hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
61TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
YENİ TÜRK LİRASI’YLA İLGİLİ KANUN’UN
CEZA VE CEZA YARGILAMASI
HUKUKU AÇISINDAN
İNCELENMESİ
Dr. Ali KARAGÜLMEZ
*
I. GENEL OLARAK
28 Ocak 2004 günlü, 5083 sayılı “Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Para
Birimi Hakkında Kanun” 31 Ocak 2004 tarihli ve 25363 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır. 5083 sayılı Kanun’un yürürlükle ilgili 6. maddesine göre,
bu Kanun’un; 4. maddesi ile geçici 1. maddesinin 2 ve 3. fıkraları yayımı
tarihinde, diğer hükümleri ise 1.1.2005 tarihinde yürürlüğe girmektedir.
5083 sayılı Kanun’un henüz yürürlüğe girmeyen 2. maddesinde, her
nasılsa 31.7.2004 tarihli ve 25539 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 16.7.2004
günlü, 5228 sayılı Kanun’un 59. maddesinin (13) numaralı fıkrasıyla deği-
şiklik yapılmıştır.
5228 sayılı Kanun’la, 5083 sayılı Kanun’un 2. maddesinin; başlığında
yer alan “değişim oranı” ibaresi “değişim oranı ve Yeni Kuruş’a tamamlama”,
2. fıkrasında yer alan “Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerde yarım
Yeni Kuruş’un üzerindeki değerler” ibaresi “Türk Lirası değerlerin Yeni Türk
Lirası’na dönüşüm işlemlerinin ve Yeni Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin
sonuçlarında ve ödeme aşamalarında yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerler”,
“yarım Yeni Kuruş ve altındaki değerler dikkate alınmaz.” ibaresi “yarım Yeni
Kuruş’un altındaki değerler dikkate alınmaz.” şeklinde değiştirilmiştir.
5083 sayılı Kanun’un; 1 ve 5228 sayılı Kanun’la değişik 2. maddeleri
şöyledir:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin para birimi
MADDE 1. - Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin para birimi Yeni Türk Lira-
sı’dır. Yeni Türk Lirası’nın alt birimi Yeni Kuruş’tur. Bir Yeni Türk Lirası (YTL)
yüz Yeni Kuruş’a (YKr) eşittir.
*
Hakim.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
62TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Bakanlar Kurulu, Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş’ta yer alan yeni ibarelerini
kaldırmaya ve uygulamaya ilişkin esasları belirlemeye yetkilidir.”
“Türk Lirası ile Yeni Türk Lirası arasında değişim oranı ve Yeni Kuruş’a
tamamlama;
MADDE 2. - Türk Lirası değerler Yeni Türk Lirası’na dönüştürülürken, bir
milyon Türk Lirası (1.000.000 TL) eşittir bir Yeni Türk Lirası (1 YTL) değişim
oranı esas alınır.
Türk Lirası değerlerin Yeni Türk Lirası’na dönüşüm işlemlerinin ve Yeni
Türk Lirası cinsinden yapılan işlemlerin sonuçlarında ve ödeme aşamalarında
yarım Yeni Kuruş ve üzerindeki değerler bir Yeni Kuruş’a tamamlanır; yarım
Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikkate alınmaz.”
5083 sayılı Kanun’la, 1 Ocak 2005 tarihinden itibaren yeni bir uygula-
maya başlanılmaktadır ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin para birimi,
Yeni Türk Lirası olacaktır. Yeni Türk Lirası’nın alt birimi “Yeni Kuruş”tur
ve bir Yeni Türk Lirası (YTL), yüz Yeni Kuruş’a (YKr) eşittir.
1 YTL = 100 YKr’dir.
Kanun’un 2. maddesine göre, 1.1.2005 tarihinden itibaren Türk Lirası
ve Lira değerler, Yeni Türk Lirası’na dönüştürülecektir. Dönüştürme işle-
minde;
1.000.000 Türk Lirası (veya Lira) = 1 Yeni Türk Lirası olacaktır.
II. TÜRK LİRASI’NA YAPILAN ATIFLARDA DEĞİŞİKLİK
5083 sayılı Kanun’un “Türk Lirası’na yapılan atıflarda değişiklik” kenar
başlıklı 3. maddesinde;
“Kanunlarda ve diğer mevzuatta, idarî işlemlerde, yargı kararlarında, her
türlü hukukî muamelelerde, kıymetli evrak ve hukukî sonuç doğuran diğer belge-
ler ile ödeme ve değişim araçlarında Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıflar,
2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirası’na yapılmış sayılır.”
denilmektedir.
Madde gerekçesine göre, Yeni Türk Lirası’nın para birimi olarak kabul
edilmesi nedeniyle, kanunlarda ve diğer mevzuatta, idarî işlemlerde ve
yargı kararlarında, hukuki sonuç doğuran herhangi bir belgede, en geniş
anlamıyla herhangi bir hukuki ilişkide, ödeme ve değişim araçlarında,
Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıfların, bir milyon Türk Lirası eşittir
bir Yeni Türk Lirası (1.000.000 TL = 1 YTL) değişim oranıyla, aynen Yeni
Türk Lirası’na atıf yapılmış kabul edilecek ve geçerli sayılacaktır. Yeni Türk
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
63TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Lirası’nın uygulamaya konulması, söz konusu hukuki ilişkilerin şartlarında
değişikliğe yol açmayacak veya herhangi bir edimi ifa ederken taraflardan
birine mazeret öne sürme ya da bu hukuki ilişkiyi tek taraflı olarak değiş-
tirme veya feshetme hakkı vermeyecektir.
Ceza ve ceza yargılaması hukuku açısından 5083 sayılı Kanun nasıl
uygulanacaktır? Özellikle, para cezası öngören hükümlerde ne tür işlemler
yapılacaktır? Uygulamada tartışmalara ve duraksamalara neden olabilece-
ğini düşündüğümüz bu konuları, başlıklar halinde ele alacağız.
Önemle belirtelim ki, çalışmamızdaki açıklamalar, kendi yorumumuza
göre 5083 sayılı Kanun’un ceza ve ceza yargılaması hukuku açısından nasıl
uygulanacağına ilişkin düşüncelerimizi içermektedir.
III. CEZA HUKUKU (765 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU
HÜKÜMLERİ) AÇISINDAN DURUM
26.9.2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 1 Nisan 2005 tari-
hinde yürürlüğe girmesi öngörülmektedir. 5237 sayılı Kanun’da, adli para
cezaları açısından yeni bir uygulamaya geçilmektedir ki, bu da “gün para
cezası” sistemidir.
Bununla birlikte, 5083 sayılı Kanun’un YTL’ye dönüştürme hükümle-
rinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2005 olduğu için, 1.1.2005 ila 31.3.2005 tarihle-
rinde 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri yürürlükte bulunmaktadır.
Kaldı ki, 1.4.2005 tarihinden önce işlenen suçlarda da, 5252 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’daki kurallar
da dikkate alınarak, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri gündemde
olabilecektir.
1
Diğer yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki gün para cezası
hükümleri, idarî para cezalarında geçerli değildir. Bu itibarla, 5083 sayılı
Kanun gereğince, YTL’ye dönüştürme işlemlerinde, kimi artırma kuralla-
rının uygulanması da söz konusu olabilecektir.
Bu nedenlerle, çalışmamızda yürürlük tarihi itibarıyla öncelikle 765
sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri açısından konuyu inceleyeceğiz.
Daha sonra ise, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerini, açıkça
belirterek ayrı bir başlıkta ele alacağız.
2
1
Lehe Kanunu’nun belirlenmesi ve Lehe Kanunu’nun uygulaması açısından.
2
Çalışmamızda, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndan söz ederken ise, kimi zaman
sayısı belirtilmeden “TCK” denilmiştir; ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndan
söz ederken, açıkça sayısı belirtilmiştir.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
64TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
A. Mevzuattaki Suç Karşılığı Öngörülen Para Cezası Hükümleri
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesine göre, kanunlarda ve diğer mevzuat-
ta Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıflar, 2. maddede belirtilen değişim
oranında Yeni Türk Lirası’na yapılmış sayılacaktır.
Dönüştürme işleminde,
YTL = Türk Lirası (veya Lira)
1.000.000
formülü uygulanacaktır.
1. Para Cezası İçeren Kanun Maddelerindeki Dönüştürme İşlemleri
Kanunlarda, suç karşılığında öngörülen para cezası hükümlerinde
YTL’ye dönüştürmenin kolay olduğu düşünülebilir. Ancak, 3. maddenin
çok genel ifade tarzı nedeniyle, burada bazı tereddütlü konular bulun-
maktadır.
a. Dönüştürme, Madde Metninde Yazılı Para Cezası Tutarı
Üzerinden mi Yapılacaktır ?
Konuyu bir örnekle ele almak istiyoruz. Örneğin; (2004 yılında işlenen
bir suç için) TCK’nın 456/4. maddesinde “200 Liradan 2.500 Lira’ya kadar ağır
para cezası” yazılıdır. Bir an için dönüştürme işlemini madde metnindeki
tutar üzerinden yapacak olursak;
(200 ilâ 2.500 / 1.000.000) = 0,0002 ilâ 0,0025 YTL bulunur. Bu sonucu
YKr’ye çevirirsek;
(0,0002 ilâ 0,0025 YTL x 100) = 0,02 ilâ 0,25 YKr bulunur.
5083 sayılı Kanun’un 2. maddesinin 2. fıkrasına göre, dönüşüm iş-
lemlerinin sonuçlarında yarım Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikkate
alınmayacağına göre, yukarıdaki örneğin işlem sonucuna göre, TCK’nın
456/4. maddesindeki para cezasında, dönüştürme işlemi yapılan cezanın
dikkate alınmaması gibi ilginç bir sonuç ortaya çıkabilecektir. Üstelik başta
Türk Ceza Kanunu olmak üzere birçok para cezası öngören yasada, bu
sonuca benzer para tutarları bulunmaktadır.
Önemle belirtelim ki, örnekteki TCK’nın 456/4 maddesindeki “200 ilâ
2500 Lira” para cezası tutarı, (suç tarihinde) yürürlükteki mevzuat hüküm-
lerine göre 456/4 maddesinin öngördüğü (gerçek) rakam değildir.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
65TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Türk hukukunda çeşitli nedenlerle güncelliğini yitiren yasalardaki para
cezası tutarları, teknik zorluklar nedeniyle tek tek artırılamadığından, za-
man zaman çıkartılan genel artırım yasalarıyla güncelleştirilmiştir. Bunlar
arasında, 3506 ve 4421 sayılı Yasalar ilk başta gelmektedir. Bu yasalarla,
TCK’nın Ek 1 ve devamı maddeleri düzenlenmiş ve belli koşullarla, yasa-
lardaki para cezalarının yıllara (belli zaman dilimlerine) göre artırılarak
güncelleştirilmesi kurala bağlanmıştır.
