makaleler Işıl ÖZKAN
55TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
GİRİŞ
Avrupa Birliği (AB) dört temel özgürlük üzerine kurulmuştur. Bunlar
malların, kişilerin (işçilerin), hizmetlerin, sermayenin serbest dolaşımıdır.
Bir başka özgürlük ise yerleşme hakkıdır, emeğin ve hizmetlerin serbest
dolaşımı için olmazsa olmaz (sine qua non) nitelik taşımaktadır. AB bir
ekonomik bütünleşme modelidir. Serbest dolaşım özgürlüğü olmadan
ekonomik bütünleşmeden söz edilemez. Üye ülkeler arasında 0 (sıfır)
gümrük, 3. ülkelere karşı Ortak Gümrük Tarifesi (OGT) uygulaması ve
miktar kısıtlamalarının (kotaların) kaldırılmasıyla malların serbest do-
laşımı sağlanmıştır. Ancak iç pazarın gerçekleşmesi için mallar yanında
diğer üretim faktörlerinin (sermaye, işçi, hizmetli) serbest dolaşımının da
sağlanması gerekiyordu.
Avrupa Topluluğu’nu kuran Anlaşma’nın Topluluk Politikaları başlıklı
3. kısmı II. başlığında 23-31 maddeler malların serbest dolaşımına, III. başlık
ise kişilerin, hizmetlerin ve sermayenin serbest dolaşımına ayrılmıştır. Bu
başlık altında 1. bölümde işçiler (m. 39-42), 2. bölümde yerleşme hakkı (m.
43-48), 3. bölümde hizmetler (m. 49-55) 4. bölümde sermaye ve ödemeler
(m. 56-60) yer almıştır. Ayrıca AT’yi kuran Anlaşma’ya Maastrich Anlaş-
ması’yla giren Avrupa vatandaşlığı kavramının bir sonucu olarak Avrupa
vatandaşlığı başlığını taşıyan ikinci kısımda yer alan Nice Anlaşması’yla
değişik şekliyle 18/1. maddesi (eski 8a) Avrupa Birliği vatandaşlarının
üye ülkelerde serbestçe dolaşım ve yerleşme hakkından söz etmektedir.
Topluluk Politikaları başlıklı 3. kısmın kişilerin serbest dolaşımı ile ilgili
AVRUPA BİRLİĞİ’NDE
HİZMET EDİMİ SERBESTİSİ BAĞLAMINDA
AVUKATLARIN SERBEST DOLAŞIMI
Prof. Dr. Işıl ÖZKAN
*
*
Dokuz Eylül Üniversitesi Avrupa Birliği Hukuku ve Devletler Özel Hukuk öğretim
üyesi.
Işıl ÖZKAN makaleler
56TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
4. bölümü vize, sığınma, göç ve diğer politikalarla ilgilidir. Daha önce Av-
rupa Birliğini kuran Anlaşma’nın getirdiği 3. sütunda “Adalet ve İçişlerinde
İşbirliği” başlığı altında yer alan bu konu Amsterdam Anlaşması ile AT’yi
kuran Anlaşma’nın içine alınmıştır. Bunun sonucu olarak AB Anlaşması’nın
3. sütununun başlığı “Polis ve Adli İşlerde İşbirliği” olarak değiştirilmiştir.
Hizmetler AT’yi kuran Anlaşma’nın 50. maddesinde malların, ser-
mayenin, ve işçilerin serbest dolaşımını düzenleyen hükümler dışındaki
faaliyetler olarak belirlenmiştir. Bunlar sınai, ticari faaliyetler, el sanatları
ve serbest meslek faaliyetleridir. Avukatların AB’de serbest dolaşımı; dok-
torlar, mimarlar ve diğer hizmet sektörlerinde olduğu gibi bir ücret karşılığı
yapılmayan serbest meslek faaliyetleri içinde değerlendirilmektedir. AB
kurumları önce bu serbest mesleklere mensup kişilerin diplomalarının ta-
nınması konusunda ikincil mevzuat çıkarmış, daha sonra da her bir meslek
mensubunun hizmet edimini serbestçe diğer üye ülkelerde icra edebilmesi
için gerekli kuralları belirlemiştir. Avukatlara ilişkin direktifler de bu amacı
sağlamaya yöneliktir.
Araştırmamızda hizmet edinimi serbestisine ilişkin genel kuralları ve
diplomaların karşılık tanınması konusundaki mevzuatı inceledikten sonra
avukatlara ilişkin AB mevzuatı ve üye ülkelerdeki uygulamaları ele alacak
ve Türkiye’nin AB’ye tam üye olması hainde Türk mevzuatında yapılması
gerekli değişikliklere yer vereceğiz.
I. HİZMET EDİMİ SERBESTİSİ
1. Genel Olarak
AT’yi kuran Anlaşma’nın III. başlığının 3. bölümü “hizmetler” (services)
başlığını taşımaktadır. Bu konu 49 (eski 59) – 55 (eski 66) maddeler ara-
sında düzenlenmiştir. III. başlığın 2. bölümünde yer alan “yerleşme hakkı”
(right of establishment) ile “hizmetler” bazı ortak hükümleri paylaşırlar.
Zira 55. (eski 66) madde, yerleşmeye ilişkin 45-48 (eski (55-58) maddelerin
hizmetler kısmının kapsadığı konulara da uygulanacağı ifade etmektedir.
Ancak iki kısım arasında bir uygulama farklılığı vardır ve ayırt edici çizgiyi
belirlemek gerekir.
1
A. Hizmetler ve Yerleşme Kavramı
AT Anlaşması’nın 2 ve 3. maddelerinde iç pazarın gerçekleşmesi için
amaçlar belirlenmiştir. 3. maddenin (c) bendinde, bu amaçlar arasında
1
Burrows, F., Free Movement in European Community Law, Oxford, 1987, s. 214.
makaleler Işıl ÖZKAN
57TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
malların, sermayenin ve işçilerin serbest dolaşımının önündeki engellerin
kaldırılması sayılmıştır.
AT Anlaşması’nın 50. (eski 60.) maddesi, normal olarak bir ücret
karşılığında yapılan, malların, sermayenin ve işçilerin serbest dolaşımına
ilişkin hükümler tarafından düzenlenmeyen edimleri, hizmet olarak değer-
lendirmiştir. Sayılan hizmetler özellikle sınai, ticari nitelikteki faaliyetler,
küçük el sanatları ve serbest meslek faaliyetleridir. Önemli olan faaliyetin
bir kazanç temin etmesidir.
