powered by

powered by

Av. YAVUZ SELİM GÜNAY ErgOn Avukatlık BOroeu Av Çalıda• Evrim ErgOn Kıııİırmak�.h., bumlupınırauıvrı 1�·3, Naııt Levııl, A Blok, Kıt: 8, Oı re: 015520 Çırıkıya - ANKARA rıı:103121 220 30 eo Mılteı,. V.O. 5Sl4fS547fS92 ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİ onikilevha llll 11111111111111111111111111 Hayatıma bahar getiren Nihal'e Yiğit Enver'e Yağız Arala , İKİNCİ BASKIYA ÖNSÖZ Kitabın ilk baskısının ilgi görmesinden ve olumlu dönüşler almış ol- maktan büyük mutluluk ve gurur duyduğumu belirtmek isterim. Kitabın ikinci baskısında kitap metni baştan sona kontrol edilerek düzeltmeler ve geliştirmeler yapıldı. İlk baskının yayımlanmasından sonra uygulamada meydana gelen gelişmelere ve yeniliklere de kitapta yer verildi. Ayrıca, kitap konusunun güncel problemleri de beraber getirmesi do- layısıyla kitaptan sonra çıkmış olan yargı kararları da taranarak ilgili olanlar kitaba eklendi. Kitabın faydalı olması dileğiyle ... ÖNSÖZ Anonim şirketlerin temsili isimli bu çalışma, Gazi Üniversitesi Sos- yal Bilimler Enstitüsü ticaret hukuku yüksek lisans programı kapsamında hazırlanmış olan '�onim Şirketlerin Temsil Esasları ve Temsil Yetkisinin Devri' isimli yüksek lisans tez çalışması esas alınarak hazırlanmıştır. Tez 14 Eylül 201S tarihinde Prof. Dr. Mustafa İsmail Kaya, Prof. Dr. Mehmet Özdamar ve Prof. Dr. Rauf Karasu'dan oluşan jüri önünde savunulmuş ve başarılı bulunarak oybirliği ile kabul edilmiştir. Çalışmamın her aşamasında yakın ilgi ve desteğini gördüğüm; çalış- malarımın yönlendirilmesi ve sonuçlandırılmasında büyük emeği geçen danışmanım Sayın Prof. Dr. Mustafa İsmail Kaya'ya, bu çalışmanın her aşamasında değerli görüşlerini benimle paylaşan ve yol gösterici olan Sayın Av. Safiye Aslı Budak'a, hayatımın her döneminde hayatından çal- dığım zamanlar pahasına en büyük destekçim olan ve beni hiçbir zaman yalnız bırakmayan eşim Nihal Zemheri Günay'a, varlıklarından cesaret duyduğum ve hayatım boyunca yanımda olan canım anneme ve babama, kitabın basımı konusunda desteklerini esirgemeyen On İki Levha Yayın- cılık ve Erol Öz'e sonsuz teşekkür ederim. İÇİNDEKİLER İKİNCİ BASKIYA ÔNSÔZ .................................................................... VII ÔNSÔZ ........................................................................................................ IX I • ÇI • NDEKI • LER ........................................................................................ XI KISALTMALAR .................................................................................... XVII GiRiŞ ............................................................................................................... 1 BİRİNCİ BÖLÜM TEMSİL KAVRAMI VE TÜZEL KİŞİLERİN TEMSİLİ 1.1. Türk Hukukunda Temsil Kavramı ........................................................ 5 1.1.1. Temsil Kavramı .............................................................................. S 1.1.2. Temsile İlişkin Düzenlemeler ...................................................... 6 1.1.3. Temsil ve Yönetim Arasındaki Farklar ........................................ 7 1.2. Temsil Çeşitleri ........................................................................................ 9 1.2.1. Doğrudan Temsil-Dolaylı Temsil Ayrımı ................................... 9 1.2.2. Aktif Temsil-Pasif Temsil Ayrımı .............................................. 10 1.2.3. Kanuni Temsil-Sözleşmesel (İradi) Temsil .............................. 11 1.3. Temsilin Diğer Kurumlardan Farkları. ............................................... 12 1.3.1. Temsil ile Vekalet Arasındaki Farklar ........................................ 12 1.3.2. Temsil ile Talimat Arasındaki Farklar ....................................... 13 1.4. Tüzel Kişilerin Temsili ......................................................................... 14 1.4.1. Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinin Temsili .................................. 14 1.4.2. Kamu Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili .................................. 16 1.4.3. Ticaret Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili ................................ 16 1.4.3.1. Adi Şirketin Temsili ....................................................... 17 1.4.3.2. Kollektif Şirketin Temsili. ............................................. 18 1.4.3.3. Komandit Şirketin Temsili ............................................ 19 1.4.3.4. Limitet Şirketin Temsili ................................................. 20 İKİNCİ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERİN YÖNETİM KURULU TARAFINDAN TEMSİLİ 2.1. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu .................................................... 24 2.1.1. Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği ........................................................................... 24 2.1.2. Yönetim Kurulu ile Genel Kurul Arasındaki İlişki. .................. 27 2.1.3. Yönetim Kurulunun Kompozisyonu ............................................ 29 2.1.4. Yönetim Kurulunun Organizasyonu ............................................ 32 2.1.4.1. Monist Sistem (Tekli Organizasyon Modeli) ............... 32 2.1.4.2. Dualist Sistem (İkili Organizasyon Modeli) ................ 33 2.1.4.3. Türk Hukukunda Yönetim Kurulunun Organizasyonu ............................................................ 34 2.1.5. Yönetim Kurulunun İşleyişi. ........................................................ 36 2.1.5.1. Yönetim Kurulu Üyeleri Arasında Görev Dağılımı ..... 36 2.1.5.2. Yönetim Kuruluna Yardımcı Komite ve Komisyonlar ................................................................ 38 2.1.5.3. Yönetim Kurulunun Karar Alma Usulleri .................... 39 2.2. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisi ....................................................... 41 2.2.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Kanuni Temsil Yetkisi .................. 41 2.2.2. Anonim Şirket Temsilcilerin Temsil Yetkisini Kullanım Şekli ......................................................................................... 43 2.2.3. Temsil Yetkisinin Tescil ve İlanı ................................................ 46 2.2.4. Temsil Yetkisinin Kapsamı ........................................................ 47 2.2.5. Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması........................................... 52 2.2.5.1. Kanuni Sınırlandırmalar ............................................... 52 2.2.5.2. İradi Sınırlandırmalar ................................................... 55 2.2.6. Temsile Yetkili Kişinin Yaptığı İşlemlerin Esas Sözleşmeye ve Genel Kurul Kararlarına Aykırı Olması........... 59 2.2.7. Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması .................................... 60 2.3. Tek Pay Sahipli Anonim Şirketler Bakımından Temsil Düzeni. ....... 63 2 4. Yönetim Kurulu Dışında Temsile Yetkili Olan Organlar ve Kişiler 64 2.4.1. Kayyımın Temsile Yetkili Olması .............................................. 65 2.4.2. Tasfiye Memurunun Temsile Yetkili Olması ........................... 66 ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERDE TEMSİL YETKİSİNİN DEVRİ 3.1. Yönetim Kurulunun Devredilemeyecek Görev Ve Yetkileri ............. 69 3.2. Temsil Yetkisinin Devrine İlişkin Esaslar ........................................... 75 3.2.1. Temsil Yetkisinin Esas Sözleşmeye Konulacak Hükümle Devredilmesi ............................................................................. 75 3.2.2. Temsil Yetkisinin Genel Kurul Kararıyla Devredilmesi .......... 76 3.2.3. Temsil Yetkisi Tevdi Edilmiş Kişilerin Temsil Yetkisini Devretmesi ................................................................................ 79 3.2.4. Temsil Yetkisinin Devrine İzin Veren Esas Sözleşme Hükmüne İhtiyaç Olup Olmadığı Sorunu ................................. 81 3.3. Temsil Yetkisinin Devri ........................................................................ 83 3.3.1. Temsil Yetkisinin Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlere Devri ......................................................................... 83 3.3.1.1. ............................................................................. Kavram ........................................................................................ 83 3.3.1.2. Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayini. ............... 85 3.3.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Tescil ve İlanı ............................................................................ 87 3.3.1.4. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürler ile Anonim Şirket Arasındaki Hukuki İlişki .................... 89 3.3.1.5. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Görevden Alınması ........................................................ 90 3.3.2. Temsil Yetkisinin Ticari Temsilci ve Ticari Vekillere Devri. 91 3.3.2.1. Kavram ............................................................................. 91 3.3.2.2. Ticari Temsilci ve Ticari Vekili Atanması .................... 93 3.3.2.3. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Tescil ve İlanı ..... 95 3.3.2.4. Ticari Temsilci ve Ticari Vekil İle Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği ................ 96 3.3.2.5. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Görevden Alınmaları ........................................................................ 96 3.4. TBK'nın 40. Maddesi Çerçevesinde Temsilci Atanması ...................... 96 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERDE SINIRLI YETKİLİ TEMSİLCİ TAYİNİ 4.1. Düzenlemenin Amacı ........................................................................... 100 4.2. Yönetim Yetkisinin Devri Temsil Yetkisinin Devrini İçerir mi? ..... 104 4.3. TTKm. 371/7 Kapsamında Sınırlı Yetkili Temsilci Olarak Atanabilecek Kişiler ................................................................................ 104 4.3.1. Temsile Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu Üyeleri. ................. 106 4.3.2. Şirkete Hizmet Akdi ile Bağlı Olanlar ........................................ 107 4.4. Sınırlı Yetkiye Sahip Temsil Yetkilisinin Özellikleri. .......................... 109 4.4.1. Ticari Vekil ............................................................................... 110 4.4.2. Diğer Tacir Yardımcıları ............................................................... 111 4.5. Sınırlı Yetkili Temsilcinin Atanması ................................................ 112 4.5.1. İç Yönerge Hazırlanması .......................................................... 113 4.5.1.1. İç Yönerge Hazırlama Yetkisi..................................... 113 4.5.1.2. İç Yönergenin Şekli .................................................... 113 4.5.1.3. İç Yönergenin İçeriği .................................................. 115 4.5.1.4. İç Yönergenin Tescil ve İlanı ...................................... 119 BEŞİNCİ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİNDEN DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUK 5.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi. ............................ 125 5.1.1. Kusur Sorumluluğu ilkesi ....................................................... 125 5.1.2. Farklılaştırılmış Teselsül İlkesi. .............................................. 126 5.1.3. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna İlişkin Koşular ..................................................................................... 131 5.1.4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu Davasında Usule İlişkin Sorunlar .............................................................. 134 5.2. Temsil Yetkisinin Devrinin Sorumluluğa Etkisi .............................. 136 5.2.1. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Devrinden Doğan Sorumluluğu ................................................................ 136 5.2.1.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayininden Doğan Sorumluluğul37 5.2.1.2. Temsil Yetkilerinin Devredilmesi Durumunda İcrada Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu ............................................ 138 5.2.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Sorumluluğu ................................................................... 141 5.2.2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sınırlı Yetkili Temsilci Tayininden Doğan Sorumluluğu ............................................ 142 5.2.3. Temsile Yetkili Olanların Görevlerini Yaptıkları Esnada İşledikleri Haksız Fiiller Dolayısıyla Sorumluluğu .............. 145 ··· ··· _..., XVI ALTINCI BÖLÜM KARŞILAŞIRMALI HUKUKTA ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİ 6.1. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Anonim Şirketlerin Temsili ........................................................................................ 147 6.2. Avrupa Birliği Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili .................. 151 6.3. Alman Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili .............................154 SONUÇ......................................................................·.·······················.· .... 157 r KAYNAKLAR •••••••..••...•.•..•• ······ �, · ···· •_ ··1b ·····•············••• . • 167 KISALTMALAR a.g.e a.g.m. AB ABD AÜHFD BATİDER Bkz. C. DEÜHFD dn. E. ETIK HD HGK HMK İÜHFM K. m. s. adı geçen eser adı geçen makale Avrupa Birliği Amerika Birleşik Devletleri Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi bakınız cilt Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi Dipnot Esas numarası 6762 Sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunu Hukuk Dairesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Hukuk Muhakemeleri Kanunu İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası Karar numarası madde Sayı XVIII s. TBK TMK TIK vd. sayfa Türk Borçlar Kanunu Türk Medeni Kanunu Türk Ticaret Kanunu ve devamı GİRİŞ Temsil çoğu zaman ihtiyaçtan kaynaklanan ve özellikle ticari hayat içerisinde neredeyse kural haline gelen bir hukuk kavramıdır 1 . Temsil zamanın ve mekanın kişiler arasında hukuki işlem kurulmasına imkan vermediği durwnlarda, işlem kurulmasını sağlayan ve böylelikle günlük ve ticari hayatı kolaylaştıran bir işleve sahiptir. Tüzel kişiler ve özellikle ticari hayatın en önemli aktörlerinden biri olan anonim şirketler bakımından ise, temsil bir zorunluluk halini ifade etmektedir. Gerçekten hak sahibi olma ve borç yüklenme ehliyeti bulu- nan anonim şirketler bu hakve ehliyetlerini ancak temsilcileri aracılığıyla kullanabileceklerdir. Anonim şirketlerin kanuni temsil yetkilisi olan yönetim kurulu bu anlamda anonim şirket bakımından, temsil yetkisi- ne sahip olması dolayısıyla, en önemli organ niteliğine bürünmektedir. Bununla birlikte, anonim şirketleri temsili TBK kapsamındaki temsilden farklı bir nitelik arz etmektedir. Yönetim kurulu tarafından temsil edilen anonim şirketler bakımından organsal temsil söz konusudur. Sermayesi ve mal varlığı milyar liraları bulan bankaların, sigorta şir- ketlerinin, basın yayın kuruluşlarının ve sanayi ve hizmet kuruluşlarının anonim şirket şeklinde kurulmuş olması, anonim şirketleri hem hukuk sistemimiz hem de ekonomik yapımız bakımından merkezi bir konuma taşımaktadır. Anonim şirketlerin ekonomik sistem bakımından taşıdıkla- rı önem, üçüncü kişilerle yapacakları işlemlerin ve dolayısıyla şirketlerin temsilinin önemini de artırmaktadır. Anonim şirketler tarafından akde- 1 Şener, O.H. (2015). Ticari Temsilci ve Ticari Temsil Yetkisi. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, 3. 2 Anorıım Şırlatlmn Tems,11 dilen sözleşmeler veya yapılan diğer işlemler nazara alındığında, anonim şirketlerin temsili konusunun önemi de ortaya çıkmaktadır. Toplam altı bölümden oluşan bu kitapta 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu esas alınmış ve ihtiyaç duyulan yerlerde 6762 sayılı Mülga Türk Ticaret Kanunu'na atıf yapmakla yetinilmiştir. Kitabın birinci bölümünde genel hatlarıyla temsil kurumu incelen- miştir. Her ne kadar anonim şirketlerin temsili kavramı, TBK'da geçen temsil kavramıyla özdeş değilse de bir kurum olarak temsilin, temsil türlerinin ve temsile hakim olan esasların incelenmesi anonim şirketle- rin temsilinin anlaşılması bakımından önemlidir. Çalışmamızın birinci bölümünde aynca Türk hukuk sisteminde mevcut olan -anonim şirket dışındaki tüzel kişilerin temsili -genel sistemin anlaşılması bakımından- kısaca incelenmiştir. Kitabın ikinci bölümünde ise anonim şirketlerin temsile yetkili organı olan yönetim kurulunun kompozisyonu, organizasyonu, karar alına usulleri gibi konular genel hatlarıyla incelenmiştir. Çalışmanın bu bölümünde ayrıca yönetim kurulunun sahip olduğu temsil yetkisinin kullanımı, sınırlandırılmasıve bu konularda ortaya çıkan bir kısım sorun- lar, Yargıtay kararları ışığında incelenmiştir. Kitabın üçüncü bölümünde yönetim kurulunun kanuni olaraksahip olduğu temsil yetkisinin, yönetim kurulu üyesi olan murahhas üyelere, yönetim kurulu üyesi olmayan murahhas müdürlere, ticari mümessille- re, ticari vekillere ve TBK'da düzenlenmiş olan diğer temsilci türlerine devredilmesi incelenmiştir. Kitabımızın bu bölümünde, temsil yetkisinin devrine ilişkin olan ve uygulamada önemli sorunlar çıkaran bir kısım hususlara da temsil yetkisinin devrine ilişkin esaslar başlığı altında ayrıca değinilmiştir. Kitabın dördüncü bölümü, konunun uygulama açısından taşıdığı pratik önem dolayısıyla da son derece kritiktir. 6552 sayılı Kanun ile 2014 yılının eylül ayında TTK'nın 371. maddesine eklenen 7. fıkranın incelendiği bu bölümde, anonim şirketler bakımından sınırlı yetkili tem- silci atanması ve bu temsilcinin ticaret siciline tescil ve ilanı incelenmiştir. Giriş 3 Kitabın beşinci bölümünde ise, anonim şirket yönetim kurulu üye- lerinin ve diğer temsilcilerin sahip oldukları temsil yetkisi dolayısıyla tabi oldukları sorumluluk rejimi ana hatlarıyla incelenmiştir. Dördüncü bölümde detaylı olarak incelenmiş olan sınırlı yetkili temsilci atanması dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hususu bu bölüm ha- kurundan ayrıca önem arz etmektedir. TTK'nm sorumluluk rejiminden ayrı olarak, sınırlı yetkili temsilcilerin şirkete ve üçüncü kişilere verdikleri zararlar dolayısıyla yönetim kurulu üyeleri müteselsil sorumlu kabul edil- mişlerdir. Kitabın son bölümünde ise anonim şirketlerin temsili hususu karşı- laşbrmalı hukuk bakımından incelenmiştir. Bu bölümde, tamamen farklı bir hukuk sistemine sahip olması ve milyarlarca dolar sermayeli devşir- ketleri yönetmesi dolayısıyla ABD hukuk sistemine, Türk hukuk uygula- ması bakımından son derece önemli olan Avrupa Birliği hukuk sistemine ve Alman hukuk sistemine detaylarına girmeden kısaca değinilmiştir. BİRİNCİ BÖLÜM TEMSİL KAVRAMI VE TÜZEL KİŞİLERİN TEMSİLİ 1.1. Türk Hukukunda Temsil Kavramı 1.1.1. Temsil Kavramı TBK'nın 40 ile 48. maddeleri arasında yer alan düzenlemelere göre temsil, bir kimsenin hüküm ve sonuçları başka bir kimsenin hukuk alanında doğmak üzere o kişinin nam ve hesabına hukuki işlem yapma yetkisi2 olarak tanımlanmaktadır. Temsil, özellikle günümüzün karmaşık hukuki ilişkileri ve ticari hayatın hızlı akışı karşısında son derece yaygın olarak kullanılan hukuki kurumlardan biridir. Öyle ki temsil, modern iş bölümüne dayalı ticari ilişkiler bakımından temel kural niteliğine bürünmüştür3. Temsilin ger- çek kişiler bakımından taşıdığı önem, kişilerin fıili, maddi veya hukuki se- beplerle gerçekleştirmeleri mümkün olmayan ya da herhangi bir nedenle bizzat yerine getirmek istemedikleri işlemlerin kendilerinin katılımı olmaksızın gerçekleştirilebilmesidir. Bununla birlikte temsil, tüzel kişiler bakımından bir zorunluluğu ifade etmektedir. Temsil, tüzel kişilerin ve özellikle ticaret şirketlerinin 2 Eren, F. (2015). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. (17. Baskı). Ankara: Yetkin Yayınevi. 424. 3 Şener, O.H. (2015). a.g.e. 3. 6 Anonim Şirketlerin Tem5ili piyasaya katılımı bakımından. vazgeçilemez nitelikte bir kurumduf. Üçüncü kişilerle işlem yapabilmeleri ancak organları vasıtasıyla gerçek- leşebilen tüzel kişiler bakımından temsil, dış dünyada var olmalarının yegane yoludur. Bunun dışında, temsilin çeşitli kanun hükümleri veya mahkeme kararları neticesinde yasal bir zorunluluk olarak ortaya çıkması da söz konusu olabilmektedir. Hakkında kısıtlama kararı verilmiş olanlara vasi atanması bu duruma örnek olarak gösterilebilir-5. Bu durumda vasi, hak- kında kısıtlama kararı verilmiş olan kişi bakımından mahkeme karan ile atanmış olan yetkili temsilci konumundadır. Temsil, kişinin gerçekleştireceği bütün fıil ve işlemler bakımından değil sadece hukuki işlemler bakımından caizdir6. Bu sebeple, maddi fiil- ler bakımından örneğin ikametgah kurmak üzere temsil yetkisi verilmesi mümkün değildir 7 • Ancak sadece sözleşmeler değil tek taraflı hukuki iş- lemler, hukuki işlem benzeri fıiller ve yenilik doğuran haklar bakımından da temsil yetkisi verilmesi mümkündür'. 1.1.2. Temsile İlişkin Düzenlemeler Türk hukukunda temsile ilişkin temel düzenlemeler TBK'nın 40-48 maddeleri arasında yer almaktadır. TBK'nın 40 ile 45. maddeleri arasında yer alan hükümler yetkili temsili, 45 ile 48. maddeleri arasında yer alan hükümler ise yetkisiz temsili düzenlemektedir. Temsile ilişkin olarak TBK'da mevcut olan temel nitelikteki bu hükümler haricinde çeşitli ka- nunlarda temsile ilişkin özel nitelikte hükümler bulunmaktadır. TBK'nın 547 vd. maddelerinde ticari temsilci, 551. maddesinde ise ticari vekil düzenlenmiştir. Derneklerin ve vakıfların temsiline ilişkin hükümler TMK'da, ticaret şirketlerinin temsiline ilişkin özel hükümler ◄ Şener, O.H.(2015). a.g.e.3. s Bkz.TMK m. 432 vd. 6 Bkz. TBK m. 40 vd. 7 Eren, F. (2015). a.g.e. 425. 8 Eren, F.(2015). a.g.e. 425. 7 Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili TTK'da düzenlenmiştir. Kamu tüzel kişileri bakımından ise her bir kamu tüzel kişisinin ilgili mevzuatında temsile ilişkin hükümler yer almaktadır. Temsile ilişkin kanuni düzenlemelerin dışında, tüzel kişiler bakı- mından temsile ilişkin ve uygulanması zorunlu olan bir kısım düzen- lemeler söz konusu olabilmektedir. Bu bakımdan doğru ve eksiksiz bir hukuki sonuca varabilmek için söz konusu belgeler ve getirmiş olduğu düzenlemeler dikkate alınmalıdır. Örneğin anonim şirketlere ilişkin tem- sil hususu irdelenirken, anonim şirketin esas sözleşmesi ve temsil ilzama ilişkin yönetim kurulu/ genel kurul kararları da dikkate alınmalıdır. Aksi durum, yanlış ve eksik sonuçlara ulaşılmasına sebebiyet verecektir. 1. 1.3. Temsil ve Y'onetim Arasındaki Farklar Temsil ile yönetim arasındaki farklar bakımından değerlendirme tüzel kişiler ve özellikle çalışmanın konusunu oluşturan anonim şirketler dikkate alınarak yapılmıştır. Temsil ve yönetim kavramları günlük dilde birbirlerinin yerine kullanılmalarına rağmen, özellikle anonim şirketler bakımından birbirinden son derece farklı iki hukuki kurumu ifade et- mektedir. Tüzel kişilerin haklara ve borçlara sahip olabilmeleri ancak yetkili organları/ temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek işlemlerle mümkün olacaktır. Dolayısıyla temsil, şirketin dış ilişkileri ile ilgili bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Yönetim ise tüzel kişinin idare edilmesi, yani tüzel kişinin iç ilişkisine ilişkin bir kurum niteliğindedir. Tekinalp, yönetim ve temsilin farklı hukuki nitelikte ve farklı ilişkilere ait kavramlar olduğunu, yönetimin bir işlev, temsilin ise bir yetki olduğunu ifade et- mektedir 9 • Akdağ-Güney ise temsil ve yönetim kavramlarının, doğuşları, sona ermeleri ve kapsamları itibariyle birbirilerinden farklı kavramlar olduğunu belirtmiştir 10 • 9 Tekinalp, O. (2011). Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının Esasları. (2. Baskı). İstanbul:Vedat Kitapçılık, 123. 10 Akdağ-Güney, N. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Yöne- tim Kurulu. (1.Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 56. Anonim Şirketlerin Temsilı 8 Anonim şirket ile gerçek bir kişi arasında kurulacak analojide, ger- çek kişinin bir konu hakkında düşünüp karar alması yönetimi 11 , bu karar doğrultusunda üçüncü kişilerle işlem yapması temsili ifade edecektir_Bu çerçevede, anonim şirketler yöneticileri vasıtasıyla karar alır ve bu karar- ları temsilcileri vasıtasıyla uygular. Tüzel kişiler bakımından yönetim ve temsilyetkisinin aynı organa ve hatta aynı kişilere ait olması mümkündür. Nitekim TTK'daki düzenleme- ler uyarınca yönetim kurulu kural olarak anonim şirketin hem yönetim hem de temsil organıdır. Bununla birlikte, belirli maddi şartların sağlan- ması kaydıyla, yönetim kurulu temsil ve/veya yönetim yetkisini üçüncü kişilere devredebilecektir. Böylece, temsil ve yönetim yetkilerinin farklı kişiler tarafından kullanılması da mümkün olacaktır. TTK ile anonim şirketler hukukuna getirilen yeniliklerden bir tanesi yönetim ve temsil kavramlarının işlevleri de nazara alınmak sure- tiyle birbirinden ayrılması olmuştur. 6762 sayılı ETTK döneminde aynı maddede ve bir arada düzenlenmiş olan bu iki kurum, TTK ile birlikte net bir şekilde birbirinden ayrılmıştır. Bu çerçevede, anonim şirketler bakımından temsil ve yönetim yetkilerinin birbirinden farklı kişilere devredilmesi mümkün olduğu gibi bu yetkilerden birinin devredilerek diğerinin devredilmemesi de mümkün olabilecektir. Sonuç olarak, günlük kullanımda iç içe geçmiş olan temsil ve yöne- tim, birbirinden oldukça farklı nitelikte olan kavramlardır. Bu kapsamda, tüzel kişilerin özellikle anonim şirketlerin yönetimi ile temsili farklı kişi- ler tarafından yürütülebilmekte ve farklı kurallara tabi olmaktadır. Bunun yanı sıra, anonim şirketler bakımından yönetim yetkileri ile temsil yetki- lerinin kullanılması dolayısıyla da farklı nitelikte kararlar ortaya çıkmakta ve bu iki yetki kapsamındaki sorumluluk rejimleri farklılaşabilmektedir. Anonim şirketlerin temsili ve yönetim arasındaki önemli teorik ve pratik farklar bu kitabın ilerleyen kısımlarında daha detaylı inceleneceği u Poroy, R., Tekinalp, Ü.,Çarnoğlu,E.(2014). Ortaklıklar Hukuku!. (13. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 159. 9 Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili için burada sadece kavramsal olarak ele alınmıştır. Bununla birlikte, ça- lışma kapsamında temsile yapılan atıflar, sadece temsili kapsamaktadır. 1.2. Temsil Çeşitleri Her ne kadar doğrudan kitabın konusunu oluşturmasa da anonim şirketlerin temsiline ve temsilcilerin bu kapsamda yürütmüş oldukları faaliyetlerden doğan sorumluluklarına ilişkin esasların tam anlamıyla anlaşılabilmesi için temsil türlerinden kısaca bahsetmek faydalı olacaktır. 1.2.1. Doğrudan Temsil-Dolaylı Temsil Ayrımı Temsil kurumunun en olağan görünümünü doğrudan temsil teşkil etmektedir. Doğrudan temsil, bir kişinin sahip olduğu temsil yetkisine dayanarak başka bir kişinin ad ve hesabına işlem yapmasıdır 12 • Doğrudan temsil, aynca 'vasıtasız temsil' veya 'doğrudan doğruya temsil' olarak da isimlendirilmektedir. Doğrudan temsilin hukuki önemi, temsilcinin yapmış olduğu hukuki işlemin etki ve sonuçlarının herhangi bir ekişleme gerek kalmaksızın 'doğrudan' temsil olunan üzerinde doğmasıdır. Dolaylı temsil ise doğrudan temsile göre istisnai bir hali ifade et- mektedir. Dolaylı temsil ilişkisinde temsilci hukuki işlemi kendi adına fakat temsil olunan hesabına yapar. Dolaylı temsilde temsilci, üçüncü kişiyle temsil olunandan bahsetmeksizin işlem yapmakta ve akabinde bu işlemden doğan hak ve borçları temsil olunana devretmektedir. Bu açıdan dolaylı temsil, temsilin istisnai halini teşkil etmekte ve vasıtalı temsil 13 olarak da adlandırılmaktadır. Doğrudan temsil- dolaylı temsil ayrımının tüzel kişilerin temsili bakımından herhangi bir önemi olmadığını ifade etmek gerekmektedir. Gerçekten de tüzel kişilerin iradelerini organları aracılığıyla açıklaya- cağını ifade eden TMK m. 50 karşısında tüzel kişi organlarının genel hükümlerde düzenlenmiş olan temsilci niteliğinde olduğunu söylemek 12 Eren, a.g.e. (2015). 427. 13 Oğuzman, K., Öz, T. (2006). Borçlar Hukuku Genel Hükümler.(5. Baskı). İstanbul: Filiz Kitabevi, 165. Anonim Şirketlerin Temsili 10 mümkün olmayacaktır. Buradan hareketle, TMK'nın tüzel kişi organının fiilini bir temsilcinin fıili olarak kabul etmediğini söylemek mümkündür. Dolayısıyla, üçüncü kişilere özellikle temsil yetkisi verilmedikçe, tüzel kişilerin organlan aracılığıyla hukuki işlemlerde bulunması borçlar huku- ku anlamında bir temsil olarak nitelendirilemeyecektir. TMK'da yer alan düzenlemeye paralel olarak, anonim şirket yönetim kurulunun yerine getirmiş olduğu temsil faaliyetleri, şirketin bizzat kendisi tarafından doğ- rudan faaliyette bulunması anlamına gelmektedir. 1.2.2. Aktif Temsil-Pasif Temsil Ayrımı Temsil türleri bakımından söz konusu olan bir diğer aynın aktif temsil ve pasif temsil ayrımıdır. Bu iki temsil türü arasındaki fark, temsil hususunun temsilci tarafından veya temsilciye karşı kullanılmasında or- taya çıkmaktadır. Yani aktif temsil ile pasif temsil arasındaki temel fark, temsilcinin hareket noktasından kaynaklanmaktadır. Temsil olunan adına irade beyanında bulunma ve işlem yapma yetkisi aktif temsil yetkisini teşkil eder 1 4.Bununla birlikte temsil yetkisi- nin, temsil olunan adına irade beyanında bulunma/hukuki işlem yapma yetkisini kapsamaması da mümkündür. Bu kapsamda, temsil yetkisinin kapsamında temsil olunana yapılacak irade beyanlarına muhatap olma yetkisi varsa pasif temsil yetkisinin varlığından söz edilecektir. Öğretide genel kabul gören görüş, aksi düzenlenmedikçe aktif temsil yetkisinin pasif temsil yetkisini kapsadığı şeklindedir 15 . TBK, sadece aktif temsili düzenlemiş, pasif temsile ilişkin herhangi bir düzenlemeye yer vermemiştir. Bununla birlikte, tüzel kişilerin temsil yetkililerininhaiz olduğu pasif temsil yetkisi Tebligat Kanunu'nda düzen- lenmiştir. Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, tüzel kişilerin tem- silcilerinin birden fazla olması durumunda temsilcilerden birine yapılmış olan tebligat hepsine yapılmış gibi geçerli olacaktır. 14 Oğuzman, K., Öz, T. (2006). a.g.e. 180. ıs Eren, F., (2015). a.g.e. 430. Temsil Kavramı ve Tüzel Kı.şılerin Temsıli 11 1.2.3. Kanuni Temsil-Sözleşmesel (İradi) Temsil Temsil türleri bakımından değineceğimiz son ayrım ise kanuni tem- sil ve sözleşmese} temsil ayrımıdır. Bu iki temsil çeşidi arasındaki temel fark, temsil yetkisinin dayanağı olan hukuk kaynağındadır. İradi temsil, doğrudan temsil yetkisini tevdi edenin kendi iradesinden kaynaklanmak- tadır. İradi temsilin kaynağı, bir sözleşme olabileceği gibi tek taraflı bir irade beyanı veya herhangi bir hukuki işlem de olabilir 16 • TBK m. 40-48 arasında düzenlenmiş olan temsil, iradi temsildir. Bu anlamda, kanuni temsilin iradi temsil karşısında istisna teşkil ettiğinden bahsetmek yanlış olmayacaktır. Kanuni temsil ise, temsil olunanın iradesinden değil bir kanun hükmünden kaynaklanmaktadır. Kanuni temsil ilişkisi bazı hallerde ka- nuni düzenlemenin bir sonucu olarak kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bu anlamdaki temsil ilişkisi için verilebilecek en doğru örnek TMK m. 342'de düzenlenmiş olan velayet ilişkisidir. Velayet, çocuğun doğması ile TMK m. 342 gereği kendiliğinden ortaya çıkar. Bazı durumlarda ise, kanuni temsil ilişkisi bir makamın karan veya işlemi ile söz konusu olabilmektedir. Bu durumda da kanuni temsil ilişkisinin kaynağı doğrudan bir kanun hükmü olmakla beraber, temsil ilişkisi kendiliğinden değil bir makamın kararı neticesinde ortaya çık- maktadır. TMK m. 403 vd. düzenlenmiş olan vesayet bu duruma örnek olarak gösterilebilecektir. Gerçekten de vesayet ilişkisinin kanuni daya- nağı TMK'nın 403. maddesi olmasına rağmen, bu yönde tesis edilmiş bir mahkeme kararı olmaksızın bu ilişkinin ortaya çıkabilmesi mümkün olmayacaktır. Bazı durumlarda ise kanuni temsil ilişkisinin dayanağı yine bir kanun hükmü olmakla birlikte, temsil ilişkisinin kurulabilmesi için temsilcinin bir kişi tarafından tayin edilmesi zorunludur. TMK m. 550 kanuni temsilin bu türünün en önemli örneğidir. TMK m. 550'de düzen- lenmiş olan miras bırakan ile vasiyeti yerine getirme görevlisi arasındaki temsil ilişkisinin kurulabilmesi, vasiyeti yerine getirme görevlisinin miras bırakan tarafından tayin edilmiş olması halinde mümkün olabilecektir. 16 Tekinay, S., Akman, S., Burcuoğlu, H., Altop, A. (1993). Borçlar Hukuku Genel Hüküm- ler. (7. Baskı). İstanbul: Filiz IGtapevi, 168. Anonim Şirketlerin Temsili 12 Kanuni ve sözleşmesel (iradi) temsil ayrımı anonim şirketler bakı. mından ele alınacak olursa, anonim şirketlerin temsilinin bu ayrımbağla. mında kanuni veya iradi temsil olarak nitelendirilemeyeceğigörülecektir. Anonim şirketlerin temsilinin bir organ temsili olması dolayısıyla bu ayrıma tabi tutulması mümkün değildir. 1.3. Temsilin Diğer Kurumlardan Farkları Temsil, Türk uygulamasında çoğu zaman bir kısım hukuki kav• ramlarla karıştırılmakta hatta bu kavramlar yerine kullanılmaktadır. Bu kavramların başlıcaları vekaletname ve talimattır. 1.3.1. Temsil ile Vekalet Arasındaki Farklar Temsil, özellikle uygulamada, çoğu zaman vekalet ile karıştırılmakta ve bu kavramlar birbirinin ikamesi olarak kullanılmaktadır. Uygulamada genellikle temsil ilişkisi ile vekalet ilişkisinin bir arada bulunduğu görü- lür. Bununla beraber, temsil yetkisi ile vekalet sözleşmesinin bir arada bulunması bir zorunluluk değildir. Vekalet sözleşmesi kurulmadan temsil yetkisinin verilmesi veya temsil yetkisi verilmeden vekalet ilişkisi kurul- ması her zaman mümkündür. TBK m. 502 vekalet sözleşmesini, vekilin vekalet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşme olarak tanımlan- maktadır. Doktrinde genel kabul gören tanıma göre ise vekalet, vekilin vekalet verenin yararına ve iradesi uygun olarak bir iş görme borcu üst- lenmesidir 17 • Vekalet sözleşmesi ile temsil ilişkisi arasında oldukça önemli farklar bulunmaktadır.Öncelikle, temsil dış ilişkiye yani üçüncü şahıslarla girile- cek ilişkiye yönelik iken, vekalet iç ilişkiye yöneliktir 18 • Temsil yetkisinin bir vekalet sözleşmesi ile verilmesi de mümkündür ancak bu durumda 17 Aral, F. (2012). Borçlar Hukuku Ôul Hükümler. (9. Baskı). Ankara: Yetkin Yayınlan, 387.;Yavuz, C. (2012). Borçlar Hukuku Özel Hükümler. (10. Baskı). İstanbul: Beta Ya• yınları. 521. 18 Aral, F. (2012). a.g.e. 394. Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili 13 dahi temsil yetkisi etkisini sadece dış ilişkide gösterecektir. Vekalet bir hukuki yükümlülük doğurmakta iken temsil bir hak bahşetmektedir 19 , vekalet illi/ sebebe bağlı bir işlem iken temsil yetkisi hukuki sebepten bağımsızdır2°. Temsil ile vekalet arasındaki bir diğer önemli fark ise bu kavramların hukuki niteliklerinden kaynaklanmaktadır. Temsil, tek taraflı bir hukuki işlem iken vekalet eksik iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir 1 . Bütün bu hususlar temsil ile vekaletin hukuki nitelikleri, işlevleri ve amaçları bakımından birbirinden oldukça farklı olan hukuki kurumlar olduğunu göstermektedir. 1.3.2. Temsil ile Talimat Arasındaki Farklar Uygulamada temsil ile oldukça sık karıştırılan diğer kavram ise tali- mattır. Talimat, temsil yetkisinin kullanma şeklini ve nasıl kullanılacağını göstermek üzere, temsil olunan tarafından temsilciye verilen direktifleri ifade etmektedir2 2 • Bu anlamda, temsil yetkisi ile talimat birbirleri ile yakından ilgili kavramlar olmasına rağmen birbirlerine ikame olarak kul- lanılacak kavramlar değildir. Talimat, temsil yetkisinin kullanım şeklini belirlediği için temsil yetkisi olmadan talimatın mevcut olması mümkün değildir. Bu doğrultuda talimat, temsil olunan ile temsilci arasındaki iç ilişkiyi ilgilendirmekteyken, temsil yetkisi üçüncü kişilerle kurulacak ilişkiler bakımından yani dış ilişki bakımından önem arz etmektedir. Ayrıca, temsilcinin üçüncü kişiler ile yaptığı işlemlerde temsil yet- kisinin sınırlarına uyulması koşuluyla talimata uygun hareket etmemesi üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından herhangi bir önem arz etmez. Verilen talimata uymayan temsilci, sadece temsil olunana karşı tazminat sorumluluğu altına girecektir. 19 Aral, F. (2012). a.g.e. 394. 20 Aral, F. (2012). a.g.e. 394. 21 Aral, F. (2012). a.g.e. 394. 22 Eren, a.g.e. (2015). 445. Anonim Şirketlerin Tmuili 14 Talimatın herhangi bir hukuki işlemden doğması mümkündür. Tali- mat, kendisine temsil yetkisi tevdi edilen kişiye tek tarafı bir bildirim ola- rak verilebileceği gibi bir sözleşme ile de verilebilecektir. Hatta anonim şirketler bakımından, anonim şirketin esas sözleşmesinde talimat niteli- ğinde olan hükümlerin yer alması da söz konusu olabilecektir. Örneğin, esas sözleşmede yer alan işletme konusu, anonim şirket temsilcilerinin temsil yetkisini sınırlamamakla beraber, onlara verilmiş olan bir talimat niteliğini taşımaktadır. 1.4. Tüzel Kişilerin Temsili Türk hukukunda geçerli olan tüzel kişi türlerinin temsiline ilişkin genel kuralların bilinmesi, konunun anlaşılması bakımından önem taşı- maktadır. Konunun sınırlandırılması bakımından tüzel kişileri, medeni hukuk tüzel kişileri, kamu hukuku tüzel kişileri ve ticaret hukuku tüzel kişileri olmak üzere üçe ayırmanın daha uygun olacağı kanaatindeyiz. 1.4.1. Medeni Hukuk Tüzel Kişilerinin Temsili Medeni hukuk tüzel kişileri başlığı altında dernekler ve vakıflar bulunmaktadır. Medeni hukuk tüzel kişilerine ilişkin genel hükümler, TMK'nın 47 ila 117. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Derneklere ilişkin hükümler Dernekler Kanunu'nda, vakıflara ilişkin hükümler ise Vakıflar Kanunu'nda yer almaktadır. Dernekler, gerçek veya tüzel en az yedi kişinin kazanç paylaşma dışında belirli ve ortak bir amacı gerçekleştirmek üzere, bilgi ve çalışma- larını sürekli olarak birleştirmek suretiyle oluşturdukları, tüzel kişiliğe sahip kişi toplulukları olarak tanımlanmaktadır2 3 . Derneklerin temsili ve yönetimi, dernek yönetim kurulu tarafından yerine getirilir24. Bu anlam- da, dernekler bakımından sürekli nitelikte olan bir organ olan yönetim kurulunun temsil yetkisini haiz olduğu görülmektedir. 2 3 Bkz.TMK m. 56. 24 Bkz.TMK m. 85. Temsıl Kavramı ve Tüzel Kişılerin Temsilı ıs Derneklerin, yönetim kurulu aracılığıyla hak sahibi olmaları, borç ve yükümlülük altına girmeleri mümkündür. Dernek yönetim kurulu, dernek tüzüğünde düzenlenen kurallara aykırı olmaması koşuluyla, haiz olduğu temsil yetkisini üyelerinden herhangi birine veya dernek üyesi olmayan üçüncü bir kişiye devredebilecektir25. Vakıf ise, bir gerçek veya tüzel kişinin, belirli ve sürekli bir amaca hizmet etmek üzere bağımsız bir kişilik yaratma ve yaratılan bu kişiliğe mal kazandırma isteğini yasada belirtilen kalıplarla özel bir sicile tescille oluşan bir tüzel kişidiı-26. Kanuni olarak vakıf, yeterli mal ve hakların be- lirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sanıp mal toplulukları olarak tanımlanmaktadır2 7 • Yönetim organı, diğer tüzelkişilerden farklı olarak vakıfların zorunlu olan tek organıdır, bununla birlikte vakfedenin başka organlar öngörmesi de mümkündür2 8 • Vakıf yönetim organı tek kişiden oluşabileceği gibi, birden fazla kişiden de oluşabilir. 29 . Vakıf yönetim organının tek kişiden oluşması durumunda bu kişiye yönetici veya mütevelli, birden fazla kişiden oluşması durumunda ise bu kurula yönetim kurulu veya müte- velli heyeti ismi verilmektedir3°. Vakıf yönetim kurulunun, kaç kişiden oluşacağı tamamen vakfedenin tasarrufundadır. Vakıf yönetim organının başlıca görevi, vakıfın içeride yönetilmesi ve dışarıda temsilidiı-3 1 • Ayrıca, vakıf senedine uygun olması koşuluyla, vakıf yönetim organının sahip olduğu temsil yetkisini üçüncü kişilere devretmesi mümkündür. 15 Bkz. TMK m. 85. 16 Seroıan, R. (2011). Medeni Hulcuk-Genel Bölüm/Kişiler Hukuku. (Birinci Bası). İstan- bul: Vedat Kitapçılık, 453. 27 Bkz. TMKm. 101. 2a Bkz.TMK m. 109. 29 Öısunay, E. ( 1978). Medeni Hulculcumuzda ruuı Kişiltr. (4. Baskı). İstanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınlan. 432. 30 Öısunay, E. (1978). a.g.e. 433. 31 Akipek,J., Akıntürk, T. (2007). Türk Medtni HukulcuBaşlangıçHükümleri-Kişiltr Huku- ku, (Altına Baskı).İstanbul: BetaYayınlan, 683. 16 Anonim Şirketlerin Temsili 1.4.2. Kamu Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili Kamu hukuku tüzel kişisinin anayasada ya da kanunlarda yapılmış bir tanımı bulunmamaktadır. İdare hukuku öğretisinde, kamu hukuku tü- zel kişileri, idareyeözgü bir kuruluş(teşkilat) yapısına sahip olan ve bundan ötürü kuruluşları idarehukukunca düzenlenen tüzel kişiler olarak tanımlan- maktadır3 2 • Kamu hukuku tüzel kişileri, kamu hukukuna ilişkin düzen- lemelere tabi olacaktır3 3 • En büyük örneğini devletin teşkil ettiği kamu hukuku tüzel kişileri idare hukukunda; iktisadi kamu kuruluşları, kamu idareleri, bağımsız idari otoriteler gibi birçok ayrıma tabi tutulmaktadır. Kamu tüzel kişileri, kanunla kurulan ve faaliyetlerini kanun ve idari mevzuat çerçevesinde yerine getiren tüzel kişi türüdür. Bu bakımdan, kamu tüzel kişilerinin üçüncü kişilere karşı temsiline ilişkin düzenleme- ler, ilgili kanunlarda/idari düzenlemelerde yer almaktadır. Kamu tüzel kişilerinin temsili bakımından, bütün kamu tüzel kişilerine uygulanacak bir sistematiğin varlığından bahsetmek imkansızdır. Her bir kamu tüzel kişisi, kendi kuruluş kanununda yer alan hükümler çerçevesinde temsil edilecektir. Örneğin, Sermaye Piyasası Kurulu, Bankacılık Denetleme ve Düzenleme Kurulu'nda temsil yetkisi kurum ya da kurul başkanındadır. İlgili idari şartların sağlanması şartıyla bu temsil yetkisinin üçüncü kişile- re/kurum çalışanlarına devri de mümkündür. 1.4.3. Ticaret Hukuku Tüzel Kişilerinin Temsili Ticaret hukuku tüzel kişileri başlığı altında incelenecek olan tüzel kişi türleri, adi şirket, kolektif şirket, komandit şirket ve limitet şirkettir. Anonim şirketin temsiline ilişkin hususlar sonraki başlıklar altında de- taylı olarak inceleneceği için anonim şirketin temsili bu başlık altında incelenmeyecektir. 32 Balta, T. B. (1970).ldareHukuku I,Genel Konular. (1. Baskı).Ankara:AÜSBF Yayınlan, 201. 33 Ôzsunay, E. (1976). a.g.e. 33; aynı konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19 Mart 1964 tarih, 1964/23 E. ve 1968/28 K. sayılı karan. Web: www.kazang.com adresinden 12 Şubat 2015 tarihinde alınmıştır. 17 Temsil Kavramı ve Tüul Kişilerin Temsili 1.4.3.1. AdiŞirketin Temsili Adi şirket, bir ticaret hukuku tüzel kişisi olmamasına rağmen, ticari hayatta oldukça yaygın olması ve temel şirket olarak nitelendirilmesi 34 dolayısıyla son derece önemlidir. Adi şirket, tüzel kişiliği haiz olmaması dolayısıyla üçüncü kişilere karşı ortaklar tarafından temsil edilir3 5 • Tüzel kişiliğe sahip olmayan adi şirketin temsile yetkili bir organı da bulunmamaktadır. Bu sebeple, or- gansal temsil adi şirketler bakımından geçerli değildir. Adi şirketlerin temsilcileri, ortaklık sözleşmesinde veya ortakların alacağı bir ortaklar kurulu kararıyla tayin edifu36. Şayet, adi şirketin tem- sili bakımından bir atama yapılmamışsa, bütün ortakların üçüncü kişilere karşı temsil yetkisine sahip olduğu kabul ediliı-3 7 • Üçüncü kişilerle işlem yapan ortak, bu işlemi kendi adına yaparsa doğrudan kendisi borçlu veya alacaklı olur. Bu sebeple, üçüncü kişilerle işlem yapan ortağın bu işlemi adi şirket adına yaptığının belli olması gerekmektedir. Bu durumda, adi şirket bakımından doğrudan temsil hükümleri geçerli olacaktır. TBK m. 637/3 ile getirilmiş olan karineye göre, kendisine yönetim hakkı tanın- mış olan ortağın adi şirketi yani tüm ortakları temsil yetkisinin mevcut olduğu kabul edilir3 8 • Ayrıca, adi şirketin yani adi şirket ortaklarının ortak olmayan üçüncü kişilere de temsil yetkisini devredebileceğini belirtmek gerekmektedir. Adi şirketlerin, tüzel kişiliği haiz olmamaları sebebiyle, davaya taraf olma ehliyetleri bulunmamaktadır3 9 . Adi şirket tarafından açılacak dava veya başlatılacak takip, ortakların tamamı tarafından birlikte açılmalı � Karahan, S.(Editör). (2015).Şirlcetler Hukuku.(2. Baskı).Konya: Mimoza Yayınlan, 31. 35 Bkz. TBK m.625. 36 Karahan,S. (Editör). (2015).a.g.e.66-67.;Domaniç,H. (1988).ŞirketlerHukuku I,Adi- Kollelctif ve Komandit Şirketler. 92.; Ansay, T. (1967). Adi Şirket, Dernek ve Ticaret Şirket- leri.Ankara, 113. 37 Bkz.TBK m.625/ 1 ve 637/2. 33 Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014).a.g.e.69. 39 Kwıı, B.,Arslan, R., Yılmaz,E. (2012).MedeniUsul Hukuku. (23.Baskı).Ankara:Yetkin Yayınlan, 217. 18 Anonim Şirketlerin Temsilı veya başlatılmalıdır, aynı şekilde adi şirkete karşı açılacak dava daortak- ların tamamına karşı açılmalıdır 40 • 1.4.3.2. KollektifŞirketin Temsili Kollektif şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işletmek amacıyla gerçek kişiler arasında kurulan ve ortaklarından hiçbirisinin sorumluluğunun şirket alacaklarına karşı sınırlandırılmamış olan şirket olarak tanımlanmaktadır 41 • Kollektif şirketler tüzel kişiliği haiz olmaları dolayısıyla hak ve fıil ehliyetine sahiptir. Kollektif şirketler, fıil ehliyetlerini organ niteliğini haiz temsilcileri vasıtasıyla kullanır 42 . Kollektif şirketin temsilinde söz- leşme serbestisi geçerlidir 43 , yani şirket ortakları temsil yetkisini kime bırakacaklarını sözleşme ile belirleyebilirler 44 . Bu anlamda temsil yetkisi ortaklardan birine veya birkaçına veya tümüne bırakabileceği gibi, ticari mümessil veya ticari vekil sıfatıyla üçüncü kişilere de bırakılabilecektir 45 • Bunun dışında, temsil yetkisinin sınırlandırılması da kollektif şirket- ler bakımından önem arz eder. Kollektif şirkete ilişkin temsil yetkisinin ortaklık sözleşmesi ile veya ortaklar kararıyla sınırlandırılması mümkün değildir 46 • Kolektif şirketler bakımından temsil yetkisi, anonim şirketlere paralel olarak sadece şube ve birlikte temsil hususları bakımından sınır- landırılabilecektir. Bunun dışındaki sınırlandırmalar, tescil ve ilan edilmiş olsa dahi üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurmayacaktır 47 • 40 Kuru, B., Arslan, R., Yılmaz, E. (2012). a.g.e. 217-218. 41 Bkz. TTKm. 211. 42 Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 277.; Pulaşlı, H. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Yeni Şirketler Hukuku Genel Esaslar. (Birinci Baskı). Ankara: Adalet Ya- yınevi, 267.