hakemli makaleler Uğur YİĞİT
165TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
I. GİRİŞ
1982 Anayasası’ndan
1
sonra yürürlüğe giren 2820 sayılı Siyasi
Partiler Kanunu’nda
2
(SPK) Anayasa’da sayılan kapatma nedenleri-
nin yanında diğer birtakım kapatma nedenleri düzenlemiştir. Huku-
kumuzda siyasi parti kapatmaları sadece Anayasa ve Siyasi Partiler
Kanunu’na göre değil mahkeme kararı, kanun ve konsey kararıyla da
siyasi partiler kapatılmıştır.
Anayasa ve SPK’nın da siyasi parti kapatma konusunda “temelli
kapatma” ve “kapatma” kavramlarına yer verilmiştir. Öğretide temelli
kapatma ile kapatma kavramının anlam, etki ve sonuçları bakımından
aralarında bir fark bulunmadığı görüşü ağırlık kazanmıştır.
3
Ancak bu
görüş hukukumuzda parti kapatılmasına ilişkin sürecin iyi irdelenme-
mesi sonucu ortaya çıkmıştır. Bu makalede tarihi süreç ve temelleri in-
celenerek bu iki kavram arasındaki farklar diğer bir ifade ile Anayasa
ve kanun koyucunun iki ayrı kavram kullanmasının gereksiz olmadığı
ortaya konulacaktır.
İncelememizin ana konusunu kapatılan partilerin yeniden açılıp
*
Dr., Hakim, Adalet Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı.
1
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kanun No: 2709, Kabul Tarihi: 18/10/1982, RG,
9/11/1982 - 17863 (Mükerrer)
2
Siyasi Partiler Kanunu, Kanun No: 2820, Kabul Tarihi : 22/4/1983, RG, 24/4/1983 -18027.
3
Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku (Genel Esaslar), 10. Bası, İstanbul, Ekim 2005, s.331.,
Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi, İstanbul Nisan 2004, s. 229, Abdullah Sezer,
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İlgili Mevzuat, İstanbul, Şubat 2004, s.314,315,
Bülent Tanör, Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku,
6.Bası, İstanbul, Eylül 2004, s.179.
SİYASİ PARTİLERİN
TEMELLİ KAPATILMASI İLE
KAPATILMASI ARASINDAKİ FARKLAR VE
KAPATILAN PARTİLERİN
YENİDEN AÇILMASI
Uğur YİĞİT*
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
166TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
açımlamayacağına ilişkindir. Bu çerçevede Anayasa’nın 69/8 mad-
desi temelli kapatılan bir partinin başka ad altında kurulamayacağını
hükmü ve 2820 sayılı yasa SPK’nın 95 ve 96. maddeleri de partilerin
yeniden kurulmasına ilişkin sınırlamaların ne anlama geldiği açıkla-
nacaktır.
II. SİYASİ PARTİ KAPATMA
Hukukumuzda siyasi parti kapatmaya ilişkin nedenler Anayasa
ve SPK ile kapatma kararı veren makam da Anayasa Mahkemesi ile
sınırlı değildir. Siyasi parti kapatmaya ilişkin hükümlere ve kapatma
sonucu getirilen kısıtlamalara ilişkin doğru bir yorum yapabilmek, hu-
kukumuzdaki siyasi parti kapatmaya ilişkin uygulamaların bir bütün
halinde ortaya konulması ve değerlendirilmesini gerektirmektedir.
A. Kapatma Nedenleri
1. Anayasal Kapatma Nedenleri
Anayasa, kapatma kavramını “temelli kapatma” ve “kapatma” ola-
rak
düzenlemiştir. Temelli kapatma nedenleri Anayasa’da sayılmış,
kapatma nedenleri ise kanuna bırakılmıştır.
Buna göre bir siyasi parti;
— 68. maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı eylemlerin
odağı haline geldiğinin tespiti halinde (Anayasa madde 69/5-6) veya
— Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uy-
rukluğunda olmayan gerçek ve tüzelkişilerden maddi yardım alması
durumunda (Anayasa madde 69/10)
temelli olarak kapatılır.
Anayasa değişikliğinden önceki kapatma nedenleri ise şunlardır.
