makaleler Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL
311TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Türkiye’nin Avrupa Birliği Sürecinde
Çocuk Korunması Ve Çocuk Adalet Sistemi
• Türkiye’nin AB’ne giriş süreci, çocuk korunması ve çocuk ada-
let sisteminin gelişmesi açısından olumlu adımların atılması dönemi
olmuştur. UNICEF ve Adalet Bakanlığı’nın ortak çalışmaları, gerek
kanunların yenilenmesi, gerek kurumların kurulması, gerek personel
eğitimi açısından çeşitli reformlar getirmiştir. Ayrıca bu çalışmalar Ada-
let Bakanlığı’nın tüm yurtta meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleri
ile birlikte çalışmasına olanak vermiştir. Bunların sonucunda da, her
ne kadar yeni çıkan kanun ve değiştirilen maddelerde eleştirdiğimiz
hususlar olsa da, bu kanunların yaşama geçirilmesinde yeni adımlar
atılmasının altyapısı hazırlanmıştır.
1
• 2828 sayılı Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Kanu-
nu’nun 4/a maddesi “Bu kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin
faaliyetler devletin denetim ve gözetiminde, halkın gönüllü katkı ve katılımı
ile sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür”; 4/e maddesi “Korunmaya
muhtaç çocuklara ilişkin sosyal hizmetler, ancak bu kanunla kurulan Kurum
tarafından yürütülür” demekte idi. 1.7.2005 tarihinde kabul edilen, özür-
FRANSA HUKUK SİSTEMİNDE
“GENÇLİĞİN ADLİ KORUNMASI”
YAPILANMASINDA GÖREV ALAN GERÇEK KİŞİLER,
KAMU YA DA ÖZEL SEKTÖR HİZMET BİRİMLERİ VE
KURULUŞLARIN YETKİLENDİRİLMESİ ÖRNEĞİ
Laurence HUSQUIN
*
Betül ONURSAL
**
*
Emekli Fransız Çocuk ve İstinaf Mahkemesi Hakimi.
**
Avukat, İstanbul Barosu.
1
Çocuk Koruma Kanunu(3.7.2005 tarih 5395 sayılı); Denetimli Serbestlik ve Yardım
Merkezleri ile Koruma Kurulları Kanunu (3.7.2005 tarih 5402 No) ve ilgili Adalet
Bakanlığı Yönetmeliği; Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmündeki Karar-
namelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un (1.7.2005 tarih 5378 sayılı);
Belediyeler Kanunu(3.7.2005 tarih 5393 sy); İl Özel İdaresi Kanunu(22.2.2005 tarih
5302 sayılı) gibi.
Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL makaleler
312TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
lüler ve bazı kanun ve kanun hükmündeki kararnamelerde değişiklik
yapılması hakkındaki 5378 sayılı Kanun’un 27. maddesi, 2828 sayılı
Kanun’un 4/a bendini aşağıdaki gibi değiştirmiş ve 4/e bendini yü-
rürlükten kaldırmıştır.
Madde 4/a “Bu kanun kapsamına giren sosyal hizmetlere ilişkin faaliyet-
ler, Devletin denetim ve gözetiminde, sivil toplum kuruluşları ile halkın gönüllü
katkı ve katılımı da sağlanarak bir bütünlük içinde yürütülür. Sunulacak bakım
ve diğer hizmetlerin kapsamı ve bu hizmetleri verecek olan gerçek ve tüzel kişi-
lerin izin, çalışma usul ve esasları ve diğer hususlar Sosyal Hizmet ve Çocuk
Esirgeme Kurumu tarafından çıkartılacak bir yönetmelikle düzenlenir”
Bu durumda, daha önce 2828 sayılı Yasa’da bizim de eleştirdiğimiz
koruma hizmetlerinin SHÇEK tekelinde olmasına dayanak olarak göste-
rilen 4/e maddesi yürürlükten kalkmış, bu hizmetin verilmesi Belediye,
İl Özel İdaresi, sivil toplum kuruluşları ve sivil girişimlere açılmıştır.
