Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
158TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
GİRİŞ
Anonim ortaklıklarda çoğunluğun iradesine karşı korunmak is-
tenen azınlığa çeşitli haklar tanınmıştır. Tanınan bu haklar, azınlığın
çoğunluk karşısında daha güçlü olmasını sağlamaya yöneliktir.
Azınlık hakları, Türk Ticaret Kanunu sisteminde olumlu ve olum-
suz azınlık hakları olarak sınıflandırılmamasına rağmen; doktrinde
anonim ortaklıkta kullanılan azınlık haklarının niteliğine göre bu çeşit
bir sınıflandırma tercih edilmektedir.
Çalışmamızda, azınlık hakları kavramı açıklandıktan sonra, olum-
lu ve olumsuz azınlık hakları kullanım şekillerine ve özelliklerine göre
anlatılmaya ve incelenmeye çalışılacaktır.
I. AZINLIK HAKLARI KAVRAMI VE TANIMI
A. Azınlık Hakları Kavramı
Azınlık hakları, Kara Avrupası hukuklarında, “koruyucu haklar”
diye adlandırılan grup içerisinde yer alırlar ve çoğunluğa karşı azın-
lıkta kalanları korumayı amaçlayan haklar olarak karşımıza çıkmakta-
dırlar.
1
*
Av., TC Kültür Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğü, İstanbul Üniversitesi
Sosyal Bilimler Enstitüsü doktora öğrencisi.
1
Ünal Tekinalp, “Otuz Yıllık Uygulamanın Işığında Azınlık Hakları Sisteminin ve
Uygulamasının Değerlendirilmesi”, (Sistem), TTK’nın 30. Yıl Semineri, İstanbul
1988, s. 231.
ANONİM ORTAKLIKLARDA
AZINLIK HAKLARININ İNCELENMESİ
Selin SERT CANPOLAT*
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
159TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Türk Ticaret Kanunu’nda azınlık kavramını belirtmek üzere, bazı
maddelerde (TTK m. 348) “azlık”, bazı maddelerde ise (TTK m. 341,
m. 366, m. 377) “azınlık” kavramının kullanılmış olması, doktrinde de
terim birliği konusunda karışıklığa yol açmıştır. Domaniç,
Arslanlı
ve
Poroy
“azlık” terimini tercih ederken, İmregün,
5
Doğanay,
Birsel
ve
Sümer,
8
“azınlık” terimini benimsemiştir.
Doktrinde oluşan terim tartışmalarının yanında, azlık ve azınlık
kavramları ile ortaklık sermayesinin onda birini temsil eden ortaklara
tanınmış haklar olarak ifade edilmektedir. Tek bir kişi esas sermayenin
onda biri oranında paya sahip olsa dahi, azınlık haklarını kullanabi-
lir.
9
Kabul edilen yüzde onluk oranın, esas sözleşmeye konulacak bir
hükümle azaltılabilmesine karşın, bu oranın arttırılmasına ilişkin bir
düzenleme mevcut değildir.
TTK m. 366, azınlık haklarından genel kurulu toplantıya davet
etme ve gündeme madde ekletme hakkı bakımından, esas sözleşme ile
onda birlik oranın azaltılması imkânı kabul edilmektedir. Bu istisnanın,
diğer azınlık hakları için de geçerli olup olmayacağı Türk doktrininde
tartışma konusu yapılmıştır. Erem’e göre, kanunun tayin ettiği yüzde
on oranı esas sözleşme ile çoğaltılamadığı gibi, TTK m. 366 dışında
bu oranın azaltılması da mümkün değildir.
10
İmregün de aynı görüş-
tedir: “Ticaret Kanunumuz olumlu azınlık haklarını sadece azınlığı koruma
Hayri Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, Türk Ticaret Kanunu Şerhi,
C.II, İstanbul 1988, s. 814.
Halil Arslanlı, Anonim Şirketler, C.I, Umumi Hükümler, İstanbul 1960, s. 234 vd.
Reha Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku, İstanbul 2005, s.
432 vd.
5
Oğuz İmregün, Anonim Ortaklıklar, (Anonim), İstanbul 1989, s. 308.
İsmail Doğanay, “Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine Göre, Anonim Şirketler-
de, Azınlıkta Kalan Paysahiplerinin, Genel Kurul Kararlarını İptal Ettirebilmeleri
Hali”, İmran Öktem’e Armağan, Ankara 1970, s. 359.
Mahmut Birsel, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, İmran Öktem’e Armağan, An-
kara 1970, 625.
8
Ayşe Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın
Haklı Nedenle Feshi, İstanbul 1991, s. 5 vd.
9
Tuğrul Ansay, Anonim Şirketler Hukuku, Ankara 1982, s. 255; Oğuz İmregün, Anonim
Ortaklıkta Pay Sahipleri Arasında Genel Kurul Kararlarından Doğan Menfaat İhtilafları
ve Bunların Telif Çareleri, (Menfaat İhtilafları), İstanbul 1962, s. 47; Poroy (Tekinalp/
Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 432; Nurten Erdoğan, “Konsolidasyonda Azınlık
Paylarına İlişkin Yaklaşımlar”, Prof. Dr. İlhan Cemalcılar’ın Hatırasına Armağan, Es-
kişehir 1990, s. 317.
10
Turgut Erem, Ticaret Hukuku Prensipleri, C.II, İstanbul 1980, s.284 (dpn. 29).
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
160TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
amacı ile değil, genel kurulda azınlık ve çoğunluk arasında çıkabilecek çıkar
anlaşmazlıklarını bağdaştırmak için düzenlediğinden, Ticaret Kanunu’ndaki
özel ve açık hüküm müstesna, bu oranlar sözleşme ile ağırlaştırılamadığı gibi
hafifletilemez de. Oranı azaltılabileceği yolundaki hüküm bu konuda istisnai
mahiyettedir, istisnanın kıyasen uygulanmasına cevaz yoktur.”.
11
Tekil’e göre, azınlığın tüm haklarını esas sözleşme ile hafifletebile-
cek bir orandaki sermayeye sahip gruba verilmesine olanak tanınmalı-
dır. Bu talep hakkını haiz kimselerin sahip olmaları gereken payların
miktarı, esas mukavele ile daha az miktara indirilebilir, sınırlayıcı bir
anlam taşımamaktadır.
12
Domaniç, “müktesep hakların da üstünde yer alan ve ortakların muva-
fakati olsa dahi ortadan kaldırılamayan emredici haklarla, ancak ortakların
rızası ile ortadan kaldırılabilen müktesep hakların söz konusu olduğu anonim
şirketlerde, esas mukavele ile yüzde ondan daha az bir pay grubuna azınlık
hakkı tanınmasının çok sakıncalı olduğu” görüşündedir.
13
Esas sözleşme
ile yeni azınlık hakları kabul etmenin mümkün olduğunu kabul ettik-
ten sonra, nisaplarda azınlık lehine değişiklik yapılmayacağının ka-
bulü menfaatlar dengesine ters düşer.
14
Yani, esas sözleşme ile yüzde
onluk oran aşağı düşürülebilir.
15
B. Azınlık Haklarının Tanımı
Azınlık hakları, anonim ortaklıklarda ortaklık sermayesinin onda
birini temsil eden ortaklara, çıkar çatışmalarında çoğunlukla azınlık
arasında denge sağlamak amacıyla tanınan haklardır. Azınlığın tek
yanlı irade açıklamaları ile kural olarak yöneltildiği organın onayına
bağlı bulunmadan kullanılan, hakkın kötüye kullanılması denetimine
tabi olan talep hak olarak ifade edilmektedir.
16
11
Oğuz İmregün, Kara Ticareti Hukuku Dersleri, (Kara Ticareti), İstanbul 1987, s. 444.
12
Fahiman Tekil, Şirketler Hukuku, İstanbul 1989, s. 402 vd.
13
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s. 814.
14
Mehmet Helvacı, “Anonim Ortaklıkta Ticaret Kanunundan Kaynaklanan Azınlık
Haklarının Hukuki Niteliği ve Tanımı”, (Azınlık Hakları), Prof. Dr. Oğuz İmregün’e
Armağan, İstanbul 1998, s. 302; Ali Dural, “Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Hak-
ları Düzenlemesi”, s. 181.
15
M. Hulusi Altınel, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, Mükellefin Dergisi, Nisan
2001, S. 100, s. 119.
16
Helvacı, (Azınlık Hakları), s. 309.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
161TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Ticaret Kanunu’nda ve doktrinde, azınlık haklarının tanımı yapıl-
mamış, sadece azınlık hakları ayrı ayrı incelenmiştir.
Doktrinde azınlık hakları, olumlu ve olumsuz azınlık hakları ol-
mak üzere ikiye ayrılarak incelenmiştir. Olumsuz azınlık hakları, ge-
nel kurulda yeterli sayı sağlanmasına rağmen, azınlığın olumsuz oy
kullanarak kararın alınmasını engellediği durumları ifade etmektedir.
Olumlu azınlık hakları ise, çoğunluk iradesine aykırı olmasına rağ-
men, azınlığın irade beyanı ile hakkını haklı bir talep veya dava şek-
linde kullanılmasını ifade eder.
C. Sermaye Piyasası Kanununda Azınlık Hakları
Sermaye Piyasası Kanunu m. 11/8 hükmü uyarınca, Türk Ticaret
Kanunu’nun 341, 348, 356, 359, 366, 366 ve 377. maddelerinde esas ser-
mayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerine tanınan haklar,
halka açık anonim ortaklıklarda, ödenmiş sermayenin en az yirmide
birini temsil eden pay sahipleri tarafından kullanılır. Ancak TTK m.
310 hükmündeki, azınlık sahipleri bu kolaylıktan yararlanamaz.
II. TÜRK TİCARET KANUNUNDA AZINLIK HAKLARI
Azınlık hakları, olumlu ve olumsuz azınlık hakları olmak üzere
olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Azınlık haklarını, bu ayrıma uygun
olarak incelemeye çalışacağız.
A. Olumsuz Azınlık Hakları
Olumsuz azınlık hakları, azınlığın olumsuz oy kullanarak kararın
oluşmasına engel olduğu hallerdir.
17
1. Ağırlaştırılmış Yetersayı Halleri
Ağırlaştırılmış yetersayı halleri, TTK da azınlık hakkı olarak dü-
zenlenmemiş olmasına rağmen, doktrinde azınlık hakkı olarak
18
de-
17
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 632.
18
Karşı görüş için bkz., “Ağırlaştırılmış yetersayılar, azınlığı korumak amacıyla ön-
görülmemiştir. Kanun koyucunun amacı, önemli kararların alınmasında pay sa-
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
162TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ğerlendirilmektedir.
19
Ağırlaştırılmış yeter sayıya göre toplanacak olan
genel kurula, azınlığın katılmaması, çekimser kalması veya olumsuz
oy kullanması, kararın oluşmasını engeller.
20
Kanun koyucu, ortaklık veya pay sahiplerinin menfaatleri yönün-
den önemli saydığı bazı kararların alınmasında toplantı veya karar
nisaplarını veya her iki nisapta da belirli bir ekseriyeti öngörmek sure-
tiyle azınlığı korumuştur.
21
Anonim ortaklık genel kurulunda toplantı
nisaplarını belirlerken esas sermaye ölçü olarak alınmıştır.
Olağan işlerde ilk toplantı için gerekli yeter sayı ¼ dür, esas serma-
yenin ¼’ünün asaleten veya vekâleten temsil olunması yeterlidir. Bu
nisap, ilk toplantıda sağlanamazsa, ikinci toplantıda nisap aranmaz,
temsil olunan sermaye miktarına bakılmaksızın toplantı yapılır.
Ağırlaştırılmış toplantı nisabı halleri, TTK m. 388’de belirtilmiştir.
Ağırlaştırma yapılırken, görüşülecek konunun öenmi dikkate alınmış-
tır. Ortaklığın tabiyetinin değiştirilmesi veya pay sahiplerinin taah-
hütlerini artırmak gibi konularda bütün pay sahiplerinin muvafakati
aranmıştır.
Ortaklık nevinin değiştirilmesine ilişkin genel kurul toplantıların-
da, esas sermayenin üçte ikisine malik olan pay sahipleri veya temsil-
cilerinin hazır bulunması, ilk toplantıda gerekli çoğunluk sağlanamaz-
sa ikinci toplantıda pay sahiplerinden esas sermayenin yarısını temsil
edenlerin bulunması yeterli kabul edilmiştir. Aynı oranlar, esas ser-
mayenin azaltılması, tahvil ihracı, fesih ve kamu tüzel kişisi tarafından
devralınma kararlarında da uygulanacaktır.
