266 TBB Dergisi, Sayı 53, 2004
Kemal OKTAR makaleler
TBB Dergisi, Sayı 53, 2004 267
makaleler Kemal OKTAR
KAYIT DIŞI İSTİHDAM
VE SOSYAL GÜVENLİK
M. Kemal OKTAR *
Sosyal Güvenlik Hukuku bakımından kayıt dışı istihdam olgusu; 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile 4857 sayılı İş Kanunu ve 2821 sayılı Sen-
dikalar Kanunu’na göre gerekli bildirimleri yapmayarak işçiyi sigortasız
çalıştırmak, yasal süresi geçtikten sonra bildirimde bulunarak işçiyi kısmen
sigortasız çalıştırmak ya da süresi içinde bildirimde bulunmakla birlikte,
çalışma gün sayısı ve prime esas kazançlarını eksik beyan ederek, işçi adına
daha az prim ödemek suretiyle gerçekleştirilmektedir.
Uygulanmakta olan yüksek prim oranları, asgari ücretin üstünde
belirlenen prime esas kazanç alt sınırı ile asgari ücret arasındaki farka
ait primlerin işverene yüklenmesi ve son yıllarda yaşanan ağır ekonomik
krizler de, çalışma yaşamı ve genel ekonominin temel sorunu haline gelen
kayıt dışı istihdamın giderek yaygınlaşmasına neden olmaktadır.
Kayıt dışı istihdamı özendiren bir başka neden, sigortasız işçi çalış-
tırmanın getirdiği maliyet avantajlarının, yasal yükümlülüklerini eksiksiz
yerine getiren işverenler aleyhine oluşturduğu haksız rekabet ortamıdır.
İşçiler de, iş bulamama ya da işini kaybetme endişesiyle, sigortasız
çalıştırılmaya tepkisiz kalarak uygulamanın yaygınlaşmasına katkıda
bulunmaktadır.
Yasal olmayan bu uygulamaların işverenler ve çalışanlar açısından
doğurabileceği telafisi zor ya da imkansız sonuçlar aşağıda ayrı ayrı açık-
lanmıştır.
* SSK eski Genel Müdürü.
266 TBB Dergisi, Sayı 53, 2004
Kemal OKTAR makaleler
TBB Dergisi, Sayı 53, 2004 267
makaleler Kemal OKTAR
1. UYGULAMANIN İŞVERENLER AÇISINDAN SAKINCALARI
Bir iş sözleşmesine dayanılarak işe alınan ve işten ayrılan işçilerin; 506
sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 9. maddesine göre Sosyal Sigortalar
Kurumu’na ve 2821 sayılı Sendikalar Kanunu’nun 62. maddesine göre
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na yasal süreleri içinde bildirilmesi
zorunludur. İşten ayrılan sigortalının ayrıca, 4447 sayılı İşsizlik Sigortası
Kanunu’nun 48. maddesine göre Türkiye İş Kurumu’na da bildirilmesi
gerekmektedir.
Bu yükümlülükleri yerine getirmeyen işverenlere 506 sayılı Kanun’un
10., 79., 80. ve 140., 2821 sayılı Kanun’un 59. ve 4447 sayılı Kanun’un 54.
maddeleri gereğince uygulanması gereken yaptırımlar aşağıdaki gibidir.
a. İş kazası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan sigortalı için
Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından yapılan tüm harcamalar, sorumluluk
hali aranmaksızın işverene ödettirilir.
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 26. maddesine göre, bir iş ka-
zası geçiren veya meslek hastalığına yakalanan sigortalıya kurumca yapılan
her türlü harcamalar ile kendisine veya ölümü halinde hak sahiplerine
bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerleri için işverene rücu edilebilmesi;
iş kazası veya meslek hastalığının, işverenin kastı ya da iş sağlığı ve gü-
venliği mevzuatına aykırı uygulamaları yahut suç sayılabilir bir hareketi
sonucunda ortaya çıkmış olması koşuluna bağlıdır.
Ancak, iş kazası geçiren ya da meslek hastalığına yakalanan sigortalının
kuruma bildirilmediğinin anlaşılması halinde, iş kazasının veya meslek
hastalığının oluşmasında kusuru, kastı ve suç sayılabilir bir hareketi olmasa
dahi, kurumca sigortalı için yapılan tüm harcamalar ile kendisine veya
ölümü nedeniyle hak sahiplerine bağlanan gelirler, Yasa’nın 10. maddesine
göre işverene ödettirilmektedir.
b. Sosyal Sigortalar Kurumu’na bildirilmediği tespit edilen sigortalıla-
rın primleri kurumca resen tahakkuk ettirilerek gecikme zammı ile birlikte
işverenden tahsil edilir.
