powered by

powered by

TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL443 SİVİL İTAATSİZLİK VE MOHANDAS K. GANDHI CIVIL DISOBEDIENCE AND MOHANDAS K. GANDHI Mesude ALTUNEL ∗ Özet: Bireyler, haksızlığa uğradıklarını düşündükleri konularda, hakkaniyetsizliğin giderilmesi için yasal yolları denedikten sonra so- run çözümlenmemişse, tepkilerini, şiddete başvurmaksızın; ancak suç sayılan bir edimi gerçekleştirerek, eylem sonrasında öngörülen cezayı da hesaba katarak, pasif direnme modeli olan sivil itaatsiz- likle göstermektedirler. Thoreau’nun ortaya attığı “sivil itaatsizlik” anlayışının yeniden fark edilmesini sağlayan Gandhi, kötülüğe karşı aktif; ama şiddet unsuru içermeyen pasif direnişi öngören “Satyag- raha Felsefesi”ni oluşturmuştur. Gandhi, Hint halkını sömüren İngiliz- lerin insanlık dışı uygulamalarına, şiddete başvurmaksızın itaatsizlik etmiş; bunun bedeline de katlanmıştır. Birçok kez tutuklanan, açlık grevleri yapan Gandhi’nin sivil itaatsizliği, zaferlerle taçlanmıştır. Adaletsizliğe başkaldırının şiddet ve kanla değil de; fikirsel ve barışçıl eylemlerle olabileceğine tüm dünya şahit olmuştur. Anahtar kelimeler: Sivil itaatsizlik, pasif direniş, Mohandas K. Gandhi Abstract: Individuals, on issues they think have suffered injusti- ce, if the problem is not resolved after trying to remedy the injustice by legal ways then they show reactions without performing a vio- lent criminal act but taking into account the prescribed punishment. This kind of passive resistance model called as “civil disobedience”. Gandhi, to be noticed again the concept of “civil disobedience”, int- roduced by Thoreau, constituted the “Philosophy of Satyagraha” which suggests passive resistance model that active against the evil envisages but does not contain elements of violence. Gandhi has resisted and folded his disobedience without having recourse to a violence against the British which exploits the Indian nation by * Av., Ankara Barosu, av.m.altunel@hotmail.com. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi444 inhumane practices. Gandhi was arrested many times, engaged in hunger strikes but his civil disobedience act has resulted in victories. Reaction against injustice by intellectual and peaceful acts of rebelli- on but not by violence and blood have witnessed all over the world. Keywords: Civil disobedience, passive resistance, Mohandas K. Gandhi. Sivil İtaatsizlik (Genel) İktidarla ilgili tartışmalarda sorulan temel soru, hayatınız hakkın- daki kararlarda sizin mi, yoksa başkalarının mı söz sahibi olduğuyla alakalıdır. Sivil bir toplumda yaşamınız hakkındaki seçimleri siz yapa- bilirken, siyasi bir toplumda başkaları sahip oldukları güçle sizi itaate zorlayarak kararları uygulatırlar. Bu noktada bireylerin haklarına say- gı gösterilmesine yönelik etkinlikler, yasanın ya da kuralın ihlali kar- şısındaki duyarlılık derecesi, hakları sahiplenme bilinci, özgürlükler hukukunun güvenceleri yönünden önem taşımaktadır. 1 Kaboğlu’na göre, duyarlılıktan direnmeye giden yolda bireylik bilincinin altı çizil- melidir. Çünkü birey olma bilincinin zayıflığı, toplum üyelerini otori- ter eğilimlere götürebilir. Oysa toplumsal örgütlenme derecesi yoğun olduğu sürece, hak ve özgürlüklerinin gelişmesi için uygun ortam da hazırlanmış olacaktır. 2 Demokratik bir hukuk düzeninde devletin meşruluğu ve devamı, devletin, onu oluşturan bireylerin istekleri ve seçimleri doğrultusun- da hareket etmesine bağlıdır. Bu noktada bireyin/toplumun iktidarın keyfiliğini engelleyebileceği ve haklarını savunabileceği yollar ortaya çıkmaktadır. Demokratik hukuk düzeni, adaletsizlikler karşısında bi- reye kendini savunma ve koruma hakkını tanımıştır. Haksızlığa uğra- yan birey, haksızlığın giderilmesi için yasal yolları denedikten sonra sorun çözümlenmemişse, pasif direnme olarak tanımlanan sivil itaat- sizlik türü eylemlere başvurmakta; böylelikle yönetim ve kamuoyu- nun dikkatini çekmeye çalışmaktadır. Bu sayede haksızlığın gideril- mesi noktasında devlete/yönetime baskı oluşturma gayesi güdülür. 