Av. YAVUZ SELİM GÜNAY
ErgOn Avukatlık BOroeu
Av Çalıda• Evrim ErgOn
Kıııİırmak�.h., bumlupınırauıvrı 1�·3,
Naııt Levııl, A Blok, Kıt: 8, Oı re:
015520 Çırıkıya - ANKARA
rıı:103121 220 30 eo
Mılteı,. V.O. 5Sl4fS547fS92
ANONİM ŞİRKETLERİN
TEMSİLİ
onikilevha
llll 11111111111111111111111111
Hayatıma bahar getiren
Nihal'e
Yiğit Enver'e
Yağız Arala
,
İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ
Kitabın ilk baskısının ilgi görmesinden ve olumlu dönüşler almış ol-
maktan büyük mutluluk ve gurur duyduğumu belirtmek isterim.
Kitabın ikinci baskısında kitap metni baştan sona kontrol edilerek
düzeltmeler ve geliştirmeler yapıldı. İlk baskının yayımlanmasından sonra
uygulamada meydana gelen gelişmelere ve yeniliklere de kitapta yer verildi.
Ayrıca, kitap konusunun güncel problemleri de beraber getirmesi do-
layısıyla kitaptan sonra çıkmış olan yargı kararları da taranarak ilgili olanlar
kitaba eklendi.
Kitabın faydalı olması dileğiyle ...
ÖNSÖZ
Anonim şirketlerin temsili isimli bu çalışma, Gazi Üniversitesi Sos-
yal Bilimler Enstitüsü ticaret hukuku yüksek lisans programı kapsamında
hazırlanmış olan '�onim Şirketlerin Temsil Esasları ve Temsil Yetkisinin
Devri' isimli yüksek lisans tez çalışması esas alınarak hazırlanmıştır. Tez
14 Eylül 201S tarihinde Prof. Dr. Mustafa İsmail Kaya, Prof. Dr. Mehmet
Özdamar ve Prof. Dr. Rauf Karasu'dan oluşan jüri önünde savunulmuş ve
başarılı bulunarak oybirliği ile kabul edilmiştir.
Çalışmamın her aşamasında yakın ilgi ve desteğini gördüğüm; çalış-
malarımın yönlendirilmesi ve sonuçlandırılmasında büyük emeği geçen
danışmanım Sayın Prof. Dr. Mustafa İsmail Kaya'ya, bu çalışmanın her
aşamasında değerli görüşlerini benimle paylaşan ve yol gösterici olan
Sayın Av. Safiye Aslı Budak'a, hayatımın her döneminde hayatından çal-
dığım zamanlar pahasına en büyük destekçim olan ve beni hiçbir zaman
yalnız bırakmayan eşim Nihal Zemheri Günay'a, varlıklarından cesaret
duyduğum ve hayatım boyunca yanımda olan canım anneme ve babama,
kitabın basımı konusunda desteklerini esirgemeyen On İki Levha Yayın-
cılık ve Erol Öz'e sonsuz teşekkür ederim.
İÇİNDEKİLER
İKİNCİ BASKIYA ÔNSÔZ .................................................................... VII
ÔNSÔZ ........................................................................................................ IX
I
•
ÇI
•
NDEKI
•
LER ........................................................................................
XI
KISALTMALAR .................................................................................... XVII
GiRiŞ ............................................................................................................... 1
BİRİNCİ BÖLÜM
TEMSİL KAVRAMI VE TÜZEL KİŞİLERİN
TEMSİLİ
1.1. Türk Hukukunda Temsil Kavramı ........................................................ 5
1.1.1. Temsil Kavramı .............................................................................. S
1.1.2. Temsile İlişkin Düzenlemeler ...................................................... 6
1.1.3. Temsil ve Yönetim Arasındaki Farklar ........................................ 7
1.2. Temsil Çeşitleri ........................................................................................ 9
1.2.1. Doğrudan Temsil-Dolaylı Temsil Ayrımı ................................... 9
1.2.2. Aktif Temsil-Pasif Temsil Ayrımı .............................................. 10
1.2.3. Kanuni Temsil-Sözleşmesel (İradi) Temsil .............................. 11
1.3. Temsilin Diğer Kurumlardan Farkları. ............................................... 12
1.3.1. Temsil ile Vekalet Arasındaki Farklar ........................................ 12
1.3.2. Temsil ile Talimat Arasındaki Farklar ....................................... 13
1.4. Tüzel Kişilerin Temsili ......................................................................... 14
1.4.1. Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinin Temsili .................................. 14
1.4.2. Kamu Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili .................................. 16
1.4.3. Ticaret Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili ................................ 16
1.4.3.1. Adi Şirketin Temsili ....................................................... 17
1.4.3.2. Kollektif Şirketin Temsili. ............................................. 18
1.4.3.3. Komandit Şirketin Temsili ............................................ 19
1.4.3.4. Limitet Şirketin Temsili ................................................. 20
İKİNCİ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERİN YÖNETİM
KURULU TARAFINDAN TEMSİLİ
2.1. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu .................................................... 24
2.1.1. Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin
Hukuki Niteliği ........................................................................... 24
2.1.2. Yönetim Kurulu ile Genel Kurul Arasındaki İlişki. .................. 27
2.1.3. Yönetim Kurulunun Kompozisyonu ............................................ 29
2.1.4. Yönetim Kurulunun Organizasyonu ............................................ 32
2.1.4.1. Monist Sistem (Tekli Organizasyon Modeli) ............... 32
2.1.4.2. Dualist Sistem (İkili Organizasyon Modeli) ................ 33
2.1.4.3. Türk Hukukunda Yönetim Kurulunun
Organizasyonu ............................................................ 34
2.1.5. Yönetim Kurulunun İşleyişi. ........................................................ 36
2.1.5.1. Yönetim Kurulu Üyeleri Arasında Görev Dağılımı ..... 36
2.1.5.2. Yönetim Kuruluna Yardımcı Komite ve
Komisyonlar ................................................................ 38
2.1.5.3. Yönetim Kurulunun Karar Alma Usulleri .................... 39
2.2. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisi ....................................................... 41
2.2.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Kanuni Temsil Yetkisi .................. 41
2.2.2. Anonim Şirket Temsilcilerin Temsil Yetkisini Kullanım
Şekli ......................................................................................... 43
2.2.3. Temsil Yetkisinin Tescil ve İlanı ................................................ 46
2.2.4. Temsil Yetkisinin Kapsamı ........................................................ 47
2.2.5. Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması........................................... 52
2.2.5.1. Kanuni Sınırlandırmalar ............................................... 52
2.2.5.2. İradi Sınırlandırmalar ................................................... 55
2.2.6. Temsile Yetkili Kişinin Yaptığı İşlemlerin Esas
Sözleşmeye ve Genel Kurul Kararlarına Aykırı Olması........... 59
2.2.7. Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması .................................... 60
2.3. Tek Pay Sahipli Anonim Şirketler Bakımından Temsil Düzeni. ....... 63
2 4. Yönetim Kurulu Dışında Temsile Yetkili Olan Organlar ve Kişiler 64
2.4.1. Kayyımın Temsile Yetkili Olması .............................................. 65
2.4.2. Tasfiye Memurunun Temsile Yetkili Olması ........................... 66
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERDE TEMSİL
YETKİSİNİN DEVRİ
3.1. Yönetim Kurulunun Devredilemeyecek Görev Ve Yetkileri ............. 69
3.2. Temsil Yetkisinin Devrine İlişkin Esaslar ........................................... 75
3.2.1. Temsil Yetkisinin Esas Sözleşmeye Konulacak Hükümle
Devredilmesi ............................................................................. 75
3.2.2. Temsil Yetkisinin Genel Kurul Kararıyla Devredilmesi .......... 76
3.2.3. Temsil Yetkisi Tevdi Edilmiş Kişilerin Temsil Yetkisini
Devretmesi ................................................................................ 79
3.2.4. Temsil Yetkisinin Devrine İzin Veren Esas Sözleşme
Hükmüne İhtiyaç Olup Olmadığı Sorunu ................................. 81
3.3. Temsil Yetkisinin Devri ........................................................................ 83
3.3.1. Temsil Yetkisinin Murahhas Üye ve Murahhas
Müdürlere Devri ......................................................................... 83
3.3.1.1. ............................................................................. Kavram
........................................................................................ 83
3.3.1.2. Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayini. ............... 85
3.3.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Tescil
ve İlanı ............................................................................ 87
3.3.1.4. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürler ile
Anonim Şirket Arasındaki Hukuki İlişki .................... 89
3.3.1.5. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin
Görevden Alınması ........................................................ 90
3.3.2. Temsil Yetkisinin Ticari Temsilci ve Ticari Vekillere Devri. 91
3.3.2.1. Kavram ............................................................................. 91
3.3.2.2. Ticari Temsilci ve Ticari Vekili Atanması .................... 93
3.3.2.3. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Tescil ve İlanı ..... 95
3.3.2.4. Ticari Temsilci ve Ticari Vekil İle Anonim
Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği ................ 96
3.3.2.5. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Görevden
Alınmaları ........................................................................ 96
3.4. TBK'nın 40. Maddesi Çerçevesinde Temsilci Atanması ...................... 96
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERDE SINIRLI YETKİLİ
TEMSİLCİ TAYİNİ
4.1. Düzenlemenin Amacı ........................................................................... 100
4.2. Yönetim Yetkisinin Devri Temsil Yetkisinin Devrini İçerir mi? ..... 104
4.3. TTKm. 371/7 Kapsamında Sınırlı Yetkili Temsilci Olarak
Atanabilecek Kişiler ................................................................................ 104
4.3.1. Temsile Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu Üyeleri. ................. 106
4.3.2. Şirkete Hizmet Akdi ile Bağlı Olanlar ........................................ 107
4.4. Sınırlı Yetkiye Sahip Temsil Yetkilisinin Özellikleri. .......................... 109
4.4.1. Ticari Vekil ............................................................................... 110
4.4.2. Diğer Tacir Yardımcıları ............................................................... 111
4.5. Sınırlı Yetkili Temsilcinin Atanması ................................................ 112
4.5.1. İç Yönerge Hazırlanması .......................................................... 113
4.5.1.1. İç Yönerge Hazırlama Yetkisi..................................... 113
4.5.1.2. İç Yönergenin Şekli .................................................... 113
4.5.1.3. İç Yönergenin İçeriği .................................................. 115
4.5.1.4. İç Yönergenin Tescil ve İlanı ...................................... 119
BEŞİNCİ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİNDEN
DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUK
5.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi. ............................ 125
5.1.1. Kusur Sorumluluğu ilkesi ....................................................... 125
5.1.2. Farklılaştırılmış Teselsül İlkesi. .............................................. 126
5.1.3. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna İlişkin
Koşular ..................................................................................... 131
5.1.4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu Davasında
Usule İlişkin Sorunlar .............................................................. 134
5.2. Temsil Yetkisinin Devrinin Sorumluluğa Etkisi .............................. 136
5.2.1. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Devrinden
Doğan Sorumluluğu ................................................................ 136
5.2.1.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Murahhas Üye ve
Murahhas Müdür Tayininden Doğan Sorumluluğul37
5.2.1.2. Temsil Yetkilerinin Devredilmesi Durumunda
İcrada Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu
Üyelerinin Sorumluluğu ............................................ 138
5.2.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin
Sorumluluğu ................................................................... 141
5.2.2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sınırlı Yetkili Temsilci
Tayininden Doğan Sorumluluğu ............................................ 142
5.2.3. Temsile Yetkili Olanların Görevlerini Yaptıkları Esnada
İşledikleri Haksız Fiiller Dolayısıyla Sorumluluğu .............. 145
··· ···
_...,
XVI
ALTINCI BÖLÜM
KARŞILAŞIRMALI HUKUKTA ANONİM
ŞİRKETLERİN TEMSİLİ
6.1. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Anonim Şirketlerin
Temsili ........................................................................................ 147
6.2. Avrupa Birliği Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili .................. 151
6.3. Alman Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili .............................154
SONUÇ......................................................................·.·······················.· ....
157
r
KAYNAKLAR
•••••••..••...•.•..•• ······ �, · ····
•_
··1b ·····•············•••
.
•
167
KISALTMALAR
a.g.e
a.g.m.
AB
ABD
AÜHFD
BATİDER
Bkz.
C.
DEÜHFD
dn.
E.
ETIK
HD
HGK
HMK
İÜHFM
K.
m.
s.
adı geçen eser
adı geçen makale
Avrupa Birliği
Amerika Birleşik Devletleri
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi
bakınız
cilt
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
Dipnot
Esas numarası
6762 Sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunu
Hukuk Dairesi
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Hukuk Muhakemeleri Kanunu
İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası
Karar numarası
madde
Sayı
XVIII
s.
TBK
TMK
TIK
vd.
sayfa
Türk Borçlar Kanunu
Türk Medeni Kanunu
Türk Ticaret Kanunu
ve devamı
GİRİŞ
Temsil çoğu zaman ihtiyaçtan kaynaklanan ve özellikle ticari hayat
içerisinde neredeyse kural haline gelen bir hukuk kavramıdır
1
. Temsil
zamanın ve mekanın kişiler arasında hukuki işlem kurulmasına imkan
vermediği durwnlarda, işlem kurulmasını sağlayan ve böylelikle günlük
ve ticari hayatı kolaylaştıran bir işleve sahiptir.
Tüzel kişiler ve özellikle ticari hayatın en önemli aktörlerinden biri
olan anonim şirketler bakımından ise, temsil bir zorunluluk halini ifade
etmektedir. Gerçekten hak sahibi olma ve borç yüklenme ehliyeti bulu-
nan anonim şirketler bu hakve ehliyetlerini ancak temsilcileri aracılığıyla
kullanabileceklerdir. Anonim şirketlerin kanuni temsil yetkilisi olan
yönetim kurulu bu anlamda anonim şirket bakımından, temsil yetkisi-
ne sahip olması dolayısıyla, en önemli organ niteliğine bürünmektedir.
Bununla birlikte, anonim şirketleri temsili TBK kapsamındaki temsilden
farklı bir nitelik arz etmektedir. Yönetim kurulu tarafından temsil edilen
anonim şirketler bakımından organsal temsil söz konusudur.
Sermayesi ve mal varlığı milyar liraları bulan bankaların, sigorta şir-
ketlerinin, basın yayın kuruluşlarının ve sanayi ve hizmet kuruluşlarının
anonim şirket şeklinde kurulmuş olması, anonim şirketleri hem hukuk
sistemimiz hem de ekonomik yapımız bakımından merkezi bir konuma
taşımaktadır. Anonim şirketlerin ekonomik sistem bakımından taşıdıkla-
rı önem, üçüncü kişilerle yapacakları işlemlerin ve dolayısıyla şirketlerin
temsilinin önemini de artırmaktadır. Anonim şirketler tarafından akde-
1
Şener, O.H. (2015). Ticari Temsilci ve Ticari Temsil Yetkisi. (1. Baskı). Ankara: Adalet
Yayınevi, 3.
2 Anorıım Şırlatlmn Tems,11
dilen sözleşmeler veya yapılan diğer işlemler nazara alındığında, anonim
şirketlerin temsili konusunun önemi de ortaya çıkmaktadır.
Toplam altı bölümden oluşan bu kitapta 6102 sayılı Türk Ticaret
Kanunu esas alınmış ve ihtiyaç duyulan yerlerde 6762 sayılı Mülga Türk
Ticaret Kanunu'na atıf yapmakla yetinilmiştir.
Kitabın birinci bölümünde genel hatlarıyla temsil kurumu incelen-
miştir. Her ne kadar anonim şirketlerin temsili kavramı, TBK'da geçen
temsil kavramıyla özdeş değilse de bir kurum olarak temsilin, temsil
türlerinin ve temsile hakim olan esasların incelenmesi anonim şirketle-
rin temsilinin anlaşılması bakımından önemlidir. Çalışmamızın birinci
bölümünde aynca Türk hukuk sisteminde mevcut olan -anonim şirket
dışındaki tüzel kişilerin temsili -genel sistemin anlaşılması bakımından-
kısaca incelenmiştir.
Kitabın ikinci bölümünde ise anonim şirketlerin temsile yetkili
organı olan yönetim kurulunun kompozisyonu, organizasyonu, karar
alına usulleri gibi konular genel hatlarıyla incelenmiştir. Çalışmanın bu
bölümünde ayrıca yönetim kurulunun sahip olduğu temsil yetkisinin
kullanımı, sınırlandırılmasıve bu konularda ortaya çıkan bir kısım sorun-
lar, Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir.
Kitabın üçüncü bölümünde yönetim kurulunun kanuni olaraksahip
olduğu temsil yetkisinin, yönetim kurulu üyesi olan murahhas üyelere,
yönetim kurulu üyesi olmayan murahhas müdürlere, ticari mümessille-
re, ticari vekillere ve TBK'da düzenlenmiş olan diğer temsilci türlerine
devredilmesi incelenmiştir. Kitabımızın bu bölümünde, temsil yetkisinin
devrine ilişkin olan ve uygulamada önemli sorunlar çıkaran bir kısım
hususlara da temsil yetkisinin devrine ilişkin esaslar başlığı altında ayrıca
değinilmiştir.
Kitabın dördüncü bölümü, konunun uygulama açısından taşıdığı
pratik önem dolayısıyla da son derece kritiktir. 6552 sayılı Kanun ile
2014 yılının eylül ayında TTK'nın 371. maddesine eklenen 7. fıkranın
incelendiği bu bölümde, anonim şirketler bakımından sınırlı yetkili tem-
silci atanması ve bu temsilcinin ticaret siciline tescil ve ilanı incelenmiştir.
Giriş 3
Kitabın beşinci bölümünde ise, anonim şirket yönetim kurulu üye-
lerinin ve diğer temsilcilerin sahip oldukları temsil yetkisi dolayısıyla
tabi oldukları sorumluluk rejimi ana hatlarıyla incelenmiştir. Dördüncü
bölümde detaylı olarak incelenmiş olan sınırlı yetkili temsilci atanması
dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hususu bu bölüm ha-
kurundan ayrıca önem arz etmektedir. TTK'nm sorumluluk rejiminden
ayrı olarak, sınırlı yetkili temsilcilerin şirkete ve üçüncü kişilere verdikleri
zararlar dolayısıyla yönetim kurulu üyeleri müteselsil sorumlu kabul edil-
mişlerdir.
Kitabın son bölümünde ise anonim şirketlerin temsili hususu karşı-
laşbrmalı hukuk bakımından incelenmiştir. Bu bölümde, tamamen farklı
bir hukuk sistemine sahip olması ve milyarlarca dolar sermayeli devşir-
ketleri yönetmesi dolayısıyla ABD hukuk sistemine, Türk hukuk uygula-
ması bakımından son derece önemli olan Avrupa Birliği hukuk sistemine
ve Alman hukuk sistemine detaylarına girmeden kısaca değinilmiştir.
BİRİNCİ BÖLÜM
TEMSİL KAVRAMI VE TÜZEL
KİŞİLERİN TEMSİLİ
1.1. Türk Hukukunda Temsil Kavramı
1.1.1. Temsil Kavramı
TBK'nın 40 ile 48. maddeleri arasında yer alan düzenlemelere
göre temsil, bir kimsenin hüküm ve sonuçları başka bir kimsenin hukuk
alanında doğmak üzere o kişinin nam ve hesabına hukuki işlem yapma
yetkisi2 olarak tanımlanmaktadır.
Temsil, özellikle günümüzün karmaşık hukuki ilişkileri ve ticari
hayatın hızlı akışı karşısında son derece yaygın olarak kullanılan hukuki
kurumlardan biridir. Öyle ki temsil, modern iş bölümüne dayalı ticari
ilişkiler bakımından temel kural niteliğine bürünmüştür3. Temsilin ger-
çek kişiler bakımından taşıdığı önem, kişilerin fıili, maddi veya hukuki se-
beplerle gerçekleştirmeleri mümkün olmayan ya da herhangi bir nedenle
bizzat yerine getirmek istemedikleri işlemlerin kendilerinin katılımı
olmaksızın gerçekleştirilebilmesidir.
Bununla birlikte temsil, tüzel kişiler bakımından bir zorunluluğu
ifade etmektedir. Temsil, tüzel kişilerin ve özellikle ticaret şirketlerinin
2
Eren, F. (2015). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. (17. Baskı). Ankara: Yetkin Yayınevi.
424.
3
Şener, O.H. (2015). a.g.e. 3.
6
Anonim Şirketlerin Tem5ili
piyasaya katılımı bakımından. vazgeçilemez nitelikte bir kurumduf.
Üçüncü kişilerle işlem yapabilmeleri ancak organları vasıtasıyla gerçek-
leşebilen tüzel kişiler bakımından temsil, dış dünyada var olmalarının
yegane yoludur.
Bunun dışında, temsilin çeşitli kanun hükümleri veya mahkeme
kararları neticesinde yasal bir zorunluluk olarak ortaya çıkması da söz
konusu olabilmektedir. Hakkında kısıtlama kararı verilmiş olanlara vasi
atanması bu duruma örnek olarak gösterilebilir-5. Bu durumda vasi, hak-
kında kısıtlama kararı verilmiş olan kişi bakımından mahkeme karan ile
atanmış olan yetkili temsilci konumundadır.
Temsil, kişinin gerçekleştireceği bütün fıil ve işlemler bakımından
değil sadece hukuki işlemler bakımından caizdir6. Bu sebeple, maddi fiil-
ler bakımından örneğin ikametgah kurmak üzere temsil yetkisi verilmesi
mümkün değildir
7
• Ancak sadece sözleşmeler değil tek taraflı hukuki iş-
lemler, hukuki işlem benzeri fıiller ve yenilik doğuran haklar bakımından
da temsil yetkisi verilmesi mümkündür'.
1.1.2. Temsile İlişkin Düzenlemeler
Türk hukukunda temsile ilişkin temel düzenlemeler TBK'nın 40-48
maddeleri arasında yer almaktadır. TBK'nın 40 ile 45. maddeleri arasında
yer alan hükümler yetkili temsili, 45 ile 48. maddeleri arasında yer alan
hükümler ise yetkisiz temsili düzenlemektedir. Temsile ilişkin olarak
TBK'da mevcut olan temel nitelikteki bu hükümler haricinde çeşitli ka-
nunlarda temsile ilişkin özel nitelikte hükümler bulunmaktadır.
TBK'nın 547 vd. maddelerinde ticari temsilci, 551. maddesinde
ise ticari vekil düzenlenmiştir. Derneklerin ve vakıfların temsiline ilişkin
hükümler TMK'da, ticaret şirketlerinin temsiline ilişkin özel hükümler
◄ Şener, O.H.(2015). a.g.e.3.
s Bkz.TMK m. 432 vd.
6
Bkz. TBK m. 40 vd.
7
Eren, F. (2015). a.g.e. 425.
8
Eren, F.(2015). a.g.e. 425.
7 Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili
TTK'da düzenlenmiştir. Kamu tüzel kişileri bakımından ise her bir kamu
tüzel kişisinin ilgili mevzuatında temsile ilişkin hükümler yer almaktadır.
Temsile ilişkin kanuni düzenlemelerin dışında, tüzel kişiler bakı-
mından temsile ilişkin ve uygulanması zorunlu olan bir kısım düzen-
lemeler söz konusu olabilmektedir. Bu bakımdan doğru ve eksiksiz bir
hukuki sonuca varabilmek için söz konusu belgeler ve getirmiş olduğu
düzenlemeler dikkate alınmalıdır. Örneğin anonim şirketlere ilişkin tem-
sil hususu irdelenirken, anonim şirketin esas sözleşmesi ve temsil ilzama
ilişkin yönetim kurulu/ genel kurul kararları da dikkate alınmalıdır. Aksi
durum, yanlış ve eksik sonuçlara ulaşılmasına sebebiyet verecektir.
1. 1.3. Temsil ve Y'onetim Arasındaki Farklar
Temsil ile yönetim arasındaki farklar bakımından değerlendirme
tüzel kişiler ve özellikle çalışmanın konusunu oluşturan anonim şirketler
dikkate alınarak yapılmıştır. Temsil ve yönetim kavramları günlük dilde
birbirlerinin yerine kullanılmalarına rağmen, özellikle anonim şirketler
bakımından birbirinden son derece farklı iki hukuki kurumu ifade et-
mektedir.
Tüzel kişilerin haklara ve borçlara sahip olabilmeleri ancak yetkili
organları/ temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek işlemlerle mümkün
olacaktır. Dolayısıyla temsil, şirketin dış ilişkileri ile ilgili bir kurum
olarak karşımıza çıkmaktadır. Yönetim ise tüzel kişinin idare edilmesi,
yani tüzel kişinin iç ilişkisine ilişkin bir kurum niteliğindedir. Tekinalp,
yönetim ve temsilin farklı hukuki nitelikte ve farklı ilişkilere ait kavramlar
olduğunu, yönetimin bir işlev, temsilin ise bir yetki olduğunu ifade et-
mektedir
9
• Akdağ-Güney ise temsil ve yönetim kavramlarının, doğuşları,
sona ermeleri ve kapsamları itibariyle birbirilerinden farklı kavramlar
olduğunu belirtmiştir
10
•
9
Tekinalp, O. (2011). Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının
Esasları. (2. Baskı). İstanbul:Vedat Kitapçılık, 123.
10
Akdağ-Güney, N. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Yöne-
tim Kurulu. (1.Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 56.
Anonim Şirketlerin Temsilı
8
Anonim şirket ile gerçek bir kişi arasında kurulacak analojide, ger-
çek kişinin bir konu hakkında düşünüp karar alması yönetimi
11
, bu karar
doğrultusunda üçüncü kişilerle işlem yapması temsili ifade edecektir_Bu
çerçevede, anonim şirketler yöneticileri vasıtasıyla karar alır ve bu karar-
ları temsilcileri vasıtasıyla uygular.
Tüzel kişiler bakımından yönetim ve temsilyetkisinin aynı organa ve
hatta aynı kişilere ait olması mümkündür. Nitekim TTK'daki düzenleme-
ler uyarınca yönetim kurulu kural olarak anonim şirketin hem yönetim
hem de temsil organıdır. Bununla birlikte, belirli maddi şartların sağlan-
ması kaydıyla, yönetim kurulu temsil ve/veya yönetim yetkisini üçüncü
kişilere devredebilecektir. Böylece, temsil ve yönetim yetkilerinin farklı
kişiler tarafından kullanılması da mümkün olacaktır.
TTK ile anonim şirketler hukukuna getirilen yeniliklerden bir
tanesi yönetim ve temsil kavramlarının işlevleri de nazara alınmak sure-
tiyle birbirinden ayrılması olmuştur. 6762 sayılı ETTK döneminde aynı
maddede ve bir arada düzenlenmiş olan bu iki kurum, TTK ile birlikte
net bir şekilde birbirinden ayrılmıştır. Bu çerçevede, anonim şirketler
bakımından temsil ve yönetim yetkilerinin birbirinden farklı kişilere
devredilmesi mümkün olduğu gibi bu yetkilerden birinin devredilerek
diğerinin devredilmemesi de mümkün olabilecektir.
Sonuç olarak, günlük kullanımda iç içe geçmiş olan temsil ve yöne-
tim, birbirinden oldukça farklı nitelikte olan kavramlardır. Bu kapsamda,
tüzel kişilerin özellikle anonim şirketlerin yönetimi ile temsili farklı kişi-
ler tarafından yürütülebilmekte ve farklı kurallara tabi olmaktadır. Bunun
yanı sıra, anonim şirketler bakımından yönetim yetkileri ile temsil yetki-
lerinin kullanılması dolayısıyla da farklı nitelikte kararlar ortaya çıkmakta
ve bu iki yetki kapsamındaki sorumluluk rejimleri farklılaşabilmektedir.
Anonim şirketlerin temsili ve yönetim arasındaki önemli teorik ve
pratik farklar bu kitabın ilerleyen kısımlarında daha detaylı inceleneceği
u Poroy, R., Tekinalp, Ü.,Çarnoğlu,E.(2014). Ortaklıklar Hukuku!. (13. Baskı). İstanbul:
Vedat Kitapçılık, 159.
9 Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili
için burada sadece kavramsal olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte, ça-
lışma kapsamında temsile yapılan atıflar, sadece temsili kapsamaktadır.
1.2. Temsil Çeşitleri
Her ne kadar doğrudan kitabın konusunu oluşturmasa da anonim
şirketlerin temsiline ve temsilcilerin bu kapsamda yürütmüş oldukları
faaliyetlerden doğan sorumluluklarına ilişkin esasların tam anlamıyla
anlaşılabilmesi için temsil türlerinden kısaca bahsetmek faydalı olacaktır.
1.2.1. Doğrudan Temsil-Dolaylı Temsil Ayrımı
Temsil kurumunun en olağan görünümünü doğrudan temsil teşkil
etmektedir. Doğrudan temsil, bir kişinin sahip olduğu temsil yetkisine
dayanarak başka bir kişinin ad ve hesabına işlem yapmasıdır
12
• Doğrudan
temsil, aynca 'vasıtasız temsil' veya 'doğrudan doğruya temsil' olarak
da isimlendirilmektedir. Doğrudan temsilin hukuki önemi, temsilcinin
yapmış olduğu hukuki işlemin etki ve sonuçlarının herhangi bir ekişleme
gerek kalmaksızın 'doğrudan' temsil olunan üzerinde doğmasıdır.
Dolaylı temsil ise doğrudan temsile göre istisnai bir hali ifade et-
mektedir. Dolaylı temsil ilişkisinde temsilci hukuki işlemi kendi adına
fakat temsil olunan hesabına yapar. Dolaylı temsilde temsilci, üçüncü
kişiyle temsil olunandan bahsetmeksizin işlem yapmakta ve akabinde
bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana devretmektedir. Bu
açıdan dolaylı temsil, temsilin istisnai halini teşkil etmekte ve vasıtalı
temsil
13
olarak da adlandırılmaktadır.
Doğrudan temsil- dolaylı temsil ayrımının tüzel kişilerin temsili
bakımından herhangi bir önemi olmadığını ifade etmek gerekmektedir.
Gerçekten de tüzel kişilerin iradelerini organları aracılığıyla açıklaya-
cağını ifade eden TMK m. 50 karşısında tüzel kişi organlarının genel
hükümlerde düzenlenmiş olan temsilci niteliğinde olduğunu söylemek
12
Eren, a.g.e. (2015). 427.
13
Oğuzman, K., Öz, T. (2006). Borçlar Hukuku Genel Hükümler.(5. Baskı). İstanbul: Filiz
Kitabevi, 165.
Anonim Şirketlerin Temsili 10
mümkün olmayacaktır. Buradan hareketle, TMK'nın tüzel kişi organının
fiilini bir temsilcinin fıili olarak kabul etmediğini söylemek mümkündür.
Dolayısıyla, üçüncü kişilere özellikle temsil yetkisi verilmedikçe, tüzel
kişilerin organlan aracılığıyla hukuki işlemlerde bulunması borçlar huku-
ku anlamında bir temsil olarak nitelendirilemeyecektir. TMK'da yer alan
düzenlemeye paralel olarak, anonim şirket yönetim kurulunun yerine
getirmiş olduğu temsil faaliyetleri, şirketin bizzat kendisi tarafından doğ-
rudan faaliyette bulunması anlamına gelmektedir.
1.2.2. Aktif Temsil-Pasif Temsil Ayrımı
Temsil türleri bakımından söz konusu olan bir diğer aynın aktif
temsil ve pasif temsil ayrımıdır. Bu iki temsil türü arasındaki fark, temsil
hususunun temsilci tarafından veya temsilciye karşı kullanılmasında or-
taya çıkmaktadır. Yani aktif temsil ile pasif temsil arasındaki temel fark,
temsilcinin hareket noktasından kaynaklanmaktadır.
Temsil olunan adına irade beyanında bulunma ve işlem yapma
yetkisi aktif temsil yetkisini teşkil eder
1
4.Bununla birlikte temsil yetkisi-
nin, temsil olunan adına irade beyanında bulunma/hukuki işlem yapma
yetkisini kapsamaması da mümkündür. Bu kapsamda, temsil yetkisinin
kapsamında temsil olunana yapılacak irade beyanlarına muhatap olma
yetkisi varsa pasif temsil yetkisinin varlığından söz edilecektir. Öğretide
genel kabul gören görüş, aksi düzenlenmedikçe aktif temsil yetkisinin
pasif temsil yetkisini kapsadığı şeklindedir
15
.
TBK, sadece aktif temsili düzenlemiş, pasif temsile ilişkin herhangi
bir düzenlemeye yer vermemiştir. Bununla birlikte, tüzel kişilerin temsil
yetkililerininhaiz olduğu pasif temsil yetkisi Tebligat Kanunu'nda düzen-
lenmiştir. Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, tüzel kişilerin tem-
silcilerinin birden fazla olması durumunda temsilcilerden birine yapılmış
olan tebligat hepsine yapılmış gibi geçerli olacaktır.
14
Oğuzman, K., Öz, T. (2006). a.g.e. 180.
ıs Eren, F., (2015). a.g.e. 430.
Temsil Kavramı ve Tüzel Kı.şılerin Temsıli 11
1.2.3. Kanuni Temsil-Sözleşmesel (İradi) Temsil
Temsil türleri bakımından değineceğimiz son ayrım ise kanuni tem-
sil ve sözleşmese} temsil ayrımıdır. Bu iki temsil çeşidi arasındaki temel
fark, temsil yetkisinin dayanağı olan hukuk kaynağındadır. İradi temsil,
doğrudan temsil yetkisini tevdi edenin kendi iradesinden kaynaklanmak-
tadır. İradi temsilin kaynağı, bir sözleşme olabileceği gibi tek taraflı bir
irade beyanı veya herhangi bir hukuki işlem de olabilir
16
• TBK m. 40-48
arasında düzenlenmiş olan temsil, iradi temsildir. Bu anlamda, kanuni
temsilin iradi temsil karşısında istisna teşkil ettiğinden bahsetmek yanlış
olmayacaktır.
Kanuni temsil ise, temsil olunanın iradesinden değil bir kanun
hükmünden kaynaklanmaktadır. Kanuni temsil ilişkisi bazı hallerde ka-
nuni düzenlemenin bir sonucu olarak kendiliğinden ortaya çıkmaktadır.
Bu anlamdaki temsil ilişkisi için verilebilecek en doğru örnek TMK m.
342'de düzenlenmiş olan velayet ilişkisidir. Velayet, çocuğun doğması ile
TMK m. 342 gereği kendiliğinden ortaya çıkar.
Bazı durumlarda ise, kanuni temsil ilişkisi bir makamın karan veya
işlemi ile söz konusu olabilmektedir. Bu durumda da kanuni temsil
ilişkisinin kaynağı doğrudan bir kanun hükmü olmakla beraber, temsil
ilişkisi kendiliğinden değil bir makamın kararı neticesinde ortaya çık-
maktadır. TMK m. 403 vd. düzenlenmiş olan vesayet bu duruma örnek
olarak gösterilebilecektir. Gerçekten de vesayet ilişkisinin kanuni daya-
nağı TMK'nın 403. maddesi olmasına rağmen, bu yönde tesis edilmiş
bir mahkeme kararı olmaksızın bu ilişkinin ortaya çıkabilmesi mümkün
olmayacaktır. Bazı durumlarda ise kanuni temsil ilişkisinin dayanağı yine
bir kanun hükmü olmakla birlikte, temsil ilişkisinin kurulabilmesi için
temsilcinin bir kişi tarafından tayin edilmesi zorunludur. TMK m. 550
kanuni temsilin bu türünün en önemli örneğidir. TMK m. 550'de düzen-
lenmiş olan miras bırakan ile vasiyeti yerine getirme görevlisi arasındaki
temsil ilişkisinin kurulabilmesi, vasiyeti yerine getirme görevlisinin miras
bırakan tarafından tayin edilmiş olması halinde mümkün olabilecektir.
16
Tekinay, S., Akman, S., Burcuoğlu, H., Altop, A. (1993). Borçlar Hukuku Genel Hüküm-
ler. (7. Baskı). İstanbul: Filiz IGtapevi, 168.
Anonim Şirketlerin Temsili 12
Kanuni ve sözleşmesel (iradi) temsil ayrımı anonim şirketler bakı.
mından ele alınacak olursa, anonim şirketlerin temsilinin bu ayrımbağla.
mında kanuni veya iradi temsil olarak nitelendirilemeyeceğigörülecektir.
Anonim şirketlerin temsilinin bir organ temsili olması dolayısıyla bu
ayrıma tabi tutulması mümkün değildir.
1.3. Temsilin Diğer Kurumlardan Farkları
Temsil, Türk uygulamasında çoğu zaman bir kısım hukuki kav•
ramlarla karıştırılmakta hatta bu kavramlar yerine kullanılmaktadır. Bu
kavramların başlıcaları vekaletname ve talimattır.
1.3.1. Temsil ile Vekalet Arasındaki Farklar
Temsil, özellikle uygulamada, çoğu zaman vekalet ile karıştırılmakta
ve bu kavramlar birbirinin ikamesi olarak kullanılmaktadır. Uygulamada
genellikle temsil ilişkisi ile vekalet ilişkisinin bir arada bulunduğu görü-
lür. Bununla beraber, temsil yetkisi ile vekalet sözleşmesinin bir arada
bulunması bir zorunluluk değildir. Vekalet sözleşmesi kurulmadan temsil
yetkisinin verilmesi veya temsil yetkisi verilmeden vekalet ilişkisi kurul-
ması her zaman mümkündür.
TBK m. 502 vekalet sözleşmesini, vekilin vekalet verenin bir işini
görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlan-
maktadır. Doktrinde genel kabul gören tanıma göre ise vekalet, vekilin
vekalet verenin yararına ve iradesi uygun olarak bir iş görme borcu üst-
lenmesidir
17
•
Vekalet sözleşmesi ile temsil ilişkisi arasında oldukça önemli farklar
bulunmaktadır.Öncelikle, temsil dış ilişkiye yani üçüncü şahıslarla girile-
cek ilişkiye yönelik iken, vekalet iç ilişkiye yöneliktir
18
• Temsil yetkisinin
bir vekalet sözleşmesi ile verilmesi de mümkündür ancak bu durumda
17
Aral, F. (2012). Borçlar Hukuku Ôul Hükümler. (9. Baskı). Ankara: Yetkin Yayınlan,
387.;Yavuz, C. (2012). Borçlar Hukuku Özel Hükümler. (10. Baskı). İstanbul: Beta Ya•
yınları. 521.
18
Aral, F. (2012). a.g.e. 394.
Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili 13
dahi temsil yetkisi etkisini sadece dış ilişkide gösterecektir. Vekalet bir
hukuki yükümlülük doğurmakta iken temsil bir hak bahşetmektedir
19
,
vekalet illi/ sebebe bağlı bir işlem iken temsil yetkisi hukuki sebepten
bağımsızdır2°.
Temsil ile vekalet arasındaki bir diğer önemli fark ise bu kavramların
hukuki niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Temsil, tek taraflı bir hukuki
işlem iken vekalet eksik iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir
1
.
Bütün bu hususlar temsil ile vekaletin hukuki nitelikleri, işlevleri ve
amaçları bakımından birbirinden oldukça farklı olan hukuki kurumlar
olduğunu göstermektedir.
1.3.2. Temsil ile Talimat Arasındaki Farklar
Uygulamada temsil ile oldukça sık karıştırılan diğer kavram ise tali-
mattır. Talimat, temsil yetkisinin kullanma şeklini ve nasıl kullanılacağını
göstermek üzere, temsil olunan tarafından temsilciye verilen direktifleri
ifade etmektedir2
2
• Bu anlamda, temsil yetkisi ile talimat birbirleri ile
yakından ilgili kavramlar olmasına rağmen birbirlerine ikame olarak kul-
lanılacak kavramlar değildir. Talimat, temsil yetkisinin kullanım şeklini
belirlediği için temsil yetkisi olmadan talimatın mevcut olması mümkün
değildir. Bu doğrultuda talimat, temsil olunan ile temsilci arasındaki iç
ilişkiyi ilgilendirmekteyken, temsil yetkisi üçüncü kişilerle kurulacak
ilişkiler bakımından yani dış ilişki bakımından önem arz etmektedir.
Ayrıca, temsilcinin üçüncü kişiler ile yaptığı işlemlerde temsil yet-
kisinin sınırlarına uyulması koşuluyla talimata uygun hareket etmemesi
üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından herhangi bir önem arz
etmez. Verilen talimata uymayan temsilci, sadece temsil olunana karşı
tazminat sorumluluğu altına girecektir.
19
Aral, F. (2012). a.g.e. 394.
20
Aral, F. (2012). a.g.e. 394.
21
Aral, F. (2012). a.g.e. 394.
22
Eren, a.g.e. (2015). 445.
Anonim Şirketlerin Tmuili
14
Talimatın herhangi bir hukuki işlemden doğması mümkündür. Tali-
mat, kendisine temsil yetkisi tevdi edilen kişiye tek tarafı bir bildirim ola-
rak verilebileceği gibi bir sözleşme ile de verilebilecektir. Hatta anonim
şirketler bakımından, anonim şirketin esas sözleşmesinde talimat niteli-
ğinde olan hükümlerin yer alması da söz konusu olabilecektir. Örneğin,
esas sözleşmede yer alan işletme konusu, anonim şirket temsilcilerinin
temsil yetkisini sınırlamamakla beraber, onlara verilmiş olan bir talimat
niteliğini taşımaktadır.
1.4. Tüzel Kişilerin Temsili
Türk hukukunda geçerli olan tüzel kişi türlerinin temsiline ilişkin
genel kuralların bilinmesi, konunun anlaşılması bakımından önem taşı-
maktadır. Konunun sınırlandırılması bakımından tüzel kişileri, medeni
hukuk tüzel kişileri, kamu hukuku tüzel kişileri ve ticaret hukuku tüzel
kişileri olmak üzere üçe ayırmanın daha uygun olacağı kanaatindeyiz.
1.4.1. Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinin Temsili
Medeni hukuk tüzel kişileri başlığı altında dernekler ve vakıflar
bulunmaktadır. Medeni hukuk tüzel kişilerine ilişkin genel hükümler,
TMK'nın 47 ila 117. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Derneklere
ilişkin hükümler Dernekler Kanunu'nda, vakıflara ilişkin hükümler ise
Vakıflar Kanunu'nda yer almaktadır.
Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma
dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışma-
larını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe
sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmaktadır2
3
. Derneklerin temsili ve
yönetimi, dernek yönetim kurulu tarafından yerine getirilir24. Bu anlam-
da, dernekler bakımından sürekli nitelikte olan bir organ olan yönetim
kurulunun temsil yetkisini haiz olduğu görülmektedir.
2
3 Bkz.TMK m. 56.
24
Bkz.TMK m. 85.
Temsıl Kavramı ve Tüzel Kişılerin Temsilı ıs
Derneklerin, yönetim kurulu aracılığıyla hak sahibi olmaları, borç
ve yükümlülük altına girmeleri mümkündür. Dernek yönetim kurulu,
dernek tüzüğünde düzenlenen kurallara aykırı olmaması koşuluyla, haiz
olduğu temsil yetkisini üyelerinden herhangi birine veya dernek üyesi
olmayan üçüncü bir kişiye devredebilecektir25.
Vakıf ise, bir gerçek veya tüzel kişinin, belirli ve sürekli bir amaca
hizmet etmek üzere bağımsız bir kişilik yaratma ve yaratılan bu kişiliğe
mal kazandırma isteğini yasada belirtilen kalıplarla özel bir sicile tescille
oluşan bir tüzel kişidiı-26. Kanuni olarak vakıf, yeterli mal ve hakların be-
lirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sanıp mal
toplulukları olarak tanımlanmaktadır2
7
•
Yönetim organı, diğer tüzelkişilerden farklı olarak vakıfların zorunlu
olan tek organıdır, bununla birlikte vakfedenin başka organlar öngörmesi
de mümkündür2
8
• Vakıf yönetim organı tek kişiden oluşabileceği gibi,
birden fazla kişiden de oluşabilir.
29
. Vakıf yönetim organının tek kişiden
oluşması durumunda bu kişiye yönetici veya mütevelli, birden fazla
kişiden oluşması durumunda ise bu kurula yönetim kurulu veya müte-
velli heyeti ismi verilmektedir3°. Vakıf yönetim kurulunun, kaç kişiden
oluşacağı tamamen vakfedenin tasarrufundadır. Vakıf yönetim organının
başlıca görevi, vakıfın içeride yönetilmesi ve dışarıda temsilidiı-3
1
• Ayrıca,
vakıf senedine uygun olması koşuluyla, vakıf yönetim organının sahip
olduğu temsil yetkisini üçüncü kişilere devretmesi mümkündür.
15
Bkz. TMK m. 85.
16
Seroıan, R. (2011). Medeni Hulcuk-Genel Bölüm/Kişiler Hukuku. (Birinci Bası). İstan-
bul: Vedat Kitapçılık, 453.
27
Bkz. TMKm. 101.
2a Bkz.TMK m. 109.
29
Öısunay, E. ( 1978). Medeni Hulculcumuzda ruuı Kişiltr. (4. Baskı). İstanbul: İstanbul
Üniversitesi Yayınlan. 432.
30
Öısunay, E. (1978). a.g.e. 433.
31
Akipek,J., Akıntürk, T. (2007). Türk Medtni HukulcuBaşlangıçHükümleri-Kişiltr Huku-
ku, (Altına Baskı).İstanbul: BetaYayınlan, 683.
16 Anonim Şirketlerin Temsili
1.4.2. Kamu Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili
Kamu hukuku tüzel kişisinin anayasada ya da kanunlarda yapılmış
bir tanımı bulunmamaktadır. İdare hukuku öğretisinde, kamu hukuku tü-
zel kişileri, idareyeözgü bir kuruluş(teşkilat) yapısına sahip olan ve bundan
ötürü kuruluşları idarehukukunca düzenlenen tüzel kişiler olarak tanımlan-
maktadır3
2
• Kamu hukuku tüzel kişileri, kamu hukukuna ilişkin düzen-
lemelere tabi olacaktır3
3
• En büyük örneğini devletin teşkil ettiği kamu
hukuku tüzel kişileri idare hukukunda; iktisadi kamu kuruluşları, kamu
idareleri, bağımsız idari otoriteler gibi birçok ayrıma tabi tutulmaktadır.
Kamu tüzel kişileri, kanunla kurulan ve faaliyetlerini kanun ve idari
mevzuat çerçevesinde yerine getiren tüzel kişi türüdür. Bu bakımdan,
kamu tüzel kişilerinin üçüncü kişilere karşı temsiline ilişkin düzenleme-
ler, ilgili kanunlarda/idari düzenlemelerde yer almaktadır. Kamu tüzel
kişilerinin temsili bakımından, bütün kamu tüzel kişilerine uygulanacak
bir sistematiğin varlığından bahsetmek imkansızdır. Her bir kamu tüzel
kişisi, kendi kuruluş kanununda yer alan hükümler çerçevesinde temsil
edilecektir. Örneğin, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Denetleme ve
Düzenleme Kurulu'nda temsil yetkisi kurum ya da kurul başkanındadır.
İlgili idari şartların sağlanması şartıyla bu temsil yetkisinin üçüncü kişile-
re/kurum çalışanlarına devri de mümkündür.
1.4.3. Ticaret Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili
Ticaret hukuku tüzel kişileri başlığı altında incelenecek olan tüzel
kişi türleri, adi şirket, kolektif şirket, komandit şirket ve limitet şirkettir.
Anonim şirketin temsiline ilişkin hususlar sonraki başlıklar altında de-
taylı olarak inceleneceği için anonim şirketin temsili bu başlık altında
incelenmeyecektir.
32
Balta, T. B. (1970).ldareHukuku I,Genel Konular. (1. Baskı).Ankara:AÜSBF Yayınlan,
201.
33
Ôzsunay, E. (1976). a.g.e. 33; aynı konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19 Mart
1964 tarih, 1964/23 E. ve 1968/28 K. sayılı karan. Web: www.kazang.com adresinden
12 Şubat 2015 tarihinde alınmıştır.
17 Temsil Kavramı ve Tüul Kişilerin Temsili
1.4.3.1. AdiŞirketin Temsili
Adi şirket, bir ticaret hukuku tüzel kişisi olmamasına rağmen, ticari
hayatta oldukça yaygın olması ve temel şirket olarak nitelendirilmesi
34
dolayısıyla son derece önemlidir.
Adi şirket, tüzel kişiliği haiz olmaması dolayısıyla üçüncü kişilere
karşı ortaklar tarafından temsil edilir3
5
• Tüzel kişiliğe sahip olmayan adi
şirketin temsile yetkili bir organı da bulunmamaktadır. Bu sebeple, or-
gansal temsil adi şirketler bakımından geçerli değildir.
Adi şirketlerin temsilcileri, ortaklık sözleşmesinde veya ortakların
alacağı bir ortaklar kurulu kararıyla tayin edifu36. Şayet, adi şirketin tem-
sili bakımından bir atama yapılmamışsa, bütün ortakların üçüncü kişilere
karşı temsil yetkisine sahip olduğu kabul ediliı-3
7
• Üçüncü kişilerle işlem
yapan ortak, bu işlemi kendi adına yaparsa doğrudan kendisi borçlu veya
alacaklı olur. Bu sebeple, üçüncü kişilerle işlem yapan ortağın bu işlemi
adi şirket adına yaptığının belli olması gerekmektedir. Bu durumda, adi
şirket bakımından doğrudan temsil hükümleri geçerli olacaktır. TBK m.
637/3 ile getirilmiş olan karineye göre, kendisine yönetim hakkı tanın-
mış olan ortağın adi şirketi yani tüm ortakları temsil yetkisinin mevcut
olduğu kabul edilir3
8
• Ayrıca, adi şirketin yani adi şirket ortaklarının ortak
olmayan üçüncü kişilere de temsil yetkisini devredebileceğini belirtmek
gerekmektedir.
Adi şirketlerin, tüzel kişiliği haiz olmamaları sebebiyle, davaya taraf
olma ehliyetleri bulunmamaktadır3
9
. Adi şirket tarafından açılacak dava
veya başlatılacak takip, ortakların tamamı tarafından birlikte açılmalı
� Karahan, S.(Editör). (2015).Şirlcetler Hukuku.(2. Baskı).Konya: Mimoza Yayınlan, 31.
35
Bkz. TBK m.625.
36 Karahan,S. (Editör). (2015).a.g.e.66-67.;Domaniç,H. (1988).ŞirketlerHukuku I,Adi-
Kollelctif ve Komandit Şirketler. 92.; Ansay, T. (1967). Adi Şirket, Dernek ve Ticaret Şirket-
leri.Ankara, 113.
37
Bkz.TBK m.625/ 1 ve 637/2.
33
Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014).a.g.e.69.
39 Kwıı, B.,Arslan, R., Yılmaz,E. (2012).MedeniUsul Hukuku. (23.Baskı).Ankara:Yetkin
Yayınlan, 217.
18
Anonim Şirketlerin Temsilı
veya başlatılmalıdır, aynı şekilde adi şirkete karşı açılacak dava daortak-
ların tamamına karşı açılmalıdır
40
•
1.4.3.2. KollektifŞirketin Temsili
Kollektif şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek
amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin
sorumluluğunun şirket alacaklarına karşı sınırlandırılmamış olan şirket
olarak tanımlanmaktadır
41
•
Kollektif şirketler tüzel kişiliği haiz olmaları dolayısıyla hak ve fıil
ehliyetine sahiptir. Kollektif şirketler, fıil ehliyetlerini organ niteliğini
haiz temsilcileri vasıtasıyla kullanır
42
. Kollektif şirketin temsilinde söz-
leşme serbestisi geçerlidir
43
, yani şirket ortakları temsil yetkisini kime
bırakacaklarını sözleşme ile belirleyebilirler
44
. Bu anlamda temsil yetkisi
ortaklardan birine veya birkaçına veya tümüne bırakabileceği gibi, ticari
mümessil veya ticari vekil sıfatıyla üçüncü kişilere de bırakılabilecektir
45
•
Bunun dışında, temsil yetkisinin sınırlandırılması da kollektif şirket-
ler bakımından önem arz eder. Kollektif şirkete ilişkin temsil yetkisinin
ortaklık sözleşmesi ile veya ortaklar kararıyla sınırlandırılması mümkün
değildir
46
• Kolektif şirketler bakımından temsil yetkisi, anonim şirketlere
paralel olarak sadece şube ve birlikte temsil hususları bakımından sınır-
landırılabilecektir. Bunun dışındaki sınırlandırmalar, tescil ve ilan edilmiş
olsa dahi üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurmayacaktır
47
•
40
Kuru, B., Arslan, R., Yılmaz, E. (2012). a.g.e. 217-218.
