makaleler Talih UYAR
321TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
İcra mahkemesi, istihkak davasına genel hükümler dairesinde ve
basit yargılama usulüne göre
1
(HUMK m. 507-511) bakar.
2
I. İstihkak davasının mutlaka duruşmalı olarak görülmesi, uyuş-
mazlığın evrak üzerinde sonuçlandırılmaması gerekir.
3
İstihkak davası “harca tabi bir dava” olduğundan,
4
-6.2.1984 T. E:
1983/7, K: 1984/3 sayılı İçt. Bir. K.
5
gereğince- “harcın ödendiği tarihte”
-eğer; davacı harcını ödediği dilekçeyi daha sonraki bir tarihte mahke-
me kalemine vermiş ise, bu hususun kalemce belgelendirilmiş olması
halinde, “bu tarihte”- istihkak davası açılmış sayılır.
6
İSTİHKAK DAVALARINDA
YARGILAMA USULÜ
*
(İİK 97/XI, XVII, XVIII)
Talih UYAR
**
*
İİK m. 97/XI: “İstihkak davasına umumi hükümler dairesinde ve basit yargılama
usulüne bakılır.”
97/XVII: “İstihkak davasına karşı haciz yaptıran alacaklı bu kanunun 11. babı hü-
kümlerine dayanarak ve muvakkat veya kati aciz belgesi ibrazına mecbur olmaksızın
mütekabilen iptal davası açabilir. Dava ve mütekabil davada tarafların göstereceği
bütün delilleri hakim serbestçe takdir eder.»
97/XVIII: «İstihkak davaları süratle ve diğer davalardan önce görülerek karara
bağlanır.»
**
Avukat, İzmir Barosu.
1
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, C. 2, s. 1777 vd. - Uyar, T., İcra Hukukunda
Yetki Görev ve Yargılama Usulü “Tetkik Mercii”, 1991, 2. Bası, s. 382 vd.
2
Bkz., 21. HD, 22.4.2003 T. 2878/3767 - 21. HD, 27.4.2004 T. 3318/4140; 16.9.2003 T.
5653/6955; 25.2.2003 T. 11010/1347
3
Bkz., 21. HD, 18.12.2003 T. 8984/10503; 26.11.2002 T. 8816/10216 - 21. HD, 27.4.2004
T. 3318/4140; 16.9.2003 T. 5653/6955 - 21. HD, 15.11.2002 T. 7219/8665; 17.9.2002 T.
5906/7065
4
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 5, s. 8422 vd.
5
Bkz., 19.3.1984 T. 18346 nolu Resmi Gazete.
6
Bu çözüm şeklinin ve adı geçen İçt. Bir. K’nın tahlil ve eleştirisi için bkz., Kuntman,
O., Bir Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı Eleştirisi (İBD, 1948/10-
11-12, s. 676 vd.)
Talih UYAR makaleler
322TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
İstihkak davasına ait dilekçenin, HUMK m. 179-180’e uygun biçimde
ve içerikte düzenlenmesi
7
gerekirse de, yüksek mahkeme; “‘dava dilek-
çesinin usulüne uygun düzenlendiğini’ yolundaki itirazın ‘ilk itiraz’lardan
olduğunu, bu nedenle süresinde ileri sürülmemiş olması halinde, icra mahkeme-
since doğrudan doğruya gözetilemeyeceğini”
8
ve “dava olgularını nitelemek ve
uygulanacak yasa hükmünü arayıp bulmak, hukuki nitelemeyi yapmak hakimin
görevi gereği olduğunu, bu nedenle harcı yatırılarak açılan davada ‘şikayet’ten,
‘istihkak iddiası’ndan, ‘hacize itiraz’dan, ‘takibe itiraz’dan söz edilmiş olması-
nın sonucu değiştirmeyeceğini”
9
belirterek dava dilekçesinin içeriğinden,
davacının amacının “istihkak davası” açmak olduğunun anlaşılabildiği
durumlarda, davanın “istihkak davası” olarak kabulü (nitelendirilmesi)
gerekeceğini (HUMK m. 76) ifade etmiştir.
Fakat, üçüncü kişi -hiç harç yatırmadan ya da maktu harç yatırarak-
“istihkak davası” açacak yerde, “şikayet” yolu ile, haczin kaldırılmasını
(yani; istihkak davasına konu olabilecek hususu) isteyemez.
10,
11
“Haczedilen malın kendisine ait olduğunu” ileri sürerek istihkak
davası açan üçüncü kişi, ayrıca şikayet yolu ile “haczin kaldırılmasını”
isteyemez.
12
İcra mahkemesi, üçüncü kişi tarafından, alacaklıya karşı “haczin
kaldırılması” istemiyle açılan davayı “şikayet” şeklinde (olarak) değer-
lendirip sonuçlandıramaz.
13
“Dava dilekçesi”ni alan mahkemenin, bu dilekçeyi duruşma dave-
tiyesi ile birlikte davalıya göndermesi gerekir. İstihkak davasına ait
dilekçenin; davalı - alacaklıya gönderilmesi gerekir. Bu nedenle -açılan
istihkak davasında, davalı alacaklıyı temsil edip etmeyeceği henüz belli
olmayan- alacaklı vekiline tebligat yapılarak, duruşmaya gelmemesi
halinde yokluğunda istihkak davası sonuçlandırılamaz.
14
7
Bkz., İİD, 21.5.1973 T. 5213/5411
8
Bkz., 15. HD, 3.5.1988 T. 998/1767
9
Bkz., 12. HD, 14.4.2005 T. 4785/8002; 13.1.2005 T. 22906/444; 2.11.2004 T. 18459/
22942
10
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, C. 1, s. 596; Uyar, T., İcra Hukukunda Şi-
kayet, 1991, 2. Bası, s. 9; Ayrıca bkz., Uyar, T., İcra Hukukunda Haciz, 1190, 2. Bası, s.
749 vd.
11
Bkz., 12. HD, 14.9.2004 T. 14507/19244; 2.11.1995 T. 15461/15073; 5.6.1995 T. 7953/
8218.
12
Bkz., 12. HD, 15.12.1980 T. 7427/8768.
13
Bkz., HGK, 9.3.1994 T. 12-865/138; 15. HD, 30.10.1989 T. 3111/4542.
14
Bkz., 13. HD, 1.4.1982 T. 1888/2211.
makaleler Talih UYAR
323TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
İcra mahkemesince taraflara -HUMK’un 509 ve 510. maddelerin-
deki uyarıları da içerecek biçimde-
15
duruşma gün ve saatini belirten
duruşma davetiyesi -Teb. Tüz. Mad. 12’ye uygun biçimde-
16
tebliğ edil-
meden, taraf teşkili yapılmadan (yani; her iki taraf da usulüne uygun
şekilde duruşmaya davet edilmeden)
17
duruşma yapılarak uyuşmazlık
sonuçlandırılamaz.
İstihkak davası, vekaletnamesiz ve yetkisiz vekil tarafından açılmış
ancak istihkak davası sonuçlanmadan vekile vekaletname (ve icazet)
verilmişse, temsil yetkisi eksikliği baştan itibaren ortadan kalkar.
18
II. İcra mahkemesi kendisine yapılan başvurunun (açılan davanın)
hukuki niteliğini saptadıktan (yani; açılan davanın “istihkak davası”
olduğunu belirledikten) sonra;
a. Önce açılmış olan davayı incelemenin kendi görevine girip girme-
diğini araştırması gerekir. Çünkü, icra mahkemeleri; 6183 sayılı Kanun
hükümlerine göre takip edilen vergi (6183 sayılı Kanun m. 68/I)
19
ve
SSK’nın prim alacağından (506 sayılı Kanun m. 80/7)
20
dolayı yapılan
takiplerde açılan istihkak davalarını inceleyemediklerinden, açılmış olan
istihkak davasının görevi içine girip girmediğini tespit etmesi gerekir.
