powered by

powered by

292 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 293 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ TÜRKİYE’DE İLK UYGULAMA: İSTANBUL BAROSU “BARO MECLİSİ” SÜREKLİ GENEL KURUL Av. İlker Hasan DUMAN * Laik, çağdaş, demokrat, ilerici, ulusal devletten ve egemenlikten, Atatürk ilke ve devrimlerinden yana olan avukatlardan oluşan Önce İlke Grubu’nun programını onaylayan İstanbul Barosu avukatlarının desteğiyle kazanan İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, zamanla yarışarak, vaatlerini bir bir yerine getirmektedir. Baro Meclisi’nin kurulması da, Önce İlke Gru- bu’nun programında yer almıştı. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu; Baro Meclisi’ni oluşturmaya karar vermiş, önce 15 kişiden oluşan bir komisyon kurmuş, bu komisyonun titiz çalışması ile bir taslak ortaya çıkmış, taslak Baro Yönetim Kurulu’nda tartışılmış, taslağa ilk şekli verilmiş ve 25 Ekim 2003 tarihinde Baro Meclisi’nin ilk toplantısını gerçekleştirmiştir. Gereksi- nim duyulduğunda veya koşullar gerektirdiğinde, Baro Meclisi Yönergesi değiştirilebilecektir. 1. İSTANBUL BAROSU YÖNERGESİ Kuruluş Madde 1. İstanbul Barosu Yönetim Kurulu kararıyla, İstanbul Barosu “Baro Meclisi” kurulmuştur. Baro Meclisi, bu yönerge hükümleri kapsa- mında yönetsel özerkliğe sahiptir. Amacı Madde 2. Avukatların çeşitli istek, öneri, eleştiri ve birikimlerini doğ- rudan Baro Yönetim Kurulu’na iletmelerini sağlamak, Baro Yönetimi’nin görüşü alınarak bu yolla katılımcılık ve üretkenliğin hayata geçirilmesine ve Yönetim Kurulu’nun görevlerini yerine getirmesine katkıda bulunmak- tadır. * İstanbul Barosu üyesi 292 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 293 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ Organları Madde 3. Baro Meclisi’nin Organları: a. Meclis Genel Kurulu b. Meclis Başkanlık Divanı’dır. Meclis Genel Kurulu’nun Oluşumu Madde 4. Meclis Genel Kurulu; Baro Organları, TBB Delegeleri, Bölge Temsilcileri, Merkez ve Komisyon Başkanlık Divanları, SEM Yürütme Ku- rulu, Bölüm Başkanları ve Stajyer Avukat Temsilcileri, Baro Yönetiminde Başkanlık Divanı’nda görev yapış olanlar, İstanbul Barosu Baro Meclisi Başkanlık Divanı’nda görev yapmış olanlar, Baro Yönetim Kurulu’nca 10 avukattan oluşur. Seçimler belirlenen veya atananlar yerlerine yenileri seçilmekle ve atanmakla eskilerin görevi sona erer. Görevleri Madde 5. Baro Meclisi’nin görevleri şunlardır: a. Baro Meclisi Başkanlık Divanı’nı seçmek ve azalma olursa tamam- lamak, b. Gündemdeki konuları görüşmek,gerekli gördüğü tavsiye kararlarını almak, c. Baro Yönetim Kurulu’nun istemiyle gündeme alınan konular hak- kında görüş oluşturup tavsiye kararı almak, d. Bir sonraki toplantıda görüşülmesini istediği konunun gündeme alınmasına karar vermek, e. Baro Meclisi çalışmalarında, Baro Merkezleri ve Komisyonlardan yararlanarak gerekli gördüğü konularda sınırlı görev yapmak üzere geçici komisyonlar oluşturmak, f. Bu yönergede gerekli gördüğü değişiklikler için tavsiye kararı almak, g. Baronun iç hukuk düzenlemeleri hakkında tavsiye kararları almak Toplantılar Madde 6. a. Olağan Toplantı: Baro Genel Kurulu’nu takiben Baro Meclis Baş- kanı’nın çağrısı üzerine Aralık ayının ilk haftasında toplanır. Takip eden toplantılar en geç üç ayda bir yapılır. 