İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009302
BANKA TEMİNAT MEKTUPLARININ
HUKUKİ NİTELİĞİ
İzzet BAŞARA
∗
GİRİŞ
Ticari hayatta bir mal satan, hizmet sunan ya da belirli bir şeyi imal
etme borcu altına giren kişiler, bu edimlerin karşılığını oluşturan bede-
li nakden ve peşin olarak alabilecekleri gibi, vadeye de bağlayabilirler.
Bu halde alacaklı borçluyu yeterince tanımıyor ve onun ödeme gücü
hakkında yeterli bilgi sahibi değilse, kendisine bir takım teminatlar ve-
rilmesini talep edebilir. Bu çalışmanın konusu olan teminat mektupları
bu tür bir gereksinim sonucu ortaya çıkmış ve uygulamada yaygınlık
kazanmıştır.
Teminat mektubu muhataba hitaben düzenlenir. Kendisine ga-
ranti verilen kişiye “muhatap”, lehine teminat mektubu verilen kredili
müşteriye ise “lehdar”, denilir. Bankalar, teminat mektupları ile asıl
sözleşmenin alacaklısı olan muhataba, borçlu konumunda olan lehda-
rın edimini hiç veya gereği yerine getirmediği takdirde ortaya çıkabi-
lecek zararları karşılamayı taahhüt etmektedirler.
Banka teminat mektupları, genellikle herhangi bir mahkeme ka-
rarına veya borçlunun rızasının alınmasına gerek olmaksızın, garanti
alan muhatabın ilk yazılı talebinde derhal ve gecikmeksizin ödenme
taahhüdünü içerdiklerinden, masrafsız ve hızlı bir şekilde paraya çev-
rilme imkânı verecektir. Bu sebeple uygulamada banka teminat mek-
tupları daha çok tercih edilmektedir.
Banka teminat mektuplarına ilişkin pozitif bir düzenleme mevcut
olmaması sebebiyle hukuki niteliği hususu doktrinde ve uygulamada
*
Dazkırı (Afyonkarahisar) Hâkimi.
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009303
tartışma konusu olmuştur. Yargıtay’ın 1967 ve 1969 tarihli İçtihadı Bir-
leştirme kararlarından sonra teminat mektuplarının hukuki niteliğinin
garanti sözleşmesi olduğu ağırlıklı olarak kabul edilmiştir. Bu çalışma
kapsamında da teminat mektuplarının garanti sözleşmesi niteliğinde
olduğu esas alınarak kavram ve unsurlar incelenmiştir.
I. BANKA TEMİNAT MEKTUBU KAVRAMI VE
UNSURLARI
A. KAVRAM
Teminat mektuplarının içeriğinin farklı olabilmesi sebebiyle bun-
lara ilişkin ortak bir tanımın verilmesi mümkün olmamaktadır.
1
Nite-
kim doktrinde yapılan tanımlarda banka teminat mektuplarının hep-
sinde bulunan ortak özellikler belirtilmektedir.
Akyazan’a göre “borçlunun alacaklıya karşı üzerine aldığı bir edimi
yerine getirmemesi halinde, belirli bir miktar parayı alacaklının ilk talebin-
de ona derhal ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğine dair banka tarafından veri-
len mektuba banka teminat mektubu denir.”
2
Taşpolat’a göre ise, “ teminat
mektubu, bankanın muayyen bir işin gerçekleştirilmesini, bir malın teslimini
veya bir borcun ödenmesini muhataba taahhüt eden müşterisinin, bu taahhü-
dün evvelce muhatap tarafından saptanan koşullara uygun olarak yerine geti-
rilmemesi halinde belirli bir paranın, banka tarafından muhataba ödeneceğini
garanti altına alan belgedir.”
3
Banka teminat mektuplarının hukuki mahiyeti genel olarak garan-
ti sözleşmesi şeklinde kabul edildiğinden, çalışmada kavram ve unsur-
lar bu kapsamda ele alınacaktır.
Garanti sözleşmelerine ilişkin olarak doktrinde birbirinden farklı
tanımlar yapılmıştır. Tandoğan’a göre, garanti sözleşmesi; garanti ve-
renin, garanti alanın bir teşebbüse girişmesinden veya kendisiyle bir
borç ilişkisine girdiği üçüncü kişinin borcunu ifa etmemesinden doğa-
1
Barlas, Nami, Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları, İstanbul 1986, s. 8;
Şanlı, Cemal/Ekşi, Nuray, Uluslararası Ticaret Hukuku, 5. b., İstanbul 2006, s. 177.
2
Akyazan, Sıtkı, “Tatbikatta Banka Teminat Mektuplarının Ortaya Çıkardığı Çeşitli
Sorunlar”, BATİDER , C. VII, S. 3, 1974, s. 567.
3
Taşpolat, Ali, Banka Garantileri, İstanbul 1989, s. 21.
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009304
cak zarar tehlikesini üstlendiği asli nitelikte bir sözleşmedir.
4
Reisoğlu
ise garanti sözleşmesini garanti verenin, garanti alanın girişeceği bir
teşebbüsle ilgili olarak, gelecekte gerçekleşmesi az çok şüpheli olan bir
fiilin veya olayın gerçekleşmemesinden doğacak zarar tehlikesini ba-
ğımsız bir taahhütle üzerine aldığı bir sözleşme olarak tanımlamıştır.
5
Yargıtay’ın yapmış olduğu tanıma göre, “garanti sözleşmesi fer’i nitelikte
olmayan bir sözleşmedir ki garanti veren, garanti alandan bir ivaz elde etmek
için değil, fakat onu teşebbüs veya iş yapmaya yöneltmek amacıyla bağımsız
olarak söz konusu teşebbüs veya işin tehlikelerini kısmen veya tamamen üze-
rine almaktadır.”
6
B. UNSURLARI
Bankaların yaptıkları teminat mektubu sözleşmelerinin garanti
sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi için garanti sözleşmelerinde bu-
lunması gereken unsurları ihtiva ediyor olması gerekmektedir. Aksi
takdirde yapılan sözleşme teminat amaçlı bir sözleşme olsa da, garanti
sözleşmesi olamaz. Bir başka ifade ile bankaların yapmış olduğu ban-
ka teminat mektubu sözleşmesi, garanti sözleşmesinin varlığı için ge-
rekli olan unsurları taşımaması halinde tamamen geçersiz olmayacak,
yalnızca garanti sözleşmesi olarak değerlendirilemeyecektir.
