Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
146TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
1. G İ R İ Ş
Düzenleyici ve Denetleyici Kamu Kurumları veya Bağımsız İdarî
Otoriteler olarak ifade edilen kurumlar arasında yer alan Bankacılık
Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 18.06.1999 tarihinde kabul
edilen 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile oluşturulmuştur.
Türkiye’nin yaşadığı ekonomik krizlerde önemli bir yeri olan banka-
cılık sisteminin sorunlarının çözümü için bağımsız yapıda bir kurumun
ortaya çıkmasında, İnternational Monetary Found (İMF)’un bu konudaki
talebi de etkili olmuştur. Ekonomik kriz nedeniyle İMF ile sürdürülen
kredi görüşmelerinde İMF, bankacılık sisteminin ciddi bir kontrol altına
alınmasını ve bunun için bankaların bağımsız bir kuruluş tarafından
denetlenmesinin zorunlu olduğunu öne sürmüştür.
BDDK kuruluncaya kadar Türkiye’de bankalar, Maliye Bakanlığı
bünyesindeki Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu tarafından denet-
leniyor ve hazırlanan raporlar Hazine Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu ba-
kanlık tarafından değerlendirilerek, gerekli önlemler alınıyordu. Ancak
siyasî nedenlerle, bazen alınması gereken önlemlerin geciktirildiği veya
hiç alınmadığı, bu nedenlerle bankacılık sistemi içinde problemli ban-
kaların da faaliyetlerine devam edebildikleri görülüyordu. Bu durum,
bankacılık sisteminin zayıflamasına ve ekonomik krizlerde ek sorunlar
çıkmasına sebep oluyordu.
BANKACILIK DÜZENLEME VE
DENETLEME KURUMU’NUN
BANKALARA EL KOYMA VE
DENETLEME YETKİSİ
Ahmet Emrah AKYAZAN
*
*
Avukat, Ankara Barosu.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
147TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Tüm bu nedenlerle, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nda BDDK’nın
kuruluşu, görevleri ve yetkileri belirlenerek, bankaların denetlenmesi
ve bankaların faaliyetleri ile ilgili düzenlemelerin yapılması görev ve
yetkileri Bakanlar Kurulu’ndan alınmış ve bağımsız bir idari otoriteye
verilmiştir. Bu suretle BDDK, bankacılık alanında Düzenleme ve Denet-
leme görevini yerine getiren, icraî karar alma yetkisine sahip, bağımsız
nitelikte bir kuruluş olarak ihdas edilmiştir.
Türkiye’nin ciddi ekonomik krizlerin içinden geçtiği bir dönemde
kurulan BDDK ile ilgili olarak bir yıl kadar süren hazırlık dönemini ta-
kiben, 23.03.2000/313 tarih ve sayılı kararname ile (31.03.2000/Mükerrer
24006 tarih ve sayılı RG,) başkan ve üyeleri tayin edilmiş; 21.05.2000/
730 tarih ve sayılı kararname ile (22.06.2000/24087 tarih ve sayılı RG,)
BDDK üyeleri ile personelinin uyacakları meslekî ilkeler belirlenmiş;
21.05.2000/729 tarih ve sayılı kararname ile (22.06.2000/24087 tarih ve
sayılı RG,) BDDK Teşkilât Yönetmeliği yürürlüğe konulmuş; 03.07.2000/
1005 ve 1007 tarih ve sayılı kararnameler ile (05.08.2000/24231 tarih ve
sayılı RG,) BDDK başkan ve üyeleri ile personelinin ücret ve diğer mali
hakları tespit edilmiştir.
BDDK 2000 yılı Ağustos ayından itibaren faaliyete geçmiş ve ilk dü-
zenlemesini 26.08.2000/24152 tarih ve sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan
“Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu Yönetmeliği”ni hazırlayarak yapmıştır.
2. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME
KURUMUNUN YAPISI, ÇALIŞMA ESASLARI,
GÖREV VE YETKİLERİ
BDDK ile ilgili hükümler, 03.12.1999/4491, 12.05.2001/4672,
30.01.2002/4743 ve 12.12.2003/5020 tarih ve sayılı kanunlarla da bazı
değişikliklere uğramıştır.
I. BDDK’nın Yapısı ve Çalışma Esasları
BDDK kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Îdari ve Mali özerkliği var-
dır. Kurumun merkezi Ankara’dadır. Kurum gerekli gördüğü yerlerde
teşkîlat kurabilir.
Kurumun karar organı, biri başkan, biri ikinci başkan olmak üzere
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
148TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
yedi üyeden oluşan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’dur.
Kurul başkanı kurumun da başkanıdır. Üyelerin, hukuk, iktisat, maliye,
bankacılık, işletme, siyasal bilgiler, kamu yönetimi ve dengi dallarda
veya bu dallarla ilgili mühendislik alanlarında en az lisans düzeyinde,
mühendislik dalında lisans düzeyinde eğitim görmüş olanların ise, be-
lirtilen alanlarda lisansüstü öğrenim görmüş olmaları gerekir.
Üyeler, en az üçü bankacılık olmak üzere, maliye-finans alanında en
az 10 yıl deneyim sahibi ve üst düzey yöneticilik yapmış veya yukarıda
sayılan öğrenim dallarında en az 10 yıl öğretim üyeliği yapmış olan
adaylar arasından, ilgili Bakanın önerisi üzerine Bakanlar Kurulu’nca
atanır. Bakanlar Kurulu, üyelerden birini başkan, birini de ikinci başkan
olarak görevlendirir.
Kurul başkan ve üyelerinin görev süreleri altı yıldır. Süreleri biten
üyeler yeniden seçilebilirler. Başkanlık ve üyelikler görev süreleri dol-
madan herhangi bir sebeple boşaldığı takdirde, boşalan yerlere yuka-
rıda belirtilen esaslar dâhilinde iki ay içinde seçim ve atama yapılır. Bu
şekilde atananlar, yerine atandıkları kişinin süresini tamamlar.
Kurul başkan ve üyelerinin görev süreleri dolmadan görevlerine
son verilemez. Ancak atanmaları için gerekli şartları kaybettikleri veya
yasaklı bulundukları faaliyetlerde bulundukları anlaşılan, ya da gö-
revleri ile ilgili olarak işledikleri suçlardan dolayı, haklarında verilen
mahkûmiyet kararı kesinleşen Kurul başkan ve üyeleri, süreleri dolma-
dan Başbakan’ın onayı ile görevden alınırlar. Bu durumda en geç iki ay
içinde üye ataması yapılır.
Kurul üyeleri, özel bir kanuna dayanmadıkça resmî veya özel hiçbir
görev alamaz, dernek, vakıf, kooperatif ve benzeri yerlerde yöneticilik
yapamaz, ticaretle uğraşamaz, serbest meslek faaliyetinde bulunamaz,
ücret karşılığı ders ve konferans veremez, sınav ve benzeri görev alamaz,
her türlü ortaklıklarda pay sahibi olamazlar. Kurul üyeleri bu görevle-
rine atanmalarını izleyen 30 gün içinde maliki oldukları payları üçüncü
dereceye kadar kan ve ikinci dereceye kadar sıhrî hısımları dışındakilere
satmak veya devretmek suretiyle elden çıkarmak zorundadırlar.
Kurul üyeleri, Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu huzurunda, gö-
revlerinin devamı süresince görevlerini tam bir dikkat ve dürüstlük ile
yürüteceklerine, kanun hükümlerine aykırı hareket etmeyeceklerine ve
ettirmeyeceklerine dair yemin ederler.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
149TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Kurul, Başkan veya bulunmadığı hallerde İkinci Başkan’ın başkanlı-
ğında, en az beş üyenin hazır bulunması ile toplanır. Kurul kararları en
az dört üyenin aynı yöndeki oyuyla alınır. Kurul kararları kesindir.
Kurumun genel yönetim ve temsili ile Kurulca alınan kararların
yürütülmesi başkana aittir.
Kurul üyeleri ile Kurum’un her türlü personeli, çalışmaları ve de-
netlemeleri sırasında ilgililere ve üçüncü kişilere ait öğrendikleri sırla-
rı, bu konuda yetkili mercilerden başkasına açıklayamazlar ve kendi
yararlarına kullanamazlar. Bu yükümlülük görevden ayrılmalarından
sonra da devam eder.
Kurum’un, para, evrak ve her çeşit malları devlet malı hükmünde-
dir. Kurul üyeleri ve Kurum personeli, görevleri esnasında veya görev-
leri nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından
devlet memuru sayılırlar.
