makaleler Loukas MISTELIS
163TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Özet
Milletlerarası tahkim –rızai ve bağlayıcı bir uyuşmazlık çözüm
yolu olarak– sınır aşan uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri dışında
çözümlenmesi için bir araç teşkil eder. Tahkim, bilgili olanlar için ola-
naklar sunarken tecrübesiz olanlar için tuzaklar içerebilir. Uluslararası
tahkim prosedürünü yürütmek için gereken bilgi, donanım ve taktik-
lere sahip olan şirketlerin sınır aşan uyuşmazlıklarını tahkim yoluyla
çözmekte avantajlı olacağı ve bu işletme riskini gereği gibi idare ede-
bileceği açıktır.
Dünya’daki önder şirketlerin bünyelerindeki hukuk danışmanla-
rıyla yapılan bu çalışma, uluslararası tahkim hususunda yerleşik on iki
yaklaşımı test etmektedir. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur; 103 ka-
tılımcı tarafından doldurulan İnternet üzerinden yapılan anket ve 40
detaylı röportaj. Çalışma, deneysel bulguların bu yerleşik yaklaşımları
teyit etmek ya da reddetmek için kullanıldığı on iki bölümden oluş-
maktadır.
Bu çalışma sonunda ulaşılan ana mesajlar şunlardır:
MİLLETLERARASI TAHKİM:
KURUMSAL YAKLAŞIMLAR
VE UYGULAMALAR 2006
Loukas MISTELIS
*
Çev. Bahar Ceyda SÜRAL
**
* Prof. Dr., Londra Üniversitesi.
* LLM Araştırma Görevlisi, Dokuz Eylül Ünivesitesi Hukuk Fakültesi, Devletler Özel
Hukuku Anabilimdalı
Çevirenin Notu: Uluslararası ticari uyuşmazlıkların çözümünde tahkim şüphesiz en
önemli yollardan birisidir. Bu araştırmanın, tahkimin algılanmasına ilişkin çeşitli yakla-
şımların doğruluğunu test ederken ulaştığı sonuçlar, sadece uluslararası tahkim anlaşılması
ve gelişimi açısından değil ülkemizde tahkimin gelişimi açısından da önem arz etmektedir.
Loukas MISTELIS makaleler
164TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Şirketlerin önemli bir kısmı sınır aşan uyuşmazlıkların çözümünde ulus-
lararası tahkimi tercih etmektedir.
• Katılımcıların %73’ü, tek başına (%29) ya da kademeli bir uyuş-
mazlık çözüm prosedürü içinde Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolla-
rıyla (“ADR”) birlikte (%44) uluslararası tahkimi tercih etmektedir.
Uluslararası tahkimin avantajları açıkça ve kesinlikle dezavantajlarına
üstün gelmektedir.
• Uluslararası tahkimin tercih edilmesinin en önemli sebepleri;
usul kurallarının esnekliği, hakem kararlarının icra edilebilirliği, yar-
gılamanın gizliliği ve tarafların hakemlerini seçebilme imkanıdır.
• Masraflı oluşu ve uyuşmazlıkların çözümü için geçen zaman
uluslararası tahkimin en sık bahsedilen dezavantajlarıdır. Uluslararası
tahkimin seçimi konusunda şüphe uyandıran diğer konular, tahkim
prosedürüne mahkemelerin müdahalesi riski ve üçüncü kişilerin yar-
gılamaya dahil edilmesinin zorluğudur.
Açık bir uyuşmazlık çözüm politikası sınır aşan sözleşmelerin hazırlan-
ması aşamasında önemli bir stratejik avantaj oluşturmaktadır.
• İnternet katılımcılarının %65’i bir uyuşmazlık çözüm politikası-
na sahip olduklarını belirttiler.
• Bu yönde bir politika, sözleşmelerde avantajlı uyuşmazlık çö-
züm hükümleri kabul etmek için bir çerçeve oluşturabilir. Bu durum,
ayrıca, şirket bünyesindeki avukatın, bir uyuşmazlık çıktığında uyuş-
mazlığı daha etkin bir şekilde idare edebilmesini ve şirketin uyuşmaz-
lık çözüm prosedüründeki aşamaları öngörebilmesini ve hazırlık ya-
pabilmesini sağlar.
• Katılımcıların %17’si uyuşmazlık çözüm politikasının varlığının
masrafları doğrudan azalttığını ve buna ilaveten %69’u da bu duru-
mun uyuşmazlıkların artışının en aza indirgendiğini belirtmiştir.
İyi hazırlanmış uluslararası tahkim şartları uyuşmazlık çıktığında şirket-
lere taktiksel avantajlar sağlanmaktadır.
• Sözleşmelerde yer alan tahkim şartları, tahkim prosedürünün
şeklini ve hukuki temelini göstermekte ve tahkim prosedürünün nasıl
yürütüleceğini belirlemektedir. İyi hazırlanmış bir tahkim şartı, tarafın
kendisi için (tahkim yerinin seçilmesi veya hakem heyetinin oluşumu
makaleler Loukas MISTELIS
165TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
gibi) avantajlı şartlar belirlemesini sağlayabilir. Ancak, yapılan seçim-
lerin kendisi açısından avantajlı olması için tarafın tahkim prosedürü
hakkında bilgi ve tecrübe sahibi olması gerekmektedir.
• Kendileriyle röportaj yapılan şirket avukatlarının (in-house coun-
sels) %60’ı tahkim şartlarının görüşülmesi aşamasında, karşı tarafın
isteklerini kabul ettikleri bazı hallerde, sonradan, karşı tarafın kabul
ettirdiği noktalarda onların taktiksel avantajlar sağladığını düşünmek-
tedir.
Şirketlerin dörtte üçünden fazlası kurumsal tahkimi seçmektedirler.
• Tahkimin, bir tahkim kurumunun yardımıyla yürütülmesinin
tercih edilmesinin en yaygın gerekçeleri tahkim kurumlarının itibarı,
yargılamaya aşinalıkları, masraf ve ücretlerin belirlenebilirliği ve yer-
leşmiş bir usulün kullanılmasının rahatlığıdır.
• Katılımcılar tarafından en çok tercih edilen tahkim kurumları:
Milletlerarası Ticaret Odası (International Chamber of Commerce – ICC),
Londra Uluslararası Tahkim Mahkemesi (London Court of International
Arbitration – LCIA) ve Amerikan Tahkim Derneği/Uluslararası Uyuş-
mazlık Çözüm Merkezi (American Arbitration Association/International
Centre for Dispute Resolution – AAA/ICDR) dir.
Bölgesel tahkim kurumları büyük ölçüde desteklenmektedir.
• Katılımcıların büyük bir bölümü, daha etkili bölgesel tahkim ku-
rumlarının gelişimini, bunların uyuşmazlığın doğduğu yere daha ya-
kın olması ve yerleşik tahkim kurumlarından daha ucuz olabilecekleri
gerekçeleriyle desteklemektedir.
Tahkim yerinin önemi anlaşılamamıştır.
• Tahkim yerine bağlı hukuki sonuçlar, kurumların “tahkim yeri”
[place or seat of arbitration] seçiminde en önemli rolü oynamaktadır.
• Tahkim yerinin uygunluğunun, bazı şirket avukatlarınca tah-
kim yerinin belirlenmesinde göz önünde bulundurulması, tahkim ye-
rinin öneminin tam olarak kavranamadığını ortaya koymuştur.
• En popüler dört tahkim yeri İngiltere, İsviçre, Fransa ve Amerika
Birleşik Devletleri’dir.