7
Yapılan teminat mektubu sözleşmesinin garanti sözleşmesi olarak
nitelendirilebilmesi için aşağıda belirtilen unsurları taşıması gerek-
mektedir.
1. Garanti Alanın Belirli Bir Hareket Tarzına
Yöneltilmiş Olması
Garanti sözleşmesinde garanti veren, garanti alanı yapma şeklin-
de olumlu veya yapmama şeklinde olumsuz bir hareket tarzına yö-
4
Tandoğan, Haluk, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, C. II, 3. b., Ankara 1985, s.
809.
5
Reisoğlu, Seza, Garanti Mukavelesi, Ankara 1963, s. 9.
6
Y. 11. HD, 15.10.1985 T., E. 4169/K. 5613, Reisoğlu, Seza, “Banka Teminat Mektup-
larında Kayıtsız Şartsız Ödeme Taahhüdü ve Hukuki Sonuçları”, Ticaret Hukuku ve
Yargıtay Kararları Sempozyumu VI, Ankara 1989, s. 69(naklen).
7
Doğan, Vahit, Banka Teminat Mektupları, 3.b., Ankara 2005, s. 39.
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009305
neltmek amacı ile, garanti alanın bu hareket tarzı neticesinde doğması
muhtemel olan zararlarını karşılamayı taahhüt etmektedir. Burada
garanti alanı belirli bir hareket tarzına yöneltmek amacı, garanti söz-
leşmesini diğer sözleşmelerden ayırmakta ve garanti sözleşmesini ka-
rakterize etmektedir.
8
2. Rizikonun Üstlenilmesi
Garanti veren, garanti alanı belirli bir hareket tarzına yöneltmek
üzere, bu hareket tarzı neticesinde ortaya çıkabilecek rizikoları üstlen-
meyi taahhüt etmektedir. Bir başka ifadeyle, garanti sözleşmesinde,
sözleşme metninde belirtilen ve muhatap için ekonomik açıdan yararlı
bir olayın gerçekleşmemesi veya zararlı bir olayın gerçekleşmesi so-
nucunda ortaya çıkacak riskler garanti veren tarafından güvence al-
tına alınmaktadır.
9
Burada belirtmek gerekir ki, garanti sözleşmesi ile
üstlenilen risklerin hangi ilişkiden kaynaklanabilecek riskler olduğu
taraflarca önceden belirlenmelidir. Taraflar arsında mevcut olan veya
kurulacak olan tüm ilişkilerden doğacak risklerin tek bir garanti söz-
leşmesi ile garanti altına alınması geçerli kabul edilmemektedir. Dola-
yısıyla taraflar arasında birden fazla hukuki ilişki mevcut ise, her bir
hukuki ilişkiden doğacak riskler ayrı bir garanti sözleşmesi ile güven-
ce altına alınmalıdır.
10
Yargıtay kararlarında da garanti sözleşmesinde garanti verenin
sorumlu olacağı risklerin önceden tespit edilmiş olması gerektiği vur-
gulanmıştır. Yargıtay’a göre, belirsizliğin garantisi olmaz. Bu itibarla
garanti sözleşmelerinde her ne kadar garanti verenin sorumlu olacağı
limitin gösterilmesine gerek olmadığı kabul edilse de, hangi riskin ga-
ranti edildiğinin belirlenmiş olması ya da tereddüde mahal vermeye-
cek şekilde belirlenebilir nitelikte olması gerekmektedir.
11
8
Yavuz, Cevdet, Türk Borçlar Hukuku Özel Hükümler, 7. b., İstanbul 2007, s. 878; Tan-
doğan, Özel Borç İlişkileri, s. 809–810; Tandoğan, Haluk, Garanti Mukavelesi, Ankara
1959, s. 12; Doğan, s. 39; Reisoğlu, Garanti, s. 17; Tekinalp, Ünal, Banka Hukukunun
Esasları, İstanbul 1988, s. 374.
9
Doğan, s. 39-40; Reisoğlu, Kayıtsız Şartsız Ödeme Taahhüdü, s. 69; Arkan, Sabih, “ Te-
minat Mektubu Veren Bankanın Hukuki Durumu”, BATİDER, C. XVI, S. 4, 1992, s.
63; Reisoğlu, Garanti, s. 9; Akyol, Şener, Banka Sözleşmeler (Borçlar Hukuku: Özel
Borç İlişkileri, 3. Fasikül), Kemaleddin Birsen’e Armağan, İstanbul 2001, s. 175.
10
Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, s. 811–812; Doğan, s. 40; Akyol, s. 175.
11
Doğan, s. 40-41; Akyol, s. 175; Y. 19. HD., T. 23.09.2002, E. 2001/8061, K. 2002/5973
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009306
3. Bağımsız Bir Yükümlülük Altına Girilmiş Olması
Garanti sözleşmesi ile garanti veren garanti alana karşı bağımsız
bir yükümlülük altına girmektedir. Burada bağımsızlık ile kast edilen,
garanti verenin yükümlülüğünün asıl sözleşmenin varlığına, geçerlili-
ğine ve dava edilebilir olup olmamasına bağlı olmadığıdır.
12
Yargıtay
da garanti sözleşmesinde garanti verenin asıl borç ilişkisinden bağım-
sız bir yükümlülük altına girdiğini kabul etmektedir.
13
Aynı şekilde
banka teminat mektuplarında da lehdarın fiilini taahhüt eden banka-
nın, lehdar ile muhatap arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak taah-
hüt altına girdiği kabul edilmektedir.
14
4. İvaz
Garanti sözleşmelerinde ivazın sözleşmenin esaslı unsurların-
dan olup olmadığı doktrinde tartışma konusu olmuştur. Bu hususta
ileri sürülen bir görüşe göre, garanti sözleşmesi tek tarafa borç yük-
leyen bir sözleşmedir. Garanti veren rizikoyu bir ivaz karşılığında
yüklenmemiştir.
15
Diğer bir görüşe göre ise, garanti sözleşmesi tek ta-
rafa borç yükleyen bir sözleşme olmasına rağmen, bazı hallerde ivazlı
da olabilir.
