134 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 135
makaleler Noyan ÖZKAN
AVRUPA HUKUKU VE AVUKATLARIN ROLÜ
Av. Noyan ÖZKAN*
I. GİRİŞ
Dünyanın her yerinde avukatlar savunma mesleğinin gelişmesi ve bu-
nunda ötesinde hukukun üstünlüğünün yerleşmesi için kişisel olarak veya
baroları kanalıyla uğraş vermektedirler. İletişim ve ulaşım teknolojisinde
akıl almaz gelişmeler dünya avukatlarını gerek iş ilişkileri gerekse hukuk
ve demokrasi mücadelesinde daha sıklıkla bir araya gelmeye ve görüş
alışverişinde bulunmaya zorlamaktadır.
1949 yılından bu yana Avrupa Konseyi’ne üye olan Türkiye, Avrupa
Birliği’ne giriş sürecinde önemli bir dönemeçtedir. Uzun yıllardır, barolar
ve bilim çevreleri daha ziyade Avrupa Konseyi Hukuku ile ilgili çalışmalar
yapmışlar ve özellikle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ile Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi uygulaması alanında çok sayıda hukukçunun bilgi
sahibi olmasında katkıda bulunmuşlardır.
Ancak Avrupa Birliği Hukuku ve uygulamaları alanında gerekli ve
yeterli bir faaliyet yoktur.
Katıldığım ve izlediğim toplantılarda, TV söyleşilerinde, Avrupa
Konseyi ile Avrupa Birliği kurum ve işlevlerinin sıklıkla karıştırıldığını
gözlemliyorum. Hukukçuların ve özellikle baroların AB sürecinde gide-
rek yoğunlaşan tartışmalara aktif bir biçimde katılmaları için bilgi sahibi
olmaları gerektiğine inanıyorum. Bu bakımdan edindiğim bilgileri sayın
meslektaşlarla paylaşmak istiyorum.
*
İzmir Barosu önceki başkanlarından. nozkan@unimedya.net.tr
134 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 135
makaleler Noyan ÖZKAN
II. Genel Olarak Avrupa Hukuku
A. Avrupa Konseyi Hukuku
1. Avrupa Konseyi Statüsü
a. Statünün temel ilkeleri
5 Mayıs 1949’da Londra’da, Belçika, Danimarka, Hollanda, İtalya,
Fransa, Lüksemburg, İngiltere, İsveç, Norveç ve İrlanda arasında imza-
lanan Avrupa Konseyi Statüsü’ne, Türkiye, 12/12/1949 gün ve 5456 nolu
Kanun’la onay vermiştir. (Bkz, RG, 17/12/1949-7362) Bu kanun, Statü’ye
katıldığımız 8 Ağustos 1949 tarihinden itibaren yürülüğe girmiştir. Statü
ile kurulan ve merkezi Fransa’nın Strasburg kentinde bulunan Avrupa
Konseyi’nin şu anda 45 üyesi mevcuttur.
Statünün başlangıç ilkelerine göre; “Akit taraflar, halklarının ortak malı
olan ve her gerçek demokrasinin dayandığı kişi özgürlüğü, siyasi özgürlük ve hu-
kukun üstünlüğü ilkelerinin kaynağı bulunan fikri ve ahlaki değerlere sarsılmaz
surette bağlı olduklarını,” kabul etmişlerdir.
Statü’nün 1 nolu maddesine göre, “Avrupa Konseyi’nin amacı, üyeleri
arasında, müşterek malları olan ülkü ve ilkeleri korumak ve yaymak ve siyasi, ikti-
sadi ilerlemelerini sağlamak, bu amaçla sözleşmeler akdetmek, toplumsal, kültürel,
iktisadi, idari, hukuki ve bilimsel alanlarda bir ortak hareket hattının kabulü ve
insan hakları ile ana özgürlüklerinin korumak ve geliştirmektir.”
Statü’nün 3. maddesine göre; “Avrupa Konseyi’nin her üyesi, hukukun
üstünlüğü ilkesini ve hükmü altında bulunan her şahsın insan haklarından ve
temel özgürlüklerden yararlanma ilkesini kabul eder.” 8. madde uyarınca, “3.
madde hükümlerini ciddi surette ihlal eden üye devletler, temsil hakkından bir süre
mahrum edilebilir ve Bakanlar Komitesi tarafından Konsey’den çekilmeye davet
edilebilir. Bu davet nazarı dikkate alınmadığı takdirde Komite, bizzat Komite’nin
tayin edeceği tarihten itibaren söz konusu üye devletin artık Konsey’e mensup
olmadığına karar verebilir.”
b. Avrupa Konseyi’nin organları
aa. Bakanlar Komitesi
Avrupa Konseyi’nin organıdır. Üye devletlerin dışişleri bakanları veya
onların Strasburg’ta bulunan daimi diplomatik temsilcilerinden oluşur.
Konsey’in faaliyetlerini ve bütçesini tayin etmek için dışişleri bakanları
yılda en az iki kez toplanır ve tavsiye kararlarını alır. Bakanlar Komitesi,
söz konusu tavsiye kararları hususunda ne işlem yapıldığını bildirmeyi
hükümetlerden isteyebilir.