Madde 149/4 – Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan
işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek
üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14
md.) ve siyasi partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının
veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.
hakemli makaleler Uğur YİĞİT
167TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
— Tüzük ve programları dışında faaliyette bulunmaları; Ana
yasa’nın 14. maddesindeki
sınırlamalar dışına çıkmaları durumunda
temelli kapatılır.
— Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan, yabancı ül-
kelerdeki dernek ve gruplardan herhangi bir suretle ayni ve nakdi
yardım almaları, bunlardan emir almaları ve bunların Türkiye’nin ba-
ğımsızlığı ve ülke bütünlüğü aleyhindeki karar ve faaliyetlerine katıl-
maları halinde temelli kapatılır.
2. Siyasi Partiler Kanunu’nda Kapatma Nedenleri
2820 sayılı SPK yürürlüğe girdiği tarihte çok sayıda ve türde ka-
patma nedeni içermekteydi. Ancak zaman içerisinde Anayasa değişik-
likleri ve Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararları sonucu kapatma ne-
denleri Anayasa hükümleri ile uyumlu hale getirilerek sınırlanmıştır.
a. Kapatma Nedenleri
Kapatma nedenleri SPK’nın 101. maddesinde
üç başlık halinde
“Madde 14- (18/10/1982 tarihli ve 2709 sayılı Kanunun hükmüdür.)
Anayasada yer alan hak ve hürriyetlerden hiçbiri, Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez
bütünlüğünü bozmak, Türk Devletinin ve Cumhuriyetin varlığını tehlikeye düşürmek,
temel hak ve hürriyetleri yok etmek, Devletin bir kişi veya zümre tarafından yönetilmesini
veya sosyal bir sınıfın diğer sosyal sınıflar üzerinde egemenliğini sağlamak veya dil, ırk, din
ve mezhep ayırımı yaratmak veya sair herhangi bir yoldan bu kavram ve görüşlere dayanan
bir devlet düzenini kurmak amacıyla kullanılamazlar.
Bu yasaklara aykırı hareket eden veya başkalarını bu yolda teşvik veya tahrik edenler hakkında
uygulanacak müeyyideler, kanunla düzenlenir.
Anayasanın hiçbir hükmü, Anayasada yer alan hak ve hürriyetleri yok etmeye yönelik bir
faaliyette bulunma hakkını verir şekilde yorumlanamaz.”
Anayasadaki yasaklara aykırılık halinde partilerin kapatılması
Madde:101 – (Değişik: 12/8/1999 - 4445/16 md.)
Anayasa Mahkemesince bir siyasi parti hakkında kapatma kararı;
a) Bir siyasi partinin tüzük ve programının Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle
bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet
egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkelerine aykırı olması, sınıf veya zümre
diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlaması,
suç işlenmesini teşvik etmesi,
b) Bir siyasi partinin, Anayasanın 68 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerin
işlendiği odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesince tespiti,
c) Bir siyasi partinin, yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyrukluğunda
olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım alması,
Hallerinde verilir.
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
168TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
sayılmıştır. Bunlar bir siyasi partinin;
• Tüzük ve programının devletin bağımsızlığına, ülkesi ve mille-
tiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti
ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve laik cumhuriyet ilkele-
rine aykırı olması, sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir
tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlaması, suç işlenme-
sini teşvik etmesi,
• Anayasa’nın 68. maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemle-
rin işlendiği odak haline geldiğinin Anayasa Mahkemesi’nce tespiti,
• Yabancı devletlerden, uluslararası kuruluşlardan ve Türk uyruk-
luğunda olmayan gerçek ve tüzel kişilerden maddi yardım almasıdır.