Kurum, görevleri ile ilgili konularda bakanlıklardan, ilgili resmî
ve özel kuruluşlar ile kişilerden, gizli olsalar dahi, her türlü belge ve
bilgiyi isteyebilir.
Kurum çalışmaları için başkana, görevlerinde yardımcı olmak üzere,
Kurul kararıyla üç Başkan Yardımcısı atanır.
Kurumun hizmet üniteleri; görev ve yetkilerin gerektirdiği sayıda
Daire Başkanlıkları, Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu, Danışma
Birimleri ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.
Bankalar Yeminli Murakıpları Kurulu Başkanı, Kurum Başkan
Yardımcısı statüsündedir.
II. BDDK’nın Görev ve Yetkileri
BDDK, Bankalar Kanunu’nun ve ilgili diğer mevzuatın, Bankalar
Kanunu’nda gösterilen yetkiler çerçevesinde düzenlemeler de yapmak
suretiyle uygulanmasını sağlamak, uygulamayı denetlemek ve sonuç-
landırmak, tasarrufların güvence altına alınmasını sağlamak ve Bankalar
Kanunu ile verilen diğer görevleri yapmak ve yetkileri kullanmakla
görevlidir.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
150TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Belirtilen bu görev ve yetkiler, Bakanlar Kurulu’nun bankacılık
alanındaki tüm yetkilerini BDDK’ya devretmiş olduğunu göstermek-
tedir.
1
Bankaların kurulması, denetlenmesi, şube açması, bir başka banka
ile birleştirilmesi ve gerekli hallerde tasfiyesi ile ilgili karar ve işlemler
BDDK tarafından ifa edilecektir.
Mevduata verilecek güvence sınırları, BDDK tarafından, ekonomi-
deki ve bankacılık sektöründeki gelişmelere göre yeniden belirlenebile-
cektir. Nitekim daha önce sınırsız mevduat güvencesi mevcutken, 2004
yılı Ağustos ayından itibaren BDDK kararıyla bir kişiye ait mevduatın
her bankadaki 50 milyar TL’lik (50.000YTL) kısmı mevduat güvencesi
içinde kabul edilmiştir.
Bir kişinin doğrudan veya dolaylı olarak banka sermayesinin
%10’unu ve fazlasını temsil eden payları alması, BDDK’nın iznine
tâbidir. Aynı şekilde, banka sermayesinin %10 veya daha fazlasına
sahip olan kişilerin sermaye paylarının doğrudan veya dolaylı olarak
el değiştirmesi de BDDK’nın iznine tâbidir.
Bir bankanın faaliyetleri tehlike sınırlarına doğru gittiği takdirde,
BDDK bu bankadan bir plan çerçevesinde bu durumun düzeltilmesini
istemeye yetkilidir.
BDDK tarafından hazırlanan plana rağmen mali yapısını düzelte-
meyen bir banka, Kurul’un en az 5 üyesinin olumlu oy kullanmasıyla
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na (TMSF) devredilebilecek veya bu
bankanın bankacılık işlemleri yapma ve/veya mevduat kabul etme
yetkisi kaldırılabilecektir.
Bankaların devir ve birleşmelerine ilişkin usul ve esaslar BDDK
tarafından belirlenerek, Kurul tarafından çıkarılacak bir yönetmelikle
yürürlüğe konulacaktır.
Esas itibariyle BDDK, Kurul kararıyla, Bankalar Kanunu’nun uygu-
lanmasına ilişkin yönetmelik ve tebliğiler çıkarmaya yetkilidir. BDDK
yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikli kararlar
1
Sarısu, Ayhan, Tüm Yönleriyle Bankalar Kanunu, s. 5, Ekonomist Dergisi Eki, 20 Şubat
2000.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
151TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
alarak kullanır. Düzenleyici işlem niteliğindeki yönetmelik ve tebliğler,
Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe konulur. Özel nitelikli BDDK
kararlarından gerekli görülenler, Kurum’un haftalık bülteni ile kişi ve
kuruluşlara duyurulur.
III. BDDK’nın Denetlemeler Sonucunda Alacağı Tedbirlerle
İlgili Yetkileri
A. BDDK, bir bankada yapılan denetlemeler sonucunda;
• Bankalar Kanunu’na aykırı,
• Bankalar Kanunu’na dayanılarak alınan kararlara ve yapılan
düzenlemelere aykırı,
• Bankacılık ilke ve teamüllerine aykırı,
• Bankanın emniyetli şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek ni-
telikte,
İşlemleri tespit etmesi halinde, bu bankaya belirli bir süre vere-
rek söz konusu aykırı ve hatalı işlemlerin düzeltilmesini ve tekrarına
meydan verilmemesi için gerekli tedbirlerin alınmasını ister. Hatalı
ve aykırı işlemleri yapan banka sorumluları için cezaî işlemler ayrıca
uygulanır.
Banka, verilen süre içinde BDDK’nın alınmasını istediği tedbirleri al-
mak ve bu tedbirlerin uygulamasını BDDK’ya bildirmek zorundadır.
BDDK’nın istediği tedbirlerin banka tarafından alınmaması veya
bankanın emniyetli şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek nitelikte
işlemlerin tekrarlanması halinde BDDK, bu aykırı ve hatalı işlemlerin
mahiyet ve önemine göre, aşağıdaki önlemleri almaya yetkilidir:
a. Bankanın faaliyetlerini, faaliyet türleri itibariyle tüm teşkilâtında
veya gerekli gördüğü şubelerinde veya muhabirleriyle olan ilişkilerinde
kısıtlamak.
b. Bankanın yönetim kurulu üyelerinin hepsini veya bir kısmını
görevden alarak veya üye sayısını artırarak yönetim kuruluna yeni
üyeler atamak.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
152TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
c. Bankanın mevduat sigortası primlerini yükseltmek veya kabul
ettiği mevduatı yüzde yüz karşılığa tâbi tutmak.
BDDK’nın bankaya atayacağı yönetim kurulu üyelerinin ücretleri
Kurul’ca tespit olunur ve BDDK tarafından ödenir.
B . BDDK, bir bankada;
• Bankanın varlıklarının vade itibariyle taahhütlerini karşılayama-
dığını,
• Bankanın likiditeye ilişkin düzenlemelere uymadığını, tespit ettiği
takdirde, uygun bir süre vererek:
a. Bu durumun düzeltilmesini isteyebilir.
b. Uzun vadeli veya duran değerlere yatırım yapılmamasını iste-
yebilir.
c. İştirakler ve gayrimenkuller gibi duran değerlerin satılmasını
isteyebilir.
C . BDDK, bir bankanın özkaynaklarının, sermaye yeterliliğine
ilişkin düzenlemelere göre yetersiz kaldığını tespit ettiği takdirde;
a. Sermaye artırımı ve sermaye benzeri kaynak temin edilmesi
suretiyle bu durumun düzeltilmesini isteyebilir.
b. Kâr dağıtılmamasını, yönetim kurulu üyeleri ile genel müdür
ve yardımcılarına her ne ad altında olursa olsun verilen ek ödemelerin
durdurulmasını isteyebilir.
c. Zarar doğurduğu tespit edilen faaliyetlerin sınırlandırılmasını
veya durdurulmasını isteyebilir.
d. Verimi düşük veya verimsiz varlıkların elden çıkarılması iste-
yebilir.
D. BDDK, bir bankanın;
a. Yukarıdaki (B) ve (C) bölümlerinde belirtilen tedbirleri alma-
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
153TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
dığını veya bu tedbirleri almasına rağmen mali bünyesinin güçlenme-
diğini,
b. Yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremediğini,
c. Yükümlülüklerinin toplam değerinin, varlıklarının toplam de-
ğerini aştığını,
d. Faaliyetine devamının, mevduat sahiplerinin hakları ve mali
sistemin güven ve istikrarı bakımından tehlike arzettiğini,
tespit ettiği takdirde, Kurul en az beş üyesinin aynı yöndeki oylarıyla
alınan kararla, temettü hariç ortaklık hakları ile bankanın yönetim ve
denetimini TMSF’ye devretmeye veya bu bankanın bankacılık işlemleri
yapma ve/veya mevduat kabul etme iznini kaldırmaya yetkilidir.
