341
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Hemen hemen en küçük bir uyuşmazlıkta “davamızı Avrupa İnsan Hakla-
rı Mahkemesi’ne kadar götüreceğiz” şeklinde serzenişleri duymaya alıştığımız
bu günlerde bu serzenişlerin ileride oldukça azalmasına neden olabilecek
bir düzenleme için sessiz sedasız bir geri sayım devam etmekte. Bahsi
geçen düzenleme Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ni önemli derecede
değiştirecek olan 14 No’lu Protokol’dür
1
Protokol 13 Mayıs 2004 tarihinde
Sözleşme’ye taraf devletlerin imzasına açılmıştır.
2
Sözleşme, kabuledildiği 1950 yılından bu yana pek çok değişikliğe
tabi tutuldu. Söz konusu değişikliklerle hedeflenen Avrupa toplumu-
nun geçirdiği değişim süreci ihtiyaçlarına cevap verebilen bir Sözleşme
yaratma ihtiyacıydı. Bu konudaki en önemli düzenlemelerden birisi 1994
yılında imzaya açılan ve 1 Kasım 1998 tarihinde yürürlüğe giren 11 No’lu
Protokol’dür. 11 No’lu Protokol, tüm zamanlı faaliyet gösteren tek bir
Mahkeme yaratılmasını (Avrupa İnsan Hakları Komisyonu’nun kaldırıl-
ması), bireysel başvuru yolunun basitleştirilmesini ve başvurulara ilişkin
yargılama sürelerinin kısaltılmasını amaçlamaktaydı. Mahkeme’ye ilişkin
veriler incelendiğinde bunlardan sadece bireysel başvuru yolunun, bir
başka deyişle mahkemeye başvuru usulünün basitleştirilmesi amacının
yerine getirildiğini buna karşın yargılama sürelerinde arzulanan kısalma-
nın gerçekleşmediğini görmekteyiz. Bugün itibariyle AİHM’ye yapılan bir
başvuru esastan incelemeye değer bulunması halinde 4-5 yıllık bir süre
içinde sonuçlandırılabilmektedir.
14 NO’LU PROTOKOL İLE AVRUPA
İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİ’NE
GETİRİLECEK OLAN DEĞİŞİKLİKLER
Serkan CENGİZ
*
*
İzmir Barosu üyesi, serkancengiz@ttnet.net.tr
1
Protokol’ün tam metni ekte sunulmuştur.
2
Protokol 22 Kasım 2004 itibariyle 31 Konsey üyesi devlet tarafından imzalanmış, 5’i
tarafından onaylanmıştır. Türkiye 6 Ekim 2004 tarihinde Protokol’ü imzalamış fakat
henüz onaylamamıştır.
342
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Mahkeme’ye ilişkin kayıtlar incelendiğinde Komisyon ve Mahkeme’nin
faaliyet gösterdikleri 44 yıllık süre zarfında (1998 yılına kadar) toplam 38.389
adet karar (Kabul edilebilirlik üzerine kararlar ve Mahkeme kararları ) ver-
diklerini buna karşın 11 No’lu Protokol’ün yürürlüğe girmesini takip eden 5
yıl içersinde Mahkeme tarafından verilen karar sayısının 61.633’e ulaştığını
görmekteyiz. Kuşkusuz başvuru sayısındaki artışın en önemli sebeplerin-
den birisi Avrupa Konseyi üyesi ülkelerin sayısındaki hızlı artıştır. 2004 yılı
itibariyle Sözleşme tarafından yaratılan koruma mekanizması 800 milyona
yakın bireyi kapsamaktadır. Bu durumu rakamlarla özetlersek 1990’da 5.279
olan başvuru sayısı 1994 yılında 10.335’e, 1998 yılında 18.164’e, 2002 yılında
da 34.546’ya çıkmıştır. 2003 yılı sonu itibariyle yaklaşık 39.000 yeni başvu-
ru Mahkeme’ye sunulmuş, yine aynı yıl içerisinde toplam 17.270 başvuru
hakkında kabuledilemezlik veya kayıttan silme kararı verilmiş buna karşın
sadece 753 başvuru hakkında kabuledilebilirlik kararı verilmiştir. Özetle
10 yılı aşkın süre içersinde Mahkeme’ye sunulan başvuru sayısı yaklaşık
7 kat artmıştır. Buna karşın Mahkeme’ye sunulan başvuruların önemli bir
kısmı açıkça temelsiz bulunarak kabuledilmezlik veya kayıttan düşürme
kararlarıyla reddedilmiştir. Ayrıca Mahkeme’ye sunulan başvuruların bir
diğer önemli kısmını da Mahkeme’nin önceden karar verdiği başvuruların
tekrarı mahiyetindeki yeni başvurular oluşturmuştur (bizdeki kamulaştır-
ma başvuruları veya DGM heyetinde askeri yargıç bulunması nedeniyle
adil yargılanma hakkı ihlali başvuruları gibi).
3
Yukarıda kısaca özetlenen dava yükü artışının Mahkeme’nin faali-
yetleri üzerinde yarattığı olumsuz etkilerin kaldırılması amacıyla, Kasım
2000 tarihinde Roma’da yapılan Avrupa Bakanları İnsan Hakları Konferan-
sı’nda, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne “söz konusu durum ışığında
etkin çözümlerin yaratılması amacıyla kapsamlı bir çalışma” başlatması çağrısı
yapılmıştır.
Bu çağrı sonrasında yapılan çalışmalar, temel olarak üç konu üzerinde
odaklanmıştır;
• Kitlesel temelsiz başvurular açısından Mahkeme’nin filtre kapasite-
sinin geliştirilmesi;
• Başvuruların kolaylıkla reddedilmesini öngören yeni bir kabuledi-
lebilirlik kriteri yaratılması; ve
• Mahkemeye sunulmuş önceki davaların tekrarı mahiyetindeki da-
valara ilişkin önlemler alınması.
