Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
90TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
GİRİŞ
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu esas itibariyle fikri yaratıcılığın ürünü
olan eseri korur. Eser; sahibinin hususiyetini taşıyan, ilim ve edebiyat,
musiki, güzel sanatlar ve sinema eserleri türlerinden birine dahil olan her
çeşit fikir ve sanat ürünüdür. İnsanın fikri yaratıcılığı sonucu ortaya çıkan
hikaye, roman, şiir, piyes gibi edebi eserler, sözlü ya da sözsüz besteler,
resim, heykel gibi güzel sanat eserleri ile sinema eserleri fikri hakların konu-
sunu oluşturmakta ve bunlara ilişkin haklar eser üzerindeki haklar olarak
anılmaktadır. Bununla birlikte FSEK eser sayılabilecek bir fikri ürüne vücut
vermeyen bazı çalışmaları da koruma altına almış ve bunları eser sahibinin
hakları ile bağlantılı haklar adı altında m. 80-82 arasında düzenlemiştir.
Bir eseri yorumlayıp icra ederek onun değerini ortaya koyan, eseri
yorumlayarak topluma mal olmasını sağlayan icracı sanatçıların; eserin
ilk defa ses veya görüntü tekrarına yarayan vasıtalara kaydederek eserin
toplumda yaygın şekilde dinlenip seyredilmesine imkan sağlayan fonogram
yapımcılarının ve yaptıkları yayınlarla eseri ülke çapında ve hatta sınırlar
ötesinde tanıtan radyo ve televizyon kuruluşlarının haklarının, fikri hukuk
tarafından korunması gerektiği kabul edilmektedir.
1
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda önemli değişiklikler yapan 4630
sayılı Kanun’dan önce, özgün icralar, ses taşıyıcıları ve radyo ve televiz-
yon yayınları üzerindeki hakları ifade etmek üzere komşu haklar deyimi
ESER SAHİBİNİN HAKLARI
İLE
BAĞLANTILI HAKLAR
Ahmet BÜLTER
*
*
Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Anabilim Dalı Medeni
Hukuk Bilim Dalı doktora öğrencisi.
1
FSEK m. 80 vd; Avrupa Birliği’nin 2001/29 Sayılı Bilgi Toplumunda Eser Üzerindeki
Haklara İlişkin Esasların Uyumlaştırılması Hakkındaki Yönergesi m. 3 vd (Yönerge
metni için bkz., http://europa.eu.int/eur-lex/index.html).
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
91TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
kullanılırken, yapılan değişiklikle bunların yanına sinema eserlerinin ilk
tespitini gerçekleştiren film yapımcılarının hakları da eklenmiş ve hepsini
birden ifade etmek üzere eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar kavramı
benimsenmiştir. Kanun bağlantılı hakları, komşu hakları da içeren bir üst
kavram olarak düzenlemiştir (FSEK m. 80/1).
1. BAĞLANTILI HAK KAVRAMI
Eser sahibinin dışında, bir eserin yayınlanması, tanıtılması, oynanması,
çalınması suretiyle eserin kamuoyuna ulaştırılmasına hizmet eden kişiler de
vardır. Eser sahibi çoğu zaman tek başına eserini açıklayamaz, icra edemez.
Bunun için eser sahibi dışındaki araç ve kişilere de ihtiyaç vardır. Eser bu
kişiler sayesinde icra edilmekte ve kamuoyuna sunulmaktadır.
Bağlantılı hak kavramı, bağımlı eser hakkı kavramından farklı nite-
likte bir anlam taşımaktadır. Bağlantılı hak; eserin kamuya açıklanması,
icra edilmesi ile ilgilidir. Günümüzde radyo ve televizyon programları
da eserin kamuoyuna ulaşmasında önemli birer araç niteliği kazanmıştır.
İşte bu şekilde bir eserin kamuoyuna ulaştırılmasında başta icracı sanat-
çılar olmak üzere plak yapımcıları, radyo ve televizyon kuruluşları ve
film yapımcıları gibi kişi ve araçlar gündeme gelmiştir. Bu bakımdan eser
sahibinden başka eserin kamuoyuna ulaşmasını sağlayan söz konusu kişi
ve kuruluşların haklarının koruma altına alınmaması büyük bir haksızlık
yaratmakta, ülkenin fikir ve sanat hayatının gelişmesine engel olmaktadır.
2
Bu nedenlerle eser sahibini haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile bir
eseri özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bir icrayı ya da sesleri
ilk defa tespit eden veya yayınlayan veyahut bir filmi yapan gerçek ya da
tüzel kişilerin sahip oldukları haklar olarak tanımlayabileceğimiz bağlantılı
hakların da korunma altına alınması gerekmektedir.
3
2
Kılıç, Mehmet, “İcracı Sanatçılar ve Hakları”, TBBD 1998/1, s. 595; Yıldırım, Ayça,
A., 4630 Sayılı Kanun Değişikliği ve Gelişmeler Işığında Sinema Eseri ve Sinema Eser
Sahipliği, Hayri Domaniç’e 80. Yaş günü Armağanı, İstanbul 2001, s. 1.
3
ABD ve AB düzenlemelerinde telif hakkı ve bağlantılı haklar fikri mülkiyet huku-
kunun en temel ve birbirinden ayrılmaz yapı taşı olarak ele alınmıştır. Bkz., Mulık,
Kranti, Geopraphical Indications And The Trade Related Property Rights Agreement (Trips);
A Case Study Basmati Rice Exports, Kansas State University 2004, s. 12; Oppenheim,
Charles, The New Directive On Copyright And Related Rights, Learned Publishing vol.
14, no: 3, July 2001 (The New Directive), s. 205-206; Oppenheim, Charles, Legal İssues
Of Concern To The Library And İnformation Sector, Journal Of Information Secience
Volumu 3, 2001 (Library And İnformation Sector), s. 171; Malanczuk, Peter, Akehurst’s
Modern İntroduction To İnternational Law, New York 1997, s. 232.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
92TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
Fikri hukukta bağlantılı hak deyimi, fikir haklarına yakınlık gösteren,
benzer yahut komşu kabul edilen bazı hak konuları düşünülerek yakın bir
geçmişte benimsenmiş ve icracı sanatçıların, plak yapımcılarının, radyo ve
televizyon kuruluşlarının ve film yapımcılarının kendi ürünleri üzerindeki
haklarını ifade etmek üzere kullanılmaktadır.
4
Ülkemizde bugünkü anlamıyla bağlantılı hakların korunmasıyla ilgili
ilk düzenleme 1995 yılında 4110 sayılı Kanun’la FSEK’da yapılan değişiklik-
ler sonucu gerçekleşmiştir. Kanunu’nun 80. maddesinde yapılan değişiklik
ile “Eser sahibinin maddi-manevi haklarına halel getirmemek şartıyla, fikir ve
sanat eserlerini özgün biçimde icra eden, yorumlayan icracı sanatçılarla, bir icrayı
ya da sesleri ilk defa tespit eden ses taşıyıcıları yapımcıları ve radyo-televizyon
kuruluşlarının, eser sahibinin haklarına komşu haklarının bulunduğu” hükme
bağlanmıştır. Kanun’da yapılan düzenlemelerin uygulanması amacıyla
bir de yönetmelik hazırlanmış ve bu yönetmelikte komşu hakkın tanımı,
komşu hak sahibinin yetkileri ve sahip oldukları hakkın sınırları düzen-
lenmiştir.
