powered by

powered by

4. BASKI • Güncellenmiş ve Genişletilmiş MALiYE HESAP UZMANLAR! DERNEĞi ERGÜN AVUKATLIK n�osu Av. Çağdaş Evrim ERGUN Tepe Prime C Blok No:27 Çankaya Tel:(0312) 220 30 60 • Ankara Maht'P'! Vergi Dairesi :588 465 476 92 VERGİSEL VE YENİ TÜRK TİCARET KANUNU YÖNÜYLE ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERDE TASFİYE, DEVİR, BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞİMİ İŞLEMLERİ Güncellenmiş ve Genişletilmiş 4. Baskı Ersin NAZALI BSc, LLB, MSc, LL.M. AVUKAT, E.HESAP UZMANI 2015 ' 1 ,ı ' I Bu kitabın tüm yayın hakları Maliye Hesap Uzmanları Derneğine aittir. Maliye Hesap Uzmanları Derneğinin izni olmaksızın hiçbir amaçla çoğaltılamaz, kopya edilemez, manyetik ortama (Bilgisayar, CD, Disket v.s.) aktarılamaz. ISBN: 978-605-9146- 03-6 MALİYE HESAP UZMANLARI DERNEĞİ Kemankeş Mah. Necatibey Cad. No:72/ 6 Karaköy-İSTAN BUL (0212) 252 34 12 - 244 00 45 Baskı-Cilt: Acar Basım ve Cilt Sanayi A.Ş. Beysan Sanayi Sitesi Birlik Cd. No: 26 Haramidere / Beylikdüzü / İSTANBUL Tel: (0212) 422 18 34 Bu kitapta yer alan bilgilerin hiç birisi hukuki mütalaa niteliğinde olmayıp, konuya ilişkin olarak yazarın akademik ve şahsi görüşlerini içermektedir. Yazarın şu an veya daha önce çalıştığı kurumlar ile ilişkilendirilemez ve kişilerin bu kitapta yer alan görüşlere uymasından kaynaklanan hiçbir sorumluluk yazarı ve kitabevini bağlamaz. Kitapta belirtilen konularda bir işlem yapmadan önce bir uzmana danışmanız tavsiye olunur. Hesap Uzmanları Kurulu ve Rahmetli babam Mehmet Nazalı'nın hatırasına..... DÖRDÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ 2015 yılının ilk aylarını yaşadığımız bugünlerde yaklaşık 9 yıl önce yüksek lisans tez çalışması olarak başlayan bu kitabın dördüncü baskıyı yapıyor olmasından mutlu olduğumu ifade etmeyelim. Vergi hukuku alanında çok teknik bir konuyu ele alan bu kitabın dördüncü baskıyı yapıyor olması aynı zamanda sorunun önemini de gözler önüne sermektedir. Farklı ortamlarda akedemisyen olarak çalışan veya pratikle uğraşan bir çok kişiden aldığım izlenim bu kitabın aslında önemli bir boşluğu doldurduğudur. Kitabın bu aşamaya gelerek dördüncü baskıyı yapmasında, katkısı olan değerli hocam Prof. Dr. S. Ateş Oktar ve Hesap Uzmanı olarak yetişmemde katkısını tarif edemediğim üstadım Can Doğan' a sonsuz teşekkür ediyorum. Onlar olmasaydı böyle bir çalışmanın da hayat bulması mümkün değildi. Kitabın kapsamının ve içeriğinin genişletilmesi elbette mümkündür. Ancak bazen mükemmeli aramak iyi olanların gözardı edilmesi anlamına gelebilecektir. Bu durumdan kaçınmak için de, bizler kısa sürede 3.baskısı tükenen bu kitabın 4.baskı olarak çıkmasında bir sakınca görmedik. Dolayısıyla her baskıda kitabımızı biraz daha iyileştirerek yola devam etme anlayışımızı aynen sürdürüyoruz. Kitabın içinde yer alan hususların geliştirilmesi için şu ana kadar düşüncelerini ileten herkese ayrıca teşekkür ediyorum. Bizim gözardı ettiğimiz veya kitapta yer vermediğimiz hususlarda şu ana kadar olduğu gibi, değerli meslektaşlarımın yine bizimle iletişime geçmeye devam edeceklerini inanıyoruz. Dolayısı ile bu kitap sadece benim değil, yaklaşık 13 yıllık meslek hayatım boyunca karşılaştığım, bilgi alışverisinde bulunduğum akedemisyen ve pratikle uğraşan herkesin ortak eseridir. vıı DÖRDÜNCÜ BASKIYA SUNUŞ Sayın Ersin Nazalı'yı, Maliye Hesap Uzmanları Kurulu'n �n genç üyelerinden biri olduğu dönemde, başkanlığını yürüttüğüm Istanbui Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mali Hukuk yüksek lisans programındaki eğitimi vesilesi ile tanıdım. Çalışma şevki, azmi ve kararlılığının üst düzeyde olduğunu memnuniyetle gördüğüm Sayın Nazalı 'nın, son derecede başarılı bir ders dönemini takiben, yüksek lisans tez konusu olarak, anonim ve limited şirketlerde tasfiye, devir, birleşme, bölünme ve tür değişimi işlemlerini ticaret hukuku ve vergi hukuku açısından inceleme yönündeki isteğini danışmanı olarak uygun bulmamla tez çalışma süreci başlamış oldu. Karmaşıklığına rağmen konuyu üstün bir çaba ve büyük bir beceriyle işleyen Sayın Ersin Nazalı, konunun ticaret hukuku ve vergi hukuku boyutlarının başarılı bir sentezini de ortaya koymak suretiyle etkin bir şekilde anlaşılabilirliğini ve kavranılabilirliğini sağlayarak bu kitabın kaynağı olan yüksek lisans tez çalışmasını üstün bir başarıyla tamamlamıştır. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun olan yazarın daha sonra Hukuk Fakültesine kayıt yaptırarak bu alanda da lisans derecesi elde etmesi, kendisinin mükemmeliyetçi karakterinin bir yansımasıdır. Sayın Nazalı, eğitim ve çalışma hayatında edindiği birikim ve deneyimi bugün yeminli mali müşavir, bağımsız denetçi ve avukat kimlikleri ile toplumun istifadesine sunmakla birlikte, sadece uygulama çalışmaları ile yetinmeyerek alanında en iyiye ulaşabilmek için Kamu Hukuku Anabilim Dalı'nda başladığı doktora çalışmalarına da tez aşamasında devam etmektedir. Kaynağı bir tez olan kitapların veya monografik çalışmaların birden fazla defa basılmasının yaygın olmamasına rağmen, Sayın Nazalı'nın bu kitabı dördüncü baskıya ulaşmıştır. Bu durum da esere okur ilgisinin ve dolayısıyla atfolunan değerin açık bir ifadesidir. Mesleki ve akademik başarılarının yanında örnek kişiliği ile de temayüz eden sevgili öğrencim ve dostum Sayın Ersin Nazalı'yı içtenlikle kutluyor, kendisine sağlık, huzur, refah ve başarılarla dolu bir hayat diliyorum. Prof. Or. S. Ateş Oktar İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü ve Mali Hukuk Anabilim Dalı Başkanı Vlll ÜÇÜNCÜ BASKIYA ÖNSÖZ Yüksek Lisans tezi olarak üzerinde çalışmaya başlanılan kitabın ilk baskısından bu yana yaklaşık 5 yıl geçti. Yaklaşık 6 ay önce de 2.baskısını yapan kitabın ikinci baskısı da kısa bir sürede tükendi. İkinci baskının yayına hazırlanması sırasında Türk Ticaret Kanunu (TTK) değişmiş, devir ve bölünme işlemleri konusunda vergi idaresi de çok sayıda mukteza ile konuya ilişkin görüşlerini açıklamıştı. Normal koşullarda bu 6 aylık sürede önemli miktarda güncellemeyi gerektirecek bir yeni düzenleme olmadığı düşünülebilir. Ancak TTK'nın yayımlanmasından sonra ikincil mevzuat olarak birçok düzenleme yapıldı ve ilave olarak da hala yapılması planlanıyor ve üzerinde çalışmalar devam ediyor. Ne yazık.ki zaman kısıtlılığı ve kitabımıza olan talep nedeniyle bu baskıda herhangi bir güncelleme ve ekleme yapılamamış olup, üçüncü baskısı kitabımızın bir öncekinin tıpkıbasımıdır. Herhangi bir ilave ve ekleme yapılmamıştır. Ancak itiraf etmeliyim ki, bu durum şahsımda yeni baskının hazırlıklarının şimdiden başlaması için bir motivasyon oluşturmuştur. Bu nedenle 4.baskının çalışmalarına şimdiden başladığımı kitabın ilgililerine belirtmek istiyorum. Kısa bir sürede kitabımın üçüncü baskısını yapıyor olması sız değerli okuyucuların ve uygulamacıların kitaba göstermiş olduğu ilgiyi açıkca ortaya koymaktadır. Ümit ediyorum ki kitap şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da hem uygulamacıların hem de akademisyenlerin aradıklarını buldukları bir kaynak olur. ıx İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ Kitabımızın ilk baskısından bu yana yaklaşık 4 yıl geçti. Uzun bir süreden beri kitabın baskısı tükenmesine karşın çeşitli nedenlerle bir türlü ikinci baskının güncellemeleri için fırsat bulamadık. Bu dört yıllık süreçte başta Türk Ticaret Kanunu olmak üzere çok önemli değişiklikler olmuştur. Bu nedenle bu baskıda Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümlerine yer verilmiş olmakla birlikte, özellikle ticaret hukuku konularında bizzat konu hakkında yazılmış eserlerin referans alınmasını tavsiye ediyoruz. Zira kitabımız, adından da anlaşılacağı üzere birleşme, devir ve bölünme işlemlerini sadece vergi kanunlan açısından ele almaktadır. Dolayısı ile uzmanlığına sahip olmadığımız bir alan olan ticaret hukuku alanında söz söylemek zannedersem çok da uygun olmayacaktır. Şüphesiz ki, ekonomik hayattaki işlemler üzerinden kendisine bir çıkarımda bulunan vergi hukukunun, ekonomik hayattaki değişimlerden etkilenmemesi düşünülemez. Kitabımızın bu baskısında özellikle pratik hayatta karşılaştığımız ilave özellikli konulara yer verilmiştir. Ayrıca çok fazla olmamakla birlikte konuya ilişkin örnekler de ilgili kısımlara ilave edilmiştir. Ulaşabildiğimiz kadarı ile elde etmiş olduğumuz özelgeler de ilgili kısımlara yerleştirilmiştir. Bu kitabın ikinci baskısının hazırlanması sırasında en çok desteği kuşkusuz eşim Pınar göstermiştir. Çünkü şu ana kadar olan tümeğitim çalışmalarım hep ona ayırmam gereken zamandan çalınan dönemlerde yapılmıştır. Ayrıca bir Hesap Uzmanı olarak yetişmemde ve mesleğe bakış açımın şekilllenmesinde muavinlik dönemimden bu yana beni yönlendiren, kahrımı çeken üstadım Can Doğan'a sonsuz teşekkür ediyorum. Bu kitap için gerekli olan muktezaları benim adıma derleyen Hesap Uzmanı Emre ZENGİN'e, bu baskının gerekli okumalarını yapan Hesap Uzmanları Cemal ABA, Yunus ORUÇ, Ali DEMİRELLER'e ve Erdal AYDIN'a tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Son olarak da şahsım dahil birçok değerli yönetici ve uzman yetiştiren Hesap Uzmanları Kurulu'nun adını anmadan önsöz yazmak vefasızlık olur diye düşünüyorum. Bugün hukuk siste mi Hesap Uzmanları Kurulu diye bir yapıyı tanımasa dahi, Hesap Uzmanları Kurulu'nun yetiştirdiği Hesap Uzmanları şu ana kadar olduğu gibi bundan sonra da bu ülkeye hizmet etmeye devam edecekler ve almış oldukları bu değerli mirası, yanında çalıştıkları herkese aktarmayı sürdüreceklerdir. X İKİNCİ BASKJYA SUNUŞ Yeni Kurumlar Vergisi Kanunu'nun yazım komisyonunda görevli olduğumuz dönemde, devir, birleşme, bölünme, hisse değişimi ve tasfiye hükümlerinin yer aldığı maddeleri "Kurumlarda Yeniden Yapılanma" başlığı altında toplama eğilimindeydik. Bu başlık, anılan hükümlerin doğasını daha gerçekçi biçimde yansıtabilecekti. Eski alışkanlıklardan olsa gerek, yasalaşan metinde bu başlık kullanılmadı. Ama bu düzenlemelerin , ağırlıklı olarak, şirketlerin küreselleşen dünyada ayakta kalabilmek için ihtiyaç duyduğu yeniden yapılanma gereksinimlerini karşılamayı ön planda tuttuğu, bize göre fazlasıyla açıktı. Hiç kuşkusuz bu düze nlemelere hakim olan yeniden yapılandırma işlevinin varlığı ve gerekliliği, vergi idareleri tarafından da paylaşılır. Ancak diğer yandan, bu uygulamaların "elden çıkarma"ya bağlı değer artış kazançlarına isabet edecek vergileri "öteleme" işlevleri de, vergi idarelerinin gözünde yeniden yapılanma işlevinden daha az ciddi değildir. Vergisel düzenlemelerde yorum olanaklarını veya olasılıklarını üslup ile amaç arasında gidip gelen sonu gelmez bir mücadeleye indirgeyen yaklaşımların vergisel uygulamalara yansımasının da, yol açabileceği olumsuz sonuçları itibarıyla, yukarıdaki işlevsel farklılaşmalardan daha az ciddi olabileceği düşünülmemelidir. Bu güne dek pek çok şirket, yeterli düzeyde iktisadi gerekçelerle süslenmiş masum yeniden yapılanma planlarının, gözden kaçırılan küçük bir ayrıntı yüzünden nasıl gerçek bir karabasana dönüşebileceğini de bizzat tecrübe etmiştir. Xl Vergi hukukunda "bilmek" bu yüzden önemli. Vergi yasalarının basitleştirilmesi hiç kimsenin kolayca karşı çıkmayacağı yararlı bir hedef olabilir, bu doğru. Ama gerçek çoğu zaman basit anlatımlarla karmaşık mekanizmalar arasında bir yerde durur; bir uzmanın keskin bakışıyla