1
*
Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Medeni Hukuk Anabilim Dalı Araştırma Gö-
revlisi
ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERİN KURULUŞUNA
İLİŞKİN İRADE BEYANLARI VE BU BEYANLARIN
GERİ ALINMASI
STATEMENTS OF INTENT CONCERNING FORMATION OF
ELECTRONIC CONTRACTS AND REVOCATION OF THESE
STATEMENTS
Turan ŞAHİN
*
Özet : Günümüzde iletişim ve bilgisayar teknolojilerindeki ina-
nılmaz hızlı gelişmeler, ticari faaliyetlerinde elektronik ortamda ya-
pılmasına imkân sağlamış ve bunun sonucunda da elektronik ticaret
olarak adlandırılan yeni bir ticaret yöntemi ortaya çıkmıştır. Elektro-
nik ticaretin hukuki alt yapısı esas olarak elektronik sözleşme kavra-
mına dayanmaktadır. Elektronik sözleşme genel anlamda elektronik
iletişim araç ve yöntemleriyle kurulan sözleşmeleri ifade etmektedir.
Elektronik sözleşmede, normal yollarla yapılan sözleşmeler gibi ta-
rafların birbirine uygun ve karşılıklı irade beyanları ile doğar. Ancak
elektronik ortamda yapılan irade beyanlarının icap mı yoksa icaba
davet mi olduğu ve bu beyanların geri alınmalarının mümkün olup
olmadığı hususu hukuki açıdan incelenmesi gereken bir konu ol-
muştur. Bizde bu çalışmamızda elektronik sözleşmelerin kuruluşuna
ilişkin irade beyanları ve bu beyanların geri alınması konusunu ince-
lemeye çalıştık. Çalışmamızın ilk kısmında elektronik sözleşme kavra-
mı üzerinde durulmuştur. İkinci kısımda ise elektronik sözleşmelerin
kuruluşuna ilişkin irade beyanları anlatılmıştır. Üçüncü kısımda ise
elektronik sözleşmelerin kuruluşuna ilişkin irade beyanlarının geri
alınması konusu üzerinde durulmuştur.
Anahtar Sözcükler : Elektronik Sözleşme, Elektronik Ticaret,
İrade beyanı.
Abstract : Nowadays, unbelievable rapid developments in
communication and computer technologies enabled also the
commercial activities to be performed in the electronic medium,
and as a result of this, a new form of commerce emerged that is
called as electronic commerce. Legal infrastructure of electronic
commerce is fundamentally based on electronic contract. In general
meaning, electronic contract expresses the contracts formed with
electronic communication tools and methods. Electronic contract
is also born with the coherent and reciprocal statements of intent
of the parties like contracts formed in normal ways. However, the
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması332
issue whether the statements of intent made in electronic medium
is offer or invitation to offer, and whether the revocation of these
statements is possible or not has been a subject that shall be
examined from the point of view of legal perspective. In this work,
we studied for examining the statements of intent concerning the
formation of electronic contracts and the issue of the revocation of
these statements. In the first part of our work, electronic contracts
concept has been dealt with. In the second part, statements of
intent concerning the formation of electronic contracts were told.
Lastly, in the third part, the issue of revocation of the statements of
intent concerning electronic contracts has been dealt with.
Keywords: Electronic contract, Electronic commerce,
Statements of Intent.
I- ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERİN TANIMI, ÖZELLİKLERİ,
TÜRLERİ VE KURULUŞ ŞEKİLLERİ
A-Elektronik Sözleşmenin Tanımı
Sözleşmenin her iki tarafının veya taraflardan birinin irade beya-
nının yazı, görüntü ses ve diğer verilerin sayısallaştırılması suretiyle
meydana geldiği ve bu şekilde karşı tarafa iletildiği sözleşmeye elekt-
ronik sözleşme denir
1
.
Elektronik sözleşmeler, klasik usuldeki sözleşmeler gibi tarafla-
rın karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile doğar. Elektronik
sözleşmeleri klasik usuldeki sözleşmelerden ayıran en önemli nokta,
elektronik sözleşmelerin elektronik bir biçimde akdedilmeleridir. Yok-
sa elektronik sözleşmelerdeki unsurlar klasik usuldeki sözleşmelerde
yer alan unsurlardan farklı değildir. Elektronik sözleşmelerin hukuki
niteliği ve konusu klasik usuldeki sözleşmelerle aynıdır
2
. Burada ifade
edilmesi gereken bir önemli husus internet araçları kullanılarak yapı-
lan tüm sözleşmelerin elektronik sözleşme olarak kabul edilmeyeceği
hususudur. Bu anlamda web sayfası kurulması, bir server
3
(sunucu)
1
Sağlam İpek, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul 2007, s.71; Elektronik sözleşmenin
Web sayfası üzerinden kurulan sözleşmeler olduğu yönündeki tanım için bkz.
Sözer Bülent, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul 2002, s.92; Elektronik sözleşmeler,
elektronik iletişim araçları kullanılarak yapılan sözleşmelerdir. Altınışık Ulvi,
Elektronik Sözleşmeler, Ankara 2003, s.33.
2
Falcıoğlu Mete Özgür, Türk Hukukunda Elektronik Satım Sözleşmesi ve Kuruluşu,
Ankara 2004, s.61; Sağlam, s.71- 72.
3
Server, belli kapasitesi olan ve diğer bilgisayarlara hizmet sağlayan bir bilgisayar
veya programdır. Server aynı zamanda da dijital bilgilerin depo edildiği bir
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN333
üzerinden reklam ya da yayın yapılması amacıyla yapılan sözleşmeler,
internete bağlanabilmek amacıyla bir servis sağlayıcısı ile yapılan söz-
leşmeler elektronik sözleşme olarak kabul edilmezler
4
. Bu sözleşmele-
rin salt elektronik ortam veya iletişimini konu edinmelerinden ötürü
elektronik sözleşme olarak tanımlanamazlar
5
.
B-Elektronik Sözleşmenin Özellikleri
1- Hazır Olmayanlar Arasında Yapılan Bir Sözleşme Olması
Elektronik araçlarla yapılan başka bir deyişle elektronik posta yo-
luyla veya internet aracılığı ile web sayfaları üzerinden kurulan sözleş-
meler, hazırlar arasında mı akdedilmiş olacak yoksa hazır olmayanlar
arasında mı akdedilmiş olacaktır? Bu sorunun cevabının belirlenmesi
son derece önem taşımaktadır. Çünkü bir sözleşmenin hüküm ve so-
nuçlarını doğurmaya başladığı an ile sözleşmenin kurulduğu an, söz-
leşmenin hazırlar arasında veya hazır olmayanlar arasında yapılıp ya-
pılmadığına göre tespit edilecektir
6
. Hazırlar arasında bir sözleşmede
icap yapıldığında bunun, muhatap tarafından derhal kabul edilmesi
gerekir, aksi takdirde icabı yapan icabı ile bağlı kalmaz. (BK.m.4/1)
İcap, muhatap tarafından derhal kabul edilirse sözleşme kurulmuş
olur. Hazırlar arası sözleşmelerde sözleşmenin kurulması ile sözleş-
menin hüküm ve sonuçlarını doğurması aynı anda gerçekleşir.
Hazır olmayanlar arasında yapılan sözleşmelerde ise icabı yapan,
usulüne uygun şekilde ve zamanında gönderilen cevabın varmasını
beklemesi gereken ana kadar icabıyla bağlıdır. (BK.m.5/1) Bu durum-
da sözleşme muhatabın kabul haberini gönderdiği andan itibaren hü-
küm ve sonuçlarını doğurmaya başlar. Kabul haberinin icapçıya var-
dığı anda da sözleşme kurulmuş sayılır.
İşte bu noktada elektronik sözleşmelerin hüküm ve sonuçlarını
doğurdukları an ile sözleşmenin kurulduğu anın tespiti bakımından,
bu sözleşmeleri hazırlar arası sözleşme mi yoksa hazır olmayanlar ara-
sı sözleşme mi kabul edeceğiz sorusunun cevabı verilmelidir.
manyetik ortamdır. Server başka bilgisayara veya manyetik ortama hizmet/
destek sağlama fonksiyonunu ifa eder. (Sözer, s.101)
4
Altınışık, s.33; Falcıoğlu, s.62; Sağlam, s.72.
5
Falcıoğlu, s.62.
6
Sağlam, s.73.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması334
Hazırlar arasında yapılan bir sözleşmede tarafların doğrudan doğ-
ruya iletişim içerisinde bulundukları, başka bir deyişle tarafların anın-
da birbirlerine cevap verebilme imkânına sahip oldukları bir ortam
vardır. Buradaki ‘hazır’ deyiminden kastedilen icabı yapıldığı anda
öğrenebilecek durumda olmadır. Tarafların mekân itibariyle aynı
yerde bulunmaları zorunlu olmadığı gibi taraflar arasındaki coğrafi
uzaklık veya yakınlığın önemi de yoktur
7
. Akustik açıdan aynı yerde
bulunma yeterli kabul edilir
8
. Bu yüzden BK.m.4/2 bağlamında tele-
fonla yapılan irade beyanları hazırlar arasındaki irade beyanlarıdır.
Bir telefon görüşmesinde taraflar birbirlerinden uzak yerlerde olsalar
da birbirlerinin irade beyanlarını araya zaman unsuru girmeksizin
öğrenebileceklerdir. Taraflar arasında doğrudan doğruya bir temas
söz konusudur. Bir sözleşmenin hazırlar arasında kurulduğunu kabul
edebilmemiz için, tarafların irade beyanlarını araya fasılalar girmeksi-
zin karşılıklı tartışabildikleri bir ortam içerisinde bulunmaları gerek-
mektedir
9
.
Muhatap icabı yapıldığı anda değil de daha sonra öğrenebiliyorsa
bu halde hazır olmayanlar arasında yapılan bir sözleşme söz konusu
olur. Burada taraflar arasında kesintisiz bir iletişim söz konusu olma-
makta, tarafların irade beyanları arasına fasılalar girebilmektedir.
Teleks, faks ve telgraf söz konusu olduğunda da telefon için geti-
rilen BK.m.4/2 hükmünün uygulanabilirliği sorunu ortaya çıkmak-
tadır. Her ne kadar teleks ve faksta irade beyanı karşı tarafa anında
iletilmekteyse de muhatabın bunu eş zamanlı olarak öğrenebilmesi
mümkün olmayabilir. İcap çok hızlı bir şekilde ulaşsa da icabı öğ-
renebilme daha geç gerçekleşiyorsa, hazırlar arası bir sözleşmeden
bahsedilemez
10
. Ancak bizimde katıldığımız aksi yönde görüşe
göre
11
mesele icapta bulunan tarafın tutumuna göre, başka deyişle
7
Oğuzman M.Kemal/Öz M.Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2005,
s.54.
8
Kırca Çiğdem, İnternette Sözleşme Kurulması, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi,
C.XX, S.4, Aralık 2000, s.107.
9
Sağlam, s.74.
10
Özmen E.Saba, Telefaks Cihazları (Facsimilie) İle Gönderilen İrade Beyanlarının
Medeni Hukuk ve Usul Hukuku Açısından Sonuçları, Ankara Barosu Dergisi,1990/1,
s.77; Oğuzman/Öz, s.54; Sağlam, s.74.
11
Tekinay S.Sulhi/Akman Sermet/Burcuoğlu Haluk/Altop Atilla, Borçlar Hukuku
Genel Hükümler, İstanbul 1988, s.115.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN335
her somut duruma göre değerlendirilmelidir. İcapçı derhal cevap
bekliyorsa ve muhatap da teknik imkânlara göre derhal cevap ve-
rebilecek durumda ise hazırlar arası bir irade beyanından (yüz yüze
olanlar arasındaki icaptan) söz etmek mümkün olur, aksi takdirde
irade beyanının (icabın) hazır olmayanlar arasında gerçekleştiği ka-
bul edilir.
Elektronik sözleşmelerin hazırlar arası bir sözleşme olup olma-
dığı noktasında değerlendirme yapılırken taraflar arasında kesintisiz
bir iletişimin bulunup bulunmadığına yani tarafların irade beyanları
arasına fasılaların girip girmediğine bakılmalıdır. Eğer tarafların irade
beyanları arasına fasılalar giriyorsa bu sözleşmeler hazır olmayanlar
arası sözleşme olarak kabul edilmeli, aksi takdirde hazırlar arası söz-
leşme olarak kabul edilmelidir.
2- İltihaki Bir Sözleşme Olması
Elektronik sözleşmelerin ikinci özelliği, iltihaki sözleşme olmala-
rıdır. İltihaki sözleşmelerde taraflar sözleşmenin içeriği veya şartları
üzerinde görüşüp tartışmazlar. Bu tür sözleşmelerde sözleşmenin içe-
riğinin ya tamamı ya da belirli bir kısmı daha önce taraflardan biri
veya üçüncü bir şahısça belirlenmiştir. İltihaki sözleşmelerde, görüş-
me (müzakere) olmadığından sözleşmenin bir tarafı ya o sözleşmeyi
kabul edecek ya da etmeyecektir
12
. İşte taraflardan birisince önceden
hazırlanmış ve karşı tarafça müzakere edilme imkânı olmadan kuru-
lan sözleşmelere iltihaki sözleşmeler denir
13
.
İltihaki sözleşmeler Borçlar Hukukunun temel kavramlarından
olan sözleşme özgürlüğü ilkesine ters düşmektedir. Sözleşme özgür-
lüğü uyarınca taraflar herhangi bir sözleşmeyi yapıp yapmama, isteni-
len tip ve içerikte sözleşme yapma, sözleşmenin karşı tarafını seçme ve
kurulmuş olan sözleşmeyi ortadan kaldırma serbestîsine sahiptirler
14
.
İşte genel işlem şartları ve iltihaki sözleşmeler kanun tarafından kabul
edilen sözleşme özgürlüğü ilkesinin sınırlandırılmış olduğu istisnai
bir durum oluştururlar.
12
Eren Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2003, s.197.
13
Eren, s.197.
14
Eren, s.19.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması336
İş hayatında üreticiler aynı konuda farklı taraflarla sözleşmeler
kurarlarken, her defasında sözleşmenin içeriğini tespit etmek için faz-
ladan zaman ve emek harcamayı engellemek için standart sözleşme-
ler sunmaya başlamışlardır. Bu standart sözleşmeler genellikle matbu
biçimde hazırlanmaktadır. İşte bu standart sözleşmelere genel işlem
şartları denilmektedir
15
. Bu tip sözleşmelere en çok kamu tüzel kişi-
lerinin objektif şartlarla arz ve ilan ettikleri hizmetlerde (EGO, İETT
ve elektrik işletmelerinin verdikleri hizmetlerde), bankalar ve sigorta
şirketleri ile yapılan sözleşmelerde rastlamak mümkündür
16
.
Genel işlem şartlarını içeren sözleşmeler iltihaki sözleşmelere
çok benzerler. Hatta bunların nitelik itibariyle aynı sözleşme olduğu
da söylenebilir. Genel işlem şartları gelecekte belirsiz sayıda kişilerle,
belirsiz sayıda yapılacak sözleşmelere temel olmak amacıyla müte-
şebbisin tek başına veya diğer müteşebbislerle birlikte önceden hazır-
ladığı genel ve soyut nitelikteki bir takım kurallar olarak da tanımla-
nabilir
17
.
Genel işlem şartlarında bir tarafın, içeriği diğer tarafa empoze et-
mesine rağmen bazı hususlarda tarafların karşılıklı müzakere etmeleri
gerekir. Bu hususlara örnek olarak karşı tarafın adı, varsa ticaret ün-
vanı, adresi, malın teslim yeri ve teslim tarihi sayılabilir
18
. İfade edilen
hususların ayrı olarak kararlaştırılmaları bunun genel işlem şartı taşı-
yan bir sözleşme özelliğini ortadan kaldırmaz.