• Ancak, bu yeni durumda yasaların, koruma hizmeti verecek ku-
rum ve kuruluşların uymaları gereken esasları büyük titizlikle düzen-
lemesi gerekmektedir. Aksi halde çocuğun korunması ilkeleri zaman
ve yönetimlere göre değişecek bir tabana oturtulmuş olacaktır.
• Yeni Belediyeler Kanunu, İl Özel İdaresi Kanunu ve SHÇEK
Kanunu’nun son tasarılarında bu esasların yer almadığı ve bu konuda
berrak bir görüşün bulunmadığını tespit ederek, çocuk koruma huku-
ku ve uygulamasında 60 yıllık modern mevzuat uygulamasına sahip
Fransız hukukunu bu açıdan incelemek istedik.
Fransa Sistemi
• Genel bir fikir verilmek istenirse, Fransa’da, 2.2.1945 tarihli “Suç
İşlemiş Çocuklarla İlgili Kanun Hükmünde Kararname” ve 1.9.1945 tarihli
“Denetimli Eğitim Kararnamesi” çocuk ceza hukuku reformunun temel
taşlarıdır. “Denetimli Eğitim” kurumu 1990 yılında “Gençliğin Adli Ko-
runması” teşkilatına dönüştürülerek kapsamı genişletilmiştir.
2
7.1.1983
tarih 83-8 sayılı “Yetkilerin Komünler, Vilayetler, Bölgeler ve Devlet Arasında
Paylaştırılmasına Dair Kanun” ile de çocuk ve gençliğin adli korunması
sistemi bugünkü uygulamanın ana ilkelerine kavuşmuştur.
2
Bkz., Av. Betül Onursal : Çocuk Mahkemelerinin amaca uygun çalışabilmeleri için
gerekli yan kuruluşlar ve gençlerin korunması konusunda Fransa örneği, Argumen-
tum, Yıl 4, S. 42, s. 12 vd.
makaleler Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL
313TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Bu araştırmamızda biz, 60 yıllık bu geniş mevzuat ve uygulama
sistemi içinde, gençliğin adli korunmasında görev alan gerçek kişiler
ve kamu ya da özel sektör hizmet ve kurumlarının yetkilendirilmesi
konusunu ve bu suretle kurulmuş özel kurumların yapılanmasını ince-
leyerek Türkiye’deki oluşum sürecine katkı sunmak istiyoruz.
Bu alanda, çeşitli kanun ve kararnamelere dayanan iki hukuk metni
görüyoruz:
1. 6 Ekim 1988 tarih ve 88-949 sayılı ve 6 Mart 2003’te gözden ge-
çirilmiş olan “Adli Makamın Genel Olarak Küçükleri Veya Onlarla İlgili
Tedbirlerin Uygulanmasını Emanet Ettiği Hakiki Kişi, Kurum, Hizmet Bi-
rimi veya Kamu veya Özel Sektör Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine Dair
Kararname”
2. 16 Haziran 1989 tarih NORSUS F 89 50048 A – ES K4 sayılı, “6 Ekim
1988 tarih 88 – 949 sayılı Kararname’nin Uygulanmasına Dair Genelge”
• Yetkilendirme Usulü
Gerek Medeni Kanun, gerek Sosyal Hizmetler Kanunu gerekse 2
Şubat 1945 tarihli Kararname’de öngörülen hizmet merkezi veya kurum
temsilcisi gerçek ya da tüzel kişi, hangi kanuna dayandığını bildirerek
yetkilendirme talebini ikametgahının bulunduğu ilin Valisi’ne iletir.
