin, gereğinin icrası için teknik uzmana havale edileceğini ve bu Yö-
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
49TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
iletişimin denetlenmesi, Telekomünikasyon kurumu bünyesinde kurum
başkanına doğrudan bağlı “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı” adıyla
kurulan tek bir merkezden yürütülmektedir.
25
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Telekomünikasyon İletişim
Başkanı ile teknik uzman, hukukçu uzman ve idari uzmandan oluşur.
Başkanlıkta, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve
Jandarma Genel Komutanlığı’nın ilgili birimlerinden birer temsilci bu-
lundurulur (PVSK ek m. 7/10). Bu temsilciler, başkanlıktaki görevleri
esnasında başkanın talimatlarına ve başkanlık tarafından belirlenen
kurum içi düzenlemelere riayet eder. İlgili kurum temsilcilerinin gö-
revleri; kendi kurumlarından gelen ve yerine getirilmesi başkanlıkça
uygun görülen önleme amaçlı iletişimin denetlenmesi kararlarının,
teknik uzman nezaretinde başkanlık personeliyle birlikte yürütülmesini
sağlamak ve başkan tarafından verilecek diğer görevleri yerine getir-
mektir (Yönetmelik m. 23).
İlgili kurum, hakim kararlarını ve yazılı emirler hakkındaki geliş-
meleri derhal Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’na bildirir (Yönet-
melik m. 11).
Hakim kararları ile gecikmesinde sakınca bulunan hallerde verilen
yazılı emirler, gereğinin icrası için başkanlık bünyesindeki teknik uz-
mana havale edilir (Yönetmelik m. 5-6-7). Yönetmeliğe aykırılığı tespit
edilen talepler, eksikliklerin giderilmesi için talepte bulanan kuruma
iade edilir.
26
Başkanlık talepleri, yönetmelik m. 9’da öngörülen hususlar
netmeliğe aykırılığı tespit edilen taleplerin, noksanlıkların giderilmesi için talepte
bulunan kuruma iade edileceğini öngören 5, 6 ve 7. maddelerindeki hükümlerinin
uygulanması, karar ve yazılı emrin uygulanmasına ilişkin 10. ve kayıtların yok
edilmesine ilişkin 11. maddelerindeki hükümlerin, personel ve sistemler yönünden
noksanlıklarının giderilerek başkanlığın faaliyete geçtiği ve bu durumun başkanlık
tarafından ilgili kurumlara bildirildiği tarihe kadar, en son 23.7.2006 tarihine kadar
uygulanmayacağı öngörülmüştür.
25
Yönetmelik m. 17’e göre; “Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı, Telekomünikasyon
Kurumu bünyesinde doğrudan Kurum Başkanı’na bağlı olarak faaliyet gösterir.
Başkanlık, Telekomünikasyon İletişim Başkanı ile teknik uzman, hukukçu uzman ve
idari uzmandan oluşur. Başkanlıkta, Başkanın görüşü doğrultusunda Kurum Başkanı
tarafından kurum içinden veya kurum dışından yeteri kadar teknik, hukukçu ve
idari personel görevlendirilir. Başkanlıkta, Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel
Müdürlüğü ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın ilgili birimlerinden birer temsilci
bulundurulur. Bu temsilciler başkanlıktaki görevleri esnasında başkanın talimatlarına
ve başkanlık tarafından belirlenen kurum içi düzenlemelere riayet eder. ”
26
Bkz., Yönetmelik m. 5,6,7.
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
50TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
bakımından inceler, bir başka deyişle başkanlık kararı yerine getirmeden
önce, şekil açısından incelemekle yükümlüdür.
Hakim kararları ve yazılı emirler işletmecilere gönderilmez. Kararlar
ile yapılan inceleme sonucunda bu yönetmeliğe uygun olduğu tespit
edilen yazılı emirler, ilgili kurum görevlileri ve başkanlık çalışanları
aracılığıyla teknik uzmanın nezaretinde yerine getirilir. İşlemin başla-
tıldığı ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla
saptanır (Yönetmelik m. 10).