136 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 137
makaleler Noyan ÖZKAN
bb. Parlamenterler Meclisi
Üye devletlerin parlamentolarından seçilen 626 üye ve 18 gözlemci
üyeden üyeden oluşmaktadır. ve Bakanlar Komitesi’ne rehber olan, ka-
rarlar verir. Ayrıca, Avrupa Konseyi Genel Sektereteri ile Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi yargıçlarını seçer. Hükümet dışı kurumlar (NGO) ve
bazı komitelerde gözlemci olarak yer alabilir ve görüşlerini açıklayabilirler.
Parlamenterler Meclisi’nin vermiş olduğu tavsiye kararları, Avrupa Konseyi
sözleşmelerinin hazırlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Sayıları 50
ile 82 arasında değişen 10 adet komite vardır. TBMM’den 16 parlamenter
ülkemizi Parlamenterler Meclisi’nde temsil etmektedir.
cc. Avrupa Yerel ve Bölgesel Otoriteler Kongresi
Yerel demokrasinin güçlendirilmesi ve Avrupa Yerel Yönetimler Özerk-
lik Şartı’nın yaşama geçirilmesi amacıyla 1994 yılında kurulan Kongre, yerel
ve bölgesel iki büro ile daimi bir sekreteryanın koordinasyonunda toplan-
maktadır. Yerel ve bölgesel demokrasilerde aksaklıkların tesbiti için çağrı
üzerine “Özel Raportörler” tarafından mahallinde inceleme yapabilir.
2. Avrupa Konseyi’nin Temel Sözleşmeleri ile Getirilen
Koruma Mekanizmaları
a. İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi/Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi İnsan Hakları ve Temel Özgürlükleri Korumaya
Dair Avrupa Sözleşmesi
4/11/1950’de Roma’da imzalandı, 3/9/1953’te yürürlüğe girdi. Türki-
ye, AİHS’yi 10/3/1954 gün ve 6366 nolu Yasa’yla onayladı. (RG, 19/3/1954-
8662) 1/11/1998’de yürürlüğe giren 11 nolu Protokol ile Sözleşme’de bazı
reformlar yapılmış ve ilk gözetim kuruluşu olan Komisyon ile Mahkeme
birleştirilmiştir. Taraf devletler, 1948 BM İnsan Hakları Evrensel Beyan-
namesi ve bu Sözleşme’de sayılan medeni ve siyasi hakları, kendi yetki
alanları içinde bulunan herkese tanırlar ve garanti ederler.
b. Avrupa Sosyal Şartı/Avrupa Sosyal Hakları Komitesi
18/10/1961’de imzalanan Avrupa Sosyal Şartı, Türkiye tarafından
24/11/1989’da onaylandı ve 24/12/1989’da yürürlüğe konuldu. 1996
yılında değiştirilmiş Avrupa Sosyal Şartı kabul edildi. Ancak Türkiye bu
sözleşmeyi henüz imzalamadı.
Avrupa Sosyal Şartı’nda; istihdam koşullarında kadın ve erkek eşitliği,
136 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 137
makaleler Noyan ÖZKAN
mecburi çalışmanının yasaklanması, özürlülerin çalışma dünyasına katılma-
ları, göçmen işçiler ve ailelerinin korunması, fakirlik ve sosyal dışlanmaya
karşı korunma hakkı gibi ilkeler yer almaktadır.
Temmuz 1998’da yürürlüğe giren bir ek protokol, uyum hakkında ulu-
sal raporlara ek olarak kollektif şikâyet sistemini getirmektedir. Bununla
bazı sendikalara, işveren kuruluşlarına ve hükümet dışı kuruluşlara Şart’ın
ihlal edildiği iddialarını Avrupa Sosyal Haklar Komitesi önüne getirme
izni verilmektedir. Avrupa Sosyal Haklar Komitesi, ulusal yasaların ve
uygulamaların Şart’tan doğan yükümlülüklere uyumunu yasal bakımdan
değerlendirir. Bu değerlendirmeler Hükümetler Komitesi’ne ve Bakanlar
Komitesi’ne iletilir. Bakanlar Komitesi, her izleme dönemi sonunda kararlar
alır. Devletlerin ulusal yasa ve uygulamalarını Şart’a uygun hale getirmeleri
için tavsiyelerde bulunur.
c. İşkencenin ve Gayrı İnsani ya da Küçültücü Ceza veya
Muamelenin Önlenmesine Dair Avrupa Sözleşmesi/İşkenceyi
Önleme Avrupa Komitesi
1987’de düzenlenen İşkencenin Önlenmesi için Avrupa Sözleşmesi,
Türkiye tarafından 11.1.1988 tarihinde imzalanmış, 26.2.1988 tarihinde de
Bakanlar Kurulu’nca onaylanarak yürürlüğe girmiştir. (Bkz. RG, 27/2/
1988-19738)
Sözleşme’nin 1. maddesine göre; “İşkencenin ve Gayrı İnsani ya da Küçül-
tücü Ceza veya Muamelenin Önlenmesi için bir Avrupa Komitesi teşkil olunacaktır.