5
Ancak FSEK’da 4630 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle komşu hak-
lara ilişkin düzenlemeler yeniden ele alınmıştır. Daha önce “komşu haklar”
olarak yapılan nitelendirme, “eser sahibinin hakları ile bağlantılı haklar” ola-
rak değiştirilmiş, “komşu hak” deyimi “bağlantılı haklar” üst başlığı altında
düzenlenmiştir. Böyle bir değişiğin hangi gerekçeyle yapılığı hususu açık
değildir. Esasen “bağlantılı hak”, “komşu hak”, “tali hak” gibi deyimler, eser
sahibinin haklarıyla yakından bağlantısı bulunan hakları ifade etmek için
kullanılan eş anlamlı deyimlerdir.
6
Yabancı hukuk kaynaklarında ve fikri
hukukla ilgili uluslararası sözleşmelerde aynı müesseseyi ifade etmek için
4
Ateş, Mustafa, Fikir ve Sanat Ürünleri Üzerindeki Hakların Kapsamı ve Sınırlandırılması,
Ankara 2003, s. 211 vd; Baygın, Cem, “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na Göre Eser
Sahibinin Hakları ile Bağlantılı Haklar”, AÜEHFD, Erzincan 2001, C. V (Baygın
Bağlantılı Haklar), s. 297 vd; Beşiroğlu, Akın, Düşünce Ürünleri Üzerinde Haklar,
Fikir Hukuku, C. I, Ankara 2002, s. 283; Can, Mustafa, Erdem, “Radyo ve Televizyon
Yayınları Üzerindeki Fikri Haklar”, AÜHFD 1999, C. 48, s. 319 vd; DPT Sekizinci Beş
Yıllık Kalkınma Planı, Fikri Haklar Özel İhtisas Komisyonu Raporu, Ankara 2000, s. 36
vd; Erel, Şafak N., Komşu Haklar ve Sahipleri, FİSAUM Konferanslar Dizisi I, Ankara
1998 (Erel, Komşu Haklar), s. 55.
5
Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği (KHY) RG, 16.11.1997/32172
m. 4: “Komşu hak: Eser sahibinin haklarına zarar vermeden ve onun rızası ile eseri
özgün biçimde icra eden veya icrasına katılan, bu icrayı ya da sesleri ilk defa tespit
eden, yayınlayan gerçek ya da tüzel kişilerin münhasıran sahip oldukları; icrayı
tespit etme, çoğaltma, kiralama, telli-telsiz her türlü araçla yayınlama ve kamuya
açık yerlerde temsil suretiyle bundan faydalanma haklarıdır.”
6
Ateş, s. 212; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 298.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
93TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
her iki kavram da kullanılmaktadır.
7
Bu kavramlar yabancı hukuk sistem-
lerinde diğerinin alt kategorisini oluşturacak şekilde kullanılmamıştır. Bu
nedenle FSEK’da “bağlantılı hak” ve “komşu hak” deyimlerinin kullanılması
isabetli olmamıştır. 4630 sayılı Kanun’la getirilen yeni düzenleme sadece
terminoloji değişikliğinden ibaret değildir. Ayrıca bağlantılı hakların ih-
lali halinde hak sahibini koruma yollarına açıklık getirilmiş, bu hakların
ihlaline karşı ağır cezai müeyyideler getirilmiştir.
8
Bu hükmüyle FSEK,
Türkiye’nin uluslararası anlaşmalardan doğan yükümlülüklerini yerine
getirmesini sağlamıştır.
9
2. BAĞLANTILI HAKLARIN HUKUKİ MAHİYETİ
Türk Hukuk Düzeni eser sayılabilecek niteliğe sahip olmasa bile,
sarf edilen emeğin korunması konusunda özen göstermiş ve başkalarınca
meydana getirilen bir eseri yorumlayarak onun değerini ortaya koyan, o
eserin daha iyi takdim ve tanıtılmasına kendi özgün çabalarıyla katkıda
bulunan kimselere de, eser sahibinin hak ve menfaatlerine benzer bazı hak
ve yetkiler tanımıştır.
10
Bağlantılı haklar olarak nitelendirilen bu yetkiler,
sadece icra edenlere değil, ayrıca yapılan icraların toplum içinde daha çok
tanınmasına, dinlenip seyredilmesine vesile olacak, ses ve görüntü kayıt
ve tekrarına yarayan araç ve gereçleri imal eden yapımcılara ve yaptıkları
yayınlarla eserlerin geniş kitleler tarafından tanınmasını sağlayan radyo
ve televizyon kuruluşlarına da tanınmış bulunmaktadır.
11
İcracıların yapımcıların ve radyo ve televizyon yayını yapan kuruluş-
ların faaliyetleri sonucunda ortaya çıkan ürünler, fikri hukuk anlamında
eser sayılmadıkları için,
12
bunlar üzerinde tanına yetkiler fikri hak yerine,
7
O Oppenheim (The New Directive) s. 205-206; Mulik, s. 12; Ateş s. 212: Alman FSEK
Almanca metninde “akraba haklar”, İngilizce metninde “bağlı haklar”; Avusturya
FSEK’da “bağlantılı haklar”; İtalyan hukukunda “bağlantılı haklar”; Fransız huku-
kunda “komşu haklar”; Avrupa Birliği mevzuatında “bağlantılı haklar” ifadeleri
kullanılmaktadır.
8
FSEK m. 80 son fıkra: “Bağlantılı hak sahiplerinin haklarına tecavüz edenler hak-
kında iki yıldan dört yıla kadar hapis ve on milyar liradan elli milyar liraya kadar
ağır para cezasına hükmolunur.”
9
Arıkan, A., Saadet, Fikri Haklar Bağlamında Komşu Haklar ve Türkiye, İbid., 1996 C. 70,
s. 175; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 298.
10
Erel, Şafak, N., Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1998 (Erel, FSH) s. 163 vd; Ateş
s. 200; Beşiroğlu s. 283-284.
11
Arıkan, s. 167-168; Ateş, s. 200; Sarmaşık, Jale, Radyo ve Televizyon Yayıncılığında Eser
Kavramı, http://www.hukukcu.com/bilimsel/makale/eser_haklari (11.02.2005).
12
Ateş, s. 200; Arıkan, s. 168; Beşiroğlu, s. 287; Erel, FSH s. 163; Tekinalp, Ünal,
Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 1999, s. 255; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 299;
Kılıç, s. 594; Kınacıoğlu, Naci, Sinema Eserleri ve Bunlarda Eser Sahipliği, http://
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
94TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
bağlantılı haklar, komşu haklar, ilgili haklar gibi kavramlarla ifade edil-
mektedir. Bu haklar tam anlamıyla eser olarak nitelendirilemeyecek bir
fikri emek üzerinde tanınmış iseler de, bu fikri emeğin mevcut bir esere
bağlı olarak sarf edilmiş olmasından dolayı, eserden tamamıyla bağımsız
olarak düşünülemeyecekleri açıktır.
13
Zira bağlantılı hakkın konusu olan
fikri çabanın mevcut bir esere tahsisi söz konusudur. Bağlantı hakkın do-
ğumu için önceden bir eserin mevcut olması gerekmektedir. Mevcut bir
eser üzerinde yapılan çalışma yeni bir eser niteliği taşıyorsa, bunu belki bir
“işlenme”
14
kabul etmek gerekeceğinden, bu eser üzerinde bağlantılı haktan
değil, fikri haktan söz etmek gerekir.
