hakemli makaleler Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA
41TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Arapça kökenli hak kelimesinin çoğulu olan “hukuk” kelimesi,
Türk Dil Kurumu Sözlüğü’nde toplumu düzenleyen ve devletin yaptı-
rım gücünü belirleyen yasaların bütünü olarak tanımlanmaktadır.
N
Bu
tanımlamayla bağlantılı olarak hukuka uygun bir toplumsal yaşamın
kurulabilmesi için önce hakların savunulması gerekmektedir. Kişilerin
haklarını savunmayı meslek edinmiş bir meslek grubu olarak avukat-
lar bağımsız savunmayı temsil ederler. Dolayısıyla hukuk sisteminin
olmazsa olmaz taraflarından biridirler.
Birçok ülkede, avukatlar hukukun belirli alanlarında uzmanlaşa-
rak bu alanda kendine başvuranlara yol gösterir, danışmanlık yapar,
dava avukatı olurlar.
O
Ülkemizde avukatların belli konularda uzman-
laşma zorunlulukları yoktur, her tür davaya girebilirler. Bilindiği gibi
Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren Ceza Muhakemesi Kanunu
(CMK) uyarınca hem şüpheli/sanık hem de mağdurun soruşturma ve
koğuşturmanın her aşamasında, avukat bulundurma hakkı vardır. Bu
durum da avukat kişilere yol göstereceğinden üstlendiği görevi gerek-
tiği gibi yerine getirebilmek için hukuk dışında ancak hukukla bağlan-
tılı alanlardaki gelişmeler hakkında da yeterli bilgiye sahip olmalıdır.
DNA analizleri gibi teorik ve pratik bilgi açısından kendi alanlarından
çok farklı bir alanda da mesleklerinin gerektirdiği düzeyde bilgi sahi-
*
Öğr. Gör. Dr., Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı.
**
MSc. Biyolog, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı.
***
Biyolog, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı.
N
http://tr.wikipedia.org/wiki/hukuk
2
Schmitt Glenn R. Online DNA Training Targets Lawyers, Judges. National Institute
of Justice Journal No: 25 6 Ocak 2007.
AVUKATLARIN ADLİ DNA ANALİZLERİ
KONUSUNDA BİLGİ DÜZEYLERİ
Ayşim Tuğ
*
Yeşim Doğan Alakoç
**
Cüneyt Elma
***
Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA hakemli makaleler
42TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
bi olmaları gerekir. Olayın türüne göre incelenmesi gereken biyolojik
deliller, talep edilebilecek analizler konusunda yeterli bilgiye sahip ol-
maları temsil ettiği kişinin haklarını eksiksiz savunabilmesi açısından
önemlidir.
Adli olayların aydınlatılmasında kan grupları gibi bazı genetik
özelliklerden yararlanılması uygulamaları yeni değildir. Ancak ilk kez
1985 yılında İngiltere’de iki genç kızın katilinin bulunması için uygula-
nan DNA analizi bu tarihten itibaren suç olaylarının çözümünde yeni
bir dönem başlatmıştır. Tecavüz edildikten sonra öldürülen iki kızın
katilinin bulunabilmesi için İngiliz polisi genetik alanında çalışmala-
rıyla tanınan Alec Jeffreys’den olayın aydınlatılabilmesi için yardım
istemiştir. Genç kızların vücudundan alınan saldırgana ait meni örne-
ğinden DNA profilini çıkarıldıktan sonra yakın çevrede yaşayan yak-
laşık beş bin erkeğin kan örnekleri toplanarak DNA profilleri belirlen-
miştir. Tüm DNA’ların karşılaştırılması sonucunda hem gerçek suçlu
bulunmuş, hem de gerçekte suçu işlemediği halde hapiste tutulan bir
gencin masumiyeti ortaya çıkmıştır.
3
Bu olaydan sonra moleküler ge-
netik alanındaki gelişmelerin adli bilimler alanına hızla uyarlanması
ile biyolojik örneklerin delil olduğu olaylarda DNA analizleri rutin in-
celeme tekniği olarak kabul görmüştür. Günümüzde adli DNA analiz-
leri suç olaylarının çözüme kavuşturulmasında, nesep tayininde, kayıp
kişilerin ve çok sayıda kişinin aynı anda öldüğü felaketlerde ölenlerin
kimliklendirilmesinde güvenilir bir teknik olarak kullanılmaktadır.
Bu olaylarda elde edilen DNA analizi sonuçları kişiler ve yakın-
larının yaşamları üzerinde doğrudan etkilidir. Örneğin babalığın tes-
piti söz konusu ise bu analizin sonucuna göre bir erkeğin bir çocuğun
biyolojik babası olup olmadığı belirlenmektedir. Bu tür davaların so-
nuçlarının bireysel olduğu kadar toplumsal açıdan da önemi vardır.