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014). a.g.e. 215. 43 Bkz. TTKm. 217. 44 Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 215. 45 Bkz. TTK m. 304. 46 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 217.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 279. 47 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 217.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 279. Tmr..(il Kaııranıı ııe n,z:d Kişilerin Temsili 19 1.4.3.3. Komandit Şirketin Temsili Komandit şirket, ticari bir işletmeyi bir ticaret unvanı altında işlet- mek amacıyla kurulan, şirket alacaklılarına karşı ortaklardan bir veya bir kaçının sorumluluğu sınırlandırılmamış ve diğer ortak veya ortakların sorumluluğu belirli bir sermaye ile sınırlandırılmış olan şirket olarak ta- nımlanmaktadır 48 • Komandit şirketler haiz oldukları hukuki nitelikler itibariyle adi komandit şirket ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket olarak ikiye ayrılmaktadır.Adi komandit şirket şahıs şirketi özelliği göstermekte iken sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket sermaye şirketi niteli- ğindedir 49 • Komandit şirketlerde, komandite ortak ve komanditer ortak olmak üzere iki farklı ortak türü bulunmaktadır. Komandite ortak, şirket borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı tüm mal varlığı ile sorumlu olan ortaktır, komanditer ortak ise sadece şirkete koymayı taahhüt ettiği ser- maye ile sorumlu olan ortağı ifade etıriektedir5°. Komandit şirketlerde, şirketi temsile yetkili olan ortak kural olarak komandite ortaktır5 1 • Komanditer ortaklar, şirket ortağı sıfatıyla şirketi temsile yetkili olamaz. Bu hüküm, emredici nitelikte olup aksinin karar- laştırılması mümkün değildir5 2 • Şirket sözleşmesinde aksi yönde hüküm bulunmaması halinde ko- mandite ortak şirketi tek başına temsile yetkilidir. Şirket sözleşmesinde aksi yönde hüküm bulunmaması kaydıyla, komanditer ortağın üçüncü kişi olarak yani ticari mümessil veya ticari vekil olarak atanması müm- kündür5 3 • 48 Bkz. TTK m. 304. 49 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 255.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 283.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 314. so Bkz. TTK m. 304/II. sı Bkz. TTK m. 318. 52 Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 325.; Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 266. 53 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.. 289.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 325.; Poroy, R., Teki- nalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 266. 20 Anonim Şirketlerin Ternsııı 1.4.3.4. Limitet Şirketin Temsili Limitet şirketler sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan bir ser- maye şirketi türüdür54.Limitet şirket, sınırlı sorumluluk ve sermayenin paylara bölünmüş olması dolayısıyla anonim şirket ile çok yakın özellik. ler göstermekte iken, yönetim ve işleyiş bakımından da kollektif şirkete benzemektedir55,bu bakımdan limitet şirketler melez karakterli şirketler olarak nitelendirilmektedir5 6 . Limitet şirketlerin yönetim ve temsil organı müdürler veya müdür- ler kuruludur5 7 • Şirketin yönetim ve temsili şirket sözleşmesi ile düzen- lenir5 8 • Şirket sözleşmesi ile şirketi temsil görevi ortaklardan birine veya birkaçına veya ortak olmayan üçüncü kişilere bırakılabilecektiı-5 9 • TTK m. 370/2'ye paralel olarak, şirket yönetim ve temsilinin üçüncü kişilere devredilmesi durumunda en az bir ortağın yönetim ve temsil yetkisine sahip olması gerekir. Şirket sözleşmesi ile yapılacak atamalar dışında ortaklar genel kurulu ile de şirket temsilcilerinin atanması mümkündür. Ortaklar genel kurulu, müdür ve/veya müdürleri görevden alabilir ve temsil yetkisini sınırlandı- rabiJ.ir60. Müdürlerin temsil yetkilerinin kapsamına, yetkinin sınırlandı- rılmasına, imzaya yetkili olanların belirlenmesine, imza şekli ile bunların tescil ve ilanına TTK'nın anonim şirketlere ilişkin ilgili hükümleri kıyas yolu ile uygulanır 61 • Bu kapsamda, TTK'nın 371/1 maddesinin kıyasen uygulanması sonucu, şirketi temsile yetkili olan müdür veya müdürlerin şirketin amacına ve işletme konusuna giren her türlü işlemi şirket adına yapabileceği sonucu çıkmaktadır6 2 • 54 Bkz. TTK m. 573. 55 Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 820. 56 Tekinalp, Ü.(2011). a.g.e. 333. 57 Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 41l.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 820. 58 Bkz. TTK m. 623. 59 Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 841. 60 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 1093-1094.;Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 406. 61 Bkz. TTK m. 629/I 62 Pulaşlı. (2012).a.g.e.1110. Temsil Kavramı ve Tüzel Kişilerin Temsili 21 Anonim şirketlerde olduğu gibi, limitet şirketler bakımından da müdürlerin yetkilerinin belirli istisnalar dışında sınırlandırılması müm- kün değildir. Limitet şirket müdürleri bakımından kanunen cevaz verilen sınırlandırma ancak şirketin merkez ve şube işleriyle veya birlikte temsil hususlarıyla sırurlıdır6 3 • Bu noktada, 11 Eylül 2014 tarihli 6552 sayılı Kanun'la 64 limitet şirketlerin temsili bakımından getirilen değişikliklere de değinmek ge- rekmektedir. Söz konusu kanun ile TTK'nın 629. maddesine, "Müdürler tarafından şirkete hizmet akdi ile bağlı olanların sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanması hususunda 367. madde ile 371. maddenin yedinci fıkrası kıyasen limitet şirketlere de uygulanır" şek- linde bir hüküm eklenmiştir. Bu hüküm ile limitet şirketler bakımından temsile yetkili olmayan müdürlerin veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olan üçüncü kişilerin sınırlı yetkiyi haiz şirket temsilcisi olarak atanması mümkün kılınmıştır. Limitet şirketin temsiline ve yönetimine ilişkin bu hususlar, limitet şirketlerin temsil bakımından da ananım şirketlere yaklaştırıldıklannı ve temsil bakımından anonim şirket ile limitet şirket arasında önemli bir farkın kalmadığını ortaya koymaktadır. 63 Pulaşlı. (2012). a.g.e. 1110.;Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e.844. 64 İş Kanunu İle Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılma- sı İle Bazı Alacaklann Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun. İKİNCİ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERİN YÖNETİM KURULU TARAFINDAN TEMSİLİ Anonim şirketler hukuku bakımından organ, anonim şirketlerin -maddi kişilikleri bulunmamasına rağmen- insanlar gibi yaşayan bir orga- nizma olarak kabul edilmesinin neticesinde, sahip oldukları fıilehliyetini, hukuki işlem ehliyetini kullanmak için kullandıkları araçları/ aracıları ifa- de etmektedir6 5 • Bu manada organ, yapmış olduğu iş ve işlemleri kendisi adına değil, anonim şirket adına gerçekleştirmektedir. Organın iradesi doğrudan doğruya tüzel kişinin iradesi olduğu için organlar tüzel kişi adına ve hesabına işlem yapan temsilcilerden farklılık arz ederler66. Anonim şirketin zorunlu organları, genel kurul ve yönetim kurulu olmak üzere iki tanedir. ETTK döneminde organ olarak düzenlenmiş olan denetim kurulu/ denetçi, TTK döneminde organ olarak düzenlen- memiştir6 7 • Yönetim kurulu, anonim şirketin iş ve işlemlerinin yürütülmesi ve üçüncü kişilere karşı temsil edilmesi için oluşturulan daimi nitelikte bir 6s Kırca İ., Şehirali Çelik, F. H., Manavgat, Ç. (2013). Anonim Şirketler Hukuku C.l,Temel Kavram ve nkeler, Kuruluş, Yönetim Kurulu. (1. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 387. 66 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. (3. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 181. 67 Köksal, A. (2010). Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 397 ila 406. Maddeleri Arasında Düzenlenen Denetçinin Anonim Ortaklığın Bir Organı Olup Olmadığı Sorunu. Prof.Dr. Fırat Ôztana Armağan, C I.Ankara. 1387.;Poroy, R., Tekinalp, O.,Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 327.; Özkorkut, K. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Açısından Anonim Şirketltrde Bağımsız Denetim. (1. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü. 36. Anonim Şirketlerin Temsili 24 organıdır6 8 • Anonim şirketin diğer organı olan genel kurul, çalışmalarını gerekli olan zamanlarda olağan ve olağanüstü toplantılar vasıtasıyla yürü- ten geçici nitelikte bir organdır. Anonim şirketlerde temel iş bölümü yönetim ve temsil yetkilerine sahip bir yönetim kurulu ve yönetim anlamında çok sınırlı yetkilere sahip bir genel kurul şeklinde gerçekleşmektedir6 9 • Bu sebeple, daimi niteliği dolayısıyla da yönetim kurulu anonim şirketin faaliyette bulunması bakı- mından hayati önemi haizdir. Bunun dışında, anonim şirketin yönetimi hakkında herhangi bir tecrübe, profesyonellik ve uzmanlaşma sahibi ol- mayan genel kurul yanında, yönetim kurulu şirketin yönetimi konusunda tecrübe ve uzmanlık sahibi olan organı ifade etmektedir. Bu bakımdan, anonim şirketlerin yönetilmesi ve temsili, doğrudan kanun tarafından yönetim kuruluna tevdi edilmiş olan ve yönetim kurulunun uzmanlık sahibi olınası beklenen bir görevdir. 2.1. Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulu 2.1.1. Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği Anonim şirket ile yönetim kurulu arasındaki hukuki ilişkinin niteli- ğinin doğru tespit edilmesi hem anonim şirketlerin yönetimi ve temsili kapsamında, kanunda, esas sözleşmede ve şirket belgelerinde (iç yönerge vb.) boşluk olduğu zaman uygulanacak olan hükümlerin tespiti bakımın- dan hem de yönetim kurulu üyelerinin hak ve sorumluluklarının tespiti bakımından önem taşımaktadır. Yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasındaki hukuki ilişkinin başlan- gıcı, yönetim kurulu üyesinin genel kurul tarafından seçilmesi veya esas sözleşmede atanması ve üyenin görevi kabul etmesidir. 68 İrnregün, O. (1989).Anonim Ortaklıklar. (4. Baskı). İstanbul: Yasa Yayınları, 191; Oçı- şık, G., Çelik, A. (2013). Anonim Ortaklıklar Hukuku I. Cilt. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, 375.; Karahan, S. (Editör). (2015).a.g.e.389. 69 Brenda Hannigan,'Company Law' (4th edn OUP 2016) 418. 25 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili Üzerinde durulması gereken konulardan biri yönetim kurulu üye- sinin yönetim kurulundan bağımsız olarak organ niteliğini haiz olup olmadığıdır. Türk hukuk öğretisinde baskın olarak kabul edilen görüş, yönetim kurulu üyelerinin organ niteliğini haiz olmadıkları yönündedir 70 , Kanaatimizce, organ niteliği üyelerden bağımsız olarak doğrudan yöne- tim kuruluna aittir. Yönetim kurulu üyesinin sahip olduğu üye sıfatının kalıcı olmadığı nazara alındığında da anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki hukuki ilişkinin sözleşme temelli olduğunu kabul etmek gerekecektir 71 • Ayrıca, yönetim kurulu üyesinin göreve başlamasının ge- nel kurulun icap niteliğindeki atamanın veya aynı şekilde esas sözleşme ile yapılan icap niteliğindeki atamanın söz konusu üye tarafından kabul edilmesi neticesinde de taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi kurulmuş olduğu da göz önünde bulundurulmalıdır 72 • Tekinalp'e göre, anonim şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki hukuki ilişki bir hizmet/iş sözleşmesidir 73 • Buna rağmen, Türk hukuk öğretisinde hakim olan görüş, şirket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki sözleşmenin vekalet sözleşmesi olduğu yönündedir 74 . Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 24 Kasım 1982 tarih, 1981/4751 E. ve 1981/5019 K. sayılı kararında da şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki hukuki ilişki vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmiştir. "Yönetim kurulu anonim şirket organlarından biridir. Anonim şirket yönetim kurulu tarafından idarevetemsiledilir (TTK. m 317). Ana 70 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2005). Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku. (10. Bası). İstanbul: Arıkan Yayıncılık, 311.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 228.; Çamoğlu, E. (2010). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (3. Baskı). İs- tanbul: Vedat Kitapçılık, 37. 71 Bkz. aynı şekilde: Kayırgan, H. (2013). Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği. ErciyesÜniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C.VII1ı Sa.1, 247- 258. 72 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 174.;İmregün, O. (1989). a.g.e. 202. 73 Tekinalp, Ü. a.g.e. Nr. 12-122. 74 Ansay, T. (1982). a.g.e. (6. Bası). Ankara, 104.;İmregün, O. (1989). a.g.e. (4. Baskı). İstanbul: Yasa Yayınları, 202.;Karaege, ô. (2014). Anonim Şirketlerde Genel Kurulun Yönetim Kurulu Üyelerini Görevden Alına (Azil) Yetkisi TTK m. 364. Ankara Barosu Dergisi, 2014/ 1. 71-11O. ( 98).; Arslanlı, H. (1959). Anonim Şirketler il, Anonim Şirketle- rin Organiuısyonu. ( 1. Baskı). İstanbul: Fakülteler Matbaası, 99. Anonim Şirketlerin Temsili 26 sözleşmede yönetim kurulunun şirketi idare ve temsili için hükümler bulunabilir (TTK. m. 319/1 ). Ancak ana sözleşmede bir hüküm bulunmadığı hallerde yönetim kurulu üyelerinden ikisinin imzası şirketi temsil ve ilzam etmeye yeterlidir ( TTK. m. 321/3 ).Şirket ile yönetim kurulu üyeleri arasındaki ilişki bir sözleşme ilişkisi olup ge- nellikle bu ilişki vekalet sözleşmesi olarak nitelendirilmektedir.( Prof Domaniç, Age, Sh.385j Poroy, Tekinalp, Çamoğlu, Age, Sh.241, Dr. Turhan Atan, Anonim şirketlerde idare meclisi aralarının hukuki mesuliyeti, Sh.9-12, Fritz de Steiger Le Droit Des Societes Anonymes Suisses,1973, Sh.239).Federal Mahkemede yönetim kurulu üyesi ile şirket arasındaki ilişkiyi vekalet olarak nitelendirmektedir ( Journal Des, Tribunaux, 1979, I,627). O halde, TTK.nun 1.maddesindeki, TTK.nunda hüküm bulunmayan hallerde genel hükümlere göre hü- küm verileceği kuralı gereğince olaya, icabı halinde, BK.nun vekalet hükümlerinin de uygulanması gerekmektedir." Ayrıca, Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin artık yerleşik hale gelmiş olan içtihadına göre yönetim kurulu ile şirket arasındaki ilişkinin iş/hizmet sözleşmesi olarak nitelendirilmesi de mümkün değildir. "[... ] Limited şirket, hisseli komandit ve kolektif şirketlerde yönetim yetkisi şirket ortaklarından birine bırakıldığında bu kişi müdür sıfatıyla kişi-organ sayılır. Türk Ticaret Kanunu'nun 319 uncu mad- desine göre anonim şirketler yönünden yönetim ve temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine bırakılması halinde bu kişi veya kişiler kişi- organ sıfatını kazanır. Tüzel kişi şirketi temsil ve yönetime yetkili ki- şi-organ sıfatını taşıyan kişile" doğrudan somut işveren olduğundan işçi sayılmazlar." 75 Bunun dışında, söz konusu sözleşmenin nevi şahsına özgü bir söz- leşme olduğu ve şirketler ile borçlar hukukuna ilişkin unsurları birlikte barındıran bir sözleşme niteliği taşıdığı yönündeki görüş de anonim şir- ket ile yönetim kurulu üyesi arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışan diğer görüştür 76 . 75 Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 7 Temmuz 2011 Tarih, 2011/2810 E. ve 2011/23208 K. Sayılı Karan. Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır. 76 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.178. 27 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili Yönetim kurulu ile şirket arasındaki ilişki pratik açıdan ele alınacak olursa, bu ilişkinin iki boyutlu olduğu görülecektir. Buna göre, yönetim kurulunun sahip olduğu organ sıfatı sebebiyle bu ilişki bakımından öncelikli olarak TTK'da düzenlenen hükümler uygulanacaktır. TTK'da hüküm bulunmayan hallerde ise vekalet sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması, yönetim kurulu bakımından en isabetli görüş olacaktır. 2.1.2. Yônetim Kurulu ile Genel Kurul Arasındaki İlişki Yönetim kurulu bağlamında üzerinde durulması gereken bir diğer husus ise anonim şirketin organları olan yönetim kurulu ile genel kurul arasındaki hukuki ilişkidir. Yönetim kurulu ile genel kurul arasındaki ilişkinin belirlenmesi, şirket işlerinin hangi organ tarafından yürütülece- ğinin ve dolayısıyla sorumlu ve görevli şirket organının tespit edilmesi bakımından büyük önem taşımaktadır. Öğretide, bu ilişkinin niteliğine ilişkin olarak öne sürülmüş olan teorilerden ilki, genel kurulu şirketin en üst düzey organı ve tüm yetkile- rin sahibi olarak kabul eden tek güç teorisidir 77 • İkinci teori ise, yönetim kurulunun anonim şirkete yön veren, temel kararları alan organı olarak kabul edildiği şeflik teorisidir 78 . Sonuncu teori ise, yönetim kurulu ve ge- nel kurulun birbirinden yetki ve işlev bakımından ayrılmış olan ve kendi alanlan içerisinde faaliyet gösteren eşit organlar olduğu yönündeki eşitlik teorisidir. Eşitlik teorisine göre, anonim şirket organları arasındaki hiye- rarşik bir ilişki bulunmamakta, her iki organ da kanunen kendilerine tev- di edilmiş olan görevler bakımından eşit olarak faaliyet göstermektedir 79 • Türk hukukunda ise, genel kurulun veya yönetim kurulunun diğeri üzerinde üstünlüğünün bulunduğuna ilişkin herhangi bir hüküm bulun- mamakla beraber, bu konuda yönetim kurulu ve genel kurulun münhasır n Doğan, B.P. (2011). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Yönetim Ku- rulunun Organizasyonu veYönetim Yetkisinin Devri. (2. Baskı). İstanbul:Vedat Kitapçılık, 15.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 99-100. 78 Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 18., Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395. 79 Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 16.;Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.183. Anonim Şirketlerin Tem.sııı 28 yetkilerinin sayılmasıyla yetinilmiştir 80 • Kırca'ya göre, TTK işlevler ayrı. lığına dayalı eşitlikçi modeli benimsemiştir8 1 . İşlevler ayrılığı,"her organın kendisine bırakılan alanda, kendisine tanınan işleve bağlı olarak tanınmış bulunan devredilemez ve devredilebilir nitelikteki yetkileri kullanmasıj bir organın diğerinin alanına müdahale edememesi, işlevlerini ve yetkilerini doğ. rudan veya dolayısıyla açık ya da örtülü olarak başkasına devredememesi; diğer organın alanında yer alan yetkileri veya bunlardan bazılarını ondan alamamasıj diğer organa bağlayıcı talimat verememesi" şeklinde tanım. lanmaktadır8 2 • Buna göre, yönetim kurulu ve genel kurul kanun veya esas sözleşme ile kendilerine bırakılan alanlarda münhasır yetkili olarak birbirlerinin yetki alanlarına müdahalede bulunmayacaktır 83 • Bu durum TTK m. 408'in gerekçesinde, "genel kurul, karar verme yetkisini kanundan ve kanun hükümleri çerçevesinde esas sözleşmeden alır. Esas sözleşme, anonim şirketin organsal yetki sistemini kuran yapısına ve organlar arasındaki ka- nuni işlev dağılımına aykırı bir şekilde genel kurulu yetkilendiremez; yönetim kurulu kendisine kanunla bırakılan, devredilemez yetkileri genel kurula nakledemez, onun onayına bağlayamaz. Genel kurul da diğer organlara ait devredilemez yetkileri kendisine çekemez. Yönetim kurulu da genel kurulun yetkilerini yüklenemez." şeklinde ifade edilmiştir. TTK m. 408'in gerekçesinde yer alan bu açıklamalar, genel kurul ile yönetim kurulu arasından işlevler ayrılığına dayalı bir ilişki olduğunu, bu iki organ arasında herhangi bir astlık üstlük ilişkisi bulunmadığını göster- mektedir. 80 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e..327. 81 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395. 82 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.183. 83 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395. 29 .Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili 2.1.3. Yönetim Kurulunun Kompozisyonu Anonim şirket yönetim kurulu, kuruluş aşamasında esas sözleşme ile veya kuruluştan sonra genel kurul kararıyla atanır8 4 • Şirketin kuruluş esas sözleşmesinde yönetim kurulu üyelerinin isimlerinin bildirilmesi gerekmektedir, aksi takdirde ilgili ticaret sicil müdürlüğü şirketi tescil etmeyecektir. Kuruluştan sonraki dönemlerde ise yönetim kurulu genel kurul tarafından seçilir. Bunlar dışında, istisnai olarak, yönetim kurulu- nun kooptasyon ile üye seçmesi de mümkündür. Buna göre, herhangi bir sebeple bir üyelik boşalırsa, yönetim kurulu, kanuni şartlan haiz birini, geçici olarak yönetim kurulu üyeliğine seçip ilk genel kurulun onayına sunar. Bu yolla seçilen üye, onaya sunulduğu genel kurul toplantısına kadar görev yapar ve onaylanması halinde selefinin süresini tamamlar8 5 • Yönetim kurulu bir veya daha fazla üyeden oluşabilir86. TTK, ETTK'dan farklı olarak tek kişilik yönetim kurulunu da düzenlemiştir. Buna göre yönetim kurulunun tekkişiden oluşması da mümkündür. Bu noktada, yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmede göste- rilmesi gerekliliğine de dikkat çekmek gerekmektedir. TTK m. 339/2 (g)'yegöre, yönetim kurulunun kaç üyeden oluştuğu kuruluş aşamasında esas sözleşmede gösterilmek zorundadır. Bu anlamda, ETTK'dan farklı olarak yönetim kurulu üye sayısı için bir sayı aralığının veya üst sınırın gösterilmesi de mümkün olmayacaktır 87 • Ancaköğretide, yönetim kurulu üye sayısının sabit bir rakam olarak belirlenmeyip, yönetim kurulu üye sayısı için taban ve tavan rakamlar belirleyerek üye sayısının genel kuru- lun takdirine bırakılmasınınmümkün olduğu kanaatinde olanyazarlar da mevcuttur8 8 • Bu konudaki kanaatimiz, TTK m. 339/2 (g) hükmünün, esas söz- leşmede yönetim kurulu üye sayısının belirtilmesi konusunda herhangi 84 Bkz. TTKm. 359. ıs Bkz. TTK m. 363/1. 86 Bkz. TTKm. 359. 17 Ak.dağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 13. sa Kırca,1.,Şehriali-Çelik, P.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 395.; Bahtiyar, M. (2012). Or- taklıklar Hukuku. (10. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları, 135. Anonim Şirketlerin Temsııı 30 bir esneklik sağlamadığı yönündedir. Bu sebeple, yönetim kurulu üye sayısı bakımından esas sözleşmede alt sınır-üst sınır gösterilmesi müm. kün olmamalıdır. Esas sözleşmede bir kez belirtildikten sonra, yönetim kurulu üye sayısının değiştirilebilmesi için esas sözleşmede değişiklik yapılması gerekecektir 89 • Bu durum, TTK m. 340'ta düzenlenmiş olan emredici hükümler ilkesinden kaynaklanmaktadır9(). Yönetim kurulu üye sayısının esas sözleşmede yer alması, TTK'nın emredici nitelikteki hükümlerinden biridir. Yönetim kurulu üyeliği sıfatının kazanılması, genel kurul tarafından yönetim kurulu üyesi olarak seçilen kişinin bu teklifi kabul etmesiyle söz konusu olur. Yönetim kurulu üyelerinin ticaret siciline tescil edilmesi ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde (TTSG) ilan edilmesi zorunludur. Yönetim kurulu üyelerinin ticaret sicilinde tescil edilmesinin hangi nitelikte olduğu da tartışmalıdır. Yönetim kurulu üyelerinin ticaret sicili- ne tescilinin kurucu niteliği haiz olduğunu savunan görüşlerin yanı sıra 91 , tescilin açıklayıcı nitelikte olduğunu savunan görüşler de mevcuttur 92 • Kanaatimizce, yönetim kurulu üyelerinin tescili ve ilanı açıklayıcı nitelik taşımaktadır. Anonim şirket ile aralarında sözleşmese! bir ilişki bulunan yönetim kurulu üyesi, söz konusu icabı kabul ettiği andan itibaren yöne- tim kurulu üyesi sıfatını haiz olacaktır 93 . Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerinin atanmasının üçüncü kişilere karşı etkisi ancak tescil ve ilanla birlikte ortaya çıkacaktır. 89 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 13. 90 Bu hükme göre, esas sözleşme, bu Kanunun anonim şirketlere ilişkin hükümlerinden ancak Kanunda buna açıkça izin verilmişse sapabilir. Diğer kanunların, öngörülmesine izin verdiği tamamlayıcı esas sözleşme hükümleri o kanuna özgülenmiş olarak hüküm doğururlar. 91 Pulaşlı, H. (2012). Şirketler Hukuku Şerhi. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi, Nr. 6; Kırca, İ. (2012). Anonim Şirketlerde Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu Üyeliği. BATl- DER. 2012/2, 51-53. 92 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 15.; Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 452.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 420. 93 Aynı yönde; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 452; İrnregün, O. (1989). a.g.e. 204.; Arslanlı, H. (1959). a.g.e. 111. Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili 31 Yönetim kurulu üyeleri en fazla üçyıl görevyapmak üzere seçilebile- ceklerdir. Yönetim kurulu üyelerinin üç yılı aşan bir süre için seçilmeleri mümkün olmamasına rağmen, esas sözleşmede aksi yönde bir düzenle- me olmadığı takdirde birden fazla kere seçilmelerinin önünde herhangi bir kanuni engel bulunmamaktadır 94 . Yönetim kurulunun organ niteliğini kazanması, kanun ve esas sözleşmede öngörülen niteliklere sahip üyelerin seçilmesi ile mümkün olacaktır 95 • Yönetim kurulu üyesi olarak atanacak kişilerin tam ehliyetli olmak dışında taşıması gereken başkaca bir özellik bulunmamaktadır. ETTK'da yönetim kurulu üyeleri bakımından söz konusu olan pay sahibi olma şartı veya TTK ile başlangıçta getirilen yönetim kurulu üyelerinin bir kısmının ikametgahının Türkiye'de bulunması ve üniversite mezunu olması gibi şartlar TTK'nın yürürlükte bulunan mevcut halinde bulun- mamaktadır. TTK ile getirilen bir diğer önemli yenilik ise tüzel kişilerin yönetim kurulu üyesi olabilmesidir. Bir tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olarak atanması durumunda, yönetim kurulu toplanblarına, tüzel kişi adına bir gerçek kişi katılır ve yönetim kurulu üyesi olan tüzel kişiyi temsilen oy kullanır. Yönetim kurulu üyesi olarak seçilmiş olan tüzel kişi, kendi adına yönetim kurulu toplantılarına katılacak olan kişiyi seçer. Bu kişi ticaret sicili nezdinde tescil ve ilan edilir 96 • TTK m. 360 kapsamında, esas sözleşmede öngörülmüş olması şar- tıyla, belirli pay gruplarına, özellik ve nitelikleri ile belirli bir grup oluş- turan pay sahiplerine ve azlığa yönetim kurulunda temsil edilme hakkı tanınabilecektir 97 . 9 4 Bkz. TTK m.362/I. 95 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 19; İzmirli, Y. (2001). Anonim Şirketlerde Yönetim Kuru- lunun Organ Niteliğini Kaybetmesi ve Bunun Sonuçlan. (1. Baskı).İstanbul: Nobel Akade- mik Yayıncılık, 43. 96 Bkz. TTK m. 359/il. 97 Yüce, M. (2014). Anonim ve Limitet Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeleri, Kanuni Temsil- ciler, Müdürler ile Ortakların Hak ve Sorumlulukları. (Birinci Baskı). Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım. 19. Anonim Şirketl�rin Ttmsilı 32 Yönetim kurulu üyeliği, yönetim kurulu üyesinin şirket tarafından azledilmesi, yönetim kurulu üyesinin üyelikten istifa etmesi, yönetim ku- rulu üyesinin ölümü, iflas etmesi, ehliyetinin kısıtlanması dwumlannda sona erer. Yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesine veya yeni yönetim kurulu üyelerinin atanmasına ilişkin hususların da tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. 2.1.4. Yonetim Kurulunun Organizasyonu Yönetim kurulunun organizasyonu bahsinde, öncelikle anonim şir- ketin yönetim ve temsilinde karşılaştırmalı hukukta mevcut olan sistem- ler incelenecektir. Anonim şirketlerin yönetim modellerinin belirlenme- si, yönetimin etkin ve verimli çalışması açısından son derece önemlidir 98 • Karşılaştırmalı hukukta, anonim şirketin organizasyonunda monist ve düalist sistem olmak üzere başlıca iki sistemin varlığından bahsetmek mümkündür. 2.1.4.1. Monist Sistem (Tekli Organizasyon Modeli) Monist sistemde, yönetim kurulu yönetim ve gözetim yetkisinden sorumlu tek organdır 99 • Bu sistem çerçevesinde yönetim kurulu, şirkete ilişkin stratejinin belirlenmesi de dahil olmak üzere, şirketin yönetimi ve temsiline ilişkin bütün kararların alınması ve bu kararların uygulanma- sından sorumludur. Tekli organizasyon modeline sahip yönetim kurulları bakımından iki farklı tür üye söz konusu olacaktır. Bunlar, icrai yetkilerle donatılmış olarak şirketin yönetimi ile temsilini yerine getiren üyeler ve icrai yetkile- ri olmaksızın şirketin denetimi ile gözetimini yerine getiren üyelerdir 100 • 98 Ünal, A.C. (2014). CEO'nun Konumunun Mukayeseli Hukuk Açısından Değerlendiril- mesi. Legal Hukuk Dergisi. Cilt:12, Sayı:133, s.20 vd. 99 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.45. 100 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 45.; Franko, N. (2000). Anonim Şirketlerde Murahhas Azanın Hukuki Durumu. BAT!DER, Cilt XVII,31- 49. Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili 33 Bu organizasyon modelinde yönetim kurulunun yetkileri yatayola- rak paylaştınlmaktadır 101 • Yani yönetim kurulunun sahip olduğu yetkiler yine yönetim kurulu içerisindeki iki farklı gruba dağıtılmaktadır.Karşılaş- tırmalı hukukta, Amerikan ve İngiliz, Kanada, Avustralya veYeni Zelanda gibi Anglo-Sakson hukuk geleneğinin etkili olduğu hukuk sistemlerinde tekli organizasyon modelinin uygulanmakta olduğu 102 ve özellikle bu ül- kelerde hem yönetim hem de gözetim yetkilerine sahip olan bir yönetim kurulunun mevcut olduğu görülmektedir. 2.1.4.2. Dualist Sistem (İkili Organizasyon Modeli) Dualist sistemde, şirketin yönetim/ temsil işleri ile denetim/ gö- zetleme işleri organizasyonel olarak birbirinden ayrılmış olan iki farklı organ tarafından yürütülmektedir.Şirket işlerinin yürütülmesi ve şirketin temsili görevi münhasıran yönetici kurula aitken, şirketin gözetim ve de- netim görevi gözetim kurulu tarafından yerine getirilmektedir 103 • İkili organizasyon modelinde şirketin üst düzey çalışanları genellikle yönetim kurulunun yönetim seviyesini (ikinci seviye) oluşturur ve bun- lar kural olarak gözetim seviyesinden (birinci seviye) bağımsızdırlar 104 • Gözetim kurulunun, gözetim yetkileri dışında, yönetici kurul üye- lerinin ücretlerini belirleme, yönetici kurul üyeleri ile düzenli toplantılar yapma gibi görev ve yetkileri de bulunmaktadır 105 • Almanya, Avusturya, Fransa gibi kıtaAvrupası hukukunun etkili olduğu hukuksistemlerinde 106 uygulanmakta olanbu sistemin temel dayanak noktası güçler ayrılığı ilke- sidir 107 • Düalist organizasyon modeli çerçevesinde, yönetim ve denetim 101 Doğan, B.F. ( 2011). a.g.e.25. 102 Nikolic,J.i Eric,J. (2011). Boards ofDirectors Models and Role in Corporate Gover- nance. Management. 16(60), 69-75. (UDK 005.742:005.25). 69-74. (70). 103 Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28. 104 Armour,J., Hansmann, H. Kraakman, R.'What is Corporate Law?' R Kraakman and ot- hers (eds), The Anatomy of Corporate Law: AComparativeand Functional Approach Ox- ford University Press: 2009. ıos Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28. 106 Nikolic,J.i Eric,J. (2011). a.g.m. 72. 107 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.46. Anonim Şirketlerin Tutuılı 34 işlevlerini yerine getiren kurullar birbirlerinden hem organik hem de işlevsel olarak ayrılmış olmaktadırlar. 2. 1.4.3. Türk Hukukunda Yönetim Kurulunun Organizasyonu TTK, yukarıda açıklanmış olan organizasyon modellerinden monist organizasyon modelini benimsemiştir 108 . TTK m. 367'nin gerekçesine göre, TTK ile yönetim kurulunun hemen hemen tüm üyelerinin yürütme yetkisini haiz olmayan (non-executive) üye konumuna geçebildiği esnek bir rejim benimsenmiştir. Gerekçeye göre, bu esneklik sayesinde, monist sistem, düalist sistem veya bu sistemler dışındaki herhangi bir sistemin kabul edilmesi mümkün olabilecektir. TTK açısından kural, anonim şirketin yönetim kurulu tarafından yönetilmesi ve temsil edilmesi olmakla birlikte, TTK'nın 367 ve 371. maddeleri, maddi birtakım koşullara tabi olmak kaydıyla, yönetim ku- ruluna ait olan yönetim ve temsil yetkisinin bir veya bir kısım yönetim kurulu üyelerine veya üçüncü kişilere devredilmesini mümkün kılmakta- dır. Böylece, yönetim kurulu kendi uhdesinde bulunan yönetim ve temsil yetkilerini (temsil yetkisinin devri için en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine sahip olması gerekmektedir) esas sözleşmede hüküm bulunması, iç yönerge hazırlanması gibi belli bir takım maddi şartlara tabi olarak üçüncü kişilere devredebilecektir.Yönetim kurulu yönetim ve temsil yetkisini üçüncü kişilere devredecek ve böylece kendisi fıiliolarak gözetim kurulu niteliğine bürünecektir 109 • Ancak her halükarda, yönetim kurulunun yönetim ve temsil yetkileri devretmek suretiyle oluşturmuş olduğu sistemin, TTK m. 37S'de düzenlenmiş olan devredilemez yetki- lerin mevcudiyeti sebebiyle, tam anlamıyla bir düalist sistem olduğundan bahsetmek mümkün olmayacaktır 110 • Yönetim kurulunun yetki devri 108 Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 28. 109 Kaya, M.İ. (2015). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Denetim ve Gözetim Görevi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, 3261-3286. s. 3270. Franko, N. (2000). a.g.m, 34. 110 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 51.; Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3273. 35 Anonim Şirketlerin Yonetim Kurulu Tarafından Temsil, yapması halinde dahi şirketi yönetme yetkisi bırakılmış olan kişiler ayn bir organ olarak görev yapmayacaklardır' 11 • Sonuç olarak TTK bakımından tercih edilen model, monist( tekli) organizasyon modeli olmakla beraber, bu model dışındaki modellerin benimsenmesi de söz konusu olabilecektir. Örneğin, monist organi- zasyon modeli içerisinde, şirket yönetim ve temsiline ilişkin yetkilerin, şirketin CEO (chief executive officer) olarak isimlendirilen en üst düzey yöneticisinde toplandığı bir organizasyon modelini benimsenmesi mümkündür 112 • Bununla birlikte, Alınan hukukunda yer alan düalist mo- delin benimsenmesinin mevcut düzenleme karşısında olası olmadığını belirtmek gerekmektedir 113 • Bu noktada, özellikle Amerika Birleşik Devletleri şirketler huku- kunda, yönetim kurulu başkanı ve genel müdür yetkilerini haiz, şirketin en üst tepe yöneticisi olarak tanımlanan CEO kavramırun 114 Türk huku- kundaki durumuna da değinmek gerekir. Özellikle son yıllarda, anonim şirket yöneticileri kendilerini CEO olarak nitelendirmekte ve bu konuda yanlış bir algının oluşmasına sebebiyet verilmektedir. Kanaatimizce bu durumun başlıca nedeni, şirket yöneticilerinin CEO isminin gücünden ve prestijinden yararlanmak istemesidir. Yönetim kurulunun sahip olduğu temsil ve yönetim yetkisini, belirli bazı maddi şartların sağlanması koşuluyla bir veya birkaç yönetim kurulu üyesine veya üçüncü kişiye devredebileceği üçüncü başlık altında detaylı olarak incelenecektir. Yönetim kurulu, yönetim yetkisini, tamamen, bir yönetim kurulu üyesine devredebileceği gibi, bir üçüncü kişiye de devredebilir. Ancak, temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesi olmayan bir üçüncü kişiye devredilmesi halinde, bu üçüncü kişi haricinde yönetim kurulu üyelerinden birinin de temsil yetkisine sahip olması gerekmek- tedir. Yönetim yetkisinin aksine, temsil yetkisinin bir üçüncü kişiye 111 Kaya, M. t.(2015). a.g.m. 3274. 112 Pulaşlı, Hasan. (2007). Anonim Şirketler Hukukunda CEO'nun Hukuki Durumu. BA- TlDER, 2007. C.24, s. 19-62. m Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3273. 114 Pulaşlı, H. (2007). a.g.m. 17 Anonim Şirlatlerin Temsilı 36 tamamen devredilmesi mümkün değildiru 5 • Bu sebeple, yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişi konumundaki CEO'nun, şirketin temsili bakı. mından tek başına yetkili olması, TTK m. 370/2 düzenlemesi karşısında imkansızdır 116 • Böylece, yönetim kurulu üyesi olmayan CEO'nun, yönetim yetki. si bakımından tek başına yetkili olması mümkünken, bu durum temsil yetkisi bakımından mümkün değildir. Bununla birlikte, yönetim kurulu üyesi olan CEO'nun hem yönetim yetkisi hem de temsil yetkisi bakımın. dan, tek başına yetkili olması mümkündür. 2.1.5. Yönetim Kurulunun İşleyişi Yönetim kurulunun işleyişi konusunda yönetim kurulunun çalışma yöntemleri ve çalışma usulleri incelenecektir. 2. 1.5.1. Yönetim Kurulu Üyeleri Arasında Görev Dağılımı Yönetim kurulu, heryıl üyeleri arasından bir başkan ve bulunmadığı zamanlarda ona vekalet etmek üzere en az bir başkan vekili seçer 117 • TTK m. 366 metninde açıkça düzenlenmiş olduğu üzere, başkan ve başkan vekilinin seçilmesi yönetim kurulu açısından bir zorunluluk teşkil etmek- tedir. Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle başkanın ve başkan vekilin veya bunlardan birinin genel kurul tarafından seçilmesinin öngörülmesi de mümkündür. Bu husus, yerleşmiş bulunan yanlış bir uygulama dola- yısıyla önemlidir. Uygulamada esas sözleşmede hüküm bulunmamasına rağmen yönetim kurulu başkanı ve başkan vekilinin genel kurul tarafın- dan atanmasına sıklıkla rastlanmaktadır. Böyle bir durumda, söz konusu genel kurul kararı, kanuna aykırı olması dolayısıyla, iptal edilebilir bir karardır. ııs Bkz. TTKm.370/II. ıı 6 Pulaşlı, H. (2007).a.g.m. 57-61. ıı 7 Bkz. TTK m. 366. J 37 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili Yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin genel kurul tarafından atanmasıyla amaçlanan seçilen kimsenin pozisyonunun güçlendirilme- sidir 118 • Bu durum TTK m. 366'nın gerekçesinde "başkanın ve vekilinin veya bunlardan birinin seçiminin genel kurulca da yapılacağı öngörülmüştür. Bu hükümle başkana ve vekiline güç kazandırmak amaçlanmıştır" şeklinde ifade edilmiştir. Yönetim kurulu başkan ve başkan vekili seçilmesine ilişkin zorun- luluk ancak birden fazla üyeden oluşan yönetim kurulları bakımından geçerlidir 119 • Tek kişiden oluşan yönetim kurulunda, başkan ve başkan vekili seçilmesi mümkün olmayacaktır. TTK ile anonim şirket yönetim kuruluna kendisini organize etme yetkisi verilıniştir 120 • TTK m. 366 çerçevesinde bir başkan ve en az bir başkan vekili seçmesi zorunluluğu dışında, yönetim kurulunun organi- zasyonunu kısıtlayan herhangi bir kanuni düzenleme bulunmamaktadır. Bu çerçevede, şirket esas sözleşmesinde yönetim kurulunun organizas- yonuna ilişkin hükümler yer alabilecektir. Örneğin, birden fazla başkan vekilinin seçilebilecek olması karşısında, bu başkan vekilleri arasındaki görev dağılımı, şirketin alacağı yönetim kurulu kararı ile veya bir iç yö- nerge ile serbestçe yapılabilecektir, hatta bu görev dağılımının yapılması karışıklığa yer verilmemesi bakımından isabetli olacaktır 121 • Yönetim kurulu üyeleri arasındaki görev dağılımı her yıl yapılmak zorundadır 122 • Görev dağılımını yapan organın (genel kurul yahut yöne- tim kurulu) bu süreyi uzatma veya kısaltma yönünde karar alması veya esas sözleşmeyle bu sürenin değiştirilmesi mümkün olınayacaktır 123 • 118 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 53. 119 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 474. 120 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 53. 121 Kırca,1, Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 475. 122 Bkz. TTK m. 366. 123 Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 475.; Eriş, G. (2007). Açıkla- malı-lçtihatlı En Son DeğişikliklerleBirlikteTürk Ticaret Kanunu, Ticariişletmeve Şirketler, C.2, Ankara:Seçkin Yayıncılık, 1731. Anonim Şirketlerin Tmısi/1 38 Yönetim kurulunun işleyişi bakımından açıklığa kavuşturulması gereken bir diğer husus ise yönetim kurulu başkan ve başkan vekilinin tüzel kişi olup olamayacağıdır. TTK'da tüzel kişilerin yönetim kurulu başkanı veya başkan vekili olamayacağı yönünde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyeliği için gerçek kişi olma şartının kalkmış olması ve yönetim kurulunun tamamının tüzel kişilerden oluş- masının mümkün olması karşısında, yönetim kurulu başkan veya başkan vekilinin tüzel kişi olmasının mümkün olduğu kabul edilmelidir 12 ·4. 2.1.5.2. Yönetim Kuruluna Yardımcı Komite ve Komisyonlar Yönetim kurulu, işlerin gidişatını izlemek, kendisine sunulacak ko- nularda rapor hazırlamak, kararlarını uygulatmak veya iç denetim ama- cıyla içlerinde yönetim kurulu üyelerinin de bulunabileceği komiteler ve komisyonlar kurabilir 12 5.Bu komite ve komisyonların düzenlenmesi, yönetim kurulunun daha profesyonel ve kurumsal yönetim ilkelerine uygun hareket etmesini sağlama amacını gütmektedir 126 • Komite ve komisyonlar yönetim kurulunun yardımcı birimleri niteliğindedir ve bu komite ve komisyonlara yönetim kurulu tarafından yönetim ya da temsil yetkisi devri yapılmamaktadır 127 • Komite ve komisyonları oluşturma ve düzenleme yetkisi yönetim kuruluna aittir 128 , ancak bir kısım komite ve komisyonların esas sözleşme ile zorunlu tutulması da söz konusu olabi- lecektir. Komite ve komisyonların hangi konularda oluşturulabileceği TTK'da düzenlenmemiştir. Bu noktada şirket, işlerini, büyüklüğünü ve işlemlerinin hacmini de dikkate alarak komite ve komisyon oluşturmakta 124 Aynı görüşte; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 54. 125 Bkz. TTK m. 366/II. 126 Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 77.; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 478.; Kaya, M.1. (2015). a.g.m. 3264. 127 Doğan, B.F.(2011). a.g.e. 78. 128 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 54 vd.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 478. Anonim Şirketlenn Yönehm Kurulu Tarafında,ı Temsili 39 ve bu komite ve komisyonların işleyiş usullerine karar vermekte serbest- tir. Ana kural komite ve komisyon konusunda serbestlik olmakla birlik- te , mevzuatta bir kısım komite ve komisyonlar bakımından zorunluluk getirilmiştir. Örneğin, payları borsada işlem gören şirketler bakımından riskin erken saptanması ve yönetimi komitesinin kurulması zorunlu- dur 129 • Bunun dışında sermaye piyasası mevzuatına göre, paylan borsada işlem gören şirketlerin denetimden sorumlu komite, kurumsal yönetim komitesi, aday gösterme komitesi, riskin erken saptanması ve yönetimi komitesi ve ücret komitesi oluşturma zorunlulukları söz konusudur 130 • 2.1.5.3. Yönetim Kurulunun Karar Alına Usulleri TTK'ya göre yönetim kurulunun, toplantı ile karar alması ve bir önerinin bütün yönetim kurulu üyelerine dolaştırılması suretiyle toplan- bsız karar alması olarak iki tür karar alma yöntemi mevcuttur. Yonetim kurulu toplantısı, yönetim kurulunun kurul olma vasfına daha uygun olan bir karar alma usulüdür 131 • Yônetim kurulu toplantıla- rına katılmak, toplantılarda görüş açıklamak ve oy kullanmak yönetim kurulu üyeleri bakımından bir hak olduğu gibi bir görevdir 132 • Yönetim kurulu toplantılarının fiziki ortamda veya elektronik or- tamda yapılması mümkündür. Bununla birlikte, fiziki ortamda yapılan toplantıya bazı üyelerin elektronik ortamda katılması da söz konusu olabilecektir 133 • Yönetim kurulu toplantı çağrısı, yönetim kurulu başkanı veya başka- nın olmadığı zamanlarda başkan vekili tarafından yapılır. Bununla birlik- te, her yönetim kurulu üyesinin başkandan yönetim kurulunu toplantıya 129 Bkz. TTK m. 378. 130 Kırca, l., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 479.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 205-206. 131 Kırca, l, Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 481. 132 Karahan, S.(Editör). (2015). a.g.e. 391. m Bkz. TTKm.1527/L 40 Anonim Şırutlmn Tmısılı çağırmasını yazılı o1arak istemesi de mümkündürn 4 • TTK'da yönetim kurulunun toplantıya çağrılması konusunda herhangi bir usul ya da kural öngörülmemiştir. Yönetim kurulunun kolaylıkla toplanmasını sağlamak amacıyla, yönetim kurulu toplantıları için herhangi bir şekil şartı bulun- mamaktadır 13 Toplantılara katılmanın yönetim kurulu üyesi bakımında bir hak olmasının sonucu olarak, çağrının usulsüz yapılması dolayısıyla bazı üyelerin katılamadığı toplantılarda alınan kararların yok hükmünde sayılması gerekir 136 • Yönetim kurulu, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplarur 137 • Yone- tim kurulu toplantı ve yeter sayılarının esas sözleşmeye konulacak hü- kümlerle artırılması mümkündür. Benzer şekilde, esas sözleşmede aksine bir hüküm öngörülmemişse, yönetim kurulu kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Ancak elden dolaştırma yoluyla alı- nacak kararlarda oy birliği aranır 138 . Yonetim kurulu toplantıları bakımından üzerinde durulması gere- ken bir diğer husus, yönetim kurulu üyesinin yönetim kurulu toplantıla- rına bizzat katılma ve bizzat oy kullanma mecburiyetidir.Yönetim kurulu üyeleri birbirlerinin temsilen oy veremeyecekleri gibi, toplantılara vekil aracılığıyla da katılamazlar 139 • Yonetim kurulu toplantısının gündemi, kurulu toplantıya çağıran başkan veya başkan vekili tarafından hazırlanır. Ayrıca, bir üyenin baş- kandan yönetim kurulunu toplantıya çağırmasını talep etmesi halinde, bu üyenin toplantı gündemini de belirlemesi gerekmektedir. Bununla birlikte, genel kurul toplantılarından farklı olarak yönetim kurulu toplan- tılarında gündeme bağlılık ilkesi geçerli değildir, yönetim kurulu toplantı •� Bkz.TTK m.392/7. 135 Poroyı R.1 Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 339.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 432.; Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 482. ıl6 Kırca, 1., Şehriali-Çelik1 F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 487.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 21. m Bkz.TTK m.390/1. ns Bkz.TTKm.390/N. n 9 Bkz.TTK m.390/11. 41 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili sırasında gündemde olmayan konuları da müzakere ederek karara bağla- yabilir 140 • Son olarak, yönetim kurulu kararlarının geçerliliği kararın yazılıp imza edilmiş olmasına bağlıdır1 41 • Yazılı olarakalınmamış olan veyönetim kurulu üyelerinin imzası olmadan alınmış olan yönetim kurulu kararlan geçersiz olacakbr. 2.2. Yonetim Kurulunun Temsil Yetkisi Yönetim kurulu, anonim şirketlerin kanuni temsil organıdır. TTK m. 370 anonim şirketlerin temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait oldu- ğunu açıkça belirtmektedir. Temsil, yönetim kurulu üyeleri bakımından yetki niteliğinde olsa da aynı zamanda bir görev teşkil etmektedir 142 • 2.2.1. Yonetim Kurulu Üyelerinin Kanuni Temsil Yetkisi Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin kanuni temsil yetkisine ilişkin temel düzenleme TTK m. 370/l'de yer almaktadır. Buna göre, "esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmu- yorsa temsil yetkisi çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna aittir." Bu çerçevede, yönetim kurulunun birden fazla kişiden oluşması ve esas sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması durumunda, şirket yönetim kurulu üyelerinden herhangi ikisinin müşterek imzalarıyla temsil ve il- zam edilecektir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı, esas sözleşmede aksine bir hüküm bu- lunmaması durumunda, şirketi temsile yetkili kişilerden sadece birinin atacağı imza ile şirketin bağlı olmayacağını belirtmektedir. Örneğin, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21 Eylül 1998 tarih, 1998/4211 E. ve 140 Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 341.