makaleler Gülnur ERDOĞAN
191TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
1. GİRİŞ
Merkezinde insanın olduğu alanlardan biri, toplumsal niteliği
ağır basan hukuk iken, bir diğer alan ise bireysel niteliği olan sanattır
ve hukukun aksine kuralsızdır. Hukukun, kişiyi diğer bireye ve kamu-
ya karşı koruma niteliği, sanatçı olan bireyi de korumayı kapsar. Bu
koruma sanat ve hukuk arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaktadır.
Sanatçı ile eseri arasında bir ayrım yapılmaması Roma hukukun-
dan kaynaklanan bir ilke olup, bu ilke ortaçağ boyunca da kabul gör-
müştür. Ayrıca, bugünkü Avrupa hukukunun temellini teşkil eden
Roma hukuku, maddi-gayri maddi hak ayrımı yapmıştır. Eserlerin
çoğaltılmasını, korun masını sağlayan teknolojik gelişmeler ile eser-
lere daha fazla ve daha kolay ulaşılması sağlanmış, bu şekilde sanat
eserine yani fikri ürüne ekonomik bir değer yüklenmiştir.
N
Tarihsel süreçte bu şekilde hukukun, sanat-sanatçı-eser ile arasın-
daki bağ kurulmuş, sanatçı ve eseri koruma altına alınmıştır.
“Genel olarak devletin siyasal örgütlemesi ile sanatsal örgütlenme ara-
sında doğal bir koşutluk bulunduğu bilinmektedir.”
O
Bu koşutluk öncelikle anayasa ve yasalar açısından, daha sonra da
* Av., İzmir Barosu, DEÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye ve Ekonomi Anabilim
Dalı Ekonomi Hukuku tezsiz yüksek lisans öğrencisi.
N
Özdin, Nilüfer, “Rönesans Döneminde Tinsel Mülkiyet Kavramının Gelişimi ve Sa-
natçı Hakları”, Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, (www.e-sosder.com ), Kış 2005, C.3,
S. 11, s. 84–91 .
2
Konur, Tahsin, Devlet-Tiyatro İlişkisi, Ankara 2001, s. 61.
SOSYAL DEVLETTE
SANAT VE SANATÇININ KORUNMASI
Gülnur ERDOĞAN
*
Gülnur ERDOĞAN makaleler
192TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
siyasal ve toplumsal açıdan sanata ve sanatçıya bakış açısını inceleme-
yi gerektirmektedir.
2. TÜRK ANAYASALARINDAKİ DURUM
Ülkemizde ilk kez, “sosyal devlette sanat” kavramı, sosyal devlet ni-
telemesinin, devletin nitelikleri arasında sayıldığı 1961 Anayasası’nın
“Bilim ve Sanat Hürriyeti” başlıklı 21. maddesidir. Bu madde ile “herke-
sin bilim ve sanatı serbestçe öğrenme, öğretme, açıklama, yayma ve bu alan-
larda her türlü araştırma hakkına sahip olduğu” düzenlenmiştir.
Aynı Anayasa’nın 41. maddesi ile de sosyal devlete, herkes için
insanlık haysiyetine yaraşır bir yaşayış seviyesi sağlama ve sosyal-kül-
türel kalkınma için iktisadi plan yapma ödevi yüklenmiştir.
1982 Anayasası’nın devletin temel amaç ve görevlerini düzenle-
yen 5. maddesi ile devlete “...insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamaya çalışma” görevi yüklemiştir.
Yine Anayasa’nın 42. maddesinde
devletin, kişilerin asgari kültü-
rel ihtiyaçlarını tatmin etmesine dair bir düzenleme bulunmaktadır.
1982 Anayasası’nın 49. maddesi ile de 1961 Anayasasın’ın 41.mad-
desinde olduğu gibi, devlete “herkese insan haysiyetine yakışır asgari bir
hayat düzenini sağlama” görevi verilmiştir.
“Düşünceyi Açıklama Ve Yayma Hürriyeti” başlıklı 26. madde de ise
“Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başı-
na veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir” denilmektedir.
Anayasa’nın 27. maddesi ise “Bilim ve Sanat Hürriyeti” başlığını ta-
şımakta olup, herkesin, bilim ve sanatı serbestçe öğrenme ve öğretme,
açıklama, yayma ve bu alanlarda her türlü araştırma hakkına sahip
olduğuna dair bir düzenleme içermektedir.
Yazının konusunu da oluşturan ve sosyal devlette SANATIN
VE SANATÇININ KORUNMASI ise 1982 Anayasası’nda “SOSYAL
GÜVENLİK HAKKI” başlığı altında düzenlenmiştir.
Madde 64 - Devlet, sanat faaliyetlerini ve sanatçıyı korur. Sanat
Eğitim ve öğretim hakkı.
Özbudun, Ergun, Türk Anayasa Hukuku, Ankara 1989, s. 108.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
193TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
eserlerinin ve sanatçının korunması, değerlendirilmesi, desteklen-
mesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken tedbirleri alır.
Belirtilen Anayasa hükmü ile sosyal devlete sanat faaliyetlerinin
ve sanatçıların korunması görevi verilmiştir.
Amir hükme göre, devletin görevi sadece sanat ve sanatçının ko-
runması değildir. Devletin ayrıca sanatçı ve sanat eserlerinin değer-
lendirilmesi, desteklenmesi ve sanat sevgisinin yayılması için gereken
tedbirleri alma yükümlülüğü de bulunmaktadır.
Kaldı ki, ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmayı ve gelişmeyi
sağlamak için ülke kaynaklarının kullanımını planlamak ve gerekli
teşkilatı kurmakta devletin görevleri arasında sayılmıştır. (1982 AY m.
166)
3. KANUNLARDAKİ DURUM
Her ne kadar sanat ve sanatçının korunması, geliştirilmesi, des-
teklenmesi devletin anayasal görevi olsa da, bugün için sanat ve sa-
natçılar açısından sosyal devletin gereklerinin pek yerine getirildiğini
söylemek mümkün değildir.
Mevzuatımızda sanat ve sanatçıyı korumak, sanatı geliştirmek, sa-
nat sevgisini yaygınlaştırmak için bazı düzenlemeler yapılmıştır. Bu
düzenlemelerin yeterli olduğunu ve anayasal görevin tam ve gereği
gibi yerine getirildiği de söylenemez.
I. 4848 Sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve
Görevleri Hakkında Kanun’a Göre
Anayasa’nın 64. Maddesinin İncelenmesi
4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hak-
kında Kanun’un 1. maddesi kanunun amacını belirtmiştir. Maddeye
göre kanunun amacı, kültürel değerleri yaşatmak, geliştirmek, yay-
mak, tanıtmak, değerlendirmek ve benimsetmek, kültür ve … konula-
rıyla ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek ve bu kuruluş-
larla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları
ve özel sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmaktır.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
194TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
İş bu amaçların gerçekleştirilmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı
ve teşkilatı kurulmuştur.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın görevleri arasında “Kültür ve …
konuları ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarını yönlendirmek, bu kuruluş-
larla işbirliğinde bulunmak, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel
sektör ile iletişimi geliştirmek ve işbirliği yapmak, (Ek ibare: 28.12.2006- 5571
S.K./23. m.); yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşları tarafından kurulan
veya kamu personelini desteklemek için kurulan dernekler ve aynı amaçlarla
Türk Medeni Kanunu’na göre kurulan vakıflar dışındaki asıl amacı kültür,
sanat, turizm ve tanıtım faaliyeti olan dernek ve vakıflar ile özel tiyatro-
lar tarafından gerçekleştirilecek projelere nakdi yardımda bulunmak,
tarihi ve kültürel varlıkları korumak, kültür ve turizm alanlarında her tür-
lü yatırım, iletişim ve gelişim potansiyelini yönlendirmek, kültür ve turizm
yatırımları ile ilgili taşınmazları temin etmek, gerektiğinde kamulaştırmak,
bunların etüt, proje ve inşaatını yapmak, yaptırmak” sayılmıştır. (4848 sa-
yılı yasa m. 2)
Madde 2’de sayılan amaçların gerçekleştirilmesi içinse 7. maddede
bakanlığın merkez teşkilatı kapsamında bir takım ana hizmet birimleri
kurulması öngörülmüştür.
Bu birimler Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü, Kültür Varlıkları
ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Mü-
dürlüğü, Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü vs. şeklinde belir-
lenmiştir.
Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün görevleri yasada;
a. Klasik, çağdaş ve geleneksel sanat akımlarını takip ederek, yurt
içindeki sanat faaliyetlerinin milli kültür ve çağdaş anlayışa uygun
olarak yürütülmesi ve yayılmasını, milletin bu yönden bilgi sahibi ol-
masını sağlamak,
b. Ulusal resim ve heykel sanatları ile geleneksel Türk süsleme ve
el sanatları koleksiyonlarını geliştirmek,
c. Güzel sanatlara ilişkin çalışmaların sosyal ve kültürel gelişme
bakımından verimli olması için tedbirler almak,
d. Güzel sanatlar galerileri ile orkestralar, korolar, çalgı, ses ve
halk oyunları toplulukları, resim ve heykel müzeleri kurulmasını teklif
etmek ve bunlara ilişkin hizmetleri yürütmek,
makaleler Gülnur ERDOĞAN
195TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
e. Diğer ülke sanatlarının yurt içinde tanıtılması amacıyla tedbirler
almak vs. olarak belirlenmiştir. (4848 sayılı yasa m. 10)
Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü ise;
“a. 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile verilen görevleri yü-
rütmek,
b. Birliklerin idari ve mali yönlerden denetimini sağlamak,
c. Eser sahipleri ve birliklerle Bakanlık arasındaki ilişkileri düzenlemek,
d. Fikir ve sanat eserlerinin işaretlenmesi ile ilgili çalışmaları yürütmek,
kontrol etmek ve denetlemek,
e. 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu ile verilen gö-
revleri yapmak,
f. Milli varlıklarımızı yurt içinde ve yurt dışında tanıtmak amacıyla film
gösterileri ve festivaller düzenlemek veya desteklemek, belgesel filmler sağla-
mak, yaptırmak ve film satın almak,
g. Film, video ve benzeri konularda arşiv kurmak, geliştirmek ve fayda-
lanılmasını sağlamak”, gibi görevler için oluşturulmuştur. (4848 sayılı
yasa m. 11)
Bakanlığın bir diğer ana merkez birimi olan Araştırma ve Eğitim
Genel Müdürlüğü’nün görevleri ise aynı yasanın 13. maddesinde;
“a. Güzel sanatlar alanında bilimsel araştırma, inceleme, yayınlar yap-
mak, arşiv kurmak, geliştirmek ve faydalanılmasını sağlamak,
b. Halk kültürlerinin, halk edebiyatı ve tiyatrosu, gelenek, görenek ve
inançları, halk müziği ve oyunları, sanatları, mutfağı, giyim, kuşam, süsleme
ve benzeri bütün dallarında araştırma, derleme, inceleme ve diğer bilimsel
çalışmaları yapmak, yaptırmak, yayımlamak, tanıtmak,
c. (Değişik bent: 14.07.2004 – 5225 S.K./13. m.) Somut olmayan kültürel
mirasın araştırılması, derlenmesi, arşivlenmesi, tanıtımı, tescili, bu kapsamda
tespit ve tescil kurullarının oluşturulması, ulusal ve uluslararası kurum ve
kuruluşlar arasında bu konuda koordinasyonun sağlanması, işbirliği gelişti-
rilmesi,
d. Türkiye’de ve Türkiye dışında yaşayan Türklerin kültür varlıklarını,
kültür anlaşmaları ve kültürel mübadele programları çerçevesinde araştırmak,
incelemek, derlemek ve diğer bilimsel çalışmaları yapmak, yaptırmak, bunları
Gülnur ERDOĞAN makaleler
196TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yayımlatmak, tanıtmak, açık hava müzelerine ve halk kültürleri arşivine ka-
zandırmak,
…
h. Toplumda kültür ve turizm bilincinin geliştirilmesi için gerekli çalış-
maları yapmak, bu amaçla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği sağlamak,
ı. Kültür ve… ilgili kamu kuruluşları personelinin kültür ve turizm ko-
nularında eğitilmesini planlamak ve gerçekleştirmektir.”