294 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 295 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ b. Olağanüstü Toplantı: Baro Başkanı ve Baro Meclis Başkanı gerekli gördükleri hallerde Baro Meclisi’ni olağanüstü toplantıya çağırabilirler. Toplantı ve Karar Yeter Sayısı Madde 7. Baro Meclisi, katılanlarla toplanır, kararlar salt çoğunlukla alınır. Kararların Niteliği Madde 8. Baro Meclisi’nin aldığı kararlar tavsiye niteliğindedir. Baro Meclisi Başkanlık Divanının Oluşumu ve Süresi Madde 9. Baro Meclisi, ilk toplantısında seçeceği bir başkan, iki başkan vekili ve iki divan üyesinden oluşur. Baronun seçilmiş organlarında yer alan kişiler, Meclis Başkanlık Divanı’na seçilemezler. Olağan toplantı hükümleri esasları içinde görev süresi bir yıldır. Aynı kişiler yeniden seçilebilirler. Görevleri Madde 10. Baro Meclis üyeleriyle görüşmek suretiyle gündemi belirler. Baro Meclisi, Baro Meclis Başkanı yokluğunda başkan ve vekillerinde biri tarafından yönetilir. Alınan kararları Baro Yönetim Kuruluna sunar ve takip eder. Çalışma Yeri ve Giderleri Madde 11. Baro Yönetim Kurulu, Baro Meclis Başkanlık Divanı’nın ve Baro Meclisi’nin çalışmalarını yapabilmeleri için her türlü tedbiri alır. Yer tahsis eder, çalışma ve etkinliklerin tüm giderlerini karşılar. Yürürlük Madde 12. İstanbul Barosu Meclisi Yönergesi 28.8.2003 gün ve 32/18 sayılı Yönetim Kurulu kararı ile kabul edilerek yürürlüğe girmiştir. Bu yönerge ilk yapılacak Baro Genel Kurulu’nun onayına sunulur. Madde 14. Bu yönergede hüküm bulunmayan hallerde Avukatlık Yasası ve Avukatlık Yasası Yönetmeliği hükümleri uygulanır. 294 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 295 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ Geçici Madde Yönergenin yürürlüğe girdiği tarih ve takip eden 1 ay içinde İstanbul Baro Meclisi üyeleri, Baro Yönetim Kurulu’nun belirlediği yer, gün ve saatte Baro Meclis Başkanlık Divanı’nı seçmek ve gündemdeki diğer konuları ko- nuşmak üzere İstanbul Barosu Başkanı tarafından toplantıya çağrılırlar. 2. BARO MECLİSİ’NİN İLK YÖNETİCİLERİ Baro Yönetim Kurulu’nca, yönergede Meclis üyesi olarak gösterilen avukatlara, içinde gündeminde bulunduğu toplantıya davet mektubu gönderilmiştir. Toplantı Ticaret Üniversitesi’nin Konferans Salonu’nda başladı. İlk toplantı olduğu için, katılım beklenin altında kalmış ise de, üyelerin dörtte üçü katılmıştı. Baro Başkanı Av. Kazım Kolcuoğlu kısa bir açış konuşması yaptı. Divan Başkanlığı’nı oluşturmaya geçildi. Divan Başkanlığı’na Şeref Kısacık, başkan vekillerine Av. Hüseyin Özbek, Av. Şeref Dede, üyeliklere Füsun Dikmenli, Av. Berrin Adıyaman seçildi. Di- van Başkanı Av. Şeref Kısacık kısa bir teşekkür konuşması yaptıktan sonra gündeme geçildi. Bu arkadaşlar aynı zamanda İstanbul Barosu Meclisi’ni bir yıl süreyle başkan, başkan vekili ve üyeler olarak yönetecekler. (İlk) Baro Meclisi’nin İlk Toplantısının Gündemi 1. Baro Başkanı’nın açış konuşması 2. Başkanlık Divanı’nın oluşturulması 3. Gündemin