MONTREAL SÖZLEŞMESİ’NİN
YETKİ VE TAHKİME İLİŞKİN HÜKÜMLERİ
JURISDICTION AND ARBITRATION
UNDER THE MONTREAL CONVENTION
Zeynep Derya TARMAN*
Özet: Bu çalışmada, milletlerarası yetki, tahkim ve uygulanacak
hukuk konuları milletlerarası hava taşımacılığı açısından ele alınacak-
tır. Bu kapsamda, uluslararası hava taşımacılığından doğan uyuşmaz-
lıkların çözümünde 28.5.1999 tarihli Hava Yoluyla Uluslararası Taşı-
macılığa İlişkin Belirli Kuralların Birleştirilmesine Dair Sözleşme’nin
(Montreal Sözleşmesi) yetki ve tahkime ilişkin 33. ve 34. maddeleri
incelenecektir. Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanına ilişkin
kısaca bilgi verildikten sonra, hangi mahkemelerin yetkili olduğu,
uygulanacak hukuk ve yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve
tenfizi konuları ele alınacaktır. Sözleşme’nin somut uyuşmazlığa
uygulanmaması durumunda, Türk mahkemelerinin milletlerarası
yetkisinin nasıl belirleneceği; Türk mahkemelerinin yetkili olduğu
hallerde, uygulanacak olan hukukun nasıl tespit edileceği üzerinde
durulacaktır.
Anahtar Kelimeler: Montreal Sözleşmesi; Yetki; Tahkim; Uygu-
lanacak Hukuk; Yetki Sözleşmesi
Abstract: In this study, international jurisdiction, arbitration and
applicable law issues will be discussed with regards to international
carriage by air. Within this framework, articles 33 and 34 concerning
jurisdiction and arbitration of 28.5.1999 dated Convention for
the Unification of Certain Rules for International Carriage by
Air (Montreal Convention) will be examined in the resolution of
disputes arising from international carriage by air. After giving brief
information about Montreal Convention’s scope of application,
competent courts, applicable law and recognition and enforcement
of foreign court decisions will be explained. If the Convention cannot
be applied to a certain dispute, the determination of Turkish courts’
international jurisdiction will be deliberated and in the cases where
Turkish courts are competent, the determination of applicable law
will be emphasized.
Keywords: Montreal Convention, Jurisdiction, Arbitration,
Applicable Law; Jurisdiction Agreement
1
*
Yrd. Doç. Dr., Koç Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Milletlerarası Özel Hukuk Ana-
bilim Dalı. ztarman@ku.edu.tr
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 98
I. Giriş
Uluslararası havacılık ilişkileri niteliği gereği yabancılık unsuru
ihtiva ederler. Bu nedenle, uluslararası hava taşımacılığından doğan
uyuşmazlıkların hangi ülke mahkemelerinde görüleceği ve söz ko-
nusu uyuşmazlıklara hangi hukukun uygulanacağı sorunu, milletle-
rarası özel hukuk disiplininin önemli konularından biri olarak kabul
edilmektedir.
1
Bu çalışmada, uluslararası hava taşımacılığından doğan uyuşmaz-
lıkların çözümünde Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisinin
nasıl belirleneceği üzerinde durulacaktır. Yabancı unsurlu bir olayda
Türk mahkemelerinin yetkili olup olmadıkları milletlerarası yetki kav-
ramı ile ifade edilir.
2
Milletlerarası yetki konusunda genel kural, Mil-
letlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)
3
m. 40/f.1 hükmünde ifade edilmiştir. Buna göre, Türk mahkemelerinin
milletlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin
eder. Türk mahkemelerinin yetkili olduğu hallerde, uygulanacak hu-
kuk MÖHUK’un kanunlar ihtilafı kuralları esas alınarak tespit edilir.
Ancak MÖHUK m. 1/f.2 hükmü ve Anayasa m. 90 uyarınca, Türkiye
Cumhuriyeti’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri sak-
lıdır. Milletlerarası sözleşmeler öncelikli olarak uygulanır. Dolayısıyla
uyuşmazlık konusu hakkında milletlerarası bir sözleşme mevcut ise
ve bu sözleşmede yetkiye ilişkin bir düzenleme öngörülmüşse artık bu
sözleşmenin uygulanması; aynı şekilde uygulanacak maddi hukuka
ilişkin bir düzenleme öngörülmüşse de bu sözleşmenin uygulanması
gerekmektedir.
Uluslararası alanda hava yolu ile yolcu, yük ve bagaj taşımacılığı
ilk olarak 12.10.1929 tarihli Varşova Konvansiyonu ve bu konvan-
siyonda değişiklik yapan çeşitli protokollerle düzenlenmiştir.
4
Var-
şova Konvansiyonu, dünyadaki en eski milletlerarası ticari sözleş-
1
Cemal Şanlı, Uluslararası Sivil Havacılık Davalarında Mahkemelerin Yargı Yetkisi ve
Uygulanacak Hukuk, İstanbul 1992, s. 1.
2
Ergin Nomer, Devletler Hususi Hukuku, İstanbul 2011, s. 407.
3
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun
(MÖHUK), 4.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanmış ve yürürlüğe girmiştir.
4
Varşova Konvansiyonu, 1955 tarihli Lahey Protokolü; 1971 tarihli Guatemela Pro-
tokolü; 1975 tarihinde Montreal’de yapılan 4 protokol ve 1961 tarihli Guadalajara
Konvansiyonu ile ihtiyaçlar doğrultusunda değiştirilmiştir.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 99
melerden biri olup akdedildiği dönemde sıkça rastlanan havayolu
kazalarından kaynaklanan davalara karşı havayolu endüstrisini ko-
rumak üzere kaleme alınmıştır.
5
Türkiye, 1929 tarihli Varşova Kon-
vansiyonu ile bu Konvansiyon’da değişiklik yapan 1955 tarihli Lahey
Protokolünü onaylamış ve yürürlüğe koymuş olduğu gibi,
6
1971 ta-
rihli Guatemala Protokolü
7
ve 4 Numaralı 1975 tarihli Montreal Pro-
tokolüne de 12 Eylül 1998 tarihi itibarı ile taraf olmuştur.
8
Varşova
Konvansiyonu’nun öngördüğü maddi hukuk sistemi sonraki ek ve
tadillerle yeknesaklığını büyük ölçüde kaybetmiş olduğundan, söz
konusu sistemin yeni bir metinde birleştirilmesi kararlaştırılmıştır.
9
Bunun yanı sıra, küreselleşme sonucu hava trafiğindeki büyük artış
ve hava yoluyla yolcu ve yük taşınmasına ilişkin yasal düzenleme-
lerin çağın gerisinde kalması, Varşova Konvansiyonu’nun gözden
geçirilmesini gerekli kılmıştır. Varşova/Lahey Sistemi’nin, özellikle
taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen hükümleri bakımından, yeni
ihtiyaçlara cevap verecek hale getirilmesi amacıyla,
10
28.5.1999 tarih-
li Hava Yoluyla Uluslararası Taşımacılığa İlişkin Belirli Kuralların
Birleştirilmesine Dair Sözleşme (Montreal Sözleşmesi) hazırlanmış-
tır.
11
Bu Sözleşme, m. 53/f.6 uyarınca 30 ülkenin Sözleşme’yi onay-
5
Larry Moore, The new Montreal Liability Convention, Major Changes in International
Air Law: An End to the Warsaw Convention, Tulane Journal of International and
ComPtive Law, Spring 2001, s. 224.
6
13.1.1977 tarih ve 2073 sayılı Kanun (R.G. 13.3.1977-15877) ve bu Kanun’a daya-
nılarak çıkarılan 29.9.1977 tarih ve 7/13874 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (R.G.
3.12.1977-16128).
7
R.G. 21.4.1993-21559.
8
8.5.1991 tarih ve 3736 sayılı Kanun (RG. 21.5.1991-20877) ve bu Kanun’a dayanı-
larak çıkarılan 15.2.1993 tarih ve 1993/4166 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı (R.G.
21.4.1993-21559). Varşova Konvansiyonu ve ek protokollerinin yanı sıra Türkiye
bazı devletlerle havayoluyla taşımaya ilişkin iki taraflı antlaşmalar yapmıştır. Bkz.
Nuray Ekşi, Milletlerarası Ticaret Hukuku, İstanbul 2010, s. 90, dn. 21.
