makaleler Ahmet İYİMAYA
133TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
I. GİRİŞ
Demokrasinin vazgeçilmezlerinden olan siyasal partiler, her şey-
den önce, “teşkilat/örgüt” demektir. Parti iradesi, gerçekte alttan üste
(üyeden örgüte) eğilim ve öneri akışı ile oluştuğunda ancak demokratik
anlamına kavuşabilir.
Zorunlu organ olarak belde, ilçe, il teşkilatları (SPK m. 7) o siyasi
coğrafyada yaşayan partili lerin seçmeleri ile teşekkül eden demokratik
birimlerdir. Bu organlar, parti-içi demokrasinin de yapı taşlarını oluş-
tururlar (AY m. 69)
Parti, siyasal işlevini ve yüksek verimi ancak işleyen bir yapı ile
ortaya koyabilir. Teşkilatların yönetim görevlerini gereği gibi yerine
getirmemeleri, giderek demokratik misyonlarıyla bir çatışma içinde
olmaları, partinin toplumsal görüntüsünü bozar; siyasal verimi düşürür.
Teşkilatlardaki kötü yönetimin veya yönetilemezliğin parti-içi etkileşim-
lerle önlenememesi halinde, “görevden alma ve geçici yönetim,” rasyonel
bir çaredir. Şu kadarki “görevden alma” ne kadar rasyonel olur ise olsun,
demokrasi dışıdır. Bir demokrasi kuruluşu olan partide “atanmış organ
üyeliği, statüsü” bizatihi demokrasi ile çatışır. Bu itibarla “atanmışlığa”
hızla son verecek seçimli yerel kongre, demokratik akılcılığın ürettiği
bir çaredir. (Demokrasi, kesinti kabul etmez.)
SİYASAL PARTİLERDE
TEŞKİLAT YÖNETİMİ
GÖREVDEN ALMANIN HUKUKİ REJİMİ
Ahmet İYİMAYA
*
* Anayasa Komisyonu Önceki Başkanı, Avukat, Ankara Barosu.
Ahmet İYİMAYA makaleler
134TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Görüldüğü gibi “görevden alma” geçici önlemi, demokratik ilkelerle
iyi yönetim ilkelerinin (dikey ve yatay ilişkilerin) dengelenmesinden
doğan bir ihtiyaçtır.
Siyasi Partiler Yasası, il ve ilçe teşkilatlarının görevden alınabilme-
sini –istisnaen de olsa– prensip olarak kabul etmiştir. (m. 19,20)
Demokratik gereklerle yönetim gereklerinin kesişme noktasında
bir zorunluluk olarak benimsenmiş olan “görevden alma” kurumu, uy-
gulamada amacından saptırılmış, genelleştirilmiş ve nerede ise olağan
hale getirilmiştir.
Bu gün “görevden alma,” istisnasız bütün partilerin başvurduğu,
kolay şekilde ve fütursuzca karara bağladığı “doğal önlem” biçimine
dönüşmüştür.
Lider ve genel merkez oligarşisi, teşkilatlarda filizlenen çok sesliliği
ve itirazları “görevden alma” yoluyla bastırmaktadır. Yönetim zorun-
luluğunun (dikey ilişkinin) sisteme aktardığı “görevden alma,” teşkilat
demokrasisini ve giderek yerel demokrasiyi boğan “bir leviethan”’a
dönüşmektedir.
Siyaset patolojisinin bir konusu olan bu bozulma, partiye sadakat
duygusunu yok etmekte, siyasete güveni tahrip etmekte ve yüzer-gezer
görüşlerin (partisizliğin) derinleşmesine yol açmaktadır.
Bu yolla siyaset kurumu –belki de farkında olmadan, uzun görülü
bilinç fukaralığı içinde– kendi doğal zeminini yok etmektedir.
Oligarşi bataklığını besleyen kanalların başında, seçimle gelinen
yerler için aday belirlemedeki demokrasi-dışı yöntemler kadar, “teşkilat
yönetimlerinin keyfi şekilde görevden alınması uygulamaları” gelmektedir.
İç demokrasilerini gerçekleştirememiş partilerin, topluma karşı demok-
rasiyi seslendirmeleri ve ona derinlik kazandırma söylemleri ne derece
inandırıcı olabilir?
Bize göre, darbelerin demokrasi üzerindeki vahim etkileri ne ise,
saptırılmış “görevden alma”ların siyasal partiler üzerindeki etkileri de
odur.
İncelememizde “görevden alma” kurumun hukuki çatısı ortaya ko-
nacaktır. Kuralın dayalı bulunduğu felsefe, ülkemizdeki evrim çizgisi
makaleler Ahmet İYİMAYA
135TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
bağlamında ele alınacaktır. Kurala aykırı “görevden almalar”’ın yol açtığı
sonuçlar, sorunlar ve yargı yolları değerlendirilecektir.
Nihayet olası siyaset ve partiler reformunda bir veri olarak yarar-
lanılmak üzere, yarım asırlık tecrübe gözetilerek bir “öneri” de gelişti-
rilmiştir.
II. GÖREVDEN ALMA KURALININ EVRİMİ
İlçe ve il yönetim kurulunun görevden alınması modeli, 13.7.1965
t, 648 sayılı Siyasi Partiler Kanunu ile getirilmiştir.
1. Kanun tasarısının ilgili hükümleri şöyledir: “... İl yönetim organının
il kongresince nasıl seçileceği, merkez yönetim organının ne gibi hallerde ve
nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim organının nasıl kurulacağı parti
tüzüğünde gösterilir…” (m.18/2) “…ilçe yönetim organının ilçe kongresince
nasıl seçileceği, il yönetim organınca veya merkez yönetim organınca ne gibi
hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim organın nasıl kurulacağı
parti tüzüğünde gösterilir…” (m. 22/2)
Tasarının genel gerekçesinde “Partilerin demokratik bir kuruluş ve
işleyişe sahip olmaları, parti içi iradenin hür bir şekilde belirmesi ve parti organ-
larının ve idari mercilerinin bu hür iradeye göre vazife almalarının sağlanması
ile mümkün olabilir. Binaenaleyh, Partiler Kanunu’nda parti üyelerinin irade-
lerinin tesirli bir hale getirilmesi, organların aşağıdan yukarıya kuruluşlarına
ve parti mensupları tarafından murakabe edilmelerine müsait birer statüye
sahip kılınması zarureti vardır. Ancak, kanun koyucunun siyasi partiler için
bir (ideal statü) veya bir (tip statü) meydana getirmesi, Anayasa hükümleri
ile ve derneklerin muhtar yapıları ile telif edilemez. Bu itibarla, parti teşkilatı ve parti organları münasebetinde her siyasi partinin kurucuları ve üyeleri için
bir hareket serbestisi tanınması cihetine gitmek lazımdır.” denmiştir.
Madde
gerekçeleri olarak, şunlar denmiştir: “Partilerin il ve ilçe teşkilatına taalluk
eden bu maddelerde demokratik kuruluşu ve işleyişi mümkün kılacak ilkelere
ve parti içi iradenin serbestçe teşekkülünde parti üyelerine eşit hak tanıyan
anlayışa yer verilmiş ve tasarı hükümleri buna göre kaleme alınmıştır.”
3
1
MMTD.D.1, Toplantı 2 sıra Sayısı:527. s. 54,56
1 Nolu dipnottaki kaynak, s. 3.
1. Nolu dipnottaki kaynak, s. 6.
Ahmet İYİMAYA makaleler
136TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Model üzerinde, gerek komisyonlarda ve gerekse genel kurulda
yoğun tartışmalar yapılmış,
geliştirici önerilerle kural, son şeklini
Geçici komisyon başkanı, değerli siyaset adamı Coşkun Kırcan’ın üretici katkısı,
unutulmamalıdır. İstanbul Milletvekili Tahsin Demiray, tasarı-karşıtı şu düşünceyi
dile getirmiştir. “En mühim şeylerden bir tanesi de seçimle gelmiş olan heyetlerin,
idare kurullarının yukarıdan veto edilmesi yani tebcitlenmesi, geri itilmesi hadi
sesidir. Bu siyasi partiler kanunu oligarşik idareye son verecek ve Türkiye’yi hakiki
demokrasiye götürecekse, bu esas maksada hakkiyle hizmet edebilmek için halkın,
reyine hürmet etmemiz lazım gelir. Yani vatandaşın reyi ile gelmiş idare heyetle-
rini bir üst kademenin bertaraf edebilmesi onun hakkı değildir. Böyle bir şeytani tatbikat, işte bu kanunla bunun asıl aksini yapmayalım, bunu önleyelim. önleyici maddeler konmalıdır. Ama efendim parti yürümüyor, idare heyeti çalışmıyor, ne
yapalım? Vazifesini yapmayan suiistimal eden insanları ne yapıyoruz; mahkemeye
veriyoruz. Partiler de idare heyetleri siyasi yoldan siyasi kararlarla veto edeme-
melidirler. Onlar, ancak parti içerisinde, varsa suçları, hataları hakem heyetlerine verilmek suretiyle, ancak o yolla yani kazai yoldan, parti içindeki kazai yoldan onu bertaraf etme yolu aranmalıdır. İşte görüyorsunuz ki, asıl zemberek buradadır ve
bana göre çok ters bir zihniyetle bu tasarı hazırlanmıştır. O kadar terstir ki, izah
edeyim, parti tavandan başlamış, genel başkandan başlamıştır. Nasıl kuracağız?.
Aşağı, aşağı aşağı… İlçeye, köye kadar gidiyor. Halbuki bizim anladığımız mâna-
daki demokrasilerde muhitteki merkeze doğru gelir siyasi partiler, seçimler… En alt kademeden başlayarak bu tasarının, muhitten başlayarak derece derece ilçeden
ile. büyük kongreye kadar gelişi tersine konulmalı idi. Efendim, bu o kadar mühim mi? Mühim, zihniyetlerin nasıl işlediğini, formasyonu yazan zatların düşündükle
-
rini bana apaçık göstermektedir. Merkezden muhite doğru gidici bir zihniyet hâlâ bu tasarıda da hakimdir. Halbuki biz merkezden muhite değil, muhitten merkeze
doğru gelinmesini istiyoruz. Halktan en büyük Devlet yapısının zirvesine kadar
derece derece kuruluşları bir piramit gibi görmek istiyoruz. Bu tasarıda maalesef bu da yoktur. Binaenaleyh, şimdi bundan vazgeçtim; en mühimi bence, vatanda
-
şın partili olarak birinci merhale seçimlere, konuşmalara, kongreye bilfiil iştiraki -
nin men edilmiş olmasıdır. Bir yer tasavvur ediniz. Efendim hep köyler gösterilir. Köyün feraseti şehri kat kat geçer ya... Fakat haydi bakalım diyelim ki, şehirlinin anlayışı ile söyleyelim; bir mahalle ki, en güzide insanlardan ve azaların hepsi de yüksek tahsillilerden teşekkül etmiştir. Ama ne diyorsunuz onlara? Hayır siz ilçeye çok geleceksiniz. Bizim ilçe salonu sizi almaz. Ne yapalım sizin mahallede bizden 1 200 âza vardır. Sizin içinizden biz üç kişi istiyoruz. Ancak üç kişi ile iştirak edebi
lirsiniz. O halde sizin hakkınız efendim sadece üç tane adam seçip göndermekten
ibarettir.
Arkadaşlar
,
böyle demokrasi olmaz. Gitmek istediğimiz demokrasi böyle değil-
dir. Binaenaleyh, bu kanun bu haliyle maalesef ters bir kanundur. Bilhassa komis-
yonun bu kanunun bu maddesini geri almasını arz ve teklif ederim. Ve arz ettiğim
gibi, hiç olmazsa bucaklara kadar, birinci kongreye kadar, iki kademeli demiyo-
rum, bucakta yapılsın, sonra ilçeye gelsin demiyorum; ama, itibari ilçeler yolu ile vatandaşın birinci kongreye iştirak imkânı temin edilmelidir. Bendenizin en mü
-
him gördüğüm husus, budur. Gayrısı vahi. Hürmetlerimle.”(M.M.B:94. T.28.4.1965,
O:2. s.346) Isparta Milletvekili Sadettin Bilgiç, AP gurubu adına şunları söylemiştir:
“Şimdi diyoruz ki bu sureti katiyede anti demokratiktir. Kurucu olarak ortaya çıkarıyoruz.
makaleler Ahmet İYİMAYA
137TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
almıştır.
Kabul edilen ve yürürlüğe giren nihai metin şöyledir: “İl Yönetim
kurulunun il kongresince nasıl seçileceği, merkez yönetim organınca ne gibi
hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl kurula-
cağı parti tüzüğünde gösterilir. İşten el çektirme kararının il yönetim kuruluna
bildirilmesinden başlayarak kırk beş gün içinde il kongresi toplanarak yeni daimi
il yönetim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde il kongresi için yeni delegeler
seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır.” (648 s. SPK m. 15/2.2)
İlçe teşkilatı ile ilgili hükümde şöyledir: “İlçe yönetim kurulu, ilçe
başkanının başkanlığında olmak üzere, –ilçe başkanı dahil– beş ila on bir üye-
den kurulur.
İlçe yönetim kurulunun ilçe kongresince nasıl seçileceği, il yönetim kuru-
lunca veya merkez yönetim organınca ne gibi hallerde ve nasıl işten el çektirile-
ceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl kurulacağı, parti tüzüğünde gösterilir.
İşten el çektirme kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden başlayarak
kırk beş gün içerisinde ilçe kongresi toplanarak yeni daimi ilçe yönetim kuru-
lunu seçer. Bu süre içerisinde ilçe kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse,
kongre eski delegelerle toplanır.” (648 s. SPK m. 16/2.2)
Her iki kanun maddelerinde yer alan geçici yönetimin görev sü-
relerinin kesinliği, aşılamazlığı ve hükmün buyurucu niteliği yasama
O zaman bunu kabul ediyoruz, ondan sonra geliyoruz, bunlar tamamen aykırı şeylerdir.
Şunu katiyetle ifade edelim ki, bir partiyi bir bütün olarak ele almak mecburiyetindeyiz.
Münhasıran bir kademeye mutlak istiklal, diğer bir kademeye de mutlak mesuliyet yükleye-
cek olursanız parti çalışmaz. O zaman parti parti olmaktan çıkar, parti bir federasyon haline
gelir. O halde diyelim ki iller müstakil siyasi teşekküllerdir. Ama federasyon halinde birleşir-
ler. O zaman ilin kuruluşuna da hiç karışamayız. Ama bir siyasi partiyi mesuliyetleriyle de,
sevabiyle de müşterek bir teşekkül kabul ediyorsak, bu teşekkülün bir silsilei meratip içinde
karşılıklı hak ve mesuliyeti olması lazımdır. Bu bakımdan şimdi yeni getirilen 16. madde,
17. madde ve 25. madde şimdiye kadar bütün partilerde mevcud olan ve şimdiye kadar hiç
kullanamadığımız köy ve mahallelerde siyasi faaliyetleri yapmamıza imkan veren müeyyi-
delerdir ki bunları bu şekliyle kabul edecek olursak daha iyi netice alacağız”.(MM, B: 94. T.
28.4.1965 O: 2. s. 349-350)
Geçici organ dönemini kesin süreye bağlayan ve kabul gören Kırca önergesi için
bkz., M.M. B:94. T.28.4.1965 t, O: 2. s. 344 Seçimin eski/yeni delege seçemedikle-
rinde yapılması bağlamında Tokat Milletvekili Ali Dizman düşüncesi için bkz.,
M.M. B:94 T.28.4.1965, O:2.s.351. 3/1,5 aylık sürelerin 45 güne dönüşümü için,bkz.,
TBMM TD. B:17 T:13.7.1965. O:1. s. 234, ilçe yönünden s. 238,259. Keza senatodaki
tartışmalar için, bkz., ss. 649. karar, s.7. Kars Milletvekili Sırrı Atalay’ın görüşü için,
bkz., C. Senatosu, B:102. T.23.6.1965. O:3. s.177.
Ahmet İYİMAYA makaleler
138TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
çalışmalarında vurgulanmıştır. Gurup sözcüsü Bilgiç aynen şöyle de-
miştir: “Muhterem arkadaşlar; şimdi Komisyo’nun Başkanlığa takdim ettiği ve
huzurunuzda okunan tadil ile bu husus sizin arzu ettiğiniz esaslara bağlanmış
bulunuyor. Şöyle ki; muvakkat heyet kurulacak. Sırf kongreyi yapmak ve kong-
rede yenisinin seçilmesine imkan vermek üzere. Bu da üç aylık bir zaman içeri-
sinde yapılacak. Üç aydan fazla bir zaman muvakkat heyet ayakta kalmayacak.