İltihaki sözleşmelere bakıldığında genel işlem şartlarına benzer
özellikler taşımalarına rağmen bu sözleşmelerde içeriğin hiçbir müza-
kereye açık olmadığı görülür. İltihaki sözleşmelerde taraflar, sözleşme
içeriği ve şartları üzerinde hiçbir şekilde tartışamazlar. Sözleşmeye ta-
raf olmayı isteyen kişinin iradesini kullanabileceği tek alan sözleşmeyi
kabul etmesi veya reddetmesidir.
İltihaki sözleşmelerle genel işlem şartları arasındaki ayrım ken-
disini sözleşmenin içeriği ve bu içeriğin müzakere edilebilir nitelikte
olup olmamasında gösterir. İltihaki sözleşmelerde içerik son derece
katıdır. Sözleşme yapmak isteyen kişi içeriği olduğu gibi kabul etti-
15
Sağlam, s.77.
16
Sağlam, s.77.
17
Sağlam, s.77.
18
Sözer, s.114.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN337
ği takdirde sözleşmenin tarafı haline gelebilir. Başka bir deyişle söz-
leşmede belirlenmiş şartlara adapte olup bunlara intibak ederse taraf
olunabilecektir. Sözleşmenin hiçbir hükmünde tartışma söz konusu
değildir. Eğer sözleşme koşullarından biri dahi karşı tarafça müdahale
edilerek değiştiriliyorsa o zaman ortada iltihaki bir sözleşme değil ge-
nel işlem şartları vardır denilebilir
19
.
Elektronik sözleşmeler de iltihaki sözleşmelerdir. Taraflar elekt-
ronik sözleşmelerde iradelerini elektronik ortamda beyan etmekte
olup, tarafların karşılıklı müzakere edebilme imkânları mevcut de-
ğildir. Bir kimse örneğin satıcı web sayfası üzerinde kurmayı istediği
sözleşmenin tüm şartlarını önceden hazırladığı şekilde sunarak karşı
taraftan bu sözleşme şartlarına aynen uymasını bekler
20
. Web sayfası
üzerinden arz edilen sözleşme hükümleri bu sözleşmeye taraf olmayı
isteyen herkes için aynı biçimde uygulanacaktır. Örneğin satış söz-
leşmesine taraf olmak isteyen kullanıcıların satım konusu şeye iliş-
kin soru sorma, tartışma, yeni tekliflerde bulunma ve pazarlık etme
imkânları bulunmamaktadır. Alıcının web sayfasında belirtilen şart-
lar dışında yeni şartlar ileri sürmesi mümkün değildir. Satıcının ira-
desini açıkladığı web sayfasındaki şartların tamamen satıcının istedi-
ği sınırlar içerisinde tamamlanması gerekir. Aksi halde sözleşmenin
ileri aşamalarına geçilemeyecek ve sözleşme tamamlanamayacaktır
21
.
Tüm bu özelliklerden yola çıkarak elektronik sözleşmelerin iltihaki
sözleşme örneklerinden biri olduğu söylenebilecektir. Web sayfası
üzerinde şartları tespit edilmiş bir sözleşmeye taraf olmak isteyen ki-
şiye serbest hareket edebileceği hiçbir alan bırakılmamışsa ve ancak
satıcının açıklamış olduğu iradeye boyun eğmek suretiyle sözleşme
kurulabiliyorsa ortada bir iltihaki sözleşme vardır
22
. Oysa alıcıya bir
takım konularda (örneğin ödemenin kredi kartı ile veya nakit ola-
rak yapılabilmesi konularında) karar verebilme hakkı tanınmışsa bu
durumda ortada iltihaki bir sözleşme olmayacak, genel işlem şartla-
rı içeren bir sözleşmeye daha da yaklaşılmış bir durum söz konusu
olacaktır
23
.
19
Sağlam, .s.79.
20
Sağlam, s.80.
21
Sözer, s.115- 116.
22
Sağlam, s.81.
23
Sağlam, s.81.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması338
3- Mesafeli Sözleşme Olması
Elektronik sözleşmeler, mesafeli sözleşmedir
24
. 4077 sayılı TKHK.
m.9/A’nın birinci fıkrasında mesafeli sözleşmelerin tanımı yapılmış-
tır. Buna göre; “Mesafeli sözleşmeler, yazılı, görsel, telefon ve elektronik or-
tamda veya diğer iletişim araçları kullanılarak ve tüketicilerle karşı karşıya
gelinmeksizin yapılan ve malın veya hizmetin tüketiciye anında veya sonra-
dan teslimi veya ifası kararlaştırılan sözleşmelerdir.” Madde bağlamında
elektronik sözleşmeler mesafeli sözleşme olarak kabul edilmiştir.
Elektronik sözleşmelerde görsel yayın yoluyla satışa sunulan
ürünler posta ve sair nakil araçları ile tüketiciye ulaştırılmaktadır. Bu-
rada yer alan sair nakil araçları kavramı ile genel bir çerçeve çizilmiş-
tir ve internet üzerinden yapılan satışlarda da mallar tüketicilere sair
nakil araçları ile ulaştırılmaktadır. Elektronik sözleşmelerde satıcı fir-
ma ile tüketici, işlemin hiçbir aşamasında karşı karşıya gelmemektedir
ve bu sözleşmelerde işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında
ve önceden mutabakat olmaksızın kurulurlar. Elektronik sözleşmeler
işyeri, fuar, panayır gibi satış mekânları dışında kurulduğundan bu
özellikleri ile kapıdan satışlara da yaklaşmaktadır
25
.
C-Elektronik Sözleşmenin Türleri
1- Mal Satımına Yönelik Sözleşmeler
Gün geçtikçe giderek daha da yaygın hale gelen bu tür sözleş-
melerde, her türlü malın alım ve satımımın yapılması mümkündür.
Burada sözleşme her ne kadar internet ortamında kurulmakta ise de
satıcının borcunu ifası posta ve kurye gibi alışılagelen yöntemlerle ya-
pılmaktadır. Alıcı ise borcunu kredi kartı yahut havale gibi elektronik
araçlar kullanarak ifa etmektedir
26
.
2- Dijital Ürün Satımına Yönelik Sözleşmeler
Sözleşmenin gerek kuruluşunun gerekse ifasının internet üzerin-
den yapıldığı en tipik elektronik sözleşmelerdendir
27
. Bu sözleşmeler-
de yazılım, melodi, film, makale, kitap gibi elektronik ortamdaki ürün-
24
Savaş Abdurrahman, İnternet Ortamında Yapılan Sözleşmeler ve Bunların Hukuki
Sonuçları, Doktora Tezi, Konya 2005, s.91; Sözer, s.116- 118.
25
Sağlam, s.87.
26
Kırca, s.101; Altınışık, s.33.
27
Altınışık, s.33; Bu sözleşmenin internet veri bankası sözleşmesi olarak
nitelendirildiğine ilişkin bkz. Kırca, s.100.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN339
ler download (bilgisayara indirme) yöntemiyle alıcının bilgisayarına
yüklenmektedir
28
.
3-Hizmet Sunumuna Yönelik Sözleşmeler
Bu sözleşmede web sayfası sahibi firma, müşterilerine karşı bir
hizmet sunma taahhüdü altına girmektedir. Elektronik ortamda sunu-
labilecek hizmetler arasında bankacılık hizmetleri, sigortacılık hizmet-
leri, uçak, otobüs, otel ve tatil rezervasyonları, bilet temini, çeşitli eği-
tim hizmetleri sayılabilir. Burada hizmet tamamen internetin sağladığı
teknik olanaklarla verilebilmektedir
29
. Örneğin bir düğüne bizim adı-
mıza çiçek gönderilmesi için gerekli siparişi çiçekçiye ait web sayfasını
ziyaret edip sayfadaki ilgili yerleri doldurarak verebiliriz.
4-Bilgi Teminine Yönelik Sözleşmeler
Bilginin iletiminden başka bir taahhüt altına girilmeyen sözleş-
melerdir. Bilgi temininde web sayfası hazırlayan taraf, kullanıcı tarafı
bilgilendirmenin dışında hiçbir taahhüt altına girmez. Kullanıcı taraf
ise büyük bir çoğunlukla hiçbir taahhüt altında değildir. Web sayfaları
üzerinden kullanıcılar deniz, hava ve karayollarına ilişkin çeşitli bilgi-
leri, kütüphanelerde bulunan kitap ve makaleleri öğrenebilir
30
.
D-Elektronik Sözleşmenin Kuruluş Şekilleri
Elektronik ortamda sözleşme yaparken izlenen pek çok yöntem
bulunmaktadır. Bunlar değişik şekillerde karşımıza çıkmaktadır.
1-Elektronik Posta Aracılığıyla
Elektronik posta, bir metnin veya verinin internet aracılığıyla bir
bilgisayardan diğer bir bilgisayara gönderilmesi işlemidir
31
. Elektronik
posta fiziksel anlamdaki posta ile gerçekleştirilen gönderme işleminin
dijital ortamdaki karşılığını oluşturmaktadır
32
. Taraflar elektronik pos-
ta aracılığıyla geçerli bir sözleşme kurabilirler.
28
Erişgin Nuri, Standart Yazılım Devrini Amaçlayan Sözleşmelerde Edimin Konusu
Olarak Bilgisayar Programı, AÜHFD.,C.48, S.1- 4, Y.1999, s.231; Sağlam, s.107;
Altınışık, s.34.
29
Sağlam, s.102.
30
Sağlam, s.104.
31
Kırca, s.100; Sağlam, s.92.
32
Kocasakal H.Özdemir, Elektronik Sözleşmelerden Doğan Uyuşmazlıkların Çözümünde
Uygulanacak Hukukun ve Yetkili Mahkemenin Tespiti, İstanbul 2003, s.67; Sağlam, s.92.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması340
2- Web Sitesi Aracılığıyla
Genellikle bir web sitesi operatörü satılık mal ve hizmetler önerir.
Müşteri ekrana yerleştirilen sipariş formunu doldurur ve karşı tarafa
iletir. Satıcının siparişi kabul etmesiyle sözleşme kurulmuş olur
33
.
3- Online Kitlesel Pazara Yönelik Sözleşmeler
Elektronik sözleşmeler on line davranışlarla da kurulabilmektedir.
Bir yayımcı yazılım veya başka dijital içerikleri, kalıp sözleşmeler ha-
linde elektronik ortamda arz edebilir. Kullanıcının bu içerikleri bilgi-
sayarına download etmesi kalıp sözleşmenin kabulü anlamına gelir
34
.
4- Electronic Data Interchange (EDI) Aracılığıyla
Elektronik veri değişimi (EDI), taraflar arasında mal veya hizmet-
lerin siparişlerinin alınması, fatura, irsaliye ve konşimento düzenlen-
mesi işlemlerini otomatize ederek bilgisayarlar arasında aktarımı ve
işlenmesine olanak sağlayan bir sistemdir.
35
Burada veriler önceden
belirlenmiş standartlara göre formatlanmıştır ve alıcı bilgisayar tara-
fından doğrudan işleme konabilir. EDI, standart satın alma siparişle-
rinin, kabullerinin, faturaların ve diğer kayıtların iletiminde kullanılır.
Bu değişimlerle geçerli sözleşmeler kurulur
36
.
II- ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERİN KURULUŞUNA İLİŞKİN
İRADE BEYANLARI
A-Genel Olarak İrade Beyanları
İrade beyanı, kişinin bir hakkı veya hukuki ilişkiyi kurma, değiş-
tirme veya ortadan kaldırma iradesini dış dünyaya bildirmesi veya
bunu doğrudan doğruya icra ederek yürürlüğe koymasıdır
37
. İrade be-
yanı, irade unsuru ve beyan unsuru olmak üzere iki unsurdan meyda-
na gelir. İrade beyanının ilk unsuru olan irade unsuru (subjektif unsur)
33
Altınışık, s.35.
34
Altınışık, s.35.
35
Falcıoğlu, s.59; EDI, bilgi ve belgelerin insan faktörü olmaksızın bilgisayar
ağları yardımıyla, bilgisayarlar arasında otomatik olarak değişimin sağlayan bir
sistem olarak tanımlanabilir. (bkz. Kocasakal, s.29); EDI, bilgi-işlem sistemlerinin
araya herhangi bir insan unsuru girmeksizin, kendi aralarında veri transferi
gerçekleştirdiği bir sistemdir. (bkz. Sağlam, s.89)
36
Altınışık, s.35.
37
Eren, s.118.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN341
kendi içerisinde fiil iradesi, işlem iradesi ve beyan iradesi olmak üzere
üçlü bir ayrıma tabi tutulabilir. Dış bir davranışın yapılmasına yönelik
bilinçli bir irade fiiline fiil iradesi denir. Beyanda bulunanın belirli bir
hukuki sonucu doğurma iradesine sahip olmasına işlem iradesi, beyan
sahibinin davranışıyla hukuki işlem yapma iradesini muhataba beyan
etmeyi istemesine de beyan iradesi adı verilir
38
.
İrade beyanının ikinci unsuru olan beyan unsuru (objektif unsur)
işlem iradesini dış dünyaya yansıtma, muhataba bildirme amacıyla
harici bir fiille açığa vurulmasıdır
39
. Yapılan irade beyanı açık olabi-
leceği gibi örtülü de olabilir. (BK.m.1/1) Ayrıca irade beyanları yazı-
lı veya sözlü de olabilir. Bunların dışında irade beyanları muhataba
varması gerekli olabileceği gibi muhataba varması gerekli olmayabilir.
Vasiyetname, vakıf kurma gibi işlemlerde irade beyanının muhataba
varması gerekmez
40
. Hukukumuzda kural olarak irade beyanlarının
bir şekle bağlı olması gerekmez. Ancak bir irade beyanının herhangi
bir şekle bağlı olarak yapılması kanunda öngörülmüş olabilir. Bunun
yanında taraflarda irade beyanının herhangi bir şekle bağlı olarak ya-
pılmasını kararlaştırabilir.
B-Elektronik İrade Beyanları
Kural olarak irade beyanları herhangi bir şekle tabi değildir. İrade
beyanlarının on line bir görüşmede veya elektronik posta yoluyla ya
da bir web sitesindeki sipariş formunu doldurmak suretiyle elektronik
yollarla açıklanması mümkündür
41
.
Elektronik irade beyanları ikiye ayrılarak incelenebilir. Bu ayrımın
esası, beyanda bulunan tarafından bizzat oluşturularak elektronik yol-
larla iletilmeye veya insan katılımı olmaksızın bir bilgisayar programı
sayesinde otomatik olarak oluşturularak elektronik yollarla iletilmeye
dayanmaktadır
42
.
38
Eren, s.119- 120.
39
Eren, s.122.
40
Eren, s.124 vd.
41
İnal Emrehan, E-Ticaret Hukukundaki Gelişmeler ve İnternette Sözleşmelerin Kurulması,
İstanbul 2005, s.96.
42
İnal, s.96.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması342
1- İrade Beyanlarının İnternette Elektronik Olarak İletilmesi
Bir kullanıcının internetin sunmuş olduğu iletişim imkânları çer-
çevesinde bir irade beyanında bulunması ve bu irade beyanını internet
vasıtasıyla elektronik olarak göndermesi mümkündür.