16
Burada belirtmek gerekir ki, banka teminat mektubu sözleşmesi
lehdarın talebi üzerine garanti veren ile muhatap arasında yapılmakta
ve bu sözleşme ile garanti veren muhataba karşı tek taraflı bir borç
altına girmektedir. Dolayısıyla, garanti verene karşı ancak lehdarın bir
ivaz taahhüdünde bulunmuş olması teminat mektubu sözleşmesini
ivazlı bir sözleşme haline getirmeyecektir. Bankacılık uygulamasın-
da, teminat mektubu sözleşmesi yapan banka belli bir komisyon talep
etmektedir. Ancak banka bu komisyonu teminat mektubu sözleşmesi
yaptığı kişiden değil, lehine teminat mektubu vermeyi üstlendiği kişi-
(kazanci.com.tr, E.T: 21.03.2008).
12
Doğan, s. 42; Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, s. 812; Reisoğlu, Garanti, s. 19.
13
Y. 13.HD, 27.04.1992, T., E. 1992/305, K. 1992/3896www.kazanci.com.tr, E.T:
15.01.2009)
.
14
Y.11. HD., 27.12.1990 T., E. 1989/4046, K. 1990/8459; YHGK., 28.02. 1990 T., E. 1990/6-1,
K. 1990/141;
YHGK., 14.11.2001 T., E. 2001/11-996, K. 2001/1026; Y. 12. HD., 7.11.2003T., E.
2003/16972, K. 2003/21995(
www.kazanci.com.tr, E.T: 15.01.2009).
15
Reisoğlu, Garanti, s. 22–25; Akyol, s. 175.
16
Ayrıntılı bilgi için bkz., Doğan, s. 44; Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, s. 815 vd.
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009307
den talep ettiğinden sözleşme ivazlı hale gelmeyecektir.
17
II. BANKA TEMİNAT MEKKTUPLARININ
HUKUKİ NİTELİĞİ
Bir hukuki ilişkinin hukuki niteliğinin tespiti, söz konusu ilişkinin
hüküm ve sonuçları bakımından önem arz etmektedir. Hukuki ilişki,
kapsamı içine girdiği hukuk kurallarına göre düzenlenecek, hüküm ve
sonuçlarını doğuracaktır.
18
Banka teminat mektuplarına ilişkin bizim hukukumuzda pozi-
tif bir düzenleme mevcut olmaması sebebiyle teminat mektuplarının
hukuki niteliği hususu doktrinde ve uygulamada tartışma konusu ol-
muştur.
Teminat mektuplarının hukuki niteliği hakkında ileri sürülen gö-
rüşlerden biri kefalet sözleşmesi olduğu yönünde iken, bir diğeri ga-
ranti sözleşmesi olduğu yönündedir. Bu iki görüşün yanında banka
teminat mektuplarının karma nitelikli veya sui generis bir sözleşme
olduğunu savunanlar da vardır.
19
A. KEFALET SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞÜ
Kefalet sözleşmesi şahsi teminat akitlerinden biri olarak Borçlar
Kanunu’nun. 483 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Madde 483’e göre,
“kefalet bir akittir ki onunla bir kimse borçlunun akdettiği borcun edasını te-
min etmeği alacaklıya karşı taahhüt eder.” Borçlar Kanunu’ndaki ifadeden
kefilin alacaklıya karşı asıl borcun ifasını üstlendiği gibi bir sonuç çıksa
da, kefil kefaletten kaynaklanan kendi borcunu ifa eder. Nitekim dokt-
rinde bu tanım düzeltilerek, kefalet sözleşmesi, borçlunun borcunu ifa
etmemesi halinde, bundan kişisel olarak sorumlu olacağını alacaklıya
karşı taahhüt ettiği bir sözleşme olarak tanımlanmıştır.
20
17
Reisoğlu, Garanti, s. 24–25; Doğan, s. 44; Tandoğan, Özel Borç İlişkileri , s. 817.
18
Barlas, s. 26; Erzurumluoğlu, Erzan, “Teminat Mektupları ve Banka Teminat Mek-
tuplarının Hukuki Niteliği”, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Dergisi, C. V,
S. 1, 1973, s. 18.
19
Barlas, s. 26; Doğan, s. 30.
20
Reisoğlu, Seza, Türk Kefalet Hukuku, Ankara 1964, s. 1; Tandoğan, Özel Borç İlişkileri,
s. 693; Olgaç, Senai, Kefalet, Ankara 1978, s. 11
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009308
Doktrinde
21
ve Yargıtay’ın
22
bazı eski kararlarında banka teminat
mektuplarının kefalet sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmek-
teydi. Bu görüşe göre, banka, muhatabın hiçbir zarara uğramayacağını
değil, lehdarın taahhüdünü yerine getirmemesi halinde muhatabın, te-
minat mektubu sözleşmesinde yer alan miktara kadar uğrayacağı za-
rarları karşılayacağını taahhüt etmektedir. Ayrıca banka, teminat mek-
tuplarında “borçlu ile birlikte müteselsil kefil” sıfatı ile sorumluluk altına
girdiğine de yer vermektedir. Bu sebeple banka teminat mektuplarının
hukuki niteliğinin kefalet sözleşmesi olduğunu kabul etmek gerekir.
23
B. GARANTİ SÖZLEŞMESİ GÖRÜŞÜ
Banka teminat mektuplarının hukuki niteliği hususunda ileri sü-
rülen bir diğer görüş, banka teminat mektuplarının garanti sözleşmesi
olduğu yönündedir. Bu görüşü savunanlara göre, banka teminat mek-
tupları üçüncü kişinin fiilini taahhüt niteliğinde olması sebebiyle bir
tür garanti sözleşmesidir. Üçüncü kişinin fiilini taahhüdün düzenlen-
diği Borçlar Kanunu’nun 110. maddesine göre, “bir üçüncü şahsın fiilini
başkasına taahhüt eden kimse, bu üçüncü şahıs tarafından taahhüdün ifa edil-
memesi halinde zarar ve ziyan tediyesine mecburdur.” Banka teminat mek-
tubunda da banka, üçüncü kişi konumunda olan lehdarın edimini ifa
etmemesi veya teminat mektubunda belirtilen diğer risklerin ortaya
çıkması halinde, muhatabın uğrayacağı zararları karşılamayı taahhüt
etmektedir.
