TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 65
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
5101 sayılı “Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun”
3.3.2004 tarihinde kabul edilmiş, 12.3.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımla-
narak yürürlüğe girmiştir. Fikri hakların daha etkin bir şekilde korunmasını
sağlamak amacıyla başta 5846 sayılı Kanun olmak üzere birçok kanunda
değişiklikler yapılmıştır. Yapılan bu değişiklikler aşağıdaki başlıklar altında
ele alınabilir.
I. KORSANLIKLA MÜCADELE
A. Korsan Satış Yapılan Yerlerde Satış Yasağı
Yasa’nın 1. maddesi ile 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun 15. madde-
sinin 11. fıkrasına yeni bir paragraf eklenmiş; bu hükümle, ”Eser, icra ve
yapımların tespit edildiği kitap, kaset, cd, vcd ve dvd gibi taşıyıcı materyallerin,
bu fıkrada sözü edilen Belediye sınırları içinde cadde; sokak, köprü ve pazar gibi
yerlerde” satışları yasaklanmıştır.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 52. maddesi de korsan satışla
mücadele amacıyla ister eser orijinal olsun ister korsan olsun işportada sa-
tışı halinde “işgaliye harcı alınması” yasaklanmış, bu yolla korsan satışların
işgaliye harcı ödenmek suretiyle meşru hale getirilmesi önlenmiştir.
B. Eserlerin Dolum, Çoğaltım ve Satışını
Yapanların Sertifikalandırılmaları
5846 sayılı Yasa’nın 44. maddesinin 1. ve son fıkraları değiştirilmek
suretiyle “fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin ma-
teryalleri üreten, bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan, her hangi bir
şekilde yayan ve umuma arz edenlerin Bakanlık tarafından sertifikalandırılmaları“
öngörülmüştür.
FİKRİ HAKLAR ALANINDA 5101 SAYILI
KANUNLA GETİRİLEN YENİLİKLER
Prof. Dr. Ahmet KILIÇOĞLU
*
*
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi.
66 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
Bu faaliyette bulunanların ücret karşılığında bakanlıkça verilecek
sertifika ile çalışabilecekleri kabul edilmiştir. Bu tür faaliyette bulunanla-
rın bakanlıkça gerekli görülecek işaret ve seri numaraları ile uluslar arası
standartlara uygun kodları, taşıyıcı materyaller üzerine bulundurmakla
müştereken yükümlü oldukları öngörülmüştür.
Yasa bu hususların düzenlenmesine ilişkin bir yönetmelik çıkartılma-
sını kabul etmiştir.
C. Korsanlıkla Mücadele İçin Belediyelerin
Mali Açıdan Güçlendirilmesi
Yasa’nın 2. maddesi ile 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 21.
maddesinin son fıkrası değiştirilmiştir. Bu değişiklikle eğlence vergisi, her
ayın on beşinci günü akşamına kadar, mahallin mal müdürlüğüne veya
muhasebe müdürlüğüne emaneten yatırılması; ödemenin yapıldığına ilişkin
banka dekontunun teslimi üzerine, belediye tarafından biletlere özel damga
konulması; ödemeyi yapmayanlar hakkında 6183 sayılı Amme Alacakları-
nın Tahsili Usulü Hakkındaki Kanun hükümlerinin uygulanması öngörül-
müştür. Kesilen eğlence vergisinin %75’inin Kültür ve Turizm Bakanlığı’na
kalan %25’inin ise belediye hesabına yatırılması hükme bağlanmıştır.
II. RADYO VE TELEVİZYON KURULUŞLARINA KARŞI
ESER SAHİPLİĞİNDEN DOĞAN HAKLARIN KORUNMASI
A. Radyo ve Televizyon Yayınlarıyla Eser Sahipliğinden
Doğan Hakların İhlalinin Önlenmesi
1. 3984 sayılı RTÜK’ün 3. maddesinin “v” bendi değiştirilmek suretiyle
eser ve bağlantılı hak sahipleri kavramları konusunda 5846 sayılı Yasa ile
uyum sağlanmıştır. Değiştirilen “v” bendine göre “Eser ve/veya bağlantılı
hak sahipleri: Eser, icra, fonogram ve yapımlar üzerindeki manevi ve mali hakla-
rı, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile düzenlenen gerçek veya tüzel
kişileri” ifade eder.
2. Aynı Yasa’nın yayın ilkeleriyle ilgili 4. maddesinin 2. fıkrasının “o”
bendi de değiştirilmek suretiyle radyo ve televizyon yayınları yapan ku-
ruluşların, yayınlarında eser ve bağlantılı hak sahiplerine tanınan hakların
ihlal edilmemesi hükme bağlanmıştır. Yasa’da sadece eser sahiplerinin hak-
ları için tanınmış olan bu hüküm, bağlantılı hak sahiplerini da kapsayacak
şekilde genişletilmiştir. Yeni “o” bendi hükmüne göre “Yayınlarda, eser ve
bağlantı hak sahiplerine 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile tanının
hakların ihlal edilmemesi” kabul edilmiştir.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 67
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
3. 3984 sayılı RTÜK’ün 37. maddesi eserlere ilişkin telif bedellerinin
Radyo Televizyon Üst Kurumu tarafından belirlenmesini hükme bağla-
mış iken, yapılan değişiklikle kurumun bu konuda hak sahipleri ya da
meslek birlikleri ile sözleşme yapması öngörülmüştür. Yeni 37. madde şu
şekildedir: “Radyo Televizyon kuruluşları, yayın ve/veya iletimlerinde eser, icra,
fonogram ve yapımları kullanabilmek için, eser sahipleri, bağlantılı hak sahipleri
veya bu kişilerin üyesi oldukları meslek birlikleri ile izin almak üzere sözleşme
yaparlar ve bu sözleşme ile belirlenen mali hak bedellerini öderler. Bu sözleşme ve
ödemeler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun ilgili hükümleri çer-
çevesinde yapılır. Bu madde hükümlerini ihlal eden yayın kuruluşları hakkında
ayrıca bu Kanun’un 33. madde hükümleri uygulanır.”
B. Radyo Televizyon Kuruluşlarının Eserleri
Yayımlarken İzin Alma Zorunlulukları
5846 sayılı Yasa’nın 43. maddesi değiştirilmek suretiyle radyo ve tele-
vizyon kuruluşlarının eserleri yayımlamadan önce hak sahiplerinden izin
alma zorunluluğu getirmiştir. Bu anlamda olmak üzere opera, bale, tiyatro
ve benzeri sahne eserleri için önceden hak sahiplerinden izin alınması, bun-
lar dışında kalan, icra, fonogram ve yapımlar için ilgili alan meslek birlikleri
ile 52. maddeye uygun sözleşme yaparak izin almak, söz konusu yayın ve
iletimlere ilişkin ödemeleri bu birliklere yapmak ve kullandıkları bu eser-
lerle ilgili listeleri birliklere bildirmek mecburiyeti öngörülmüştür.