Kullanıcı irade beyanını internet üzerinden çeşitli şekillerde açık-
layabilir. İlk olarak kullanıcı bir web sayfasındaki formu doldurup
web sitesi sağlayıcısına göndererek iradesini açıklayabilir. İkinci ola-
rak kullanıcı web sayfasındaki ‘kabul ediyorum’, ‘I agree’ vb. şeklin-
deki kutucukları tıklayarak irade açıklamasında bulunabilir. Üçüncü
şekilde kullanıcı elektronik posta yazıp bunu muhataba gönderebilir.
Dördüncü olarak kullanıcı bir chat server bağlantısı ile yazmış olduğu
beyanını, bu server üzerinden aynı chat kanalındaki diğer kullanıcıya
gönderebilir. Beşinci olarak kullanıcı internet-telefon bağlantısı ya da
video konferans yöntemiyle muhatap ile doğrudan konuşarak irade
açıklamasında bulunabilir
43
. Belirtilen tüm bu hallerde kullanıcı irade
açıklamasını bizzat kendisi yapmaktadır.
İrade beyanlarının açık veya örtülü olması elektronik ortamda da
kısmen mümkün gözükmektedir. Her ne kadar kullanıcının bir web
sayfasındaki formu doldurup web sitesi sağlayıcısına göndermesinde,
kullanıcının web sayfasındaki ‘kabul ediyorum’, ‘I agree’ vb. şeklin-
deki kutucukları tıklayarak irade açıklamasında bulunması hallerinde
örtülü bir irade beyanında bulunmak mümkün olmasa da elektronik
posta göndererek irade açıklamasında bulunmada yahut chat kanalın-
da yapılan beyanlarda örtülü irade beyanında bulunmak mümkündür.
Susmanın internette örtülü bir irade beyanı sayılıp sayılmayacağı
hususuna da değinmek gerekir. Susma kural olarak bir irade beyanı
oluşturmaz. Ancak somut olayın özelliği ile mevcut hal ve koşullar
içerisinde kişinin dürüstlük kuralı gereğince aktif bir davranışta bu-
lunması gerekirken bunu yapmamış olması durumunda susma bir
irade beyanı oluşturacaktır
44
. Başka deyişle yapılan işlemin niteliği ce-
vap verme yükümlülüğü getirebiliyorsa susma bir irade beyanı teşkil
edecektir. Bu esasın aynı şekilde internette de geçerli olmaması için
herhangi bir neden yoktur.
43
İnal, s.97.
44
Eren, s.125.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN343
2- Otomatikleştirilmiş İrade Beyanları
Otomatikleştirilmiş irade beyanlarında irade açıklaması hareketi,
bizzat ve vasıtasız olarak kullanıcı tarafından değil bilgisayar tekniği
ile yapılmaktadır. Burada bilgisayar, programlanmış olduğu şekilde
irade açıklamasını tamamen otomatik olarak oluşturmakta ve bunu
internet vasıtasıyla muhataba göndermektedir. Örneğin kullanıcı,
on line satış yapan bir web sitesindeki sipariş formunu doldurup bu
formu sağlayıcıya göndermektedir. Sağlayıcının bilgisayarına ulaşan
sipariş ve formdaki bilgiler bu bilgisayar sistemi tarafından bir değer-
lendirmeye tabi tutulmakta ve sözleşmenin kurulup kurulmadığına
veya diğer bir içeriğe ilişkin bir metin yine otomatik olarak bu bilgisa-
yar sistemi tarafından oluşturulup muhataba bildirilmektedir. Burada
kullanıcı bir bilgisayarla muhatap olmaktadır
45
.
Burada irdelenmesi gereken mesele bu durumlarda bilgisayar
açıklamalarının irade beyanı olarak nitelendirilmesinin mümkün olup
olmadığı meselesidir. Bizimde katıldığımız görüşe göre bilgisayar açık-
lamaları da bir insan iradesine dayanmaktadır. Nitekim bilgisayarın
bir iradeye sahip olması söz konusu olamaz. Burada bilgisayarın ken-
disine yapılan beyanlara karşı verdiği yanıtlar bilgisayarın kullanıcısı
olan kişiye ait irade beyanlarıdır. Zira bu durumlarda bilgisayar belli
şekillerde hareket etmek üzere programlanmakta ve neticede bilgisa-
yarın gerçekleştirdiği işlemlerin temelinde insan iradesi vardır. Bilgi-
sayarı muhatabın davranışına göre belli şekillerde yanıt vermek üzere
programlayan ve onu kullanıma sunan sağlayıcı, bu davranışıyla irade
beyanının unsurları olan hukuki bir sonuca ulaşma ve açıklama yapma
iradesini genel nitelikte de olsa ortaya koymuş bulunmaktadır
46
.
Bilgisayarın programlanması ve kullanıma sunulması, sağlayı-
cının genel olarak fiil iradesini, beyan iradesini ve hukuki sonuç ira-
desini ortaya koymaktadır. Bu sebeple ortaya konan iradede ona ait
bulunmaktadır. Bu bağlamda bilgisayar açıklamaları halinde de bir
gerçek kişiye veya tüzel kişiye atfı kabil bir irade beyanının söz konu-
su olduğu söylenebilir.
45
İnal, s.99- 100.
46
Bozbel Savaş, İnternet Üzerinden Yapılan Hukuki İşlemler, Yargıtay Dergisi, C.27,
Ocak-Nisan 2001, s.278; Kocasakal, s.81; İnal, s.100.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması344
C-Elektronik İrade Beyanlarının Hüküm İfade Etmeye Başlaması
Varması gerekli her irade beyanı gibi elektronik irade beyanlarının
da hüküm ifade etmesi için gerçekleşmesi gereken iki safha vardır. Bu
safhalar irade beyanının yapılması ve irade beyanının ulaşmasıdır.
1-Elektronik İrade Beyanının Yapılması
Elektronik bir irade beyanı metin olarak gönderilmişse bilgisayar-
da gönder emrinin verilmesiyle beraber irade beyanı gönderilmiş ol-
maktadır. Ancak söz konusu bu metin daha sonra belli bir zamanda
gönderilmek üzere programlanmışsa, gönder emri verilmiş olmasına
rağmen irade beyanının gönderildiği an, bu emrin verildiği yani prog-
ramlamanın yapıldığı an değil, metnin programlandığı şekilde fiilen
gönderildiği andır. İnternet-telefon bağlantısı veya video konferans
yoluyla yapılan irade beyanlarında ise sözlü beyanın varlığından bah-
sedilir ve sözlü beyanın muhatabın duyabileceği şekilde söylendiği an
beyanın yapıldığı andır
47
.
2-Elektronik İrade Beyanının Ulaşması
Taraflar arasındaki iletişim doğrudan doğruya bir iletişimse, baş-
ka deyişle tarafların irade beyanları arasına fasılalar girmiyorsa hazır-
lar arasında bir iletişimin varlığından aksi takdirde hazır olmayanlar
arasında bir iletişimin varlığından söz edilir.
a-Elektronik Posta Olarak Gönderilen İrade Beyanları
Elektronik posta vasıtasıyla iletişim beyanda bulunanın yazdığı
metni, internet üzerinden muhatabın elektronik posta adresine gön-
dermesi suretiyle gerçekleşmektedir. Gönderilen mesaj, muhatabın
elektronik posta hizmet sağlayıcısının (mail server) bilgisayarında
bulunan muhataba ait elektronik posta kutusunda kaydedilmekte ve
muhatap tarafından çağrılmaya hazır tutulmaktadır. Muhatap, mail
server’a bağlanarak elektronik posta kutusunu çağırmakta ve elektro-
nik posta kutusu bu şekilde bilgisayarına taşındıktan sonra kendisi-
ne bir elektronik posta geldiğini gören muhatap, bunu açıp okumak
imkânına sahip olmaktadır
48
.
47
İnal, s.107.
48
İnal, s.108.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN345
aa-Hazır Olmayanlar Arasında Gerçekleşen İletişim
Elektronik posta iletişiminin işleyişinde taraflar arasında doğru-
dan doğruya bir iletişim yoktur. Elektronik posta yolu ile yapılan irade
beyanları hazır olmayanlar arası yapılmış sayılmaktadır
49
.
bb-Ulaşma Anı
Türk-İsviçre hukuklarında ulaşma anı olarak, irade beyanının mu-
hatabın hâkimiyet alanına girmesi kabul edilir. Buna göre beyan, kar-
şı tarafla öyle bir alan-iktidar ilişkisi içine girmiş olmalıdır ki bundan
böyle hayat tecrübelerine ve normal şartlara göre onu öğrenmek mün-
hasıran muhatabın elinde olmalıdır
50
.
Burada irdelenmesi gereken husus elektronik posta kutusunun bir
kimsenin hâkimiyet alanı olarak kabul edilip edilmeyeceği hususudur.
Elektronik posta kutusu, kullanıcının üzerinde fiili hâkimiyeti bulunan
bir mekân, maddi bir alan değildir. Bu, elektronik posta hizmet sağla-
yıcısının bilgisayarındaki bir kayıt yeridir ve kullanıcının bu elektro-
nik posta kutusu üzerinde dahi teknik olarak maddi bir hâkimiyeti
yoktur. Kullanıcı sadece elektronik posta kutusunu şifresini girmek
suretiyle kullanma, orada kaydedilmiş elektronik postaları çağırarak
bilgisayarına yükleme imkânına sahip bulunmaktadır. Bu durumda
elektronik posta kutusunun kullanıcının hâkimiyet alanına dâhil olup
olmadığı noktasında şüphe oluşturmaktadır
51
.
Hâkimiyet alanı çok dar yorumlanıp, elektronik posta kutusu ki-
şinin hâkimiyet alanı olarak kabul edilmezse, elektronik posta olarak
gönderilen bir irade beyanı, ancak kullanıcının elektronik posta kutu-
sunu çağırmasından sonra, söz konusu elektronik postayı bilgisayarı-
na yüklemesi anında, neredeyse öğrenmesi anında ulaşmış sayılacak-
tır. Bu sonucun kabulü ise mümkün görünmemektedir
52
. Elektronik
posta kutusu kullanıcıya gönderilen elektronik postaların kabulüne ve
kaydedilmesine yaramakta ve bu amaç için oluşturulmuş bulunmak-
tadır. Kullanıcıda istediği zaman şifresini girip elektronik posta kutu-
49
Gezder Ümit, Mukayeseli Hukuk Açısından İnternette Aktedilen Sözleşmelerde
Tüketicinin Korunması, İstanbul 2004, s.114; Kocasakal, s.74; Kırca, s.108; Sağlam,
s.124; Savaş, s.176.
50
İnal, s.109.
51
İnal, s.109.
52
İnal, s.109.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması346
suna erişmek ve içeriğini öğrenmek iktidarına sahiptir. Bu bakımdan
elektronik posta kutusu kullanıcının hâkimiyet alanına dâhildir
53
.
Elektronik posta olarak gönderilen bir elektronik irade beyanı,
muhatap tarafından çağrılmak üzere elektronik posta kutusunda kay-
dedildiği anda muhatabın hâkimiyet alanına girmiş bulunmaktadır
54
.
Elektronik posta kutusu, kullanıcının hâkimiyet alanına dâhil ol-
makla beraber burada irdelenmesi gereken bir diğer husus elektronik
posta adresine sahip bir kullanıcının salt elektronik posta adresine
sahip olması sebebiyle hukuki işlemlere ilişkin iletişimlerinde de bu
elektronik posta adresini kullandığı veya kullanması gerektiği sonu-
cuna varılıp varılamayacağı hususudur. Başka bir deyişle elektronik
posta kullanıcısı elektronik posta kutusunu düzenli bir şekilde kontrol
etme yükümlülüğü altında mıdır? Örneğin bir kimse mektup yoluyla
muhataba icapta bulunmuştur. Muhatap ise icapçının her nasılsa öğ-
rendiği elektronik posta adresine kabul beyanını göndermiştir. Acaba
bu kabul beyanı da genel kural gereğince icapta bulunanın elektronik
posta kutusuna kaydedildiği anda mı ulaşmış sayılacaktır? Günümüz-
de elektronik posta adresine sahip olup onu bir kez dahi açmamış yahut
da çok uzun aralıklarda açmış pek çok kimse vardır. Bu açıdan elekt-
ronik postanın hukuki işlemlere ilişkin iletişimlerde klasik iletişim yol-
ları ile aynı hukuki sonucu doğuracak şekilde kullanılabilmesi, başka
bir deyişle gönderilen irade beyanının ulaşma ile hüküm ifade etmeye
başlayabilmesi için, elektronik posta adresi sahibinin bu yönde bir kul-
lanıma en azından örtülü bir şekilde izin vermiş olması aranmalıdır
55
.
Elektronik posta adresinin ticari bir kullanıcıya, bir işletmeye ait
olması durumunda bu elektronik posta adresinin herhangi bir şekil-
de evraklarda, arama motorlarında, web sitesinde açığa vurulması
yeterlidir. Bu halde kullanıcının izninin varlığından söz edilir. Tacir
kullanıcı, elektronik posta iletişimini hariç bırakarak sadece diğer ileti-
şim araçlarını kullanmak istiyorsa bu durumu muhataba açıkça bildir-
melidir. Yoksa muhatap irade beyanını bu elektronik posta adresine
göndermekte haklı kabul edilir ve buraya ulaşan irade beyanı ulaşma
anında hüküm ifade etmeye başlar
56
.
53
İnal, s.110.
54
Kırca, s.110; İnal, s.110.
55
Gezder s.122; İnal, s.111.
56
İnal, s.111.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN347
Kullanıcının bir tüketici olması halinde ise bu elektronik posta
adresinin herhangi bir şekilde açığa vurulması da yeterli olmayıp,
tüketici olan kullanıcının somut olarak iletişime girdiği muhatabına
elektronik posta iletişimini hukuki işlemler ilişkin iletişimlerinde de
kullandığını bir şekilde bildirmesi gerekir. Örneğin iletişimi elektronik
posta yoluyla kendisi başlatan tüketici, elektronik posta adresinin bu
yönde kullanımına izin vermiş demektir ve artık bu elektronik posta
adresine gönderilen irade beyanı ulaşma anında hüküm ifade etmeye
başlayacaktır
57
.
Elektronik posta adresinin kullanımına ilişkin açık veya örtülü bir
izin olmaksızın elektronik posta olarak gönderilen bir irade beyanı ise
ancak öğrenme anında ulaşmış kabul edilecektir
58
.
cc-Ulaşma Engelleri
İnternet üzerinden gönderilen bir irade beyanının karşı tarafa
ulaşmaması riski her zaman söz konusudur. Bu durumda, gönderi-
len irade beyanlarının kaybolmasının veya gecikmesinin sonuçlarına
kimin katlanacağı sorunu ortaya çıkmaktadır. Şüphesiz bu sorunun,
hukukumuzda geçerli olan ulaşma teorisinin esasları çerçevesinde
çözülmesi gerekir. Kural olarak ulaşmanın gerçekleşmesinden önce-
ki riskler irade beyanını gönderene, ulaşmanın gerçekleşmesinden
sonraki riskler ise muhataba ait olacaktır
59
. Elektronik posta muhatap
tarafından çağrılmak üzere elektronik posta hizmet sağlayıcısının bil-
gisayarında, yani muhatabın elektronik posta kutusunda kaydedildiği
anda muhatabın hâkimiyet alanına ulaşmış demektir
60
.
Elektronik posta henüz iletim esnasında yani internette yolculuğu
sırasında kaybolursa ulaşma gerçekleşmez. Bu aşamada kaybolmanın
sonuçlarına beyanda bulunan katlanacaktır. Elektronik posta gönde-
rildiği bilgisayara yani muhatabın elektronik posta hizmet sağlayıcısı-
nın bilgisayarına (alıcının e-mail server’ına) ulaşmakla beraber burada
muhatabın elektronik posta kutusuna kaydedilememişse ne olacaktır?