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 484. 141 Bkz.TTKm.390/V. 141 Arslan, 1 (1994). Anonim Şirketlerde Yöndim Ydkisinin Sınırlandınlması. (1. Baskı). Konya: Mimoza Yayıncılık, 63. 42 Anonim Şirketlerin Tmuıb 1998/ 5344 K. sayılı kararında, tek bir yönetim kurulu üyesinin imzaladı. ğı bononun şirketi bağlamayacağı açıkça ifade edilmiştir. "Takip konusu bononun düzenlendiği 1.3.1996 tarihinde davacı şirketi H.L. ve M.E.'nin şirket kaşesi altında birlikte atacakları imza ile temsil edebilecekleri ve bononun yalnızca H.L. tarafından imzalandığı çekişmesizdir. Bu durumda mahkemece, davacı şirketi temsile yetkili imzaları taşımayan dava konusu bononun davacı şirketi ilzam etmeyeceği..." Esas sözleşmeye konulacak bir hükümle çift imza kuralının yerine her yönetim kurulu üyesinin münferiden imza yetkilisi alınası veya ikiden daha fazla yönetim kurulu üyesinin birlikte hareket etmek sure- tiyle şirketi temsil etmesi de öngörülebilir 143 . Bununla birlikte, çift imza kuralından sapılması ancak esas sözleşmede hüküm bulunması halinde mümkündür. Bu hüküm, şirketin kuruluş aşamasında konulabileceğigibi esas sözleşmenin sonradan değiştirilmesi yoluyla da konulabilecektir 1 �. TTK m. 370 ile yönetim kurulu üyeleri bakımından getirilmiş olan çift/ müşterek imza kuralı, şirketi temsil ve ilzam etmeye yetkili murahhas üye veya murahhas müdür atanması durumunda da geçerlidir 145 • Yazılı belgeler (sözleşmeler) bakımından söz konusu olan çift imza kuralının, şirket yönetim kurulu üyelerinin sözlü olarak kuracağı söı- leşmeler veya sözlü olarak bulunacağı taahhütler bakımından da geçerll olduğunu belirtmek gerekmektedir 146 • Anonim şirketin aktif temsilinde çift imza kuralı mevcutken, pasif temsil bakımından birlikte imza kuralı uygulanmayacaktır. Anonim şirkete yapılacak, tebligat, ihbar, ihtar ve bildirimler bakımından her bir yönetim kurulu üyesi münferiden pasif temsil yetkisini haizdir 147 • 143 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 625.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013).a.g.e. 455 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e.222-223. 144 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013). a.g.e.625-626. 145 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.626. 146 Domaniç, H. (1988). a.g.e. 518. 147 Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). �.g.e. 454.; Moroğlu, E. (2010). Makaleler. Şirketlerde Adli Tebligat Kimlere Yapılır?. Istanbul: On iki Levha Yayıncılık. ..... 43 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili Nitekim 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi, tüzel kişilere ya- pılacak tebligatın bu tüzel kişinin yetkili temsilcine yapılacağını, yetkili temsilcinin birden fazla olması durumunda tebligatın bunlardan birine yapılacağını belirtmektedir. Bu durumda, yönetim kurulu üyelerinden herhangi biriyle birlikte, kendisine yetki devri yapılmış olan murahhas müdürler, ticari mümessiller veya ticari vekiller de anonim şirketi pasif temsil yetkisine sahip olacaktır. Son olarak, anonim şirketin mahkemeler nezdinde temsiline değin- mek gerekmektedir. TMK m. 49'a göre, tüzel kişiler dava ehliyetlerini yetkili organları aracılığıyla kullanırlar. Anonim şirket bakımından yetkili temsil organı niteliğinde olan yönetim kurulu dava ehliyetini kullanma yetkisini de haizdir. Anonim şirkete yöneltilecek yemin veya anonim şirketin yemin yöneltmesi bakımından da kural olarak yönetim kurulu yetkilidir. Bu durum, tüzel kişilerin iradelerini organları aracılığıyla açıklamalarının so- nucudur. Hukuk muhakemeleri usulünde kesin delil olarak kabul edilen yeınin 148 ancak şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyeleri veya mu- rahhas üyeler veya kanuni temsilciler tarafından yerine getirilebilecektir. Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, anonim şirketlerin eda edeceği ye- minin temsile yetkili yönetim kurulu üyesi veya murahhas müdür gibi temsil yetkisini haiz bir kişiye eda ettirilmesi gerektiği yönündedir 149 • 2.2.2. Anonim Şirket Temsilcilerin Temsil Yetkisini Kullanım Şekli TTK m. 372/1 hemyönetim kurulu üyeleri hem de şirketi temsile yetkili olan üçüncü kişiler bakımından ortak bir kural getirmiştir. Buna göre, şirket adına imza yetkisini haiz kişiler şirketin unvanı altında imza 148 Pekcarutez, H.,Atalay, O., Ôzekes,M. (2011). Medeni Usul Hukuku. (10. Bası).Ankara: Yetkin Yayıncılık. 466. 1 • 9 Yargıtay11. Hukuk Dairesi'nin 17 Ekim 1998 tarih, 1998/1655 E. ve 1998/5918 sayılı Kararı. Web: www.kaı.ançı.com adresinden 1 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır. Anonim Şirketlerin Tmuı1J 44 atarlar. Unvan için damga, kaşe, mühür kullanılabileceği gibi unvanın el yazısı ile de yazılması mümkündür 150 • Yönetim kurulu, görev döneminin başlangıcında şirketi temsil yet- kisine sahip olanların imza yetkilerinin kapsamını ve derecesini gösteren bir imza sirküleri düzenleyerek bu imza sirkülerini notere tasdik ettirir 151 • İmza sirkülerinde ayrıca, yönetim kurulu üyeleri dışında kendilerine imza yetkisi tevdi edilmiş olan üçüncü kişilerin de imza yetkilerinin kapsamı ve derecesi gösterilir. Noter tarafından onaylanmış olan imza sirküleri, imza yetkililerinin yapacağı işlemler sırasında yetkilerinin ispatlanması işlevini görür 152 • Bununla birlikte, imza sirküleri şirketin iş ilişkisinde bu- lunduğu kişi ve kurumlara da gönderilerek, bu kişi ve kurumların yapılan bu düzenlemeler hakkında bilgi sahibi olması sağlanır 153 • Şirketin unvanı altında imza atılamaması durumunda, ne gibi so- nuçların ortaya çıkacağı her bir somut olayın koşullarına göre belirlene- cektir. Yargıtay'ın bu konuda birbirinden farklı kararları söz konusudur. Yargıtay bir kısım kararlarında, şirket unvanı yazılmadan atılmış olan im- zaların şirketi bağlamayacağını belirtmiştir. Örneğin, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 12 Mayıs 1997 tarih, 1997/5316 E. ve 1997/5444 K.Sayılı Kararı'nda 154 şirketin tam unvanı gösterilmeden imzalanmış olan çekin şirketi bağlamayacağı belirtilmiştir. "Çekte keşideci olarak ... Hipermarket ünvanı gösterilmiştir.... Hipermarketin bu ad altında bir tüzel kişiliği yoktur. Şirket ana sözleşmesinde, şirketin ünvanı ... İnşaat San. ve Tic. AŞ Hi- permarket olarak gösterilmiştir. Şirketin niteliği belirtilmeden ve unvanı tam yazılmadan Hipermarket adı altında şirket adına çek düzenlenmesi şirketi ilzam etmez. Zira TTK. 322. maddesine göre 150 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 636. ısı Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 454-455. 152 Kayar,1. (2005).Anonim ve Limited Şirketlerin Temsili ve İmza Sirküleri. Türkiye Noter- ler Birliği Dergisi, Sayı 127, 110 vd.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 455. 153 Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 348.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 455. ıS4Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır. 45 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili şirket namına imza salahiyetiolanlar şirketin unvanını ilaveetmeye mecburdurlar. Bu nedenleşikayetin kabulü ile takibin iptaline karar vermek gerekirken kısmen şikayetin kabulü ve kısmen reddine karar verilmesi isabetsizdir." Ayrıca, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 1987 tarihli bir kararındat.ss, şir- ket kaşesi dışında, açığa atılan imzaların şirket açısından değil, imzalayan temsilci açısından şahsi sorumluluk doğuracağını ifade etmiştir. İncelenmesi gereken bir diğer husus, şirket esas sözleşmesinde yer verilecek bir maddeyle veya herhangi bir genel kurul yahut yönetim kurulu kararıyla, temsil yetkisinin kullanım şeklinin değiştirilip değiş- tirilemeyeceğidir. Şirket esas sözleşmesine eklenen bir madde ile veya şirket tarafından alınan bir kararla, şirket adına imza atmaya yetkili olan kişilerin, bu imzayı şirket unvanı yerine şirket kaşesi altında atmalarının zorunlu tutulması veya başka bir şekilde kanundan sapan bir düzenleme yapılması durumunda, bu zorunluluğun hangi sonuçları doğuracağının incelenmesi son derece önemlidir. Uygulamada, bir kısım şirketlerin imza sirkülerlerinde 'şirketin ancak şirket kaşesi altında atılan imzalarla bağlanacağı' yönündeki ifadelerin yer aldığı görülmektedir. Yargıtay'ın bu konudaki müstakar içtihadı, TTK m. 372'nin amir hüküm niteliğinde olduğu ve bu hükmün esas sözleşme veya başka herhangi bir şekilde de- ğiştiremeyeceği yönündedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 28 Şubat 1996 tarih, 1995/12.993 E ve 1996/96 K. sayılı kararında 15 6,bu konuyu çok açık bir şekilde ifade etmiştir. "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere ve özellikle TTK nun 322 nci maddesinin açık bulunan amir hükmü, ana sözleşme ile kaşe koyma zorunluluğugetirilmek suretiyle değiş- tirilemeyeceği gibi, anasözleşmedeki kaşetabirininde"ticari ünvan" olarak anlaşılması gerekeceğine... 11 m Yargttay 11. Hukuk Dairesi'nin 20 Mart 1987 Tarih, 1987/1337 E. ve 1987/1617 K. Sayılı Kararı. Web: www.kazanci.com adresinden 03 Nisan 2015 tarih.inde alınmıştır. ıS6 Web: www.kazanci.com adresinden 05 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır. 46 Anonim Şirketlerin Tent.silı Bu noktada, anonim şirket adına yapılan işlemlerde TTK m. 372'de yer alan kurallara uyulmadığı zaman, işlemin şirket adına yapıldığının an- laşılması durumunda,söz konusu işlemin şirket bakımından geçerlioldu- ğu yönündeki görüşün bizim de katıldığımız görüş olduğunu belirtmek gerekir 157 . Kırca, TTK m. 372/ l'in birinci cümlesinin bir düzen hükmü olduğunu, temsilcinin şirketin unvanını kullanmaksızın imza atması du- rumunda karşı tarafın temsil ilişkisinin varlığını durumdan çıkarıyor veya çıkarması gerekiyorsa hukuki işlemin sonuçlarının doğrudan doğruya şirkete ait olacağını ifade etmektedir 158 . Gerçekten de hem güven ilkesi hem de TMK m. 2'de düzenlenmiş olan dürüstlük kuralı gereği, işlemin şirket adına yapılmış olduğunun anlaşılması durumunda, şirketin bu iş- lemle bağlı olması gerekmektedir. Son olarak, şirket tarafından düzenlenecek belgelerde şirketin mer- kezi, sicile kayıtlı olduğu yer ve sicil numarası da gösterilınelidir 159 • TTK ile getirilmiş olan bu hükme bağlanmış olan herhangi bir cezai yaptırım bulunmamaktadır 160 . Bu hüküm de işlem rahatlığı açısından getirilmiş olan bir düzen hükmü niteliğindedir. 2.2.3. Temsil Yetkisinin Tescil ve İlanı TTK m. 373/ 1, yönetim kurulunun, temsile yetkili kişileri ve bunla- rın temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vereceğini düzenlemektedir. Ano- nim şirketi temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri, murahhas üye ve müdürler ve ticari temsilciler sicile tescil ve ilan edilir. Bu maddeye göre yönetim kurulu, temsile yetkili olan yönetim kurulu üyeleri ile temsile yetkili olan kişilerin isimlerini, ikametgah adreslerini, tabüyetlerini de 151 Çevik, O. N. (2002). Anonim Şirketler.(4. Baskı). Ankara: Seçkin Yayıncılık, .448.; Üçı- şık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 454.; İmregün, O. ( 1989). a.g.e. 341. Arslanlı, H. (1959). a.g.e.135. Ayrıca Yargıtay Ticaret Dairesi'nin 13 Nisan 1961 Tarih, 1961/4417 E. ve 1962/1674 Sayılı kararı da aynı yöndedir. 158 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 636. 159 Bkz. TTKm. 372/II. 160 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 637. 47 Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili tescil eder. Tescil edilen bu kararda, temsil usulünün de gösterilmesi ge- rekir (münferit imza, müşterek imza vb.) 161 • Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişikliğin de aynca tescil edilmesi zorunludur 162 . Örneğin, imza yetkilisi olarak atanmış yönetim kurulu üyesinin görevinden istifa etmesi durumunda, görevinden istifa ettiğinin ve dolayısıyla temsil yetkisinin sona erdiğinin de tescil edilmesi gerekir. Son olarak, temsil yetkisinin ticaret sicilinde tescilinden sonra, ilgili kişilerin seçimine veya atanmalarına ilişkin herhangi bir hukuki sakatlık, şirket tarafından üçüncü kişilere, ancak sakatlığın bunlar tarafından bi- lindiğinin ispat edilmesi şartıyla ileri sürülebilir 163 • Bu hüküm, tescil ve ilan ile yaratılmış olan hukuki görünüşe duyulan güveni korumayı amaç- lamaktadır 164 • Hükmün gerekçesine göre, hukuki sakatlık ne kadar ağır olursa olsun bunun üçüncü kişiye karşı ileri sürülememesi, üçüncü kişiye izleyemeyeceği, belirleyemeyeceği ve yargılayamayacağı bir yükümlülük yüklenmesini engellemek ve işlem güvenliği ile adaleti sağlamak amaçla- rına yöneliktir. 2.2.4. Temsil Yetkisinin Kapsamı Temsil yetkisinin kapsam ve sınırlarını düzenleyen TTK m.371/ 1'e göre, temsile yetkili olan kişiler şirketin amacına ve işletme konusuna giren her tür işleri ve hukuki işlemi, şirket adına yapabilir ve bunun için şirket unvanını kullanabilirler. TTK m. 371/2'de ise temsile yetkili olan kişilerin, üçüncü kişilerle, işletme konusu dışında yaptığı işlemlerin de şirketi bağlayacağı ancaki hukuki işlemin tarafı olan üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiği veya durumun gereğinden bilebilecek durumda olduğunun ispat edilmesi halinde, söz konusu hukuki işlemin şirketi bağlamayacağı ifade edilmiştir. 161 Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 455. 162 Bkz. TTK m. 31. 163 Bkz. TTKm. 373/ll. 164 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 446. 48 Anonim Şirlutlerin Te,,uilı Anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin ve murahhaslann temsil yetkileri belirlenirken TTK m. 371/ 1 ve TTKm. 372/2 hükümle- ri birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, temsile yetkili kişilerin şirketin amacına ve işletme konusuna giren her türlü işi ve hukuki işlemi yapa- bileceğini ifade eden TTK m. 371/1 hükmü, anonim şirketin iç ilişkisi bakımından geçerli olan bir hükümdür 165 • Bu hüküm kapsamında, tem- sile yetkili olan kişiler, şirketin amacı ve işletme konusu kapsamındaki işlemleri yapmaları konusunda yetkilendirilmişlerdir 166 • Kanun ve esas sözleşmeye aykırı işlemler dolayısıyla şirketin rücu hakkının saklı oldu- ğunu belirten TTK m. 371/l'in ikinci cümlesi de söz konusu kuralın iç ilişki bakımından geçerli bir kural olduğunu ortaya koymaktadır. TTK m. 371/2 ise temsile yetkili kişilerin kural olarak şirketin işlet- me konusuna giren işlemleri de yapma yetkisini haiz olduklarını göster- mektedir. Kırca, TTKm. 371/2 hükmünü TMK'nın 48. maddesinde yer alan, tüzel kişiler bütün haklardan yararlanabilir ve borçları üstlenebilir- ler şeklindeki düzenlemenin anonim şirketler bakımından bir yansıması olarak değerlendirmektedir 167 . TTKm. 371/2 hükmü, anonim şirketler bakımından yeni olarak ni- telendirilebilecek bir düzenlemedir. Bu düzenleme kapsamında, anonim şirketler bakımından şirketin ancak işletme konusu ve şirket amacı kap- samındaki işlemleri yapabileceği yönündeki ultra vires ilkesi terk edilmiş- tir 168 • ETTK'dan farklı olarak, TTK'da ultra vires ilkesine yer verilmemiş ve anonim şirketlerin temsil yetkileri TMK m. 48'e uygun olarak her türlü hak ve borç bakımından temsil edilebilecek kapsamda düzenlemiştir 169 • 165 Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 461. 166 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 461. 167 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638. 168 Çağlar, H., Çalışkan, E. (2010). Anonim Şirketlere Ait Taşınmazların Satımında Ehliyet ve Temsil Sorunları. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C.XIV.S.l s.61-85. (64). 169 Aydın, A. (2014). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Sınırlan ve Temsil Yetkisinin/Gücünün Kötüye Kullanılması Sorunu. BATlDER. C. XXX, Sa.l, 123-187. (153).; Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 462. 49 Anonim Şirketlerin YöneHm Kurulu Tarafından Temsili Üçüncü kişilere, işlem yapacakları şirketin esas sözleşmesinde ya- zılı olan işletme konusunu inceleme zorunluluğu getirmesi; ticari işlem güvenliliğine ve belirliliğe zarar vermesi sebebiyle oldukça eleştirilen 110 ultra vires ilkesi TTK ile birlikte kaldırılmıştır. Bu durumda, TTK m. 329/2 kapsamında esas sözleşmede sayılmış olan şirketin işletme konusunun işlevi, şirketi temsile yetkili kişilerin iç ilişkide temsil yetkilerinin sınırlarının gösterilmesidir. Daha önce de belirtildiği gibi, temsile yetkili olan kişiler bu sınırlamaya tabi olmaksızın üçüncü kişilerle hukuki işlem yapabilecektir. Ancak TTK m. 372/2'nin ikinci cümlesi gereği, şirketin işletme konusu kapsamında olmayan bir hukuki işlemle bağlı olmamasının tek yolu, hukuki işlemin tarafı olan üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiğinin veya durumun gereğinden, bilebilecek durumda olduğunun ispat edil- mesidir. Ayrıca, şirket esas sözleşmesinde yer alan işletme konusu ve fa- aliyet alanı, şirket tarafından temsil yetkisine sahip olanlara verilmiş olan bir talimat niteliğindedir. Üzerinde durulması gereken hususlardan biri de TTK m. 372/2 hükmünün uygulanması sırasında işletme konusunun kapsamının be- lirlenmesidir. İşletme konusunun kapsamı, bu bağlamda şirketin temsil yetkililerinin sorumluluğu bakımından önem taşıdığı gibi hukuki işlemin tarafı olan üçüncü kişiler bakımından işlemle bağlı kalmanın sınırlarının belirlenmesi açısından da önemlidir. Yargıtay 171 kararlarında kabul edilen görüşe göre, işletme konusu ibaresi geniş bir şekilde yorumlanmalıdır. "Bir şirketin işletme konusu (iştigal konusu) demek o şirketin devamlı olarak yapacağı işleri demektir. Bunlar da o şirketin ana sözleşmesinde belirtilen (şirket maksat ve mevzuu) ile ilgili işlemler- dir. Bununla birlikte bir ticari işletmenin kendi ana sözleşmesinde belirtilen işletme mevzuuna girmemekle beraber o işletmenin ticari 170 Yıldız, B. (2006). TTK Tasarısında Şirketlerin Ehliyeti ve Bu Bağlamda TTK m.137 Hükmündeki "Ultra Vıres" Sınırlamasının Yerindeliğinin Değerlendirilmesi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 55, Sa.1, 321-353. (329); Kırca, 1. (2007). Ban- kacılık İşlemleri- Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması. Banka Hukuku ve Ya,:gıtay Kararlan Sempozyumu, 08.06.2007, 265-301.(277). 171 Yargıtay11. Hukuk Dairesi, T:23.3.1982, 1982/231E. ve 1982/ 1223 K. sayılı karan 50 Anonim Şirketlerin Tnnsilı faaliyetlerini kolaylaştıran ticari iş ve ticari sözleşmelerin de o iş- letmenin mevzuu içinde bulunduğunun kabulü zorunludur••• Aks; düşüncenin kabulü ticari hayatın normal seyrine ve süratli akışına engel teşkil edecektir. 172 " Bu çerçevede, sadece işletme konusu ile ilgili olan işlemler değil, dolaylı da olsa işletme konusu ile herhangi bir şekilde bağlantılı olan iş- lemler de bu kapsamda sayılmalıdırı7J. Ayrıca, şirketlerin esas sözleşme- lerinde yer alıp almadığına bakılmaksızın, işletme konusu ile ilgili olan ve herhangi bir şekilde kendilerine menfaat sağlayan bütün işlemlerin işletme konusu kapsamında olduğu kabul edilmelidirı 74 . Şirketin işletme konusu geniş yorumlanmasına rağmen, temsil yetkilileri tarafından yapılan işlemin işletme konusu kapsamına girme- diği, dolayısıyla şirketi bağlamayabileceği aşamasına geçildiği zaman da 'üçüncü kişinin bildiği veya durumun gereğinden bilebilecek durumda bulun- duğu' ibaresi değerlendirilmelidir. TTKm. 371/2'nin ifadesinden, sadece üçüncü kişinin bilmesi durumu yani müspet vukufu değil durumun ge- reklerinden bilebilecek durumda olması da bu kapsama alınmış olduğu anlaşılmaktadır. Kırca'ya göre ikinci durum, TMKm. 3/2 anlamında du- rumun gereklerinden kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimseyi kapsamaktadır 175 • Yani, TMK m. 3 kapsamında durumun gereklerinden kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse, şirketin işletme konu- su bakımından kötü niyetli olarak kabul edilmelidir. Aydın ise, TTK m. 371/II hükmünün TMKm. 3 kadar kapsamlı olmadığını, bu kapsamdaki özen ölçütünün üçüncü kişinin ağır ihmaline dayanması gerektiğini, hafif ihmalini dışladığını belirtmektedir 176 . 172 Yargıtay 11. HukukDairesi1 T:23.3.1982, 1982/231E. ve 1982/1223 K. sayılı kararı 173 Kırcaı İ.ı Şehriali-Çelik1 F.H.1 Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 638.; Aydın, A. (2014). a.g.m. 154. 174 Yıldız, B. (2006). Şirketlerin Ehliyetine İlişkin Olarak Özellik Arz Eden Bazı Hukuki İşlem ve Sözleşmeler. Ankara Barosu Dergisi, 2006-2, 58 vd. (60). 175 Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat 1 Ç. (2013). a.g.e. 640. Aynı doğrultuda, Poroy, R.ı Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 351. 176 Aydın,A. (2014). a.g.m.155-156. 51 Anonim Şirk.etlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili TTK m. 371/2'nin ikinci cümlesi uyarınca, şirket esas sözleşme- sinin ilan edilmiş olınası, üçüncü kişinin kötü niyetli olduğunun ispab bakımından yeterli kabul edilmemektedir.Şirket işletme konusunun esas sözleşmede yer alınası TTK m. 339'un getirmiş olduğu bir zorunluluk olmasına rağmen, kanun koyucu esas sözleşmenin üçüncü kişinin kötü niyetini ispab açısında yeterli saymamıştır. Dolayısıyla, üçüncü kişi ile yapılmış olan işlemin geçersiz olduğunun iddia edilmesi durumunda, bu iddianın esas sözleşme dışındaki delillerle ispat edilmesi gerekir. Bu noktada açıklanması gereken bir diğer husus da üçüncü kişinin şirketin işletme konusunu bildiğinin veya bilebilecek durumda olduğu- nun ispatı durumunda, söz konusu işlemin akıbeti olacaktır. Kırca'ya göre bu durumda, söz konusu işlem için yetkisiz temsil hükümleri uygulanma- lıdır 177 • Böylece, şirket genel kurulunun icazet vermesi durumunda söz konusu işlem geçerlilik kazanacaktır. Yıldız, ise söz konusu işlemi askıda geçerli olarak nitelendirmiştir, buna göre, şirketin üçüncü kişinin kötü niyetini ispatlaması durumunda, işlem geçersiz hale gelecektir 178 • İşletme konusu dışında kalan işlemin geçerliliğine ilişkin olarak öne sürülen bir diğer görüş ise, üçüncü kişinin kötü niyeti ispat edilinceye kadar işlemin geçerli olacağı, üçüncü kişinin kötü niyetinin ispat edilmesi halinde söz konusu işlemin askıda hükümsüz hale geleceği ve şirket tarafından bu iş- leme muvafakat edilmemesi durumunda işlemin en baştan beri geçersiz olacağı yönündedir 179 • Kanaatimizce, üçüncü kişinin kötü niyetinin ispat edilmesi duru- munda yetkisiz temsil hükümlerinin uygulanması, taraf iradeleri ve ticari hayat dikkate alındığında daha uygundur. Bu sayede, işlemin tarafı olan üçüncü kişi kötü niyetli dahi olsa, söz konusu işlemin akıbeti hakkındaki karar şirket genel kuruluna bırakılmış olacaktır. Bu durum hem şirket hem de işlemin tarafı olan üçüncü kişi bakımından daha avantajlıdır. 177 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 643. 171 Yıldız, B. (2011). Ultra Vires İlkesinin Kaldırılmasının Ardından İşletme Konusu Un- suru ve Ticaret Şirketlerinin İşletme Konusu Dışındaki İşlemlerinin Hukuki Niteliği. BATlDER 2011. C. XXVII, S.3, s.111-134. (128-129). 119 Hatemi, H. (2013). Ultra Vıres Kuramı ve Türk Hukuku. Ersin Çamoğlu'na Armağan. İstanbul: Vedat Kitapçılık, 333. 52 Anonim Şirketlerin Temsil. 2.2.5. Temsil Yetkisinin Sınırlandırılması Temsil yetkisinin sınırlandırılması kısmında temsil yetkisine iradi/ sözleşmese! ve kanuni olarak getirilebilecek sınırlandırmalar incelene. cektir. 2.2.5.1. Kanuni Sınırlandırmalar Kanuni sınırlamalar ile temsil yetkisine sahip olanların, söz konusu temsil yetkilerini kullanmaları esnasında uymaları gereken ve yürürlükte- ki mevzuat uyarınca getirilmiş olan sınırlamalar ifade edilmektedir. Kanuni sınırlandırmalarla ilgili olarak öncelikle, hukukumuzda hakim olan temel işlem sınırlarına değinmek gerekir. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı veya konu- su imkansız olan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu ifade eden TBK m. 27 temel kanuni sınırlamalardan bir tanesidir 180 • Buna göre, anonim şirket temsilcileri tarafından yerine getirilmiş olan fakat TBK m. 27'ye aykırı olan işlemler kesin olarak hükümsüzdür. Bir diğer kanuni sınırlama ise, temsile yetkili olan kişilerin/ organın yapmış olduğu işlemin anonim şirketin diğer organları veya unsurlarının yetkisine bırakılmış olan konular arasında olmaması gerekliliğidir 181 • Anonim şirketler bakımından, genel kurulun devredilemez görev ve yet• kileri arasında sayılmış olan bir husus, yönetim kurulunun temsil yetkisi bakımından kanuni bir sınırlandırma teşkil edecektir. Genel kurulun iznine/ onayına ihtiyaç duyulan işlemlerin bir kanuni sınırlama teşkil edip etmediği konusunda öğretide çeşitli görüşler mev- cuttur.Aydın'a göre, genel kurul izninin/ onayının aranması bir kanuni sı- nırlama teşkil etmektedir 182 • Kırca ise hukuki işlemin yapılmasında genel kurul izin/onayının arandığı durumların hüküm ve sonuçları itibariyle kanuni sınırlamadan farklı olduğu yönündedir 183 • 180 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644. 181 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644. 182 Aydın, A. (2014). a.g.m. 161. 183 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.. 644. 53 Anomm Şirketlenn Yi:inetim Kurulu Tarafından Temsili Bu noktada, geçerliliği bakımından genel kurul kararının arandığı işlemlerin incelenmesi gerekir. Bu işlemlerden ilki, TTK m. 356'da dü- zenlenmiştir. Buna göre, şirketin tescilinden itibaren iki yıl içinde bir işletme veya aynın, sermayenin onda birini aşan bir bedel karşılığında devralınmasına veya kiralanmasına ilişkin sözleşmeler, genel kurulca onaylanıp ticaret siciline tescil edilmedikçe geçerli olmayacaktır. Söz konusu düzenleme, kanuna karşı hile ile kuruluşa ilişkin hükümlerin dolanılrnasını engelleme amacı gütmektedir. Bu hüküm çerçevesinde yapılacak sözleşmeler, yönetim kurulu bakımından bir kanuni sınır teşkil etmektedir 184 • Aynı şekilde, TTK m. 408/2(f)'de düzenlenmiş olan önemli mik- tarda şirket varlığının toptan satışı da bu yöndedir. Önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayılmıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu konuda genel kurul kararı olmadan işlem yapılmış olmasının söz konusu işlemin geçerliliğini ne şekilde etkileyeceğidir. Katılmakta olduğumuz görüş, önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışına ilişkin olarak şirket ile üçüncü kişi arasındaki sözleşmenin genel kurul onayından önce askıda hükümsüz olduğu, genel kurul onayı ile birlikte en baştan itibaren hüküm ve sonuç doğuracağı yönündedir 185 • Bu görüşe göre, söz konusu kural sadece iç ilişki bakımından değil, dış ilişki bakımından da geçerli olacak şekilde düzenlenmiştir. Bu konudaki diğer görüş ise TTK m. 408/2(f) hükmünün sadece iç temsil yetkisi bakımından bir sınırlama oluşturduğu, dış temsil yönünden iyi niyetli üçüncü kişilere karşı herhangi bir kısıtlama getirmediği yönün- dedir 186 • İkinci görüşün ticari hayatın aradığı hızlılık ve güven ihtiyacına cevap verdiği savunulsa da TTK m. 408/2(f) hükmünün şirketin önemli miktarda malvarlığının toptan satışını genel kurulun devredilemez görev ve yetkileri arasında sayması karşısında bu görüşe katılmak mümkün olmayacaktır. Kaldı ki; TTK m. 408/2(f) hükmünün gerekçesinde, bu hükmün Yargıtay içtihatlarına uygun olarak önemli miktarda şirket var- 1 "' Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 456. 185 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 644-645. 116 Aydın,A. (2014). a.g.m.164. 54 Anonim Şirlcdlerin Temsil, lığının toptan satışının yönetim kurulu tarafından yapılmayacağı, bunun genel kurulun devredilemez ve münhasır yetkilerinden olduğu açıkça ifade edilmiştir. Gerçekten de, ETTK döneminde hem öğretide hem de Yargıtay kararlarında, şirkete ait önemli miktarda mal varlığının ancak genel kurul kararıyla satılabileceği belirtilmiştir. Özdamar bu konu hakkında, ortak- lık mal varlığına dahil olan önemli unsurların, menkul ve gayrimenkul malların, marka ve patent gibi sınai mülkiyet haklarının tamamen devre- dilmesi şeklindeki oldukça önemli kararların tek başına yönetim kurulu tarafından alınmasının genel kurula ait olan bir yetki olduğunu, aksi yöndeki kabulün anonim şirket organları arasındaki dengeye de aykırılık oluşturacağını belirtmiştir 187 . Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 13 Şubat 2006 tarih, 2005/ 1362 E. ve 2006/ 1253 K. sayılı limitet şirketler bakımından verilmiş olan kara- rı 188 da kanunun yapbğı yollama sebebiyle anonim şirketler bakımından da uygulanacakbr. Bu karara göre; "Limited şirket müdürlerinin temsil yetkisinin kapsamı, TTK'nın 542. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 321. maddesi ile belirlen- miştir. Bu maddede, temsile yetkili olanların şirketin maksat ve ko- nusuna dahil olan her nevi işleri ve hukuki muameleleri şirket adına yapmak ve şirket unvanını kullanmak hakkını haiz oldukları belir- tilmiştir.Davalı şirketin ana sözleşmesinin 'ıimaç ve Konu"başlığını taşıyan 3. maddesinin 1-e bendinde, şirketin amacı ile ilgili olarak marka, ihtira beratı, patent, know how lisans, royalite, ustalık ve diğer sınai mülkiyet haklarını elde etmek, bunlar üzerinde müktesep haklar sağlamak amaçları yer almakla birlikte, maddede belirtilen hakların başlarına devri işleriyle uğraşmak, şirketin amaçları ara- sında sayılmamıştır. Ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre, kural olarak şirketi temsile yetkili müdürün şirkete ait bir malvarlığı üzerinde ta- 187 Ôzdamar, M. (2006). Anonim Ortaklığın Sahip Olduğu Malvarlığmın Yönetim Kurulu Tarafından Topluca Devredilmesi. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C.14. S.2. s.99-118. 188 Web: www.kazanci.com adresinden 2S Nisan 201S tarihinde alınmıştır. Anonim Şirketlerin Yönetim Kurulu Tarafından Temsili ss sarrufta bulunabileceğinin kabulü gerekir. Ancak bu malvarlığının, şirketin sahip olduğu tek malvarlığı olduğunun veya şirketin varlığı- nı sürdürebilmesi için hayati önemi haiz bulunduğunun belirlenmesi halinde bu kez, anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için limited şirketlerde de uygulama alanı bulunan TTK'nın 443/2. maddesi uyarınca ortaklar kurulunun bu konuda anılan maddede açıklanan çoğunlukla karar alması gerekmektedir." Bu çerçevede, TTK m. 408/2(f) hükmü kapsamında yapılacak ta- rihsel yorum çerçevesinde önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı kararının genel kurul tarafından alınması gereken bir karar olduğu- nu, aksi durumda genel kurulun onayına kadarsöz konusu işlemin askıda hükümsüz olacağını, genel kurul onayının gerçekleşmemesi durumunda ise işlemin en baştan itibaren hüküm ve sonuç doğurmayacağını belirt- mek gerekmektedir. 2.2.5.2. İradi Sınırlandırmalar TTK m. 371/ 3'te iyi niyetli olsun olmasın, bütün üçüncü kişiler ba- kımından sonuç doğuracak olan iki farklı iradi sınırlama düzenlenmiştir. Buna göre, temsil yetkisinin sınırlandırılması, iyi niyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmezi ancak, temsil yetkisinin sadece merkezin veya bir şubenin işlerineözgülendiğine veya birlikte kullanılmasınailişkin tescil veilan edilen sınırlamalar geçerlidir. Hükümden anlaşıldığı üzere, TTK m. 371/3 hükmü, temsil yet- kisinin sınırlandırılmasının iyiniyetli üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurmayacağını ancak yetkinin birlikte temsil ve merkez-şube işleriyle sınırlandırılmasının, tescil ve ilan edilmiş olması şartıyla, herkese karşı ileri sürülebileceğini düzenlemektedir. Böylece budüzenleme kapsamın- da temsil yetkisine getirilen sınırlandırmalar, sicilin müspet etkisinden (TTKm. 36/1 ve TTKm. 36/3) yararlanmış olacaktır. Temsil yetkisinin iradi sınırlandırılması konusu kapsamında in- celenmesi gereken konulardan birisi, genel kurul tarafından yönetim kurulu üyelerinin veya murahhas aza ve müdürlerin temsil yetkisinin sınırlandınlmasına ilişkin verilmiş olan kararın tescil ve ilan edilmemesi 56 Anonim Şirutlerin Temsil, durumunda, bu sınırlandırmanın sonuçlarının ne olacağıdır. TTK m. 36/ 4'e göre, tescili zorunlu olduğu halde tescil edilmemiş veya tescil edilip de ilanı zorunlu iken ilan edilmemiş bir husus, ancak bunu bil- dikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Temsil yetkisine getirilen sınırlandırmaların tescil ve ilanının zorunlu olması karşısında, tescil ve ilan edilmemiş olan sınırlandırmalar ancak bu sınırlandırmayı bilen veya bilmesi gereken kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Bu kapsamda, temsil yetkisine getiri- len sınırlandırmayı bilmesi gerekenler TTK m. 371/2'ye paralel olarak, söz konusu sınırlandırmayı ağır ihmali neticesinde öğrenmemiş olanlar olarak yorumlanmalı ve hafif ihmal dolayısıyla öğrenememiş olanlar bu kapsamda değerlendirilmemelidirler 189 • Tescili caiz olmamasına rağmen tescil edilmiş olan temsil yetkisi sınırlandırmalarının şirket ve üçüncü kişiler bakımından sonuçlan da son derece önemlidir. Temsil yetkisinin devredilmesi konusunda detaylı olarak açıklanacağı üzere uygulamada, imza sirkülerleri vasıtasıyla caiz olmayan yetki sınırlandırmalarının tescil ve ilan edildikleri görülmekte- dir. Örneğin, yetkinin miktar, konu veya grup bazında sınırlandırılmaları caiz olmayan sınırlandırmalardır, buna rağmen uygulamada caiz olmayan sınırlandırmaların oldukça yaygın olduğu görülmektedir. Herhangi bir konunun tescil ve ilan edilmesi için mevzuatta bu yönde bir düzenleme olması gerektiği sicil hukukunun temel ilkesidir. Gerçekten de Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34/ 1 (a) maddesine göre, kanunda belirtilmeyen sınırlandırmalar ticaret siciline tescil ve ilan edil- , mez. Bu durumda, kanunda veya yönetmelikte ticaret siciline tescil ve ilan edileceği gösterilmiş olanlar dışındaki hususların her nasılsa tescil edilmiş olması, herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacaktır 190 • Yargıtay'ın yerleşik içtihadı da, caiz olmayan yetki sınırlandırma- larının hukuki sonuç doğurmayacağı yönündedir. Yargıtay 11. Hukuk 189 Aydın, A.(2014). a.g.m. 168-169. 190 Kırca,1. (2007). a.g.m. 277.; Bilge, M.E. (1999). Ticaret Sicili. (1.Baskı). lstanbul: Beta Yayınları, s.170.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 459.; Pulaşlı, H. (2011). a.g.e. 443.; Arslan, l. (1994). a.g.e.67. 57 Anonim Şirutlerin Yonetim Kurulu Tarafından Temsili Dairesi'nin 29 Haziran 1982 tarih, 1982/3015 E., 1982/3184 K. sayılı kararı bu konudaki önemli emsal kararlarından biridir. "Buaçıklamaların ışığı altında dava konusu olaya dönülecek olunca, davacı anonim şirketin 30.3.1979 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetim kuruluna seçilen üyelerce aynı tarihte yapılan yöne- tim kurulu toplantısında 1 numara karar ile şirketin ne şekilde ve kimler tarafından temsil edileceği karara bağlanmış ve buna ait yetki ve imza sirküleri düzenlenmiş bulunmaktadır. Yönetim kurulunun bildirimi üzerine Ticaret Siciline tescil edilen ve 5.6.1979 tarihli, Türkiye ticaret sicili Gazetesinde ilan edilen bu karar ve sirkülere göre, şirket yönetim kurulu üyeleri A gurubu imza yetkilileri, B ve C grubu ise şirket müdürleri ve diğer şirket idari yetkilileri arasından seçilmişlerdir.Ancak bu karara göre, A gurubu imza yetkililerini bir limit getirilmeksizinimza yetkisi tanınmış ise de B ve Cgurubu imza yetkililerine ancak diğer yetkileri yanında 250.000 lirayı açmayan çekleri imza ve ciro yetkisi tanımış; diğer bir deyişle temsil yetkisini miktar bakımından yapılan sınırlandırmalar TTK. 321 ve B.K. 451'de öngörülmediğinden geçersiz olup, bu şekildeki sınırlandırma tescil ve ilan edilse dahi hüsnüniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemez. Dava konusu olayda da B ve Cgurubu imza yetkilileri şirketi temsil ile görevlendirildiklerine göre, kendilerine yasal dayanaktan yoksun olarak konulan miktar bakımından limit sınırının üzerine çıkacak şekilde çek imzalamış bulunmaları hususu hüsnüniyetli 3. kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak iş ilişkisi bakımından bu husus imza yetkililerinin sorumluluğunu icab ettirir." Yargıtay'ın yeni tarihli içtihatları da kanunda izin verilenler dışında temsil yetkisine getirilmiş olan sınırlandınnalann tescilinin caiz olmadı- ğını ancak bir şekilde tescil edilmiş olsalar dahi bu tescilin hukuki sonuç doğurmayacağını belirtmektedir 191 • '�lacaklı şirket ortaklar kurulunun 29.01.2004 tarihli kararı ile ta- kip dayanağı alacakları ileilgiliferagatyetkisiM.HalisTürkyılmaz'a verilmek suretiyle şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili Güray Karaduman'ın temsil yetkisi sınırlandırılmıştır.Birlikte temsil şartı 191 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 8 Şubat 2005 Tarih, 2005/400 E. ve 2005/2118 Sayılı Kararı: Web: www.k.azanci.com adresinden 27 Nisan 2015 tarihinde alınmıştır. 58 Anonim Şirketluin Temsil, ile temsil yetkisinin bir şube veya merkeze özel tutulması dışında ka- lan temsil yetkisi sınırlamaları, tescil ve ilan edilmiş olsa bile, şirketle temsilciler arasındaki ilişkilerde değerlendirilir ve iyiniyetli 3.kişilere karşı geçerli değildir. ( Ord.ProfDr. Halil ARSLANLI-ProfDr. Hayri Domaniç, Türk Ticaret Kanunu Şerhi, III.cilt, s.666, Temel Yayınları, İstanbul-1989) Somut olayda, TTK.nun 321. maddesine uygun bir yetki sınırlaması bulunmadığına ve borçluların kötü niyet- li oldukları da iddia edilmediğine göre temsil yetkisinin sınırlanması 3.kişi durumunda olan takip borçlularına karşı ileri sürülemez. 11192 Dolayısıyla, Yargıtay'ın müstakar bu içtihadı, temsil yetkisinin sınır- landırılmasına ilişkin ilkenin doğru uygulanmakta olduğunu göstermek- tedir. TTK m. 371/3'ün ilk cümlesi temsil yetkisinin sınırlandırılması- nın, iyi niyet sahibi üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyeceğini ifade etmektedir. Bu durumda, temsil yetkisinin sınırlandırılması, kanunda düzenlenmemiş olsa dahi, iyi niyetli olmayan üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecektir. Söz konusu iyi niyet ibaresinin kapsamı tartışmalıdır. Bir kısım yazarlar, üçüncü kişilerin sınırlamaları bilebilecek durumda olmasını yeterli görmemekte, bunun için üçüncü kişinin sınırlandırmayı bilmesi yani müspet vukufunun gerekli olduğunu ifade etmektedir 193 • Bir başka görüşe göre ise, üçüncü kişinin iyi niyetli olup olmadığının değer- lendirilmesinde sadece müspet vukuf değil, sınırlandırmayı bilmemenin ağır ihmale dayanması hususu da iyi niyeti ortadan kaldıran bir unsur olarak değerlendirilmelidir 194 . Bu konudaki kanaatimiz, üçüncü kişinin iyi niyeti değerlendirilir- ken, sadece müspet vukufun değil, sınırlandırmayı bilebilecek durumda olmasının da iyi niyeti ortadan kaldırdığı yönündedir. Ancak, bilebilecek 192 Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 8 Şubat 2005 Tarih, 2005/400 E. ve 2005/2118 Sayılı Kararı 193 Tekinalp, O.(2013). a.g.e. 223-224. 194 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 645-646.; Aydın, A. (2014). a.g.m. 155-158.; Kırca. 1. (1994). Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisine Getirilen ve Tescili Caiz Olmayan Sınırlandırmaların Üçüncü Kişilere Etkisi. BAT1DER. C.XVll. S. 3, s.149-158. (154). 59 .Anonim Şirketlerin Ycinetim Kurulu Tarafından Temsili olma, hafıf ihmali kapsamayacak şekilde sadece ağır ihmal bakımından yorumlanmalıdır. .., 2.2.6. Temsile Yetkili Kişinin Yaptığı İşlemlerin Esas Sözleşmeye ve Genel Kurul Kararlarına Aykırı Olması Anonim şirket esas sözleşmesi ve genel kurul kararlan ticaret siciline tescil edilerek ilan edilmekte ve şirket/ şirket temsilcileri bakımından bağ- layıcı bir nitelik arz etmektedir. Bu durumda, temsil yetkisinin kapsamı ve sınırlandırılması ile ilgili olarak üzerinde durulması gereken konulardan bir diğeri imza yetkilisi olan kişinin, şirket adına yaptığı işlemlerin şirket esassözleşmesine ve genel kurul kararlarına aykırı olmasının sonuçlandır. Şirket temsilcileri tarafından yapılan işlemlerin esas sözleşmeye ve genel kurul kararlarına aykırı olması, TTK m. 371/4'te düzenlenmiştir. Buna göre, "temsile yetkili kişiler tarafından yapılan işlemin esas sözleşmeye veya genel kurul kararına aykırı olması, iyi niyet sahibi üçüncü kişilerin o işlemden dolayı şirkete başvurmalarına engel değildir." Bu kapsamda, temsil yetkisine getirilmesi caiz olan sınırlandırmalar dışında kalan sınırlandır- malar, esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla veya yönetim kurulu kararıyla getirilmiş olmalarına bakılmaksızın iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm ifade etmeyecektir. Öğretide kimi yazarlar, TTK m. 371/4 hükmüne gerek olmadığını ifade etmektedir. Buna göre, emredici hükümler ilkesi ve yönetim kurulu ile genel kurul arasındaki organlar ayrılığı ilkesi çerçevesinde, kanunun izin vermediği bir kaydın esas sözleşmeye konması veya genel kurul kara- n olarak alınması geçerli olmayacaktır 195 . TTK m. 371 / 4 kapsamında ifade edilen iyi niyet hususuna ilişkin olarak, aynı hukuki temellere dayanmaları dolayısıyla daha önceki açık- lamalarımıza atıf yapmakla yetiniyoruz. Bu çerçevede, iyi niyetin ortadan kalkması ancak işlemin tarafı olan üçüncü kişinin müspet vukufu ve ı,s Kırca,1, Şehriali-Çel.ik, F.H., Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 648. 60 Anonim Şirkdlerin Tem.sil, işlemin esas sözleşme veya genel kurul kararlarına aykırı olduğunu ağır .. kusuru dolayısıyla bilememesi durumunda söz konusu olacaktır. 2.2.7. Temsil Yetkisinin Kötüye Kullanılması Temsile yetkili olan kişilerin haiz oldukları temsil yetkisini kötüye kullanmalarının sonuçları, özellikle uygulama bakımından, büyük önem taşımaktadır. Temsil yetkisine sahip olanların, kendilerine tanınmış olan temsil yetkisini, şekli olarak temsil yetkisi sınırlandırmalarına (esas söz- leşme, genel kurul kararı, imza sirküleri, iç yönerge vb.) uygun davran- mak suretiyle de kötüye kullanmaları mümkündür. Bu durumda temsil yetkilisi, şekli kurallara bağlı kalmasına rağmen, şirketi zarara uğratmış olacaktır. Temsil yetkisinin kötüye kullanılması, temsilci ile üçüncü kişi ara- sında mevcut olan bir anlaşma/uzlaşı (kollusion) neticesinde, bilinçli olarak şirketin zararına işlem gerçekleştirmesidir. Kollusion durumunda şirket, temsil yetkilisi ile işlemin tarafı olan üçüncü kişinin iradeleri ile zarara uğratılmaktadır. Bu durumun özellikle aile şirketleri bakımından uygulamada son derece yaygın olduğunu belirtmek gerekir. Şirketin yetkili temsilcileri ile üçüncü kişi arasında, şirketi zarara uğratma konusunda bir uzlaşma bulunması halinde, söz konusu işlemin hukuki geçerliliğine ilişkin olarak birden fazla görüş mevcuttur. Bir kısım yazarlar söz konusu işlemin TBK'nın 27( 1) maddesine 196 aykırı olduğu- nu ve dolayısıyla en baştan batıl olduğunu ifade etmektedir 197 . Bir kısım yazarlar ise, temsil yetkisine sahip olan kişilerin temsil yetkisinin kötüye kullanılması suretiyle yapmış oldukları işlemlerin askıda geçersiz oldu- ğunu ve ancak genel kurulun icazet vermesi ile geçerli hale geleceğini belirtmektedir 198 . 196 Bu hükme göre, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklamıa aykın veya konusu imkansız olan sözleşmeler kesin olarak hükümsüzdür. 197 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 648.; Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. Borçlar Hukuku- Genel Bölüm- I. Cilt. (6. Baskı). İs- tanbul: Filiz Yayınevi, 754. 198 İnceoğlu, M.M. (2009). Borçlar Hukukunda Doğrudan Temsil. (1. Baskı). İstanbul: On İki LevhaYayıncılık.337. 61 Anonım Şırutlenn Yönehm Kurulu Tarafından Temsil, Temsil yetkisinin, temsilci ile üçüncü kişi arasındaki bir uzlaşı (kollusion) ile kötüye kullanılması durumunda, Yargıtay'ın yerleşik görüşü 199 bu işlemlerin geçersiz olacağı yönündedir. Aşağıda alıntılanan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 3 Kasım 1993 tarih, 1993/ 1-460 E. ve 1993/ 699 K. sayılı Kararı, bu konuda önemli bir emsal teşkil etmektedir. Vekil ile sözleşme yapan kişinin durumuna gelince; bu kişi Medeni Kanunun 3. maddesi anlamında iyiniyetli ise, daha açık anlatımla vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisin- den beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa, vekil ile yaptığı sözleşme geçerlidir ve vekil edeni bağlar.Vekil vekalet görevini kötüye kullansa dahi bu husus vekil ile vekalet edenarasında bir iç sorun olarak kalır. Vekil ile sözleşme yapan kişinin kazandığı haklara etkili olmaz. Yapılan sözleşmenin iptali istenemez. Ne var ki üçüncü kişi kötü niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kö- tüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa, vekil edenini sözleşme ile bağlı sayılmaması, Medeni Kanunun 2. madde- sinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmelidir. Söz konusu yasa maddesi buyurucu nitelik taşıdı- ğından hükmünün hakim tarafından kendiliğinden (re'sen) göz önünde tutulması zorunludur ( Egger; İsviçre Medeni Kanunun şerhi giriş kişinin hukuk çeviren Çerniş sh.86, Ord. Prof Dr. H.V.V Umumi Esaslar 1968 sh.345, Prof Dr.B.K.Medeni Hukuk yıl 1971 sh.102 Prof Dr. ]. G. A. Türk Medeni Hukuk-Medeni Kanunun başlangıç Hükümleri yıl 1973 sh.189-190 H.G.K. 6.10.1973 gün 1972/2-1677 esas 768 kararj 4.11.1964 gün 1963/D-2 esas 649 kararj 13.2.1974 gün 1973/T.524 esas 1974/103 karar. ) Vekalet görevini kötüye kullandığını bilen veya bilmesi gereken kişinin söz- leşmenin geçerli olduğunu ileri sürmesi Medeni Kanunun 2. maddesi hükmü engel teşkil eder.Ak.sine düşünmek kötü niyeti teşvik etmek,en azından, ona göz yummak olur. Oysa bütün hukuk sisteminde kötü 199 Yargıtay'ın benzer nitelikteki kararları için; Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararı'nın 5 Mayıs 1993 tarih, 1993/1-79 E. ve 1993/195 K. Sayılı Karan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25 Nisan 2001 tarih, 2001/1-306 E. ve 2001/404 K. sayılı Kararı, Yargı- tay Hukuk Genel Kurulu'nun 13 Şubat 1974 tarih, 1974/521 E. ve 1974/103 K. Sayılı Karan ve Yargıtay Hukuk Genel Kwulu'nun 17 Haziran 1992 tarih, 1992/1-27 E. ve 1992/391 K. Sayılı Karan. Web: www.k.azanci.com adresinden 1 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. 62 Anonim Şirlatlerln Ttrn.