YATIRIM ANTLAŞMALARINDA YER ALAN
ADİL VE EŞİT MUAMELE İLKESİNİN
HUKUKİ NİTELİĞİ
LEGAL CHARACTERISTIC OF THE PRINCIPLE
OF FAIR AND EQUITABLE TREATMENT
Oğuz Kaan PEHLİVAN
*
Özet: İkili ya da çok taraflı uluslararası yatırım antlaşmalarının
giderek yaygınlaşmasıyla, küresel çapta bir yatırım akışı önündeki
bariyerler giderek zayıfladı. Ev sahibi ülkelerdeki yatırımların korun-
ması noktasında zaman içerisinde gelişen standartlar, yatırımların ev
sahibi ülkenin hukukundan bağımsız olarak korunmasını sağlayacak
ayrı bir uluslararası hukuk rejimi ve prensipleri olarak gelişme göster-
di. Bağımsız uluslararası prensip ve esasların, devletlerin karşılıklı ya
da çok taraflı imzaladıkları yatırım antlaşmalarında yer aldığını görü-
yoruz. Birtakım ilkelere bu antlaşmalarda yer verilmesi, bu ilkelerin
hukuki niteliğini tartışmayı zorunlu kılmaktadır. Bu ilkelerin, Adalet
Divanı Statüsü’nün 38. maddesinde öngörülen uluslararası hukukun
kaynaklarına ilişkin epistemolojik modelde, hangi başlık altında yer
aldığının tespiti önem taşımaktadır. Zira bu prensiplerin hukuki et-
kileri ve uygula(n)ma noktasında bağlayıcılığı, hukuki niteliklerine
göre değişiklik gösterecektir.
Adil ve eşit muamele ilkesi, ikili ya da çok taraflı pek çok yatırım
antlaşmasında yer almaktadır. Bu ilkeye, antlaşmalarda norm boyu-
tuyla yer verilmektedir. Bu makale, adil ve eşit muamele ilkesinin hu-
kuki niteliği konusundaki tartışmalara katkı sunmayı amaçlamakta-
dır. Bu ilke, örf ve adet hukuku kuralı mıdır ya da örf ve adet hukuku
kuralına dönüşmüş müdür? Bu ilke, hukukun genel prensibi olarak
kabul edilebilir mi? Soruları bu makalenin kapsamı içerisindedir. Pe-
şinen belirtmek gerekir ki, bu ilke, örf ve adet kuralı ya da hukukun
genel prensibi olarak kabul edilemez, sadece yer aldığı ilgili antlaş-
malarda norm niteliğini haizdir.
Anahtar Kelimeler: Adil ve Eşit Muamele İlkesi, Yatırım Antlaş-
maları, Örf ve Adet Hukuku, Hukukun Genel Prensipleri
Abstract: With the proliferation of bilateral and multilateral in-
vestment treaties, obstacles to investment flow has weakened. The
protection of the investment in the host countries became more
important and challenging than ever. Therefore, States, in order
to protect their investors abroad, developed and inserted certain
independent international standards within these treaties. Defining
their legal nature in accordance with the article 38 of the Status of
*
Avukat, Ankara Üniversitesi Doktora Öğrencisi
240