oluşturulması 4. Yargı ve meslek sorunlarının görüşülmesi 5. “Tevfik Fikret ve Mahmut Esat Bozkurt Cumhuriyet Aydınlanmasına Hizmet Ödülü” ile ilgili yönerge taslağının görüşülmesi 6. Avukatlık, Sağlık ve Sosyal Güvenlik Sorunlarının görüşülmesi Divan Başkanı Şeref Kısacık gündem hakkında açıklama yaparken Av. Celal Ülgen söz alarak, “Bugün Ankara’da yapılmakta olan Cumhuriyet Yürüyüşü’ne Meclisimiz bir bildiri yayınlayarak desteğini açıklamalıdır. Aynı desteği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş için de söz konusu olmalıdır” dedi. Ankara’da yapılmakta olan Cumhuriyet Yürüyüşü ile KKTC Cumhur- başkanı Sayın Rauf Denktaş’ı desteklemek amacıyla bildiri yayınlanması bunun için bir “Bildiri Komisyonu” oluşturma önerisi görüşüldü, onaylandı, benimsendi. Av. İlker Hasan Duman, Av. Kani Ekşioğlu, Av. Murat Hatta- 296 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 297 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ toğlu, Av. Celal Ülgen Bildiri Komisyonu’na seçilmiş, Komisyon bildiri tas- laklarını hazırlayarak Divan Başkalığı’na vermekle görevlendirilmiştir. Divan Başkanı Şeref Kısacık gündemin oluşturulması veya gündemdeki konular üzerine söz almak isteyenlere söz verdi. Baro Meclisi üç ayda bir olağan toplantı yapıyor. (5 Haziran 2004 tarihli toplantıda Başkanlık Divanı) 3. (İLK) BARO MECLİSİ, PARLAMENTO KADAR RENKLİ VE ÖZGÜR Türkiye’de İlk Baro Meclisi’nin ilk toplantısında yapılan konuşmalar- dan özetler; Av. Kazım Kolcuoğlu: Meclis’in oluşturulmasının amacı herkese olayı yaymak ve bir şey üretmemek değil, seç,m, kazanan grubun kendi vaatlerini ve çalışmalarını üreterek geliştirmek ve yönetime bu konuda katkıda bulunmak olarak düşündük. Yoksa yaymak kolay, herkesi ça- ğırırsınız, buradan bir şey çıkarmanız da mümkün olmaz. Aynı şeyleri paylaşan, aynı düşünceleri iktidar talebinde bulunan yönetim kendi seçim bildirgesiyle tabana ulaştırdığı için bunların gerçekleştirilmesi konusunda Meclis büyük katkılarda bulunacak. Göreve geldiğimizde 21’e yakın ko- misyon, 5 merkez vardı, bunlara yeni bir-iki komisyonda biz ilave ederek, komisyonları ve merkezleri yeniden oluşturduk, yeniledik, yeniden ya- pılandırdık. Komisyonlar, bir yıl içinde 35’e yakın sempozyum, seminer ve toplantı düzenlediler. Yüz binlere ulaşan bir yazışma bürokrasisi ile karşılaştık. Yönetim Kurulumuz, 9.000’e yakın karar aldı. Yönetim Kurulu 200 maddelik gündemlerle toplanıyor. Yargı sorunları ile ilgili üç uluslar arası toplantı yaptık. Adli yılın açılış toplantısını ilk kez İstanbul’da yaptık. 296 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 297 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi açılışına İstanbul Barosu da etkin bir biçimde katıldı. İstanbul’daki 7 hukuk fakültesiyle yakın işbirliği içine girdik. Siyasi misyoner gibi çalışan yabancı vakıfların çalışmalarımızın giderlerini karşılamak yönündeki, önerilerini geri çevirdik. Avukatların sağlık ve sosyal güvenlik sorunlarını ciddi biçimde ele aldık. Baro pulunu iki katına çıkararak, oluşacak farkın baroların oluşturacakları sağlık sadık- larına aktarılmasını düşündük. Kalp Vakfı Böbrek Vakfı ile temas