hakemli makaleler Devrim AYDIN
61TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
1. Genel Olarak
Yargılama makamlarının karar veya hükümlerinde hukuka ay-
kırılıkların veya hataların bulunması söz konusu olabilir. Bu nedenle
yargılama makamlarının verdikleri kararların başkaları tarafından
incelenebilmesi hukukun doğru uygulanmasını sağlamaya yöneliktir.
1
Yargılama makamlarının verdikleri karar ve hükümleri incelemek yet-
kisi de yine kanunla belirlenmiş yargılama makamlarına aittir. Burada
söz konusu olan hata veya hukuka aykırılıklar sübut sorunu ve Hukuki
sorun konusunda verilen hükümlerdeki hata veya hukuka aykırılık-
lardır.
2
Yargılama makamı tarafından verilen bir kararın hatalı ya da
hukuka aykırı olduğu iddiası ile ortaya çıkan uyuşmazlığın çözülmesi
amacıyla yargılama makamının önüne götürülmesi şeklindeki Hukuki
çare
3
“kanun yolu”na başvurma ya da “kanun yolu davası” olarak adlan-
dırılır.
4
Kanun yoluna başvurmak, hukuka uygun ve doğru kararlar
CEZA MUHAKEMESİ KANUNU’NDA
İTİRAZ
Devrim AYDIN
*
*
AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Ceza Hukuku araştırma görevlisi.
1
Toroslu, Nevzat, Ceza Muhakemesi Hukuku, Savaş Yay., Ankara, 2001, s. 288; Yüce, T.
Tûfan, Ceza Muhakemesi Hukukunda Hukuk Devleti Esasları, Erzurum, 1968, s. 69-70.
2
Toroslu, s. 288.
3
“Yasal çare” ifadesini kullanan Yurtcan’a göre yasal çare kavramı, bir karara karşı
bunun denetlenmesi ve bunun değiştirilmesi ve düzeltilmesi istemidir. Yazar’a göre
yasal çare, kanun yollarını da kapsayan daha geniş bir ifade olup kanunun bu isimle
adını vermediği diğer bazı çareleri de kapsamaktadır. (Örneğin, eski hale getirme.)
Bkz., Yurtcan, Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, 11. B., Vedat Kitapçılık, İstanbul,
2005, s. 449.
4
Kunter, Nurullah-Yenisey, Feridun-Nuhoğlu, Ayşe, Muhakeme Hukuku Dalı Olarak
Ceza Muhakemesi Hukuku, 14. Bası, İstanbul, 2006, s. 1302; Toroslu, s. 289.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
62TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
vermek için önemli olduğu için sanık açısından bir hak olduğu kadar
toplum için de bir teminattır.
5
Kanun yoluna konu olabilen bir hukuka
aykırılığın giderilebilmesi amacıyla aykırılık olduğunu iddia eden tara-
fından açılan bu tâli dava sonucunda tâli bir muhakeme yapılacaktır.
6
Kanun yolu ve müsadere davaları da bir suç dolayısıyla görülen davalar
oldukları halde bir suç isnadının incelenmesi söz konusu olmadığından
aslî ceza davası olmayıp tâli ceza davalarıdır.
7
Yargılama makamı kararları konusundaki uyuşmazlığı çözecek
olan makam kural olarak uyuşmazlık konusu kararı veren makamdan
başka bir makamdır yani her kanun yolu kural olarak bir “derece”dir.
8
Buna “kanun yoluna başvurmanın aktarma veya devretme etkisi” denir. Kural
olarak kanun yolu uyuşmazlığını çözecek olan makam, uyuşmazlığa
konu olan kararı vermiş olan makamdan yüksek bir makam olmalıdır
ancak örneğin ağır ceza mahkemesinin kararına itiraz edilmesi halinde
uyuşmazlığın bir sonraki daire ya da en yakın ağır ceza mahkemesinde
çözülmesinde olduğu gibi aynı seviyedeki bir makam da olabilir. Kanun
yolu sadece yargılama makamlarının kararlarına karşı kabul edilmiş
olduğundan, savcının “kovuşturmama” kararına karşı yargılama maka-
mına yapılan başvuru CMK m. 173’te (mülga CMUK m. 165) “itiraz”
olarak adlandırılmış olmasına rağmen burada söz konusu olan “tali
dava” bir kanun yolu başvurusu değildir.