Komite, ziyaretler yapmak suretiyle, hürriyetinden yoksun bırakılan kişilere yapılan
muameleyi, gerekli ise bu gibi kişilerin işkence ve gayrı insani ya da küçültücü ceza
veya muameleden korunmalarının güçlendirilmesi amacıyla inceleyecektir.”
Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT) şahısların gözaltında bulun-
durulduğu hapishane, islahane, polis karakolları, askeri kışlalar, psikiyatri
hastaneleri ve sair yerleri ziyaret ederler. Hazırladıkları raporu o ülkenin
yetkili makamlarına göndeririler. İlgili devlet Komite’den raporu kendi yo-
rumlarıyla birlikte yayımlamasını isteyebilir. Şayet devlet işbirliği yapmazsa
veya Komite’nin tavsiyeleri üzerine bir şey yapmazsa, İÖK, istisnai bir du-
rum olarak bir bildiri yayımlamaya karar verebilir. Ayrıca hazırladığı yıllık
raporlarda, üye devletler için rehber olabilecek tavsiyelerde bulunur.
d. Ulusal Azınlıkları Koruma Çerçeve
Sözleşmesi/Bakanlar Komitesi
5 Kasım 1992’de Strasburg’ta imzaya açılan ve 1998’de yürürlüğe giren
Çerçeve Sözleşme’nin 1. maddesine göre; “Ulusal azınlıkların ve bu azınlıklara
138 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 139
makaleler Noyan ÖZKAN
mensup olan kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması, insan haklarının korun-
masının bütünleyici bir parçasını oluşturur ve uluslararası işbirliği kapsamına
girer.” Türkiye henüz bu Sözleşme’yi imzalamamıştır.
Sözleşme’de ulusal azınlığın tanımı yapılmamış ve 21. madde ile “dev-
letlerin egemen eşitliği, ülke bütünlüğü ve siyasal bağımsızlıklarının korunması”
ilkesi konulmuştur.
24. madde ile, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, bu Çerçeve Söz-
leşme’nin, sözleşmeci devletler tarafından uygulanmasını izler. Taraf
devletlerin, Çerçeve Sözleşmesi’nin belirlediği yükümlülükleri ile aldıkları
önlemlerle ilgili uyum raporları sunmaları gerekmektedir. Bakanlar Komi-
tesi, bağımsız uzmanlardan oluşan Danışma Komitesi ile istişare ederek,
bu raporlarda belirtilen önlemlerin geçerliliğini değerlendirir ve sonuçları
ile gereği görülen tavsiyeleri kabul eder.
e. Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa
Sözleşmesi/Daimi Komite/Bakanlar Komitesi
25/1/1996 günü Strasburg’ta imzalanan bu sözleşme, 18/01/2001 gün
ve 4620 sayılı Kanun ile onaylanmış ve 12/03/2002 gün ve 2002/3910 nolu
BKK ile yürürlüğe girmiştir. (RG, 2/05/2002-24743)
Madde 1 ve 2’ye göre; bu Sözleşme, 18 yaşına ulaşmamış çocuklara
uygulanır. Bu Sözleşme’nin amacı, çocukların yüksek çıkarları için, haklarını
geliştirmek, onlara usule ilişkin haklar tanımak ve bu hakların, çocukların
doğrudan ve diğer kişiler veya organlar tarafından bir adli merci önündeki,
kendilerini ilgilendiren davalardan bilgilendirilmelerini ve bu davalara
katılmalarına izin verilmesini teminen kullanılmasını kolaylaştırmaktır.
Sözleşme’nin 16. maddesi ile kurulan Daimi Komite, Sözleşme’nin
uygulanması ve yorumu ile ilgili her sorunu inceleyebilir, tavsiye karar-
ları verebilir. Daimi Komite, her toplantıdan sonra, taraflara ve Avrupa
Konseyi Bakanlar Komitesi’ne görüşmelere ve alınan kararlara ilişkin bir
rapor gönderir.
B. AB Hukuku
1. Avrupa Topluluk Hukukunu Oluşturan
Temel Hukuki Metinler
—1951 Avrupa Kömür ve Çelik Topluluğu Antlaşması
18/03/1951’de Paris’te imzalandı. Tüzel kişiliğe haiz olan Avrupa
Kömür ve Çelik Topluluğu kuruldu. 25/07/1952’de yürürlüğe girdi. Üye
138 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 139
makaleler Noyan ÖZKAN
ülkelerin ekonomisine katkıda bulunmak amacıyla kömür ve çelik üreti-
minde ortak düzenlemeler yapılmaktadır.
— 1957 Avrupa Atom Enerjisi Topluluğu Antlaşması
25.03.1957’de imzalandı. Avrupa Atom Enerjisi Kurumu (Euratom)
kuruldu.
