makaleler Lamih ÇELİK
399TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
“Meslek kuralları” mesleğin düzen ve geleneklerini korumak yerleş-
tirmek ve yasaların avukatlara yüklediği görevlerin onurlu bir şekilde
yerine getirmesini sağlamak amacıyla oluşturulmuştur. Avukatlık
mesleğini yapanlar avukatlık yasası ve yönetmeliği ile birlikte meslek
kurallarını da iyi bilmek ve özümsemekle yükümlüdür.
1
Avukatlar, müvekkillerinin haklarını korurken ve adaletin ger-
çekleşmesine çalışırken, ulusal ve uluslararası hukukun tanıdığı insan
haklarını ve temel özgürlükleri yüceltmeye çalışırlar ve hukuka ve hu-
kukçuluk mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve ahlaki kurallarına
uygun biçimde serbestçe ve özenle hareket ederler. (Havana Kuralları m.
14). Avukatlar haklarını kullanırlarken, her zaman hukuka ve hukuk
mesleğinin kabul görmüş standartlarına ve mesleki ahlak kurallarına
uygun davranırlar. (Havana Kuralları m. 23) Avukatlık kanununa göre;
“Avukatlar, yüklendikleri görevleri bu görevin kutsallığına yakışır bir şekilde
özen, doğruluk ve onur içinde yerine getirmek ve avukatlık unvanının gerektir-
diği saygı ve güvene uygun biçimde davranmak ve Türkiye Barolar Birliği’nce
belirlenen meslek kurallarına uymakla yükümlüdürler” (Av. K . m. 34).
Meslek kurallarının bir bölümü avukatlık yasasında gösterilmiştir.
Bir bölüm meslek kuralları ise yasanın 117. maddesinin 7 nolu bendi
uyarınca Türkiye Barolar Birliği’nin 8-9 Ocak 1971 tarihli IV. Genel
Kurul toplantısında kabul edilmiş ve 50. maddesi hükmüne göre TBB
Bülteni’nin 26.1.1971 tarih ve 5 sayısında yayınlanarak yürürlüğe gir-
*
Av., Şanlıurfa Barosu.
1
12.11.2004 T. E. 2004/260 K. 2004/358 - 25.6.2005 T. E. 2005/134 K. 2005/211.
MESLEK KURALLARINDA
AVUKATIN
BİLGİ VERME YÜKÜMLÜLÜĞÜ
M. Lamih ÇELİK
*
Lamih ÇELİK makaleler
400TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
miştir. Türkiye Barolar Birliği’nin ve baroların meslek kurallarını tüm
avukatlara ayrı ayrı tebliğ etmesi gibi görevleri ve yükümlülükleri
yoktur. Türkiye Barolar Birliği genel kurulu tutanaklarına geçen tüm
barolara bildirilen ve muhtelif şekillerde kitap halinde de yayınlanan
bu kuralları bütün avukatlar bilmek zorundadır.
Avukatlık Yasası’nda
bu kuralların “uyulması zorunlu” kurallar olduğu açıkça belirtildiğin-
den meslek kurallarına uygun davranmayan avukatlara disiplin cezası
uygulanır.
“Avukatlık mesleğini seçenlerin, avukatlık adına uygun biçimde görevle-
rinin gereklerini özenle yerine getirmeleri, avukatlık unvanından ayrı düşünü-
lemeyecek saygı ve güveni koruyup güçlendirmenin başta gelen koşullarından
biridir.
Mesleğin genel yararı, meslek mensuplarının birbirleriyle ve halkla olan
ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni egemen kılma çabası, salt avukatlık işlem-
leriyle sınırlandırılamaz. Geniş biçimde değerlendirilmesi mesleğin özelliği
gereği olan bu alan, bir anlamda özel yaşamı bile kapsar.
Avukatlık Yasası’nın kimi maddelerinde yerine getirilme koşullarıyla
uyulması ve kaçınılması zorunlu durumlar belirlenen avukatlık, tutum ve dav-
ranışlarda, giyimde, konuşmada, özel yaşamda bile özen isteyen bir meslektir.
Görevin doğrudan ilgili olduğu yargı-adalet-hukuk kesimi, hiçbir gölge, kuşku
ve söylentiye elverişli olmayan yücelikler alanıdır. İnan ve güven sağlayacak
kimsenin öncelikle kendisine inanılıp güvenilmelidir
Yargıyı tamamlayan olgulardan birisi olan savunma, seçkin, her yönden
beğeni toplayan, inan ve güven duyulan temsilcileriyle özlenen düzeye çıka-
bilir.
“657 sayılı yasa kapsamında kamu görevlisi olan avukatlar, avukatlık yasasının ek-1
maddesinin son fıkrasına göre stajyer avukatlar ise aynı yasanın 23. maddesinin son
tümcesine göre meslek kurallarına uymak zorundadırlar. (18.10.2002 T. E. 2002/144
K. 2002/285- 20.7.2000 T. E. 2000/75 K. 2000/108)”.
25.1.1999 T. E. 1998/109 K. 1999/15 - 21.10.2000 T. E. 2000/130 K. 2000/160, TBB Der-
gisi, S. 1999/2 s. 57. “Avukatlık Yasası ve Meslek Kuralları, Türk avukatlarının Türkiye
sınırları dışındaki eylem ve davranışları içinde geçerlidir” (27.10.2001 T. E. 2001/92
K. 2001/168), Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Konseyi’nin 98/5 sayılı direktifine
göre; Avukat kendi ülkesinin dışında Avrupa Birliği üyesi olan bir ülkede avukatlık
mesleğini yapması halinde işin yapıldığı ülkenin meslek kuralları uygulanır (m.6)
Avrupa Birliği Meslek Kuralı 2.4’e göre; bir üye devletin avukatı, hukuki faaliyetin
yer alacağı (karşılayan) devletin barosunun meslek kurallarına uymak durumunda
kalabilir. Bu durumda avukat, belli bir faaliyeti nedeniyle uymak zorunda olduğu
meslek kuralları hakkında bilgi edinmek zorundadır.
makaleler Lamih ÇELİK
401TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Serbest meslek üyesi de olsa, kamu hizmeti gören avukatın tutum ve
davranışlarında sorumluluk bilinciyle özenli davranması, mesleğin onurunu
ödünsüz, kuşkusuz koruyup sürdürmesi ve her yönden üstün nitelikler taşıması
kamunun beklediği bir husustur. Avukat, meslek disiplin ve ahlakını olumsuz
yönde etkileyecek her eylemden uzak duracak, genelde ve özelde meslek onurunu
güçlendirip yükseltecektir.”
4
Meslek kuralları, avukatların üstlendikleri kamu hizmetini gereği
gibi yerine getirebilmeleri için yükümlülükler getirmiştir. Bu çalışma-
mızda meslek kurallarına göre avukatın bilgi verme yükümlülüğünü
ele alacağız. Bilgi verme yükümlüğünü, avukatın baroya bilgi verme
yükümlülüğü, müvekkile bilgi verme yükümlülüğü ve meslektaşına
bilgi verme yükümlülüğü olarak üç gruba ayırarak inceleyeceğiz.
Avukatın, barosuna bilgi verme yükümlülükleri meslek kurallarının
13-15-21-23-27/2 maddelerinde düzenlenmiştir. Avukatın müvekkile
bilgi verme yükümlülüğü meslek kurallarının 31-34-42-43 maddelerinde
yer almaktadır. Avukatın avukata bilgi verme yükümlülüğü ise meslek
kurallarının 30-32-39 maddelerinde düzenlenmiştir.
Çalışmamızda Meslek kuralını açıklamak için varsa benzer Avrupa
Birliği Meslek Kuralına, kanun maddelerine ve TBB Disiplin Kurulu
Kararları’nın konuya açıklık getiren kısmına yer verdik.