Kongre iki sene dahi uzasa bu muvakkat heyetler kendilerinden evvel kurulan
idare heyetlerinin kongreleri zamanına kadar devam edecekti. Burada o imkan
da verilmiyor. Muvakkat heyet kurulacak, fakat delege tespiti yapmadan, eski
delegelerle en geç 3 ay içerisinde kongre toplanacak. Ve bu suretle de yeniden
kongre seçilmiş idare heyetlerine o bölge teslim edilecektir.”
Yasanın, dönemin siyasal partilerinin uzlaşmaları ile çıktığı, yasama
organı aşamasındaki dönüştürücü mimarın Coşkun Kırca olduğu, hatta
siyasal partilerin bir hukuki rejime bağlanmaları (özel yasa) noktasında
küresel boyutta ilkelerin de yer aldığı unutulmamalıdır.
2. 22.04.1983t ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda da model,
esas yapısı itibarı ile benimsenmiştir. (SPK m. 19/5, 20/9) 12 Eylül ara
rejimi döneminde yürürlüğe konan modelin görüşmelerinde sergilenen
kalite, 1965 döneminin çok gerilerinde kalmıştır.
Geçici yönetimler için il teşkilatı yönünden 45, ilçe teşkilatı yönün-
den 30 gün olarak öngörülen sürelerin buyurucu niteliğine, 2820 sayılı
yasa bağlamında da vurgu yapılmıştır.
MM B:94.T.28.4 .1965, O:2 s.349
MM, B: 96. T. 30.4.1965 O: 1 s.403-404. Sağlam, Fazıl Prof. Dr. Siyasal Partiler Huku-
kunun Güncel Sorunları, İst.1999.s. 37 vd. Alman Siyasal Partiler Kanunu’nun etkisi
bakımından bkz., Bu yazımızın 1 nolu dipnottaki kaynak (tasarı gerekçesi) s. 2.
Görevden alma kararında “gizli oy” yöntemi için bkz., Özer Gürbüz önerisi. DMTD.
B: 61 T. 22.2.1983. O:1s.5. “vasıflı çoğunluk” kuralı da bu dönemde benimsenmiş-
tir.
Danışma Meclisi Anayasa Komisyonu üyesi Azmi Eryılmaz’ın açıklaması şöyledir:
“Bu İşten el çektirme müessesesi Komisyonumuzda görüşülürken uzun boylu tartışmalar
neticesinde bu metin hazırlanmış bulunmaktadır. Metin esasında 648 sayılı kanun yapılır-
ken de alkışlarla kabul edilen bir hüküm olarak getirilmiştir. Çünkü dikkatlice okuduğumuz
takdirde, metin kendi noksanlığını tamamlamaktadır. ‘El çektirme kararı, yetkili kurulların
üye tamsayısının üçte iki çoğunluğuyla gizli oyla alınır. İşten el çektirme kararının il yöne-
tim kuruluna bildirilmesinden itibaren kırk beş gün içinde il kongresi toplanarak yeni daimi il yönetim kurulunu seçer.’
Kırk
beş gün içinde toplanmasını emrediyor. Demokratik bir sistemdir. Eğer toplanamaz-
sa bu süre içerisinde İl kongresi için yeni delegeler seçilmiş, değilse, eski hali getiriyor, ‘... kongre eski delegelerle toplanır.’ hükmünü getiriyor.
makaleler Ahmet İYİMAYA
139TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
22.4.1983 tarihli yasanın yürürlüğünden buyana maddede herhangi
bir değişiklik yapılmamıştır. Model, büyük eleştirilere uğramasına ve
üzerinde kimi sivil toplum kuruluşlarınca birbirlerinin tekrarı niteli-
ğindeki değişiklik taslakları üretilmesine
10
rağmen varlığını halen ko-
Şîmdi
,
bu kırk beş günlük süre içerisinde yönetim organı olmasın... Bu olacak iş değil.
O zaman İşten el çektirme müessesesinin esasına aykırı bir husustur. Çünkü bu kanun bir
bütündür. İlerdeki hükümleri inceleyecek olursak, dördüncü kısımda yer alan hükümlere
aykırı hareketten dolayı partinin kapatılması söz konusudur. Diğer maddelerdeki hükümler
vardır, bu da aynı neticeleri verir.
Bu
bakımdan, işten el çektirme müessesesi zarurîdir. Komisyonumuz bunu uzun boylu
tartıştı, kabul etti, zaruridir; ama el çektirme müessesesine 648 sayılı kanunda getirilen hü-
küm gibi, bir teminat olsun diye bir arkadaşımızın teklifi üzerine biz de o teminatı getirdik;
komisyonda bir arkadaşımızın teklifi üzerine hem il kongresine, hem ilçe kongresine getirdik
ve üçte iki oy çoğunluğuyla, dedik. Şimdi bir teminat da yüce kurulunuzdaki bir kıymetli
üye arkadaşımız tarafından ileri sürülmüş, onu da getirmiş bulunmaktayız.
Bu
bakımdan, metin kemale ermiştir. Metnin aynen kabulünü, bu önergeye müteveccih iddi -
aların reddini ve bizim getirdiğimiz metnin yerinde olduğunu Yüce Kurulunuza arz etmek
isterim. Saygılarımla”
10
Sağlam, Fazıl, Pof. Dr., “Siyasal Partiler Kanunu’nda Uluslararası Standartlara Uy-
gunluk Sağlamak İçin Yapılması Gereken Değişiklikler”, (Anayasa Yargısı, S. 17 s.
243. TÜSİAD, TOBB ve benzeri sivil toplum örgütlerinin kimi bilim adamlarına
hazırlattırılan SPK değişiklik önerileri. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği taslağı
şöyledir: “il başkanı ile il yönetim kurulu il kongresince seçilir. İl başkanı ile il yönetim
kurulunun, seçim şekli ve merkez karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten
el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir.
El çektirme kararı, yetkili kurulların üye tam sayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alı-
nır. İşten el çektirme kararının il yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren kırk beş gün
içinde il kongresi toplanarak yeni il yönetim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde il kongresi
için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır. Belli bir ilde il başkanı ve
il yönetim kurulunun bir seçim dönemi içinde ikinci kez işten il çektirilmesi halinde, parti
tüzüğüne ve iç yönetmeliğe yetki, şekil, usul ve esas bakımından aykırı bulunduğu iddiasıy-
la o ilin asliye hukuk mahkemesinde itiraz edilebilir. Mahkeme bu itirazları, diğer işlerden
önce ve engeç otuz gün içinde basit muhakeme usulüne göre inceleyerek karara bağlar, bu
karar kesindir. Mahkeme kararından önce yeni il kongresi toplanamaz.”Taslağın gerekçesi
“Yürürlükteki maddeye göre, “il başkanı ile yönetim kurulunun ... merkez karar ve yöne-
tim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir.”
(SPK m. 19/5) . Yine aynı maddeye göre, iş-
ten el çektirme kararını verecek olan yetkili kurulların bu kararı gizli oyla ve üçte iki
çoğunlukla alabilmesi, kırk beş gün içinde il veya ilçe kongrelerinin toplanarak yeni
yönetim kurulunu seçme zorunluğu, yasanın öngördüğü önemli güvencelerdir.
Parti
içi demokrasisinin varlığı; yokluğu ya da yetersizliği sorunu öncelikle “si-
yasal kültür ve yetişkinlikle ilgili bir sorun”dur. Parti içi demokrasinin gerçekleşmesinde
hukukun payı birinci derecede olmasa bile, mevcut güvencelere bazı küçük ekle-
melerin yapılmasının parti içi demokrasi ilkesi bakımından gereklidir. Bu nedenle
işten el çektirme yetkisinin bir seçim dönemi içinde yargı denetimine tabi olmaksı-
zın yalnızca bir kez kullanılabileceği, bu yetkinin ikinci ve izleyen kullanımlarının
yargısal denetime tabi olacağı, buna bağlı olarak da mahkeme kararından önce yeni
Ahmet İYİMAYA makaleler
140TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
rumaktadır. Üstelik siyasal partilerin en fazla işlettikleri, uyguladıkları
yasa maddesi de bu maddedir.
11
III. GÖREVDEN ALMA KURALININ YAPISI
Siyasal Partiler Kanun’un görevden almayı düzenleyen hükümleri
şöyledir: “İl başkanı ile il yönetim kurulu il kongresince seçilir. İl başkanı ile
yönetim kurulunun, seçim şekli ve merkez karar ve yönetim kurulunca hangi
hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun nasıl oluş-
turulacağı parti tüzüğünde gösterilir. El çektirme kararı, 101 inci maddenin
(d-1) bendinde gösterilen haller dışında, yetkili kurulların üye tamsayısının
üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır. İşten el çektirme kararının il yönetim
kuruluna bildirilmesinden itibaren kırk beş gün içinde il kongresi toplanarak
yeni il yönetim kurulunu seçer. Bu süre içerisinde il kongresi için yeni delegeler
seçilmiş değilse, kongre eski delegelerle toplanır.”(SPK m 19/5)
“İlçe başkanı ile ilçe yönetim kurulu ilçe kongresince seçilir. İlçe başkanı
ile ilçe yönetim kurulunun; seçim şekli ve il yönetim kurulunca veya merkez
karar ve yönetim kurulunca hangi hallerde ve nasıl işten el çektirileceği ve
geçici yönetim kurulunun nasıl oluşturulacağı parti tüzüğünde gösterilir. El
çektirme kararı 101 inci maddenin (d-1) bendinde gösterilen haller dışında
yetkili kurulların üye tamsayısının üçte iki çoğunluğu ve gizli oyla alınır.
İşten el çektirme kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden itibaren
otuz gün içinde ilçe kongresi toplanarak yeni ilçe yönetim kurulunu seçer. Bu
süre içerisinde ilçe kongresi için yeni delegeler seçilmiş değilse, kongre eski
delegelerle toplanır.” (SPK m. 20/9)
Yasada “işten el çektirme” terimi benimsenmiş olmasına karşın biz
il kongresinin toplanamayacağı gibi düzenlemeler önerilmiştir.
Ayrıca
yürürlükteki metinde yer alan “101. maddenin (d -1) bendinde gösterilen
haller dışında” şeklindeki ibare metinden çıkarılmıştır. Aslında uyum yasasındaki de-
ğişikliklere göre 101/d-l’deki hükümler 102/2. maddeye aktarıldığı için uyum ya-
sasında buna uygun düzeltmenin yapılması gerekirdi. Ancak bizim önerimizde bu
maddelerin öngördüğü uyarı sistemi kaldırıldığı için, söz konusu ibare metinden
çıkarılmıştır.” biçimde gösterilmiştir. TOBB, Siyasi Partiler ve Seçim Kanunları Öneri-
si, Ank. 2000, s. 38-39. Birlik yayını.)
11
Sözgelimi, Anayasa Mahkemesi’nin 21.02.1992 t, 2/2-SP- ihtar sayılı kararında be-
lirtildiğine göre iktidara gelmiş, reformlara imza atmış bir siyasal partimizin 1992
yılında görevden aldığı il (yönetim kurulu) sayısı 23’tür. Büyük partilerimizle ilgili
olarak bu konuda veri temelinde yapılacak bir inceleme, gösterge bilimin yöntem-
leriyle oligarşinin çirkin çehresini ve demokrasi takiyyesini ortaya çıkarabilecektir.
makaleler Ahmet İYİMAYA
141TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
“görevden alma” kavramını tercih ediyoruz. Kimi parti tüzüklerinde
“işten uzaklaştırma” ibaresi yeralmaktadır.
1. Görevden Alma Kavramı
Yürürlükteki Siyasi Partiler Yasası, il ve ilçe teşkilatlarının seçimle
gelen yönetim kurullarının görevden alınabilmesini öngörmektedir.
Görevden alma kararı, kurulduğunda hüküm ve sonuçlarını doğurur.
Kararın görevden alınan yönetime bildirilmesi, görevden alınan organın
seçimi için öngörülen sürenin işlemeye başlaması yönünden zorunludur.
Görevden alma kararına rağmen geçici yönetimin atanmadığı teşkilatlar
organsız duruma düşmüş olurlar. Teşkilat fiil ehliyetini (eylem yetene-
ğini) geçici olarak yitirmiş sayılır. (MK m. 49)
Görevden almanın demokratik anlamı, özellikle kararın haklı bir
nedene dayanmaması halinde, seçim iradesinin, doruktaki yöneten
irade tarafından tanınmaması ve reddi ile denktir.
2. Görevden Alma Yetkisi
İlçe yönetimini görevden alma yetkisi, il veya merkez yönetim
organına; il yönetimini görevden alma yetkisi merkez yönetimine ta-
nınmıştır. Aynı normatif mantık, belde yönetiminin ilçe yönetimince ve
diğer üst-organlarca görevden alınabileceği sonucunu doğurur.
a. Görevden alma yetkisi, devredilemez. Sözgelimi; genel başkan,
teşkilat başkanı, divan, milletvekili gibi görevden alma yetkisi bulun-
mayanların böyle bir tasarrufta bulunmaları mümkün değildir.
b. Bu yetki, bir defa kullanmakla tükenen yetkidir. Başka deyimle
seçilmiş organın görevden alınması ile başlayan ve kongre ile sona eren
yeni süreçte bu yetki bir defa daha kullanılamaz. Sözgelimi, geçici yö-
netimin de görevden alınması mümkün değildir. Yetki açıkça, seçimle
gelen yönetim bağlamında tanınmış olup 45/30 günlük süreçlerde
kongre işlemleri, atanan geçici - yasal temsilci tarafından yapılacaktır.
Hukuk ve yasa koyucu, teşkilatları, üst - organın oyun tahtası olmaktan
korumak istemiştir. Yetkinin bu özelliği, anti oligarşik karakter taşır.
Ahmet İYİMAYA makaleler
142TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
c. Bu yetki, yönetim kurulu yerine, kurul üyelerinden birini veya
birkaçını görevden alabilmeyi de içerir (çoğun içinde az da vardır).
Ancak bu durumda, kurulun toplantı nisabı sona ermişse kongre süre-
ci işlemez. Bu halde geçici yönetim atanamaz. Boşluk, yedek üyelerin
asilliğe kaydırılması ile giderilir (SPK m. 19/8, 20/11). Seçilmiş bir
organda atanmış bir üyenin sürekli görev yapması, demokrasi ilkesi
ile bağdaşmaz (Any m. 2, 69/1).
3. Geçici Yönetim
Geçici yönetim, meşruiyetini delege iradesinden almayan, yalnızca
boşluğu doldurmak amacıyla yetkili organ tarafından atanan bir ku-
ruldur. Temel görevi, geldiği organ seçimi için demokratik kongreyi
toplamaktır. Geçici yönetimin statü ve görevi, öngörülen yasal sürelerin
(45/30 günün) dolması ile kendiliğinden (defacto) sona erer.
Hukuk ve demokrasi duyarlığı gelişmiş geçici yönetimden hiç birisi,
süre dolduktan sonra o organda oturmaz, oturamaz ve oturmamalıdır.
Süre-sonrası yapılan her icraat, kurulan her tasarruf hukuken yoktur.
Geçici yönetimin süre dolduktan sonra yeniden atanması, zincirleme
görevlendirme, Türk-oligarşisinin keşfettiği ve fakat hukukun zinhar
tanımadığı bir siyasi komediden başka birşey değildir.
4. Yasada Öngörülen Sürelerin Niteliği
a. Geçici yönetimin görev yaptığı süreler (45/30 gün), kesin süre-
lerdir. Uzatılması mümkün olmayan sürelerdir. Yasanın bu hükmü,
buyurucudur. Normun bu özelliği, kuralın söz ve anlam yapısından ve
yöneldiği amaçtan açıkça bellidir. Ayrıca yasama organındaki görüşme-
lerde yasanın emredici hüküm özelliği, açıkça vurgulanmıştır (Bkz., bu
incelememizin “Görevden Alma Kuralının Evrimi” bölümü).