Şirketler hakem kararlarının bağlayıcı olmasını istemektedirler.
Loukas MISTELIS makaleler
166TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
• Online katılımcıların %91’i uluslararası tahkimde temyiz meka-
nizmasının bulunmasını reddetmektedirler.
Şirketler uluslararası tahkim alanında tanınmış uzman kişileri hakem
olarak tercih etmektedirler.
• Uzman hakemlerin sayısı nispeten azdır. Uyuşmazlık konusu
sanayi veya ticaret alanındaki uzmanlık ve bölge konusundaki dene-
yim uluslararası hakemlerde aranan bir niteliktir.
Şirketler devlet mahkemelerinde kendilerini temsil eden avukatları yeri-
ne, tahkimde görülen davalar için uzman avukatlar tutmaktadırlar.
• Şirketler, uluslararası tahkimde uzmanlaşmış, uyuşmazlık ko-
nusunda deneyimli, bölgesel uzmanlığın da sağlanması açısından
uyuşmazlığın doğduğu yere ulaşabilecek ve uygulanacak hukuk ko-
nusunda bilgili hukuk bürolarını aramaktadırlar. Uzman avukatların
ulaşılabilirliği ve şöhreti de önemli kriterlerdir.
Uluslararası tahkim, orta ve küçük ölçekli davalar bakımından yabancı
devlet yargısı kadar pahalıdır. Daha büyük ve daha karmaşık davalarda ulus-
lararası tahkim finansal olarak daha doğru bir tercih oluşturabilir.
• Uluslararası tahkim prosedüründe taraflar tahkim kurumunun
ve hakem heyetinin masraflarını ödemekle yükümlüdürler. Bunlar
oldukça yüklü miktarlar olabilir. Ancak, genellikle, bunların yargıla-
manın tümü için yapılan harcamalara oranının aşırı olmayacağı düşü-
nülmektedir.
Uluslararası tahkim taktikleri ve yöntemleri hakkında eğitimlere talep
vardır.
• Şirket avukatlarının %90’ı uluslararası tahkim prosedürü hak-
kında bilgili olduklarına inansalar dahi, daha detaylı eğitim almak
istediklerini de belirtmişlerdir. Bu ve çalışmada varılan diğer bazı so-
nuçlar, şirketlerin uluslararası tahkim prosedürü ile uluslararası tah-
kimin imkan ve riskleri hususundaki eğitimlerden yararlanabilecekle-
rini göstermektedir.
Uluslararası tahkime genel bakış oldukça olumludur.
• Şirketlerin %95’i uluslararası tahkime başvurmaya devam et-
mektedirler ve tahkim davalarında artış beklenmektedir.
makaleler Loukas MISTELIS
167TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
• Şirketler, tahkim hukuku ve uygulamasının gelecekte ortaya çı-
kacak problemlere çözümler üreteceğine inanmaktadırlar.
Araştırma: Test Edilen Yaklaşımlar – MİTLER, Veri ve Analizler
1. Uluslararası Tahkimin Kullanımı
1.1 Yaklaşım: Kurumların önemli bir kısmı sınır aşan uyuşmazlıkların
çözümünde yabancı devlet yargısı yerine uluslararası tahkimi tercih etmekte-
dir.
Kısmen Doğru
1.2 Veri ve Analiz
İnternet Çalışmasına katılan ve sınır aşan işlemlerde bulunan şir-
ketlerin %81’i uluslararası tahkim, yabancı devlet yargısı, arabulucu-
luk ve/veya diğer Alternatif Uyuşmazlık Çözüm Yolları mekanizma-
larında doğrudan yer almışlardır.
Uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde hangi yöntemleri kul-
landıkları sorulduğunda, yarıdan fazlası uluslararası tahkimi tek ba-
şına (%11) ya da ADR ya da devlet yargısı gibi diğer mekanizmalarla
birlikte (%43) kullandıklarını bildirmişlerdir. Sadece %4 şimdiye kadar
yalnızca yabancı devlet yargısını kullanmıştır.
Aynı katılımcılara hangi mekanizmayı kullanmayı tercih ettikleri
sorulduğunda, %73’ü tek başına (%29) ya da çok aşamalı veya ilerle-
yen ADR mekanizmalarıyla birlikte (%44) uluslararası tahkim demiş-
lerdir. Tek başına ADR mekanizmaları kurumların %16’sı tarafından
ve yabancı devlet yargısı %11’i tarafından tercih edilmiştir.
Neden şirketlerin onundan dokuzu yabancı devlet yargısından ka-
çınmaktadır? En yaygın açıklama, uzakta bulunan bir mahkeme önün-
de yabancı bir devlet hukuku uyarınca yerel mahkeme usulü ve dili
hakkında bilgi sahibi olmaksızın yargılanmanın yarattığı endişedir.
Ayrıca, yargılamanın gizli olmaması, uzun zaman alması ve yabancı
bir ülkede dava takip etme masraflarının yüksekliği de dikkate alın-
maktadır. Buna ek olarak, bazı ülkelerde yargılamanın bağımsız ve ta-
rafsızlığı şüpheli olabileceği gibi, en kötü ihtimalde sistem rüşvetlerle
Loukas MISTELIS makaleler
168TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
yozlaşmış olabilir. Son olarak, bu etkenler yargılamayı etkilemese dahi
yabancı bir mahkeme kararının tenfizi oldukça güçlük çıkarabilir.
Yabancı devlet yargısına güvenmeyi tercih eden kurumlar genel-
likle aşağıdaki iki kategoriden birine dahildir:
• Genellikle gelişmiş ülkelerde faaliyetlerde bulunan ve bağımsız,
tarafsız bir yargılamaya dahil olacağına inanan kurumlar
• Az gelişmiş ülkelerde bulunan, tahkim prosedürü hakkında de-
neyimsiz ve güvensiz olan ve kendi mahkemeleri önündeki yargıla-
malarda daha rahat hisseden kurumlar
1.3 Özet
• Kurumların %73’ü sınır aşan uyuşmazlıkların çözümünde ulus-
lararası tahkimi tercih etmektedirler.
• Genellikle, uluslararası tahkim tek başına kullanılmamaktadır;
ADR mekanizmalarıyla birlikte kullanılması en yaygın tercihtir.
• Yabancı devlet yargısı, bazı hallerde ve azınlıkta kalan şirketle-
rin (%11) uyuşmazlık çözüm yolu olarak tercihini oluşturmaktadır.
2. Uluslararası Tahkimin Avantaj ve Dezavantajları
2.1 Yaklaşım: Uluslararası tahkim sınır aşan uyuşmazlıkların çözü-
münde tercih edilmektedir çünkü avantajları açıkça ve kesinlikle dezavantaj-
larına üstün gelmektedir.
DOĞRU
2.2 Veri ve Analiz
Avantajlar: İnternet çalışmasına katılanların uluslararası tahkime
başvurmalarının en önemli üç nedenini sıralamalarını istedik.
Yapılan sıralamaya göre, tahkim usulünün esnekliği, uluslararası
tahkimin en çok bilinen avantajıdır. Tarafların, tahkim usulünün be-
lirlenmesi ve yönlendirilmesine aktif katkısı tahkim usulüne güven
sağlamaktadır.
Öte yandan, hakem kararlarının icra edilebilirliği, uluslararası tah-
kimin tek başına en çok katılımcı tarafından belirtilen avantajıdır (24
makaleler Loukas MISTELIS
169TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
katılımcı).
