makaleler Hasan KAYIKET
327TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
I. Giriş
Miras bırakan, sağlığında, sağlar arası veya ölüme bağlı bir tasar-
ruf ile terekesini, “İntifa Hakkı” yahut irat borcu ile yükümlü kılabilir.
Miras bırakanın bu tasarrufu hata, hile, tehdit, baskı, mihnet duygusu,
lehtarı koruma ve ona mirasçılardan daha fazla hak ve yarar sağlama
gibi amaç ve nedenlere dayanabilir.
Yasal şekil ve esas şartlarına aykırılığı bakımından iptali mümkün
tasarruflar dışında, mirasçılardan biri veya birkaçı yahut üçüncü şa-
hıslar yararına olan tasarruflar, miras bırakanın tasarruf nisabını aştığı
taktirde, terekedeki miras hakları yükümlü kılınan mirasçılar hangi
yola başvurabilecek ve ne yapabilecektir? Bu durumda, intifa hakkı ve
iratlar üzerinde tenkis söz konusu olabilecektir.
Bu konu, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 510. maddesin-
de, “temadisi tahmin edilebilen müddetlerine nazaran sermayeye tahvilleri
halinde tasarruf nisabını tecavüz edecek miktara bâliğ bir intifa hakkı veya
irat ile terekesini mukayyet kılan murisin mirasçıları; bu intifa hakkı veya
iradı haddi lâyıkına tenkis ettirmekte yahut tasarruf nisabı miktarını vererek
mirasını kayıttan kurtarmakta, muhayyerdir.“ sözleri ile düzenlenmiş ve
sonradan yasada değişiklik nedeniyle bu hüküm 4721 sayılı Türk Me-
deni Kanunu’nun 568. maddesinde “Miras bırakan, tahmin edilen devam
sürelerine göre sermayeye çevrilmeleri halinde tasarruf edilebilir kısmı aşan
intifa hakkı veya irat borcu ile terekesini yükümlü kılarsa, mirasçıları, intifa
hakkı veya irat borcunun tenkisini ya da tasarruf edilebilir kısmını vererek bu
İNTİFA HAKKI
VE
İRATLAR ÜZERİNDE TENKİS
Av. Hasan KAYIKET
*
*
Avukat, Ankara Barosu.
Hasan KAYIKET makaleler
328TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
yükümlülüğün kaldırılmasını isteyebilirler.” sözleri ile yerini almıştır
Bu maddelere göre mirasçılar, dilediği taktirde, tasarruf konusu
intifa hakkı veya irat borcunun normal düzeye indirilmesini isteyebi-
lecek yada tasarruf nisabına düşen miktar kadar bedel vererek, tereke-
yi bu yükten kurtarabileceklerdir.
Görüldüğü üzere; maddelerin önceki ve sonraki metinlerinde,
anlamı aynı olan bir iki kelime dışında bir değişiklik yoktur. Bu huku-
ki düzenlemeye göre miras bırakan, sağlar arası veya ölüme bağlı bir
tasarruf ile terekesini veya terekeye dahil bir taşınmazı yahut ekono-
mik değer taşıyan bir hakkını, mirasçılarından biri veya birden fazla-
sını, yahut mirasçılık bağı bulunmayan başkaları yararına intifa hakkı
ya da irat borcu ile yükümlü kılabilir.
Bu iki nevi tasarruf, niteliği ve sonuçları itibariyle aşağıda incele-
necektir. Ancak; yorum, takdir ve değerlendirmelerde gereğine binaen,
öncelikle maddelerdeki bazı terimlerin anlamı üzerinde durulacaktır.