9
Buna karşılık, Varşova Konvansiyonu’nun uluslararası alanda geniş çapta kabul
gördüğü ve yalnızca sorumluluk sınırlarının arttırılması yoluyla Konvansiyon’un
ayakta tutulmasının daha yerinde olacağı hakkında bkz. Moore, s. 232.
10
Montreal Sözleşmesi’nin havayolu şirketlerini değil, tüketicilerin çıkarlarını esas
alan bir sözleşme olduğu yönünde bkz. Devendra Pradhan, The Fifth Jurisdiction
Under The Montreal Liability Convention: Wandering American or Wandering Every-
body, Journal of Air and Commerce 2003, s. 719.
11
Bülent Sözer, Türk Hukukunda ve Uluslararası Hukukta Havayolu ile Yük Taşıma Sözleş-
mesi, 2. Bası, İstanbul 2009, s. 74.
Montreal Sözleşmesi’nin İngilizce metni için bkz. http://dgca.nic.in/int_conv/
Chap_XXI.pdf.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 100
lamasından 60 gün sonra, 4.11.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
12
Bugün itibariyle 103 ülkenin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi,
13
Varşova Konvansiyonu’nun yerini almıştır. Ancak Varşova/Lahey
Sistemi, 1999 Montreal Sözleşmesi’ni onaylamamış devletlerin ülke-
lerine yapılan taşımalar için geçerli olmaya devam edecektir. Türki-
ye, Montreal Sözleşmesi’ni 28.5.1999 tarihinde imzalamış; 25.1.2011
tarihinde Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü Genel Sekreterliğine
tevdi etmiş ve Sözleşme, Türkiye’de 26.3.2011 tarihinde yürürlüğe
girmiştir.
14
Bu çalışmada, milletlerarası yetki, tahkim ve uygulanacak hukuk
konuları milletlerarası hava taşımacılığı açısından ele alınacaktır. Bu
kapsamda, Montreal Sözleşmesi’nin yetki ve tahkime ilişkin kuralları
incelenecektir. Montreal Sözleşmesi, yetki ve tahkime ilişkin hüküm-
lere Sözleşme’nin “Taşıyıcının Sorumluluğu ve Hasar için Tazminatın
Kapsamı” adlı III. bölümünde iki ayrı maddede yer vermiştir. Mont-
real Sözleşmesi’nin uygulama alanına ilişkin kısaca bilgi verildikten
sonra, Montreal Sözleşmesi’nin somut uyuşmazlığa uygulanması du-
rumunda hangi mahkemelerin yetkili olduğu, uygulanacak hukuk ve
yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi konuları incelene-
cektir. Sözleşme’nin yetki ve tahkime ilişkin maddeleri dışında, Mont-
real Sözleşmesi’nin somut uyuşmazlığa uygulanmaması durumunda,
milletlerarası yetkinin ve uygulanacak olan hukukun nasıl tespit edi-
leceği ele alınacaktır.
12
Montreal Sözleşmesi’nin taşıyıcının sorumluluğunu düzenleyen hükümlerine
göre, taşıyıcının yük taşımalarından doğan sorumluluğu mutlak sorumluluk ni-
teliğindedir. Bu sorumluluk kilo başı 17 SDR (özel çekme hakkı) ile sınırlandı-
rılmıştır (m.22). Taşıyıcının yolcu taşımalarından doğan sorumluluğu ise kural
olarak sınırsız sorumluluk olarak belirlenmiştir. İki aşamalı bir tazminat sistemi
öngören Montreal Sözleşmesi’ne göre ilk aşama, taşıyıcının kusuruna bağlı olma-
yan 100.000 SDR’ye kadar mutlak bir sorumluluk getirmektedir. İkinci aşama ise,
taşıyıcının kusuru karinesine dayanmakta olup sorumluluk sınırı içermemekte-
dir (m.21). 1999 tarihli Montreal Sözleşmesi ile getirilen önemli bir değişiklik, ma-
nevi tazminatın kaldırılması olmuştur. Sözleşme’nin 29. maddesine göre, manevi
tazminata hükmolunamayacağı açıkça ifade edilmiştir. Bkz. Moore, s. 227.
13
Sözleşme’ye taraf ülkelerin listesi için bkz. http://www.icao.int/secretariat/le-
gal/List%20of%20Parties/Mtl99_EN.pdf
14
Bakanlar Kurulu Kararnamesi 1.10.2010 tarihli ve 27716 sayılı Resmi Gazete’de
yayımlanmıştır.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 101
II. Montreal Sözleşmesi’nin Uygulama Alanı (m. 1)
Montreal Sözleşmesi, emredici kurallarla donatılmış bir uluslara-
rası hava taşımacılığı kodudur.
15
Uygulama alanına giren uyuşmazlık-
lar bakımından Sözleşme’de yer alan maddi normlar doğrudan uygu-
lanır. Montreal Sözleşmesi’nin uygulanabilmesi için m. 1 uyarınca, (i)
taşıma bir sözleşmeye dayanmalı, (ii) taşıma ücret karşılığında ve (iii)
hava araçları ile yapılmalıdır. Bunun yanı sıra, (iv) taşıma uluslararası
karakterli olmalıdır.
Montreal Sözleşmesi’nin uygulanabilmesi için, öncelikle taşıyıcı
ile taşıtan arasında veya yolcu taşımalarında, taşıyıcı ile yolcu arasın-
da bir taşıma sözleşmesi olmalıdır. Montreal Sözleşmesi, havayolu ile
yapılan ticari amaçlı taşımaları düzenlemek için kaleme alınmış oldu-
ğundan Sözleşme’nin kuralları sadece uçak ile yapılan taşımalara uy-
gulanır. Ücretsiz taşımalara Montreal Sözleşmesi’nin uygulanabilmesi
için, taşımanın bir havayolu ile taşıma işletmesi tarafından yapılması
şartı getirilmiştir (m. 1). Böylece, herhangi bir sebeple ücret söz konusu
olmadan üstlenilen taşımaların, ancak ticari amaçla faaliyet gösteren
bir havayolu ile taşıma işletmesi tarafından yapılması halinde, Mont-
real Sözleşmesi’nin uygulama alanına girebileceği hükme bağlanmış-
tır. Bu hükmün konulmasının sebebi olarak, havayolu işletmelerinin
zaman zaman ücretsiz taşıma imkanları sunmuş olmaları, gerek kendi
personellerine gerekse de diğer işletmelerde çalışanlara ücretsiz bilet
vermeyi usul edinmeleri ve bu uygulamanın havacılık alanında bir te-
amül olarak yerleşmesi gösterilmiştir.
16
Montreal Sözleşmesi bakımından bir taşıma sözleşmesine ulus-
lararası niteliği veren unsur, 1.maddenin ikinci fıkrasında tanımlan-
mıştır. Buna göre, kalkış yeri ile varış yeri iki akit ülkede bulunan
hava taşıma sözleşmeleri veya kalkış yeri ile varış yeri aynı ülkede
olup akit olmasa dahi, başka bir devletin durma yeri olarak kararlaş-
tırıldığı hava taşıma sözleşmeleri Montreal Sözleşmesi’nin uygulama
alanına girmektedir. Taşımanın başlayacağı yer, taşıyıcının taşıma
sözleşmesi ile üstlendiği edimi ifa etmek amacı ile ifa fiillerine başla-
yacağı yeri; yolculuğun biteceği yer ise, taşıyıcının ediminin tam ve
15
Sözer, s. 93; Şanlı, s. 55.
16
Sözer, s. 84.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 102
gereği gibi yerine getirilerek borcun tamamen ifa edilmiş sayılacağı
yeri ifade eder.