ıılı niyet korunmamış, daima malıkCtm edilmiştir (Eggen missbrach der Verteretungsmanont, Festgabe fün Wieland 1934 sh.63, Becker 1941 sh.169, Oser Schonenberger 1929, Türkçe tercümesi Seçkin An- kara 1947,Esenertemsil1961 sh.85 ve devamı, Tekinay sh.147,148, H.G.K.13.2.1974 gün 1973/T.524E.1974/103 K.18.9.1991 Tarih 1991/2·308 E.1991/418 K. Federal Mahkemenin çeşitli kararları)" Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2016 tarihli bir kararında da birli- mitet şirket müdürlerinden biri tarafından menfaat çatışması dolayısıyla açılan bir davadan şirketin diğer müdürünün feragat etmesi kabul edil- memiştif200. Söz konusu karara göre, "Bir şirket müdürü iradesiyle şirket adına söz konusu taşınmaz satışının muvazalı olduğu iddiasıyla tapu iptali ve tescili için dava açılırken diğer bir şirket müdürü tarafından bu davadan feragat edilmiştir. Böylece davacı şirketi tek başına temsile yetkili müdürler arasında davanın sürdürülüp sürdürülmemesi konusunda görüş ayrılığı oluşmuş bulunmaktadır.Bu durumda öncelikle somut olayın özellikleri ve menfaat çatışması sonucu doğurabilecek hallerde dava- cı şirketin temsili konusundaki ilkeler de dikkate alınıp gözetilerek şirket adına açılan davadan bu şekilde feragat edilemeyeceği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması ge- rektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltmeitirazlarının kabulü ile Dairemizin 11.05.2015 tarih, 2015/1761 Esas, 2015/6661 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir." Temsil yetkisinin kötüye kullanılmasının ikinci türü ise temsilci ile üçüncü kişi arasında hileli bir anlaşma bulunmamasına rağmen, temsilci• nin -bilinçliveya bilinciz olarak• temsil yetkisini şirketin çıkarlarına aykırı kullanması halidir. Bir kısım yazarlara göre, temsil yetkisine sahip olanla• rın bu yetkilerini kasıtlı olarak kötüye kullanmaları durumunda, yetkisiz temsil hükümleri uygulanacaktır2° 1 . Böylece işlem askıda hükümsüz hale ıooYargıtay 11. HukukDairesi'nin 2 Haziran 2016 Tarih, 2015/12054 Eve 2016/6142 K. Sayılı Kararı 201 Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. a.g.e. 754-755.; Aydın, A. (2014). a.g.m.177-178. .Anonım Şırketlerin Yonetım Kurulu Tarafindan Temsıli 63 gelecek ve ancak genel kurul tarafından onay verilmesi durumunda ge- çerli olacaktır2° 2 • Kanaatimizce, işlemin tarafları arasında anlaşma olmak- sızın, temsilcinin yapmış olduğu bir işlem neticesinde şirketin zarara uğ- ratılması halinde, işlemin askıda hükümsüz olduğundan bahsetmek ticari hayatın işleyişi bakımından uygun bir yorum olmayacaktır. Bu durumda, söz konusu işlemin, işlemin tarafı olan iyiniyetli üçüncü kişi bakımından geçerli olması ancak temsilcinin ve yönetim kurulunun şirketin uğramış olduğu zararlar dolayısıyla sorumluluğunun kabul edilmesi daha uygun bir yorum olacaktır. 2.3. Tek Pay Sahipli Anonim Şirketler Bakımından Temsil Düzeni TTK'run kabulü ile birlikte, anonim şirketlerin tek pay sahibinden ve tek yönetim kurulu üyesinden oluşması mümkün hale gelmiştir. Ano- nim şirketin tüm özelliklerine sahip olan tek pay sahipli anonim şirketle- rin temsili bakımından da TTK'nın anonim şirketlere ilişkin hükümleri uygulanacaktır. Bu kitap kapsamında değinilmiş olan bütün hususlar, tek paysahipli anonim şirketler bakımından da geçerlidir. Bununla birlikte, TTK m. 371/6 hükmü tek pay sahibinden oluşan anonim şirketlerde, pay sahibi ile anonim şirket arasında akdedilecek söz- leşmeler bakımından özel bir düzenleme öngörmektedir. Buna göre, şir- ketin tek pay sahibi tarafından temsil edilip edilmediğine bakılmaksızın, tek pay sahibi ile şirket arasındaki sözleşmelerin geçerli olması sözleşme- nin yazılı şekilde yapılmasına bağlıdır. Bu durumda, şirket tek paysahibi ile şirket arasında yapılacak sözleşmelerin yazılı olması, bu sözleşmeler bakımından geçerlilik şartı niteliğindedir2° 3 . TTKm. 371/6'nın gerekçesine göre hükmün amacı, şirketin menfa- atlerinin ihlaline ve yolsuzluklara engel olmakbr. Tekinalp'e göre, hüküm kapsamındaki sözleşme kavramı geniş yorumlanmalıdır; bu kapsamda 202 Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R., Arpacı, A. a.g.e. 754-755.; Aydın, A. (2014).a.g.m.177-178. 203 Kırca, t,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013).a.g.e. 652. 64 Anonim Şirketlerin Tansılı yönetim kurulu üyesi olan pay sahibi ile şirket arasındaki hizmet ve murahhaslık sözleşmeleri, yönetim kurulu üyesine ödenecek yolluklar, emeklilik ödemeleri vb. şirket içi menfaatler de bu kapsamda kabul edil- meliw ..l! 2 r 04 . Pay sahibi ile anonim şirket arasında akdedilecek sözleşmelerin yazılı olınası şartına ilişkin tek istisna, TTK m. 371/6 hükmünün ikin- ci cümlesinde düzenlenmiştir. Buna göre, bu şart piyasa şartlarına göre günlük, önemsiz ve sıradan işlemlere ilişkin sözleşmelerde uygulanma- yacaktır. Yine Tekinalp, bu istisnanın dar yorumlanması gerektiğini ifade ederek, bu işlerin şirketin faaliyetleri için gerekli olan ekmek, su yoğurt, kağıt alımı vb. işlemler olduğunu belirtmiştir2° 5 • Son olarak, tek pay sahipli şirket ile pay sahibi arasında yapılan sözleşmenin yazılı olması koşulu, sözleşmenin geçerli olması için gerekli olan diğer koşullan bertaraf etmeyecektiı-2 06 • Yani, tek pay sahipli anonim şirketlerde, pay sahibi ile şirket arasında akdedilecek sözleşmeler bakı- mından her bir sözleşme tipine özgü olan geçerWik koşullan varlığını sürdürmeye devam edecektir. 2.4. Yönetim Kurulu Dışında Temsile Yetkili Olan Organlar ve Kişiler Yönetim kurulu dışında temsile yetkili olan diğer organ ve kişiler ile anlatılmak istenen, yönetim kurulunun temsil yetkisini devrettiği üçüncü kişiler (murahhas müdürler, ticari temsilciler, ticari vekiller vb.) değildir. Bu başlık kapsamında, istisnai hallerde anonim şirketin temsil yetkisini haiz olan anonim şirket organları veya mahkeme tarafından atanacak veya genel kurul tarafından atanacak kişiler açıklanacaktır. Yukarıda açıklanmış olduğu üzere, TTK'da anonim şirketin zorunlu organları, yönetim kurulu ve genel kurul olarak düzenlenmiştir. Bu se- 204 Tekinalp, 0. (2011). a.g.e.145. 205 Tekinalp, 0.(2011). a.g.e.145-146. 206 Kırca,1,Şehriali-Çelik, F.H.,Manavgat, Ç.(2013).a.g.e.652.; Tekinalp, O.(2011).a.g.t. 146. 65 J.,ıonım Şırlcetlerm Yonehm Kurulu Tarafından Temsılı beple, ETTK yürürlükte iken organ niteliğini haiz olan denetim kuruluna verilmiş olan istisnai temsil yetkisi 207 TTK ile kaldınlıruştır. Bununla birlikte, istisnai hallerde kayyımlar ve şirketin tasfiyesi halinde tasfiye memurları şirketi temsil yetkisine sahip olacaklardır. 2.4.1. Kayyımın Temsile Yetkili Olması Anonim şirketlerin yönetiminde olağanüstü ve istisnai durumlarda, şirketin bir kayyım tarafından yönetilmesi ve dolayısıyla şirketin temsil yetkisirıin kayyım tarafından kullanılması söz konusu olabilecektir. TTK'da kayyım atanmasına ilişkin özel bir hüküm bulunmamaktadır. Bu sebeple, TMK'run 426 ve 427. maddeleri, anonim şirketlere atanacak olan kayyımlar bakımından da uygulama imkanı bulacaktır. Anonim şirketlere kayyım atanması öncelik.le, anonim şirketin or- gansız kalınası durumunda söz konusu olur. TTK m. 530'da 208 , bir fesih sebebi olarak da düzenlenmiş olan organsız kalma ile genel kurulun top- lanamaması ve yönetim kurulunun oluşturulamamış olması ifade edilir. Ayrıca, TTK m. 530/2'ye göre, açılacak olan fesih davası kapsamında mahkeme tarafından gerekli önlemlerin alınması gerekmektedir. Mah- keme tarafından kayyım atanması, madde metninde ifade edilmemiş olmasına rağmen, bu önlemler arasındadır. Ayrıca, TTK m. 531 209 kapsamında, şirketin haklı sebeple feshinin talep edildiği durumlarda da mahkeme tarafından alınacak olan tedbir- 207 ETTK'nın 341. maddesine göre, genel kurul yönetim kurulu üyeleri aleyhine dava açıl- masına karar verirse yahut dava açılmamasına karar verilip de sermayenin onda birini temsil eden pay sahipleri dava açılması yönünde oy kullanırsa, şirket adına dava açma yetkisi denetçilere aittir denmek suretiyle, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak dava- lar bakımından denetçilere temsil yetkisi verilmiştir. ıos Bu hükme göre, uzun süreden beri şirketin kanunen gerekli olan organlarından biri mevcut değilse veya genel kurul toplanamryorsa, pay sahipleri, şirkd alacaklılan veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığının istemi üzerine, şirket merkainin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mah- kemesi, yönetim kurulunu da dinleyerek şirketin durumunu kanuna uygun hdle getirmesi için birsüre belirler. Bu süre içinde durum düultilmase, mahkeme şirketin feshine karar verir. 209 Bu hükme göre, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin tn az onda biri'1i ve halka açık şir- ketlerdeyirmide birini temsil eden paylann sahipleri, şirketin merkwnin bulunduğu yercuki asliye ticard mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isttyebüirler.Mahlwm, fesih 66 Anonim Şirketlerin Temsıli !erinden birisi belirli bir süre için şirketi yönetmek üzere kayyım atan- masıdır. Bunlar haricinde, anonim şirket hakkında iflas erteleme karan verilmesi durumunda, ÜK'nın ı79. maddesine göre kayyım atanması za- ruridir. İflasın ertelenmesine karar veren mahkeme, bu karan ile birlikte bir koruma tedbiri olarak kayyım atanmasına karar vermek zorundadır. Yukarıda kısaca örnekleri verilmiş olan hallerden de anlaşılabileceği gibi, kayyım belirli bir görevi ifa etmek üzere mahkeme tarafından atan- maktadır. İlgili mahkemenin kayyım atanmasına ilişkin karan, kayyımın şirketin temsili açısından sahip olduğu temsil yetkisinin sınırlanru da göstermektedir. Bu bakımdan, kayyımlar mahkeme tarafından atanan ve temsil yetkilerinin sınırları mahkeme tarafından veya kanun hükmünden kaynaklanan, istisnai olarak temsil yetkisine sahip olan kişilerdir. 2.4.2. Tasfiye Memurunun Temsile Yetkili Olması Anonim şirketler, esas sözleşmede öngörülen sürenin sona ermesi, işletme konusunun gerçekleşmesi veya gerçekleşmesinin imkansız hale gelmesi, esas sözleşmede öngörülmüş olan herhangi bir sona erme sebe- binin gerçekleşmiş olması, şirket genel kurulunun şirketin feshine karar vermesi, şirket hakkında iflas kararı verilmesi, organ eksikliği, şirketin haklı sebeple feshedilmesi ve kanunlarda sayılan diğer hallerde sona ermektedir 10 • Anonim şirketin sona ermesinin en önemli sonucu ise şirketin tasfiye sürecine girmesi ve mal varlığının tasfiye edilmesidir2 11 • Anonim şirketin feshinin tabi bir sonucu olarak tasfiye ile şirketin mal varlığının paraya çevrilmesi, şirketin alacaklarının tahsil edilmesi, borçlarının ödenmesi ve kalan payın tasfiye payı olarak pay sahiplerine ödenmesi söz konusu olur2 12 • Tasfiye durumunda şirket unvanına tasfiye halinde ibaresi eklenir ve şirketin amacı tasfiyeye özgülenir. yerine,davacı pay sahiplerine, paylannın karar tarihine enyakın tarihtekigerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkanlmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. 210 Kayıhan, Ş. (2015). Şirketler Hukuku. (1.Baskı).Ankara: Seçkin Yayıncılık, 219-220. 211 Bkz.TTK m. 533. 212 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.839. Anomm Şı,-kdlenn Yönetıın Kur-ulu Tar-afından Temsılı 67 Anonim şirketlerin tasfiyesi tasfiye memurları tarafından yerine getirilir2 13 • Şirketin iflas sebebiyle sona ermesi durumunda, şirketin tas- fiyesi iflas idaresi tarafından yerine getirilecektir2 1 •. Şirket esas sözleşme- sinde veya genel kurul kararıyla tasfiye memurunun atanmamış olması durumunda tasfiye yönetim kurulu tarafından yapılacakbr2 15 • Tasfiye memurlarının paysahipleri arasından veya üçüncü kişiler arasından atan- ması müınkündür2 16 • Ayrıca, şirketin feshine mahkeme tarafından karar verilmiş olması halinde tasfiye memuru mahkeme tarafından atanır2 17 • Şirket tasfiye haline girince, organların görev ve yetkileri, tasfiyenin yapılabilmesi için zorunlu olan, ancak nitelikleri gereği tasfiye memurla- rınca yapılamayan işlemlere özgülenir2 18 • Bu çerçevede tasfiye memurla- rı, tasfiye görevinin yerine getirilmesi maksadıyla, sınırlı yetki ile atanmış olan kişileri ifade eder. Tasfiye memurlarına, kanunla verilmiş olan yetkilerin devredilmesi mümkün değildir, ancak belirli uygulama işlemlerinin yapılabilmesi için yetkili memurlardan birinin diğerine veya üçüncü kişiye temsil yetkisi vermesi mümkündür2 19 • Her ne kadar tasfiye memurları, salt tasfiye amacıyla işlem yapmak üzere yetkilendirilmişlerse de tasfiye memurlarının üçüncü kişilerle tasfiye amacı dışında yaptığı işlemler de şirketi bağlayacaktır. Ancak söz konusu işlemin tarafı olan üçüncü kişinin işlemin tasfiye amacının dışında olduğunu bildiği veya halin gereğinden bilmemesinin mümkün olmayacağının ispat edilmesi durumunda, şirket tasfiye konusu dışında yapılan söz konusu işlemle bağlı olmayacaktır2 20 . Tasfiye memurlarının yetkisi bakımından getirilmiş olan bu hükümle birlikte, tasfiye memurları ile yönetim kurulu üyeleri arasında önemli paralellikler kurulmuş olmak- 113 Bkz. TTK m. 536. 21 ◄Bkz. TTK m. 534. 2 ıs Bkz. TTK m. 536/1. 216 Bkz. TTK m. 536/1. 117 Bkz. TTK m. 536/lll. 111 Bkz.TTK m. 535/1. 219 Bkz.TTK m. 539/L uo Bkz. TTK m. 539/Il. 68 Anonim Şirketlerin Temsi/ı tadır. Kanun koyucu, yönetim kurulu üyeleri ve murahhaslar bakımından geçerli olan ilkeleri tasfiye memurları bakımından da uygulamıştır. Tasfiye memurlarının birden fazla olması durumunda, aksi genel kurul kararında veya esas sözleşmede öngörülmemişse, şirketin bağlana- bilinesi için imzaya yetkili iki tasfiye memurunun şirket unvanı altında imza atması gerekmektedir. TTKm. 539/3 ile getirilmiş olan bu hüküm tasfiye memurlarının anonim şirket yönetim kurulu üyelerine yakınlaş- tırılması amacıyla ortaya çıkmıştır. Gerçekten de TTK m. 370/I'e göre aksi esas sözleşme ile düzenlenmedikçe, yönetim kurulu üyeleri şirketi müşterek imzalan ile temsil edeceklerdir. Son olarak, tasfiye halindeki şirket mahkemelerde veya dış ilişkiler- de tasfiye memurları tarafından temsil edilecektir. Tasfiye memurlarının temsil yetkisinin tasfiye işlerine özgülenmiş olduğu nazara alındığında, tasfiye ile ilgili olmayan hususlarda şirket yönetim kurulunun yetkileri devam edecektir 21 • 221 Bilge, E. (2012). Anonim Şirketin Tasfiyesi ve Sona Ermesi. Erzincan Üniversiusi Hukuk Fakülte.si Dergisi, C.xvI, S.3-4, s.261-294. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERDE TEMSİL YETKİSİNİN DEVRİ Anonim şirketlerde temsil yetkisinin -kural olarak-yönetim kurulu- na ait olduğu ve bu yetkinin çift imza kuralı ile kullanılması gerektiği ikin- ci bölüm kapsamında detaylı olarak açıklanmıştır. Bu bölümde, anonim şirketlerde temsil konusunun detaylarına girmeden yönetim kuruluna ait olan temsil yetkisinin devri hususu incelenecektir. Anonim şirketlerde temsil yetkisinin devri, uygulama bakımından taşımakta olduğu önem dolayısıyla hem öğreti hem de uygulama açısından öncelik arz eden ko- nulardan biri haline gelmiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun sahip olduğu temsil yetki- si, murahhas üye veya müdürlere, ticari mümessil ve ticari vekillere ve TBK'nın 40. maddesi kapsamında diğer kişilere devredilebilmektedir. Bu açıdan, çalışmanın bu bölümünde temsil yetkisinin yukarıda sayılmış olan kişilere devri incelenecektir. 6552 sayılı Kanun ile eklenmiş olan TTK'nın 371/(7) maddesi ise dördüncü bölüm altında aynca incelene- cektir. 3.1. Yönetim Kurulunun Devredilemeyecek Görev Ve Yetkileri Yukarıda açıklandığı üzere, TTK ile öngörülen anonim şirket organ- lan yönetim kurulu ve genel kuruldur. TTK ile yönetim kurulu, yapısal 70 Anonim Şirketlerin Tcm.sıli ve işlevsel yönden, kurumsal yönetim ilkeleri de nazara alınarak yeniden düzenlenmiştir22. Anonim şirketler özellikle de büyük anonim şirketler bakımından, yönetim kurulunun şirketin işleyişine ilişkin her konuda karar alması ve şirketi her yönüyle yönetmesi mümkün değildir. Örneğin, yüzlerce şube- si olan bir anonim şirketin sınırlı sayıda kişiden oluşan yönetim kurulu- nun, yüzlerce, hatta binlerce şubenin işlemlerinden haberdar olması ve bu işlemleri yönetmesi imkansızdır. Bu sebeple, anonim şirket yönetim kurulunun bir kısım görev ve yetkilerini üçüncü kişilere devretmesi zo- runluluğu ortaya çıkmaktadır. Bununla birlikte, kanun koyucu, yönetim kurulunun anonim şirketler bakımından taşıdığı önemi de nazara alarak yönetim kurulu tarafından devredilmesi ve vazgeçilmesi mümkün olma- yan bir kısım görev ve yetkileri düzenlemiştir. Öncelikle, devredilemezlik kavramının incelenmesi gerekmektedir. Devredilemezlik, yönetim kuruluna ait olan görev ve yetkilerin, yönetim kurulu tarafından genel kurula, şirket çalışanı olan üçüncü kişilere veya şirket çalışanı olmayan üçüncü kişilere herhangi bir sıfat veya isim altında devredilemeyeceğini ifade etmektedir2 23 . Bununla birlikte, yönetim ku- rulunun vazgeçilemez görevve yetkilerinin düzenlendiği TTK m. 375'de, bu görev ve yetkilerin devredilemezliğinin yanı sıra vazgeçilemezliğine de vurgu yapılmıştır. Madde metninde yer alan vazgeçilemez ifadesi ile söz konusu yetkilerin esas sözleşme hükmü veya genel kurul karan ile yönetim kurulundan alınamayacağı ifade edilmiştir 224 . Yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri TTK m. 375'de aşağıdaki şekilde sayılmıştır; 211 Yavuz, M. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Devredilemez ve Vazgeçi• lemez Görevlerinin ve Yetkilerinin Değerlendirilmesi.Terazi Hukuk Dergisi. Cilt 8, Sayı: 87. 34-37. 223 Doğan, B. F. (2012). Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri ve Yönetim Yetkisi- nin Devri. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmalan Dergisi. Cilt: 18, Sayı:2, 609 vd. 224 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 539.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 475. 71 Arıonim Şirketlerde Temsil Yetkisinirı Devri "a) Şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi. b) Şirket yönetim teşkilatının belirlenmesi. c) Muhasebe, finans denetimi ve şirketin yönetiminin gerektirdiği ölçüde,finansal planlama için gerekli düzenin kurulması. d) Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları. e) Yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleş- meye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi. J) Pay, yönetim kurulu karar ve genel kurul toplantı ve müzakere defterlerinin tutulması, yıllık faaliyet raporunun ve kurumsal yönetim açıklamasının düzenlenmesi ve genel kurula sunulması, genel kurul toplantılarının hazırlanması ve genel kurul kararla- rının yürütülmesi. g) Borca batıklık durumunun varlığında mahkemeye bildirimde bulunulması." Yonetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri bağlamında öncelikle, TTK m. 375'de sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı (numerus clausus) olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Yukarıda sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı olduğunun kabulü durumunda, bunlar dışında yönetim kuruluna ait olan bütün görev ve yetkilerin devrinin mümkün olduğunun kabul edilmesi gerekecektir. Söz konusu yetkilerin sınırlayıcı olup olmadığına ilişkin olarak öğre- tide genel kabul gören görüş, TTK m. 375'de sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı olmadığıdır2 25 • Örneğin, Çamoğlu, TTK m. 375'de yönetim kurulunun devredilemez yetkileri arasında sayılmamış olmasına rağmen birleşme sözleşmesinin kabul edilmesinin yönetim kurulunun devredile- us Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 476.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çarnoğlu, E. (2014). a.g.e. 125.; Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 540.; Doğan, B. F. (2012). 609 vd. Anonim Şirketluin Ttmsilı 72 mez görev ve yetkileri arasında olduğu kanaatindedir2 26 • Kırca ise TTI( m. 375 dışında kalan bazı görev ve yetkilerin de açık bir düzenlemenin veya işin niteliğinin gereği olarak yönetim kurulun devredilemez görev ve yetkilerinden olduğunu belirtmekte ve TTK m. 147 (birleşme rapo- runun hazırlanması), TTK m. 169 (bölünme raporunun hazırlanması), TTK m.186 (tür değiştirme planının hazırlanması), TTK m. 199 (bağlı ve hakim şirketlerin raporlarının hazırlanması), TTK m.353 (anonim şirket fesih davasının açılması) 227 , TTKm.376/1 (sermayenin kaybı veya borca batık olması durumunda yönetim kurulunun genel kurulu toplan- tıya çağırması), TTKm.378 (riskin erken saptanması ve yönetimi), TTK m.379 (şirketin kendi paylarını iktisap etmesi veya rehin olarak kabul etmesi) gibi bir kısım görev ve yetkileri yönetim kurulunun devredile- mez ve vazgeçilemez görev ve yetkileri arasında sayrnaktadır 28 • Doğan da TTK m.375'de sayılan görev ve yetkilerin sınırlayıcı olmadığını, mün- hasıran yönetim kuruluna ait bütün görev ve yetkilerin kanunda liste halinde sayılmasının mümkün olmadığını ifade etmektedir2 29 • Yer kısıtlaması nedeniyle yönetim kurulunun devredilemez görevve yetkileri teker teker açıklanmayacaktır.Ancak, kitap konusu ile yakından alakalı olması ve uygulamada önemli kafa karışıklıklarına yol açması se- bebiyle müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulu- nanların atanmaları ve görevden alınmaları hususuna kısaca değinilecek ve bu konu çalışmanın ileri aşamalarında yeri geldikçe açıklanacaktır. 226 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 125. 227 TTK'nın 353/1 maddesinde "şirketin kurulmasında kanun hükümlerine aykın hareket edilmek suretiyle, alacaklıların, pay sahiplerinin veya kamunun menfaatleri önemli bir şe- kilde tehlikeye düşürülmüş veya ihlal edilmiş olursa, yönetim kurulunun, Gümrük ve Ticaret Bakanlığının, ilgili alacaklının veya pay sahibinin istemi üz.erine şirketin merkezinin bulun- duğu yerdeki asliye ticaret mahkemesince şirketin feshine karar verilir." denilmek suretiyle yönetim kurulu dışında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın, ilgili alacaklının ve paysahibi- nin de fesih davası açabileceği belirtilmiştir. Yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri kapsamında dikkat edilmesi gereken husus, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın, ilgili alacaklının ve paysahibinin kanun tarafından kendilerine verilen dava açma hakkını kullandıklarıdır. Yönetim kurulu, kendisine verilen dava açma hakkını genel kurula veya herhangi bir üçüncü kişiye veya herhangi bir pay sahibine devredemeyecektir. 228 Kırca, İ.ı Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 540. 229 Doğan, B. F. (2012). 609 vd. 73 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri TTK'nın 375/1 (d) madde metninde geçen müdürlerin ve aynı işleve sahip kişilerin kimlerden oluştuğunun tespit edilmesi önemlidir. TTK'nın anonim şirketlerin düzenlendiği İkici Kitabının Dördüncü Kısmında müdür kavramına sadece iki yerde atıf yapılmaktadır. Bun- ların ilki TTK 370/(2) de geçen murahhas müdür kavramı, ikincisi de 375/ 1(d) 'de geçen müdür kavramıdır. Bu iki maddede geçen müdür kav- ramı da birbirleriyle özdeş değildir. Bu durumda aslında TTK 'da kullanı- lan müdür kavramının özenli olarak kullanılmadığını da göstermektedir. TTK'nın 375. maddesinin bütün fıkralarının TTK'nın 375/l(a) maddesinde yer alan ve "şirketin üst düzeyde yönetimi ve bunlarla ilgili talimatların verilmesi" maddesi ile birlikte değerlendirilmesi madde- nin yorumlanması ve anlaşılması açısından uygun olacaktır. TTK'nın 375/l(a) maddesinin yönetim kurulunun temel görevlerinin" üst düzey- de yönetim" üst başlığı ile ifade edilebileceği, 375. maddede sayılan diğer görev ve yetkilerin üst düzeyde yönetim kavramının somutlaştırılması olduğu kabul edilmektedir2 30 • TTK 375/l(d)'nin gerekçesinde, "Bu hükümdeki 'müdürler ile aynı işleve sahip kişiler' ibaresi kendilerine yönetme görev ve yetkileri tanınmış olan kimseleri ifade eder. Görev ve yetki verilmesi ile kastedilen yönetim hak- kının veya genel olarak yönetimin geçirilmesi, diğer bir ifadeyle 'delegasyon' değildir. Kastedilen, işlemlerin yürütülmesi aşamasına ilişkin yetkilerdir." Kanun metni ve gerekçesi amaçsal olarak değerlendirildiğinde TTK m.375/l(d) kapsamında yer alan müdürler ile aynı işleve sahip kişiler'in şirketin üst düzey yöneticileri olduğu, şirket üst düzey yöneticileri al- bnda yer alan müdürlerin veya benzer işleve sahip kişilerin bu kapsama girmediği yönündedir2 31 . TTK 375/l(d) ile ilgili yargı kararlan da müdür ve benzer işleve sahip kişiler ifadesinin sadece üst düzey yöneticileri kapsadığı şeklinde gelişmektedir. Örneğin İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından 230 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g,e.s.541. 231 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. Nr. 12-45. 74 Anonim Şirlatleritı TtrnJI// bu yönde verilmiş olan karar İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafın. dan da hukuka uygun olduğu gerekçesiyle onanmıştıı-2 32 • Söz konusu kararda hem İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi hem de İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi; "TTK' nın 375. maddesinde, yönetim kurulunun devir ve terk edemeyeceği görev ve yetkilerine yer verilmiştir. Bu görev ve yetki- leri yönetim kurulu doğrudan kendisi kullanmak ve karar almak zorundadır. Yönetim kurulu bu yetkileri ne esas sözleşmeyle ne de bir kararla genel kurula veya genel müdüre ya da kurulacak kurullara ve komitelere devredemez. Yönetim kurulu bu yetkiler- den feragat da edemez. TTK' nın 375. maddesine göre, belirtilen görev yetkiler, anonim şirket yönetim kuruluna ait olup, başka bir organa yahut üçüncü kişilere devredilemez ve vazgeçilemez. Somut olayda; davalı banka genel müdürlüğünce, yukarıda bahsedilen mevzuat kapsamında, şube müdürü olan davacının iş akdinin fesih edildiği anlaşılmaktadır. Yönetim kurulunun yetki ve devrini düzenleyen yönetmeliğin uygulanmasından etki- lendiğini ileri süren davacının, iş akdinin fesihinden sonra, her ne kadar İş Mahkemesinin yargılama aşaması ve karar sureti dosya kapsamında bulunmasa da, akdin feshine uyuşmazlığın İş Mahkemesi nezdinde karara bağlandığı, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere şube müdürlerinin TTK 375/1-d maddesinde ifade edilen müdür, yöneticiler arasında olmadığı gözetildiğin- de mahkemenin ret kararı isabetli ise de, aksi görüşte dahi, İş Mahkemesinde iş akdinin fesih sonuçları karara bağlandığından davacının şahsında hukuki sonuç doğurmayacağı tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır. şeklinde karar vermiştir. Bu çerçevede, TTK m. 375/1 (d) bendinde düzenlenmiş olan mü- dürlerle şirketin üst düzey yöneticilerinin ifade edildiği sonucuna varıl- maktadır. 232 İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, 13. Hukuk Dairesi, 15.11.2018 tarih, 2018/226 Esas, 2018/ 1106 K. Sayılı Kararı 75 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 3.2. Temsil Yetkisinin Devrine İlişkin Esaslar 3.2.1. Temsil Yetkisinin Esas Sözleşmeye Konulacak Hükümle Devredilmesi Anonim şirketlerde temsil yetkisinin devri konusuna geçmeden önce, temsil yetkisinin kimler tarafından devredilebileceği hususunun netleştirilmesigerekir. Daha önce de belirtildiği üzere TTK'nın 370. mad- desi esas sözleşmede aksi düzenlenmedikçe temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu kuralını benimsemiştir. Bu kapsamda öncelikle incelenmesi gereken husus TTK m. 370'de yer alan esas sözleşmede aksinin öngörülmemiş olması kuralının sadece çift imza kuralı bakımından mı geçerli olduğu yoksa temsil yetkisinin yöne- tim kuruluna ait olması karinesi bakımından da geçerli olup olmadığıdır. Esas sözleşmede temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait olması kuralını bertaraf edebilecek bir düzenleme yapılıp yapılamayacağı temsil yetkisi- nin devri bakımından özel önem arz etmektedir. Kanaatimizce TTK m 370 / 1'de yer alan 'esas sözleşmede aksi öngö- rülmemişse' ibaresi sadece çift imza kuralı bakımından geçerlidir2 33 . TTK m.370'in birinci fıkrasında öngörülen ibarenin temsil yetkisinin yönetim kuruluna ait olması kuralı ile ilgisi bulunmamaktadır. Aksi durumun ka- bulü hem yönetim kurulunun TTK ile düzenlenmiş işlevlerine hem de Türk şirketler hukukunun tarihi gelişimine aykırı olacaktır. Müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulu- nanların atanmaları ve görevden alınmalarını yönetim kurulunun vazge- çilemez ve devredilemez yetkileri arasında sayan TTKm. 375/l(d) kap- samında da temsil ve ilzam yetkisini haiz üçüncü kişilerin esassözleşmeye konulacak bir hükümle atanması veya esas sözleşmede temsil yetkisinin devrinin düzenlenmesi mümkün olmayacaktır. Bu konuda aynı düşünce- 233 Aynı yönde; Kırca, 1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç.(2013). a.g.e. 626.; Kendigelen, A. (2011). Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler Yenilikler ve nk Tespitler.İstanbul: On İki Levha Yayınlan, 223. 76 Anonim Şirketlerin Temsil, de olan Yanlı, temsil yetkisinin devrine ilişkin yetkinin esas sözleşme ile dahi olsa yönetim kurulunun elinden alınamayacağını belirtmektedir™. 3.2.2. Temsil Yetkisinin Genel Kurul Kararıyla Devredilmesi Konumuz bakımından özellik arz eden temel sorun ise temsil yet- kisini devir yetkisinin genel kurul veya kendisine temsil yetkisi verilmiş olan üçüncü kişiler tarafından devredilip edilemeyeceğidir. TTK m. 375/ 1 (d) bendi, temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine veya üçüncü kişilere devri konusunda karar vermeye yetkili olan organın münhasıran yönetim kurulu olduğunu belirtmektedir. Gerçekten de TTK m. 375/ 1 (d) bendinde "müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alın- maları" konusunu yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri arasında saymıştır. Öğretide kabul gören görüş de temsil yetkisini devir yetkisinin genel kurula bırakılmasının mümkün olmadığını ve ayrıca yö- netim kurulunun bu yetkisini kullanmasının genel kurulun onayına tabi tutulamayacağını belirtmektedi.r2 35 . Kırca, temsil yetkisinin devrini konu alan bir genel kurul kararının açıkça batıl olduğunu ifade etmektedir2 36 . Kendigelen ise TTK'nın 370 ve 375. maddeleri ile getirilen düzenleme ile temsil yetkisinin bölünmesi ve devri hakkının -ETTK 319/ 2'den farklı olarak- sadece yönetim kuruluna tanınmış olduğunu, bu konuda genel kurulu yetkilendirmeye yönelik cümleye yeni maddede yer verilmemiş olduğunu ifade etmiştir2 37 • Aksi yönde görüş sahibi olan Pulaşlı'ya göre ise, esas sözleşme veya organizasyon yönetmeliği ile temsil yetkisinin bölünme ve devir işinin 234 Yanlı, V. (2013). Anonim Şirketlerde İmza Yetkilileri Sadece Yönetim Kurulu Tarafın- dan Mı Atanabilir? lÜHFM, C.LXXI, S.2, 439-448. 235 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.; Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 223. 236 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627. 237 Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 223. 77 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri genel kurula veya yönetim kuruluna bırakılması mümkündür3 8 • Hatta bir kısım yazarlara göre 239 , temsil yetkisinin yönetim kurulu tarafından murahhas üye veya müdüre verilmiş olması durumunda murahhas üye veya murahhas müdür artık yönetim kurulu tarafından azledilemez, azil yetkisi genel kurula geçer. Bu görüşe göre, murahhaslar seçilmekle yöne- tim kurulu ile aynı seviyede olmaktadırlar, yönetim kurulu ile aynı sevi- yede olan bir kişinin azil yetkisinin de genel kurul da olması gerekir2 40 • Bu konudaki kanaatimiz, TTK m. 375/I'in (d) bendi karşısında temsil yetkisini devir yetkisinin sadece ve münhasıran yönetim kurulu- na ait olduğu yönündedir. Aksi görüşün kabulü hem TTK'nın yönetim kuruluna yüklemiş olduğu görev ve sorumluluk bakımından kanunun ruhuna hem de TTK m. 375'in lafzına aykırı olacaktır. Ayrıca, temsil yetkisinin devrinden dolayı yönetim kurulunun sorumlu olduğu nazara alındığında temsil yetkisinin devrine ilişkin yetkinin sadece yönetim ku- ruluna ait olması anlam kazanacaktır. Murahhasların seçilmesiyle birlikte yönetim kurulu ile aynı seviyeye çıktıkları, bu durumda ancak genel kurul tarafından görevden alınabile- ceklerine ilişkin görüşe de katılmak mümkün değildir. TTK ile getirilmiş olan işlevler ayrılığı prensibine göre, genel kurul yönetim kurulunun üst organı değildir. Genel kurulu şirketin en üst organı kabul eden tek güç teorisi etkisindeki bu görüş, TTK'nın yönetim kurulu ve genel kurul arasındaki ilişkiler bakımından getirmiş olduğu eşitlik prensibi ile uyuş- mamaktadır. Bu noktada, TTK m. 339/3 (g)'de yer alan düzenlemeye de değinil- mesi gerekmektedir. Söz konusu madde metnine göre, şirketin kuruluşu sırasında hazırlanan ilk esas sözleşmesinde "yönetim kurulu üyelerinin sa- yıları, bunlardan şirket adına imza koymaya yetkili olanlar" da belirtilmek zorundadır. Bu madde ile ilkyönetim kurulu toplanıncaya kadar yönetim kurulunun tamamına ait olan temsil yetkisi, esas sözleşmeye konulacak 231 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623. 239 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.; Arslanlı, H. (1959). a.g.e.124. 140 Oçışık, G., Çelik, A. ( 2013). a.g.e. 465. Anonim Şirketlerin Temsili 78 hüküm ile yönetim kurulu üyelerinin bir kısmına devredilmektedir. Bu düzenleme kapsamında esas sözleşme ile murahhas üye ve hatta murah- has müdür tayinine izin verilmiş olmaktadır. Hatta Türkiye'nin birçok yerinde faaliyete geçmiş olan ve faaliyette olduğu sicil bölgeleri bakımın- dan uygulanması zorunlu olan Merkezi Sicil Kayıt Sistemi (MERSİS) kapsamında yapılacak şirket kuruluşlarında, şirketin kuruluş aşamasında yönetim kurulu üyelerinin temsil şekline ilişkin hükümlerin yer almaması durumunda şirket kuruluş işlemi tamamlanmamaktadır.Aynca, öğretide şirketi temsil etmeye yetkili olanların ve yetki şekillerinin esas sözleş- mede bildirilmemiş olması kuruluş eksiği olarak değerlendirilmekte ve şirketin tescil talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmektedir2 41 • TTK m. 339/IIl'ün (g) bendi ile temsil yetkisinin şirket kurucuları tarafından devredilmesinin TTKm. 375/l'in (d) bendi ile açık bir çelişki içerisinde olduğunu ifade etmek gerekmektedir2 42 • Kırca, söz konusu çe- lişkiyi ETTK'nın 279. maddesinde yer alan düzenlemenin, organlar arası işlev ayrılığına dayalı yeni sistem ve TTKm. 375/l'in (d) bendi hesaba katılmaksızın TTK'ya aktarılmak istenmesinin sonucu olarak açıklamak- tadır24 3 • Akdağ Güney ise söz konusu çelişkinin kaynağını, ticaret siciline tescil edilecek hususlar ile esas sözleşmede yer alması zorunlu hususlar arasındaki ayrımın maddeleri kaleme alanlar tarafından tam olarak anla- şılamamış olması olarak yorumlamaktadır2 44 • Kanaatimizce, sadece kuruluş aşamasında ve sadece kurucular bakı- mından getirilmiş olan istisna niteliğindeki bu hüküm karşısında, genel kuralın ihlal edildiği sonucu çıkarılmamalı, bu hüküm sadece kurucular bakımından getirilmiş bir istisna olarak değerlendirilmelidir. Kaldı ki ilk esas sözleşmede yer alan bu düzenlemenin, ilk yönetim kurulu toplantı- sında alınacak bir kararla değiştirilebilecek olması ve bu hükmün kuruluş ile ilk yönetim kurulu toplantısı arasında şirket tarafından yerine getiril- 241 Akdağ Güney, N. (2014). Anonim Şirketlerde Kuruluş (Kuruluş). (Birinci Baskı). İstan- bul: Vedat Kitapçılık. 318. 242 Akdağ Güney, N. ( 2014). a.g.e. 319. 243 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627-628. 244 Akdağ Güney, N. (2014). a.g.e.319. 79 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri mesi zorunlu olan iş ve işlemler bakımından şirkete büyük bir kolaylık sağlayacağı da dikkate alınmalıdır. Gerçekten, şirketin kuruluştan sonra sosyal güvenlik veya vergi bildirimleri gibi yerine getirmek zorunda olduğu birçok iş ve işlemin mevcut olması karşısında, yönetim kurulu üyelerinin tamamının aynı şehirde olmayacağı da nazara alınarak, bu hükmün şirketler bakımından kolaylık ve pratiklik sağlayacağı açıktır. Dolayısıyla, TTK m. 339/3(g) hükmünün uygulamaya getirmiş olduğu kolaylık karşısında, bu hükmü temsil ve ilzam yetkilisi olan kişilerin sadece yönetim kurulu tarafından atanabileceği kuralının sadece kuruluş aşamasında geçerli olan, yararlı bir istisnası olarak kabul etmek gerekecektir. 3.2.3. Temsil Yetkisi Tevdi Edilmiş Kişilerin Temsil Yetkisini Devretmesi Temsil yetkisinin devri bakımından özellik arz eden ve uygulamada sorun yaratmaya gebe olan bir diğer konu da TTKm. 375/l'in (d) bendi ile düzenlenmiş olan temsil yetkisinin devredilmesine ilişkin yetkinin yönetim kurulunun devredilemez yetki ve görevleri arasında olmasının sadece murahhas üye veya murahhas müdür mü yoksa bütün imza yet- kilileri bakımından mı geçerli olduğudur. Yani yönetim kurulunun alt düzeydeki imza yetkililerinin atanması bakımından sahip olduğu yetki- nin yönetim kurulu dışındaki üçüncü kişilere devredip devredemeyeceği uygulama açısından büyük bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle büyük çaplı şirketler ve hizmet ağı oldukça geniş olan bankalar, enerji ve teleko- münikasyon şirketleri bakımından bu husus son derece önemlidir. Kimi zaman binlerle ifade edilen imza yetkilisi atamak zorunda olan şirketlerin bütün imza yetkilerinin yönetim kurulu tarafından atanması hem olduk- ça masraflı hem de son derece güç olacaktır. Kırca, yönetim kurulunun imzaya yetkili kişileri tayin hususundaki devredilemez ve vazgeçilemez yetkisinin, murahhas üyevemüdür tayiniy- lesınırlı tutulması gerektiğini daha alt seviyedeki imza yetkililerini atama yetkisinin devredilebilmesigerektiğini ifade etmektedir-4 5 . Kırca'ya göre, 1 ◄sKırca, l., Şehriali-Çelik,F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e.630. Anonim Şirketlerin Tem$ilı 80 bu görüşün kabulü halinde ticari temsilci ve ticari vekillerin murahhas üye veya murahhas müdür tarafından atanması mümkün olacaktır246. Tekinalp ise imza yetkisini haiz kişi ifadesinin dar yorumlanması gerekti- ğini, iç ilişkide kalan imzalar ile elektrik, doğalgaz, su aboneliğine ilişkin belgeleri imzalamaya yetkili kişilerin kapsam dışında tutulması gerektiği- ni belirtmektedir2 47 • Bu konuda aksi görüşte olan yazarların sayısının da oldukça fazla olduğunu ifade etmek gerekmektedir. Yanlı, TTK m. 375/I'in (d) ben- dinin lafzından hareketle, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atamaları ve görevden alınmalarının, bizzat yönetim kurulu tarafından yapılması gereken işlemlerden olduğu, bu ko- nudaki görev ve yetkinin başka bir organa veya kişiye devredilemeyeceği kanaatindedir2 48 • Doğan'ın bu konudaki görüşleri son derece keskin bir şekilde bütün imza yetkilisi ve temsilcilerin atanmasının ancak yönetim kurulu tarafından yerine getirilebileceği yönündedir 49 • TTK m. 375/I'in gerekçesinden 250 kanun koyucunun bu konudaki iradesinin son derece net olduğu anlaşılmaktadır. Madde gerekçesinde, imza yetkilerinin belirlenmesinin murahhaslar dahil kimseye devredile- meyeceği son derece açık bir şekilde ifade edilmiştir. Aynı şekilde, yöne- tim kurulunun ticari vekil ve ticari mümessil atayabileceğini düzenleyen TTK m. 368'in gerekçesinde 251 de bu yetkinin devredilemez nitelikte olduğu açık bir şekilde ifade edilmiştir. ™ Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 630. 247 Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 130. 248 Yanlı, V. (2013). a.g.m. 439-440. 249 Doğan, B. F. ( 2011). a.g.e. 192. 250 Müdürler ile aynı işleve sahip kişilerin atanmaları ve imza yetkisini haiz kişilerin seçi- mi yönetim kurulunun devredilemeyen yetkilerindendir. İmza yetkililerini belirlemek murahhaslar dahil kimseye devredilemez. Bu hükümdeki 'müdürler ile aynı işleve sahip kişiler' ibaresi kendilerine yönetme görev ve yetkileri tanınmış olan kimseleri ifade eder. Görev ve yetki verilmesi ile kastedilen yönetim hakkının veya genel olarak yönetimin geçirilmesi, diğer bir ifadeyle 'delegasyon' değildir. Kastedilen, işlemlerin yürütülmesi aşamasına ilişkin yetkilerdir. 251 Yönetim kurulunun ticari mümessil ve vekil tayin etme yetkisi devredilemez niteliktedir. Bu nitelik 368 inci ve 375 inci maddenin (d) bendi hükmünden anlaşılmaktadır.Yöneti- min 367 nci. maddeye göre devredilmiş olması, yönetim kurulunun söz konusu yetkisini 81 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri Bu kapsamda, hem TTK m. 375/1(d)'nin lafzı hem de aynı madde- nin gerekçesi nazara alındığında yönetim kurulunun imzaya yetkili kişile- ri tayin hususundaki devredilemez ve vazgeçilemez yetkisinin, murahhas üye ve müdür tayiniyle sınırlı tutulması gerektiği yönündeki görüşlere katılmak mümkün olmayacaktır. Ayrıca, TTK m. 368'in gerekçesinin açıklığı karşısında ticari temsilci ve ticari vekil atama yetkisinin yönetim kurulu tarafından devredilebileceği şeklindeki yorumun da kanuna ve kanun koyucunun iradesine aykırı olduğu kanaatindeyiz. Bununla bir- likte ticari hayatın gereklilikleri nazara alındığında, vekaletname ile tevdi edilebilecek görevler bakımından kendisine temsil yetkisi tevdi edilmiş kişinin yetki devri yapabileceğini de kabul etmek gerekmektedir. Aksi durumun kabulü ticari hayatın olağan akışını engelleyici bir niteliğe sahip olacaktır. 3.2.4. Temsil Yetkisinin Devrine İzin Veren Esas Sözleşme Hükmüne İhtiyaç Olup Olmadığı Sorunu Temsil yetkisinin devrine ilişkin olarak üzerinde durulması gereken son konu ise temsil yetkisinin devredilebilmesi için bir esas sözleşme hükmüne ihtiyaç olup olmadığıdır. Yani, esas sözleşmede temsil yetkisi- nin devredilmesi konusunda yönetim kuruluna yetki veren bir hükmün bulunmaması durumunda temsil yetkisinin devredilip devredilemeyece- ğidir. TTK'nın temsil yetkisini düzenleyen 370 vd. maddelerinde, tem- sil yetkisinin devri için buna izin veren bir esas sözleşme düzenlemesi bulunması gerektiği yönünde herhangi bir ifade yer almamaktadır. Bu konu, öğretinin üzerinde farklı görüşlere sahip olduğu konulardan birisidir. Kırca'ya göre, TTK m. 375/1 (d) bendi kapsamında temsil yetkisinin devri için buna izin veren bir esas sözleşme hükmüne ihtiyaç bulunmamaktadır2 52 • Kırca, temsil yetkisinin devrine ilişkin olarak esas sözleşmede hüküm bulunması gerektiği yönündeki düşüncenin, yönetim kurulunun sahip olduğu yetkinin devredilemez ve vazgeçilemez niteli- ortadan kaldırmaz. 252 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627. Anonim Şirketlerin Tmuilı 82 ğiyle bağdaşmayacağını ve bu yöndeki esas sözleşme hükümlerinin batıl olacağını belirtmektediı-2 53 . Tekinalp ise temsil yetkisinin esas sözleşmede hüküm bulunması şartıyla murahhas üyelere veya murahhas müdürlere bırakılabileceğini belirtmektediı-2 54 . Pulaşlı da Tekinalp ile paralel bir şekilde, temsil yetki- sinin TTK m. 370/2 hükmü uyarınca murahhas üyelere veya murahhas müdürlere bırakılması için esas sözleşmede özel bir hükmün ve bir iç yönergenin bulunması gerektiğini ifade etmektediı-2 55 • Kendigelen ise, TTK'nın 370/2. maddesinin lafzı karşısında, esas sözleşmede hüküm bulunmadığı durumlarda yönetim yetkisinin devredi- lememesine karşılık temsil yetkisinin devredilebileceğine ilişkin sonucun garip olduğunu, yapılan düzenlemenin bilinçli bir tercihi yansıtmadığını, TTK m. 370/2 hükmünün başına esas sözleşmede hüküm bulunması kaydıyla şeklinde bir ekin konulmasının unutulduğunu belirtmektediı-2 56 • Gerçekten de ETTK'nın 319. maddesi 257 , yönetim ve temsil yetkisi- ni birlikte düzenleyerek yetki devri yapılabilmesi için esas sözleşmede bu yönde bir hükmün bulunmasını aramıştır. Bu durumda, söz konusu dü- zenlemenin TTK'da yer almamasının bilinçli bir tercih olup olmadığının tespit edilmesi gerekir. TTKm. 370'in gerekçesinden söz konusu tercihin bilinçli olup olmadığı anlaşılmamaktadır. Ancak madde gerekçesinde, TTK m. 370/2'nin ETTK'nın 319. maddesinin ikinci fıkrası hükmünü tekrarlayarak, TTK m. 370 dolayısıyla devredilebilen yönetim hakkını temsil yetkisi ile tamamlamak amacıyla düzenlenmiş olduğu ifade edil- miştir. Ayrıca, tamamen iç ilişkiye yönelik olan yönetim yetkisinin devrin- de esas sözleşmede özel hüküm bulunması aranırken, temsil yetkisinin m Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627. 254 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çarnoğlu, E. (2014). a.g.e. 349. 255 Pulaşlı, H. (2012). Yeni Şirketler Hukuku. 624.; Aynı yönde; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çarnoğlu, E. (2007). a.g.e. 161. 256 Kendigelen, A. a.g.e. 223 257 Esas mukavelede idare ve temsil işlerinin idare meclisi azaları arasında taksim edilip edil- miyeceği ve taksim edilecekse bunun nasıl yapılacağı tesbit olunur. A,ıorıim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 83 devri bakımından aranmamış olması da olağan değildir. Bu durumda, ka- naatimiz temsil yetkisinin devri için esas sözleşmede hüküm bulunması gerektiği yönündeki ifadenin TTK'da yer alınama sebebinin bilinçli bir tercihi yansıtmadığı şeklindedir. Ancak esas sözleşmede temsil yetkisinin devrine ilişkin bir hükmün bulunması ve temsil yetkisi devrinin bir iç yö- nergeye bağlı olarak yapılması yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu 258 açısından önem arz edecektir2 59 • 3.3. Temsil Yetkisinin Devri Yukarıda da izah edilmiş olduğu üzere bu bölümde murahhas üye ve murahhas müdür tayini, TTK m. 368'e göre ticari temsilci ve ticari vekil atanması ve TBK'nın 40 vd. maddelerine göre atanan temsilci ince- lenecektir. TTK m. 371/7'de düzenlenmiş olan temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanması ise bir sonraki bölümde incelenecektir. 3.3.1. Temsil Yetkisinin Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlere Devri 3.3.1.1. Kavram TTK m. 370/2, 'yönetim kurulunun, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebileceğini' açıkça düzenlemiştir. Öncelikle murahhas tanımının yapılmasında fayda vardır. Murahhas (İng. managing director:,Fr. administrateur delegue, Alm. delegiertes Mitglied), anonim şirketlerde yönetim kurulunun haiz olduğu yetki ve iktidarın tamamını veya bir kısmını yönetim kurulu kararıyla üzerine alan bir veya birkaç üye olarak tanımlanabilecektir2 60 • Günlük 151 Bkz. TTK m. 553 vd. 259 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013).a.g.e. 627. 260 Türk Hukuk Lügati. (1991).Ankara: Başbakanlık Basımevi. 