3
Böylece, örneğimizdeki TCK’nın 456/4. madde metnindeki “200 ilâ
2500 Lira” para cezası, bu maddedeki suçun gerçek para tutarı değildir ve
bu tutar, yalnızca TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine göre yapılacak
artırım hesabında dikkate alınacak rakam haline gelmiştir. 4421 sayılı Ka-
nun’la değişik TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine göre, her yıl 1 Ocak
ila 31 Aralık tarihleri arasında, yasalardaki para cezası tutarları yapılacak
hesapla yeniden belirlenecektir.
4
Sonuç olarak, yasalardaki para cezası tutarlarının; yıllara göre, başta
TCK’nın Ek 1 ve devamı maddeleri olmak üzere, kimi yasalardaki hüküm-
lere göre artırım hesabı yapıldıktan sonra, bulunan sonuç üzerinden 5083
sayılı Kanun’la dönüşüm işlemi yapılacaktır. Çünkü, 5083 sayılı Kanun’la,
para cezalarının yıllara göre güncelleştirilmesine ilişkin yasa hükümlerinin
uygulanmayacağına ilişkin bir değişiklik yapılmamıştır. 5083 sayılı Kanun,
kapsamındaki özel düzenlemeler dışında, mevcut mevzuat hükümlerine
göre uygulanacaktır.
Bu nedenle, yasa maddelerindeki para cezaları, önce ilgili güncelleş-
tirme hükümlerine göre hesaplanıp, suç tarihine göre güncelleştirilecek ve
sonra dönüştürme işlemi yapılacaktır.
Bu hesaplama işlemi kural olarak; 31.7.1999 tarihine kadar (bu tarih
dahil) işlenen suçlar nedeniyle verilecek para cezalarında 3506 sayılı Ka-
nun’la değişik TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine; 1.8.1999 tarihinden
itibaren (bu tarih dahil) işlenen suçlarda ise 4421 sayılı Kanun’la değişik
TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine göre yapılacaktır.
5
Bazı yasalarda farklı hesaplama hükümleri de yer almaktadır. Bu tür
yasalarda hesaplama işlemi, ilgili yasa maddesine göre yapılacaktır.
3
3506 ve 4421 sayılı Kanunlar’a göre, para cezalarının artırım hesabı konusunda bkz.,
Karagülmez, Ali, Adli ve İdarî Para Cezaları, Ankara, 2001, s. 50-139.
4
Burada, suç tarihi önem taşımaktadır ve ilgili yasa maddesindeki para cezasının
TCK’nın Ek 1 veya devamı maddelerinin kapsamı içerisinde olmalıdır.
5
TCK’nın Ek 1. maddesine göre, nispi nitelikteki vergi ve resim cezaları, nispi para
cezaları ve tazminat kabilinden olup mütezayit nispete tabi bulunan para cezaları
hakkında; Ek 1. maddesi uygulanmaz.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
66TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Örneğin; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 3. maddesine
göre, Karayolları Trafik Kanunu’ndaki fiiller için, her takvim yılı başından
geçerli olmak üzere önceki yıla uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden de-
ğerleme oranında artırılarak hesaplama yapılacaktır.
Bu sonuç itibarıyla örneğimizdeki TCK’nın 456/4. maddesindeki para
cezası tutarının, 1.8.2004 günü işlenen bir suç için, 5.1.2005 günü mahkû-
miyet kararı verildiğini düşünerek, 5083 sayılı Kanun’a göre dönüştürme
işleminde, TCK’nın 456/4. maddesindeki para cezası tutarının, suç tarihi
olan 1.8.2004 tarihindeki tutarı TCK’nın Ek 1, Ek 2 ve Ek 4. maddelerine göre
hesaplanacak; daha sonra bulunan sonuç üzerinden, YTL’ye dönüştürme
işlemi düşünülecektir.
6
b. Suç Tarihine Göre Güncelleştirilen Para Cezasında, Artırma ve
Eksiltme Hükümleri ile Dönüştürme İşlemi Nasıl Uygulanacaktır?
Yasa maddesindeki para cezası, suç tarihine göre örneğin; 4421 sayılı
Kanun hükümleriyle güncelleştirildiğinde, acaba bu tutar, 5083 sayılı
Kanun’a göre YTL’ye dönüştürüldükten sonra mı artırma ve eksiltme hü-
kümleri uygulanacaktır, yoksa suç tarihinde geçerli para cezasının artırma
ve eksiltmeye ilişkin tüm uygulamaları yapıldıktan sonra bulunan sonuç
ceza üzerinden mi YTL’ye dönüştürme işlemi yapılacaktır?
Özellikle ileride ele aldığımız, TCK 30/2 maddesi ile 5083 sayılı Ka-
nun’un 2/2. maddesindeki küsurat açısından farklı sonuçları, bu tartışmayı
önemli kılmaktadır.
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “Kanunlarda ve diğer mevzuatta,
… Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıflar, 2. maddede belirtilen değişim ora-
nında Yeni Türk Lirası’na yapılmış sayılır.” hükmü çok genel niteliktedir. 3.
maddede doğrudan “kanunlardaki Lira’ya yapılan atıf”tan söz edilmektedir.
Buradaki “kanun” sözcüğü, öncelikle para cezası öngören kanun maddesini
ifade etmektedir. Bu yaklaşımla, örneğin TCK’nın 456/4. maddesindeki
para cezası, suç tarihine göre TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine göre
güncelleştirildikten sonra bulunan Lira tutar üzerinden YTL’ye dönüştürme
işleminin yapılması gerekmektedir :
Örnek;
1.1.2004 tarihinde işlenen TCK’nın 456/4. madde kapsamındaki bir suç
nedeniyle, 5.1.2005 tarihinde mahkûmiyet kararı verildiğini ve TCK’nın
456/4, 457/2, 51/3 ve 59. maddelerin uygulanacağını düşünürsek:
6
TCK’nın 30/2 maddesinin (5083 sayılı Kanun açısından) uygulanmasıyla ilgili tar-
tışmalar ileride ele alınmıştır.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
67TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Önce, TCK’nın 456/4. maddesindeki “200 ilâ 2.500” Liradan olayda
takdir edilen tutarın, TCK’nın Ek 1 ve devamı maddelerine göre, suç tarihi
itibarıyla güncelleştirme hesabı yapılacaktır. Bu sonuç, 445.616.000 Lira
olmaktadır.
7
Bulunan bu rakam, TCK’nın 456/4. maddedeki suç tarihinde
geçerli para cezasını ifade etmektedir. 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesine
göre, kanundaki Lira’ya yapılan atıflar üzerinden YTL’ye dönüştürme
işleminin yapılması öngörüldüğüne göre, örnekteki;
445.616.000 Lira / 1.000.000 = 445,616 YTL bulunur.
5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesine göre, yarım ye üzerindeki kü-
surlar, 1 YKr’ye yükseltileceği için, örnekteki sonuç, 445,62 YTL olacaktır.
Bundan sonraki artırma ve indirme işlemlerini YTL’ye dönüştürülen rakam
üzerinden yaparsak;
8
445,62 YTLnde, TCK’nın 457/2. madde gereğince 1/2 artırma yaptı-
ğımızda;
668,43 YTL bulunmaktadır. Bu sonuçtan, TCK’nın 51/3. maddesi ge-
reğince, 2/3 indirim yaptığımıza;
222,81 YTL bulunur. Bu sonuçtan TCK’nın 59. maddesi gereğince 1/6
indirim yaptığımızı düşünürsek;
187,675 YTL bulunur. Bu rakam, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi
gereğince, yarım YKr ve üzerindeki değer 1 YKr’ye tamamlanır ve örnek
olayda sonuçta;
187,68 YTL bulunur.
Yukarıdaki tartışmayı daha iyi ortaya koyabilmek için, örneğimizdeki
uygulamayı, bütün hesapları Lira üzerinden yaptıktan sonra, YTL’ye dö-
nüştürerek yapacak olursak:
Suç tarihinde, TCK’nın 456/4. maddede bulunan rakam 445.616.000
Lira idi.
TCK’nın 457/2. maddesine göre 1/2 artırma yapıldığında, 668.424.000
Lira bulunur. Bu sonuçtan, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince, 2/3 indirim
yaptığımıza;
222.808.000 Lira bulunur. Bu sonuçtan TCK’nın 59. maddesi gereğince
1/6 indirim yaptığımızı düşünürsek;
185.673.333 Lira bulunur; TCK’nın 30/2. maddesi gereğince 1.000 Li-
ra’nın altındaki küsur atılarak sonuç, 185.673.000 Lira olur. Bulunan rakam,
YTL’ye dönüştürüldüğünde;
7
Bu hesaplamada TCK’nın 30/2. maddesi de uygulanmıştır.
8
TCK’nın 29. maddesine göre, önce artırma ve sonra indirim nedenleri uygulanacaktır.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
68TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
185.673.000 / 1.000.000 = 185,673 YTL olur. 5083 sayılı Kanun’un 2/2.
maddesi gereğince yarım YKr’nin altındaki değer atıldığında ise,
185,67 YTL bulunur.
Görülüyor ki, para cezasının hesabında, kanun maddesindeki (Lira)
para cezasını önce YTL’ye dönüştürüp, sonra artırma ve eksiltme hesabında
bulunan sonuç YTL rakam ile kanun maddesindeki (Lira) para cezasını
YTL’ye dönüştürmeden, artırma ve eksiltme işlemlerini Lira üzerinden
tamamlayıp, çıkan sonucu YTL’ye dönüştürdüğümüzde bulunan sonuç
YTL rakam farklıdır. Şimdiden hangi yöntemin lehe olduğunu kesin olarak
söyleyebilmek de zordur. Çünkü, para cezası uygulamalarında, çok farklı
artırma, eksiltme nedenleri ve buna bağlı hesaplamalar söz konusudur.
Bunların tümünü önceden öngörüp, şu yol lehedir demek mümkün gö-
rünmemektedir.
Biz, 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki “Kanunlarda ve diğer mev-
zuatta, … Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıflar, … Yeni Türk Lirası’na
yapılmış sayılır.” kuralı gereğince, (adli veya idarî) para cezası öngören yasa
maddesindeki Lira üzerinden para tutarının, suç tarihinde geçerli olan ra-
kamı bulunup, YTL’ye dönüştürme işlemi yapıldıktan sonra, artırma ve
eksiltme işlemlerinin bundan sonra (YTL üzerinden) yapılması gerektiğini
düşünmekteyiz.