E . BDDK bir bankanın yönetim ve denetimini doğrudan ya da
dolaylı olarak tek başına veya birlikte elinde bulunduran ortakların,
banka kaynaklarını bankanın emniyetli şekilde çalışmasını tehlikeye
düşürecek biçimde, doğrudan veya dolaylı olarak kendi lehlerine
kullandıklarını veya bankayı bu suretle zarara uğrattıklarını tespit
ettiği takdirde, Kurul en az beş üyesinin aynı yöndeki oyuyla alınan
kararla bankanın temettü hariç ortaklık hakları ile bankanın yönetim
ve denetimini TMSF’ye devretmeye yetkilidir.
Görüldüğü gibi BDDK’nın bankaları denetlemesi sonucunda alacağı
tedbirler iki ana grupta toplanmaktadır:
1. Belirlenecek çeşitli tedbirlerin bankalara bildirilmesi ve bu ted-
birlerin eksiksiz olarak uygulanması suretiyle bankaların sağlıklı bir
yapıya kavuşturulması.
2. Bankaların bu tedbirlerle sağlıklı bir yapıya kavuşturulamaması
veya banka ortaklarının banka kaynaklarını kendileri için kullanmaları
halinde, bankanın yönetim ve denetiminin TMSF’ye devredilmesi.
TMSF Bankalar Kanunu’nun 15. maddesindeki düzenlemeye göre
tüzel kişiliği haiz bir kuruluş olup, bankalardaki tasarruf mevduatının
sigortasını yapar. Bu temel görevinin yanında TMSF yukarıda açıklanan
şekilde BDDK’nın kararıyla kendisine intikal ettirilen bankaların mali
bünyelerinin güçlendirilmesi, yeniden yapılandırılması, kurulacak yeni
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
154TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
bir bankaya veya mevcut bankalara ya da üçüncü kişilere devredilmesi
işlemleri ile de görevlidir.
TMSF kendisine intikal ettirilen bankanın güçlendirilmesini veya
devredilmesini sağlayamadığı takdirde, bu bankanın bankacılık işlem-
leri yapma ve mevduat kabul etme izinlerinin kaldırılmasını BDDK’dan
isteyebilir.
BDDK tarafından bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
kabul etme izinlerinin kaldırılması halinde, Bankalar Kanunu’nun 16.
maddesi hükümleri çerçevesinde TMSF bankadaki mevduat sahipleri
ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik tüm tedbirleri almakla
görevlidir.
TMSF, bankadaki sigortalı mevduatı hak sahiplerine ödeyerek,
mevduat sahipleri yerine bankanın doğrudan doğruya iflasını ister.
İflas kararı alınması halinde TMSF, iflas masasına imtiyazlı alacaklı
sıfatıyla iştirak eder ve kanunlardan doğan özel ayrıcalıklı yetkileriyle
bankayı tasfiye eder.
İflasına karar verilen bankanın TMSF’ye olan borçları, masanın nakit
durumuna göre, sıra cetvelinin kesinleşmesi beklenmeksizin ödenir.
Kanuna aykırı eylem ve işlemleriyle bankanın iflasına neden olan
yönetim kurulu ve kredi komitesi başkan ve üyeleri ile imtiyazları ban-
kayı ilzam eden memurları ile kanunsuz şekilde menfaat temin eden
banka ortakları hakkında şahsi sorumluluk davalarının açılmasına
ve/veya şahsen iflaslarının istenmesine de TMSF karar vermektedir.
(Bankalar Kanunu’nun 17. maddesi uyarınca)
Bu şahıslardan mahkemece iflasına karar verilenler hakkındaki
takibi, alacaklı sıfatıyla TMSF yürütür.
3. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME
KURUMUNUN BANKALARA EL KOYMA KARARLARI
BDDK, bankacılık sektörünün sorunlarının en yoğun şekilde yaşan-
dığı bir dönemde kurulmuş olmasının sonucunda, faaliyetlerini izleyen
dönemde çok sayıda bankanın, bankacılık yapma ve mevduat kabul
etme izinlerini kaldırmış, bazılarını de TMSF’ye devretmiştir.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
155TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
BDDK, bu konuda ilk uygulamasını, 28.09.2000/59 tarih ve sayılı
kararı ile gerçekleştirmiş ve merkezi Lefkoşe’de bulunan Kıbrıs Kredi
Bankası Ltd. İstanbul – Türkiye Merkez Şubesinin, bankacılık işlemleri
yapma ve mevduat kabul etme izinlerini, 4389 sayılı Bankalar Kanu-
nu’nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrasına istinaden kaldırmıştır.
(28.09.2000/24184 tarih ve sayılı RG,)
BDDK, ikinci uygulamasını, 06.12.2000/122 ve 06.12.2000/123 tarih
ve sayılı kararları ile gerçekleştirmiştir. 122 sayılı kararı ile Park Yatırım
Bankası AŞ’nin bankacılık işlemleri yapma iznini, 4389 sayılı Bankalar
Kanunu’nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrası ile 20. maddesinin 2
numaralı fıkrasına istinaden kaldırmıştır. Park Yatırım Bankası AŞ mev-
duat kabul eden bir banka olmadığı için, mevduat kabul etme izninin
kaldırılması söz konusu olmamıştır.
BDDK’nın, 123 sayılı kararı, o dönemde bankacılık sisteminde
önemli bir payı olan Demirbank T.AŞ ile ilgilidir. BDDK, Demirbank
TAŞ’ni, zararları özkaynaklarını aştığı, yükümlülüklerini vadesinde
yerine getiremediği, faaliyetine devamının mali sistemin güven ve
istikrarını tehlikeye düşüreceği gerekçeleriyle, TMSF’ye devretmiştir.
(06.12.2000/Mükerrer 24252 tarih ve sayılı RG,)
BDDK’nın Demirbank T.AŞ ile ilgili kararı, gerek kararın alındığı
dönemde, gerekse sahiplerinin daha sonraki hukuki girişimleri çerçe-
vesinde, çok tartışılan bir karar olmuştur.
BDDK’nın TMSF’ye devir kararından sonra Demirbank T.AŞ
20.09.2001’de HSCB Bank Plc’ye satılmış ve hisse devir sözleşmesi
imzalanmıştır.
Fiilî hisse devri 30.10.2001’de gerçekleştirilmiştir. Devir işlemi
14.12.2001’de tescil edilmiş olup, banka halen HSCB Bank AŞ olarak
faaliyet göstermektedir.
2, 3
22.12.1999 tarihinde, BDDK’nın kurulmamış olduğu dönemde,
Bakanlar Kurulu kararıyla (22.12.1999/Mükerrer tarih ve sayılı RG,)
2
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2001, s. 15, BDDK Ya-
yını.
3
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Kasım 2002, s. 28, BDDK Ya-
yını.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
156TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
TMSF’ye devredilen ve TMSF tarafından Sümerbank AŞ bünyesinde
birleştirilen Egebank AŞ’nin Yurt Ticaret ve Kredi Bankası AŞ’nin, T. Tü-
tüncüler Bankası Yaşarbank AŞ’nin ve Bank Kapital TAŞ’nin bankacılık
yapma ve mevduat kabul etme izinleri, BDDK’nın, 18.02.2001/178 tarih
ve sayılı kararı ile kaldırılmıştır. (18.02.2001/24322 tarih ve sayılı RG,)
BDDK 27.02.2001/189 tarih ve sayılı kararıyla, Ulusal Bank TAŞ’nin,
temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetiminin, 4389 sayılı
Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrasına istinaden
TMSF’ye devredilmesine karar vermiştir. (28.02.2001/Mükerrer 24332
tarih ve sayılı RG,)
BDDK’nın bir sonraki önemli kararı, bankacılık sisteminde önemli
bir payı olan İktisat Bankası TAŞ hakkında olmuştur. BDDK, 14.03.2001/
198 tarih ve sayılı kararıyla, İktisat Bankası TAŞ’nin, temettü hariç ortak-
lık hakları ile yönetim ve denetimini, 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun
14. maddesinin 3 ve 4 numaralı fıkralarına istinaden TMSF’ye devretmiş-
tir. Kararda dikkati çeken husus, bankanın kaynaklarını, hissedarların
oluşturduğu sermaye grubuna aktararak, bankanın emniyetli bir şekilde
çalışmasının tehlikeye düşürüldüğünün vurgulanmasıdır. (15.03.2001/
Mükerrer 24343 tarih ve sayılı RG,)
İktisat Bankası TAŞ’nin bankacılık lisansı 28.12.2001’de kaldırılmış
ve 04.02.2002’de Bayındırbank ile birleştirilmiştir.
