hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009121
AVRUPA BİRLİĞİ HUKUKUNDA
VE TÜRK HUKUKUNDA
TÜKETİCİ KREDİLERİ - II
Ebru CEYLAN*
∗
4. Tarafların Hakları
Tüketici kredisi sözleşmesinin yapılmasında tarafların yararları
vardır. Kredi veren bakımından tüketici kredisi faiz oranları yüksek
bir getiriye sahiptir. Kredi veren, sabit gelirli tüketiciye kredi verdiği
için geri ödenmeme riski azdır.
1
Tüketici ise sabit ve dar gelirli tüketi-
cilere uzun süre bekleme ve para biriktirmekten kurtarmakta bir malı
veya hizmeti hemen elde etme imkânına kavuşmaktadır.
4.1. Kredi Verenin Hakları
4.1.1. Kredi Borcunun Ödenmemesi Durumunda
Kredi Verenin Malı Geri Alabilmesi
AB Direktifi m. 7 hükmüne göre, tüketicinin mal edinmek için tü-
ketici kredisi alması halinde özellikle tüketicinin rızasını açıklamadığı
durumlarda, malın kredi veren tarafından geri alınabilmesinin şartla-
rını belirtmesi üye devletlerden istenmiştir.
2
Üye devletler, ayrıca kre-
di verenin malları geri aldığı durumlarda, taraflar arasındaki hesabın
söz konusu geri alma işleminin herhangi bir haksız zenginleşme do-
ğurmayacak şekilde düzenlenmesini sağlayacaktır.
∗
Bu makalemiz, Çağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nce, 29-30 Nisan 2008 tarihlerin-
de düzenlenen “Avrupa Birliği Hukuku ve Türkiye” konulu ulusal sempozyumda
sunduğumuz bildirimizin genişletilmiş halidir.
**
Yrd. Doç. Dr., İstanbul Aydın Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siya-
set Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü Hukuk Anabilim Dalı öğretim üyesi.
1
Deryal, Yahya, Tüketici Hukuku, Ankara 2004, s. 89.
2
Özsunay, AB Hukuku, s. 55.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009122
4.1.2. Muacceliyet Şartı
Tüketici kredisi sözleşmesinde muacceliyet şartları sözleşme öz-
gürlüğü ilkesi gereği geçerlidir. Ancak tüketiciyi koruyucu düzenle-
melerin yapılması zorunludur
3
.
TKHK m. 4/III hükmünde muacceliyet şartı şu şekilde düzenlen-
miştir: “Kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halin-
de kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak;
ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketici-
nin birbirini izleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kul-
lanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta
süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir. Tüketici kredisinin
teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren, asıl borçluya baş-
vurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez”.
Tüketicinin bütün kredi borcunun muaccel hale gelmesinin şartla-
rı sırayla şunlardır:
4
Kredi verenin tüketiciyle imzaladığı sözleşmede tüm borcunun -
muaccel olmasını isteme hakkını saklı tutmuş olmalıdır.
Kredi veren kendisine düşen bütün borçlarını yerine getirmiş -
olmalıdır.
Tüketici birbirini izleyen en az iki taksiti ödemede temerrüde -
düşmüş olmalıdır.
Kredi veren tüketiciye ihtar çekerek en az bir hafta içinde bor--
cunu ödemesi gerektiğini, aksi takdirde borcun tamamının muaccel
hale geleceğini bildirmelidir.
Bu şartların gerçekleşmesi durumunda tüketici bir haftalık sü-
rede tüm kredi borcunu ödemezse tüm borcu muaccel olacaktır. Bu
hükmün yasanın m. 2 hükmünde sözleşmede bulunması zorunlu un-
surlardan “borçlunun temerrüde düşmesinin hukuki sonuçları” ile birlikte
düşünülmesi gerekir.
Kanımızca bu düzenlemede, ödenmeyen borcun, toplam kredi
borcunun %10 unu oluşturması şartının aranmaması isabetli değildir.
3
Zevkliler/Aydoğdu, s. 292.
4
Zevkliler/Aydoğdu, s. 292.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009123
Borçlar Kanunu’ndaki ve TKHK m. 6/A’daki taksitli satım sözleşme-
siyle ilgili düzenlemelere paralellik sağlanmaması eksikliktir.
4.2. Tüketicinin Hakları
4.2.1. Krediyi Kullanma Hakkı
Tüketici kredisi sözleşmesinin yapılmasında ilk olarak tüketici
kredi veren tarafından hazırlanan başvuru formunu doldurur. Bu for-
mu gereği gibi doldurmasıyla kredi veren tüketiciye kredi verip ver-
meyeceğini inceler. Kredi veren aleni icapla sözleşme yapmaya hazır
olduğunu duyurur. Tüketici, kimliği, yaşı, aile durumu, işi, malvarlığı,
geliri, borçları, kredi miktarı, kredinin harcanma sebebi, ödeme takvi-
mi ve kefilleri hakkında bilgi verir ve kredi verenin sözleşme başvu-
ru formunu doldurarak incelemesine sunar. Kredi veren bu formdaki
bilgilerin doğruluğunu kontrol ederek incelemesini yapar, inceleme
sonucunda tüketicinin kredi alma talebini kabul eder veya reddeder.
Tüketicinin talebini cevapsız bırakması sonucunda tüketici bundan
zarar görürse, bu zararını tazmin edebilir.
5
TKHK m. 10 hükmüne göre tüketici, tüketici kredisi sözleşmesi
kurulması ile krediyi kullanma hakkını kazanır.
4.2.2. Tüketicinin Kredi Borcunu Kısmen veya
Tamamen Vadesinden Önce Ödeyebilmesi
AB Direktifinde tüketicinin bir kredi sözleşmesinden doğan yü-
kümlülüklerinden kredi borcunu sözleşmede belirlenen vadeden önce
ödemesi durumunda kredinin toplam masrafından hakkaniyete uy-
gun bir indirim yapılması düzenlenmiştir (m. 8).
AB Direktifi’ne göre kredi verenin kredi sözleşmesinden doğan
haklarını üçüncü bir kişiye devretmesi halinde tüketici, kredi verene
karşı ileri sürebileceği defileri takas dâhil olmak üzere üçüncü kişiye
karşı da ileri sürebilir (m. 9).
Ülkemizde, 1988 yılında bankacılık sistemimize giren tüketici
kredilerinde uygulamada bankaların erken ödeme yapan tüketicilere
5
İnal, s. 191.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009124
hiçbir faiz indirimi yapılmamaktaydı ve tüketicilerin taksit vadelerini
beklemeden bakiye borcu bir defada ödeyerek sözleşmeyi sona erdir-
mek hakkı yoktu,
6
çünkü bir yasal düzenleme mevcut değildi.
4077 sayılı TKHK erken ödeme durumunda, toplam borç tutarın-
dan ödenen miktara göre faiz ve komisyon indiriminin yapılmasını zo-
runlu hale getirmiştir. Bu düzenleme, 4077 sayılı Kanun’da Değişiklik
yapan 4822 sayılı Kanun’la da korunmuştur.
“Kredinin vadesinden önce kapatılmasına ilişkin şartlar” tüketici kre-
disi sözleşmesinin zorunlu içeriğinde yer almaktadır (TKHK m. 10/
II h).
TKHK m. 10/IV hükmünde tüketicinin kredi borcunu kısmen
veya tamamen vadesinden önce ödeme imkânı
7
tanınmıştır. Bu hükme
göre, tüketici, kredi verene borçlandığı toplam miktarı önceden ödeye-
bileceği gibi aynı zamanda vadesi gelmemiş bir ya da birden çok taksit
ödemesinde de bulunabilir. Bir başka anlatımla, bu hükümde iki ayrı
ihtimal söz konusudur: Birincisi, toplam kredi borcunun erken öden-
mesidir. İkincisi ise, vadesi gelmemiş taksitlerin erken ödenmesidir.
Her iki durumda da kredi veren, ödenen miktara göre gerekli faiz ve
komisyon indirimini yapmakla yükümlüdür.
Borcun vadesinden önce ödenmesi kredi verenin aleyhine bir
durumdur, çünkü kredi veren faizin bir bölümünü oluşturan kârdan
yoksun kalacaktır. Tüketici ise uygulanan faiz piyasadaki diğer faiz-
lerden fazla ise peşin ödeme nedeniyle kârlı olacaktır. Faiz oranları-
nın düşme eğilimi olduğu dönemlerde, tüketici erken ödeme hakkını
kullandığında daha düşük faiz oranlarıyla vadesi gelmemiş eski kredi
borçlarını ödeme imkânına kavuşacaktır.
Kanımızca, kısmen veya tamamen erken ödeme halinde miktar
olarak indirilecek olan tutarın hesabında TKHK’da yer alan “faiz ve
komisyon” ifadesinden diğer masrafların indirime girip girmediği açık
değildir, bu husus uygulamada sorunlar ortaya çıkarabilir. Ayrıca faiz
6
Arkan, s. 36.
7
Bu hüküm BK m. 80 hükmünün bir istisnasıdır. BK m. 80’e göre borçlu vadeden
önce ödemede bulunduğu için sözleşme hükmünden veya sözleşmenin niteliğin-
den veya durumdan taraflar aksini kast etmemişlerse borçlu vadesinden önce bor-
cunu ödeyebilir. Ancak borçlunun vadeden önce ödemesinden dolayı sözleşmeyle
veya adet ile öngörülmemişse indirim yapılmasını isteyemez ve bu şarta bağlı bir
ödemeyi satıcı kabul etmek zorunda değildir.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009125
ve komisyon indiriminin en az ne kadara kadar olacağı düzenlenme-
miştir, bu nedenle uygulamada tüketici aleyhine hukuki sorunlar gö-
rülebilir.