b. Yürürlükten Kalkan Kapatma Nedenleri
• Cumhuriyet Başsavcılığı’nın tespit ettiği noksanlıkların otuz
gün içinde giderilmemesi veya istenen ek bilgi ve belgelerin gönderil-
memesi, (SPK madde 9)
• SPK’nın dördüncü kısmında yer alan hükümlere aykırılıklar,
(SPK madde 101)
• Tüzük veya programının yahut partinin faaliyetlerini düzenle-
yen ve yetkili parti organları veya mercilerince yürürlüğe konulmuş
olan diğer parti mevzuatının SPK’nun dördüncü kısmında yer alan
hükümlerine aykırı olması,
• Parti büyük kongresince, merkez karar ve yönetim kurulunca
veya TBMM grup yönetim veya grup genel kurullarınca bu Kanunun
dördüncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine aykırı karar alın-
ması veya genelge veya bildiriler yayınlanması veya karar alınmamış
olsa bile bu kurullar tarafından aynı hükümlere aykırı faaliyette bulu-
nulması veya parti genel başkanı veya genel başkan yardımcısı veya
genel sekreterinin sözü edilen bu maddeler hükümlerine aykırı olarak
sözlü ya da yazılı beyanda bulunması,
(Ek:26/3/2002-4748/4 md.) Anayasa Mahkemesi, yukarıdaki fıkranın (a) ve (b) bentlerinde
sayılan hallerde temelli kapatma yerine, dava konusu fiillerin ağırlığına göre ilgili siyasî
partinin almakta olduğu son yıllık Devlet yardımı miktarının (...) (2) (...) (2) kısmen veya
tamamen yoksun bırakılmasına, yardımın tamamı ödenmişse aynı miktarın Hazineye
iadesine karar verebilir.
hakemli makaleler Uğur YİĞİT
169TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
• Parti merkez karar ve yönetim kurulunca Yüksek Seçim
Kurulu’na partiyi temsilen konuşma yapacağı bildirilmiş olan kimse-
nin, radyo veya televizyonda yaptığı konuşmanın bu Kanunun dör-
düncü kısmında yer alan maddeler hükümlerine aykırı olması,
• Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, SPK 101. maddede sayılanlar dışın-
da kalan parti organı, mercii veya kurulu tarafından SPK’nın dördün-
cü kısmında yer alan hükümlere aykırı fiil işleyen organ, merci veya
kurulun işten el çektirilmesini veya kesin olarak çıkarılmasını ilişkin
isteminin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde istem yazısında
belirtilen hususu yerine getirmemesi,
• SPK’nın dördüncü kısmındaki hükümlere aykırılık nedeniyle
bir siyasi partiden kesin olarak çıkarılan veya çıkarılmayıp da bir si-
yasi partinin kapatılmasına sebep olan üyeleri, çıkarma kararının veya
Anayasa Mahkemesi’nin kapatma kararının kendilerine yazı ile bil-
dirilmesinden başlayarak on yıl içinde üye kaydedilmesi veya parti
kurucusu olarak kabul edilmesi veya seçimlerde bağımsız aday gös-
terilmesi.
• Cumhuriyet Başsavcılığı’nın denetim ve faaliyetlerinin takibi
hususlarında istediği bilgi ve belgelerin verilmemesi nedeniyle, (Mad-
de 102)
• Anayasa Mahkemesi’nin SPK’nın dördüncü kısım dışındaki em-
redici hükümlere aykırılıkların giderilmesi yönündeki istemin altı ay
içinde yerine getirilmemesi, (madde 104)
• Seçimlere katılmama, (madde 105)
B. Kapatma türleri
Hukukumuzda bir siyasi partinin kapatılması sadece Anayasa
Mahkemesi tarafından yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi dışındaki
mahkemeler, kurullar ve kanun yolu ile de siyasi partiler kapatılmış-
tır.
1. Yargı Kararı
Anayasa Mahkemesi dışındaki mahkemeler tarafından verilen si-
yasi parti kapatma kararlarına ilişkin iki örnek Millet Partisi ve De-
mokrat Parti’dir.
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
170TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
Millet Partisi, 26 Ocak 1954 tarihinde Ankara Sulh Ceza Mahk
mesi’nce,
Demokrat Parti, Ankara 4. Asliye Hukuk Hâkimliği’nin 29.9.1960
gün ve 1960/570 Esas, 1960/784 karar sayılı ilâmı ile kapatılmıştır.
2. Milli Güvenlik Konseyi Kararı
Büyük Türkiye Partisi, 26.7.1983’de Milli Güvenlik Konseyi’nin 79
nolu kararıyla kapatılmıştır.
3. Kanunla Kapatma
16.10.1981 tarih ve 2533 Sayılı Siyasi Partilerin Feshine Dair Ka-
nunla 12.09.1980 tarihine kadar kurulmuş bulunan siyasi partiler ka-
patılmıştır.
C. Kapatılan Partinin Yeniden Açılamaması
Kapatılan siyasi partinin tüzel kişiliği sona ermekle birlikte, gele-
ceğe dönük olarak bazı kısıtlayıcı sonuçlar öngörülmüştür. Anayasa
ve SPK’da öngörülen sınırlamalar;
- başka ad altında da olsa kurulamaması,
- siyasi parti isim, amblem, rumuz, rozet ve benzeri işaretlerinin
kullanılamaması ve
- kurucuları dahil üyelerine ilişkin siyasi yasaklar,
olarak düzenlenmiştir.
