powered by

powered by

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ YÜCE MAHKEMESİ SUPREME COURT OF THE UNITED STATES Can YAVUZ * Özet: Amerika Birleşik Devletleri Yüce Mahkemesi sadece somut norm denetimi yapan bir anayasa mahkemesi değil aynı za- manda yargı teşkilatı içinde en yüksek kademede bulunan temyiz mercidir. Bu sebepten ötürü, dokuz hâkimin verdiği kararlar hem insanların hayatlarını hem de Amerikan demokrasisini doğrudan et- kilemektedir. Anahtar Kelimeler: Amerikan Hukuku, Anayasa Hukuku, Ana- yasa Mahkemesi, Önemli Kararlar Abstract: Supreme Court of the United States is not only a constitutional courtthat conducts concrete judicial review but also the highest court of appeal in the justice system. For this reason, judgments of nine judges directly affect both people’s life and Ame- rican democracy. Keywords:American Law, Constitutional Law, Constitutional Court, Landmark Decisions GİRİŞ Çalışmanın birinci bölümünde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Yüce Mahkemesinin kısa tarihçesine, çalışanlarına ve hâkimlerine değinilecek ayrıca mahkemenin görevi, yetkileri ve işleyişi incelene- cektir. İkinci bölümde anayasaya uygunluk denetimi, hukukun üs- tünlüğü, kuvvetler ayrılığı, ifade özgürlüğü ve ırk ayrımcılığı gibi, mahkemenin önemli konularda verdiği dört tarihi karardan kısaca bahsedilecektir. * Avukat, İstanbul Barosu 438Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi BİRİNCİ BÖLÜM ABD Yüce Mahkemesi 1.1. Mahkemenin Kısa Tarihçesi 1789’da kurulan ABD Yüce Mahkemesi resmi olarak ilk kez 2 Şu- bat 1790’da New York’ta toplanmıştır. Mahkeme ilk kararını 3 Ağustos 1791 tarihinde West v. Barnes davasında almıştır. 1 Mahkeme ilk kurulduğu yıllarda “enerjisi, itibarı ve ağırlığı” olma- yan bir kurum olarak görülmüştür. Hatta mahkemenin ilk on yılında atanan ilk on iki hâkimden beşi farklı görevler almak için mahkeme- deki görevlerinden istifa etmiştir. İstifa eden beş kişiye yeniden hâkim veya baş hâkim olması için teklif götürülmüş fakat öneriler reddedil- miştir. 2 Bu durum kısa süre içerisinde radikal bir şekilde değişmiştir. Marbury v. Madison davasında verilen: “Yasanın ne olduğunu belirlemek, açıkça yargı organının yetkisi ve görevi içindedir” kararıyla birlikte mah- kemenin sistem içerisinde konumu ve prestiji ciddi ölçüde artmıştır. 3 Bu durum Alexis De Tocqueville tarafından: “Hiçbir halk, Amerikalılar kadar büyük bir yargı kuvveti oluşturmadı. Görevlerinin kapsamı, siyasi et- kisi, Birlik’in barışı ve bizzat varoluşu yedi [şimdi dokuz] federal yargıcın bilgeliğine bağlıdır” şeklinde dile getirilmiştir. 4 Mahkeme, önemine rağmen, 146 yıl boyunca kendine ait bir bina- da çalışmadı ve toplantılar için farklı yerleşkeler kullandı. 1932 yılında yapımına başlanan inşaat 1935 yılında sona erdi ve mahkeme kendi- sine ait bir binaya kavuştu. ABD Yüce Mahkemesi günümüzde Was- hington D.C.’de bulunan binasında görev yapmaktadır. 5 1 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/ faq.aspx#faqgi1, erişim 18.03.2016, ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/about/institution.aspx, erişim 18.03.2016 2 John Rutledge Güney Carolina baş hâkimi olmak için, John Jay ise New York vali- si olmak amacıyla görevini bırakmıştır. Robert S. Barker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 14, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 3 A. E. Dick Howard, “’Hukukun Ne Olduğunu Belirlemek’ Anayasa Uygunluğu- nu Belirleyen Hakem Olarak Yüksek Mahkeme”Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 6, http://usa.usembassy.de/ etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016, Robert S. Barker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, s. 14 4 Mahkeme o tarihte yedi üyeden oluşmaktaydı fakat günümüzde hâkim sayısı dokuzdur. Alexis De Tocqueville, Amerika’da Demokrasi, İletişim Yayıncılık, 1. Baskı, 2016, s. 163 5 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- 439TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ 1.2. Mahkeme Çalışanları ABD Yüce Mahkemesinde hâkimlerin görevlerini yerine getir- mesine yardımcı olan birçok personel yer almaktadır. Mahkemede hâkimlerden sonra en kritik görevi üstlenmiş görevliler raportörlerdir. Raportörler, ABD’nin en iyi hukuk okullarından birkaç yıl önce mezun olmuş, genellikle Federal Temyiz Mahkemelerinde bir yıl staj yapmış, en iyi ve parlak hukukçular arasından seçilir. Raportörler mahkeme- ye yapılan başvurular ve onların kabul edilebilirliği hakkında rapor hazırlarlar. Bu yüzden, raportörler mahkemenin işleyişinde ciddi bir önem taşımaktadır. Raportörler bir yıl boyunca staj (görev) yaparlar ve her hâkimin dört raportörü vardır. 6 Şimdiye kadar mahkemede görev yapmış altı hâkim mahkemede daha önce raportör olarak çalışmıştır. 7 Mahkemenin önemli bir çalışanı kâtiptir. Kâtipler mahkeme için belge toplarlar, onları (hâkimler tarafından) incelemeye hazır hale ge- tirirler ayrıca hâkimlerin karar verirken kullanacakları belgeleri ha- zırlarlar. Bunun yanı sıra, dava tarafları, avukatlar, kamuoyu ve mah- keme arasındaki irtibatı sağlamak kâtiplerin bir başka fonksiyonudur. 8 İdari işler memuru mahkeme binasının güvenliğini, çalışmasını ve bakımını sağlar. Ayrıca, törenlerde yargıçlara nezaret eder. Mahkeme hukuki görüşlerini yayımlamak için karar yayın memuru istihdam et- mektedir. Karar yayın memuru, mahkemenin kararlarını, hukuki gö- rüşlerini ve benzeri dokümanlarını kitap olarak yayımlar ve internete yükler. Mahkemenin medya ve halk ile olan iletişimini sağlamak için enformasyon memuru (sözcü) istihdam edilmiştir. Sözcü, mahkemenin emir ve kararlarını açıklar, medyada doğru şekilde yer almasını sağlar ayrıca mahkemenin tarihi ve görevleri hakkında halkı bilgilendirir. 9 ut/courtbuilding.aspx, erişim 17.06.2016 6 Mark C. Miller, “Law Clerks and Their Influence at the US Supreme Court: Com- ments on Recent Works by Peppers and Ward”, Law & Social Inquiry,Volume 39, Issue 3, Summer 2014, s. 741–744, http://www.corteidh.or.cr/tablas/r32761.pdf, erişim 24.03.2016, Thomas E. Barker, “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 481;http://supremecourthistory.org/htcw_lawclerks.html, erişim 24.03.2016 7 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/ faq_justices.aspx#faqjustice19, erişim 22.03.2016 8 William K. Suter; Pamela Talkin; Frank Wegner;Kathleen Landin Arberg, “Kapalı Kapılar Ardında Çalışma”, Demokrasi ile İlgili Meseleler,ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 35, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/Supre- me_Court.pdf, erişim 20.03.2016 9 William K. Suter; Pamela Talkin; Frank Wegner; Kathleen Landin Arberg, “Kapalı Kapılar Ardında Çalışma”, s. 36-38 440Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi 1.3. Mahkemenin Hâkimleri 1.3.1. Hâkim sayısı Mahkeme kurulduğunda yargıç sayısı altı olarak belirlenmişti. 1801 yılında sayı beşe indirilmiş; 1807’de yedi, 1837’de dokuz, 1863’te on kişiye çıkarılmıştır. 1866’da yedi üyeye indirilen mahkeme; 1869 yı- lında dokuz üyeye çıkarılmıştır. Mahkeme günümüzde halen dokuz hâkim ile görev yapmaktadır. 10 ABD’nin 32. Başkan’ı Franklin D. Roosevelt 1937 yılında mahke- menin üye sayısını arttırmaya çalışmış fakat sonuç elde edememiştir. “Büyük Durgunluk” (Great Depression) döneminde ABD ekonomisi ciddi sıkıntı içindeydi. Ekonomiyi canlandırmak için Başkan Roose- velt “Yeni Düzen” (New Deal) planını uygulamaya koydu. Fakat plan çerçevesinde (1933-1936 yıllarında) çıkarılan birçok kanun ABD Yüce Mahkemesi tarafından Anayasa’ya aykırı bulundu. 11 1936 yılında yapı- lan seçimde Roosevelt Kongrenin iki kanadında önemli bir çoğunluk sağladı. Başkan Roosevelt, çıkardığı yasaları Anayasa’ya aykırı bulan ABD Yüce Mahkemesinin kompozisyonunu lehine çevirebilmek için mahkemeye altı hâkimi atamasına imkân verecek bir yasa tasarısı ha- zırladı. Fakat hem halk hem de Kongre, Başkan’ın planına tepki göster- di. Bu durum halkın ve Kongrenin önemli bir bölümünün Roosevelt’in ekonomik planına destek vermesine karşın, mahkemenin bağımsız- lığına güncel politikalardan daha fazla önem verildiğini gösteren ti- 10 Murat Sevinç,“ABD Yüce Mahkemesi”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dergisi, Cilt 51, Sayı 1-4, 1996, s. 393, http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/ pdf/51/1/25_murat_sevinc.pdf, erişim 19.03.2016. 11 Anayasaya aykırı bulunan kanunlar ve ilgili davalar şu şekildedir: “Act of 1933-tarımla ilgili yasa; U. S. v. Butler (1936), ve Rickert Rice Mills v. Fountenot (1936), Economy Act of 1933 (bir bendi)- Lynch v. U. S. (1934), National Indust- rial Recovery Act (bölüm üç)- Schecter Poultry Co. v. U. S. (1935), National In- dustrial Recovery Act (birinci bölümden bir hüküm)- Panama Refining Co. v. Ryan (1935), Home Owners Loan Act of 1933 (1934 değişikliği)- Hopkins Savings Assn. v. Cleary (1935), Railroad Retirement Act- Railroad Retirement Board v. Al- ton R. Co. (1935), Bituminous Coal Conservation Act- Carter v. Carter Coal Co. (1936), Frazier-Lemke Act of 1934 (çiftçilerin iflasıyla ilgili yasa)- Louisville Bank v. Radford (1935).” Çıkarılmış yasaların çoğunluğu kanun tekniği bakımından oldukça zayıfıtr. Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini,İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Doktora Tezi, 2011, İstanbul, s. 39, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerke- zi/, erişim 22.03.2016 441TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ pik bir örnektir. 12 Sonuç olarak, mahkeme 1869 yılından beri biri baş hâkim olmak üzere dokuz üye ile görevini yerine getirmektedir. Baş hâkim “eşitler arasında birinci” unvanına sahip olsa da her hâkim gibi bir oy hakkına sahiptir. 13 1.3.2. Hâkimlerin atanmaları Bir kişinin ABD Yüce Mahkemesine hâkim olarak atanabilmesi için ABD Başkan’ı tarafından aday gösterilmesi ve adayın Senatonun çoğunluğu tarafından kabul edilmesi gerekir. 14 Böylece, hem yasama hem de yürütme erkinin mahkemenin kompozisyonunun oluşmasın- da etkisi olur. 15 ABD Yüce Mahkemesinde bir üyelik boşalınca Başkan boşluğu doldurmak için bir kişiyi aday gösterir. Mahkemenin birçok kararı son derece çekişmeli bir şekilde, beş üyeye karşı dört üyenin oyuyla alındığından ve hâkimler ömür boyu görev yapabildiğinden ötürü, gösterilecek adayın belirlenmesi son derece önemli bir süreçtir. Bu yüzden, Başkan potansiyel adaylar hakkında önceden bilgi toplar ve belirlediği aday adayları ile görüşür. Aday gösterilecek kişiye ilişkin yaş, eğitim, meslek veya vatandaşlığa ilişkin bir kısıtlama yoktur. 16 12 Robert S. Barker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, s. 17, Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, Liberal Düşünce Topluluğu, 1. Baskı, 2003, s 12 13 David Schultz, Encyclopedia of the Supreme Court,Infobase Publishing, 2005, s. 74, https://books.google.com.tr/books/about/The_Encyclopedia_of_the_Sup - reme_Court.html?id=I_f6Oo9H3YsC&redir_esc=y, erişim 19.03.2016 14 Anayasayı hazırlayanlardan Alexander Hamilton atama sürecinde hem Senato hem de Başkan’ın rol almasını şu şekilde açıklamıştır: “Senato ile Başkan arasında atamalara ilişkin maddede belirtilen ilişki ile ilgili olarak bazıları bunun Başkan’ın Senato üzerinde aşırı bir nüfuz kullanmasına yol açacağını ileri sürerken başkaları da bunun tam tersi bir durumun ortaya çıkacağı görüşünü savunmuştur. Bu, her ikisinin de doğru olmadığını gösteren güçlü bir kanıttır.” Aktaran, Robert S. Bar- ker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, s. 15 15 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/faq. aspx#faqgi1, erişim 18.03.2016 16 Örneğin, mahkemede görev yapmış altı hâkim ABD dışında doğmuştur.İlginç bir bilgi olarak, 1889-1910 yılları arasında mahkemede görev yapmış hâkim David J. Brewer 1837 yılında İzmir’de doğmuştur. ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/faq.aspx#faqgi1, erişim 19.03.2016, ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/faq_jus- tices.aspx#faqjustice8, erişim 19.03.2016 442Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Gösterilecek adayın etiği, hukukçu vasfı, dünya görüşü, eğitimi, cin- siyeti, dini inancı ve etnik geçmişi son derece önemlidir. Mahkemede son otuz yılda görev yapmış hâkimlerin önemli bir bölümü Federal Temyiz Mahkemelerinde hâkim olarak görev yapmış tecrübeli hukuk- çulardır. 17 ABD çok kültürlü bir toplum olduğundan, hâkimlerin etnik, dini ve benzeri özellikleri atanmalarında önemli bir rol oynar. Etnik geç- miş açısından bakıldığında, mahkemede şimdiye kadar görev yapmış hâkimlerden sadece iki tanesi, Thurgood Marshall ve halen görevde olan Clarence Thomas, Afro-Amerikalı’dır. Halen görevde olan Sonia Sotomayor ise kendisini Latin (Hispanik) kökenli olarak tanımlayan tek hâkim olmuştur. 18 1789’da kurulan mahkemede şimdiye kadar sa- dece dört kadın hâkim yer almıştır. Mahkemede hâlihazırda görev alan üç hâkim kadındır. 19 Hâkimlerin profesyonel geçmişine bakıldığında, kariyerlerinin farklı dönemlerinde değişik meslekleri icra etmiş oldukları görülmek- tedir. 1789-2010 yılları arasında görev yapmış hâkimlerin (kariyerle- rinin bir bölümünde): % 94,6’sının özel sektörde avukat, % 44,1’inin kamu sektöründe avukat, % 64’ü hâkim, % 50,5’i parlamenter, % 27’si kamu yöneticisi ve % 35,1’i ise asker olarak görev yapmıştır. 20 Kuruluşundan beri mahkemede görev yapması için 161 kişi aday gösterilmiştir. Aday gösterilen on iki kişi Senato tarafından reddedil- miş, on iki kişinin adaylığı ise (Başkan tarafından aday gösterildikten sonra) geri çekilmiştir. Adaylığı kabul edilen 124 kişiden yedisi mah- kemede görev yapmayı reddetmiştir. 