A. Avukatın Baroya Bilgi Verme Yükümlülüğü
1. Meslek Kuralı m. 13
“Uzunca bir süre bürosundan uzak kalmak zorunda bulunan avukat,
işlerine bakacak, müvekkillerini kabul edecek meslektaşının adını barosuna
bildirir.”
Açıklamalar
Uzunca bir süre bürosundan ayrı kalmak zorunda kalan avukatın,
işlerinin aksamaması, işi bıraktığı izleniminin doğmaması için işle-
rine bakacak ve iş sahiplerini kabul edecek bir avukatı seçip bunun
adını baroya bildirmesi gerekir. Sürenin uzunluluğunu avukat takdir
Anayasa Mahkemesi’nin 23.6.1989 tarih ve 1988/50 Esas 1989/27 Karar sayılı kararı
Resmi Gazete, 4 Ekim 1989- 20302
Lamih ÇELİK makaleler
402TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
edecektir. Bazı yabancı kanunlar daha kesin hükümler koymuşlardır.
Bu meslek kuralına da belirli zaman sınırlaması konulması gerektiği
kanısındayım.
2. Meslek Kuralı m. 15
“Mesleki çalışmasından ötürü aleyhine açılan dava layihasının bir örne-
ğini avukat barosuna verir. Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki arabuluculuk
teklifini kabul etmek zorundadır.”
Açıklamalar
Avukat aleyhine açılan ceza davasına ilişkin iddianameyi veya
hukuk davasına ilişkin dava dilekçesini avukat, baroya vermek zorun-
dadır. Bunun bir amacı da aleyhine dava açılan avukatın davaya konu
olan eylem ve işlemin baroca değerlendirilip gerekirse resen disiplin
soruşturması açılmasının sağlanmasıdır.
Meslek kuralının şu şekilde değiştirilmesi daha doğru olacaktır;
“Mesleki çalışmasından dolayı aleyhine açılan dava dilekçesi ve iddiana-
menin bir örneğini avukat barosuna verir. Baronun hukuki anlaşmazlıklardaki
arabuluculuk teklifini kabul etmek zorundadır.”
3. Meslek Kuralı m. 21
“Avukat duruşmayı terk edemez. Ancak kişisel veya meslek onurunun
zorunlu kıldığı hallerde duruşmalardan ayrılabilir. Bu durumda avukat derhal
baroya bilgi verir.”
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukatlar; kişisel onurları ile meslek onurunun zorunlu kıldığı haller
dışında duruşmayı terk edemezler. Haklı terk halinde derhal baronun bilgilen-
dirilmesi gerekir. Olayda şikayetli avukatın, davacı vekili olarak üstlendiği bir
davanın duruşmasında, tanık dinletme talebinin ret edilmesi üzerine, bu ne
biçim adalet, tanık dinlenmediği takdirde olay aydınlığa kavuşamaz, ben bunu
kabul etmiyorum diyerek duruşmayı terk ettiği, dosyada bulunan tutanak örneği
ve şikayetlinin bu tutanak içeriğine uygun beyanları ile sabit bulunmaktadır.
makaleler Lamih ÇELİK
403TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Kovuşturma konusu olayda mahkemece verilen ara kararının avukatın kişisel
onuruna ve meslek onuruna yönelik bir anlam taşıdığı düşünülmediğinden
kendisini duruşmayı terk etmeye zorlayan bir neden bulunmamaktadır. Kaldı
ki avukat bu hususta baroya bilgi de vermemiştir bu nedenle avukata disiplin
cezası verilmiştir.(08.02.1995 T. E.1995/50 K. 1995/54)”
4. Meslek Kuralı m. 23
“Hakimin reddi, savcıların ve başkaca adalet görevlilerinin reddi veya şi-
kayet edilmesi konusunda ve genellikle konuşmalarında ve yazılarında avukat,
kanunun gerektirdiği gerekçeleri amacı aşmayacak biçimde açıklar. Ret veya
şikayet dileklerinin bir örneği de baroya verilir.”
Açıklamalar
Avukatın hakimi reddi, temsil ettiği kişi adına yapılan bir işlemdir.
Avukatın hakimi kendi adına reddi söz konusu olamaz. Burada baro-
dan izin alma değil bilgi amaçlı dilekçe örneğinin baroya sunulması
söz konusudur.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Şikayetli avukat tarafından Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne
verilen 03.12.2001 tarihli reddi hakim dilekçesinde avukatlık yasasına aykırı
veya amacı aşacak şekilde bir ifadeye yer verilmemiş ise de, mahiyeti itibariyle
hakimin reddine yönelik dilekçenin bir örneğinin meslek kurallarının 23/2
maddesine göre baroya verilmediği anlaşılmıştır. Eylem bu yönden disiplin
suçunu oluşturmaktadır.(10.04.2004 T. E. 2004/14 K. 2004/108)”
S
5. Meslek Kuralı m. 27
“Bir avukat başka bir avukata karşı asil ya da vekil sıfatıyla takip edeceği
davayı kendi barosuna bir yazı ile bildirir.
Bu kural, bilgi verme yükümlülüğü ile bağlı olarak baroların ve Türkiye
Ankara Barosu Dergisi, S. 1995/4 s. 94
TBB Dergisi,, S. 2004/55 s. 426
Lamih ÇELİK makaleler
404TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Barolar Birliği’nin üçüncü şahısları aleyhine veya üçüncü şahısları Barolar
ve TBB aleyhine açacağı davalar için de geçerlidir.”
Açıklamalar
Bu meslek kuralının amacı, avukatla avukat ve/veya avukatla iş
sahibi arasında çıkan uyuşmazlığın baronun bilgisi ve öncülüğünde sulh
yolu ile çözümlenmesi için baronun uyuşmazlıkla ilgili bilgi edinilmesini
sağlamak olduğu gibi aleyhine açılan avukatın davaya ona olan eylem
ve işlemin baroca değerlendirilip gerekirse resen disiplin soruşturması
açılmasını sağlamasıdır.
Meslek kurallarının 27/2 maddesi ile getirilen kural izin alma ol-
mayıp sadece bilgi vermedir. Bilgi vermekle yükümlü olan avukatın
açacağı davayı asıl veya vekil sıfatıyla açmanın önemli olmadığı gibi
avukat aleyhine açılan mesleki yaşam ve/veya özel yaşam ayrımı ya-
pılmaksızın her davanın baroya bildirmesi gerekir.
Meslek kuralında geçen dava ibaresini geniş yorumlamak suretiyle
icra takibi Cumhuriyet Savcılığı’na şikayetler gibi her türlü hukuksal gi-
rişimin madde kapsamında kaldığı sonucuna varılmalıdır. Avukat ister
asil isterse vekil sıfatıyla olsun bir avukat hakkında icra takibi yapacaksa
veya Savcılığa/Adalet Bakanlığı’na şikayet edecekse bunları yapmadan
önce baroya bilgi vermesi gerekir. Baroya verilecek bilgilendirme di-
lekçesine dava dilekçesi, icra/ödeme emri veya şikayet dilekçesinin bir
örneğinin eklenmesi halinde olayda disiplin soruşturmasını gerektirecek
hususların olup olmadığı hakkında baro daha sağlıklı karar verebilir. 15
ve 23. meslek kurallarında açıkça dilekçe örneğinin verilmesi gerektiği
belirtilirken bu kuralda ”yazı ile bildirir” denildiğinden dilekçe örneğinin
eklenmesi zorunluluğu yoktur denilebilir. Ancak hangi davayı takip
edeceğini açık ve net bir şekilde yazıda yer alması gerekir.
TBB meslek kurallarının 27/2 maddesinde geçen “takip edeceği”
ibaresinden bildirimin mutlaka davayı takipten önce, en geç üstlendiği
anda yapılması gerektiği anlaşılmalıdır. Soruşturma için verilen savun-
ma dilekçesi “bilgi verme” yerine geçmez. Çünkü dava açılmadan önce
yapılması gerekir.