Kapatılan siyasi partinin yeniden açılamaması ile ilgili sınırlama-
ya ilişkin Anayasa ve SPK’da bu sınırlamaya ilişkin hükümler arasın-
da farklılıklar vardır.
1. Anayasa
Anayasa’nın 69/8 maddesinde temelli kapatılan bir partinin bir
başka ad altında kurulamayacağı hükmü yer almaktadır.
hakemli makaleler Uğur YİĞİT
171TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
2. 2820 Sayılı SPK
2890 sayılı kanunun değişiklikler öncesi halinde bu sınırlamaya
ilişkin hükümlerin yer aldığı 95. maddenin başlığı ve metninde “Temel-
li kapatılan” ibaresine yer verilmiştir. Ancak parti kapatma sebeplerini
Anayasaya paralel hale getiren düzenlemelerin ardından 4445 sayılı
kanunun 14. maddesiyle bu ibare “kapatılan” olarak değiştirilmiştir.
III. KAPATILAN PARTİLERİN YENİDEN AÇILABİLMESİ
2820 sayılı SPK’nın iptal edilen 105. maddesi gereğince kapatılan
partilerin yeniden açılabilmesi sorunun çözüme kavuşturulabilmesi;
kapatmaya konu olan madde, siyasi parti kurma hakkı ve kapatma
kararının niteliği ile kapatmada uygulanan yargılama usulü ve kararın
yeniden ele alınabilmesi yönlerinin detaylı incelemesini gerektirmek-
tedir.
A. Kapatmaya İlişkin Madde Yönünden
Anayasa ve SPK, kapatmayı “temelli kapatma” ve “kapatma” olarak
iki ayrı şekilde düzenlemiştir. Öğretide temelli kapatma ile kapatma
kavramının anlam, etki ve sonuçları bakımından yapılan tartışmada,
her iki kararın tüzel kişiliği sonlandırma neticesini doğurması nede-
niyle aralarında bir fark bulunmadığı görüşü ağırlık kazanmıştır.
U
Ancak bu yorum anayasa koyucunun muradına uygun değildir.
Nitekim Anayasa, temelli kapatma nedenlerini metin içerisinde sayar-
ken, kapatma sebeplerini 69. maddenin son fıkrasında; “siyasi partilerin
kapatılmaları yukarıdaki esaslar çerçevesinde kanunla düzenlenir” demek
suretiyle kanuni düzenlemeye bırakmıştır.
Madde 149/4 – Anayasa Mahkemesi Yüce Divan sıfatıyla baktığı davalar dışında kalan
işleri dosya üzerinde inceler. Ancak, gerekli gördüğü hallerde sözlü açıklamalarını dinlemek
üzere ilgilileri ve konu üzerinde bilgisi olanları çağırabilir. (Ek cümle: 23/7/1995 - 4121/14
md.) ve siyasi partilerin temelli kapatılması veya kapatılmasına ilişkin davalarda, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısından sonra kapatılması istenen siyasi partinin genel başkanlığının
veya tayin edeceği bir vekilin savunmasını dinler.
U
Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku (Genel Esaslar), 10. Bası, İstanbul, Ekim 2005, s.331.,
Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi, İstanbul, Nisan 2004, s. 229, Abdullah Sezer,
1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İlgili Mevzuat, İstanbul, Şubat 2004, s.314,315,
Bülent Tanör / Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa Hukuku,
6.Bası, İstanbul, Eylül 2004, s.179.
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
172TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
İzlenen yöntem Anayasa’nın temel hak ve hürriyetlerin sınır-
lanmasına ilişkin 13. maddesine uygundur. Anayasa Mahkemesi de
SPK’da düzenlenen kapatma nedenlerine dayanarak parti kapatma
kararları vermiştir.