Açılmış olan istihkak davasına bakabileceği (yani bu davanın kendi
görevine girdiği) sonucuna varan icra mahkemesinin ayrıca, “kendisinin
yetkili olup olmadığını” araştırması gerekmez. Çünkü, “yetki itirazı” “ilk
itiraz”lardan (HUMK m. 187/I) olduğundan, davalı tarafça süresinde
ileri sürülmedikçe icra mahkemesince doğruya araştırılmaz.
21
b. Açılan davayı görmenin “görevi”ne girdiğini saptayan icra mah-
kemesinin, davanın süresinde (İİY m. 97/VI)
22
açılmış olup olmadığını
incelemesi gerekir.
15
Bkz., 21. HD, 15.11.2002 T. 7219/8665; 17.9.2002 T. 5906/7065.
16
Bkz., 21. HD, 15.11.2002 T. 7219/8665; 17.9.2002 T. 5906/7065.
17
Bkz., 15. HD, 13.12.1995 T. 6906/7430.
18
Bkz., 15. HD, 27.7.1987 T. 2112/2983 - 21. HD, 9.3.2004 T. 11377/2175.
19
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 5, s. 8154 vd.
20
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 5, s. 8155.
21
Bkz., 15. HD, 25.12.1989 T. 3852/5411.
22
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 5, s. 8111 vd.
Talih UYAR makaleler
324TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Eğer, istihkak davasının süresinden sonra açıldığını saptarsa, sa-
dece “süre yönünden” davanın reddine karar vermesi gerekir. Yoksa,
ayrıca davanın esasını inceleyip “esas yönden” de davanın reddine karar
veremez.
23
c. Açılan davanın “görev”ine girdiğini ve “süre”si içinde açılmış
olduğunu saptayan icra mahkemesinin, davacının bu davayı açmakta
hukuki yararı’nın bulunup bulunmadığını araştırması gerekir.
Eğer icra mahkemesine, gereksiz olarak dava açılmışsa, icra mahke-
mesinin “hukuki yarar bulunmaması nedeniyle” davayı reddetmesi gerekir.
Örneğin; istihkak davası açılabilmesi için, “geçerli bir haczin varlığı” ön
koşul olduğundan,
24
ortada geçerli bir haciz yoksa -örneğin; hiç haciz
uygulanmamışsa ya da uygulanan haciz süresinde satış istenmemiş
olması (İİK m. 106, 110) nedeniyle düşmüşse- açılan istihkak davasının
reddedilmesi gerekir.
Yüksek mahkeme bu durumda, açılan davanın kimi kararlarında
“hukuki yarar yokluğu”
25
kimi kararlarında ise “dava önkoşulu bulunma-
ması”
26
nedeniyle reddedilmesi gerekeceğini belirtmiştir.
Hemen belirtelim ki; haczin tamamlanmış sayılması için, haczedi-
len malların ayrıca muhafaza altına alınmış olmasına gerek bulunma-
dığından, bu aşamada uygulanan haciz nedeniyle de istihkak davası
açılabilir...
27
Buna karşın, ihtiyati tedbir kararının infazı (uygulanması) nedeniyle
istihkak davası açılamaz.
28
d. İcra mahkemesinin, açılan davanın “görev”ine girdiğini “süresi
içinde” olduğunu ve davacının “hukuki yararı”nın bulunduğunu sapta-
dıktan sonra, davanın esasına girmeden önce, davalı tarafça süresinde
yapılmış bir “derdestlik itirazı” (HUMK m. 19874; 194) ya da “bağlantılı
23
Bkz., 15. HD, 23.1.1991 T. 5203/122; 13. HD, 20.11.1982 T. 6569/7213 - 15. HD, 22.2.1995
T. 4987/939.
24
Bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 5, s. 8072.
25
Bkz., 21. HD, 4.5.2004 T. 3472/4474; 19.1.2004 T. 9334/81; 19.3.2002 T. 1013/2133.
26
Bkz., 21. HD, 29.4.2004 T. 2996/4293; 14.9.2004 T. 5700/6959; 31.3.2003 T. 1483/
2743.
27
Bkz., 21. HD, 11.4.2000 T. 2789/2787.
28
Bkz., 15. HD, 7.10.1986 T. 3118/3166.
makaleler Talih UYAR
325TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
(irtibat) nedeniyle birleştirme istemi” (HUMK m. 45/II; 187/5)’nin bulunup
bulunmadığını araştırması gerekir.
Eğer süresinde (HUMK m. 188) yapılmış bir “derdestlik itirazı” varsa,
icra mahkemesinin bu itirazı incelemeden davanın esası hakkında bir
karar vermemesi gerekir.
29
Ayrı ayrı alacak için, aynı borçlu hakkında
konulan hacizlerden dolayı, ayrı ayrı istihkak davası açılması gerekir.
Bu durumda derdestlik itirazında bulunulamaz.
30
Bir davanın “derdestlik itirazı” üzerine, derdest olduğuna karar ve-
rilebilmesi için, “aynı davanın ikinci kez açılmış olması” “birinci davanın
görülmekte olması” ve “birinci davanın ikinci davanın aynı olması” koşul-
larının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
31
Aynı hacizli mallar hakkında ayni taraflar arasında birden faz-
la istihkak davası açılmışsa, bu davaların birleştirilerek görülmesi
gerekir.
32
Ayrı icra mahkemelerinde açılmış bulunan ve aralarında
bağlantı bulunan ve aralarında bağlantı bulunan istihkak davalarının
birleştirilmesi isteminin “ilk itiraz” şeklinde -ve ikinci davanın açıldığı
icra mahkemesinde- ileri sürülmesi gerekir.
33
Hem alacaklının ve hem
de üçüncü kişinin ayrı ayrı, ayni hacizli mal hakkında istihkak davası
açmış olması halinde, “birleştirme” istemi varsa davaların birleştirilerek
sonuçlandırılması, yoksa bir davanın diğeri için “ön sorun” kabul edi-
lerek, diğerinin sonucunu beklemesi gerekir.
34
Açılan “istihkak davası” üzerine, icra mahkemesinin yukarıdaki
sıraya göre yaptığı incelemeyi tamamladıktan sonra, davanın esasına
girmesi uygun olur.
35
III. İcra mahkemesi, davanın esasını çözümlerken “tarafların göster-
diği bütün delilleri serbestçe takdir eder” (İİK m. 97/XVII, c.2) ve tarafların
29
Bkz., 15. HD, 21.9.1990 T. 1994/3481.
30
Bkz., 13. HD, 22.3.1974 T. 621/680.
31
Bkz., 21. HD, 13.2.2001 T. 716/1044; 23.2.1999 T. 295/1071.
32
Bkz., 21. HD, 1.3.2004 T. 10848/1723; HGK, 19.3.1997 T. 15-891/220; 15. HD, 30.4.1991
T. 1734/2152.
33
Bkz., 15. HD, 9.4.1991 T. 1252/1837.
34
Bkz., 13. HD, 8.2.1979 T. 98/479; 13.1.1975 T. 6671/174.
35
Bu konuda ayrıca bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1800 vd.
Talih UYAR makaleler
326TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
gösterdiği tanık’ları dinleyerek,
36
bilirkişi incelemesi yaptırarak,
37
keşif
yaparak,
38
yemin teklifi’nde bulunarak
39
davayı sonuçlandırır.