84 Anonim Şirketlerin Temsili kullanım bakımından ise murahhas, yetkili olan, yetki ile donatılmış kim- se anlamına gelmektedir 261 • Şirketler hukuku terminolojisi açısından ise, TTK m. 370/2 hükmü uyarınca, yetkinin devredildiği yönetim kurulu üyesi murahhas üye, yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişi ise murahhas müdür olarak nitelendirilmektedir26 2 • Bu çerçevede, TTK kapsamında terminolojik olarak murahhas kavramının üzerinde durmak gerekmektedir. TTK'nın yönetim ve temsil yetkisinin devredilmesine ilişkin olan maddelerinde devrin yapılacağı kimseler bakımından farklı kavramların kullanılmış olduğu görülmek- tedir. Gerçekten TTK m 367'de yönetim yetkisinin devredileceği üye veya üçüncü kişilerden bahsedilirken, TTK m. 370'de temsil yetkisinin devredileceği murahhas üyelerden veya müdür olarak üçüncü kişilerden bahsedilmektedir. TTK'nın ETTK'dan farklı olarak yönetim ve temsil yetkilerini ayn ayrı düzenlemiş olması ve bu yetkilerin devrine ilişkin olarak birbirin- den farklı hükümler getirmiş olması karşısında kanaatimiz yaratılan bu terminolojik farklılığın bilinçli olduğu yönündedir. Bir kişinin murahhas sıfatını kazanabilmesi için ona hem temsil hem de yönetim yetkisinin devredilmesi gerektiği şeklinde görüşlerin 263 mevcudiyetine rağmen bu değerlendirmelerin kanuni dayanağının bulunmadığı kanaatindeyiz. TTK m. 370'in sadece temsil yetkisine ilişkin olduğu ve TTK sisteminde temsil yetkisi ile yönetim yetkisi arasında ayrım yapılmış olduğu nazara alındığında bir kimsenin murahhas sıfatını haiz olabilmesi için yönetim ve temsil yetkilerine aynı anda sahip olması sonucunun çıkarılması mümkün olmayacaktır2 64 • 261 İnternet:http://tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama= gts&kelime= murah- has%20%C3%BCye&guid=TDK.GTS.5540bf2 7a67c84.23519206 adresinden 20 Ma- yıs 2015 tarihinde alınmıştır. 262 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.; İmregün, O. (1989). a.g.e.218.; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 229-230.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 467. 263 Tekinalp, Ü. (2011).a.g.e. 139.; Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466. 264 Aynı yönde; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 55. Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 85 Anonim şirket yönetim yetkisinin iç ilişkiye ilişkin olması ve mu- rahhas kavramına özellikle temsil yetkisinin devri bahsinde yer verilmiş olması karşısında kanaatimiz bir kimsenin murahhas üye veya murahhas müdür sıfatını haiz olabilmesi için temsil yetkisi ile donatılmış olmasının yeterli olacağı yönündedir. Ancak, murahhas üyenin veya murahhas mü- dürün kendisinden beklenen amacı yerine getirebilmesi için kendisine kısmen de olsa yönetim yetkilerinin devredilmesi gerektiği de bir gerçek- tir26 5 • Çalışma kapsamında da murahhas üye veya murahhas müdür kav- ramı kendisine temsil yetkisi devredilmiş olan kişiler için kullanılacaktır. 3.3.1.2. Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayini TTK m. 370/2 kapsamında, yönetim kurulu tamamen kendi inisi- yatifinde olmak üzere temsil yetkisini bir veya daha fazla üyeye veya bir veya daha fazla üçüncü kişiye devredebilecektir. Burada, temsil yetkisinin devredileceği kişileri belirleme yetkisi dahil olmak üzere temsil yetkisinin devredilmesine ilişkin bütün yetkinin TTK'nın 375. maddesi kapsamda yönetim kuruluna ait olduğunu tekrar ifade etmek gerekir. Yönetim kurulu, şirketin büyüklüğünü ve organizasyon ağını da dik- kate alarak, temsil yetkisini sadece bir kişiye devredebileceği gibi birden fazla kişiye de devredebilir. Temsil yetkisinin yönetim kurulu üyelerine devredilmesi bakımından herhangi bir sınırlama olmamakla birlikte, temsil yetkisinin üçüncü kişilere devrinde üçüncü kişilerle birlikte en az bir yönetim kurulu üyesinin de temsil yetkisini haiz olması gerektiği gözden kaçırılmamalıdır 266 • TTK bu anlamda temsil yetkisinin yönetim kurulunun etkisinden ve gözetiminden tamamen çıkarılmasına müsaade etmemiştir. TTK'nın bu yaklaşımı öğretide 267 tereddütle karşılanmakta- dır. Murahhas müdürlerle birlikte temsil yetkilisi olarak bırakılmış olan yönetim kurulu üyesinin yetkilerinin sınırlandırılması mümkün değil- 265 Tekinalp, O. (2011). a.g.e. 139. 166 Blcz. TTKm. 370/2. u, Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628. Anonim Şirke.tlerin Tt:msilı 86 dir2 68 . Bu hükme aykırı bir temsil yetkisi devri talebinin ticaret sicili mü- dürlüğü tarafından kabul edilmemesi gerekir 269 • Bu kapsamda, anonim şirketin temsiline ilişkin yetkilerin tamamının üçüncü kişilere devredil- meyeceği, en az bir yönetim kurulu üyesinin sınırsız yetkiye sahip olması gerektiği, TTK m. 370/2'nin emredici hükmüdür. Ayrıca, tek kişiden oluşan yönetim kurullarında, yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisinin kaldırılamayacağı ve sınırlandırılamayacağı da TTK m. 370/2'nin emre- dici niteliğinden kaynaklanmaktadır. İlk bölümde detaylan ile açıklanmış olduğu üzere temsil yetkisinin devrine karar verme yetkisi TTK m. 37S kapsamında yönetim kurulunun vazgeçilemez ve devredilemez yetkileri arasındadır2 70 • Yönetim kurulu, TTKm. 390 uyarınca toplanarak bir karar alacak ve bu kararla murahhas üye ve/veya müdürleri atayacaktır. Esas sözleşmede aksi öngörülmemiş- se, murahhas üye veya müdür atanması için herhangi bir nitelikli toplanb ve karar nisabı bulunmamaktadır. Yönetim kurulu, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanarak kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alabilecektir. Çalışmanın ikinci bölümünde temsil yetkisi kapsamı altında detaylı olarak açıklanmış olduğu üzere, (merkez-şube ve müşterek imza istis- naları saklı olmak üzere) temsil yetkisinin bölünebilmesi ve kısmi devir yapılabilmesi yönetim kurulu üyeleri bakımından olduğu gibi murahhas müdürler bakımından da mümkün değildir. Kısmi temsil yetkisi devri iç ilişki bağlamında bir talimat niteliğinde olacak ancak üçüncü kişiler bakı- mından herhangi bir sonuç doğurmayacaktır 271 • Ayrıca, temsil yetkisinin devredilebileceği kişilerin sahip olması gereken özellikler de önem arz etmektedir. TTK'da temsil yetkisinin devredileceği kişilerin sahip olması gereken özellikler bakımından her- 268 Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 350.; Kırca, i., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628.; İmregün, O. (1989). a.g.e.222. 269 Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 628. 270 TTK m. 339/ l 'in (g) bendi kapsamında kuruluş aşamasında murahhas üye ve murah- has müdürlerin atanabileceği hususu saklıdır. 271 Kırca, 1. (2007). a.g.m. 277-289.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 221.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 624.;Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 459-460. Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 87 hangi bir sınırlama getirilmemiştir. Bu kapsamda, yönetim kurulu üyeleri için TTK m. 359/3 ile getirilen tam ehliyetli olma koşulunu murahhas üye ve müdürlerin de taşıması gerektiğinin kabulü - hukuki işlem ehliyeti kuralları kapsamında bir zorunluluk olarak- evleviyetle kabul edilmelidir. Bununla birlikte, temsil yetkisini devralacak kişinin bilgi, tecrübe, güve- nilirlik ve profesyonellik açısından şirketi temsil etmeye uygun bir kişi olmalıdır2 72 • 3.3.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Tescil ve ilanı TTK m. 373, yönetim kurulunun, temsile yetkili kişileri ve bunların temsil şekillerini gösterir kararının noterce onaylanmış suretini, tescil ve ilan edilmek üzere ticaret siciline vereceğini açıkça düzenlemiştir.TTKm. 370/2 kapsamında atanmış olan murahhas üye ve murahhas müdürlerin ticaret siciline tescil edilmesi gerektiği tartışmasızıdır2 73 • TTK m. 373'de ifade edilen temsil şekilleri, temsil yetkisinin nasıl kullanılacağına ilişkin ve sadece iç ilişki bakımından geçerli olan talimat vb. hususları değil temsil yetkisinin şube veya birlikte imza yönünden sınırlandırılıp sınırlandırılmadığını ifade etmektedir2 7 4.Temsil yetkisinin nasıl kullanılacağına ilişkin talimat vb. işlemlerin tescil edilmesi ve bu doğrultuda üçüncü kişiler bakımından sonuç doğurması mümkün değil- dir. Murahhas üye ve müdürlerin tescil veilan edilmesi konusunda önem arı eden husus tescilin niteliğine ilişkindir. Yani, temsil yetkisi verildikten sonra ancak ilan edilmeden önce yapılan işlemler bakımından şirketin ve üçüncü kişilerin durumunun ne olacağı özellik.le önemlidir. Bir kısım yazarlar, murahhaslara temsil yetkisi devredilmesi işleminin ancak tescil ve ilan edildikten sonra üçüncü kişiler bakımından geçerli olacağını, tescil ve ilandan önce ancak durumu müspet olarak bilen üçünü kişilere 272 Aynı yönde; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 223. 273 Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466.; Arslan,1. (1994). a.g.e.102. m Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 88. Anonim Şirketlerin Temsi/ı 88 karşı ileri sürülebileceğini belirtmektedir2 75 • Bir kısım yazarlar ise, ticaret siciline tescilin, temsil yetkisinin verilmesi bakımından bildirici etkiyi haiz oluğunu, temsilcinin tescilden önce yaptığı işlemler münasebetiyle şirketin hak kazanacağını ve borç altına gireceğini belirtmektedir2 76 • Bu konudaki kanaatimiz, temsile yetkili olan kişilerin ticaret siciline tescili ve ilanının açıklayıcı nitelikte olduğudur. TBK m. 547'de ticari temsilci açısından açıkça belirtilmiş olduğu üzere, tacirin ticari temsilci- nin fiil ve işlemlerinin sorumluluğu tescile bağlı değildir2 77 • Bu açıdan, murahhas üyeler ve murahhas müdürlerin tescilden önceki işlemlerinin şirket bakımından bağlayıcı olacağı kanaatindeyiz. Yargıtay'ın da temsile yetkili kişilerin ticaret siciline tescilinin açık- layıcı niteliği haiz olduğu görüşünde olduğu görülmektedir. Gerçekten de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 30 Ocak 2013 tarih,2012/2134 E. 2013/152 K. sayılı kararında 278 ticaret siciline tescilin bildirici niteliği haiz olduğunu belirtmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun söz konu- su kararına göre, ticaret siciline tescilin kurucu olduğu hususlar; ticaret unvanı ve işletme adının korunması, ticaret şirketlerinin tüzel kişilik ka- zanabilmesi, esnaf işletmelerinde ticari mümessil tayini, anonim şirket- lerde ana sözleşmenin değişikliğinin hüküm ifade etmesi ve ticari işletme rehini ile sınırlıdır. Bu çerçevede, murahhas üye ve murahhas müdürlerin ticaret siciline tescili TTK m. 373 kapsamında bir zorunluluk olmakla birlikte, tescilinin kurucu değil açıklayıcı niteliği haiz olduğunu ifade etmek gerekmektedir. 27 s Poroy, R., Tekinalp, Ü., Çamoğlu, E. (2014). a.g.e. 349.; Çevik, O. (1976). a.g.e. 40.;Üçı- şık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 466. 276 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 633.;Arslanlı, H. (1959). a.g.e.136. ın Aynı yönde; Kırca,1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 633. 278 Yargıtay'ın söz konusu kararına göre, ticaret siciline tescil, kural olarak bildirici etkiye sahiptir. İstisnai olarak, ticaret unvanı ve işletme adının korunması; ticaret şirketlerinin tüzel kişilik kazanabilmesi; esnafişletmelerinde ticari mümessil tayini; anonim şirketler- de ana sözleşmenin değişikliğinin hüküm ifade etmesi ve ticari işletme rehni halleri için ticaret siciline tescil, zorunlu ve kurucu niteliktedir. Web: www.kazanci.com adresinden 7 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. A,ıonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 89 3.3.1.4. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürler ile Anonim Şirket Arasındaki Hukuki İlişki Kendisine temsil yetkisi devredilen murahhas üye, murahhas mü- dür veya diğer kişilerle anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği ve vasıflandırılması bu kişilerin hakları, menfaatleri ve sorumlulukları bakımından önem arz etmektedir. Konu öncelikle murahhas üye ve murahhas müdürler bakımından değerlendirilmelidir. Bu konuda Türk hukuk öğretisinde veya yargı ka- rarlarında bir görüş birliği olduğunu iddia etmek güçtür. Yargıtay, çeşitli kararlarında 279 anonim şirket ile murahhasarasında hizmet sözleşmesinin mevcut olduğunu belirtmiş, ancak kimi kararlarında 280 ise murahhaslar ile şirket arasındaki ilişkinin hizmet sözleşmesi olmadığını ifade etmiştir. Murahhas üye müdürlerle anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin niteliği konusunda, öğretide baskın olan ve bizim de katıldığımız görüş TTK m. 370 /2 kapsamında kendilerine temsil yetkisi devredilenlerin, organ-şahıs niteliğini kazanacakları yönündedir2 81 • Bu çerçevede, anonim 279 Bkz. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 7.10.1986 Tarih, 1986/2290 E. ve 1986/5005 K. Sayılı Kararı Davacı, şirketin bütün işlerini tedvire memur murahhas az.alık hizmetine karşılık, ayn bir ücret almaktadır. Bu ücret, !ş görme ediminin karşılığıdır. İşin Anonim Şirket işyerinde gö- rüldüğünü tanıklar haber vermişlerdir. 20.3.1963 - 1.9.1982 tarihleri arasındaki zamanda davacı sürekli olarak, Anonim Ortaklığa hizmet sunmuştur.Murahhas aza,Yönetim Kurulu Kararlarını icra etmektedir. Yönetim Kurulunun, murahhas az.alar üzerinde gözetim hakkı da mevcuttur.Murahhas azalık hizmeti, Anonim Şirket organlarından Yönetim Kurulunun, denetim ve gözetiminde ifa edilmektedir. Bu nedenlerle, Anonim Şirket tüzel kişiliği ile mu- rahhas aza arasındaki ilişkide, ivazlı vekaletten çok, hizmet akdi unsurlarının ağır bastığı ve hizmet akdi ilişkisinin varlığı kabul edilmelidir. Şu halde, davacının 20.3.1963 - 1.9.1982 tarihleri arasındaki murahhas azalık hizmetinin dahi sigortalı hizmet niteliğinde sayılması gereklidir. Web: www.kazanci.com adresinden 12 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. 280 Yargıtay l 1. Hukuk Dairesi'nin 15.09.1983 Tarih, 1983/3083 E. ve 1983/3773 K.Sayılı Kararı. Web: www.kazanci.com adresinden 12 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. 281 Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Marıavgat, Ç. (2013). a.g.e. 629.; Güney-Akdağ, N. (2008). Anonim Şirketlerde Azledilen Yôneticilerin Tazminat Hakları. Ankara Üniversi- tesi Hukuk Fakültesi Dergisi. C. 57, Sa.l, 1-34. (6-7).; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.jA.rslanlı, H. (1959). a.g.e.124.; Arslan, 1. (1994). a.g.e.75.;Çamoğlu, E. (2007). a.g.e.123. 90 Anonim Şirlatlerin TttnJilı şirket ile murahhas üye/müdür arasındaki hukuki ilişkiyi nitelendirme- nin zorluğu karşısında, murahhas üyeler ve müdürler bakımından evvela anonim şirkete ilişkin esas sözleşme hükümleri, genel kurul kararları uygulanmalı; boşluk kalan kısımlar bakımından ise borçlar hukuku hü- kümlerine başvurulmalıdır 282 • 3.3.1.5. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Görevden Alınması Temsil yetkisinin devrini düzenleyen TTKm. 370'de, murahhasların azli konusu düzenlenmemiştir. Ancak yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkilerinin düzenlenmiş olduğu TTK m. 375/l'in (d) bendin- de müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları ifadesiyle imza yetkililerini görevden alınmasına ilişkin olarak da münhasır yetkili organın yönetim kurulu olduğu ifade edilmiştir. Murahhas üye ve müdürlerin görevden alınmasına ilişkin olarak öğretide farklı görüşler mevcuttur. Bir kısım yazarlara göre, temsil yetkisi yönetim kurulu tarafından murahhas üye veya müdüre verilmiş olsa dahi murahhas üye ve murahhas müdürü görevden alma yetkisi genel kurula aittir 83 • Ancak bizim de katılmakta olduğumuz görüş, murahhas üye ve murahhas müdürlerin azline ilişkin yetkinin atanmalarında olduğu gibi münhasıran yönetim kuruluna ait olduğu yönündedir 284 • Aksi durumun kabulü, TTK'nın yönetim kurulunun kendi organizasyonunu dilediği gibi belirlemesine ilişkin getirmiş olduğu esaslara aykırılık teşkil edecek ve anonim şirketin yönetiminde karışıklık oluşmasına sebebiyet verecek- tir 85 . 282 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 89.;Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465. 283 Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 623.;Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 465.;Arslanlı, H. (1959).a.g.e.123. 284 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 91.;Kırca, 1., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 629. 285 Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 91. 91 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri Ayrıca daha önce de belirtmiş olduğumuz üzere, TTK ile yönetim kurulu ve genel kurul arasındaki ilişkinin işlevler ayrılığı prensibine göre düzenlenmiş olduğu nazara alındığında, murahhasları azletme yetkisinin genel kurula geçmiş olmasından bahsedilemeyecektir. Bu çerçevede yönetim kurulu, kendisine temsil ve yönetim yetkisi tevdi edilmiş olan temsilciyi her zaman ve koşulsuz olarak azletme yetkisine sahiptir2 86 • Bu noktada murahhas üyeler bakımından değerlendirilmesi gereken bir diğer husus da murahhas üyenin genel kurul tarafından yönetim ku- rulu üyeliğinden azledilmesidir. TTK m. 364 287 uyarınca yönetim kurulu üyesinin genel kurul tarafından görevden alınması her zaman mümkün- dür.Murahhas üyenin genel kurul tarafından yönetim kurulu üyeliğinden alınması durumunda, murahhas üyenin üyelik sıfatı sona erecek ancak murahhaslık sıfatı müdür olarak devam edecektir. Çünkü murahhas üye- ye yönetim kurulu tarafından tevdi edilmiş olan temsil yetkisi ancak yine yönetim kurulu tarafından geri alınabilecektir. Aksi durumun kabulü, TTK m. 375'in dolanılması anlamına gelmektedir. Kitabın konusu olmamakla birlikte, murahhas üyelerin veya müdür- lerin yönetim kurulu tarafından görevden alınmaları halinde, bu kişileri genel hükümler kapsamında tazminat talebinde bulunmalarının müm- kün olduğunu da belirtmek gerekir2 88 • 3.3.2. Temsil Yetkisinin Ticari Temsilci ve Ticari Vekillere Devri 3.3.2.1. Kavram Ticari temsilci, işletenin ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin ticari işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişi 236 Aynı yönde; Akdağ- Güney, N. (2012). a.g.e. 93. 287 Bu maddeye göre, yönetim kurulu üyeleri, esas sözleşmeyle atanmış olsalar dahi,gündemde ilgili bir maddenin bulunması veya gündemde madde bulunmasa bile haklı bir sebebin varlığı hdlinde, genel kurul kararıyla her zaman görevden alınabilirler. 288 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 92. Anonim Şirk.etlerin Te,,u;/1 92 olarak tanım1anmaktadır2 89 • Ticari temsilci, kendisine en geniş temsil yetkisi tanınmış olan tacir yardımcısıdır2 90 • TBK m. 548 kapsamında ticari temsilci, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı, işletme sahibi adına kambiyo taahhüdünde bulunmaya ve onun adına işletmenin amacına giren her türlü işlemleri yapmaya yetkili kılınmıştır. Bununla birlikte, ticari temsilcinin şirket adına gerçekleştiremeyeceği birtakım işlemler de mevcuttur. Ör- neğin, ticari temsilci açıkça yetkili kılınmadıkça taşınmazları devredemez veya sınırlandıramaz 291 • Bu kapsamda ticari temsilci, temsil yetkilerinin kapsamı temsil edilenden bağımsız şekilde, kanun tarafından belirlenmiş olan bir tacir yardımcısıdır2 92 • Anonim şirketler bağlamında ticari temsilci, kendisine şirketi veya şirkete ait bir işletmeyi yönetmek üzere sınırsız yetki devri yapılmış olan tacir yardımcısını ifade eder. Ticari temsilci, temsil yetkisi ile bağdaşan her türlü işlemi yapabilecektir. Bu çerçevede ticari temsilcinin yapabi- leceği işlemler arasında, kredi almak, şirkette çalışan işçilerle hizmet sözleşmesi akdetmek, bu sözleşmeleri feshetmek, şirket için her türlü gayrimenkulü kiralamak ve kiraya vermek gibi birçok işlem sayılabilir2 93 . Ticari mümessilin şirkete karşı açılan davalarda şirketi temsil etme yetki- sinin bulunduğu da çoğunlukla kabul edilmektedir2 94 • Ticari temsilcinin temsil yetkisi, murahhas üyeler ve murahhas müdürlerde olduğu gibi sa- dece şube işleriyle veya birlikte temsil kaydıyla sınırlandırılabilecektir2 95 . Ticari vekil ise ticari temsilci sıfatını haiz olmaksızın bir tacir tarafın- dan işletmenin bütün işleri veya belirli bazı işlemleri için kendisine temsil 289 Bkz. TTK m. 547/ 1. 290 ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). Ticari İşletme Hukuku. (4. Baskı). İstanbul: On İki Levha Yayınları, 677.; Ayhan, R./Özdamar, M./ Çağlar, H. (2014). Ticari lşletmeHukuku.(7. Bası). Ankara, 360.Arkan, S. (2013). Ticari İşletme Hukuku. (18. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü, 170. 291 Bkz. TBK m. 548. 292 Arkan, S. (2013). a.g.e. 168. 293 Arkan, S. (2013). a.g.e. 160. 294 Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 472.; Arkan, S. (2013). a.g.e. 170. 295 Bkz. TBK m. 549/1ve 549/II. 93 Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri yetkisi tevdi edilmiş olan kimsedir 296 . Ticari vekil, işletmenin tüm yöneti- mi ve işleri için yetkili kılınması durumunda genel ticari vekil, işletmenin sınırlı sayıda ve nitelikte bazı işlerini yürütmek üzere yetkili kılınması durumunda özel ticari vekil olarak isimlendirilir2 97 • Bu kapsamda ticari vekilin işletmenin tüm işleriyle yetkili kılınması veya sadece belirli bir kısım işlerle yetkili kılınmasının mümkün olduğu açıktır. 3.3.2.2. Ticari Temsilci ve Ticari Vekili Atanması TTK m. 368 298 , anonim şirket yönetim kurulunun ticari temsilci ve ticari vekil atayabileceğini açıkça ifade etmiştir. Bu madde, ETTK'da ticari temsilci ve ticari vekil atanmasına ilişkin olan maddeden oldukça farklı bir nitelik arz etmektedir. ETTK'da ticari temsilci ve ticari vekil atama yetkisi 299 esas sözleşmede aksine bir hüküm olmadığı müddetçe genel kurul yetkisine bırakılmışken, TTK ile bu yetki yönetim kuruluna bırakılmıştır. TTKm. 375/l'in (d) bendi TTKm. 368 ile birlikte ele alındığında ticari temsilci ve ticari vekil atama yetkisinin münhasıran yönetim kurulu- na ait olduğu görülecektir3° 0 • Bu kapsamda, murahhas üye ve müdürlerle paralel şekilde şirketi temsil ve ilzama yetkili olan ticari temsilci ve ticari vekilleri atama yetkisi sadece yönetim kuruluna ait olmaktadır. Bununla birlikte, ticari temsilciye göre sınırlı temsil yetkisine sahip olan ticari ve- killerin ticari temsilci tarafından da atanabileceği ifade edilmektedir3° 1 . Her ne kadar uygulama açısından son derece pratik ve makul bir çözüm 296 Bkz. TBK m. 552. 297 Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e.695.; Ar- kan, S. (2013). a.g.e. 182.; Domaniç, H., Ulusoy, E. (2007). Ticaret Hukukunun Genel Esaslan. (5. Baskı). İstanbul: Arıkan Yayıncılık, 372. 298 Bu maddeye göre, yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekiller atayabilir. 299 Madde 545 - Mukavelede aksine hüküm olmadıkça ticari mümesiller ile bütün işletmeyi idare salihiyetini haiz olan ticari vekiller, ancak umumi heyet karariyle tayin olunabilir. Bununla beraber her müdür, bunları azletmek salAhiyetine sahiptir. 300 Aynı yönde; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 30.; Yanlı, V. (2013). a.g.m. 447.;Üçışık, G., Çe- lik,A. (2013). a.g.e. 471. 301 Arkan. S. (2013). a.g.e. 182. Anonim Şirketlerin Te,,uı4 94 olsa da kanaatimiz imza yetkisine sahip olan ticari vekillerin de yönetim kurulu tarafından atanması gerektiği yönündedir3° 2 • Ticari temsilci olarak atanacak kişinin gerçek kişi olması gerektiği öğretide genellikle kabul edilmektedir3° 3 • Arkan bu durumun sebebini ticari mümessil ile tacir arasındaki güven ilişkisinin varlığı olarak göster- mektedir3 04 • Ticari temsilci olarak atanacak kişinin tam ehliyetli olması gerekme- mekte, ayırt etme gücünü haiz olması ticari temsilci olarak atanması için yeterli görülmektedir3° 5 • Ticari temsilcinin atanması bakımından herhan- gi bir şekil şartı öngörülmemiştir3° 6 • Bu atamanın açık veya zımni şekilde yapılması mümkündür3° 7 • Bununla birlikte, anonim şirketler bakımından yönetim kurulu kararlarının geçerli olabilmesi için yazılı olması gerek- liliği karşısında, anonim şirketlere atanacak olan ticari mümessilin bir yönetim kurulu kararı ile -yazılı- olarak atanması gerekmektedir. Ticari temsilcinin bir yönetim kurulu kararıyla atanması akabinde kendisine noter tarafından düzenlenmiş bir vekaletname verilmesi uygulamada bakımından doğru olacaktır3° 8 • Ticari temsilci bakımından aranan şartlar ticari vekil için de geçer- lidir. Yani, ticari vekil olarak atanacak kişinin de gerçek kişi ve ayırt etme gücüne sahip alınası gerekir. 302 Bkz. II.III 303 Arkan. S. (2013).a.g.e. 172. Karayalçın, Y. ( 1968). Ticaret Hukuku Dersleri C.I, Ticarilş- letme,Ankara. 412-413.; Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 679.; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 59. 304 Arkan, s.(2013). 173. 305 Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 679.;Şe- ner, O. H. (2015). a.g.e. 63. Ayhan, R., Ôzdamar, M., Çağlar, H. (2014). a.g.e. 335. 306 Şener, O. H. (2015). a.g.e. 93. 307 Arkan, S. (2013). 182. Şener, O. H. (2015). a.g.e.88. 308 Aynı yönde; Şener, O. H. (2015). a.g.e. 94. Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 95 3.3.2.3. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Tescil ve İlanı TBK m. 547/II'de açıkça düzenlenmiş olduğu üzere, ticari temsil- cinin ticaret siciline tescili bir zorunluluktur. Bu zorunluluk, ticari temsil yetkisinin geçerli bir şekilde verilmesiyle ortaya çıkar3 09 • Ticari temsil yetkisinin tescil ve ilanı ile ticari temsil basit temsil yetkisinden ayrılmak- ta ve ticari temsil yetkisinin TTSG'de ilan edilmesi ile aleniyete önem verilmektedir3 10 . Ancak yukarıda murahhaslar kısmında da bahsedilmiş olduğu çerçevede ticari temsilcinin ticaret siciline tescili kurucu değil bildirici/açıklayıcı niteliktedir3 11 • Ticari temsilcinin temsil yetkisi, yönetim kurulu üyeleri ve mu- rahhas müdürlere paralel olarak sadece şube veya kişi yönünden sınır- landırılabilecektir. Temsil yetkisine ilişkin olarak şube ve kişi yönünden yapılacak sınırlandırmalar ticaret siciline tescil edilmedikçe iyi niyetli üçüncü kişilere karşı hüküm doğurmayacaktır3 12 • Bununla birlikte, ticari temsilcinin temsil yetkisine ilişkin diğer sınırlandırmalar ise tescil edil- miş olsalar dahi iyi niyetli üçüncü kişilere karlı ileri sürülemeyecektir3 13 • Ticarivekiller bakımından ise durum tamamen farklılık arzetmekte- dir.Ticari vekilin atanması ticaret siciline tescil ve ilan edilemeyecektir3 14. Buna rağmen, ticari vekil ticaret siciline tescil ve ilan edilmişse bu tescil ve ilan hukuki sonuç doğurmayacaktır3 15 . Bu konuda, TTK m. 371/7 hükmü saklıdır. 309 Şener, O. H. (2015). a.g.e. 94. 310 Şener, O. H. (2015). a.g.e. 96. 311 Arkan, S. (2013). a.g.e. 173.;Şener, O. H. (2015). a.g.e. 106. 311 Bkz. TBK m. 549/IIl. 313 Bkz. TBK m. 549/N. 314 ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F.(2015). a.g.e. 694.;Ar- kan, S. (2013). a.g.e. 182. 315 Arkan, S. (2013). a.g.e. 182.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 475. 96 Anonim Şirketlerin Tu,u,tı 3.3.2.4. Ticari Temsilci ve Ticari Vekil İle Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği Ticari temsilci ile anonim şirket arasındaki hukuki ilişkinin, hizmet, vekalet ve şirket sözleşmesi temelinde karma biçimde şekillenmiş olduğu belirtilmektedir3 16 • Bununla birlikte ticari temsilci, tacirin emir ve tali- matı altında çalıştığı için tacir ile ticari temsilci arasındaki ilişkinin klasik anlamda bir hizmet/ iş ilişkisi olduğu kanaatindeyiz 317 • Ticari vekil ile şirket arasındaki ilişki de vekalet ve şirket sözleşmesi unsurlarını taşıyacak şekilde hizmet sözleşmesi esaslı karma nitelikte bir sözleşmediı-3 18 • Bu kişiler, yönetim kurulu tarafından atanmakta, yönetim kurulu murahhaslar ve ticari temsilcinin emir ve talimatı altında çalış- maktadır. 3.3.2.5. Ticari Temsilci ve Ticari Vekillerin Görevden Alınmaları Ticari temsilciler ve ticari vekiller, kendilerine imza yetkisi verilmiş olması dolayısıyla, TTK'nın 375. maddesinin birinci fıkrasının d bendi uyarınca, atanmalarına paralel olarak ancak yönetim kurulu tarafından görevden alınabileceklerdir. Kendilerine imza yetkisi tevdi edilmiş olan ticari temsilcilerin ve ticari vekillerin görevden alınmaları yönetim kuru- lunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında sayılmıştır3 19 . 3.4. TBK'nın 40. Maddesi Çerçevesinde Temsilci Atanması Anonim şirketlerin iş ve işlemlerinin yürütülmesi maksadıyla TBK m. 40 vd. maddeleri kapsamında genel hükümlere göre de temsilci atan- ması mümkündür. Bu kapsamda, şirket yukarıda yer alan temsilcilerle 316 Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 680. 317 Aynı yönde; Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 680.; İmregün, O. (1989). a.g.e.198.; Akdağ-Güney, N. (2008). a.g.m. 1-34. 318 Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e. 695. 319 Bu konudaki tartışma için Üçüncü Bölüm, LIV. kısma bakınız. Anonim Şirketlerde Temsil Yetkisinin Devri 97 arasında mevcut olan temsil ilişkilerinin aksine içeriğini tamamen kendi- si tarafından belirlenmiş olan bir temsilci atayabilecektir. TBK'nın 40 vd. maddeleri kapsamında yetki, şirketin üçüncü kişiyi yetkili kılan tek taraflı beyanıyla verilmektedir. Temsil yetkisi, her türlü hukuki işlemi veya bir kategoriye giren işlemleri yapma yetkisini kapıyor- sa genel temsil yetkisi, belirli bir hukuki işlemi yapmak üzere veriliyorsa özel temsil yetkisi söz konusu olmaktadır3 20 • Genel temsil yetkisine örnek olarak, şirkete işçi alınması ve çıkarılması yetkisi, özel temsil yetkisine ise bir gayrimenkulün şirket adına alınması veya satılması örnek olarak verilebilir3 21 • 320 Oğuzman, K.; Öz, Turgut (2012). Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt!.İstanbul: Ve- dat Kitapçılık. 229. 321 Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R.,Arpaa, A. a.g.e. 36vd DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERDE SINIRLI YETKİLİ TEMSİLCİ TAYİNİ 1O Eylül 2014 tarihinde kabul edilen 6552 sayılı ' İş Kanunu ne Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un ("6552 sayılı Ka- nım"), 131. maddesi ile TTK'nın 371. maddesine 7. fıkra eklenmiş ve bu fıkra ile anonim şirketlerin temsili konusunda çok köklü değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu ekleme ile 6552 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesine kadar tescili ve ilanı mümkün olmayan anonim şirket temsil yetkililerinin sahip olduğu temsil yetkisinin miktar ve konu bakımından sınırlandırıl- ması ve bu sınırlandırmanın tescil edilmesi mümkün hale gelmiştir. Anonim şirketlerde temsil yetkisinin kapsamına ilişkin getirilmiş olan TTKm. 371/7 hükmü aşağıdaki şekildedir; "Yönetim kurulu, yukarıda belirtilen temsilciler dışında, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atayabilir. Bu şekilde atanacak olanların görev ve yetkileri, 367 nci maddeye göre hazırlanacak iç yöner- gede açıkça belirlenir. Bu durumda iç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur. İç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz. Bu fıkra uyarınca yetkilendirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları da ticaret siciline tescil ve ilan edilir. Bu kişilerin, şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her tür zarardan dolayı yönetim kurulu müteselsilen sorumludur." 100 Anonim Şirketlerin TemJIII Söz konusu düzenleme uygulama açısından nispeten bir rahatlama yaratnuş olsa da düzenleme hakkında çok ciddi eleştiriler getirilmiştir. Kırca, düzenleme hakkında; "Dil, üslup ve kanun koyma tekniği açısından ciddi aksaklıkları bünyesinde barındıran, ticaret sicili hukuku başta olmak üzere ticaret hukukunun kurum ve kurallarını hiçe sayan, hukuk politikası bakımından da isabetli olmayan, 2009/101 sayılı Yönerge'nin 10. maddesinin 3. fıkrasına aykırılık oluşturduğu için ülkemizin AB hukukuna uyum konusundaki taahhütleriyle de bağdaşmayan bu yeni düzenleme, Türk hukuku için bir talih- sizlik olmuştur." şeklinde değerlendirmede bulunmuştur3 22 • Akdağ Güney yeni dü- zenlemeyi bir hukuk garabeti olarak nitelendirmiştir3 23 • Özdamar ise, söz konusu düzenlemenin uygulama bakımından getireceği karışıklık- lara dikkat çekerek, "bankaların veya büyük perakende şirketlerinin şube ve satış mağazalarındaki ilgililerin sınırlı yetkiye sahip olduğunu bilmeyen ama bilmesi gereken yeni bir mağdurlar grubunun meydana geleceğini" ifade etmiştir3 24 • Çalışmanın bu kısmında söz konusu eleştirilerle birlikte yeni düzenlemenin uygulanması incelenecektir. 4.1. Düzenlemenin Amacı Çalışmanın İkinci Bölümü'nde detaylı olarak açıklandığı üzere, anonim şirketlerde temsil yetkisinin birlikte temsil ve şube/merkez işleri dışında sınırlandırılması mümkün değildir. Yargıtay'ın yerleşiklik kazanmış içtihadı 325 da anonim şirketlerde temsil yetkisinin yukarıda 322 Kırca, İ. (2014). TTK m.317.7 Hakkında Bir İnceleme: AB'ye Üyelik Yolunda Geri Adım. BAT/DER. C. XXX.Sa.3, 23-37. (23). 323 Web: Akdağ-Güney, N. (2014). 6552 Sayılı Torba Kanun ile TTK md. 37l'e Eklenen 7. Fıkraya İlişkin Değerlendirmeler. Arslanlı Bilim Arşivi. www.arslanhbilimarsivi.com adresinden 15 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. 324 Ôzdamar, M. (2014). 6552 Sayılı Kanun İle TTK'da Yapılan Değişiklikler Çerçevesinde Anonim Şirketin Temsili. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi C. XVlllı Y.2014, Sa. 3-4,137-163. 325 İlgili Yargıtay kararlarına tezin İkinci Bölümü altında yer verilmiştir. 1ınonlm Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 101 sayılanlar dışında sınırlandırılmasının mümkün olmadığı, sınırlamanın ticaret siciline yanlışlıkla tescili halinde bu tescilin sonuç doğurmayacağı veyukarıdakiler dışında yapılacak bir sınırlamanın tescil ve ilan edilmesi- nin üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmayacağı yönündedir. Bu tür sınırlamalar ancak sınırlamayı bilen üçüncü kişiler bakımından sonuç doğuracaktır3 26 • TTK'nın açık düzenlemeleri ve Yargıtay'ın müstakar içtihadı, anonim şirketlerde temsil yetkisinin sınırlandırılamayacağını ortaya koymakta iken uygulama hem TTK hem Yargıtay içtihatlarına aykırı bir biçimde gelişmiştir. Uygulamada, temsil yetkisine tescili caiz olmayan sınırlandırmaların getirilmekte olduğu ve bu sınırlandırmaların tescil ve ilan edildiği görülmektedir3 27 • Gerçekten de herhangi bir ticaret sicili böl- gesinde herhangi bir şirkete ilişkin temsil yetkileri incelendiğinde, temsil yetkilerinin ekonomik değer ve konu bakımından sınırlandırılmışolduğu dikkat çekmektedir. Örneğin, imza sirkülerleri vasıtasıyla, temsil yetkisi konu itibariyle (satım, ihracat, ithalat vb.), miktar3 28 itibariyle (100.000 TL'ye kadar olan işlemler vb.) ve daha birçokyönden sınırlama getirildiği görülmektedir 329 • Bununla birlikte bazı durumlarda imza sirkülerlerinde, temsil yetki- sinin sınırlandırılamayacağı kuralıyla amaçlanan hukuki güven ilkesinin ihlal edilmiş olduğu ve temsil yetkisinin aşın karmaşık yapılar albnda 326 Kırca, İ. (2007). a.g.m. 289.; İmregün, O. (1989). a.g.e. 221.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 624.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 459-460. 327 Kırca, İ., Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 646. 328 Bkz. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 17 Haziran 2004 Tarih, 2004/10762 E. ve 2004/15950 K. Sayılı Kararı: Bir şirkette dışa karşı imza yetkilisi olan temsilcinin imzaladığı çekin, şirketin iç meselesi ola- rak miktarla ilgili sınırlamalar gerekçe gösterilerek iyiniyetli üçüncü kişilere karşı geçersizliği ileri sürülemez. Olayda, yönetim kurulu başkanı ve iki yönetim kurulu üyesi tarafından bir- likte imzalanmadığı halde, yüz bin USD dolannı aşan borçlarda birlikte temsil sınırlaması şirketteki iç ilişkiyi ilgilendiren bir konu olup ticaret sicilinde yayınlansa da miktarla ilgili sınırlama niteliğinde bulunduğundan iyiniyetli üçüncü kişileri bağlamaz. Şirketi tek başına temsil ve ilzama yetkili kişi olduğu ana sözleşmede kararlaştırılanyönetim kurulu başkanının şirket adına imzaladığı çekteki borçtan şirket sorumlu olacağından, mahkemece, itirazın red- dine karar verilmesi gerekir. 329 Kırca,1. (2007). a.g.m. 279-284. 102 A,ıo,ıim Şlrlcdlerin Tenu,U sınırlandınln11ş olduğu da görülmektedir. Örneğin, Kırca tarafından verilen bir örnekte·"°, işlemlere tür/konu ve/veya miktar itibariyle de sınırlandırmalar getirilmek suretiyle, şirket adına imza abnaya yetkili olanlar (A), (B) ve (C) gibi gruplara ayrılmış ve her farklı işlemde farklı grupların imzasının aranması gösterilmiştir3 31 • Sonuç olarak, ticaret sicili uygulamasında tescili caiz olmayan yetki sırurlandınnalannın bir uygulama geleneği olarak tescil edilmekte olduğu ve tüm hukuka aykınlıklanna rağmen ticari hayat içerisinde bu geleneğe pratik fonksiyon ve amaçlar yüklendiği ortaya çıkmaktadır. Ticaret sicili uygulamasında gelişmiş olan hukuka aykırı bu gelenek, TTK'nın yürürlüğe girmesinden sonra bu yöndeki tescil taleplerinin bir kısım ticaret sicil müdürlükleri tarafından reddedilmesine kadar devam etmiş 332 , şimdiye kadar mevcut olan uygulamanın aksi yönünde gelişen yeni uygulama karşısında sona ermiştir. "° Bkz.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 29 Haziran 1982Tarih, 1982/2638 E.ve 1982/3181 K. Sayılı Karan Bu aç,klamalann ışığı altında dava konusu olaya dönülecek olursa, davacı anonim şirlcdin 30.3.1979 tarihli genel kurul toplantısında şirket yönetim kuruluna seçilen üyelerce aynı tarihte yapılan yönetim kurul toplantısında ( 1 ) numara kadar ile şirketin ne şekilde ve kimler tarafından temsil edileceği karar bağlanmış ve buna ait yetki ve imza sirlcüleri düun- lenmiş bıdunmaktadır. Yönetim kurulunun bildirimi üzerine Ticaret Siciline tescil edilen ve 5.06.1979 tarihi� Türkiye Ticaret Sicili Gaz.etesi'nde ilan edilen bu karar ve sirkülere göre, şirlcet yönetim kurulu üyeleri ( A) grubu imza yetkilileri, ( B ) ve ( C) grubu ise şirket mü- dürleri ve diğer şirket idari yetkilileri arasından seçilmişlerdir. Ancak bu karara göre, ( A ) grubu imza yetkililerine bir limit getirilmeksizin imza yetkisi tanınmış ise de ( B ) ve ( C) grubuimza yetkililerine ancak diğer yetkileri yanında 250.000 lirayı aşmayan çekleri imza ve dro yetkisi tanımışi diğer bir deyişle temsil yetkileri bu miktarla sınırlandınlmışlardır. Oysa, yukanda da değinildiği gibi birlikte temsil ve yetkilerin şubelere hasndışında kalan temsil yet- kisinin miktar bakımından yapılan sınırlandırmalar TTK.321 ve BK.451'de öngörülmedi- ğinden geçersiz olup, bu şekildeki sınırlandırma tescil ve ilan edilse dahi hüsnüniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Dava konusu olayda da ( B ) ve ( C ) grubu imza yetkilileri şirketi temsil ile görevlendirildiklerine göre, kendilerine yasal dayanaktan yoksun olarak ko- nulan miktar bakımından limit sınınnın üzerine çıkacak şekilde çek imzalamış bulunmalan hususu hüsnüniyetli üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez. Ancak içilişki bakımından bu husus imza yetkililerinin sorumluluğunu icab ettirir. Web: www.kazanci.com adresinden 16 Ma- yıs 2015 tarihinde alınmışbr. 331 Kırca, L(2007). a.g.m. 280. 332 Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 1-2. Aııo,ı{nı Şirketlerde Sımrlı Yetkili Teınsf1cl Tayfrıt 103 Ticaret sicili müdürlükleri arasındaki görüş farkı dolayısıyla ortaya çıkan bu karmaşayı gidermek ve uygulamaya rahatlık sağlamak maksa- dıyla Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (GTB) bünyesinde çalışmalar yapılmış ve söz konusu sorunun çözümü için kanun değişikliği seçeneği gündeme getirilmiştir3 33 • Yapılan kanun değişikliğinin amacı, sınırlı temsil yetkisine ilişkin tescil talebini yeniden ve kanuna uygun şekilde mümkün kılmak olmuştur3 34 • Bu şekil- de, yapılan kanun değişikliği ile temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üye- lerini veya şirkete hizmet akdi ile bağlı olanları sınırlı yetkiyesahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının temsil yetkisi tescil ve ilan edilebilecektir. TTK m. 371/7'nin gerekçesinde de (Alt Komisyon Raporu), hük- mün maksadı aşağıdaki şekilde açıklanmıştır; "Şirketler tarafından ticari vekillik görevi verilen kişiler tarafın- dan yapılan hangi işlemlerin yetki kapsamında olduğunun üçün- cü kişilerce bilinmesi ve yetkisiz temsil nedeniyle yaşanan mağ- duriyetlerin önlenmesi amacıyla temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri ile şirkete istihdam ilişkisiile bağlı olanlarınveyet- ki sınırlarının, bu kişilerin görev yaptıkları pozisyonlara ilişkin görev tanımı, yetki ve sorumlulukların Türk Ticaret Kanunu'nun 367'inci maddesi uyarınca hazırlanacak iç yönergede açıkça belirtilmek şartıyla, ticaret siciline tescil ve ilan edilebilmesine imkan sağlayan hüküm 11 Madde gerekçesi de gözetildiğinde, TTK m. 371/7 hükmünün, sınırlı temsil yetkisine sahip anonim şirket temsilcilerinin ticaret siciline tescili ve bu anlamda tescile bağlanan sonuçlardan yararlanılması amacı- nı güttüğü görülmektedir. 333 ôzdamar, M. (2014). a.g.m.139. 334 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). Anonim ve Limited ŞirketlerdeSınırlı Yetkili Tem- silci Tayini. BATlDER. 2014. C. XXX.Sa.4., 5-42.sf.7.; Akdağ-Güney, N.(2014). a.g.m. 1-2. 104 A11011im Şirketluin TtmJi/ı 4.2. Yonetim Yetkisinin Devri Temsil Yetkisinin Devrini İçerir mi? Birinci bölüm kapsamında detaylı olarak açıklandığı üzere, temsil yetkisi ile yönetim yetkisi birbirinden farklı kavramlardır. TTK, bu iki yetkinin birbirinden ayrı olmasına dikkat ederek, bu iki yetkinin devn hususunu da birbirinden ayırmıştır. Bu kapsamda, temsil yetkisinin devri veya yönetim yetkisinin devri, dar kapsamlı olarak algılanmalıdır3 35 • Yani, TTK m. 367 kapsamında yönetim yetkisinin devredilmesi, temsil yetki. sinin de devredilmesi sonucunu doğurmayacaktır. Bu durumda, temsil yetkisi veya yönetim yetkisi ayrıca devredilmemişse, birinin devri ile diğeri de devredilmiş olmayacaktır 336 • Bununla birlikte, yönetim yetkisi ile birlikte temsil yetkisinin de devredilmesi mümkündür. Hatta temsil yetkisi ile birlikte yönetim yet- kisinin de devredilmesi, uygulama bakımından amaca uygun ve doğal olacaktır3 37 . Son olarak, yukarıda gerekçeleri ile açıklanmış olduğu üzere, yö- netim yetkisinin devredilmesi için buna cevaz veren bir esas sözleşme hükmünün bulunması zorunlu iken temsil yetkisinin devredilmesi için böyle bir zorunluluk bulunmamaktadır. 4.3. TTKm. 371/7 Kapsamında Sınırlı Yetkili Temsilci Olarak Atanabilecek Kişiler TTKm. 371/7 incelendiğinde, sınırlı yetkili temsilci olarak atanabi- lecek olan kişilerin temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri veya şir- kete hizmet akdi ile bağlı olanlar ile sınırlı tutulmuş olduğu görülmektedir. Bu noktada, fıkranın ilk cümlesinde yer alan'yukarıda belirtilen temsilciler dışında' ibaresine de dikkat çekmek gerekir. 335 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 594. 336 Aynı yönde: Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. Nr.12-69. 337 Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 594. 105 Anonim Şirlatlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayi11i Düzenleme lafzı ile değerlendirildiğinde, yukarıda belirtilen tem- silciler ibaresiyle kanuni temsil yetkisini haiz yönetim kurulu üyeleri ile TTK m. 370( 2) hükmü ile atanmış olan murahhas üyelerin ve murahhas müdürlerin kastedildiği açıkça anlaşılmaktadır. Ancak TTK m. 368'de düzenlenmiş olan ticari temsilci ve ticari vekillerin yukarıda belirtilen temsilciler kapsamında olup olmadığı tartışmalıdır. Konu hakkında K.ır- ca 338 , 'yukarıda belirtilen temsilciler' ibaresinin yönetim kurulu üyelerinin temsil yetkisini içlerinden birine veya birkaçına devretmesi ile yönetim kurulunun murahhas müdür ataması şeklinde anlaşılması gerektiğini, aynı şekilde Yanlı-Okutan Nilsson 339 da bu kapsam içerisine kanun ge- reği temsil yetkisine sahip olan yönetim kurulu üyeleri ile murahhas üye ve murahhas müdürlerin gireceğini belirtmektedir. Akdağ Güney-3"° ise TTK m. 368'e göre atanacak olan ticari temsilcinin ve ticari vekillerin de bu 'yukarıda belirtilen temsilciler' ifadesinin kapsamı içerisinde olduğu kanaatindedir. Bu konudaki kanaatimiz 'yukarıda belirtilen temsilciler' ibaresinin kapsamına TTK m. 368'de düzenlenmiş olan ticari temsilcinin ve ticari vekillerin de gireceği yönündedir. Aksi durum, anonim şirketlerin TTK m. 371/7 kapsamı dışında ticari temsilci veya ticari vekil atanmasının mümkün olmayacağı anlamına gelecektir. Bu çerçevede, TTK m. 371/7'nin ilk cümlesinde yer alan'yukarıda belirtilen temsilciler' ifadesi ile Türk hukukunda anonim şirketlerin tem- siline ilişkin olarak şimdiye kadarki uygulama ortadan kaldırılmamış ve temsil yetkisi bölünemeyen murahhas üye ve murahhas müdürlerin, aynca TTK m. 368 kapsamında tescil zorunluluğu olmaksızın ticari vekillerin atanması engellenmemiştir3 41 • Bu doğrultuda, TTK m. 371/7 ile anonim şirketlerin temsiline ilişkin olarak 6552 sayılı Kanunun yü- rürlüğüne kadar geçerli olan sistem saklı kalmakta, TTK m. 371/7 ile bu sisteme paralel ayrı bir sistem yaratılmış olmaktadır. 338 Kırca,1. (2014). a.g.m. 25. 339 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 10. 340 Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 13. l4ı Aynı yönde: Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 13. 106 Anonim Şırketlenn Temsılı Sonuç olarak, TTK m. 371/7 kapsamında temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlar olmak üzere iki farklı kişiye/ gruba temsil yetkisinin verilmesi mümkün olacaktır. 4.3.1. Temsile Yetkili Olmayan Yônetim Kurulu Üyeleri TTK m. 365 düzenlemesine göre anonim şirket yönetim kurulu, anonim şirketin kanuni temsilcisidir. Bununla birlikte, yönetim kurulu- nun haiz olduğu temsil yetkisini kendi üyelerinden birine veya birkaçına veya en az bir üyenin temsil yetkisini haiz olması kaydıyla üçüncü kişilere devredebileceği de TTK m. 370/2 karşısında tartışmasızdır. Bu çerçeve- de, yönetim kurulu üyesi olması dolayısıyla kanuni olarak sahip olduğu temsil yetkisi/gücü kaldırılmış olan yönetim kurulu üyesi, temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyesi olarak nitelendirilebilecektir.Yonetim ku- rulu üyelerinin temsil yetkisi, bir yönetim kurulu kararı ile kaldırılabile- ceği gibi TTK m. 339/2'nin (g) bendi kapsamında, kuruluş aşamasında esas sözleşmede yapılacak bir düzenleme ile de kaldırılabilecektir. Netice itibariyle, yönetim kurulu kararı veya TTK rn. 339/2 (g) uyarınca esas sözleşme düzenlemesi ile temsil yetkileri kaldırılan yöne- tim kurulu üyeleri, TTK m. 371/7 kapsamında temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri olarak nitelendirilmektedir. Bir kısım yazarlar, yö- netim kurulu üyesinin temsil yetkisinin kaldırıldığını gösteren bir kararın olmaması durumunda sicil müdürünün, TTK m. 371/7 maddesine göre yapılan atamanın tescil talebini reddetmesi gerektiğini ifade etmekte- dlı-3 42 • Gerçekten de temsil yetkisi kaldırılmamış olan bir yönetim kurulu üyesinin, sınırlı yetkili temsilci olarak atanması mümkün olmamalıdır. Aksinin kabulü, yönetim kurulu üyelerinin sahip olduğu temsil yetkisinin sınırlandırılamayacağına ilişkin temel kuralın ihlali manasına gelecektir. Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerinin önce temsil yetkilerinin kaldırılması sonrasında ise sınırlı yetkilerle donatılması eleştiriye açıkbir düzenlemedir. Temsil yetkisi kaldırılmış olan yönetim kurulu üyelerinin sınırlı yetkili temsilci olarak atanması TTK m. 371/3 hükmünün dola- nılması olarak değerlendirilebilecektir.Yönetim kurulu üyelerinin temsil 342 Kırca 11.