17
Taşımanın niteliğinin tayininde esas unsur tarafların
arasındaki sözleşme olduğundan, açık veya zımni olarak öngörülmüş
bulunan uğrak yerlerinin sonradan, sözleşmenin icrası aşamasında
değiştirilmesi veya buralara hiç uğranılmaması, sözleşmenin ulus-
lararası niteliğini bozmaz. Uluslararası nitelikte bir taşıma, herhangi
bir sebeple, hareket noktasının bulunduğu ülkede sona ererse, yine
Montreal Sözleşmesi’ne tabi olur. Bir ülkenin iki ayrı noktası arasında
yapılacak bir taşımanın uluslararası niteliği olmayacağı açıktır. Bu-
nunla beraber, eğer böyle bir taşıma sözleşmesinin icrasında başka
bir devletin topraklarında durak yapılacağı kararlaştırılmış ise, söz
konusu devlet Montreal Sözleşmesi’ne taraf olmasa dahi, taşıma yine
uluslararası nitelikte olacaktır. Herhangi bir taşıma sözleşmesinden
doğan uyuşmazlığa Montreal Sözleşmesi’nin uygulanabilmesi için,
taşıma sözleşmesinin Montreal Sözleşmesi anlamında uluslararası bir
taşıma sözleşmesi olması yeterlidir; taşıyıcının veya taşıtanın tabiiyeti
veya iş merkezleri, akdin yapılmış olduğu yer, uçağın tescilli olduğu
devlet, taşıdığı bayrak veya tanıtma işareti v.b. gibi unsurlar uluslara-
rası niteliğin tespitinde önem taşımaz.
18
Türkiye, Montreal Sözleşmesi’ne taraf olduğuna göre, Türk ha-
kimi uluslararası alanda hava yolu ile yolcu, yük
19
ve bagaj taşıma-
cılığından kaynaklanan bir uyuşmazlıkla karşılaştığında öncelikle
söz konusu uyuşmazlığın Sözleşme’nin uygulama alanına girip gir-
mediğini MÖHUK m.1/f.2 uyarınca re’sen tespit edecektir. Montreal
Sözleşmesi’nin uygulama alanı, ülke yönünden akit devletlerle konu
yönünden de sadece ücret karşılığında bir taşıma sözleşmesine istina-
den yolcu ve yük taşımacılığını üstlenen taşıyıcının sorumluluğu ile
sınırlıdır.
17
Sözer, s. 90.
18
Sözer, s. 90.
19
Havayolu ile eşya/yük taşıma sözleşmesine konusu itibariyle bir sınırlama geti-
rilmemiştir. Diğer bir ifadeyle, havayoluyla yük taşıma sözleşmesi yolcu dışında
kalan diğer bütün nesnelerin taşınmasını kapsar. Yolcu dışında kalan diğer nes-
neler cenaze, canlı hayvanlar da havayoluyla eşya taşıma sözleşmesinin konusu
olabilir. Eşya kavramı, sıvı veya gaz şeklindeki nesneleri de içermektedir. Bkz.
Sözer, s. 122-123; Ekşi, s. 88.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 103
III. Yetki
Milletlerarası olaylarda davacının yabancı devlet mahkemeleri
arasında kendisi için en uygun mahkemeyi arayıp bulması ve davasını
seçtiği mahkemede açması son derecede önemlidir. Davacı başvurdu-
ğu mahkemenin kanunlar ihtilafı kurallarından istifade ile uyuşmazlı-
ğının belirli bir maddi hukuka tabi tutulmasını temin edebilmektedir.
Bu nedenle, taraflar bir uyuşmazlığı kendileri için en uygun yer mah-
kemesinde çözmek konusunda çaba sarfetmektedirler. Her bir taraf,
davası için birçok yetkili mahkeme arasından münhasıran kendi men-
faatini düşünerek seçim yapabilme imkanına sahiptir.
20
1. Türk Hukukuna göre Yetki
Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanı dışında kalan uluslarara-
sı hava taşımacılığından doğan uyuşmazlıklarda, mahkemelerin yargı
yetkisi, milli devletlerin hukuk sistemlerine göre belirlenecektir. Türk
mahkemelerinin milletlerarası yetkisini, MÖHUK uyarınca iç huku-
kun yer itibariyle yetki kuralları belirler (MÖHUK m. 40). Bu itibarla,
burada başta Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)
21
olmak üzere iç
hukukta geçerli yetki ve göreve ilişkin genel kuralların uygulanması
söz konusu olacaktır. Sivil Havacılık Kanunu (SHK),
22
taşıyıcı aleyhine
açılacak davalarda hangi mahkemelerinin yetkili olacağına dair özel
bir hüküm getirmemiştir. Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi-
ne ilişkin MÖHUK m. 40, iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atıf
yaptığından yabancılık unsuru taşıyan havacılık davaları bakımından
bir davada HMK’nın ilgili maddelerine göre
23
yer itibariyle yetkili bir
20
Davacının davası için birçok yetkili mahkeme arasından münhasıran kendi men-
faatini düşünerek seçim yapabilmesi imkanı İngilizce’de ‘forum shopping’ olarak
ifade edilir. Bkz. Nomer, s. 470.
21
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK), 4.2.2011 tarihli Resmi Gazete’de
yayınlanmış ve 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
22
RG. 19.10.1983, 18196. Bu kanun, 1929 tarihli Varşova Konvansiyonu’nun 1955
tarihli Lahey Protokolü ile değişik metni esas alınarak hazırlanmıştır. Bkz. Sözer,
s. 106; Ekşi, s. 90.
23
HMK’da, genel yetkili mahkemenin davalının, davanın açıldığı tarihteki yerleşim
yeri mahkemesi olduğu kabul edilmiştir (HMK m. 6). Türkiye’de yerleşim yeri
bulunmayanlar hakkında genel yetkili mahkeme, davalının Türkiye’deki mutad
meskeninin bulunduğu yer mahkemesidir (HMK m. 9). Malvarlığı haklarına iliş-
kin davalar, uyuşmazlık konusu malvarlığı unsurunun bulunduğu yerde açıla-
bilecektir (HMK m. 9). Ancak yabancının Türkiye’de herhangi bir malvarlığının
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 104
mahkeme mevcut değilse, bu davalar bakımından Türk mahkemele-
rinin milletlerarası yetkisi de bulunmamaktadır.
24
Ancak MÖHUK’un
40. maddesindeki iç hukuktaki yetki kuralları gereği, mahkemelerinin
milletlerarası yetkisizliği yönündeki itirazın HMK’nın 116. maddesine
göre, davanın başında, ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerekir. Böyle
bir itirazın yokluğunda, mahkeme yer itibariyle ve dolayısıyla millet-
lerarası yetkiye sahip olmasa da yetkili hale gelir.
25
2. Montreal Sözleşmesi’ne göre Yetki (m. 33)
Montreal Sözleşmesi’nin kapsamına giren tazminat davaları bakı-
mından Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi MÖHUK m. 1/f.2
gereğince Sözleşme’ye tabi olacaktır. Yetkili mahkemelerin sayıldığı
m. 33/f.1 hükmü, Varşova Konvansiyonu m. 28 ile örtüşmektedir. Da-
vacıların mahkeme seçimi konusundaki tercih hakları, Sözleşme’nin
33. maddesinde sayılan mahkemelerle sınırlıdır. Bu itibarla, davacı-
lar Montreal sisteminin uygulama alanına giren uyuşmazlıklar bakı-
mından 33. maddede sayılan mahkemeler dışında herhangi bir mah-
kemede dava açamazlar. Bu mahkemeler, Montreal Sözleşmesi’nin
kapsamına giren tazminat davalarında yegane yetkili mahkemeler-
dir. Bunlardan başka bir mahkemenin önünde açılacak dava, yetkisiz
mahkeme önünde açılmış olacaktır.
Davacılar m. 33/f.1’de sayılan yetkili mahkemelerden herhangi
birinde davalarını açma konusunda seçim hakkına sahiptirler. Dava-
cıların mahkeme seçimindeki tercihlerini pek çok neden etkileyebilir.
bulunması kendisine karşı dava açılabilmesi için yeterli olmayacak, yetkiye esas
teşkil eden malvarlığının uyuşmazlık konusu ile ilgili olması gerekecektir. HMK,
sözleşmeden doğan davalarda özel yetkili mahkemenin sözleşmenin ifa edileceği
yer mahkemesi olabileceğini kabul etmiştir (HMK m. 10). Edimin ifa yeri, söz-
leşmeye uygulanması gereken maddi hukuka göre tayin edilecektir. Sözleşmeye
uygulanması gereken maddi hukuk MÖHUK m. 24 uyarınca tespit edilecektir.
Bkz. Nomer, s. 445. İfa yerinin neresi olduğunun lex fori’ye göre tespit edileceği
hakkında bkz. Aysel Çelikel/ Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Beta, 12.
Bası, İstanbul 2012, s. 514. Sözleşmenin ifa yerinin Türkiye’de olması durumunda,
sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlık hakkındaki davada Türk mahkemesinin
milletlerarası yetkisinin mevcut olduğu kabul edilecektir. HMK m. 16’ya göre,
haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana gel-
diği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer yanında zarar görenin yerleşim yeri
mahkemesi de yetkilidir.