21 Mahkemede şimdiye kadar 112 17 Susan Navarro Smelcer, Supreme Court Justices: Demographic Characteristics, Professional Experience, and Legal Education, 1789-2010, Nisan 2010, s. 1-2, 6, 17, https://www.fas.org/sgp/crs/misc/R40802.pdf, erişim 19.03.2016 18 Susan Navarro Smelcer, Supreme Court Justices: Demographic Characteristics, Professional Experience, and Legal Education, 1789-2010, s. 6-7 19 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- ut/members_text.aspx, erişim 19.03.2016 20 Susan Navarro Smelcer, Supreme Court Justices: Demographic Characteristics, Professional Experience, and Legal Education, 1789-2010, s. 12 21 ABD Senatosu resmi internet sitesi, http://www.senate.gov/pagelayout/refe- rence/nominations/Nominations.htm#official, erişim 20.03.2016 443TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ farklı hâkim görev yapmıştır. Bunlardan 17’si baş hâkim unvanına sa- hiptir. 22 Başkanlar genellikle kendi dünya görüşlerine yakın kişileri aday gösterirler. 23 Bu konuda kantarın topuzunu kaçıran başkanların tipik bir örneği George W. Bush’dur. Yargıç Sandra Day O’Connor emekli olacağını açıkladıktan sonra yerinin doldurması için bir aday arayışı- na girildi. Başkan Bush 7 Ekim 2005’te Harriet Miers’i aday olarak gös- terdi. Daha önce hâkim olarak hukukçu tecrübesi olmayan, ayrıca Baş- kan Bush’un arkadaşı ve avukatı olduğu iddia edilen bir kişinin aday gösterilmesi, Bush’un kendi partisi de dâhil, çok büyük bir kesimden ciddi bir tepki gördü. Tepkiler üzerine Miers’in adaylığı geri çekildi. 24 Atanan hâkimler verdikleri kararlarla aday gösterildikleri Baş- kan’ları bazen “hayal kırıklığına” uğratmışlardır. Örneğin, Başkan Dwight Eisenhower yaptığı en büyük hatanın: ABD Yüce Mahkeme- si 14. Baş hâkimi Earl Warren’ı aday olarak göstermek olduğunu be- lirtmiştir. 25 Abraham Lincoln’ün başına gelen olay oldukça ilginçtir. Başkan Lincoln, Hazine Bakanı Salmon P. Chase’i ABD Yüce Mahke- mesi Baş hâkimi olması için aday gösterir ve Chase atanır. Lincoln’ün Chase’i atamasının arkasında tek bir gaye vardır. İç Savaş’ın finanse edilmesini sağlayacak yasanın hazırlanmasında eski Hazine Bakanı Chase rol almıştır. Lincoln, yasa mahkeme önüne geldiğinde Chase’in yasa lehine oy vereceğinden emindir. Fakat Başkan’ın planı tutmaz ve Chase yapımında rol aldığı yasanın anayasaya aykırı olduğu yönünde oy kullanmakla kalmaz aynı zamanda yasayı anayasaya aykırı bulan 22 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- ut/members_text.aspx, erişim 20.03.2016 23 Mehmet Emin Akgül, “Yargısal Bağımsızlık: Amerika Birleşik Devletleri Örne- ği”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2008, 14-3, s. 126-127, http://dosya.marmara.edu.tr/huk/fak%C3%BCltedergisi/2008C.1 4S.3/113-146.pdf, erişim 19.03.2016 24 BBC, “US top court nominee steps down”, 27.10.2005, http://news.bbc.co.uk/2/ hi/4382370.stm, erişim 24.03.2016, NBC, “Miers withdraws Supreme Court no- mination”, 27.10.2005, http://www.nbcnews.com/id/9837151/ns/us_news- the_changing_court/t/miers-withdraws-supreme-court-nomination/#.VvP- KuKLSUk, erişim 24.03.2016 25 S. Purdum Todd, “Presidents, Picking Justices, Can Have Backfires”, The New York Times, 05.06.2005, http://www.nytimes.com/2005/07/05/politics/politics- special1/presidents-picking-justices-can-have-backfires.html, erişim 19.03.2016 444Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi mahkeme kararını da kaleme alır. 26 ABD Yüce Mahkemesinin 16. Baş- kanı William Rehnquist’e göre, yaşanan olay değişik erklerin aynı hu- kuki durumu farklı yorumlayabileceğini gösteren klasik bir örnektir. 27 Bir başka örnek ise Başkan Richard Nixon ile alakalıdır. Nixon’ın taraf olduğu United States v. Nixon davasında, Başkan Nixon tarafından aday gösterilip atanan dört hâkimden üçü onun aleyhine oy verirken diğer hâkim davadan çekilmiştir. 28 1.3.3. Hâkimlerin teminatı ve bağımsızlığı Yargıçlar “iyi hal” gösterdikleri takdirde istedikleri sürece gö- revde kalabilirler. Bu durum 19. yüzyıldan beri oldukça tartışmalı bir konudur. Diğer bir deyişle, yargıçların görev süresinin kısıtlanması birçok kez gündeme gelmiş olmasına rağmen böyle bir değişiklik ya- pılmamıştır. 29 Bir başka hâkimlik teminatı ise hâkimlerin maaşlarına ilişkindir. Hâkimlerin görevleri süresince maaşları azaltılamaz. 30 Bu düzenlemeler hâkimlik teminatı olarak yargı erkinin; yasama ve yü- rütme organından bağımsız olmasını sağlamaya yöneliktir. 31 26 S. Purdum Todd, “Presidents, Picking Justices, Can Have Backfires”, http://www. abrahamlincolnsclassroom.org/abraham-lincolns-contemporaries/abraham- lincoln-and-salmon-p-chase/, erişim 19.03.2016 27 ABD Yüce Mahkemesi’nin 16. Başkanı William Rehnquist’e göre Başkanların mahkemeyi kendi ideolojisine yakın hâkimlerle doldurması [mahkemenin] ta- biatı gereği zordur. Yeni atanan bir hâkim kendisini aday gösteren Başkan’a bir süre bağlılık hissedebilir. Ama bu bağ ABD’deki kurumların baskısıyla zamanla gevşer. Michigan Üniversitesi Hukuk Okulu öğretim üyesi Richard D. Friedman’a göre, mahkemenin dinamiği alınan kararlar üzerinde son derece etkilidir. Fried- man, hâkimlerin birbirleriyle ve raportörlerle sıkça mütalâada bulunduklarını be- lirtmiştir. S. Purdum Todd, “Presidents, Picking Justices, Can Have Backfires” 28 Robert S. Barker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, s. 17 29 John Paul Jones, “Yüksek Mahkeme Benzersiz Bir Kurum”,Demokrasi ile İlgili Meseleler,ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 13, http://usa. usembassy.de/etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 30 2016 yılı itibariyle ABD Yüce Mahkemesi Başkanı yıllık 260 700, mahkeme üyeleri ise 249 300 Amerikan Doları maaş almaktadır. http://www.uscourts.gov/judges- judgeships/judicial-compensation, erişim 19.03.2016. ABD Anayasası 3. madde- sinin 1. Bölümü şu şekildedir: “Yüksek Mahkeme ve alt mahkeme yargıçları, iyi halleri sürdüğü sürece görevde kalır ve görevde bulundukları sürece hizmetleri karşılığında belli zamanlarda, azaltılamayacak bir maaş alacaklardır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 30, http://turkish. turkey.usembassy.gov/media/pdf/abd-anayasasi.pdf, erişim 20.03.2016 31 Hâkimlerin tarafsızlığı ve bağımsızlığı konusu, ABD Anayasası’nın şerhi nite- liğinde olan The Federalist’in 78 numaralı sayısında tartışılmıştır. http://land- markcases.org/en/Page/280/The_Power_of_the_Judicial_Branch_The_Federa - 445TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Hâkimlerim görevden alınmasının tek yolu “impeachment 32 ”d ı r. Bu yönteme şimdiye kadar sadece bir kez (1796 ila 1811 yılları arasın- da mahkemede görev yapan hâkim Samuel Chase hakkında) başvu- rulmuştur. 1805 yılında başlatılan süreçte Temsilciler Meclisi, Yargıç Chase’in görevden alınmasını onaylamış fakat Senatonun yargıcı ak- laması sebebiyle süreç sonuçlanamamıştır. 33 Hâkimler ortalama olarak elli dört yaşında aday gösterilir ve yet- miş yaşında görevden ayrılırlar. 34 Şimdiye kadar mahkemede görev almış en yaşlı üye doksan yaşında emekli olan Yargıç Oliver Wendell Holmes Jr.’dır. Görevde en uzun süre kalmış hâkim, 1939 yılından 1975 senesine kadar tam otuz altı yıl boyunca mahkemede çalışmış olan William O. Douglas’dır. Bir yıl on sekiz gün görev alan hâkim John Rutledge mahkemede en kısa süre çalışan hâkim olarak kayda geç- miştir. Hâkimlerin ortalama görev süresi ise on altı yıl olarak gerçek- leşmiştir. Otuz iki yaşında atanan Joseph Story mahkemenin en genç hâkimi olmuştur. Atanan en yaşlı hâkim ise atmış sekiz yaşında ye- min etmiş olan Harlan F. Stone’dur. 35 1.3.4. Hâlihazırda görev yapan hâkimler Bu makale kaleme alındığı sırada mahkemenin vefat eden eski hâkimlerinden Antonin Scalia’nın yerinin doldurulamamış olması se- bebiyle mahkemede sekiz hâkim bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda mahkemede hali hazırda görev yapan hâkimlerin isimleri, doğum ve göreve başlama tarihleri ayrıca hangi başkan tarafından atandıkları gösterilmektedir. list_Number_78_and_the_AntiFederalist_78, erişim 25.03.2016 32 Temsilciler Meclisi tarafından soruşturma açılması ve Senato’da yargılanma. 33 O tarihte Temsilciler Meclisi’nin çoğunluğu Jefferson yanlısıydı. ABD Yüce Mah- kemesi ise daha çok “Federalist” görüşteydi. Temsilciler Meclisi federal görüşlü yargıya boyun eğdirmek için Yargıç Samuel Chase hakkında soruşturma başlattı. Jefferson taraftarları Senato’da da çoğunluğu oluşturmaktaydı. Fakat Senato’da yeterli sayıda Jefferson yanlısı görevden alınma yönünde oy vermeyince Yargıç Chase aklandı. Robert S. Barker, “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, s. 17, ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/faq. aspx#faqgi5, erişim 17.03.2016 34 http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-age-at-nomination erişim 24.03.2016,http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-departure-age, erişim 24.03.2016 35 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/ faq_justices.aspx#faqjustice1, erişim 18.03.2016 446Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Tablo 1 – Mahkemede Görev Yapan Hâkimler, Hâkimleri Atayan Başkanlar, Hâkimlerin Doğum ve Göreve Başlama Tarihleri 36 Adı Atayan BaşkanGöreve Başlama TarihiDoğum Tarihi Anthony M. KennedyReagan 18 Şubat 198823 Temmuz 1936 Clarence ThomasBush G. H. W.23 Ekim 199123 Ekim 1991 Ruth Bader GinsburgClinton 10 Ağustos 199315 Mart 1933 Stephen G. BreyerClinton 3 Ağustos 199415 Ağustos 1938 John G. Roberts Jr.George W. Bush29 Eylül 200527 Ocak 1955 Samuel Anthony Alito Jr.George W. Bush31 Ocak 20061 Nisan 1950 Sonia SotomayorObama 8 Ağustos 200925 Haziran 1954 Elena Kagan Obama 7 Ağustos 201028 Nisan 1960 Görevdeki hâkimlerin hepsi Amerikalıdır ve genellikle Yale, Har- vard gibi “Ivy League” hukuk okulları mezunudur. Ayrıca, birçok hâkim mahkemeye atanmadan önce hukuk okullarında öğretim üyesi ve yüksek mahkeme (Federal Temyiz Mahkemesi) hâkimi olarak çalış- mıştır. Görevdeki hâkimlerin üç tanesi kadın beş tanesi ise erkektir. 37 Hâkimlere ilişkin sıkça tartışılan bir konu ise yaşlarıdır. Hali hazırda mahkemede görev yapan hâkimlerden en yaşlısı seksen üç en genci ise elli beş yaşındadır. Görevdeki hâkimlerin ortalama yaşı ise atmış sekiz buçuktur. 38 1.4. Mahkemenin Görev ve Yetkileri ABD’deki yargı erkinin görev ve yetkilerinin genel çerçevesi Ana- 36 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- ut/members_text.aspx, erişim 17.03.2016 37 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- ut/biographies.aspx, 17.03.2016 38 Rakamlar Mart 2016 itibariyle günceldir. 447TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ yasa ile çizilmiştir. 39 Aşağıdaki tabloda ise ABD Yüce Mahkemesinin görev ve yetki alanı gösterilmiştir. Tablo 2 – ABD Yüce Mahkemesinin Görev ve Yetki Alanı 40 İlk Derece Mahkemesi Olarak GörevleriTemyiz Mahkemesi Olarak Görevleri İki veya daha fazla eyalet arasındaki uyuşmaz- lıklara bakar (münhasır yetki) Federal Temyiz Mahkemelerinin kararlarını inceleyebilir Farklı eyaletlerin sakinleri arasındaki davalara bakar Eyalet Yüksek Mahkemelerinin federal yasayla ilgili kararlarını inceleyebilir Federal hükümet ile eyaletler arasındaki davalara bakar Üç yargıçlı Federal Bölge Mahkemesi kararlarını inceleyebilir Yabancı diplomatların, diplomatik elçilerin, konsolosların ve konsolos yardımcılarının taraf olduğu davalara bakar Belirli alanlarda uzmanlaşmış İtiraz Mahkeme- lerinin kararlarını inceleyebilir ABD Yüce Mahkemesi’nin iki veya daha fazla eyalet arasındaki davalara ilişkin münhasır yargı yetkisi vardır. Mahkemenin farklı eyalet sakinleri arasındaki, federal hükümetle eyaletler arasındaki da- valarda ayrıca diplomatlara ilişkin davalardaki yetkisi münhasır de- 39 ABD Anayasası’nın 3. maddesinin 2. bölümü şu şekildedir: “Yargı organının yetki- si, bu Anayasa’dan doğan tüm hukuksal ve adli davaları, Birleşik Devletler yasala- rından, bunlardan alınan yetki ile yapılmış veya yapılacak antlaşmalardan ortaya çıkacak, yasalar ve emsaller kapsamına giren bütün davaları; büyükelçileri, diğer diplomatik görevlileri ve konsolosları ilgilendiren bütün davaları; bütün deniz hu- kuku ve deniz davalarını; Birleşik Devletlerin taraf olacağı anlaşmazlıkları; iki veya daha fazla eyalet arasındaki anlaşmazlıkları; [bir Eyalet ile başka eyalete mensup vatandaşlar arasındaki anlaşmazlıkları]; aynı eyaletten olup da değişik eyaletlerden toprak bağışları iddiasında bulunan vatandaşlar arasında ve bir eyalet veya o eya- let vatandaşları ile yabancı devletler, [vatandaşları veya yabancı uyruklu olanları] arasındaki anlaşmazlıkları kapsamına alacaktır. Büyükelçileri, diğer yabancı devlet temsilcilerini ve konsoloslarını ilgilendiren ve bir eyaletin taraf olduğu bütün da- valarda ilk yargı yetkisi Yüksek Mahkeme’nin olacaktır. Daha önce sayılan bütün diğer davalarda, Kongre’nin getireceği istisnalar ve koyacağı kurallar çerçevesinde, hem hukuk hem de fiil bakımından, Yüksek Mahkeme temyiz yetkisine sahip ola- caktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 31 40 United States Code, Title 28, Part 4, Chapter 81, https://www.law.cornell.edu/ uscode/text/28/part-IV/chapter-81, erişim 21.03.2016, Rules of the Supreme Court of the United States, https://www.law.cornell.edu/rules/supct, erişim 21.03.2016, Mehmet Emin Akgül, “Yargısal Bağımsızlık: Amerika Birleşik Devlet- leri Örneği”, s. 119-120 448Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi ğildir. Diğer bir deyişle, bu davalara başka mahkemeler de bakabilir. ABD Yüce Mahkemesi’nin ilk derece mahkemesi sıfatıyla baktığı dava sayısı iş yüküne kıyasla oldukça azdır. 