3
Mahkemeye ilişkin veriler 14 Nisan 2004 tarihli 14 No’lu Protokol’ün taslak metninden
alınmıştır.
343
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
14 Nol’u Protokol ile Getirilen Değişiklikler
Tek Yargıç Oluşumu
14 No’lu Protokol’ün 6. maddesi ile Sözleşme’nin mevcut 27. maddesi,
26. maddesi haline dönüşecektir. Maddenin 1. fıkrasına göre Mahkeme’ye
sunulan başvurulara ilişkin yargılama tek yargıçlı oluşum olarak adlandı-
rılan tek bir yargıç tarafından yürütülebilecektir.
Madde 26. Tek Yargıç Oluşumu, Komiteler, Daireler ve Büyük Daire
1. Mahkeme önüne gelen başvuruları incelemek üzere tek yargıçlı
oluşum, üç yargıçlı Komiteler, yedi yargıçlı Daireler ve on yedi yargıçlı
bir Büyük Daire şeklinde faaliyet gösterir. Mahkeme Daireleri belirli bir
dönem için Komiteler oluştururlar.
2. Yürürlükteki sistem uyarınca Mahkeme’ye sunulan her başvuru
için bir raportör yargıç tayin edilmesine rağmen, söz konusu yargıcın baş-
vuru açısından görevi, başvuru hakkında -Mahkeme kaleminde çalışan
hukukçuların yardımlarıyla- bir inceleme yapmak ve inceleme sonucunda
başvuruyu ya üç yargıçtan oluşan Komiteye ya da yedi yargıçtan oluşan
Daire’ye göndermektir.
Tek Yargıç Oluşumunda Yargıcın Yetkileri
Mahkeme’nin içinde bulunduğu iş yükünün uzun vadede ortadan
kaldırılmasını amaçlayan bir diğer düzenleme 14 No’lu Protokol’ün 7.
maddesiyle yeniden yazılan Sözleşme’nin yeni 27. maddesidir. Söz konu-
su değişiklik ile tek yargıç, kabuledilemezlik veya kayıttan düşürme kararı
açısından tek başına kullanılabileceği bir yetkiyle donatılacaktır.
Madde 27. Tek Yargıçların Yetkileri
1. Tek yargıç, daha fazla bir inceleme yapılmadan bu tür bir kararın
alınabilecek olması durumunda, madde 34 uyarınca sunulan bir başvuru-
nun kabuledilmezliğine veya Mahkeme listesinden düşürülmesine karar
verebilir.
2. Bu karar kesindir.
3. Tek yargıcın bir başvuruyu kabuledilemez olarak ilan etmemesi veya
bir başvuruyu kayıttan düşürmemesi durumunda, söz konusu yargıç başvu-
ruyu, daha fazla inceleme için bir komiteye veya bir daireye havale eder.
344
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Madde metninden de anlaşılacağı üzere tek yargıç “bu tür bir kararın
daha fazla bir incelemeye başvurulmaksızın alınabilecek olması durumunda”
şartıyla başvurunun kabuledilmezliğine veya kayıttan düşürülmesine
karar verebilecektir. Söz konusu yargılama sonrasında verilen bu kararlar
(yürürlükte olan sistem uyarınca Daire veya Komite tarafından verilen
kabuledilmezlik kararlarında olduğu gibi) kesin olacaktır. Tek yargıç oluşu-
munda başvuruyu ele alan yargıç başvuru hakkında kabuledilmezlik veya
kayıttan düşürme kararı vermediği takdirde başvuruyu, daha kapsamlı bir
inceleme için, Komite’ye veya Daire’ye gönderecektir.
Bu madde ile yaratılacak yeni karar mekanizmasının işleyişi kuşkusuz
Mahkeme pratiğiyle belli olacaktır. Buna karşın tek yargıç oluşumunda yar-
gıcın Mahkeme kaleminde çalışan Türk hukukçuların yardımı aracılığıyla
inceleme yapacağı ve başvuru dosyasında bulunan tüm ulusal metinlerin
Mahkeme resmi dillerine çevrilmediği hususları başvuruların hazırlanması
sırasında göz önünde bulundurulmalıdır. Özetle tek bir yargıcın böylesine
geniş yetkilerle donatılması AİHM’ye sunulan başvuruların çok daha iyi
hazırlanmasını (gerek iç hukuk yolarının tüketilmesi, gerekse de Sözleş-
me’nin özellikle de önceki mahkeme içtihatlarının takibi ve yorumlanması
açısından) gerektirecektir.
Komitelerin Genişletilen Yetkileri
Yürürlükte olan sistem uyarınca raportör yargıcın, kabuledilmezlik
kararı verilmesi amacıyla başvuruyu üç yargıçtan oluşan Komite’ye gön-
derebileceğini, Komite’nin böyle bir başvuru hakkında ancak oybirliğiyle
kabuledilemezlik kararı verebileceğini, bu kararın da kesin olacağını be-
lirtmiştik.
Komiteleri ve onların yetkilerini düzenleyen Sözleşme’nin 28. maddesi
14 No’lu Protokol’ün 8. maddesi ile değiştirilmiş ve Komitelerin mevcut
yetkileri genişletilmiştir.
Madde 28. Komitelerin Yetkisi
1. Madde 34 uyarınca sunulan bir başvuru açısından Komite, oybir-
liğiyle;
a. Daha fazla bir inceleme yapılmadan bu tür bir karar alınabilecek
olması durumunda, başvurunun kabuledilmezliğine veya kayıttan düşü-
rülmesine veya
345
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
b. Kabuledilebilirliğine ve aynı zamanda davanın temelini oluşturan
mesele, Sözleşme’nin ve Protokollerin yorumu veya uygulanması hususun-
da, Mahkeme’nin kökleşmiş içtihatlarının konusunu oluşturması halinde
davanın esası hakkında karar verir.