Birinci ve ikinci fıkra dışındaki esas sözleşme değişiklikleri için
hibinin katılımını sağlamaktır. Ağırlaştırılmış yetersayırın öngörüldüğü hallerde
bir talep hakkı niteliği yoktur. Yani, bu durumda teknik anlamda bir azınlık hakkı
yoktur”., Dural, Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Hakları Düzenlemesi, s. 189.
19
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 23-24; Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Hak-
larının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s. 18-19; Birsel, Anonim
Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 631.
20
Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 433; İmregün, (Menfaat İhtilaf-
ları), s. 23-24; Seda Ulaş Kısa, “Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının
Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”,
Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s. 522; Erdoğan Moroğlu, “Anonim
Ortaklıkta Çoğunluk Pay Sahiplerinin Azınlık ve İmtiyazlı Pay Sahiplerine Karşı
Korunması”, (Çoğunluk Pay Sahiplerinin Korunması), BATIDER 1994, C.17, s. 51.
21
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 631.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
163TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yapılacak genel kurul toplantılarında, ortaklık esas sermayesinin en
az yarısına sahip olan pay sahiplerinin veya temsilcilerinin bulunma-
sı gerekir. İlk toplantıda çoğunluk sağlanmazsa, ikinci toplantıda bu
oran 1/3 tür.
Kanunen aranan yeter sayıya göre toplanan genel kurulda, TTK
m. 388/1 hükmü haricinde, kararlar çoğunluk iradesi ile alınır.
TTK m. 388 hükmünde belirlenen oranların, esas sözleşme ile de-
ğiştirilmesi imkanı hususunda kanunda bir açıklık yoktur.
22
Ancak, bu
hükümlerin pay sahiplerini korumak amacı ile kanunda yer aldığı dü-
şünüldüğünde, nisapların ağırlaştırılmayacağı sonucuna ulaşmamız
mümkündür.
23
Gerek adi, gerekse ağırlaştırılmış karar yeter sayıları genel kurul
kararının mevcudiyeti için gerekli değildir. Çünkü adi ekseriyetten
daha zayıf nisaplarla da bütün paysahiplerini bağlayıcı kararlar alına-
bilmektedir. Karar yetersayılarına ilişkin hükümler ortaklar arası ve
ortakların ortaklıkla ilişkilerini düzenleyen nisbi emredici hükümler-
dir ve bunlara aykırı kararların iptali gerekir.
24
Diğer görüşe göre ise, karar, belirli oranda oyun genel kurulda
aynı yönde kullanılması ile oluşan bir hukuki işlemdir. Hukuki işlem
olan kararın kurucu unsuru, beyandır. Beyan yoksa hukuki işlem hiç
22
“TTK m. 388 hükmündeki nisaplar emredici niteliktedir ve değiştirilemez. Değiş-
tirilebilmeleri için kanunda açık bir hüküm bulunması gerekir”., Poroy (Tekinalp/
Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 433; “TTK m. 279 hükmü, toplantı ve karar nisap-
larının esas mukavelece tanzim edilebileceği esasını vaz ve m.385 de bazı husus-
larda ittifak şartı dahi konabileceğini beyan ettiğine göre, kanunen aranan mevsuf
ekseriyetler daha da ağırlaştırılabilir, hafifletilemez. Bu hükümler, azınlığın korun-
ması amacına matuf olup emredici niteliktedir”. İmregün (Menfaat İhtilafları), s.
53; “Emredici hükümlerle tespit olunan ağır nisaplar, toplantı ve kararlarda aranan
asgari yetersayılardır. Bu nedenle bunların hafifletilmesi mümkün değildir. Buna
karşı azınlığı korumak amacı ile kanunen kabul edilen bu ağır nisapların, esas mu-
kavele ile daha da ağırlaştırılması mümkündür”, Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku
Uygulaması, s.949; “Esas sözleşme değişikliklerindeki toplantı ve karar yeter sayıla-
rının aşağı çekilmesi küçük grupların, çoğunluk adına hareketle, genel kurullarda
isteklerini kolayca elde etmelerine imkan vermektedir. Azınlık haklarının kuvvet-
lendirilmesi bakımından, yeter sayılarda ağırlaştırma yapılabilmesine kanunen bir
engel bulunmamaktadır”. Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması
ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s. 21-22.
23
Oğuz İmregün, “Anonim Ortaklıkta Azınlığın Himayesi”, (Himaye), Banka ve Tica-
ret Hukuku Haftası, Ankara 1964, s.176.
24
Moroğlu, (Hükümsüzlük), s. 84–87.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
164TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
doğmamış kabul edilir. Genel kurulda bir karar alınabilmesi için, ka-
nunda veya esas sözleşmede belirlenen toplantı ve karar yeter sayıları-
na uyulmadan karar alınması durumunda karar yok hükmündedir.
25
2. Kuruluştan Dolayı Sorumlu Olanların Sulh ve İbraları
TTK m. 310 hükmüne göre, anonim ortaklığın kuruluşundan so-
rumlu olanlar, ortaklığın tescilinden itibaren dört yıl geçmedikçe, bu
sorumluluktan kurtulamazlar.
Dört yıllık süre geçtikten sonra da, sulh ve ibra yapılabilmesi için
azınlığın bu konuda olumsuz oy kullanmaması gerekmektedir. Kuru-
luştaki sorumluluk sebebiyle azınlığa ibrayı engelleme hakkı tanın-
mıştır. İbrayı engellemek için azınlıkta kalanların çekimser kalmaları
yeterli olmayıp, açıkça aleyhte oy kullanmaları gerekir.
26
Doktrindeki baskın görüş, TTK m. 310 hükmünde, azınlığa, olum-
suz oy kullanmak suretiyle genel kurulda bir kararın oluşmasına engel
olma imkânını veren olumsuz bir azınlık hakkının var olduğunu kabul
etmektedir.
27
İkinci bir görüşe göre, kurucularla ilk yönetim kurulu üyelerinin
kuruluştan dolayı sorumluluklarından sulh ve ibralarına engel olma-
larını düzenleyen TTK m. 310 hükmündeki hakkın talep şeklinde kul-
lanılmaması nedeniyle teknik anlamda bir azınlık hakkı olmadığı ifade
edilmiştir. Azınlığı korumak maksadı ile sevk edilen bütün hükümler
teknik anlamda azınlık hakkı olmayıp bunlardan talep hakkı olarak
düzenlenenler teknik anlamda bir azınlık hakkı ortaya çıkarırlar.
28
Son görüşe göre ise, TTK m. 310 hükmünde, teknik anlamda bir
azınlık hakkı olmadığını, bu hükmün karar yeter sayılarına ilişkin ol-
duğunu savunmaktadır. Azınlık, olumsuz oy kullanarak, sulh ve ibra
kararının alınması için gerekli olan yetersayının oluşmasını engelle-
mektedir.
29
25
İmregün, (Anonim Ortaklıklar), s. 149; Helvacı, (Azınlık Hakları), s.305; Dural, Ano-
nim Şirkette Olumsuz Azınlık Hakları Düzenlemesi, s. 190.
26
Zühtü Aytaç, Anonim Ortaklıkta İbra, Ankara 1980, s.107.
27
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 48; Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s.637–
638; Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın
Haklı Nedenle Feshi, s. 22; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 433.
28
Helvacı, (Azınlık Hakları), s. 299 (dpn.7).
29
Moroğlu, (Hükümsüzlük), s. 86; Dural, Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Hakları Dü-
zenlemesi, s.187.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
165TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Ortaklığın kuruluşu sırasında ortaya çıkan zararlar bakımından
gerek genel kurula karşı, gerekse kuruluştan sorumlu bulunan kuru-
cu, ilk yönetim kurulu üyesi ve denetçilere karşı koruyan bu hüküm
emredici olduğundan daraltılamaz.
30
Kuruluşta sorumlu olanların ibra edilmelerinde kanunun emredi-
ci hükümlerine aykırı olarak, yani azınlığın aleyhe oy kullanmasına
karşın olumsuz oy alınmışsa, azınlık, genel kurul kararının iptalini is-
teyebilmelidir.
31
B. OLUMLU AZINLIK HAKLARI
Olumlu azınlık haklarında, azınlığın kanunun kendisine hak tanı-
dığı hususlarda somut bir talepte bulunması söz konusudur.
32
Olum-
suz azınlık haklarından farklı olarak, sadece menfi oy kullanılması
yeterli değildir, belirli bir koordinasyon ve davranış ile haklarını ger-
çekleştirmektedirler.
1. Yönetim Kurulu ve Denetçiler Aleyhine
Dava Açılmasını Talep Hakkı
Anonim ortaklık yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, kusu-
ra dayalı, akdi ve müteselsil sorumluluktur. Yönetim kurulu üyeleri
aleyhine sorumluluk davası açmaya yetkili organ, TTK m. 341 hük-
müne göre, genel kuruldur. Yani, sorumluluk davasının dinlenebilme-
30
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s. 410.
31
“ Özellikli yetersayı şartı, azınlık haklarını korumak için sevk edilmiştir. Belirliş bir
azınlığı değil, tek bir pay sahibinin haklarını koruyan müktesep haklara tecavü-
zün dahi ancak TTK m. 381 hükmü manasında bir iptal hakkı verdiği düşünülürse,
özellikli yeter sayı arandığı halde, bu ekseriyet elde edilmeksizin verilen kararların
öncelikle ancak iptal edilebilir olduğu neticesine varmak gerekir. Çok daha ağır bir
tecavüz iptal ile müeyyelendirildiğine göre, daha hafif bir ihmal yoklukla müeyye-
lendirilemez”., İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 58; “Toplantı nisabı bulunmadan
toplantı yapılmasında, alınan kararı mutlak hükümsüzlükle sakatlanmıştır. Zira
geçerli bir genel kurul toplantısı yapılmamıştır”., Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Or-
taklıklar Hukuku, s. 433; “Toplantı yetersayılarına aykırı hallerde olduğu gibi, karar
yetersayılarına aykırılık hallerinde de hükümsüzlük sonucunu kabul etmek gere-
kir. Toplantı ve karar yetersayılarını düzenleyen hükümler emredici niteliktedir ve
kamu düzeni ile ilgilidir”., Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunma-
sı ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s. 23-24.
32
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 639.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
166TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
si için, genel kurulun bu konuda karar alması gerekir.
33
Genel kurul
sorumluluk davası açılması talebini reddetse dahi, azınlık olumlu oy
kullanırsa, anonim ortaklık sorumluluk davası açmaya mecburdur.
34
a. Sorumluluk Davasının Esasa İlişkin Şartları
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk sebepleri TTK m. 336 hük-
münde sayılmıştır. Esasa ilişkin olan bu şartları; hisse senetleri bede-
line mahsuben pay sahiplerine yapılan ödemenin doğru olmaması,
dağıtılan ve ödenen kâr paylarının gerçek olmaması, kanunen tutul-
ması gereken defterlerin mevcut olmaması veya bu defterlerin dü-
zensiz olarak tutulması, genel kurul kararının nedensiz olarak yerine
getirilmemesi ve gerek kanunen gerek esas mukavelelerin kendilerine
yüklediği sair görevlerin kasden veya ihmal sonucunda yapılmaması
sayılmıştır.
b. Sorumluluk Davasının Usule İlişkin Şartları
Sorumluluk davasının esasa ilişkin şartları gerçekleştiğinde, so-
rumluluk davası, anonim ortaklık, alacaklılar ve anonim ortaklığın
ortaklarıdır. Sorumluluk davası açılabilmesi için, bir genel kurul kara-
rının bulunması gerekir.
Genel kurulun alacağı karar da, özel bir yetersayı aranmamıştır.
TTK m. 341 hükmünde ise, esas sermayenin yüzde onunu temsil eden
ortakların genel kurula dava açılmasını istemesi halinde bir ay içinde
sorumluluk davasının açılması gerektiği belirtilmiştir. Sorumluluk da-
vası, ortaklık adına, denetçiler tarafından açılır ve yürütülür. Davanın
denetçiler tarafından açılması ve yürütülmesi zorunlu değildir, azınlı-
33
“Yöneticiler hakkında dava açılabilmesi için, bu konunun genel kurulda bir gün-
dem maddesi veya gündem dışı olmakla beraber, konunun en azından bir teklifle
genel kurul gündemine alınması gerekir”.., Yavuz Okçuoğlu, “Anonim Şirket Yö-
netim Kurulu Üyeleri Hakkında Azlık Oyları İle Dava Açılması Koşulları”, Prof. Dr.
Ali Bozer’e Armağan, Ankara 1998, s. 61.