Kurumca fiilen veya işyeri kayıtlarından ya da diğer kamu kuruluşları
tarafından düzenlenen belge veya alınan bilgilerden tespit edilen sigortasız
işçilere ait prim belgeleri, işverene yapılan tebligat üzerine bir ay içinde
kuruma verilmez ise, Yasa’nın 79. maddesine göre kurumca resen düzen-
lenmekte ve tahakkuk ettirilen primler hesaplanacak gecikme zammı ile
birlikte işverenden tahsil olunmaktadır.
c. Yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenlere çeşitli idari para
cezaları uygulanır.
268 TBB Dergisi, Sayı 53, 2004
Kemal OKTAR makaleler
TBB Dergisi, Sayı 53, 2004 269
makaleler Kemal OKTAR
506 sayılı Kanun’un 140., 2821 sayılı Kanun’un 59. ve 4447 sayılı Ka-
nun’un 54. maddeleri ile düzenlenen idari para cezaları da, kayıt dışı is-
tihdamın önlenmesi amacıyla getirilmiştir. Zaman içinde yaptırım gücünü
yitirmemesi için asgari ücrete endekslenen idari para cezaları, asgari ücrette
yapılan artışlara paralel olarak artmaktadır.
Söz konusu düzenlemelere göre;
- İşe alınan işçiyi yasal süresi içinde Sosyal Sigortalar Kurumu’na
bildirmeyen işverenlere, bildirilmeyen her bir sigortalı için asgari ücret
tutarında,
- İşe alınan veya işten ayrılan işçiyi yasal süresi içinde Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığı’na bildirmeyen işverenlere, bildirilmeyen her bir işçi
için asgari ücretin beşte biri tutarında,
- İşten ayrılan işçiyi yasal süresinde Türkiye İş Kurumu’na bildirmeyen
işverenlere, bildirilmeyen her bir işçi için asgari ücretin iki katı tutarında,
idari para cezası uygulanmaktadır.
Prim belgelerinin yasal süresi içinde Sosyal Sigortalar Kurumu’na
verilmemesi hali ayrıca idari para cezası gerektirdiğinden, sigortasız ça-
lıştırılan işçilere ait kuruma verilmeyen prim belgeleri için de, işverene,
asgari ücretin beşte biri ile üç katı arasında değişen miktarlarda idari para
cezası uygulanması gerekecektir.
Öte yandan sigortasız çalıştırılanların kayıtlarda yer almaması nedeniy-
le geçersiz sayılan işyeri kayıt ve defterleri için, tutulan kanuni defterlerin
türüne bağlı olarak, asgari ücretin yarısı ile on iki katı arasında değişen
miktarlarda ayrıca idari para cezası uygulanacaktır.
2. UYGULAMANIN ÇALIŞANLAR AÇISINDAN SAKINCALARI
Kayıt dışı istihdam uygulamaları, çalışanlara doğrudan ve önemli hak
kayıpları olarak yansımaktadır. Çalışma sürecinde ya da uzun vadede or-
taya çıkabilen hak kayıpları şunlardır.
A. Kısa Vadede Ortaya Çıkabilecek Hak Kayıpları
a. Sigortasız çalıştırılanlar sosyal sigorta sağlık yardımlarından yarar-
lanamazlar.
268 TBB Dergisi, Sayı 53, 2004
Kemal OKTAR makaleler
TBB Dergisi, Sayı 53, 2004 269
makaleler Kemal OKTAR
Çalışanların Sosyal Sigortalar Kurumu sağlık yardımlarından yarar-
lanabilmeleri için hastalığın anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az
90 gün, bunların eş ve geçindirmekle yükümlü bulundukları çocukları ile
ana ve babalarının sağlık yardımlarından yararlanabilmeleri için hastalığın
anlaşıldığı tarihten önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası
primi ödenmiş olması gerektiğinden; sigortasız çalışan işçi ile aile bireyleri
hastalandığında sosyal sigorta sağlık yardımlarından yararlanamayacak,
tedavi olamayacaklardır.