2. Kabul edilebilirliğe ve esasa ilişkin birinci paragraf uyarınca verilen
kararlar kesindir.
3. İlgili Yüksek Sözleşen Taraf açısından seçilen yargıcın söz konusu
Komite’nin üyesi olmaması halinde, Komite yargılamanın her aşamasında,
ilgili taraf devletin 1. paragraf da belirtilen prosedüre itiraz etmiş olup
olmaması hususu da dahil olmak üzere konuyla ilgili tüm ilgili faktörleri
göz önüne alarak, söz konusu yargıcı, üyelerinden birisinin yerini almak
üzere davet edebilir.
Madde metninden de anlaşılacağı üzere Komite, bir başvuru hakkında
kabuledilebilirlik kararı verebilme yetkisinin yanında kabuledilmezlik veya
kayıttan silme kararı verebilme yetkisiyle de donatılmıştır. Değişiklik ile
verilen yetkilerden en önemlisi Mahkeme’ye sunulan başvurunun Mah-
keme’nin kökleşmiş içtihatları ile çözümlediği bir meseleyi ihtiva etmesi
halinde, Komite’nin başvurunun esası hakkında karar (judgement) vere-
bilecek olmasıdır.
Yürürlükte olan sisteme göre başvuruların esası hakkındaki Daire
kararlarına, Büyük Daire nezdinde itiraz edilebilmektedir. Buna karşın
Komitelerin davanın esasına ilişkin verecekleri bu tür kararlar kesin
olacaktır. Kuşkusuz bu düzenlemenin altında yatan gerekçe başvurunun
esasını oluşturan meselenin halihazırda Mahkeme’nin yerleşmiş içtihatları
ile çözüme kavuşturulmuş olması ve tekrar mahiyetindeki başvuruların
kısa süre zarfında sonuca bağlanmasının amaçlanmasıdır.
Yeni Kabuledilebilirlik Kriteri
Mahkeme’ye 2003 yılı içersinde her ay yaklaşık 1500 bireysel başvuru
sunulmuştur. Gerek bu akışın önünü kesmek gerekse de Mahkeme önünde-
ki derdest başvuruları hızla eritmek amacıyla Sözleşme’nin 35. maddesinin
3. paragrafına yeni bir kabuledilebilirlik kriteri eklenecektir. Bu husus 14
No’lu Protokol ile getirilen en önemli ve en tartışmalı değişikliktir.
“3 Mahkeme;
a. İşbu Sözleşme ve Protokolleri hükümleri ile bağdaşmaz, açıkça dayanaktan
yoksun veya başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlendirirse; veya
346
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
b. Başvurucunun ehemmiyetli bir dezavantaja maruz kalmamış olduğuna
kanaat getirirse, işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına
saygı anlayışının başvurunun esastan incelenmesini gerektirmemesi ve de ulusal
bir mahkeme tarafından layıkıyla ele alınmamış hiçbir davanın bu gerekçeyle red-
dedilmemesinin sağlanması şartıyla,
34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu kabuledilemez
olarak ilan eder.”
Yeni 35. maddenin 3. paragrafının a fıkrası yürürlükteki 3. paragraf
olup bu konuda herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir. Buna karşın aynı
paragrafın b fıkrası ile yeni ve çok önemli bir kabuledilebilirlik kriteri ge-
tirilmiştir. Fıkraya göre bir başvurunun kabuledilebilir bulunabilmesi için
başvurucunun “ehemmiyetli bir dezavantaja” maruz kalması gerekecektir.
Buna karşın başvurunun, Sözleşme ve Protokollerden kaynaklanan insan
haklarına saygı uyarınca, incelenmesinin gerekli olması halinde (söz konusu
başvuru nedeniyle sorumlu devletin ülkesinde bir mevzuat değişikliğine
gidilecek olması gibi) başvurucu “ehemmiyetli bir dezavantaja” maruz kal-
mamış olsa dahi Mahkeme başvuruyu kabuledilebilir ilan edebilecektir.
Paragrafın ne şekilde yorumlanacağı tümüyle Mahkeme’nin pratiğiyle
belli olacaktır.
Bu madde ile getirilen yeni kabuledilebilirlik kriteri -“ehemmiyetli bir
dezavantaja maruz kalma”- oldukça belirsizdir. Kuşkusuz bu belirsizlik bazı
insan hakkı ihlallerinin önemsiz olarak addedilmesi anlamına gelebilecek
ve taraf devletlerin bazı ihlalleri bu gerekçe ile göz ardı edebilmesine ola-
nak tanıyacaktır.
Bu madde ile getirilecek olan yeni kabuledilebilirlik kriteri, Protokol’ün
yürürlüğü gireceği tarihe kadar hakkında kabuledilebilirlik kararı verilme-
miş olan tüm başvurular açısından uygulanacaktır. Buna karşın söz konusu
yeni kabuledilebilirlik kriteri Protokol’ün yürürlüğünü takip eden ilk iki
yıl içersinde, sadece Daireler ve Büyük Daire tarafından uygulanacaktır.
İki yıllık sürenin akabinde ise tek yargıç oluşumu ve Komiteler tarafından
da uygulanmaya başlanacaktır. Dolayısıyla Protokol’ün yürürlüğe girme-
siyle birlikte hakkında henüz kabuledilebilirlik kararı verilmemiş olan ve
Daireler tarafından görülmekte olan tüm başvurular açısından bu fıkra
hükmü uygulanabilecektir.