Yasa’da Türkiye Radyo Televizyon Kurumu için bir imtiyaz getiril-
miştir. Buna göre bu yayın kuruluşu yayınlarında yer verdiği eser, icra,
fonogram ve yapımları için üç ayda bir meslek birliklerince belirlenen yıllık
tarifenin 1/4’ünü yatırmakla yetinebilecekleri kabul edilmiştir.
C. Radyo ve Televizyon Kuruluşlarına
Getirilen Yükümlülükler Bakımından
Yasa’nın 23. maddesi 5846 sayılı Yasa’nın 80. maddesinin 1. fıkrasının
1 numaralı bendinin (c) alt bendi ile aynı maddenin son fıkrasını değiştir-
miştir.
80. maddenin 1. fıkrasının 1 numaralı bendinin (c) alt bendi ile ilgili
şu değişiklikler yapılmıştır:
Öncelikle maddede radyo ve televizyon kuruluşlarının bu Yasa’da
getirilmiş olan yükümlülüklerini yerine getirmeleri öngörülmüştür. As-
lında bir yasada yer alan yükümlülüğün yerine getirileceği tartışılamaz.
68 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
Bu maddede yeniden bunun tekrar edilmesi anlamlı değildir. Maddenin
ikinci cümlesinde radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınları üzerindeki
haklar bentler halinde sayılmıştır.
1. Yayınların tespit edilmesine, diğer yayın kuruluşlarınca eş zaman-
lı iletimine, gecikmeli iletimine, yeniden iletimine, uydu veya kablo ile
dağıtımına izin verme veya yasaklama yetkisi tanınmıştır. Buna göre bir
radyo ya da televizyon kuruluşunun yaptığı bir yayını bir diğerinin tespit
edebilmesi, aynı anda ya da sonradan veyahut tekrar olarak kullanması
izne tabi tutulmuştur.
2. Özel kullanımlar hariç olmak üzere, yayınlarının her hangi bir tek-
nik veya yöntemle, doğrudan veya dolaylı bir şekilde çoğaltılmasına ve
dağıtımına izin verme veya yasaklama izne tabi tutulmuştur. Buna göre bir
radyo veya televizyon kuruluşunun bir yayını alıp çoğaltma ya da dağıtma
ancak izinle mümkündür.
Yasa bu hakkın “özel kullanımlar” ile ilgili istisnası olduğunu öngör-
müştür. Buraya eser sahipliğinden doğan şahsen kullanmaya yönelik bir
istisna söz konusu olabilir.
3. Yayınlarının umuma açık mahallerde iletiminin sağlanmasına izin
verme veya yasaklama;
Burada radyo ve televizyon kuruluşlarının yayınlarının umuma açık
yerlerde iletiminin de izne tabi olduğu, böyle bir iznin bulunmaması halinde
eser sahipliğinden hakların ihlal edilmiş olacağı kabul edilmiştir. Örneğin;
Bir televizyon dizisinin banda alınmak suretiyle kahvehanede gösterime
sunulması buraya girer.
4. Tespit edilmiş yayınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda
yayınlarına ulaşılmasını sağlamak suretiyle umuma iletimine izin verme;
Burada da radyo ve televizyon kuruluşlarının tespit edilmiş olan ya-
yınlarının, gerçek kişilerin seçtikleri yer ve zamanda yayınlarına ulaşmasını
sağlamak suretiyle umuma izinsiz olarak iletilmesi yasaklanmıştır.
5. Haberleşme uyduları üzerindeki veya kendilerine yöneltilmiş olan
yayın sinyallerinin diğer bir yayın kuruluşu veya kablo operatörü veya
diğer üçüncü kişiler tarafından umuma iletilmesi ve şifreli yayınlarının
çözülmesine ilişkin izin verme veya yasaklanma hususunda radyo ve te-
levizyon kuruluşları münhasır hak sahibi sayılmıştır.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 69
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
III. FİLM VE FONOGRAM YAPIMCILARININ HAKLARINI
İSPAT KOLAYLIĞI AÇISINDAN KAYIT VE TESCİL OLANAĞI
5846 sayılı Yasa’nın 13. maddesine son fıkra eklenmiştir. Bu yeni fıkra
ile film ve fonogram yapımcılarının hak sahipliğini ispat edebilmelerinde
kolaylık getirilmiştir. Bu yeni hükme göre filmlerin ilk tespitini gerçekleş-
tiren film yapımcıları ile seslerin ilk tespitini gerçekleştiren fonogram ya-
pımcıları, hak yaratma amacı taşımaksızın, sahip oldukları haklarının ihlal
edilmemesi, hak sahipliklerinin belirlenmesinde ispat kolaylığı sağlanması
ve mali haklara ilişkin yararlanma yetkilerinin takip edilmesi amacıyla, sine-
ma ve müzik eserlerini içeren yapımlarının kayıt ve tescilini yaptırabilirler.
Yine aynı amaçla eser sahiplerinin talebi üzerine, bu Kanun kapsamında
korunan tüm eserlerin kayıt ve tescilinin yapılabilmesi, mali hakları ilişkin
yararlanma yetkilerinin de kayıt altına alınması olanağı getirilmiştir.
Yasa getirilen bu olanağın kötüye kullanılmasını önlemek için de
“mevcut olmadığını bildiği veya bilmesi gerektiği, veya kendisine ait olmayan
mali ve manevi haklara ilişkin yanlış beyanda bulunanlar için bu yasada öngörülen
hukuksal ve cezai yaptırımların uygulanmasını öngörmüştür”.
Hak sahiplerinin ispat kolaylığı amacıyla yaptıracakları kayıt ve tes-
cil işlemlerinde gerekli ücretlerin bakanlık tarafından belirlenmesi esas
alınmıştır. Bu konuda bakanlık tarafından bir yönetmelik çıkartılması
öngörülmüştür.
IV. ESERLERİN UMUMA AÇIK YERLERDE
KULLANILMASININ HAK SAHİPLERİ İLE
SÖZLEŞME YAPILMASI KOŞULUNA BAĞLANMASI
5846 sayılı Yasa’nın 41. maddesi 4630 sayılı Yasa ile 21.2.2001 tarihinde
yapılan değişiklik sonucu, fikir ve sanat eserlerinin işaret, ses veya görüntü
taşıyıcılarının girişi ücretli veya ücretsiz ve ticari amaç güden umuma açık
yerlerde kullanılmasını bandrollenmesi koşuluna bağlamıştı.
5101 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle bandrolleme uygulamasına
son verilmiştir. Bunun yerine eser, icra, fonogram yapım ve yayınların
kullanım ve iletimi yasanın 52. maddesine uygun sözleşme yapılarak, hak
sahiplerinden veya üyesi oldukları meslek birliklerinden izin alınması
koşulu getirilmiştir.