Bu talepte yer alması gereken hususlar şunlardır:
1. Talebi yapan gerçek kişinin veya tüzel kişinin yetkililerinin adı,
doğum yeri ve yılı, uyruğu, mesleği ve ikamet adresi
2. Yetkilendirilmenin talep edildiği alanın ne olduğu.
Bu talebe 3 nüsha olarak aşağıdaki belgeler eklenir:
1. Talebi yapan hakiki şahıs ise özgeçmişi, üniversite ve okul dip-
lomaları, mesleki yetki belgeleri
2. Talebi yapan özel hukuk tüzel kişisi ise yöneticilerin özgeçmişi,
kurum tüzüğü, kanuni kuruluş formalitelerinin belgeleri
3. Her halükarda:
a. Kurum, kuruluş veya hizmet biriminin yönetim talimatnamesi
b. Çeşitli görevli personel kategorilerinin listesi, tüm bu personelin
özgeçmişi ve üniversite diplomaları ile mesleki diplomaları
Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL makaleler
314TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
c. Tahmini bütçe
d. Yerleşim planı ve hukuki şartları
e) Yerleşim yerinin güvenliği konusunda Güvenlik Komisyonu’nun
hazırlayacağı veya son bir yıl içinde hazırlamış olduğu güvenlik tuta-
nağı. Eksiklikler olduğu takdirde bunların giderilmesi için yapılacak
işlemler.
f. Kurumun hizmet biriminin veya kuruluşun pedagojik, idari ve
mali işletmesinin koşulları ve bakımı üstlenilebilecek azami küçük ve
genç sayısını bildiren yazı
g. Eğer hakiki şahıs, kurum, hizmet birimi veya kuruluş orada bir
genel eğitim veya bir mesleki eğitim veriyorsa ve her halükarda okul
çağındaki çocukları kabul ediyorsa verilen eğitimin organizasyonu hak-
kında bilgi verir veya çocukların okullaştırılma koşullarını belirtir.
• Vali, İl Genel Meclisi Başkanı’na da talebi ilettikten sonra dosyanın
incelenmesi için Gençliğin Adli Korunması Bölge Müdürünü görev-
lendirir. (Gençliğin Adli Korunması Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı’nın
bir Genel Müdürlüğü olup bölge bazında ve kimi illerde il bazında
teşkilatlanmıştır. Bizde yeni kurulan Denetimli Serbestlik bu Genel
Müdürlüğün bir nüvesi olarak değerlendirilebilir.)
Talebin incelenmesi sırasında Çocuk Hakimi ve Cumhuriyet Sav-
cısı’nın görüşlerinin alınması zorunludur. Bu görüşler talep sahipleri-
nin adli sicil kaydının tetkikinden sonra verilmelidir. Adli Sicil kaydı
dosyaya eklenmez.
Talep kapalı bir eğitim evi için ise, Gençliğin Adli Korunması Bölge
Müdürü merkezin eğitim ve güvenlik koşullarını ve hizmetin devam-
lılığının garanti edilmesi şartlarını değerlendirir.
Eğer talebi yapan kişi, kurum, hizmet birimi ya da kuruluş bünye-
sinde bir genel eğitim veya mesleki eğitim verecekse ve her halükarda
okul çağındaki küçükleri kabul edecekse akademik otoritenin de görüşü
alınır.
• İnceleme sırasında ilgili mercilerin görüşlerinin 2 aylık bir süre
içinde alınması gerekir. Bu süre sonunda Gençliğin Adli Korunması
Bölge Müdürü bir karar taslağı ekinde dosyayı Valiye sunar. Vali, İl
Genel Meclisi Başkanı’na da dosyanın tamamının bir suretini sunarak
onun da görüşünü alır.
makaleler Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL
315TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Vali, talebin yapılmasından sonraki 4 ay sonunda bir karar vermezse
talep reddedilmiş sayılır.
• Yetkilendirme izni, Valilik Kararı ile verilir ve kararın tebliğinden
itibaren 5 yıl için geçerlidir. Aynı izin yenileme koşullarına uyulması
halinde gene 5 yıllık süreler için yenilenebilir. Valilik Kararı, yetkilen-
dirmenin koşullarını ve özellikle de kabul edilecek çocuk ve gençlerin
sayısı, yaşı, cinsiyeti ve hukuki kategorileri, eğitimleri ile ikamet ko-
şullarını belirtir. Ayrıca Valilik Kararı talep sahibinin, Gençliğin Adli
Korunması hizmetine verdiği desteğin sınırları içinde yerine getirmeyi
taahhüt ettiği zorunlulukları da belirtir.