Partinin gerçekten varsa görevden alma ihtiyacının getirdiği anti
demokratik kesinti, teorik söyleyişle parti yaşamında oluşan ara rejim-,
öngörülen sürelerde kongre yoluyla giderilmek istenmiş ve iç-demok-
rasiye geçiş amaçlanmıştır. Bu sürelerle, parti-içi demokrasiyi genel
merkezin oyuncağı haline getirecek kısır tekrarların ve taktiklerin önüne
geçilmek istenmiştir.
makaleler Ahmet İYİMAYA
143TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
b. Bu sürelerin dolması ile, teşkilat, organsız duruma düşmüş sayılır.
Bu sürenin dolması ile oluşan organsız kalma, genel merkezin hiçbir
tasarrufu ile bertaraf edilemez. Devreye kayyım hukuku müdahale eder.
Aşağıda özel bölümünde belirtileceği gibi bu halde kayyım dışında
yapılan kongre girişimleri ve kongreler geçersizdir. Seçim yargısının
ve adli yargının sorunla ilgili uygulaması, yasanın hukuki çatısı ile
hem-ahenktir.
5. Görevden Alma Kararı Usulü
Görevden alma kararı, gizli oyla alınmalıdır. Karar, üye tam sayısı-
nın üçte iki nisabı ile alınmalıdır. Uygulamada bu yönteme uyulduğu
söylenemez. Alınmamış (hayali) kararlara dayalı olarak teşkilat başka-
nının teşkilatlara gönderdiği görevden alma yazıları I. aylar önce fiilen
gerçekleştirilmiş görevden almaların aylar sonra karara bağlanması
II. yetkili organda görüşme açılmadan karar alma III. sebepsiz-keyfi
ve sübjektif nedenlerle el çektirme IV. örneklerine bol rastlanır olaylar
olarak siyasetin envanterinde yer almaktadır.
6. Görevden Alma Sebepleri
Yasa görevden alma sebeplerini ayrı ayrı düzenlememiştir. Gö-
revden alma nedenlerinin tüzükte sayılması modeli benimsenmiştir.
Yasanın bu modeli, parti-içi demokrasiyi oligarşi kara deliğine akıtan
bir dinamik görevi görmektedir. Oysa sebeplerin yasada öngörülmesi,
bir denge- fren görevi yönünden de zorunluydu. Öte yandan model,
aşağıda belirtileceği gibi özgürlükler hukukuna ilişkin temel normla
da bağdaşmamaktadır.
Vurgulanmalıdır ki seçimle parti-içi organda göreve gelme, “siyaset
yapma özgürlüğünün, siyasal parti özgürlüğünün muhtevasında yer alır.”
12
Bu
özgürlüğün sınırlanması, sebep veya sebepleri gösterilerek ancak yasa
ile olur(Any m. 13. c. 1). Kural, bu yönüyle Anayasa’ya aykırıdır.
12
Jean-Lue Albert, Prof. Dr., (Lyon Üniversitesi Hukuk Fakültesi) “Siyasi Partilerin
Örgütlenmesi ve Parti içi Demokrasi” (Siyasi Partiler ve Demokrasi Sempozyumu, Tür-
kiye Barolar Birliği Ankara Bürosu, Ank. 2005, s. 32 ve civ. Sağlam, Fazıl, Prof. Dr.,
“Siyasal Parti Özgürlüğü, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi Uygulamasında Top-
lama ve Örgütlenme Özgürlüğü” (Türkiye Barolar Birliği Dergisi, Ank. 2006. S. 64. s.
51 vd.). İHAS m. 11.
Ahmet İYİMAYA makaleler
144TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Parti tüzüklerinde “araştırma yapmaksızın genel merkeze re’sen (se-
bepsiz) görevden alma yetkisi” veren hükümlere rastlandığı gibi “ülke ve
parti çıkarına aykırı davranışı” görevden alma sebebi sayan hükümlere
de rastlanmaktadır. “soyut, nesnel sınırlara oturtulamayacak, giderek keyfi
sebepler,” istenmeyen her organa yahut üyeye rahatça isnad olunabilir.
Tüzüklerdeki sınır tanımaz geniş sebepler, iç-demokrasiyi sıfıra yak-
laştıran bir oligarşiye lojistik destek görevi görürler. “Genel başkanın
demokratik eleştirisi yahut genel merkeze yönelik bir itiraz,” rahatlıkla parti
çıkarına aykırı davranış olarak nitelenebilir.
Görevden alma sebeplerini, en azından ölçütler ekseninde sınırla-
mak, giderek kategorileştiren bir yaklaşımla yasa seviyesinde düzen-
lemek, hem siyaset kurumunun rasyonelleşmesi ve hem de parti-içi
demokrasi bakımından zorunludur.
Parti-içi demokrasi, partinin en büyük gücünün keyfiliğine terk
edilemeyecek kadar yaşamsal önemdedir. Bu konuda hukuk, son
kapasitesine kadar kullanılmalıdır. Yasa düzeyinde, yargısal denetim
düzeyinde…
IV. GÖREVDEN ALMA KARARININ BAZI SONUÇLARI
1. Seçimli Kongre Yapma Zorunluluğu
Siyasal partiler ve doğaldır ki kanuni organları, varlık ve meşrui-
yetini topluluk iradesinden alırlar, seçimden alırlar. Bu irade üye olur,
delege olur; giderek iktidar/seçim bağlamında seçmen olur, millet olur.
Siyasi parti organında “seçilmemiş/atanmış kişinin” kurul üyeliği görevi
yapması, yönetim zorunluluğuna dayalı (dikey ilişkiden kaynaklanan)
geçici ve istisnai bir durumdur. Bir siyasi partinin zorunlu organlarında
atama yoluyla sürekli üye bulundurma, işin tabiatı (demokrasi kuralı)
gereği mümkün olmadıktan başka esasen hukuk (yasa) da buna izin
vermemektedir.
Yasa, 45/30 günlük süreleri, görevden alınan organların yerine se-
çimle yeni kurul oluşturmak üzere kongre yapmak için öngörmüştür. Bu
kongre, yalnızca görevden alınan organın seçimine yönelik olağanüstü
kongredir. Tüzükteki süreye göre olağan kongre dönemine girilmiş ise,
bu kongrede diğer organ seçimlerinin yapılması da mümkündür.
makaleler Ahmet İYİMAYA
145TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Yasadaki süreler içinde delege seçimlerinin yapılmaması ya da yapı-
lamaması halinde, kongre eski delegelerin huzuru ile gerçekleştirilir.
45/30 günlük süre içinde diğer organ seçimlerinin de gerçekleştiği
olağan kongre durumu hariç, görevden alınan kurul yerine olağan üstü
kongrede seçilen yeni kurulun görevi, görevden alınan kurulun bakiye
görev süresi kadardır. Başka deyimle seçimle gelen yeni kurulun görevi,
izleyen olağan seçimli kongrenin sonuçlarını doğurması (yeni seçim)
ile sona erer.
Hemen hemen bütün partilerin yaptığı, geçici yönetimin sürelerini
uzatma, yeni geçici kurul ataması gibi uygulamalar, açık bir yasa ihlali-
dir. Demokrasi hilesidir. Demokrasi kültürünün ve refleks yokluğunun
yarattığı serbest alanda oligarşinin at oynatmasıdır.
Oysa kamuoyu, parti-içi dinamikler ve medya bu konuda sürekli
olmak kaydı ile düşük yoğunluklu bir tepki koysa, “hukuk ve demokrasi”
nin gücü, oligarşiyi yuvasına hapseder.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi, oli-
garşinin can damarı görünümündeki bu ihlalleri –istisnai örnekler
hariç– uykusuna terk etmektedir. Denetim organlarının görevlerini
gereği gibi yerine getirmediklerini –hatta çoğu kez görev ihmali içinde
olduklarını– söylemek, bir hukuk duyarlılığıdır.(SPK 104)
2. Kayyım Atama Zorunluluğu
45/30 günlük sürenin dolması ile atanmış geçici yönetimin statü ve
görevi sona erer. Teşkilat, organsız kalmış olur. Teşkilat, fiil ehliyetini
geçici olarak kaybetmiş sayılır. Atayan organın atama yetkisi de sona
erdiğinden boşluğun tüzel kişinin (partinin) herhangi bir organınca veya
parti tarafından yürütülecek bir girişim (kongre) tarafından giderilmesi
olanağı yoktur.
Bu durumda yapılacak tek-iş, yönetim organına kayyım atamakta-
dır. Kişi veya kurul kayyımın görevi, teşkilatı süratle seçimli kongreye
götürmekten ibarettir.
13
(MK 49,75,427/4, SPK 121)
13
Öztan, Bilge, Prof. Dr., Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinde Organ Kavramı ve Organın
Fiillerinden Doğan Sorumluluk, Ank.1970, s. 79, 25; Gümüş, Mustafa Alper, Türk Me-
deni Hukukunda Kayyımlık, İst. 2006, s. 102-104, 112, 117, 131, 88, 89; Egger (V. Çer-
Ahmet İYİMAYA makaleler
146TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Nitekim aşağıda, özel bölümünde değinileceği gibi adli yargı, bu
hallerde kayyım atama uygulamasındadır. Ayrıca 45/30 günlük süreden
sonra partinin kongre girişimini, seçim yargısı iptal etmektedir. Geçici
yönetim kurulunun yetkisi sona erdiği için disiplin kuruluna sevkler,
hukuki sonuç doğurmamaktadır (SPK m. 57)
Bu uygulama, siyaset kurumunu, hukuk ve demokrasi zeminine
çekmek bakımından çok önemlidir. Bir yönüyle de siyasetin yargı yo-
luyla evcileştirilmesi, oligarşiye hukuk darbesi olayıdır.
Temennimiz, sebepsiz görevden alınmalara ve kongreyi 45/30
güne rağmen bloke etmelere karşı yargı yolunun mağdurlarca veya
üyelerce işletilmesidir. Bu yöntem, demokrasi kültürünün oluşumuna
da yardım edecektir.
3. Siyasi Partinin Seçimlere Katılma Ehliyetini Yitirme Riski
SPK’nın seçime katılma ehliyetini düzenleyen özel hükmü şöyledir:
“(31.3.1988-3420) Siyasi partilerin seçimlere katılabilmesi için illerin en az
yarısında, oy verme gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük
kongrelerini yapmış olması veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gurubu
bulunması şarttır.
Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçelerinin en az üçte bi-
rinde teşkilat kurmayı gerektirir” (m. 36). Yüksek Seçim Kurulu’nun görev
bağını da kurarak düzenlemede bulunan 298 sayılı Seçimlerin Temel
Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun’un aynı konudaki
hükmü şöyledir: “(31.3.1988-3420) Siyasi partilerin milletvekili genel ve ara
nis Çev.) Şahsın Hukuku Art. 393 N. 22. Kayyımlık, bir tedbir/ önlem hukukudur.
Gümüş’e katınılarak denebilirki kayyımlık “birbirinden çok farklı engel durumla-
rın bir sonucu ve çok farklı temsil ve koruma ihtiyaçlarını karşılayan bir müessese
olarak parçalanmış görünümlü, çok şekilli bir kurumdur. (intitution multiform).
Her kayyımlık sebebi bazında ayrı yorumlamayı zorunlu kılan bir çerçeve kav-
ramdır. (Gümüş, M. Alper, Prof., a. g. e., s. 3) Aynı şekilde Egger. a. g. e., Art. 392.
No: 2-3 Sözgelimi Yüksek Mahkeme, Boşalan ve muhtarsız köye yönelik (kanuni
hasım) tescil davasında, köy için kayyım atanmasına karar vermiştir (Y8HD.2000
t, 925/1847-E/K) Federal Mahkeme de kayyım alanını genişleterek tüm tüzel ki-
şiler hukukun teşmil uygulamasındadır. Kayyımlık için bkz., Y2HD. 30.6.1999 t.
5687/7576-E/K (İKİD, 2000 s. 14874)
makaleler Ahmet İYİMAYA
147TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
seçimlerine ve belediye başkanlığı ile belediye meclisi, il genel meclisi üyelikleri
genel ve ara seçimlerine katılabilmeleri için illerin en az yarısında, oy verme
gününden en az altı ay evvel teşkilat kurmuş ve büyük kongrelerini yapmış
olmaları veya Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde guruplarının bulunması
şarttır.
(31.3.1988-3420) Bir ilde teşkilatlanma, merkez ilçesi dahil o ilin ilçe-
lerinin en az üçte birinde teşkilat kurmayı gerektirir. Bu esaslar dairesinde
seçime katılabilecek siyasi partileri tespit ve seçimin başlangıç tarihinden on
gün, seçimin yenilenmesi halinde yenileme kararının ilanından sonraki beş
gün içinde ilan etmek” (m. 14/11).
Yürürlükteki hukukumuz, ilçe teşkilatları kurulmuş olsa dahi, il
teşkilatlarının kurulmamış olması halinde, o ilde partinin örgütlenme-
miş olduğu postulasına dayanır. Yasa, ayrıca ilçelerin en az üçte birinde
örgütlenmeyi zorunlu görmektedir. İl örgütü koşulu, SPK.19,36 hüküm-
lerinin birlikte (bütünlükçü) ve sistematik yorumundan ortaya çıkar.
Esasen kademe (teşkilatlar) şeması: “belde/ilçe/il/genel merkez” dizisinden
oluşur. Yasa, beldede örgütlenmeyi seçime katılma ehliyeti koşulu olarak
görmemiştir. İl-örgütünün kurulmamış olması (SPK m. 19), o ilin seçim
ehliyeti nisabında (hesabında) gözetilmemesi sonucunu doğurur.
45/30 günlük sürelerde kongre yapılarak boşalan organın seçimle
doldurulmaması, teşkilatı organsız bırakır (bkz., yukarıdaki tahliller).
“Yönetim kurulu” “başkan ve üyeleri ile;” zorunlu yasal organdır. (SPK m.
7, 19, 20). Yasal organı mevcut olmayan (organsız), teşkilat oluşmamış
teşkilattır.(MK m. 49) Bu durumda olan il ve ilçelerde seçime katılma
ehliyetinde aranan “teşkilatlanma koşulu” gerçekleşmemiştir.
Siyasi partiler pratiğinde iller toplamının en az yarısı görevden
alınmış ve 45/30 güne rağmen kongresi yapılmamış il/ilçe gerçeği,
rastlanmayacak bir olgu değildir.
Bu gerçek bağlamında yasa şöyle okunmalıdır: “Siyasi partilerin
seçimlere katılabilmesi için illerin en az yarısında, oy verme gününden en az
altı ay evvel görevden alınan organların yerine yasada öngörülen süreler içinde
yeni kurulun seçilmiş olması… şarttır.”
Hukuk budur. Hukukun mantığı budur. Siyasetin oldu bittileri,
hukuku ötelememelidir.
Ahmet İYİMAYA makaleler
148TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Bize göre, Yüksek Seçim Kurulu’nun “seçime katılabilecek siyasi
partileri tespit ve ilan” görevi (298 s. k. m. 14/11) bağlamında gerek doğ-
rudan (Any m. 79) ve gerekse Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı (SPK
104) aracılığıyla “organsız kalan parti örgütlerini” seçimden önceki altı
aylık süre ekseninde belirlemesi ve katılma nisabını bu gerçeğe göre
hesaplaması gerekir.
Hukukun doğru uygulanmaması, ehliyetin hukuka göre tespit
edilmemesi Anayasa’nın 79. maddesinde öngörülen bir “seçim yolsuz-
luğu” dur. Seçimlerin yargısal düzene bağlanması, yalnızca hakemlik
öğesinden değil, bununla birlikte seçim hukukunun bihakkın uygulan-
ması hassasiyetine bağlıdır. Esasen aşağıda kısmen metinleri verilecek
16.07.2005 t, 3450 sayılı, 06.08.2005 tarih ve 352 sayılı Yüksek Seçim
Kurulu içtihatlarının oturduğu hukuki zemin de aynı zemindir.
Sonuç olarak, görevden alınan örgüt yerine süresinde seçim yapıl-
mamak yoluyla oluşan boşluk ve organsız kalmaya muhatap örgütler,
seçime katılma nisabında gözetilemezler. Bu temelde belirlenecek ka-
tılma ehliyetinde yeter sayıya ulaşamayan parti, seçime katılamaz.
Yeter sayısının, seçimden en az altı ay evvel oluşmuş olması gerek-
tiğinden, sözgelimi boşluğun seçimden üç ay evvel (son altı ay içinde)
herhangi bir yolla giderilmesi, sonuca etkili değildir. Ehliyet, özellikle
iktidara talip siyasal partide ehliyet, bütün unsurları ile kamu düze-
ninden olup uygulama muhataplarının (Yüksek Seçim Kurulu yargısı
dahil) re’sen ve harfiyyen nazara almaları asıldır.