1 Anbarlı, Şeniz, “Bir Pasif Direnme Modeli Olarak Sivil İtaatsizlik”, CÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 1, Nisan/2001, s. 323 2 Kaboğlu, Ö. İbrahim, Özgürlükler Hukuku, 4. Baskı, Afa Yayınları, İstanbul 1998, s. 140. TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL445 Birey ya da gruplar, haksızlığa uğradıklarını düşündükleri konu- larda tepkilerini, şiddete başvurmaksızın, ancak kanunun suç saydığı bir edimi gerçekleştirerek; üstelik eylem sonrasında öngörülen cezayı da göze alarak, gösterisel bir fikir açıklaması olan sivil itaatsizlik biçi- miyle ortaya koymaktadır. Sivil itaatsizlik, özgürlüklerin korunması ve adaletin temini bağlamında etkin yöntemler sunmaktadır. İyi niyet, uzlaşma ve şiddetsizlik temelinde şekillenen sivil itaatsizlik, bu nite- likleriyle farklı bir politik felsefi akım olarak görülebilir. Sivil itaatsizlik orijini itibariyle, haksız olduğuna inanılan bir ver- giye direniş şeklinde ortaya çıkmıştır. Daha sonraki dönemlerde vergi dışındaki konularda da başvurulan bir yöntem olmuştur. Thoreau’nun ortaya attığı “sivil itaatsizlik” anlayışının yeniden fark edilmesini sağlayan Gandhi, sivil itaatsizliğin karşılığını Satyagraha’da bulmuş; kötülüğe karşı aktif, ama şiddet unsuru içermeyen pasif di- renişi öngören “Satyagraha Felsefesi”ni oluşturmuştur. İngilizlerin sö- mürgesi altında ezilen Hint Halkı’na özgürlüğe giden yolda öncülük etmiştir. Adaletsiz ve insanlıkla bağdaşmayan uygulamalara, şiddete başvurmaksızın itaatsizlik etmiş, bunun bedeline de katlanmıştır. Bir- çok kez tutuklanan, ünlü açlık grevleri yapan Gandhi’nin sivil itaatsiz- liği, çoğu kez zaferlerle taçlanmıştır. Adaletsizliğe başkaldırının şiddet ve kanla değil de; fikirsel ve barışçıl eylemlerle zafer kazanacağına tüm dünya şahit olmuştur. “Sivil İtaatsizlik” Tanımı Üzerinde çokça tartışılan sivil itaatsizlik kavramının birçok tanı- mı yapılmıştır. Örneğin Fleish’e göre “Sivil İtaatsizlik, devlet gücünün üçüncü kişilerce de açıkça görülebilir ve anlaşılabilir derecede, haksız olarak duyumsanan bir edimine karşı, kaba güç kullanmadan ve kamuya açık olarak gerçekleştirilen bir protesto eylemidir”. Ökçesiz ise sivil itaatsizliği “Hukuk devleti idesinin içerdiği üstün değerler uğruna, kamuya açık ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilen, bu sırada üçüncü kişilerin daha üstün bir hakkını çiğnemeyen, barışçıl bir protesto eylemidir” şeklinde tanımlar. 3 3 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994, s. 130. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi446 Sivil itaatsizliğin meşruluğu konusundaki çalışmaları ile tanınan John Rawls’a göre sivil itaatsizlik, “yasaların ya da hükümet politikasının değiştirilmesini hedefleyen, kamuoyu önünde icra edilen (aleni), şiddete da- yanmayan, vicdani, ancak yasal olmayan politik bir eylemdir”. 4 Tanımlardan anlaşılacağı üzere, kavram; yasanın özüne uymak suretiyle yasaya itaatsizlik şeklinde bir paradoksu içermektedir. “Sivil İtaatsizlik” Kavramı’nın Ortaya Çıkışı (H. David Thoreau) Eylem tarzı ve hedeflediği amaç bakımından terörizmden, düşün- sel çerçevesi bakımından ise anarşizmden tamamen farklı olan “Sivil İtaatsizlik” tabiri, ilk kez 1849 yılında Amerika’da Henry David Tho- reau (1817-1862) tarafından kullanılmıştır. Sivil itaatsizlik doktrininin oluşumunda Meksika Savaşı önemlidir. Meksika ile yapılan savaşın amacının, zenci köleliğini yeni bir bölgeye yaymak olduğunu düşünen Thoreau’nun; böyle adaletsizlikler yapan bir hükümeti mali bakımdan desteklememek için kelle vergisini ödemeyi reddetmesi üzerine hapse girmesi; onun “Sivil İtaatsizlik” isimli makalesini yazmasına neden ol- muştur. 5 Aynı zamanda bir naturist olan Thoreau’nun “Sivil İtaatsizlik” adlı eseri, Gandhi, Martin Luther King ve onları izleyen binlerce adalet yanlısına ilham olmuştur. Thoreau, Sivil İtaatsizlik kitabına “En iyi yönetim, en az yönetendir” diyerek başlamıştır. O’nu böyle düşünmeye iten neden, yönetimin in- sanların taleplerine cevap verememesi ve gücünü kötüye kullanması- dır. Thoreau, yönetimin zorbalığı ve yetersizliği yüzünden yaşam çe- kilmez bir duruma geldiğinde insanların direnme hakkının olduğunu ifade etmiştir. Thoreau, kanunlara karşı açık ve maksatlı bir itaatsizlik noktasına da varsa, vatandaşın görevinin haksızlıklara karşı koymak olduğunu belirtmektedir. 