IV. Ayrıca uygulamadaki önemi nedeniyle belirtelim ki, haciz sıra-
sında borçlu, “haczedilen malın üçüncü bir kişiye ait olduğunu” ileri sürer ve
ayrıca bu malın “haczedilemeyeceği” (İİK m. 82 vd.) iddiasıyla icra mah-
kemesine şikayette bulunursa ya da haczedilen bir mal hakkında borçlu
“haczedilmezlik şikayeti”nde, üçüncü bir kişide “istihkak iddiasında” (İİK
m. 96) bulunur veya “istihkak davası” (İİK m. 97) açarsa, haczedilmezlik
şikayetinin, istihkak iddiasından (davasından) önce karara bağlanması
gerekir. Çünkü, istihkak davası, ancak haczi mümkün mallar hakkında
dinlenir.
40
Buna karşın, ihalede satın alınan şey hakkında hem “istihkak iddia-
sı”nda bulunulur ve hem de “ihalenin feshi” istenirse, öncelikle “istihkak
iddiası”nın, incelenmesi gerekir.
41
V. İstihkak davası, “yasa gereği duruşma yapılması zorunlu işler”den
olduğundan
42
(İİK m. 97/XI), iki tarafın da duruşmaya gitmemesi ha-
linde -HUMK m. 409 uyarınca- “dosyanın işlemden kaldırılmasına” karar
verilmesi gerekir.
43,
44
Buna karşın, davacının davaya gelmemesi davalının ise “davayı takip
edeceğini” bildirmesi halinde, icra mahkemesince davaya devam edilmesi
ve sunulan kanıtlara göre uygun kararın verilmesi gerekir.
45
36
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İstihkak Davaları, 1994, 3. Bası, s. 409 vd.
37
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İstihkak Davaları, s. 410 vd.
38
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İstihkak Davaları, s. 410.
39
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İstihkak Davaları, s. 411.
40
Kuru, B. İcra ve İflas Hukuku, 1988, C. I, s. 842.
41
Bkz., 15. HD, 22.10.1990 T. 4488/4221; 23.2.1984 T. 54/545.
42
Bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1788 vd. - Uyar, T., İcra Hukukunda Yetki - Görev
ve Yargılama Usulü “Tetkik Mercii”, 1991, 2. Bası, s. 464 vd. (İçt. No: 24).
43
Ayrıntılı bilgi için bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1798 vd. - Uyar, T., Yetki
- Görev ve Yargılama Usulü, s. 398.
44
Bkz., 21. HD, 2.5.2000 T. 3473/3557; 21.2.1997 T. 7776/7965.
45
Bkz., 15. HD, 25.11.1987 T. 3201/4080; 13. HD, 16.10.1978 T. 4081/4195; İİD. 23.11.1962
T. 12625/13120.
makaleler Talih UYAR
327TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
İcra mahkemesince, gelmeyen tarafın özürünün kabul edilmesi ha-
linde “duruşma gününü kalemden öğrenmesine” şeklinde karar verilemez.
46
Bu durumda, duruşmaya gelen taraftan gideri alınarak, konulan yeni
duruşma gününün gelmeyen tarafa bildirilmesi gerekir.
47
VI. İcra mahkemesinde istihkak davası devam ederken, çözümlen-
mesi istihkak davasına etkili olabilecek davaların sonucu, icra mahke-
mesince “bekletici sorun” yapılarak beklenir.
Yüksek mahkeme, istihkak davasında;
• “Açıldığı bildirilen dava konusu araca yönelik satışın iptali için açılan
davanın sonucunun”,
48
• “Borçlu tarafından açıldığı bildirilen “takip dayanağı senedin bedelsizli-
ğine” ilişkin menfi tespit davası ile ve “baskı ve tehdit yoluyla borçlandırıldığı”
konusunda açtığı ceza mahkemesindeki davanın sonucunun”,
49
• “Açıldığı bildirilen sahte senet düzenlemek suçu ile ilgili ceza davasının
sonucunun”,
50
• “İhaleden satın alınan dava konusu ev eşyaları hakkında açılan istihkak
davasında, yapılmış olan ihalenin feshi için açıldığı bildirilen ihalenin feshi
davasının sonucunun”,
51
• “Tasarrufun iptali davası”nın sonucunun”,
52
• “Açıldığı bildirilen ‘alacaklısını zarara sokmak kastı ile mevcudunu
eksiltmek ve bu suça iştirak’ suçu ile ilgili ceza davasının sonucunun”,
53
• “Aynı hacizli mallar hakkında taraflar arasında birden fazla istihkak
davası açılmış olması halinde davalardan biri hakkında verilecek karar diğerine
de etkili olacağından ve ‘birleştirme’ de olmadığından, önce açılan davanın
sonucunun”,
54
46
Bkz., 15. HD, 7.7.1992 T. 2671/3642.
47
Bkz., 21. HD, 11.2.2002 T. 467/932.
48
Bkz., 21. HD, 15.2.2005 T. 9845/1205; 1.12.2003 T. 4620/5935; 9.6.2003 T. 4562/5470.
49
Bkz., 21. HD, 28.9.2004 T. 7153/7760.
50
Bkz., 21. HD, 15.12.2003 T. 10590/10343.
51
Bkz., 21. HD, 26.5.2003 T. 3999/4927; 17.10.2000 T. 7091/7012.
52
Bkz., 21. HD, 8.4.2003 T. 1722/3127.
53
Bkz., 21. HD, 24.3.2003 T. 108/2441.
54
Bkz., 21. HD, 21.11.2002 T. 8267/9994; 13. HD, 8.2.1979 T. 98/479.
Talih UYAR makaleler
328TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
• “Açıldığı bildirilen ‘takip dayanağı bononun tehditle ve zorla alındığı’
konusunda açılan ceza davasının sonucunun”,
55
• “Açıldığı bildirilen tapu iptali ve tescil davasının sonucunun”,
56
• “Alacaklının davacı ve borçluyu da hasım göstermek suretiyle ‘dava
konusu taşınırın mülkiyetinin tespiti’ konusunda açtığı davanın sonucu-
nun”,
57
• “Finansal kiralama konusu taşınırı kiraya vermiş olan şirket tarafından,
kiracı aleyhine ‘dava konusu malların geri verilmesi’ için açılmış olan davanın
sonucunun”,
58
• “Dava konusu şey hakkında mahkemede açılmış bulunan ‘satışın iptali
davası’nın sonucunun”,
59
• “Borçlunun kendisine ciro ettiği çekin başka bir alacaklı tarafından haciz
ettirilmesi üzerine, çek hamili tarafından açılan istihkak davasında, ‘çekin iptali
ve iadesi’ konusunda borçlunun açtığı davanın sonucunun”,
60
• “Dava konusu çek hakkında mahkemede açılmış olan ‘çekin iptali dava-
sı’nın sonucunun”,
61
• “Dava işyeri ve makineler hakkında mahkemede açılmış bulunan ‘mül-
kiyetin tespiti ve muarazanın önlenmesi davası’nın sonucunun”,
62
• “Davacı tarafından açıldığı bildirilen ‘haciz tutanağındaki istihkak
iddiasından vazgeçme beyanının iradesi ve ifadesi dışında tutanağa yazılmış
olduğundan, iptali davası’nın sonucunun”,
63
• “Davacı üçüncü kişi tarafından, dava konusu araçla ilgili olarak açıldığı
bildirilen ‘dolandırıcılık davası’nın sonucunun”.