41 ABD Yüce Mahkemesi yargı hiyerarşisinde en üst derecede olan mahkemedir ve en yüksek temyiz mercidir. Mahkemenin en önem- li görevlerinden birisi: Kanunların anayasaya uygunluğunu denetle- mektir. Mahkemenin yaptığı denetim, Avrupa’daki anayasa mahke- melerinin aksine, somut norm denetimidir. 42 Diğer bir deyişle, ABD Yüce Mahkemesi hem en yüksek temyiz mercii (Danıştay, Yargıtay, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Askeri Yargıtay) hem de somut norm denetimi yapan anayasa mahkemesi görevini üstlenmiştir. 43 ABD Yüce Mahkemesinin kritik bir görevi somut norm denetimi yapmaktır. Bu görev birçok ülkede ciddi tartışmalara sebep olabil- mektedir. Şüphesiz ABD’de de mahkemenin verdiği kararlar zaman zaman siyaset ile hukuk arasında çekişmelere yol açmıştır. Fakat her iki kurum oldukça uzun bir süredir ve fazla gerilime yol açmadan bu ilişkiyi sürdürebilmiştir. Bu durumun altında yatan neden ABD’nin demokrasi kültürüdür. 44 ABD Yüce Mahkemesi 1789-1953 yılları arasında Kongrenin yasa- laştırdığı 76 federal kanunu ihmal etmiştir (anayasaya aykırı bulmuş- tur). Mahkeme 1953-1998 döneminde de 76 federal kanunu anayasaya aykırı bulmuştur. Mahkemenin eyalet yasaları konusunda daha aktif olduğu gözükmektedir. 1789-1889 seneleri arasında 79 yasayı ihmal eden mahkeme, 1889-1989 yıllarında 794 eyalet yasasını ihmal etmiştir. Mahkemenin eyalet yasaları konusunda daha aktif bir tavır takınma- sının sebebi, eyaletlerin federalizmi aşma çabasıdır. 45 Mahkemenin anayasaya aykırılık saptadığı davalar yapılan ana- yasa değişiklikleri ile beş kez etkisiz kılınmıştır. Bunlardan ilki, mah- 41 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 479-480 42 Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, s 16-17, Baker, Thomas E., “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 476 43 John Paul Jones, “Yüksek Mahkeme Benzersiz Bir Kurum”, s. 9 44 John Paul Jones, “Yüksek Mahkeme Benzersiz Bir Kurum”, s. 13. Mahkemenin verdiği bazı kararlar tartışmalara yol açmaktadır. Fakat en tartıışmalı kararların bile önemli sayıda insan tarafından desteklenmektedir. Thomas E. Baker, “A Pri- mer on Supreme Court Procedures”,s. 476 45 Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini, s. 24 449TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ kemenin 1793 yılında verdiği Chisholm v. Georgia kararını 46 etkisiz kıl- mak için 1795 yılında yapılan 11. Değişiklik’tir. 47 Mahkemenin 1857 yılında karara bağladığı Dred Scott v. Sandford 48 davası, 1868 yılında yapılan 14. Değişiklik 49 ile hükümsüz kılınmıştır. Mahkemenin 1895 46 Mahkeme ilgili davada bir eyalet veya başka ülke vatandaşının, bir başka ABD eyaletine karşı açabileceği davaları kısıtlayan bir karar almıştır. Chisholm v. Georgia,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/2/419, erişim 20.03.2016 47 11. Değişiklik şu şekildedir: Birleşik Devletlerin yargı yetkisi, Birleşik Devletler eyaletlerinden birine karşı diğer bir eyalet vatandaşları, ya da yabancı bir devlet vatandaşı veya yabancı uyruğu olanlar tarafından açılmış ya da devam etmekte olan herhangi bir hukuk veya hakkaniyet davasını kapsayan biçimde yorumlan- mayacaktır. Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 38 48 Mahkeme ilgili davada Afro-Amerikalıların, ister özgür olsun ister köle, federal mahkemelere başvuramayacağı kararlaştırmıştır. Dred Scott v. Sandford, https:// www.law.cornell.edu/supremecourt/text/60/393, erişim 20.03.2016 49 14. Değişiklik şu şekildedir: “Bölüm 1 Birleşik Devletlerde doğmuş veya Birleşik Devletler uyruğuna geçmiş ve Birle- şik Devletler yetkisine tabi olan herkes, Birleşik Devletler’in ve ikamet etmekte oldukları eyaletin vatandaşıdır. Hiç bir eyalet, Birleşik Devletler vatandaşlarının ayrıcalık ve bağışıklıklarını kısıtlayacak yasa yapmayacak veya uygulamayacak ve hiç bir eyalet yasal gerekler yerine getirilmeden bir kişiyi yaşamından, özgür- lüğünden ya da malından yoksun etmeyecek; ya da kendi yargı yetkisi içindeki bir kişiyi, yasaların eşit koruması dışında bırakmayacaktır. Bölüm 2 Temsilciler Meclisi üyelikleri, eyaletler arasında [vergi alınmayan Kızılderililer dışında], her eyaletin sayılan tüm nüfus oranına göre paylaştırılacaktır. Ancak bir eyalette ikamet eden 21 yaşında ve Birleşik Devletleri vatandaşı olan erkekler, ayaklanmaya katılma veya başka bir suç dışında, Başkan ve Başkan Yardımcısını seçecek olan seçicileri, Kongre üyelerini, bir eyaletin yürütme ve yargı organı yet- kililerini, ya da o eyaletin yasama meclisi üyelerini belirlemek için yapılacak bir seçimde oy kullanma hakkından mahrum edilir ya da bu hak kısıtlanırsa, bu eya- letin temsilcilerine esas olan sayı, bu erkeklerin sayısının bu eyalette 21 yaşındaki tüm erkek sayısı oranına göre azaltılacaktır. Bölüm 3 Kongre üyesi, Birleşik Devletleri memuru, veya eyalet yasama meclisi üyesi, eya- let yürütme, ya da yargı organı memuru olarak Birleşik Devletlere karşı başkal- dırma ya da ayaklanmaya katılan; ya da Birleşik Devletler düşmanlarına yardım ve kolaylık sağlayan bir kimse, Kongre’de Senato ya da Temsilciler Meclisi üyesi, ya da Başkan ve Başkan Yardımcısı seçimlerinde seçici olamayacak, Birleşik Dev- letler ’de ya da herhangi bir eyalette sivil ya da askeri hiçbir görev alamayacaktır. Ancak Kongre, her iki mecliste üçte iki çoğunlukla alınacak kararla böyle bir ehli- yetsizliği kaldırabilir. Bölüm 4 Başkaldırı veya ayaklanmaları bastırmadaki hizmetler karşılığı verilen aylık ve ikramiyeleri ödemek için yapılan borçlar dâhil, Birleşik Devletlerin yasal şekilde yüklenmiş olduğu kamu borçlarının geçerliliğinden şüphe edilmeyecektir. An- cak, ne Birleşik Devletler ve ne de herhangi bir eyalet, Birleşik Devletler’e karşı 450Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi senesinde hükme bağladığı Pollock v. Farmers’ Loan & Trust Co. 50 ka- rarı 1913 yılında yapılan 16. Değişiklik 51 ile etkisiz kılınmıştır. 52 1875 yılında karara bağlanan Minor v. Happersett 53 davası, Kongrenin 1920 yılında onayladığı 19. Değişiklik 54 ile geçersiz kılınmıştır. Son olarak, 1970 yılında verilen Oregon v. Mitchell 55 kararı, 1971 yılında yapılan 26. Değişiklik 56 ile hükümsüz bırakılmıştır. Mahkeme kararlarının ana- yasa değişikliği yoluyla sadece beş kez etkisiz kılınmasının bir sebebi, ABD Anayasası’nın değiştirilmesi oldukça güç (sert anayasa) bir ana- yasa olmasıdır. 1.5. Mahkemenin İşleyişi 1.5.1. Başvuru ABD Yüce Mahkemesine yapılacak başvuruların yazılı olarak ve belirli bir formatta yapılması zorunludur. 57 Davacı veya temyiz eden bir başkaldırma ya da ayaklanmaya yardım için yapılmış bir borç ya da taahhüdü veya bir kölenin kaybı ya da azat edilmesi nedeniyle bir tazminat isteğini üstlen- meyecek veya ödemeyecektir; bu tür bütün borç, taahhüt ve tazminat istekleri yasadışı ve hükümsüz kabul edilecektir. Bölüm 5 Kongre, uygun yasalarla bu madde hükümlerini uygulatma yetkisine sahip ola- caktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 40 50 Mahkeme federal gelir kanununun, Wilson–Gorman Tariff Act, anayasaya aykırı olduğunu hükmetmiştir. Pollock v. Farmers’ Loan & Trust Co.,https://www.law. cornell.edu/supremecourt/text/157/429, erişim 20.03.2016 51 16. Değişiklik şu şekildedir: “Kongre, eyaletler arasında bir paylaştırma yapmak- sızın ve herhangi bir nüfus sayımını ya da hesaplamayı dikkate almaksızın, hangi kaynaktan sağlanırsa sağlansın, bütün gelirlere vergi koyma ve toplama yetkisine sahip olacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açık- lamalı, s. 40 52 John Paul Jones, “Yüksek Mahkeme Benzersiz Bir Kurum”, s. 13 53 Minor v. Happersett,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/88/162, 20.03.2016 54 19. Değişiklik şu şekildedir: “Birleşik Devletler vatandaşlarının oy kullanma hak- kı, Birleşik Devletler veya herhangi bir eyalet tarafından cinsiyet nedeniyle redde- dilmeyecek veya kısıtlanmayacaktır. Kongre, uygun yasa ile, bu maddeyi uygu- latma yetkisine sahip olacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 41 55 Oregon v. Mitchell,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/400/112, erişim 20.03.2016 56 26. Değişiklik şu şekildedir: “Onsekiz ya da daha büyük yaşlardaki Birleşik Dev- letler vatandaşlarının oy kullanma hakları, Birleşik Devletler ya da herhangi bir eyalette, yaş nedeniyle reddedilmeyecek ya da kısıtlanmayacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 45 57 Konu hakkında ayrıntılı bilgi için bakınız, Rules of the Supreme Court of the Uni- ted States, Part 7, Practice and Procedure, https://www.law.cornell.edu/rules/ 451TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ tarafından yapılan başvurular “ücretli başvuru” ve “in forma paupe- ris” olarak ikiye ayrılabilir. Normalde başvuru ücreti 300 Amerikan Doları iken, “in forma pauperis” yöntemiyle başvuru yapıldığında her- hangi bir başvuru ücreti ödenmesine gerek yoktur. Fakat, bu şekilde başvuru yapabilmek için başvuranın ücret ödeme kabiliyetine sahip olmadığını kanıtlanması gereklidir. 58 Bu yöntemin en bilinen örne- ği Gideon v. Wainwright davasında yaşanmıştır. Clarence Earl Gideon hakkında ağır suç (felony) işlediği iddiasıyla kovuşturma başlatılır. Avukat tutmaya maddi durumu elvermeyen Gideon, mahkemeden kendisine avukat atamasını talep eder. Florida kanunlarına göre yal- nızca idam ile suçlananların avukat tarafından ücretsiz olarak tem- sil edilme hakkı vardır. Yerel mahkeme Gideon’un talebini reddeder. Bunun üzerine, Gideon savunmasını kendi başına yapar ve suçlu bu- lunur. Gideon hücresinden ABD Yüce Mahkemesine mektup yazarak (hukuki deyimle “in forma pauperis” ile) başvurur. Gideon’un hem başvurusu hem de (avukat ile temsil edilme) talebi (adil yargılanma hakkı ihlal edildiğinden) kabul edilir. 59 Mahkemeye genellikle ücretli başvurunun iki katı kadar “in forma pauperis” başvurusu yapılır. 60 Çok nadir de olsa bir Federal Temyiz Mahkemesi, ABD Yüce Mah- kemesine hukuki bir sorun hakkında bağlayıcı bir karar vermesi için başvurur ve bu durum “certification” (bekletici sorun) olarak adlandı- rılır. ABD Yüce Mahkemesi sadece sorulan soruyu yanıtlayabilir, da- vayı esastan karara bağlayabilir veya hiç bir şey yapmaz. Bu yönteme uygulamada neredeyse hiç rastlanmamaktadır. 61 supct, erişim 20.03.2016, ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www. supremecourt.gov/casehand/courtspecchart02162010.aspx, erişim 21.03.2016, http://www.supremecourt.gov/casehand/guidetofilingpaidcases2014.pdf, eri- şim 21.03.2016, Office of the Clerck Supreme Court of the United States, Guide For Prospective Indigent Petitioners For Writs of Certiorari, Kasım 2014, http:// www.supremecourt.gov/casehand/guideforifpcases2014.pdf, erişim 21.03.2016 58 Rules of the Supreme Court of the United States, Part 7, Practice and Procedure, Rule 33, 39, https://www.law.cornell.edu/rules/supct/rule_39, 20.03.2016 59 Gideon v. Wainwright, https://www.law.cornell.edu/supremecourt/ text/372/335, erişim 18.03.2016 60 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 483, Murat Sevinç, “ABD Yüce Mahkemesi”, s. 394, http://supremecourthistory.org/htcw_clerkoft- hecourtmarshall.html, erişim 24.03.2016 61 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 480, Rules of the Supreme Court of the United States, Part 4, Rule 19,https://www.law.cornell. edu/rules/supct/rule_19, erişim 22.03.2016 452Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi ABD Yüce Mahkemesi genellikle alt mahkemelerin sonuçlandırdı- ğı davalara son temyiz mercii olarak bakar. Fakat, mahkeme kamuoyu için kritik önem taşıyan davalarda hızla karar verilmesi için alt mahke- menin kararını beklemeden davayı devralabilir. Başkan Nixon’ın taraf olduğu United States v. Nixon davası duruma örnek teşkil etmektedir. 62 1.5.2. Kabul edilebilirlik incelemesi ABD Yüce Mahkemesine (ve ABD’deki diğer tüm mahkemelere) başvurabilmek için ortada somut bir dava veya uyuşmazlık olması ge- reklidir. 63 İhtilafın (varsayımsal bir durumun aksine) gerçek tarafla- rının olması, somut ve belli bir önem taşıması (de minimis olmayan), hukuki bir sonucu içermesi, ayrıca tam ve etkin şekilde hukuki bir hü- kümle çözülmeye elverişli olması gereklidir. Bu yaklaşıma göre, mah- kemeler sadece uyuşmazlık çözen diğer bir deyişle olgunlaşmamış, soyut ve siyasi kararlar vermeyen bir kurum haline gelmekte, hukuk ile siyaset birbirinden ayrılmaktadır. 64 Mahkemede dava açacak kişi hak kaybına uğramış kişi olmalıdır (Standing Kuralı). Bu kurala göre, dava açabilmek için ortada bir zarar 62 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 480;http://supre- mecourthistory.org/htcw_casesthecourthears.html, erişim 24.03.2016 63 ABD Anayasası’nın 3. maddesinin 2. bölümü şu şekildedir: “Yargı organının yetkisi, bu Anayasa’dan doğan tüm hukuksal ve adli davaları, Birleşik Devletler yasalarından, bunlardan alınan yetki ile yapılmış veya yapılacak antlaşmalardan ortaya çıkacak, yasalar ve emsaller kapsamına giren bütün davaları; büyükelçileri, diğer diplomatik görevlileri ve konsolosları ilgilendiren bütün davaları; bütün de- niz hukuku ve deniz davalarını; Birleşik Devletlerin taraf olacağı anlaşmazlıkları; iki veya daha fazla eyalet arasındaki anlaşmazlıkları; [bir Eyalet ile başka eyale- te mensup vatandaşlar arasındaki anlaşmazlıkları]; aynı eyaletten olup da deği- şik eyaletlerden toprak bağışları iddiasında bulunan vatandaşlar arasında ve bir eyalet veya o eyalet vatandaşları ile yabancı devletler, [vatandaşları veya yabancı uyruklu olanları] arasındaki anlaşmazlıkları kapsamına alacaktır. Büyükelçileri, diğer yabancı devlet temsilcilerini ve konsoloslarını ilgilendiren ve bir eyaletin ta- raf olduğu bütün davalarda ilk yargı yetkisi Yüksek Mahkeme’nin olacaktır. Daha önce sayılan bütün diğer davalarda, Kongre’nin getireceği istisnalar ve koyaca- ğı kurallar çerçevesinde, hem hukuk hem de fiil bakımından, Yüksek Mahkeme temyiz yetkisine sahip olacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 31. Bahsi geçen maddede zikredilen “uyuşmazlık veya dava”nın kapsamının ne olabileceği Muskrat v. United States davasında tartı- şılmıştır.Muskrat v. United Stateshttps://supreme.justia.com/cases/federal/ us/219/346/case.html, erişim 22.03.2016 64 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 477, Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini, s. 50-52 453TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ olmalı veya yakın gelecekte bir zarar gerçekleşecek olmalıdır. Ayrıca, illiyet bağı bulunmalı (zarar davacıdan kaynaklanmalı) ve mahkeme- nin vereceği kararla zarar giderilebilmelidir. 