B. Mevzuattaki Para Cezalarına İlişkin Genel Uygulama Hükümleri
1. TCK’nın 19 ve 24. Maddeleri
TCK’nın 19. maddesinde ağır para cezalarının, 24. maddesinde hafif
para cezalarının asgari ve azami sınırları gösterilmiştir. Söz konusu mad-
delerdeki para tutarları, 5083 sayılı Kanun’la acaba nasıl YTL’ye dönüştü-
rülecektir?
TCK’nın 19 ve 24. maddelerindeki asgari ve azami sınırlara ilişkin para
tutarları, TCK’nın Ek 4. madde yollamasıyla Ek 2. maddesi gereğince, yılla-
ra göre artırılarak yeniden belirlenmektedir. Bu nedenle, tıpkı para cezası
içeren yasa maddelerinde olduğu gibi, TCK’nın 19 ve 24. maddesinin, suç
tarihinde geçerli güncelleştirilmiş tutarları üzerinden, 5083 sayılı Kanun’a
göre YTL’ye dönüşüm işleminin yapılması gerekmektedir.
31.7.1999 tarihine kadar (bu tarih dahil) işlenen suçlarda, 3506 sayılı
Kanun’la öngörülen TCK’nın Ek 4 ve Ek 2. maddelerine göre; 1.8.1999
tarihinden itibaren (bu tarih dahil) bugüne kadar işlenen suçlarda 4421
sayılı Kanun’la değişik TCK’nın Ek 4 ve Ek 2. maddelerine göre hesaplanan
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
69TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
tutarlar üzerinden TCK’nın 19 ve 24. maddelerindeki tutarlar, 5083 sayılı
Kanun’la dönüştürme işlemi yapılacaktır.
9
2. 647 Sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun Hükümleri
647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4. maddesinin 1. fıkra-
sının (1) numaralı bendinde kabahatler ve cürümlerde beher gün için para
cezasına çevirmedeki alt ve üst sınırlar; 5. maddesinde infaz sırasında para
cezasının hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülmesindeki para tutarları
gösterilmiştir.
a. 31.7.1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlar
3506 sayılı Kanun döneminde 647 sayılı Kanun’daki sözü edilen bu
tutarlar, yıllara göre artırıma tâbi değildi ve 14.12.1988 ilâ 31.7.1999 ta-
rihleri arasında sabit olarak kaldı. 4. maddede; kabahatlerde 3.000 – 5.000
Lira, cürümlerde 5.000 ilâ 10.000 Lira ve 5. maddede ise 10.000 Lira söz
konusuydu.
Suç tarihi, 31.7.1999 ve öncesi olan bir suç hakkındaki bu rakamlar,
5083 sayılı Kanun gereğince YTL’ye dönüştürülürse şöyle bir tablo ortaya
çıkmaktadır:
647 SK. : Tutarlar : 5083 SK’ya göre :Yeni Kuruş:
Kabahatler m. 4 3.000 – 5.000 Lira0,003 - 0,005 YTL0,3 – 0,5
Cürümler m. 4 5.000 – 10.000 Lira0,005 – 0,01 YTL 0,5 – 1
HBC. Dönüştürme m. 5 10.000 Lira 0,01 YTL 1
Görülüyor ki, 3506 sayılı Kanun uygulamasına tâbi olan 31.7.1999
tarihinden önce işlenen bir suçta, 647 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki
kabahatlerdeki asgari para cezasına çevirme tutarı olan (0,3 YKr), yarım
Yeni Kuruş’un altında kalmaktadır. 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesine
göre yarım Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikkate alınmayacağına göre,
uygulamada bir duraksama ortaya çıkabilecektir.
Bununla birlikte, zamanaşımına ilişkin TCK’nın 102. maddesine göre,
kabahatlerde azami zamanaşımı süresi, TCK’nın 104/2. maddesi de dik-
9
Bu hesaplamaları da ilgilendiren, TCK’nın 30/2 maddesinin (5083 sayılı Kanun
açısından) uygulanması ileride ele alınmıştır.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
70TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
kate alındığında, üç yıl olduğuna göre, 5083 sayılı Kanun’un uygulanma-
sını gerektirebilecek 31.7.1999 tarihinden önce işlenen bir kabahat suçu
olamayacaktır. Bu sonuç itibarıyla, yukarıdaki tablodaki duraksamayla
karşılaşılmayacaktır.
Burada tartışmalı olabilecek başka bir konu bulunmaktadır.
Acaba 31.7.1999 tarihinden önce (bu tarih dahil) işlenen ve 3506 sayılı
Kanun’la değişik 647 sayılı Kanun hükümlerine tâbi olan bir cürümde,
tabloda bulunan sonuçlar, Yeni Türk Lirası’nın altında kaldığına göre, Yeni
Kuruş olarak işleme esas alınabilecek midir?
647 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerinde, “Lira”dan söz edilmektedir
ve 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan
atıflar, 2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirası’na yapılmış sa-
yılır.” denilmektedir. Bu durumda, Yeni Kuruş’tan söz edilmediğine göre,
dönüştürmede Yeni Kuruş doğrudan dikkate alınamayacaktır. Dönüştürme
işlemi, YTL’ye ilişkin 1/1.000.000 formülüne göre yapılacaktır.
5083 sayılı Kanun’da, YTL açısından açık bir küsurat sınırlaması getiril-
memiştir. Bununla birlikte, Yeni Kuruş için getirilen yarım YKr’nin altındaki
değerlerin atılması kuralının, YTL’ye çevirme işlemini de etkileyeceğini
düşünmekteyiz. Buna göre, dönüştürme işleminde hesaplama YTL’ye
göre yapılacaktır ve bulunan sonuçtaki, küsurat olarak 0,0049 (YTL) ve
altındaki değerler atılacak; 0,005 (YTL) ve üzerindeki değerler ise 1 YKr’ye
tamamlanacaktır.
b. 1.8.1999 Tarihinden İtibaren İşlenen Suçlar
1.8.1999 tarihinden itibaren işlenen suçlarda uygulanacak olan, 647
sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerindeki para tutarları, 4421 sayılı Kanun’la
öngörülen TCK’nın Ek 6. maddesi gereğince, Ek 2. maddesindeki yeniden
değerleme oranına göre, 1.1.2000 tarihinden itibaren her yıl artışa tâbi
tutulmaktadır.
Suç tarihi itibarıyla TCK’nın Ek 2. maddesine göre hesaplanarak bu-
lunan 647 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddelerindeki Lira tutarlar, 5083 sayılı
Kanun’la yapılacak dönüştürme işleminde dikkate alınabilecektir.
c. TCK’nın 30. Maddesinin 2. Fıkrasındaki Hüküm
5083 sayılı Kanun gereğince yapılacak dönüştürme işlemlerinde tartış-
malı konulardan birisini de, TCK’nın 30/2 maddesi ile 5083 sayılı Kanun’un
2/2 maddesindeki kuralların oluşturacağını düşünmekteyiz.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
71TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
TCK’nın 30. maddesinin 2. fıkrasında, “Muvakkat cezalar için bir günün
ve para cezalarında 1.000 Lira’nın küsuru hesaba katılmaz.” denilmektedir.
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, “kanunlarda … Türk Lirası’na veya
Lira’ya yapılan atıflar, 2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirası’na
yapılmış sayılır.” denildiğine göre, acaba TCK’nın 30/2. maddesindeki “1.000
Lira’nın küsuru hesaba katılmaz.” İbaresi;
1.000 Lira / 1.000.000 = 0,001 YTL olarak mı anlaşılacaktır?
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinin metnine bakıldığında bu soruya
evet denilebilir. Çünkü, 3. maddede, kanunlardaki Lira’ya yapılan atıfların
dönüşüm formülüne göre, Yeni Türk Lirası’na yapılmış sayıldığı açıkça
belirtilmektedir.
Bu sonuç kabul görürse; 0,001 YTL, 0,1 Yeni Kuruş etmektedir.
5083 sayılı Kanun’un 2. maddesine göre ise, yarım Yeni Kuruş’un
altındaki değerler dikkate alınmayacaktır. Yarım YKr ise; 0,5 YKr = 0,005
YTL’dir.
TCK’nın 30/2. maddesindeki 0,1 YKr’ye dönüşecek olan miktar, 0,5
YKr’nin altında kaldığından, 5083 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi, TCK’nın
30/2 maddesine göre daha lehe niteliktedir. Ancak bu belirleme, TCK’nın
30/2. madde için, çok şekli bir yaklaşımdır. Konuyu başlıklar halinde ay-
rıntılı olarak ele almak istiyoruz:
1. 1.1.2005 Tarihinden Önceye Dayalı Yargısal İşlemler
1.1.2005 tarihinde, infaz işlemi süren birçok kesinleşmiş para cezası
içeren mahkeme ilâmı, Cumhuriyet savcılıklarınca 2004 yılında tebliği ya-
pılmış süresi dolmamış ön ödeme ihtarları olacağı gibi, ceza yargılaması
sonundaki mahkûmiyet kararlarında hesap edilmiş henüz kesinleşmemiş
para cezaları, idarî mercilerce verilen infaz ilişkisi bitmemiş idarî para ceza-
ları, 2004 yılında verilen ve 1.1.2005 tarihi itibarıyla itiraz incelemesi devam
eden idarî para cezaları ve daha birçok uygulama söz konusu olacaktır.
Sayılan bu konularda, TCK’nın 30/2. maddesi de uygulanmış olabilir.
Bu sayılan konularda daha önce uygulanmış olan TCK’nın 30/2 mad-
desi ile 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi nasıl değerlendirilecektir?
Diğer yandan, 3506 ve 4421 sayılı Kanun hükümlerine göre, ceza mad-
delerindeki para cezalarının hesabında TCK’nın 30/2 maddesi ile 5083 sayılı
Kanun’un 2/2. maddesi nasıl uygulanacaktır?
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
72TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Öncelikle (henüz uygulamanın nasıl olacağı bilinmemekle birlikte),
konuya ışık tutabileceğini düşündüğümüz Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun
bir kararını ele almak istiyoruz:
2. TCK’nın 30/2. Maddesiyle İlgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu
Kararının İncelenmesi
TCK’nın 30. maddesinin 2. fıkrasında, 5.2.2003 günlü, 4806 sayılı Ka-
nun’la değişiklik yapılmıştır. 4806 sayılı Kanun değişikliğinden önce 30.
maddenin 2. fıkrasında, “para cezalarında 1 Lira’nın küsuru hesaba katılmaz.”
denilmekteydi ve “bir” sözcüğü, 4806 sayılı Kanun’la “1.000” olarak değiş-
tirilmiş ve 10 Şubat 2003 tarihli ve 25020 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanıp aynı gün yürürlüğe girmiştir.
