Saffet CAN makaleler
310TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
Devlet İstatistik Enstitüsü’nün (DİE’nin), son tespitlerine göre; Tür-
kiye’deki kayıt dışı çalışanların toplam çalışan içindeki payının bu yılın
üçüncü çeyreğinde %55,4 ile zirveye çıktığı ve kayıt dışı istihdamın on iki
milyon 675 bine ulaştığı bilinmektedir.
2
Ülkemizin karşı karşıya kaldığı
bu gerçek karşısında kayıt dışı çalışan işçi ücretlerinin haczinde önemli
sorunlarla karşılaşmak kaçınılmazdır.
İcra ve İflas Kanunu (İİK) birçok kez değişikliğe uğramış, son olarak da
17.07.2003 tarih ve 4949 sayılı Kanun’la
3
önemli ölçüde değiştirilmiş ancak
maaş ve ücretlerin haczine ilişkin maddeleri hiç değişmeden günümüze
kadar gelmiştir. İİK’nin kabul tarihi olan 9 Haziran l932’de bir sorun ol-
madığı anlaşılan kayıt dışı istihdam günümüzün, DİE’nin verilerinden de
anlaşılacağı üzere önemli bir sorunu olmuştur.
MAAŞ VE ÜCRETLERİN HACZİNDE USUL
İcra ve İflas Kanunu
Madde 355 – Devlet işlerinde veya hususi müesseselerde bulunan borç-
lu memur veya müstahdemlerin maaş ve ücretlerinden kesilmesi için icra
dairelerinden yapılacak tebligatın kanuni muhatapları haczin icra edildiğini
ve borçlunun maaş ve ücreti miktarını nihayet bir hafta içinde bildirmeğe ve
borç bitinceye kadar icra dairesinin tebligatı mucibince haczolunan miktarı
tevkif edip hemen daireye göndermeğe mecburdurlar.
MAAŞ VE ÜCRETLERİN
HACZİNE İLİŞKİN SORUNLAR
Av. Saffet CAN
*
“Devil lies in details”
1
*
İstanbul Barosu üyesi.
1
Türkçesi: Şeytan ayrıntılardadır.
2
Şükrü Kızılot, “Kaçak İşçi Niçin Artıyor”, Hürriyet, l8.l2.2004.
3
İİK, en son olarak 12.02.2004 tarih ve 5092 sayılı Kanun’la değişikliğe uğramıştır.
makaleler Saffet CAN
311TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
Memurun maaş, ücret veya memuriyetinde yahut başka bir şubeden
maaş almayı mucip olacak surette vuku bulacak tebeddülleri ve hizmetine
nihayet verildiği takdirde bu keyfiyeti de mal memuru veya daire amiri
yahut hususi müesseselerin kanuni muhatapları derhal icra dairesine bil-
dirmeğe ve ikinci halde haciz muamelesinden o şube veya amirini haberdar
etmeğe mecburdur.
Madde 356 – Yukarıdaki madde hükümlerine riayet etmemiş olanların
kesmedikleri veya ilk vasıta ile göndermedikleri para ayrıca mahkemeden
hüküm alınmasına hacet kalmaksızın icra dairesince maaşlarından veya
sair mallarından alınır.
Bunların borçluya kanun hükümleri dairesinde rücu hakları vardır.
Yukarıdaki madde hükümlerine riayet etmeyen herhangi bir memur
veya amir hakkında istenecek malumatın icra dairesine hemen verilmesi
bunların mensup olduğu dairenin vazifesidir.
Cumhuriyet Savcılığı’nca Takip
Madde 357 – İcra dairesince Kanun’a göre yapılan tebliğ ve emirleri
derhal yapmağa ve neticesini geciktirmeksizin icra dairesine bildirmeğe
alakadarlar mecburdur. Makul sebep haricinde tebliğ ve emirleri yapma-
yanlar hakkında ait olduğu dairece tahkikatı evveliyeye hacet kalmaksızın
Cumhuriyet Savcılığı’nca doğrudan doğruya takibat yapılır.
Uygulamada, alacaklının istemi üzerine İcra Müdürlüğü üçüncü kişiye;
alacaklının, varsa vekilinin, borçlunun her birinin adını, soyadını, borçlunun
iş yerindeki görevini ve borcun miktarını belirtir. Bu bilgilerin yanı sıra:
“Yukarıda kayıt edilen alacağın tahsili için borçlunun almakta olduğu maaş
veya ücretinin ¼’ünün haczine karar verilmiştir.
Karar kapsamında ve İİK’nın 355. maddesi gereğince haczin icra edilip edilme-
diğinin ve borçlunun almakta olduğu maaş veya ücret miktarının bir hafta içinde
bildirilmesi ve borç bitinceye kadar tebligat gereğince haciz olunan miktarın kesilip
gönderilmesi, borçlunun maaş veya ücretinde veya memuriyetinde yahut başka
bir yerden maaş almayı gerektiren değişiklik olduğu ve hizmetine son verildiği
takdirde derhal bildirilmesi, bu madde hükmüne uyulmadığı veya kesilen paralar
gönderilmediği takdirde aynı Kanun’un 356. maddesi gereğince bu paraların maa-
şınızdan veya sair mallarınızdan alınacağının ve ayrıca İİK 357. madde gereğince
cezai takibat yapılacağının bilinmesi rica olunur.” biçiminde bir ihbarname
gönderir. Bu ihbarnameye karşı:
Saffet CAN makaleler
312TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
A. Gerçeğe Aykırı Bildirimde Cezai Sorumluluk
Gerçeğe aykırı bildirimde bulunan kimse İİK 338/I kuralına göre: “…
alacaklının şikayeti üzerine icra mahkemesi tarafından bir aydan altı aya kadar
hafif hapis cezası ile cezalandırılır.” (Bu arada avukatların da İİK 345. madde
4
gereği cezai sorumluluğu olabileceği unutulmamalıdır.) Her ne kadar,
kamu görevlisinin bu kanuna göre gerçeğe aykırı bildirimi, görevini kö-
tüye kullanma suçu olarak düşünülebilirse de 7126 sayılı Yasa gereği özel
yasalarda özel haller için ayrı hükümler yer alıyorsa onlar uygulanır.