24
Burada banka teminat mektubunun geçerliliği üçüncü
Borçlar Kanunu tasarısında bu yanlış anlaşılmayı önleyecek nitelikli bir kefalet
tanımı yapılmıştır ki buna göre, “kefalet sözleşmesi, kefilin alacalıya karşı borçlu-
nun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlen-
diği sözleşmedir.”(BKT m. 581)
21
Reisoğlu, Garanti, s. 102 vd; Sav, Atilla, “Banka Teminat Mektuplarının Haczi”,
Ankara Barosu Dergisi, 1967, S. 1, s. 48.
22
Y. TD., 23.1.1968 T, E. 67/1558, K. 400, Doğan, s. 30, dpn. 6 (naklen); Y. TD.
06.12.1959, E. 58, K. 377; Y. TD., 30.04.1959 T, E. 892, K. 1213, Tandoğan, Garanti, s.
35, dpn. 129 (naklen).
23
Ayrıntılı bilgi i.in bkz., Doğan, s. 30-31; Reisoğlu, Garanti, s. 102 vd. ; Barlas, s. 40.
24
Ayrıntı bilgi için bkz., Doğan, s. 31; Teoman, Ömer, “Teminat Mektubunu Teyid
Eden Bankanın Hukuki Sorumluluğu”, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempoz-
yumu, Ankara 1995, s. 112; Günal, Vural, “Teminat Mektupları”, Ankara Barosu Der-
gisi, S. 6, 1968, s. 973; Akyazan, Sıtkı, “Teminat Mektuplarında Zamanaşımı”, BATİ-
DER, C. VIII, S. 1, 1975, s. 2–3; Akyol, Şener, Banka Sözleşmeler (Borçlar Hukuku:
Özel Borç İlişkileri, 3. Fasikül), Kemaleddin Birsen’e Armağan, İstanbul 2001, s. 173.
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009309
kişinin borcunun varlığından ve geçerliliğinden bağımsızdır.
25
Ayrıca teminat mektubu metninde yer alan “protesto keşidesine ve
hüküm istihsaline gerek kalmaksızın ve borçlunun rızasını almaksızın ilk ya-
zılı talepte derhal ve gecikmeksizin” şeklindeki ödeme taahhüdü de ban-
ka teminat mektuplarının garanti sözleşmesi olarak nitelendirilmesi
sonucuna götürmüştür.
26
Nitekim bu ibareler bankanın, garanti söz-
leşmesinde olduğu gibi asıl borçtan bağımsız bir yükümlülük altına
girdiğini göstermektedir.
27
Garanti sözleşmeleri, teminatı amaçlayan garanti sözleşmesi(kefelet
benzeri garanti sözleşmesi) ve belli bir işe yöneltmeyi amaçlayan saf
garanti sözleşmesi şeklinde bir ayrıma tabi tutulmaktadır. Teminatı
amaçlayan garanti sözleşmelerinde, garanti alanı bir teşebbüse sevk
etmekten ziyade, riske karşı teminat ilk plandadır. Yöneltmeyi amaç-
layan saf garanti sözleşmelerinde ise, garanti alanı belli bir teşebbüse
sevk etmek amacıyla bu teşebbüs neticesinde ortaya çıkacak zararların
karşılanacağı taahhüt edilmektedir.
28
Bu anlamda banka teminat mek-
tupları, teminatı amaçlayan garanti sözleşmesi olarak nitelendirilebi-
lirler.
29
C. KARMA NİTELİKLİ SÖZLEŞME GÖRÜŞÜ
Karma nitelikli sözleşme görüşüne göre, banka teminat mektup-
larının tamamını garanti sözleşmesi veya kefalet sözleşmesi olarak ni-
telendirmek mümkün değildir. Söz konusu teminat mektubunu kendi
içinde değerlendirmeye tutarak hukuki niteliği tespit edilmelidir. Ni-
tekim tarafların teminat mektubunu kefalet veya garanti sözleşmesi ni-
teliğinde düzenlemeleri mümkün olup, bu konuda kısıtlayıcı bir hük-
25
Reisoğlu, Seza, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, 4. b., Ankara 2003, s. 69;
Akyazan, Zamanaşımı, s. 2; Aral, Fahrettin, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki
Niteliği ve Kefaletten Farkları”, Fikret Eren’e Armağan, Ankara 2006, s. 136.
26
Ayrıntılı bilgi için bkz., Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları , s. 29.
27
Reisoğlu, Banka Teminat Mketupları, s. 60; Tekinalp, s. 381; Omağ, Semra, “Banka
Teminat Mektuplarının Hukuki Mahiyeti ve Hükümleri”, BATİDER, C. VI, S. 2,
1971, s. 327.
28
Tandoğan, Özel Borç İlişkileri, s. 804 vd.; Tekinalp, s. 374; Reisoğlu, Banka Teminat
Mektupları, s. 35; Aral, Fahrettin, Borçlar Hukuku- Özel Borç İlişkileri, 5. b., Ankara
2003, s. 442; Yavuz, s. 872 vd.
29
Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 36.
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009310
me yer verilmemiştir. Şayet banka, üçüncü şahsın borcunun varlığına,
geçerliliğine ve ifasının mümkün olup olmadığına bağlı olmaksızın
yükümlülük altına girmişse söz konusu teminat mektubunun garan-
ti sözleşmesi, aksi takdirde kefalet sözleşmesi niteliğinde olduğunun
kabulü gerekir.
30
D. SUİ GENERİS SÖZLEŞME GÖRÜŞÜ
Bu görüşe göre, banka teminat mektupları, temel fonksiyonları
itibariyle gerek kefalet gerek garanti sözleşmeleri gibi bir müessese ol-
makla birlikte, hüküm ve sonuçları bakımından kefalet veya garanti
sözleşmesi ile tam olarak uyuşmamaktadır. Bu sebeple, banka teminat
mektuplarının teminat hukuku alanına dâhil sui generis bir sözleşme
olduğu kabul edilmektedir.
31
E. YARGITAY’IN GÖRÜŞÜ
Yargıtay banka teminat mektupları ile ilgili olarak 1967 ve 1969
tarihlerinde iki İçtihadı Birleştirme Kararı vermiştir.
