4. BASKI
•
Güncellenmiş ve Genişletilmiş
MALiYE
HESAP
UZMANLAR!
DERNEĞi
ERGÜN AVUKATLIK n�osu
Av. Çağdaş Evrim ERGUN
Tepe Prime C Blok No:27 Çankaya
Tel:(0312) 220 30 60 • Ankara
Maht'P'! Vergi Dairesi :588 465 476 92
VERGİSEL VE YENİ TÜRK TİCARET KANUNU
YÖNÜYLE ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE
TASFİYE, DEVİR,
BİRLEŞME, BÖLÜNME VE
TÜR DEĞİŞİMİ
İŞLEMLERİ
Güncellenmiş ve Genişletilmiş 4. Baskı
Ersin NAZALI
BSc, LLB, MSc, LL.M.
AVUKAT,
E.HESAP UZMANI
2015
' 1
,ı ' I
Bu kitabın tüm yayın hakları Maliye Hesap Uzmanları Derneğine aittir.
Maliye Hesap Uzmanları Derneğinin izni olmaksızın hiçbir amaçla
çoğaltılamaz, kopya edilemez, manyetik ortama
(Bilgisayar, CD, Disket v.s.) aktarılamaz.
ISBN: 978-605-9146- 03-6
MALİYE HESAP UZMANLARI DERNEĞİ
Kemankeş Mah. Necatibey Cad. No:72/ 6 Karaköy-İSTAN BUL
(0212) 252 34 12 - 244 00 45
Baskı-Cilt:
Acar Basım ve Cilt Sanayi A.Ş.
Beysan Sanayi Sitesi Birlik Cd. No: 26
Haramidere / Beylikdüzü / İSTANBUL
Tel: (0212) 422 18 34
Bu kitapta yer alan bilgilerin hiç birisi hukuki mütalaa niteliğinde
olmayıp, konuya ilişkin olarak yazarın akademik ve şahsi görüşlerini
içermektedir. Yazarın şu an veya daha önce çalıştığı kurumlar ile
ilişkilendirilemez ve kişilerin bu kitapta yer alan görüşlere uymasından
kaynaklanan hiçbir sorumluluk yazarı ve kitabevini bağlamaz. Kitapta
belirtilen konularda bir işlem yapmadan önce bir uzmana danışmanız tavsiye
olunur.
Hesap Uzmanları Kurulu ve
Rahmetli babam Mehmet Nazalı'nın hatırasına.....
DÖRDÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ
2015 yılının ilk aylarını yaşadığımız bugünlerde yaklaşık 9 yıl önce
yüksek lisans tez çalışması olarak başlayan bu kitabın dördüncü baskıyı
yapıyor olmasından mutlu olduğumu ifade etmeyelim. Vergi hukuku
alanında çok teknik bir konuyu ele alan bu kitabın dördüncü baskıyı yapıyor
olması aynı zamanda sorunun önemini de gözler önüne sermektedir.
Farklı ortamlarda akedemisyen olarak çalışan veya pratikle uğraşan
bir çok kişiden aldığım izlenim bu kitabın aslında önemli bir boşluğu
doldurduğudur. Kitabın bu aşamaya gelerek dördüncü baskıyı yapmasında,
katkısı olan değerli hocam Prof. Dr. S. Ateş Oktar ve Hesap Uzmanı olarak
yetişmemde katkısını tarif edemediğim üstadım Can Doğan' a sonsuz
teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı böyle bir çalışmanın da hayat bulması
mümkün değildi.
Kitabın kapsamının ve içeriğinin genişletilmesi elbette mümkündür.
Ancak bazen mükemmeli aramak iyi olanların gözardı edilmesi anlamına
gelebilecektir. Bu durumdan kaçınmak için de, bizler kısa sürede 3.baskısı
tükenen bu kitabın 4.baskı olarak çıkmasında bir sakınca görmedik.
Dolayısıyla her baskıda kitabımızı biraz daha iyileştirerek yola devam etme
anlayışımızı aynen sürdürüyoruz.
Kitabın içinde yer alan hususların geliştirilmesi için şu ana kadar
düşüncelerini ileten herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Bizim gözardı
ettiğimiz veya kitapta yer vermediğimiz hususlarda şu ana kadar olduğu
gibi, değerli meslektaşlarımın yine bizimle iletişime geçmeye devam
edeceklerini inanıyoruz. Dolayısı ile bu kitap sadece benim değil, yaklaşık
13 yıllık meslek hayatım boyunca karşılaştığım, bilgi alışverisinde
bulunduğum akedemisyen ve pratikle uğraşan herkesin ortak eseridir.
vıı
DÖRDÜNCÜ BASKIYA SUNUŞ
Sayın Ersin Nazalı'yı, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu'n �n genç
üyelerinden biri olduğu dönemde, başkanlığını yürüttüğüm Istanbui
Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk yüksek lisans
programındaki eğitimi vesilesi ile tanıdım. Çalışma şevki, azmi ve
kararlılığının üst düzeyde olduğunu memnuniyetle gördüğüm Sayın
Nazalı 'nın, son derecede başarılı bir ders dönemini takiben, yüksek lisans
tez konusu olarak, anonim ve limited şirketlerde tasfiye, devir, birleşme,
bölünme ve tür değişimi işlemlerini ticaret hukuku ve vergi hukuku
açısından inceleme yönündeki isteğini danışmanı olarak uygun bulmamla tez
çalışma süreci başlamış oldu.
Karmaşıklığına rağmen konuyu üstün bir çaba ve büyük bir
beceriyle işleyen Sayın Ersin Nazalı, konunun ticaret hukuku ve vergi
hukuku boyutlarının başarılı bir sentezini de ortaya koymak suretiyle etkin
bir şekilde anlaşılabilirliğini ve kavranılabilirliğini sağlayarak bu kitabın
kaynağı olan yüksek lisans tez çalışmasını üstün bir başarıyla tamamlamıştır.
Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olan
yazarın daha sonra Hukuk Fakültesine kayıt yaptırarak bu alanda da lisans
derecesi elde etmesi, kendisinin mükemmeliyetçi karakterinin bir
yansımasıdır. Sayın Nazalı, eğitim ve çalışma hayatında edindiği birikim ve
deneyimi bugün yeminli mali müşavir, bağımsız denetçi ve avukat kimlikleri
ile toplumun istifadesine sunmakla birlikte, sadece uygulama çalışmaları ile
yetinmeyerek alanında en iyiye ulaşabilmek için Kamu Hukuku Anabilim
Dalı'nda başladığı doktora çalışmalarına da tez aşamasında devam
etmektedir.
Kaynağı bir tez olan kitapların veya monografik çalışmaların birden
fazla defa basılmasının yaygın olmamasına rağmen, Sayın Nazalı'nın bu
kitabı dördüncü baskıya ulaşmıştır. Bu durum da esere okur ilgisinin ve
dolayısıyla atfolunan değerin açık bir ifadesidir.
Mesleki ve akademik başarılarının yanında örnek kişiliği ile de
temayüz eden sevgili öğrencim ve dostum Sayın Ersin Nazalı'yı içtenlikle
kutluyor, kendisine sağlık, huzur, refah ve başarılarla dolu bir hayat
diliyorum.
Prof. Or. S. Ateş Oktar
İstanbul Üniversitesi İktisat
Fakültesi
Maliye Bölümü ve Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkanı
Vlll
ÜÇÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ
Yüksek Lisans tezi olarak üzerinde çalışmaya başlanılan kitabın ilk
baskısından bu yana yaklaşık 5 yıl geçti. Yaklaşık 6 ay önce de 2.baskısını
yapan kitabın ikinci baskısı da kısa bir sürede tükendi.
İkinci baskının yayına hazırlanması sırasında Türk Ticaret Kanunu
(TTK) değişmiş, devir ve bölünme işlemleri konusunda vergi idaresi de çok
sayıda mukteza ile konuya ilişkin görüşlerini açıklamıştı. Normal koşullarda
bu 6 aylık sürede önemli miktarda güncellemeyi gerektirecek bir yeni
düzenleme olmadığı düşünülebilir. Ancak TTK'nın yayımlanmasından sonra
ikincil mevzuat olarak birçok düzenleme yapıldı ve ilave olarak da hala
yapılması planlanıyor ve üzerinde çalışmalar devam ediyor.
Ne yazık.ki zaman kısıtlılığı ve kitabımıza olan talep nedeniyle bu
baskıda herhangi bir güncelleme ve ekleme yapılamamış olup, üçüncü
baskısı kitabımızın bir öncekinin tıpkıbasımıdır. Herhangi bir ilave ve
ekleme yapılmamıştır.
Ancak itiraf etmeliyim ki, bu durum şahsımda yeni baskının
hazırlıklarının şimdiden başlaması için bir motivasyon oluşturmuştur. Bu
nedenle 4.baskının çalışmalarına şimdiden başladığımı kitabın ilgililerine
belirtmek istiyorum.
Kısa bir sürede kitabımın üçüncü baskısını yapıyor olması sız
değerli okuyucuların ve uygulamacıların kitaba göstermiş olduğu ilgiyi
açıkca ortaya koymaktadır. Ümit ediyorum ki kitap şu ana kadar olduğu gibi
bundan sonra da hem uygulamacıların hem de akademisyenlerin aradıklarını
buldukları bir kaynak olur.
ıx
İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
Kitabımızın ilk baskısından bu yana yaklaşık 4 yıl geçti. Uzun bir
süreden beri kitabın baskısı tükenmesine karşın çeşitli nedenlerle bir türlü
ikinci baskının güncellemeleri için fırsat bulamadık.
Bu dört yıllık süreçte başta Türk Ticaret Kanunu olmak üzere çok
önemli değişiklikler olmuştur. Bu nedenle bu baskıda Türk Ticaret
Kanunu'nun ilgili hükümlerine yer verilmiş olmakla birlikte, özellikle ticaret
hukuku konularında bizzat konu hakkında yazılmış eserlerin referans
alınmasını tavsiye ediyoruz. Zira kitabımız, adından da anlaşılacağı üzere
birleşme, devir ve bölünme işlemlerini sadece vergi kanunlan açısından ele
almaktadır. Dolayısı ile uzmanlığına sahip olmadığımız bir alan olan ticaret
hukuku alanında söz söylemek zannedersem çok da uygun olmayacaktır.
Şüphesiz ki, ekonomik hayattaki işlemler üzerinden kendisine bir
çıkarımda bulunan vergi hukukunun, ekonomik hayattaki değişimlerden
etkilenmemesi düşünülemez. Kitabımızın bu baskısında özellikle pratik
hayatta karşılaştığımız ilave özellikli konulara yer verilmiştir. Ayrıca çok
fazla olmamakla birlikte konuya ilişkin örnekler de ilgili kısımlara ilave
edilmiştir. Ulaşabildiğimiz kadarı ile elde etmiş olduğumuz özelgeler de
ilgili kısımlara yerleştirilmiştir.
Bu kitabın ikinci baskısının hazırlanması sırasında en çok desteği
kuşkusuz eşim Pınar göstermiştir. Çünkü şu ana kadar olan tümeğitim
çalışmalarım hep ona ayırmam gereken zamandan çalınan dönemlerde
yapılmıştır. Ayrıca bir Hesap Uzmanı olarak yetişmemde ve mesleğe bakış
açımın şekilllenmesinde muavinlik dönemimden bu yana beni yönlendiren,
kahrımı çeken üstadım Can Doğan'a sonsuz teşekkür ediyorum. Bu kitap
için gerekli olan muktezaları benim adıma derleyen Hesap Uzmanı Emre
ZENGİN'e, bu baskının gerekli okumalarını yapan Hesap Uzmanları Cemal
ABA, Yunus ORUÇ, Ali DEMİRELLER'e ve Erdal AYDIN'a tekrar tekrar
teşekkür ediyorum.
Son olarak da şahsım dahil birçok değerli yönetici ve uzman
yetiştiren Hesap Uzmanları Kurulu'nun adını anmadan önsöz yazmak
vefasızlık olur diye düşünüyorum. Bugün hukuk siste mi Hesap Uzmanları
Kurulu diye bir yapıyı tanımasa dahi, Hesap Uzmanları Kurulu'nun
yetiştirdiği Hesap Uzmanları şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da bu
ülkeye hizmet etmeye devam edecekler ve almış oldukları bu değerli mirası,
yanında çalıştıkları herkese aktarmayı sürdüreceklerdir.
X
İKİNCİ BASKJYA SUNUŞ
Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yazım komisyonunda görevli
olduğumuz dönemde, devir, birleşme, bölünme, hisse değişimi ve tasfiye
hükümlerinin yer aldığı maddeleri "Kurumlarda Yeniden Yapılanma"
başlığı altında toplama eğilimindeydik. Bu başlık, anılan hükümlerin
doğasını daha gerçekçi biçimde yansıtabilecekti.
Eski alışkanlıklardan olsa gerek, yasalaşan metinde bu başlık
kullanılmadı. Ama bu düzenlemelerin , ağırlıklı olarak, şirketlerin
küreselleşen dünyada ayakta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu yeniden
yapılanma gereksinimlerini karşılamayı ön planda tuttuğu, bize göre
fazlasıyla açıktı.