Tanıtma Genel Müdürlüğü ise 14. maddeye göre “her türlü imkân-
dan yararlanarak, ülkemizin… kültürel, sanatsal ve… değerlerinin yurt içi
ve yurt dışında tanıtımını yapmak, yaptırmak, bu amaçla yurt içinde ve yurt
dışında seminer, sempozyum, kolokyum, kongre, fuar, sergi, festival, yarışma,
gösteriler ve benzeri faaliyetleri düzenlemek veya düzenlenmiş olanlara katıl-
mak, bu yönde faaliyet gösteren yerli veya yabancı, kamu veya özel kurum,
kuruluş, topluluk ve kişileri desteklemek, yönlendirmek ve bunlar arasında
gerekli işbirliğini sağlamak, bu tür faaliyetlerin ülkemizde yapılmasını özen-
dirmek, ödül vermek” gibi işler için görevlendirilmiştir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, sosyal devletin 1982 Anayasası’nın
64. maddesinde öngörülen sanatı ve sanatçıyı koruma ödevinin bir
devamı olarak kurulmuş ve bu amaçla bakanlığın faaliyet göstermesi
kuruluş ve teşkilat yasasıyla da amaç ve çalışma alanları görev olarak
yüklenmiştir.
Ancak böyle bir bakanlığın kurulması, sosyal devletin, sanat ve sa-
natçıyı koruma ödevini anayasanın amir hükmüne rağmen tam yerine
getirdiği anlamına gelmemektedir.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın internet sitesinde
de belirtildiği
üzere sağlıklı bir yapılanma ve işleyiş eksikliği olduğu sabittir. Bakan-
lıkça belirtildiği üzere;
Bakanlığa bağlı bir üst sanat kurulunun oluşturulması, (sanat
politikaları belirlenirken yönetimle sanat kurumu temsilcilerinden
bir komisyonun sanatsal anlamdaki sorunların çözümüne ışık tut-
ması), sorunları daha başında belirleyen bir denetleme kurulunun
oluşturulması, sanat kurumları arasında işbirliği, bilgi ve birikimin
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFB6B8DA541
AA02A11F01B9CC4F1C001E7 (24.10.2007)
makaleler Gülnur ERDOĞAN
197TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
aktarılması, bakanlık kurumlarının sanat kurulundan idari birimine
kadar yeniden yapılanması, bakanlığın kendi içinde sanat kurumları-
nın teknik ve sanatsal sorunlarının çözümlerine yönelik yeniden yapı-
lanması, sanat kurumlarının sağlıklı gelişimi için bulundukları illerde
konservatuarlar açılarak alt yapının oluşturulması, Milli Eğitim Bakan-
lığı ile işbirliği yaparak sanat derslerinin çözümüne yönelik projelerin
oluşturulması, sanat kurumlarının tamamen demokratik yapılanma-
sı, sanat kurumlarında yurtdışı bilgi ve görgü eğitimini özendirerek
bireysel gelişimde rekabet ortamı yaratılması gerektiği belirtilmiştir.
Aslında bu liste uzayıp gitmekte ve pek çok eksiklik olduğu ortaya
çıkmaktadır. Listeden de anlaşıldığı üzere ülkemizde hâlâ sanat politi-
kalarını belirleyecek bir birim yoktur. Konuya dair en önemli eksiklik,
devletin bir sanat politikasının olmamasıdır.
Zira bir sanat politikası belirledikten sonra, hedefler için çalışma
yapılması mümkündür.
Ancak yapılan incelemelerde görülmüştür ki, sadece Kültür ve Tu-
rizm Bakanlığı’nın bir sanat politikasının olmadığını söylemek yanlış
olur. Ülke yönetimine aday olan ya da ülkeyi yönetmiş pek çok siyasi
partinin de belirli bir sanat politikası bulunmamaktadır.
Bir başka önemli eksiklik ise devletle bağlantılı sanat kurumları-
nın demokratik yapılanmasının olmamasıdır.
II. 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu
1951
yılında kabul edilen Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, sanat ve
sanatçının korunması için çıkarılmış en kapsamlı yasadır.
Yasanın
çıkarılış amacı “fikir ve sanat eserlerini
meydana getiren eser
sahipleri ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin
ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini gerçekleş-
tiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri üzerindeki
manevi ve mali haklarını belirlemek, korumak, bu ürünlerden yararlanma
şartlarını düzenlemek, öngörülen esas ve usullere aykırı yararlanma halinde
Eser: Sahibinin hususiyetini taşıyan ve ilim ve edebiyat, musiki, güzel sanatlar veya
sinema eserleri olarak sayılan her nevi fikir ve sanat mahsullerini ifade etmektedir.
(m. 1/B – Ek: 21.2.2001-4630/2 m.)
Gülnur ERDOĞAN makaleler
198TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yaptırımları tespit etmek” olarak belirlenmiştir. (m. 1-Değişik: 21.2.2001
– 4630/1 m.)
Bu
kanun, fikir ve sanat eserlerini meydana getiren eser sahipleri
ile bu eserleri icra eden veya yorumlayan icracı sanatçıların, seslerin
ilk tespitini yapan fonogram yapımcıları ile filmlerin ilk tespitini ger-
çekleştiren yapımcıların ve radyo-televizyon kuruluşlarının ürünleri
üzerindeki manevi ve mali haklarını, bu haklara ilişkin tasarruf esas ve
usullerini, yargı yollarını ve yaptırımları ile Kültür Bakanlığı’nın gö-
rev, yetki ve sorumluluğunu kapsamaktadır. (m. 1/A – Ek: 21.2.2001
– 4630/2 m.)
Yasaya
göre:
Bir
eserin sahibi, onu meydana getirendir.
Bir
işlenme eserin ve derlemenin sahibi, asıl eser sahibinin hakları
mahfuz kalmak şartıyla onu işleyendir.
Sinema
eserlerinde; yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo ya-
zarı ve diyalog yazarı, eserin birlikte sahibidirler. Canlandırma tekni-
ğiyle yapılmış sinema eserlerinde, animatör de eserin birlikte sahipleri
arasındadır. (m. 8 – Değişik: 21.2.2001 – 4630/5 m.)
Fikir ve sanat eserleri üzerinde sahiplerinin mali ve manevi men-
faatleri bu kanun dairesinde himaye görmektedir. (m.13)
Yasa da fikir ve sanat eserlerinin çeşitleri,
— İlim ve edebiyat eserleri
— Musiki eserleri,
— Güzel sanat eserleri
— Sinema eserleri,
— İşlenmeler ve derlemeler,
— Alenileşmiş ve yayımlanmış eserler olarak sayılmıştır.
Fikir
ve Sanat Eserleri Kanunu, sanatçının ortaya çıkardığı eserden
kaynaklanan mali ve manevi haklarını korumak için vardır.
Gerçekte
ise sanat eseri gerektiği gibi korunamamakta, sanatçı da
mali ve manevi olarak haklarını alamamaktadır.
Hemen herkesin korsan CD’lere, kitaplara ne kadar kolay ulaştığı-
nı düşünürsek –ki yasaya aykırı davranış sadece CD ve kitapla sınırlı
değildir– sanatı ve sanatçıyı koruma görevinin yerine getirilmediği so-
nucuna ulaşmak çok zor değildir.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
199TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
III. 6660 Sayılı Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren
Çocukların Devlet Tarafından Yetiştirilmesi
Hakkında Kanun
Güzel Sanatlarda Fevkalade İstidat Gösteren Çocukların Devlet
Tarafından Yetiştirilmesi Hakkında Kanun, sosyal devletin, sanat ve
sanatçıların korunması ve sanatın geliştirilmesi amacını gerçekleştire-
bilmesini sağlayabilecek en iyi düzenlemelerden biridir.
1956 tarihinde kabul edilen bu yasa ile güzel sanatlarda yetenekli
çocukların devlet eliyle yetiştirilmesi hedeflenmiştir.
1. madde ile “Güzel sanatlarda fevkalade icra ve ibda istidadı gösteren
çocukları memleket dâhilinde veya yabancı memleketlerde Devlet hesabına ye-
tiştirme…” amacı kanunda belirtilmiştir.
Kanunda sık sık güzel sanatlara yetenekli çocukların “devlet hesabı-
na yetiştirilmesi” cümlesi kullanılmıştır.
Kanunun 3. maddesinde ise “...fevkalade istidatlı çocukların Devlet
hesabına yabancı memleketlerde yetiştirilmelerinde ana ve baba veya
bunlardan biri veya vasisi, bulunmadığı takdirde Maarif Vekâletince
tayin edilecek, çocuğa bakmağa muktedir en yakın aile mensupların-
dan biri refakat edeceği” belirtilmiş, yine bu çocukların “memleket için-
de parasız yatılı olmayan müesseselerde yetiştirilmeleri halinde de aynı madde
hükümleri” uygulanmıştır.
4. madde de ise “…fevkalade istidatlı çocuklarla refakatlerinde
gönderileceklere, memleket içinde veya dışında yapılacak tediyelerin nev’i
ve miktarları her sene bütçe kanunlarına bağlı formüllerle tespit olunacağına”
hükmolunmuştur.
Maddeye göre devlet hesabına yetiştirilecek yetenekli çocuğun
yurt dışına gönderilmesi halinde, çocukla ilgilenecek kişilere de devlet
bütçesinden ödeme yapılmıştır.
Yasanın, çocukların ailelerinden ayrılmadan eğitim almalarını sağ-
layabilme açısından son derece insancıl ve aileyi koruyucu davrandığı
ortadadır.
Pek çok kişinin aklına “harika çocuk” gibi çeşitli isimlerle anılmış
ve yasanın sağladığı imkândan yararlanmış, ülkenin gururu dünyaca
ünlü birkaç isim hemen gelecektir.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
200TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
IV. Diğer Mevzuatlar Kapsamında
Anayasa’nın 64. Maddesinin İncelenmesi
1. Kanunlar Açısından
• 5393 Sayılı Belediye Kanunu
Sosyal devlet ilkesinin yerel olarak uygulanması için, yerel idare-
ler, aynı zamanda toplumsal gelişimi de sağlamakla yükümlüdür.
Kanunun “Belediyenin Görev ve Sorumlulukları” başlığını taşıyan 14.
maddesinde “Belediye, mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla… kültür
ve sanat… geliştirilmesi hizmetlerini yapar veya yaptırır” denilmiştir.
Yine kanunun 48. maddesinde Belediye teşkilâtının “…beldenin ih-
tiyacına göre birimler oluşturabileceği” belirtilmiştir.
Bu birimler arasında ilk akla gelen belediyeler bünyesinde meyda-
na getirilen sanat birimleridir. Bugün pek çok belediye tiyatro, koro,
resim vs. kursları düzenlemekte, sanatın hemen her alanında amatör
ya da profesyonel gruplarla topluma hizmet vermektedir.
Kanunun 60. maddesinde de belediyenin giderleri arasında “sosyo-
kültürel, sanatsal ve bilimsel etkinlikler için yapılan giderler” sayılmıştır.
• 2547 Sayılı Yüksek Öğretim Kanunu
Yasanın 3. maddesinin h bendi “konservatuar, müzik ve sahne sa-
natlarında sanatçı yetiştiren bir yükseköğretim kurumudur” tanımlaması
yaparken, 4. maddesi ile de “Sanatta Yeterlik: Lisansa dayalı en az altı,
yüksek lisansa dayalı en az dört yarıyıllık programı kapsayan ve orijinal bir
sanat eserinin ortaya konulmasını, müzik ve sahne sanatlarında ise üstün bir
uygulama ve yaratıcılığı amaçlayan doktora düzeyinde lisansüstü bir yükse-
köğretim eşdeğeridir” tanımlamasında bulunmuştur.
Kanunun amaç bölümünde yer alan 7. maddesinin 2. bendinin 2.
cümlesinde (Değişik madde: 17.08.1983-2880/3 m.) Yükseköğretim
Kurulu’nun görevleri arasında “Yükseköğretim kurumları içinde bölüm,
anabilim ve ana sanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, bir-
leştirilmesi veya kapatılması; konservatuar, meslek yüksekokulu veya destek,
hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniver-
sitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek” ve m bendinde “çeşitli bi-
makaleler Gülnur ERDOĞAN
201TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
lim ve sanat alanlarında bilimsel milli komiteler ve çalışma grupları kurmak”
sayılmıştır.