15
Bağlantılı hak sahibinin fonksiyonu,
yeni bir eserin meydana getirilmesi değil, mevcut bir eserin tanıtılması,
üçüncü kişilere aktarılmasıdır. Bağlantılı hak kavramıyla himaye altına
alınan, bu özgün nitelikteki çaba ve faaliyetlerdir.
3. BAĞLANTILI HAKLARIN TÜRLERİ VE İÇERDİĞİ HAKLAR
I. Genel Olarak
4630 sayılı Kanun’la getirilen düzenlemeye göre, eser sahibinin hak-
larıyla bağlantılı haklar “eser sahibinin haklarına komşu haklar” ve “film ya-
pımcılarının haklarından” oluşmaktadır (FSEK m. 80/1-2). Kanun bağlantılı
hakkın bir türü olarak düzenlediği komşu hakları da kendi içerisinde; icracı
sanatçıların hakları, fonogram yapımcılarının hakları ve radyo-televizyon
kuruluşlarının hakları şeklinde üç kategoriye ayırmaktadır (FSEK m. 80/1,
A, B, C). Bağlantılı haklar konusundaki bu çalışmamızda Kanun’un siste-
matiğine göre önce komşu haklar, sonra da film yapımcılarının hakları ele
alınacaktır.
II. Komşu Haklar ve Komşu Hak Sahipleri
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 80. maddesinin 1. bendinde “Eser
sahibinin manevi ve mali haklarına zarar vermemek kaydıyla ve eser sahibinin
www.ilesam.org.tr (09.05.2003); Kılıç, Bilge, Fikri Haklar Bakımından “Eser” Kavramı,
ttp://www.hukukcu.com/bilimsel/kitaplar/eser_kavrami.htm#_ftnref26
13
Ateş, s. 201; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 299; Sarmaşık, s. 4.
14
İşlenme, mevcut bir fikir veya sanat ürününden faydalanılarak meydana getirilen,
fakat tamamıyla asıl eserden bağımsız olmayan, işleyenin de hususiyetini taşıyan fikir
ve sanat ürünleridir. FSEK m. 1/b: “İşlenme eser: Diğer bir eserden istifade suretiyle
vücuda getirilip de bu esere nispetle müstakil olmayan ve işleyenin hususiyetini
taşıyan fikir ve sanat mahsullerini ifade eder.”
15
Öztan, Fırat, Bağımlı Eser, Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003, s. 529; Küçük, Eşref,
“Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Çeviri Eserler”, TBBD, S. 1998/1 Yıl: 11, s. 612.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
95TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
izniyle bir eseri özgün bir biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan
ve çeşitli biçimlerde icra eden sanatçıların, bir icra ürünü olan veya sair sesleri
ilk defa tespit eden fonogram yapımcıları ile radyo-televizyon kuruluşlarının aşa-
ğıda belirtilen komşu hakları vardır” denildikten sonra, A, B, C bentlerinde
komşu hak sahipleri ve bunların sahip olduğu haklar düzenlenmiştir. Söz
konusu düzenlemeye göre icracı sanatçılar, fonogram yapımcıları ve rad-
yo-televizyon kuruluşları olmak üzere üç tür komşu hak sahipliğinden
söz edilebilir.
16
A. İcracı Sanatçılar ve Hakları
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu m. 80/1 hükmü bir fikir ve sanat
eserini özgün biçimde yorumlayan, tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve
çeşitli biçimlerde icra eden kişileri sanatçı olarak nitelendirmektedir. Eser
Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği’nin 4/b maddesinde icracı
sanatçılar; sanat eserleri ile folklor eserlerini özgün biçimde yorumlayan,
tanıtan, anlatan, söyleyen, çalan ve çeşitli biçimlerde icra eden oyuncular,
ses sanatçıları, müzisyenler, dansçılar vb. diğer kişiler şeklinde tanımlan-
mışlardır. Bu bağlamda icracı sanatçılar; piyano, keman, viyola, flüt, davul,
saz, mandolin gibi müzik aletlerini çalanlar; şarkıcılar, sahne oyuncuları;
dansçılar, orkestra şefleri; tonmeisterler; tiyatro yönetmenleri; sinema ve
tiyatro dekorcuları, şiir ve hikaye okuyanlar gibi eserin özgün biçimde
icrasında katkı ve rol sahibi olan kimselerdir.
17
Eser sahibi ile icracı sanatçı arasındaki fark; eser sahibinin eseri mey-
dana getirmesi, icracı sanatçının ise var olan bir eseri seslendirmesi, sah-
nelemesi, oynaması, okuması yani yorumlamasıdır.
18
İcracı da yorumu ile
yaratıcı olduğundan sanatçıdır.
19
Bu nedenle sadece tekniği uygulayanlar,
sözgelimi ses düzeni kuranlar, haberi aktaran spikerler icracı sanatçı sa-
yılmazlar.
İcracı sanatçı bir bakıma eser sahibi ile eserden yararlanacak kişiler
arasında bir tür aracılık görevi yapmakta ve sarf ettiği fikri çalışma ile
eserin yaratılmasına değil, fakat yayılmasına hizmet etmektedir.
20
Orta-
ya koyulan icra sanatsal açıdan ne kadar büyük bir değer taşırsa taşısın,
16
Göknil, Recep, İnternet ve Hukuk, http://superonline.com/hukuk (09.05.2003); Sar-
maşık, s. 5.
17
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 300; Tekinalp, s. 256.
18
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 300; Erel, Komşu Haklar, s. 56-57; Kılıç, s. 597; Erel, FSH s.
165; Tekinalp, s. 256.
19
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 300; Sarmaşık, s. 5.
20
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 301; Ateş, s. 214-215.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
96TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
icracının faaliyeti gerçekte eser sahibinin duygu ve düşüncelerini ifade
eden bir vasıtadan ibarettir. Bazı hallerde eser icracı sanatçının kimliği ile
özdeşleşebilir ve eser sahibinden çok icracıyla anılabilir. Buna rağmen ne
icrayı eser saymak ne de icracıyı eser sahibi kabul etmek mümkündür.
21
Bazen eserin sahibi yarattığı eseri yine kendisi icra edebilir. Bu takdirde
eser sahibi sıfatıyla zaten korunduğu için, icracı sanatçı olarak ayrıca ko-
runmaya ihtiyacı yoktur.
İcracı sanatçıların hakları, eser sahibinin hakları gibi manevi ve mali ol-
mak üzere iki tür yetkiden oluşmaktadır. Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun
4630 sayılı Kanun’la değişik 80. maddesi “İcracı sanatçılar, mali haklardan
bağımsız olarak ve bu hakları devretmelerinden sonra dahi, tespit edilmiş icraları
ile ilgili olarak uygulama şartlarının gerektirdiği durumlar hariç, icralarının sahibi
olarak tanıtılmalarını ve icralarının kendi itibarlarını zedeleyebilecek şekilde tahrif
edilmesi ve bozulmasının önlenmesini talep etme hakkına sahiptirler” şeklinde
bir düzenleme getirmiştir. Kanun böylece manevi nitelikli haklardan “adın
belirtilmesini talep” ve “icranın bütünlüğünün korunması“ gibi önemli iki hakka
yer vermiş bulunmaktadır. O halde hukukumuza göre icracı sanatçılar, ses
kaydedici ortamlara tespit yapılan icraları ile ilgili olarak icranın sahibi ola-
rak tanıtılmalarını istemek ve kendi itibarlarını zedeleyecek şekilde icraların
tahrifini önlemek hakkına sahip olacaklardır.