Bu terimlerden;
Temadi: Devam etme, sürme, sürüp gitme, uzama,
Tahmin: Ortalama, aşağı yukarı, yaklaşık, kabul edilebilen,
Sermayeye tahvil: Peşin değeri bulma, peşin değerin hesabı (eşit
aralıklarla birden ziyade taksitler halinde uzun süre ödenecek miktar-
ların, peşinen toptan ödenmesi halinde peşin değer indirimlerinden
sonra ele geçecek net miktarın bulunması) işlemi,
Nisap (b): Oran, ölçü, nispet,
Tecavüz (bu maddedeki anlamı) :Aşma, geçme, ölçüyü kaçırma,
Tereke: Bırakıt, ölenin hayatta iken edinip ölümünde mirasçıları-
na bıraktığı mal ve haklar,
Mukayyet kılma: Yükümlü kılma, kayıt altına sokma, sınırlama,
kısıtlama, borçlandırma,
Haddi lâyık: Tam değer, tam derece, tam sınır, uygun ölçü, uy-
gun sınır, yaraşan-yakışan değer,
Muhayyer: Seçmeli, beğenmeye bağlı, beğenmece,
Tenkis: İndirim, azaltma, eksiltme.
makaleler Hasan KAYIKET
329TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Tasarruf edilebilir kısım: Yasadaki bu terim ile, kanaatimizce, ta-
sarruf nisabı ve bu nisabın altındaki tasarruflar kastedilmektedir.
Ayn (ayın): Maddi ve kişileşmiş eşya (şey-nesne).
II. İntifa Hakkı Üzerinde Tenkis
İntifa hakkı, başkasına ait mamelek (taşınır ve taşınmaz mal ve
haklar) üze-zerinde tam yararlanma sağlayan bir ayni haktır. Ayn,
maddi ve kişileşmiş eşya (şey) anlamındadır. Buna göre intifa hakkı,
şey (nesne)’ye ilişkin bir hak olmaktadır. İntifa hakkı sahibi, intifaya
konu olan şey üzerinde zilyetlik, kullanma, yararlanma, kiraya verme
ve idare gibi haklara sahiptir. O şey’in asıl sahibine sadece kuru (çıp-
lak) mülkiyet hakkı kalmaktadır. İntifa hakkı belli bir süre için tanın-
mışsa, o süre sonunda veya hak sahibinin ölümüyle kendiliğinden son
bulur. Hak sahibinin, bu haktan, kendi irade ve isteğiyle daha önce
vaz geçmesi de mümkündür.
İntifa hakkı; inceleme konusu işlem veya olay nedeniyle söz konu-
su ise, evvelâ miras bırakanın terekesinin ölüm tarihi itibariyle değe-
rinin belirlenmesi lazım gelir ki, bu değerlendirmede genellikle Vergi
Usul Kanunu (VUK)’nın “Haklar” başlığını taşıyan 296. maddesinden
yararlanılabilir.
1
1
Madde 296. Tescile tabi bilumum hakların değeri, tesisleri sırasında tapu siciline
kaydedilen bedeldir. Tapu sicilinde bedeli gösterilmeyen haklarla birinci fıkranın
dışında kalan bilumum haklar (sınai ve edebi mülkiyet hakları ile imtiyazlar da-
hil) emsal bedelleriyle değerlenir. Veraset yoluyla veya sair suretle ivazsız veya
bedelsiz bir tarzda intikal eden intifa hakları aşağıdaki şekilde değerlenir. l)İntifa
hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi doldurmamış olduğu taktirde gayrı-
menkulün emsal bedelinin onda yedisi intifa hakkının ve onda üçü çıplak mülkiyet
hakkının değeri sayılır. 2) İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yirmiyi aşkın
olduğu taktirde yukarıdaki bentte yazılı nispet her tam on yıllık bir devre için çıp-
lak mülkiyet hakkı onda bir artırılmak ve intifa hakkı onda bir indirilerek değer
tayin olunur.