34
Oruç Hami Şener, “TTK 341’e Göre Azınlığın İstemi Üzerine Yönetim Kuruluna
Karşı Açılacak Sorumluluk Davasının Kimin Tarafından Açılacağı Sorunu”, Maka-
leler, Cilt I, (Sorumluluk Davası), s. 121.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
167TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ğın istemi üzerine dava vekil
35
aracılığıyla da
36
açılabilir.
37
Denetçilerin
veya azınlık vekilinin bir ay içinde dava açmaması durumunda, azınlı-
ğın dava açma hakkı düşmez, ancak, dava açmayanların sorumluluğu
yoluna gidilebilir.
Azınlık, ortaklığın bu nedenle uğrayabileceği muhtemel zararlara
karşılık olmak üzere, bankaya bir miktar teminat
38
yatırmak zorunda-
dır.
Yönetim kurulu üyeleri aleyhine açılan davanın haksız olduğu-
nun anlaşılması ve davadan ortaklığın zarar görmesi halinde, ortak-
lık, dava açılmasını isteyen pay sahipleri aleyhine dava ikame edecek
olursa bu hisse senetleri talep edilecek tazminatın güvencesini teşkil
35
“Kanun, azınlığa vekil atama hususunda seçim hakkı tanımıştır. Azınlık, dava açıl-
dıktan sonra da vekil atanmasını isteyebilir. Azınlık, fiili bir topluluk olmakla be-
raber vekil atama, gerektiğinde vekili azletme, vekile davanın nasıl yürütüleceği
konusunda talimatlar verebilir”. Mehmet Helvacı, Anonim Ortaklıkta Yönetim Ku-
rulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu, (Sorumluluk), İstanbul 2001, s. 88; İlhan Ethem
Postacıoğlu, “Anonim Şirkette İdare Meclisi Azalarının Mesuliyeti ile İlgili Mesele-
ler”, Halil Arslanlı’nın Anısına Armağan, İstanbul 1978, s. 487; Şener, TTK 341’e Göre
Azınlığın İstemi Üzerine Yönetim Kuruluna Karşı Açılacak Sorumluluk Davasının Kimin
Tarafından Açılacağı Sorunu, s. 129-130.
36
“Azınlığın atayacağı vekilin avukat olması gerekir”, Birsel, Anonim Şirketlerde Azın-
lık Hakları, s. 641; Hakan Pekcanıtez, “Anonim Ortaklıkta Denetçiler Tarafından
Açılacak Davalar”, DEÜHFD, 1987, C.III, S. 1-4 s. 451; Şener, TTK 341’e Göre Azınlı-
ğın İstemi Üzerine Yönetim Kuruluna Karşı Açılacak Sorumluluk Davasının Kimin Tara-
fından Açılacağı Sorunu, s. 129.
37
“Kendisini vekille temsil ettiren azınlığın, sorumluluk davasının açılmasını sağla-
ma hakkını kullanarak kendi iradesini ortaklığın iradesi haline dönüştürmesinden
hareketle, seçilmiş yasal bir organ olmadığı halde böyle organlara özgü bir görevi
doğrudan yerine getiren veya yerine getirmesi için organları etkileyen bir olgu or-
gan niteliğine bürünmektedir”., Helvacı, (Sorumluluk), s. 120-121; Seda Ulaş Kısa,
“Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Verme-
mesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan,
İstanbul 2003, s. 524; “ Sorumluluk davasını açmaya sadece denetçiler yetkilidir.
Kanun koyucu TTK m.341 hükmünde azınlığa sadece sorumululuk davası açılma-
sını isteme ve dilerse bir vekille sorumluluk davasına katılam hakkı imkânı vermiş-
tir. Yoksa azınlığın veya azınlık vekilinin dava açma imkanı yoktur”., İlhan Ethem
Postacıoğlu, “Anonim Şirkette İdare Meclisi Azalarının Mesuliyeti ile İlgili Mesele-
ler”, s .483; Hakan Pekcanıtez, “Anonim Ortaklıkta Denetçiler Tarafından Açılacak
Davalar”, s. 452.
38
“Teminat, dava şartı olarak öngörülmüştür. Mahkeme, davanın esasına girme-
den önce teminat yatırılıp, yatırılmaması gerektiğini araştırmak zorundadır”. Baki
Kuru, “Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Teminat Göster-
me Dava Şartı mıdır?”, BATIDER, Aralık 1980, C.X, S.4, s.952.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
168TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
edecektir.
39
Davanın kaybedilmesi durumunda, azınlık, ortaklığa karşı
sorumlu olur.
Sorumluluk davası, öğrenme tarihinden itibaren iki yıl ve her hal-
de beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Dava açılmasına neden olan
eylem, aynı zamanda bir suça sebep oluyorsa, bu suç için ceza kanun-
larında öngörülen zamanaşımı süresi içinde de dava açılabilir.
c. Azınlığın Sorumluk Davasında Karşılaşabileceği Problemler
Azınlığın, anonim ortaklığın yönetim kurulu üyelerine karşı so-
rumluluk davası açılmasını talep edebilmesi ağır şartlar içeren bir
koruma yolu olarak karşımıza çıkmaktadır. TTK m. 309 hükmünde,
pay sahiplerinin herbirine sorumluluk davası açma imkânı verilmiş
olması, azınlığın bir araya gelip dava açmasını zorlaştıran TTK m. 341
hükmü karşısında daha avantajlı görünmektedir.
40
Azınlık, yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açmak isterse, ken-
disi için daha ağır şartları içeren TTK m. 341 hükmündeki sistem yerine,
daima TTK m. 309 hükmündeki sistemi tercih edecektir. Sorumluluk
davasını tercih etmek isteyen pay sahibi, 1/10 esas sermayeyi temsili
temin etmekle uğraşacak yerde doğrudan doğruya kendi başına TTK
m. 309 hükmüne göre dava açılabilecektir.
41
TTK m. 380 hükmü gereğince, bilançonun tasdiki ile ilgili ortaya
çıkan ibra kararına karşı azınlık pay sahipleri genel kurul gündeminde
olmasa dahi sorumluluk davası açılmasını talep edebilirler. Bu durum
dışında, yönetim kurulu aleyhine sorumluluk davası açılabilmesi için,
genel kurul gündeminde o konunun yer alması gerekmektedir. Azınlı-
ğın yönetim kurulu üyeleri aleyhine sorumluluk davası açmak istediği
durumlarda, gündeme bağlılık ilkesi gereğince bu konuda gündeme
madde ekletmesi gerekir. Azınlığın genel kurul gündemine madde
ekletmesi, genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırması ile mümkün
olabilecektir.
İkinci engel, esas sermayenin 1/10’unu temsil eden pay sahiple-
39
Ünal Tekinalp, “Azlığın Hisse Senetlerini Rehin Olarak Tevdi Etmesi Zorunluluğu-
nun Amacı ve Bazı Sorunlar”, (Tevdi Etme), İktisat ve Maliye, C.29, S.8, 1982, s. 323.
40
İmregün, (Himaye), s. 185.
41
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 68.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
169TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
rinin tek kişi olmaması durumunda, pay sahiplerinin bir araya gelip,
ortak karar almayı da zorlaştıracağıdır.
42
Azınlığın teminat verme
43
yükü de diğer bir ürkütücü engeldir.
Dava sonunda azınlık vermiş olduğu teminatla değil, sınırsız olarak
sorumludur. Dava masrafları ve vekâlet ücreti ile beraber, ortaklığın
uğradığı diğer zararlar azınlığa yüklenir. TTK m.341 hükmüne daya-
narak dava açılması durumunda azınlık adına davayı anonim ortak-
lık açar ve masraflarını ortaklık karşılar, TTK m. 309 hükmüne göre
tek bir pay sahibinin dava açması durumunda dava masraflarını pay
sahibi karşılayacaktır. Bütün masrafların tek pay sahibi tarafından ya-
pılması ve gerektiğinde bu masrafın yüklenilmesi ile önceden ortaklık
tarafından yapılması, davanın kaybedilmesi halinde azınlığa tazmin
ettirilmesinin arasında önemli bir fark vardır. Ortaklık isterse azınlığın
bu masrafları ödemesinden vazgeçebilir.
44
Dolayısıyla, azınlığın TTK
m. 341 hükmüne göre dava açması daha avantajlıdır.
Azınlığın TTK m. 341 hükmüne göre dava açma hakkı ve paysa-
hiplerinin tek başına dava açma hakları, küçük pay sahiplerini çoğun-
luk gücüne karşı korumak amacıyla getirilmiş hükümlerdir. Azınlık
haklarının korunmasını amaçlayan TTK m. 341 hükmünün işleyişi
pratik değildir. Çünkü sorumluluk davasında azınlığı denetçilerin
temsil etmesi, denetçilerin çoğunluk iradesi ile seçilen kişiler olması
sebebiyle, isteksiz olarak görev yapmaları veya usul hataları ile davayı
kaybetmeleri mümkün olabilecektir. Bir sorumluluk davası olan taz-
minat miktarı belirlenirken, denetçilerin hesaplamayı yanlış yapma-
ları söz konusu olabilir. Azınlığın sorumluluk davasında kendilerini
temsil etmesi için vekil atanmasını istemesi durumunda da çok farklı
bir durum ortaya çıkmayacaktır.
45
Çünkü atanacak vekil için özel bir
şart aranmamıştır.
46
42
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 68.
43
“Bütün azınlık haklarının kullanılması sırasında karşı grubun talebi halinde başka-
ca teminat gösteremeyen azınlığın pay seenetlerinin rehnedilmesinin gerekli oldu-
ğu ve hakkın açıkça kötüye kullanıldığı hallerde tazminat müeyyidesinin işleyeceği
hükme bağlanmalıdır. Teminat, azınlık ile menfaat zıtlığı içerisinde bulunanlar ara-
sında dengenin kurulmasını sağlayacaktır”., Helvacı, (Azınlık Hakları), s. 302.
44
Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 434.
45
Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı
Nedenle Feshi, s. 29-30.
46
“Masrafı ortaklık tarafından karşılanmak üzere davanın azınlığın tayin edeceği
bir avukat tarafından açılması ve bu avukatın da gerekli incelemeyi yapmak ve
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
170TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
2. Bilanço Görüşmelerinin Ertelenmesi Talebi
TTK m. 377 hükmüne göre, ortaklık sermayesinin onda birini tem-
sil eden azınlık, genel kurul toplantısında, bilanço görüşmelerinin en
az bir ay geriye bırakılmasını isteyebilecektir. Kanunda öngörülen bir
aylık süre, azınlık lehine müktesep hak niteliğinde olan asgari bir sü-
redir.
47
Bilanço görüşmeleri ile ilgili toplantı bir aydan fazla süreyle er-
telenebileceği gibi, azınlığın istemi üzerine bir aydan önceki bir tarihte
de yapılabilir.
48
Azınlığın bilançonun ertelenmesini istemesi talebi ile, genel ku-
rul gündemindeki bütün konuların mı, yoksa sadece bilançoyla ilgili
maddelerin mi erteleneceği belirsizdir. Azınlığın bilanço görüşmeleri-
nin ertelenmesini istemesi ile, gündemin bilanço ile ilgili, örneğin, kâr
dağıtımı, ibra ve ibraya dayalı olarak yönetim kurulu ve denetçilerin
seçimi gibi tüm maddelerinin ertelenmesi gerekir.
49
Bilanço görüşme-
lerinin ertelenmesi, toplanacak olan genel kurulda görüşülecek olan
tüm maddelerin ertelenmesi sonucunu doğurur.
50
Bilançonun ayrıl-
maz cüz’ü niteliğinde bulunan kâr-zarar hesabı da ertelemeye dâhil-
dir. Bundan başka gündemde yer alan kazancın dağıtılması ile ilgili
teklifte ertelenmelidir, ancak, ibra ile ilgili maddelerin ertelenmesi şart
değildir.
51
Bilançonun onaylanması ile ilgili görüşmeler ertelenmişse,
ibra kararının da ertelenmesi gerekir.
52
Bilanço ile beraber ertelenebile-
cek olan genel kurul kararları, bilançonun ertelenmesi ile etkilenecek
maddeler ile sınırlandırılmalıdır.
53
Bilanço görüşmelerinin ertelenmesi
ile kar ve zarar hesabı, yönetim kurulunun karın ne şekilde dağıtılaca-
ğına ilişkin önerisi, yönetim kurulunun yıllık raporu ve denetim rapo-
ru, sermaye arttırımı, tahvil çıkarılması ve ibra oylaması yapılabilecek-
tir.
54
yaptırabilmek açısından hesapların kendisine gösterilmesini isteme hakkına sahip
olmasını isteme hakkının verilmesi çözüm olarak öngörülmektedir”. , Tekinalp,
(Sistem), s. 238-239.