22
Eser sahipliğinde olduğu
gibi icracının da yaptığı icralarda adının belirtilmemesi, onun manevi hak-
larına tecavüz teşkil eder. Aynı şekilde bir icracı sanatçıya ait icranın, başka
bir kişi tarafından, onun özgün icrasının tahrifi anlamına gelecek şekilde
yorumlanması, icracı sanatçının manevi haklarına saldırı oluşturur.
23
İcracı sanatçıların manevi hakları, mali haklarından bağımsızdır. Mali
hakları devretmiş olsa bile, icracı sanatçının devrettiği icra üzerinde adının
belirtilmesini istemesi ve icranın tahrifine karşı koyması mümkündür. An-
cak icracı sanatçı itibarını zedelemeyecek düzeydeki değişikliklere engel
olamaz. Ayrıca FSEK’nin 80/A-1 maddesi uyarınca “uygulama şartlarının
gerektirdiği durumlarda” icracı sanatçının adının belirtilmemesi mümkün
olduğu gibi, icrada bazı değişikliklerin yapılması da mümkündür. Özellikle
bir eserin birden çok sanatçının müştereken icrası ile gerçekleştiği durum-
larda, icracı sanatçıların tümünün adı nın zikredilmesi çeşitli zorluklara
neden olabilir.
4630 sayılı Kanun manevi haklar yanında, icracı sanatçılar için mali
hakları da tanımıştır. Buna göre bir eser sahibinin izniyle icracı sanatçı “bu
21
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 301; Ateş, s. 220.
22
Ateş, s. 217; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 308; Erel, FSH s. 169.
23
Kılıç, s. 600-602; Ateş, s. 217.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
97TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
icranın tespit edilmesine, bu tespitin çoğaltılmasına, satılmasına, dağıtılmasına,
kiralanmasına ve ödünç verilmesine, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan
araçlarla umuma iletimine ve yeniden iletimine ve temsiline izin verme veya ya-
saklama hususunda münhasıran hak sahibidir” (FSEK m. 80/A-2). İcracı sanatçı
ayrıca “yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış tespit
edilmiş icralarının, aslı veya çoğaltılmış nüshalarının satış yoluyla veya diğer yol-
larla dağıtılması hususunda izin verme veya yasaklama hakkına sahiptir” (FSEK
m. 80/A-3). Kanun icracı sanatçılara bunun yanında, icralarını elektronik
ticaret yoluyla satma, satışa sunma ve dijital ortamlarda üçüncü kişilerin
erişimine sunmak suretiyle umuma iletilmesine izin verme veya yasak-
lama hakkı tanımıştır (FSEK m. 80/A-4). Sonuç olarak FSEK 80. maddesi
ile komşu hak sahibi olan icracı sanatçıların mali haklarını; icranın temsil
edilmesi (canlı icra), icranın tespiti (ses veya görüntü nakline yarayan araç-
lara kaydedilmesi), tespitin çoğaltılması, yayılması (dağıtılması, satılması),
kiralanması veya ödünç verilmesi, ses, işaret ve/veya görüntü nakline ya-
rayan vasıtalarla topluma iletilmesi veya yeniden yayım yoluyla iletilmesi,
yurt içinde satışı veya diğer yollarla tedavüle konulması, elektronik ticaret
yoluyla satışı, satışa sunulması ve dijital ortamlarda gerçek kişilerin emrine
sunulması şeklinde sıralayabilmek mümkündür.
İcracı sanatçılar icra üzerindeki mali haklarını bizzat kullanacakları
gibi başkalarına da devredebilirler. Ayrıca icracı sanatçı, eser sahibi de
olmak üzere üçüncü kişileri mali hakları izni olmadan kullanmaktan men
edebilir. Kanun’a göre icracı sanatçılar kendilerine tanınmış olan bu hak-
ları, uygun bir bedel mukabilinde yapımcıya devredebilirler. Bu hakların
kullanılabilmesi için icracı sanatçının vereceği iznin yazılı olması gerekir
(FSEK m. 80/V) ve devredilen hakların sözleşmede açıkça gösterilmesi
zorunludur (FSEK m. 52). Eser tek bir sanatçı tarafından icra edilmişse,
eser sahibinin hakları saklı kalmak şartıyla, mali hakların kullanılması
için icracının yazılı izni gerekir. Eserin icrası birden fazla şahsın sanatsal
faaliyetiyle gerçekleşmesi halinde, bu kişiler komşu haklara birlikte sahip
olurlar.
24
İcracı sanatçılar, hakların kullanımı konusunda içlerinden birini
yetkili kılmadıkça kural olarak birlikte hareket etmek zorundadırlar. İcranın
bir orkestra, koro veya tiyatro grubu tarafından gerçekleştirilmesi halinde,
orkestra veya koroda yalnız şefin, tiyatro grubunda ise yalnız yönetmenin
izni yeterlidir (FSEK m. 80/A-6). Şayet icra bir müteşebbisin girişimi ile
ve bir sözleşmenin ifası kapsamında gerçekleştirilmiş ise, müteşebbisin
de izninin alınması gereklidir (FSEK m. 80/A-7). Şefin ve müteşebbisin
izin verme yetkisi doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır. Topluluğa
dahil sanatçılar, kural olarak şefin tasarrufuna karşı koyamazlar. Ancak
24
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 305; Ateş, s. 222.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
98TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
icranın tespiti ve yayını icracı sanatçının manevi haklarına tecavüz teşkil
ediyorsa, bu takdirde bunu men edebilme ve tazminat isteyebilme yetkisi
tanınmıştır.
25
FSEK’nin icracı sanatçılarla ilgili hükümleri Türkiye Cumhuriyeti va-
tandaşı olan icracı sanatçılara uygulanır (FSEK m. 82/1-1). Türk vatandaşı
olan icracı sanatçıların gerek yurt içinde gerekse yurt dışındaki icraları
FSEK’nun icracı sanatçılara ilişkin hükümlere tabidir. Ayrıca FSEK’nin
82/1-1 maddesi de icracı sanatçıların vatandaşlığı ne olursa olsun Türkiye
sınırları içinde gerçekleşen icralara da FSEK’nin icracı sanatçılara ilişkin
hükümlerinin uygulanacağını belirtmiştir.
B. Fonogram Yapımcısı ve Hakları
Komşu hak sahiplerini ikinci kategorisini fonogram yapımcıları teşkil
etmektedir. FSEK’ya 4630 sayılı Kanun’la eklenen m. 1/B hükmü fonogramı,
“Sinema eseri gibi görsel-işitsel eserler içindeki ses tespitleri hariç olmak üzere,
bir icrada yer alan seslerin veya diğer seslerin veya ses temsillerinin tespit edildiği
ses taşıyıcısı fizikî ortamı” şeklinde tanımlamaktadır. Fonogram yapımcısı
ise kanunda açıkça tanımlanmamıştır, FSEK 80/B maddesinde “bir icra
ürünü olan veya sair sesleri ilk defa tespit eden fonogram yapımcısından” söz
edilmektedir. Bu ifadeden hareketle fonogram yapımcısını, bir icrayı veya
diğer sesleri ilk defa tespit eden, gerçek veya tüzel kişi olarak tanımlaya-
bilmek mümkündür.