41
Bkz. TTKm. 211.
42
Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 277.; Pulaşlı, H. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret
Kanununa Göre Yeni Şirketler Hukuku Genel Esaslar. (Birinci Baskı). Ankara: Adalet Ya-
yınevi, 267.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014). a.g.e. 215.
43
Bkz. TTKm. 217.
44
Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 215.
45
Bkz. TTK m. 304.
46 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 217.; Karahan, S. (Editör). (2015).
a.g.e. 279.
47 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 217.; Karahan, S. (Editör). (2015).
a.g.e. 279.
Tmr..(il Kaııranıı ııe n,z:d Kişilerin Temsili 19
1.4.3.3. Komandit Şirketin Temsili
Komandit şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işlet-
mek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya bir
kaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların
sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket olarak ta-
nımlanmaktadır
48
•
Komandit şirketler haiz oldukları hukuki nitelikler itibariyle adi
komandit şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket olarak
ikiye ayrılmaktadır.Adi komandit şirket şahıs şirketi özelliği göstermekte
iken sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi niteli-
ğindedir
49
• Komandit şirketlerde, komandite ortak ve komanditer ortak
olmak üzere iki farklı ortak türü bulunmaktadır. Komandite ortak, şirket
borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı tüm mal varlığı ile sorumlu olan
ortaktır, komanditer ortak ise sadece şirkete koymayı taahhüt ettiği ser-
maye ile sorumlu olan ortağı ifade etıriektedir5°.
Komandit şirketlerde, şirketi temsile yetkili olan ortak kural olarak
komandite ortaktır5
1
• Komanditer ortaklar, şirket ortağı sıfatıyla şirketi
temsile yetkili olamaz. Bu hüküm, emredici nitelikte olup aksinin karar-
laştırılması mümkün değildir5
2
•
Şirket sözleşmesinde aksi yönde hüküm bulunmaması halinde ko-
mandite ortak şirketi tek başına temsile yetkilidir. Şirket sözleşmesinde
aksi yönde hüküm bulunmaması kaydıyla, komanditer ortağın üçüncü
kişi olarak yani ticari mümessil veya ticari vekil olarak atanması müm-
kündür5
3
•
48
Bkz. TTK m. 304.
49
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 255.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 283.;
Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 314.
so Bkz. TTK m. 304/II.
sı Bkz. TTK m. 318.
52
Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 325.; Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014).
a.g.e. 266.
53
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.. 289.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 325.; Poroy, R., Teki-
nalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 266.
20
Anonim Şirketlerin Ternsııı
1.4.3.4. Limitet Şirketin Temsili
Limitet şirketler sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan bir ser-
maye şirketi türüdür54.Limitet şirket, sınırlı sorumluluk ve sermayenin
paylara bölünmüş olması dolayısıyla anonim şirket ile çok yakın özellik.
ler göstermekte iken, yönetim ve işleyiş bakımından da kollektif şirkete
benzemektedir55,bu bakımdan limitet şirketler melez karakterli şirketler
olarak nitelendirilmektedir5
6
.
Limitet şirketlerin yönetim ve temsil organı müdürler veya müdür-
ler kuruludur5
7
• Şirketin yönetim ve temsili şirket sözleşmesi ile düzen-
lenir5
8
• Şirket sözleşmesi ile şirketi temsil görevi ortaklardan birine veya
birkaçına veya ortak olmayan üçüncü kişilere bırakılabilecektiı-5
9
• TTK
m. 370/2'ye paralel olarak, şirket yönetim ve temsilinin üçüncü kişilere
devredilmesi durumunda en az bir ortağın yönetim ve temsil yetkisine
sahip olması gerekir.
Şirket sözleşmesi ile yapılacak atamalar dışında ortaklar genel kurulu
ile de şirket temsilcilerinin atanması mümkündür. Ortaklar genel kurulu,
müdür ve/veya müdürleri görevden alabilir ve temsil yetkisini sınırlandı-
rabiJ.ir60. Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandı-
rılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların
tescil ve ilanına TTK'nın anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas
yolu ile uygulanır
61
• Bu kapsamda, TTK'nın 371/1 maddesinin kıyasen
uygulanması sonucu, şirketi temsile yetkili olan müdür veya müdürlerin
şirketin amacına ve işletme konusuna giren her türlü işlemi şirket adına
yapabileceği sonucu çıkmaktadır6
2
•
54
Bkz. TTK m. 573.
55
Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 820.
56
Tekinalp, Ü.(2011). a.g.e. 333.
57
Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 41l.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 820.
58
Bkz. TTK m. 623.
59
Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 841.
60
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 1093-1094.;Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 406.
61
Bkz. TTK m. 629/I
62
Pulaşlı. (2012).a.g.e.1110.
Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili 21
Anonim şirketlerde olduğu gibi, limitet şirketler bakımından da
müdürlerin yetkilerinin belirli istisnalar dışında sınırlandırılması müm-
kün değildir. Limitet şirket müdürleri bakımından kanunen cevaz verilen
sınırlandırma ancak şirketin merkez ve şube işleriyle veya birlikte temsil
hususlarıyla sırurlıdır6
3
•
Bu noktada, 11 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun'la
64
limitet
şirketlerin temsili bakımından getirilen değişikliklere de değinmek ge-
rekmektedir. Söz konusu kanun ile TTK'nın 629. maddesine, "Müdürler
tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari
vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367. madde
ile 371. maddenin yedinci fıkrası kıyasen limitet şirketlere de uygulanır" şek-
linde bir hüküm eklenmiştir. Bu hüküm ile limitet şirketler bakımından
temsile yetkili olmayan müdürlerin veya şirkete hizmet akdi ile bağlı
olan üçüncü kişilerin sınırlı yetkiyi haiz şirket temsilcisi olarak atanması
mümkün kılınmıştır.
Limitet şirketin temsiline ve yönetimine ilişkin bu hususlar, limitet
şirketlerin temsil bakımından da ananım şirketlere yaklaştırıldıklannı ve
temsil bakımından anonim şirket ile limitet şirket arasında önemli bir
farkın kalmadığını ortaya koymaktadır.
63
Pulaşlı. (2012). a.g.e. 1110.;Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e.844.
64
İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılma-
sı İle Bazı Alacaklann Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun.
İKİNCİ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERİN YÖNETİM
KURULU TARAFINDAN TEMSİLİ
Anonim şirketler hukuku bakımından organ, anonim şirketlerin
-maddi kişilikleri bulunmamasına rağmen- insanlar gibi yaşayan bir orga-
nizma olarak kabul edilmesinin neticesinde, sahip oldukları fıilehliyetini,
hukuki işlem ehliyetini kullanmak için kullandıkları araçları/ aracıları ifa-
de etmektedir6
5
• Bu manada organ, yapmış olduğu iş ve işlemleri kendisi
adına değil, anonim şirket adına gerçekleştirmektedir. Organın iradesi
doğrudan doğruya tüzel kişinin iradesi olduğu için organlar tüzel kişi
adına ve hesabına işlem yapan temsilcilerden farklılık arz ederler66.
Anonim şirketin zorunlu organları, genel kurul ve yönetim kurulu
olmak üzere iki tanedir. ETTK döneminde organ olarak düzenlenmiş
olan denetim kurulu/ denetçi, TTK döneminde organ olarak düzenlen-
memiştir6
7
•
Yönetim kurulu, anonim şirketin iş ve işlemlerinin yürütülmesi ve
üçüncü kişilere karşı temsil edilmesi için oluşturulan daimi nitelikte bir
6s Kırca İ., Şehirali Çelik, F. H., Manavgat, Ç. (2013). Anonim Şirketler Hukuku C.l,Temel
Kavram ve nkeler, Kuruluş, Yönetim Kurulu. (1. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku
Araştırma Enstitüsü, 387.
66 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. (3. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 181.
67
Köksal, A. (2010). Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 397 ila 406. Maddeleri Arasında
Düzenlenen Denetçinin Anonim Ortaklığın Bir Organı Olup Olmadığı Sorunu. Prof.Dr.
Fırat Ôztana Armağan, C I.Ankara. 1387.;Poroy, R., Tekinalp, O.,Çamoğlu, E. (2014).
a.g.e. 327.; Özkorkut, K. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Açısından Anonim
Şirketltrde Bağımsız Denetim. (1. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma
Enstitüsü. 36.
Anonim Şirketlerin Temsili
24
organıdır6
8
• Anonim şirketin diğer organı olan genel kurul, çalışmalarını
gerekli olan zamanlarda olağan ve olağanüstü toplantılar vasıtasıyla yürü-
ten geçici nitelikte bir organdır.
Anonim şirketlerde temel iş bölümü yönetim ve temsil yetkilerine
sahip bir yönetim kurulu ve yönetim anlamında çok sınırlı yetkilere sahip
bir genel kurul şeklinde gerçekleşmektedir6
9
• Bu sebeple, daimi niteliği
dolayısıyla da yönetim kurulu anonim şirketin faaliyette bulunması bakı-
mından hayati önemi haizdir. Bunun dışında, anonim şirketin yönetimi
hakkında herhangi bir tecrübe, profesyonellik ve uzmanlaşma sahibi ol-
mayan genel kurul yanında, yönetim kurulu şirketin yönetimi konusunda
tecrübe ve uzmanlık sahibi olan organı ifade etmektedir. Bu bakımdan,
anonim şirketlerin yönetilmesi ve temsili, doğrudan kanun tarafından
yönetim kuruluna tevdi edilmiş olan ve yönetim kurulunun uzmanlık
sahibi olınası beklenen bir görevdir.
2.1. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu
2.1.1. Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki
İlişkinin Hukuki Niteliği
Anonim şirket ile yönetim kurulu arasındaki hukuki ilişkinin niteli-
ğinin doğru tespit edilmesi hem anonim şirketlerin yönetimi ve temsili
kapsamında, kanunda, esas sözleşmede ve şirket belgelerinde (iç yönerge
vb.) boşluk olduğu zaman uygulanacak olan hükümlerin tespiti bakımın-
dan hem de yönetim kurulu üyelerinin hak ve sorumluluklarının tespiti
bakımından önem taşımaktadır.
Yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki hukuki ilişkinin başlan-
gıcı, yönetim kurulu üyesinin genel kurul tarafından seçilmesi veya esas
sözleşmede atanması ve üyenin görevi kabul etmesidir.
68
İrnregün, O. (1989).Anonim Ortaklıklar. (4. Baskı). İstanbul: Yasa Yayınları, 191; Oçı-
şık, G., Çelik, A. (2013). Anonim Ortaklıklar Hukuku I. Cilt. (1. Baskı). Ankara: Adalet
Yayınevi, 375.; Karahan, S. (Editör). (2015).a.g.e.389.
69
Brenda Hannigan,'Company Law' (4th edn OUP 2016) 418.
25 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
Üzerinde durulması gereken konulardan biri yönetim kurulu üye-
sinin yönetim kurulundan bağımsız olarak organ niteliğini haiz olup
olmadığıdır. Türk hukuk öğretisinde baskın olarak kabul edilen görüş,
yönetim kurulu üyelerinin organ niteliğini haiz olmadıkları yönündedir
70
,
Kanaatimizce, organ niteliği üyelerden bağımsız olarak doğrudan yöne-
tim kuruluna aittir. Yönetim kurulu üyesinin sahip olduğu üye sıfatının
kalıcı olmadığı nazara alındığında da anonim şirket ile yönetim kurulu
üyesi arasındaki hukuki ilişkinin sözleşme temelli olduğunu kabul etmek
gerekecektir
71
• Ayrıca, yönetim kurulu üyesinin göreve başlamasının ge-
nel kurulun icap niteliğindeki atamanın veya aynı şekilde esas sözleşme
ile yapılan icap niteliğindeki atamanın söz konusu üye tarafından kabul
edilmesi neticesinde de taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmuş
olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır
72
•
Tekinalp'e göre, anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki
hukuki ilişki bir hizmet/iş sözleşmesidir
73
• Buna rağmen, Türk hukuk
öğretisinde hakim olan görüş, şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki
sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğu yönündedir
74
. Yargıtay 11. Hukuk
Dairesi'nin 24 Kasım 1982 tarih, 1981/4751 E. ve 1981/5019 K. sayılı
kararında da şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki hukuki ilişki
vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir.
"Yönetim kurulu anonim şirket organlarından biridir. Anonim şirket
yönetim kurulu tarafından idarevetemsiledilir (TTK. m 317). Ana
70
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2005). Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku. (10.
Bası). İstanbul: Arıkan Yayıncılık, 311.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 228.; Çamoğlu, E.
(2010). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (3. Baskı). İs-
tanbul: Vedat Kitapçılık, 37.
71
Bkz. aynı şekilde: Kayırgan, H. (2013). Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki
İlişkinin Hukuki Niteliği. ErciyesÜniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.VII1ı Sa.1, 247-
258.
72
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 174.;İmregün, O. (1989). a.g.e. 202.
73
Tekinalp, Ü. a.g.e. Nr. 12-122.
74
Ansay, T. (1982). a.g.e. (6. Bası). Ankara, 104.;İmregün, O. (1989). a.g.e. (4. Baskı).
İstanbul: Yasa Yayınları, 202.;Karaege, ô. (2014). Anonim Şirketlerde Genel Kurulun
Yönetim Kurulu Üyelerini Görevden Alına (Azil) Yetkisi TTK m. 364. Ankara Barosu
Dergisi, 2014/ 1. 71-11O. ( 98).; Arslanlı, H. (1959). Anonim Şirketler il, Anonim Şirketle-
rin Organiuısyonu. ( 1. Baskı). İstanbul: Fakülteler Matbaası, 99.
Anonim Şirketlerin Temsili
26
sözleşmede yönetim kurulunun şirketi idare ve temsili için hükümler
bulunabilir (TTK. m. 319/1 ). Ancak ana sözleşmede bir hüküm
bulunmadığı hallerde yönetim kurulu üyelerinden ikisinin imzası
şirketi temsil ve ilzam etmeye yeterlidir ( TTK. m. 321/3 ).Şirket ile
yönetim kurulu üyeleri arasındaki ilişki bir sözleşme ilişkisi olup ge-
nellikle bu ilişki vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir.( Prof
Domaniç, Age, Sh.385j Poroy, Tekinalp, Çamoğlu, Age, Sh.241, Dr.
Turhan Atan, Anonim şirketlerde idare meclisi aralarının hukuki
mesuliyeti, Sh.9-12, Fritz de Steiger Le Droit Des Societes Anonymes
Suisses,1973, Sh.239).Federal Mahkemede yönetim kurulu üyesi ile
şirket arasındaki ilişkiyi vekalet olarak nitelendirmektedir ( Journal
Des, Tribunaux, 1979, I,627). O halde, TTK.nun 1.maddesindeki,
TTK.nunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre hü-
küm verileceği kuralı gereğince olaya, icabı halinde, BK.nun vekalet
hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir."
Ayrıca, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin artık yerleşik hale gelmiş olan
içtihadına göre yönetim kurulu ile şirket arasındaki ilişkinin iş/hizmet
sözleşmesi olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir.
"[... ] Limited şirket, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim
yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında bu kişi müdür
sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanunu'nun 319 uncu mad-
desine göre anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin
yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde bu kişi veya kişiler kişi-
organ sıfatını kazanır. Tüzel kişi şirketi temsil ve yönetime yetkili ki-
şi-organ sıfatını taşıyan kişile" doğrudan somut işveren olduğundan
işçi sayılmazlar."
75
Bunun dışında, söz konusu sözleşmenin nevi şahsına özgü bir söz-
leşme olduğu ve şirketler ile borçlar hukukuna ilişkin unsurları birlikte
barındıran bir sözleşme niteliği taşıdığı yönündeki görüş de anonim şir-
ket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan diğer
görüştür
76
.
75
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 7 Temmuz 2011 Tarih, 2011/2810 E. ve 2011/23208 K.
Sayılı Karan. Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır.
76
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.178.
27 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
Yönetim kurulu ile şirket arasındaki ilişki pratik açıdan ele alınacak
olursa, bu ilişkinin iki boyutlu olduğu görülecektir. Buna göre, yönetim
kurulunun sahip olduğu organ sıfatı sebebiyle bu ilişki bakımından
öncelikli olarak TTK'da düzenlenen hükümler uygulanacaktır. TTK'da
hüküm bulunmayan hallerde ise vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin
uygulanması, yönetim kurulu bakımından en isabetli görüş olacaktır.
2.1.2. Yônetim Kurulu ile Genel Kurul Arasındaki İlişki
Yönetim kurulu bağlamında üzerinde durulması gereken bir diğer
husus ise anonim şirketin organları olan yönetim kurulu ile genel kurul
arasındaki hukuki ilişkidir. Yönetim kurulu ile genel kurul arasındaki
ilişkinin belirlenmesi, şirket işlerinin hangi organ tarafından yürütülece-
ğinin ve dolayısıyla sorumlu ve görevli şirket organının tespit edilmesi
bakımından büyük önem taşımaktadır.
Öğretide, bu ilişkinin niteliğine ilişkin olarak öne sürülmüş olan
teorilerden ilki, genel kurulu şirketin en üst düzey organı ve tüm yetkile-
rin sahibi olarak kabul eden tek güç teorisidir
77
• İkinci teori ise, yönetim
kurulunun anonim şirkete yön veren, temel kararları alan organı olarak
kabul edildiği şeflik teorisidir
78
. Sonuncu teori ise, yönetim kurulu ve ge-
nel kurulun birbirinden yetki ve işlev bakımından ayrılmış olan ve kendi
alanlan içerisinde faaliyet gösteren eşit organlar olduğu yönündeki eşitlik
teorisidir. Eşitlik teorisine göre, anonim şirket organları arasındaki hiye-
rarşik bir ilişki bulunmamakta, her iki organ da kanunen kendilerine tev-
di edilmiş olan görevler bakımından eşit olarak faaliyet göstermektedir
79
•
Türk hukukunda ise, genel kurulun veya yönetim kurulunun diğeri
üzerinde üstünlüğünün bulunduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulun-
mamakla beraber, bu konuda yönetim kurulu ve genel kurulun münhasır
n Doğan, B.P. (2011). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Yönetim Ku-
rulunun Organizasyonu veYönetim Yetkisinin Devri. (2. Baskı). İstanbul:Vedat Kitapçılık,
15.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 99-100.
78
Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 18., Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.
395.
79
Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 16.;Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.183.
Anonim Şirketlerin Tem.sııı
28
yetkilerinin sayılmasıyla yetinilmiştir
80
• Kırca'ya göre, TTK işlevler ayrı.
lığına dayalı eşitlikçi modeli benimsemiştir8
1
. İşlevler ayrılığı,"her organın
kendisine bırakılan alanda, kendisine tanınan işleve bağlı olarak tanınmış
bulunan devredilemez ve devredilebilir nitelikteki yetkileri kullanmasıj bir
organın diğerinin alanına müdahale edememesi, işlevlerini ve yetkilerini doğ.
rudan veya dolayısıyla açık ya da örtülü olarak başkasına devredememesi;
diğer organın alanında yer alan yetkileri veya bunlardan bazılarını ondan
alamamasıj diğer organa bağlayıcı talimat verememesi" şeklinde tanım.
lanmaktadır8
2
• Buna göre, yönetim kurulu ve genel kurul kanun veya
esas sözleşme ile kendilerine bırakılan alanlarda münhasır yetkili olarak
birbirlerinin yetki alanlarına müdahalede bulunmayacaktır
83
• Bu durum
TTK m. 408'in gerekçesinde,
"genel kurul, karar verme yetkisini kanundan ve kanun hükümleri
çerçevesinde esas sözleşmeden alır. Esas sözleşme, anonim şirketin
organsal yetki sistemini kuran yapısına ve organlar arasındaki ka-
nuni işlev dağılımına aykırı bir şekilde genel kurulu yetkilendiremez;
yönetim kurulu kendisine kanunla bırakılan, devredilemez yetkileri
genel kurula nakledemez, onun onayına bağlayamaz. Genel kurul
da diğer organlara ait devredilemez yetkileri kendisine çekemez.
Yönetim kurulu da genel kurulun yetkilerini yüklenemez."
şeklinde ifade edilmiştir.
TTK m. 408'in gerekçesinde yer alan bu açıklamalar, genel kurul ile
yönetim kurulu arasından işlevler ayrılığına dayalı bir ilişki olduğunu, bu
iki organ arasında herhangi bir astlık üstlük ilişkisi bulunmadığını göster-
mektedir.
80
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e..327.
81
Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395.
82
Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.183.
83
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395.
29
.Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
2.1.3. Yönetim Kurulunun Kompozisyonu
Anonim şirket yönetim kurulu, kuruluş aşamasında esas sözleşme
ile veya kuruluştan sonra genel kurul kararıyla atanır8
4
• Şirketin kuruluş
esas sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin isimlerinin bildirilmesi
gerekmektedir, aksi takdirde ilgili ticaret sicil müdürlüğü şirketi tescil
etmeyecektir. Kuruluştan sonraki dönemlerde ise yönetim kurulu genel
kurul tarafından seçilir. Bunlar dışında, istisnai olarak, yönetim kurulu-
nun kooptasyon ile üye seçmesi de mümkündür. Buna göre, herhangi bir
sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartlan haiz birini,
geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına
sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına
kadar görev yapar ve onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar8
5
•
Yönetim kurulu bir veya daha fazla üyeden oluşabilir86. TTK,
ETTK'dan farklı olarak tek kişilik yönetim kurulunu da düzenlemiştir.
Buna göre yönetim kurulunun tekkişiden oluşması da mümkündür.
Bu noktada, yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmede göste-
rilmesi gerekliliğine de dikkat çekmek gerekmektedir. TTK m. 339/2
(g)'yegöre, yönetim kurulunun kaç üyeden oluştuğu kuruluş aşamasında
esas sözleşmede gösterilmek zorundadır. Bu anlamda, ETTK'dan farklı
olarak yönetim kurulu üye sayısı için bir sayı aralığının veya üst sınırın
gösterilmesi de mümkün olmayacaktır
87
• Ancaköğretide, yönetim kurulu
üye sayısının sabit bir rakam olarak belirlenmeyip, yönetim kurulu üye
sayısı için taban ve tavan rakamlar belirleyerek üye sayısının genel kuru-
lun takdirine bırakılmasınınmümkün olduğu kanaatinde olanyazarlar da
mevcuttur8
8
•
Bu konudaki kanaatimiz, TTK m. 339/2 (g) hükmünün, esas söz-
leşmede yönetim kurulu üye sayısının belirtilmesi konusunda herhangi
84
Bkz. TTKm. 359.
ıs Bkz. TTK m. 363/1.
86
Bkz. TTKm. 359.
17
Ak.dağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 13.
sa Kırca,1.,Şehriali-Çelik, P.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395.; Bahtiyar, M. (2012). Or-
taklıklar Hukuku. (10. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları, 135.
Anonim Şirketlerin Temsııı
30
bir esneklik sağlamadığı yönündedir. Bu sebeple, yönetim kurulu üye
sayısı bakımından esas sözleşmede alt sınır-üst sınır gösterilmesi müm.
kün olmamalıdır. Esas sözleşmede bir kez belirtildikten sonra, yönetim
kurulu üye sayısının değiştirilebilmesi için esas sözleşmede değişiklik
yapılması gerekecektir
89
• Bu durum, TTK m. 340'ta düzenlenmiş olan
emredici hükümler ilkesinden kaynaklanmaktadır9(). Yönetim kurulu
üye sayısının esas sözleşmede yer alması, TTK'nın emredici nitelikteki
hükümlerinden biridir.
Yönetim kurulu üyeliği sıfatının kazanılması, genel kurul tarafından
yönetim kurulu üyesi olarak seçilen kişinin bu teklifi kabul etmesiyle söz
konusu olur. Yönetim kurulu üyelerinin ticaret siciline tescil edilmesi ve
Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde (TTSG) ilan edilmesi zorunludur.
Yönetim kurulu üyelerinin ticaret sicilinde tescil edilmesinin hangi
nitelikte olduğu da tartışmalıdır. Yönetim kurulu üyelerinin ticaret sicili-
ne tescilinin kurucu niteliği haiz olduğunu savunan görüşlerin yanı sıra
91
,
tescilin açıklayıcı nitelikte olduğunu savunan görüşler de mevcuttur
92
•
Kanaatimizce, yönetim kurulu üyelerinin tescili ve ilanı açıklayıcı nitelik
taşımaktadır. Anonim şirket ile aralarında sözleşmese! bir ilişki bulunan
yönetim kurulu üyesi, söz konusu icabı kabul ettiği andan itibaren yöne-
tim kurulu üyesi sıfatını haiz olacaktır
93
. Bununla birlikte, yönetim kurulu
üyelerinin atanmasının üçüncü kişilere karşı etkisi ancak tescil ve ilanla
birlikte ortaya çıkacaktır.
89
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 13.
90
Bu hükme göre, esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden
ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine
izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm
doğururlar.
91
Pulaşlı, H. (2012). Şirketler Hukuku Şerhi. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, Nr. 6;
Kırca, İ. (2012). Anonim Şirketlerde Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu Üyeliği. BATl-
DER. 2012/2, 51-53.
92
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 15.; Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013).
a.g.e. 452.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 420.
93
Aynı yönde; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 452; İrnregün, O.
(1989). a.g.e. 204.; Arslanlı, H. (1959). a.g.e. 111.
Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili 31
Yönetim kurulu üyeleri en fazla üçyıl görevyapmak üzere seçilebile-
ceklerdir. Yönetim kurulu üyelerinin üç yılı aşan bir süre için seçilmeleri
mümkün olmamasına rağmen, esas sözleşmede aksi yönde bir düzenle-
me olmadığı takdirde birden fazla kere seçilmelerinin önünde herhangi
bir kanuni engel bulunmamaktadır
94
.
Yönetim kurulunun organ niteliğini kazanması, kanun ve esas
sözleşmede öngörülen niteliklere sahip üyelerin seçilmesi ile mümkün
olacaktır
95
• Yönetim kurulu üyesi olarak atanacak kişilerin tam ehliyetli
olmak dışında taşıması gereken başkaca bir özellik bulunmamaktadır.
ETTK'da yönetim kurulu üyeleri bakımından söz konusu olan pay sahibi
olma şartı veya TTK ile başlangıçta getirilen yönetim kurulu üyelerinin
bir kısmının ikametgahının Türkiye'de bulunması ve üniversite mezunu
olması gibi şartlar TTK'nın yürürlükte bulunan mevcut halinde bulun-
mamaktadır.
TTK ile getirilen bir diğer önemli yenilik ise tüzel kişilerin yönetim
kurulu üyesi olabilmesidir. Bir tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olarak
atanması durumunda, yönetim kurulu toplanblarına, tüzel kişi adına bir
gerçek kişi katılır ve yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişiyi temsilen oy
kullanır. Yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş olan tüzel kişi, kendi adına
yönetim kurulu toplantılarına katılacak olan kişiyi seçer. Bu kişi ticaret
sicili nezdinde tescil ve ilan edilir
96
•
TTK m. 360 kapsamında, esas sözleşmede öngörülmüş olması şar-
tıyla, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleri ile belirli bir grup oluş-
turan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı
tanınabilecektir
97
.
9
4
Bkz. TTK m.362/I.
95
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 19; İzmirli, Y. (2001). Anonim Şirketlerde Yönetim Kuru-
lunun Organ Niteliğini Kaybetmesi ve Bunun Sonuçlan. (1. Baskı).İstanbul: Nobel Akade-
mik Yayıncılık, 43.
96
Bkz. TTK m. 359/il.
97
Yüce, M. (2014). Anonim ve Limitet Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeleri, Kanuni Temsil-
ciler, Müdürler ile Ortakların Hak ve Sorumlulukları. (Birinci Baskı). Bursa: Ekin Basım
Yayın Dağıtım. 19.
Anonim Şirketl�rin Ttmsilı
32
Yönetim kurulu üyeliği, yönetim kurulu üyesinin şirket tarafından
azledilmesi, yönetim kurulu üyesinin üyelikten istifa etmesi, yönetim ku-
rulu üyesinin ölümü, iflas etmesi, ehliyetinin kısıtlanması dwumlannda
sona erer. Yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesine veya yeni yönetim
kurulu üyelerinin atanmasına ilişkin hususların da tescil ve ilan edilmesi
gerekmektedir.
2.1.4. Yonetim Kurulunun Organizasyonu
Yönetim kurulunun organizasyonu bahsinde, öncelikle anonim şir-
ketin yönetim ve temsilinde karşılaştırmalı hukukta mevcut olan sistem-
ler incelenecektir. Anonim şirketlerin yönetim modellerinin belirlenme-
si, yönetimin etkin ve verimli çalışması açısından son derece önemlidir
98
•
Karşılaştırmalı hukukta, anonim şirketin organizasyonunda monist ve
düalist sistem olmak üzere başlıca iki sistemin varlığından bahsetmek
mümkündür.
2.1.4.1. Monist Sistem (Tekli Organizasyon Modeli)
Monist sistemde, yönetim kurulu yönetim ve gözetim yetkisinden
sorumlu tek organdır
99
• Bu sistem çerçevesinde yönetim kurulu, şirkete
ilişkin stratejinin belirlenmesi de dahil olmak üzere, şirketin yönetimi ve
temsiline ilişkin bütün kararların alınması ve bu kararların uygulanma-
sından sorumludur.
Tekli organizasyon modeline sahip yönetim kurulları bakımından
iki farklı tür üye söz konusu olacaktır. Bunlar, icrai yetkilerle donatılmış
olarak şirketin yönetimi ile temsilini yerine getiren üyeler ve icrai yetkile-
ri olmaksızın şirketin denetimi ile gözetimini yerine getiren üyelerdir
100
•
98
Ünal, A.C. (2014). CEO'nun Konumunun Mukayeseli Hukuk Açısından Değerlendiril-
mesi. Legal Hukuk Dergisi. Cilt:12, Sayı:133, s.20 vd.
99
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.45.
100
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 45.; Franko, N. (2000). Anonim Şirketlerde Murahhas
Azanın Hukuki Durumu. BAT!DER, Cilt XVII,31- 49.
Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili 33
Bu organizasyon modelinde yönetim kurulunun yetkileri yatayola-
rak paylaştınlmaktadır
101
• Yani yönetim kurulunun sahip olduğu yetkiler
yine yönetim kurulu içerisindeki iki farklı gruba dağıtılmaktadır.Karşılaş-
tırmalı hukukta, Amerikan ve İngiliz, Kanada, Avustralya veYeni Zelanda
gibi Anglo-Sakson hukuk geleneğinin etkili olduğu hukuk sistemlerinde
tekli organizasyon modelinin uygulanmakta olduğu
102
ve özellikle bu ül-
kelerde hem yönetim hem de gözetim yetkilerine sahip olan bir yönetim
kurulunun mevcut olduğu görülmektedir.
2.1.4.2. Dualist Sistem (İkili Organizasyon Modeli)
Dualist sistemde, şirketin yönetim/ temsil işleri ile denetim/ gö-
zetleme işleri organizasyonel olarak birbirinden ayrılmış olan iki farklı
organ tarafından yürütülmektedir.Şirket işlerinin yürütülmesi ve şirketin
temsili görevi münhasıran yönetici kurula aitken, şirketin gözetim ve de-
netim görevi gözetim kurulu tarafından yerine getirilmektedir
103
•
İkili organizasyon modelinde şirketin üst düzey çalışanları genellikle
yönetim kurulunun yönetim seviyesini (ikinci seviye) oluşturur ve bun-
lar kural olarak gözetim seviyesinden (birinci seviye) bağımsızdırlar
104
•
Gözetim kurulunun, gözetim yetkileri dışında, yönetici kurul üye-
lerinin ücretlerini belirleme, yönetici kurul üyeleri ile düzenli toplantılar
yapma gibi görev ve yetkileri de bulunmaktadır
105
• Almanya, Avusturya,
Fransa gibi kıtaAvrupası hukukunun etkili olduğu hukuksistemlerinde
106
uygulanmakta olanbu sistemin temel dayanak noktası güçler ayrılığı ilke-
sidir
107
• Düalist organizasyon modeli çerçevesinde, yönetim ve denetim
101
Doğan, B.F. ( 2011). a.g.e.25.
102
Nikolic,J.i Eric,J. (2011). Boards ofDirectors Models and Role in Corporate Gover-
nance. Management. 16(60), 69-75. (UDK 005.742:005.25). 69-74. (70).
103
Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28.
104
Armour,J., Hansmann, H. Kraakman, R.'What is Corporate Law?' R Kraakman and ot-
hers (eds), The Anatomy of Corporate Law: AComparativeand Functional Approach Ox-
ford University Press: 2009.
ıos Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28.
106
Nikolic,J.i Eric,J. (2011). a.g.m. 72.
107
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.46.
Anonim Şirketlerin Tutuılı
34
işlevlerini yerine getiren kurullar birbirlerinden hem organik hem de
işlevsel olarak ayrılmış olmaktadırlar.
2. 1.4.3. Türk Hukukunda Yönetim Kurulunun
Organizasyonu
TTK, yukarıda açıklanmış olan organizasyon modellerinden monist
organizasyon modelini benimsemiştir
108
. TTK m. 367'nin gerekçesine
göre, TTK ile yönetim kurulunun hemen hemen tüm üyelerinin yürütme
yetkisini haiz olmayan (non-executive) üye konumuna geçebildiği esnek
bir rejim benimsenmiştir. Gerekçeye göre, bu esneklik sayesinde, monist
sistem, düalist sistem veya bu sistemler dışındaki herhangi bir sistemin
kabul edilmesi mümkün olabilecektir.
TTK açısından kural, anonim şirketin yönetim kurulu tarafından
yönetilmesi ve temsil edilmesi olmakla birlikte, TTK'nın 367 ve 371.
maddeleri, maddi birtakım koşullara tabi olmak kaydıyla, yönetim ku-
ruluna ait olan yönetim ve temsil yetkisinin bir veya bir kısım yönetim
kurulu üyelerine veya üçüncü kişilere devredilmesini mümkün kılmakta-
dır. Böylece, yönetim kurulu kendi uhdesinde bulunan yönetim ve temsil
yetkilerini (temsil yetkisinin devri için en az bir yönetim kurulu üyesinin
temsil yetkisine sahip olması gerekmektedir) esas sözleşmede hüküm
bulunması, iç yönerge hazırlanması gibi belli bir takım maddi şartlara
tabi olarak üçüncü kişilere devredebilecektir.Yönetim kurulu yönetim ve
temsil yetkisini üçüncü kişilere devredecek ve böylece kendisi fıiliolarak
gözetim kurulu niteliğine bürünecektir
109
• Ancak her halükarda, yönetim
kurulunun yönetim ve temsil yetkileri devretmek suretiyle oluşturmuş
olduğu sistemin, TTK m. 37S'de düzenlenmiş olan devredilemez yetki-
lerin mevcudiyeti sebebiyle, tam anlamıyla bir düalist sistem olduğundan
bahsetmek mümkün olmayacaktır
110
• Yönetim kurulunun yetki devri
108
Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28.
109
Kaya, M.İ. (2015). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Denetim ve Gözetim Görevi.
Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, 3261-3286. s.
3270. Franko, N. (2000). a.g.m, 34.
110
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 51.; Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3273.
35
Anonim Şirketlerin Yonetim Kurulu Tarafından Temsil,
yapması halinde dahi şirketi yönetme yetkisi bırakılmış olan kişiler ayn
bir organ olarak görev yapmayacaklardır'
11
•
Sonuç olarak TTK bakımından tercih edilen model, monist( tekli)
organizasyon modeli olmakla beraber, bu model dışındaki modellerin
benimsenmesi de söz konusu olabilecektir. Örneğin, monist organi-
zasyon modeli içerisinde, şirket yönetim ve temsiline ilişkin yetkilerin,
şirketin CEO (chief executive officer) olarak isimlendirilen en üst düzey
yöneticisinde toplandığı bir organizasyon modelini benimsenmesi
mümkündür
112
• Bununla birlikte, Alınan hukukunda yer alan düalist mo-
delin benimsenmesinin mevcut düzenleme karşısında olası olmadığını
belirtmek gerekmektedir
113
•
Bu noktada, özellikle Amerika Birleşik Devletleri şirketler huku-
kunda, yönetim kurulu başkanı ve genel müdür yetkilerini haiz, şirketin
en üst tepe yöneticisi olarak tanımlanan CEO kavramırun
114
Türk huku-
kundaki durumuna da değinmek gerekir. Özellikle son yıllarda, anonim
şirket yöneticileri kendilerini CEO olarak nitelendirmekte ve bu konuda
yanlış bir algının oluşmasına sebebiyet verilmektedir. Kanaatimizce bu
durumun başlıca nedeni, şirket yöneticilerinin CEO isminin gücünden
ve prestijinden yararlanmak istemesidir.
Yönetim kurulunun sahip olduğu temsil ve yönetim yetkisini, belirli
bazı maddi şartların sağlanması koşuluyla bir veya birkaç yönetim kurulu
üyesine veya üçüncü kişiye devredebileceği üçüncü başlık altında detaylı
olarak incelenecektir. Yönetim kurulu, yönetim yetkisini, tamamen,
bir yönetim kurulu üyesine devredebileceği gibi, bir üçüncü kişiye de
devredebilir. Ancak, temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesi olmayan bir
üçüncü kişiye devredilmesi halinde, bu üçüncü kişi haricinde yönetim
kurulu üyelerinden birinin de temsil yetkisine sahip olması gerekmek-
tedir. Yönetim yetkisinin aksine, temsil yetkisinin bir üçüncü kişiye
111
Kaya, M. t.(2015). a.g.m. 3274.
112
Pulaşlı, Hasan. (2007). Anonim Şirketler Hukukunda CEO'nun Hukuki Durumu. BA-
TlDER, 2007. C.24, s. 19-62.
m Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3273.
114
Pulaşlı, H. (2007). a.g.m. 17
Anonim Şirlatlerin Temsilı 36
tamamen devredilmesi mümkün değildiru
5
• Bu sebeple, yönetim kurulu
üyesi olmayan üçüncü kişi konumundaki CEO'nun, şirketin temsili bakı.
mından tek başına yetkili olması, TTK m. 370/2 düzenlemesi karşısında
imkansızdır
116
•
Böylece, yönetim kurulu üyesi olmayan CEO'nun, yönetim yetki.
si bakımından tek başına yetkili olması mümkünken, bu durum temsil
yetkisi bakımından mümkün değildir. Bununla birlikte, yönetim kurulu
üyesi olan CEO'nun hem yönetim yetkisi hem de temsil yetkisi bakımın.
dan, tek başına yetkili olması mümkündür.
2.1.5. Yönetim Kurulunun İşleyişi
Yönetim kurulunun işleyişi konusunda yönetim kurulunun çalışma
yöntemleri ve çalışma usulleri incelenecektir.
2. 1.5.1. Yönetim Kurulu Üyeleri Arasında Görev Dağılımı
Yönetim kurulu, heryıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı
zamanlarda ona vekalet etmek üzere en az bir başkan vekili seçer
117
• TTK
m. 366 metninde açıkça düzenlenmiş olduğu üzere, başkan ve başkan
vekilinin seçilmesi yönetim kurulu açısından bir zorunluluk teşkil etmek-
tedir.
Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle başkanın ve başkan vekilin
veya bunlardan birinin genel kurul tarafından seçilmesinin öngörülmesi
de mümkündür. Bu husus, yerleşmiş bulunan yanlış bir uygulama dola-
yısıyla önemlidir. Uygulamada esas sözleşmede hüküm bulunmamasına
rağmen yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin genel kurul tarafın-
dan atanmasına sıklıkla rastlanmaktadır. Böyle bir durumda, söz konusu
genel kurul kararı, kanuna aykırı olması dolayısıyla, iptal edilebilir bir
karardır.
ııs Bkz. TTKm.370/II.
ıı
6
Pulaşlı, H. (2007).a.g.m. 57-61.
ıı
7
Bkz. TTK m. 366.
J
37 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
Yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin genel kurul tarafından
atanmasıyla amaçlanan seçilen kimsenin pozisyonunun güçlendirilme-
sidir
118
• Bu durum TTK m. 366'nın gerekçesinde "başkanın ve vekilinin
veya bunlardan birinin seçiminin genel kurulca da yapılacağı öngörülmüştür.
Bu hükümle başkana ve vekiline güç kazandırmak amaçlanmıştır" şeklinde
ifade edilmiştir.
Yönetim kurulu başkan ve başkan vekili seçilmesine ilişkin zorun-
luluk ancak birden fazla üyeden oluşan yönetim kurulları bakımından
geçerlidir
119
• Tek kişiden oluşan yönetim kurulunda, başkan ve başkan
vekili seçilmesi mümkün olmayacaktır.
TTK ile anonim şirket yönetim kuruluna kendisini organize etme
yetkisi verilıniştir
120
• TTK m. 366 çerçevesinde bir başkan ve en az bir
başkan vekili seçmesi zorunluluğu dışında, yönetim kurulunun organi-
zasyonunu kısıtlayan herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır.
Bu çerçevede, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun organizas-
yonuna ilişkin hükümler yer alabilecektir. Örneğin, birden fazla başkan
vekilinin seçilebilecek olması karşısında, bu başkan vekilleri arasındaki
görev dağılımı, şirketin alacağı yönetim kurulu kararı ile veya bir iç yö-
nerge ile serbestçe yapılabilecektir, hatta bu görev dağılımının yapılması
karışıklığa yer verilmemesi bakımından isabetli olacaktır
121
•
Yönetim kurulu üyeleri arasındaki görev dağılımı her yıl yapılmak
zorundadır
122
• Görev dağılımını yapan organın (genel kurul yahut yöne-
tim kurulu) bu süreyi uzatma veya kısaltma yönünde karar alması veya
esas sözleşmeyle bu sürenin değiştirilmesi mümkün olınayacaktır
123
•
118
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 53.
119
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 474.
120
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 53.
121
Kırca,1, Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 475.
122
Bkz. TTK m. 366.
123
Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 475.; Eriş, G. (2007). Açıkla-
malı-lçtihatlı En Son DeğişikliklerleBirlikteTürk Ticaret Kanunu, Ticariişletmeve Şirketler,
C.2, Ankara:Seçkin Yayıncılık, 1731.
Anonim Şirketlerin Tmısi/1
38
Yönetim kurulunun işleyişi bakımından açıklığa kavuşturulması
gereken bir diğer husus ise yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin
tüzel kişi olup olamayacağıdır. TTK'da tüzel kişilerin yönetim kurulu
başkanı veya başkan vekili olamayacağı yönünde herhangi bir düzenleme
bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyeliği için gerçek kişi olma şartının
kalkmış olması ve yönetim kurulunun tamamının tüzel kişilerden oluş-
masının mümkün olması karşısında, yönetim kurulu başkan veya başkan
vekilinin tüzel kişi olmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir
12
·4.
2.1.5.2. Yönetim Kuruluna Yardımcı Komite ve
Komisyonlar
Yönetim kurulu, işlerin gidişatını izlemek, kendisine sunulacak ko-
nularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim ama-
cıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler
ve komisyonlar kurabilir
12
5.Bu komite ve komisyonların düzenlenmesi,
yönetim kurulunun daha profesyonel ve kurumsal yönetim ilkelerine
uygun hareket etmesini sağlama amacını gütmektedir
126
• Komite ve
komisyonlar yönetim kurulunun yardımcı birimleri niteliğindedir ve bu
komite ve komisyonlara yönetim kurulu tarafından yönetim ya da temsil
yetkisi devri yapılmamaktadır
127
• Komite ve komisyonları oluşturma ve
düzenleme yetkisi yönetim kuruluna aittir
128
, ancak bir kısım komite ve
komisyonların esas sözleşme ile zorunlu tutulması da söz konusu olabi-
lecektir.
Komite ve komisyonların hangi konularda oluşturulabileceği
TTK'da düzenlenmemiştir. Bu noktada şirket, işlerini, büyüklüğünü ve
işlemlerinin hacmini de dikkate alarak komite ve komisyon oluşturmakta
124
Aynı görüşte; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 54.
125
Bkz. TTK m. 366/II.
126
Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 77.; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.
478.; Kaya, M.1. (2015). a.g.m. 3264.
127
Doğan, B.F.(2011). a.g.e. 78.
128
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 54 vd.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.
(2013). a.g.e. 478.
Anonim Şirketlenn Yönehm Kurulu Tarafında,ı Temsili 39
ve bu komite ve komisyonların işleyiş usullerine karar vermekte serbest-
tir.
Ana kural komite ve komisyon konusunda serbestlik olmakla birlik-
te , mevzuatta bir kısım komite ve komisyonlar bakımından zorunluluk
getirilmiştir. Örneğin, payları borsada işlem gören şirketler bakımından
riskin erken saptanması ve yönetimi komitesinin kurulması zorunlu-
dur
129
• Bunun dışında sermaye piyasası mevzuatına göre, paylan borsada
işlem gören şirketlerin denetimden sorumlu komite, kurumsal yönetim
komitesi, aday gösterme komitesi, riskin erken saptanması ve yönetimi
komitesi ve ücret komitesi oluşturma zorunlulukları söz konusudur
130
•
2.1.5.3. Yönetim Kurulunun Karar Alına Usulleri
TTK'ya göre yönetim kurulunun, toplantı ile karar alması ve bir
önerinin bütün yönetim kurulu üyelerine dolaştırılması suretiyle toplan-
bsız karar alması olarak iki tür karar alma yöntemi mevcuttur.
Yonetim kurulu toplantısı, yönetim kurulunun kurul olma vasfına
daha uygun olan bir karar alma usulüdür
131
• Yônetim kurulu toplantıla-
rına katılmak, toplantılarda görüş açıklamak ve oy kullanmak yönetim
kurulu üyeleri bakımından bir hak olduğu gibi bir görevdir
132
•
Yönetim kurulu toplantılarının fiziki ortamda veya elektronik or-
tamda yapılması mümkündür. Bununla birlikte, fiziki ortamda yapılan
toplantıya bazı üyelerin elektronik ortamda katılması da söz konusu
olabilecektir
133
•
Yönetim kurulu toplantı çağrısı, yönetim kurulu başkanı veya başka-
nın olmadığı zamanlarda başkan vekili tarafından yapılır. Bununla birlik-
te, her yönetim kurulu üyesinin başkandan yönetim kurulunu toplantıya
129
Bkz. TTK m. 378.
130 Kırca, l., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 479.; Tekinalp, Ü. (2013).
a.g.e. 205-206.
131 Kırca, l, Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 481.
132 Karahan, S.(Editör). (2015). a.g.e. 391.
m Bkz. TTKm.1527/L
40 Anonim Şırutlmn Tmısılı
çağırmasını yazılı o1arak istemesi de mümkündürn
4
• TTK'da yönetim
kurulunun toplantıya çağrılması konusunda herhangi bir usul ya da kural
öngörülmemiştir. Yönetim kurulunun kolaylıkla toplanmasını sağlamak
amacıyla, yönetim kurulu toplantıları için herhangi bir şekil şartı bulun-
mamaktadır
13
Toplantılara katılmanın yönetim kurulu üyesi bakımında
bir hak olmasının sonucu olarak, çağrının usulsüz yapılması dolayısıyla
bazı üyelerin katılamadığı toplantılarda alınan kararların yok hükmünde
sayılması gerekir
136
•
Yönetim kurulu, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplarur
137
• Yone-
tim kurulu toplantı ve yeter sayılarının esas sözleşmeye konulacak hü-
kümlerle artırılması mümkündür. Benzer şekilde, esas sözleşmede aksine
bir hüküm öngörülmemişse, yönetim kurulu kararlarını toplantıda hazır
bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Ancak elden dolaştırma yoluyla alı-
nacak kararlarda oy birliği aranır
138
.
Yonetim kurulu toplantıları bakımından üzerinde durulması gere-
ken bir diğer husus, yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu toplantıla-
rına bizzat katılma ve bizzat oy kullanma mecburiyetidir.Yönetim kurulu
üyeleri birbirlerinin temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara vekil
aracılığıyla da katılamazlar
139
•
Yonetim kurulu toplantısının gündemi, kurulu toplantıya çağıran
başkan veya başkan vekili tarafından hazırlanır. Ayrıca, bir üyenin baş-
kandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını talep etmesi halinde,
bu üyenin toplantı gündemini de belirlemesi gerekmektedir. Bununla
birlikte, genel kurul toplantılarından farklı olarak yönetim kurulu toplan-
tılarında gündeme bağlılık ilkesi geçerli değildir, yönetim kurulu toplantı
•� Bkz.TTK m.392/7.
135
Poroyı R.1 Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 339.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013).
a.g.e. 432.; Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 482.
ıl6 Kırca, 1., Şehriali-Çelik1 F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 487.; İmregün, O. (1989).
a.g.e. 21.
m Bkz.TTK m.390/1.
ns Bkz.TTKm.390/N.
n
9
Bkz.TTK m.390/11.
41 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
sırasında gündemde olmayan konuları da müzakere ederek karara bağla-
yabilir
140
•
Son olarak, yönetim kurulu kararlarının geçerliliği kararın yazılıp
imza edilmiş olmasına bağlıdır1
41
• Yazılı olarakalınmamış olan veyönetim
kurulu üyelerinin imzası olmadan alınmış olan yönetim kurulu kararlan
geçersiz olacakbr.
2.2. Yonetim Kurulunun Temsil Yetkisi
Yönetim kurulu, anonim şirketlerin kanuni temsil organıdır. TTK
m. 370 anonim şirketlerin temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait oldu-
ğunu açıkça belirtmektedir. Temsil, yönetim kurulu üyeleri bakımından
yetki niteliğinde olsa da aynı zamanda bir görev teşkil etmektedir
142
•
2.2.1. Yonetim Kurulu Üyelerinin Kanuni Temsil Yetkisi
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsil yetkisine
ilişkin temel düzenleme TTK m. 370/l'de yer almaktadır. Buna göre,
"esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmu-
yorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir."
Bu çerçevede, yönetim kurulunun birden fazla kişiden oluşması ve esas
sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması durumunda, şirket yönetim
kurulu üyelerinden herhangi ikisinin müşterek imzalarıyla temsil ve il-
zam edilecektir.
Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, esas sözleşmede aksine bir hüküm bu-
lunmaması durumunda, şirketi temsile yetkili kişilerden sadece birinin
atacağı imza ile şirketin bağlı olmayacağını belirtmektedir. Örneğin,
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21 Eylül 1998 tarih, 1998/4211 E. ve
140
Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 341.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H.,
Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 484.
141
Bkz.TTKm.390/V.
141
Arslan, 1 (1994). Anonim Şirketlerde Yöndim Ydkisinin Sınırlandınlması. (1. Baskı).
Konya: Mimoza Yayıncılık, 63.
42 Anonim Şirketlerin Tmuıb
1998/ 5344 K. sayılı kararında, tek bir yönetim kurulu üyesinin imzaladı.
ğı bononun şirketi bağlamayacağı açıkça ifade edilmiştir.
"Takip konusu bononun düzenlendiği 1.3.1996 tarihinde davacı
şirketi H.L. ve M.E.'nin şirket kaşesi altında birlikte atacakları
imza ile temsil edebilecekleri ve bononun yalnızca H.L. tarafından
imzalandığı çekişmesizdir. Bu durumda mahkemece, davacı şirketi
temsile yetkili imzaları taşımayan dava konusu bononun davacı
şirketi ilzam etmeyeceği..."
Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle çift imza kuralının yerine
her yönetim kurulu üyesinin münferiden imza yetkilisi alınası veya
ikiden daha fazla yönetim kurulu üyesinin birlikte hareket etmek sure-
tiyle şirketi temsil etmesi de öngörülebilir
143
. Bununla birlikte, çift imza
kuralından sapılması ancak esas sözleşmede hüküm bulunması halinde
mümkündür. Bu hüküm, şirketin kuruluş aşamasında konulabileceğigibi
esas sözleşmenin sonradan değiştirilmesi yoluyla da konulabilecektir
1
�.