• Yetkilendirilmiş kişi, kurum, hizmet birimi ya da kuruluş, birimin
kapasitesini, yerleşim birimlerini, kabul edilen küçüklerin eğitim ve
konaklama koşullarını ve de genel olarak verilmiş olan yetki belgesinin
cinsi ve uygulama alanı üzerinde herhangi bir biçimde etki yapacak her
türlü değişikliği Gençliğin Adli Korunması Bölge Müdürü’ne bildirmeye
mecburdur.
Tüzel kişinin organlarındaki tüm değişiklikler de Gençliğin Adli
Korunması Bölge Müdürü’ne bildirilmelidir.
Bu yetkilendirilmiş tüm birimlerde yapılacak herhangi bir personel
değişikliği de aynı koşullarda bildirilmelidir.
Gençliğin Adli Korunması Bölge Müdürlüğü kendisine bildirilen
bu değişiklikleri Valiye iletir.
Vali gerek gördüğü takdirde Çocuk Hakiminin, Savcının ve İl Genel
Meclisi Başkanı’nın da görüşlerini alarak verilen yetkilendirme belgesini
değiştiren ya da yetkiye son veren bir Valilik Kararı yayınlar.
Görüş bildirmeden önce, Çocuk Hakimi ve C. Savcısı değişen kişinin
adli sicil kaydını tetkik eder. Bu kayıt dosyaya eklenmez.
• Yetkilendirme süresinin bitiminden en geç 6 ay önce yenileme
dilekçesi Vali’ye sunulur. Yenileme kararı da aynı usul koşullarına
uyarak talep edilir ve verilir.
Yetkilendirmeyi yenileyen veya reddeden Valilik Kararı tebliğ tari-
hinde yürürlüğe girer. Eskiden verilmiş olan yetkilendirme izni, kendi
Valilik Kararı koşulları doğrultusunda bu tarihe kadar devam eder.
Vali eğitici tedbirlerin uygulanmasının tehlikeye düşüren ya da
Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL makaleler
316TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
teslim edilen küçüklerin yararına zarar veren eylemlerin saptanması
durumunda her zaman için yetkilendirme iznini geri çekebilir.
• Bu Valilik Kararının uygulanmasından Devlet Bakanlığı, Milli
Eğitim, Gençlik ve Spor, Adalet, İçişleri, Sağlık Sosyal Yardım Bakan-
lıkları, Hükümet Sözcüsü, İçişleri Bakanlığı’nın Yerel Topluluklardan
Sorumlu Müsteşarı, kendi alanlarına giren işlerden sorumludurlar.
Bu Kararname ile tehlike altında olan veya kanunla ihtilaf halindeki
çocuklar hakkında karar verecek mercilere geniş bir hizmet ve kurum
yelpazesi sunulmaktadır.
Bu “yetkilendirilmiş” kişi, kurum, hizmet birimi veya kuruluşlara
yerleştirilen küçükler için Devlet bu birimlere belirli bir cetvel çerçeve-
sinde para ödemesi yapmaktadır. Bu kurallara göre “yetkilendirilmemiş”,
ancak diğer idari koşullara uygun izinleri alarak hizmet veren koruma
ve eğitim birimlerine yerleştirilen küçükler için ise Devlet ödeme yap-
mamaktadır.
Gerek yetkilendirilmiş, gerek diğer kurumların denetimi 16 Nisan
1946 Kararnamesi 29, 30, 31 ve 32. maddeleri, 13 Temmuz 1960 Bakan-
lıklar arası Kararın 9, 10 ve 11. maddeleri, 6 Ocak 1986 tarihli 86-17
No.’lu Kanun’un 48. maddesi çerçevesinde yapılmaktadır. Bu denetim
adli merci ve Adalet Bakanlığı ilgili idari birimleri tarafından gerçek-
leştirilmektedir. Ayrıca bu birimlerin pedagojik ve idari denetimlerinin
de ne kadar önemli olduğu göz ardı edilmemelidir.