12. madde ile de “Ülkenin bilimsel, kültürel, sosyal ve ekonomik yön-
lerden ilerlemesini ve gelişmesini ilgilendiren sorunlarını, diğer kuruluşlarla
işbirliği yaparak, kamu kuruluşlarına önerilerde bulunmak suretiyle öğretim
ve araştırma konusu yapmak, sonuçlarını toplumun yararına sunmak ve
kamu kuruluşlarınca istenecek inceleme ve araştırmaları sonuçlandırarak dü-
şüncelerini ve önerilerini bildirmek” şeklinde yükseköğretim kurumları
görevlendirilmiştir.
Yasadan da anlaşılacağı üzere, sanatın gelişmesini temin ve yeni
sanatçıların yetiştirilebilmesi için devlet gerekli üniversite, fakülte,
konservatuarları açmakla yükümlüdür.
• 2252 Sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanunu
Kanunun 3.maddesi sermayenin kullanma alanını belirlemekte-
dir. Maddeye göre “Kültür Bakanlığı döner sermayesi; eski eserler, anıt-
lar, müzeler, kütüphanecilik, bibliyografya, dokümantasyon, enformasyon,
yayın, tanıtma, güzel sanatlar, sahne sanatları arşiv, folklor, el sanat-
ları, sinema sanatı, festival düzenleme, kültür merkezleri ve bunlar
gibi mal veya hizmet üretim ve satışını içeren işletme alanlarında kul-
lanılır.” (Ek fıkra: 16.04.2003-4848 S.K./34. m.) “Döner Sermaye ayrıca,
kültür veya turizm yatırımlarının alt yapı hizmetlerini yapmak, her türlü
baskı, dağıtım ve reklâm işleri ile afişler, turistik ve tanıtıcı yayınlar yapmak
ve bunlarla ilgili tesisler kurmak, film, fotoğraf, plak ve hatıra eşyası hazırla-
mak, satış yerleri ve sergiler açmak, radyo ve televizyon programları, folklor
gösterileri, festivaller düzenlemek ve turizm konularında yerli ve yabancı ku-
ruluşlarla ortaklık kurmak, Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamındaki her
türlü eserin tüm mali haklarını yurt içinde ve yurt dışında satın almak, bu
hakları kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurum ve kuruluşu niteliğindeki
meslek örgütlerine, mahalli idarelere, Bakanlığın amaç ve görevlerini gerçek-
leştirmek için bedelsiz kullandırmak veya üçüncü kişilere satmak amacıyla da
kullanılır” denilmiştir.
Döner sermayenin gelirinin ise müzelerle, devlet tiyatroları ve
devlet opera ve balesi genel müdürlüklerince düzenlenenler dışındaki,
tiyatro, bale, opera, konser, sinema ve benzeri yerlere giriş ücreti dâhil,
Gülnur ERDOĞAN makaleler
202TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
her türlü ücretler, her çeşit hizmet, mal, sanat eseri, kültür malzemesi,
yayın ve benzeri satış gelirleri vs.’den sağlanacaktır.
Yasaya göre, devlet, sanattın toplumda yaygınlaşmasını sağlamak
için gerekli hizmetleri yapacak, mesela sergi salonunu açacak, verdi-
ği hizmetler karşılığında edindiği parayı da yine sanat ve sanatçı için
harcayacaktır.
•5225 Sayılı Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu
Bu kanunun amacı; “bireyin ve toplumun kültürel gereksinimlerinin
karşılanmasını; kültür varlıkları ile somut olmayan kültürel mirasın korun-
masını ve sürdürülebilir kültürün birer öğesi haline getirilmesini; kültürel
iletişim ve etkileşim ortamının etkinleştirilmesini; sanatsal ve kültürel değer-
lerin üretilmesi, toplumun bu değerlere ulaşım olanaklarının yaratılması ve
geliştirilmesini; ülkemizin kültür varlıklarının yaşatılması ve ülke ekonomi-
sine katkı yaratan bir unsur olarak değerlendirilmesi, kullanılması ile kültür
merkezlerinin yapımı ve işletilmesine yönelik kültür yatırımı ve kültür giri-
şimlerinin teşvik edilmesini sağlamak” olarak belirlenmiştir. (5225 sayılı
yasa m. 1)
Ayrıca, bu amacın gerçekleştirilmesine yönelik faaliyetlerde bu-
lunmak üzere kurulan yerli veya yabancı tüzel kişilerin yatırım veya
girişimlerinin teşvik edilmesi, belgelendirilmesi ve denetlenmesi ön-
görülmüştür. (5225 sayılı yasa m. 2)
Bu kanunda belirtilen kültür yatırımı
veya girişimi
kapsamındaki
teşvik veya indirime konu olacak faaliyetler ise; kültür merkezlerinin
Kültür yatırımı: Bu kanunun amacı doğrultusunda, kültür merkezleri ile her türlü
kültürel ve sanatsal faaliyetlerin üretildiği, sergilendiği, eğitim ve öğretimi ile bun-
larla ilgili bilimsel çalışmaların yapıldığı alan, yapı ve mekânların yapımına, tek-
nolojik alt yapıların kurulmasına veya donatılmasına yönelik yatırım faaliyetlerini,
(5225 sayılı yasa m. 3/e)
Kültür girişimi: Bu kanunun amacı doğrultusunda, kültür merkezlerinin işletilmesi
veya her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerin üretilmesi, sergilenmesi, eğitim ve
öğretimi ile bunlara ilişkin bilimsel çalışmaların yapılması faaliyetleri ile bu faali-
yetlerin yapıldığı alan, yapı veya mekânların işletilmesini (5225 sayılı yasa m. 3/f)
Kültür merkezi: Bireyler arasında sosyal ve kültürel iletişim ve etkileşim ortamları-
nın kurulması ile ulusal kültürün yaşatılması temel amaçlarına dönük olmak üze-
re; asli unsur olarak güzel sanatlar, sinema, geleneksel ve çağdaş el sanatları gibi
her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerden en az birkaçının üretildiği, sergilendiği,
bunların eğitim, öğretim ve bilimsel çalışmalarının yapıldığı bölümler ile sağlık,
makaleler Gülnur ERDOĞAN
203TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yapımı, onarımı ve işletilmesi, kütüphane, arşiv, müze, sanat galerisi,
sanat atölyesi, film platosu, sanatsal tasarım ünitesi, sanat stüdyosu
ile sinema, tiyatro, opera, bale, konser ve benzeri kültürel ve sanat-
sal etkinliklerin ya da ürünlerin yapıldığı, üretildiği veya sergilendi-
ği mekânlar ile kültürel ve sanatsal alanlara yönelik özel araştırma,
eğitim veya uygulama merkezlerinin yapımı, onarımı veya işletilmesi,
kültür varlıkları
10
ile somut olmayan kültürel mirasın
11
araştırılması,
derlenmesi, belgelendirilmesi, arşivlenmesi, yayınlanması, eğitimi,
öğretimi ve tanıtılması faaliyetleri, olarak belirlenmiştir.
Yasanın kapsamında olan kültür yatırımı ve girişimi için uygula-
nacak teşvik unsurları ise 5. maddede düzenlenmiştir.
Teşviklerden bir tanesi Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bu kanun
uyarınca “Taşınmaz Mal Tahsisi”dir.
12
Diğer teşviklerse “gelir vergisi stopajı indirimi”
13
, “sigorta primi işve-
spor, eğitim ve alışveriş gibi gereksinimlerin karşılandığı birimlerin de bulunduğu
yapıları (5225 sayılı yasa m 3/b)
10
Kültür varlığı: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamın-
da korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarını, (5225 sayılı yasa m. 3/c)
11
Somut olmayan kültürel miras: Sözlü kültür ortamlarında halk tarafından yaratılan
ve halkbilimi araştırmaları içinde yer alan; sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler,
gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar, ritüel ve festivaller, halk bilgisi, evren ve
doğa ile ilgili uygulamalar, el sanatları geleneği gibi kültürel ürünleri ve üretim
süreçlerini, 5225 sayılı yasa m. 3/d)
12
Madde 5/a-“ Taşınmaz mal tahsisi; Bakanlık, bu Kanun kapsamında kültür yatırı-
mı ve girişimleri için taşınmaz mal tahsis etmeye yetkilidir. Bakanlıkça tahsisi uy-
gun görülen taşınmaz mallardan;
1. Hazine adına tescilli olanlar Bakanlığın talebi üzerine Maliye Bakanlığının uy-
gun görüşü ile en geç üç ay içerisinde,
2. Mülkiyeti 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (II) sayı-
lı cetvelde yer alan kamu idareleri ile mahalli idarelere ait olanlar, Bakanlığın talebi
üzerine ilgili idarenin uygun görüşü ile en geç üç ay içinde bedelsiz olarak Hazine
adına tapuya tescil edilerek,
Bakanlığa tahsis edilir.
Hazineye ait olup halen Bakanlığa tahsisli taşınmaz mallar, bu Kanun kapsamın-
da Bakanlıkça tahsis edilebilir.
Bu taşınmaz malların tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde bağımsız ve sürekli
üst hakkı tesisine ilişkin esaslar ile süreler, taşınmaz malın bulunduğu yer itibariyle
bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca
2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’na bağlı olmaksızın müştereken tespit edilir.
13
Madde 5/b-“Bu kanun uyarınca belge almış kurumlar vergisi mükellefi yatırımcı
veya girişimcilerin, ilgili idareye verecekleri aylık sigorta prim bordrolarında bil-
dirdikleri, münhasıran belgeli yatırım veya girişimde çalıştıracakları işçilerin üc-
retleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin, yatırım aşamasında üç yılı aşmamak
Gülnur ERDOĞAN makaleler
204TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ren paylarında indirim”
14
, “su bedeli indirimi ve enerji desteği”,
15
“yabancı
uzman personel ve sanatçı çalıştırabilme”,
16
“hafta sonu ve resmi tatillerde
faaliyette bulunabilmedir.”
17
Ayrıca kanunun 8.maddesiyle “kültür merkezlerinin yol, su, kanali-
zasyon, doğalgaz, elektrik, telekomünikasyon ve diğer altyapı ihtiyaçlarının
ilgili kamu kuruluşlarınca öncelikle tamamlanması zorunlu” kılınmıştır.
• 5302 Sayılı İl Özel İdaresi Kanunu
İl özel idaresi “mahallî müşterek nitelikte olmak şartıyla; (Ek ibare:
01.07.2006 – 5538 S.K/26/a.mad) Belediye sınırları il sınırı olan Büyükşe-
hir Belediyeleri hariç ilin… kültür, sanat, … ilişkin hizmetleri il sınırları
içinde yapmakla görevli ve yetkilidir.” (5302 sayılı m. 6)
• 2954 Sayılı Türkiye Radyo ve Televizyon Kanunu
Kanunun 9. maddesi ile “Türkiye Radyo-Televizyon Kurumu (TRT);
yurt içine yapılacak; haber, kültür, bilim, sanat, eğlence ve benzeri türlerde
eğitici, aydınlatıcı ve eğlendirici nitelikte her türlü yayınlarla; Atatürk ilke
ve inkılâplarının kökleşmesine, Türkiye Cumhuriyetinin çağdaş uygarlık dü-
kaydıyla % 50’si, işletme aşamasında ise yedi yılı aşmamak kaydıyla % 25’i, verile-
cek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.”
14
Madde.5/c - “Bu Kanun uyarınca belgelendirilmiş kurumlar vergisi mükellefi yatı-
rımcı veya girişimcilerin, ilgili idareye verecekleri aylık sigorta prim bordrolarında
bildirdikleri, münhasıran belgeli yatırım veya girişimde çalıştıracakları işçilerin,
506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca prime
esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin, yatı-
rım aşamasında üç yılı aşmamak şartıyla % 50’si, işletme aşamasında ise yedi yılı
aşmamak şartıyla % 25’i, Hazinece karşılanır.”
