hakemli makaleler Metin FEYZİOĞLU / Devrim GÜNGÖR
51TBB Dergisi, Sayı 69, 2007
Cezaların toplanmasından kasıt, bir kişi hakkında, işlediği her suç
için ayrı ayrı hükmedilen şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaların veya adlî
para cezalarının toplanmasıdır. Cezaların toplanmasına, maddi içtima
da denir.
N
Koşullu salıverilme, hakkında verilmiş olan hürriyeti bağlayıcı ce-
zanın kanunda belirlenen bölümü infaz edilmiş olan hükümlünün, in-
faz süresince iyi halli olması kaydıyla, mahkûmiyet süresini tamamla-
madan cezaevinden salıverilmesidir.
O
Koşullu salıverme, hükümlüyü
iyi halli olmaya teşvik etmesi nedeniyle, bir ıslah aracı olarak nitelen-
dirilebilir.
3
Koşullu salıverilme, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirle-
rinin İnfazı Hakkında Kanun’da (İnfaz Kanunu) düzenlenmiştir.
Bu çalışmanın konusu, cezaların toplanması ile koşullu salıveril-
menin ilişkisidir.
*
Prof. Dr., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usulü Hukuku Ana-
bilimdalı öğretim elemanı.
**
Dr., Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Usulü Hukuku Anabilim-
dalı öğretim elemanı.
N
Erem, Türk Ceza Hukuku, C. II, Ankara 1985, s. 392; Dönmezer/Erman, Nazari ve
Tatbiki Ceza Hukuku, Genel Kısım, C. III, İstanbul, 1997, s. 106; İçel, Yaptırım Teorisi,
İstanbul 2000, s. 267.
O
Dönmezer/Erman, C. III, s. 64; Toroslu, Ceza Hukuku Genel Kısım, Ankara 2006, s.
398; Hafızoğulları, www.zekihafizogullari.com/cezahukukugenelveözelhukum-
ler; Centel/Zafer/Çakmut, Türk Ceza Hukukuna Giriş, İstanbul 2005, s. 688; Soyas-
lan, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Ankara 1998, s. 605; Demirbaş, Ceza Hukuku Genel
Hükümler, Ankara 2005, s. 584.
3
Hafızoğulları, www.zekihafizogullari.com/cezahukukugenelveozelhukumler;
Dönmezer/Erman, C. III, s. 65; Centel/Zafer/Çakmut, s. 689; Demirbaş, s. 585; Bar-
dak, Cezaların İnfazı ve İnfaz Müesseseleri, Ankara 1996, s.157.
CEZALARIN TOPLANMASI
VE
KOŞULLU SALIVERİLME İLİŞKİSİ
Metin Feyzioğlu
*
Devrim Güngör
**
Metin FEYZİOĞLU / Devrim GÜNGÖR hakemli makaleler
52TBB Dergisi, Sayı 69, 2007
Mülga TCK, cezaların nasıl toplanacağını düzenlemiş ve toplan-
dıktan sonra uygulanacak cezalara bir üst sınır getirmiş idi. Buna göre,
örneğin, birden çok ağır hapis cezası toplandığında uygulanacak top-
lam ceza otuz altı seneyi, birden çok hapis cezası toplandığında uygu-
lanacak toplam ceza yirmi beş seneyi geçemezdi. Ağır hapis ile hapis
gibi farklı türlerde şahsi hürriyeti bağlayıcı cezalar toplandığında ise,
uygulanacak cezanın toplamı en fazla otuz sene olabilirdi (Mülga TCK
m. 77).
5237 sayılı TCK’de, mülga Ceza Kanunu’nun aksine, bir kimsenin
işlediği birden fazla suçtan dolayı, mahkûm olduğu cezaların ne şekil-
de toplanacağına ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. İnfaz Kanunu
m. 99’da ise bir kişi hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerin-
den bağımsız olduğu ve varlıklarını koruduğu hükme bağlanmıştır.
Bu durumda failin işlediği birden fazla suçtan dolayı verilen cezalar
toplanacak ve fail, bu cezaları herhangi bir üst sınır olmaksızın ayrı
ayrı çekecektir.
Cezaların toplanmasında bir üst sınır getirmeyen kanun koyucu,
birden çok şahsi hürriyeti bağlayıcı cezanın toplanması durumunda,
koşullu salıverilmenin uygulanmasında esas alınacak süreleri belirle-
miş ve üst sınırlar koymuştur.
Koşullu salıverilme için, hükümlünün, cezasının üçte ikisini infaz
kurumunda çekmesi gereklidir (İnfaz Kanunu, m. 107/2).
Kanun’un
107/1. maddesi, hükümlünün koşullu salıverilmesi için kurumdaki bu
süreyi iyi hâlli olarak geçirmesi gerektiğini hükme bağlamıştır. Hü-
kümlünün söz konusu süreyi iyi hâlli geçirip geçirmediği, aynı kanu-
nun 89. maddesinde yer alan ölçütler dikkate alınarak değerlendirilir.
Buna göre hükümlünün infaz kurumunda bulunduğu sürece, ceza
infaz kurumlarının düzen ve güvenliği amacıyla konulmuş kurallara
içtenlikle uyması, haklarını iyi niyetle kullanması, yükümlülüklerini
eksiksiz yerine getirmiş ve uygulanan iyileştirme programlarına göre
toplumla bütünleşmeye hazır olması gerekmektedir.