2
Hizmetli teriminin tanımı esas olarak Avrupa Toplulukları Adalet
Divanı (ATAD) içtihatlarıyla belirlenmiştir. Divan Webb davasında,
3
bir
şirkette çalışan ve hiçbir iş akdi yapılmayan kişilerin faaliyetlerini hiz-
met olarak değerlendirmiştir. Sacchi davasında,
4
televizyon sinyallerinin
gönderilmesini hizmet olarak telakki etmiştir. Yerleşme geçici planda da
olsa bir işyeri veya benzer yerin diğer bir ülkede kurulmasını gerektirir.
Hizmetlerin serbest dolaşımında ise bu husus şart değildir.
5
Yerleşme hakkında bağımsız bir ekonomik faaliyet zorunludur. Divan’a
göre bir üye devlet, eğer fahişeliğin kurallarını belirlemişse, bu mesleğin
icrasını kamu düzeni nedeni ile engelleyemez. Dava Hollanda ile ilgili idi
ve bu konu Amsterdam’da belli kurallarla düzenlenmişti. Bir Polonyalı ve
bir Çek kadının mesleğini icrasını, üçüncü bir kişi tarafından zorlanma-
dıkça, Divan kendi sorumluluğu altında bağımsız bir ekonomik faaliyet
olarak yerleşme hakkı kapsamı içinde kabul etti.
6
Buna karşın, hizmet edimi
serbestisi, yerleşim hakkından geçici karakteri ile ayrılır. Bununla birlikte
ATAD geçici olma özelliğini bir üye ülkede avukatlık mesleğini icra için
gerekli bir büro, kabine veya etüt kurmasına engel olmadığını belirtmiştir.
7
Bu nedenle İtalya mahkum edilmiştir.
8
İtalya aynı şekilde başka bir üye ülkede yerleşik mimarlara, getirdiği
yasak nedeniyle de mahkum edilmiştir.
9
2
Lasok, D, Q. C, The Professions and Services in the European Economic Community,
Deventer, 1986, s. 7.
3
279/80 (1981) ECR, s. 3305.
4
155/73/(1974) ECR, s. 409.
5
Bkz., Özkan, Işıl, Yabancıların Çalışma Hürriyeti ve Avrupa Topluluğunda Kişilerin Serbest
Dolaşımı, İstanbul 1997, s. 88.
6
Karar ve eleştirisi için bkz., Prieto, Catherine, “Liberté d’établissement et de Prestation
de Services” RTD eur 39 (3) Juil-sept, 2003, s. 494.
7
Gebhard, C-55/94, CJCE, 30 Nov, 1995.
8
Commission/Italie, C-145/99 CJCE 7 Mars 2002.
9
Commission/Italie, C-.298/99 CJCE 21 Mars 2002.
Işıl ÖZKAN makaleler
58TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
Faaliyetin geçici olması sadece hizmetin süreci ile değil, sıklığı, düzen-
liliği veya devamlılığı ile belirlenir.
10
Hizmetler çok geniş bir alanı kapsar. Tarım işletmelerinden, kişisel
datalara, şirketlerden KOBİ’lere, madencilikten gıda imalatçılığına, yatırım
ve kredi firmalarından bankacılık ve sigortacılığa kadar pek çok meslek bu
kapsama girmektedir.
11
AB’ye 1 Mayıs 2004 tarihinde üye olan on ülkeden bazıları ile Bulga-
ristan hizmet sunumu serbestisine ilişkin geçiş dönemleri kabul etmiştir.
Daha düşük yatırım muafiyet oranları uygulanmasında Bulgaristan 2009
sonuna, Slovakya 2006 sonuna kadar derogasyon (istisna) koymuştur. Kre-
di birliklerinin yeni mevzuat dışında tutulması (Polonya 2006 ya kadar),
daha düşük banka garantisi ve yatırım muafiyeti oranları uygulanması
için (Litvanya, Polanya, Estonya, 2007 yılı sonuna kadar) süre almıştır.
Macaristan ise iki ihtisas bankasının mevzuat dışında tutulması ve daha
düşük banka garantisi ve yatırım muafiyeti oranları için 2007 yılı sonuna
kadar derogasyon almıştır.
12
B. Üye Devlet Vatandaşı Kavramı
Hizmetlerin serbest dolaşımından yararlanacak kişiler üye devletlerin
vatandaşlarıdır. Kimin vatandaş olduğunu her üye devlet kendi iç huku-
kuna göre saptayacaktır. Üye devlet vatandaşlarının, üye devlet vatandaşı
olmayan aile üyeleri için bazı şartlarla serbest dolaşım imkanı sağlanmıştır.
13
Buna karşılık üçüncü devlet vatandaşlarının bu devletlerle üye devletlerin
1 Ocak 1958’den önce veya katılımdan önce yaptıkları anlaşmalarla elde
ettiği avantajları devam etmektedir (m. 307 (eski 234)).
14
AT’yi kuran Antlaşmaya Avrupa Birliği (Maastrich) Anlaşması’yla ek-
lenen 2. kısımda yer alan “Avrupa Vatandaşlığı” kavramı tamamlayıcı nitelik-
te olup, milli vatandaşlıkların yerini almaz. Bir üye ülkenin vatandaşı olan
herkes aynı zamanda Birlik vatandaşıdır. 2. kısımda Birlik vatandaşlarına
tanınan haklar ifade edilmiştir. 18. maddenin (eski 8/a) Nice Anlaşması’yla
10
Commission/Italie, C-131/01 CJCE 13 Fev 2003.
11
Bkz., ISIC Major Groups OJ L.001. 03.01.94.
12
Tablo için bkz., İKV, Avrupa Birliği’nin Hizmetlerin Serbest Dolaşımı ve Bankacılık
Müktesebatı ve Türkiye’nin Ayrımı, İstanbul 2004. s. 76.
13
Greenwood, Christopher, “Nationality and the Limits of Free Movemet of Persons
in Community Law” YEL, 7, 1987, s. 199-200.
14
Cerexhe, Etienne, Le Droit European (La libre circulatin des Personnes et des Entreprises),
Bruxelles, 1982, s. 43.
makaleler Işıl ÖZKAN
59TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
değişik 1. paragrafı bu haklar arasında Birlik vatandaşlarının üye ülkeler
topraklarında serbest dolaşım ve yerleşme hakkını, bu Anlaşma’nın getir-
diği şartlar ve sınırlamalar dahilinde kabul etmektedir.
15
Ayrıca 29 Nisan
2004 tarihli ve 2004/38 sayılı Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direktifi,
Birlik vatandaşlarına ve onların ailesi üyelerine üye ülkelerde serbestçe
dolaşım ve yerleşme hakkı tanımaktadır.