Bakanlığa ödenen miktara göre gerekli faiz ve komisyon indiri-
minin ne oranda yapılacağının usul ve esaslarını belirleme görevi ve-
rilmiştir. Tüketici kredileriyle ilgili Yönetmelik ekinde verilen formül
doğrultusunda faiz indiriminin yapılması düzenlenmiştir.
Tüketici kredileriyle ilgili Yön. m. 5 hükmüne göre kredi veren,
tüketicinin toplam miktarı önceden ödemesi veya vadesi gelmemiş bir
veya birden çok taksit ödemesinde bulunması durumunda, tüketici-
den herhangidir isim altında ek bir ödemede bulunmasını isteyemez.
Erken ödeme miktarı, asgari ödeme miktarının altında olamaz. Asgari
ödeme tutarı, taksit tutarlarının farklı olması halinde en düşük olan
taksit tutarını, taksit tutarlarının eşit olması halinde en az bir taksit
tutarını, tek taksitli kredilerde ise toplam bakiye borcun yüzde onuna
denk gelen tutarı ifade etmektedir (Yön. m. 4g)
Yönetmelikte bir veya birden fazla taksitin vadesinden önce öden-
mesi ile kredinin tamamının erken ödenmesi durumları ayrı ayrı dü-
zenlenmiştir.
Bir veya birden fazla taksitin vadesinden önce ödenmesi halinde,
erken ödenen taksit tutarı içinde yer alan anapara tutarı üzerinden
akdi faiz oranı ve erken ödenen gün sayısı dikkate alınarak bulunacak
faiz, faiz üzerinde hesaplanacak kamusal yükümlülükler toplamı ve
komisyon tutarı kadar indirim yapılır. Bu halde faiz indirimi Ek1’de
verilen formül doğrultusunda yapılır (Yön. m. 6).
Kredinin tamamının erken ödenmesi durumunda ise erken ödeme,
taksit tarihinde yapılıyorsa, vadesi gelen taksit ödemesi, geriye kalan
taksit tutarları içerisindeki anapara borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil
edilmemiş faiz ve kamusal yükümlülükler tahsil edilir (Yön. m. 7/I).
Erken ödeme, iki taksit tarihi arasında yapılıyorsa, ödeme planında
yer alan en son ödenmiş taksit tarihiyle, erken kapatma işleminin ger-
çekleştiği tarih arasında, anaparaya işleyen faiz tutarı, en son ödenmiş
taksit tarihi itibariyle geriye kalan taksit tutarları içerisindeki anapara
borcu ve varsa o tarihe kadar tahsil edilmemiş faiz ve kamusal yüküm-
lülükler tahsil edilir (Yön. m. 7/II).
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009126
Özellik arz eden bir tüketici kredisi olan konut kredisinde konut
finansmanı kuruluşu, geri ödemelerin yapılmaması halinde kalan bor-
cun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak ancak
tüketicinin birbirini izleyen en az iki ödemede temerrüde düşmesi ha-
linde kullanılabilir. Konut finansmanı kuruluşunun bu hakkını kulla-
nabilmesi için en az bir ay süre vererek muacceliyet uyarısında bulun-
ması gerekir (TKHK m. 10/B/V).
Finansal kiralama işlemlerinde, tüketicinin muacceliyet uyarısın-
da verilen sürenin sona ermesini takiben, konut finansmanı kurulu-
şu kalan borcun tamamını ifa etme hakkını kullanmak üzere finansal
kiralama sözleşmesini feshettiği takdirde, konutu derhal satışa çıkar-
makla yükümlüdür. Konut finansmanı kuruluşu satış öncesinde konut
için 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 22. maddesinin birinci
fıkrasının (r) bendi uyarınca yetki verilmiş kişi veya kurumlara kıymet
takdiri yaptırtır. Takdir edilen kıymet, satıştan en az on iş günü önce
tüketiciye bildirilir. Konut finansmanı kuruluşu takdir edilen kıymeti
dikkate alarak basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle konutun sa-
tışını gerçekleştirir. Tüketici, konut finansmanı kuruluşunun zararının
konutun satışından elde edilen bedeli aşan kısmından sorumludur.
Konutun satışından elde edilen bedelin kalan borcu aşması halinde
aşan kısım tüketiciye ödenir. Konut finansmanına yönelik finansal ki-
ralama işlemlerinde 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu’nun 7, 25
ve 31. maddeleri uygulanmaz (TKHK m. 10/B/VI).
Tüketici, konut finansmanı kuruluşuna borçlandığı toplam miktarı
önceden ödeyebileceği gibi aynı zamanda bir ya da birden çok ödeme-
yi vadesinden önce yapabilir. Her iki durumda da konut finansmanı
kuruluşu, vadesinden önce ödenen taksitler için gerekli faiz indirimini
yapmakla yükümlüdür. Ödenen miktara göre gerekli faiz indiriminin
ve kredinin tüketiciye yıllık maliyet oranının hesaplanmasında Bakan-
lık tarafından çıkartılan ilgili Yönetmelik
8
hükümleri uygulanır (TKHK
m. 10/B XIII).
Faiz oranının sabit olarak belirlenmesi halinde, sözleşmede yer
verilmek suretiyle, bir ya da birden fazla ödemenin vadesinden önce
yapılması durumunda konut finansmanı kuruluşu tarafından tüketici-
8
Konut Finansmanı Sisteminde Erken Ödeme İndirimi ve Yıllık Maliyet Oranı He-
saplama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik, RG, 31/5/2007 –S.26538 yayım-
lanmıştır.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009127
den erken ödeme ücreti talep edilebilir. Erken ödeme ücreti gerekli faiz
indirimi yapılarak hesaplanan ve tüketici tarafından konut finansma-
nı kuruluşuna erken ödenen tutarın yüzde ikisini geçemez. Oranların
değişken olarak belirlenmesi halinde tüketiciden erken ödeme ücreti
talep edilemez (TKHK m. 10/B XIV).
4.2.3. Tüketicinin Bilgilendirilmesi
Tüketicinin sözleşme şartları hakkında bilgilendirilmesi, sözleşme
kurulmadan önce ve sözleşme kurulduğu sırada yerine getirilmesi ge-
reken önemli bir haktır. Tüketicinin sözleşmenin kurulmasından önce
etki altında kalmadan iradesini serbestçe kullanabilmesi tam ve doğru
bilgilendirilmesine bağlıdır. Tüketicinin sözleşme kurulması sırasında
bütün sözleşme şartlarını ve sözleşmenin doğurduğu hükümler hak-
kında yeterince aydınlatılması tüketicinin haklarını ve borçlarını bil-
mesi için gereklidir.
Avrupa Adalet Divanı “bilinçli tüketici” modelini geliştirmiştir,
bunun anlamı tüketicinin ürünler veya hizmetler hakkında bilinçli bir
seçim yapabilmek için yeterli bilgiye sahip olmasının sağlanmasıdır.
Bilinçli tüketici modeli bakımından bilgilendirme en önemli strateji
olabilir. Özellikle kredinin maliyeti konusunda bilinçli karar verebil-
mesi ve farklı kredi tekliflerini mukayese edebilmesi tüketicinin bilgi-
lendirilmesi ile gerçekleşebilir.
9
AB Direkfiti’nde tüketicinin bilgilendirilmesi ile ilgili m. 6 hük-
müne göre kredi veren ile tüketici arasında kredi kartı hesaplarından
farklı bir cari hesaba avans şeklinde kredi verilmesi konusunda bir
sözleşmenin olması durumlarının Direktif kapsamı dışında tutulma-
sını öngören m. 2 (1e) hükümleri dikkate alınmaksızın, sözleşmenin
kurulmasından önce veya kurulduğu tarihte şu hususlarda tüketici
bilgilendirilmelidir:
Varsa kredi limiti-
Sözleşmenin kurulduğu tarihten itibaren geçerli yıllık faiz oranı -
veya masraf ve harçlar ve bunların hangi şartlarda değiştirilebileceği
Sözleşmenin sona erdirilmesine ilişkin usul konuları-
9
Halfmeier, s. 162.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009128
Ayrıca tüketiciye kredi veren sözleşme devam ettiği sırada yıllık
faizde ve masraflarda ortaya çıkacak her değişiklik çıkış anında haber
verilmelidir.
Zımni olarak açık kredileri izin verilen üye devletlerde yıllık faiz
oranı, masraf ve harçlar konusunda ve açık kredi süresinin 3 ayı geçtiği
durumlarda yıllık faiz oranı, masraf ve harçlardaki değişiklikler konu-
sunda tüketiciye bilgi verilmesini sağlamak için gereği yapılmalıdır.