b. Sigortasız çalıştırılan işçiler analık sigortası yardımlarından yarar-
lanamazlar
Sosyal Sigortalar Kurumu’nca sağlanan analık sigortası yardımların-
dan, doğumdan önceki bir yıl içinde 90 gün analık sigortası primi ödemiş
bulunan kadın sigortalı ile 120 gün analık sigortası primi ödemiş olan
erkek sigortalının sigortasız eşi yararlanabildiğinden, sigortasız çalışan
kadın işçinin veya sigortasız çalışan erkek işçinin eşinin analığı halinde;
Kurumca sağlanan gebelik, doğum ve emzirme yardımlarından yararla-
namayacaklardır.
c. Sigortasız çalışırken hastalanan işçi çalışamadığı süre için geçici iş
göremezlik ödeneği alamaz
Hastalık tarihinden önceki bir yıl içinde en az 120 gün hastalık sigortası
primi ödemiş bulunan sigortalılara, hastalık veya analık nedeniyle çalışa-
madıkları günler için, Sosyal Sigortalar Kurumu’nca geçici iş göremezlik
ödeneği ödenmektedir. Sigortasız çalışan işçi hastalık veya analık sebebiyle
çalışamadığı günler için bu ödenekten de yararlanamayacaktır.
d. İşten çıkarılan sigortasız işçi işsizlik sigortasından ödenek alamaz
İş sözleşmesi 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun 51. maddesinde
belirtildiği şekilde sona erdirilen sigortalılar; son üç yıl içinde en az 600 gün
ve iş sözleşmesinin sona erdiği tarihten önceki son 120 gün aralıksız işsizlik
sigortası primi ödemiş bulunmaları koşulu ile, işsizlik sigortası ödeneğin-
den yararlanabilmektedir. Dolayısıyla, sigortasız çalışırken işsiz kalanlar
işsizlik sigortası ödeneğinden de yararlanamayacaklardır.
B. Uzun Vadede Ortaya Çıkabilecek Hak Kayıpları
Sosyal Sigortalar Kurumu’nca sigortalılara malullük veya yaşlılık aylığı,
ölen sigortalıların hak sahiplerine de ölüm aylığı bağlanabilmesi, yasada ön
görülen sigortalılık süreleri ile prim ödeme gün sayılarının doldurulmuş
olması koşuluna bağlıdır.
270 TBB Dergisi, Sayı 53, 2004
Kemal OKTAR makaleler
Son yıllarda yapılan yasal değişikliklerle özellikle sigortalıların emekli-
lik koşulları zorlaştırılarak, emeklilik yaşı kadınlar için 58, erkekler için 60’a
yükseltilmiş ve doldurulması gereken prim ödeme gün sayısı da 5000’den
7000’e çıkarılmıştır.
Öte yandan son on yılda ödenen primlere göre hesaplanan emekli
aylıklarının; çalışma yaşamının tümünde ödenen primler toplamına göre
hesaplanması esası getirilmiş ve aylık bağlama oranları aşağı çekilmiştir.
5000 gün prim ödemiş sigortalıya %70 oranında aylık bağlanabilmekte iken,
yasal değişikliklerden sonra aynı oranda aylık bağlanabilmesi için 10200
gün prim ödenmiş olması gerekmektedir.
Bundan böyle asgari geçim standartlarına uygun bir emekli aylığına
hak kazanabilmenin ön koşulu, kayıt içinde çalışmak ve gerçek ücretler
üzerinden prim ödenmesini sağlamaktır. İşsizlik ve olumsuz ekonomik ko-
şulların dayatmasıyla bu gün sigortasız olarak ya da asgari ücret üzerinden
prim ödenerek çalışmaya razı olanlar; malullük ya da yaşlılık nedeniyle
çalışamayacak hale geldiklerinde ya anayasal hakları olan sosyal güvenlik
hakkından yararlanamayacak ya da alacakları emekli aylıkları yaşamları-
nı insan onuruna yaraşır şekilde sürdürmelerine yeterli olmayacaktır. Bu
olumsuzluklar, ölümleri halinde aynen hak sahiplerine de yansıyacaktır.
Kayıt dışı istihdam, sebep ve sonuçlarıyla toplumun tüm kesimlerini
ilgilendiren, çok boyutlu bir olgudur. Bu olgunun sosyal güvenliğin finans-
manına etkileri, finansman açıklarının Hazine üzerindeki yükü ve yükün
toplum kesimlerine yansımaları gibi boyutlarından her biri ayrı inceleme
konusudur. Yazımızda, uygulamanın sadece çalıştıranlar ve çalışanlar
açısından olası sonuçları irdelenmiştir.