16
Bu Direktif 30 Nisan 2004’de yürürlüğe girmiştir. 73/148 sayılı Konsey
Direktifi, 75/34 sayılı Direktif, 90/365 sayılı Direktif, 2004/38 sayılı Direktif
yürürlüğe girdiği tarihten iki yıl sonra yürürlükten kalkacaktır (m. 38).
17
Üye devlet vatandaşı kavramı, şirketler ve firmaları da kapsamaktadır.
Yerleşim hakkına ilişkin 48. maddede (eski 58) bir üye ülke hukukuna göre
kurulan ve kayıtlı ofisi, idare merkezi veya esas iş yeri Topluluk içinde olan
şirket ve firmaların, üye devlet vatandaşları gerçek kişilerle aynı muame-
leye tabi olacağı kabul edilmiştir. “Şirket veya firma” terimi, medeni hukuk
veya ticaret hukukuna göre kurulan, özel hukuk veya kamu hukukuna
tabi olan (kooperatifler dahil) ve kazanç sağlama amacıyla çalışan tüm
tüzel kişileri kapsar. Anlaşma’nın hizmetlere ilişkin 55. maddesi (eski 66),
45-48 maddelerin hizmetler içinde uygulanacağını ifade etmektedir. Bu
gönderme nedeniyle yukarıdaki tanıma uyan şirket ve firmalar da hizmet-
lerin serbest dolaşım ve yerleşme hakkından yararlanacaktır. Şirketler için
teşebbüs hakkından da söz edilebilir.
2. Ayrımcılık Yapma Yasağı ve İstisnaları
A. Kural
AT’yi kuran Anlaşma’nın 12 maddesi (eski 6) Genel Kural olarak vatan-
daşlıktan dolayı ayrımcılık yasağı getirmektedir. Anlaşma’nın Nice Anlaş-
ması’yla değişik 13. maddesi (eski 6/a) Konsey’e, Komisyo’nun önerisi ve
Avrupa Parlamentosu’na danıştıktan sonra cinsiyet, ırk, dil, etnik köken,
din ve inanç, özürlülük, yaş ve seksüel yapısına göre insanlar arasında
ayrımcılıkla mücadele için gereken önlemleri alma görevi vermektedir.
Ayrıca hizmetlere ilişkin 54. madde (eski 65) hizmet edimi serbestisinde
kısıtlamalar kalkmadıkça, her üye devletin bu kısıtlamaları vatandaşlık
veya ikamet konusunda ayrım yapmadan 49. maddenin 1. paragrafı anla-
15
Anlaşma’nın değişiklikler içine alınarak yenilenmiş şekli için bkz. Blackstone’s, E.
C. Legistation, 2004-2005, 15th ed., Ed: Nigel G, Foster, Oxford, 2004, s. 6.
16
OJ 2004, L 158/77, Bkz., Blackstone, s. 291 vd.
17
Bkz., Blackstone, s. 306.
Işıl ÖZKAN makaleler
60TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
mında uygulayacağını ifade etmektedir. 49. maddenin (eski 59) 1. paragrafı
ise hizmet edimi serbestisine gerilen tüm kısıtlamaların, hizmet alıcısının
bulunduğundan başka bir Topluluk ülkesinde yerleşen üye devlet uyrukları
bakımından yasaklandığını ifade etmektedir. Topluk içinde yerleşik 3. ülke
vatandaşlarının durumu ise Konsey tarafından belirlenecektir (49/2). Ayrım-
cılık, bir ülkedeki mevzuattan kaynaklanabileceği gibi (hukuki ayrımcılık),
uygulamadan da kaynaklanabilir (fiili ayrımcılık).
18
ATAD Van Duyn
19
ve
Rutili
20
gibi pek çok davada ayrımcılık yapmama gereğinin altını çizmiştir.
Ancak yabancılar lehine pozitif bir ayrımcılık ta istenmemektedir.
21
Ayrıca bu konuyu düzenleyen ikincil mevzuat çıkarılmıştır. 21 Mayıs
1973 tarihli ve 73/148 sayılı Konsey Direktifi
22
hem yerleşme hakkı hem
de hizmetlerle ilgilidir. 75/34 sayılı Konsey Direktifi
23
ise serbest meslek
sahiplerinin bu faaliyetleri sona erdikten sonra da üye ülkede oturma
hakkına ilişkindir. Bu konuda işçilerin ve serbest meslek sahiplerinin iş
bittikten sonra o üye ülkede oturma hakkına ilişkin 90/365 sayılı bir Konsey
Direktifi
24
de çıkarılmıştır.
B. İstisnalar
Hizmetlere ilişkin 55. madde (eski 66) yerleşim hakkına ilişkin 45-48
maddelerin hizmet edimi serbestisine de uygulanacağını belirtmiştir.
45. madde (eski 55) resmi yetkililerin faaliyetlerine (geçici de olsa)
yerleşim serbestisine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağını belirtmiş-
tir. Aynı husus hizmetler için de geçerlidir. Hakimlik ve savcılık mesleği
ve diğer memur statüsündeki kişilerin durumu bu istisnaya girer. Buna
karşın Divan yargılamanın doğru bir biçimde yapılmasına yardımcı olan
avukatlık faaliyetini resmi yetkililerin faaliyeti ile ilgili bir faaliyet olarak
algılamamış ve böyle bir yorumun 45. maddenin amacını aştığı görüşünü
benimsemiştir.
25
Mahkemeye göre faaliyetin resmi otoritenin kullanılmasıyla doğrudan ve
özel bir ilişkisi olmalıdır ve bu kavram bir Topluluk hukuku kavramıdır.
26
18
Bkz., Özkan, s. 101-102.
19
41/74 (1974) ECR, s. 1346.
20
36/75 (1975) ECR. s. 1236.
21
Lasok, D., s. 29
22
OJ 1973, L. 172/14, Bkz., Blackstone, s. 237. vd.
23
OJ 1975, L. 14/10, Bkz., Blackstone, s. 239. vd.
24
OJ 1990, L. 180/28, Bkz., Blackstone, s. 271. vd.
25
Reyners v. Belgian state, 2/74 (1974) ECR, 631.
26
(1974) ECR, 631, 654.
makaleler Işıl ÖZKAN
61TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
Divan trafik kazalarında bilirkişilik yapmanın bir kamu yetkisi faaliyeti
olmadığını kabul etmiştir.
27
Anlaşma’nın 46. maddesi (eski 56) serbest dolaşım ve yerleşme hakkının
yabancılar için kamu düzeni, kamu güvenliği ve kamu sağlığı nedeni ile
öngörülen özel muamelelere tabi olmasına izin vermektedir. Van Duyn v.