kurarak, indirimli fiyatlar sağlık.Baro Dergisini ve Bültenini ücretsiz dağıtıyoruz. Geldiğimizde 7-8 milyar lira civarında olan telefon konuşma ücretlerini üç kat aşağıya çekerek önemli tasarruf sağladık. Komisyonlarımızın çalışma- larını ve sempozyum sonuçlarını kitap haline getirdik. Meslek içi eğitimi başlattık. Aile Mahkemeleri konusunda, İstanbul Üniversitesi ile Baromuz Kadın Hakları Komisyonu bir meslek içi eğitim gerçekleştirdi, bu çalışmaya hakimler de katıldı. Bu yıl ki Yeni Adli Yıl Kokteyli’ne İstanbul’daki hakim ve savcıların %95’i katıldı. Adliye, hakim ve savcılar ile Baro ve avukatlar arasındaki kopuk ilişkiler ve diyalogsuzluk, bizim dönemimizde önemli çapta azaldı. Bayramlarda, Baro Başkanına ayrılan protokole herkes riayet ediyor. Kuledibi’ndeki inşaatın hukuki ve inşai sorunlarıyla uğraştık. Baro Hanın 7. katını, Baro Yönetimi’nin ve Komisyonları’nın çalışmalarına hazır hale getirdik. 50 kişilik bir salon kazandırdık. 250 kişilik tiyatro salonunun baro çalışmalarını karşılayacak hale getireceğiz. Hükümetin üniversiteleri medrese haline getirmesine her platformda karşı çıktık. Av. Sahir Bafra: Son genel kurulda 3000 oy almış. 1300 oy almış ra- kip grupların başkan ve yönetim kurulu üyelerinin Baro Meclisinin üyesi olarak yer almamış olması eksikliktir. Bunlar toplam 22 kişidirler, bunlar niçin aramızda bulunmuyorlar. Bunları da aramıza alalım, sorunları birlikte tartışalım, onların da fikir, enerji ve birikimlerinden yararlanalım. Ayrıca son genel kurulun başkanlık divanının da, Baro Meclisinin üyesi olmasın- da yarar vardır. Baro Meclisinin Başkanlık Divanını oluşturan avukatların da –Divanın devamlılığı bakımından– meclis üyesi sayılması gerekir. Bu meclis, bir çekim merkezi olmalıdır. Baroların yapısal modeli demodedir. Bunun için bölge baroları kurulmalı, seçimler iki dereceli yapılmalıdır. Almanya, Fransa, İtalya, İngiltere gibi belli başlı Avrupa ülkelerinin her birinde kırk bin, elli bin hakim varken, bizde bu sayı on bin’dir. Bu sayıyı 5 katına çıkarmalıyız. Adli sorunlar yalnız iş çokluğundan kaynaklanmıyor, donanım, kadro, mekan yetmezliği de var. Avukatlar güçlerinin bilincinde değil. Adliye’ye gittiğimizde itilip kakılmadan, soyulmadan arabamızı park edecek bir yer istiyoruz. Temiz cübbe istiyoruz. Kalemde rahat çalışma ve oturma fırsatı, dosyamızın anında önümüze getirilmesini istiyoruz. Sözümüzü dinleye- cek, anlamaya niyeti ve mecali olan, imkanı olan hakim ve savcı istiyoruz. Yazımızı okuyacak Yargıtay istiyoruz. Fonksiyonu olmayan kişilerin itibarı 298 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 299 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ olmaz. Siyasi iktidarların yargıya verdikleri payın her geçen gün ve bilinç- li olarak azaltılması vahim bir durumdur. Hakim ve savcıların tayinleri, teftişleri, özlük hakları ve yargının her şeyinin Adalet Bakanlığı müsteşarı eliyle yürütülmesini kabul etmiyoruz. Barolar, yargı kurum ve mensupları, basın, kurum ve kuruluşlar, yargı ekinin ağır ihmal ve ihanetlere maruz kalmasına ses çıkarmamışlar, sahip oldukları rol, güç ve sorumluluklarını yerine getirmemişlerdir. Siyasi