26
Fonogram yapımcısını, komşu hak olarak hukuken
korunması mümkün sesleri kayıt ve tespit ederek, bu tespiti sonradan
tekrar edilebilecek şekilde ticari dolaşıma koymaya yarayan plak, teyp ve
video kaseti veya cd gibi vasıtaları imal eden, üreten kimse olarak anlamak
gerekir.
27
Tespit kavramı sadece seslerin değil, görüntülerin de tespitini
içerecek şekilde geniş anlaşılmalıdır. Tespit edilen vasıtanın önemi yoktur.
Önemli olan tespitlerin anlaşılabilecek, tekrar edilebilecek, çoğaltılabilecek
ve nakledilebilecek şekilde bir vasıtaya kaydedilmesidir.
Fonogram yapımcısın hakları, hukuki niteliği itibariyle eserin veya
icrasının korunması mahiyetinde olmayıp, eser veya icranın tespiti yapılan
vasıtalar ile bunları imal eden şahsın menfaatlerinin korunmasıdırç.
28
Bura-
25
Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 306; Tekinalp, s. 263; Piroğlu, Ünsal, Eserden Doğan Manevi
Haklar Tazminatı ve Kişilik Haklarıyla İlişkisi, Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003,
s. 569-573.
26
Tekinalp, s. 311; Ateş, s. 223; Sarmaşık, s. 6.
27
Erel, FSH, s. 174, Ateş, s. 224.
28
Erel, FSH, s. 175; Ateş, s. 225.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
99TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
daki koruma, mutlak olarak mevcut bir ses kaydının korunması niteliğinde
olmayıp, bir sesin ilk defa tespitinin korunmasıdır. Eser ve icraların korun-
ması için gerekli olan özgünlük unsuru, yapımcının haklarının korunması
yönünden bulunması gereken bir şart değildir. Zira yapımcının haklarının
koruma konusunu endüstriyel-teknik ürünler oluşturmaktadır.
29
Yapımcıya eser sahibi ve icracı sanatçılardan farklı olarak, ürettiği
fonogram üzerinde manevi hak tanınmamıştır. Ancak fonogram yapımcı-
sının özellikle adın belirtilmesini isteme yetkisinden yararlanması yerinde
olurdu. Nitekim aksi durum yapımcının mali haklarına zarar verebilir. Ya-
pımcının mali hakları, eser sahibinin haklarına paralel olarak düzenlenmiş-
tir. FSEK’nin 4630 sayılı Kanun’la değişik 80/B maddesine göre fonogram
yapımcısı, tespitin; doğrudan veya dolaylı olarak çoğaltılması, her türlü
yöntemle dağıtılması ve satılması, kiralanması ve ödünç verilmesi, işaret,
ses ve/veya görüntü nakline yarayan vasıtalarla kamuya iletimi ve yeniden
iletimi, yurt içinde henüz satışa çıkmamış veya başka yollarla dağıtılmamış
tespitlerin aslını veya kopyalarının satış ve diğer yollarla dağıtılması, telli
veya telsiz araçlarla veya diğer yöntemlerle kamuya iletilmesi, internet
ortamından kamuya iletilmesi konularında yetki sahibidir. Yapımcı ken-
disine tanınmış bulunan hakların kullanılmasını bir bedel karşılığında bir
başkasına devredebilir. Yapımcının bir icrayı tespit edebilmesi, tespiti ço-
ğaltabilmesi, radyo ve televizyonda yayınlayabilmesi ve diğer tasarruflara
konu edebilmesi için, icracı sanatçının iznini alması gerekmektedir.
30
İcracı,
eser sahibinden icra yetkisi dışında eserin tespiti, çoğaltılması, yayılması ve
temsili için yetki almışsa; yapımcının eser sahibinden ayrıca yetki almasına
gerek yoktur.
31
Aksi takdirde icracı yalnızca icra için yetki almışsa, yapımcı
eser sahibinden tespit, yayma, çoğaltma ve sair surette kamuya sunma için
yetki almak zorunda kalacaktır. Yapımcı izni ne maksatla almışsa, yalnızca
onun için kullanabilir. Bu iznin yazılı olması ve hangi hakların kapsadığının
ayrı ayrı belirtilmesi gerekmektedir. Ayrıca FSEK m. 52 gereğince komşu
hakkın devrine ilişkin sözleşmelerin de yazılı olması ve devredilen hak
konularının tek tek gösterilmesi zorunludur.
FSEK m. 82/2-1 uyarınca yapımcıları Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı
olan fonogramlar ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan fonog-
ramlara FSEK’nin konuya ilişkin 80-82. maddeleri uygulanır.
29
Ateş, s. 225.
30
Kılıçoğlu, Ahmet, “Fikri Haklar Alanında 5101 Sayılı Kanun’la Getirilen Yenilikler”,
TBBD, S. 55, Kasım-Aralık 2004 (Kılıçoğlu, 5101 Sayılı Kanun’la Getirilen Yenilikler),
s. 67.
31
Ateş, s. 229.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
100TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
C. Radyo ve Televizyon Kuruluşlarının Hakları
Radyo-televizyon kuruluşları da komşu hak sahibidir. Radyo ve televiz-
yon kuruluşlarının ürünü olan yayınların, diğer kişi ve kuruluşlar tarafından
yetkisiz olarak kullanımın engelleyecek önlemler, uluslar arası alanda ilk
olarak Televizyon Yayınlarının Korunmasına Dair Avrupa Sözleşmesi’nde
32
ele alınmıştır. Bizde ise 1982 Anayasası’nın 133. maddesinin 1993 tarih ve
3913 sayılı Kanun’la değiştirilmesinden önce, Türkiye’de radyo-televizyon
kuruluşlarının ancak devlet tarafından kurulabileceği hükme bağlanmıştı.
Söz konusu değişiklikten sonra radyo ve televizyon istasyonları kurulması
ve işletilmesinin kanunla düzenlenecek şartlar çerçevesinde serbest olduğu
kabul edilmiş ve ardında da 1994 tarih ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyon
Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun yürürlüğe konmuştur. Günümüzde
kamu tüzel kişisi niteliğindeki TRT kurumundan başka, 3984 sayılı Kanun
hükümleri çerçevesinde kurulan bir çok özel radyo ve televizyon kuruluşu
mevcuttur. Söz konusu Kanun’un 29. maddesine göre özel radyo ve tele-
vizyon kuruluşları sadece anonim şirket olarak kurulabilir ve aynı şirket
ancak bir radyo ve televizyon işletmesinin sahibi olabilir.
Radyo ve televizyon kuruluşlarının FSEK’da korunan haklarını ko-
nusunu yayınlar oluşturur. Yayın kuruluşlarının komşu haklarına konu
olabilecek ürünler ya bir eser, ya bir eserin icrası ya da bir eserin ya da
icranın yapımcı tarafından yapılan tespitidir.
33
Ürünün niteliği ne olursa
olsun yayın kuruluşlarını komşu hakkına konu ürünlerin tümüne yayın
denilmektedir. FSEK’da yayına ilişkin bir tanım yer almamıştır. Roma Söz-
leşmesi’nde
34
radyo ve televizyon yayını “seslerin ya da resim veya seslerin
kamunun yararlanacağı şekilde radyo dalgalarıyla yayını” şeklinde tanımlan-
maktadır.