Gizliliğin de tercih edilen bir avantaj olarak gösterilmesi şaşırtıcı
değildir. Birçok kişi, uluslararası tahkimin işletme yöntemleri, ticari
sırlar, endüstriyel usuller, fikri mülkiyet ve markaya zarar verebilecek
prosedürlerin gizli kalmasını sağladığına inanmaktadır. Bu, tahkime
ait her şeyin kendiliğinden gizli olduğunu göstermez; bunun anlamı
ancak şu olabilir: tahkim prosedürü özeldir ve gizli kalabilir.
Tarafların, gerekli yetenek ve deneyime sahip ve davaya uygun
kültürel ve hukuki şartlara uygun hakemler seçebilme imkanı da çok
tercih edilen avantajlar arasında yer almıştır.
Az sayıdaki katılımcı, masraflar, hızlılık, belirli hukuk sistemi ve
devlet mahkemelerinden kaçınma, tahkim yerinin tarafsızlığı gibi di-
ğer avantajları da belirtmiştir.
Dezavantajlar: Şirketler uluslararası tahkim prosedüründen her
yönüyle memnun değildir. İnternet katılımcılarının uluslararası tah-
kimin kullanımıyla ilgili en önemli üç endişelerini sıralamalarını iste-
dik.
En çok bilinen dezavantaj, uluslararası tahkim prosedürünün
(avukatlar, hakemler ve varsa tahkim kurumunun masraf ve ücretle-
ri dahil) pahalı oluşudur. 80 katılımcının 70’i masrafları en önemli üç
endişesi arasında belirtmiş, katılımcıların %50’si en önemli endişesi
olarak göstermiştir. Bu, uluslararası tahkime dair yaygın bir mit olan
yabancı devlet yargılamasından daha ucuz olduğu kanısını çürütmek-
tedir. Uluslararası tahkimin masrafları 10. Yaklaşım’da daha detaylı
olarak incelenmiştir.
Buna bağlı diğer bir endişe de tahkim talebinden kararın verilme-
sine kadar geçen süredir. Bu da en çok belirtilen ikinci endişeyi oluş-
turmuştur. Milletlerarası Ticaret Odası ve Amerikan Tahkim Derneği
Uluslararası Uyuşmazlıkların Çözüm Merkezi davaların çoğunda ha-
kem kararının tahkim talebinden itibaren 18 ay içinde verildiğini ile-
ri sürmektedir ki bu süre yabancı devlet yargılamalarına oranla daha
kısadır. Ancak, tahkimde görülen davaların da devlet yargılamalarına
süre bakımından benzemeye başlaması nedeniyle bu durum artık bir
dezavantaj olarak görülmektedir.
Ulusal mahkemenin müdahalesi de bir dezavantajdır. Birçok ülke
hukuku sınırlı da olsa ulusal mahkemelerin uluslararası tahkim pro-
Loukas MISTELIS makaleler
170TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
sedürüne müdahalesine izin vermektedir (örneğin, hakem kararına
itiraz edilmesi). Ancak, müdahale ülkeden ülkeye değişmektedir. Mo-
dern tahkim kanunları özellikle mahkemelerin müdahalesini sınırla-
maktayken, mahkemenin müdahalesine izin verilen hallerde hakem
heyetinin yetkileri oldukça kısıtlıdır. Bu da tahkim yerinin önemini
arttırmaktadır. Ayrıca, mahkemenin müdahalesi genellikle zaman ve
masraf kaybına da sebep olacaktır.
İnternet çalışmasına katılanların 30’u bir temyiz mekanizması-
nın olmayışını tahkimin muhtemel bir dezavantajı olarak belirtmiştir.
Bu, tarafların mahkemeler önünde temyize başvurmak yerine tahkim
çerçevesi içinde yer alan bir temyiz sistemini tercih ettiklerini ya da
tarafların hakem kararlarına itiraz etmeye daha hazırlıklı olduklarını
göstermektedir. Ancak, çalışmada varılan bir diğer sonuç da, uygula-
mada, sadece küçük bir azınlığın temyiz mekanizması istediğidir. Bu
konu 7. Yaklaşım’da ele alınmıştır.
Üçüncü kişilerin katılımı mekanizmasının olmayışı da yaygın
olarak ifade edilen bir endişedir. Taraflar uluslararası tahkime ancak
aralarında bir tahkim anlaşmasının bulunması durumunda başvurabi-
lirler. Tahkim anlaşmasına taraf olmayan üçüncü kişileri tahkim yargı-
lamasına daha sonraki aşamalarda dahil etmek oldukça zor olabilir.
2.3 Özet
• Şirketler, uluslararası tahkimin avantajlarının dezavantajlarına
üstün geldiğini kavramışlardır.
• Uluslararası tahkime başvurulmasının en önemli sebepleri şun-
lardır: tahkim usulünün esnekliği, hakem kararlarının tenfiz edilebilir-
liği, tahkimin gizliliği ve tarafların hakemleri seçebilme imkanı.
• Masraflar ve süre avantaj olarak görülmemekte; tersine tahkim
usulünün en önemli dezavantajları olarak sayılmaktadır. Ancak, ken-
dileriyle röportaj yapılan şirket avukatlarının çoğunluğu, Hakem Ka-
rarlarının Tanınması ve Tenfizine İlişkin New York Andlaşması’nın
başarısının, masraf ve zaman açısından var olan eksiklikleri dengele-
diğini belirtmişlerdir.
• Uluslararası tahkime ilişkin diğer endişeler ulusal mahkemele-
rin müdahalesi ve üçüncü kişileri yargılamaya dahil etmenin zorluğu-
dur.
makaleler Loukas MISTELIS
171TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
3. Uyuşmazlık Çözüm Politikası Üzerine Düşünceler
3.1 Yaklaşım: Uluslararası işlemlere girişen kurumlar genellikle çıka-
cak uyuşmazlıklara hazır olabilmek için bir uyuşmazlık çözüm politikasına
sahiptir.
KISMEN DOĞRU
3.2 Veri ve Analiz
İnternet çalışmamızda katılımcılara bir uyuşmazlık çözüm politi-
kaları olup olmadığı soruldu. Katılımcıların %65’i uyuşmazlık çözüm
politikalarının olduğunu; bunların yarıdan fazlası da katı bir politika
(standart hükümler veya model şartlar gibi) izlediklerini belirtti. Geri
kalan katılımcılar, katı olmayan bir politika izlediklerini, politikaları-
nın kendilerine rehberlik ettiğini ve görüşmeler sırasında değişebildi-
ğini açıkladılar. Üçüncü bir katılımcı grubunun ise hiçbir uyuşmazlık
çözüm politikası bulunmamaktadır.
Katılımcıların %69’una göre bir uyuşmazlık çözüm politikasına
sahip olmanın en önemli avantajı uyuşmazlığın büyümesi ihtimali-
nin azalmasıyken, %17’sine göre birincil avantaj maliyetlerden tasar-
ruf edilmesidir. Katılımcıların geriye kalan %14’ü de uyuşmazlık çö-
züm politikasına sahip olmanın yarattığı uygulama yeknesaklığını en
önemli avantaj olarak belirtmişlerdir.