15
Madde 5/d- “Su ücretlerini yatırım veya girişimin bulunduğu yörede uygulanan
tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler. Bu yatırım veya girişimin elektrik ener-
jisi ve doğal gaz giderlerinin % 20’si beş yıl süreyle Hazinece karşılanır.”
16
Madde 5/e-“Belgeli yatırım veya girişimlerde, Bakanlık ve İçişleri Bakanlığının
görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilen izinle yabancı
uzman personel ve sanatçı çalıştırılabilir.
Ancak bu şekilde çalıştırılan yabancı personelin sayısı toplam personelin %
10’unu aşamaz. Bu oran Bakanlıkça % 20’ye kadar artırılabilir. Bu personel, en er-
ken işletmenin faaliyete geçmesinin üç ay öncesinden itibaren çalışmaya başlaya-
bilir.”
17
Madde 5/f-Belgeli girişimler ile belge kapsamındaki diğer birimler belgede belir-
lenen çalışma süresi içinde hafta sonu ve resmi tatillerde de faaliyetlerine devam
edebilirler.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
205TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
zeyinin üstüne çıkmasını öngören milli hedeflerin gerçekleşmesine” (m. 9/e)
ve “devletin varlık ve bağımsızlığının, ülkenin ve milletin bölünmez bütün-
lüğünün, toplumun huzurunun, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde,
insan haklarına saygılı ve Atatürk Milliyetçiliğine dayanan demokratik, laik
ve sosyal hukuk devleti niteliklerinin korunmasına ve güçlendirilme-
sine” (m. 9/2) yardımcı olmakla görevlidir.
• 3984 Sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve
Yayınları Hakkında Kanun
Radyo ve televizyonların yayın ilkeleri belirlenmiş olup yayınla-
rın “(Değişik madde: 15.05.2002-4756 S.K./2. m.) radyo, televizyon ve veri
yayınları, hukukun üstünlüğüne, Anayasa’nın genel ilkelerine, temel hak
ve özgürlüklere, milli güvenliğe ve genel ahlaka uygun olarak kamu hizmeti
anlayışı çerçevesinde yapılacağı” kuralı konulmuştur. (m. 4)
• Devlet Planlama Teşkilatı Kuruluş ve
Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname
18
Kanun hükmünde kararnamenin (KHK) amacı, kaynakların ve-
rimli kullanılması ve kalkınmanın hızlandırılması amacıyla ülkenin
ekonomik, sosyal ve kültürel planlama hizmetlerinin bir bütünlük
içerisinde etkin, düzenli ve süratli olarak görülebilmesi için Devlet
Planlama Teşkilatının kurulmasını, teşkilat ve görevlerine dair esas-
ları düzenlemek” olarak belirlenmiştir. (KHK m. 1)
Devlet Planlama Teşkilatı’nın (DPT) görevleri arasında “Ülkenin
doğal, beşeri ve iktisadi her türlü kaynak ve imkânlarını tespit ederek, takip
edilecek iktisadi, sosyal ve kültürel politika ve hedeflerin belirlenmesinde Hü-
kümete müşavirlik yapmak” (KHK m. 2/a), “bakanlıkların ve kamu kurum
ve kuruluşlarının iktisadi, sosyal ve kültürel politikayı ilgilendiren faaliyet-
lerinde koordinasyonu sağlamak, uygulamayı etkin bir biçimde yönlendirmek
ve bu konularda Hükümete müşavirlik yapmak” (KHK m. 2/c) sayılmıştır.
KHK ile kendisine verilen görevleri yerine getirebilmek için DPT
bünyesinde çeşitli ana hizmet birimleri oluşturulmuştur.
DTP‘nin “İktisadi, Sosyal ve Kültürel Hedefler ile Politikaların Tespiti”
18
KHK’nin Tarihi-No: 19.06.1994-540, Yetki Kanunu Tarihi-No: 16.06.1994-4004, Ya-
yımlandığı Resmi Gazete Tarihi-No: 24.06.1994 – 21970 Mükerrer.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
206TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ise 25. maddeye göre yapılacaktır. Maddeye göre; “İktisadi, sosyal ve
kültürel hedefler ile politikaların belirlenmesine esas teşkil edecek hususlar
Yüksek Planlama Kurulunda görüşülerek tespit edilir. Bu suretle tespit edilen
esaslar Bakanlar Kurulunda öncelikle görüşülerek karara bağlanır.”
• Çocuk Haklarına Dair Sözleşme
19
İş bu uluslararası sözleşme ile “taraf devletler çocuk eğitiminin aşağı-
daki amaçlara yönelik olmasını kabul etmişler ve çocuğun kişiliğinin, yetenek-
lerinin, zihinsel ve bedensel yeteneklerinin mümkün olduğunca geliştirilmesi
sağlamayı” taahhüt etmişlerdir. (m. 29)
Sözleşmenin 31. maddesinde ise taraflar devletler, “çocuğun din-
lenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşına uygun eğlence (etkin-
liklerinde) bulunma ve kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkını
tanırlar” ve “çocuğun kültürel ve sanatsal yaşama tam olarak katılma hakkını
saygı duyarak tanırlar ve özendirirler ve çocuklar için, boş zamanı değerlen-
dirmeye, dinlenmeye, sanata ve kültüre ilişkin (etkinlikler) konusunda uygun
ve eşit fırsatların sağlanmasını teşvik ederler” denilmiştir.
• 2527 Sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu
İlgili yasada “Türkiye’de her türlü baskı usulleriyle basılıp neşredilen
ikinci maddede yazılı basma yazı ve resimleri basanların bunların beş nüs-
hasını Maarif Vekâletinin emrine vermeğe mecbur olduğu” belirtilmiştir.
(2227 sayılı yasa m. 1)
İş bu yasayla basma yazı ve eserlerin korunması, toplanması, kül-
türel ve bilimsel birikimlerin gelecek nesillere bozulmadan aktarılması
amaçlanmıştır.
19
Resmi Gazete Tarihi: 27.01.1995 Resmi Gazete Sayısı: 22184, Geçerli Dili: İngilizce,
Arapça, Çince, İspanyolca, Fransızca ve Rusça Depoziter: Birleşmiş Milletler Teşki-
latı Genel Sekreteri, Türkiye’nin İmza Tarihi: 14.09.1990, Onay Şekli: Onay Kanunu-
Bakanlar Kurulu Kararı.
İhtirazı Kaydı: “Türkiye Cumhuriyeti Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleş-
mesinin 17, 29 ve 30 uncu maddeleri hükümlerini T.C. Anayasası ve 24 Temmuz
1923 tarihli Lozan Anlaşması hükümlerine ve ruhuna uygun olarak yorumlama
hakkını saklı tutmaktadır.”
Çocuk Haklarına Dair Sözleşmenin Uygun Bulunduğu Hakkında Kanun, Kabul
Tarihi: 09.12.1994, Kanun No: 4058, Resmi Gazete Tarihi: 11.12.1994, Resmi Gazete
Sayısı: 22138.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
207TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Verilmesi mecburi olan basma yazı ve resimler ise şunlardır:
Gazeteler, ajans tebliğleri, mecmualar, kitaplar, risaleler, tahsil tez-
leri, haritalar, atlaslar, tablolar, oyma baskılar (gravür), her çeşit resim-
ler, sanat kıymetini haiz duvar ilanları, kılavuzlar, planlar, krokiler,
destan ve şarkı mecmuaları, musiki notaları, dans notaları ve tiyatro
piyesleri, cemiyet ve şirketlerce neşredilen raporlar, her çeşit katalog-
lar, takvimler, yıllıklar, yıllaçlar ve muhtıralar.
Ayrıca, memleketin kültür hayatiyle alakası olduğu Maarif Vekil-
liğince tespit ve ilan olunan eserler de bu mecburiyete tabi tutulabile-
cektir. (2227 sayılı yasa m. 2)
2. Yönetmelikler Açısından
• Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yerel Yönetimlerin,
Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine
Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmelik
20
Kültür, sanat ve turizmi geliştirmek ve tanıtmak için hazırlanan
projelere Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden yapılacak yardımla-
ra ilişkin usul ve esasları düzenlemek (m. 1) amacı ile çıkarılan yönet-
melik kapsamında, yerel yönetimlerin, özel tiyatroların ve asıl amacı
kültür, sanat, turizm ve tanıtım faaliyeti olan dernek ve vakıfların pro-
jelerine Kültür ve Turizm Bakanlığı bütçesinden yardım yapılması ve
bu yardımların kullanılması, izlenmesi, denetlenmesi ve kamuoyuna
açıklanmasına ilişkin usul ve esasları belirlenmiştir. (m. 2)
21
• Devlet Sanatçısı Olacak ve Bu Haktan Yararlanacaklar
ile Bunların Nitelikleri ve Seçimleri
Hakkında Yönetmelik
22
Devlet Sanatçısı unvanı, sanata olan katkıları ve yaptıkları hizmet-
ler sonucunda bazı sanatçılara Türkiye Cumhuriyeti Devleti tarafın-
dan verilen unvandır.
20
Kültür ve Turizm Bakanlığından: Resmi Gazete Tarihi: 15.03.2007, Resmi Gazete
Sayısı: 26463.
21
Kamu kurum ve kuruluşları tarafından kurulan veya kamu personelini destekle-
mek için kurulan dernekler ve aynı amaçlarla Türk Medeni Kanunu’na göre kuru-
lan vakıflar bu Yönetmelik kapsamı dışındadır. (m. 2/2).
22
Bakanlar Kurulu Karar Tarihi-No: 26.01.2000-2000/153, Dayandığı Kanun Tarihi-
No: 14.07.1965-657, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi-No: 18.02.2000-23968.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
208TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
1971 yılından beri, Kültür Bakanlığı’nın teklifi, Cumhurbaşkanı-
nın onayı ile Türkiye’yi dışarıda temsil eden kişilere devlet sanatçılığı
unvanı verilmektedir.
Bu unvan ile maaşa bağlanan sanatçılar, 65 yaşında emekli olma
hakkı yanında yurtdışı seyahatlerinde birtakım ayrıcalıklar kazanarak,
VIP salonlarını kullanabilmekte ve devlet törenlerinde de protokolde
ağırlanmaktadırlar.
Devlet sanatçısı iş bu yönetmeliğe göre, güzel sanatların sahne sa-
natları (tiyatro, opera, bale, halk dansları), fonetik sanatlar (çoksesli
müzik, Türk müziği), plastik sanatlar (resim, heykel, seramik, Türk
süsleme sanatları, fotoğraf, karikatür, grafik), sinema-televizyon, ede-
biyat ve mimarlık dallarında faaliyet gösteren üstün niteliklere sahip,
her yönüyle mesleğinin örnek temsilcisi olan ve ulusal ve/veya ulusla-
rarası ün yapmış, yaşayan sanatçılar arasından seçilmektedir. (m. 2)
Ancak son yıllarda devlet sanatçılığı unvanı üzerinde yaşanan tar-
tışmalar, unvanın reddedilmesi, çok sayıda kişiye verilmesi, kişilerin
tespitinde gerekli titizliğin gösterilmediği kanaatini insanlarda oluş-
turmuştur.
Bu tartışmalar içinde, unvanın, sanatçıyı onurlandırıcı, teşvik edici
niteliği zedelenmiştir.
• Milli Eğitim Bakanlığı
Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri Yönetmeliği
23
Anadolu güzel sanatlar liseleri ile ilgili iş ve işlemlere ilişkin esas
ve usulleri düzenlemek amacıyla (m. 1) yönetmelik çıkarılmıştır.
Anadolu güzel sanatlar liseleri, kayıtlı öğrencilerinin;
a. Güzel sanatlar alanında ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eği-
tim-öğretim görmelerini,
b. Özel yetenek gerektiren yüksek öğretim programlarına hazır-
lanmalarını,
c. (Mülga bent: 16.12.2006 – 26378 S. RG Yön/9. m.)