65 Bahsedilenler haricinde üç ihtiyati şart daha vardır. Bu şartlar: “Üçüncü kişinin dava açama- ması, zararın çoğunluğu eşit şekilde etkilemesi ve davalının belirtilen yasayla çıkarlarının etkilenecek olmasıdır.” 66 ABD Yüce Mahkemesi ancak ortaya çıkmış ihtilaflara bakabilmek- tedir. Diğer bir deyişle, mahkemede doğmamış veya yeteri kadar ol- gunlaşmamış çekişmeler hakkında dava açılamaz (Ripeness Kuralı). Fakat, zarar tehdidinin olduğu durumlarda ortada somut bir sorun olduğu kabul edilmektedir. Bir başka şart ise ihtilaflı olan konunun mahkeme önüne geldiğinde halen devam ediyor olmasıdır (Mootness Kuralı). “Ripeness Kuralı” uyuşmazlıkların zamanından önce mah- kemeye getirilmesine engel olurken, “Mootnes Kuralı” da ihtilafın mahkemeye geç gelmesine mani olmaktadır. 67 Son şart ise “Politik Soru”dur (Political Question). Bu kurala göre, tamamıyla yasama veya yürütme erkinin görev alanına giren konular ABD Yüce Mahkeme- si önüne dava olarak getirilemez. 68 Mahkemeye getirilecek davaların anayasaya aykırılık iddiası taşıması gereklidir ve bu savın sağlam bir dayanağı olmalıdır. 69 Önemle değinmek gerekir ki, yukarıda bahsi geçenler genel ilkelerdir ve bu ilkelerin istisnaları mevcuttur. Bunun yanı sıra, görevde olan hâkimlerin yukarıdaki ilkelere bakış açıları, mahkemenin kapılarının açılmasına veya kapanmasına sebep olabilir. ABD Yüce Mahkemesi karar vereceği davaların önemli bir bölü- münü kendisi seçmektedir. Mahkemenin incelemek zorunda olduğu uyuşmazlıklar vardır fakat bunlar mahkeme iş yükünün çok az bir kısmını oluşturur. Mahkeme ilk kurulduğunda kendisine yapılan tüm temyiz başvurularını incelemek zorundaydı. Bu durum zamanla ciddi bir iş yüküne sebep oldu ve mahkeme işin içinden çıkamaz oldu. Bu yüzden “Judiciary Act”te (Adliye Yasası) 1891, 1925 ve 1988 yıllarında 65 Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini,s. 53-58, Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 476 66 Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini,s. 59 67 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 477, Fatih Öztürk, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini, s. 59-62 68 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 477 69 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 481-482, Murat Sevinç, “ABD Yüce Mahkemesi”, s. 394 454Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi yapılan değişikliklerle, ABD Yüce Mahkemesinin bakmak zorunda ol- duğu dava sayısı (türü) azaltılmıştır. Değişikliklerden sonra mahkeme bakacağı davalar konusunda ciddi bir takdir yetkisine sahip olmuştur. 70 Mahkemeye yapılan başvurular hâkimlerin incelemesinden geç- mektedir. “Judiciary Act” ABD’yi on üç farklı bölgeye ayırmıştır ve her bölgeden bir hâkim sorumludur. Başvuru hangi bölgeden geliyorsa, o bölgeyle sorumlu olan hâkimin incelemesinden geçer. 71 Acil başvuru- lar da ilgili hâkimin görevi kapsamındadır. Eğer hâkim başvurunun incelemeye değer olduğunu düşünürse başvuru (yapılan oylama so- nucu) kabul edilebilir. 72 Başvurunun kabul edilebilirliği (genelde) dört kriter taşımasına bağlıdır. Kriterler şu şekildedir: 1- Başvurunun en az dört hâkim tarafından incelenmeye değer bulu- nacağına, yani “temyiz müzekkeresi 73 ” (a writ of certiorari) yazıla- cağına dair “makul olasılık” (reasonable probability) olması, 2- Mahkemenin çoğunluğunun (alt mahkeme tarafından) verilen ka- rarın esasının hatalı olduğunu kararlaştıracağına dair kayda değer bir beklenti olması, 3- Başvuru kabul edilmezse telafisi olanaksız bir zararın meydana gelecek olması, 4- Çekişen hukuki menfaatlerin yakın olduğu bir davada, başvuru 70 Peter J. Messitte, “Temyiz Müekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Veril- mesi”, Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1,Nisan 2005, s. 18-19, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, eri- şim 20.03.2016 71 Hâkimlerin görev bölgeleri, hâkimlerin değişmesiyle farklılık göstermektedir. Hâkimler kendi aralarında yaptıkları mütalaa sonucunda görev dağılımını ya- parlar. Başvuru yapılan hâkim müsait değilse en kıdemli hâkimden başlayarak (en kıdemli üye mahkeme başkanıdır, daha sonra görev süresine bakılarak kıdem belirlenir) başvuru bir sonraki hâkime yollanır. The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pending Before The Supreme Court of the United States,s. 13, http://www.supremecourt.gov/publicinfo/reportersgu- ide.pdf, erişim 17.03.2016, Susan Navarro Smelcer, Supreme Court Justices: De- mographic Characteristics, Professional Experience, and Legal Education, 1789- 2010, Nisan 2010, s. 15-16 72 The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pen- ding Before The Supreme Court of the United States, s. 2 73 Temyiz müzekkeresi, ABD Yüce Mahkemesinin alt mahkemeye belirli bir davaya ilişkin dosyayı onaylama veya incelmek için verdiği talimatıdır. Peter J. Messitte, “Temyiz Müekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Verilmesi”, s. 18 455TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ yapılan hâkimin, davalı ve davacının aynı zamanda kamunun haklarını dengelemeyi uygun bulması. 74 Mahkemeye gönderilen başvurular öncelikle ilgili hâkimin kâtibine yollanır. Hâkim başvurunun değerlendirmesini kendi başına yapabilir (reddedebilir) veya başvuruyu tüm hâkimlere yönlendirebi- lir. İdam cezası hakkındaki başvurular genellikle tüm üyeler tarafın- dan değerlendirilmektedir. 75 Başvurunun kabul edilebilirlik değerlen- dirmesi dosya üzerinden yapılır. 76 “Dört Kuralı” (Rule of Four) gereği bir başvurunun kabul edilmesi (temyiz müzekkeresi yazılması) için en az dört hâkimin oyu gerekli- dir. 77 Yürütmenin durdurulması (örneğin sanığın idamla yargılandığı davada sürecin durdurulması) gibi kararların verilmesi için ise beş hâkimin oyu gereklidir. 78 Mahkeme genellikle kamuoyunun önemli bir bölümünü veya hü- kümetin çıkarlarını ilgilendiren kritik davalara bakmayı tercih etmek- tedir. Ayrıca, alt mahkemelerin anayasayı veya federal hukuku deği- şik şekilde yorumlamalarının sebep olduğu hukuki uyuşmazlıkları da 74 The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pen- ding Before The Supreme Court of the United States, s. 2-3 75 Eğer bir hâkim başvuruyu reddederse, teorik olarak, başvuran talebini diğer hâkimlere yollayabilir. Mahkeme üyelerinin çoğunluğu başvuruyu reddedene ka- dar, başvuran talebini hâkimlere yollamaya devam edebilir. Bu durumun önüne geçilmesi için, tekrar yapılan başvurular genellikle tüm mahkeme üyelerince de- ğerlendirilmektedir. The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pending Before The Supreme Court of the United States, s. 3-4 76 Başvurular genellike kâtipler tarafından özetlenir. Özetlerde davanın delilleri, alt mahkeme kararları, tarafların iddiaları ve raportörlerin başvuru hakkındaki gö- rüşleri vardır. Hâkimler bu bilgi notları üzerinden değerlendirme yapar ve baş- vurunun kabul edilebilirliği hakkında karar verir. Peter J. Messitte, “Temyiz Mü- ekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Verilmesi”, s. 20. Kabul edilebilirlik değerlendirmesi için hâkimlerin mahkemede toplantı yapmasına gerek yoktur. Süreç telefon veya kâtipler aracılığı ile de yürütülebilir. The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pending Before The Supreme Court of the United States, s. 3 77 “Dört Kuralı” bir kuraldan çok uzun zamandır süregelen bir gelenektir. Çünkü konu hakkında hiçbir hukuki düzenleme yoktur. Peter J. Messitte, “Temyiz Mü- ekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Verilmesi”, s. 20, Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 483 78 The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pen- ding Before The Supreme Court of the United States, s. 3 456Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi tercih etmektedir. Bu tür davaların kabul edilmesi sebebi yeknesak bir uygulama sağlamaktır. 79 Mahkemeye yıllık 7000-8000 başvuru yapılmaktadır. Bu başvu- rulardan yaklaşık seksen tanesi duruşmalı olarak incelenmektedir. 80 Sonuç olarak, sıklıkla dile getirilen: “Bu davayı ABD Yüce Mahkemesine kadar götüreceğim” söylemi teorik açıdan mümkün olsa dahi oldukça küçük bir ihtimaldir. 81 1.5.3. Duruşmalar Mahkemenin idari işler memuru geleneksel olan ve “Oyez! Oyez! Oyez” şeklinde başlayan duyuru ile duruşmayı başlatır. 82 Duruşmalarda baş hâkime “Mister”, diğer hâkimlere ise “Your Honor” veya hâkim ve ismi ile (örneğin: “Hâkim Ginsburg”) şeklinde hitap edilir. 83 Mahkeme önce davacı daha sonra davalıya argümanlarını sözlü olarak sunması için otuzar dakika süre verir. Avukatlar bu sürenin hepsini kullanmak zorunda değildir. Hatta, kısa ve öz savunmaların daha etkili olduğu- nu gösteren birçok örnek vardır. 84 Avukatlardan son derece kısa ve net açıklamalar yapmaları beklenir. Bu durumun önemli bir sebebi taraflara verilen sürenin son derece hızlı bir şekilde geçmesidir. Hâkimler taraf- lara verilen süre içinde avukatlara soru sorabilirler. Avukatlardan, daha önce hâkimler tarafından okunmuş özetin tekrarlanması yerine davayı kazanmalarını sağlayacak hukuki tezleri vurgulaması beklenir. 85 79 Peter J. Messitte, “Temyiz Müekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Ve- rilmesi”, s. 20, Rules of the Supreme Court of the United States, Part 3, Rule 11, https://www.law.cornell.edu/rules/supct/rule_11, 21.03.2016, Office of the Clerck Supreme Court of the United States, Guide For Prospective Indigent Petiti- oners For Writs of Certiorari, s. 1 80 1950 yılında mahkemeye yapılan başvuru sayısı 1195, 1975 yılında ise 3940 olarak gerçekleşmiştir. ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supre- mecourt.gov/faq.aspx#faqgi1, erişim 18.03.2016, The Supreme Court of the Uni- ted States, A Reporter’s Guide to Applications Pending Before The Supreme Court of the United States, s. 15 81 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 483 82 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/abo- ut/procedures.aspx, erişim 21.03.2016 83 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, s. 5, http://www.supremecourt. gov/oral_arguments/guideforcounsel.pdf, erişim 21.03.2016 84 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, s. 7-8 85 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued 457TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Avukatların duruşma öncesinde sıkı bir hazırlık yapması gerekli- dir. Avukatlar müvekkillerinin işlerini, davanın özünü, kendi davası ile ilgili diğer ABD Yüce Mahkemesi kararlarını ve dava dilekçesinin hepsinin tüm ayrıntılarını bilmeli ve hâkimlerin olası sorularına ha- zırlanmış olmalıdır. 86 Diğer bir deyişle, mahkemenin duruşmalarına avukat olarak katılmak oldukça çetin bir vazifedir. Bir görüşe göre, ABD Yüce Mahkemesi önünde yapılan sözlü savunma avukatlığın zir- vesidir. 87 Duruşmaların deşifre metni duruşma gününde mahkeme- nin internet sitesinde yayımlanır. 88 1.5.4. Mahkemenin kararları Mahkeme genellikle duruşma yapmadan karar vermektedir. Di- ğer bir deyişle, mahkeme seri inceleme ile karar verebilir. Mahkeme seri incelemeye (çoğunlukla) alt mahkemenin kararını kesinlikle hu- kuka aykırı bulduğu durumlarda başvurur. Böyle bir durumda dilek- çe sunulması ve duruşma yapılması gibi zaman kaybına sebep olabile- cek usuller atlanır ve genellikle alt mahkemenin kararı bozulur. 89 Karar verilmeden “conference” adı verilen hâkimler toplantısında, hâkimler davayı mütalaa ederler. Ayrıca, bu toplantıda hangi davalara bakılacağı da (a writ of certiorari yazılacağı) tartışılır ve oylanabilir. Bu toplantılar bazen hâkimleri verecekleri oyları tekrar düşünmeye sevk edebilir. Bu toplantıya sadece hâkimler katılmaktadır. 90 Mahkemenin karar yeter sayısı altıdır, diğer bir deyişle mahkeme en az altı hâkim ile karar verebilmektedir. 91 Fakat mahkeme kararla- rını, uç istisnalar haricinde, tüm hâkimlerin katılımıyla verir. 92 Mah- Before the Supreme Court of the United States, s. 5-6 86 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, s. 5-11 87 William K. Suter; Pamela Talkin; Frank Wegner;Kathleen Landin Arberg, “Kapalı Kapılar Ardında Çalışma”, s. 36 88 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, s. 3 89 Peter J. Messitte, “Temyiz Müekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Veril- mesi”, s. 22 90 Thomas E.Baker,“A Primer on Supreme Court Procedures”,s.484; http://supre- mecourthistory.org/htcw_justiceconference.html, erişim 24.03.2016 91 ABD Yüce Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/faq. aspx#faqgi1, erişim 18.03.2016 92 Hâkimlerin oyları eşit olarak dağılırsa, davaya davalı kazanmış olur. Thomas E. 458Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi keme kararını yazması için bir hâkim görev alır. Kararı yazacak üye, kararı veren çoğunluğun en kıdemli hâkimi tarafından seçilir. Baş hâkim her koşulda en kıdemli üye olarak görüldüğünden dolayı, eğer çoğunluktaysa kararı yazacak üyeyi o seçer veya kararı kendisi yazar. 