9
“Hukuki çare” olarak da ifade
edilen bu durum, kesinleşmemiş bir hâkim veya mahkeme kararının
müracaat üzerine bu kararı verenden başka bir hâkim veya mahkemede
incelenmesini sağlayan “kanun yolu” kavramı dışında kalan başvuru im-
kânlarını ifade etmektedir.
10
Zira savcı yürütme organının ve dolayısıyla
idarenin bir mensubudur ve savcının görevi idari niteliktedir.
11
5
Kunter-Yenisey-Nuhoğlu, s. 1304.
6
Kunter-Yenisey-Nuhoğlu, s. 1301.
7
Kunter-Yenisey-Nuhoğlu, s. 166 -167.
8
Kunter-Yenisey-Nuhoğlu, s. 1303.
9
Toroslu, s.289.
10
Kunter, Nurullah, Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, 1989, s. 1032, n. 515; Yüce, Ceza
Muhakemesi Hukukunda Hukuk Devleti Esasları, s. 71; Yüce, “Ceza Muhakemeleri Usu-
lünde İtiraz”, Adalet Dergisi, Y. 53, Mayıs-Haziran 1962, S. 5-6, s. 492; C. Savcısının
“kovuşturmaya yer olmadığı” kararına karşı yapılan başvurunun yanı sıra Sulh Ceza
Kararnamesi’ne karşı yapılan itiraz da aynı yargıca yapılması nedeniyle kanun yolu
değildir. Toroslu, s. 285; Yaşar, Osman, Açıklamalı-İçtihatlı Ceza Muhakemeleri Usulü
Kanunu, Yetkin Yay., Ankara, 1998, C. 2, s. 1437; Ceza kararnamesine yapılan itiraz
için “karşı gelme” ifadesi için, Bkz., Toroslu, s. 284-285. (CMK, Ceza Kararnamesi
kurumuna yer vermemiştir.)
11
Toroslu, s. 111; Şen, Ersan, Türk Ceza Yargılanmasının Yeniden Yapılanması Üzerine
hakemli makaleler Devrim AYDIN
63TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Kanun yolları, öncelikle olağan ve olağanüstü kanun yolu olmak
üzere bir ayrıma tabi tutulmaktadır.
12
Olağan kanun yolu, henüz ke-
sinleşmemiş karar ve hükümlere karşı kabul edilmişken olağanüstü
kanun yolu kesinleşmiş hükümlere karşı kabul edilmiştir. Olağan ve
olağanüstü kanun yolları 5271 sayılı CMK’nın altıncı kitabında düzen-
lenmiştir.
13
Buna göre olağan kanun yolları itiraz, istinaf ve temyiz iken
olağanüstü kanun yolları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı’nın itirazı,
kanun yararına bozma ve yargılamanın yenilenmesidir.
14
Olağan kanun yoları da “asıl derece” veya “ikinci derece” kanun yolu
ve “hukuki derece” kanun yolu olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İkinci
derece (asıl derece) kanun yolunda uyuşmazlığın konususun (kararın)
maddî ve Hukuki yönü incelenirken hukuki derece kanun yolunda
kararın sadece Hukuki yönüne ilişkin uyuşmazlıklar ele alınır.
15
İkinci
derece kanun yolunda verilen bir kararın temelini oluşturan deliller ve
maddî olgular inceleneceği gibi o deliller ve maddî olgularla ulaşılan
Hukuki sonucun doğru olup olmadığı da incelenmektedir.
16
Hukuki
derece kanun yolu temyiz iken, ikinci derece kanun yolları hatalı olduğu
ileri sürülen kararın ara karar veya son karar olmasına göre itiraz veya
istinaftır. Mülga CMUK’da, adi ve acele itiraz kanun yolu söz konusuy-
ken CMK bu ayrımı terk etmiştir. Bu durumda inceleme konumuz olan
“itiraz” olağan ve ikinci derece bir kanun yoludur.