64
55
Bkz., 21. HD, 5.2.2002 T. 163/755.
56
Bkz., 21. HD, 17.4.2001 T. 2884/2983; 15. HD, 21.4.1992 T. 1130/2097.
57
Bkz., 21. HD, 18.4.2000 T. 2371/3057; 15. HD, 13.4.1995 T. 991/2229; 5.3.1995 T. 808/
1496.
58
Bkz., 21. HD, 19.10.1999 T. 5783/7118.
59
Bkz., 15. HD, 19.6.1995 T. 3457/3656; 19.10.1994 T. 5036/5953; 4.3.1992 T. 5177/
1040.
60
Bkz., 15. HD, 8.5.1990 T. 867/2071.
61
Bkz., 15. HD, 27.11.1989 T. 4625/4961.
62
Bkz., 15. HD, 23.10.1989 T. 3269/4389.
63
Bkz., 15. HD, 12.12.1988 T. 3011/4278
64
Bkz., 15. HD, 29.9.1987 T. 2534/3320.
makaleler Talih UYAR
329TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
• “Dava konusu taşınmaz hakkında mahkemede açılmış olan ‘cebri tescil
davası’nın sonucunun”.
65
• “İstihkak davasına konu olan araç hakkında açıldığı bildirilen ‘hırsızlık
suçu’ ile ilgili davanın sonucunun”,
66
• “Hem alacaklının ve hem de üçüncü kişinin ayrı ayrı istihkak davası
açmış olması halinde, ‘tevhit (birleştirme) talebi’ varsa davaların birleşti-
rileceğini, yoksa bir davanın diğeri için ‘ön sorun’ kabul edilerek, ötekinin
sonucunun”,
67
• “Tanıklığı, uyuşmazlığın çözümünde etkili olan tanık hakkında ‘yalan
tanıklık’ hakkında yapıldığı bildirilen şikayetin sonucunun”,
68
bekletici mesele yapılması gerekeceğini belirtmiştir.
VII. İcra mahkemesinin istihkak davasını, süratle ve diğer davalar-
dan önce karara bağlaması gerekir (m. 97/XVIII). Bu dava “acele işlerden”
olduğundan -ve “basit yargılama usulüne” bağlı olduğundan- adli tatilde
de görülür (HUMK m. 176).
69
Aynı gerekçe ile, bu davalar İİK m. 194’de öngörülen “acele halle-
r”den sayıldığından, iflasın açılması ile, “ikinci alacaklılar toplantısından
on gün sonrasına kadar” ertelenmeyip (durmayıp), -dava dilekçesi iflas
idaresine gönderilerek-
70
görülmesine devam edilmesi gerekir.
71
Açılan istihkak davasından, karar kesinleşinceye kadar -temyiz
aşamasında da- feragat edilebilir.
72
İstihkak davası devam ederken, davacı “istihkak davasından doğan
hakları saklı kalmak koşulu ile” takip konusu borcu öderse, mahkemece
“davanın konusu kalmadığından, davanın reddine” ya da “konusu kalmayan
dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına” karar verilemez. Bu du-
65
Bkz., 15. HD, 21.10.1986 T. 2033/3381.
66
Bkz., 13. HD, 19.1.1982 T. 8030/111.
67
Bkz., 13. HD, 18.11.1981 T. 7033/7396.
68
Bkz., 13. HD, 16.9.1981 T. 5085/5718.
69
Bkz., 15. HD, 21.10.1994 T. 5352/6087 - 15. HD, 26.1.1993 T. 100/266.
70
Bkz., 21. HD, 1.7.2003 T. 5151/6365; 15. HD, 7.5.1990 T. 1387/2036.
71
Bkz., 15. HD, 26.1.1993 T. 100/266; HGK, 8.11.1985 T. 13-237/889.
72
Bkz., 21. HD, 16.12.2003 T. 1075/2439.
Talih UYAR makaleler
330TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
rumda, yargılamaya devam edilip, deliller toplanarak, davanın esasına
girilip ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.
73
Mahkemece -HUMK’un 74. maddesinde açıklanan- “istekle bağlılık”
ilkesi çerçevesinde,
74
dava konusu edilen hacizli taşınırlar hakkında
75
-hangi taşınırlar üzerindeki haczin kaldırıldığı açık-seçik belirtilerek-
karar verilmesi gerekir. İlk kararda unutulan -dava konusu- hacizli
taşınırlar hakkında daha sonra tavzih yoluyla yeniden hüküm kuru-
lamaz.
76
Davaya konu uyuşmazlığın taraflarının yabancı uyruklu olması
halinde, olay milletler arası özel hukuk kuralları çerçevesinde değer-
lendirilerek
77
ve davacının yabancı uyruklu olması halinde, teminat
yatırması gerekeceği (2675 s. MÖHUK m. 32) de anımsanarak, uyuş-
mazlığın çözüme kavuşturulması gerekir.
78
Ayrıca belirtelim ki, İİK m. 97/III gereğince davacının teminat
göstermemiş olması, sadece mahkemece “takibin ertelenmesi” kararının
verilmesine -ya da, verilen “takibin ertelenmesi” kararının uygulanma-
masına- neden olur, açılan istihkak davasının dinlenmesini önlemez.
79
Her mahkeme gibi icra mahkemesinin istihkak davası sonucunda
verdiği kararın -Anayasa m. 141/III, HUMK m. 388/III uyarınca- ge-
rekçeli olması gerekir. Kimi mahkemelerce gerekçeden yoksun olarak
verilen kararlar haklı olarak yüksek mahkemece bozulmalıdır.
80
Mahkemenin son oturumda tutanağa yazdırıp tefhim ettiği karar
(kısa karar) esas karar olduğundan, sonradan yazılan gerekçeli kararın,
bu karara aykırı olmaması gerekir.
81
73
Bkz., 21. HD, 28.6.2004 T. 6095/6397; 18.11.2003 T. 7085/9480; 15. HD, 7.12.1994 T.
5880/7319.
74
Bkz., 21. HD, 11.7.2000 T. 5367/5628.
75
Bkz., 15. HD, 29.3.1994 T. 168/1924.
76
Bkz., 21. HD, 13.5.1997 T. 2788/3236.
77
Bkz., 21. HD, 13.4.2004 T. 11058/3676.
78
Bkz., 21. HD, 8.5.2003 T. 3484/4404.
79
Bkz., HGK, 12.1.1972 T. İc. İf. - 581/5.
80
Bkz., 21. HD, 27.3.2003 T. 1500/2605; 10.12.2002 T. 9031/10532; 13.11.2000 T. 7380/
7911.
81
Bkz., 21. HD, 5.7.2004 T. 4357/6557; 2.12.2003 T. 7799/9775; 13.10.2003 T. 6580/
7963.
makaleler Talih UYAR
331TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
VIII. Alacaklı, üçüncü kişinin açtığı “istihkak davası”na karşı “karşılık
(mütekabil) dava” yolu ile, iptal davası açabilmek yetkisine sahiptir. Bu-
nun için, alacaklının “geçici ya da kesin aciz belgesi” vermesi de gerekmez
(m. 97/XVII).
82
İcra hakimi, bu davada, “istihkak davasında” olduğu gibi, tarafların
gösterecekleri kanıtları serbestçe değerlendirir.
Bu davada basit yargılama usulüne göre görülür.
83
Alacaklı, üçüncü kişinin açtığı “istihkak davası”nda, “iptal istemini”
karşılık dava açmaksızın -def’i olarak- ileri sürebilir mi? Doktrinde
84
85
bunun mümkün olduğunu belirten yazarlar bulunduğu gibi, Yargı-
tay
86
da, bu çözüm şeklini benimsemiştir. Ancak bu def’inin yine usul
kuralları gereğince -cevap dilekçesi verme zorunluluğu bulunmayan
istihkak davasında- ilk celsede ileri sürülmesi gerekir.