keşfedilmeyi ya da gözden kaçırılmamayı bekler, vurgulanmaya ihtiyaç duyar. Ersin NAZALI, elinizde ikinci baskısını tuttuğunuz bu kitapla, okuyucuya bu değerli bilgileri sunuyor, hatırlatıyor , açığa çıkarıyor. Hesap Uzmanları, kendilerini yetiştiren Kurullarına olan gönül borçlarını ödemenin bir yolunun da, yeni Hesap Uzmanlarının, yeni muavinlerin yetiştirilmesine katkıda bulunmak olduğuna inanırlardı. Ben de aynı inançla yetişmesine katkı sağlamaya çalıştığım muavin arkadaşlarımla her zaman gurur duydum; onların yaptığı çalışmaları, kimi zaman uzaktan da olsa, takdir ederek izledim. Ersin de bu geleneği başından beri hiç bozmadı; sadece yaptığı çalışmalar ile değil, yapmaya muktedir olduğunu bildiğim ve yapacağından emin olduğum müstakbel çalışmalar ile de gurur vesilesi olmayı sürdürecek, benim için, bizim için ... Kapatılan bir Kurul, yetiştirdiği değerleriyle, kapandıktan sonra bile hala ışık saçmaya devam ediyor. Başka söze ne hacet . .. Eylül 2012 Can DOĞAN E. Başhesap Uzmanı xıı BİRİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ l 980'li yıllardan sonra serbest piyasa ekonomisinin yaygınlaşması, kapitalizmin baskıları sonucu az gelişimiş ülkelerdeki iniş ve çıkışlar, gümrük sınırlarının hafifletilmesi ve küreselleşmenin tüm dünyaya egemen olmaya başlaması ile birlikte hem ulusal hem de uluslararası ölçekte birleşme, devralma ve bölünme şeklinde ifade edebileceğimiz şirket yeniden yapılanmaları önemli bir boyut kazanmıştır. Yeniden yapılandırma eğilimlerinin bir sonucu olarak da ülkeler ulusal mevzuatlarında bu konuları düzenlemeye başlamışlar, varolan mevzuatlarını da yabancı sermayeyi teşvik etmek veya ulusal sermayenin daha da güçlenmesine imkan verecek şekilde değiştirmişlerdir. Çünkü artık ulusal mevzuatta yapılan bir değişiklik veya düzenleme o ülkede yerleşik şirketlerin rekabet gücünü ve dolayısıyla o ülkenin dünya ekonomisinden aldığı payı belirlemeye başlamıştır. Bu çalışmada anonim ve limited şirketlerin tasfiye, birleşme, devir, bölünme, hisse ve tür değişimi işlemlerinin sadece vergi hukukunu ilgilendiren boyutu ele alınmamış, ayrıca anonim ve limited şirketleri bu işlemleri yapmaya iten nedenler de ortaya konmaya çalışılmıştır. Tüm bunlar yapılırken olayın ticaret hukukunu ilgilendiren kısımları hakkında da kısa açıklamalar yapılmıştır. Türk Ticaret Kanunu'nda yapılan değişikliklerin de dikkate alınması gereği olduğundan, konunun tam olarak açıklığa kavuşturulabilmesi için Yeni Türk Ticaret Kanunu'nun konuya ilişkin düzenlenmelerine yer verilmiştir. Çalışmanın bu aşamaya gelmesinde çok kıymetli zamanını bana ayıran ve desteğini esirgemeyen saygıdeğer hocam Prof. Dr. S. Ateş OKTAR'a, mensubu olmaktan her zaman gurur duyduğum Hesap Uzmanları Kurulu'na sonsuz teşekkür etmeyi bir borç kabul etmekteyim. xııı BİRİNCİ BASKI SUNUŞ Globalleşme ile birlikte para ve sennayenin çok hızlı yer değiştirebilmesi, ülkelerin kalkınmalarını da önemli ölçüde etkilemiştir. İstikrarlı ve yüksek büyüme hızına kavuşmak isteyen ülkeler, sıcak para dışında özellikle yatırım nitelikli yabancı sermayeye ulaşım yarışına girmiştir. Yabancı sennayenin ülkeye ginnesi ya spekülatif olarak tabir edilen sıcak para veya doğrudan yatırım olarak tabir edebileceğimiz şirket satın alma, birleşme, hisse devralma vb. şekillerde gerçekleşmektedir. Şirket satın alma, birleşme veya bölünme yoluyla şirketlerin reorganizasyonu; aynı zamanda büyümek, yeni fırsatlar yaklamak, yeni teknolojilere ve daha rekabetçi bir yapıya kavuşmak anlamına gelmektedir. Türkiye ise bu konuda oldukça mesafe almış olmasına rağmen, yapılanların yeterli olduğunu söylemek henüz mümkün değildir. Ülkemizde şirket bileşmeleri, şirket devralmaları veya bölünme suretiyle gerçekleşecek reorganizasyo n sürecinden beklenen faydanın elde edilebilmesi için hukuki yapının diğer ülkelerin hukuki yapılarıyla uyumlaştırılması ve sistemimizin eksik yönlerinin tamamlanması gerekmektedir. Hesap Uzmanları Kurulu, kurulduğu günden bugüne kamunun nitelikli denetim, araştırma ve danışma kurumu kimliğini onurla taşımıştır. Hesap Uzmanları Kurulu, yerine getirdiği vergi denetimi hizmeti ile edindiği bilgi birikimi ve deneyimini, yaptığı teknik bilimsel çalışmalar ve vergi mevzuatı dışında yerine getirdiği işlevler yoluyla ilgililerin hizmetine sunmayı ilke edinmiştir. Hesap Uzmanı Ersin NAZALI tarafından kaleme alınan elinizdeki eser de bu ilkeye hizmet etmektedir. Bu eserde anonim şirketlerin tasfiye, birleşme, devir, bölünme, hisse ve nevi değişimi işlemleri meri Türk Ticaret Kanunu ve Yeni Türk Ticaret Kanunu Tasarısı açısından ayn ayn ele xıv - alınmış; a nonım şirketlerin bu işlemleri yapma nedenleri ve elde edebilecekleri muhtemel faydalar ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Konunun, kurumlar vergisini ilgilendiren bölümleri ise ayrıca ve kapsamlı olarak ele alınmış, uygulamada karşılaşılması muhtemel sorunlar ile ilgili olarak görüş ve önerilerde bulunulmuşt ur. "Hesap Uzmanı" kimliğinin verdiği sorumluluk, meslek ahlakı ve disiplinine uygun olarak bu değerli çalışmayı gerçekleştiren Ersin NAZALI ile bu eseri, yayınlamak suretiyle maliye yazınına kazandıran Hesap Uzmanları Derneği yöneticilerini kutlar, okuyuculara yararlı olmasını dilerim. KASIM 2008 MAHMUT VURAL Hesap Uzmanları Kurulu Başkanı XV KISALTMALAR a.g.e. a.g.etd. a.g.m. a.g.r. a.g.t. AATUHK AB ABD AET AŞ Bkz ÇUŞ D. Dn. E. FTK GT GVK HUK İbid ÜK K. KDV KVK Md. MK. Mük. OECD R.G. s. s. SPK TBMM TC TSN TTK Ü. TTKT VUK :Adı Geçen Eser :Adı Geçen Etüd :Adı Geçen Makale :Adı Geçen Rapor :Adı Geçen Tez :Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun :Avrupa Birliği :Amerika Birleşik Devletleri :Avrupa Ekonomik Topluluğu :Anonim Şirket :Bakınız :Çok Uluslu Şirketler :Daire :Danıştay :Esas :Federal Ticaret Komisyonu :Genel Tebliğ :Gelir Vergisi Kanunu :Hesap Uzmanları Kurulu :Aynı eserin aynı sayfasında :İcra İflas Kanunu :Karar :Katma Değer Vergisi Kanunu :Kurumlar Vergisi Kanunu :Madde :Medeni Kanun :Mükerrer :Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü :Resmi Gazete :Sayfa :Sayı :Sermaye Piyasası Kanunu :Türkiye Büyük Millet Meclisi :Türkiye Cumhuriyeti :Ticaret Sicil Nizamnamesi :Türk Ticaret Kanunu :Üniversite :Türk Ticaret Kanunu Tasarısı :Vergi Usul Kanunu xvıı iç1NDEKILER GİRİŞ ......................................................................................................................................1 1 . ANONİM _YE Li�İTED ŞiRKETLERiN BİRLEŞME VE BÖLÜNME NEDENLERi VE TURLERI ....................................................................................... 7 1.1. ŞİRKET VE ANONİM-LİMİTED ŞİRKET KAVRAMLARININ IÇERİKLERİ. ..............7 1.1.1. ŞİRKET KAVRAM! ...................................................................................... 7 1.1.1.1. Geniş Anlamda Şirket .................................................................................... 7 1.1.1.2. Dar Anlamda Şirket ........................................................................................ 8 1.1.2. ANONİM ŞİRKET ..................................................................................... 8 1.1.2.1. Anonim Şirketin Önemi. ................................................................................ 8 1.1.2.2. Anonim Şirketin Fonksiyonları ...................................................................... 9 1.1.2.3. Anonim Şirketin Tanımı Ve Unsurları ............................................................ 9 1.1.2.4. Anonim Şirketlerin Tasnifi. .......................................................................... 12 1.1.3. LİMİTED ŞİRKET ..................................................................................... 13 1.2. ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME VE BÖLÜNME NEDENLERİ VE TÜRLERİ ....................................................................................... 14 1.2.1. BİRLEŞME NEDENLERİ VE TÜRLERİ ...................................................... 14 1.2.1.1. İşletmelerin Birleşme Nedenleri ................................................................ 17 1.2.1.2. İşletme Birleşmelerinin Sınıflandırılması .................................................... 22 1.2.2. ANONİM Ve LİMİTED ŞİRKETLERİN BÖLÜNME NEDENLERİ VE TÜRLERİ ....................................................................... 28 1.2.2.1. Bölünme Nedenleri ...................................................................................... 29 1.2.2.2. Bölünme Türleri ........................................................................................... 30 2. TÜRK TİCARET KANUNU'NA GÖRE ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN TASFİYE, BİRLEŞME, BÖLÜNME VE NEVİ DEĞİŞİMİ.35 2.1. ANONİM ŞİRKETLERİN SONA ERMESİ VE TASFİYESİ ....................................... 35 2.1.1. SONA ERME SEBEPLERİ ........................................................................ 35 2.1.1.1. Genel Sebepler ............................................................................................ 35 2.1.1.2. Özel Haller .................................................................................................... 35 2.1.1.3. Sonuçları ...................................................................................................... 36 2.1.1.4. İflas Halinde Tasfiye .................................................................................... 36 2.1.1.5. Şirket Organlarının Durumu ........................................................................ 37 2.1.2. TASFİYE ···················································································· 37 2.1.2.1. Tasfiye Memurları ......................................................................................... 37 2.1.2.2. Tasfiye Memurlarının Görevden Alınması ................................................. 37 2.1.2.3. Aktifleri Satma Yetkisi ................................................................................. 37 2.1.2.4. Tasfiye Memurlarının Yetkilerin Sınırlandırılması Ve Genişletilmesi. ......... 38 2.1.2.5. Tasfiye İşlemleri ............................................................................................ 38 2.1.2.6. Ek Tasfiye ..................................................................................................... 40 2.1.2.7. Tasfiyeden Vazgeçilmesi ............................................................................. 40 2.2. LİMİTED ŞİRKETLERİN TASFİYESİ ......................................................................... 41 _2.3. ANONİM ŞİRKET VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN HÜKÜMLER ........................................ 42 xıx :! 2.3.1. TTK'DA BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN HÜKÜMLERİN YERİ ................................................................. 42 2.3.2. TTK'DA YER ALAN KAVRAMLARIN TANIMLARl.................... ...••••••••••.4 3 2.3.3. BİRLEŞME ....................·······································••••••••••••••••••• ··· 43 2.3.3.1. Birleşme Tanımı Ve Türleri .......................................................................... 43 2.3.3.2. Tasfiye Halindeki Bir Şirketin Birleşmeye Katılması .................................... 44 2.3.3.3. Sermayenin Kaybı Veya Borca Batıklık Halinde Birleşmeye Katılma .......... 