İnfaz Kanunu’nun 107/3. maddesi, birden fazla süreli veya süre-
siz hapis cezasına mahkûm olunması halinde koşullu salıverilme için
infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreleri düzenlemektedir. Fıkra
hükmüne göre bu süreler, birden fazla ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezasına veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile müebbet hapis
cezasına mahkûmiyet halinde otuz altı, birden fazla müebbet hapis
“Suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen
suçtan dolayı mahkûmiyet halinde”, bu oran dörtte üçtür (İnfaz Kanunu m. 107/4).
hakemli makaleler Metin FEYZİOĞLU / Devrim GÜNGÖR
53TBB Dergisi, Sayı 69, 2007
cezasına mahkûmiyet halinde otuz, bir ağırlaştırılmış müebbet hapis
cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde en fazla otuz altı,
bir müebbet hapis cezası ile süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde
en fazla otuz, birden fazla süreli hapis cezasına mahkûmiyet halinde
en fazla yirmi sekiz yıl olarak belirlenmiştir.
Koşullu olarak salıverilen hükümlü bir denetim süresine tabidir.
Denetim süresi içinde hapis cezası gerektiren kasıtlı bir suç işlemedi-
ği ve kendisine yüklenen yükümlülüklere uyduğu takdirde cezasını
tamamlamış sayılır. Koşullu salıverilen hükümlünün tabi tutulacağı
denetim süresi, aldığı mahkûmiyet nedeniyle koşullu salıverilmeden
yararlanabilmek için ceza infaz kurumunda geçirmesi gereken sürenin
yarısıdır (İnfaz Kanunu m. 6).
Koşullu salıverilen hükümlünün, denetim süresi içinde hapis ce-
zasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi halinde, koşullu salıverilme
kararı geri alınarak sonraki suçu işlediği tarihten itibaren kalan cezası-
nın aynen çektirilmesine karar verilecektir. Koşullu salıverilme kararı
geri alındıktan sonra, aynı hükmün infazı ile ilgili bir daha koşullu
salıverilme uygulanmayacaktır (İnfaz Kanunu m. 107/13).
Denetim süresi içinde hapis cezasını gerektiren bir suç işlediğin-
den koşullu salıverilme kararı kaldırılan hükümlünün, sonraki suçu
işlediği tarihten itibaren kalan cezasını aynen çekmesinin ve bir daha
koşullu salıverilmeden yararlanamamasının ölçüsüz bazı sonuçlara yol
açacağı ortadadır. Çünkü toplanan şahsi hürriyeti bağlayıcı cezaların
uygulanmasında bir üst sınır artık yoktur. Örneğin işlediği on ayrı suç-
tan toplam 80 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiş bir kişi, seksen yılın
üçte ikisi yirmi sekiz yılı aştığı için yirmi sekiz seneyi iyi hâlli olarak
geçirdikten sonra koşullu salıverilebilir (İnfaz Kanunu m. 107/3-e). Bu
kişi, denetim süresi içinde kasten işlediği bir suçtan dolayı bir ay hapis
cezasına mahkûm olsa, seksen yıldan kalan elli iki seneyi bir daha ko-
şullu salıverilmemek üzere aynen çekmek zorunda kalacak ve büyük
ihtimalle infaz kurumunda iken ölecektir. Şu halde, toplanan cezaların
uygulanmasında bir üst sınır olmaması, süreli hapis cezalarını fiilen
müebbet hapis cezasına çevirmeye elverişlidir.
İnfaz Kanunu 107/4. madde, “suç işlemek için örgüt kurmak veya yönetmek ya da örgü-
tün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçtan dolayı mahkûmiyet halinde” koşullu salıverilme-
den yararlanabilmek için ceza infaz kurumunda geçirilmesi gereken süreler ayrıca
düzenlenmiştir. Öte yandan 107/5. madde, hükümlünün on beş yaşını doldurunca-
ya kadar infaz kurumunda geçirdiği her günün, iki gün olarak hesaplanacağı hük-
münü getirmiştir. Koşullu salıverilme için infaz kurumunda geçirilmesi gereken
sürelerle ilgili ayrıntılı bilgi için bkz., Çınar, Türk Ceza Hukuku’nda Cezalar, Ankara
2005, s. 28 vd.
Metin FEYZİOĞLU / Devrim GÜNGÖR hakemli makaleler
54TBB Dergisi, Sayı 69, 2007
Cezaların toplanması ile ilgili olmamakla birlikte benzer bir öl-
çüsüzlük müebbet hapis cezası bakımından da ortaya çıkmaktadır.
Şöyle ki, ağırlaştırılmış müebbet hapiste otuz yılını, müebbet hapiste
yirmi dört yılını ceza infaz kurumunda geçirerek koşullu salıverilen
bir hükümlünün, denetim süresi içinde örneğin bir ay hapis cezasını
gerektiren bir suçu kasten işlemesi halinde koşullu salıverilme kararı
geri alınarak, geriye kalan cezasını aynen çekmesi gerekecektir. Bu du-
rumda hükümlünün hayatı boyunca ceza infaz kurumundan çıkması
mümkün olmayacaktır. Mülga TCK’de ise, hapis cezası gerektiren bir
suç işlediği için koşullu salıverilme kararının geri alınması halinde,
hükümlüye aynen çektirilecek sürenin, müebbet ağır hapis cezası ba-
kımından, otuz altı yıl üzerinden hesaplanması hükme bağlanmıştı.
Neticede yukarıda açıklanan ölçüsüz ve kabul edilmesi güç sonuç-
ların ortaya çıkmasının önlenmesi için, kanun koyucu, cezaların top-
lanmasında ve müebbet hapiste bir üst sınır kabul etmelidir.