(2014). a.g.m. 33.; Özdamar1 M. (2014). a.g.m. 158. Anonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 107 yetkisinin merkez-şube işleri ve birlikte imza dışında bölünemeyeceğini düzenleyen bu madde karşısında, yönetim kurulu üyelerinin önce temsil yetkisinin kaldırılması, daha sonra ise tekrar yetkilendirilmesi ciddi bir uyumsuzluk teşkil etmektedir. Temsile yetkisi kaldırılmış olan yönetim kurulu üyesi, TTK m. 371/7 çerçevesinde sınırlı yetkili temsilci olarak atandıktan sonra, şirket adına gerçekleştireceği işlemleri yönetim kurulu üyesi sıfatıyla değil, ticari vekil sıfatıyla yerine getirecektir3 43 • Bu çerçevede, TTK m. 371/7 kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak atanmış olan yönetim kurulu üyeleri yalnızca şirketin günlük işleri ile iştigal edebilecek, olağanüstü iş veişlemleri yerine getirebilmek için ilave yetkiye ihtiyaç duyacaklardır™. 4.3.2. Şirkete Hizmet Akdi ile Bağlı Olanlar Temsile yetkili olmayan yönetim kurulu üyeleri dışında, TTK m. 371/7 kapsamında atanabilecek diğer grup ise, şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlardır. Şirkete hizmet akdi ile bağlı olanlar ibaresi ile kastedil- mekistenenin ne olduğu madde metninden anlaşılmamaktadır.Hükmün düzenlemesi karşısında, şirkete hizmet akdi ile bağlı olmayan ancak şirket ile sürekli nitelikte ilişki içerisinde olanların TTK m. 371/7 kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak atanıp atanamayacakları sorunu gündeme gelmektedir. Hizmet sözleşmesinin tanımı TBK m. 393'te, işçinin işverene ba- ğımlı olarak belirli veya belirli olmayan süreyle iş görmeyi ve işverenin de ona zamana veya yapılan işe göre ücret ödemeyi üstlendiği sözleşme olarak yapılmaktadır. Öğretide ise hizmet sözleşmesi, bir tarafın bağımlı olarak iş görmeyi, diğer tarafın ise buna karşılık ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşme olarak tanımlanmaktadır3 45 • Hizmet sözleşmesinin mezkur tanımı karşısında, sözleşmenin en baskın özelliği işçi bakımından sözleşmenin arızi olmaması yani sürekli }4) Kırca,1. (2014). a.g.m. 34. 344 ôzdamar, M.{2014). a.g.m. 158. }4 5 Çelik, N. (2009). Jş Hukuku Dersleri. (22. Baskı). lstanbul: Beta Yayıncılık. 75. 108 Anonim Şirketlerin Temsı/1 olmasıdır, işveren bakımından ise en baskın özellik edimin ücret olma- sıdır. TTK m. 371/7 düzenlenirken, şirkete hizmet akdi ile bağlı olan ve şirket adına temsil yetkisini kullanmak zorunda olan temsilcilerin sınırlı yetkili temsilci olarak atanmasının mümkün kılınmak istendiği anlaşıl- maktadır. Söz konusu kanun değişikliği ile şirketi temsil yetkisi ile dona- blmış olan kişilerin, bu yetkilerini artık kanuni dayanağı haiz sınırlamalar kapsamında kullanmaları mümkün olacaktır. Öğretide, TTK m. 371/7 çerçevesinde atanacak olan sınırlı yetkili temsilci ile şirket arasındaki ilişkinin niteliğinin önemsiz olduğu, bu kap- samda önemli olanın sınırlı yetkili temsilcinin, şirket işlerini kendisine verilen temsil yetkisi çerçevesinde sürekli olarak yapabilmesi, şirketin ve üçüncü kişilerin bu temsil yetkisinin varlığına ve sınırlarına güvenmesi olduğu ifade edilmiş ve teknik olarak bir hizmet sözleşmesi aranmasına gerek olmadığı belirtilmiştir. 346 • Akdağ Güney, ise kanunun lafzına sıkı sıkıya bağlı kalarak şirkete hizmet akdi ile bağlı olmayanların sınırlı yetkili temsilci olarak atanma- larının mümkün olmayacağını belirtmekte, hatta ticaret sicil müdürlük- lerinin sorumluluk altına girmemek için sınırlı yetkili temsilci olarak tescil edilmek istenen kimselerin hizmet akdi ile çalışıp çalışmadıklarının kontrol edilmesi gerektiğini ifade etmektedir3 47 • Bu konuda, kanunun lafzını keskin bir şekilde uygulamanın ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olmayanların sınırlı yetkili temsilci olarak atanmasının engellenmesinin uygulama açısından büyük sorunlara sebe- biyet vereceği kanaatindeyiz. Gerçekten, iş sözleşmesinin yazılı yapılma zorunluluğu dahi bulunmazken 348 , ticaret sicillerinden sınırlı yetkili temsilci olarak atanan kişilerin hizmet sözleşmesi ile çalıştığını kontrol etmelerini beklemek neredeyse imkansızdır. Bu bakımdan, hizmet akdi ile şirkete bağlı olanlar ifadesini amaçsal olarak yorumlamak ve sınırlı l46 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 13. l4 7 Akdağ-Güney, N.(2014).a.g.m.17-18. l4 8 Hizmet sözleşmesinin belirli bir şekil şartına tabi olmadığı, 4857 Sayılı İş K.anunu'nun8. maddesinde açıkça ifade edilmiştir. µonim Şirkdlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 109 yetkilitemsilci olarak atanacak kişinin şirketle sürekli nitelikte ilişkide bulunmasını yeterli saymak gerekecektir3 49 • 4.4. Sınırlı Yetkiye Sahip Temsil Yetkilisinin Özellikleri TTK m. 371/7 düzenlemesi kapsamında incelenmesi gereken diğer husus ise sınırlı yetkili temsilci olarak atanacak kişilerin haiz olması ge- reken niteliklerdir. Madde metnine göre söz konusu kişiler ancak sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanabilecek- tir. Burada, ticari temsilcinin hükmün kapsamına girmeyeceğini de önemle vurgulamak gerekir. Ticari temsilci, temsil yetkisinin kapsamı kanun tarafından belirlenmiş olan ve merkez-şube ve müşterek temsil dışında yetkisi sınırlandırılamayacak olan bir tacir yardımcısıdır3 50 • Bu kapsamda, ticari temsilcinin temsil yetkisinin kanunda belirtilmiş olan istisnalar dışında sınırlandırılması mümkün olmadığı gibi ticari temsil- cinin TTK m. 371/7 hükmü kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak atanması da mümkün olmayacaktır. Kaldı ki, TTKm. 371/7 hükmünde, ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları kavramları ile TBK'nın 551 ve 552. maddelerine ilişkin madde başlıklarının kullanılmış olması, ticari temsil- cinin bu kapsam içerisine alınmamış olduğunu göstermektedir3 51 • Ayrıca, kanaatimizce TTK m. 371/7 hükmü ticari temsil yetkisi- nin diğer hukuki yollarla devredilmesine engel olmamaktadır. TTK m. 371/7 göre sınırlı yetkili temsilci atanmış olması TBK hükümlerine göre ticari temsilci, ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanmasını engellemeyecektir. Buna göre, bir anonim şirketin hem TTK m. 371/7 kapsamında hem de genel hükümler kapsamında ticari temsilci ataması mümkündür3 52 . l4 9 Aynı yönde; Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 13. 350 Domaniç, H., Ulusoy, E. (2007). a.g.e. 367-368.; Arkan, S. (2013). a.g.e. 173-174.; Ül- gen, H., Helvacı, M., Kendigelen,A., Kaya, A. Nomer Ertan, F.(2015). a.g.e.688-689. 351 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 17. m Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 35. 110 Ananını Şırketlenn Ttrnsılı Sonuç olarak, TTK m. 371/7 hükmü kapsamında atanabilecek olan temsilciler (i) TBK m. 55 l'de düzenlenmiş olan ticari vekiller ve (ii) TBK m. 552'de düzenlenmiş olan diğer tacir yardımcılarıdır. 4.4.1. Ticari Vekil Yukarıda da detayları ile açıklanmış olduğu üzere ticari vekil TBK'run 552. maddesinde düzenlenmiş ve aynı maddede 'bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişi' olarak tanımlanmış olan bağımlı tacir yardımcısıdır. İşletmenin bütün yönetimi ve işlemleri için yetkilendirilmiş olan ticari vekile genel yetkili ticari vekil, bazı işlerini yönetmek için yetkilendirilmiş ticari vekile ise özel yetkili ticari vekil ismi verilmektedir3 53 • Ticari vekilin yetkilerinin kapsamı bakımından herhangi bir tered- düt olmamakla birlikte, TTK m.371/7 hükmünde yer alan sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları lafzı açıklanmaya muhtaçtır. Akdağ Güney, hükümde yer alan sınırlı yetkiye sahip ifadesinin sadece ti- cari vekil için kullanmış olduğunu belirtmektedir3 54 • Yani, Akdağ-Güney'e göre, TTK m. 371/7 kapsamında 'sınırlı yetkiye sahip ticari vekil' ve diğer tacir yardımcılarının atanması mümkündür. Aksi görüşte olan Kırca ise sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları lafzı ile kaste- dilenin kanunda belirtilen temsil yetkisine sınırlama getirilen ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olduğunu ifade etmektedir3 55 • Daha farklı bir değerlendirme yapmış olan Yanlı-Okutan Nilsson ise, ticari vekilin yetki- sinin her halükarda ticari temsilci ve murahhas üye veya müdürlere göre sınırlı olacağından hareketle, TTK m. 371/7 hükmünün hem genel hem de özel yetkili ticari vekilleri kapsamına alacak şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtmektedir3 56 • lSl üJ gen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. Nomer Ertan, F. ( 2015). a.g.e. 695.; Arkan, S. (2013). a.g.e. 182.; Domaniç, H. 1 Ulusoy, E. (2007). a.g.e. 372. 3 s. Akdağ-Güney, N. (2014). a.g.m. 3. 3 ss Kırca,1. (2014). a.g.m. 26. lS6 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 16. �,ıorıım Şırlutlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 111 Bu konudaki kanaatimiz, genel yetkili ticari vekilin TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde şirket temsilcisi olarak atanamayacağıdır. Bu ma- nada, kanun koyucu sınırlı yetkiye sahip ticari vekil terimi ile doğrudan hukuki bir terim yaratmış, ticari vekillerin TTK m. 371/7 kapsamında atanabilmesi için yetkilerinin sınırlandırılmış olmasını aramıştır. Aksi durum, kanun metninde yer alan sınırlı yetkiye sahip kavramının hiçbir işlev görmeyeceği manasına gelecektir. Bununla birlikte, ticaret siciline tescil edilmeyen genel yetkili ticari vekilin TTK m. 371/7 kapsamında sınırlı yetkili temsilci olarak atanması durumunda, söz konusu ticari vekil bir ticari temsilci gibi işlev görmüş olacaktır. Bu sebeple, TTK m. 371 /7 kapsamında atanacak olan ticari vekilin sahip olduğu temsil yetkisi, yer, konu, miktar, kişi vb. bir sebeple sınırlandırılmış olmalıdır. 4.4.2. Diğer Tacir Yardımcıları TBK'nın 552. maddesi 357 , 818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu'ndan farklı olarak diğer tacir yardımcıları başlığı altında yeni bir hüküm getir- miştir. Ancak önemle belirtmek gerekir ki TBK'da yer alan 'diğer tacir yardımcıları' ile sınırlı sayıda ve nitelikte işleri yapmaya yetkili ticari vekil ifade edilmektedir3 58 • Yani, diğer tacir yardımcıları, özel yetkili ticari ve- killerdir. Madde metni incelendiğinde, diğer tacir yardımcıları kavramı m Diğer Tacir Yardımcılarını düzenleyen bu hükme göre; Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmelerin görevli veya hizmetlileri, o ticari işletme içinde, müşterile- rin kolaylıkla görebilecekleri bir yerde ve kolayca okuyabilecekleri bir biçimde, yazıyla aksine duyuru yapılmış olmadıkça, aşağıdaki işlemler için yetkilidirler: 1. Ticari işletmenin alışılmış bütün satış işlemlerini yapmak. 2. Yetkili oldukları işlemler hakkında faturaları imzalamak. 3. Ticari işletmenin alışılmış işlemlerinden doğan borçların ifa edilmesine veya bunlann hiç ya da gereği gibi ifa edilmemesine ilişkin ihtar veya diğer açıklamaları işletme sahibi adına yapmak; bu nitelikteki ihtar veya diğeraçıklamaları, özelliklealışılmış işlem dolayısıylateslim edilmiş mallara ilişkin ayıp bildirimlerini ticari işletmeadına kabul etmek. Toptan, yarı toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticariişletmelerin görevli veya hizmet- lileri, kendilerine yazıyla yetki verilmiş olmadıkça, işletme dışında ve kasa görevlileriatanmış- sa, işletme içinde satışbedellerini isteyip alamazlar. Bu kişiler, satışbedellerini almayayetkili bulundukları hdllerdeıfaturalan kapatmaya veya makbuz vermeye de yetkilidirler. ısa Aynı yönde; ülgen, H. 1 Helvacı 1 M. 1 Kendigelen 1 A. 1 Kaya 1 A. Nomer Ertan, F. (2015). a.g.e.695. Anonim Şirketlerin Ttmsılı 112 ile toptan, yan toptan veya perakende satışlarla uğraşan ticari işletmeler için getirilmiş olan ve kanunda sayılan yetkilerle donatılmış olan bir özel yetkili ticari vekilliğin ihdas edilmiş olduğu görülmektedir. Bu bakımdan, diğer tacir yardımcıları ibaresinin de sınırlı yetkiyi haiz ticari vekil oldu- ğunu ve her halükarda sınırlı yetkiye sahip ticari temsilci olarak atanacak kişilerin niteliğinin ticari vekil olacağını belirtmek gerekir. Sonuç olarak, TTK m.371/7 hükmünde yer alan diğer tacir yardım. cıları ifadesi, TBK'nın 552. maddesinde yer alan ve özel yetkili bir ticari vekil niteliğinde olan diğer tacir yardımcılarıdır. 4.5. Sınırlı Yetkili Temsilcinin Atanması TTK m. 371/7'ye göre, yukarıda açıklanmış esaslar çerçevesinde atanacak olan sınırlı yetkili temsilcilerin görev ve yetkileri, TTK m. 367'ye göre hazırlanacak iç yönergede açıkça belirlenir. İç yönergenin tescil ve ilanı zorunludur3 59 . Bu noktada üzerinde durulması gereken bir husus, TTK m. 367'ye göre hazırlanacak bir iç yönerge ile temsil yetkilerinin devredilebilmesi için esas sözleşmede devir yetkisine izin veren özel bir hükmün gerekli olup olmadığıdır. Temsil yetkisinin devri başlığı altında incelenmiş ol- duğu üzere, bizim de katılmakta olduğumuz görüş, yönetim kurulunun temsil yetkisi devri yapabilmesi için buna icazet veren bir esas sözleşme hükmünün gerekli olmadığı yönündedir. Bu durum, temsil yetkilerinin TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde devredilmesi için de geçerlidir. Her ne kadar TTK m. 371/7'nin iç yönerge hazırlanması bakımından atıf yapmış olduğu TTK m. 367 hükmü esas sözleşmede hüküm bulunması zorunluluğunu arıyorsa da bu zorunluluk iç yönergenin hazırlanması ba- kımından değil yönetim yetkisini devredilmesi bakımından söz konusu olmaktadır. Sınırlı yetkili temsilci atanması başlıklı bu kısım altında, iç yönerge- nin hazırlanması, içermesi gereken unsurlar, tescili, tescilin doğurduğu sonuç ayrı ayn incelenecektir. 3 s 9 Ôzdarnar, M. (2014).a.g.m. 155. ,4,ıonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 113 4.5.1. İç Yonerge Hazırlanması TTK m. 371/7 hükmü, sınırlı yetkili temsilcilerin atanması için TTK m. 367'ye göre bir iç yönergenin hazırlanmasını zorunlu tutmuştur. 4.5.1.1. İç Yönerge Hazırlama Yetkisi TTK m. 375/l'in (d) bendi çerçevesinde, temsil yetkilerinin devri için hazırlanması gereken iç yönergeyi hazırlama yetkisi münhasıran yö- netim kuruluna aittir. Bu kapsamda, genel kurulun veya başka kişilerin 'ITKm. 371/7 kapsamında iç yönerge hazırlaması mümkün değildir. Yönetim kuruluna verilmiş olan bu münhasır yetki, hiçbir şekilde bir zorunluluk niteliğinde değildir. Gerekten de yönetim kurulunun herhan- gi bir yetki devrine ihtiyaç duymadığı, sadece TTK'nın 370/2 maddesi kapsamında murahhas üye veya müdür atadığı ve/veya genel hükümler çerçevesinde temsilci, ticari vekil veya ticari temsilci atadığı durumlarda içyönerge hazırlaması gerekmemektedir.Yönetim kurulunun iç yönerge hazırlama zorunluluğu sadece TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde yapa- cağı sınırlı yetkili temsilci ataması durumunda söz konusu olacaktır. 4.5.1.2. İç Yönergenin Şekli TTK'da iç yönergenin hazırlanma şekline ilişkin herhangi bir hü- küm bulunmamaktadır. Ancak iç yönergenin bir yönetim kurulu kararı ile alınacak olması ve TTK m. 390 kapsamında yönetim kurulu kararla- rının yazılı olması zorunluluğu karşısında iç yönergenin de yazılı olması gerektiği ortaya çıkmaktadır. Bu çerçevede, iç yönergenin yazılı olması koşulu, TTK m. 390'nın emredici niteliğinden kaynaklanmaktadır3 60 . Sınırlı yetkili temsilci atanmasına ilişkin iç yönergenin tescil ve ilan edilebilmesi için geçerli bir yönetim kurulu kararına ihtiyaç vardır. İç yönergenin kabulü için alınacak yönetim kurulu kararı bakımından TTK tarafından aranan herhangi bir ağırlaştırılmış veya nitelikli çoğunluk bu- lunmamaktadır. l60 Doğan, B.F.(2011). a.g.e.133. Anonim Şirlutlerin Ttm11/, 114 İç yönerge, yönetim kurulu kararının içinde olabileceği gibi yöne- tim kurulu kararı ekinde de yer alabilir. Ancak iç yönergenin yönetim kurulu kararının ekinde olması durumunda dahi noter tarafından, aynı yevmiye numarası ile ayrıca, onaylanması gerekmektedir. Noter onayı, iç yönergenin tescil edilebilmesi için bir ön koşul niteliğindedir. Uygu- lamada, iç yönergenin genellikle ilgili yönetim kurulu kararının ekinde olduğu görülmektedir. Bu durum, şirketin temsiline ilişkin ayrı bir statü kazandıracak olan iç yönergenin şirketin günlük işlerinde kullanılması bakımından kolaylık sağlayacaktır. İç yönergenin kanunen aranan şartları sağlaması koşuluyla, bir başka iç yönerge ile birleştirilmesi mümkündür3 61 • Bu anlamda, içerik ve şekil şartlarını sağlamaları koşuluyla temsil yetkilerinin devrine ilişkin iç yönerge ile yönetim yetkilerinin devrine ilişkin iç yönerge birleştirilebi- lecektir. Bununla beraber, yönetim yetkilerinin devrine ilişkin iç yönergenin tescil edilmesi zorunlu değilken, temsil yetkilerinin devrine ilişkin iç yö- nergenin tescil ve ilanı zorunludur. Bu kapsamda, her iki iç yönergenin tek bir yönerge olarak düzenlenmesi durumunda bu iç yönergenin tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. Bu durumda, şirketin iç işleyişine ilişki olan yönetim yetkisinin devrine ilişkin iç yönergenin ilan edilmesi dola- yısıyla kamuya açılmış olacağını da nazara almak gerekmektedir3 62 • Bu noktada, geçtiğimiz süre içerisinde ticaret sicil müdürlükleri ta- rafından geliştirilen yanlış bir uygulamaya da değinmek gerekir. Ticaret sicil müdürlükleri, temsil iç yönergesi olarak hazırlanmış olan iç yöner- 361 Tekinalp, O. (2011). a.g.e. 135. Tekinalp, 2015 yılında yeni baskısı yapılan kitabında temsil yetkisine ilişkin iç yönergenin, yönetimin devrine ilişkin iç yönergeden ayrı ola- rak düzenlenmesi gerektiği görüşündedir. Tekinalp, Ü. ( 2015). a.g.e. 261. 362 Pulaşlı bu durumda, iç yönergenin sadece yönetim kurulu tarafından sınırlı yetkili tica- ri vekil veya diğer tacir yardımcılarının atanmasını düzenleyen ilgili maddenin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerektiğini belirtmektedir. Pulaşlı buna gerekçe olarak, iç yönergenin içerdiği bilgilerin şirketin iç işleri ve yönetim kurulunun çalışma biçimi veiç organizasyonu ile ilgili olması sebebiyle, bunların herkes tarafından bilinmemesi gerek- tiğini göstermektedir. Pulaşlı, H. (2014). 6552 Sayılı (Torba) Kanunla Türk Ticaret Ka- nununa Eklenen Yeni Hükümlerin Değerlendirilmesi. Legal Hukuk Dergisi, C. 12,Sa124. 39-48.(46) ,.nonım Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 115 gelerde yönetime ilişkin de hükümlerin bulunması gerektiği yönünde işlemler yapmakta ve sadece temsil iç yönergesi olarak hazırlanmış olan iç yönergeleri reddetmektedir. Bu uygulamanın, TTK'da yer alan düzen- lemelere uygun olmadığını ve sadece temsil için hazırlanmış olan, yöne- time ilişkin herhangi bir düzenleme içermeyen iç yönergelerin de tescil edilmesi gerektiğini belirtmek gerekmektedir. 4.5.1.3. İç Yönergenin İçeriği Öncelikle şirket bakımından ikincil bir düzenleme niteliğinde olan iç yönergenin esası/içeriği itibariyle esas sözleşmeye ve kanuna aykırı olmaması gerekir. İç yönergenin kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olan hükümleri geçersiz sayılacaktır 363 . Anonim şirkete sınırlı yetkili temsilci atanmasına ilişkin iç yönerge içeriğinde sınırlı temsil yetkisi verilecek pozisyonlara verilecek temsil görev ve yetkilerin tanımlanmış olması gerekmektedir3 64 • İç yönerge ile sadece belirli pozisyonlar ve bu pozisyonlara tanınmış olan yetkiler be- lirtilmelidir. İç yönerge görev tanımlarına göre yetki sınıflandırılması yapılabi- leceği gibi, numaralandırma veya harflendirmeye göre de yetki tanımla- ması yapılabilecektir. Bir anonim şirkette yetki tanımlamaları; pazarlama müdürü, ihracat müdürü, ithalat müdürü, insan kaynakları müdürü gibi çeşitli pozisyonların tanımlanması suretiyle yapılabilecektir. Ayrıca, söz konusu pozisyonlarla birlikte bu pozisyonlara tanınmış olan yetkilerin de belirtilmesi gerekmektedir. Örneğin, ithalat müdürüne sadece ithalat ile ilgili belgelerin imzalanması yetkisi verilebilecekken, işe alımlar veya işten çıkarmalarla ilgili yetki insan kaynakları müdürüne verilebilecektir. Benzer şekilde, imza yetkileri görev tanımlarına göre değil, harf- lendirme veya numaralandırmaya göre de yapılabilecektir. Örneğin, 1. Grup veya A Grubu imza yetkililerine şirketin mal tedarikine ilişkin yetki 363 Doğan, B.F. (2011). a.g.e.135. 364 Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 20. Anonim Şirlutlerin Ttm.f/11 116 verilirken, 2. Grup veya B Grubu imza yetkililerine de şirketin satışlarına ilişkin yetki verilebilecektir. İç yönerge ile atanan sınırlı yetkili temsilcilerin temsil yetkileri, tamamen yönetim kurulunun tasarrufunda olmak kaydıyla, istenildiği gibi sınırlandırılabilecektir. Tescil ve ilan edilmesi dolayısıyla ve TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde söz konusu sınırlandırmanın dış ilişkide de etkili olacağı açıktır. Bu anlamda, TTK m. 370/7 hükmünün TTK'ya eklenmesinden sonra, anonim şirketlerle yapılacak işlemler bakımından temsil yetkisinin sınırlarının, işlemin tarafı olacak üçüncü kişiler bakı- mından özellikle incelenmesi gerekecektir. Sınırlı yetkili temsilcinin haiz olduğu temsil yetkisinin; miktar, konu, kişi, bölge gibi birçok kıstasa göre sınırlandırılabileceğibütün işlemler bakımından nazara alınmalıdır. İç yönerge bakımından önem arz eden husus, iç yönerge ile şablon şeklinde bir statünün oluşturulacak olmasıdır. İç yönergede bu statülere atanmış olan isimlerin yer almaması gerekir. Bu durum, TTK m.37l/7'de yer alan 'iç yönerge ile ticari vekil ve diğer tacir yardımcıları atanamaz' cümlesiyle açıkça ifade edilmiştir. Bu kapsamda, önce sınırlı yetkili temsilcilerin görev ve yetkilerini belirleyen bir içyönergenin kabul edilmesi, daha sonra da bu iç yönergeye atıf yaparak sınırlı yetkili bir ticari vekil veya tacir yardımcısının atanması gerekmektedir3 65 . Bu durum, iç yönerge ile belirlenmiş olan statülere atanacak olan şirket çalışanlarının değişebilmesi ve bu çerçevede sınırlı yetkili temsilcilerde değişiklik yapılabilmesi ihtiyacından kaynaklanmak- tadır. Böylelikle, örneğin ithalat müdürü olarak tanımlanmış temsil statü- sü sabit kalmakla birlikte, bu yetkiye sahip temsilcilerin her zaman- tescil ve ilan edilmesi şartıyla- değiştirilebilmesi mümkün olacaktır. Bu konuda İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) yapmış olduğu du- yuruda 366 da öncelikle iç yönergenin onaylanması daha sonra bu iç yö- nergeye atıf yapılarak sınırlı yetkili temsilcilerin onaylanması gerektiği belirtilmiştir. 365 Aru yönde; Kırca, İ. (2014). a.g.m. 28. 366 https:/ /www.ito.org.tr/ tr /hizmetler/ ticaret-sicili-islemleri/ tescil-islemleri/ anonim· sirketler 22 Kasım 2020 tarihinde erişilmiştir. 117 1ıno"im Şirketlerde Sı"'rlı Yetkili Temsilci Tayi,ıi - na İTO tarafından yapılmış duyurunun tam metni aşağıdaki şekildedir: ·,her hususta münferiden veya müştereken temsil Şirketlerde Yonetim Kurulu Kararı ya da t'.ienel Ku el Kurul Kararı ile alınabilecektir. temsile ilişkin konular veya para yönünden'yapıla r, Kanunun deyimiyle ''temsileyetkili olmayan yönetim kurulu ifyel • et akdiile bağlı olanlarıısınırlı yetkiye sahip ticarivekilveya diğe cıları, mutlaka TI1Ç367'de bahsi geçen veyetkisınırının belirlenmiş o . � rgenin noter o ylı surel:inin tescil veilan edi • �upun'Ye mü ÜT er yp,unyetki evı:uıeJ•f Ç:Y, i, bu Jconudf esas.sözleşmed�oit h�m bul�ına bağhdır. uda bir madde yoksa öncefulie esas sözleşme deği_şikİiği yap a?1ukavele �di�,� yö�e ile e§zamanlı o ta tescil 1�etl�►4f Yone�--� ile Liıµit • �d (sınırsız yetkilt müdürler u Kararı ile ve sayısı-o i belirİeyen bir iç,ffn'et �oter onaylı karar elônde) kabul edilecektir. (iç,ıön- Jier da karara ka • / müd.., ürle. r kurulu - M1}l� ergede, sadece im tlilereatanan kiş nergeyle belirlen � '..J._ si gibi husu ialfüayacalctı • ·terin A Anonim Şirketlerin Temsili 118 Uygulama açısından taşıdığı önem 367 dolayısıyla İTO'nun söz konusu iJanının değerlendirilmesi gerekmektedir. İTO açıklamasında, yönetim kurulu kararının yanı sıra, genel kurul kararı ile de sınırlı yetkili temsilci atanabileceği belirtilmiştir. İTO'nun bu açıklaması birçok açıdan TTK düzenlemesine aykırıdır. TTK m. 375/l'nin (d) bendine göre, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları yö- netim kurulunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasındadır. Bu yetkinin genel kurula veya başka bir organa/kişiye devri mümkün değildir3 68 . Kaldı kiTTK m. 367'de iç yönergenin yönetim kurulu tarafın- dan hazırlanacağı açıkça ifade edilmiştir. Bu çerçevede, İTO tarafından yapılmış olan açıklama ve bu açıklama çerçevesinde oluşturulmuş olan uygulama hukuki dayanaktan yoksundur ve TTK'ya aykırıdır. Bununla birlikte, İTO tarafından yapılan ilana göre anonim şirket- lerde yönetim kurulunun yetki devrine ilişkin bir iç yönerge düzenleye- bilmesi için esas sözleşmede bu konuda bir hüküm bulunması gerektiği ifade edilmiştir. Yukarıda detaylı olarak açıklandığı üzere, İTO'nun bu talebinin de herhangi bir hukuki dayanağı bulunmamaktadır. İTO, temsil yetkisinin devrine ilişkin iç yönergenin yönetim kurulu kararı ekinde olmasını da aramaktadır. Ancak, bu talebin de dayanaksız olduğunu belirtmek gerekir. İç Yönerge, yönetim kurulu kararı ekinde olabileceği gibi yönetim kurulu kararının içerisinde de olabilecektir. İç yönergenin tescil ve ilan edilebilmesi için aranması gereken tek şart ge- çerli bir yönetim kurulu kararı ile alınmış olmasıdır, bu bakımdan yöne- tim kurulu kararının içerisinde veya ekinde olmasının hukuken herhangi bir önemi bulunmamaktadır. İTO tarafından sınırlı yetkili temsilci atanması için hazırlanması ge- reken bir kısım evraka ilişkin karar ve iç yönerge örneği de İTO sitesinde 367 Tekinalp, 1stanbul'daki açıklamanın İTO yönergesine göre yapılacağını, bunun diğer şe- hirlerde de esas alınacağını hatta Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nın konuya ilişkin genel- gesinin de aynı yönde olacağını belirtmiştir. Tekinalp, O. (2015). a.g.e. 261. 368 Tekinalp, O. (2015). a.g.e.262.; Kırca,1.,Şehriali-Çelik, F.H., Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 627.; Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 223. .,4,ıorıim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 119 yayınlanmıştır36 9 • Bu örnekler kitabın sonunda aşağıdaki sıralama ile ek olarak dikkate sunulmuştur: • Ek-1: İç Yonerge Örneği • Ek-2: Temsil İlzam Kararı Örneği • Ek-3: İç Yönerge Kabul Kararı Örneği İç Yonergenin içeriği bakımından üzerinde durulması gereken son husus ise, iç yönergede kendisine temsil yetkisi devredilen murahhas üye vemurahhas müdürlerin görev ve yetkilerinin belirlenip belirlenemeye- ceğidir. Kanaatimiz, murahhas üye ve murahhas müdürlerin yetkilerinin sınırlı yetkiye ilişkin iç yönerge içinde yer alabileceği yönündedir. Hatta bu durumun, şirket temsil yetkililerinin belirlenmesi bakımından büyük birkolaylıksağlayacağı da açıktır. Böylece, şirketin bütün temsil yetkilileri tek bir metin kapsamında belirlenmiş olacaktır. Ancak, iç yönergede mu- rahhas üye veya murahhas müdürlerin temsil yetkisine ilişkin herhangi bir sınırlandırma getirilmesinin mümkün olmadığını da tekrar belirtmek gerekir. Murahhas üye ve murahhas müdürlerin iç yönergede belirtilmesi, bütün temsil yetkililerinin aynı evrak üzerinde gösterilmesi bakımından pratiklik sağlayacaktır. Bunun dışında, iç yönergede gösterilmiş olması, temsil yetkisi kaldırılmamış olan yönetim kurulu üyeleri, murahhas üye- ler ve murahhas müdürler bakımından sınırlama getirilebileceği anlamı- na gelmemektedir. 4.5.1.4. İç Yönergenin Tescil ve İlanı TTK m. 371/7 kapsamında incelenmesi gereken son konu iç yöner- genin tescil ve ilan edilmesidir. Madde metninde iki farklı tescil ve ilan işleminden bahsedilmiştir. TTK m. 371/7'de önce iç yönergenin tescil ve ilan edileceği, daha sonra ise bu fıkra uyarınca yetkilendirilen sınırlı temsil yetkisine sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcılarının ticaret 369 https:/ / www.ito.org.tr / tr/hizmetler/ ticaret-sicili-islemleri/ tescil-islemleri/ anonim- sirketler 22 Kasım 2020 tarihinde erişilmiştir. Anonim Şirketlerin Temsili 120 siciline tescil ve ilan edileceği belirtilmiştir. Bu çerçevede hem iç yöner- genin hem de bu iç yönergede belirlenmiş olan statülere atanan isimlerin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi gerekmektedir. Aksi yönde görüşlerin 370 mevcudiyetine rağmen hem iç yönergenin hem de iç yönergeye göre atanacak isimlerin tescil ve ilanının açıklayıcı nitelikte olduğu kanaatindeyiz 371 • Yönetim kurulu kararının alınması ile birlikte sınırlı yetkili temsilciler atanmış olacaktır. Bu çerçevede, sınırlı yetkili temsilcileri düzenleyen iç yönerge, tescil edilmemiş bile olsa hü- küm doğuracak ve üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından şirketi bağlayacaktır. Benzer şekilde, sınırlı yetkili temsilcinin atanmasına ilişkin kararın tescilinin de açıklayıcı olması dolayısıyla, tescil ve ilandan önce etki doğuracaktır. TTK m. 371/7 kapsamında yapılacak olan tescil ve ilanın asıl önem- li etkisi üçüncü kişiler bakımından ortaya çıkmaktadır. TTK m. 371/7'de hem iç yönergenin hem de iç yönergeye göre yapılacak atama işleminin tescil ve ilanının düzenlemiş olması, bu şekilde yapılacak tescil ve ilanın üçüncü kişilerin iyi niyetlerini ortadan kaldırması bakımından son de- rece önemli bir işlev görecektir. TTK m. 36 çerçevesinde, ticaret sicili kayıtları ilan edildiği gün üçüncü kişiler bakımından sonuç doğuracaktır. Bu çerçevede, iç yönergenin tescil ve ilan edilmesiyle birlikte üçüncü ki- şilerin iç yönergede belirlenmiş olan yetki sınırlarını bildiği kabul edilir. Temsilcinin yetkisini aşarak işlem yapması durumunda bu işlem şirket bakımından geçerli olmayacaktır. TTK m. 371/7 ile getirmiş olduğu en büyük yenilik, ticari vekile tanınmış olan sınırlı temsil yetkisinin -şimdiye kadar olan uygulamanın aksine- yönetim kurulu tarafından istenildiği gibi sınırlandırılabilmesi ve bu sınırlandırmanın tescil-ilan edilerek sonuç doğurmasıdır3 72 • TTK'nın 36/ 4. maddesi 373 kapsamında, iç yönergenin yönetim kurulu tarafından kabul edilmesi ancak tescil ve ilan edilmemesi duru- 370 Pulaşlı, H. (2014). a.g.m. 44. 371 Aynı yönde; Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 32. m Yanlı, V., Okutan Nilsson, G. (2014). a.g.m. 23. 373 Bu maddeye göre; tescili zorunlu olduğu Mide tescil edilmemiş veya tescil edilip deilanı �,ıonim Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini 121 ınunda veya iç yönergenin kabulüyle tescil ve ilanı arasında geçen süre içerisinde, iç yönergede belirlenmiş olan temsil yetkisi sınırları üçüncü kişilere karşı ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiğinin ispat edil- ınesi durumunda ileri sürülebilecektir. İç yönergede herhangi bir değişiklik yapmadan sadece atanan tem- silcinin yetkisinin geri alınması durumunda, iç yönerge hakkında herhan- �birişlem yapmadan temsilcinin sicilden terkin edilmesi gerekmektedir. Tescile ilişkin TTK m. 36 terkin bakımından da uygulanacaktır. zorunlu iken ilan olunmamış bir husus, ancak bunu bildikleri veya bilmeleri gerektiği ispat edildiği takdirde, üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir. BEŞİNCİ BÖLÜM ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİNDEN DOĞAN HUKUKİ SORUMLULUK Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin ve kendisine temsil yetkisi devredilmiş olanların sorumluluğu, öğreti ve uygulama açısından olduk- ça önem arz eden konuların başında gelmektedir. Ticari hayat içerisinde yoğun ve yaygın olarak gerçekleştirilen işlemlerin önemi ve bu işlemler neticesinde doğrudan şirketin veya dolaylı olarak şirket pay sahiplerinin ve/veya alacaklılarının zarara uğrama ihtimalinin mevcut olması, anonim şirketlerin yönetimi bakımından en yetkili organ olan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun önemini artırmaktadır. Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerine yüklenen sorumluluğun, yönetim kurulu üyesi olmayı en baştan tehlikeli ve dezavantajlı bir konuma getirmemesi de şirketlerin faaliyette bulunması bakımından son derece büyük önemi haizdir. Sözlük anlamı ile sorumluluk,"kişinin kendi davranışlarını veya kendi yetki alanına giren herhangi bir olayın sonuçlarını üstlenmesi"dir3 74 • Hukuki anlamı itibariyle sorumluluk, 'bir kimsenin hukuka aykırı bir fiille başkası- na verdiği zararı tazmin etmesi veya borçlunun edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmemesinden dolayı alacaklının uğradığı zararı tazmin yükümlü- lüğü' olarak tanımlanmaktadır3 75 • Anonim şirket yönetim kurulu üyeleri bakımından sorumluluk ise, sorumluluğun yönetim kurulu üyelerine m Web: http://www.tdk.gov.tr/index.php?option=com_gts&arama=gts&guid=TDK. GTS.510eb248c45662.60709914 adresinden 3 Haziran 2015 tarihinde alınmıştır. 375 Akdağ-Güney. (2012). a.g.e. 165. 124 Anonim Şirketlerin Temsili isnat edilebilmesini ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğununşahsi ve sınırsız olmasını ifade etmektedir3 76 • Sorumluluğun isnat edilebilir olması ile kişilerin sadece yönetim kurulu üyesi olmasından kaynaklanan sorumluluğu değil, bir kimsenin kendi davranışları dolayısıyla ortaya çıkan zararı tazmin etme yükümlü- lüğü yani kusur sorumluluğu ifade edilmektedir3 77 • Sorumluluğun şahsi ve sınırsız oluşu ise, üyelerin herhangi bir zarardan sorumlu tutulmaları halinde bütün mal varlıkları ile herhangi bir sınırlama olmaksızın sorum- lu olmalarını ifade etmektedir3 78 • Yönetim kurulu üyelerinin ve kendilerine yönetim/ temsil yetkisi devredilenlerin sorumluluğu, organa özgü bir sorumluluk türüdür. Bu sorumluluk türü ile yönetim kurulunun bir organ olarak sahip olduğu görev ve yetkilerden doğan yükümlülüklerinin ihlalinden kaynaklanan sorumluluk ifade edilmektedir3 79 Yönetim kurulu üyelerinin ve murahhasların kanundan ve esas söz- leşmeden doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde sorumlu tutul- malarının, denkleştirici fonksiyon, sermayeyi koruma fonksiyonu, kişiyi koruma fonksiyonu, önleyici fonksiyon gibi fonksiyonları mevcuttur3 80 • Denkleştirici fonksiyon şirketin ve zarar gören diğer ilgili kişilerin uğramış olduğu zararın sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından ortadan kaldırılmasını; sermayeyi koruma fonksiyonu, şirketin uğramış olduğu zararın giderilmesi ile şirket sermayesinin de korunmasını; kişiyi koruma fonksiyonu, doğrudan zarara uğrayan şirket pay sahiplerinin ve 376 Çamoğlu, E. (2007). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 11-12.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e.515 vd. m Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.167.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 923. 378 Akdağ-Güney.(2012). a.g.e.167.; Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 12. 379 Alta}'ı A.S. (2011).AnonimOrtaklıkta Yönetim Yetkilerinin Devrinin Sorumluluğa Etkileri. (Birinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 195.; Poroy, R., Tekinalp, Ü., Tekinalp, G. Ortaklıklar Hukukunda Organların Sorumluluğu. lHFM, C. XLV-XLVII, Sa.1-4. Doğu- munun 100. Yılında Atatürk'e Armağan. 347.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 512.; Pulaşlı, H.(2012). a.g.e.926. 380 Akdağ-Güney, N.(2012). a.g.e. 167-171. • �,ıı,,ıim Şirketlerin Temsilinden Doğan Hukuki Sorumluluk 125 ılacaklılarının sorumlu olan yönetim kurulu üyeleri tarafından tanzim edilmesi dolayısıyla şahsi çıkarlarının korunmasını ve nihayet önleyici fonksiyon ise, sorumluluk davaları ile yönetim kurulu üyelerinin yetki- lerini kullanırken ve görevlerini yerine getirirken daha dikkatli ve özenli da,rranmaya zorlanmasını ifade etmektedir3 81 • 5.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi Yönetim kurulu üyelerinin ve kendisine temsil yetkisi devredilen kişilerin sorumluluğuna ilişkin esasların anlaşılabilmesi için yönetim bırulu üyelerinin sorumluluğuna haklın olan prensiplerin esas itibariyle açıklanması gerekmektedir. 5.1.1. Kusur Sorumluluğu İlkesi Kusur sorumluluğu ilkesi, hukuk sistemimiz bakımından-yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu düzenleyen haklın ilke durumunda- dır38 2 • Kusur sorumluluğu ilkesi sadece yönetim kurulu üyelerinin so- rumluluğu yönünden değil, borçlar hukuku yönünden de sorumluluğa haklın olan temel ilkedir. Bu durum, TTK m. 553/ l 'de, 'yönetim kurulu üyeleri kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini"kusurlarıyla'., ihlalettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerinehem de şirket alacak- lılanna karşı verdikleri zarardan sorumludurlar' şeklinde ifade edilmiştir. TTK kapsamında kusur kavramı oldukça geniş yorumlanmakta olupkasıt, ihmal ve dikkatsizliği de kapsayacak şekilde düzenlenmiştir3 83 . Yönetim kurulu üyelerinin özen borcunu düzenleyen TTK m. 369 / 1 hükmünde de yönetim kurulu üyelerinin ve yönetimle yetkili kişileri görevlerini tedbirli bir yönetici özeniyle yerine getirecekleri düzenlen- miştir. Bu hüküm yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından kusurun öncelikli olarak önemli olduğunu göstermektedir. 311 Konu hakkında detaylı bilgi için; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 167-171. 311 Ak.dağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 200.; Pulaşlı, H. (2012). a.g.e. 923-924.; Tekinalp, O. (2013). a.g.e. 376.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 797-798.;Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 515. 3 n Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 202. 126 Anonim Şirketlerin Te,mil/ Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, objektifleştirilmiş bir kusur sorumluluğu niteliğindedir, yani kusurun belirlenmesi ve derecelendiril- mesiyönetim kurulu üyelerinin sübjektif durumlarına göre değil, objektif koşullara göre belirlenmektedir3 84 • TTK m. 369'da yer alan düzenleme ile yönetim kurulu üyelerinin kusurunun tespitinde, tedbirli bir yöneticinin göstereceği özen borcu, objektif bir özen borcu olarak düzenlenmiş ve dolayısıyla yönetim kurulu üyelerinin kusuru objektif bir dayanak nok- tasına kavuşturulmuştur. Kanun tedbirli yöneticinin tanımını yapmamış ve bunu öğreti ile yargı kararlarına bırakmıştır. Tedbirli yönetici, tedbiri kendisi için bir sıfat haline dönüştürmüş olan ve yaptığı iş/işlemlerde şirketi zarara uğratmayacak tedbirleri alan yöneticiyi ifade etmekted.ir3 85 • 5.1.2. FarklılaştırılmışTeselsül İlkesi Yönetim kurulu üyelerinin müteselsil sorumluluğunu düzenleyen ETTK'dan farklı olarak TTK ile yönetim kurulu üyeleri bakımından farklılaştırılmış teselsül ilkesi getirilmiştir. Farklılaştırılmış teselsül, aynı zarar dolayısıyla sorumlu olan yönetim kurulu üyelerinin her birinin, ku- sur dereceleri ve kendileri bakımından kusurları yönünden geçerli olan bireysel indirim sebepleri de nazara alınarak, söz konusu zararın kendi- lerine isnat edilebilecek kısmı ile sorumlu olmaları olarak tanımlanabile- cektir3 86 • ETTK döneminde geçerli olan mutlak ve tam teselsül ilkesine göre, yönetim kurulu üyelerinin her biri kusur dereceleri göz önünde bulundurulmaksızınzararın tamamından sorumlu tutulmakta idi 387 • Farklılaştırılmış teselsül ilkesine göre, aynı zararı tazminle yükümlü olan birden çok kişiden her biri, kusuruna ve durumun gereklerine göre, zarar şahsen kendisine yükletilebildiği ölçüde, bu zarardan diğerleriyle 384 Akdağ-Güney, N.(2012). a.g.e. 203.;Helvacı, M. (2001). Anonim Ortaklıkta Yönetim Ku- mlu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları, 43.; Pulaşlı, H. (2013). a.g.e. 387..;Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 798. m Battal, A. (2012). Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyele- rinin Sorumluluk Rejimi. Akdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. Sa.2. 31-40. 386 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 254. 387 Pulaşlı, H. (2013).Anonim Şirket Yônetim Kurulu Üyelerinin Müteselsil Sorumluluğu. Regesta, C.3, Sa.2,15-29. ,Anonim Şlrlutlerin Temsilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 127 birlikte müteselsilen sorumlu olacaktır3 88 . Yani Kendigelen'in ifadesi ile "... her bir ilgilinin müteselsil sorumluluğu, bu kişiler tek başlarına sorumlu ol.salardı, somut olaya göre kendilerinden talep edilebilecek miktardan fazla olmayacak, böylece hiç kimse şahsen kendisine isnat edilemeyen daha ağır bir sorumluluğa katlanmak zorunda kalmayacaktır. 389 " Farklılaştırılmış teselsül kapsamında, davacı/ davacılar zararın tama- mı için dava açacaklardır. Zararın tamamının kapsamına, yönetim kurulu üyelerinin ve sorumlu olan diğer kişilerin birlikte ve münferiden vermiş olduğu birden çok zarar kalemi girebilecektir. Farklılaştırılmış teselsül kapsamında birlikte verilen zarar kavramı özel önem arz etmektedir. TTK m. 557(1) metninde yer alan aynı zarar ibaresi ile birlikte verilen zarar kastedilmiştir3 90 • Birlikte verilen zarar ile, yönetim kurulu üyelerinin birlikte almış oldukları bir karar dolayısıyla ortaya çıkan zarar ifade edilmektedir3 91 . Yönetim kurulu üyelerinin her birinin münferiden vermiş olduğu zararlar açısından ise diğer üyeler ba- kımından kusur ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilmiş olacaktır. TTK m. 557'nin gerekçesinde, bu durum aşağıdaki örnekle açıklanmıştır; "A, B, C, D, E adli üyelerden oluşan bir yönetim kurulunda, bu üyelerin tek başlarına ve birlikte verdikleri toplam zarar 4.000 ise ve bunun 2.000'i bu beş kişi tarafından birlikte verilmiş, geriye kalanın 1.000'i A, S00'ü de E'ye tek başlarına isnat edili- yorsa, 2.000' den A, A, B, C, D ve E müteselsilen ve zararın diğer bölümünden de kendilerine isnat edilen tutarda, A, D ve E tek başlarına sorumlu olur." Pulaşlı ise birlikte verilen zarara ilişkin bu durumu, İsviçre Federal Mahkemesi tarafından tesis edilmiş olan bir kararla açıklamıştır. Buna göre, farklılaştırılmış teselsül kapsamında tazminat yükümlülükleri farklı 313 Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 410.; Karahan, S. (Editör). (2015). a.g.e. 805. Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 256.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 518.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 269 vd. 389 Kendigelen, A. (2011). a.g.e. 406. 390 557. madde gerekçesi. 391 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 258. 128 Anonim Şirlutlcrin Tl'Nıfi[l olan farklı grupların ortaya çıkması söz konusu olabilecektir3 92 • Farklıla,,. tınlmış teselsül ilkesinin anlaşılabilmesi için, TTKm. 557'nin gerekçesin- de yer alan aşağıdaki örneğin oldukça aydınlatıcı olduğu kanaatindeyiz. "Yatırımiçinarsa arayan bir anonim şirkete, yönetim kurulu üye- si A kardeşine ait bir arsayı aldırmayı planlamaktadır.Bu amaç- la, kimseye haber vermeden avukata da bir satış vaadi sözleşmesi hazırlatmış ve ona 1000 ödemiştir. Sözleşme (geçersiz olmasına rağmen) A ile kardeşi arasında imzalanmıştır. Planını yönetim kurulu üyesi B'ye açan A ondan yardım istemiş ve kardeşinin B'ye bir miktar para vereceği vaadinde de bulunmuştur. B, bazı emsaller göstererek söz konusu arsanın fiyatını savunacaktır. Yö- netim kurulu A,B, C, D ve E'den oluşmaktadır. Konunun karara bağlanacağı gün D ve E, A'nın, Tasarının 393 üncü maddesine göre toplantıya katılamayacağı itirazında bulunmuşlarsa da bu itiraz A, B ve C'nin oyları ile reddedilmiştir. D ve E ayrıca, arsanın emsalleri ile fiyatını karşılaştıran ve imar durumunu gösteren bir uzman raporunun kurula sunulabilmesi için top- lantının ertelenmesini önermişlerdir. Bu öneri de A, B ve C'nin oylarıyla reddedilmiştir. Toplantıda B emsaller hakkında yanıl- tıcı bilgiler vermiştir. Sonuçta B'nin yaptığı karşılaştırmaların ciddi olduğuna inanan C'nin de katılması ile arsa A, B ve C'nin oyları ile alınmış ve para ödenmiştir. Bir yıl sonra kurul tamamen değişmiştir. Bu arada arsanın imar durumu olmadığı da anla- şılmıştır. Yeni kurul avukata ödenen 1000 de dahil olmak üzere 5000 zarar için A, B, C, D, E'ye karşı sorumluluk davası açıp bu tutarı davalılardan müteselsilen talep etmiştir. Mahkeme D ve E bakımından davayı reddetmiş, birlikte verilen bir zarar olmadığı gerekçesiyle avukata ödenen l000'den tek başına Ayı sorumlu tutmuş, 4000 için de A, B, C'yi müteselsilen sorumlu bulmuştur. Mahkeme A ve B'nin yaptıkları anlaşma dolayısıyla olayda ka- 392 Pulaşlı, H. (2013). Müteselsil Sorumluluk. 15-29. Pulaşlı aynı makalesinde 557. Madde- nin gerekçesinde de verilmiş olan İsviçre Federal Mahkemesi'nin 11 Haziran 1996 tarih- li kararını örnek olarakgöstermiştir. Bu karara göre, davacılar 5 Milyon İsviçre Frangının üzerinde değerle bir tazminat davası açmışlar ve yedi yönetim kurulu üyesi ile denetim organından zararın müteselsilen tazminini talep etmişlerdir. İsviçre Federal Mahkemesi vermiş olduğu kararda denetim organının sorumlu olmadığına ve bazı üyelerin sorum- luluğunun Milyon İsviçre Frangının üzerindeyken, bazılarının sorumluluğunun 800 Bin İsviçre Frangı tutarında olduğuna karar vermiştir. Anonim Şirketlerin Temsilinden Doğan Hukuki Sorumluluk 129 sıtları bulunmasına karşı, C'nin Tasarının 393. maddesini ihlcll eden davranışını kusur olarak nitelendirip ona BK m. 43 ile 44'ü uygulayıp müteselsil sorumluluktaki payını yüzde doksan olarak belirlemiştir. Buna göre 1000 A tarafından ödenecektir. A, B, C müteselsil sorumludur. Ancak A ile B'nin sorumluluk tavanları 4000 iken C'nin sorumluluk tavanı 3600'dür. Bir an için B'nin ödeme gücünün bulunmadığını düşünelim. Şirket 4000'in tama- mını A'dan alabilecektir. Bu tavan C için 3600'dür. A ve B'nin ikisinin de varlıksız C'nin zengin bir kişi olduğunu varsayarsak 3600 C'den istenebilecektir. Olayda A ve B'nin ödeme güçleri bulunmadığı için şirket 1400 kayıptadır. Ancak bu farklılaştı- rılmış müteselsil sorumluluk anlayışının ürünü değildir. Çünkü lOOO'lik kayıp, birlikte verilen zarardan kaynaklanmamaktadır. Uygun nedensellik kurallarına göre bunu C'den istemek, bunun için müteselsil sorumluluk kavramını kullanmak hem yanlış olurduı hem de adalete aykırı düşerdi. 