Yazılı emir hakkında hakim aksine karar verirse veya yirmi dört
saat içinde hakim onayının alınamaması hallerinde, kararın veya yazılı
emrin uygulanmasına başkanlık tarafından derhal son verilir (Yönet-
melik m. 11/2). Bu hükümden de anlaşılacağı üzere, telekomünikasyon
yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değer-
lendirilmesi ve kayda alınmasına ilişkin yazılı emirlerin, hakim onayı
beklenmeden derhal uygulanması söz konusudur. Zaten gecikmesinde
sakınca bulunan bir halin varlığı söz konusu olduğu için de yazılı emir
başkanlık tarafından derhal yerine getirilir.
Elde edilen kayıtlar ve bilgiler, Yönetmelikte ve PVSK ek 7. maddesi,
JTGYK ek 5. maddesi ve 2937 sayılı kanunun 6. maddesinde belirtilen
amaçlar ve usul dışında kullanılamaz. Elde edilen bilgi, belge ve kayıt-
ların saklanmasında ve korunmasında gizlilik esastır (Yönetmelik m. 4).
Gerçekleştirilen işlemler sonucunda elde edilen veriler ve bilgiler ilgisine
göre Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ve Jandarma Genel Komutanlığı’na,
talep etmeleri halinde mahkemeye ve Cumhuriyet Başsavcılıkları’na Tele-
komünikasyon İletişim Başkanlığı tarafından iletilir (Yönetmelik, m. 17).
5. Tedbirin Sona Ermesi
Uygulanan tedbirin sona ermesi, sürenin dolması, gecikmesinde
sakınca bulunan hallerde verilen yazılı emir hakkında hakim tarafından
aksine karar verilmesi ya da yazılı emir hakkında yirmi dört saat içinde
hakim onayının alınamaması hallerinde söz konusudur. Bu hallerde
kararın veya yazılı emrin uygulanmasına başkanlık tarafından derhal
son verilir. Tedbirin sona ermesi hususu, PVSK m. 7/2’de ve JTGYK ek
m. 5/1 de; “Sürenin dolması veya hakim tarafından aksine karar verilmesi
halinde tedbir kararı kalkar.” Şeklinde belirtilmiş iken, Yönetmelik m.
11/2’de “Uygulanan tedbirin sona ermesi, gecikmesinde sakınca bulunan
hallerde verilen yazılı emir hakkında hakim tarafından aksine karar verilmesi
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
51TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
ya da yazılı emir hakkında yirmi dört saat içinde hakim onayının alınamaması
hallerinde, kararın veya yazılı emrin uygulanmasına başkanlık tarafından
derhal son verilir.” Şeklinde belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere yönetmelikte, tedbirin uygulanmasını sona erdiren
haller arasında hakim onayının alınamaması hali ayrıca belirtilmiştir.
Yönetmelikte belirtilen tedbirin uygulanmasının sona ermesi ba-
kımından öngörülen “yirmi dört saat içinde hakim onayının alınamaması
hali”ni, en geç yirmi dört saat içinde yazılı emir hakkında karar vermek
zorunda olan hakimin bu zorunluluğu yerine getirmemesi olarak an-
lamalıdır. Yoksa, yirmi dört saat içinde hakim onayının alınamaması
hakime ulaşılamaması anlamında değildir.
Yetkili ve görevli hakimin, talepte bulunan kurumun bulunduğu
yer itibariyle özel yetkili ağır ceza mahkemesinin bir üyesi olduğu ve bu
mahkemelerin toplu mahkemeler olduğu göz önüne alınırsa, bir üyeye
ulaşılamazsa diğer üyeye ulaşma olanağı söz konusudur.
Teknolojinin bu kadar ilerlediği bir zamanda, mesafe de hakime
ulaşılamama nedeni olamaz. Kaldı ki yazılı emir, yirmi dört saat içinde
hakime onaylanmak üzere sunulmak zorunda, hakim de bu yazılı emir
hakkında yirmi dört saat içinde karar vermek zorundadır. Bu nedenle
hakim onayı alınamaması hali, hakimin aksine karar verilmesi maddede
ayrıca belirtildiği için, sadece hakimin yirmi dört saat içinde hakimin
yazılı emri onaylamama durumundan ibarettir.