Hiç kuşkusuz bu düze nlemelere hakim olan yeniden yapılandırma
işlevinin varlığı ve gerekliliği, vergi idareleri tarafından da paylaşılır. Ancak
diğer yandan, bu uygulamaların "elden çıkarma"ya bağlı değer artış
kazançlarına isabet edecek vergileri "öteleme" işlevleri de, vergi idarelerinin
gözünde yeniden yapılanma işlevinden daha az ciddi değildir.
Vergisel düzenlemelerde yorum olanaklarını veya olasılıklarını
üslup ile amaç arasında gidip gelen sonu gelmez bir mücadeleye indirgeyen
yaklaşımların vergisel uygulamalara yansımasının da, yol açabileceği
olumsuz sonuçları itibarıyla, yukarıdaki işlevsel farklılaşmalardan daha az
ciddi olabileceği düşünülmemelidir. Bu güne dek pek çok şirket, yeterli
düzeyde iktisadi gerekçelerle süslenmiş masum yeniden yapılanma
planlarının, gözden kaçırılan küçük bir ayrıntı yüzünden nasıl gerçek bir
karabasana dönüşebileceğini de bizzat tecrübe etmiştir.
Xl
Vergi hukukunda "bilmek" bu yüzden önemli. Vergi yasalarının
basitleştirilmesi hiç kimsenin kolayca karşı çıkmayacağı yararlı bir hedef
olabilir, bu doğru. Ama gerçek çoğu zaman basit anlatımlarla karmaşık
mekanizmalar arasında bir yerde durur; bir uzmanın keskin bakışıyla
keşfedilmeyi ya da gözden kaçırılmamayı bekler, vurgulanmaya ihtiyaç
duyar.
Ersin NAZALI, elinizde ikinci baskısını tuttuğunuz bu kitapla,
okuyucuya bu değerli bilgileri sunuyor, hatırlatıyor , açığa çıkarıyor.
Hesap Uzmanları, kendilerini yetiştiren Kurullarına olan gönül
borçlarını ödemenin bir yolunun da, yeni Hesap Uzmanlarının, yeni
muavinlerin yetiştirilmesine katkıda bulunmak olduğuna inanırlardı. Ben de
aynı inançla yetişmesine katkı sağlamaya çalıştığım muavin arkadaşlarımla
her zaman gurur duydum; onların yaptığı çalışmaları, kimi zaman uzaktan
da olsa, takdir ederek izledim. Ersin de bu geleneği başından beri hiç
bozmadı; sadece yaptığı çalışmalar ile değil, yapmaya muktedir olduğunu
bildiğim ve yapacağından emin olduğum müstakbel çalışmalar ile de gurur
vesilesi olmayı sürdürecek, benim için, bizim için ...
Kapatılan bir Kurul, yetiştirdiği değerleriyle, kapandıktan sonra
bile hala ışık saçmaya devam ediyor. Başka söze ne hacet . ..
Eylül 2012
Can
DOĞAN
E. Başhesap Uzmanı
xıı
BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
l 980'li yıllardan sonra serbest piyasa ekonomisinin
yaygınlaşması, kapitalizmin baskıları sonucu az gelişimiş ülkelerdeki iniş ve
çıkışlar, gümrük sınırlarının hafifletilmesi ve küreselleşmenin tüm dünyaya
egemen olmaya başlaması ile birlikte hem ulusal hem de uluslararası ölçekte
birleşme, devralma ve bölünme şeklinde ifade edebileceğimiz şirket yeniden
yapılanmaları önemli bir boyut kazanmıştır.
Yeniden yapılandırma eğilimlerinin bir sonucu olarak da ülkeler
ulusal mevzuatlarında bu konuları düzenlemeye başlamışlar, varolan
mevzuatlarını da yabancı sermayeyi teşvik etmek veya ulusal sermayenin
daha da güçlenmesine imkan verecek şekilde değiştirmişlerdir. Çünkü artık
ulusal mevzuatta yapılan bir değişiklik veya düzenleme o ülkede yerleşik
şirketlerin rekabet gücünü ve dolayısıyla o ülkenin dünya ekonomisinden
aldığı payı belirlemeye başlamıştır.
Bu çalışmada anonim ve limited şirketlerin tasfiye, birleşme,
devir, bölünme, hisse ve tür değişimi işlemlerinin sadece vergi hukukunu
ilgilendiren boyutu ele alınmamış, ayrıca anonim ve limited şirketleri bu
işlemleri yapmaya iten nedenler de ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bunlar
yapılırken olayın ticaret hukukunu ilgilendiren kısımları hakkında da kısa
açıklamalar yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nda yapılan değişikliklerin de
dikkate alınması gereği olduğundan, konunun tam olarak açıklığa
kavuşturulabilmesi için Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun konuya ilişkin
düzenlenmelerine yer verilmiştir.
Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde çok kıymetli zamanını bana
ayıran ve desteğini esirgemeyen saygıdeğer hocam Prof. Dr. S. Ateş
OKTAR'a, mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum Hesap
Uzmanları Kurulu'na sonsuz teşekkür etmeyi bir borç kabul etmekteyim.
xııı
BİRİNCİ BASKI SUNUŞ
Globalleşme ile birlikte para ve sennayenin çok hızlı yer
değiştirebilmesi, ülkelerin kalkınmalarını da önemli ölçüde etkilemiştir.
İstikrarlı ve yüksek büyüme hızına kavuşmak isteyen ülkeler, sıcak para
dışında özellikle yatırım nitelikli yabancı sermayeye ulaşım yarışına
girmiştir. Yabancı sennayenin ülkeye ginnesi ya spekülatif olarak tabir
edilen sıcak para veya doğrudan yatırım olarak tabir edebileceğimiz şirket
satın alma, birleşme, hisse devralma vb. şekillerde gerçekleşmektedir. Şirket
satın alma, birleşme veya bölünme yoluyla şirketlerin reorganizasyonu; aynı
zamanda büyümek, yeni fırsatlar yaklamak, yeni teknolojilere ve daha
rekabetçi bir yapıya kavuşmak anlamına gelmektedir. Türkiye ise bu konuda
oldukça mesafe almış olmasına rağmen, yapılanların yeterli olduğunu
söylemek henüz mümkün değildir.
Ülkemizde şirket bileşmeleri, şirket devralmaları veya bölünme
suretiyle gerçekleşecek reorganizasyo n sürecinden beklenen faydanın elde
edilebilmesi için hukuki yapının diğer ülkelerin hukuki yapılarıyla
uyumlaştırılması ve sistemimizin eksik yönlerinin tamamlanması
gerekmektedir.
Hesap Uzmanları
Kurulu, kurulduğu günden bugüne kamunun
nitelikli denetim, araştırma ve danışma kurumu kimliğini onurla taşımıştır.
Hesap Uzmanları Kurulu, yerine getirdiği vergi denetimi hizmeti ile edindiği
bilgi birikimi ve deneyimini, yaptığı teknik bilimsel çalışmalar ve vergi
mevzuatı dışında yerine getirdiği işlevler yoluyla ilgililerin hizmetine
sunmayı ilke edinmiştir.
Hesap Uzmanı Ersin NAZALI tarafından kaleme alınan elinizdeki
eser de bu ilkeye hizmet etmektedir. Bu eserde anonim şirketlerin tasfiye,
birleşme, devir, bölünme, hisse ve nevi değişimi işlemleri meri Türk Ticaret
Kanunu ve Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı açısından ayn ayn ele
xıv
-
alınmış; a nonım şirketlerin bu işlemleri yapma nedenleri ve elde
edebilecekleri muhtemel faydalar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Konunun,
kurumlar vergisini ilgilendiren bölümleri ise ayrıca ve kapsamlı olarak ele
alınmış, uygulamada karşılaşılması muhtemel sorunlar ile ilgili olarak görüş
ve önerilerde bulunulmuşt ur.
"Hesap Uzmanı" kimliğinin verdiği sorumluluk, meslek ahlakı ve
disiplinine uygun olarak bu değerli çalışmayı gerçekleştiren Ersin NAZALI
ile bu eseri, yayınlamak suretiyle maliye yazınına kazandıran Hesap
Uzmanları
Derneği yöneticilerini kutlar, okuyuculara yararlı olmasını
dilerim.
KASIM 2008
MAHMUT VURAL
Hesap Uzmanları Kurulu
Başkanı
XV
KISALTMALAR
a.g.e.
a.g.etd.
a.g.m.
a.g.r.
a.g.t.
AATUHK
AB
ABD
AET
AŞ
Bkz
ÇUŞ
D.
Dn.
E.
FTK
GT
GVK
HUK
İbid
ÜK
K.
KDV
KVK
Md.
MK.
Mük.
OECD
R.G.
s.
s.
SPK
TBMM
TC
TSN
TTK
Ü.
TTKT
VUK
:Adı Geçen Eser
:Adı Geçen Etüd
:Adı Geçen Makale
:Adı Geçen Rapor
:Adı Geçen Tez
:Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında
Kanun
:Avrupa Birliği
:Amerika Birleşik Devletleri
:Avrupa Ekonomik Topluluğu
:Anonim Şirket
:Bakınız
:Çok Uluslu Şirketler
:Daire
:Danıştay
:Esas
:Federal Ticaret Komisyonu
:Genel Tebliğ
:Gelir Vergisi Kanunu
:Hesap Uzmanları Kurulu
:Aynı eserin aynı sayfasında
:İcra İflas Kanunu
:Karar
:Katma Değer Vergisi Kanunu
:Kurumlar Vergisi Kanunu
:Madde
:Medeni Kanun
:Mükerrer
:Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü
:Resmi Gazete
:Sayfa
:Sayı
:Sermaye Piyasası Kanunu
:Türkiye Büyük Millet Meclisi
:Türkiye Cumhuriyeti
:Ticaret Sicil Nizamnamesi
:Türk Ticaret Kanunu
:Üniversite
:Türk Ticaret Kanunu Tasarısı
:Vergi Usul Kanunu
xvıı
iç1NDEKILER
GİRİŞ ......................................................................................................................................1
1 . ANONİM _YE Li�İTED ŞiRKETLERiN BİRLEŞME VE BÖLÜNME
NEDENLERi VE TURLERI
....................................................................................... 7
1.1. ŞİRKET VE ANONİM-LİMİTED ŞİRKET KAVRAMLARININ IÇERİKLERİ. ..............7
1.1.1. ŞİRKET KAVRAM! ...................................................................................... 7
1.1.1.1. Geniş Anlamda Şirket .................................................................................... 7
1.1.1.2. Dar Anlamda Şirket ........................................................................................ 8
1.1.2. ANONİM ŞİRKET ..................................................................................... 8
1.1.2.1. Anonim Şirketin Önemi. ................................................................................ 8
1.1.2.2. Anonim Şirketin Fonksiyonları ...................................................................... 9
1.1.2.3. Anonim Şirketin Tanımı Ve Unsurları ............................................................ 9
1.1.2.4. Anonim Şirketlerin Tasnifi. .......................................................................... 12
1.1.3. LİMİTED ŞİRKET ..................................................................................... 13
1.2. ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME VE BÖLÜNME
NEDENLERİ VE TÜRLERİ ....................................................................................... 14
1.2.1. BİRLEŞME NEDENLERİ VE TÜRLERİ ...................................................... 14
1.2.1.1. İşletmelerin Birleşme Nedenleri ................................................................ 17
1.2.1.2. İşletme Birleşmelerinin Sınıflandırılması .................................................... 22
1.2.2. ANONİM Ve LİMİTED ŞİRKETLERİN BÖLÜNME
NEDENLERİ VE TÜRLERİ ....................................................................... 28
1.2.2.1. Bölünme Nedenleri
...................................................................................... 29
1.2.2.2. Bölünme Türleri ........................................................................................... 30
2. TÜRK TİCARET KANUNU'NA GÖRE ANONİM VE LİMİTED
ŞİRKETLERİN TASFİYE, BİRLEŞME, BÖLÜNME VE NEVİ DEĞİŞİMİ.35
2.1. ANONİM ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ ....................................... 35
2.1.1. SONA ERME SEBEPLERİ ........................................................................ 35
2.1.1.1. Genel Sebepler ............................................................................................ 35
2.1.1.2. Özel Haller .................................................................................................... 35
2.1.1.3. Sonuçları ...................................................................................................... 36
2.1.1.4. İflas Halinde Tasfiye .................................................................................... 36
2.1.1.5. Şirket Organlarının Durumu ........................................................................ 37
2.1.2. TASFİYE ···················································································· 37
2.1.2.1. Tasfiye Memurları ......................................................................................... 37
2.1.2.2. Tasfiye Memurlarının Görevden Alınması ................................................. 37
2.1.2.3. Aktifleri Satma Yetkisi ................................................................................. 37
2.1.2.4. Tasfiye Memurlarının Yetkilerin Sınırlandırılması Ve Genişletilmesi. ......... 38
2.1.2.5. Tasfiye İşlemleri ............................................................................................ 38
2.1.2.6. Ek Tasfiye ..................................................................................................... 40
2.1.2.7. Tasfiyeden Vazgeçilmesi ............................................................................. 40
2.2. LİMİTED ŞİRKETLERİN TASFİYESİ ......................................................................... 41
_2.3. ANONİM ŞİRKET VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER ........................................ 42
xıx
:!