35
WIPO İcralar ve Fonogramlar Anlaşması’nda
36
ise “seslerin ya
da ses ve görüntülerin yahut bunların temsillerinin izlenmesi amacıyla telsiz
olarak umuma iletilmesi, söz konusu iletimin uydu aracılığıyla yapılması ve ya-
yın kuruluşunca müsaade edilen şifre çözücü araçlarla alınmak üzere sinyallerin
şifreli iletimi” yayın olarak tanımlanmaktadır.
37
Bir programın yayın olarak
nitelendirilmesi ve hukuki korumadan yararlanabilmesi için özgün olması
gerekmez. Buradaki yayın kavramını FSEK m. 25’te bulunan eserin radyo
32
RG, T. 08.08.1975 S. 15320.
33
Ateş, s. 229; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 317.
34
18 Mayıs 1964’te yürürlüğe giren Roma Sözleşmesi’ne Türkiye’nin katılımı 7 Temmuz
1995 Tarih ve 4116 sayılı Kanun’la olmuştur.
35
Ateş, s. 229; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 317; Arıkan, s. 170 vd.
36
ETKK Hukuk Çalışma Grubu Raporu Fikri Ve Sınai Mülkiyet Hakları: http://www.e-
devlet.gov.tr (09.05.2003).
37
Ateş, s. 230; Baygın, Bağlantılı Haklar, s. 317.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
101TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
ve televizyonda yayın yoluyla iletiminden ayırt etmek gerekir. FSEK m. 25’te
düzenlenen yayım hakkının konusu her halde bir eser veya eserin işlenmesi
olmak durumundadır.
38
Komşu haklara konu olan yayının ise eser niteliğinde
olma zorunluluğu yoktur. Bir program aynı zamanda eser niteliği taşıyorsa,
ayrıca FSEK m. 25 ve 80 hükümleri birlikte uygulanarak korunabilir.
39
Radyo ve televizyon kuruluşlarının komşu hak sahipliği çeşitli biçim-
lerde ortaya çıkabilmektedir. Bunların ilki yayın kuruluşlarının tüzel kişi
olarak istihdam ettikleri eserin mali hak sahipliği sıfatıyla bu eserin icra ve
temsillerini yayınlama şeklindedir. Böyle durumlarda eser ve yayın sahibi
olarak yayın kuruluşunu kabul etmek gerekir.
40
Bunun yanında yayın ku-
ruluşları eserin yayım hakkını asıl eser sahibinden devralarak yayınlamak
veya icracı sanatçıyla yaptıkları sözleşme çerçevesinde icrayı doğrudan
doğruya veya tespitini yaptıktan sonra yayınlamak, yapımcıyla yaptıkları
anlaşma dahilinde onun tarafından yapılan tespitten istifade ederek yayın
yapmak gibi hallerde radyo-televizyon kuruluşunun komşu hak sahipliğin-
den söz edilebilir.
41
FSEK hükümleri uyarınca radyo-televizyon kuruluşları
tüzel kişi olarak, organları veya işveren ya da tayin eden olarak istihdam
ettikleri kişiler tarafından meydana getirilen eserler, icralar ve tespitler ile
üçüncü kişi durumundaki eser sahipleri, icracı sanatçılar ve yapımcılardan
yayın hakkını bir sözleşme ile devraldıkları programlar üzerinde; yayın-
ların tespit edilmesi, bu tespitlerin çoğaltılması, telli-telsiz her türlü araçla
yeniden yayınlanması, giriş ücrete tabi yerlerde gösterilmesine izin verme
ve yasaklama konusunda yetkilere sahiptirler (FSEK m. 80/C).
Merkezleri Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan radyo-tele-
vizyon kuruluşlarının yayınlarına, yayının icra ya da kayda alınma yeri
isterse Türkiye dışında bulunsun, FSEK’nin radyo-televizyon yayınlarıyla
ilgili hükümleri uygulanır (FSEK m. 82/3-1).
III. Film Yapımcısı ve Hakları
FSEK’nin 4630 sayılı Kanun’la değişik 80. maddesi, Avrupa Birliği’nin
92/100 ECC sayılı direktifi doğrultusunda
42
film yapımcıları da eser sahi-
38
Tekinalp, s. 267; Erel, FSH, s. 180.
39
Tekinalp, s. 267; Ateş, s. 230.
40
Tekinalp, s. 268; Ateş, s. 230; Sarmaşık, s. 9.
41
Erel, FSH, s. 180; Ateş, s. 231; Baygın, Cem, Fikri Hukukta Yaratıcı Eser Sahibi ve Eser
Üzerindeki Hakları Kanunen Kullanmaya Yetkili Sayılan Kişiler, Ömer Teoman’a 55. Yaş
günü Armağanı, İstanbul 2002 (Baygın, Eser Sahibi), s. 148 vd.
42
Kılıçoğlu, Ahmet, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Yapılan Son Değişiklikler ve Eleş-
tirisi, FİSAUM Konferanslar Dizisi I, Ankara 1998 (Kılıçoğlu, FSEK Değişiklikler), s.
5; Arıkan s. 181.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
102TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
binin hakları ile bağlantılı hak sahipleri arasına alınmıştır. Film yapımcısı
deyimi Kanun’da tanımlanmamıştır. Kanun’daki düzenlemeye kaynak teş-
kil eden 92/100 sayılı AB Direktifi’nde de film yapımcısın tanımı yoktur.
43
Buna karşılık FSEK m. 80/2 “filmlerin ilk tespitini yapan film yapımcısından”
bahsetmektedir. Bu hükümden hareketle sesli olup olmamasına bakılmak-
sızın, görüntüleri anlaşılabilecek, çoğaltılabilecek veya iletilebilecek şekilde
bir araca ilk kez kaydeden gerçek veya tüzel kişiyi film yapımcısı olarak
tanımlayabilmek mümkündür. Kanun film yapımcısından söz ederken tes-
piti ilk kez yapan kişiye vurgu yapmaktadır. Bu nedenle daha önce tespiti
yapılan bir görüntünün çoğaltılması, kopyalanması, bu anlamda bir ilk
tespit değildir ve bu kopyalamayı yapan da film yapımcısı sayılamaz. Tespit
yapma ifadesinden belli bir organizasyonu gerektiren filmlerde kamera-
man ve teknik elemanları tespit yaptıkları için film yapımcısı olarak kabul
etmek doğru bir yaklaşım olmaz.
44
Bu anlamda yapımcı, filmin meydana
getirilmesi için gerekli organizasyonu sağlayan, ekonomik riski üstlenen ve
işin mali ve akdi sorumluluğunun altına giren gerçek ya da tüzel kişidir.
45
Buna göre “bir sinema eserinde, olağan şekilde adı bulunan gerçek veya tüzel kişi
aksine bir kanıt bulunmadıkça filmin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcı olarak
kabul edilir” (FSEK m. 80/III).
Film yapımcısı statüsü itibariyle fonogram yapımcısına benzemektedir.
Film yapımcısı ile fonogram yapımcısı arasındaki en önemli fark; fonag-
ram yapımcısının seslerin, film yapımcısının ise görüntülerin tespitini ilk
kez gerçekleştiren kişi olmalarıdır. Kanun koyucu her ikisinde de yapılan
yatırımı korumayı amaçlamaktadır. Film yapımcısının haklarının koruma
konusunu endüstriyel-teknik ürünler oluşturmakta, yapımcıyı emek, za-
man ve para harcayarak tespitini yaptığı görüntülerin başkaları tarafından
kopyalanması suretiyle menfaat etmelerine karşı korumaktadır.