Home Office davasında
28
bu kavramların bir Topluluk kavramı olmadığı-
nı ve ülkeden ülkeye değiştiğini kabul etmiştir. Ancak kuralın uygulama
alanı Topluluk organlarının kontrolü altında belirlenmelidir. 25 Şubat 1964
tarihli Yabancıların Dolaşım ve Yerleşiminde Kamu Düzeni, Kamu Gü-
venliği ve Kamu Sağlığı Konusundaki Özel Tedbirlerin Koordinasyonu’na
ilişkin Konsey Direktifi’nin (64/221)
29
3. maddesi bu nedenlerle alınacak
önlemlerin ilgili kişilerin kişisel davranışına dayanması gerektiğini, önceki
cezai mahkumiyetin bu tedbirler için sebep olmadığı, hüviyet kartı veya
pasaport ya da ikamet tezkeresinin süresinin bitmesinin sınırdışı edilmeyi
haklı göstermeyeceğini kabul etmiştir. Ayrıca bu tedbirler orantılı olmalıdır.
Oranlılık (proportionalité) prensibi konusunda ATAD kontrol yapmak-
tadır. Hocsman davasında,
30
Arjantin asıllı bir doktor daha sonra Fransız
olmuştur. Onun Arjantin’den aldığı diplomanın denkliği İspanya’da kabul
edilmiştir. İspanya’da üroloji dalında uzmanlık yapmıştır. İspanya’dan alı-
nan bu diploma Fransa’da doktorların serbest dolaşımına ve diplomaların
tanınmasına ilişkin 93/16 sayılı Konsey Direktifi’ne
31
göre tanınmalıydı.
Ancak tıp diploması bir üye ülkeden alınmamıştı. 1991’den beri Fransız
hastanelerinde mesleğini asistan olarak icra ediyordu. Fransız yetkilileri
bağımsız olarak çalışma isteğini reddetti. Divan 3. bir ülkeden alınan ve
denkliği bir üye devlet tarafından tanınan diplomanın başka bir üye dev-
letçe tanınmak zorunda olmadığını; fakat kabul eden ülkenin, diplomayı
tanıyan ülkede geçen faaliyet yıllarını göz önüne alması gerektiğini kabul
etti. Bir başka zorluk ise Hocsman’ın dil bilgisi idi. Fransızca bir genel tıp
sınavını zorlukla geçmişti. Bu dil zorunluluğu oranlılık prensiplerine tabi
olmalıydı. Bir ülkede uzun yıllar doktorluk yapan birinin sınavda kalması
oranlılık prensibine aykırıydı.
4 Temmuz 2000 tarihli Salomone Haim davasında
32
bir Türk diş
hekimi diplomasına sahip İtalyan vatandaşının, diploması Belçika tara-
fından tanınmıştı. Fakat Alman yetkilileri Almanya’da mesleğini icraya
27
306/89 (1991) RJCTPI, s. 1-5863.
28
41/74 (1974) ECR, s. 1337.
29
OJ Sp. ed. 1964, no. 850/64, s. 117.
30
14 Eylül 2000,C-238/98, Rec. s. 1-6623.
31
JOCEL 165, p. 1.
32
C-424/97, Rec, 1-5123.
Işıl ÖZKAN makaleler
62TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
izin vermiyordu. Mahkeme burada Topluluk hukukuna aykırılığının üye
ülkenin iç hukukuna göre değil, Topluluk hukukuna göre tespiti gerekti-
ğini belirtmiştir. Ayrıca milli hakim, dil bilgisi gerekliliğinin orantısız olup
olmadığını değerlendirmelidir, sonucuna vardı. Oranlılık prensibine saygı
her zaman bir olguya değil, bazen de hukuki sorunların takdirine ilişkindir.
Bu nedenle kontrol yetkisinin her zaman milli hakime bırakılması doğru
bulunmamıştır.
33
II. AB’de Avukatların Serbest Dolaşımı
1. İkincil Mevzuatta
Avukatların hizmet serbestisinde Birlik içindeki faaliyetlerine ilişkin
esasları belirleyen ilk mevzuat 2 Mart 1977 tarihli 77/249 sayılı Konsey
Direktifi’dir.
34
En az üç yıl süren yüksek öğrenim diplomalarının tanınma-
sına ilişkin 21 Aralık 1988 tarihli ve 89/48 sayılı genel Direktif
35
avukatlık
mesleği için de uygulanır. 21 Aralık 1988 tarihli ve 89/49 sayılı Konsey
Tavsiye Kararı
36
üye ülke vatandaşlarının 3. ülkelerden aldığı diplomalarla
ilgilidir. Bağlayıcı olmamakla birlikte üye ülkelere bu diploma sertifika ve
diğer belgelerin tanınması için düzenleme yapılması tavsiye edilmektedir.
98/5 sayılı ve 16 Şubat 1998 tarihli Avrupa Parlamentosu ve Konsey Direk-
tifi
37
avukatların diplomalarını aldıkları ülke dışında mesleklerini devamlı
olarak icra etmelerine ilişkindir.
A. 72/249 Sayılı Konsey Direktifi
Bu Direktif’in 1. maddesinin birinci paragrafında üye ülkelerin, mirasın
idaresi ve taşınmazlar üzerindeki haklarla ilgili belgelerin düzenlenmesi
için belli avukat kategorisinin yetkili olacağını kabul edebileceği belirtilmiş,
ikinci paragrafta her bir üye ülke için “avukat” terimi kendi dillerinde ifade
edilmiştir. Üye ülkelerden birinde mesleki faaliyetlerde bulunan avukat,
ikamet ve mesleki kuruluşlara (Baro) kayıt şartı dışında ev sahibi ülkenin
kurallarına tabi olmaktadır (4/1). Bir mahkemede müvekkilini temsil için
üye ülke, avukatın mahalli adetlere göre hakime veya baro başkanına takdim
edilmesini veya mahalli bir avukatla birlikte çalışmasını isteyebilir (m. 5).
33
Huglo, Jean-Guy, “Liberté d’établissement et Libre Prestation de Services’’, RTD,
eur. 37(4) oct- déc. 2001, s. 755.
34
Direktifin değişik hali için bkz., OJ 2003 L. 236 /257.
35
OJ 1989, L. 19/16. Bu Direktif 2001/19 sayılı ve 14.5.2001 tarihli Direktif’le değişik-
liklere uğramıştır. OJ 2001, L. 206/1.
36
OJ 1989, L. 19/24.