4806 sayılı Kanun’dan önce işlenen bir suç nedeniyle, TCK’nın 30/2.
maddesindeki “1 Lira’nın küsuru hesaba alınmaz” kuralına göre verilen
105.416.979 Lira ağır para cezası mahkûmiyeti kararının temyiz incelemesin-
de, Yargıtay’ın ilgili dairesi, “sanık hakkında neticeden hükmedilen 105,416,979
TL ağır para cezasından 1.000 TL küsuru olan 979 TL’nin kaldırılarak sanığa tayin
olunan ağır para cezasının 105.416.000 TL’ye indirilmesi suretiyle, diğer yönleri
doğru bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına” karar vermiştir.
Yargıtay ilgili ceza dairesi, yerel mahkeme kararındaki yalnızca sonuç
ceza üzerindeki 1.000 Lira’nın küsurunu kaldırmakla yetinmiştir.
Daire kararına, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca;
4806 sayılı Kanun’la değişik TCK 30/2. maddesinin, “… anılan Yasa
maddesindeki hesaplama ibaresinin, sonuç para cezasının belirlenmesine kadar
her aşamada çıkan küsurların atılması anlamını içerdiğinden, 4421 sayılı Kanun
ile değişik TCK’nın 19 ve Ek 4. maddeleri uyarınca, yıllara göre para cezalarının
alt ve üst hadlerinin belirlenmesinden başlayarak, yasal ve takdiri artırım ve ek-
siltmeler sırasında ortaya çıkan 1.000 Lira küsurları da dahil olmak üzere, yine
TCK’ya 4421 sayılı Kanun ile eklenen Ek 6. madde uyarınca, 647 sayılı Kanun’un
4. maddesinde yer alan, hürriyeti bağlayıcı cezanın para cezasına çevrilmesinde
esas alının günlük miktarların hesaplanmasında ve çevirme işlemleri sırasında, her
aşamada ortaya çıkan bin Lira küsurları atılmak suretiyle sonuç para cezasının,
sanık lehine olacak biçimde belirlenmesi gerektiği…”
düşüncesiyle itiraz yasa yoluna başvurulmuştur.
Başvuruyu inceleyen Ceza Genel Kurulu tarafından aşağıdaki karar
verilmiştir:
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
73TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
“…Çözümlenecek sorun, TCY’nin 30. maddesinin 2. fıkrasındaki ‘para
cezalarında 1.000 Lira’nın küsuru hesaba katılmaz.’’ kuralının, sonuç para
cezasında mı yoksa, temel cezanın tayini aşamasından başlayan tüm he-
saplama işlemlerinde mi, dikkate alınacağı noktasında toplanmaktadır.
(4806 sayılı Yasa) değişikliğinin sanığın lehinde olması ve TCY’nin
2. maddesinin 2. fıkrasının emredici hükmü uyarınca, somut olayda para
cezasının yeniden değerlendirme ve hesaplama yapılmak suretiyle belir-
lenmesi zorunludur.
TCY’nin 29. maddesinde; Yasa’nın belirli bir oranda cezayı arttırıp
eksiltmeyi emrettiği hallerde, mevcut olan ağırlatıcı ve hafifletici nedenler
nazara alınmaksızın, o fiil için ne ceza tayin edilecekse artırma ve indirme
keyfiyetinin o ceza üzerinden uygulanacağı bir çok nedenin birleşmesi
halinde arttırma ve eksiltme hususunun “ondan evvelki artırma ve eksilme
neticesi olan ceza miktarı” üzerinden yapılacağı öngörülmüş, 30. maddesi-
nin 4806 sayılı Yasa ile değişik 2. fıkrasında ise; “Muvakkat cezalar için bir
günün ve para cezalarında bin Lira’nın küsuru hesaba katılmaz” hükümlerine
yer verilmiştir.
TCY’nin 30. maddesinin 2. fıkrası, … para cezalarında 1.000 Lira’nın
küsurunun hesaba katılmayacağını söylemekle, bu kesirlere hiçbir suret-
le hükmedilemeyeceğini belirtmek istemiştir. Bu ilke nispi para cezaları
hakkında da uygulanır. Bu ölçütler aksine bir hüküm ihtiva etmeyen özel
ceza yasaları için de geçerlidir. Anılan fıkrada, … 1.000 Lira’nın kesiri
aynı hükme tabi kılınmıştır. Fıkrada geçen “hesaba katılmaz” ibaresi, bir
hesaba başvurulması zorunlu her aşamayı, başka bir deyişle yasa koyucu
tarafından 30. maddeye istisna oluşturması gayesiyle doğrudan doğruya
belirlenmiş olmayan gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden
hesaplama yapılacak olan her miktar ve süreyi kapsamına almaktadır.
4421 sayılı Yasa ile para cezalarının her takvim yılı için yeniden de-
ğerleme oranında arttırılması uygulaması başladıktan sonra, bazı yıllar
için öngörülen yeniden değerleme oranlarının ondalık kesirler taşıması
nedeniyle, temel para cezaları ile hafif ve ağır para cezalarının aşağı
ve yukarı hadleri belirlenirken ortaya çıkan küsurlu miktarlar, yapılan
hesaplama sonucu bulunmuşlardır. Yasa koyucu tarafından doğrudan
doğruya belirlenmediklerinden, yasa koyucunun, bu miktarların TCY’nin
30/2. maddesindeki kuralın istisnasını oluşturmasını amaçladığından da
söz edilemez. Dolayısıyla, temel hürriyeti bağlayıcı cezaya hükmedilir-
ken günün kesiri sayılacak bir zaman birimine hükmedilemeyeceği gibi,
muvakkat cezalarla aynı hükme tabi kılınmış olan temel para cezası küsu-
runa da hükmedilemez. Nitekim “bir Lira küsurunun hesaba katılmayacağı
hükmünün yürürlükte olduğu dönemde; temel ağır para cezasının alt sınırı 2002
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
74TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
yılında 218.104.099,20 Lira, 2003 yılında 346.785.517,41 Lira olduğu halde,
ağır para cezasının alt sınırı 1 Lira’nın küsuru dikkate alınmaksızın 2002 yılında
218.104.099 Lira, 2003 yılında ise 346.785.517 Lira olarak uygulanmıştır. Bu
nedenle 2001 yılı için %(56), 2002 yılı için %(53,2), 2003 yılı için ise %(59)
olarak belirlenen yeniden değerleme oranının uygulanması sonucu belirlenen
temel para cezalarının alt ve üst sınırlarının da ‘bin Lira kesirinin’ atılması
suretiyle, TCY’nin 19. maddesindeki ağır para cezasının alt ve üst sınırlarının
2001 yılı için 142.365.000-35.591.400.000 Lira, 2002 yılı için 218.103.000-
54.526.024.000 Lira ve 2003 yılı için ise 346.783.000-86.696.378.000 Lira olarak
belirlenmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalardan da anlaşılacağı üzere; TCY’nin 30/2. maddesinde
düzenlenen,… para cezalarında ise bin Lira’nın küsurunun hesaba katılmayacağı
yolundaki kuralın, gerek temel ceza belirlenmesi ve takip eden arttırma ve eksiltme
işlemleri ile sonuç ceza tutarına hükmedilmesi aşamalarında, gerekse 647 sayılı
Yasa’nın 4. maddesinin 1. fıkrasının 1 numaralı bendinde öngörülen hürriyeti
bağlayıcı cezanın paraya dönüştürülmesi aşamasında bir güne karşılık tutulan
para cezası miktarlarının belirlenmesinde göz önünde tutulması zorunludur”.
10
Görülüyor ki, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, TCK’nın 2/2. ve 29. mad-
deler dikkate alındığında, TCK’nın 30/2. maddesindeki sanık lehine olan
1.000 Lira’nın küsuratının atılması kuralının, gerek temel ceza belirlen-
mesi ve takip eden arttırma ve eksiltme işlemleri ile sonuç ceza tutarına
hükmedilmesi aşamalarında, gerekse 647 sayılı Yasa’nın 4. maddesinin
1. fıkrasının (1) numaralı bendinde öngörülen hürriyeti bağlayıcı cezanın
paraya dönüştürülmesi aşamasında bir güne karşılık tutulan para cezası
10
Yargıtay CGK., 15.4.2003, E.2003/9-96,K.2003/104; CGK. Kararının sonuç bölümünde
ise; “Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Yargıtay C. Başsavcılığı itirazının (KABULÜNE)
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin düzelterek onama kararının (KALDIRILMASINA) Yerel
Mahkeme hükmünün TCY’nin 2/2 ve hükmünden sonra yürürlüğe giren 4806 sayılı
Yasa ile değişik TCY’nin 30/2. maddesi hükümleri karşısında sanığa fazla para cezası
tayin edilmiş olması nedeniyle (BOZULMASINA) ancak bu husus yeniden yargıla-
mayı gerektirmediğinden, CYUY’nin 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak,
Yerel Mahkeme hükmünün ‘sanık R’nin taksirle yangına neden olmak suçundan’
TCY’nin 383/1. maddesi uyarınca yedi gün hapis ve 218.103.000 Lira ağır para ce-
zasıyla cezalandırılmasına, cezasında TCY’nin 413. madde uyarınca 1/2 oranında
indirim yapılarak üç gün hapis ve 109.051.000 Lira ağır para cezası ile cezalandırılma-
sına, TCY’nin 59.madde uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak iki gün
hapis ve 90.875.000 Lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına kısa süreli özgürlüğü
bağlayıcı cezanın 647 sayılı Yasa’nın 4. maddesi uyarınca günlüğü 7.269.000 Liradan
paraya çevrilmek suretiyle 14.538.000 Lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına
aynı cins para cezaları TCY’nin 72. maddesi uyarınca toplanarak 105.413.000 Lira
ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının 647 sayılı Yasa’nın 6. maddesi
uyarınca ertelenmesine” karar verilmesi suretiyle (DÜZELTİLEREK ONANMASINA)
denilerek, Kararda yeniden hesaplama yapılmıştır.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
75TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
miktarlarının belirlenmesinde göz önünde tutulmasının zorunlu olduğu-
na karar vermiştir.
11
3. 5083 sayılı Kanun’un 2/2. Maddesi Açısından İncelenmesi
a. TCK’nın 30/2. Maddesi Yürürlükte midir?