Türkiye Sosyalist İşçi Partisi’nin kapatılması hakkındaki davaya
bakan Anayasa Mahkemesi, SPK’nın 105. maddesinin, Anayasa’nın
68 ve 69. maddelerine aykırılığının itiraz yoluyla incelenmesine karar
vermiş ve “Anayasa’da kapatılma nedenlerinin sayılarak belirlenmiş olma-
sı, yasako yucunun bunlar dışında bir nedenle siyasi partilerin kapatılması
sonucunu doğuracak düzenlemeler yapamayacağını göstermektedir, TBMM
genel seçimlerine katılmama Anayasa’da sayılan kapatılma nedenleri arasın-
da yer almadığından” şeklindeki gerekçeyle maddeyi iptal etmiştir.
9
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı doğrultusunda 2820 sayı-
lı kanunda yapılan değişikliklerle Anayasa’da yer almayan kapatma
nedenleri kanun metninden çıkarılmış, böylece Anayasa ile paralellik
sağlanmıştır.
SPK 95. maddesinin “Kapatılan siyasi parti bir başka ad altında ku-
rulamaz” hükmünde yapılan değişiklikle getirilen “kapatılan” ibaresi
madde metninin ilk halinde yer alan “Temelli kapatılan” şeklinde olarak
yorumlamak gerekmektedir. Temelli kapatma ibaresi, SPK’nın yürür-
lüğe girdiği dönemde Anayasadaki sebepler yanında ek kapatma se-
beplerinin bulunuyor olması ve MGK ve kanunla kapatılan partilerin
durumu dikkate alınarak getirilmiştir. Ancak daha sonra kanunlarda
yapılan değişiklerle kapatma sebeplerinin sadece Anayasada sayılan-
larla sınırlanmış olması nedeniyle bu ibare “kapatılan” olarak değişti-
rilmiştir. Dolayısıyla yapılan değişiklerle getirilen “kapatılan” ibaresini
Anayasa hükümlerine uygun şekilde “temelli kapatılan” olarak anla-
mak gerekecektir.
Temelli kapatma ile kapatma arasında fark bulunup bulunmadı-
ğına ilişkin yorumlar yukarıda belirtilen parti kapatma nedenlerine
ilişkin yaşanan sürecin dikkate alınmamasından kaynaklanmaktadır.
Anayasa koyucu tarafından temelli kapatma ve kapatma gibi iki ayrı
terim kullanması boşuna değildir ve yorum yoluyla bu ayrım yok sa-
yılması mümkün değildir. Böyle bir ayrıma gidilmesindeki maksat
Anayasa’da belirtildiği üzere kararların sonuçları açısındandır. Temel-
9
Any. Mah. 1.4.2003 tarih ve 2003/21 E. 2003/13 K.
hakemli makaleler Uğur YİĞİT
173TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
li kapatılan ya da kapatılan partinin tüzel kişiliği sona erecekse de, ka-
patılan siyasi partiler ve üyeleri için temelli kapatmadan farklı olarak
geleceğe yönelik herhangi bir kısıtlama (partinin yeniden açılması vb.)
yapılamayacaktır.
10
Nitekim Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Adalet
ve Kalkınma Partisi hakkında açtığı kapatma davası iddianamesinde
11
yukarıdaki açıklamalara paralel şekilde temelli kapatma ve kapatma
arasında ayrıma gitmiştir.
Anayasa ve SPK’da getirilen temelli kapatma ve kapatma ayrımı
lüzumsuz bir ayırım değildir. Yargıtay C. Başsavcılığı iddianamesinde
de vurgulandığı üzere ayırım geleceğe yönelik kısıtlamalar yönünden-
dir. Bu nedenle Anayasa’nın 69/8 maddesindeki “Temelli kapatılan bir
parti bir başka ad altında kurulamaz” hükmü yine Anayasa’da sayılan
sebeplerle temelli kapatılan partiler için uygulanacaktır. Temelli ka-
patma sebepleri dışında 2820 sayılı SPK’da sayılanlar ile diğer mahke-
melerce, MGK kararlarıyla ve Kanunla kapatılan partiler yönünden bu
yaptırım uygulanmayacaktır.
B. Siyasi Parti Kurma Hakkının Niteliği Yönünden
Parti kurma, partilere girme ve partilerden ayrılmaya ilişkin 68 ve
siyasi partilerin uyacakları esaslara ilişkin 69. madde Anayasa’nın “Te-
mel Haklar ve Ödevler” başlıklı ikinci kısmının “Siyasi Haklar ve Ödevler”
başlıklı “Dördüncü Bölüm”ünde düzenlenmiştir.