“İptal davası”nın, karşılık dava şeklinde açılması halinde, HUMK’un
-m. 202- “karşılık dava açılması için” öngördüğü on günlük süreye bu-
rada da uyulacak mıdır? Doktrinde ileri sürülen bir görüşe göre,
87
İİK
m. 97/XVII’de, bu konuda HUMK’a atıfta bulunulmamış olduğundan,
HUMK m. 202’deki süre yönünden sınırlama burada uygulanamaz. Bu
nedenle, istihkak davasına karşı, davalı alacaklı tarafından, mukabil
dava olarak açılacak iptal davası için bir süre söz konusu değildir. Buna
karşın, katıldığımız diğer bir görüşe göre
88
ise, İİK m. 97/XVII hükmü
82
Bkz., 15. HD, 9.9.1991 T. 3405/3965.
83
Bkz., 21. HD, 13.5.2003 T. 3701/4563.
84
Postacıoğlu, İ., İcra Hukuku Esasları, 1982, s. 411 - Postacıoğlu, İ., İçtihat Tahlili (İHFM.
1955/1-4, s. 312 vd.) - Umar, B., Türk İcra-İflas Hukukunda İptal Davası, 1963, s. 93 -
Uyar, T., İcra ve İflas Hukukunda İptal Davaları, 1992, 2. Bası, s. 148.
85
Krş., Üstündağ, S., İcra Hukukunun Esasları, 2004, s. 225.
86
Bkz., 21. HD, 27.10.2004 T. 8063/8994; 24.6.2004 T. 5707/6289; 15.5.2003 T. 3707/4649.
87
Tekinay, S. S., Hacizden Mütevellit İstihkak Davaları, 1953, s. 55; Öğütçü, T. - Çitoğlu, A.,
Uygulamalı İcra ve İflas Kanunu, 1977, s. 511; Olgaç, S., İcra-İflas, 1978, s. 841; Dalamanlı,
L., Hacizden Mütevellit İstihkak Davaları (Ad. D. 1961/9-10, s. 906, 910); Güneren, A.,
İcra ve İflas Hukukunda İstihkak Davaları İle Tasarruf İptal Davaları, 2004, s. 1010.
88
Kuru, B., a.g.e., C. 2, s. 1022; Kuru, B., Hukuk Muhakemeleri Usulü, 2001, C. 3, s. 3942;
Berkin, N., İcra Hukuku Rehberi, 1980, s. 300; Yargıtay’ın Yeni İflas Hukuku İçtihatları ve
Bazı İflas Hukuku Sorunları (Hıfzı Timur’un Anısına Armağan, s. 1062 vd.); Uygur, T.,
İcra Hukukunda İstihkak Davası (ABD, 1971/1, s. 44); Umar, B., a.g.e., s. 95; Yıldırım,
K., İcra ve İflas Hukukunda İptal Davaları, 1995, s. 286; Ertekin, İ. - Karataş, İ., İstihkak
Davaları, 1998, s. 224; Berkin, N., Yargıtay’ın Yeni İflas Hukuku İçtihatları ve Bazı İflas
Hukuku Sorunları (Hıfzı Timur’un Anısına Armağan, 1979, s. 1062 vd.; Aslan, K.,
Hacizde İstihkak Davası, 2005, s. 487
Talih UYAR makaleler
332TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
sadece, alacaklının icra mahkemesinde “karşı dava” olarak iptal davası
açma olanağının varlığını göstermek için kabul edilmiştir. Böyle bir
“karşı dava”nın nasıl açılacağı görüleceği, karara bağlanacağı HUMK’da
gösterilmiştir. Bu nedenle, HUMK m. 202 uyarınca, istihkak davasına
karşı “karşı dava” olarak açılacak iptal davasının basit yargılama usu-
lünün uygulandığı icra mahkemesinde, en geç ilk oturumda açılması
gerekir. Çünkü icra mahkemesinde, cevap dilekçesi verme zorunluluğu
bulunmamakta, dolayısı ile, davalı - alacaklı da “on gün içinde” karşılık
dava olarak iptal davasını açmak zorunluluğundan kurtulmaktadır.
İstihkak davalarına ilişkin kararları -90’lı yıllarda- incelediği dönem-
de, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi kimi kararlarında,
89
“istihkak davasına
karşı, icra mahkemesinde ‘karşılık dava’ olarak açılacak ‘iptal davası’nın bir
süreye bağlı olmadığını” belirtmişken doktrindeki egemen görüşü be-
nimseyerek, “karşılık kimi kararlarında
90
dava biçimindeki iptal davasının,
icra mahkemesinde en geç ilk oturumda açılması gerektiğini” kabul etmişti.
Halen, bu kararları temyizen inceleyen Yargıtay 21. Hukuk Dairesi
91
ise
“süreye bağlı olmadan icra mahkemesinde açılabileceği” görüşündedir.
a. Alacaklının karşılık iptal davası haklı bulunur ve haczedilen
malın, üçüncü kişiye devrine esas olan işlemin iptaline karar verilirse,
alacaklı bu malı paraya çevirtebilir.
b. Eğer, alacaklının karşılık iptal davası reddedilir ve üçüncü kişi
istihkak davasını kazanırsa, haciz kalkar ve haczedilen mal üçüncü
kişiye verilir.
Alacaklı, karşılıklı olarak açtığı iptal davasında, üçüncü kişinin
“haczedilen malın kendisine hacizden önce borçlu tarafından devredildiği”
iddiasına karşı, “bu devir işleminin gerçekleşmediğini (olmadığını)” ileri
sürmekle beraber, “devir işlemi, medeni hukuk kurallarına göre geçerli olsa
dahi, esasen yapılan işlemin İİK m. 277’ye göre iptal edilmesi gerektiğini”
bildirir. Alacaklı ister “devrin olmadığını” kanıtlamak suretiyle, ister
“iptal davasındaki koşulların gerçekleşmesi” nedeniyle, söz konusu devrin
iptalini sağlamak suretiyle, haczedilen malı, kendi alacağı için sattırmak
(paraya çevirtmek) olanağını elde eder.
89
Bkz., 15. HD, 7.3.1994 T. 6015/1352; 6.2.1992 T. 5803/480; 13. HD, 18.4.1977 T. 5803/
2152.
90
Bkz., 15. HD, 21.3.1991 T. 242/1400; 16.10.1990 T. 2690/4078; 1.11.1988 T. 2883/3498.
91
Bkz., 21. HD, 30.11.1999 T. 7458/8725.
makaleler Talih UYAR
333TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
İptal davasının mutlaka “karşılık dava” olarak açılması zorunluluğu
yoktur. Alacaklı, istihkak davasını, üçüncü kişiye karşı kaybettikten son-
ra, borçlulara karşı “aciz belgesi” almak suretiyle, bu kez “iptal davası”nı
genel mahkemede açabilir.
92
Alacaklı, icra mahkemesinde aleyhinde açılan “istihkak davası”nı
kaybettikten sonra, genel mahkemeye başvurup iptal davası açar ve
bu davayı kazanırsa, bu dava sonucunda aldığı ilam, kendisini istihkak
davasında haksız çıkaran icra mahkemesinin ilamına nazaran tezat teşkil
etmez. Bu nedenle, ortada bir “yargılamanın yenilenmesi” sebebinin varlığı
ileri sürülmeksizin, ikinci ilamın uygulanması gerekir.