13.12.1967 T., E. 1966/16, K.1967/7 sayılı İçtihadı Birleştirme
Kararı’nda
32
banka teminat mektupları garanti sözleşmesi olarak nite-
lendirilmiştir. Bu karara göre; “Bankanın sıfatı teminatı veren olduğundan,
taahhüdü, esas sözleşmeyi yapan taraflardan ve esas akitten ayrı ve tamamen
müstakildir. Bankanın taahhüdü lehdarın borcunun geçerliliğine ve varlığına
bağlı olmaksızın garanti taahhüdü olarak tecessüm eder. Bir kimse, asıl borç-
lunun ileri sürebileceği itirazlara bakılmaksızın borcun yerine getirilmeme-
sinden doğan zararın tazminini kabul etmesi halinde o kimseye garanti veren
durumundadır. Üçüncü şahsın fiilini garanti eden, yani bu şahsın bir şey
yapacağını başkasına vaat eden şahıs müstakil bir taahhüt altına girmiştir.”
Karardan anlaşıldığı üzere, Yargıtay aslilik-ferilik kıstasından hareket
etmiş ve bankanın taahhüdünün, lehdar ile muhatap arasındaki esas
30
Tandoğan, Garanti, s. 32–33; Barlas, s. 46.
31
Akyazan, Çeşitli Sorunlar, s. 571.
32
Aynı yönde Yargıtay kararları için bkz., Y. 11. HD., 27.12.1990 T., E. 1989/4046, K. 1990/8459; YHGK.,
14.11.2001 T., E. 2001/11-996, K. 2001/1026; Y. 12. HD., 7.11.2003T., E. 2003/16972, K. 2003/21995;
Y. 11. HD.,04.06.2007 T., E. 2006/5679, K. 2007/8483; Y. 11. HD., 21.09.2007 T., E. 2003/12386, K.
2004/8668
(www.kazanci.com.tr, E.T: 15.01.2009).
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009311
sözleşmeden bağımsız ve dolayısıyla garanti sözleşmesi niteliğinde ol-
duğu sonucuna varmıştır.
Teminat mektuplarının garanti sözleşmesi niteliğinde olduğuna
ilişkin değerlendirme kararın gerekçesinde yer almasına rağmen, so-
nuç kısmında yer almamış olması sebebiyle ilk derece mahkemeleri
teminat mektuplarını kefalet sözleşmesi olduğu yönünde kararlar ver-
meye devam etmiştir.
33
Yargıtay uygulamadaki bu belirsizliği ortadan kaldırmak için 1969
tarihinde ikinci bir İçtihadı Birleştirme Kararı
34
vermiştir. Kararın so-
nuç kısmında, “Muvakkat ithal yoluyla ithal edilen malların tayin edilen
süre içerisinde yurt dışına çıkarılmaması halinde bu eşya için gümrük vesaire
vergi ve resmi olarak tahakkuk ettirilen paranın gümrük ida resinin her zaman
yapabileceği yazılı istek üzerine, derhal ve herhangi bir itiraz veya hüküm
istihsaline mahal kalmaksızın ödemekte bankanın borçlu ile birlikte müşterek
ve müteselsil kefil sıfatıyla zamin olduğuna dair bankalar tarafından gümrük
vergisi borçlusu lehine ve fakat borçlu ile değil de diğer şahıslarla yapılan bir
akde dayanarak gümrük idaresine verilen teminat mektupları mahiyet itiba-
riyle Borçlar Kanunu’nun 110. maddesinde sözü edilen üçüncü şahsın fiilini
taahhüt niteliğinde bir garanti akdi olduğu ...” hükme bağlanmıştır.
Söz konusu kararın gerekçe kısmında ise şu ifadelere yer verilmiş-
tir; “Banka gümrük idaresine karşı onun isteği üzerine, hiçbir itiraz derme-
yan etmeden ve hüküm istihsaline mahal kalmadan bu parayı ödemeyi kabul
etmekle esas borcun hukuken mevcut, muteber ve dava edilebilir olduğuna
dair kefilin Borçlar Kanunun 497. maddesine göre ileri sürmekle mükellef ol-
duğu def’ileri dermeyan etmekten feragat etmek suretiy le asıl borçtan müstakil
olarak bir taahhüt altına girmiş durumda dır. Asıl borçlu bu def’ileri derme-
yan etmek hakkını haiz ve kefil de kanunen buna mecbur olduğu halde banka
bunları ileri sürmek ten feragat etmek suretiyle asıl borçludan da daha ağır bir
külfet altına girmiş durumdadır. Kefil, asıl borçludan fazla mükellefiyet altına
giremez. Bu sebeple def’ilerden bidayette feragat bu şartın hükümsüzlüğünü
icap ettirmeyip akdin vasfını tayinde bir kıstas olarak alınması gerekmektedir.
Borçlar Kanunu’nun 497. maddesi uyarınca bu şart hükümsüz sayılarak ak-
din kefalet akdi olarak nitelendirilmesine ilişkin görüş ile sözü edilen (itirazsız
ve hükümsüz) ödeneceğine dair şart def’ilerden feragat tazammum eden bir
33
Doğan, s. 33.
34
YİBK. T. 11.6.1969, E. 1969/4, K. 1969/6;www.kazanci.com.tr (E.T: 15.01.2009).
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009312
şart olmayıp, tediyeyi kolaylaştıran ve ödemenin hemen yapılmasını temine
matuf bir şart olduğuna ilişkin görüş çoğunluk tarafından benimsenmeyerek
mektubun bu niteliğini vasfını tayinen de kâfi görülmüştür.”
Yargıtay daha sonraki tarihte verdiği bir başka kararında, teminat
mektubunda “müşterek ve müteselsil kefil” ifadelerine yer verilmişse de,
metinde yer alan “protesto keşidesine, istihsaline, borçlunun rızasını alma-
ya gerek kalmaksızın ilk yazılı talepte derhal ödeme” şeklindeki taahhüdü
dikkate alarak, banka teminat mektubunu garanti sözleşmesi olarak
nitelendirmiştir.
35
Karşılaştırmalı hukukta ve Türk hukukunda teminat mektupları-
na ilişkin pozitif bir düzenlemeye yer verilmediğinden, taraflar irade
serbestîsi çerçevesinde, teminat mektuplarını garanti sözleşmesi nite-
liğinde yapabilecekleri gibi, kefalet sözleşmesi niteliğinde de yapabi-
lirler. Bu sebeple teminat mektuplarını bir bütün olarak kefalet veya
garanti sözleşmesi olarak nitelendirmek yerine metinden hareketle
hukuki niteliğinin tespiti yerinde olacaktır.