Yeni düzenlemede eserlerin bölgenin özelliği, mahallin nitelik ve
niceliği, eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların mahalde sunulan ürün
veya hizmetin ayrılmaz bir parçası ve ürün veya hizmete katkısı olup ol-
madığı ve benzeri unsurların dikkate alınması suretiyle sınıflandırılması
70 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
veya sınıflandırma dışı bırakılması kabul edilmiştir. Faaliyet gösterdikleri
sektörlerde, eser sahipleri ve/veya bağlantılı hak sahipleri meslek birlik-
lerinin, yapılan sınıflandırmaya bağlı olarak eser, icra, fonogram, yapım
ve yayınların kullanımından ve/veya iletiminden kaynaklanan ödemelere
ilişkin tarifeleri tespit etmeleri öngörülmüştür. Meslek birlikleri ile umuma
açık mahaller arasındaki sözleşmelerin, bu tarife bedelleri veya taraflarca
yapılacak görüşmeler sonucu belirlenecek bedeller üzerinden yapılması esas
alınmıştır. Tarifelere ilişkin sözleşmelerin takvim yılı esasına göre yapılması
hükme bağlanmış olup, bu tarifelerin takvim yılı başından itibaren geçerli
olması kabul edilmiştir.
Aynı maddede bu hükümlerin uygulanmasını temin etmek amacıyla:
Meslek birliklerinin temsil ettikleri eser, icra, fonogram ve yapımları
ile üyelerine ilişkin bilgileri Bakanlığa bildirmeleri, bunların üç ayda bir
güncelleştirilmesi ve Bakanlık tarafından oluşturulan ortak bir veri tabanı
üzerinden ilgili taraflara açılması;
Eser sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya bağlantılı hak
sahipleri alanında kurulmuş meslek birlikleri veya aynı sektörlerde faaliyet
gösteren meslek birliklerinin bir araya gelerek ortak tarifeler belirleyebil-
meleri, bunu protokole bağlamaları; bu durumda bu tarifelerin meslek
birlikleri açısından bağlayıcı olduğu kabul edilmiştir.
Meslek birliklerinin, tarifeler veya ortak tarifeleri her takvim yılının
dokuzuncu ayında kullanıcıları temsil eden ve kanunla kurulmuş kamu
kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile bakanlığa bildirmeleri ve bunu
kamuoyuna duyurmaları, umuma açık mahallerin müzakere ve sözleşme
yapılmasına ilişkin olarak verecekleri bağlayıcı nitelikteki yetki belgeleri
ile üye oldukları meslek kuruluşları aracılığıyla da tarifeleri veya ortak
tarifeleri müzakere edebilecekleri, sözleşme yapabilecekleri hükme bağ-
lanmıştır. Tarifelerin götürü usulde tespit edilmesi halinde, umuma açık
mahallerin sadece meslek kuruluşları aracılığıyla müzakere etmeleri ve
sözleşme yapmaları kabul edilmiştir.
Aynı maddenin 7. fıkrasında onunda ayda umuma açık mahaller veya
meslek kuruluşları ile meslek birlikleri arasında tarifeler veya ortak tarifeler
üzerinde uzlaşma sağlanamaması ve sözleşme yapılamaması halinde, en
geç bu ayın sonuna kadar, meslek birlikleri ve/veya meslek kuruluşları ta-
rafından bu tarifelerin Bakanlık tarafından oluşturulacak uzlaştırma komis-
yonunda müzakere edilmesinin talep edilebileceği hükme bağlanmıştır.
Uzlaştırma komisyonunun, taraflardan birinin talebi ve Bakanlığın uy-
gun görmesi halinde, tarifeleri müzakere etmek üzere, Bakanlık tarafından
talep tarihinden itibaren on beş gün içinde oluşturulması; bu komisyonun
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 71
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
bakanlıktan bir, Rekabet Kurumu’ndan iki, ilgili meslek birlikleri ve kul-
lanıcıları temsil eden meslek kuruluşlarının birer temsilcisinden oluşması;
Bakanlık temsilsinin komisyonun başkanı olduğu; aynı usulle komisyon
üye sayısı kadar yedek üye seçimi; sekreterya hizmetlerinin Bakanlığın
ilgili birimi tarafından yürütülmesi öngörülmüştür.
Oluşturulan komisyonun bu tarihten itibaren on beş gün içinde, rapor
hazırlayıp Bakanlığa ve taraflara bildirmesi; umuma açık mahaller ve mes-
lek birliklerinin, raporun açıklandığı tarihten itibaren on beş gün içinde,
meslek birliklerinin açıklamış oldukları tarifeleri veya müzakereleri sonu-
cunda uzlaştıkları tarifeleri sözleşmeye bağlamaları; kabul edilmiştir.
Meslek birliklerince belirlenen tarife ve ortak tarifeler üzerinden söz-
leşmenin yapılmaması halinde, tarafların yargı yoluna başvurabilecekleri;
bir önceki yıl sözleşme yapmış olan mahallerin, yargılama süresince ilgili
meslek birliğinin aksini bildirmediği sürece, dava konusu tarifenin ¼’ünü
üç ayda bir meslek birlikleri adına banka hesabına yatırmak suretiyle eser,
icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilecekleri veya iletebilecekleri;
bir önceki yıl sözleşme yapmamış umuma açık mahaller ile ilk defa sözleş-
me yapacak umuma açık mahalliren bu fıkrada öngörüldüğü şekilde eser,
icra, fonogram, yapım ve yayınları kullanabilmeleri ve/veya iletebilmeleri
meslek birliklerinin iznine bağlanmıştır. Yargılama süresince ödenen bu
miktarın, kararla tespit edilen tarife bedelinden mahsup edilmesi kabul
edilmiştir.
Yasa bu maddenin uygulanmasına ilişkin olarak bir yönetmelik çıkar-
tılmasını da öngörmüştür.
V. MESLEK BİRLİKLERİ İÇİN GETİRİLEN YENİLİKLER
A. Meslek Birliklerinin Yükümlülükleri ve Tarife Tespitleri
5846 sayılı FSEK’ya eklenen yeni 42/a maddesi ile meslek birliklerinin
yükümlülükleri ve tarife tespitine ilişkin esaslar hükme bağlanmıştır.
Bu maddede meslek birliklerine temsil ettikleri, eser, icra, fonogram
ve yapımlar ile üyelerine ilişkin tüm bilgileri Bakanlığa bildirmek ve ilgili
kişilere açık bu bildirimi her üç ayda bir güncellemek yükümlülüğü; üyesi
olan hak sahiplerinin faaliyetlerinden kaynaklanan haklarının idaresini hak-
kaniyete uygun koşullarda sağlamak; üyelerinin haklarının idaresine ilişkin
faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri, dağıtım planlarına uygun olarak hak
sahiplerine dağıtmak; yazılı talepte bulunan ilgili kişilere temsil ettikleri
eser, icra, fonogram ve yapımlar ile ilgili bilgileri vermek; sözleşme yapı-
lırken idare ettikleri haklara ilişkin olarak hakkaniyete uygun davranmak,
72 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
kendi maddi ve/veya manevi menfaatleri bakımından gerekli gördükleri
indirim veya ödeme kolaylıklarını sağlamak; sözleşme yapılabilmesi için
idaresini sağladıkları haklara ilişkin ücret tarifelerini süresinde belirlemek
ve belirlenen tarifeleri ve bu tarifelerdeki her türlü değişikliği süresinde
duyurmak; hesaplarını yeminli mali müşavirlere onaylatmak yükümlülüğü
getirmiştir.