Tecrübelerimize göre, açık bir uyuşmazlık çözüm politikası önemli
bir stratejik avantaj sağlamaktadır. Bu sayede, görüşmeciler uyuşmaz-
lık çözüm yolları görüşmeleri esnasında esnek olabilecekleri konular
ve bunların sınırları hususunda bilgili olurlar. Bir politikanın varlığı,
tarafların sözleşmelere kendileri için avantajlı uyuşmazlık çözüm şart-
larının eklenebilmesi için bir çerçeve oluşturur. Bu da, kurum avukat-
larının uyuşmazlık çıktığında onunla etkin ve verimli olarak baş ede-
bilmelerini ve böylece kurumların uyuşmazlık çözüm prosedürlerinin
tüm aşamaları için hazırlıklı olabilmelerini sağlar.
Kurumsal uyuşmazlık çözüm politikaları:
• Sözleşme görüşmelerinde yardımcı olur,
• Risk yönetimi ve genel hukuki planlamaya yardımcı olur,
• Hukuk departmanı ile kurumun diğer birimleri arasındaki diya-
Loukas MISTELIS makaleler
172TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
loga yardımcı olur ve kurumsal amaçlara ulaşmak bakımından hukuk
desteğinin öneminin anlaşılmasını sağlar,
• Uyuşmazlık çözümü konusuna olumlu bir yaklaşım yaratır.
Araştırmamız, uyuşmazlık çözüm politikalarının genellikle aşa-
malı uyuşmazlık çözüm prosedürleri içerdiğini göstermektedir. Sulh
olmaya niyetli taraflar, hemen hukuki yollara başvuru tehdidinden
kaçınıp, karşılıklı görüşmeler yoluyla uyuşmazlıklarını çözmeyi de-
nerler. Bu şekilde uyuşmazlık çözülemezse, tahkimden önceki adım
tarafsız bir üçüncü kişi yardımıyla uyuşmazlığın çözümlenmeye çalı-
şılması olabilir.
3.3 Özet
• Açık bir uyuşmazlık çözüm politikası stratejik avantajlar sağlar.
• Şirketler, bir uyuşmazlık çözüm politikası oluşturmak ve bunu
görüşmelerinde temel olarak almayı bir avantaj olarak algılamakta-
dır.
• Katılımcıların %86’sı bir uyuşmazlık çözüm politikasına sahip
olmanın uyuşmazlık prosedürünün etkin yönetimi ya da uyuşmazlı-
ğın ilerlemesi riskinin azalması nedenleriyle maliyetten tasarruf sağla-
dığını ifade ettiler.
4. Uluslararası Tahkim Şartları
4.1 Yaklaşım: Kurumlar her zaman sözleşmelerine uluslararası tahkim
klozları eklemek isteyeceklerdir. Bu onlara uyuşmazlık çıkması halinde avan-
taj sağlayacaktır.
KISMEN DOĞRU
4.2 Veri ve Analiz
Röportajlarımızda, şirket avukatlarının %95’i sınır aşan sözleşme-
lerine uyuşmazlık çözüm şartı eklediklerini söylediler. Bu şart, her-
hangi bir şirketsel politikanın gereği olmasa bile, uluslararası tahkim,
devlet yargısı, ADR mekanizmaları veya bunların kombinasyonundan
oluşabilmektedir.
İnternet çalışmamızda katılımcılara sınır aşan sözleşmelerine ulus-
makaleler Loukas MISTELIS
173TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
lararası tahkim şartı eklenmesinde ısrarcı olup olmadıkları soruldu.
Katılımcıların %62’si uluslararası tahkim klozunda ısrarcı olduklarını,
%34’ü ısrarcı olmadıklarını, %4’ü de emin olmadığını belirtti.
Ancak, önemli bir bulgu da şirket avukatlarının %60’ının görüş-
meler esnasında karşı taraftan güçlü bir itiraz geldiği takdirde şirketle-
rinin tahkime ilişkin bazı noktalardan vazgeçeceklerini belirtmeleridir.
Ancak bir uyuşmazlık ortaya çıktığında iyi hazırlanmış bir uluslarara-
sı tahkim şartının önemli bir avantaj sağladığı ve kurumun çıkarlarını
koruduğu açıkça anlaşılabilmektedir.
Uygun bir uluslararası tahkim şartının görüşülmesine ve kabul
edilmesine dikkat edilmemesi bir uyuşmazlık çıktığında şirketin olum-
suz bir duruma düşmesine sebep olabilir. Aksine, iyi hazırlanmış bir
uluslararası tahkim şartının sözleşmeye eklenmiş olması, uyuşmazlı-
ğın tahkimle çözümü yoluna gidilmesi halinde (tahkim yerinin veya
hakemlerin seçimi gibi) avantajlı hükümlerin varlığını sağlayabilir.
Röportaj yapılan bazı şirket avukatları, sözleşme görüşmelerinin
uyuşmazlık çözümü gibi önemli aşamalarında karar verme mekaniz-
malarının dışında kaldıkları yönündeki endişelerini ifade ettiler. Şir-
ketler, bu durumun kendilerini daha riskli bir duruma sokup sokma-
dığını değerlendirmek isteyebilirler.
İnternet katılımcılarına kurumların standart tahkim şartlarını mı
kabul ettikleri yoksa her sözleşme için ayrı tahkim şartı mı hazırladık-
ları soruldu. Katılımcıların %48’i tüm sözleşmelerinde standart tahkim
şartı kullandıklarını, %43’ü de her sözleşme için farklı tahkim şartı ha-
zırladıklarını belirtti. Geriye kalan %9’luk kısım kurumlarının uygula-
masından emin değildi.
Tecrübelerimize göre, tahkim şartının standart formda ya da ilgili
sözleşme için uyarlanmış olması sözleşmenin şartlarına göre değişik-
lik göstermekle birlikte, her sözleşmeye uluslararası tahkim şartının
eklenmesi önemlidir. Tahkim kurumları ya da şirketlerin kendileri ta-
rafından hazırlanan standart şartları genellikle denenmiş ve iyi sonuç-
lar vermiş olmakla birlikte görüşmelere konu sözleşmenin şartlarına
uygun olmayabilir. Öte yandan, sözleşmeye uyarlanmış şartlar işin
niteliğine daha uygun düşmekle birlikte bunların da tahkim uzmanla-
rınca hazırlanması gerekir. Zira tahkim alanına yabancı olan kişilerce
Loukas MISTELIS makaleler
174TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
tahkim şartlarının hazırlanması durumunda tuzaklara düşmek ya da
fırsatları kaçırmak tehlikesi mevcuttur.
Kötü hazırlanmış tahkim şartlarının tipik eksiklikleri aşağıdaki gi-
bidir:
• Taraflara sadece tahkime gitme imkanının tanınmış olması,
• Tarafların tahkim mi yoksa uzman bilirkişi gibi başka bir uyuş-
mazlık çözüm yolu konusunda mı anlaştığı hususunda açıklık bulun-
maması,
• Münhasır yetkili devlet mahkemesi seçimi ve tahkim şartlarının
bir arada bulunması gibi çelişkili uyuşmazlık çözüm şartlarının varlı-
ğı,
• Tahkim kurallarına atıf yapılan tahkim kurumunun yanlış belir-
tilmesi ya da olmayan bir tahkim kurumunun belirlenmesi,
• Kademeli uyuşmazlık çözüm şartlarında, tahkim öncesi aşama-
ların yeterince açık tanımlanmaması,
• Tahkim yeri ve hakem heyetinin oluşumu gibi önemli faktörle-
rin düzenlenmemesi gibi bir eksiklik ya da uyuşmazlık çözüm prose-
düründe etkili olmak hususunda kaybedilen bir fırsatın varlığı.
4.3 Özet
• Şirketlerin çoğu sözleşmelerinde tahkim şartının bulunmasında
ısrarcıdırlar.