TMSF’ye devredilmiş bulunan Ulusal Bank T.AŞ TMSF tarafından
Sümerbank ile birleştirilmiş ve BDDK, 08.05.2001/290 tarih ve sayılı
kararı ile Ulusal Bank TAŞ’nin bankacılık işlemleri yapma ve mevdu-
at kabul etme izinlerini kaldırmıştır. (20.05.2001/24407 tarih ve sayılı
RG,)
15.06.2001 tarihli ve 346 sayılı kararında BDDK üç banka hakkında
önemli uygulamalar başlatmıştır. BDDK bu tarihte, daha önce TMSF’ye
devredilen ve TMSF tarafından satış prosedürleri gerçekleştirilemeyen
İnterbank AŞ ve Eskişehir Bankası TAŞ’nin tüm aktif ve pasifleriyle Eti-
bank AŞ bünyesinde devren birleştirilmesine ve Etibank AŞ bünyesinde
devren birleştirilen bu iki bankanın mevduat kabul etme ve bankacılık
işlemleri yapma izinlerinin 02.07.2001 tarihi itibariyle kaldırılmasına
ayrıca tüm hak ve yükümlülüklerinin Etibank AŞ’ye hukuken devrinin
temin edilmesinden sonra, tüzel kişiliklerinin sona erdirilerek Ticaret
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
157TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Sicili’nden terkin edilmelerinin sağlanmasına karar verilmiştir.
BDDK 346 sayılı kararının 6. maddesi ile de, Türk Ticaret Bankası
AŞ’nin, bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul etme izninin,
bankanın zarar üretmesinin önlenememesi ve satış imkânının bulunma-
ması nedeniyle, 01.07.2001 tarihi itibariyle kaldırılmasına ve tasfiyesinin
TTK’nın infisah ve tasfiyeye ilişkin hükümleri ile 4389 sayılı Bankalar
Kanunu’nun 18. maddesi kapsamında ve banka ana sözleşme hüküm-
lerine göre gerçekleştirilmesini ve tasfiye işlemlerinin yürütülmesi
hususunda TMSF’nin yetkili olmasını öngörmüştür.
Türk Bankacılık Sistemi’nin en eski ve bir dönemde ilk beş bankası
arasında yer almış bulunan Türk Ticaret Bankası AŞ’nin bankacılık sis-
teminden çıkarılması, BDDK’nın yukarıdaki kararından da anlaşılacağı
gibi, daha değişik bir hukuki çerçeve içinde gerçekleştirilmiştir.
BDDK 09.07.2001 tarihli kararıyla 5 bankayı TMSF’ye devretmiş,
2 yatırım bankasının da bankacılık yapma izinlerini kaldırmıştır:
(10.07.2001/24458 tarih ve sayılı RG,)
• 379 ve 381 sayılı kararlarla Sitebank AŞ’nin ve Millî Aydın Ban-
kası TAŞ’nin (Tarişbank) temettü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve
denetimi Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrasına
istinaden TMSF’ye devredilmiştir.
• 382, 383, 384 sayılı kararlarla, Kentbank AŞ, Bayındırbank AŞ
ve Ege Giyim Sanayicileri Bankası AŞ (EGS Bank) banka kaynaklarını
bankaların emniyetli bir şekilde çalışmasını tehlikeye düşürecek şekil-
de, hissedarların oluşturduğu sermaye gruplarına aktardıkları için ve
mali bünyelerindeki zayıflığın mevduat sahiplerinin haklarını tehlike-
ye düşürmesi nedeniyle, Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin 3 ve 4
numaralı fıkralarına istinaden TMSF’ye devredilmiştir.
Kentbank AŞ’nin ve EGS Bank’ın bankacılık lisansları sırasıyla,
28.12.2001 ve 18.01.2002 tarihlerinde kaldırılmış ve bu bankalar sırasıyla,
04.02.2002 ve 18.01.2002 tarihlerinde Bayındırbank ile birleştirilmiştir.
• 378 ve 380 sayılı kararlarla, Atlas Yatırım Bankası AŞ’nin banka-
cılık işlemleri yapma yetkileri kaldırılmıştır.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
158TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
30.11.2001 tarihinde Toprakbank AŞ BDDK kararıyla TMSF’ye dev-
redilmiş, 30.09.2002 tarihi itibariyle de bankacılık yapma ve mevduat
kabul etme izinleri kaldırılarak, Bayındırbank ile birleştirilmiştir.
4
BDDK tarafından yapılan denetimler sonucunda 31.12.2001 itibariy-
le yaklaşık 2 milyar dolar tutarında sermaye açığı olduğu tespit edilen
Pamukbank’ın yönetim ve denetimi, BDDK’nın 18.06.2002/742 tarih ve
sayılı kararı ile 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin 3 ve 4
numaralı fıkralarına istinaden TMSF’ye devredilmiştir.
Pamukbank 2004’ün sonlarında da Halk Bankası ile birleştirilerek,
bankacılık sisteminden tasfiye edilmiştir.
BDDK’nın, bankalara el koyma kararları arasında en büyük sansas-
yon yaratan uygulaması ise, T. İmar Bankası AŞ ile ilgili olanıdır. BDDK
03.07.2003 tarihinde bu bankanın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat
kabul etme izinlerini kaldırmıştır. Bu tarihten sonra BDDK tarafından
T. İmar Bankası AŞ’de yapılan denetlemeler sonucunda:
• Gerçek mevduat tutarının gizlendiği,
• İzinsiz olarak Devlet İç Borçlanma Senetleri satıldığı,
• İşlemlerin kayıt dışı bırakıldığı,
• Vergi kaçırıldığı,
• Şubelerce gerçekleştirilen muhasebe kayıtlarında, Genel Müdür-
lük tarafından düzenlenen muhasebe kayıtları ile, hesap bakiyelerinin
değiştirildiği,
• Bankanın gerçek varlıklarını fazla, yükümlülüklerini ise az gös-
termek amacıyla bilgisayar teknolojisinin kullanıldığı,
• Kamu otoritelerine yanıltıcı bilgi verildiği,
tespit edilmiştir.
5
Ancak bütün bu hususların, özellikle izinsiz olarak Devlet İç Borç-
4
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, s. 38, BDDK Yayını.
5
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 63 – 64, BDDK Yayı-
nı.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
159TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
lanma Senetleri satışlarının, BDDK başta olmak üzere, Maliye Bakanlığı,
Hazine, Merkez Bankası, Sermaye Piyasası Kurulu gibi konu ile ilgili
kamu otoriteleri tarafından niçin daha önce tespit edilememiş olduğu
da, olayın karanlıkta kalan önemli bir yönüdür.
T. İmar Bankası’nın, gerek Devlet İç Borçlanma Senetleri satışla-
rı, gerek Döviz Tevdiat Hesaplarına verdikleri yüksek faizlerle ilgili
televizyon ve gazete reklâmları ve bunların yoğunluğu hatırlanacak
olursa, yukarıda belirtilen kamu otoritelerinin niçin yıllarca bu büyük
sahtekârlıkları tespit edememiş olduklarını anlayabilmek de mümkün
değildir.
T. İmar Bankası’nın bankacılık işlemleri yapma ve mevduat kabul
etme yetkilerinin kaldırılması sonucunda, 4389 sayılı Bankalar Kanunu
uyarınca kurucularda aranan nitelikleri kaybeden ortakların Adabank
AŞ’deki temettü hariç ortaklık hakları TMSF tarafından kullanılmaya
başlamış ve BDDK tarafından, Bankalar Kanunu’nun 14. maddesinin
1 numaralı fıkrası uyarınca önce 04.07.2003 tarihinde Adabank AŞ’ye
iki yönetim kurulu üyesi atanmış, 25.07.2003 tarihinde ise diğer üyeler
de görevden alınarak yerlerine atamalar yapılmıştır.
Görüldüğü gibi, BDDK kararlarıyla çok sayıda banka bankacılık
sisteminden çıkarılmıştır. BDDK, bankalara el koyma kararları dışında,
özellikle kendi görevleri ve bankaların çalışmalarında uyacakları esas-
larla ilgili çok sayıda yönetmelik, tebliğ ve genelge de çıkarmıştır.
BDDK yetkilerini, düzenleyici işlemler tesis ederek ve özel nitelikte
kararlar alarak kullanmaktadır.
4. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME
KURUMUNUN BANKALAR ÜZERİNDEKİ
DENETLEME YÖNTEMLERİ
BDDK’nın bankaları denetleme faaliyetleri; bankaların uzaktan
gözetimi, yerinde denetim ve gerekli tedbirlerin zamanında alınarak
uygulamaya konulması olmak üzere üç temel yöntemden oluşmakta-
dır.