iktidarlar yargıdan ellerini çekmediler, yargı bağımsız olmalıdır, bakanın vesayetinden kurtulmalıdır. Sorumlu, yan- sız, yeterli sayı ve nitelikte savcı istiyoruz. Yargıda yeterli bütçe istiyoruz. Yargı gelirlerinin yargıya hasrını istiyoruz. Merkezi, donanımlı, çağdaş adliye binaları istiyoruz. Hakimleri, savcıları,yargı personelini ezmeyen, yurttaşları, hak sahiplerini ve onların vekillerini yıldırmayan, çaresiz bı- rakmayan, pişman etmeyen, doğru, hızlı, kaliteli, yolsuzluğa bölücülüğe geçit vermeyen çağdaş bir yargı istiyoruz. Av. Şeref Kısacık: Daha geniş mücadelelere geniş halk kitlelerini ka- tabilmenin yolu, onların günlük sorunlarını çözmekten geçiyor. Av. Abdi Pesok: İstanbul Yargısı’nın en önemli sorunu, adliye bi- nalarıdır, 38 adliyede hizmet verilmektedir. Öncelikle adliyelerin fiziki durumunu düzeltmeliyiz. Bu basın toplantılarıyla, mesajlarla, olacak şey değildir, eylem yapmalıyız. Av. Burhan Güngör: Asıl mesleği kaymakamlık olan Mehmet Can’ın Adalet Bakanı olduğu dönemde her ilçeye adliye getirdiler. Adliyeleri dağıtmak yerine, merkezileştirmek gerekir. Av. Atilla Özdalkıran: Baro Meclisi’nin kurulmasına ön ayak olması,- İstanbul Barosu Yönetiminin devrim niteliğinde bir icraatıdır, kendi yetkile- rinde bir bölümünü bu meclise bırakması çok önemlidir. Baro Meclislerini, yasal zemine oturtmak gerekir, Avukatlık Yasası’nın bu meclisi düzenle- mesini sağlamalıyız. Yargının verdiği çelişkili kararları derlemeliyiz; bunun için avukatların çelişkili kararları bildirecekleri bir merkez oluşturmalıyız. Demokratik baskı gurubu olarak İstanbul Barosunun topluma önemli me- sajlar vermesine ihtiyaç vardır. Av. Tamer Şahin: Adalet Bakanlığı yargı harçlarını kendisi tahsil etmeli ve kendi bütçesini hazırlayıp ayarlamalı. Av. Ramazan Çakmakçı: Yargının tüm birimlerinde avukat tutmak zorunlu olmalıdır. Kamu avukatlığı kaldırılmalıdır. Kamu kurumları hu- kuk müşavirleri çalıştırabilirler; ama avukatlık ayrı bir şeydir. Herhangi bir kamu kurumunun bir avukata ihtiyacı olursa, sade vatandaş gibi Bara mensubu,bağımsız ve serbest çalışan avukatlara başvurulmalıdır. 298 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 299 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ Av. Kadri Markoç: Mahkemelerde liste disiplinine uyulmaktadır. Çeşitli eylemlerle, bu disiplinsizliğin önüne geçebiliriz. Av. Aydeniz Alisbah Tuskan: Sorunlarının bilincinde olmayan avu- katların yüzünden, yapılacak eylemlerde çok fire verilebilir. Haksızlıkla- ra,baro tepki göstermelidir. Yasa tasarılarını gündeme getirmeliyiz. Baro yönetimi aylık basın toplantıları yaparak, o ay içinde mecliste görüşülen yasalarla ilgili ve gündemde olan yasa tasarılarıyla ilgili baronun görüş- lerini, yapılması gerekenleri dile getirmeli ve kamuoyuna duyurmalıdır. İktidar ve muhalefet partilerine yasa tasarıları konusundaki görüşlerimizi bildirmeliyiz, onlarla açıkça konuşmalıyız. Av. Hikmet Turgut Söğütlü: Basına yapılacak önemli duyurular Meclis başkanın tarafından yapılmalıdır. Av. Nazan Moroğlu: Baro, fakültesiyle daha sıkı işbirliği yapılmalıdır. Av. Nizar Özkaya: İstanbul Barosu dünya çapında bir barodur, gücünü