2.3.1. TTK'DA BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞİMİNE
İLİŞKİN HÜKÜMLERİN YERİ ................................................................. 42
2.3.2.
TTK'DA YER ALAN KAVRAMLARIN TANIMLARl.................... ...••••••••••.4
3
2.3.3. BİRLEŞME ....................·······································••••••••••••••••••• ··· 43
2.3.3.1. Birleşme Tanımı Ve Türleri ..........................................................................
43
2.3.3.2. Tasfiye Halindeki Bir Şirketin Birleşmeye Katılması ....................................
44
2.3.3.3. Sermayenin Kaybı Veya Borca Batıklık Halinde Birleşmeye Katılma ..........
45
2.3.3.4. Ortaklık Payları Ve Hakları .................... ...................................................
2.3.3.5. Ayrılma Akçesi .............................................................................................
46
2.3.3.6. Sermaye Artırımı, Yeni Kuruluş Ve Ara Bilanço ............................................
46
2.3.3.7. Birleşme Kararı İle Birleşme Tarihi Arasındaki Artış Ve Azalışlar..............
2
·
3
•
3
•
s
• .
B
ı
.
r 1eşme Sözleşmesi Ve Birleşme Raporu ..............................................
46
48
2.3.3.9.
inceleme Hakkı Ve Malvarlığında Değişiklikler .............................................
49
2.3.3.10.
�alvarlığındaki Değişikliklerle İlgili Bilgiler .............................................
49
2.3.3.11. Blrleşme Kararı ........................................................................................ 50
2.3.3.12. Bırleşmeni.n Hukuki Sonuçları ..................................................................
5
o
2.3.3.13. Sermaye Şırketlerinin Kolaylaştırılmış Şekilde Birleşmesı............. ........
2.3.3.14. Bölünme .................................................................................................. ��
2.3.3.15. Tür Değiştirme............... ............. .................. .......................................
3.. KURUM �AR VERGİSİ KANUNU'NA G ÖRE ANONİM VE LİMİTED
ŞI.
�TLERIN T �SFİYE, BİRLEŞME, DEVİR, NEVİ DEĞİŞTİRME,
BOLUNME VE HiSSE DEĞİŞİMİ İŞLEMLERİ ........................................... ••••••63
3.1.
3.2.
GENEL AÇIKLAMA ................................................................................................... 63
TASFİYE
•••
•
••••••••
.
•
.
••••••• ·························· • ••••••••••••••••••••••••••••••••• ••••••••••••••
63
3.2.1.
3.2.2.
3.2.3.
3.2.4.
3.2.5.
3.2.6.
3.2.7.
3.2.7.1.
3.2.7.2.
3.2.8.
TASFiYE DONEMi............................................................................ •••
64
TASFİYE DÖNEMİNDE ÖNCEKİ DÖNE MDEN
DEVREDEN ZARARLARIN MAHSUBUN DA
Di
.
KKATE
AL/NACAK SU
..
RE ...............................................................
66
TASFİYE DÖNEMİNİN ZARARLA SONUÇLANMAS I DURUMU ................. 68
TASFİYE İŞLEMLERİNDEZAMANAŞIMI ............................................... 73
TASFİYEDEN VAZGEÇİLMESİ................................................••.•••••• •••••74
T
/ ' "ASF/.
,V
1 EBEV
, ; ANNAMEL ERI.
••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... ••••••••••75
• KAVRAM/ .................................................................. • 77
• ···············•·•••••••••••••••• •••••••••
Tasfiye Dönemi Başındaki Ve Sonundaki Servet Değer i. .......................... •••
Tasfiye Dönemi Başındaki Öz Sermayeye Dahil Olan
Ve Olmayan Unsurlar .................................................................................... 7 8
TASFİYE KARiNiN HESAPLANMASI .................... .....................•.••••••••• 81
3.2.8.1.
3.2.8.2.
3.2.8.3.
3.2.8.4.
Tasfiye Döneminin Başındaki Servet Değerine Yapılacak ilaveler ................. 82
Tasfiye Dönemi Sonundaki Servet Değerine Yapılacak ilaveler.....................
82
Tasfiye Sırasında Giderler ................................................................................ 83
Tasfiye Sırasında Transfer Fiyatlandırması ..................................................... 83
3.2.9.
TASFİYE MEMURLARININ SORUMLULUĞU ......................• .......... •.•••••••• 83
3.2.9. 1.
3.2.9.2.
3.2.9.3.
Kurumlar Vergisi Kanunu'na Göre Tasfiye Memurlarının Sor umluluğu•·· 85
Vergi Usul Kanunu'na {VUK) Göre Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu •••90
Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun
Uyarınca Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu ................................................... 91
XX
7
SERVET DEĞERi
3.2.10. MÜNFESİH ŞİRKETLER HAKKINDA TASFİYE SONRASI
YAPILACAK İNCELEMELER .......................................................................
92
3.2.11. TASFİYE İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ .................................................... 93
3.2.12. TASFİYE BEYANNAMELERİ ........................................................................ 94
3.2.12.1. Tasfiye Sürecinin Aynı Takvim Yılı İçinde Tamamlanması Halinde ........ 94
3.2.12.2. Tasfiye Sürecinin Birden Fazla Dönemi Kapsaması Halinde...............•.94
3.2.13. TASFİYE KARI ÜZERİNDEN TARH OLUNAN VERGİLERİN ÖDENMESİ 96
3.2.14. TASFİYEDE ÖZELLİKLİ DURUMLAR ............................................................ 96
3.2.14.1. Zarar Mahsubu .................................................................................... 96
3.2.14.2. Özel Maliyet Bedelleri .......................................................................... 97
3.2.14.3. Yenileme Fonu ..................................................................................... 97
3.2.14.4. İlk Tesis Ve Taazzuv Giderleri Ve Peştemallıklar ................................... 98
3.2.14.5. Taşınmaz, İştirak Hisseleri, Kurucu Senetler, intifa Senetleri Ve Rüçhan
Haklarının Satışından Doğan Kazanç istisnası .................................. 99
3.2.14.6. Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklanan Olumlu Farkların
Tasfiyesi Ve Vergilendirilmesi ............................................................ 100
3.2.14.7. Tasfiye Sonunda Sermaye Hesabının Ortaklara Dağıtımı
Ve Tevkifat ........................................................................................ 100
3.2.14.8. Maliye Bakanlığı'na Tanınan Yetki. .................................................... 107
3.3. BİRLEŞME .............................................................................................107
3.3.1. BİRLEŞME TASFİYE HÜKMÜNDEDİR
...................................................... 108
3.3.2. BİRLEŞME KARl ........................................................................................ 109
3.3.3. DEĞİŞTİRME BİRİMİ VE BİRLEŞME PRİMİ ............................................ 111
3.3.4. BİRLEŞME KARiNiN BEYAN EDİLMESİ VE ÖDENMESİ ......................... 112
3.3.5. BİRLEŞME HALİNDE SORUMLULUK ...................................................... 113
3.3.6. BİRLEŞME ÖNCESİ DÖNEMLERDEKİ SORUMLULUK ............................ 113
3.3.7. BİRLEŞME İLE İLGİLİ ÖZELLİKLİ DURUMLAR ......................................... 114
3.3.7.1. Taşınmaz, İştirak Hissele ri, Kurucu Senetler, İntifa Senetleri
Ve Rüçhan Haklarının Satışından Doğan Kazanç İstisnası ....................... 114
3.3.7.2. Birleşme Giderleri ................................................................................... 114
3.3.7.3. Birleşilen Kurumlara İlişkin Zararlar ........................................................ 114
3.3.7.4. Birleşen Şirketin, Birleşilen Şirketin Sermaye Payına Sahip Olması ........ 115
3.3.7.5. Birleşilen Şirketin, Birleşen Şirkette Sermaye Payına Sahip Olması ........ 115
3.4. DEVİR ....................................................................................................115
3.4.1. DEVİR İÇİN ARANAN ŞARTLAR ............................................................. 116
3.4.1.1. Birleşme Sonucunda İnfisah Eden Kurum İle Birleşilen Kurum Tam
Mükellef Kurum Olmalıdır ........................................................................................ 116
3.4.1.2. Devir Tarihi Nedir? ................................................................................. 117
3.4.1.3. Münfesih Kurumun Devir Tarihindeki Bilanço Değerlerinin, Birleşilen
Kurum Tarafından Kül Halinde Devir Alınması
........................................................ 119
3.4.2. DEVİR HALİNDE VERGİLENDİRMEME ŞARTLARJ................................ 120
3.4.2.1. Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verilmesi ....................................... 121
3.4.2.2. Taahhütname Verilmesi ......................................................................... 123
3.4.3. VERGİLENDİRİLMEME ŞARTLAR/NA UYULMAMASI ............................ 124
3.4.4. DEVİR HALİNDE VERGİNİN ÖDENMESİ ................................................ 124
3.4.5. DEĞİŞTİRME BİRİMİNİN SAPTANMASl ................................................. 125
XX1
3.4.6. DEVİRİŞLEM İ İLEİLGİLİOLARAK ÖZELLİKLi HUSUSLAR ..................... 126
3.4.6.1. Devir Giderleri .............................................................................................. 126
3.4.6.2. Devir Halinde Amortisman Uygulaması .......................................................126
3.4.6.3. Devrolan Şirket Tarafından Ödenen Ve Mahsup
Yada İade Konusu Yapılacak Vergiler ...........................................................126
3.4.6.4. Devir Halinde Geçici Vergi Beyanna mesi .....................................................127
3.4.6.5. Devir Halinde Eksik Sermaye Arttırmı Ve İştirak İlişkisi ...............................
128
3.4.6.6. Devir Halinde Ortaya Çıkan Birleşme Primi Veya Farkı ...............................129
3.4.6.7. Devir Halinde KDV Ve Muhtasar Beyannamelerinin Verilmesi ................... 130
3.4.6.8. Devir Halinde Form Ba Ve Form Bs Girişi ..................................................... 130
3.4.6.9. Devir Halinde Kıst Beyannames inin Her İki Kurum Tarafından
İmzalanmasını Nasıl Anlamalıyız? .............................................................. 130
3.4.6.10. Devir Halinde Gayrimenkul Ve İştirak Hissesi Satış Kazancı istisnası. 131
3.4.6.11. Devir Nedeniyle Alınan Hisse Senetlerinin Durumu ................................ 132
3.4.6.12. Devir Durumunda Alınan Hisselerin İktisap Tarihi .................................. 132
3.4.6.13.
Devir Halinde Devir Kararının Alınması İle Devir Tarihi Arasında Ortaya
Çıkacak Farklar ................................................................................................................ 134
3.4.6.14. Hisseleri Krediyle Satın Alınan Firmaların Ana Firmaya
Devri Halinde Finansman Giderlerinin Durumu ...................................... 135
3.4.6.15. Devir Nedeniyle Ortaya Çıkan Şerefiyenin Özsermaye
Hesaplamalarında Dikkate Alınıp Alınmayac ağı. .................................... 136
3.4.6.16. Devir Durumun da Zarar Mahsubu ............................................................ 139
3.4.7. DEVİR İŞLEMİNEİLİŞKİN ÖRNEK ........................................................ 143
3.5. TÜR DEĞİŞİMİ ...................................................................................... 146
3.5.1. TÜR DEĞİŞİMİ ÖNCESİ VE SONRASINDAKİ KURUMLAR
TAM MÜKELLEF OLACAKTIR ............................................................. 147
3.5.2. ESKİ TÜRDEKİ KURUMUN BİLANÇO DEĞERLERİNİN
YENİ TÜRDEKİ KURUM TARAFINDAN
KÜL HALİNDE
DEVRALINIP AYNEN BİLANÇOYA GEÇİRİLMESİ ................................. 147
3.5.3. TÜR DEĞİŞİKLİĞİ SIRASINDA ORTAK SAYILARININ
DEĞİŞMESİ SORUNU ........................................................................ 148
3.5.4. TÜR DEĞİŞİKLİĞİ SIRASINDA AL/NAN HİSSELERİN
İKTİSAP TARİHİ ................................................................................ 148
3.6. BÖLÜNME ............................................................................................. 148
3.6.1. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU' NA GÖRE BÖLÜNME .......................... 148
3.6.1.l. Tam Bölünme ...................................................................................... 151
3.6.1.2.