Buna karşın b fıkrasının en sonuna eklenen “ulusal bir mahkeme tara-
fından layıkıyla ele alınmamış hiçbir davanın bu gerekçeyle reddedilmemesinin
sağlanması şartıyla” cümlesi söz konusu kuralın ulusal bir Mahkeme tarafın-
dan Sözleşme ve içtihatlar ışığında layıkıyla ele alınmamış hiçbir bireysel
başvuruya uygulanmayacağını belirterek değişikliğin yaratacağı tehlikeler
bir nebzede olsa önlenmeye çalışılmıştır.
347
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Buna karşın Avrupa’daki pek çok insan hakları kuruluşu, avukat,
akademisyen ve hatta bazı hükümetler bireyin Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi önünde hak arama mücadelesinin engelleneceği gerekçesiyle
bu değişikliğe karşı çıkmışlardır.
4
Dostane Çözüm Süreci ve Bu Sürecin Denetlenmesi
Açısından Yenilikler
Yürürlükte olan sistem uyarınca Mahkeme, bir başvuruyu kabuledile-
bilir bulması halinde tarafları dostane çözüme davet etmektedir.
Buna karşın bu husus yeni Protokol ile değiştirilmiş ve Mahkeme’nin
davanın her aşamasında böyle bir yetkiyi kullanabilmesine olanak sağ-
lanmıştır.
“Madde 39- Dostane Çözümler;
1. Mahkeme, işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan hakları saygı
temelinde davanın dostane bir çözüm ile sonuçlandırılması amacıyla ilgili taraflara
davanın her aşamasında hizmet sunmaya hazır olacaktır.”
2. Paragraf 1 uyarınca yürütülen sürece ilişkin işlemler gizlidir.
3. Dostane çözüme varılması halinde Mahkeme olaylarla ve varılan çözümle
sınırlı kısa açıklamayı içeren bir karar vererek başvuruyu kayıttan düşürür.
4. Bu karar, kararda belirtilen dostane çözüm şartlarının yerine getirilmesini
denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne havale edilir.”
Değişiklikle getirilen bir diğer yenilik ise dostane çözümün anlaşmayla
sona ermesi ve bununda Mahkeme kararıyla teyit edilmesi sonrasında bu ka-
rarın da denetlenmek üzere Bakanlar Komitesi’ne gönderilecek olmasıdır.
Kararların Bağlayıcılığı ve İcrası Açısından Getirilen Değişiklikler
5
Yürürlükteki sistem uyarınca Mahkeme’nin kesinleşmiş kararları taraf
devletler açısından bağlayıcı olup (Md. 46/1) bu kararların denetlenmesi
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından yerine getirilmektedir (46/
4
Uluslararası Af Örgütü, the AIRE Centre, Interights, Liberty 25 Şubat 2004 tarihinde
İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw’a yazdıları mektupta yeni kabuledilebilirlik krite-
rinin Avrupa Konseyi’nin temeli olan ve tüm sistemin üzerine inşa edildiği bireysel
dilekçe hakkı açısından radikal bir sapma yaratacağına dikkat çekmişlerdir.
5
Daha ayrıntılı bilgi için bkz., “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararlarının İcrası
ve Sürecin Denetlenmesi”, Toplum ve Hukuk Dergisi’nin Bahar 2003 sayısında yayım-
lanmıştır.
348
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
2). Yeni Protokol ile bu iki hususta herhangi bir değişikliğe gidilmemiş
buna karşın Bakanlar Komitesi’nin yetkilerine ilişkin üç yeni paragraf
eklenmiştir;
“Madde 46- Kararların Bağlayıcılığı ve Uygulanması;
1. Yüksek Sözleşen Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin kesin-
leşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.
2. Mahkeme’nin kesinleşmiş kararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan
Bakanlar Komitesi’ne gönderilir.
3. Bakanlar Komitesi’nin nihai mahkeme kararının, infazının kararının yorum-
lanmasındaki bir problem nedeniyle engellediğine karar vermesi halinde, Komite
yorum sorunu hakkında karar verilmek üzere meseleyi Mahkeme’ye havale eder. Bu
tür bir havale kararı Komite’de faaliyet gösterme hakkına sahip olan temsilcilerin
3/2 çoğunluk oyunu gerektirir.
4. Bakanlar Komitesi’nin bir Yüksek Sözleşen Taraf’ın taraf olduğu bir dava-
nın nihai kararına uymayı reddettiğine karar vermesi halinde, Komite, söz konusu
tarafa resmi bir bildirimde bulunduktan ve Komite’de faaliyet gösterme hakkına
sahip olan temsilcilerin 3/2 çoğunluk oyuyla karar almasından sonra, söz konusu
Tarafın birinci paragrafta belirtilen yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği
sorununu Mahkeme’ye havale eder.
5. Mahkeme, birinci paragrafın ihlal edildiğini bulgulaması halinde, davayı
alınacak tedbirler hakkında karar verilmesi amacıyla Bakanlar Komitesi’ne havale
eder. Mahkeme, birinci paragrafın ihlal edildiğini bulgulamaması halinde, davayı
incelenmeyi kapatacak olan Bakanlar Komitesi’ne havale eder.“
Getirilen değişikliklerden ilki Bakanlar Komitesi’nin, bir Mahkeme
kararının yerine getirilmesi süreci sırasında kararın yorumlanması açısın-
dan bir sorun ile karşılaşması halinde, meseleyi aydınlatılması amacıyla
Mahkeme’ye havale etmesidir.
Getirilen bir diğer değişiklik uyarınca Bakanlar Komitesi, taraf dev-
letin sorumlu olduğu bir davaya ilişkin Mahkeme kararına uymadığını
tespit etmesi halinde, söz konusu tarafa resmi bir bildirimde bulunduktan
sonra konuyu Komite üyelerinin 2/3’ünün kararıyla Mahkeme’ye havale
edebilecektir. Mahkeme’nin bu noktadaki görevi söz konusu taraf devletin
ilgili Mahkeme kararına uyup uymadığını tespit etmekten ibaret olacaktır.