23
Milli Eğitim Bakanlığından: Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 20.08.1999, Yayım-
landığı Resmi Gazete No: 23792.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
209TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
d. Alanlarında araştırmacılığa yönelmelerini, yetenekleri doğrul-
tusunda yorum ve uygulamalar yapabilen, yaratıcı ve üretken kişiler
olarak yetişmelerini,
e. Milli ve milletlerarası sanat eserlerini tanımalarını ve yorumla-
malarını sağlamak, amacıyla kurulmuştur. (m. 6)
Okulda resim ve müzik alanları bulunur ve Bakanlığın uygun gör-
mesi durumunda güzel sanatlara yönelik programlar uygulayan baş-
ka alanların da açılması mümkündür. (m. 13)
• Kültür Bakanlığı Senfoni Orkestraları Solist Sanatçılarının
Çalışma Usulleri Hakkında Yönetmelik
24
Kültür Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’ne bağlı Senfo-
ni Orkestralarındaki solist sanatçıların taşıması gereken nitelikleri, hak
ve görevleri ile bu görevlerin sona ermesine ilişkin hususları düzenle-
mek amacıyla çıkarılmıştır.
• Fikir ve Sanat Eserlerinin Tespit Edildiği Materyallerin
Dolum, Çoğaltım ve Satışını Yapan veya
Yayan İşletmelerin Sertifikalandırılmasına
İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik
25
Yönetmeliğin amacı, fikrî mülkiyet haklarının korunması ve etkin
bir şekilde takibinin sağlanması amacıyla, fikir ve sanat eserlerinin
tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten veya ithal
eden veya bu materyallerin dolum, çoğaltım ve satışını yapan veya
herhangi bir şekilde yayan ve umuma arz eden yerlerin, Bakanlıkça
ücreti mukabili sertifikalandırılmasına ilişkin usul ve esasları belirle-
mektir. (m. 1)
• Diğer Yönetmelikler
Konuyla alakalı pek çok düzenleme bulunmakla birlikte, bunlar-
dan bazılarını kısaca şu şekilde listelemek mümkündür.
24
Kültür Bakanlığı’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 08.01.1999,Resmi Gazete Sayısı:
23577.
25
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 18.04.2005, Resmi Gazete
Sayısı: 25790.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
210TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
I. Mimarlık, Peyzaj Mimarlığı, Mühendislik, Kentsel Tasarım Pro-
jeleri, Şehir Ve Bölge Planlama Ve Güzel Sanat Eserleri Yarışmaları Yö-
netmeliği,
26
II. 2809 sayılı Kanunun Geçici 10 Uncu Maddesinin 2.Fıkrası Ge-
reğince Öğretim Üyeliğine Yükseltilecek Sanat Dalları Öğretmenleri
Hakkında Yönetmelik,
27
III. Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Milli Saraylar
Daire Başkanlığı Geleneksel Sanatlar, Restorasyon Ve Konservasyon
Uygulama (Programları) Yönetmeliği,
28
IV. Fikir Ve Sanat Eserlerini İçeren Taşıyıcı Materyaller İle Bu
Eserlerin Çoğaltılmasına Yarayan Teknik Cihazların Bedellerinden
Yapılan Kesintilerin Kullanımına İlişkin Usul Ve Esaslar Hakkında
Yönetmelik
29
V. Kültür Bakanlığı Yazma Eser Kütüphaneleri Çalışma, Yazma
Ve Eski Harfli Basma Eserlerden Yararlanma Yönetmeliği
30
VI. Sair yönetmelikler
31
26
Kamu İhale Kurumu’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 24.12.2002 Resmi Gazete Sayısı:
24973.
27
Yükseköğretim Kurumu’ndan: Yayımlandığı Resmi Gazete Tarihi: 02.02.1985, Ya-
yımlandığı Resmi Gazete No: 18654.
28
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 01.04.2006,
Resmi Gazete Sayısı: 26126.
29
Kültür ve Turizm Bakanlığı’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 13.04.2006, Resmi Gazete
Sayısı: 26138.
30
Kültür Bakanlığı’ndan: Resmi Gazete Tarihi: 09.04.2003, Resmi Gazete Sayısı:
25074.
31
Eser Sahibinin Haklarına Komşu Haklar Yönetmeliği, Fikir ve Sanat Eseri Sahiple-
rinin Verecekleri Yetki Belgesi Hakkında Yönetmelik, Fikir ve Sanat Eserlerinin Ka-
yıt ve Tescili Hakkında Yönetmelik, Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar
Hakkında Yönetmelik, İcra, Yapım ve Yayınların Kullanılması ve/veya İletilmesi-
ne İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca
Ödenecek Telif ve İşlenme Ücretleri Hakkında Yönetmelik, Sinema Filmlerinin De-
ğerlendirilmesi ve Sınıflandırılmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetme-
lik, Sinema Filmlerinin Desteklenmesi Hakkında Yönetmelik, Sinematografik Ortak
Yapımlar ve Türkiye’de Ticari Amaçlı Film Çekmek İsteyen Yerli Yapımcılar Hak-
kında Yönetmelik, 3984 Sayılı Kanun Çerçevesinde Elde Edilen Gelirlerin Kullanı-
mına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik, Fikir ve Sanat Eseri Sahipleri
İle Bağlantılı Hak Sahipleri Meslek Birlikleri Tip Statüsü, Güzel Sanat Eserleri, İlim
ve Edebiyat Eserleri İle Musiki Eserlerinin El Yazısıyla Yazılmış Asıllarının Satış
Bedellerinden Pay Verilmesine İlişkin Karar, İmalat veya İthalat Bedeli Üzerinden
Yapılacak Kesintinin Belirlenmesine İlişkin Bakanlar Kurulu Kararı gibi başkaca da
makaleler Gülnur ERDOĞAN
211TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
4. TÜRKİYE’DE FAALİYET GÖSTEREN
YABANCI SANATÇILARIN DURUMU
1932 tarihli, 2007 sayılı Türkiye’deki Türk Vatandaşlarına Tahsis
Edilen Sanat Ve Hizmetler Hakkında Kanun
32
ile Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde yabancılar tarafından bazı mesleklerin icrası yasaklan-
mıştır.
Ancak 2007 sayılı kanun, 06.03.2003 tarih ve 25040 sayılı RG’de
yayımlanan, 27.02.2003 kabul tarihli ve 4817 sayılı kanunun
33
35. mad-
desi ile 06.09.2003 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yürürlükten
kaldırılmıştır.
2007 sayılı mülga kanunun 1. maddesinde “Türkiye Cumhuriyeti
dahilinde aşağıda gösterilen sanat ve hizmetler münhasıran Türk vatandaş-
ları tarafından yapılır. Bu sanat ve hizmetlerin Türk vatandaşı olmayanlar
tarafından yapılması memnudur” hükmü konulmuş olup, maddenin deva-
mında da yabancıların “…çalgıcılık, fotoğrafçılık… her türlü müesseselerle
ticarethane, apartman; han, otel ve şirketlerde bekçilik, kapıcılık, odabaşılık;
otel, han, hamam, kahvehane, gazino, dansiğ ve barlarda kadın ve erkek
hizmetçilik (garson ve servant); bar oyunculuğu ve şarkıcılığı” yapa-
mayacağı belirtilmiştir.
2007 sayılı kanunu ortadan kaldıran 4817 sayılı Yabancıların Ça-
lışma İzinleri Hakkında Kanun halen yürürlükte olup, yabancıların
Türkiye’deki çalışmalarını izne bağlamak ve yabancılara verilecek
çalışma izinleri ile ilgili esasları belirlemek üzere çıkarılmıştır. (4817
sayılı kanun m.1).
Kanunun uygulama alanı 2. maddede belirtilmiştir. Maddede “403
sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 29
34
uncu maddesinin ikinci cümlesi ile
yönetmelikler bulunmaktadır.
32
Kanun Numarası:2007, Kabul Tarihi: 11.06.1932, Yayımlandığı Resmi Gazete Tarih:
16.06.1932, Yayımlandığı Resmi Gazete Sayısı: 2126.
33
Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanun.
34
Yabancı muamelesi ve saklı tutulan haklar: Madde 29 - (Değişik madde: 29.06.2004
– 5203/1 m.) Bu Kanun gereğince Türk vatandaşlığını kaybeden kişiler, kayıp tari-
hinden başlayarak yabancı muamelesine tabi tutulur. Ancak doğumla Türk vatan-
daşı olup da, İçişleri Bakanlığından vatandaşlıktan çıkma izni alanlar ve bunların
vatandaşlıktan çıkma belgesinde kayıtlı reşit olmayan çocukları; Türkiye Cumhu-
riyetinin milli güvenliğine ve kamu düzenine ilişkin hükümler saklı kalmak kay-
dıyla, askerlik hizmetini yapma yükümlülüğü ve seçme-seçilme, kamu görevlerine
girme ve muafen araç veya ev eşyası ithal etme hakları dışında, sosyal güvenliğe
Gülnur ERDOĞAN makaleler
212TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
5680 sayılı Basın Kanununun (MÜLGA)
35
13
36
üncü maddesi ve 231 sayı-
lı Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri
Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin
37
kapsamına giren, Bakanlıklar,
kamu kurum ve kuruluşlarınca kanunla verilen yetkiye dayanarak çalışma
izni verilen veya istihdam edilen ve karşılıklılık ilkesi, uluslararası hukuk
ve Avrupa Birliği Hukuku esasları dikkate alınarak çalışma izninden
ilişkin kazanılmış hakları saklı kalmak ve bu hakların kullanımında ilgili kanunlar-
daki hükümlere tabi olmak şartıyla Türk vatandaşlarına tanınan haklardan aynen
yararlanmaya devam ederler. Kanunun 33 ve 35 inci madde hükümleri saklıdır.
35
26.06.2004 tarih ve 25504 S. RG’de yayımlanan 09.06.2004 kabul tarihli 5187
sayılı “Basın Kanunu” nun 30.maddesi ile yürürlükten kaldırılmıştır.
36
Madde 13 - (Değişik madde: 29.11.1960 – 143/1 md.) Mevkutelerde çalıştı-
rılacak muhabirlerin bu kanunun 5 inci maddesinin 1, 2 ve 3 üncü bentleri
hükümleri müstesna, diğer bentlerinde yazılı nitelik ve şartları haiz olma-
ları icabeder.
Atıfta
bulunulan 5.madde hükmü ise şu şekildedir: (Değişik madde:
29.11.1960 – 143/1 md.) Her mevkutenin yazı işlerini fiilen idare eden so-
rumlu müdürü bulunur.
Yayının
muhtelif kısımlarını idare için ayrı sorumlu müdürler bulun-
durulabilir. Bu takdirde her sorumlu müdür kendi idare ettiği kısımdan
sorumlu olur.
Sorumlu
müdür aşağıdaki şartları haiz olmalıdır:
1 - Türk vatandaşı ve lise tahsili görmüş olmak veya bu derecede tahsili
bulunduğu resmen tevsik edilmiş olmak,
2 - 21 yaşını bitirmiş bulunmak,
3 - Türkiye’de ikametgâh sahibi olmak ve devamlı oturmak,
4 - Devlet memuru, asker veya ordu mensubu bulunmamak, (Mesleki ve
ilmi mevkuteler için bu şart aranmaz).
5 - Kısıtlı veya kamu hizmetlerinden yasaklı olmamak,
6 - (Değişik bent: 10.11.1983 – 2950/1 md.) Ağır hapis, taksirli suçlar ha-
riç olmak üzere beş yıldan fazla hapis cezalarından biriyle veya yayın teh-
didiyle para ve menfaat temini, hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılık, inancı
kötüye kullanma, yalan yere şahadet, yalan yere yemin etmek, iftira, suç
tasnii, resmi mercileri iğfal, müstehcen ve hayâsızca yayın, fuhşuyata tah-
rik, hileli iflas, zimmet, ihtilas, irtikâp, rüşvet, istimal ve istihlak kaçakçılığı
suçu dışındaki kaçakçılık suçlarından veya bu Kanunun ek 1 inci madde-
sinin birinci fıkrasında yer alan suçlar ile bu suçlara tahrik ve teşvikten
hüküm giymemiş olmak,
7 - Geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklılık, genel emniyet gözeti-
mi altında bulundurulmak veya sürgün cezasına hükümlülük hallerinden
bu ceza veya tedbirler infaz edilmiş olmak.
37
Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı basın ve yayın organları ile onların yabancı
çalışanları.
makaleler Gülnur ERDOĞAN
213TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
muaf tutulan yabancılar dışında, Türkiye’de bağımlı ve bağımsız olarak
çalışan yabancıları, bir işveren yanında meslek eğitimi gören yabancıları ve
yabancı çalıştıran gerçek ve tüzel kişileri kapsar” şeklinde belirtilmiştir.