TTK m. 370 ile yönetim kurulu üyeleri bakımından getirilmiş olan çift/
müşterek imza kuralı, şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili murahhas üye
veya murahhas müdür atanması durumunda da geçerlidir
145
•
Yazılı belgeler (sözleşmeler) bakımından söz konusu olan çift imza
kuralının, şirket yönetim kurulu üyelerinin sözlü olarak kuracağı söı-
leşmeler veya sözlü olarak bulunacağı taahhütler bakımından da geçerll
olduğunu belirtmek gerekmektedir
146
•
Anonim şirketin aktif temsilinde çift imza kuralı mevcutken, pasif
temsil bakımından birlikte imza kuralı uygulanmayacaktır. Anonim
şirkete yapılacak, tebligat, ihbar, ihtar ve bildirimler bakımından her
bir yönetim kurulu üyesi münferiden pasif temsil yetkisini haizdir
147
•
143
Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 625.; Oçışık, G., Çelik, A.
(2013).a.g.e. 455 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.222-223.
144
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013). a.g.e.625-626.
145
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.626.
146
Domaniç, H. (1988). a.g.e. 518.
147
Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013).
�.g.e. 454.; Moroğlu, E. (2010). Makaleler. Şirketlerde Adli Tebligat Kimlere Yapılır?.
Istanbul: On iki Levha Yayıncılık.
.....
43 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
Nitekim 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi, tüzel kişilere ya-
pılacak tebligatın bu tüzel kişinin yetkili temsilcine yapılacağını, yetkili
temsilcinin birden fazla olması durumunda tebligatın bunlardan birine
yapılacağını belirtmektedir. Bu durumda, yönetim kurulu üyelerinden
herhangi biriyle birlikte, kendisine yetki devri yapılmış olan murahhas
müdürler, ticari mümessiller veya ticari vekiller de anonim şirketi pasif
temsil yetkisine sahip olacaktır.
Son olarak, anonim şirketin mahkemeler nezdinde temsiline değin-
mek gerekmektedir. TMK m. 49'a göre, tüzel kişiler dava ehliyetlerini
yetkili organları aracılığıyla kullanırlar. Anonim şirket bakımından yetkili
temsil organı niteliğinde olan yönetim kurulu dava ehliyetini kullanma
yetkisini de haizdir.
Anonim şirkete yöneltilecek yemin veya anonim şirketin yemin
yöneltmesi bakımından da kural olarak yönetim kurulu yetkilidir. Bu
durum, tüzel kişilerin iradelerini organları aracılığıyla açıklamalarının so-
nucudur. Hukuk muhakemeleri usulünde kesin delil olarak kabul edilen
yeınin
148
ancak şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri veya mu-
rahhas üyeler veya kanuni temsilciler tarafından yerine getirilebilecektir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, anonim şirketlerin eda edeceği ye-
minin temsile yetkili yönetim kurulu üyesi veya murahhas müdür gibi
temsil yetkisini haiz bir kişiye eda ettirilmesi gerektiği yönündedir
149
•
2.2.2. Anonim Şirket Temsilcilerin Temsil Yetkisini
Kullanım Şekli
TTK m. 372/1 hemyönetim kurulu üyeleri hem de şirketi temsile
yetkili olan üçüncü kişiler bakımından ortak bir kural getirmiştir. Buna
göre, şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza
148
Pekcarutez, H.,Atalay, O., Ôzekes,M. (2011). Medeni Usul Hukuku. (10. Bası).Ankara:
Yetkin Yayıncılık. 466.
1
•
9
Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 17 Ekim 1998 tarih, 1998/1655 E. ve 1998/5918 sayılı
Kararı. Web: www.kaı.ançı.com adresinden 1 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır.
Anonim Şirketlerin Tmuı1J 44
atarlar. Unvan için damga, kaşe, mühür kullanılabileceği gibi unvanın el
yazısı ile de yazılması mümkündür
150
•
Yönetim kurulu, görev döneminin başlangıcında şirketi temsil yet-
kisine sahip olanların imza yetkilerinin kapsamını ve derecesini gösteren
bir imza sirküleri düzenleyerek bu imza sirkülerini notere tasdik ettirir
151
•
İmza sirkülerinde ayrıca, yönetim kurulu üyeleri dışında kendilerine imza
yetkisi tevdi edilmiş olan üçüncü kişilerin de imza yetkilerinin kapsamı
ve derecesi gösterilir. Noter tarafından onaylanmış olan imza sirküleri,
imza yetkililerinin yapacağı işlemler sırasında yetkilerinin ispatlanması
işlevini görür
152
• Bununla birlikte, imza sirküleri şirketin iş ilişkisinde bu-
lunduğu kişi ve kurumlara da gönderilerek, bu kişi ve kurumların yapılan
bu düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olması sağlanır
153
•
Şirketin unvanı altında imza atılamaması durumunda, ne gibi so-
nuçların ortaya çıkacağı her bir somut olayın koşullarına göre belirlene-
cektir. Yargıtay'ın bu konuda birbirinden farklı kararları söz konusudur.
Yargıtay bir kısım kararlarında, şirket unvanı yazılmadan atılmış olan im-
zaların şirketi bağlamayacağını belirtmiştir. Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk
Dairesi'nin 12 Mayıs 1997 tarih, 1997/5316 E. ve 1997/5444 K.Sayılı
Kararı'nda
154
şirketin tam unvanı gösterilmeden imzalanmış olan çekin
şirketi bağlamayacağı belirtilmiştir.
"Çekte keşideci olarak ... Hipermarket ünvanı gösterilmiştir....
Hipermarketin bu ad altında bir tüzel kişiliği yoktur. Şirket ana
sözleşmesinde, şirketin ünvanı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ Hi-
permarket olarak gösterilmiştir. Şirketin niteliği belirtilmeden ve
unvanı tam yazılmadan Hipermarket adı altında şirket adına çek
düzenlenmesi şirketi ilzam etmez. Zira TTK. 322. maddesine göre
150
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 636.
ısı Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013).
a.g.e. 454-455.
152
Kayar,1. (2005).Anonim ve Limited Şirketlerin Temsili ve İmza Sirküleri. Türkiye Noter-
ler Birliği Dergisi, Sayı 127, 110 vd.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 455.
153
Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013).
a.g.e. 455.
ıS4Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır.
45 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
şirket namına imza salahiyetiolanlar şirketin unvanını ilaveetmeye
mecburdurlar. Bu nedenleşikayetin kabulü ile takibin iptaline karar
vermek gerekirken kısmen şikayetin kabulü ve kısmen reddine karar
verilmesi isabetsizdir."
Ayrıca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1987 tarihli bir kararındat.ss, şir-
ket kaşesi dışında, açığa atılan imzaların şirket açısından değil, imzalayan
temsilci açısından şahsi sorumluluk doğuracağını ifade etmiştir.
İncelenmesi gereken bir diğer husus, şirket esas sözleşmesinde yer
verilecek bir maddeyle veya herhangi bir genel kurul yahut yönetim
kurulu kararıyla, temsil yetkisinin kullanım şeklinin değiştirilip değiş-
tirilemeyeceğidir. Şirket esas sözleşmesine eklenen bir madde ile veya
şirket tarafından alınan bir kararla, şirket adına imza atmaya yetkili olan
kişilerin, bu imzayı şirket unvanı yerine şirket kaşesi altında atmalarının
zorunlu tutulması veya başka bir şekilde kanundan sapan bir düzenleme
yapılması durumunda, bu zorunluluğun hangi sonuçları doğuracağının
incelenmesi son derece önemlidir. Uygulamada, bir kısım şirketlerin
imza sirkülerlerinde 'şirketin ancak şirket kaşesi altında atılan imzalarla
bağlanacağı' yönündeki ifadelerin yer aldığı görülmektedir. Yargıtay'ın
bu konudaki müstakar içtihadı, TTK m. 372'nin amir hüküm niteliğinde
olduğu ve bu hükmün esas sözleşme veya başka herhangi bir şekilde de-
ğiştiremeyeceği yönündedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28 Şubat 1996 tarih, 1995/12.993 E
ve 1996/96 K. sayılı kararında
15
6,bu konuyu çok açık bir şekilde ifade
etmiştir.
"Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak
ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve
özellikle TTK nun 322 nci maddesinin açık bulunan amir hükmü,
ana sözleşme ile kaşe koyma zorunluluğugetirilmek suretiyle değiş-
tirilemeyeceği gibi, anasözleşmedeki kaşetabirininde"ticari ünvan"
olarak anlaşılması gerekeceğine...
11
m Yargttay 11. Hukuk Dairesi'nin 20 Mart 1987 Tarih, 1987/1337 E. ve 1987/1617 K.
Sayılı Kararı. Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarih.inde alınmıştır.
ıS6 Web: www.kazanci.com adresinden 05 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır.
46 Anonim Şirketlerin Tent.silı
Bu noktada, anonim şirket adına yapılan işlemlerde TTK m. 372'de
yer alan kurallara uyulmadığı zaman, işlemin şirket adına yapıldığının an-
laşılması durumunda,söz konusu işlemin şirket bakımından geçerlioldu-
ğu yönündeki görüşün bizim de katıldığımız görüş olduğunu belirtmek
gerekir
157
. Kırca, TTK m. 372/ l'in birinci cümlesinin bir düzen hükmü
olduğunu, temsilcinin şirketin unvanını kullanmaksızın imza atması du-
rumunda karşı tarafın temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya
çıkarması gerekiyorsa hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya
şirkete ait olacağını ifade etmektedir
158
. Gerçekten de hem güven ilkesi
hem de TMK m. 2'de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralı gereği, işlemin
şirket adına yapılmış olduğunun anlaşılması durumunda, şirketin bu iş-
lemle bağlı olması gerekmektedir.
Son olarak, şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin mer-
kezi, sicile kayıtlı olduğu yer ve sicil numarası da gösterilınelidir
159
• TTK
ile getirilmiş olan bu hükme bağlanmış olan herhangi bir cezai yaptırım
bulunmamaktadır
160
. Bu hüküm de işlem rahatlığı açısından getirilmiş
olan bir düzen hükmü niteliğindedir.
2.2.3. Temsil Yetkisinin Tescil ve İlanı
TTK m. 373/ 1, yönetim kurulunun, temsile yetkili kişileri ve bunla-
rın temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil
ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vereceğini düzenlemektedir. Ano-
nim şirketi temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri, murahhas üye ve
müdürler ve ticari temsilciler sicile tescil ve ilan edilir. Bu maddeye göre
yönetim kurulu, temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri ile temsile
yetkili olan kişilerin isimlerini, ikametgah adreslerini, tabüyetlerini de
151
Çevik, O. N. (2002). Anonim Şirketler.(4. Baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık, .448.; Üçı-
şık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 454.; İmregün, O. ( 1989). a.g.e. 341. Arslanlı, H. (1959).
a.g.e.135. Ayrıca Yargıtay Ticaret Dairesi'nin 13 Nisan 1961 Tarih, 1961/4417 E. ve
1962/1674 Sayılı kararı da aynı yöndedir.
158
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 636.
159
Bkz. TTKm. 372/II.
160
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 637.
47 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
tescil eder. Tescil edilen bu kararda, temsil usulünün de gösterilmesi ge-
rekir (münferit imza, müşterek imza vb.)
161
•
Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin
de aynca tescil edilmesi zorunludur
162
. Örneğin, imza yetkilisi olarak
atanmış yönetim kurulu üyesinin görevinden istifa etmesi durumunda,
görevinden istifa ettiğinin ve dolayısıyla temsil yetkisinin sona erdiğinin
de tescil edilmesi gerekir.
Son olarak, temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili
kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık,
şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak sakatlığın bunlar tarafından bi-
lindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir
163
• Bu hüküm, tescil ve
ilan ile yaratılmış olan hukuki görünüşe duyulan güveni korumayı amaç-
lamaktadır
164
• Hükmün gerekçesine göre, hukuki sakatlık ne kadar ağır
olursa olsun bunun üçüncü kişiye karşı ileri sürülememesi, üçüncü kişiye
izleyemeyeceği, belirleyemeyeceği ve yargılayamayacağı bir yükümlülük
yüklenmesini engellemek ve işlem güvenliği ile adaleti sağlamak amaçla-
rına yöneliktir.
2.2.4. Temsil Yetkisinin Kapsamı
Temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını düzenleyen TTK m.371/ 1'e
göre, temsile yetkili olan kişiler şirketin amacına ve işletme konusuna
giren her tür işleri ve hukuki işlemi, şirket adına yapabilir ve bunun için
şirket unvanını kullanabilirler. TTK m. 371/2'de ise temsile yetkili olan
kişilerin, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemlerin de şirketi
bağlayacağı ancaki hukuki işlemin tarafı olan üçüncü kişinin, işlemin işletme
konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden bilebilecek
durumda olduğunun ispat edilmesi halinde, söz konusu hukuki işlemin şirketi
bağlamayacağı ifade edilmiştir.
161
Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 455.
162
Bkz. TTK m. 31.
163
Bkz. TTKm. 373/ll.
164 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 446.
48 Anonim Şirlutlerin Te,,uilı
Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ve murahhaslann
temsil yetkileri belirlenirken TTK m. 371/ 1 ve TTKm. 372/2 hükümle-
ri birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, temsile yetkili kişilerin şirketin
amacına ve işletme konusuna giren her türlü işi ve hukuki işlemi yapa-
bileceğini ifade eden TTK m. 371/1 hükmü, anonim şirketin iç ilişkisi
bakımından geçerli olan bir hükümdür
165
• Bu hüküm kapsamında, tem-
sile yetkili olan kişiler, şirketin amacı ve işletme konusu kapsamındaki
işlemleri yapmaları konusunda yetkilendirilmişlerdir
166
• Kanun ve esas
sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücu hakkının saklı oldu-
ğunu belirten TTK m. 371/l'in ikinci cümlesi de söz konusu kuralın iç
ilişki bakımından geçerli bir kural olduğunu ortaya koymaktadır.
TTK m. 371/2 ise temsile yetkili kişilerin kural olarak şirketin işlet-
me konusuna giren işlemleri de yapma yetkisini haiz olduklarını göster-
mektedir. Kırca, TTKm. 371/2 hükmünü TMK'nın 48. maddesinde yer
alan, tüzel kişiler bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilir-
ler şeklindeki düzenlemenin anonim şirketler bakımından bir yansıması
olarak değerlendirmektedir
167
.
TTKm. 371/2 hükmü, anonim şirketler bakımından yeni olarak ni-
telendirilebilecek bir düzenlemedir. Bu düzenleme kapsamında, anonim
şirketler bakımından şirketin ancak işletme konusu ve şirket amacı kap-
samındaki işlemleri yapabileceği yönündeki ultra vires ilkesi terk edilmiş-
tir
168
• ETTK'dan farklı olarak, TTK'da ultra vires ilkesine yer verilmemiş
ve anonim şirketlerin temsil yetkileri TMK m. 48'e uygun olarak her türlü
hak ve borç bakımından temsil edilebilecek kapsamda düzenlemiştir
169
•
165
Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 461.
166
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638.; Üçışık, G., Çelik, A.
(2013). a.g.e. 461.
167
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638.
168
Çağlar, H., Çalışkan, E. (2010). Anonim Şirketlere Ait Taşınmazların Satımında Ehliyet
ve Temsil Sorunları. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C.XIV.S.l s.61-85. (64).
169
Aydın, A. (2014). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Sınırlan ve
Temsil Yetkisinin/Gücünün Kötüye Kullanılması Sorunu. BATlDER. C. XXX, Sa.l,
123-187. (153).; Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 462.
49 Anonim Şirketlerin YöneHm Kurulu Tarafından Temsili
Üçüncü kişilere, işlem yapacakları şirketin esas sözleşmesinde ya-
zılı olan işletme konusunu inceleme zorunluluğu getirmesi; ticari işlem
güvenliliğine ve belirliliğe zarar vermesi sebebiyle oldukça eleştirilen
110
ultra vires ilkesi TTK ile birlikte kaldırılmıştır.
Bu durumda, TTK m. 329/2 kapsamında esas sözleşmede sayılmış
olan şirketin işletme konusunun işlevi, şirketi temsile yetkili kişilerin
iç ilişkide temsil yetkilerinin sınırlarının gösterilmesidir. Daha önce de
belirtildiği gibi, temsile yetkili olan kişiler bu sınırlamaya tabi olmaksızın
üçüncü kişilerle hukuki işlem yapabilecektir. Ancak TTK m. 372/2'nin
ikinci cümlesi gereği, şirketin işletme konusu kapsamında olmayan bir
hukuki işlemle bağlı olmamasının tek yolu, hukuki işlemin tarafı olan
üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiğinin
veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda olduğunun ispat edil-
mesidir. Ayrıca, şirket esas sözleşmesinde yer alan işletme konusu ve fa-
aliyet alanı, şirket tarafından temsil yetkisine sahip olanlara verilmiş olan
bir talimat niteliğindedir.
Üzerinde durulması gereken hususlardan biri de TTK m. 372/2
hükmünün uygulanması sırasında işletme konusunun kapsamının be-
lirlenmesidir. İşletme konusunun kapsamı, bu bağlamda şirketin temsil
yetkililerinin sorumluluğu bakımından önem taşıdığı gibi hukuki işlemin
tarafı olan üçüncü kişiler bakımından işlemle bağlı kalmanın sınırlarının
belirlenmesi açısından da önemlidir. Yargıtay
171
kararlarında kabul edilen
görüşe göre, işletme konusu ibaresi geniş bir şekilde yorumlanmalıdır.
"Bir şirketin işletme konusu (iştigal konusu) demek o şirketin
devamlı olarak yapacağı işleri demektir. Bunlar da o şirketin ana
sözleşmesinde belirtilen (şirket maksat ve mevzuu) ile ilgili işlemler-
dir. Bununla birlikte bir ticari işletmenin kendi ana sözleşmesinde
belirtilen işletme mevzuuna girmemekle beraber o işletmenin ticari
170 Yıldız, B. (2006). TTK Tasarısında Şirketlerin Ehliyeti ve Bu Bağlamda TTK m.137
Hükmündeki "Ultra Vıres" Sınırlamasının Yerindeliğinin Değerlendirilmesi. Ankara
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 55, Sa.1, 321-353. (329); Kırca, 1. (2007). Ban-
kacılık İşlemleri- Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması.
Banka Hukuku ve Ya,:gıtay Kararlan Sempozyumu, 08.06.2007, 265-301.(277).
171
Yargıtay11. Hukuk Dairesi, T:23.3.1982, 1982/231E. ve 1982/ 1223 K. sayılı karan
50 Anonim Şirketlerin Tnnsilı
faaliyetlerini kolaylaştıran ticari iş ve ticari sözleşmelerin de o iş-
letmenin mevzuu içinde bulunduğunun kabulü zorunludur••• Aks;
düşüncenin kabulü ticari hayatın normal seyrine ve süratli akışına
engel teşkil edecektir.
172
"
Bu çerçevede, sadece işletme konusu ile ilgili olan işlemler değil,
dolaylı da olsa işletme konusu ile herhangi bir şekilde bağlantılı olan iş-
lemler de bu kapsamda sayılmalıdırı7J. Ayrıca, şirketlerin esas sözleşme-
lerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın, işletme konusu ile ilgili olan
ve herhangi bir şekilde kendilerine menfaat sağlayan bütün işlemlerin
işletme konusu kapsamında olduğu kabul edilmelidirı
74
.
Şirketin işletme konusu geniş yorumlanmasına rağmen, temsil
yetkilileri tarafından yapılan işlemin işletme konusu kapsamına girme-
diği, dolayısıyla şirketi bağlamayabileceği aşamasına geçildiği zaman da
'üçüncü kişinin bildiği veya durumun gereğinden bilebilecek durumda bulun-
duğu' ibaresi değerlendirilmelidir. TTKm. 371/2'nin ifadesinden, sadece
üçüncü kişinin bilmesi durumu yani müspet vukufu değil durumun ge-
reklerinden bilebilecek durumda olması da bu kapsama alınmış olduğu
anlaşılmaktadır. Kırca'ya göre ikinci durum, TMKm. 3/2 anlamında du-
rumun gereklerinden kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimseyi
kapsamaktadır
175
• Yani, TMK m. 3 kapsamında durumun gereklerinden
kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse, şirketin işletme konu-
su bakımından kötü niyetli olarak kabul edilmelidir. Aydın ise, TTK m.
371/II hükmünün TMKm. 3 kadar kapsamlı olmadığını, bu kapsamdaki
özen ölçütünün üçüncü kişinin ağır ihmaline dayanması gerektiğini, hafif
ihmalini dışladığını belirtmektedir
176
.
172
Yargıtay 11. HukukDairesi1 T:23.3.1982, 1982/231E. ve 1982/1223 K. sayılı kararı
173
Kırcaı İ.ı Şehriali-Çelik1 F.H.1 Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638.; Aydın, A. (2014). a.g.m.
154.
174
Yıldız, B. (2006). Şirketlerin Ehliyetine İlişkin Olarak Özellik Arz Eden Bazı Hukuki
İşlem ve Sözleşmeler. Ankara Barosu Dergisi, 2006-2, 58 vd. (60).
175
Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat
1 Ç. (2013). a.g.e. 640. Aynı doğrultuda, Poroy,
R.ı Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 351.
176
Aydın,A. (2014). a.g.m.155-156.
51 Anonim Şirk.etlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili
TTK m. 371/2'nin ikinci cümlesi uyarınca, şirket esas sözleşme-
sinin ilan edilmiş olınası, üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunun ispab
bakımından yeterli kabul edilmemektedir.Şirket işletme konusunun esas
sözleşmede yer alınası TTK m. 339'un getirmiş olduğu bir zorunluluk
olmasına rağmen, kanun koyucu esas sözleşmenin üçüncü kişinin kötü
niyetini ispab açısında yeterli saymamıştır. Dolayısıyla, üçüncü kişi ile
yapılmış olan işlemin geçersiz olduğunun iddia edilmesi durumunda, bu
iddianın esas sözleşme dışındaki delillerle ispat edilmesi gerekir.
Bu noktada açıklanması gereken bir diğer husus da üçüncü kişinin
şirketin işletme konusunu bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğu-
nun ispatı durumunda, söz konusu işlemin akıbeti olacaktır. Kırca'ya göre
bu durumda, söz konusu işlem için yetkisiz temsil hükümleri uygulanma-
lıdır
177
• Böylece, şirket genel kurulunun icazet vermesi durumunda söz
konusu işlem geçerlilik kazanacaktır. Yıldız, ise söz konusu işlemi askıda
geçerli olarak nitelendirmiştir, buna göre, şirketin üçüncü kişinin kötü
niyetini ispatlaması durumunda, işlem geçersiz hale gelecektir
178
• İşletme
konusu dışında kalan işlemin geçerliliğine ilişkin olarak öne sürülen bir
diğer görüş ise, üçüncü kişinin kötü niyeti ispat edilinceye kadar işlemin
geçerli olacağı, üçüncü kişinin kötü niyetinin ispat edilmesi halinde söz
konusu işlemin askıda hükümsüz hale geleceği ve şirket tarafından bu iş-
leme muvafakat edilmemesi durumunda işlemin en baştan beri geçersiz
olacağı yönündedir
179
•
Kanaatimizce, üçüncü kişinin kötü niyetinin ispat edilmesi duru-
munda yetkisiz temsil hükümlerinin uygulanması, taraf iradeleri ve ticari
hayat dikkate alındığında daha uygundur. Bu sayede, işlemin tarafı olan
üçüncü kişi kötü niyetli dahi olsa, söz konusu işlemin akıbeti hakkındaki
karar şirket genel kuruluna bırakılmış olacaktır. Bu durum hem şirket
hem de işlemin tarafı olan üçüncü kişi bakımından daha avantajlıdır.
177
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 643.
171
Yıldız, B. (2011). Ultra Vires İlkesinin Kaldırılmasının Ardından İşletme Konusu Un-
suru ve Ticaret Şirketlerinin İşletme Konusu Dışındaki İşlemlerinin Hukuki Niteliği.
BATlDER 2011. C. XXVII, S.3, s.111-134. (128-129).
119
Hatemi, H. (2013). Ultra Vıres Kuramı ve Türk Hukuku. Ersin Çamoğlu'na Armağan.
İstanbul: Vedat Kitapçılık, 333.
52 Anonim Şirketlerin Temsil.
2.2.5. Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması
Temsil yetkisinin sınırlandırılması kısmında temsil yetkisine iradi/
sözleşmese! ve kanuni olarak getirilebilecek sınırlandırmalar incelene.
cektir.
2.2.5.1. Kanuni Sınırlandırmalar
Kanuni sınırlamalar ile temsil yetkisine sahip olanların, söz konusu
temsil yetkilerini kullanmaları esnasında uymaları gereken ve yürürlükte-
ki mevzuat uyarınca getirilmiş olan sınırlamalar ifade edilmektedir.
Kanuni sınırlandırmalarla ilgili olarak öncelikle, hukukumuzda
hakim olan temel işlem sınırlarına değinmek gerekir. Kanunun emredici
hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konu-
su imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu ifade
eden TBK m. 27 temel kanuni sınırlamalardan bir tanesidir
180
• Buna göre,
anonim şirket temsilcileri tarafından yerine getirilmiş olan fakat TBK m.
27'ye aykırı olan işlemler kesin olarak hükümsüzdür.
Bir diğer kanuni sınırlama ise, temsile yetkili olan kişilerin/ organın
yapmış olduğu işlemin anonim şirketin diğer organları veya unsurlarının
yetkisine bırakılmış olan konular arasında olmaması gerekliliğidir
181
•
Anonim şirketler bakımından, genel kurulun devredilemez görev ve yet•
kileri arasında sayılmış olan bir husus, yönetim kurulunun temsil yetkisi
bakımından kanuni bir sınırlandırma teşkil edecektir.
Genel kurulun iznine/ onayına ihtiyaç duyulan işlemlerin bir kanuni
sınırlama teşkil edip etmediği konusunda öğretide çeşitli görüşler mev-
cuttur.Aydın'a göre, genel kurul izninin/ onayının aranması bir kanuni sı-
nırlama teşkil etmektedir
182
• Kırca ise hukuki işlemin yapılmasında genel
kurul izin/onayının arandığı durumların hüküm ve sonuçları itibariyle
kanuni sınırlamadan farklı olduğu yönündedir
183
•
180
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644.
181
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644.
182
Aydın, A. (2014). a.g.m. 161.
183
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.. 644.
53 Anomm Şirketlenn Yi:inetim Kurulu Tarafından Temsili
Bu noktada, geçerliliği bakımından genel kurul kararının arandığı
işlemlerin incelenmesi gerekir. Bu işlemlerden ilki, TTK m. 356'da dü-
zenlenmiştir. Buna göre, şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir
işletme veya aynın, sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında
devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, genel kurulca
onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmayacaktır. Söz
konusu düzenleme, kanuna karşı hile ile kuruluşa ilişkin hükümlerin
dolanılrnasını engelleme amacı gütmektedir. Bu hüküm çerçevesinde
yapılacak sözleşmeler, yönetim kurulu bakımından bir kanuni sınır teşkil
etmektedir
184
•
Aynı şekilde, TTK m. 408/2(f)'de düzenlenmiş olan önemli mik-
tarda şirket varlığının toptan satışı da bu yöndedir. Önemli miktarda
şirket mal varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez görev ve
yetkileri arasında sayılmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu
konuda genel kurul kararı olmadan işlem yapılmış olmasının söz konusu
işlemin geçerliliğini ne şekilde etkileyeceğidir. Katılmakta olduğumuz
görüş, önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışına ilişkin olarak
şirket ile üçüncü kişi arasındaki sözleşmenin genel kurul onayından önce
askıda hükümsüz olduğu, genel kurul onayı ile birlikte en baştan itibaren
hüküm ve sonuç doğuracağı yönündedir
185
• Bu görüşe göre, söz konusu
kural sadece iç ilişki bakımından değil, dış ilişki bakımından da geçerli
olacak şekilde düzenlenmiştir.
Bu konudaki diğer görüş ise TTK m. 408/2(f) hükmünün sadece iç
temsil yetkisi bakımından bir sınırlama oluşturduğu, dış temsil yönünden
iyi niyetli üçüncü kişilere karşı herhangi bir kısıtlama getirmediği yönün-
dedir
186
• İkinci görüşün ticari hayatın aradığı hızlılık ve güven ihtiyacına
cevap verdiği savunulsa da TTK m. 408/2(f) hükmünün şirketin önemli
miktarda malvarlığının toptan satışını genel kurulun devredilemez görev
ve yetkileri arasında sayması karşısında bu görüşe katılmak mümkün
olmayacaktır. Kaldı ki; TTK m. 408/2(f) hükmünün gerekçesinde, bu
hükmün Yargıtay içtihatlarına uygun olarak önemli miktarda şirket var-
1
"' Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 456.
185
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644-645.
116
Aydın,A. (2014). a.g.m.164.
54 Anonim Şirlcdlerin Temsil,
lığının toptan satışının yönetim kurulu tarafından yapılmayacağı, bunun
genel kurulun devredilemez ve münhasır yetkilerinden olduğu açıkça
ifade edilmiştir.
Gerçekten de, ETTK döneminde hem öğretide hem de Yargıtay
kararlarında, şirkete ait önemli miktarda mal varlığının ancak genel kurul
kararıyla satılabileceği belirtilmiştir. Özdamar bu konu hakkında, ortak-
lık mal varlığına dahil olan önemli unsurların, menkul ve gayrimenkul
malların, marka ve patent gibi sınai mülkiyet haklarının tamamen devre-
dilmesi şeklindeki oldukça önemli kararların tek başına yönetim kurulu
tarafından alınmasının genel kurula ait olan bir yetki olduğunu, aksi
yöndeki kabulün anonim şirket organları arasındaki dengeye de aykırılık
oluşturacağını belirtmiştir
187
.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13 Şubat 2006 tarih, 2005/ 1362 E.
ve 2006/ 1253 K. sayılı limitet şirketler bakımından verilmiş olan kara-
rı
188
da kanunun yapbğı yollama sebebiyle anonim şirketler bakımından
da uygulanacakbr. Bu karara göre;
"Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, TTK'nın
542. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 321. maddesi ile belirlen-
miştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve ko-
nusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına
yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belir-
tilmiştir.Davalı şirketin ana sözleşmesinin 'ıimaç ve Konu"başlığını
taşıyan 3. maddesinin 1-e bendinde, şirketin amacı ile ilgili olarak
marka, ihtira beratı, patent, know how lisans, royalite, ustalık ve
diğer sınai mülkiyet haklarını elde etmek, bunlar üzerinde müktesep
haklar sağlamak amaçları yer almakla birlikte, maddede belirtilen
hakların başlarına devri işleriyle uğraşmak, şirketin amaçları ara-
sında sayılmamıştır.
Ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak
şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde ta-
187
Ôzdamar, M. (2006). Anonim Ortaklığın Sahip Olduğu Malvarlığmın Yönetim Kurulu
Tarafından Topluca Devredilmesi. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C.14. S.2.
s.99-118.
188
Web: www.kazanci.com adresinden 2S Nisan 201S tarihinde alınmıştır.
Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili ss
sarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının,
şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığı-
nı sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi
halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi
için limited şirketlerde de uygulama alanı bulunan TTK'nın 443/2.
maddesi uyarınca ortaklar kurulunun bu konuda anılan maddede
açıklanan çoğunlukla karar alması gerekmektedir."
Bu çerçevede, TTK m. 408/2(f) hükmü kapsamında yapılacak ta-
rihsel yorum çerçevesinde önemli miktarda şirket mal varlığının toptan
satışı kararının genel kurul tarafından alınması gereken bir karar olduğu-
nu, aksi durumda genel kurulun onayına kadarsöz konusu işlemin askıda
hükümsüz olacağını, genel kurul onayının gerçekleşmemesi durumunda
ise işlemin en baştan itibaren hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirt-
mek gerekmektedir.
2.2.5.2. İradi Sınırlandırmalar
TTK m. 371/ 3'te iyi niyetli olsun olmasın, bütün üçüncü kişiler ba-
kımından sonuç doğuracak olan iki farklı iradi sınırlama düzenlenmiştir.
Buna göre, temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyi niyet sahibi üçüncü kişilere
karşı hüküm ifade etmezi ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir
şubenin işlerineözgülendiğine veya birlikte kullanılmasınailişkin tescil veilan
edilen sınırlamalar geçerlidir.
Hükümden anlaşıldığı üzere, TTK m. 371/3 hükmü, temsil yet-
kisinin sınırlandırılmasının iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından sonuç
doğurmayacağını ancak yetkinin birlikte temsil ve merkez-şube işleriyle
sınırlandırılmasının, tescil ve ilan edilmiş olması şartıyla, herkese karşı
ileri sürülebileceğini düzenlemektedir. Böylece budüzenleme kapsamın-
da temsil yetkisine getirilen sınırlandırmalar, sicilin müspet etkisinden
(TTKm. 36/1 ve TTKm. 36/3) yararlanmış olacaktır.
Temsil yetkisinin iradi sınırlandırılması konusu kapsamında in-
celenmesi gereken konulardan birisi, genel kurul tarafından yönetim
kurulu üyelerinin veya murahhas aza ve müdürlerin temsil yetkisinin
sınırlandınlmasına ilişkin verilmiş olan kararın tescil ve ilan edilmemesi
56 Anonim Şirutlerin Temsil,
durumunda, bu sınırlandırmanın sonuçlarının ne olacağıdır. TTK m.
36/ 4'e göre, tescili zorunlu olduğu halde tescil edilmemiş veya tescil
edilip de ilanı zorunlu iken ilan edilmemiş bir husus, ancak bunu bil-
dikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde üçüncü kişilere
karşı ileri sürülebilecektir. Temsil yetkisine getirilen sınırlandırmaların
tescil ve ilanının zorunlu olması karşısında, tescil ve ilan edilmemiş olan
sınırlandırmalar ancak bu sınırlandırmayı bilen veya bilmesi gereken
kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Bu kapsamda, temsil yetkisine getiri-
len sınırlandırmayı bilmesi gerekenler TTK m. 371/2'ye paralel olarak,
söz konusu sınırlandırmayı ağır ihmali neticesinde öğrenmemiş olanlar
olarak yorumlanmalı ve hafif ihmal dolayısıyla öğrenememiş olanlar bu
kapsamda değerlendirilmemelidirler
189
•
Tescili caiz olmamasına rağmen tescil edilmiş olan temsil yetkisi
sınırlandırmalarının şirket ve üçüncü kişiler bakımından sonuçlan da
son derece önemlidir. Temsil yetkisinin devredilmesi konusunda detaylı
olarak açıklanacağı üzere uygulamada, imza sirkülerleri vasıtasıyla caiz
olmayan yetki sınırlandırmalarının tescil ve ilan edildikleri görülmekte-
dir. Örneğin, yetkinin miktar, konu veya grup bazında sınırlandırılmaları
caiz olmayan sınırlandırmalardır, buna rağmen uygulamada caiz olmayan
sınırlandırmaların oldukça yaygın olduğu görülmektedir.
Herhangi bir konunun tescil ve ilan edilmesi için mevzuatta bu
yönde bir düzenleme olması gerektiği sicil hukukunun temel ilkesidir.
Gerçekten de Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34/ 1 (a) maddesine göre,
kanunda belirtilmeyen sınırlandırmalar ticaret siciline tescil ve ilan edil-
, mez. Bu durumda, kanunda veya yönetmelikte ticaret siciline tescil ve
ilan edileceği gösterilmiş olanlar dışındaki hususların her nasılsa tescil
edilmiş olması, herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır
190
•
Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da, caiz olmayan yetki sınırlandırma-
larının hukuki sonuç doğurmayacağı yönündedir. Yargıtay 11. Hukuk
189
Aydın, A.(2014). a.g.m. 168-169.
190
Kırca,1. (2007). a.g.m. 277.; Bilge, M.E. (1999). Ticaret Sicili. (1.Baskı). lstanbul: Beta
Yayınları, s.170.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 459.; Pulaşlı, H. (2011). a.g.e. 443.;
Arslan, l. (1994). a.g.e.67.
57 Anonim Şirutlerin Yonetim Kurulu Tarafından Temsili
Dairesi'nin 29 Haziran 1982 tarih, 1982/3015 E., 1982/3184 K. sayılı
kararı bu konudaki önemli emsal kararlarından biridir.
"Buaçıklamaların ışığı altında dava konusu olaya dönülecek olunca,
davacı anonim şirketin 30.3.1979 tarihli genel kurul toplantısında
şirket yönetim kuruluna seçilen üyelerce aynı tarihte yapılan yöne-
tim kurulu toplantısında 1 numara karar ile şirketin ne şekilde ve
kimler tarafından temsil edileceği karara bağlanmış ve buna ait yetki
ve imza sirküleri düzenlenmiş bulunmaktadır. Yönetim kurulunun
bildirimi üzerine Ticaret Siciline tescil edilen ve 5.6.1979 tarihli,
Türkiye ticaret sicili Gazetesinde ilan edilen bu karar ve sirkülere
göre, şirket yönetim kurulu üyeleri A gurubu imza yetkilileri, B ve C
grubu ise şirket müdürleri ve diğer şirket idari yetkilileri arasından
seçilmişlerdir.Ancak bu karara göre, A gurubu imza yetkililerini bir
limit getirilmeksizinimza yetkisi tanınmış ise de B ve Cgurubu imza
yetkililerine ancak diğer yetkileri yanında 250.000 lirayı açmayan
çekleri imza ve ciro yetkisi tanımış; diğer bir deyişle temsil yetkisini
miktar bakımından yapılan sınırlandırmalar TTK. 321 ve B.K.
451'de öngörülmediğinden geçersiz olup, bu şekildeki sınırlandırma
tescil ve ilan edilse dahi hüsnüniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemez.
Dava konusu olayda da B ve Cgurubu imza yetkilileri şirketi temsil
ile görevlendirildiklerine göre, kendilerine yasal dayanaktan yoksun
olarak konulan miktar bakımından limit sınırının üzerine çıkacak
şekilde çek imzalamış bulunmaları hususu hüsnüniyetli 3. kişilere
karşı ileri sürülemez. Ancak iş ilişkisi bakımından bu husus imza
yetkililerinin sorumluluğunu icab ettirir."
Yargıtay'ın yeni tarihli içtihatları da kanunda izin verilenler dışında
temsil yetkisine getirilmiş olan sınırlandınnalann tescilinin caiz olmadı-
ğını ancak bir şekilde tescil edilmiş olsalar dahi bu tescilin hukuki sonuç
doğurmayacağını belirtmektedir
191
•
'�lacaklı şirket ortaklar kurulunun 29.01.2004 tarihli kararı ile ta-
kip dayanağı alacakları ileilgiliferagatyetkisiM.HalisTürkyılmaz'a
verilmek suretiyle şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili Güray
Karaduman'ın temsil yetkisi sınırlandırılmıştır.Birlikte temsil şartı
191
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 8 Şubat 2005 Tarih, 2005/400 E. ve 2005/2118 Sayılı
Kararı: Web: www.k.azanci.com adresinden 27 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır.
58 Anonim Şirketluin Temsil,
ile temsil yetkisinin bir şube veya merkeze özel tutulması dışında ka-
lan temsil yetkisi sınırlamaları, tescil ve ilan edilmiş olsa bile, şirketle
temsilciler arasındaki ilişkilerde değerlendirilir ve iyiniyetli 3.kişilere
karşı geçerli değildir. ( Ord.ProfDr. Halil ARSLANLI-ProfDr.
Hayri Domaniç, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, III.cilt, s.666, Temel
Yayınları, İstanbul-1989) Somut olayda, TTK.nun 321. maddesine
uygun bir yetki sınırlaması bulunmadığına ve borçluların kötü niyet-
li oldukları da iddia edilmediğine göre temsil yetkisinin sınırlanması
3.kişi durumunda olan takip borçlularına karşı ileri sürülemez.
11192
Dolayısıyla, Yargıtay'ın müstakar bu içtihadı, temsil yetkisinin sınır-
landırılmasına ilişkin ilkenin doğru uygulanmakta olduğunu göstermek-
tedir.
TTK m. 371/3'ün ilk cümlesi temsil yetkisinin sınırlandırılması-
nın, iyi niyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğini ifade
etmektedir. Bu durumda, temsil yetkisinin sınırlandırılması, kanunda
düzenlenmemiş olsa dahi, iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı ileri
sürülebilecektir. Söz konusu iyi niyet ibaresinin kapsamı tartışmalıdır.
Bir kısım yazarlar, üçüncü kişilerin sınırlamaları bilebilecek durumda
olmasını yeterli görmemekte, bunun için üçüncü kişinin sınırlandırmayı
bilmesi yani müspet vukufunun gerekli olduğunu ifade etmektedir
193
• Bir
başka görüşe göre ise, üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığının değer-
lendirilmesinde sadece müspet vukuf değil, sınırlandırmayı bilmemenin
ağır ihmale dayanması hususu da iyi niyeti ortadan kaldıran bir unsur
olarak değerlendirilmelidir
194
.
Bu konudaki kanaatimiz, üçüncü kişinin iyi niyeti değerlendirilir-
ken, sadece müspet vukufun değil, sınırlandırmayı bilebilecek durumda
olmasının da iyi niyeti ortadan kaldırdığı yönündedir. Ancak, bilebilecek
192
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 8 Şubat 2005 Tarih, 2005/400 E. ve 2005/2118 Sayılı
Kararı
193
Tekinalp, O.(2013). a.g.e. 223-224.
194
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 645-646.; Aydın, A. (2014).
a.g.m. 155-158.; Kırca. 1. (1994). Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisine Getirilen ve
Tescili Caiz Olmayan Sınırlandırmaların Üçüncü Kişilere Etkisi. BAT1DER. C.XVll. S.
3, s.149-158. (154).
59 .Anonim Şirketlerin Ycinetim Kurulu Tarafından Temsili
olma, hafıf ihmali kapsamayacak şekilde sadece ağır ihmal bakımından
yorumlanmalıdır.
..,
2.2.6. Temsile Yetkili Kişinin Yaptığı İşlemlerin Esas
Sözleşmeye ve Genel Kurul Kararlarına Aykırı
Olması
Anonim şirket esas sözleşmesi ve genel kurul kararlan ticaret siciline
tescil edilerek ilan edilmekte ve şirket/ şirket temsilcileri bakımından bağ-
layıcı bir nitelik arz etmektedir. Bu durumda, temsil yetkisinin kapsamı ve
sınırlandırılması ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken konulardan
bir diğeri imza yetkilisi olan kişinin, şirket adına yaptığı işlemlerin şirket
esassözleşmesine ve genel kurul kararlarına aykırı olmasının sonuçlandır.
Şirket temsilcileri tarafından yapılan işlemlerin esas sözleşmeye ve
genel kurul kararlarına aykırı olması, TTK m. 371/4'te düzenlenmiştir.
Buna göre, "temsile yetkili kişiler tarafından yapılan işlemin esas sözleşmeye
veya genel kurul kararına aykırı olması, iyi niyet sahibi üçüncü kişilerin o
işlemden dolayı şirkete başvurmalarına engel değildir." Bu kapsamda, temsil
yetkisine getirilmesi caiz olan sınırlandırmalar dışında kalan sınırlandır-
malar, esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla veya yönetim kurulu
kararıyla getirilmiş olmalarına bakılmaksızın iyi niyetli üçüncü kişilere
karşı hüküm ifade etmeyecektir.
Öğretide kimi yazarlar, TTK m. 371/4 hükmüne gerek olmadığını
ifade etmektedir. Buna göre, emredici hükümler ilkesi ve yönetim kurulu
ile genel kurul arasındaki organlar ayrılığı ilkesi çerçevesinde, kanunun
izin vermediği bir kaydın esas sözleşmeye konması veya genel kurul kara-
n olarak alınması geçerli olmayacaktır
195
.
TTK m. 371 / 4 kapsamında ifade edilen iyi niyet hususuna ilişkin
olarak, aynı hukuki temellere dayanmaları dolayısıyla daha önceki açık-
lamalarımıza atıf yapmakla yetiniyoruz. Bu çerçevede, iyi niyetin ortadan
kalkması ancak işlemin tarafı olan üçüncü kişinin müspet vukufu ve
ı,s Kırca,1, Şehriali-Çel.ik, F.H., Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 648.
60 Anonim Şirkdlerin Tem.sil,
işlemin esas sözleşme veya genel kurul kararlarına aykırı olduğunu ağır
..
kusuru dolayısıyla bilememesi durumunda söz konusu olacaktır.
2.2.7. Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması
Temsile yetkili olan kişilerin haiz oldukları temsil yetkisini kötüye
kullanmalarının sonuçları, özellikle uygulama bakımından, büyük önem
taşımaktadır. Temsil yetkisine sahip olanların, kendilerine tanınmış olan
temsil yetkisini, şekli olarak temsil yetkisi sınırlandırmalarına (esas söz-
leşme, genel kurul kararı, imza sirküleri, iç yönerge vb.) uygun davran-
mak suretiyle de kötüye kullanmaları mümkündür. Bu durumda temsil
yetkilisi, şekli kurallara bağlı kalmasına rağmen, şirketi zarara uğratmış
olacaktır.
Temsil yetkisinin kötüye kullanılması, temsilci ile üçüncü kişi ara-
sında mevcut olan bir anlaşma/uzlaşı (kollusion) neticesinde, bilinçli
olarak şirketin zararına işlem gerçekleştirmesidir. Kollusion durumunda
şirket, temsil yetkilisi ile işlemin tarafı olan üçüncü kişinin iradeleri ile
zarara uğratılmaktadır. Bu durumun özellikle aile şirketleri bakımından
uygulamada son derece yaygın olduğunu belirtmek gerekir.
Şirketin yetkili temsilcileri ile üçüncü kişi arasında, şirketi zarara
uğratma konusunda bir uzlaşma bulunması halinde, söz konusu işlemin
hukuki geçerliliğine ilişkin olarak birden fazla görüş mevcuttur. Bir kısım
yazarlar söz konusu işlemin TBK'nın 27( 1) maddesine
196
aykırı olduğu-
nu ve dolayısıyla en baştan batıl olduğunu ifade etmektedir
197
. Bir kısım
yazarlar ise, temsil yetkisine sahip olan kişilerin temsil yetkisinin kötüye
kullanılması suretiyle yapmış oldukları işlemlerin askıda geçersiz oldu-
ğunu ve ancak genel kurulun icazet vermesi ile geçerli hale geleceğini
belirtmektedir
198
.
196
Bu hükme göre, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklamıa
aykın veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür.
197
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 648.; Kocayusufpaşağlu, N.,
Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. Borçlar Hukuku- Genel Bölüm- I. Cilt. (6. Baskı). İs-
tanbul: Filiz Yayınevi, 754.
198
İnceoğlu, M.M. (2009). Borçlar Hukukunda Doğrudan Temsil. (1. Baskı). İstanbul: On
İki LevhaYayıncılık.337.
61 Anonım Şırutlenn Yönehm Kurulu Tarafından Temsil,
Temsil yetkisinin, temsilci ile üçüncü kişi arasındaki bir uzlaşı
(kollusion) ile kötüye kullanılması durumunda, Yargıtay'ın yerleşik
görüşü
199
bu işlemlerin geçersiz olacağı yönündedir. Aşağıda alıntılanan
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 3 Kasım 1993 tarih, 1993/ 1-460 E. ve
1993/ 699 K. sayılı Kararı, bu konuda önemli bir emsal teşkil etmektedir.
Vekil ile sözleşme yapan kişinin durumuna gelince; bu kişi Medeni
Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise, daha açık anlatımla
vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisin-
den beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa,
vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar.Vekil vekalet
görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet edenarasında
bir iç sorun olarak kalır. Vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı
haklara etkili olmaz. Yapılan sözleşmenin iptali istenemez. Ne var
ki üçüncü kişi kötü niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kö-
tüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, vekil edenini
sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. madde-
sinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul
edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdı-
ğından hükmünün hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) göz
önünde tutulması zorunludur ( Egger; İsviçre Medeni Kanunun
şerhi giriş kişinin hukuk çeviren Çerniş sh.86, Ord. Prof Dr. H.V.V
Umumi Esaslar 1968 sh.345, Prof Dr.B.K.Medeni Hukuk yıl 1971
sh.102 Prof Dr. ]. G. A. Türk Medeni Hukuk-Medeni Kanunun
başlangıç Hükümleri yıl 1973 sh.189-190 H.G.K. 6.10.1973 gün
1972/2-1677 esas 768 kararj 4.11.1964 gün 1963/D-2 esas 649
kararj 13.2.1974 gün 1973/T.524 esas 1974/103 karar. ) Vekalet
görevini kötüye kullandığını bilen veya bilmesi gereken kişinin söz-
leşmenin geçerli olduğunu ileri sürmesi Medeni Kanunun 2. maddesi
hükmü engel teşkil eder.Ak.sine düşünmek kötü niyeti teşvik etmek,en
azından, ona göz yummak olur. Oysa bütün hukuk sisteminde kötü
199
Yargıtay'ın benzer nitelikteki kararları için; Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı'nın 5
Mayıs 1993 tarih, 1993/1-79 E. ve 1993/195 K. Sayılı Karan, Yargıtay Hukuk Genel
Kurulu'nun 25 Nisan 2001 tarih, 2001/1-306 E. ve 2001/404 K. sayılı Kararı, Yargı-
tay Hukuk Genel Kurulu'nun 13 Şubat 1974 tarih, 1974/521 E. ve 1974/103 K. Sayılı
Karan ve Yargıtay Hukuk Genel Kwulu'nun 17 Haziran 1992 tarih, 1992/1-27 E. ve
1992/391 K. Sayılı Karan. Web: www.k.azanci.com adresinden 1 Mayıs 2015 tarihinde
alınmıştır.
62 Anonim Şirlatlerln Ttrn.ıılı
niyet korunmamış, daima malıkCtm edilmiştir (Eggen missbrach
der Verteretungsmanont, Festgabe fün Wieland 1934 sh.63, Becker
1941 sh.169, Oser Schonenberger 1929, Türkçe tercümesi Seçkin An-
kara 1947,Esenertemsil1961 sh.85 ve devamı, Tekinay sh.147,148,
H.G.K.13.2.1974 gün 1973/T.524E.1974/103 K.18.9.1991 Tarih
1991/2·308 E.1991/418 K. Federal Mahkemenin çeşitli kararları)"
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016 tarihli bir kararında da birli-
mitet şirket müdürlerinden biri tarafından menfaat çatışması dolayısıyla
açılan bir davadan şirketin diğer müdürünün feragat etmesi kabul edil-
memiştif200. Söz konusu karara göre,
"Bir şirket müdürü iradesiyle şirket adına söz konusu taşınmaz
satışının muvazalı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescili için dava
açılırken diğer bir şirket müdürü tarafından bu davadan feragat
edilmiştir. Böylece davacı şirketi tek başına temsile yetkili müdürler
arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş
ayrılığı oluşmuş bulunmaktadır.Bu durumda öncelikle somut olayın
özellikleri ve menfaat çatışması sonucu doğurabilecek hallerde dava-
cı şirketin temsili konusundaki ilkeler de dikkate alınıp gözetilerek
şirket adına açılan davadan bu şekilde feragat edilemeyeceği kabul
edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde
hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması ge-
rektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltmeitirazlarının kabulü ile
Dairemizin 11.05.2015 tarih, 2015/1761 Esas, 2015/6661 Karar
sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın bu
nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir."
Temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının ikinci türü ise temsilci ile
üçüncü kişi arasında hileli bir anlaşma bulunmamasına rağmen, temsilci•
nin -bilinçliveya bilinciz olarak• temsil yetkisini şirketin çıkarlarına aykırı
kullanması halidir. Bir kısım yazarlara göre, temsil yetkisine sahip olanla•
rın bu yetkilerini kasıtlı olarak kötüye kullanmaları durumunda, yetkisiz
temsil hükümleri uygulanacaktır2°
1
. Böylece işlem askıda hükümsüz hale
ıooYargıtay 11. HukukDairesi'nin 2 Haziran 2016 Tarih, 2015/12054 Eve 2016/6142 K.
Sayılı Kararı
201
Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. a.g.e. 754-755.; Aydın, A.
(2014). a.g.m.177-178.
.Anonım Şırketlerin Yonetım Kurulu Tarafindan Temsıli 63
gelecek ve ancak genel kurul tarafından onay verilmesi durumunda ge-
çerli olacaktır2°
2
• Kanaatimizce, işlemin tarafları arasında anlaşma olmak-
sızın, temsilcinin yapmış olduğu bir işlem neticesinde şirketin zarara uğ-
ratılması halinde, işlemin askıda hükümsüz olduğundan bahsetmek ticari
hayatın işleyişi bakımından uygun bir yorum olmayacaktır. Bu durumda,
söz konusu işlemin, işlemin tarafı olan iyiniyetli üçüncü kişi bakımından
geçerli olması ancak temsilcinin ve yönetim kurulunun şirketin uğramış
olduğu zararlar dolayısıyla sorumluluğunun kabul edilmesi daha uygun
bir yorum olacaktır.