2. İtiraz Kanun Yolunun Tanımı ve Niteliği
Yukarıda yaptığımız açıklama çerçevesinde “itiraz,” henüz kesin-
leşmemiş hâkim veya mahkeme kararında hata veya hukuka aykırılık-
Değerlendirme, Yargıtay Dergisi, C. 29, Temmuz 2003, S. 3, s. 313; Centel, Nur-Zafer,
Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Yenilenmiş 3. Baskı, Beta Yay., İstanbul, 2005, s.
105-106.
12
İtiraz ve temyiz kanun yolunu “dar anlamda kanun yolu”; kanunda böyle adlan-
dırılmamış olmasına rağmen niteliği bakımından kanun yolu olan tüm kurumları
“geniş anlamda kanun yolu” olarak niteleyen bir diğer ayrım da yapılmaktadır. Bkz.,
Kunter-Yenisey-Nuhoğlu, s. 1306.
13
4.12.2004 tarih ve 5271 sayılı Kanun ile kabul edilen CMK, 01.06.2005 tarihinde
yürürlüğe girmiş olmasına rağmen CMK’nın istinafa dair hükümleri 01. 04. 2008
tarihinde yürürlüğe girecektir.
14
Mülga CMUK’da ise olağan kanun yolları temyiz ve itiraz iken olağanüstü kanun
yolları Yargıtay Başsavcısının itirazı, karar düzeltme, yazılı emirle bozma ve muha-
kemenin iadesi (yargılamanın yenilenmesi) olarak düzenlenmişti.
15
Toroslu, s. 290.
16
Yurtcan, s. 449.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
64TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
ların bulunduğu gerekçesiyle bu kararın daha yüksek bir makama fiilî
(maddî)
17
ve Hukuki bakımdan incelenmesini ve denetlenmesini sağla-
mak için yapılan olağan bir kanun yolu başvurusudur.
18
Özetle itirazın
konusu, “hüküm” adı verilen son kararlardan önce verilen ve son karara
esas teşkil etmeyen “ara karar”lardır.
19
İtiraz ile istinaf farkı da buradan
kaynaklanmaktadır. İstinaf, dava bittikten, son karar verildikten sonra
gidilebilecek bir yoldur. Buna karşılık itiraz, hükümden önceki safhada,
yani dava bitmeden önce başvurulabilecek bir yoldur.
20
İtiraz, Hukuki veya fiilî sebeplerden birine dayanabileceği gibi yeni
olaylara ve delillere de dayanabilir.
21
İtiraza konu olan kararı veren
mahkemede ileri sürülmemiş olaylar ve deliller itiraz merciine getiri-
lebilir ve itiraz merci de bunları inceleyerek hatta gerekirse yalnız yeni
olaylara ve yeni delillere dayanarak karar verebilir.
22
CMUK sisteminde
itiraz adî ve olağan olmak üzere ikiye ayrılmaktayken
23
CMK sisteminde
sadece “olağan itiraz” düzenlenmiş olup başvuru süresi ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren 7 gün olarak belirlenmiştir. (CMK m. 268)
3. İtiraz Edilebilen Kararlar
Kural olarak hakimlik
24
kararlarına karşı itiraz mümkündür. CMK
m. 267’de “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde, mahkeme karar-
larına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” denilerek esasen mülga Kanun’daki
düzenleme tekrar edilmiş ancak sayma yöntemi terk edilmiştir.
Mahkeme kararlarına karşı itiraz yolunun kural olarak kapalı olma-
sının nedeni mahkemenin verdiği son kararlara karşı temyiz yolunun
açık olması ve mahkeme tarafından verilen ara karar niteliğindeki ka-
rarların da temyiz incelemesinde son kararla birlikte incelenmesidir.
25
17
Bu ifade yerine “eylemsel” ifadesi de kullanılmaktadır. Yaşar, s. 1437.
18
Yüce, s. 491; Centel-Zafer, s. 589.
19
Yüce, s. 492; Yurtcan, s. 456; Ünver, Naci, Ceza Yargılamasında Yasa Yolları, Ankara,
1992, s.19.