Kanımca, bu düzenleme, idarenin kararının bağımsız ve tarafsız bir
organ tarafından denetimi olmadan bir başka deyişle hakim tarafından
incelenmeden, yirmi dört saat yazılı emrin sunulması süresi ve yirmi
dört saat de hakimin onaylaması süresi olmak üzere toplam kırk sekiz
saat içinde olsa kişinin haberleşme özgürlüğüne ve özel yaşamın gizli-
liğine müdahaleyi mümkün kılmaktadır.
Gerek yazılı emrin hakimin onayına sunuluş süresi olarak gerek
ise hakimin onaylaması için belirlenen yirmi dört saatlik süreler azami
sürelerdir. Bu nedenle yazılı emri vermeye yetkili makam, yazılı emri
hakim onayına ne zaman sunduğunu ve hakim de ne kadar süre içinde
karar verdiğini belirtmelidir.
Ayrıca kullanılan bu sürenin hangi sebeple uzadığının da belirt-
mesi gerekir. Bu husus, hakimin onaylamaya ilişkin kararında ve yet-
kili merciler tarafından verilen yazılı emrin sunulmasında belirtilmesi
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
52TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
gereken hususlar arasında yer almalıdır. AİHM’nin de belirttiği üzere,
haberleşmenin gizlice denetlemesine olanak veren bir sistem, bunların
kötüye kullanılmasına karşı da yeterli ve etkili güvenceleri getirmelidir.
27
Böylece keyfi uygulamanın önüne geçilebilir.
Uygulanan tedbirin sona ermesi halinde, dinlemenin içeriğine ilişkin
kayıtlar, başkanın ve ilgili kurumların en üst amirinin denetimi altında
en geç on gün içinde yok edilir. Bu durum tutanakla tespit edilir ve bu
tutanak denetimde gösterilmek üzere saklanır. Kanımca, kayıtların yok
edilmesi süresinin on gün gibi uzun bir sürenin öngörülmesi anlaşılır
değildir. Hakim, iletişimin denetlenmesine gerek olmadığı kanısında
ise veya yirmi dört saat içinde hakim onayı alınamadığı halde tedbirin
derhal sona ermesinin öngörülmesi gibi, kayıtların yok edilmesi de
derhal olmalıdır.
6. İletişimin Denetlenmesinin Denetimi
İletişimin denetlenmesine başka bir deyişle sınırlandırılmasına
ilişkin denetim üç aşamada söz konusu olabilir.
Denetleme kararının veya yazılı emrin verildiği aşamada, sürdü-
rülürken ve sona erdikten sonra. İlk iki aşamada gizli denetimin açık
niteliği ve mantığı, sadece iletişimin dinlenmesi, tespiti, kayda alınması
sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinin gizli yapılmasını değil, bu işlem-
lerin denetiminin dahi bireyin bilgisi dışında yapılmasını gerektirir.
Sonuç olarak bireyin doğrudan bu denetim işleminde yer alması
mümkün değildir. Ancak getirilmiş olan usullerin, bireyin haklarının
korunmasında yeterli ve eşdeğer güvenceleri sağlaması esastır. De-
mokratik bir toplumun temel ilkelerinden biri, hukukun üstünlüğüdür.
Hukukun üstünlüğü, idare makamlarının bireyin haklarına yaptığı bir
müdahalenin normal olarak yargılama makamının etkili denetimine,
en azından son çare olarak bağımsızlık, tarafsızlık ve uygun usul gü-
vencelerine sahip yargısal kontrole sahip olmasıdır.
28
27
Klas ve diğerleri Kararı, parg. 50. AİHM, İngiltere’ye karşı Malone ve Fransa’ya
karşı Kruslin/Huvig kararlarında AİHS m. 8/2 anlamında bireye yeterli güvence
sağlanmadığı gerekçesiyle, her iki davada da AİHS m. 8/1’in ihlal edildiği sonucuna
varmıştır. Bkz., Tezcan Durmuş/Erdem Mustafa Ruhan/Sancakdar Oğuz, Avrupa
İnsan Hakları Sözleşmesi Işığında Türkiye’nin İnsan Hakları Sorunu, Ankara 2002, s.