— 1957 Roma-Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması (ATA)
25/03/1957’de imzalandı. Avrupa Ekonomik Topluluğu’nu kuran
antlaşmadır. Ekonomik büyüme yanında üye ülkelerin parasal ve siyasi
birlikleri de amaçlanmaktadır. Malların, sermayenin ve emeğin serbestçe
dolaşımı örgütlenmiştir. 1992 Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ile
maddeler ve bazı kavramlar değiştirildi. Örneğin AET, (Avrupa Ekono-
mik Topluluğu) AT (Avrupa Topluluğu) oldu. AETA (Avrupa Ekonomik
Topluluğu Anlaşması) ise ATA (Avrupa Topluluğu Anlaşması) oldu. 1957
yılında 248 maddeden ibaret olan ATA, 1992 ABA (Maastrich-Avrupa Birliği
Antlaşması) ile 300 maddeye ulaştı. Sonradan, 1997 Amsterdam Antlaşması
ile hem ATA’da hem ABA’da değişiklikler yapıldı. Şu anda, AAETA, AKÇ-
TA ve ATA yürürlüktedir. Ancak pratik Avrupa Hukuku’nun temel metni,
Maastrich ve Amsterdam antlaşmaları ile değiştirilen 1957 Roma-Avrupa
Topluluğu Antlaşması’dır.
— 1965 Avrupa Toplulukları için Tek Konsey ve Komisyon
Oluşturulmasına İlişkin Antlaşma
08/04/1965’de imzalandı. Evvelce, AKÇT, AET, AAET içinde görev
yapmakta olan Konsey, Komisyon, Genel Kurul (Avrupa Parlamentosu) ve
Avrupa Toplulukları Mahkemesi (ATM) bu Sözleşme ile her üç topluluk
için birleştirildi ve her üç topluluk için birlikte görev yapmaya başladı.
— 1986 Avrupa Tek Senedi
28/02/1986’da imzalandı. 01/07/1987’de yürürlüğe girdi. Üye ül-
keler arasında dış politikanın birlikte belirlenmesi, Avrupa Hukuku’nun
konulmasında işbirliği yapılması, çevrenin korunmasında ortak politika
saptanması, akademik ve mesleki özellillerin belirlenmesi gibi konularda
düzenleme yapılmıştır. ABA ile değiştirildi.
— 1992 Maastrich-Avrupa Birliği Hakkında Antlaşma (ABA)
07/02/1992’de imzalandı, 01/11/1993’te yürürlüğe girdi. Böylece Av-
140 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 141
makaleler Noyan ÖZKAN
rupa Birliği kuruldu. AB, mevcut üç topluluğu ortadan kaldırıp onların
yerine geçmemiş, aksine kısmen üç topluluk üzerine kurulmuştur. (Bkz.
Tekinalp, Avrupa Birliği Hukuku, s. 15)
AB, üç sütun üzerine kurulmuştur: Topluluklar, ortak dış politika ile
adalet ve içişlerinde işbirliği.
— 1997 Amsterdam Antlaşması
02/10/1997’de imzalandı, 01/05/1999’da yürürlüğe girdi. Amsterdam
Sözleşmesi, üç bölüm ile bir ek ve 13 protokolden oluşmaktadır. Topluluk
Antlaşmaları ve Maastrich Avrupa Birliği Antlaşması’nda kurumlar, he-
defler ve işlevler temelinde değişiklikler yapılmıştır.
22/06/1993 günlü Kopenhag Zirvesi’nde kabul edilen siyasi ve eko-
nomik ölçütler (demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve azınlık
haklarının korunması ve bunları teminat altına alan istikrarlı kurumların
varlığı, Birlik içinde rekabetçi baskılara ve diğer serbest piyasa güçlerine
dayanabilecek bir serbest piyasa ekonomisinin varlığı) Amsterdam Sözleş-
mesi ile yasallaştı. (mad. 6) Kadın erkek eşitliğini, çevre koruma ilkelerini
ve Avrupa Toplulukları Mahkemesi’ni güçlendiren değişiklikler yapıldı.
Ek protokollarla; Schengen Sözleşmeleri topluluk mevzuatına dahil edildi.
Sığınmacı ve mülteci politikları belirlendi. Medeni ve ceza hukuku alanında
adalet mercileri ile polis işbirliği düzenlendi.
— 2000 Nice Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı
Avrupa Parlamentosu, AB Konseyi ve AB Komisyonu başkanları
tarafından 07/12/2000’de Nice’de imzalandı ve açıklandı. Avrupa Birliği
sınırları içinde ikamet eden tüm Avrupa vatandaşları ile diğer kişilerin
medeni, siyasal, ekonomik ve sosyal haklarını düzenlemektedir. Bu haklar
altı bölüm altında kaleme alınmıştır: Onur, özgürlükler, eşitlik, dayanışma,
vatandaşlık hakları, adalet.
Sözleşme’de düzenlenen hakların dayanağını, Maastrich-Avrupa Bir-
liği Antlaşması, Topluluk Antlaşmaları, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi,
AB ülkelerinin anayasal gelenekleri; Avrupa ve Avrupa Konseyi Sosyal
Şartları, Avrupa Toplulukları Mahkemesi’nin ve Avrupa İnsan Hakları
Mahkemesi’nin içtihatları, oluşturmaktadır. Nice Sözleşmesi’nde düzen-
lenen “temel haklar” fazla bir değişikliğe uğramadan Avrupa Anayasası
Taslağı’nda yer almıştır.