47
Ünal Tekinalp, “Azınlığın Bilançonun Onaylanmasına İlişkin Müzakerelerin Erte-
lenmesi İstemi”, (Müzakere), İHFM, C. XLII, S.I-IV, İstanbul 1977, s. 241.
48
Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 435.
49
Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 435.
50
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 640; Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 242.
51
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s.857.
52
Zühtü Aytaç, Anonim Ortaklıkta İbra, Ankara 1980, s. 145.
53
Tekinalp, (Müzakere), s. 237.
54
Ersin Çamoğlu, “Azınlığın Bilanço Ertelemesi Gündemdeki Diğer Maddeleri Nasıl
Etkiler?”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s. 290-291.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
171TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
TTK m. 377 hükmü uyarınca bilanço görüşmelerinin ertelenmesin-
den sonra, gündemdeki yönetim kurulu üyeleri seçimi ve denetçi se-
çimi yapılabilcektir.
55
Organlara ibraya ihtiyacı olmayan yeni adaylar
seçilecekse, bu seçimin yapılmasına engel yoktur. Organlar henüz ge-
nel kurula hesap vermemiş ve aklanmamış üyelerin tekrar seçilmeleri
söz konusu ise, seçim maddesi ertelenmelidir.
56
Yönetim kuruluna se-
çilmesi öngörülen kişiler, eski yönetim kurulu üyelerinden tamamen
farklı ise, bilanço görüşmelerinin ertelenmesinin talep edildiği genel
kurul toplantısında yeni yönetim kurulu üyeleri seçilebilir.
57
Azınlık, bilanço görüşmelerinin ertelenebilmesi için, gerekçe
58
gös-
termek zorunda değildir.
59
ünkü TTK m. 377 hükmünün amacı, azınlı-
ğın bilançoyu etraflıca incelemesine olanak tanımaktır.
60
TTK m. 377 hükmüne göre, bilançonun itiraza uğrayan noktala-
rı hakkında gerekli itirazın yapılmaması durumunda azınlık, bilanço
görüşmelerinin ikinci kez ertelenmesini isteyebilir. Kanun, azınlığa
bilançonun ertelenmesini talep hakkını sadece bir kereye mahsus ola-
rak vermiş, ikinci defa görüşmelerin yapılabilmesini, ilk toplantıda
bilançonun belirli noktaları hakkında yönetim kurulundan açıklama
55
İmregün, (Anonim Ortaklıklar), s. 316; Gönen Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret
Kanunu, Ankara 1987, s. 1090; Hasan Pulaşlı, “Alman Hukukunda Büyük Pay Sa-
hiplerinin Azınlığı Şirketten Çıkarma Hakkı”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan,
İstanbul 2003, s.685; Tekil, Şirketler Hukuku, s.404; Aksi görüş için bkz. Poroy (Teki-
nalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 399.
56
Çamoğlu, “Azınlığın Bilanço Ertelemesi Gündemdeki Diğer Maddeleri Nasıl Etki-
ler?” s. 292.
57
Ömer Teoman, “Bilanço Görüşmelerinin Azınlığın İstemi Üzerine Ertelendiği Ge-
nel Kurul Toplantılarında Yeni Yönetim Kurulu Seçilebilir mi?”, (Yeni Yönetim
Kurulu), İktisat ve Maliye, s.392; Ömer Teoman, “Azınlığın Bilanço Görüşmelerinin
Ertelenmesini İsteme Hakkı Konusundaki Yargıtay Kararlarının Değerlendirilme-
si”, (Erteleme), Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, s.88.
58
“Genel kurul veya yönetim kurulu azınlık pay sahibinin defter ve belgeleri ince-
leme talebini reddederken herhangi bir gerekçe göstermek zorunda değildir. Pay
Sahibinin defterleri ve belgeleri inceleme hakkının tek sınırlaması, ortaklık sırları-
nın ihlali olmalıdır”., Selçuk Öztek, “ Şirketler Gruplarınmda Yavru Şirketlerdeki
Azınlık Pay Sahiplerinin Türk Ticaret Kanunu m. 363/İsviçre Borçlar Kanunu m.
697 Çerçevesinde Bilgi Alma Hakkı”, s. 314.
59
“Azınlık, gerekçe göstermeksizin bilançonun ertelenmesini isteyemez. Gerekçe gös-
terilmesi istenmeseydi, gerekçe göstermeme müeyyilendirilmezdi”., Birsel, Anonim
Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 639.
60
İsmail Kayar, “Anonim Ortaklık Genel Kurul Toplantılarında Azınlığın Bilanço ile
İlgili Görüşmelerin Ertelenmesine Karar Verme Hakkı”, (Erteleme), İstanbul Barosu
Dergisi, C.67, S.4-5-6, 1993, s. 279.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
172TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
istenmiş olması ve yeterli açıklamaların ikinci erteleme toplantısında
da yapılmamış olması şartına bağlamıştır. İkinci toplantının yeni bir
toplantı mı, yoksa ertelenen toplantının aynısı mı olduğu doktrinde
tartışmalıdır. İlk görüşe göre, ikinci toplantı, ertelenen ilk toplantıdır.
Yeni toplantı görüşü maddede yer alan “müzakare... bir ay sonraya bıra-
kılır” ibaresiyle çelişmektedir. Ayrıca, ikinci toplantının yeni bir top-
lantı olduğunun kabul edilmesi halinde de, yeni azınlığın TTK m. 377
hükmündeki erteleme hakkını kullanabileceğini belirtmektedir.
61
Aksi
görüşe göre ise, ikinci toplantı yeni bir toplantıdır. Bilanço ile ilgili
gündem maddeleri saklı kalmak kaydıyla yeni bir gündem düzenle-
nebilir.
62
Azınlığın, TTK m. 377 hükmündeki hakkını kullanarak bilanço-
nun görüşülmesini ertelemesini talep hakkına ve bununla bağlantılı
gündem maddeleri hakkında karar verilmesi durumunda, alınan ka-
rarlar TTK m. 381 hükmü uyarınca iptal mi edilecektir
63
yoksa yok-
lukla
64
sakat mı olacaktır hususu doktrinde tartışmalıdır. Bilançonun
görüşülmesinin ertelenmesini isteyen azınlığa rağmen genel kurul gö-
rüşmeye devam ederek bilançoyu onaylarsa ve kar dağıtımı kararı alsa
da, mahkeme, istem üzerine, erteleme talebini dikkate almayan genel
kurul kararını iptal ederek azınlığın erteleme talebinin kabul edildiğine
hükmedecek, genel kurulun bilançoyla ilişkili diğer kararları da böy-
lece geçersiz hale gelecektir.
65
Gündemdeki maddelerden gerek bilan-
çoyla ilgili görüşmeleri etkileyecek olanlar gerekse ikinci toplantıdaki
bilançodan etkilenecek olan kararların ertelenmesi gerekmektedir.
66
Bilanço görüşmelerinin bir ay sonraya ertelenmesi, haksızlığa ve
kanunsuzluğa engel olmak açısından azınlığa
67
bir yarar sağlamamak-
tadır.
68
Bir ay sonra çoğunluk gene istediği kararı almaktadır. Bunun
61
Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 199; Tekinalp, (Müzakere), s. 242.
62
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 642; Kayar, (Erteleme), s. 283.
63
Arslanlı, Anonim Şirketler, s.100; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku,
s. 413.
64
Tekinalp, (Müzakere), s. 240.
65
Erdoğan Moroğlu, TTK’ya Göre Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, (Hüküm-
süzlük), İstanbul 2004, s. 257-258; Moroğlu, (Korunma), s. 52.
66
Kayar, (Erteleme), s. 280.
67
“Bilançonun ertelenmesi hükmünün işlerlik kazanabilmesi için, çoğunluğu fesih
tehdidi altında bırakmak veya aykırılıkları müeyyidelendirmek ile mümkün ola-
caktır”., Tekinalp, (Sistem), s. 235.
68
“Bir aylık süre, azınlık lehine kazanılmış hak niteliğindedir. Genel kurul isterse bu
süreyi bir aydan fazla olarak belirleyebilir”., Teoman, (Erteleme), s. 84-85.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
173TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yerine, bilanço görüşmeleri bir ay sonraya ertelendikten sonra, yöne-
tim kurulu bu sorulara hiç veya gereği gibi cevap vermemiş ve haklı
eleştirilere rağmen kar-zarar hesabını kabul etmişse, azınlığın talebi
üzerine mahkeme bu soruları bilirkişilere inceletip, itirazların haklı
olup olmadığını araştırabilmelidir.
69
3. Özel Denetçi Atanmasını İsteme Hakkı
TTK m. 348 hükmü gereğince, azınlık, belirli hususların incelen-
mesi ve denetlenmesi için, gerekli hallerde özel denetçi tayin edilme-
sini talep edebilir. Azınlığın bu talebinin red olunması durumunda,
azınlık pay sahipleri, hisse senetlerini bankaya tevdi etmek koşuluyla,
özel denetçi atanması için mahkemeye başvurma hakkına sahiptirler.
a. Özel Denetçi Atanması İstemi İçin Ön Şartlar
Azınlığın özel denetçi atanması talebinin dinlenebilmesi için, esas
sermayenin yüzde onuna sahip olması gerekmektedir. Yüzde onluk
oran, azınlık aleyhine artırılamayacağı gibi, özel denetim hakkını ta-
mamen kısıtlayan bir sözleşme hükmü de konamayacaktır. Ancak,
esas sözleşmeyle azınlığın bu hakkını kullanmasını kolaylaştıran oran-
ların kabul edilmesi mümkündür.
70
TTK m. 348/2 hükmü gereğince, azınlık, esas sermayenin yüzde
onuna özel denetçi atanması ile ilgili görüşme yapılacak genel kurul
toplantısından en az altı ay önce sahip olmalıdır.
71
Azınlığın, en az altı
ay öncesinden
72
esas sermayenin yüzde onuna sahip olduğunun tespiti
69
Ünal Tekinalp, “Azınlık Hakları ve Bireysel Haklar”, (Azınlık Hakları), 40. Yılında
Türk Ticaret Kanunu: İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ticaret Hukuku Ana-
bilim Dalı ve Deniz Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri ve Araştırma Görevli -
lerinin Değerlendirmeleri, İstanbul 1997, s. 152-153.
70
Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi”, (Özel Denetçi), İFHM, C.
XLII, S.1-4, s. 342.
71
“Altı aylık sürenin kabul edilmesinin nedeni, özel denetçi seçilmesi veya atanması
istemini sırf ortaklığa karşı bir baskı aracı olarak kullanmak amacıyla genel kurul-
dan hemen önce geçici bir süre için pay edinilmesi yolunu kapatmaktır”., Moroğlu,
(Özel Denetçi), s. 352.
72
“Azınlığın paylara en az altı ay önceden beri sahip bulunduğunun ancak genel ku-
rulda saptanabileceği, bu nedenle de özel denetçi isteminin daha önceden ileri sü-
rülüp, gündeme madde konmasının istenmesi gereksizdir. Özel denetçi atanması
istemi, diğer azınlık haklarından farklı değildir. Gündemdeki maddelerle bağlantı
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
174TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
konusunda kanunda bir açıklık bulunmamaktadır. Nama yazılı pay
senetleri bakımından, anonim ortaklığın pay defterine kayıt tarihi esas
alınabilir. Hamiline yazılı pay senetlerinin kazanılma tarihini ispat et-
mek ise oldukça zordur.
73
Bu sebeple, bu pay senetlerinin kazanılma
tarihinin ispatı bakımından, mahkeme veya noter huzurunda yemin
de yeterli sayılmalıdır.
Azınlığın özel denetçiler tarafından incelenmesini isteyebileceği
konular, kanunda sınırlı olarak sayılmıştır. Buna göre, araştırılması
istenen olay veya yolsuzluk en çok iki yıl içinde meydana gelmeli,
74
kanuna veya esas sözleşme hükümlerine önemli surette aykırı hareket
edildiği iddia edilmeli, bilançonun gerçekliğinin araştırılması konula-
rında özel denetçi tayinini talep edebilirler.
75
İki yıllık sürenin, bilançonun gerçekleştiğinin araştırılmasını kap-
sayan durumlarda göz önüne alınmaması gerekir. Söz edilen bilanço,
genel kurulun gündeminde yer alan son faaliyet yılına ait bilançodur.
Bu nedenle, maddenin bilançoyla ilgili hükmünü ayrıca değerlendire-
rek, iki yıllık sürenin dışında tutulması gerekir.
76
kurulması koşuluyla özel denetçi atanması istenebilir”., Ömer Teoman, “Anonim
Ortaklıkta Azınlığın Genel Kuruldan Özel Denetçi Seçilmesini İsteme Hakkı ve
Gündeme Bağlılık İlkesi”, (Gündeme Bağlılık), İktisat ve Maliye Dergisi, C. XXVII,
S.2, Mayıs 1980, s.75.