93 Mahkeme kararına farklı gerekçeden dolayı katılan hâkimler “ayrı gö- rüş” (concurring opinion) yazabilirler. Karara muhalif olan üyeler ise “karşı oy” (dissenting opinion) gerekçelerini kaleme alabilirler. Hâkim Brennan’ın belirttiği üzere, bazen karşı oylar ciddi etki yapmakta ve gelecekte mahkemenin görüşü haline dönüşebilmektedir. 94 Duruşma yapıldıktan sonra mahkeme istediği zaman karar verecektir. Mahke- me kararları kamuoyuna yazılı ve elektronik şekilde açıklanır. 95 Bir hâkim görev süresi boyunca ortalama olarak 1800’e yakın da- vanın incelemesine katılır ve 167 kez mahkemenin kararını yazar. Ay- rıca, 50 “ayrı görüş” ve 114 karşı görüş yazar. 96 ABD Yüce Mahkemesi, somut norm denetimi yaparken bir kanu- nu Anayasa’ya aykırı bulursa o kanunu “iptal etmez”. Anayasaya ay- kırılık teşkil eden kanun “ihmal” edilir. Diğer bir deyişle, Anayasaya aykırı olan kanun yürürlükte kalmaya devam eder fakat uygulanmaz. Mahkeme sonraki bir davada görüşünü değiştirebilir ve daha önce “ihmal” edilen kanun tekrar uygulanmaya başlanabilir. Bu duruma “stare decisis” (emsal karara bağlılık ilkesi) gereğince sıkça rastlan- maz. 97 Federal bir devlet olan ABD’de, ABD Yüce Mahkemesi ile diğer mahkemeler arasında karmaşık bir ilişki vardır. Bu bağlantıya hak ve özgürlükler çerçevesinde bakıldığında ortaya çıkan sonuç şu şekil- dedir: ABD Yüce Mahkemesi verdiği kararla hak ve özgürlükle ilgi- Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”,s. 483 93 David Schultz, Encyclopedia of the Supreme Court, s. 74 94 Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, s 16; http://supremecourthistory.org/htcw_opinions.html, erişim 24.03.2016 95 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, s. 14 96 http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-case-participations, eri- şim 21.03.2016, http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-opinions- of-the-court, erişim 21.03.2016, http://supreme-court-justices.insidegov. com/#guide-dissenting-opinions, erişim 21.03.2016 97 Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, İstanbul, Ekin Basım Yayın Dağıtım, Yedinci Baskı, Temmuz 2015, s. 449 459TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ li asgari standardı belirler. Eyalet mahkemeleri bu minimum ölçüye uymakla yükümlüdür ve bunu daha aşağıya çekemez. Fakat eyalet mahkemeleri verecekleri kararlarla (ABD Yüce Mahkemesi tarafından belirlenmiş olan) asgari standardı yukarı çekebilirler. Bu durumun se- bebi federalizm ve “Üstünlük İlkesi”dir (Supremacy Clause). 98 İKİNCİ BÖLÜM Mahkemenin Önemli Kararları Bu bölümde ABD Yüce Mahkemesinin dört önemli kararına kısa- ca değinilecektir. İlgili kararlar anayasaya uygunluk denetimi, huku- kun üstünlüğü, kuvvetler ayrılığı, ifade özgürlüğü ve ırk ayrımcılığı gibi özel önem taşıyan konulara ilişkindir. 2.1.Marbury v. Madison (5 U.S. 137 [1803]) 2.1.1. Davanın Geri Planı 1800 yılında yapılan seçimleri Cumhuriyetçi aday Thomas Jeffer- son kazanır. 99 Seçimin galibi Jefferson göreve 4 Mart 1801 tarihinde başlayacaktır. 100 Yeni Başkan’ın görevine başlamasına kısa bir süre kala Federalistler’in (Başkan Jefferson’un karşı görüşünü oluşturan politik grup) çoğunlukta olduğu Kongre’ye Adliye Yasası (Judiciary Act of 1801) Taslağı getirilir. Taslağa göre, sistem içerisinde kritik önem taşı- yacak yeni Federal Temyiz Mahkemeleri açılacaktır. 101 Yasa taslağı Fe- deralistler ile Jeffersoncu Cumhuriyetçiler arasında ciddi tartışmalara sebep olur. Federalistler kurulan yeni mahkemelerin ve sayısı artan hâkimliklerin federal hükümeti, hasım eyalet hükümetlere karşı ko- rumak için gerekli olduğunu ileri sürerler. Jeffersoncu Cumhuriyetçi- ler ise, taslağın eyalet hükümetlerini zayıflatma ayrıca Federalistler’in yargıyı ele geçirme teşebbüsü olarak nitelerler. Federalist Başkan John Adams taslağı 13 Şubat 1801’de, görevi süresinin sona ermesine (ve 98 Thomas E. Baker, “A Primer on Supreme Court Procedures”, s. 482 99 ABD Federal Hükümeti resmi arşivleri, http://www.archives.gov/federal-regis- ter/electoral-college/votes/1789_1821.html#1800, erişim 25.03.2016 100 Joel B. Grossman, “The 200th Anniversary of Marbury v. Madison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Be- hind”, 24.02.2003, http://writ.news.findlaw.com/commentary/20030224_gross- man.html, erişim 25.03.2016 101 Taslağın yasalaşmış hali için bakınız, http://www.fjc.gov/history/home.nsf/ page/landmark_03_txt.html, erişim 25.03.2016 460Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Federalistler’in Kongre’de çoğunluğu kaybetmesine) üç hafta kala im- zalar. Kanun’un (Judiciary Act of 1801) yürürlüğe girmesiyle hepsi Fe- deralist olan on altı yeni hâkim yeni kurulan mahkemelere alelacele şekilde atanır. 102 27 Şubat 1801’de, Jefferson’un göreve başlamasına günler kala, Federalistler’in halen çoğunlukta Kongre yeni bir kanunu (District of Columbia Organic Act of 1801) daha onaylar. 103 Bu kanunla Colom- bia Bölgesi’ndeki mahkemelere kırk iki yeni sulh hâkimi atanacaktır. Görevdeki Başkan John Adams görev süresinin son gününün gece yarısına kadar atamalarla ilgili imzaları tamamlar. Atama kararları- nın önemli bir bölümü, bu işi yapmakla görevli Devlet Sekreteri John Marshall tarafından teslim edilir. 104 Gerek atama yöntemi gerekse ata- nan kişilerin Federalist olması sebebiyle, atanan hâkimler “gece yarısı hâkimleri” olarak adlandırılır. 105 Tüm bunlar yaşanırken görevdeki Başkan John Adams, Devlet Sekreteri John Marshall’ı ABD Yüce Mah- kemesi Baş hâkimi olarak atar. 106 Hâkimlerin atanma süreci Başkan’ın atanma emirlerini imzalama- sıyla ve mühürlemeyle sona ermez. Bu emirlerin Devlet Sekreteri tara- fından teslim edilmesi gereklidir. Eski Başkan John Adams döneminde atamaları imzalanan ve mühürlenen kişilerin atanma emirlerinin bir kısmı teslim edilmemiştir. Emirleri teslim etmeyen kişi ise dönemin Devlet Sekreteri ve Başkan Jefferson’un göreve başlamasıyla ABD Yüce Mahkemesi Baş hâkimi olarak görev yapacak olan John Marshall’dır. 107 Yeni Başkan Jefferson göreve başlar ve ilk iş olarak henüz gönde- rilmemiş atanma yazılarının yollanmaması için (bu işle sorumlu, yeni) 102 http://www.fjc.gov/history/home.nsf/page/landmark_03.html, erişim 25.03.2016, Joel B. Grossman, “The 200th Anniversary of Marbury v. Madison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Behind” 103 Yasaya ulaşmak için, http://memory.loc.gov/cgi-bin/ampage?collId=llsl&fileN ame=002/ llsl002.db&recNum=140, erişim 25.03.2016 104 “Önemli Kararlar”,Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, s. 29-30 105 http://www.infoplease.com/us/supreme-court/cases/ar20.html, erişim 25.03.2016, Joel B. Grossman, “The 200th Anniversary of Marbury v. Madison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Behind” 106 http://supremecourthistory.org/timeline_marshall.html, erişim 25.03.2016 107 http://supremecourthistory.org/timeline_court_marshall.html, erişim 26.03.2016 461TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Devlet Sekreteri James Madison’a talimat verir. Atama emri imzalan- mış fakat yollanmamış olan kişilerden birisi William Marbury’dir. 108 2.1.2. Mahkemenin Kararı Marbury konunun çözülmesi için doğrudan ABD Yüce Mahkemesi’ne başvurur (Marbury’e göre bu konu mahkemenin ilk derece mahkemesi olarak bakacağı bir uyuşmazlıktır). Davacı Mar- bury açtığı davada hasım olarak Devlet Sekreteri James Madison’ı gösterir. Marbury, ABD Yüce Mahkemesi’nden James Madison’a “yük- sek mahkeme emri” (writ of mandamus) göndererek atanma emrinin kendisine yollanmasını talep eder. 109 Mahkeme huzurundaki hukuki uyuşmazlıkta üç soruyu ön plana çıkarır: 1- Marbury’nin memuriyetinin onaylanmasını, atama yazısının teb- liğini isteme hakkı (right to the commission) var mıdır? Mahkeme davacının böyle bir hakkı olduğuna karar vermiştir. Marbury’nin atama işlemi, Başkan’ın atama emrini imzalaması ve Devlet Sekreteri’nin mühürlemesi ile geçerli bir hal almıştır. Bu sebepten ötürü Marbury’nin, atanmış bir hâkimin, atama emrinin gönderilmesini talep etme hakkı vardır. 110 2- Eğer Marbury’nin böyle bir hakkı varsa ve bu hak ihlal edildiyse, ülkenin kanunları ona bir kanun yolu (çare) sunar mı? Mahkemenin bu soruya cevabı da pozitif olmuştur. Mahkemeye göre, kişisel hak ve özgürlüklerin özünü, hakkı ihlal edilen kişinin hukuka başvurabilmesi oluşturmaktadır. Davacı Marbury huku- ka uygun şekilde atanmıştır fakat atama emri tebliğ edilmemekte- dir. Bu durum onun haklarının ihlal edilmesi anlamına gelir. Bu sebepten ötürü, yukarıdaki sorunun cevabı olumludur. 111 108 Marbury v. Madison,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/5/137, erişim 26.03.2016, Joel B. Grossman, “The 200th Anniversary of Marbury v. Ma- dison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Behind” 109 Marbury v. Madison,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/5/137, erişim 26.03.2016, Joel B. Grossman, “The 200th Anniversary of Marbury v. Ma- dison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Behind” 110 Marbury v. Madison 111 Marbury v. Madison 462Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi 3- Davacının başvurabileceği bir kanun yolu (çare) varsa, bu yol bu mahkeme midir? ABD Yüce Mahkemesi ilk derece mahkeme - si (original jurisdiction) sıfatıyla “yüksek mahkeme emri” (writ of mandamus) gönderebilir mi? Davacı Marbury doğrudan ABD Yüce Mahkemesine başvurup, atanma emrinin gönderilmesi için mahkemeden Devlet Sekreteri Ja- mes Madison’a “yüksek mahkeme emri” (writ of mandamus) gönder- mesini talep etmiştir. 112 Davacının talebinin hukuki dayanağı Adliye Yasası’nın (Judiciary Act) 13. bölümüdür. Yasanın ilgili bölümüne göre, ABD Yüce Mahkemesinin “yüksek mahkeme emri” (writ of manda- mus) gönderme yetkisi vardır. 113 ABD Anayasası’nın 3. maddesinin 2. bölümüne göre: “Büyükelçileri, diğer yabancı devlet temsilcilerini ve konsoloslarını ilgilendiren ve bir eyaletin taraf olduğu bütün davalarda ilk yargı yetkisi Yüksek Mahkeme’nin olacak- tır. Daha önce sayılan bütün diğer davalarda, Kongre’nin getireceği istisnalar ve koyacağı kurallar çerçevesinde, hem hukuk hem de fiil bakımından, Yüksek Mahkeme temyiz yetkisine sahip olacaktır.” 114 Anayasa’nın 3. maddesinin 2. 112 Marbury v. Madison 113 1789 Adliye Yasası 13. Bölümü’nün ilgili kısmı şu şekildedir: “The Supreme Court shall also have appellate jurisdiction from the circuit courts and courts of the se- veral states, in the cases herein after specially provided for; and shall have power to issue writs of prohibition to the district courts, when proceeding as courts of admiralty and maritime jurisdiction, and writs of mandamus, in cases warranted by the principles and usages of law, to any courts appointed, or persons holding office, under the authority of the United States.”, http://academic.regis.edu/ jriley/400section_13_of_1789_judiciary_act.htm, erişim 26.03.2016 114 Düzenlemenin konu ile ilgili kısmı şu şekildedir: “Yargı organının yetkisi, bu Anayasa’dan doğan tüm hukuksal ve adli davaları, Birleşik Devletler yasaların- dan, bunlardan alınan yetki ile yapılmış veya yapılacak antlaşmalardan ortaya çıkacak, yasalar ve emsaller kapsamına giren bütün davaları; büyükelçileri, diğer diplomatik görevlileri ve konsolosları ilgilendiren bütün davaları; bütün deniz hukuku ve deniz davalarını; Birleşik Devletlerin taraf olacağı anlaşmazlıkları; iki veya daha fazla eyalet arasındaki anlaşmazlıkları; [bir Eyalet ile başka eyale- te mensup vatandaşlar arasındaki anlaşmazlıkları]; aynı eyaletten olup da deği- şik eyaletlerden toprak bağışları iddiasında bulunan vatandaşlar arasında ve bir eyalet veya o eyalet vatandaşları ile yabancı devletler, [vatandaşları veya yabancı uyruklu olanları] arasındaki anlaşmazlıkları kapsamına alacaktır. Büyükelçileri, diğer yabancı devlet temsilcilerini ve konsoloslarını ilgilendiren ve bir eyaletin ta- raf olduğu bütün davalarda ilk yargı yetkisi Yüksek Mahkeme’nin olacaktır. Daha önce sayılan bütün diğer davalarda, Kongre’nin getireceği istisnalar ve koyaca- ğı kurallar çerçevesinde, hem hukuk hem de fiil bakımından, Yüksek Mahkeme temyiz yetkisine sahip olacaktır. ”Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 31 463TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ bölümünün ikinci paragrafına göre, Kongre ABD Yüce Mahkemesinin yal- nızca temyiz mahkemesi olarak bakacağı davalarda “kurallar koyabilir ve istisnalar getirebilir.” Diğer bir deyişle, Anayasa’ya göre Kongrenin ABD Yüce Mahkemesinin ilk derece mahkemesi olarak bakacağı davalara ilişkin kural koyma ve istisna getirme yetkisi yoktur. Bu yüzden, Ad- liye Yasası’nın (Judiciary Act) 13. Bölümü, ABD Anayasası’nın 3. mad- desinin 2. bölümünün ikinci paragrafına aykırıdır. Bu sebepten ötürü, Marbury’nin atama emrinin yerine getirilmesi için “yüksek mahkeme emri” (writ of mandamus) gönderilmesi talebi reddedilmiştir. 