294.
28
Bkz., Klas ve diğerleri Kararı, parg. 55.
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
53TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Bunun içinde bireyin iletişimin kolluk tarafından dinlendiğine iliş-
kin sonradan bilgilendirilmesi gerekir.
29
Bu hususun düzenlenmemesi,
AY m. 40’da yer alan temel hak ve özgürlüklerin korunması bakımından
getirilen güvenceden bireyin yararlanamaması sonucunu doğurur.
Yönetmeliğin 24. m. göre, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın
yönetmelikte yer alan faaliyetlerle ilgili denetimi, Başbakan’ın özel ola-
rak yetkilendireceği kişi veya komisyon tarafından yapılır.
Emniyet Genel Müdürlüğü’nün yönetmelikte yer alan faaliyetlerle
alakalı kendi birimlerindeki işlemlerine ilişkin denetimi ise sıralı kurum
amirleri, Emniyet Genel Müdürlüğü ve İçişleri Bakanlığı’nın teftiş ele-
manları ile Başbakan’ın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon
tarafından yapılır (PVSK ek m. 7).
Jandarma Genel Komutanlığı’nın yönetmelikte yer alan faaliyetlerle
alakalı kendi birimlerindeki işlemlerine ilişkin denetimi; sıralı kurum
amirleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın teftiş ele-
manları ile Başbakan’ın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon
tarafından yapılır (PVSK ek m. 5).
30
Elde edilen bilgi, belge ve kayıtların saklanmasında ve korunma-
sında gizlilik ilkesine riayet edilir. PVSK ek 7. maddenin 1. fıkrasında
belirtilen amaçlar dışında kullananlar veya elde edilen bilgi ve kayıtların
saklanmasında ve korunmasında gizliliği ihlal edenler hakkında, görev
sırasında veya görevden dolayı işlenmiş olsa dahi Cumhuriyet Savcıları
tarafından doğrudan soruşturma yapılır (PVSK ek m. 7/7).
31
PVSK ek
m. 7’de ve JTGYK ek m. 5’te belirtilen esas ve usullere aykırı iletişimin
denetimi hukuka aykırıdır. Belirtilen esas ve usullere aykırı hareket
edenler hakkında 5237 sayılı TCK hükümleri uygulanır.
32
29
En azından CMK m. 135/4’de öngörüldüğü gibi, burada da tespit ve dinlemeye
ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde ilgilisine bilgi verileceği düzenlenmeliydi.
30
Milli İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı’nın yönetmelikte yer alan faaliyetlerle alakalı
kendi birimlerindeki işlemlerine ilişkin denetimi; sıralı kurum amirleri, Başbakanlık
teftiş elemanları ve Başbakan’ın özel olarak yetkilendireceği kişi veya komisyon
tarafından yapılır. ( 2397 sayılı DİHMİT K. m. 6; Yön. m. 24)
31
JTGYK ek m. 5/9’a göre, ek m. 5’de belirlenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler
hukuken geçerli sayılmaz ve bu şekilde dinleme yapanlar hakkında 5237 sayılı TCK
hükümleri uygulanır.
32
Bu durumda haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun (TCK m. 132) işlenmesi ve TCK
m. 137 gereğince haberleşmenin gizliliğini ihlal suçunun kamu görevlisi tarafından
ve görevinin verdiği yetki kullanılmak suretiyle işlenmesi halinde verilecek cezanın
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
54TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
PVSK ek m. 7/11, JTGYK ek m. 5/9’a göre; bu kanunlarda belir-
lenen usul ve esaslara aykırı dinlemeler hukuken geçerli sayılmaz.
Her iki kanunda da sadece “dinlemeler”in hukuka aykırılığından söz
edilmektedir. Oysa madde de iletişimin denetlenmesi şekilleri arasında
iletişimin tespiti, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin denetlenmesi de
söz konusudur.