eylemlerle kullanırsa Yargı sorunlarının çözümünü kolaylaştırır. Av. Zeki Yıldan: Türk hukukçularına, iki yılda bir, yargı yılının açılı- şında, Cumhuriyet aydınlanmasına hizmet ödülü vermeliyiz. Av. Oktan Akmaner: İstanbul barosu ciddi bir baskı kuruluşu olmalı- dır. Baronun komisyon ve merkez toplantıları, periyodik yakınma seansına dönüşmüştür. Dışarıya taşan cılız kıvılcımlar hedefsizlikten ötürü sonraki basamakları ateşleyememektedir. Av. Murat Özsunay: Bu baro yalnız bu yönetime oy verenlerin değil; bu baroya kayıtlı olan herkesin barosu ve bu baronun içerisinde bu mec- liste yer alabilsin veya alamasın çok çeşitli siyasi görüşleri olan arkadaşlar vardır. Onların katılımı da sağlanmalıdır. İstanbul Barosu’nun, bir başka ülke olan KKTC’de seçimlerin sonucunun nasıl olması gerektiğini ima eden tavırlar içine girmesini doğru bulmuyorum. Av. Müşir Kaya Canpolat: İstanbul Barosu Meclisi, sivil niteliğini ko- rumalı, geliştirmeli ve diğer meslek örgütlerine örnek olmalıdır. İstanbul Barosunun resmi kurum olarak belki de yasal olarak açıklayamayacağı, se- sini duyuramayacağı yerlerde hemen geniş katılımıyla baro meclisi devreye girmeli, asıl sözcülüğü üstlenmelidir. Bununla Türkiye’nin gelecekteki çağ- daş yönetime önemli katkılar sağlayacak bir girişimin içinde olduğumuzu, gerçek anlamda tarihsel bir göreve başladığımızı unutmayalım. 4. YAYIMLANAN BİLDİRİLER Birinci Bildiri Cumhuriyetimizin 80. yılını kutlamakta olduğumuz bir haftanın içinde, ilk kez İstanbul Baro Meclisi’nin yaşama geçişine de tanık olmaktayız. 300 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 301 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ Bugün 25 Ekim 2003. Aynı zamanda Ankara’da üniversitelerin, baro- ların demokratik kitle örgütlerinin ve Cumhuriyete duyarlı siyasi parti ve yurttaşların katıldığı Cumhuriyet Yürüyüşü yapılmaktadır. Baro Yönetim Kurulumuzun aldığı bir karar ile bu yürüyüşte İstanbul Barosu da yer almaktadır. Bu yürüyüş; olağan bir Cumhuriyet sevgisini pekiştirme amacından çok, ülkemizin bağımsızlığına, laik düzene ve bilim özgürlüğüne yönelik tehditler duyulan tepkilerden kaynaklanmaktadır. Siyasi iktidarlar, ne yazık ki yeni YÖK Yasası’yla YÖK’ün tutucu, bilimi engelleyen, bilim özgürlüğünü kısıtlayan kurallarını değiştirmek yerine; aklı tutsak eden, bilim özgürlüğünü yok eden, çağ dışı, laiklik karşıtı dü- zenlemeler getirmek istemektedir. İstanbul Barosu Meclisi olarak bilimin ve özgür öğrenimin önündeki tüm engellerin kaldırılmasından, bilim özerkliğinden, aklın özgürlüğünden yanayız. Ancak kazanmayı, türbanı özgürlük kavramıyla açıklanabilecek kavramlar olarak da görmemekteyiz. Cumhuriyetimizin Atatürk ilke ve devrimlerinin temeli olan laik eği- tim ve öğretimin tekliği ilkesini zedeleyen, gerici, tutucu çevrelere ödün veren, irticayı güçlendiren medrese özlemcisi tavırlara kesinlikle karşı olduğumuzu ve asla geçit vermeyeceğimizi İstanbul Baro Meclisi olarak kamuoyu ile paylaşmak isteriz. Saygılarımızla, İkinci Bildiri Son yıllarda ülkemizin ulusak Kıbrıs politikasından dış baskılar ve uluslar arası dayatmalar sonucu ödünler verilmek istendiğini üzülerek