Temel hak ve özgürlüklerin en önemli niteliği “hakkın tam olarak
kullanılması” ve “sürekli” olmasıdır. Hakkın kullanımının daraltılması
ya da kesintiye uğratılması şeklindeki “sınırlamalar” istisnadır ve an-
cak Anayasa’da belirtilen usullerle yapılabilir.
Temel hak ve özgürlüklerin kanunla veya yargı kararı ile sınırlan-
dığı durumlarda, sınırlamaya neden olan kanun hükmü ya da yargı
kararı ortadan kalkmasıyla birlikte temel hak ve özgürlükler tam ola-
rak ve kesintisiz bir şekilde kullanılmaya devam edecektir.
Buna örnek olarak yargı kararıyla mahkûm edilen kişinin hükme
10
Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi, İstanbul, Nisan 2004, s. 229.
11
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İddianamesi, Sy: SP. 109. Hz. 2002/15, Ankara,
23.10.2002 naklen Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi, İstanbul, Nisan 2004, s.
229.
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
174TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
dayanak olan kanun maddesinin diğer bir kanun hükmü ya da Ana-
yasa Mahkemesi kararıyla ortadan kalkması durumunda tahliye edile-
rek, Anayasa’nın 19. maddesinde düzenlenmiş bulunan “kişi hürriyeti
ve güvenliği” hakkına yeniden kavuşması verilebilir.
Aynı şekilde, iki seçim dönemi TBMM genel seçimlerine katılma-
dığı gerekçesiyle siyasi parti kapatılması sonucu doğuran 2820 sayılı
SPK’nın 105. maddesinin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş
olması nedeniyle temel hak ve hürriyetlerden olan siyasi parti kurma
hak ve özgürlüğü yeniden tam ve kesintisiz bir şekilde kullanılmaya
devam edilecektir.
C. Kapatma Kararının Niteliği Yönünden
Siyasi parti ile ilgili “Kapatma” kararı niteliği gereği olarak bir “gü-
venlik tedbiridir”.
12
Bu niteliği göz önüne alınarak 5237 sayılı Türk Ceza
Kanunu’nun güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümleri ile genel hüküm-
leri siyasi parti kapatma kararlarında uygulanabilir.
TCK’nın 60. maddesinde “Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirleri”
düzenlenmiştir. Buna göre güvenlik tedbirine hükmedilebilmesi için
tüzel kişinin organ veya temsilcilerinin iştirakiyle ve bu iznin verdiği
yetkinin kötüye kullanılması suretiyle tüzel kişi yararına işlenen kasıt-
lı suçlardan mahkûmiyet gereklidir. Yine TCK’nın “Zaman bakımından
uygulama” başlığı altında düzenlenen 7. maddesinde “İşlendikten sonra
yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse ceza-
landırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya
güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanuni neticeleri kendiliğinden
kalkar, …. sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin
lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur” hükmü yer almaktadır.
2820 sayılı SPK’nın kapatmaya dayanak olan 105. maddesinin
Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilmiş olması karşısında hukukun ge-
nel ilkeleri ve TCK hükümleri uyarınca siyasi parti kapatılması şek-
lindeki güvenlik tedbiri ortadan kalkacak ve kapatılan parti yeniden
kurulabilecektir.
12
İzzet Özgenç, Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, (Genel Hükümler) Ankara 2006, s.711.
hakemli makaleler Uğur YİĞİT
175TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
D. Yargılama Usulü ve Kararın Yeniden
Ele Alınabilmesi Yönünden
Anayasa’nın 153/1 ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesi’nin Kuru-
luşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 53/2 maddesi uyarın-
ca Anayasa Mahkemesi kararları kesindir. Ancak 2949 sayılı kanunun
33. maddesine göre siyasi parti kapatılma davaları Ceza Muhakeme-
leri Kanunu hükümleri uyarınca yürütüldüğünden hükümlü lehine
ortaya çıkan durumlara göre yargılamanın yenilenmesi mümkün ola-
bilecek, mahkeme kesinleşmiş kararı yeniden ele alıp yeni bir karar
verebilecektir.
