makaleler GÜNEŞ GÜRSELER
67TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Hiçbir planlama yapılmadan birbiri ardına açılan hukuk fakültele-
rinin yılda ortalama üç bin mezun vermesi, hukuk diploması alanların
avukat olmaları önünde herhangi bir engel bulunmaması, yaş ortala-
ması çok genç, yaklaşık ellibeşbin avukatı yaşam ve hukuk mücadelesi
içinde bırakmıştır. Kendi bürolarını çeşitli sosyal ve kişisel nedenlerle
açamayan genç avukatlar, bir başka avukatın yanında aylık ücretli
olarak çalışma yolunu seçmişler ve uygulamada “işçi avukat” tipini
oluşturmuşlardır.
“İşçi Avukat”ın özellikleri:
- Baroya kayıtlıdır.
- Kendine ait bir bürosu yoktur.
- Gelir Vergisi mükellefi değildir.
-
“Topluluk Sigortası” üyesi değildir.
- “İşveren avukat”ın işyerinde çalışan “işçi” konumu ile SSK kap-
samında sigortalıdır.
- Sigorta primi işçi asgari ücreti üzerinden ödenmektedir.
- “İşveren avukat”, geçerli işçi asgari ücretine göre “işçi avukat”a öde-
diği ücreti giderleri arasında göstermekte ve vergisini ödemektedir.
- “İşçi avukat” adına vekaletname düzenlenmesinde çok farklı
uygulamalarla karşılaşılmaktadır. Genelde vekaletname almamakta,
BİR AVUKAT YANINDA
AYLIKLI OLARAK ÇALIŞAN AVUKATIN
DURUMUNUN AVUKATLIK YASASI
AÇISINDAN DEĞERLENDİRİLMESİ
Güneş GÜRSELER
*
*
Avukat, TBB Genel Sekreteri.
GÜNEŞ GÜRSELER makaleler
68TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
vekaletnameler “işveren avukat” adına düzenlenmekte ‘işçi avukat’
yetki belgesi ile işleri takip etmektedir. Bazen her ikisine birden ortak
vekaletname düzenlenmekte ve “işçi avukat”ın SSK sicil numarası veka-
letnameye yazılmaktadır. Bazen de gelir vergisi mükellefi olarak vergi
sicil numarası olmadığı halde genel vergi sicil numarasını kullanarak
“işçi avukat” adına da vekaletname düzenlenmektedir.
- Yapılan iş genel olarak icra dairelerinde ve mahkeme kalemlerinde
iş takibi, bazen de “işveren avukat”ın talimatı doğrultusunda duruşma-
lara girmektir.
- Bağımsız ve serbest değildir.
- Mesleki kimliği öne çıkmamaktadır.
- Çalıştığı büronun avukat elemanı olarak baroya kayıtlı değildir.
Bu nitelikte bir avukatlık faaliyeti Avukatlık Yasası’na
uygun mudur?
Aynı büroda birlikte çalışma yönünden:
- “Bir avukat yazıhanesinde ücret karşılığında avukatlık” yapılmasını
Avukatlık Yasası’nın 12. maddesinin 1. fıkrasının c bendi ile avukatlıkla
birleşebilen işler arasında saymaktadır.
- Yasa bu olanağı tanıdıktan sonra, büro edinme zorunluluğunu ve
avukatların birlikte çalışmalarını düzenleyen maddelerinde buna aykırı
hükümler getirmiştir.
- Avukatlık Yasası’nın 43. maddesindeki “Büro Edinme Zorunluluğu”
büro sahibi bir avukatın bürosunda “işçi” olarak çalışarak yerine geti-
rilmiş sayılabilir mi? Yasa; “Her avukat, levhaya yazıldığı tarihten itibaren
üç ay içinde baro bölgesinde bir büro kurmak zorundadır.” hükmü ile “her
avukat”ın “bir büro kurmak zorunda” olduğunu açıkça belirtmiştir. “İşçi
avukat” bu anlamda bir büro kurmamaktadır.