görmekteyiz. İstanbul Baro Meclisi; ilk toplantısında Mustafa Kemal Atatürk’ün ba- ğımsızlık anlayışını, kurtuluş ve Cumhuriyet’in kuruluş felsefesini ve dış baskılara karşın ödün vermez tavrını sürdüren Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuri- yeti Cumhurbaşkanı Sayın Rauf Denktaş’ın yanında olduğunu, politikasını ve kararlı tutumunu desteklediğini kamuoyu ile paylaşmaktadır. Saygılarımızla, 5. KIRILMA, GELİŞME VE YÖNELME NOKTALARI 1. Baro Meclisi şu anda “Tek Partili Meclis” gibidir. İşlevleri ne olursa olsun, tüm meclislere “geniş katılım” yakışır. Geniş katılım, yalnız çok renk- lilik ve çok seslilik bakımından değil, farklı görüş, düşünce ve eleştirilerden 300 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 301 dosya SAVUNMANIN ÖRGÜTLENMESİ daha çok yararlanarak meclisinin çalışmalarını verimli ve etkin kılması bakımından da gereklidir. Bu konuda yaygın eğilim, “muhalif grupların” temsilcilerinin meclise girmemesi yönündedir. Toplantılar ilerledikçe, meclisi yönetenler ve meclis üyeleri karşıt görüş ve düşüncelere daha çok gereksinim duyacaklardır. Şimdiden cesur adımlar atılmalıdır. Örneğin, son genel kurulda en çok oy alan rakip iki grubun başkan adayları, yönetim kurulu adayları, son genel kurulu yönetenler, bir önceki dönemin başkan ve yönetim kurulu üyeleri, Baro Meclisi’nin Başkanlık Divanı’nda yer alan avukatların da meclisin üyesi olması sağlanmalıdır. Bu açılım, meclise güç katar, renk katar, tabandaki dağınıklığın giderilmesine ve barışa katkıda bulunur. 2. Baro Meclisi, Yönetim Kurulunun danışacağı bir “danışma organı” mıdır? Yoksa zaman zaman açıklayacağı görüş ve öneriler ile yönetim ku- ruluna yardım eden bir “yardımcı organ” mıdır? Eğer böyle değilse, Yöner- ge’de yer alan “yönetsel özerkliğe sahip olmak” ne anlama geliyor? Görünen odur ki, gelişmeler ve koşullar, bu meclisi, “danışma organı” veya “yardımcı organ” değil, yönetsel özerkliğe sahip ciddi bir organ olarak geliştirecek ve buna uygun bir zemine oturtacaktır. Baro Meclisi, bir danışma veya yardımcı organ değilse nedir? Buna verilecek en özlü yanıt şu olabilir: Sürekli Genel Kurul. 3. Baro Meclisi, Yönetim Kurulu’nun Yasa’nın ve Genel Kurul’un ken- disine verdiği yetkilerin bir bölümünü Baro Meclisi’ne bırakmasıyla oluştu- ğu öne sürülmüştür. Gerçek öyle değil Baro Meclisi, Yönetim Kurulu’nun kendisine bıraktığı yetkilerin bir bölümünü kullanmak üzere kurulmuş olmayıp, Genel Kurul’un yetkilerini paylaşmış sayılmalıdır. 4. Baro Genel Kurulları iki yılda bir yapılır; Genel Kurul’da grupların programları yarışır, tartışılır ve sona erer. Tüm avukatların % 20’sinin oyunu alarak seçilen grubun adayları baroyu yönetir, öbür gruplar bir sonraki ge- nel kurula kadar arenadan çekilirler, baronun hiçbir etkinliğine katılmazlar ve destek olmazlar. Baro Yönetimi de İstanbul gibi dünyanın en büyük barolarından birini 11 kişi ile yönetmeye çalışır. Gücünü % 20’den aldığı için, yönetim, yönetmede güçlük çeker, tıkanır, zaman zaman soluk alamaz olur. İşte Baro Meclisi tam bu noktada devreye girmektedir. Baro Yönetimini destekleyenlerin ezici çoğunluğun (komisyonların, bölge