24
Nomer, s. 440.
25
Nomer, s. 461.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 105
Bu noktada, davacıların ilk planda göz önünde tutmaları gereken hu-
sus, mümkün mertebe davanın davalı tarafın malvarlığının bulundu-
ğu ülkedeki yetkili mahkemede veya bu mümkün olmadığında davalı
tarafın malvarlığının bulunduğu ülkede tanınması ve tenfizi mümkün
olacak kararların verilebileceği bir ülkede açılmasını temin etmektir.
26
Zira Montreal Sözleşmesi, uygulama alanına giren ihtilaflarla ilgili ola-
rak 33. maddede sayılan mahkemelerce verilen kararların akit memle-
ketlerde tanınması ve tenfizi meselesini düzenlememiştir. Bu sebeple,
Sözleşme hükümlerine göre verilen kararların akit ülkelerde icrası,
mahalli hukuka göre gerçekleşecektir. Bu itibarla davacıların 33. mad-
dedeki yetkili mahkemeler arasında tercih yaparken davayı açacakları
ülke ile kararın ileride icra edilebileceği ülke veya ülkeler arasındaki
tenfiz rejimini dikkate almaları uygun olur.
27
Sözleşme’nin 33. madde-
sinde sayılan yetkili mahkemelerden herhangi birinin seçimi konusun-
da davacıların tercihini, kararın icrası ile ilgili sorunlar dışında mah-
kemece uygulanacak kanunlar ihtilafı kuralları ve bu kurallara göre
esasa uygulanacak maddi hukuk, hükmolunacak tazminatın transferi,
mahkemenin hızı, delillerin kolay ve masrafsız biçimde toplanması,
yargılama ve avukatlık masraflarının düşük olması da etkileyebilir.
28
Montreal Sözleşmesi m. 33’te sayılan mahkemelerin yetkisine iki
konuda istisna getirilmiştir: Taşımanın yük olduğu durumlarda 33.
maddede zikredilen yetkili mahkemelerin yargı alanı içinde olmak
şartı ile tahkime izin verilmiştir. Taraflar şayet taşıma sözleşmesinin
konusu yük ise, ihtilafın vukuundan önce veya sonra yapacakları bir
tahkim sözleşmesi ya da taşıma sözleşmesine koyacakları bir tahkim
şartı ile aralarındaki uyuşmazlıkların tahkim yoluyla çözümünü sağ-
layabilirler. Sözleşme’nin 33. maddesindeki mahkemelerin yargı yet-
kisine getirilen ikinci istisna ise, tarafların zararın doğumundan sonra
yapacakları bir yetki sözleşmesi ile 33. maddenin 1. fıkrasında belirti-
len mahkemeler dışında herhangi bir devlet mahkemesini yetkili kıla-
bilmeleridir. Ancak tarafların taşıma sözleşmesinde veya zararın mey-
dana gelmesinden önceki bir dönemde yapacakları özel bir anlaşma
ile, 33. maddede yer alan yetki kurallarını bertaraf edici anlaşmaları
geçersizdir (m. 49).
26
Şanlı, s. 15.
27
Şanlı, s. 16.
28
Şanlı, s. 16.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 106
Montreal Sözleşmesi m. 33’e göre, davacının tercihine bağlı ola-
rak akit ülkelerden birinde olması şartıyla davalar 4 ayrı yer mahke-
mesinde açılabilir. Bu liste, taşıyıcının ikametgahının bulunduğu yer,
taşıyıcının esas iş merkezinin bulunduğu yer, taşıyıcının taşıma sözleş-
mesini yaptığı iş yerinin bulunduğu yer ve varış yeri mahkemelerini
içermektedir. Söz konusu madde, davacıya yalnızca taraf devlette yer
alan mahkemelerden birini seçme hakkı tanımaktadır. Amaç, davacı-
nın 33. maddeye dayanarak taşıyıcıyı, Montreal Sözleşmesi’ne taraf
olmayan bir devletin mahkemesine götürmesini engellemektir.
a. Taşıyıcının ikametgahının bulunduğu yer
Montreal Sözleşmesi’nin kapsamına giren bir dava, taşıyıcının ika-
metgahının (domicile) bulunduğu yer mahkemesinde açılabilir. Günü-
müzde ticari hava gemi sahiplerinin çok azı gerçek kişidir. Uygulama
açısından tanım, tüzel kişilerin yerleşim yeri açısından önem taşımak-
tadır. Montreal Sözleşmesi m. 33, mahkemelerin yetkisine esas teşkil
eden ikametgah kavramını tanımlamamıştır. Bu sebeple, ikametgah
kavramının anlamı davanın görüldüğü ülke hukukuna göre belirlene-
cektir. Dolayısıyla davacılar taşıyıcının ikametgahı mahkemesi sıfatıy-
la Türk mahkemesinde dava açtıklarında mahkemelerimiz taşıyıcının
ikametgahının neresi olduğunu Türk hukukuna göre belirleyecektir
29
.
Taşıyıcı tüzel kişi olduğu takdirde, ikametgahı, tüzüğünde veya esas
mukavelesinde gösterilen yer veya böyle bir kayıt yok ise, amaç ve
konusuna giren işlerin idare ve kontrol edildiği yer olarak kabul edil-
melidir.
30
Davalının yerleşim yerinin 33. maddedeki yetkili mahkemeler lis-
tesine dahil edilmesinin amacı, davaların taşıyıcının öngörebileceği bir
yer mahkemesinde açılmasını sağlamaktır. Hukuki işlem o yer ile sıkı
ilişkili olmasa dahi, taşıyıcının kendi yerleşim yerinde davalı olarak
savunma yapmasını beklemek yerindedir. Bunun yanı sıra, taşıyıcının
yerleşim yeri, mahkeme kararının icrası aşamasında davacı açısından
bir kolaylık sağlayacaktır. Zira çoğu olayda, davacı, mahkeme kararını
taşıyıcının yerleşim yerinde icra etme yoluna başvuracaktır.
29
Varşova/Lahey Sözleşmesi için aynı yönde bkz. Şanlı, s. 19.
30
Nomer, s. 442.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 107
b. Taşıyıcının esas iş merkezinin bulunduğu yer
Montreal Sözleşmesi uyarınca, taşıyıcının esas iş merkezinin bu-
lunduğu yer mahkemesinde de dava açılabilir. Taşıyıcının ikametgahı
ile esas faaliyetlerini yürüttüğü iş merkezi çok defa aynı olmakla bera-
ber, özellikle çok uluslu şirketlerde kanuni hükümlere göre belirtilen
ikametgah ile işletmenin mutat işlerinin devamlı surette yönetildiği
yer ayrı olabilir. Bu bend ile, taşıyıcının fiili iş merkezinin bulunduğu
mahal mahkemeleri de yetkili kılınmıştır.
c. Taşıyıcının taşıma sözleşmesini
yaptığı iş yerinin bulunduğu yer
Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanına giren ihtilaflarla ilgili
davalar, taşıma sözleşmesinin yapıldığı (biletin satın alındığı) taşıyı-
cının işletmesine ait işyerinin bulunduğu yer mahkemesinde de açı-
labilir. Bu hüküm, yolcu ve yük sahipleri lehine getirilmiş bir yetki
kuralıdır.
31
Bu yetki kuralı, mahkemeler tarafından geniş yorumlan-
makta ve taşıma sözleşmesinin yapıldığı işyerinde dava açılabilme-
si için bu yerin taşıyıcının doğrudan işletmesine dahil bir müessese
olup olmadığına bakılmamaktadır.
32
Taşıyıcı adına sözleşmeyi yapan
bağımsız acenta veya temsilcilikler de 33. maddedeki yetki kuralının
uygulanabilmesi bakımından davalıya ait işyeri veya işletme sayıl-
maktadır.
33
Bu tür bir yorum tarzı, hava taşımacılığı alanında zarar
görenlerin daima kolayca adli mercilere başvurabilmelerini temin et-
mektedir.
34
d. Varış yeri mahkemesi
Son olarak, Montreal Sözleşmesi varma yeri mahkemesinin de
yetkisini kabul etmiştir. Varma yeri, taşıyıcı ile taşıtan veya yolcu ara-
sındaki taşıma sözleşmesinin şartlarına göre, taşıma akdinin tam ve
gereği gibi ifa edilmiş olacağı nihai bitim noktasıdır. Varma yerinin
neresi olduğu, biletten ya da taşıma senedinden anlaşılır.