6
6
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 62 – 63, BDDK Yayı-
nı
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
160TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
BDDK’nın gözetim yöntemi, erken uyarılı uzaktan gözetim esasına
dayanmaktadır. Gözetim formlarından, bankaların mali tablolarının
düzenlemelere uygunluğunu denetleyen bağımsız denetleme şirketle-
rinin raporlarından ve BDDK’nın diğer birimlerinden elde edilen ve-
riler, gözetim yönteminin kaynaklarını oluşturmaktadır. 2003 yılında
bankalar hakkında 335 adet uzaktan gözetim raporu hazırlanmıştır.
7
Bankaların yerinde denetimi yöntemi, Bankalar Yeminli Murakıp-
ları tarafından uygulanmaktadır. Bu denetim yöntemi çerçevesinde,
bankaların mali bünye analizi, mevduat denetimi, ihbar ve şikâyetlerin
incelenmesi ve diğer bankacılık işlemlerinin denetimi yapılmaktadır.
Bu denetlemelerde “Mali Bünye İnceleme Rehberi” ve “Mevduat İn-
celeme Rehberi” gibi inceleme esaslarını belirleyen kaynak kitaplar esas
alınmaktadır. 2003 yılında 204 rapor düzenlenmiş ve bankaların %98’i
incelenmiştir.
8
BDDK’nın üçüncü temel denetleme yöntemini oluşturan, tedbir-
lerin alınıp uygulanması aşamasında ise, tespit edilen ve bankalardan
toplanan bilgi ve verilerin ışığında her bankanın alması gerekli önlem-
ler ve yapacağı uygulamalar BDDK talimatları olarak ilgili bankalara
gönderilmekte ve bankaların bu talimatların gereğini yerine getirmesi
yakından izlenmektedir.
2003 yılında BDDK’nın bankalara verdiği talimatların sonuçları
izlenmiş ve bankaların uygulamaları dikkate alınarak çeşitli ban-
kalarda sorumlulukları tespit edilen kişiler hakkında toplam 39 suç
duyurusunda bulunulmuş, 7 idarî para cezası uygulanmış, Bankalar
Kanunu’nun 9. maddesinin 5 numaralı fıkrası uyarınca 22 kişinin
bankalarda imza yetkili personel olarak çalıştırılması geçici olarak
yasaklanmıştır.
9
7
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 62 – 63, BDDK Yayı-
nı.
8
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 62 – 63, BDDK Yayı-
nı
9
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 64, BDDK Yayını.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
161TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
5. BANKACILIK DÜZENLEME VE DENETLEME
KURUMUNUN İŞLEMLERİ NEDENİYLE
SORUMLULUKLARI
1. Cezai Sorumluluklar
4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 3. maddesinin 9. fıkrası uyarınca
Kurul üyeleri ve Kurum personeli, görevleri esnasında veya görevleri
nedeniyle işledikleri ve kendilerine karşı işlenen suçlar bakımından
Devlet memuru sayılırlar. Bunlara ilişkin soruşturmalar, Kurul üyeleri
için ilgili bakanın, Kurum personeli için ise Kurul’un izin vermesi kay-
dıyla genel hükümlere göre yapılır.
2. Diğer Sorumluluklar
Kurum, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tâbi değildir (4389
sayılı Bankalar Kanunu m. 6/4). Bankalar Kanunu’nda, BDDK ile ilgili
hükümler arasında Kurul üyelerinin ve Kurum personelinin idari, mali
ve kişisel sorumluluklarını düzenleyen hükümlere yer verilmemiştir.
Ancak Bankalar Kanunu’nun 1. maddesinin 2. fıkrasında; “Bu kanunda
açıklık olmayan hallerde genel hükümler uygulanır” hükmü bulunmakta-
dır.
Anayasal kural olarak, kişilerin, resmî görevliler tarafından vâki
haksız işlemler sonucu uğradığı zarar da kanuna göre, Devletçe tazmin
edilir. Devletin sorumlu olan ilgili görevliye rücu hakkı saklıdır (Any.
m. 40/3). Ayrıca; kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri
kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kay-
dıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare
aleyhine açılabilir (Any m. 129/5).
Bu anayasal kurallar ışığında BDDK, bir banka için TMSF’ye devret-
me ve/veya bankacılık yapma ve/veya mevduat kabul etme yetkilerini
kaldırma kararlarını verirken, kişisel kusurlarla haksız uygulamalara
yol açmışsa ve bu nedenle BDDK zarar görenlere tazminat ödemeye
mahkûm edilmiş ise, Devlet (Hazine) bu zararlar için kişisel sorumlu-
luğu bulunan Kurul üyelerine rücu edebilir. Bunun için özel hukuka
göre, adliye mahkemelerinde rücu davası açması gerekir.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
162TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Bu durumda Kurul üyelerinin, kişisel kusurları halinde mali so-
rumlulukları bulunduğu sonucuna varılmaktadır. Burada söz konusu
olan kişisel kusurları, çok ağır değerlendirme hataları olarak düşünmek
gerekir.
BDDK’nın bir bankayı TMSF’ye devretme ve/veya bankacılık yap-
ma ve/veya mevduat kabul etme yetkilerini kaldırma kararları, kamu
hukukuna tâbi faaliyetler olduğu için, zarara uğrayan kişilerin zararını
idare, idare hukuku esaslarına göre (idari sorumluluk) tazmin edecektir.
Bu konuda açılacak tazminat davalarına da idari yargıda bakılacaktır.
İdarenin verdiği zararın, idari yargı kararıyla tazminine idari so-
rumluluk denmektedir.
6. BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme
KURUMUNUN YAPISAL ÖZELLİKLERİ
İdari teşkilat içinde Düzenleyici ve Denetleyici Kamu Kuruluşları
veya Bağımsız İdari Otoriteler grubunda yer alan BDDK’nın yapısal
özellikleri şu şekilde ortaya çıkmaktadır:
1. BDDK bağımsız bir kuruluştur. Kanunda, üyelerinin bağım-
sızlıklarını sağlayıcı usul ve güvenceler getirilmiştir. Merkezî otorite,
yani başbakanlık veya ilgili bakanlık BDDK’ya emir ve talimat veremez,
işlemlerini iptal edip değiştiremez. Merkezi idarenin BDDK üzerinde
hiyerarşik yetkileri mevcut değildir.
2. BDDK kamu tüzel kişiliğine sahiptir. Bunun sonucunda, mali,
teknik ve personel bakımından kendi olanakları vardır. İdari ve mali
açıdan özerk bir yapıdadır.
10
BDDK’nın giderleri Kurul kararıyla yü-
rürlüğe giren bütçeye göre yapılır.
3. BDDK, icraî karar alma yetkisine sahiptir. Bu itibarla aktif idare
içinde yer alır. Kamu gücü ayrıcalıklarına sahiptir, buna dayanarak
gerek düzenleyici işlemler, gerekse bireysel işlemler yapabilir ve idari
yaptırımlar uygulayabilir.
11
10
Akyılmaz, Bahtiyar, İdare Hukuku, s. 236, Sayram Basım Yayım Ltd. Şti., Konya Ocak
2004
11
Gözler, Kemal, İdare Hukuku Dersleri, s. 186, İkinci Baskı, Ekin Kitabevi Yayınları,
Bursa 2004
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
163TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
4. BDDK mali açıdan denetime tâbidir. İlgili bakan BDDK’nın yıl-
lık hesapları ile harcamalarına ilişkin işlemlerini, Sayıştay denetçisi,
Başbakanlık müfettişi ve Maliye müfettişinden oluşan bir komisyona
denetletir ve denetleme sonuçları ile ilgili gerekli tedbirleri alır. Denetim
sonuçları ile bunlara ilişkin işlemleri ve alınan tedbirleri gösteren bir
rapor, Kurum’un yıllık faaliyet raporu ile birlikte ilgili bakan tarafından
Bakanlar Kurulu’na sunulur. Kurum’un Kurul tarafından yapılan, yıllık
bütçesinin uygulama sonuçlarına ilişkin yıllık mali rapor ve bütçe kesin
hesabı Bakanlar Kurulu kararı ile ibra edilmektedir.
12
5. Kanunda BDDK’na yani “Kurum”a verilen görev ve yetkileri,
karar organı olan “Kurul” kullanır.
6. BDDK ile ilgili hükümlere yer veren Bankalar Kanunu’nda Kurul
üyelerinin, ilgili bakanın önerisi üzerine, Bakanlar Kurulu tarafından
atanacağı öngörülmüştür.