6 Düşünür, vicdanı dolayısıyla insan onuru- 4 Rawls, John, Sivil İtaatsizliğin Tanımı ve Haklılığı, Kamu Vicdanına Çağrı Sivil İtaatsizlik, 2. Basım, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2001, s. 56. 5 Downs, Robert, Dünyayı Değiştiren Kitaplar, 4. Baskı, (Çev. Erol Güngör), Ötüken Yayınları, İstanbul 1998, s. 93-96. 6 Thoreau, Henry David, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş, 2. Baskı, (Çev. Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999, s. 41-46. TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL447 nu ve bunlardan hepsinin öncesinde bireyin özerkliğini dünyayı algı- lamak için esas almaktadır. Thoreau, “Sivil İtaatsizlik” anlayışını 4 temel ilkeye dayandırmak- tadır: a. Bir kimsenin ülkesinin yasasından daha yüce bir yasa vardır. Bu da vicdanın yasasıdır. b. Bu yüce yasayla ülkenin yasası birbiriyle çatışır duruma geldi- ğinde, kişinin ödevi “yüce yasa”ya uymak, ülke yasasına bile bile karşı gelmektir. c. Kişi, ülkenin yasasına bile bile karşı geliyorsa bu eylemin bütün sonuçlarını göze almayı istiyor olmalıdır, hapse girmeyi bile! d. Oysa hapishaneye girmek sanıldığı kadar olumsuz bir edim de- ğildir. Bu durum iyi niyetli kişilerin dikkatini kötü yasaya çekmeye yarayacak, bu yasanın kaldırılması sonucuna katkıda bulunacaktır. Ya da yeterince kişi hapishaneye kapatılırsa, edimleri devlet mekaniz- masını işlemez kılmayı, dolayısıyla kötü yasayı uygulanamaz duruma getirmeyi sağlayacaktır. Sivil İtaatsizlik Eylemlerinin Temel Unsurları • Hukuk Normunun Uygulanmasının, Ağır Bir Haksızlığa Yol Açması • Yasaya aykırılık • Şiddetsizlik • Kamuya açıklık • Hesaplanabilirlik • Çiğnenen Pozitif Hukuk Normundan Doğacak Yaptırıma Katlanma Bu unsurları kısaca ele alacak olursak; 1. Hukuk Normunun Uygulanmasının, Ağır Bir Haksızlığa Yol Açması: Sivil itaatsizlik, “hukuk sisteminin içinde aksayan bir kurala kar- şı çıkıştır”. Ancak, sistemin bütününe yönelik genel bir kabul söz ko- nusudur. Sivil itaatsizlik, toplumsal-siyasal durum karşısında, yasaya aykırı davranışa zorunlu kılacak, vicdani bir duygu-düşünce süreci- Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi448 dir. Bu vicdani süreç sivil itaatsizliğe götüren süreçtir. Ancak, diğer unsurları taşıyan herhangi bir davranışın sivil itaatsizlik eylemi sayıla- bilmesi için, hukuk normunun uygulanmasının, ağır bir haksızlığa yol açması koşulu aranmaktadır. 2. Yasaya aykırılık: “Yasaya aykırılık” tan, “bir pozitif hukuk normu- na karşı oluş” anlaşılmaktadır. Sivil itaatsizlik edimlerinde yasa ya da hukuk normuna aykırılık dile getirilmektedir. Daima illegal olan sivil itaatsizlik, kendi özgünlüğünü yaratan koşullarda gerçekleşir. Bu tür protesto eylemleri tekil hukuk normlarının bilinçli ihlalini içerir. 7 Sivil itaatsizlik, müeyyidesinden korkmaksızın kanunlara direnme isteğini varsayar. Buna göre sivil itaatsizlik, bazı yasaklayıcı kurallara karşı gel- mekle (ceza kurallarının, disiplin kurallarının çiğnenmesi gibi) ya da, hukuken emredilen bir edimi yerine getirmemekle (vergi ödemekten kaçınma gibi) gerçekleşebilir. 3. Şiddetsizlik: Şiddet kullanımı, diğer protesto biçimlerini sivil itaatsizlikten ayıran en temel özelliklerden birisidir. Sivil itaatsizlik şiddet içermemelidir. Ancak, eylemin yapısı gereği, az da olsa ortaya bir hareketlilik çıkıyorsa; burada temel ölçüt, üçüncü kişilerin daha üs- tün bir hakkının ve özgürlüğünün çiğnenmemesidir. Gerçek bir sivil itaatsizlik, vicdani ve derin bir inancı gösterir ki; bu yüzden de tehdit edici değil, uyarıcıdır. Örneğin, öğrenim harçlarının artırılmasını kı- namak için öğrencilerin yaptıkları oturma eylemi, bu boyutta kaldığı müddetçe bir sivil itaatsizliktir. Ancak bu eylem, kışkırtmaya kapıla- rak, çevreye zarar verme biçimine dönüşürse, sivil itaatsizlikten çıkar. 4. Kamuya Açıklık: Sivil itaatsizlik, vicdanlarda yatan adalet duygusuna çağrı niteliğinde olup; kişisel menfaatin ötesinde, aynı durumdaki herkes için adalete yönelik bir çözüm arayışıdır. Sadece olaydan mağdur olanın değil, her insanın böyle bir olguya karşı tepki göstermesi gerektiğinden hareket etmektedir. Bu nedenle de eylemler gizli olarak değil, kamunun bilgisine sunulmak üzere gerçekleştirilir. 5. Hesaplanabilirlik: Bir sivil itaatsizlik eylemi gerçekleştirilme- den önce eylemin hedefi ve nasıl gerçekleştirileceği baştan açıklanır. 