Bu denetleme şekillerinin de belirlenen usul ve esaslara aykırılığı
halinde işlemler hukuken geçerli değildir.
III. Sonuç
—Demokratik bir toplumda ulusal güvenliğin korunması, kamu
düzeninin sağlanması ve suçların önlenmesi için haberleşmenin denet-
lenmesine olanak veren kanuni düzenleme bir zorunluluktur. Ancak bu
düzenleme denetlemenin kötüye kullanılmasını önlemek için belirgin
ve açık olmalı, bireye hukuki güvenceler sağlamalıdır.
—Suçların önlenmesi amacıyla yapılan iletişimin denetlenmesi ile
sadece haberleşme özgürlüğüne değil özel hayatın gizliliğine de mü-
dahale söz konusudur.
Kişinin temel haklarından olan haberleşme özgürlüğüne müdaha-
lenin, bir başka deyişle bu özgürlüğü sınırlama nedenlerinin kanunda
açıkça düzenlenmesi gereklidir. Haberleşme özgürlüğünün sınırlana-
bileceği hallerin sadece kanun ile belirlenmesi tek başına haberleşmeye
müdahale için yeterli değildir.
Ayrıca bu müdahalenin, demokratik bir toplumda gerekliliği ve
bu kapsamda müdahale ile elde edilecek amaç ile müdahale arasındaki
orantılılığa da dikkat etmek gerekir. Bu husus AY m. 13’de güvence
altına alınmıştır. Ancak bu halde keyfilik önlenebilir ve etkili bir koru-
madan söz edilebilir.
—5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135’te, iletişimin de-
netlenmesine, bir suç dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada
ve suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka
surette delil elde edilememesi durumunda başvurulabilmesi öngö-
rülmüşken, 5397 sayılı kanunla öngörülen önleme amaçlı iletişimin
arttırılması da söz konusu olacaktır. Ünver Yener/Hakeri Hakan, Sorularla Ceza
Muhakemesi Hukuku, Ankara 2006, s. 197.
hakemli makaleler Handan YOKUŞ SEVÜK
55TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
denetlenmesine hangi ölçütlere göre başvurulabileceği konusunda bir
düzenleme yoktur.
—Henüz bir suçun işlenmesi dahi söz konusu değilken, haberleşme
özgürlüğüne iletişimin denetlenmesi doğrultusunda yapılacak müdaha-
le niteliğinde olan bu tedbirin sıkı şartlara bağlanması gerekirdi. Suçun
önlenmesi için başvurulacak bu tedbir, CMK m. 135’te öngörülen adli
nitelikteki iletişimin denetlenmesine nazaran öğretide de haklı olarak
eleştirildiği gibi daha basit ve kolay kılınmıştır.
33
Önleme amaçlı iletişimin denetlenmesinde, henüz bir suç işlenme-
mişken, basit bir şüphe üzerine bile iletişimin denetlenmesi mümkün
olabilecektir.
34
Suç işlendikten sonra yapılacak iletişimin denetlenme-
sinde, başta şüphenin yoğunluğu olmak üzere sıkı bir takım şartlar
aramak, buna nazaran önleme amaçlı iletişimin denetlenmesinde basit
bir şüphe ile hareket etmek çelişki arz etmektedir.
35
Kanımca, bir temel hak ve özgürlüğe müdahale olan bu tedbirde
basit bir şüphenin varlığı, kişinin iletişiminin denetlenmesi için yeterli
olmamalıdır.
36
Hakim, tedbire başvurmanın nedenlerini, bu müdahaleyi
zorunlu kılmaya yetecek kadar olup olmadığı bakımından denetleme-
lidir.
—Haberleşme özgürlüğüne önleme amaçlı müdahalede, kural ola-
rak hakim kararı ve gecikmesinde sakınca olan hallerde hakim onayı
aranmakta ise de, hakimin hangi ölçütlere göre bu denetim kararını
vereceği de kanunda öngörülmemiştir.