7. BDDK bankacılık sektöründe ve özel finans kurumları sektö-
ründe geniş düzenleme yetkisine sahiptir. Düzenleyici işlemlerle ku-
rallar koyar. Anayasa’nın 124. maddesine göre, kendi görev alanlarını
ilgilendiren kanun ve tüzüklerin uygulanması amacıyla yönetmelikler
çıkarabilir. Uygulamada karar, tebliğ ve genelgeler de çıkarmaktadır.
Ayrıca 4389 sayılı Bankalar Kanunu BDDK’nın yetkilerini “özel nitelikli
kararlar” kullanabileceğini de öngörmektedir.
Düzenleyici işlem niteliğindeki yönetmelik ve tebliğlerin Resmî Ga-
zete’de yayımlanması esası getirildiğine göre, “özel nitelikli kararlar”ın
düzenleyici işlem niteliğinde olması gerekmediği anlaşılmaktadır.
13
8. BDDK’nın kararları yargı denetimine tâbidir. BDDK’nın işlem-
lerine karşı “iptal davası” açılabilir. Ayrıca bu işlemler nedeniyle ortaya
çıkmış zararın giderilmesi için “tazminat davası” da açılabilir.
14
Bankalar Kanunu’nun 20. maddesinin 5/a ve 5/b fıkraları uyarın-
ca, BDDK aleyhine Kurul kararları nedeniyle açılacak idari davalar ilk
derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür ve acele işlerden sayılır.
12
Gözübüyük, A. Şeref / TAN, Turgut, İdare Hukuku, Cilt 1 Genel Esaslar, s. 370, 376,
Güncelleştirilmiş 3. Bası, Turhan Kitabevi Yayınları, Ankara 2004
13
Gözübüyük, A. Şeref / TAN, Turgut, a.g.e., s. 383
14
Gözler, Kemal, a.g.e., s. 187
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
164TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Bu davalarda yürütmenin durdurulması talebinin kabul veya reddi ka-
rarına yapılan itirazların karara bağlanmasından önce, tarafların istemi
üzerine duruşma yapılmasına karar verilebilir.
7. BANKACILIK Düzenleme ve Denetleme
KURUMUNUN BANKALARA EL KOYMA
KARARALARI ALEYHİNE AÇILAN DAVALAR
BDDK’nın kuruluşundan itibaren el koyduğu bankaların eski ortak-
ları tarafından Kurul kararları aleyhine çok sayıda dava açılmıştır.
Esasen BDDK’nın taraf olduğu çok sayıda adli ve idari dava olduğu
müşahade edilmektedir. 2003 yılsonu itibariyle BDDK, devam etmekte
olan toplam 1295 idari, 146 hukuk ve 108 ceza davasının tarafıdır. 2003
yılı sonunda kesinleşen sadece 11 karar vardır ve bunların 7 tanesi hu-
kuk, 2 tanesi ceza, 2 tanesi de idari davalara ilişkindir.
15
BDDK’nın bankalara el koyma kararlarına karşı eski ortaklar tara-
fından açılan bazı davalar aşağıda incelenmiştir:
I. Millî Aydın Bankası T.A.Ş (Tarişbank)
BDDK’nın 09.07.2001/381 tarih ve sayılı kararı ile TMSF’ye dev-
redilen bankanın eski ortaklarını temsilen Tariş Pamuk Birliği’nin Da-
nıştay’da yürütmenin durdurulması talebi ile açtığı davanın görülmesi
sürecinde, ilk aşamada Tariş Pamuk Birliği’nin yürütmenin durdurul-
ması istemi Danıştay 10. Dairesi tarafından reddedildi. Ancak Tariş
Pamuk Birliği’nin yürütmenin durdurulması isteminin reddine ilişkin
bu karara karşı yaptığı itirazı görüşen Danıştay İdari Dava Daireleri
Genel Kurulu, itirazı kabul ederek, 23.11.2001 tarihinde, söz konusu
BDDK kararının yürütmesini durdurmuştur.
Bu karar sonrasında, BDDK’nın 18.02.2002/623 tarih ve sayılı kararı
ile banka eski ortaklarının ortaklık hakları iade edilmiştir. Yani Tariş-
bank’ın TMSF’ye devrine ilişkin işlemin yürütmesi Danıştay tarafından
15
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2003, s. 75, BDDK ya-
yını.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
165TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
durdurulmuş olduğundan, hukuki süreç tamamlanıncaya kadar, tesis
edilen işlem BDDK tarafından geri alınmıştır.
16
Daha sonra Tarişbank, Denizbank AŞ ile anlaşarak, iki bankanın
birleşmesine karar verilmiş ve Tarişbank’ın Denizbank AŞ’ye devrine
ilişkin hisse devir sözleşmesi 21.10.2002 tarihinde imzalanmış ve fiili
hisse devri 25.10.2002 tarihi itibariyle tamamlanmıştır. Tarişbank ile
Denizbank’ın birleşmesi 19.12.2002 tarihinde BDDK tarafından uygun
görülmüş ve birleşme 27.12.2002 tarihinde tamamlanmıştır.
17
II. T. Tütüncüler Bankası Yaşarbank AŞ
BDDK’nın kuruluşundan önce, 22.12.1999 tarihinde 99/13767 sa-
yılı Bakanlar Kurulu kararıyla TMSF’ye devredilen ve TMSF’nin talebi
üzerine BDDK’nın 18.02.2001 tarihindeki 178 sayılı kararıyla bankacı-
lık yapma ve mevduat kabul etme izinleri kaldırılan Yaşarbank, TMSF
tarafından 26.01.2001’de Sümerbank ile birleştirilmiş ve hukuki varlığı
sona erdirilmiştir.
18
Yaşarbank’ın eski ortakları önce Bakanlar Kurulu’nun Yaşarbank’ın
TMSF’ye devrini öngören 21.12.1999/99 – 13765 tarih ve sayılı kararı
aleyhine iptal istemiyle dava açmışlardır. Bu dava Danıştay’da devam
ederken, BDDK’nın, TMSF’nin talebi üzerine, bankanın bankacılık yap-
ma ve mevduat kabul etme izinlerini kaldırması ve Yaşarbank’ın TMSF
tarafından 26.01.2001’de Sümerbank ile birleştirilmesi üzerine, Yaşar-
bank’ın eski ortakları bu defa, BDDK’nın ve TMSF’nin Yaşarbank’ın
hukuki varlığının ortadan kalkmasına neden olan bu kararları aleyhine
iptal istemiyle Danıştay’da yeni bir dava daha açmışlardır.
Bu yeni davada Yaşarbank eski ortaklarının iptal istemlerine
dayanak yaptıkları gerekçe, ilk iptal davasının sonucu beklenmeden
BDDK’nın ve TMSF’nun aldığı ve Yaşarbank’ın hukuki varlığına son
verilmesine yol açan bu kararların hukuka aykırı olduğu idiasıdır.
Danıştay 10. Dairesi, 2001/2568 Esas sayılı bu davayı aşağıdaki
2003/4140 sayılı kararıyla sonuçlandırmıştır:
16
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Yıllık Raporu 2001, s. 14 – 15, BDDK yayı-
nı.
17
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, s. 38, BDDK Yayını.
18
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, s. 38, BDDK Yayını.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
166TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
“Davacıların, Bakanlar Kurulu’nun 21.12.1999/99 – 13765 tarih ve sayılı
kararının iptali istemiyle açtıkları dava, Dairemizin 27.02.2002 tarih ve E.
2000/279, K. 2002/501 sayılı kararıyla reddedilmiştir.
Bu durumda, ilgili yasa kuralları ile… hakkında beş yıldır yapılan yoğun
denetimler sonucunda düzenlenen raporların, bu raporlara dayanılarak ban-
kaya verilen talimatların ve bankaca verilen cevapların birlikte değerlendiril-
mesinden; bankanın faaliyetinin devamının tasarruf sahiplerinin haklarının
korunmasını imkânsız hale getireceğinin, mali sistemin güven ve istikrarını
bozacağının ve mali bünyesi nedeniyle yatırımcıların hiç ilgi göstermediği-
nin… anlaşılması karşısında dava konusu edilen işlemlerde hukuka aykırılık
bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine… oybirliğiyle karar verildi.”
19
III. Pamukbank TAŞ
BDDK’nın 18.06.2002/742 tarih ve sayılı kararı ile TMSF’ye devre-
dilen Pamukbank’ın eski büyük ortağı Çukurova grubu Danıştay’da
yürütmenin durdurulması istemi ile dava açmıştır. Danıştay 22.11.2002
tarihli kararıyla Pamukbank’ın TMSF’ye devrine ilişkin BDDK kararını
durdurmuştur.