46
Film yapımcısının hakları FSEK m. 80/2’de düzenlenmiştir. Bu çerçeve-
de fonogram yapımcısı gibi film yapımcısının da bir eseri veya icrayı tespit
edebilmesi için eser sahibi veya icracı sanatçının iznini alması gerekir. İzin
alınmaksızın yapılan tespitler üzerinde m. 80/2’de bulunan yapımcı hak-
ları kullanılamaz. FSEK’nin 4630 sayılı Kanun ile değişik 80/2. maddesine
göre film yapımcısı, yapılan tespitin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak
çoğaltılması, her türlü yöntemle dağıtılması ve satılması, kiralanması ve
kamuya ödünç verilmesi, işaret, ses ve/veya görüntü nakline yarayan vası-
43
Arıkan, s. 180 vd.
44
Arıkan, s. 181; Ateş, s. 234.
45
Arıkan, s. 181; Ateş, s. 234.
46
Ateş, s. 235; Tekinalp, s. 264.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
103TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
talarla kamuya iletimi ve yeniden iletimi, yurt içinde henüz satışa çıkmamış
veya başka yollarla dağıtılmamış tespitlerin aslının veya kopyalarının satış
veya diğer yollarla dağıtılması, telli veya telsiz araçlarla veya diğer yön-
temlerle kamuya iletilmesi, elektronik ticarete konu edinilmesi ve internet
ortamında kamuya iletilmesi konularında yetkilidir.
Kanun koyucu film yapımcısına, sinema eseri sahiplerinin eserin bü
tünlüğünün korunması ve bozulmaması şeklindeki manevi haklarına is-
tisna oluşturmuş, sözleşmede aksi kararlaştırılmamış olduğu takdirde eser
üzerindeki mali hakları bir yapımcıya devreden sinema eser sahiplerinin,
filmin dublajına veya alt yazı yazılmasına itiraz edemeyeceklerini hükme
bağlamıştır (FSEK m. 80/IV).
Komşu hak sahipleri ile filmlerin ilk tespitini gerçekleştiren yapımcıla-
rın verdikleri izinlerin yazılı olması zorunludur. Ancak bazı hallerde komşu
hak sahibi ile film yapımcısının yazılı izni gerekli değildir (FSEK m. 80/3).
Bu haller: Fikir ve sanat eserlerinin kamu düzeni, eğitim-öğretim, bilimsel
araştırma veya haber amacıyla ve kazanç amacı güdülmeksizin icra edilmesi
ve kamuya arzı; fikir ve sanat eserleri ile radyo-televizyon programlarının
yayınlanma ve kâr amacı güdülmeksizin şahsen kullanmaya mahsus ço-
ğaltılması; radyo ve televizyon kuruluşlarının kendi olanaklarıyla kendi
yayınları için yaptıkları kısa süreli geçici tespitler ve bu Kanun’un 30, 32,
34, 35, 43, 46 ve 47. maddelerinde belirtilen durumlardır. Bu uygulama,
hak sahibinin meşru menfaatlerine haklı bir sebep dışında zarar veremez
veya eserden normal yararlanmaya aykırı olamaz.
FSEK m. 82/2-1 uyarınca yapımcıları Türkiye Cumhuriyeti vatanda-
şı olan filmler ve Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde bulunan filmlere
FSEK’nin konuya ilişkin 80-82. maddeleri uygulanır.
4. BAĞLANTILI HAKLARIN KORUNMASI
FSEK m. 81/1 hükmü bağlantılı haklara vuku bulacak tecavüzlerin
önlenmesi için musiki ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları üzerine
bandrol yapıştırılması zorunluluğu getirmiştir.
47
Bandrol zorunluluğunu
öngören sistem, eser sahipleri ile bağlantılı hak sahiplerini hem korsan faa-
liyet gösteren kişilere hem de birbirlerine karşı korumayı amaçlamaktadır.
48
Bu bağlamda eser ve eser sahiplerinin hakları ile bağlantılı hak sahiplerinin
mali haklarından biri olan çoğaltma hakkının takip edilebilmesi ve eserle-
47
Kılıçoğlu, 5101 Sayılı Kanun’la Getirilen Yenilikler, s. 77 vd.
48
Kılıçoğlu, 5101 Sayılı Kanun’la Getirilen Yenilikler, s. 77 vd; Baygın, Bağlantılı Haklar,
s. 326.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
104TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
rin yasal olmayan yollarla çoğaltılmasının engellenmesi amacıyla musiki
ve sinema eserlerinin çoğaltılmış nüshaları ile süreli olmayan yayınlara
bandrol yapıştırılması zorunlu tutulmuştur.
Kanun bağlantılı hakları, fikir ve sanat eserlerinde olduğu gibi hukuk
davalarıyla koruma altına almıştır.
49
FSEK m. 80/10 uyarınca, eser sahip-
lerinin hakları ile bağlantılı haklara sahip olanlar da eser sahipleri gibi
tecavüzün ref’i, tecavüzün men’i ve tazminat davası haklarından faydala-
nırlar.
50
Bu bağlamda eser sahibinin korunması ile ilgili olarak öngörülmüş
bulunan tecavüzün ref’ine ilişkin FSEK m. 66-68 hükümleri, tecavüzün
men’ine ilişkin bulunan FSEK m. 69. hükmü ve tazminat davalarını düzen-
leyen FSEK m. 70. hükmü, aynen bağlantılı hak sahiplerine de uygulanır.
51
Ayrıca FSEK m. 80/3 gereğince fonogramlara tespit yapılmış icraların ve
filmlerin, umuma iletilmesi halinde bunları kullananlar,eser sahiplerinin
yanı sıra icracı sanatçılara ve yapımcılara veya ilgili meslek birliklerine bu
kullanımlarına ilişkin uygun bir bedel ödemekle yükümlü kılınmışlardır.
SONUÇ
Gerek ulusal hukuk kuralları gerekse uluslar arası normlar, birinci
planda eser sahiplerinin haklarını koruyucu düzenlemeler yer vermişler-
dir. Ancak fikir ve sanat eserlerinin ülke ve dünya çapında yayılmasında
ve tanınmasında en büyük katkı; eserleri yorumlayan, temsil eden ve icra
edenler ile bu temsil ve icraları ses ve görüntü tespitine yarayan vasıtalara
kayıt veya tespit edenlere ve radyo-televizyon yahut ses veya görüntü
nakline yarayan her çeşit telli veya telsiz araçlarla topluma nakil ve iletim
işini gerçekleştirenlere aittir. Bu sebeple bağlantılı hak denildiğinde, fikri
hukuk kapsamında eser sayılan ürünler üzerinde, eserleri icra etmek, ic-
raları tespit ve icraları radyo dalgalarıyla topluma sunmak gibi eylemleri
gerçekleştiren kişilerin bu faaliyetleri nedeniyle hukuk düzenince korunan
hak ve yetkileri anlaşılır.
Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun 4110 sayılı Kanun’la ilk defa bağlan-
49
Kılıçoğlu, Ahmet, “Fikri Hakların İhlalinde Hukuksal Koruma Yolları” (Sınai Hak-
larla Karşılaştırılmalı Olarak), TBBD, S. 54, Eylül-Ekim 2004 (Kılıçoğlu, Fikri Hakların
Hukuksal Koruma Yolları), s. 57.
50
Kılıçoğlu, Fikri Hakların Hukuksal Koruma Yolları, s. 60 vd.