400'lük kayıp ise genel hükümlerin ve hakimin takdirinin doğal sonucudur. Yeni anla- yış davacıyı (adalet temelinde) kayba uğratmamış, onun zararı kanuna aykırı olarak başkalarına yüklemesine engel olmuştur." Söz konusu örnekten de anlaşılabileceği üzere, yönetim kurulu üye- leri tarafından birlikte verilmiş bir karar dolayısıyla ortaya çıkmış olan zarar talep edilmiş ve söz konusu zarar dolayısıyla her bir yönetim kurulu üyesinin kişisel sorumluluğu kendi kusuru oranında hesaplanmıştır. Bu hesaplama sırasında, kusuru bulunmayan üyelerin sorumluluğunun ol- madığına karar verilmiş, kusuru bulunan üyeler arasında ise TBK'nın 51 ve 52 393 maddeleri kapsamında kusur derecelendirmesi yapılmıştır. Bu kapsamda, ortaya çıkan zararda kusuru bulunan üyeler arasında yapılacak kusur derecelendirmesinde TBK'nın tazminatın belirlenmesi ve indirilmesine ilişkin 51 ve 52. maddeleri uygulanacaktır. Buna göre, mahkeme, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gerek- lerini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyecektir. Ayrıca, zarar görenin, zararı doğuran fiile razı olmuş olması veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş olması yahut tazminat yüküm- lüsünün durumunu ağırlaştırmış olması durumunda mahkeme, yönetim 393 818Sayılı Borçlar Kanunu'nun 43 ve 44. maddelerine tekabül etmektedir. kurulu üyeleri tarafından ödenecek olan tazminatı indirebile�ek � tamamen kaldırabilecektir. Sonuç olarak farklılaştırılmış teselsül ilkesi, mutlak teselsül ilkuinırt aksine kişi ile kusur arasında uygun illiyet bağının kurulmasını aramakta- dır. Uygun illiyet bağı, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu sistemı- nin merkez kuralı olarak nitelendirilecektir3 94 • Yônetim kurulu üyeleri ve diğer ilgilere karşı açılacak olan sorum. luluk davasında, her bir yönetim kurulu üyesi bakımından sorumluluk miktarına mahkeme karar verecektir. Yani, kanun teselsülün farklılaştı- rılması görevini davacı(lar)a değil, mahkemeye vermiştir. Davacı olan şirket pay sahibi veya şirket alacaklısı, açacağı sorumluluk davası ile kural olarak zararın tamamını talep edecek ve müteselsil sonımlulann tazminat borçlarının teker teker tespit edilmesini talep edecektir3 95 • Ancak, bu du- rum mahkemelerin farklılaştırılmış teselsül ilkesini uygulayabilmek için kendiliğinden araştırma yapacağı anlamına gelmemektedir. Mahkemele- rin bu ilkeyi uygulayabilmesi için davanın taraflarının hukuki sebep ve gerekçeleri mahkemeye sunmuş olmaları gerekmektedir3 96 • Mahkeme öncelikli olarak davacının veya davacıların sorumlu oldu- ğu toplam zararı tespit edecektir. Söz konusu toplam zararın kapsamına birlikte verilmiş olan zararlar girebileceği gibi her bir yönetim kurulu üyesi veya ilgili kişi tarafından verilmiş olan münferit zararlar da gire- bilecektir. Zararın tamamı belirlendikten sonra, her bir yönetim kurulu üyesinin veya ilgilinin şahsi sorumluluk tutar ve oranlan belirlenecektir. Sorumluların sorumluluk oranlarının tespiti, mahkeme tarafından re'sen gerçekleştirilecektir3 97 • Yani her bir yönetim kurulu üyesinin ödeyeceği 39 � Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 305. 395 Tekinalp, Ü. (2011). a.g.e. 307. 396 HMK'nın 25. Maddesinde düzenlenmiş olan Taraflarca Getirilme İlkesine göre,(1) Kanunda öngörülen istisnalar dışında, hllim, iki taraftarı birinin söylemediği şeyi veya vakıaları kendiliğinden dikkate alamaz ve onları habrlatabilecekdavranışlarda dahi bulu- namaz. (2) Kanunla belirtilen durumlar dışında, hllim, kendiliğinden delil toplayamaz. 397 Pulaşlı, H. (2013). a.g.m. 15-29. 130 Anonim Şirutlerin Tem.Çilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 131 tazminat miktarı, mahkeme tarafından üyenin kusuru ve durumun gerek- lerine göre belirlenecektir3 98 • Uygulamada yaygın olarak karşılaşılan durumlardan bir tanesi de şir- ket içerisindeki güç dengeleri dolayısıyla, sorumluluğu olmasına rağmen bir kısım yönetim kurulu üyelerinin davanın kapsamı dışında bırakılma çabasıdır3 99 • TTK m. 557/3'e göre, birden çok sorumlu arasındaki başvu- ru, durumun bütün gerekleri dikkate alınarak hakim tarafından belirle- necektir. Bu hüküm çerçevesinde, sorumlular arasındaki rücu ilişkisine sadece davalı olarak gösterilmiş olan sorumlular değil, söz konusu zararın ortaya çıkmasına sebebiyet vermiş olan bütün yönetim kurulu üyeleri dahil edilecektir 400 • Bir kısım yönetim kurulu üyelerine karşı açılmış olan birsorumluluk davası kapsamında tazminat ödemek zorunda kalmış olan üyelerden biri, ödemiş olduğu tazminatı, kusuru ölçüsünde, söz konusu davanın tarafı olmamış olan sorumlulara da rücu edebilecektir. 5.1.3. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğuna İlişkin Koşular Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olduğu yukarıda detaylı olarak açıklanmıştır. Bu çerçevede, yönetim ku- rulu üyelerinin kusurunun bulunmaması durumunda, ortaya çıkan zarar- dan dolayı sorumlu tutulmaları söz konusu olmayacaktır. Bunun dışında, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluklarının söz konusu olabilmesi için hukuka aykırılık, zarar ve illiyet bağı da bulunması gereken diğer unsur- lardır. Yönetim kurulu üyesinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için mevcut olması gereken ön şart, zarara yol açan davranışın hukuka aykırı oluşudur 401 • Yönetim kurulu üyeleri, şirket organı, temsilcisi ve yö- 398 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 258. 399 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 264-265. 400 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 265. 401 Ayan, Ô. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sadakat Yükümlülüğü ve Bu Yükümlülüğün !hlalinin Sonuçları. ( 1. Bas- kı).Ankara: Adalet Yayınevi, 228-229. 132 Anonim Şirketlerin Temsili neticisi olarak yerine getirdikleri iş ve işlemleri kanuna, esas sözleşmeye ve şirket menfaatlerine uygun olarak yerine getirmek zorundadırlar. Yö- netim kurulu üyelerinin kanundan, esas sözleşmeden ve sözleşmelerden doğan yükümlülüklerineaykırı davranması, ilgili yönetim kurulu üyeleri- nin sorumluluğunu doğuracaktır 402 . Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından kusur ve hukuka aykırılık dışında bulunması gereken bir diğer koşul ise zarardır. Gerçekten yönetim kurulu üyelerinin işlemleri ve davranışları neticesin- de, şirket, şirket pay sahipleri ve şirket alacaklıları bakımından zararın ortaya çıkmamış alınası, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu da doğurmayacaktır. Bu kapsamda zarar, yönetim kurulu üyelerinin kusuru sebebiyle, şirketin, şirket pay sahiplerinin veya şirket alacaklılarının mal varlığında azalmanın meydana gelmesi veya mal varlığında gerçekleşecek olan artışın engellenmesi ve hatta bir kısım fırsatların kaçması olarak tanımlanabilecektir 403 • Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için zararın muhtemel alınası yeterli değildir, kesinleş- miş alınası gerekir 404 • Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu kapsamında üzerinde du- rulması gereken konulardan biri ise zararın türüdür. TTK'da bu yönde herhangi bir aynın yapılınamış olmasına rağmen öğretide ve Yargıtay ka- rarlarında zararların, doğrudan zarar ve dolaylı (dolayısıyla) zarar olınak üzere ikiye ayrılınış olduğu görülmektedir. Doğrudan zarar, yönetim kurulu üyeleri ve yöneticilerin kanun ve esas sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine aykırı hareketleri do- layısıyla şirket pay sahiplerinin ve alacaklılarının doğrudan doğruya ve 402 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 229.; Akdağ-Güney, N. (2010). Anonim Şirket Yonetim Kurulu Üyelerinin Hukuki Sorumluluğu. (İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Yayınevi, 59. 403 Ayan, ô.(2013).a.g.e. 235.; Akdağ-Güney, N. (2010).a.g.e. 50-51.; Çamoğlu, E.(2010). a.g.e.147. 404 Konu hakkında; Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin l Aralık 1988 tarih, 1988/2696 E., 1988/7278 K. sayılı kararı. Eriş, G. (2007). a.g.e. 2341. �nonım Şırhtlcnn Tcmsılinden Doğan Hukuki Sorumluluk 133 şahsi olarak zarara uğramalarıdır 405 • Yargıtay'ın yerleşik içtihadı 406 pay sa- hibinin veya şirket alacaklısının doğrudan zararını sorumlu olan yönetim k'Unılu üyelerinden talep edebileceği yönündedir. Örneğin, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22.2.2012 Tarih, 2012/642 E. ve 2012/1273 K. Sa- Y1lı Kararında 407 , şirketin zarara uğramış olup olmadığına bakılmaksızın, şirket pay sahibinin uğramış olduğu zararın doğrudan yönetim kurulu üyeleri tarafından tazmin edilebileceği ifade edilmiştir. ''!kinci durum ise doğrudan zarar halidir. Bu halde yöneticilerin veya denetçilerin eylemleri sonucunda ortakların ortaklığın zararından müstakil olarak gördükleri zararlar söz konusudur. Anılan zarar türünde ortaklığın zarar görüp görmemesinin bir önemi bulunmamaktadır. Esasen, bu zararın üçüncü kişinin gördüğü zarardan tek farkı, ortak olmanın sonucu olmasıdır. ITK'nun 336/5 maddesinde anlamını bulan bu dava türünde ise ortaklar talep ettiği tazminatın kendisi adına hükmedilmesini isteyebilirler." Dolaylı (dolayısıyla) zarar kavramı ise doğrudan şirketin uğramış olduğu zararı ifade etmektedir. Dolaylı zarar, yönetim kurulunun şirke- ti zarara uğratan işlem ve davranışları sebebiyle, şirket tüzel kişiliğinde gerçekleşen ancak sonuçları itibariyle şirkette sahip oldukları paylar ve alacakları nispetinde şirket pay sahiplerini ve alacaklıları etkileyen zarar olarak ifade edilebilecektir 408 • Dolaylı zararlar sebebiyle şirket pay sahip- leri veya alacaklıları tarafından açılan sorumluluk davaları neticesinde tespit edilen zararın, davacılara değil doğrudan şirkete ödenmesi gerekir. 40s Pulaşlı, H. (2012). a.g.e.893.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.187.; Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 552-553.; Poroy, R., Tekinalp, O., Çamoğlu, E.(2014). a.g.e. n. 609. 406 Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 22.2.2012 Tarih, 2012/642 E. ve 2012/1273K. Sayılı Kararı ve Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11.7.2012 tarih, 2012/330SE. ve 2012/4816 K. Sayılı Kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17.1.2012 Ta.rih; 2011/408SE., 2012/77 K. Sayılı Kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22 5.1998 Tarih; 1998/ 1887 E., 1998/3620 K. Sayılı Kararı; Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 9 2.2010 Tarih, 2008/S428 E. 2010/17772 K. Sayılı Kararı 407 Web: www.kazanci.com adresinden 15 Haziran 2015 tarihinde alınmıştır. 408 Ayan, ô.(2013). a.g.e. 238.; Akdağ-Güney; N. (2012). a.g.e.189.;Tekinalp,O. (2003). a.g.e.397 vd.; Oçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. S54-SSS.; Pulaşı,H.(2012).a.g.e.89S- 896. 134 Anonim Şirketlerin Temsili Söz konusu zararın ödenmesi ile şirketin zararı telafi edilmiş olacağı gibi davacıların dolaylı zararı da telafi edilmiş olacaktır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğun sözkonusu olabilmesi için mevcudiyeti zorunlu olan son şart ise zarar ile kusur arasındaki uygun illiyet bağıdır 409 • Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bakımından önemli olan, objektif kriterlere ve hayatın olağan akışına göre yönetim kurulu üyelerinin davranış veya işlemleri ile zarar arasında nedensellik bağının mevcut olmasıdır. 5.1.4. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu Davasında Usule İlişkin Sorunlar Yukarıda açıklanmış olanşartların gerçekleşmesi durumunda, yöne- tim kurulu üyeleri ortaya çıkan zarardan sorumlu olacaklardır. Sorum- luluğun sabit olması ile birlikte yönetim kurulu üyelerinin şirketi veya pay sahiplerini, alacaklıları tazmin etmesi gerekecektir. Yönetim kurulu üyelerine karşı yöneltilecek olan bu tazmin talebi ancak bir sorumluluk davası şeklinde ikame edilebilecektir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davalarında ispat yükü usul hukukunda geçerli olan genel kuralla 410 paralel olarak davacı üzerinde bı- rakılmıştır. Bu durum, TMK m. 6'da düzenlenmiş olan tarafların hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olması ve ispat yükünü iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa bırakan HMK'nın 190/(1) maddesinin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hukukundaki yansımasıdır. Sorumluluk davasında görevli ve yetkili mahkeme TTK m. 56l'de düzenlenmiştir. Buna göre, sorumlular aleyhine davalı yönetim kurulu üyesinin yerleşim yeri mahkemesi veya şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinde dava açılabilecektir 411 • Davalı olarak birden fazla yönetim kurulu üyesi gösterilmişse, şirket merkezinin bulunduğu 409 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 240.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e.197. • 1°Kuru B., Arslan, R., Yılmaz, E. (2012). a.g.e.359-360. 411 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 288.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 167. ).11011/m Şlrketleri11 Temsilinden Doga11 Hukuki Sorumluluk 135 yer mahkemesi ortak yetkili mahkeme olarak kabul edilmelidir 412 • Asliye ticaret mahkemelerininyapısını değiştiren 6545 Sayılı Türk Ceza Kanunu tle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun 413 kapsamında yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davalar, asliye ticaret mahkeme- lerinin heyet olarak göreceği davalardandır. Yani ilgili düzenleme gereği, dava değeri ne olursa olsun yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davalarında asliye ticaret mahkemeleri üç hakimli heyetten oluşacaktır. Yönetim kurulu üyeleri ile şirket arasında yapılacak bir yetki sözleşmesi ile yetkili mahkeme değiştirilebileceği gibi4 14 , bir tahkim sözleşmesi ile de söz konusu sorumluluk davası bakımından dava yerine tahkim yolunun öngörülmesi mümkün olabilecektir 415 . Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu bağlamında usule ilişkin bir diğer önemli konu ise bu davalar kapsamında ortaya çıkacak olan yargı- lama giderleridir. Yargılama giderleri konusu özellikle şirket paysahipleri veya alacaklıları tarafından, uğramış oldukları dolaylı zararlar için açıla- cak davalar bakımından önem arz etmektedir. Bu davalar kapsamında karar verilmiş tazminat tutarı şirkete ödenecekken bu davaların masrafı- na sadece davacıların katlanması hakkaniyete uygun düşmeyecektir. Bu sebeple, TTK m. 555/ (2)'de yargılama giderlerine ilişkin özel bir hüküm getirilmiştir. Buna göre mahkeme dava giderlerini, pay sahibinin açtığı davayı hukuki ve maddi sebepler haklı gösterdiği takdirde ve bu giderler davalıya yükletilemediği hallerde, davacı pay sahibiyle şirket arasında, hakkaniyete göre paylaştıracaktır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davası kapsamında üze- rinde durulması gereken son husus, hak düşürücü süre ve zamanaşımı süresidir. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu davasına ilişkin hak düşürücü süre TTK m. 558/(2)'de düzenlenmiştir. Buna göre, şirket genel kurulunun yönetim kurulu üyelerini ibra etmesi halinde, pay sahiplerinin dava hakkı ibra tarihinden itibaren altı ay geçmekle düşer. Bu noktada, genel kurulun ibra kararına olumsuz oy kullanmış olan 412 Arslanlı, H.(1959). a.g.e.193.; Ayan, ô.(2013). a.g.e. 288. m 28 Haziran 2014 tarihli ve 29044 Sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır. 414 Ayan, ô. (2013). a.g.e. 288.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 560. 415 Ayan, ô.(2013). a.g.e. 288.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 560. 136 Anonim Şirkttltrin Ttmsili pay sahipleri, sorumluluk davasını ancak ibra tarihinden itibaren alb ay içerisinde açabilecektir. Aynca, ibraya olumlu oy veren ve ibra kararını bilerek pay iktisap etmiş olan pay sahiplerinin sorumluluk davası açma haklarının olmadığını da belirtmek gerekmektedir. Kanun koyucu, sorumluluk davasına ilişkin olarak özel zamanaşımı süreleri öngörmüştür. TTK m. S60'a göre, sorumluluktan kaynaklanan talep hakkı davacının zararı ve sorumluyu öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halükarda zararı doğuran fiilin meydana geldiği günden itibaren beş yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacaktır. Zamanaşımı süresinin baş- laması için zararın ve zarara sebebiyet veren kişinin birlikte öğrenilmesi gerekmektedit 06 • Aynca, zarara sebep olan fiil cezayı gerektirip, Türk Ceza Kanununa göre daha uzun dava zamanaşımına tabi bulunuyorsa, tazminat davasına da bu zamanaşıını süresi uygulanacaktır 417 • 5.2. Temsil Yetkisinin Devrinin Sorumluluğa Etkisi Yonetim kurulunun, kanuni olarak kendi uhdesinde olan temsil yetkisini, kendi üyelerinden birine veya birkaçına, yönetim kurulu üyesi olmayan murahhas müdürlere veya sınırlı olarak üçüncü kişilere devre- debileceği yukarıda detaylı olarak incelenmiştir. Bu kapsamda, temsil yetkisinin devrinin yönetim kurulu üyeleri ve kendisine temsil yetkisi devredilen kişiler bakımından incelenmesi gerekmektedir. 5.2.1. Yönetim Kurulunun Temsil Yetkisinin Devrinden Doğan Sorumluluğu Bu konu kapsamında öncelikle ve esas olarak yönetim kurulunun temsil yetkisinin devri dolayısıyla ortaya çıkan sorumluluğu incelenecek- tir. Ancak bu konu tamamen farklı hukuki rejime tabi olmaları sebebiyle murahhas üye veya murahhas müdür tayininden doğan sorumluluk ve 416 Üçışık, G.,Çelik,A.(2013).a.g.e.583.; lmregün, O.(1989).a.g.e.196.;Ayan, Ô. (2013). a.g.e. 283. 417 Bkı.TTK m. 560. 137 ınorıim Şirk.etlerin Tcınsili11dcn Doğan Hukuki Sorumluluk sınırlı yetkili temsilci tayininden doğan sorumluluk olarak iki ayrı başlık altında incelenecektir. 5.2.1.1. Yönetim Kurulu Üyelerinin Murahhas Üye ve Murahhas Müdür Tayininden Doğan Sorumluluğu Yönetim kurulu üyelerinin murahhaslara yetki devretmesi duru- munda ortaya çıkan sorumluluk yukarıda açıklanmış olan sorumluluk sisteminden farklıdır. Yetki devri durumunda, yönetim kurulu üyeleri bakımından müteselsil sorumluluk uygulanmayacaktır. TTK m. 553/(2)'ye göre, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak, başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul de- recede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hali hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacaklardır. Madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, yönetim kurulu üyelerine ait olan bir görev veya yet- kinin devredilmesi durumunda, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu yetkiyi devralan kişilerin seçiminde makul özenin gösterilmesidir. Yönetim kurulunun temsil yetkisini TTKm. 370'de belirtilen esaslar kapsamında devretmesi durumunda, söz konusu yetkinin kullanılması sonucunda ortaya çıkan zararlardan sadece kendisine yetki devriyapılmış olan murahhas üyeler ve murahhas müdürler sorumlu olacaktır. Bununla birlikte, TTK m. 370 çerçevesinde, icra yetkisi olmayan yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ise kendisine temsil yetkisi devredilen kişilerin seçiminde gösterilecek makul özen ve gözetim göreviyle sınırlandırıl- maktadır 418 • Temsil yetkisinin devrinin geçersiz olması halinde yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu hususu ayrıca üzerinde durulması gereken bir konudur. Önceükle, yetki devrinin kanunda veya esas sözleşmede be- lirtilen şartlara uygun yapılmamış olması durumunda söz konusu yetki devri geçersiz olacaktır4 19 • Bu durumda, yönetim kurulu üyelerini sorum- 418 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 267. 419 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 268. 1 ' 138 Anonim Şirketlerin Temsili luluğu, yetki devri yapılmamış gibi devam edecektir 420 . Yani, şekli veya maddi şartlara uyulmadan yapılmış bir yetki devri, sorumluluk hukuku bakımından hiç yapılmamış kabul edilecek ve bu yetki devrinin yönetim kurulu üyelerini sorumluluğunu kaldırma gücü söz konusu olmayacaktır. Yönetim kurulunun temsil yetkisinin devrinde, devrin yapılacağı kişilerin makul özenle seçilmesinin yanı sıra, yetkinin kullanılmasına iliş- kin bir gözetim sorumluluğu da söz konusudur. Her ne kadar TTK'nın ilgili maddelerinin lafzından bir gözetim sorumluluğu olduğu anlaşılmı- yor olsa da kanunun ruhu ve gerekçesi yönetim kurulunun yetki devri halinde gözetim sorumluluğunun mevcut olduğunu kabulü zorunlu hale getirmektedir 421 • 5.2.1.2. Temsil Yetkilerinin Devredilmesi Durumunda İcrada Yetkili Olmayan Yönetim Kurulu Üyelerinin Sorumluluğu Yönetim kurulunun, temsil yetkisini kanuna uygun devretmesi du- rumunda, bu yetkilerin kullanılması bakımından sorumluluğunun sona ereceği açıktır 422 • Bu bağlamda, yönetim kurulunun yetkilerinin tamamı- nı devredemeyeceğini, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkilisi olması gerektiğini belirtmek gerekir. Bu düzenlemeye aykırı yetki devri, hiç yapılmamış gibi sonuç doğuracaktır. Bunun dışında, devredilemez ve devralınamaz yetkilerin devri de kanuna aykırı olması dolayısıyla ge- çersiz olacak ve yönetim kurulunun bu yetkiler dolayısıyla sorumluluğu müteselsil sorumluluk esaslarına göre devam edecektir 423 • 420 Üçışık, G., Çelik,A. (2013). a.g.e. 464.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 268. • 21 Göktürk, K. (2014).Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Özellikle Yetki Devri Halinde Gözetim Sorumluluğu ve Hukuku Belirlilik Sorunu. Türkiye Barolar Birliği Dergisi. Sa. 114, 179-200.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 195 vd.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e. 81.; Kaya, M.1. (2015). 3274-3275. 422 Lnregün, O. (1989). a.g.e. 218.; Doğan, B.F. (2011). a.g.e. 276.; Arslanlı, H. (1959). a.g.e. 125.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 196.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 177. 423 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 277. 139 Anonım Şırketlt!rit1 Temsılit1det1 Dogaıı Hukuki Sorumluluk Yukarıda da açıklandığı üzere, yönetim kurulu üyelerinin temsil yet- kısinin devrinden doğan asli sorumluluklarından bir tanesi, temsil yetki- sinin devredildiği kişilerin seçiminde makul özenin gösterilmesidir. Bu durumda, temsil yetkilerinin devredileceği kişilerin seçimindeki makul öıen, söz konusu kişilerin bu görevleri yapmak için uygun oluşu, bu gö- rev ve yetkilerin gerektirdiği bilgi birikimi, uzmanlık ve tecrübeye sahip oluşudur. Bu madde gereğince, yönetim kurulu üyelerinin söz konusu makul özeni gösterdiği karine olarak kabul edilmektedir 42 4.Bu durumda, yönetim kurulu tarafından gerekli özenin gösterilmediğini iddia eden tarafın bunu ispat etmesi gerekir 425 • İcrada yetkili olmayan yönetim kurulu üyelerinin temsil yetkisinin devri kapsamındaki bir diğer yükümlülüğü ise gözetim yükümlülüğü- dür-4 26 • Yônetiın kurulunun gözetim yükümlülüğü/ sorumluluğu Yargıtay tarafından da kabul edilmektedir 427 . "Dava, yönetim kurulu üyelerinin davacı anonim şirkete verdiği zararın tazmini istemine ilişkindir. TTK.nun 336 ncı maddesi hükmüne göre, yönetim kurulu üyeleri ortaklık ana sözleşmesi ve yasanın kendilerine yüklediği görevlerin kasden ve ihmalerı yapıl- mamış olmasından müteselsilen sorumludurlar. Ayrıca, ortaklık işlemlerinin bir kısmını tevdi ettikleri kimselerin vazifelerinin gereği gibi ifa edip etmediklerini, yönetim kurulu, kontrol ve nezaretle yükümlüdür. Dolayısıyla, kasıt veya ihmalleri sonucu verilen zarardan şirkete karşı tüm yönetim kurulu üyeleri sorum- lu olurlar. 11 424 Pınar, H. (2009). Yônetim Kurulu Üyelerinin Şirketler Hukuku Açısından Rekabet İh- lallerinden Dolayı Hukuki Sorumluluğu. Batider, C.XXV, Sa. 4, 369 vd. 42 s Bkz. TMK m. 6. 426 Ünal, M. (1982). Anonim Ortaklıklarda Yonetim ve Yonetim Görevlerinin Murahhas- lara Bırakılması. BATlDER, C. XI, Sa. 3, 73.; Tekinalp, Ü. (2011). a:g.e. 276-278.;Do- ğan, B.F., a.g.e. 281-287.;Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.69-79.; Arslan, l.(1994).�.g.e.60. Oçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu, E.(2010).a.g.e. 195vd.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e.81.; Kaya, M.İ. (2015).a.g.m. 3274-327S. 427 Yargıtay 1 ı. Hukuk Dairesi'nin 8 Aralık 2003 tarih, 2003/ 4466 E. ve 2003/ 11543K sayılı kararı. 140 Anonim Şirketlerin Temsili Yukarıda da açıklanmış olduğu üzere, yetki devri halinde gözetim sorumluluğu TTK m. 553'de düzenlenmemiş olmasına rağmen, madde gerekçesinden bu sorumluluğun icrada yetkili olmayan üyeler üzerinde bırakılmış olduğu anlaşılmaktadır. Bunun dışında yönetim kuruluna, müdürlerin ve aynı işleve sahip kişiler ile imza yetkisini haiz bulunanların atanmaları ve görevden alınmaları ile yönetimle görevli kişilerin, özellikle kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmediklerinin üst gözetimi konusunda devredilemez ve vazgeçilemez yetkiler vermiş olan TTK m. 375 hük- münden de yönetim kurulunun üst gözetim sorumluluğunun mevcut olduğu anlaşılmaktadır 428 • İmza yetkisini haiz bulunan müdürlerin aynı işleve sahip diğer kişilerin atama ve görevden alma yetkisinin münhası- ran yönetim kurulu üzerinde bırakılması, yetkinin sorumluluk getirmesi ilkesi gereği, yönetim kuruluna bu yetkilerin kullanılmasının gözetimini ve gerektiğinde söz konusu kişilerin görevden alınması zorunluluğunu getirmektedir. TTK m. 553 metninde zikredilmemiş olan gözetim yükümlülü- ğünün mevcudiyetine ilişkin bir diğer görüş ise, TTK m. 553/(3)'ün mefhumu muhalifinden bu yükümlülüğün ortaya çıkbğı yönündedir 429 • Yönetim kurulu, murahhas müdür ve murahhas üyelerin kendi- lerine tevdi edilen temsil yetkisini, kanun, esas sözleşme ve mevcutsa iç yönerge hükümlerine göre yerine getirip getirmediklerini ve temsil yetkisinin kullanımı esnasında şirket menfaatlerini ön planda tutup tut- madıklarını gözetmeli ve bu konuda gerekli olan talimatları vermelidir 430 . Murahhasların gözetimi, her bir işlemin ayrı ayrı denetlenmesi olarak de- ğil işlerin gidişab hakkındaki genel bir gözetimi kapsayacaktır 431 • Kaya'ya göre yönetim kurulu, "bir yandan yetki devri yaptığı kişilerin kanunlara, esas sözleşmeye, içyönergeye uygun davranıp davranmadığını kontrol edecek, diğer yandan da bu kişilerin almış oldukları kararların ve yapmayı planla- 428 Tekinalp, O.(2011). a.g.e. 277.; Kaya, M.1.(2015). a.g.m. 3274-3275. 429 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 72. 430 Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 186.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 73. Kaya, M. 1. (2015). a.g.m. 3261. 431 Çamoğlu, E. (2007). a.g.e. 186.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283. A,ıo,ıim Şi,-ketlcri,ı Temsilinden Doğan Hukuki Sorımıluluk 141 dıkları işlemlerin amaca uygun olup olmadığını, şirket menfaatlerin hizmet edip etmediğini de inceleyecektir." 432 Yônetim kurulunun bu görevi yerine getirebilmesi için murahhaslardan düzenli olarak bilgi alınası gerekebi- lir� 33 • Doğan'a göre, "gözetleme yükümlülüğünün gereği gibi ifa edilebilmesi için bilgi akışının iyi olması, murahhaslardan sürekli bilgi alınması, rapor is- tenmesi, şirket defter ve kayıtlarının belirli aralıklarla incelenmesi, elde edilen bilgilerin eleştirel bir gözle değerlendirilmesi, tereddütler ortaya çıktığında ek bilgiler istenmesi, gerektiğinde uzman kişiler görevlendirilmesi ve toplantılar yapılması gerekmektedir" 434 • Sonuç olarak, geçerli bir yetki devri durumunda yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu oldukça geniş ölçüde sınırlanmakta ve sadece temsil yetkililerinin seçiminde özen ve gözetim yükümlülüğü ile sınırlı hale gelmektedir. Yönetim kurulu üyelerinin, söz konusu gözetim göre- vini belirtilen sınırlar içerisinde yerine getirmezse, temsil yetkisini kul- lanan murahhasların kusurları sebebiyle ortaya çıkan zararlardan dolayı murahhaslarla birlikte müteselsil olarak sorumlu olacaklardır 435 • Bununla birlikte, yönetim kurulu üyelerinin seçimde özen ve gözetim yükümlü- lüklerini yerine getirmediklerinin ispatlanması halinde, farklılaştırılmış teselsül hükümlerine göre sadece kendi kusurları ölçüsünde sorumlu olacaklar ve bu kapsamda sorumluluklarından indirim yapılmasını talep edebileceklerdir 436 • 5.2.1.3. Murahhas Üye ve Murahhas Müdürlerin Sorumluluğu Murahhaslar usulüne uygun olarak yapılan bir yetki devri neti- cesinde, maddi organ niteliğini kazanır ve bağımsız olarak karar alma yetkisine sahip olur, bu durum organ olarak murahhasların kendilerine bırakılan yetkinin kullanılmasından dolayı sorumlu olmaları sonucunu m Kaya, M. İ. (2015). a.g.m. 3275.; Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283. 433 Kaya, M. İ. (2015). a.g.m. 3275. H 4 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283. m Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 283. H 6 Akdağ-Güney. (2012). a.g.e.74. 142 Anonim Şirutltrin Temsili doğuracaktır 437 • Kendilerine tevdi edilen temsil yetkilerinin kullanılması bakımından murahhas üye ile murahhas müdür arasında bir fark bulun- mamaktadır. Murahhaslara bırakılan yetkinin bağımsız nitelikte olması sebebiyle, her bir murahhas kendilerine bırakılan yetkinin kullanımından sorumlu olacaktır 438 • Bu durum, temsil yetkisinin bölünmesi bakımından sadece merkez-şube bakımından geçerlidir. Bu sebeple, temsil yetkisi münha- sıran bir şube ile veya merkez ile sınırlandırılmış olan temsil yetkilileri sadece bu şubenin/ merkezin işlemleri dolayısıyla sorumlu olacaktır. Bu kapsamda, kendilerine şirketi temsil yetkisi bırakılmış olan mu- rahhas üye ve murahhas müdürler, organ niteliğini haiz olmaları dolayı- sıyla, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu rejimine tabi olacaklardır. Murahhas üyenin veya müdürün herhangi bir işlemi veya fiili dola- yısıyla sorumlu tutulabilmesi için, kanuna, esas sözleşmeye aykırı hareket etmesi, bu hareketinin kendi kusurundan kaynaklanması ve bu hareketi neticesinde şirketin, şirket pay sahiplerinin veya şirket alacaklılarının zarara uğraması gerekmektedir. Ayrıca, farklılaştırılmış teselsüle ilişkin hükümlerin murahhaslar bakımından da geçerli olacağını ifade etmek gerekir. Murahhaslar, işlem veya davranışları neticesinde ortaya çıkan zarardan, kendi kusurları ölçüsünde, haklarındaki indirim sebepleri de uygulanmak suretiyle, sorumlu olurlar. 5.2.2. Yönetim Kurulu Üyelerinin Sınırlı Yetkili Temsilci Tayininden Doğan Sorumluluğu TTK m. 371/7 hükmü çerçevesinde, anonim şirketlere sınırlı yetkili temsilci tayin edilmesinin ve tayin edilen bu sınırlı yetkili temsilcinin ticaret siciline tescil ve ilanının mümkün olduğu üçüncü bölüm altında detaylı olarak incelenmiştir. Türk şirketler hukuku bakımından oldukça yeni ve istisnai bir nitelik arz eden bu hüküm, sınırlı yetkili temsilci ta- /.' f I • 07 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 274. 438 Doğan, B. F., (2011). a.g.e. 275. ,A,ıonirn Şirketlerin Temsilinden Dogan Hukuki Sorumluluk 143 yininin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna etkisi bakımından da oldukça farklı nitelikte bir düzenleme öngörmüştür. TTK m. 553/2 hükmünde yer alansorumluluk sistemine istisna teş- kil eden bu hükmün getiriliş sebebi, madde metninden veya gerekçesin- den anlaşılamamaktadır. Maddenin kabulüne ilişkin Meclis tutanakları incelendiğinde, Plan ve Bütçe Komisyonu'nun kanun değişikliği hak- kındaki karşı oy yazısının son cümlenin kanuna eklenme sebebini teşkil ettiği anlaşılmaktadır 439 • Söz konusu karşı oy yazısı aşağıdaki gibidir; '11lt Komisyon metninin 95. maddesinde yer alan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda yapılan değişiklik ile anonim şirketler- de hizmet akdi ile çalışanlara sınırlı yetki devri yapılabilmesinin önü açılmaktadır. Ôzellikle Soma Madencilik A.Ş.'de yaşanılan süreçten sonra iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınması ve uy- gulanması gibi sorumlulukların da şirket çalışanlarına devrine imkansağlayan bu düzenleme oldukçatartışmalıdır.Halihazırda soruşturması sürmekte olan Soma davalarını da etkileyebilecek olan bu düzenlemenin kanun tasarısından çıkarılmasına ilişkin önerilerimiz dikkate alınmamıştır." 440 Söz konusu karşı oy yazısı, ilgili hükmün kabul sürecinde hüküm ile alakası olmayan hususların tartışıldığını ve sorumluluğa ilişkin kıs- mın kamuoyu baskısından çekinilmesi dolayısıyla herhangi bir teknik değerlendirme yapılmaksızın konulduğunu ortaya koymaktadır. Bunun neticesinde de sistematik ve hukuk tekniği bakımından olumsuz olarak nitelendirilebilecek TTK ile getirilmiş olan sorumluluk sistemi ile hiçbir ilgisi olmayan bir sorumluluk sistemi getirilmiş ve TTK kapsamında yönetim kurulu üyeleri ile ilgili olarak iki farklı sorumluluk rejimi öngö- rülmüş olmaktadır. TTK m. 371/7'nin son cümlesine göre, sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanan yönetim kurulu üyeleri ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olan kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her türlü zarardan dolayı yönetim kurulu sorumludur. 439 Kırca,1. (2014). a.g.rn. 35. 440 TBMM Tutanak Dergisi, Yasama Dönemi:24, YasamaYılı:4, Sıra Sayısı:639, 490. 144 Anonim Şirutlerin Tenui/ı TTK m. 553/2'ye göre, kanundan veya esas sözleşmeden doğan bir görevi veya yetkiyi, kanuna dayanarak başkasına devreden organlar veya kişiler, bu görev ve yetkileri devralan kişilerin seçiminde makul de- recede özen göstermediklerinin ispat edilmesi hariç, bu kişilerin fiil ve kararlarından sorumlu olmayacaklardır.Bu kapsamda, yukarıda detaylan ile açıklanmış olduğu üzere, TTK'nın genel sistematiği karşısında, ken- disine ait temsil yetkisini üçüncü kişilere devreden yönetim kurulunun sorumluluğu temsilcilerin seçiminde makul özenin gösterilmesine ve bir gözetim yükümlülüğüne dönüşmektedir 441 • Yönetim kurulunun, yetki devri dolayısıyla başka bir şekilde sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu kapsamda sınırlı yetkiye sahip ticari vekil ve diğer tacir yardım- cılarının üçüncü kişilere vereceği her türlü zarar dolayısıyla yönetim kurulunun sorumlu tutulması, TTK'nın sorumluluk sistemine yeni bir boyut getirmiştir. Söz konusu hüküm, yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu ba- kımından geçerli olan farklılaştırılmış teselsül ilkesine de istisna teşkil etmektedir. Bu kapsamda, sınırlı yetkiye sahip ticari vekil ve diğer tacir yardımcılarının şirkete ve üçüncü kişilere vereceği zararlardan tüm yöne- tim kurulu üyeleri kusurları gözetilmeksizin müteselsil sorumlu olacak- lardır. Özdamar, hükmün kaleme alınış şekline rağmen bu konuda tam teselsül yerine farklılaştırılmış teselsülün kastedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini ifade etmektedir 442 • TTK m.371/7 hükmü çerçevesinde üzerinde durulması gereken bir diğer husus da hükmün yönetim kurulu üyeleri bakımından bir kusursuz sorumluluk hali öngörüp öngörmediğidir. Özdamar bu konuda, ilgili- lerin kusursuz bir şekilde şirkete verdikleri zararlardan dolayı yönetim kurulunun sorumlu tutulamayacağını ifade etmektedir 443 • Her ne kadar madde metninde, kusura atıf yapılmamış olsa da kusursuz sorumluluğun «ı Göktürk, K. (2014). a.g.m. 179-200.; Üçışık, G., Çelik, A. (2013). a.g.e. 464.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 195 vd.; Tekinalp, Ü. (2013). a.g.e. 383.; Helvacı, M. (2001). a.g.e.81.; Kaya, M.l. (2015). 3274-3275. «ı Özdamar, M. (2014). a.g.m. 161. 443 Özdamar, M. (2014). a.g.m. 161. J,,ıonım Şırketlenn Temsılınden Doğan Hukuk, Sorıımluluk 145 son derece istisnai bir sorumluluk türü olması ve açıkça düzenlenmemiş olması karşısında, söz konusu metinde yer alan tüm zararlar ifadesinin sadece kusurlu olarak verilen zararları kapsadığı kabul edilmelidir. Tüm zararlar ifadesi karşısında incelenmesi gereken bir diğer husus da kusurun derecesi bakımından sınırlı yetkiye sahip temsilcinin kastı- nın yönetim kurulu üyesinin sorumluluğuna etkisidir. Özdamar, sınırlı yetkili temsilcinin kasıtlı davranışlarının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğurmasının hukuk güvenliğini ortadan kaldıracağını ifade etmekte ve kasıtlı davranışlarla verilen zararın bu kapsam içerisinde olmaması gerektiğini savunmaktadır 444 • Gerçekten de sınırlı yetkili tem- silcinin kasıtlı davranışlarının yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunu doğurması, sınırlı yetkili temsilci atanmasını imkansız hale getirecek ve yönetim kurulu üyelerini belirsiz ve büyük bir sorumluluk altına soka- caktır. 5.2.3. Temsile Yetkili Olanların Görevlerini Yaptıkları Esnada İşledikleri Haksız Fiiller Dolayısıyla Sorumluluğu TTK m. 371/S'e göre, temsile veya yönetime yetkili olanların, gö- revlerini yaptıkları sırada işledikleri haksız fiillerden temsil ettikleri şirket sorumludur. Öğretide genellikle kabul edilen görüşe göre, 371/5 hükmü TMK'nın 50/II maddesinde yer alan, 'organlar hukuki işlemleri ve diğer bütün fiilleri ile tüzel kişiyi borç altına sokarlar' hükmünün tekrarı nite- liğindedir 445 • Tüzel kişiler bakımından, borcun ifası veya hakların kullanılması sırasında organları tarafından yerine getiren fıiller yardımcı şahısların fiili değil doğrudan tüzel kişinin kendi fiilidir 446 . Bu durum, anonim şirket temsilcileri tarafından gerçekleştirilen fiiller dolayısıyla doğrudan ano- nim şirketin sorumlu olması sonucunu doğurmaktadır. ... ôzdamar, M. (2014). a.g.m. 161-162. 445 Kırca,1.,Şehriali-Çelilc,F.H.,Manavgat, Ç. (2013). a.g.e. 653.;Akdağ-Güney,N. (2012). a.g.e. 286.; Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 33. 446 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 286. 146 Anonim Şirketlerin Temsili Hüküm kapsamında yer alan temsile ve yönetime yetkili olanlar ibaresinin geniş yorumlanması gerektiği kanaatindeyiz 447 • Her ne kadar, TTKm. 37l'in muhatabının yönetim kurulu üyeleri, murahhas üyelerve murahhas müdürler olduğu savunabilecek olsa da temsile yetkili olanlar ibaresi kapsamında, ticari temsilci ve ticari vekil de dahil olmak üzere temsile yetkili tüm kişilerin bu hüküm kapsamında olması gerekmektedir. Temsile ve yönetime yetkili olanlar görevleri dışında işledikleri haksız fiiller dolayısıyla sorumlu olmayacakları hususunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, anonim şirket temsilcisinin iç ilişkide söz konusu fiil için yetkili olup olmadığının bir önemi bulun- mamaktadır 448 • Haksız fıil mağduru, şirketin yanında temsile yetkili şahsa da başvu- rabilecektir. Bu durumda, şirketle temsilci arasında bir teselsül ilişkisi söz konusu olacakbr 449 • Son olarak, şirket bakımından bir kusur sorumluğu olan haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için haksız fiilin şartlarının ger- çekleşmiş olması gerekmektedir. Yani, temsil veya yönetim yetkilisinin hukuka aykırı ve kusurlu bir davranışı neticesinde, karşı taraf zarara uğ- ramış olmalıdır, aksi takdirde şirketin ve ilgili yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Şirket yönetim ve/veya temsil yetkilisinin fiili dolayısıyla zarara uğrayan kişi isterse şirkete isterse de fail konumundaki temsil ve/veya yönetim yetkilisine başvurabilir. Bu durumda şirketle temsilci arasında bir teselsül söz konusu olacaktır•so. 447 Aksi yönde bkz.Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 286. 448 Akdağ-Güney,N. (2012). a.g.e. 286. 4-4 9 Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 287. 450 Çamoğlu, E. (2010). a.g.e. 25 vd.; Akdağ-Güney, N. (2012). a.g.e. 288. - ALTINCI BÖLÜM KARŞILAŞIRMALI HUKUKTA ANONİM ŞİRKETLERİN TEMSİLİ Temsil yetkisinin devrine ilişkin Türk hukukunda uygulanmakta olansistemin incelenmesinden sonra anonim şirketlerin temsiline ilişkin olarak dünyada geliştirilen uygulamaların incelenmesinin de konunun anlaşılması bakımından faydalı olacağı kanaatindeyiz. Bu kapsamda, çalışmanın bu kısmında ana hatlarıyla, Amerika Birleşik Devletleri uy- gulaması, Avrupa Birliği direktifleri ile Alman uygulaması incelenecektir. 6.1. Amerika Birleşik Devletlerinde (ABD) Anonim Şirketlerin Temsili ABD hukuku, dahil olduğu hukuk sistemi dolayısıyla Türk hukuk sitemine göre oldukça farklı bir yerdedir. Gelişmiş bir ekonomiye sahip olması ve dünya çapında faaliyet gösteren yüksek sermayeli şirketlere ev sahipliği yapıyor olması ABD hukukunu -özellikle şirketler hukuku ala- nında- incelemeye değer kılmaktadır. Amerikan hukuk sisteminde yönetim ve temsil konusu kıta Avru- pası hukuk sisteminden oldukça farklıdır. Amerikan anonim şirketleri, dayanmakta olduğu İngiliz hukuk sistemine uygun olarak, en başından beri yönetim kurulu sistemine sahiptir 451 . Amerikan anonim şirketleri hukukunda genel kurul (hissedarlar kurulu), yönetim kurulu ve bağımsız 451 Gevurtz, F. A., ( 2008). The Historical and Political Origins of the Corporate Board of Directors. 33 Hofstra Law Review, 89. 108.; Ünal, A.C. (2014). a.g.m. 24. 148 Anonim Şirlatlerin Temsili bir denetçi olmak üzere üç ana kolon bulunmaktadır 452 • Yönetim kurulu- nun tüm üyeleri genel kurul tarafından seçilir 453 • Yönetim kurulu üyeleri de kendi içlerinde icraya yetkili olanlar ve icraya yetkili olmayanlar olmak üzere ikiye ayrılır 454 . Amerikan şirketler hukuku öğretisinde yönetim kurulunun görev- leri gözetim ve yönetim olmak üzere ikiye aynlmaktadır 455 • Gözetim gö- revi, hukuki uyum, yöneticilere ödenecek tazminatların belirlenmesi ve yönetim performansının denetlenmesini kapsamaktadır. Gözetim görevi şirket yöneticilerinin, tüm hissedarların ve şirketin menfaatlerine aykırı hareket edip etmediğini de denetleme görevini kapsarnaktadır 456 • Yônetim kurulunun diğer görevi ise şirketin yönetimidir. Şirket yö- netimi, üçüncü kişilerle ilişkileri, şirketin temel stratejisinin belirlenme- sini, şirket yönetimine tavsiyede bulunulmasını, yöneticilerin seçimini ve azledilmesini, denetçilerin seçimini, risk yönetimi sisteminin kurul- masını da kapsamı içerisine almaktadır 457 • Yönetim kurulunun görev ve yetkileri arasına şirketin üçüncü kişiler nezdinde temsili ve şirket adına iş ve işlemlerin yapılması da girmektedir. Bu manada, şirketin yönetim gücü yönetim kurulunun ve yönetim kurulu tarafından atanmış olan yöneticilerin elindedir 458 • ABD hukuk sisteminde birden fazla yönetim kurulu üyesi atanması mümkün olduğu gibi, tek üyeli yönetim kurulunun oluşturulması da söz konusu olabilecektir. 452 Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 18. 453 Alces, K..A. ( 2011). Beyond The Board of Directors.Wake Forest Law Review, Vol. 46. 783-802. (784). 454 Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 18. 455 Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). The Rules of the Directorate. Journal of Business and Educational Leadership, Vol 5, No 1, 49-57. (49). 456 Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). a.g.m. 49. 457 Sherony, B.C; Crum, M.D. (2014). a.g.m. 50.; Onal,A.C. (2014). a.g.m. 25.; Alces, K..A. (2011). a.g..m.784. 458 Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 19. ' Karşılaşırmalı Hukukta Anonim Şirketlerin Temsili 149 ABD şirketler hukuku bakımından özellikle üzerinde durulması ge- reken konulardan bir diğeri de icra kurulu başkanlığıdır (chief executive officer, CEO). ABD sisteminde yönetim kurulu, yönetim kurulu başkanı ·• ile şirketin tamamının yönetiminden ve temsilinden sorumlu en üst dü- 1 zey görevli olan CEO'yu da seçebilmektedir 459 • ABD sisteminde CEO ve 1 yönetim kurulu başkanının aynı kişi olması mümkündür 460 • Bu durumda, şirket bakımından son derece güçlü ve etkili bir figür yaratılmış olmak- tadır. Yönetim kurulu başkanı ve CEO'nun aynı kişi olması durumunda, şirketin temsil ve yönetim yetkisi en tepe yönetici olan bu kişide toplan- maktadır. Görüldüğü üzere ABD hukuk sisteminde, yönetim ve temsil yetki- leri ile donatılmış olan bir yönetim kurulunun yanında, yönetim kurulu içinden veya yönetim kurulu dışından, şirketin tamamını yönetmeye ve temsil etmeye yetkili olan bir CEO'nun atanması da mümkündür. Hatta ABD şirketler hukuku pratiğinde, tam temsil yetkisi ile donatılmış olan bir CEO atanması olağan durumu ifade etmektedir. Bununla birlikte ABD hukuk öğretisinde yönetim kurulunun veya CEO'nun şirketin tamamını yönetmesinin ve temsil etmesinin özellikle şirketin günlük işlerinin yeri- ne getirilmesinin mümkün ve işlevsel olmadığı da kabul edilmektedir 461 • Ayrıca, büyük ölçekli şirketler nazara alındığında, şirketin taraf olduğu bütün işlemlerin ve şirketin bütün yönetiminin yönetim kurulu tarafın- dan yerine getirilemeyeceği de açıktır. Bu sebeple, ABD hukukunda da yönetim kurulunun ve şirket üst yönetiminin haiz oldukları temsil yetki- sini devredebilecekleri kabul edilmiştir. ABD hukuk sisteminde yönetim kurulunun temsil yetkisini devre- debilmesi için şirket genel kurulunun bu yönde bir düzenleme yapmasına veya temsil yetkisinin devrine onay vermesine gerek bulunmamaktadır. ABDhukuku bağlamında 462 temsil yetkisinin devri hususu, yönetim kuru- 459 Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 20. 460 Pulaşlı, (H. (2014). a.g.m. 20. 461 Goel, R.K. (1969). Delegation of Directors' Powers and Duties-A Comparative Analy- sis. International and Comperative Law Querterly,Vol. 18.152-175. (152). 462 Temsil yetkisinin devri Türk Hukukunda da yönetim kurulunun vazgeçilemez ve devre- dilemez görev ve yetkileri arasındadır. Bkz. Bölüm ili. l 150 Anonim Şirlutlerin Temsili lunun devredilemez ve vazgeçilemez yetkileri arasında düzenlenmiştiıA 63 . Aynca, şirketin esas sözleşme veya diğer düzenlemelerinde, temsil yetki- sinin devredileceğine ilişkin düzenleme olmasa dahi, yönetim kurulunun temsil yetkisini devredebileceği kabul edilmektedir 464 • Bu anlamda, ABD hukuk sisteminde kural olarak şirketin temsil yetkilisi olan yönetim ku- rulu, bu yetkisini yönetim kurulu üyelerinden birine veya birkaçına veya yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü bir kişiye devredebilecektir. Tem- sil yetkisinin devri, yönetim kurulu kararı, yönerge, genel kurul karan, işletme sözleşmeleri, sözlemeler ve diğer şirketler hukuku enstrümanları ile devredilebilmektedir 465 • Yönetim kurulunun temsil yetkisini devri mümkün olmakla birlik- te, yetki devri yönetim kurulunun yetki devredilen alanlarda görev ve sorumluluğunun kalmadığı anlamına gelmemektedir. Yönetim kurulu üyelerinin gözetiminde olmayan yetki devri kapsamında yapılan işlemler iptal edilme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu gibi, bu işlemler dolayısıyla yönetim kurulunun sorumlu tutulması da söz konusu olabilecektir 466 • Sonuç olarak, ABD şirketler hukukunda şirketi temsil yetkisi yöne- tim kuruluna aittir. Bununla birlikte, yönetim kurulunun temsil yetkisini yönetim kurulu üyesi olan veya olmayan bir veya birden fazla kişiye devretmesi de mümkündür. Nitekim, ABD şirketler hukuku uygulama- sında sıklıkla rastlanan CEO, yönetim kurulunun tilin temsil yetkisinin devredildiği kişi konumundadır. Yönetim kurulu, temsil yetkisini devre- debilmek için herhangi bir şirket düzenlemesine veya genel kurul kara- rına da ihtiyaç duymamaktadır. Temsil yetkisinin devri yetkisi, yönetim kurulunun haiz olduğu yetkinin kapsamında sayılmaktadır. 463 Goel, R.K. (1969). a.g.m. 153. 464 Goel, R.K. (1969). a.g.m.153. 465 Goel, R.K.(1969). a.g.m.153. 