20
Yüce, s. 492; Toroslu, 291.
21
Yüce, Ceza Muhakemesi Hukukunda Hukuk Devleti Esasları, s. 72.
22
Yüce, s. 493.
23
CMUK m. 304, f. 2’ye göre adî itiraz herhangi bir süreye bağlı değilken acele itiraz
1 haftalık süreye bağlanmıştı.
24
CMK m. 268’de “hakim kararları” denilmektedir.
25
Toroslu, s. 299; Yurtcan, s. 457.
hakemli makaleler Devrim AYDIN
65TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Örneğin bir delil ileri sürülüp de tartışılmaya açılmaksızın reddedilmiş-
se, mahkemenin ara kararı niteliğindeki bu karar son kararla yakın ilgisi
bakımından son kararla birlikte temyiz yolunda ele alınacaktır.
26
Kural olarak hakimlik kararlarına itiraz kabul edilmiş olmakla be-
raber kanun bazı hakimlik kararları aleyhine itiraz yoluna gidilmesini
kabul etmeyebilir. Örneğin hâkimin red isteminin kabulüne dair karar
(CMK m.28) ve eski hale getirme isteminin kabulüne dair karar (CMK
m. 42, f. 2) kesindir. Bunlar ancak hükümle beraber incelenebilir.
CMK’ya göre itiraz edilebilen kararlar şunlardır
• Adli yargı içerisindeki mahkemeler bakımından verilen görev -
sizlik kararları (CMK m. 5, f. 2)
• Yer yönünden yetkisizlik kararları (CMK m. 18, f. 3)
• Hakimin ret isteminin kabul edilmemesine ilişkin kararlar (CMK
m. 28, f. 1)
• Hakimin ret isteminin süresinde yapılmadığı, ret sebebi ve delili
gösterilmediği ve ret isteminin duruşmayı uzatmak amacı ile geri çev-
rildiğine dair kararlar (CMK m. 31, f. 3)
• Zabıt katiplerinin ret isteminin geri çevrilmesi kararları (CMK
m. 32, f. 1)
• Eski hale getirme isteminin reddine ilişkin karar (CMK m.42, f. 2) • Yasal bir sebep olmaksızın tanıklıktan veya yeminden çekinen
tanık hakkında uygulanan disiplin hapsi kararı (CMK m. 60, f. 4)
• Şüpheli veya sanığın akıl hastası olup olamadığını tespit amacıyla
gözlem altına alınma kararı (CMK 74, f. 4)
• Şüpheli veya sanığın beden muayenesi ve vücudundan örnek
alınması kararı (CMK m. 75, f. 6)
• Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücudundan örnek alınma-
sı kararı CMK m.76, f. 5)
• Tutuklama kararları (CMK m. 101, f. 5)
26
Yurtcan, s. 457.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
66TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
• Şüpheli veya sanığın tutukluluk hâlinin devamına veya salıve -
rilmesine dair ret kararları (CMK m. 104, f. 2)
• Şüphelinin Adli kontrol altına alınarak serbest bırakılması iste -
minin reddine, soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında
şüpheli veya sanığın salıverilme istemenin reddine ilişkin kararlar
(CMK m. 105)
• Adli kontrole ilişkin kararlar (CMK m. 111, f. 2)
• Elkonulan eşyanın iadesi isteminin reddi kararı (CMK m.131, f.1)
• Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat istemine dair dilekçenin
eksiklik taşıdığı gerekçesiyle reddedilmesi kararı (CMK m. 142. f.4)
• Koruma tedbirleri nedeniyle ödenen tazminatın geri alınmasına
dair karar (CMK m.143, f.1)
• Müdafilik veya vekillik görevini üstlenen avukat hakkında tutuklu
veya hükümlünün müdafilik veya vekilliğini üstlenmekten yasaklama
kararı (CMK m. 151, f.4)
• İddianamenin iadesi kararı (CMK m. 174, f. 5)
27
• Muhakemenin durması kararı (CMK m. 223, f.8)
• Kaçak sanığın duruşmaya gelmesini sağlamak amacıyla zorla-
ma amaçlı elkoyma kararı (CMK m. 248, f. 8)
• Yargılamanın yenilenmesi isteminin kabulü veya reddi kararla-
rı (CMK m. 319, f.3; CMK m. 321, f.3).