3)
İntifa hakkı sahibinin yaşı intikal tarihinde yetmişi aşkın ise gayrımenkulün
emsal bedelinin onda biri intifa hakkının ve onda dokuzu çıplak mülkiyet hakkının
değeri sayılır. 4) Sabit bir süre için tayin edilmiş olan intifa hakkının değeri yaş
kaydı nazara alınmaksızın sürenin her tam on yılı için gayrımenkul emsal bedelinin
onda ikisi olarak hesaplanır. 5) Ömür boyunca aylık şeklinde vaki ivazsız intikal-
lerde bu gelirin ödeneceği azami süreye göre baliğ olacağı miktar bulunarak intifa
hakkı sahibinin ödemenin başladığı tarihteki yaşı elliyi aşmış ise elliden yukarı her
yaş yılı için yirmide biri indirilmek suretiyle değer tayin olunur. Ancak ömür bo-
Hasan KAYIKET makaleler
330TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
Ancak burada, bu maddedeki kayıt, şart ve ölçülerden ayrılmayı
gerektiren sosyo-ekonomik nedenler ve değer takdirinde özel bilgi ve
uzmanlık isteyen durum mevcut ise, olay ve şartların özelliğine göre
bilirkişi marifetiyle takdir ve değerlendirilme yoluna gidilmesi de ge-
rekebilir, kanısındayız.
İntifa hakkı, gerçek veya hükmi şahıs yararına kurulmuş olabilir.
Bu hak için başka bir değer ve süre belli edilmemiş ise, hakkın eko-
nomik değeri VUK’nın 296. maddesi de dikkate alınarak, intifa süresi
yararlanacak gerçek kişi için kalan olası yaşam süresi ile hükmi şahıs
için statüsü dikkate alınarak olası faaliyet süresi belirlenir. Burada şu
ki noktanın açıklanması uygun olur ki; biri, intifa hakkı sahibinin olası
yaşam süresinin belirlenmesinde halen l930 tarihli (Population Mascu-
liné et Femininé) PMF tablosundan yararlanılmaktadır. Bugünkü ya-
şam imkân ve şartları, bu tablonun düzenlendiği dönemdeki yaşam ve
sağlık şart ve imkânlarına nazaran çok farklıdır. Günümüzde yaşam
süresi, tıbbî alandaki yeni buluşlar, tedavi imkânlarındaki başarılar ve
ilâçlardaki gelişmelere bağlı olarak daha uzun sürmektedir.
Ne var ki; ülkemiz için, yukarıda anılan tablonun yerine geçecek
ortalama ömür tablosu henüz düzenlenmiş ve uygulanmaya başlan-
mış değildir. SSK’nın yaşam süresiyle ilgili işlemlerinde, sigorta şir-
ketleri ve yargı alanında geleceğe ait (istikbale muzaf) peşin değer he-
saplarında l930 simgeli bu cetvelden yararlanılmaktadır. Ülkemiz için
bu konuda bazı derleme çalışmaları olduğu bilinmekte ise de, tam ve
genel uygulamaya esas olacak bir cetvel henüz ortaya çıkmamıştır.
İkinci konu ise; miras bırakanın bu tasarrufları, yasal olarak
TMK’nın 506’ncı maddesiyle:
1. Alt soy için yasal miras payının yarısı,
2. Ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri,
3. Kardeşlerden her biri için yasal miras payının sekizde biri,
yunca aylık gelir, muayyen bir sermaye ödenerek tasfiye edilmişse, bu sermaye ay-
nen değer olarak kabul edilir. 6) Hayat kaydıyla ödenen rant şeklinde vaki ivazsız
intikallerde intifa hakkı sahibinin yaşı ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmamış
ise rantın bir yıllık tutarının yirmi katı, değeri sayılır. İntifa hakkı sahibinin yaşı,
ödemenin başladığı tarihte kırkı aşmış ise kırktan yukarı her tam on yıllık bir devre
için yirmi katın dörtte biri indirilmek suretile rantın değeri takdir olunur. İntifa
hakkı sahibinin yaşı, ödemenin başladığı tarihte yetmişi aşmış ise rantın değeri bir
yıllık tutarıdır.
makaleler Hasan KAYIKET
331TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
4. Sağ kalan eş için. (altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mi-
rasçı olması halinde) tamamı, diğer hallerde dörtte üçü, olarak belir-
lenen saklı payları aşmamalıdır. Buna göre miras bırakanın tasarruf
edilebilir payı: (l) no’lu sırada l/2, (2) no’lu sırada ¾, (3) nolu sırada
7/8, (4) no’lu sırada tam ve diğer hallerde l/4 oranında olmaktadır).