5083 sayılı Kanun’la, TCK’nın 30/2. maddesi (açıkça) yürürlükten
kaldırılmamış ise de, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki “yarım Yeni
Kuruş ve üzerindeki değerler bir Yeni Kuruş’a tamamlanır; yarım Yeni Kuruş’un
altındaki değerler dikkate alınmaz” kuralı, TCK’nın 30/2 maddesindeki 0,1
YKr’ye tekabül eden “1.000 Lira’nın küsuru hesaba katılmaz” kuralına göre
daha lehedir. Çünkü, TCK’nın 30/2. maddesindeki küsuratın atılacağına
ilişkin tutar, 1 YKr’nin onda birine tekabül etmektedir; oysa 5083 sayılı Ka-
nun’a göre yarım (0,5) YKr’nin altındaki değerler dikkate alınmayacaktır.
Dolayısıyla, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesinin, TCK’nın 30/2
maddesindeki “1.000 Lira’nın küsuru hesaba katılmaz” kuralını yürürlükten
kaldırdığı ve TCK’nın 2. maddesi gereğince, lehe kanun hükmünün uygu-
lanması zorunludur sonucuna varılabilir mi?
İlk yaklaşımda, bu soruya evet denilebilir ise de; sorunun bu kadar
basit olmadığını düşünmekteyiz.
Öncelikle, TCK’nın 30/2. maddesi Lira/Türk Lirası için geçerlidir; 5083
sayılı Kanun’un 2/2. maddesi ise, YTL ve Yeni Kuruş için geçerlidir. Eğer,
para cezasında bir hesaplama Lira üzerinden yapılıyorsa, daha lehedir diye
henüz (YTL’ye) dönüştürme işlemi yapılmadan 5083 sayılı Kanun’un 2/2.
maddesi nasıl uygulanabilecektir? Böyle bir uygulama mümkün müdür?
Biz, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi, TCK’nın 30/2. maddesindeki
hükme göre daha lehe ise de, henüz dönüştürme işlemi yapılmadan Lira
üzerinden hesaplama devam ederken, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi-
nin uygulanamayacağını düşünmekteyiz. Çünkü, Lira üzerinden örneğin
TCK’nın 456/4’deki gibi bir yasa maddesindeki (Lira) para cezası tutarının
TCK’nın Ek 1 ve devamı maddeleriyle, suç tarihine göre güncelleştirme
hesabı yapılırken, TCK’nın 30/2. maddesi uygulanacaktır. Buradaki he-
saplama, Lira üzerinden yapılıp, söz konusu para cezası maddesindeki
rakamın, genel artırım hükümlerine göre suç tarihinde geçerli miktarı bu-
lunacaktır. Bu hesaplama Lira üzerinden yapılacaktır ve bu aşamada 5083
sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uygulanamaz. Çünkü, 5083 sayılı Kanun’un
11
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun, yukarıda incelenen içtihadının yerleşmiş hale gel-
diği söylenebilir. Yargıtay CGK’nın aynı yönde bir kararı için bkz., 22.6.2004 günlü,
E: 2004/6-125, K: 2004/144 sayılı karar.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
76TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
2/2. maddesi, ancak YTL’ye dönüştürmeden sonra uygulanabilecek bir
içeriğe sahiptir.
Tüm bu nedenlerle, Lira üzerinden yapılması gerekli hesaplamalarla
ilgili olarak, TCK’nın 30/2. maddesinin, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. mad-
desiyle yürürlükten kaldırılmadığını düşünmekteyiz.
b. Yargı Kararlarındaki TL’ye/Lira’ya Yapılan Atıflar
5083 sayılı Kanun gereğince yapılacak dönüştürme işleminde tered-
düde neden olabilecek bir konu da, 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinde,
“…idarî işlemlerde, yargı kararlarında, … Türk Lirası’na veya Lira’ya yapılan
atıflar, 2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni Türk Lirası’na yapılmış
sayılır.” hükmünün nasıl yorumlanacağıdır. Bir başka deyişle, 1.1.2005
tarihinde henüz kesinleşmemiş ya da kesinleşmekle birlikte infaz ilişkisi
sona ermemiş para cezası içeren bir yargı kararında, YTL’ye dönüştürme
işlemi nasıl yapılacaktır?
3. maddede, örneğin “yargı kararlarında … Lira’ya yapılan atıflar” şek-
linde, çok genel bir ifade kullanılmıştır. “Lira’ya yapılan atıflar” ibaresinde,
herhangi bir sınırlama yapılmamıştır. Bu nedenle söz konusu ibarenin,
yargı kararındaki Lira’ya yapılan tüm atıfları kapsadığı yorumu ağırlık
kazanmaktadır. Bu takdirde, dönüştürme işlemine hüküm kısmının nere-
sinden başlanacaktır?
3. maddenin gerekçesinde, yargı kararlarında … Türk Lirası’na veya
Lira’ya yapılan atıfların, bir milyon Türk Lirası eşittir bir Yeni Türk Lirası
(1.000.000 TL = 1 YTL) değişim oranıyla, aynen Yeni Türk Lirası’na atıf
yapılmış kabul edileceği ve geçerli sayılacağı hüküm altına alınmıştır;
denilmiş ve başkaca bir açıklamaya yer verilmemiştir.
Bu sorunda, yargı kararındaki suç maddesi için takdir edilen (Lira)
para tutarı YTL’ye dönüştürüldükten sonra, varsa artırma ve eksiltme iş-
lemlerinin YTL üzerinden yapılması şeklinde bir yaklaşım akla gelmektedir.
Özellikle bu yaklaşım, 1.1.2005’ten itibaren verilecek yargı kararlarında, suç
tarihine göre suç maddesindeki (Lira üzerinden) para cezası tutarının gün-
celleştirilme hesabından sonra bulunan rakamın YTL’ye dönüştürülmesi
ve buna göre artırma ve eksiltme hesaplarının YTL cinsinden yapılması
düşüncemiz ile de paralellik taşımaktadır.
Acaba, 3. maddedeki hükmü, yargı kararındaki infaza esas sonuç para
cezası olarak anlamak mümkün müdür?
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
77TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Eğer, yargı kararlarındaki, tüm hesaplamalardan sonraki (infaza esas
olan) sonuç tutarda Lira’ya yapılan atıfla ilgili dönüştürme esas alınacak
olsaydı, bunun açıkça 3. maddede gösterilmesi gerekliydi diye düşünmek-
teyiz.
Diğer yandan, 3. maddede, dönüştürme işleminin, 2. maddede belir-
tilen değişim oranında yapılacağı açıkça belirtilmektedir. Bunun sonucu
olarak da, 2/2. maddesi gereğince, yarım YKr’nin altındaki değerler dikkate
alınmayacaktır.
Yukarıda incelenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı’nda, TCK’nın
30. maddesine “yasa koyucu tarafından istisna oluşturması gayesiyle doğrudan
doğruya belirlenmiş olmayan” hesaplamalardan söz edilmekle, istisna hüküm-
lerin yasayla getirilebilmesinin mümkün olduğu, istisna hüküm söz konusu
değilse, belirli miktar küsuratın atılmasıyla ilgili hükmün, yargı kararındaki
hesaplamanın her aşamasında dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir.
TCK’nın 29. maddesi gereğince, kanunun belirli bir oranda cezayı
arttırıp eksiltmeyi emrettiği hallerde, mevcut olan ağırlatıcı ve hafifletici
nedenler nazara alınmaksızın, o fiil için ne ceza tayin edilecekse artırma
ve indirme keyfiyetinin o ceza üzerinden uygulanacağına, bir çok nedenin
birleşmesi halinde arttırma ve eksiltme hususunun ondan evvelki artırma ve
eksilme neticesi olan ceza miktarı üzerinden yapılacağına göre, 5083 sayılı
Kanun’un 2/2. maddesindeki “yarım Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikka-
te alınmaz” kuralındaki “dikkate alınmaz” ibaresi, bir hesaba başvurulması
zorunlu, gerek hesaplama sonucu bulunan gerekse üzerinden hesaplama
yapılacak olan her miktarı ve her aşamayı kapsamaktadır.
Bu yaklaşımın devamı olarak, 1.1.2005 tarihinden önce verilmiş infaz
ilişkisi sona ermemiş yargı kararlarında, para cezası hesabında, sil baştan
yeni işlemler yapılması gündeme gelebilecektir. Tıpkı, para cezası öngören
bir kanun maddesindeki para tutarının Lira üzerinden genel artırım hü-
kümlerine göre güncelleştirilmesi yapıldıktan sonra, bulunan Lira rakamın,
YTL’ye dönüştürüldükten sonra, TCK’nın 29. madde gereğince artırma ve
eksiltme işlemlerinin, bir önceki hesaplama sonucundaki YTL rakamına
göre yapılması gibi, bir sonuç ortaya çıkabilecektir.
İşte bu YTL ile yapılan hesaplamalarda (yukarıdaki TCK’nın 30/2.
maddesiyle ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu Kararı’ndaki gibi), 5083
sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki yarım YKr’nin altındaki değerlerin
atılması, yarım ve üstündeki değerlerin 1 YKr’ye tamamlanması kuralı,
artırma ve eksiltmeyle ilgili her hesaplama sonucunda uygulanacaktır diye
düşünmekteyiz.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
78TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Bu sonuç ise, büyük bir zaman ve emek kaybına, karışıklıklara ve
ekonomik kayba neden olabilecektir.
Bize göre, 1.1.2005 tarihinden önce verilen ve infaz ilişkisi bitmeyen
yargı kararlarındaki YTL’ye dönüştürme işleminin, karardaki (infaza esas
olan) sonuç (Lira) ceza tutarı üzerinden yapılmasının 5083 sayılı Kanun’da
açıkça düzenlenmesi, usul ekonomisinin sağlanması, karışıklık ve hatalı
uygulamaların önüne geçilmesi bakımından çok yararlı olurdu.
4. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 3. Maddesi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun “Trafik suçlarına ilişkin
cezalar” kenar başlıklı Ek 3. maddesinin birinci ve ikinci fıkraları şöyledir:
“2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ndaki fiiller için, her takvim yılı ba-
şından geçerli olmak üzere önceki yıla uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için
Vergi Usul Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme
oranında artırırlar.
Bu surette hesaplanacak ceza tutarlarında 100.000 Lira’ya kadar olan kesirler
dikkate alınmaz.”
2918 sayılı Kanun’daki trafik suçlarına ilişkin cezalarda, Ek 3. maddeye
göre öncelikle suç tarihi itibarıyla ilgili maddedeki para tutarı güncelleşti-
rilecek ve bulunan rakam üzerinden, 5083 sayılı Kanun hükümlerine göre,
YTL’ye dönüştürme işlemi yapılacaktır.