• Kademeli uyuşmazlık çözüm klozlarının popülaritesi artmakta-
dır.
• Standart form tahkim şartlarını kullanan kurumların sayısı söz-
leşmelerinde uyarlanmış tahkim şartlarını kullanan şirketlerin sayısın-
dan biraz daha fazladır.
• Şirket avukatlarının çoğunluğu, şirketlerinin, sözleşmenin ta-
mamlanması için tahkim şartlarından ya da tahkime ilişkin bazı nok-
talardan vazgeçebileceklerini belirttiler. Böylece şirketler uyuşmazlı-
ğın tahkimle çözümlenmesi durumunda hukuki ve taktiksel bir çok
imkandan da vazgeçmiş olmaktadırlar.
makaleler Loukas MISTELIS
175TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
5. Ad Hoc ve Kurumsal Tahkim
5.1 Yaklaşım: Şirketler, kurumsal tahkimi ad hoc tahkime tercih etmek-
tedirler.
DOĞRU
5.2 Veri ve Analiz
İnternet katılımcılarına bir tahkim kurumunun kurallarınca yürü-
tülen bir tahkimi mi tercih ettikleri yoksa tahkim prosedürü üzerinde
karşılıklı anlaşmaya mı vardıkları (ad hoc tahkim) soruldu. %76 oranın-
daki açık çoğunluk, kurumsal tahkimi tercih ettiklerini belirtti.
İnternet çalışmamıza katılanlara kurumsal tahkimi seçmelerinin
üç ana nedenini sorduk ve sonuçlara ağırlıklı bir değerlendirme sis-
temi uyguladık. Tahkim prosedürünü yürütmek hususunda güçlü bir
repütasyon, ikinci ve üçüncü ana nedenin (tahkim prosedürüne aşina-
lık ve ücret ve masrafların belirlenebilir olması) toplamından daha çok
oy alarak, kurumsal tahkimin seçilmesinde en yaygın nedeni oluştur-
muştur.
Şirketlerin ad hoc tahkimi tercih ettiğini belirten katılımcıların
%24’ü yıllık cirosu 5 milyar Amerikan Doları’nın üzerinde olan şir-
ketlerdendir. Birçok halde, bu kurumlarda tahkim prosedürünü yü-
rütmek konusunda deneyimli, büyük ve yeterince deneyimli hukuk
departmanları bulunmaktadır.
Çalışmada varılan önemli bir sonuç da katılımcıların büyük ço-
ğunluğunun daha güçlü bölgesel tahkim kurumlarının gelişimini des-
teklediğidir.
Şirketlerin çoğu, bilinen tahkim kurumlarından daha he-
saplı da olacağı düşüncesiyle, uyuşmazlığın doğduğu yere yakın olan
tahkim kurumlarına ilgi göstermektedir. Ancak, yine şirketlerin çoğu,
uyuşmazlıklarını, henüz yetkinlikleri ispatlanmadan daha az gelişmiş
bölgesel tahkim kurumlarına göndermek istememektedirler.
En popüler tahkim kurumlarını belirlemek için, İnternet katılım-
cılarının, en bilinen on tahkim kurumu arasından ilk üç tercihlerini
Bölgesel tahkim kurumları Singapur Uluslararası Tahkim Merkezi, Japon Ticari
Tahkim Derneği, Meksika Camara Ticaret Derneği, Avustralya Uluslararası Ticari
Tahkim Merkezi ve Kahire Bölgesel Uluslararası Ticari Tahkim Merkezi’ni ifade
etmektedir.
Loukas MISTELIS makaleler
176TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
belirlemeleri istendi. Katılımcıların tercih ettikleri başka tahkim ku-
rumlarını listeye ekleme hakları da vardı. Şirketler, cevaplara uygula-
nan ağırlıklı bir değerlendirme sistemine göre tercih sırasına konuldu.
Buna göre, ICC, LCIA ve AAA/ICDR en çok tercih edilen tahkim ku-
rumları oldu.
5.3 Özet
• Şirketlerin %76’sı kurumsal tahkimi tercih etmektedir; ad hoc
tahkimi tercih eden kurumların %24’ü uluslararası tahkim konusunda
deneyimli büyük şirketlerdir.
• Kurumsal tahkimin tercih edilmesinin en önemli sebepleri şöh-
ret, tahkim usulüne aşinalık, ücret ve masrafların belirlenebilmesi ve
usulün uygunluğudur.
• En çok tercih edilen tahkim kurumları, ICC, LCIA ve AAA/
ICDR’dır.
• Şirketler daha güçlü bölgesel tahkim kurumlarının gelişmesini
talep etmektedirler, ancak, bölgesel tahkim kurumlarının potansiyel
kullanıcılar tarafından tercih edilmesi için yetkinliklerini ispatlamaları
gerekmektedir. Bu da bazı bölgesel tahkim kurumları için bir fırsat ve
rekabet alanı oluşturmaktadır.
6. Tahkim Yeri ve Uluslararası Tahkimin Yürütülmesi
6.1 Yaklaşım: Tahkim yerinin belirlenmesinde buna bağlı hukuki so-
nuçlar önemli bir rol oynamaktadır.
KISMEN DOĞRU
Tahkim yeri, kurumsal tahkim ya da ad hoc tahkim kurallarıyla bir-
likte, tahkim usulüne uygulanacak hukuk kurallarını belirlemektedir.
Tahkim yerinin önemine ilişkin çelişkili görüşler mevcuttur. Bir
görüşe göre tahkim yeri tahkim esnasında yerel mahkemeden gelecek
destek ya da müdahalelerde (temel usuli standartlara uyulmamış ol-
ması durumunda hakem kararına itiraz imkanları ve taraflarca seçilen
tahkim kuralları yeterince anlaşılabilir olmadığı hallerde yerel huku-
makaleler Loukas MISTELIS
177TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
kun sağlayacağı yardım gibi) belirleyici olduğu için önemlidir. Diğer
bir görüşe göre, tahkim yeri genellikle ulaşılabilirliği (convenience) ya
da tarafsızlığı nedeniyle seçildiği için çok önemli değildir.
6.2 Veri ve Analiz
İnternet üzerinden yapılan ankette tahkim yerine hukuki bir an-
lam yüklenmek istenmemiş, tahkim yerlerine tek tek ismen atıfta bu-
lunulmuştur.
İnternet katılımcılarına tahkim yeri olarak ilk üç tercihlerini
ve bunlarını seçmelerinin en önemli üç sebebini sorduk. En popü-
ler dört tahkim yeri ... [İngiltere, İsviçre, Fransa ve Amerika Birleşik
Devletleri’dir]..
Tahkim yeri seçimlerinin nedenleri sorulduğunda, İnternet katı-
lımcıları tahkim yerine bağlı hukuki sonuçları, ulaşılabilirliği, tarafsız-
lığı ve delil ve tanıklara yakınlığı belirtmişlerdir.
Tahkim yerine bağlı hukuki sonuçlar azami sayıda katılımcı tara-
fından tercih edilmiştir. Ulaşılabilirlik, buna yakın tercihle ikinci sırayı
almıştır. Birçok şirket avukatının tahkim yerine bağlı hukuki sonuçlar
yerine tahkim yerinin ulaşılabilirliğini tahkim yeri seçiminde dikkate
alıyor olmaları, bazı şirket avukatlarının uluslararası tahkimde, tah-
kim yeri seçiminin önemini kavrayamadıklarını göstermektedir. Bazı
şirket avukatları, tahkim yeri seçiminin kendileri için en iyi sonucu
verecek taktiksel bir karar olduğunu açıkça anlayamamış olabilirler.