Demokrasi de kuralına göre bir oyundur. Kural ihlali, neticeyi yok
eder. Ehliyeti düzenleyen her iki hükmün buyurucu niteliği tartışma-
sızdır (SPK: 36, 298 S. K. 14/11). Seçimden altı ay evvel teşkilat yeter
sayısını bulamayan bir parti, bir gün sonra bütün Türkiye’de teşkilat-
lansa dahi seçime katılamaz.
Kayyımın ikame ve yasal organ niteliği teoride kabul edilmektedir.
14
Bize göre de seçimden altı ay evvel kayyımın atandığı teşkilatların seçim
ehliyetinde gözetilmeleri gerekir.
14
Gümüş, M. Alper, Prof. Dr., a. g. e., s. 104. Öztan, Bilge, Prof. Dr., a. g. e., s. 88-93.
makaleler Ahmet İYİMAYA
149TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
V. SORUNLA İLGİLİ YARGI UYGULAMALARI
1. Kayyımlık Hukuku Yönünden
Bir partinin Niğde il örgütünün görevden alınıp geçici yönetimin
45 gün içinde kongreyi toplamaması üzerine örgüte kayyım atanması
için bir parti üyesi tarafından sulh hukuk mahkemesine yapılan başvuru
kabul edilmiş, kayyım kurulu tayin edilmiştir. Bu yazımızın dipnotun-
da kararı aynen veriyoruz.
15
Amacımız benzeri başvurularda emsal
15
Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi 02.06.2005 t, 148/119-E/K. Kararda şöyle denmiştir:
“G. düşünüldü. Davacı tedbir dilekçesinde özetle, Niğde İl Başkanı ve il Yönetim
Kurulu 18.2.2004 tarihinde Merkez Yönetim Kurulu kararı ile görevden alındığını,
bu kararın kendilerine 18.02.2004 tarihinde tebliğ edildiğini, İl Başkanı olarak Ke-
mal Göncü’nün onanarak atandığını, kurulun uzun süre sonra görevini sona er-
dirdiğini, bu kez yerine Sefa Erdoğan’ı kayyum heyeti atandığını, Kurulun görevi
CHP tüzüğünün 44/B maddesi gereğince 45 gün içinde sadece olağanüstü Kongre
yapmak ile sınırlı olduğunu, Siyasi Partiler Yasası’nın 19. maddesi 5. bendinde ise,
işten el çektirme kararının İl Yönetim Kurulu’na bildirilmesinden İtibaren 45 gün
içinde İl Kongresi toplanarak İl Yönetim Kurulu’nu seçileceğinin bu süre içinde
yeni delegeler seçilmiş değilse kongrenin eski delegelerle toplanacağının belirtildi-
ğini, CHP Tüzüğü’nün 44/B M maddesi de olağanüstü kongrelerin aynı şekilde 45
gün İçinde yapılmasını düzenlendiğini, siyasi Partiler Yasası’nın emredici hükmü-
ne uygun davranmamışlar ve 45 gün geçmesine rağmen Kongrenin yapılmadığını,
bu konuya itiraz ettiğini, İtirazın parti tarafından ret edildiğini, Kongre yapılmasını
Niğde 3. Noterliği kanalı ile bildirdiklerini, bir sonuç alamadığını, bu durumlardan
dolayı CHP Tüzüğü’nün ilgili maddelerine muhalefet etmek suçundan CHP Genel
Sekreterini Yargıtay Başsavcılığı’na şikayet ettiğini, bu nedenle dava açmak zorun-
da kaldıklarını, Niğde’deki bu uygulamanın Siyasi Parti Kanunu’na aykırı olması
ve ayrıca Tüzüklerine de aykırı olması nedeniyle yargı makamlarının verdiği karar
ile kongre yaptığı kökleşmiş İçtihat haline geldiğini, Anayasa’nın 68.maddesinde
Siyasi Partiler hayatın vazgeçilmez unsurlarıdır, yine 69. madde Siyasi partilerin fa-
aliyetleri parti İçi düzenlemeleri ve çalışmaları demokrasi ilkelerine uygun olması
gerektiğinin belirtildiği, Niğde İl Geçici Kurulunun Olağanüstü Kongresi yapma-
masının Anayasa’ya ve siyasi parti yasasına ve CHP Tüzüğü’ne aykırı olduğunu,
hukuka aykırılık halen ısrarla devam ettiğini, yasal gerekçeler karşısında yetkisiz
olan mevcut Niğde CHP il geçici Kurulu’nun Kongre çalışmalarının durdurulması
için tedbir konulmasına, Anayasa’nın genel ilkeleri ve yasasının emredici hükmüne
uygun olarak açıklanan gündem ile olağanüstü Niğde İl Kongresi’nin yapılmasına
karar verilmesini, geçici kurulun olağanüstü iI kongresi çalışmalarını başlatmak
üzere tedbiren oluşturulmasına karar yerilmesini istemiştir.
Davalılara
usulüne uygun olarak tebligat çıkartılmış, davalılardan CHP Niğ-
de İl Başkanlığı vekili, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğunu, Siyasi Par-
tiler Yasası’nın 15. maddesine göre de husumet itirazında bulunduklarını, İl
Başkanlığı’na husumet yöneltilemeyeceğini, delege tespitinin kongre takvimi sü-
reci işlemeye başlamış olup takvimin CHP Genel Merkezi’nce belirlendiğini, tedbir
isteğinin esastan reddine karar verilmesini talep etmiş, Ankara CHP Genel Başkan-
lığı ile cevap dilekçesinde ihtiyati tedbir İsteğinin usulsüz ve hukuka aykırı olarak
Ahmet İYİMAYA makaleler
150TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
olarak kullanılmayı sağlamak ve siyaset kurum unu hukuk zeminine
çekecek çabaların (başvuruların) yaygınlaşmasına destektir. Giderek
bu konuda hukuki duyarlığın ve demokrasi kültürünün oluşması he-
deflenmektedir.
Karar, iş bölümü itibariyle birkaç daire seyahatinden ve ayları alan
incelemeden sonra Yargıtay Yüksek 2. HD’ce aynen onamıştır.
16
açılan davanın görev yetki ve husumet itirazları göz önünde bulundurularak esas
yönünden reddedilmesine karar verilmesi istenmiştir.
Dosyadaki
kanıtların değerlendirilmesinde, Niğde CHP İl Örgütü Merkez Yöne-
tim Kurulu’na 25.04.2004 tarihinde görev de yerine geçici kurul oluşturulmuştur.
Seçilen
bu geçici kurulun görevi 45 gün İçinde il kongresini toplayarak yeni da-
imi kurulu seçmektir. Davalı Parti Başkanlığı’nı cevap dilekçesinde Niğde CHP İl
Örgütü’nü görevden aldıktan sonra 45. gün İçinde il kongresini toplayıp yeni II
yönetimini seçmediği anlaşılmıştır. Siyasi Partiler Kanunu’nun anılan konudaki
süreye ilişkin hükmü açık ve kesin olup hangi nedenle olursa olsun bu sürenin
uzatılması mümkün değildir. CHP Merkezi Karar ve yönetim Kurulu’nun Kararı
ile işten el çektirilen Niğde İl Yönetim Kurulu’nun el çektirilme tarihinden İtibaren
45 gün İçinde il kongresini toplayarak Siyasi Partiler Kanunu’nun 19. maddesi açık
hükmüne rağmen yasal zorunluluğu yerine getirmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle
45 gün İçinde yeni delege de seçilemediğinden eski delegelerle il kongresini topla-
yarak seçim yapmak üzere aşağıdaki kayyum heyetinin seçilmesine karar verilmiş
aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçede açıklandığı üzere,
1. Davacının davasının kabulü ile, CHP Niğde İl Örgütü’nün olağan üstü top-
lantısını yapmak üzere ve genel kurulu toplantıya çağırmak üzere parti üyelerin-
den İskender Ceylan, H. Ahmet Gemici, Mustafa Genç, Serdar Dinçer, Hüsnü Işık,
Mehmet Yüksel, Ahmet Bülbül’ün Dernekler Kanunu’nun 20. maddesi, CHP Parti
Tüzüğü’nün 44. maddesi Siyasi Partiler Kanunu’nun I9. maddesi gereğince GÖ-
REVLENDİRİLMELERİNE,
Yasa
yolu açık olmak üzere davacının ve davalı vekilinin yüzüne karşı diğer
davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
16
Y2 HD 27.12.2005 t, 20548/18375-E/K. Kararda aynen şu sonuca varılmıştır: “Ta-
raflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece veri-
len ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup
gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki
yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özel-
likle d e l i l l e r i n takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan
bütün temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMA-
SINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, peşin alınan
harcın mahsubuna, iş bu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme
yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.12.2005 Salı”
makaleler Ahmet İYİMAYA
151TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
2. Süre Geçtikten (45/30 Günlük Süreler Dolduktan) Sonra
Kongrenin Kayyıma Rağmen Parti Tarafından
Yapılamazlığı Yönünden
Niğde olayında kayyıma muhatap parti, kongreyi bizzat toplama
kararı almış, gün belirleme ve çağrı işlemleri tamamlanan, fakat parti-
nin kongre toplama yetkisinin sona ermesi ve benzeri gerekçelerle vaki
şikayet üzerine kongre, ilçe seçim kurulunca iptal edilmiş ve bu görevin
kayyım tarafından yerine getirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
17
17
Niğde İlçe Seçim Kurulunun 3.7.2005. t, 11 sayılı kararı. Kararda “İlçe Seçim Ku-
rulu Başkanlığımızca 12.7.2005 tarihli CHP İlçe Kongresi seçimine ilişkin belge ve
evraklar celp edilmiş ve itiraz dilekçesi ve ekindeki belge ve evraklarda birlikte
değerlendirilmeye alınmıştır.
Yapılan
belge ve evraklar üzerindeki inceleme sonucunda CHP Merkez İlçe
Başkanlığı’nca 27.6.2005 tarihi itibarı ile CHP Merkez İlçe Kongresi talebinde bulu-
nulduğu ve ekte 222 kişiden ibaret delege listesini de ibraz ettikleri gözlendi.
İtiraz
dilekçesinde Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin CHP geçici yönetim ku-
rulunun görevden alınmasına ilişkin kayyum heyeti seçimine ilişkin Niğde Sulh
Hukuk Mahkemesi’ndeki yargılamanın devam ettiği ve duruşmasının 20.7.2005
tarihine verildiği keza, yine aynı mahkemenin bu kez CHP geçici İl Yönetim
kurulu’nun iptal edilip yerine kayyum heyetinin tespit edildiğine ilişkin 2005/148-
119 esas ve karar sayılı 2.6.2005 tarihli Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin karar
suretinin olduğu ve delege seçiminde usulsüzlük iddiasına ilişkin bir kısım tutanak
suretlerinin de eklenmiş olduğu anlaşıldı.
Yapılan
bu incelemeler sonucunda itiraz eden tarafın delege listesine yönelik
itirazının listenin 4.7.2005 tarihinde askıya çıkacağı dilekçelerin ise 1.7.2005 tarihi
itibarı ile verildiği göz önüne alınarak delege listesinin iptaline ilişkin talebin süre
yönünden REDDİNE,
İlçe
yönetim kurulu yönü ile ise her ne kadar mahkeme kararı ile ilçe geçici
yönetim kurulunun fes edildiği ve kayyum heyeti atandığına ilişkin bir mahkeme
kararı yok ise de CHP Tüzüğü’nün 44. maddesinin c fıkrası gereğince ilçe geçici
yönetim kurulunun 30 gün içinde seçimleri yapmakla görevli ve yetkili olduğu
ancak 30 günlük yasal süresi içerisinde geçici yönetim kurulunun ilçe teşkilatı-
nı ilçe kongresine götürmediği anlaşıldığından bu durumda CHP ilçe yönetim
kumlunun fiilen mevcut bulunmadığı bundan dolayı CHP Niğde İlçe Teşkilatı’nın
12.7.2005 tarihli organ seçimlerinin yapılması kanunen mümkün olmadığı göz
önüne alınarak itirazın bu cihetle kabulu ile 12.7.2005 tarihli seçim günü alınmak
kaydı ile seçimlerin yenilenmesine ilişkin aşağıdaki şekilde 2820 sayılı Siyasi Par-
tiler Kanunu’nun 12. maddesi ve CHP Tüzüğü’nün 50/c.maddesi gereğince kesin
karar verilmesi yoluna gidilmiştir.
Karar
Yukarda açıklanan gerekçeler nazara alınarak;
1.
İtiraz sahiplerinin söz konusu delege listesi askıya çıkmadan itirazda bulun-
dukları göz önüne alınarak bu yöndeki itirazın askı süresi içerisinde yapılması ge-
rektiğinden bu yöndeki itirazın açıklandığı gibi süre yönünden REDDİNE,
2.
Mevcut hali ile CHP Niğde İlçe Yönetim Kurulu ve geçici yönetim kurulu
yasa gereği bulunmadığından mevcut geçici ilçe yönetim kurulunun ilçe teşkila-
Ahmet İYİMAYA makaleler
152TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Niğde il seçim kurulu, itiraz üzerine, ilçe seçim kurulunun kararını
kaldırmış ve fakat Yüksek Seçim Kurulu, ilçe seçim kurulu kararının
doğru olduğu sonucuna varmış,
18
oy çokluğu ile sonuçlandırdığı itirazın
tının kongre seçimine götürme yetkisi de yasa gereği bulunmadığından 12.7.2005
tarihinde yapılacak CHP Niğde İlçe Kongresi’nin İPTALİNE,
3.
Yeni atanacak Kayyum heyetinin 3.8.2005 - 3.9.2005 tarihleri arasında İlçe Se-
çim Kurulu Başkanlığından seçim günü almaları kaydı ile seçimin yenilenmesine,
karardan birer suretin itiraz eden taraflara ve CHP İlçe Başkanlığına tebliğine iliş-
kin 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 12. maddesi ve CHP Tüzüğü’nün 50/c.
maddesi gereğince KESİN olarak karar verilmiştir. 3.7.2005”
18
YSK’nun 16.7.2005. t, 340 sayılı kararı. Kararda şöyle denmiştir: “Kurulumuz Baş-
kanlığına Üzeyir Baştürk ve Tevfik Caymaz tarafından verilen müşterek imzalı
dilekçede; Cumhuriyet Halk partisi Niğde Merkez İlçe Başkanlığı’nca 12 Tem-
muz 2005 günü Merkez İlçe olağan kongresini yapmak üzere Merkez İlçe Seçim
Kurulu Başkanlığı’na başvurulduğu, görevi dolmuş ve yetkisi bitmiş olan geçici
kurulun hukuken kongre yapmasına sıfatı olmadığı ve bu nedenle geçici kurul ta-
rafından yapılmak istenen Merkez İlçe Kongresi’nin iptali ile Niğde Sulh Hukuk
Mahkemesi’nce atanacak Kayyum Heyeti’nin uygun bir tarihte kongre yapılmasına
karar verilmesinin talep edildiği, yapılan itiraz sonucu Niğde Merkez İlçe Seçim
Kurulu Başkanlığı’nca 03.07.2005 tarih ve 2005/11 sayılı karar ile itirazın kabul
edilerek Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Kongresi’nin iptal edildi-
ği ve Sulh Hukuk Mahkemesi’nce yeni atanacak Kayyum Heyeti’nin 03.08.2005-
03.09.2005 tarihleri arasında İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’ndan seçim günü almala-
rı kaydı ile seçimin yenilenmesine karar verildiği, bu karara karşı İl Seçim Kurulu
nezdinde yapılan itirazın ise Niğde İl Seçim Kurulu’nun 08.07.2005 gün ve 2005/10
sayılı kararı ile, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın 2005/11 sayılı kararının ortadan
kaldırılmasına karar verildiği, oysa 2820 sayılı kanunun 21. maddesi gereği İlçe Se-
çim Kurulu Başkanı’nın vermiş olduğu kararın kesin nitelikte olduğu ve İlçe Seçim
Kurulu Başkanlığı’nın söz konusu 2005/11 sayılı kararının aynen geçerli sayılması
gerektiği belirtilerek, Niğde İl Seçim Kurulu’nca verilen 08.07.2005 gün ve 2005/10
sayılı kararının kaldırılarak ilçe kongresinin iptaline karar verilmesi istenilmiş ol-
makla, konu incelenerek;
GEREĞİ
GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
2820
sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 20. maddesinde; delege seçimleri ile ilçe
teşkilatının yapısı ve oluşum esasları açıklanmış, ayrıca ilçe başkanı ile ilçe yöne-
tim kurulunun seçim şekli ve il yönetim kurulunca veya merkez karar ve yönetim
kurulunca hangi hallerde ve nasıl el çektirileceği ve geçici yönetim kurulunun na-
sıl oluşturulacağının parti tüzüğünde gösterileceği belirtilmiş ve işten el çektirme
kararının ilçe yönetim kuruluna bildirilmesinden otuz gün içinde ilçe kongresinin
toplanarak yeni ilçe yönetim kurulunun seçileceği öngörülmüş,
Aynı
Kanun’un 21. maddesinin 2-3-4. fıkralarında; “Seçim yapılacak büyük kong-
reyle il ve ilçe kongrelerinin toplantılarından en az on beş gün önce, kongreye katılacak parti
üyelerini belirleyen listeler, büyük kongreyle il kongreleri için Yüksek Seçim kurulunun
önceden belirleyeceği seçim kurulu başkanına, ilçe kongreleri için o yer ilçe seçim kurulu
başkanına, ilçede birden fazla ilçe seçim kurulunun bulunması halinde birinci ilçe seçim
kurulu başkanına iki nüsha olarak verilir. Ayrıca toplantının gündemi, yeri, günü, saati ile
çoğunluk sağlanamadığı takdirde yapılacak ikinci toplantıya ilişkin hususlar da bildirilir.