temsilcilerinin, TBB delegelrinin veya başkalarının) yanında rakip grupların katılımı ile bir Baro Meclisi, benim Sürekli Genel Kurul olarak nitelendirdiğim sürecin ürünü olarak, tabanda barışı ve birleşmeyi sağlayacak, toplumun gözünde baronun saygınlığını ve gücünü artıracak, Baro Yönetimi’ni eleştirerek onun yanlış yapmasını önleyecek, görüş ve öneriler, hatta üreteceği projelerle Baro Yönetimi’ne güç katacak, avukatın barosuna yabancılaşmasını önle- yecek, sağlam bir diyalog kurup geliştirecektir. Baro Yönetimi’nin, tabana 302 TBB Dergisi, Sayı 54, 2004 İlker Hasan DUMAN dosya açılmaktan, eleştirilmekten, farklı, aykırı görüş ve önerilerden çekinmemesi gerekir. Ulus bireyler olarak, farklı ve aykırı görüş ve anlatımlara katlan- masını öğrenmiş bulunuyoruz. 5. Baro Meclisi, bir sivil toplum kuruluşu mu olmalıdır, yoksa Avu- katlık Yasası içine alınarak yasal bir kurul mu olmalıdır? İlk toplantıda bunu kıvılcımları belli olmuştur. Baro Yönetimi’nin Baro Meclisi’ni yasal bir statüye ve zemine kavuşturmak için çaba göstermesini isteyen görüşler belirdi. Aykırı görüşler de... Baro Meclisi’nin yasal statüye alınması, yasal sınırlara ve bürokrasiye bağlanması onun hareket serbestini sınırlar. En doğrusu, sivil toplum kuruluşu veya serbest ve bağımsız savunma platfor- mu olarak kalmasıdır. İstanbul Barosu yasal bir kuruluştur. Yasal sınırlar yüzünden Baro Yönetimi, kimi zaman sesini güçlü çıkaramayabilir. İşte bu gibi durumlarda, Baro Yönetimi’yle işbirliği halinde olan Baro Meclisi, -yasal statüye bağlanmamış olmanın verdiği avantajla- öne çıkabilir, açık- lamayı, etkinliği yapabilir, tepkiyi gösterebilir. Gelişmenin hangi yönde olacağı, İstanbul Barosu avukatlarının istekleri, görüşleri, eğilimleri ve zorlamalarıyla gerçekleşecektir. 6. Baro Meclisi’nin aldığı kararların “tavsiye” niteliğinde olması, doğal bir duru, giderek bir zorunluluktur. SONUÇ İstanbul Barosu Yönetim Kurulu, vaat edip gerçekleştirdiği etkinlikle- rine birini daha katarak, “Baro Meclisi’ni” oluşturmakla tarihe geçecektir. İstanbul Barosu avukatları Baro Meclisi’nin önemini yakın bir zamanda fark edecek ve bu meclise sahip çıkacaklardır. Çünkü bu Meclis, yönetimin değil, tabanın sesi olacaktır; tabanı birleştirecek, tabanı yönetime yakınlaş- tıracak, tabanın yönetime yakınlaşmasıyla daha da güçlenen Baro Yönetimi güçlüklerini daha kolay aşacak, sorunlarını daha kolay çözecek; avukatlar yalnız barosunu ve barosunun ağırlığını yanında hissetmekle kalmayacak, yaşadığı sorun ve güçlükleri anlatacağı bir platforma sahip olacaklardır. Baro Meclisi eğer amacına ulaşırsa bunun olumlu sonuçları, yalnız baro ve avukatlara değil, tüm yargıya, yargı mensuplarına, hukuksal korunma gereksinimi duyan tüm bireylere ve topluma yayılacak ve yansıyacaktır. Olumlu sonuçlar için pek çok neden ve ışık vardır: her şeyden önce, iyi niyetle yola çıkılmıştır, sonra, gerek yönergenin düzenlenişinde ve gerekse meclis ve yönetim kurulu çalışmalarında katılık, değişmezlik, tutuculuk, bencillik, kariyer hesapları, gizlilik değil, esneklik, paylaşımcılık, incelik, içtenlik, özgecilik, açıklık, demokrasi ilkeleri, değişirlik gibi değerler ege-