Aynı maddede meslek birliklerinin tarifeleri tespit ederken, uluslar
arası uygulamaların ülkenin ekonomik ve toplumsal koşullarına uyarlana-
bilirliğinin göz önünde tutulması; makul sevide belirlenmesi ile teknolojik
alandaki değişimlerin yanı sıra eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların
yaratıldığı ve kullanıldığı sektörlerin yapısını tahrip edici, üretimi ve kul-
lanımı engelleyici ve genel kabul görmüş uygulamalara zarar verici bir
etki yaratılmaması, rekabeti bozucu şartların oluşturulmaması, yapılan
sınıflandırma, ilgili sektörlerdeki ürün fiyatları ve bu sektörlerin gayrı safi
milli hasıladaki payı, eser, icra, fonogram, yapım ve yayınların kullanım
ve/veya iletim sıklığı, birim fiyat veya götürü usule ödeme, ödeme planı
ve benzeri hususların esas alınması kabul edilmiştir.
Aynı alanda ve/veya sektörde faaliyet gösteren birliklerin tarife tespi-
tinde, sözleşme yapılmasında ve bu Kanun’un uygulanması ile ilgili diğer
iş ve işlemlerde birlikte hareket edebilmeleri kabul edilmiş; ortak tarife
yapılmış olması halinde, aynı alanda faaliyet gösteren meslek birlikleri-
nin, tarifelere esas olmak üzere her takvim yılının başında, alandaki temsil
kabiliyetleri ile temsil ettikleri, eser, icra, fonogram, yapım ve yayınlara
ilişkin kullanım oranlarını tespit ederek bakanlığa bildirmek zorunluluğu
getirilmiştir. Bu oranlarda anlaşma sağlanamaması veya bu oranların Ba-
kanlığa bildirilmemesi halinde, bakanlıkça oluşturulacak bir komisyonun
bunu tespit etmesi; bu yapılıncaya kadar da sözleşme yapmış kullanıcıların,
ödemeleri gereken meblağı, Bakanlığın talebi üzerine mahkemece belir-
lenmiş olan tevdi mahalline yatırmaları; toplanan bu meblağın komisyon
çalışma giderleri mahsup edildikten sonra, ilgili meslek birlikleri arasında,
komisyonca tespit edilen orana ya da her hangi bir aşamada, birliklerin ara-
larında anlaşmaları halinde, mutabakata vardıkları kullanım oranına göre
paylaştırılması; Komisyon’un Bakanlık, Rekabet Kurumu ve ilgili meslek
birliklerini temsilen birer kişiden oluştuğu, Bakanlık temsilcisinin aynı
zamanda Komisyon Başkanı olduğu; Komisyon kararlarına karşı ihtisas
mahkemelerinde yargı yoluna başvurulabileceği kabul edilmiştir.
B. Meslek Birliklerinin Denetimleri
5846 sayılı Yasa’ya eklenen 42/b maddesi ile meslek birliklerinin de-
netimi hükme bağlanmıştır.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 73
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
Bu maddede meslek birliklerinin idari ve mali açıdan bakanlığın dene-
timine tabi oldukları; Bakanlığın bu denetimi kendisinin yapabileceği gibi
bağımsız denetim kuruluşlarına da yaptırabileceği öngörülmüştür.
Meslek birliklerinin denetim sırasında istenilen her türlü defter, belge
ve bilgilerin ibraz edilmesi, kasa veya veznenin kontrol ettirilmesi, yöne-
tim yerleri, şubeler ve eklentilerine girme gibi taleplerin yerine getirilmesi
zorunluluğu öngörülmüştür.
Denetimlerde meslek birliklerini 42/a maddesindeki yükümlülüklerine
yerine getirmedikleri tespit edildiğinde, yazılı olarak bir defa uyarılmaları;
uyarının tebliği tarihinden itibaren otuz gün içinde kusurun giderilmemesi
halinde meslek birliğinin ikinci kez uyarılması; bunu takiben otuz gün
içinde de kusurların giderilmemesi veya yapılan denetimlerde birlik kayıtla-
rında ve diğer iş ve işlemlerinde mevzuata aykırılık tespit edilmesi halinde,
Bakanlığın en geç üç ay içinde olağanüstü genel kurul yapmak üzere üyeleri
davet etmesi; bu yapılıncaya kadar birliğin iş ve işlemlerinde suistimali
görülenlerin tedbiren işten el çektirilmeleri; yerlerine atama yapılması veya
sırası gelen yedek üyenin göreve çağrılması kabul edilmiştir.
Madde bu madde hükümlerinin 42. madde çerçevesinde kurulacak
federasyonlar için de uygulanacağını kabul etmiştir.
C. Süreli Olmayan Yayınlarla İlgili Yayınevlerinin ve
Dağıtıcıların da Meslek Birliği Kurabilmeleri
5846 sayılı Kanun’un 42. maddesinin birinci fıkrasının birinci cüm-
lesinde yer alan “Eser sahipleri ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak
sahipleri” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile bu Kanun’un 52. maddesine
uygun biçimde düzenlenmiş sözleşmelerle eser veya hak sahibinden mali hakları
kullanma yetkilerini devralarak bu Kanun’un 10. maddesine göre ilim-edebiyat
eserleri üzerindeki hakları kullanarak, süreli olmayan yayınlara çoğaltan ve
yayanlar” ibaresi eklenmiş, aynı fıkrarın ikinci cümlesinde yer alan “asil
üye sayısının dört katı kadar” ibaresinden sonra gelen “gerçek kişiler” ibaresi
madde metninden çıkartılmıştır.
Bu değişiklikle süreli olmayan yayınları çoğaltan ve yayanların, mali
hakları tamamen veya bunların sadece kullanma (lisans) haklarını devir
alanlar da meslek birlikleri kurabilmeleri olanaklı hale gelmiştir.
Maddeden “gerçek kişiler” ibaresi çıkartılmak suretiyle sadece gerçek
kişilerin meslek birliği kurabilmeleri koşulu kaldırılmış, eser sahipleri ve
icracı sanatçılar alanlarında tüzel kişilerin de meslek birliklerinin üyesi
olabilmeleri ve meslek birliği kurabilmeleri olanaklı hale getirilmiştir.
74 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
VI. GÜZEL SANAT ESERLERİNİN SATIŞ
BEDELLERİNDEN PAY VERİLMESİ
5846 sayılı Yasa’nın 45. maddesinde yer alan “Güzel sanat eserlerinin
satış bedellerinden pay verilmesi” başlığı altındaki madde, bu Yasa’nın 16.
maddesiyle değiştirilmiştir.
5846 sayılı Yasa’nın 45. maddesinin l. fıkrasında yapılan değişiklikle,
öncelikle maddede güzel sanat eserleriyle ilgili pay verilmesi hakkı, sadece
orijinal (asıl) eserler için değil, bunların kopyaları için de geçerli olduğu
kabul edilmiştir. Madde ile eser sahibi tarafından imzalanan veya başka
şekilde işaretlenen kopyaların da özgün eser olduğu benimsenmiştir.
Öte yandan pay verilmesi, eser sahibi ölmüşse “üçüncü dereceye kadar
(bu derece hariç) kanuni mirasçılarına” ifadesi yerine eser sahibi ölmüşse “mi-
rasçılarından ikinci dereceye kadar yasal mirasçılarına” ifadesi getirilmiştir.