140 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 141
makaleler Noyan ÖZKAN
— 2003 Avrupa Anayasası Taslağı
Avrupa Konvansiyonu tarafından 13 Haziran ve 10 Temmuz 2003’te
kabul edilmiş ve 18/07/2003’te AB Konseyi Başkanlığı’na Roma’da su-
nulmuştur.
15 Aralık 2001 Laeken Zirvesi’nde alınan kararla “Avrupa’nın Gelece-
ği Hakkında Avrupa Konferansı” başlamıştır. Avrupa Birliği’nin amaçları,
kurumları, iç ve dış ilişkileri, dayandığı sözleşme, protokol ve kararların
eşgüdümü ve temel haklar Avrupa Anayasası Taslağı’nda düzenlenmiş-
tir. Dört bölümde 342 madde ve ekli 5 protokol ile 4 bildiriden oluşan AB
Anayasası yürürlüğe girdiğinde Roma-Avrupa Topluluğu Antlaşması,
Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ve bunaları değiştiren antlaşmalar
yürürlükten kalkacaktır. (Bölüm IV-1)
2004 Aralık Zirvesi’nde tartışmaya açılan AB Anayasa Taslağı, özellikle
Avrupa Parlamentosu’nda temsilciler sayısı ile AB Konseyi ve Bakanlar
Konseyi’nde oyların ağırlığı konularındaki görüş ayrılıkları nedeniyle
henüz kabul edilmemiştir.
2. Kararlar Topluluk Tüzükleri Yönergeler
Genel olarak yukarıda belirtilen antlaşmalar, Topluluk Hukuku’nun
birincil kaynağını, topluluk kurumlarının kendilerine antlaşmalarla devre-
dilmiş yetkileri kullanırken oluşturdukları mevzuat, Topluluk Hukuku’nun
ikincil kaynağı olarak nitelenir.
a. Topluluk Tüzükleri (Regulations)
ATA ve AAETA’nın “Topluluk Tüzüğü” ile AKÇTA’nın “Topluluk
Kararı” doğrudan uygulanan ve doğrudan etkiye sahip hukuki tasarruf-
lardır. Topluluk tüzükleri, Konsey’ce veya ortak karar alma usulü içinde
Konsey ile Avrupa Parlamentosu tarafından birlikte; ya da Komisyon veya
Avrupa Merkez Bankası tarafından çıkarılır. Her üye devleti doğrudan
bağlar. Üye devletler, ulusal hukuklarını öne sürmek suretiyle topluluk
tüzüklerini uygulamaktan kaçınamaz. Ulusal mevzuatlarına eklenmesine
gerek olmaksızın Topluluk yurttaşları için aynı ulusal yasalar gibi hak ve
yükümlülükler getirir. Yürütme ve yargı organları, ulusal hukuk kadar
Topluluk Hukuku’na da uymak zorundadırlar. Tarım, ulaştırma, iletişim,
ulaşım, çevre koruma, iş ve sosyal güvenliği gibi alanlarda AB Resmi Gazete-
si’nde yayınlanan Topluluk tüzükleri, topluluk yaşamının düzenlenmesinde
önemli role sahiptir.
142 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 143
makaleler Noyan ÖZKAN
b. Yönergeler (Directives)
AT kurumları tarafından yayınlanan yönergeler, Topluluk tüzüklerin-
den farklı olarak mevzuatın tekleştirilmesine değil uyumlulaştırılmasına
yöneliktir. Yönergeler, öngörülen hedef bakımından üye devletler için
bağlayıcıdır; ancak Topluluk düzeyinde mutabık kalınmış hedeflere ken-
di hukuk sistemleri içinde ulaşma biçimini ve yönteminin seçimini ulusal
mercilere bırakırlar. Yönergeler, üye devletlerin yasalarının üzerinde değil-
dir; ancak üye devletlere ulusal mevzuatlarını Topluluk kurallarıyla aynı
düzeye getirecek biçimde ayarlama yükümlülüğünü getirmektedir.
Avrupa Adalet Divanı, bir çok kararında, “Topluluk yurttaşlarının ulusal
mahkemelerde açacakları davalarda, ilgili yönerge ile kendilerine tanınan hakları
elde edebilmek için o yönergeye doğrudan atıfta bulunabileceklerini” belirtmiştir.
Ayrıca, Adalet Divanı’nın, üye devletlerin, yönergeleri bütünüyle ya da
kısmen kendi mevzuatlarına aktarmaktaki kusurlarından dolayı ortaya
çıkan zararları tazmin etmekle yükümlü olduğuna dair yerleşik kararları
mevcuttur.
c. Kararlar (Decision)
Karar, AB Konseyi tarafından veya veya ortak karar almak suretiyle,
Konsey ile Parlamento, Komisyon veya Avrupa Merkez Bankası tarafından
alınabilir. Topluluk kurumları bu “kararlar” ile üye devletleri ya da yurttaş-
ları her hangi bir eylemde bulunmaya ya da bulunmamaya zorlayabilirler
veya onlarla ilgili haklar ve ödevler koyabilirler. Ayrıca, Avrupa Topluluk-
lar Mahkemesi’nin aldığı kararlar, Topluluk Hukuku’nun konulmasında
ve uygulanmasında çok önemli bir işleve sahiptir.
d. Tavsiye ve Görüşler (Recommendation and Opinion)
Topluluk kurumlarının, üye devletlere veya AB yurttaşlarına yönelik
hukuken bağlayıcı olmayan ancak muhataplarına belli bir konuda belirli
bir biçimde davranmalarını tavsiye eden hukuki tasarruflardır.