Seçim
kurulu başkanı, gerektiğinde ilgili kayıt ve belgeleri de getirtip incelemek suretiyle
makaleler Ahmet İYİMAYA
153TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
varsa noksanları tamamlattırdıktan sonra seçime katılacakları belirleyen liste ile yukarıdaki
fıkrada belirtilen diğer hususları onaylar. Onaylanan liste ile toplantıya ilişkin diğer husus-
lar kongrenin toplantı tarihinden yedi gün önce siyasi partinin ilgili teşkilatının bulunduğu
binada asılmak suretiyle ilan edilir. İlan süresi üç gündür.
İlan
süresi içinde, listeye yapılacak itirazlar hakim tarafından incelenir ve en geç iki gün
içinde kesin olarak karara bağlanır. Bu suretle kesinleşen listeler ile toplantıya ilişkin diğer
hususlar, hakim tarafından onaylanarak siyasi partinin ilgili teşkilatına gönderilir.” Hük-
müne yer verilmiştir.
12
Temmuz 2005 günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez
İlçe Kongresi seçimi ile ilgili olarak yapılan itiraz üzerine ne gibi bir işlem yapılması
hususunda tereddüde düşülen konu hakkında Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu
Başkanlığı’nın 01.07.2005 gün ve 2005/100 sayılı yazısı ile görüş talebinde bulunul-
muş olup, Yüksek Seçim Kurulu’nun 02.07.2005 gün ve 2005/315 sayılı kararı ile de;
Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Kongresi ile ilgili olarak İlçe seçim ku -
rulu Başkanlığı’nın yazılarında belirtilen konularda, İlçe Seçim Kurulu Başkanı’nca
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanununun 20. ve 21. maddeleri ile ilgili siyasi partinin
Tüzük ve yönetmeliklerin birlikte incelenerek karar verilmesi gerektiğinden, itiraz
konusu hakkında Yüksek Seçim Kurulu’nca görüş bildirilmesinin mümkün olma-
dığına, Karar verilmişti.
Yüksek
Seçim Kurulu’nun 2005/315 sayılı kararı üzerine; Niğde Merkez İlçe se-
çim Kurulu Başkanlığı’nın 03.07.2005 tarih ve 2005/11 sayılı kararı ile “Cumhuri-
yet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe yönetim kurulu ve geçici yönetim kurulunun
yasa gereği bulunmadığından mevcut geçici ilçe yönetim kurulunun ilçe teşkila-
tının kongre seçimine götürme yetkisi de yasa gereği bulunmadığı gerekçesiyle,
12.07.2005 tarihinde yapılacak ilçe kongresinin iptaline ve yeni atanacak kayyum
heyetinin 03.08.2005 - 03.09.2005 tarihleri arasında ilçe seçim kurulu başkanlığın-
dan seçim günü almaları kaydı ile seçimin yenilenmesine,”
Niğde
İl Seçim Kurulu yapılan itiraz üzerine, Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu
Başkanlığı’nca verilen “12.07.2005 günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi
Niğde Merkez İlçe kongresinin iptaline yeni atanacak kayyum heyetinin ilçe seçim
kurulu başkanlığından seçim günü almaları kaydı ile seçimin 03.08.2005- 03.09.2005
tarihleri arasında yenilenmesine” ilişkin 03.07.2005 tarih ve 2005/11 sayılı kararının
tam kanunsuzluk hali bulunduğu gerekçesiyle, Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu
kararının ortadan kaldırılmasına 08.07.2005 tarih ve 2005/10 sayı ile,
Niğde
Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı, İl Seçim Kurulu’nca kongrenin ipta-
line ilişkin kararın ortadan kaldırılmasına karar verildikten sonra delege listesi ile
ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulu’ndan görüş bildirilmesi talebinde bulunulmuş ve
Yüksek Seçim Kurulu’nun 09.07.2005 günlü, 2005/329 sayılı kararı ile de; 2005/315
sayılı Kurulumuz karanının göz önüne alınarak, 2820 sayılı kanunun 21 maddesi
gereğince karar verme yetki ve görevinin sadece İlçe Seçim Kurulu Başkanı’na ait
bulunduğundan, Yüksek Seçim Kurulu’nun İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın yazı-
larında belirtilen konularda görüş bildirilmesine yer olmadığına,
Karar
verildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda
sözü edilen kanun hükümlerinden anlaşıldığı üzere; Niğde Merkez
İlçe seçim Kurulu Başkanı’nca kurulumuzun 02.07.2005 tarih ve 2005/315 sayılı ka-
rarı da göz önüne alarak vermiş olduğu “mevcut hali ile Cumhuriyet Halk Partisi
Niğde Merkez İlçe Yönetim Kurulu ve geçici yönetim kurulu yasa gereği bulun-
madığından mevcut geçici yönetim kurulunun ilçe teşkilatının kongre seçimine
Ahmet İYİMAYA makaleler
154TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
götürme yetkisi de yasa gereği bulunmadığından, 12.07.2005 tarihinde yapılacak
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresi’nin iptaline” ilişkin 03.07.2005 tarih 2005/11
sayılı kararının 2820 sayılı Siyasi partiler Kanunu’nun 21. maddesi gereğince kesin
olduğu ve kararın ve içeriğinin tam kanunsuzluk hali taşımadığından,
Niğde
İl Seçim Kurulu, Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresi’nin iptaline ilişkin
Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı kararının kesin nitelikte bulunması ve
kararın içeriği itibariyle tam kanunsuzluk hali içermemesi nedeniyle, Niğde Mer-
kez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca verilen 03.07.2005 tarih 2005/11 sayılı kararı
itiraz sonucunda incelenerek 2820 sayılı kanunun 21. maddesi gereğince inceleyip
karar verme yetkisi bulunmamaktadır,
Bu
nedenle;
Niğde
Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca kesin olarak verilen ve yukarıda
sözü edilen kararı inceleyerek “Tam Kanunsuzluk nedeniyle Niğde Merkez İlçe Seçim
Kurulu Başkanlığı’nın kararının ortadan kaldırılmasına” ilişkin Niğde İl Seçim Kuru-
lu kararının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 21. maddesine aykırı olduğu
ve kararın veriliş biçimi ve şekli nedeniyle 298 sayılı Kanunun 130. maddesinde
belirtilen tam kanunsuzluk halini içerdiğinden Niğde İl Seçim Kurulu tarafından
verilen 08.07.2005 tarih 2005/10 sayılı kararının tam kanunsuzluk nedeniyle ipta-
line, Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez ilçe kongresinin Niğde Merkez İlçe
Seçim Kurulu Başkanlığı’nca verilen 03.07.2005 tarih 2005/11 sayılı kararına göre
yapılmasına ve 19.07.2005 tarihinde yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi İlçe
Kongresi’nin geçersiz sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İtirazın kabulü ile Niğde İl Seçim Kurulu’nca verilen 08.07.2005 günlü, 2005/10
sayılı kararın kaldırılmasına,
2-Yüksek Seçim Kurulu kararı doğrultusunda verilen ve Cumhuriyet Halk Par-
tisi Niğde Merkez ilçe kongresi seçiminin iptali ile kongrenin Niğde Merkez İlçe
Seçim Kurulu Başkanlığı’nın belirleyeceği günde yapılmasına ilişkin 03.07.2007 ta-
rih 2005/11 sayılı kararına göre işlem yapılmasına ve 19.07.2005 tarihinde yapılacak
olan Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresi’nin geçersiz sayılmasına,
3- Karar örneğinin Niğde İl ve Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlıkları ile Üzeyir
Baştürk ve Tevfik Caymaz’a gönderilmesine, 16.07.2005 tarihinde oyçokluğu ile ka-
rar verildi”. Değerli kurul üyesi Yüksek Yargıç Yılmaz Derme’nin muhalefet şerhi
şöyledir: “İlçe Seçim Kurulu Başkanlarının, siyasi partilerin tüzüklerine göre kong-
reye iştirak edecek delegeleri belirleyip kesinleştirilmesinde hiçbir yasal görevi
mevcut değildir. Bu partilerin iç sorunudur. Delege seçiminde tüzüğe veya yasaya
aykırılık iddia ediliyor, delegeliğin iptali isteniyorsa bunun çözüm yeri yargı merci-
leridir. İlçe seçim kurulu başkanlarının yargılama yapmadan delilleri toplamadan,
tarafların itirazlarını almadan, üstelik temyiz yolu bulunmayan kesin kararlarla so-
runa çözüm getirmesi mümkün olmadığı gibi yasaya da aykırı olur.
İlçe
seçim kurullarının Anayasa ve seçim kanunlarında yazılı görev ve yetkileri
bu yasalarda belirtilen genel seçimlerle ilgilidir. Yasalar bunun dışında ilçe seçim
kurulu başkanlarına siyasi partiler, odalar, borsalar, barolar, sendika ve derneklerin
organ seçimlerini denetleme yetkisini de vermişlerdir. Ancak, bu yetkinin organları
seçecek ve tüzüğe göre belirlenmiş delegelerin seçimini de denetlenmesini kapsa-
madığı açıktır. Bu seçimlerde ilçe seçim kurulu başkanları parti veya teşekkülün
yetkili organınca verilecek delege listesini şeklen inceleyip ilanını sağlama ve itiraz
makaleler Ahmet İYİMAYA
155TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
tekrarında Yüksek Kurul, oy birliğine ulaşmış ve böylelikle uygulama,
seçim hukukumuz yönünden kökleşmiştir.
19
olursa karara bağlayıp kesinleştirmekle görevlidirler.
İlçe
seçim kurulu başkanlarının siyasi partilerin kongrelerini yapıp yapamayaca-
ğına veya yapılmış bir kongreyi iptale yetkileri de yoktur. Ancak delege listelerin-
deki eksiklikleri tamamlatmak organ seçimini denetlemek, itiraz olursa kesin karar
vermek ve şartları oluştuğunda yalnızca kongrenin seçime ilişkin gündemini iptal
ve seçimi yenileme yetkileri mevcuttur.
Netice
olarak, ilçe seçim kurulu başkanlarının delege seçimleri ile ilgili kararları
yetki ve görevsizlik nedeni ile yok sayılmak, keza partilerin yasa ve tüzükleri gere-
ği yetkili organlarınca yapılması gereken kongrelerin yapılıp yapılmayacağına ve
iptaline dair yargının yetkisindeki yasadan kaynaklanmayan kararlar verilmeme-
lidir.. Bu kurallara uyulmadan verilen Yüksek Seçim Kurulu kararındaki çoğunluk
görüşüne katılmamaktayım”.
19
YSK’nun 6.8.2005 t, 352 sayılı kararı. Kararda “tam-kanunsuzluk” formatı temelinde
ulaşılan sonuç şudur: “Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı aracılığı ile ku-
rulumuz başkanlığına gönderilen Tevfik Caymaz imzalı dilekçede; Yüksek Seçim
Kurulu’nun 16.07.2005 tarih ve 340 sayılı kararı ile kesinleşen Niğde Merkez İlçe
Seçim Kurulu Başkanlığı’nın 03.07.2005 tarih ve 2005/11 sayılı kararına göre mah-
kemece seçim yapmaya yetkili yeni Kayyum Heyeti tarafından ilçe kongresi seçimi
yapılması gerektiği halde, Yüksek Seçim Kurulu kararı uyarınca kabul edilen ya-
sal olarak kongre yapmaya yetki ve sıfatı olmayan Cumhuriyet Halk Partisi Niğde
Merkez İlçe Geçici Kurulu’nun 15.08.2005 tarihinde kongre yapması uygun görülen
Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu’nun 26.07.2005 tarihli ve 2005/120 sayılı yazısı
ile belirtilen 15 Ağustos 2005 günü yapılacak olan Cumhuriyet Halk Partisi Niğde
Merkez İlçe Kongresi’nin iptali ile Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi’nde devam eden
davada yeni atanacak Kayyum Heyetinin talebi üzerine Niğde Merkez İlçe Seçim
Kurulu Başkanlığı’nca uygun görülecek bir tarihte ilçe kongresinin yapılmasına
karar verilmesi istenilmiş olmakla, konu incelenerek; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜ-
ŞÜNÜLDÜ: Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Kongresi seçimi ile ilgili
olarak yapılan itiraz üzerine, Yüksek Seçim Kurulu’nca; Niğde Merkez İlçe Seçim
Kurulu Başkanı’nca kurulumuzun 02.07.2005 tarih ve 2005/315 sayılı kararı da göz
önüne alarak vermiş olduğu “mevcut hali ile Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Mer-
kez İlçe Yönetim Kurulu ve geçici yönetim kurulu yasa gereği bulunmadığından
mevcut geçici yönetim kurulunun ilçe teşkilatının kongre seçimine götürme yetki-
si yasa gereği bulunmadığından, 12.07.2005 tarihinde yapılacak Cumhuriyet Halk
Partisi İlçe kongresinin iptaline” ilişkin 03.07.2005 tarih 2005/11 sayılı kararının
2820 sayılı Siyasi partiler Kanunu’nun 21. maddesi gereğince kesin olduğu ve kara-
rın ve içeriğinin tam kanunsuzluk hali taşımadığından, Niğde İl Seçim Kurulu’nun,
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresinin iptaline ilişkin Niğde Merkez ilçe Seçim
Kurulu Başkanlığı kararının kesin nitelikte bulunması ve kararın içeriği itibariy-
le tam kanunsuzluk hali içermemesi nedeniyle, Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu
Başkanlığı’nca verilen 03.07.2005 tarih 2005/11 sayılı kararı itiraz sonucunda ince-
lenerek 2820 sayılı Kanunu’nun 21. maddesi gereğince inceleyip karar verme yetkisi
bulunmadığı sonucuna varılmış ve Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca
kesin olarak verilen ve yukarıda sözü edilen kararı inceleyerek “Tam Kanunsuzluk
Ahmet İYİMAYA makaleler
156TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
nedeniyle Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nın kararının ortadan kaldı-
rılmasına” ilişkin Niğde İl Seçim Kurulu kararının 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanu-
nunun 21. maddesine aykırı olduğu ve kararın veriliş biçimi ve şekli nedeniyle 298
sayılı Kanunun 130. maddesinde belirtilen tam kanunsuzluk halini içerdiğinden
Niğde İl Seçim Kurulu tarafından verilen 08.07.2005 tarih 2005/10 sayılı kararının
tam kanunsuzluk nedeniyle iptaline, Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe
Kongresi’nin Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca verilen 03.07.2005 ta-
rih 2005/11 sayılı kararına göre yapılmasına ve 19.07.2005 tarihinde yapılacak olan
Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresi’nin geçersiz sayılmasına karar verilmiştir.
Olayımızda, kurulumuzun söz konusu 2005/340 sayılı kararıyla kesinleşen
Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 03.07.2005 tarih ve 2005/11 sayılı
kararına göre mahkemece seçim yapmaya yetkili kılınacak yeni Kayyum Heyeti
tarafından ilçe kongresi seçimi yapılması gerektiği halde, bu kez kongre yapmaya
yetki ve sıfatı olmayan Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Geçici Kurulu
tarafından kongre yapılmak üzere talepte bulunulmuş ve Niğde Merkez ilçe Se-
çim Kurulu Başkanlığı’nca da kongre yapılma talebi uygun görülerek, talep edilen
15.08.2005 tarihinde kongrenin yapılması yolunda ilan edilmiştir.