AİHS m. 8 ve AY m. 13 doğrultusunda iletişimin denetlenmesi
kararını verirken veya yazılı emri onaylarken hakim, milli güvenlik ve
suçun önlenmesi nedenlerinin varlığını değerlendirmek ve bu tedbir ile
ulaşılmak istenen milli güvenliğin veya suçun önlenmesinin sağlanması
amacı ile yapılacak denetimin demokratik toplum düzeni için gerek-
33
Ünver/Hakeri; 188; Şahin, Cumhur, Ceza Muhakemesi Kanunu Gazi Şerhi, Ankara
2005, s. 379.
34
Cihan/Yenisey, ileride suç işlenmesini önlemek amacıyla polisin bilgi toplamak
yetkisinin doğması için belli olayların ortaya çıkmış olması ve bu olaylara dayanan
şüphenin belli kişiler üzerinde yoğunlaşmış olmasının şart olduğu görüşündedir.
Cihan/Yenisey, s. 208.
35
Şahin, s. 379.
36
Bu hususta bkz., Yarsuvat Duygun, “Çıkar Amaçlı Örgütlü Suçların Koğuşturulması”;
Ceza Hukuku Reformu, İstanbul 2001, s. 338
Handan YOKUŞ SEVÜK hakemli makaleler
56TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
liliği ile bireyin haberleşme hakkını kullanması arasındaki orantılılığı
gözetmek zorundadır.
—Önleme görevi, suç işleninceye kadar olan safhadan oluşur.
37
Suçu kovuşturma ile önleme görevi arasındaki sınırı belirlemek kolay
değildir.
38
Öğretide haklı olarak bu husus, iletişimin denetlenmesi devam
ederken önleme denetlemesinin ne zaman biteceğinin, adli denetlemeye
ne zaman geçileceğinin, soruşturma makamlarının devreye gireceği
anın nasıl belirleneceğinin ve bu hususta bu yetkinin kimde olduğunun
belli olmadığı ve AİHM kararlarına uygun görünmediği belirtilerek
eleştirilmiştir.
39
—Yönetmelik m. 11/2’deki yazılı emir hakkında yirmi dört saat
içinde hakim onayının alınamaması halinde, kararın veya yazılı emrin
uygulanmasına başkanlık tarafından derhal son verileceği hükmü kar-
şısında, yazılı emirlerin hakim onayı beklenmeden derhal uygulanacağı
anlaşılmaktadır. Yirmi dört saat içinde “hakim onayının alınamaması” hali,
yazılı emir hakkında yirmi dört saat içinde karar vermek zorunda olan
hakimin, bu süre içinde kararı onaylamamasını ifade eder.
—İletişimin denetlenmesine ilişkin tedbir süresini uzatma kararı-
nın “aynı usulle” verilmesi öngörüldüğünden, tedbirin uygulanması
için gerekli olan koşulların varlığı ve dolayısıyla tedbire başvurmayı
gerektiren nedenler her uzatma kararında tekrar değerlendirilmelidir.
—İlgiliye, iletişiminin kolluk tarafından denetlendiğine ilişkin son-
radan bilgi verilmesi hususunun kanunda düzenlenmesi gerekir. Bu hu-
susun düzenlenmemesi AY m. 40’ta yer alan temel hak ve özgürlüklerin
korunması bakımından getirilen güvenceden bireyin yararlanamaması
sonucunu doğurur. Özellikle iletişimin denetlenmesine ilişkin yazılı
emir hakkında, hakimin aksine karar vermesi söz konusu olduğunda
ilgiliye bilgi verilmesi öngörülmeliydi.
37
Kunter/Yenisey, no. 26. 11-I.
38
Cihan/Yenisey, s. 207.
39
Şahin, 379; Özbek, Veli Özer, CMK İzmir Şerhi, Yeni Ceza Muhakemesi Kanunu’nun
Anlamı (Açıklamalı-Gerekçeli-İçtihatlı), Ankara 2005, s. 563; Centel/Zafer de suçlardan
adli kolluğun ve Cumhuriyet Savcılığı’nın haberdar olduğu hallerde, önleme ve
adli amaçlı tedbirlerin hangisine başvurulacağının yetki çatışmalarına yol açacağını
belirtmektedir. Centel/Zafer, s. 320.