115 1803 yılında kararlaştırılan Marbury v. Madison davasına göre, ABD Yüce Mahkemesi anayasaya uygunluk denetimi yapabilecektir ve bu tarihte bir ilktir. Bu yüzden, Marbury v. Madison davası hem mahkeme- nin hem de anayasa hukukunun en önemli davalarından birisi olarak görülebilir. Bu sebeplerden ötürü, mahkeme kararının gerekçesinin önemli kısımları alıntılanmıştır. “...Yasama organının yetkileri tanımlanmış ve sınırlandırılmıştır. Ve bu sınırlar konusunda hata yapılamasın veya bu sınırlar unutulmasın diye ana- yasa yazılmıştır. Eğer bu sınırlar, bunlarla sınırlandırılması istenen organ- lar tarafından her zaman aşılabilecekse, iktidarın sınırlandırılmış olması ve sınırlandırılmanın yazılı olarak yapılmış olması ne işe yarar? Eğer sınırlar kendileri üzerine konulmuş kişileri sınırlandıramıyorsa ve eğer yasaklanmış işlemler ile izin verilmiş işlemler aynı bağlayıcılıktaysa, sınırlı yetkili hükümet ile sınırsız yetkili hükümet arasında ayırım yıkılır. Şu kendisine itiraz edile- meyecek derecede apaçık bir önermedir ki, ya anayasa kendisine aykırı olan her yasama işleminden üstündür; ya da, yasama organı anayasayı adi bir kanunla değiştirebilir. Şu iki şık arasında ortalama bir yol yoktur: Anayasa ya olağan kanun yap- ma yoluyla değiştirilemeyen üstün, yüce bir kanundur, ya da yasama organı- nın istediği zaman değiştirebileceği, alelâde yasama işlemleriyle aynı seviyede bulunan, diğer kanunlar gibi bir kanundur. Bu şıklardan birincisi doğruysa, anayasaya aykırı olan bir yasama işlemi kanun değildir; yok eğer ikinci şık doğruysa, o zaman yazılı anayasalar, doğası gereği sınırlandırılamaz nitelikte olan bir iktidarı sınırlandırmak için halk ta- rafından yapılan saçma teşebbüslerdir. 115 Marbury v. Madison 464Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Şüphesiz ki, yazılı bir anayasa yapan kişilerin hepsi, yaptıkları bu anaya- sayı, milletin temel ve üstün kanunu olarak tasarlamışlardır. Bundan dolayıdır ki, böyle bir devlet sisteminde ilke, anayasaya aykırı olan yasama işleminin geçersiz olmasıdır. ...Eğer anayasaya aykırı olan bir yasama işlemi geçersiz ise, geçersiz ol- masına rağmen, mahkemeleri bağlayacak, mahkemeleri onu uygulamaya zor- layacak mıdır? Veya başka bir ifadeyle, böyle bir yasama işlemi, bir kanun olmamasına rağmen, kanun kadar etkili bir kural mı teşkil eder? Bunu kabul etmek, teoride kabul edilen şeyi pratikte tersine çevirmek anlamına gelecek ve daha ilk bakışta üzerinde ısrar edilmesi çok güç olan büyük bir saçmalık olarak görünecektir. Bununla birlikte bu daha dikkatlice incelenecektir. Hukukun ne olduğunu söylemek muhakkak ki yargı organının görev ve yetkisidir. Bir hukuk kuralını belli olaylara uygulayan kişiler, kaçınılmaz ola- rak, o kuralın anlamını açıklamak ve onu yorumlamak zorundadırlar. Eğer iki kanun birbiriyle çatışıyorsa, mahkemeler, bunlardan hangisinin uygulanaca- ğına karar verirler. O halde, eğer bir kanun Anayasaya aykırıysa, belli bir olayda hem kanun, hem de Anayasa, belli bir olaya hem kanun, hem de Anayasa uygulanabiliyor- sa, mahkeme, ya Anayasayı görmezden gelerek kanuna göre; ya da kanunu görmezden gelerek Anayasaya göre karar vermek zorundadır. Mahkeme, ola- yın çatışan kurallardan hangisiyle düzenlendiğini tespit etmek durumundadır. Yargılama görevinin gerçek özü de budur. Eğer mahkemeler Anayasayı dikkate almak zorundaysalar ve eğer Ana- yasa, yasama organının diğer olağan işlemlerinden üstünse, anayasa- nın ve kanunun birlikte uygulanabileceği bir dava, yasama organının bu gibi olağan işlemlerine göre değil, Anayasaya göre karara bağlan- malıdır. Anayasanın mahkemelerde üstün bir kanun olarak kabul edilmesi gerek- tiği ilkesine karşı çıkanlar, mahkemelerin Anayasaya gözlerini kapatmaları ve sadece kanunu görmeleri gerektiğini savunurlar.” 116 116 Kemal Gözler, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, s. 451-452 465TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ 2.2. Texas v. Johnson (491 U.S. 397 [1989]) 2.2.1. Davanın Geri Planı 1984 yılında, Dallas’ta Cumhuriyetçi Parti’nin Ulusal Konvansiyo- nu 117 yapılmaktadır. Bu konvansiyon sırasında, “Revolutionary Com- munist Youth Brigade” Grubu siyasi protestolar yapmıştır. Yapılan gös- terilerin (Republican War Chest Tour’un) amacı, Cumhuriyetçi Parti’nin Başkan aday adayı Ronald Reagan’ı ve merkezi Dallas’ta bulunan bazı şirketleri protesto etmektir. Göstericiler bazı şirketlerin duvarlarını (nükleer bir savaşın sonuçlarını dramatize edecek şekilde) spreylerle boyamış ve saksılardaki çiçekleri devirmişlerdir. Göstericilerden Gre- gory Lee Johnson bu şiddet olaylarına karışmamıştır. Protestolar sıra- sında bir gösterici bir binanın önünde bulunan ABD bayrağını sökmüş ve davalı Gregory Lee Johnson’a vermiştir. 118 Gösteriler Dallas Belediye Binası önünde sonlanmıştır. Johnson burada elindeki bayrağı yakmaya başlamıştır. Bayrak yanarken gös- tericiler: “Amerika, kırmızı, beyaz, mavi size tükürüyoruz” şeklinde bağır- mışlardır. Olay sırasında fiziken yaralanan veya yaralanma tehlikesi geçiren olmamıştır. Olaya şahit olmuş bazı kişiler, bayrağın yakılması sebebiyle ciddi ölçüde rencide olduklarını belirtmişlerdir. 119 Yaklaşık yüz gösterici arasından yalnızca Gregory Lee Johnson ce- zalandırılmıştır. Johnson saygı duyulan bir nesneye hakaret etmekten, Teksas Ceza Kanunu uyarınca bir yıl hapis ve iki bin Amerikan Doları para cezasına çarptırılmıştır. Dallas Beşinci Bölge Temyiz Mahkemesi cezayı onamış, bir üst mahkeme olan Teksas Ceza Temyiz Mahkemesi ise kararı bozmuştur. Dava son olarak ABD Yüce Mahkemesi önüne gelmiştir. 120 117 Cumhuriyetçi Parti’nin 1984 yılındaki Başkanlık seçimlerinde göstereceği adayın belirlenmesi için yapılan seçim. 118 Johnson v. Texas,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/491/397, erişim 26.03.2016; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 256 119 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 256 120 “Organize edilmiş gösteri, konuşmalar, sloganlar ve dağıtılan bildirilere bakıl- dığında temyiz edenin eylemi herkes tarafından, temyiz edenin vermek istediği mesaj şeklinde anlaşılmıştır. Temyiz edenin cezalandırıldığı eylem açık bir şekilde Birinci Değişiklik tarafından tasarlanan bir ‘konuşma’dır.”,Johnson v. Texas; Züh- tü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, s 256-257 466Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi 2.2.2. Mahkemenin Kararı ABD Yüce Mahkemesi, öncelikle Johnson’ın bayrak yakmasının Birinci Değişiklik’ten 121 yararlanıp yararlanamayacağını anlamak için, eylemin bir ifadeye yönelik olup olmadığına karar verecektir. Mah- kemeye göre, bir davranış “kapsamı bakımından iletişim öğeleri ile dol- duruluyorsa” bu korumadan yararlanabilir. 122 Bir davranışın iletişim öğesi içerip içermediğine anlamak için: “Verilmesi amaçlanmış, belirli bir mesajın varlığı ve bu mesajın görenler tarafından algılanma olasılığının olup olmadığı” incelenmelidir. 123 Ayrıca, olayın hangi şartlar altında gerçekleştiği de önemlidir. Davalı Johnson duruşmada bayrağı yak- ma sebebini şu şekilde açıklamıştır: “Amerikan bayrağı Ronald Reagan’ın Başkanlık için yeniden aday olduğu dönemde yakılmıştır. Ve siz katılırsı- nız ya da katılmazsınız o dönemde o eylemden daha etkili sembolik bir ifade tarzı olamazdı. O çok makul uygun bir duruştu. Biz vatanperverliğe değil, yeni bir vatanperverliğe sahiptik.” 124 Bu sebeplerden ötürü, mahkemeye göre Johnson’ın davranışı “kapsamı bakımından iletişim öğeleri ile yeterin- ce doludur.” 125 Teksas eyaletine göre, Johnson bayrağı yakarak asayişi bozmuştur. Mahkemeye göre ise, Johnson’ın yaptığı eylem asayişi veya barışı ihlal eden bir olaya sebep olmamıştır. Teksas eyaleti, göstericiler Dallas Be- lediye Binası’na ulaşmadan oluşan kargaşalar hakkında hiçbir cezai bir işlem gerçekleştirmemiştir. Ayrıca, Johnson’ın bayrağı yakmasından dolayı barışı bozan bir eylemin gerçekleştiğini kanıtlayamamıştır. Te- xas eyaletinin ortaya koyduğu tek delil, bayrağın yakılmasından rahat- sız olan kişilerin ifadelerdir. Mahkeme asayişi bozma olasılığı sebebiyle 121 “Kongre, dini bir kuruma ilişkin veya serbest ibadeti yasaklayan; ya da ifade öz- gürlüğünü, basın özgürlüğünü kısıtlayan; ya da halkın sükûnet içinde toplanma ve şikâyete neden olan bir halin düzeltilmesi için hükümetten talepte bulunma hakkını kısıtlayan herhangi bir yasa yapmayacaktır.”, Amerika Hakkında Ameri- ka Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 36 122 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 258 123 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 258 124 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 259 125 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 259 467TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ ifade özgürlüğünün kısıtlanamayacağını belirtmiştir. 126 Kaldı ki, Tek- sas eyaleti asayişi bozan eylemler hakkında da ayrı bir yasaya sahiptir ve bu yasa uygulanmamıştır. Mahkeme, Federal Hükümet’in politika- larına yönelik memnuniyetsizliğin ifade edilmesinin belirli bir şahsa yöneltilmiş bir hakaret olarak algılanamayacağını da belirtmiştir. 127 İncelenecek diğer bir konu: Bayrağın ulusal birlik ve yurttaşlığın sembolü olmasından dolayı, devletin bayrak yakan Johnson’ı cezalan- dırmasını korumakta bir yararı olup olmadığıdır. Johnson bayrağın fiziksel bütünlüğüne zarar verdiğinden dolayı cezalandırılmamıştır. Johnson’ın cezalandırılma sebebi, herhangi bir ifadeyi açıklaması da değildir. Davalı, ülkenin politikalarından memnun olmadığını belir- ten ifadeleri sebebiyle cezalandırılmıştır. 128 Devlet’in iddiasına göre, bayrak kesin olarak ulusal birlik ve va- tandaşlığın sembolüdür. Bu iddiaya göre: “...eğer bir kişinin bayrakla ilgili yapmış olduğu eylem, ya bayrağın ilişkilendirildiği ulusal birlik ve yurttaşlık ya da bu ulusal birliğin gerçekte mevcut olduğu fikri üzerinde şüphe doğuru- yorsa, bu eylemin yaydığı mesaj zararlıdır; dolayısıyla da yasaklanabilir.” 129 ABD Yüce Mahkemesi birçok kararında hükümetin bir düşünceyi toplumun ondan hoşlanmaması ve çirkin görmesinden dolayı yasak- layamayacağını karara bağlamıştır (Hustler Magazine, Inc v. Falwell; City Council of Los Angeles v. Taxpeyers for Vincent). Yukarıdaki durum bay- 126 “Bundan dolayı devletin pozisyonu, izleyicilerin asayişi bozma olasılığı olan belir- li bir ifadeyi ciddî bir suç olarak algıladığı bir iddiadır ki bu temele dayanarak bu ifadeler yasaklanabilsin. Bizim içtihatlarımız böyle bir varsayımı onaylamaz. Tam aksine, bizim içtihatlarımız şu ilkeyi tanımaktadır: “Bizim hükümet sistemimizde ifade özgürlüğünün fonksiyonu, onun tartışmayı davet etmesidir”. Gerçekten de ifadeler, eğer huzursuzluğa sebep olacak şartları doğuruyorsa, şartlarına uygun olarak memnuniyetsizlik yaratıyorsa veya insanların öfke ve kızgınlık duygula- rını tahrik ediyorsa ifade özgürlüğünün yüksek amacına en iyi hizmet etmiş ola- bilir. Gerçekten de aşağıdaki her iki sonuca varmak da çok garip olacaktır: ‘Eğer konuşmacıların düşünceleri suçu yaratacaksa, bu sonuç ona bağlı olarak anayasal koruma sebebidir’ ve devlet, mesnetsiz varsayımlara dayanan belirli hoşa gitme- yen düşüncelerin, bu düşüncelerin hoşa gitmemelerinin şiddeti provoke etmesi durumunda, ifadesini kısıtlayabilir.”, Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yük- sek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, s 260-261 127 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 261 128 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 262 129 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 263 468Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi rak için de geçerlidir ve Street v. New York kararıyla bu görüş ortaya konmuştur. Mahkemeye göre, hükümet bireyleri bayrağa saygı göster- meye zorlayamaz. 130 Mahkemeye göre: “...bir kişinin açıkladığı düşüncenin açıklanış biçimi- ne bağlı olmaksızın, bir devlet, sadece ifadenin içerdiği mesaja katılmadığından dolayı o ifadeyi yasaklayamaz.... Hükümetin bazı sembollerin yalnızca sınırlı bir mesaj kümesini ifade edebileceğini kural altına alabileceğinin kabulü, ayırt edilebilir ve savunulabilir sınırları olmayan bir alana girmek olacaktır”. 131 Mahkemeye göre, tanınmayan bir kişinin bayrağı yakması toplu- mun bayrağa karşı olan yönelimini değiştirmeyecektir. Bu durum şu şekilde açıklanmıştır: “Bayrağın özel rolünü korumanın yolu, bu konularda farklı hisse- denleri cezalandırmak değildir (olmamalıdır). Bu yol, onları yanlış fi- kirde olduklarına ikna edebilmektir. Cesaretli, kendine güvenen, halka dayalı hükümet mekanizmaları yolu ile uygulamaya konan özgür ve korkusuz aklın gücüne güven duyan insanlar için, ifade özgürlüğün- den kaynaklanan açık ve mevcut hiçbir tehlike yoktur. Bunun istisnası, korkulan kötülüğün gerçekleşmesinin, kapsamlı bir tartışma yapılması fırsatı oluşmadan hemen meydana gelmesi ihtimalidir. Yanlışlık ve se- faletlikleri tartışma yoluyla ortaya çıkarma ve kötülüğü eğitim süreci ile önlemek için yeterli zaman varsa, uygulanacak çare, kamu gücünü kullanarak sükûneti sağlamak değil, daha fazla konuşmaktır. Özellikle, üzerinde durulan, bayrağımızın kendisi olduğu zaman, ki- şilerin bayrak yakana karşı cevabı, bayrağın bizatihi kendisinin ikna edici gücünü kullanmakla olmalıdır. Bizler bir bayrağın yakılmasına, kişinin kendisine ait olan başka bir bayrağı sallamasından daha uygun bir cevap, bir bayrak yakıcının vermek istediği mesajı başarısız kılmak adına, o bay- rağı selâmlamaktan daha güzel bir yol, yanan bayrağın kalıntılarını göm- 130 Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 263 131 “Bu teoriye göre hükümet sadece devlet bayrağının yakılmasını mı yasaklayabi- lecektir? Başkanlık mührünün kopyalarını da mı? Anayasa’nın da mı? Bu şıkları Birinci Değişiklik ışığında değerlendirirken, bu özellikli korumadan/statüden yararlanmayı hak edecek kadar özel olan sembolleri nasıl belirleyeceğiz? Bunu yapmaya çalışırken, kişisel politik tercihlerimize danışmak zorunda kalacağız ve tam da Federal Anayasa’nın bizi men ettiği şekilde, vatandaşları bu tercihlerimize uymaya zorlayacağız.” Johnson v. Texas; Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, s 264-265 469TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ mekten (bir izleyenin olayda yaptığı gibi) daha güzel bir bayrak onurunu koruma usulü olabileceğini tahayyül etmiyoruz. Biz bayrağa kötü mua- meleyi cezalandırmakla, onu kutsamış olmayız, sadece, bu kutsal amble- min temsil ettiği hürriyet mesajını zayıflatmış oluruz”. Johnson bayrağı yakarak asayişi tehlikeye atmamıştır. Bu yüzden, Johnson asayişi bozması sebebiyle cezalandırılamaz. Devletin bayrağı koruma yararı (yükümlülüğü) Johnson’ın cezalandırılmasını meşru- laştırmaz. Bu sebeplerden ötürü, Texas Ceza Temyiz Mahkemesi hük- mü (beraat kararı) onaylanmıştır. 