2.3. Tek Pay Sahipli Anonim Şirketler Bakımından
Temsil Düzeni
TTK'run kabulü ile birlikte, anonim şirketlerin tek pay sahibinden
ve tek yönetim kurulu üyesinden oluşması mümkün hale gelmiştir. Ano-
nim şirketin tüm özelliklerine sahip olan tek pay sahipli anonim şirketle-
rin temsili bakımından da TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri
uygulanacaktır. Bu kitap kapsamında değinilmiş olan bütün hususlar, tek
paysahipli anonim şirketler bakımından da geçerlidir.
Bununla birlikte, TTK m. 371/6 hükmü tek pay sahibinden oluşan
anonim şirketlerde, pay sahibi ile anonim şirket arasında akdedilecek söz-
leşmeler bakımından özel bir düzenleme öngörmektedir. Buna göre, şir-
ketin tek pay sahibi tarafından temsil edilip edilmediğine bakılmaksızın,
tek pay sahibi ile şirket arasındaki sözleşmelerin geçerli olması sözleşme-
nin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu durumda, şirket tek paysahibi
ile şirket arasında yapılacak sözleşmelerin yazılı olması, bu sözleşmeler
bakımından geçerlilik şartı niteliğindedir2°
3
.
TTKm. 371/6'nın gerekçesine göre hükmün amacı, şirketin menfa-
atlerinin ihlaline ve yolsuzluklara engel olmakbr. Tekinalp'e göre, hüküm
kapsamındaki sözleşme kavramı geniş yorumlanmalıdır; bu kapsamda
202
Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. a.g.e. 754-755.; Aydın, A.
(2014).a.g.m.177-178.
203
Kırca, t,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 652.
64 Anonim Şirketlerin Tansılı
yönetim kurulu üyesi olan pay sahibi ile şirket arasındaki hizmet ve
murahhaslık sözleşmeleri, yönetim kurulu üyesine ödenecek yolluklar,
emeklilik ödemeleri vb. şirket içi menfaatler de bu kapsamda kabul edil-
meliw
..l! 2
r
04
.
Pay sahibi ile anonim şirket arasında akdedilecek sözleşmelerin
yazılı olınası şartına ilişkin tek istisna, TTK m. 371/6 hükmünün ikin-
ci cümlesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bu şart piyasa şartlarına göre
günlük, önemsiz ve sıradan işlemlere ilişkin sözleşmelerde uygulanma-
yacaktır. Yine Tekinalp, bu istisnanın dar yorumlanması gerektiğini ifade
ederek, bu işlerin şirketin faaliyetleri için gerekli olan ekmek, su yoğurt,
kağıt alımı vb. işlemler olduğunu belirtmiştir2°
5
•
Son olarak, tek pay sahipli şirket ile pay sahibi arasında yapılan
sözleşmenin yazılı olması koşulu, sözleşmenin geçerli olması için gerekli
olan diğer koşullan bertaraf etmeyecektiı-2
06
• Yani, tek pay sahipli anonim
şirketlerde, pay sahibi ile şirket arasında akdedilecek sözleşmeler bakı-
mından her bir sözleşme tipine özgü olan geçerWik koşullan varlığını
sürdürmeye devam edecektir.
2.4. Yönetim Kurulu Dışında Temsile Yetkili Olan
Organlar ve Kişiler
Yönetim kurulu dışında temsile yetkili olan diğer organ ve kişiler ile
anlatılmak istenen, yönetim kurulunun temsil yetkisini devrettiği üçüncü
kişiler (murahhas müdürler, ticari temsilciler, ticari vekiller vb.) değildir.
Bu başlık kapsamında, istisnai hallerde anonim şirketin temsil yetkisini
haiz olan anonim şirket organları veya mahkeme tarafından atanacak
veya genel kurul tarafından atanacak kişiler açıklanacaktır.
Yukarıda açıklanmış olduğu üzere, TTK'da anonim şirketin zorunlu
organları, yönetim kurulu ve genel kurul olarak düzenlenmiştir. Bu se-
204
Tekinalp, 0. (2011). a.g.e.145.
205
Tekinalp, 0.(2011). a.g.e.145-146.
206
Kırca,1,Şehriali-Çelik, F.H.,Manavgat, Ç.(2013).a.g.e.652.; Tekinalp, O.(2011).a.g.t.
146.
65
J.,ıonım Şırlcetlerm Yonehm Kurulu Tarafından Temsılı
beple, ETTK yürürlükte iken organ niteliğini haiz olan denetim kuruluna
verilmiş olan istisnai temsil yetkisi
207
TTK ile kaldınlıruştır. Bununla
birlikte, istisnai hallerde kayyımlar ve şirketin tasfiyesi halinde tasfiye
memurları şirketi temsil yetkisine sahip olacaklardır.
2.4.1. Kayyımın Temsile Yetkili Olması
Anonim şirketlerin yönetiminde olağanüstü ve istisnai durumlarda,
şirketin bir kayyım tarafından yönetilmesi ve dolayısıyla şirketin temsil
yetkisirıin kayyım tarafından kullanılması söz konusu olabilecektir.
TTK'da kayyım atanmasına ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır.
Bu sebeple, TMK'run 426 ve 427. maddeleri, anonim şirketlere atanacak
olan kayyımlar bakımından da uygulama imkanı bulacaktır.
Anonim şirketlere kayyım atanması öncelik.le, anonim şirketin or-
gansız kalınası durumunda söz konusu olur. TTK m. 530'da
208
, bir fesih
sebebi olarak da düzenlenmiş olan organsız kalma ile genel kurulun top-
lanamaması ve yönetim kurulunun oluşturulamamış olması ifade edilir.
Ayrıca, TTK m. 530/2'ye göre, açılacak olan fesih davası kapsamında
mahkeme tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Mah-
keme tarafından kayyım atanması, madde metninde ifade edilmemiş
olmasına rağmen, bu önlemler arasındadır.
Ayrıca, TTK m. 531
209
kapsamında, şirketin haklı sebeple feshinin
talep edildiği durumlarda da mahkeme tarafından alınacak olan tedbir-
207
ETTK'nın 341. maddesine göre, genel kurul yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açıl-
masına karar verirse yahut dava açılmamasına karar verilip de sermayenin onda birini
temsil eden pay sahipleri dava açılması yönünde oy kullanırsa, şirket adına dava açma
yetkisi denetçilere aittir denmek suretiyle, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak dava-
lar bakımından denetçilere temsil yetkisi verilmiştir.
ıos Bu hükme göre, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut
değilse veya genel kurul toplanamryorsa, pay sahipleri, şirkd alacaklılan veya Gümrük ve
Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkainin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mah-
kemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hdle getirmesi için
birsüre belirler. Bu süre içinde durum düultilmase, mahkeme şirketin feshine karar verir.
209
Bu hükme göre, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin tn az onda biri'1i ve halka açık şir-
ketlerdeyirmide birini temsil eden paylann sahipleri, şirketin merkwnin bulunduğu yercuki
asliye ticard mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isttyebüirler.Mahlwm, fesih
66 Anonim Şirketlerin Temsıli
!erinden birisi belirli bir süre için şirketi yönetmek üzere kayyım atan-
masıdır. Bunlar haricinde, anonim şirket hakkında iflas erteleme karan
verilmesi durumunda, ÜK'nın ı79. maddesine göre kayyım atanması za-
ruridir. İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, bu karan ile birlikte
bir koruma tedbiri olarak kayyım atanmasına karar vermek zorundadır.
Yukarıda kısaca örnekleri verilmiş olan hallerden de anlaşılabileceği
gibi, kayyım belirli bir görevi ifa etmek üzere mahkeme tarafından atan-
maktadır. İlgili mahkemenin kayyım atanmasına ilişkin karan, kayyımın
şirketin temsili açısından sahip olduğu temsil yetkisinin sınırlanru da
göstermektedir. Bu bakımdan, kayyımlar mahkeme tarafından atanan ve
temsil yetkilerinin sınırları mahkeme tarafından veya kanun hükmünden
kaynaklanan, istisnai olarak temsil yetkisine sahip olan kişilerdir.
2.4.2. Tasfiye Memurunun Temsile Yetkili Olması
Anonim şirketler, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesi,
işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız hale
gelmesi, esas sözleşmede öngörülmüş olan herhangi bir sona erme sebe-
binin gerçekleşmiş olması, şirket genel kurulunun şirketin feshine karar
vermesi, şirket hakkında iflas kararı verilmesi, organ eksikliği, şirketin
haklı sebeple feshedilmesi ve kanunlarda sayılan diğer hallerde sona
ermektedir
10
• Anonim şirketin sona ermesinin en önemli sonucu ise
şirketin tasfiye sürecine girmesi ve mal varlığının tasfiye edilmesidir2
11
•
Anonim şirketin feshinin tabi bir sonucu olarak tasfiye ile şirketin
mal varlığının paraya çevrilmesi, şirketin alacaklarının tahsil edilmesi,
borçlarının ödenmesi ve kalan payın tasfiye payı olarak pay sahiplerine
ödenmesi söz konusu olur2
12
• Tasfiye durumunda şirket unvanına tasfiye
halinde ibaresi eklenir ve şirketin amacı tasfiyeye özgülenir.
yerine,davacı pay sahiplerine, paylannın karar tarihine enyakın tarihtekigerçek değerlerinin
ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkanlmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul
edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir.
210
Kayıhan, Ş. (2015). Şirketler Hukuku. (1.Baskı).Ankara: Seçkin Yayıncılık, 219-220.
211
Bkz.TTK m. 533.
212
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.839.
Anomm Şı,-kdlenn Yönetıın Kur-ulu Tar-afından Temsılı
67
Anonim şirketlerin tasfiyesi tasfiye memurları tarafından yerine
getirilir2
13
• Şirketin iflas sebebiyle sona ermesi durumunda, şirketin tas-
fiyesi iflas idaresi tarafından yerine getirilecektir2
1
•. Şirket esas sözleşme-
sinde veya genel kurul kararıyla tasfiye memurunun atanmamış olması
durumunda tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılacakbr2
15
• Tasfiye
memurlarının paysahipleri arasından veya üçüncü kişiler arasından atan-
ması müınkündür2
16
• Ayrıca, şirketin feshine mahkeme tarafından karar
verilmiş olması halinde tasfiye memuru mahkeme tarafından atanır2
17
•
Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin
yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurla-
rınca yapılamayan işlemlere özgülenir2
18
• Bu çerçevede tasfiye memurla-
rı, tasfiye görevinin yerine getirilmesi maksadıyla, sınırlı yetki ile atanmış
olan kişileri ifade eder.
Tasfiye memurlarına, kanunla verilmiş olan yetkilerin devredilmesi
mümkün değildir, ancak belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için
yetkili memurlardan birinin diğerine veya üçüncü kişiye temsil yetkisi
vermesi mümkündür2
19
•
Her ne kadar tasfiye memurları, salt tasfiye amacıyla işlem yapmak
üzere yetkilendirilmişlerse de tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle
tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlayacaktır. Ancak
söz konusu işlemin tarafı olan üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının
dışında olduğunu bildiği veya halin gereğinden bilmemesinin mümkün
olmayacağının ispat edilmesi durumunda, şirket tasfiye konusu dışında
yapılan söz konusu işlemle bağlı olmayacaktır2
20
. Tasfiye memurlarının
yetkisi bakımından getirilmiş olan bu hükümle birlikte, tasfiye memurları
ile yönetim kurulu üyeleri arasında önemli paralellikler kurulmuş olmak-
113
Bkz. TTK m. 536.
21
◄Bkz. TTK m. 534.
2
ıs Bkz. TTK m. 536/1.
216 Bkz. TTK m. 536/1.
117
Bkz. TTK m. 536/lll.
111
Bkz.TTK m. 535/1.
219
Bkz.TTK m. 539/L
uo Bkz. TTK m. 539/Il.
68 Anonim Şirketlerin Temsi/ı
tadır. Kanun koyucu, yönetim kurulu üyeleri ve murahhaslar bakımından
geçerli olan ilkeleri tasfiye memurları bakımından da uygulamıştır.
Tasfiye memurlarının birden fazla olması durumunda, aksi genel
kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse, şirketin bağlana-
bilinesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında
imza atması gerekmektedir. TTKm. 539/3 ile getirilmiş olan bu hüküm
tasfiye memurlarının anonim şirket yönetim kurulu üyelerine yakınlaş-
tırılması amacıyla ortaya çıkmıştır. Gerçekten de TTK m. 370/I'e göre
aksi esas sözleşme ile düzenlenmedikçe, yönetim kurulu üyeleri şirketi
müşterek imzalan ile temsil edeceklerdir.
Son olarak, tasfiye halindeki şirket mahkemelerde veya dış ilişkiler-
de tasfiye memurları tarafından temsil edilecektir. Tasfiye memurlarının
temsil yetkisinin tasfiye işlerine özgülenmiş olduğu nazara alındığında,
tasfiye ile ilgili olmayan hususlarda şirket yönetim kurulunun yetkileri
devam edecektir
21
•
221 Bilge, E. (2012). Anonim Şirketin Tasfiyesi ve Sona Ermesi. Erzincan Üniversiusi Hukuk
Fakülte.si Dergisi, C.xvI, S.3-4, s.261-294.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERDE TEMSİL
YETKİSİNİN DEVRİ
Anonim şirketlerde temsil yetkisinin -kural olarak-yönetim kurulu-
na ait olduğu ve bu yetkinin çift imza kuralı ile kullanılması gerektiği ikin-
ci bölüm kapsamında detaylı olarak açıklanmıştır. Bu bölümde, anonim
şirketlerde temsil konusunun detaylarına girmeden yönetim kuruluna ait
olan temsil yetkisinin devri hususu incelenecektir. Anonim şirketlerde
temsil yetkisinin devri, uygulama bakımından taşımakta olduğu önem
dolayısıyla hem öğreti hem de uygulama açısından öncelik arz eden ko-
nulardan biri haline gelmiştir.
Anonim şirketlerde yönetim kurulunun sahip olduğu temsil yetki-
si, murahhas üye veya müdürlere, ticari mümessil ve ticari vekillere ve
TBK'nın 40. maddesi kapsamında diğer kişilere devredilebilmektedir.
Bu açıdan, çalışmanın bu bölümünde temsil yetkisinin yukarıda sayılmış
olan kişilere devri incelenecektir. 6552 sayılı Kanun ile eklenmiş olan
TTK'nın 371/(7) maddesi ise dördüncü bölüm altında aynca incelene-
cektir.
3.1. Yönetim Kurulunun Devredilemeyecek Görev Ve
Yetkileri
Yukarıda açıklandığı üzere, TTK ile öngörülen anonim şirket organ-
lan yönetim kurulu ve genel kuruldur. TTK ile yönetim kurulu, yapısal
70 Anonim Şirketlerin Tcm.sıli
ve işlevsel yönden, kurumsal yönetim ilkeleri de nazara alınarak yeniden
düzenlenmiştir22.
Anonim şirketler özellikle de büyük anonim şirketler bakımından,
yönetim kurulunun şirketin işleyişine ilişkin her konuda karar alması ve
şirketi her yönüyle yönetmesi mümkün değildir. Örneğin, yüzlerce şube-
si olan bir anonim şirketin sınırlı sayıda kişiden oluşan yönetim kurulu-
nun, yüzlerce, hatta binlerce şubenin işlemlerinden haberdar olması ve
bu işlemleri yönetmesi imkansızdır. Bu sebeple, anonim şirket yönetim
kurulunun bir kısım görev ve yetkilerini üçüncü kişilere devretmesi zo-
runluluğu ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, kanun koyucu, yönetim
kurulunun anonim şirketler bakımından taşıdığı önemi de nazara alarak
yönetim kurulu tarafından devredilmesi ve vazgeçilmesi mümkün olma-
yan bir kısım görev ve yetkileri düzenlemiştir.
Öncelikle, devredilemezlik kavramının incelenmesi gerekmektedir.
Devredilemezlik, yönetim kuruluna ait olan görev ve yetkilerin, yönetim
kurulu tarafından genel kurula, şirket çalışanı olan üçüncü kişilere veya
şirket çalışanı olmayan üçüncü kişilere herhangi bir sıfat veya isim altında
devredilemeyeceğini ifade etmektedir2
23
. Bununla birlikte, yönetim ku-
rulunun vazgeçilemez görevve yetkilerinin düzenlendiği TTK m. 375'de,
bu görev ve yetkilerin devredilemezliğinin yanı sıra vazgeçilemezliğine
de vurgu yapılmıştır. Madde metninde yer alan vazgeçilemez ifadesi ile
söz konusu yetkilerin esas sözleşme hükmü veya genel kurul karan ile
yönetim kurulundan alınamayacağı ifade edilmiştir
224
.
Yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri TTK m. 375'de
aşağıdaki şekilde sayılmıştır;
211
Yavuz, M. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Devredilemez ve Vazgeçi•
lemez Görevlerinin ve Yetkilerinin Değerlendirilmesi.Terazi Hukuk Dergisi. Cilt 8, Sayı:
87. 34-37.
223
Doğan, B. F. (2012). Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri ve Yönetim Yetkisi-
nin Devri. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmalan Dergisi. Cilt: 18,
Sayı:2, 609 vd.
224
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 539.; Oçışık, G., Çelik, A.
(2013). a.g.e. 475.
71 Arıonim Şirketlerde Temsil Yetkisinirı Devri
"a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların
verilmesi.
b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi.
c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği
ölçüde,finansal planlama için gerekli düzenin kurulması.
d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz
bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları.
e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleş-
meye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına
uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi.
J) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere
defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal
yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması,
genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararla-
rının yürütülmesi.
g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde
bulunulması."
Yonetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri bağlamında
öncelikle, TTK m. 375'de sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı (numerus
clausus) olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Yukarıda sayılan görev
ve yetkilerin sınırlayıcı olduğunun kabulü durumunda, bunlar dışında
yönetim kuruluna ait olan bütün görev ve yetkilerin devrinin mümkün
olduğunun kabul edilmesi gerekecektir.
Söz konusu yetkilerin sınırlayıcı olup olmadığına ilişkin olarak öğre-
tide genel kabul gören görüş, TTK m. 375'de sayılan görev ve yetkilerin
sınırlayıcı olmadığıdır2
25
• Örneğin, Çamoğlu, TTK m. 375'de yönetim
kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayılmamış olmasına rağmen
birleşme sözleşmesinin kabul edilmesinin yönetim kurulunun devredile-
us Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 476.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çarnoğlu, E. (2014).
a.g.e. 125.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 540.; Doğan, B. F.
(2012). 609 vd.
Anonim Şirketluin Ttmsilı 72
mez görev ve yetkileri arasında olduğu kanaatindedir2
26
• Kırca ise TTI(
m. 375 dışında kalan bazı görev ve yetkilerin de açık bir düzenlemenin
veya işin niteliğinin gereği olarak yönetim kurulun devredilemez görev
ve yetkilerinden olduğunu belirtmekte ve TTK m. 147 (birleşme rapo-
runun hazırlanması), TTK m. 169 (bölünme raporunun hazırlanması),
TTK m.186 (tür değiştirme planının hazırlanması), TTK m. 199 (bağlı
ve hakim şirketlerin raporlarının hazırlanması), TTK m.353 (anonim
şirket fesih davasının açılması)
227
, TTKm.376/1 (sermayenin kaybı veya
borca batık olması durumunda yönetim kurulunun genel kurulu toplan-
tıya çağırması), TTKm.378 (riskin erken saptanması ve yönetimi), TTK
m.379 (şirketin kendi paylarını iktisap etmesi veya rehin olarak kabul
etmesi) gibi bir kısım görev ve yetkileri yönetim kurulunun devredile-
mez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayrnaktadır
28
• Doğan
da TTK m.375'de sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı olmadığını, mün-
hasıran yönetim kuruluna ait bütün görev ve yetkilerin kanunda liste
halinde sayılmasının mümkün olmadığını ifade etmektedir2
29
•
Yer kısıtlaması nedeniyle yönetim kurulunun devredilemez görevve
yetkileri teker teker açıklanmayacaktır.Ancak, kitap konusu ile yakından
alakalı olması ve uygulamada önemli kafa karışıklıklarına yol açması se-
bebiyle müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulu-
nanların atanmaları ve görevden alınmaları hususuna kısaca değinilecek
ve bu konu çalışmanın ileri aşamalarında yeri geldikçe açıklanacaktır.
226
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 125.
227
TTK'nın 353/1 maddesinde "şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykın hareket
edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şe-
kilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret
Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üz.erine şirketin merkezinin bulun-
duğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir." denilmek suretiyle
yönetim kurulu dışında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın, ilgili alacaklının ve paysahibi-
nin de fesih davası açabileceği belirtilmiştir. Yönetim kurulunun devredilemez görev ve
yetkileri kapsamında dikkat edilmesi gereken husus, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın,
ilgili alacaklının ve paysahibinin kanun tarafından kendilerine verilen dava açma hakkını
kullandıklarıdır. Yönetim kurulu, kendisine verilen dava açma hakkını genel kurula veya
herhangi bir üçüncü kişiye veya herhangi bir pay sahibine devredemeyecektir.
228
Kırca, İ.ı Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 540.
229
Doğan, B. F. (2012). 609 vd.
73 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
TTK'nın 375/1 (d) madde metninde geçen müdürlerin ve aynı
işleve sahip kişilerin kimlerden oluştuğunun tespit edilmesi önemlidir.
TTK'nın anonim şirketlerin düzenlendiği İkici Kitabının Dördüncü
Kısmında müdür kavramına sadece iki yerde atıf yapılmaktadır. Bun-
ların ilki TTK 370/(2) de geçen murahhas müdür kavramı, ikincisi de
375/ 1(d) 'de geçen müdür kavramıdır. Bu iki maddede geçen müdür kav-
ramı da birbirleriyle özdeş değildir. Bu durumda aslında TTK 'da kullanı-
lan müdür kavramının özenli olarak kullanılmadığını da göstermektedir.
TTK'nın 375. maddesinin bütün fıkralarının TTK'nın 375/l(a)
maddesinde yer alan ve "şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili
talimatların verilmesi" maddesi ile birlikte değerlendirilmesi madde-
nin yorumlanması ve anlaşılması açısından uygun olacaktır. TTK'nın
375/l(a) maddesinin yönetim kurulunun temel görevlerinin" üst düzey-
de yönetim" üst başlığı ile ifade edilebileceği, 375. maddede sayılan diğer
görev ve yetkilerin üst düzeyde yönetim kavramının somutlaştırılması
olduğu kabul edilmektedir2
30
•
TTK 375/l(d)'nin gerekçesinde, "Bu hükümdeki 'müdürler ile aynı
işleve sahip kişiler' ibaresi kendilerine yönetme görev ve yetkileri tanınmış
olan kimseleri ifade eder. Görev ve yetki verilmesi ile kastedilen yönetim hak-
kının veya genel olarak yönetimin geçirilmesi, diğer bir ifadeyle 'delegasyon'
değildir. Kastedilen, işlemlerin yürütülmesi aşamasına ilişkin yetkilerdir."
Kanun metni ve gerekçesi amaçsal olarak değerlendirildiğinde TTK
m.375/l(d) kapsamında yer alan müdürler ile aynı işleve sahip kişiler'in
şirketin üst düzey yöneticileri olduğu, şirket üst düzey yöneticileri al-
bnda yer alan müdürlerin veya benzer işleve sahip kişilerin bu kapsama
girmediği yönündedir2
31
.
TTK 375/l(d) ile ilgili yargı kararlan da müdür ve benzer işleve
sahip kişiler ifadesinin sadece üst düzey yöneticileri kapsadığı şeklinde
gelişmektedir. Örneğin İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından
230
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g,e.s.541.
231
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. Nr. 12-45.
74 Anonim Şirlatleritı TtrnJI//
bu yönde verilmiş olan karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafın.
dan da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştıı-2
32
•
Söz konusu kararda hem İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
hem de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi;
"TTK' nın 375. maddesinde, yönetim kurulunun devir ve terk
edemeyeceği görev ve yetkilerine yer verilmiştir. Bu görev ve yetki-
leri yönetim kurulu doğrudan kendisi kullanmak ve karar almak
zorundadır. Yönetim kurulu bu yetkileri ne esas sözleşmeyle ne
de bir kararla genel kurula veya genel müdüre ya da kurulacak
kurullara ve komitelere devredemez. Yönetim kurulu bu yetkiler-
den feragat da edemez. TTK' nın 375. maddesine göre, belirtilen
görev yetkiler, anonim şirket yönetim kuruluna ait olup, başka bir
organa yahut üçüncü kişilere devredilemez ve vazgeçilemez.
Somut olayda; davalı banka genel müdürlüğünce, yukarıda
bahsedilen mevzuat kapsamında, şube müdürü olan davacının
iş akdinin fesih edildiği anlaşılmaktadır. Yönetim kurulunun
yetki ve devrini düzenleyen yönetmeliğin uygulanmasından etki-
lendiğini ileri süren davacının, iş akdinin fesihinden sonra, her
ne kadar İş Mahkemesinin yargılama aşaması ve karar sureti
dosya kapsamında bulunmasa da, akdin feshine uyuşmazlığın
İş Mahkemesi nezdinde karara bağlandığı, bilirkişi raporunda
belirtildiği üzere şube müdürlerinin TTK 375/1-d maddesinde
ifade edilen müdür, yöneticiler arasında olmadığı gözetildiğin-
de mahkemenin ret kararı isabetli ise de, aksi görüşte dahi, İş
Mahkemesinde iş akdinin fesih sonuçları karara bağlandığından
davacının şahsında hukuki sonuç doğurmayacağı tüm dosya
kapsamından anlaşılmıştır.
şeklinde karar vermiştir.
Bu çerçevede, TTK m. 375/1 (d) bendinde düzenlenmiş olan mü-
dürlerle şirketin üst düzey yöneticilerinin ifade edildiği sonucuna varıl-
maktadır.
232
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesi, 15.11.2018 tarih, 2018/226 Esas,
2018/ 1106 K. Sayılı Kararı
75 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
3.2. Temsil Yetkisinin Devrine İlişkin Esaslar
3.2.1. Temsil Yetkisinin Esas Sözleşmeye Konulacak
Hükümle Devredilmesi
Anonim şirketlerde temsil yetkisinin devri konusuna geçmeden
önce, temsil yetkisinin kimler tarafından devredilebileceği hususunun
netleştirilmesigerekir. Daha önce de belirtildiği üzere TTK'nın 370. mad-
desi esas sözleşmede aksi düzenlenmedikçe temsil yetkisinin çift imza ile
kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu kuralını benimsemiştir.
Bu kapsamda öncelikle incelenmesi gereken husus TTK m. 370'de yer
alan esas sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kuralının sadece çift
imza kuralı bakımından mı geçerli olduğu yoksa temsil yetkisinin yöne-
tim kuruluna ait olması karinesi bakımından da geçerli olup olmadığıdır.
Esas sözleşmede temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait olması kuralını
bertaraf edebilecek bir düzenleme yapılıp yapılamayacağı temsil yetkisi-
nin devri bakımından özel önem arz etmektedir.
Kanaatimizce TTK m 370 / 1'de yer alan 'esas sözleşmede aksi öngö-
rülmemişse' ibaresi sadece çift imza kuralı bakımından geçerlidir2
33
. TTK
m.370'in birinci fıkrasında öngörülen ibarenin temsil yetkisinin yönetim
kuruluna ait olması kuralı ile ilgisi bulunmamaktadır. Aksi durumun ka-
bulü hem yönetim kurulunun TTK ile düzenlenmiş işlevlerine hem de
Türk şirketler hukukunun tarihi gelişimine aykırı olacaktır.
Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulu-
nanların atanmaları ve görevden alınmalarını yönetim kurulunun vazge-
çilemez ve devredilemez yetkileri arasında sayan TTKm. 375/l(d) kap-
samında da temsil ve ilzam yetkisini haiz üçüncü kişilerin esassözleşmeye
konulacak bir hükümle atanması veya esas sözleşmede temsil yetkisinin
devrinin düzenlenmesi mümkün olmayacaktır. Bu konuda aynı düşünce-
233
Aynı yönde; Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013). a.g.e. 626.; Kendigelen,
A. (2011). Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler Yenilikler ve nk Tespitler.İstanbul: On İki
Levha Yayınlan, 223.
76 Anonim Şirketlerin Temsil,
de olan Yanlı, temsil yetkisinin devrine ilişkin yetkinin esas sözleşme ile
dahi olsa yönetim kurulunun elinden alınamayacağını belirtmektedir™.
3.2.2. Temsil Yetkisinin Genel Kurul Kararıyla
Devredilmesi
Konumuz bakımından özellik arz eden temel sorun ise temsil yet-
kisini devir yetkisinin genel kurul veya kendisine temsil yetkisi verilmiş
olan üçüncü kişiler tarafından devredilip edilemeyeceğidir. TTK m.
375/ 1 (d) bendi, temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine veya üçüncü
kişilere devri konusunda karar vermeye yetkili olan organın münhasıran
yönetim kurulu olduğunu belirtmektedir.
Gerçekten de TTK m. 375/ 1 (d) bendinde "müdürlerin ve aynı işleve
sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alın-
maları" konusunu yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri
arasında saymıştır. Öğretide kabul gören görüş de temsil yetkisini devir
yetkisinin genel kurula bırakılmasının mümkün olmadığını ve ayrıca yö-
netim kurulunun bu yetkisini kullanmasının genel kurulun onayına tabi
tutulamayacağını belirtmektedi.r2
35
. Kırca, temsil yetkisinin devrini konu
alan bir genel kurul kararının açıkça batıl olduğunu ifade etmektedir2
36
.
Kendigelen ise TTK'nın 370 ve 375. maddeleri ile getirilen düzenleme
ile temsil yetkisinin bölünmesi ve devri hakkının -ETTK 319/ 2'den farklı
olarak- sadece yönetim kuruluna tanınmış olduğunu, bu konuda genel
kurulu yetkilendirmeye yönelik cümleye yeni maddede yer verilmemiş
olduğunu ifade etmiştir2
37
•
Aksi yönde görüş sahibi olan Pulaşlı'ya göre ise, esas sözleşme veya
organizasyon yönetmeliği ile temsil yetkisinin bölünme ve devir işinin
234
Yanlı, V. (2013). Anonim Şirketlerde İmza Yetkilileri Sadece Yönetim Kurulu Tarafın-
dan Mı Atanabilir? lÜHFM, C.LXXI, S.2, 439-448.
235 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.; Kendigelen, A. (2011).
a.g.e. 223.
236 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.
237
Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 223.
77 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
genel kurula veya yönetim kuruluna bırakılması mümkündür3
8
• Hatta
bir kısım yazarlara göre
239
, temsil yetkisinin yönetim kurulu tarafından
murahhas üye veya müdüre verilmiş olması durumunda murahhas üye
veya murahhas müdür artık yönetim kurulu tarafından azledilemez, azil
yetkisi genel kurula geçer. Bu görüşe göre, murahhaslar seçilmekle yöne-
tim kurulu ile aynı seviyede olmaktadırlar, yönetim kurulu ile aynı sevi-
yede olan bir kişinin azil yetkisinin de genel kurul da olması gerekir2
40
•
Bu konudaki kanaatimiz, TTK m. 375/I'in (d) bendi karşısında
temsil yetkisini devir yetkisinin sadece ve münhasıran yönetim kurulu-
na ait olduğu yönündedir. Aksi görüşün kabulü hem TTK'nın yönetim
kuruluna yüklemiş olduğu görev ve sorumluluk bakımından kanunun
ruhuna hem de TTK m. 375'in lafzına aykırı olacaktır. Ayrıca, temsil
yetkisinin devrinden dolayı yönetim kurulunun sorumlu olduğu nazara
alındığında temsil yetkisinin devrine ilişkin yetkinin sadece yönetim ku-
ruluna ait olması anlam kazanacaktır.
Murahhasların seçilmesiyle birlikte yönetim kurulu ile aynı seviyeye
çıktıkları, bu durumda ancak genel kurul tarafından görevden alınabile-
ceklerine ilişkin görüşe de katılmak mümkün değildir. TTK ile getirilmiş
olan işlevler ayrılığı prensibine göre, genel kurul yönetim kurulunun üst
organı değildir. Genel kurulu şirketin en üst organı kabul eden tek güç
teorisi etkisindeki bu görüş, TTK'nın yönetim kurulu ve genel kurul
arasındaki ilişkiler bakımından getirmiş olduğu eşitlik prensibi ile uyuş-
mamaktadır.
Bu noktada, TTK m. 339/3 (g)'de yer alan düzenlemeye de değinil-
mesi gerekmektedir. Söz konusu madde metnine göre, şirketin kuruluşu
sırasında hazırlanan ilk esas sözleşmesinde "yönetim kurulu üyelerinin sa-
yıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar" da belirtilmek
zorundadır. Bu madde ile ilkyönetim kurulu toplanıncaya kadar yönetim
kurulunun tamamına ait olan temsil yetkisi, esas sözleşmeye konulacak
231
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623.
239
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.; Arslanlı, H.
(1959). a.g.e.124.
140
Oçışık, G., Çelik, A. ( 2013). a.g.e. 465.
Anonim Şirketlerin Temsili 78
hüküm ile yönetim kurulu üyelerinin bir kısmına devredilmektedir. Bu
düzenleme kapsamında esas sözleşme ile murahhas üye ve hatta murah-
has müdür tayinine izin verilmiş olmaktadır. Hatta Türkiye'nin birçok
yerinde faaliyete geçmiş olan ve faaliyette olduğu sicil bölgeleri bakımın-
dan uygulanması zorunlu olan Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS)
kapsamında yapılacak şirket kuruluşlarında, şirketin kuruluş aşamasında
yönetim kurulu üyelerinin temsil şekline ilişkin hükümlerin yer almaması
durumunda şirket kuruluş işlemi tamamlanmamaktadır.Aynca, öğretide
şirketi temsil etmeye yetkili olanların ve yetki şekillerinin esas sözleş-
mede bildirilmemiş olması kuruluş eksiği olarak değerlendirilmekte ve
şirketin tescil talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmektedir2
41
•
TTK m. 339/IIl'ün (g) bendi ile temsil yetkisinin şirket kurucuları
tarafından devredilmesinin TTKm. 375/l'in (d) bendi ile açık bir çelişki
içerisinde olduğunu ifade etmek gerekmektedir2
42
• Kırca, söz konusu çe-
lişkiyi ETTK'nın 279. maddesinde yer alan düzenlemenin, organlar arası
işlev ayrılığına dayalı yeni sistem ve TTKm. 375/l'in (d) bendi hesaba
katılmaksızın TTK'ya aktarılmak istenmesinin sonucu olarak açıklamak-
tadır24
3
• Akdağ Güney ise söz konusu çelişkinin kaynağını, ticaret siciline
tescil edilecek hususlar ile esas sözleşmede yer alması zorunlu hususlar
arasındaki ayrımın maddeleri kaleme alanlar tarafından tam olarak anla-
şılamamış olması olarak yorumlamaktadır2
44
•
Kanaatimizce, sadece kuruluş aşamasında ve sadece kurucular bakı-
mından getirilmiş olan istisna niteliğindeki bu hüküm karşısında, genel
kuralın ihlal edildiği sonucu çıkarılmamalı, bu hüküm sadece kurucular
bakımından getirilmiş bir istisna olarak değerlendirilmelidir. Kaldı ki ilk
esas sözleşmede yer alan bu düzenlemenin, ilk yönetim kurulu toplantı-
sında alınacak bir kararla değiştirilebilecek olması ve bu hükmün kuruluş
ile ilk yönetim kurulu toplantısı arasında şirket tarafından yerine getiril-
241
Akdağ Güney, N. (2014). Anonim Şirketlerde Kuruluş (Kuruluş). (Birinci Baskı). İstan-
bul: Vedat Kitapçılık. 318.
242
Akdağ Güney, N. ( 2014). a.g.e. 319.
243
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627-628.
244
Akdağ Güney, N. (2014). a.g.e.319.
79 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
mesi zorunlu olan iş ve işlemler bakımından şirkete büyük bir kolaylık
sağlayacağı da dikkate alınmalıdır.
Gerçekten, şirketin kuruluştan sonra sosyal güvenlik veya vergi
bildirimleri gibi yerine getirmek zorunda olduğu birçok iş ve işlemin
mevcut olması karşısında, yönetim kurulu üyelerinin tamamının aynı
şehirde olmayacağı da nazara alınarak, bu hükmün şirketler bakımından
kolaylık ve pratiklik sağlayacağı açıktır. Dolayısıyla, TTK m. 339/3(g)
hükmünün uygulamaya getirmiş olduğu kolaylık karşısında, bu hükmü
temsil ve ilzam yetkilisi olan kişilerin sadece yönetim kurulu tarafından
atanabileceği kuralının sadece kuruluş aşamasında geçerli olan, yararlı bir
istisnası olarak kabul etmek gerekecektir.
3.2.3. Temsil Yetkisi Tevdi Edilmiş Kişilerin
Temsil Yetkisini Devretmesi
Temsil yetkisinin devri bakımından özellik arz eden ve uygulamada
sorun yaratmaya gebe olan bir diğer konu da TTKm. 375/l'in (d) bendi
ile düzenlenmiş olan temsil yetkisinin devredilmesine ilişkin yetkinin
yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri arasında olmasının
sadece murahhas üye veya murahhas müdür mü yoksa bütün imza yet-
kilileri bakımından mı geçerli olduğudur. Yani yönetim kurulunun alt
düzeydeki imza yetkililerinin atanması bakımından sahip olduğu yetki-
nin yönetim kurulu dışındaki üçüncü kişilere devredip devredemeyeceği
uygulama açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle büyük
çaplı şirketler ve hizmet ağı oldukça geniş olan bankalar, enerji ve teleko-
münikasyon şirketleri bakımından bu husus son derece önemlidir. Kimi
zaman binlerle ifade edilen imza yetkilisi atamak zorunda olan şirketlerin
bütün imza yetkilerinin yönetim kurulu tarafından atanması hem olduk-
ça masraflı hem de son derece güç olacaktır.
Kırca, yönetim kurulunun imzaya yetkili kişileri tayin hususundaki
devredilemez ve vazgeçilemez yetkisinin, murahhas üyevemüdür tayiniy-
lesınırlı tutulması gerektiğini daha alt seviyedeki imza yetkililerini atama
yetkisinin devredilebilmesigerektiğini ifade etmektedir-4
5
. Kırca'ya göre,
1
◄sKırca, l., Şehriali-Çelik,F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.630.
Anonim Şirketlerin Tem$ilı 80
bu görüşün kabulü halinde ticari temsilci ve ticari vekillerin murahhas
üye veya murahhas müdür tarafından atanması mümkün olacaktır246.
Tekinalp ise imza yetkisini haiz kişi ifadesinin dar yorumlanması gerekti-
ğini, iç ilişkide kalan imzalar ile elektrik, doğalgaz, su aboneliğine ilişkin
belgeleri imzalamaya yetkili kişilerin kapsam dışında tutulması gerektiği-
ni belirtmektedir2
47
•
Bu konuda aksi görüşte olan yazarların sayısının da oldukça fazla
olduğunu ifade etmek gerekmektedir. Yanlı, TTK m. 375/I'in (d) ben-
dinin lafzından hareketle, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza
yetkisini haiz bulunanların atamaları ve görevden alınmalarının, bizzat
yönetim kurulu tarafından yapılması gereken işlemlerden olduğu, bu ko-
nudaki görev ve yetkinin başka bir organa veya kişiye devredilemeyeceği
kanaatindedir2
48
• Doğan'ın bu konudaki görüşleri son derece keskin bir
şekilde bütün imza yetkilisi ve temsilcilerin atanmasının ancak yönetim
kurulu tarafından yerine getirilebileceği yönündedir
49
•
TTK m. 375/I'in gerekçesinden
250
kanun koyucunun bu konudaki
iradesinin son derece net olduğu anlaşılmaktadır. Madde gerekçesinde,
imza yetkilerinin belirlenmesinin murahhaslar dahil kimseye devredile-
meyeceği son derece açık bir şekilde ifade edilmiştir. Aynı şekilde, yöne-
tim kurulunun ticari vekil ve ticari mümessil atayabileceğini düzenleyen
TTK m. 368'in gerekçesinde
251
de bu yetkinin devredilemez nitelikte
olduğu açık bir şekilde ifade edilmiştir.
™ Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 630.
247
Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 130.
248
Yanlı, V. (2013). a.g.m. 439-440.
249
Doğan, B. F. ( 2011). a.g.e. 192.
250
Müdürler ile aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve imza yetkisini haiz kişilerin seçi-
mi yönetim kurulunun devredilemeyen yetkilerindendir. İmza yetkililerini belirlemek
murahhaslar dahil kimseye devredilemez. Bu hükümdeki 'müdürler ile aynı işleve sahip
kişiler' ibaresi kendilerine yönetme görev ve yetkileri tanınmış olan kimseleri ifade eder.
Görev ve yetki verilmesi ile kastedilen yönetim hakkının veya genel olarak yönetimin
geçirilmesi, diğer bir ifadeyle 'delegasyon' değildir. Kastedilen, işlemlerin yürütülmesi
aşamasına ilişkin yetkilerdir.
251
Yönetim kurulunun ticari mümessil ve vekil tayin etme yetkisi devredilemez niteliktedir.
Bu nitelik 368 inci ve 375 inci maddenin (d) bendi hükmünden anlaşılmaktadır.Yöneti-
min 367 nci. maddeye göre devredilmiş olması, yönetim kurulunun söz konusu yetkisini
81 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
Bu kapsamda, hem TTK m. 375/1(d)'nin lafzı hem de aynı madde-
nin gerekçesi nazara alındığında yönetim kurulunun imzaya yetkili kişile-
ri tayin hususundaki devredilemez ve vazgeçilemez yetkisinin, murahhas
üye ve müdür tayiniyle sınırlı tutulması gerektiği yönündeki görüşlere
katılmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca, TTK m. 368'in gerekçesinin
açıklığı karşısında ticari temsilci ve ticari vekil atama yetkisinin yönetim
kurulu tarafından devredilebileceği şeklindeki yorumun da kanuna ve
kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bununla bir-
likte ticari hayatın gereklilikleri nazara alındığında, vekaletname ile tevdi
edilebilecek görevler bakımından kendisine temsil yetkisi tevdi edilmiş
kişinin yetki devri yapabileceğini de kabul etmek gerekmektedir. Aksi
durumun kabulü ticari hayatın olağan akışını engelleyici bir niteliğe sahip
olacaktır.
3.2.4. Temsil Yetkisinin Devrine İzin Veren Esas Sözleşme
Hükmüne İhtiyaç Olup Olmadığı Sorunu
Temsil yetkisinin devrine ilişkin olarak üzerinde durulması gereken
son konu ise temsil yetkisinin devredilebilmesi için bir esas sözleşme
hükmüne ihtiyaç olup olmadığıdır. Yani, esas sözleşmede temsil yetkisi-
nin devredilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki veren bir hükmün
bulunmaması durumunda temsil yetkisinin devredilip devredilemeyece-
ğidir.
TTK'nın temsil yetkisini düzenleyen 370 vd. maddelerinde, tem-
sil yetkisinin devri için buna izin veren bir esas sözleşme düzenlemesi
bulunması gerektiği yönünde herhangi bir ifade yer almamaktadır.
Bu konu, öğretinin üzerinde farklı görüşlere sahip olduğu konulardan
birisidir. Kırca'ya göre, TTK m. 375/1 (d) bendi kapsamında temsil
yetkisinin devri için buna izin veren bir esas sözleşme hükmüne ihtiyaç
bulunmamaktadır2
52
• Kırca, temsil yetkisinin devrine ilişkin olarak esas
sözleşmede hüküm bulunması gerektiği yönündeki düşüncenin, yönetim
kurulunun sahip olduğu yetkinin devredilemez ve vazgeçilemez niteli-
ortadan kaldırmaz.
252
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.
Anonim Şirketlerin Tmuilı 82
ğiyle bağdaşmayacağını ve bu yöndeki esas sözleşme hükümlerinin batıl
olacağını belirtmektediı-2
53
.
Tekinalp ise temsil yetkisinin esas sözleşmede hüküm bulunması
şartıyla murahhas üyelere veya murahhas müdürlere bırakılabileceğini
belirtmektediı-2
54
. Pulaşlı da Tekinalp ile paralel bir şekilde, temsil yetki-
sinin TTK m. 370/2 hükmü uyarınca murahhas üyelere veya murahhas
müdürlere bırakılması için esas sözleşmede özel bir hükmün ve bir iç
yönergenin bulunması gerektiğini ifade etmektediı-2
55
•
Kendigelen ise, TTK'nın 370/2. maddesinin lafzı karşısında, esas
sözleşmede hüküm bulunmadığı durumlarda yönetim yetkisinin devredi-
lememesine karşılık temsil yetkisinin devredilebileceğine ilişkin sonucun
garip olduğunu, yapılan düzenlemenin bilinçli bir tercihi yansıtmadığını,
TTK m. 370/2 hükmünün başına esas sözleşmede hüküm bulunması
kaydıyla şeklinde bir ekin konulmasının unutulduğunu belirtmektediı-2
56
•
Gerçekten de ETTK'nın 319. maddesi
257
, yönetim ve temsil yetkisi-
ni birlikte düzenleyerek yetki devri yapılabilmesi için esas sözleşmede bu
yönde bir hükmün bulunmasını aramıştır. Bu durumda, söz konusu dü-
zenlemenin TTK'da yer almamasının bilinçli bir tercih olup olmadığının
tespit edilmesi gerekir. TTKm. 370'in gerekçesinden söz konusu tercihin
bilinçli olup olmadığı anlaşılmamaktadır. Ancak madde gerekçesinde,
TTK m. 370/2'nin ETTK'nın 319. maddesinin ikinci fıkrası hükmünü
tekrarlayarak, TTK m. 370 dolayısıyla devredilebilen yönetim hakkını
temsil yetkisi ile tamamlamak amacıyla düzenlenmiş olduğu ifade edil-
miştir.
Ayrıca, tamamen iç ilişkiye yönelik olan yönetim yetkisinin devrin-
de esas sözleşmede özel hüküm bulunması aranırken, temsil yetkisinin
m Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.
254
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çarnoğlu, E. (2014). a.g.e. 349.
255
Pulaşlı, H. (2012). Yeni Şirketler Hukuku. 624.; Aynı yönde; Üçışık, G., Çelik, A. (2013).
a.g.e. 464.; Çarnoğlu, E. (2007). a.g.e. 161.
256
Kendigelen, A. a.g.e. 223
257
Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edil-
miyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tesbit olunur.
A,ıorıim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 83
devri bakımından aranmamış olması da olağan değildir. Bu durumda, ka-
naatimiz temsil yetkisinin devri için esas sözleşmede hüküm bulunması
gerektiği yönündeki ifadenin TTK'da yer alınama sebebinin bilinçli bir
tercihi yansıtmadığı şeklindedir. Ancak esas sözleşmede temsil yetkisinin
devrine ilişkin bir hükmün bulunması ve temsil yetkisi devrinin bir iç yö-
nergeye bağlı olarak yapılması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
258
açısından önem arz edecektir2
59
•
3.3. Temsil Yetkisinin Devri
Yukarıda da izah edilmiş olduğu üzere bu bölümde murahhas üye
ve murahhas müdür tayini, TTK m. 368'e göre ticari temsilci ve ticari
vekil atanması ve TBK'nın 40 vd. maddelerine göre atanan temsilci ince-
lenecektir. TTK m. 371/7'de düzenlenmiş olan temsile yetkili olmayan
yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı
yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanması ise bir
sonraki bölümde incelenecektir.
3.3.1. Temsil Yetkisinin Murahhas Üye ve
Murahhas Müdürlere Devri
3.3.1.1. Kavram
TTK m. 370/2, 'yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha
fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceğini'
açıkça düzenlemiştir. Öncelikle murahhas tanımının yapılmasında fayda
vardır. Murahhas (İng. managing director:,Fr. administrateur delegue, Alm.
delegiertes Mitglied), anonim şirketlerde yönetim kurulunun haiz olduğu
yetki ve iktidarın tamamını veya bir kısmını yönetim kurulu kararıyla
üzerine alan bir veya birkaç üye olarak tanımlanabilecektir2
60
• Günlük
151
Bkz. TTK m. 553 vd.
259
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013).a.g.e. 627.
260
Türk Hukuk Lügati. (1991).Ankara: Başbakanlık Basımevi.
84 Anonim Şirketlerin Temsili
kullanım bakımından ise murahhas, yetkili olan, yetki ile donatılmış kim-
se anlamına gelmektedir
261
•
Şirketler hukuku terminolojisi açısından ise, TTK m. 370/2 hükmü
uyarınca, yetkinin devredildiği yönetim kurulu üyesi murahhas üye,
yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişi ise murahhas müdür olarak
nitelendirilmektedir26
2
•
Bu çerçevede, TTK kapsamında terminolojik olarak murahhas
kavramının üzerinde durmak gerekmektedir. TTK'nın yönetim ve temsil
yetkisinin devredilmesine ilişkin olan maddelerinde devrin yapılacağı
kimseler bakımından farklı kavramların kullanılmış olduğu görülmek-
tedir. Gerçekten TTK m 367'de yönetim yetkisinin devredileceği üye
veya üçüncü kişilerden bahsedilirken, TTK m. 370'de temsil yetkisinin
devredileceği murahhas üyelerden veya müdür olarak üçüncü kişilerden
bahsedilmektedir.
TTK'nın ETTK'dan farklı olarak yönetim ve temsil yetkilerini ayn
ayrı düzenlemiş olması ve bu yetkilerin devrine ilişkin olarak birbirin-
den farklı hükümler getirmiş olması karşısında kanaatimiz yaratılan bu
terminolojik farklılığın bilinçli olduğu yönündedir. Bir kişinin murahhas
sıfatını kazanabilmesi için ona hem temsil hem de yönetim yetkisinin
devredilmesi gerektiği şeklinde görüşlerin
263
mevcudiyetine rağmen bu
değerlendirmelerin kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatindeyiz.
TTK m. 370'in sadece temsil yetkisine ilişkin olduğu ve TTK sisteminde
temsil yetkisi ile yönetim yetkisi arasında ayrım yapılmış olduğu nazara
alındığında bir kimsenin murahhas sıfatını haiz olabilmesi için yönetim
ve temsil yetkilerine aynı anda sahip olması sonucunun çıkarılması
mümkün olmayacaktır2
64
•
261
İnternet:http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama= gts&kelime= murah-
has%20%C3%BCye&guid=TDK.GTS.5540bf2 7a67c84.23519206 adresinden 20 Ma-
yıs 2015 tarihinde alınmıştır.
262
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.; İmregün, O. (1989).
a.g.e.218.; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 229-230.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 467.
263
Tekinalp, Ü. (2011).a.g.e. 139.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466.
264
Aynı yönde; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 55.
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 85
Anonim şirket yönetim yetkisinin iç ilişkiye ilişkin olması ve mu-
rahhas kavramına özellikle temsil yetkisinin devri bahsinde yer verilmiş
olması karşısında kanaatimiz bir kimsenin murahhas üye veya murahhas
müdür sıfatını haiz olabilmesi için temsil yetkisi ile donatılmış olmasının
yeterli olacağı yönündedir. Ancak, murahhas üyenin veya murahhas mü-
dürün kendisinden beklenen amacı yerine getirebilmesi için kendisine
kısmen de olsa yönetim yetkilerinin devredilmesi gerektiği de bir gerçek-
tir26
5
• Çalışma kapsamında da murahhas üye veya murahhas müdür kav-
ramı kendisine temsil yetkisi devredilmiş olan kişiler için kullanılacaktır.
3.3.1.2. Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayini
TTK m. 370/2 kapsamında, yönetim kurulu tamamen kendi inisi-
yatifinde olmak üzere temsil yetkisini bir veya daha fazla üyeye veya bir
veya daha fazla üçüncü kişiye devredebilecektir. Burada, temsil yetkisinin
devredileceği kişileri belirleme yetkisi dahil olmak üzere temsil yetkisinin
devredilmesine ilişkin bütün yetkinin TTK'nın 375. maddesi kapsamda
yönetim kuruluna ait olduğunu tekrar ifade etmek gerekir.