57
İnal, s.112.
58
Özsunay Ergun, Uluslar arası Çalışmaların ve Bazı Ulusal Düzenlemelerin
Işığında Elektronik Ticaret ve E-Sözleşmelerin Temel Sorunları, Uluslararası
İnternet Hukuku Sempozyumu, Dokuz Eylül Üniversitesi Yayını, İzmir 2002, s.131.
59
Bozbel, s.285.
60
İnal, s.112.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması348
Burada, elektronik posta hizmet sağlayıcısının bilgisayarına ulaşmış
olsa bile henüz muhatabın elektronik posta kutusuna kaydedilmiş bir
irade beyanı olmadığı için ulaşma gerçekleşmemiştir. Zira elektronik
posta henüz muhatabın hâkimiyet alanına girmiş değildir. Muhatabın
hâkimiyet alanı onun elektronik posta kutusudur. Yoksa elektronik
posta hizmet sağlayıcısının bilgisayarı değildir
61
.
Elektronik posta muhatabın elektronik posta kutusuna kayde-
dildikten sonra bazı aksaklıklar ortaya çıkabilir. Muhatap elektronik
posta kutusuna ulaşamayabilir. Bilgisayarı bozulabilir, bilerek veya
bilmeyerek elektronik postayı silebilir veya elektronik posta kayıttan
sonra muhatapça çağrılmadan önce kendiliğinden silinebilir. Tüm bu
durumlarda ulaşma gerçekleşmiştir. Yani irade beyanı hüküm ifade
etmeye başlamıştır
62
.
b-Web Sayfaları Üzerinden Gönderilen İrade Beyanları
Web sitelerinin tamamına yakını internet üzerinden irade beya-
nında bulunulmaya başka bir deyişle web sayfası üzerinden sözleşme
yapmaya müsait değildir. Ancak elektronik ticaret faaliyetinde bulu-
nan sağlayıcılar sözleşmenin kurulabilmesini sağlamak için web say-
falarını irade beyanında bulunulabilecek şekilde tasarlamaktadır. Üze-
rinden irade beyanında bulunulabilen web sitelerine etkileşimli web
siteleri, bu imkânı sunmayan web siteleri ise etkileşimsiz web siteleri
olarak adlandırılır
63
.
Web sayfası üzerinden bir irade beyanının gönderilmesi kullanı-
cının bir web sayfasındaki formu doldurarak web sitesi sağlayıcısına
göndermesi şeklinde olabileceği gibi web sayfasındaki ilgili yere tıkla-
mak şeklinde de olabilir. Ayrıca kullanıcının irade beyanlarına ceva-
ben bu irade beyanını alan web sitesi sağlayıcısına ait bilgisayarın oto-
matik olarak hazırlayıp web sayfası halinde kullanıcının bilgisayarına
gönderme şeklinde de irade beyanı gönderilebilir
64
.
aa-Hazır Olmayanlar Arasında Gerçekleşen İletişim
Web sayfaları üzerindeki iletişim hazır olmayanlar arasında ger-
61
Ultsch, NJW 1997, s.3008 (İnal, s.113’den naklen)
62
Dörner AcP 2002, s.372 (İnal, s.114’den naklen)
63
Falcıoğlu, s.189.
64
İnal, s.115.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN349
çekleşen bir iletişimdir
65
. Çünkü tarafların sözleşmeyi müzakere etme-
leri, soru sormaları ve pazarlık yapma gibi imkânları yoktur. Kullanıcı
özelliklerini web sayfasından gördüğü bir ürünü ya sipariş edecek ya
da etmeyecektir.
bb-Ulaşma Anı
Web sayfaları üzerinden gönderilen irade beyanı elektronik posta
iletişiminde olduğu gibi aradaki üçüncü bir bilgisayarda muhatap ta-
rafından çağrılmak üzere kaydedilmemekte, aksine doğrudan muha-
tabın bilgisayarına gönderilmektedir.
Bir görüşe göre web sayfaları üzerinden gönderilen irade beyan-
larının ulaşma anı irade beyanının muhatabın bilgisayarına girdiği ve
geçici veya sabit bir şekilde kaydedildiği andır
66
. Bir başka görüşe göre
ise ulaşma anı, bilgisayara kayıt anı değil, irade beyanının internet
üzerindeki yolculuğunu tamamlayıp iletim hattını terk ettiği andır
67
.
Bu andan sonrası, irade beyanının kaydedilip kaydedilememesi, mu-
hatabın bilgisayarına ilişkin bir konudur ve gönderenin artık burada
herhangi bir hâkimiyeti söz konusu değildir. Gönderenin hiçbir etki-
si bulunmayan bu alanda meydana gelen bir sorun neticesinde irade
beyanı kaydedilemese dahi ulaşmış sayılmalıdır. Çünkü bu alan artık
muhatabın hâkimiyet alanıdır ve bu alandaki risk muhataba ait olma-
lıdır
68
.
İnternet üzerinden gönderilen bir veri önce paketlere ayrılmakta,
bu veri paketleri gönderildikleri bilgisayara ulaşmakta ve bilgisayar
tarafından tekrar bir araya getirilmektedir. Ancak bu veri paketleri
muhatabın bilgisayarında herhangi bir problem olmasa dahi bir araya
getirilemeyebilir. Bizimde katıldığımız görüşe göre
69
her ne kadar mu-
hatabın bilgisayarı onun hâkimiyet alanında bulunsa bile, muhataptan
kaynaklanmayan bir sebeple henüz bir araya getirilip kaydedilmeyen
irade beyanı ulaşmış sayılmaz. Çünkü irade beyanının salt muhatabın
hâkimiyet alanına girmiş olması ulaşma için yeterli değildir. İrade be-
65
Kocasakal, s.74; Kırca, s.110; Altınışık, s.53; Aksi yönde görüş için bkz. Savaş,
s.172.
66
Süßenberger, s.193 (İnal, s.116’dan naklen)
67
Wildemann, s.17 (İnal, s.116’dan naklen)
68
Wildemann, s.17 (İnal, s.116’dan naklen)
69
İnal, s.117.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması350
yanının ulaşmış sayılması için beyanın karşı tarafla öyle bir alan ilişkisi
içerisine girmiş olması gerekir ki artık hayat tecrübelerine ve normal
şartlara göre onu öğrenmek münhasıran muhatabın elinde olmalıdır.
Veri paketleri internetten bilgisayara girmiş olmasına rağmen bir ara-
ya getirilerek kaydedilememişse irade beyanının muhatap tarafından
öğrenilmesi mümkün değildir. İrade beyanının muhataptan kaynak-
lanmayan bir sebeple onun bilgisayarı tarafından kaydedilememesi
iletişim yolunun riski olarak görülmeli ve riskin göndericiye ait oldu-
ğu kabul edilmelidir. Bu açıdan web sayfaları üzerinden gönderilen
irade beyanı muhatabın bilgisayarına girdiği ve bu bilgisayara kayde-
dildiği anda ulaşmış sayılmalıdır
70
.
c-Eş Zamanlı İletişim Kanalları Üzerinden Gönderilen İrade
Beyanları
Chat kanalları üzerinden iletişim, iki veya daha fazla kullanıcının
aynı anda bilgisayarları başında internet üzerinden, aynı chat server
veya chat kanalı üzerinden birbirlerine yazılı metinler göndermesi
şeklinde gerçekleşmektedir. Burada kullanıcılar hem kendi metnini
muhataba göndermekte hem de muhatabın gönderdiği beyanı ekra-
nında görmektedir. Bu iletişim doğrudan ve eş zamanlı olarak gerçek-
leşmektedir. Yazılan metin, gönder komutu verilmesiyle beraber, ara-
da herhangi bir aşama söz konusu olmaksızın doğrudan muhatabın
ekranında belirmekte ve onun tarafından öğrenilmektedir
71
.
aa-Hazırlar Arasında Gerçekleşen İletişim
Eş zamanlı iletişim kanallarının kullanılması halinde taraflar kar-
şılıklı ve doğrudan iletişim ilişkisi içinde bulunmaktadırlar. Bu ne-
denle bu şekilde gerçekleşen iletişimin hazırlar arasında gerçekleştiği
açıkça görülmektedir
72
. Nitekim buradaki iletişimde taraflar doğrudan
doğruya ve kayda değer bir zaman kaybı söz konusu olmaksızın bir-
birleriyle iletişim kurabilme, karşı tarafın açıklamalarına anında tepki
verebilme ve gerektiğinde soru sorabilme olanaklarına sahip bulun-
maktadır
73
.
70
İnal, s.117.
71
İnal, s.118.
72
Kırca, s.108.
73
İnal, s.118.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN351
bb-Ulaşma Anı
İsviçre-Türk hukuklarında, Alman hukukundan
74
farklı olarak
cismani varlığı bulunsun ya da bulunmasın hazırlar arasındaki irade
beyanlarında ulaşma teorisi kabul edilmektedir. Bu anlamda eş za-
manlı bir iletişim kanalı üzerinden gönderilen beyanlar da muhatabın
hâkimiyet alanına ulaşır ulaşmaz hüküm ve sonuçlarını doğurmaya
başlar. Burada önemli olan muhatabın bu irade beyanını öğrenme
imkânına sahip bulunmasıdır. Muhatabın irade beyanını fiilen öğren-
mesi şart değildir.
D-Elektronik Sözleşmelerin Kurulması
1-Genel Olarak İcap ve Kabul
Sözleşmeler, tarafların birbirine uygun irade beyanlarının karşılık-
lı olması sonucu meydana gelir. İrade beyanlarının karşılıklı olmasın-
dan kastedilen, bir sözleşmenin kurulmasında taraflardan her birinin,
hem beyan sahibi, hem de diğer tarafın beyanının muhatabı olması
demektir. Karşılıklı olan bu irade beyanları yapıldıkları zamana ve
taraflara göre icap ve kabul olarak nitelendirilir. Zaman itibariyle ilk
yapılan irade beyanına icap, ikincisine ise kabul denir
75
.
a-İcap Kavramı, Hukuki Niteliği, Özellikleri ve İcabın Şekli
İcap, sözleşmenin yapılması teklifini kapsayan ve bu amaçla za-
man itibariyle daha önce yapılan, karşı tarafa (muhataba) varması
gerekli, tek taraflı kesin ve bağlayıcı bir nitelik taşıyan, muhatabın
kabulü ile beraber sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran irade
açıklamasıdır
76
. İcap sözleşmenin meydana gelmesi için gerekli olan
irade açıklamalarının ilk olanıdır. Bu açıdan icap sözleşme yapma tek-
lifi niteliğindedir. İcap hukuki niteliği itibariyle tek taraflı bir hukuki
74
Alman hukukunda genel olarak kabul edilen esasa göre hazırlar arasındaki
görüşmelerde cismani varlığı bulunmayan bir irade beyanı öğrenme anında
hüküm ifade etmeye başlayacaktır. Chat kanalları üzerinden gerçekleşen iletişim
hazırlar arasında vuku bulduğuna göre bu yolla iletilen bir irade beyanı bu esasa
göre öğrenme üzerine hüküm ifade etmeye başlayacaktır. Süßenberger, s.132
(İnal, s.119’dan naklen)
75
Eren, s.219.
76
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.108; Eren, s.219; Oğuzman/Öz, s.45- 46.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması352
işlemdir
77
. Çünkü bununla icabı yapan bu icabıyla hem belirli bir süre
bağlanmakta hem de muhataba kendisiyle teklif edilen sözleşmenin
kurulması hususunda bir yetki vermektedir. Bunun yanında icabı ya-
pan, icap beyanıyla muhataba, kabul ile sözleşmenin kurulması sonu-
cunu doğuran yenilik doğuran bir hak da sağlamaktadır
78
.
Muhatabın kabulü ile sözleşmenin kurulması sonucunu doğuran
icabın bazı özellikler taşıması gerekir. Bu özellikler şu şekilde belirti-
lebilir.
-İcap, muhataba ulaşmalı, ona varmalıdır. İcap muhataba varma-
sı gerekli irade beyanlarından biridir. İcabın hüküm ve sonuç doğu-
rabilmesi için, bu irade açıklamasının muhatabın hâkimiyet alanına
ulaşması gerekir. İcap iş hayatındaki genel telakkilere göre uygun bir
zamanda muhatabın posta kutusuna, evine veya işyerine ulaşmakla
veya yetkili personel yahut aile üyeleri tarafından kabul edilmekle
hâkimiyet alanına varmış sayılır
79
. İcap kural olarak belirli bir veya
birkaç şahsa yöneltilir. Fakat bu bir zorunluluk olmayıp icabın bir top-
luluğa da yöneltilmesi mümkündür. İcabın belli bir veya birkaç şah-
sa yöneltilmesi halinde muhatabın kişiliği bellidir. Bu tür icaba ferdi
(bireysel) icap denilebilir. İcabın bir topluluğa yöneltilmesi halinde
ise muhatabın kişiliği tam ve kesin olarak belirli değildir. Bu tür icaba
da aleni (umuma yapılmış) icap denir
80
. Örneğin bir malın üzerine fi-
yat veya etiket konulmak suretiyle vitrinde sergilenmesi aleni icaptır.
(BK.m.7/3)
-İcap sözleşmenin objektif ve subjektif yönden bütün esaslı nokta-
larını kapsamalıdır. Bu anlamda örneğin bir satım sözleşmesinde satı-
lan şey ile satım parası gibi objektif esaslı noktalar icap irade beyanın-
da açıkça belirtilmelidir. Açıklık sözleşmenin konusunun belirliliğini
ifade eder. Bu açıklık ve belirlilik sayesinde icap muhatap tarafından
kabul edilmekle sözleşme kurulur. Bunun yanında icap sahibi sözleş-
menin kurulmasını bazı yan noktalar üzerinde anlaşma sağlanmasına
77
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.109; Reisoğlu Safa, Borçlar Hukuku Genel
Hükümler, İstanbul 2000, s.53; Ancak icabın tek taraflı bir hukuki işlem olmayıp,
sözleşmenin bir parçası olduğu yönünde görüş için bkz. Schmidlin Bruno, Berner
Kommentar, Allgemeine Bestimmungen, Art.3- 10 OR, Bern 1985, N.30 vd.
78
TEKİNAY/AKMAN/BURCUOĞLU/ALTOP, s.109; EREN, s.219.
79
Eren, s.220; Akıncı Şahin, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, Konya 2000, s.62.
80
Ayan Mehmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Konya 2007, s.119; Eren, s.227.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN353
bağlıyorsa bunlar subjektif esaslı noktalar olmasından dolayı icap be-
yanında tam ve açık olarak belirtilmelidir
81
. Buna karşılık tali nitelik ta-
şıyan ikinci derecedeki noktaların icap beyanında yer almaması önem
taşımaz.(BK.m.2/2)
İcap irade beyanı öyle bir şekilde açıklanmalıdır ki karşı tarafa sa-
dece kabul ediyorum demek düşsün ve bu kabul beyanıyla sözleşme
kurulmuş olsun
82
.
Sözleşmenin objektif ve subjektif yönden bütün esaslı noktalarını
taşımayan teklifler icap olarak değerlendirilemez. Bu teklifler icap ola-
rak değil icaba davet olarak nitelendirilebilir
83
.
-İcap hukuki sebebi içermelidir. Yapılan icap beyanından muha-
tap kurulması teklif edilen sözleşmenin hukuki sebebini anlamalıdır
84
.
-İcabı yapan ciddi olmalı, icabıyla bağlanmak niyetinde olmalı-
dır. Kişi muhatabın kabul beyanını elde etmek için beyanda bulun-
muş olmalıdır. Beyan, bağlanma niyetiyle yapılmamışsa icap olarak
nitelendirilemez. Böyle bir davranış ancak icaba davet olarak kabul
edilebilir
85
.