4. İtiraz Yoluna Başvurabilecekler
Olağan kanun yollarına başvurma hakkı olanlar itiraz yoluna da
başvurabilirler. CMK m. 260’da bu kişiler Cumhuriyet savcısı, şüpheli,
sanık ve katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlan-
mamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar
görmüş olanlar
28
olarak belirlenmiştir. CMK m. 261’e göre avukatlar da
27
İddianamenin iadesi kararına sadece C. Savcısı itiraz edebilir. (CMK m. 174, f. 5)
28
CMK’da yer alan “katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş olanlar”
ifadesini anlamak güçtür. Eğer kişi suçtan zarar görmüşse “katılan” sıfatını almış ya
da bu başvurusu reddedilmiş olmalıdır. CMK’da bir olasılık ifade edilmiş olmasına
rağmen bu kişilere ne suretle tebligat yapılacağı da ayrı bir sorundur.
hakemli makaleler Devrim AYDIN
67TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
müdafiliğini veya vekilliğini üstlendiği kişilerin açık arzusuna aykırı
olmamak koşuluyla kanun yollarına başvurabilir. Yine CMK m. 262’ ye
göre şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık
olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilirler.
Öte yandan bütün kanun yoluna başvuramamakla beraber ceza
yargılaması makamlarının verdikleri kararlar nedeniyle menfaatleri ihlal
edilen tanık, bilirkişi ve diğer üçüncü kişiler de itiraz yoluna başvura-
bilirler.
29
Örneğin bir suça ilişkin delil elde etmek amacıyla mağdurun
veya çocuğun soy bağının araştırılmasına gerek duyulması amacıyla
çocuğun bedeni üzerinde tıbbî muayene yapılabilmesine veya kan,
saç, tükürük, tırnak, cinsel salgı gibi örnekler alınabilmesine; sağlığını
tehlikeye düşürmemek koşuluyla, Cumhuriyet Savcısı’nın istemiyle ya
da re’sen hâkim veya mahkeme tarafından karar verilmesi halinde, bu
yöndeki hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz edilebilir. (CMK m.
76, f. 4)
5. İtirazın Yöntemi, Süresi ve Etkisi
İtiraz kural olarak itiraza konu kararı veren makama, Kanun’un
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde CMK m. 35’e göre ilgililerin kararı
öğrenmesinden itibaren 7 gün içinde yazılı olarak (dilekçe ile) yapı-
labileceği gibi tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda
bulunmak suretiyle de yapılabilir. (CMK m. 268, f. 1) Bu durumda tu-
tanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim
onaylar. (CMK m. 268, f. 1) Şüphesiz burada söz konusu olan itiraza
konu olan kararı veren makam nezdindeki zabıt kâtibidir. Kanun’da
itiraz gerekçelerinin gösterilip gösterilmemesi hususunda bir hüküm
yoktur. Dilekçede itiraz nedenlerinin gösterilmesinin itirazın tetkikini
kolaylaştırması bakımından yararlı olacağı ileri sürülmüştür.
30
CMK m. 263 hükmü uyarınca tutuklu bulunan şüpheli veya sanık
tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda
bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vererek de tutuklama
kararına itiraz edebilir. Kurum müdürü, başvuru üzerine CMK m. 263,
29
Toroslu, s. 300.
30
Çağlayan, Muhtar, Yargıtay İçtihatlarının Işığı Altında “İtiraz” Üzerine Bir İnceleme;
Adalet Dergisi, Y. 62, Ocak 1971, S. 1, s. 17.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
68TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
f. 2’de belirtilen işlemleri yaparak hazırlanan tutanak ve dilekçeyi derhal
ilgili mahkemeye gönderir. (CMK m. 263, f. 3)
Mercii ancak itiraz dilekçesinde belirtilen aykırılıkları inceleme
yetkisine sahiptir.