Yönetim kurulu, şirketin büyüklüğünü ve organizasyon ağını da dik-
kate alarak, temsil yetkisini sadece bir kişiye devredebileceği gibi birden
fazla kişiye de devredebilir. Temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine
devredilmesi bakımından herhangi bir sınırlama olmamakla birlikte,
temsil yetkisinin üçüncü kişilere devrinde üçüncü kişilerle birlikte en
az bir yönetim kurulu üyesinin de temsil yetkisini haiz olması gerektiği
gözden kaçırılmamalıdır
266
• TTK bu anlamda temsil yetkisinin yönetim
kurulunun etkisinden ve gözetiminden tamamen çıkarılmasına müsaade
etmemiştir. TTK'nın bu yaklaşımı öğretide
267
tereddütle karşılanmakta-
dır.
Murahhas müdürlerle birlikte temsil yetkilisi olarak bırakılmış olan
yönetim kurulu üyesinin yetkilerinin sınırlandırılması mümkün değil-
265
Tekinalp, O. (2011). a.g.e. 139.
166
Blcz. TTKm. 370/2.
u, Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.
Anonim Şirke.tlerin Tt:msilı 86
dir2
68
. Bu hükme aykırı bir temsil yetkisi devri talebinin ticaret sicili mü-
dürlüğü tarafından kabul edilmemesi gerekir
269
• Bu kapsamda, anonim
şirketin temsiline ilişkin yetkilerin tamamının üçüncü kişilere devredil-
meyeceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin sınırsız yetkiye sahip olması
gerektiği, TTK m. 370/2'nin emredici hükmüdür. Ayrıca, tek kişiden
oluşan yönetim kurullarında, yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisinin
kaldırılamayacağı ve sınırlandırılamayacağı da TTK m. 370/2'nin emre-
dici niteliğinden kaynaklanmaktadır.
İlk bölümde detaylan ile açıklanmış olduğu üzere temsil yetkisinin
devrine karar verme yetkisi TTK m. 37S kapsamında yönetim kurulunun
vazgeçilemez ve devredilemez yetkileri arasındadır2
70
• Yönetim kurulu,
TTKm. 390 uyarınca toplanarak bir karar alacak ve bu kararla murahhas
üye ve/veya müdürleri atayacaktır. Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş-
se, murahhas üye veya müdür atanması için herhangi bir nitelikli toplanb
ve karar nisabı bulunmamaktadır. Yönetim kurulu, üye tam sayısının
çoğunluğu ile toplanarak kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin
çoğunluğu ile alabilecektir.
Çalışmanın ikinci bölümünde temsil yetkisi kapsamı altında detaylı
olarak açıklanmış olduğu üzere, (merkez-şube ve müşterek imza istis-
naları saklı olmak üzere) temsil yetkisinin bölünebilmesi ve kısmi devir
yapılabilmesi yönetim kurulu üyeleri bakımından olduğu gibi murahhas
müdürler bakımından da mümkün değildir. Kısmi temsil yetkisi devri iç
ilişki bağlamında bir talimat niteliğinde olacak ancak üçüncü kişiler bakı-
mından herhangi bir sonuç doğurmayacaktır
271
•
Ayrıca, temsil yetkisinin devredilebileceği kişilerin sahip olması
gereken özellikler de önem arz etmektedir. TTK'da temsil yetkisinin
devredileceği kişilerin sahip olması gereken özellikler bakımından her-
268
Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 350.; Kırca, i., Şehriali-Çelik, F.H.,
Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.; İmregün, O. (1989). a.g.e.222.
269
Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.
270
TTK m. 339/ l 'in (g) bendi kapsamında kuruluş aşamasında murahhas üye ve murah-
has müdürlerin atanabileceği hususu saklıdır.
271
Kırca, 1. (2007). a.g.m. 277-289.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 221.; Pulaşlı, H. (2012).
a.g.e. 624.;Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 459-460.
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 87
hangi bir sınırlama getirilmemiştir. Bu kapsamda, yönetim kurulu üyeleri
için TTK m. 359/3 ile getirilen tam ehliyetli olma koşulunu murahhas
üye ve müdürlerin de taşıması gerektiğinin kabulü - hukuki işlem ehliyeti
kuralları kapsamında bir zorunluluk olarak- evleviyetle kabul edilmelidir.
Bununla birlikte, temsil yetkisini devralacak kişinin bilgi, tecrübe, güve-
nilirlik ve profesyonellik açısından şirketi temsil etmeye uygun bir kişi
olmalıdır2
72
•
3.3.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Tescil ve
ilanı
TTK m. 373, yönetim kurulunun, temsile yetkili kişileri ve bunların
temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan
edilmek üzere ticaret siciline vereceğini açıkça düzenlemiştir.TTKm. 370/2
kapsamında atanmış olan murahhas üye ve murahhas müdürlerin ticaret
siciline tescil edilmesi gerektiği tartışmasızıdır2
73
•
TTK m. 373'de ifade edilen temsil şekilleri, temsil yetkisinin nasıl
kullanılacağına ilişkin ve sadece iç ilişki bakımından geçerli olan talimat
vb. hususları değil temsil yetkisinin şube veya birlikte imza yönünden
sınırlandırılıp sınırlandırılmadığını ifade etmektedir2
7
4.Temsil yetkisinin
nasıl kullanılacağına ilişkin talimat vb. işlemlerin tescil edilmesi ve bu
doğrultuda üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurması mümkün değil-
dir.
Murahhas üye ve müdürlerin tescil veilan edilmesi konusunda önem
arı eden husus tescilin niteliğine ilişkindir. Yani, temsil yetkisi verildikten
sonra ancak ilan edilmeden önce yapılan işlemler bakımından şirketin ve
üçüncü kişilerin durumunun ne olacağı özellik.le önemlidir. Bir kısım
yazarlar, murahhaslara temsil yetkisi devredilmesi işleminin ancak tescil
ve ilan edildikten sonra üçüncü kişiler bakımından geçerli olacağını,
tescil ve ilandan önce ancak durumu müspet olarak bilen üçünü kişilere
272
Aynı yönde; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 223.
273
Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466.; Arslan,1. (1994). a.g.e.102.
m Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 88.
Anonim Şirketlerin Temsi/ı 88
karşı ileri sürülebileceğini belirtmektedir2
75
• Bir kısım yazarlar ise, ticaret
siciline tescilin, temsil yetkisinin verilmesi bakımından bildirici etkiyi
haiz oluğunu, temsilcinin tescilden önce yaptığı işlemler münasebetiyle
şirketin hak kazanacağını ve borç altına gireceğini belirtmektedir2
76
•
Bu konudaki kanaatimiz, temsile yetkili olan kişilerin ticaret siciline
tescili ve ilanının açıklayıcı nitelikte olduğudur. TBK m. 547'de ticari
temsilci açısından açıkça belirtilmiş olduğu üzere, tacirin ticari temsilci-
nin fiil ve işlemlerinin sorumluluğu tescile bağlı değildir2
77
• Bu açıdan,
murahhas üyeler ve murahhas müdürlerin tescilden önceki işlemlerinin
şirket bakımından bağlayıcı olacağı kanaatindeyiz.
Yargıtay'ın da temsile yetkili kişilerin ticaret siciline tescilinin açık-
layıcı niteliği haiz olduğu görüşünde olduğu görülmektedir. Gerçekten
de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30 Ocak 2013 tarih,2012/2134 E.
2013/152 K. sayılı kararında
278
ticaret siciline tescilin bildirici niteliği
haiz olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun söz konu-
su kararına göre, ticaret siciline tescilin kurucu olduğu hususlar; ticaret
unvanı ve işletme adının korunması, ticaret şirketlerinin tüzel kişilik ka-
zanabilmesi, esnaf işletmelerinde ticari mümessil tayini, anonim şirket-
lerde ana sözleşmenin değişikliğinin hüküm ifade etmesi ve ticari işletme
rehini ile sınırlıdır.
Bu çerçevede, murahhas üye ve murahhas müdürlerin ticaret siciline
tescili TTK m. 373 kapsamında bir zorunluluk olmakla birlikte, tescilinin
kurucu değil açıklayıcı niteliği haiz olduğunu ifade etmek gerekmektedir.
27
s Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 349.; Çevik, O. (1976). a.g.e. 40.;Üçı-
şık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466.
276
Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 633.;Arslanlı, H. (1959).
a.g.e.136.
ın Aynı yönde; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 633.
278
Yargıtay'ın söz konusu kararına göre, ticaret siciline tescil, kural olarak bildirici etkiye
sahiptir. İstisnai olarak, ticaret unvanı ve işletme adının korunması; ticaret şirketlerinin
tüzel kişilik kazanabilmesi; esnafişletmelerinde ticari mümessil tayini; anonim şirketler-
de ana sözleşmenin değişikliğinin hüküm ifade etmesi ve ticari işletme rehni halleri için
ticaret siciline tescil, zorunlu ve kurucu niteliktedir. Web: www.kazanci.com adresinden
7 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır.
A,ıonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 89
3.3.1.4. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürler ile Anonim
Şirket Arasındaki Hukuki İlişki
Kendisine temsil yetkisi devredilen murahhas üye, murahhas mü-
dür veya diğer kişilerle anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği
ve vasıflandırılması bu kişilerin hakları, menfaatleri ve sorumlulukları
bakımından önem arz etmektedir.
Konu öncelikle murahhas üye ve murahhas müdürler bakımından
değerlendirilmelidir. Bu konuda Türk hukuk öğretisinde veya yargı ka-
rarlarında bir görüş birliği olduğunu iddia etmek güçtür. Yargıtay, çeşitli
kararlarında
279
anonim şirket ile murahhasarasında hizmet sözleşmesinin
mevcut olduğunu belirtmiş, ancak kimi kararlarında
280
ise murahhaslar
ile şirket arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmadığını ifade etmiştir.
Murahhas üye müdürlerle anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin
niteliği konusunda, öğretide baskın olan ve bizim de katıldığımız görüş
TTK m. 370 /2 kapsamında kendilerine temsil yetkisi devredilenlerin,
organ-şahıs niteliğini kazanacakları yönündedir2
81
• Bu çerçevede, anonim
279
Bkz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 7.10.1986 Tarih, 1986/2290 E. ve 1986/5005 K.
Sayılı Kararı
Davacı, şirketin bütün işlerini tedvire memur murahhas az.alık hizmetine karşılık, ayn bir
ücret almaktadır. Bu ücret, !ş görme ediminin karşılığıdır. İşin Anonim Şirket işyerinde gö-
rüldüğünü tanıklar haber vermişlerdir. 20.3.1963 - 1.9.1982 tarihleri arasındaki zamanda
davacı sürekli olarak, Anonim Ortaklığa hizmet sunmuştur.Murahhas aza,Yönetim Kurulu
Kararlarını icra etmektedir. Yönetim Kurulunun, murahhas az.alar üzerinde gözetim hakkı
da mevcuttur.Murahhas azalık hizmeti, Anonim Şirket organlarından Yönetim Kurulunun,
denetim ve gözetiminde ifa edilmektedir. Bu nedenlerle, Anonim Şirket tüzel kişiliği ile mu-
rahhas aza arasındaki ilişkide, ivazlı vekaletten çok, hizmet akdi unsurlarının ağır bastığı
ve hizmet akdi ilişkisinin varlığı kabul edilmelidir. Şu halde, davacının 20.3.1963 - 1.9.1982
tarihleri arasındaki murahhas azalık hizmetinin dahi sigortalı hizmet niteliğinde sayılması
gereklidir. Web: www.kazanci.com adresinden 12 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır.
280
Yargıtay l 1. Hukuk Dairesi'nin 15.09.1983 Tarih, 1983/3083 E. ve 1983/3773 K.Sayılı
Kararı. Web: www.kazanci.com adresinden 12 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır.
281
Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Marıavgat, Ç. (2013). a.g.e. 629.; Güney-Akdağ, N.
(2008). Anonim Şirketlerde Azledilen Yôneticilerin Tazminat Hakları. Ankara Üniversi-
tesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C. 57, Sa.l, 1-34. (6-7).; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e.
465.jA.rslanlı, H. (1959). a.g.e.124.; Arslan, 1. (1994). a.g.e.75.;Çamoğlu, E. (2007).
a.g.e.123.
90 Anonim Şirlatlerin TttnJilı
şirket ile murahhas üye/müdür arasındaki hukuki ilişkiyi nitelendirme-
nin zorluğu karşısında, murahhas üyeler ve müdürler bakımından evvela
anonim şirkete ilişkin esas sözleşme hükümleri, genel kurul kararları
uygulanmalı; boşluk kalan kısımlar bakımından ise borçlar hukuku hü-
kümlerine başvurulmalıdır
282
•
3.3.1.5. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Görevden
Alınması
Temsil yetkisinin devrini düzenleyen TTKm. 370'de, murahhasların
azli konusu düzenlenmemiştir. Ancak yönetim kurulunun devredilemez
görev ve yetkilerinin düzenlenmiş olduğu TTK m. 375/l'in (d) bendin-
de müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların
atanmaları ve görevden alınmaları ifadesiyle imza yetkililerini görevden
alınmasına ilişkin olarak da münhasır yetkili organın yönetim kurulu
olduğu ifade edilmiştir.
Murahhas üye ve müdürlerin görevden alınmasına ilişkin olarak
öğretide farklı görüşler mevcuttur. Bir kısım yazarlara göre, temsil yetkisi
yönetim kurulu tarafından murahhas üye veya müdüre verilmiş olsa dahi
murahhas üye ve murahhas müdürü görevden alma yetkisi genel kurula
aittir
83
• Ancak bizim de katılmakta olduğumuz görüş, murahhas üye ve
murahhas müdürlerin azline ilişkin yetkinin atanmalarında olduğu gibi
münhasıran yönetim kuruluna ait olduğu yönündedir
284
• Aksi durumun
kabulü, TTK'nın yönetim kurulunun kendi organizasyonunu dilediği
gibi belirlemesine ilişkin getirmiş olduğu esaslara aykırılık teşkil edecek
ve anonim şirketin yönetiminde karışıklık oluşmasına sebebiyet verecek-
tir
85
.
282
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 89.;Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.
283
Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623.;Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.;Arslanlı, H.
(1959).a.g.e.123.
284
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 91.;Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013).
a.g.e. 629.
285
Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 91.
91 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
Ayrıca daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere, TTK ile yönetim
kurulu ve genel kurul arasındaki ilişkinin işlevler ayrılığı prensibine göre
düzenlenmiş olduğu nazara alındığında, murahhasları azletme yetkisinin
genel kurula geçmiş olmasından bahsedilemeyecektir. Bu çerçevede
yönetim kurulu, kendisine temsil ve yönetim yetkisi tevdi edilmiş olan
temsilciyi her zaman ve koşulsuz olarak azletme yetkisine sahiptir2
86
•
Bu noktada murahhas üyeler bakımından değerlendirilmesi gereken
bir diğer husus da murahhas üyenin genel kurul tarafından yönetim ku-
rulu üyeliğinden azledilmesidir. TTK m. 364
287
uyarınca yönetim kurulu
üyesinin genel kurul tarafından görevden alınması her zaman mümkün-
dür.Murahhas üyenin genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinden
alınması durumunda, murahhas üyenin üyelik sıfatı sona erecek ancak
murahhaslık sıfatı müdür olarak devam edecektir. Çünkü murahhas üye-
ye yönetim kurulu tarafından tevdi edilmiş olan temsil yetkisi ancak yine
yönetim kurulu tarafından geri alınabilecektir. Aksi durumun kabulü,
TTK m. 375'in dolanılması anlamına gelmektedir.
Kitabın konusu olmamakla birlikte, murahhas üyelerin veya müdür-
lerin yönetim kurulu tarafından görevden alınmaları halinde, bu kişileri
genel hükümler kapsamında tazminat talebinde bulunmalarının müm-
kün olduğunu da belirtmek gerekir2
88
•
3.3.2. Temsil Yetkisinin Ticari Temsilci ve Ticari Vekillere
Devri
3.3.2.1. Kavram
Ticari temsilci, işletenin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye
ilişkin ticari işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile
kendisini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişi
236
Aynı yönde; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 93.
287
Bu maddeye göre, yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi,gündemde
ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı
hdlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler.
288
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 92.
Anonim Şirk.etlerin Te,,u;/1 92
olarak tanım1anmaktadır2
89
• Ticari temsilci, kendisine en geniş temsil
yetkisi tanınmış olan tacir yardımcısıdır2
90
• TBK m. 548 kapsamında
ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo
taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü
işlemleri yapmaya yetkili kılınmıştır. Bununla birlikte, ticari temsilcinin
şirket adına gerçekleştiremeyeceği birtakım işlemler de mevcuttur. Ör-
neğin, ticari temsilci açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez
veya sınırlandıramaz
291
• Bu kapsamda ticari temsilci, temsil yetkilerinin
kapsamı temsil edilenden bağımsız şekilde, kanun tarafından belirlenmiş
olan bir tacir yardımcısıdır2
92
•
Anonim şirketler bağlamında ticari temsilci, kendisine şirketi veya
şirkete ait bir işletmeyi yönetmek üzere sınırsız yetki devri yapılmış olan
tacir yardımcısını ifade eder. Ticari temsilci, temsil yetkisi ile bağdaşan
her türlü işlemi yapabilecektir. Bu çerçevede ticari temsilcinin yapabi-
leceği işlemler arasında, kredi almak, şirkette çalışan işçilerle hizmet
sözleşmesi akdetmek, bu sözleşmeleri feshetmek, şirket için her türlü
gayrimenkulü kiralamak ve kiraya vermek gibi birçok işlem sayılabilir2
93
.
Ticari mümessilin şirkete karşı açılan davalarda şirketi temsil etme yetki-
sinin bulunduğu da çoğunlukla kabul edilmektedir2
94
• Ticari temsilcinin
temsil yetkisi, murahhas üyeler ve murahhas müdürlerde olduğu gibi sa-
dece şube işleriyle veya birlikte temsil kaydıyla sınırlandırılabilecektir2
95
.
Ticari vekil ise ticari temsilci sıfatını haiz olmaksızın bir tacir tarafın-
dan işletmenin bütün işleri veya belirli bazı işlemleri için kendisine temsil
289
Bkz. TTK m. 547/ 1.
290
ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). Ticari İşletme
Hukuku. (4. Baskı). İstanbul: On İki Levha Yayınları, 677.; Ayhan, R./Özdamar, M./
Çağlar, H. (2014). Ticari lşletmeHukuku.(7. Bası). Ankara, 360.Arkan, S. (2013). Ticari
İşletme Hukuku. (18. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü,
170.
291
Bkz. TBK m. 548.
292
Arkan, S. (2013). a.g.e. 168.
293
Arkan, S. (2013). a.g.e. 160.
294
Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 472.; Arkan, S. (2013). a.g.e. 170.
295
Bkz. TBK m. 549/1ve 549/II.
93 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
yetkisi tevdi edilmiş olan kimsedir
296
. Ticari vekil, işletmenin tüm yöneti-
mi ve işleri için yetkili kılınması durumunda genel ticari vekil, işletmenin
sınırlı sayıda ve nitelikte bazı işlerini yürütmek üzere yetkili kılınması
durumunda özel ticari vekil olarak isimlendirilir2
97
• Bu kapsamda ticari
vekilin işletmenin tüm işleriyle yetkili kılınması veya sadece belirli bir
kısım işlerle yetkili kılınmasının mümkün olduğu açıktır.
3.3.2.2. Ticari Temsilci ve Ticari Vekili Atanması
TTK m. 368
298
, anonim şirket yönetim kurulunun ticari temsilci
ve ticari vekil atayabileceğini açıkça ifade etmiştir. Bu madde, ETTK'da
ticari temsilci ve ticari vekil atanmasına ilişkin olan maddeden oldukça
farklı bir nitelik arz etmektedir. ETTK'da ticari temsilci ve ticari vekil
atama yetkisi
299
esas sözleşmede aksine bir hüküm olmadığı müddetçe
genel kurul yetkisine bırakılmışken, TTK ile bu yetki yönetim kuruluna
bırakılmıştır.
TTKm. 375/l'in (d) bendi TTKm. 368 ile birlikte ele alındığında
ticari temsilci ve ticari vekil atama yetkisinin münhasıran yönetim kurulu-
na ait olduğu görülecektir3°
0
• Bu kapsamda, murahhas üye ve müdürlerle
paralel şekilde şirketi temsil ve ilzama yetkili olan ticari temsilci ve ticari
vekilleri atama yetkisi sadece yönetim kuruluna ait olmaktadır. Bununla
birlikte, ticari temsilciye göre sınırlı temsil yetkisine sahip olan ticari ve-
killerin ticari temsilci tarafından da atanabileceği ifade edilmektedir3°
1
.
Her ne kadar uygulama açısından son derece pratik ve makul bir çözüm
296
Bkz. TBK m. 552.
297
Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e.695.; Ar-
kan, S. (2013). a.g.e. 182.; Domaniç, H., Ulusoy, E. (2007). Ticaret Hukukunun Genel
Esaslan. (5. Baskı). İstanbul: Arıkan Yayıncılık, 372.
298
Bu maddeye göre, yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekiller atayabilir.
299
Madde 545 - Mukavelede aksine hüküm olmadıkça ticari mümesiller ile bütün işletmeyi
idare salihiyetini haiz olan ticari vekiller, ancak umumi heyet karariyle tayin olunabilir.
Bununla beraber her müdür, bunları azletmek salAhiyetine sahiptir.
300
Aynı yönde; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 30.; Yanlı, V. (2013). a.g.m. 447.;Üçışık, G., Çe-
lik,A. (2013). a.g.e. 471.
301
Arkan. S. (2013). a.g.e. 182.
Anonim Şirketlerin Te,,uı4 94
olsa da kanaatimiz imza yetkisine sahip olan ticari vekillerin de yönetim
kurulu tarafından atanması gerektiği yönündedir3°
2
•
Ticari temsilci olarak atanacak kişinin gerçek kişi olması gerektiği
öğretide genellikle kabul edilmektedir3°
3
• Arkan bu durumun sebebini
ticari mümessil ile tacir arasındaki güven ilişkisinin varlığı olarak göster-
mektedir3
04
•
Ticari temsilci olarak atanacak kişinin tam ehliyetli olması gerekme-
mekte, ayırt etme gücünü haiz olması ticari temsilci olarak atanması için
yeterli görülmektedir3°
5
• Ticari temsilcinin atanması bakımından herhan-
gi bir şekil şartı öngörülmemiştir3°
6
• Bu atamanın açık veya zımni şekilde
yapılması mümkündür3°
7
• Bununla birlikte, anonim şirketler bakımından
yönetim kurulu kararlarının geçerli olabilmesi için yazılı olması gerek-
liliği karşısında, anonim şirketlere atanacak olan ticari mümessilin bir
yönetim kurulu kararı ile -yazılı- olarak atanması gerekmektedir. Ticari
temsilcinin bir yönetim kurulu kararıyla atanması akabinde kendisine
noter tarafından düzenlenmiş bir vekaletname verilmesi uygulamada
bakımından doğru olacaktır3°
8
•
Ticari temsilci bakımından aranan şartlar ticari vekil için de geçer-
lidir. Yani, ticari vekil olarak atanacak kişinin de gerçek kişi ve ayırt etme
gücüne sahip alınası gerekir.
302
Bkz. II.III
303
Arkan. S. (2013).a.g.e. 172. Karayalçın, Y. ( 1968). Ticaret Hukuku Dersleri C.I, Ticarilş-
letme,Ankara. 412-413.; Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan,
F. (2015). a.g.e. 679.; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 59.
304
Arkan, s.(2013). 173.
305
Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 679.;Şe-
ner, O. H. (2015). a.g.e. 63. Ayhan, R., Ôzdamar, M., Çağlar, H. (2014). a.g.e. 335.
306
Şener, O. H. (2015). a.g.e. 93.
307
Arkan, S. (2013). 182. Şener, O. H. (2015). a.g.e.88.
308
Aynı yönde; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 94.
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 95
3.3.2.3. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Tescil ve İlanı
TBK m. 547/II'de açıkça düzenlenmiş olduğu üzere, ticari temsil-
cinin ticaret siciline tescili bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, ticari temsil
yetkisinin geçerli bir şekilde verilmesiyle ortaya çıkar3
09
• Ticari temsil
yetkisinin tescil ve ilanı ile ticari temsil basit temsil yetkisinden ayrılmak-
ta ve ticari temsil yetkisinin TTSG'de ilan edilmesi ile aleniyete önem
verilmektedir3
10
. Ancak yukarıda murahhaslar kısmında da bahsedilmiş
olduğu çerçevede ticari temsilcinin ticaret siciline tescili kurucu değil
bildirici/açıklayıcı niteliktedir3
11
•
Ticari temsilcinin temsil yetkisi, yönetim kurulu üyeleri ve mu-
rahhas müdürlere paralel olarak sadece şube veya kişi yönünden sınır-
landırılabilecektir. Temsil yetkisine ilişkin olarak şube ve kişi yönünden
yapılacak sınırlandırmalar ticaret siciline tescil edilmedikçe iyi niyetli
üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmayacaktır3
12
• Bununla birlikte, ticari
temsilcinin temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlandırmalar ise tescil edil-
miş olsalar dahi iyi niyetli üçüncü kişilere karlı ileri sürülemeyecektir3
13
•
Ticarivekiller bakımından ise durum tamamen farklılık arzetmekte-
dir.Ticari vekilin atanması ticaret siciline tescil ve ilan edilemeyecektir3
14.
Buna rağmen, ticari vekil ticaret siciline tescil ve ilan edilmişse bu tescil
ve ilan hukuki sonuç doğurmayacaktır3
15
. Bu konuda, TTK m. 371/7
hükmü saklıdır.
309
Şener, O. H. (2015). a.g.e. 94.
310
Şener, O. H. (2015). a.g.e. 96.
311
Arkan, S. (2013). a.g.e. 173.;Şener, O. H. (2015). a.g.e. 106.
311
Bkz. TBK m. 549/IIl.
313
Bkz. TBK m. 549/N.
314
ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F.(2015). a.g.e. 694.;Ar-
kan, S. (2013). a.g.e. 182.
315
Arkan, S. (2013). a.g.e. 182.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 475.
96 Anonim Şirketlerin Tu,u,tı
3.3.2.4. Ticari Temsilci ve Ticari Vekil İle Anonim Şirket
Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği
Ticari temsilci ile anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin, hizmet,
vekalet ve şirket sözleşmesi temelinde karma biçimde şekillenmiş olduğu
belirtilmektedir3
16
• Bununla birlikte ticari temsilci, tacirin emir ve tali-
matı altında çalıştığı için tacir ile ticari temsilci arasındaki ilişkinin klasik
anlamda bir hizmet/ iş ilişkisi olduğu kanaatindeyiz
317
•
Ticari vekil ile şirket arasındaki ilişki de vekalet ve şirket sözleşmesi
unsurlarını taşıyacak şekilde hizmet sözleşmesi esaslı karma nitelikte bir
sözleşmediı-3
18
• Bu kişiler, yönetim kurulu tarafından atanmakta, yönetim
kurulu murahhaslar ve ticari temsilcinin emir ve talimatı altında çalış-
maktadır.
3.3.2.5. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Görevden
Alınmaları
Ticari temsilciler ve ticari vekiller, kendilerine imza yetkisi verilmiş
olması dolayısıyla, TTK'nın 375. maddesinin birinci fıkrasının d bendi
uyarınca, atanmalarına paralel olarak ancak yönetim kurulu tarafından
görevden alınabileceklerdir. Kendilerine imza yetkisi tevdi edilmiş olan
ticari temsilcilerin ve ticari vekillerin görevden alınmaları yönetim kuru-
lunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında sayılmıştır3
19
.
3.4. TBK'nın 40. Maddesi Çerçevesinde Temsilci
Atanması
Anonim şirketlerin iş ve işlemlerinin yürütülmesi maksadıyla TBK
m. 40 vd. maddeleri kapsamında genel hükümlere göre de temsilci atan-
ması mümkündür. Bu kapsamda, şirket yukarıda yer alan temsilcilerle
316
Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 680.
317
Aynı yönde; Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015).
a.g.e. 680.; İmregün, O. (1989). a.g.e.198.; Akdağ-Güney, N. (2008). a.g.m. 1-34.
318
Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 695.
319
Bu konudaki tartışma için Üçüncü Bölüm, LIV. kısma bakınız.
Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri
97
arasında mevcut olan temsil ilişkilerinin aksine içeriğini tamamen kendi-
si tarafından belirlenmiş olan bir temsilci atayabilecektir.
TBK'nın 40 vd. maddeleri kapsamında yetki, şirketin üçüncü kişiyi
yetkili kılan tek taraflı beyanıyla verilmektedir. Temsil yetkisi, her türlü
hukuki işlemi veya bir kategoriye giren işlemleri yapma yetkisini kapıyor-
sa genel temsil yetkisi, belirli bir hukuki işlemi yapmak üzere veriliyorsa
özel temsil yetkisi söz konusu olmaktadır3
20
• Genel temsil yetkisine örnek
olarak, şirkete işçi alınması ve çıkarılması yetkisi, özel temsil yetkisine
ise bir gayrimenkulün şirket adına alınması veya satılması örnek olarak
verilebilir3
21
•
320
Oğuzman, K.; Öz, Turgut (2012). Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt!.İstanbul: Ve-
dat Kitapçılık. 229.
321
Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R.,Arpaa, A. a.g.e. 36vd
DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERDE SINIRLI
YETKİLİ TEMSİLCİ TAYİNİ
1O Eylül 2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı ' İş Kanunu ne Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un ("6552 sayılı Ka-
nım"), 131. maddesi ile TTK'nın 371. maddesine 7. fıkra eklenmiş ve
bu fıkra ile anonim şirketlerin temsili konusunda çok köklü değişiklikler
yapılmıştır.
Söz konusu ekleme ile 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesine
kadar tescili ve ilanı mümkün olmayan anonim şirket temsil yetkililerinin
sahip olduğu temsil yetkisinin miktar ve konu bakımından sınırlandırıl-
ması ve bu sınırlandırmanın tescil edilmesi mümkün hale gelmiştir.
Anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsamına ilişkin getirilmiş
olan TTKm. 371/7 hükmü aşağıdaki şekildedir;
"Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile
yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi
ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir
yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların
görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yöner-
gede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı
zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları
atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya
diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu
kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan
dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur."
100 Anonim Şirketlerin TemJIII
Söz konusu düzenleme uygulama açısından nispeten bir rahatlama
yaratnuş olsa da düzenleme hakkında çok ciddi eleştiriler getirilmiştir.
Kırca, düzenleme hakkında;
"Dil, üslup ve kanun koyma tekniği açısından ciddi aksaklıkları
bünyesinde barındıran, ticaret sicili hukuku başta olmak üzere
ticaret hukukunun kurum ve kurallarını hiçe sayan, hukuk
politikası bakımından da isabetli olmayan, 2009/101 sayılı
Yönerge'nin 10. maddesinin 3. fıkrasına aykırılık oluşturduğu
için ülkemizin AB hukukuna uyum konusundaki taahhütleriyle
de bağdaşmayan bu yeni düzenleme, Türk hukuku için bir talih-
sizlik olmuştur."
şeklinde değerlendirmede bulunmuştur3
22
• Akdağ Güney yeni dü-
zenlemeyi bir hukuk garabeti olarak nitelendirmiştir3
23
• Özdamar ise,
söz konusu düzenlemenin uygulama bakımından getireceği karışıklık-
lara dikkat çekerek, "bankaların veya büyük perakende şirketlerinin şube
ve satış mağazalarındaki ilgililerin sınırlı yetkiye sahip olduğunu bilmeyen
ama bilmesi gereken yeni bir mağdurlar grubunun meydana geleceğini" ifade
etmiştir3
24
• Çalışmanın bu kısmında söz konusu eleştirilerle birlikte yeni
düzenlemenin uygulanması incelenecektir.
4.1. Düzenlemenin Amacı
Çalışmanın İkinci Bölümü'nde detaylı olarak açıklandığı üzere,
anonim şirketlerde temsil yetkisinin birlikte temsil ve şube/merkez
işleri dışında sınırlandırılması mümkün değildir. Yargıtay'ın yerleşiklik
kazanmış içtihadı
325
da anonim şirketlerde temsil yetkisinin yukarıda
322
Kırca, İ. (2014). TTK m.317.7 Hakkında Bir İnceleme: AB'ye Üyelik Yolunda Geri
Adım. BAT/DER. C. XXX.Sa.3, 23-37. (23).
323
Web: Akdağ-Güney, N. (2014). 6552 Sayılı Torba Kanun ile TTK md. 37l'e Eklenen
7. Fıkraya İlişkin Değerlendirmeler. Arslanlı Bilim Arşivi. www.arslanhbilimarsivi.com
adresinden 15 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır.
324
Ôzdamar, M. (2014). 6552 Sayılı Kanun İle TTK'da Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde
Anonim Şirketin Temsili. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVlllı Y.2014, Sa.
3-4,137-163.
325
İlgili Yargıtay kararlarına tezin İkinci Bölümü altında yer verilmiştir.
1ınonlm Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 101
sayılanlar dışında sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, sınırlamanın
ticaret siciline yanlışlıkla tescili halinde bu tescilin sonuç doğurmayacağı
veyukarıdakiler dışında yapılacak bir sınırlamanın tescil ve ilan edilmesi-
nin üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmayacağı yönündedir. Bu
tür sınırlamalar ancak sınırlamayı bilen üçüncü kişiler bakımından sonuç
doğuracaktır3
26
•
TTK'nın açık düzenlemeleri ve Yargıtay'ın müstakar içtihadı,
anonim şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılamayacağını ortaya
koymakta iken uygulama hem TTK hem Yargıtay içtihatlarına aykırı bir
biçimde gelişmiştir. Uygulamada, temsil yetkisine tescili caiz olmayan
sınırlandırmaların getirilmekte olduğu ve bu sınırlandırmaların tescil ve
ilan edildiği görülmektedir3
27
• Gerçekten de herhangi bir ticaret sicili böl-
gesinde herhangi bir şirkete ilişkin temsil yetkileri incelendiğinde, temsil
yetkilerinin ekonomik değer ve konu bakımından sınırlandırılmışolduğu
dikkat çekmektedir. Örneğin, imza sirkülerleri vasıtasıyla, temsil yetkisi
konu itibariyle (satım, ihracat, ithalat vb.), miktar3
28
itibariyle (100.000
TL'ye kadar olan işlemler vb.) ve daha birçokyönden sınırlama getirildiği
görülmektedir
329
•
Bununla birlikte bazı durumlarda imza sirkülerlerinde, temsil yetki-
sinin sınırlandırılamayacağı kuralıyla amaçlanan hukuki güven ilkesinin
ihlal edilmiş olduğu ve temsil yetkisinin aşın karmaşık yapılar albnda
326
Kırca, İ. (2007). a.g.m. 289.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 221.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.
624.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 459-460.
327
Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 646.
328
Bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17 Haziran 2004 Tarih, 2004/10762 E. ve
2004/15950 K. Sayılı Kararı:
Bir şirkette dışa karşı imza yetkilisi olan temsilcinin imzaladığı çekin, şirketin iç meselesi ola-
rak miktarla ilgili sınırlamalar gerekçe gösterilerek iyiniyetli üçüncü kişilere karşı geçersizliği
ileri sürülemez. Olayda, yönetim kurulu başkanı ve iki yönetim kurulu üyesi tarafından bir-
likte imzalanmadığı halde, yüz bin USD dolannı aşan borçlarda birlikte temsil sınırlaması
şirketteki iç ilişkiyi ilgilendiren bir konu olup ticaret sicilinde yayınlansa da miktarla ilgili
sınırlama niteliğinde bulunduğundan iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Şirketi tek başına
temsil ve ilzama yetkili kişi olduğu ana sözleşmede kararlaştırılanyönetim kurulu başkanının
şirket adına imzaladığı çekteki borçtan şirket sorumlu olacağından, mahkemece, itirazın red-
dine karar verilmesi gerekir.
329
Kırca,1. (2007). a.g.m. 279-284.
102 A,ıo,ıim Şlrlcdlerin Tenu,U
sınırlandınln11ş olduğu da görülmektedir. Örneğin, Kırca tarafından
verilen bir örnekte·"°, işlemlere tür/konu ve/veya miktar itibariyle de
sınırlandırmalar getirilmek suretiyle, şirket adına imza abnaya yetkili
olanlar (A), (B) ve (C) gibi gruplara ayrılmış ve her farklı işlemde farklı
grupların imzasının aranması gösterilmiştir3
31
•
Sonuç olarak, ticaret sicili uygulamasında tescili caiz olmayan yetki
sırurlandınnalannın bir uygulama geleneği olarak tescil edilmekte olduğu
ve tüm hukuka aykınlıklanna rağmen ticari hayat içerisinde bu geleneğe
pratik fonksiyon ve amaçlar yüklendiği ortaya çıkmaktadır.
Ticaret sicili uygulamasında gelişmiş olan hukuka aykırı bu gelenek,
TTK'nın yürürlüğe girmesinden sonra bu yöndeki tescil taleplerinin bir
kısım ticaret sicil müdürlükleri tarafından reddedilmesine kadar devam
etmiş
332
, şimdiye kadar mevcut olan uygulamanın aksi yönünde gelişen
yeni uygulama karşısında sona ermiştir.
"° Bkz.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29 Haziran 1982Tarih, 1982/2638 E.ve 1982/3181
K. Sayılı Karan
Bu aç,klamalann ışığı altında dava konusu olaya dönülecek olursa, davacı anonim şirlcdin
30.3.1979 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetim kuruluna seçilen üyelerce aynı
tarihte yapılan yönetim kurul toplantısında ( 1 ) numara kadar ile şirketin ne şekilde ve
kimler tarafından temsil edileceği karar bağlanmış ve buna ait yetki ve imza sirlcüleri düun-
lenmiş bıdunmaktadır. Yönetim kurulunun bildirimi üzerine Ticaret Siciline tescil edilen ve
5.06.1979 tarihi� Türkiye Ticaret Sicili Gaz.etesi'nde ilan edilen bu karar ve sirkülere göre,
şirlcet yönetim kurulu üyeleri ( A) grubu imza yetkilileri, ( B ) ve ( C) grubu ise şirket mü-
dürleri ve diğer şirket idari yetkilileri arasından seçilmişlerdir. Ancak bu karara göre, ( A )
grubu imza yetkililerine bir limit getirilmeksizin imza yetkisi tanınmış ise de ( B ) ve ( C)
grubuimza yetkililerine ancak diğer yetkileri yanında 250.000 lirayı aşmayan çekleri imza ve
dro yetkisi tanımışi diğer bir deyişle temsil yetkileri bu miktarla sınırlandınlmışlardır. Oysa,
yukanda da değinildiği gibi birlikte temsil ve yetkilerin şubelere hasndışında kalan temsil yet-
kisinin miktar bakımından yapılan sınırlandırmalar TTK.321 ve BK.451'de öngörülmedi-
ğinden geçersiz olup, bu şekildeki sınırlandırma tescil ve ilan edilse dahi hüsnüniyetli üçüncü
kişilere karşı ileri sürülemez. Dava konusu olayda da ( B ) ve ( C ) grubu imza yetkilileri
şirketi temsil ile görevlendirildiklerine göre, kendilerine yasal dayanaktan yoksun olarak ko-
nulan miktar bakımından limit sınınnın üzerine çıkacak şekilde çek imzalamış bulunmalan
hususu hüsnüniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak içilişki bakımından bu husus
imza yetkililerinin sorumluluğunu icab ettirir. Web: www.kazanci.com adresinden 16 Ma-
yıs 2015 tarihinde alınmışbr.
331
Kırca, L(2007). a.g.m. 280.
332
Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 1-2.
Aııo,ı{nı Şirketlerde Sımrlı Yetkili Teınsf1cl Tayfrıt 103
Ticaret sicili müdürlükleri arasındaki görüş farkı dolayısıyla ortaya
çıkan bu karmaşayı gidermek ve uygulamaya rahatlık sağlamak maksa-
dıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Gümrük ve Ticaret
Bakanlığı (GTB) bünyesinde çalışmalar yapılmış ve söz konusu sorunun
çözümü için kanun değişikliği seçeneği gündeme getirilmiştir3
33
• Yapılan
kanun değişikliğinin amacı, sınırlı temsil yetkisine ilişkin tescil talebini
yeniden ve kanuna uygun şekilde mümkün kılmak olmuştur3
34
• Bu şekil-
de, yapılan kanun değişikliği ile temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üye-
lerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiyesahip ticari vekil
veya diğer tacir yardımcılarının temsil yetkisi tescil ve ilan edilebilecektir.
TTK m. 371/7'nin gerekçesinde de (Alt Komisyon Raporu), hük-
mün maksadı aşağıdaki şekilde açıklanmıştır;
"Şirketler tarafından ticari vekillik görevi verilen kişiler tarafın-
dan yapılan hangi işlemlerin yetki kapsamında olduğunun üçün-
cü kişilerce bilinmesi ve yetkisiz temsil nedeniyle yaşanan mağ-
duriyetlerin önlenmesi amacıyla temsile yetkili olmayan yönetim
kurulu üyeleri ile şirkete istihdam ilişkisiile bağlı olanlarınveyet-
ki sınırlarının, bu kişilerin görev yaptıkları pozisyonlara ilişkin
görev tanımı, yetki ve sorumlulukların Türk Ticaret Kanunu'nun
367'inci maddesi uyarınca hazırlanacak iç yönergede açıkça
belirtilmek şartıyla, ticaret siciline tescil ve ilan edilebilmesine
imkan sağlayan hüküm
11
Madde gerekçesi de gözetildiğinde, TTK m. 371/7 hükmünün,
sınırlı temsil yetkisine sahip anonim şirket temsilcilerinin ticaret siciline
tescili ve bu anlamda tescile bağlanan sonuçlardan yararlanılması amacı-
nı güttüğü görülmektedir.
333
ôzdamar, M. (2014). a.g.m.139.
334
Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). Anonim ve Limited ŞirketlerdeSınırlı Yetkili Tem-
silci Tayini. BATlDER. 2014. C. XXX.Sa.4., 5-42.sf.7.; Akdağ-Güney, N.(2014). a.g.m.
1-2.
104 A11011im Şirketluin TtmJi/ı
4.2. Yonetim Yetkisinin Devri Temsil Yetkisinin Devrini
İçerir mi?
Birinci bölüm kapsamında detaylı olarak açıklandığı üzere, temsil
yetkisi ile yönetim yetkisi birbirinden farklı kavramlardır. TTK, bu iki
yetkinin birbirinden ayrı olmasına dikkat ederek, bu iki yetkinin devn
hususunu da birbirinden ayırmıştır. Bu kapsamda, temsil yetkisinin devri
veya yönetim yetkisinin devri, dar kapsamlı olarak algılanmalıdır3
35
• Yani,
TTK m. 367 kapsamında yönetim yetkisinin devredilmesi, temsil yetki.
sinin de devredilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda, temsil
yetkisi veya yönetim yetkisi ayrıca devredilmemişse, birinin devri ile
diğeri de devredilmiş olmayacaktır
336
•
Bununla birlikte, yönetim yetkisi ile birlikte temsil yetkisinin de
devredilmesi mümkündür. Hatta temsil yetkisi ile birlikte yönetim yet-
kisinin de devredilmesi, uygulama bakımından amaca uygun ve doğal
olacaktır3
37
.
Son olarak, yukarıda gerekçeleri ile açıklanmış olduğu üzere, yö-
netim yetkisinin devredilmesi için buna cevaz veren bir esas sözleşme
hükmünün bulunması zorunlu iken temsil yetkisinin devredilmesi için
böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır.
4.3. TTKm. 371/7 Kapsamında Sınırlı Yetkili Temsilci
Olarak Atanabilecek Kişiler
TTKm. 371/7 incelendiğinde, sınırlı yetkili temsilci olarak atanabi-
lecek olan kişilerin temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri veya şir-
kete hizmet akdi ile bağlı olanlar ile sınırlı tutulmuş olduğu görülmektedir.
Bu noktada, fıkranın ilk cümlesinde yer alan'yukarıda belirtilen temsilciler
dışında' ibaresine de dikkat çekmek gerekir.
335
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 594.
336
Aynı yönde: Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. Nr.12-69.
337
Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 594.
105 Anonim Şirlatlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayi11i
Düzenleme lafzı ile değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen tem-
silciler ibaresiyle kanuni temsil yetkisini haiz yönetim kurulu üyeleri ile
TTK m. 370( 2) hükmü ile atanmış olan murahhas üyelerin ve murahhas
müdürlerin kastedildiği açıkça anlaşılmaktadır. Ancak TTK m. 368'de
düzenlenmiş olan ticari temsilci ve ticari vekillerin yukarıda belirtilen
temsilciler kapsamında olup olmadığı tartışmalıdır. Konu hakkında K.ır-
ca
338
, 'yukarıda belirtilen temsilciler' ibaresinin yönetim kurulu üyelerinin
temsil yetkisini içlerinden birine veya birkaçına devretmesi ile yönetim
kurulunun murahhas müdür ataması şeklinde anlaşılması gerektiğini,
aynı şekilde Yanlı-Okutan Nilsson
339
da bu kapsam içerisine kanun ge-
reği temsil yetkisine sahip olan yönetim kurulu üyeleri ile murahhas üye
ve murahhas müdürlerin gireceğini belirtmektedir. Akdağ Güney-3"° ise
TTK m. 368'e göre atanacak olan ticari temsilcinin ve ticari vekillerin de
bu 'yukarıda belirtilen temsilciler' ifadesinin kapsamı içerisinde olduğu
kanaatindedir.
Bu konudaki kanaatimiz 'yukarıda belirtilen temsilciler' ibaresinin
kapsamına TTK m. 368'de düzenlenmiş olan ticari temsilcinin ve ticari
vekillerin de gireceği yönündedir. Aksi durum, anonim şirketlerin TTK
m. 371/7 kapsamı dışında ticari temsilci veya ticari vekil atanmasının
mümkün olmayacağı anlamına gelecektir.
Bu çerçevede, TTK m. 371/7'nin ilk cümlesinde yer alan'yukarıda
belirtilen temsilciler' ifadesi ile Türk hukukunda anonim şirketlerin tem-
siline ilişkin olarak şimdiye kadarki uygulama ortadan kaldırılmamış
ve temsil yetkisi bölünemeyen murahhas üye ve murahhas müdürlerin,
aynca TTK m. 368 kapsamında tescil zorunluluğu olmaksızın ticari
vekillerin atanması engellenmemiştir3
41
• Bu doğrultuda, TTK m. 371/7
ile anonim şirketlerin temsiline ilişkin olarak 6552 sayılı Kanunun yü-
rürlüğüne kadar geçerli olan sistem saklı kalmakta, TTK m. 371/7 ile bu
sisteme paralel ayrı bir sistem yaratılmış olmaktadır.
338
Kırca,1. (2014). a.g.m. 25.
339
Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 10.
340
Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 13.
l4ı Aynı yönde: Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 13.
106 Anonim Şırketlenn Temsılı
Sonuç olarak, TTK m. 371/7 kapsamında temsile yetkili olmayan
yönetim kurulu üyeleri ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlar olmak üzere
iki farklı kişiye/ gruba temsil yetkisinin verilmesi mümkün olacaktır.
4.3.1. Temsile Yetkili Olmayan Yônetim Kurulu Üyeleri
TTK m. 365 düzenlemesine göre anonim şirket yönetim kurulu,
anonim şirketin kanuni temsilcisidir. Bununla birlikte, yönetim kurulu-
nun haiz olduğu temsil yetkisini kendi üyelerinden birine veya birkaçına
veya en az bir üyenin temsil yetkisini haiz olması kaydıyla üçüncü kişilere
devredebileceği de TTK m. 370/2 karşısında tartışmasızdır. Bu çerçeve-
de, yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla kanuni olarak sahip olduğu
temsil yetkisi/gücü kaldırılmış olan yönetim kurulu üyesi, temsile yetkili
olmayan yönetim kurulu üyesi olarak nitelendirilebilecektir.Yonetim ku-
rulu üyelerinin temsil yetkisi, bir yönetim kurulu kararı ile kaldırılabile-
ceği gibi TTK m. 339/2'nin (g) bendi kapsamında, kuruluş aşamasında
esas sözleşmede yapılacak bir düzenleme ile de kaldırılabilecektir.
Netice itibariyle, yönetim kurulu kararı veya TTK rn. 339/2 (g)
uyarınca esas sözleşme düzenlemesi ile temsil yetkileri kaldırılan yöne-
tim kurulu üyeleri, TTK m. 371/7 kapsamında temsile yetkili olmayan
yönetim kurulu üyeleri olarak nitelendirilmektedir. Bir kısım yazarlar, yö-
netim kurulu üyesinin temsil yetkisinin kaldırıldığını gösteren bir kararın
olmaması durumunda sicil müdürünün, TTK m. 371/7 maddesine göre
yapılan atamanın tescil talebini reddetmesi gerektiğini ifade etmekte-
dlı-3
42
• Gerçekten de temsil yetkisi kaldırılmamış olan bir yönetim kurulu
üyesinin, sınırlı yetkili temsilci olarak atanması mümkün olmamalıdır.
Aksinin kabulü, yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu temsil yetkisinin
sınırlandırılamayacağına ilişkin temel kuralın ihlali manasına gelecektir.
Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerinin önce temsil yetkilerinin
kaldırılması sonrasında ise sınırlı yetkilerle donatılması eleştiriye açıkbir
düzenlemedir. Temsil yetkisi kaldırılmış olan yönetim kurulu üyelerinin
sınırlı yetkili temsilci olarak atanması TTK m. 371/3 hükmünün dola-
nılması olarak değerlendirilebilecektir.Yönetim kurulu üyelerinin temsil
342
Kırca
11.(2014). a.g.m. 33.; Özdamar1 M. (2014). a.g.m. 158.
Anonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini
107
yetkisinin merkez-şube işleri ve birlikte imza dışında bölünemeyeceğini
düzenleyen bu madde karşısında, yönetim kurulu üyelerinin önce temsil
yetkisinin kaldırılması, daha sonra ise tekrar yetkilendirilmesi ciddi bir
uyumsuzluk teşkil etmektedir.
Temsile yetkisi kaldırılmış olan yönetim kurulu üyesi, TTK m.
371/7 çerçevesinde sınırlı yetkili temsilci olarak atandıktan sonra, şirket
adına gerçekleştireceği işlemleri yönetim kurulu üyesi sıfatıyla değil,
ticari vekil sıfatıyla yerine getirecektir3
43
• Bu çerçevede, TTK m. 371/7
kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak atanmış olan yönetim kurulu
üyeleri yalnızca şirketin günlük işleri ile iştigal edebilecek, olağanüstü iş
veişlemleri yerine getirebilmek için ilave yetkiye ihtiyaç duyacaklardır™.
4.3.2. Şirkete Hizmet Akdi ile Bağlı Olanlar
Temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri dışında, TTK m.
371/7 kapsamında atanabilecek diğer grup ise, şirkete hizmet akdi ile
bağlı olanlardır. Şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlar ibaresi ile kastedil-
mekistenenin ne olduğu madde metninden anlaşılmamaktadır.Hükmün
düzenlemesi karşısında, şirkete hizmet akdi ile bağlı olmayan ancak şirket
ile sürekli nitelikte ilişki içerisinde olanların TTK m. 371/7 kapsamında
sınırlı yetkili temsilci olarak atanıp atanamayacakları sorunu gündeme
gelmektedir.
Hizmet sözleşmesinin tanımı TBK m. 393'te, işçinin işverene ba-
ğımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de
ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak
yapılmaktadır. Öğretide ise hizmet sözleşmesi, bir tarafın bağımlı olarak
iş görmeyi, diğer tarafın ise buna karşılık ücret ödemeyi üstlenmesinden
oluşan sözleşme olarak tanımlanmaktadır3
45
•
Hizmet sözleşmesinin mezkur tanımı karşısında, sözleşmenin en
baskın özelliği işçi bakımından sözleşmenin arızi olmaması yani sürekli
}4) Kırca,1. (2014). a.g.m. 34.
344
ôzdamar, M.{2014). a.g.m. 158.
}4
5
Çelik, N. (2009). Jş Hukuku Dersleri. (22. Baskı). lstanbul: Beta Yayıncılık. 75.