Avukat, başka bir avukat hakkında dava açmış ve bunu baroya
bildirmiştir, daha sonra başka bir avukata vekalet vermiştir. Davayı
takip edecek olan avukatta aynı davayı kendisi adına baroya bildirmek
makaleler Lamih ÇELİK
405TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
zorundadır. Bu kural iş sahibinin değil, davayı takip edecek avukatın
yükümlülüğünü düzenleyen bir kuraldır.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“27/2 meslek kuralının amacı, avukatla avukat ve/veya avukatla iş sahibi
arasında çıkan uyuşmazlığın baronun bilgisi ve öncülüğünde sulh yolu ile
çözümlenmesi için baronun uyuşmazlıkla ilgili bilgi edinilmesini sağlamak
olduğu gibi aleyhine açılan avukatın davaya ona olan eylem ve işlemin baroca
değerlendirilip gerekirse resen disiplin soruşturması açılmasını sağlamasıdır.
Görüldüğü üzere bildirimin amacı izin veya avukatı kontrol olmayıp avukat-
lık onuru ve meslek düzeninin korunması da baro organlarını daha aktif hale
getirerek mesleki dayanışmaya zarar verecek uygunsuzlukları gerekse sulhen
çözümlenecek avukatlık mesleğine olan saygı ve güvene uygun biçimde dav-
ranılmasını sağlamakla sorumlu kılmaktadır. Madde ile getirilen yükümlülük
ile avukatlar arasındaki dayanışmayı temin eden etik değerlerin korunması ve
meslektaşlar arasındaki sorunların mümkün olduğu kadar baro bünyesinde
dostça çözümlenmesi amaçlanmıştır. (8.7.2005 T. E. 2005/129 K. 2005/236)
(25.6.2005 T. E. 2005/134 K. 2005/211 – 30.09.2005 T. E. 2005/216 K.
2005/305–30.09.2005 T. E. 2005/219 K. 2005/308)”
“TBB meslek kurallarının ‘meslektaşlar arası dayanışma ve ilişkileri’
bölümünde yer verilen “bilgi verme yükümlülüğünün” amacı avukatların
birbirleri aleyhindeki hukuksal girişlerde dikkatli ve özenli davranmasını sağ-
lamak bütün girişimlerin mesleğe zarar verecek tarzda kullanılmasını önlemek
ve bu hususlarda gerekli önlemleri almakla görevli baroları bilgilendirmektedir.
Bu nedenle söz konusu meslek kurallarının amacına uygun ve geniş bir şekil-
de değerlendirilmesi gerektiğinden dava icra takibi Cumhuriyet Savcılığı’na
şikayetler gibi her türlü hukuksal girişim madde kapsamında düşünülmeli
27/2. madde geniş yorumlamak meslektaşlar arası dayanışma ve ilişkiler
özenle korunmalıdır. (20.9.2002 T. E. 2002/101 K. 2002/245 – 5.12.2003 T.
E. 2003/295 K. 2003/405)”
“Bilgi vermekle yükümlü olan avukatın açacağı davayı asıl veya vekil
sıfatıyla açmanın önemli olmadığı gibi avukat aleyhine açılan her davasında
baroya bildirmesi gerekir.(29.4.2005 T. E. 2005/83 K. 2005/170 – 29.4.2005
T. E. 2005/81 K. 2005/168)”
TBB Dergisi,, S. 2006/63, s. 387/393.
TBB Dergisi,, S. 2005/60 s. 404-406,
Lamih ÇELİK makaleler
406TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
“Davalının avukat olması halinde açılan davanın mesleki yaşam ve/veya
özel yaşam ayrımı yapılmaksızın her davanın baroya bildirilmesi gerekir”
(3.12.2004 T. E. 2004/289 K. 2004/383)
(15.11.2002 T. E. 2002/199 K.
2002/334)
10
“Davanın ihbarı konusunda baroya bildirme mecburiyeti yok-
tur.(14.03.1992 T. E. 1992/10 K. 1992/21)”
11
“Meslektaşı hakkında kamu davası açılması istemiyle Cumhuriyet
Savcılığı’na başvuran ve başvuruyu barosuna bildirmeyen avukatın eylemi
disiplin suçu oluşturur. (20.9.2002 T. E. 2002/101 K. 2002/245 – 5.12.2003
T. E. 2003/295 K. 2003/405) (30.09.2005 T. E. 2005/216 K. 2005/305)”
12
“Avukat hakkında ceza kovuşturmaları başlatılması amacıyla Adalet
Bakanlığı’na yapılan şikayetin de baroya bildirilmesi gerekir. (12.11.2004 T.
E. 2004/260 K. 2004/358)”
13
“TBB meslek kurallarının 27/2 maddesinde geçen “takip edeceği” ibaresin-
den bildirimin mutlaka davayı takipten önce yapılması gerektiği anlaşılmalıdır.
Dava sonuçlandıktan sonra yapılan bildirim, oluşan disiplin suçunu ortadan
kaldırmaz. (13.4.2002 T. E. 2001/285 K. 2002/99 - 05.09.2005 T. E. 2005/183
K. 2005/279)”
14
“Bir avukat, bir başka avukata karşı asil veya vekil sıfatıyla
takip edeceği işi üstlenmeden önce, en geç üstlendiği anda barosuna bildirim
yapmalıdır. (10.9.2004 T. E .2004/178 K. 2004/270)”
15
“Soruşturma için verilen savunma dilekçesi “bilgi verme” yerine geçmez.
Çünkü dava açılmadan önce yapılması gerekir. (10.4.2004 T.E. 2004/10 K.
2004/105)”
16
“Vekilliğini üstlendiği avukatın, baroya kendi adına bildirimde bulunması,
vekil olarak davayı takip eden avukatın bildirimde bulunma yükümlülüğünü
ortadan kaldırmaz. (Avukat, başka bir avukat hakkında dava açmış ve bunu
baroya bildirmiştir, daha sonra başka bir avukata vekalet vermiştir. Davayı takip
edecek olan avukatta aynı davayı kendisi adına baroya bildirmek zorundadır.
(8.7.2005 T. E. 2005/121 K. 2005/236)”
17
TBB Dergisi, S. 2005/58 s. 410-411.
10
Ankara Barosu Dergisi, S. 2003/1 s. 72.
11
TBB Dergisi, S. 1992/2 s. 263.
12
TBB Dergisi, S. 2006/63 s. 387.
13
TBB Dergisi, S. 2005/57 s. 447.
14
TBB Dergisi, S. 2006/62 s. 346.
15
TBB Dergisi, S. 2005/56 s. 388-389.
16
TBB Dergisi, S. 2004/55 s. 425.
17
TBB Dergisi, S. 2005/61 s. 484.
makaleler Lamih ÇELİK
407TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
“Kurum avukatları, kurumun talimatıyla da olsa avukat aleyhine yap-
tıkları icrayı baroya bildirmek zorundadır. (30.09.2005 T. E. 2005/216 K.
2005/305)”
18
“İş sahibi kooperatifin Türkiye Barolar Birliği’ne ve İstanbul Barosu’na
yaptığı başvurular, avukatın meslek kurallarının 27/2 maddesinde açıkça
belirtilen yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz. Çünkü bu kural iş sahibinin
değil, davayı takip edecek avukatın yükümlülüğünü düzenleyen bir kuraldır.
(20.7.2000 T. E. 2000/71 K. 2000/105)”
19
“Ceza davasından sonra avukat hakkında Asliye Hukuk Mahkemesi’nde
tazminat davası açılmıştır. Ceza davası için bildirimde bulunulmuş olması
tazminat davası ile ilgili bildirim yerine geçmez. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde
açılan tazminat davası için ayrıca bilgi verilmesi zorunludur. (13.12.2002 T.