VII. HAKLARIN İHLALİ NEDENİYLE SUÇ VE CEZALAR
KONUSUNDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
A. Manevi Hakların İhlaline İlişkin Suçlarda Ceza İndirimi
5846 sayılı Yasa’nın 71. maddesinde beş bent halinde sayılan suçlar
için “dört yıldan altı yıla kadar hapis ve elli milyar liradan yüz elli milyar liraya
kadar ağır para cezasına” hükmedilmesi öngörülmüştü.
4630 sayılı Yasa ile getirilen ceza hükümlerinin çok fahiş olduğu, ceza
adaletini ihlal ettiği yönünde haklı eleştiriler yapılmıştı. (Bkz., Kılıçoğlu, Ah-
met, “Türk Fikir ve Sanat Eserlerinde Zamanaşımı”, Ankara Barosu Uluslararası
Hukuk Kurultayı, 2002, s. 366-396). 5101 sayılı Yasa ile 71. maddede yapılan
bu kısmi değişiklik,bu eleştirilere kısmen yanıt niteliğini taşımıştır.
Yapılan değişiklikle 4-6 yıl arasındaki hapis cezası 2-4 yıla indirilmiştir.
B. Mali Hakların İhlaline İlişkin Suçlarda Ceza İndirimi
Mali haklara tecavüz yoluyla işlenen suçlar için 5846 sayılı Yasa’nın 72.
maddesinde öngörülen cezalar da 4630 sayılı Yasa ile “dört yıldan altı yıla
kadar hapis ve elli milyar liradan yüz elli milyar liraya kadar ağır para cezasına”
yükseltilmişti.
Aynen manevi haklara tecavüzde olduğu gibi burada da cezaların bu
şekilde ceza adaletini ihlal edecek düzeyde yükseltilmesi isabetli olmamış
ve eleştirilere uğramıştır.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 75
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
Bu nedenle 5101 sayılı Yasa bu eleştirilere kısmen yanıt oluşturmak
üzere söz konusu cezalarda indirim yapmış, 72. maddede hapis ve para
cezalarının birlikte hükmedilmesi öngörülmüşken, ”hapis veya para cezası
veya zararın ağırlığına göre gerektiğinde her ikisine birlikte” hükmedebilmesi
olanağı getirilmiş, ayrıca suçlar arasında hükmedilecek cezalar bakımından
ayrım da yapmıştır.
a. Taraflar arasında bir sözleşme mevcut iken, bu sözleşmeye aykırı
olarak eser veya işlenmelerini satan veya dağıtan kişiler hakkında üç aydan
iki yıla kadar hapis veya on milyar TL’den elli milyar TL’sine kadar ağır
para cezası veya zararın ağırlığına göre her iki cezanın birlikte uygulan-
masına karar verilebilecektir.
Yasa bu hükmü ile taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğu
hallerde işlenen suçu daha hafif bir cezai yaptırıma tabi tutmuştur.
b. 5101 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile 5846 sayılı Yasa’nın 81. maddesine
yedinci bir fıkra eklenmiştir. Bu fıkra ile eser üzerinde hak sahiplerinin rızası
dışında eserleri “yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde”
satışını yasaklamıştır. Yasa’nın 72. maddesinin 2. bendi bu Yasa’ya aykırı
hareket edenler için cezai yaptırım öngörmüştür. Buna göre bu Yasa’ya
aykırı hareket edenler hakkında “üç aydan iki yıla kadar hapis veya beş milyar
liradan elli milyar liraya kadar ağır para cezası veya zararın ağırlığına göre her
ikisine birden” hükmedilebilecektir.
c. 72. maddede yer alan diğer suçlar için mevcut olan cezalar indirilmiş
ve hapis veya ağır para cezasından birine hükmedebilme ya da zararın
ağırlığına göre her ikisine birlikte hükmedebilme konusunda yargıca takdir
yetkisi tanınmıştır. Bu yeni hükme göre bu suçlar için “iki yıldan dört yıla
kadar hapis veya elli miyar liradan yüz elli milyar liraya kadar ağır para cezası veya
zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden” hükmedilebilecektir.
C. Bağlantılı Haklarla İlgili Yeni Suçlar ve Cezalar
5101 sayılı Yasa’nın 23. maddesi bağlantılı hakların korsan yayınlar
yoluyla ihlaline karşı yeni suçlar ve cezalar öngörmüştür.
5101 sayılı Yasa’nın 24. maddesi ile 5846 sayılı Kanun’un 81. maddesi
değiştirilmiş, bu maddeye eklenen 7. fıkra ile fikir ve sanat eserlerinin belirli
yerlerde satışı yasaklanmıştır. Satışı yasaklanan yerler “yol, meydan, pazar,
kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerler” olarak sıralanmıştır.
Bağlantılı hak sahiplerine de bu yerlerde satışı yasaklama yetkisi geti-
rilmiştir. Yeni 80. maddenin son fıkrası bu konuda şu hükmü getirmiştir:
“a) Bir icra, fonogram veya yapımın izinsiz çoğaltılmış nüshalarının bu Kanun’un
76 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
81. maddesinin yedinci fıkrasında sayılar yerlerde satışı ile ilgili ihlallerde üç ay-
dan iki yıla kadar hapis veya beş milyar liradan elli milyar liraya kadar ağır para
cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine birden, b)Bu madde ile
belirlenen diğer hakların ihlalinde iki yıldan dört yıla kadar hapis veya elli milyar
liradan yüz elli milyar liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate
alınarak her ikisine birden” hükmolunur.
D. Diğer Suçlarda Değişiklikler
5846 sayılı Yasa’nın 73. maddesinde öngörülen, 71 ve 72. maddeler
dışında kalan suçlar için öngörülmüş olan cezalar muhafaza edilmiş, fakat
yargıca somut olayın niteliğine göre hapis veya para cezası ya da zararın
ağırlığına göre her ikisine birlikte karar verebilme olanağı getirilmiş; mad-
dede öngörülen ifadelerde de bazı değişiklikler yapılmıştır.
Bunlar dışında maddeye eklenen yeni bir bent ile yeni bir suç ve buna
ilişkin ceza öngörülmüştür. Maddeye eklenen 2. bent hükmüne göre:
“Kasten bu Kanun hükümlerine uygun olarak çoğaltılmış ve yayılmış eser
nüshalarının, yapımların ve fonogramların, çoğaltma ve yayma hakkı sahiplerinin
ayırt edici unvan, marka ve künye bilgileriyle birlikte tıpkı basım ve yapım yoluyla,
işaret, yazı, ses hareketli veya hareketsiz görüntü ya da veri tekrarına yarayan
alet veya yöntemlerle çoğaltan veya bu şekilde çoğaltılmış nüshaları yayan, kişiler
hakkında üç yıldan altı yıla kadar hapis veya yirmi milyar liradan iki yüz milyar
liraya kadar ağır para cezasına veya zararın ağırlığı dikkate alınarak her ikisine
birden hükmolunur.”