7 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994, s.114 TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL449 Eylemin gidişatı ve neticelerinin eylemin başında söylenenlere uygun olması gerekir. Eylemcinin, eylemin başında söyledikleri ile eylem sı- rasında yaşananların farklı olması, gerçekleştirilen eylemin bir sivil itaatsizlik eylemi olarak sunulmasını zorlaşır. 6. Çiğnenen Pozitif Hukuk Normundan Doğacak Yaptırıma Katlanma Hukuka bağlılık ana kural olmakla birlikte, sivil itaatsizlik sis- tem içinde yer alan özgün bir düzenlemeye karşı çıkış şeklinde ken- dini göstermektedir. Sivil itaatsizin yapılan eylem sonucunda doğa- cak yaptırıma katlanmasının amacı, muhataplardan beklenen ilgiyi ve desteği sağlamaktır. Gandhi, bu tutumu eylemlerini daha dramatize etmek, sempati ile beslemek için kullanmıştır. 8 Sivil itaatsizlik, aslında sistemin değerlerine yönelik bir çağrıdır. Protesto konusu olan somut uygulama, hakkaniyete aykırı olduğu için öncelikle sisteme şikâyet edilmektedir. Sokrates’in, kendisine verilen ölüm cezasına, kendini kurtarma olanaklarını reddetmek pahasına katlanması, bu unsura örnektir. Sivil İtaatsizlik Eylem Türlerinden Bazı Örnekler Aşağıda sıralanan sivil itaatsizlik eylem türleri, demokratik hukuk devletlerinde gerçekleştirilen eylemlerdir. Hemen hepsinin ortak vas- fı, şiddetsizlik içermesi ve barışçıl protesto gösterileri olmasıdır. Bun- lardan bazıları: 9 — Ağaçlara sarılma — İmdat frenini çekme — Pentagon’un gizli belgelerinin yayımı — Oturma — Genel greve çağrı — İmza toplama 8 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994, s. 125. 9 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994, s. 49. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi450 — Hastalıklı balıkları sorumlu firma binalarına bırakma — Ölü biçiminde yere uzanma — Barış kampları kurma — Açlık grevi — Sivil savunma tatbikatında sığınaklara girmeme — Ağaçların kesilmesini engelleme — Otobüslerde ırklara göre oturma düzenine uymama — Bomba deneme bölgesine kilise yapımı — Tehlikeli yerlere trafik işaretleri koyma, yaya geçidi işareti çizme — Sınır geçme — Gizli atom silahlarının planlarını açıklama — Çocuklarla el ele vererek yolu kesme Sivil İtaatsizlik ve Direnme Hakkı Direnme hakkı, sivil itaatsizliği anlamada kilit rol oynayabilecek bir kavramdır. Freeman’a göre direnme, başkasının eylemi veya ira- desi karşısındaki psikolojik, fiziki her türdeki muhalefeti kapsayarak, zorlamaya karşılık geliştirilen bir savunma hareketidir. 10 Doktrinde de, bireylere baskı ve zulüm karşısında özgürlüklerini korumak için son çare olarak direnişe başvurma hakkı tanınmıştır. Nitekim bu hak, pozitif hukuka da sirayet etmiştir. Zalime karşı direnme hakkı, resmi olarak ilk kez 4 Temmuz 1776 tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirisi ile kabul edilmiş ve açıklanmış- tır. Direnme hakkı en geniş ifadesini ise Fransız İhtilali metinlerinde bulmaktadır. Günümüzde baskıya karşı direnme kendini başlıca iki biçimde gösteriyor: Pasif direnme ve aktif direnme. Zora ve şiddete başvurmaksızın baskıya karşı koyma yolu pasif direnmedir. Pasif di- renme konusunda, bu kavramın öncüleri sayılan, Henry David Thore- au, Gandhi ve Martin Luther King, şiddeti asla onaylamamış, saldırısız direnmeden yana olmuşlardır. Aktif direnme ise ifadesini kuvvet ve 10 Freeman, Harrop, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş İçinde, 2. Baskı, (Çev. Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999, s. 109. TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL451 gerekirse şiddetten almakta, isyan ya da ihtilal hareketi olarak adlan- dırılmaktadır. 11 Binaenaleyh, sivil itaatsizliğin temelinde şiddetsizlik olması, onu aktif direnmeden uzaklaştırmakta, pasif direnişe yaklaş- tırmaktadır. Sivil itaatsizliğin bir hak olup olmadığı tartışmasında Ökçesiz, “Küçük direnme hakkıdır” diyerek; sivil itaatsizliğin direnme hakkı ile doğrudan ilgisini ortaya koymuştur. 