73
“Anonim ortaklıkta azınlığın yüzde on paya sahip olduğunun belirlenebilmesi
açısından, mahkeme veya noter huzurunda yemin yapılmasının yeterli olacağı
belirtilmiştir”., İmregün, (Himaye), s.189; İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 72-73;
“Ortaklık kayıt ve makbuzları, icra dosyaları, şahit, bilirkişi ve yemin gibi her türlü
delille azınlığın esas sermayeye hangi oranda sahip olduğu tespit edilebilmelidir”.,
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s. 741; Seda Ulaş Kısa, “Anonim
Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Vermemesi İçin
Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul
2003, s. 525.
74
“İki yıllık sürenin başlangıcı, genel kurula istemde bulunulma tarihi olmalıdır”.,
Moroğlu, (Özel Denetçi), s. 350.
75
“Mahkeme, yolsuzluğun ve hakkın kötüye kullanılmasının anlamını ve bilançonun
hangi kalemlerinin gerçeği yansıtmadığının somut olarak belirtilmediğini vurgula-
yarak özel denetçi atanması talebini reddetmiştir. Madde metninde yer alan husus-
ların olayda var olup, olmadığı, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma
ile ortaya çıkacaktır. Ayrıca özel denetçi tayinine dayanak yapılacak olan vakıa-
lar yönünden kesin hükümden de söz edilemeyeceğine göre bilançonun gerçeklik
derecesinin araştırılması istemlerinde, atama konusunda daha ılımlı davranılması
zorunluluğu vardır”. Yargıtay 11 HD. 28.01.2002, E. 44/577, Poroy (Tekinalp/Ça-
moğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 436.
76
“Son iki yılın özel denetçiye havale edilecek bilanço ile ilgisi yoktur. Geçmiş yıllara
ait bilançoların TTK m.304 hükmüne aykırı olarak iki yıl geçtikten sonra genel ku-
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
175TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
b. Azınlığın Özel Denetçi Tayini Talebini
Kullanabilme Şartları
Azınlığın özel denetçi tayini talebi, genel kurulda yapılacaktır.
Genel kurul, sahip olduğu bu yetkiyi devredemez. Anonim ortaklık-
larda genel kurulun çalışması, gündeme bağlı olarak gerçekleştirilir.
Gündeme bağlılık ilkesi, pay sahiplerinin genel kurulda görüşülecek
konulardan önceden haberdar olarak hazırlıklı bulunmaları amacını
taşımaktadır. Özel denetçi tayininde azınlığın karşısına çıkan engeller-
den birisi de, gündeme bağlılık ilkesidir. Azınlığın genel kuruldan özel
denetçi atanmasını isteyebilmesi için, genel kurul gündeminde açıklık
bulunmasına gerek yoktur.
77
Özel denetçi tayini, gündeme bağlılık il-
kesinin istisnası olarak kabul edilmeli ve bağımsız bir talep olarak ileri
sürülebilmelidir.
78
Azınlık, özel denetçi tayinini istiyorsa, gündemde
belirtilmesi zorunludur, ancak bilançonun tasdiki, yönetim kurulunda
yapılan bir muamelenin onaylanması müzakere edilecekse veya özel
denetçi tayini hususunda TTK m. 348 hükmünde belirtilen hallerin
görüşülmesini düzenliyorsa, bu durumlar istisna kabul edilmelidir.
79
Genel kurul gündeminde özel denetçi tayini ile ilgili madde bulun-
ması zorunludur, ancak, gündemde yer alan bir konuyla ilgili olarak,
gündemde olmasa bile özel denetçi atanması talep edilebilmelidir.
80
Azınlığın özel denetçi atanmasını isteyebilmesi, gündeme bağlılık il-
kesinin kapsamı dışındadır.
81
Bu durumu gündeme bağlılık ilkesinin
içerisinde düşünmek azınlığın bu hakkı kullanmasını zorlaştıracaktır.
82
rul gündeminde yer alması halinde, iki yıllık süre söz konusu değildir”., Domaniç,
Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s.742; “İki yıl süre koşuluna uyulması zorun-
ludur”., İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 73; “Bilanço ile ilgili düzenlemeyi iki yıl-
lık sürenin istisnası olarak kabul etmek ve genel kurulda görüşülecek olan bilanço
veya bilançoların gerçekliğinin araştırılmasında süre sınırı tanınmalıdır”., Sümer,
Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle
Feshi, s. 41.
77
Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 642.
78
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 73-74; İmregün, (Anonim), s. 318.
79
Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 247.
80
Tekinalp,(Sistem), s. 237-238;Moroğlu, (Hükümsüzlük), s. 343.
81
“İsviçre Borçlar Kanunu’nda da özel denetçi tayin edilebilmesi için, bu hususun
gündemde yer almasının zorunlu olmadığı belirtilmiştir”., Akar Öçal, “İsviçre
Borçlar Kanununda Değişiklik Yapan Tasarıda Azınlıktaki Ortakların Himayesi”,
İktisat ve Maliye, C.XXXI, S.1, s. 115.
82
Teoman, (Gündeme Bağlılık), s.72; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku,
s. 437; Oruç Hami Şener, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Hakları, Özellikle Özel Denetçi
Atanmasını İsteme Hakkı, Ankara 1990, (Özel Denetçi), s. 60 vd.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
176TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Azınlığın, özel denetçi tayini istediği genel kurulda gündeme bağlılık
ilkesi engeliyle karşılaşmakta, gündeme bu konuda madde eklenme-
si büyük zahmete sebep olmakta, tüm bu sorunlar çözüme bağlansa
dahi denetçiyi çoğunlukmseçeceği için, azınlık objektif bir denetçinin
sağlayabileceği güvenceden yoksun kalacaktır. Özel denetçi çoğun-
luk tarafından seçildiği için, iddiaları gereği gibi inceleyememektedir.
Azınlığın ortaklık hesaplarını bilmemesi, iddiaları şahsi yorumlarla
değerlendirmesine neden olmakta ve bu durum da, çoğunluğun ta-
yin ettiği denetçinin çoğunluğu korumasına hizmet etmektedir. Özel
denetçinin raporunu aynı çoğunluk onayladığı için, azınlığın bu hakkı
kullanması da bu şekilde engellenmektedir. TTK, yönetim kurulu üye-
leri aleyhine açılacak olan kişisel sorumluluk davasını özel denetçinin
vereceği ve durumu aydınlatıp, sorunu çözeceği sanılan rapor üzerine
kurulmuştur. Azınlık, bu rapora dayanarak TTK m. 341 hükmünü iş-
letecektir, fakat bu durum TTK m. 341 hükmünün kapısını kapatmak-
tadır.
83
Genel kuruldan özel denetçi atanmasını isteyen azınlığın talebi-
nin reddedilmesi üzerine başvurabileceği yol, TTK m. 348/2 hükmü-
ne göre mahkemeye başvurmaktır. Bu hususun daha etkili olabilmesi
için, mahkemeden özel denetçi atanmasını istemenin ayrı bir azınlık
hakkı olarak düzenlenmesi gereklidir.
84
Azınlığın mahkemeye hangi süre içerisinde başvurabileceği ka-
nunda belirtilmemiştir. Mahkemeye başvuran azınlık, sahip oldukla-
rı temsil eden pay senetlerini veya il muhaberleri dava sonuna kadar
saklanmak üzere bankaya tevdi etmek ve gerekli masrafları davanın
açılması sırasında peşin olarak ödemek zorundadır. Masrafların peşin
ödenmesi ve pay senetlerinin bankaya tevdi edilmesi dava şartıdır.
85
Özel denetçi tayinine ilişkin azınlık talebinin mahkemece kabul
edilmesi için, dava dilekçesinde yer alan belirli hususlara ilişkin yol-
suzluk iddialarıyla kanun veya esas sözleşmeye önemli ölçüde aykırı
davranışlar konusunda şüpheyi haklı kılacak yeterli delilinin göste-
rilmesi zorunludur. Mahkeme, azınlığın talebini haklı görmezse, pay
sahipleri ortakların bu yüzden uğradığı zararları tazmin etmekle yü-
kümlü olurlar.
83
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 152.
84
Moroğlu,(Özel Denetçi), s. 357.
85
Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 246.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
177TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Genel kurulda talebi reddedilen azınlığın aynı zamanda hem özel
denetçi tayini için hem de anılan genel kurul kararının iptali için mah-
kemeye başvurup başvuramayacağı hususu tartışmalıdır.
Yargıtay 11. HD, TTK m. 348/2 hükmüne göre dava açılması du-
rumunda, TTK m. 381 hükmüne göre dava açılamayacağına karar ver-
miştir.
86
Yargıtay, 26.02.1982 T., 1982/757 E., 1982/770 K. kararında ise,
TTK m. 381 hükmü uyarınca iptal davası açılmış bulunmasına rağmen,
daha sonra TTK m. 348 hükmüne dayanarak doğrudan doğruya mah-
kemeden özel denetçi tayininin talep edilebileceğini belirtmiştir.
87
Özel denetçi atanmasına ilişkin dava bir eda davasıdır. Bu neden-
le azınlık, mahkemeden özel denetçi atanmasını talep edebilir, ancak
özel denetçi atanmasının reddine dair genel kurul kararının iptalini
dava etmekte hukuki menfaati yoktur.
88
Genel kurulun özel denetçi seçimine ilişkin kararının iptali iste-
minde hukuki yarar yoktur, azınlığın istemi reddedilirse azınlık mah-
kemeye başvurabilir.
89
Azınlığın isteklerine bir an önce kavuşması açısından iptal davası
yolunu kapatmamak ne kadar doğru ise, bir kez iptal davası ikame
edildikten sonra, TTK m. 348/2 hükmüne göre, dava açılamayacağını
86
“Yargıtay ilamında belirtilen gerektirici sebeplere ve TTK’nın m.348/2 hükmü ge-
reğince özel denetçi seçimi için, önce genel kurula başvurma ve bu isteğin genel ku-
rulca reddi koşulunun lazım gelmesine; ortada redde ilişkin bir genel kurul kararı
mevcut olmadıkça özel denetçi seçimi için mahkemeye başvurulamayacağını, bu
hususun madde hükmünden açıkça anlaşılmasına, bu durumda TTK’nın 381 mad-
desi hükmüne dayanılarak özel denetçi seçimi isteminin reddine ilişkin genel ku-
rul kararının iptali yoluna gidilemeyeceğinin kabulü gerekmesini, aksi halde yani
bu konudaki genel kurul kararının iptal edilmesi halinde, özel denetçi seçimi için
mahkemeye başvurma koşulu olan redde ilişkin genel kurul kararının varlığının
ortadan kalkacağına ve bu koşulun yokluğu halinde mahkemeden özel denetçi özel
denetçi tayini isteminin de reddi gerekeceğine, kanun koyucunun bu çelişkiyi önle-
mek amacıyla TTK’nın 348. maddesinde düzenleyerek, istemin reddi halinde iptal
yoluna gidilmeyip, özel denetçi seçimine mahkeme kanalıyla sağlanması hükmünü
getirmiş olmasına göre davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan
hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir”., Yargı-
tay 11. HD, 24.06.1982, E. 1982/2952, K. 1982/3061, YKD, C. VIII, S.9, s.1279; Poroy
(Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 436-437; Sümer, Anonim Ortaklıklarda
Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, s.44.
87
Ömer Teoman, “ Yargıtay 11. HD’nin Özel Denetçi Konusundaki Bir Kararı Üzerine
Kısa Notlar”, (Notlar), İktisat ve Maliye Dergisi, C. XXIX, S. 2, 1982, s. 59.
88
Moroğlu, (Özel Denetçi), s. 355.
89
Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, s. 71.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
178TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
söylemek de güçsüz pay sahiplerini korumak bakımından sakıncalı-
dır.
90
Özel denetçi tayinin reddine dair genel kurul kararının iptali ko-
nusunda dava açma zorunluluğu olmaksızın, özel denetçi tayini için
azınlığın mahkemeye müracaatı mümkün ise de, iptal davası açmak
için TTK m. 381 hükmünde tayin edilen üç aylık hak düşürücü süre-
nin dolmasından önce red kararının iptali konusunda dava açılması
gerekmemektedir. Bununla beraber, bu süre içinde özel denetçi tayini
için mahkemeye başvurulması da azınlık haklarının korunması, yersiz
ve zamansız kayıpların önlenmesi ve dava tartışmalarının önlenmesi
bakımından yararlı olacaktır.