3. Avrupa Birliği Asli (*) ve Yardımcı (**) Organları
* Avrupa Parlamentosu (AP)
Her beş yılda bir doğrudan seçilen 626 üyeden oluşmaktadır. Sek-
reteryası Luksemburg’dadır. Genel Kurul toplantıları ise Strasburg’ta
yapılmaktadır. Avrupa Parlamentosu’nun başlıca görevleri; AB Avrupa
Konseyi ile eşdeğer güce sahip olarak (birlikte karar verme yetkisi ile) Av-
142 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 143
makaleler Noyan ÖZKAN
rupa yasalarının incelenmesi ve onaylanması; Avrupa Birliği bütçesinin
onaylanması; AB kurumlarının demokratik denetimi; yeni üyelerin kabu-
lü ile AB’nin önemli antlaşmalarının onaylanması; Avrupa yurttaşlarının
dilekçelerini kabul ve takip edilmesi; AB işlemlerinin denetlenmesi için
AB Ombudsman’ının seçilmesi; 1997 Amsterdam Antlaşması ile Avrupa
Parlamentosu’nun gücü ve işlevi arttırılmıştır.
• AB Konseyi
AB içindeki ana yasama ve karar organıdır. 15 üye ülkenin, ulusal
düzeyde seçilmiş hükümet temsilcilerinden oluşur. Mayıs 2004’de 10 üye
ülkenin katılımı ile üye devletlerin sayısı 25 olacaktır. Çalışma grupları,
elçiler, bakanlar, devlet başkanları düzeyinde, düzenli biçimde toplan-
maktadır. Konsey, AB’nin üç temel sütunu (dolaşım özgürlüğü, dışişleri
ve güvenlik ortak politikası ve adalet ve içişlerinde işbirliği) ile ilgili tüm
faaliyetlerine ilişkin ilkeleri ve politikaları belirler. Konsey başkanlığı, altı
aylık dönemler için sırayla üye devletler tarafından yapılır. 1974 yılından
bu yana devlet veya hükümet başkanları “Avrupa Zirvesi” şeklinde yılda
en az iki kez toplanırlar.
• Komisyon
AB’nin bürokratik işlerini yürütür. Yeni yasa taslaklarını hazırlar ve
bunları daha sonra Konsey’e ve Parlamento’ya sunar. Komisyon, AB büt-
çesini gözetir, herkesin Avrupa antlaşmalarına ve Avrupa yasalarına uyup
uymadığını kontrol eder. Hükümetler tarafından 5 yıl için seçilen ve Avrupa
Parlamentosu tarafından onaylanan 20 komiserden oluşur. Yaklaşık 20.000
kişilik kadrosunun büyük bir çoğunluğu Brüksel’de çalışmaktadır.
• Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve İlk Derece
Mahkemesi (ATM)
ATM, AT antlaşmalarının yorumu ve uygulanmasında, hukuka uy-
gunluğu güvence altına alır. (ATA, mad. 220)
ATM, AB antlaşmalarının ve yasalarının yorumlanmasına ilişkin anlaş-
mazlıkları giderir. Ulusal mahkemelerin, AB kurallarının uygulanması ile
ilgili sorunları ATM’ye danışmaları gerekir. AB yurttaşları veya AB sınırları
içinde yaşayan kişiler, sorunlarını ATM’ye getirebilirler. Üye devletlerin
hükümetleri mutabakat yoluyla altı yıllık bir dönem için 15 bağımsız yargıç
ve 9 kanun sözcüsü atarlar. ATM, Lüksemburg’tadır. İlk statüsü, 17/04/
1957 günlü Protokol’da düzenlendi. Avrupa Toplulukları İlk Derece Mah-
144 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 145
makaleler Noyan ÖZKAN
kemesi Kurulmasına ilişkin 24/10/1988 günlü Konsey Kararı’ndan sonra
19/6/1991’de ATM Usul Kuralları yayınlandı. Genel Kurul dışında, ATM
üç veya beş üyeden oluşan daireler halinde çalışır.
Dava ve işlem türleri;
— Antlaşma yükümlülüklerine uyulmamasıyla ilgili davalar (Üye
devletlerle Komisyon ya da başka üye devlet arasında)
— İptal davaları (Konsey ya da Komisyon aleyhine)
— İşlem eksikliği davaları (Konsey ya da Komisyon aleyhine)
— Topluluk aleyhinde tazminat talepleri
— Ulusal mahkemelerin, ara kararı verebilmek için Topluluk hukuku-
nun yorumu ya da geçerliliği. Mütalaalar.
İlk Derece Mahkemesi (İDM) Konsey’in 24/10/1989 günlü kararıyla
kuruldu. 15 yargıçtan oluşur. ATM ile bağlantılı olarak ATM’nin iş yükünü
azaltmak için kuruldu. Gerçek ve tüzel kişilerin doğrudan başvurularını,
personelin başvurularını ve tazminat davalarını görüşür ve karara bağlar.