31
Kararına itiraz edilen hâkim veya mahkeme, itirazı
yerinde görürse kararını düzeltir, aksi halde en çok 3 gün içinde itirazı
incelemeye yetkili olan mercie gönderir. (CMK m. 268, f. 2) Burada
belirlenen süre “düzenleyici süre” olup bir işlemin yapılıp yapılmaması
için belirlenen ve müeyyidesi olmayan süredir, bu nedenle kanunda
öngörülen süre geçtikten sonra gönderilmesi işlemi geçersiz kılmaz.
32
Bir karara itiraz edilmesi o kararın yerine getirilmesinin geri bıra-
kılması sonucunu yani kararın yerine getirilmesini engellemez, ancak
kararına itiraz edilen makam veya kararı inceleyecek merci, kararın
yerine getirilmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. (CMK m. 269)
Kararın geri bırakılmasını ilgililer talep edebilecekleri gibi kararı ince-
leyecek merci de re’sen karar verebilir. Kanun bazı hallerde ise itiraz
üzerine kararın yerine getirilmesinin duracağını kabul etmiştir. Örne-
ğin gözlem altına alınma kararına itiraz edilmesi halinde, itiraz kararın
yerine getirilmesini durdurur. (CMK m. 74, f. 4)
İtiraz incelemesinin, kararına itiraz edilen merciden başka bir merci
tarafından incelenmesine itirazın “aktarma etkisi” denilmektedir.
33
Bu
durumda itirazı inceleyen merci kararı veren makamın birtakım hak-
larını kullanarak bazı kararlar vermektedir. Örneğin “tutuklama” veya
“tutukluluk haline son verilmesi” kararı verilmesinde bu durum söz ko-
nusudur.
6. İtirazı İncelemeye Yetkili Merciler
Kanun, itirazı incelemeye yetkili mercileri CMK m. 268’de saymıştır.
Buna göre:
A. Hakimlik makamı kararlarına karşı yapılacak itirazları incele-
meye yetkili makamlar şunlardır:
31
Kunter, s. 1040, n. 521.
32
Toroslu, s. 142.
33
Öztürk, Bahri, Uygulamalı Ceza Muhakemesi Hukuku, 9 Eylül Üniversitesi Yay. No:
46, s. 605; Yüce ise bu etkiye “devolütif etki” demektedir; Yüce, s. 497.
hakemli makaleler Devrim AYDIN
69TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
Sulh ceza hâkiminin kararlarına yapılan itirazların incelenmesi,
yargı çevresinde bulundukları asliye ceza mahkemesi hâkimine; sulh
ceza işleri, asliye ceza hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme
yetkisi ağır ceza işlerini gören mahkeme başkanına aittir.
Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapı-
lacak itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza
mahkemesine aittir.
Ağır ceza mahkemesi başkanı tarafından verilen kararlar hakkında-
ki itirazların incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok
dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye;
son numaralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin
tek dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına yapılacaktır.
B. Mahkeme makamı tarafından verilen kararlara karşı itiraz
34
Sulh ceza mahkemesi kararlarına itiraz asliye ceza mahkemesi
tarafından incelenecektir.
Ağır ceza mahkemesince verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin
bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son nu-
maralı daire için birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek
dairesi varsa, en yakın ağır ceza mahkemesine aittir.
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay
ceza dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri
kararlara yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin
34
Mülga CMUK m. 299’da sadece Ağır Ceza mahkemesi kararına itirazı inceleyecek
makam gösterilmiş, Sulh mahkemesi ve asliye mahkemesi kararlarından bahsedil-
memişti. Kanundaki bu düzenleme, sulh ceza hakimliği ile sulh ceza mahkemesinin,
asliye ceza hakimliği ile asliye ceza mahkemesinin birbirine karıştırılmış olması ne-
deniyle eleştirilmekteydi. (Bkz., Toroslu, s. 302; Kunter, s. 1039, dipnot n. 89; Yüce,
Ceza Muhakemesi Hukukunda .., s. 68, dipnot 67.) Bu hata, CMK m.268’de de tekrar
edilmiş, Sulh ve Asliye Ceza Hakimi kararlarına karşı itiraz düzenlenmiş ancak
Sulh Ceza ve Asliye Ceza Mahkemesi kararlarına karşı itirazdan bahsedilmemiştir.