51
Kılıçoğlu, Fikri Hakların Hukuksal Koruma Yolları, s. 51 vd; Tekinalp, s. 283; Baygın,
Bağlantılı Haklar, s. 327; Üstün, Gürsel, “Yargısal Uygulamada Fikri Haklar”, İBD,
1999 C. 73, s. 980-981.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
105TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
tılı hakları düzenlemiş ve daha sonra da 4630 sayılı Kanun’la da bugünkü
şeklini vermiştir. FSEK’nin 80-82. maddelerinde düzenlenen bağlantılı
haklar; icracı sanatçıların hakları, fonogram yapımcılarının hakları; rad-
yo-televizyon kuruluşlarının hakları ve film yapımcılarının hakları olmak
üzere dört kategoride ele alınmıştır. Bağlantılı hakların niteliği dikkate
alındığında, bu hakların eserin üzerine emek, sermaye, zaman ve organi-
zasyon yatırımı yapılarak gerçekleştirildiği; eser sahibinin haklarına zarar
verici nitelik taşımadığı görülmektedir. Bilakis bağlantılı haklar çoğu za-
man eserin tanıtılmasını sağlayarak, eser sahibinin haklarının ve toplumun
menfaatlerinin gelişmesini sağlayıcı niteliktedir. Fonksiyon ve faydaları
dikkate alındığında bağlantılı hakların Kanun tarafından düzenlemeye
tabi tutulmuş olması ve bağlantılı hak sahiplerinin yetki ve menfaatlerinin
korunmuş olması, fikir ve sanat hayatının gelişmesi açısından son derece
isabetli bir hareket olmuştur.
KAYNAKLAR
*
Kitaplar ve Makaleler
Arıkan, A. Saadet, Fikri Haklar Bağlamında Komşu Haklar ve Türkiye, İbid., 1996
C. 70.
Ateş, Mustafa, Fikir ve Sanat Ürünleri Üzerindeki Hakların Kapsamı ve Sınırlan-
dırılması, Ankara 2003.
Baygın, Cem, “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na Göre Eser Sahibinin Hakları
ile Bağlantılı Haklar”, AÜEHFD, Erzincan 2001, C. V (Baygın, Bağlantılı
Haklar).
Baygın, Cem, Fikri Hukukta Yaratıcı Eser Sahibi ve Eser Üzerindeki Hakları Kanunen
Kullanmaya Yetkili Sayılan Kişiler, Ömer Teoman’a 55. Yaş günü Armağanı,
İstanbul 2002 (Baygın, Eser Sahibi).
Beşiroğlu, Akın, Düşünce Ürünleri Üzerinde Haklar, Fikir Hukuku, C. I, Ankara
2002.
Can, Mustafa, Erdem, “Radyo ve Televizyon Yayınları Üzerindeki Fikri Hak-
lar”, AÜHFD, 1999, C. 48.
Erel, Şafak, N., Türk Fikir ve Sanat Hukuku, Ankara 1998 (Erel, FSH).
*
Dipnotlardaki kaynaklar yazarların soyadları ile anılmış olup; aynı yazarın birden
fazla yapıtına yapılan yollamalarda kullanılan kısaltmalar, parantez içinde gösteril-
miştir.
Ahmet BÜLTER hakemli makaleler
106TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
Erel, Şafak, N., Komşu Haklar ve Sahipleri, FİSAUM Konferanslar Dizisi I, Ankara
1998 (Erel ,Komşu Haklar).
Kılıç, Mehmet, “İcracı Sanatçılar ve Hakları”, TBBD, 1998/1.
Kılıçoğlu, Ahmet, Fikir ve Sanat Eserleri Kanununda Yapılan Son Değişiklikler ve
Eleştirisi, FİSAUM Konferanslar Dizisi I, Ankara 1998 (Kılıçoğlu, FSEK
Değişiklikler).
Kılıçoğlu, Ahmet”, Fikri Hakların İhlalinde Hukuksal Koruma Yolları” (Sınai
Haklarla Karşılaştırılmalı Olarak), TBBD, S. 54, Eylül-Ekim 2004 (Kılıçoğlu,
Fikri Hakların Hukuksal Koruma Yolları).
Kılıçoğlu, Ahmet, “Fikri Haklar Alanında 5101 Sayılı Kanun’la Getirilen Ye-
nilikler”, TBBD, S. 55, Kasım-Aralık 2004 (Kılıçoğlu, 5101 Sayılı Kanun’la
Getirilen Yenilikler).
Küçük, Eşref, “Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda Çeviri Eserler”, TBBD, S.
1998/1 Yıl: 11.
Malanczuk, Peter, Akehurst’s Modern İntroduction To İnternational Law, New
York 1997.
Mulik, Kranti, Geopraphical Indications And The Trade Related Property Rights
Agreement (Trips); A Case Study Basmati Rice Exports, Kansas State Uni-
versity 2004.
Oppenheim, Charles, The New Directive On Copyright And Related Rights, Learned
Publishing vol. 14, no: 3, July 2001 (The New Directive).
Oppenheim, Charles, Legal İssues Of Concern To The Library And İnformation
Sector, Journal Of Information Secience vol. 3, 2001 (Library And İnfor-
mation Sector).
Öztan, Fırat, “Bağımlı Eser”, Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003.
Piroğlu, Ünsal, “Eserden Doğan Manevi Haklar Tazminatı ve Kişilik Haklarıyla
İlişkisi”, Turgut Kalpsüz’e Armağan, Ankara 2003.
Saraç, Tahir, “551 Sayılı KHK’nın 11. Maddesine Göre Patent İsteme Hakkı ve
Hakkın Sahibi”, Hayri Domaniç’e 80. Yaş günü Armağanı, İstanbul 2001.
Tekinalp, Ünal, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 1999.
Üstün, Gürsel, “Yargısal Uygulamada Fikri Haklar”, İBD, 1999 C. 73.
Yıldırım, Ayça, A., “4630 Sayılı Kanun Değişikliği ve Gelişmeler Işığında Sinema
Eseri ve Sinema Eser Sahipliği”, Hayri Domaniç’e 80. Yaş günü Armağanı,
İstanbul 2001.
hakemli makaleler Ahmet BÜLTER
107TBB Dergisi, Sayı 59, 2005
DİĞER KAYNAKLAR
Avrupa Birliği’nin 2001/29 Sayılı Bilgi Toplumunda Eser Üzerindeki Haklara İlişkin
Esasların Uyumlaştırılması Hakkındaki Yönergesi, http://europa.eu.int/eur-
lex/index.html (30.12.2004).
DPT 8. Beş Yıllık Kalkınma Planı, Fikri Haklar Özel İhtisas Komisyonu Raporu,
Ankara 2000.
ETKK Hukuk Çalışma Grubu Raporu Fikri ve Sınai Mülkiyet Haklar, http://www.e-
devlet.gov.tr (09.05.2003).
Göknil, Recep, İnternet ve Hukuk, http://superonline.com/hukuk (09.05.2003).
Kılıç, Bilge, Fikri Haklar Bakımından “Eser” Kavramı, http://www.hukukcu.com/
bilimsel/kitaplar/eser_kavrami.htm#_ftnref26 (09.05.2003).
Kınacıoğlu, Naci, Sinema Eserleri ve Bunlarda Eser Sahipliği, http://
www.ilesam.org.tr (09.05.2003).
Sarmaşık, Jale, Radyo ve Televizyon Yayıncılığında Eser Kavramı, http://
www.hukukcu.com/bilimsel/makale/eser_haklari (11.02.2005).