Kısmi Bölünme..................................................................................... 174
3.7. VUK'UN MÜK.298 VE GEÇİCİ 25.MADDELERİNDE YER ALAN
ENFLASYON DÜZELTMESİ HÜKÜMLERİNİN TASFİYE, BİRLEŞME,
DEVİR, VE BÖLÜNME HALLERİNDE UYGULANMASI ................................... 218
3.7.1. GENEL AÇIKLAMA ................................................................................ 218
3.7.2. ENFLASYON DÜZELTME FARKLAR/ ..................................................... 219
3.7.3. KONUYA İLİŞKİN MUKTEZALAR .......................................................... 221
3.7.4. KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ ..................................................... 223
3.7.4.l. Başka Bir Hesaba Nakil ........................................................................... 223
3.7.4.2. İşletmeden Çekilme ............................................................................... 224
xxıı
3.8. DEVİR VE BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİLENDİRME ..................................... 230
3.8.1. DEVİR VE TAM BÖLÜNME HALİNDE VERGİLEME VE BEYAN............ 230
3.8.2. KISMİ BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİLEME ..................................... 231
3.8.3. BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİNİN ÖDENMESİ ................................ 232
3.8.3.1. Tam Bölünme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi ....................................... 232
3.9. HİSSE DEĞİŞİMİ •••••••••••••••••• ·••·•··••••·•••···••••·••·•••••••••• ...................................233
3.9.1. HİSSEYİ DEVRALACAK ŞİRKETİN TAM MÜKELLEF OLMASI ................. 234
3.9.2. ŞİRKETİN YÖNETİMİ VE HİSSE SENEDİ ÇOĞUNLUĞUNU
ELDE EDECEK ŞEKİLDE VE BELLİ BÜYÜKLÜKTE HİSSELERİN
DEVRALINMASI ................................................................................
234
3.9.3. DEVRAL/NAN HİSSE SENETLERİNİN KARŞILIĞINDA BU ŞİRKETİN
ORTAKLAR/NA KENDİ ŞİRKETİNİN SERMAYESİNİ TEMSİL EDEN
İŞTİRAK HİSSELERİNİN VERİLMESİ ...............................................
234
3.9.4. HİSSELERİ DEVRALANLA HİSSELERİ DEĞİŞİME KONU EDİLEN
KURUMLAR SERMAYE ŞİRKETİ OLMALIDIR .................................
235
3.9.5. EN FAZLA YÜZDE ONLUK BİR NAKİT ÖDEME YAPILABİLİR .............. 235
4. DİĞER VERGİ KANUNLARINDA YER ALAN DEVİR VE
BÖLÜNMEYE İLİŞKİN DÜZENLEMELER ...................................................... 239
4.1. GELİR VERGİSİ KANUNU'NDA BİRLEŞME VE BÖLÜNME İŞLEMLERİ ............... 239
4.2. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME İŞLEMLERİ .239
4.2.1. TAM BÖLÜNME HALİNDE DEVREDEN KDV'NİN BÖLEN
KURUMLARDA PAYLAŞILMASl ....................................................... 241
4.2.2. KISMİ BÖLÜNME HALİNDE DEVREDEN KDV'NİN DURUMU ............. 243
4.3. DAMGA VERGİSİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ. .......... 244
4.4. HARÇLAR KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ ........................ 244
4.5. GİDER VERGİLERİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ ........... 245
5. BİRLEŞME VE BÖLÜNMEYE İLİŞKİN MEVZUAT
DÜZENLEMELERİ ................................................................................................ 249
5.1. KURUMLAR VEGİSİSİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER ........................................... 249
5.1.1. KVK HÜKÜMLERİ .............................................................................. 249
5.1.1.1. Tasfiye .......................................................................................................... 249
5.1.1.2.
Birleşme ...................................................................................................... 252
5.1.1.3. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi ..............................................................252
5.1.1.4. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme ................... 253
5.1.1.5. Ödeme Süresi ............................................................................................. 255
5.1.2. KVK TEBLİGLERİNDE YER ALAN DÜZENLEMELER .............................. 255
5.1.2.1. Örnek 1 ....................................................................................................... 256
5.1.2.2.
Örnek 2 ...................................................................................................... 256
5.1.2.3. 17.1.1. Tasfiyeni n Zararla Kapanması Halinde Düzeltme .......................... 256
5.1.2.4. 17.1.2. Tasfiyede Zamanaşımı
................................................................... 257
5.1.2.5. 17.2. Tasfiyeden Vazgeçilmesi ................................................................... 258
5.1.2.6. 17.3. Tasfiye Beyannameleri ...................................................................... 258
5.1.2.7. 17.4. Tasfiye Karı........................................................................................ 259
xxııı
5.1.2.8. 17.5. Servet Değeri ...................................................................................... 260
5.1.2.9. 17.6. Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu ..................................................... 260
5.1.2.10. 17.7. Tasfiye İşlemlerinin İncelenmesi. .................................................... 261
5.1.2.11. 17.8. Tasfiye Edilerek Ticaret Sicilinde Tüzel Kişiliği Sona Eren
Kurumlar Vergisi Mükellefleri Hakkında Yapılacak Tarhiyatlar .............. 262
5.1.2.12. 18. Birleşme ............................................................................................ 262
5.1.2.13. 19.2.3. Bölünme İşlemlerinde Hisse Devri .............................................. 274
5.1.2.14. 19.3. Devir Ve Bölünmeye İlişkin Ortak Hususlar ................................... 274
5.1.2.15. 19.3.1. Alınan Hisse Senetlerinin Durumu ............................................... 274
5.1.2.16. 19.3.2. Amortisman Uygulaması ............................................................. 276
5.1.2.17.
19.3.3. Devir Ve Bölünmelerde Elde Edilen Hisselerin İktisap Tarihi. 276
5.1.2.18. 19.4. Hisse Değişimi. .................................................................................276
5.1.2.19. 20. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme ........... 279
5.1.2.20. 20.1. Devir Halinde Vergilendirme Ve Beyan .......................................... 279
5.1.2.21. 20.2. Tam Bölünme Halinde Vergileme Ve Beyan ................................... 280
5.1.2.22. 20.3. Kısmi Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergileme
............... 282
5.1.2.23. 21. Verginin Ödenmesi ............................................................................. 282
5.1.2.24. 21.1. Ödeme Süresi .................................................................................. 282
5.1.2.25. 21.2. Tasfiye Ve Birleşme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi .................... 282
5.1.2.26. 21.3. Devir Ve Tam Bölünme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi .............. 283
5.1.2.27. 21.4. Muhtasar Beyannameler Üzerinden Tahakkuk Eden
Vergilerin Ödenmesi ................................................................................. 284
5.2. TÜRK TİCARET KANUNU HÜKÜMLERİ .......................................................... 284
5.2.1. F) BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRME ....................................... 284
5.2.1.1. 1 - Uygulama Alanı Ve Kavramlar .................................................................... 284
5.2.1.2. il - Birleşme .................................................................................................... 285
5.2.1.3.
111 - Bölünme .......................................................................................................... 296
5.2.1.4. iV- Tür Değiştirme .......................................................................................... 304
5.2.1.5. V - Ortak Hükümler ......................................................................................... 308
5.2.1.6.
VI - Ticari İşletme ile ilgili Birleşme Ve Tür Değiştirme ................................ 309
5.3. BAKANLIK TARAFINDAN ÇIKARILAN GENELGE VE TASLAKLAR ..................... 309
5.3.1. TÜR DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME ÖRNEĞİ .......................................... 309
xxıv
GİRİŞ
1980'li yıllardan itibaren dünya ekonomisinin giderek hızlanan
bir küreselleşme sürecine girmesiyle birlikte, uluslararası ticaret hacminde
meydana gelen artışlar, ülkelerin ekonomik ve mali sistemlerinde önemli
etkiler meydana getirmiştir. Bu yeni uluslararası ekonomik düzenin bir
zorlaması ve gereği olarak ülkeler ticaret ve sermaye piyasalarını hızla
liberalize etmişler ve uluslararası sermayenin serbestçe hareket etmesine
imkan tanımışlardır.
Küresel anlamda meydana gelen bu gelişmeler bazı çevrelerce
olumlu olarak nitelendirilirken, bazen de sebep olduğu ekonomik
bağımlılık, finansal krizler, kültürel yozlaşma ve çevresel sorunlar
nedeniyle eleştirilmiştir. Bu süreçte ülkelerin endişe ettikleri en önemli
konulardan birisi de küreselleşmenin ülkelerin vergi sistemlerini ve vergi
gelirlerini ne şekilde etkileyeceği ile ilgilidir. Küreselleşme ile artan
uluslararası bütünleşmenin ortaya çıkardığı hızlı teknolojik gelişmeler,
ülkelerin vergileme hak ve kapasiteleri üzerinde önemli etkiler yapmıştır.
Küreselleşmenin vergi sisteml erini etkilemeye başlaması, doğal
olarak ülkelerin vergilemeye ilişkin politikalarını gözden geçirmelerine
yol açmıştır. Küreselleşme; ülkeleri, bir yandan vergi oranlarını
indirmek suretiyle vergi tabanlarını genişleterek vergilendirme kaynaklı
olası olumsuzlukları ortadan kaldırmaya zorlarken, diğer taraftan
sermaye hareketlerindeki serbestleşmeden mümkün olduğu kadar çok
yararlanabilme amacıyla daha uygun ortamlar yaratma konusunda da
teşvik oluşturmuştur. Gerçekten de sermaye hareketlerinin önündeki
engellerin ortadan kalkması ve teknolojideki gelişmeler vergiyi
uluslararası ticaret ve yatırım kararlarında önemli bir faktör haline
getirmektedir. Artan teknolojik olanaklarla desteklenmiş yeni uluslararası
ortam, çok uluslu şirketler açısından, mekansal farklılıkların giderek önem
kaybetmesine ve fiziki yerleşmenin karar süreçlerindeki eski öneminin
azalmasına yol açmaktadır.
Bu kapsamda ülkeler ulusal mevzuatlarını bu uluslararası
konjonktüre uygun hale getirmeye çalışmaktadır. Hiç kuşkusuz ülkemizde
21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Yergisi Kanunu
1
da bu kapsamda yapılmış olan bir değişikliktir. Bu kanunda tasfiye,
birleşme, devir, bölünme, nevi değişimi ve hisse değişimi işlemleri 5422
1
5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 21.06.2006 Tarih ve 26205 Sayılı Resmi
Gazetede yayımlanmış ve O1. O1.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe
girmiştir.
ı
Sayılı Kuıumlar Vergisi Kanunu'nun
2
aksine daha detaylı bir şekilde
düzenlenmiştir. Tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi değişimi ve hisse
değişimi işlemleri dar anlamda vergi hukukunu ilgilendirmesine karşın;
aslında bu işlemler işletme iktisadında "yeniden yapılandırma" olarak
adlandırı!maktadır.
Genel olarak sermaye şirketlerinin faaliyet alanlarında ve
yapılarında gerçekleştirilen değişiklikler yeniden yapılanma olarak
adlandırılır. Sermaye şirketleri açısından yeniden yapılandırma modelleri
yukarıda belirttiğimiz üzere tasfiye, birleşme, nevi değişikliği, hisse
değişimi ve bölünme olarak sınıflandırılabilir.
Yeniden yapılandınna modellerinin ortak nedenleri; yaşanan
ekonomik krizler neticesinde maliyetlerdeki artış sonucunda kaynak
temininde yaşanan sıkıntıya, verimliliğin arttırılması veya atıl ve verimsiz
işletmelerin ekonomiye kazandırılması düşüncesine, belirli sektörlerde
yaşanan arz fazlalığı nedeniyle yatırımları bu sektörlere yöneltme güdüsüne;
ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar neticesinde şirket yapısının değiştirilmesi
ihtiyacına, vergisel anlamda korunma sağlanma düşüncesine, rekabet
kabiliyetinin artırılması isteğine; verimli olmayan alanlarda gerçekleştirilen
yatırımların tasfiyesine, aynı şirket çatısı altında gerçekleştirilen birden çok
faaliyetin ayrıştırılmasına ve mevzuat değişikliklerinin yeniden
yapılandırmayı gerektirmesine dayanmaktadır.
3
Gelişim ve gerekçelerine yer verdiğimiz yeniden yapılandırma
modelleri arasında yer alan birleşme ve nevi değişikliği müesseselerine
yönelik hukuki düzenlemeler 21.yüzyılın ikinci yarısından itibaren çoğu
ülke hukuk sistemlerinde, şirketlerin kuruluş hükümleri ile birlikte yerini
almış iken; piyasa yapısında meydana gelen değişiklikler, yeni ekonomik
piyasa düzeni, rekabet koşullarında ve maliyetlerde yaşanan artış sebepleri
ile yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulan bölünme müessesesine ise yakın
tarihlerde hukuk sistemlerinde yer verilmeye başlanmıştır.
4
Tüm bu gelişmelerin sonucunda günümüzde birleşme, devralma ve
bölünme işlemleri anonim ve limited şirketler açısından önemli bir konu
haline gelmiştir. Özellikle ülkemiz açısından yabancı sermaye girişinin
hızlandığı son birkaç yıl içinde birleşme ve devralmalar ayrı bir önem
kazanmıştır. Çok uluslu yabancı şirketler ülkemiz iç pazarına devralmalar
yolu ile hızlı bir şekilde girmeye başlamışlardır. Dolayısı ile vergi
hukukumuzda
yer alan düzenlemeler de bu girişimleri bazı durumlarda
2
5422 Sayılı Kurumlar Vergisi K anunu I0.06.1949 Tarih ve 7229 Sayılı Resmi
Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile
yürürlükten kaldırılmıştır.
3
Mehmet Akuğur, Türk Hukukunda Anonim Ortaklıkların Bölünmesi, Vedat
Kitapçılık, 2005, İstanbul, s. 5.