Bir suç olayı söz konusu olduğunda ise fail olarak suçlanan kişinin
suçlu ya da masum olduğu belirlenmektedir. Gerçek suçlunun ceza-
sını çekmesi kadar önemli bir diğer konu aslında masum olan kişinin
işlemediği suçun cezasını çekmesinin önlenmesidir. Amerika Birleşik
Devletleri’nde 1992 yılında başlatılan bir proje masumiyetin DNA
analizleri ile ispatlanmasına dayanmaktadır. Ülkenin tüm eyaletlerine
yayılan ve hükümetin çok büyük miktarda bütçe ayırarak destekleme
3
James SH, Nordby JJ. (2003) Forensic Science-An Introduction to Scientific and In-
vestigative Techniques, CRC Press, pp. 226-227, 592 .
hakemli makaleler Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA
43TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
kararı aldığı bu proje ile 2006 yılı sonuna kadar yaklaşık 200 kişinin
masumiyeti ispatlanmıştır.
4
Mümkün olan en kısa sürede suçun aydınlatılması mağdurun ve
toplumun adalete ve devlete güvenini arttırmaktadır. Bu nedenle ada-
letin yerine gelmesinde temel görevi yerine getiren hakimlerin, sav-
cıların ve avukatların da bu analizler hakkında yeterli bilgiye sahip
olması büyük önem taşımaktadır. Bu anket çalışması, hukukun kişile-
rin haklarının savunulması gibi çok önemli bir ayağında görev yapan
avukatların DNA analizleri konusunda yaklaşımları ve hangi biyolojik
örneklerden hangi analizler yapılabileceği gibi konulardaki bilgileri-
nin ölçülmesi amacıyla yapılmıştır.
Materyal ve Yöntem
Bu anket çalışmasında avukatların adli DNA analizleri konusunda-
ki bilgi düzeylerinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Farklı illerden Ankara’da
düzenlenen bir toplantıya katılan avukatlara ve Erzincan’daki avukat-
lara anket formu dağıtılmıştır. On bir soru içeren anket formunu top-
lam 103 avukat yanıtlamıştır. Verilerin istatistiki değerlendirilmesinde
SPSS (11.0 versiyonu) programı kullanılmıştır. Yaş gruplarının cevap-
larda bir farklılığa neden olup olmadığını belirlemek için tek yönlü
varyans analizi yapılmıştır. İstatistiki olarak anlamlı bir faklılık çıktı-
ğında bu farklılığın hangi yaş grubundan kaynaklandığını belirlemek
için Scheffe testi uygulanmıştır.
Avukatlara yöneltilen sorular şunlardır:
1. Delil olarak biyolojik örneklerin bulunduğu suç olaylarının ay-
dınlatılmasına DNA analizlerinin katkısı ile ilgili düşünceniz nedir?
2. Genellikle hangi hukuk alanından davaları kabul ediyorsunuz?
3. Bugüne kadar kaç davanızda DNA analizi istendi?
4. DNA analizi ile biyolojik örneğin ait olduğu kişinin cinsiyeti be-
lirlenebilir mi?
5. DNA analizi ile biyolojik örneğin ait olduğu kişinin yaşı belirle-
nebilir mi?
6. Hangi biyolojik örneklerden adli amaçlı DNA analizi yapılabi-
lir?
4
Tuğ A., (2005) Masumiyet Projesi, Adli Bilimler Dergisi Cilt 4, S. 4 s., 33-41.
Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA hakemli makaleler
44TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
7. DNA analizlerinden ortalama olarak ne kadar sürede sonuç
alındığı konusunda fikriniz var mı?
8. Anne ve babası hayatta olmayan iki kişinin kardeş olup olma-
dıkları DNA analizi ile belirlenebilir mi?
9. DNA analizi ile biyolojik babalığın veya anneliğin tespiti gereki-
yorsa ancak bu kişiler hayatta değilse ve mezar açılarak örnek alınması
da mümkün değilse başka bir DNA analizi ile çözüm sağlanabilir mi?
10. Türk hukukunda biyolojik örnekler ve DNA analizi konusun-
da yasal düzenleme var mıdır?
11. DNA analizi ile elde edilen genetik bilgilerin saklanması konu-
sunda ne düşünüyorsunuz?
Sonuçlar
Anket formunu cevaplayanlar yaşları açısından değerlendiril
diğinde 40 kişinin 24-29 yaş arasında; 47 kişinin 30-49 yaş arasında ve
16 kişinin 50 yaş üstünde oldukları belirlenmiştir.
Ankete katılan avukatların % 87’si DNA analizlerinin adli olay-
ların çözümünde etkili bir yöntem olduğunu kabul etmektedir. Yedi
avukat (%7) bu analizlerin öneminin abartıldığını düşünmektedir. Altı
(%6) avukat ise bu konuda bir fikri olmadığını belirtmiştir.