108
Anonim Şirketlerin Temsı/1
olmasıdır, işveren bakımından ise en baskın özellik edimin ücret olma-
sıdır. TTK m. 371/7 düzenlenirken, şirkete hizmet akdi ile bağlı olan ve
şirket adına temsil yetkisini kullanmak zorunda olan temsilcilerin sınırlı
yetkili temsilci olarak atanmasının mümkün kılınmak istendiği anlaşıl-
maktadır. Söz konusu kanun değişikliği ile şirketi temsil yetkisi ile dona-
blmış olan kişilerin, bu yetkilerini artık kanuni dayanağı haiz sınırlamalar
kapsamında kullanmaları mümkün olacaktır.
Öğretide, TTK m. 371/7 çerçevesinde atanacak olan sınırlı yetkili
temsilci ile şirket arasındaki ilişkinin niteliğinin önemsiz olduğu, bu kap-
samda önemli olanın sınırlı yetkili temsilcinin, şirket işlerini kendisine
verilen temsil yetkisi çerçevesinde sürekli olarak yapabilmesi, şirketin ve
üçüncü kişilerin bu temsil yetkisinin varlığına ve sınırlarına güvenmesi
olduğu ifade edilmiş ve teknik olarak bir hizmet sözleşmesi aranmasına
gerek olmadığı belirtilmiştir.
346
•
Akdağ Güney, ise kanunun lafzına sıkı sıkıya bağlı kalarak şirkete
hizmet akdi ile bağlı olmayanların sınırlı yetkili temsilci olarak atanma-
larının mümkün olmayacağını belirtmekte, hatta ticaret sicil müdürlük-
lerinin sorumluluk altına girmemek için sınırlı yetkili temsilci olarak
tescil edilmek istenen kimselerin hizmet akdi ile çalışıp çalışmadıklarının
kontrol edilmesi gerektiğini ifade etmektedir3
47
•
Bu konuda, kanunun lafzını keskin bir şekilde uygulamanın ve
şirkete hizmet akdi ile bağlı olmayanların sınırlı yetkili temsilci olarak
atanmasının engellenmesinin uygulama açısından büyük sorunlara sebe-
biyet vereceği kanaatindeyiz. Gerçekten, iş sözleşmesinin yazılı yapılma
zorunluluğu dahi bulunmazken
348
, ticaret sicillerinden sınırlı yetkili
temsilci olarak atanan kişilerin hizmet sözleşmesi ile çalıştığını kontrol
etmelerini beklemek neredeyse imkansızdır. Bu bakımdan, hizmet akdi
ile şirkete bağlı olanlar ifadesini amaçsal olarak yorumlamak ve sınırlı
l46 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 13.
l4
7
Akdağ-Güney, N.(2014).a.g.m.17-18.
l4
8
Hizmet sözleşmesinin belirli bir şekil şartına tabi olmadığı, 4857 Sayılı İş K.anunu'nun8.
maddesinde açıkça ifade edilmiştir.
µonim Şirkdlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini
109
yetkilitemsilci olarak atanacak kişinin şirketle sürekli nitelikte ilişkide
bulunmasını yeterli saymak gerekecektir3
49
•
4.4. Sınırlı Yetkiye Sahip Temsil Yetkilisinin Özellikleri
TTK m. 371/7 düzenlemesi kapsamında incelenmesi gereken diğer
husus ise sınırlı yetkili temsilci olarak atanacak kişilerin haiz olması ge-
reken niteliklerdir. Madde metnine göre söz konusu kişiler ancak sınırlı
yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanabilecek-
tir.
Burada, ticari temsilcinin hükmün kapsamına girmeyeceğini de
önemle vurgulamak gerekir. Ticari temsilci, temsil yetkisinin kapsamı
kanun tarafından belirlenmiş olan ve merkez-şube ve müşterek temsil
dışında yetkisi sınırlandırılamayacak olan bir tacir yardımcısıdır3
50
• Bu
kapsamda, ticari temsilcinin temsil yetkisinin kanunda belirtilmiş olan
istisnalar dışında sınırlandırılması mümkün olmadığı gibi ticari temsil-
cinin TTK m. 371/7 hükmü kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak
atanması da mümkün olmayacaktır. Kaldı ki, TTKm. 371/7 hükmünde,
ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları kavramları ile TBK'nın 551 ve 552.
maddelerine ilişkin madde başlıklarının kullanılmış olması, ticari temsil-
cinin bu kapsam içerisine alınmamış olduğunu göstermektedir3
51
•
Ayrıca, kanaatimizce TTK m. 371/7 hükmü ticari temsil yetkisi-
nin diğer hukuki yollarla devredilmesine engel olmamaktadır. TTK m.
371/7 göre sınırlı yetkili temsilci atanmış olması TBK hükümlerine göre
ticari temsilci, ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanmasını
engellemeyecektir. Buna göre, bir anonim şirketin hem TTK m. 371/7
kapsamında hem de genel hükümler kapsamında ticari temsilci ataması
mümkündür3
52
.
l4
9
Aynı yönde; Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 13.
350
Domaniç, H., Ulusoy, E. (2007). a.g.e. 367-368.; Arkan, S. (2013). a.g.e. 173-174.; Ül-
gen, H., Helvacı, M., Kendigelen,A., Kaya, A. Nomer Ertan, F.(2015). a.g.e.688-689.
351
Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 17.
m Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 35.
110 Ananını Şırketlenn Ttrnsılı
Sonuç olarak, TTK m. 371/7 hükmü kapsamında atanabilecek olan
temsilciler (i) TBK m. 55 l'de düzenlenmiş olan ticari vekiller ve (ii)
TBK m. 552'de düzenlenmiş olan diğer tacir yardımcılarıdır.
4.4.1. Ticari Vekil
Yukarıda da detayları ile açıklanmış olduğu üzere ticari vekil
TBK'run 552. maddesinde düzenlenmiş ve aynı maddede 'bir ticari
işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini
yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişi'
olarak tanımlanmış olan bağımlı tacir yardımcısıdır. İşletmenin bütün
yönetimi ve işlemleri için yetkilendirilmiş olan ticari vekile genel yetkili
ticari vekil, bazı işlerini yönetmek için yetkilendirilmiş ticari vekile ise
özel yetkili ticari vekil ismi verilmektedir3
53
•
Ticari vekilin yetkilerinin kapsamı bakımından herhangi bir tered-
düt olmamakla birlikte, TTK m.371/7 hükmünde yer alan sınırlı yetkiye
sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları lafzı açıklanmaya muhtaçtır.
Akdağ Güney, hükümde yer alan sınırlı yetkiye sahip ifadesinin sadece ti-
cari vekil için kullanmış olduğunu belirtmektedir3
54
• Yani, Akdağ-Güney'e
göre, TTK m. 371/7 kapsamında 'sınırlı yetkiye sahip ticari vekil' ve diğer
tacir yardımcılarının atanması mümkündür. Aksi görüşte olan Kırca ise
sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları lafzı ile kaste-
dilenin kanunda belirtilen temsil yetkisine sınırlama getirilen ticari vekil
veya diğer tacir yardımcıları olduğunu ifade etmektedir3
55
• Daha farklı bir
değerlendirme yapmış olan Yanlı-Okutan Nilsson ise, ticari vekilin yetki-
sinin her halükarda ticari temsilci ve murahhas üye veya müdürlere göre
sınırlı olacağından hareketle, TTK m. 371/7 hükmünün hem genel hem
de özel yetkili ticari vekilleri kapsamına alacak şekilde değerlendirilmesi
gerektiğini belirtmektedir3
56
•
lSl üJ
gen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. ( 2015). a.g.e. 695.;
Arkan, S. (2013). a.g.e. 182.; Domaniç, H.
1 Ulusoy, E. (2007). a.g.e. 372.
3
s. Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 3.
3
ss Kırca,1. (2014). a.g.m. 26.
lS6 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 16.
�,ıorıım Şırlutlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 111
Bu konudaki kanaatimiz, genel yetkili ticari vekilin TTK m. 371/7
hükmü çerçevesinde şirket temsilcisi olarak atanamayacağıdır. Bu ma-
nada, kanun koyucu sınırlı yetkiye sahip ticari vekil terimi ile doğrudan
hukuki bir terim yaratmış, ticari vekillerin TTK m. 371/7 kapsamında
atanabilmesi için yetkilerinin sınırlandırılmış olmasını aramıştır. Aksi
durum, kanun metninde yer alan sınırlı yetkiye sahip kavramının hiçbir
işlev görmeyeceği manasına gelecektir. Bununla birlikte, ticaret siciline
tescil edilmeyen genel yetkili ticari vekilin TTK m. 371/7 kapsamında
sınırlı yetkili temsilci olarak atanması durumunda, söz konusu ticari vekil
bir ticari temsilci gibi işlev görmüş olacaktır. Bu sebeple, TTK m. 371 /7
kapsamında atanacak olan ticari vekilin sahip olduğu temsil yetkisi, yer,
konu, miktar, kişi vb. bir sebeple sınırlandırılmış olmalıdır.
4.4.2. Diğer Tacir Yardımcıları
TBK'nın 552. maddesi
357
, 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'ndan
farklı olarak diğer tacir yardımcıları başlığı altında yeni bir hüküm getir-
miştir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki TBK'da yer alan 'diğer tacir
yardımcıları' ile sınırlı sayıda ve nitelikte işleri yapmaya yetkili ticari vekil
ifade edilmektedir3
58
• Yani, diğer tacir yardımcıları, özel yetkili ticari ve-
killerdir. Madde metni incelendiğinde, diğer tacir yardımcıları kavramı
m Diğer Tacir Yardımcılarını düzenleyen bu hükme göre; Toptan, yarı toptan veya perakende
satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, o ticari işletme içinde, müşterile-
rin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde, yazıyla aksine
duyuru yapılmış olmadıkça, aşağıdaki işlemler için yetkilidirler:
1. Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak.
2. Yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalamak.
3. Ticari işletmenin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine veya bunlann hiç
ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına
yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğeraçıklamaları, özelliklealışılmış işlem dolayısıylateslim
edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletmeadına kabul etmek.
Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticariişletmelerin görevli veya hizmet-
lileri, kendilerine yazıyla yetki verilmiş olmadıkça, işletme dışında ve kasa görevlileriatanmış-
sa, işletme içinde satışbedellerini isteyip alamazlar. Bu kişiler, satışbedellerini almayayetkili
bulundukları hdllerdeıfaturalan kapatmaya veya makbuz vermeye de yetkilidirler.
ısa Aynı yönde; ülgen, H.
1 Helvacı
1 M.
1 Kendigelen
1 A.
1 Kaya
1 A. Nomer Ertan, F. (2015).
a.g.e.695.
Anonim Şirketlerin Ttmsılı 112
ile toptan, yan toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmeler
için getirilmiş olan ve kanunda sayılan yetkilerle donatılmış olan bir özel
yetkili ticari vekilliğin ihdas edilmiş olduğu görülmektedir. Bu bakımdan,
diğer tacir yardımcıları ibaresinin de sınırlı yetkiyi haiz ticari vekil oldu-
ğunu ve her halükarda sınırlı yetkiye sahip ticari temsilci olarak atanacak
kişilerin niteliğinin ticari vekil olacağını belirtmek gerekir.
Sonuç olarak, TTK m.371/7 hükmünde yer alan diğer tacir yardım.
cıları ifadesi, TBK'nın 552. maddesinde yer alan ve özel yetkili bir ticari
vekil niteliğinde olan diğer tacir yardımcılarıdır.
4.5. Sınırlı Yetkili Temsilcinin Atanması
TTK m. 371/7'ye göre, yukarıda açıklanmış esaslar çerçevesinde
atanacak olan sınırlı yetkili temsilcilerin görev ve yetkileri, TTK m.
367'ye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. İç yönergenin
tescil ve ilanı zorunludur3
59
.
Bu noktada üzerinde durulması gereken bir husus, TTK m. 367'ye
göre hazırlanacak bir iç yönerge ile temsil yetkilerinin devredilebilmesi
için esas sözleşmede devir yetkisine izin veren özel bir hükmün gerekli
olup olmadığıdır. Temsil yetkisinin devri başlığı altında incelenmiş ol-
duğu üzere, bizim de katılmakta olduğumuz görüş, yönetim kurulunun
temsil yetkisi devri yapabilmesi için buna icazet veren bir esas sözleşme
hükmünün gerekli olmadığı yönündedir. Bu durum, temsil yetkilerinin
TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde devredilmesi için de geçerlidir. Her
ne kadar TTK m. 371/7'nin iç yönerge hazırlanması bakımından atıf
yapmış olduğu TTK m. 367 hükmü esas sözleşmede hüküm bulunması
zorunluluğunu arıyorsa da bu zorunluluk iç yönergenin hazırlanması ba-
kımından değil yönetim yetkisini devredilmesi bakımından söz konusu
olmaktadır.
Sınırlı yetkili temsilci atanması başlıklı bu kısım altında, iç yönerge-
nin hazırlanması, içermesi gereken unsurlar, tescili, tescilin doğurduğu
sonuç ayrı ayn incelenecektir.
3
s
9
Ôzdarnar, M. (2014).a.g.m. 155.
,4,ıonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 113
4.5.1. İç Yonerge Hazırlanması
TTK m. 371/7 hükmü, sınırlı yetkili temsilcilerin atanması için
TTK m. 367'ye göre bir iç yönergenin hazırlanmasını zorunlu tutmuştur.
4.5.1.1. İç Yönerge Hazırlama Yetkisi
TTK m. 375/l'in (d) bendi çerçevesinde, temsil yetkilerinin devri
için hazırlanması gereken iç yönergeyi hazırlama yetkisi münhasıran yö-
netim kuruluna aittir. Bu kapsamda, genel kurulun veya başka kişilerin
'ITKm. 371/7 kapsamında iç yönerge hazırlaması mümkün değildir.
Yönetim kuruluna verilmiş olan bu münhasır yetki, hiçbir şekilde bir
zorunluluk niteliğinde değildir. Gerekten de yönetim kurulunun herhan-
gi bir yetki devrine ihtiyaç duymadığı, sadece TTK'nın 370/2 maddesi
kapsamında murahhas üye veya müdür atadığı ve/veya genel hükümler
çerçevesinde temsilci, ticari vekil veya ticari temsilci atadığı durumlarda
içyönerge hazırlaması gerekmemektedir.Yönetim kurulunun iç yönerge
hazırlama zorunluluğu sadece TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde yapa-
cağı sınırlı yetkili temsilci ataması durumunda söz konusu olacaktır.
4.5.1.2. İç Yönergenin Şekli
TTK'da iç yönergenin hazırlanma şekline ilişkin herhangi bir hü-
küm bulunmamaktadır. Ancak iç yönergenin bir yönetim kurulu kararı
ile alınacak olması ve TTK m. 390 kapsamında yönetim kurulu kararla-
rının yazılı olması zorunluluğu karşısında iç yönergenin de yazılı olması
gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, iç yönergenin yazılı olması
koşulu, TTK m. 390'nın emredici niteliğinden kaynaklanmaktadır3
60
.
Sınırlı yetkili temsilci atanmasına ilişkin iç yönergenin tescil ve ilan
edilebilmesi için geçerli bir yönetim kurulu kararına ihtiyaç vardır. İç
yönergenin kabulü için alınacak yönetim kurulu kararı bakımından TTK
tarafından aranan herhangi bir ağırlaştırılmış veya nitelikli çoğunluk bu-
lunmamaktadır.
l60 Doğan, B.F.(2011). a.g.e.133.
Anonim Şirlutlerin Ttm11/,
114
İç yönerge, yönetim kurulu kararının içinde olabileceği gibi yöne-
tim kurulu kararı ekinde de yer alabilir. Ancak iç yönergenin yönetim
kurulu kararının ekinde olması durumunda dahi noter tarafından, aynı
yevmiye numarası ile ayrıca, onaylanması gerekmektedir. Noter onayı,
iç yönergenin tescil edilebilmesi için bir ön koşul niteliğindedir. Uygu-
lamada, iç yönergenin genellikle ilgili yönetim kurulu kararının ekinde
olduğu görülmektedir. Bu durum, şirketin temsiline ilişkin ayrı bir statü
kazandıracak olan iç yönergenin şirketin günlük işlerinde kullanılması
bakımından kolaylık sağlayacaktır.
İç yönergenin kanunen aranan şartları sağlaması koşuluyla, bir
başka iç yönerge ile birleştirilmesi mümkündür3
61
• Bu anlamda, içerik ve
şekil şartlarını sağlamaları koşuluyla temsil yetkilerinin devrine ilişkin iç
yönerge ile yönetim yetkilerinin devrine ilişkin iç yönerge birleştirilebi-
lecektir.
Bununla beraber, yönetim yetkilerinin devrine ilişkin iç yönergenin
tescil edilmesi zorunlu değilken, temsil yetkilerinin devrine ilişkin iç yö-
nergenin tescil ve ilanı zorunludur. Bu kapsamda, her iki iç yönergenin
tek bir yönerge olarak düzenlenmesi durumunda bu iç yönergenin tescil
ve ilan edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, şirketin iç işleyişine ilişki
olan yönetim yetkisinin devrine ilişkin iç yönergenin ilan edilmesi dola-
yısıyla kamuya açılmış olacağını da nazara almak gerekmektedir3
62
•
Bu noktada, geçtiğimiz süre içerisinde ticaret sicil müdürlükleri ta-
rafından geliştirilen yanlış bir uygulamaya da değinmek gerekir. Ticaret
sicil müdürlükleri, temsil iç yönergesi olarak hazırlanmış olan iç yöner-
361 Tekinalp, O. (2011). a.g.e. 135. Tekinalp, 2015 yılında yeni baskısı yapılan kitabında
temsil yetkisine ilişkin iç yönergenin, yönetimin devrine ilişkin iç yönergeden ayrı ola-
rak düzenlenmesi gerektiği görüşündedir. Tekinalp, Ü. ( 2015). a.g.e. 261.
362
Pulaşlı bu durumda, iç yönergenin sadece yönetim kurulu tarafından sınırlı yetkili tica-
ri vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanmasını düzenleyen ilgili maddenin ticaret
siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Pulaşlı buna gerekçe olarak, iç
yönergenin içerdiği bilgilerin şirketin iç işleri ve yönetim kurulunun çalışma biçimi veiç
organizasyonu ile ilgili olması sebebiyle, bunların herkes tarafından bilinmemesi gerek-
tiğini göstermektedir. Pulaşlı, H. (2014). 6552 Sayılı (Torba) Kanunla Türk Ticaret Ka-
nununa Eklenen Yeni Hükümlerin Değerlendirilmesi. Legal Hukuk Dergisi, C. 12,Sa124.
39-48.(46)
,.nonım Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 115
gelerde yönetime ilişkin de hükümlerin bulunması gerektiği yönünde
işlemler yapmakta ve sadece temsil iç yönergesi olarak hazırlanmış olan
iç yönergeleri reddetmektedir. Bu uygulamanın, TTK'da yer alan düzen-
lemelere uygun olmadığını ve sadece temsil için hazırlanmış olan, yöne-
time ilişkin herhangi bir düzenleme içermeyen iç yönergelerin de tescil
edilmesi gerektiğini belirtmek gerekmektedir.
4.5.1.3. İç Yönergenin İçeriği
Öncelikle şirket bakımından ikincil bir düzenleme niteliğinde olan
iç yönergenin esası/içeriği itibariyle esas sözleşmeye ve kanuna aykırı
olmaması gerekir. İç yönergenin kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olan
hükümleri geçersiz sayılacaktır
363
.
Anonim şirkete sınırlı yetkili temsilci atanmasına ilişkin iç yönerge
içeriğinde sınırlı temsil yetkisi verilecek pozisyonlara verilecek temsil
görev ve yetkilerin tanımlanmış olması gerekmektedir3
64
• İç yönerge ile
sadece belirli pozisyonlar ve bu pozisyonlara tanınmış olan yetkiler be-
lirtilmelidir.
İç yönerge görev tanımlarına göre yetki sınıflandırılması yapılabi-
leceği gibi, numaralandırma veya harflendirmeye göre de yetki tanımla-
ması yapılabilecektir. Bir anonim şirkette yetki tanımlamaları; pazarlama
müdürü, ihracat müdürü, ithalat müdürü, insan kaynakları müdürü gibi
çeşitli pozisyonların tanımlanması suretiyle yapılabilecektir. Ayrıca, söz
konusu pozisyonlarla birlikte bu pozisyonlara tanınmış olan yetkilerin
de belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin, ithalat müdürüne sadece ithalat
ile ilgili belgelerin imzalanması yetkisi verilebilecekken, işe alımlar veya
işten çıkarmalarla ilgili yetki insan kaynakları müdürüne verilebilecektir.
Benzer şekilde, imza yetkileri görev tanımlarına göre değil, harf-
lendirme veya numaralandırmaya göre de yapılabilecektir. Örneğin, 1.
Grup veya A Grubu imza yetkililerine şirketin mal tedarikine ilişkin yetki
363
Doğan, B.F. (2011). a.g.e.135.
364
Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 20.
Anonim Şirlutlerin Ttm.f/11
116
verilirken, 2. Grup veya B Grubu imza yetkililerine de şirketin satışlarına
ilişkin yetki verilebilecektir.
İç yönerge ile atanan sınırlı yetkili temsilcilerin temsil yetkileri,
tamamen yönetim kurulunun tasarrufunda olmak kaydıyla, istenildiği
gibi sınırlandırılabilecektir. Tescil ve ilan edilmesi dolayısıyla ve TTK
m. 371/7 hükmü çerçevesinde söz konusu sınırlandırmanın dış ilişkide
de etkili olacağı açıktır. Bu anlamda, TTK m. 370/7 hükmünün TTK'ya
eklenmesinden sonra, anonim şirketlerle yapılacak işlemler bakımından
temsil yetkisinin sınırlarının, işlemin tarafı olacak üçüncü kişiler bakı-
mından özellikle incelenmesi gerekecektir. Sınırlı yetkili temsilcinin haiz
olduğu temsil yetkisinin; miktar, konu, kişi, bölge gibi birçok kıstasa göre
sınırlandırılabileceğibütün işlemler bakımından nazara alınmalıdır.
İç yönerge bakımından önem arz eden husus, iç yönerge ile şablon
şeklinde bir statünün oluşturulacak olmasıdır. İç yönergede bu statülere
atanmış olan isimlerin yer almaması gerekir. Bu durum, TTK m.37l/7'de
yer alan 'iç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz'
cümlesiyle açıkça ifade edilmiştir.
Bu kapsamda, önce sınırlı yetkili temsilcilerin görev ve yetkilerini
belirleyen bir içyönergenin kabul edilmesi, daha sonra da bu iç yönergeye
atıf yaparak sınırlı yetkili bir ticari vekil veya tacir yardımcısının atanması
gerekmektedir3
65
. Bu durum, iç yönerge ile belirlenmiş olan statülere
atanacak olan şirket çalışanlarının değişebilmesi ve bu çerçevede sınırlı
yetkili temsilcilerde değişiklik yapılabilmesi ihtiyacından kaynaklanmak-
tadır. Böylelikle, örneğin ithalat müdürü olarak tanımlanmış temsil statü-
sü sabit kalmakla birlikte, bu yetkiye sahip temsilcilerin her zaman- tescil
ve ilan edilmesi şartıyla- değiştirilebilmesi mümkün olacaktır.
Bu konuda İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) yapmış olduğu du-
yuruda
366
da öncelikle iç yönergenin onaylanması daha sonra bu iç yö-
nergeye atıf yapılarak sınırlı yetkili temsilcilerin onaylanması gerektiği
belirtilmiştir.
365
Aru yönde; Kırca, İ. (2014). a.g.m. 28.
366
https:/ /www.ito.org.tr/ tr /hizmetler/ ticaret-sicili-islemleri/ tescil-islemleri/ anonim·
sirketler 22 Kasım 2020 tarihinde erişilmiştir.
117 1ıno"im Şirketlerde Sı"'rlı Yetkili Temsilci Tayi,ıi
-
na
İTO tarafından yapılmış duyurunun tam metni aşağıdaki şekildedir:
·,her hususta münferiden veya müştereken temsil
Şirketlerde Yonetim Kurulu Kararı ya da t'.ienel Ku
el Kurul Kararı ile alınabilecektir.
temsile ilişkin konular veya para yönünden'yapıla
r, Kanunun deyimiyle ''temsileyetkili olmayan yönetim kurulu ifyel
• et akdiile bağlı olanlarıısınırlı yetkiye sahip ticarivekilveya diğe
cıları, mutlaka TI1Ç367'de bahsi geçen veyetkisınırının belirlenmiş o
. �
rgenin noter o ylı surel:inin tescil veilan
edi •
�upun'Ye mü ÜT er yp,unyetki evı:uıeJ•f Ç:Y, i,
bu Jconudf esas.sözleşmed�oit h�m bul�ına bağhdır.
uda bir madde yoksa öncefulie esas sözleşme deği_şikİiği yap
a?1ukavele �di�,� yö�e ile e§zamanlı o ta tescil
1�etl�►4f Yone�--� ile Liıµit • �d
(sınırsız yetkilt müdürler u Kararı ile ve sayısı-o
i belirİeyen bir iç,ffn'et �oter onaylı karar elônde) kabul
edilecektir. (iç,ıön- Jier da karara ka
• / müd..,
ürle.
r kurulu - M1}l�
ergede, sadece im
tlilereatanan kiş
nergeyle belirlen
�
'..J._
si gibi husu
ialfüayacalctı
• ·terin A
Anonim Şirketlerin Temsili 118
Uygulama açısından taşıdığı önem
367
dolayısıyla İTO'nun söz konusu
iJanının değerlendirilmesi gerekmektedir.
İTO açıklamasında, yönetim kurulu kararının yanı sıra, genel kurul
kararı ile de sınırlı yetkili temsilci atanabileceği belirtilmiştir. İTO'nun
bu açıklaması birçok açıdan TTK düzenlemesine aykırıdır. TTK m.
375/l'nin (d) bendine göre, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile
imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları yö-
netim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasındadır.
Bu yetkinin genel kurula veya başka bir organa/kişiye devri mümkün
değildir3
68
. Kaldı kiTTK m. 367'de iç yönergenin yönetim kurulu tarafın-
dan hazırlanacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu çerçevede, İTO tarafından
yapılmış olan açıklama ve bu açıklama çerçevesinde oluşturulmuş olan
uygulama hukuki dayanaktan yoksundur ve TTK'ya aykırıdır.
Bununla birlikte, İTO tarafından yapılan ilana göre anonim şirket-
lerde yönetim kurulunun yetki devrine ilişkin bir iç yönerge düzenleye-
bilmesi için esas sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması gerektiği
ifade edilmiştir. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, İTO'nun bu
talebinin de herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır.
İTO, temsil yetkisinin devrine ilişkin iç yönergenin yönetim kurulu
kararı ekinde olmasını da aramaktadır. Ancak, bu talebin de dayanaksız
olduğunu belirtmek gerekir. İç Yönerge, yönetim kurulu kararı ekinde
olabileceği gibi yönetim kurulu kararının içerisinde de olabilecektir. İç
yönergenin tescil ve ilan edilebilmesi için aranması gereken tek şart ge-
çerli bir yönetim kurulu kararı ile alınmış olmasıdır, bu bakımdan yöne-
tim kurulu kararının içerisinde veya ekinde olmasının hukuken herhangi
bir önemi bulunmamaktadır.
İTO tarafından sınırlı yetkili temsilci atanması için hazırlanması ge-
reken bir kısım evraka ilişkin karar ve iç yönerge örneği de İTO sitesinde
367
Tekinalp, 1stanbul'daki açıklamanın İTO yönergesine göre yapılacağını, bunun diğer şe-
hirlerde de esas alınacağını hatta Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın konuya ilişkin genel-
gesinin de aynı yönde olacağını belirtmiştir. Tekinalp, O. (2015). a.g.e. 261.
368
Tekinalp, O. (2015). a.g.e.262.; Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.
627.; Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 223.
.,4,ıorıim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini
119
yayınlanmıştır36
9
• Bu örnekler kitabın sonunda aşağıdaki sıralama ile ek
olarak dikkate sunulmuştur:
• Ek-1: İç Yonerge Örneği
• Ek-2: Temsil İlzam Kararı Örneği
• Ek-3: İç Yönerge Kabul Kararı Örneği
İç Yonergenin içeriği bakımından üzerinde durulması gereken son
husus ise, iç yönergede kendisine temsil yetkisi devredilen murahhas üye
vemurahhas müdürlerin görev ve yetkilerinin belirlenip belirlenemeye-
ceğidir. Kanaatimiz, murahhas üye ve murahhas müdürlerin yetkilerinin
sınırlı yetkiye ilişkin iç yönerge içinde yer alabileceği yönündedir. Hatta
bu durumun, şirket temsil yetkililerinin belirlenmesi bakımından büyük
birkolaylıksağlayacağı da açıktır. Böylece, şirketin bütün temsil yetkilileri
tek bir metin kapsamında belirlenmiş olacaktır. Ancak, iç yönergede mu-
rahhas üye veya murahhas müdürlerin temsil yetkisine ilişkin herhangi
bir sınırlandırma getirilmesinin mümkün olmadığını da tekrar belirtmek
gerekir.
Murahhas üye ve murahhas müdürlerin iç yönergede belirtilmesi,
bütün temsil yetkililerinin aynı evrak üzerinde gösterilmesi bakımından
pratiklik sağlayacaktır. Bunun dışında, iç yönergede gösterilmiş olması,
temsil yetkisi kaldırılmamış olan yönetim kurulu üyeleri, murahhas üye-
ler ve murahhas müdürler bakımından sınırlama getirilebileceği anlamı-
na gelmemektedir.
4.5.1.4. İç Yönergenin Tescil ve İlanı
TTK m. 371/7 kapsamında incelenmesi gereken son konu iç yöner-
genin tescil ve ilan edilmesidir. Madde metninde iki farklı tescil ve ilan
işleminden bahsedilmiştir. TTK m. 371/7'de önce iç yönergenin tescil
ve ilan edileceği, daha sonra ise bu fıkra uyarınca yetkilendirilen sınırlı
temsil yetkisine sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının ticaret
369
https:/ / www.ito.org.tr / tr/hizmetler/ ticaret-sicili-islemleri/ tescil-islemleri/ anonim-
sirketler 22 Kasım 2020 tarihinde erişilmiştir.
Anonim Şirketlerin Temsili 120
siciline tescil ve ilan edileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede hem iç yöner-
genin hem de bu iç yönergede belirlenmiş olan statülere atanan isimlerin
ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir.
Aksi yönde görüşlerin
370
mevcudiyetine rağmen hem iç yönergenin
hem de iç yönergeye göre atanacak isimlerin tescil ve ilanının açıklayıcı
nitelikte olduğu kanaatindeyiz
371
• Yönetim kurulu kararının alınması ile
birlikte sınırlı yetkili temsilciler atanmış olacaktır. Bu çerçevede, sınırlı
yetkili temsilcileri düzenleyen iç yönerge, tescil edilmemiş bile olsa hü-
küm doğuracak ve üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından şirketi
bağlayacaktır. Benzer şekilde, sınırlı yetkili temsilcinin atanmasına ilişkin
kararın tescilinin de açıklayıcı olması dolayısıyla, tescil ve ilandan önce
etki doğuracaktır.
TTK m. 371/7 kapsamında yapılacak olan tescil ve ilanın asıl önem-
li etkisi üçüncü kişiler bakımından ortaya çıkmaktadır. TTK m. 371/7'de
hem iç yönergenin hem de iç yönergeye göre yapılacak atama işleminin
tescil ve ilanının düzenlemiş olması, bu şekilde yapılacak tescil ve ilanın
üçüncü kişilerin iyi niyetlerini ortadan kaldırması bakımından son de-
rece önemli bir işlev görecektir. TTK m. 36 çerçevesinde, ticaret sicili
kayıtları ilan edildiği gün üçüncü kişiler bakımından sonuç doğuracaktır.
Bu çerçevede, iç yönergenin tescil ve ilan edilmesiyle birlikte üçüncü ki-
şilerin iç yönergede belirlenmiş olan yetki sınırlarını bildiği kabul edilir.
Temsilcinin yetkisini aşarak işlem yapması durumunda bu işlem şirket
bakımından geçerli olmayacaktır.
TTK m. 371/7 ile getirmiş olduğu en büyük yenilik, ticari vekile
tanınmış olan sınırlı temsil yetkisinin -şimdiye kadar olan uygulamanın
aksine- yönetim kurulu tarafından istenildiği gibi sınırlandırılabilmesi ve
bu sınırlandırmanın tescil-ilan edilerek sonuç doğurmasıdır3
72
•
TTK'nın 36/ 4. maddesi
373
kapsamında, iç yönergenin yönetim
kurulu tarafından kabul edilmesi ancak tescil ve ilan edilmemesi duru-
370
Pulaşlı, H. (2014). a.g.m. 44.
371
Aynı yönde; Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 32.
m Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 23.
373
Bu maddeye göre; tescili zorunlu olduğu Mide tescil edilmemiş veya tescil edilip deilanı
�,ıonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini
121
ınunda veya iç yönergenin kabulüyle tescil ve ilanı arasında geçen süre
içerisinde, iç yönergede belirlenmiş olan temsil yetkisi sınırları üçüncü
kişilere karşı ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiğinin ispat edil-
ınesi durumunda ileri sürülebilecektir.
İç yönergede herhangi bir değişiklik yapmadan sadece atanan tem-
silcinin yetkisinin geri alınması durumunda, iç yönerge hakkında herhan-
�birişlem yapmadan temsilcinin sicilden terkin edilmesi gerekmektedir.
Tescile ilişkin TTK m. 36 terkin bakımından da uygulanacaktır.
zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği
ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir.
BEŞİNCİ BÖLÜM
ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİNDEN
DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUK
Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve kendisine temsil yetkisi
devredilmiş olanların sorumluluğu, öğreti ve uygulama açısından olduk-
ça önem arz eden konuların başında gelmektedir. Ticari hayat içerisinde
yoğun ve yaygın olarak gerçekleştirilen işlemlerin önemi ve bu işlemler
neticesinde doğrudan şirketin veya dolaylı olarak şirket pay sahiplerinin
ve/veya alacaklılarının zarara uğrama ihtimalinin mevcut olması, anonim
şirketlerin yönetimi bakımından en yetkili organ olan yönetim kurulu
üyelerinin sorumluluğunun önemini artırmaktadır. Bununla birlikte,
yönetim kurulu üyelerine yüklenen sorumluluğun, yönetim kurulu üyesi
olmayı en baştan tehlikeli ve dezavantajlı bir konuma getirmemesi de
şirketlerin faaliyette bulunması bakımından son derece büyük önemi
haizdir.
Sözlük anlamı ile sorumluluk,"kişinin kendi davranışlarını veya kendi
yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi"dir3
74
• Hukuki
anlamı itibariyle sorumluluk, 'bir kimsenin hukuka aykırı bir fiille başkası-
na verdiği zararı tazmin etmesi veya borçlunun edimini hiç veya gereği gibi
yerine getirmemesinden dolayı alacaklının uğradığı zararı tazmin yükümlü-
lüğü' olarak tanımlanmaktadır3
75
• Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri
bakımından sorumluluk ise, sorumluluğun yönetim kurulu üyelerine
m Web: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK.
GTS.510eb248c45662.60709914 adresinden 3 Haziran 2015 tarihinde alınmıştır.
375
Akdağ-Güney. (2012). a.g.e. 165.
124 Anonim Şirketlerin Temsili
isnat edilebilmesini ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğununşahsi
ve sınırsız olmasını ifade etmektedir3
76
•
Sorumluluğun isnat edilebilir olması ile kişilerin sadece yönetim
kurulu üyesi olmasından kaynaklanan sorumluluğu değil, bir kimsenin
kendi davranışları dolayısıyla ortaya çıkan zararı tazmin etme yükümlü-
lüğü yani kusur sorumluluğu ifade edilmektedir3
77
• Sorumluluğun şahsi
ve sınırsız oluşu ise, üyelerin herhangi bir zarardan sorumlu tutulmaları
halinde bütün mal varlıkları ile herhangi bir sınırlama olmaksızın sorum-
lu olmalarını ifade etmektedir3
78
•
Yönetim kurulu üyelerinin ve kendilerine yönetim/ temsil yetkisi
devredilenlerin sorumluluğu, organa özgü bir sorumluluk türüdür. Bu
sorumluluk türü ile yönetim kurulunun bir organ olarak sahip olduğu
görev ve yetkilerden doğan yükümlülüklerinin ihlalinden kaynaklanan
sorumluluk ifade edilmektedir3
79
Yönetim kurulu üyelerinin ve murahhasların kanundan ve esas söz-
leşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde sorumlu tutul-
malarının, denkleştirici fonksiyon, sermayeyi koruma fonksiyonu, kişiyi
koruma fonksiyonu, önleyici fonksiyon gibi fonksiyonları mevcuttur3
80
•
Denkleştirici fonksiyon şirketin ve zarar gören diğer ilgili kişilerin
uğramış olduğu zararın sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından
ortadan kaldırılmasını; sermayeyi koruma fonksiyonu, şirketin uğramış
olduğu zararın giderilmesi ile şirket sermayesinin de korunmasını; kişiyi
koruma fonksiyonu, doğrudan zarara uğrayan şirket pay sahiplerinin ve
376 Çamoğlu, E. (2007). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu.
(İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 11-12.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e.515
vd.
m Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.167.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 923.
378
Akdağ-Güney.(2012). a.g.e.167.; Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 12.
379
Alta}'ı A.S. (2011).AnonimOrtaklıkta Yönetim Yetkilerinin Devrinin Sorumluluğa Etkileri.
(Birinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 195.; Poroy, R., Tekinalp, Ü., Tekinalp, G.
Ortaklıklar Hukukunda Organların Sorumluluğu. lHFM, C. XLV-XLVII, Sa.1-4. Doğu-
munun 100. Yılında Atatürk'e Armağan. 347.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 512.;
Pulaşlı, H.(2012). a.g.e.926.
380
Akdağ-Güney, N.(2012). a.g.e. 167-171.
•
�,ıı,,ıim Şirketlerin Temsilinden Doğan Hukuki Sorumluluk 125
ılacaklılarının sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından tanzim
edilmesi dolayısıyla şahsi çıkarlarının korunmasını ve nihayet önleyici
fonksiyon ise, sorumluluk davaları ile yönetim kurulu üyelerinin yetki-
lerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken daha dikkatli ve özenli
da,rranmaya zorlanmasını ifade etmektedir3
81
•
5.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi
Yönetim kurulu üyelerinin ve kendisine temsil yetkisi devredilen
kişilerin sorumluluğuna ilişkin esasların anlaşılabilmesi için yönetim
bırulu üyelerinin sorumluluğuna haklın olan prensiplerin esas itibariyle
açıklanması gerekmektedir.
5.1.1. Kusur Sorumluluğu İlkesi
Kusur sorumluluğu ilkesi, hukuk sistemimiz bakımından-yönetim
kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen haklın ilke durumunda-
dır38
2
• Kusur sorumluluğu ilkesi sadece yönetim kurulu üyelerinin so-
rumluluğu yönünden değil, borçlar hukuku yönünden de sorumluluğa
haklın olan temel ilkedir. Bu durum, TTK m. 553/ l 'de, 'yönetim kurulu
üyeleri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini"kusurlarıyla'.,
ihlalettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerinehem de şirket alacak-
lılanna karşı verdikleri zarardan sorumludurlar' şeklinde ifade edilmiştir.
TTK kapsamında kusur kavramı oldukça geniş yorumlanmakta
olupkasıt, ihmal ve dikkatsizliği de kapsayacak şekilde düzenlenmiştir3
83
.
Yönetim kurulu üyelerinin özen borcunu düzenleyen TTK m. 369 / 1
hükmünde de yönetim kurulu üyelerinin ve yönetimle yetkili kişileri
görevlerini tedbirli bir yönetici özeniyle yerine getirecekleri düzenlen-
miştir. Bu hüküm yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından
kusurun öncelikli olarak önemli olduğunu göstermektedir.
311
Konu hakkında detaylı bilgi için; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 167-171.
311
Ak.dağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 200.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 923-924.; Tekinalp, O.
(2013). a.g.e. 376.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 797-798.;Üçışık, G., Çelik, A.
(2013). a.g.e. 515.
3
n Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 202.
126 Anonim Şirketlerin Te,mil/
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, objektifleştirilmiş bir kusur
sorumluluğu niteliğindedir, yani kusurun belirlenmesi ve derecelendiril-
mesiyönetim kurulu üyelerinin sübjektif durumlarına göre değil, objektif
koşullara göre belirlenmektedir3
84
• TTK m. 369'da yer alan düzenleme ile
yönetim kurulu üyelerinin kusurunun tespitinde, tedbirli bir yöneticinin
göstereceği özen borcu, objektif bir özen borcu olarak düzenlenmiş ve
dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kusuru objektif bir dayanak nok-
tasına kavuşturulmuştur. Kanun tedbirli yöneticinin tanımını yapmamış
ve bunu öğreti ile yargı kararlarına bırakmıştır. Tedbirli yönetici, tedbiri
kendisi için bir sıfat haline dönüştürmüş olan ve yaptığı iş/işlemlerde
şirketi zarara uğratmayacak tedbirleri alan yöneticiyi ifade etmekted.ir3
85
•
5.1.2. FarklılaştırılmışTeselsül İlkesi
Yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğunu düzenleyen
ETTK'dan farklı olarak TTK ile yönetim kurulu üyeleri bakımından
farklılaştırılmış teselsül ilkesi getirilmiştir. Farklılaştırılmış teselsül, aynı
zarar dolayısıyla sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin her birinin, ku-
sur dereceleri ve kendileri bakımından kusurları yönünden geçerli olan
bireysel indirim sebepleri de nazara alınarak, söz konusu zararın kendi-
lerine isnat edilebilecek kısmı ile sorumlu olmaları olarak tanımlanabile-
cektir3
86
• ETTK döneminde geçerli olan mutlak ve tam teselsül ilkesine
göre, yönetim kurulu üyelerinin her biri kusur dereceleri göz önünde
bulundurulmaksızınzararın tamamından sorumlu tutulmakta idi
387
•
Farklılaştırılmış teselsül ilkesine göre, aynı zararı tazminle yükümlü
olan birden çok kişiden her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre,
zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle
384
Akdağ-Güney, N.(2012). a.g.e. 203.;Helvacı, M. (2001). Anonim Ortaklıkta Yönetim Ku-
mlu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları, 43.; Pulaşlı, H.
(2013). a.g.e. 387..;Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 798.
m Battal, A. (2012). Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyele-
rinin Sorumluluk Rejimi. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Sa.2. 31-40.
386
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 254.
387
Pulaşlı, H. (2013).Anonim Şirket Yônetim Kurulu Üyelerinin Müteselsil Sorumluluğu.
Regesta, C.3, Sa.2,15-29.
,Anonim Şlrlutlerin Temsilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 127
birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır3
88
. Yani Kendigelen'in ifadesi ile
"... her bir ilgilinin müteselsil sorumluluğu, bu kişiler tek başlarına sorumlu
ol.salardı, somut olaya göre kendilerinden talep edilebilecek miktardan fazla
olmayacak, böylece hiç kimse şahsen kendisine isnat edilemeyen daha ağır bir
sorumluluğa katlanmak zorunda kalmayacaktır.
389
"
Farklılaştırılmış teselsül kapsamında, davacı/ davacılar zararın tama-
mı için dava açacaklardır. Zararın tamamının kapsamına, yönetim kurulu
üyelerinin ve sorumlu olan diğer kişilerin birlikte ve münferiden vermiş
olduğu birden çok zarar kalemi girebilecektir.
Farklılaştırılmış teselsül kapsamında birlikte verilen zarar kavramı
özel önem arz etmektedir. TTK m. 557(1) metninde yer alan aynı zarar
ibaresi ile birlikte verilen zarar kastedilmiştir3
90
• Birlikte verilen zarar ile,
yönetim kurulu üyelerinin birlikte almış oldukları bir karar dolayısıyla
ortaya çıkan zarar ifade edilmektedir3
91
. Yönetim kurulu üyelerinin her
birinin münferiden vermiş olduğu zararlar açısından ise diğer üyeler ba-
kımından kusur ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiş olacaktır. TTK m.
557'nin gerekçesinde, bu durum aşağıdaki örnekle açıklanmıştır;
"A, B, C, D, E adli üyelerden oluşan bir yönetim kurulunda, bu
üyelerin tek başlarına ve birlikte verdikleri toplam zarar 4.000
ise ve bunun 2.000'i bu beş kişi tarafından birlikte verilmiş,
geriye kalanın 1.000'i A, S00'ü de E'ye tek başlarına isnat edili-
yorsa, 2.000' den A, A, B, C, D ve E müteselsilen ve zararın diğer
bölümünden de kendilerine isnat edilen tutarda, A, D ve E tek
başlarına sorumlu olur."
Pulaşlı ise birlikte verilen zarara ilişkin bu durumu, İsviçre Federal
Mahkemesi tarafından tesis edilmiş olan bir kararla açıklamıştır. Buna
göre, farklılaştırılmış teselsül kapsamında tazminat yükümlülükleri farklı
313
Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 410.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 805. Doğan, B.F.
(2011). a.g.e. 256.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 518.; Akdağ-Güney, N. (2012).
a.g.e. 269 vd.
389
Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 406.
390
557. madde gerekçesi.
391
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 258.
128 Anonim Şirlutlcrin Tl'Nıfi[l
olan farklı grupların ortaya çıkması söz konusu olabilecektir3
92
• Farklıla,,.
tınlmış teselsül ilkesinin anlaşılabilmesi için, TTKm. 557'nin gerekçesin-
de yer alan aşağıdaki örneğin oldukça aydınlatıcı olduğu kanaatindeyiz.
"Yatırımiçinarsa arayan bir anonim şirkete, yönetim kurulu üye-
si A kardeşine ait bir arsayı aldırmayı planlamaktadır.Bu amaç-
la, kimseye haber vermeden avukata da bir satış vaadi sözleşmesi
hazırlatmış ve ona 1000 ödemiştir. Sözleşme (geçersiz olmasına
rağmen) A ile kardeşi arasında imzalanmıştır. Planını yönetim
kurulu üyesi B'ye açan A ondan yardım istemiş ve kardeşinin
B'ye bir miktar para vereceği vaadinde de bulunmuştur. B, bazı
emsaller göstererek söz konusu arsanın fiyatını savunacaktır. Yö-
netim kurulu A,B, C, D ve E'den oluşmaktadır. Konunun karara
bağlanacağı gün D ve E, A'nın, Tasarının 393 üncü maddesine
göre toplantıya katılamayacağı itirazında bulunmuşlarsa da
bu itiraz A, B ve C'nin oyları ile reddedilmiştir. D ve E ayrıca,
arsanın emsalleri ile fiyatını karşılaştıran ve imar durumunu
gösteren bir uzman raporunun kurula sunulabilmesi için top-
lantının ertelenmesini önermişlerdir. Bu öneri de A, B ve C'nin
oylarıyla reddedilmiştir. Toplantıda B emsaller hakkında yanıl-
tıcı bilgiler vermiştir. Sonuçta B'nin yaptığı karşılaştırmaların
ciddi olduğuna inanan C'nin de katılması ile arsa A, B ve C'nin
oyları ile alınmış ve para ödenmiştir. Bir yıl sonra kurul tamamen
değişmiştir. Bu arada arsanın imar durumu olmadığı da anla-
şılmıştır. Yeni kurul avukata ödenen 1000 de dahil olmak üzere
5000 zarar için A, B, C, D, E'ye karşı sorumluluk davası açıp bu
tutarı davalılardan müteselsilen talep etmiştir. Mahkeme D ve E
bakımından davayı reddetmiş, birlikte verilen bir zarar olmadığı
gerekçesiyle avukata ödenen l000'den tek başına Ayı sorumlu
tutmuş, 4000 için de A, B, C'yi müteselsilen sorumlu bulmuştur.
Mahkeme A ve B'nin yaptıkları anlaşma dolayısıyla olayda ka-
392
Pulaşlı, H. (2013). Müteselsil Sorumluluk. 15-29. Pulaşlı aynı makalesinde 557. Madde-
nin gerekçesinde de verilmiş olan İsviçre Federal Mahkemesi'nin 11 Haziran 1996 tarih-
li kararını örnek olarakgöstermiştir. Bu karara göre, davacılar 5 Milyon İsviçre Frangının
üzerinde değerle bir tazminat davası açmışlar ve yedi yönetim kurulu üyesi ile denetim
organından zararın müteselsilen tazminini talep etmişlerdir. İsviçre Federal Mahkemesi
vermiş olduğu kararda denetim organının sorumlu olmadığına ve bazı üyelerin sorum-
luluğunun Milyon İsviçre Frangının üzerindeyken, bazılarının sorumluluğunun 800 Bin
İsviçre Frangı tutarında olduğuna karar vermiştir.
Anonim Şirketlerin Temsilinden Doğan Hukuki Sorumluluk
129
sıtları bulunmasına karşı, C'nin Tasarının 393. maddesini ihlcll
eden davranışını kusur olarak nitelendirip ona BK m. 43 ile 44'ü
uygulayıp müteselsil sorumluluktaki payını yüzde doksan olarak
belirlemiştir. Buna göre 1000 A tarafından ödenecektir. A, B, C
müteselsil sorumludur. Ancak A ile B'nin sorumluluk tavanları
4000 iken C'nin sorumluluk tavanı 3600'dür. Bir an için B'nin
ödeme gücünün bulunmadığını düşünelim. Şirket 4000'in tama-
mını A'dan alabilecektir. Bu tavan C için 3600'dür. A ve B'nin
ikisinin de varlıksız C'nin zengin bir kişi olduğunu varsayarsak
3600 C'den istenebilecektir. Olayda A ve B'nin ödeme güçleri
bulunmadığı için şirket 1400 kayıptadır. Ancak bu farklılaştı-
rılmış müteselsil sorumluluk anlayışının ürünü değildir. Çünkü
lOOO'lik kayıp, birlikte verilen zarardan kaynaklanmamaktadır.
Uygun nedensellik kurallarına göre bunu C'den istemek, bunun
için müteselsil sorumluluk kavramını kullanmak hem yanlış
olurduı hem de adalete aykırı düşerdi. 400'lük kayıp ise genel
hükümlerin ve hakimin takdirinin doğal sonucudur. Yeni anla-
yış davacıyı (adalet temelinde) kayba uğratmamış, onun zararı
kanuna aykırı olarak başkalarına yüklemesine engel olmuştur."
Söz konusu örnekten de anlaşılabileceği üzere, yönetim kurulu üye-
leri tarafından birlikte verilmiş bir karar dolayısıyla ortaya çıkmış olan
zarar talep edilmiş ve söz konusu zarar dolayısıyla her bir yönetim kurulu
üyesinin kişisel sorumluluğu kendi kusuru oranında hesaplanmıştır. Bu
hesaplama sırasında, kusuru bulunmayan üyelerin sorumluluğunun ol-
madığına karar verilmiş, kusuru bulunan üyeler arasında ise TBK'nın 51
ve 52
393
maddeleri kapsamında kusur derecelendirmesi yapılmıştır.
Bu kapsamda, ortaya çıkan zararda kusuru bulunan üyeler arasında
yapılacak kusur derecelendirmesinde TBK'nın tazminatın belirlenmesi
ve indirilmesine ilişkin 51 ve 52. maddeleri uygulanacaktır. Buna göre,
mahkeme, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gerek-
lerini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir.
Ayrıca, zarar görenin, zararı doğuran fiile razı olmuş olması veya zararın
doğmasında ya da artmasında etkili olmuş olması yahut tazminat yüküm-
lüsünün durumunu ağırlaştırmış olması durumunda mahkeme, yönetim
393
818Sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddelerine tekabül etmektedir.
kurulu üyeleri tarafından ödenecek olan tazminatı indirebile�ek �
tamamen kaldırabilecektir.