Bu nedenle bu durum da dikkate alınarak Mülga CMUK m. 299 hükmüne yönelik
yorum ve öneri CMK m. 268 hakkında da uygulanmalıdır. Bkz., Toroslu, s. 302.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
70TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
başkanı, daire başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla
izleyen ceza dairesi; son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza
dairesi inceleyecektir.
İstinabe olunan mahkeme kararlarına karşı yukarıda belirtilen
esaslara göre bulundukları yerdeki mahkeme başkanı veya mahkeme
itirazı incelemeye yetkilidir.
7. İtirazın İncelenmesi ve İtiraz Üzerine Verilecek Karar
İtirazı inceleyecek merci, yazı ile cevap verebilmesi için itirazı,
Cumhuriyet savcısı ve karşı tarafa bildirebilir, ancak bildirmek zorunda
değildir.(CMK m. 270) Kanun’da geçen “karşı taraf” ifadesi, “katılan”ı
belirtmektedir. Merci, inceleme ve araştırma yapabileceği gibi (delil
toplama, tanık dinleme, keşif yapma gibi) gerekli gördüğünde bunla-
rın yapılmasını da emredebilir.
35
(CMK m. 270) Zira itirazı incelemeye
yetkili merci, Hukuki ve maddî sorunu birlikte ele alabilir.
36
İtirazı in-
celeyecek mercii, sadece başvuruda hatalı olduğu iddia edilen noktaları
inceleyecektir.
37
İtirazı inceleme mercii, kanunda yazılı olan hâller saklı kalmak üze-
re, itiraz hakkında duruşma yapmaksızın, belgeler üzerinden karar verir.
(CMK m. 271, f. 1) Ancak, gerekli görüldüğünde Cumhuriyet Savcısı
ve sonra müdafi veya vekil dinlenebilir. (CMK m. 271, f. 1) CMUK sis-
teminden farklı olarak CMK, itirazı incelemeye yetkili merciin gerekli
gördüğünde müdafi veya vekili dinleyebileceğini de kabul etmiştir.
“Dinleme”nin söz konusu olabilmesi için “duruşma” yapılmalıdır. Bu
durumda CMK m. 271 hükmü bir çelişkiyi ifade etmektedir. Mahke-
menin duruşma yapmadan “dinlemesi” olanaklı değildir. Bu nedenle
Kanun’da geçen “dinleme” ifadesi, “görüşlerinin yazılı olarak alınması”
biçiminde değerlendirilmelidir.
İtirazın reddedilmesi halinde kararda hukuka aykırılık bulunmadı-
ğı, itiraz kabul edildiğinde ise kararın hukuka aykırı olduğu anlaşılmış
olur.
38
Mercii, itiraz başvurusunu yerinde görürse itiraz edilen kararı
kaldırarak itirazın konusunu oluşturan sorunu da çözerek bu konuda
35
Kunter, s. 1040, n. 521.
36
Toroslu, s. 303.
37
Toroslu, s. 302.
38
Yurtcan, s. 459.
hakemli makaleler Devrim AYDIN
71TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
bir karar verir. (CMK m. 271, f. 2) Örneğin sanığın tutuklanması kararı-
na itiraz edilmiş ve itiraz haklı bulunmuşsa merci tutuklama kararının
kaldırılmasına ve sanığın salıverilmesine; sanığın tutuklanmamasına
itiraz edilmiş ve itiraz haklı bulunmuşsa bu durumda ise merci sanığın
tutuklanmasına karar verecektir.
Mercii kararını “mümkün olan en kısa sürede” vermelidir. (CMK m.
271, f. 3) Buna göre maddî ve Hukuki denetim yapan mercii mümkün
olan en kısa sürede bir karar vererek davanın devam etmesini sağla-
malıdır.
İtiraz üzerine merci tarafından verilen kararlar kesindir. (CMK m.