III. Tasarruf Nisabı ve Sabit Tenkis Oranı
Tasarruf nisabı ve sabit tenkis oranı, terekenin, miras bırakanın
ölümü günündeki durumuna göre hesaplanır. Hesap yapılırken, mi-
ras bırakanın borçları, cenaze giderleri, terekenin mühürlenmesi ve
yazımı giderleri, miras bırakanla birlikte yaşayan ve onun tarafından
bakılan kimselerin üç aylık giderleri terekeden indirilir. (TMK m. 507).
Miras bırakanın sağlar arası karşılıksız kazandırmaları tenkise tabi ol-
dukları ölçüde, tasarruf edilebilir kısmın hesabında terekeye eklenir.
Cenaze giderleri çok zaman belgelendirilemez. Bu giderlerin tak-
dir ve tespitinde, varsa belgelerle birlikte, dini ve sosyal kurallar, defin,
tekfin, teçhiz işlerinde uygulanan yerel gelenekler, bu işlerin gerektir-
diği malzeme rayiçleri gibi unsurlar da dikkate alınır. Defin, teçhiz ve
tekfin işleri ve giderlerinin belirlenmesinde gerekirse, belediye, mezar-
lıklar idaresi, müftülükler ve cenaze işleriyle ilgilenen diğer kurum ve
kuruluşlardan bilgi alınabilir. Bu konularda ve miras bırakanla birlikte
yaşayan ve onun tarafından bakılanların üç aylık geçim giderlerinin
tespitinde bilirkişiye de başvurulabilir.
Miras bırakan, batıl veya iptali kabil tasarrufları dışında geçerli
bir tasarrufla terekesini intifa hakkı veya irat borcuyla yükümlü kılar
ve bu işlem tasarruf edilebilir miktarı aşarsa pay sahibi mirasçıların
ne gibi bir çözüm yoluna gidebileceği ve bunun şartları TMK’nın 568.
maddesinde belli edilmiştir.
Bu şartlar,
l. İntifa hakkı veya irat borcunun süresi belli olmalı veya tahmin
ve tespit edilebilir olmalıdır. Süre, işlemle belirlenmemişse, hak sahi-
binin yaşına göre, yukarıda sözü geçen PMF tablosundan yararlanılır.
(Tüzel kişi ise statüsüyle belirlenebilecek süreye göre) tespit edilmeye
çalışılır.
Hasan KAYIKET makaleler
332TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
2. Terekeyi kısıtlayan hakların ekonomik değerinin sermayeye
çevrilmiş (peşin değer) miktarı tasarruf nisabını aşıyor olmalıdır.