Mahkeme’nin, devletin karara icabet edilmediğine karar vermesi halinde,
mesele ilgili devlete karşı alınacak önlemin belirlenmesi amacıyla tekrar
Bakanlar Komitesi’ne gönderilecektir. Bu değişiklik ile AİHM kararlarının
denetlenmesinde denetim mekanizmasındaki siyasallık unsuru (sorumlu
devletin karara uyup uymamasının tespiti açısından) önemli ölçüde devre
dışı bırakılmıştır.
349
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Protokol’ün Yürürlüğü
Protokol, Sözleşme’ye taraf olan tüm ülkelerin Protokol’ün 18. mad-
desinde belirtilen hükümlere uygun olarak Protokol’e bağlı kalacaklarını
ifade ettikleri tarihten sonraki üç aylık sürenin bitişini takip eden ayın ilk
günü yürürlüğe girecektir
Protokol hükümleri, Protokol’ün yürürlüğe giriş tarihinden itibaren,
Bakanlar Komitesi tarafından denetlenmekte olan Mahkeme kararları da
dahil olmak üzere, Mahkeme önünde derdest olan tüm başvurulara uy-
gulanacaktır.
Yukarıdaki ilgili başlık altında da belirttiğimiz üzere Protokol’ün 12.
maddesi ile Sözleşme’nin 35. maddesinin 3b fıkrasına dahil edilen yeni
kabuledilebilirlik kriteri Protokol’ün yürürlüğe girmesi öncesinde kabu-
ledilebilir olarak ilan edilecek başvurulara uygulanmayacaktır. Yeni ka-
buledilebilirlik kriteri, Protokol’ün yürürlüğe girmesini takip edecek 2 yıl
içinde, sadece Daireler ve Büyük Daire tarafından uygulanacak, sonrasında
ise tüm yargılama birimleri (Tek Yargıç Oluşumları, Komiteler, Daireler ve
Büyük Daire) tarafından uygulanabilecektir.
Değerlendirme ve Sonuç
Yazımızın ilk başında da belirttiğimiz üzere Mahkeme, dava sayısı
açısından çok önemli bir çıkmazla karşı karşıya. Bu durum Mahkeme’den
beklenen görevlerin yerine getirilmesini önemli derece tehlikeye atmakta.
Buna karşın mevcut istatistiksel verilerin yarattığı bu olumsuz izlenimi
kullanarak Mahkeme’ye başvuru hakkının sınırlandırılması ne derece
kabuledilebilir?
Bu noktada Sözleşme’nin 1. ve 46. maddelerine atıfta bulunmanın
yararlı olacağını düşünüyorum.
“Madde 1. İnsan Haklarına Saygı Yükümlülüğü
Yüksek Sözleşmeci taraflar, kendi yetki alanları içinde bulunan herkese bu
Sözleşme’nin birinci bölümünde açıklanan hak ve özgürlükleri tanırlar.
Madde 46. Kararların Bağlayıcılığı ve Uygulanması
1. Yüksek Sözleşmeci Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin kesin-
leşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.
2. Mahkeme’nin kesinleşmiş kararı, kararın uygulanmasını denetleyecek olan
Bakanlar Komitesi’ne gönderilir.”
350
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Madde metinlerinden ve Mahkeme’nin kararlarından da anlaşılacağı
üzere Sözleşme mekanizması ikincil ve tamamlayıcı bir niteliğe sahiptir.
Dolayısıyla Sözleşme tarafından belirtilen hakların bireylere sağlanmasında
temel görev öncelikle taraf devletlere düşmektedir. Devletlerin başarısız
olması ölçüsünde Sözleşme mekanizması devreye girmekte ve bireyin hak
kayıpları önlenmeye çalışılmaktadır. Bu açıdan önemli olan bir diğer hu-
sus da devletlerin sadece taraf oldukları davalara ilişkin verilen Mahkeme
kararlarına değil tüm devletlere ilişkin verilen Mahkeme kararlarına icabet
etmelerinin ve bunlar uyarınca iç hukuklarında düzenleme yapmalarının
zorunlu olmasıdır.
Mahkeme’ye yapılan başvuru sayısındaki artış göz önüne alındığında
bu yükümlülüğün yerine getirilmediği açıkça ortaya çıkmakta. Peki Mah-
keme kararlarının icrasının denetiminden sorumlu olan Bakanlar Komite-
si, devlet kaynaklı bu direnmeler karşısında ne gibi ciddi mekanizmalara
başvurmuştur. Konsey’den çıkarmaya kadar varabilecek bir sürecin tetik-
leyicisi olan bir mekanizmanın
6
kontrolüne sahip olan Bakanlar Komitesi
bugüne kadar ne derece etkin davranmıştır. Mahkeme’ye sunulan binlerce
benzer başvuru şunu gösteriyor ki Bakanlar Komitesi bu başlık altındaki
görevlerini gerektiği şekilde yerine getirememiştir.
Sonuç olarak dava yükünün bu derece artmasında esas sorumlu olan
iki unsur (Devletler ve Bakanlar Komitesi) bir kenara bırakılarak bireysel
başvuru mekanizmasının bireyler açısından getirdiği koruma mekanizması,
Protokol’ün getireceği oldukça muğlak terimlerden oluşan yeni kabule-
dilebilirlik kriteri ile, daraltılmaya çalışılmıştır. Bu durum Avrupa İnsan
Hakları Sözleşmesi’nin temeli olan bireysel başvuru hakkına oldukça zarar
verecek, bireyi Devlet karşısında daha da güçsüz kılacaktır.
Saygılarımla,
6
Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi için bakınız “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Karar-
larının İcrası ve Sürecin Denetlenmesi”, Toplum ve Hukuk Dergisi’nin Bahar 2003
sayısı.