Ek 3. maddenin 2. fıkrasındaki, hesaplanan ceza tutarlarında 100.000
Lira’ya kadar olan kesirlerin dikkate alınmaması kuralını, 5083 sayılı Ka-
nun’un 2/2. maddesindeki hükümle karşılaştırdığımızda:
100.000 / 1.000.000 = 0,1 YTL olmaktadır.
0,1 YTL. x 100 = 10 YKr’ye tekabül etmektedir.
Bu sonuç itibarıyla, 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki yarım Ku-
ruş’un altındaki değerlerin dikkate alınmaması kuralı, 2918 sayılı Kanun’un
ek 3/2 maddesindeki 100.000 Lira’nın (yani 10 YKr’ye) kesirlerinin dikkate
alınmaması kuralına göre sanığın aleyhine sonuç doğurmaktadır.
Bununla birlikte, Lira ile ilgili hesaplamalarda 2918 sayılı Kanun’un
Ek 3/2. maddesindeki kural; YTL’ye dönüştürme ve YTL ile ilgili hesapla-
malarda ise 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki kural uygulanacaktır
diye düşünmekteyiz.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
79TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
IV. 1412 SAYILI CEZA YARGILAMASI
HUKUKU AÇISINDAN DURUM
1412 sayılı CMUK’daki
12
usul kurallarıyla ilgili para tutarlarında da,
5083 sayılı Kanun hükümlerine göre dönüştürme işlemi yapılacaktır.
1412 sayılı CMUK’un 305. maddesine göre;
13
1. İki milyar Lira’ya kadar (iki milyar dahil) para cezalarına dair olan
hükümler,
2. Yukarı sınırı on milyar Lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren
suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri,
Temyiz olunamaz; bu suretle verilen hükümler tekerrüre esas olmaz;
ancak haklarında 343. madde hükümleri dairesinde Yargıtay’a başvuru-
labilir.
CMUK’un 305. maddedeki para tutarları, yıllara göre artırıma tabi
değildir; bu nedenle, 5083 sayılı Kanun hükümlerine göre dönüştürme
işlemi, 305. maddedeki rakamlar üzerinden yapılacaktır.
Dönüştürme sonucu aşağıdaki tabloda gösterilmiştir :
Karar Türü CMUK m. 305 (Lira) 5083 S.lı K (YTL)
Mahkûmiyet 0 - 2.000.000.000 0 – 2.000
Beraat 0 – 10.000.000.000 0 – 10.000
CMUK’un 305. maddesindeki Lira cinsinden rakamlar, yeni bir kanunla
değiştirilene kadar, yıllara göre artışa tâbi olmadığı için, YTL’ye dönüştür-
mede, yukarıdaki tablodaki rakamlar dikkate alınacaktır.
V. 1.1.2005 TARİHİNDEN İTİBAREN KABUL EDİLECEK VEYA
YÜRÜRLÜĞE GİRECEK KANUNLARDAKİ PARA TUTARLARI
1.1.2005 tarihinden itibaren 5083 sayılı Kanun’un bütün hükümleri
yürürlüğe girmektedir. 1.1.2005 tarihi itibarıyla Türkiye Cumhuriyeti
Devleti’nin para birimi Yeni Türk Lirası olmaktadır.
14
12
Yürürlükte bulunduğu süre içinde.
13
CMUK’un 305. maddesinde, 14.7.2004 günlü, 5219 sayılı “Çeşitli Kanunlarda De-
ğişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 3. maddesinin (B) fıkrasıyla, 21.7.2004 günü
itibarıyla, para tutarlarında artırma yapılmıştır.
14
5083 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesine göre, halen tedavülde bulunan Türk Lirası
banknotlar ile madeni paralar 1.1.2005-31.12.2005 tarihleri arasında Yeni Türk Lirası
banknotlarla ve yeni çıkarılacak madenî paralarla birlikte tedavül edecektir. Ancak,
bu yalnızca YTL’ye geçişteki uygulama evresine ilişkin bir hüküm niteliğindedir.
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
80TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Bu nedenle, 1.1.2005 tarihinden itibaren kabul edilecek ya da önceden
kabul edilse bile 1.1.2005 veya sonraki bir tarihte yürürlüğe girmesi öngörü-
len yasa ve diğer mevzuat hükümlerindeki Türk parasına ilişkin kuralların,
Yeni Türk Lirası’na göre düzenlenmesi gerektiğini düşünmekteyiz.
VI. 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU’NDA
ADLİ PARA CEZALARI
A. Gün Para Cezası
1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan, 26.9.2004 günlü, 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, 5083 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınma-
mıştır. 5237 sayılı Kanun’da, “Yeni Türk Lirası” değil, “Türk Lirası” ibaresi
kullanılmıştır.
4.11.2004 günlü, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uy-
gulama Şekli Hakkında Kanun, 13 Kasım 2004 günlü ve 25642 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanmıştır. 5252 sayılı Kanun’un 13. maddesine göre, “İnfazın
Ertelenmesi veya Durdurulması” kenar başlıklı 10. maddesi yayımı tarihinde,
diğer hükümleri 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girmektedir.
5252 sayılı Kanun’un “Yeni Türk Lirası’nın Kullanılması” kenar başlıklı
8. maddesi şöyledir :
“Türk Ceza Kanunu’nda geçen ‘Türk Lirası’ ibaresi karşılığında, uygulama-
da, 28.1.2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Para Birimi
Hakkında Kanun hükümlerine göre ülkede tedavülde bulunan para ‘Yeni Türk
Lirası’ olarak adlandırıldığı sürece, bu ibare kullanılır.”
5252 sayılı Kanun’un TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşmeleri
sırasında Tasarı’ya eklenen 8. madde için;
“28.1.2004 tarihli ve 5083 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin Para Birimi
Hakkında Kanun hükümleri dolayısıyla, Tasarı metnine ‘Yeni Türk Lirası’nın
kullanılması’ başlıklı yeni 8. madde eklenmiştir.”
denilmiştir.
15
Bize göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 1 Nisan 2005 tarihinde yü-
rürlüğe gireceğine göre, bu tarihte 5083 sayılı Kanun zaten yürürlükte bu-
lunacağından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda “Türk Lirası” ibaresinin
kullanılması yerinde değildir. Nitekim, 5237 sayılı Kanun’da “Yeni Türk
Lirası” ibaresi kullanılmış olsa idi, 5252 sayılı Kanun’da 8. maddedeki dü-
zenlemeye gerek kalmayacaktı.
15
5252 sayılı Kanun’un Sıra Sayısı, 675, Adalet Komisyonu Raporu (1/592).
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
81TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
5237 sayılı Kanun’la, adli para cezalarında, yeni bir sisteme geçilmek-
tedir ve “gün para cezası” uygulaması getirilmektedir.
5237 sayılı Kanun’un “Adlî Para Cezası” kenar başlıklı 52. maddesi
şöyledir :
“(1) Adlî para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan
hâllerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının,
bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan
meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesi’ne ödenmesinden ibarettir.
(2) En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para
cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulunduru-
larak takdir edilir.
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün sayısı
ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hâkim, ekonomik ve şahsî hâllerini göz önünde bulundurarak, kişiye adlî
para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir yıldan fazla
olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler hâlinde öden-
mesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit miktarı dörtten
az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri
kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse
çevrileceği belirtilir.”
52. maddenin gerekçesine göre :
Gün para cezası sisteminin getirilmesinde; hâlen yürürlükte olan para
cezası sisteminin, cezadan beklenen amaçları gerçekleştirmekten uzak kal-
dığı, özellikle enflasyon nedeniyle Türk parasının değerinin düşmesi kar-
şısında, para cezalarını artırmak için sık sık yapılan kanun değişiklerinin
de, uygulamada çeşitli sorunlara yol açtığı, bu sorunların giderilmesi için
para cezasının miktarının belirlenmesinde “memur maaş katsayısı” veya “ye-
niden değerleme oranı” gibi ölçütlerin dikkate alınmasının ise, ceza hukuku
ilkeleriyle bağdaşmadığı gibi gerekçeler etkili olmuştur.
Diğer yandan, gün para cezası sisteminin temel amacı, para cezasının
kişinin ödeme gücüne göre belirlenmesi yoluyla, suç işleyen zengin ile fakir
arasındaki eşitsizliği gidermektir. Bunun yanında sistem, uygulaması basit,
etkili, saydam ve para cezasından güdülen amaçları yerine getirebilecek
özelliktedir.
Hâkim, adli para cezasına hükmederken önce, suç karşılığı olarak
kanundaki sınırlar arasında gün birimi sayısını saptayacaktır. Toplam
gün birimi sayısı belirlenirken hâkim, cezanın bireyselleştirilmesindeki
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
82TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
ölçüleri esas alarak bir sonuca varacaktır. Örneğin; yüz gün birimi gibi.
İkinci aşamada ise kişinin, ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde
tutularak bir gün biriminin parasal miktarı tayin edilecektir. Bu miktarı
hâkim, kişinin malvarlığını, bir günde kazandığı veya kazanması gere-
ken gelirini dikkate alarak takdir edecektir. Örneğin; elli Türk Lirası gibi.
Daha sonra toplam gün birimi sayısı ile bir gün biriminin parasal miktarı
çarpılarak, adli para cezasının miktarı tespit edilecektir. Örnekte yüz (gün)
ile elli (Türk Lirası) çarpıldığında adli para cezasının miktarı beş bin Türk
Lirası olarak bulunmaktadır.
Hâkim gerektiğinde bu miktarın taksitle ödenmesine karar verebilecek
ve bunu taksit sayısı ile birlikte kararında ifade edecektir. Taksitle ödemeye
hükmedildiğinde, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi hâlinde geri
kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının
hapse çevrileceği kararda ayrıca belirtilecektir.
16
B. GÜN PARA CEZASIYLA İLGİLİ HÜKMÜN
UYGULANMASINDA KARŞILAŞILABİLECEK SORUNLAR
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile getirilen yeni para cezası sisteminin,
5083 sayılı Kanun bakımından uygulanmasında kimi sorunlarla karşılaşıl-
ması kaçınılmazdır.
Öncelikle, 5237 sayılı Kanun’un 52. maddesinin (2) numaralı fıkrasında,
“En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olan bir gün karşılığı adlî para cezasının
miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir
edilir.” denilmektedir.