45 2.3.3.4. Ortaklık Payları Ve Hakları .................... ................................................... 2.3.3.5. Ayrılma Akçesi ............................................................................................. 46 2.3.3.6. Sermaye Artırımı, Yeni Kuruluş Ve Ara Bilanço ............................................ 46 2.3.3.7. Birleşme Kararı İle Birleşme Tarihi Arasındaki Artış Ve Azalışlar.............. 2 · 3 • 3 • s • . B ı . r 1eşme Sözleşmesi Ve Birleşme Raporu .............................................. 46 48 2.3.3.9. inceleme Hakkı Ve Malvarlığında Değişiklikler ............................................. 49 2.3.3.10. �alvarlığındaki Değişikliklerle İlgili Bilgiler ............................................. 49 2.3.3.11. Blrleşme Kararı ........................................................................................ 50 2.3.3.12. Bırleşmeni.n Hukuki Sonuçları .................................................................. 5 o 2.3.3.13. Sermaye Şırketlerinin Kolaylaştırılmış Şekilde Birleşmesı............. ........ 2.3.3.14. Bölünme .................................................................................................. �� 2.3.3.15. Tür Değiştirme............... ............. .................. ....................................... 3.. KURUM �AR VERGİSİ KANUNU'NA G ÖRE ANONİM VE LİMİTED ŞI. �TLERIN T �SFİYE, BİRLEŞME, DEVİR, NEVİ DEĞİŞTİRME, BOLUNME VE HiSSE DEĞİŞİMİ İŞLEMLERİ ........................................... ••••••63 3.1. 3.2. GENEL AÇIKLAMA ................................................................................................... 63 TASFİYE ••• • •••••••• . • . ••••••• ·························· • ••••••••••••••••••••••••••••••••• •••••••••••••• 63 3.2.1. 3.2.2. 3.2.3. 3.2.4. 3.2.5. 3.2.6. 3.2.7. 3.2.7.1. 3.2.7.2. 3.2.8. TASFiYE DONEMi............................................................................ ••• 64 TASFİYE DÖNEMİNDE ÖNCEKİ DÖNE MDEN DEVREDEN ZARARLARIN MAHSUBUN DA Di . KKATE AL/NACAK SU .. RE ............................................................... 66 TASFİYE DÖNEMİNİN ZARARLA SONUÇLANMAS I DURUMU ................. 68 TASFİYE İŞLEMLERİNDEZAMANAŞIMI ............................................... 73 TASFİYEDEN VAZGEÇİLMESİ................................................••.•••••• •••••74 T / ' "ASF/. ,V 1 EBEV , ; ANNAMEL ERI. ••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••••........................................................................................................................................................................................................................................................................................................................... ••••••••••75 • KAVRAM/ .................................................................. • 77 • ···············•·•••••••••••••••• ••••••••• Tasfiye Dönemi Başındaki Ve Sonundaki Servet Değer i. .......................... ••• Tasfiye Dönemi Başındaki Öz Sermayeye Dahil Olan Ve Olmayan Unsurlar .................................................................................... 7 8 TASFİYE KARiNiN HESAPLANMASI .................... .....................•.••••••••• 81 3.2.8.1. 3.2.8.2. 3.2.8.3. 3.2.8.4. Tasfiye Döneminin Başındaki Servet Değerine Yapılacak ilaveler ................. 82 Tasfiye Dönemi Sonundaki Servet Değerine Yapılacak ilaveler..................... 82 Tasfiye Sırasında Giderler ................................................................................ 83 Tasfiye Sırasında Transfer Fiyatlandırması ..................................................... 83 3.2.9. TASFİYE MEMURLARININ SORUMLULUĞU ......................• .......... •.•••••••• 83 3.2.9. 1. 3.2.9.2. 3.2.9.3. Kurumlar Vergisi Kanunu'na Göre Tasfiye Memurlarının Sor umluluğu•·· 85 Vergi Usul Kanunu'na {VUK) Göre Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu •••90 Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun Uyarınca Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu ................................................... 91 XX 7 SERVET DEĞERi 3.2.10. MÜNFESİH ŞİRKETLER HAKKINDA TASFİYE SONRASI YAPILACAK İNCELEMELER ....................................................................... 92 3.2.11. TASFİYE İŞLEMLERİNİN İNCELENMESİ .................................................... 93 3.2.12. TASFİYE BEYANNAMELERİ ........................................................................ 94 3.2.12.1. Tasfiye Sürecinin Aynı Takvim Yılı İçinde Tamamlanması Halinde ........ 94 3.2.12.2. Tasfiye Sürecinin Birden Fazla Dönemi Kapsaması Halinde...............•.94 3.2.13. TASFİYE KARI ÜZERİNDEN TARH OLUNAN VERGİLERİN ÖDENMESİ 96 3.2.14. TASFİYEDE ÖZELLİKLİ DURUMLAR ............................................................ 96 3.2.14.1. Zarar Mahsubu .................................................................................... 96 3.2.14.2. Özel Maliyet Bedelleri .......................................................................... 97 3.2.14.3. Yenileme Fonu ..................................................................................... 97 3.2.14.4. İlk Tesis Ve Taazzuv Giderleri Ve Peştemallıklar ................................... 98 3.2.14.5. Taşınmaz, İştirak Hisseleri, Kurucu Senetler, intifa Senetleri Ve Rüçhan Haklarının Satışından Doğan Kazanç istisnası .................................. 99 3.2.14.6. Enflasyon Düzeltmesinden Kaynaklanan Olumlu Farkların Tasfiyesi Ve Vergilendirilmesi ............................................................ 100 3.2.14.7. Tasfiye Sonunda Sermaye Hesabının Ortaklara Dağıtımı Ve Tevkifat ........................................................................................ 100 3.2.14.8. Maliye Bakanlığı'na Tanınan Yetki. .................................................... 107 3.3. BİRLEŞME .............................................................................................107 3.3.1. BİRLEŞME TASFİYE HÜKMÜNDEDİR ...................................................... 108 3.3.2. BİRLEŞME KARl ........................................................................................ 109 3.3.3. DEĞİŞTİRME BİRİMİ VE BİRLEŞME PRİMİ ............................................ 111 3.3.4. BİRLEŞME KARiNiN BEYAN EDİLMESİ VE ÖDENMESİ ......................... 112 3.3.5. BİRLEŞME HALİNDE SORUMLULUK ...................................................... 113 3.3.6. BİRLEŞME ÖNCESİ DÖNEMLERDEKİ SORUMLULUK ............................ 113 3.3.7. BİRLEŞME İLE İLGİLİ ÖZELLİKLİ DURUMLAR ......................................... 114 3.3.7.1. Taşınmaz, İştirak Hissele ri, Kurucu Senetler, İntifa Senetleri Ve Rüçhan Haklarının Satışından Doğan Kazanç İstisnası ....................... 114 3.3.7.2. Birleşme Giderleri ................................................................................... 114 3.3.7.3. Birleşilen Kurumlara İlişkin Zararlar ........................................................ 114 3.3.7.4. Birleşen Şirketin, Birleşilen Şirketin Sermaye Payına Sahip Olması ........ 115 3.3.7.5. Birleşilen Şirketin, Birleşen Şirkette Sermaye Payına Sahip Olması ........ 115 3.4. DEVİR ....................................................................................................115 3.4.1. DEVİR İÇİN ARANAN ŞARTLAR ............................................................. 116 3.4.1.1. Birleşme Sonucunda İnfisah Eden Kurum İle Birleşilen Kurum Tam Mükellef Kurum Olmalıdır ........................................................................................ 116 3.4.1.2. Devir Tarihi Nedir? ................................................................................. 117 3.4.1.3. Münfesih Kurumun Devir Tarihindeki Bilanço Değerlerinin, Birleşilen Kurum Tarafından Kül Halinde Devir Alınması ........................................................ 119 3.4.2. DEVİR HALİNDE VERGİLENDİRMEME ŞARTLARJ................................ 120 3.4.2.1. Kurumlar Vergisi Beyannamelerinin Verilmesi ....................................... 121 3.4.2.2. Taahhütname Verilmesi ......................................................................... 123 3.4.3. VERGİLENDİRİLMEME ŞARTLAR/NA UYULMAMASI ............................ 124 3.4.4. DEVİR HALİNDE VERGİNİN ÖDENMESİ ................................................ 124 3.4.5. DEĞİŞTİRME BİRİMİNİN SAPTANMASl ................................................. 125 XX1 3.4.6. DEVİRİŞLEM İ İLEİLGİLİOLARAK ÖZELLİKLi HUSUSLAR ..................... 126 3.4.6.1. Devir Giderleri .............................................................................................. 126 3.4.6.2. Devir Halinde Amortisman Uygulaması .......................................................126 3.4.6.3. Devrolan Şirket Tarafından Ödenen Ve Mahsup Yada İade Konusu Yapılacak Vergiler ...........................................................126 3.4.6.4. Devir Halinde Geçici Vergi Beyanna mesi .....................................................127 3.4.6.5. Devir Halinde Eksik Sermaye Arttırmı Ve İştirak İlişkisi ............................... 128 3.4.6.6. Devir Halinde Ortaya Çıkan Birleşme Primi Veya Farkı ...............................129 3.4.6.7. Devir Halinde KDV Ve Muhtasar Beyannamelerinin Verilmesi ................... 130 3.4.6.8. Devir Halinde Form Ba Ve Form Bs Girişi ..................................................... 130 3.4.6.9. Devir Halinde Kıst Beyannames inin Her İki Kurum Tarafından İmzalanmasını Nasıl Anlamalıyız? .............................................................. 130 3.4.6.10. Devir Halinde Gayrimenkul Ve İştirak Hissesi Satış Kazancı istisnası. 131 3.4.6.11. Devir Nedeniyle Alınan Hisse Senetlerinin Durumu ................................ 132 3.4.6.12. Devir Durumunda Alınan Hisselerin İktisap Tarihi .................................. 132 3.4.6.13. Devir Halinde Devir Kararının Alınması İle Devir Tarihi Arasında Ortaya Çıkacak Farklar ................................................................................................................ 134 3.4.6.14. Hisseleri Krediyle Satın Alınan Firmaların Ana Firmaya Devri Halinde Finansman Giderlerinin Durumu ...................................... 135 3.4.6.15. Devir Nedeniyle Ortaya Çıkan Şerefiyenin Özsermaye Hesaplamalarında Dikkate Alınıp Alınmayac ağı. .................................... 136 3.4.6.16. Devir Durumun da Zarar Mahsubu ............................................................ 139 3.4.7. DEVİR İŞLEMİNEİLİŞKİN ÖRNEK ........................................................ 143 3.5. TÜR DEĞİŞİMİ ...................................................................................... 146 3.5.1. TÜR DEĞİŞİMİ ÖNCESİ VE SONRASINDAKİ KURUMLAR TAM MÜKELLEF OLACAKTIR ............................................................. 147 3.5.2. ESKİ TÜRDEKİ KURUMUN BİLANÇO DEĞERLERİNİN YENİ TÜRDEKİ KURUM TARAFINDAN KÜL HALİNDE DEVRALINIP AYNEN BİLANÇOYA GEÇİRİLMESİ ................................. 147 3.5.3. TÜR DEĞİŞİKLİĞİ SIRASINDA ORTAK SAYILARININ DEĞİŞMESİ SORUNU ........................................................................ 148 3.5.4. TÜR DEĞİŞİKLİĞİ SIRASINDA AL/NAN HİSSELERİN İKTİSAP TARİHİ ................................................................................ 