Ancak Çukurova grubunun Yapı ve Kredi Bankası’ndaki büyük
hisse payı ve Pamukbank ile Yapı ve Kredi Bankası’nın iç içe girmiş
kredi ilişkileri nedeniyle, Yapı ve Kredi Bankası’nın mülkiyet sorununa
çözüm getirmek ve mali sistemin istikrarını sürdürmek bakımından,
Çukurova grubu ile BDDK arasında 27.01.2003 tarihinde bir protokol
imzalanmıştır. Bu protokol çerçevesinde, Pamukbank’ın ortaklık hakları
ile yönetim ve denetimi TMTF’de kalmış ve bu amaçla, devir tarihinde
mevcut hâkim ortaklar, Danıştay nezdinde açmış oldukları ve 22.11.2002
tarihli yürütmenin durdurulması kararına konu davadan feragat etmeyi
kabul ve taahhüt etmişlerdir.
Söz konusu protokole ek olarak 31.01.2003 tarihinde BDDK/TMSF
ve Çukurova grubu arasında imzalanan bir sözleşme ile grubun Pa-
mukbank’a ve diğer TMSF bankalarına toplam 3 milyar dolar borcu
19
Danıştay Kararlar Dergisi, s. 280, Yıl: 2, Sayı: 3
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
167TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
için 3 yılı sadece faiz ödemeli, 15 yıllık bir geri ödeme planını içeren bir
anlaşmaya varılmıştır. Anlaşma kapsamında, grubun Yapı Kredi Ban-
kası’ndaki hisselerini iki yıllık bir süre içinde üçüncü şahıslara satışını
gerçekleştirmesi üzerinde mutabakata varılmıştır.
20
IV. Demirbank TAŞ
BDDK’nın 16.12.2000’de 123 sayılı kararı ile Demirbank TAŞ’yi
TMSF’ye devri, çeşitli tartışmalara neden olmuştur. BDDK’nın devir
kararında belirttiği gerekçeler; Demirbank TAŞ’nin zararlarının öz-
kaynaklarını aştığı, yükümlülüklerini vadesinde yerine getiremediği
ve faaliyetine devam etmesi halinde, mali sistemin güven ve istikrarını
tehlikeye düşüreceği hususlarıdır. BDDK kararından önceki günlerde
Demirbank’ın büyük bir nakit sıkıntısı içine düştüğü ve bir gecelik
mevduata “%7000” faiz ödediği hatırlanacak olursa, BDDK’nın devir
kararında belirttiği gerekçelerin yerindeliği kolayca anlaşılmaktadır.
Ancak Demirbank TAŞ’nin eski ortaklarının öne sürdükleri savunma;
bu durumun sebebinin bankanın satın aldığı büyük miktarlardaki Devlet
İç Borçlanma Tahvilleri olduğu ve bu tahvilleri almaları için kamu mali
otoritelerinin bu konudaki taleplerinin çok etkili olduğudur. Yani De-
mirbank TAŞ, kamu mali otoritelerinin talebi üzerine çok fazla miktarda
Devlet İç Borçlanma Senetleri satın almış ve bu nedenle nakit sıkıntısına
düşmüştür. Yine banka eski ortaklarının iddiasına göre, Demirbank
TAŞ’nin nakit sıkışıklığı içinde olduğu dönemde, Merkez Bankası bu
tahviller karşılığında kredi vermemiş ve banka bu nedenle “%7000”lere
varan faizler ödemesine rağmen, yükümlülüklerini yerine getiremez
hale düşmüştür. Bu çerçevede, Demirbank TAŞ’nin bu duruma düşme-
sinde kamu mali otoritelerinin de büyük sorumluluğu vardır.
Demirbank TAŞ’nin eski ortaklarının bu iddialarla, BDDK’nın 123
sayılı kararıyla Demirbank TAŞ’nin TMSF’ye devir işleminin iptali tale-
biyle, 06.12.2000 tarihinde açtıkları dava, Danıştay 10. Dairesi tarafından
reddedilmiştir. Danıştay 10. Dairesi red kararında, BDDK’nın, “alınan
tedbirlere rağmen mali durumun tehlikeye girmesi” halini öngören Ban-
kalar Kanunu’nun 14. maddesinin 3 numaralı fıkrası uyarınca verdiği
TMSF’ye devir kararının doğruluğunu vurgulamaktadır.
20
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, s. 27, BDDK Yayını.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
168TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Banka eski ortaklarının temyiz talebi üzerine Danıştay İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu, 18.12.2003 tarihinde, Danıştay 10. Dairesi’nin
kararını 8’e karşı 21 oyla esastan bozmuştur. Bozma kararında, De-
mirbank TAŞ’nin içinde bulunduğu koşulların, Bankalar Kanunu’nun
14. maddesinin 3 numaralı fıkrasında öngörülen TMSF’ye devredilme
koşullarına uymadığı görüşüne yer verilmiştir.
Bu kararı izleyen hukuki aşamalar sonrasında vazedilecek nihaî ka-
rarın, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun ortaya koyduğu
görüş doğrultusunda olması beklenmektedir.
Danıştay’ın nihaî kararı BDDK’nın TMSF’ye devir işleminin iptali
yönünde olduğu takdirde, Demirbank TAŞ eski ortaklarının bankayı
geri isteme hakları doğacaktır. Ancak Demirbank TAŞ TMSF tarafın-
dan HSCB Bank’a satıldıktan sonra, HSCB Bank bünyesine katılmış
ve hukuki varlığı ortadan kalkmıştır. Bu nedenle Demirbank TAŞ’nin
eski sahiplerine aynen iade edilmesi mümkün değildir. Bu durumda
Demirbank eski ortaklarının BDDK’dan ve TMSF’den tazminat hakları
doğacaktır.
21
Diğer taraftan Demirbank TAŞ’nin eski ortaklarının, TMSF’nin De-
mirbank TAŞ’yi HSCB Bank’a satış işleminin iptali ve yürütmenin dur-
durulması talebiyle açtığı dava, Ankara 10. İdare Mahkemesi tarafından
kabul edilerek, Demirbank TAŞ’nin satış işlemi iptal edilmiştir.
Bunun üzerine TMSF bu kararı, yürütmeyi durdurma talepli olarak
temyiz etmiş ve Danıştay 10. Dairesi, 27.09.2004/E. 2004/10395 tarih ve
sayılı kararıyla, Ankara 10. İdare Mahkemesi kararının yürütülmesini
oy birliğiyle durdurmuştur.
Danıştay 10. Dairesi bu kararında;
“Mahkemece, Demirbank TAŞ’nin TMSF’ye devredilmesine ilişkin BDDK
kararının iptal edildiğinden bahisle, satış işleminin iptali yolunda hüküm ku-
rulmasında isabet görülmemiştir”
değerlendirmesine yer vermiştir.
Danıştay 10. Dairesi, Ankara 10. Mahkemesi kararının temyiz ince-
lemesini ise, daha sonra esastan karara bağlayacaktır.
21
Milliyet Gazetesi, 19 Aralık 2003 Tarihli Nüsha.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
169TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Görüldüğü gibi, Demirbank TAŞ’nin TMSF’ye devri ve TMSF ta-
rafından HSCB Bank’a satılması konularındaki hukuki ihtilâflar çok
yönlü davalarla devam etmektedir.
V. Kentbank AŞ
BDDK’nın 09.07.2001/382 tarih ve sayılı kararı ile TMSF’ye devret-
tiği Kentbank AŞ’nin eski sahibi Mustafa Süzer’in bu kararın iptali için
Danıştay’da açmış olduğu iptal davası, Danıştay 10. Dairesi’nin verdiği
iptal kararından sonra, 18.02.2005’te Danıştay İdari Dava Daireleri Genel
Kurulu tarafından onaylanmıştır.
22
TMSF’ye devrinden sonra, 07.12.2001’de bankacılık lisansı kaldırılan
Kentbank AŞ’nin tasfiye süreci başlatılmıştır. Daha sonra 04.04.2002’de
Kentbank AŞ genel kurulunda alınan karar gereğince bankanın tasfiyesi
durdurulmuş ve Bayındırbank ile birleştirilerek hukuki varlığı sona
erdirilmiştir.