31
Şanlı, s. 22.
32
Şanlı, s. 23.
33
Şanlı, s. 23; Sözer, s. 258.
34
Varşova/Lahey Sözleşmesi için aynı yönde bkz. Şanlı, s. 23.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 108
2. Yolcunun ölümü ve yaralanmasından kaynaklanan zararlar
açısından 5. yetki (m. 33/f.2)
Yetkili mahkemeyi gösteren 33. maddeye yapılan ilave ile, Varşo-
va Konvansiyonu’ndan farklı olarak yolcunun ikametgahı mahkeme-
si, 5. bir yer mahkemesi olarak kabul edilmiştir (5. yetki). Havacılık
tarihine bakıldığında, 5. yetki ilk defa Montreal Sözleşmesi’nde kabul
edilen yeni bir yetki kuralı değildir. Zira 5. yetki 1971 tarihli Guatema-
la City Protokolüne ve 1975 tarihli 3 Nolu Montreal Prokolüne dahil
edilmiştir. Montreal Sözleşmesi’nin hazırlık çalışmaları sırasında, 5.
yetkinin sözleşmeye dahil edilmesi büyük tartışmalara neden olmuş-
tur.
35
Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Japonya, Brezilya, 5. yetkinin
sözleşme metnine dahil edilmesini savunurken; Fransa başta olmak
üzere Avrupa Birliği ülkeleri, Hindistan, Arap ülkeleri, özellikle kü-
çük ve orta ölçekli hava yolu şirketleri ve gelişmekte olan ülkeler 5.
yetkiye karşı çıkmışlardır.
36
5. yetkinin yolcunun ikametgahına bağlı
olarak ayrımcılığa yol açacağı ileri sürülmüştür. Bir kaza durumunda,
ABD gibi liberal bir tazminat rejimine sahip bir ülkede ikamet eden
yolcular yüksek miktarda tazminat elde ederken, aynı uçakta olup ge-
lişmekte olan ülkelerde ikamet eden yolcular kendi ülke mahkemele-
rinde açtıkları dava sonucunda daha az tazminata razı olacaklardır.
37
Yolcunun ölümü ve yaralanmasından kaynaklanan zararlar açı-
sından m. 33/f.2, 33. maddenin ilk fıkrasında sayılan 4 mahkemeye ek
bir mahkemenin yetkisini kabul etmiştir. Kazanın gerçekleştiği esnada
yolcunun esas ve sürekli oturduğu yer (principal and permanent residen-
ce) mahkemesinin yetkisi, taşıyıcının yolcunun hava yolu ile taşınma-
sına ilişkin hizmet faaliyetlerini söz konusu ülkeden veya ülkeye yap-
ması şartıyla kabul edilmiştir. Bu hüküm tamamen zarar görenlerin
lehine olmak üzere sevk edilmiş ve onların dava açmak üzere yabancı
bir ülkede bulunan taşıyıcının ikametgahı veya asıl iş merkezinin bu-
lunduğu yer mahkemesine ya da sözleşmenin yapıldığı veya taşıma-
nın son bulduğu ülke mahkemesine gitmek yerine, kendi oturdukları
yerde dava açmalarına imkan sağlamıştır. Ancak birçok olayda yolcu-
nun ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi, m. 33/f.1’de sayılan
35
Pradhan, s. 719.
36
Pradhan, s. 724-275.
37
Pradhan, s. 726.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 109
yetkili mahkemeler ile örtüşecektir. Dolayısıyla 5. yetki havayollarına
karşı açılacak davaların çok büyük bir oranda artmasına neden olma-
yacaktır.
38
Uçak biletlerini ikametgahları dışında başka bir ülkeden sa-
tın alan küçük bir grup yolcu 5. yetkiden faydalanacaktır. Bu durum da
sigorta primlerinin ve bununla bağlantılı olarak uçak bilet fiyatlarının
önemli derecede artmasına neden olmayacaktır.
39
Buna karşılık, 5. yet-
kinin tamamen ABD’nin ve ABD vatandaşlarının çıkarlarına hizmet
edeceği ve bu durumun yargılamada farklılıklara yol açacağı da iddia
edilmektedir.
40
Zira ABD, mümkün olan en yüksek tazminatı elde et-
mek isteyen davacılar bakımından hedef ülke konumundadır. Dolayı-
sıyla 5. yetki, ABD vatandaşlarının ve ABD’de süresiz oturma iznine
sahip kişilerin ABD mahkelemelerinde talepte bulunmalarına olanak
sağlamakta ve bu kişileri tazminat davasını yabancı bir devlet mah-
kemesinde açma zorunluluğundan kurtarmaktadır. Bu düzenleme sa-
yesinde, ABD’de ikamet eden bir yolcu havayolu kazasının Montreal
Sözleşmesi’ne taraf bir ülkede meydana gelmesi şartıyla Amerikan
mahkemelerinde dava açabilecektir.
Montreal Sözleşmesi m. 33/f.2’de düzenlenmiş bulunan bu ek
mahkemenin yetkisi 4 şartın gerçekleşmesi halinde kabul edilmiştir:
(i) Zarar yolcunun ölümünden veya yaralanmasından kaynaklanmalı-
dır. Bu nedenle yüke gelen zararlar bu kapsamda değildir. Bu hüküm
aynı şekilde bagajdan kaynaklanan taleplere de uygulanmaz. Ölüm
veya yaralanmadan kaynaklanan talebe ilişkin olayda bagaj da kay-
bolmuş veya zarara uğramışsa, bagaja ilişkin talep m. 33/f.1’de sayılan
yer mahkemelerinden birinde ileri sürülmelidir. Bu konuda, yolcunun
esas ve daimi ikametgahı mahkemesinin yetkisi yoktur. (ii) Yolcu-
nun kazanın gerçekleştiği esnada esas ve daimi ikametgahı o yerde
bulunmalıdır. Yolcunun ikametgahı mahkemesinin yetki kazanması
açısından yolcunun vatandaşlığı önem taşımamaktadır (m. 33/f.3).
(iii) Taşıyıcının hizmet faaliyetlerini kendi hava taşıtı veya ticari bir
anlaşma uyarınca bir başka taşıyıcının hava aracıyla o ülkeye veya
o ülkeden gerçekleştirmesi gerekmektedir. Ticari anlaşma terimi m.
33/f.3’te tanımlanmıştır. Buna göre, ticari anlaşma acente anlaşması
dışında taşıyıcılar arasında yolcuların hava yoluyla taşınmasına iliş-
38
Pradhan, s. 728.
39
Pradhan, s. 730.
40
Moore, s. 231.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 110
kin müşterek hizmetlerine ilişkin akdedilmiş anlaşmadır. (iv) Taşıyıcı-
nın kendisinin veya ticari anlaşmalı olduğu başka bir taşıyıcıya ait ya
da kiralanmış bina ve müştemilatı bulunmalıdır. Bu hükme istinaden
dava açabilmek için taşıma sözleşmesinin davacının oturduğu yerde
yapılmış olması veya varma yerinin davacının oturduğu yer olması
şartları aranmamıştır. Örneğin, Almanya’da ikametgahı bulunan A,
tatil için Türkiye’de bulunduğu sırada Beyrut’a Türk Hava Yolları ile
gidiş dönüş bir uçak bileti satın almıştır. Yolcu A, İstanbul-Beyrut uçu-
şunda ölüm ve yaralanmadan kaynaklanan zararlar için 5. yetkiye iliş-
kin m. 33/f.2 uyarınca, kendi ikametgahının bulunduğu Almanya’da
Türk Hava Yolları’na karşı Türk Hava Yolları’nın Almanya’dan yaptı-
ğı uluslararası uçuşlar nedeniyle dava açabilecektir.
3. Yetkisizlik veya Derdestlik
Montreal Sözleşmesi m. 33/f.4’te usul sorunlarının davanın açıl-
dığı mahkemenin kanunlarına göre çözümleneceği hükme bağlanmış-
tır. Örneğin, davanın m. 33’te sayılan mahkemeler dışında diğer bir
ifadeyle yetkisiz bir mahkemede açılmış olmasının hukuki sonuçları,
davaya bakan mahkemenin hukukuna göre belirlenecektir. Bu itibarla,
mahkemenin yetkisizliğini re’sen mi yoksa davanın belirli bir safhasın-
da davalı tarafın ileri süreceği yetki itirazı üzerine mi dikkate alacağı,
davanın açıldığı ülke hukukuna göre belirlenecektir. Türk hukukun-
da, mahkemelerin milletlerarası yetkisizliğine ilişkin itirazın HMK m.