37
OJ L. 77/36, 1998, değişiklik, OJ 2003, L. 236/257.
makaleler Işıl ÖZKAN
63TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
Bir üye devlet, diğer üye devlette kamu veya özel teşebbüste ücretle
çalışan avukatın yerleştiği ülkede dava takip etme hakkı yoksa, bu kurulu-
şu mahkemede temsilini kabul etmeyebilir (m. 6). 77/249 sayılı Direktif’e
göre başka bir üye ülke vatandaşı avukat, kabul eden ülkede (host State),
gönderen ülke (home State) ülkesindeki unvanıyla çalışmakta ve kabul
eden ülkenin meslek kurallarına tabi olmaktadır. Bu durum İngiltere ve
İrlanda’da sorun teşkil etmektedir. İngiliz hukukuna göre üç ayrı avukat
vardır: Bunlar advocate, barrister ve solicitor’dur. Mahkemede sözlü savunma-
ya ancak barrister çıkabilir. Bu ülkede kabul eden ülkenin mesleki kuralları,
eğer bu faaliyet barrister veya advocate’e tahsis edilmemişse, solicitors’a ait
kurallardır.
İngiltere’deki barrister ve advocate, İrlanda’da barrister’ları yöneten
mesleki kurallara tabidir (4/3).
Ancak bu durum 1990 tarihli Mahkemeler ve Hukuki Hizmetler Kanu-
nu ve 1999 tarihli Adalet Kanunu’nda Gelişim Kanunu ile değişti. Şimdi hem
barrister, hem solicitors duruşmaya çıkma konusunda tam haklara sahip
oldu. Ve yine bazı sınırlamalarla İstinaf Mahkemesi ve Yüksek Mahkeme
önüne çıkabiliyorlar.
38
Avrupa’da pek çok ülkede normal mahkemelere çıkan avukatlar ile
Yüksek Mahkeme avukatları farklıdır (Alman Avukatlık K. m. 25) (Norveç
Mahkemeler Usulü Kanunu m. 221). Fransız Avukatlık Kanunu’nda en az
üç yıl çalışma zorunluluğu vardır (m. 4).
39
Genellikle Yüksek Mahkeme
huzurunda avukatlık yapmak için fakülteden sonra en az bir yıl avukatlık
yapması veya en az üç yıl, bir avukatın yardımcılığını, yargıçlık, savcılık
veya akademisyenlik yapması gerekir.
B. 98/5 Sayılı Direktif
1997 Direktifi bir başka üye ülkede geçici olarak avukatlık mesleğini
yapmayı sağlıyordu. Buna karşılık 1998 Direktifi, başka bir üye ülke avu-
katının devamlı olarak (yerleşik) bir üye ülkede mesleğini icra etmesine
yöneliktir. Noterler hariç tutulmuştur. Latvia (Letonya Cumhuriyeti) dışın-
daki bütün üyelerde Direktif uygulanmaktadır. Her avukat, başka bir üye
ülkede, gönderen ülkenin unvanıyla avukatlık yapabilir (m. 2).
38
Elliott, Catherine-Frances Quinn, English Legal System, 5th ed., London 2004, s. 147.
39
Bkz., Evrensel Bakış İçin Avukatlık Yasaları I, İzmir Barosu Yayınları, İzmir, 2004, s. 20,
143, 376.
Işıl ÖZKAN makaleler
64TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
Bir üye ülkede çalışmak isteyen diğer üye vatandaşı avukat bu ülkede
yetkili otoritelere kayıt olmalıdır (3/1). Kabul eden ülke gönderen ülke-
deki Barodan gerekli belgeleri isteyebilir (4/1). Gönderen ülke unvanıyla
çalışan avukat bu ülke hukuku, Avrupa Topluluğu hukuku, uluslararası
hukuk ve kabul eden ülke hukuku konusunda görüş verebilir. Duruşma-
lara çıkmak için bu ülke avukatıyla birlikte hareket etmesi istenebilir. Üye
ülke yüksek mahkemeye çıkmak için uzmanlaşmış avukat isteme hakkına
sahiptir (m. 5).
En az en üç yıl düzenli ve etkili bir şekilde çalıştıktan sonra, kabul
eden ülke unvanıyla çalışmaya devam edebilir (m. 10). Mesleki davranış
kuralları bakımından host ülke kurallarına tabidir (6/1). Buna ilaveten home
ülkenin deontoloji kuralları da uygulanır (çifte deontoloji-etik). Host ülke
Barosu’nun disiplin kurallarına tabi olur (m. 7/1). Home ülke Barosu’na
haber verilir (7/2).
Bilgi testi yapılmaz, tecrübe yazılı delillerle gösterilmelidir. Diplomanın
89/48 sayılı Direktif’e göre tanınması şarttır. Kabul eden baro bir uyum
testi isteyebilir (Bu test maddi hukuk ve usul hukukundaki farklılıklar için
olabilir).
Kamu veya özel teşebbüste ücretli olarak çalışsa da, kabul eden devlet
izin veriyorsa bu imkanlardan yararlanır (8/1).
12. madde bir avukatın, diğerinin veya avukatlık firmasının yanında
bir grup ismi ile çalışmalarına ilişkindir. Gönderen ülkedeki grup adıyla
kabul eden ülkede çalışabilirler. Kabul eden ülke grubun hukuki şeklinin
ismin yanına eklenmesini isteyebilir.
Ayrıca kendi ülkesinde grup olarak çalışan avukatlar kabul eden ülke-
de bir acente veya şube açabilirler. Kabul eden ülke gruba izin vermiyorsa
kamu yararına aykırılık vardır.
Kabul eden ülke, farklı ülkeler arasında avukatların birleşmesi veya
bunların kabul eden ülke avukatlarıyla birlikte çalışmaları için gerekli
tedbirleri almalıdır (11/3).
Kabul eden ülke kendi kanunlarına aykırı ise grup içinde meslek
üyesi olmayan kişiler varsa, grubun kendi ülkesindeki unvanıyla tescilini
reddedebilir (11/5).
Üye ülkeler 14 Mart 2000 tarihine kadar gereken mevzuatı çıkarmalı
ve yetkili otoriteyi belirlemelidir (m. 14).
makaleler Işıl ÖZKAN
65TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
C. Diplomaların Karşılıklı Tanınması Konusunda
89/48 Sayılı Direktif ve 92/51 Sayılı Ek Direktif
89/48 sayılı Direktif
40
Topluluk içinde en az üç yıllık eğitimi gösteren
diploma, sertifika ve diğer belgelerin tanınması ile ilgilidir (m. 1). Bu Direktif
herhangi bir üye ülke vatandaşının kabul eden ülkede serbest meslek sahibi
veya işçi olarak çalışması durumunda uygulanır (m. 2).
Bir üye devlet, diğer üye devletin vatandaşının yapacağı meslek için
gerekli diplomayı kendi vatandaşlarına uyguladığı şartlar içinde kabul et-
melidir (m. 3). Üye devlet başvuruda mesleki tecrübe veya staj isteyebilir
(m. 4).