10
Ayrıca kredi reklamlarıyla ilgili reklam veya kredi öneren işyeri
duyurularında “yıllık efektif faiz oranı”nın gösterilmesi gerektiği belir-
tilmiştir (m. 3) . Türk hukukunda ise TKHK m. 16 ve 17 hükümlerine
dayanılarak çıkarılan Ticari Reklam ve İlanlara ilişkin İlkeler ve Uygu-
lama Esaslarına Dair Yönetmelik m. 7/c-3’te kredili satış gibi ödeme
şartları hakkındaki reklamların eksik bilgi vererek anlam karışıklığına
yol açarak veya abartılı iddialar ileri sürerek yanlış izlenimler yarat-
mak suretiyle tüketiciyi doğrudan veya dolaylı olarak yanıltabilecek
ifadeler veya görüntüler içeremeyeceği, m. 7/e’de krediyle ilgili rek-
lamların malın peşin satış fiyatı, teminat, ödeme takvimi, faiz oranı,
malların toplam maliyeti veya diğer satış şartları konusunda yanlış an-
lamaya yer verecek şekilde sunulamayacağı, m. 7/f’de kredi vermeyi
ilişkin reklamlarda kredinin türü ve vadesi, istenen teminatlar veya
aranan diğer özellikler, geri ödeme koşulları, gerçek faiz ödemeleri ve
olası diğer ödentiler hakkında tüketiciyi yanıltabilecek hiçbir ifadeye
yer verilemeyeceği düzenlenmiştir.
Türk hukukunda TKHK m. 10 ve Tüketici Kredisi Yönetmeliği’nde
tüketicinin bilgilendirileceği konular düzenlenmiştir. Tüketicinin, tü-
ketici kredisi sözleşmesini imzalamadan önce ve kurulmasından önce
sözleşme hakkında bilgilendirilmesi zorunludur. Tüketicinin bu söz-
leşmeyi imzalamasıyla kendisine verilen yazılı sözleşme örneğinde
tüketici kredisi sözleşmesinde bulunması zorunlu unsurların varlığını
bilmesi mümkün olacaktır. Ayrıca kredi verenin sözleşmeden doğan
10
Toplam yıllık gerçek maliyet oranı tüketicinin objektif bilgi edinmesini sağladığın-
dan tüketici uygulanacak faiz oranının gerçek yüküne göre durumunu değerlen-
direbilir ve piyasada çeşitli kuruluşlarca uygulanan faiz oranları arasında karşılaş-
tırma yapma imkanına kavuşur. Baykan, Renan, Tüketici Hukuku Mevzuatına İlişkin
Yorum-Eleştiri-Öneri, Güncelleştirilmiş 2. baskı , İstanbul Ticaret Odası Yayını:
2005-41 İstanbul 2004, s. 420.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009129
yükümlülüklerini ifa etmemesi durumunda haklarını bilme imkânına
kavuşacaktır.
Konut finansmanı sözleşmelerinde ise değişken faiz varsa tüke-
ticinin bilgilendirilmesinin ilgili Yönetmelik ‘teki usul ve esaslarına
göre yapılması gereklidir.
11
Konut finansmanı kapsamındaki kredile-
rin yeniden finansmanı halinde ise Konut Finansmanı Kapsamındaki
Kredilerin Yeniden Finansmanına İlişkin Usul ve Esasları Hakkında
Yönetmelik
12
hükümleri dikkate alınmalıdır.
5. Tarafların Borçları
5.1. Kredi Verenin Borçları
5.1.1. Krediyi Vermek
Tüketici kredisi sözleşmesinde belirlenen şartlara göre belirlenen
kredi miktarını kredi alan tüketiciye verecektir. Kredi, kredi alan kişi-
ye veya onun emriyle bir üçüncü kişiye ödenebilir. Kredinin ödenme
zamanı sözleşmede aksine bir düzenleme yoksa sözleşmenin kurul-
masından sonra derhal ödenmesi gerekir. Tüketici, kredi verilmemesi
durumunda kredi verene ihtar çekerek BK m. 103 hükmü göre temer-
rüt faizini ve zararı varsa munzam zararı da (BK m. 105) isteyebilir.
13
Tüketici, tüketici kredisi sözleşmesi yapılmadan önce veya sonra
borç ödemede aciz duruma düşmesi durumunda banka da borcu ifa-
dan kaçınabilir.
Kredi veren, tüketicinin başvuru formunda doğru bilgiler vermedi-
ğini belirlerse kredi kullandırmaktan vazgeçebilir, kredi kullanılmışsa
sözleşme feshedilebilir ve borç muaccel kılınabilir. Ancak bu yetkinin
önemli konularda kullanılması gerekir, çünkü aksi takdirde MK m. 2
hükmü gereği hakkın kötüye kullanılması sayılabilir.
14
5.1.2. Bağlı Kredilerde Kredi Verenin Sorumluluğu
Tüketici kredisiyle satın alınan malın teslim edilmemesi veya
ayıplı teslimi durumunda kredi veren de tüketiciye karşı sorumlu
11
RG, 31/3/2007-S.26338.
12
RG, 29/9/2007 –S.26658.
13
İnal, s. 223.
14
İnal, s. 224.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009130
tutulabilir.
15
AB Direktifi’nde, üye devletler eğer kredi ile satın alınmış tüketici-
nin satın aldığı malın teslim edilmemesi veya ayıplı olması durumun-
da kredi sözleşmesi, tüketicinin satıcı veya sağlayıcıya karşı hakları
etkilemez (m. 11 (1)).
16
AB Direktifi’nde m. 11 (2) hükmüne göre kredi verenin tüketici-
ye karşı malın teslim edilmemesi veya ayıplı teslimi halinde sorumlu
tutulabilmesi mümkündür. Bu sorumluluğun doğması için şu şartlar
olmalıdır:
a. Mal ve hizmetlerin edinilmesi için satıcıdan başka kişiyle bir
kredi kararlaştırılmış olması gerekir.
b. Belirli bir satıcıdan mal ve hizmet edinilmesi amacıyla ve sade-
ce belirli bir kredi veren tarafından tüketiciye verilen krediler, kredi
veren ile satıcı arasında önceden var olan bir anlaşmaya dayanması
gerekir.
c. a) Bendinde anılan tüketici, satıcı ile kredi veren arasındaki bu
anlaşmaya göre krediyi alması gerekir.
d. Kredi sözleşmesine konu mal ve hizmetler yerine getirilmemesi
veya kısmen veya sözleşmeye uygun olmayan bir şekilde yerine geti-
rilmesi gerekir.
e. Tüketici satıcıya karşı haklarını ileri sürse de başarıya ulaşama-
mış olmalıdır. Tüketici kredi verene karşı haklarını kullanabilir. Üye
devletler nereye kadar ve hangi şartlar altında bu hakkın kullanılabi-
leceğini düzenler.
Burada, 200 Ecu’nun altındaysa f. 2 geçerli değildir.
TKHK m. 10/V “Kredi verenin, tüketici kredisini, belirli marka bir mal
veya hizmet satın alınması ya da belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile yapılacak
satış sözleşmesi şartı ile vermesi durumunda satılan malın veya hizmetin hiç
ya da zamanında teslim veya ifa edilmemesi halinde kredi veren tüketiciye
karşı satıcı veya sağlayıcı ile birlikte müteselsilen sorumlu olur”.
15
Aslan, s. 380; Akipek, s. 288.
16
Özsunay, AB Hukuku, s. 56.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009131
TKHK’da iki tür bağlı tüketici kredisi düzenlenmiştir. Belirli mar-
ka bir mal veya hizmet satın alınması için verilen tüketici kredisi türü
ve belirli bir satıcı veya sağlayıcı ile sözleşme yapma şartıyla verilen
tüketici kredisi türü belirtilmiştir. Bağlı tüketici kredilerinde, üç ayrı
sözleşme vardır.
17
Bağlı kredide, belirli bir satıcının veya üreticinin şatışlarını artır-
mak amacı vardır. Kredi verenin satıcıyla sorumlu olması hukuka uy-
gundur, çünkü kredi veren o satıcının ürünlerinin satılması için kredi
vermektedir, o firmanın güvenilir bir firma olduğunu ve ürünlerin
ayıpsız olduğunu tekeffül etmektedir.
TKHK m. 10 hükmüne göre, kredi veren bağlı tüketici kredisini
vermekle sorumluluk altına girmektedir. 4822 sayılı Kanun’la değişti-
rilmeden önce hüküm, amaca tam olarak uygun bulunmamaktaydı,
18
çünkü bu sorumluluk sadece, malın ayıplı olmasına dayandırılmıştı,
satış sözleşmesinden doğabilecek diğer ifa engelleri, borca aykırılık
halinde ifanın hiç yapılmaması veya kısmen yapılması maddede yok-
tu. Bu boşluk 4822 sayılı Kanun’la dolduruldu. Doktinde 4077 sayılı
TKHK’daki kredi verenin sorumluluğunu düzenleyen hükmün, ban-
kalar ve finans kurumlarını adeta tüketici kredisi kullandırtmamaya
yönelttiğini ileri sürülmüştür
19
. Kanımızca bağlı kredilerde kredi ve-
renin sorumlu olmasının kabul edilmesi tüketicinin korunmasında
olumlu bir adımdır, çünkü satıcının edimini ifa etmemesi veya eksik
veya ayıplı ifa etmesi durumunda tüketici malın veya hizmetin bede-
lini ödememe veya eksik ödeme gibi imkânları kullanmaktan yoksun-
du, satış sözleşmesinden bağımsız olan kredi sözleşmesi çerçevesinde
kredi verene karşı haklarını ileri süremiyordu.
Kredi verenin tüketiciye karşı ayıplı maldan veya hizmetten so-
rumluluğu TKHK m. 4/III ve m. 4/A /III hükümlerinde de düzenlen-
miştir.