Yetkilendirilmiş Sivil Toplum Sektörü Yapılanması
Yetkilendirilmiş Sivil Toplum Sektörü hakiki şahıs, kurum, hizmet
birimi ve kuruluşları aşağıdaki yapılanma grupları içinde hizmet ver-
mektedirler:
I. CPS - Okul ve/veya Meslek Eğitimi Merkezleri
Büyük güçlük içinde olan çocuklar için yatılı olarak okul veya mes-
lek eğitimi hizmeti veren kuruluşlardır. Gündüzlü olarak da tedbiren
gönderilen küçüklere hizmet verebilirler. Bu hizmetten yararlanan
küçükler öğrenim çağında olmalarına rağmen genel okullarda barına-
mazlar. Prensipte bu hizmet küçük birimler halinde verilir. 4-5 kişilik
makaleler Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL
317TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
sınıflarda her küçükle tek tek ilgilenilir. Emekli öğretmenler ve gönül-
lüler bu hizmet biriminde en çok çalışan kimselerdir.
II. SES-Sosyal İnceleme Hizmeti
Çocuk hakkında karar verecek hakimin istediği sosyal incelemeyi
aile, çevre açısından gerçekleştiren hizmet birimleridir. Destekleyici
hizmetler söz konusu ise çocukların içinde bulundukları tehlikeler,
bunların her biri üzerindeki etkisi ve ailenin tepki verme yeteneği de
araştırılır. Bu hizmet birimleri derinleştirilmiş anketler, özel durumlar
için kullanılır. Genellikle 2 kişi birlikte anket yapıp görüşlerini tartışırlar.
Hakime öneri götürürler. Anket bitince bu hizmet de sona erer. Uzun
yıllardır Fransa genelinde bu hizmeti veren dernekler çalışmaktadır.
III. SIOE-Araştırma ve Eğitimi Yönlendirme Hizmetleri
Verilecek karara temel teşkil etmek üzere adli makam için gencin
kişiliğini, onun eğitiminin koşullarını,davranışlarını izlemek, mediko-
psikolojik bir bilanço düzenlemek ve gerekli diğer tüm bilgileri bir
arada veya tek tek toplamak görevini yerine getirir. Çocuğu inceleme
süresi SES kurumlarından daha uzundur. SES incelemesinde çevreye
ait bilgiler de toplanmakta iken SIOE hizmetinde sadece küçüğün in-
celenmesi söz konusudur.
IV. SRP-Cezai Telafi Hizmetleri
Bu cezai telafi tedbiri, ceza sisteminde öngörülmüş bir eğitici ted-
birdir. (Uzlaşma) Amacı çocuğun verdiği zararı, kendine karşı, topluma
karşı yapıcı eylemi ile telafi etmesini sağlamaktır.
Telafi doğrudan veya dolaylı olur. Bu hizmeti veren kurumlar başka
işlerle de uğraşmaktadırlar, özellikle “Mağdura yardım dernekleri”. Bu
hizmet karardan sonra, telafi işleminin takibi için kullanılmaktadır.
V. SAEMO-Açık Ortamda Eğitici Destek Hizmetleri
Adli otorite tarafından yönlendirilen bu hizmetlerin amacı çocukları
ve ailelerini ikametgahlarında izlemek, doğal ortamlarında çocuklara
Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL makaleler
318TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
olumlu bir gelişme sağlayacak sosyal ve eğitici koşullar oluşturmak
ve sürdürmektir. Değişik mesleklerden kişiler bu hizmet biriminde
çalışır.
VI. CPFSE-Sosyal ve Eğitici Aile İçi Yerleştirme Merkezleri
Çocuğun adli ve idari korunması çerçevesinde, ailelerinden sosyal
ya da eğitimle ilgili nedenlerle ayrılmış çocukları kabul eden merkez-
lerdir. Bu çocuklar merkezin bireyselleştirilmiş pedagojik bir proje doğ-
rultusunda eğitilen aylıklı bayan yardımcılarca misafir edilirler. Eskiden
başlatılmış olan koruyucu aile sisteminin bir uzantısıdır. Geçici bir süre
kullanılmaları daha yaygındır.