İcap, ilke olarak hiçbir şekle tabi değildir. Nitekim Borçlar Kanu-
nu icabın tabi olacağı şekle ilişkin bir hüküm getirmemiştir. Bu sebep-
le burada BK.m.11/1’e göre şekil serbestîsi ilkesi geçerlidir. Ancak
BK.m.11/2 veya BK.m.16’ya göre kanun ya da icapta bulunan sözleş-
menin geçerliliğini, sıhhat şartı olarak bir şekle tabi tutmuşsa icap be-
yanının da bu şekilde yapılması gerekir
86
.
İcap açık bir şekilde yapılabileceği gibi örtülü bir şekilde de ya-
pılabilir. Açık irade beyanı ya sözlü ya da yazılı şekilde yapılabilir.
Örtülü irade beyanında ise iradenin varlığını gösteren bir davranış
söz konusudur. Burada icap iradesi bir beyan şeklinde değil iradenin
doğrudan doğruya icrasıyla açıklanır. Bu çeşit icaba fiili icap da denir.
Örneğin bir satıcının kendisinden talep edilmemiş olan bir ürünü mu-
81
Eren, s.220.
82
Ayan, s.119.
83
Akıncı, s.62.
84
Eren, s.221.
85
Eren, s.221.
86
Eren, s.221; Ayan, s.120.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması354
hataba göndermesi halinde buradaki icap irade faaliyetiyle gerçekleş-
tirilen fiili bir icap olarak kabul edilir
87
.
aa-İcap ve İcaba Davet
İcap ve icaba daveti birbirinden ayırmak gerekir. İcapta icabı ya-
pan kimse sözleşmenin yapılması için gerekli olan bütün noktaları
irade beyanıyla kesin bir şekilde açıklamıştır. Öyle ki, icap irade be-
yanının muhatap tarafından kabulü ile sözleşme meydana gelir. Oysa
icaba davette beyan sahibi nihai ve kesin işlem iradesini, borçlanma
niyetini açıklamamakta, sadece muhataba karşı belirli bir sözleşmeyi
yapmaya hazır olduğunu bildirmektedir. Bu noktadan hareketle ica-
ba daveti, beyan sahibinin muhatabı icapta bulunmaya sevk ve tahrik
etmesi olarak tanımlamak mümkündür
88
. Örneğin bir kimse ev eşyası
almak için mağazaları dolaşarak bunların sahipleriyle eşyaları ne ka-
dara satın alabileceğini, alması halinde eşyaların ne zaman teslim edi-
lebileceğini öğrenmek istiyor. İşte böyle bir durumda icap söz konusu
değildir. Burada icaba davetten bahsedilir. Çünkü bir beyanın icap
niteliği taşıyabilmesi için kesin ve belirli olması gerekir. Oysa burada
eşya satın almak isteyen kişi, mağaza sahibi satıcının sözleşmeyi kur-
maya hazır olup olmadığını öğrenmek istemekte ve icabın (teklifin)
onun tarafından yapılmasını istemektedir.
Bir irade beyanının icap olarak sayılabilmesi için onu yapanın,
karşı tarafın kabulü üzerine sözleşmenin kurulmasını arzu ettiğini
açıklaması gerekir. Eğer bir irade beyanı sadece bir müzakereye giriş-
mek amacını açıklıyorsa bu irade beyanı icap değil, icaba davettir. Bir
irade beyanının icap mı yoksa icaba davet mi olduğunu ayırmak bü-
yük önem taşır. Zira bir irade beyanı icap ise icabı yapan irade beyanı
ile bağlı olacak ve muhatabın kabulü ile sözleşme kurulmuş olacaktır.
Eğer irade beyanı icaba davet ise bunu yapan kimse bu irade beyanı
ile bağlı olmayacak ve karşı tarafın cevabı üzerine –ki icabı bu teşkil
edebilir- sözleşmeyi yapıp yapmamakta serbest olacaktır
89
.
Bir irade beyanının sözleşmenin yapılmasına imkân sağlayan bir
icap mı yoksa bir icaba davet mi olduğunun ayrımı her zaman kolay
87
Eren, s.221.
88
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.110.
89
Oğuzman/Öz, s.46.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN355
halledilebilen bir sorun değildir. Bu sorunun çözümü söz konusu be-
yanın yorumuna bağlıdır. Bu konuda güven teorisinin ışığında gerek
beyanda bulunanın beyanının içeriğine gerekse beyanın yapıldığı hal
ve şartlara bakılarak bir sonuca ulaşmak gerekir
90
. Nitekim BK.7/1’e
göre ‘İcabı dermeyan eden kimse bu baptaki hakları mahfuz olduğu-
nu sarahaten beyan eder yahut akdi iltizam etmemek niyetinde oldu-
ğu gerek halin muktezasından gerek işin hususi mahiyetinden istidlal
olunursa, icap lüzum ifade etmez’.
Eğer beyanda bulunan beyanına bağlı olmama kaydı eklemişse
veya hal ve vaziyetten onun hiçbir şekilde beyanı ile bağlı olmamak
niyetinde bulunduğu sonucuna varılabiliyorsa bu beyan bir icap sayıl-
maz, burada ancak bir icaba davet söz konusu olur
91
.
Bununla beraber Borçlar Kanunu bazı durumlarda bir irade be-
yanının, icap mı yoksa icaba davet mi olduğu noktasında yorum ku-
ralları koymuştur. Bu yorum kurallarından bir tanesi BK.m.7/2’de
düzenlenmiştir. Maddeye göre tarife ve cari fiyat irsali, icap teşkil
etmez. Burada genel duyuru söz konusudur. Bu itibarla tarife, fiyat
listesi, katalog, prospektüs göndermek icap olmayıp, icaba davettir.
Yorum kurallarından bir diğeri BK.m.7/3’de düzenlenmiştir. Buna
göre semenini göstererek emtia teşhiri, kaideten icap addolunur. Ka-
nun burada bir karine ortaya koymaktadır. Bu nedenle bir eşya üze-
rine fiyat koymakla bir icapta bulunmak arzusunun mevcut olmadığı
hallerde, fiyat gösterilerek eşya teşhiri icap sayılmayacaktır. Örneğin
bir kömürcü çeşitli yığınlar halinde bulunan kömürleri kaça satacağını
hatırlayabilmek için her yığının üzerine bir numara ve bu numaraların
altına da bir fiyat yazsa bunu icap olarak değerlendirmek mümkün
değildir. Çünkü hal ve şartlara göre kömürcünün bu işaretleri kendisi
için fiyatları hatırlamak maksatlı koyduğu anlaşılmaktadır. Bir sözleş-
me yapma niyetiyle, başka bir deyişle diğer bir kimsenin kabulü ile
sözleşmenin kurulması arzusu açıklanmış değildir. Bu hususu ispat,
fiyat koymasının icap olmadığını iddia edene düşer ve tutumu güven
teorisi ışığında değerlendirilir
92
.
90
Eren, s.222; Oğuzman/Öz, s.47; Ayan, s.120.
91
Oğuzman/Öz, s.47.
92
Oğuzman/Öz, s.47.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması356
bb-İcabın bağlayıcılığı ve İcapla Bağlılık Süresi
İcap kural olarak icapta bulunanı bağlar. İcap sahibinin bağlılı-
ğından kastedilen icap sahibinin icabını değiştirememesi, icabın ser-
bestçe geri alınamamasıdır
93
. Borçlar Kanunu’na göre icapta bulunan
kimse belli bir süre icabı ile bağlıdır, bağlı bulunduğu süre içerisinde
icabından dönemez ve sonuç olarak zamanında ulaşan kabul beyanıy-
la sözleşmenin tamamlanmasını önleyemez. Bu bağlanma icabın geri
alınmasına ilişkin BK.m.9 uyarınca karşı tarafın icabı öğrendiği andan
itibaren başlar
94
.
İcabın, beyanda bulunanı ne zamana kadar bağlayacağını Borçlar
Kanunu, icabın süreli veya süresiz oluşuna göre ayrı ayrı düzenlemiştir.
-Süreli İcap: İcapta bulunan tarafından bağlanma süresi açık ola-
rak belirtilmişse bu icaba süreli icap denir. İcabı yapan kabul için belli
bir süre tayin etmişse (örneğin on gün içinde kabul edip etmediğinizi
bildiriniz demişse) bu sürenin sonuna kadar icabından dönemez. Ka-
bul haberi sürenin sona ermesinden önce ulaşmazsa veya karşı taraf
icabı reddederse icap bağlayıcı niteliğini kaybeder. (BK.m.3)
-Süresiz İcap: İcapta bulunanın bağlılık süresi belirtmemiş olduğu
icaba süresiz icap denir. Burada icapta bulunan muhataba kabul için
bir süre tanımamıştır. BK.m.4 ve m.5 süresiz icabı düzenlemiştir. Buna
göre süresiz icap hazırlar arasındaki süresiz icap ve hazır olmayanlar
arasındaki süresiz icap olmak üzere iki şekilde olur.
Hazırlar arasındaki süresiz icapta, icap derhal kabul edilmediği tak-
dirde icapta bulunan icabıyla bağlı kalmaz. (BK.m.4/1) Buradaki derhal
sözü, en fazla tarafların hazır olduğu, beyanların değiştirildiği, doğrudan
doğruya temas ve iletişimin kesilmeden devam ettiği süreyi ifade eder. Ta-
raflar hazır durumdayken bile icap reddedilirse bağlılık süresi sona erer.
Ayrıca muhatabın düşünme süresi istemesi halinde de doğrudan doğruya
temas kesildiği için icapta bulunanın icabıyla bağlılığı sona erer
95
.
Hazır olmayanlar arasındaki süresiz icapta ise icapta bulunan
normal bir süre beklemek zorundadır. Bu süre içinde icapta bulunan
93
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.112; Eren, s.224.
94
Reisoğlu, s.54.
95
Eren, s.226; Oğuzman/Öz, s.55.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN357
icabı ile bağlıdır. Bu süre zamanında ve düzenli bir şekilde gönde-
rilmiş kabul haberinin beklenebileceği süredir. (BK.m.5) Şu halde
burada icapta bulunan, bekleme süresinin hesabında üç hali göz
önünde tutacaktır. Bunlar kendi icabının muhataba varması için ge-
çecek süre, muhatabın bu icap üzerinde icabın mahiyet ve içeriğine,
taraflar arasındaki ilişkilere göre düşünülebilmesi için gerekli süre
ve son olarak kabul haberinin normal bir araçla icapta bulunana var-
ması için geçecek süredir
96
. BK.m.5/2, icap sahibini icap haberinin
zamanında ulaşmış olduğunu kabule yetkili saymaktadır. Ancak
muhatap kabul haberini vaktinde ve muntazam bir araçla gönder-
miş olmasına rağmen bu haber postadaki aksaklıklar veya diğer se-
bepler yüzünden icapçıya geç ulaşmış olabilir. İşte BK.m.5/3’e göre
kabul haberi geç ulaştığı takdirde icapçı kural olarak icabıyla bağlı
olmaktan kurtulur. Ancak vaktinde gönderilen kabul haberi icapçı-
ya geç ulaşır, icapçı da artık icabıyla bağlı olmak niyetinde değilse
durumu derhal muhataba bildirmek zorundadır, aksi takdirde söz-
leşme meydana gelmiş olur
97
.
b-Kabul
Kabul beyanı, icaba uygun olarak sözleşmenin meydana gelme-
sine kesin olarak imkân sağlayan, varması gerekli, tek taraflı bir irade
açıklamasıdır
98
. Kabul beyanı, sözleşmenin kurulması yönünden za-
man itibariyle ikinci irade beyanını oluşturur. Kabul beyanının içeri-
ğinin icaba uygun olması gerekir. Kabul icap beyanının içerdiği esaslı
noktaları genişletiyor, daraltıyor veya değiştiriyorsa bu ya icabın reddi
ya da yeni bir icap sayılır
99
.
Kabul beyanıyla sözleşmenin meydana gelebilmesi için beyanın
bağlanma süresi içinde icabı yapana ulaşması gerekir. (BK.m.5/3)
Kabul açık bir beyanla yapılabileceği gibi sipariş edilmeden gön-
derilen malın kullanılması, önerilen bir işin yapılması gibi örtülü bir
şekilde de yapılabilir
100
. Aynı şekilde susma da bazen örtülü bir kabul
96
Oğuzman/Öz, s.55; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.116; Eren, s.226.
97
Eren, s.227; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.119.
98
Eren, s.228.
99
Eren, s.228.
100
Oğuzman/Öz, s.58.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması358
teşkil edebilir. Kural olarak susma bir irade beyanı değildir ve icaba
karşı bir cevap vermeyerek susan muhatap (böyle bir durumun kabul
teşkil edeceği icapta belirtilmiş olsa dahi) icabı kabul etmiş sayılmaz
101
.
Ancak istisnai olarak BK.m.6’da ifade edildiği üzere, icabı yapan kimse
gerek işin özel niteliği, gerekse şartlar sebebiyle açık bir kabulü bekle-
mek zorunluluğunda değilse icap uygun bir süre içinde reddedilmedi-
ği takdirde sözleşme tamam olmuş sayılır. Ancak muhatap susmanın
kabul anlamına geldiği durumlarda hata hükümlerine dayanabilir
102
.
Kabul beyanının yapılmasında ilke olarak şekil serbestîsi söz ko-
nusudur. Kanun veya tarafların anlaşması ile yapılacak sözleşme için
bir şekil şartı öngörülmüş olmadıkça ya da icabı yapan kabul için bir
şekle uyulmasını şart kılmış olmadıkça kabul beyanı bir şekle tabi de-
ğildir, sözle, yazı ile veya kanaat verici davranışla yapılabilir
103
.
c-Sözleşmenin Kurulduğu An
Borçlar Kanunu hazırlar arasında yapılan icaba, derhal kabul ce-
vabı vermeyi öngördüğü için, icap beyanından sonra muhatabın ka-
bul beyanında bulunduğu anda, sözleşme kurulmuş olacaktır
104
. Hazır
olmayanlar arasında yapılan icapta sözleşmenin kurulduğu an için
varma (ulaşma) teorisi kabul edilmiştir. Bu nedenle kabul beyanı icap
sahibinin hâkimiyet alanına vardığı, ulaştığı anda sözleşme kurulmuş
olur. Bunun için icapta bulunanın kabul beyanını öğrenmesi şart de-
ğildir. Fakat sözleşmenin meydana gelmesi, açık bir kabul beyanına
ihtiyaç duyulmayan hallerde icap, muhatap tarafından uygun bir süre
içinde reddedilmediği takdirde icap beyanının muhatabın hâkimiyet
alanına ulaşmasıyla gerçekleşir. Yani örtülü kabul beyanlarında, söz-
leşmenin kurulduğu an, muhatabın red beyanında bulunmaması şar-
tıyla, icap beyanının muhataba ulaştığı andır
105
. (BK.m.6)
Sözleşme, kabul haberinin icapta bulunana ulaşması, varması
anında kurulmakta iken, hüküm ve sonuçlarını kabul haberinin icapta
bulunana gönderildiği andan itibaren doğurur. (BK.m.10/1) Açık bir
101
Eren, s.230; Oğuzman/Öz, s.58.
102
Oğuzman/Öz, s.60.
103
Oğuzman/Öz, s.58.
104
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.124; Eren, s.235.