Oysa, itiraz dilekçesinde ve Yüksek Seçim Kurulu’nun 2005/340 sayılı kararın-
da da belirtildiği üzere, Geçici Yönetim Kurulunun ilçe teşkilatını kongre seçimine
götürme yetkisi yasa gereği bulunmamasına karşın, Niğde Merkez İlçe Seçim Ku-
rulu Başkanı itiraz üzerine verilmiş olan Yüksek Seçim Kurulunun 2005/340 sayılı
kararını göz ardı ederek aynı geçici kurul tarafından yapılan kongre yapma talebini
uygun bulmuş ve daha evvelinde İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı’nca verilmiş olan
03.07.2005 tarih, 2005/11 sayılı kararını da hiçe saymıştır.
Kaldı
ki, konu ile ilgili olarak Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılan dava halen
devam ettiği gibi, yeni Kayyum Heyeti de atanmış değildir.
Bu
bakımdan, koşulların ve şartların hiç değişmemiş olması karşısında, yetkisi ve
sıfatı bulunmayan Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Geçici Kurulu’nun
talebi üzerine, Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanı’nca İlçe Kongresi’nin
15.08.2005 tarihinde yapılması yönünde yapmış olduğu işlem yasaya ve Yüksek
Seçim Kurulunun 2005/340 sayılı kararına aykırılık teşkil ettiğinden, Cumhuri-
yet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Kongresi seçiminin Yüksek Seçim Kurulu’nun
2005/340 sayılı kararı ile verilip kesinleşen Niğde Merkez ilçe Seçim Kurulu Baş-
kanlığının 2005/11 sayılı kararları doğrultusunda yapılmasına ve 15.08.2005 tari-
hinde yapılmasına karar verilen Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Kongresi’nin yasal
dayanağı bulunmadığından geçersiz sayılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
SONUÇ:
Yukarıda
açıklanan nedenlerle;
1. İtirazın kabulü ile, Cumhuriyet Halk Partisi Niğde Merkez İlçe Kongresi seçi-
minin Yüksek Seçim Kurulu’nun 2005/340 sayılı kararı ile verilip kesinleşen Niğde
Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlığının 2005/11 sayılı kararları doğrultusunda
yapılmasına ve 15.08.2005 tarihinde yapılmasına karar verilen Cumhuriyet Halk
Partisi İlçe Kongresi’nin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz sayılmasına,
2. Karar örneğinin Niğde il ve Niğde Merkez İlçe Seçim Kurulu Başkanlıkları ile
Tevfîk Caymaz’a gönderilmesine, 06.08.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi”.
makaleler Ahmet İYİMAYA
157TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
3. Sürenin Dolması İle Görevi Sona Eren Geçici Kurulun
Parti Adına Hiçbir İşlem Ve Tasarrufta Bulunamaması
Yönünden
Geçici yönetim, meşruiyetini kanundan (SPK m. 19, 20) alan, gö-
rev süresi kesin ve sınırlı olarak yasada belirtilen bir kuruldur. Yasada
öngörülen sürelerin dolması ile geçici yönetimin statüsü ve yetkileri
sona erer. Bu süreden sonra parti adına yapılmış hiçbir işlem (temsil,
sözleşme ve diğerleri) geçerli değildir. Bu süre dolduktan sonra geçici
yönetim tarafından parti adına yapılan hiçbir işlemden parti sorumlu
tutulamaz. Bu durumda hukuki sorumluluk, doğrudan ve kişisel olarak
geçici yönetimindir.
Belirtilen hukuki sonuç, üst–organlarca– söz gelimi merkez teşkila-
tınca-ortadan kaldırılamaz ve önlenemez. Yetkisiz kişilerin parti adına
yaptıkları işlemler, partinin icazeti ile de geçerlik kazanmaz.
Ehliyet hukuku, kamu düzenindendir. Siyasal partileri bu ilkeden
bağışık tutacak bir istisnayı ve imtiyazı (!) yürürlükteki hukukumuz
tanımamaktadır.
Görevi sona eren geçici yönetimin disiplin kuruluna sevke ilişkin
kararı, mahkemece iptal edilmiştir.
20
Bize göre SPK 57 maddesi kap-
20
Ordu Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 9.9.2004 t, 285/218-E/K sayılı kararı. Kararı
şöyle denmiştir: “GD: Davacılar mahkememize verdiği dilekçesinde ve duruşma-
da alınan beyanlarında özetle; CHP Ordu İl Başkan ve Yönetimi Genel Merkezin
18.2.2004 tarih 2004/877 sayılı yazısı ile görevden alındığını, aynı tarihte Rahmi
Güner başkanlığında geçici kurulun görevlendirildiğini, parti tüzüğünün 44/B
maddesi gereğince geçici kurulun 45 gün içerisinde seçim yapmak üzere olağan
üstü il kongresini toplamakla yükümlü olduğunu, hal böyle olmasına rağmen
geçici kurulun belirtilen süre içersinde seçim yapmadığı gibi kendilerine Ordu 1.
Noterliği’nin 9.6.2004 tarih 43-4 sayılı kongre kararı alınması yolunda ihtarname
gönderildiğini böylece delege sıfatı taşımaları nedeniyle önlemli olarak disiplin
kuruluna sevk ederek oy kullanmalarının engellenmek istendiğini, geçici kurulun
böyle bir yetkisinin olmadığını bildirerek davalı partinin geçici kurulu tarafından
haklarında verilen disiplin kuruluna sevk kararının iptaline karar verilmesini talep
ve dava etmişlerdir.
Parti
il yönetim kurulu adına başkan Rahmi Güner mahkememize verdiği
6.8.2004 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; CHP İl Başkanlığı’nın taraf olma
ehliyetinin olmadığını, partiyi temsil yetkisinin Genel Başkana ait olduğunu, hu-
kuki işlemlerin partinin genel merkezinde katılması gerektiğini, partinin genel
merkezinin de Ankara’da bulunduğunu, mahkememizden verilen ihtiyati tedbir
kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu, Parti disiplin yönetmeliğinin 25. mad-
desi gereğince geçici veya kesin çıkartmayı gerektiren hallerde disiplin kuruluna
Ahmet İYİMAYA makaleler
158TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
göndermeye yetkili yönetim birimleri tedbir niteliğinde olmak üzere gerekçeleri ile
birlikte disiplin kuruluna gönderilen üyeyi parti içindeki görevinden uzaklaştırabi-
leceğini, ilgilinin 3 gün içerisinde bu tedbir karanın kaldırılmasını isteyebileceğini,
gerekli kararın da yedi gün içinde verileceğini, ilgilinin itirazı varsa 30 gün içinde
asliye hukuk mahkemesine dava açabileceği bildirildiği halde bunun yapılmadığı-
nı bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davaya
davalı yanında müdahil olmak isteyen CHP Genel Sekreterliği mahke-
memize gönderdiği dilekçesinde davalı parti geçici il kurulu başkanının bildirdiği
aynı iddiaları ileri sürerek davaya müdahale talebinde bulunmuş ve 9.9.2004 tari-
hinde davalı yanında CHP Genel Sekreterliği’nin müdahil olarak davaya kabulüne
karar verilmiştir.
Davacılar
9.9.2004 tarihli oturumda dava dilekçelerini tekrarla, müdahale talebi-
ni mahkemenin taktirine bıraktıklarını, il geçici kurulunu atayan merkez kararının
iptali yönünde Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açtıklarını, buradaki da-
valarının geçici il kurulunun yaptığı işlemin iptaline yönelik olduğunu bu nedenle
husumeti doğru gösterdiklerini bildirmişlerdir.
Dosyamız
içerisine alınan Mahkememizin 2004/66 D.iş dosyası içerisinde bu-
lunan CHP Tüzüğü’nün incelenmesinde, Tüzüğün 44. maddesinin B. bendinde
il başkanı ve il yönetim kurulu birlikte veya yalnız il yönetim kurulu görevinden
alınması halinde, Merkez Yönetim Kurulu’nun yedi kişilik bir geçici kurul koyaca-
ğının, il geçici kurulunun da 45 gün içerisinde seçimleri yapmak üzere olağanüstü
il kongresini toplaması gerektiğini hüküm altına almıştır.
CHP
Tüzüğü’nün 44. maddesinde ve Siyasi Partiler Kanunu 19. maddesinde
belirtildiği üzere, merkez yönetim kurulu tarafından atanan geçici kurul il kong-
resini toplamadan ve gerekli olan seçimi yapıp il yönetim kurulunu belirlemeden
davacıları disiplin kuruluna sevk işlemini yapması Siyasi Partiler Yasasına ve CHP
Tüzüğü’ne aykırı olduğundan geçici kurul bu tüzük ve yasaya göre mahkememiz-
ce yetkisiz bir kurulu olarak düşünüldüğünden davacıların davasını kabulüne ka-
rar vermek gerekmiştir.
Davalı
ve müdahil tarafın yetki ve husumete ilişkin itirazları yönüyle de “Si-
yasi Partiler Yasası’nın 121. maddesinde TMK ve Demekler Kanunu demeklerle
ilgili diğer kanunların bu kanuna aykırı olmayan hükümleri siyasi partiler hak-
kında da uygulanacağı” belirtildiğinden CHP il Yönetiminin Genel merkezin bir
şubesi olduğu kabul edilerek bu yönüyle davada sıfatı olabileceği mahkememizce
kabul edildiğinden husumet yönünden itirazların reddine karar verilmiştir. İl CHP
merkezinin bu yönüyle sıfatı kabul edildiğinden disiplin kuruluna sevk işlemi de
mahkememizin yetki sınırında gerçekleştirildiğinden işlem Ordu’da yapıldığından
mahkememiz yetkili kabul edilmiş ve yetki itirazının bu nedenle reddine karar ve-
rilmiştir. Ayrıca bu konuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin Esas; 2003/10506, Karar;
2003/10653 1.12.2003 tarihli ilamı ile Turhal Sulh Hukuk Mahkemesi’nin davacı
CHP İlçe Başkanlığı için vermiş olduğu hüküm onandığından Yargıtay’ın da hu-
sumet ve yetki yönünden düşüncesinin bu doğrultuda olduğu anlaşılmaktadır. Bu
nedenlerle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KARAR:
Yukarıda açıklanan nedenlere göre;
1. Davalı ve müdahil tarafın husumet ve yetki itirazı konusundaki itirazlarının,
dava konusu geçici il kurulunun yapmış olduğu işleme ilişkin olduğundan itiraz-
larının reddine,
2. Davacıların davasının kabulü ile, davacıların 11.6.2004. gün 62/5 sayılı yazı ile
makaleler Ahmet İYİMAYA
159TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
samında disiplin kurulu kararının iptaline yönelik bir davanın varlığı
halinde böyle bir sonuca varılması daha doğru olur. Ancak kararın
mantığı ve özü, hukukla tamamen örtüşmektedir.
4. SPK 19 ve 20 Hükümlerindeki Sürelere ve Geçici Yönetime
Anayasa Mahkemesi’nin Yaklaşımı
Anayasa Mahkemesi’nin ulaştığı sonuç, bu makalede ortaya çıkan
sonuçla aynıdır. Yüksek Mahkeme, SPK 104 bağlamında kurduğu ihtar
İl Disiplin Kuruluna sevk edilme işlemlerinin iptaline,
Dair,
Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar davacılar ile davalı geçici il
yönetim kurulu başkanının yüzüne karşı, müdahil Parti Genel Sekreterliğin yoklu-
ğunda okunup anlatıldı.9.9.2004” Bu makalenin yazımı sırasında karar, Yargıtay
incelemesinden henüz geçmemişti.
Benzer
olayda mahalli mahkeme, disiplin kuruluna yetkisiz organın (geçici yö-
netimin) sevkine dayalı Yüksek Disiplin Kurulunun ihraç kararını iptal etmiştir.
Karar şöyledir:
“DAVA: Davacı Vekili 28/09/2005 harç kayıt tarihli dilekçesi ile davacının davalı
partinin yüksek disiplin kurulunca bir yıl süre ile ihraç kararı verdiğini, kararın yasa ve ana
sözleşmeye aykırı olduğunu, ihraç kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı parti adına verilen cevap dilekçesinde İzmir il disiplin kurulunca verilen
kararın tüzük hükümlerine uygun olduğunu, davacının nezaket ölçülerini aşarak tüzükte
açık hüküm bulunmasına rağmen basına beyanatta bulunduğunu, savunması ile ilgisi ol-
madığı halde partiye hakaret ettiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Tarafların delilleri toplanmıştır.
Davacının
savunmasını alarak onun cezalandırılması için yüksek disiplin kurulu baş-
kanlığına sevk edilme işlemi ile ilgili işlemlerin İzmir il yönetiminin görevden alınması
üzerine geçici yönetim tarafından yapıldığı anlaşılmıştır.
Görevden
alma ve görevden alınanların yerine seçim parti tüzüğünün 43 ve 44 madde-
lerinde düzenlenmiştir. Tüzüğün 44/B maddesine göre il geçici kurulu 45 gün içinde seçim-
leri yapmak üzere olağan üstü il genel kongresini toplama mecburiyetindedir.
Tüzüğe göre
geçici yönetimin görev süresi 45 günlü sınırlıdır. 45 günün dolması ile geçici yönetimin
partiyi temsil yetkisi sona ermektedir. Bu süreden sonra partinin temsil edilebilmesi için
partiye kayyum tayin edilebilmesi gerekmektedir.
Konak
ilçe seçim kurulu başkanlığından gelen yazı cevabından İzmir il kongresinin
il yönetiminin görevden alındığı 17/05/2005 tarihinden ve 45 günlük süreden çek sonra
04/09/2005 tarihinde yapıldığı anlaşılmıştır.
Süresi
sona eren yönetim tarafından davacıdan savunma istenmesi ve onu yüksek di-
siplin kuruluna sevk edilmesi süresi sona erdiği ve görevsiz hale gelen kişiler tarafından
yapıldığı için bunlara dayanılarak verilen yüksek disiplin kurulu kararı da geçersizdir.
B
u
nedenlerle geçici ihraç kararının iptaline karar verilmiştir.
YARGI: Gerekçede açıklanan nedenlerle:
Davanın
kabulü ile Yüksek Disiplin kurulunun 20/06/2005 tarih 26 esas 59 karar sa-
yılı davacının 1 yıl süre ile geçici olarak çıkartılmasına ilişkin kararın iptalineDair dava-
cı vekilinin yüzüne karşı kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıl-
dı.23/05/2006” (Ankara 11 Asliye Hukuk Mahkemesi, 23.05.2006 t, 357/352 -E/K).
Ahmet İYİMAYA makaleler
160TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
kararında şu sonuca varmıştır:
“Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının başvuru yazısı ve eklenen ve işin
esasına ilişkin rapor incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
1. Anavatan Partisi muhtelif il yönetim kurullarını, Parti Merkez ve
Yönetim Kurulu kararıyla işten el çektirmiştir.
2. Siyasî Partiler Yasası’nın 19. maddesinin beşinci fıkrası gereğince,
tebliğinden başlayarak 45 gün içinde il kongrelerinin toplanarak yeni yöne-
tim kurullarını seçmesi konusunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın
16.9.1992 gün ve 1992/67 ve 70 sayılı ve 17.9.1992 gün 1992/71-90 sayılı
yazılarıyla Anavatan Partisi’ne duyuru yapılmıştır.
3. Anavatan Partisi Genel Başkanlığı’nın Cumhuriyet Başsavcılığı’na
gönderdiği 6.10.1992 gün ve 4/15667 sayılı karşılık yazıda, muhtelif il yönetim
kurullarının Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu’nca feshedildiği, sözü
edilen teşkilatların kongrelerinin normal kademe kongre gündemine istinaden
yapılacağı ve bunlarla ilgili işlemlerin yürütüldüğü belirtilmiştir.