Kabul eden devlet, mesleğini icra etmek isteyen kişiden iyi bir şöhrete
sahip olduğunun veya iflas veya mesleği icradan men edilmediğinin ispatını
isteyebilir (m. 6).
Üye devletin yetkili makamları kendi ülkesinde kullandığı akademik
unvanları tanımalıdır (7/2). Kabul eden ülke belgelerin ibrazından itibaren
dört ay geçmeden incelemeyi tamamlamalıdır (m. 8). Üye ülkeler bu konuda
yetkili makamlarını belirlemelidir (m. 9).
Aranan mesleki tecrübe süresi dört yılı geçemez (4/1.b). Üye ülke
bir uyum süreci veya test isteyebilir (m. 4/1.b ve 10). 92/51 sayılı ve
41
18
Haziran 1992 tarihli diplomaların tanınması konusunda 2. Genel Sistem
Direktifi 89/48’e ek olarak çıkarılmıştır. Bu Direktif en az bir yıl süren
lisansüstü diplomalar ile ya da eğitim ve mesleki kurslarla ilgilidir (m.
1). Başvurucu mesleğini tam gün olarak, geçen on yıl içinde iki yıl veya
yarım gün olarak buna eşit zamanda başka bir üye ülkede yapmışsa, bu
onun gerekli eğitim ve tecrübeye sahip olduğuna delil teşkil eder (m. 3).
Bir üye devlet mesleği icra için yetki belgesi istiyorsa, kendi vatandaşlarına
uyguladığından başka nedenlerle bunu reddedemez (m. 8). Üye devletin
yetkili makamı iyi bir şöhret, iflasa tabi olmamak, mesleğini icradan men
edilmemek şartları arıyorsa, kendi ülkesinden getirdiği belgeler yeterli delil
olarak kabul edilmelidir (m. 10). Ek C ve D’de belirtilen eğitim ve meslek
kurslarının listesi her üye devletin Komisyon’a başvurusuyla değişebilir
(m. 15). 21 Aralık 1988 tarih ve 89/49 sayılı Konsey Tavsiye Kararı, 3. bir
ülkeden diploma alan üye ülke vatandaşlarının bu diplomalarının tanın-
masını tavsiye etmektedir.
42
40
OJ 1989, L. 19/16, 2001/19, 14.5.2001 OJ 2001, L. 206/ 1 ile düzeltilmiştir.
41
OJ 1992, L. 209/25, 2001/19, OJ 2001, L. 206/1 ile değişmiştir.
42
OJ 1989, L. 19/24.
Işıl ÖZKAN makaleler
66TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
D. Deontoloji Kodu
AB’de avukatların etik kuralları (meslek ahlakı) Kodu Aralık 2002’de
kabul edilmiştir. CCBE (Avrupa Barolar Konseyi) 1960’da kuruldu. Avru-
pa’da Baroların ve Hukuk Derneklerinin (AB ve Avrupa Ekonomik Alanı)
bir araya geldiği bir dernek statüsünde olan CCBE’nin statüsü ve deontoloji
kodu mevcuttur.
43
Bu kod 28 Ekim 1988 tarihli oturumda kabul edildi ve 28 Kasım 1998 ve
6 Aralık 2002 toplantılarında değiştirildi. Avukatlar hem kendi barolarında-
ki mesleki kurallara hem de bu Kod’daki kurallara uymak zorundadır (çifte
deontoloji) (1.3.1). İç hukuktaki etik kuralları bu koda göre ve ona uygun
olarak yorumlanmalıdır (1.3.2). Bu kurallar sınır aşan her türlü avukatlık
faaliyetlerine uygulanır (1.5).
Kod ayrıca her türlü baskıdan uzak bir bağımsızlığı (2.1), güvenilirliği
(2.2), meslek sırlarına saygıyı (2.3) kapsar. 2.5 madde avukatlıkla bağdaş-
mayan işleri saymıştır. Avukatın medyaya bilgi vermesi, işin gerektirdiği
kurallara ve meslek sırlarına saygılı olmalıdır (2.6). Avukat hukuki ve
mesleki ahlak kuralları içinde müvekkilinin menfaatini korumalıdır (2.7).
Müvekkilini gelişmelerden haberdar etmelidir (3.1.2).
Avukat aynı davada eğer aralarında ihtilaf varsa, birden fazla mü-
vekkile sahip olamaz (3.2). Avukat ücretini “de quata litis” Anlaşması’yla
sabitleyemez. Bu anlaşma, davanın çözümünden önce, müvekkilin davanın
sonucuna göre kazanılacak paranın bir kısmını avukata verme taahhüdü ile
ilgilidir (3.3.1.2). Taraflar aksini kararlaştırılmadıkça, ücret Baro kurallarına
uygun olmalıdır (3.4).
Avukat avans talep ederse, bunun miktarı tahmin edilen avukatlık
ücretini geçemez (3.5). Avukatın vekalet ücretini avukat olmayan biriyle
paylaşması prensip olarak yasaktır (3.6). Müvekkilin adli yardımdan ya-
rarlandığı hallerde, avukat onu bilgilendirmelidir (3.7).
Avukat müvekkilleri için bankada bir hesap açığında (Fonds-Clients)
belirli kurallara uymak zorundadır (3.8). Üye devletin yetkili otoritesi bu
hesabı denetleyebilir (3.8.1.7).
Avukatlar mesleki sorumlukları nedeniyle makul bir limit içinde sigorta
edilmelidir (3.9.1). Limit, onun faaliyeti nedeniyle karşılaşacağı risklere göre
belirlenir (3.9.1). Eğer başka bir üye ülkede sigortalı ise, kabul eden ülkede
istisna edilebilir (3.9.2.2). Eğer kendi ülkesinde böyle bir zorunluluk yoksa,
43
http://www.ccbe.org/doc/Fr/code_2002-fr.pdf
makaleler Işıl ÖZKAN
67TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
kabul eden ülkede sigorta yaptırmalıdır (3.9.2.3). Avukat bir sigortaya sahip
olamıyorsa, durumu müvekkiline bildirmelidir (3.9.2.4).
Avukat yargıca yalan ya da hatalı bilgi veremez (4.4). Aynı kural ha-
kemde görülen davalarda da geçerlidir (4.5) .
Avukatlar arasındaki ilişkiler de güvenli olmalıdır (1.5).
Başka bir üye ülkede yetkili olmadığı bir davayı alan avukat bu konuda
başka bir avukattan yardım almalıdır (5.2.1).
Başka bir üye ülkedeki meslektaşı ile iletişimde “gizlilik” istiyorsa bunu
açıkça belirtmelidir (5.3).