91
İptal ve özel denetçi istemine dair da-
vaların birlikte açılması mümkündür veya ayrı ayrı açılan davalar bir-
leştirilerek de görülebilir.
92
Azınlığın bu durumdaki hukuki yararı, TTK m. 381 hükmüne
göre, iptal davası açılması için öngörülen üç aylık hak düşürücü sü-
reyi kaçırmamaktır. İptal davası, azınlık lehine sonuçlanırsa, TTK m.
348 hükmüne göre, mahkemeye gitmeye gerek kalmayacaktır.
93
Genel
kurul kararı iptal edilecek ve toplanacak ilk genel kurulda bu husus
görüşülecektir. Genel kurul yeni genel kurul toplantısında, özel denet-
çi atanmasını uygun bulursa, TTK m. 348 hükmüne göre dava açılma-
yacaktır.
94
Mahkeme özel denetçi atanması talebini reddederse, ne yapılma-
lıdır? Özel denetçi tayininden maksat, delil tespiti yapılmasını sağla-
maktır. Bilirkişi çalışması niteliğini taşımayan ve itiraz edilmediği tak-
dirde kesinlik taşıyan bilirkişi raporu seviyesine bile ulaşamayan özel
denetçi incelemesi ve bu incelemenin yapılmasını emreden mahkeme
kararı hiçbir ihtilafı kesin hüküme bağlamamakta, sadece tedbir nite-
liğinde kalmaktadır. Mahkemenin özel denetçi atanmasını red kararı
kesin hüküm niteliğinde olmadığı için, itiraz edilebilir. Karara itiraz
90
Ömer Teoman, “Özel Denetçi Atanması İstemi Genel Kurulda Reddedilen Azınlı-
ğın İzleyebileceği Yollar”, (Red), Yasa Hukuk Dergisi, C. IV, S.9, 1981, s. 1156.
91
Moroğlu, (Korunma), s.52.
92
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s. 743; Doğanay, “Türk Ticaret
Kanunu Hükümlerine Göre, Anonim Şirketlerde, Azınlıkta Kalan Paysahiplerinin,
Genel Kurul Kararlarını İptal Ettirebilmeleri Hali”, s. 375.
93
Teoman, (Red), s. 1154.
94
Teoman, (Not), s. 62.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
179TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
edilmesi ise kararın temyiz edilemeyeceği anlamına gelecektir.
95
Yargıtay, özel denetçi talebinin reddine ilişkin kararların kesin hü-
küm niteliği kazanacakları için, temyiz edilebilir nitelikte olduklarını,
buna karşın isteğin kabulüne ilişkin kararların davanın eda davası ni-
teliği taşımaması sebebiyle sadece delil tespitine yarayacağını kabul
etmiştir.
96
c. Özel Denetçinin Görevleri ve Sonuçları
TTK m. 348 hükmü çerçevesinde bir anonim ortaklıkta belirli ko-
nuları araştırmak üzere görevlendirilen özel denetçi, ortaklık defter ve
kayıtları ile diğer belgelerde incelemelerde bulunduktan sonra vardığı
sonuçları genel kurula sunmak zorundadır. Özel denetçinin raporu,
bilirkişi raporu veya delil tespiti raporu niteliği taşır. Bu rapordan ya-
rarlanabilecek olanlar, raporu talep eden azınlık ve her bir ortaktır.
Denetçi raporu genel kurulda inceler, yönetim kurulu üyeleri aleyhine
sorumluluk davası açılıp açılamayacağına karar verir. TTK m. 341 hük-
müne göre, sorumluluk davası açılmamasına karar verilen toplantıda
azınlık, dava açılması yönünde oy kullanırsa genel kurul dava açmak
zorundadır.
Mahkeme, özel denetçi talebine ilişkin talebi reddederse ve bu du-
rumda azınlığın kötü niyetli olduğu tespit olunursa, mahkeme bu yüz-
den uğranılan zararların müteselsilen karşılanmasına karar verebilir.
4. Denetçilere Şikâyet Hakkı
a. Denetçilere Şikâyette Bulunmanın Şartları
Anonim ortaklıklarda, kural olarak her pay sahibi, yönetim kurulu
üyeleri ve müdürleri aleyhine denetçilere müracaat edebilir. TTK m.
356/1 hükmü gereğince, denetçiler bu müracaatları dinlemeye mec-
burdurlar.
Denetçiler, kural olarak, her pay sahibinin yaptığı şikayeti ince-
lemeye mecbur olmakla beraber, azınlık denetçilere şikayette bulun-
95
Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması, s. 750; Aksi görüş için bkz., Moroğ-
lu, (Özel Denetçi), s. 354.
96
Yargıtay 11. HD, 30.06.1980, E. 3183, K. 3534, BATIDER, C. XIV, S.1, s.132.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
180TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
muşsa, şikayet sonucunu rapor olarak hazırlamak ve gerekliyse, genel
kurulu olağanüstü toplantıya davet etmeye mecburdurlar.
TTK m. 356/1 hükmünde belirtilen denetçilere şikâyet etme hak-
kını kullanmak isteyen azınlık, bu hakkını kullanabilmek için, hisse
senetlerini bir bankaya tevdi etmeye mecburdur. Tevdi edilen senetler,
genel kurulun ilk toplantısına kadar bankada kalır.
Azınlığın, sahip olduğu pay senetlerini rehin olarak bankaya tev-
di etmesine gerek yoktur. Denetçilere bu yolla müracaat eden azınlık
aleyhine hiç bir sebeple tazminat davası açılamayacağına göre, hisse
senetlerinin bankaya tevdi edilmesinin rehin olarak yapılmasına gerek
yoktur. Hisse senetlerinin tevdi edilmesi azınlıkların haklarını kullan-
masını zorlaştırmaktadır.
97
Hisse senetlerinin muteber bir bankaya tev-
di edilmesi şartı, hisse senedi çıkarmamış olan anonim ortaklıklarda
bu haklardan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaktadır.
98
b. Denetçilerin İnceleme Yükümü ve Bu Yükümün Sonuçları
Azınlığın yönetim kurulu üyeleri veya müdürleri aleyhine denet-
çilere şikayette bulunması üzerine azınlık, incelediği konu hakkında
fikir ve görüşlerini bir rapor halinde beyan etmek ve gerekli gördüğü
durumlarda genel kurulu olağan üstü toplantıya çağırmak zorunda-
dır.
Azınlığa tanınan bu hakkın, denetçilerin her pay sahibini incele-
mek zorunda olduğu, şayet iddialar doğru olursa bu durumu şirketin
yıllık raporunda göstermek durumunda olunması karşısında, çok et-
kin bir hak olduğu söylenemeyecektir.
99
TTK m. 355 hükmüne göre,
denetçilerin görevlerinden birisi de, genel kurulu olağanüstü toplantı-
ya çağırmak olduğundan, azınlığın genel kurulu olağan üstü toplantı-
ya çağırtmak gibi bir imkânının bulunduğundan da bu durumda söz
edilemeyecektir. Azınlık TTK m. 366 ve 367 hükümleri gereğince, ge-
nel kurulu olağan üstü toplantıya çağırma hakkına sahiptir. Azınlığa
tanınan bu hak sadece, azınlığın pay senetlerini bankaya tevdi külfeti
karşılığında, denetçilerin incelediği ve görüş bildirdikleri hakkında ra-
97
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 75-76; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hu-
kuku, s. 437.
98
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 153.
99
Tekinalp, (Sistem), s. 236-237.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
181TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
por sunulmasını sağlamakla sınırlı kalmaktadır.
100
Bu sebeple, azınlık,
mahkemeden gerekli incelemenin yapılmasını talep etmelidir. Ayrıca,
bağımsız denetim kurulu tarafından da gerekli incelemenin yapılması
talep edilmelidir.
101
Hatta, azınlığa yeni bir hak olarak, hesap denetçi-
sine itiraz zorunluluğu kabul edilmediği takdirde, azınlığın talebi ile
ortaklığın konsolide bilanço çıkarmak zorunda tutulabilir.
102
Denetçi seçilme şartları özel olarak düzenlenmediği ve denetçile-
rin de yönetim kurulunu seçen çoğunluk tarafından seçilen kişiler ol-
duğu düşünülünce, azınlığın bu hakkının kullanımının ne kadar zayıf
kaldığı daha iyi görülebilecektir. Genel kurulu toplantıya davet etme
ve gündeme madde ekletme, azınlığa tanınmış haklar olduğundan,
sonuca ulaşabilmek için, denetçilerin bankaya hisse senetlerini tevdi
ederek, şikayet hakkını kullanmaları azınlıkların haklarını zorlaştır-
maktan öteye gidemeyecektir.
103
5. Genel Kurulu Olağanüstü Toplantıya Davet
ve Gündeme Madde Ekletme Hakkı
TTK m. 336 hükmüne göre, azınlık, yönetim kurulundan, ge-
rekli sebepleri bildirerek, genel kurulu olağanüstü toplantıya davet
etmesini veya genel kurul zaten toplancaksa görüşülmesini istediği
konuların gündeme madde olarak eklenmesini talep edebilir. Genel
kurulu olağanüstü toplantıya çağırma ve madde ekletme hakkını kul-
lanabilecek olanlar, esas sermayenin onda birine sahip olan pay sahip-
leri olabileceği gibi, esas sermeyeye konulacak bir hükümle bu oran
onda birin altına da indirilebilecektir.
104
Doktrinde bazı yazarlar, diğer
azınlık hakları açısından onda bir esasının sözleşme ile hiçbir şekilde
değiştirilemeyeceğini savunurken,
105
hâkim görüş bu oranın tüm diğer
100
Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku, s. 437.
101
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 153.
102
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 154.
103
Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı
Nedenle Feshi, s. 36-37.
104
Yaşar Karayalçın, “Anonim Şirkette Çoğunluk-Azınlık İlişkisi Bakımından Kontrol
(Blok) Satışı ve Genel Alım Önerisi”, Prof. Dr. Haluk Tandoğan’ın Anısına Armağan,
Ankara 1990, s. 361; Seda Ulaş Kısa,
“Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta Kalanlara Zarar Ver-
memesi İçin Öngörülen Önleyici Hukuki Araçlar”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Arma-
ğan, İstanbul 2003, s. 522 .
105
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 82.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
182TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
azınlık hakları bakımından da düşünülebileceğini kabul etmektedir.
106
Azınlık, genel kurulu toplantıya davet veya toplanacak bir genel
kurul gündemine görüşülmesini istediği konularla ilgili madde ek-
letme hakkı ile ilgili talebini öncelikle yönetim kuruluna yapacaktır.
Azınlık, yönetim kuruluna yazılı olarak ve mutlaka genel kurulun top-
lanmasını istediği gerektirici sebepleri yazarak başvurmalıdır. Azınlık,
gerekli unsurları içeren bir talepte bulunduktan sonra, yönetim kuru-
lunun genel kurulu toplantıya çağırmasının zorunlu olduğunu savu-
nanlar olduğu gibi,
107
yönetim kurulunun genel kurulu sadece gerekli
sebeplerin bulunması durumunda toplantıya çağırabileceğini savu-
nanlar da vardır.
108
Yönetim kurulunun toplanması ve karar alabilmesi için uygun
süre geçmiş
109
veya yönetim kurulu olumsuz karar almış ve bu iki hal-
den biri ile bu durumların olabilme ihtimali varsa azınlık aynı gerek-
çeyle beraber denetçilere başvurabilecektir. Azınlık, denetçilere sadece
aynı gerekçelerle ve yazılı olarak başvurmalıdır. Denetçiler, azınlığı
dinledikten sonra haklı olduklarına karar verirse, yönetim kurulun-
dan genel kurulu olağan üstü toplantıya çağırmasını veya gündeme
madde ekletmesini talep eder. Yönetim kurulu, denetçilerin talebini de
redderse, denetçiler genel kurulu toplantıya çağırırlar.
Denetçilerin kendiliğinden ek gündem ilan etme imkanı ise yoktur.
Denetçilerin azınlığın istediklerini, zorla yaptırmak veya zorla günde-
106
Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 237; Domaniç, Anonim Şirketler Hukuku Uygulaması,
s.814.
107
Tekil, Şirketler Hukuku, s. 501-502; Poroy (Tekinalp/Çamoğlu), Ortaklıklar Hukuku,
s. 431.
108
Ünal Tekinalp, “Azınlığın İstemi Üzerine Denetçilerin Gündeme Madde Koyma
Hakları Var Mıdır?”, (Madde Ekletme), İktisat ve Maliye Dergisi, C. XXV, S. 2, 1978, s.