Anavatan Partisi’nin bu uygulaması, 22.4.1983 günlü, 2820 sayılı Si-
yasî Partiler Yasası’nın 19. maddesinin beşinci ve 20. maddesinin dokuzuncu
fıkralarındaki, işten el çektirme kararının İI Yönetim Kurulu’na bildirilmesin-
den başlayarak kırk beş, İlçe Yönetim Kurulu’na bildirilmesinden başlayarak
otuz gün içinde il ve ilçe kongrelerinin toplanarak yeni yönetim kurullarını
seçmesini öngören ve bu sürelerin yenilenip uzatılmasına olanak tanımayan
buyurucu hükümlere aykırıdır. Demokratik siyasal yaşamın vazgeçilmez öğesi
olan siyasal partilerin tüm örgüt birimlerinin Yasa’nın buyurucu kurallarıyla
saptanan süre içinde, savsaklamaya gidilmeden oluşması ve kuruluşu tamam-
lanan kurulların daha fazla zaman yitirilmeden çalışması amaçlanmıştır. Bu
nedenlerle, Yasa’yla belirlenen ve kesinlik taşıyan sürenin hangi neden ve
biçimde olursa olsun tüzükle aşılması olanağı bulunmayıp, kongrelerin yasal
sınırlarını oluşturan bu süreler içinde yapılması zorunludur.
Siyasî Partiler Yasası’nın 104. maddesinde, siyasî partilerin bu Yasa’nın
dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümleri dışında kalan emredici hü-
kümleriyle diğer yasaların siyasî partilerle ilgili emredici hükümlerine aykı-
rılık durumunda bulunması nedeniyle Cumhuriyet Başsavcılığınca Anayasa
Mahkemesi’ne başvurulacağı ve Anayasa Mahkemesi’nce söz konusu hükümlere
aykırılık saptanırsa ilgili siyasî partiye bu aykırılığın giderilmesi için ihtar
verileceği öngörülmüştür.
makaleler Ahmet İYİMAYA
161TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Anavatan Partisi, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan duyuru gününden
itibaren 45 gün içinde il kongrelerini toplayarak yeni it yönetim kurullarını seç-
mesi gerekirken bu yasal kurala uymayarak Siyasî Partiler Yasası’nın 19. mad-
desinin beşinci fıkrasına aykırı davranmıştır. Bu nedenlerle adı geçen Yasa’nın
104. maddesi gereğince Anavatan Partisi’ne ihtar verilmesi gerekir.
III. SONUÇ
A. 2820 sayılı Siyasî Partiler Yasası’nın 104. maddesi gereğince Anavatan
Partisi’ne ihtarda bulunulmasına, Yılmaz Aliefendioğlu’nun karşı oyu ve oy
çokluğuyla,
B. Gereğinin yerine getirilmesi için onanlı karar örneğinin adı geçen
Parti’nin genel merkezine de tebliğ edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Baş-
savcılığına gönderilmesine,
21.10.1992 gününde karar verildi.”
21
VI. GÖREVDEN ALMA KARARININ YARGISAL DENETİMİ
Siyasal parti organına aday olma, seçime katılma, seçilme ve or-
ganda görevi sürdürme; siyasal parti özgürlüğünün kapsamındadır.
Madalyonun bir yanı yönetim (dikey ilişki) ise, öbür yanı da temel hak
ve özgürlüktür. Görevden alma, siyasal parti özgürlüğünü, korporatif
özgürlüğü, görevden alınan kişi yönünde sınırlamaktadır.
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’nin kapsamında olan bu öz-
gürlüğe yönelik işlemlerde etkili başvuru hakkını tanımak, doğrudan
yargı yoluna gidebilmek, Anayasamızın 90. maddesinde 2004 yılında
gerçekleştirilen reformun da kaçınılmaz sonucudur (İHAS m. 11,6,13).
Bu itibarla iç-itiraz yolları tüketilmedikçe korparatif işleme karşı tüzel
kişiler bağlamında yargı yoluna başvurulamayacağı yönündeki iç-hu-
kuk müktesebatı (kural ve içtihatlar) hukuki varlığını yitirmiştir.
Sebepli-sebepsiz, haklı veya keyfi temele dayalı her türlü görevden
alma kararı, Any m. 90, İHAS m. 11,13, SPK m. 121 yoluyla adli yargının
21
AMK 21.10.1992 t, 2/2-E/K “Siyasi Parti İhtar sayılı Kararı”, AMKD, S. 28. C. 2. s.
593 vd.
Ahmet İYİMAYA makaleler
162TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
denetimindedir.
22
Anayasamız açıktır. “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve
özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı
hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletler arası antlaş-
ma hükümleri esas alınır.”(m. 90/5. c. 3-7.5.2004 t. 5170/7 değişikliği)
Asgari iki, azami üç yılda bir toplanabilen genel kurulun (kongre-
nin) uzun süresine ertelenen itiraz, elbetteki İHAS m. 13 kapsamında
bir etkili başvuru anlamına gelmez. Görevden alma kararı, ihtiyati ted-
birleri de potansiyel olarak içeren bir yargısal denetimle etkili başvuru
hakkına ancak kavuşabilir.
Sonuç olarak pozitif hukukumuzdaki son reform (Any m. 90 de-
ğişikliği) temelinde İHAS’nin doğrudan uygulaması yoluyla, bir temel
hak sınırlaması niteliği esas alınarak, görevden alma kararları hakkında
adlı yargıda iptal davaları açılabilecektir. Bu davada, önceki statüyü
koruma bağlamında ihtiyati tedbir de istenebilecektir.
VII. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI’NIN VE
ANAYASA MAHKEMESİ’NİN DENETİM İŞLEVLERİ
Yasaların siyasal partilerle ilgili buyurucu hükümlerine aykırı si-
yasal parti eylem ve kararları yönünden Cumhuriyet Başsavcılığı’nın
denetim ve Anayasa Mahkemesi’nin ihtar yetkisi/görevi vardır (SPK
m. 104, Yargıtay K. m. 27/4).
23
Bu görev, siyasal partilerin denetiminde
paralel görev ve yetkiler olup diğer yargısal denetim türlerini önleme-
mektedir.
24
22
Ayrıntı için bkz., İyimaya, Ahmet, “Siyasal Parti Kongrelerinin Yargısal Denetimi”
Türkiye Barolar Birliği Dergisi, 2006, S. 64. s.237-240. oradaki kaynaklar.
23
İyimaya, Ahmet, “Siyasal Parti Tüzüklerinin Yargısal Denetimi” (TBBD, 2005-s.11)
vd.; Bkz., Saldırım, Mustafa Dr., “Özel Hukukta Cumhuriyet Savcısının Görevleri,”
Ank. 2005. Aynı müellif, “Cumhuriyet Savcısının Özel Hukukta Dernek ve Sendika
Tüzel Kişiliğinin Sona Erdirilmesine İlişkin Görevleri” (Türkiye Barolar Birliği Der-
gisi, 2005, S. 59, s. 359 vd.). Bu değerli tez ve incelemelerde, siyasal parti-korporatif
hukuk ilişkisinin ele alınmaması, –telafisini beklediğimiz– bir noksanlıktır (SPK m.
29,121).
24
Anayasa Mahkemesi’nin bir kararında doğru olarak şöyle denmiştir: “Yasanın
121. maddesinin ilk fıkrasında yer alan “Türk Kanunu Medenisi ile Dernekler
Kanunu’nun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların bu Kanuna aykırı
olmayan hükümleri, siyasi partiler hakkında da uygulanır” biçimindeki hükümle
makaleler Ahmet İYİMAYA
163TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Cumhuriyet Başsavcılığı, “üniter devlet” (Any m. 3) ve “laiklik”
(Any. m. 2) ilkelerine gösterdiği duyarlığın yüzde birini dahi “hukukun
üstünlüğü ve demokrasi” (Any m. 2) temel değerleri konusunda göster-
memektedir. Sözgelimi bir partinin kongresindeki “uç fikirlerin” dile
getirilmesi, ertesi gün “yüksek önlemler ve taze demeçler” için geciktirilmesi
imkansız/yeter sebeptir. Ama hukuk?! Hukukun üstünlüğü?! Ama de-
mokrasi, demokrasinin üstünlüğü?! O alan, “güçler ve dinamikler uyumu
adına” örtülebilir alandır. Siyasal Partilerin hukuk ihlalleri bakımından
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tavrı, denetim hukukunun bu bağlamda
askıya alınması eylemsel sonucunu doğurmaktadır. Üstelik bu denetim,
bir talebi gerekli kılmamasına ve doğrudan (ex-official) yerine getirilmesi
gerekmesine rağmen…
Gerek görevden alma karalarının sebeplere bağlılığı, gerekse 45/30
günlük sürelerde kongre yapılması ve organsız kalma durumlarını
spontane saptayacak bir denetim ağını oluşturmak, Yargıtay Cumhu-
riyet Başsavcılığı’nın görevidir. Bu makamın denetim mekanizmasının
kurumsallaşmadığı, giderek nesnel temellerinin noksansız bir yapıya
kavuşmadığı, olayına göre uygulamalara rastlanabildiği söylenebilir.
de, Medeni Kanun ile Dernekler Kanunu’nun ve dernekler hakkında uygulanan
öteki kanunların Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı olmayan hükümlerinin siyasi
partiler hakkında uygulanması öngörülmüştür. Bu yasal düzenlemeye göre, kuru-
culuk sıfatlarının düştüğüne karar verilmiş olan kurucuların, Medeni Kanun’un 68.
maddesine dayanarak GENEL MAHKEMELERDEN HUKUKİ HİMAYE İSTEĞİN -
DE BULUNMALARINA YASAL BİR ENGELİN VARLIĞINDAN SÖZ EDİLEMEZ.
Ne var ki böyle bir yolun var olması Siyasi Partiler Kanunu’nun 104. maddesinde
yazılı “Bir siyasi partinin, bu kanunun dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümleri
dışında kalan emredici hükümleriyle diğer kanunların siyasi partilerle ilgili emredici hü-
kümlerine aykırılık halinde bulunması sebebiyle, o parti aleyhine Anayasa Mahkemesine
Cumhuriyet Başsavcılığınca resen yazı ile başvurulur...” (2.7.1987 t.,3/3-E/K. S.P. İhtar
sayılı Anayasa Mahkemesi Kararı. Karar, yayımlanmamıştır.) Bilindiği gibi Anaya-
sa Mahkemesi’nin kararı, diğer yargı organlarının kararlarından farklı olarak (Any
m. 138/4), bütün yargı organlarını, bu arada Yüksek Yargıtayı da bağlar (Any m.
153/6). Yine bilindiği gibi Anayasa Mahkemesi kararlarının sadece sonuç bölümü
değil, kararın gerekçesi de bağlayıcıdır (27.5.1999 t.,58/19-E/K sayılı AMK, AMKD,
S. 36. yıl: 2001. s. 436. Bu konudaki Anayasa Mahkemesi uygulaması, kökleşmiştir.
Tanör, Bülent, Prof. Dr.,/Yüzbaşıoğlu, Necmi, Prof. Dr., Türk Anayasa Hukuku, 7.
Bası. İst. 2005. s. 482; Kanadoğlu, Korkut, Dr,. Anayasa Mahkemesi, İst. 2004. s. 274.
Orada, özellikle mukayeseli hukuk atıfları –ki aynı doğrultudadır–. Sağlam, Fazıl,
Prof. Dr., “Yetki ve İşlev Bağlamında Anayasa Mahkemesinin Yasama, Yürütme ve
Yargı ile İlişkisi.” Anayasa Yargısı Dergisi, 96/13. s. 58). Öte yandan “Diğer Mahke-
melerle Anayasa Mahkemesi arasındaki görev uyuşmazlıklarında Anayasa Mahkemesinin
kararı esas alınır.” (Any m.158/3).
Ahmet İYİMAYA makaleler
164TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Özellikle makama kanıtlı başvuruya rağmen denetimi askıya alan,
öteleyen ve hukuk üzerinde narkoz etkisi doğuran örneklerin yokluğu
söylenemez.
Anayasa Mahkemesi’nin söz gelimi; 12 günde sonuçlandırdığı
ihtarlar (Par. Ex. 21. 101992 t. 2/2 - SP. İhtar dosyası) yanında uzun
zamanda sonuçlanmayan ihtar dosyaları da vardır (Per. EX. 25.7.2005
T. 2/4 - SP İhtar dosyası)
Savcılık ve Anayasa Mahkemesi denetiminin bir reform ihtiyacı
içinde olduğu kuşkusuzdur.
Seçime katılabilecek partilerin (katılma ehliyetinin) hukuk teme-
linde saptanması bağlamında, görevden alma üzerine 45/30 günlük
süreler geçirilmek ve olağan üstü seçimli kongre yapılmamak yoluyla
oluşan “teşkilatlanma koşulunu yitirme” hallerinin belirlenmesi, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı’nın –henüz farkına varılmayan– temel görev-
lerindendir.
VIII. GÖREVDEN ALMA MODELİNE
ELEŞTİREL YAKLAŞIM VE BİR ÖNERİ
A. Eleştiri
1. Kuralın (modelin) konuluş amacı, parti-içi demokrasiyi de göz
ardı etmeden, teşkilattaki kötü yönetime son vermektir. Demokrasi ile
iyi yönetim ihtiyaçları denkleştirilmek istenmiştir. 45/30 günlük kesin
süre, bu sürede seçimli kongre yapma zorunluluğu, parti-içi demokra-
siyi koruma normları olarak yer almıştır.
Ne var ki siyaset pratiği, bu kuralı olur/olmaz işletmiş, yerel teşki-
latları atama yoluyla demokratik inisiyatiften yoksun bırakmış ve parti-
leri, iç-seçim temelinden “atanmış organlar” yelpazesine savurmuştur.
Oysa yerel kongrelerin öngörülmeyen ve fakat demokratik olan
sonuçlarına katlanma, siyasal bir olgunluktur. Bu sabır ve tahammül
vadisine girmeyen merkezi siyaset, çareyi görevden alma kurumuna
amacı dışında başvurmakta bulmuştur.
Kurala müdahale etmek; modeli, amacı ile denk-düşecek, sapmaları
önleyecek bir yapıya kavuşturmak gerekir.
makaleler Ahmet İYİMAYA
165TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Olası reformda şu hususlar dikkate alınmalıdır:
a. 45/30 günlük sürelerde kongreyi kaçınılmaz kılacak normatif
ve mekanik önlem geliştirilmelidir. Bu sürenin dolması ile teşkilattaki
yönetim yetkisinin kendiliğinden kayyıma geçeceği, kongrenin kayyım
tarafından yapılacağı normda yer almalıdır.
b. İki olağan kongre arasında birden fazla görevden alma yasağı
konmalıdır.
c. Görevden alma üzerine yapılması gerekli olağanüstü kongre
yapılmadıkça, olağan kongrenin toplanması yolu kapatılmalıdır.
d. Görevden alma modeli, yasada ayrı bir madde olarak düzen-
lenmelidir.
e. Görevden alma sebepleri, bir özgürlük sınırlaması niteliğinde
olduğu için behemehal yasada gösterilmelidir (Any m. 13)
f. Görevden alma kararı, partinin denetim organlarınca yapılan bir
incelemeye dayanmalı, görevden alınanların ifadelerine başvurulmalı
(dinlenilme/savunma hakkı) ve karar, mutlaka gerekçeli olmalıdır.
g. Karar, yalnızca teşkilata değil, ayrıca görevden alınanlara da
tebliğ edilmelidir.
ğ. Bir veya birkaç üyenin görevden alınması halinde yedek üyelerin
asıl üye olması yöntemi benimsenmelidir.
h. Görevden alınmanın hızlı bir usülle ve en geç 30 günlük sürede
sonuçlandırılacak bir yargısal denetime tabi olmalıdır. Karar dosya
üzerinden ve kesin olarak verilmelidir.
i. Görevden alma kararının uygulanabilmesi için varsa üst-organa
yapılan itirazın sonuçlanması (iç-kesinleşme) aranmalıdır.
j. Görevden alma rejimindeki iyileştirmeleri ihraç, istifaya zorlama,
istifa ve benzeri yollarla dolanacak (hileli) davranışlara imkan vermeyen
ek-model de üretilmelidir.
Ahmet İYİMAYA makaleler
166TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
B. Öneri (Taslak Model)
Görevden alm a kurumu; demokrasi, iyi yönetim ve hukukun
üstünlüğü eksenlerinde yeniden düzenlemek gerekir. Tarafımızdan
aşağıdaki şekilde bir taslak önerilmiştir.
İstifa, istifaya zorlama veya disiplin hukukunu işletme (ihraç) yön-
temleriyle yasayı dolanmanın (kanuna karşı hilenin) önüne geçmek için,
“yönetimde görevden alma dışındaki sebeplerle boşalmanın” da düzenlenmesi
gerekir. Tarafımızdan bu konuda da bir taslak geliştirilmiştir.