Bu da şirketlerin hukuk departmanlarının tahkim yeri seçimine bağlı
hukuki sonuçlar ve taktiksel imkanlar konusunda tahkim uzmanların-
dan eğitim alması gerektiğini göstermektedir.
6.3 Özet
• Uluslararası tahkim prosedürü içerisinde, tahkim yerine bağ-
lı hukuki sonuçlar bir şirketin tahkim yeri seçiminde tek başına en
önemli faktördür.
• Ancak, tahkim yerinin ulaşılabilirliği de şaşırtıcı şekilde tercih
nedeni oluşturmaktadır. Bu da tahkim uzmanlarının şirket avukatları-
nı eğitmek için çabalaması gereğine işaret etmektedir.
Loukas MISTELIS makaleler
178TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
7. Esasa İlişkin Sebeplerle Temyiz İmkanı
7.1 Yaklaşım: Şirketler, hakem kararını esasa ilişkin sebeplerle temyiz
edebilmek istemektedirler ya da hakem kararının esastan incelenmesini arzu
ederler.
YANLIŞ
7.2 Veri ve Analiz
Geleneksel olarak, uluslararası tahkimin avantajlarından biri de
hakem kararlarının taraflar için bağlayıcı olmasıdır. Son yıllarda ise
hakem kararlarına karşı yapılan iptal başvurularının sayısı artmıştır.
Ancak, İnternet katılımcılarının %91’i ile kendileriyle röportaj ya-
pılanların büyük bir çoğunluğu uluslararası tahkimde temyiz meka-
nizmasını kabul etmemektedirler. Kendileriyle röportaj yapılanlara
göre, hakem kararının bağlayıcı olmasının sağladığı avantajlar temyiz
mekanizmasına üstün gelmektedir.
Temyiz imkanı, tahkim prosedürünü hantallaştırarak devlet yar-
gısına yaklaştırdığı ve böylece tahkimim önemli bir niteliğini ortadan
kaldırdığı için bir dezavantaj olarak kabul edilmektedir.
Tahkim prosedürünün bir parçası olarak bir temyiz sisteminin
bulunması gerektiğini savunan %9 oranındaki katılımcılar, bu istekle-
rinin nedeni olarak daha önceki olumsuz tahkim tecrübelerini göster-
mişlerdir.
7.3 Özet
• Şirketler, hakem kararlarının bağlayıcı olmasını istemekte, bunu
tahkimin hayati bir niteliği olarak görmekte ve bir temyiz mekanizma-
sını reddetmektedirler.
8. Hakem Seçimi
8.1 Yaklaşım: Hakemler, şöhretleri dikkate alınarak seçilmektedirler.
makaleler Loukas MISTELIS
179TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
KISMEN DOĞRU
8.2 Veri ve Analiz
İnternet katılımcılarının %50’si hakemleri şirket bünyesi dışında
çalışan avukatlarının tavsiyeleriyle; %33’ü kişisel bağlantılarıyla; %3’ü
de üçüncü bir kişinin tavsiyesiyle seçtiklerini belirtmişlerdir. Geriye
kalan %14 de hakem seçimini hakem atamaya yetkili bir kuruma bı-
rakmaktadır.
İnternet çalışmasında, şirket avukatları, hakem seçiminde dikkate
aldıkları çeşitli faktörleri belirlemişlerdir.
Kişisel bağlantılar, avukat-
lar ya da üçüncü kişiler aracılığıyla belirlenen isimleri değerlendirir-
ken, katılımcıların %90’ı hakemin şöhretini en önemli faktör olarak
dikkate almaktadırlar. Bunu, katılımcıların %80’i tarafından önemli
kabul edilen, uzmanlık ve sağduyu gibi nitelikleri izlemektedir. Uygu-
lanacak hukukun ve ilgili yabancı dillerin bilinmesi de uluslararası ha-
kemde aranan nitelikler olarak, sırasıyla, katılımcıların %70’i ve %60’ı
tarafından ifade edilmiştir.
Varılan önemli bir sonuç da şirket avukatlarının uyuşmazlık ko-
nusunda gerekli uzmanlığa ve tecrübeye sahip bir hakem seçmek is-
tedikleridir. Ayrıca, aşağıdaki hususlar da giderek artan oranda aran-
maktadır:
• Sanayi alanında uzmanlık,
• Bölgesel ya da ülkesel tecrübe,
• Zararın saptanması ya da ilgili pazar koşullarının anlaşılabilme-
si için gerekli olabilecek çok disiplinli deneyim (teknik veya finansal
geçmiş tecrübe gibi).
Şirket avukatları yukarıdaki niteliklere sahip hakemlerin şirkete
zaman ve para kazandırdıklarına inanmaktadırlar.
Araştırmamız, ayrıca, şirket avukatlarının, tahkim prosedürünü
bilgi, otorite ve ağırlıklarıyla etkin yürütebilecek “ağır sıklet” bir ha-
kem heyetini (ya da hakem heyeti başkanını) tercih ettiklerini ortaya
çıkarmıştır. İdeal olarak hukuk, sanayi ve coğrafi bölge konusunda iki
uzman çok yönlü ve bilgili bir hakem heyeti oluşturmaktadır.
Kendileriyle röportaj yapılan şirket avukatlarının %33’ü tecrübe
Hakemlerin tarafsız ve bağımsız oldukları varsayılmıştır.
Loukas MISTELIS makaleler
180TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
yelpazesi yeterli genişlikte olan hakemlerin sayısının sınırlı olması do-
layısıyla memnuniyetsizliklerini ifade etmişlerdir. Daha geniş bir uz-
man hakem havuzuna erişim imkanlarının olması hususunda güçlü
bir talep söz konusudur. Ancak, hiç bir şirket avukatı kendi davası için
tecrübesiz bir hakemi atamak istememektedir. Kendileriyle röportaj
yapılan avukatların dörtte birinin ilerde hakem olarak atanmayı iste-
meleri de ilginç bir bulgu olmuştur.
8.3 Özet
• Şirketler, uluslararası tahkim alanında tanınmış hakemleri tercih
etmektedirler.
• İlgili sanayi dalı ve/veya bölgesel tecrübe de uluslararası ha-
kemlerde aranan niteliklerdir.
• Şirketler, hakem seçimlerini belirli ve sınırlı sayıda tanınmış ha-
kemler arasından yapmaktadır. Her ne kadar şirketler daha geniş bir
hakem havuzundan seçim yapabilmeyi dileseler de, hakem seçiminde
şöhrete verilen önem havuzun yakın bir gelecekte genişlemesini zor-
laştırmaktadır. Uluslararası tahkimin popülaritesi arttıkça, tahkim ala-
nında nadir uzmanlara olan talep de artacaktır.
9. Hukuk Bürolarının Seçimi
9.1 Yaklaşım: Şirketler, uluslararası tahkim yargılamasında kendilerini
temsil etmek üzere her zaman çalıştıkları hukuk bürolarını tutmaktadırlar.
YANLIŞ
9.2 Veri ve Analiz
Şirket avukatlarıyla yapılan röportajlar, her zaman birlikte çalışı-
lan avukatların uluslararası tahkimler için tutulmadıklarını açığa çı-
karmıştır. Şirket avukatlarının %75’i şirketlerinin özel tahkim bürola-
rıyla ya da uluslararası tahkim tecrübesi olan bürolarla çalıştıklarını
söylemişlerdir.