Bilindiği üzere, intifa hakkı veya irat borcu, önceden belirlenen
veya PMF tablosuyla tahmin edilebilen yahut hükmi şahsın statüsüyle
belli yaşam süresine göre belli edilecek sürece devam edecektir. Ka-
nun koyucu VUK’nın 296. maddesinde açıklandığı üzere hak sahibi-
nin yaşı arttıkça intifa hakkının değeri azalacağını, irat borcunun da
gelir getirecek terekedeki mal ve değerlerin zamana bağlı olarak es-
kidikçe veya verim kabiliyeti azaldıkça irat borcunun da azalacağını
dikkate almış olmalı ki, tasarruf edilebilir kısmın miktarını, hesaplana-
cak peşin sermaye ile ölçülmesini öngörmüş olmalıdır. Hatta VUK’nın
koyduğu indirim oranlarına sıkı sıkıya bağlı kalmayı ve yıllık belli bir
indirim oranı/yüzdesiyle bağlı tutmak istememiş olmalı ki, yasada sa-
dece “sermayeye çevrilmeleri halinde” sözüyle yetinip olay veya dava
tarihindeki sosyo-ekonomik şartlar ile içtihat ve uygulamalara bırak-
mış olacağı kanısındayız. Bu nedenle, intifa hakkı ve irat borcunun,
miras bırakanın ölüm tarihindeki değeri devam süresine göre peşin
değerinin hesabında yıldan yıla artış ve azalma olasılığı dikkate alın-
mayacak, sadece, sosyo-ekonomik şartlar gereği peşin değer indirim
oranı yıllık % 10 ve hesap düsturu olarak da A= a. l / K. n uygulana-
bilir. Bu düsturdaki;
(n) İntifa hakkı ve irat borcunun devam süresi ( yıl olarak)
(a) İntifa hakkı ve irat borcunun, miras bırakanın ölüm tarihindeki
yıllık değeri,
( K) 1 + f / l00
(f) Yıllık peşin değer oranı (bugünkü uygulama ve içtihatlara göre
yüzde on)
(A) İntifa hakkı veya irat borcunun miras bırakanın, ölüm tarihi
itibariyle sermayeye çevrilmiş peşin değerini, ifade eder.
Formüldeki 1/K remizi, peşin değer indirim kat sayısı olup lo-
garitma cetvellerinden veya hazırlanmış cetvellerden yararlanarak he-
saplanır.
Aşağıya çıkarılan hesap tablosunda görüleceği üzere, (birinci yıl-
dan l8, 28. yılın sonuna kadar her yıl için kullanılacak 1 / K remizi yani
peşin değer indirim oranı sözü geçen cetvellerden yararlanılarak bulu-
makaleler Hasan KAYIKET
333TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
nu yıllık irat veya intifa değeri ile çarpılmak suretile) terekeye yükle-
nen peşin değer elde edilir. Bu 18, 28 yıl içinde, sosyo-ekonomik şart-
lara bağlı olarak irat veya intifa değerinde artış yahut indirim olabilir.
Ancak, terekeye yüklenen intifa hakkı ve irat borcunda ileriki yıllarda
artış veya indirim olup olmayacağı, olacaksa oranı konusunda şimdi-
den kesin bir bilgi ve belge olmadığından, hesaplama tablosu, yıllık
intifa hakkı değeri ile yıllık irat borcunun sabit kalacağı kabul edilip
sadece yıllık % l0 indirim oranı uygulanmıştır. Dava sırasında sürekli
veya dönem dönem bir artış oranı orta çıkarsa, hesaplama, bugün des-
tekten yoksun kalmaya bağlı/hesaplarda olduğu gibi (yıllık artış ve
indirimli) esasa göre hesaplama yapılabilir.
İntiha hakkı sahibi davalı mirasçı olsun veya olmasın, onun se-
çimlik hak konusunda, öncelikli bir tercih hakkı söz konusu değildir.
Yasa bu hakkı sadece dava edecek miracılara tanımıştır. Mirasçı te-
rekeyi intifa hakkı ve irat borcu yükümlülüğünden kurtarmak konu-
sunda bir dava açtığı taktirde, bu hakkını dilekçe ile veya yetkili vekili
marifetiyle yahut duruşmaya gelerek bizzat beyan ve ifade edebilir.
Ancak, geçerli tercih beyanı miras bırakanın ölüm tarihindeki tereke
toplamına göre tenkis şartlarının var olup olmadığının ve var ise sabit
tenkis oranının belli olmasından sonraki beyandır.
2
Davada, intifa hak-
kı ile yükümlü terekenin bu yükümlülükten “bedel verilerek kurtarılma-
sı” seçildiği taktirde, buna örnek olabilecek bir hesap tablosu aşağıya
çıkarılmıştır.