1. 1 Ocak 2005 ilâ 31 Mart 2005 Arasındaki Dönem
5083 sayılı Kanun’un YTL’ye dönüştürmeye ilişkin hükümleri, 1.1.2005
tarihi itibariyle yürürlüğe girmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ise,
1.4.2005 tarihinde yürürlüğe girmektedir. Bunun sonucu olarak, 1.1.2005
ila 31.3.2005 tarihleri arasındaki dönemde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu
hükümleri uygulanacaktır.
17
Bu üç aylık döneme ilişkin, yukarıda ele aldığımız, YTL’ye dönüştür-
meyle ilgili olarak uygulamada sıkıntılar yaşanacaktır.
Diğer yandan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki para cezalarına
ilişkin yeni hükümler, idarî para cezalarını kapsamamaktadır.
16
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52. maddesinin gerekçesinden.
17
5252 sayılı Kanun’un 9. maddesindeki 1 Nisan 2005 tarihinden önce kesinleşmiş
hükümlerle ilgili istisnai kurallar hariçtir.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
83TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
5252 sayılı Kanun’un “Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve
usulü” kenar başlıklı 4. maddesi de, 1.1.2005 ila 31.3.2005 arasındaki dö-
nemde uygulanmayacaktır.
2. 1 Nisan 2005 ve Sonrası
1 Nisan 2005 tarihinden itibaren işlenen (adli) suçlarda, YTL’ye ilişkin
hükümlerin uygulanmasının, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerine
göre da kolay olabileceğini düşünmekteyiz.
Bununla birlikte, 31.3.2005 tarihine kadar işlenen (adli) suçlar bakı-
mından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun yürürlüğe gireceği 1.4.2005
tarihinden itibaren yapılacak uygulamalarda, YTL’ye dönüştürme işlem-
lerinde daha farklı sorunlarla karşılaşılabilir.
a. 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli
Hakkında Kanun’un İlgili Hükümleri
5252 sayılı Kanun’un para cezalarına ilişkin hükümleri 1 Nisan 2005
tarihinden itibaren yürürlüğe girmektedir. 5252 sayılı Kanun’da, hem adlî
para cezaları ve hem de idarî para cezalarına ilişkin hükümler yer almak-
tadır.
5252 sayılı Kanun’un “Ağır para cezasının dönüştürülmesi” kenar başlıklı
5. maddesinin (1) numaralı fıkrasında
“(1) Özel ceza kanunları ile ceza içeren kanunlarda öngörülen ‘ağır para’
cezaları, “adli para” cezasına dönüştürülmüştür.”
denilmektedir.
5252 sayılı Kanun’un “Diğer kanunlardaki para cezalarının artırılması ve
usulü” kenar başlıklı 4. maddesi ise şöyledir:
“(1) 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun dışındaki kanunlarda yer alan para
cezalarından nispî nitelikteki vergi ve resim cezaları, nispî para cezaları ve tazminat
kabilinden değişen orana bağlı bulunan para cezaları hariç olmak üzere, kanun ve
tüzüklerde alt ve üst sınırları veya bunlardan birinin gösterildiği veya hiç göste-
rilmediği veya sabit bir rakam olarak gösterilmiş bulunan para cezalarından (idarî
ve disiplin para cezaları dahil);
a. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk kurulduğu tarihten önce yürürlüğe
girmiş bulunan bütün kanun ve tüzüklerde yazılı olup da, daha sonraki tarihlerde
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce miktarına dokunulmamış para cezaları yüz kırk
iki bin sekiz yüz altmış katına,
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
84TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
b. Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul olunup da;
1. 31.12.1939 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan kanunlardaki para
cezaları seksen beş bin yedi yüz on beş katına,
…
13. 1.1.2002 tarihinden 31.12.2002 tarihine kadar yürürlüğe girmiş bulunan
kanunlardaki para cezaları iki katına, çıkarılmıştır.”
18
Görülüyor ki, 5252 sayılı Kanun’la, 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren
özel ceza yasaları ile ceza içeren yasalardaki ağır para cezaları, adlî para
cezasına dönüştürülmektedir. Diğer yandan, Türk Ceza Kanunu dışındaki
yasalardaki (idarî ve disiplin para cezaları dahil) sözü edilen para cezaları
yeniden güncelleştirilmektedir. Çünkü, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun
Ek 1. maddesi 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu
durumda, 1 Nisan 2005 tarihiden itibaren, söz konusu Ek 1. maddesinin
yürürlükten kalkmasıyla oluşacak boşluk, 5252 sayılı Kanun’un 4. madde-
siyle doldurulmak istenmektedir.
b. Lehe Kanun Uygulaması
5252 sayılı Kanun’un “Lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul” kenar
başlıklı 9. maddesi şöyledir:
“(1) 1 Nisan 2005 tarihinden önce kesinleşmiş hükümlerle ilgili olarak, Türk
Ceza Kanunu’nun lehe olan hükümlerinin derhal uygulanabileceği hallerde, du-
ruşma yapılmaksızın da karar verilebilir.
(2) 1. fıkra hükmü, 1 Nisan 2005 tarihinden önce verilip de Yargıtay tara-
fından Lehe olan hükümlerin uygulanması hususunda değerlendirme yapılması
gerektiği gerekçesiyle bozularak mahkemesine gönderilen hükümler hakkında da
uygulanır.
(3) Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri
olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle
belirlenir.”
Görülüyor ki, 5252 sayılı Kanun’un 9. maddesi, öncelikle 1 Nisan 2005
tarihinden önce verilen kesinleşmiş ve fakat infaz ilişkisi sona ermemiş olan
mahkûmiyet hükümlerinde lehe kanun uygulamasını düzenlemektedir.
18
4. madde gerekçesi şöyledir: “Maddeyle, Türk Ceza Kanunu’nun dışındaki kanun-
larda yer alan para cezaları, etkinliklerini yitirmemeleri için 14.12.1998 tarihli ve 3506
sayılı, 1.8.1999 tarihli ve 4421 sayılı Kanunlarla 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’na ekle-
nen Ek 1, Ek 2, Ek 4, Ek 5 ve Ek 6. maddeler gözetilmek ve bu maddelerle belirlenen
tarih bölümleri ve oranlar esas alınmak suretiyle günün koşullarına uygun duruma
getirilmiştir.”
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
85TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
İnceleme konumuz açısından, gün para cezasının, her somut olayda
her sanık için ayrıca hesaplanacak olması nedeniyle, 5237 sayılı Kanun’un
yürürlüğünden önce işlenen suçlarda, Lehe Kanunu’nun belirlenmesi de,
hemen mümkün olamayacaktır. Çünkü, gün para cezasında, 5237 sayılı
Kanun’un 52. maddesinin gerekçesinde de açıklandığı üzere hakim, önce
para cezasının gün sayısını belirleyecek; sonra, bir gün karşılığı para tutarını
takdir edecek; en sonunda da, belirlenen gün sayısı ile bir gün için para
tutarını çarparak adli para cezasını bulacaktır. Buradaki ilk iki belirlemeyi
yaparken ise hakim, cezanın bireyselleştirilmesindeki ölçüleri esas alarak
bir sonuca varacaktır. Bireyselleştirme ölçüleri ise, 52. maddeye göre, ki-
şinin ekonomik ve diğer şahsî hâlleri göz önünde bulundurularak takdir
edilecektir.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu uygulamasında, para cezası verilirken
çoğunlukla sanığın özellikle ekonomik (ve şahsî) hâli incelenmemektedir.
Hal böyle olunca, 1.4.2005 tarihinden önce işlenen bir suçta, 765 sayılı Türk
Ceza Kanunu mu yoksa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri mi sanığın
lehine olur, bunu iki yasa metnine bakarak hemen söyleyebilmek müm-
kün görünmemektedir. Çünkü, gün para cezası, sanığın şahsına bağlı bir
hesaplamaya dayanmaktadır ve (1.4.2005 öncesine dayanan) ceza davası
dosyalarının pek çoğunda, sanığın ekonomik ve şahsî hallerinin araştırılma
bilgileri yer almamaktadır. Bu bilgileri tamamlamak yoluna gidilmesi de,
usul ekonomisi açısından pek çok olumsuzluklara neden olabilecektir.
c. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’ndaki Bir Türk Lirası’nın
Artakalanının Hesaba Katılmaması
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Cezanın Belirlenmesi” kenar başlıklı
61. maddesinin (6) numaralı fıkrasında,
“…Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirası’nın
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.”
denilmektedir.
Bu kuralda, sözü edilen “bir Türk Lirası” ibaresi, 5252 sayılı Kanun’un
8. maddesi gereğince Yeni Türk Lirası olarak kabul edilecektir.
Buradaki önemli sorun, 5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin (6) nu-
maralı fıkrasındaki “bir Türk Lirası’nın artakalanı hesaba katılmaz” ibaresinin,
5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesindeki “yarım Yeni Kuruş’un altındaki
değerler dikkate alınmaz.” hükmüyle uyumlu olmamasıdır.
5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin (6) numaralı fıkrasına göre, 1
YTL’nin artakalanı yani 99 Yeni Kuruş ve aşağısı dikkate alınmazken, 5083
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
86TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
sayılı Kanun’un 2/2. maddesi gereğince bu miktar yarım YTL’nin artakalanı
yani 49 Yeni Kuruş ve aşağısının dikkate alınmaması şeklindedir.
Elbetteki, bu durumda artakalan kuralında, 5083 sayılı Kanun değil,
5237 sayılı Kanun hükmü, lehe olduğu için uygulanacaktır. Ancak biz,
uygulamada duraksama ve yanlışlıklara neden olunmaması bakımından,
5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin (6) numaralı fıkrasının, 5083 sayılı
Kanun’un 2/2. maddesi ile uyumlu hale getirilmesinin yararlı olacağını
düşünmekteyiz.
VII. 5083 SAYILI KANUN’UN UYGULANMASINDAKİ
TEREDDÜTLERDE YETKİ
5083 sayılı Kanun’un geçici 1. maddesinin son fıkrasında;
“Bu Kanun’un uygulanmasında karşılaşılan tereddütleri gidermeye ve gerekli
düzenlemeleri yapmaya Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan; görev alan-
larına giren konularda düzenleme yapmaya Maliye Bakanlığı, Sanayi ve Ticaret
Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Sermaye
Piyasası Kurulu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu yetkilidir.”
denilmektedir.
Geçici 1. maddenin son fıkrasında, (kendi görev alanıyla sınırlı da olsa)
birçok bakanlık sayıldığı halde, yargı erki açısından Adalet Bakanlığı’nın
sayılmamasının önemli bir eksiklik olduğunu düşünmekteyiz.