105
Eren, s.235.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN359
kabule ihtiyaç olmayan hallerde sözleşme, hükümlerini, icabın karşı
tarafa vardığı andan itibaren doğurur
106
. (BK.m.10/2)
2-Elektronik Sözleşmelerde İcap, İcaba Davet, Kabul ve Sözleş-
menin Kurulduğu An
a-İcap-İcaba Davet
Klasik yöntemlerle açıklanan irade beyanlarının elektronik or-
tamda yapılması da mümkündür. Bu noktada elektronik ortamda
yapılan bir icap irade açıklamasının klasik usulde yapılan icap irade
açıklamasında bulunması gereken unsurları taşıması gerekir. Bu an-
lamda elektronik ortamda yapılan irade açıklamasının da icap olarak
nitelendirilebilmesi için, sözleşmenin kesin olarak kurulması teklifini
kapsaması, zaman itibariyle daha önce yapılması, karşı tarafa varması
gerekli bir irade açıklaması olması gerekir. Ayrıca bu irade açıklaması
sözleşmenin objektif ve subjektif yönden esaslı unsurlarını da taşımalı-
dır. Elektronik ortamda, internet üzerinden yapılan irade beyanlarının
icap mı yoksa icaba davet mi teşkil ettiği belirlenirken daha önce ifade
ettiğimiz genel prensiplere bakılacaktır. Bu anlamda güven teorisinin
ışığında gerek beyanın içeriğine, gerekse beyanın yapıldığı hal ve şart-
lara bakılarak bir sonuca varmak gerekecektir.
aa-Web Sayfalarının İcap veya İcaba Davet Oluşturması
Ürünlerin internette sunulmasına ilişkin web sayfalarındaki bil-
gilerin icap mı yoksa icaba davet mi olduğu konusu tartışmalıdır.
Doktrinde genel kabul gören görüş bu bilgilerin icap değil icaba davet
olarak kabul edilmesi yönündedir
107
. Bu görüşe göre web sayfaların-
da yer alan bilgileri açıklayan kişiler, bu bilgiler çerçevesinde sözleş-
meyi kurma (bağlanma) iradesi ile hareket etmezler. Zira bu bilgileri
sunanların muhatabın ödeme gücü hakkında bilgi sahibi olmaları ve
talep edilen ürünün depoda bulunup bulunmadığını, teslime hazır
olup olmadığını kontrol etmeleri gerekmektedir. Web sayfalarında
yer alan bilgilerin icap olarak kabulü halinde satıcı ve sağlayıcı bu
sayfanın ulaştığı her yerden bu anlamda potansiyel olarak dünyanın
106
Reisoğlu, s.58.
107
Özsunay, s.130; Bozbel Savaş, İnternet Üzerinden Yapılan Hukuki İşlemler ve
Bu Konudaki 97/7 Sayılı AB Yönergesi ile Alman ve İsviçre’deki Düzenlemeler,
http://www.hukukcu.com/bilimsel/kitaplar/internet uze -rindenhukukiişlem.htm, s.6.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması360
her tarafından gelen kabul cevabı ile sözleşmeyi kurmak zorunda ka-
lacaktır. Böylece bir yandan stokta kalmamış ürünleri satmak ve tes-
lim etmek yükümlüğü altına girecek diğer yandan muhatabın kimliği
ve özellikle onun ödeme gücü hakkında araştırma yapma imkânını
bulamayacaktır. Bu nedenle web sitesinde satışa sunulan mal ve hiz-
metlerle ilgili sözleşmeler açısından icap ancak muhatabın sipariş for-
munu doldurarak göndermesi ile gerçekleşir
108
. Web sitelerinde yer
alan mal ve hizmetlere yönelik açıklamalar BK.m.7/2 anlamında ta-
rife ve fiyat listesi gönderilmesine benzer işlemlerdir. Bu sebeple bu
işlemlerin hukuki sonucu olan icaba davet niteliğinin web sayfaların -
da yer alan bilgiler açısından da kabul edilmesi ve bunların internet
kullanıcılarına yapılmış icaba davet niteliği taşıyan beyanlar olarak
değerlendirilmesi gerekmektedir
109
. Bu görüşte olan yazarlar doğru-
dan ticarete konu olan dijital ürünler açısından bu genel prensipten
ayrılmakta ve bu ürünlerin web sitesinde sergilenmelerinin icap ni-
teliğinde olduğunu ileri sürmektedirler. Çünkü bu ürünler çok fazla
sayıda kopya edilmek suretiyle download edilmeye elverişli oldukla-
rından stokların kontrol edilmesi gibi bir sorun bu ürünler bakımın-
dan mevcut değildir. Ayrıca bu ürünlerde ödemeler genellikle kredi
kartı ile yapıldığından müşterinin güvenilirliğini kontrol etmeye de
ihtiyaç yoktur
110
.
Bu konuda diğer görüşe göre
111
internet kullanıcıları web sayfa-
sında yer alan bilgilerden satıcının icapta mı yoksa icaba davette mi
bulunduklarını tam anlayamamakta bu nedenle aksine bir açıklama
olmadığı takdirde web sayfasında yer alan bilgilerin icap olarak ka-
bul edilmesi gerekmektedir. Web sayfasında satışa sunduğu ürünlerin
stoklardaki miktarı konusunda satıcı veya sağlayıcının teklifinin bağ-
layıcı olmadığı konusunda açıklamada bulunması zorunludur. Böyle
bir açıklama (bağlayıcı değildir, stoklarımızla sınırlıdır gibi) olmadığı
sürece, web sayfasında ilan edilen bilgilerin icaba davet değil icap ola-
rak kabul edilmesi gerekmektedir.
108
Kırca, s.103; Özsunay, s.130.
109
Özsunay, s.25.
110
Kırca, s.104
111
Mehring, Vertragabschluss im internet, Eine neue Herausforderung für das alte
BGB, MMR, 1998. (Kocasakal, s.59’dan naklen); Sözer, s.96.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN361
Bizimde katıldığımız görüşe göre
112
web sayfalarındaki bilgilerin
icaba davet niteliğinde bulunduğunun kesin ve katı şekilde kabulü
yerinde değildir. Somut irade beyanının (web sayfasının) içeriği göz
önünde bulundurulmaksızın genel bir yaklaşımla web sayfalarının
bir öneriye davet olduğunun kabulü her şeyden önce irade özgür-
lüğü ilkesinin göz ardı edilmesi anlamını taşır. Web sayfalarındaki
bilgilerin icaba davet olduğu yönündeki getirilen gerekçe de stokla-
rın takip imkânının ayrıca müşterinin ödeme gücünün ve kimliğinin
tespitinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Ancak stokların elektro-
nik yollarla izlenmesinin takibi son derece kolaydır. Bunun yanında
günümüzde seri üretime geçişle beraber seri halde üretilen malların
satışına ilişkin pek çok işlemde, alıcının kimliği önemini kaybetmiş
bulunmaktadır. Artık ‘ilgili için işlem’ gereğince pek çok satış yerinde
olduğu gibi internette de web sitesi sağlayıcısı için alıcının kimliği hiç-
bir önem arz etmemektedir. Bu çerçevede sadece paranın ödenmesi
önem kazanmaktadır ki web sayfalarından yapılan sunumlarda bu
da bir zorluk teşkil etmemekte, çoğu kez kredi kartı bilgilerinin sipa-
rişle beraber verilmesiyle ödemenin yapılması sağlanmaktadır. Diğer
yandan güven prensibi çerçevesinde irade beyanlarının yorumunda
stokların kontrolü veya karşı tarafın ödeme gücü gibi subjektif kıstas-
ların esas alınmasının ne derece doğru bir yaklaşım olduğu şüpheli-
dir. Bu sebeplerle malların satışı ile dijital ürünlerin doğrudan satışına
ilişkin web sayfaları arasında bir ayrım yapılması da tamamen yapay
bir farklılık olmuştur. BK.m.7/2 ve BK.m.7/3 hükümlerinden yola
çıkıldığında ise sözleşmenin kurulmasına imkân sağlayan web say-
falarının ikinci fıkrada belirtilen tarife veya fiyat listelerinin yayınlan-
masından çok, üçüncü fıkradaki semeni göstererek mal teşhirine ben-
zediğini kabul etmek gerektiğini ileri sürmek daha yerinde olacaktır.
Web sayfalarının kesin bir şekilde icap ya da icaba davet olarak
nitelendirilmesinin yapılması, bunun kesin bir şekilde söylenmesi ye-
rinde değildir. Web sayfalarındaki irade beyanları nitelendirilirken bir
irade beyanının icap mı yoksa icaba davet mi olduğunun bir yorum
meselesi olduğuna ve bunun güven teorisinin ışığında tespit edilmesi
gerektiğine ilişkin temel kuraldan ayrılmak mümkün değildir. Bura-
112
İnal, s.130.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması362
dan hareketle bu nitelendirme her somut olayda kullanıcının web say-
fasının içeriğine, dürüstlük kuralı ve tüm şartlar çerçevesinde vermesi
gereken anlama göre yapılmalı ve o web sayfasının icap mı yoksa ica-
ba davet mi olduğu bu şekilde tespit edilmelidir
113
.
bb-Elektronik Postaların İcap veya İcaba Davet Oluşturması
Fonksiyonları bakımından normal postaya benzeyen elektronik
postalar bireysel elektronik postalar ve spamming olmak üzere ikiye
ayrılmaktadır
114
.
Bireysel elektronik postalarda icabı yapan kişi bunu belirli bir veya
birkaç kişiye göndermektedir. Elektronik posta ile yapılan icaplar hu-
kuki açıdan mektupla yapılan icaplara benzemektedir
115
. Dolayısıyla
hukuken geçerli bir icabın varlığı için aranan şartları taşıdığı takdirde
bir mesajın elektronik posta ile gönderilmesi, normal posta ile gönde-
rilmesine nazaran hukuki açıdan bir farklılık yaratmaz ve icap olarak
nitelendirilebilir. Bir icabın elektronik posta yolu ile muhataba yönel-
tilmesi için bu icabı içeren mesajın, gönder tuşuna basmak suretiyle
muhataba ait elektronik posta adresine gönderilmesi gerekmektedir
116
.
Spamming’de ise genellikle ticari amaçlı elektronik postaların, çok
fazla sayıda ve bazen de tekrarlanarak bu konuda bir talepte bulun-
mayan ve göndericinin hiçbir ilişkisi olmayan kişilere gönderilmesi
söz konusudur
117
. Bu elektronik postalar genellikle reklam ve tanıtım
amaçlı kullanılmaktadır
118
. Spamming’le birden çok kişiye bir seferde
elektronik posta ile icap içeren reklam yollanması durumu, web site-
sinden yapılan arzlara benzetilebilir ve icaba davet olduğu ileri sürü-
lebilir. Ancak bizimde katıldığımız üzere birden fazla kişiye yollanan
elektronik postaların gerek isim belirtilsin gerek matbu olsun icap ola-
rak nitelendirilmesi gerekir
119
. Eğer yollayan kişi bu elektronik posta
ile bağlı olmak istemiyorsa yaptığı beyanın bağlayıcı olmadığını bu-
nun reklam amaçlı olduğunu ifade etmesi gerekir
120
.
113
İnal, s.131; Sağlam, s.115.
114
Kocasakal, s.67; Savaş, s.157- 159.
115
Özsunay, s.25.
116
Kocasakal, s.68.
117
Kocasakal, s.68.
118
Falcıoğlu, s.128.
119
Savaş, s.160; Kocasakal, s.69- 70; Falcıoğlu, s.129.
120
Kocasakal, s.70.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN363
cc-Eş Zamanlı İletişim Kanalları Üzerinden Gönderilen Beyan-
ların İcap veya İcaba Davet Oluşturması
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden gönderilen irade beyanla-
rının da genel kural çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu nok-
tada eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden gönderilen bir beyanın
icap olarak değerlendirilebilmesi için normal yollarla yapılan icapta
bulunması gereken unsurları taşıması gerekir. Bu unsurlardan birinin
eksik olması halinde bu beyanın icaba davet olarak nitelendirilmesi
söz konusu olacaktır.
dd-İcapla Bağlılık Süresi
İcapla bağlılık süresi elektronik ortamda da tıpkı normal yollar-
la yapılan icapta olduğu gibi iletişimin hazır olanlar veya olmayanlar
arasında gerçekleşmesine göre değişmektedir.
aaa-Web Sayfaları Üzerinden Yapılan İcap ile Bağlılık Süresi
Web sayfaları üzerinden gerçekleşen iletişim hazır olmayanlar
arasında cereyan ettiğine göre icapta bulunanın icabı ile bağlılık süresi
BK.m.5’e göre değerlendirilecektir. Web sayfasının bir icap teşkil ettiği
durumlarda bu icap, sağlayıcı web sayfasındaki icabı kullanıcılar tara-
fından erişilmeye hazır bulundurduğu müddetçe geçerlidir
121
.
TKHK.m.9/A hükmü dayanağı ile çıkartılan Mesafeli Sözleşmeler
Uygulama Usul ve Esasları Hakkında Yönetmeliğin 5.maddesinde tü-
keticiye verilmesi gerekli bilgilerden bir tanesi de satıcı veya sağlayıcı-
nın fiyat dahil tüm vaatlerinin geçerlilik süresidir. (m.5/f) Bu hüküm
uyarınca sağlayıcı icabın geçerli olduğu süreyi, başka ifadeyle icabı ile
bağlı olduğu süreyi tayin etmek zorundadır. Bu durumda kabul için
bir süre belirtilmiş olduğundan sağlayıcı BK.m.3 gereğince bu süre
sonuna kadar icabından dönemeyecektir. Bunun dışında sağlayıcının
teknik olarak icabı ile bağlılık süresi, kullanıcının web sayfasını bilgi-
sayarına yüklemesinin ardından zaruri olan düşünme süresi ve kabul
beyanını oluşturarak sağlayıcının bilgisayarına göndermesi için gerek-
li olan süreden oluşmaktadır
122
.
121
Gezder, s.117; Savaş, s.185; İnal, s.132.
122
İnal, s.132.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması364
Web sayfasının icaba davet oluşturduğu durumlarda ise form dol-
durmak veya mouse tıklamak suretiyle kullanıcının gönderdiği irade
beyanı icabı oluşturmaktadır. Bu icap sağlayıcının bilgisayar sistemine
ulaştıktan sonra sistem tarafından otomatik olarak değerlendirilmekte
ve gerekli cevap muhataba gönderilmektedir. Otomatik olarak yapılan
bu işlem son derece hızlı cereyan ettiği için icapta bulunanın bağlayı-
cılığı neredeyse kendi irade beyanının muhatap bilgisayara ulaşması
ile bu bilgisayar sistemi tarafından gönderilen cevabın kendisine ulaş-
ması için gereken süreye inhisar etmektedir. Kullanıcı normal şartlar
altında BK.m.5 kuralına göre saniyeler içinde olmasa bile birkaç daki-
ka içinde web sayfası biçimindeki kabul beyanının kendisine ulaşması
gerektiğini beklemekte haklı sayılır, yoksa saatlerce beklemesi gerek-
tiği söylenemez
123
.
bbb-Elektronik Posta Yoluyla Yapılan İcap İle Bağlılık Süresi
Elektronik posta yoluyla kurulan iletişim kural olarak hazır ol-
mayanlar arasında gerçekleşmektedir. Bu sebeple icapta bulunan
kabul için bir süre belirtmemişse BK.m.5 hükmüne göre zamanında
ve usulüne uygun gönderilmiş bir cevabın kendisine ulaşacağı ana
kadar icabı ile bağlıdır. Bu durumda bağlılık süresi; icabın muha-
taba ulaşma süresi, muhatabın işin önemine göre gerek duyacağı
asgari düşünme süresi ve bunun üzerine gönderilen bir kabul beya-
nının icapta bulunana ulaşması sürelerinin toplamından ibarettir
124
.