E. 2002/249 K. 2002/376)”
“Meslektaşı avukat aleyhine icra takibi yapmadan önce baroya bilgi ve-
rildiği takdirde icra takibinin devamı niteliğinde menfi tespit davası açılması
halinde yeniden bilgi verme yükümlülüğü yoktur. Çünkü icra için yapılan
bildirimin icra takibinin sonraki aşamalarını da içerir. (22.12.2004 T. E.
2004/215 K. 2004/326)”
20
“Baroya bildirdiği birinci davanın devamı mahiyetinde olan tarafları ve ko-
nusu aynı olan ikinci davayı baroya bildirme yükümlülüğü yoktur. (30.09.2005
T. E. 2005/219 K. 2005/308)”
21
“Avukatlık stajının uzatılmasına ilişkin baro yönetim kurulu aleyhine
iptali için idare mahkemesine dava açılmıştır. Oysa baro aleyhine açılacak
davalar içinde dava açılmadan önce baroya bilgi verme mecburiyeti vardır.
(30.4.2004 T. E. 2004/37 K. 2004/146)”
22
“Tebligat yasasının 11. maddesine göre “Vekil vasıtası ile takip edilen
işlerde tebligat vekile yapılır.” Şikayetliler, şikayetçinin vekil olarak takip
ettiği işte, icra takibine hem borçlu asili hem de borçlunun vekili şika-
yetçiyi dahil etmişlerdir. İcra takibinde borçlu vekili olan şikayetçinin
gösterilmesi ve tebligatın da vekile çıkarılması yukarıda ki yasa hükmü
18
TBB Dergisi, S. 2006/63 s. 387.
19
Ankara Barosu Dergisi S. 2001/2 s. 176-177.
20
TBB Dergisi, S. 2005/57 s. 439.
21
TBB Dergisi, S. 2006/63 s. 392.
22
TBB Dergisi, S. 2004/55 s. 433.
Lamih ÇELİK makaleler
408TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
gereğidir. Kaldı ki şikayetli avukatlar, gerek icra takip talebinde gerek
ödeme emrine şikayetçinin dahil edilmesini tebligatın Tebligat yasa-
sının 11. maddesindeki zorunluluk nedeniyle olduğunu göstermek
amacı ile şikayetçi avukatın hanesine “Tebligat İçindir” diye şerhi de
düşmüşlerdir.
Bu durumda, şikayetli avukatlar, şikayetçiyi Tebligat yasasının 11.
maddesi hükmüne uygun olarak borçlu asilin vekili sıfatı icra takibinde
göstermiş olmaları sebebiyle şikayetçi avukatın şahsı aleyhinde icra
takibi yapıldığı düşünülemeyeceğinden baroya bilgi verme yükümlü-
lüğünden de bahsedilemez. (05.12.2003 T. E. 2003/279 K. 2003/395)”
“Şikayetli avukat, olay tarihinde İstanbul Barosu avukatlarından K.
tarafından ölümle tehdit edilmesi nedeniyle bürosu ve evini terk ettiğini
yeni adreslerini de bu sebeple bildirmediğini savunmuş tehditle ilgili…
Sulh Ceza Mahkemesi’nin dosyasının fotokopisini ibraz etmiştir. Avukat-
lık yasasının 43/son maddesi uyarınca, “bürosunu veya konutunu değiştiren
avukat yenilerinin adreslerini bir hafta içinde baroya bildirmek zorundadır.” Sebebi
ne olursa olsun, avukat, adres bildirme yükümlülüğünü yerine getirmeli-
dir.” (25.06.2005 T. E. 2005/137 K. 2005/214) Ayrıca “Bürosunu değiştiren
avukat, yeni adresini baroya, müvekkillerine ve ilgisi bulunduğu dava dosya-
larına bildirmekle yükümlüdür. (27.1.2001 T. E. 2001/177 K. 2001/7)”
23
B. Avukatın Müvekkile Bilgi Verme Yükümlülüğü
1. Meslek Kuralı m. 31
“Avukat hasım tarafından ancak avukatı ile görüşebilir.(Hasmının avukatı
yok ise) avukatın hasımla teması zorunlu sınırlar içinde kalır. Hasım tarafla
her temasından sonra avukat müvekkiline bilgi verir.”
24
23
Ankara Barosu Dergisi S. 2001/2 s. 180-181.
24
AB Meslek Kuralı; 5. 5. Avukat, belirli her davada başka bir avukat tarafından temsil ol-
duğunun ya da yardım gördüğünü bildiği karşı tarafla doğrudan ilişkiye geçemez eğer ki
meslektaşı kendisine haber verilmesi şartıyla buna muvafakat etmiş olsun.
Uluslararası Barolar Birliği Oslo Kararları:
(7) “Bir davada başka bir meslektaşının temsil ettiği bir kimse ile meslektaşının izni ha-
ricinde asla doğrudan doğruya temasa geçemeyecektir”. Bu kural hem, hasım tarafı temsil
eden meslektaşını ve hem de kendi müvekkilini yersiz şüphelere düşürmek için avukatları
uyarmak amacını güder. Avukat karşı tarafla görüşmesi gerekiyorsa, avukatın müvekkili ile
ilgili konularda dikkatli olarak onun aleyhine olacak şeylerden özenle kaçınması gerekir.
makaleler Lamih ÇELİK
409TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukatın karşı tarafın avukatı olduğu halde onunla görüşerek kendi
müvekkili lehine feragat dilekçesi yazdırması ve meslektaşına bilgi vermemesi
disiplin suçudur. (13.04.2002 T. E. 2001/284 K. 2002/98)”
“Hasım tarafın avukatı yoksa zorunlu sınırlar içinde hasımla görüşülebilir.
Eğer her iki tarafın avukatı varsa telefonla dahi olsa hasım ile görüşemez ancak
avukatı ile görüşebilir. (08.07.2005 T. E. 2005/114 K. 2005/230)”
25
2. Meslek Kuralı m. 34
“Avukat müvekkiline davanın sonucu ile ilgili hukuki görüşünü açıkla-
yabilir. Fakat bunun bir teminat olmadığını özellikle belirtir.”
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“İş sahibi davanın sonucu ile ilgili hukuki görüşünü açıklarken bunun
bir teminat olmadığını özellikle belirtmelidir. (1.2.992 T. E. 1992/ 91 K.
1992/17)”
26
“Avukat, hakkı kanun dairesinde savunmak ve müvekkilin menfaat-
lerini korumak vazifesini üzerine alırken adalete yardımcı olmayı kabul ve
taahhüt etmiştir. Bu sebeple davanın kazanılmasını hiçbir zaman taahhüt
edemez.(Yargıtay HGK. 28.02.1968 T. E. 1966/3–179 K. 1966/110)”
27
3. Meslek Kuralı m. 42
“Avukat işle ilgili giderleri karşılamak üzere avans isteyebilir. Avansın
işin gereğini çok aşmamasına, avanstan yapılan harcamaların müvekkile zaman
zaman bildirilmesine ve işin sonunda avanstan kalan paranın müvekkile geri
verilmesine dikkat edilir.”
28
25
TBB Dergisi, S. 2005/61 s. 488.
26
TBB Dergisi, S. 1992/1 s. 102.
27
Ankara Barosu Dergisi S. 2001/2 s. 104.
28
AB Meslek Kuralı; 3.5 Avukat, masraflar ve/veya ücrete mahsuben bir avans ödenmesini
talep ettiği zaman, bu avans işin gerektirdiği harcamalar ve vekalet ücretine biçilecek makul
bir değerin üstünde olmamalıdır. Talep edilen avansın ödenmemesi durumunda avukat, 3.1.4
maddesi hükmüne riayet etmek kaydıyla söz konusu davadan çekilme hakkını kullanabilir.