12 Sivil İtaatsizliğin Meşruluğu Sivil toplum örgütleri, toplumların demokratikleşmesinde ve insan hakları mağdurlarına yardımda bugün önemli bir fonksiyonu üstlenmektedir. Ancak sivil toplum örgütlerinin bu tür faaliyetlerini profesyonel anlamda kurumsallaşmadan uzak görünen sivil itaatsizlik uygulamalarıyla karıştırmamak gerekir. Çünkü sivil itaatsizler, eylem planlarına rağmen, daha çok bir hareket tarzında örgütlenmişlerdir. Sivil itaatsizlik edimi, demokratik ve hukuksal çözümler işletildikten sonra başka çare kalmayan durumlarda söz konusu olabilmekte, bu tür eylemlere başvurma son çare olarak kabul edilmektedir. Adil bir yaşam beklentisi içindeki gruplar, demokratik hukuk kurallarının uy- gulanmasını sağlamak amacıyla eylemlere başvurduklarında, taleple- rinin karşılanması için mevcut yasa kuralı ya da kurallarına bilerek aykırı davranarak, siyasi karara karşı çıkışlarını anlatmaktadırlar. Bu noktada yasa kuralının çiğnenmesinden doğan yaptırıma razı olma biçiminde şekillenen, edimin içtenliğine duyulan inançtır. Yasaya ay- kırılık içeren bu tür eylemlerde meşruluk önemli bir sorundur. Sivil itaatsizlik, demokratik hukuk devleti idealinde bulunan ortak yarar ve değerlerin gerçekleştirilmesine yöneldiğinden, kendi içinde meşruluk sorununu da çözmüş olmaktadır. Sivil itaatsiz, yapılan eylemleri belir- tilen değerlere ulaşmada araç olarak tanımlar. 13 11 Kapani, Münci, Kamu Hürriyetleri, 7. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 1989, s. 314. 12 Ökçesiz, Hayrettin, “Sivil İtaatsizlik Hakkı”, Yeni Türkiye Dergisi, Kasım- Aralık/1997, s. 159. 13 Anbarlı, Şeniz, “Bir Pasif Direnme Modeli Olarak Sivil İtaatsizlik”, CÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 1, Nisan/2001, s. 324. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi452 Sivil itaatsizlik, her şeyden önce bir “Siyasi İfade” biçimidir. Kişi, bireysel ya da kitlesel bir davranışla, kural dışı protesto yürüyüşü, aç- lık grevi yapabilir, bir parktaki ağaçların kesilmesine karşı çıkabilir, ya da gecekondu yıkımına gelen dozerlerin önüne çıkarak pasif direniş gösterebilir. Demokratik Hukuk Devleti’nde, siyasi ifadeler ya sistem- le bütünleşir, korunur, kurumsallaşır; ya da sistem dışında bırakılır, yasaklanır. Bu kritik çizgiyi belirleyen faktör, her şeyden önce siyasi ifadeye yüklenen “şiddet” unsurudur. Sivil itaatsizlik, şiddet unsurunu taşımayan bir muhalefet tipi, ya da siyasi ifade biçimi olduğu ölçüde sistemin içinde kalan, ama yeni hukuk devleti anlayışında birey olma- nın bir ifadesi olarak düşünülmektedir. 14 Hakkaniyetsizliğe karşı pasif bir direnme hakkı içeren sivil itaat- sizlik, Ökçesiz’e göre 15 de “Hukuk devleti idealini doğuran ve temellendi- ren, aydınlatmacı doğal hukuk anlayışının sonucudur”. Liberal devlet, bireyin temel hak ve özgürlüklerinin çiğnenmesini önlemek amacıyla, bireyin siyasi mekanizma içinde yer almasını sağ- lamış, bunun sonucunda da her yurttaş siyasi hayata yön verme olana- ğına kavuşmuştur. Maddi ve manevi baskılara karşı korunan birey, bu korunmayı düşünce, basın, inanç, toplanma, dernek kurma özgürlük- leriyle gerçekleştirmektedir. Siyasi otoritenin özgürlükleri çiğnemesi- ne engel olmak için bireyin yönetime katılması, çağdaş demokrasilerin ön koşulu durumundadır. 16 Demokratik bir hukuk düzeninde devletin meşruluğu ve devamı, devletin, onu oluşturan bireylerin istekleri ve seçimleri doğrultusun- da hareket etmesine bağlıdır. Bu noktada bireyin/toplumun iktidarın keyfiliğini engelleyebileceği ve haklarını savunabileceği yollar ortaya çıkmaktadır. Demokratik hukuk düzeni, adaletsizlikler karşısında bi- reye kendini savunma ve koruma hakkını tanımıştır. Sivil itaatsizlik, haksız bir uygulamaya karşı bütün yasal yollar denendikten sonra girişilen “yasadışı” bir eylemdir. Ancak yasadışı eyleme girişmek ilke 14 Çağlar, Bakır, “Sivil İtaatsizlik Olgusunun Değerlendirilmesi” konulu Sempozyum, Argumentum Dergisi, Temmuz-Aralık 1993, yıl 3-4, Sayı 36-41, s. 651. 15 Ökçesiz, Hayrettin, “Sivil İtaatsizlik Hakkı”, Yeni Türkiye Dergisi, Kasım- Aralık/1997, s. 159. 16 Göze, Ayferi, Liberal Marxiste Faşist ve Sosyal Devlet, 3. Baskı, Beta Yayınları, İstanbul, 1995, s. 19. TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL453 olarak yasadışı örgütlenmeyi ya da eylemi savunmak anlamına gel- mez. Sivil itaatsizlik, toplumsal sözleşmenin çiğnenmesinden duyulan kaygıyı dile getirmek için başvurulan bir tepki türüdür. Bu anlamıyla sivil itaatsizlik yasadışı ancak “meşru” bir eylem olarak değerlendirilir. Mohandas K. Gandhi (1869 - 1948) “Yüce ruh” anlamına gelen “mahatma” ve “baba” anlamına gelen “bapu” adlarıyla da anılan Gandhi, 2 Ekim1869’da Hindistan’da doğ- muş, Hint gelenekleriyle büyümüştür. 