Hesaba esas unsurlar:
• Miras bırakan 70 yaşında, (sağ eşin kocası ve çocukların babası)
• Mirasçılardan sağ eş 55 yaşında ve örnekte intifa hakkı lehtarı-
dır.
• Murisin ölüm tarihi itibariyle tereke toplamı 400.000,-YTL değe-
rindedir.
• Mirasçı eşin PMF tablosuyla belirlenen kalan olası ömür süresi
l8, 28 yıldır.
• Tereke sağ eş lehine yıllık 50.000,- YTL intifa hakkı ile yüküm-
lendirilmiştir.
• Tereke mevcudu, taşınmaz mallar 202.000
• Taşınır “50.000
2
11.11.1994 tarih ve 4/4 sayılı İçt. Birl. Kararı.
Hasan KAYIKET makaleler
334TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
• Mevduat l00.000
• Alacaklar 50.000
• Brüt tereke toplamı …………. 402.000,- YTL
• İndirilecek borçlar :
• Üç aylık bakım gideri l.500,- YTL
• Cenaze gideri ………. 500,-“
Muris terekesine yıllık 50.000,- YTL intifa hakkı değeri yüklediği-
ne göre bu miktar da terekeye eklendiği takdirde brüt tereke toplamı
452.000,- YTL olacaktır. Bu durumda sabit tenkis oranının belirlenme-
sine esas şöyle bir hesap tablosu çıkacaktır;
Tereke değerleri toplamı ………………………… 452.000,- YTL
Terekeden indirilecek borçlar:
Üç aylık iaşe bedeli ile cenaze masrafı ……………... 2.000,- “
Net tereke değeri olarak kalan …………………..... 450.000,- “
Sağ eşin yasal miras payına düşen ¼ …………….. 112.500,- “
Üç çocuğun yasal miras payına kalan ¾ ……….... 337-500,-“
Miras bırakanın tasarruf nisabına düşen miktar:
337.500 x ½ (indirilecek)……………………............. 168.750,- “
Üç çocuğun saklı payına kalan 1/2 ……………….. 168.750,- “
Aşağıya çıkarılan peşin değer hesabı tablosuna göre sağ eş lehine
terekeye yüklenen intifa hakkı veya irat borcunun l8,28 yıllık tutarının
peşin değeri toplamı 4l6.362,-YTL olduğundan, miras bırakanın tasar-
rufu davacı üç çocuğun saklı payın 4l6.362 –l68.750 = 247.6l2,- YTL
tecavüz etmiştir.
Bu hesaplamadan sonra yapılacak iş, miras bırakanın ölüm tarihi
itibariyle tereke değerlerine göre SABİT TENKİS ORAN’ını hesapla-
mak olacaktır. Bu hesaplama sonucu bu oran l68.750 / 452.000 = %
37,334 (0,37334) olur.
Sağ eşin, aşağıda peşin değer tablosundaki toplam değere uygu-
lanırsa, miras bırakanın ölüm tarihindeki değerler itibariyle davacı üç
çocuğun davalıya ödeyeceği miktar 4l6362 x 0,37334 = l55.444,59 YTL
olacaktır. Ancak; davanın devam süresi içinde terekeye dahil malla-
rın değerinde sosyo-ekonomik neden ve koşullara bağlı olarak artış
veya azalma olabilir. Düşüş olduğu taktirde davalı sağ eşin alacağı
l55.444,59 YTL olursa da, yükselme olduğu taktirde, yukarıda tarih ve
makaleler Hasan KAYIKET
335TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
sayısı açıklanan İçtihadı Birleştirme kararı
uyarınca davacıların ten-
kis veya bedel ödeme konusunda tercihi sorulup tespit edilmesi ve bu
tarih itibariyle terekeye yeniden değer takdiri gerekir. Bu durumda,
davalının alacağı tereke değerlerindeki artış-azalma oranına göre he-
saplanır.. Bir örnek vermek gerekirse, artış oranı % 12 bulunduğunda,
davalının alacağı da 135444,59 x 0,12 = l62.533,51 YTL olur.