148 3.6. BÖLÜNME ............................................................................................. 148 3.6.1. KURUMLAR VERGİSİ KANUNU' NA GÖRE BÖLÜNME .......................... 148 3.6.1.l. Tam Bölünme ...................................................................................... 151 3.6.1.2. Kısmi Bölünme..................................................................................... 174 3.7. VUK'UN MÜK.298 VE GEÇİCİ 25.MADDELERİNDE YER ALAN ENFLASYON DÜZELTMESİ HÜKÜMLERİNİN TASFİYE, BİRLEŞME, DEVİR, VE BÖLÜNME HALLERİNDE UYGULANMASI ................................... 218 3.7.1. GENEL AÇIKLAMA ................................................................................ 218 3.7.2. ENFLASYON DÜZELTME FARKLAR/ ..................................................... 219 3.7.3. KONUYA İLİŞKİN MUKTEZALAR .......................................................... 221 3.7.4. KONUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ ..................................................... 223 3.7.4.l. Başka Bir Hesaba Nakil ........................................................................... 223 3.7.4.2. İşletmeden Çekilme ............................................................................... 224 xxıı 3.8. DEVİR VE BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİLENDİRME ..................................... 230 3.8.1. DEVİR VE TAM BÖLÜNME HALİNDE VERGİLEME VE BEYAN............ 230 3.8.2. KISMİ BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİLEME ..................................... 231 3.8.3. BÖLÜNME HALLERİNDE VERGİNİN ÖDENMESİ ................................ 232 3.8.3.1. Tam Bölünme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi ....................................... 232 3.9. HİSSE DEĞİŞİMİ •••••••••••••••••• ·••·•··••••·•••···••••·••·•••••••••• ...................................233 3.9.1. HİSSEYİ DEVRALACAK ŞİRKETİN TAM MÜKELLEF OLMASI ................. 234 3.9.2. ŞİRKETİN YÖNETİMİ VE HİSSE SENEDİ ÇOĞUNLUĞUNU ELDE EDECEK ŞEKİLDE VE BELLİ BÜYÜKLÜKTE HİSSELERİN DEVRALINMASI ................................................................................ 234 3.9.3. DEVRAL/NAN HİSSE SENETLERİNİN KARŞILIĞINDA BU ŞİRKETİN ORTAKLAR/NA KENDİ ŞİRKETİNİN SERMAYESİNİ TEMSİL EDEN İŞTİRAK HİSSELERİNİN VERİLMESİ ............................................... 234 3.9.4. HİSSELERİ DEVRALANLA HİSSELERİ DEĞİŞİME KONU EDİLEN KURUMLAR SERMAYE ŞİRKETİ OLMALIDIR ................................. 235 3.9.5. EN FAZLA YÜZDE ONLUK BİR NAKİT ÖDEME YAPILABİLİR .............. 235 4. DİĞER VERGİ KANUNLARINDA YER ALAN DEVİR VE BÖLÜNMEYE İLİŞKİN DÜZENLEMELER ...................................................... 239 4.1. GELİR VERGİSİ KANUNU'NDA BİRLEŞME VE BÖLÜNME İŞLEMLERİ ............... 239 4.2. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME İŞLEMLERİ .239 4.2.1. TAM BÖLÜNME HALİNDE DEVREDEN KDV'NİN BÖLEN KURUMLARDA PAYLAŞILMASl ....................................................... 241 4.2.2. KISMİ BÖLÜNME HALİNDE DEVREDEN KDV'NİN DURUMU ............. 243 4.3. DAMGA VERGİSİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ. .......... 244 4.4. HARÇLAR KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ ........................ 244 4.5. GİDER VERGİLERİ KANUNU'NDA DEVİR VE BÖLÜNME HÜKÜMLERİ ........... 245 5. BİRLEŞME VE BÖLÜNMEYE İLİŞKİN MEVZUAT DÜZENLEMELERİ ................................................................................................ 249 5.1. KURUMLAR VEGİSİSİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER ........................................... 249 5.1.1. KVK HÜKÜMLERİ .............................................................................. 249 5.1.1.1. Tasfiye .......................................................................................................... 249 5.1.1.2. Birleşme ...................................................................................................... 252 5.1.1.3. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi ..............................................................252 5.1.1.4. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme ................... 253 5.1.1.5. Ödeme Süresi ............................................................................................. 255 5.1.2. KVK TEBLİGLERİNDE YER ALAN DÜZENLEMELER .............................. 255 5.1.2.1. Örnek 1 ....................................................................................................... 256 5.1.2.2. Örnek 2 ...................................................................................................... 256 5.1.2.3. 17.1.1. Tasfiyeni n Zararla Kapanması Halinde Düzeltme .......................... 256 5.1.2.4. 17.1.2. Tasfiyede Zamanaşımı ................................................................... 257 5.1.2.5. 17.2. Tasfiyeden Vazgeçilmesi ................................................................... 258 5.1.2.6. 17.3. Tasfiye Beyannameleri ...................................................................... 258 5.1.2.7. 17.4. Tasfiye Karı........................................................................................ 259 xxııı 5.1.2.8. 17.5. Servet Değeri ...................................................................................... 260 5.1.2.9. 17.6. Tasfiye Memurlarının Sorumluluğu ..................................................... 260 5.1.2.10. 17.7. Tasfiye İşlemlerinin İncelenmesi. .................................................... 261 5.1.2.11. 17.8. Tasfiye Edilerek Ticaret Sicilinde Tüzel Kişiliği Sona Eren Kurumlar Vergisi Mükellefleri Hakkında Yapılacak Tarhiyatlar .............. 262 5.1.2.12. 18. Birleşme ............................................................................................ 262 5.1.2.13. 19.2.3. Bölünme İşlemlerinde Hisse Devri .............................................. 274 5.1.2.14. 19.3. Devir Ve Bölünmeye İlişkin Ortak Hususlar ................................... 274 5.1.2.15. 19.3.1. Alınan Hisse Senetlerinin Durumu ............................................... 274 5.1.2.16. 19.3.2. Amortisman Uygulaması ............................................................. 276 5.1.2.17. 19.3.3. Devir Ve Bölünmelerde Elde Edilen Hisselerin İktisap Tarihi. 276 5.1.2.18. 19.4. Hisse Değişimi. .................................................................................276 5.1.2.19. 20. Devir, Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergilendirme ........... 279 5.1.2.20. 20.1. Devir Halinde Vergilendirme Ve Beyan .......................................... 279 5.1.2.21. 20.2. Tam Bölünme Halinde Vergileme Ve Beyan ................................... 280 5.1.2.22. 20.3. Kısmi Bölünme Ve Hisse Değişimi Hallerinde Vergileme ............... 282 5.1.2.23. 21. Verginin Ödenmesi ............................................................................. 282 5.1.2.24. 21.1. Ödeme Süresi .................................................................................. 282 5.1.2.25. 21.2. Tasfiye Ve Birleşme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi .................... 282 5.1.2.26. 21.3. Devir Ve Tam Bölünme İşlemlerinde Verginin Ödenmesi .............. 283 5.1.2.27. 21.4. Muhtasar Beyannameler Üzerinden Tahakkuk Eden Vergilerin Ödenmesi ................................................................................. 284 5.2. TÜRK TİCARET KANUNU HÜKÜMLERİ .......................................................... 284 5.2.1. F) BİRLEŞME, BÖLÜNME VE TÜR DEĞİŞTİRME ....................................... 284 5.2.1.1. 1 - Uygulama Alanı Ve Kavramlar .................................................................... 284 5.2.1.2. il - Birleşme .................................................................................................... 285 5.2.1.3. 111 - Bölünme .......................................................................................................... 296 5.2.1.4. iV- Tür Değiştirme .......................................................................................... 304 5.2.1.5. V - Ortak Hükümler ......................................................................................... 308 5.2.1.6. VI - Ticari İşletme ile ilgili Birleşme Ve Tür Değiştirme ................................ 309 5.3. BAKANLIK TARAFINDAN ÇIKARILAN GENELGE VE TASLAKLAR ..................... 309 5.3.1. TÜR DEĞİŞİMİNE İLİŞKİN SÖZLEŞME ÖRNEĞİ .......................................... 309 xxıv GİRİŞ 1980'li yıllardan itibaren dünya ekonomisinin giderek hızlanan bir küreselleşme sürecine girmesiyle birlikte, uluslararası ticaret hacminde meydana gelen artışlar, ülkelerin ekonomik ve mali sistemlerinde önemli etkiler meydana getirmiştir. Bu yeni uluslararası ekonomik düzenin bir zorlaması ve gereği olarak ülkeler ticaret ve sermaye piyasalarını hızla liberalize etmişler ve uluslararası sermayenin serbestçe hareket etmesine imkan tanımışlardır. Küresel anlamda meydana gelen bu gelişmeler bazı çevrelerce olumlu olarak nitelendirilirken, bazen de sebep olduğu ekonomik bağımlılık, finansal krizler, kültürel yozlaşma ve çevresel sorunlar nedeniyle eleştirilmiştir. Bu süreçte ülkelerin endişe ettikleri en önemli konulardan birisi de küreselleşmenin ülkelerin vergi sistemlerini ve vergi gelirlerini ne şekilde etkileyeceği ile ilgilidir. Küreselleşme ile artan uluslararası bütünleşmenin ortaya çıkardığı hızlı teknolojik gelişmeler, ülkelerin vergileme hak ve kapasiteleri üzerinde önemli etkiler yapmıştır. Küreselleşmenin vergi sisteml erini etkilemeye başlaması, doğal olarak ülkelerin vergilemeye ilişkin politikalarını gözden geçirmelerine yol açmıştır. Küreselleşme; ülkeleri, bir yandan vergi oranlarını indirmek suretiyle vergi tabanlarını genişleterek vergilendirme kaynaklı olası olumsuzlukları ortadan kaldırmaya zorlarken, diğer taraftan sermaye hareketlerindeki serbestleşmeden mümkün olduğu kadar çok yararlanabilme amacıyla daha uygun ortamlar yaratma konusunda da teşvik oluşturmuştur. Gerçekten de sermaye hareketlerinin önündeki engellerin ortadan kalkması ve teknolojideki gelişmeler vergiyi uluslararası ticaret ve yatırım kararlarında önemli bir faktör haline getirmektedir. Artan teknolojik olanaklarla desteklenmiş yeni uluslararası ortam, çok uluslu şirketler açısından, mekansal farklılıkların giderek önem kaybetmesine ve fiziki yerleşmenin karar süreçlerindeki eski öneminin azalmasına yol açmaktadır. Bu kapsamda ülkeler ulusal mevzuatlarını bu uluslararası konjonktüre uygun hale getirmeye çalışmaktadır. Hiç kuşkusuz ülkemizde 21.06.