İnternet üzerinden gerçekleşen iletişimin hızı nedeniyle elektronik
posta yolu ile yapılan icabın muhataba ulaşması en fazla birkaç da-
kika sürecektir ve gönderilen icap muhatabın elektronik posta ku-
tusunda daha sonra erişilmek üzere kaydedildiği anda ise ulaşmış
sayılacaktır
125
.
İşin önemine göre muhatabın ihtiyaç duyacağı düşünme süresi
her somut olaya göre ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Gönderilen kabul
beyanının icapta bulunana ulaşması için geçecek sürenin tayininde,
muhatabın kabul beyanını yine bir elektronik posta yolu ile gönder-
123
Falcıoğlu, s.186; İnal, s.133.
124
İnal, s.131; Sağlam, s.143.
125
İnal, s.131.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN365
mesi gerekli midir? Burada icapta bulunanın bunu şart koyması müm-
kündür. Ancak icapta bulunan böyle bir şart koymamışsa, muhatabın
cevabını mutlaka elektronik posta olarak göndermesinin zorunlu ol-
duğu söylenemez, meğerki dürüstlük kuralı gereğince somut olayda
aksini kabul etmek gereksin
126
.
Kural olarak cevabın illaki elektronik posta ile gönderilmesi gerek-
memekle beraber, muhatap kabul beyanını icapta bulunanın beyanını
gönderirken kullandığı iletişim yolunun hızına eş değer bir iletişim
yolu ile göndermelidir. Bu noktada kabul beyanı telefon, faks veya te-
leks yoluyla da açıklanabilir, fakat normal posta yolu ile gönderilen bir
kabul beyanı gecikmiş bir kabul beyanı olarak görülmelidir
127
.
ccc- Eş Zamanlı İletişim Kanalları Üzerinden Yapılan İcap ile
Bağlılık Süresi
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden yapılan iletişim hazırlar
arasında cereyan etmektedir. Bu anlamda icapta bulunan kabul için
herhangi bir süre tayin etmemişse BK.m.4 hükmüne göre icap derhal
kabul olunmazsa, icabı yapan icabı ile bağlı olmaktan kurtulur. Bura-
daki derhal kelimesinden, icapta bulunanın muhatabın cevap verebil-
mesi için zaruri olan asgari düşünme süresince bağlı olduğu anlaşıl-
maktadır
128
.
b-Kabul ve Sözleşmenin Kurulduğu An
Bir sözleşmenin meydana gelebilmesi için tarafların birbirine uy-
gun ve karşılıklı irade beyanlarının varlığı gerekir. Elektronik sözleş-
melerin kurulması içinde tarafların birbirine uygun karşılıklı irade be-
yanlarının mevcudiyeti aranır.
Elektronik sözleşmeler icapta bulunanın icabının, muhatap tara-
fından kabul edilmesi ile kurulur. Tüm irade beyanlarında olduğu gibi
kabul beyanının hüküm ifade etmesi de icapta bulunana ulaşmasına
bağlıdır. Bu noktada internet üzerinden gönderilen kabul beyanlarının
sözleşmeyi kurduğu anı şu şekilde tespit edebiliriz.
126
İnal, s.131.
127
İnal, s.132.
128
Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.114.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması366
Elektronik posta olarak gönderilen bir kabul beyanı daha sonra
muhatap tarafından erişilmek üzere kendisinin elektronik posta kutu-
suna kaydedildiği anda ulaşmış ve böylece sözleşme kurulmuş olur
129
.
Bunun için icapta bulunanın elektronik posta adresinin kullanımına
açık veya örtülü bir şekilde izin vermiş olması gerekliliği unutulma-
malıdır
130
.
Web sayfası olarak gönderilen bir kabul beyanı ise web sayfasının
icap veya icaba davet teşkil etmesine göre tespit edilecektir. Nitekim web
sayfası icap niteliğindeyse kullanıcının kabulünün sağlayıcının bilgisa-
yarına ulaşmasıyla sözleşme kurulmuş olacaktır. Eğer web sayfası icaba
davet niteliğindeyse, sağlayıcının kabulünün kullanıcının bilgisayarında
kaydedilerek ekranda belirmesiyle sözleşme kurulmuş olacaktır
131
.
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden örneğin chat kanalı üze-
rinden veya video konferans şeklinde gerçekleşen iletişim, hazırlar
arasında cereyan eden bir iletişim olduğu için kabul beyanının muha-
tap tarafından anlaşılacak şekilde açıklanmasıyla sözleşme kurulmuş
olacaktır
132
.
Sözleşmenin kurulması noktasında TKHK.m.9/A,f.2’deki düzen-
lemeye göre “Mesafeli satış sözleşmesinin
133
akdinden önce, ayrıntıları
Bakanlıkça çıkarılacak tebliğle belirlenecek bilgilerin tüketiciye veril-
mesi zorunludur. Tüketici, bu bilgileri edindiğini yazılı olarak teyit
etmedikçe sözleşme akdedilemez. Elektronik ortamda yapılan sözleş-
melerde teyid işlemi, yine elektronik ortamda yapılır”. Madde bağla-
mında sözleşmenin kurulabilmesi teyit işleminin gerçekleşmesi şar-
tına bağlanmıştır. Teyit işleminin yapılmaması halinde karşılaşılacak
yaptırım sözleşmenin kurulmadığı yaptırımıdır. Kanaatimizce burada
getirilen teyit yükümlülüğü ile kanun koyucu sözleşmenin kurulması
durumunda bu bilgilerin kesinlikle tüketiciye verilmesini amaçlamak-
tadır. Teyit mekanizması ile de ispat kolaylığı hedeflenmektedir.
129
Burada da genel kuralda olduğu gibi sözleşme varma teorisi uyarınca kabul
haberinin icapçının hâkimiyet alanına vardığı anda kurulmuş olmaktadır.
130
İnal, s.134.
131
İnal, s.134.
132
İnal, s.134.
133
Fıkrada mesafeli satış sözleşmesinden bahsedilmekle birlikte, bu ifadenin mesafeli
sözleşme olarak anlaşılması gerekir.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN367
III- ELEKTRONİK SÖZLEŞMELERİN KURULUŞUNA İLİŞKİN
İRADE BEYANLARININ GERİ ALINMASI
A-Genel Olarak İcap ve Kabulün Geri Alınması
İcap ve kabulün geri alınması BK.m.9’da düzenlenmiştir. İcap
veya kabul beyanının geri alınması halinde bu beyanlar hiç yapılma-
mış sayılır. Bir irade beyanının, geri alma beyanı olarak kabul edile-
bilmesi için, daha önce yapılmış bir irade beyanının (icap veya kabul
beyanının) mevcut olması, bu irade beyanıyla geri alma beyanının
sahip ve muhataplarının aynı kişilerden oluşması ve ilk yapılan irade
beyanının sonuçlarını önlemeye veya ortadan kaldırmaya yönelik ol-
ması gerekir
134
. Ayrıca geri alınan irade beyanı dolaylı bir irade beya-
nı, yani hazır olmayanlar arası bir irade beyanı olmalıdır. BK.m.9’da
kullanılan varma kelimesi bu görüşü doğrulamaktadır. Bu bağlamda
hazır olanlar arasında doğrudan doğruya gerçekleşen irade beyanla-
rının geri alınması ilke olarak mümkün değildir. Çünkü hazır olan-
lar arasında yapılan icap irade açıklaması yapıldığı anda muhataba
ulaşmıştır
135
.
İcap ve kabulü geri alma, zaman ve bazen de öğrenme yönünden
belli şartların gerçekleşmesi halinde mümkündür. BK.m.9’a göre geri
alma haberi, icap veya kabul haberinden daha önce veya aynı zaman-
da karşı tarafa varırsa icapçı veya muhatap icap ve kabulü ile bağlı
kalmaz. Burada kanun geri alma beyanının varma anını esas almakta,
öğrenme unsurunu göz önünde tutmamaktadır. O nedenle geri alma
beyanı, geri alınan beyandan önce veya onunla aynı anda muhataba
ulaşsa ve muhatap önce geri alınan beyanı (icap veya kabul beyanını)
öğrense bile geri alma gerçekleşmiştir. BK.m.9 bu halde varma teori-
sini kabul etmiştir
136
. Buna karşılık geri alma haberi icap ve kabul ha-
berinden daha sonra karşı tarafa varmış olmakla beraber, o, geri alma
haberini icap ve kabul haberinden daha önce öğrenmişse, bu halde de
icap ve kabul sahibini bağlamaz. Burada BK.m.9 varma teorisinden ay-
rılmış ve öğrenme teorisini kabul etmiştir
137
.
134
Eren, s.232.
135
Eren, s.232.
136
Eren, s.233; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.120.
137
Eren, s.233; Tekinay/Akman/Burcuoğlu/Altop, s.121.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması368
Geri alma beyanının tabi olduğu şekil hakkında kanunda herhangi
bir hüküm söz konusu değildir. Bu nedenle geri alma beyanının geçer-
liği özel bir şekil şartına bağlı değildir. Geri alan geri alma beyanını
dilediği şekilde yapabilir
138
.
B-Elektronik Sözleşmelerde İcap ve Kabulün Geri Alınması
İcap ve kabulün geri alınabilmesi ancak hazır olmayanlar arası
irade beyanlarında mümkündür. Hazır olanlar arasında doğrudan
doğruya gerçekleşen irade beyanlarının ise geri alınması ilke olarak
mümkün değildir
139
. Çünkü hazır olanlar arasında yapılan icap irade
açıklaması yapıldığı anda muhataba ulaşmıştır. Bu anlamda elektro-
nik sözleşmelerde icap ve kabulün geri alınmasında da hazır olmayan-
lar arası bir iletişimin mevcudiyeti gerekir.
1- Web Sayfaları Aracılığıyla Yapılan İcap ve Kabulün Geri
Alınması
Web yoluyla yapılan irade beyanları hazır olmayanlar arasında
cereyan ettiğine göre burada icap ve kabul beyanlarının geri alınması
mümkündür. Ancak geri alma imkânı teorik düzeyde kalmaktadır
140
.
Çünkü gerek kabul gerekse icap niteliği taşıyan irade beyanları yapıl-
dıkları anda elektronik iletişimin hızından dolayı hemen karşı tarafın
hâkimiyet alanına öğrenilir şekilde girmektedir. Bu durumun tek istis-
nasını sistem bakımından kıyasen geri alma sayılabilecek siparişin ta-
mamlanmasından önceki son aşamada ‘siparişiniz kesinse tıklayınız’
şeklinde son bir kontrol olanağının alıcıya tanınması oluşturur
141
.
2-Elektronik Posta Aracılığıyla Yapılan İcap ve Kabulün Geri
Alınması
Elektronik posta ile yapılan icap veya kabul beyanları açısından
geri almanın şartlarının oluşması pek kolay olmamaktadır. Çünkü
elektronik posta iletileri server’larda veya elektronik posta kutusunda
138
Reisoğlu, s.56.
139
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden yapılan icap ve kabulün geri alınması da
mümkün değildir. Zira burada da hazırlar arası bir iletişim söz konusudur.
140
Kocasakal, s.78; Kırca, s.112; Altınışık, s.48; Falcıoğlu, s.202.
141
Falcıoğlu, s.202.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN369
herhangi bir sorun olmadığı takdirde çok kısa süreler içinde, neredey-
se anında muhatabın posta kutusuna ulaşmaktadır. Bu nedenle geri
alma beyanının da elektronik posta ile gönderilmesi durumunda geri
alma beyanının önceden yapılmış olan icap veya kabul beyanı ile aynı
anda veya ondan önce ulaştırılması çok zordur
142
. Ancak icap ve kabul
beyanını elektronik posta ile gönderen kişinin hemen sonra geri alma
beyanını da göndermesi halinde iki iletinin de çok kısa zaman aralığı
ile muhataba ulaşması ve muhatabın bu iki mesajı birlikte değerlendir-
mesi sağlanabilir. Burada önemli olan, icabı içeren elektronik postanın
muhatabın elektronik posta kutusuna ulaşmasından sonra, fakat he-
nüz içeriğini öğrenmesinden önce, geri alma beyanının ona ulaştırıl-
masıdır
143
. Bu konuda geri alma beyanının, icap veya kabul beyanını
içeren elektronik postanın gönderilmesinden hemen sonra telefonla
açıklanması suretiyle muhatabın bu beyanı daha önce öğrenmesinin
sağlanması düşünülebilir
144
.
SONUÇ
Elektronik ticaretin hukuki alt yapısı esas olarak elektronik sözleş-
me kavramına dayanmaktadır. Elektronik sözleşmede normal yollarla
yapılan sözleşmeler gibi tarafların birbirine uygun ve karşılıklı irade
beyanları ile doğmakla beraber elektronik ortamda yapılan irade be-
yanları ile ilgili tartışmalar olmuştur.
Tartışmaların yoğunlaştığı noktalar elektronik ortamda yapılan
iletişimin, bu anlamda elektronik posta aracılığıyla, web sayfası ara-
cılığıyla ve eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden yapılan iletişimin
hazırlar arası olup olmadığı yine bu yollarla gönderilen irade beyanla-
rının icap mı yoksa icaba davet mi olduğu ve bu beyanların geri alınıp
alınamayacağı noktalarıdır.
Elektronik ortamda yapılan iletişimin hazırlar arası bir iletişim
olup olmadığı noktasında değerlendirme yapılırken taraflar arasında
kesintisiz bir iletişimin bulunup bulunmadığına yani tarafların irade
142
Kocasakal, s.78; Sağlam, s.140.
143
Bozbel, s.285.
144
Kocasakal, s.78.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması370
beyanları arasına fasılaların girip girmediğine bakılmalıdır. Eğer ta-
rafların irade beyanları arasına fasılalar giriyorsa bu iletişim hazır ol-
mayanlar arası olarak kabul edilmeli, aksi takdirde hazırlar arası ile-
tişim olduğu kabul edilmelidir. Burada iletişimin hazırlar arası olup
olmadığının önemi kendisini, bu iletişim sonucu yapılan sözleşmenin
ne zaman kurulmuş olacağı, hüküm ve sonuçların ne zaman doğacağı
bunun yanında icap ve kabulün geri alınmasının mümkün olup olma-
dığı noktasında gösterecektir. Nitekim hazırlar arası bir sözleşmede,
sözleşmenin kurulması ve hükümlerinin doğması muhatabın kabul
beyanını açıkladığı anda gerçekleşecektir. Hazırlar arası bir sözleşme-
de icap ve kabulün geri alınması mümkün olmayacaktır. Ancak hazır
olmayanlar arası bir sözleşmede sözleşmenin kurulma anı muhatabın
kabul beyanının icap sahibinin hâkimiyet alanına vardığı an olacak,
sözleşmenin hüküm doğurma anı ise kabul beyanının muhatap tara-
fından gönderildiği an olacaktır. Hazır olmayanlar arası sözleşmede
icap ve kabulün geri alınması da mümkün olmaktadır.