Kararları ATM nezdinde temyiz edilebilir. 1997 Amsterdam Sözleşmesi ile
Mahkeme’nin görev ve yetkileri arttırıldı. Nice Sözleşmesi’nde sayılan temel
haklar, sığınma ve mülteciler hukuku mahkemenin görev alanına girdi.
• Avrupa Denetçiler Mahkemesi
Merkezi Lüksemburg’da bulunan bağımsız bir AB kurumu olan De-
netçiler Mahkemesi, AB fonlarının AB mevzuatına uygun olarak harcama-
sını denetlemektedir. Avrupa’lı mükelleflerin AB’ye aktarılan paralarının
karşılığını daha iyi alabilmelerini gözetir.
• Ekonomik ve Sosyal Komite
Çiftçiler, işverenler, serbest meslek sahipleri, işçiler gibi AB içindeki tüm
çıkar gruplarını temsil eden ve 222 üyeden ve 9 uzmanlık grubundan oluşan
bir danışma organıdır. Konsey, topluluk tüzükleri ve yönergeleri çıkarmadan
önce Ekonomik ve Sosyal Komite’nin görüşüne başvurmaktadır.
• Bölgeler Komitesi
Maastrich-Avrupa Birliği Antlaşması ile oluşan Bölgeler Komitesi’nde
bölgesel ve yerel yönetimlerden gelen 222 temsilci görev almaktadır. Konsey
ve Komisyon, bölgesel ve yerel faaliyet ve yasama çalışmalarında, Bölgeler
Komitesi’nin görüşüne başvurur.
144 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 145
makaleler Noyan ÖZKAN
** Avrupa Merkez Bankası
AMB, yeni Avrupa ortak para birimi olan Euro’nun yönetiminden
sorumludur. Avrupa para politikaları konusunda bağımsız kararlar alır.
Frankfurt kentinde bulunan AMB, ulusal merkez bankalarının Topluluk
Hukuku’na aykırı tasarruflarını izler ve gerekirse Avrupa Adalet Diva-
nı’nda ilgili bankalar hakkında dava açar.
• Avrupa Yatırım Bankası
Avrupa Ekonomik Topluluğu Antlaşması ile 1957’de kurulan AYB,
Avrupa’nın çıkarlarını gözeten projelere, özellikle daha yoksul bölgelerin
yararına olanlara kredi verir. Demiryolları, karayolları, limanlar, çevre
koruma, KOBİ’ler bu kredilerden yararlanır. Merkezi Lüksemburg’tadır.
— Avrupa Çevre Ajansı
Merkezi Kopenhag’ta bulunan Avrupa Çevre Ajansı 1993 yılında kurul-
muştur. Ajans, çevre koruma önlemlerinin ve yasalarının sağlam temeller
üzerinde kurulabilmesi için bilgi iletişim ağı kurmuştur. Ajans Topluluk
genelinde çalışmalar yapar ve ülkeler için programlar hazırlar. Türkiye,
Ajans’a üye olmuştur.
— Avrupa Polis Ofisi (Europol)
Konsey’in 1991’de aldığı bir kararla, uluslararası ağır suçlar, ulusla-
rararası uyuşturucu trafiği, terörizm alanlarında üye devletler arasında
işbirliği yapan Europol kurulmuştur. 1995 yılında Lahey’de bulunan
merkezinde faaliyete geçen Europol’da her üye ülkenin irtibat memurları
birlikte çalışmaktadırlar.
III. Değerlendirme ve Sonuç
Türkiye avukatları son on yılda Avrupa Konseyi Hukuku ve Avrupa
İnsan Hakları Mahkemesi uygulaması ile tanıştı ve ciddi sonuçlar aldı. An-
cak, Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi dışındaki diğer
sözleşmelere ve bunlarla getirilen koruyucu mekanizmalara uzak kalındı.
Özellikle, hükümetimizin uygulamakla yükümlü olduğu Avrupa Konseyi
Bakanlar Komitesi kararları maalesef gerektiği biçimde izlenmemektedir.
Öte yandan 1959 yılında ortaklık için AET’ye başvuran, 1963 yılında
AET ile Ankara-Ortaklık Antlaşması’nı imzalayan, 1987 yılında AB’ye tam
146 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 147
makaleler Noyan ÖZKAN
üyelik için başvuruda bulunan ve 1999 Aralık ayında Helsinki’de yapılan
Avrupa Zirvesi’nde aday ülke statüsü kabul edilen Türkiye, önemli bir
dönemece gelmiştir.
Avrupa Birliği’ne karşı tezleri ve itirazları saygı ile karşılıyorum. Ör-
neğin, Norveç, iki kez halk oylaması ile AB’ye hayır diyebilmiş bir ülkedir.
Ancak, bu satırların yazarı, AB’nin genel olarak IMF ve Dünya Ticaret Örgü-
tü’ne koşut olan ekonomik kriterlerini benimsememekle birlikte, bu alanda
mücadelenin AB dışında değil AB içinde yapılmasını benimsemektedir.