93; Arslanlı, Anonim Şirketler, s.240; Birsel, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 645;
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 77; İsmail Kayar, “Anonim Ortaklıkta Azınlığın
Genel Kurulu Toplantıya Çağırma Hakkı”, (Çağırma Hakkı), İstanbul Barosu Dergi-
si, C.66, s.4-5-6, 1992, s. 377.
109
“Uygun süre kavramının fazla uzun olmaması gerekir. Çünkü olağanüstü genel
kurul toplantısı talebi ve bu hususun kabul edilip edilmemesi söz konusudur. Dok-
trinde, bu sürenin bir ay olması gerektiğine dair teklifler mevcuttur”., Birsel, Ano-
nim Şirketlerde Azınlık Hakları, s. 645; Tahir Çağa (F. Steiger), İsviçre’de Anonim Şirket-
ler Hukuku, İstanbul 1968, s. 218; Yadigar İzmirli, Türk Anonim Şirketler Hukukunda
Azınlık Hakları ve Azınlığın Korunması, Ankara 1985, s. 114; Ömer Teoman, “Avrupa
Anonim Ortaklığında Azınlığın Genel Kurulu Toplantıya Çağırma ve Gündeme
Madde Eklettirme Hakkı”, (Madde Ekletme), İktisat ve Maliye, C.XXV, S.6, s. 266.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
183TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
me koyma hakları yoktur. Bu hak, azınlığa sadece mahkeme kararına
dayanması koşuluyla tanınabilir.
110
TTK m. 367 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerinin yönetim ku-
rulu ve denetçiler tarafından dikkate alınmaması üzerine azınlık pay
sahipleri, mahkemeden genel kurulu olağanüstü toplantıya çağırmak
veya gündeme madde ekletmek için izin alabilirler. Ancak, azınlık,
mahkemeye sadece yönetim kurulu ve denetçilere başvurduğu sebep-
lerle başvurabilir.
Azınlığın, yönetim kurulu ve denetçilere genel kurulu olağanüstü
toplantıya çağırma veya gündeme madde ekletme hakkını kullanabil-
mesi için, teminat şartı aranmamışken, mahkemeye müracaat edebil-
meleri bakımından, bankaya pay senetlerini tevdi etme
111
zorunlulu-
ğu
112
getirilmiştir. Azınlık talepte bulunurken, tüm talepleri sırasıyla
yapmalıdır. Diğer bir deyişle, yönetim kuruluna başvurmadan denet-
çilere başvuramamalı ya da denetçilere başvurmadan mahkemeye gi-
dememelidir.
113
Azınlığın talebi, mahkemede duruşmalı olarak ve ortaklığa karşı
açılır. Bu dava, eda davası niteliğinde olduğu için,
114
mahkemenin ve-
receği karar azınlık tarafından yerine getirilir ve genel kurulu toplantı-
ya azınlık çağırır.
115
Mahkeme dilerse davaya evrak üzerinde inceleme
110
Tekinalp, (Madde Ekletme), s. 92-95.
111
“Tevdi edilecek hisse senetlerinin hacizli veya rehinli olmaması gerekir. Tevdi şar-
tı, ancak temiz hisse senetlerini varlığı halinde geçerli olacaktır”., Tekinalp, (Tevdi
Etme), s. 325.
112
“Tevdi zorunluluğunun amacı, şirketin uğrayacağı zarar ziyanın karşılanmasının
teminat altına alınması kadar, ortaklığın ciddi olmayan taleplerle rahatsız edilmesi-
nin önlenmesidir”, Tekinalp, (Tevdi Etme), s. 324.
113
“Kanundan, denetçilere başvurabilmek için yönetim kurulunun red kararını bek-
lemenin zorunlu olduğu sonucuna ulaşılamaz. Denetçiler, bazı durumların varlığı
halinde genel kurulu toplantıya çağırabilme imkanına sahip olduklarından, azınlı-
ğın talebini haklı görürlerse, genel kurulu toplantıya çağırabilirler”., Kayar, (Çağır-
ma Hakkı), s. 380.
114
“Azınlığın, mahkemeden genel kurulun toplantıya çağırılmasını isteme hakkını içe-
ren davasının eda davası olduğu sonucuna varılamaz. Çünkü eda davası, davacıyı
bir işi yapmaya, bir şeyi vermeye veya vermemeye mahkûm eder. Azınlığın açtığı
bu davayı eda davası olarak kabul edersek, mahkemenin, genel kurulun toplantıya
çağrılmasına hükmetme imkanı olması gerekirdi, mahkemenin böyle bir hakkı ol-
madığından, bu dava eda davası değil, nizasız kazadır”, Kayar, (Çağırma Hakkı),
s.384.
115
“Mahkemenin, azınlığın genel kurulu olağanüstü toplantıya davet konusunda al-
dığı kararlar temyiz edilebilir. Bu kararların temyiz edilmesi icra edilmelerini dur-
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
184TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yaparak da bakabilir.
116
Mahkeme, azınlığın talebini uygun görürse genel kurulu toplantı-
ya çağırma yetkisini azınlığa verebilir. Azınlık, genel kurulu, kanun ve
esas sözleşme hükümleine uygun olarak toplantıya çağıracaktır. Top-
lantı davetini içeren ilanlara mahkeme izni de eklenmelidir. Mahkeme,
azınlığın gündeme madde ekletme talebini haklı bulursa, bu husustaki
ilanlara da mahkeme izninin eklenmesi gerekir.
117
Azınlığın, genel kurulu toplantıya çağırması veya gündeme mad-
de eklenmesi çoğu kez mahkeme kararı ile sağlanmakta, bu sebeple
azınlık bu hakkı nadiren kullanmakta, azınlığın isteği gerçekleşse bile
genel kurulda çoğunluk istediği kararı alarak azınlığın çabalarını so-
nuçsuz bırakmaktadır.
118
Bu talebin dava yoluyla ileri sürülmesi, azın-
lığın işlerini zorlaştırmaktadır.
119
6. Azınlığın Haklı Sebeplere Dayanarak
Anonim Ortaklığın Feshini Talep Etmesi
Ticaret Kanunu’nda anonim ortaklığın haklı nedenle feshi hususu
düzenlenmediği halde, anonim ortaklığın haklı nedenle feshi hakkının
azınlığa esas sözleşme ile tanınabileceği görüşü hâkimdir. Bu görüşün
dayanağı, TTK m. 434/6 hükmündeki “esas mukavele ile bir fesih sebebi
tayin edilmesi durumunda bu sebebin de geçerli olacağı”dır. Kanunun ce-
vaz vermesi ile anonim ortaklık esas sözleşmesine, anonim ortaklığın
feshini haklı kılacak sebeplerle ilgili hüküm de konabilecektir.
Esas sözleşme ile pay sahiplerine haklı sebebe dayanarak, fesih
durmaz”., Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davet
İçin Azınlık Paysahiplerini Yetkilendiren Mahkeme Kararının Uygulanmasının Er-
telenmesi”, (Davet), Makalelerim I, İstanbul 2006, s. 364.
116
Yargıtay 11. HD. 13.10.1982 T., E. 3719 , K. 3869 sayılı kararında, “Hakim, adeta yö-
netim kurulu yerine geçerek toplanması mecbur olan genel kurulun sadece toplan-
masına izin verecektir... Maddede izin verilmesinden söz edildiğine göre, mahke-
mece bu hususun nizasız kaza addedilerek evrak üzerinde inceleme yapılıp karar
verilmesinde usulsüzlük yoktur. Mahkemenin duruşma yapıp yapmaması, karşı
taraftan cevap alıp almamak, mevcut delillere göre kendi takdiri içindedir, duruş-
ma yapılmasına engel olmadığı gibi, evrak üzerinde inceleme yapılması sonucuna
varmasına mani bir hüküm de mevcut değildir”., Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Tica-
ret Kanunu, s. 1346-1348.
117
İmregün, (Anonim Ortaklıklar), s.322.
118
İmregün, (Himaye), s. 192.
119
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 152-153.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
185TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
veya feshi ihbar hakkı tanınabilir. Pay sahibinin ölümü, hacir altına
alınması veya ölümü anonim şirketin infisah sebebi olamaz. Ancak,
pay sahiplerinin şahısları ile ilgili olmayan veya olan durumlar infisah
sebebi olarak esas sözleşmeye hüküm konabilir.
120
Esas sözleşmeye azınlığın haklı nedenle anonim ortaklığı feshede-
bileceğine ilişkin hüküm konulması durumunda, azınlığın fesih hak-
kının varlığından söz edilebilecektir.
121
İsviçre Borçlar Kanunu m. 736/4 hükmünün azınlığa verdiği haklı
nedenle fesih davası açma olanağı
122
ya esas sözleşmeye hüküm ko-
nularak ya da yasal bir değişiklik yapılarak çözümlenmeli ve Türk
hukukunda da İsviçre Borçlar Kanunu’ndaki ilgili hükme benzer bir
düzenleme yapılarak karar verilmelidir.
123
Haklı nedenle fesih, hem anlam ve kapsamı yeteri kadar açık ol-
mayıp, çeşitli yönlere çekilmesi bakımından hem de çok ortaklı anonim
ortaklıklarların bünyesine ve ilişkilerine uygun olmaması bakımından,
hem de farklı nedenlerle icra edilebilecek önemli fesih nedenlerini özel
olarak düzenleyen TTK sistemini bozacak olması bakımından huku-
kumuza alınması tehlikelere sebep olabilecektir. Kaldı ki, adi, kollek-
tif, komandit ve limited ortaklıklarda haklı nedenle fesih hakkını dü-
zenleyen kanun koyucunun anonim ortaklıklarda bu hakkı tanımamış
olması, kanun koyucunun bu konuda olumsuz tutumu olarak değer-
lendirilmelidir. Ancak, esas sözleşmeyle her bir pay sahibine veya sa-
dece esas sermeyeyi temsil eden belirli bir pay grubuna yani azınlığa
haklı nedenle anonim ortaklığı fesih hakkı tanınmalıdır.
124
Sözleşme serbestîsi kuralları içinde, anonim ortaklık esas sözleş-
mesi hazırlanırken, TTK m. 434/6 hükmünün cevaz vermesiyle, ano-
nim ortaklıklarda azınlığa haklı nedenle fesih hakkının tanınabilmesi
gerekmektedir.
125
120
Arslanlı, Anonim Şirketler, s. 166-167.
121
İmregün, (Menfaat İhtilafları), s. 79.
122
Akar Öçal, “İsviçre Borçlar Kanununda Değişiklik Yapan Tasarıda Azınlıktaki Or-
takların Himayesi”, s. 109.
123
Ünal Tekinalp, “Türk Ticaret Kanunundaki Boşluk: Anonim Ortaklığın Önemli Se-
beplerle Feshi-Çoğunluk Gücünün Kötüye Kullanılmasına Karşı Etkili Bir Araç”,
(Önemli Sebep), İktisat ve Maliye Dergisi, C. XXI, S.8, s.321; Tekinalp, (Sistem), s. 241.
124
Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklıkta Azınlık Pay Sahiplerinin Korunması ve
Haklı Nedenle Fesih”, (Haklı Nedenle Fesih), Makalelerim I, s. 99.
125
Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Anonim Ortaklığın Haklı
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
186TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Azınlığa, esas sözleşmeye konabilecek bir hükümle anonim ortak-
lığı fesih imkanı verilebileceği gibi, uyuşmazlık halinde bulunan pay
sahiplerinin karşı tarafa önce belli bir süre içinde, belli bir tutar üzerin-
den payları alım ve satım önerisinde bulunma hakkı da düzenlenme-
lidir.
126
Böylece, taraflar arasında menfaat dengesi sağlandığı gibi, şir-
ket faaliyetleri de aksamayacaktır. Bu durum, hem azınlığı çoğunluğa
hem de çoğunluğu azınlığa karşı korumaya yardımcı olacaktır.
127
Azınlığa bu yeni azınlık hakkı yanında; ortaklığın birleşmesi, nevi
değiştirmesi, çoğunluğun devri, aktiflerin toptan satışı gibi konularda
karar alınırken, muhalifte kalan pay sahiplerinin talebi üzerine payla-
rının gerçek değeri üzerinden satın alınması zorunluluğu hakkı tanın-
ması da düşünülebilir.
128
SONUÇ
Yüzyıllardan beri süregelen çoğunluğa karşı azınlığı koruma dü-
şüncesi, anonim ortaklıklarda da azınlık hakları kavramının oluşması-
na ve azınlığa bazı haklar tanınarak çoğunluk karşısında güçlü konu-
ma getirilmesine olanak tanımıştır.
Azınlık hakları; anonim ortaklık üzerinde yaptıkları etkiler göz
önüne alınarak olumlu ve olumsuz azınlık hakları olarak ikiye ayrıl-
mış ve tüm bu haklar tüm özellikleriyle çalışmamızda incelenmiştir.