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5520 Sayılı Kurumlar Yergisi Kanunu 1 da bu kapsamda yapılmış olan bir değişikliktir. Bu kanunda tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi değişimi ve hisse değişimi işlemleri 5422 1 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu 21.06.2006 Tarih ve 26205 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış ve O1. O1.2006 tarihinden geçerli olmak üzere yürürlüğe girmiştir. ı Sayılı Kuıumlar Vergisi Kanunu'nun 2 aksine daha detaylı bir şekilde düzenlenmiştir. Tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi değişimi ve hisse değişimi işlemleri dar anlamda vergi hukukunu ilgilendirmesine karşın; aslında bu işlemler işletme iktisadında "yeniden yapılandırma" olarak adlandırı!maktadır. Genel olarak sermaye şirketlerinin faaliyet alanlarında ve yapılarında gerçekleştirilen değişiklikler yeniden yapılanma olarak adlandırılır. Sermaye şirketleri açısından yeniden yapılandırma modelleri yukarıda belirttiğimiz üzere tasfiye, birleşme, nevi değişikliği, hisse değişimi ve bölünme olarak sınıflandırılabilir. Yeniden yapılandınna modellerinin ortak nedenleri; yaşanan ekonomik krizler neticesinde maliyetlerdeki artış sonucunda kaynak temininde yaşanan sıkıntıya, verimliliğin arttırılması veya atıl ve verimsiz işletmelerin ekonomiye kazandırılması düşüncesine, belirli sektörlerde yaşanan arz fazlalığı nedeniyle yatırımları bu sektörlere yöneltme güdüsüne; ortaklar arasında yaşanan ihtilaflar neticesinde şirket yapısının değiştirilmesi ihtiyacına, vergisel anlamda korunma sağlanma düşüncesine, rekabet kabiliyetinin artırılması isteğine; verimli olmayan alanlarda gerçekleştirilen yatırımların tasfiyesine, aynı şirket çatısı altında gerçekleştirilen birden çok faaliyetin ayrıştırılmasına ve mevzuat değişikliklerinin yeniden yapılandırmayı gerektirmesine dayanmaktadır. 3 Gelişim ve gerekçelerine yer verdiğimiz yeniden yapılandırma modelleri arasında yer alan birleşme ve nevi değişikliği müesseselerine yönelik hukuki düzenlemeler 21.yüzyılın ikinci yarısından itibaren çoğu ülke hukuk sistemlerinde, şirketlerin kuruluş hükümleri ile birlikte yerini almış iken; piyasa yapısında meydana gelen değişiklikler, yeni ekonomik piyasa düzeni, rekabet koşullarında ve maliyetlerde yaşanan artış sebepleri ile yeniden düzenlenmesine ihtiyaç duyulan bölünme müessesesine ise yakın tarihlerde hukuk sistemlerinde yer verilmeye başlanmıştır. 4 Tüm bu gelişmelerin sonucunda günümüzde birleşme, devralma ve bölünme işlemleri anonim ve limited şirketler açısından önemli bir konu haline gelmiştir. Özellikle ülkemiz açısından yabancı sermaye girişinin hızlandığı son birkaç yıl içinde birleşme ve devralmalar ayrı bir önem kazanmıştır. Çok uluslu yabancı şirketler ülkemiz iç pazarına devralmalar yolu ile hızlı bir şekilde girmeye başlamışlardır. Dolayısı ile vergi hukukumuzda yer alan düzenlemeler de bu girişimleri bazı durumlarda 2 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi K anunu I0.06.1949 Tarih ve 7229 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş, 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu ile yürürlükten kaldırılmıştır. 3 Mehmet Akuğur, Türk Hukukunda Anonim Ortaklıkların Bölünmesi, Vedat Kitapçılık, 2005, İstanbul, s. 5. 4 Hülya Çoştan, Anonim Ortaklıklarda Bölünme, Turhan, Ankara, 2004, s.5. 2 engellememek, bazı durumlarda ise teşvik etmek amacı ile konuyu ele almaktadır. Hiç kuşkusuz vergi hukuku tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi ve hisse değişimi işlemlerinin sonucu ile ilgilenmektedir. Bu işlemler temel olarak ticaret hukuku alanında meydana gelmektedir. Ancak aslında olay bu kadar da basit değildir. Çünkü hisse senetleri borsada işlem gören bir bankanın içinde bulunduğu birleşme veya devralma işleminin ticaret hukukunu, vergi hukukunu, banka hukukunu, sermaye piyasası hukukunu ve belli bir ölçeğin üzerinde olan bankalar için de rekabet hukukunu ilgilendiren yönleri bulunmaktadır. Tasfiye, birleşme, devir, bölünme, nevi ve hisse değişimi işlemlerinin bu kadar çok hukuk dalını ilgilendirmesine karşın tüm bu işlemlerin incelenmesi bu çalışmamızın amacını aşacaktır. Bu nedenle de, bu çalışmada temel olarak bu işlemlerin vergi hukukunu ilgilendiren yönleri ele alınacaktır. Fakat ticaret hukuku açısından da kanun maddeleri esas alınarak kısaca bilgi verilecektir. 3 BİRİNCİ BÖLÜM ANONİM ve LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME VE BÖLÜNME NEDENLERİ VE TU •• RLERI • 1. ANONiM VE LiMİTED ŞiRKETLERİN BİRLEŞME VE BÖLÜNME NEDENLERi VE TÜRLERİ 1.1. ŞiRKET VE ANONİM-LİMİTED ŞİRKET KAVRAMLARININ İÇERİKLERİ 1.1.1. ŞİRKET KAVRAMI İktisadi hayatın temel kavramlarından biri ticarettir. Zira insanlar arasında mübadele yolu ile alışveriş yapılması olarak nitelendirebileceğimiz ticaretin kapsamı aynı zamanda bize, bir toplumun veya devletin iktisadi hayatının olumlu veya olumsuz seyri hak.kında önemli bilgiler verecektir. Bu yapısıyla ticaret, iktisadi hayatın bir parçası niteliğindedir ve oldukça eski bir tarihe sahiptir. Ticari faaliyet kişisel olarak yerine getirilebileceği gibi, birkaç kişiden oluşan gruplarca, yani kollektif olarak da yürütülebilir. Gerek kişisel gerek kollektif girişim ve faaliyetler ticaret hukuku içerisinde yer alırlar. Şirketler hukukunun konusu ortak girişim ve faaliyetlerdir. Şirket ilişkisinin tarifi, Fransız Medeni Kanunu'nda şu şekilde yer almaktadır: "Şirket, iki veya daha fazla kimsenin kazanç paylaşmak amacıyla herhangi bir şeyi birleştirmek hususunda anlaştıkları akittir". 5 Ortaklık veya şirket kavramı, kapsamı bakımından geniş ve dar anlamda olmak üzere iki şekilde kullanılmaktadır. 1.1.1.1. Geniş Anlamda Şirket Geniş anlamda şirket, sözlük anlamı itibarıyla şirkettir. Bununla, bir girişimde, bir faaliyette, hukuki veya fiili bir durumda, herhangi bir tarafta birden fazla kişinin bir araya gelmesi anlatılmak istenir. 6 Bu haliyle şirket kavramı oldukça geniş bir anlam ifade eder. Öyle ki, özel hukuka giren birçok müessese ( dernek, vakıf, ticaret şirketleri, miras şirketi... gibi) bu kavrama dahil olduğu gibi, kamu hukuku içinde yer alan bazı kuruluşlar dahi geniş anlamda şirket (ortaklık) olarak kabul edilirler. Geniş anlamda şirket ifadesi kullanıldığında önemli olan husus, birden fazla kişinin bir araya gelmiş olmalarıdır. Bu kişilerin ne için bir araya geldiklerinin hiçbir önemi yoktur. 5 Reha Poroy-Ü nal Tekinalp-Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, 8.Baskı, İstanbul, Beta, 2000, s. 8. 6 İbrahim Arslan, Şirketler Hukuku Bilgisi, l O.Baskı, Konya, Mimoza, 2005, s.3 7 Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri Bu anlamdaki şirketlerin bazıları tüzel kişilik kazanmış olabilirler. Buna karşılık diğer bazılarının, kendilerini oluşturan kişilerden farklı ve onlardan bağımsız kişilikleri bulunmayabilir. Örneğin; demek, vakıf ve ticaret şirketlerinin tüzel kişiliklerinin bulunmalarına karşılık miras şirketi ve adi şirketin tüzel kişilikleri yoktur. Bunlarda, söz konusu şirket ilişkisi doğrudan doğruya ortaklar üzerinde etkisini gösterir. 1.1.1.2. Dar Anlamda Şirket Sözlük anlamından ve geniş anlamda şirket kavramından farklı olarak dar anlamda şirket kazanç sağlamayı hedef edinen mal ve kişi topluluklarıdır. Geniş anlamda şirkette, topluluğun hangi amaçlarla ve nasıl bir araya geldiği önem taşımaz; oysa dar anlamda şirketten söz edebilmek için kazanç sağlama amacının varlığı gereklidir. 7 1.1.2. ANONİM ŞİRKET Anonim şirketler modem ekonomik sistem içinde yer alan bütün toplumlar açısından büyük önem taşımaktadır. Bu önem kendisini özellikle sermayenin tabana yayılması ve tasarrufların yatırıma dönüşmesi bakımından hissettirir. Şahıs şirketlerinde payın devredilmesi veya ortaklar arasında değişiklik yapılması oldukça zordur ve kural olarak oy birliğini gerektirir. Anonim şirketlerde ise, hisse senetlerinin ciro yoluyla devredilmesi ortaklar arasındaki değişiklikleri oldukça kolaylaştırmaktadır. 1.1.2.1. Anonim Şirketin Önemi Anonim şirketler esasen çok ortaklı olarak düşünülmüştür. 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 8 (TTK) uyarınca kuruluşta en az beş kişiye ihtiyaç bulunmasına karşılık, ortak sayısının üst sının bakımından herhangi bir limit yoktu. Bununla birlikte 6102 Sayılı yeni ITK 9 uyarınca anonim şirketler, tek bir gerçek kişi veya tüzel kişi tarafından da kurulabilmektedir. Genel anlamda şirket sözleşmesi, ortaklar arasındaki iktisadi birliği sağladığına göre, ortaklar için anonim şirketin önemi ortak sayısıyla doğru orantılı olarak artacaktır. Çünkü şirket ilişkisine giren çok sayıda 7 İbid. 8 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 09.07.1956 Tarih ve 9353 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 9 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu 14.02.2011 Tarih ve 27846 Sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 8 Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 9 insanın anonim şirketten beklentileri olan kar payının elde edilebilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerekecektir. Anonim şirket sadece ortaklar bakımından değil, toplum açısından da önemlidir. Çünkü anonim şirket ortakları şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı sınırlı sorumludur. Bu sınırlı sorumluluk nedeniyle, gerektiğinde toplumun bilgilendirilmesi ve korunması gerekir. 1.1.2.2. Anonim Şirketin Fonksiyonları Anonim şirketlerin en önemli fonksiyonu, küçük ve atıl tasarrufların değerlendirilerek yatırıma yönlendirilmesine yardımcı olmasıdır. Anonim şirketin bu fonksiyonu özellikle halka açık şirketlerde kendisini gösterir. Kapalı anonim şirketler ise daha çok aile veya yakınlar arasında kurulduğu için bu fonksiyonun işlerlik kazandığı söylenemez. Anonim şirketlerin diğer bir fonksiyonu mülkiyetin tabana yayılmasına yardımcı olmasıdır. Sınırlı sorumluluk esası çerçevesinde şirket çalışanlarının, işçilerin, memurların, serbest meslek mensuplarının ve diğer kimselerin anonim şirkete rahatlıkla ortak olmaları mümkündür. 1.1.2.3. Anonim Şirketin Tanımı ve Unsurları 1.1.2.3.1. Anonim Şirketin Tanımı 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 329.maddesinde yapılan tanıma göre; "Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir." Aynı maddenin 2.fıkrasında "Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur. " hükmü yer almaktadır. 1.1.2.3.2. Anonim Şirketin Unsurları Ticaret Ünvanı Ünvan, anonim şirketlere özgü bir unsur değildir. Bütün ticaret şirketlerinin tanımlarında "ünvan" unsuru mevcuttur ve şirket sözleşmelerinin de mecburi kayıtlarındandır. Ayrıca ticaret şirketleri TTK'nın 16.maddesi gereğince tacirdirler ve bu sıfatla bir unvan seçip kullanmak mecburiyetindedirler (TTK Md. l8). Anonim şirketlerin kullanacakları ticaret unvanının yapısı ve şekli Kanun'da belirtilmiştir (TTK Md.39-49). Buna göre, anonim şirketin ticaret unvanı şirketin konusunu ve nevini gösterecek bir ibareyi ihtiva etmelidir. Ancak, şirketi 10 diğer şirketlerden ayırt edebilmek için ticaret unvanına bazı ekler getirilebilir (TTK Md.46). Sermaye ve Özellikleri Diğer şirketlerden farklı olarak anonim şirket sermayesinin bazı özellikleri vardır. Bu özellikler kısaca: 1.1.2.3.2.1.1. Esas sermaye Anonim şirketlerde kural olarak esas sermaye sistemi geçerlidir. Her ne kadar Türk Ticaret Kanunu'nun 329.maddesi bütün anonim şirketlerin bu sisteme tabi olduğu izlenimi vermekte ise de Sermaye Piyasası Kanunuıo (SPK Md.12) ile Türk Hukukunda bazı anonim şirketlerin kayıtlı sermaye sistemini benimsemeleri mümkün hale gelmiştir. 