Kentbank AŞ eski sahibinin, hukuki varlığı sona ermiş olan Kent-
bank AŞ’yi BDDK’dan aynen geri alması mümkün olmadığına göre,
tazminat talep etme hakkı doğacaktır.
Kentbank konusundaki gelişmelerin, BDDK’nın bankalara el koyma
kararlarının yeniden tartışmaya açılmasına neden olacağı anlaşılmakta-
dır. Bankalar Kanunu’nda değişiklik tasarısının TBMM’ne sevkedildiği
bu günlerde, BDDK yetkilerinin kısıtlanması ve hükümet denetimine
alınması yönündeki görüş sahipleri, Kentbank ile ilgili hukuki gelişme-
leri de bir gerekçe olarak öne sürebileceklerdir.
VI. İktisat Bankası TAŞ
BDDK’nın 14.03.2001/198 tarih ve sayılı kararıyla TMSF’ye devredi-
len İktisat Bankası TAŞ’nin eski büyük ortağı Amerika-Avrupa Holding
tarafından, BDDK’nın devir kararının iptali için Danıştay’da dava açıl-
mıştır. Danıştay 10. Dairesi bu iptal istemini reddetmiş, bunun üzerine
kararı temyiz eden eski büyük ortağın bu itirazı da, Danıştay İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu’nun 19.02.2005 tarihli kararıyla reddedilerek,
22
Milliyet Gazetesi, 19 Şubat 2005 Tarihli Nüsha.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
170TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Danıştay 10. Dairesi’nin kararı onaylanmıştır. Bu suretle İktisat Ban-
kası TAŞ’nin TMSF’ye devri konusundaki hukuki itiraz ve dava süreci
tamamlanarak, BDDK’nın devir kararı hukuken kesinleşmiştir.
23
Esasen İktisat Bankası TAŞ’nin bankacılık lisansı 07.12.2001 itibariy-
le kaldırılmış ve tasfiye süreci başlatılmıştır. Daha sonra, 04.04.2002’de
İktisat Bankası TAŞ genel kurulunda alınan karar ile bankanın tasfiye
kararı kaldırılmış ve İktisat Bankası TAŞ Bayındırbank ile birleştirilerek,
hukuki varlığı sona erdirilmiştir.
24
8. SONUÇ
Türkiye ekonomisinin krizli bir döneminde kurulan BDDK, ban-
kaların krizden çok fazla etkilendiği bu süreçte son derecede radikal
işlemler yapmıştır. Ekonomik kırılganlığın devam ettiği dönemlerde
çok sayıda bankaya el koyma kararları alan BDDK, Ağustos 2000 – Mart
2005 döneminde toplam 22 bankanın hukuki varlığının sona ermesine
yol açan karar ve uygulamaları gerçekleştirmiştir. 24 Mart 2005 tarihi
itibariyle Türk Bankacılık Sistemi’nde faaliyetine devam eden 48 banka
kalmıştır.
Farklı hesaplama yöntemleri nedeniyle, bankalara el koyma operas-
yonlarının gerçek mali portesi şeffaf şekilde ortaya konamamıştır. Ancak
bu 22 bankanın devir tarihleri itibariyle toplam zararlarının yaklaşık 35
milyar dolar olduğu, bunlara Hazine’den yapılan kaynak transferleri
ile bu miktarın günümüzde 50 milyar doların üzerine çıktığını ifade
etmek mümkündür.
Türkiye bütçesinin üçte birine yakın bir kaynağın bu şekilde kaybe-
dilmesi, diğer bir deyimle vergi mükellefinin daha fazla vergi ödemek
zorunda kalarak veya devletten alabileceği hizmetlerden mahrum
kalmak suretiyle katlandığı bu büyük maliyet, demokratik bir ülkede
kabul edilemez bir sosyo-ekonomik skandaldır. Ve bu nedenle Türki-
ye, en fazla yolsuzluk yapılan ülkeler sıralamasında üst sıralarda yer
almıştır.
23
Milliyet Gazetesi, 20 Şubat 2005 Tarihli Nüsha.
24
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, s. 38, BDDK Yayını.
makaleler Ahmet Emrah AKYAZAN
171TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
Diğer taraftan Danıştay’daki iptal davalarını kazanarak, el konulan
bankalarını BDDK’dan ve TMSF’den geri alma hakkını kazanan bazı
eski banka sahiplerinin, bu kuruluşlardan yüklü tazminatlar alabilece-
ğini de hesaba katmak gerekir. Bu tazminatların da yine Hazine’den,
yani vergi mükellefinin cebinden ödeneceği düşünüldüğünde, bu mali
skandalın boyutu daha da büyümektedir.
BDDK’nın bankalara el koyma uygulamalarının, bütün sonuçları ile
değerlendirildiğinde, olumsuz bir bilanço gösterdiği anlaşılmaktadır.
Ancak bu sonuç, el koyma kararlarının yanlış olmasından değil, gerekli
ön şartlar oluşturulmadan, büyük bir hızla bu yola gidilmiş olmasından
kaynaklanmıştır. Özellikle sorumlu eski banka sahiplerinden gerekli
tahsilâtın yapılamaması da, el koyma kararlarından önce hazırlanmış ol-
ması gereken, etkin hukuki takip mevzuat düzenlemelerinin yapılmamış
olduğunu göstermektedir. Daha sonra yapılan mevzuat değişiklikleri
ise, gecikme nedeniyle sonuç vermemiştir.
Son günlerde hazırlanan yeni Bankalar Kanunu taslağında,
BDDK’nın el koyma kararlarına ilgili bakanlığın denetim yetkisinin
getirilmesi düşünülmektedir. Ayrıca ilgili bakana, BDDK kararlarını
yargıya götürme yetkisi de verilmek istenmektedir. Taslakta, BDDK’nın
bankalara el koyma kararları başta olmak üzere, her türlü kararının
ilgili bakanlık tarafından yerindelik denetimine tâbi tutulacağı, yani
yerinde olup olmadığının değerlendirileceği ifade edilmektedir. Bir
diğer olasılık da, BDDK kararlarının Sayıştay’ın hukukilik denetimine
tâbi hale getirilmesidir.
BDDK’nın düzenleyici ve denetleyici nitelikteki kararları ile ilgili
yerindelik denetimi, Sayıştay’ın hukukilik denetimi ve bu kararlar aley-
hine ilgili bakanlık tarafından Danıştay’da iptal davası açılabilmesi gibi
hususlar kanunlaştığı takdirde, BDDK’nın bağımsız idari otorite olma
niteliğinin de ortadan kalkması sonucu ile karşılaşılacaktır.
Ahmet Emrah AKYAZAN makaleler
172TBB Dergisi, Sayı 63, 2006
KAYNAKLAR
Akyılmaz, Bahtiyar, İdare Hukuku, Sayram Basım Yayım Ltd. Şti., Konya Ocak
2004.
Gözler, Kemal, İdare Hukuku Dersleri, İkinci Baskı, Ekin Kitabevi Yayınları,
Bursa 2004.
Gözübüyük, A. Şeref / Tan, Turgut, İdare Hukuku, Cilt 1 Genel Esaslar, Gün-
celleştirilmiş 3. Bası, Turhan Kitabevi Yayınları, Ankara 2004
Sarısu, Ayhan, Tüm Yönleriyle Bankalar Kanunu, Ekonomist Dergisi Eki, 20 Şubat
2000.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Yıllık Raporu 2001, BDDK Yayını.
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Kasım 2002, BDDK Yayını.
Bankacılık Sektörü Yeniden Yapılandırma Programı, Nisan 2003, BDDK Yayını.
Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu, Yıllık Raporu 2003, BDDK Yayını.
Danıştay Kararlar Dergisi, Yıl: 2, Sayı: 3, 2004.
Milliyet Gazetesi, 19 Aralık 2003 Tarihli Nüsha.
Milliyet Gazetesi, 19 Şubat 2005 Tarihli Nüsha.
Milliyet Gazetesi, 20 Şubat 2005 Tarihli Nüsha.
Resmi Gazete, 22.12.1999/Mükerrer 23914 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 31.03.2000/Mükerrer 24006 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 22.06.2000/24087 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete 05.08.2000/24131 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 26.08.2000/24152 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete 28.09.2000/24184 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 06.12.2000/Mükerrer 24252 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete,, 18.02.2001/24322 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 28.02.2001/Mükerrer 24332 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 15.03.2001/Mükerrer 24343 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 20.05.2001/24407 Tarih ve Sayılı Nüsha.
Resmi Gazete, 10.07.2001/24458 Tarih ve Sayılı Nüsha.