Nitekim 5271 sayılı CMK’nın 311/2 maddesi uyarınca Avrupa İn-
san Hakları Mahkemesi kararlarının yargılamanın yenilenmesi sebep-
leri arasında sayılmış, bu nedenle Emek Partisi (HEP), Özgürlük ve
Demokrasi Partisi (ÖZDEP) ve Türkiye Birleşik Komünist Partisi’nin
(TBKP) yapmış olduğu başvuru üzerine Anayasa Mahkemesi, 2 Mart
günü yaptığı toplantıda parti kapatılmalarına ilişkin davaların yeniden
görülmesine karar vermiştir. Karara göre, partilerin yeniden görülecek
kapatma davaları, eski iddianameler doğrultusunda yapılacaktır.
13
Somut olaydan hareketle yapılacak başvuru üzerine Anayasa
Mahkemesi’nin iptal ettiği 2820 sayılı kanunun 105. maddesi uyarınca
kapatılmış partinin kapatma davası yeniden ele alınabilecektir.
IV. SONUÇ
Hukukumuzda siyasi partiler sadece Anayasa Mahkemesi tarafın-
dan kapatılmamıştır. Asliye hukuk ve sulh ceza mahkemeleri, Milli
Güvenlik Konseyi kararı ve 2533 sayılı Siyasi Partilerin Feshine Dair
Kanun’la da partiler kapatılmıştır. Bunun yanı sıra parti kapatma se-
bepleri Anayasa’da sayılanlarla sınırlı olmayıp değişiklikler öncesi
haliyle 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu’nda da farklı sebepler öngö-
rülmüştür.
İşte bu gerçeklerden hareketle Anayasa ve SPK, kapatma kavramı-
13
http://www.milliyet.com.tr/2007/03/03/siyaset/axsiy02.html,;http://www.
gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=03.03.2007&Newsid=111462
&Categoryid=1http://www.tihv.org.tr/index.php?option=com_content&task=vie
w&id=687&Itemid=80
Uğur YİĞİT hakemli makaleler
176TBB Dergisi, Sayı 75, 2008
nı “temelli kapatma” ve “kapatma” olarak düzenlemiş ve temelli kapatı-
lan partiler için tüzel kişiliğin sona ermesi yanında yeniden açılamama
gibi müeyyideler getirmiştir.
Anayasa ve SPK’da getirilen temelli kapatma ve kapatma ayrımı
lüzumsuz bir ayrım değildir. Yargıtay C. Başsavcılığı iddianamesinde
de vurgulandığı üzere ayrım geleceğe yönelik kısıtlamalar yönünden-
dir. Bu nedenle Anayasa’nın 69/8 maddesindeki “Temelli kapatılan bir
parti bir başka ad altında kurulamaz” hükmü yine Anayasa’da sayılan
sebeplerle temelli kapatılan partiler için uygulanacaktır. Temelli ka-
patma sebepleri dışında 2820 sayılı SPK’da sayılanlar ile diğer mahke-
melerce, MGK kararlarıyla ve kanunla kapatılan partiler yönünden bu
yaptırım uygulanamayacaktır.
KAYNAKÇA
Abdullah Sezer, 1982 Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve İlgili Mevzuat, İstanbul,
Şubat 2004.
Bülent Tanör / Necmi Yüzbaşıoğlu, 1982 Anayasasına Göre Türk Anayasa
Hukuku, 6.Bası, İstanbul, Eylül 2004.
Erdoğan Teziç, Anayasa Hukuku (Genel Esaslar), 10.Bası, İstanbul, Ekim 2005.
Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi, İstanbul, Nisan 2004.
İzzet Özgenç, Türk Ceza Kanunu Gazi Şerhi, (Genel Hükümler) Ankara 2006,
s.711.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, Kanun No: 2709, Kabul Tarihi: 18/10/1982,
RG: 9/11/1982 - 17863 (Mükerrer)
Siyasi Partiler Kanunu, Kanun No: 2820, Kabul Tarihi : 22/4/1983, RG,
24/4/1983 -18027
Any. Mah. 1.4.2003 tarih ve 2003/21 E. 2003/13 K.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İddianamesi, Sy: SP. 109. Hz. 2002/15,
Ankara, 3.10.2002 (naklen Korkut Kanadoğlu, Anayasa Mahkemesi,
İstanbul, Nisan 2004, s. 229.)
http://www.milliyet.com.tr/2007/03/03/siyaset/axsiy02.html,
http://www.gazetevatan.com/root.vatan?exec=haberdetay&tarih=03.03.
2007&Newsid=111462&Categoryid=1http://www.tihv.org.tr/index.
php?option=com_content&task=view&id=687&Itemid=80