Kredi verenin bağlı kredi verilmesindeki sorumluluğunu düzen-
leyen TKHK m. 10/V hükmünün uygulanması için belirli bir malın
17
Özsunay, Ergun, panel, s. 5; Akipek, s. 182.
18
Aslan, s. 380; Ulusan, İlhan, “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun’un (TKHK) 10. Maddesinin Dördüncü Fıkrasında Yer Alan Banka Ve Fi-
nans Kurumlarının Tüketiciye Karşı Müteselsil Sorumluluğu Üzerine Bazı Tespit
ve Düşünceler,” Prof. Dr. Turhan Esener’e Armağan, Ankara 2000, s. 93.
19
Teoman, Ömer, Yaşayan Ticaret Hukuku, C.I, Kitap 7, İstanbul 1997, s. 245.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009132
veya belirli bir hizmetin satın alınması şartıyla veya belirli bir satıcı
veya sağlayıcıyla bir satış sözleşmesi yapılması şartıyla kredi veril-
melidir. Belirli bir mal veya hizmetin sadece cins olarak belirlenmesi
yeterli olmaz.
20
Bu sorumluluk için bazı şartlar gerçekleşmelidir: Tüke-
ticinin kredi sözleşmesini kendisine mal ve hizmet sağlayandan başka
bir kişiyle yapması; kredi verenle mal veya hizmet sağlayan arasında
mevcut bir sözleşmenin mevcut olması ve kredinin bu sözleşme gere-
ği, kredi verence, münhasıran mal veya hizmet sağlayanın müşterileri-
ne mal ve hizmet sağlayandan mal veya hizmet edinmek için vermesi;
münhasıran kredi veren ile mal veya hizmet sağlayan mevcut sözleş-
me gereği tüketici krediyi almış olması; kredi sözleşmesinin konusu
olan mal veya hizmetin teslim edilmemesi veya kısmen teslim edilme-
si veya ayıplı ifa edilmesi; tüketicinin mal veya hizmet sağlayana karşı
haklarını kullanması, ancak başarılı olmaması şartları gerçekleştiğinde
kredi veren satış veya hizmet tedarik sözleşmesinin ifa edilmemesi
veya kısmen ifası veya ayıplı olmasından dolayı sorumlu olacaktır.
Bağlı kredi verilmesi durumunda kredi verenin sorumluluğunun
iki temel özelliği vardır. Birincisi kredi verenin tüketiciye karşı mü-
teselsilen sorumlu tutulmasıdır. Bu sorumluluk, tüketici yararınadır,
21
çünkü tüketici satıcı, sağlayıcı, acenta, bayi, temsilci, imalatçı-üretici ve
ithalatçı yanında kredi verene karşı da malın veya ayıplı olmasından
dolayı başvurabilir. TKHK‘dan önce, kredi verene satış sözleşmesinin
tarafı olmadığı için başvurma imkanı yoktu. Böylece tüketici daha gü-
venli bir duruma geçmiştir
22
çünkü kredi veren ön anlaşma yapacağı
imalatçı-üreticiyi, satıcıyı, acenteyi, ithalatçıyı seçerken daha özenli
davranmak zorunda kalacaktır. İkincisi ise, kredi verenin sorumlulu-
ğu ikinci derecede değildir, ilk derecede ve diğerleriyle eş düzeydedir.
Böylece tüketici öncelikle satıcı veya sağlayıcıya başvurmak durumun-
da değildir. Kredi verenin bu sorumluluğunun, geniş bir sorumluluk
olduğu, en azından ikinci derecede sorumluluk olması durumunda
daha isabetli olacağını belirtilmiştir.
23
Bu hükmün kâğıt üzerinde kala-
cağı ve kredi verenlerin bağlı kredi vermeme yönünde düşünecekleri-
20
Ulusan, s. 92.
21
Demir, Mehmet, “4822 sayılı Kanun ile Tüketici Sözleşmeleri Alanında Getirilen
Yenilikler”, Batider, Yıl 2003, C. XXII s. 1, s. 225.
22
Ulusan, s. 92.
23
Aslan, s. 381; Ulusan, s. 93.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009133
ni ve tüketici aleyhine olduğu ileri sürülmüştür.
24
Kanımızca müteselsil
sorumluluğun kabul edilmiş olması, Borçlar Hukuku’ndaki sözleşme-
nin nispiliği ilkesini aşıldığını gösterir. Kredi verenin tüketici ile anlaş-
ma yapacak olan satıcı, acente ithalatçıyı seçiminde özenli davranma-
sını sağlaması bakımından müteselsil sorumlu tutulması olumludur,
ancak kredi verenin seri ayıplı mallarda ortaya çıkan ayıptan dolayı
sorumlu tutulması, sorumluluğunun genişlemesi anlamına gelecek-
tir. Bu nedenle AB Direktifi’ndeki gibi kredi verenin sorumluluğunun
ikincil bir sorumluluk olarak düzenlenmesi daha uygun gözükmekte-
dir.
Tüketici, kredi sözleşmesiyle elde ettiği parayı kullanarak satın al-
dığı mal veya hizmet ayıplı çıkarsa sözleşmeden dönmek istediğinde
malı iade edeceği kişi ile ödediği parayı iade isteyeceği kişi başkadır.
Bu nedenle bağlı tüketici kredisiyle satın alınan malın veya hizmetin
ayıplı olması halinde tüketicinin kredi sözleşmesinden de kurtulabil-
mesi imkânının sağlanması yeterlidir.
Tüketici, ayıplı mal veya hizmet nedeniyle sahip olduğu seçimlik
hakları kredi verene karşı kullanabilir. Tüketicinin seçeceği seçimlik
hak, kredi sözleşmesini de etkileyecektir.
Ayıplı mal durumunda tüketicinin kullanabileceği seçimlik hak-
ları şunlardır:
a. Malı iade ederek sözleşmeden dönme,
b. Malı alıkoyup maldaki ayıp oranında satış bedelinden uygun
miktarın indirilmesi,
c. Misli bir mal ise ayıpsız çeşidiyle değiştirilmesi,
d. Ayıplı malın ücretsiz onarımıdır (TKHK m. 4/II) .
Ayıplı hizmet durumunda tüketicinin kullanabileceği seçimlik
hakları ise şunlardır:
a. Sözleşmeden dönme
b. Hizmetin yeniden görülmesi
c. Ayıp oranında bedel indirimidir (TKHK m. 4/A II) .
24
Baykan, s. 435.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009134
Ayıplı malın neden olduğu zarardan dolayı kredi veren sorumlu-
dur. Zarar kavramına “her türlü zarar” girmektedir.
25
Tüketici, malın
onarılmasını veya yenisiyle değiştirilmesini seçerse ve bu talebi yerine
getirilirse kredi sözleşmesi bundan etkilenmez. Ancak tüketici, sözleş-
meden dönme hakkını kullanırsa sözleşmesinin geçersiz hale gelecek,
bu geçersizlik tüketici kredisi sözleşmesini de geçersiz hale getirecek-
tir. Ayıplı mal nedeniyle tüketici sözleşmeden döndüğünde tüketici
ayıplı malı satıcıya iade edecektir, satıcı kredi verenden almış olduğu
bedeli kredi verene geri verecek ve kredi veren tüketicinin ödemiş ol-
duğu taksitleri tüketiciye geri ödeyecektir. Kredi veren taksitleri tüke-
ticiye geri öderken faiz veya masraf olarak kesinti yapıp yapamaya-
cağı tartışmalıdır. Akipek’e
26
göre taksitlerin geri ödenmesi sırasında
kredi verenin masraf isteyemeyeceğini ancak faiz alabileceğini, Aslan
27
ise kredi verenin hiçbir şekilde masraf veya faiz isteyemeyeceğini ileri
sürmektedir. Kanımızca kredi verenin taksitlerin geri ödenmesi sıra-
sında faiz veya masraf alması tüketicinin korunmasını amacına aykırı
olacaktır. Sözleşmeden dönme durumunda tüketici ödediği bedeli geri
isteyebilir.
28
Kredi veren tüketiciden herhangi bir faiz, masraf talep
edemez. Tüketici, malın ayıplı olmasından dolayı sözleşmeden dön-
mesi durumunda, sözleşmeyi hiç yapmasaydı bulunacağı durumdan
daha fazla zarar görmemelidir.
29
Kredi verenin ayıplı maldan sorumlu olmayacağına ilişkin tüketici
kredisi sözleşmesine konulan kayıtlar, geçersizdir.
30
Kredi verenin ifa etmemeden sorumluluğu 4822 sayılı Değişiklik
Kanunu’yla TKHK’na getirilmiştir. Kanımızca bu düzenleme tüketici-
nin korunması için olumlu bir adımdır.
TKHK m. 10/B/IX hükmüne göre konut kredilerinde 2499 sayı-
25
Ulusan, s. 93.
26
Akipek, s. 96.
27
Aslan, s. 382.
28
Yavuz, Cevdet/Özen, Burak/Acar, Faruk, Türk Borçlar Hukuku, Özel Hükümler, İs-
tanbul 2007, s. 141 vd.; Serozan, Rona, “Tüketiciyi Koruma Yasasının Sözleşme
Hukuku Alanındaki Düzenlemesinin Eleştirilmesi”, Yasa Hukuk Dergisi , C.XV, s.
173/4, 1996, s. 595; Ceylan, Ebru, Türk Hukukunda Taşınır Satımı Sözleşmesinde
Sözleşmeden Dönme, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1998, s. 14.
29
Aslan, s. 382.