93
İİK m. 97/XVII’ye göre icra mahkemesinde açılan iptal davasında
da “borçlu” ve “borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından
kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları”nın davalı olarak
gösterilmesi gerekir.
94
Yüksek mahkeme, icra mahkemesinde “karşılık dava” olarak açılan
iptal davaları ile ilgili olarak, ayrıca;
• “İİK 97/XVII. maddesine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali dava-
sında mahkemece davacı-karşı davalı üçüncü kişi ile borçlu arasındaki satışın
danışıklı olup olmadığının araştırılması, satışa konu aracın satış tarihindeki
gerçek değerinin bilirkişi vasıtasıyla saptanarak, ivazlar arasında önemli fark
olup olmadığının tespit edilmesi, ivazlar arasında önemli fark varsa başkaca yön
araştırılmaksızın ‘satış tasarrufunun iptaline, istihkak davasının reddine” karar
verilmesi, önemli fark yoksa İİK’nın 280. maddesinin koşullarının varlığının
araştırılması gerekeceğini”
95
• “İİK 278/III-2 uyarınca ivazlar arasında fahiş fark bulunması halinde
satın alan kişinin iyi niyetine bakılmaksızın iptal kararı verilmesi gerekeceği
edimler arasında bir misline yakın veya daha fazla fark bulunduğu taktirde
yapılan satış işleminin -alacak ve eklentileri ile sınırlı olarak- iptaline karar
verilmesi gerekeceğini”
96
92
Bkz., İçt. Bir. K. 24.2.1954 T. 2/7 - 21. HD, 28.6.2004 T. 4836/6344; 9.3.2004 T. 759/
2173.
93
Postacıoğlu, İ., a.g.e., s. 412.
94
Bkz., 21. HD, 7.3.2002 T. 1131/1681; 3.2.1998 T. 573/566; 19.12.1996 T. 6448/6815.
95
Bkz., 21. HD, 4.5.2004 T. 3492/4476.
96
Bkz., 21. HD, 3.5.2004 T. 3291/4354; 29.3.2003 T. 5979/7282.
Talih UYAR makaleler
334TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
•“İİK 97/XVII hükmüne göre açılan tasarrufun iptali davasında, takip
dayanağı çekin düzenlenmesine sebep olan temel borç ilişkisinin doğum tarihi-
nin saptanarak, borcun doğum tarihine göre tasarrufun, borcun doğumundan
sonra gerçekleştiğinin tespiti halinde İİK 278/III-2 uyarınca da ivazlar ara-
sında açık oransızlık bulunup bulunmadığının araştırılarak karar verilmesi
gerekeceğini”
97
• “İİK 97/XVII maddesi uyarınca açılan iptal davası sabit olduğu taktir-
de mahkemece “borçlunun üçüncü kişi ile yaptığı ... sözleşmesinin alacak ve
eklentileri ile sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekeceğini”
98
• “Borcun doğumundan sonra işyerini ve bu işyerindeki emtiayı devir ve
temlik alan kişiyi borçlunun alacaklısını zarara sokmak amacıyla devraldığını
bildiği ve borçlunun da alacaklısını zararlandırmak amacıyla davrandığının
kabulü gerekeceği, bu yasal karinenin aksinin İİK 280/IV’e göre çürütülebi-
leceğini”
99
• “İstihkak davasına karşı, alacaklı tarafından icra mahkemesinde açılan
iptal davasının -ortada eylemli (fiili) haciz bulunmadığı için- istihkak davası-
nın reddi halinde mukabil iptal davasının da ‘görev yönünden reddine’ karar
verilmesi gerekeceğini”
100
belirtmiştir.
IX. İcra mahkemesinin, istihkak davası sonucunda vereceği “istihkak
davasının kabulüne” (ya da reddine) ilişkin karar -dava konusu mal veya
hakkın kıymetinin, İİK m. 363/II’deki parasal sınırı geçmesi koşulu
ile
101
-ilgililerce tefhim ya da tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde
102
temyiz edilebilir (İİK m. 363/7).
Yasal -on günlük- süre geçtikten sonra temyiz isteminde bulunulma-
sı halinde, icra mahkemesinin dosyayı Yargıtay’a göndermeyip “temyiz
isteminin reddine” karar vermesi gerekir. (İİK m. 365).
103
Eğer icra mah-
97
Bkz., 21. HD, 21.10.2003 T. 6783/8215.
98
Bkz., 21. HD, 20.10.2003 T. 7451/8184.
99
Bkz., 21. HD, 10.4.2000 T. 2653/2771.
100
Bkz., 13. HD, 21.6.1982 T. 3521/4585.
101
Bkz., 21. HD, 4.5.2004 T. 4180/4438; 20.1.2004 T. 10712/139.
102
Bkz., 21. HD, 9.12.2003 T. 8152/10083; 15. HD, 18.12.1990 T. 5464/5573.
103
Bkz., 15. HD, 6.2.1989 T. 4068/427.
makaleler Talih UYAR
335TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
kemesi bu doğrultuda karar vermez ve dosyayı Yargıtay’a gönderirse,
bu kez, Yargıtay’ca temyiz istemi geri çevrilir.
104
Temyiz süresinin hesabında, kararın “tefhim” (ya da “tebliğ”) edildiği
gün hesaba katılmaz.
105
“Tefhim” edilen kararın ayrıca taraflara “tebliğ” edilmiş olması ha-
linde, temyiz süresi “tebliğ tarihi”nden değil, “tefhim tarihi”nden itibaren
işlemeye başlar.
106
Asıl olan “duruşmada tefhim edilen kısa karar” olduğundan,
107
tefhim
edilen “kısa karar” ile tebliğ edilen “gerekçeli karar” arasında fark bulun-
ması halinde, temyiz süresi gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren
işlemeye başlar.
108
Kendisine temyiz dilekçesi tebliğ edilen taraf süresinde kararı
temyiz etmemiş olsa bile on gün içinde vereceği “cevap dilekçesi” ile
katılma yoluyla temyiz isteminde bulunabilir (HUMK m. 433/II).
109
Ancak, “katılma yoluyla temyiz hakkı”, asıl temyiz hakkıyla sıkı sıkıya
bağlı olduğundan, diğer yanın asıl temyiz dilekçesinin normal temyiz
süresi içinde ve kendisi yönünden temyizi mümkün bir karara karşı
verilmiş olması gerekir.
110
İstihkak davalarına “adli tatilde” de bakıldığından, temyiz süresi,
adli tatilde de işler.
111
Temyiz süresi -Bakanlar Kurulu kararı ile kamu görevlilerinin izinli
sayıldıkları- idari tatil günlerinde de işler.
112
İcra mahkemesinin kararı, taraflar dışında asli müdahil
113
ve asli
müdahil sıfatını almış olan ihbar olunan
114
tarafından da temyiz edi-
104
Bkz., 15. HD, 13.9.1989 T. 1922/3491.
105
Bkz., 15. HD, 10.12.1985 T. 4588/4145.
106
Bkz., 21. HD, 26.1.2004 T. 10018/525; 15. HD, 23.5.1990 T. 1342/2385.
107
Bkz., 15. HD, 24.2.1992 T. 420/817; 30.5.1991 T. 2703/2878; 5.11.1990 T. 3213/4537.
108
Bkz., 15. HD, 10.7.1992 T. 2981/3818; 1.7.1988 T. 1944/2510.
109
Bkz., 15. HD, 23.6.1986 T. 1552/2416.
110
Bkz., 21. HD, 4.6.2002 T. 3950/5355.