Avans, avukatın üstlendiği işi yapabilmesi gerekli bir takım (yargılama gideri gibi) masrafları
Lamih ÇELİK makaleler
410TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukat üstlendiği bir dava sonunda tesis edilen kararın temyizinde yarar
olmadığı düşüncesinde ise, bu yoldaki hukuki kanaatini temyiz süresi geçme-
den ve yazılı olarak müvekkiline bildirmek zorundadır. Aynı şekilde, temyiz
giderlerinin de süresi içinde ve yine yazılı olarak iş sahibine bildirilmesi ve
giderlerin ödenmemesinin sonuçları hakkında uyarıda bulunulması gerekir.
(15.9.1990 T. E. 1990/85 K. 1990/74)”
29
“Avukat, yaptığı ödemelerle ilgili müvekkiline yazılı belge ibraz edeme-
diğinde, kusurunun varlığından söz edilebilir ve bu eylem disiplin suçunu
oluşturur. (27.1.1990 T. E. 1990/100 K. 1990/7)”
30
“Avukatın, üstlendiği işle orantılı olmayacak miktarda masraf avansı al-
ması, bu avansın kullanılmayan bölümünü iade etmemesi meslek kurallarına
aykırıdır. (7.11.1992 T. E. 1992/51 K. 1992/79)”
31
“Şikayetli avukat, dava masrafının verilmediği için süresinde itirazın iptali
davası açmadığını ileri sürmüşse de bu hususta müvekkilini bilgilendirmediği
ve üzerine düşeni yaptığını kanıtlamayan hiçbir yazılı belge sunmadığından
bu beyana itibar edilemez. (27.1.2001 T. E. 2001/198 K. 2001/19)”
32
“Bürosunu değiştiren avukat, yeni adresini baroya, müvekkillerine ve
ilgisi bulunduğu dava dosyalarına bildirmekle yükümlüdür. (27.1.2001 T. E.
2001/177 K. 2001/7)”
33
“Avukatın işe başlamadan giderler için avans istemesi gerekir. Kendi-
sine masraf ve vekalet ücreti ödenmediği gerekçesiyle müvekkiline yaptığı
işler hakkında bilgi vermemesi düşünülemez. (12.9.2003 T. E. 2003/129 K.
karşılayabilmek için istediği meblağdır. Gideri olmayan konularda avans istenemez. Avukat
yapacağı olası harcamalar için kendisine yeteri kadar avans verilmesini isteme hakkına sahiptir.
Talep edilen avans işle orantılı olmalıdır. Avukat, istediği avans verilene kadar işi bekletme
hakkına sahiptir. Avansın verilmemesi halinde avukatın cebinden harcama yaparak işi takip
etme zorunda değildir.
Ancak beklemeden kaynaklanacak hak kayıplarının sorumluluğundan kurtulmak için avans
talep ettiğini ispatlaması gerekir. Bu nedenle yazılı talep ispatı kolaylaştırır. Avukat yaptığı
harcamaları yazılı evrakla ispatlamak zorundadır.
Müvekkilin, güvenip de vekalet görevini verdiği avukatın işi nasıl yürüttüğü ve sonuçlan-
dırdığını bilmeye hakkı vardır.
29
TBB Dergisi, S. 1990/3.
30
Ankara Barosu Dergisi S. 1990/2 s. 322.
31
Ankara Barosu Dergisi S. 1992/6 s. 1003.
32
Ankara Barosu Dergisi S. 2001/2 s. 181.
33
Ankara Barosu Dergisi S. 2001/2 s. 180-181.
makaleler Lamih ÇELİK
411TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
2003/249- 12.07.2002 T. E. 2002/75 K. 2002/208) (24.9.2004 T. E. 2004/193
K. 2004/287)”
34
“Şikayetli avukatlar 2000 markın danışma ücreti olduğunu, davanın ta-
kibini üstlenmediklerini savunmuşlar ise de, paranın gönderilmesinden önce
vekaletname almış olmaları ve havale belgesinde de paranın “palmiye davası”
için gönderildiğinin belirtilmiş bulunması karşısında, vekalet ve ücret almak
suretiyle bir davanın takibini üstlendikleri anlaşılmaktadır. Vekalet ve ücret
aldıkları halde, davayı takip etmeyen avukatların eylemi, avukatlık kanunu 34
ve 171. maddelerine aykırı olduğundan disiplin suçu oluşturur. (13.04.2002
T. E. 2001/299 K. 2002/111)”
35
“Avukat, müvekkiline gönderdiği ihtarnamede “vekalet ücretleri ile mas-
rafların mahsubundan sonra kalan parayı alması” gerektiği yazılıdır. Oysa
ihtarnamede tahsil ettiği paraları ve mahsup ettiği miktar ile ödenecek para
miktarının da belirtilmesi gerekir. (20.09.2002 T. E. 2002/98 K. 2002/242)”
“Şikayetli avukatın, alınmaması gereken ve harç olarak isimlendirilen
avansın davada harcanmadığı halde hesabını vermemesi iade etmemesi avu-
katlık mesleğine olan güveni sarsıcı nitelikte bir eylemdir. (11.6.2004 T. E.
2004/107 K. 2004/203)”
“Şikayetli avukatın takip ettiği ve şikayetçi aleyhine sonuçlanan tapu iptal
ve tescil davasına ait yargılama giderlerinin tahsili için yapılan icra takibinde
vekil sıfatıyla kendisine tebliğ edilen icra emri hakkında müvekkiline bilgi ver-
mediği için şikayetçinin işyerinde fiili haciz uygulanmıştır. Avukat kendisine
tebliğ edilen icra emri hakkında müvekkiline bilgi vermemesi disiplin suçudur.
(12.6.2004 T. E.2004/138 K. 2004/223)”
36
“Şikayetli, kendisine masraf verilmediğinden davayı takipte zorluk çekti-
ğini, mahkemeye gerekçeli mazeret dilekçesi gönderdiğini, mahkemenin maze-
retini kabul etmeyip davayı müracaata bıraktığını, bir ihmalinin söz konusu
olmadığını savunmakta ise de, bu savunmaya katılmak mümkün olmamıştır.
Zira şikayetli avukat müracaata kalan davasını makul sayılacak kısa bir sürede
34
İstanbul Barosu Dergisi S. 2005/2 s. 670.
35
“Avukatlık kanunu 171. maddesi ve HUMK 62 ve 68. maddeleri gereğince ilamda borçlunun
davasını vekille takip ettirdiği anlaşıldığından bu ilam icraya konulduğu takdirde icra dos-
yasında vekaletname olmasa da avukatın icra aşamasında da vekilliği devam ettiğinden icra
emrinin ilamda adı yazılı avukata tebliğ edilmesi gerekir.”(HGK 2.07.2003 T. E. 2003/12-442
K. 2003/445-İstanbul Barosu Dergisi S. 2006/1 s. 191-194).
36
Manisa Barosu Dergisi S. 2004/4 s. 207.
Lamih ÇELİK makaleler
412TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
yenilemeli ve davanın açılmamış sayılmasına neden olmamalıdır. Müvekkilin-
ce masraf verilmemesi sebebi ile davayı takip etmekte zorluk çektiği takdirde
de iş sahibini yazı ile uyarmalı ve masraf ödenmemesinin sonuçlarını açıkça
bildirmelidir. (19.03.2004 T. E. 2003/288 K. 2004/67)”
4. Meslek Kuralı m. 43
“Müvekkil adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin mü-
vekkile duyurulur ve verilir. Müvekkille ilgili bir hesap varsa uygun sürelerde
durum yazıyla bildirilir.”
37
Avukatın müvekkili adına tahsil ettiği paralan geciktirmeksizin mü-
vekkiline ödemesi gerekmektedir. Ödeme olanağı bulunmayan hallerde
ise müvekkil adına bankaya yatırması veya mahkemeye başvurarak
tevdi mahalli tayin ettirmesi zorunludur.
Paranın disiplin kovuşturması açılmasından sonra ödemiş olması,
Baro Disiplin Kurulu’nu bağlamaz ve disiplin kovuşturmasını etkilemez.