116’a göre ilk itiraz olarak ileri sürülmesi gerektiği kabul edilmektedir.
Böyle bir itirazın yokluğunda mahkeme yer itibariyle ve dolayısıyla
milletlerarası yetkiye sahip olmasa da yetkili hale gelir.
41
Dava, 33. maddede sayılan mahkemelerden birinde açılmış ise artık
aynı dava diğer akit devlet mahkemelerinde görülemez. Sözleşme’nin
33. maddesinde belirtilen mahkemelerde açılmış bulunan bir davanın
tekrar başka bir akit devlet mahkemesinde açılmış olması, bu mahke-
me bakımından bir derdestlik sebebi teşkil eder. Derdestlik itirazını
ileri sürme şekli ve zamanı, Sözleşme’nin 33/f.4 maddesi gereğince
davaya bakan mahkemenin hukukuna tabidir. Uluslararası sivil hava
taşımacılığı ile ilgili olarak Türkiye’nin taraf olduğu anlaşmalarda yer
41
Nomer, s. 460-461.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 111
alan yetki düzenlemelerine istinaden akit ülkelerde açılmış davalar,
Türk mahkemeleri bakımından bir derdestlik sebebi teşkil eder.
42
Mil-
letlerarası sözleşme hükümlerine göre yetkili olan yabancı bir mah-
kemede açılmış bir dava sebebiyle derdestlik itirazı yapılabilecektir.
43
Türk hukukunda, derdestlik HMK m. 114(ı) uyarınca bir dava şartı
olup usuli bir itirazdır.
44
4. İlave Yetki Kuralı (m. 46)
Birçok taşıma, taşıma sözleşmesinin tarafı olmayan kişiler tarafın-
dan icra edilebilmektedir. Taşımanın kısmen veya tamamen akit taşı-
yıcının vermiş olduğu yetkiye dayanarak üçüncü bir kişi tarafından
yerine getirilmesi halinde bu kişi taşıma hukukunda fiili taşıyıcı ola-
rak adlandırılmaktadır
45
. Fiili taşıyıcı tarafından ifa edilen taşımalara
ilişkin olarak dava açılacak ise, davacının seçimine bağlı olarak dava
fiili taşıyıcıya veya akit (anlaşmalı) taşıyıcı aleyhine ayrı ayrı veya bir-
likte açılabilir. Dava taşıyıcılardan yalnızca birine karşı açılmışsa, da-
valı taşıyıcı diğer taşıyıcının davaya dahil olmasını talep edebilir. Bu
talebin usulü ve etkisi davanın açıldığı mahkemenin hukukuna tabi
olur (m. 45).
Montreal Sözleşmesi m. 45 uyarınca bir dava açılacak ise, dava da-
vacının seçimine göre akit (anlaşmalı) taşıyıcı aleyhine m. 33’te sayıl-
mış bulunan mahkemelerden birinde veya fiili taşıyıcının ikametgahı
veya esas işyerinin bulunduğu yerdeki yetkili mahkemede açılabilir.
Her iki durumda da davanın açıldığı ülkenin Montreal Sözleşmesi’ne
taraf olması gerekmektedir (m. 46).
5. Yetki Sözleşmeleri (m. 49)
Montreal Sözleşmesi m. 49, zararın meydana gelmesinden önceki
bir dönemde taşıma sözleşmesinde veya yapılacak özel bir anlaşma ile
33. maddede sayılan mahkemelerden başka bir mahkemenin yetkili
olacağının kararlaştırılmasını yasaklamakta ve böyle bir şartın geçer-
siz olacağını belirtmektedir.
42
Şanlı, s. 103.
43
Nomer, s. 437.
44
Nomer, s. 468.
45
Sözer, s. 45.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 112
Montreal Sözleşmesi m. 49 uyarınca, ancak zararın meydana gel-
mesinden sonra bir yetki sözleşmesi ile yabancı bir mahkeme yetki-
lendirilebilir. Yetki sözleşmesine istinaden yetkili yabancı mahkeme-
de dava açıldıktan sonra Türk mahkemesinde aynı konuda ikinci bir
davanın açılması halinde bu sorunun nasıl çözüleceği iç hukuka bı-
rakılmıştır. Türk hukukunda, yabancı bir devlet mahkemesinin yet-
ki anlaşmasıyla yetkili kılınması halinde yabancı derdestliğin dikkate
alınacağı kabul edilmiştir.
46
Buna karşılık, doktrinde bunun derdestlik
değil, yetki itirazı olacağı da ifade edilmiştir.
47
Bu görüşe göre, yabancı
mahkeme davaya bakmayı reddetmedikçe Türk mahkemelerinin mil-
letlerarası yetkisi sona ermiş sayılacak; dolayısıyla, yetki sözleşmesi
Türk mahkemesinde dava açılmasını önleyecektir. Buna rağmen Türk
mahkemesinde dava açılması halinde, davalı, yetki sözleşmesine da-
yanarak yetki itirazında bulunacaktır. MÖHUK m. 47’nin gerekçesin-
de yetki anlaşmasının varlığının yetki itirazına konu olacağının açıkça
ifade edilmiş ve yabancı mahkemenin münhasır yetkili olduğu kabul
edilmiştir. Yetki anlaşmasının varlığı halinde, yabancı mahkemenin
kendisini yetkisiz saymasına kadar, Türk mahkemesinin yetkisi doğ-
mayacağından burada derdestlik değil, yetki itirazı söz konusu olmalı-
dır. Bu nedenle, yabancı mahkemede dava açılmadan önce veya sonra,
davalının yetki anlaşmasının varlığını davanın esasına girişilmeden
önce cevap süresi içerisinde ileri sürmesi gerekmektedir. Geçerli bir
yetki anlaşmasının varlığı yetki itirazında bulunmak için yeterlidir.
Süresinde itiraz edilmemesi halinde ise, Türk mahkemesi yetkili hale
gelecektir.
6. Zamanaşımı (m. 35)
Montreal Sözleşmesi’nin zamanaşımına ilişkin hükmü (m. 35),
SHK m. 131 ile paraleldir. Buna göre, sorumluluğa ilişkin dava, hava
aracının varma yerine geldiği veya gelmesi gerektiği tarihten veya
taşımanın durduğu tarihten itibaren 2 yıl içinde açılmazsa tazminat
talep hakkı düşer. Sürenin hesaplanma yöntemi ise lex fori’ye tabidir.
Montreal Sözleşmesi’nin 35. maddesindeki 2 yıllık süre zamanaşımı
46
Nomer, s. 437; Çelikel/Erdem, s. 545.
47
Fügen Sargın, Milletlerarası Usul Hukukunda Yetki Anlaşmaları, Yetkin, Ankara
1996, s. 189-190; Vahit Doğan, “Türk Hukukunda Yabancı Derdestliğin Nazara Alın-
ması”, MHB, Prof. Dr. Ergin Nomer’e Armağan, C. 22, S. 2, İstanbul 2002, s. 142.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 113
süresi olarak kabul edilmelidir.
48
Zira akdi ilişkilerde, tereddüt halinde
hak düşümü süresi yerine zamanaşımı süresinin tercih edilmesi, söz-
leşme hukukuna egemen olan prensiplere daha uygun düşer.
Süreye ilişkin olarak değinilmesi gereken diğer bir madde,
Sözleşme’nin şikayetlerin zamanına uygun olarak yapılmasına ilişkin
31. maddesidir. Bagaj veya yükü teslim almaya yetkili şahıs hasar du-
rumunda şikayetini yazılı olarak bu maddede belirtilen süreler içeri-
sinde yapmalıdır. Bahsedilen süreler içerisinde şikayette bulunulma-
ması halinde taşıyıcı aleyhine dava açılamayacaktır.