36
Eğer bankanın verdiği te-
minat ile temel ilişki birbiriyle bağımlı ise, bu durumda kefalet sözleş-
mesi niteliğinde bir teminat mektubundan, arada herhangi bir bağım-
lılık söz konusu değil ise, garanti sözleşmesi niteliğinde bir teminat
mektubundan söz edilebilir.
Teminat mektuplarını bir bütün olarak kefalet veya garanti söz-
leşmesi olarak nitelendirmek pek uygun olmasa da, bankacılık uygu-
lamasında teminat mektuplarının genellikle garanti sözleşmesi nite-
35
Y. 11. HD. 17.05.1983 T., E. 1983/2462, K.1983/2617(www.kazanci.com.tr, E.T:
15.01.2009). Doktrinde, Yargıtay’ın teminat mektuplarının metinlerinde yer alan“ilk
yazılı talepte derhal ödeme” veya hiçbir itiraz ve def’i ileri sürmeksizin ödeme”
ibarelerinden hareketle teminat mektuplarının garanti sözleşmesi olarak nitelendi-
rilmesi yönündeki görüşü isabetli bulunmamıştır. Zira itiraz ve def’ilerden başlan-
gıçta feragat kefalet sözleşmeleri bakımından emredici nitelikteki hükümlere aykı-
rılık teşkil etmez. Dolayısıyla teminat mektuplarının metninde “ilk talepte ödeme”
veya hiçbir itiraz ve def’i ileri sürmeksizin ödeme” ibarelerine yer verilmiş olması
halinde, teminat mektuplarını doğrudan garanti sözleşmesi olarak nitelendirmek
yerine, garanti sözleşmesi olduğu yönünde aksi ispat edilebilir bir karine olarak
kabul etmek yerinde olacaktır (Barlas, s. 47; Doğan, s. 36). Kocaman ise, “ilk talepte
ödeme” kaydı garanti sözleşmesinin varlığını kesin olarak göstermediğini, ancak
“hiçbir itiraz ve def’i ileri sürmeksizin ödeme” kaydının fer’i nitelikte olmayan ga-
ranti sözleşmesinin varlığını kesin olarak gösterdiğini kabul etmektedir(Kocaman,
Arif, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği Üzerine”, BATİDER, C. XV,
S. 3, 1990, s. 64; aynı yönde bkz., Arkan, s. 63 ).
36
Doğan, s. 36; Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları , s. 79.
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009313
liğinde yapılması ve doktrinde de ağırlıklı olarak garanti sözleşmesi
niteliğinde kabul edilmesi sebebiyle bu çalışmada teminat mektupları-
nın garanti sözleşmesi niteliğinden hareketle konu incelenecektir.
F. GARANTİ SÖZLEŞMESİ OLARAK NİTELENDİRİLEN
BANKA TEMİNAT MEKTUPLARININ
KEFALETTEN FARKLARI
Yukarıda da belirtildiği gibi günümüzde gerek Yargıtay kararla-
rında gerekse doktrinde banka teminat mektuplarının garanti sözleş-
mesi niteliğinde olduğu genel kabul gören bir anlayış olmasına rağ-
men, önceleri teminat mektuplarının kefalet sözleşmesi niteliğinde ol-
duğu kabul edilmekteydi.
37
Bu sebeple bu iki sözleşme türü arasındaki
farkların incelenmesinde fayda vardır.
İlk olarak, geçerli bir kefalet sözleşmesinden bahsedebilmek için
sözleşmenin yazılı olarak yapılmış olması gerekir (BK m. 484). Borç-
lar Kanunu’nun bu hükmü ile kefaletin geçerliliği yazılı olarak yapıl-
mış olması şartına bağlanarak, şekil şartı ispat şartı değil, geçerlilik
şartı olarak öngörülmüştür. Garanti sözleşmeleri bakımından kefalet
sözleşmelerinde olduğu gibi bir şekil şartı aranmaz. Borçlar Kanunu
madde 11’e göre; kanunda aksine hüküm bulunmadıkça sözleşmenin
geçerliliği şekil şartına bağlı değildir. Dolayısıyla kanunda hakkında
düzenleme bulunmayan garanti sözleşmesi bakımından da Borçlar
Kanunu’nun 11. maddesinde öngörülen şekil serbestliği ilkesi geçer-
lidir. Yargıtay da ilgili kararında garanti sözleşmesinin geçerli olarak
kurulabilmesi için taraf iradelerinin birleşmesinin yeterli olacağını
belirtmiştir.
38
Borçlar Kanunu’nun 484. maddesinde kefaletin geçerliliği yazılı
olarak yapılmış olmasının yanında, ayrıca kefilin sorumlu olacağı mik-
tarın da gösterilmesi şartına bağlanmıştır. Eğer kefalet sözleşmesinde
kefilin sorumlu olacağı miktar tespit edilmemiş ise, yapılan kefalet söz-
37
Reisoğlu, Garanti, s. 102 vd; Tandoğan, Garanti, s. 35.
38
Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 75; Taşpolat, s. 109; Doğan, s. 53; Tekinay,
Selahattin Sulhi/Akman, Sermet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atilla, Borçlar Huku-
ku Genel Hükümler, C. I, İstanbul 1985, s. 314; Aral, Teminat Mektupları, s. 135; Y.
11. HD., 27.02. 1990 T., E.1989/4046, K. 1990/8459 (www. kazanci.com.tr, E. T:
17.01.2009).
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009314
leşmesi geçersiz olacaktır.
39
Şekil serbestîsinin hâkim olduğu garanti
sözleşmelerinde ise kefaletten farklı olarak, garanti verenin sorumlu
olacağı azami miktarın gösterilmesine gerek yoktur.
40
Yargıtay da ga-
ranti sözleşmesinde garanti verenin sorumlu olacağı miktarın göste-
rilmesine gerek olmadığı görüşündedir. Yargıtay kararlarında her ne
kadar garanti verenin sorumluluğunun gösterilmesine gerek olmadığı
kabul edilse de, hangi riskin garanti edildiğinin gösterilmesi gerektiği,
belirsizliğin garantisi olmayacağı görüşü benimsenmiştir.