İntifa hakkı veya irat borcu değerinin yıllık 50.000,- YTL olması
halinde hak sahibinin l8, 28 yıl olası ömrüne göre peşin değer hesabı
tablosu aşağıya çıkarılmıştır.
İntifa hakkı-İrat borcu Yıllık
Yıllar K Yıllık (YTL) 1/K Peşin değer YTL.
1. 1,10 50.000,- x 0,909090909 = 44.455,-
2. 1,210 50.000- x 0,826446300 = 41.322,-
3. 1,3310 50000,- x 0,7513148000 = 37.566,-
4. 1,4641 50.000,- x 0,6830134000 = 34.151,-
5. 1,6105 50.000,- x 0,6209250000 = 31.046,-
6. 1,77156 50.000,- x 0,5644742000 = 28.224,-
7. 1,9487 50.000,- x 0,51316260000 = 25.658,-
8. 2,1436 50.000,- x 0,4665050000 = 23.325,-
9. 2,3579 50.000,- x 0,42410620000 = 21.205,-
10. 2,5937 50.000,- x 0,38554960000 = 19.277,-
11 2,8531 50.000,- x 0,35049600000 = 17,525,-
12 . 3,13841 50.000,- x 0,318632700000 = 15.932,-
13. 3,45225 50.000,- x 0,28966600000 = 14.483,-
14. 3,79750 50.000,- x 0,26333100000 = 13.167,-
15. 4,17720 50.000,- x 0,23939500000 = 11.970,-
16. 4,59495 50.000,- x 0,21763000000 = 10.882,-
17. 5,05444 50.000,- x 0,19784600000 = 9.892,-
18. 5,5599 50.000,- x 0,17986000000 = 8.993,-
19. 6,1160 50.000,- x 0,16350600000 = 2.289,-(0,28 yı1)
(18, 28 yıllık) peşin değer toplamı … = 416.362,-
Yukarıdaki hesaplar, miras bırakanın, terekeye dahil belli bir ev,
bahçe, dükkân, mesken (daire) gibi mal ayırımı yapmaksızın tüm te-
rekesini yıllık 50.000,- YTL değerinde irat borcu veya intifa hakkı ile
yükümlü kılmasına ve yasal mirasçı üç çocuğun üvey anneleri lehine
(2) no.lu dipnota bkz.
Hasan KAYIKET makaleler
336TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
yapılmış tasarruftan dolayı açılan tenkis davasına göre çıkarılmıştır.
Bu hesaplamada hak sahibine bedel verme yolunu seçmiş olması
dikkate alınmıştır.
Bedel verme yolu tercih edilmeyip de, sadece tenkis isteme yolu
seçilseydi, yıllık irat borcu veya intifa hakkı değerinden indirim, sabit
tenkis oranına göre olacaktır.
TMK’nın, (eski 510, yeni 568. maddeler)’in uygulanmasıyla ilgili
içtihat –yok denecek kadar- azdır. Yasadaki gerekçeleri de yeteri de-
rece açık değildir. Diğer yandan, uygulama güçlüğü nedeniyle olsa
gerek, bu maddelere dayanan sağlar arası veya ölüme bağlı tasarrufa
da sık rastlanılmamaktadır. Ancak; bu durum, yasanın sağladığı bu
olanaktan hiç faydalanılmayacak demek değildir. Geniş bir uygulama
alanı olmasa dahi, böyle bir çekişme ile karşılaşıldığında, nizanın çö-
züme kavuşturulmasından kaçınılamayacağına göre, bu hukuki prob-
lemin bir yargı disiplini ve çözüm yoluna kavuşturulmasında maddi
ve hukuki zorunluluk olduğunda şüphe yoktur.