IV. Tahkim (m. 34)
Taraflar bazı durumlarda uyuşmazlıkların çözümü için mahkeme-
leri değil, tahkim yolunu seçebilirler. Tahkim usulünün daha esnek ve
süratli olması, gizli olması, hakemleri seçme imkanına sahip olunması
gibi nedenler tahkimin alternatif bir uyuşmazlık çözüm yolu olarak se-
çilmesinde etken olabilir. Tahkim usulünün seçilmesindeki en önemli
etkenlerden biri de, elde edilen kararın borçlunun mal varlığının bu-
lunduğu veya bulunabileceği herhangi bir yabancı ülkede icrasının
1958 tarihli Newyork Sözleşmesi
49
nedeniyle bir mahkeme kararına
nisbetle çok daha kolay olmasıdır.
50
Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanı kapsamında kalan uyuş-
mazlıklarda tahkim yoluna başvuru iki şarta bağlanmıştır: (i) Taşıma
konusunun yük olması ve (ii) tahkim yerinin m. 33/f.1’de sayılan yer-
lerden birisi olması. Taraflar şayet taşıma sözleşmesinin konusu yük ise,
ihtilafın vukuundan önce veya sonra yapacakları bir tahkim sözleşmesi
ya da taşıma sözleşmesine koyacakları bir tahkim şartı ile aralarındaki
uyuşmazlıkların 33. maddede sayılan mahkemelerin yargı alanlarında
gerçekleştirilecek tahkim prosedürleri çerçevesinde çözümlenmesini
kararlaştırabilirler ve ihtilafın bu yolla çözümünü sağlayabilirler.
48
Varşova/Lahey m.29 hükmünün zamanaşımı süresi olarak kabul edilmesi gerek-
tiği hakkında bkz. Sözer, s. 263.
49
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleş-
mesinin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Kanun No: 3731,
Kabul Tarihi: 8.5.1991 (RG 21.5.1991/20877). 144 ülkenin taraf olduğu Sözleşme
hakkında geniş bilgi için bkz. www.uncitral.org/uncitral/en/uncitral_texts/ar-
bitration/NYConvention_status.html.
50
Nomer, s. 530.
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 114
Montreal Sözleşmesi m. 34’te, tahkim şartının veya anlaşmasının
yazılı olması gerektiği açıkça öngörülmüştür. Tahkim, davacının terci-
hine göre, m. 33’te gösterilmiş olan yerlerden birinde yürütülecektir.
Hakemin veya hakem kurulunun Montreal Sözleşmesi’nin hükümle-
rini uygulayacağı belirtilmiştir (f.3). Montreal Sözleşmesi m. 34/f.4 ile
de 2. ve 3. fıkra hükümlerinin her tahkim anlaşmasının veya şartının
ayrılmaz bir parçası olacağı ve bunlara aykırı bir anlaşmanın geçersiz
olacağı ifade edilmiştir.
Montreal Sözleşmesi, sadece tahkim yerini belirlemiş, tarafların
başvurabileceği tahkim türünü, tahkim sözleşmesine ve tahkimin
usulüne uygulanacak hukuku düzenlememiştir. Bu sebeple, Montre-
al Sözleşmesi’ne istinaden yük taşıma sözleşmelerinden doğan uyuş-
mazlıklar çerçevesinde gerçekleştirilecek tahkim usulü, tahkim yeri-
nin belirlenmesi konusu dışında milletlerarası ticari tahkimin genel
kurallarına tabi olacaktır.
51
V. Uluslararası Havacılık Davaları ile İlgili Olarak
Verilen Kararların İcrası
Montreal Sözleşmesi, uygulama alanına giren ihtilaflarla ilgili ola-
rak 33. maddede sayılan mahkemelerce verilen kararların akit memle-
ketlerde tanınması ve tenfizi meselesini düzenlememiştir. Bu sebeple,
Sözleşme hükümlerine göre verilen kararların akit ülkelerde icrası,
mahalli hukuka göre gerçekleşecektir. Bu nedenle, uluslararası hava-
cılık ile ilgili yabancı mahkeme kararları Türkiye’de MÖHUK m. 50
v.d. hükümlerine göre tanınıp tenfiz edilecektir. Davacıların 33. mad-
dedeki yetkili mahkemeler arasında tercih yaparken davayı açacakları
ülke ile kararın ileride icra edilebileceği ülke veya ülkeler arasındaki
tenfiz rejimini dikkate almaları uygun olacaktır. Buna karşılık, tahkim
seçilmişse, yabancı hakem kararının tanınması ve tenfizi 1958 tarihli
Newyork Sözleşmesi hükümlerine tabi olacaktır.
VI. Uygulanacak Hukuk
Taşıma sözleşmeleri, önemli ölçüde milletlerarası antlaşmala-
rın hakimiyeti altındadır. Bu alanda, taşıma ile ilgili ortaya çıkması
51
Şanlı, s. 26.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 115
ihtimal dahilinde olan her soruna ayrıntılı çözümler getiren klozlar
içeren standart sözleşmeler ve genel işlem şartları da yaygın olarak
kullanılmaktadır. Dolayısıyla taşıma sözleşmelerinden doğan uyuş-
mazlıklarda, milletlerarası antlaşmaların uygulandığı veya taraflarca
milletlerarası taşımaya ilişkin standart sözleşmelerin veya genel işlem
şartlarının kullanıldığı hallerde, kural olarak kanunlar ihtilafı kuralla-
rına başvurmaya ihtiyaç olmayacaktır.
52
Hava yolu taşımacılığından kaynaklanan bir uyuşmazlık,
Türkiye’nin taraf olduğu Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanına
girdiği takdirde m. 1/f.2 uyarınca bu Sözleşme uygulanacaktır. Mont-
real Sözleşmesi’nin uygulama alanına girmekle beraber burada dü-
zenlenmeyen hususlarda ve Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanı
dışında kalan uluslararası hava taşımacılığından doğan uyuşmazlık-
larda, esasa uygulanacak hukukun hangi kurallara göre belirleneceği
önem arz etmektedir.
Montreal Sözleşmesi’nin uygulama alanına girmekle beraber bu-
rada düzenlenmeyen hususlarda, Sözleşme’de genel bir kanunlar ihti-
lafı kuralı bulunmadığından lex fori’nin konuya ilişkin kanunlar ihtila-
fı kurallarının yetkili kıldığı hukukun tespit edilmesi gerekir. Eşyanın
taşınmasına ilişkin sözleşmeler hakkında MÖHUK özel bir hüküm
içermektedir (m. 29).
53
Taşıma sözleşmesinin yapılması, yorumu, ifası,
sözleşmenin ihlali, hükümsüzlüğü ve borcun sona erme sebepleri MÖ-
HUK m. 29 uyarınca uygulanacak hukuka tabi olacaktır.
54
MÖHUK
m. 29, taraflara uygulanacak hukuku seçme imkanı tanımak suretiyle
bu alanda irade muhtariyeti ilkesini benimsemiştir. Hukuk seçimi ya-
pılmamış olması halinde ise, eşya taşıma sözleşmesinin en sıkı ilişkili
olduğu ülke hukuku uygulanacaktır. En sıkı ilişkinin tayini açısından
m. 29/f.2, aksi ispatlanabilen bir karine kabul etmiştir. Buna göre,
52
Ekşi, s. 93; Çelikel/Erdem, s. 387-388.
53
MÖHUK m. 29, taşıma şekilleri arasında bir ayrım yapmamış olduğundan taşıma-
nın denizyolu, karayolu veya havayolu taşıması olması bu maddenin uygulanma-
sı açısından önem taşımamaktadır.
54
Ehliyet ve şekil konusunda uygulanacak hukuk MÖHUK m. 29’a tabi değildir. Ta-
şıma sözleşmelerinde tarafların ehliyetinden doğan uyuşmazlıklara uygulanacak
hukuk MÖHUK’un 9. maddesine göre belirlenecektir. Buna karşılık, taşıma söz-
leşmesinin şekli geçerliliği, yapıldıkları ülke hukukunun veya sözleşmenin esası
hakkında yetkili olan hukukun maddi hukuk hükümlerinin öngördüğü şekle uy-
gun olarak yapılabilecektir (m. 7).
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 116
eşya taşıma sözleşmesinin, sözleşmenin kuruluşu sırasında taşıyıcının
esas işyerinin
55
bulunduğu ülke hukuku ile en sıkı ilişkili olduğu ka-
bul edilecektir. Taşıyıcının esas işyerinin bulunduğu ülke hukukunun
uygulanması için bu yerin aynı zamanda yüklemenin veya boşaltma-
nın yapıldığı ülke veya gönderenin esas işyerinin bulunduğu ülke ile
örtüşmesi gerekir. Yükleme ve boşaltma limanlarından kasıt, taraflar
arasındaki taşıma sözleşmesinde belirtilen limanlardır. Fiilen yükleme
veya boşaltma yapılan limanların bulunduğu yer, uygulanacak hukuk
bakımından bir önem taşımamaktadır.