30
Aslan, s. 382.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009135
lı Sermaye Piyasası Kanunu’nun 38/A maddesinin birinci fıkrasında
tanımlı konut finansmanından kaynaklanan işlemlerde kredi veren
konut finansmanı kuruluşu, krediyi belirli bir konutun satın alınması
ya da belirli bir satıcı ile yapılacak satış sözleşmesi şartı ile vermesi
durumunda, konutun hiç ya da zamanında teslim edilmemesi halinde
kredi veren satıcı ile birlikte, tüketiciye karşı, kullandırılan kredi mik-
tarı kadar müteselsilen sorumlu olur. Konut finansmanı kuruluşları
tarafından verilen kredilerin ipotek finansmanı kuruluşlarına, konut
finansmanı fonlarına veya ipotek teminatlı menkul kıymet teminat
havuzlarına devrolması halinde dahi, kredi veren konut finansmanı
kuruluşunun sorumluluğu devam eder. Krediyi devralan kuruluş bu
madde kapsamında sorumlu olmaz.
5.1.3. Teminat Verilmesi Halinde Sorumluluğu
Kredi veren tüketiciden alacağı borcu için şahsi teminat istemesi
durumunda bu teminatın adi kefalet olması kabul edilmiştir. TKHK
m. 10/III c.son ‘da tüketicinin “asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun
ifasını isteyemeyeceği” düzenlenmiştir. Böylece bu hüküm emredici ol-
duğundan aksi kararlaştırılamaz, aksine kayıtlar geçersizdir.
31
Olağan
kefalette kredi verenin asıl borçlu olan tüketiciye başvurması gerekir
(BK m. 486). Kredi veren bunun aksine davranırsa kefil, öncelikle asıl
borçluya başvurması gerektiğine dair tartışma def’ini ileri sürebilir.
32
Eğer borçlu iflas etmişse veya borcun iflası ilan olunmadıkça rehnin
paraya çevrilmesi imkânı yoksa veya takip alacaklının kusuru olmak-
sızın semeresiz kalmışsa veya borçluyu Türkiye’de takip imkânı yoksa
artık kefil bu hakları ileri süremez (BK m. 486/II). Bu hallerden biri
varsa kredi veren kefile başvurabilir.
Kefil, tartışma def’inin dışında teminat olarak ayrıca rehin varsa
kefil kendisine başvurulmadan önce rehnin paraya çevrilmesi def’ini
ileri sürebilir.
33
TKHK m. 10/B VIII hükmüne göre kullanılan finansmanın temi-
natı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, konut finansmanı kurulu-
31
Zevkliler/Aydoğdu, s. 293.
32
Tandoğan, Haluk, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C. 1/II, 5. basım, Ankara 1992,
s. 762.
33
Tandoğan, s. 762.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009136
şu asıl borçluya ve diğer teminatlara başvurmadan, kefilden borcun
ifasını isteyemez.
5.1.4. Ödemeleri Kıymetli Evraka Bağlama Yasağı
AB hukukunda, tüketici kambiyo senedi yasağı ile koruma altına
alınmıştır.
AB Komisyonu’nun ilk direktif önerisinde m. 12(a) bendinde kre-
di sözleşmeleri çerçevesinde teminat veya ödeme aracı olarak poliçe
ve bono kullanılamayacağı kabul edilmiştir. AB Ekonomik ve Sosyal
Heyeti bu öneriyle ilgili bu yasağın vazgeçilmez olduğunu ve bu ya-
sağın sadece satıcı ve tüketici arasındaki ilişkiler için geçerli olacağını
belirtmiştir.
34
AB Tüketici Kredisine İlişkin Direktif’te ise ilgili devletlerin bu
konuda tüketiciye uygun bir koruma sağlamaları gerektiği düzen
lenmiştir.
35
Bu hükmümde şu düzenleme vardır: “Kredi sözleşmeleri ile
ilgili olarak tüketiciye a- poliçe ve bono ile ödemede bulunma, b- poliçe ve bono
ve çek ile teminat verme imkânı tanıyan Üye Devletler, bu senetlerin anılan
amaçlar için kullanılması sırasında tüketicinin uygun bir korumadan yarar-
lanmasını sağlarlar” (m. 10)
AB Komisyonu, 11.09.2002 tarihinde tüketici kredisi pazarındaki
gelişmeler nedeniyle yeni bir Direktif önerisi kabul etmiştir. Bu öneri
m. 18 hükmünde kredi veya garanti sözleşmesinden doğan alacağın
alacaklısı veya kredi vereni için tüketiciden veya kefilden bu sözleşme-
den doğan yükümlülüklerin yerine getirilmesi için poliçe veya bono
vermesini önermek veya talep etmek yasağı ve borç miktarının tama-
men veya kısmen geri ödenmesinin teminatı için çek keşide etmesi ta-
lebinde bu kişilerden bulunamayacağı düzenlenmiştir.
36
TKHK m. 10/VI hükmüne göre “Kredi verenin ödemeleri bir kıymetli
evraka bağlaması ya da krediyi kıymetli evrak kabul etmek suretiyle teminat
altına alması yasaktır. Bu yasağa rağmen tüketiciden bir kıymetli evrak alına-
34
www.europa.eu.int
35
Uzunallı Eroğlu, Sevilay, “ Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un Kıymetli
Evrak Hukukuna Etkileri”, Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 6, s. 1 2004, s.
118.
36
www.europa.eu.int
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009137
cak olursa, tüketici bu kıymetli evrakı kredi verenden geri istemek hakkına sa-
hiptir. Ayrıca, kredi veren kıymetli evrakın ciro edilmesi sebebiyle tüketicinin
uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür”.
Bu hükümde, tüketicinin korunması için kredi verenin ödemeleri-
ni kıymetli evraka bağlamış veya krediyi kıymetli evrak kabul ederek
teminat altına alması yasağı düzenlenmiştir.
37
Bu yasağa uyulmaması
durumunda tüketici, kredi verenden kıymetli evrakı geri isteme hak-
kına sahiptir. Tüketici, kıymetli evrakın ciro edilmesi nedeniyle zara-
ra uğraması durumunda, bu zararı tazminle yükümlüdür. Bu hüküm
kanımızca tüketici lehine olup olumludur.
38
Bu hükme aykırılık duru-
munda TKHK m. 25 hükmündeki idari para cezası ve senedin geçersiz
olması yaptırımları vardır.
TKHK m. 10/B X hükmüne göre konut finansmanı kuruluşunun
ödemeleri bir kıymetli evraka bağlaması ya da kıymetli evrak kabul
etmek suretiyle teminat altına alması yasaktır. Bu yasağa rağmen tü-
keticiden bir kıymetli evrak alınacak olursa, tüketici bu kıymetli evrakı
konut finansmanı kuruluşundan geri isteme hakkına sahiptir. Ayrıca,
konut finansmanı kuruluşu kıymetli evrakın başkasına devri sebebiyle
tüketicinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
5.2. Tüketicinin Borçları
5.2.1. Krediyi Kabul Etmek
Tüketici kredisinde, kredi alan tüketicinin faiz ödemesi gereklidir,
bu nedenle kredi veren ödünç tutarını alınmasını isteme hakkı vardır
(BK m. 307, TTK.m.3-21/II).
39
37
Aslan, s. 384; Serozan, bu yasağı en çarpıcı yeniliklerden biri olarak belirtmekte-
dir. Serozan, Değişiklik , s. 344.
38
Aynı kanaatte, Demir, s. 226. Ancak Akipek’e göre, kambiyo senedi almayı ya-
saklamakla bu sorun çözülemez, çünkü kıymetli evrak alımı uygulamada en çok
kullanılan teminat çeşitlerinden biridir. Tüketici için de diğer teminatlara göre ve-
rilebilecek en kolay teminattır, ama sakıncası da vardır. Kambiyo senedinin kredi
verence tedavüle çıkarılması ve üçüncü kişilere devredilmesi durumunda tüketici,
kredi verene karşı ileri süreceği def’ileri üçüncü kişilere karşı ileri süremez. Aki-
pek, s. 303-304.
39
İnal, s. 224.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009138
5.2.2. Krediyi Geri Ödemek
Tüketici, sözleşme süresi kadar bir dönemde kredi geri ödemesi-
ni taksitler halinde ve her taksiti vadesi geldiğinde faizi ve diğer fer’i
masraflarıyla birlikte ödemelidir.
40
5.2.3. Faizi ve Diğer Masrafları Ödemek
Faiz, tüketici kredisi sözleşmesinin en önemli unsurlarından biri-
dir. Faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak olsa da ayrı bir alacak olduğu
için faizin ödenmesi kısmi ödeme değildir.
41
Faiz, para olarak borçlanı-
lan bir sermayenin geliri olup, zamanla birlikte yürür.
42
TKHK m. 10/
II f hükmüne göre gecikme faiz oranı kredi verenin keyfi belirlemesine
karşı
43
şu şekilde düzenlenmiştir: “Akdi faiz oranının yüzde otuz fazlasını
geçmemek üzere gecikme faizi oranı”, akdi faiz oranı ise Tüketici Kredisi
Yönetmeliği m. 4d hükmüne göre tüketici kredisi sözleşmesinde yer
alan faiz oranıdır. TKHK’da ise akdi faiz düzenlenmemiştir, taraflar
akdi faizi serbestçe belirleyebilirler, ancak gecikme faizini belirleme-
de kanundaki sınırlamaya uymaları gerekir. Sözleşmede gecikme
faizi oranının önceden belirtilmiş olması, kredi verenin bu oranı de-
ğiştirmesini engelleyerek tüketicinin haklarını daha iyi korumasında
yararlıdır.