- 2001 yılında yapılan değişiklikle, Avukatlık Yasası 44. maddesinde
avukatın kişisel bir büro kurma zorunluluğuna iki istisna getirmiştir;
“aynı büroda birlikte çalışma” ve “avukatlık ortaklığı”, “işçi avukat”ın fiili
durumu bu iki istisnai düzenlemeye de uymamaktadır.
makaleler GÜNEŞ GÜRSELER
69TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Bu tespitler karşısında; “işçi avukat”ın yürüttüğü faaliyetin Avukat-
lık Yasası’nın sadece 12. maddesi açısından avukatlıkla birleşebilen iş
olarak Yasa’ya uygun olduğu buna karşılık 43. ve 44. maddeler kapsa-
mında aykırı olduğu ortaya çıkmaktadır.
Yeni Avukatlık Yasası hazırlıkları sırasında bu aykırılığın gideril-
mesi gerekmektedir.
Avukatlık mesleğinin genel ilke ve kuralları yönünden
- Avukatlık Yasası’nın 1. maddesinde belirtildiği gibi avukatlık
kamu hizmeti niteliğinde bir serbest meslektir, bağımsızdır. Avukat,
yargının kurucu unsuru olan bağımsız savunmayı temsil eder. Yargının
kurucu unsuru olduğu için, sav ve hüküm ile birlikte yargıyı kurduğu
için gördüğü hizmet kamu hizmeti niteliğindedir. Avukatlığın amacı
hukuki ilişkilerin düzenlenmesine, her türlü hukuki sorun ve anlaş -
mazlıkların adalet ve hakkaniyete uygun olarak çözümlenmesine ve
genellikle hukuk kurallarının tam olarak uygulanması hususunda yargı organlarına, resmi ve özel kurul ve kurumlara yardım etmektir. Bu ne
-
denle avukat üzerine aldığı işin yapılmasında ne müvekkilin buyruğu altında ne de yalnız onun çıkarları ve yararları peşindedir. Kamu görevi
yapmaktadır. Avukat sadece müvekkiline karşı değil, devlete karşı ve hatta topluma karşı da bağımsız olmalıdır. Çünkü avukatın aynı za
-
manda hem hukuka hem de müvekkilin çıkarlarına hizmet edebilmesi
gerçek anlamda bağımsızlığının sağlanması ile mümkün olur. “İşçi avu-
kat”ın ise bu anlamda “serbest” ve “bağımsız” olması mümkün değildir.
Birlikte çalışma durumunda bu niteliklerin kazanılabilmesi de ancak
Avukatlık Yasası’nın tanımladığı “avukatlık bürosu” ya da “avukatlık
ortaklığı” ile mümkündür.
- Avukatlık ücreti avukatın bağımsızlığı ile doğrudan ilgilidir.
Vekil eden ile avukat arasındaki ilişkinin en önemli unsurlarından
biri avukatlık ücretidir. Bu nedenle vekalet ücreti Avukatlık Yasası ile
Meslek Kuralları’nda önemle ve öncelikle düzenlenmiş, ayrı bir tarifeye
bağlanmıştır. Ayrıca, vekil eden, vekalet ücreti ödemiş olmasına daya-
narak avukata her istediğini yaptıramaz. Ücret ödemiş olmak avukatın
bağımsızlığına gölge düşüremez. Avukat bir işi kabul etmekle vekil
edeninin emri altına girmiş olmaz. Vekalet ücreti herhangi bir malın
değeri gibi düşünülemez.
GÜNEŞ GÜRSELER makaleler
70TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Vekil eden ile avukat arasındaki ücret bu kadar özenle düzenlenir-
ken, avukatı bütün bağımsızlığını ortadan kaldıracak bir işçi-işveren
ilişkisi içine hapsetmek yerinde değildir.
Görüldüğü gibi; bir avukat yanında aylıklı olarak çalışan avukatın
yani “işçi avukat”ın durumu, 12. madde dışında Avukatlık Yasası’na,
Meslek Kuralları’na aykırıdır. Ülke koşulları ve zorunluluklar böyle bir
uygulamayı yaratmıştır. Ancak bu fiili durum her geçen gün savunma
mesleğine, avukatlığa, bunların saygınlığına zarar vermektedir. Çözümü
Avukatlık Yasası’nın 44. maddesindeki “avukatlık bürosu” ya da “avu-
katlık ortaklığı” şeklindeki uygulamalara geçilmesidir. Türkiye Barolar
Birliği, mesleğe aykırı bu fiili durumun sakıncalarına dikkat çekmek ve
yasaya uygun uygulamaya yönlendirmek üzere Avukatlık Yasası’nın
verdiği yetkiyi kullanarak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde düzen-
leme yapmıştır.
II. TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’NİN
AVUKATLIK ASGARİ ÜCRET TARİFESİNİN
DÜZENLENİP UYGULANMASINDAKİ YETKİLERİ:
Barolar ve Türkiye Barolar Birliği avukatlık mesleğinin yürütülme-
sinde etkin kuruluşlardır. Avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren
tarife taslağı Avukatlık Yasası’nın 168. maddesi gereğince baro yönetim
kurulu tarafından hazırlanmakta ve Türkiye Barolar Birliği tarafınca
son şekli verilip Adalet Bakanlığı incelemesinden geçirilerek yürürlüğe
girmektedir.
Bu nedenle baroların avukat ücretinin belirlenmesindeki yasal yet-
kisi yadsınamaz. Ayrıca; Avukatlık Yasası 76. maddesine göre avukatlık
mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirlerini ve iş sahipleri
ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini,
ahlakını, saygınlığını ve hukukun üstünlüğünü sağlamak amacıy-
la tüm çalışmalarını yürüten baroların, avukatlık mesleğinin en önemli
unsurlarından birini oluşturan vekalet ücreti hususunda yasaya aykı-
rılıkların doğrudan takibi en başta gelen görevidir
Avukatlık Yasası’nın Baro Yönetim Kurulu’nun görevlerini düzen-
leyen 95. maddesi, “Avukatlık Onurunun ve Meslek Düzeninin Korunması”
görevini vermektedir. Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulu’nun gö-
makaleler GÜNEŞ GÜRSELER
71TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
revlerini belirleyen 121. maddenin 18.bendi de; “Mesleki dayanışmanın
sağlanması ve devamlılığı için her türlü çalışmalarda bulunmak, mesleğe ve
meslek mensuplarına yönelik hak ihlallerine karşı avukatlık mesleğini ve mes-
lektaşlarını savunmak ve bu konularda her türlü yasal ve idari girişimlerde
bulunmak.”
Bu görev kapsamında bir avukat yanında aylıklı olarak çalışan
avukatın, aldığı eğitim, mesleği, sosyal durumu görmezden gelinerek
vasıfsız bir işçi statüsünde “işçi asgari ücreti” ile çalıştırılması ya da resmi
kayıtların bu şekilde olması mesleğin onurunu çiğnemekte ve meslek
düzenini bozmaktadır.
Bu durum, Avukatlık Yasası’nın Baro Yönetim Kurulu’nun gö-
revlerini belirleyen 95. maddesinin 4. bendi ve Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulu’nun görevlerini belirleyen yukarıda belirttiğimiz 121.
maddesinin 18. bendi kapsamında, avukatlık mesleğine ve avukatlara
yönelik bir hak ihlalini oluşturmaktadır. Bu hak ihlaline karşı avukatlık
mesleğinin ve meslektaşların savunmasında her tür yasal ve idari giri-
şimlerde bulunmak da Türkiye Barolar Birliği’nin görevidir.
Bu görev yerine getirilerek, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nde,
“kamu kurum ve kuruluşlarıyla özel kişi ve tüzel kişilerin sözleşmeli avukatla-
rına ödenecek aylık avukatlık ücreti”nin belirlenmiş olmasına da dayanarak
“işçi avukat”ın aylık ücretinin en azından vasıfsız işçinin asgari ücre-
tinden fazla olması sağlanmaya çalışılmıştır. Asıl çözüm ise yukarıda
belirttiğimiz gibi meslektaşlarımızın birlikte çalışmalarını Avukatlık Ya-
sası’nın 44. maddesinin öngördüğü “Avukatlık Bürosu” ya da “Avukatlık
Ortaklığı”na uygun konuma getirmeleri ile sağlanabilecektir.