Avukatın icradan çektiği paraları müvekkiline ödediğini miktarı yük-
sek ise yazılı belge ile ispatlaması gerekir bu konuda tanık dinletemez.
Avukat, vekalet ücreti ödenmediği için hapis hakkını kullanarak tahsil
37
AB Meslek Kuralı; 3. 8. 1 avukat, herhangi bir zamanda müvekkilleri ya da 3. bir şahıs adına
aşağıda müvekkiller hesabı olarak anılan türden bir hesap tutuyorsa şu kurallara uymakla
yükümlüdür.
3. 8. 1. 1. müvekkilin açıkça veya zımnen verdiği bir talimatla değişik bir uygulama söz
konusu olmadıkça “müvekkil hesapları” daima bankada veya kamu kurumlarınca onaylanmış
benzeri bir kuruluşta açık bir hesap tutulacak ve avukat tarafından tahsil edilen tüm meblağlar
bu hesapta toplanacaktır.
3. 8. 1. 2. avukat tarafından açılan müvekkil hesapların içeren her banka hesabının isim-
ler hanesinde hesap ya da hesapların avukatın müvekkili ya da müvekkilleri adına olduğu
belirtilmelidir.
3. 8. 1. 4 müvekkiller hesabı müvekkilin talebi üzerine, ya da müvekkilin kabul ettiği
şartlarda tetkike açık olmalıdır.
3. 8. 1. 5 aksini öngören kanun hükmü ya da ödemede bulunan müvekkilin açık ya da
zımni muvafakati dışında
a.Bir müvekkil için bir başka müvekkilin hesabından yapılan ödemeler.
b.Avukat ücretine mahsuben avanslar da dahil olmak üzere müvekkil hesabından bir 3.
şahsın hesabına herhangi bir ödemede bulunmak yasaktır.
Uluslararası Barolar Birliği Oslo Kararları;
(15): “Avukat müvekkili adına aldığı parayı gerektirdiğinden fazla yanında tutmamalıdır”.
“Avukat asgari sarf edeceği emek ve muhtemel giderleri ile oranlı olmak şartı ile avans istemek
hakkına haizdir”.
makaleler Lamih ÇELİK
413TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
ettiği parayı müvekkile ödemiyorsa müvekkile yazılı olarak bildirim-
de bulunması gerekir aksi halde avukatın eylemi 43. meslek kuralına
aykırı olur.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukat üstlendiği işi sonuna kadar sürdürmeye, makul sürelerle müvek-
kiline bilgi vermeye, vekalet ücreti dışında dosyalardan çekilen paralar ve yapı-
lan harcamalar konusunda müvekkiline hesap vermeye zorunludur. (7.11.1987
T. E. 1987/49 K. 1987/88)
38
(15.11.1986 T. E. 1986/50 K. 1986/63)”
39
“Mahkeme veznesinden aldığı teminatın bir bölümünü haklı bir sebe-
be dayanmadan müvekkile iade etmeyen avukat disiplin suçu işlemiş olur.
(24.12.1988 T. E. 1988/74 K. 1988/65)”
40
“Avukatın iş sahibine aldığı avansların ve yaptığı harcamaların hesabını
vermemesi ve iş sahibinin bu yoldaki yazılarını yanıtlamaması 43. meslek
kuralına aykırıdır.” (5.11.1988 T. E. 1988/70 K. 1988/58)
41
(19.9.1992 T. E.
1992/68 K. 1992/78)”
42
“Avukatın icra takibini üstlendiği senetleri arkadaşına ciro ettirip onun
adına yapması ve tahsil ettiği parayı iş arkadaşına vermeyerek alıkoyması mes-
leğinin niteliğine, düzen ve geleneklerine aykırıdır. (15.9.1990 T. E. 1990/52
K. 1990/2)”
“Avukat paranın tahsilinden 3 ay sonra şikayetçiye taahhütlü bir mektup
göndermiş ise de bu mektup alıcının adresten ayrılmış olması nedeniyle iade
edilmiştir. Ancak bu mektupta gösterilen adresin vekaletname de yazılı adres
olmadığı görülmektedir. Müvekkil adına alınan paraları geciktirmeksizin mü-
vekkile duyurmak ve vermek zorunluluğunda olan avukatın iş sahibine herhangi
bir nedenle ulaşmaması halinde mahkemeden tevdi mahalli tayini istemesi ve
yükümlülüğünü bu şekilde yerine getirmesi gerekirdi. Kaldı ki vekaletname de
yazılı adrese bildirimde bulunmayı da denememiştir. (25.4.1998 T. E. 1998/37
K. 1998/61)”
43
38
Ankara Barosu Dergisi S. 1988/1 s. 66.
39
Ankara Barosu Dergisi S. 1987/1 s. 35.
40
Ankara Barosu Dergisi S. 1989/1 s. 172.
41
Ankara Barosu Dergisi S. 1989/1 s. 169.
42
TBB Dergisi, S. 1992/3.
43
İstanbul Barosu Dergisi S. 1999/3-4-5 s. 412.
Lamih ÇELİK makaleler
414TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
“Avukatın yüklendiği iş nedeniyle tahsil ettiği parayı ve hesabını bizzat
müvekkiline veya onun yazılı talimatı ile gösterdiği kişiye vermesi esastır. Şika-
yetli avukatın tahsil ettiği parayı müvekkilinin açık ve yazılı talimatı olmadığı
halde bir başkasına ödemesi ve müvekkilinin mağduriyetine yol açması avukatlık
mesleğinin gerektirdiği onur güven ve özenli davranma ilkeleri ile bağdaşmaz
paranın çok sonra ödenmesi eylemin disiplin suçu mahiyetini değiştirmez.
(25.1.1999 T. E. 1998/146 K. 1999/12)”
44
“Avukat, müvekkilinin talebi olmasa bile vekalet işinin yürütümü hakkın-
da bilgi vermek ve tahsil edilen parayı uygun süre içinde ödemek zorundadır.
(14.07.2001 T. E. 2001/41 K. 2001/107)”
“Şikayetli sözlü olarak 12.000 DM. karşılığı ücreti vekalet anlaşması
yaptıklarını ve tahsil ettiği (15.000.000.000) TL’yi ücreti vekalet alacağına
mahsuben alıkoyduğunu savunmuştur. Yazılı ücreti vekalet sözleşmesi ibraz
edilmediğine göre, avukatlık yasasının 163/son maddesi hükmü uyarınca asgari
ücret tarifesinin uygulanması esastır. Şikayetli avukatın tahsil edip şikayetçi
müvekkiline ödemediği para, asgari ücret tarifesi nazara alınarak hesaplanacak
olan vekil ücretinin çok üstünde bir miktara tekabül ettiğinden, şikayetli edi-
lenin, hak ettiği ücretin üstünde bir miktarı yedinde tuttuğu anlaşılmaktadır.
Meslek kurallarının 43. maddesine göre, müvekkil adına alınan paraların ge-
ciktirilmeksizin müvekkile duyurulması ve verilmesi gerektiği halde şikayetli
avukatın tahsil ettiği bir kısım miktarın müvekkile ödenmediğinden disiplin
suçu oluşmaktadır. (09.05.2003 T. E. 2003/30 K. 2003/137 - 27.10.2001 T. E.