1887’de hukuk öğrenimi için Londra’ya gitmiş, 1891’de öğrenimini tamamlayıp Hindistan’a dön- müştür. 1893’de o zamanlar Britanya İmparatorluğu’nun bir parça- sı olan Güney Afrika’da avukatlık yapmaya başlamıştır. Bu esnada Gandi de, Güney Afrika’da Hintlilere uygulanan ayrımcılığa maruz kalmıştır. Örneğin, elinde birinci mevki bileti olmasına rağmen üçün- cü mevkiye geçmediği için trenden atılmış; yoluna at arabası ile de- vam ederken, Avrupalı bir yolcuya yer açmak için arabanın dışında basamak üzerinde yolculuk etmeyi reddettiği için sürücü tarafından dövülmüştür. Sosyal haksızlıklar karşısında uyanmasına neden olan bu olaylar hayatında bir dönüm noktası olmuş ve daha sonraki sosyal eylemciliğine temel oluşturmuştur. Güney Afrika’da Hintlilerin ma- ruz kaldığı ırkçılık, önyargı ve adaletsizliğe tanık olmuş ve halkının Britanya İmparatorluğu içindeki yeri ile kendisinin topluluk içindeki yerini sorgulamaya başlamıştır. 17 Güney Afrika’daki Hintlileri bir araya getirmek için “İndian Opi- nian (Hintlinin Kanısı)” adlı gazeteyi çıkarmaya başlamıştır. Gazetede kötü yönetimlere karşı koyma gerekliliği üzerine yazı yazan Gandhi, yasalara karşı doğrudan harekete geçmiş, kitle tutuklamalarına yol açması için yasaları bilerek çiğnemiştir. 1894’te kurduğu Natal Hint Kongresi sayesinde Güney Afrika’daki Hintlileri ortak bir siyasi gü- cün arkasında toplamıştır. Gandhi, Hintlilerin oy kullanmasını engel- leyen bir yasa tasarısına karşı çıkmış, yasanın çıkmasını engelleyeme- se de, Güney Afrika’da Hintlilerin yaşadığı sorunlara dikkat çekmeyi başarmıştır. O zamanlar Britanya İmparatorluğu’nun bir parçası olan Güney Afrika hükümeti, Asyalı göçmenlerin sınırdan izinsiz girmesi- 17 Mohandas K. Gandhi, http://tr.wikipedia.org, ET:15.08.2010 Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi454 ni yasaklayan ve bunu hapisle cezalandıran bir kanunu uygulamaya başlamıştır. Gandhi, binlerce taraftarını sınırı kasten ve büyük kitleler halinde geçmek için teşvik etmiştir. Taraftarları, kasten Güney Afrika topraklarını terk ediyor ve sonra izin almadan içeri giriyorlar ve bu yüzden hapse atılıyorlardı. Sayısız insanın bu suretle yaptığı sınır ihla- li yüzünden öyle bir an geldi ki, Güney Afrika hükümeti mahkûmları üst üste doldurmasına rağmen, insanları hapsedecek hapishane bula- maz hale gelmiş ve sonunda pes ederek, sınır ihlalini hapisle cezalan- dırma kanununu iptal etmek zorunda kalmıştır. 18 Kendilerine düşman Avrupalı liderler, Hintli liderlerin Transvaal’i, burada oturmaya hakları olmayan Hintli göçmenlerle doldurmak için bir komploya giriştikleri yolunda uydurma istatistikler ortaya atmış ve bu nedenle de Asyalılara karşı insafsız yasalar çıkarılmaya başlan- mıştır. 1906’da sömürgenin Hintli nüfusunu zorla kayıt altına alma- yı emreden bir yasaya karşı Johannesburg’da yapılan toplu gösteride Gandhi, satyagraha’sını (pasif protesto yöntemi) ilk defa uygulamaya başlayarak; Hintli yandaşlarına şiddet ile karşı çıkmak yerine, yeni yasaya karşı çıkıp bunun sonuçlarına katlanmaları yönünde çağrıda bulunmuştur. Bu doğrultuda 7 yıl süren mücadelede grev yapmak, kayıt olmayı reddetmek, kayıt kartlarını yakmak gibi çeşitli şiddet içermeyen başkaldırılar nedeniyle aralarında Gandi’nin de bulundu- ğu binlerce Hintli hapsedilmiş, kırbaçlanmış, hatta öldürülmüştür. Ba- rışçıl Hintli protestoculara Güney Afrika hükümetinin uyguladığı ağır yöntemlerin kamuoyunda oluşturduğu itiraz sonucunda General J. C. Smuts, Gandi ile bir uzlaşmaya gitmek zorunda kalmıştır. Bu müca- dele sırasında Gandi’nin fikirleri şekillenmiş ve “Satyagraha” kavramı olgunlaşmıştır. 19 Afrika’dan Hindistan’a döndükten sonra yoksul çiftçi ve emekçi- leri yüksek ve adaletsiz vergilendirme politikasını ve yaygın ayrım- cılığını protesto etmeleri için örgütleyen Gandhi; “huzursuzluk ya- ratma” gerekçesiyle tutuklanmıştır. Yüz binlerce insanın hapishane, karakol ve mahkemelerin önünde protesto gösterilerinde bulunarak Gandi’nin salıverilmesini istemesi üzerine, bir müddet sonra Gandhi 18 Thoreau, Henry David, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş, 2. Baskı, (Çev.Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999, s. 33-35. 19 Mohandas K. Gandhi, http://tr.wikipedia.org, ET:15.08.2010 TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL455 salıverilmiştir. Hindistan Ulusal Kongresi’nin liderliğini üstlenerek ülke çapında yoksulluğun azaltılması, kadınların serbestisi, farklı din ve etnik gruplar arasında kardeşlik, kast ve dokunulmazlık ayrımcı- lığının sonlandırılması, ülkenin ekonomik yeterliliğine kavuşması ve en önemlisi olan Hindistan’ın sömürgelikten kurtulması konularında ülke çapında kampanyalar yürütmüştür. Uygulamaya başladığı etkin ve önemli taktikler çerçevesinde bütün Hindistan halkını pasif direni- şe ve İngilizlerle işbirliği yapmamaya çağırmıştır. 19 Gandi Hindistan’da alınan Britanya tuz vergisine karşı 1930’da yaptığı 400 kilometrelik Gandi Tuz Yürüyüşü ile ülkesinin Britanya’ya karşı başkaldırmasına öncülük etmiştir. O dönemde Hindistan’ı isti- la etmiş İngiliz yönetimi, kazançlı bir tekel oluşturmak amacıyla tuz yapımını yasaklayınca, Gandhi ardındakileri deniz kıyısına götürmüş ve bir tas dolusu deniz suyunu buharlaştırma yoluyla tuz üreterek ya- sayı simgesel olarak çiğnemiştir. Bunun üzerine tam da umduğu gibi tutuklanarak hapse atılmıştır. Yurttaşlarının gözünde Gandhi, onlar uğruna mücadeleden asla yılmayan biriydi ve binlerce kişi hareke- te katılarak Gandhi’nin yaptığı eylemi tekrarlayınca İngiliz yönetimi Gandhi’yi serbest bırakmak zorunda kalmıştır. İngiliz yönetiminin bu tutumu otoritesinin zayıfladığının bir kanıtı haline gelmiş ve kamuoyu yasayı kaldırması yönünde yönetimi zorlamaya başlamıştır. 20 Birçok kez tutuklanıp serbest bırakılan Gandhi, ünlü açlık grevle- rini yapmış, hemen hemen her eylemini de bir siyasi zaferle noktala- mıştır. Gandhi’nin önderliğinde Thoreau’nun sivil itaatsizlik yöntemi- ni kullanan Hindistan, 1947’de bağımsızlığına kavuşmuştur. Gandhi’nin Penceresinden Sivil İtaatsizlik ve Satyagraha Thoreau’nun “sivil itaatsizlik” yaklaşımının yeniden fark edilmesini sağlayan Gandhi, Thoreau’nun görüşlerini eski Hint düşüncesi “ahim- sa” (şiddetsizlik, tüm sevgi) ile bağdaştırmıştır. Kabagüçsüz direnme biçimindeki siyasi eylem kuramı, bu temelde şekillenir. Gandhi’nin sivil itaatsizlik felsefesine katkısı, itaatsizliğin eyleme dönüşme yönte- mini hedef alan “pasif direniş” anlayışı ile gerçekleşmiştir. Pasif direnişi 20 Thoreau, Henry David, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş, 2. Baskı, (Çev.: Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999, s. 32-35. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi456 bir hayat felsefesi olarak da benimseyen Gandhi, bu eylemi yaşamı bo- yunca çeşitli şekillerde hayata geçirmiş; şiddetsizliğin, hem onu kulla- nanı, hem de kendisine karşı kullanılanı kutsadığına inanmıştır. Sivil itaatsizliğin karşılığını Satyagraha’da bulan Gandhi, gerçek ve kötülüğe karşı aktif, ama şiddet unsuru içermeyen pasif direnişi öngören “Satyagraha Felsefesi”nin öncüsüdür. Bu felsefe, Hindistan’ı bağımsızlığına kavuşturmuş ve dünya üzerinde vatandaşlık hakla- rı ve özgürlük savunucularına ilham kaynağı olmuştur. Satyagraha, “hakikate tutunma”, “gerçeğe bağlılık”, “ruh gücü ve sevgiden doğan kuv- vet” anlamına gelmektedir. Gandhi yasanın belirli davranış biçimleri- ne karşı gelirken, yasanın öngördüğü cezaya da katlanmıştır. Çünkü Satyagrahi (sivil itaatsizliği uygulayan kişi), yasalara aklını kullanarak ve isteyerek boyun eğer. Ancak yasalara bu biçimde uyduktan sonra insan, kuralların adaletli ya da adaletsiz olduğuna karar verebilir. Eğer adaletsizliği görüyorsa yasalara karşı boyun eğmezliğe başvurabilir. 21 “Göze göz ilkesi, tüm Dünya’yı kör eder” ve “Uğrunda ölmeyi göze alacağım birçok dava var, ama uğrunda öldüreceğim hiç bir dava yoktur.” diyen Gandhi’ye göre sivil itaatsizlik, şiddete başvurmadan direnme; gerçeğe ve adalete derin bağlılık ifade ediyordu. Sivil itaatsizlik, onun elinde pasif direnmenin kutsal kitabı haline gelmiştir. 