4
Hülya Çoştan, Anonim Ortaklıklarda Bölünme, Turhan, Ankara, 2004, s.5.
2
engellememek, bazı durumlarda ise teşvik etmek amacı ile konuyu ele
almaktadır.
Hiç kuşkusuz vergi hukuku tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi
ve hisse değişimi işlemlerinin sonucu ile ilgilenmektedir. Bu işlemler temel
olarak ticaret hukuku alanında meydana gelmektedir. Ancak aslında olay bu
kadar da basit değildir. Çünkü hisse senetleri borsada işlem gören bir
bankanın içinde bulunduğu birleşme veya devralma işleminin ticaret
hukukunu, vergi hukukunu, banka hukukunu, sermaye piyasası hukukunu ve
belli bir ölçeğin üzerinde olan bankalar için de rekabet hukukunu
ilgilendiren yönleri bulunmaktadır. Tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi
ve hisse değişimi işlemlerinin bu kadar çok hukuk dalını ilgilendirmesine
karşın tüm bu işlemlerin incelenmesi bu çalışmamızın amacını aşacaktır. Bu
nedenle de, bu çalışmada temel olarak bu işlemlerin vergi hukukunu
ilgilendiren yönleri ele alınacaktır. Fakat ticaret hukuku açısından da kanun
maddeleri esas alınarak kısaca bilgi verilecektir.
3
BİRİNCİ BÖLÜM
ANONİM ve LİMİTED
ŞİRKETLERİN BİRLEŞME VE
BÖLÜNME NEDENLERİ VE
TU
••
RLERI
•
1. ANONiM VE LiMİTED ŞiRKETLERİN BİRLEŞME VE
BÖLÜNME NEDENLERi VE TÜRLERİ
1.1. ŞiRKET VE ANONİM-LİMİTED ŞİRKET
KAVRAMLARININ İÇERİKLERİ
1.1.1. ŞİRKET KAVRAMI
İktisadi hayatın temel kavramlarından biri ticarettir. Zira insanlar
arasında mübadele yolu ile alışveriş yapılması olarak
nitelendirebileceğimiz ticaretin kapsamı aynı zamanda bize, bir toplumun
veya devletin iktisadi hayatının olumlu veya olumsuz seyri hak.kında
önemli bilgiler verecektir. Bu yapısıyla ticaret, iktisadi hayatın bir parçası
niteliğindedir ve oldukça eski bir tarihe sahiptir.
Ticari faaliyet kişisel olarak yerine getirilebileceği gibi, birkaç
kişiden oluşan gruplarca, yani kollektif olarak da yürütülebilir. Gerek
kişisel gerek kollektif girişim ve faaliyetler ticaret hukuku içerisinde yer
alırlar. Şirketler hukukunun konusu ortak girişim ve faaliyetlerdir.
Şirket ilişkisinin tarifi, Fransız Medeni Kanunu'nda şu şekilde yer
almaktadır: "Şirket, iki veya daha fazla kimsenin kazanç paylaşmak
amacıyla herhangi bir şeyi birleştirmek hususunda anlaştıkları akittir".
5
Ortaklık veya şirket kavramı, kapsamı bakımından geniş ve dar
anlamda olmak üzere iki şekilde kullanılmaktadır.
1.1.1.1. Geniş Anlamda Şirket
Geniş anlamda şirket, sözlük anlamı itibarıyla şirkettir. Bununla,
bir girişimde, bir faaliyette, hukuki veya fiili bir durumda, herhangi bir
tarafta birden fazla kişinin bir araya gelmesi anlatılmak istenir.
6
Bu haliyle
şirket kavramı oldukça geniş bir anlam ifade eder. Öyle ki, özel hukuka
giren birçok müessese ( dernek, vakıf, ticaret şirketleri, miras şirketi... gibi)
bu kavrama dahil olduğu gibi, kamu hukuku içinde yer alan bazı kuruluşlar
dahi geniş anlamda şirket (ortaklık) olarak kabul edilirler.
Geniş anlamda şirket ifadesi kullanıldığında önemli olan husus,
birden fazla kişinin bir araya gelmiş olmalarıdır. Bu kişilerin ne için bir
araya geldiklerinin hiçbir önemi yoktur.
5
Reha Poroy-Ü nal Tekinalp-Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku,
8.Baskı, İstanbul, Beta, 2000, s. 8.
6
İbrahim Arslan, Şirketler Hukuku Bilgisi, l O.Baskı, Konya, Mimoza, 2005, s.3
7
Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri
Bu anlamdaki şirketlerin bazıları tüzel kişilik kazanmış olabilirler.
Buna karşılık diğer bazılarının, kendilerini oluşturan kişilerden farklı ve
onlardan bağımsız kişilikleri bulunmayabilir. Örneğin; demek, vakıf ve
ticaret şirketlerinin tüzel kişiliklerinin bulunmalarına karşılık miras
şirketi
ve adi şirketin tüzel kişilikleri yoktur. Bunlarda, söz konusu şirket ilişkisi
doğrudan doğruya ortaklar üzerinde etkisini gösterir.
1.1.1.2. Dar Anlamda Şirket
Sözlük anlamından ve geniş anlamda şirket kavramından farklı
olarak dar anlamda şirket kazanç sağlamayı hedef edinen mal ve kişi
topluluklarıdır. Geniş anlamda şirkette, topluluğun hangi amaçlarla ve
nasıl bir araya geldiği önem taşımaz; oysa dar anlamda şirketten söz
edebilmek için kazanç sağlama amacının varlığı gereklidir.
7
1.1.2. ANONİM ŞİRKET
Anonim şirketler modem ekonomik sistem içinde yer alan bütün
toplumlar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu önem kendisini özellikle
sermayenin tabana yayılması ve tasarrufların yatırıma dönüşmesi
bakımından hissettirir. Şahıs şirketlerinde payın devredilmesi veya ortaklar
arasında değişiklik yapılması oldukça zordur ve kural olarak oy birliğini
gerektirir. Anonim şirketlerde ise, hisse senetlerinin ciro yoluyla
devredilmesi ortaklar arasındaki değişiklikleri oldukça kolaylaştırmaktadır.
1.1.2.1. Anonim Şirketin Önemi
Anonim şirketler esasen çok ortaklı olarak düşünülmüştür. 6762
Sayılı Türk Ticaret Kanunu
8
(TTK) uyarınca kuruluşta en az beş kişiye
ihtiyaç bulunmasına karşılık, ortak sayısının üst sının bakımından herhangi
bir limit yoktu. Bununla birlikte 6102 Sayılı yeni ITK
9
uyarınca anonim
şirketler, tek bir gerçek kişi veya tüzel kişi tarafından da kurulabilmektedir.
Genel anlamda şirket sözleşmesi, ortaklar arasındaki iktisadi
birliği sağladığına göre, ortaklar için anonim şirketin önemi ortak sayısıyla
doğru orantılı olarak artacaktır. Çünkü şirket ilişkisine giren çok sayıda
7
İbid.
8
6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 09.07.1956 Tarih ve 9353 Sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
9
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 14.02.2011 Tarih ve 27846 Sayılı Resmi
Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
8
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
9
insanın anonim şirketten beklentileri olan kar payının elde edilebilmesi için
gerekli tedbirlerin alınması gerekecektir.
Anonim şirket sadece ortaklar bakımından değil, toplum açısından
da önemlidir. Çünkü anonim şirket ortakları şirket borçlarından dolayı
üçüncü kişilere karşı sınırlı sorumludur. Bu sınırlı sorumluluk nedeniyle,
gerektiğinde toplumun bilgilendirilmesi ve korunması gerekir.
1.1.2.2. Anonim Şirketin Fonksiyonları
Anonim şirketlerin en önemli fonksiyonu, küçük ve atıl
tasarrufların değerlendirilerek yatırıma yönlendirilmesine yardımcı
olmasıdır. Anonim şirketin bu fonksiyonu özellikle halka açık şirketlerde
kendisini gösterir. Kapalı anonim şirketler ise daha çok aile veya yakınlar
arasında kurulduğu için bu fonksiyonun işlerlik kazandığı söylenemez.
Anonim şirketlerin diğer bir fonksiyonu mülkiyetin tabana
yayılmasına yardımcı olmasıdır. Sınırlı sorumluluk esası çerçevesinde
şirket çalışanlarının, işçilerin, memurların, serbest meslek mensuplarının
ve diğer kimselerin anonim şirkete rahatlıkla ortak olmaları mümkündür.
1.1.2.3. Anonim Şirketin Tanımı ve Unsurları
1.1.2.3.1. Anonim Şirketin Tanımı
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329.maddesinde yapılan
tanıma göre; "Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan,
borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir." Aynı
maddenin 2.fıkrasında "Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları
sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. " hükmü yer almaktadır.
1.1.2.3.2. Anonim Şirketin Unsurları
Ticaret Ünvanı
Ünvan, anonim şirketlere özgü bir unsur değildir. Bütün ticaret
şirketlerinin tanımlarında "ünvan" unsuru mevcuttur ve şirket
sözleşmelerinin de mecburi kayıtlarındandır. Ayrıca ticaret şirketleri
TTK'nın 16.maddesi gereğince tacirdirler ve bu sıfatla bir unvan seçip
kullanmak mecburiyetindedirler (TTK Md. l8). Anonim şirketlerin
kullanacakları ticaret unvanının yapısı ve şekli Kanun'da belirtilmiştir
(TTK Md.39-49). Buna göre, anonim şirketin ticaret unvanı şirketin
konusunu ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva etmelidir. Ancak, şirketi
10
diğer şirketlerden ayırt edebilmek için ticaret unvanına bazı ekler
getirilebilir (TTK Md.46).
Sermaye ve Özellikleri
Diğer şirketlerden farklı olarak anonim şirket sermayesinin bazı
özellikleri vardır. Bu özellikler kısaca:
1.1.2.3.2.1.1. Esas sermaye
Anonim şirketlerde kural olarak esas sermaye sistemi geçerlidir.
Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun 329.maddesi bütün anonim
şirketlerin bu sisteme tabi olduğu izlenimi vermekte ise de Sermaye
Piyasası
Kanunuıo (SPK Md.12) ile Türk Hukukunda bazı anonim
şirketlerin kayıtlı sermaye sistemini benimsemeleri mümkün hale
gelmiştir.
11
1.1.2.3.2.1.2. Muayyen (Belirli) Sermaye
Esas sermaye olarak sözleşmeye geçirilen miktar muayyen (belirli)
hale getirilmektedir. Anonim şirketlerde geçerli olan esas sermaye
sisteminde, ortaklar tarafından taahhüt edilen sermaye paylarının toplamı
muayyen sermayeyi oluşturur.
Bu sistemin bir gereği olarak gerek şirketin kuruluşu gerek
sermaye arttırımı yapılması durumunda şirket sermayesi belirlenerek
sözleşmeye geçirilir. Ticaret siciline tescil edilir ve bu miktarın
değiştirilebilmesi için kanunda aranan şekil şartlarının yerine getirilmesi
gerekir.
Muayyen sermaye özelliğinin diğer bir sonucu da, anonim
şirketlerde kuruluşun gerçekleştirilebilmesi için öngörülen asgari sermaye
miktarının ortaklar tarafından taahhüt edilmesidir.
12
1.1.2.3.2.1.3. Paylara Bölünmüş Sermaye
Anonim şirket sermayesinin en önemli özelliği paylara bölünmüş
olmasıdır. Çünkü bu şirketlerde ortak kavramından çok pay kavramı önem
10
2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 30/7/1981 tarihli ve 17416 sayılı Resmi
Gazete'de yayıml anarak yürürlüğe girmişt ir.
:
�Ruknettin_Kurnkale, Anonim�irketler, Seçkin� Ankara, 2003, s.60.
Osman Kıper, Uygulamada Tıcaret Şirketleri , lstanbul , Beta, 1996, s.44 l.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve BölOnme Nedenleri ve Türleri
11
taşır. Genel kurul toplantılarında alınacak kararların görüşülmesi sırasında
önemli olan ortak sayısı değil pay sayısıdır. Bu sebeple, her ortağın oy
hakkı, temsil ettiği paya göre belirlenir. Şirket esas sözleşmesinde aksine
hüküm olmadıkça, yani imtiyazlı paylar teşkil ettirilmedikçe bu kuralın
değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak Sermaye Piyasası Kanunu ile kabul
edilen oydan yoksun paylar bu kuralın istisnasını teşkil eder.
13
Tüzel Kişiliğin Bulunması
Tüm ticaret şirketlerinde olduğu gibi anonim şirketin de tüzel
kişiliği vardır. Tüzel kişilik, kuruluş işlemlerinin tamamlanarak şirket esas
sözleşmesinin ticaret siciline tescil edilmesiyle kazanılır. Tüzel kişiliğin
kazanılmasından itibaren anonim şirket hak ve yetkilerini kullanmaya
başlar. Yükümlülük altına girebilir. Şirketin tescilden önce yaptığı işlemler
"adi şirket" hükümlerine tabidir. Tescilden önceki dönemde girilen
yükümlülükler kural olarak kuruculara aittir. Bunların anonim şirkete ait
olabilmesi için tescilden itibaren üç ay içinde şirket tarafından kabul
edilmiş olması gerekir (TTK Md.355/2).