E. Suçların Şikayete Bağlı Olmaları Konusunda
Yapılan Değişiklik
5846 sayılı Yasa’nın 1 ve 3. fıkraları değiştirilmiş, ayrıca maddeye dör-
düncü fıkra ile maddenin son fıkrasına yeni bir cümle eklenmiştir.
Maddenin birinci fıkrasında yapılan değişiklikle Yasa’nın 71, 72 ve 73.
maddelerindeki suçlar için şikayetle birlikte belgelerin C. Savcılığı’na su-
nulması halinde kamu davası açılması öngörülmüştür. Şikayet süresi altı ay
olarak belirlenmiş, bu süre içinde sadece şikayetin yapılması yeterli görül-
memiş,belgelerin ve/veya nüshalarının sunulması da şart koşulmuştur.
Maddenin 3. fıkrasında yapılan değişiklikle “Cumhuriyet Başsavcılığı”
ifadesi yerine “Cumhuriyet Savcısı”, ”usulsüz çoğaltımın gerçekleştirildiği yerin
kapatılması” ifadesi yerine “usulsüz çoğaltımın ve satışını ve usulsüz çoğaltımın
gerçekleştirildiği yerin kapatılmasını” ifadeleri kullanılmıştır. Bu son ifadedeki
“satışını” sözcüğünü “satışın” şeklinde anlaşılması gerekir.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 77
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
Maddeye eklenen üçüncü fıkradan sonra gelen dördüncü fıkra şu
şekildedir:
“Nüsha ve süreli olmayan yayınların el konulduğu tarihten itibaren on beş
gün içerisinde, eser veya hak sahipleri tarafından yetkili mahkemeye her hangi bir
şikayet veya başvuruda bulunmaz ise Cumhuriyet Savcısı’nın talebi üzerine yetkili
mahkeme, davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin imha-
sına veya bunların hammadde olarak kullanılmayacak derecede vakıfları bozulmak
suretiyle, hammadde olarak satışına karar verir. Belirtilen süre içinde eser veya
hak sahipleri tarafından bir şikayet veya başvuru yapılması halinde bu Kanun’un
68. maddesi hükümleri uygulanır. El konulan nüsha ve süreli olmayan yayınların
imhasına, bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına ve hammadde olarak
satışına ilişkin usul ve esaslar bakanlıkça çıkarılacak bir yönetmelikle belirlenir.”
Öncelikle maddenin dil bakımından kaleme alınışının uygun ve an-
laşılır olmadığını ifade etmek gerekir. Maddede “Nüsha ve süreli olmayan
yayınların...” şeklinde başlayan ifade açık değildir.
Maddeye eklenen bu yeni fıkra esere el konulmasına rağmen, yetkili
mahkemeye bir şikayet veya başvuru yapılmadığı takdirde C. Savcısı’nın ne
yapacağı konusunu düzenlemiştir. Buna göre Savcı’nın talebi ile mahkeme
davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilmesine, diğerlerinin ise
imhasına veya bunların hammadde olarak satışına karar verecektir. Ya-
sa’da belirtilen süre içinde bir şikayet veya başvuru yapılması halinde ise
Yasa’nın 68. madde hükmünün uygulanacağı kabul edilmiştir. Maddede
bu konularla ilgili olarak bir yönetmelik çıkartılması kabul edilmiştir.
Maddenin son fıkrasında yapılan değişiklikle Yasa’da öngörülen suç-
ların tekerrürü halinde verilen hapis cezasının ertelenemeyeceği ve para
cezasına veya tedbire çevrilemeyeceği öngörülmüş; bu suçların unsurlarını
taşıması halinde 442 sayılı Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanu-
nu’nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
VIII. MUSİKİ, GÜZEL SANAT ESERLERİ VE SÜRELİ
OLMAYAN YAYINLARDA BANDROL YAPIŞTIRILMASI
KONUSUNDA YENİLİKLER
5846 sayılı Yasa’nın bu konuya ilişkin 81. maddesinde bazı değişiklikler
yapılmıştır.
1. Bandrol denetimi yapan il komisyonları kaldırılmıştır. Bandrol
denetimi bakanlık ve mülki idare amirlerine bırakılmıştır. Ancak mülki
idare amirlerinin re’sen veya bakanlığın talebi ile bu denetimi gerçekleş-
tirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilecektir. Oluşturulan
78 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
bu komisyonlarda ihtiyaç halinde bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri
temsilcilerinin de görev alması kabul edilmiştir.
2. Bandrol gelirlerinin ulusal bir bankada açılacak hesaba yatırılması
hükmü kaldırılmıştır. Buna karşılık Yasa’nın 26. maddesi ile 5846 sayılı
Yasa’ya eklenen Ek 7. madde ile bu ücretlerin Bakanlığın Merkez Saymanlık
Müdürlüğü hesabına yatırılması kabul edilmiştir.
3. Bandrol ücretlerinin hangi amaç için kullanılacağına ilişkin 81. mad-
denin 2. fıkrası hükmü kaldırılmıştır. Bu husus 26. madde ile 5846 sayılı
Yasa’ya eklenen Ek 7. maddenin 1. fıkrasında hükme bağlanmıştır.
4. Nüsha veya yayınlara el konulduğu tarihten itibaren on beş gün
içerisinde eser veya hak sahipleri tarafından yetkili mahkemeye şikayet
veya başvuru olmazsa, C. Savcısı’nın talebi üzerine yetkili mahkemenin,
davaya esas olacak sayıda nüshanın muhafaza edilerek, diğerlerinin im-
hasına veya bunların hammadde olarak yeniden kullanımlarına ilişkin im-
kanların olması halinde mevcut halleriyle veya bir daha kullanılmayacak
derecede nitelikleri bozulmak suretiyle hammadde olarak satışına karar
verecektir.
On beş günlük süre içinde şikayet veya başvuru halinde Yasa’nın 68.
maddesi hükümlerinin uygulanması öngörülmüştür.
5. Bu Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrol-
lü nüshaların da yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri
yerlerde satışı yasaklanmıştır. Bu nüshalara da genel kolluk veya zabıta-
nın gördüğü yerde el koyması ve topladığı nüsha ve yayınları mercilere
göndermek zorunda bulunduğu kabul edilmiştir. Toplanan bu nüsha ve
yayınların, satış veya diğer yollarla değerlendirilme şeklinin ilgili alan
meslek birliklerinin de görüşü alınmak suretiyle Bakanlıkça belirlenmesi
kabul edilmiştir.
6. Bandrol ile ilgili suçlar ve cezalar; Yasa 81. maddenin 9. fıkrasında
bandrol sistemine aykırı hareket edenler hakkında suçlar ve cezalar ön-
görmüştür.
Bandrol almaksızın satış yapanlar; bandrol almaksızın çoğaltma, yayma
veya eser sahibinin ve bağlantılı hak sahibinin haklarını ihlal edecek şekil-
de bedelsiz yayanlar, bandrolleri usulüne uygun olarak yapıştırmayanlar;
sahte bandrol alanlar hakkında ayrı ayrı suçlar ve bunların karşılığı olan
ağır cezalar öngörülmüştür.