Ancak yasa metninde halen karşılıklılık esasının aranması özellik-
le Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa Sosyal Şartı nedeniyle uluslararası
alanda eleştirilmekte ve Avrupa Sosyal Şartı’na uyumun sağlanması
için gerekli yasal düzenlenmelerin yapılması talep edilmektedir.
Ayrıca 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu’nun “Personel Çalıştı-
rılması” başlıklı 18/a maddesinde “(Değişik ilk bend: 27.02.2003 – 4817
S.K./31. m.) Belgeli işletmelerde, Bakanlık ve İçişleri Bakanlığının görüşü alı-
narak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilen izinle yabancı uzman
personel ve sanatkârlar çalıştırılabilir” denilmiştir.
Bendin devamında ise ancak bu şekilde çalıştırılan yabancı perso-
nelin miktarının toplam personelin %10’unu geçemeyeceği, bu oranın
Bakanlıkça
38
%20’ye kadar artırılabileceği, bu personelin işletmenin fa-
aliyete geçişinden 3 ay öncesinden itibaren çalışmaya başlayabileceği”
belirtilmiştir.
Ancak 2559 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nun 12.
39
mad-
desi kapsamına giren belgeli işletmelerde 21 yaşından küçük kişilerin
çalıştırılabilmeleri o yerin en büyük mülki amirinin izni ile mümkün-
dür.
5. SANAT VE SANATÇININ KORUNMASI AÇISINDAN
CUMHURİYET DÖNEMİ
I. Cumhuriyetin İlk Yıllarında Sanata Bakış
Kültür devrimi, ülkede Atatürk ile başlayan devrimler zincirinin
bir parçasıdır.
38
Kültür ve Turizm Bakanlığı.
39
Madde 12 - (Değişik madde: 03.08.2002-4771 S.K./10. md.) Kanuni istisna-
lar saklı kalmak üzere, eğlence, oyun, içki ve benzeri amaçlı umuma açık ve
açılması izne bağlı yerlerde onsekiz yaşından küçükler çalıştırılamaz
Polis
bar, pavyon, gazino, meyhane gibi içkili yerler ile kıraathane ve
oyun oynatılan benzeri yerlere yanlarında veli ve vasileri olsa bile onsekiz
yaşını doldurmamış küçüklerin girmesini meneder.
Bu
madde hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında 17 nci, işyerleri
hakkında da 6 ıncı madde hükümlerine göre işlem yapılır.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
214TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Cumhuriyet döneminde resmi yaklaşımlardan bahsederken Ata
türk’ün sanata karşı tutumundan, hükümet programlarında sanata
verilen yer ve millî eğitim şûralarında sanat gibi konular üzerinde dur-
mak gerekmektedir.
40
Atatürk tarafından, kurulan yeni devlette, sanata ilgi devlet politi-
kası hâline getirilmiştir. Daha 1923 yılında: “Bir millet ki resim yapmaz,
bir millet ki heykel yapmaz, bir millet ki fennin gerektirdiği şeyleri yapmaz
açık söyleyelim ki o milletin ilerleme yolunda yeri yoktur” diyerek, resim ve
heykel gibi sanat dallarının önemini ortaya koymuştur. Çünkü yara-
tıcı bir toplum demek, düşünce ve sanat alanında yeni ürünler ortaya
koyabilen, sanat ve kültürde verimli eserler üretebilen toplum demek-
tir. Ankara’da kurulan ilk “millî hükümet”, kültür ve sanat sorunları-
na önemle eğilmiş ve bunu 9 Mayıs 1920 günlü programında açıkça
belirtmiştir. Cumhuriyetten sonra bütün hükümet programlarında da
kültür ve sanat konuları yer alır. Yeni kurumlar açılır, çok yönlü yakla-
şımlar benimsenir. 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu da sanat ve
yaratıcılığa yer vermiştir.
41
1939’da toplanan ilk Millî Eğitim Şûrası’nda, resim ve heykel sergi-
si, basım ve yayın gibi konulara yer verilmiş, daha sonra yapılan millî
eğitim şûralarından bazılarında da sanat ve kültür konusu önemli bir
yer tutmuştur. Sanata çeşitli yönleriyle ve sanat eğitimiyle birlikte özel
bir ağırlık tanıyan VII. Millî Eğitim Şurası (5-15 Şubat 1962) ile millî
eğitimi yeniden düzenlemek amacıyla toplanan ve lise programların-
da “güzel sanatların” önemle yer almasını öngören Millî Eğitim Şurası
(23-26 Haziran 1981) özel bir önem taşımaktadır.
42
1923-1938 arasını kapsayan Atatürk döneminde sanata ve sanat-
çıya kültür devriminin bir parçası olarak oldukça önem verilmiştir.
1923’te her alanda yetiştirilmek üzere yurt dışına gönderilen her 25
öğrenciden 5’i İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nden seçilmiştir.
43
O
dönemde yaşanan mali ve politik sıkıntılar düşünüldüğünde sanat ve
sanatçının gelişiminin sağlanması için gösterilen özen ortaya çıkmak-
tadır.
40
Kavcar, Cahit, “Cumhuriyet Döneminde Sanat Eğitimi”, http://yayim.meb.gov.
tr/dergiler/sayi44/kavcar. htm (24.10.2007)
41
Kavcar, Cahit, Cumhuriyet Döneminde Sanat Eğitimi.
42
Kavcar, Cahit, Cumhuriyet Döneminde Sanat Eğitimi.
43
http://kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF7E7F2B691D9F...
(24.10.2007)
makaleler Gülnur ERDOĞAN
215TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Atatürk’ün ölümünden sonra aynı geleneği İsmet İnönü’de sür-
dürmüştür.
44
Devam eden süreçte, sanat ve kültürün halka inmesinde
ve yaygınlaştırılmasında halk evleri ve köy enstitüleri oldukça etkin
bir rol oynamıştır.
Çünkü Atatürk’ün de belirttiği gibi “Güzel sanatlarda muvaffak ol-
mak, bütün inkılâplarda başarıya ulaşmak demektir. Güzel sanatlarda muvaf-
fak olamayan milletler ne yazık ki, medeniyet alanında yüksek insanlık sıfatıy-
la yer almaktan ilelebet mahrum kalacaklardır.”
II. Siyasi Partilerin Sanat ve Sanat Politikaları
Siyasi partilerin topluma açıkladıkları parti politikalarına bakıldı-
ğında hemen hepsinin “toplumun çağdaşlaşması ve demokratikleşmesine
ilişkinçalışma yapılacağına” dair ibareler bulunmaktadır.
Tüm siyasi partiler bir şekilde kültür ve sanat ile ilgili görüşlerini
parti programlarında denklere etmişler ve topluma karşı taahhütte bu-
lunmuşlardır.
Toplumda halen aktif siyaset yapan ve ismen bilinen bazı partile-
rin programlarından örnek vermek gerekirse;
• CUMHURİYET HALK PARTİSİ (CHP)
45
Parti programının “KÜLTÜR, YAZIN, SANAT” başlıklı bölümün-
de getireceği politikaların, sanat ve kültürü Türkiye insanının yaşamı-
nın bir parçası kılacağını, sürekli gelişen bir kültürel ve estetik anlayı-
şının ülkede kurumsallaşmasının alt yapısını oluşturacağını ve temel
eğitim kademesinden itibaren kültür derslerinin okutulmasını sağla-
yacağı belirtilmiştir.
“Sanat, Dil ve Yazın’a Duyarlılık, Sanatçıya Destek” başlığı altında
da “yazın ve sanatta yaratıcılık ve özgürlük, dilde zenginlik, toplumsal kül-
türel birikimin göstergesidir. Sanatı önemsemeyen, sanatçıları desteklemeyen
toplumlar çağdaşlığı yakalayamaz. Yazın ve sanatta yaratıcı olan bireydir.
44
Kongar, Emre, Devletin Sanat İçin Yapabileceği nedir? (http://www.kongar.org/
makaleler/mak_de.php) Aydınlanma Yazıları (24.10.2007
45
http://www.chp.org.tr/index.php?module=chpmain&page=list_party_
info&info_id=102&pid=146 (24.10.2007)
Gülnur ERDOĞAN makaleler
216TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
O nedenle bireyin yaratıcılığını, özgürlüğünü sınırlayıcı güdümlü anlayış
ve politikalar benimsenemez. Kamu, yazın, sanat, dil, kısaca kültürel etkinlik
alanlarında bir yönlendirici ve güdümleyici işlev üstlenmekten çok, toplum-
sal kültür üretiminin temel ve altyapısal koşullarını hazırlamakta, kültürel
etkinlikleri özendirici önlemler almakla yükümlü olmalıdır. Bu anlayışla, tüm
Devlet sanat kurumları idari ve sanatsal özerkliğe kavuşturulacaktır. CHP,
yazın ve sanatın tüm dallarında, kültürün her alanında, ürünlerin yaratıl-
ması konusunda, toplumun bütün kesimlerine eşit olanaklar tanımayı hedef
almaktadır. Sanatçıların ve yazarların müdahalelerden uzak bir anlayışla
özendirilmesi ve desteklenmesi, bu amaçla özerk bir Sanat Kurumu’nun oluş-
turulmasını sağlayacaktır. CHP, kitap, kitapevleri ve kütüphaneler için özel
duyarlılık içinde olacak, destek sağlayacaktır. Telif haklarını sahipleri lehine
geliştirmek; patent ve fikri mülkiyet ile ilgili mevzuatı çağdaş yapıya kavuş-
turmak; sanatçıların, yazarların ve düşünürlerin sosyal güvenliğini sağla-
mak; vergi kolaylıkları getirmek için gerekli adımları atacaktır. Siyasi amaçlı
veya keyfi yasak ve sansürü, her türlü idari ön denetimi kesinlikle kaldıra-
caktır. Bu konuda sadece yargı kararlarına bağlı kalınacaktır. Halk kütüpha-
nelerine ülkemizde yayınlanan tüm kitapların alınması, kitapevlerine kitap
için özel kâğıdın ayrıcalıkla tahsisi, gezici kütüphanelerin yaygınlaştırılması
sağlanacak... CHP, tiyatro, bale, opera, sinema ve özgün-çok sesli ve çağdaş
müziği kültürel gelişmenin önemli öğeleri olarak kabul etmektedir. Bu alanda-
ki faaliyetlerin uluslararası ölçüte kavuşabilmeleri için devletçe desteklenecek-
lerdir. Yerel kültürel mozaiğimizin zenginlik, farklı güzellik ve folklorunun
geliştirilmesi hedef alınacaktır. Sanatın her dalında özel yeteneği bulunan
gençler, eğitim veya benzeri süreçlerde becerilerini geliştirebilmeleri için, en
geniş ölçüde desteklenecektir. CHP, Atatürk’ün başlatmış olduğu Türk dili-
nin gücünü halktan ve kaynaklarından alarak zenginleştirilmesi; arı, yalın
ve özgün yapısını koruyabilmesi; yazın, sanat ve bilimin her alanında yeterli
hale gelmesi sürecini kararlılıkla sürdürecektir” şeklinde uzun ve ayrıntılı
bir sanat politikası açıklamıştır.
• ANAVATAN PARTİSİ (ANAP)
46
ANAP ise programında “Kültür ve Sanat” başlıklı bölümünde
“Kültür ve sana, milletlerin gelişmesinde başta gelen bir değerler manzume-
si” olduğunu söyleyerek, “Kültür ve sanat, millî değerlerin korunmasında
46
http://www.anap.org.tr/sub.asp?id=83Madde: (24.10.2007)
makaleler Gülnur ERDOĞAN
217TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
ve gelişmesinde olduğu kadar, milletlerarası ilişkilerde yakınlaşma ve daya-
nışmanın temel unsurudur. Milletimizin sosyal ve kültürel hayatında önemli
rolü edebiyat, musiki, resim, folklor, sinema ve tiyatronun geliştirilmesi kül-
tür ve sanat anlayışımızın ana hedefidir. Kütüphanelerin zenginleştirilmesi,
modern imkân ve araçlarla teçhiz edilmesi, yurt sathına yayılması okuma şevk
ve alışkanlığının teşvik edilmesi zorunludur” şeklinde programında dü-
zenleme yapmıştır.