Kendileriyle röportaj yapılan şirket avukatları, kendilerinin de tah-
kim hizmetleri konusunda giderek bilgili ve tecrübeli hale geldiklerine
inanmaktadır; çoğu, geçmişte tahkim prosedürüne dahil olduklarını
ya da tahkim prosedürünü yönettiklerini belirtmişlerdir.
makaleler Loukas MISTELIS
181TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Sonuç olarak, kendileriyle röportaj yapılanlar, her zaman birlikte
çalıştıkları avukatlar yerine, uluslararası tahkim konusunda uzman,
uyuşmazlık konusunda tecrübeli ve bölgesel deneyim açısından uyuş-
mazlığın doğduğu yerdeki avukatlara da erişebilecek büroları, tahkim
yargılamasında kendilerini temsil etmek için tercih etmektedirler. Ula-
şılabilirlik ve tanınmışlık da önemli kriterlerdir.
Kendileriyle röportaj yapılanlar, şirketler ile tahkimde uzman
hukuk büroları arasında uzun yıllar süre gelen ilişkilerin kurulması-
nın her iki taraf için de yararlı olduğunu söylemişlerdir. Bu da şirket
avukatı ile hukuk bürosundaki tahkim uzmanlarının birebir ilişkisi ile
sağlanmaktadır.
9.3 Özet
• Şirketler, genellikle, kendilerini uluslararası tahkim yargılama-
sında temsil etmek üzere her zaman birlikte çalıştıkları hukuk büroları
yerine tahkimde uzmanlaşmış hukuk bürolarını tercih etmektedirler.
10. Masraflar
10.1 Yaklaşım: Uluslararası tahkim, yabancı devlet yargısından daha
ucuz olarak kabul edilmektedir.
YANLIŞ
10.2 Veri ve Analiz
Uluslararası tahkim alanında bazıları uyuşmazlıkların tahkim
yoluyla çözülmesinin devlet yargısında çözülmesinden daha ucuz ol-
duğunu ileri sürmüşlerse de, şirketler son yıllarda uluslararası tahki-
min giderek daha masraflı hale geldiği konusunda şikayetçidirler. 2.
Yaklaşım’da görüldüğü üzere, çalışma sonucunda sekiz katılımcıdan
yedisinin yüksek masrafları uluslararası tahkimin dezavantajı olarak
gösterdiği ve katılımcıların yarısı için bunun en önemli dezavantajı
teşkil ettiği anlaşılmıştır.
Tahkime ilişkin masraflar iki ana gruba ayrılabilir: tahkim masraf-
ları ve avukatların ücretleri. Tahkim masrafları, hakem ücretlerini, du-
ruşmalarla ilgili masrafları (yerin kirası, tercümanların ücretleri gibi),
hakem heyetince atanan bilirkişilerin masraf ve ücretlerini ve kurum-
Loukas MISTELIS makaleler
182TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
sal bir tahkim söz konusuysa tahkim kurumunun idari masraflarını
kapsamaktadır.
Araştırmamız, katılımcıların neredeyse üçte ikisinin (%65) ulus-
lararası tahkimi yabancı devlet yargısından daha pahalı bulduğunu,
%23’ünün de tahkimin en az yabancı devlet yargısı kadar masraflı
olduğuna inandığını göstermiştir. Ancak, verilen cevaplar devlet yar-
gılamasına ilişkin tecrübelere dayanmaktadır. Devlet yargılamasının
masrafları ülkeden ülkeye farklılık göstermekte ve Amerika Birleşik
Devletleri en pahalı devlet yargısı olarak görülmektedir.
Katılımcılara, şirketlerinin en son dahil olduğu uluslararası tahkim
davasının toplam masrafı sorulmuştur. Belirtilen davaların %52’sinin
toplam masrafı 100.000 Amerikan Doları ile 500.000 Amerikan Doları
arasındadır. Ancak, davaların %12’si 5 milyon Amerikan Doları’ndan
fazla masrafa neden olmuştur.
Katılımcılara, ayrıca, şirketlerinin en son dahil olduğu uluslararası
tahkim davalarında avukatlık ücretlerinin toplam tahkim masrafının
yüzde kaçını oluşturduğunu sorduk. Katılımcılar, davaların %64’ünde
avukatlık ücretlerinin toplam tahkim masraflarının %50’sinden fazla-
sını oluşturduğunu belirtmişlerdir. Tahkim kurumu ve hakem heyeti-
nin masrafları da önemli olmakla birlikte bunların toplam harcamalar
içindeki payı aşırı olarak görülmemektedir.
Şirket avukatlarıyla yapılan röportajlarda, gelişmiş ülkelerdeki
şirketlerin, gelişmekte olan ekonomilerdeki şirketlere oranla tahkim
masraflarını daha az dikkate aldıkları anlaşılmıştır. Ayrıca, Anglo-
Amerikan hukuku ülkelerinin çoğundaki ve Kara Avrupası hukuku
ülkelerinin bazılarındaki (İsveç, Fransa ve İtalya gibi) şirketler hakem-
lerin tecrübesi ve sunulan hizmetlerin genel kalitesi dikkate alındığın-
da tahkim masraflarını makul bulmaktadırlar. Ancak, gelişmekte olan
ekonomilerde, tahkim masrafları ve tahkim prosedürüne olan yaban-
cılık şirketleri tahkime başvurmaktan vazgeçirmektedir. Dolayısıyla,
1. Yaklaşım’da belirtildiği üzere, bu şirketlerin bazıları, masrafların
daha öngörülebilir ve külfetsiz olduğu kendi ülke mahkemelerini ter-
cih etmektedirler.
10.3 Özet
• Uluslararası tahkim orta ve küçük ölçekli davalar bakımından
en az yabancı devlet yargılaması kadar masraflı bulunmaktadır. Daha
makaleler Loukas MISTELIS
183TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
büyük ve karmaşık davalarda ise uluslararası tahkim daha ekonomik
olabilir.
• Uluslararası tahkimde en yüksek masraflar avukatlık ücretleri-
dir. Tahkim kurumu ve hakem heyetinin masrafları da gerçekte yük-
sek rakamlar olsa bile, bunların, yargılamanın genel masrafları içinde-
ki payı aşırı görülmemektedir.
11. Kullanıcıların Bilgi ve Tecrübe Olarak Gelişimi
11.1 Yaklaşım: Şirket avukatları genellikle uluslararası tahkimde geniş
tecrübe sahibi değillerdir; tahkim prosedüründen maksimum yararı sağlaya-
bilmek için tahkimde uzman üçüncü kişilerin yardımını alırlar.
KISMEN DOĞRU
11.2 Veri ve Analiz
Çalışmamız, çok uluslu şirket bünyesindeki avukatların tahkim
prosedürünü yönetmekte ciddi bir tecrübeye sahip olduklarını gös-
termiştir. Kendileriyle röportaj yapılan şirket avukatlarının %90’ı ken-
dilerini tahkim konusunda bilgili görmekle birlikte daha fazla eğitim
almakta isteklidirler. %10, şirketlerinin bünyesindeki avukatların tah-
kim konusunda yeterli olmadığını düşünmektedir.
Şirket avukatlarının bu kadar yüksek bir oranının kendilerini
tahkimleri yürütmek için yeterli görmesi tahkim alanında çalışanlara
şaşırtıcı gelebilir. Şirket avukatları kendilerini tahkim meselelerinde
yeterli görseler dahi, çalışmamızda varılan bazı sonuçlar -uyuşmaz-
lık çözüm hükümlerinin sözleşmelerden gerekirse çıkarılması eğilimi
ve tahkim yeri seçiminin taktiksel öneminin kavranamaması gibi- bazı
şirketlerde uzman hukukçularca verilen eğitimlerin faydalı olacağını
göstermektedir.