Yasa’ya eklenen Ek 10 maddenin. 1. bendi bandrollü nüshaların yol,
meyden, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışını yapanlar
hakkında üç milyar lira idari para cezasına çarptırılmasını öngörmüştür.
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 79
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
Bu madde ile getirilen idare para cezasının mülki idare amirlerince veril-
mesi kabul edilmiştir. Bu cezanın on gün içinde ödenmemesi halinde iki
katına çıkacağı, ödeme süresinin on gün daha uzayacağı, bu süre içinde de
ödenmeyen cezaların üç katına çıkacağı, kabul edilmiştir.
IX. SALDIRIYA UĞRAYAN ESERLERİN
İÇERİKTEN ÇIKARTILMASI
Yasa 25. maddesi ile 5846 sayılı Yasa’nın Ek 4. maddesinin 3 ve 4.
fıkralarını değiştirmiştir.
3. fıkrada yapılan değişiklikle dijital sistem de dahil olmak üzere işaret,
ses ve görüntü nakliye yarayan araçlarla, servis ve bilgi içerik sağlayıcıları
tarafından eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerinin haklarının ihlal edil-
mesi durumunda, hak sahiplerinin başvuruları üzerine ihlale konu işaret;
ses veya görüntünün programdan çıkartılması öngörülmüştür. Hak sa-
hiplerinin bilgi içerik sağlayıcısına başvurusunun üzerinden üç gün içinde
bunun yapılmaması halinde, C. Savcısı’na başvurulması, savcılıkta bilgi
içerik sağlayıcısından verilen hizmetin durdurulmasının istenmesi kabul
edilmiştir.
Aynı fıkrada servis sağlayıcılarının, bilgi içerik sağlayıcılarının isim-
lerini gösterir listeyi her ayın ilk iş günü bakanlığa bildirmesi; servis sağ-
layıcıları ile bilgi içerik sağlayıcılarının bakanlıkça istendiği takdirde her
türlü bilgi ve belgeyi vermekle yükümlü olduğu, bu hususların bakanlıkça
çıkartılacak bir yönetmelik ile belirleneceği kabul edilmiştir.
Maddenin 4. fıkrasında yapılan değişiklikle bu maddede öngörülen
filleri kasten ve yetkisiz olarak işleyenler ile bu Kanun’da tanınmış hakları
ihlal etmeye devam eden bilgi içerik sağlayıcılar hakkında 72. maddenin 2
No’lu bendi hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir.
Böylece mevcut fıkrada 73. maddeye yollama yapılırken, 72. maddenin
2 nolu bendine yollama yapılmış, ayrıca maddeye “bilgi içerik sağlayıcılar
hakları ihlal etmeye devam etmesi halinde” de aynı maddede öngörülen ceza-
ların uygulanması hükme bağlanmıştır.
X. 5846 SAYILI YASA’YA EKLENEN YENİ HÜKÜMLER
Yasa’nın 26. maddesi ile 5846 sayılı Yasa’ya Ek 7. madde eklenmiştir.
Bu madde ile Yasa’da öngörülen ücretlerin hangi amaca kullanılacağı,
nerede toplanacağı belirlenmiştir.
80 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
Yasa’ya eklenen 8. madde ile veri tabanlarına ilişkin yeni hükümler
getirilmiştir.
Veri tabanının içeriğinin oluşturulmasına, doğrulanmasına veya
sunumuna nitelik ve nicelik açısından esaslı bir nispet dahilinde yatırım
yapan veri tabanı yapımcısı, ayrıca veri tabanının içeriğinin önemli bir bir
kısmının veya tamamının;
a. Herhangi bir araç ile her hangi bir şekilde sürekli veya geçici olarak
başka bir ortama aktarılması
b. Herhangi bir yolla dağıtılması, satılması, kiralanması veya topluma
iletilmesi yasaklanmıştır.
Ancak bu yasağın bu Kanun’da öngörülen istisnaları dışında, kamu
güvenliği; idari ve yargı işlemlerinin gerektirdiği istisnalarının olduğu
kabul edilmiştir.
Maddede veri tababı yapımcısına sağlanan koruma süresinin aleniyet
tarihinden itibaren on beş yıl olduğu kabul edilmiştir.
Bunlar dışında maddenin son fıkrasında bu maddede tanınmış hakları
ihlal edenler hakkında 72. maddenin 3. fıkrası hükmünün uygulanacağı
kabul edilmiştir.
XI. HAKLARIN ETKİN BİR ŞEKİLDE KORUNMASI
AMACIYLA ORTAK VERİ TABANI OLUŞTURULMASI
Yasa’ya eklenen yeni Ek 9. madde ile “fikri mülkiyet haklarının takibi
ve korunmasını sağlamak amacıyla ve soruştur ve kavuşturmalarda kullanılmak
üzere” bu Kanun’da sözü edilen meslek birlikleri, umuma açık mahaller,
radyo televizyon kuruluşları ile fikir ve sanat eserlerinin tespit edilmesi ve
çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum,
çoğaltım ve satışın yapan veya her hangi bir şekilde yayan yerlerin dahil
olduğu ortak bir veri tabanı oluşturulması kabul edilmiştir.
XII. ENGELLİLER LEHİNE BİR ADET İZİNSİZ ÇOĞALTIM
HAKKI (ESER SAHİPLİĞİNDEN DOĞAN HAKKA
ENGELLİLER LEHİNE GETİRİLEN KISITLAMA)
Yasa’nın Ek 11. maddesi ile eser sahipliğinden doğan mali hakka en-
gelliler lehine bir kısıtlama getirilmiştir. Bu madde hükmü şu şekildedir;
“Ders kitapları dahil, alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eser-
lerinin engelliler için üretilmiş bir nüshası yoksa hiçbir ticari amaç güdülmeksizin
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 81
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
bir engellinin kullanımı için kendisi veya üçüncü bir kişi tek nüsha olarak ya da
engellilere yönelik hizmet veren eğitim kurumu, vakıf veya dernek gibi kuruluşlar
tarafından ihtiyaç kadar kaset, cd, braille alfabesi ve benzeri formatlarda çoğaltılması
veya ödünç verilmesi bu Kanun’da öngörülen izinler alınmadan gerçekleştirilebilir.
Bu nüshalar hiçbir şekilde satılamaz, ticarete konu edilemez ve amacı dışında kul-
lanılamaz ve kullandırılamaz. Ayrıca bu nüshalar üzerinde hak sahipleri ile ilgili
bilgilerin bulundurulması ve çoğaltım amacının belirtilmesi zorunludur.”
Bu madde hükmündeki kısıtlamanın gündeme gelebilmesi için şu
koşulların bulunması gerekir:
1. Alenileşmiş veya yayımlanmış yazılı ilim ve edebiyat eserinin bu-
lunması: Yasa bu hükmüyle eser gruplarından sadece ilim ve edebiyat
eserleri için böyle bir kısıtlamaya yer vermiştir. Bu kısıtlama özellikle ders
kitaplarına olan ihtiyaç nedeniyle ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yasa özellikle
ders kitaplarına vurgulamada bulunmuştur.