2. ATAD Kararlarında
Binsbergen davasında,
44
Divan AT. 59/1, 60/3’ün doğrudan etkisini
kabul etti. Bu hükümlere göre vatandaşlık veya ikamet nedeniyle ayrımcı-
lık yapılamayacağı belirtildi. Ancak bu özgürlüğün sınırlarının deontoloji
kuralları ve meslek yeterlilikleri olduğunu da belirtti (kamu yararı).
Dava Hollanda mahkemesi tarafından ön karar usulüne göre ATAD’a
götürülmüştür (AT 177). Hollanda kanunlarına göre sadece Hollanda’da
yerleşik kişiler dava takip edebiliyordu. Mahkeme henüz bir uygulama Di-
rektifi çıkarılmadığı halde, Hollanda mevzuatındaki ülkede devamlı oturma
şartının hizmetlerin serbest dolaşımında her türlü ayrımcılığı yasaklayan
AT Anlaşmasına aykırı olduğu sonucuna vardı. Hizmetlerin serbest dola-
şımına milli hukukça hiçbir özel şart getirilemeyeceği belirtildi.
Klopp kararında
45
ATAD, yerleşme hakkının Topluluk içinde birden
fazla faaliyet merkezi yaratmak ve sürdürmek hakkını kapsadığını belirtti.
Dava Düsseldorf Barosu’na kayıtlı bir avukatın aynı zamanda Paris Ba-
rosu’na kayıtlı olması ile ilgiliydi. Mahkeme, Klopp kararıyla yerleşme
hakkının, Topluluk içinde birden fazla faaliyet merkezi tesis etmeyi de
kapsadığını kabul etti.
30 Kasım 1995 tarihli Gebhard Kararı’nda ise,
46
yerleşme hakkı ile hiz-
metlerin serbest dolaşımının birbirinden nasıl ayırt edileceğine ilişkin kriteri
göstermektedir. Mahkemeye göre yerleşme hakkı, bir üye ülke vatandaşının
başka bir üye ülkede ekonomik hayata devamlı ve istikrarlı bir biçimde
44
CJCE 3 Aralık 1974, 33-73.
45
CJCE 12 Temmuz 1984, 107/83.
46
C-55/94, Rec, L. 4186; CJCE, 30 Kasım 1995.
Işıl ÖZKAN makaleler
68TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
katılımıyla ilgilidir. Buna karşılık hizmet edimi serbestisi geçici karakter
taşır. Ancak geçici karakter taşıması, işini yapabilmesi için gerekliyse, bir
avukatın başka bir üye ülkede bir büro, kabine veya çalışma yeri oluştur-
masına engel değildir. Divan devamlı ya da geçici faaliyetlerin kriterlerini
ise şöyle belirlemiştir: Hizmetin geçici karakteri, AT 60/3’e göre süresi,
sıklığı veya düzenliliği ve devamlılığı ile anlaşılır. İtalyan hukukuna göre,
başka bir üye ülkede yerleşik avukatın İtalya’da hizmet edimi serbestisi
çerçevesinde bir kabine veya esas ya da ikincil büro açması yasaktı. İtalya
bu nedenle Komisyon tarafından açılan ihlal davasında mahkum edildi.
47
Bu nedenle üye ülke kendi ülkesinde bir büro açmasına engel olamaz.
48
Diplomaların tanınması konusunda genel Direktif 21 Aralık 1988 tarihli
ve 89/48
49
sayılı Konsey Direktifi’dir. Direktif en az üç yıllık yüksek öğrenim
diplomalarına ilişkindir. 92/51 sayılı Direktif ise 18 Haziran 1992 tarihlidir.
50
89/48 sayılı Direktifi tamamlayan ikinci bir Direktiftir ve lisansüstü eğitimi
kapsar. Bu Direktifler mesleki diplomaların tanınması ile ilgilidir, yoksa
akademik bir tanıma sistemi değildir. Prensip olarak tanıma zorunluluğu
vardır.
51
89/48 sayılı Direktif 4 Ocak 1991’de AT’ye üye ülkeler ve 1 Ocak
1994 de 5 EFTA üyesi için yürürlüğe girmiştir.
İtalya’nın bir baroya kayıt için orada oturmayı şart koşması nedeni
ile mahkum edilmesine ilişkin kararda,
52
89-48 sayılı Direktif’e gönderme
yapılmıştır. Bu Direktif’e göre avukat başka bir üye ülkede diplomasının
tanınmasını her üye ülkede yapılan bir sınav kaydıyla isteyebilirdi. Komis-
yon, İtalyan yetkililerin bu sınavı yaparken zorluk çıkardıklarını tespit etti.
ATAD’a göre bu sınav her bir olaya göre değerlendirilmeydi. İtalya 89/48
sayılı Direktif’e uyum için gerekeni yapmamıştı.
89/48 sayılı Direktif’in iptali davası reddedildi.
53
Fransa 14 Mart 2000’e
kadar Direktif’in gereklerini yerine getirmediği için mahkum edildi.
54
İr-
landa aynı nedenle mahkum edildi.
55
47
Commissione/Italie, C. 145/99.
48
Bkz., Prieto, Catherine, “Liberté d’Etablissement, et de Prestation de Services,” RTD
eur, 39 (3) Juil-sept. 2003, s. 500.
49
OJ 1989, L. 19/24.
50
OJ 1992, L. 209/25, 2001/19, OJ 2001, L. 206/1 ile değiştirilmiştir.
51
Favret, Jean More, “Le Systeme General de Reconnaissance des Diplômes et des
Formations Professionelles en droit Communautaire: L’Esprit et la Mèthode;Règles
Actuelles et Developpements Futurs” ,RTD eur. 32(2) Avr. Juin 1996, s. 261.
52
Commission/Italie C. 145/99, CJCE 7 Mart 2002.
53
CJCE 7 Kasım 2000, L. 168/98.
54
CJCE 26 Eyül 2002, Commission / France, C. 351/01.
55
CJCE 10 Aralık 2002, Commissions/Irlande, C. 362/01, RDJ, 2002, I-11433, Bkz.,
Prieto, Catherine, “Liberté d’Etablissement et de Prestation de Services”, RTD eur,
39(3) Juil Sep. 2003, s. 5233-524.
makaleler Işıl ÖZKAN
69TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
98/5 sayılı Direktif aleyhine Lüksembourg tarafından açılan iptal davası
ATAD tarafından reddedildi.