44
Tüketici kredisi sözleşmesinde bulunması zorunlu unsur-
lardan “faizin hesaplandığı yıllık oran” tüketicinin ödünç aldığı parayı
hangi faiz oranıyla geri ödeyeceğini bilmesini ve faiz artışlarından
olumsuz etkilenmemesini sağlamaktadır.
45
Avrupa Birliği Hukukunda Tüketici Kredilerine İlişkin 6.
Direktif ile TKHK m. 10 Hükmünün Tüketici Kredisiyle
İlgili Sorunlarda Getirdikleri Çözümler Bakımından
Değerlendirilmesi
40
İnal, s. 223.
41
Oğuzman, M. Kemal /ÖZ, Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2006, s.
221, Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,
7. baskı, İstanbul 1993, s. 786.
42
Aybay, Aydın, Borçlar Hukuku Dersleri, Genel Bölüm, 12. baskı, İstanbul 2000, s.
108.
43
Kadıoğlu, Kamil, Gerekçeli-Açıklamalı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 2. bas-
kı, Ankara 2005, s. 415.
44
Zevkliler/Aydoğdu, s. 287.
45
İnal, s. 203.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009139
AB hukukunda Tüketici Kredilerine İlişkin Direktif ile TKHK m.
10 arasında farklı düzenlemeler bulunduğu gibi paralel hükümler de
bulunmaktadır.
Öncelikle iki hukuki düzenleme arasındaki farklı hususlar şunlar-
dır:
- AB Direktifi’nde m. 1 (2) (a) hükmünde tüketici kredilerini kul-
lanmada “gerçek kişi” “ tüketici” olarak kabul edilmişken, TKHK m. 3’e
hükmüne göre ise “tüketici” gerçek ve tüzel kişi’leri içermektedir.
- AB Direktifi m. 1 (2) (b) hükmüne göre “kredi veren” olarak “ticari
ve mesleki faaliyetlerinin devam edilmesi için kredi veren gerçek ve tüzel kişi-
ler” kabul edilmişken, TKHK m. 3k hükmüne göre “mevzuatları gereği
tüketicilere nakit kredi vermeye yetkili olan banka, özel finans kuruluşu ve
finansman şirketleri”, “kredi veren” dir.
- AB Direktifi’nde tüketici kredisi hükümleriyle ilgili olarak bir
arsa veya arazide veya mevcut veya inşa edilecek bir yapıda edinile-
cek mülkiyet haklarına ilişkin kredi sözleşmelerine uygulanmayacağı
düzenlenmişken,
46
TKHK m. 3’e göre mal kavramının kapsamına “ko-
nut ve tatil amaçlı taşınmazlar”da girdiğinden, bu mallara da tüketici
kredileri uygulanacaktır.
- AB Direktifi, belirli miktar altında kalan krediler ve üstündeki
krediler için
47
uygulanmayacaktır, TKHK m. 10 hükmünde ise tüketici
kredisinin miktarı ile ilgili bir sınırlama yapılmadığından her çeşit tü-
ketici kredilerine bu hüküm uygulanacaktır.
- AB Direktifi’nde tüketici kredisinde tüketicinin kıymetli evrakla
ödeme yapması veya teminat verebilmesi mümkünken, TKHK m. 10/
VI hükmünde kıymetli evrakla ödeme yasağı getirilmiştir.
- AB Direktifi’nde tüketici kredisine teminat olarak diğer temi-
natlardan söz edilmemişken, TKHK m. 10 /III hükmünde ise tüketici
kredisi için kişisel teminat verilmesi durumunda kefaletin adi kefalet
olacağı düzenlenmiştir. AB Direktifinde kredi verenin sorumluluğu
ikinci derecede düzenlenmişken, TKHK m. 10 / V hükmüne göre kre-
di veren müteselsil sorumludur.
46
İnal, konut, s. 228.
47
Bu durum, Aslan’a göre önemli bir eksiklik değildir. Aslan, s. 385.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009140
Bazı hususlar ise AB Direktifi’nde düzenlenmişken, TKHK m. 10
hükmünde düzenlenmemiştir:
- AB Direktifi m. 2 (1) hükmünde tüketici sözleşmeleri yanında
kredi vaadi sözleşmelerini de düzenlemiştir. TKHK m. 10 hükmünde
ise sadece tüketici kredisi sözleşmeleri belirtilmiştir.
- AB Direktifi m. 2 (1) a-g hükümlerinde tüketici kredisiyle ilgili
hükümlerin uygulanmayacağı durumlar ve uygulama alanı dışındaki
haller düzenlenmişken, TKHK m. 10 hükmünde ise tüketici kredile-
rinin uygulanacağı durumlar mevcutken, uygulama kapsamı dışında
kalanlar ise belirtilmemiştir.
- AB Direktifi m. 6 (1-3) hükümlerinde kredi kartı hesabı dışında
cari hesap üzerinde avans verilmesi şeklinde kredi açılması ile ilgili
özel düzenleme yapılmıştır.
- AB Direktifi m. 12 hükmünde kredi verenin izin alması ve gö-
zetim ve denetim altında olmaları düzenlenmişken, TKHK ise kredi
verenin izin, gözetim ve denetimle ilgili hususlarda özel mevzuata
gidilmektedir. AB Direktifi’ne kredi verenin ve krediye aracılık eden
kişilerin resmi makamlardan izin alması gerekir. İzin, sadece kredi
veren kuruluşlar için değil, tüketici kredisi veren mal ve hizmet sağ-
layıcıları bakımından da düzenlenmiştir (m.12 (1a). Kredi veren veya
kredi sözleşmelerine aracılık eden kişilerin resmi bir makam veya ku-
ruluş tarafından denetlenmeleri gerekir. Üye devletler, amaca uygun
önlemleri almakla yükümlüdür (12 (1b) Ayrıca üye devletler, tüketici
kredilerine ilişkin şartları ve kredi sözleşmelerinden doğan şikâyetleri
dinlemek ve bilgilendirmekle görevli kuruluşları meydana getirecek-
lerdir (12 (1c)).
- AB Direktifi’ne göre, üye devletler bu Direktif’teki tüketiciyi ko-
ruyucu çözümlerden tüketici aleyhine ayrılmayacaklardır. Üye devlet-
ler ayrıca bu Direktif uyarınca çıkaracakları kuralların kredi sözleşme-
sinin özel bir şekilde düzenlenmesi veya kredi miktarının bölünmesi
suretiyle ortadan kaldırılmamasını temin ederler (m. 14). TKHK m.
10/I c son hükmüne göre ise Direktif’e yakın bir düzenleme olarak
şunu belirtmek mümkündür: “Taraflar arasındaki sözleşmede öngörülen
kredi şartları sözleşme süresi içinde tüketici aleyhine değiştirilemez”.
- AB Direktifi, çeşitli hukuki sorunlarda üye devletlerin amaca uy-
gun düzenlemeler yapmasına imkân vermektedir. TKHK m. 10 hük-
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009141
münde ise bu türde bir özel düzenleme yoktur. Üye devletler tüke-
tici kredilerinde tüketiciler bakımından daha fazla koruyucu çözüm-
ler öngörebilir (m.15). Bu durum Özsunay tarafından eleştirilmiştir.
Özsunay,
48
önemli hukuki sorunlara çözüm getirilmemesini eksik ola-
rak görmekte ve bu alanda yeniliklerin Türk hukukuna aktarılabilmesi
ve AB Direktifi’yle uyumun sağlanması için yeniden bir düzenleme
yapılmasının gerektiğini ileri sürmüştür. Aslan
49
ise tüketici kredile-
rinde cayma hakkının düzenlenmemiş olması nedeniyle tüketicinin al-
dığı krediyi sonradan aldığı bilgilere göre gözden geçirme imkânından
yoksun kaldığını kanımızca da haklı olarak ileri sürmüştür. Aslan,
50
ka-
nımızca da haklı olarak kısmi ödemenin mahsubuyla ve aşırı faiz uy-
gulanmasıyla ilgili bir düzenlemenin olmaması önemli eksikliklerdir.
- AB Direktifi’ne göre sözleşmede yer alması gereken zorunlu bil-
giler içinde “yıllık maliyet oranının” bulunmasına rağmen, TKHK m.
10’da bu hususa yer verilmemesi ve Tüketici Kredileri Yönetmeliği’nde,
Kanun’a aykırı olarak bu hususun düzenlenmiş olması kanımızca ek-
sikliktir.
- Düşünme süresinin tanınması tüketicinin piyasadan bilgilenmesi
ve değerlendirmesinde önemi olan bir uygulamadır. TKHK m. 10’da
sözleşme kurulduktan sonra tüketiciye cayma hakkının tanınmaması
kanımızca eksikliktir.
- Kefilin bilgilendirilmesi ile ilgili TKHK m. 10’da bir düzenleme
yer almamaktadır. Kanımızca TKHK’ya kefilin tüketici kredilerinde
korunması amacıyla gerekli düzenlemelerin eklenmesi gereklidir.
Tüketici kredesi sözleşmesinin bir nüshasının kefile de verilmesi sağ-
lanmalıdır, kefile de cayma süresi tanınmalıdır, sözleşmeye ne kadar
yükümlülük altına girdiğinin ve tüketicinin temerrüdü halinde tüketi-
cinin borcunu ödemekle yükümlü olduğunun yazılması gereklidir.