2001/97 K. 2001/171)”
“Şikayetli müvekkili tarafından A. Z.’ye ödeme yapılması için yazılı bir
talimat sunmadığı gibi, en son 15.02.1999 tarihinde Havran Belediyesi’nden
tahsil ettiği parayı uzunca bir müddet yedinde tutmuş, herhangi bir ödeme
yapmamıştır. Avukatlık meslek kurallarının 43. maddesi gereği “...müvekkil
adına alınan paralar ve başkaca değerler geciktirilmeksizin müvekkile duyurulur
ve verilir”. Müvekkil bulunmadığı takdirde nemalarından da yararlanılmak
üzere müvekkil adına bankada hesap açtırmak veya mahkemeden tevdi mahalli
tayin ettirmek zorunludur. (06.06.2003 T. E. 2003/82 K. 2003/180)”
“Şikayetli avukat dava ve icra masraflarını kendisinin yaptığını vekalet
ücretini peşin almadığından icradan çekmiş olduğu parayı yaptığı masraf ve
vekalet ücretine karşılık hapis hakkını kullanarak şikayetçiye ödemediğini iddia
etmiştir. Ancak avukatın alacağından dolayı hapis hakkını kullanabilmesi için
44
İstanbul Barosu Dergisi S. 1999/3-4-5 s. 419.
makaleler Lamih ÇELİK
415TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
hapis hakkını kullandığı hususunun iş sahibine yazılı olarak bildirmesi ayrıca
iş sahibi adına tahsil ettiği para ile hangi işlerden dolayı ne kadar miktarda
alacağı olduğunu gecikmeksizin müvekkiline duyurması gerekmektedir. Böyle
bir bildirimde bulunmadığından 43. maddesi gereği meslek kurallarına aykırı
olan eylem disiplin suçunu oluşturur. (9.5.2003 T. E. 2003/46 K. 2003/150
- 08.07.2005 T. E. 2005/117 K. 2005/232)”
45
5. Meslek Kuralı m. 45
“Avukat “hapis hakkı”nı alacağı ile orantılı olarak kullanabilir.”
Açıklamalar
Avukatın, elindeki para, mal ve her türlü kıymetli evraka yönelik
hapis hakkı ve elinde bulunan evrakı geri vermeme şeklinde hapis
hakkı vardır.
Avukatlık yasasının 166. maddesi; “Avukat, müvekkili tarafından
verilen veya onun namına aldığı malları, parayı ve diğer her türlü kıymetleri,
avukatlık ücreti ve giderin ödenmesine kadar, kendi alacağı nispetinde elinde
tutabilir.” hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre avukat sadece vekil
ücretini değil kendisi tarafından yapılan giderler içinde hapis hakkını
kullanabilir. Bunun için alacağının muaccel olması gerekir. Avukat,
vekalet ilişkisi dışında müvekkiliyle olan bir başka ilişkisi dolaysıyla
ondan alacaklı olduğu hallerde 166 ve 39. maddelerindeki
46
hapis hak-
larını kullanamaz.
Ancak, avukatın alacağından dolayı hapis hakkını kullanabilmesi
için hapis hakkının kullanıldığı hususunun iş sahibine yazılı olarak
bildirilmesi, ayrıca iş sahibi adına tahsil ettiği para ile hangi işlerden
ötürü, ne miktar da alacağı olduğunu gecikmeksizin müvekkiline du-
yurması gerekmektedir.
Avukat elinde bulundurduğu evrakı, ücreti ve yapmış olduğu
giderler müvekkilce ödendiği takdirde, iade etmekle yükümlüdür.
45
TBB Dergisi, S. 2005/61 s. 486.
46
Avukatın Dosya Saklaması ve Hapis Hakkı
Madde 39 - …Avukat, ücreti ve yapmış olduğu giderleri kendisine ödenmedikçe, elinde
bulunan evrakı geri vermekle yükümlü değildir.
Lamih ÇELİK makaleler
416TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
“Avukat müvekkilinden aldığı belgeleri geri verdiğini tanıkla kanıtlayabilir.
(HGK 22.13.1965, 4/468)”
Avukatın yaptığı cüzi bir gider için alıkoyma hakkını kullanması ve
bundan müvekkilin zarar görmesi veya böyle bir tehlikenin bulunması
halinde hakkın kötüye kullanması söz konusudur.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Avukat takip ettiği dava sonunda müvekkil namına tahsil ettiği
bedel üzerinde, anlaşma gereği kararlaştırılan vekalet ücreti kadar hapis
hakkına sahiptir.(1.2.1986 T. E. 1986/6 K. 1986/1)”
47
“Avukatın alacağından dolayı hapis hakkını kullanabilmesi için, müvekkili
adına tahsil ettiği parayı geciktirmeksizin ve yazılı olarak bildirmekle birlikte
aynı yazıda hangi işlerden ötürü ne miktarda alacağı olduğunu da açıklaması
ve iş sahibini hesaplaşmaya davet etmesi gerekir. ( 15.9.1990 T. E. 1990/58
K. 1990/71)”
48
“Avukat, yazılı ücret sözleşmesi yoksa asgari ücret tarifesinde belirtilen
ücretten fazlası üzerinde hapis hakkı kullanamaz. Müvekkil asgari ücret taife-
sine göre ödemeyi kabul ettiğine göre avukat evrakları geri vermek zorundadır.
(16.03.2002 T. E. 2001/275 K. 2002/85- 14.05.2004 T. E. 2004/75 K. 2004/176-
16.6.1990 T. E. 1990/33 K. 1990/47)”
49
“Avukatın, ücreti ve yaptığı masrafları kendisine ödenmedikçe elinde bulu-
nan evrak üzerinde hapis hakkı vardır. Avukatın aldığı avans, ücret ve yaptığı
masraf toplamından fazla ise, bu halde ortada disiplin cezasını gerektiren bir
eylem yoktur. (6.4.1991 T. E. 1991/24 K. 1991/33)”
“Avukatın iş sahibi tarafından verilen çekler üzerinde hapis hakkı vardır.
(20.11.1993 T. E. 1993/68 K. 1993/71)”
50
“Avukat, şikayetli ile ilgili olarak iki ayrı iş üstlenmiştir. Birinci iş daha
önce kendisine teslim edilen bonoların tahsili işlemi olup, iddia edilen ücret
alacağı bu işle ilgilidir. Bu işe ilişkin olarak, kendisine verilen kıymetler üzerinde
ücret alacağına karşılık hapis hakkı mevcuttur. Ancak, kovuşturmaya neden
47
Ankara Barosu Dergisi S. 1986/2 s. 225.
48
TBB Dergisi, S. 1990/3 s. 421.
49
TBB Dergisi, S. 1990/2 s. 247.
50
TBB Dergisi, S. 1994/1 s. 247.
makaleler Lamih ÇELİK
417TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
olan ve hapis hakkı ileri sürülerek iade edilmeyen iki adet bono ve bir adet çek,
birinci işle ilgili olmayıp, avukata daha sonra tahsil için teslim edilen senet-
lerdir. Bu durumda, Avukatın, ücret alacağı ile ilgili olmayan bir işten dolayı
kendisine teslim edilen diğer değerler üzerinde hapis hakkı yoktur. (13.04.2002
T. E. 2001/295 K. 2002/108)”
51
“Şikayetli avukat icra dosyasından 02.10.2000 tarihinde 579.200.000.-
TL tahsil etmiştir. Şikayetçi ise 07.11.2001 tarihinde şikayette bulunmuştur.
Dosya içinde şikayetli avukatın şikayetçiye hangi işlerden ötürü ve ne miktar
alacağı olduğuna ve alacakları için hapis hakkını kullandığına dair şikayetçiye
yazılı bir bildirimde bulunduğunu gösteren belgeye rastlanmadığı gibi şikayetli
avukat savunmasında da hapis hakkını ve mahiyetini şikayetçi müvekkiline
bildirdiğini savunmamıştır. Bu sebeple şikayetli avukatın eyleminin disiplin
suçunu oluşturmaktadır. (09.05.2003 T. E. 2003/46 K. 2003/150)”
“Bono bedeli tamamen ödenmiş olduğu takdirde, bononun, borçlusuna iade
edilmesi yasal bir zorunluluktur. Bedeli tamamen ödenmiş olan bononun, iade
edilmemesi yönünden müvekkilce avukata verilen talimat yasaya aykırı olup,
geçerli değildir. Şikayetli avukat, şikayete konu bonoyu, müvekkiline vererek, en
azından kendisini taraflar arasındaki husumet ve çatışmanın dışında tutması
mümkün iken bunu da yapmamıştır. Bedeli tamamen ödenmiş olan bir senedi,
haklı ve yasal bir gerekçe olmaksızın, şikayetçiye iade etmeyen avukatın eylemi
disiplin suçu oluşturmaktadır. (11.11.2004 T. E. 2004/269 K. 2004/366)”
C- Avukatın Avukata Bilgi Verme Yükümlülüğü
1. Meslek Kuralı m. 30
“Bir başka yerdeki duruşmasına mazereti nedeniyle gidemeyen avukat,
karşı taraf avukatı bir başka yerden geliyorsa mazeretini önceden meslektaşına
bildirmelidir.”