Eğitim istediklerini belirtenler, eğitimlerin özellikle uyuşmazlık
çözüm hükümlerinin hazırlanması ve görüşülmesi, tahkim hukuku ve
uygulamasındaki güncel gelişmeler, araç ve taktikler, tahkim yeri se-
çimi ve hakem kararlarının tenfizini içermesi gerektiğini söylemişler-
dir. Bu eğitimlerin ve sonundaki tecrübelerin ticari getirileri aşağıdaki
gibidir:
Loukas MISTELIS makaleler
184TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
• Uluslararası tahkim prosedüründeki araç ve taktiklerin daha iyi
anlaşılması,
• Sözleşmelerde uyuşmazlık çözümü hükümlerinin hazırlanması
konusunda gelişme sağlanması,
• Tahkim davalarının daha etkin yönetimi,
• İlerde, daha geniş bir hakem havuzunun oluşumu.
11.3 Özet
• Avukatların %90’ı uluslararası tahkim prosedürü hususunda
kendilerini bilgili görmekle birlikte bu konudaki eğitimlerin faydalı
olacağını düşünmektedirler.
• Bu çalışmada varılan diğer sonuçlar uluslararası tahkimin kritik
noktalarında daha fazla eğitimin gerekli olduğunu doğrulamaktadır.
12. Uluslararası Tahkimin Geleceği
12.1 Yaklaşım: Şirketler, sınır aşan uyuşmazlıklarının çözümünde
uluslararası tahkime başvurmaya devam edeceklerdir.
DOĞRU
12.2 Veri ve Analiz
Uluslararası şirketler tahkimi tercih etmeye devam edecekler mi?
Tahkim tecrübesine artan talep nasıl karşılanacaktır? Tahkim prose-
dürünün hangi noktaları değiştirilmeli ya da geliştirilmelidir? Bu so-
ruların cevapları, sınır aşan uyuşmazlıklarda tahkimin itibar edilen bir
uyuşmazlık çözüm yolu olarak geleceğini şekillendirecektir.
Çalışmamızda elde edilen sonuçlara göre, hali hazırda uluslara-
rası tahkimi kullanan şirketlerin %95’i tahkime başvurmaya devam
edecektir. Kendileriyle röportaj yapılanların hepsi uluslararası ticare-
tin gelişiminin tahkim davalarında istikrarlı bir artışa neden olacağına
inanmaktadırlar.
Katılımcılar, ayrıca, bu konudaki önemli endişelerini dile getirmiş-
lerdir. Bunlar:
makaleler Loukas MISTELIS
185TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
• Birden fazla taraf, sözleşmeyi ve iddiayı içeren uyuşmazlıklar
için çerçevenin geliştirilmesi ihtiyacı,
• Geçici koruma tedbirlerinin etkin icrasına olan ihtiyaç,
• Tahkim masraflarının düşürülmesi ihtiyacı,
• Daha çok devletin New York Andlaşması’na taraf olması ihti-
yacı
Çalışmamızda varılan sonuçlar başka önemli gelişmelere de işaret
etmektedir. Bunların ilki, daha gelişmiş uyuşmazlık çözüm politikala-
rının benimsenmesine olan eğilimin artışıdır. Bunlar, giderek, çok ka-
demeli uyuşmazlık çözüm prosedürleri haline gelecektir. İkinci olarak,
hakem kararının esasa ilişkin olarak temyizi şirketlerce tercih edilme-
yecektir. Dolayısıyla, şirket avukatları, ucu açık temyiz mekanizmaları
yerine hakem kararlarının bağlayıcı olmasını tercih edeceklerdir. Son
olarak, uluslararası hakemlere ihtiyaç artmaktadır ve şirket avukatları
daha geniş bir kaliteli hakem havuzu ve daha güçlü bölgesel tahkim
kurumlarının varlığını talep etmektedirler.
12.3 Özet
• Uluslararası tahkime genel bakış oldukça olumludur. Şirketlerin
%95’i tahkimi kullanmaya devam edeceklerdir ve tahkim davalarında
artış gözlemlenmektedir.
• Tahkimi kullananlar, yüksek masraflar, çok taraflı uyuşmazlık-
ların çözümünde karşılaşılan zorluklar ve hali hazırda dar bir hakem
havuzunun mevcudiyetini de içeren bazı endişelere sahiptirler.
• Şirketler, tahkim hukuku ve uygulamasının gelecekte ortaya çı-
kacak problemlere çözümler üreteceğine inanmaktadırlar.
METOD
Bu çalışmanın araştırmaları 3 Mayıs – 31 Ekim 2005 tarihleri ara-
sında School of International Arbitration, Centre for Commercial Law
Studies, Queen Mary, University of London’da Price Waterhouse Coo-
pers Araştırma Ortağı olarak çalışan Emillia Onyema, LLB, LLM, MCI-
Arb ile Prof. Dr. Loukas Mistelis, LLB (Hons, Athens), MLE (magna
curn laude), Dr Iuris (summa cum laude) (Hanover), MCIArb, Avukat,
Clive Schmitthoff Professor of Transnational Commercial Law and
Loukas MISTELIS makaleler
186TBB Dergisi, Sayı 70, 2007
Arbitration; Direktör, School of International Arbitration, Centre for
Commercial Law Studies, Queen Mary, University of London tarafın-
dan yürütülmüştür.
Araştırma iki aşamadan oluşmuştur:
• 1. Aşama: 103 katılımcı tarafından doldurulan İnternet anketi.
Hedef katılımcılar: sınır aşan işlemlerde bulunan şirketlerdeki hukuk
departmanı başkanları, genel danışmanlar (ya da yardımcıları), tah-
kim/mahkemeden sorumlu danışmanlar. Sadece bu gruptan alınan
bilgiler “katılımcılar” veya “İnternet çalışması” olarak ifade edilmiştir.
• 2. Aşama: 40 genel danışman, hukuk departmanı başkanı veya
(genel danışmanın yetkilerine sahip) diğer danışmanlar ile yüz yüze
ya da telefonla yapılan röportajlar. Röportajlar, yol gösterici sorula-
ra dayandırılmış ve (telefon görüşmeleri için) 15-30 dakika; yüz yüze
görüşmeler için iki saat sürmüştür. Sadece bu gruptan alınan bilgiler
“kendileriyle röportaj yapılanlar” olarak ifade edilmiştir.
Tüm röportajlar İngilizce yapılmıştır ve kendileriyle röportaj yapı-
lanların çoğu (en az) iki dil bilmektedirler. Online anketlerdeki ve rö-
portajlardaki cevaplar karşılaştırılmış, istatistiki olarak analiz edilmiş
ve yorumlanmıştır.
Hedef şirketler, en üst düzeyde faaliyet gösteren ve sınır aşan iş-
lemlerle yoğun olarak uğraşan şirketler olmuştur. Bu şirketlerin ço-
ğunluğunun birden çok ülkede şubesi bulunmaktadır.
Hakemler ve tahkim uzmanları tarafından uyuşmazlıkların çözü-
mü için sunulan hizmetlerin nihai kullanıcısı şirketler olduğundan, bu
çalışma, şirketleri temsil eden üçüncü kişi avukatların görüşlerini de-
ğil şirketlerin kendi görüşlerini incelemiştir.