Kanımızca, azınlığa tanınan bu hakların sınırını da, anonim ortaklığın
menfaatleri belirlemektedir. Ortaklığın menfaatleri karşısında azınlı-
ğın, haklarını sadece belirli şartlar dâhilinde, diğer bir deyişle, anonim
ortaklığın devamını engellemeyecek şekilde kullanmasına izin veril-
melidir.
Nedenle Feshi, s. 88.
126
“Alman Paylı Ortaklıklar Kanununda yapılan yeni düzenlemeyle, bir anonim şir-
kette payların %95 ine sahip olan büyük pay sahibinin şirket genel kurulundan
azınlık paylarının kendisine devredilmesi hususunda bir talepte bulunması ve bu
konuda bir genel kurul kararı alınmasıyla azınlığa şirketteki payları karşılığında
uygun bir tazminat ödenmesi karşılığında, azınlığın anonim şirketten çıkarılmasına
karar verilecektir”., Pulaşlı, “Alman Hukukunda Büyük Pay Sahiplerinin Azınlığı
Şirketten Çıkarma Hakkı”, s. 652-653.
127
Karayalçın, “Anonim Şirkette Çoğunluk-Azınlık İlişkisi Bakımından Kontrol (Blok)
Satışı ve Genel Alım Önerisi”, s. 391.
128
Tekinalp, (Azınlık Hakları), s. 154; Karayalçın, “Anonim Şirkette Çoğunluk-Azınlık
İlişkisi Bakımından Kontrol (Blok) Satışı ve Genel Alım Önerisi”, s. 389.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
187TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
KAYNAKLAR
Ali Dural, “Anonim Şirkette Olumsuz Azınlık Haklarının Düzenlenmesi”,
Prof. Dr. Ünal Tekinap’e Armağan, İstanbul 2003, s.179 vd.
Alihan Aydın, “Anonim Ortaklıkta Çoğunluk Pay Sahiplerinin Azınlığa Karşı
Korunması”, Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu’na Armağan, İstanbul 2001, s. 29
vd.
Ayşe Sümer, Anonim Ortaklıklarda Azınlık Haklarının Korunması ve Ano-
nim Ortaklığın Haklı Nedenle Feshi, Doktora Tezi, İstanbul 1990.
Baki Kuru, “Anonim Şirket Genel Kurul Kararlarının İptali Davasında Temi-
nat Gösterme Dava Şartı Mıdır?”, BATIDER, Aralık 1980, C.X, S.4, s. 952
vd.
Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklık Genel Kurulunu Toplantıya Davet İçin
Azınlık Pay Sahiplerini Yetkilendiren Mahkeme Kararının Uygulanma-
sının Ertelenmesi”, Değişik Hali İle Makaleler I, İstanbul 2006, (Davet), s.
364 vd.
Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklıkta Azınlık Pay Sahiplerinin Korunması
ve Haklı Nedenlerle Fesih”, Makaleler I, İstanbul 2006, (Haklı Nedenle
Fesih), s. 89 vd.
Erdoğan Moroğlu, “Anonim Ortaklıkta Özel Denetçi”, (Özel Denetçi), İFHM,
C. XLII, S. 1-4, s. 342 vd.
Erdoğan Moroğlu “Anonim Ortaklıkta Çoğunluk Pay Sahiplerinin Azınlık
Ve İmtiyazlı Pay Sahiplerine Karşı Korunması”, Banka ve Ticaret Hukuku
Dergisi, 1994, C. 17, (Çoğunluk Pay Sahiplerinin Korunması), s. 51 vd.
Erdoğan Moroğlu TTK’ya Göre Genel Kurul Kararlarının Hükümsüzlüğü, (Hü-
kümsüzlük), İstanbul 2004.
Ersin Çamoğlu, “Azınlığın Bilanço Ertelemesi Gündemdeki Diğer Maddele-
ri Nasıl Etkiler?”, Prof. Dr. Ünal Tekinap’e Armağan, İstanbul 2003, s. 287
vd.
Fahiman Tekil, Şirketler Hukuku, İstanbul 1989.
Gönen Eriş, Açıklamalı-İçtihatlı Türk Ticaret Kanunu, Ankara 1987.
Hakan Pekcanıtez, “Anonim Ortaklıkta Denetçiler Tarafından Açılacak Da-
valar”, DEÜHFD, 1987, C.III, S.1-4, s. 452 vd.
Hasan Pulaşlı, “Alman Hukukunda Büyük Pay Sahiplerinin Azınlığı Şirket-
ten Çıkarma Hakkı”, Prof. Dr. Ünal Tekinalp’e Armağan, İstanbul 2003, s.
685 vd.
Hulusi Altınel, “ Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, Mükellefin Dergisi, Ni-
san 2001, s. 119 vd.
İlhan Ethem Postacıoğlu, “Anonim Şirkette İdare Meclisi Azalarının Mesuli-
yeti İle İlgili Meseleler”, Halil Arslanlı’nın Anısına Armağan, İstanbul 1978,
s. 487 vd.
İsmail Doğanay, “Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine Göre, Anonim Şirket-
lerde, Azınlıkta Kalan Pay Sahiplerinin Genel Kurul Kararlarını İptal Et-
tirebilmeleri Hali”, İmran Öktem’e Armağan, Ankara 1970, s. 359 vd.
Selin SERT CANPOLAT hakemli makaleler
188TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
İsmail Kayar, “Anonim Ortaklıkta Azınlığın Genel Kurulu Toplantıya Çağır-
ma Hakkı”, İstanbul Barosu Dergisi, İstanbul 1992, C. 66, S. 456, (Çağırma
Hakkı), s. 373 vd.
İsmail Kayar, “Azınlığın Bilanço İle İlgili Görüşmelerin Ertelenmesine Karar
Verme Hakkı”, İstanbul Barosu Dergisi, İstanbul 1993, C.67, S.456, (Ertele-
me), s. 278 vd.
İsmail Kayar, Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları, Yüksek Lisans Tezi, İstan-
bul 1989.
Mahmut Birsel, “Anonim Şirketlerde Azınlık Hakları”, İmran Öktem’e Arma-
ğan, Ankara 1970, s. 619 vd.
Mehmet Helvacı, “Anonim Ortaklıkta Ticaret Kanunundan Kaynaklanan
Azınlık Haklarının Hukuki Niteliği ve Tanımı”, Prof. Dr. Oğuz İmregün’e
Armağan, İstanbul 1998, (Azınlık Hakları), s.297 vd.
Mehmet Helvacı, Anonim Ortaklıkta Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorum-
luluğu, (Sorumluluk), İstanbul 2001.
Nurten Erdoğan, “Konsolidasyonda Azınlık Haklarına İlişkin Yaklaşımlar”,
Prof. Dr. İlhan Cemalcılar’ın Hatırasına Armağan, Eskişehir 1990, s. 317 vd.
Oğuz İmregün, Anonim Ortaklıkta Pay Sahipleri Arasında Genel Kurul Kararla-
rından Doğan Menfaat İhtilafları ve Bunların Telif Çareleri, (Menfaat İhtilaf-
ları), İstanbul 1962.
Oğuz İmregün, Anonim Ortaklıklar, (Anonim), İstanbul 1989.
Oğuz İmregün, Kara Ticareti Hukuku Dersleri, (Kara Ticareti), İstanbul 1987.
Oruç Hami Şener; Anonim Ortaklıklarda Azınlık Hakları, Özellikle Özel De-
netçi Atanmasını İsteme Hakkı, Yüksek Lisans Tezi, Ankara 1990.
Oruç Hami Şener, “TTK 341’e Göre Azınlığın İstemi Üzerine Yönetim Kuru-
luna Karşı Açılacak Sorumluluk Davasının Kimin Tarafından Açılacağı
Sorunu”, (Sorumluluk Davası), Makaleler, Cilt I, s. 121 vd.
Ömer Teoman, “Anonim Ortaklıkta Azınlığın Genel Kuruldan Özel Denetçi
Atanmasını İsteme Hakkı ve Gündeme Bağlılık İlkesi”, İktisat ve Maliye
Dergisi, Nisan 1980, C. XXVII, S.2, (Gündeme Bağlılık), s. 68 vd.
Ömer Teoman, “Azınlığın Bilanço Görüşmelerinin Ertelenmesini İsteme Hak-
kı Konusundaki Yargıtay Kararının Değerlendirilmesi”, Ticaret Hukuku
ve Yargıtay Kararları Sempozyumu V, 1988, (Erteleme), s. 88 vd.
Ömer Teoman, “Bilanço Görüşmelerinin Azınlığın İstemi Üzerine Ertelendiği
Genel Kurul Toplantılarında Yeni Yönetim Kurulu Seçilebilir Mi?”, Yasa
Hukuk Dergisi, C.IX, S.12, Aralık 1986, (Yeni Yönetim Kurulu), s. 1156
vd.
Ömer Teoman, “Özel Denetçi Atanması İstemi Genel Kurulca Reddedilen
Azınlığın İzleyebileceği Yollar”, Yasa Hukuk Dergisi, Eylül 1981, C.4,
S.9,(Red), s. 1152 vd.
Roland Ruedın (Çeviren Akar Öçal), “ İsviçre Borçlar Kanununda Değişik-
lik Yapan Tasarıda Azınlıktaki Ortaklıkların Himayesi”, İktisat ve Maliye
Dergisi, Nisan 1984, C. XXXI, S.1, s.109 vd.
hakemli makaleler Selin SERT CANPOLAT
189TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Seda Ulaş Kısa, “Anonim Ortaklıkta Yaşanan Çıkar Çatışmasının Azınlıkta
Kalanlara Zarar Vermemesi İçin Öngörülen Hukuki Araçlar”, Prof. Dr.
Ünal Tekinap’e Armağan, İstanbul 2003, s.507 vd.
Selçuk Öztek, “Şirketler Gruplarında Yavru Şirketlerdeki Azınlık Pay Sahip-
lerinin Türk Ticaret Kanunu m.363/ İsviçre Borçlar Kanunu m.697 Çer-
çevesinde Bilgi Alma Hakkı”, Prof. Dr. Ernest E. Hırsch’e Armağan, s. 314
vd.
Tahir Çağa, (F. Steiger), İsviçre’de Anonim Şirketler Hukuku, İstanbul 1968.
Tuğrul Ansay, Anonim Şirketler Hukuku, Ankara 1982.
Turgut Erem, Ticaret Hukuku Prensipleri, C.II, İstanbul 1980.
Ünal Tekinalp, “Azlığın Hisse Senetlerini Rehin Olarak Tevdi Etmesi Zorun-
luluğunun Amacı ve Bazı Sorunlar”, İktisat ve Maliye Dergisi, Nisan 1982,
C. XXIX, S.1, (Tevdi Etme), s.322 vd.
Ünal Tekinalp, “Türk Ticaret Kanunundaki Boşluk: Anonim Ortaklığın
Önemli Sebeplerle Feshi- Çoğunluk Gücünün Kötüye Kullanılmasına
Karşı Etkili Bir Araç”, (Önemli Sebep), İktisat ve Maliye Dergisi, C. XXI,
S.8, s. 321 vd.
Ünal Tekinalp, “Azlığın İstemi Üzerine Denetçilerin Gündeme Madde Koy-
ma Hakları Var Mıdır?”, (Madde Ekletme), İktisat ve Maliye Dergisi, Nisan
1978, C. XXV, S.1, s.92 vd.
Ünal Tekinalp, “Azlık Hakları ve Bireysel Haklar”, 40. Yılında Ticaret Hukuku,
İstanbul 1997, (Azınlık Hakları), 152 vd.
Ünal Tekinalp, “Azınlık Hakları Sisteminin ve Uygulamasının Değerlendi-
rilmesi”, (Sistem), Türk Ticaret Kanunun 30. Yıl Semineri, İstanbul 1988, s.
231 vd.
Yadigâr İzmirli, Türk Anonim Şirketler Hukukunda Azınlık Hakları ve Azın-
lığın Korunması, Doktora Tezi, Ankara 1985.
Yaşar Karayalçın, “Anonim Şirkette Çoğunluk- Azınlık İlişkisi Bakımından
Kontrol Satışı ve Genel Alım Önerisi”, Prof. Dr. Haluk Tandoğan’ın Hatıra-
sına Armağan, Ankara 1990, s.351 vd.
Yavuz Okçuoğlu, “ Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri Hakkında Azlık
Oyları İle Dava Açma Koşulları”, Prof. Dr. Ali Bozer’e Armağan, Ankara
1998, s. 57 vd.
Zühtü Aytaç, Anonim Ortaklıkta İbra, Ankara 1980.