271, f. 4) Ancak ilk defa merci tarafından verilen tutuklama kararlarına
karşı itiraz yoluna gidilebilir. (CMK m. 271, f. 4)
39
Çünkü C. Savcısı’nın
tutuklama isteminin hâkim tarafından reddedilmesi halinde C. Savcı-
sı’nın bu karara itiraz etmesi halinde, merci C. Savcısı’nın bu itirazını
haklı bularak sanığın tutuklanmasına karar verebilir. İşte bu durumda
sanığın özgürlüğü kısıtlanmış olacağından, bu koruma tedbirine (ceza
muhakemesi tedbirine) başvurulmasına dair karara itiraz hakkı ve ve-
rilen kararın denetlenmesi olanağı getirilmiştir.
40
8. Sonuç
İtiraz, henüz kesinleşmemiş hâkim veya mahkeme kararlarında hata
veya hukuka aykırılıkların bulunduğu gerekçesiyle bu kararlarının daha
yüksek bir makama maddî ve Hukuki bakımdan incelenmesini ve denet-
lenmesini sağlamak için yapılan olağan bir kanun yolu başvurusudur.
İtirazın konusu “hüküm” adı verilen son kararlardan önce verilen ve son
karara esas teşkil etmeyen ara kararlardır. CMK sisteminin CMUK’dan
çok farklı bir itiraz kanun yolu düzenlemesine gittiği söylenemez.
CMK m. 267’de “Hâkim kararları ile kanunun gösterdiği hâllerde,
mahkeme kararlarına karşı itiraz yoluna gidilebilir.” denilerek CMUK’da
yer alan sayma yöntemi terk edilmiştir. Öte yandan adî ve acele itiraz
ayrımına yer verilmeyerek itiraz için 7 günlük süre kabul edilmiştir.
CMUK’da “1 hafta” denilmekteyken CMK’da “7 gün” denilmiş olması
da bir değişiklik getirmemektedir.
39
CMUK m. 303 uyarınca bu durum “acele itiraz” yoluna başvurma olarak adlandı-
rılmaktaydı.
40
Yurtcan, s. 459.
Devrim AYDIN hakemli makaleler
72TBB Dergisi, Sayı 65, 2006
KAYNAKÇA
Centel, Nur-Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukuku, Yenilenmiş 3.
Baskı, Beta Yay., İstanbul, 2005.
Çağlayan, Muhtar, Yargıtay İçtihatlarının Işığı Altında “İtiraz”, Üzerine
Bir İnceleme, Adalet Dergisi, Y. 62, Ocak 1971, S: 1, s. 13-21.
Kunter, Nurullah, Ceza Muhakemesi Hukuku, İstanbul, 1989.
Kunter, Nurullah-Yenisey, Feridun-Nuhoğlu, Ayşe, Muhakeme Hukuku
Dalı Olarak Ceza Muhakemesi Hukuku, 14. Bası, İstanbul, 2006.
Öztürk, Bahri, Uygulama.ı Ceza Muhakemesi Hukuku, 9 Eylül Üniversitesi
Yay. No: 46
Şen, Ersan, “Türk Ceza Yargılanmasının Yeniden Yapılanması Üzerine
Değerlendirme”; Yargıtay Dergisi, C. 29, Temmuz 2003, S. 3, s. 311-
323 .
Toroslu, Nevzat, Ceza Muhakemesi Hukuku, Savaş Yay., Ankara, 2001.
Ünver, Naci, Ceza Yargılamasında Yasa Yolları, Ankara, 1992.
Yaşar, Osman, Açıklamalı- İçtihatlı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu,
Yetkin Yay., Ankara, 1998, C. 2.
Yurtcan, Erdener, Ceza Yargılaması Hukuku, 11. B., Vedat Kitapçılık,
İstanbul, 2005.
Yüce, T. Tûfan, Ceza Muhakemesi Hukukunda Hukuk Devleti Esasları,
Erzurum, 1968.
Yüce, T. Tûfan, Ceza Muhakemeleri Usulünde İtiraz, Adalet Dergisi, Y. 53,
Mayıs-Haziran 1962, S. 5-6, s. 491-507.