41
Kefalet sözleşmesinde kefilin borcu asıl borca bağlı fer’i bir borçtur
(BK m. 485). Kefaletin fer’i bir borç olması sebebiyle kefalet sözleşme-
sinin geçerliliği temel borç ilişkisinin geçerliliğine bağlıdır. Asıl borç
ilişkisinin herhangi bir sebeple sona ermesi halinde, kefilin borcu da
sona erecektir (BK m. 492).
42
Garanti sözleşmesinde garanti verenin
39
BK’nın bu hükmü Yargıtay kararlarında daha esnek bir yoruma tabi tutulmuştur.
Buna göre, özellikle banka kredi kartı sözleşmelerinde, kefilin sorumlu olacağı li-
mit rakamsal olarak gösterilmemiş, ancak kart sahibinin harcama limitine yollama
yapılarak kefilin sorumlu olacağı azami miktar belirtilmişse kefalet sözleşmesi-
nin geçerli olduğu kabul edilmiştir. Hatta kredi kartı sözleşmesine atıf yapılma-
mış, sadece kredi kartı sahibinin harcama limiti gösterilmişse, kefilin de bu limit
dâhilinde sorumlu olacağı ve kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilmiştir
(Y . 19. HD., 15.03.2002 T., E. 2001/ 1052, K. 2002/1842; Y. 11. HD.,28.05.2002T.,
E. 2002/2649, K.2002/5315, www.kazanci.com.tr, E.T: 17.01.2009). Yargıtay azın-
lıkta olan bazı kararlarında ise, asıl borç tutarının belirli olmasına karşın, kefilin
sorumlu olacağı azami miktar belirlenmeden yapılan kefalet sözleşmesinin geçer-
siz olduğunu kabul etmiştir(Y 13. HD., 23.06.2003 T., E.2003/2543, K. 2003/8151;
Y. 13.HD., 15.10.2004 T., E.2004/12253, K.2004/14567,www.kazanci.com.tr, E.T:
17.01.2009). Belirtmek gerek ki, Yargıtay’ın kefilin sorumlu olacağı azami miktarın
belirlenmeden yapılan kefalet sözleşmesini geçersiz sayması yönündeki yaklaşı-
mı daha yerindedir. Çünkü kefalet sözleşmelerinde kefilin sorumlu olacağı azami
miktarın gösterilmesi ile kefil sorumlu olacağı miktarı bilecek ve buna göre kefil
olup olmamaya karar verecektir. Dolayısıyla ne kadar meblağla sorumlu olduğu-
nu bilmeyen, sözleşmede yapılan atıftan bunu hesaplayacak kadar bilinçli olma-
yan kişi, kolayca kandırılarak kefalet sözleşmesi yapmaya ikna edilmekte ve bu-
nun sonucunda ödeyemeyeceği bir yükümlülük altına girmektedir. Yalnızca dos-
tane ilişkiler dolayısıyla kefil olan kişilerin bu şekilde mağdur olmasını önlemek
amacıyla kefalet sözleşmesi yapılırken kefilin sorumlu olacağı azami miktar açıkça
gösterilmelidir.
40
Reisoğlu, Garanti, s. 66; Kuntalp, Erden, “ Yargıtay Kararları Işığında Kredi Kartı”,
Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu XIII, Ankara 1996 s. 299; Taşpolat,
s. 109; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 314; Aral, Borçlar Hukuku, s. 443.
41
Y. 19. HD.,23.09.2002 T., E.2001/8061,K. 2002/5973(www.kazanci.com.
tr,E.T:17.01.2009 ).
42
Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 76; Doğan, s. 56; Tandoğan, Garanti, s. 19-20;
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009315
borcu ise fer’i nitelikte olmayan bir borçtur. Garanti veren bağımsız bir
taahhütte bulunmuştur. Dolayısıyla asıl borcun sona ermesi mutlak
suretle garanti verenin borcunun da sona ermesi sonucunu doğurmaz.
Eğer asıl borcun sona ermesi, garanti altına alınan rizikoyu da sona
erdiriyorsa, bu takdirde garanti verenin borcu da sona erecektir. Buna
karşılık yalnızca asıl borcu sona erdirecek nitelikte bir neden varsa,
(örneğin; borçlunun ehliyetsizliği gibi) asıl borç sona ermesine rağmen
garanti verenin borcu geçerli kalmaya devam edecektir.
43
Yargıtay ka-
rarlarında da garanti verenin borcunun fer’i nitelikte olmadığı kabul
edilmiştir. Yargıtay’a göre; “garanti sözleşmesi fer’i nitelikte olmayan bir
sözleşmedir. Garanti veren işin tehlikesini ( riskini) fer’i olmayan, bağımsız
bir taahhütle kısmen veya tamamen üzerine almaktadır.”
44
Kefalet sözleşmesinin fer’i niteliğinin bir sonucu olarak, kefil asıl
borçluya ait def’ileri alacaklıya karşı ileri sürme hakkına sahiptir; hat-
ta bu kefil için bir külfettir (BK m. 497/II). Garanti sözleşmesinde ise,
garanti veren asıl borçluya ait def’ileri alacaklıya karşı ileri süremez.
45
Zira garanti sözleşmesi ile garanti veren asıl borçtan bağımsız bir borç
üstlenmiştir.
Kefalet sözleşmesinde kefil ödediği borç oranında alacaklının hak-
larına halef olur (BK m. 496). Garanti sözleşmelerinde böyle bir ha-
lefiyet ilişkisinden ve rücu hakkından bahsedilemez. Çünkü garanti
veren asıl borçtan bağımsız olarak, garanti edilen riskin gerçekleşmesi
halinde kendi borcunu ödemektedir.
46
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 309.
43
Doğan, s. 56; Taşpolat, s. 109; Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 76; Erzurumlu-
oğlu, s. 125; Tandoğan, Garanti, s. 19 vd.; Aral, Teminat Mektupları, s. 135-136.
44
Y. 13. HD., 27.04.1992 T., E. 1992/305, K. 1992/3896 (www.kazanci.com.tr, E. T:
14.01.2009).