Şirketin Bütün Mal Varlığı İle Sorumlu Olması
Anonim şirket esas sermayeli olmasına rağmen şirket
alacaklılarına karşı sorumluluğunun sınırını mal varlığı oluşturur. Türk
Ticaret Kanunu'nda borçlarından dolayı anonim şirketin mameleki (mal
varlığı) ile sorumlu olduğu belirtilmiştir (TTK Md.329). Ancak bunu
sınırsız sorumluluk olarak anlamak daha doğru olur. Çünkü borçlar hukuku
sistemimizde kural olarak kabul edilen sınırsız sorumluluğun esasını mal
varlığı ile sorumluluk oluşturmaktadır. Yani, herhangi bir şahsın alacaklıya
karşı sorumluluğunun ölçüsü, sahip olduğu mal varlığıdır.
14
Ortakların Sınırlı Sorumlu Olması
Şirket tüzel kişiliğinin sorumluluğundan farklı olarak, şirket
borçlarından dolayı ortakların sorumluluğu, şirkete getirmeyi taahhüt
ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Anonim şirketin sınırlı sorumlu olma
özelliği buradan kaynaklanmaktadır. Burada sınırlı sorumlu olan, anonim
şirketin kendisi değil ortaklardır.
13
Arslan, a.g.e., s.143.
14
Kumkale, a.g.e., s.186.
Tasfiye, Devir, Birleşme, Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri
12
Her Türlü İktisadi Amaç ve Konuda Faaliyet Gösterebilme
Anonim şirketin amacına ulaşabilmesi için hangi alanda faaliyet
göstereceğinin önceden bilinmesi gerekir. Bu sebeple, anonim şirketin
konusu esas sözleşmede açıkça gösterilmek zorundadır (TTK Md.339/2).
Çünkü, tüzel kişiliği haiz bulunan anonim şirketin ve organlarının ehliyeti,
"şirketin konusu" diye tabir edilen faaliyet alanlarına göre belirlenecektir.
Konu haricinde yapılan işlemlerin herhangi bir bağlayıcılığı
bulunmamaktadır.
Borçlar hukuku ile ticaret hukuku arasındaki bağlantı dikkate
alındığında kanuna, kamu düzenine, ahlak ve adaba aykırı olmamak
şartıyla, her türlü iktisadi konularla iştigal etmek üzere anonim şirket
kurulması mümkündür. Bu şirketin ehliyeti, esas sözleşmesinde belirlenen
konu çerçevesinde mevcuttur. Konu dışına çıkıldığında gerek şirket gerek
temsilci organları ehliyetsiz durumdadır ve yapılan işlemlerin bir
bağlayıcılığı yoktur. Fakat esas sözleşmede belirlenen konular dışında da
faaliyet gösterilmek isteniyorsa öncelikle sözleşmenin ilgili maddesinin
genel kurul kararı ile değiştirilmesi gerekir.
15
1.1.2.4. Anonim Şirketlerin Tasnifi
Ülkemizde sermaye piyasasının yerleşmesiyle birlikte bazı
faaliyetlerin ancak anonim şirketler tarafından yerine getirilebileceği esası
kabul edilmiştir. Bu durum, diğer şirketlere nazaran anonim şirkete verilen
önemin en belirgin göstergesidir. Çünkü, sadece anonim şirketlere
hasredilen faaliyet konuları genellikle büyük sermaye birimlerini ve güveni
gerektirmektedir. Bankacılık, sigortacılık, döviz büfesi işletilmesi gibi
faaliyetler ancak anonim şirketler tarafından gerçekleştirilebilir. Ayrıca bu
şirketlerin kendilerine has mevzuatları bulunmaktadır. Dolayısıyla
kuruluşlarına ve sermayelerine ilişkin hükümlerle bu şirketlerin işleyişleri
çoğu zaman Türk Ticaret Kanunu'na göre farklılıklar arz etmektedir.
Ancak bu şirketlerin kendi mevzuatında hüküm bulunmaması durumunda
doğal olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketle ilgili maddeleri
(TTK Md.329- 563) uygulanacaktır.
Anonim şirket tasnifinde kullanılan klasik kıstaslardan biri şirketin
halka açık olması veya kapalı şirket olmasıdır. Anonim şirketler bütün
dünyada çok ortaklı yapılar olarak tasavvur edilmektedir. Ancak bazı
avantajlarından yararlanmak düşüncesiyle az sayıda ortağın veya ailelerin
ticari faaliyetlerini anonim şirket adı altında yürüttükleri bir gerçektir.
15
Arslan, a.g.e., s.8.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
13
Kapalı anonim şirket denilen bu şirketlere sonradan katılmak genellikle
çok zordur.
Buna karşılık, yapısına uygun olarak bazı anonim şirketlerin çok
sayıda ortaktan oluştuğu görülür. Genellikte düşük oranlı paya sahip
ortakların oluşturduğu halka açık anonim şirketlerde yönetici kadro bazı
yönlerden diğer ortaklardan ayrılır. Bu şirketlerde esasen başkalarının mal
varlığını yönetme ilkesi geçerlidir.
16
Hangi anonim şirketlerin halka açık sayılacağı Sermaye Piyasası
Kanunu'nda (SPK) belirlenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu halka açık
anonim şirket sayılabilmek için iki ölçü kullanmaktadır. Bunlardan
birincisi, hisse senetlerinin halka arz edilmesidir. Şayet hisse senetleri
açısından halka arz gerçekleşmişse, bu senetleri kaç kişinin aldığına
bakılmaksızın o şirket halka açık anonim şirket olarak kabul edilecektir
(SPK Md.3/9).
Halka açık şirket sayılma bakımından kullanılan ikinci ölçü ortak
sayısıdır. Sermaye Piyasası Kanunu' na göre, hisse senetlerinin halka arz
edilmesi söz konusu olmasa bile, ortak sayısının 250'yi aştığı tespit
edildiği takdirde o anonim şirket halka açık anonim şirket olarak kabul
edilir.
1.1.3. LİMİTED ŞİRKET
Daha önceki mülga TTK'da olduğu gibi yeni TTK da limited
şirket konusunda detaylı düzenlemeler yapmamış bir çok konuda anonim
şirketlere atfen konuyu düzenlemiş, sadece ayrık durumlarda limited
şirketler konusuda hükümlere yer vermiştir. Biz de burada limited şirket
konusunda detaylı açıklamalar yerine limited şirket hakkında sadece temel
bilgileri vermekle yetineceğiz.
Limited şirket TTK'nın 573.maddesinde tanımlanmıştır. Söz konusu
maddede, limited şirketin, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi
tarafından bir ticaret unvanı altında kurulacağı; esas sermayesinin belirli
olup, bu sermayenin esas sermaye paylarının toplamından oluştuğu
belirtilmiştir.
Anonim şirketlerde olduğu gibi limited şirket de bir sermaye şirketi
olduğundan, ortaklar, şirket borçlarından sorumlu değildir ve sadece taahhüt
ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen
ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler.
Yine limited şirketler anonim şirketler gibi kanunen yasak olmayan her türlü
16
Arslan, a.g.e., s. 156.
Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri
14
ekonomik amaç ve konu için kurulabilmekle birlikte (TTK Md. 573), diğer
kanunlarda yer alan kısıtlamalar nedeniyle bazı faaliyet konularını
�. limited
şirketler tarafından yerine getirilmesi fiilen mümkün değildir (Ozellikle
Bankacılık Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda buna ilişkin
kısıtlamalar yer almaktadır).
Ancak limited şirketlerde ortak sayısı elliyi (50) aşamaz ve limited şirket
tek ortağı kendisi olacak şekilde kendi paylarını iktisap edemez. Limited
şirketin ayrıca asgari on bin (10.000) ti.irk lirası sermayeye sahip olması
gerekir.
Limited şirketler hakkında sadece bu kadar bilgi verilecek olup, detaylı
bilginin başka kaynaklardan bakılması gerekmektedir.
1.2. ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME
VE BÖLÜNME NEDENLERİ VE TÜRLERİ
1.2.1. BİRLEŞME NEDENLERİ VE TÜRLERİ
İki veya daha faz la anonim şirketin bir araya gelmek suretiyle
tüzel kişiliklerini kaybedip yeni bir tüzel kişilik oluşturmaları birleşme
(konsolidasyon) kavramı ile ifade edilmektedir.
17
Birleşmeye ilişkin Türk ve yabancı literatürde farklı tanımlamalar
mevcuttur. Bu tanımlarda genel itibarıyla birleşme ve devir birlikte
kullanılmıştır. Farklı çevrelerde birleşme ve devir yerine geçen füzyon,
acquisition, merger, konsolidasyon kelimeleri kullanılmaktadır. Literatürde
yer alan bazı tanımlar şu şekildedir:
18
Genel anlamda füzyon iki ya da daha fazla işletmenin
faaliyetlerinin birleştirilmesine verilen addır. Füzyon, satın alma-devralma
veya birleşme şeklinde iki yöntemle olabilmektedir. Satın alma veya
devralma (acquisition); bir işletmenin diğer bir işletme veya işletmeleri
tüm aktif ve pasifleriyle satın almasıdır. Satın almada, devralınan
işletmenin tüzel kişiliği sona erer, devralan işletmenin tüzel kişiliği devam
eder. Birleşmede (merger, konsolidasyon) ise; her iki şirketin (şirketlerin)
tüzel kişilikleri sona erer ve yeni bir tüzel kişiliğe sahip bir işletme kurulur.
Birleşen
işletmeler hem ekonomik hem de hukuksal bağımsızlıklarını
17
Öztin Akgüç, Finansal Yönetim, İstanbul, Muhasebe Enstitüsü Yayını, No.63,
J994, s.42.
18
Orhan Çelik, Şirket Birleşmeleri ve Birleşmelerde Şirket Değerlemesi, Ankara,
Turhan Kitabevi, I 999, s.23.
Anonim ve Limited irketlerin Birle me ve BölUnme Nedenleri ve Türleri
15
kaybeder ve ortaya yeni bir işletme çıkar.
19
İşlemenin başka bir işletmeyi
nakit veya başka değerler vererek elde etmesine sa tın alma, kendi iştirak
paylan karşılığında devralınan şirketleri kendi şirketine ortak yaparak
yapılan alımlara ise devir diyebiliriz.
20
Literatürde genelde işletme birleşmelerini ifade eden "merger,
acquisition, consolidation" sözcükleri eş anlamlı olarak kullanılmaktadır.
Bir kısım yazarlar, yaklaşık aynı büyüklükt eki işletmelerin birleşmelerini
ifade etmekte acquisition (satın alma-devralma) kavramını kullanmışlardır.
Birleşen işletmelerin kişiliklerini ortadan kaldırıp yeni bir işletmenin
ortaya çıkması şeklinde olan birleşmeleri ifade etmede consolidation
(konsolidasyon) kavramı kullanılmıştır.
21
Devralma yoluyla birleşme (acqusition) ve yeni şirket kurulması
yoluyla birleşme (merger, consolidation) hukuksa l açıdan farklı olaylar
olsalar da genellikle finans biliminde birlikte yer almakta ve birleşme
(merger veya fusion) terimi her ikisini de kapsayacak şekilde
kullanılmaktadır.
Fusion kelimesinin kökeni Latince'den gelmekte, merger Anglo-
Sakson hukuk çevrelerinde kullanılmakta, İngiltere'de
amalgamation,
Amerikan çevrelerinde ise consolidation kullanılmaktadır.
22
Bu nedenle
farklı kullanımların kökeni lisan farklılığından ve farklı yörelerde farklı
terimin kullanılmasından kaynaklanmaktadır.
Yapılan tanımlamalarda karmaşıklık olduğu ve farklı çevrelerde
birbirlerinin yerine kullanıldığı ve tanımsal bir birliğe gidilemediği açıktır.
Türk mevzuatında yer alan tanımlamalara bakacak olursak;
6762 Sayılı Eski TTK'da birleşmenin tanımı 146.maddede
yapılmış ve kanundaki diğer şartlara da uyulması halinde birleşmenin
gerçekleşeceği belirtilmiştir. Tanım şu şekildedir:
"Birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle
birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir yahut daha fazla
19
Pınar Gönülaçan, "İşletmelerde Birleş me Yöntemleri ve Bir Uygulama Örneği",
Dokuz Eylül Ü. So syal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans
Tezi, İzmir, s.46.
20
Haluk Sumer, Helmut Pernstemer, Şirket Birleşmeleri, Alfa, İstanbul, 2004, s.
363.
21
Nurhan Aydın, İşletmelerin Birleşmesinde Finansal Analiz ve Bir Uygulama
Örneği, Ankara, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yayını, l990, s. l
O.
22
Hikmet Sami Türk, Ticaret Ortaklarının Birleşmesi, Ankara, Banka ve Tic.
Hukuku Araştırma Enstitüsü, Yayın No: 185, 1986, s.4.