11 1.1.2.3.2.1.2. Muayyen (Belirli) Sermaye Esas sermaye olarak sözleşmeye geçirilen miktar muayyen (belirli) hale getirilmektedir. Anonim şirketlerde geçerli olan esas sermaye sisteminde, ortaklar tarafından taahhüt edilen sermaye paylarının toplamı muayyen sermayeyi oluşturur. Bu sistemin bir gereği olarak gerek şirketin kuruluşu gerek sermaye arttırımı yapılması durumunda şirket sermayesi belirlenerek sözleşmeye geçirilir. Ticaret siciline tescil edilir ve bu miktarın değiştirilebilmesi için kanunda aranan şekil şartlarının yerine getirilmesi gerekir. Muayyen sermaye özelliğinin diğer bir sonucu da, anonim şirketlerde kuruluşun gerçekleştirilebilmesi için öngörülen asgari sermaye miktarının ortaklar tarafından taahhüt edilmesidir. 12 1.1.2.3.2.1.3. Paylara Bölünmüş Sermaye Anonim şirket sermayesinin en önemli özelliği paylara bölünmüş olmasıdır. Çünkü bu şirketlerde ortak kavramından çok pay kavramı önem 10 2499 Sayılı Sermaye Piyasası Kanunu 30/7/1981 tarihli ve 17416 sayılı Resmi Gazete'de yayıml anarak yürürlüğe girmişt ir. : �Ruknettin_Kurnkale, Anonim�irketler, Seçkin� Ankara, 2003, s.60. Osman Kıper, Uygulamada Tıcaret Şirketleri , lstanbul , Beta, 1996, s.44 l. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve BölOnme Nedenleri ve Türleri 11 taşır. Genel kurul toplantılarında alınacak kararların görüşülmesi sırasında önemli olan ortak sayısı değil pay sayısıdır. Bu sebeple, her ortağın oy hakkı, temsil ettiği paya göre belirlenir. Şirket esas sözleşmesinde aksine hüküm olmadıkça, yani imtiyazlı paylar teşkil ettirilmedikçe bu kuralın değiştirilmesi mümkün değildir. Ancak Sermaye Piyasası Kanunu ile kabul edilen oydan yoksun paylar bu kuralın istisnasını teşkil eder. 13 Tüzel Kişiliğin Bulunması Tüm ticaret şirketlerinde olduğu gibi anonim şirketin de tüzel kişiliği vardır. Tüzel kişilik, kuruluş işlemlerinin tamamlanarak şirket esas sözleşmesinin ticaret siciline tescil edilmesiyle kazanılır. Tüzel kişiliğin kazanılmasından itibaren anonim şirket hak ve yetkilerini kullanmaya başlar. Yükümlülük altına girebilir. Şirketin tescilden önce yaptığı işlemler "adi şirket" hükümlerine tabidir. Tescilden önceki dönemde girilen yükümlülükler kural olarak kuruculara aittir. Bunların anonim şirkete ait olabilmesi için tescilden itibaren üç ay içinde şirket tarafından kabul edilmiş olması gerekir (TTK Md.355/2). Şirketin Bütün Mal Varlığı İle Sorumlu Olması Anonim şirket esas sermayeli olmasına rağmen şirket alacaklılarına karşı sorumluluğunun sınırını mal varlığı oluşturur. Türk Ticaret Kanunu'nda borçlarından dolayı anonim şirketin mameleki (mal varlığı) ile sorumlu olduğu belirtilmiştir (TTK Md.329). Ancak bunu sınırsız sorumluluk olarak anlamak daha doğru olur. Çünkü borçlar hukuku sistemimizde kural olarak kabul edilen sınırsız sorumluluğun esasını mal varlığı ile sorumluluk oluşturmaktadır. Yani, herhangi bir şahsın alacaklıya karşı sorumluluğunun ölçüsü, sahip olduğu mal varlığıdır. 14 Ortakların Sınırlı Sorumlu Olması Şirket tüzel kişiliğinin sorumluluğundan farklı olarak, şirket borçlarından dolayı ortakların sorumluluğu, şirkete getirmeyi taahhüt ettikleri sermaye ile sınırlıdır. Anonim şirketin sınırlı sorumlu olma özelliği buradan kaynaklanmaktadır. Burada sınırlı sorumlu olan, anonim şirketin kendisi değil ortaklardır. 13 Arslan, a.g.e., s.143. 14 Kumkale, a.g.e., s.186. Tasfiye, Devir, Birleşme, Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri 12 Her Türlü İktisadi Amaç ve Konuda Faaliyet Gösterebilme Anonim şirketin amacına ulaşabilmesi için hangi alanda faaliyet göstereceğinin önceden bilinmesi gerekir. Bu sebeple, anonim şirketin konusu esas sözleşmede açıkça gösterilmek zorundadır (TTK Md.339/2). Çünkü, tüzel kişiliği haiz bulunan anonim şirketin ve organlarının ehliyeti, "şirketin konusu" diye tabir edilen faaliyet alanlarına göre belirlenecektir. Konu haricinde yapılan işlemlerin herhangi bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Borçlar hukuku ile ticaret hukuku arasındaki bağlantı dikkate alındığında kanuna, kamu düzenine, ahlak ve adaba aykırı olmamak şartıyla, her türlü iktisadi konularla iştigal etmek üzere anonim şirket kurulması mümkündür. Bu şirketin ehliyeti, esas sözleşmesinde belirlenen konu çerçevesinde mevcuttur. Konu dışına çıkıldığında gerek şirket gerek temsilci organları ehliyetsiz durumdadır ve yapılan işlemlerin bir bağlayıcılığı yoktur. Fakat esas sözleşmede belirlenen konular dışında da faaliyet gösterilmek isteniyorsa öncelikle sözleşmenin ilgili maddesinin genel kurul kararı ile değiştirilmesi gerekir. 15 1.1.2.4. Anonim Şirketlerin Tasnifi Ülkemizde sermaye piyasasının yerleşmesiyle birlikte bazı faaliyetlerin ancak anonim şirketler tarafından yerine getirilebileceği esası kabul edilmiştir. Bu durum, diğer şirketlere nazaran anonim şirkete verilen önemin en belirgin göstergesidir. Çünkü, sadece anonim şirketlere hasredilen faaliyet konuları genellikle büyük sermaye birimlerini ve güveni gerektirmektedir. Bankacılık, sigortacılık, döviz büfesi işletilmesi gibi faaliyetler ancak anonim şirketler tarafından gerçekleştirilebilir. Ayrıca bu şirketlerin kendilerine has mevzuatları bulunmaktadır. Dolayısıyla kuruluşlarına ve sermayelerine ilişkin hükümlerle bu şirketlerin işleyişleri çoğu zaman Türk Ticaret Kanunu'na göre farklılıklar arz etmektedir. Ancak bu şirketlerin kendi mevzuatında hüküm bulunmaması durumunda doğal olarak Türk Ticaret Kanunu'nun anonim şirketle ilgili maddeleri (TTK Md.329- 563) uygulanacaktır. Anonim şirket tasnifinde kullanılan klasik kıstaslardan biri şirketin halka açık olması veya kapalı şirket olmasıdır. Anonim şirketler bütün dünyada çok ortaklı yapılar olarak tasavvur edilmektedir. Ancak bazı avantajlarından yararlanmak düşüncesiyle az sayıda ortağın veya ailelerin ticari faaliyetlerini anonim şirket adı altında yürüttükleri bir gerçektir. 15 Arslan, a.g.e., s.8. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 13 Kapalı anonim şirket denilen bu şirketlere sonradan katılmak genellikle çok zordur. Buna karşılık, yapısına uygun olarak bazı anonim şirketlerin çok sayıda ortaktan oluştuğu görülür. Genellikte düşük oranlı paya sahip ortakların oluşturduğu halka açık anonim şirketlerde yönetici kadro bazı yönlerden diğer ortaklardan ayrılır. Bu şirketlerde esasen başkalarının mal varlığını yönetme ilkesi geçerlidir. 16 Hangi anonim şirketlerin halka açık sayılacağı Sermaye Piyasası Kanunu'nda (SPK) belirlenmiştir. Sermaye Piyasası Kanunu halka açık anonim şirket sayılabilmek için iki ölçü kullanmaktadır. Bunlardan birincisi, hisse senetlerinin halka arz edilmesidir. Şayet hisse senetleri açısından halka arz gerçekleşmişse, bu senetleri kaç kişinin aldığına bakılmaksızın o şirket halka açık anonim şirket olarak kabul edilecektir (SPK Md.3/9). Halka açık şirket sayılma bakımından kullanılan ikinci ölçü ortak sayısıdır. Sermaye Piyasası Kanunu' na göre, hisse senetlerinin halka arz edilmesi söz konusu olmasa bile, ortak sayısının 250'yi aştığı tespit edildiği takdirde o anonim şirket halka açık anonim şirket olarak kabul edilir. 1.1.3. LİMİTED ŞİRKET Daha önceki mülga TTK'da olduğu gibi yeni TTK da limited şirket konusunda detaylı düzenlemeler yapmamış bir çok konuda anonim şirketlere atfen konuyu düzenlemiş, sadece ayrık durumlarda limited şirketler konusuda hükümlere yer vermiştir. Biz de burada limited şirket konusunda detaylı açıklamalar yerine limited şirket hakkında sadece temel bilgileri vermekle yetineceğiz. Limited şirket TTK'nın 573.maddesinde tanımlanmıştır. Söz konusu maddede, limited şirketin, bir veya daha çok gerçek veya tüzel kişi tarafından bir ticaret unvanı altında kurulacağı; esas sermayesinin belirli olup, bu sermayenin esas sermaye paylarının toplamından oluştuğu belirtilmiştir. Anonim şirketlerde olduğu gibi limited şirket de bir sermaye şirketi olduğundan, ortaklar, şirket borçlarından sorumlu değildir ve sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlüdürler. Yine limited şirketler anonim şirketler gibi kanunen yasak olmayan her türlü 16 Arslan, a.g.e., s. 156. Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri 14 ekonomik amaç ve konu için kurulabilmekle birlikte (TTK Md. 573), diğer kanunlarda yer alan kısıtlamalar nedeniyle bazı faaliyet konularını �. limited şirketler tarafından yerine getirilmesi fiilen mümkün değildir (Ozellikle Bankacılık Kanunu ile Sermaye Piyasası Kanunu'nda buna ilişkin kısıtlamalar yer almaktadır). Ancak limited şirketlerde ortak sayısı elliyi (50) aşamaz ve limited şirket tek ortağı kendisi olacak şekilde kendi paylarını iktisap edemez. Limited şirketin ayrıca asgari on bin (10.000) ti.irk lirası sermayeye sahip olması gerekir. Limited şirketler hakkında sadece bu kadar bilgi verilecek olup, detaylı bilginin başka kaynaklardan bakılması gerekmektedir. 1.2. ANONİM VE LİMİTED ŞİRKETLERİN BİRLEŞME VE BÖLÜNME NEDENLERİ VE TÜRLERİ 1.2.1. BİRLEŞME NEDENLERİ VE TÜRLERİ İki veya daha faz la anonim şirketin bir araya gelmek suretiyle tüzel kişiliklerini kaybedip yeni bir tüzel kişilik oluşturmaları birleşme (konsolidasyon) kavramı ile ifade edilmektedir. 17 Birleşmeye ilişkin Türk ve yabancı literatürde farklı tanımlamalar mevcuttur. Bu tanımlarda genel itibarıyla birleşme ve devir birlikte kullanılmıştır. Farklı çevrelerde birleşme ve devir yerine geçen füzyon, acquisition, merger, konsolidasyon kelimeleri kullanılmaktadır. Literatürde yer alan bazı tanımlar şu şekildedir: 18 Genel anlamda füzyon iki ya da daha fazla işletmenin faaliyetlerinin birleştirilmesine verilen addır. Füzyon, satın alma-devralma veya birleşme şeklinde iki yöntemle olabilmektedir. Satın alma veya devralma (acquisition); bir işletmenin diğer bir işletme veya işletmeleri tüm aktif ve pasifleriyle satın almasıdır. Satın almada, devralınan işletmenin tüzel kişiliği sona erer, devralan işletmenin tüzel kişiliği devam eder. Birleşmede (merger, konsolidasyon) ise; her iki şirketin (şirketlerin) tüzel kişilikleri sona erer ve yeni bir tüzel kişiliğe sahip bir işletme kurulur. Birleşen işletmeler hem ekonomik hem de hukuksal bağımsızlıklarını 17 Öztin Akgüç, Finansal Yönetim, İstanbul, Muhasebe Enstitüsü Yayını, No.63, J994, s.42. 18 Orhan Çelik, Şirket Birleşmeleri ve Birleşmelerde Şirket Değerlemesi, Ankara, Turhan Kitabevi, I 999, s.23. Anonim ve Limited irketlerin Birle me ve BölUnme Nedenleri ve Türleri 15 kaybeder ve ortaya yeni bir işletme çıkar. 19 İşlemenin başka bir işletmeyi nakit veya başka değerler vererek elde etmesine sa tın alma, kendi iştirak paylan karşılığında devralınan şirketleri kendi şirketine ortak yaparak yapılan alımlara ise devir diyebiliriz. 20 Literatürde genelde işletme birleşmelerini ifade eden "merger, acquisition, consolidation" sözcükleri eş anlamlı olarak kullanılmaktadır. Bir kısım yazarlar, yaklaşık aynı büyüklükt eki işletmelerin birleşmelerini ifade etmekte acquisition (satın alma-devralma) kavramını kullanmışlardır. Birleşen işletmelerin kişiliklerini ortadan kaldırıp yeni bir işletmenin ortaya çıkması şeklinde olan birleşmeleri ifade etmede consolidation (konsolidasyon) kavramı kullanılmıştır. 21 Devralma yoluyla birleşme (acqusition) ve yeni şirket kurulması yoluyla birleşme (merger, consolidation) hukuksa l açıdan farklı olaylar olsalar da genellikle finans biliminde birlikte yer almakta ve birleşme (merger veya fusion) terimi her ikisini de kapsayacak şekilde kullanılmaktadır. Fusion kelimesinin kökeni Latince'den gelmekte, merger Anglo- Sakson hukuk çevrelerinde kullanılmakta, İngiltere'de amalgamation, Amerikan çevrelerinde ise consolidation kullanılmaktadır. 