45
Tandoğan, Garanti, s. 31; Kahyaoğlu, Emin Cem, Banka Garantileri, İstanbul 1996,
s. 31; Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 77; Taşpolat, s. 109; Tekinay/Akman/
Burcuoğlu/Altop, s. 315; Aral, Teminat Mektupları, s. 136.
46
Doğan, s. 57; Reisoğlu, Banka Teminat Mektupları, s. 77; Taşpolat, s. 109; Tandoğan,
Garanti, s. 32; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s. 314; Aral, Borçlar Hukuku, s.
443.
İzzet BAŞARA makaleler
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009316
SONUÇ
Ticari hayatın hızla gelişmesine paralel olarak ortaya çıkan kar-
şılıklı edimlerin güvence altına alınması ihtiyacı, bir takım teminat
mekanizmalarının geliştirilmesi sonucunu doğurmuştur. Günümüzde
bu güvencelerin en yaygın olanı banka teminat mektuplarıdır. Ban-
kaların mali açıdan güven veren bir kurum olması ve özellikle “ilk
talepte ödeme” kaydını içeren banka teminat mektuplarının lehdar ile
muhatap arasındaki temel ilişkiden bağımsız bir ödeme taahhüdünde
bulunması dolayısıyla banka teminat mektupları uygulamada ağırlıklı
olarak tercih edilen teminat türü olmuştur.
Banka teminat mektuplarının doktrinde ve uygulamada başlan-
gıçta kefalet sözleşmesi niteliğinde olduğu kabul edilmekteydi. Ancak
Yargıtay’ın 1967 ve 1969 tarihi İçtihadı Birleştirme Kararları ile birlikte
bankanın, lehdar ile muhatap arasındaki asıl borç ilişkisinden bağım-
sız bir teminat taahhüdünde bulunduğu dolayısıyla teminat mektubu-
nun garanti sözleşmesi niteliğinde olduğu sonucuna varılmıştır.
KAYNAKLAR
Akyazan, Sıtkı, “Teminat Mektuplarında Zamanaşımı”, Banka ve Ticaret
Hukuku Dergisi, Cilt VIII, S. 1, 1975, s. 1-13(Zamanaşımı).
Akyazan, Sıtkı, “Tatbikatta Banka Teminat Mektuplarının Ortaya Çıkar-
dığı Çeşitli Sorunlar”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt VII, Sayı 3,
1974, s. 567–579 (Çeşitli Sorunlar).
Akyol, Şener, Banka Sözleşmeleri (Borçlar Hukuku: Özel Borç İlişkileri, 3.
Fasikül), Kemaleddin Birsen’e Armağan, İstanul, 2001.
Aral, Fahrettin, Borçlar Hukuku - Özel Borç İlişkileri, 5. Bası, Ankara, 2003
(Borçlar Hukuku).
Aral, Fahrettin, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği ve Kefa-
letten Farkları”, Fikret Eren’e Armağan, Ankara, 2006, s. 131-143(Banka
Teminat Mektupları).
Arkan, Sabih, “Teminat Mektubu Veren Bankanın Hukuki Durumu”,
Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt XVI, Sayı 4, 1992, s. 59-84.
Barlas, Nami, Türk Hukuk Sisteminde Banka Teminat Mektupları, İstanbul,
1986.
Doğan, Vahit, Banka Teminat Mektupları, 3.bası, Ankara, 2005.
Erzurumluoğlu, Erzan, “Teminat Mektupları ve Banka Teminat Mektup-
larının Hukuki Niteliği”, Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Der-
makaleler İzzet BAŞARA
TBB Dergisi, Sayı 83, 2009317
gisi, Cilt V, Sayı1, 1973, s. 121-133.
Günal, Vural, “Teminat Mektupları”, Ankara Barosu Dergisi, 1968, Sayı 6,
s. 969-973.
Kahyaoğlu, Emin Cem, Banka Garantileri, İstanbul, 1996.
Kocaman, Arif; “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Niteliği Üzerine”,
Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt XV, Sayı 3, 1990, s. 49-66.
Kuntalp, Erden, “Yargıtay Kararları Işığında Kredi Kartı”, Ticaret Hukuku
ve Yargıtay Kararları Sempozyumu XIII, Ankara, 1996, s. 273-310.
Olgaç, Senai, Kefalet, Ankara, 1978.
Omağ, Semra, “Banka Teminat Mektuplarının Hukuki Mahiyeti ve Hü-
kümleri”, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, Cilt VI, Sayı 2, 1971, s. 325-
342.
Reisoğlu, Seza, Banka Teminat Mektupları ve Kontrgarantiler, 4. Bası, Anka-
ra, 2003.
Reisoğlu, Seza, Garanti Mukavelesi, Ankara, 1963(Garanti).
Reisoğlu, Seza, Türk Kefalet Hukuku, Ankara, 1964(Kefalet).
Reisoğlu, Seza, “Banka Teminat Mektuplarında Kayıtsız Şartsız Ödeme
Taahhüdü ve Hukuki Sonuçları”, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları
Sempozyumu VI, Ankara, 1989, s. 67-79 (Kayıtsız Şartsız Ödeme).
Sav, Atilla, “Banka Teminat Mektuplarının Haczi”, Ankara Barosu Dergisi,
1967, Sayı 1, s. 48-50.
Şanlı, Cemal/Ekşi, Nuray, Uluslararası Ticaret Hukuku, 5. Bası, İstanbul,
2006.
Tandoğan, Haluk, Borçlar Hukuku Özel Borç İlişkileri, Cilt II, 3. bası, Anka-
ra, 1985 (Özel Borç İlişkileri).
Tandoğan, Haluk, Garanti Mukavelesi, Ankara, 1959(Garanti).
Taşpolat, Ali, Banka Garantileri, İstanbul, 1989.
Tekinalp, Ünal, Banka Hukukunun Esasları, İstanbul, 1988.
Tekinay, Selahattin Sulhi/Akman, Sermet/Burcuoğlu, Haluk/Altop, Atil-
la, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Cilt 1, İstanbul, 1985.
Teoman, Ömer, “Teminat Mektubunu Teyid Eden Bankanın Hukuki So-
rumluluğu”, Ticaret Hukuku ve Yargıtay Kararları Sempozyumu, Anka-
ra, 1995, s. 107-119.
Yavuz, Cevdet, Türk Borçlar Hukuku-Özel Hükümler, 7. bası, İstanbul,
2007.
www.kazanci.com.tr.