351
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
İNSAN HAKLARININ VE TEMEL
ÖZGÜRLÜKLERİNİN KORUNMASINA İLİŞKİN
SÖZLEŞME’YE EK 14 NO’LU PROTOKOL
6 Kasım 1950 tarihinde Roma’da imzalanan İnsan Haklarının ve Temel
Özgürlüklerinin Korunmasına İlişkin Sözleşme’yi (bundan sonra Sözleşme
olarak atıfta bulunulacaktır) imzalayan Avrupa Konseyi üyesi devletler,
1 No’lu Kararı ve 3 ve 4 Kasım 2000 tarihinde Roma’da İnsan Hakları
üzerine düzenlenen Avrupa Bakanları Konferansı’nda kabuledilen dekla-
rasyonu göz önünde bulundurarak,
Avrupa Konseyi Parlâmenterler Meclisi tarafından 28 Nisan 2004
tarihinde kabuledilen 251 no’lu (2004) düşünceyi göz öününde bulundu-
rarak,
Temel olarak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ve Avrupa Kon-
seyi Bakanlar Komitesi’nin iş yükündeki sürekli artış ışığında, kontrol
sisteminin etkinliğinin uzun süreli devamı ve geliştirilmesi amacıyla Söz-
leşme’nin belirli maddelerinin acil değiştirilmesi ihtiyacını göz önünde
bulundurarak,
Özellikle de Mahkeme’nin Avrupa’daki insan haklarının korunma-
sında oynadığı üstün rolün devamının sağlanması ihtiyacını göz önünde
bulundurarak,
Aşağıdaki hususlarda anlaşmışlardır.
Madde 1
Sözleşme’nin 22. maddesinin 2. paragrafı kaldırılır.
Madde 2
Sözleşme madde 23. Görev Süreleri ve Görevden Alınma
1. Yargıçlar dokuz yıllık bir dönem için seçilirler. Yargıçlar tekrar
seçilmeyebilirler.
2. Yargıçların görev süreleri yetmiş yaşına geldiklerinde sona erer.
352
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
3. Yargıçlar değiştirilinceye kadar görevde kalırlar. Buna karşın haliha-
zırda incelemeye başlamış oldukları davaları ele almaya devam ederler.
4. Diğer yargıçlar tarafından 2/3 çoğunluk oyuyla gerekli koşulları
taşımadığına karar verilmediği sürece hiçbir yargıç görevden alınamaz.
Madde 3
Sözleşme’nin 24. maddesi kaldırılır.
Madde 4
Sözleşme’nin 25. maddesi 24. madde olmuştur ve madde metni aşa-
ğıdaki şekilde değiştirilir:
Sözleşme madde 24 -Yazı işleri ve Raportörler
1. Mahkeme’de görevleri ve örgütlenmesi Mahkeme İç Tüzüğü tara-
fından belirlenecek bir Yazı İşleri bulunur.
2. Tek yargıç tarafından görülen davalarda, Mahkeme’ye, Mahkeme
Başkanı’nın yetkisi altında faaliyet gösteren raportörler tarafından yardım
verilir. Raportörler Mahkeme Kalemi’nin bir parçasını oluşturur.
Madde 5
Sözleşme’nin 26. maddesi, Sözleşme’nin 25. maddesi olmuştur (Mah-
keme Genel Kurulu) ve madde metni aşağıdaki şekilde değiştirilir;
1. Paragraf d’nin sonundaki virgül noktalı virgülle değiştirilir ve “ve”
sözcüğü çıkarılır.
2. Paragraf e’nin sonundaki nokta, noktalı virgülle değiştirilir.
3. Aşağıda belirtilen yeni f paragrafı eklenir:
“f Madde 26 paragraf 2 uyarınca yapılan her talep.”
Madde 6
Sözleşme’nin 27. maddesi, Sözleşme’nin 26. maddesi olmuştur ve
madde metni aşağıdaki şekilde değiştirilir:
Madde 26. Tek yargıç oluşumu, Komiteler, Daireler ve Büyük Daire
2. Mahkeme önüne gelen başvuruları incelemek üzere tek yargıç oluşu-
mu, üç yargıçlı Komite, yedi yargıçlı Daireler ve on yedi yargıçlı bir Büyük
Daire şeklinde faaliyet gösterir. Mahkeme Daireleri belirli bir dönem için
Komiteler oluştururlar.
3. Mahkeme Genel Kurulu’nun talebiyle, Bakanlar Komitesi oybirliğiyle
belirli bir dönem için Dairelerdeki hakim sayısını 5’e indirebilir.
353
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
3. Davanın tek yargıç tarafından görüldüğü durumlarda, yargıç se-
çilmiş olduğu ilgili Yüksek Sözleşen Taraf hakkındaki hiçbir başvuruyu
incelemez.
4. İlgili Yüksek Sözleşen Taraf bakımından seçilmiş olan yargıç, Daire
ve Büyük Daire’de ex-officio (ç. n. resen) üye olarak görev yapar. İlgili
Yüksek Sözleşen Taraf açısından herhangi bir yargıcın bulunmaması veya
söz konusu yargıcın Mahkeme’de görev yapamayacak olması durumun-
da Mahkeme Başkanı tarafından, ilgili Yüksek Sözleşen Devlet tarafından
daha önceden sunulan listeden, söz konusu yargıcın yerine görev yapmak
üzere bir kişi seçilir.
5. Büyük Daire, Mahkeme Başkanı, Başkan Yardımcıları, Dairelerin
Başkanları ve Mahkeme İç Tüzüğü’ne uygun olarak seçilmiş diğer yargıç-
lardan oluşur. Bir davanın Büyük Daire’ye havale edilmesi durumunda
kararı veren Daire üyelerinden hiçbirisi, Daire Başkanı ve ilgili Yüksek
Sözleşen Taraf açısından görev yapan yargıç istisna olmak üzere, Büyük
Daire’deki yargılamaya katılamaz.