111
Bkz., 15. HD, 2.11.1994 T. 5582/6439.
112
Bkz., 21. HD, 5.4.2004 T. 2003/3293.
113
Bkz., 21. HD, 16.10.2001 T. 6359/6778.
114
Bkz., 21. HD, 11.2.2002 T. 8914/857.
Talih UYAR makaleler
336TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
lebilirken, fer’i müdahilin
115
kararı tek başına -katıldığı taraf temyiz
etmedikçe- temyiz hakkı yoktur...
Kararı temyiz etmek isteyen, bu dilekçesinde temyiz sebeplerini
bildirebileceği gibi, bunları bildirmeden sadece “süreyi saklı tutma”
(müddeti muhafaza) dilekçesi vererek de -ve temyiz harçlarını da yatı-
rarak- kararı temyiz edebilir.
116
Yüksek mahkeme, özellikle yeni içtihatlarında “temyiz” (ve karar
düzeltme) süresini geçiren tarafın, eski hale getirme isteminde buluna-
bilmesini kabul etmiştir. Bu durumda, temyiz süresini geçiren tarafın
ibraz ettiği raporun “istek ve iradesi dışında temyiz süresini kaçırdığını
belirtir nitelikte olması”
117
ve “özel doktordan alınmış raporun daha sonra
Sağlık Ocağı Tabipliğine onaylatılmış olması”
118
gerekir.
Temyiz defterine kaydedilmeyen ve peşin temyiz harcı da öden-
meyen temyiz dilekçesinin reddine karar verilir.
119
Buna karşın, temyiz
dilekçesi süresinde temyiz defterine kaydedilmiş olmasına rağmen, pe-
şin temyiz harcı yatırılmamışsa, temyiz edene “peşin harcı yatırması için”
önel verilmesi gerekir.
120
“İstihkak davasının reddi kararı”nı temyiz eden davacı - üçüncü kişi,
İİK m. 36’ya göre “yürütmenin durdurulması” kararı getirmek üzere icra
dairesinden süre isteyebilir (İİK m. 97/XIV).
121
İİK m. 363/7 uyarınca temyiz edilebilen kararlar “İİK m. 97/I’e göre
üçüncü kişinin istihkak iddiasına alacaklı ya da borçlu tarafından itiraz edilmesi
üzerine, icra müdürlüğünce dosyanın gönderildiği icra mahkemesince verilecek
olan takibin ertelenmesi kararları” olup, İİK m. 97 uyarınca “istihkak davası”
açıldıktan sonra, icra mahkemesince verilen takibin ertelenmesi kararı
“ara kararı” niteliğinde olduğundan, tek başına temyiz edilemez.
122
115
Bkz., 21. HD, 19.1.2004 T. 9720/70.
116
Bkz., 21. HD, 26.1.2004 T. 9869/502; 15. HD, 30.6.1988 T. 1840/2465.
117
Bkz., 15. HD, 13.10.1992 T. 5259/4704.
118
Bkz., 21. HD, 5.3.2002 T. 555/1535.
119
Bkz., 15. HD, 11.4.1991 T. 1319/1907; 30.1.1990 T. 4139/249.
120
Bkz., 21. HD, 22.9.1998 T. 5030/5702 - 15. HD, 3.9.1987 T. 3132/3079.
121
Bkz., 12. HD, 19.2.1981 T. 90/1573.
122
Bkz., 21. HD, 6.4.2004 T. 2918/3436.
makaleler Talih UYAR
337TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
X. İcra mahkemesinin “istihkak davası” sonucunda verdiği kararlar
kesin hüküm (HUMY m. 237) teşkil eder mi? Takip hukuku ile ilgili
kararları “kesin hüküm” teşkil etmeyen
123
İcra mahkemesinin, istihkak
davası sonucunda verdiği kararlarının “kesin hüküm teşkil etmeyeceğini”
belirten hukukçular
124
yanında, aksi görüşü savunan hukukçular
125
da
vardır. Kanımızca, -“ihalenin feshi” istemi gibi-
126
“istihkak davaları” so-
nucunda icra mahkemesinin verdiği kararların maddi anlamda kesin
hüküm (HUMK m. 237) teşkil edeceğinin kabul edilmesi daha doğru
123
Bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1848 vd; Uyar, T., Yetki - Görev ve Yargılama
Usulü, 1991, 2. Bası, s. 423.
124
Ansay, S. Ş., Hukuk İcra ve İflas Usulleri, 1960, s. 113 vd.; Arar, K., İcra ve İflas Hükümleri,
C. I, 1944, s. 218 vd.; Berkin, N., İflas Hukuku, (4. Bası), 1972, s. 344; Berkin, N., İcra
Hukuku Rehberi, s. 43, 291; Gürdoğan, B., İcra Hukuku Dersleri, 1970, s. 99; Belgesay,
M. R., İcra ve İflas Kanunu Şerhi, 1954, s. 234; Üstündağ, S., a.g.e., s. 204 vd.; Aslan, K.,
a.g.e. s. 628; Yıldırım, K., İcra Hukuku Ders Notları, 2002, s. 99 (Bu görüşün gerekçesi
şudur: İstihkak Davası, bir takip hukuku davasıdır, sadece takip hukuku alanında
sonuç doğurur. Bu davanın konusu ve amacı, alacaklı tarafından haczettirilen mallar
üzerinde, 3. şahsın istihkak iddiası dolayısıyla, cebri icraya devam edilip edilmeye-
ceğinin tespitinden ibarettir. Bu dava, borçlu ile üçüncü kişinin birbirine karşı maddi
hukuk alanındaki dava haklarını etkilemez... Davayı kaybetmiş olan üçüncü kişi,
mal paraya çevrilmediği sürece, borçluya karşı MK 683’e dayanarak istihkak davası
açabilir. Borçluda, istihkak davasını kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, MK 683’e
dayanarak, istihkak davası açabilir.
125
Arslan, R., Medeni Usul Hukukunda Yargılamanın Yenilenmesi, 1977, s. 67; Domaniç,
H., Hukukta Kaziyei Muhakeme ve Nisbi Kuvveti, 1964, s. 17; Görgün, İ. Ş., İflasta İstihkak
Davası, 1977, s. 133; Kuru, B., İcra ve İflas Hukuku, C. 2, s. 1107; Muşul, T. İcra Hukuku,
2001, s. 641; Tanrıver, S., İlamlı İcra Takibinin Dayanakları ve İcranın İadesi, s. 60 vd.;
Ulukapı, Ö., İcra ve İflas Hukuku, 2001, s. 22; Güneren, A., a.g.e., s. 536 (Bu görüşün
gerekçesi şudur: İstihkak davaları teknik anlamda bir davadır. İcra mahkemesi, her
türlü delili tıpkı bir genel mahkeme gibi serbestçe değerlendirerek kararını verir.
Gerekirse tanık dinler, keşif yapar, bilirkişi incelemesi yaptırır. Bu davalarda hakim,
takip hukukunun dar kalıpları içinde hareket etmez. Bu nedenle, icra mahkemesinin
bu davalar sonucunda verdiği kararlar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil eder.