Elektronik posta iletişiminin işleyişinde taraflar arasında doğru-
dan doğruya bir iletişim yoktur. Elektronik posta yolu ile yapılan ira-
de beyanları hazır olmayanlar arası yapılmış sayılmaktadır. Elektro-
nik postaları bireysel elektronik posta ve spamming olmak üzere ikiye
ayırmak mümkündür. Bireysel elektronik postalarda icabı yapan kişi
bunu belirli bir veya birkaç kişiye göndermektedir. Elektronik posta
ile yapılan icaplar hukuki açıdan mektupla yapılan icaplara benze-
mektedir. Dolayısıyla hukuken geçerli bir icabın varlığı için aranan
şartları taşıdığı takdirde bir mesajın elektronik posta ile gönderilmesi
normal posta ile gönderilmesine nazaran hukuki açıdan bir farklılık
yaratmaz ve icap olarak nitelendirilir. Spamming’de ise genelde ticari
amaçlı elektronik postaların çok fazla sayıda ve bazen de tekrarlana-
rak bu konuda bir talepte bulunmayan ve göndericinin hiçbir ilişkisi
olmayan kişilere gönderilmesi söz konusudur. Bu mailler genellikle
reklam ve tanıtım amaçlı kullanılmaktadır. Spamming’le birden çok
kişiye bir seferde elektronik posta ile icap içeren reklam yollanması
durumu web sitesinden yapılan arzlara benzetilebilir ve icaba davet
olduğu ileri sürülebilir. Ancak bizimde katıldığımız üzere birden fazla
kişiye yollanan elektronik postaların gerek isim belirtilsin gerek matbu
olsun icap olarak nitelendirilmesi gerekir.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN371
Elektronik posta yoluyla kurulan iletişim kural olarak hazır olma-
yanlar arasında gerçekleşmektedir. Bu sebeple icapta bulunan kabul
için bir süre belirtmemişse BK.m.5 hükmüne göre zamanında ve usu-
lüne uygun gönderilmiş bir cevabın kendisine ulaşacağı ana kadar ica-
bı ile bağlıdır. Bu durumda bağlılık süresi; icabın muhataba ulaşma
süresi, muhatabın işin önemine göre gerek duyacağı asgari düşünme
süresi ve bunun üzerine gönderilen bir kabul beyanının icapta bulu-
nana ulaşması sürelerinin toplamından ibarettir. İnternet üzerinden
gerçekleşen iletişimin hızı nedeniyle elektronik posta yolu ile yapılan
icabın muhataba ulaşması en fazla birkaç dakika sürecektir ve gönde-
rilen icap muhatabın elektronik posta kutusunda daha sonra erişilmek
üzere kaydedildiği anda ise ulaşmış sayılacaktır İşin önemine göre
muhatabın ihtiyaç duyacağı düşünme süresi her somut olaya göre ayrı
ayrı değerlendirilmelidir.
Elektronik posta olarak gönderilen bir kabul beyanı daha sonra mu-
hatap tarafından erişilmek üzere kendisinin elektronik posta kutusuna
kaydedildiği anda ulaşmış ve böylece sözleşme kurulmuş olur. Bunun
için icapta bulunanın elektronik posta adresinin kullanımına açık veya
örtülü bir şekilde izin vermiş olması gerekliliği unutulmamalıdır.
Elektronik posta yolu ile yapılan iletişim hazır olmayanlar arası
bir iletişim olduğuna göre burada elektronik posta ile yapılan icap ve
kabulün geri alınması mümkündür. Ancak elektronik posta ile yapılan
icap veya kabul beyanları açısından geri almanın şartlarının oluşması
pek kolay olmamaktadır. Çünkü elektronik posta iletileri server’larda
veya elektronik posta kutusunda herhangi bir sorun olmadığı takdirde
çok kısa süreler içinde neredeyse anında muhatabın posta kutusuna
ulaşmaktadır. Bu nedenle geri alma beyanının da elektronik posta ile
gönderilmesi durumunda geri alma beyanının önceden yapılmış olan
icap veya kabul beyanı ile aynı anda veya ondan önce ulaştırılması çok
zordur. Ancak icap ve kabul beyanını elektronik posta ile gönderen
kişinin hemen sonra geri alma beyanını da göndermesi halinde iki ile-
tinin de çok kısa zaman aralığı ile muhataba ulaşması ve muhatabın bu
iki mesajı birlikte değerlendirmesi sağlanabilir. Burada önemli olan,
icabı içeren elektronik postanın muhatabın elektronik posta kutusuna
ulaşmasından sonra, fakat henüz içeriğini öğrenmesinden önce geri
alma beyanının ona ulaştırılmasıdır.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması372
Web sayfaları üzerindeki iletişim hazır olmayanlar arasında ger-
çekleşen bir iletişimdir. Çünkü tarafların sözleşmeyi müzakere etme-
leri, soru sormaları ve pazarlık yapma gibi imkânları yoktur. Kullanıcı
özelliklerini web sayfasından gördüğü bir ürünü ya sipariş edecek ya
da etmeyecektir.
Ürünlerin internette sunulmasına ilişkin web sayfalarındaki bil-
gilerin icap mı yoksa icaba davet mi olduğu konusunda genel kanaat
icaba davet olduğu yönünde oluşmuştur. Ancak web sayfalarındaki
bilgilerin icaba davet niteliğinde bulunduğunun kesin ve katı şekilde
kabulü yerinde değildir. Somut irade beyanının (web sayfasının) içe-
riği göz önünde bulundurulmaksızın genel bir yaklaşımla web sayfa-
larının bir öneriye davet olduğunun kabulü her şeyden önce irade öz-
gürlüğü ilkesinin göz ardı edilmesi anlamını taşır. Web sayfalarındaki
bilgilerin icaba davet olduğu yönündeki getirilen gerekçe de stokların
takip imkânının mümkün olmadığı ayrıca müşterinin ödeme gücünün
ve kimliğinin de tespitinin mümkün olmadığı ifade edilmiştir. Ancak
stokların elektronik yollarla izlenmesi, takibi son derece kolaydır. Bu-
nun yanında günümüzde seri üretime geçişle beraber seri halde üre-
tilen malların satışına ilişkin pek çok işlemde alıcının kimliği önemini
kaybetmiş bulunmaktadır. Artık ‘ilgili için işlem’ gereğince pek çok sa-
tış yerinde olduğu gibi internette de web sitesi sağlayıcısı için alıcının
kimliği hiçbir önem arz etmemektedir. Bu çerçevede sadece paranın
ödenmesi önem kazanmaktadır ki web sayfalarından yapılan sunum-
larda bu da bir zorluk teşkil etmemekte çoğu kez kredi kartı bilgile-
rinin siparişle beraber verilmesiyle ödemenin yapılması sağlanmak-
tadır. Diğer yandan güven prensibi çerçevesinde irade beyanlarının
yorumunda stokların kontrolü veya karşı tarafın ödeme gücü gibi sub-
jektif kıstasların esas alınmasının ne derece doğru bir yaklaşım olduğu
şüphelidir. Bu sebeplerle malların satışı ile dijital ürünlerin doğrudan
satışına ilişkin web sayfaları arasında bir ayrım yapılması da tama-
men yapay bir farklılık olmuştur. BK.m.7/2 ve BK.m.7/3 hükümle-
rinden yola çıkıldığında ise sözleşmenin kurulmasına imkân sağlayan
web sayfalarının ikinci fıkrada belirtilen tarife veya fiyat listelerinin
yayınlanmasından çok, üçüncü fıkradaki semeni göstererek mal teş-
hirine benzediğini kabul etmek gerektiğini ileri sürmek daha yerinde
olacaktır. Web sayfalarının kesin bir şekilde icap ya da icaba davet ola-
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN373
rak nitelendirilmesinin yapılması, bunun kesin bir şekilde söylenmesi
yerinde değildir. Web sayfalarındaki irade beyanları nitelendirilirken
bir irade beyanının icap mı yoksa icaba davet mi olduğunun bir yorum
meselesi olduğuna ve bunun güven teorisinin ışığında tespit edilmesi
gerektiğine ilişkin temel kuraldan ayrılmak mümkün değildir. Bu nok-
tadan hareketle bu nitelendirme her somut olayda kullanıcının web
sayfasının içeriğine, dürüstlük kuralı ve tüm şartlar çerçevesinde ver-
mesi gereken anlama göre yapılmalı ve o web sayfasının icap mı yoksa
icaba davet mi olduğu bu şekilde tespit edilmelidir.
Web sayfaları üzerinden gerçekleşen iletişim hazır olmayanlar
arasında cereyan ettiğine göre icapta bulunanın icabı ile bağlılık süresi
BK.m.5’e göre değerlendirilecektir. Web sayfasının bir icap teşkil ettiği
durumlarda bu icap, sağlayıcı web sayfasındaki icabı kullanıcılar tara-
fından erişilmeye hazır bulundurduğu müddetçe geçerlidir.
Web sayfası yoluyla yapılan iletişimde de sözleşmenin kurulması
şu şekilde açıklanabilir. Web sayfası olarak gönderilen bir kabul beya-
nı ise sözleşmenin kurulması web sayfasının icap veya icaba davet teş-
kil etmesine göre tespit edilecektir. Nitekim web sayfası icap niteliğin-
deyse kullanıcının kabulünün sağlayıcının bilgisayarına ulaşmasıyla
sözleşme kurulmuş olacaktır. Eğer web sayfası icaba davet niteliğin-
deyse, sağlayıcının kabulünün kullanıcının bilgisayarında kaydedile-
rek ekranda belirmesiyle sözleşme kurulmuş olacaktır.
Web yoluyla yapılan irade beyanları hazır olmayanlar arasında
cereyan ettiğine göre burada icap ve kabul beyanlarının geri alınma-
sı mümkündür. Ancak geri alma imkânı teorik düzeyde kalmaktadır.
Çünkü gerek kabul gerekse icap niteliği taşıyan irade beyanları yapıl-
dıkları anda elektronik iletişimin hızından dolayı hemen karşı tarafın
hâkimiyet alanına öğrenilir şekilde girmektedir. Bu durumun tek istis-
nasını sistem bakımından kıyasen geri alma sayılabilecek siparişin ta-
mamlanmasından önceki son aşamada ‘siparişiniz kesinse tıklayınız’
şeklinde son bir kontrol olanağının alıcıya tanınması oluşturur.
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden gerçekleşen iletişimde kul-
lanıcılar hem kendi metnini muhataba göndermekte hem de muhata-
bın gönderdiği beyanı ekranında görmektedir. Bu iletişim doğrudan
ve eş zamanlı olarak gerçekleşmektedir. Bu nedenle burada hazırlar
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması374
arası bir iletişim söz konusudur. Eş zamanlı bir iletişim kanalı üzerin-
den gönderilen beyanlar muhatabın hâkimiyet alanına ulaşır ulaşmaz
hüküm ve sonuçlarını doğurmaya başlar. Burada önemli olan muhata-
bın bu irade beyanını öğrenme imkânına sahip bulunmasıdır.
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden gönderilen irade beyanla-
rının da genel kural çerçevesinde değerlendirilmesi gerekir. Bu nok-
tada eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden gönderilen bir beyanın
icap olarak değerlendirilebilmesi için normal yollarla yapılan icapta
bulunması gereken unsurları taşıması gerekir. Bu unsurlardan birinin
eksik olması halinde bu beyanın icaba davet olarak nitelendirilmesi
söz konusu olacaktır.
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden yapılan iletişim hazırlar
arasında cereyan etmektedir. Bu anlamda icapta bulunan kabul için
herhangi bir süre tayin etmemişse BK.m.4 hükmüne göre icap derhal
kabul olunmazsa icabı yapan icabı ile bağlı olmaktan kurtulur. Bura-
daki derhal kelimesinden icapta bulunanın muhatabın cevap verebil-
mesi için zaruri olan asgari düşünme süresince bağlı olduğu anlaşıl-
maktadır.
Eş zamanlı iletişim kanalları üzerinden örneğin chat kanalı üze-
rinden veya video konferans şeklinde gerçekleşen iletişim hazırlar ara-
sında cereyan eden bir iletişim olduğu için kabul beyanının muhatap
tarafından anlaşılacak şekilde açıklanmasıyla sözleşme kurulmuş ola-
caktır. İcap ve kabulün geri alınabilmesi ancak hazır olmayanlar ara-
sı irade beyanlarında mümkündür. Hazır olanlar arasında doğrudan
doğruya gerçekleşen irade beyanlarının ise geri alınması ilke olarak
mümkün değildir. Bu bağlamda eş zamanlı iletişim kanalları üzerin-
den gerçekleşen iletişim hazırlar arası sayıldığına göre burada icap ve
kabulün geri alınması olanağı bulunmamaktadır.
TBB Dergisi 2011 (95) Turan ŞAHİN375
KAYNAKLAR
AKINCI, Şahin, Borçlar Hukuku Bilgisi Genel Hükümler, Konya 2000
ALTINIŞIK, Ulvi, Elektronik Sözleşmeler, Ankara 2003
AYAN, Mehmet, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Konya 2007
BOZBEL, SAVAŞ, İnternet Üzerinden Yapılan Hukuki İşlemler, Yargı-
tay Dergisi, C.27, Ocak-Nisan 2001, s.278.
BOZBEL, SAVAŞ, İnternet Üzerinden Yapılan Hukuki İşlemler ve Bu
Konudaki 97/7 Sayılı AB Yönergesi ile Alman ve İsviçre’deki Dü-
zenlemeler, http:// www.hukukcu. com/ bilimsel/ kitaplar/ in-
ternet uze-rindenhukukiişlem.htm
EREN, Fikret, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2003.
ERİŞGİN, Nuri, Standart Yazılım Devrini Amaçlayan Sözleşmelerde
Edimin Konusu Olarak Bilgisayar Programı, AÜHFD.,C.48, S.1- 4,
Y.1999, s.231.
FALCIOĞLU, Mete Özgür, Türk Hukukunda Elektronik Satım Sözleş-
mesi ve Kuruluşu, Ankara 2004
GEZDER, Ümit, Mukayeseli Hukuk Açısından İnternette Aktedilen
Sözleşmelerde Tüketicinin Korunması, İstanbul 2004
İNAL, Emrehan, E-Ticaret Hukukundaki Gelişmeler ve İnternette Söz-
leşmelerin Kurulması, İstanbul 2005
KIRCA, Çiğdem, İnternette Sözleşme Kurulması, Banka ve Ticaret Hu-
kuku Dergisi, C.XX, S.4, Aralık 2000, s.107.
KOCASAKAL H. ÖZDEMİR, Elektronik Sözleşmelerden Doğan
Uyuşmazlıkların Çözümünde Uygulanacak Hukukun ve Yetkili
Mahkemenin Tespiti, İstanbul 2003
OĞUZMAN, M.Kemal/ÖZ, M.Turgut, Borçlar Hukuku Genel Hü -
kümler, İstanbul 2005
ÖZMEN, E. Saba, Telefaks Cihazları (Facsimilie) İle Gönderilen İrade
Beyanlarının Medeni Hukuk ve Usul Hukuku Açısından Sonuçla-
rı, Ankara Barosu Dergisi,1990/1, s.77.
Elektronik Sözleşmelerin Kuruluşuna İlişkin İrade Beyanları ve Bu Beyanların Geri Alınması376
ÖZSUNAY, Ergun, Uluslar arası Çalışmaların ve Bazı Ulusal Düzenle-
melerin Işığında Elektronik Ticaret ve E-Sözleşmelerin Temel So-
runları, Uluslar arası İnternet Hukuku Sempozyumu, Dokuz Eylül
Üniversitesi Yayını, İzmir 2002
REİSOĞLU, Safa, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 2000
SAĞLAM, İpek, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul 2007
SAVAŞ, Abdurrahman, İnternet Ortamında Yapılan Sözleşmeler ve
Bunların Hukuki Sonuçları, Doktora Tezi, Konya 2005
SCHMİDLİN, Bruno, Berner Kommentar, Allgemeine Bestimmungen,
Art.3- 10 OR, Bern 1985
SÖZER, Bülent, Elektronik Sözleşmeler, İstanbul 2002
TEKİNAY, S. Sulhi/
AKMAN, Sermet/
BURCUOĞLU, Haluk/
ALTOP, Atilla, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1988