– 22.4.1983 t, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nun 19. maddesinin
5 fıkrası ve 20. maddesinin 9. fıkrası metinden çıkarılmış ve aynı kanuna
20. maddeden sonra gelmek üzere aşağıdaki şekilde “20-A” maddesi
eklenmiştir:
“Yönetim Kurulunun Görevden Alınması
MADDE 20/A- Başkanlar dahil, belde, ilçe ve il yönetim kurulu, yasa
ve parti tüzüğü ile belirlenmiş görevlerini ısrarlı şekilde yerine getirmemeleri
veya seçime katılmaya engel bir suçtan hüküm giymeleri yahut siyasi ahlaka
aykırı davranmaları halinde, üst-teşkilat yönetim kurulu ve herhalde merkez
karar ve yönetim kurulu tarafından görevden alınabilir.
Görevden alınma kararının, partinin denetim organınca yürütülen ve
görevden alınacakların ifadelerini de içeren bir incelemeye dayanması, objektif
gerekçenin karar metninde yer alması gerekir. Karar, üye tamsayısının üçte
iki çoğunluğu ile ve gizli oyla alınır. Görevden alma kararında, geçici yönetim
kurulu üyelerinin de yer alması zorunludur.
Karar; teşkilata, görevden alınanlara ve geçici yönetime ayrı ayrı tebliğ
olunur.
Görevden alma kararına karşı, tebliğden itibaren üç gün içinde merkez
karar ve yönetim kuruluna itiraz edilebilir. Üyelerden birisi tarafından yapıl-
mış olsa dahi itiraz sonuçlandırılmadıkça, görevden alma kararı uygulamaya
konamaz.
Görevden alma kararına karşı, tebliğden itibaren yedi gün içinde kanuna
aykırılığı iddiası ile görevden alınan kurulun yargı çevresi Asliye Hukuk
Mahkemesine başvurulabilir. Dava, duruşma yapılmaksızın, en geç otuz gün
içinde kesin olarak karara bağlanır.
makaleler Ahmet İYİMAYA
167TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
İki olağan kongre arasında aynı organ, bir defadan fazla görevden alına-
maz.
Görevden alma kararının uygulamaya konmasından itibaren en geç kırk
beş gün içinde teşkilat kongresi olağanüstü toplanır ve yeni yönetim kurulu
seçilir. Seçim, yeni delegeler seçilmemişse eski delegelerle yapılır. Bu kongre
toplanmadıkça, aynı teşkilat için olağan kongre yapılamaz.
Kırk beş gün içinde kongrenin toplanmaması halinde, ilçe seçim kurulunun
veya parti üyesinin talebi üzerine teşkilat yönetimine Sulh Hukuk Mahkeme-
since engeç on gün içinde üç kişilik kuruldan oluşan bir kayyım atanır. Kayyım
atanmasına ilişkin karar, kesindir. Kayyım, kongreyi en geç bir ay içinde toplar
ve organ seçimini gerçekleştirir.
Kırk beş günlük süre, hiçbir şekilde uzatılamaz. Geçici yönetimin görevi
yenilenemez, yeni bir geçici yönetim atanamaz. Parti, bu süre dolduktan sonra
olağanüstü kongrenin sonuçlanmasına kadar görevden alınan organla ilgili
olarak hiçbir işlem yapamaz. Şu kadarki genel seçim dönemlerinde bu süre
işlemez.
Toplantı nisabını etkilemeyecek sayıda kurul üyelerinin görevden alınması
ile oluşan boşluk, yedek üyelerle doldurulur.”
— 22.4.1983 t, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’na aşağıdaki şe-
kilde, “20-B” maddesi eklenmiştir:
“Yönetim Kurulunda Görevden Alma Dışındaki Bir Nedenle Boşalma
Olması
MADDE 20/B- Yönetim kurulunda görevden alma dışında kalan neden-
lerle boşalma olması halinde; noksan, yedek üyelerle tamamlanır. Boşalma bu
suretle giderilemezse merkez karar ve yönetim kurulu yahut üst-teşkilat yönetim
kurulunca geçici yönetim kurulu atanır.
Geçici yönetim kurulunun göreve başlamasından itibaren en geç altmış
gün içinde teşkilat kongresi olağan üstü toplanır ve yeni yönetim kurulu
seçilir. Seçim, yeni delegeler seçilmemişse eski delegelerle yapılır. Bu kongre
toplanmadıkça aynı teşkilat için olağan kongre yapılamaz.
Altmış gün içinde kongrenin toplanmaması halinde ilçe seçim kurulunun
veya parti üyesinin talebi üzerine teşkilat yönetimine Sulh Hukuk Mahkeme-
since engeç on gün içinde üç kişilik kuruldan oluşan bir kayyım atanır. Kayyım
Ahmet İYİMAYA makaleler
168TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
atanmasına ilişkin karar, kesindir. Kayyım, kongreyi en geç bir ay içinde toplar
ve organ seçimini gerçekleştirir.
Altmış günlük süre, hiçbir şekilde uzatılamaz. Geçici yönetimin görevi
yenilenemez, yeni bir geçici yönetim atanamaz. Parti, bu süre dolduktan sonra
olağanüstü kongrenin sonuçlanmasına kadar boşalan organla ilgili olarak hiçbir
işlem yapamaz. Şu kadarki genel seçim dönemlerinde bu süre işlemez.”
IX. SORUNA İLİŞKİN TİP-DAVA DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ
Görevden alınan yönetim kurulu (organ) yerine atanan geçici yöne-
tim kurulunun 45/30 günlük yasal süreler içinde kongreyi toplamaması
yahut bu sürelerin genel merkez tarafından uzatılması yahut atamanın
yenilenmesi halinde herhangi bir partili, teşkilata kayyım atanması için
sulh hukuk mahkemesine başvurabilir.
İhlallere karşı yürütülecek demokratik mücadelede yararlı olacağı
düşüncesi ile, bu incelememizde bir dava dilekçesi örneği (tipi) geliş-
tirilmiştir.
“İvedi/basit yargılama isteği de vardır.
SULH HUKUK MAHKEMESİ SAYIN HAKİMLİĞİNE
DAVACI :Ş irin Demirkırat
EKİLİ :
DAVALILAR : 1- X Partisi X İl Başkanlığı.
2- X Partisi Genel Başkanlığı
K O N U : İl teşkilatının organsız kalması nedeniyle kayyım atan-
ması ve kayyımın il kongresini toplamak üzere görevlendirilmesi isteğidir.
O L A Y L A R
1. Ben, X Partisinin üyesiyim. Davalı Partinin genel idare kurulu, davalı
ilçe teşkilatının seçimle gelen yönetim kurulunu 03.03.2006 tarihli kararla gö-
makaleler Ahmet İYİMAYA
169TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
revden almış ve SPK m. 19-20 hükümleri uyarınca aynı tarih itibarıyla “geçici
yönetim kurulunu/ müteşebbis heyeti” atamıştır.
2. Yasa, “geçici yönetim kurulunun görev süresini il teşkilatı yönünden
45, ilçe teşkilatı yönünden 30 günle ve görevini ise kongreyi toplayıp yerine
seçim yaptırmakla” sınırlandırmıştır (SPK m. 19/5, 20/8). Parti tüzüğü de
aynı hükmü amirdir.
3. Yasada belirtilen sürelerin (45/30 gün) dolması ile, “geçici kurulların”
bütün yetkileri ve hukuki varlıkları sona ermektedir (I). Teşkilat, organ-
sız (yönetim kurulsuz) kalmaktadır (II). Bu süreden sonra, geçici kurulun
kongre toplama yetkisi dahi ortadan kalkmaktadır (III) (Anayasa Mahkemesi
21.10.1992 t.,2/2 SP İht. sayılı kararı. Karar metni için bkz. Bu incelemenin
21 nolu dipnotunun ait olduğu bölüm. 3.7.2005 t.,11 sayılı Niğde İlçe Seçim
Kurulu Kararı. 16.07.2005 t., 340 sayılı YSK. Kararı. Karar metinleri için
bkz,. Bu incelemenin “17,18 ve19” nolu dipnotları).
4. Bir tüzelkişinin organsız kalması, kayyım atanmasını zorunlu kılmak-
tadır (TMK 427/4). SPK 19 ve 20 hükümlerinde öngörülen 45 ve 30 günlük
sürelerde seçimin yapılmaması yoluyla ortaya çıkan “organsız kalma” hallerinde
çözümün ne olacağı sorunu, yasa ve içtihat temelinde halledilmiştir.
Buna göre, sulh hukuk mahkemesi, boşalan organa (yönetim kuruluna)
seçim yapmak ve bu amaçla kongreyi toplamak üzere geçici bir kurul görev-
lendirecektir (SPK m.121,29. Dernekler K. m. 34, kıyasen MK 75/2, eski
Dernekler K. m. 20 yerine) (Niğde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 02.06.2005
t.,148/199-E/K.D.İş sayılı kararı. Karar metni için bkz., Bu incelemenin 15
nolu dipnotu. Sözü geçen kararın, aylarca süren incelemeden sonra onanmasına
ilişkin Y2HD 27.12.2005 t.,20548/18375-E/K sayılı kararı. Kararın metni için
bkz. Bu inceleme 16 nolu dipnotu ).
5. X Partisi il teşkilatının boşalan yönetim kurulu yerine seçimi gerçek-
leştirmek amacıyla kongreyi toplamak, gereken işlemleri yapmak üzere parti
üyelerimizden Saffet Uyumaz, Sevda Lekesiz ve Aydın Bilge’den oluşan üç
kişilik kurulun (kayyımın) görevlendirilmesini öneriyoruz.
6. Davamız, niteliği itibarıyla basit ve ivedi muhakeme usulüne tabidir
(Dern. K. m. 18/1. HUMK m. 507 vd.) Boşlukların ve organsızlıkların, tedbir
hukukunun gerekli kıldığı sür’at içinde giderilmesi ve davanın sonuçlandırıl-
ması, koruyucu önlem hukukunun da kaçınılmaz gereğidir.
DELİLLER : Görevden alma ve geçici görevlendirme yazıları, üye
kaydı,diğer deliller.
Ahmet İYİMAYA makaleler
170TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
T A L E P : 1-X Partisi X il teşkilatının boşalan yönetim kuru-
luna (organa) seçimi gerçekleştirmek amacıyla kongreyi toplamak ve gerekli iş
ve işlemleri yapmak üzere Saffet Uyumaz, Sevda Lekesiz ve Aydın Bilge’den
oluşan kayyım kurulunun atanmasına,
2-Yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine,
Sayın Mahkemece karar verilmesi hususu arz ve talep olunur.
Şirin Demirkırat”
X. SONUÇ
1. Siyasi partiler hukukunun öngördüğü sebep ve kayıtlarla sınırlı
olarak, merkez karar ve yönetim kurulunca (aynı şekilde üst-teşkilat
tarafından) alt-teşkilatların yönetim kurullarının görevden alınması,
parti-içi demokrasinin bir istisnasıdır.
Hiçbir istisnai kural, genelleştirilemez, yaygınlaştırılamaz. Bu ku-
rallar, “süreklilik kazanan bir uygulamaya yol açamaz.”
Teşkilat seçimlerinden çıkan sonucun, merkez organlarının veya bu
organlara yakın partililerin beklentilerine uygun düşmemesi (parti içi
muhalefetin kazanması), giderek oligarşiye karşı aykırı duruş, görevden
almanın gözlemsel nedenidir. Bu gerçek, partilerdeki çürümenin ve iç-
demokrasi korkusunun da temel göstergesidir.
2. Görevden alınan kurulun yerine atanan geçici yönetim kurulunun
(müteşebbis heyetin) görev süresi, il teşkilatı yönünden 45, ilçe teşkilatı
yönünden 30 gün ile sınırlıdır.
a. Bu süre içinde, görevden alınan teşkilatın seçimini sağlamak
üzere olağan üstü kongreyi toplamak ve seçimi gerçekleştirmek zo-
runludur.
b. Bu süreler, merkez ve diğer üst-yönetimlerce hiçbir şekilde
uzatılamaz. Geçici yönetimin atamalarının yenilenmesi (tekrar atama)
yahut başka bir kurul atanması yoluyla aynı sonucu sağlayacak girişim
ve işlemlerde bulunulamaz.
Siyasal partilerin aksi doğrultudaki uygulamaları, yalnızca açık bir
hukuk ihlali değil, aynı zamanda demokrasi tanımazlıktır.
makaleler Ahmet İYİMAYA
171TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Bu konuda geliştirilecek parti-içi ve toplumsal refleksler, oligarşinin
ve çekirdek azınlığın demokrasi karşıtı hukuksuzluklarına önleyici bir
dinamik oluşturur.
c. Görevi sona eren (45/30 günlük süresi dolan) geçici yönetim,
bir fonksyon gasbı içindedir. Parti adına kurduğu tüm işlemler, yok
hükmündedir. Bu yönetim, eylem ve işlemlerinden doğrudan ve kişisel
olarak sorumludur. Partinin (tüzel kişiliğin) kurumsal sorumluluğu
yoktur. Aynı sonucun oluşmasına; karar ve eylemsizlikler ile sebebiyet
veren merkez ve üst-yönetimler de oluşan hukuki sonuçlardan zincir-
leme sorumludurlar.
3. Geçici yönetimin kongre seçim görevini tamamlamak için yasa-
nın öngördüğü sürelerin (45/30 günün) dolması ile, görevden alınan
teşkilat yönünden parti, organsız duruma düşer. Parti, organ bazında
fiil ehliyetini geçici olarak yitirmektedir.
Teşkilatın organsız kalması halinde, o partinin herhangi bir üyesi-
nin sulh hukuk mahkemesine talebi ile, boşalan yönetim kurulu yerine
kayyım atanması sağlanabilir. Kayyım, olağanüstü kongreyi toplaya-
rak seçimi gerçekleştirecektir. Bu durumda kayyıma rağmen, merkez
organların kongreyi toplaması hukuken mümkün değildir. 45/30 gü-
nün dolması ile merkez ve üst-organların bu konudaki yetkileri sona
ermektedir.
Adli yargının, seçim yargısının, Anayasa Mahkemesi’nin, uygulama
ve görüşleri de bu doğrultudadır. Bu incelemede ilgili yargı kararlarının
metinlerine ayrıca yer verilmiştir.
4. Öngörülen sürelerin (45/30 günün) kongre yapılmaksızın dolması
halinde, görevden alma kararı ile mağdur olan eski yöneticilerin veya
parti üyesi herhangi bir kişinin sulh hukuk mahkemesine başvurarak
kayyım atanmasını istemesi, bu yolun yaygınlaşası, partiler hukuku ve
iç-demokrasi refleksi bakımından önemlidir. Yararlı olacağı düşüncesi
ile incelememizde “dava/başvuru dilekçesi” nden bir örnek (tip) veril-
miştir.
5. “Organsız kalma” “teşkilatlanmamış olma” ile eşdeğerdedir. Sözgeli-
mi X ilinde bir partinin “teşkilatı”nın hiç olmaması ile aynı ilde görevden
alınma, izleyen 45/30 günde seçimi yapmama yoluyla organsız kalması
arasında bir fark yoktur.
Ahmet İYİMAYA makaleler
172TBB Dergisi, Sayı 66, 2006
Partilerin seçimlere katılma ehliyetinin belirlenmesinde varlığı
aranan teşkilat sayısı koşulu yönünden organsız kalan il veya ilçeler
“teşkilatsız il” olarak işlem görürler (2820 SPK m. 36, 298 SPK m, 14/11).
Bu bağlamda yasa hükmü şöyle okunmalıdır: “Siyasi partilerin seçimlere
katılabilmesi için illerin en az yarısında, oy verme gününden en az altı ay
evvel görevden alınan organların yerine yasada öngörülen süreler içinde yeni
kurulun seçilmiş olması…şarttır.”
Yönetim kurulunda görevden alma dışındaki (ihraç,istifa, ve ben-
zeri) nedenlerle boşalmayı izleyen altmış gün içinde organın seçimle
doldurulmamış olması halinde de durum aynıdır (Bu sonuç, SPK“20-B”
taslağının yasalaşması halinde ancak realize olunabilir),
6. Görevden almayı düzenleyen hukuk normları, yarım asra yakın
tecrübe ve sapmalar ile özgürlükler hukuku da gözetilerek yeniden
düzenlemelidir. Olası reformda yararlanılmak üzere, bu konuda ta-
rafımızdan bir “model/taslak” geliştirilmiştir (Bkz., bu incelememizin
“VIII/B” Bölümü).