• DEMOKRATİK SOL PARTİ (DSP)
47
Programında engellilere içinde sanatsal ve kültürel uygulamalar-
da bulunacağını belirtmiştir.
DSP, “kültür alanında özerk kurumlaşma olanakları genişletilecektir.
O arada, Atatürk’ün kişisel vasiyetinin ve mirasının gereği, hukuk devleti
kurallarına uygun olarak yerine getirilecektir. Çeviri çalışmaları devlet kat-
kısıyla genişletilerek, Türk toplumunun, bilim, yazın ve sanat alanlarında
dünyadaki gelişmeleri yakından izleyebilmesi sağlanacaktır. Kültür, sanat
ve spor çalışmaları yurdun ve kentlerin her yöresinde ve toplumun her kesi-
minde yaygınlaştırılacaktır. Köykentlerle birlikte, bu çalışmalar geniş ölçüde
köylülere de sunulabilmektir. Bu çalışmalarla ilgili kuruluşların, yapıların,
alanların, araç ve gereçlerin ortak kullanımı ve herkese açık olması sağlana-
caktır. Dinlence aylarında okul yapılarından halka açık eğitim ve kültür çalış-
maları için yararlanılacaktır. Televizyon programlarının, kültürde, sanatta
ve sporda halkı seyirci durumunda bırakmaması, etkin katılıma ve yaratıcılığa
da yöneltip özendirmesi gözetilecektir. Kitle iletişim araçlarından, halk sanat-
larını canlandırıp geliştirici yönde yararlanılacak ve halk sanatlarına halkın
yaygın ve etkin katılımı özendirilecektir. Köylülerin tüm sanat çalışmalarına
etkin katılım olanakları sağlanacaktır. Tiyatro önemli bir eğitim ve kültür ara-
cı olarak bütün ülkeye, o arada köykentlerle birlikte köylere yaygınlaştırıla-
caktır ve halk katılımı bu alanda desteklenecektir. Çok sesli musikiye yönelim
özendirilirken, özgün Türk musikisi de yozlaştırıcı etkilerden korunacaktır.
Görsel sanatların kentleşmede ve günlük yaşamda işlevsel yer kazanması des-
teklenecektir. Belirli bir düzeye erişen Türk sinemacılığının özgürlük içinde
gelişmesine ve dünyaya açılmasına yardımcı olunacaktır. Başta kitap olmak
47
http://www.dsp.org.tr/MEP/FTPRoot/Dosyalar/DSP%20PARTİ%20PROG
RAMI.pdf (24.10.2007)
Gülnur ERDOĞAN makaleler
218TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
üzere, kültür, sanat ve spor araçları devlet desteğiyle ucuzlatılacaktır. …
Kültür, sanat ve spor alanlarında çalışanlar için yeterli bir soysal güvenlik
düzeni kurulacaktır” şeklinde uzun ve ayrıntılı bir açıklama ile sanat
politikasını belirlemiştir.
• ADALET VE KALKINMA PARTİSİ (AKP)
48
AKP ise programının “Kültür ve Sanat” bölümünde maddi kaygıla-
rın ön planda olduğu, ruh ve mana dünyasını zenginleştiren, süsleyen
unsurların kenara itildiği bir ülke haline geldiğini belirterek, insanın
renksiz, şiirsiz, içeriksiz ve estetik kaygıların önemsenmediği bir dün-
yada yasamaya itildiğini, bu nedenle kültürün ve kültür politikaları-
nın öneminin her geçen gün daha da arttığını söylemektedir.
AKP programın devamında “…Ülkemizin kültür ve sanat alanla-
rında göstereceği etkinlik, uluslararası camiada saygınlığımızı artıracaktır.
Ülkemiz, binlerce yıllık tarihin sonucu olan zengin bir kültürel birikim ve
dokuya sahiptir. Partimiz; Milli değerlerin korunup geliştirilmesi konusunda
azami bir gayret içerisinde olacaktır. Yeryüzünde saf bir dil, musiki, mimari
vb. bulunmadığı gerçeğinden hareketle kültürel etkileşimi bir zenginlik olarak
kabul ediyoruz. Partimiz, milli kültürümüzdeki esas yapıyı, üslûbu koruya-
rak evrensel değerlerle milli kültür arasındaki etkileşimi en üst noktaya çıkar-
mayı amaçlamakta, gerçek bir çağdaş kültür atmosferi oluşturmanın bu yol-
dan geçtiğine inanmaktadır. Bu iki alanı, çatışma konusu olmaktan çıkarıp,
her iki unsurun zenginliklerinden birlikte yararlanmak, kültür politikamızın
temelidir. Partimiz, kültürün taşıyıcı unsurları olan dil, edebiyat, folklor,
musiki, plastik sanatlar, etnografya, sinema, temsil sanatları vb. alanlardaki
mevcut yapıyı, yaklaşım ve anlayışı eksik ve sağlıksız bulmaktadır. Bütün bu
alanlarda konuların uzmanları ve sivil toplum örgütlerinin de görüşlerinden
yararlanılarak yeni ve doyurucu politikalar geliştirilecektir. Plastik sanatlar
ve Türk-İslam sanatlarının gelişimine özel bir önem verilecektir. Tüm sanat
çalışmalarının gerçekleştirilmesinde yerel yönetimler ağırlıklı olarak öne çı-
karılacak, konuyla ilgili tüm yasal düzenlemeler hızla yapılacaktır. Kültürel
yozlaşma, müstehcenlik ve şiddet unsurlarının ön plana çıkarılması, kitabın
hayatımızdan her gün biraz daha uzaklaşması, Partimizin öncelikle mücadele
edeceği konular olacaktır. Ülkemizin kültür ve sanat zenginliğini tanıtan ve
gelişmesine katkıda bulunan tüm projeler desteklenecektir. Yurt içi ve yurt
48
http://www.akparti.org.tr/program.asp?dizin=38&hangisi=2 (24.10.2007)
makaleler Gülnur ERDOĞAN
219TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
dışında çok amaçlı kültür merkezleri ve kültür evlerinin yaygınlaştırılması
desteklenecektir” demektedir.
• ÖZGÜRLÜK VE DAYANIŞMA PARTİSİ (ÖDP)
49
ÖDP ise “Özgür ve Yaratıcı Bir Kültürel Ortam” yaratmayı hedeflediğini
programında açıklamış ve önerilerde bulunmuştur. Buna göre; “sermayenin
kültürel ve sanatsal yaşamı ticarileştiren ve kısırlaştıran egemenliğinin kırılması
için, kültür emekçilerinin ve yaratıcılarının, kültürel ve sanatsal üretim, eğitim ya-
yın ve sergileme araç ve ortamları üzerinde özerk kültür ve sanat konseyleri aracılı-
ğıyla söz ve denetim hakkı sağlanmalıdır. Tek tek sanatçı ve yazarların olduğu
kadar, sanatçı, yazar ve düşünür gruplarının da fikirlerini geliştirmeleri, ürünleri-
ni meydana getirmeleri ve topluma sunabilmeleri için, yerel ve merkezi yönetimler-
ce geniş kamu fonları yaratılmalı, ayrım gözetilmeksizin yaratıcıların kullanımına
açılmalıdır. Kültür endüstrisinde çalışanların, diğer çalışanlar gibi kendi meslek
alanlarındaki üretimde söz sahibi olmaları, çalışma ortamlarını aşağıdan yukarıya
denetlemeleri için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır”.
• İŞÇİ PARTİSİ (İP)
50
İP ise programının “Yenileşme ve Güzelleşme İçin Sanat” bölümün-
de şu hedefleri belirlemiştir. Programda:
“… Milli ve halkçı sanatımızın her dalda toplumu kucaklaması ve eğitme-
si, sanatımızın güzellikte ve teknikte milletlerarası düzeye ulaştırılması için,
gerekli kurumları oluşturacak ve yeterli kaynak sağlayacaktır. Halkımızın sa-
nat birikimi, çağdaş ölçülerde geliştirilecektir. Güzel Sanatlar günlük haya-
tın bir parçası haline getirilecek ve geliştirilecektir. Toplumla buluşması için
sanatçının önü açılacaktır. Telif hakları titizlikle uygulanacak, fikir ve sanat
eserlerinde korsanlık önlenecek, eser sahiplerinin emekleri ve yaratıcılıkları ko-
runacaktır. Radyolar, televizyonlar, basın ve yayınevleri, sinemacılık, düzeyli
sanat uğraşına hizmet amacıyla desteklenecek ve özendirilecektir. Gençleri-
mizin ve yurttaşlarımızın en az bir sanat dalında yeteneklerini geliştirmeleri
sağlanacaktır. Devlet tiyatroları, Devlet opera ve baleleri, senfoni orkestraları,
49
http://www.odp.org.tr/genel/program.php (24.10.2007)
50
http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=tbelgeler&belgetur=2
(24.10.2007)
Gülnur ERDOĞAN makaleler
220TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
çoksesli korolar, sanat galerileri, sanatçı yetiştiren eğitim kurumları, Devlet
konservatuarları, güzel sanat liseleri, yerel yönetimlerin sanat kurumları, halk
müziği ve oyunlarını geliştiren kurumlar yaygınlaştırılacak ve nitelikleri yük-
seltilecektir. Özel sanat kurumları desteklenecektir. Sanatın, halklar ve ülkele-
rarası bir dostluk köprüsü olması sağlanacaktır” denmektedir.
• MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ (MHP)
51
MHP parti programının “Kültür” başlığı altında “Sanata ve Sanat-
çıya Gereken Önemin Verilmesi” bölümünde kültür ve sanat politikasını
açıklamıştır.
“Kendi millî sanatıyla yabancılaşan ve onu hor gören bir anlayışın çağ-
daş olamayacağı düşüncesinden hareketle, sanatın toplumu doğru değerlere
yönlendirmesi sağlanacaktır. Sanatçı her devrinde ve her yaşında korunacak,
lâyık olduğu iyi hayat şartlarında yaşatılacak ve sosyal güvenlik şemsiyesi
altına alınacaktır.
Sanat ve zanaatlarımızın korunması, sosyal ve ekonomik fayda sağlan-
ması ve kültürel değerlerimizin üretilen mal ve hizmetlere yansıtılabilmesi
amacıyla, tasarımlara kültürel değerlerin aktarılması sağlanacaktır. Bu suret-
le unutulmaya yüz tutmuş kültürel değerler yaşatılacak ve gelecek nesillere
sağlıklı bir şekilde ulaştırılacaktır.
Geleneksel Türk sanatları ve folkloru korunacak, geliştirilecek ve tanıtıla-
caktır. Ata yadigârı eserlerin bakımı, tamir ve muhafazası, Türk mimarîsinin,
musikisinin, tiyatrosunun, sinemasının, edebiyatının korunması ve geliştiril-
mesi bir devlet politikası hâline getirilecektir” denilmiştir.