2. Meslek Kuralı m. 32
“Avukat, dava türü ve usulü ne olursa olsun mahkemeye verdiği layiha ve
önemli belgelerin birer örneğini (istenmese de) karşı taraf vekili meslektaşına
verir.”
52
51
Manisa Barosu Dergisi S. 2003/2 s. 140-141.
52
AB Meslek Kuralı; 4. 2-… uygun bir zamanda karşı tarafın avukatına takdim etmeden
Lamih ÇELİK makaleler
418TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
Açıklamalar
Avukatın, dosyayı inceleme ve örnek alma hakkına sahiptir. Dolay-
sıyla dosyaya sunulan her evrakı görüp inceleyebilir. Ancak bu meslek
kuralı ile mesleki dayanışma gereği olarak avukatı bu külfetten kurtar-
mak için her koşulda mahkemeye sunulan dilekçe ve önemli gördüğü
belgelerin bir örneğini verme yükümlülüğü getirilmiştir.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Yasal zorunluluk olmasa bile mahkemeye sunulacak her yazının bir ör-
neğinin karşı taraf vekiline verilmesi meslektaşlar arası ilişkilerin gerektirdiği
bir yükümlülüktür. (22.09.2001 T. E. 2001/69 K. 2001/141)”
3. Meslek Kuralı m. 39
“İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekalet
vermek isterse ikinci avukat işi kabul etmeden önce ilk vekalet verilen avukata
yazıyla bilgi vermelidir.”
Açıklamalar
İşin başka avukata verilmesi halinde “avukatlar arasındaki” ilişki
meslek kurallarının 39. maddesinde düzenlenmiş ve vekalet verilmek
istenilen ikinci avukatın işi kabul etmeden önce ilk vekalet verilen avu-
kata yazı ile bilgi vermesi öngörülmüştür.
Bu kural, önce tevkil edilen avukat muvafakat etmezse, sonraki
avukatın vekaleti alamayacağı anlamında değildir. Bu kural avukatlık
kanunu 172. maddesinde yer alan “iş sahibinin işi başka bir avukata verme-
si” kuralına işlerlik kazandırmak için konulmuştur. Ayrıca duruşmaya
girdiğinde aniden yanında bir başka avukatı görme gibi durumları
önlemek içinde konulmuştur. İş sahibinin istediği avukat ile çalışmak
istemesi onun en doğal hakkıdır. Ancak, ilk avukatın daha sonradan
vekaletname verilen avukatla birlikte çalışma zorunluluğu da yoktur.
İlk avukatın oluru olmaksızın ikinci bir avukat görevlendirmiş ise ilk
avukat haklı nedenle işi bırakıp ücretin tamamına hak kazanır.
hiçbir belgeyi, notu ya da benzeri dokümanı hakime sunamaz.
makaleler Lamih ÇELİK
419TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
İcraya konulacak ilamda başka bir avukatın adı yer alıyorsa avukat
bu ilk avukata bilgi vermek zorundadır.
TBB Disiplin Kurulu Kararları
“Şikayetli, her ne kadar, şikayetçilerin müvekkili tarafından azledil-
miş olması üzerine davayı üstlendiğini savunmuş ise de, azil namenin
noterlikçe 24.1.1991 günü düzenlediği ve henüz şikayetçi avukatlara
tebliğ edilmeden, aynı gün (24.1.1991 tarihinde) yeni vekaletnamenin
dosyaya ibraz edildiği saptanmış bulunmaktadır. Şikayetli avukatın,
şikayetçi meslektaşları tarafından davacı vekilleri sıfatıyla takip edilen
davada, şikayetçilere yazı ile bilgi vermeden davacının vekaletini üst-
lendiği anlaşılmıştır. (20.11.1993 T. E. 1993/ 64 K. 1993/67)”
“İlamda davacı vekili sıfatıyla şikayetçi avukatın ismi yazılı bulunduğun-
dan, şikayetlinin, bu ilama dayandıracağı icra takibini üstlenmeden önce, meslek
kurallarının 39. maddesi hükmünü gözeterek şikayetçi meslektaşına yazı ile
bilgi vermesi gerekirdi. (24.12.1994 T. E. 1994/107 K. 1994/107)”
53
“Şikayetli avukatın, şikayetçinin davacı vekili olarak takip etmekte olduğu
bir davada, şikayetçi meslektaşına bilgi vermeden aynı tarafın vekaletini kabul
ettiği ve davayı sonuçlandırdığı, dosyadaki beyanlar ve bilgilerle sabit bulun-
maktadır. Şikayetli, savunmasında ve itiraz dilekçesinde avukatlık yasasının
172. maddesine göre “izin alma yükümlülüğünün iş sahibine ait olduğunu”
ileri sürmüş; kendisinin bu eyleminden dolayı cezalandırılmasını gerektiren bir
hükmün mevcut olmadığını iddia etmiş ve “kanunsuz suç olmayacağından”
hakkında tesis edilen cezanın kaldırılmasını istemiştir. Avukatlık yasasının
172. maddesinde işin başka bir avukata verilmesi halinde “iş sahibi ile avukat
arasındaki” hukuksal ilişki düzenlenmiş olup, bu madde hükmünün kovuşturma
konusu olayla ilgisi bulunmamaktadır. İşin başka avukata verilmesi halinde
“avukatlar arasındaki” ilişki meslek kurallarının 39. maddesinde düzenlenmiş
ve vekalet verilmek istenilen ikinci avukatın işi kabul etmeden önce ilk vekalet ve-
rilen avukata yazı ile bilgi vermesi öngörülmüştür. Avukatın davranışı, meslek
kurallarının 39. maddesine aykırıdır. (1.6.1994 T. E. 1994/39 K. 1994/40)”
54
“Bir avukatın vekaletnameye dayalı olarak meslektaşını azletmesi meslek
dayanışma ve düzen gereklerine uygun değildir. İş kabul etmeden önce ilk ve-
53
Ankara Barosu Dergisi, S. 1995/2 s. 109.
54
Ankara Barosu Dergisi, S. 1994/3 s. 485.
Lamih ÇELİK makaleler
420TBB Dergisi, Sayı 67, 2006
kalet verilen avukata yazılı bilgi verme yükümlülüğünün yerine getirilmemesi
ile oluşan disiplin suçu bir süre davayı birlikte takip etmiş olmaları ile ortadan
kalkmaz. (27.6.1998 T. E. 1998/58 K. 1998/88)”
55
“Sanık müdafii olarak katılan avukata aynı sanığın vekaletini alan ikinci
avukat ilk avukata bilgi vermek zorundadır.(18.05.2002 T. E. 2002/26 K.
2002/157)”
“İş sahibi şikayetçi avukatı vekaletten azlettikten sonra şikayetli avuka-
ta vekalet vermiştir. Bu nedenle avukatın bilgi verme yükümlüğü yoktur.“
(07.11.2003 T. E. 2003/250 K. 2003/375 - 27.10.2001 T. E. 2001/82 K.
2001/159)”
55
İstanbul Barosu Dergisi S. 1999/3-4-5 s. 415