Genellikle kabul ettikleri davalar açısından bakıldığında 89 (%86,4)
avukatın DNA analizi istenebilecek davaların olduğu ağır ceza, ceza,
hukuk ve aile davaları konusunda çalıştıkları belirlenmiştir. Bu alan-
larda davaları kabul eden avukatların 12 davada DNA analizi yapıl-
masını talep ettikleri görülmüştür.
DNA analizi ile biyolojik örneğin ait olduğu kişinin cinsiyetinin
ve yaşının belirlenip belirlenemeyeceği ile ilgili soruya verilen yanıtlar
Tablo 1’de gösterilmiştir.
Evet Hayır Fikrim yok
% (n)% (n)% (n)
DNA analizi ile cinsiyet
belirlenebilir mi?
% 57 (59)%2 (2)% 41 (42)
DNA analizi ile yaş
belirlenebilir mi?
% 56 (58)%2 (2)% 42 (43)
Tablo 1: DNA analizi ile cinsiyet ve yaş belirlenebilir mi?
hakemli makaleler Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA
45TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Altıncı soruda katılımcılara hangi tür biyolojik örneklerden DNA
analizi yapılabileceği sorulmuş ve vücut sıvıları (kan, meni, tükürük
vb); kıllar; kemikler ve dişler; hepsi; fikrim yok seçeneklerinden birini
işaretlemeleri istenmiştir. 11 kişi (%10,5) sadece vücut sıvıları derken,
17 kişi (%16,5) bu konuda bir fikri olmadığını belirtmiştir. Doğru cevap
olan hepsi seçeneğini 75 kişi (%73) işaretlemiştir. DNA analizi yapılma-
sı istenen biyolojik örneklerin laboratuvara gönderilmesinden sonuç
alınmasına kadar geçen sürenin uzunluğu konusu sorulduğunda 59
(%57,5) avukat bu konuda fikrinin olmadığını belirtmiştir (Tablo 2).
Bir haftaBir ayBirkaç ay
Örneğin durumuna
göre değişir
Fikrim yok
%7,7 (8)%11,6 (12)%11,6 (12) %11,6 (12) %57,5 (59)
Tablo 2: DNA analizinden sonuç alma süresi
Anne ve babası hayatta olmayan, ancak kardeş olduklarını ispat-
lamaya çalışan iki kişiye DNA analizinin yardımcı olup olamayacağı
konusunda, avukatların %71’i doğru yanıt olan “Evet” seçeneğini işa-
retlemişlerdir.
Yıllar önce ölmüş kişilerin biyolojik anne ve babası olduğunu is-
patlamak için açılan bir davada, karşılaştırma örneği olacak materya-
lin alınması ebeveynin mezar yerlerinin belli olmaması gibi nedenlerle
mümkün olmayabilir. Katılımcılara, böyle bir durumda sorunu çö-
zümleyecek DNA analizi yöntemi olup olmadığı sorulmuştur. 8 kişi
(%7,8) böyle bir incelemenin mümkün olamayacağını düşünürken, 45
kişi (%43,6) akrabalardan yararlanılarak bu bağın saptanabileceği se-
çeneğini işaretlemişlerdir. Bu konuda bir fikri olmadığını belirtenlerin
sayısı ise 50 kişi (% 48,5) olmuştur.
DNA analizi ve biyolojik örneklerle ilgili Türk hukukunda düzen-
leme olup olmadığı ile ilgili soruda, 15 avukat (%14) yasal düzenleme
henüz yapılmadı; 60 avukat (%59) yasada yeri var seçeneğini işaretler-
ken; 28 avukat (%27) yasal düzenlemelerin yapılıp yapılmadığı konu-
sunda fikri olmadığını belirtmiştir.
Ankete katılan avukatların %74’ü ayrıntılı bir yasa çıkarılması
koşuluyla analizlerden sonra genetik bilginin saklanmasına onay ver-
mektedir (Tablo 3).
Ayşim TUĞ/Yeşim DOĞAN ALAKOÇ/Cüneyt ELMA hakemli makaleler
46TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
% (n)
Kesinlikle karşıyım %14,4 (25)
Yasal düzenleme ile olabilir % 74 (76)
Fikrim yok %11,6 (12)
Tablo 3: Analizlerden sonra sonucun saklanmasına
avukatların yaklaşımı
Verilen cevapların yaş grupları arasında anlamlı bir farklılığa ne-
den olup olmadığını belirlemek için tek yönlü varyans analizi yapıl-
mıştır. Cevapların, yaş grupları arasında farklılık içerip içermediği de-
ğerlendirildiğinde, istatistiki açıdan on soruda (2-11.sorular) anlamlı
bir fark bulunmamıştır (p>0,05). DNA analizlerinin önemi konusun-
daki düşüncelerinin sorulduğu ilk soruda ise yaş grupları arasında an-
lamlı farklılık olduğu belirlenmiştir.(p