• DEMOKRAT PARTİ (DP)
52
DP’nin beyannamesine göre “…Ekonomik ve sosyal alanda kalkınma-
nın temeli, kültürümüze, sanatımıza ve sanatçımıza sahip çıkmaktır… İlim
ve edebiyat, sinema, musiki ve güzel sanat eseri sahiplerinin fikri üretimden
elde ettikleri kazançlar vergiden muaf hale gelecektir. Ülkemizde yeni sanat-
çıların, edebiyatçıların, sinemacıların, bestekârların, güzel sanat eseri yara-
51
http://www.mhp.org.tr/program/program9_3.php (24.10.2007)
52
http://www.dyp.org.tr/Beyanname/Sosyal-Hayat.asp (24.10.2007)
makaleler Gülnur ERDOĞAN
221TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
tıcılarının yetişmesi ve bunların fikri üretimlerinin desteklenmesi ve yöresel
kültürel zenginliklerimizin canlı tutulması… sağlanacaktır. Kültürümüzün
temel taşları olan yazarlarımızın eserlerinin yaşaması ve ileriki nesillere ak-
tarımı sağlanacak ve desteklenecektir… Yazarlarımızın eserlerinin yabancı
dillere tercüme ve yayım masrafları devlet tarafından desteklenecektir…Yurt
dışında sanatçılarımızın sergi açmalarına, fuar ve festivallere katılmalarına
destek verileceği gibi, yurt dışında sadece yayınevlerimizin katılacağı fuarlar
organize edilecektir. Sinema ve müzik sektörü, eser sahipleri ve yapımcılar yö-
nünden desteklenecektir. Sinema eserlerinin yurt dışında daha iyi tanıtılması
ve pazar bulabilmesi açısından sinemacılarımızın yabancılarla yapacakları or-
tak yapımlar desteklenecektir. Türkiye’nin yerli-yabancı ayrımı yapılmaksızın
tüm sinemacılar için doğal plato olarak kullanımı desteklenecektir. Yerli si-
nemacılarımızın eserlerinin yurt dışında gösterimleri desteklenecek, dağıtım,
dublaj ve reklâm gibi giderleri devletçe karşılanacaktır. Tüm sanatçılarımız
sosyal güvenceye kavuşturulacaktır. Tiyatro alanında yatırımlar hem devlet,
hem de özel sektör eliyle yapılacak, özel tiyatrolar desteklenecek ve kapanan
özel tiyatroların tekrar açılması teşvik edilecektir. Tiyatrocuların özlük hak-
ları düzenlenecek ve iyileştirilecektir. Kültür merkezlerimiz yıkılmayacaktır.
Yeniden yapılması gerekenler ise sadece kültür merkezi olarak inşa edilecek
alışveriş merkezlerinin bodrumunda çalışmaya mahkûm edilmeyecektir. Kül-
tür-sanat alanındaki hukuksal sorunların hakkaniyete dayalı biçimde çözü-
münü teminen uzman hukukçu yetiştirilmesi ve bunların bilgi düzeylerinin
geliştirilmesi sağlanacaktır. Uzman mahkemelerin durumu iyileştirilecektir.
Üniversitelerde bu konu ile ilgili çalışmalar desteklenecektir” denilmektedir.
Devlet tiyatrolarımız da siyasetin oyuncağı haline getirilmekte kültür merkezi
olarak inşa edilecek alışveriş merkezlerinin bodrumunda çalışmaya mahkûm
edilmeyecektir” denilmektedir.
Partiler programlarında kimi zaman açık ve net hedefler belirler-
ken kimi zaman da kendi ideolojilerine göre sanat ve sanatçıya yön
vermeyi hedeflemektedirler.
I. Devletle Bağlantılı Sanat Kurumlarının
Demokratik Yapılanması
John Fowles, “Bilim ayıklamaya çalışır, sanat kışkırtma yolunu arar
-biri için ölümcül olan gizem, diğeri için yaşamsaldır”
53
diyerek çağdaş-
53
Day, Robert A., (Çeviri: Gülay Aşkar Altay), Bilimsel Bir Makale Nasıl Yazılır
Gülnur ERDOĞAN makaleler
222TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
laşmanın ölçülerinden olan bilim ile sanat arasındaki farkı ortaya koy-
muştur.
Fowles’ın da belirttiği gibi sanat kışkırtarak vardır ve özgürlüğe
ihtiyaç duyar.
Bu nedenle sanatın çağdaşlaşma ve özgürleşme aracı olduğu, sa-
natın ve sanatçının muhalif bir duruşu olabileceği unutulmamalıdır.
Bu nedenledir ki demokratik yapılanma devletle bağlantılı olan
sanat kurumları için çok önemlidir.
Sosyal devletinde sanat ve sanatçılar için gerekli demokratik or-
tam yaratarak, özellikle devletle bağlantılı sanat kurumlarının kendi-
ni geliştirmesi ve proje üretmesi için teşvik çalışmalarında bulunması
gerekmektedir. Yine devlet “yurtdışı ve yurtiçi turne ve gösteri organi-
zasyonlarında yönlendirici ve bilgilendirici rol üstlenmeli, sanatsal yükseli-
şine temel olacak ‘sanatsal yarış’ sistemini uygulayarak sanatsal etiğe uygun
rekabete izin verilmeli, örnek ve tecrübeli sanatçıların genç sanatçılara yol
gösterici ve eğitici çabaları desteklenmeli, kurum içinde başarılı sanatçıla-
rı ödüllendirmeli, desteklemeli, sanat kurumları arasında işbirliği, bilgi ve
birikimin aktarılmasını sağlaması, sanat kurumlarının sağlıklı gelişimi için
bulundukları illerde konservatuarlar açarak alt yapıyı oluşturması, Milli
Eğitim Bakanlığı ile işbirliği yaparak sanat derslerinin çözümüne yönelik
projelerin oluşturulmasını sağlaması”
54
gerekmektedir.
“Devlet Müzik ve
Sahne Sanatları Kurumlarının Yapılanma ve İşleyişinde Çağdaş Modeller
Görüşler ve Sempozyum Bildirileri”nin 5. Oturumunda İstanbul Kültür
ve Sanat Vakfı temsilcisi Geyvan Mc Meillen demokratik yapılanma
için çözüm ve önerileri belirtmiştir.
55
Mc Meillen’e göre “sanatın özgür yaratıcı gücünü destekleyen bir sanat
politikası gereklidir. Bu politika Devlet yöneticileri tarafından değil uzman-
lar tarafından belirlenmeli, biçimlendirilmelidir. Devlet bu bağlamda, Kül-
tür Bakanlığı yönlendirici değil, destekleyici olmalıdır. Kültür Bakanlığına
bağlı sanat kurumlarının yönetim organizasyonu görevce özerklik ve kendi
kendini yönetme ilkeleri doğrultusunda belirlenmelidir… Türk sanatçılarının
ve Yayımlanır?, TÜBİTAK Yayınları, Ankara 1996.
54
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFFB6B8DA
541AA02A11F01B9CC4F1C001E7 (24.10.2007)
55
http://sivas.turizm.gov.tr/Yonlendir.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2
EFB856E08843ECBADB
makaleler Gülnur ERDOĞAN
223TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
yapıtlarının gösterilmesi için çok az imkân tanınmaktadır. Daha çok dışarı-
ya bağımlı çalışılmaktadır. Batıda sanat kurumları önce kendi sanatçılarının
gelişmesi için her türlü imkânı tanımaktadır. Sanatçının ilerlemesi için tek
yol çalışması ve deneyimidir… Kültür Bakanlığının binde iki oranındaki büt-
çesinin sınırlılığı ortadadır. Ayrıca sponsorluk konusundaki yasaların yeter-
li olmadığı da görülmektedir. Diğer taraftan dünyanın gelişmiş ülkelerinde
kültür ve sanatın geliştirilmesi için yapılan kaynak araştırmaları, devletin
desteğinde özel kurumlar ve sivil topluluk ve örgütlerin girişimleriyle ya-
pılmaktadır. Bu nedenle Kültür Bakanlığının bütçesinin arttırılması, spon-
sorluk yasasının yeniden gözden geçirilmesi, kültür ve sanat etkinlikleri için
özel fonların yaratılması gerekmektedir. Bu fonların özel sanatçı, proje ya da
kurumda kullanılmak üzere verilmesi daha evvel belirtilen kurul tarafından
kararlaştırılmalıdır.”
1. SONUÇ
Sonuç olarak denilebilir ki:
Tüm sanat dalları rasgele bir gelişim göstermez. Gelişim göstere-
bilmeleri için bir takım özel koşulların olması gerekmektedir. Özellikle
Avrupa’da sanatı korumanın geleneği çok köklüdür ve bu ülkelerdeki
koruyuculuklar süreklilik arz eder. Hatta bu koruyuculuk her koşulda
devam etmiş, savaşlar bile devletin sanat üzerindeki koruyuculuğu-
nu engelleyememiştir. Barış dönemleri ise sanatın ve özgür yaratının
gelişmesi için uygun ortamlar yaratmıştır.
56
Zira “özgürlük bağlamında,
Rönesans dönemi sanatçılarından, Leon Battista Alberti, sanatı özgür zihnin
bir ürünü olarak görmektedir.”
57
Ülkemizde ise Anayasa’nın 64. maddesindeki koruma yükümlü-
lüğü gereği sanatçısına destek vermek isteyen Cumhuriyet, onu “me-
murluk” şemsiyesi altına almıştır. Memurluk şemsiyesi, bir yandan
sanatçıya mali destek sağlarken, öte yandan onları “memuriyetin” bazı
sorunları ile karşı karşıya bırakmaktadır.
Siyasal iktidarların “bürokrasi” üzerindeki olumsuz denetimi sa-
natçıları da ister istemez etkilemektedir.
56
Konur, Tahsin, Devlet-Tiyatro İlişkisi, s. 20.
57
Özdin, Nilüfer, Rönesans Döneminde Tinsel Mülkiyet Kavramının Gelişimi ve Sanatçı
Hakları, (Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, www.e-sosder.com ) , ISSN:1304–0278
Kış 2005, C.3, S.11, s. 84–91.
Gülnur ERDOĞAN makaleler
224TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
Ancak burada daha önemli bir sorun, farklı siyasal görüşlerdeki
iktidarların sanatı kendi görüşlerine göre, en yumuşak tabiriyle “yön-
lendirmek” istemeleridir.
Böylece sanatçısını korumak ve desteklemek isteyen bir görüş, onu
“memur gibi itip kakmak isteyen” bir zihniyete dönüşmektedir.”
58
Atatürk “sanatsız bir milletin hayat damarlarından bir kesilmiş demek-
tir” diyerek sanatın toplum için yaşamsal olduğunu vurgulamıştır.
Son söz olarak, bir damar kesilmiş ve kan kaybı yaşanırken, nasıl
sosyal devlet ilkesi gerçekleşecektir diye sorulmalıdır.
KAYNAKLAR
Özdin, Nilüfer, Rönesans Döneminde Tinsel Mülkiyet Kavramının Ge-
lişimi ve Sanatçı Hakları, (Elektronik Sosyal Bilimler Dergisi, www.
e-sosder.com ) , ISSN:1304–0278 Kış 2005, C.3, S.11.
Konur, Tahsin, Devlet-Tiyatro İlişkisi, Ankara 2001.
Özbudun, Ergun; Türk Anayasa Hukuku, Ankara 1989.
http://www.kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF
B6B8DA541AA02A11F01B9CC4F1C001E 7 24.10.2007)
Kavcar, Cahit; Cumhuriyet Döneminde Sanat Eğitimi, http://yayim.meb.
gov.tr/dergiler/sayi44/kavcar.htm(24.10.2007)
http://kultur.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF7E7F2
B691D9F... (24.10.2007)
Kongar, Emre, Devletin Sanat İçin Yapabileceği nedir? (http://www.
kongar.org/makaleler/mak_de.php) Aydınlanma Yazıları
(24.10.2007)
http://www.chp.org.tr/index.php?module=chpmain&page=list_
party_info&info_id=102&pid=146(24.10.2007)
http://www.anap.org.tr/sub.asp?id=83Madde: (24.10.2007)
58
Kongar, Emre, Devletin Sanat İçin Yapabileceği Nedir?
makaleler Gülnur ERDOĞAN
225TBB Dergisi, Sayı 74, 2008
http://www.dsp.org.tr/MEP/FTPRoot/Dosyalar/DSP%20PARTİ
%20PROGRAMI.pdf (24.10.2007)
http://www.akparti.org.tr/program.asp?dizin=38&hangisi=2 (24.10.
2007)
http://www.odp.org.tr/genel/program.php (24.10.2007)
http://www.ip.org.tr/lib/pages/detay.asp?goster=tbelgeler&belget
ur=2 (24.10.2007)
http://www.mhp.org.tr/program/program9_3.php (24.10. 2007)
http://www.dyp.org.tr/Beyanname/Sosyal-Hayat.asp (24.10.2007)
Day, Robert A., (Çeviri: Gülay Aşkar Altay), Bilimsel Bir Makale Nasıl
Yazılır ve Yayımlanır? TÜBİTAK Yayınları, (Ankara 1996)
Devlet Müzik ve Sahne Sanatları Kurumlarının Yapılanma ve İşleyişinde
Çağdaş Modeller Görüşler ve Sempozyum Bildirileri, http://sivas.tu-
rizm.gov.tr/Yonlendir.aspx?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B
2EFB856E08843ECBADB