İstihkak davasında davacı üçüncü kişi sadece alacaklıyı taraf (davalı) göstermişse;
yargılama sonunda mahkemenin vereceği karar taraflar arasında maddi anlamda
kesin hüküm teşkil ederek, borçlu bundan etkilenmeyecektir. Buna karşın, istihkak
davasında alacaklı yanında borçlu da taraf (davalı) gösterilmemişse; yargılama so-
nunda verilecek karar, üçüncü kişi ile borçlu arasındaki ilişkide de maddi anlamda
kaybetmiş olan üçüncü kişi, “kendi malı ile borçlunun borcunu ödediğini” ileri
sürerek borçluya karşı sebepsiz zenginleşme davası açamayacak, istihkak davasını
kaybetmiş olan borçlu da, üçüncü kişiye karşı MK 683’e dayanarak istihkak davası
açamayacaktır. Aynı şekilde, üçüncü kişi, istihkak davasını kazanmış ve malın ken-
disine teslimine karar verilmişse, borçluda üçüncü kişiye karşı MK 683’e dayanarak
istihkak davası açamayacaktır.
126
Bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1850 vd.; Uyar, T., Yetki -Görev ve Yargılama
Usulü, s. 424.
Talih UYAR makaleler
338TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
olur. Çünkü, icra mahkemesi, delilleri serbestçe takdir ederek, genel
hükümlere göre -tanık dinleyerek, yemin teklif ederek, bilirkişi ince-
lemesi yaptırarak, keşif yaparak- “mahkeme” hüviyetiyle karar verdi-
ğinden, verilen bu kararlara “kesin hüküm” niteliğini tanımamak usul
ekonomisine aykırı olur.
127
Yüksek mahkemenin farklı dairelerinin bu konuda farklı kararlar
verdiğini görüyoruz. Gerçekten; 70’li ve 80’li yıllarda istihkak davaları
hakkında icra mahkemelerince verilmiş olan kararları temyizen ince-
lemiş olan Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin,
128
90’lı yıllarda Yargıtay 15.
Hukuk Dairesi’nin
129
ve bugün bu kararları temyizen incelemekte olan
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin
130
-ilk kararlarında- “istihkak davaları
sonucunda verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmeyeceği-
ni” belirtmişken; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin,
131
Yargıtay 4. Hukuk
Dairesi’nin,
132
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin,
133
Yargıtay 13. Hukuk Da-
iresi’nin,
134
-ilk kararlarında- ve halen bu kararları temyizen incelemekte
olan Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin
135
“istihkak davaları sonucunda verilen
kararların maddi anlamda kesin hüküm teşkil edeceğini” belirtmişlerdir.
Ancak hemen şu hususu belirtelim ki, istihkak davası sonucunda
verilen kararların ister “kesin hüküm teşkil etmeyeceği” ister “kesin hüküm
teşkil edeceği” kabul edilsin, İİK m. 97/XII c. 3 hükmüne göre; üçüncü
kişinin istihkak iddiası borçlu tarafından kabul edildiği takdirde, borçlu
aleyhine delil teşkil eder ve borçlu artık ileride bu ikrarına (kabulüne)
aykırı hiç bir iddiada bulunamaz.
XI. İcra mahkemesinin istihkak davası sonucunda verdiği kararların
“kesin hüküm” teşkil edip etmemesi; bu kararlara karşı yargılamanın
yenilenmesi (iadesi) yoluna başvurulup başvurulamamasında önem
taşır. Doktrinde kimi hukukçular,
136
“istihkak davası sonucunda verilen
127
Bkz., Uyar, T., İİK Şerhi, 2005, C. 2, s. 1849 vd.; Uyar, T., a.g.e., s. 424 vd.
128
Bkz., 13. HD, 3.6.1981 T. 3538/4244.
129
Bkz., 15. HD, 5.10.1994 T. 4152/5501; 11.9.1991 T. 2694/4051.
130
Bkz., 21. HD, 4.11.1997 T. 5834/7065.
131
Bkz., 11. HD, 11.11.2002 T. 5701/10298; 27.11.2000 T. 9515/9535.
132
Bkz., 4. HD, 19.3.2001 T. 11931/2552.
133
Bkz., 12. HD, 2.6.1986 T. 5576/6588; 3.11.1977 T. 9191/9125.
134
Bkz., 13. HD, 31.3.1977 T. 1254/1836.
135
Bkz., 21. HD, 26.5.2003 T. 4011/4929; 27.12.2002 T. 8253/11427.
136
Arslan, R., a.g.e. s. 67; Görgün, İ. Ş., a.g.e. s. 131; Kuru, B., a.g.e. C. 2, s. 1107; Güneren,
A., a.g.e., s. 536.
makaleler Talih UYAR
339TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi (iadesi) yoluna başvurabileceğini”
kabul etmişken, kimi hukukçular
137
bu görüşe katılmamışlardır. Bu ko-
nuda, Yargıtay’ın daireleri arasında da görüş ayrılığı vardır. Gerçekten
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi
138
ile -halen; istihkak davası sonucunda icra
mahkemeleri tarafından verilen kararlara temyizen inceleyen- Yargıtay
21. Hukuk Dairesi,
139
“bu kararlara karşı yargılamanın yenilenmesi yoluna
gidilebileceğini” kabul etmişken -70’li ve 80’li yıllarda, bu kararları tem-
yizen incelemiş olan- Yargıtay 13. Hukuk Dairesi
140
ve -90’lı yıllarda
bu kararları incelemiş olan- Yargıtay 15. Hukuk Dairesi
141
“bu kararlara
karşı, yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilemeyeceğini” belirtmiştir. Ka-
nımızca, -”ihalenin feshi” istekleri sonucunda verilen kararlarda olduğu
gibi-
142,
143
“istihkak davaları” sonucunda verilen kararlara karşı da -bu
kararlar, maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiğinden- yargılamanın
yenilenmesi (iadesi) yoluna başvurulabilmelidir.
XII. İcra mahkemesinin, istihkak davası sonucunda verdiği karar-
lara karşı kanun yararına temyiz yoluna başvurulabilir mi? Yargıtay
12. Hukuk Dairesi
144
-eski tarihli- bir kararında “icra mahkemelerinin
dava biçiminde baktığı ve sonuçta verdiği kararlar ‘kesin hüküm’ teşkil eden
‘istihkak davaları’ ile ‘ihalenin feshi isteği’ hakkında verdiği kararlara karşı”
kanun yoluna başvurulabileceğini kabul etmiştir. Doktrinde
145
-öteden
beri- “icra mahkemesinin tüm kararlarına karşı Kanun yararına temyiz yoluna
başvurulabileceği” kabul edilmiştir.
137
Gürdoğan, B., a.g.e. s. 99; Arar, K., a.g.e., s. 218 vd.; Ansay, S. Ş., a.g.e., s. 113 vd.; Ber-
kin, N., İflas Hukuku, s. 344 vd.; Üstündağ, S., a.g.e., s. 24, dpn. 12; Aslan, K., a.g.e., s.
620.
138
Bkz., 12. HD, 2.6.1986 T. 5576/6588; 3.11.1977 T. 9191/9125.
139
Bkz., 21. HD, 26.5.2003 T. 4011/4929; 27.12.2002 T. 8253/11427.
140
Bkz., 13. HD, 31.3.1977 T. 1254/1836.
141
Bkz., 15. HD, 11.9.1991 T. 2694/4051.
142
Bkz., 12. HD, 6.4.2000 T. 4374/5439 - 12. HD, 2.6.1986 T. 5576/6588.
143
Uyar, T., Yetki - Görev ve Yargılama Usulü, s. 766.
144
Bkz., 12. HD, 3.11.1977 T. 9195/9125.
145
Berkin, N., a.g.e., s. 466, 471; Uyar, T., Yetki - Görev, Yargılama Usulü, s. 764 vd.; Pekca-
nıtez, H., Şikayet, 1986, s. 177; Karslı, A., İcra Tetkik Mercii Kararlarının Temyizi, 1995,
s. 147 vd.