VIII. SONUÇ
İncelememizden çıkardığımız sonuçları, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu
hükümleri ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri açısından iki bö-
lümde belirtmek istiyoruz :
a. 765 Sayılı Türk Ceza Kanunu Hükümleri Açısından:
5083 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 1.1.2005 tarihinden, 31.3.2005
tarihine kadarki dönemde, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri yü-
rürlüktedir.
1.1.2005 tarihinden itibaren Yeni Türk Lirası ve Yeni Kuruş dönemine
girilirken, ceza ve ceza yargılaması hukuku açısından, yasalarda Lira ve
Türk Lirası olan rakamların dönüştürme işlemlerinde, 5083 sayılı Kanun’un
normatif yapısındaki eksiklikler nedeniyle kimi sorunların yaşanılması ka-
çınılmaz gözükmektedir.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
87TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki, “Kanunlarda ve diğer mevzuatta,
idarî işlemlerde, yargı kararlarında, her türlü hukukî muamelelerde, kıymetli evrak
ve hukukî sonuç doğuran diğer belgeler ile ödeme ve değişim araçlarında Türk
Lirası’na veya Lira’ya yapılan atıflar, 2. maddede belirtilen değişim oranında Yeni
Türk Lirası’na yapılmış sayılır.” kuralı, yeterince açık değildir ve yoruma da-
yalı uygulama farklılıklarına yol açabilecek niteliktedir. Bir başka deyişle,
ayrı nitelikteki konular için, 3. maddede yapılan çok genel düzenlemenin,
uygulamada pek çok farklı yoruma neden olabilecek yapıda olduğunu
düşünmekteyiz.
Örneğin; 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinde, kanunlardaki Lira
üzerinden para tutarları ile örneğin; yargı kararlarındaki Lira’ya yapılan
atıfların, aynı hükümde ve hiçbir açıklama yapılmadan düzenlenmesi de,
uygulamadaki belirsizlikleri artırabilecek niteliktedir.
Başta (765 sayılı) Türk Ceza Kanunu olmak üzere, para cezası öngö-
ren yasa maddelerindeki para tutarlarının değerinin düşmesi nedeniyle,
zaman zaman çıkartılan genel uygulama yasalarıyla yıllara göre artışa tâbi
tutulması, 5083 sayılı Kanun’la farklı bir boyut kazanmaktadır.
5083 sayılı Kanun’un 2. maddesindeki YTL’ye dönüştürme işlemlerin-
de, bir yasa maddesindeki para cezası tutarı, önce suç tarihine göre genel
artırma hükümleriyle güncelleştirilecektir. Bu bağlamda, TCK’nın Ek 1 ve
devamı maddeleri ve (örneğin; 2918 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesindeki
gibi) kimi özel düzenlemeler uygulanacaktır.
Bu noktada, 765 sayılı TCK’nın 30/2. maddesindeki 1.000 Lira’nın kü-
suratı hesaba katılmaz kuralının uygulanmasında, 5083 sayılı Kanun’un
2/2 maddesindeki “yarım Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikkate alınmaz”
kuralı karşısında tereddütler yaşanabilecektir. Ancak biz, örneğin; bir ka-
nun maddesindeki para cezasının, genel artırım hükümleriyle suç tarihine
göre güncelleştirilmesindeki gibi Lira üzerinden yapılan hesaplamalarda,
765 sayılı TCK’nın 30/2. maddesinin uygulanması gerektiğini, 5083 sayılı
Kanun’un 2/2. maddesinin ise, ancak YTL’ye dönüştürme işleminde ve
YTL ile ilgili olarak uygulanabileceğini düşünmekteyiz.
Diğer yandan, 5083 sayılı Kanun’un 3. maddesinin kaleme alınış biçimi
itibarıyla, yargı kararlarındaki dönüştürme işlemlerinde de, tereddütler
yaşanabilecektir. Örneğin; 1.1.2005 tarihinde, infaz süreci devam eden
kesinleşmiş bir yargı kararında, dönüştürme işlemi, infazda esas alınacak
sonuç para cezası tutarı üzerinden mi yapılacaktır; yoksa, yukarıda ele
aldığımız üzere, TCK’nın 2, 29. ve 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddeleri
dikkate alınarak, hükümdeki hesaplama en baştan itibaren yeniden mi
yapılacaktır?
Ali KARAGÜLMEZ hakemli makaleler
88TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
5083 sayılı Kanun’un 3. maddesindeki çok genel hüküm nedeniyle,
infaz ilişkisi sona ermemiş yargı kararlarında para cezası hesabının en
baştan itibaren yapılması gerekebilecektir. Bu sonuç ise, büyük bir kar-
maşa yaşanmasına, iş yükünün artmasına, zaman kaybına ve daha birçok
olumsuzluklara neden olabilecek gibi gözükmektedir.
Oysa, 31 Ocak 2004 tarihli ve 25363 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan
5083 sayılı Kanun’da, 16.7.2004 tarihli ve 5228 sayılı Kanun’la değişiklik
yapılırken; 5083 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi ile TCK’nın 30/2 maddesinin
ve hatta 2918 sayılı Kanun’un Ek 3. maddesinin birbirine etkileri konusu
ile örneğin; yargı kararlarındaki dönüştürme hesaplamalarına ilişkin açık
hükümler getirilmesi yararlı olurdu.
Bu çerçevede, usul ekonomisi açısından, yargı kararlarındaki YTL’ye
dönüştürmelerin, yargı kararlarındaki infaza esas olan sonuç tutar üzerin-
den yapılacağına ilişkin (en azından geçici bir maddeyle, YTL uygulaması
yerleşene kadar) açık bir kural getirilebilirdi.
b. 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu Hükümleri Açısından
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, 1 Nisan 2005 tarihinden itibaren yü-
rürlüğe girmektedir.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda, “Türk Lirası” ibaresi kullanılmıştır
ve Yeni Türk Lirası’ndan söz edilmemiştir. Bununla birlikte, örneğin; 52.
maddenin (2) numaralı fıkrasında, “En az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası
olan bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarı” ibaresinde ve 61. maddenin
(6) numaralı fıkrasındaki “bir Türk Lirası’nın artakalanı hesaba katılmaz” iba-
resindeki, rakamlar (tutar itibarıyla), Yeni Türk Lirası’nı çağrıştırmaktadır.
Buradaki çelişki 4.11.2004 günlü, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürür-
lük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 8. maddesiyle giderilmiştir.
Esasında, 1 Nisan 2005 tarihinde yürürlüğe girecek olan 5237 sayılı
Türk Ceza Kanunu’nda, 1 Ocak 2005 tarihinde yürürlükte olan 5083 sayılı
Kanun hükümleri dikkate alınarak “Yeni Türk Lirası” ibaresi kullanılma-
lıydı. Böylece 5252 sayılı Kanun’da, 8. maddenin konulmasına hiç gerek
kalmayacaktı.
5237 sayılı Kanun’un 61. maddesinin (6) numaralı fıkrasındaki “bir
Türk Lirası’nın artakalanı hesaba katılmaz” ibaresi ile 5083 sayılı Kanun’un
2/2. maddesindeki “yarım Yeni Kuruş’un altındaki değerler dikkate alınmaz.”
hükmü arasındaki farklılığın giderilmesi, uygulamadaki olası karışıklıklara
engel olunması bakımından yararlı olacaktır.
hakemli makaleler Ali KARAGÜLMEZ
89TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
1 Nisan 2005 tarihinden önce işlenen (ve infaz ilişkisi sona ermemiş
olan) suçlar bakımından, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5237 sayılı Türk
Ceza Kanunu açısından, Lehe Kanun hükmünün uygulanmasında, değişik
sorunlarla karşılaşılması kaçınılmaz görünmektedir. Şöyle ki;
765 sayılı Kanun mu lehedir, 5237 sayılı Kanun mu lehedir? Bunun
belirlenebilmesi için, her iki yasa bakımından da, somut olayda para tu-
tarlarının ayrı ayrı hesaplanması gerekebilecektir. Bu ise, 765 sayılı Kanun
açısından YTL’ye para tutarının dönüştürülmesinde, yukarıda ele aldığımız
sorunları gündeme getirecektir.
765 sayılı Türk Ceza Kanunu uygulamasında, para cezası verilirken
büyük çoğunlukla sanığın özellikle ekonomik (ve şahsî) hali incelenmemek-
tedir. Hal böyle olunca, 1.4.2005 tarihinden önce işlenen bir suçta, 765 sayılı
Türk Ceza Kanunu mu yoksa 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri mi
sanığın lehine olur? Bunu iki yasa metnine bakarak hemen söyleyebilmek
mümkün görünmemektedir. Çünkü, gün para cezası, sanığın şahsına bağlı
bir hesaplamaya dayanmaktadır ve (1.4.2005 öncesine dayanan) ceza davası
dosyalarının pek çoğunda, sanığın ekonomik ve şahsî hallerinin araştırıl-
ma bilgileri yer almamaktadır. Bu bilgileri tamamlamak yoluna gidilmesi
de, usul ekonomisi açısından pek çok olumsuzluklara ve zaman kaybına
neden olabilecektir.
1 Nisan 2005 tarihinden itibaren işlenen suçlarda, yasalardaki adli
para cezalarının Yeni Türk Lirası’na dönüştürülmesi, 765 sayılı Türk Ceza
Kanunu’na göre daha kolay yapılabilecektir. Fakat, 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun gün para cezası hükümleri, yalnız adli para cezaları için geçer-
lidir ve mevzuatımızdaki idarî para cezaları için uygulanmayacaktır. İdarî
para cezalarında, 5252 sayılı Kanun’un 4. maddesindeki diğer kanunlardaki
para cezalarının artırılması hükmü dikkate alınacaktır.
1 Nisan 2005 tarihinden itibaren işlenen idarî suçların büyük çoğun-
luğunda, güncelleştirme hesabı, 5252 sayılı Kanun’un 4. maddesi dikkate
alınarak yapılacaktır ve (yürürlükten kalktığı için) 765 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun Ek 2. maddesindeki yeniden değerleme oranına göre hesap-
lama yapılmayacaktır. Bununla birlikte, kimi yasalarda yeniden değerleme
oranına ilişkin istisna hükümler de söz konusu olabilecektir. Örneğin; 2918
sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun Ek 3. maddesine göre, Karayolları
Trafik Kanunu’ndaki fiiller için, her takvim yılı başından geçerli olmak
üzere önceki yıla uygulanan mutlak ceza tutarları, o yıl için Vergi Usul
Kanunu hükümleri uyarınca tespit ve ilan olunan yeniden değerleme ora-
nında artırılarak hesaplanacaktır.