132 2.3. Brown v. Board of Education (347 U.S. 483 [1954]) 2.3.1. Davanın Geri Planı 19. yüzyılın sonuna doğru ABD’nin güney eyaletleri ırk ayrımcılığı içeren yasaları kanunlaştırdı. “Jim Crow Yasaları” olarak adlandırılan düzenlemelere göre, devlet okulları, trenler, kütüphaneler, restoran- lar ve oteller gibi hayatın birçok alanında ırk ayrımcılığı yapılacaktı. Federal mahkemeler ise yasal boşlukları ve teknik ayrıntıları gerekçe göstererek yasaları anayasaya aykırı bulmadılar. 133 ABD Yüce Mahke- mesi de aynı yönteme başvurdu. Mahkeme 1857 yılında, Dred Scott v. Sandford davasında Afro-Amerikalıların, ister özgür olsun ister köle, federal mahkemelere başvuramayacağı kararlaştırdı. 134 Mahkemenin önüne 1896 yılında bir başka dava geldi. Plessy v. Fer- guson davasında olaylar şu şekilde gerçekleşmiştir: Louisiana kanun- larına göre, yolcu taşıyan demiryolu şirketleri beyazlara ve siyahlara ayrı yer sunmaktadır. Yasaya göre, yolcular yalnızca kendi ırklarına ayrılan bölümlerde seyahat edecek, aksi takdirde yolcuya ceza kesile- cek veya tutuklanacaktır. Yolcunun ait olmadığı bölümde seyahat et- mesi sebebiyle, demiryolu şirketleri yolcuyu taşımayabilecek ve bun- dan dolayı sorumlu tutulamayacaktır. 135 132 Johnson v. Texas, Zühtü Arslan, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Öz- gürlüğü, s 267 133 George Clark, Nihayet Özgürüz: A.B.D. Sivil Haklar Hareketi, ABD Dışişleri Bakanlığı Uluslararası Bilgi Programları Dairesi, Ekim 2010, s. 21, http://pho- tos.state.gov/libraries/turkey/231771/PDFs/freeatlast_turkish_all.pdf, erişim 28.03.2016 134 Dred Scott v. Sandford 135 Plessy v. Ferguson, https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/163/537, erişim 28.03.2016 470Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Beyaz tenli, Kafkas ve Afro-Amerikan kökenli Homer Adolph Plessy, East Louisiana Demiryolu Şirketi ile New Orleans’tan Covington’a gitmek için bilet alır. Plessy trene biner ve beyaz yolcular için ayrılmış bölüme geçer. Bunun üzerine, kondüktör Plessy’ye be- yazlar için olmayan bölüme geçmesini söyler, aksi takdirde onu tren- den atacağını ve tutuklanacağını belirtir. Talimata uymaması üzerine Plessy, bir polis memurunun yardımıyla, vagondan zorla çıkarılır ve tutuklanır. 136 Yukarıdaki olay Anayasa’nın 13. 137 ve özellikle 14. Değişiklik’le- rine 138 ayrıca “Eşit Koruma İlkesine” (Equal Protection Clause) aykırı olduğu iddiasıyla 1896 yılında ABD Yüce Mahkemesinin önüne gelir. Mahkeme yediye karşı bir oy ile aldığı kararda, beyazlar ve siyahlar için ayrılan tesisler eşit olduğu sürece 14. Değişiklik’i ihlal etmediği belirtir. Mahkemeye göre bu ayrım, farklı ırklara alçaltıcı bir dam- ga vurmaz. Bu yüzden ilgili kanun Anayasa’ya uygundur. 139 Yedi hâkimin oyuyla alınan karara sadece Yargıç Harlan katılmaz ve karşı oy yazısında: “Anayasa’nın bakış açısıyla, hukukun gözünde, bu ülkede üs- tün, baskın bir yurttaş sınıfı yoktur. Burada kast sınıfı yoktur. Anayasamız farklı renkler karşısında renk körüdür, ve vatandaşları arasında sınıflaşma- yı tanımaz, hoş görmez. Sivil haklar açısından tüm yurttaşlar hukuk önünde eşittir” gerekçesiyle karara karşı çıkar. 140 Bu karar “ayrı fakat eşit” (separate but equal) ilkesi olarak adlan- dırılır. “Ayrı fakat eşit” ilkesi hayatta farklı ama eşit olmayan devlet 136 Plessy v. Ferguson 137 “Birleşik Devletler’de veya Birleşik Devletler yetkisi altındaki yerlerde, hak ede- rek mahkûm edilmiş kişinin cezası karşılığı olma dışında, kölelik veya zorla çalış- tırılma uygulanmayacaktır. K ongre, uygun yasalarla bu maddeyi uygulatma yetkisine sahip olacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, s. 39 138 Değişiklik’in ilgili bölümü şu şekildedir: “Birleşik Devletlerde doğmuş veya Bir- leşik Devletler uyruğuna geçmiş ve Birleşik Devletler yetkisine tabi olan herkes, Birleşik Devletler’in ve ikamet etmekte oldukları eyaletin vatandaşıdır. Hiç bir eyalet, Birleşik Devletler vatandaşlarının ayrıcalık ve bağışıklıklarını kısıtlayacak yasa yapmayacak veya uygulamayacak, ve hiç bir eyalet yasal gerekler yerine ge- tirilmeden bir kişiyi yaşamından, özgürlüğünden ya da malından yoksun etme- yecek; ya da kendi yargı yetkisi içindeki bir kişiyi, yasaların eşit koruması dışın- da bırakmayacaktır.”, Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı,s. 39 139 Plessy v. Ferguson 140 Plessy v. Ferguson 471TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ okulları ve tesisler şeklinde yansıma bulur. Eşitsizlik elbette Afro- Amerikalar aleyhine gerçekleşmektedir. 141 2.3.2. Mahkemenin Kararı Plessy v. Ferguson davasının üzerinden yaklaşık atmış yıl geçmiş, dünya değişmiş ama “ayrı fakat eşit” ilkesi uygulamada kalmıştır. 1954 yılında ilgili kararın ve uygulamanın anayasaya uygunluğunu test etmek için yeni bir fırsat doğmuştur. ABD Yüce Mahkemesinin önüne gelen Brown v. Board of Education davası aslında beş farklı eya- lette açılmış davaların birleştirilmiş halidir. İlgili davaların hepsi “ayrı fakat eşit” ilkesinin eğitim alanındaki uygulamasının Anayasa’nın 14. Değişiklik’ine ve “eşit koruma ilkesine” aykırılığı hakkındadır. 142 Mahkemeye göre, uyuşmazlık çoğunlukla 14. Değişiklik çevre- sinde toplanmaktadır. Geçmişe bakıldığında, İç Savaş sonrası ABD Anayasası’nda “Değişiklik”ler yapılmıştır ve bunlar hakkında farklı görüşler vardır. Bir tarafta ABD’de doğmuş veya Amerikan vatandaşı olmuş herkes arasında hukuki ayrımın kaldırılmasını isteyen görüş, diğer yanda ise Değişiklik’lerin hem metnine hem de ruhuna muhalif olan ve onların en az etkiye sahip olmasını isteyen bir grup vardır. 143 Brown v. Board of Education davasında uyuşmazlık konusu beyazlar ve siyahlar için olan farklı okulların somut unsurlarının (okul bina- ları, müfredat veya öğretmenlerin maaşları) eşit olup olmadığı değil, ırk ayrımcılığının eğitim üzerindeki etkisidir. Mahkeme soruna 1868 yılındaki veya Plessy v. Ferguson davası kararlaştırıldığı zamanki (1896 yılı) bakış açısıyla değil; eğitim alanındaki gelişmeler, bunun hayattaki yeri ve toplum üzerindeki yansımasını dikkate alarak yaklaşacaktır. 144 Mahkeme öncelikle eğitimin önemi ve onun demokratik toplum üzerindeki mühim etkisine değinmiştir. Daha sonra hukuki uyuş- 141 George Clark, Nihayet Özgürüz: A.B.D. Sivil Haklar Hareketi, s. 21 142 İlgili davalar: Brown v. Board of Education (Kansas), Briggs v. Elliot (South Caro- lina), Bulah v. Gebhart and Belton v. Gebhart (Delaware), Davis v. County Scho- ol Board of Prince Edward County (Virginia), Bolling v. Sharpe’dır (District of Columbia). http://www.civilrights.org/education/brown/?referrer=https:// www.google.com.tr/, erişim 29.03.2016, Brown v. Board of Education, https:// www.law.cornell.edu/supremecourt/text/347/483, erişim 29.03.2016 143 Brown v. Board of Education 144 Brown v. Board of Education 472Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi mazlığı ortaya koymuştur: Devlet okullarının sadece ırk ayrımı sebe- biyle ayrılması, fiziksel tesisler ve diğer somut faktörler eşit olsa bile, azınlık gruplara ait çocukları eşit eğitim şartlarından yoksun bırakır mı? Mahkeme bu soruya olumlu cevap vermiştir. 145 Mahkemeye göre, aynı yaşta ve vasıftaki çocukları sadece ırkından dolayı ayırmak, onların toplumdaki statüsünün aşağılanmasına sebep olur ve bu durum onların gönül ve beyinlerini telafisi olasılıksız şekil- de etkiler. Devlet okullarında siyah ve beyaz çocukların ayrılmasının siyah çocuklar üzerinde zararlı bir etkisi vardır. Bu etki bir hukuk mü- eyyidesi olarak uygulandığında büyümekte ve genellikle siyahların aşağılanmasının simgesi olarak yorumlanmaktadır. Bu sebepten ötü- rü, hukuki bir yaptırım olarak ırk ayrımı siyah çocukların zihinsel ve eğitimsel gelişimini geciktirmekte ve onları ırk ayrımı olmayan eğitim sisteminden elde edeceği yararlardan mahrum bırakmaktadır. 146 Mahkemeye göre, “ayrı fakat eşit” doktrininin yaygın eğitimde yeri yoktur. “Ayrı eğitim tesisleri” doğası gereği eşit değildir. Bu uy- gulama 14. Değişiklikle hüküm altında alınmış (kanun önünde) “eşit koruma” ilkesine ve “due process of the law 147 ”a aykırıdır. 148 2.4. United States v. Nixon (418 U.S. 683 [1974]) 2.4.1. Davanın Geri Planı Beş kişi, 1972 yılındaki genel seçimlerden beş ay önce (17 Hazi- ran 1972 tarihinde) Demokrat Parti Merkezi’nin Washington D.C.’deki Watergate Binası’na dinleme cihazı yerleştirilmeye çalışırken yakala- nır. Yakalanan kişilerden James W. McCord, Jr.’ın olaydan iki yıl önce Federal Bureau of Investigation’dan (FBI) emekli olduğu anlaşılır. 149 11 Kasım’da yapılan seçimi hâlihazırda Başkan olan, Cumhuriyetçi 145 Brown v. Board of Education 146 Brown v. Board of Education 147 Due Process of the Law hakkında daha fazla bilgi için bakınız, Kerem Altıparmak, “ ‘Due Process of Law’ Kavramının Amerikan Hukukundaki Yeri Üzerine İncele- me”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1996, Cilt 45, Sayı 1-4, s. 219-250, http://kutuphane.dogus.edu.tr/mvt/pdf.php, erişim 29.03.2016 148 Brown v. Board of Education 149 Alfred E. Lewis, “5 Held in Plot to Bug Democrats’ Office Here”, The Washing- ton Post, 18.06.1972, http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/artic- le/2002/05/31/AR2005111001227.html, erişim 30.03.2016 473TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Başkan adayı Richard Nixon açık bir farkla kazanır. 150 Medyada çıkan haberlere göre, hırsızlık eyleminin uzunca bir geçmişinin olduğu, Baş- kan Nixon’ın tekrar seçilmesi için gerçekleştirildiği ve faaliyetlerden Başkan Nixon’ın haberdar olduğu ortaya çıkar. 151 1973 yazına gelindiğinde “Watergate Hırsızlığı” Özel Savcı Arc- hibald Cox ve Sam Ervin’in liderlik ettiği Senato Watergate Komitesi tarafından yürütülen iki resmi soruşturmanın gündemindedir ve bir skandal olarak nitelenmektedir. Nixon’ın Oval Ofis’te yaptığı görüş- meleri ve telefon konuşmalarını kaydeden gizli bir kayıt sisteminin olduğunun ortaya çıkması skandalı farklı bir boyuta taşır. Watergate Skandalı’nı araştıran Özel Savcı ve Senato Komitesi, Başkan’dan hu- kuka aykırı olan kayıtları ve bazı belgeleri kendilerine vermesini talep eder. Başkan, talebi “yürütme organının imtiyaz”ını (executive privi- lege) sebep göstererek reddeder. Gizli bir pazarlıktan sonra Beyaz Sa- ray gizlice kaydedilmiş kayıtların yazılı özetlerini vermeyi kabul eder. Watergate Senato Komitesi teklifi kabul ederken, Özel Savcı Archibald Cox reddeder. Bunun üzerine Başkan Nixon, Başsavcı Richardson’a, Özel Savcı Archibald Cox’u kovmasını emreder. Başsavcı Richarson ta- limatı yerine getirmez ve istifa eder. Boşalan pozisyona getirilen yeni Başsavcı Robert Bork, Özel Savcı Archibald Cox’u görevden alır. Yaşa- nanlar kamuoyu tarafından “The Saturday Night Massacre” (Cumar- tesi Gecesi Katliamı) olarak adlandırılır 152 Yeni atanan Özel Savcı Leon Jawroski ve Watergate Senato Ko- mitesi Nixon’ın gizlice kaydettiği kayıtların tümünü istemeye devam eder. Tüm bunlar yaşanırken Nixon’ın kamuoyu desteği düşmüştür ve 150 ABD Federal Hükümeti resmi arşivleri, http://www.archives.gov/federal-regis- ter/electoral-college/scores.html#1972, erişim 30.03.2016 151 Carl Bernstein, Bob Woodward, “FBI Finds Nixon Aides Sabotaged Democrats”, The Washington Post, 10.10.1972, http://www.washingtonpost.com/wp-srv/na- tional/longterm/watergate/articles/101072-1.htm, erişim 30.03.2016, The Was- hington Post, “The Watergate Story Part 1 The Post Investigates” ,http://www. washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/part1.html, erişim 30.03.2016 152 The Washington Post, “The Watergate Story Part 2 The Governmental Acts”,http://www.washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/ part2.html, erişim 31.03.2016, The Washington Post, “Nixon Forces Firing of Cox; Richardson, Ruckelshaus Quit: President Abolishes Prosecutor’s Office; FBI Seals Records”, 21.10.1973, http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/artic- le/2002/06/03/AR2005112200799.html, erişim 31.03.2016 474Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Temsilciler Meclisi Nixon’ı görevden almak için “impeachment”a baş- vurmayı düşünmektedir. Kayıtların tamamının ve ilgili diğer belgele- rin gönderilmesi bir uyuşmazlık olarak Colombia Bölge Mahkemesi önüne geldiğinde, mahkeme Nixon aleyhinde karar verir. Nixon’ın avukatları kararı temyiz eder ve uyuşmazlık ABD Yüce Mahkemesi önüne gelir. 153 2.4.2. Mahkemenin Kararı ABD Yüce Mahkemesi’ne gelen dava birkaç hukuki uyuşmazlığı içermektedir. Nixon’ın avukatları öncelikle görevsizlik (justiciability) iddiasında bulunurlar. Bu sava göre, yargı organı uyuşmazlık hakkın- da görevli değildir çünkü istenen belgeler yürütme organı içerisin- de ve ona ait (intra-branch) bir konuya ilişkindir. Bu sebepten ötürü, mahkemeler diğer erklerin görev alanına giren bir konuya müdahale etmemelidir. 