İki hukuki düzenleme arasında benzer hükümler şunlardır:
- AB Direktifi’nde m. 4(1) ve TKHK m. 10/I hükümlerinde tüketici
kredisi sözleşmesi “yazılı” şekle bağlanmıştır.
- AB Direktifi’nde m. 4 (2) de belirtilen tüketici kredisi sözleşmesi-
48
Özsunay, AB Hukuku, s. 63.
49
Aslan, s. 386.
50
Aslan, s. 386.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009142
nin içeriğinde bulunması gereken şartlar ile TKHK m. 10 /II hükmün-
deki şartlar uyumludur.
- AB Direktifi’nde m. 8 hükmünde tüketici, kredi borcunu vade-
sinden önce öderse, kredi masraflarından hakkaniyete uygun bir indi-
rim yapılması düzenlenmiştir. TKHK m. 10 /IV hükmünde de tüketi-
ci, erken ödeme yapması durumunda kredi verenin faiz ve komisyon
indirimi yapması belirtilmiştir.
- AB Direktifi m. 11 (2) hükmünde bağlı kredide, ifa etmeme duru-
munda veya ayıplı ifa durumunda kredi verenin de satıcı veya sağla-
yıcı ile birlikte sorumlu tutulabileceğini kabul etmişken, TKHK m. 10/
IV hükmünde de kredi verenin satıcı veya sağlayıcıyla müteselsil so-
rumlu olduğunu belirtmiştir. Ancak TKHK m. 10/V hükmünde kredi
veren ile satıcı veya sağlayıcı arasında tüketici kredisi sözleşmesinden
önce bir sözleşmeden söz edilmemiştir.
- AB Direktifinde tüketici kredisinin bir mal edinilmesi için veril-
mesi halinde kredi vereni hakları genel olarak düzenlenmişken, TKHK
m. 10 /III hükmünde ise tüketicinin krediyi geri ödememesi durumun-
da kredi verenin hukuki durumu ayrıntılı belirtilmiştir.
SONUÇ
Tüketiciyi korumayı amaç edinen hukuki düzenlemeler, sosyal
amaçlıdır. Tüketicinin Avrupa Birliği hukukunda sahip olduğu hak-
lar, Türkiye’nin AB mevzuatına uyumlu yasama faaliyeti içine girme
yükümü bakımından önem taşımaktadır. Türkiye, Avrupa Birliği’nin
tüketicinin korunmasına ilişkin politikasıyla uyumlu olmak için 1995
yılında başlayan TKHK mevzuatında 2003 yılında değişiklik getiren
yasayla değişiklik yapılmıştır. 2006 yılında banka ve kredi kartları ya-
sasıyla tüketicinin korunması için ayrıntılı düzenlemeler yapılmıştır.
Bu kapsamda 2007 yılında konut finansmanı sistemiyle ilgili yeni yasal
düzenleme ve TKHK m. 10/B hükmü Tüketici hukuku için önem arz
etmektedir.
Günümüzde tüketici kredileri, AB’ne üye devletlerde ve ülkemiz-
de önemli bir kullanım yelpazesine sahiptir. Tüketiciler, önceden bir
tasarruf yapmak zorunda kalmadan çeşitli mal ve hizmetlerden tüke-
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009143
tici kredilerini kullanarak yararlanabilmektedir ve ihtiyaçlarını karşı-
lamaktadır.
Kredi verenin tüketici kredisi uygulamaları kendisine kazanç sağ-
ladığı gibi, tüketiciye de nakit ödeme yapmadan satın alma imkânı
vermektedir. Tüketici kredileri, satışların artmasında etkili olmakta-
dır. Özellikle etkili pazarlama yöntemleriyle ve ilgi çekici reklamlarla
kuşatılan tüketiciler, satın aldıkları malın fiyatına ve yararına dikkat
etmeden kredi kullanmaktadır. Ancak tüketiciler, tüketici kredisini
kullanırken ekonomik güçlerinin sınırları içinde kalmadıkları takdirde
ödeme zorluğu içine girebilirler. Bu durum, tüketicilerin aşırı ve ge-
reksiz borçlanmalarına neden olabilir. Bu nedenle tüketici kredisinin
tüketime yönelten sakıncasını bilerek tüketicilerin harcama yapmala-
rında yararları vardır. Tüketici kredisi sözleşmesinin kurulması aşa-
masında şekli şartların zorunluluğu, tüketici kredisi sözleşmesinde yer
alması zorunlu şartların varlığı, sözleşme şartlarının tek taraflı tüketici
aleyhine değiştirilmesi yasağı, erken ödemede faizden indirim yapıl-
ması zorunluluğu, muacceliyet kayıtlarına ilişkin kurallar, ödemele-
rin kıymetli evraka bağlanmış olması, tüketici kredisindeki kefaletin
adi kefalet olması, kredi reklamları hakkında doğru bilgilendirilmesi
tüketicinin korunmasını amaçlayan düzenlemelerdir. Bağlı tüketici
kredilerinde kredi veren kurumun müteselsilen sorumluluğun yerine
kredi verenin sorumluluğunun ikincil bir sorumluluk olarak düzen-
lenmesi daha uygun gözükmektedir.
Tüketici kredileri çeşitleri ve boyutları ile gelecekte Avrupa Birliği
ve Türk hukukunda daha da gelişecektir. Tüketicinin, tüketici kredile-
rinin sakıncalarına karşı kredi verene karşı sahip olduğu haklarını ko-
rumasında ve ileri sürmesinde ortaya çıkan sorunlara etkili çözümler
getirilmesi için Avrupa Birliği kapsamlı politikalar geliştirmektedir.
Ülkemizde de bilinçli tüketiciler, ekonomi ve teknolojik gelişme-
ler ile çok yakından bağlantılı olan tüketici kredileri alanında haklarını
savunmada ve örgütlenmede önemli adımlar atmışlardır. Tüketici kre-
dileri ile ilgili AB Direktifi’ndeki kurallar ile TKHK m. 10 düzenleme-
si karşılaştırıldığında paralel düzenlemeler olduğu gibi farklı düzen-
lemelerin varlığı da görülmektedir. Türk hukukunda çalışmamızda
belirttiğimiz önemli hukuki sorunlara çözüm getirilmesi, yeniliklerin
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009144
Türk hukukuna aktarılabilmesi ve eksikliklerin giderilmesi için AB
Direktifi’yle uyumun sağlanması amacıyla yeniden bir düzenleme ya-
pılması yararlı olacaktır.
KAYNAKLAR
“Avrupa Birliğinin Tüketici Politikası ve Türkiye’nin Uyumu”, 2001,
İKV Yayını:7, İstanbul 2001.
Akipek, Şebnem, Türk Hukuku ve Mukayeseli Hukuk Açısından Tüketici
Kredisi, Ankara 1999.
Altop, Atilla, “Türk Hukukunda, Avrupa Birliği Hukukunda ve Uygu-
lamada Tüketici Kavramı”, İKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C.3 S.1-2,
(Türk-Avusturya Hukuk Haftası Özel Sayısı” Avrupa Hukuku ve
Ulusal Hukuklar Bağlamında Tüketicinin Korunması Hukuku” İs-
tanbul 03-06 Nisan 2004 )Aralık 2004, s.3-14.
Arkan, Sabih, “Tüketici kredisi ve Uygulaması” Batider, 1989, C.XV, S.
1 s.19-47.
Aslan, İ. Yılmaz, Tüketici Hukuku, Bursa 2006
Atamer, Yeşim M., “Tüketici Hukukunun Gelişimi: Dünü, Bugünü ve
Yarını”, Tüketicinin Korunması Semineri, Türkiye Adalet Akade-
misi Başkanlığı’nın ve Avrupa Konseyi Proje Ofisi Hukuk İşleri
Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Tüketicinin Korunması Semine-
ri, 2-4 Kasım 2006 ,Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara
2007, s. 21-32 (tüketici hukuku).
Atamer, Yeşim M.,. (Tekinalp/Tekinalp) Avrupa Birliği Hukuku, 2. bas-
kı, İstanbul 2000.
Aybay, Aydın, Borçlar Hukuku Dersleri, Genel Bölüm, 12. baskı, İstan-
bul 2000.
Aycı, Emrullah / Biçkin, İnci /Artuç, Mustafa, Banka Kartları ve Kredi
Kartları Kanunu, Ankara 2006.
Bahtiyar, Mehmet: Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun, Söz-
leşme Şekli ve Genel İşlem Şartlarına İlişkin 24-26. maddelerinin
Değerlendirilmesi, Makaleler II, İstanbul 2008, s. 329-344.
Baykan, Renan, Tüketici Hukuku Mevzuatına İlişkin Yorum-Eleştiri-Öneri,
Güncelleştirilmiş 2. baskı, İstanbul Ticaret Odası Yayını: 2005-41
İstanbul 2005.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009145
Burcuoğlu, Haluk, “Hukukta Uyarlama-Özellikle Taşınmaz Kiraların-
da ve Dövize Endeksli Kredi Sözleşmelerinde Uyarlama”, Prof. Dr.
İsmet Sungurbey’e Armağan, MHAD 1996-20, s. 59-91.
Bozkurt, Kutluhan / Türe, Murat /Oral, Ümit, “Avrupa Birliği ve Bel-
çika Hukuk Sistemlerinde İpotağe Bağlı Konut Finansman Siste-
mi”, Prof. Dr. Hüseyin Ülgen’e Armağan, C.II, İstanbul 2007, s.1756-
1794.