Sonuç olarak farklılaştırılmış teselsül ilkesi, mutlak teselsül ilkuinırt
aksine kişi ile kusur arasında uygun illiyet bağının kurulmasını aramakta-
dır. Uygun illiyet bağı, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu sistemı-
nin merkez kuralı olarak nitelendirilecektir3
94
•
Yônetim kurulu üyeleri ve diğer ilgilere karşı açılacak olan sorum.
luluk davasında, her bir yönetim kurulu üyesi bakımından sorumluluk
miktarına mahkeme karar verecektir. Yani, kanun teselsülün farklılaştı-
rılması görevini davacı(lar)a değil, mahkemeye vermiştir. Davacı olan
şirket pay sahibi veya şirket alacaklısı, açacağı sorumluluk davası ile kural
olarak zararın tamamını talep edecek ve müteselsil sonımlulann tazminat
borçlarının teker teker tespit edilmesini talep edecektir3
95
• Ancak, bu du-
rum mahkemelerin farklılaştırılmış teselsül ilkesini uygulayabilmek için
kendiliğinden araştırma yapacağı anlamına gelmemektedir. Mahkemele-
rin bu ilkeyi uygulayabilmesi için davanın taraflarının hukuki sebep ve
gerekçeleri mahkemeye sunmuş olmaları gerekmektedir3
96
•
Mahkeme öncelikli olarak davacının veya davacıların sorumlu oldu-
ğu toplam zararı tespit edecektir. Söz konusu toplam zararın kapsamına
birlikte verilmiş olan zararlar girebileceği gibi her bir yönetim kurulu
üyesi veya ilgili kişi tarafından verilmiş olan münferit zararlar da gire-
bilecektir. Zararın tamamı belirlendikten sonra, her bir yönetim kurulu
üyesinin veya ilgilinin şahsi sorumluluk tutar ve oranlan belirlenecektir.
Sorumluların sorumluluk oranlarının tespiti, mahkeme tarafından re'sen
gerçekleştirilecektir3
97
• Yani her bir yönetim kurulu üyesinin ödeyeceği
39
� Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 305.
395
Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 307.
396
HMK'nın 25. Maddesinde düzenlenmiş olan Taraflarca Getirilme İlkesine göre,(1)
Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hllim, iki taraftarı birinin söylemediği şeyi veya
vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları habrlatabilecekdavranışlarda dahi bulu-
namaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hllim, kendiliğinden delil toplayamaz.
397
Pulaşlı, H. (2013). a.g.m. 15-29.
130
Anonim Şirutlerin Tem.Çilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 131
tazminat miktarı, mahkeme tarafından üyenin kusuru ve durumun gerek-
lerine göre belirlenecektir3
98
•
Uygulamada yaygın olarak karşılaşılan durumlardan bir tanesi de şir-
ket içerisindeki güç dengeleri dolayısıyla, sorumluluğu olmasına rağmen
bir kısım yönetim kurulu üyelerinin davanın kapsamı dışında bırakılma
çabasıdır3
99
• TTK m. 557/3'e göre, birden çok sorumlu arasındaki başvu-
ru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hakim tarafından belirle-
necektir. Bu hüküm çerçevesinde, sorumlular arasındaki rücu ilişkisine
sadece davalı olarak gösterilmiş olan sorumlular değil, söz konusu zararın
ortaya çıkmasına sebebiyet vermiş olan bütün yönetim kurulu üyeleri
dahil edilecektir
400
• Bir kısım yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış olan
birsorumluluk davası kapsamında tazminat ödemek zorunda kalmış olan
üyelerden biri, ödemiş olduğu tazminatı, kusuru ölçüsünde, söz konusu
davanın tarafı olmamış olan sorumlulara da rücu edebilecektir.
5.1.3. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna İlişkin
Koşular
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu
olduğu yukarıda detaylı olarak açıklanmıştır. Bu çerçevede, yönetim ku-
rulu üyelerinin kusurunun bulunmaması durumunda, ortaya çıkan zarar-
dan dolayı sorumlu tutulmaları söz konusu olmayacaktır. Bunun dışında,
yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının söz konusu olabilmesi için
hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı da bulunması gereken diğer unsur-
lardır.
Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi
için mevcut olması gereken ön şart, zarara yol açan davranışın hukuka
aykırı oluşudur
401
• Yönetim kurulu üyeleri, şirket organı, temsilcisi ve yö-
398
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 258.
399
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 264-265.
400
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 265.
401
Ayan, Ô. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirket Yönetim
Kurulu Üyelerinin Sadakat Yükümlülüğü ve Bu Yükümlülüğün !hlalinin Sonuçları. ( 1. Bas-
kı).Ankara: Adalet Yayınevi, 228-229.
132 Anonim Şirketlerin Temsili
neticisi olarak yerine getirdikleri iş ve işlemleri kanuna, esas sözleşmeye
ve şirket menfaatlerine uygun olarak yerine getirmek zorundadırlar. Yö-
netim kurulu üyelerinin kanundan, esas sözleşmeden ve sözleşmelerden
doğan yükümlülüklerineaykırı davranması, ilgili yönetim kurulu üyeleri-
nin sorumluluğunu doğuracaktır
402
.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından kusur ve
hukuka aykırılık dışında bulunması gereken bir diğer koşul ise zarardır.
Gerçekten yönetim kurulu üyelerinin işlemleri ve davranışları neticesin-
de, şirket, şirket pay sahipleri ve şirket alacaklıları bakımından zararın
ortaya çıkmamış alınası, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu da
doğurmayacaktır. Bu kapsamda zarar, yönetim kurulu üyelerinin kusuru
sebebiyle, şirketin, şirket pay sahiplerinin veya şirket alacaklılarının mal
varlığında azalmanın meydana gelmesi veya mal varlığında gerçekleşecek
olan artışın engellenmesi ve hatta bir kısım fırsatların kaçması olarak
tanımlanabilecektir
403
• Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun söz
konusu olabilmesi için zararın muhtemel alınası yeterli değildir, kesinleş-
miş alınası gerekir
404
•
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kapsamında üzerinde du-
rulması gereken konulardan biri ise zararın türüdür. TTK'da bu yönde
herhangi bir aynın yapılınamış olmasına rağmen öğretide ve Yargıtay ka-
rarlarında zararların, doğrudan zarar ve dolaylı (dolayısıyla) zarar olınak
üzere ikiye ayrılınış olduğu görülmektedir.
Doğrudan zarar, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanun ve
esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareketleri do-
layısıyla şirket pay sahiplerinin ve alacaklılarının doğrudan doğruya ve
402
Ayan, ô. (2013). a.g.e. 229.; Akdağ-Güney, N. (2010). Anonim Şirket Yonetim Kurulu
Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Yayınevi, 59.
403
Ayan, ô.(2013).a.g.e. 235.; Akdağ-Güney, N. (2010).a.g.e. 50-51.; Çamoğlu, E.(2010).
a.g.e.147.
404
Konu hakkında; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin l Aralık 1988 tarih, 1988/2696 E.,
1988/7278 K. sayılı kararı. Eriş, G. (2007). a.g.e. 2341.
�nonım Şırhtlcnn Tcmsılinden Doğan Hukuki Sorumluluk 133
şahsi olarak zarara uğramalarıdır
405
• Yargıtay'ın yerleşik içtihadı
406
pay sa-
hibinin veya şirket alacaklısının doğrudan zararını sorumlu olan yönetim
k'Unılu üyelerinden talep edebileceği yönündedir. Örneğin, Yargıtay 23.
Hukuk Dairesi'nin 22.2.2012 Tarih, 2012/642 E. ve 2012/1273 K. Sa-
Y1lı Kararında
407
, şirketin zarara uğramış olup olmadığına bakılmaksızın,
şirket pay sahibinin uğramış olduğu zararın doğrudan yönetim kurulu
üyeleri tarafından tazmin edilebileceği ifade edilmiştir.
''!kinci durum ise doğrudan zarar halidir. Bu halde yöneticilerin veya
denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil
olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın
zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Esasen, bu zararın
üçüncü kişinin gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır.
ITK'nun 336/5 maddesinde anlamını bulan bu dava türünde ise ortaklar
talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isteyebilirler."
Dolaylı (dolayısıyla) zarar kavramı ise doğrudan şirketin uğramış
olduğu zararı ifade etmektedir. Dolaylı zarar, yönetim kurulunun şirke-
ti zarara uğratan işlem ve davranışları sebebiyle, şirket tüzel kişiliğinde
gerçekleşen ancak sonuçları itibariyle şirkette sahip oldukları paylar ve
alacakları nispetinde şirket pay sahiplerini ve alacaklıları etkileyen zarar
olarak ifade edilebilecektir
408
• Dolaylı zararlar sebebiyle şirket pay sahip-
leri veya alacaklıları tarafından açılan sorumluluk davaları neticesinde
tespit edilen zararın, davacılara değil doğrudan şirkete ödenmesi gerekir.
40s Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.893.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.187.; Üçışık, G., Çelik,A.
(2013). a.g.e. 552-553.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014). a.g.e. n. 609.
406 Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22.2.2012 Tarih, 2012/642 E. ve 2012/1273K. Sayılı
Kararı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11.7.2012 tarih, 2012/330SE. ve 2012/4816
K. Sayılı Kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17.1.2012 Ta.rih; 2011/408SE.,
2012/77 K. Sayılı Kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22 5.1998 Tarih; 1998/ 1887
E., 1998/3620 K. Sayılı Kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 9 2.2010 Tarih, 2008/S428
E. 2010/17772 K. Sayılı Kararı
407 Web: www.kazanci.com adresinden 15 Haziran 2015 tarihinde alınmıştır.
408 Ayan, ô.(2013). a.g.e. 238.; Akdağ-Güney; N. (2012). a.g.e.189.;Tekinalp,O. (2003).
a.g.e.397 vd.; Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. S54-SSS.; Pulaşı,H.(2012).a.g.e.89S-
896.
134 Anonim Şirketlerin Temsili
Söz konusu zararın ödenmesi ile şirketin zararı telafi edilmiş olacağı gibi
davacıların dolaylı zararı da telafi edilmiş olacaktır.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için
mevcudiyeti zorunlu olan son şart ise zarar ile kusur arasındaki uygun
illiyet bağıdır
409
• Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından
önemli olan, objektif kriterlere ve hayatın olağan akışına göre yönetim
kurulu üyelerinin davranış veya işlemleri ile zarar arasında nedensellik
bağının mevcut olmasıdır.
5.1.4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu
Davasında Usule İlişkin Sorunlar
Yukarıda açıklanmış olanşartların gerçekleşmesi durumunda, yöne-
tim kurulu üyeleri ortaya çıkan zarardan sorumlu olacaklardır. Sorum-
luluğun sabit olması ile birlikte yönetim kurulu üyelerinin şirketi veya
pay sahiplerini, alacaklıları tazmin etmesi gerekecektir. Yönetim kurulu
üyelerine karşı yöneltilecek olan bu tazmin talebi ancak bir sorumluluk
davası şeklinde ikame edilebilecektir.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davalarında ispat yükü usul
hukukunda geçerli olan genel kuralla
410
paralel olarak davacı üzerinde bı-
rakılmıştır. Bu durum, TMK m. 6'da düzenlenmiş olan tarafların hakkını
dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması ve ispat yükünü
iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran
tarafa bırakan HMK'nın 190/(1) maddesinin yönetim kurulu üyelerinin
sorumluluğu hukukundaki yansımasıdır.
Sorumluluk davasında görevli ve yetkili mahkeme TTK m. 56l'de
düzenlenmiştir. Buna göre, sorumlular aleyhine davalı yönetim kurulu
üyesinin yerleşim yeri mahkemesi veya şirket merkezinin bulunduğu yer
asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilecektir
411
• Davalı olarak birden
fazla yönetim kurulu üyesi gösterilmişse, şirket merkezinin bulunduğu
409 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 240.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.197.
•
1°Kuru B., Arslan, R., Yılmaz, E. (2012). a.g.e.359-360.
411 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 288.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 167.
).11011/m Şlrketleri11 Temsilinden Doga11 Hukuki Sorumluluk 135
yer mahkemesi ortak yetkili mahkeme olarak kabul edilmelidir
412
• Asliye
ticaret mahkemelerininyapısını değiştiren 6545 Sayılı Türk Ceza Kanunu
tle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun
413
kapsamında
yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davalar, asliye ticaret mahkeme-
lerinin heyet olarak göreceği davalardandır. Yani ilgili düzenleme gereği,
dava değeri ne olursa olsun yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
davalarında asliye ticaret mahkemeleri üç hakimli heyetten oluşacaktır.
Yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasında yapılacak bir yetki sözleşmesi
ile yetkili mahkeme değiştirilebileceği gibi4
14
, bir tahkim sözleşmesi ile de
söz konusu sorumluluk davası bakımından dava yerine tahkim yolunun
öngörülmesi mümkün olabilecektir
415
.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bağlamında usule ilişkin bir
diğer önemli konu ise bu davalar kapsamında ortaya çıkacak olan yargı-
lama giderleridir. Yargılama giderleri konusu özellikle şirket paysahipleri
veya alacaklıları tarafından, uğramış oldukları dolaylı zararlar için açıla-
cak davalar bakımından önem arz etmektedir. Bu davalar kapsamında
karar verilmiş tazminat tutarı şirkete ödenecekken bu davaların masrafı-
na sadece davacıların katlanması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Bu
sebeple, TTK m. 555/ (2)'de yargılama giderlerine ilişkin özel bir hüküm
getirilmiştir. Buna göre mahkeme dava giderlerini, pay sahibinin açtığı
davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde ve bu giderler
davalıya yükletilemediği hallerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında,
hakkaniyete göre paylaştıracaktır.
Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davası kapsamında üze-
rinde durulması gereken son husus, hak düşürücü süre ve zamanaşımı
süresidir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davasına ilişkin hak
düşürücü süre TTK m. 558/(2)'de düzenlenmiştir. Buna göre, şirket
genel kurulunun yönetim kurulu üyelerini ibra etmesi halinde, pay
sahiplerinin dava hakkı ibra tarihinden itibaren altı ay geçmekle düşer.
Bu noktada, genel kurulun ibra kararına olumsuz oy kullanmış olan
412
Arslanlı, H.(1959). a.g.e.193.; Ayan, ô.(2013). a.g.e. 288.
m 28 Haziran 2014 tarihli ve 29044 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
414
Ayan, ô. (2013). a.g.e. 288.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 560.
415
Ayan, ô.(2013). a.g.e. 288.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 560.
136 Anonim Şirkttltrin Ttmsili
pay sahipleri, sorumluluk davasını ancak ibra tarihinden itibaren alb ay
içerisinde açabilecektir. Aynca, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını
bilerek pay iktisap etmiş olan pay sahiplerinin sorumluluk davası açma
haklarının olmadığını da belirtmek gerekmektedir.
Kanun koyucu, sorumluluk davasına ilişkin olarak özel zamanaşımı
süreleri öngörmüştür. TTK m. S60'a göre, sorumluluktan kaynaklanan
talep hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki
yıl ve her halükarda zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren
beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Zamanaşımı süresinin baş-
laması için zararın ve zarara sebebiyet veren kişinin birlikte öğrenilmesi
gerekmektedit
06
• Aynca, zarara sebep olan fiil cezayı gerektirip, Türk
Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa,
tazminat davasına da bu zamanaşıını süresi uygulanacaktır
417
•
5.2. Temsil Yetkisinin Devrinin Sorumluluğa Etkisi
Yonetim kurulunun, kanuni olarak kendi uhdesinde olan temsil
yetkisini, kendi üyelerinden birine veya birkaçına, yönetim kurulu üyesi
olmayan murahhas müdürlere veya sınırlı olarak üçüncü kişilere devre-
debileceği yukarıda detaylı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda, temsil
yetkisinin devrinin yönetim kurulu üyeleri ve kendisine temsil yetkisi
devredilen kişiler bakımından incelenmesi gerekmektedir.
5.2.1. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Devrinden
Doğan Sorumluluğu
Bu konu kapsamında öncelikle ve esas olarak yönetim kurulunun
temsil yetkisinin devri dolayısıyla ortaya çıkan sorumluluğu incelenecek-
tir. Ancak bu konu tamamen farklı hukuki rejime tabi olmaları sebebiyle
murahhas üye veya murahhas müdür tayininden doğan sorumluluk ve
416
Üçışık, G.,Çelik,A.(2013).a.g.e.583.; lmregün, O.(1989).a.g.e.196.;Ayan, Ô. (2013).
a.g.e. 283.
417
Bkı.TTK m. 560.
137 ınorıim Şirk.etlerin Tcınsili11dcn Doğan Hukuki Sorumluluk
sınırlı yetkili temsilci tayininden doğan sorumluluk olarak iki ayrı başlık
altında incelenecektir.
5.2.1.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Murahhas Üye ve
Murahhas Müdür Tayininden Doğan Sorumluluğu
Yönetim kurulu üyelerinin murahhaslara yetki devretmesi duru-
munda ortaya çıkan sorumluluk yukarıda açıklanmış olan sorumluluk
sisteminden farklıdır. Yetki devri durumunda, yönetim kurulu üyeleri
bakımından müteselsil sorumluluk uygulanmayacaktır.
TTK m. 553/(2)'ye göre, kanundan veya esas sözleşmeden doğan
bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar
veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul de-
recede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil
ve kararlarından sorumlu olmayacaklardır. Madde metninden de açıkça
anlaşılacağı üzere, yönetim kurulu üyelerine ait olan bir görev veya yet-
kinin devredilmesi durumunda, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu
yetkiyi devralan kişilerin seçiminde makul özenin gösterilmesidir.
Yönetim kurulunun temsil yetkisini TTKm. 370'de belirtilen esaslar
kapsamında devretmesi durumunda, söz konusu yetkinin kullanılması
sonucunda ortaya çıkan zararlardan sadece kendisine yetki devriyapılmış
olan murahhas üyeler ve murahhas müdürler sorumlu olacaktır. Bununla
birlikte, TTK m. 370 çerçevesinde, icra yetkisi olmayan yönetim kurulu
üyelerinin sorumluluğu ise kendisine temsil yetkisi devredilen kişilerin
seçiminde gösterilecek makul özen ve gözetim göreviyle sınırlandırıl-
maktadır
418
•
Temsil yetkisinin devrinin geçersiz olması halinde yönetim kurulu
üyelerinin sorumluluğu hususu ayrıca üzerinde durulması gereken bir
konudur. Önceükle, yetki devrinin kanunda veya esas sözleşmede be-
lirtilen şartlara uygun yapılmamış olması durumunda söz konusu yetki
devri geçersiz olacaktır4
19
• Bu durumda, yönetim kurulu üyelerini sorum-
418
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 267.
419
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 268.
1
'
138 Anonim Şirketlerin Temsili
luluğu, yetki devri yapılmamış gibi devam edecektir
420
. Yani, şekli veya
maddi şartlara uyulmadan yapılmış bir yetki devri, sorumluluk hukuku
bakımından hiç yapılmamış kabul edilecek ve bu yetki devrinin yönetim
kurulu üyelerini sorumluluğunu kaldırma gücü söz konusu olmayacaktır.
Yönetim kurulunun temsil yetkisinin devrinde, devrin yapılacağı
kişilerin makul özenle seçilmesinin yanı sıra, yetkinin kullanılmasına iliş-
kin bir gözetim sorumluluğu da söz konusudur. Her ne kadar TTK'nın
ilgili maddelerinin lafzından bir gözetim sorumluluğu olduğu anlaşılmı-
yor olsa da kanunun ruhu ve gerekçesi yönetim kurulunun yetki devri
halinde gözetim sorumluluğunun mevcut olduğunu kabulü zorunlu hale
getirmektedir
421
•
5.2.1.2. Temsil Yetkilerinin Devredilmesi Durumunda
İcrada Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu Üyelerinin
Sorumluluğu
Yönetim kurulunun, temsil yetkisini kanuna uygun devretmesi du-
rumunda, bu yetkilerin kullanılması bakımından sorumluluğunun sona
ereceği açıktır
422
• Bu bağlamda, yönetim kurulunun yetkilerinin tamamı-
nı devredemeyeceğini, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkilisi
olması gerektiğini belirtmek gerekir. Bu düzenlemeye aykırı yetki devri,
hiç yapılmamış gibi sonuç doğuracaktır. Bunun dışında, devredilemez
ve devralınamaz yetkilerin devri de kanuna aykırı olması dolayısıyla ge-
çersiz olacak ve yönetim kurulunun bu yetkiler dolayısıyla sorumluluğu
müteselsil sorumluluk esaslarına göre devam edecektir
423
•
420
Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 464.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 268.
•
21
Göktürk, K. (2014).Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Özellikle Yetki Devri Halinde
Gözetim Sorumluluğu ve Hukuku Belirlilik Sorunu. Türkiye Barolar Birliği Dergisi. Sa.
114, 179-200.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 195
vd.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e. 81.; Kaya, M.1. (2015).
3274-3275.
422
Lnregün, O. (1989). a.g.e. 218.; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 276.; Arslanlı, H. (1959).
a.g.e. 125.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 196.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 177.
423
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 277.
139 Anonım Şırketlt!rit1 Temsılit1det1 Dogaıı Hukuki Sorumluluk
Yukarıda da açıklandığı üzere, yönetim kurulu üyelerinin temsil yet-
kısinin devrinden doğan asli sorumluluklarından bir tanesi, temsil yetki-
sinin devredildiği kişilerin seçiminde makul özenin gösterilmesidir. Bu
durumda, temsil yetkilerinin devredileceği kişilerin seçimindeki makul
öıen, söz konusu kişilerin bu görevleri yapmak için uygun oluşu, bu gö-
rev ve yetkilerin gerektirdiği bilgi birikimi, uzmanlık ve tecrübeye sahip
oluşudur. Bu madde gereğince, yönetim kurulu üyelerinin söz konusu
makul özeni gösterdiği karine olarak kabul edilmektedir
42
4.Bu durumda,
yönetim kurulu tarafından gerekli özenin gösterilmediğini iddia eden
tarafın bunu ispat etmesi gerekir
425
•
İcrada yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerinin temsil yetkisinin
devri kapsamındaki bir diğer yükümlülüğü ise gözetim yükümlülüğü-
dür-4
26
• Yônetiın kurulunun gözetim yükümlülüğü/ sorumluluğu Yargıtay
tarafından da kabul edilmektedir
427
.
"Dava, yönetim kurulu üyelerinin davacı anonim şirkete verdiği
zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK.nun 336 ncı maddesi
hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri ortaklık ana sözleşmesi ve
yasanın kendilerine yüklediği görevlerin kasden ve ihmalerı yapıl-
mamış olmasından müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca, ortaklık
işlemlerinin bir kısmını tevdi ettikleri kimselerin vazifelerinin
gereği gibi ifa edip etmediklerini, yönetim kurulu, kontrol ve
nezaretle yükümlüdür. Dolayısıyla, kasıt veya ihmalleri sonucu
verilen zarardan şirkete karşı tüm yönetim kurulu üyeleri sorum-
lu olurlar.
11
424 Pınar, H. (2009). Yônetim Kurulu Üyelerinin Şirketler Hukuku Açısından Rekabet İh-
lallerinden Dolayı Hukuki Sorumluluğu. Batider, C.XXV, Sa. 4, 369 vd.
42
s Bkz. TMK m. 6.
426 Ünal, M. (1982). Anonim Ortaklıklarda Yonetim ve Yonetim Görevlerinin Murahhas-
lara Bırakılması. BATlDER, C. XI, Sa. 3, 73.; Tekinalp, Ü. (2011). a:g.e. 276-278.;Do-
ğan, B.F., a.g.e. 281-287.;Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.69-79.; Arslan, l.(1994).�.g.e.60.
Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu, E.(2010).a.g.e. 195vd.; Tekinalp, Ü.
(2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e.81.; Kaya, M.İ. (2015).a.g.m. 3274-327S.
427 Yargıtay 1 ı. Hukuk Dairesi'nin 8 Aralık 2003 tarih, 2003/ 4466 E. ve 2003/ 11543K
sayılı kararı.
140 Anonim Şirketlerin Temsili
Yukarıda da açıklanmış olduğu üzere, yetki devri halinde gözetim
sorumluluğu TTK m. 553'de düzenlenmemiş olmasına rağmen, madde
gerekçesinden bu sorumluluğun icrada yetkili olmayan üyeler üzerinde
bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bunun dışında yönetim kuruluna,
müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların
atanmaları ve görevden alınmaları ile yönetimle görevli kişilerin, özellikle
kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı
talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi konusunda
devredilemez ve vazgeçilemez yetkiler vermiş olan TTK m. 375 hük-
münden de yönetim kurulunun üst gözetim sorumluluğunun mevcut
olduğu anlaşılmaktadır
428
• İmza yetkisini haiz bulunan müdürlerin aynı
işleve sahip diğer kişilerin atama ve görevden alma yetkisinin münhası-
ran yönetim kurulu üzerinde bırakılması, yetkinin sorumluluk getirmesi
ilkesi gereği, yönetim kuruluna bu yetkilerin kullanılmasının gözetimini
ve gerektiğinde söz konusu kişilerin görevden alınması zorunluluğunu
getirmektedir.
TTK m. 553 metninde zikredilmemiş olan gözetim yükümlülü-
ğünün mevcudiyetine ilişkin bir diğer görüş ise, TTK m. 553/(3)'ün
mefhumu muhalifinden bu yükümlülüğün ortaya çıkbğı yönündedir
429
•
Yönetim kurulu, murahhas müdür ve murahhas üyelerin kendi-
lerine tevdi edilen temsil yetkisini, kanun, esas sözleşme ve mevcutsa
iç yönerge hükümlerine göre yerine getirip getirmediklerini ve temsil
yetkisinin kullanımı esnasında şirket menfaatlerini ön planda tutup tut-
madıklarını gözetmeli ve bu konuda gerekli olan talimatları vermelidir
430
.
Murahhasların gözetimi, her bir işlemin ayrı ayrı denetlenmesi olarak de-
ğil işlerin gidişab hakkındaki genel bir gözetimi kapsayacaktır
431
• Kaya'ya
göre yönetim kurulu, "bir yandan yetki devri yaptığı kişilerin kanunlara,
esas sözleşmeye, içyönergeye uygun davranıp davranmadığını kontrol edecek,
diğer yandan da bu kişilerin almış oldukları kararların ve yapmayı planla-
428
Tekinalp, O.(2011). a.g.e. 277.; Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3274-3275.
429
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 72.
430
Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 186.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 73. Kaya, M. 1. (2015).
a.g.m. 3261.
431
Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 186.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283.
A,ıo,ıim Şi,-ketlcri,ı Temsilinden Doğan Hukuki Sorımıluluk 141
dıkları işlemlerin amaca uygun olup olmadığını, şirket menfaatlerin hizmet
edip etmediğini de inceleyecektir."
432
Yônetim kurulunun bu görevi yerine
getirebilmesi için murahhaslardan düzenli olarak bilgi alınası gerekebi-
lir�
33
• Doğan'a göre, "gözetleme yükümlülüğünün gereği gibi ifa edilebilmesi
için bilgi akışının iyi olması, murahhaslardan sürekli bilgi alınması, rapor is-
tenmesi, şirket defter ve kayıtlarının belirli aralıklarla incelenmesi, elde edilen
bilgilerin eleştirel bir gözle değerlendirilmesi, tereddütler ortaya çıktığında ek
bilgiler istenmesi, gerektiğinde uzman kişiler görevlendirilmesi ve toplantılar
yapılması gerekmektedir"
434
•
Sonuç olarak, geçerli bir yetki devri durumunda yönetim kurulu
üyelerinin sorumluluğu oldukça geniş ölçüde sınırlanmakta ve sadece
temsil yetkililerinin seçiminde özen ve gözetim yükümlülüğü ile sınırlı
hale gelmektedir. Yönetim kurulu üyelerinin, söz konusu gözetim göre-
vini belirtilen sınırlar içerisinde yerine getirmezse, temsil yetkisini kul-
lanan murahhasların kusurları sebebiyle ortaya çıkan zararlardan dolayı
murahhaslarla birlikte müteselsil olarak sorumlu olacaklardır
435
• Bununla
birlikte, yönetim kurulu üyelerinin seçimde özen ve gözetim yükümlü-
lüklerini yerine getirmediklerinin ispatlanması halinde, farklılaştırılmış
teselsül hükümlerine göre sadece kendi kusurları ölçüsünde sorumlu
olacaklar ve bu kapsamda sorumluluklarından indirim yapılmasını talep
edebileceklerdir
436
•
5.2.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin
Sorumluluğu
Murahhaslar usulüne uygun olarak yapılan bir yetki devri neti-
cesinde, maddi organ niteliğini kazanır ve bağımsız olarak karar alma
yetkisine sahip olur, bu durum organ olarak murahhasların kendilerine
bırakılan yetkinin kullanılmasından dolayı sorumlu olmaları sonucunu
m Kaya, M. İ. (2015). a.g.m. 3275.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283.
433
Kaya, M. İ. (2015). a.g.m. 3275.
H
4
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283.
m Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283.
H
6
Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.74.
142 Anonim Şirutltrin Temsili
doğuracaktır
437
• Kendilerine tevdi edilen temsil yetkilerinin kullanılması
bakımından murahhas üye ile murahhas müdür arasında bir fark bulun-
mamaktadır.
Murahhaslara bırakılan yetkinin bağımsız nitelikte olması sebebiyle,
her bir murahhas kendilerine bırakılan yetkinin kullanımından sorumlu
olacaktır
438
• Bu durum, temsil yetkisinin bölünmesi bakımından sadece
merkez-şube bakımından geçerlidir. Bu sebeple, temsil yetkisi münha-
sıran bir şube ile veya merkez ile sınırlandırılmış olan temsil yetkilileri
sadece bu şubenin/ merkezin işlemleri dolayısıyla sorumlu olacaktır.
Bu kapsamda, kendilerine şirketi temsil yetkisi bırakılmış olan mu-
rahhas üye ve murahhas müdürler, organ niteliğini haiz olmaları dolayı-
sıyla, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu rejimine tabi olacaklardır.
Murahhas üyenin veya müdürün herhangi bir işlemi veya fiili dola-
yısıyla sorumlu tutulabilmesi için, kanuna, esas sözleşmeye aykırı hareket
etmesi, bu hareketinin kendi kusurundan kaynaklanması ve bu hareketi
neticesinde şirketin, şirket pay sahiplerinin veya şirket alacaklılarının
zarara uğraması gerekmektedir. Ayrıca, farklılaştırılmış teselsüle ilişkin
hükümlerin murahhaslar bakımından da geçerli olacağını ifade etmek
gerekir. Murahhaslar, işlem veya davranışları neticesinde ortaya çıkan
zarardan, kendi kusurları ölçüsünde, haklarındaki indirim sebepleri de
uygulanmak suretiyle, sorumlu olurlar.
5.2.2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sınırlı Yetkili Temsilci
Tayininden Doğan Sorumluluğu
TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde, anonim şirketlere sınırlı yetkili
temsilci tayin edilmesinin ve tayin edilen bu sınırlı yetkili temsilcinin
ticaret siciline tescil ve ilanının mümkün olduğu üçüncü bölüm altında
detaylı olarak incelenmiştir. Türk şirketler hukuku bakımından oldukça
yeni ve istisnai bir nitelik arz eden bu hüküm, sınırlı yetkili temsilci ta-
/.'
f
I
•
07
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 274.
438
Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 275.
,A,ıonirn Şirketlerin Temsilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 143
yininin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna etkisi bakımından da
oldukça farklı nitelikte bir düzenleme öngörmüştür.
TTK m. 553/2 hükmünde yer alansorumluluk sistemine istisna teş-
kil eden bu hükmün getiriliş sebebi, madde metninden veya gerekçesin-
den anlaşılamamaktadır. Maddenin kabulüne ilişkin Meclis tutanakları
incelendiğinde, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun kanun değişikliği hak-
kındaki karşı oy yazısının son cümlenin kanuna eklenme sebebini teşkil
ettiği anlaşılmaktadır
439
• Söz konusu karşı oy yazısı aşağıdaki gibidir;
'11lt Komisyon metninin 95. maddesinde yer alan ve 6102 sayılı
Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ile anonim şirketler-
de hizmet akdi ile çalışanlara sınırlı yetki devri yapılabilmesinin
önü açılmaktadır. Ôzellikle Soma Madencilik A.Ş.'de yaşanılan
süreçten sonra iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve uy-
gulanması gibi sorumlulukların da şirket çalışanlarına devrine
imkansağlayan bu düzenleme oldukçatartışmalıdır.Halihazırda
soruşturması sürmekte olan Soma davalarını da etkileyebilecek
olan bu düzenlemenin kanun tasarısından çıkarılmasına ilişkin
önerilerimiz dikkate alınmamıştır."
440
Söz konusu karşı oy yazısı, ilgili hükmün kabul sürecinde hüküm
ile alakası olmayan hususların tartışıldığını ve sorumluluğa ilişkin kıs-
mın kamuoyu baskısından çekinilmesi dolayısıyla herhangi bir teknik
değerlendirme yapılmaksızın konulduğunu ortaya koymaktadır. Bunun
neticesinde de sistematik ve hukuk tekniği bakımından olumsuz olarak
nitelendirilebilecek TTK ile getirilmiş olan sorumluluk sistemi ile hiçbir
ilgisi olmayan bir sorumluluk sistemi getirilmiş ve TTK kapsamında
yönetim kurulu üyeleri ile ilgili olarak iki farklı sorumluluk rejimi öngö-
rülmüş olmaktadır.
TTK m. 371/7'nin son cümlesine göre, sınırlı yetkiye sahip ticari
vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanan yönetim kurulu üyeleri
ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olan kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere
verecekleri her türlü zarardan dolayı yönetim kurulu sorumludur.
439
Kırca,1. (2014). a.g.rn. 35.
440
TBMM Tutanak Dergisi, Yasama Dönemi:24, YasamaYılı:4, Sıra Sayısı:639, 490.
144 Anonim Şirutlerin Tenui/ı
TTK m. 553/2'ye göre, kanundan veya esas sözleşmeden doğan
bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak başkasına devreden organlar
veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul de-
recede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hariç, bu kişilerin fiil ve
kararlarından sorumlu olmayacaklardır.Bu kapsamda, yukarıda detaylan
ile açıklanmış olduğu üzere, TTK'nın genel sistematiği karşısında, ken-
disine ait temsil yetkisini üçüncü kişilere devreden yönetim kurulunun
sorumluluğu temsilcilerin seçiminde makul özenin gösterilmesine ve bir
gözetim yükümlülüğüne dönüşmektedir
441
• Yönetim kurulunun, yetki
devri dolayısıyla başka bir şekilde sorumlu tutulması mümkün değildir.
Bu kapsamda sınırlı yetkiye sahip ticari vekil ve diğer tacir yardım-
cılarının üçüncü kişilere vereceği her türlü zarar dolayısıyla yönetim
kurulunun sorumlu tutulması, TTK'nın sorumluluk sistemine yeni bir
boyut getirmiştir.
Söz konusu hüküm, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ba-
kımından geçerli olan farklılaştırılmış teselsül ilkesine de istisna teşkil
etmektedir. Bu kapsamda, sınırlı yetkiye sahip ticari vekil ve diğer tacir
yardımcılarının şirkete ve üçüncü kişilere vereceği zararlardan tüm yöne-
tim kurulu üyeleri kusurları gözetilmeksizin müteselsil sorumlu olacak-
lardır. Özdamar, hükmün kaleme alınış şekline rağmen bu konuda tam
teselsül yerine farklılaştırılmış teselsülün kastedildiğinin kabul edilmesi
gerektiğini ifade etmektedir
442
•
TTK m.371/7 hükmü çerçevesinde üzerinde durulması gereken bir
diğer husus da hükmün yönetim kurulu üyeleri bakımından bir kusursuz
sorumluluk hali öngörüp öngörmediğidir. Özdamar bu konuda, ilgili-
lerin kusursuz bir şekilde şirkete verdikleri zararlardan dolayı yönetim
kurulunun sorumlu tutulamayacağını ifade etmektedir
443
• Her ne kadar
madde metninde, kusura atıf yapılmamış olsa da kusursuz sorumluluğun
«ı Göktürk, K. (2014). a.g.m. 179-200.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu,
E. (2010). a.g.e. 195 vd.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e.81.;
Kaya, M.l. (2015). 3274-3275.
«ı Özdamar, M. (2014). a.g.m. 161.
443
Özdamar, M. (2014). a.g.m. 161.
J,,ıonım Şırketlenn Temsılınden Doğan Hukuk, Sorıımluluk 145
son derece istisnai bir sorumluluk türü olması ve açıkça düzenlenmemiş
olması karşısında, söz konusu metinde yer alan tüm zararlar ifadesinin
sadece kusurlu olarak verilen zararları kapsadığı kabul edilmelidir.
Tüm zararlar ifadesi karşısında incelenmesi gereken bir diğer husus
da kusurun derecesi bakımından sınırlı yetkiye sahip temsilcinin kastı-
nın yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna etkisidir. Özdamar, sınırlı
yetkili temsilcinin kasıtlı davranışlarının yönetim kurulu üyelerinin
sorumluluğunu doğurmasının hukuk güvenliğini ortadan kaldıracağını
ifade etmekte ve kasıtlı davranışlarla verilen zararın bu kapsam içerisinde
olmaması gerektiğini savunmaktadır
444
• Gerçekten de sınırlı yetkili tem-
silcinin kasıtlı davranışlarının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu
doğurması, sınırlı yetkili temsilci atanmasını imkansız hale getirecek ve
yönetim kurulu üyelerini belirsiz ve büyük bir sorumluluk altına soka-
caktır.
5.2.3. Temsile Yetkili Olanların Görevlerini Yaptıkları
Esnada İşledikleri Haksız Fiiller Dolayısıyla
Sorumluluğu
TTK m. 371/S'e göre, temsile veya yönetime yetkili olanların, gö-
revlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden temsil ettikleri şirket
sorumludur. Öğretide genellikle kabul edilen görüşe göre, 371/5 hükmü
TMK'nın 50/II maddesinde yer alan, 'organlar hukuki işlemleri ve diğer
bütün fiilleri ile tüzel kişiyi borç altına sokarlar' hükmünün tekrarı nite-
liğindedir
445
•
Tüzel kişiler bakımından, borcun ifası veya hakların kullanılması
sırasında organları tarafından yerine getiren fıiller yardımcı şahısların fiili
değil doğrudan tüzel kişinin kendi fiilidir
446
. Bu durum, anonim şirket
temsilcileri tarafından gerçekleştirilen fiiller dolayısıyla doğrudan ano-
nim şirketin sorumlu olması sonucunu doğurmaktadır.
... ôzdamar, M. (2014). a.g.m. 161-162.
445
Kırca,1.,Şehriali-Çelilc,F.H.,Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 653.;Akdağ-Güney,N. (2012).
a.g.e. 286.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 33.
446
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 286.
146 Anonim Şirketlerin Temsili
Hüküm kapsamında yer alan temsile ve yönetime yetkili olanlar
ibaresinin geniş yorumlanması gerektiği kanaatindeyiz
447
• Her ne kadar,
TTKm. 37l'in muhatabının yönetim kurulu üyeleri, murahhas üyelerve
murahhas müdürler olduğu savunabilecek olsa da temsile yetkili olanlar
ibaresi kapsamında, ticari temsilci ve ticari vekil de dahil olmak üzere
temsile yetkili tüm kişilerin bu hüküm kapsamında olması gerekmektedir.
Temsile ve yönetime yetkili olanlar görevleri dışında işledikleri
haksız fiiller dolayısıyla sorumlu olmayacakları hususunda herhangi bir
tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, anonim şirket temsilcisinin
iç ilişkide söz konusu fiil için yetkili olup olmadığının bir önemi bulun-
mamaktadır
448
•
Haksız fıil mağduru, şirketin yanında temsile yetkili şahsa da başvu-
rabilecektir. Bu durumda, şirketle temsilci arasında bir teselsül ilişkisi söz
konusu olacakbr
449
•
Son olarak, şirket bakımından bir kusur sorumluğu olan haksız fiil
sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için haksız fiilin şartlarının ger-
çekleşmiş olması gerekmektedir. Yani, temsil veya yönetim yetkilisinin
hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı neticesinde, karşı taraf zarara uğ-
ramış olmalıdır, aksi takdirde şirketin ve ilgili yönetim kurulu üyelerinin
sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Şirket yönetim ve/veya temsil
yetkilisinin fiili dolayısıyla zarara uğrayan kişi isterse şirkete isterse de
fail konumundaki temsil ve/veya yönetim yetkilisine başvurabilir. Bu
durumda şirketle temsilci arasında bir teselsül söz konusu olacaktır•so.
447
Aksi yönde bkz.Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 286.
448
Akdağ-Güney,N. (2012). a.g.e. 286.
4-4
9
Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 287.
450
Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 25 vd.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 288.
-
ALTINCI BÖLÜM
KARŞILAŞIRMALI HUKUKTA
ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİ
Temsil yetkisinin devrine ilişkin Türk hukukunda uygulanmakta
olansistemin incelenmesinden sonra anonim şirketlerin temsiline ilişkin
olarak dünyada geliştirilen uygulamaların incelenmesinin de konunun
anlaşılması bakımından faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kapsamda,
çalışmanın bu kısmında ana hatlarıyla, Amerika Birleşik Devletleri uy-
gulaması, Avrupa Birliği direktifleri ile Alman uygulaması incelenecektir.
6.1. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Anonim
Şirketlerin Temsili
ABD hukuku, dahil olduğu hukuk sistemi dolayısıyla Türk hukuk
sitemine göre oldukça farklı bir yerdedir. Gelişmiş bir ekonomiye sahip
olması ve dünya çapında faaliyet gösteren yüksek sermayeli şirketlere ev
sahipliği yapıyor olması ABD hukukunu -özellikle şirketler hukuku ala-
nında- incelemeye değer kılmaktadır.
Amerikan hukuk sisteminde yönetim ve temsil konusu kıta Avru-
pası hukuk sisteminden oldukça farklıdır. Amerikan anonim şirketleri,
dayanmakta olduğu İngiliz hukuk sistemine uygun olarak, en başından
beri yönetim kurulu sistemine sahiptir
451
. Amerikan anonim şirketleri
hukukunda genel kurul (hissedarlar kurulu), yönetim kurulu ve bağımsız
451
Gevurtz, F. A., ( 2008). The Historical and Political Origins of the Corporate Board of
Directors. 33 Hofstra Law Review, 89. 108.; Ünal, A.C. (2014). a.g.m. 24.
148 Anonim Şirlatlerin Temsili
bir denetçi olmak üzere üç ana kolon bulunmaktadır
452
• Yönetim kurulu-
nun tüm üyeleri genel kurul tarafından seçilir
453
• Yönetim kurulu üyeleri
de kendi içlerinde icraya yetkili olanlar ve icraya yetkili olmayanlar olmak
üzere ikiye ayrılır
454
.
Amerikan şirketler hukuku öğretisinde yönetim kurulunun görev-
leri gözetim ve yönetim olmak üzere ikiye aynlmaktadır
455
• Gözetim gö-
revi, hukuki uyum, yöneticilere ödenecek tazminatların belirlenmesi ve
yönetim performansının denetlenmesini kapsamaktadır. Gözetim görevi
şirket yöneticilerinin, tüm hissedarların ve şirketin menfaatlerine aykırı
hareket edip etmediğini de denetleme görevini kapsarnaktadır
456
•
Yônetim kurulunun diğer görevi ise şirketin yönetimidir. Şirket yö-
netimi, üçüncü kişilerle ilişkileri, şirketin temel stratejisinin belirlenme-
sini, şirket yönetimine tavsiyede bulunulmasını, yöneticilerin seçimini
ve azledilmesini, denetçilerin seçimini, risk yönetimi sisteminin kurul-
masını da kapsamı içerisine almaktadır
457
• Yönetim kurulunun görev ve
yetkileri arasına şirketin üçüncü kişiler nezdinde temsili ve şirket adına
iş ve işlemlerin yapılması da girmektedir. Bu manada, şirketin yönetim
gücü yönetim kurulunun ve yönetim kurulu tarafından atanmış olan
yöneticilerin elindedir
458
•
ABD hukuk sisteminde birden fazla yönetim kurulu üyesi atanması
mümkün olduğu gibi, tek üyeli yönetim kurulunun oluşturulması da söz
konusu olabilecektir.
452
Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 18.
453
Alces, K..A. ( 2011). Beyond The Board of Directors.Wake Forest Law Review, Vol. 46.
783-802. (784).
454
Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 18.
455
Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). The Rules of the Directorate. Journal of Business and
Educational Leadership, Vol 5, No 1, 49-57. (49).
456
Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). a.g.m. 49.
457
Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). a.g.m. 50.; Onal,A.C. (2014). a.g.m. 25.; Alces, K..A.
(2011). a.g..m.784.
458
Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 19.
'
Karşılaşırmalı Hukukta Anonim Şirketlerin Temsili 149
ABD şirketler hukuku bakımından özellikle üzerinde durulması ge-
reken konulardan bir diğeri de icra kurulu başkanlığıdır (chief executive
officer, CEO). ABD sisteminde yönetim kurulu, yönetim kurulu başkanı
·•
ile şirketin tamamının yönetiminden ve temsilinden sorumlu en üst dü-
1 zey görevli olan CEO'yu da seçebilmektedir
459
• ABD sisteminde CEO ve
1
yönetim kurulu başkanının aynı kişi olması mümkündür
460
• Bu durumda,
şirket bakımından son derece güçlü ve etkili bir figür yaratılmış olmak-
tadır. Yönetim kurulu başkanı ve CEO'nun aynı kişi olması durumunda,
şirketin temsil ve yönetim yetkisi en tepe yönetici olan bu kişide toplan-
maktadır.
Görüldüğü üzere ABD hukuk sisteminde, yönetim ve temsil yetki-
leri ile donatılmış olan bir yönetim kurulunun yanında, yönetim kurulu
içinden veya yönetim kurulu dışından, şirketin tamamını yönetmeye ve
temsil etmeye yetkili olan bir CEO'nun atanması da mümkündür. Hatta
ABD şirketler hukuku pratiğinde, tam temsil yetkisi ile donatılmış olan
bir CEO atanması olağan durumu ifade etmektedir. Bununla birlikte ABD
hukuk öğretisinde yönetim kurulunun veya CEO'nun şirketin tamamını
yönetmesinin ve temsil etmesinin özellikle şirketin günlük işlerinin yeri-
ne getirilmesinin mümkün ve işlevsel olmadığı da kabul edilmektedir
461
•
Ayrıca, büyük ölçekli şirketler nazara alındığında, şirketin taraf olduğu
bütün işlemlerin ve şirketin bütün yönetiminin yönetim kurulu tarafın-
dan yerine getirilemeyeceği de açıktır. Bu sebeple, ABD hukukunda da
yönetim kurulunun ve şirket üst yönetiminin haiz oldukları temsil yetki-
sini devredebilecekleri kabul edilmiştir.
ABD hukuk sisteminde yönetim kurulunun temsil yetkisini devre-
debilmesi için şirket genel kurulunun bu yönde bir düzenleme yapmasına
veya temsil yetkisinin devrine onay vermesine gerek bulunmamaktadır.
ABDhukuku bağlamında
462
temsil yetkisinin devri hususu, yönetim kuru-
459
Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 20.
460
Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 20.
461
Goel, R.K. (1969). Delegation of Directors' Powers and Duties-A Comparative Analy-
sis. International and Comperative Law Querterly,Vol. 18.152-175. (152).
462
Temsil yetkisinin devri Türk Hukukunda da yönetim kurulunun vazgeçilemez ve devre-
dilemez görev ve yetkileri arasındadır. Bkz. Bölüm ili.
l
150 Anonim Şirlutlerin Temsili
lunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında düzenlenmiştiıA
63
.
Aynca, şirketin esas sözleşme veya diğer düzenlemelerinde, temsil yetki-
sinin devredileceğine ilişkin düzenleme olmasa dahi, yönetim kurulunun
temsil yetkisini devredebileceği kabul edilmektedir
464
• Bu anlamda, ABD
hukuk sisteminde kural olarak şirketin temsil yetkilisi olan yönetim ku-
rulu, bu yetkisini yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına veya
yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü bir kişiye devredebilecektir. Tem-
sil yetkisinin devri, yönetim kurulu kararı, yönerge, genel kurul karan,
işletme sözleşmeleri, sözlemeler ve diğer şirketler hukuku enstrümanları
ile devredilebilmektedir
465
•
Yönetim kurulunun temsil yetkisini devri mümkün olmakla birlik-
te, yetki devri yönetim kurulunun yetki devredilen alanlarda görev ve
sorumluluğunun kalmadığı anlamına gelmemektedir. Yönetim kurulu
üyelerinin gözetiminde olmayan yetki devri kapsamında yapılan işlemler
iptal edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu gibi, bu işlemler dolayısıyla
yönetim kurulunun sorumlu tutulması da söz konusu olabilecektir
466
•
Sonuç olarak, ABD şirketler hukukunda şirketi temsil yetkisi yöne-
tim kuruluna aittir. Bununla birlikte, yönetim kurulunun temsil yetkisini
yönetim kurulu üyesi olan veya olmayan bir veya birden fazla kişiye
devretmesi de mümkündür. Nitekim, ABD şirketler hukuku uygulama-
sında sıklıkla rastlanan CEO, yönetim kurulunun tilin temsil yetkisinin
devredildiği kişi konumundadır. Yönetim kurulu, temsil yetkisini devre-
debilmek için herhangi bir şirket düzenlemesine veya genel kurul kara-
rına da ihtiyaç duymamaktadır. Temsil yetkisinin devri yetkisi, yönetim
kurulunun haiz olduğu yetkinin kapsamında sayılmaktadır.
463
Goel, R.K. (1969). a.g.m. 153.
464
Goel, R.K. (1969). a.g.m.153.
465
Goel, R.K.(1969). a.g.m.153.
466
Goel, R.K. (1969). a.g.m. 171.
Knrşılaşırmalı Hukukta Atıonim Şirketlerin Temsili ısı
6.2. Avrupa Birliği Hukukunda Anonim Şirketlerin
Temsili
Üye ülkeler arasında ortak pazar, ortak ekonomi politikası oluştur-
ma amacı güden
467
Avrupa Birliği hukukunun en önemli alanlarından
birini de şirketler hukuku oluşturmaktadır. AB şirketler hukukunun te-
mel amaçlarından birisi Avrupa sermaye şirketlerinin Japon ve Amerikan
şirketleriyle rekabet edebilecek sermaye ve teknoloji alt yapısına sahip
olmasıdır
468
•
AB şirketler hukuku kaynakları direktifler ve tüzüklerden oluşmak-
tadır
469
• Şirketlerin kurulması, yapılandırılması, yönetilmesi gibi hususlar
bakımından özellikle direktifler, Avrupa Birliği hukukunun temel kay-
naklarını teşkil etmektedir
470
• Direktifler, amaç ve hedefleri bakımından
üye ülkeleri bağlayıcı niteliğe sahip olsa da, üye ülkeler bu direktiflerin
iç hukuka aktarılması konusunda serbesttirler
471
• Bu durum, ulusal dü-
zenlemelerin baskın olduğu alanlar bakımından özellik arz etmektedir.
AB kanun koyucusu böylece, ortak hedeflere ulaşmak açısından bir kısım
temel prensipler getirse de bu prensiplerin iç hukuka aktarılması ve uygu-
lanması ulusal hukuka bırakılmıştır.
AB hukukunda, anonim şirketlerin temsili ve organları veya temsil-
cileri vasıtasıyla hak sahibi olmaları/borç altına girmelerine ilişkin husus-
lar, 9 Mart 1968 tarihli 68/151 sayılı Birinci Yönergenin 9. maddesinde
ve 16 Eylül 2009 tarihli 2009/101 sayılı yönergenin 10. maddesinde
düzenlenmiştir.
Bu kapsamda öncelikli olarak Avrupa Birliği hukukunun herhangi
bir anonim şirket organını temsil yetkilisi olarak belirlemediğini, bu be-
467
Borchardt, K.-D. (2010). The ABC of European Union Law. Publications Offıce of the
European Union. 34.
468
Keskin, A. C. (2004). Şirketler Hukuku Alanında Avrupa Topluluğu Düzenlemeleri ve
Avrupa Şirketi. İstanbul: Beta Yayınevi. 1.
469
!nternet: http://europa.eu/rapid/press-release_IP-12-149_en.htm adresinden 15 Ha-
ziran 2015 tarihine alınmıştır.
470
Keskin, A. C. (2004). a.g.e. 31.
471
Borchardt; K.D.(2011). a.g.e.89.
152 Anonim Şirketlerin Temsili
lirlemenin ulusal hukuklara bırakıldığını belirtmek gerekir
472
• Bu çerçe-
vede, gerekli prosedürlerin sağlanmış olması durumunda (tescil ve ilan),
üçüncü kişi tescil ve ilan edilen kişilerin temsil yetkisini haiz olduğuna
güvenebilecektir
473
• Yani, AB bakımından kural, anonim şirketlerin yetki-
li organlarının temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı sınırsız olmasıdır
474
.