VII. CHD-Çeşitli Misafir Etme Sistemleri Merkezi
Her durumda ayrı biçimde değerlendirilen değişik yerleştirme bi-
çimlerinin uygulandığı merkezlerdir. Bu hizmet, özel bir ilgi gerektiren
olaylarda kullanılır.
VIII. MECS-Sosyal Karakterli Çocuk Evleri
Aileleri geçici olarak güçlük içinde olan ve bu nedenle çocuklarını
yanlarında tutamayan ailelerin çocuklarını kabul eder. Süre birkaç aydan
rüşt yaşına kadar değişebilir. Bu merkezlerde kişisel sorunları olmayan
çocuklar barındırılırlar.
IX. Foyers-Yurtlar
Mesleki formasyon alan veya dışarıda çalışan büyük çocuklar ve
genç yetişkinlerin akşamları gelip yatmaları için kurulan küçük kapa-
siteli kurumlardır.
X. CER-Güçlendirilmiş Eğitim Merkezleri
Bu merkezler küçükleri en fazla 6 ay için alırlar. Küçüğün doğal
ortamından kopmasını sağlayan bu birimler bu süre içinde onlara yo-
ğun bir aktivite ve program verir. Çok zor çocuklar için kullanılır. Yatılı
olanları da gündüzlü olanları da mevcuttur.
makaleler Laurence HUSQUIN-Betül ONURSAL
319TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
XI. CPI-Acil Yerleştirme Merkezleri
Bu merkezler çocuğun acilen alınıp incelemek ve yönlendirmek
için çalışmaların yapıldığı yerlerdir. Çocuğun burada en uzun tutulma
süresi 3 aydır ve bu süre yenilenemez. Onun ailevi, psikolojik ve sosyal
durumu tetkik edilip yönlendirme çalışmaları yapılır. Bu merkezler
kendilerine verilen küçüklerin aktiviteleri üzerinde sıkı bir denetim
uygularlar.
Sonuç
Fransa gibi çocuk ve gençliğin adli korunması alanında 60 yıllık
bir geçmişi olan, sistem olarak kendini sürekli sorgulayıp yenileyen bu
sistemden yetkilendirme konusunda fikir alabiliriz kanısındayız.
Valilik, İl Özel İdaresi, Çocuk Hakimleri ve Adalet Bakanlığı idari
birimlerinin bu konuda görevlendirilmiş olmaları, çocuğun adli ko-
runmasından sorumlu olan devlet ve yerel yönetimin, ayrıca da adli
mercilerle Adalet Bakanlığı’nın sorumlu idari biriminin söz söyleme ve
sorumluluk alma konumunu vurgulamaktadır. Yani bölgede Mahke-
me dosyalarına göre hangi hizmetler ve kurumlar gerekiyorsa onların
kurulması ağırlık taşıyacak, çalışmalarının sonucu aynı sorumlularca
denetlenecektir.
Özellikle yetkilendirme izninin verilmesinde, yenilenmesinde ve
kaldırılmasında gösterilen titizlik, çeşitli idari ve adli makamların iş-
birliği, kontrol mekanizmasında da adli makamların önemi dikkatle
izlenmesi gereken noktalardır.
Ayrıntılı biçimde yasalarla oluşturulmuş koşullar bu kurumları
kuranları da teşvik edici nitelikte olacaktır. Zira bu durumda, Sivil
Toplum Kuruluşları da vermeyi planladıkları hizmetler veya kuracak-
ları kurumlar konusunda karşılarında zaman ve politik görüşlere göre
değişmeyecek bir idare biçimi bulacaklar ve verdikleri hizmet karşılı-
ğında, belirlenmiş esaslara göre ücretlerini alarak normal bir işletme
yürütebileceklerdir.