5
Başka
bir anlatımla, gerçeğe aykırı bildirimde bulunan her kim ise o İİK 338/I
maddesinin özel kuralına göre yargılanmalı, bu madde uyarısı da İcra Mü-
dürlüğü’nün bu konudaki ihbarnamesinde yer almalıdır. (İİK Yönetmeliği
17. maddesinde sayılan kullanılması zorunlu basılı kağıtlar arasında yer
almadığından İcra Müdürlüğü’nce bu konuda gönderilen ihbarnameler
tek biçim (standart, İng. standard) değildir.)
B. Gerçeğe Aykırı Bildirimde Hukuki Sorumluluk
İcra Müdürlüğü’nün yukarıda örneği verilen ihbarnamesine karşı bil-
dirimde bulunmaya yetkili kişi: “Şirketimiz kayıtlarında dosyanız borçlusunun
adına rastlanmamıştır. Dosyanız borçlusu şirketimizde çalışmadığı gibi bu kişinin
şirketimizde hiçbir hakkı ve alacağı bulunmamaktadır. Bu nedenle “haciz ihbarna-
menize süresinde itiraz ediyoruz.” biçiminde yazılmış bir dilekçeyle İİK 355.
maddesi gereği konmuş olan haczi etkisiz duruma düşürebilmektedir.
Öncelikle “takip” hukukunun bir sorunu olan bu durum karşısında
iyi niyetli alacaklının, üçüncü kişinin verdiği bu yanıtın gerçek olmadığını
hangi kurallara göre ve hangi mahkemede ispat edeceğine ilişkin olarak
maaş ve ücretlerin haczini düzenleyen İİK maddeleri kapsamında başvu-
racağı herhangi bir kural bulunmamaktadır.
Benzer durumu düzenleyen İİK 89. maddesinin 3. fıkrasında üçüncü
kişinin, 4. fıkrasında alacaklının dava hakkı ve koşulları verilmiş, son fıkra-
sında ise bu madde hükmünün gerçeğe aykırı bildirimde (hakikate muhalif
beyanda) bulunan memurlar hakkında da uygulanacağı açıkça belirtilmiştir.
4
Hükmi şahısların muamelelerinden kimlerin ceza göreceği
Madde 345 – Bu Kanun’da yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamele-
lerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın … vekillerinden … fiili yapmış
olan hakkında uygulanır.
5
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 257. maddesinin, “Kanun’da suç olarak tanımlanan
haller dışında …” biçimindeki anlatımından da bu sonuca ulaşabiliriz.
makaleler Saffet CAN
313TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
İcra ve İflas Kanunu kurallarının her birinin özel durumları düzenleyen
özel kurallar olmaları nedeniyle uygulanma koşullarını da birbirinden ayrı
tutmak gerekir. Bu bağlamda olarak, özel kuralların örnekseme yoluyla
uygulanmasının hukuk biliminin ilkeleriyle de bağdaşmayacağı için İİK
89. madde kurallarının maaş ve ücretlerin haczinde de uygulanabileceği
savunulamaz.
Kanımca, İcra Müdürlüğü’nün bu konudaki ihbarnamesi karşısında
gerçeğe aykırı bildirimde bulunan üçüncü kişiye karşı ‘itirazın iptali’ nite-
liğinde bir dava açılmalı, bu dava sonunda alacaklı haklı çıkarsa, gerçeğe
aykırı bildirim yapılmasaydı hangi hakları alacak idiyse yasada verilmiş
olan o hakları elde etmeli. Bu sonuca, Türk Medeni Kanunu 1. maddesinin
2. fıkrasında verilmiş olan yetkiyi kullanma başarısı gösteren hâkim ile
ulaşabilirsek de bu denli başarılı hâkimi bulmak her zaman olası değildir.
Ayrıca, günümüz Türk hukukunda da geçerli olan Roma hukukunun bu
özlü sözünde belirtildiği gibi “Malitiis non est indulgendum.”
6
Bu nedenle
hem kötü niyetlileri engellemek hem de İİK’nın dizgesel (Fr. systématique)
özgünlüğüne uygunluk bakımından, bu davayı kaybeden üçüncü kişilere
alacağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere bir tazminat yükletilme-
lidir.
SONUÇ
Hiç değişmeden günümüze kadar gelmiş İİK’nın maaş ve ücretlerin
haczini düzenleyen bu kurallarının, özellikle kaçak işçi çalıştırmanın (kayıt
dışı istihdamın) aşırı boyutlara ulaşması karşısında yeni bir yasayla günü-
müz koşullarına uyarlanması gereği ortaya çıkmaktadır
6
Türkçesi: Kötü niyet korunmaz.