Calais-Auloy, Jean / Steinmetz, Frank, Droit de la consommation, 4
ème édition, 1996 Paris.
Ceylan, Ebru, Türk Hukukunda Taşınır Satımı Sözleşmesinde Sözleş-
meden Dönme, Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi, İstanbul 1998.
(dönme)
Ceylan, Ebru, “Belçika Hukukunda Tüketici Kredileriyle İlgili 12 Ha-
ziran 1991 Tarihli Yasa”, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’a Armağan, GSÜ
Hukuk Fakültesi Dergisi, 2002/1, s. 747-767. (Belçika Hukuku)
Ceylan, Ebru, “4822 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’da
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un Getirdiği Yeni Düzenleme-
ler”, GSÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, 2002/2, s.267-297. (4822 sayılı
Kanun)
Ceylan, Ebru, Banka ve Kredi Kartları, 20.03.2006 Günlü sempozyu-
mun notları, İstanbul Barosu Yayınları, İstanbul 2006, s.-41-55.
(Sempozyum)
Ceylan, Ebru, “Tüketici Kredileri”, Türkiye Adalet Akademisi
Başkanlığı’nın ve Avrupa Konseyi Proje Ofisi Hukuk İşleri Genel
Müdürlüğü’nün düzenlediği Tüketicinin Korunması Semineri, 2-4
Kasım 2006, Türkiye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara 2007, s.
85-97, 109-110, 205-206. (tüketici kredileri)
Ceylan, Ebru, “Tekelleşmenin Rekabet Düzenine Etkisi ve Hukuki Du-
rumu”, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Prof. Dr. Aydın
Aybay’a Armağan Özel Sayısı, 2007/II, s.345-372. (tekellleşme)
Ceylan, Ebru, “Tüketicinin Kredi Kartlarında Korunması”, İstanbul Ba-
rosu Dergisi Tüketici Hakları ve Rekabet Hukuku Özel Sayısı, Kasım
2007, Sayfa 25-38. Baskı hatası nedeni ile “Kredi Kartlarından” ifa-
desi çıkmıştır) (kredi kartları)
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009146
Çeker, Mustafa, “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Tüketici
Kredileri Açısından Bankalara Getirdiği Yükümlülükler”, Bankacı-
lık Dergisi, 1995, S. 15, s. 14 vd.
Çetin, Ali, “Mortgage (Tut-Sat) Yasası, İstanbul Barosu, Tüketici Hakları
ve Rekabet Hukuku Özel Sayısı, Kasım 2007, s. 53-58.
Demir, Mehmet, “4822 Sayılı Kanun ile Tüketici Sözleşmeleri Alanın-
da Getirilen Yenilikler”, Batider, Yıl 2003, C.XXII S.1, s. 207- 236.
Deryal, Yahya, “4077 sayılı Kanuna Göre Tüketici Kredisi Sözleşmele-
ri”, Prof. Dr. Erdoğan Moroğlu’na Armağan, İstanbul 2001, s. 139-177.
(tüketici kredisi )
Deryal, Yahya, Tüketici Hukuku, Ankara 2004.
Ekinci, Mustafa, Açıklamalı-Gerekçeli 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi
Kartları Kanunu, Ankara 2006.
Gezder, Ümit, Tüketici Kredisi Sözleşmeleri, İstanbul 1998.
Halfmeier, Axel, Avrupa Birliği’nin Tüketici Politikası ve Almanya’da
Tüketicilerin Korunması, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın
ve Avrupa Konseyi Proje Ofisi Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün
düzenlediği Tüketicinin Korunması Semineri, 2-4 Kasım 2006, Türki-
ye Adalet Akademisi Yayınları, Ankara 2007, s158- 169.
İnal, Tamer, Açıklamalı-İçtihatlı Tüketici Kredileri Ve Tüketici Kredisi Söz-
leşmeleri: İsviçre Hukuku-Fransız Hukuku ve Avrupa Birliği Konseyi
Yönergeleri Işığında, İstanbul 2002.
İnal, Tamer, Konut Amaçlı Taşınmaz Alımından Doğan, Şahsi Hakka
Dayalı Tapu İptali ve Tescil Davasında Görevli Tüketici Mahke-
mesi, Kazancı Hakemli Hukuk Dergisi, S. 35-36, 2007, s. 179-234 (ko-
nut) .
Kadıoğlu, Kamil, Gerekçeli-Açıklamalı Tüketicinin Korunması Hakkında
Kanun, 2. baskı, Ankara 2005.
Kostakoğlu, Cengiz, Banka Kredi Sözleşmeleri ve Kredi Kartlarından Do-
ğan Uyuşmazlıklar, Ankara 2006.
Kuntalp, Erden, “Yargıtay Kararları Işığında Kredi Kartı”, Ticaret Hu-
kuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Bildiriler-Tartışmalar, Anka-
ra 28-29 Nisan 1995, s. 273-310.
Mermer, Suat, Tüketici Hukuku Bakımından Konut Finansmanı, Finans
Hukuku ve Mortgage, İstanbul Barosu Yayını,2007,s. 175-185.
hakemli makaleler Ebru CEYLAN
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009147
Oğuzman, M. Kemal / Öz, Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İs-
tanbul 2006.
Ozanoğlu, Hasan Seçkin, Mukayeseli Hukuk ve Tüketicinin Korunma-
sı Hakkında Kanun Açısından Tüketiciyi Koruyan Düzenlemele-
rin Kişi Bakımından Uygulanma Alanı, Prof. Dr. Kemal Oğuzman’ın
Anısına Armağan, İstanbul 2000, s.665-692.
Özsunay, Ergun, “AB Hukukunda Tüketici Kredileri (AB Hukukun-
daki Çözümlerin Işığında 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hak-
kında Kanun’un Tüketici Kredilerine İlişkin Çözümlerinin De-
ğerlendirilmesi)”, İKÜ Hukuk Fakültesi Dergisi, C.:3, S. 1-2, (Türk-
Avusturya Hukuk Haftası Özel Sayısı” Avrupa Hukuku ve Ulusal
Hukuklar Bağlamında Tüketicinin Korunması Hukuku” İstanbul
03-06 Nisan 2004 ) Aralık 2004, s. 49-64. (AB Hukuku)
Özsunay, Ergun, “Türkiye’de tüketici kredileri: hukuki çerçeve ve uy-
gulama üzerine bazı düşünceler”, Tüketici Kredileri ve Batı Ülkele-
rindeki Uygulamalar Paneli, İstanbul Ticaret Odası yayını, İstanbul
1992. (tüketici kredileri)
Paisant, Gilles/Dutoit, Bernard/Favre-Bulle, Xavier/Piotet, Denis/
Stauder, Bernd, La nouvelle loi fédérale sur le crédit à la consom-
mation, Travaux de la demi- journée organisée le 6 Mars 2002 à
L’Université de Lausanne, Lausanne 2002,
Serozan, Rona, “Tüketiciyi Koruma Yasasının Sözleşme Hukuku Ala-
nındaki Düzenlemesinin Eleştirilmesi”, Yasa Hukuk Dergisi, C.XV,
S.173/4, 1996,s.579-598. (sözleşme)
Serozan, Rona, “Tüketiciyi Koruma Kanunu Değişikliğinin Artıları ve
Eksileri”, İÜHFM, C.LXI, S.1-2, 2003, s.339-356. (Değişiklik)
Sezgin, Ali, “Tüketicilerin Korunmasında Avrupa Birliği Hukukunun
Etkisi”, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı’nın ve Avrupa Kon-
seyi Proje Ofisi Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün düzenledi-
ği Tüketicinin Korunması Semineri, 2-4 Kasım 2006, Türkiye Adalet
Akademisi Yayınları, Ankara 2007, s.170-175.
Tandoğan, Haluk, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, C. 1/II, 5. basım,
Ankara 1992.
Teoman, Ömer, Hukuki Yönden Kredi Kartı Uygulaması, Güncelleştiril-
miş 2. Baskı, İstanbul 1996.
Teoman, Ömer, Yaşayan Ticaret Hukuku, C.I, Kitap 7, İstanbul 1997.
Ebru CEYLAN hakemli makaleler
TBB Dergisi, Sayı 80, 2009148
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hü-
kümler, 7. baskı, İstanbul 1993.
Ulusan, İlhan, “4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun
(TKHK) 10. Maddesinin Dördüncü Fıkrasında Yer Alan Banka ve
Finans Kurumlarının Tüketiciye Karşı Müteselsil Sorumluluğu
Üzerine Bazı Tespit ve Düşünceler”, Prof. Dr. Turhan Esener’e Ar-
mağan, Ankara 2000, s.91-94.
Uzunallı Eroğlu, Sevilay, “Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un
Kıymetli Evrak Hukukuna Etkileri”, Dokuz Eylül Hukuk Fakültesi
Dergisi, C. 6, S. 1 2004, s.113-176.
Yavuz, Cevdet/Özen, Burak/Acar, Faruk, Türk Borçlar Hukuku, Özel
Hükümler, 5. baskı İstanbul 2007.
Zevkliler, Aydın/Aydoğdu, Murat, Tüketicinin Korunması Hukuku, An-
kara 2004.
Zevkliler, Aydın/Havutçu, Ayşe, Borçlar Hukuku, Özel Borç İlişkileri, 9.
Baskı, Ankara 2007.