Örneğin, rekabetin korunması, ulaşım, enerji, çevre koruma, istihdam ve
diğer sektörlerde uygulanacak politikalarda Avrupa Parlamentosu, Konsey,
Komisyon, Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve üye devletler arasında çok
ciddi görüş ayrılıkları ve tartışmalar yaşandığı gözlemlenmektedir.
Ülkemizde, 1970’li yıllarda başlayan –öğrencilik yıllarımızdan bu güne
kadar sürdürdüğümüz– hukuk devleti ve demokratikleşme mücadelesinde
uğradığımız yenilgiler ve yitikler orta yerde durmaktadır. Türkiye, AB’ye
giriş sürecinde benimsediği Katılım Ortaklığı Belgesi, Ulusal Program ve
ilerleme raporları ile son 3 yıl içinde gerçekten çok önemli anayasal ve yasal
değişiklikler yapmıştır.
Elbette uyum paketleri ile getirilen değişikliklere karşı başta bürokrasi
olmak üzere geleneksel tutucu kesimlerde direniş sürmektedir. Hükümet
ve bürokrasi bugüne kadar uygulamada istikrar ve kararlılık göstereme-
miştir. İnsan hakları ihlalleri sürüp gitmektedir. Hükümet, AB’ye uyum
sürecinde kurulan veya özerkleştirilen Rekabet Kurulu, Kamu İhale Ku-
rumu ve Merkez Bankası gibi kuruluşları kendisine bağımlı kılacak yasal
ve idari girişimlerde bulunmaktadır. Sivil toplum kurumları ve özellikle
barolar, AB’ye uyum sürecinde tedirgin ve endişeli bir bekleyiş içindedirler.
Baroların ve hukuk fakültelerinin AB Hukuku ve uygulaması hakkında
çok ciddi plan, proje ve programlara sahip olmaları ve politikacılar ile bü-
rokrasiye yön vermeleri gerekmektedir. Özellikle Amsterdam Antlaşması
ile önem kazanan içişleri ve adalet alanında Türkiye’deki bir çok kamu ve
özel kurumdan daha iyi bir geçmişe ve pratiğe sahip olan baroların, Av-
rupa Konseyi yanısıra Avrupa Birliği Hukuku’na ve uygulamasına sahip
çıkmaları ve yol gösterici olmaları kaçınılmaz bir ödevdir.
Hukukçularımız, 2009 yılında asil üye olmamız ihtimali çok yüksek
olan AB kurumlarını ve hukukunu tanımalı, geleceğe hazırlık yapmalıdır.
Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin Avukatlık Mesleğinin Özgürce
Yapılmasına İlişkin (2000) 21 nolu Tavsiye Kararı’nda; “Avukatların meslek
örgütlerinin; mesleki standartların ve meslek ahlakının yükseltilmesinde, üyele-
rinin baskıya, haklarının yersiz olarak kısıtlanmasına ve ihmal edilmesine karşı
korunmasında, ihtiyacı bulunan herkese adli hizmet sağlanmasında ve hükümet
146 TBB Dergisi, Sayı 52, 2004
Noyan ÖZKAN makaleler
TBB Dergisi, Sayı 52, 2004 147
makaleler Noyan ÖZKAN
ve diğer kuruluşlarla işbirliği yaparak adaletin ve kamu yararının daha fazla ger-
çekleştirilmesinde hayati bir role sahip oldukları” kabul edilmiştir.
Türkiye barolarının, AB hukukuna ve uygulamasına yönelik araştır-
ma, tercüme, karşılıklı ziyaret, basın ve yayın faaliyetlerini arttırması ve
“izleyen” değil “yönlendiren” kurumlar olmasını bekliyoruz.
KAYNAKLAR
Klaus-Dieter Borchardt, Topluluk Hukuku’nun ABC’si, AB Komisyonu Türkiye
Temsilciliği Yay., Kasım 1993.
The Amsterdam Treaty, A Comprehensive Guide, European Commission,
1999.
Tekinalp/Tekinalp/Atamer/Oder/Oder/Okutan, Avrupa Birliği Hukuku, Beta
Yay., İst. 2000.
Avrupa Topluluğu ve Türkiye, Başbakanlık Hazine ve Dışticaret Müsteşerlığı,
Ank. 1993.
Doç. Dr. Enver Bozkurt, Türkiye’nin Uluslararası Hukuk Mevzuatı, Ank.
1992.
Prof. Dr. Tekin Akıllıoğlu, İnsan Haklarının Korunması Alanında Uluslararası
Temel Belgeler, Bilgi Yayınları+SBF İHM, İst. 1995.
Draft Treaty Establishing a Constitution For Europe European Communities, Lu-
xembourg Office 2003.
Avrupa Konseyi Internet Sitesi: www.coe.int
Avrupa Birliği Internet Sitesi: http:/europa.eu.int
Avrupa Komisyonu Türkiye Temsilciliği Internet Sitesi: ww.deltur-
r .cec.eu.int
Avrupa Birliği Genel Sekreterliği Internet Sitesi: www.abgs.gov.tr
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Internet Sitesi: www.echr.coe.int
Avrupa Toplulukları Mahkemesi ve İlk Derece Mahkemesi: http:/
curia.eu.int