Yukarıdaki örnek gibi hukuki ve riyazi çözümü kolay olmayan,
miras bırakanın (tamamı veya belli bir payı) kendine ait bir evde, dük-
kânda, bağ ve bahçede, kira getiren bir bağımsız bölümde yasal mi-
rasçısı olan veya olmayan bir kişi yahut hayır kurumu yararına (belli
süreli veya süresiz) şart ve değerlerle intifa hakkı yahut irat borcuyla
yükümlülük söz konusu olabilir. Bu gibi bir tasarruf karşısında yasal
mirasçıların hepsi değil de biri veya ikisi tenkis davası açıp kalan mi-
rasçılar dava açmayabilir. Bu değişik hal ve şartlarda hesap ve çözüm
yolu da, şüphesiz ki farklı olacaktır. Şartları mevcut ise dava açanın
terekedeki miras payından tenkis veya tercihine göre intifa hakkı ve
irat borcundan kurtulacak, dava açmayanın miras payı yükümlü ka-
lacaktır. Örneğin; dört çocuklu bir ailede aile reisi erkek, eşi lehine bir
mesken dairesini l/4 oranında intifa hakkıyla yükümlü kılıyor. Vera-
set belgesine göre bu daire l6 pay itibariyle tam mülkiyet olarak 4 pay
sağ eşe, 3 erden 12 pay da dört çocuğuna kalacaktır. Miras bırakanın,
sağ eşin miras payında tasarruf hakkı ve yetkisi olmadığına göre
1/4 intifa hakkı dört çocuğun yasal miras paylarından karşılana-
caktır. Bu olayda:
1. İntifa hakkının nakitle ifade edilecek değeri,
makaleler Hasan KAYIKET
337TBB Dergisi, Sayı 72, 2007
2. Sağ eşin kalan olası ömür süresi,
3. Bu süreye ait intifa hakkının peşin değerine ve hesaplama sonu-
cuna göre, çocukların saklı payına tecavüz vardır. Başka bir deyimle,
miras bırakan eşi lehine tasarrufunda, tasarruf nisabını aşmıştır. Tasar-
rufunu belli bir malına hasretmiş ise de, sabit tenkis oranı hesabında,
miras bırakanın terekesinin tamamı dikkate alınacaktır. Saklı pay sahi-
bi dört çocuk tarafından, bu taşınmazdaki yükümlülüğün kaldırılması
suretiyle tenkis talep edildiği için, intifa hakkının sermayeye kaybe-
dilmiş değerinin çocuklardan her biri 1/4 oranında sorumlu olacaktır.
Tam mülkiyet esasına göre, bu meskende sağ eş (16 pay itibariyle) 4
pay tam mülkiyet, 4 pay intifa hakkından, çocuklardan her biri 3 er
pay tam mülkiyet ve birer pay çıplak mülkiyet payının sahibi olacak
ve tenkiste bu paylar dikkate alınacaktır. Seçimlik hak konusunda ter-
cih, taşınmazın sağ eş lehine olan intifa hakkından kurtarılması hali se-
çilirse, çocukların sağ eşe (annelerine) ödeyecekleri bedel, her birinde
1/16 intifa hakkının peşin değerinden tasarruf nisabına düşen bedel
olacak, sadece tenkis yolu seçilirse, indirimde sabit tenkis oranı uygu-
lanacaktır.
Bu örnekte, şayet çocuklardan ikisi tenkis davası açıp diğer ikisi
açmazsa, hesaplama buna göre yapılacak; çocuklardan ikisinin sorum-
lu olacağı 1/16 şar intifa hakkına göre bedel veya tenkis söz konusu
olacak, diğer ikisinin miras payı intifa hakkıyla yükümlü kalacaktır.
Görülüyor ki uygulama, değişik dava ve çözüm yollarını içermek-
tedir. Yasa maddeleri geniş bir uygulama alanı olmayan konuyla il-
gilidir Bu bakımdan, inceleme yazımızda yanılma olasılığına binaen,
yazımız, değerli hukukçuların aydınlatıcı ve olumlu eleştirilerine açık-
tır.