16
ticaret şirketinin mevcut diğer bir ti caret şirketine iltihak etmesinden
ibarettir. "
Teknik ve hukuki anlamda birleşme bir veya birden çok şirketin
mal varlığının, tasfiye olmaksızın içlerinden birine veya yeni kurulan bir
şirkete, kendiliğinden ve külli halefıyet yoluyla geçmesi; bu suretle mal
varlıklarının birleşmesi ve intikal eden mal varlığının karşılığı olarak,
infisah eden şirketin ortakl arının hesaplanan bir değişim oranına göre,
bünyesinde birleşilen şirkette şirket payı kazanmasıdır.
23
6102 Sayılı Yeni TTK'nın I36'ncı maddesinde ise birleşme,
"Şirketler;
a) Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle "devralma
şeklinde birleşme" veya
b) Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle "yeni
kuruluş şeklinde birleşme",
yoluyla birleşebilirler.
(2) 136 ila 158 inci maddelerin uygulamasında, kabul eden şirket
"devralan", katılan şirket "devrolunan" diye adlandırılır.
(3) Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir
değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin
ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşir. Birleşme
sözleşmesi 141 inci maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de
öngörebilir.
(4) Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını
bir bütün halinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve
ticaret sicilinden silinir."
hükümleri ile düzenlenmiştir.
Kurumlar Vergisi Kanunu'n da (KVK) ise 18. ve 19.maddelerde
birleşme ve devre ilişkin açıklamalar yapılmıştır. İlgili maddelerde tanıma
gidilmemesine karşın devir ve birleşme arasındaki vergisel farklılık
belirtilmiştir. Buna göre KVK'nın 19.maddesinde aşağıda yazılı şartlar
dahilinde vaki olan birleşmelerin devir hükmünde olacağı anlaşılmaktadır�
1- Birleşme neticesinde infisah eden kurum ile birleşen kurumun
kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunacaktır.
23
Tekinalp Ünal- Reha PORAY, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler
Hukuku, 7. Baskı, İstanbul 1997, s.99.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
17
2- Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini birleşen
(devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna
geçirecektir.
Açıklamalardan anlaşıldığı üzere, dünyada ve Türkiye'de finans
çevrelerinde devir ve birleşmeye ilişkin farklı tanımlamalar yapılsa da
6762 sayılı Eski TTK'nın 146.maddesinde tek bir tanımlamaya gidilmiş;
KVK'da ise bu tanımdan yola çıkılmış, ancak belli koşulların var olması
halinde devrin (vergisiz birleşme) gerçekleşeceği belirtilmiştir.
Birleşme ve devir arasındaki ana farklılığa teorik açıdan değinecek
olursak; birleşmede (merger), her iki şirketin (şirketlerin) tüzel kişilikleri
sona erer ve yeni bir tüzel kişiliğe sahip bir işletme kurulur. Birleşen
işletmeler hem ekonomik hem de hukuksal bağımsızlıklarını kaybeder ve
ortaya yeni bir işletme çıkar. Satın alma veya devralma (acquisition), bir
işletmenin diğer bir işletme veya işletmeleri tüm aktif ve pasifleriyle satın
almasıdır. Satın almada devralınan işletmenin tüzel kişiliği sona erer,
devralan işletmenin tüzel kişiliği ise devam eder.
24
1.2.1.1. İşletmelerin Birleşme Nedenleri
Anonim ve limited şirketler; ekonomik, hukuki ve teknik
nedenlerle birleşme yolunu seçebilirler.
25
Birleşmede temel neden büyüme
olmakla birlikte büyüme gerçekleştirilirken başka amaçlara da
ulaşılmaktadır. Birleşme sonucunda ulaşılan ekonomik güç, birleşen
firmaların ekonomik varlıklarının tek tek toplamından daha yüksektir.
Diğer bir ifade ile tek tek işletmelerin üretim, yatırım ve pazarlama
güçlerinden daha büyük bir değer ortaya çıkmaktadır. "Synergy" etkisi ile
(2+2=5) açıklanan bu durum, bütünün, kendisini oluşturan parçaların
toplamından daha yüksek bir değere sahip olacağını ifade etmektedir.
26
Finansal açıdan bakıldığında şirketlerin birleşmeler vb.
yöntemlerle yeniden yapılandırılmalarında iki ana amaç söz konusudur.
27
• Pay sahiplerinin elindeki pay senetlerinin piyasa değerini
yükseltmek,
24
Metin Ulusoy, Son Değişiklikler Çerçevesinde Birleşme, Devir, Bölünme, Hisse
Değişimi ve İştirak Yoluyla Şirketlerin Yeniden Yapılandırılması,
Ankara,Yaklaşım, 2004, s.35.
25
Muhasebecinin El Kitabı, İSMMMO Mevzuat Komisyonu;, İSMMMO Yayınları
Yayın No.13, İstanbul, 1997, s.397.
26
Niyazi Berk, Finansal Yönetim, 2.Baskı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, 1995, s.383.
27
Hakkı İsmail Güneş, Ali Arslan Akbıyık, İşletmelerde Birleşme ve Tasfiye
Uygulamaları, İSMMMO Yayın No: 35, İstanbul, 2002, s.27.
Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri
18
• Mevcut yönetim kademesinin refah düzeyini yükseltmek.
Bu kısa açıklamadan sonra işletmeleri birleşmeye iten nedenler şu
şekilde sıralanabilir:
1.2.1.1.1. Büyük Ölçekte Faaliyette Bulunmanın
Sağlayacağı İmkanlardan (Ölçek Ekonomileri)
Yararlanma
Birleşme sonucunda işletmeler doğal olarak daha büyükö lçe �te
faaliyette bulunacaklardır. Daha büyük ölçekte faaliyette bulunma
ıse
makinaların daha verimli kullanılmasını, atıl üretim araçlarının üretim
sürecine girmesini sağlayacaktır.
Birleşmeler, işletmeler arası teknik bilgi akışını kolaylaştırır.
Ayrıca işletme ölçeğinin küçük olması nedeniyle uyg ulanamayan büyük
araştırma-geliştirme projeleri uygulanabilir hale gelir. Çünkü büyük
28
araştırma geliştirme projelerini büyük işletmeler daha kolay finanse eder.
Birleşme sonucunda pazarlama olanakları da artacaktır. İşletmeler
dağıtım kanallarını birleştirecek ve yeni pazarlara açılabilecek, pazar
paylarını ve pazarlık güçlerini artırabilecektir.
Birleşme ile işletmeler bazı girdilerini daha ucuza satın alma
imkanına kavuşacaktır. Büyük parti a lımlarda miktar iskontoları artacak,
taşıma giderleri azalacaktır.
Özetle; işletmelerin birleşmesiyle gerekenden fazla tesisler
kalkacak; üretim, finansman, pazarlama, araştırma-geliştirme faaliyetleri
birleştirilecek ve böylece kaynaklar daha etkin kullanılacaktır.
1.2.1.1.2. Teknolojik Gelişmelerden Yararlanma
İşletmeler, yeniliğe ulaşabilmek ve bunu sürekli kılabilmek ıçın
teknolojik gelişmelere ayak uydurm ak zorundadır. İleri teknolojilerdeki
yoğun rekabet, bu anlamda, büyük olmayı zorunlu kılmaktadır. Ancak
çoğu işletme, kendisini yeniliğe ulaştıracak ve bu yeniliği sürekli kılacak
teknolojik gelişmeyi, büyük finansal kaynak gerektirmesi nedeniyle tek
başına sağlayamaz. Teknolojik gelişmelerden faydalanma; teknoloji
transferi ve
değerli sınai haklara sahip olma, teknolojik üretim ve
28
I
•
bid, s.29.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bö!Unme Nedenleri ve Türleri
19
teknolojiyi birlikte ku11anma ve nihayet i1etişim teknolojisindaki
gelişmelerden yararlanma olmak üzere üç değişik önem taşımaktadır.
29
1.2.1.1.3. Birleşmenin İçsel Büyümeye Oranla Daha Üstün
Yönlerinin Olması
Birleşme yoluna gidildiğinde, büyüme içsel büyümeye kıyasla
daha hızlı gerçekleşecektir. İçsel büyümede de işletmeler üretim
kapasitelerini artırabilir, yeni üretim teknolojileri geliştirebilir. Ancak bu,
birleşmeye oranla daha uz un zaman alır. Üretim kapasitesinin çok çabuk
genişletilmesinin zaruri olduğu zamanlarda hız etkeni daha da önem taşır.
Talebin ani artış gösterdiği durumlarda kapasite derhal genişletilemezse,
pazardaki elverişli durum kaybedilebilir, rakip işletmeler bu elverişli
durumu kendi lehlerine kullanabilir.
Birleşme, içsel büyümeye göre maliyet tasarrufu açısından daha
caziptir. Üretim sürecine yeni araçlar daha ucuza eklenebilir. Aynca üretim
arttıkça birim maliyetler azalacak, sabit giderler daha geniş bir üretim
hacmine yayılacaktır. Bunun yanında birleşmenin içsel büyümeye kıyasla
üstün bir yönü de personel tedarikinde ortaya çıkacaktır. İçsel büyümede
personel tedariki güç ve pahalı olabilir. Personeli özendirmek için yüksek
ücretler teklif etmek gerekebilir. Oysa birleşme yolunda üretim araçlarının
yanında personel de adeta otomatik olarak sağlanmaktadır. Şunu da
belirtmek gerekir ki; birleşme yoluyla büyümenin, maliyet açısından içsel
büyümeye göre daha avantajlı olması, birleşilecek işletmeye ödenecek
bedelle doğru orantılıdır.
30
1.2.1.1.4. İşletme Başarısızlıklarından Kurtulma
İşletmeler yaşamları boyunca çeşitli sorunlarla karşılaşabilecekleri
gibi, bu sorunların zamanında tespit edilip, çözümlenememesi,
yaşamlarının sona ermesine dahi neden olabilecektir. İşletme
faaliyetlerinin her aşamasında ortaya çıkabilen başarısızlık nedenleri;
yönetime ilişkin problemler ve finansal problemler olmak üzere genelde iki
kategoriye ayrılabilir. Genelde, finansal olmayan sorunlar zararlara, bu
zararlar da finansal güçlüklere ve sonuçta başarısızlığa yol açar.
Yönetsel ve finansal başarısızlık içinde bulunan işletmelerin, bu
güçlüklerden kurtulmasında çeşitli stratejiler denenebilir. Yönetsel ve
29
Rıza Aşıkoğlu, Yatınm ve Proje Değerlemesi, 2.Fasikül, Anadolu Üniversitesi
Yayınları No:827, Eskişehir, 1997, s.414.
30
Gönülaçan, a.g.e., s.39.
Tasfiye. Devir, Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi fşlemleri
20
finansal açıdan güçlü ve zayıf işletmeler arasındaki birleşme ve
31
devralmalar, bu stratejilerin en önemlileri olarak değerlendirilebilir.
1.2.1.1.5. Yetenekli Yönetime Sahip Olma
Yetenekli bir yönetimden yoksun olan işletmeler, birleşme yoluyla
bu sorunlarını çözüme ulaştırabilirler. İyi bir yönetime sahip bir işletme ile
yapılacak birleşme, finans, pazarlama gibi alanlarda duyulan tecrübeli,
bilgili, yetenekli yönetici ihtiyacını giderebilir.
1.2.1.1.6. Sermaye Piyasasında Olumlu Karşılanma
İşletmeler arası birleşme ve devralma kararlarını teşvik eden bir
başka faktör veya etmen, bu stratejilerin, sermaye piyasasında fon
sunucular tarafından olumlu yönde bir gelişme olarak kabul edilmesidir.
Birleşen işletmelerin gelirleri daha düşük bir iskonto oranı ile
indirgendiğinden, piyasa değerleri de yüksek olmaktadır. Birleşme ve
devralma stratejileri sonucunda, karlılığın artması söz konusu olacağından,
hisse başına kazanç artmakta, bu da hisse senetlerinin piyasa fiyatını
32
artırmakta ve dolayısıyla işletmenin piyasa değerini yükseltmektedir.
1.2.1.1.7. İşletmenin Saygınlığını Arttırma
Birleşme ile kaynak bulma, pazarlama vb. konularda avantaj
sağlama olanağı olacaktır. Bunun gibi, işletmenin pazardaki prestijini
arttırmanın sağlayacağı olanaklardan faydalanma isteği işletmeleri
birleşmeye iten diğer bir nedendir.
1.2.1.1.8. Kaynak Sağlama Kapasitesini Genişletme ve
Düşük Maliyetle Borçlanma
İşletmelerin birleşmeleri durumundaki borçlanma kapasitesi;
birleşen işletmelerin bireysel borçlanma kapasiteleri toplamından daha
fazla olacaktır. Birleşme aynı zamanda elverişli koşullarla yabancı kaynak
bulma imkanı da sağlayacaktır. Ayrıca birleşme sonucu yabancı kaynak
maliyetlerinin düşmesi de beklenebilir.
31
Güneş-Akbıyık, a.g.e., s.33.
32
Aşıkoğlu, a.g.e., s.414.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
21
1.2.1.1.9. Değerli Sınai Haklara Sahip Olma
İşletmeler, değerli sınai haklara sahip işletmelerle birleşerek bu
haklardan yararlanabilirler. Yeni buluş kapasitelerini genişletebilirler,
patent açısından ileride sorun çıkaracak işletmelerle birleşerek patent
durumlannı güçlendirebilirler.