56
MÖHUK m. 29/f.2, uygula-
nacak hukukun tespitinde sözleşmenin kurulduğu anı esas almış ol-
duğundan taşıyıcının esas işyerinin daha sonra değişmesinin de bir
önemi bulunmamaktadır. MÖHUK m. 29’daki şartlara uygun düşme-
yen bir eşya taşıma sözleşmesi söz konusu ise, diğer bir ifadeyle taşı-
yıcının esas işyerinin bulunduğu ülke aynı zamanda yüklemenin veya
boşaltmanın yapıldığı ülke veya gönderenin esas işyerinin bulunduğu
ülke değil ise, sözleşmelere ilişkin genel kural olan MÖHUK m. 24 uy-
gulanır.
57
MÖHUK m. 29, yalnızca eşya taşıma sözleşmelerine ilişkin oldu-
ğundan bu kuralın kıyasen dahi yabancılık unsuru içeren yolcu ta-
şıma sözleşmelerine uygulanması mümkün değildir.
58
Yolcu taşıma
sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, öncelikle milletlerarası
antlaşma hükümlerine göre; antlaşmanın bulunmaması halinde m.
24 uyarınca uygulanacak ülke hukukuna göre karara bağlanacaktır.
59
MÖHUK m. 24’ün ilk üç fıkrası hukuk seçimine ilişkindir. Tarafların
uygulanacak hukuku seçmemiş olmaları durumunda uygulanacak
hukuk sözleşmeyle en sıkı ilişkili olan hukuktur.
55
Taşıyıcının esas işyeri, taşıyıcının faaliyetlerini fiilen yerine getirdiği yer olup ta-
şıma şirketinin kurulduğu yer olarak değerlendirilmemelidir. Uygulamada, taşı-
yıcının işini bir alt taşıyıcıya yaptırması sıkça karşılaşılan bir durum olup m. 29
kapsamında taşıyıcı taşıma işini üstlenen kişi olarak kabul edildiğinden taşıma
işini fiilen kendisinin yapıp yapmadığı önem taşımamaktadır. Bkz. Ekşi, s. 117-
118.
56
Ekşi, s. 94.
57
Çelikel/Erdem, s. 387. Bu durumda m. 29/f.3 uyarınca uygulanacak hukukun tes-
pit edilmesi gerektiği, halin bütün şartlarına göre eşya taşıma sözleşmesiyle daha
sıkı ilişkili bir hukukun bulunması halinde bu hukukun uygulanacağı hakkında
bkz. Ekşi, s. 94.
58
Ekşi, s. 105.
59
Çelikel/Erdem, s. 388.
TBB Dergisi 2013 (107) Zeynep Derya TARMAN 117
Montreal Sözleşmesi’nin uygulanabilmesi için uyuşmazlığın ta-
şıyıcının sorumluluğuna ilişkin olması gerekir. Örneğin, imalatçıya
veya hava kontrolörlerine karşı açılan davalar, Sözleşme’nin kapsamı-
na dahil değildir. Bu nedenle, davacının sözleşmeye dayanan talepleri
dışında haksız fiilden kaynaklanan bir talebi söz konusu olursa veya
davacı uçağı imal eden kişinin sorumluluğuna gidecek olursa, uygu-
lanacak hukukun MÖHUK’un haksız fiillere ilişkin maddelerine göre
tespit edilmesi gerekmektedir.
Sonuç olarak, hava yolu taşımacılığından kaynaklanan bir uyuş-
mazlıkta MÖHUK m. 1/f.2 uyarınca öncelikle Montreal Sözleşmesi
uygulanacağından MÖHUK m. 29, Sözleşme’ye taraf olmayan dev-
letlerle bağlantılı olan veya Sözleşme’nin uygulama alanına girmeyen
eşya taşıma sözleşmeleri açısından devreye girecektir.
VII. Sonuç
Her devlet, yabancılık unsuru taşıyan bir davada kendi mahke-
melerinin hangi koşullar altında yetkili olacağına kendisi karar verir.
Yetkinin hangi unsurlar temel alınarak tesis edileceği bir iç hukuk
meselesidir. MÖHUK m. 40/f.1 uyarınca, Türk mahkemelerinin mil-
letlerarası yetkisini, iç hukukun yer itibariyle yetki kuralları tayin
eder. Ancak söz konusu uyuşmazlık Türkiye’nin taraf olduğu millet-
lerarası bir sözleşmenin uygulama alanına giriyorsa, Türk mahkeme-
lerinin milletlerarası yetkisi söz konusu Sözleşme’nin yetkiye ilişkin
hükümlerine göre tespit edilir. Çalışmanın konusu olan Montreal
Sözleşmesi’nin 33. maddesi, yetkili mahkemelere ilişkin bir düzen-
lemeye yer vermiş olduğundan Türk hakiminin milletlerarası yetki
konusunda MÖHUK’tan önce söz konusu Sözleşme’nin 33. maddesi-
ne başvurması gerekmektedir. Montreal Sözleşmesi m. 33’e göre, da-
vacının tercihine bağlı olarak akit ülkelerden birinde olması şartıyla
davalar 4 ayrı yer mahkemesinde açılabilir. Bu liste, taşıyıcının ika-
metgahının bulunduğu yer, taşıyıcının esas iş merkezinin bulunduğu
yer, taşıyıcının taşıma sözleşmesini yaptığı iş yerinin bulunduğu yer
ve varış yeri mahkemelerini içermektedir.
Hava yolu taşımacılığından kaynaklanan bir uyuşmazlıkta Türk
mahkemelerinin milletlerarası yetkiye sahip olduğu belirlendikten
sonra, uyuşmazlığa uygulanacak hukukun tespit edilmesi gerekmek-
Montreal Sözleİmesi‘nin Yetki ve Tahkime Ğliİkin Hükümleri 118
tedir. Her somut olayda, MÖHUK’un 29. maddesindeki kanunlar
ihtilafı kuralının uygulanmasından önce konuyla ilgili bir milletle-
rarası sözleşmenin mevcut olup olmadığı araştırılmalıdır. Montreal
Sözleşmesi’nin uygulama alanına giren bir uyuşmazlık söz konusu ise
hiç kuşkusuz doğrudan Sözleşme kuralları uygulanacaktır. Montreal
Sözleşmesi’nde hüküm olmayan konularda, uygulanacak hukuk, da-
vanın açıldığı mahkemenin kanunlar ihtilafı kurallarına göre belirle-
necektir. Davada bir Türk mahkemesinin yetkili olması durumunda,
Türk hakiminin MÖHUK’un ilgili kanunlar ihtilafı kurallarına göre
uygulanacak hukuku tespit etmesi gerekmektedir.
KAYNAKLAR
Çelikel Aysel/Erdem Bahadır; Milletlerarası Özel Hukuk, Beta, 12. Bası, İstanbul 2012.
Doğan Vahit; “Türk Hukukunda Yabancı Derdestliğin Nazara Alınması”, MHB, Prof. Dr.
Ergin Nomer’e Armağan, C. 22, S. 2, İstanbul 2002, s. 121-148.
Ekşi Nuray; Milletlerarası Ticaret Hukuku, İstanbul 2010.
Moore Larry; The new Montreal Liability Convention, Major Changes in International Air
Law: An End to the Warsaw Convention, Tulane Journal of International and ComP-
tive Law, Spring 2001, s. 223-232.
Nomer Ergin; Devletler Hususi Hukuku, İstanbul 2011.
Pradhan Devendra; The Fifth Jurisdiction Under The Montreal Liability Convention: Wan-
dering American or Wandering Everybody, Journal of Air and Commerce 2003, s.
717-730.
Sargın Fügen; Milletlerarası Usul Hukukunda Yetki Anlaşmaları, Yetkin, Ankara 1996.
Sözer Bülent; Türk Hukukunda ve Uluslararası Hukukta Havayolu ile Yük Taşıma Sözleşme-
si, 2. Bası, İstanbul 2009.
Şanlı Cemal; Uluslararası Sivil Havacılık Davalarında Mahkemelerin Yargı Yetkisi ve Uygu-
lanacak Hukuk, İstanbul 1992.