22 Bu nedenle farklı kullanımların kökeni lisan farklılığından ve farklı yörelerde farklı terimin kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Yapılan tanımlamalarda karmaşıklık olduğu ve farklı çevrelerde birbirlerinin yerine kullanıldığı ve tanımsal bir birliğe gidilemediği açıktır. Türk mevzuatında yer alan tanımlamalara bakacak olursak; 6762 Sayılı Eski TTK'da birleşmenin tanımı 146.maddede yapılmış ve kanundaki diğer şartlara da uyulması halinde birleşmenin gerçekleşeceği belirtilmiştir. Tanım şu şekildedir: "Birleşme, iki veya daha fazla ticaret şirketinin birbiriyle birleşerek yeni bir ticaret şirketi kurmalarından veya bir yahut daha fazla 19 Pınar Gönülaçan, "İşletmelerde Birleş me Yöntemleri ve Bir Uygulama Örneği", Dokuz Eylül Ü. So syal Bilimler Enstitüsü İşletme Ana Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, İzmir, s.46. 20 Haluk Sumer, Helmut Pernstemer, Şirket Birleşmeleri, Alfa, İstanbul, 2004, s. 363. 21 Nurhan Aydın, İşletmelerin Birleşmesinde Finansal Analiz ve Bir Uygulama Örneği, Ankara, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yayını, l990, s. l O. 22 Hikmet Sami Türk, Ticaret Ortaklarının Birleşmesi, Ankara, Banka ve Tic. Hukuku Araştırma Enstitüsü, Yayın No: 185, 1986, s.4. 16 ticaret şirketinin mevcut diğer bir ti caret şirketine iltihak etmesinden ibarettir. " Teknik ve hukuki anlamda birleşme bir veya birden çok şirketin mal varlığının, tasfiye olmaksızın içlerinden birine veya yeni kurulan bir şirkete, kendiliğinden ve külli halefıyet yoluyla geçmesi; bu suretle mal varlıklarının birleşmesi ve intikal eden mal varlığının karşılığı olarak, infisah eden şirketin ortakl arının hesaplanan bir değişim oranına göre, bünyesinde birleşilen şirkette şirket payı kazanmasıdır. 23 6102 Sayılı Yeni TTK'nın I36'ncı maddesinde ise birleşme, "Şirketler; a) Bir şirketin diğerini devralması, teknik terimle "devralma şeklinde birleşme" veya b) Yeni bir şirket içinde bir araya gelmeleri, teknik terimle "yeni kuruluş şeklinde birleşme", yoluyla birleşebilirler. (2) 136 ila 158 inci maddelerin uygulamasında, kabul eden şirket "devralan", katılan şirket "devrolunan" diye adlandırılır. (3) Birleşme, devrolunan şirketin malvarlığı karşılığında, bir değişim oranına göre devralan şirketin paylarının, devrolunan şirketin ortaklarınca kendiliğinden iktisap edilmesiyle gerçekleşir. Birleşme sözleşmesi 141 inci maddenin ikinci fıkrası anlamında ayrılma akçesini de öngörebilir. (4) Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün halinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir." hükümleri ile düzenlenmiştir. Kurumlar Vergisi Kanunu'n da (KVK) ise 18. ve 19.maddelerde birleşme ve devre ilişkin açıklamalar yapılmıştır. İlgili maddelerde tanıma gidilmemesine karşın devir ve birleşme arasındaki vergisel farklılık belirtilmiştir. Buna göre KVK'nın 19.maddesinde aşağıda yazılı şartlar dahilinde vaki olan birleşmelerin devir hükmünde olacağı anlaşılmaktadır� 1- Birleşme neticesinde infisah eden kurum ile birleşen kurumun kanuni veya iş merkezleri Türkiye'de bulunacaktır. 23 Tekinalp Ünal- Reha PORAY, Ersin Çamoğlu, Ortaklıklar ve Kooperatifler Hukuku, 7. Baskı, İstanbul 1997, s.99. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 17 2- Münfesih kurumun devir tarihindeki bilanço değerlerini birleşen (devralan) kurum, kül halinde devralacak ve aynen bilançosuna geçirecektir. Açıklamalardan anlaşıldığı üzere, dünyada ve Türkiye'de finans çevrelerinde devir ve birleşmeye ilişkin farklı tanımlamalar yapılsa da 6762 sayılı Eski TTK'nın 146.maddesinde tek bir tanımlamaya gidilmiş; KVK'da ise bu tanımdan yola çıkılmış, ancak belli koşulların var olması halinde devrin (vergisiz birleşme) gerçekleşeceği belirtilmiştir. Birleşme ve devir arasındaki ana farklılığa teorik açıdan değinecek olursak; birleşmede (merger), her iki şirketin (şirketlerin) tüzel kişilikleri sona erer ve yeni bir tüzel kişiliğe sahip bir işletme kurulur. Birleşen işletmeler hem ekonomik hem de hukuksal bağımsızlıklarını kaybeder ve ortaya yeni bir işletme çıkar. Satın alma veya devralma (acquisition), bir işletmenin diğer bir işletme veya işletmeleri tüm aktif ve pasifleriyle satın almasıdır. Satın almada devralınan işletmenin tüzel kişiliği sona erer, devralan işletmenin tüzel kişiliği ise devam eder. 24 1.2.1.1. İşletmelerin Birleşme Nedenleri Anonim ve limited şirketler; ekonomik, hukuki ve teknik nedenlerle birleşme yolunu seçebilirler. 25 Birleşmede temel neden büyüme olmakla birlikte büyüme gerçekleştirilirken başka amaçlara da ulaşılmaktadır. Birleşme sonucunda ulaşılan ekonomik güç, birleşen firmaların ekonomik varlıklarının tek tek toplamından daha yüksektir. Diğer bir ifade ile tek tek işletmelerin üretim, yatırım ve pazarlama güçlerinden daha büyük bir değer ortaya çıkmaktadır. "Synergy" etkisi ile (2+2=5) açıklanan bu durum, bütünün, kendisini oluşturan parçaların toplamından daha yüksek bir değere sahip olacağını ifade etmektedir. 26 Finansal açıdan bakıldığında şirketlerin birleşmeler vb. yöntemlerle yeniden yapılandırılmalarında iki ana amaç söz konusudur. 27 • Pay sahiplerinin elindeki pay senetlerinin piyasa değerini yükseltmek, 24 Metin Ulusoy, Son Değişiklikler Çerçevesinde Birleşme, Devir, Bölünme, Hisse Değişimi ve İştirak Yoluyla Şirketlerin Yeniden Yapılandırılması, Ankara,Yaklaşım, 2004, s.35. 25 Muhasebecinin El Kitabı, İSMMMO Mevzuat Komisyonu;, İSMMMO Yayınları Yayın No.13, İstanbul, 1997, s.397. 26 Niyazi Berk, Finansal Yönetim, 2.Baskı, Türkmen Kitabevi, İstanbul, 1995, s.383. 27 Hakkı İsmail Güneş, Ali Arslan Akbıyık, İşletmelerde Birleşme ve Tasfiye Uygulamaları, İSMMMO Yayın No: 35, İstanbul, 2002, s.27. Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri 18 • Mevcut yönetim kademesinin refah düzeyini yükseltmek. Bu kısa açıklamadan sonra işletmeleri birleşmeye iten nedenler şu şekilde sıralanabilir: 1.2.1.1.1. Büyük Ölçekte Faaliyette Bulunmanın Sağlayacağı İmkanlardan (Ölçek Ekonomileri) Yararlanma Birleşme sonucunda işletmeler doğal olarak daha büyükö lçe �te faaliyette bulunacaklardır. Daha büyük ölçekte faaliyette bulunma ıse makinaların daha verimli kullanılmasını, atıl üretim araçlarının üretim sürecine girmesini sağlayacaktır. Birleşmeler, işletmeler arası teknik bilgi akışını kolaylaştırır. Ayrıca işletme ölçeğinin küçük olması nedeniyle uyg ulanamayan büyük araştırma-geliştirme projeleri uygulanabilir hale gelir. Çünkü büyük 28 araştırma geliştirme projelerini büyük işletmeler daha kolay finanse eder. Birleşme sonucunda pazarlama olanakları da artacaktır. İşletmeler dağıtım kanallarını birleştirecek ve yeni pazarlara açılabilecek, pazar paylarını ve pazarlık güçlerini artırabilecektir. Birleşme ile işletmeler bazı girdilerini daha ucuza satın alma imkanına kavuşacaktır. Büyük parti a lımlarda miktar iskontoları artacak, taşıma giderleri azalacaktır. Özetle; işletmelerin birleşmesiyle gerekenden fazla tesisler kalkacak; üretim, finansman, pazarlama, araştırma-geliştirme faaliyetleri birleştirilecek ve böylece kaynaklar daha etkin kullanılacaktır. 1.2.1.1.2. Teknolojik Gelişmelerden Yararlanma İşletmeler, yeniliğe ulaşabilmek ve bunu sürekli kılabilmek ıçın teknolojik gelişmelere ayak uydurm ak zorundadır. İleri teknolojilerdeki yoğun rekabet, bu anlamda, büyük olmayı zorunlu kılmaktadır. Ancak çoğu işletme, kendisini yeniliğe ulaştıracak ve bu yeniliği sürekli kılacak teknolojik gelişmeyi, büyük finansal kaynak gerektirmesi nedeniyle tek başına sağlayamaz. Teknolojik gelişmelerden faydalanma; teknoloji transferi ve değerli sınai haklara sahip olma, teknolojik üretim ve 28 I • bid, s.29. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bö!Unme Nedenleri ve Türleri 19 teknolojiyi birlikte ku11anma ve nihayet i1etişim teknolojisindaki gelişmelerden yararlanma olmak üzere üç değişik önem taşımaktadır. 29 1.2.1.1.3. Birleşmenin İçsel Büyümeye Oranla Daha Üstün Yönlerinin Olması Birleşme yoluna gidildiğinde, büyüme içsel büyümeye kıyasla daha hızlı gerçekleşecektir. İçsel büyümede de işletmeler üretim kapasitelerini artırabilir, yeni üretim teknolojileri geliştirebilir. Ancak bu, birleşmeye oranla daha uz un zaman alır. Üretim kapasitesinin çok çabuk genişletilmesinin zaruri olduğu zamanlarda hız etkeni daha da önem taşır. Talebin ani artış gösterdiği durumlarda kapasite derhal genişletilemezse, pazardaki elverişli durum kaybedilebilir, rakip işletmeler bu elverişli durumu kendi lehlerine kullanabilir. Birleşme, içsel büyümeye göre maliyet tasarrufu açısından daha caziptir. Üretim sürecine yeni araçlar daha ucuza eklenebilir. Aynca üretim arttıkça birim maliyetler azalacak, sabit giderler daha geniş bir üretim hacmine yayılacaktır. Bunun yanında birleşmenin içsel büyümeye kıyasla üstün bir yönü de personel tedarikinde ortaya çıkacaktır. İçsel büyümede personel tedariki güç ve pahalı olabilir. Personeli özendirmek için yüksek ücretler teklif etmek gerekebilir. Oysa birleşme yolunda üretim araçlarının yanında personel de adeta otomatik olarak sağlanmaktadır. Şunu da belirtmek gerekir ki; birleşme yoluyla büyümenin, maliyet açısından içsel büyümeye göre daha avantajlı olması, birleşilecek işletmeye ödenecek bedelle doğru orantılıdır. 30 1.2.1.1.4. İşletme Başarısızlıklarından Kurtulma İşletmeler yaşamları boyunca çeşitli sorunlarla karşılaşabilecekleri gibi, bu sorunların zamanında tespit edilip, çözümlenememesi, yaşamlarının sona ermesine dahi neden olabilecektir. İşletme faaliyetlerinin her aşamasında ortaya çıkabilen başarısızlık nedenleri; yönetime ilişkin problemler ve finansal problemler olmak üzere genelde iki kategoriye ayrılabilir. Genelde, finansal olmayan sorunlar zararlara, bu zararlar da finansal güçlüklere ve sonuçta başarısızlığa yol açar. Yönetsel ve finansal başarısızlık içinde bulunan işletmelerin, bu güçlüklerden kurtulmasında çeşitli stratejiler denenebilir. Yönetsel ve 29 Rıza Aşıkoğlu, Yatınm ve Proje Değerlemesi, 2.Fasikül, Anadolu Üniversitesi Yayınları No:827, Eskişehir, 1997, s.414. 30 Gönülaçan, a.g.e., s.39. Tasfiye. Devir, Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi fşlemleri 20 finansal açıdan güçlü ve zayıf işletmeler arasındaki birleşme ve 31 devralmalar, bu stratejilerin en önemlileri olarak değerlendirilebilir. 1.2.1.1.5. Yetenekli Yönetime Sahip Olma Yetenekli bir yönetimden yoksun olan işletmeler, birleşme yoluyla bu sorunlarını çözüme ulaştırabilirler. İyi bir yönetime sahip bir işletme ile yapılacak birleşme, finans, pazarlama gibi alanlarda duyulan tecrübeli, bilgili, yetenekli yönetici ihtiyacını giderebilir. 1.2.1.1.6. Sermaye Piyasasında Olumlu Karşılanma İşletmeler arası birleşme ve devralma kararlarını teşvik eden bir başka faktör veya etmen, bu stratejilerin, sermaye piyasasında fon sunucular tarafından olumlu yönde bir gelişme olarak kabul edilmesidir. Birleşen işletmelerin gelirleri daha düşük bir iskonto oranı ile indirgendiğinden, piyasa değerleri de yüksek olmaktadır. Birleşme ve devralma stratejileri sonucunda, karlılığın artması söz konusu olacağından, hisse başına kazanç artmakta, bu da hisse senetlerinin piyasa fiyatını 32 artırmakta ve dolayısıyla işletmenin piyasa değerini yükseltmektedir. 1.2.1.1.7. İşletmenin Saygınlığını Arttırma Birleşme ile kaynak bulma, pazarlama vb. konularda avantaj sağlama olanağı olacaktır. Bunun gibi, işletmenin pazardaki prestijini arttırmanın sağlayacağı olanaklardan faydalanma isteği işletmeleri birleşmeye iten diğer bir nedendir. 