154 Mahkemeye göre, ceza yargılamasının doğası gereği delil aran- maktadır. Hukuka göre Başsavcı’ya özel görevler ve yetkiler verilmiş- tir ayrıca Başsavcı bazı özel durumlarda ABD’yi temsil etmekle yet- kilidir. Başsavcı bu görevi yerine getirmek için, ABD adına, özel bir savcıya kendine mahsus bir yetki ve görev vermiştir. Diğer bir deyişle, düzenlemeler Özel Savcı’ya açık bir yetki vermiştir. Buna göre, Özel Savcı kendi özel görevine ilişkin delil ararken yürütmenin bağışıklığı- na karşı koyma gücüne sahiptir. Bu düzenlemeler olduğu sürece yü- rütme organı da onlarla bağlıdır. Ayrıca, Özel Savcı ABD Başkan’ının yetkilendirmesi ile Başsavcı tarafından görevlendirilmiştir. 155 Mahkemeye göre huzurdaki dava hukuki bir uyuşmazlığı içermek- tedir. Uyuşmazlığın çözülmesi ise çetin anayasal soruların aydınlatıl- masına bağlıdır. Ayrıca, sorun federal ceza soruşturması kapsamında ortaya çıktığından Anayasa’nın üçüncü maddesi kapsamındadır. Son olarak, Özel Savcı ilgili belgeleri başka yollardan elde edememekte- 153 The Washington Post, “The Watergate Story Part 3 Nixon Resings”, http://www. washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/part3.html, erişim 31.03.2016 154 United States v. Nixon,https://supreme.justia.com/cases/federal/us/418/683/ case.html, erişim 31.03.2016 155 United States v. Nixon 475TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ dir ve delillerin değerlendirilmesi için, ilgili şartlar altında, daha fazla beklenmemelidir. Bu sebeplerden ötürü, mahkeme görevsizlik iddia- sını reddetmiştir. 156 Mahkemenin incelediği ikinci iddia ise yürütmenin imtiyazıdır (executive privilage). Nixon’ın avukatlarına göre talep edilen belgeler Başkan ile yakın danışmanları arasındaki gizli konuşmaları içermek- tedir ve bu konuşmaların paylaşılması kamu yararı ile bağdaşmaz. Bu görüşe göre, kuvvetler ayrılığı ilkesince bu konuşmalar yalnızca yü- rütme erkini ilgilendirmekte ve yargı organının görev ve yetkisinin dışında kalmaktadır. Anayasa hukukuna göre Başkan’ın imtiyazı mut- laktır ve mahkemenin müzekkeresine üstün gelmektedir. 157 Mahkemeye göre, Marbury v. Madison kararı ve Anayasa gereğince hukukun ne olduğunu söylemek mahkemelerin görevidir. Mahkeme, Başkan’ın imtiyazını askeri, diplomatik veya hassas ulusal güvenlik sırlarına ilişkin konularda ileri sürülme ihtimali olduğunu ve huzur- daki uyuşmazlığın bunlardan herhangi birine uymadığını belirtmiş- tir. Genel ve muğlak bir kamu yararı iddiası sebebiyle mutlak ve şart- sız bir imtiyazın kabul edilmesi, üç eşit erkten biri olan yargı erkinin Anayasa’da belirtilmiş görevlerini (bu davada ceza yargılaması yap- mayı) yerine getirmekten alıkoyacaktır. Başkan’a mutlak bir imtiyaz vermek hukukun üstünlüğü ve güçler ayrılığı ile bağdaşmaz. Sonuç olarak, Başkan Nixon’ın temyiz başvurusu reddedilmiştir. Başkan mahkemenin müzekkeresine uymalı ve istenen belgeleri gönderme- lidir. 158 Kaynakça Akgül Mehmet Emin, “Yargısal Bağımsızlık: Amerika Birleşik Devletleri Örneği”, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi, 2008, 14-3, s. 113-146, http://dosya.marmara.edu.tr/huk/fak%C3%BCltedergisi/2008C.1 4S.3/113-146.pdf, erişim 19.03.2016 Altıparmak Kerem, “‘Due Process of Law’ Kavramının Amerikan Hukukundaki Yeri Üzerine İnceleme”, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, 1996, Cilt 45, Sayı 1-4, s. 219-250, http://kutuphane.dogus.edu.tr/mvt/pdf.php, erişim 29.03.2016 156 United States v. Nixon 157 United States v. Nixon 158 United States v. Nixon 476Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Amerika Hakkında Amerika Birleşik Devletler Anayasası Açıklamalı, http://turkish. turkey.usembassy.gov/media/pdf/abd-anayasasi.pdf, erişim 20.03.2016 ABD Mahkemesi resmi internet sitesi, http://www.supremecourt.gov/, 31.03.2016 Arslan Zühtü, ABD Yüksek Mahkemesi Kararlarında İfade Özgürlüğü, Liberal Dü- şünce Topluluğu, 1. Baskı, 2003 Baker Thomas E., “A Primer on Supreme Court Procedures”,Preview of of United States Supreme Court Cases, American Bar Association, 8. Sayı, 2004, s. 475- 485, http://www.americanbar.org/content/dam/aba/publishing/preview/pub- liced_preview_scprimer.authcheckdam.pdf, erişim 21.03.2016 Barker Robert S., “Şerefim Üzerine Yemin Ederim”, Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, s. 14-17, http://usa.usembassy.de/etexts/ turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 BBC, “US top court nominee steps down”, 27.10.2005, http://news.bbc.co.uk/2/ hi/4382370.stm, erişim 24.03.2016 Bernstein Carl; Woodward, Bob, “FBI Finds Nixon Aides Sabotaged Democrats”, The Washington Post, 10.10.1972, http://www.washingtonpost.com/wp-srv/natio- nal/longterm/watergate/articles/101072-1.htm, erişim 30.03.2016 Brown v. Board of Education, https://www.law.cornell.edu/supremecourt/ text/347/483, erişim 29.03.2016 C. Miller Mark, “Law Clerks and Their Influence at the US Supreme Court: Com- ments on Recent Works by Peppers and Ward”, Law & Social Inquiry, Volume 39, Issue 3, pages 741–757, Summer 2014, http://www.corteidh.or.cr/tablas/r32761. pdf, erişim 24.03.2016 Chisholm v. Georgia,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/2/419, erişim 20.03.2016 Clack, George, Nihayet Özgürüz: A.B.D. Sivil Haklar Hareketi,ABD Dışişleri Bakan- lığı Uluslararası Bilgi Programları Dairesi, Ekim 2010, http://photos.state.gov/ libraries/turkey/231771/PDFs/freeatlast_turkish_all.pdf, erişim 28.03.2016 Dred Scott v. Sandford,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/60/393, eri- şim 20.03.2016 Gideon v. Wainwright,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/372/335, erişim 18.03.2016 Gözler Kemal, Anayasa Hukukunun Genel Esasları, İstanbul, Ekin Basım Yayın Da- ğıtım, Yedinci Baskı, Temmuz 2015 Grossman Joel B., “The 200th Anniversary of Marbury v. Madison: The Reasons We Should Still Care About the Decision, and The Lingering Questions It Left Be- hind”, 24.02.2003, http://writ.news.findlaw.com/commentary/20030224_gross- man.html, erişim 25.03.2016 477TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Howard A. E. Dick, “’Hukukun Ne Olduğunu Belirlemek’ Anayasa Uygunluğunu Belirleyen Hakem Olarak Yüksek Mahkeme”Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 5-8, http://usa.usembassy.de/ etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 Johnson v. Texas,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/491/397, erişim 26.03.2016 Jones John Paul, “Yüksek Mahkeme Benzersiz Bir Kurum”,Demokrasi ile İlgili Me- seleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, s. 9-13, http://usa.usembassy.de/ etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 K. Suter William, Talkin, Pamela; Wegner, Frank;Arberg, Kathleen Landin, “Kapalı Kapılar Ardında Çalışma”, Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakan- lığı, cilt X, sayı 1, Nisan 2005, s. 35-38, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/ Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 Lewis E. Alfred, “5 Held in Plot to Bug Democrats’ Office Here”, The Washington Post, 18.06.1972, http://www.washingtonpost.com/wp-dyn/content/artic- le/2002/05/31/AR2005111001227.html, erişim 30.03.2016 Marbury v. Madison,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/5/137, erişim 26.03.2016 Messitte Peter J., “Temyiz Müekkeresi: Hangi Davalara Bakılacağına Karar Verilme- si”, Demokrasi ile İlgili Meseleler,ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, s. 18-22, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 Minor v. Happersett,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/88/162, 20.03.2016 Muskrat v. United Stateshttps://supreme.justia.com/cases/federal/us/219/346/case. html, erişim 22.03.2016 NBC, “Miers withdraws Supreme Court nomination”, 27.10.2005, http://www. nbcnews.com/id/9837151/ns/us_news-the_changing_court/t/miers-with - draws-supreme-court-nomination/#.VvP-KuKLSUk, erişim 24.03.2016 Office of the Clerck Supreme Court of the United States, Guide For Prospective Indi- gent Petitioners For Writs of Certiorari, Kasım 2014, http://www.supremecourt. gov/casehand/guideforifpcases2014.pdf, erişim 21.03.2016 Oregon v. Mitchell,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/400/112, erişim 20.03.2016 “Önemli Kararlar”, Demokrasi ile İlgili Meseleler, ABD Dışişleri Bakanlığı, cilt X, sayı 1, s. 29-32, http://usa.usembassy.de/etexts/turkish/Supreme_Court.pdf, erişim 20.03.2016 Öztürk Fatih, Karşılaştırmalı Anayasa Yargısında Politik Sorun Doktrini, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kamu Hukuku Anabilim Dalı, Doktora Tezi, 2011, İstanbul, https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/, erişim 22.03.2016 478Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi Plessy v. Ferguson, https://www.law.cornell.edu/supremecourt/text/163/537, erişim 28.03.2016 Pollock v. Farmers’ Loan & Trust Co.,https://www.law.cornell.edu/supremecourt/ text/157/429, erişim 20.03.2016 Schultz David, Encyclopedia of the Supreme Court,In fobase Publishing, 2005, https:// books.google.com.tr/books/about/The_Encyclopedia_of_the_Supreme_Court. html?id=I_f6Oo9H3YsC&redir_esc=y, erişim 19.03.2016 Sevinç Murat, “ABD Yüce Mahkemesi”, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Der- gisi, Cilt 51, Sayı 1-4, 1996, s. 391-407, http://www.politics.ankara.edu.tr/dergi/ pdf/51/1/25_murat_sevinc.pdf, erişim 19.03.2016 Smelcer Susan Navarro, Supreme Court Justices: Demographic Characteristics, Pro- fessional Experience, and Legal Education, 1789-2010, Nisan 2010, https://www. fas.org/sgp/crs/misc/R40802.pdf, erişim 19.03.2016 The Supreme Court of the United States, A Reporter’s Guide to Applications Pending Before The Supreme Court of the United States, http://www.supremecourt.gov/ publicinfo/reportersguide.pdf, erişim 17.03.2016 The Supreme Court of the United States, Guide For Counsel In Cases to be Argued Before the Supreme Court of the United States, http://www.supremecourt.gov/ oral_arguments/guideforcounsel.pdf, erişim 21.03.2016 Tocqueville Alexis De, Amerika’da Demokrasi, İletişim Yayıncılık, 1. Baskı, 2016 Todd S. Purdum, “Presidents, Picking Justices, Can Have Backfires”, The New York Times, 05.06.2005, http://www.nytimes.com/2005/07/05/politics/politicsspeci- al1/presidents-picking-justices-can-have-backfires.html, erişim 19.03.2016 The Washington Post, “Nixon Forces Firing of Cox; Richardson, Ruckelshaus Quit: Pre- sident Abolishes Prosecutor’s Office; FBI Seals Records”, 21.10.1973, http://www. washingtonpost.com/wp-dyn/content/article/2002/06/03/AR2005112200799. html, erişim 31.03.2016 The Washington Post, “The Watergate Story Part 1 The Post Investigates”, http:// www.washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/part1.html, eri- şim 30.03.2016 The Washington Post, “The Watergate Story Part 2 The Governmental Acts”,http:// www.washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/part2.html, eri- şim 31.03.2016 The Washington Post, “The Watergate Story Part 3 Nixon Resings”, http://www. washingtonpost.com/wp-srv/politics/special/watergate/part3.html, erişim 31.03.2016 United States v. Nixon,https://supreme.justia.com/cases/federal/us/418/683/case. html, erişim 31.03.2016 479TBB Dergisi 2017 (128)   Can YAVUZ Diğer Kaynaklar http://www.abrahamlincolnsclassroom.org/abraham-lincolns-contemporaries/ abraham-lincoln-and-salmon-p-chase/, erişim 19.03.2016 http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-age-at-nomination erişim 24.03. 2016 http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-departure-age, erişim 24.03. 2016 http://www.uscourts.gov/judges-judgeships/judicial-compensation, erişim 19.03. 2016 http://landmarkcases.org/en/Page/280/The_Power_of_the_Judicial_Branch_The_ Federalist_Number_78_and_the_AntiFederalist_78, erişim 25.03.2016 https://www.law.cornell.edu/uscode/text/28/part-IV/chapter-81, erişim 21.03.2016 https://www.law.cornell.edu/rules/supct, erişim 21.03.2016 https://www.law.cornell.edu/rules/supct, erişim 20.03.2016 http://www.supremecourt.gov/casehand/guidetofilingpaidcases2014.pdf, erişim 21. 03.2016 https://www.law.cornell.edu/rules/supct/rule_39, 20.03.2016 http://supremecourthistory.org/htcw_clerkofthecourtmarshall.html, erişim 24.03. 2016 https://www.law.cornell.edu/rules/supct/rule_19, erişim 22.03.2016 http://supremecourthistory.org/htcw_casesthecourthears.html, erişim 24.03.2016 https://www.law.cornell.edu/rules/supct/rule_11, 21.03.2016 http://supremecourthistory.org/htcw_justiceconference.html, erişim 24.03.2016 http://supremecourthistory.org/htcw_opinions.html, erişim 24.03.2016 http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-case-participations, erişim 21. 03.2016, http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-opinions-of-the-court, erişim 21.03.2016, http://supreme-court-justices.insidegov.com/#guide-dissenting-opinions, erişim 21.03.2016 http://www.fjc.gov/history/home.nsf/page/landmark_03_txt.html, erişim 25.03.2016 http://memory.loc.gov/cgi-bin/ampage?collId=llsl&fileName=002/llsl002. db&recNum=140, erişim 25.03.2016 http://www.infoplease.com/us/supreme-court/cases/ar20.html, erişim 25.03.2016 480Amerika Birleİik Devletleri Yüce Mahkemesi http://supremecourthistory.org/timeline_marshall.html, erişim 25.03.2016 http://supremecourthistory.org/timeline_court_marshall.html, erişim 26.03.2016 http://academic.regis.edu/jriley/400section_13_of_1789_judiciary_act.htm, erişim 26.03.2016 http://www.archives.gov/federal-register/electoral-college/votes/1789_1821. html#1800, erişim 25.03.2016 http://www.senate.gov/pagelayout/reference/nominations/Nominations. htm#official, erişim 20.03.2016 http://www.civilrights.org/education/brown/?referrer=https://www.google.com. tr/, erişim 29.03.2016