Ayrıca, anonim şirket organlarının temsil yetkisi sadece sözleşmelerin
imzalanması ile sınırlı olmayıp, yetkili organ veya kişilerin gerçekleştire-
ceği her türlü işlem ve fıili de kapsamaktadır
475
•
68/151 sayılı Yönerge'nin 9/(1). maddesine göre şirket, organları
aracılığı ile yapılan işlemlerden dolayı, bu işlemler şirketin faaliyet ko-
nusuna girmese dahi, üçüncü kişilere karşı sorumlu olacaktır. Bununla
birlikte üye devletler (mevzuatlarında), işlemin faaliyet konusu dışında
olduğunun üçüncü kişi tarafından bilindiği ya da halin icabından bilin-
memesinin mümkün olmayacağı ispatlanmak kaydı ile, şirketin faaliyet
konusuna girmeyen işlemlerden dolayı bağlı olmayacağını kararlaştıra-
bileceklerdir. Bu doğrultuda, ultra vires ilkesinin kaldırılması ile Türk
anonim şirketler hukukunun Avrupa Birliği mevzuatına büyük ölçüde
yakınlaştırılmış olduğu görülmektedir.
Şirketin temsil yetkilerinin sınırsızlığına ilişkin olarak, kanunen
organlara tahsis edilen veya edilebilecek olan yetkilerin aşılması istisna
tutulmuştur. Yani, anonim şirket organı, kendisine tahsis edilen yetkiyi
aşarak üçüncü kişilerle hukuki işlem yaparsa, bu işlem geçerli olmaya-
caktır. Söz konuşu yetki sınırlandırması esas sözleşmeden veya anonim
şirket tarafından tesis edilmiş olan bir karardan değil, doğrudan kanun-
dan kaynaklanmaktadır
476
• Burada özellik arz eden husus, üçüncü kişinin
her bir şirket bakımından inceleme yapma yükümlülüğü altına sokulması
değil, tüm ülkede geçerli olan hukuk kuralları tarafından ortaya konulan
m Grundmann, S. (2012). European Company Law-Organiz.ation, Finance and Capital
Markets. (Second Edition). Cambridge: Intersentia, 157.
473
Grundmann, S. (2012). a.g.e. 157.
474
Grundmann, S. (2012). a.g.e. 158.
475
Werlauff, E. (2003). EU-Company Law. (Second Edition). Copenhagen: DJOF Publis-
hing, 412.
476
Aydın, A. (2014). a.g.m. 136.
153 Kıı'1,111$ırnıalı H"k"kta Aııorıim Şirketlerin Temsili
sınırlandırmaları bilme yükümü altında olmasıdır. Şöyle ki, kanunen ge-
nel kurula bırakılmış bir yetki ile ilgili olarak yönetim kurulunun işlem
yapması halinde, bu işlem geçersiz olacaktır. Türk hukuku bakımından
da menuatın bu konuda Avrupa Birliği düzenlemesine paralel olduğunu
belirtmek gerekir. Örneğin, TTK m. 408/2 (f) hükmüne göre önemli
miktarda şirket mal varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez
yetkilerindendir. Dolayısıyla, yönetim kurulu tarafından önemli miktar-
da şirket mal varlığının toptan satışı geçerli olmayan bir işlem olacaktır.
68/151 sayılı Yonerge'nin 9/1 ve 2009/101 sayılı Yönerge'nin 10/1
maddesine göre, üye devletler (mevzuatlarında), işlemin faaliyet konusu
dışında olduğunun üçüncü kişi tarafından bilindiği ya da halin icabından
bilinmemesinin mümkün olmayacağını ispatlanmak kaydı ile şirketin
faaliyet konusuna girmeyen işlemlerden dolayı bağlı olmayacağını ka-
rarlaştırabileceklerdir. Buna göre şirket yetkili organı tarafından yerine
getirilen işlemler, üçüncü kişi tarafından işletme konusu dışında olduğu
biliniyorsa veya halin icabından bilinmesi gerekiyorsa şirketi bağlama-
yacaktır. Aynca, şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması da üçüncü
kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmayacaktır. Türk hukuku bakımından
da benzer bir düzenleme ile üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu
dışında bulunduğunu bildiğinin veya durumun gereğinden bilebilecek
durumda olduğunun ispat edilmesi durumunda, bu işlemlerin geçersiz
olacağı belirtilmiştir
477
•
Üye devletler ayrıca organın temsil yetkisinin organ üyeleri tarafın-
dan birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı kullanılacağınıda belirleyebileceklerdir.
Temsil yetkisinin kullanımına ilişkin yapılan düzenleme, tescil ve ilan
edilmiş olması şartıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecektir
478
• Bu
bağlamda üye devlet, temsil yetkisinin bir veya iki veya bütün yönetim
kurulu üyeleri tarafından birlikte kullanılmasını düzenleyebilecektir.
TTK, bu yönüyle de Avrupa Birliği şirketler hukuku ile uyum içerisinde-
dir.Ancak, her iki yönergede de anonim şirket temsil yetkilerinin merkez
ve şube işleri ile ayrılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunma-
maktadır. Bu durumda, AB şirketler hukuku düzenlemeleri karşısında,
m Bkz. TTKm. 371/2.
471
Aydın,A. (2014). a.g.m. 137.; Grundmann, S.(2012). a.g.e.161.
Anonım Şirkdknn Tmı.sılı 154
temsil yetkisinin merkez-şube yönünden sınırlandırılması mümkün
olmayacaktır.
Üye devletlerin, anonim şirketin yetkili organlarının temsil yetkisini
yukarıda sayılmış olan ihtimaller dışında sınırlandırması ise mümkün
değildir. Bu anlamda üçüncü kişileri koruyucu bir yaklaşım sergilenmiş
ve esas sözleşme ya da yetkili organların kararına dayalı yetki sınırlan-
dırmalarının, tescil ve ilan edilmiş olsa dahi üçüncü kişilere karşı hiçbir
şekilde ileri sürülemeyeceği ilkesi benimsenmiştir
479
•
AB hukuku bakımından son olarak üzerinde durulması gereken
husus, TTK m. 371(7) kapsamında atanacak olan sınırlı yetkili şirket
temsilcileridir.Dördüncü bölüm altında detaylı olarak açıklanmış olduğu
üzere, TTK m. 371(7)'e göre, anonim şirketlerin temsil yetkisine sahip
olmayan yönetim kurulu üyeleri ve bağlı çalışanları, sınırlı yetkili temsilci
olarak atanabileceklerdir. Söz konusu sınırlı yetkinin tescil ve ilanına izin
verilmesi ile sınırlı yetki bakımından sicilin müspet etkisi ortaya çıkmış
olacaktır. Düzenleme yeri ve düzenleme şekli bakımından son derece
amatör olan bu hüküm, anonim şirket temsil yetkisinin hiçbir şekilde
sınırlandırılamayacağını düzenleyen Avrupa Birliği Hukuku ile çelişmek-
tedir
480
.
6.3.Alman Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili
Alman hukukunda anonim şirketler, ikili organizasyon modelinin
tipik örneğini teşkil etmektedir. Buna göre anonim şirketlerin organları,
yönetimle yetkilendirilmiş bir yönetim kurulu, yönetim kurulunu de-
netlemek üzere yetkilendirilmiş bir gözetim kurulu ve genel kurul olmak
üzere üç tanedir.
Yönetim kurulu, şirketi yönetme ve temsil etme yetkisiyle donatılmış
olan ve gözetim kurulu tarafından atanan şirket organını ifade etmekte-
479
Kendigelen, A. (2006). Sermaye Şirketlerinde Ehliyet - Temsil- Butlan ve Kuruluştan
Doğan Sorumluluk. Makalelerim, C.I. (İkinci Baskı). İstanbul: Arıkan Yayınevi, 515 vd.
(520).; Aydın, A.(2014).a.g.m. 137.
480
Kırca,1. (2014).a.g.e.31.
155 Km1,l11
1(1rmalı H"k"kta Aııoniııı Şlrketlcrfn Temsili
dir. Gözetim kurulu ise üyeleri genel kurul ve şirket çalışanları tarafından
atanan denetim yetkisine sahip organı ifade etmektedir. Gözetim kurulu-
nun oluşturulması ile, yönetim kurulunun sürekli olarak denetlenmesi ve
etkin olarak kontrol altında tutulması amaçlanmaktadı�
81
•
Yönetim kurulu, şirket defterlerinin tutulması ve risk yönetimi sis-
teminin oluşturulması dihil olmak üzere, münhasıran şirketi yönetmeye
ve temsil etmeye yetkilidir
482
• Gözetim kurulunun ise, muvafakatinin
veya izninin arandığı bir kısım işlemler dışında şirketi temsil ve yönetim
yetkisi bulunmamaktadır.
Yönetim kurulu bakımından önem arz eden hususlardan birisi,
yönetim kurulu üyesi sayısının şirket sermayesine göre değişiklik göster-
mesidir. Buna göre, şirket sermayesinin 3 Milyon Euro'dan fazla olması
durumunda yönetim kurulu üye sayısı en az iki olmalıdır
483
•
İkili organizasyon modelinin bir yansıması olarak, yönetim kuru-
lunun bütün üyeleri temsil yetkisini birlikte kullanmak durumundadır.
Yani, yönetim kurulunun birden fazla üyeden oluşması halinde -esas
sözleşmede aksi yönde düzenleme mevcut değilse-bütün yönetim kurulu
üyelerinin temsil yetkisini birlikte kullanması gerekecektir.
Yönetim kurulunun haiz olduğu temsil yetkisinin sınırlandırılması
bakımından, Alınan hukuku ile Avrupa Birliği Hukuku arasında büyük
benzerlikler bulunmaktadır. Kural olarak, anonim şirket yönetim kuru-
lunun üçüncü kişilere karşı temsil gücünün sınırlandırılması mümkün
değildir
484
• Yönetim kurulu üyesi, yönetim ve temsil yetkisini kullanırken
şirket esas sözleşmesine, gözetim kurulu ya da genel kurul tarafından
öngörülen kurallara ve yönetim ve temsil yetkilerine ilişkin olarak çı-
karılmış olan iç yönergelere uymakla yükümlüdür
485
• Ancak bu durum,
üçüncü kişilerle girilecek hukuki ilişki bakımından bir sınırlama teşkil et-
memektedir. Şirket esas sözleşmesinde, genel kurul veya gözetim kurulu
481
Arslan, 1. (1994). a.g.e. 14.
481
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. ( 2009). a.g.e. 173.
483
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 172.
484
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173.
485
Aydın, A. (2014). a.g.m. 131.
Anonim Şirketlerin Temsili
156
kararlarında veya ilgili içyönergelerde şirketin temsiline ilişkin olarak yer
alan sınırlandırmalar, yönetim kurulu ile şirket arasındaki iç ilişki bakı-
mından geçerli olup üçüncü kişilerin şirketle girecekleri hukuki işlemler
bakımından herhangi bir sonuç doğurmayacaktır
486
•
Şirket yönetim kurulunun sahipolduğu temsil yetkisinin iradi olarak
sınırlandırılması mümkün olmamakla beraber, temsil yetkisinin kanunla
sınırlandırılması mümkündür. Alman anonim şirketlerinin tabi olduğu
ikili organizasyon modelinin bir sonucu olarak, yönetim kurulunun
bir kısım işlemleri yerine getirmesi için gözetim kurulunun veya genel
kurulun da işleme iştirak etmesi zorunluluğu yönetim kurulunun temsil
yetkisine getirilmiş olan kanuni sınırlandırmanın tipik bir örneğini teşkil
etmektedir. Örneğin, şirketin tüm malvarlığının devrini konu edinen
sözleşmeler genel kurulun onayına tabi tutulmuştur
487
•
Gözetim kurulunun müdahalesinin arandığı işlemler bakımından
ise hukuki süreç genel kurula göre daha farklıdır. Buna göre, gözetim ku-
rulunun herhangi bir işleme muvafakat etmemesi durumunda, yönetim
kurulu söz konusu işlemi genel kurulun dikkatine getirebilecektir. Göze-
tim kurulunun reddetmesi sonucu genel kurul dikkatine getirilmiş olan
bir husus, genel kurul tarafından 3/ 4 oyçoğunluğu ile kabul edilebilecek-
tir
488
• Gözetim kurulu bakımından aynca önem arz eden bir diğer konu
ise şirketin yönetim kurulu ile gireceği hukuki işlemlerde şirketi temsil
yetkisinin gözetim kuruluna ait olmasıdır. Buna göre, menfaat çatışmasını
önlemek maksadıyla, yönetim kurulu ile şirket arasındaki hukuki ilişkiler
bakımından, şirketin yetkili temsilcisi yönetim kurulu değil, gözetim
kurulu olacaktır. Gözetim kurulu ayrıca, yönetim kuruluna karşı başlatı-
lacak sorumluluk davalarında da şirketin yetkili organı konumundadır
489
•
486
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173 vd.
487
Aydın, A. (2014). a.g.m. 132;
488
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173.
489
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 174.
SONUÇ
Anonim şirketlerin kanuni temsil organı yönetim kuruludur. Yô-
netim kurulunun sahip olduğu temsil yetkisi, TBK'da düzenlenmiş olan
temsilden farklıdır. Yönetim kurulunun temsil yetkisi sahip olduğu organ
niteliğinden meydana gelir ve açıklamış olduğu irade doğrudan anonim
şirketin iradesini yansıtır.
Yönetim kurulu sahip olduğu temsil yetkisini, kural olarak iki üye-
sinin müşterek imzaları ile kullanır. Bununla beraber, esas sözleşmede
yapılacak bir düzenleme ile yönetim kurulunun münferit imza yetkisi ile
donatılması veya ikiden fazla yönetim kurulu üyesinin birlikte imza yet-
kisine sahip olması da mümkündür. Yönetim kurulu sahip olduğu kanuni
temsil yetkisini bir veya birden fazla yönetim kurulu üyesine devredebilir.
Bu durumda, kendisine yetki devri yapılmış olan yönetim kurulu üyeleri
murahhas üye sıfabnı alacaktır.
Temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişilere de
devretmesi mümkündür. Bu durumda, kendisine yetki devri yapılmış
olan yönetim kurulu üyeleri murahhas müdür sıfatını alacaktır. Ancak
temsil yetkisinin murahhas müdürlere devredilmesi durumunda, en
az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine sahip olması zaruridir.
Kanun koyucu böylece, temsil yetkisinin tamamen yönetim kurulu dı-
şına çıkarılmasına müsaade etmemiştir. Murahhas üyeler ve murahhas
müdürler, temsil yetkisini anonim şirket organı olarak yerine getirirler.
Bunun yanı sıra, yönetim kurulu temsil yetkisini ticari mümessillere veya
ticari vekillere de devredebilecektir.
158 Anonim Şirketlerin Temsili
Anonim şirketlerin temsili bakımından önem arz eden konulardan
bir diğeri de temsil yetkisinin sınırlandırılması/bölünmesidir. Anonim
şirket yönetim kurulunun ve murahhas üyelerin/ müdürlerin sahip
olduğu temsil yetkisi ancak merkez-şube ve birlikte imza dolayısıyla
sınırlandırılabilecektir. ETTK'da yer alan ultra vires ilkesinin kaldırıl-
ması neticesinde, şirketin faaliyet konusu içinde olsun ya da olmasın,
şirket temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek işlemler şirket tarafından
bağlayıcı olacaktır. TTK ile birlikte, ultra vires ilkesinin kaldırılması son
derece olumlu bir gelişmedir. Şirketle işlem yapacak olan üçüncü kişi-
lerden her bir işlem bazında şirketin esas sözleşmesinde yer alan amaç
ve konusunu incelemesini beklemek ticari hayatın hızlı akışı içerisinde
mümkün değildir. Bununla birlikte şirket temsilcisi tarafından gerçekleş-
tirilen işlemin şirketin amaç ve konusu dışında kaldığını bilen veya bil-
mesi gereken üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından anonim şirket
bağlı olmayacaktır. Bu kapsamdaki işlemlerde şirketin amaç ve konusu
geniş yorumlanmalı ve amaç ve konu ile ilgili bütün işlemler amaç-konu
kapsamında kabul edilmelidir.
Yônetim kurulunun temsil yetkisinin devrinden doğan iki tür so-
rumluluğu söz konusudur. Bunlar; temsil yetkisi devredilen kişinin seçi-
minde makul özenin gösterilmesi ve gözetim sorumluluğudur. Yônetim
yetkilerinin devredileceği kişilerin seçimindeki makul özen, söz konusu
kişilerin bu görevleri yapmak için uygun oluşu, bu görev ve yetkilerin
gerektirdiği bilgi birikimi, uzmanlık ve tecrübeye sahip oluşudur. Temsil
yetkisi devredildikten sonra ise temsil yetkisi devredilen kişilerin özellik-
le kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı
talimatlarına uygun hareket edip etmedikleri konusunda bir üst gözetim
sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Kendisine yetki devri yapılmış olan
murahhas üyeler ve murahhas müdürler de TTK m. 553 vd. kapsamında
kusurları ile şirkete vermiş oldukları zararlardan dolayı sorumludurlar.
Anonim şirketler bakımından 6552 sayılı Kanun ile getirilmiş olan
yeni düzenleme son derece önemlidir. Bu düzenleme çerçevesinde, ano-
nim şirketlerin çalışanlarını veya temsil yetkisi kaldırılmış olan yönetim
kurulu üyelerini sınırlı yetkili temsilci olarak ataması ve bu atamanın
ticaret siciline tescil-ilan edilmesi mümkün olmaktadır. Bu düzenleme
--
Sonuç
159
ile anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin bölüneme-
yeceği ve ticari vekillerin ticaret siciline tescil edilemeyeceği kurallarına
istisna getirilmiştir.
Uygulamacılar tarafından, piyasanın ihtiyaçlarına cevap vermesi
bakımından, olumlu olarak değerlendirilen bu değişiklik öğretide ciddi
eleştirilere tabi tutulmuştur. Özellikle yönetim kurulu üyelerinin sınırlı
yetkili temsilci olarak atanmasına izin vermesi ve sınırlı yetkili ticari
vekillerin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi hem AB hukukundan bir
geri adım olarak kabul edilmiş hem de uygulamada çok önemli sorun-
lara yol açacağı ifade edilmiştir
490
• Piyasadaki ihtiyaçlara cevap vermesi
için piyasanın baskıyla getirilmiş olan bu düzenlemenin hem hukuk
sistematiğimize uygun olmaması hem de piyasada önemli sorunlara yol
açabilecek olması dolayısıyla isabetsiz ve hazırlıksız bir düzenleme ola-
rak değerlendirmekteyiz. Söz konusu düzenleme, TTK'nın sorumluluk
rejimine getirmiş olduğu istisna dolayısıyla da eleştiriye açıktır. Buna
göre, sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak
atanan yönetim kurulu üyelerinin ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olan
kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her türlü zarardan dolayı
yönetim kurulu sorumlu olacaktır. Bu durum, temsil yetkisi devredilen
kişinin seçiminde makul özenin gösterilmesi ve gözetim sorumluluğu
dışında yönetim kurulu bakımından kusursuz sorumluluğa yakın bir
rejim getirmekte olması sebebiyle de son derece isabetsizdir. Söz konusu
düzenleme yargı kararları ile şekillenecektir. Henüz herhangi bir yargı
kararına konu edilmemiş olması dolayısıyla Yargıtay'ın bu konudaki
tutumu bilinememektedir. Ancak, düzenlemenin hukuk sistematiğimiz
ve uygulama açısından taşımakta olduğu potansiyel riskler göz önüne
alınarak ilga edilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
• 90 Kırca,1. (2014). a.g.m.23-37,i Ôıdamar, M.(2014). a.g.m. 137-16
3
.
160 Anonim Şirlatlerin Temsili
Tarih:
Sayı:
•••••• ••• ••• •••••• ••• ••••••• ••• ••• •••• ••
Şır
•
a
•
.
-
ı:
-
:::
ti'
1TK 367,371 ve629 maddelerine yegöre düzenlenmiş İçYönergesi
1. ··· ............... •··• Şirketi ("Şirket") işlem ve parasal limitte sınırlı imza yetkileri
A, B, C, D, E, F gruplarından oluşacaktır.
ın:ın
Sınırsız yetki verilecek kişilerin yetki çerçevesi iç yönergede yer almamalı,
Anonim şirketlerde en az bir yk üyesi limited şirketlerde en az bir ortak müdür sını.rsız
yetkili olmalı ve ayn bir karar ile bu durum tescil edilmeli,
Bu iç yönergedeki yetki çerçevesi sadece sınırlı işlem ve yetkiyi kapsayanlar için
düzenlenmesi gerekmektedir.
A. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak A Grubu imza yetkililerinden herhangi iki kişi veya
A Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi, B Grubu imza yetkililerinden herhangi
bir kişi ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi olmak üzere toplam üçimza
yetkilisi Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzalan ile Şirket'itemsil
veilzam edeceklerdir:
B.
a) Herhangi bir konuda Şirket'in 500.000 Euro'yu aşan miktarda taahhüt altına
sokulması ve/veya 500.000 Euro'yu aşan miktarda Şirket banka hesaplarından para
transferlerininyapılması;
b) Bedeli 500.000 Euro ile 20.000.000 Euro arasında olan maddi varlık satın alımı veya
iyileştirilmesi için sermaye harcaması yapılması
c) Bedeli 500.000 Euro ile 20.000.000 Euro arasında olan maddi varlık satılması
d) Şirket tarafından toplam anapara bedeli 2.000.000 Euro'yu aşan kredilerin
kullanılması, bu kredilerin kullanılmasına ilişkin sözleşmelerin veya ilgili teminat
sözleşmelerinin imzalanması;
e) Bir defada toplam bedeli 10.000.000 Euro'yu aşan miktarda yakıt alımı yapılması;
f) Bir defada toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşan türev araçların alınmasıve/veya
bedeli 500.000 Euro'yu aşan türev araçlarına ilişkin olarak herhangi bir sözleşmenin
imzalanması ve a irket'in bu hususta taahhüt altına sokulması;
491
http:/ /www.ito.org.tr /wps/portal/tescil-ilan-kurulus ?WCM_ GLOBAL_
CONTEXT=anonim_sirketler_index
161
g) Söıleşme süresi boyunca toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşan ticari sözleşmelerin
imzalanması, tadili ve feshedilmesi;
h) Başka şirketlerle ortalıklar kurulması ve bu ortaklıkların sona erdirilmesi;
i) İştirak etme/satın alma bedeli 20.000.000 Euro'ya havi tutara kadar olan herhangi
bir şirkete hisse alımı yoluyla iştirak edilmesi/ satın alınması veya değeri 20.000.000
Euro'ya kadar olan herhangi bir işletmenin devralınması;
j) Toplam bedeli 500.000 Euro ila 5.000.000 Euro arasında olan davalar ile ilgili uzlaşma
yoluna gidilmesi;
k) Herhangi bir miktar sınırlaması olmadan, vergi veya idari cezalara ilişkin ilgili
dairelerle uzlaşma yoluna gidilmesi;
1) Vergi Daireleri, Sosyal Sigortalar Kurumu, Gümrük İdareleri, Bankalar ve diğer resmi
dairelere tek seferde 500.000 Euro'yu aşan ödemelerin yapılması veya toplam bedeli
500.000 Euro'yu aşan teminat mektuplarının verilmesi;
m) Herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın Şirket adına resmi ve/veya özel
ihalelere katılması ve bu ihalelerde teklif verilmesi;
n) Herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın Şirket banka hesaplarından nakit para
çekilmesi, Şirket adına çek yazılması veya Şirket çeklerinin cirolanması.
C. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak A Grubu imza yetkililerinden herhangi iki kişi ve
B grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi olmak üzere toplam üç imza yetkilisi
Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam
edeceklerdir:
o)Bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan maddi varlık satın alımı veya iyileştirilmesi için
sermaye harcaması yapılması
p) Bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan maddi varlık satılması;
q) İştirak etme/satın alma bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan herhangi bir şirkete hisse
alımı yoluyla iştirak edilmesi/satın alınması veya değeri 20.000.000 Euro'yu aşan
herhangi bir işletmenin devralınması;
r) 5.000.000 Euro'yu aşan davalar ile ilgili uzlaşma yoluna gidilmesi;
s) Tutarı 15.000.000 Euro'yu aşan yeni bir kredi sözleşmesi imzalanması;
t) Şirket'e ilişkin iflas, infisah, tasfiye işlemi başlatmak, konkordato veya ödemelerin
tatili ilan etmek, ilgili yargı alanında benzer işlemlerde bulunmak.
D. A ve B Grubu imza yetkililerinin yukarıda (A) ve (B) bentleri altında sayılan imza
yetkilerine girmeyen konularda, (i) A Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve
B Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (ii) A Grubu imza yetkililerinden
herhangi biri ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iii) A Grubu imza
yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iv) B
Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri
veya (v) B Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza yetkililerinden
herhangi biri veya (iv) C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza
yetkililerinden herhangi biri olmak üzere toplam iki imza yetkilisi Şirket kaşesi veya
unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam edeceklerdir.
f
162 Anonim Şirketlerin Temsili !.
E. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak Şirket, D Grubu imza yetkililerinden iki kişinin Şirket
kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzası ile temsil ve ilzam edilecektir:
a) Herhangi bir konuda Şirket'in 200.000 Euro'yu aşmamak kaydıyla taahhüt altına
sokulması;
b) Tek seferde 500.000 Euro'yu aşmamak kaydıyla Vergi Daireleri, Sosyal Sigortalar
Kurumu, Gümrük İdareleri, Bankalar ve diğer resmi dairelere ödemelerin yapılması
veya bu resmi dairelere Şirket adına toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşmayan teminat
mektuplarının verilmesi;
c) Resmi işlere taalluk eden bütün beyannameler ve taahhütnameleri imzalanması;
d) Şirket'in yasal haklarının korunması için gerekli olan ihbar, ihtar, protesto, şikayet,
ihtirazı kayıt koymak gibi işlemlerin yapılması; ve
e) Şirket adına üst yönetime ilişkin olanlar haricinde iş sözleşmelerinin imzalanması,
tadil ve feshedilmesi ve iş güvenliği, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar ile ilgili işlemlerin
yerine getirilmesi.
F. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak (i) D Grubu imza yetkililerinden herhangi ikisi
veya (ii) D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve E Grubu imza yetkililerinden
herhangi biri veya (iii) E Grubu imza yetkililerinden herhangi ikisi Şirket kaşesi veya
unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam edeceklerdir:
a) Bankalara tahsil ve teminat cirosuyla çek ve senet ciro edilmesi, banka talimatı
verilmesi, bankalara evrak teslim edilmesi ve evrak teslim alınması;
b) Her türlü irsaliyeleri, gönderme emirlerinin, faturaların, muhasebe evrakının,
ekstrelerin, sipariş ve tahsilat ile ilgili yazışmaların imzalanması, Şirket müşterilerinin
yaptıkları ödemelerle ilgili nakit, senet ve çek tahsilatıyla ile ilgili yazışmaların
yapılması, Şirket müşterilerinin yaptıkları ödemelerle ilgili nakit, senet ve çek tahsilat
makbuzlarının imzalanması;
c) Şirket'in yurt dışından satın alacağı bilumum eşya ve malzemenin mubayaası ile
ilgili olarak, Bakanlıklar, Bankalar ve bunlara bağlı teşekküller ile bilcümle resmi
ve hususi daire ve müesseseler ile tüm yazışmaların, taahhütnamelerin, her türlü
beyannamelerin ve belgelerin, gümrük idareleri, kambiyo müdürlükleri, liman
işletmeleri, bilumum gemi acenteleri, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi ile T.C.
Merkez Bankası, Ticaret veSanayi Odaları ve diğer yetkili bankalardaki ithalata ait her
türlü vesaikin, makbuzların, formülerin, mektupların, konşimentoların, ordinolann,
beyannamelerin, taahhütnamelerin ve tüm yazışmaların imzalanması;
Sorıııç
163
d) Sosyal Güvenlik Kurumu ile her nevi işlemlerin herhangi bir sınırlama olmaksızın
yapılması, şirketin temsil edilmesi, başvuruların sunulması, takip edilmesi ve
�onuçlandırılması ve bu meyanda bildirge ve bordroları tanzim edilmesi ve
ımzalanması, Aylık Prim Ve Hizmet Belgesinin elektronik ortamda Kuruma
gönderilmesi, e-Bildirge sözleşmesinin ve ilgili formlarının imzalanması, kullanıcı
kodu ve kullanıcı şifresi zarfının kurumdan imza karşılığında teslim alınması,
işyerinde çalışan sigortalılara ilişkin aylık Prim ve Hizmet Belgesinin İnternet
ortamında Kuruma gönderilmesi, işbu belgede belirtilen hususlara ilişkin tüm
diğer işlemlerin yerine getirilmesi, her türlü belge, yazı ve dilekçenin imzalanması,
gönderilmesi ve alınması,.
e) Vergi daireleri ile her nevi işlemin herhangi bir sınırlama olmaksızın yapılması,
şirketin vergi dairelerinde temsil edilmesi, şirkete ilişkin her türlü başvuruların
sunulması, takip edilmesi ve sonuçlandırılması her türlü beyannameler ile bilumum
dilekçelerin imzalanması, her türlü vergi, resim ve harçların ödenmesi, işyeri açılış ve
kapanış tutanaklarının ve formlarının imzalanması, beyannamelerin Vergi Dairelerine
internet ortamında verilebilmesi için şifresinin teslim alınması;
f) T.C. sınırlan dahilinde tüm Bakanlıklar, Belediyeler, Ticaret Sicil Müdürlükleri,
Ticaret Borsaları, Organize Sanayi Bölgeleri, Emniyet Müdürlükleri ile sınırlı
olmamak üzere bilcümle resmi, özel kurum ve kuruluşlar nezdinde tam yetki ile
herhangi bir sınırlama olmaksızın şirketin temsil edilmesi;
g) Su, Elektrik, Doğalgaz, P.T.T, Turkcell - Vodafone -Avea gibi GSM operatörleri,
Türk Telekom, Türksat, ADSL, TTNET gibi v.b Telekomünikasyonşirketleri vesair
hizmet ve nakliye şirket ve müesseseleri nezdindeki bilcümle işlemlere ilişkin
belgelerin ve sözleşmelerin imzalanması ve ilgili kurumlar nezdinde şirketin tam yetki
ile herhangi bir sınırlama olmaksızın temsil edilmesi;
h) Gümrük idarelerine ve diğer resmi mercilere, idarelere verilecek beyannamelerin,
bordroların, vergi iade bildirgelerinin, kontrolörlüklerin imzalanması ve bu merciler
nezdinde Şirket'in temsil edilmesi
i) Şirket adına PTT, Türk Hava Yolları, özel kargo şirketleri, veya diğer mercilere gelmiş
evrakı, kargoyu, mektup, paket ve kolilerin teslim alınması.
G. F Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi Şirket'i T.C. dahilindeki, Gümrük
idarelerinde temsile, Gümrük İdarelerin özet beyan vermeye, özet beyanlarla ilgili tüm
iş ve işlemleri takip ve intaca, gerekli belgeleri tanzim ve imzaya, bu iş ve işlemlerle
ilgili olarak gerekli olan tüm şifreleri almaya, Şirketimiz ile ilgili işlemlerin tapu ve
kadastro müdürlükleri ve diğer kamu kuruluşları nezdinde izlenmesi, bu kapsamda
ilgili belgelerin ve kayıt belgelerinin alınması, verilmesi, bu amaca yönelik işlemlerin
yapılması, ihtilaf ve uyuşmazlıkların izlenmesi amacı ile yapılacak her türlü işlemlerde
kullanılan evrakın alınması işlemlerinde Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları
münferit imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzama yetkilidir.
Yönetim kurulu başkanı / ortak yönetim kurulu üyesi / ortak
Yönetim kurulu üyesi / ortak
164 Anonim Şirketlerin Temsili
�öm
492
http:/ /www.ito.org.tr /wps/portal/tescil-ilan-kurulus?WCM_ GLOBAL_
CONTEXT=anonim_ sirketler_ index
. ................. ANONİM ŞİRKETİ
Yönetim Kurulu karan
Kararno
Karar tarihi
Toplanbya kablanlar : Şirketin Görev bölümü, Temsil ve ilzamı Hakkında,
Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri bir araya gelerek aşağıda yazılı hususları karar altına almışlardır;
. ........................ Yönetim Kurulu Başkanı
T.C.Kimlik No:
. ...................................... Yönetim Kurulu Başkan Vekili
T.C.Kimlik No:
. .................................. Yönetim Kurulu Üyesi
T.C.Kimlik No:
Yönetim Kurulu iş bölümü görev, sorumluluk temsil yetkisi dağılımı kapsamında;
1- Şirketimizin Yönetim kurulu Başkanı ............................ ile birlikte Yönetim Kurulu Başkan
Yardımcısı ............. veya Yönetim Kurulu Üyesi ...... 'dan herhangi birinin şirket kaşesi veya
ünvaru üzerine atacakları MÜŞTEREK imzaları ile şirketi her konuda en geniş şekilde temsil ve
ilzam etmelerine,
2- Aşağıdaki kişilerin karşılarındakisıfatları ile atanmalarına, .......... Tarih ve ...... sayılı iç yönerge
çerçevesinde kullanmalarına oy birliği ile karar verilmiştir.
. .......................................... idari İşler Ve İş Güvenliği Müdürü
T.C.Kimlik No:.........................., Adres:.............................
. ................................. Muhasebe Müdürü
T.C.Kimlik No:.........................., Adres:.............................
. ................................. Personel Müdürü
T.C.Kirnlik No:.........................., Adres:.............................
Yônetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Üyesi Yönetim Kurulu Üyesi
Sonııç 165
493
http://www.ito.org.tr/wpc;/portal/tescil-ilan-kurulus?WCM GLOBAL
CONTEXT=anonim .sirk· , �x -
. ....... ANONİM ŞİRKETİ /LİMİTED ŞİRKETİ
Yonetim Kurulu Kararı / ortaklar kurulu karan
ToplanbNo:
ToplanbTarihi:
Kablanlar:
Kınrlar:
Şirketimiz yönetim kurulu üyeleri / ortakları şirket merkezinde toplanarak aşağıdaki hususları
kararaltına almışlardır.
1-Ttirk Ticaret Kanunu'nun367' 371 ve 629 ncu maddesi ve esas sözleşmemizin .......maddesine
uygun olarak düzenlenen ilişikteki kısıtlı yetki kullanımına dair ................ Tarih ve ...,.. sayılı
içyönergenin kabulü ile tescil ve ilanına oy birliği ile karar verilmiştir.
Yk üyesi / ortak Yk üyesi / ortak Yk üyesi / ortak
KAYNAKLAR
Akdağ-Güney, N. (2008). Anonim Şirketlerde Azledilen Yöneticilerin
Tazminat Hakları. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Der-
gisi,57(1), 1-34.
Akdağ-Güney, N. (2010). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hu-
kuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Vedat Yayınevi.
Akdağ-Güney, N. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre
Anonim Şirket Yönetim Kurulu. (1. Baskı). İstanbul: Vedat
Kitapçılık.
Akdağ-Güney, N. (2014). Anonim Şirketlerde Kuruluş. (1. Baskı). İstan-
bul: Vedat Kitapçılık.
Akipek, J. ve Akıntürk, T. (2007). Türk Medeni Hukuku Başlangıç Hü-
kümleri-Kişiler Hukuku, (6. Baskı).İstanbul: Beta Yayınları.
Alces, K.A. (2011). Beyond The Board of Directors. Wake Forest Law
Review, (46), 783-802.
Altay, A. S. (2011). Anonim Ortaklıkta Yönetim Yetkilerinin Devrinin
Sorumluluğa Etkileri. (1. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Ansay, T. (1967). Adi Şirket, Dernek ve Ticaret Şirketleri.Ankara.
Ansay, T. (1982). Anonim Şirketler Hukuku. (6. Bası). Ankara.
Aral, F. (2012). Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler. (9. Baskı). Ankara: Yet-
kin Yayınları.
Arkan, S. (2013). Ticari lşletme Hukuku. (18. Baskı). Ankara: Banka ve
Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü.
Arslan, i. (1994). Anonim Şirketlerde Yönetim Yetkisinin Sınırlandırılma-
sı. (1. Baskı). Konya: Mimoza Yayıncılık.
Anonim Şirketlerın Temsili
168
Arslanlı, H. (1959).Anonim Şirketler II, Anonim Şirketlerin Organizasyo-
nu.(1. Baskı). İstanbul: Fakülteler Matbaası.
Ayan, ô. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim
Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sadakat Yükümlülüğü ve
Bu Yükümlülüğün İhlalinin Sonuçları. (Birinci Baskı). Anka-
ra: Adalet Yayınevi.
Aydın, A. (2014). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulunun Temsil Yet-
kisinin Sınırları ve Temsil Yetkisinin/Gücünün Kötüye
Kullanılması Sorunu. BATİDER, XXX(l)ı 123-187.
Ayhan, R., Ôzdamar, M. ve Çağlar, H. (2014). Ticari İşletme Hukuku. (7.
Bası). Ankara: Yetkin Yayıncılık.
Bahtiyar, M. (2012). Ortaklıklar Hukuku. (10. Baskı). İstanbul: Beta
Yayınları.
Balta, T. B. (1970). İdare Hukuku I, Genel Konular. (Birinci Baskı). An-
kara: AÜSBF Yayınları.
Battal, A. (2012). Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket Yöne-
tim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi. Akdeniz Üni-
versitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, (2), 31-40.
Bilge, E. (2012). Anonim Şirketin Tasfiyesi ve Sona Ermesi. Erzincan
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, XVI(3-4), 261-294.
Bilge, M.E. (1999). Ticaret Sicili. (1.Baskı). İstanbul: Beta Yayınları.
Borchardt, K.-D. (2010). TheABC of European Union Law. Publications
Office of the European Union.
Brenda Hannigan, 'Company Law' (4th edn OUP 2016).
Çağlar, H. ve Çalışkan, E. (2010).Anonim Şirketlere Ait Taşınmazların
Satımında Ehliyet ve Temsil Sorunları. Gazi Üniversitesi
Hukuk Fakültesi Dergisi. XIV(l), 61-85.
Çamoğlu, E. (2007). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Huku-
ki Sorumluluğu. (İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık,
11-12.
Çamoğlu, E. (2010). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Huku-
ki Sorumluluğu. (3. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Çelik, N. (2009). İş Hukuku Dersleri. (22. Bası). İstanbul: Beta Yayın-
cılık.
Kaynaklar 169
Çevik, O. N. (1976). Anonim Şirketler!kinci Kitap. Ankara: Seçkin Ya-
yıncılık.
Çevik, O. N. (2002). Anonim Şirketler. (4. Baskı). Ankara: Seçkin Ya-
yıncılık.
Doğan, B. F. (2011). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Organizasyonu
ve Yönetim Yetkisinin Devri. İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Doğan, B. F. (2012). Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri ve
Yönetim Yetkisinin Devri. Marmara Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi.18(2), 609 vd.
Domaniç, H. (1988). Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması-TTK Şer-
hi, 1-11.İstanbul.
Domaniç, H. ve Ulusoy, E. (2007). Ticaret Hukukunun Genel Esasları.
(5. Baskı). İstanbul: Arıkan Yayıncılık.
Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C. and Werlauff, E. (2009).
European Corporate Law. (Second Edition). Kluwer Law
International.
Eren, F.(2015). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. 17. Baskı. Ankara:
Yetkin Yayınevi.
Eriş, G.(2007). Açıklamalı- İçtihatlı En Son Değişikliklerle Birlikte Türk
Ticaret Kanunu,Ticari İşletme veŞirketler., C.1-II.Ankara:
Seçkin Yayıncılık.
Franko, N. (2000). Anonim Şirketlerde Murahhas Azanın Hukuki Du-
rumu. BATİDER, XVII, 31- 49.
Gevurtz, F.A., (2008). The Historical and Political Origins of the Cor-
porate Board of Directors. 33 Hofstra Law Review.
Goel, R.K. (1969). Delegation of Directors' Powers and Duties-A
Comparative Analysis. International and Comperative Law
Querterly, (18), 152-175.
Göktürk, K. (2014).Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Özellikle Yetki
Devri Halinde Gözetim Sorumluluğu ve Hukuku Belirlilik
Sorunu. Türkiye Barolar Birliği Dergisi. (114), 179-200.
Grundmann, S. (2012). European Company Law-Organization, Finance
and Capital Markets. (Second Edition). Cambridge: Inter-
sentia.
Anonim Şirketlerin Temsili
170
Hatemi, H. (2013). Ultra Vires Kuramı ve Türk Hukuku. Ersin
Çamoğlu'naArmağan. (1.Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Helvacı, M. (2001). Anonim Ortaklıkta Yönetim Kurulu Üyelerinin Hu-
kuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları.
lmregün, O. (1989).Anonim Ortaklıklar. (4. Bası). İstanbul: Yasa Yayın-
ları, 202.
lnceoğlu, M.M. (2009). Borçlar Hukukunda Doğrudan Temsil. (1. Bas-
kı). İstanbul: 12 Levha Yayıncılık.
İnternet: Akdağ-Güney, N. (2014). 6552 Sayılı Torba Kanun ile TTK
md. 37l'e Eklenen 7. Fıkraya İlişkin Değerlendirmeler. Ars-
lanlı Bilim Arşivi. www.arslanlıbilimarsivi.com adresinden
15 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır.
İnternet: http://europa.eu/rapid/press-release_IP-12-149_ en.htm ad-
resinden 18 Ağustos 2015 tarihinde alınmıştır.
İnternet: http://tdk.gov.tr/index.php? option=com_gts & arama =
gts & kelime = murahhas %20%C3%B Cye&guid= TDK.
GTS.5540bf27a67c84.23519206 adresinden 20 Mayıs
2015 tarihinde alınmıştır.
İnternet: http://www.ito.org.tr/wps/portal/tescil-ilan kurulus?WCM _
GLOBAL CONTEXT=Sirket Sinirli Yetkili adresinden
25 Temmuz 2015 tarihinde alınmıştır.
İnternet: www. kazancı.com adresinden alınmıştır.
İzmirli, Y. (2001). Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulunun Organ Niteli-
ğini Kaybetmesi ve Bunun Sonuçları. İstanbul: NobelAkade-
mik Yayıncılık.
Karaege, Ö. (2014). Anonim Şirketlerde Genel Kurulun Yönetim Ku-
rulu Üyelerini Görevden Alma (Azil) Yetkisi TTK m. 364).
Ankara Barosu Dergisi, (1), 71-110.
Karahan, S. (Editör). (2015). Şirketler Hukuku. (2. Baskı). Konya: Mi-
moza Yayınları.
Karayalçın, Y. (1968). Ticaret Hukuku Dersleri C. I, Ticari İşletme, An-
kara.
Knymıklar 171
Kaya, M.1.(2015). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Denetim ve
Gözetim Görevi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi
Dergisi, Özel Sayı 2014, 16, (3261-3286), 3270.
Kayar,1. (2005). Anonim ve Limited Şirketlerin Temsili ve İmza Sirkü-
leri. Türkiye Noterler Birliği Dergisi, (127), 110 vd.
Kayıhan, Ş. (2015). Şirketler Hukuku. (1. Baskı). Ankara: Seçkin Yayın-
cılık.
Kayırgan, H. (2013). Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki
İlişkinin Hukuki Niteliği. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakül-
tesi Dergisi, VIII(l),247-258.
Kendigelen, A. (2006). Sermaye Şirketlerinde Ehliyet - Temsil- Butlan
ve Kuruluştan Doğan Sorumluluk. Makalelerim, C.I. (İkin-
ci Baskı). İstanbul: Arıkan Yayınevi, 515 vd.
Kendigelen, A. (2011). Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler Yenilikler ve İlk
Tespitler. İstanbul: On İki Levha Yayınları.
Keskin, A. C. (2004). Şirketler Hukuku Alanında Avrupa Topluluğu Dü-
zenlemeleri ve Avrupa Şirketi. İstanbul: Beta Yayınevi.
Kırca i., Şehirali Çelik, F. H. ve Manavgat, Ç. (2013). Anonim Şirket-
ler Hukuku C.l, Temel Kavram ve İlkeler, Kuruluş, Yönetim
Kurulu. (Birinci Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku
Araştırma Enstitüsü.
Kırca, İ. (2007). Bankacılık İşlemleri- Ticaret Şirketlerinde Temsil
Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması. Banka Hukuku ve
Yargıtay Kararları Sempozyumu, 08 06.2007,265-301.
Kırca, İ. (2012). Anonim Şirketlerde Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu
Üyeliği. BATİDER. (2), 51-53.
Kırca, İ. (2014). TTK m.317.7 Hakkında Bir İnceleme: AB'ye Üyelik
Yolunda Geri Adım. BATİDER. XXX(3), 23-37.
Kırca. İ. (1994). Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisine Getirilen ve
Tescili Caiz Olmayan Sınırlandırmaların Üçüncü Kişilere
Etkisi. BATİDER. XVII(3), 149-158.
Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R. ve Arpacı, A. Borçlar
Hukuku- Genel Bölüm- I. Cilt. (6. Baskı). İstanbul: Filiz Ya-
yınevi.
tı
172 Anonim Şirketlerin Temsili
Köksal, A. (2010). Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 397 ila 406.
Maddeleri Arasında Düzenlenen Denetçinin Anonim Or-
taklığın Bir Organı Olup Olmadığı Sorunu. Prof Dr. Fırat
Öztan'a Armağan, C I.Ankara. 1387.
Kuru B., Arslan, R. ve Yılmaz, E. (2012).Medeni Usul Hukuku. (23. Bas-
kı). Ankara: Yetkin Yayınları.
Moroğlu, E. (2010). Makaleler. Şirketlerde Adli Tebligat Kimlere Yapı-
lır? İstanbul: On iki Levha Yayıncılık.
Nikolic, J. ve Eric, J. (2011). Boards of Directors Models and Role in
Corporate Governance.Management. 16(60), 69-75. (UDK
005.742:005.25).
Oğuzman, K. ve Öz, T. (2006). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. (S.
Baskı). İstanbul: Filiz Kitabevi.
Oğuzman, K. ve Öz, Turgut. (2012). Borçlar Hukuku Genel Hükümler
Cilt I. (10. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Özdamar, M. (2006). Anonim Ortaklığın Sahip Olduğu Malvarlığının
Yönetim Kurulu Tarafından Topluca Devredilmesi. Selçuk
Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 14(2), 99-118.
Özdamar, M. (2014). 6552 Sayılı Kanun İle TTK'da Yapılan Değişik-
likler Çerçevesinde Anonim Şirketin Temsili. Gazi Üniver-
sitesi Hukuk Fakültesi Dergisi XVIII( 3-4), 137-163.
Özkorkut, K. (2013).6102 Sayılı Türk TicaretKanunuAçısındanAnonim
Şirketlerde Bağımsız Denetim. (Birinci Baskı). Ankara: Ban-
ka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü.
Özsunay, E. (1976). Medeni Hukukumuzda Tüzel Kişiler. (4. Baskı). İs-
tanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları.
Pekcanıtez, H., Atalay, O. ve Özekes, M. (2011). Medeni Usul Hukuku.
(10. Bası).Ankara: Yetkin Yayıncılık.
Pınar, H. (2009).Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirketler Hukuku Açısın-
dan Rekabet İhlallerinden Dolayı Hukuki Sorumluluğu.
BATİDER, XXV(4), 369 vd.
Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Çamoğlu, E. (2005). Ortaklıklar ve Kooperatif
Hukuku. (10. Bası). İstanbul: Arıkan Yayıncılık.
-
Kr1y11ıı kinr 173
Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Çamoğlu, E. (2014). Ortaklıklar Hukuku I.
(On üçüncü Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Tekinalp, G. Ortaklıklar Hukukunda Organ-
ların Sorumluluğu. lHFM, XLV-XLVII(l-4). Doğumunun
100. Yılında Atatürk'e Armağan. 347.
Pulaşlı, H. (2007). Anonim Şirketler Hukukunda CEO'nun Hukuki
Durumu, BATİDER, Ankara, (24), 19-62.
Pulaşlı, H. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Yeni Şirket-
ler Hukuku Genel Esaslar. (Birinci Baskı). Ankara: Adalet
Yayınevi.
Pulaşlı, H. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Mütesel-
sil Sorumluluğu. Regesta, 3(2), 15-29.
Pulaşlı, H. (2014). 6552 Sayılı (Torba) Kanunla Türk Ticaret Kanununa
Eklenen Yeni Hükümlerin Değerlendirilmesi. Legal Hukuk
Dergisi, 12(124), 39-48.
Pulaşlı, H. (2014). Şirketler Hukuku Şerhi. (İkinci Baskı). Ankara: Ada-
let Yayınevi.
Serozan, R. (2011). Medeni Hukuk-Genel Bölüm/Kişiler Hukuku. (Birin-
ci Bası). İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Sherony, B.C. and Crum, M.D. (2014). The Rules of the Directorate.
Journal of Business and Educational Leadership, 5(1), 49-57.
Şener, O.H. (2015). Ticari Temsilci ve Ticari Temsil Yetkisi. (1. Baskı).
Ankara: Adalet Yayınevi.
Tekinalp, Ü. (2011). Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek
Kişi Ortaklığının Esasları. (2. Baskı). İstanbul: Vedat Kitap-
çılık.
Tekinalp, Ü. (2013). Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku. (3. Baskı).
İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Tekinalp, Ü. (2015). Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku. (4. Baskı).
İstanbul: Vedat Kitapçılık.
Tekinay, S., Akman, S., Burcuoğlu, H. ve Altop, A. (1993). Borçlar Hu-
kuku Genel Hükümler. (7. Baskı). İstanbul: Filiz Kitapevi.
Türk Hukuk Lügati. (1991).Ankara: Başbakanlık Basımevi.
Anonim Şirketlerin Temsili
174
Üçışık, G. ve Çelik, A. (2013). Anonim Ortaklıklar Hukuku I. Cilt. (1.
Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi.
Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. ve Nomer Ertan, F.
(2015). Ticari lşletme Hukuku. (4. Baskı). İstanbul: On İki
Levha Yayınları.
Ünal, A.C. (2014). CEO'nun Konumunun Mukayeseli Hukuk Açısın-
dan Değerlendirilmesi. Legal Hukuk Dergisi. 12(133),20 vd.
Ünal, M. (1982). Anonim Ortaklıklarda Yönetim ve Yönetim Görevle-
rinin Murahhaslara Bırakılması. BATİDER, XI, 3.
Werlauff, E. (2003). EU-Company Law. (Second Edition). Copenhagen:
DJOF Publishing.
Yanlı, V. (2013). Anonim Şirketlerde İmza Yetkilileri Sadece Yönetim Ku-
rulu TarafındanMıAtanabilir?İÜHFM,LXXI(2), 439-448.
Yanlı, V. ve Okutan Nilsson, G. (2014). Anonim ve Limited Şirketlerde
Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini. BATİDERXXX(4),5-42.
Yavuz, C. (2012). Borçlar Hukuku Özel Hükümler. (10. Baskı). İstanbul:
Beta Yayınları.
Yavuz, M. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Dev-
redilemez ve Vazgeçilemez Görevlerinin ve Yetkilerinin
Değerlendirilmesi.Terazi Hukuk Dergisi. 8(87), 34-37.
Yıldız, B.(2006).Şirketlerin Ehliyetine İlişkin Olarak ÖzellikArz Eden
Bazı Hukuki İşlem ve Sözleşmeler. Ankara Barosu Dergisi,
(2), 58 vd.
Yıldız, B. (2006). TTK Tasarısında Şirketlerin Ehliyeti ve Bu Bağlamda
TTK m.137 Hükmündeki "Ultra Vires" Sınırlamasının Ye-
rindeliğinin Değerlendirilmesi. Ankara Üniversitesi Hukuk
Fakültesi Dergisi, SS(lJ 321-353.
Yıldız, B. (2011). Ultra Vires İlkesinin Kaldırılmasının Ardından İş-
letme Konusu Unsuru ve Ticaret Şirketlerinin İşletme Ko-
nusu Dışındaki İşlemlerinin Hukuki Niteliği. BATİDER,
XXVII(3), 111-134.
Yüce, M. (2014). Anonim ve Limitet Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeleri,
Kanuni Temsilciler, Müdürler ile Ortakların Hak ve Sorumlu-
lukları. (Birinci Baskı). Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım.
97 8625�., M 3'3"4
1111il11111111�11111i1l1111