Madde 7
Yeni 26. maddeden sonra aşağıda belirtilen 27. madde eklenir.
Madde 27. Tek yargıçların yetkileri
4. Tek yargıç, daha fazla bir inceleme yapılmadan bu tür bir kararın
alınabilecek olması durumunda, madde 34 uyarınca sunulan bir başvuru-
nun kabuledilmezliğine veya Mahkeme listesinden düşürülmesine karar
verebilir.
5. Karar kesindir.
6. Tek yargıcın bir başvuruyu kabuledilemez olarak ilan etmemesi
veya bir başvuruyu kayıttan düşürmemesi durumunda, söz konusu yar-
gıç başvuruyu, daha fazla inceleme için bir Komite’ye veya bir Daire’ye
havale eder.
Madde 8
Sözleşme’nin 28. maddesi aşağıdaki gibi değiştirilir:
Madde 28. Komitelerin yetkisi
1. Madde 34 uyarınca sunulan bir başvuru açısından Komite, oybir-
liğiyle;
c. daha fazla bir inceleme yapılmadan bu tür bir karar alınabilecek
olması durumunda, başvurunun kabuledilmezliğine veya kayıttan düşü-
rülmesine; veya
354
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
d. kabuledilebilirliğine ve aynı zamanda davanın temelini oluşturan
mesele, Sözleşme’nin ve Protokollerin yorumu veya uygulanması hususun-
da, Mahkeme’nin kökleşmiş içtihatlarının konusunu oluşturması halinde
davanın esası hakkında karar verir.
2. Birinci paragraf uyarınca verilen kabuledilebilirliğe ve esasa ilişkin
kararlar kesindir.
3. İlgili Yüksek Sözleşen Taraf açısından seçilen yargıcın söz konusu
Komite’nin üyesi olmaması halinde, Komite yargılamanın her aşamasında,
ilgili taraf devletin 1. paragraf da belirtilen prosedüre itiraz etmiş olup
olmaması hususu da dahil olmak üzere konuyla ilgili tüm ilgili faktörleri
göz önüne alarak, söz konusu yargıcı üyelerinden birisinin yerini almak
üzere davet edebilir.
Madde 9
Sözleşme’nin 29. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
1. Paragraf 1 aşağıdaki şekilde değiştirilir: “Madde 27 veya 28 uyarınca
başvurunun kabuledilebilirliğine veya kayıttan düşürülmesine ilişkin bir karar
verilmediği veya madde 28 uyarınca Komite tarafından davanın esasına ilişkin
bir karar verilmediği takdirde, bir Daire 34. madde uyarınca yapılan bireysel
başvuruların kabuledilebilirliği ve esası hakkında karar verir. Kabul edilebilirlik
hakkındaki kararı ayrı olarak verilebilir.”
2. İkinci paragrafın sonuna aşağıda belirtilen yeni cümle eklenir: “Kabul
edilebilirlik hakkındaki kararlar Mahkemenin başka türlü karar vermediği hallerde,
istisnai davalarda, ayrı olarak verilir.”
3. Üçüncü paragraf kaldırılır.
Madde 10
Sözleşme’nin 31. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
1. Birinci parafın sonundaki “ve” kelimesi kaldırılır.
2. İkinci paragraf üçüncü paragraf olur ve aşağıda belirtilen ikinci
paragraf eklenir:
“ 2. Madde 46 paragraf 4’e uygun olarak Bakanlar Komitesi tarafından Mah-
keme’ye havale edilen meseleler hakkında karar verir; ve”.
Madde 11
Sözleşme’nin 32. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
“34. sayısından sonra bir virgül ve 46. sayısı ilave edilir”.
355
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
Madde 12
Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilir:
“ 3 Mahkeme;
a. Başvuruyu işbu Sözleşme ve Protokolleri hükümleri ile bağdaşmaz, açıkça
dayanaktan yoksun veya başvuru hakkının kötüye kullanılması olarak değerlen-
dirirse; veya
b. başvurucunun ehemmiyetli bir dezavantaja maruz kalmamış olduğuna
kanaat getirirse, işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına
saygı anlayışının başvurunun esastan incelenmesini gerektirmemesi ve de ulusal
bir mahkeme tarafından layıkıyla ele alınmamış hiçbir davanın bu gerekçeyle red-
dedilmemesinin sağlanması şartıyla,
34. madde uyarınca sunulan herhangi bir kişisel başvuruyu kabuledilemez
olarak ilan eder.”
Madde 13
Aşağıda belirtilen yeni paragraf Sözleşme’nin 36. maddesinin sonuna
eklenir:
“3 Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri, Daire ve Büyük Daire önünde
görülmekte olan tüm davalarda duruşmalara katılabilir, yazılı yorumlarını suna-
bilir.”
Madde 14
Sözleşme’nin 38. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
“Madde 38. Davanın incelenmesi
Mahkeme tarafların temsilcileri birlikte davayı inceler ve gerekli olması
halinde, ilgili Yüksek Sözleşen Tarafların, etkinliği için gerekli tüm kolaylıkları
sağlayacakları bir soruşturma yapar.”
Madde 15
Sözleşme’nin 39. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:
“Madde 39. Dostane Çözümler
5. Mahkeme, işbu Sözleşme ve Protokollerinde tanımlanan insan haklarına
saygı temelinde davanın dostane bir çözüm ile sonuçlandırılması amacıyla ilgili
taraflara davanın her aşamasında hizmet sunmaya hazır olacaktır.