1.2.1.1.1O. Vergi Avantajları
Birçok birleşme kararında, vergi avantajlarından faydalanma isteği
önemli bir etkendir. İşletmeleri birleşmeye iten Türk vergi mevzuatında
yer alan açıklamalara ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak yer verilecektir.
1.2.1.1.11. Finansal Nedenler
Hızlı büyüyen işletmeler bu büyümeyi gerçekleştirmede gerekli
fınansal kaynakları bulmakta güçlükle karşılaşabilirler. Bu büyüme hızını
azaltmak yerine, büyümeyi sağlayacak fınansman ihtiyacını, likiditesi
yüksek işletmelerle birleşme yoluna giderek sağlayabilirler.
33
İşletmeler bireysel olarak sağlayabilecekleri finansman
kaynaklarını birleşerek daha kolay ve uygun şartlarda ve daha büyük
miktarlarda elde edebilirler. Bir işletme ile birleşilirken, bedelin hisse
senedi verilerek ödenmesi halinde, birleşme ek bir finansman ihtiyacı
duyulmadan gerçekleştirilebilir. Özellikle küçük bir işletmenin satın
alınması durumunda, bu işletmenin ortaklarının, haklarını nakit olarak
değil, diğer işletmenin hisse senetleri karşılığında satmayı yeğledikleri
görülmektedir. Bunun yanında, kurulu kapasiteye sahip bir işletmeye kendi
işletmelerinin hisse senetlerini vererek, onların elindeki hazır kapasiteye
sahip olmak, yöneticilere daha cazip gelmektedir.
34
1.2.1.1.12. Çeşitlendirme ve Riski Azaltma
Çoğu işletmenin örgütsel, mali ve teknolojik imkanları içsel
büyüme ile ürün çeşitlendirmesine gitmeye izin vermez. Bu yüzden
birleşme yolu ile çeşitlendirmeye gitmek işletmeler için daha uygun
olmaktadır.
Ayrıca işletmelerin tek başlarına yeni bir ürün ge liştirmesi veya
yeni üretim teknolojileri denemesi durumunda risk daha fazla olacak ve bu
33
Aydın, a.g.m., s.206.
34
Gönül açan, a.g.e., s.43.
Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri
22
amaç için yapılan yatırımlarda zarar etme ihtimali yükselecektir. Oysa ki
bir başka işletme ile birleşmeye gittiğinde, söz konusu projeyi uygulama
ve
yürütme imkanı doğacaktır. Çünkü denenmiş, gelir sağlayan üretim
teknolojisine sahip olunacaktır. Dolayısıyla risk azalacaktır.
35
1.2.1.1.13. Psikolojik Etmenler
Birleşme kararlarında ekonomik nedenlerin yanında bazen
psikolojik nedenler de etkili olmaktadır. Kişilerin yeteneklerini gösterme
istekleri, hırsları, işletmenin devamlılığını sağlama duyguları, daha büyük
bir işletmeyi yönetme arzuları gibi bireysel etkenler işletme
birleşmelerinde rol oynayabilmektedir.
Bazı yöneticilerin, hızla büyümedikleri zaman, rakiplerinin onları
ezeceğini düşünmeleri ve piyasadan silinecekleri korkusunu taşımaları da
işletmeleri birleşmeye iten nedenler arasında sayılabilmektedir. Aynca
değişen koşullara uyum sağlayabilmek, demode olmamak, işletmeye yeni
bir soluk getirmek, kişisel yaratıcılığa daha çok yer vermek amacıyla da
yöneticiler birleşme kararı alabilmektedirler.
36
Bunlara ilave olarak işletmeler birbirlerini tamamlayan kaynaklara
sahip oldukları için de birleşebilirler. Örneğin; 1989 yılında iki elektrik
üreticisi olan Utah Power&Light ile Pacifıcorp'un birleşmesi gibi. Utah
Power'a en büyük talep, klima ihtiyacı nedeniyle yaz mevsiminde,
Pacifıcorp'a ise ısıtma ile ilgili olarak kış mevsiminde gelir. İki fırmanın
üretim sistemlerinin bir araya getirilmesinden elde edilen tasarruflar 1990
yılında yıllık 45 milyon dolar olarak tahmin edilmiştir.
37
İşletmeleri birleşmeye iten nedenler aslında oldukça fazladır. Bu
nedenlerin çeşidi ve önem derecesi, çeşitli faktörlere bağlı olarak azalır
veya artar. Bu faktörleri şu şekilde özetleyebiliriz: İşletmenin yönetim
felsefesi, işletmenin büyüklüğü, ülkenin gelişmişlik derecesi vb. içsel ve
dışsal faktörler.
38
1.2.1.2. İşletme Birleşmelerinin Sınıflandırılması
İşletme birleşmelerini ekonomik faaliyet alanlarına ve hukuki
yapılarına göre iki grupta sınıflandırmak mümkündür.
35
Akgüç, a.g.e., s.868.
36
a·o·n·u·ıaçan, a.g.e., s.45.
37
Richard A. Brealy-Stewart C. Myers-Alan J. Marcus, İşletme finansmanının
Temelleri, İstanbul, l997, s.57l.
38
Gönülaçan, a.g.e., s.45.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
23
1.2.1.2.1. Ekonomik Faaliyet Alanlarına Göre İşletme
Birleşmeleri
Bu sınıflandırma, dışsal büyüme yöntemleri olarak da
adlandırılmaktadır.
Yatay İşletme Birleşmeleri
Aynı iş kolundaki işletmelerin birleşmelerini ifade eder. Belirli bir
malın üretim ya da satışının aynı evresinde faaliyet gösteren işletmelerin
birleşmesidir. Örneğin; aynı malı satan çeşitli işletmelerin birleşmesi gibi.
Bu tür birleşmelerde amaç pazar payını artınnaktır. Bir diğer amaç ise
çevresel belirsizliklere karşı önlem alabilmek ve rekabet gücünü
artırmaktır. Yatay birleşmelerin dezavantajı tekelleşmeye yol
açabilmeleridir. Ancak günümüzde işletmeler tekelleşmeden öte
uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek düşüncesiyle yatay birleşmeyi
tercih etmektedir.
Yatay birleşmelerin, işletmeler açısından birçok faydası vardır.
Yatay işletme birleşmeleri; araç-gereç, makinelerde uzmanlaşma,
pazarlamada etkinlik, kaynak kullanımında rasyonellik sağlar. Taşıma
maliyetlerini azaltır, işletmelerin aralarındaki rekabeti ortadan kaldırır. İleri
düzeydeki üretim teknolojilerinin işletmeler arasında transferini olanaklı
kılar, reklam ve satış çabalarının birleştirilerek etkin kullanımını,
pazarlama-satış maliyetlerinin düşmesini, reklam giderlerinden tasarrufu
sağlar. Bu tür birleşmelerde rekabet ortadan kalktığı için, toplum
çıkarlarına ters düşeceği gerekçesiyle devletler anti-tröst uygulamalara
giderek bu durumu önlemeye çalışırlar.
Türkiye'de hem sanayi hem de hizmet sektöründe bu tip
birleşmeler görülmektedir. Osmanlı Bankası'nın, Garanti Bankası ile
birleşmesi örnek olabilir.
Dikey İşletme Birleşmeleri
Dikey işletme birleşmeleri; üretim ve satış faaliyetlerinin çeşitli
aşamalarında yer alan işletmelerin birleşmesini ifade eder. Bu birleşmede
de kontrol tek elde toplanır.
Dikey birleşmeler ya ileriye doğru en son tüketiciye kadar ya da
geriye hammaddenin kaynağına doğru genişlemeyi sağlayacak biçimde
olabilir. Bu birleşme türünde işletmeler kendisine girdi sunan işletmelerle
birleşebileceği gibi, kendi çıktısını satın alan işletmelerle de işbirliğine
gidebilir. Bu tür birleşmelerde genelde işletmeler arasında alıcı-satıcı
Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve TUr Değişimi Jslemleri
24
ilişkisi ya da aynı Uıünün farkh aşamalarında faaliyette bulunma söz
konusudur. Çeşitli aşamalarda faaliyet gösteren işletmelerin birleşmesi, o
üretim alanında uyum yaratacak, üretimi ve pazarı etkileme
gUcU
artacaktır.
Bu tür birleşmelerde amaç, bir malın üretimi için yapılan büyilk
yatırımların riskini azaltmaktır. Böylece işletmeler hem istediği zaman,
miktar ve kalitede hammadde elde edebilme, hem de dağıtım kanalına
hükmedebilme imkanına kavuşmuş olacaklardır.
Örneğin deri imalatçısı bir işletme ile ayakkabı üreticisi bir
işletmenin birleşmesi dikey birleşmedir. Kimya, demir-çelik ve otomotiv
sanayilerinde bu tür birleşmelere günümüzde sık rastlanmaktadır.
Karma Birleşmeler
Karma birleşmeler, birbiriyle ilgili olmayan iş kollarında faal �yette
bulunan işletmelerin birleşmesidir. Bu türde, farklı sektörlerde faalıyette
bulunan ve faaliyetleri birbirinden tamamen farklı işletmelerin birleşmesi
söz konusudur. Ekonomik çeşitlendirme olarak da adlandırılır. Ka
�a
birleşmelerde amaç, çeşitlendirme ile riski azaltmak ve atıl fonların etkin
bir şekilde kullanımını sağlamaktır. Örneğin General Electric, ile
�işim
firmaları olan RCA ve NBC ile bir yatırım kuruluşu olan Kidder
Peabody' ye sahiptir.
39
A.B.D. Federal Ticaret Komisyonu (F.T.K.); karma birleşmeler_i üç
alt bölüme ayırmıştır. Bunlar; ürün genişleme (product exte
�tıon�
şeklindeki birleşmeler, pazar genişleme (market extention) şeklındekı
birleşmeler ve diğer karma birleşmelerdir.
1.2.1.2.1.1.1. Ürün Genişleme
Dairesel ya da tamamlayıcı büyüme olarak da adlandırılan bu tür
birleşmelerde, birleşen işletmelerin üretim veya dağıtım sistemleri
fonksiyonel olarak benzer olmaktadır. Bu şekildeki birleşmelerde
işletmelerin ürettikleri veya dağıttıkları mamüller arasında doğrudan bir
rekabet bulunmaz. Bu tür birleşmeye pazarlama alanında oluşan
kapasiteden yararlanmak amacıyla gidilmiş olabilir.
Ürün genişleme yoluyla birleşmeye giden işletmeler, ürettikleri ya
da dağıttıkları mal veya hizmetlerin etrafında yer alabilecek mal veya
hizmetlerin üretim ve dağıtımını kontrol altına almaya çalışır. Çamaşır
39
Brealy-Myers-Stewa rt -Marcu s, a.g.e., s.570.
Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri
25
deterjanı üreten bir işletme ile sabun üreten bir işletmenin birleşmesi bu
türe örnektir. Ülkemizde ise özellikle bankacılık alanında bu tür
birleşmeler görülmektedir. Bankalar, genel bankacılık hizmetlerinin
yanında, bir sigorta şirketiyle birleşerek sigortacılık alanına da
girebilmektedir.
40
1.2.1.2.1.1.2. Pazar Genişleme
Bu tür birleşmede, birleşen işletmeler aynı ürünleri üretirler.
Ancak farklı coğrafi piyasalarda pazarlarlar. Bu birleşme türü "Coğrafi
Büyüme" olarak da adlandırılır. Pazar genişleme türündeki birleşmelerde
işletmeler, ülke sınırlarının da ötesinde uluslararası bir nitelik
gösterebilirler. HSBC'nin Demirbank'ı satın alması buna örnek olabilir.
1.2.1.2.1.1.3. Diğer Karma Birleşmeler (Saf Karma)
Çok yönlü dağılma ile büyüme modeli ya da "Ekonomik
Çeşitlendirme" olarak da adlandırılan bu tür birleşmelerde, birleşen
işletmeler arasında herhangi bir ilişki söz konusu değildir. Birleşme;
birbirinden tamamen farklı alanlarda faaliyet gösteren işletmeler arasında
olur. Saf karma birleşme de denilen bu birleşme türünde; aralarında ilgi
olmayan mal veya hizmetin üretim ve dağıtımı kontrol altına alınır. Saf
karma birleşmelerde, sinerji etkisinden yararlanmanın da ötesinde
ekonominin birçok kesiminde pazar üstünlüğü sağlama amacı da söz
konusudur.
Birleşen işletmeler birbirinden farklı alanlarda faaliyet
gösterdikleri için, riski de dağıtmış olurlar. Yani yatırımlar, birbiriyle ilgili
olmayan konulara yöneltildiği için riski azaltma olanağına kavuşulur.
Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletme ile yağ üreticisi bir
işletmenin birleşmesi bu türe örnek gösterilebilir.
40
Gönillaçan, a.g.e., s.54.
1)
c
,
vıı,
f
311lc}mc, ıwıonnıc ve nır Dc!_ı
•
_
'
şıını
• f
S
1
cm
1
crı
• 1 Mfiyc
'
26
ı
1.2.1.2.2. Hukuki Vaımnnn GOrc işletme Birlcşmclcrl
şı_rk