56
13 Kasım 2003 tarihli Morgenbesser kararında
57
bayan Morgenbesser, Fransız vatandaşı idi ve İtalya’da oturuyordu. Fransa’dan
aldığı hukuk diplomasıyla stajyer olarak İtalyan Barosu’na kaydolmak istiyor-
du. ATAD onun ne 89/48 ne de 98/5 sayılı Direktif’ten yararlanamayacağını
kabul etti. Zira 98/5 stajyerleri kapsamıyordu. Ayrıca Fransa’da gerekli sınava
tabi tutulmamıştı. Bayan Morgenbesser avukatlık mesleğine değil, stajyerliğe
kabul istiyordu. Bu süre altı yıllık bir uygulama süresiydi. Bu faaliyet düzenli bir
meslek (iş) olarak değerlendirilemezdi. ATAD stajın da bir ekonomik faaliyet
olduğunu kabul etti ve İtalya’da bir baroya stajyer olarak kaydını kabul etti.
AİD’nin (3. oda) 13 Ocak 2005 tarih T. 184/04 sayılı Sulvida kararında
Portekiz’de kurulan bir şirket müdürü olan Buchbinder tarafından avukat
olarak temsil ediliyordu. Avukatın Komisyon aleyhine açtığı davada, mah-
keme sadece bir üye devlette mahkemede bu görevi ifa eden veya Avrupa
Ekonomik Bölgesi Anlaşması’na taraf olan ülke avukatlarının Divan’ın
önünde temsil yetkisine sahip olduğunu belirterek, Bay Buchbinder’in
hem avukat, hem da şirketin temsilcisi olarak davayı temsil etmeye yetkili
olmadığı sonucuna vardı. Zira avukat 3. şahıs değildi.
58
Lüksembourg İdare Mahkemesi’nce Divan’a ön karar usulüyle gönderi-
len bir davada (7 Aralık 2004),
59
Graham J. Wilson tarafından Lüksembourg
Barosu’na karşı açılan bir dava söz konusuydu. Mahkeme, Divan’a 98/5 sayılı
Direktif’in 9. maddesi ve 5. maddesine ilişkin sorular sordu. 5. maddeyle ilgili
olarak avukatın sözlü bir dil sınavına tabi olup olmayacağı soruldu.
12 ekim 2004 tarihli Bloetzer davası ise İsviçre ile ilgili idi. Federal mah-
keme sadece AB’ye üye ülkeler ve EFTA’ya üye ülkelerin vatandaşları olup,
İsviçre’de devamlı olarak çalışan avukatların İsviçre’de kayıtlı olabileceğini
kabul etti. (23 Haziran 2000 tarihli Avukatların Serbest Dolaşımı Kanunu
m. 28) Bir Alman avukat Zoug Kontonu’na avukat olarak kaydolmak istedi.
Bu talebin reddi üzerine dava Federal Mahkeme’ye geldi. Mahkeme bu
avukatın mesleğini İsviçre’de devamlı şekilde yapabileceğine ve kantona
kaydolduğu unvanı kullanabileceğine karar verdi. Ancak temsilcinin du-
rumu geçici idi ve oturma izni yoktu.
60
56
7 Kasım 2000, C. 168/98.
57
CJCE 13 Kasım 2003, C. 313/01, bkz., Prieto, Catherine, “Liberté d’Etablissement et
de Prestation de Services”, RTD eur. 40 (3) Juil-sept. 2004, s. 540, 551.
58
http://curia.eu.int/jurisp/cai-bin/gettext-pl?Lang=fr8num= 79949886T19040184
18 doc=T8ouve).
59
C. 506/04. Henüz karar çıkmamıştır. Bkz., OJ C31/15, (http://europa.eu.int/eur-
lex/lex/lexuriserv/site/fr/oj/ 2005/c-031).
60
(http://www.unige.ch/droit/ceje/actualites.php.3?İd-article:150).
Işıl ÖZKAN makaleler
70TBB Dergisi, Sayı 60, 2005
SONUÇ
Öncelikle hizmet edimi serbestisi konusunda genel kurallar koyan
AB kurumları, daha sonra doktorlar, mimarlar, avukatlar gibi bazı serbest
faaliyetleri için özel düzenlemeler getirmiştir. Avukatların serbest dola-
şımını sağlamada en önemli kuruluş AB’ye üye devletler de ve Avrupa
Ekonomik Bölgesi’ndeki bütün ulusal baro ve avukat birliklerinin temsil-
cisi olan CCBE‘dir (Avrupa Baroları Konseyi). CCBE, üye baro ve avukat
birliklerinin görüş ve politikalarını koordine eder. Genel Kurul 28 delegas-
yondan oluşur. Bulgaristan, Hırvatistan Makedonya, İsviçre ve Türkiye
gözlemci statüsündedir. CCBE’nin Türkiye Barolar Birliği için de önemi
vardır. Büyük baroların kaynaklarından yararlanma imkanı sunar. Türkiye
AB’ye girdiğinde CCBE komitelerine katılma ve görüşlerini Avrupa ku-
rumlarına bildirme imkanlarına sahip olacaktır. Diğer barolarla ortaklıklar
kurulabileceği gibi, Avrupa yasalarının hazırlanması için projeler üretmek
de mümkün olacaktır.
Türkiye’de çeşitli tarihlerde değişikliklere uğrayan 19.3.1969 tarihli ve
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun
61
30.01.1979 tarih – 2178 /1 ile değişik 3.
maddesi a bendi avukatlık mesleğine kabul edilebilmek için, TC vatandaşı
olmak şartı aramaktadır. Ayrıca Türk hukuk fakültelerinden mezun olmak
ya da yabancı hukuk fakültelerinden mezun olanların Türkiye’de denklik
sınavına tabii olmaları gerekmektedir (3/6).
Aynı maddenin (e) bendinde levhasına yazılmak istenen baro bölge-
sinde ikametgah sahibi olması aranmaktadır.
2.5.2001 tarih ve 4667/30 md. ile değişik 44. maddesinin B bendi avu-
katlık ortaklığına ilişkindir.
Bu bentte Yabancı Sermayeyi Teşvik Mevzuatı çerçevesinde Türkiye’de
faaliyet göstermek isteyen yabancı avukatlık ortaklıklarının, bu kanuna uy-
gun olarak kurulması şartıyla, yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası
hukuk konusunda danışmanlık hizmeti verebileceği, aynı sınırlamaların
bu yabancı ortaklıkta çalışan TC vatandaşları ya da yabancı ortakları da
kapsadığı, ortakların baroya kayıtlı olması şartı aranmadığı, bu kuralın
uygulanmasının mütekabiliyet esasına bağlı olduğu kabul edilmektedir.
Bu düzenleme AB üyesi olmayan ülke vatandaşı avukatlar için yeterli
olabilir. Ancak Türkiye’nin AB’ye tam üye olması halinde, vatandaşlık ve
ikametgah nedeniyle ayrımcılık yapmama kuralının AB üyesi ülke vatan-
daşları avukatlar için geçerli olacağı açıktır.
61
RG, 7.4.1969-13168.