1.2.1.1.8. Kaynak Sağlama Kapasitesini Genişletme ve Düşük Maliyetle Borçlanma İşletmelerin birleşmeleri durumundaki borçlanma kapasitesi; birleşen işletmelerin bireysel borçlanma kapasiteleri toplamından daha fazla olacaktır. Birleşme aynı zamanda elverişli koşullarla yabancı kaynak bulma imkanı da sağlayacaktır. Ayrıca birleşme sonucu yabancı kaynak maliyetlerinin düşmesi de beklenebilir. 31 Güneş-Akbıyık, a.g.e., s.33. 32 Aşıkoğlu, a.g.e., s.414. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 21 1.2.1.1.9. Değerli Sınai Haklara Sahip Olma İşletmeler, değerli sınai haklara sahip işletmelerle birleşerek bu haklardan yararlanabilirler. Yeni buluş kapasitelerini genişletebilirler, patent açısından ileride sorun çıkaracak işletmelerle birleşerek patent durumlannı güçlendirebilirler. 1.2.1.1.1O. Vergi Avantajları Birçok birleşme kararında, vergi avantajlarından faydalanma isteği önemli bir etkendir. İşletmeleri birleşmeye iten Türk vergi mevzuatında yer alan açıklamalara ileriki bölümlerde ayrıntılı olarak yer verilecektir. 1.2.1.1.11. Finansal Nedenler Hızlı büyüyen işletmeler bu büyümeyi gerçekleştirmede gerekli fınansal kaynakları bulmakta güçlükle karşılaşabilirler. Bu büyüme hızını azaltmak yerine, büyümeyi sağlayacak fınansman ihtiyacını, likiditesi yüksek işletmelerle birleşme yoluna giderek sağlayabilirler. 33 İşletmeler bireysel olarak sağlayabilecekleri finansman kaynaklarını birleşerek daha kolay ve uygun şartlarda ve daha büyük miktarlarda elde edebilirler. Bir işletme ile birleşilirken, bedelin hisse senedi verilerek ödenmesi halinde, birleşme ek bir finansman ihtiyacı duyulmadan gerçekleştirilebilir. Özellikle küçük bir işletmenin satın alınması durumunda, bu işletmenin ortaklarının, haklarını nakit olarak değil, diğer işletmenin hisse senetleri karşılığında satmayı yeğledikleri görülmektedir. Bunun yanında, kurulu kapasiteye sahip bir işletmeye kendi işletmelerinin hisse senetlerini vererek, onların elindeki hazır kapasiteye sahip olmak, yöneticilere daha cazip gelmektedir. 34 1.2.1.1.12. Çeşitlendirme ve Riski Azaltma Çoğu işletmenin örgütsel, mali ve teknolojik imkanları içsel büyüme ile ürün çeşitlendirmesine gitmeye izin vermez. Bu yüzden birleşme yolu ile çeşitlendirmeye gitmek işletmeler için daha uygun olmaktadır. Ayrıca işletmelerin tek başlarına yeni bir ürün ge liştirmesi veya yeni üretim teknolojileri denemesi durumunda risk daha fazla olacak ve bu 33 Aydın, a.g.m., s.206. 34 Gönül açan, a.g.e., s.43. Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri 22 amaç için yapılan yatırımlarda zarar etme ihtimali yükselecektir. Oysa ki bir başka işletme ile birleşmeye gittiğinde, söz konusu projeyi uygulama ve yürütme imkanı doğacaktır. Çünkü denenmiş, gelir sağlayan üretim teknolojisine sahip olunacaktır. Dolayısıyla risk azalacaktır. 35 1.2.1.1.13. Psikolojik Etmenler Birleşme kararlarında ekonomik nedenlerin yanında bazen psikolojik nedenler de etkili olmaktadır. Kişilerin yeteneklerini gösterme istekleri, hırsları, işletmenin devamlılığını sağlama duyguları, daha büyük bir işletmeyi yönetme arzuları gibi bireysel etkenler işletme birleşmelerinde rol oynayabilmektedir. Bazı yöneticilerin, hızla büyümedikleri zaman, rakiplerinin onları ezeceğini düşünmeleri ve piyasadan silinecekleri korkusunu taşımaları da işletmeleri birleşmeye iten nedenler arasında sayılabilmektedir. Aynca değişen koşullara uyum sağlayabilmek, demode olmamak, işletmeye yeni bir soluk getirmek, kişisel yaratıcılığa daha çok yer vermek amacıyla da yöneticiler birleşme kararı alabilmektedirler. 36 Bunlara ilave olarak işletmeler birbirlerini tamamlayan kaynaklara sahip oldukları için de birleşebilirler. Örneğin; 1989 yılında iki elektrik üreticisi olan Utah Power&Light ile Pacifıcorp'un birleşmesi gibi. Utah Power'a en büyük talep, klima ihtiyacı nedeniyle yaz mevsiminde, Pacifıcorp'a ise ısıtma ile ilgili olarak kış mevsiminde gelir. İki fırmanın üretim sistemlerinin bir araya getirilmesinden elde edilen tasarruflar 1990 yılında yıllık 45 milyon dolar olarak tahmin edilmiştir. 37 İşletmeleri birleşmeye iten nedenler aslında oldukça fazladır. Bu nedenlerin çeşidi ve önem derecesi, çeşitli faktörlere bağlı olarak azalır veya artar. Bu faktörleri şu şekilde özetleyebiliriz: İşletmenin yönetim felsefesi, işletmenin büyüklüğü, ülkenin gelişmişlik derecesi vb. içsel ve dışsal faktörler. 38 1.2.1.2. İşletme Birleşmelerinin Sınıflandırılması İşletme birleşmelerini ekonomik faaliyet alanlarına ve hukuki yapılarına göre iki grupta sınıflandırmak mümkündür. 35 Akgüç, a.g.e., s.868. 36 a·o·n·u·ıaçan, a.g.e., s.45. 37 Richard A. Brealy-Stewart C. Myers-Alan J. Marcus, İşletme finansmanının Temelleri, İstanbul, l997, s.57l. 38 Gönülaçan, a.g.e., s.45. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 23 1.2.1.2.1. Ekonomik Faaliyet Alanlarına Göre İşletme Birleşmeleri Bu sınıflandırma, dışsal büyüme yöntemleri olarak da adlandırılmaktadır. Yatay İşletme Birleşmeleri Aynı iş kolundaki işletmelerin birleşmelerini ifade eder. Belirli bir malın üretim ya da satışının aynı evresinde faaliyet gösteren işletmelerin birleşmesidir. Örneğin; aynı malı satan çeşitli işletmelerin birleşmesi gibi. Bu tür birleşmelerde amaç pazar payını artınnaktır. Bir diğer amaç ise çevresel belirsizliklere karşı önlem alabilmek ve rekabet gücünü artırmaktır. Yatay birleşmelerin dezavantajı tekelleşmeye yol açabilmeleridir. Ancak günümüzde işletmeler tekelleşmeden öte uluslararası pazarlarda rekabet edebilmek düşüncesiyle yatay birleşmeyi tercih etmektedir. Yatay birleşmelerin, işletmeler açısından birçok faydası vardır. Yatay işletme birleşmeleri; araç-gereç, makinelerde uzmanlaşma, pazarlamada etkinlik, kaynak kullanımında rasyonellik sağlar. Taşıma maliyetlerini azaltır, işletmelerin aralarındaki rekabeti ortadan kaldırır. İleri düzeydeki üretim teknolojilerinin işletmeler arasında transferini olanaklı kılar, reklam ve satış çabalarının birleştirilerek etkin kullanımını, pazarlama-satış maliyetlerinin düşmesini, reklam giderlerinden tasarrufu sağlar. Bu tür birleşmelerde rekabet ortadan kalktığı için, toplum çıkarlarına ters düşeceği gerekçesiyle devletler anti-tröst uygulamalara giderek bu durumu önlemeye çalışırlar. Türkiye'de hem sanayi hem de hizmet sektöründe bu tip birleşmeler görülmektedir. Osmanlı Bankası'nın, Garanti Bankası ile birleşmesi örnek olabilir. Dikey İşletme Birleşmeleri Dikey işletme birleşmeleri; üretim ve satış faaliyetlerinin çeşitli aşamalarında yer alan işletmelerin birleşmesini ifade eder. Bu birleşmede de kontrol tek elde toplanır. Dikey birleşmeler ya ileriye doğru en son tüketiciye kadar ya da geriye hammaddenin kaynağına doğru genişlemeyi sağlayacak biçimde olabilir. Bu birleşme türünde işletmeler kendisine girdi sunan işletmelerle birleşebileceği gibi, kendi çıktısını satın alan işletmelerle de işbirliğine gidebilir. Bu tür birleşmelerde genelde işletmeler arasında alıcı-satıcı Tasfiye. Devir. Birleşme. Bölünme ve TUr Değişimi Jslemleri 24 ilişkisi ya da aynı Uıünün farkh aşamalarında faaliyette bulunma söz konusudur. Çeşitli aşamalarda faaliyet gösteren işletmelerin birleşmesi, o üretim alanında uyum yaratacak, üretimi ve pazarı etkileme gUcU artacaktır. Bu tür birleşmelerde amaç, bir malın üretimi için yapılan büyilk yatırımların riskini azaltmaktır. Böylece işletmeler hem istediği zaman, miktar ve kalitede hammadde elde edebilme, hem de dağıtım kanalına hükmedebilme imkanına kavuşmuş olacaklardır. Örneğin deri imalatçısı bir işletme ile ayakkabı üreticisi bir işletmenin birleşmesi dikey birleşmedir. Kimya, demir-çelik ve otomotiv sanayilerinde bu tür birleşmelere günümüzde sık rastlanmaktadır. Karma Birleşmeler Karma birleşmeler, birbiriyle ilgili olmayan iş kollarında faal �yette bulunan işletmelerin birleşmesidir. Bu türde, farklı sektörlerde faalıyette bulunan ve faaliyetleri birbirinden tamamen farklı işletmelerin birleşmesi söz konusudur. Ekonomik çeşitlendirme olarak da adlandırılır. Ka �a birleşmelerde amaç, çeşitlendirme ile riski azaltmak ve atıl fonların etkin bir şekilde kullanımını sağlamaktır. Örneğin General Electric, ile �işim firmaları olan RCA ve NBC ile bir yatırım kuruluşu olan Kidder Peabody' ye sahiptir. 39 A.B.D. Federal Ticaret Komisyonu (F.T.K.); karma birleşmeler_i üç alt bölüme ayırmıştır. Bunlar; ürün genişleme (product exte �tıon� şeklindeki birleşmeler, pazar genişleme (market extention) şeklındekı birleşmeler ve diğer karma birleşmelerdir. 1.2.1.2.1.1.1. Ürün Genişleme Dairesel ya da tamamlayıcı büyüme olarak da adlandırılan bu tür birleşmelerde, birleşen işletmelerin üretim veya dağıtım sistemleri fonksiyonel olarak benzer olmaktadır. Bu şekildeki birleşmelerde işletmelerin ürettikleri veya dağıttıkları mamüller arasında doğrudan bir rekabet bulunmaz. Bu tür birleşmeye pazarlama alanında oluşan kapasiteden yararlanmak amacıyla gidilmiş olabilir. Ürün genişleme yoluyla birleşmeye giden işletmeler, ürettikleri ya da dağıttıkları mal veya hizmetlerin etrafında yer alabilecek mal veya hizmetlerin üretim ve dağıtımını kontrol altına almaya çalışır. Çamaşır 39 Brealy-Myers-Stewa rt -Marcu s, a.g.e., s.570. Anonim ve Limited Şirketlerin Birleşme ve Bölünme Nedenleri ve Türleri 25 deterjanı üreten bir işletme ile sabun üreten bir işletmenin birleşmesi bu türe örnektir. Ülkemizde ise özellikle bankacılık alanında bu tür birleşmeler görülmektedir. Bankalar, genel bankacılık hizmetlerinin yanında, bir sigorta şirketiyle birleşerek sigortacılık alanına da girebilmektedir. 40 1.2.1.2.1.1.2. Pazar Genişleme Bu tür birleşmede, birleşen işletmeler aynı ürünleri üretirler. Ancak farklı coğrafi piyasalarda pazarlarlar. Bu birleşme türü "Coğrafi Büyüme" olarak da adlandırılır. Pazar genişleme türündeki birleşmelerde işletmeler, ülke sınırlarının da ötesinde uluslararası bir nitelik gösterebilirler. HSBC'nin Demirbank'ı satın alması buna örnek olabilir. 1.2.1.2.1.1.3. Diğer Karma Birleşmeler (Saf Karma) Çok yönlü dağılma ile büyüme modeli ya da "Ekonomik Çeşitlendirme" olarak da adlandırılan bu tür birleşmelerde, birleşen işletmeler arasında herhangi bir ilişki söz konusu değildir. Birleşme; birbirinden tamamen farklı alanlarda faaliyet gösteren işletmeler arasında olur. Saf karma birleşme de denilen bu birleşme türünde; aralarında ilgi olmayan mal veya hizmetin üretim ve dağıtımı kontrol altına alınır. Saf karma birleşmelerde, sinerji etkisinden yararlanmanın da ötesinde ekonominin birçok kesiminde pazar üstünlüğü sağlama amacı da söz konusudur. Birleşen işletmeler birbirinden farklı alanlarda faaliyet gösterdikleri için, riski de dağıtmış olurlar. Yani yatırımlar, birbiriyle ilgili olmayan konulara yöneltildiği için riski azaltma olanağına kavuşulur. Otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir işletme ile yağ üreticisi bir işletmenin birleşmesi bu türe örnek gösterilebilir. 40 Gönillaçan, a.g.e., s.54. 1) c , vıı, f 311lc}mc, ıwıonnıc ve nır Dc!_ı • _ ' şıını • f S 1 cm 1 crı • 1 Mfiyc ' 26 ı 1.2.1.2.2. Hukuki Vaımnnn GOrc işletme Birlcşmclcrl şı_rk

Vergisel ve Yeni TTK Yönüyle Anonim ve Limited Şirketlerde Tasfiye, Devir, Bölünme ve Tür Değişimi İşlemleri