466 Goel, R.K. (1969). a.g.m. 171. Knrşılaşırmalı Hukukta Atıonim Şirketlerin Temsili ısı 6.2. Avrupa Birliği Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili Üye ülkeler arasında ortak pazar, ortak ekonomi politikası oluştur- ma amacı güden 467 Avrupa Birliği hukukunun en önemli alanlarından birini de şirketler hukuku oluşturmaktadır. AB şirketler hukukunun te- mel amaçlarından birisi Avrupa sermaye şirketlerinin Japon ve Amerikan şirketleriyle rekabet edebilecek sermaye ve teknoloji alt yapısına sahip olmasıdır 468 • AB şirketler hukuku kaynakları direktifler ve tüzüklerden oluşmak- tadır 469 • Şirketlerin kurulması, yapılandırılması, yönetilmesi gibi hususlar bakımından özellikle direktifler, Avrupa Birliği hukukunun temel kay- naklarını teşkil etmektedir 470 • Direktifler, amaç ve hedefleri bakımından üye ülkeleri bağlayıcı niteliğe sahip olsa da, üye ülkeler bu direktiflerin iç hukuka aktarılması konusunda serbesttirler 471 • Bu durum, ulusal dü- zenlemelerin baskın olduğu alanlar bakımından özellik arz etmektedir. AB kanun koyucusu böylece, ortak hedeflere ulaşmak açısından bir kısım temel prensipler getirse de bu prensiplerin iç hukuka aktarılması ve uygu- lanması ulusal hukuka bırakılmıştır. AB hukukunda, anonim şirketlerin temsili ve organları veya temsil- cileri vasıtasıyla hak sahibi olmaları/borç altına girmelerine ilişkin husus- lar, 9 Mart 1968 tarihli 68/151 sayılı Birinci Yönergenin 9. maddesinde ve 16 Eylül 2009 tarihli 2009/101 sayılı yönergenin 10. maddesinde düzenlenmiştir. Bu kapsamda öncelikli olarak Avrupa Birliği hukukunun herhangi bir anonim şirket organını temsil yetkilisi olarak belirlemediğini, bu be- 467 Borchardt, K.-D. (2010). The ABC of European Union Law. Publications Offıce of the European Union. 34. 468 Keskin, A. C. (2004). Şirketler Hukuku Alanında Avrupa Topluluğu Düzenlemeleri ve Avrupa Şirketi. İstanbul: Beta Yayınevi. 1. 469 !nternet: http://europa.eu/rapid/press-release_IP-12-149_en.htm adresinden 15 Ha- ziran 2015 tarihine alınmıştır. 470 Keskin, A. C. (2004). a.g.e. 31. 471 Borchardt; K.D.(2011). a.g.e.89. 152 Anonim Şirketlerin Temsili lirlemenin ulusal hukuklara bırakıldığını belirtmek gerekir 472 • Bu çerçe- vede, gerekli prosedürlerin sağlanmış olması durumunda (tescil ve ilan), üçüncü kişi tescil ve ilan edilen kişilerin temsil yetkisini haiz olduğuna güvenebilecektir 473 • Yani, AB bakımından kural, anonim şirketlerin yetki- li organlarının temsil yetkisinin üçüncü kişilere karşı sınırsız olmasıdır 474 . Ayrıca, anonim şirket organlarının temsil yetkisi sadece sözleşmelerin imzalanması ile sınırlı olmayıp, yetkili organ veya kişilerin gerçekleştire- ceği her türlü işlem ve fıili de kapsamaktadır 475 • 68/151 sayılı Yönerge'nin 9/(1). maddesine göre şirket, organları aracılığı ile yapılan işlemlerden dolayı, bu işlemler şirketin faaliyet ko- nusuna girmese dahi, üçüncü kişilere karşı sorumlu olacaktır. Bununla birlikte üye devletler (mevzuatlarında), işlemin faaliyet konusu dışında olduğunun üçüncü kişi tarafından bilindiği ya da halin icabından bilin- memesinin mümkün olmayacağı ispatlanmak kaydı ile, şirketin faaliyet konusuna girmeyen işlemlerden dolayı bağlı olmayacağını kararlaştıra- bileceklerdir. Bu doğrultuda, ultra vires ilkesinin kaldırılması ile Türk anonim şirketler hukukunun Avrupa Birliği mevzuatına büyük ölçüde yakınlaştırılmış olduğu görülmektedir. Şirketin temsil yetkilerinin sınırsızlığına ilişkin olarak, kanunen organlara tahsis edilen veya edilebilecek olan yetkilerin aşılması istisna tutulmuştur. Yani, anonim şirket organı, kendisine tahsis edilen yetkiyi aşarak üçüncü kişilerle hukuki işlem yaparsa, bu işlem geçerli olmaya- caktır. Söz konuşu yetki sınırlandırması esas sözleşmeden veya anonim şirket tarafından tesis edilmiş olan bir karardan değil, doğrudan kanun- dan kaynaklanmaktadır 476 • Burada özellik arz eden husus, üçüncü kişinin her bir şirket bakımından inceleme yapma yükümlülüğü altına sokulması değil, tüm ülkede geçerli olan hukuk kuralları tarafından ortaya konulan m Grundmann, S. (2012). European Company Law-Organiz.ation, Finance and Capital Markets. (Second Edition). Cambridge: Intersentia, 157. 473 Grundmann, S. (2012). a.g.e. 157. 474 Grundmann, S. (2012). a.g.e. 158. 475 Werlauff, E. (2003). EU-Company Law. (Second Edition). Copenhagen: DJOF Publis- hing, 412. 476 Aydın, A. (2014). a.g.m. 136. 153 Kıı'1,111$ırnıalı H"k"kta Aııorıim Şirketlerin Temsili sınırlandırmaları bilme yükümü altında olmasıdır. Şöyle ki, kanunen ge- nel kurula bırakılmış bir yetki ile ilgili olarak yönetim kurulunun işlem yapması halinde, bu işlem geçersiz olacaktır. Türk hukuku bakımından da menuatın bu konuda Avrupa Birliği düzenlemesine paralel olduğunu belirtmek gerekir. Örneğin, TTK m. 408/2 (f) hükmüne göre önemli miktarda şirket mal varlığının toptan satışı genel kurulun devredilemez yetkilerindendir. Dolayısıyla, yönetim kurulu tarafından önemli miktar- da şirket mal varlığının toptan satışı geçerli olmayan bir işlem olacaktır. 68/151 sayılı Yonerge'nin 9/1 ve 2009/101 sayılı Yönerge'nin 10/1 maddesine göre, üye devletler (mevzuatlarında), işlemin faaliyet konusu dışında olduğunun üçüncü kişi tarafından bilindiği ya da halin icabından bilinmemesinin mümkün olmayacağını ispatlanmak kaydı ile şirketin faaliyet konusuna girmeyen işlemlerden dolayı bağlı olmayacağını ka- rarlaştırabileceklerdir. Buna göre şirket yetkili organı tarafından yerine getirilen işlemler, üçüncü kişi tarafından işletme konusu dışında olduğu biliniyorsa veya halin icabından bilinmesi gerekiyorsa şirketi bağlama- yacaktır. Aynca, şirket esas sözleşmesinin ilan edilmiş olması da üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldırmayacaktır. Türk hukuku bakımından da benzer bir düzenleme ile üçüncü kişinin, işlemin işletme konusu dışında bulunduğunu bildiğinin veya durumun gereğinden bilebilecek durumda olduğunun ispat edilmesi durumunda, bu işlemlerin geçersiz olacağı belirtilmiştir 477 • Üye devletler ayrıca organın temsil yetkisinin organ üyeleri tarafın- dan birlikte mi yoksa ayrı ayrı mı kullanılacağınıda belirleyebileceklerdir. Temsil yetkisinin kullanımına ilişkin yapılan düzenleme, tescil ve ilan edilmiş olması şartıyla üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilecektir 478 • Bu bağlamda üye devlet, temsil yetkisinin bir veya iki veya bütün yönetim kurulu üyeleri tarafından birlikte kullanılmasını düzenleyebilecektir. TTK, bu yönüyle de Avrupa Birliği şirketler hukuku ile uyum içerisinde- dir.Ancak, her iki yönergede de anonim şirket temsil yetkilerinin merkez ve şube işleri ile ayrılmasına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunma- maktadır. Bu durumda, AB şirketler hukuku düzenlemeleri karşısında, m Bkz. TTKm. 371/2. 471 Aydın,A. (2014). a.g.m. 137.; Grundmann, S.(2012). a.g.e.161. Anonım Şirkdknn Tmı.sılı 154 temsil yetkisinin merkez-şube yönünden sınırlandırılması mümkün olmayacaktır. Üye devletlerin, anonim şirketin yetkili organlarının temsil yetkisini yukarıda sayılmış olan ihtimaller dışında sınırlandırması ise mümkün değildir. Bu anlamda üçüncü kişileri koruyucu bir yaklaşım sergilenmiş ve esas sözleşme ya da yetkili organların kararına dayalı yetki sınırlan- dırmalarının, tescil ve ilan edilmiş olsa dahi üçüncü kişilere karşı hiçbir şekilde ileri sürülemeyeceği ilkesi benimsenmiştir 479 • AB hukuku bakımından son olarak üzerinde durulması gereken husus, TTK m. 371(7) kapsamında atanacak olan sınırlı yetkili şirket temsilcileridir.Dördüncü bölüm altında detaylı olarak açıklanmış olduğu üzere, TTK m. 371(7)'e göre, anonim şirketlerin temsil yetkisine sahip olmayan yönetim kurulu üyeleri ve bağlı çalışanları, sınırlı yetkili temsilci olarak atanabileceklerdir. Söz konusu sınırlı yetkinin tescil ve ilanına izin verilmesi ile sınırlı yetki bakımından sicilin müspet etkisi ortaya çıkmış olacaktır. Düzenleme yeri ve düzenleme şekli bakımından son derece amatör olan bu hüküm, anonim şirket temsil yetkisinin hiçbir şekilde sınırlandırılamayacağını düzenleyen Avrupa Birliği Hukuku ile çelişmek- tedir 480 . 6.3.Alman Hukukunda Anonim Şirketlerin Temsili Alman hukukunda anonim şirketler, ikili organizasyon modelinin tipik örneğini teşkil etmektedir. Buna göre anonim şirketlerin organları, yönetimle yetkilendirilmiş bir yönetim kurulu, yönetim kurulunu de- netlemek üzere yetkilendirilmiş bir gözetim kurulu ve genel kurul olmak üzere üç tanedir. Yönetim kurulu, şirketi yönetme ve temsil etme yetkisiyle donatılmış olan ve gözetim kurulu tarafından atanan şirket organını ifade etmekte- 479 Kendigelen, A. (2006). Sermaye Şirketlerinde Ehliyet - Temsil- Butlan ve Kuruluştan Doğan Sorumluluk. Makalelerim, C.I. (İkinci Baskı). İstanbul: Arıkan Yayınevi, 515 vd. (520).; Aydın, A.(2014).a.g.m. 137. 480 Kırca,1. (2014).a.g.e.31. 155 Km1,l11 1(1rmalı H"k"kta Aııoniııı Şlrketlcrfn Temsili dir. Gözetim kurulu ise üyeleri genel kurul ve şirket çalışanları tarafından atanan denetim yetkisine sahip organı ifade etmektedir. Gözetim kurulu- nun oluşturulması ile, yönetim kurulunun sürekli olarak denetlenmesi ve etkin olarak kontrol altında tutulması amaçlanmaktadı� 81 • Yönetim kurulu, şirket defterlerinin tutulması ve risk yönetimi sis- teminin oluşturulması dihil olmak üzere, münhasıran şirketi yönetmeye ve temsil etmeye yetkilidir 482 • Gözetim kurulunun ise, muvafakatinin veya izninin arandığı bir kısım işlemler dışında şirketi temsil ve yönetim yetkisi bulunmamaktadır. Yönetim kurulu bakımından önem arz eden hususlardan birisi, yönetim kurulu üyesi sayısının şirket sermayesine göre değişiklik göster- mesidir. Buna göre, şirket sermayesinin 3 Milyon Euro'dan fazla olması durumunda yönetim kurulu üye sayısı en az iki olmalıdır 483 • İkili organizasyon modelinin bir yansıması olarak, yönetim kuru- lunun bütün üyeleri temsil yetkisini birlikte kullanmak durumundadır. Yani, yönetim kurulunun birden fazla üyeden oluşması halinde -esas sözleşmede aksi yönde düzenleme mevcut değilse-bütün yönetim kurulu üyelerinin temsil yetkisini birlikte kullanması gerekecektir. Yönetim kurulunun haiz olduğu temsil yetkisinin sınırlandırılması bakımından, Alınan hukuku ile Avrupa Birliği Hukuku arasında büyük benzerlikler bulunmaktadır. Kural olarak, anonim şirket yönetim kuru- lunun üçüncü kişilere karşı temsil gücünün sınırlandırılması mümkün değildir 484 • Yönetim kurulu üyesi, yönetim ve temsil yetkisini kullanırken şirket esas sözleşmesine, gözetim kurulu ya da genel kurul tarafından öngörülen kurallara ve yönetim ve temsil yetkilerine ilişkin olarak çı- karılmış olan iç yönergelere uymakla yükümlüdür 485 • Ancak bu durum, üçüncü kişilerle girilecek hukuki ilişki bakımından bir sınırlama teşkil et- memektedir. Şirket esas sözleşmesinde, genel kurul veya gözetim kurulu 481 Arslan, 1. (1994). a.g.e. 14. 481 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. ( 2009). a.g.e. 173. 483 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 172. 484 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173. 485 Aydın, A. (2014). a.g.m. 131. Anonim Şirketlerin Temsili 156 kararlarında veya ilgili içyönergelerde şirketin temsiline ilişkin olarak yer alan sınırlandırmalar, yönetim kurulu ile şirket arasındaki iç ilişki bakı- mından geçerli olup üçüncü kişilerin şirketle girecekleri hukuki işlemler bakımından herhangi bir sonuç doğurmayacaktır 486 • Şirket yönetim kurulunun sahipolduğu temsil yetkisinin iradi olarak sınırlandırılması mümkün olmamakla beraber, temsil yetkisinin kanunla sınırlandırılması mümkündür. Alman anonim şirketlerinin tabi olduğu ikili organizasyon modelinin bir sonucu olarak, yönetim kurulunun bir kısım işlemleri yerine getirmesi için gözetim kurulunun veya genel kurulun da işleme iştirak etmesi zorunluluğu yönetim kurulunun temsil yetkisine getirilmiş olan kanuni sınırlandırmanın tipik bir örneğini teşkil etmektedir. Örneğin, şirketin tüm malvarlığının devrini konu edinen sözleşmeler genel kurulun onayına tabi tutulmuştur 487 • Gözetim kurulunun müdahalesinin arandığı işlemler bakımından ise hukuki süreç genel kurula göre daha farklıdır. Buna göre, gözetim ku- rulunun herhangi bir işleme muvafakat etmemesi durumunda, yönetim kurulu söz konusu işlemi genel kurulun dikkatine getirebilecektir. Göze- tim kurulunun reddetmesi sonucu genel kurul dikkatine getirilmiş olan bir husus, genel kurul tarafından 3/ 4 oyçoğunluğu ile kabul edilebilecek- tir 488 • Gözetim kurulu bakımından aynca önem arz eden bir diğer konu ise şirketin yönetim kurulu ile gireceği hukuki işlemlerde şirketi temsil yetkisinin gözetim kuruluna ait olmasıdır. Buna göre, menfaat çatışmasını önlemek maksadıyla, yönetim kurulu ile şirket arasındaki hukuki ilişkiler bakımından, şirketin yetkili temsilcisi yönetim kurulu değil, gözetim kurulu olacaktır. Gözetim kurulu ayrıca, yönetim kuruluna karşı başlatı- lacak sorumluluk davalarında da şirketin yetkili organı konumundadır 489 • 486 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173 vd. 487 Aydın, A. (2014). a.g.m. 132; 488 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 173. 489 Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C., Werlauff, E. (2009). a.g.e. 174. SONUÇ Anonim şirketlerin kanuni temsil organı yönetim kuruludur. Yô- netim kurulunun sahip olduğu temsil yetkisi, TBK'da düzenlenmiş olan temsilden farklıdır. Yönetim kurulunun temsil yetkisi sahip olduğu organ niteliğinden meydana gelir ve açıklamış olduğu irade doğrudan anonim şirketin iradesini yansıtır. Yönetim kurulu sahip olduğu temsil yetkisini, kural olarak iki üye- sinin müşterek imzaları ile kullanır. Bununla beraber, esas sözleşmede yapılacak bir düzenleme ile yönetim kurulunun münferit imza yetkisi ile donatılması veya ikiden fazla yönetim kurulu üyesinin birlikte imza yet- kisine sahip olması da mümkündür. Yönetim kurulu sahip olduğu kanuni temsil yetkisini bir veya birden fazla yönetim kurulu üyesine devredebilir. Bu durumda, kendisine yetki devri yapılmış olan yönetim kurulu üyeleri murahhas üye sıfabnı alacaktır. Temsil yetkisinin yönetim kurulu üyesi olmayan üçüncü kişilere de devretmesi mümkündür. Bu durumda, kendisine yetki devri yapılmış olan yönetim kurulu üyeleri murahhas müdür sıfatını alacaktır. Ancak temsil yetkisinin murahhas müdürlere devredilmesi durumunda, en az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisine sahip olması zaruridir. Kanun koyucu böylece, temsil yetkisinin tamamen yönetim kurulu dı- şına çıkarılmasına müsaade etmemiştir. Murahhas üyeler ve murahhas müdürler, temsil yetkisini anonim şirket organı olarak yerine getirirler. Bunun yanı sıra, yönetim kurulu temsil yetkisini ticari mümessillere veya ticari vekillere de devredebilecektir. 158 Anonim Şirketlerin Temsili Anonim şirketlerin temsili bakımından önem arz eden konulardan bir diğeri de temsil yetkisinin sınırlandırılması/bölünmesidir. Anonim şirket yönetim kurulunun ve murahhas üyelerin/ müdürlerin sahip olduğu temsil yetkisi ancak merkez-şube ve birlikte imza dolayısıyla sınırlandırılabilecektir. ETTK'da yer alan ultra vires ilkesinin kaldırıl- ması neticesinde, şirketin faaliyet konusu içinde olsun ya da olmasın, şirket temsilcileri tarafından gerçekleştirilecek işlemler şirket tarafından bağlayıcı olacaktır. TTK ile birlikte, ultra vires ilkesinin kaldırılması son derece olumlu bir gelişmedir. Şirketle işlem yapacak olan üçüncü kişi- lerden her bir işlem bazında şirketin esas sözleşmesinde yer alan amaç ve konusunu incelemesini beklemek ticari hayatın hızlı akışı içerisinde mümkün değildir. Bununla birlikte şirket temsilcisi tarafından gerçekleş- tirilen işlemin şirketin amaç ve konusu dışında kaldığını bilen veya bil- mesi gereken üçüncü kişilerle yapılan işlemler bakımından anonim şirket bağlı olmayacaktır. Bu kapsamdaki işlemlerde şirketin amaç ve konusu geniş yorumlanmalı ve amaç ve konu ile ilgili bütün işlemler amaç-konu kapsamında kabul edilmelidir. Yônetim kurulunun temsil yetkisinin devrinden doğan iki tür so- rumluluğu söz konusudur. Bunlar; temsil yetkisi devredilen kişinin seçi- minde makul özenin gösterilmesi ve gözetim sorumluluğudur. Yônetim yetkilerinin devredileceği kişilerin seçimindeki makul özen, söz konusu kişilerin bu görevleri yapmak için uygun oluşu, bu görev ve yetkilerin gerektirdiği bilgi birikimi, uzmanlık ve tecrübeye sahip oluşudur. Temsil yetkisi devredildikten sonra ise temsil yetkisi devredilen kişilerin özellik- le kanunlara, esas sözleşmeye, iç yönergelere ve yönetim kurulunun yazılı talimatlarına uygun hareket edip etmedikleri konusunda bir üst gözetim sorumluluğu söz konusu olmaktadır. Kendisine yetki devri yapılmış olan murahhas üyeler ve murahhas müdürler de TTK m. 553 vd. kapsamında kusurları ile şirkete vermiş oldukları zararlardan dolayı sorumludurlar. Anonim şirketler bakımından 6552 sayılı Kanun ile getirilmiş olan yeni düzenleme son derece önemlidir. Bu düzenleme çerçevesinde, ano- nim şirketlerin çalışanlarını veya temsil yetkisi kaldırılmış olan yönetim kurulu üyelerini sınırlı yetkili temsilci olarak ataması ve bu atamanın ticaret siciline tescil-ilan edilmesi mümkün olmaktadır. Bu düzenleme -- Sonuç 159 ile anonim şirketlerde yönetim kurulu üyelerinin yetkilerinin bölüneme- yeceği ve ticari vekillerin ticaret siciline tescil edilemeyeceği kurallarına istisna getirilmiştir. Uygulamacılar tarafından, piyasanın ihtiyaçlarına cevap vermesi bakımından, olumlu olarak değerlendirilen bu değişiklik öğretide ciddi eleştirilere tabi tutulmuştur. Özellikle yönetim kurulu üyelerinin sınırlı yetkili temsilci olarak atanmasına izin vermesi ve sınırlı yetkili ticari vekillerin ticaret siciline tescil ve ilan edilmesi hem AB hukukundan bir geri adım olarak kabul edilmiş hem de uygulamada çok önemli sorun- lara yol açacağı ifade edilmiştir 490 • Piyasadaki ihtiyaçlara cevap vermesi için piyasanın baskıyla getirilmiş olan bu düzenlemenin hem hukuk sistematiğimize uygun olmaması hem de piyasada önemli sorunlara yol açabilecek olması dolayısıyla isabetsiz ve hazırlıksız bir düzenleme ola- rak değerlendirmekteyiz. Söz konusu düzenleme, TTK'nın sorumluluk rejimine getirmiş olduğu istisna dolayısıyla da eleştiriye açıktır. Buna göre, sınırlı yetkiye sahip ticari vekil veya diğer tacir yardımcıları olarak atanan yönetim kurulu üyelerinin ve şirkete hizmet akdi ile bağlı olan kişilerin şirkete ve üçüncü kişilere verecekleri her türlü zarardan dolayı yönetim kurulu sorumlu olacaktır. Bu durum, temsil yetkisi devredilen kişinin seçiminde makul özenin gösterilmesi ve gözetim sorumluluğu dışında yönetim kurulu bakımından kusursuz sorumluluğa yakın bir rejim getirmekte olması sebebiyle de son derece isabetsizdir. Söz konusu düzenleme yargı kararları ile şekillenecektir. Henüz herhangi bir yargı kararına konu edilmemiş olması dolayısıyla Yargıtay'ın bu konudaki tutumu bilinememektedir. Ancak, düzenlemenin hukuk sistematiğimiz ve uygulama açısından taşımakta olduğu potansiyel riskler göz önüne alınarak ilga edilmesi gerektiği kanaatindeyiz. • 90 Kırca,1. (2014). a.g.m.23-37,i Ôıdamar, M.(2014). a.g.m. 137-16 3 . 160 Anonim Şirlatlerin Temsili Tarih: Sayı: •••••• ••• ••• •••••• ••• ••••••• ••• ••• •••• •• Şır • a • . - ı: - ::: ti' 1TK 367,371 ve629 maddelerine yegöre düzenlenmiş İçYönergesi 1. ··· ............... •··• Şirketi ("Şirket") işlem ve parasal limitte sınırlı imza yetkileri A, B, C, D, E, F gruplarından oluşacaktır. ın:ın Sınırsız yetki verilecek kişilerin yetki çerçevesi iç yönergede yer almamalı, Anonim şirketlerde en az bir yk üyesi limited şirketlerde en az bir ortak müdür sını.rsız yetkili olmalı ve ayn bir karar ile bu durum tescil edilmeli, Bu iç yönergedeki yetki çerçevesi sadece sınırlı işlem ve yetkiyi kapsayanlar için düzenlenmesi gerekmektedir. A. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak A Grubu imza yetkililerinden herhangi iki kişi veya A Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi, B Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi olmak üzere toplam üçimza yetkilisi Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzalan ile Şirket'itemsil veilzam edeceklerdir: B. a) Herhangi bir konuda Şirket'in 500.000 Euro'yu aşan miktarda taahhüt altına sokulması ve/veya 500.000 Euro'yu aşan miktarda Şirket banka hesaplarından para transferlerininyapılması; b) Bedeli 500.000 Euro ile 20.000.000 Euro arasında olan maddi varlık satın alımı veya iyileştirilmesi için sermaye harcaması yapılması c) Bedeli 500.000 Euro ile 20.000.000 Euro arasında olan maddi varlık satılması d) Şirket tarafından toplam anapara bedeli 2.000.000 Euro'yu aşan kredilerin kullanılması, bu kredilerin kullanılmasına ilişkin sözleşmelerin veya ilgili teminat sözleşmelerinin imzalanması; e) Bir defada toplam bedeli 10.000.000 Euro'yu aşan miktarda yakıt alımı yapılması; f) Bir defada toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşan türev araçların alınmasıve/veya bedeli 500.000 Euro'yu aşan türev araçlarına ilişkin olarak herhangi bir sözleşmenin imzalanması ve a irket'in bu hususta taahhüt altına sokulması; 491 http:/ /www.ito.org.tr /wps/portal/tescil-ilan-kurulus ?WCM_ GLOBAL_ CONTEXT=anonim_sirketler_index 161 g) Söıleşme süresi boyunca toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşan ticari sözleşmelerin imzalanması, tadili ve feshedilmesi; h) Başka şirketlerle ortalıklar kurulması ve bu ortaklıkların sona erdirilmesi; i) İştirak etme/satın alma bedeli 20.000.000 Euro'ya havi tutara kadar olan herhangi bir şirkete hisse alımı yoluyla iştirak edilmesi/ satın alınması veya değeri 20.000.000 Euro'ya kadar olan herhangi bir işletmenin devralınması; j) Toplam bedeli 500.000 Euro ila 5.000.000 Euro arasında olan davalar ile ilgili uzlaşma yoluna gidilmesi; k) Herhangi bir miktar sınırlaması olmadan, vergi veya idari cezalara ilişkin ilgili dairelerle uzlaşma yoluna gidilmesi; 1) Vergi Daireleri, Sosyal Sigortalar Kurumu, Gümrük İdareleri, Bankalar ve diğer resmi dairelere tek seferde 500.000 Euro'yu aşan ödemelerin yapılması veya toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşan teminat mektuplarının verilmesi; m) Herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın Şirket adına resmi ve/veya özel ihalelere katılması ve bu ihalelerde teklif verilmesi; n) Herhangi bir miktar sınırlaması olmaksızın Şirket banka hesaplarından nakit para çekilmesi, Şirket adına çek yazılması veya Şirket çeklerinin cirolanması. C. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak A Grubu imza yetkililerinden herhangi iki kişi ve B grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi olmak üzere toplam üç imza yetkilisi Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam edeceklerdir: o)Bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan maddi varlık satın alımı veya iyileştirilmesi için sermaye harcaması yapılması p) Bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan maddi varlık satılması; q) İştirak etme/satın alma bedeli 20.000.000 Euro'yu aşan herhangi bir şirkete hisse alımı yoluyla iştirak edilmesi/satın alınması veya değeri 20.000.000 Euro'yu aşan herhangi bir işletmenin devralınması; r) 5.000.000 Euro'yu aşan davalar ile ilgili uzlaşma yoluna gidilmesi; s) Tutarı 15.000.000 Euro'yu aşan yeni bir kredi sözleşmesi imzalanması; t) Şirket'e ilişkin iflas, infisah, tasfiye işlemi başlatmak, konkordato veya ödemelerin tatili ilan etmek, ilgili yargı alanında benzer işlemlerde bulunmak. D. A ve B Grubu imza yetkililerinin yukarıda (A) ve (B) bentleri altında sayılan imza yetkilerine girmeyen konularda, (i) A Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve B Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (ii) A Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iii) A Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iv) B Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (v) B Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iv) C Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri olmak üzere toplam iki imza yetkilisi Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam edeceklerdir. f 162 Anonim Şirketlerin Temsili !. E. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak Şirket, D Grubu imza yetkililerinden iki kişinin Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzası ile temsil ve ilzam edilecektir: a) Herhangi bir konuda Şirket'in 200.000 Euro'yu aşmamak kaydıyla taahhüt altına sokulması; b) Tek seferde 500.000 Euro'yu aşmamak kaydıyla Vergi Daireleri, Sosyal Sigortalar Kurumu, Gümrük İdareleri, Bankalar ve diğer resmi dairelere ödemelerin yapılması veya bu resmi dairelere Şirket adına toplam bedeli 500.000 Euro'yu aşmayan teminat mektuplarının verilmesi; c) Resmi işlere taalluk eden bütün beyannameler ve taahhütnameleri imzalanması; d) Şirket'in yasal haklarının korunması için gerekli olan ihbar, ihtar, protesto, şikayet, ihtirazı kayıt koymak gibi işlemlerin yapılması; ve e) Şirket adına üst yönetime ilişkin olanlar haricinde iş sözleşmelerinin imzalanması, tadil ve feshedilmesi ve iş güvenliği, İş Kanunu ve Sosyal Sigortalar ile ilgili işlemlerin yerine getirilmesi. F. Aşağıdaki hususlara ilişkin olarak (i) D Grubu imza yetkililerinden herhangi ikisi veya (ii) D Grubu imza yetkililerinden herhangi biri ve E Grubu imza yetkililerinden herhangi biri veya (iii) E Grubu imza yetkililerinden herhangi ikisi Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları müşterek imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzam edeceklerdir: a) Bankalara tahsil ve teminat cirosuyla çek ve senet ciro edilmesi, banka talimatı verilmesi, bankalara evrak teslim edilmesi ve evrak teslim alınması; b) Her türlü irsaliyeleri, gönderme emirlerinin, faturaların, muhasebe evrakının, ekstrelerin, sipariş ve tahsilat ile ilgili yazışmaların imzalanması, Şirket müşterilerinin yaptıkları ödemelerle ilgili nakit, senet ve çek tahsilatıyla ile ilgili yazışmaların yapılması, Şirket müşterilerinin yaptıkları ödemelerle ilgili nakit, senet ve çek tahsilat makbuzlarının imzalanması; c) Şirket'in yurt dışından satın alacağı bilumum eşya ve malzemenin mubayaası ile ilgili olarak, Bakanlıklar, Bankalar ve bunlara bağlı teşekküller ile bilcümle resmi ve hususi daire ve müesseseler ile tüm yazışmaların, taahhütnamelerin, her türlü beyannamelerin ve belgelerin, gümrük idareleri, kambiyo müdürlükleri, liman işletmeleri, bilumum gemi acenteleri, T.C. Devlet Demiryolları İşletmesi ile T.C. Merkez Bankası, Ticaret veSanayi Odaları ve diğer yetkili bankalardaki ithalata ait her türlü vesaikin, makbuzların, formülerin, mektupların, konşimentoların, ordinolann, beyannamelerin, taahhütnamelerin ve tüm yazışmaların imzalanması; Sorıııç 163 d) Sosyal Güvenlik Kurumu ile her nevi işlemlerin herhangi bir sınırlama olmaksızın yapılması, şirketin temsil edilmesi, başvuruların sunulması, takip edilmesi ve �onuçlandırılması ve bu meyanda bildirge ve bordroları tanzim edilmesi ve ımzalanması, Aylık Prim Ve Hizmet Belgesinin elektronik ortamda Kuruma gönderilmesi, e-Bildirge sözleşmesinin ve ilgili formlarının imzalanması, kullanıcı kodu ve kullanıcı şifresi zarfının kurumdan imza karşılığında teslim alınması, işyerinde çalışan sigortalılara ilişkin aylık Prim ve Hizmet Belgesinin İnternet ortamında Kuruma gönderilmesi, işbu belgede belirtilen hususlara ilişkin tüm diğer işlemlerin yerine getirilmesi, her türlü belge, yazı ve dilekçenin imzalanması, gönderilmesi ve alınması,. e) Vergi daireleri ile her nevi işlemin herhangi bir sınırlama olmaksızın yapılması, şirketin vergi dairelerinde temsil edilmesi, şirkete ilişkin her türlü başvuruların sunulması, takip edilmesi ve sonuçlandırılması her türlü beyannameler ile bilumum dilekçelerin imzalanması, her türlü vergi, resim ve harçların ödenmesi, işyeri açılış ve kapanış tutanaklarının ve formlarının imzalanması, beyannamelerin Vergi Dairelerine internet ortamında verilebilmesi için şifresinin teslim alınması; f) T.C. sınırlan dahilinde tüm Bakanlıklar, Belediyeler, Ticaret Sicil Müdürlükleri, Ticaret Borsaları, Organize Sanayi Bölgeleri, Emniyet Müdürlükleri ile sınırlı olmamak üzere bilcümle resmi, özel kurum ve kuruluşlar nezdinde tam yetki ile herhangi bir sınırlama olmaksızın şirketin temsil edilmesi; g) Su, Elektrik, Doğalgaz, P.T.T, Turkcell - Vodafone -Avea gibi GSM operatörleri, Türk Telekom, Türksat, ADSL, TTNET gibi v.b Telekomünikasyonşirketleri vesair hizmet ve nakliye şirket ve müesseseleri nezdindeki bilcümle işlemlere ilişkin belgelerin ve sözleşmelerin imzalanması ve ilgili kurumlar nezdinde şirketin tam yetki ile herhangi bir sınırlama olmaksızın temsil edilmesi; h) Gümrük idarelerine ve diğer resmi mercilere, idarelere verilecek beyannamelerin, bordroların, vergi iade bildirgelerinin, kontrolörlüklerin imzalanması ve bu merciler nezdinde Şirket'in temsil edilmesi i) Şirket adına PTT, Türk Hava Yolları, özel kargo şirketleri, veya diğer mercilere gelmiş evrakı, kargoyu, mektup, paket ve kolilerin teslim alınması. G. F Grubu imza yetkililerinden herhangi bir kişi Şirket'i T.C. dahilindeki, Gümrük idarelerinde temsile, Gümrük İdarelerin özet beyan vermeye, özet beyanlarla ilgili tüm iş ve işlemleri takip ve intaca, gerekli belgeleri tanzim ve imzaya, bu iş ve işlemlerle ilgili olarak gerekli olan tüm şifreleri almaya, Şirketimiz ile ilgili işlemlerin tapu ve kadastro müdürlükleri ve diğer kamu kuruluşları nezdinde izlenmesi, bu kapsamda ilgili belgelerin ve kayıt belgelerinin alınması, verilmesi, bu amaca yönelik işlemlerin yapılması, ihtilaf ve uyuşmazlıkların izlenmesi amacı ile yapılacak her türlü işlemlerde kullanılan evrakın alınması işlemlerinde Şirket kaşesi veya unvanı altında atacakları münferit imzaları ile Şirket'i temsil ve ilzama yetkilidir. Yönetim kurulu başkanı / ortak yönetim kurulu üyesi / ortak Yönetim kurulu üyesi / ortak 164 Anonim Şirketlerin Temsili �öm 492 http:/ /www.ito.org.tr /wps/portal/tescil-ilan-kurulus?WCM_ GLOBAL_ CONTEXT=anonim_ sirketler_ index . ................. ANONİM ŞİRKETİ Yönetim Kurulu karan Kararno Karar tarihi Toplanbya kablanlar : Şirketin Görev bölümü, Temsil ve ilzamı Hakkında, Şirket Yönetim Kurulu Üyeleri bir araya gelerek aşağıda yazılı hususları karar altına almışlardır; . ........................ Yönetim Kurulu Başkanı T.C.Kimlik No: . ...................................... Yönetim Kurulu Başkan Vekili T.C.Kimlik No: . .................................. Yönetim Kurulu Üyesi T.C.Kimlik No: Yönetim Kurulu iş bölümü görev, sorumluluk temsil yetkisi dağılımı kapsamında; 1- Şirketimizin Yönetim kurulu Başkanı ............................ ile birlikte Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ............. veya Yönetim Kurulu Üyesi ...... 'dan herhangi birinin şirket kaşesi veya ünvaru üzerine atacakları MÜŞTEREK imzaları ile şirketi her konuda en geniş şekilde temsil ve ilzam etmelerine, 2- Aşağıdaki kişilerin karşılarındakisıfatları ile atanmalarına, .......... Tarih ve ...... sayılı iç yönerge çerçevesinde kullanmalarına oy birliği ile karar verilmiştir. . .......................................... idari İşler Ve İş Güvenliği Müdürü T.C.Kimlik No:.........................., Adres:............................. . ................................. Muhasebe Müdürü T.C.Kimlik No:.........................., Adres:............................. . ................................. Personel Müdürü T.C.Kirnlik No:.........................., Adres:............................. Yônetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Üyesi Yönetim Kurulu Üyesi Sonııç 165 493 http://www.ito.org.tr/wpc;/portal/tescil-ilan-kurulus?WCM GLOBAL CONTEXT=anonim .sirk· , �x - . ....... ANONİM ŞİRKETİ /LİMİTED ŞİRKETİ Yonetim Kurulu Kararı / ortaklar kurulu karan ToplanbNo: ToplanbTarihi: Kablanlar: Kınrlar: Şirketimiz yönetim kurulu üyeleri / ortakları şirket merkezinde toplanarak aşağıdaki hususları kararaltına almışlardır. 1-Ttirk Ticaret Kanunu'nun367' 371 ve 629 ncu maddesi ve esas sözleşmemizin .......maddesine uygun olarak düzenlenen ilişikteki kısıtlı yetki kullanımına dair ................ Tarih ve ...,.. sayılı içyönergenin kabulü ile tescil ve ilanına oy birliği ile karar verilmiştir. Yk üyesi / ortak Yk üyesi / ortak Yk üyesi / ortak KAYNAKLAR Akdağ-Güney, N. (2008). Anonim Şirketlerde Azledilen Yöneticilerin Tazminat Hakları. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Der- gisi,57(1), 1-34. Akdağ-Güney, N. (2010). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Hu- kuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Vedat Yayınevi. Akdağ-Güney, N. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Anonim Şirket Yönetim Kurulu. (1. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Akdağ-Güney, N. (2014). Anonim Şirketlerde Kuruluş. (1. Baskı). İstan- bul: Vedat Kitapçılık. Akipek, J. ve Akıntürk, T. (2007). Türk Medeni Hukuku Başlangıç Hü- kümleri-Kişiler Hukuku, (6. Baskı).İstanbul: Beta Yayınları. Alces, K.A. (2011). Beyond The Board of Directors. Wake Forest Law Review, (46), 783-802. Altay, A. S. (2011). Anonim Ortaklıkta Yönetim Yetkilerinin Devrinin Sorumluluğa Etkileri. (1. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Ansay, T. (1967). Adi Şirket, Dernek ve Ticaret Şirketleri.Ankara. Ansay, T. (1982). Anonim Şirketler Hukuku. (6. Bası). Ankara. Aral, F. (2012). Borçlar Hukuku Ôzel Hükümler. (9. Baskı). Ankara: Yet- kin Yayınları. Arkan, S. (2013). Ticari lşletme Hukuku. (18. Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü. Arslan, i. (1994). Anonim Şirketlerde Yönetim Yetkisinin Sınırlandırılma- sı. (1. Baskı). Konya: Mimoza Yayıncılık. Anonim Şirketlerın Temsili 168 Arslanlı, H. (1959).Anonim Şirketler II, Anonim Şirketlerin Organizasyo- nu.(1. Baskı). İstanbul: Fakülteler Matbaası. Ayan, ô. (2013). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu Çerçevesinde Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Sadakat Yükümlülüğü ve Bu Yükümlülüğün İhlalinin Sonuçları. (Birinci Baskı). Anka- ra: Adalet Yayınevi. Aydın, A. (2014). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulunun Temsil Yet- kisinin Sınırları ve Temsil Yetkisinin/Gücünün Kötüye Kullanılması Sorunu. BATİDER, XXX(l)ı 123-187. Ayhan, R., Ôzdamar, M. ve Çağlar, H. (2014). Ticari İşletme Hukuku. (7. Bası). Ankara: Yetkin Yayıncılık. Bahtiyar, M. (2012). Ortaklıklar Hukuku. (10. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları. Balta, T. B. (1970). İdare Hukuku I, Genel Konular. (Birinci Baskı). An- kara: AÜSBF Yayınları. Battal, A. (2012). Yeni Türk Ticaret Kanununda Anonim Şirket Yöne- tim Kurulu Üyelerinin Sorumluluk Rejimi. Akdeniz Üni- versitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, (2), 31-40. Bilge, E. (2012). Anonim Şirketin Tasfiyesi ve Sona Ermesi. Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, XVI(3-4), 261-294. Bilge, M.E. (1999). Ticaret Sicili. (1.Baskı). İstanbul: Beta Yayınları. Borchardt, K.-D. (2010). TheABC of European Union Law. Publications Office of the European Union. Brenda Hannigan, 'Company Law' (4th edn OUP 2016). Çağlar, H. ve Çalışkan, E. (2010).Anonim Şirketlere Ait Taşınmazların Satımında Ehliyet ve Temsil Sorunları. Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. XIV(l), 61-85. Çamoğlu, E. (2007). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Huku- ki Sorumluluğu. (İkinci Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık, 11-12. Çamoğlu, E. (2010). Anonim Ortaklık Yönetim Kurulu Üyelerinin Huku- ki Sorumluluğu. (3. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Çelik, N. (2009). İş Hukuku Dersleri. (22. Bası). İstanbul: Beta Yayın- cılık. Kaynaklar 169 Çevik, O. N. (1976). Anonim Şirketler!kinci Kitap. Ankara: Seçkin Ya- yıncılık. Çevik, O. N. (2002). Anonim Şirketler. (4. Baskı). Ankara: Seçkin Ya- yıncılık. Doğan, B. F. (2011). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Organizasyonu ve Yönetim Yetkisinin Devri. İstanbul: Vedat Kitapçılık. Doğan, B. F. (2012). Yönetim Kurulunun Devredilemez Yetkileri ve Yönetim Yetkisinin Devri. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Hukuk Araştırmaları Dergisi.18(2), 609 vd. Domaniç, H. (1988). Anonim Şirketler Hukuku ve Uygulaması-TTK Şer- hi, 1-11.İstanbul. Domaniç, H. ve Ulusoy, E. (2007). Ticaret Hukukunun Genel Esasları. (5. Baskı). İstanbul: Arıkan Yayıncılık. Dorresteijn, A., Monterio, T., Teichmann, C. and Werlauff, E. (2009). European Corporate Law. (Second Edition). Kluwer Law International. Eren, F.(2015). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. 17. Baskı. Ankara: Yetkin Yayınevi. Eriş, G.(2007). Açıklamalı- İçtihatlı En Son Değişikliklerle Birlikte Türk Ticaret Kanunu,Ticari İşletme veŞirketler., C.1-II.Ankara: Seçkin Yayıncılık. Franko, N. (2000). Anonim Şirketlerde Murahhas Azanın Hukuki Du- rumu. BATİDER, XVII, 31- 49. Gevurtz, F.A., (2008). The Historical and Political Origins of the Cor- porate Board of Directors. 33 Hofstra Law Review. Goel, R.K. (1969). Delegation of Directors' Powers and Duties-A Comparative Analysis. International and Comperative Law Querterly, (18), 152-175. Göktürk, K. (2014).Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Özellikle Yetki Devri Halinde Gözetim Sorumluluğu ve Hukuku Belirlilik Sorunu. Türkiye Barolar Birliği Dergisi. (114), 179-200. Grundmann, S. (2012). European Company Law-Organization, Finance and Capital Markets. (Second Edition). Cambridge: Inter- sentia. Anonim Şirketlerin Temsili 170 Hatemi, H. (2013). Ultra Vires Kuramı ve Türk Hukuku. Ersin Çamoğlu'naArmağan. (1.Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Helvacı, M. (2001). Anonim Ortaklıkta Yönetim Kurulu Üyelerinin Hu- kuki Sorumluluğu. (2. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları. lmregün, O. (1989).Anonim Ortaklıklar. (4. Bası). İstanbul: Yasa Yayın- ları, 202. lnceoğlu, M.M. (2009). Borçlar Hukukunda Doğrudan Temsil. (1. Bas- kı). İstanbul: 12 Levha Yayıncılık. İnternet: Akdağ-Güney, N. (2014). 6552 Sayılı Torba Kanun ile TTK md. 37l'e Eklenen 7. Fıkraya İlişkin Değerlendirmeler. Ars- lanlı Bilim Arşivi. www.arslanlıbilimarsivi.com adresinden 15 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. İnternet: http://europa.eu/rapid/press-release_IP-12-149_ en.htm ad- resinden 18 Ağustos 2015 tarihinde alınmıştır. İnternet: http://tdk.gov.tr/index.php? option=com_gts & arama = gts & kelime = murahhas %20%C3%B Cye&guid= TDK. GTS.5540bf27a67c84.23519206 adresinden 20 Mayıs 2015 tarihinde alınmıştır. İnternet: http://www.ito.org.tr/wps/portal/tescil-ilan kurulus?WCM _ GLOBAL CONTEXT=Sirket Sinirli Yetkili adresinden 25 Temmuz 2015 tarihinde alınmıştır. İnternet: www. kazancı.com adresinden alınmıştır. İzmirli, Y. (2001). Anonim Şirketlerde Yönetim Kurulunun Organ Niteli- ğini Kaybetmesi ve Bunun Sonuçları. İstanbul: NobelAkade- mik Yayıncılık. Karaege, Ö. (2014). Anonim Şirketlerde Genel Kurulun Yönetim Ku- rulu Üyelerini Görevden Alma (Azil) Yetkisi TTK m. 364). Ankara Barosu Dergisi, (1), 71-110. Karahan, S. (Editör). (2015). Şirketler Hukuku. (2. Baskı). Konya: Mi- moza Yayınları. Karayalçın, Y. (1968). Ticaret Hukuku Dersleri C. I, Ticari İşletme, An- kara. Knymıklar 171 Kaya, M.1.(2015). Anonim Şirket Yönetim Kurulunun Denetim ve Gözetim Görevi. Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Özel Sayı 2014, 16, (3261-3286), 3270. Kayar,1. (2005). Anonim ve Limited Şirketlerin Temsili ve İmza Sirkü- leri. Türkiye Noterler Birliği Dergisi, (127), 110 vd. Kayıhan, Ş. (2015). Şirketler Hukuku. (1. Baskı). Ankara: Seçkin Yayın- cılık. Kayırgan, H. (2013). Yönetim Kurulu ile Anonim Şirket Arasındaki İlişkinin Hukuki Niteliği. Erciyes Üniversitesi Hukuk Fakül- tesi Dergisi, VIII(l),247-258. Kendigelen, A. (2006). Sermaye Şirketlerinde Ehliyet - Temsil- Butlan ve Kuruluştan Doğan Sorumluluk. Makalelerim, C.I. (İkin- ci Baskı). İstanbul: Arıkan Yayınevi, 515 vd. Kendigelen, A. (2011). Türk Ticaret Kanunu Değişiklikler Yenilikler ve İlk Tespitler. İstanbul: On İki Levha Yayınları. Keskin, A. C. (2004). Şirketler Hukuku Alanında Avrupa Topluluğu Dü- zenlemeleri ve Avrupa Şirketi. İstanbul: Beta Yayınevi. Kırca i., Şehirali Çelik, F. H. ve Manavgat, Ç. (2013). Anonim Şirket- ler Hukuku C.l, Temel Kavram ve İlkeler, Kuruluş, Yönetim Kurulu. (Birinci Baskı). Ankara: Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü. Kırca, İ. (2007). Bankacılık İşlemleri- Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisinin Kapsamı ve Sınırlandırılması. Banka Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, 08 06.2007,265-301. Kırca, İ. (2012). Anonim Şirketlerde Tüzel Kişilerin Yönetim Kurulu Üyeliği. BATİDER. (2), 51-53. Kırca, İ. (2014). TTK m.317.7 Hakkında Bir İnceleme: AB'ye Üyelik Yolunda Geri Adım. BATİDER. XXX(3), 23-37. Kırca. İ. (1994). Ticaret Şirketlerinde Temsil Yetkisine Getirilen ve Tescili Caiz Olmayan Sınırlandırmaların Üçüncü Kişilere Etkisi. BATİDER. XVII(3), 149-158. Kocayusufpaşağlu, N., Hatemi, H., Serozan, R. ve Arpacı, A. Borçlar Hukuku- Genel Bölüm- I. Cilt. (6. Baskı). İstanbul: Filiz Ya- yınevi. tı 172 Anonim Şirketlerin Temsili Köksal, A. (2010). Türk Ticaret Kanunu Tasarısının 397 ila 406. Maddeleri Arasında Düzenlenen Denetçinin Anonim Or- taklığın Bir Organı Olup Olmadığı Sorunu. Prof Dr. Fırat Öztan'a Armağan, C I.Ankara. 1387. Kuru B., Arslan, R. ve Yılmaz, E. (2012).Medeni Usul Hukuku. (23. Bas- kı). Ankara: Yetkin Yayınları. Moroğlu, E. (2010). Makaleler. Şirketlerde Adli Tebligat Kimlere Yapı- lır? İstanbul: On iki Levha Yayıncılık. Nikolic, J. ve Eric, J. (2011). Boards of Directors Models and Role in Corporate Governance.Management. 16(60), 69-75. (UDK 005.742:005.25). Oğuzman, K. ve Öz, T. (2006). Borçlar Hukuku Genel Hükümler. (S. Baskı). İstanbul: Filiz Kitabevi. Oğuzman, K. ve Öz, Turgut. (2012). Borçlar Hukuku Genel Hükümler Cilt I. (10. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Özdamar, M. (2006). Anonim Ortaklığın Sahip Olduğu Malvarlığının Yönetim Kurulu Tarafından Topluca Devredilmesi. Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi. 14(2), 99-118. Özdamar, M. (2014). 6552 Sayılı Kanun İle TTK'da Yapılan Değişik- likler Çerçevesinde Anonim Şirketin Temsili. Gazi Üniver- sitesi Hukuk Fakültesi Dergisi XVIII( 3-4), 137-163. Özkorkut, K. (2013).6102 Sayılı Türk TicaretKanunuAçısındanAnonim Şirketlerde Bağımsız Denetim. (Birinci Baskı). Ankara: Ban- ka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü. Özsunay, E. (1976). Medeni Hukukumuzda Tüzel Kişiler. (4. Baskı). İs- tanbul: İstanbul Üniversitesi Yayınları. Pekcanıtez, H., Atalay, O. ve Özekes, M. (2011). Medeni Usul Hukuku. (10. Bası).Ankara: Yetkin Yayıncılık. Pınar, H. (2009).Yönetim Kurulu Üyelerinin Şirketler Hukuku Açısın- dan Rekabet İhlallerinden Dolayı Hukuki Sorumluluğu. BATİDER, XXV(4), 369 vd. Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Çamoğlu, E. (2005). Ortaklıklar ve Kooperatif Hukuku. (10. Bası). İstanbul: Arıkan Yayıncılık. - Kr1y11ıı kinr 173 Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Çamoğlu, E. (2014). Ortaklıklar Hukuku I. (On üçüncü Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Poroy, R., Tekinalp, Ü. ve Tekinalp, G. Ortaklıklar Hukukunda Organ- ların Sorumluluğu. lHFM, XLV-XLVII(l-4). Doğumunun 100. Yılında Atatürk'e Armağan. 347. Pulaşlı, H. (2007). Anonim Şirketler Hukukunda CEO'nun Hukuki Durumu, BATİDER, Ankara, (24), 19-62. Pulaşlı, H. (2012). 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Göre Yeni Şirket- ler Hukuku Genel Esaslar. (Birinci Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi. Pulaşlı, H. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Mütesel- sil Sorumluluğu. Regesta, 3(2), 15-29. Pulaşlı, H. (2014). 6552 Sayılı (Torba) Kanunla Türk Ticaret Kanununa Eklenen Yeni Hükümlerin Değerlendirilmesi. Legal Hukuk Dergisi, 12(124), 39-48. Pulaşlı, H. (2014). Şirketler Hukuku Şerhi. (İkinci Baskı). Ankara: Ada- let Yayınevi. Serozan, R. (2011). Medeni Hukuk-Genel Bölüm/Kişiler Hukuku. (Birin- ci Bası). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Sherony, B.C. and Crum, M.D. (2014). The Rules of the Directorate. Journal of Business and Educational Leadership, 5(1), 49-57. Şener, O.H. (2015). Ticari Temsilci ve Ticari Temsil Yetkisi. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi. Tekinalp, Ü. (2011). Yeni Anonim ve Limited Ortaklıklar Hukuku ile Tek Kişi Ortaklığının Esasları. (2. Baskı). İstanbul: Vedat Kitap- çılık. Tekinalp, Ü. (2013). Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku. (3. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Tekinalp, Ü. (2015). Sermaye Ortaklıklarının Yeni Hukuku. (4. Baskı). İstanbul: Vedat Kitapçılık. Tekinay, S., Akman, S., Burcuoğlu, H. ve Altop, A. (1993). Borçlar Hu- kuku Genel Hükümler. (7. Baskı). İstanbul: Filiz Kitapevi. Türk Hukuk Lügati. (1991).Ankara: Başbakanlık Basımevi. Anonim Şirketlerin Temsili 174 Üçışık, G. ve Çelik, A. (2013). Anonim Ortaklıklar Hukuku I. Cilt. (1. Baskı). Ankara: Adalet Yayınevi. Ülgen, H., Helvacı, M., Kendigelen, A., Kaya, A. ve Nomer Ertan, F. (2015). Ticari lşletme Hukuku. (4. Baskı). İstanbul: On İki Levha Yayınları. Ünal, A.C. (2014). CEO'nun Konumunun Mukayeseli Hukuk Açısın- dan Değerlendirilmesi. Legal Hukuk Dergisi. 12(133),20 vd. Ünal, M. (1982). Anonim Ortaklıklarda Yönetim ve Yönetim Görevle- rinin Murahhaslara Bırakılması. BATİDER, XI, 3. Werlauff, E. (2003). EU-Company Law. (Second Edition). Copenhagen: DJOF Publishing. Yanlı, V. (2013). Anonim Şirketlerde İmza Yetkilileri Sadece Yönetim Ku- rulu TarafındanMıAtanabilir?İÜHFM,LXXI(2), 439-448. Yanlı, V. ve Okutan Nilsson, G. (2014). Anonim ve Limited Şirketlerde Sınırlı Yetkili Temsilci Tayini. BATİDERXXX(4),5-42. Yavuz, C. (2012). Borçlar Hukuku Özel Hükümler. (10. Baskı). İstanbul: Beta Yayınları. Yavuz, M. (2013). Anonim Şirket Yönetim Kurulu Üyelerinin Dev- redilemez ve Vazgeçilemez Görevlerinin ve Yetkilerinin Değerlendirilmesi.Terazi Hukuk Dergisi. 8(87), 34-37. Yıldız, B.(2006).Şirketlerin Ehliyetine İlişkin Olarak ÖzellikArz Eden Bazı Hukuki İşlem ve Sözleşmeler. Ankara Barosu Dergisi, (2), 58 vd. Yıldız, B. (2006). TTK Tasarısında Şirketlerin Ehliyeti ve Bu Bağlamda TTK m.137 Hükmündeki "Ultra Vires" Sınırlamasının Ye- rindeliğinin Değerlendirilmesi. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, SS(lJ 321-353. Yıldız, B. (2011). Ultra Vires İlkesinin Kaldırılmasının Ardından İş- letme Konusu Unsuru ve Ticaret Şirketlerinin İşletme Ko- nusu Dışındaki İşlemlerinin Hukuki Niteliği. BATİDER, XXVII(3), 111-134. Yüce, M. (2014). Anonim ve Limitet Şirketlerde Yönetim Kurulu Üyeleri, Kanuni Temsilciler, Müdürler ile Ortakların Hak ve Sorumlu- lukları. (Birinci Baskı). Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım. 97 8625�., M 3'3"4 1111il11111111�11111i1l1111