22 Gandhi’nin şu sözleri, onun sivil itaatsizlik anlayışının izahında daha etkilidir: 23 “…Satyagrahi (sivil itaatsizliği uygulayan kişi) toplum yasalarına ak- lını kullanarak, kendi özgür istemiyle boyun eğer. Çünkü bunu kutsal bir görev bilir. Ancak, toplum yasalarına bu şekilde titizlikle uyduktan sonradır ki insan, hangi kuralın iyi ve adaletli, hangisinin haksız ve adaletsiz oldu- ğuna karar verebilir. Ancak o zaman insan, çok iyi belirlenmiş durumlarda, bazı yasalara karşı boyun eğmezliğe başvurmak hakkını kazanabilir. … Şuna inandım ki, bir halk yasalara uymamak yoluna başvurmak yeterliliğini kazan- madan önce, onun bütün gereklerini tümüyle öğrenmelidir. … Hiç kimse öyle bulduğu için, mutlak biçimde haklı olduğunu ya da bir şeyin kesinlikle doğru 21 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994, s. 41. 22 Downs, Robert, Dünyayı Değiştiren Kitaplar, 4. Baskı, (Çev.: Erol Güngör), ÖtükenYayınları, İstanbul 1998, s. 103. 23 Sivil İtaatsizlik, http://www.hukuk.gen.tr/konular, ET: 17.08.2010 TBB Dergisi 2011 (93) Mesude ALTUNEL457 olduğunu ileri süremez. Özgür kararıyla yanlış bulabildiği sürece bu, ancak onun için yanlıştır. Buna göre haksız olduğunu bildiği bir şeyi yapmaması ve her ne olursa olsun bunun sonuçlarına katlanması gerektiği ortadadır. İşte bu, ruhsal gücün kullanılabilmesi için yegâne anahtardır. Vicdani konularda çoğunluğun yasası yetkili değildir. Bu sözleri hükmedilecek cezayı hafifletmek için söylemiyorum. Amacım, bana yapılan uyarıya, yasaya olan saygısızlığımdan değil, varlığımızın o yüce yasasına, yani vicdanımızın sesine uyduğum için boyun eğmediğimi göster- mektir.” İnsanın özgür bir iradeye sahip olduğu, hiçbir şeyin onu isteme- diği bir şeyi yapmaya yazgılı kılınamayacağı anlayışını benimseyen Gandi’nin uyguladığı temel yöntem, pasif direniş yoluyla eylem yap- maktır. Pasif direniş anlayışında da iki taktik uygulamıştır. İlki, vergi ödememe, mahkemelere karşı grev, okul, sivil ve askeri düzenlemeleri reddetmek; ikincisi, milli bağımsızlık isteğini her fırsatta dile getir- mektir. Gandhi şiddetsiz siyasal istem ve eylemleri sayesinde emperyalist egemenlik arzusu ile insanlık dışı uygulamalara başvurmaktan çekin- meyen İngilizlerin bu arzularını yavaş yavaş zayıflatmış ve nihayetin- de ülkesinde süregelen İngiliz sömürgeciliğini yıkmayı başarmıştır. Adaletsizliğe başkaldırının şiddet ve kanla değil de; fikirsel ve barışçıl eylemlerle zafer kazanacağına tüm Dünya şahit olmuştur. Gandhi’nin kullandığı yöntemler sadece haksızlık içeren yasalara karşı değil, dini emirlere ve kast sistemine karşı da etkili olmuştur. Bireyin diğerleriyle birlikte, hatta tek başına da, dünyanın toplumsal ve siyasi yapısının değişmesine yol açabilecek moral güçler geliştirebileceğini kanıtlamış- tır. Ayrıca sivil itaatsizliğin, direnmenin yalnızca etkili bir aracı olma- yıp, tersine toplumun iyileşmesinde felsefi temeli oluşturduğunu da göstermiştir. KAYNAKLAR Anbarlı, Şeniz, “Bir Pasif Direnme Modeli Olarak Sivil İtaatsizlik”, CÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, Cilt: 2, Sayı: 1, Nisan 2001. Sivil İtaatsizlik ve Mohandas K. Gandhi458 Çağlar, Bakır; “Sivil İtaatsizlik Olgusunun Değerlendirilmesi” konulu Sempozyum, Argumentum Dergisi, Temmuz-Aralık 1993, yıl 3-4, Sayı: 36-41. Downs, Robert, Dünyayı Değiştiren Kitaplar, 4. Baskı, (Çev.: Erol Gün- gör), ÖtükenYayınları, İstanbul 1998. Freeman, Harrop, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş İçinde, 2. Baskı, (Çev.: Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999. Gandhi, Bir Özyaşam Öyküsü, Cem Yayınevi, İstanbul 1984. Göze, Ayferi, Liberal Marxiste Faşist ve Sosyal Devlet, 3.Baskı, Beta Ya- yınları, İstanbul 1995. Kaboğlu, Ö. İbrahim, Özgürlükler Hukuku, 4. Baskı, Afa Yayınları, İs- tanbul 1998. Kapani, Münci, Kamu Hürriyetleri, 7. Baskı, Yetkin Yayınları, Ankara 1989. Mohandas K. Gandhi, http://tr.wikipedia.org, ET:15.08.2010 Ökçesiz, Hayrettin, Sivil İtaatsizlik, Afa Yayınları, İstanbul 1994. Ökçesiz, Hayrettin, “Sivil İtaatsizlik Hakkı”, Yeni Türkiye Dergisi, Ka- sım-Aralık/1997. Rawls, John, “Sivil İtaatsizliğin Tanımı ve Haklılığı”, Kamu Vicdanına Çağrı Sivil İtaatsizlik, 2. Basım, Ayrıntı Yayınları, İstanbul, 2001. Sivil İtaatsizlik, http://www.hukuk.gen.tr/konular, ET:17.08.2010 Thoreau, Henry David, Sivil İtaatsizlik ve Pasif Direniş, 2. Baskı, (Çev.: Hakan Arslan), Vadi Yayınları, Ankara 1999.