6. Paragraf 1 uyarınca yürütülen sürece ilişkin işlemler gizlidir.
7. Dostane çözüme varılması halinde Mahkeme olaylarla ve varılan çözümle
sınırlı kısa açıklamayı içeren bir karar vererek başvuruyu kayıttan düşürür.
356
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
8. Bu karar, kararda belirtilen dostane çözüm şartlarının yerine getirilmesini
denetleyecek olan Bakanlar Komitesi’ne havale edilir.”
Madde 16
Sözleşme’nin 36. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
“Madde 46. Kararların Bağlayıcılığı ve Uygulanması
1. Yüksek Sözleşen Taraflar, taraf oldukları davalarda Mahkeme’nin
kesinleşmiş kararlarına uymayı taahhüt ederler.
2. Mahkeme’nin kesinleşmiş kararı, kararın uygulanmasını denetleye-
cek olan Bakanlar Komitesi’ne gönderilir.
3. Bakanlar Komitesi’nin nihai mahkeme kararının infazının kararının
yorumlanmasındaki bir problem nedeniyle engellediğine karar vermesi
halinde, Komite yorum sorunu hakkında karar verilmek üzere meseleyi
Mahkeme’ye havale eder. Bu tür bir havale kararı Komite’de faaliyet gös-
terme hakkına sahip olan temsilcilerin 3/2 çoğunluk oyunu gerektirir.
4. Bakanlar Komitesi’nin bir Yüksek Sözleşen Tarafın taraf olduğu bir
davanın nihai kararına uymayı reddettiğine karar vermesi halinde, Komite,
söz konusu tarafa resmi bir bildirimde bulunduktan ve Komite’de faaliyet
gösterme hakkına sahip olan temsilcilerin 3/2 çoğunluk oyuyla karar al-
masından sonra, söz konusu tarafın birinci paragrafta belirtilen yükümlü-
lüğünü yerine getirip getirmediği sorununu Mahkeme’ye havale eder.
5. Mahkeme, birinci paragrafın ihlal edildiğini bulgulaması halinde,
davayı alınacak tedbirler hakkında karar verilmesi amacıyla Bakanlar
Komitesi’ne havale eder. Mahkeme, birinci paragrafın ihlal edildiğini
bulgulamaması halinde, davayı incelenmeyi kapatacak olan Bakanlar
Komitesi’ne havale eder.
Madde 17
Sözleşme’nin 59. maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilir:
1. Aşağıda belirtilen yeni bir ikinci paragraf eklenir:
“2. Avrupa Birliği işbu Sözleşme’yi kabul eder.”
2. 2, 3 ve 4. paragraflar sırasıyla 3, 4 ve 5. paragraf olur.
Nihai ve Geçici Hükümler
Madde 18
1. Bu protokol Sözleşme’ye imzacı olan Avrupa Konseyi üyesi devlet-
lerin imzasına açıktır. Devletler Protokol ile bağlı olma rızalarını;
357
makaleler Serkan CENGİZ
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
a. Onay, kabul ve uygun bulma hususunda çekince koymaksızın im-
zaları ile; veya
b. Onaya, kabule veya uygun bulmaya tabi olacak imzaları ile, imzayı
onay, kabul veya uygun bulma takip edecektir,
ifade ederler.
2. Onay, kabul veya uygun bulma belgeleri Avrupa Konseyi Genel
Sekreterliği’ne tevdii edilecektir.
Madde 19
İşbu Protokol Sözleşme’ye taraf olan tüm ülkelerin 18. maddede
belirtilen hükümlere uygun olarak Protokol ile bağlı kalacaklarını ifade
ettikleri tarihten itibaren üç aylık bir sürenin bitişini izleyen ayın ilk günü
yürürlüğe girecektir.
Madde 20
1. İşbu Protokol hükümleri, Protokol’ün yürürlüğe giriş tarihinden
itibaren, icra süreci Bakanlar Komitesi tarafından denetlenmekte olan ka-
rarlarda dahil olmak üzere Mahkeme önünde derdest olan tüm başvurulara
uygulanır.
2. İşbu Protokol’ün 12. maddesi ile Sözleşme’nin 35. maddesinin 3b
fıkrasına dahil edilen yeni kabuledilebilirlik kriteri işbu Protokol’ün yü-
rürlüğe girmesi öncesinde kabuledilebilir olarak ilan edilen başvurulara
uygulanmaz. İşbu Protokol’ün yürürlüğe girmesini takip edecek iki yıl
içinde, yeni kabuledilebilirlik kriteri sadece Mahkeme’nin Daireleri ve
Büyük Dairesi tarafından uygulanır.
Madde 21
İşbu Protokol’ün yürürlüğe girme tarihinde birinci dönem hizmetlerini
veren yargıçların görev süresi toplam dokuz yıl olacak şekilde ipso jure
(hukuken ç. n.) uzatılır. Diğer yargıçlar iki yıla kadar uzatılacak olan ipso
jure görev sürelerini tamamlarlar
Madde 22
Avrupa Konseyi Genel Sekreteri:
a. Her imzalamayı;
b. Her onaylama, kabul veya uygun bulma belgesinin verilişini;
c. 19. maddeye uygun olarak işbu Protokol’ün yürürlüğe giriş
tarihini;
358
Serkan CENGİZ makaleler
TBB Dergisi, Sayı 56, 2005
d. İşbu Protokole ilişkin diğer her türlü işlem, ihbar veya bildirimi;
Konsey üyesi Devletlere bildirir.
İmza yetkisine haiz kişilerce imzalanmış olup,
Avrupa Konseyi arşivlerinde saklanmak ve her iki metinde aynı de-
recede geçerli olmak üzere Fransızca ve İngilizce tek bir nüsha halinde 13
Mayıs 2004 tarihinde Strasburg’da düzenlenmiştir. Genel Sekreter bunun
tasdikli örneklerini imza eden tüm devletlere gönderir.