2. Engelliler için bu ilim ve edebiyat eserinin bir nüshasının bulun-
maması. Engelliler için böyle bir nüsha mevcut ise bu kısıtlama gündeme
gelemeyecektir.
3. Çoğaltmayı bizzat engellinin kendisi ya da, üçüncü bir kişi yapacaksa,
sadece bir tek nüsha çoğaltma yapılması.
4. Engellilere bu hizmeti bir eğitim kurum, vakıf veya dernek gibi
kuruluş vermekte ise, ihtiyaç kadar kaset, cd, braill alfabesi ve benzeri
formatlarda çoğaltma yapılması ya da ödünç verilmesi
5. Çoğaltılmış nüshaların üzerinde hak sahipleri ile ilgili bilgilerin
bulundurulması ve çoğaltılma amacının belirtilmesi
Yasa bu son koşulda çoğaltılmış nüsha eserin ve hak sahibinin kim-
liğinin belirtilmesi zorunluluğunu getirmiş, ayrıca çoğaltma amacının
“engellilere” yönelik olduğunun ifade edilmesini şart koşmuştur.
Bu koşullar mevcut ise sözü edilen ilim ve edebiyat eserinde eser sa-
hipliğinden doğan mali hakka getirilmiş olan bir kısıtla söz konusudur.
Ancak Yasa bu durumda çoğaltılan bu nüshaların satılamayacağını, ticaret
konusu yapılamayacağını, amacı dışında kullanılamayacağını ve kullandı-
rılamayacağını emredilmiştir.
XIII. 3257 SAYILI YASA’DA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER
1. Denetleme Kurulu’nda yapılan değişiklik: Yasa’nın 7. maddesi ile
3257 sayılı Kanun’nun 6. maddesinin son fıkrasının birinci ve ikinci cüm-
leleri şu şekilde değiştirilmiştir: “Denetleme Kurulu, Bakanlık Temsilcisi’nin
82 TBB Dergisi, Sayı 55, 2004
Ahmet KILIÇOĞLU makaleler
başkanlığında, Milli Eğitim Bakanlığı, Dışişleri Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan
birer üye, ilgili alan meslek birliklerince önerilecek kişiler arasından Bakanlık’ça
seçilecek iki üye ile Bakanlık tarafından belirlenecek öğretim üyesi bir sosyolog, bir
psikolog ve bir çocuk gelişim uzmanı olmak üzere toplam dokuz üyeden teşekkül
eder. Kurul beş üyenin aynı yönde oyuyla karar alır.”
Yasa’da yapılan bu değişiklikle Denetleme Kurulu’nda yer alan MGK
Temsilcisi Kurul’dan çıkartılmıştır.
2. 3257 sayılı Yasa’nın 12. maddesi değiştirilmek suretiyle, bu Yasa kap-
samındaki bandrol kullanım zorunluluğuna ilişkin hükme aykırılık halinde
5846 Kanun’un 81. maddesindeki cezaların uygulanması öngörülmüştür.
Böylece 3257 sayılı Yasa’da bandrol kullanım zorunluluğuna aykırı hareket
için sadece belediye ve mülki idare amirlerince verilen idari para cezalarının
yerini 5846 sayılı Yasa’nın 81. maddesindeki hapis cezaları almıştır.
XIV. YASA’YA EKLENEN GEÇİCİ MADDELER İLE YENİ
YASA’YA GEÇİŞ SÜRECİ DÜZENLENMİŞTİR
1. Geçici Madde 6: Bu madde ile yeni yasanın tarifelere ilişkin olarak
getirdiği hükümlerin bu Yasa’nın yayımı tarafından itibaren yani 12.3.2004
tarihinden itibaren uygulanacağı kabul edilmiştir.
Yasa’nın yayımından önce meslek birlikleri ile umuma açık yerler
arasında imzalanmış bulunan yayın sözleşmelerinin de bütün hükümleri
ile bu sözleşmelerde belirtilen süre sonuna kadar geçerli olduğu hükme
bağlanmıştır. Ancak yasanın yürürlüğe girmesinden itibaren bir ay içinde
bu Yasa’nın 41 ve 43. maddelerinde öngörülen sınıflandırmanın yapılma-
sı; buna bağlı olarak meslek birlikleri tarafından tarifelerin en geç bir ay
içerisinde ilk kez ilan edilmesinden veya duyurulmasından itibaren altı ay
içinde izin almak ve sözleşme yapmak üzere meslek birliklerine başvuran
mahaller ve/veya yayın kuruluşlarının üçer aylık dönemler için meslek
birlikleri tarifesinin ¼’ünü ödeyerek eser, icra, fonogram, yapım ve yayın-
ları kullanmaya ve/veya iletimini yapmaya en fazla altı ay süreyle devam
edebilecekleri kabul edilmiştir.
2. Geçici Madde 7: Bu madde ile İllerde oluşturulmuş bulunan denetim
komisyonlarından 81. madde hükümleri çerçevesinde faaliyetlerini sürdür-
mesine gerek görülmeyenlerin her türlü araç, gereç ve malzemelerinin İl
Kültür ve Turizm Müdürlükleri’ne devredileceği kabul edilmiştir.
3. Geçici Madde 8: Bu madde ile Yasa’nın öngördüğü yönetmeliklerin
bu Yasa’nın yayımı tarihinden itibaren altı içinde hazırlanarak yürürlü-
ğe konulması; Yasa’nın Ek 9. maddesinde öngörülen veri tababının bu
TBB Dergisi, Sayı 55, 2004 83
makaleler Ahmet KILIÇOĞLU
Yasa’nın yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde oluşturulması hükme
bağlanmıştır.
XV. YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILAN HÜKÜMLER
Yasa’nın 28. maddesi ile bu yasanın yayımı tarihinde :
a. 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu’nun 9. maddesi-
nin birinci fıkrasında geçen “ile bandrollerini” ve “veya bandrolsüz” ibareleri;
10. maddenin 1. fıkrasının a ve e bentleri, ikinci fıkrasında yer (a) ibaresi;
11. maddesinin c bendi ile de bendinde yer alan “l. fıkrasında belirtildiği
şekilde eserleri işletme belgesiz veya bandrolsüz veyahut bandrolleri ve işletme
belgesi olmasına rağmen aslına uygun olmayan şekilde gösterenler ile” ibaresi
b. 5846 sayılı Yasa’nın 1/B maddesinin (b) bendinde yer alan “gerçek”
ibaresi; 2. maddesinin 2 ve 3. fıkraları; Ek 5. maddesinin4, 5, 6 ve 7. fıkraları
yürürlükten kaldırılmıştır.
XVI. YASA’NIN YÜRÜRLÜĞE GİRİŞİ
Yasa’nın 29. maddesi bu Kanun’un 15. maddesi ve 26. maddesiyle
5846 sayılı Kanun’a eklenen Ek 10. maddenin 2 numaralı bendinde yer alan
“44. madde gereğince alınması zorunlu sertifikaları almaksızın faaliyet gösteren”
ibaresinin Kanun’un yayımı tarihinden altı ay sonra diğer maddelerin ise
yayımı tarihinde yürürlüğe girmesi kabul edilmiştir.